KATİLLERE TESLİM OLMAYACAĞIZ!..
Sevinmesin kahpe kurşunları sıkanlar ..
Çünkü; Bizler hepimiz biren Hrant Dinkiz ..
Biz ölmedik, sevinmesin katiller, gülmesin kahpeler çünkü teslim olmayacağız ..
Dün yine bir gazeteci vuruldu bu ülke’de..
Birileri kuklaları kanalıyla yine bir gazeteciyi kahpece yere serdiler..
Adı, Hrant Dink’ti ..
Suçu, sadece yazmaktı..
Nice gazeteci gibi onuda kahpece arkadan yanaşıp vurdular iki kurşunla ..
Ülkemin barış ortamına sıkılan bu kurşunlara teslim olmayacağız…
Ve öldükçe çoğalıp, yazmaya devam edeceğiz ..
www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net
Gazetecinin öldürülmesini
GAZETECİ isimli arabasına gazete başlıkları asarak kınadı ..
Ardahanlı Gazeteci Fakir Yilmaz meslektaşı Gazeteci Hrant Dink’in katledilmesini GAZETECİ isimli arabasına, yerel ve ulusal gazetelerin konuyla ilgili manşetlerini yapıştırarak şehir merkezinde gezerek kınadı.
Ardahan’da günlük olarak yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’nin Yazıişleri Müdürlüğünü yapan 21 yıllık gazeteci Fakir Yilmaz gazetecilerin düşüncelerini açıkladıkları için katledildikleri bir ülkede bu tür manşetlerden birilerinin belki utanması için böyle bir eyleme gittiğini ve Hrant Dink’in katil ve katilleri bulunana kadar bu eylemine devam edeceğini açıkladı.
GAZETECİ isimli 1992 model aracına siyah bez asıp, ulusal ve yerel gazete manşetlerini yapıştırarak kent merkezinde gezen gazeteci Fakir Yilmaz ayrıca internet üzerinde yayınlan www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet sitesi üzerinde yayın yapan ARDAHAN RADYO isimli internet radyoda da gün boyu sadece Sarı Gelin ve Uğurlar Olsun türkülerini çalıyor.
Haber ekleme saati: 12.46 – 20/01/2007
Haber/Foto: Özkan Karakaya-Günay Nuh
Ardahan ve Kars’ta yapılan
-20 Derece Operasyonundan ilk bilgeler gelmeye başladı ..
İHALELERDE SİYASİ NÜFUS KULLANMIŞLAR!..
AKP’li bazı politikacı yakınlarının tutuklandığı yolsuzlukla ilgili polis raporunda, ‘zanlıların ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları’ belirtildi
TOLGA ŞARDAN Ankara
Kars’ta yapılan ve bazı AKP’li yerel politikacıların yakınlarının tutuklandığı ihale operasyonuyla ilgili olarak soruşturma dosyası hazırlayan emniyet, zanlıların, “ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları”na resmiyet kazandırdı.
Kars Emniyet Müdürlüğü, hazırladığı fezlekeyle, 25 ayrı şüpheli ihaleyi tek tek mercek altına aldı.
Aralarında AKP’li Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun iki kardeşi İsmail Medet Alibeyoğlu ile Yusuf Alibeyoğlu ve AKP’li İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Yağcı’nın yakınları Yücel Yağcı ile Erol Yağcı’nın adının karıştığı “ihale yolsuzluğu” soruşturmasıyla ilgili olarak polisin hazırladığı soruşturma fezlekesi, gün ışığına çıktı.
Geçen yıl yapılan ve “Çıkma” kod adı verilen operasyonla ilgili olarak 30 sayfalık fezleke hazırlayan Kars Emniyet Müdürlüğü, Medet Alibeyoğlu’nun lideri olduğu belirtilen suç örgütü için şu tanımlamayı yaptı:
“Kamu kurumlarındaki mal ve hizmet alımlarına ilişkin ihalelerde, ihaleye katılan firmalardan ihale şartlarını ve fiyatlarını etkilemek için aralarında anlaşma yaptıkları, ‘çıkma’ tabir edilen para aldıkları, ihaleye katılma yeteneğine veya koşullarına sahip olan firmalara cebir şiddet ve tehdit unsurlarını kullanarak ihale sürecindeki işlemlere katılmasını engelleyip ihalelere fesat karıştırma suçu işledikleri ve bu suçu işlemek için örgüt kurdukları, oluşturulan bu örgütün liderliğini İsmail Medet Alibeyoğlu’nun yaptığı ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu ile birlikte ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanmak suretiyle baskı sağladıkları, girdikleri ihalelere bazen örgüt lideri İsmail Medet Alibeyoğlu ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu’nun bizzat katıldıkları…”
25 şüpheli ihale
Şüpheli ihalelerin nasıl yapıldığı da fezlekede şöyle anlatıldı:
İsmail Medet Alibeyoğlu 15, Yusuf Alibeyoğlu 17 ihaleye fesat karıştırdı. Medet Alibeyoğlu, Akyaka YİBO’nun yemek ihalesi için yapılması gerekenlere okul müdürü Mustafa Aramaz’la birlikte karar verdi, ihaleye girecek firmaları birlikte saptadı. Aramaz, bunun karşılığında çeşitli tarihlerde Medet Alibeyoğlu’ndan para aldı.
