Ardahanlı gazeteciye gözaltı..


BU HABERİMİZ VE GAZETELERİMİZ BUGÜN İKİ TV KANALINDA


AYNI GÜN ULUSALIN GÜNDEMİNE TAŞINDI..


Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


Yazarlarimizi okuyor musunuz?















CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE







SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


TEMPO TV’de


canlı olarak sunduğu


‘Gazetecilerle Gündem’


sizde konuksunuz..


YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



CUMHURİYET MESAJLARINIZ..






SIRA SES ÇIKARMAYAN


SARI ÖKÜZLERE DE GELECEK!..


Yazıma başlamadan önce hızla değişen ülke ve dünya gündemi yüzünden unutulan depremlerin en büyüklerinden olan 99 Marmara Depremini bizzat yaşamış biri olarak  deprem ardından tüm dünyanın harekete geçip, molozlar altında kalmış olan birini sağ çıkarmak için verdikleri mücadeleyi hatırlatan o görüntülerin neden Gazze’de görülmediğini merak ettim.

Çünkü ülkemde en son yaşanan ve 11 kenti yerle bir eden deprem ardından yılardır kapalı olan ve Ermenistan’a açılan Kars Doğu sınır kapısı dahil tüm kapılar açılmış, her gelen insanın yardımına ihtiyaç duyulan bir süreçte düşmanlık, kin ve nefret kenara bırakılmış, insanlık adına her insan birbirine yardımcı olmak çabası ortaya koyarken bugün İsrail ve Gazze’de depremle değil, bombalarla öldürülen, öldürülmeye devam eden 9 bin insan için neden insanlığın parmağını dahi kıpırdatmadığını düşünüp, merak ederken aralarında hemşerim, meslektaşım olan Dinçer Gökçe’nin yine bir meslektaşım olan Tolga Şardan’ın gözaltına alındıkları Şardan’ın ve onca siyasetçi gibi yeni bir siyasetçi, eski milletvekilli Hüda Kaya’nın da tutuklandığı haberini alıyordum.




Yani insanlığın, insanların duyarsızlaşıp, yaşananlara karşı ortaya koyduğu tepkisizliğin sarı öküz hikayesindeki gibi adım adım yeniden okunduğu şu zamanda daha dün ele aldığım yazımda ‘son seçimlerden sonra siyasete ara verdiğini belirtip, o günden bugüne kenara çekildi’ diye adından bahsettiğim Selahattin Demirtaş’ın beni duyarcasına ele aldığı ve Duvar Gazetesinde yayınlanan yeni bir yazısına  rastlıyordum.




‘Selahattin Demirtaş’ın ‘Treni Kaçırmamak’ yazısından tadımlık bölüm’ başlıklı makalesini okurken tren bekleyen bizim Ardahan’ı da hatırlayıp, bugünkü yazımın başlığını ‘Treni kaçıranlar’ diye koymak istesem de Demirtaş’ın anlattığı asıl trenin demokrasi, insan hakları, hak, hukuk, adalet, eşitlik olduğunu ve bunların bir gün her insana lazım olacağını anlatmaya çalıştığını anlıyor ve yazıma sarı öküz meselesini hatırlatan başlığın daha uygun olacağını anlıyordum. Çünkü sıranın er, geç kendilerine geleceğini anlamayan sarılaştığı söylenen sendikalar gibi milyonların olduğu ülkede ve dünyada yaşananların başlıca sorumlularının ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ meselesinden kaynaklandığını anlatıyordu, Anayasa, AHİM kararlarına rağmen Kavala ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın  neden hala içeride tutulduğu anlaşılmayan, anlatılmayan Demirtaş..




Evet, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Bir Büyük Dönüşümden Kesitler Dünya ve Türkiye’ kitabında yer alan ‘Treni Kaçırmamak’ başlıklı yazısından tadımlık bir bölümünü siz sarı öküzlere pardon insanlığa sunuyoruz.

‘Treni Kaçırmamak’ 

Dışarıdayken katıldığım halk toplantılarında sık kullandığım bir metafor vardı, şöyle:

Bir yakınınızın taziyesinde kadın, erkek, çocuk kalabalık bir şekilde, büyükçe bir taziye salonunda keder içinde oturduğunuzu düşünün. Eş, dost, akrabalarla birlikte, diyelim ki beş yüz kişi bir aradasınız. Tanımadığınız biri salona giriyor ve aniden nara atarak bağırmaya, tehditler savurmaya başlıyor. Gelen zorba tüm salona hitaben, “Paralarınızı, takılarınızı, cüzdanlarınızı ve bütün değerli eşyalarınızı çıkarıp önünüzdeki masalara bırakın” diyor. Bu esnada da elindeki silahı sürekli kalabalığın üzerinde gezdiriyor. Salondaki beş yüz kişiden hiçbiri bu sert tehdide itiraz etmiyor, edemiyor. Verilen emirleri herkes harfiyen yerine getiriyor ve tüm değerli eşyalar masalara bırakılıyor. Zorba da masa masa dolaşarak bu eşyaları elindeki çuvala doldurup geldiği gibi çıkıp gidiyor.


Şimdi salondaki psikolojiyi ve hatta oluşan yeni sosyolojiyi hep birlikte düşünelim. Mesela burada yitirilen tek şey değerli eşyalar mıdır? Yoksa salondakiler özgüvenlerini de yitirmiş olabilirler mi? Veya onurlarını, birlikte hareket etme iradelerini, belki de bir topluluk olarak bir arada bulunma isteklerini de kaybetmiş olabilirler mi? Salondaki beş yüz kişiden bir tekinin bile zorbaya itiraz edip, “Hayır, bunu yapamazsın, buna izin vermeyeceğiz” dememiş olmasının yol açacağı toplu utanç sonrasında acaba o insanlar bir daha birbirlerinin yüzlerine bakabilecekler mi? Yoksa mümkünse asla bir araya gelmemek ve o günkü utancı hatırlatacak her türlü temastan kaçınmak için dağılıp gidecekler mi? “Bence en yakın karakola gidip polise şikayet etmeliler” deyip hukuk yolunu hatırlatmak isteyenleriniz olabilir. Tamam, o halde metaforu biraz daha detaylandırıyorum. Peki, taziye salonuna girip soygunu yapan zorba karakolun amiriyse ne yapacaksınız?


Bir Büyük Dönüşümden Kesitler, Derleyenler: Bülent Eken – Barış Ünlü, 320 syf., Dipnot Yayınları, 2023. 

Artık uzatmadan konuya gireyim. Kürtleri anlatmaya çalışıyorum. Tam yüz yıl önce Osmanlı İmparatorluğu dağılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Kürt halkının başına gelenler aşağı yukarı budur. Dilleri, kültürleri, kimlikleri, vatanları 1. Dünya Savaşı sonrasının kederli taziye ortamında zorbalıkla gasp edilen Kürtleri anlayabilmek için bu toplumsal psikolojiyi bilmek gerekir.

29 Ekim 1923’te kuruluşunu ilan eden Türkiye Cumhuriyeti, aslında Anadolu’nun tüm Müslüman halklarının ortak devleti olma vaadiyle yola çıkmıştı. (Cumhuriyeti kuracaklar hem İstanbul Hükümeti’yle imzaladıkları Amasya Protokollerinde hem de TBMM’de yaptıkları konuşmalarda Osmanlı’dan kalan topraklarda Türklerle beraber Kürtler, Çerkezler ve Lazlar gibi Müslüman halkların yaşadığını ve Ankara’daki meclisin bütün bu halkların temsilcisi olduğunu beyan etmişlerdi.) Müslüman olmayan halklar ise başka yöntemlerle saf dışı bırakılmış veya tasfiye (yok) edilmişti. Yeni kurulacak devletin ilk anayasası olma özelliği taşıyan 1921 Anayasası da kuruluştaki bu ortak ruhu yansıtmaya çalışan ilk ve en güçlü hukuk metnidir. (Ermenilerin, Rumların ve Yahudilerin, Osmanlı’nın son döneminde başlayan ve Cumhuriyet dönemine sarkan tasfiyelerinin yol açtığı trajediler bu yazının konusu olmadığından onlara değinmiyorum.) Ancak 1924 Anayasası ile birlikte devletin inşası, mimarisi ve dayanacağı toplumsal yapı dramatik bir şekilde değişmeye başlar. Devlet bir “ulus devlet” olarak tasarlanırken devletin bizzat kendisinin yeni bir ulus yaratmasına karar verilir. Cumhuriyet’in kurucu elitine göre yeni devleti ayakta tutabilmenin biricik yolu budur. Aksi takdirde Osmanlı’nın başına gelenler kaçınılmaz olarak yeni devletin de akıbeti olacaktır.


