ARDAHAN'LI YUNANİSTAN'DA DÜNYA 2. OLDU!, KÖYLÜ AHIRA KOYUYOR, HIRSIZLAR ÇIKARIYOR!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


 




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BU HABERİ YouTube ArdahanTV’de Görüntülü İzleyebilirsiniz..


Kopyala İzle..


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Bayraktar, Bulgar, Alman ve İtalyan rakiplerini yenerek Dünya Vetaranlar Şampiyonasında 2. oldu. 

Ardahan’da, 13 yaşında başladığı güreşte milli forma giyen Ardahan/Çıldırlı Milli Güzerşçi Zeki Bayraktar, 1995 yılında aktif spor yaşantısına son vererek, antrenörlüğe geçen ve kentte güreş sporuna yeni isimler kazandıran Bayraktar, veteran sporcu olarak da mindere çıkmaya devam etti. 


Veteranlar kategorisinde milli takıma seçilen Bayraktar, Yunanistan’da 21 Ekim’de yapılan ‘Veteranlar Dünya Güreş Şampiyonası’nda 55-60 yaş grubunda mindere çıktı ve Dünya Şampiyonasında 2. oldu..


Yunanistan’da düzenlenen şampiyonada ülkemize gümüş madalya kazandıran Ardahan’lı güreşçi Zeki Bayraktar kendisine sponsor olan iş insanı Ersan Türel’e ve Çıldır kaymakamına teşekkür etti.


Ardahan’da yaş grubunda sporcu olmadığı için hazırlıklarını öğrencileriyle çayırda sürdüren, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için gece gündüz çalıştığını söyleyen Bayraktar, Çıldır ilçesinin 2 bin rakımlı çayırlarında öğrencilerimle antreman yapıyorum. Bu rakım yüksekliği nedeniyle burda zorlanıyoruz ama ülkemi en iyi şekilde hem de Yunanistan’da temsil etmek ve şanlı bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırmanın gururunu yaşıyorum.’ dedi. Fakir Yılmaz’ın Özel Haberi



KÖYLÜ AHIRA KOYUYOR, HIRSIZLAR ÇIKARIYOR!


Geçtiğimiz gün yaşanan ve 15 Büyükbaş hayvanın çalındığı Ardahan’da yeni bir hayvan hırsızlığı daha yaşandı.

Havaların iyiden iyiye soğuduğu  mera ve yaylalarda bulunan hayvanlarını içeriye, ahırlara kapatmaya çalışan Ardahan’lı hayvan yetiştiricilerinin korkulu rüyası olan hırsızların yeniden sahaya çıktığı gözlenen kentte bu kez de Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Hoştolbent köyünde 4 büyükbaş hayvan çalındı.

Alınan bilgilere göre Kızıltaş ailesine ait olduğu öğrenilen hayvanları çalan hırsız ya da hırsızların birkaç gün önce Çıldır’da 15 hayvanı çalanlar mı olduğu bilinmezken bölgeden sorumlu olan jandarmanın kaşla, göz arasında çalınıp, ortadan kaybolan cebe girmeyecek kadar büyük olan bu hayvanları bulması ve hırsızları yakalaması istenmekte.



LEZ KADINLAR OLUŞUMU!..


Bülent Ersoy başta olmak üzere cumartesi yazılarımı süsleyen güzel şarkıları ile anılan Zeki Müren’in tartışıldığı yıllarda bir erkek olarak o duygunun nasıl bir duygu olduğunu düşünenlerin içinde olan gençlerin büyüdükten sonra bu kez de kadınların kadına olan alakasını, ilişkisini hep merak ettiğini desem başta zaptiyeler olmak üzere birileri yalandan ‘haydi oradan’ deyip, kaçmayın derim..


Çünkü insanların iç dünyasında neler yaşadığı ve bu yaşamları merak edenlerin hep yeni bir heyecan peşinde olduğu bir dünyada ağızlara takılan maskeleriyle ünlü Coronadan önce AİDS paniği ile baloncuklar takıp, o yolda işine bakanları unuttunuz mu derim..

Evet, bugünlerde bir moda olan ve İstanbul Sözleşmesine atılan imzanın geri çekilmesinin de içinde olduğu onca tartışmalar içinde kadının kadına olan duygusu, istemini de çekinmeden, ‘ayıptır’ demeden konuşmak, tartışmak gerekmez mi diye düşünürken o çok kapalı, arka planda kaldığı söylenen ama bana göre hiç de öyle olmadığını bildiğim, düşündüğüm Ardahanlı kadınlarında içinde olduğu kadın, kadına karşı olan duyguları yani kamuoyuna kısa adına Lez denen ama ‘karı deme’ diyenlerin buna da ‘Ötekileştirme ben bir kadın eşcinselim’  deyip adını nazikleştirdiği Lez’den bahsederken korkum o ki Zabtiyelerin yani erkek düşmanlarının tepkisinden çekinir, korkarız..

Ancak kapalı bir toplumun var olan birçok gerçek gibi bu durumu da ‘töre, ahlak’ adı altında saklamaya çalıştığını da belirtirken bu konuda bir yazıya rastlayıp, bundan sonrasını o yazıya bırakmak isterim, ‘evet zabıtaların kendilerinin bile Lez olduğu, Lezlere ilgi duyduğunu saklasalar da eş cinselliğin diğer bir adı olan ama boşanmışlar başta olmak üzere birilerinin  ‘Biz kadınların oluşumu’ diyerek çoğu kadının bilmediği ama onların aradıklarını bulmak için ‘oluşum’ diyerek yaptıkları toplantılarda asıl duygularını saklamak istedikleri

de Cengiz Semercioğlu’nun aşağıda anlatıldığı gibi bu dünyada Lez kadınlar da diğer bir gerçektir..



**29 yaşında lezbiyen olan arkadaşım anlatıyor..

Cengiz Semercioğlu

18-19 yaşından beri, yaklaşık 10 yıldır tanıdığım bir kadın arkadaşım var, iki ay önce geldi, “Kız arkadaşımla Prag’a tatile gideceğim” dedi…

“Kız arkadaşla tatil için Prag çok romantik değil mi???” dedim müstehzi bir gülümseyişle…

Şüphelendiğimi anladı… “Evet, sevgilim” dedi… “Hayırlı olsun” dedim…

“Bir kadınla beraber olduğumu ilk söylediğim sensin, kimseye söyleme” dedi ve Prag’a gitti…

Sonra defalarca bir araya geldik, 2 aydır bu kararı nasıl verdiğini konuşuyoruz…

Bugüne kadar erkek arkadaşlarını tanıdığım, uzun ilişkilerine şahit olduğum (hadi kod adı Nur olsun) Nur’u hiç bu kadar mutlu görmemiştim.

Son iki aydır lezbiyen olmaya nasıl karar verdiğiyle o kadar çok soru sordum ki, buyrun cevapları aşağıda?

Bana lezbiyen deme

– Nasıl lezbiyen olmaya karar verdin?