Özel İdare’ce yapılan Arpaçay Koç köy yolu ile Susuz yol yapım ihalesinde de siyasi nüfuzlarını kullanan İsmail Medet Alibeyoğlu, ihale bedelleri ve şartnameleri öğrenmek için Köy Hizmetleri ve Özel İdare Müdürlüğü yetkililerinden bilgi aldı.
İl Kültür Müdürlüğü’nün güvenlik hizmeti ihalesinde Medet Alibeyoğlu ve Alibeyoğlu ikilisi, Kültür Müdürü Kenan Bekis ve yardımcısı Turgay Kızılörenli’yle birlikte çalıştı. İkili, Kafkas Üniversitesi tadilat inşaatı için para karşılığı bilgi aldı.
Yusuf Alibeyoğlu, tek başına yürüttüğü İl Özel İdaresi’nin iş makineleri ve diğer araçların yakıt ihalesinde 5. olmalarına karşın, siyasi nüfuzlarını kullanarak ihalenin kendisinde kalması için çalışmalar yaptı.
Suç örgütü, taşımalı ve pansiyonlu eğitime tabi öğrencilerin yemek ihalesine de fesat karıştırdı.
Kars Devlet Hastanesi kalorifer yakıtı alım ihalesinde “anlaşmayı kabul etmeyen” işadamı Necat Dereci, suç örgütünün talimatıyla Bülent, Erol ve Tuncer Yağcı tarafından dövüldü.
Haber ekleme saati: 16.33 – 20/01/2007
Haber/Foto: Milliyet Gazetesi
-17’te yapılan Sağlığın açılışında sağlıkçılar hastalandılar ..
Dünya Bankası tarafından yaptırılan üç yeni sağlık ocağının açılışında valiyi bekleyen başta sağlıkçılar olmak üzere tüm protokol dondu.
Özelikle Göle ilçesinde ki açılış töreninde sıraya dizilip Ardahan’da gelecek olan valiyi bekleyen hemşire, ebe ve doktorlar Vali Murat Yıldırım’ın kaymakamlığı ziyareti uzayınca -17’i bulan dondurucu soğukta hastalandılar.
Posof ve Hanak ilçesinde de kar yağışıyla birlikte esen şiddetli tipi altında resmi açılışları yapılan sağlık ocakları açılış törenlerinde de aynı manzaralar yaşandı.
Haber ekleme saati: 16.10-20/01/2007
Haber/Fotolar: Tuğba Yilmaz/Göle
Posoflular arıcılığı Almayanda öğrenecekler ..
Çıldır Lisesinden sonra Ardahan’ın Posof İlçesi Halk Eğitim Müdürlüğü de AB’ye bir proje kabul ettirdi.
Alınan bilgilere göre Posof İlçe Halk Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı LEONARDO DAV INCI adlı projeyi kabul eden Avrupa Birliği, Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü Yücel Ertan ile Posof İlçe Halk Eğitim Müdürü Raşeittin Üstün ile 2 Posoflu arıcıyı Almayan’ya davet etti. Koblens şehrine davet edilen Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Halk Eğitim Müdürü ile iki Posoflu arıcı burada yapılan arıcılık ve bal üretimi üzerinde incelemelerini dönüşlerinde düzenleyecekleri konferanslarla Posof’ta ki arıcıları anlatacaklar.
Haber ekleme saati: 16.09 – 20/01/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
SIRA KİMDE?
Gazeteci Hrant Dink kalleşçe katledildi …
Siyasiler istifayi değil, her zaman ki açıklamalarına başladılar…
**Dink, Son Yazısında ‘Tehdit’ Edildiğini Belirtmişti ..
Uğradığı Silahlı Saldırıcı Sonucu Hayatını Kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Gazetenin ‘Agos’un Merceğinden’ Adlı Köşesindeki Son Yazısında, ‘Tehdit Edildiğini’ Bildirmiş.
Dink, Agos Gazetesi’nin arka sayfasında yer alan ”Ruh halimin güvercin tedirginliği” başlıklı yazısında, ”Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkında başlatılan soruşturma ve açılan davada çıkan mahkumiyet kararını eleştirerek, ”Türk düşmanı olarak meşhur edildiğini” kaydetetmişti.
Dink, yazısında şu ifadelere yer vermişti ..
”Şu çok açık ki, beni yalnızlaştırmak, zayıf ve savunmasız kılmak için çaba gösterenler, kendilerince muratlarına erdiler. Daha şimdiden, topluma akıttıkları kirli ve yanlış bilginin tesiriyle Hrant Dink’i artık ‘Türklüğü aşağılayan’ biri olarak gören ve sayısı hiç de az olmayan önemli bir kesim oluşturdular. Bilgisayarımın güncesi ve hafızası bu kesimdeki yurttaşlar tarafından gönderilen öfke ve tehdit dolu satırlarla yüklü.
Bu mektuplardan birinin Bursa’dan postalandığını ve yakın tehlike arz etmesi açısından da hayli kaygı verici bulduğumu ve tehdit mektubunu Şişli Savcılığı’na teslim etmeme rağmen bugüne değin herhangi bir sonuç alamadığımı yeri gelmişken not düşeyim.
Bu tehditler ne kadar gerçek, ne kadar gerçek dışı? Doğrusu bunu bilmem elbette mümkün değil. Benim için asıl tehdit ve asıl dayanılmaz olan, kendi kendime yaşadığım psikolojik işkence. Tıpkı bir güvercin gibiyim… Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli… Ve anında dönecek denli de süratli.”