Parçalanma ve dağılma felaketinden korunarak birliği sağlamanın yolu da yeni değerler etrafında kenetlenecek tek bir ulus yaratmaktır. O değerler ortak dil, ortak tarih ve ortak kimliktir. Yeni ulusun adı Türk Milletidir. Dili tektir ve Türkçedir. Tek bir tarihi vardır o da şanlı Türk tarihidir. Ve elbette tek bir kimliği vardır, o da Türklüktür.

Merkezde kararlaştırılan bu yeni konsept kısa sürede genç Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ideolojisine dönüşür ve artık sıra bu ideolojinin gereğini taşrada hayata geçirmeye gelir. İşte elinde silahla taziye salonuna giren zorbayı ilk olarak Şark İslahat Planı ve Umumi Müfettişlikler vasıtasıyla burada görürüz. Çünkü yeni Türklük tezinin tam hakimiyeti için tüm farklılıkların ya yok edilmesi ya da asimile edilerek Türklüğe devşirilmesi gerekir.


Yani Kürt’ün Kürt olarak varlığı, Türk Milletinin inşa edilmesinin önünde bir engeldir. Yeni resmi ideolojiye göre ikisinin bir arada olmasının imkanı yoktur. Cumhuriyetin kurucu elitlerinin yol açtığı paradoks nedeniyle Türk Milleti varsa Kürt yoktur, Kürt varsa Türk Milleti yoktur. Bu anlayışa göre Kürtlüğün yok edilmesi Türk Milletinin varlığı için bir beka sorunudur artık.

Eski HDP Eş Genel Başkanı


arşiv haber/yorumlar 12.07.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar





Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


 SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


en yeni makele


LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


Yazarlarimizi okuyor musunuz?




Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


 



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarimizi okuyor musunuz?


**SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..
 

Yazarlarimizi okuyor musunuz?

 











Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
Yazarlarimizi okuyor musunuz? KADINCA/Selmi Yilmaz Çaldik, Oynadik ..

 


Selmi Yilmaz Artik geleneksel hal alan, birakilsa kendiliginde bile yapilacak festival, senlik, sölenlerin bu yil ki ilk besini birden yaptik, bitirdik bile.. İki kisinin bir araya gelip, yaptigi hafta sonu pikniklere benzemeye baslayan içi bos yaz etkinlerin nasil baslayip, nasil bittigini anlayaniniz oldu mu bilmem ama biz bir günde üç etkinlige ulasip, çekimleri yaptik bile.. Çünkü toplasiniz içerigi bir bilemediniz iki saat süren bu içi bos etkinlikleri yapanlar bile ne yaptiklarini bilmiyordular.. Asiklarin renk katmasi disinda ulusal, uluslararasi hiç bir etkinligi içinde barindirmayan bu yilki etkinliklerin en güzel yani hiç bir taskinligin, kavganin veya istenmeyen bir olayin olmamasi oldu.. Kisacasi köy derneklerinin bile her yaylada yaptigi, sülale derneklerinin agaliga soyundugu içi bos yaz etkinlikleri göz açip, kapatma ile bitmis, bu etkinliklerde ne var, ne yoku bile anlamis degiliz.. Ulusan ve Uluslararasi kimliklerin baslarina eklendigi bu etkinliklerin degil ulusal veya uluslararasi degil Göle’de, Damal’da, Çildir’da, Hoçvan’da, Köprülü’de Hanak ve Posof’ta bile duyulmadigini rahatlikla söyleyebiliriz.. Öyle ki; ‘Posof uzak, gümrük kapisi gibi kendiside unutulmus ondan tabi duyulmaz’ diyenler çikarsa eger bu etkinliklerin çarsi merkezlerinde bile duyulmadigini, bu etkinliklerin yapildigi günlerde çarsida gezen vatandaslara sorabilirsiniz.. Sonuçta geçtigimiz hafta sonu yildirim hiziyla çalip, oynayarak sonlandirdigimiz yaz festivallerinin bir yenisini de bitirip, gelecek yil yapacagimiz etkinliklere Cumhurbaskanini,Basbakani, Bakanlari, hatta vurup, vurup bir türlü iktidar koltugunda indiremedigimiz Sariye lideri Esed’i bile davet etmeye basladik bile.. **Hanak’ta kaç Alevi var? Bir ilçesinin tamami, diger bir ilçesinin yarisina yakini Alevi olan Ardahan kent merkezinde Alevi olup ta bir dükkani olani taniyor musunuz bilmiyorum ama biz bu yönde yaptigimiz arastirmada öyle bir seye rastlamadik desek inanin.. İnanmayanlarin çikip, su bir saate tüm caddeleri gezilecek is yerlerine bkip, bu is yerlerinin kaçinin Alevilere ait oldugunu bulup, bize bildirebilirler.. Ancak bugün kü yazimin asil konusu nüfusunun tamami Alevi olan Damal’a komsu olan Hanak ilçemizde kaç Alevinin oldugudur!.. Burada ki amacimizin Ardahan’da kaç Alevi, kaç Türk olarak bildigimiz Yerli veya kaç Kürt yada kaç Terekeme, hatta kaç Karadeniz/Şavsatli sayisinin kaç oldugu konusunda bir arastirma, bir ayirma olmadigini bastan belirtelim.. Çünkü ülkemin bu sinir kenti, Kafkaslara ve Karadeniz’e açilan kapi Ardahan’da kimler, hangi dil ve kültüre sahip olunursa olsun, kardesçe, birlikte yasamayi bilmis, böyle bir arastirmaya bile gerek görmemis insanlar yasadigini da biliyoruz.. Ancak Gazeteci Fakir Yilmaz’in geçen gün ele aldigi bir yazida çok rahatsiz oldugunu belirten bir okurumuzun maili üzerine böyle bir yaziyi ele almak zorunda kaldim.. Fakir Yilmaz’in bir yorumunda Ardahan’in Damal ilçesinin tümü, Hanak’in yarisi Alevi demesine çok içerlenen ve FAKİR BEY, BİR KONU DİKKATİMİ ÇEKTİ. HABERLERİNİZDE HANAKTAN BAHSEDERKEN SÜREKLİ “NÜFUSUNUN YARISI YA DA YARIDAN FAZLASI ALEVİ OLAN HANAK” DİYE YAZIYORSUNUZ.AŞAGIDA SİZE NÜFUS BİLGİLERİNİ ÇIKARIYORUM. DEGERLENDİRMENİZİ ONA GÖRE YAPARSANIZ YANLIŞ HABER VERMEKTEN DÖNMÜŞ OLURSUNUZ.