– Bana lezbiyen deme… Lezbiyenlik tabirine karşı çıkıyorum…

– Kusura bakma jargonu bilmediğim için. Ne diyeceğiz? Kadın eşcinsellere lezbiyen demiyor muyuz artık…

– Lezbiyenliğin ötekileştirici bir kavram olduğunu düşünüyorum… Ben bir kadın eşçinselim…

– İki ay içinde bunu bu kadar rahat söylüyor olmana inanamıyorum…

– İlk başta zorlandım, ilk söylediğim sensin biliyorsun… Ama şimdi etrafıma, çalışma arkadaşlarıma da söylediğim için daha rahatım…

– Ailene de söyledin mi?

– Kardeşim biliyor, annem tahmin ediyor. Ama babama söylemedim…

– Psikolojik yardım aldın mı bu konuda?

– Hala alıyorum, psikoloğum kendimi daha iyi hissedeceğimi düşündüğü için mümkün olduğu kadar çok insana söyle dedi… Ben de açıklamam gerekenlere bu kararımı açıklıyorum.

– Kaç yaşındasın? – 29…

– Kaç yıldır tanışıyoruz biz? – 10 olmuştur herhalde…

– Peki 10 yıl boyunca yaşadığın ilişkiler, hayatına giren erkeklerden sonra bu kararı nasıl verdin?

– Kendimi geç keşfettim diyelim…

– Yahu ben biliyorum, daha önce erkek sevgililerin oldu…

– Ama erkeklerden hazetmediğimi farkettim…

– Son sevgili bu kararını tetiklemiş olabilir mi? Hani yatakta kötüdür falan belki…

– Uff tam bir sığ erkek bakışı işte… İnsan sevgilisi yatakta kötü diye eşcinsel olur mu ya? Gider başka bir erkek bulursun o zaman… Ama ben son iki yıldır beraber olsam da erkekleri çekici bulmamaya başlamıştım.

– Bilmediğim için soruyorum, bu geçici bir heves olabilir mi? 6 ay sonra da yeniden bir erkekle çıkma karşıma…

– Hayır değil, bundan sonra hayatıma bir eşcinsel olarak devam edeceğim. Bundan dolayı da çok mutluyum, sevgilimle çok mutluyum… Ben de değişiklik var mı sence?

– Daha pozitif ve eğlenceli görüyorum seni, tek değişiklik o…

İlk kez yurt dışında bir kadınla öpüştüm

“Hemcinslerine karşı ilgin var mıydı önceden” diye sordum Nur’a…

“Hayır, hiç o gözle bakmamıştım kadınlara. Kafamda bir kadınla beraber olmak diye bir şey yoktu hiç” yanıtını verdi…

– İlk nasıl yerleşti bu fikir kafana…

– Yurt dışına gitmiştim. İspanya’ya. Çok samimi olmadığım ama tanıdığım yabancı bir kadın vardı. Kadının evinde bir partiye gittik, davetlilerin yüzde 70’i 80’i LGBT bireyiydi… Şarap falan içtik… Yanyana oturuyorduk kadınla, ben ayağa kalktım bir ara… Bacağımdan tutup oturttu beni ve dudaklarımdan öptü…

– Ne hissettin?

– Ne yalan söyleyeyim, hiç fena gelmedi…

– Karar vermek zor olmadı mı?..

– İspanya’da öpüştükten sonra kendimi sorgulamaya başladım. Evet beğendiğim kadınlar oluyordu, beni beğenen kadınlar oluyordu… Beni son bir yıldır erkekler hiç heyecanlandırmıyordu. Sevgilim vardı ama hiçbir keyif almıyordum… Hem sevişmekten hem de onunla beraber olmaktan…

– Kız arkadaşınla nasıl tanıştın?

– Bir arkadaş ortamında… Hiç konuşmadık bile… Sadece birbirimizi gördük… Ama fotoğrafı kaldı aklımda… Sonra Brenda diye bir program var… İndirip indirmemekte tereddüt ettim. İndirdim… Eşcinsel çiftlerin birbirini bulabildiği, nerede olduklarını gösteren bir program… Baktım, bizimkinin fotoğrafı… Sen o musun dedim, o da bana aynı şeyi söyledi ve o gece buluştuk…

Bir kadınla seks yapmak korktuğum kadar değilmiş

– Eve geldikten sonra?

– Sonrası ne, detay istemiyorsun herhalde…

– Ya ne biliyim merak işte…

– Öpüşmek bir şey değildi de, bir kadınla cinsel birliktelik kuramayacağımı düşünüyordum… İşin en zor yanı o diye bakıyordum…

– Nasıl aştın bu zorluğu?

– Bir kadınla seks yapmak acaba nasıl olur, orgazm olabilir misin gibi sorular vardı kafamda…

– Nasıldı peki?

– Saçmalama istersen… Ama hoşlandığın bir kadınla seks yapmak korktuğum kadar değilmiş…

– Erkeklerden farklı mı?

– Hem de çok… Çok daha haz verici olduğunu söylemeliyim benim için…

Temizliğe gelen kadın yatakta bizi görünce

Nur anlatmaya devam ediyor:

“Yıllardır evime temizliğe gelen orta yaşın üzerinde güneydoğulu bir kadın var, evimin anahtarı ondadır.

Her zaman olduğu gibi bir sabah kapıyı açıp içeri girdi ve ilk kez beni bir kadınla yatakta sarmaş dolaş gördü…

Göz göze gelmemizle, kafasını çevirmesi bir oldu…

İnanamadı…

Daha sonra utana sıkıla yanıma geldi, elimi tuttu, “Allah mutlu etsin evladım” dedi…

Sokakta önümüze tükürdüler

– Eşcinsellerin Türkiye’de yaşadığı zorluklar hepimizin malumu… İki aydır eşcinsel biri olarak karşılaştığın zorluklar neler?

– Gerçekten çok zormuş Türkiye’de eşcinsel olmak, onu anladım…

– Nerden anlıyorlar ki, eşcinsel olduğunuzu, el ele mi yürüyorsunuz?

– Sen sevgilinin elini tutarkan, öperken düşünüyor musun… Bizim için beraber olmak çok normal… Normal olduğu için bazen elini tutuyorsun, bazen barda öpüyorsun… Ne var bunda?

– Bence hiçbir şey yok ama olanlar var galiba…

– Eminönü’nden Sultanahmet’e yürüyoruz, çok kısa bir süre el eleyiz… Adamın biri önümüze, ayaklarımızın dibine tükürdü, “O…lar, birbirinizi mi beceriyorsunuz” diye…

– Başka var mı?

– Beşiktaş’ta yaşadık… Ayrılırken dudağının kenarından öptüm. Ayrıldıktan sonra arkamdan adamın biri koştu, “Lezbiyen misin lan sen” diye… Çok korkmuştum…

– Başka zorluk var mı?

– Anlatmakla bitmez… O yüzden sık sık yurt dışına gitmeye karar verdik… Haa bir de Türkiye’de seks shoplar berbatmış, onu öğrendim. Öyle böyle değil, gerçekten pespaye vaziyetteler…



arşiv haber 25/01/2019 tarihli haber


Çıldırlı Kızları ve Güreşçilerinin Başarısı..


Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri salon futbolunda rakiplerini gol yağmuruna tutarak şampiyonluğu göğüsleyen taraf olurken, 60 kilogram güreş müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmayan Çıldırlı Alperen Topkaya’a Ardahan’ı temsil etmeye hak kazandı.


Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri salon futbolunda rakiplerini gol yağmuruna tutarak şampiyonluğu göğüsleyen taraf oldu.


Ardahan‘daki bütün rakiplerini eleyen Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesi Kız Futsal takımı Ardahan’ı bölgede temsil etme hakkını elde etti. Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesi beden eğitim öğretmeni Orhan Gökan Şenlik tarafından çalıştırılan öğrenciler Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesinin gururu oldu.



**Çıldırlı Rakiplerini Tuş Etti..


60 kilogram güreş müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmayan Alperen Topkaya’a Ardahan’ı temsil etmeye hak kazandı.


Çıldır Lisesi Öğrencilerinden Antrenör Zeki Bayraktar yönetiminde mindere çıkan Alperen Topkaya bütün rakiplerini tuş ederek birinciliği kazandı. Birincilik madalyasını antrenörünün elinden alan Topkaya Türkiye müsabakalarında Ardahan’ı temsil edecek. Birinciliğin mutluluğunu yaşayan Topkaya”Zorlu rakipler karşısında birinciliğe ulaşmaktan dolayı çok mutluyum. Centilmence, fair play ruhuna yakışan müsabakalar oldu. Birinciliği elde etmeme vesile olan antrenörüm Zeki Bayraktar hocama teşekkür ederim. Yarışmaya katılan bütün yarışmacı arkadaşlarıma da saygı ve sevgi içerisinde bir müsabaka olması yönündeki öz verili tavırlarıdan dolayı teşekkür ederim” dedi.


 


Geleceğin Sporcularını Yetiştireceğiz


Sporcusunun birinci olmasından dolayı memnuniyetini dile getiren Milli Sporcu Zeki Bayraktar”Çıldır Halk Eğitim Müdürlüğü ve Çıldır Çok Programlı Lisesi ile birlikte çalışarak güzel ilçemizde ülkemiz için üst düzey sporcular yetiştirme gayreti içerisindeyiz. Öğrencim Alperen minder üzerinde kendisine öğretileni en iyi şekilde gerçekleştirerek başarıya ulaşmıştır. Ümit ediyorum ki Türkiye müsabakalarında da en iyi şekilde Ardahan’ı temsil ederek dereceye girecektir.


İmamoğlun’dan Tebrik


Müsabakalarda birinci olan Alperen Topkaya ve Milli Sporcu Zeki Bayraktarı makamında Kabul Eten Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu”Alperen Kardeşimi İlçemize yaşattığı haklı grur için tebrik ediyorum. Spor hayatının başarılı bir şekilde devam etmesini temenni ediyorum. Sproculuk faaliyetlerinde bizde Çıldır Kaymakamlığı olarak elimizden geleni yapacağız” dedi.



**Bu Ülke de ve Kentte Muhalefet Sorunu Var..


2018 biterken 2019’ başlarken hele sayın..

Siz 2018 yılının bitimini sayarken bende size 2018’de beklenen ve olmayanları şöyle bir sıralayayım ..

1-Belediyeler çöp toplamaktan öteye gidemediler.. Yatırım diye söyledikleri ise başta SERKA, SODES ve TKDK gibi kurumların kaynakları ile yapılan ama bir iki otel ve kaşar fabrikası dışında bölge ekonomisine çokta katkı sunmayan işler oldu. Meydan kent dışına taşındı ama kent içinde olduğu gibi hala oturulacak, şey yapılacağı bir wc’si yok..

2- Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında yine sınır ticaretinin yapılmadığı bir yıl geçirdi..

3-Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı açıldı ama Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı gibi rantabıl olamadı, TOBB bu kapıya yaptığı yatırım kar getirmeyince Posof kapısını da yenilemekten vazgeçti.. İthalat-İhracat mı oda sınav sonuçları kamuoyuna açıklanması yasaklanan eğitim gibi sondan en sıfır..

4- Havaların soğuduğu şu günlerde burnunun dibinden doğalgaz geçmesine karşın dönüşüm merkezi olmasına karşın Hanak gibi ilçelerde kömür, mahalle ve köylerde tezekler yanmaya devam etti..

5- Kentsel dönüşüm tam olarak gerçekleşmedi, TOKİ’nin 2. Etap konutları yapıldı ama 1. Konutlardan çok pahalı fiyata yoksul vatandaşa kazıklandı..

6- Ardahan-Ardanuç yolu yine bitmedi.. Hatta unutuldu..

7- Üniversite Kampusunun etrafı duvarlarla örüldü, Üniversite kente inip, başta hayvancılığın gelişimi olmak üzere bölge ekonomisinin gelişmesine bir katkı sunamadı..

8- Hanak, Damal’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar açılamadı, Çıldır, Göle ve Posof’a açılanlar ise gerek yurt, gerek öğretim üyesi gerekse ilgisizlikten, tanıtılamamaktan, anlatılamamaktan kapanma noktasına geldiler..

9- Başta Üniversite öğrencilerinin olmak üzere birçok öğrencinin yurt sıkıntısı aşıldı gibi görünse de bir çoğu hala pahalı kiralık evlerde mağdur halde oturur..

10- Yıl boyu bu kentin sorunlarının masaya yatırıldığı bir toplantı yapılamadı..

11- Bölündü denen yollar bitilemedi, tüneler de ele..

12-Şehrin giriş ve çıkış yolları kasaba görünümünden çıkamadı..

13- Köy içleri bile taşlanıp, döşenirken Ardahan’ın kent içi yolları ters/düzden öteye gidemedi..

14- Süt yine bir çay bardağına satıldı, kurbanlıklar elde kaldı.. Kalmayanlarda başka illerde konut, ev oldu, geri gelmedi..

15- Meydan bitirilemedi, yeşilim Milli Egemenlik Parkı betonlaştırılıp, hizmete sokulamadı.. Yetmedi, ‘kapalı garaj yapacağız’ denildi ama yarım yamalak bir mezar gibi ortada kaldı, yapanda yeniden aday edilmedi..

16- 20 ila 30 yıldır aynı görevlerde olan ve hizmetleri ile sürekli eleştirilen birçok idareci halen yine aynı yerde ve aynı keyifte.. Ve vekilin vekilin rütbesiyle halka müdürler..

17- İmar planı yapıldı denildi, ard arda yapılan yeni konutlar gelişi güzel yapıldı, katlar üzerine teraslarla çıkıldı..

18- Kent içi trafiği keşmekeş olurken, yıllardır bozuk olan sinyalizasyon sistemi zor bela ama yarım yamalak oluverdi..

19- Belediye araçlarını yenilemektense, kiralamaya gitti, ama çöp başta olmak üzere hizmetler hala 1974 yıllarındaki gibi devam ediyor ..

20- Kaşkalar kalktı dense de ama kalkmadı, sokak başları sebzecilerle, kaldırımlar çay ocakları ile doldu ..