Hrant Dink, yazısında, yaşamamak için fazlasıyla umutları ve nedenleri olduğunu belirterek, ”Şimdi artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim” ifadesini kullanmıştı.
www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Yıl 2007 insanlar yolda mahsur ..
Dün hafta sonu dolaysıyla köyler de ki evlerine gitmek isteyen 40 Yatılı Bölge İlköğretim Okulu öğrencisi ile bir çok köylü Beşiktaş-Dağcı köyü yolunun tipiden kapanan yolunda mahsur kaldı.
6 minibüsle yolda kaldıkları öğrenilen insanların kurtarılmak için yaptıkları çağrılarının 4 saattir cevap almadığı öğrenilirken Köy Hizmetlerinden sorumlu İl Özel İdare Genel Sekreteri’nin cep telefonu olay süresi boyunca kapalı olduğu görülürken, Köy Hizmetleri Birimii santralcısı, yolu açmaya giden dozerin Hoçvan Hasköy’de tekerinin patladığını belirtti. Jandarmanın doğruladığı olay bugün saat 18.00’da sıralarında meydana geldi.Son alınan bilgilere göre Ardahan’dan olay yerine giden yeni bir ekibin Beşiktaş/Dağcı köy yolunu açtığı ve vatandaşların kurtarıldığı öğrenildi..
Haber ekleme saati: 20.41 – 19/01/2007
Haber: Fakir Yilmaz/Ardahan
IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/ÇARŞAF
ÇARŞAF…
Esenyurt’tan Cihan Güner, Ardahan’daki Fakir Yılmaz’a bir resim göndermiş. Fakir de, yeme-içme o resimi bana attı.
Resimde, çarşaflı bir kadın var.
Nerde?
Esenyurt’un AKP’li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun makam koltuğuna gömülmüş.
Kadıoğlu da, konuk koltuğunda.
Fakir sordu:
“Yorumun ne?”
Dedim ki:
“Gürbüz Çapan sonrası, çağdaş ve aydın kent kimlikli Esenyurt’un içine düştüğü kara hal.”
Çarşaf artık Esenyurt’ta adeta moda.
***
Çarşaf, kimi zaman bağımsızlığın simgesi olabilir, kimi zaman da özgürlüğün üstüne atılmış bir kara şal gibidir, zamana, mekâna göre anlamı değişen bir giysidir.
İslam dünyasında sömürgecilere karşı savaşımda, çarşaf çok işe yaramıştır.
Cezayir kurtuluş savaşında çarşafın altına kimi zaman silah gizleniyordu, kimi zaman bir gizli belgeyi, çarşaflı kadın, direnişçilere ulaştırıyordu.
Fransız polisi çarşaflı kadına el attığı zaman, ulusal tepki başkaldırma duygusuna dönüşüyor, bağımsızlık onurunun itici gücünü körüklüyordu.
Bizim Kurtuluş Savaşımızda da çarşaf kutsal amaçlar için kullanıldı.
Kurtuluş Savaşı filmlerinin bir çok karesinde, işgalciye yakalanmamak için çarşaf giymiş kuvayi milliyeci vardır.
Ne var ki çarşaf, uyuşturucu kaçakçılığında da iş görebilir, esrar kaçırmaya, eroini gizlemeye yarayabilir.
Her çarşaflı kadının ille de erdem simgesi gibi değerlendirilmesi gerekmez. Kimi zaman şeriatçının “aydınlanma”ya karşı gerici siyasetinde kara çarşaf kullanılır.
Bir tabanca kimi zaman cinayet işlemek için araç olabilir, kimi zaman can kurtarmak için.
***
Kadının örtünmesi, başını örtmesi, çuvala girmesi, bağnazlığın turetimidir.
Kadın örtünmeyi yeğliyorsa, kendi bilir. Yok, kadın çarşafı kendi istencinin dışında, çevrenin baskısıyla giymek zorunda kalmışsa, yazık değil mİ!
Kız çocuklarını çarşaf kültürüyle yetiştiren analar babalar, cinayet işliyorlar.
Çarşafın ülykemizde görünmesi, 19’uncu yüzyılın başlarında, Suriye Valiliği’nden dönen Suphi Paşa’nın eşiyle başlamış. İran ve Arap illerinde yaygın bu giysi Dersaadet’te moda olmuş.
Yüzyılın sonunda, İkinci Abdülhamit, saray kadınlarıyla ötekileri ayırmak için buyruk çıkarmış:
“Feraceyi yalnız saray kadınları giyebilir.”
O günden sonra çarşaf İstanbul’da en çok kullanılan giysiler arasına girmiş.
İstanbul’da çarşafın öyle türleri çıkmış ki yobazlar giyilmesini “bidat” saymışlar. 20’ncİ yüzyılın başında, kadınların popolarını büyük göstermek için yastıklı çarşaflar piyasaya sürülmüş, zenginler ithal malı çarşafları yeğlemişler, her renkten baştan çıkarıcı çarşaf türleri kadınlarca kapışılmış.
Örtünmenin çekiciliğine eklenen küçük cilveler ülkemizi baştan sona sarmış.
Anadolu’da kırsal kesimlerde kara çarşaf tutulmamış, kasabalarda az çok geçerli olmuş.