ŞUNU DA BELİRTEYİM BİZİM ALEVİ VATANDAŞLARIMIZLA SORUNUMUZ BUGÜNE KADAR OLMADI BUNDAN SONRA DA OLMAZ. ONLAR ÇOK OLSALAR DA AZ OLSALAR DA BİZİM KARDEŞLERİMİZ NİTELİGİNDEDİR. AMACIM SADECE BİR YANLIŞI DÜZELTMEKTİR.ALTINDA BAŞKA BİR ŞEY ARANMAYA…’ demis ve eklemis ’10 bin 135 kisilik Hanak’ta topu topu 3 bin 399 Alevi’nin oldugunu arastirip, bize bilgi notu atarak, bu tür seyleri yazmamizin tehlikeli oldugunu yazmis.. Harun Resit ÇENDİK isimli bu okurumuzun bundan niye böyle rahatsiz oldugunu düsünürken, Fakir Yilmaz’in yorumunun gerekli mesaji verdigini de bize hatirlatiyor.. Çünkü Hanak’ta Alevi oldugunu bu arkadasta Fakir Yilmaz’a kizsa da kabul etmis.. Evet Hanak’in yarisi Alevi, Damal’in tamami Alevi demenin ne zarari var diye sordugumuz bu arkadasinda korkusunu anlamis degiliz.. **Sosyal Dayanismalar Dügünlerimiz.. Yunanistan’in battigi Avrupa’nin gerek ekonomik, gerek ise sosyal sikintilar çektigi, babanin oglunu, ananin kizini evine almadigi bir dünya da (dinin de etkisiyle) televizyon, internet, cep telefonlarina ragmen hala sosyal yasantidan koparilamayan ülkemiz insanlarinin cenazelere, dügünlere bakisini daha önce ki bir yazimda anlatmis dile getirmistim.. Hayata göz yumup, aramizda ayrilanlara ne kadar üzülsek, dügün ve seyranlarimizda da bir o kadar bir araya gelip, birlikte, beraber aci ve tatli günümüzü yasar, varsa elimizde ekmegimizi komsumuzla, tanimadigimizla halen bölüsürüz.. Sosyal yasantimizin diger bir güzelligi gerek yerelde gerekirse ulusal anlamda yasanan sikintilarda el ele verip, çözülmesine katki sunar, mutlu anlarimizi da cumhurbaskanindan çobanina kadar hep birlikte paylasiriz.. İste bunun en açik örnegi özelikle de yaz aylarindan sayilari bir hayli artan dügün ve seyranlardir.. Evimize, is yerimize gelen bir dügün daveti ile gazetemizin emektari Baris Bilgin ve sevgili esi Sevda bilgin’in bugün yasadigi heyecan gibi heyecanlanir, bu tür güzel etkinliklere mutlaka katilip, destek vermemiz gerektigini düsünür, gidemesek te o mutlu günden sonrada kutlar, kendilerinin mutluluguna ortak oluruz.. Hükümetlerin bile bildigi ve zaman zaman yasanan ekonomik sikintilar da , maas zamlari istendiginde bu güzel iliskiyi suiistimal edip, yaptigi siyasetle iyi kullandigi bu sosyal dayanismayi sürdüren bir toplumun ferdi olan hepimizin er yada geç mutlu ve aci günleri olurken, el ele verip, mutlulugu da, aciyi da paylasmamiz kadar güzel bir sey var mi bilmem ama bizde bugün bunu yasayip, bir çok dost, akraba, arkadasla birlikte meslektasimizin mutlu günün de olacagiz.. Evet sosyal dayanisma, Sosyal risk, sosyal projelerin istendigi gibi uygulanip, kullanilmadigi bir Ardahan’da bir ülkede yine de iyi Sosyal Dayanisma var diyoruz.. **Sevilay Evginlerin Mücadalesi.. Yücel Çiftçi dün aradi bizi.. Ve bir yazisinin oldugunu, onu mümkünse yayinlamamizi istedi.. Körün istedigi bir göz, Çiftçi’nin gönderdigi iki göz misali ‘Ne demek abi yazilarini bize her zaman gönder abi’ dedik.. Ki; bu teklifi siyasi, kültürel, sosyal geçmisi kayip kent Ardahan’in geçmis tarihini bilen basta emekli ögretmenlere olmak üzere herkese diyoruz.. Çünkü Kaleler, Kuleler kenti denlip, tekrar, tekrar basilan ama içi bos, içinde resmi bir ki cümle disinda bir sey olmayan gerek fotografli gerek ise yazili tam bir geçmisinin kayitlarda olmayan Ardahan’da basta Yücel Çiftçi döneminde yasananlar olmak üzere ondan önceki geçmis tarihi kayip bir kentte yasiyoruz Ardahan’da.. Neyse Yücel Çiftçi’nin gönderecegi yaziyi merakla beklerken yazinin içeriginin Sevgi Evgin ile ilgili oldugunu da ögreniyorduk.. Sevgi Evgin.. O bir Ardahanli.. Ailesinin büyük bölümü de halen Ardahan’da.. Ve o sikça adini duyup, ancam yasadiklarini çokta duymadigimiz Sevgi Evgin ile ilgili yazi gelecek denilince bizde heyecanlanmadik degil.. Çünkü Yücel Çiftçi dönemi gibi bir çok dönemi yazi altina, kayitlara alinmamis bir kentin yazili tarihi olmak için verdigimiz çabaya yeni bir kaynak gelecekti.. Ve o yazi mail yoluyla geldiginde oturup, yüksek sesle okumaya basladik, okudukça içimiz burkulsa da Yücel Çiftçi’nin, Sevgi Evginlerin, Menderes Koçak’larin, Cemil Kirbayir’larin, Çetin Bay’larin mücadelesinin, mücadelemizin degeri biraz daha artti.. Çünkü bu kentin, bu ülkenin kurtulusunun bu mücadelelere muhtaç oldugunu bir kez daha anliyorduk, sitemizin sag tarafinda bulunan EN YENİ MAKALE linkinde yayinladigimiz ‘Asi Bir kadini Ugurlarken’ yazisini okurken..