21- Köpekler yine sokaklarda kaldı, önce 100 bin TL. harcanan, sonra yenisi yaptırılan hayvan barınağı boş kaldı..

Yine sayayım mı bilmem ama bunu ben değil, başta CHP ve HDP olmak üzere başkanla daimilikte ortak olan BDP, MHP, DSP ve Mikail Kayatürk parkın bir duvarını yıktı diye kıyamet koparan Ardahan sosyete takımı bunları demeli derim..

Çünkü bu ülkede olduğu gibi bu kentte onca sorunun yanında muhalefet sorunu da var. .




Not: Bu yazının bir örneği 2011 yılında da yazılmış ve hala arşivlerde aynen duruyor..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


 


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…











21/19/01/2007 tarhi yorum/haberler


KATİLLERE TESLİM OLMAYACAĞIZ!..


 



 



Sevinmesin kahpe kurşunları sıkanlar ..


Çünkü; Bizler hepimiz biren Hrant Dinkiz ..


Biz ölmedik, sevinmesin katiller, gülmesin kahpeler çünkü teslim olmayacağız ..


Dün yine bir gazeteci vuruldu bu ülke’de.. 


Birileri kuklaları kanalıyla yine bir gazeteciyi kahpece yere serdiler..


Adı, Hrant Dink’ti ..


Suçu, sadece yazmaktı..


Nice gazeteci gibi onuda kahpece arkadan yanaşıp vurdular iki kurşunla ..


Ülkemin barış ortamına sıkılan bu kurşunlara teslim olmayacağız…


Ve öldükçe çoğalıp, yazmaya devam edeceğiz ..


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net


 


Gazetecinin öldürülmesini 


GAZETECİ isimli arabasına gazete başlıkları asarak kınadı ..


 



 



Ardahanlı Gazeteci Fakir Yilmaz meslektaşı Gazeteci Hrant Dink’in katledilmesini GAZETECİ isimli arabasına, yerel ve ulusal gazetelerin konuyla ilgili manşetlerini yapıştırarak şehir merkezinde gezerek kınadı.


Ardahan’da günlük olarak yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’nin Yazıişleri Müdürlüğünü  yapan 21 yıllık gazeteci Fakir Yilmaz gazetecilerin düşüncelerini açıkladıkları için katledildikleri bir ülkede bu tür manşetlerden birilerinin belki utanması için böyle bir eyleme gittiğini ve Hrant Dink’in katil ve katilleri bulunana kadar bu eylemine devam edeceğini açıkladı.


GAZETECİ isimli 1992 model aracına siyah bez asıp, ulusal ve yerel gazete manşetlerini yapıştırarak kent merkezinde gezen gazeteci Fakir Yilmaz ayrıca internet üzerinde yayınlan www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet sitesi üzerinde yayın yapan ARDAHAN RADYO isimli internet radyoda da gün boyu sadece Sarı Gelin ve Uğurlar Olsun türkülerini çalıyor.


Haber ekleme saati: 12.46 – 20/01/2007


Haber/Foto: Özkan Karakaya-Günay Nuh


 


Ardahan ve Kars’ta yapılan 


-20 Derece Operasyonundan ilk bilgeler gelmeye başladı ..


İHALELERDE SİYASİ NÜFUS KULLANMIŞLAR!..


 



 



AKP’li bazı politikacı yakınlarının tutuklandığı yolsuzlukla ilgili polis raporunda, ‘zanlıların ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları’ belirtildi 


 


TOLGA ŞARDAN Ankara 


 


 


Kars’ta yapılan ve bazı AKP’li yerel politikacıların yakınlarının tutuklandığı ihale operasyonuyla ilgili olarak soruşturma dosyası hazırlayan emniyet, zanlıların, “ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanarak baskı oluşturdukları”na resmiyet kazandırdı. 


Kars Emniyet Müdürlüğü, hazırladığı fezlekeyle, 25 ayrı şüpheli ihaleyi tek tek mercek altına aldı. 


Aralarında AKP’li Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun iki kardeşi İsmail Medet Alibeyoğlu ile Yusuf Alibeyoğlu ve AKP’li İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Yağcı’nın yakınları Yücel Yağcı ile Erol Yağcı’nın adının karıştığı “ihale yolsuzluğu” soruşturmasıyla ilgili olarak polisin hazırladığı soruşturma fezlekesi, gün ışığına çıktı. 


Geçen yıl yapılan ve “Çıkma” kod adı verilen operasyonla ilgili olarak 30 sayfalık fezleke hazırlayan Kars Emniyet Müdürlüğü, Medet Alibeyoğlu’nun lideri olduğu belirtilen suç örgütü için şu tanımlamayı yaptı: 


“Kamu kurumlarındaki mal ve hizmet alımlarına ilişkin ihalelerde, ihaleye katılan firmalardan ihale şartlarını ve fiyatlarını etkilemek için aralarında anlaşma yaptıkları, ‘çıkma’ tabir edilen para aldıkları, ihaleye katılma yeteneğine veya koşullarına sahip olan firmalara cebir şiddet ve tehdit unsurlarını kullanarak ihale sürecindeki işlemlere katılmasını engelleyip ihalelere fesat karıştırma suçu işledikleri ve bu suçu işlemek için örgüt kurdukları, oluşturulan bu örgütün liderliğini İsmail Medet Alibeyoğlu’nun yaptığı ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu ile birlikte ihalelerde siyasi nüfuzlarını kullanmak suretiyle baskı sağladıkları, girdikleri ihalelere bazen örgüt lideri İsmail Medet Alibeyoğlu ve kardeşi Yusuf Alibeyoğlu’nun bizzat katıldıkları…” 


 


25 şüpheli ihale 


Şüpheli ihalelerin nasıl yapıldığı da fezlekede şöyle anlatıldı: 


 


İsmail Medet Alibeyoğlu 15, Yusuf Alibeyoğlu 17 ihaleye fesat karıştırdı. Medet Alibeyoğlu, Akyaka YİBO’nun yemek ihalesi için yapılması gerekenlere okul müdürü Mustafa Aramaz’la birlikte karar verdi, ihaleye girecek firmaları birlikte saptadı. Aramaz, bunun karşılığında çeşitli tarihlerde Medet Alibeyoğlu’ndan para aldı. 


Özel İdare’ce yapılan Arpaçay Koç köy yolu ile Susuz yol yapım ihalesinde de siyasi nüfuzlarını kullanan İsmail Medet Alibeyoğlu, ihale bedelleri ve şartnameleri öğrenmek için Köy Hizmetleri ve Özel İdare Müdürlüğü yetkililerinden bilgi aldı. 


İl Kültür Müdürlüğü’nün güvenlik hizmeti ihalesinde Medet Alibeyoğlu ve Alibeyoğlu ikilisi, Kültür Müdürü Kenan Bekis ve yardımcısı Turgay Kızılörenli’yle birlikte çalıştı. İkili, Kafkas Üniversitesi tadilat inşaatı için para karşılığı bilgi aldı. 