***
Bilmem ki, sizin de dikkatinizi çekmiş midir?
Geçmişte Refah, bugün AKP döneminde çarşaf, biraz da her işin kilidini açan bir anahtar gibi.
AKP’li belediyelerin çoğunda işin olan kadın, işinin yürümesi için örtünme gereği duyuyor.
Ama, Esenyurt Belediyesi’ndeki görüntü, biraz farklı.
Çarşaflı kadın, Belediye Başkanı Kadıoğlu’nun koltuğunda.
Kadıoğlu, konuk koltuğunda.
Bu kare neyi gösteriyor?
Asıl başkan çarşaf.
Esenyurt’u çarşaf yönetiyor.
Kadıoğlu’nun, çarşaflı kadına, “koltuğuma oturamazsın” deme şansı yok.
Derse ne olur AKP’li Belediye Başkanı AKP’nin tek başına iktidar olduğu ülkemizde?
Çarşafa dolanır.
***
Ama, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediye başkanı olan Nemci Kadoğlu’nun, makam koltuğunda kara çarşaflı bir bayan oturuyorsa, bilinki Esenyurt şimdiden çarşafa dolanmış demektir.
yazarcizer@hotmail.com
Sağlıkta AKP partizancılığı ..
Kars’ta sağlık skandalına bir yenisi daha eklendi. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru Kars’a geçici olarak gönderilip, Kars Doğumevi Başhekimliği’ne atanırken, Doğumevi Hastanesi’nde görevli doktorlar rotasyonla Kağızman’a gönderiliyor. Sağlıkta yaşanan bu skandal, “AKP’nin partizancılığı” olarak değerlendirildi.
AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın ilçesi olan Kağızman’da Devlet Hastanesi’nde ameliyathane olmadığı için burada görevli uzman doktor Levent Keskin, ameliyathane faaliyete geçinceye kadar geçici görevle Kars’a gönderildi. Geçici görevle geldiği Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne atanan Levent Keskin, ameliyathanenin faaliyete geçmesi üzerine yeniden Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Ancak, Keskin, Kağızman’daki görevine başlamadan, yeniden geçici görevle Kars’a atandı ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürmeye başladı.
AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Keskin’in, asıl görev yeri olan Kağızman’a önce gönderilip, yeniden geçici görevle Kars’a görevlendirilmesinin ardından, Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki kadın doğum uzmanı kadrosu için, Kars Doğumevi Hastanesi’nde görevli kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman’da görevlendirilmeye başlandı.
Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktorunun geçici olarak Kars’a görevlendirilmesine ve burada aynı daldaki boşluğun rotasyonla doldurulmak istenmesine isyan eden doktorlar, “Partizancılığın ve adam kayırmacılığın bu kadarına da pes!” dediler.
Kağızman’ın, Kars’a geçici olarak gönderilen ve burada başhekimlikle ödüllendirilen uzmanı varken, Kars’tan rotasyonla Kağızman’a kadın doğum uzmanı gönderilmesinin anlaşılmaz olduğunu belirten bazı doktorlar, şunları söylediler:
“Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir uygulama yaşanıyor. AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki uzman doktor Levent Keskin, orada ameliyathane olmadığı için Kars’a geçici görevle atanıyor ve geçici görevle atandığı Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne getiriliyor. Bu konuda çıkan haberlerin ardından yapılan açıklamada, Keskin’in, ameliyathane faaliyete geçtiğinde görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderileceği bildiriliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin ameliyathanesi faaliyete geçiyor ve bir süre sonra, Kars’a geçici olarak atanan ve Doğumevi Başhekimliği’ne getirilen Levent Keskin, asıl görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Ancak, Keskin göreve başlamadan yeniden geçici görevle Kars’a atanıyor ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürüyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru olan ve şu anda Kars Doğumevi Başhekimliği görevini sürdüren Levent Keskin, geçici görevle Kars’ta bulunurken, Kars Doğumevi’nde bulunan kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin doktorunu geçici görevle Kars’a atayacaksın ve başhekim yapacaksın, bundan doğan boşluğu da Kars’taki doktorlarla dolduracaksın! Böyle bir saçmalık ve çelişki olur mu?”
Bu arada, rotasyonla atanan ilk doktor olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Rengiz Kılıç’ın da siyasi torpil nedeniyle Kağızman Devlet Hastanesi’ne gitmediği öğrenildi.
Doktorlar, şu ana kadar Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış buu rezaletten, sağlık atamalarından sorumlu AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey ile AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ı sorumlu tuttular.
Haber ekleme saati: 19.09 – 19/01/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK
AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, “Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a verdiği yanıtta çam devirdi. Açıklamasında, “Bahsi geçen yardımları açıklamak AK Parti’nin görevidir” diyen AKP İl Başkanı Aras’a, MHP İl Başkanı Aktaş’ın yanıtı gecikmedi. Aktaş, “Açıklama, Demokrat Parti dönemini çağrıştırıyor.” dedi. Bu arada, AKP İl Başkanı Remzi Aras’ın, Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından dağıtılacak paraya “dağıtacağım” açıklamasına, açıklama istenen Vali Mehmet Ufuk Erden’in seszizliği dikkat çekti.