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Sorunlari tartistik mi? Hayir!..

 


Fakir Yilmaz Geçtigimiz hafta sonu yapilan 5 yaz senliginde memleketin bir sorunu tartisildi mi? Hayir Peki, var olan sorunlarin çözümü konusunda bir öneri, bir proje hazirlanip kamuoyuna sunuldu mu? Hayir!.. Peki, basta İstanbul’da olmak üzere bati kentlerinden gelen misafirler ile Ardahanlilar bir araya getirildi mi? Hayir!.. Peki, yapilan 5 festival, senlik veya sölenin hiç bri ulusal basinda yer aldi mi? Hayir!.. Ardahan’i tanitma anlaminda bir etkinlik yapildi mi? Hayir! Ardahan Valisi ve bürokratlarinin katildigi genis çapli bir Ardahan sempozyumu yapildi mi? Hayir!.. Yak belki de Ardahan’i 3. lig’de kemsi etmek için çabalayan Ardahan Spor’a bir küçük katki mi sunuldu mu?.. Hayir!.. Yok canim onca yedigimiz kazlarin, arilarin, hayvanlarin daha iyi bir sekilde yetistirilip, tüketilmesi gerektigini ve piyasa sartlarina göre deger bulmasi için bir kooperatif kurulsun da b.izde ortak olalim mi denildi? Hayir!.. Yerel basinla bir araya gelinip, bu kentin ana sorunlari mi tahlil edildi? Hayir!.. 2023 yilinda nüfusu 50 binlere kadar düsecegi söylenen Ardahan’da ki göçün durmasi için kimse gögüs mü gerdi?.. Hayir!.. Peki, bu festival, senlik ve sölenlere ne kadar para harcandi bileniniz var mi? Hayir! Bu harcanan paralar kamuoyuna açiklandi mi? Hayir? Peki Göle’de yapilan festivale Çildir’li katildi mi? Ayni günlerde yapildigi için HAYIR! Ya Damal’da ortaya çikan dogaüstü siluetin nerde çiktigi Göleli, Çlidirli, Hoçvanli, Köprülü/Gorevengli bilir mu? Hayir! O zaman bu festival, etkinlik, senlik, sölen niye yapildi? Bileniniz var mi? Hayir!.. **Sizce beni sunucu yaparlar mi? Kislari kaz yiyerek büyüttükleri göbeklerini yazlari düzenledikleri sözde etkinliklerle eritmeye gelen dernek baskanlari, acaba o çadiri sivil savunmadan, kizilaydan, protokol çadirini cenaze çadirindan, masalari okul siralarindan, elektirigi tedastan aldiklari jenetörle, benden beter bes parasiz agalarin ve sözde is adamlarin cirit attigi etkinliklerinde beni sunucu yapsalar ne olur sizce?!. Siz hele bunun gelecek yildan itibaren veya önümüzde ki balsiz bal festivalinde gerçeklesip, gerçeklesmeyecegini düsünün, bende bir anda kendimi sahnede bulup, aldigim bir bes yüzlügü, bilmediniz bin lirayi nasil hak edecegimi anlatam.. Evet sahnedeyim hos geldinizzzzzzzzzzz.. Vayyyy falan ne isle mesgul, hangi yatirimi yapmis, kaç ssg’li çalistirdigi belli olmayan is adamida, filan sirket yöneticisi de aramizdaaaaa.. Hele o varya evet o yakisikli, bir o kadarda babamdan iyi emmaaa bizi hep kandiran, cak, cukla zaman dolduran, sonra da süper emekliye memleketi kurtarmadan kenara çekilen, çel çocugunu bu memlekette göremedigimiz siyasetçi var ya ooooo sende hos gelmissinnnnn.. Peki ya bu memlektin derdini, burun sümügünü çeken o garibim filan bürokrat deeee hos gelmissenizzzz.. Ya bu festivali, senligi, sölenin düzenlenmesinde hiç bir seyi esirgemeyen, kaz yiyip, göbek büyütmekten, ne karlari varsa canlarini dislerine takan filan dernegin yönetim kurulu baskani, ya o gece, kahvalti, festival bileti satmaktan, finansörleri kandirmak öteye gitmeyen aziz üyeleri varya… Sizde dert, geremet, sorun, sikinti nediri bilmez bu güzelim memlekete hos geldinizzzzzzz.. Evleri hala topraktan, ama önlerinde banka kredisiyle alinmis traktörlerle dolu köylümde burada.. Vekillerimiz gibi sanki sorunlari çözmek için seçilmemiz ütüsüz, kravatli, 7,65 tabancali muhtarlarimizda sizde festivalimize, senligimize, sölenimize hos geldiniz.. Karinlarindan bebek, sirtlarinda kötek, süt sagmaktan, ahir silmekten, su tasimaktan sirti güzellesmis (!) analarim, bacilarim sizde hos geldnizzzz.. Vay beeee bu memlekette gezerken, gözlerindeki pembe gözlükleri hiç çikartmayan gazetecilerimizde aramizdaaaaaa.. Her gelene agam, gidene pasam diyen asiklarimizdaaaaa buradaaaa… İste ben sahneye çikip, sunuculuk yapsam sizce nasil olur.. Yok canim saka ettim.. En iyisi dövülmeden en iyisi oradan ineyim.. **Haydi dügüne, çalsin orglar.. Evet yüze yüze yine kuyruguna getirdik, festivalleri, senlik ve de sölenleri.. İste basliyoruz çalsin zurnalar, vursun davullar.. Aman pardon ne zurnasi, ne davulu ya!.. Bizim festivaller, senlikler ve de sölenler uluslararasi oldugu için saz, cazi degil, hazir cd’ler çalan orglar çalarlar! Ne de olsa uluslararasi.. Hem de öyle ki Göle’nin Çildir’a, Hanaklinin Hoçvan’a, Gorevgnlinin, Damal’a, Sugarali’nin Göle’ye gidemedigi ama adlari, sanlari yasasin uluslararasi festival, senlik, sölen.. tey, tey, tey.. Biri gelir çadir ister, digeri sey edecek yer, ötekisi okullarin sirasini masa eder.. Kurulsun sivil savunmanin çadirlari, çalsin zurnalar, davullar.. Pardon Orglar.. Bizim Baris’ta uydu ünlü, ünsüz derneklere, oda dedi ki ula köy dernegi, hatta mahalle dernegi bile çaliyor da orgu ben çalamazmiyim Yusuf’un dügününde.. O da kurdu mekani, hazirladigi sarmali yemekleri, dagitti davetiyeleri.. tey , tey, tey.. Çogu çantaci, tabelaci, hatta msn ve facebook adresli derneklerimizin organize ettiklerini belirtip, son gün ya valilige, ya, kaymakamliga, yada belediye yükünü yükledigi festivallere, senliklere, sölenlere davetlisiniz.. Haydi dügünümüz var dostlar, çalsin davullar, çalsin zurnalar.. Pardon Orglar.. Ha unutmadan ve hakkini da yemeden haftalik degil, aylikta degil, bilmem kaç yillik gazeteler torba torba gelir, dagilir sapka diye, güneste korunsun festivalimize, senligimize, sölenimize gelenleri diye.. Su akmazsa da her sayfasinda yag akan pala pala biyikli çoook büyük, ama 4×4 arabalari kiralik olan is adamlarimiz açiklamistirlar, ‘memleketi ele kurtaracagiz, bele kurtaracagiz’ diye.. Haydi dügüne, çalsin sazlar, söylesin asiklar, gelsin rakilar, kirmizi et deposu olmasina karsin beyaz etler pissin çamlarin dibinde.. Unutulsan onca sorunlar, sikintilar!.. Kim, kime dum duma çalsin orglar.. **Pardon sey yapacak yer ariyordum.. Yaz tatillerini kendi memleketlerinden geçirmek için Ardahan’a gelenlerinin sayisinda patlamanin yasandigi su günlerde geçmis yillardan beri yasanan, ama bir türlü çözüm bulunamayan önemli bir sorunu anlatacam bugün kü yazimda.. Aslinda çok kizmis, alenen yazacaktim insanlarin seyini yapacak yer bulamadiklari Ardahan’in kent merkezinde bir iki umumi tuvaletin niye olmadigini sorarken.. Evet geçen yillarda oldugu gibi bu yilda yaz tatilini Ardahan>’da geçirmek için gelenlerin biri dün matbaama inen ve ‘Pardon sey yapacak yer ariyordum’ diyen beyaz saçli adamin halini görünce bir tuvalet yapamayip, bu memleket gelisiyor diyenlere çok kizdim.. Çünkü insanlarin seyini yapacak bir tuvaleti bile halen yapamayanlarin ne kadar yalanci, bir o kadar da beceriksiz olduklarini bir kez daha anladim.. Hoçvan Festivali’ni düzenliyorum deyip, masalari okul siralarindan, çadirlari köylülerin ölüleri hayrina yaptigi çadirlarda, suyu itfaiyede, elektrigi seyyar jeneratör de, tuvaleti de validen isteyenleri gibi bu memlekete çok sey yaptiklarini söyleyenlerin bir seyi yapacak umumi vc yapamamalari acaba niye?.. Yoksa kent içinde seyyar bir wc yapmak için bakanlar kurulu kararina mi gerek var? Evet sevgili Ardahanlilar Ardahan’da yasanan onca sorunlarin en basinda ne burnunun dibinde geçmesine karsin Ardahan’a verilmeyen dogalgaz, ne iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmamasi, nede her geçen gün biraz daha biten hayvanciliktir. Vs.. Çünkü çarsiya çikan bir insanin (hele birde bu insan bayansa vay haline!) seyini yapacagi bir tuvaletin olmamasi bu kentin en büyük sorunudur.. İnsanlarin kivranarak çarsida gezip, ‘Pardon seyimi yapacak bir yer ariyorum’ demesi kadar önemli bir eksiklikten öte ne olabilir.. Maalesef geçen yillarda oldugu gibi bu yilda insanlar çarsida seyini tutarak gezer su gelisiyor denilen, uluslararasi festival, senliklerin yapildigi, cumhurbaskanlarin davet edildigi Ardahan’da.. Umarim Gagavuzya Cumhurbaskanida gelip sormaz, ‘Pardon sey yapacak yer ariyordum’ diye.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN ARABASI KAZA GEÇİRDİ.. Bir çok ölü var!!!!

 


Ardahan kaza Asiri hiz ve dikkatsizlik sonucu meydana geldigi iddia edilen kazada ilk belirlemelere göre 5 kisi öldü, 43 kisi yaralandi. Kaza, saat 16.15 siralarinda Erzurum’un Tortum ile Uzundere ilçeleri arasindaki Aksukapi mevkiinde meydana geldi. Ardahan’dan saat 13.00’de hareket eden Bülent Koçak’in kullandigi 75 AT 961 plakali otobüs, Göle ve Oltu üzerinden Erzurum’a gitmek isterken, iddiaya göre Aksukapi kavsagina hizli girdi. Kavsakta, köprünün bariyerlerine çarpan otobüs, dereye uçtu. Can pazarinin yasandigi kazada ilk belirlemelere göre, 5 kisi öldü. Çevrede bulunanlarin yardimlari ile dereye uçan otobüsten 43 kisi de yarali olarak çikarildi. Kazanin duyulmasi üzerine Erzurum’dan havalanan helikopter ambulans, iki seferde kazada agir yaralananlari Bölge Egitim ve Arastirma Hastanesine tasidi. Diger yaralilarda ambulanslarla Tortum ve Erzurum’daki hastanelere götürüldü. kazanin meydana geldigi kavsakta daha öncede çok sayida ölümlü ve yaralamali kazalarin yasandigi belirtildi. Kazayla ilgili baslatilan sorusturma sürdürülüyor. Habere ekleme saati. 18.45-10 Temmuz 2012 Heaber/Foito: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? YAGMUR BULUTLARI ARDAHAN SEMALARINDA GİTMİYOR!..