Yusuf Alibeyoğlu, tek başına yürüttüğü İl Özel İdaresi’nin iş makineleri ve diğer araçların yakıt ihalesinde 5. olmalarına karşın, siyasi nüfuzlarını kullanarak ihalenin kendisinde kalması için çalışmalar yaptı. 


Suç örgütü, taşımalı ve pansiyonlu eğitime tabi öğrencilerin yemek ihalesine de fesat karıştırdı. 


Kars Devlet Hastanesi kalorifer yakıtı alım ihalesinde “anlaşmayı kabul etmeyen” işadamı Necat Dereci, suç örgütünün talimatıyla Bülent, Erol ve Tuncer Yağcı tarafından dövüldü. 


Haber ekleme saati: 16.33 – 20/01/2007


Haber/Foto: Milliyet Gazetesi


-17’te yapılan Sağlığın açılışında sağlıkçılar hastalandılar ..


 



 



Dünya Bankası tarafından yaptırılan üç yeni sağlık ocağının açılışında valiyi bekleyen başta sağlıkçılar olmak üzere tüm protokol dondu.


Özelikle Göle ilçesinde ki açılış töreninde sıraya dizilip Ardahan’da gelecek olan valiyi bekleyen hemşire, ebe ve doktorlar Vali Murat Yıldırım’ın kaymakamlığı ziyareti uzayınca -17’i bulan dondurucu soğukta hastalandılar.


Posof ve Hanak ilçesinde de kar yağışıyla birlikte esen şiddetli tipi altında resmi açılışları yapılan sağlık ocakları açılış törenlerinde de aynı manzaralar yaşandı.


Haber ekleme saati: 16.10-20/01/2007


Haber/Fotolar: Tuğba Yilmaz/Göle


 


Posoflular arıcılığı Almayanda öğrenecekler ..


 



 



Çıldır Lisesinden sonra Ardahan’ın Posof İlçesi Halk Eğitim Müdürlüğü de AB’ye bir proje kabul ettirdi.


Alınan bilgilere göre Posof İlçe Halk Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı LEONARDO DAV INCI adlı projeyi kabul eden Avrupa Birliği, Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü Yücel Ertan ile Posof İlçe Halk Eğitim Müdürü Raşeittin Üstün ile 2 Posoflu arıcıyı Almayan’ya davet etti. Koblens şehrine davet edilen Posof İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Halk Eğitim Müdürü ile iki Posoflu arıcı burada yapılan arıcılık ve bal üretimi üzerinde incelemelerini dönüşlerinde düzenleyecekleri konferanslarla Posof’ta ki arıcıları anlatacaklar.


Haber ekleme saati: 16.09 – 20/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


SIRA KİMDE?



 



Gazeteci Hrant Dink kalleşçe katledildi …


Siyasiler istifayi değil, her zaman ki açıklamalarına başladılar…


 


**Dink, Son Yazısında ‘Tehdit’ Edildiğini Belirtmişti .. 


 


Uğradığı Silahlı Saldırıcı Sonucu Hayatını Kaybeden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Gazetenin ‘Agos’un Merceğinden’ Adlı Köşesindeki Son Yazısında, ‘Tehdit Edildiğini’ Bildirmiş.


 


Dink, Agos Gazetesi’nin arka sayfasında yer alan ”Ruh halimin güvercin tedirginliği” başlıklı yazısında, ”Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkında başlatılan soruşturma ve açılan davada çıkan mahkumiyet kararını eleştirerek, ”Türk düşmanı olarak meşhur edildiğini” kaydetetmişti.


 


Dink, yazısında şu ifadelere yer vermişti .. 


 


”Şu çok açık ki, beni yalnızlaştırmak, zayıf ve savunmasız kılmak için çaba gösterenler, kendilerince muratlarına erdiler. Daha şimdiden, topluma akıttıkları kirli ve yanlış bilginin tesiriyle Hrant Dink’i artık ‘Türklüğü aşağılayan’ biri olarak gören ve sayısı hiç de az olmayan önemli bir kesim oluşturdular. Bilgisayarımın güncesi ve hafızası bu kesimdeki yurttaşlar tarafından gönderilen öfke ve tehdit dolu satırlarla yüklü. 


 


Bu mektuplardan birinin Bursa’dan postalandığını ve yakın tehlike arz etmesi açısından da hayli kaygı verici bulduğumu ve tehdit mektubunu Şişli Savcılığı’na teslim etmeme rağmen bugüne değin herhangi bir sonuç alamadığımı yeri gelmişken not düşeyim. 


 


Bu tehditler ne kadar gerçek, ne kadar gerçek dışı? Doğrusu bunu bilmem elbette mümkün değil. Benim için asıl tehdit ve asıl dayanılmaz olan, kendi kendime yaşadığım psikolojik işkence. Tıpkı bir güvercin gibiyim… Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli… Ve anında dönecek denli de süratli.” 


 


Hrant Dink, yazısında, yaşamamak için fazlasıyla umutları ve nedenleri olduğunu belirterek, ”Şimdi artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruyorum. Bu dava kaç yıl sürer, bilemem. Bildiğim ve beni bir miktar rahatlatan gerçek şu ki, hiç olmazsa dava bitene kadar Türkiye’de yaşamaya devam edeceğim” ifadesini kullanmıştı.


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 




Yıl 2007 insanlar yolda mahsur ..


 


Dün hafta sonu dolaysıyla köyler de ki evlerine gitmek isteyen 40 Yatılı Bölge İlköğretim Okulu öğrencisi ile bir çok köylü Beşiktaş-Dağcı köyü yolunun tipiden kapanan yolunda mahsur kaldı.


6 minibüsle yolda kaldıkları öğrenilen insanların kurtarılmak için yaptıkları çağrılarının 4 saattir cevap almadığı öğrenilirken Köy Hizmetlerinden sorumlu İl Özel İdare Genel Sekreteri’nin cep telefonu olay süresi boyunca kapalı olduğu görülürken, Köy Hizmetleri Birimii santralcısı, yolu açmaya giden dozerin Hoçvan Hasköy’de tekerinin patladığını belirtti. Jandarmanın doğruladığı olay bugün saat 18.00’da sıralarında meydana geldi.Son alınan bilgilere göre Ardahan’dan olay yerine giden yeni bir ekibin Beşiktaş/Dağcı köy yolunu açtığı ve vatandaşların kurtarıldığı öğrenildi..


Haber ekleme saati: 20.41 – 19/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz/Ardahan


 


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/ÇARŞAF


 



 



ÇARŞAF…


Esenyurt’tan Cihan Güner, Ardahan’daki Fakir Yılmaz’a bir resim göndermiş. Fakir de, yeme-içme o resimi bana attı.


Resimde, çarşaflı bir kadın var.


Nerde?


Esenyurt’un AKP’li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun makam koltuğuna gömülmüş.


Kadıoğlu da, konuk koltuğunda. 


Fakir sordu:


“Yorumun ne?”


Dedim ki:


“Gürbüz Çapan sonrası, çağdaş ve aydın kent kimlikli Esenyurt’un içine düştüğü kara hal.”