Dünkü gazetemizde yer alan, “MHP İl Başkanı Aktaş, AKP İl Başkanı Aars’ın, ‘Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan 1241 kişiye 50’şer YTL dağıtacağım’ açıklamasına serç çıktı” başlıklı haber üzerine, yazılımı bir açıklama yapan AKP Kars İl Başkanı Aras, partisinin kendine verdiği yetkiye dayanarak bu açıklamayı yaptığını savundu.
Aras, açıklamasını, “Bahsi geçen kuruma ait yardımla ve bu yardımların niteliği hakkındaki açıklamalar AKP İl Başkanı’nın görev sorumluluğu içerisinde” diye savundu.
Bu arada, MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın açıklamasını şaşkınlıkla karşıladığını belirterek, “Açıklama, Demokrat Partisi dönemini hatırlatılıyor.” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nde bazı gelenekler olduğunu ifade eden Aktaş, “Böyle bir açıklama yapılması gerekiyorsa, bunu bu işten sorumlu Vali yapar. İktidarda da olma bir siyasi partinin üzerine düşen görev değildir böyle bir açıklama.” dedi.
Devletin bir siyasi geleneği olduğunu ve bu siyasi geleneğe de öncelikle siyasi partilerin saygı duyması gerektiğini ifade eden Aktaş, “Eğer ortada bu geleneğe saygı yoksa, demokrasi de yok demektir. Türkiye Cumhuriyeti devlet geleneğinde, sayın Remzi Aras’ın açıklaması, gelenekle örtüşmüyor.” diye konuştu.
İKİNCİ AÇIKLAMADA ÇARK
Bu arada, AKP Remzi Aras’ın, ““Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren ve “Hangi sıfatla?” diye soran MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a, öğleden önce AKP’den verilen ve gazetelere imza karşılığı dağıtılan yazılı açıklama, öğleden sonra toplatıldı. Daha sonra yapılan ve yine imza karşılığı gazetelere verilen açıklamada, farklı bir tutum takınılarak, hükümetin icraatlarını kamuoyuna bildirmek zorunda oldukları ifade edildi. Ancak, AKP Kars İl Yönetimi, öğleden sonra yaptığı açıklamada yumuşattığı öğleden önceki açıklamasını, eposta adresiyle gazetelere ulaştırdığını unuttu.
Haber ekleme saati: 12.00 – 19/01/2007
Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars
Ağaların 4×4 keyfi bozulacak gibi!..
Hükümet yayınladığı genelge ile resmi kurumları tasarufa yapmaya çağırdı.
Başta 4×4 Jipler olmak üzere bir çok konuda tasaruf yapalıacağını bildiren hükümetin yeni genelgesi eğer tam olarak uyguların ve delinmezse başta Posof ile Göle kaymakamları da dahil olmak üzere İl Sağlık Müdürü, İl Çevre Müdürü, Göle Orman İşletmesi Müdürü ve diğer bir çok kurum amirinin kullandığılüks araçlar makam aracı kimliğinden çıkarılıp, ya vatandaşın hizmetine sunulacak, yada satışa sunulacak.
Makam araçları, görev dışında kullanılamayacak
Başbakanlık, kamu kuruluşlarına yönelik kapsamlı bir tasarruf genelgesi yayınladı. Resmî taşıtların kullanımında, telefon, yurtdışı görevi, gazete alım-ları, temsil, ağırlama ve tanıtım giderlerinde harcamalar sınırlandırıldı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik geniş kapsamlı sınırlamalar içeren bir tasarruf genelgesi yayınladı. Genelgeyle resmi taşıt, telefon, yurtdışı görevlendirmeler, gazete alımları, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım harcamalarında sınırlandırılmaya gidilirken, “telefonla özel görüşme bedellerinin, özel görüşmeyi yapanlardan tahsil edilmesi” istendi. Doğal afetler nedeniyle yapılması gereken acil müdahaleler, iç ve dış güvenlik ile istihbarat hizmetlerinin gerektirdiği zorunlu harcamalar, karayolu trafik güvenliği ve sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimle ilgili harcamalar ise genelge kapsamına alınmadı.
Başbakan Erdoğan imzalı “tasarruf Tedbirleri” genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genelgeye göre kamu kurumları yurtiçi ve dışında hiçbir surette yeni hizmet binası, lojman, kamp, dinlenme ve benzeri sosyal tesisle ilgili arsa satın alamayacak, kamulaştıramayacak, kiralayamayacak ve üzerine yeni inşaat yapamayacak. Kamuya ait araçlar özel işlerde, tatil günlerinde ve personel servis aracı olarak kullanılmayacak. İdareler, akaryakıt sarfiyatının asgari düzeyde tutulması için tasarruf yapacak. Yeni dönemde her kurumun telefonlarının milletlerarası görüşmeye açılmaması planlanıyor. Telefon faturalarının her defasında harcama yetkilileri tarafından kontrol edilerek, özel görüşme bedellerinin ilgililerden tahsil edilmesi öngörülüyor. Ayrıca genelgeyle birlikte bakan, müsteşar, müsteşar yardımcısı vb makamlar dışında kurumlara günlük gazete alımınında önüne geçilecek. Uluslararası toplantılar ile milli bayramlar hariç, açılış, konferans, seminer, yıldönümü ve benzeri kutlama ve organizasyonlara ilişkin faaliyetler nedeniyle davetler düzenlenmeyecek, hediye ve diğer adlar altında ödeme yapılmayacak.
