Ardahanlı Polis Babasını Öldürdü!

Çayırova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 35 yaşındaki polis memuru Murat Boylu, akşam saatlerinde Darıca Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki evine doğru giderken, sokakta oyun oynayan küçük kızını da yanına aldı.

13 yıllık polis memuru Murat Boylu iddiaya göre sokaktan motosikletle geçen 2 kişiyi yavaş gitmeleri konusunda uyardı.


BABASI OLAYI GÖRÜP AŞAĞI İNDİ


Motosikletteki 2 kişi ile üzerinde üniforması olan polis memuru arasında tartışma çıktı. Tartışmaya motosiklette bulunan 2 kişinin sokakta bulunan arkadaşları da dahil oldu. Polis memuru Murat Boylu’nun balkonda bulunan babası 57 yaşındaki Canşah Boylu tartışmayı görerek aşağı indi.


SİLAH ATEŞ ALDI, POLİSİN BABASINA İSABET ETTİ


Polis memuru kendini korumak için üzerine doğru yürüyen 6-7 kişiye göz yaşartıcı spreyi sıktı. Canşah Boylu da bu sırada kavgayı ayırmaya çalıştı. Polisin üzerindeki tabancayı almaya çalışan bir kişi, tetiğe dokununca silah ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun Canşah Boylu’ya isabet etti.

 KURTARILAMADI


Grup olay yerinden kaçarken, Canhaş Boylu, çağırılan ambulansla Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ancak doktorların tüm çabasına karşın kurtarımadı.

Polis kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.



ARDAHANLIYI KİM ÖLDÜRDÜ?


*09/04/2016 Tarihli Haber


Uğradığı silahlı saldırı sonucu 9 Eylül 2015’te yaşamını yitiren İstanbul Küçükköyspor Tribün Lideri Ardahan Hoçvan Nebioğlu köylü Ramazan Süt cinayeti gizemini koruyor.


Silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Küçükköyspor Tribün Lideri (Tatar Ramazan) Ramazan Süt cinayeti gizemini koruyor. Olayın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamayan davada, olay günü saldırganı kaçırdığı kamera kayıtlarına da yansıyan motosiklet sürücüsüyle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı ortaya çıktı. Süt ailesi, cinayetin aydınlatılması için yetkililerden destek bekliyor.


Küçükköyspor Tribün lideri Ardahanlı Ramazan Süt, 9 Eylül 2015 gecesi, saat 01.36 sularında meydana gelen silahlı saldırı sonucu başından vurularak yaşamını yitirdi. Olayın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen sis perdesi bir türlü aralanamayan cinayetle ilgili kamera kayıtları ortaya çıktı. Olayın yaşandığı Çarşamba gecesi, saldırgana kaçarken bir motosiklet sürücüsünün yardım etmesi mobese kayıtlarına yansırken, cinayetle ilgili yapılan soruşturma sürecinde motosiklet sürücüsüyle ilgili hiçbir işlem yapılmaması kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Cinayetin bir an önce aydınlatılmasını isteyen Süt ailesi, yetkililerden yardım istiyor.


16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com



Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.

Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..

Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.

Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..

Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..

17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..

Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.

Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED’in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.

Halbuki aynı festival Faruk Köksoy’un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..

Çünkü Mikail Kayatürk’ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol’un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy’un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9’uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.

Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..

Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..


**STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?


Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.

Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.

Ardahan’ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..

Yani işn kısası ARDAFED’in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.

Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..

Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..

Birde bunu soralım, sorgulayalım..

Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..


 

 



**Artçı Sarsıntılar..


Bugün 17 Ağustos..

Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02’de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?

Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..

Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan’da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..

Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos’ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..

Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara’da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan’da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..

Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından ‘önlem alacağız’ deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..

Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..

Peki, ‘kim suçlu?’ diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..

Ne diyelim, ‘Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz’ demekten öte..



**Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..


Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan’ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan’ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler ‘evet’ diyeceğim İlimdar Senem’i aratması beni üzmekte..

Çünkü Taştan’da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.

Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP’ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP’nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın meslektaşımız Özkan Karakaya’ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de ‘Ben ele demek istemedim, bele dedim’ dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.

Çünkü aynı Yalçın Taştan’ın gazeteci Özkan Karakaya’ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.

Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya’ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya’ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’a alenen ve sert mesajlardı.

Bunu kendisi de inkar etmiyor..

Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..

Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz’ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019′ a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..

Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan’a bir önerim olacak..

Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç’u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..

Örnek mi?

Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,

Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,

Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 

İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,

Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,

Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,

Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan’da, ekibi de puan toplayacak..

Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve ‘Evet, biz 2019’da en az bir milletvekili, Ardahan’ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz’a da, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay’a, CHP’ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP’nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç’a da, Çıldır’da kenara çekilen İlimdar Senem’e de, İl Başkanları serbest kalan HDP’ye de ihtiyaç var.’ diyecek.

Yada; ‘Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım’ deyip, başta Öztürk Yılmaz’a olmak üzere hepimize rest çekecek..

Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..

Kimsede çıkıp, ‘sen çark ediyorsun’ diyemez.

Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..

Bu arada Öztürk Yılmaz’ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..

Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..

Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan’da ki sol olur..