Çarşaf artık Esenyurt’ta adeta moda. 


***


Çarşaf, kimi zaman bağımsızlığın simgesi olabilir, kimi zaman da özgürlüğün üstüne atılmış bir kara şal gibidir, zamana, mekâna göre anlamı değişen bir giysidir.


İslam dünyasında sömürgecilere karşı savaşımda, çarşaf çok işe yaramıştır. 


Cezayir kurtuluş savaşında çarşafın altına kimi zaman silah gizleniyordu, kimi zaman bir gizli belgeyi, çarşaflı kadın, direnişçilere ulaştırıyordu. 


Fransız polisi çarşaflı kadına el attığı zaman, ulusal tepki başkaldırma duygusuna dönüşüyor, bağımsızlık onurunun itici gücünü körüklüyordu.


Bizim Kurtuluş Savaşımızda da çarşaf kutsal amaçlar için kullanıldı.


Kurtuluş Savaşı filmlerinin bir çok karesinde, işgalciye yakalanmamak için çarşaf giymiş kuvayi milliyeci vardır.


Ne var ki çarşaf, uyuşturucu kaçakçılığında da iş görebilir, esrar kaçırmaya, eroini gizlemeye yarayabilir. 


Her çarşaflı kadının ille de erdem simgesi gibi değerlendirilmesi gerekmez. Kimi zaman şeriatçının “aydınlanma”ya karşı gerici siyasetinde kara çarşaf kullanılır.


Bir tabanca kimi zaman cinayet işlemek için araç olabilir, kimi zaman can kurtarmak için.


***


Kadının örtünmesi, başını örtmesi, çuvala girmesi, bağnazlığın turetimidir.


Kadın örtünmeyi yeğliyorsa, kendi bilir. Yok, kadın çarşafı kendi istencinin dışında, çevrenin baskısıyla giymek zorunda kalmışsa, yazık değil mİ! 


Kız çocuklarını çarşaf kültürüyle yetiştiren analar babalar, cinayet işliyorlar.


Çarşafın ülykemizde görünmesi, 19’uncu yüzyılın başlarında, Suriye Valiliği’nden dönen Suphi Paşa’nın eşiyle başlamış. İran ve Arap illerinde yaygın bu giysi Dersaadet’te moda olmuş.


Yüzyılın sonunda, İkinci Abdülhamit, saray kadınlarıyla ötekileri ayırmak için buyruk çıkarmış:


“Feraceyi yalnız saray kadınları giyebilir.”


O günden sonra çarşaf İstanbul’da en çok kullanılan giysiler arasına girmiş.


İstanbul’da çarşafın öyle türleri çıkmış ki yobazlar giyilmesini “bidat” saymışlar. 20’ncİ yüzyılın başında, kadınların popolarını büyük göstermek için yastıklı çarşaflar piyasaya sürülmüş, zenginler ithal malı çarşafları yeğlemişler, her renkten baştan çıkarıcı çarşaf türleri kadınlarca kapışılmış. 


Örtünmenin çekiciliğine eklenen küçük cilveler ülkemizi baştan sona sarmış.


Anadolu’da kırsal kesimlerde kara çarşaf tutulmamış, kasabalarda az çok geçerli olmuş.


***


Bilmem ki, sizin de dikkatinizi çekmiş midir?


Geçmişte Refah, bugün AKP döneminde çarşaf, biraz da her işin kilidini açan bir anahtar gibi.


AKP’li belediyelerin çoğunda işin olan kadın, işinin yürümesi için örtünme gereği duyuyor.


Ama, Esenyurt Belediyesi’ndeki görüntü, biraz farklı.


Çarşaflı kadın, Belediye Başkanı Kadıoğlu’nun koltuğunda.


Kadıoğlu, konuk koltuğunda.


Bu kare neyi gösteriyor?


Asıl başkan çarşaf.


Esenyurt’u çarşaf yönetiyor.


Kadıoğlu’nun, çarşaflı kadına, “koltuğuma oturamazsın” deme şansı yok. 


Derse ne olur AKP’li Belediye Başkanı AKP’nin tek başına iktidar olduğu ülkemizde?


Çarşafa dolanır.


***


Ama, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediye başkanı olan Nemci Kadoğlu’nun, makam koltuğunda kara çarşaflı bir bayan oturuyorsa, bilinki Esenyurt şimdiden çarşafa dolanmış demektir. 


yazarcizer@hotmail.com


 


Sağlıkta AKP partizancılığı ..


 



 



Kars’ta sağlık skandalına bir yenisi daha eklendi. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru Kars’a geçici olarak gönderilip, Kars Doğumevi Başhekimliği’ne atanırken, Doğumevi Hastanesi’nde görevli doktorlar rotasyonla Kağızman’a gönderiliyor. Sağlıkta yaşanan bu skandal, “AKP’nin partizancılığı” olarak değerlendirildi.


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın ilçesi olan Kağızman’da Devlet Hastanesi’nde ameliyathane olmadığı için burada görevli uzman doktor Levent Keskin, ameliyathane faaliyete geçinceye kadar geçici görevle Kars’a gönderildi. Geçici görevle geldiği Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne atanan Levent Keskin, ameliyathanenin faaliyete geçmesi üzerine yeniden Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderildi. Ancak, Keskin, Kağızman’daki görevine başlamadan, yeniden geçici görevle Kars’a atandı ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürmeye başladı. 


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Keskin’in, asıl görev yeri olan Kağızman’a önce gönderilip, yeniden geçici görevle Kars’a görevlendirilmesinin ardından, Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki kadın doğum uzmanı kadrosu için, Kars Doğumevi Hastanesi’nde görevli kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman’da görevlendirilmeye başlandı. 


Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktorunun geçici olarak Kars’a görevlendirilmesine ve burada aynı daldaki boşluğun rotasyonla doldurulmak istenmesine isyan eden doktorlar, “Partizancılığın ve adam kayırmacılığın bu kadarına da pes!” dediler.


Kağızman’ın, Kars’a geçici olarak gönderilen ve burada başhekimlikle ödüllendirilen uzmanı varken, Kars’tan rotasyonla Kağızman’a kadın doğum uzmanı gönderilmesinin anlaşılmaz olduğunu belirten bazı doktorlar, şunları söylediler:


“Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir uygulama yaşanıyor. AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’a yakınlığıyla bilinen Kağızman Devlet Hastanesi’ndeki uzman doktor Levent Keskin, orada ameliyathane olmadığı için Kars’a geçici görevle atanıyor ve geçici görevle atandığı Kars’ta Doğumevi Başhekimliği’ne getiriliyor. Bu konuda çıkan haberlerin ardından yapılan açıklamada, Keskin’in, ameliyathane faaliyete geçtiğinde görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderileceği bildiriliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin ameliyathanesi faaliyete geçiyor ve bir süre sonra, Kars’a geçici olarak atanan ve Doğumevi Başhekimliği’ne getirilen Levent Keskin, asıl görev yeri olan Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Ancak, Keskin göreve başlamadan yeniden geçici görevle Kars’a atanıyor ve Doğumevi Başhekimliği görevini sürdürüyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin kadrolu doktoru olan ve şu anda Kars Doğumevi Başhekimliği görevini sürdüren Levent Keskin, geçici görevle Kars’ta bulunurken, Kars Doğumevi’nde bulunan kadın doğum uzmanları rotasyonla Kağızman Devlet Hastanesi’ne gönderiliyor. Kağızman Devlet Hastanesi’nin doktorunu   geçici görevle Kars’a atayacaksın ve başhekim yapacaksın, bundan doğan boşluğu da Kars’taki doktorlarla dolduracaksın! Böyle bir saçmalık ve çelişki olur mu?”