 


Ardahandan Günlük Haberler Bu fotograf dün aksam saat 18.07’de Ardahan’in Tepesu (Gürcübeg) köyü semalarinda çikildi. Karadeniz üzerinden önce Göle’ye, ardindan Ardahan’a ugrayan yagmur bulutlarinin an an izlendigi o anlarda etkisini hizlandiran yagmur kisa sürede kentin genelinde etkisini gösterdi. Gece boyu hiç ara vermeden yagan yagmur dolaysiyla sik sik enerji kesitleri yasanirken, simseklerin çakmasi dolaysiyla birçok elektrik trafosunun patladigi da ögrenildi. Meteoroloji Genel Müdürlügünün sel uyarisi yaptigi su günlerde yagan yagmurlarla birlikte düsen dolular bölgede bulunan meyve ve sebze agaçlarina büyük zarar verirken, bugday ve arpa tarlalarinin da yogun yagmur ve dolu dolaysiyla zarar gördü. Habenleri ekleme saati: 09.00-10 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÖLMEDEN KEFEN GİYDİLER!..

 


Ardahandan Günlük Haberler ***Posof Adliyesi’de Net Degil!.. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Çildir Adliyesi’nin kapatilmasini, kefen giyerek protesto etti. Hükümet Konagi önünde bir grup partili ve vatandasla bir araya gelen Ögüt, yaninda getirdikleri kefenleri giyerek, basin açiklamasi yapti. Ögüt, burada yaptigi konusmada, vatandaslarla kefen giyerek saf saf mezara girmeye hazir olduklarini, ama adliyenin kapatilmasina hazir olmadiklarini, buna gönlünün razi olmadigini söyledi. Sinir il olan Ardahan’da bayragi dalgalandirarak bekçilik yapacaklarini belirten Ögüt, yillardir hizmet veren Çildir Adliyesi’nin kapatilmasina karsi olduklarini ifade etti. Devletten bu konuda büyüklük istediklerini belirten Ögüt, söyle konustu: “Adliyemizin geri verilmesini istiyoruz. Aksi takdirde burada göç durmayacaktir. Buradan göç oldugu zaman, bu topraklar bosaldiginda, topraklarimizda gözü olanlar, basta Ermenistan olmak üzere bu topraklari isteyeceklerdir. Vatandaslar olarak, Çildir halki olarak, Ardahan halki olarak protesto ediyoruz. Bizi diri diri topraga gömmeyin. Adliyemizi elimizden almaniz demek, Çildir halkini diri diri topraga gömmenizdir, kefen giydirmenizdir. Biz bu kefeni giydik. Artik burada akil insanlar görev yapacaktir.” Ermeni diasporasinin Agri Dagi dahil bölgeyi kendi topraklari saydigini kaydeden Ögüt, “Bu topraklarda devletin her türlü imkani vatandasa sunmasi lazim” diye konustu. Konusmalarin ardindan temsili olarak Akil Adamlar Mahkeme heyeti olusturuldu. Grup, daha sonra dagildi. Öte yandan daha önce Çildir Adliyesi ile birlikte kapatilan ancak daha sonra kapatilmayan Posof Adliyesi’ninde yil sonuna kadar kapatilacagi ileri sürülmektedir. Haberi ekleme saati: 07.14-10 Temmuz 2012 Haber/Foto: Ardahan Aktüel Haber



Yazarlarimizi okuyor musunuz? En güzel festival Çildir Festivaliydi..

 


Ardahandan Günlük Haberler **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Bu yil ayni gün ve saatlerde yapilan 4 yaz etkinliginin içinde en coskulusu ve en güzeli Çildir’da yapilan Uluslararasi Çildir Göle Festivali idi.. **Festivali Adliye’yi unutturdu.. Çildir Belediyesi ile Çildir Kaymakamliginin birlikte gerçeklestirdikleri Uluslararasi Göl Festivali bu yil yörede yapilan yaz etkinliklerinin en coskulusu oldu. Ardahan Valisi, Ardahan Miletvekilleri, Ardahan Belediye Baskani ve birçok gurbetçininde katildigi Çildir Göl Festivalinde gönüllerince eglenen vatandaslar bir hafta önce kapatilan Adliyeyi unuttuklari görüldü. Belediye Baskani Nürettin Aygün’ün Adliyelerinin yeniden açilmasi için çagrida bulundugu festival öncesi yaplan Asik Şenlik Kültür Şeligide Göl Festivalini aratmadi. İki kardes belediyenin birlikte organize ettigi iki festival olaysiz biterken, etkinlige Damal Belediyesi’de tam destek verdi. Ardahan’in Çildir İlçesinde düzenlene, 13. Uluslararasi Çildir Göl Festivali’nin yine Çildir Akçakale Adasinda yapildi. Festivale bu yilda ilginin fazla oldugu ve 10 Bin kisinin katildigi tahmin ediliyor. 13. Uluslararasi Çildir Göl Festivali’ne destek veren Kalkinma Bakanligi, Ardahan Valiligi, SODES, Çildir Kaymakamligi, Çildir Belediyesi’nin katkilariyla ile düzenlendi. 13. Çildir Ulusal Göl Festivali’ne katilan konuklar Ardahan Milletvekili Prof.Dr.Orhan ATALAY,CHP Ardahan Milletvekili Ensar OGÜT,Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Ramazan KORKMAZ ayrica Ardahan İlçe Belediye Baskanlari, Siyasi İl İlçe Baskanlari, Brokrasi ve çogu gurbetçi olmak üzere halkin katilimi ile gerçeklesen festivale Halk Ozanlari ve Sanatçilar esliginde vatandaslar güzel vakit geçirdiler. 13. Uluslararasi Çildir Göl Festivaline katlan sanatçilar ise Seher DİLOVA, Burhan TOPAL, Halk Ozani Yener Yilmazoglu ve 5 ülkeden Halk ozanlari katildi. Haberi ekleme saati: 07.03-10Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Bu kez geldi..

 


Ardahandan Günlük Haberler BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Geçen yil yapilan festivalde bulut dolaysiyla görünmeyen Atatürk Silueti bu yil açik ve günesli havada net olarak görüldü. Ardahan’in Damal ilçesindeki Karadag sirtlarina yine Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün silueti vurdu. Türkiye’nin dört bir tarafindan Ardahan’a gelenler bu muciziye alkislarla izledi. Bu yil 16. düzenlenen ‘Atatürk’ün Gölgesinde ve İzinde Damal Şenlikleri’ Damal’in Ata mahallesinde düzenlendi. Mucize senlige Kaymakam Mehmet Nuri Çetin, Damal Belediye Baskani CHP’li Gülcemal Fidan ve diger yetkililer ile yaklasik 5 bin kisi katildi. Konserden sonra, Damal’a ait yöresel kiyafetleri içeren bir defile sunuldu. Kutlamalarda ayrica, Azerbaycan Halk Danslari Toplulugu Gürcistan halk Silüetin izlenmesi için etkinliklere katilan Ardahan Vali Yardimcisi Sedat Yildirim, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer yildiz, Kaymakam Mehmet Nuri Çetin, Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan çok sayida yerli ve yabanci vatandas gösterilerin ardindan Ata Mahallesindeki seyir alanina geçti. Burada bir konusma yapan Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, Atatürk’ün silüetini izlemenin mutlulugunu yasadiklarini belirterek, “Biz bu silüeti 1996 yilindan beri yaptigimiz senliklerle tüm ülkeye ve dünyaya tanitmayi amaçliyoruz. Bize ait olan bu essiz doga olayini, doganin bize armaganini degerlendirmek istiyoruz. Bu vesileyle bölgemize insan çekmeyi arzuluyoruz. Şükürler olsun bu yilki 16. Etkinliklerimize de çok sayida yerli ve yabanci insanimizin katilmasi bizi mutlu etti” dedi. Haberi ekleme saati: 06.38-10 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? ETİNİZİ KASAP’TA DEGİL, MEYDAN’DA ALIN!..