İşçi, ikramiyeyi ay sonunda alacak
Bu arada devlet, kamu kurumlarında çalışan işçilere 2007 yılına ait ikramiyelerinin ilk yarısını 31 Ocak’ta, ikinci yarısını ise 29 Haziran’da yapacak. Maden işletmelerinin yeraltı işlerinde çalışanlara yapılacak ikramiye ödemelerinin tamamı ise 17 Aralık 2007’de gerçekleştirilecek.
Haber ekleme saati: 12.03 – 19/01/2007
Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
Ermenistan’da önemli adım ..
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım yollarının gelişmesine önemli katkı sağlaması beklenen Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryolu hattı projesine Ermenistan’ın da katılmak istediği bildirildi.
Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Gegham Garibcanyan, Gürcü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ermenistan’ın, Türkiye sınırını açmaya ve Kars-Ahılkelek-Tiflis demiryolu inşaatına katılmaya hazır olduğunu” söyledi.
Merkezi Erivan’da bulunan Arminfo ajansının haberine göre, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki bulunmamasının, mevcut sorunları artırdığını savunan Garibcanyan, ülkesinden geçen Kars-Gümrü-Ahılkelek demiryolu hattının SSCB’nin dağılmasından bu yana kapalı olduğunu dile getirerek, “Eğer Türkiye-Ermenistan sınırı açılırsa hemen sonraki gün bu hat kullanılmaya başlanabilir” dedi.
Söz konusu hattın kullanılmaya başlanmasıyla bölge ülkeleri arasındaki işbirliğinin gelişebileceğini, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkilerin artacağını ileri süren Garibcanyan, böylece bölgenin de herkes için daha güvenli olacağını savundu. Sözde Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanınmasının Ermenistan dış politikasının öncelikleri arasında yer alması, Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 20’sinin Ermeni işgali altında bulunması gibi konular ise Garibcanyan’ın açıklamasında yer almadı. Azerbaycan, topraklarındaki işgalin sona ermesi ve vatandaşlarının topraklarına dönüşü sağlanmadan Ermenistan ile hiçbir işbirliği yapılmayacağını daha önce açıklamıştı.
***3 ÜLKE HEYETLERİ BAKÜ’DE
Öte yandan, Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryoluyla ilgili toplantıların son aşaması, ilgili üç ülke teknik heyetlerinin katılımıyla bugün Bakü’de başladı. Toplantıların bugünkü bölümü ağırlıklı olarak Azerbaycan-Gürcistan heyetleri arasında yapılırken, görüşmelerin yarınki bölümünün Türk heyetinin katılımıyla sürmesi bekleniyor. Demiryolu hattının inşasıyla ilgili tam bir uzlaşmaya varılırken, heyetlerin görüşmelerinde daha önce Tiflis’te paraf edilen konuya ilişkin anlaşmanın imzalanmasıyla ilgili detaylar ele alınıyor. Gürcistan’ın hattın inşa ve onarım çalışmaları için Azerbaycan’dan uzun süreli ve çok düşük faizle alacağı yaklaşık 200 milyon dolarlık kredinin artırılmasını gündeme getirmesi üzerine görüşmeler uzamış ve sonuçta kredi oranının 300 milyon dolara çıkarılması konusunda anlaşma sağlanmıştı.
Haber ekleme saati: 12.01 – 19/01/2007
Haber: Volkan Özkan – Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
ENSAR ÖĞÜT’TEN SONRA, LPG FİRMALARIDA TEZEĞE SAVAŞ AÇTILAR!
Bir süre önce TBMM’sine götürdüğüa tezeklerle basın açıklaması yaparak, bölgede ki köy okullarına kömür verilmesi için çağrıda bulunan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ten sonra LPG şirketleride tezeğe savaş açtılar.
Doğalgaz kullanımı vilayetlerden ilçelere doğru hızla yaygınlaşırken, müşterilerini kaybeden tüpgazcılar, yönünü köylere çevirdi.
Köylerde kulis yapan ekipler, yemek yapmak, çocuklara bakmak, hayvanların ihtiyaçlarını gidermek için günü koşuşturmakla geçiren ev kadınlarını ikna etmeye çabalıyor.
“Vaktinizi tezek ve odunla uğraşarak harcamayın. Tüp kullanın, evinize, çocuğunuza ve hayvanınıza daha fazla zaman ayırın!” sloganı ile köyleri dolaşan tüpgazcıların önündeki en büyük engel ise fiyatı şişiren vergiler. Türkiye Likit Petrol Gazcıları Derneği ile Dünya LPG Birliği’nin (WLPGA) yürüttüğü ‘LPG’nin Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması Projesi’ için pilot bölge seçilen Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çukurören ve Yılanlı köylerinde ekipler çalışmaya başladı. Tezek ve odun yakarak ısınan köylüleri tüp kullanmaya ikna etmek için hazırlanan projeye, başkanlığını Kemal Derviş’in yaptığı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da (UNDP) destek veriyor.
Haber ekleme saati: 11.54 – 19/01/2007
Haber: Volak Özkan Foto: www.sonvilayet.net
Eskiden ekmek pişerdi şimdi öğrenci yetişecek!
Ardahanın Göle İlçesinde yıllar önce ekmek fırını olarak kullanılan ve daha sonra atıl duruma gelen Göle Belediyesine ait bina, okuma salonu oldu.