Bu arada, rotasyonla atanan ilk doktor olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Rengiz Kılıç’ın da siyasi torpil nedeniyle Kağızman Devlet Hastanesi’ne gitmediği öğrenildi.


Doktorlar, şu ana kadar Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış buu rezaletten, sağlık atamalarından sorumlu AKP Kars Milletvekili Selahaddin Beyribey ile AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ı sorumlu tuttular. 


Haber ekleme saati: 19.09 – 19/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


 


ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK


 



 



AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, “Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a verdiği yanıtta çam devirdi. Açıklamasında, “Bahsi geçen yardımları açıklamak AK Parti’nin görevidir” diyen AKP İl Başkanı Aras’a, MHP İl Başkanı Aktaş’ın yanıtı gecikmedi. Aktaş, “Açıklama, Demokrat Parti dönemini çağrıştırıyor.” dedi. Bu arada, AKP İl Başkanı Remzi Aras’ın, Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından dağıtılacak paraya “dağıtacağım” açıklamasına, açıklama istenen Vali Mehmet Ufuk Erden’in seszizliği dikkat çekti.


Dünkü gazetemizde yer alan, “MHP İl Başkanı Aktaş, AKP İl Başkanı Aars’ın, ‘Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan 1241 kişiye 50’şer YTL dağıtacağım’ açıklamasına serç çıktı” başlıklı haber üzerine, yazılımı bir açıklama yapan AKP Kars İl Başkanı Aras, partisinin kendine verdiği yetkiye dayanarak bu açıklamayı yaptığını savundu. 


Aras, açıklamasını, “Bahsi geçen kuruma ait yardımla ve bu yardımların niteliği hakkındaki açıklamalar AKP İl Başkanı’nın görev sorumluluğu içerisinde” diye savundu.


Bu arada, MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın açıklamasını şaşkınlıkla karşıladığını belirterek, “Açıklama, Demokrat Partisi dönemini hatırlatılıyor.” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nde bazı gelenekler olduğunu ifade eden Aktaş, “Böyle bir açıklama yapılması gerekiyorsa, bunu bu işten sorumlu Vali yapar. İktidarda da olma bir siyasi partinin üzerine düşen görev değildir böyle bir açıklama.” dedi.


Devletin bir siyasi geleneği olduğunu ve bu siyasi geleneğe de öncelikle siyasi partilerin saygı duyması gerektiğini ifade eden Aktaş,  “Eğer ortada bu geleneğe saygı yoksa, demokrasi de yok demektir. Türkiye Cumhuriyeti devlet geleneğinde, sayın Remzi Aras’ın açıklaması, gelenekle örtüşmüyor.” diye konuştu. 


İKİNCİ AÇIKLAMADA ÇARK


Bu arada, AKP Remzi Aras’ın, ““Sosyal Yardımlaşma Vakfı’dan 1241 kişiye 50’şer milyon dağıtacağım” açıklamasına sert tepki gösteren ve “Hangi sıfatla?” diye soran MHP Kars İl Başkanı Oktay Aktaş’a, öğleden önce AKP’den verilen ve gazetelere imza karşılığı dağıtılan yazılı açıklama, öğleden sonra toplatıldı. Daha sonra yapılan ve yine imza karşılığı gazetelere verilen açıklamada, farklı bir tutum takınılarak, hükümetin icraatlarını kamuoyuna bildirmek zorunda oldukları ifade edildi. Ancak, AKP Kars İl Yönetimi, öğleden sonra yaptığı açıklamada yumuşattığı öğleden önceki açıklamasını, eposta adresiyle gazetelere ulaştırdığını unuttu. 


Haber ekleme saati: 12.00 – 19/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


 


Ağaların 4×4 keyfi bozulacak gibi!..


 



 



Hükümet yayınladığı genelge ile resmi kurumları tasarufa yapmaya çağırdı.


Başta 4×4 Jipler olmak üzere bir çok konuda tasaruf yapalıacağını bildiren hükümetin yeni genelgesi eğer tam olarak uyguların ve delinmezse başta Posof ile Göle kaymakamları da dahil olmak üzere İl Sağlık Müdürü, İl Çevre Müdürü, Göle Orman İşletmesi Müdürü ve diğer bir çok kurum amirinin kullandığılüks araçlar makam aracı kimliğinden çıkarılıp, ya vatandaşın hizmetine sunulacak, yada satışa sunulacak.


Makam araçları, görev dışında kullanılamayacak  


Başbakanlık, kamu kuruluşlarına yönelik kapsamlı bir tasarruf genelgesi yayınladı. Resmî taşıtların kullanımında, telefon, yurtdışı görevi, gazete alım-ları, temsil, ağırlama ve tanıtım giderlerinde harcamalar sınırlandırıldı. 


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik geniş kapsamlı sınırlamalar içeren bir tasarruf genelgesi yayınladı. Genelgeyle resmi taşıt, telefon, yurtdışı görevlendirmeler, gazete alımları, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım harcamalarında sınırlandırılmaya gidilirken, “telefonla özel görüşme bedellerinin, özel görüşmeyi yapanlardan tahsil edilmesi” istendi. Doğal afetler nedeniyle yapılması gereken acil müdahaleler, iç ve dış güvenlik ile istihbarat hizmetlerinin gerektirdiği zorunlu harcamalar, karayolu trafik güvenliği ve sekiz yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimle ilgili harcamalar ise genelge kapsamına alınmadı. 


Başbakan Erdoğan imzalı “tasarruf Tedbirleri” genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genelgeye göre kamu kurumları yurtiçi ve dışında hiçbir surette yeni hizmet binası, lojman, kamp, dinlenme ve benzeri sosyal tesisle ilgili arsa satın alamayacak, kamulaştıramayacak, kiralayamayacak ve üzerine yeni inşaat yapamayacak. Kamuya ait araçlar özel işlerde, tatil günlerinde ve personel servis aracı olarak kullanılmayacak. İdareler, akaryakıt sarfiyatının asgari düzeyde tutulması için tasarruf yapacak. Yeni dönemde her kurumun telefonlarının milletlerarası görüşmeye açılmaması planlanıyor. Telefon faturalarının her defasında harcama yetkilileri tarafından kontrol edilerek, özel görüşme bedellerinin ilgililerden tahsil edilmesi öngörülüyor. Ayrıca genelgeyle birlikte bakan, müsteşar, müsteşar yardımcısı vb makamlar dışında kurumlara günlük gazete alımınında önüne geçilecek. Uluslararası toplantılar ile milli bayramlar hariç, açılış, konferans, seminer, yıldönümü ve benzeri kutlama ve organizasyonlara ilişkin faaliyetler nedeniyle davetler düzenlenmeyecek, hediye ve diğer adlar altında ödeme yapılmayacak. 