 


Ardahandan Günlük Haberler Hayvancilik bölgesi olarak taninan Ardahan’da etin kilosunun batidaki büyük metropolleri aratmamasi dikkat çekiyor. Hayvan fiyatlarinin gün geçtikçe düsmesine karsin ucuzlanmayan et fiyatlari, az çok imkani olan tüketicinin cebini yakarken, imkani olmayan birçok kisinin aylardir kirmizi et yüzü görmedigi dikkat çekiyor. Kasaplarin kilosunu 20 ila 25 TL. arasinda sattiklari eti hayvan yetistiricisi köylüden çok ucuza alip, yari yariya karla sattigini belirten Ardahanlilar bu durumun önüne kimin geçecegini sormaktadir. **Etinizi direk hayvan meydanindan alin.. Son genel seçimlerin hemen akabinde olaganüstü bir düsüs yasayan hayvan fiyatlarina karsin kasaplarda bir türlü ucuzlanmayan ve kilosu 20 ila 25 arasinda satilan etin bu durumuna isyan eden tüketiciye seslenen Ardahanli hayvan tüccarlarindan Sabhattin Hanoglu bu durumun önüne geçmesi gereken belediye, stk’larin duyarsizligi kasaplarin bir kilo etten yari yariya kar etmesine neden oldugunu belirtirken tüketiciye de ilginç bir teklif sundu. Canli hayvanin meydandaki kilosunu 11 ila 13 lira arasinda satildigina dikkat çeken Sabahatin Hanoglu eger tüketici uyanik ve akilli davranirsa hem et tüketimi artacak, hem de tüketicinin cebi yanmayacak dedi. ‘etinizi direk meydanda alin’ diyen Sabahattin Hanoglu açiklamasina söyle devam etti. ‘Meydanda kilosu 11 la 13 lira arasinda satilan et kasabin vitrininde 20 ila 25 Tl. arasinda satilan bir Ardahan’da yasiyoruz. Hâlbuki tüketicinin uyanik olup, söyle çikip bir meydana gelmezsi ve etin nasil olup, kasapta yari yariya karla satildigi görülecektir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 06.50-09 Temmuz 2012 Haber/Fotolar: Ardahan’dan Gündem



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Üyeler İYGAD’I Dinlemedi, Yola Çiktilar..

 


Ardahandan Günlük Haberler Günler öncesinden hazirliklari süren ve özellikle bölgede gerçeklestirilmesi hedeflenen Göle Kasar Festivali benzeri bir takim festivallere denk getirilen gezi açiklanmayan bir nedenle ‘Gezinin selameti açisindan iptal edildigi’ açiklamasinda, geziye katilacaklarini daha önceden bildiren birçok gazeteci bu iptali dinle meyerek, Ardahan’a kadar geldiler. Göleli Dernek Baskani Murat Abdullahoglu’nun ‘Gezi iptal oldu’ mesajina karsin, yollarindan dönmeyen 20’ye yakin gazeteci daha önceden belirlenen programi bozmayarak yollarina devam ettiler. Gazeteci Fakir Yilmaz’in da üyesi oldugu İYGAD Üyesi 20’ye yakin gazeteci Ardahan’a gelerek geçtigimiz hafta sonu yapilan yaz etkinliklerine katildilar. İYGAD Üyesi gazeteciler, iptal kararinin kendilerini baglamadigini, baskanin kendisinin bazi baskilar dolaysiyla böyle bir açiklama yaptigini düsündüklerini belirterek İYGAD Baskani Murat Abdullahoglu’nun kendilerine danismadan böyle bir karar almasina tepki olarak daha önceden aldiklari karardan vazgeçmediklerini belirttiler. Gazetecilerin İYGAD’i dinlemeden çiktiklari gezi öncesi su açiklama yapilmisti. ‘Gezi için yapilan birinci açiklamada, ”Dernek olarak düzenleyecegimiz Kültür Gezisi kapsaminda bugün saat 20:00 da hareket edecegimiz ve ilk konaklama noktamiz olan Samsun-Lâdik Samsun’da yasanan sel felaketi nedeniyle iptal olmustur. Gezimiz 6 Temmuz Cuma günü sabah saat 09:00’da Manço Kültür Merkezi önünde kalkacak otobüsümüzle Göle’den baslayarak Ardahan-Kars-Igdir ve Agri olarak devam edecektir.” Diye açiklama yapilmisti ancak son anda gelen açiklamada, ”Arkadaslar Size vaat ettigimiz kültür gezisi için bugün bu saate kadar bütün sartlari zorladim ama yolunda gitmeyen ve gezinin selametini bozacak gelismeler oldu. Dernegimizin üyesi arkadaslarimin 1 hafta boyunca yapacaklari gezinin selametini saglayamadim. Sizlerin yollarda ve konaklayacagimiz illerde magdur olmamaniz adina gezimizi iptal ediyorum.” Şeklinde son anda yapilan bir açiklama ile iptal edildigi bildirildi.’ Günler öncesinden hazirliklari yapilan ve özellikle bölgede 7 Temmuz 2012 tarihinde yapilan “17. Göle Kasar Festivali dâhil bir takim festivallere denk getirilen bu gezinin iptal edilmesi için yeterli olmayan bu açiklamanin perde gerisinde nelerin yattigini Ardahan kamuoyu merakla beklemektedir! Haberi ekleme saati: 02.12-09 Temmuz 2012 Haber/Foto: Ardahan



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Sivas’in Hesabi Damal’da Sorulacak!

 


Ardahandan Günlük Haberler **Tüm demokrat ve Devrmiciler Sali Günü Dama’da Yapilacak Anma Programina Davet Edildiler.. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi tarafindan organize edilmis olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sirasinda Madimak Oteli’nin radikal İslamcilar tarafindan yakilmasi ve çogunlugu Alevi 33 yazar, ozan, düsünür ile 2 otel çalisaninin yanarak ya da dumandan bogularak hayatlarini kaybetmesi gecikmeli de olsa Damal’da düzenlenecek bir protesto ile anilacak. Alinan bilgilere göre Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Dama Şubesi tarafindan organize edilecek olan, ‘Sivas’in hesabi sorulacak’ baslikli anma töreninde bir araya gelecek olan Damallilar, 1993 yilinda meydana gelen ve 33 aydin, yazar, ozan’in katledilmesi kinanacak. Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Damal Şubesi tarafindan dernegin önünde organize edilecek eyleme tüm Damallilar davet edildi. Konu hakkinda bilgi veren ve bu yönde bir bildigi hazirlayarak Damal ve Hanak’a dagitan Pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Damal Şubesi yöneticileri Damal’da ilk olacak bu eylemi tüm insanlari davet ettiklerini belirttiler. İnsanlarin yakilarak öldürülmesinin verdigi acidan öte bu olayin karanlikta kalmasi ve davasinin yillarca sürüncemede birakilmasi daha büyük bir aci diyen pir Sultan Abdal Kültür Dernegi Damal subesi yetkilileri anmayi geç yapmalarinin nedeninin dernek yönetiminin 2 Temmuz’a gidip, oradaki anma programina katilmasinin sebebiyle oldugunu da belirttiler. Haberi ekleme saati: 00.45-09 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Milletvekili Atalay Kürtçe Türkü Söyledi..

 