Ardahan Sanayici ve İş Adamları Derneği (ARSİAD) tarafından kiralanan ve okuma salonu olarak onarılıp hizmete sunulan bina, Ardahan Valisi Murat Yıldırımın katıldığı bir törenle halkın hizmetine sunuldu.
Yıllarca atıl bir vaziyette boş kalan binanın eğitim yuvası olarak Göleli vatandaşların hizmetine sunulmasından oldukça mennun olduğunu dile getiren Vali Yıldırım:” Dileriz bu eğitim yuvasında çocuklarımız en iyi şekilde yetişir”. dedi.
Yıldırım sözlerinin devamında :”ARSİAD yönetimine yapmış oldukları bu önemli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz ve kendilerinden başka yatırımlarda bekliyoruz.Evet yatırım sadece iş hayatında olmaz böyle eğitim yuvaları da bir yatırım sayılır, hemde geleceğe yapılmış bir yatırımdır”.dedi.
Binanın daha önce fırın olarak hizmet verdiğini ama daha sonra kapandığını dile getiren ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan, yaklaşık 60.000 binYTL harcayarak binayı onardıklarını söyledi.
Göle Belediyesinin bu konuda kendilerine çok yardımcı olduklarını belirten Çapan :”Başta Sayın Göle Kaymakamımız Şaban Akça olmak üzere herkese şükranlarımızı iletiyoruz” dedi.
Okuma salonunda gönüllü eğitimci olarak hizmet verecek olan Kimya Öğretmeni Ufuk Polat , Göleye ve Göleli öğrencilerin hzimetine sunulan yeni yerle ilgili şunları söyledi:” OKS sınavına yönelik açılan Göle okuma salonu veya bir diğer adı ile test merkezi olan binanın tamiratı için yaklaşık 60.000 ytl harcandı. Test merkezi için 200 den fazla öğrenci başvurdu ve sadece 104 öğrenci alınabildi. İmkan olarak sürekli sınırsız internet ve 5 bilgisayar var.
Sanal kütüphane çalışması dediğimiz bir prorgamı öğrencilerin hizmetine sunmuşuz.Ardahan Fem dershanesinin yardımları ile sağlanan dökümanlarla öğrencilere hizmet vermekteyiz. 2 rehber öğretmen eşliğinde öğrenciler düzenli olarak program eşliğin de takip edilmektedir. İkinci dönem yapılması planlanan faaliyetlerimiz toplu piknik, göz taraması, diş taraması, velilere yönelik aile seminerleri, oks sınav sistemi ile alakalı olarak öğrenci seminerleri yapılacaktır. Program dahilinde sınavla alınan öğrencilerden farklı olarak herkese hitap eden test merkezinde üniversite sınavına ve okul derslerine hazırlanan öğrencilerde test merkezinin tüm imkanlarından boş zamanların da faydalanabilmektedir”. dedi.
Kendisi aslen Göleli olan Ardahan İl Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç, Binayı yıllar önce Yusufelili ekmek ustalarının fırın olarak kullandığını, ama daha sonra işlerinin iyi gitmediğini düşünerek kapattıklarını söyledi. ARSİAD a bu konuda minettar olduklarını dile getiren Karakoç:” Dileriz okuma salonu İlçemiz için hayırlı olur”. dedi.
Haber ekleme saati: 11.50 – 19/01/2007
Haber: Ercan Yentek Foto: Tuğba Yılmaz/Göle
Kitapları bedava dağıtan hükümet karne parasını öğrenciden alıyor!
Hükümetin büyük şovlar yaparak, kitaplarını bedava dağıttığı öğrenciler kanalıyla topladığı paranın en sonuncusu da karne için.
Önümüzde ki haftanın sonunda birinci yarı yıl törenine girecek olan binlerce öğrenciden karne parası adı altında para toplamaya başlayan okul yöneticileri, eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla, arma, spor, aidat v.b. gibi isimler adı altında eğitim sezonu boyunca topladığı paranın sonuncusu da karne parası oldu.
Yarı yıl tatili öncesi öğrenci başı 2 ila 3 Ytl. arasında para toplayan okul yöneticilerinin bu isimler adı altında topladığı paralara karşın makbuz vermemeleri olayın diğer ilginç bir yönü olurken, bu önemli konunun defalarca gündeme getirilmesine karşın yetkililerin duyarsızlığı dikkat çekiyor.
Haber ekleme saati: 23.14 – 18/01/2007
Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yamalı paltolu ..
Bugün manşetemize konu olan olayı kaç kezdir yazıyoruz, bilmem ama dün matbaama gelen bir velinin 21. yüz yıl dendiği bu zaman da giydiği yamalı paltosunun içinde 4 çocuğunun okurken her gün para isteyip, kendisini ezmesi karşısında ne yapacağını şaşırdığını söylerken, okulların, hem de makbuzsuz topladığı paraların haddi hesabının olmadığını kimin araştırıp, soracağını merak ettiğini belirtiyordu. Bende, benden de perişan olan veliye dedim ki; Bu memleketin valisi, müdürü vede savcısı var sen merak etme…
fakiryilmaz323@hotmail.com-0535.418 32 58
Ardahanlının askerliği bitmez ..
Belçika’nın Heusden-Zolder kentinde ikamet eden Ardahanlı Ayhan Yener, geçen yıl Temmuz ayında Burdur’da başladığı bedelli askerlik hizmetini tamamlayamadı.
“Kilo fazlalığı” olan Yener, 12 gün süren askerliğinin ardından şimdi Türkiye ile Belçika arasında mekik dokuyor. Vatani görevini tamamlayamamanın üzüntüsünü yaşayan Yener (36), “Burdur’da bedelli askerlik görevimi tamamlamak için 1 Temmuz’da birliğime teslim oldum. Asker olmanın sevinci içindeyken ve hatta yemin törenine katılmama rağmen muayene olduğum esnada boyuma göre kilomun fazla olduğuna dair bir rapor tutuldu. Önce bu rapor hakkında bilgim yoktu” dedi.
Askerliğinin 13. gününde doktor heyetine gittiğini söyleyen Yener, “14 Temmuz’da Burdur’dan ayrıldım, 4 gün boyunca Isparta’daki askeri hastane ile Burdur arasında gidip geldim. Isparta’da verilen raporda boyuma göre kilomun fazla olduğu belirtilerek bana 6 aylık hava değişimi raporu verildi. 6 ayın dolmasının ardından bu ay içinde Bursa’da tekrar muayene gittim ve burada da boyuma gör kilomun fazla olduğu belirtildi ve tekrar 6 ay hava değişimi için rapor verildi. Boyum 173 cm ve kilom ise 116. Raporda 47 kg fazlalığım olduğu dikkat çekildi” şeklinde konuştu.
Aile bireylerinin genetik olarak kısa boylu ve aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Yener, “Fakat orada benden daha kilolu olan askerler vardı. Onlar askerliklerini tamamladı. Askerlik görevimin tamamlamasına 9 gün kala hava değişimine tabi tutulmam beni maddi yönden sıkıntıya düşürdü. 6 ay sonra tekrar muayene olacağım. Bu 3’üncü gidişim olacak. Yaptığım tüm bu masraflar karşılanmadığı gibi askerlik görevimi de tamamlayamamış olmam beni çok üzüyor. Yetkililerden tek dileğim var: Ya askerlik görevimi tamamlayayım ya da elverişli değilsem bunu bileyim” diye konuştu.
Haber ekleme saati: 22.28 – 18/01/2007
Haber: www./www.haberler.com
Göle yeni sağlık ocağına 4 ay gecikmeyle kavuştu..
Dünya Bankası tarafından geçtiğimiz yıl temeli atılıp, kısa sürede bitirilen Ardahan’ın göle ilçesinde ki İl Tipi Sağlık Ocağı nihayet açılıp, hizmete verildi.
5 katlı olan yeni Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, 408 bin Ytl.’ye mal olurken temeli1 Mayıs 2006 atılan ve 15 Kasım 2006 tarihinde bitirilen sağlık ocağının teslimi Sağlık Müdürlüğü, Göle Belediyesi ve yapımcı firma arasında yaşanan sorun dolaysıyla 4 aydır resmi hizmete sokulamamıştı.
Bugün Ardahan Valisinin katıldığı bir açılışla hizmete sokulan Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, bin 908 metrekare alana inşa edildi. Kars Caddesi, Göle Garajının yanında yaptırılan ve Göle Devlet Hastanesinin yükünü bir hayli azaltması beklenen yeni sağlık ocağın da 3 doktor, 4 sağlık memuru 6 Ebe, 4 hemşire ve 2 hizmetli ile hizmet verecek.
Haber ekleme saati: 19.49 – 18/01/2008
Haber: Tuğba Yilmaz/Göle
DEVLETİN AYIBI!
Ölen kaymakamına sahip çıkacağına yardım kampanyası açtı ..
Bir süre önce kalp krizi sonucu ölen Muş’un Bulanık ilçesi kaymakamına yardım için Muş Valisi imzasıyla yardım kampanyası başlatıldı. İl Valilikleri’ne gönderilen yardım kampanyasını içeren yazı, “yardımsevenlerin dikkatine” sunulmak üzere il özel idareleri ilan panosuna asıldı.
Muş Valiliği’nden diğer il valiliklerine gönderilen ve il özel idareleri ilan panolarına asılan yardım talebi yazısında, 03.11.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu 31 yaşında yaşamını yitiren Kaymakam Mehmet Aydın’ın hizmet süresinin 10 yılın altında olması nedeniyle, geride kalan eşi ve çocuğuna maaş bağlanamayacağından, böyle bir yardım kampanyasına gerek duyulduğu bildirildi.
Ardahan Valiliğine de gönderilen Muş Valiliği’nin yardım kampanyası yazısında, “Merhum Kaymakam Mehmet AYDIN’ın ailesine maddi destek amacıyla, Muş Valiliğince üç kişilik bir komisyon oluşturuldu. Komisyon 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanununun 7. maddesi uyarınca, Türkiye Genelinde 15.11.2006 15.01.2007 tarihleri arasında 3 ay süre ile 81 il dahil olmak üzere, bütün kamu kurum ve kuruşlarında yardım kampanyası başlattı.” denildi.
Yasaya karşın 9 yıl devlete hizmet eden ve görevdeyken ölen kaymakamına sahip çıkması gereken devletin başta meslektaşlarından olmak üzere vatandaştan el açıp, kaymakamın ailesine yardım istemesi görenlerin, duyanların tepkisine neden olduğu gözlenmektedir.
Haber ekleme saati: 18.34 – 18/01/2007
Haber: Fakir Yilmaz-ÖZEL