Ardahandan Günlük Haberler Ardahan-Göle’de 5 Temmuz da Âsiklar Bayrami ile start’i verilen 17. Uluslar Arasi Göle Kültür ve Kasar Festivali 6 Temmuzda ki açilis konseri ile bin kisi halay çekti. 1. Ulusal Göle Asiklar Bayrami’na katilarak destek sunan Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Kars Belediye Baskani Nevzat Bozkus, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ramazan Korkmaz, Göle Kaymakami Kemal Atasoy, Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, dünya box sampiyonu Gülsüm Tatar, Kars Belediye Meclis Üyesi Cihangir Umurbeg ve Mustafa Kaya Festival Agasi Mustafa Küpeli, Dernekler, İs adamlari, Ulusal – Yerel Basin ayni destegi 6 Temmuzda yapilan Festival açilis atesinde sundular. Göle Festivali Türkiye Genel Baskani ve Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in Kürtçe türkü söylemesine bin kisi alkislar ile destek verdi. 6 Temmuz’da Atatürk’ün büstü ne çelenk koyulduktan sonra Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Göle Kaymakami Kemal Atasoy, Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, Festival Agasi Mustafa Küpeli, İstanbul – Ankara Göle Dernegi Yönetim Kurulu Yasin Demirci, Yasar Dogukara, Bülent Bahadir, İsrafil Yilmaz, Ankara Yeniköy Dernek Baskani İmdat Askeroglu, Ankara Göle Dedesen Köyü Dernek Baskani Ertay Yazici ve yönetim kurulu üyeleri, İstanbuldan festivallere destek sunan Alihan Akkoç , Samandöken Dernek Baskani Metin Polat ve Göle’nin taninmis simalarinin halaya daveti ile baslayan 17. Uluslar Arasi Göle Kültür ve Kasar Festivali’nin ilk günü yogun ve ilgi içerisinde gece saat 00.00’a kadar devam etti. Konserde sahneye davet edilen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve 16. Uluslar Arasi Göle Kültür ve Kasar Festivali agasi Mustafa Küpeli halki selamlarken, bir konusma yapan vekil Atalay katilim ve ilgiden dolayi tüm hemserilerine tesekkürlerini iletti. Konusmalari sik, sik alkislar ile kesilen Atalay, Kürtçe türkü söylemesi ile tüm katilimcilarca uzun bir süre alkislandi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu gurbetten gelen hemserilerini agirlarken, davetleri kirmayarak saatlerce halay çekti. Ergüder Şimdi ve Elçin Günes’in sunuculugunu yaptigi konserde sahne alanMehmet Kiliç, Ömer Amed, Ercan Akçelik, Yusuf çiçek, Hozan Miro, Gökhan Bagir ve Grubu, Ünal Yilmaz’in söyledigi uzun hava türküleri Gölelileri duygulandirirken, yöresel türkülerle de 5 saat halay çektirdi. Havai fisek gösterisinin gölgesinde binlerce genç, yasli, çocuk 1 yilin stresini halay çekerek attilar. Gecenin geç saatlerine kadar süren konserin kapanisini yapmak üzere mikrofona davet edilen 16. Uluslar Arasi Göle Kültür ve Kasar Festivali agasi Mustafa Küpeli katilimdan, ilgiden ve festivale sahiplendikleri için tüm hemserilerine tesekkür etti. Haberi ekleme saati: 17.39-08-2012 Haer/Fotolar:www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? BDP’li Birtane’ye söz vermeyip, AKP’li Atalay’ya veren HOÇVAN FEDERASYONU YÖNETİMİNE HALK TEPKİ KOYDU!..

 


Ardahandan Günlük Haberler **BDP’Lİ VEKİLİ SAHNEYE ÇIKARMAYIP, AKP’Lİ VEKİLE SÖZ VERİNCE.. Ardahan’da yapilan yayla senlikler arasinda bulunan Hoçvan Yayla Şenligini organize eden Hoçvan Federasyonun yanlislari bu yilki senligin sönük ve gergin geçmesine neden oldu. Ardahan Kars yolu üzerinde gerçeklesen Hoçvan Yayla Şenliginin bu yilki etkinliklerine köy muhtarlarinin yani sira Hoçvanli köylülerden de destek gelmedigi dikkat çekerken, yapilan etkinlige davet edilen BDP’nin Kars Milletvekili Mülkiye Birtane’nin konusturulmamansa kizan vatandaslar Hoç-Fed’li yöneticilerin BDP’li vekili, ‘hiçbir siyasiye söz vermeyecegiz’ deyip kisa sürede senlikte yolcu etmesine ve bunun arkasinda iktidar milletvekilini sahneye çikarmasina tepki göstererek etkinligi düzenleyen Hoç-Fed’i yuhladilar. **BDP’Yİ DE KAHVALTI İLE KANDIRMIŞTI!.. Gün geçtikçe sisteme ayak uyduran, İstanbul’da Kürtçe konusan BDP İstanbul İl Baskaninin gecelerinde konusturulmasina tepki gösteren Yakup Mavzer’li Hoç-Fed yönetimi bu yil düzenledigi senlik öncesi senligi protesto edecegini belirten BDP Ardahan İl Yönetimini de bir kahvalti ile kandirmasi ve BDP’nin festivali protesto etmesini son anda engellemesi dikkat çekti. Haberleri ekleme saati: 16.05-07 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Adliye Gündemden Düsmesin

 


Ardahandan Günlük Haberler Ardahan’in Gürcistan ve Ermenistan’a komsu ilçesi Çildir’da kapatilmak istenen Adliye karsisinda ortaya konulan tepkilerin her geçen gün azaldigini, bunun da Adliye’nin kapatilmasina vesile olacagindan korkulmaktadir. Aktas Gümrük Kapisinin açilmasini beklerlerken, Adliyelerinin kapatilacagini duyan Çildirlilar yapilan eylem ardindan ortaya konulan tepkilerin gün geçtikçe sogudugunu, bunun da kapatilmasina karar verilen Adliye’nin gerçekten kapatilabilecegine dikkat çekerek, Adliye’nin gündemden düsürülmemesi gerekir dediler. Geçtigimiz gün ortaya konulan tepkilerin daha da büyütülerek devam etmemesi halinde Adliyelerinin gerçekten kapatilmasina vesile olacagini belirten Çildirlilar, Adliye’nin festival ve diger gelismelerin gölgesinde kalmamasi gerektigine isaret etmekteler. Haberi eklme saati: 08.22-08 Temmzu 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? AKP’Lİ ATALAY’DAN İMAM HATİP İTİRAFI

 


Ardahandan Günlük Haberler **Milletvekili seçildikten hemen sonra Göle’ye ardindan İmam Hatip açtiran Ardahan Milletvekilinden Prof. Dr. Orhan Atalay’in yeni hedefi Posof ve Çildir’da birer İmam Hatip Lisesinin açilmasini saglamak.. AKP’nin imam hatip okullarini önünü açmak amaciyla Meclis’ten çikarmaya çalistigi 4+4+4 olarak formüle ettigi sistemin tartisildigi Milli Egitim Komisyonu’nda bir konusma yapan AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’in “Hiç kimse kendi çocugunu ‘Ben bu okula göndereyim de çocugum imam olsun” diye göndermedi. İmam hatip okullarinda okuyan ögrencilerin son en altta kalan yüzde 10’luk dilimi imam olmustur bugün. Dini açidan da dini hizmetler açisindan da bir kalitesizligi dogurmustur” itirafinda bulundugu ortaya çikti. İste AKP’li Atalayi’in komisyon tutanaklarina yansiyan itiraf gibi konusmasi: Fransiz ihtilalinden sonra egitimin genetigi üzerinde operasyonlar yapildi: Fransiz İhtilali’nden sonra ulus devlet sürecinde totaliter birtakim ideolojik yapilanmalar toplumu da, bireyi de dogalarini da degistirerek belli kaliplara sokma süreçlerini baslattilar. Böyle olunca da hem devletlerin yapilari üzerinde hem de egitimin genetigi üzerinde sik sik operasyonlar yapiliyor. Sivil anayasayi ve sivil egitim sistemini maalesef beceremiyoruz: İkincisi: Sürekli düsünürüm. Bu topluma, anayasalarin hep birer askerî darbenin arifesinde topluma dayatilmasi mi gerekiyor, toplumun kerhen olsa incelemeden, tartismadan, hiçbir demokratik sürece tabi tutmadan kabul etmesi mi gerekiyor? Sivil anayasayi beceremedigimiz gibi sivil bir egitim sistemini de maalesef beceremiyoruz gibi geliyor. 28 Şubat’ta Kur’an kurslarinin önü kesildi: Bakin, on bes yildir bu toplumda bir kisi de olsa birilerini çok ciddi manada rahatsiz eden bir dayatma vardir, hâlâ yasiyordur bu dayatma. Bu dayatma, adini ne koyarsaniz koyun, bu dayatmanin toplumsal karsiligi imam-hatip okullarinin ya da Kur’an kurslarinin önünün 28 Şubat tarafindan kesildigidir. Kimse çocugunu imam olsun diye göndermiyor : Hiç kimse kendi çocugunu ‘Ben bu okula göndereyim de çocugum imam olsun’ diye göndermedi. İmam hatip okullarinda okuyan ögrencilerin son en altta kalan yüzde 10’luk dilimi imam olmustur bugün. Dolayisiyla imam hatip okullarinin salt bir meslek okulu oldugu savi asla ve kata dogru degildir, realiteyle de örtüsmüyor. “İmam hatipleri Türkiye’yi ele geçirmek için kullaniyorlar” CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Ögüt, binlerce sayfayi tarayarak ortaya çikardigi tutanaktaki, AKP’li Orhan Atalay’in sözleri ile ilgili, “Bu ifadeleri komisyondan duydugumda kulaklarima inanamadim. Bu sözler, imam hatip okullarini Türkiye’de bir yerleri ele geçirmek için kullandiklarinin itirafidir” yorumunu yapti. Haberi ekleme saati: 07.40-08 Temmuz 2012 Aydinlik Gazetesi



Yazarlarimizi okuyor musunuz? CHP’li Ensar Ögüt: Perinçek serbest birakilsin..

 


Ardahandan Günlük Haberler CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Ermeni soykirimi iddialarinin yalan oldugunu belgeleyen cezaevindeki arastirmaci Mehmet Perinçek’in çikartilarak devlet olarak bilim adamlari konseyi kurulmasini istedi. Meclis’te basin toplantisi düzenleyen Ögüt, toplantiya çok sayida kitapla geldi ve “24 Nisan 1915 tarihindeki sözde Ermenilerin soykirim yalanlarini yalan olarak belgeleyen çalismalar” diyerek kitaplari kürsünün üzerine yerlestirdi. ‘Dünyaya anlatsin’ Moskova’daki Lenin kütüphanesinde yaptigi arastirmalarda soykirimin olmadigiyla ilgili önemli bilgi ve belgelere ulasan Mehmet Perinçek’in cezaevinde olduguna dikkat çeken Ögüt, su öneriyi getirdi: “Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak sahte, mesnetsiz yalanlari belgeleyen kitaplari yazan arastirmaci Perinçek’i cezaevinden çikararak devlet olarak bilim adamlari konseyi kurup Ermeni iddialarinin 100. yil dönümü olan 24 Nisan 2015’e hazirlikli olalim. Sayin Perinçek, Ermeni soykirimi iddialarinin yalan oldugunu dünyaya anlatsin.” Haberi ekleme saati: 07.35-08 Temmuz 2012 Haber: Aydinlik Gazetesi



Yazarlarimizi okuyor musunuz? ALTIPARMAK ARDAHAN’A GÜZEL BİR ESER KAZANDIRDI!..

 


Ardahandan Günlük Haberler Son yillarda hizla artan insaatlari yapan firmalara hareket getiren ALTIPARMAK isimli firma tarafinda Ardahan Kongre caddesi üzerinde yaptirilan bina kisa sürede tamamlandi. Taner Altiparmak’in sahipligni yaptigi binaya yakindan tasinacaklarinibelirten Ardahan TKicaretv e Sanayi Odasi Baskani Latif Tosunoglu, ‘bu binanin bu kalite ve bu hizla yapilmasinin Ardahan’da insaat sezonu kisadir deyip yillarca resmi birbinayi bitiremeyenlerede açik örenktir.’ dedi Tosunoglu’nun konuyla gili açiklamasi söyle; Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi (ATSO) Baskani Latif Tosunoglu, 2,5 ayda 6 katli hizmet binasini bitirdiklerini söyledi. Tosunoglu, yaptigi açiklamada, 2,5 aylik sürede, Kongre Caddesi’nde 2 bin metrekare çalisma alanina sahip 6 katli binanin kaba insaatini bitirdiklerini belirtti. Tosunoglu, “İstendiginde yapilmayacak bir sey yoktur. Diktigimiz bina bunun ispati. Bu sürede bir sey yapilmaz diyenlere bu bir cevaptir. Kisa bir sürede, örnek olacak hizmet binasinin yapilmasinda emegi geçen herkese tesekkür ediyorum” dedi. Tosunoglu, binada son rötuslarin bitirilmesinin ardindan, sonbaharda yeni binada hizmet vereceklerini kaydetti. Haberi ekleme saati: 09.29-07 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Festivaller yagmur altinda!..

 


Ardahandan Günlük Haberler **Bakan Hiç Bir Festivalle Katilmayacak!. Ardahan’da bu haftadan itibaren yapilacak olan festival, senlik ve sölenler yagmura kurbanolacak gibi. Geçtigimiz gün Göle Köprülü Canibeg Yayla Şenligi ile baslayan etkinlikler bugün Hoçvan, Göle ve Çildir ve Damal etkinlikleri ile devam edecek. Bugün baslayan festival ve senlikler sirasiyla söyle; Hoçvan Yayla Şenligi, Göye Kasar Festivali, Damal Şenligi, Çildir ve Asik Şenlik Festivali.. Öte yandan bugün Ardahan’a gelen Çalisma ve Sosyal Bakaninin programinin degistigi ve hiç bir festivale katilmayacagi, Ardahan Valiligini ziyaret ettikten sonra Kapali Spor Salonunda yapilacak olan toplantiya katilip, Ardahan Belediye Baskanligini ve partisi AK Parti İl Baskanligini ziyaret ettikten sonra Ardahan’dan ayrilacagi ögrenildi. **Vekiller Etkinlikler İçin Ardahan’da.. Ardahan’in Milletvekilleri dün Ardahan’in Göle ilçesine bagli Köprülü (Goreveng) Beldesi yaylasinda gerçeklesen Canibeg Yayla Şenligi ile start alan Ardahan’da ki yaz etkinliklerine katilmak için memleketlerine geldiler. Ankara’dan Ardahan’a gelen Ardahan Milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay ve Ensar Ögüt yarin ve pazar günü yapilacak olan Hoçvan Yayla Şenligi’ne, Çildir Göl Festivali’ne, Asiksenlik Festivali, GöleKasar Festivallerine katilacaklari ögrenildi. **YAGMURLAR MÜSADE EDECEK Mİ? Milletvekillerinin de katilacagi Ardahan’da ki yaz etkinlikleri öncesi yagan yagmur etkinlikleri düzenleyenleri kara kara düsündürüyor. ** Festival İsmi Fransizcadir.. Bu ismin Latince/ festa kelimesinden türedigi de söylenir. Festival; genellikle yerel topluluklar tarafindan belirlenmis ve geleneksellestirilmis gün ve tarihlerde kutlanmasi yapilan yörenin imgesi haline gelmis olan etkinlikler bütünüdür. 1- Yapildigi çevre ve katilanlarin sayisi ve niteligi programla belirtilen ve özel önemi olan, sanat gösterisi, sinema, tiyatro, oyun ve filmlerin sunulmasi ve gösterilmesi sonunda ödül ve derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararasi gösteri dizi seklindedir. 2- Bir bölgenin en ünlü üretimi ve tanitimi için yapilan gösteri ve senlik seklindedir. Ekonomik olarak mal üretimi, tanitimi, pazarlanmasi ve hizmet zinciri seklinde organize edilmis olarak ortaya çikar. Türkiye’de ilk festival, 1931 yilinda İstanbul’da toplanan 2 Balkan konferansi nedeniyle Beylerbeyi Sarayinda Balkan oyunlari seklinde organize edilmis ve bu geleneksel zamanla ülkemizin hemen her bölgesinde kabul görmüstür. Haberi ekleme saati: 09b10-07 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yusuf’u Kestik!

 


Ardahandan Günlük Haberler **Son Vilayet isimli günlük gaztemezin Yaziisleri Müdürümüz Baris Bilgin’in oglu Yusuf sünnet oldu. Yillardir bizlerle birlikte Ardahan’da yasananlari dile getiren, onlarin sorunlarina ortak olup, çözülmesi içen çalisan emektar gazeteci Baris Bilgin ‘in minicik oglu sünnet dügününde dostlarlabir araya geldik. Son Vilayet isimli gazetemizin Yaziisleri Müdürü Gazeteci Baris Bilgin’in oglu Yusuf Bilgin düzenlenen dügünlü bir törenle sünnet edilerek erkeklige ilk adimi atti. Karagöl’de bulunan kendi evlerinde düzenleneni bir dügün ile Yusuf’u sünnet ettiren Bilgin ailesi bu mutlu günlerine tüm dost ve birçok okurumuz katildilar. Gazeteci Fakir Yilmaz’in kirveligini yaptigi Yusuf Bilgin Karagöl mahallesi Tekel 75 Okulu Yanindaki evimizde yapilacak olan sünnet dügün ile sünnet ediliecek. Yusuf’un annesi Sevda, babasi Baris’in günlerdir heyecan hazirlandiklari sünnet dügüne, ‘Oglumuz Yusuf Bilgin’in Sünnet Törenlerinde Siz Sevgili Dostlarimizi da Görmekten Mutluluk Duyariz’ mesajiyla birçok kisi davet etmistiler. Bu mutlu günlerene katilan tüm dost ve gazete okurlarina tesekkür eden Bilgin ailesi ogullura Yusuf’un dügünene katilan herkese tesekkür ettiler. Haberi ekleme saati: 23.06-06 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com