İşçi, ikramiyeyi ay sonunda alacak 


Bu arada devlet, kamu kurumlarında çalışan işçilere 2007 yılına ait ikramiyelerinin ilk yarısını 31 Ocak’ta, ikinci yarısını ise 29 Haziran’da yapacak. Maden işletmelerinin yeraltı işlerinde çalışanlara yapılacak ikramiye ödemelerinin tamamı ise 17 Aralık 2007’de gerçekleştirilecek. 


Haber ekleme saati: 12.03 – 19/01/2007


Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


Ermenistan’da önemli adım ..


 



 



Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım yollarının gelişmesine önemli katkı sağlaması beklenen Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryolu hattı projesine Ermenistan’ın da katılmak istediği bildirildi.


Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Gegham Garibcanyan, Gürcü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ermenistan’ın, Türkiye sınırını açmaya ve Kars-Ahılkelek-Tiflis demiryolu inşaatına katılmaya hazır olduğunu” söyledi.


Merkezi Erivan’da bulunan Arminfo ajansının haberine göre, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki bulunmamasının, mevcut sorunları artırdığını savunan Garibcanyan, ülkesinden geçen Kars-Gümrü-Ahılkelek demiryolu hattının SSCB’nin dağılmasından bu yana kapalı olduğunu dile getirerek, “Eğer Türkiye-Ermenistan sınırı açılırsa hemen sonraki gün bu hat kullanılmaya başlanabilir” dedi.


Söz konusu hattın kullanılmaya başlanmasıyla bölge ülkeleri arasındaki işbirliğinin gelişebileceğini, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki ekonomik ilişkilerin artacağını ileri süren Garibcanyan, böylece bölgenin de herkes için daha güvenli olacağını savundu. Sözde Ermeni soykırımının uluslararası alanda tanınmasının Ermenistan dış politikasının öncelikleri arasında yer alması, Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 20’sinin Ermeni işgali altında bulunması gibi konular ise Garibcanyan’ın açıklamasında yer almadı. Azerbaycan, topraklarındaki işgalin sona ermesi ve vatandaşlarının topraklarına dönüşü sağlanmadan Ermenistan ile hiçbir işbirliği yapılmayacağını daha önce açıklamıştı.


 


***3 ÜLKE HEYETLERİ BAKÜ’DE


 


Öte yandan, Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü demiryoluyla ilgili toplantıların son aşaması, ilgili üç ülke teknik heyetlerinin katılımıyla bugün Bakü’de başladı. Toplantıların bugünkü bölümü ağırlıklı olarak Azerbaycan-Gürcistan heyetleri arasında yapılırken, görüşmelerin yarınki bölümünün Türk heyetinin katılımıyla sürmesi bekleniyor. Demiryolu hattının inşasıyla ilgili tam bir uzlaşmaya varılırken, heyetlerin görüşmelerinde daha önce Tiflis’te paraf edilen konuya ilişkin anlaşmanın imzalanmasıyla ilgili detaylar ele alınıyor. Gürcistan’ın hattın inşa ve onarım çalışmaları için Azerbaycan’dan uzun süreli ve çok düşük faizle alacağı yaklaşık 200 milyon dolarlık kredinin artırılmasını gündeme getirmesi üzerine görüşmeler uzamış ve sonuçta kredi oranının 300 milyon dolara çıkarılması konusunda anlaşma sağlanmıştı.


Haber ekleme saati: 12.01 – 19/01/2007


Haber: Volkan Özkan – Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


ENSAR ÖĞÜT’TEN SONRA, LPG FİRMALARIDA TEZEĞE SAVAŞ AÇTILAR!


 



 



Bir süre önce TBMM’sine götürdüğüa tezeklerle basın açıklaması yaparak, bölgede ki köy okullarına kömür verilmesi için çağrıda bulunan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ten sonra LPG şirketleride tezeğe savaş açtılar.


Doğalgaz kullanımı vilayetlerden ilçelere doğru hızla yaygınlaşırken, müşterilerini kaybeden tüpgazcılar, yönünü köylere çevirdi.


Köylerde kulis yapan ekipler, yemek yapmak, çocuklara bakmak, hayvanların ihtiyaçlarını gidermek için günü koşuşturmakla geçiren ev kadınlarını ikna etmeye çabalıyor. 


“Vaktinizi tezek ve odunla uğraşarak harcamayın. Tüp kullanın, evinize, çocuğunuza ve hayvanınıza daha fazla zaman ayırın!” sloganı ile köyleri dolaşan tüpgazcıların önündeki en büyük engel ise fiyatı şişiren vergiler. Türkiye Likit Petrol Gazcıları Derneği ile Dünya LPG Birliği’nin (WLPGA) yürüttüğü ‘LPG’nin Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması Projesi’ için pilot bölge seçilen Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çukurören ve Yılanlı köylerinde ekipler çalışmaya başladı. Tezek ve odun yakarak ısınan köylüleri tüp kullanmaya ikna etmek için hazırlanan projeye, başkanlığını Kemal Derviş’in yaptığı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı da (UNDP) destek veriyor. 


Haber ekleme saati: 11.54 – 19/01/2007


Haber: Volak Özkan Foto: www.sonvilayet.net


 


Eskiden ekmek pişerdi şimdi öğrenci yetişecek!


 



 



Ardahanın Göle İlçesinde yıllar önce ekmek  fırını olarak kullanılan ve daha sonra atıl duruma gelen Göle Belediyesine ait bina, okuma salonu oldu.


Ardahan Sanayici ve İş Adamları Derneği (ARSİAD) tarafından kiralanan ve okuma salonu olarak onarılıp hizmete sunulan bina, Ardahan Valisi Murat Yıldırımın katıldığı bir törenle halkın hizmetine sunuldu.


Yıllarca atıl bir vaziyette boş kalan binanın eğitim yuvası olarak Göleli vatandaşların hizmetine sunulmasından oldukça mennun olduğunu dile getiren Vali Yıldırım:” Dileriz bu eğitim yuvasında çocuklarımız en iyi şekilde yetişir”. dedi.


Yıldırım sözlerinin devamında :”ARSİAD  yönetimine  yapmış oldukları bu önemli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz ve kendilerinden başka yatırımlarda bekliyoruz.Evet yatırım sadece iş hayatında olmaz böyle eğitim yuvaları da bir yatırım sayılır, hemde geleceğe yapılmış bir yatırımdır”.dedi.


 Binanın daha önce fırın olarak hizmet verdiğini ama daha sonra kapandığını dile getiren ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan, yaklaşık 60.000 binYTL harcayarak binayı onardıklarını  söyledi.


Göle Belediyesinin bu konuda kendilerine çok yardımcı olduklarını belirten Çapan :”Başta Sayın Göle  Kaymakamımız Şaban Akça olmak üzere herkese şükranlarımızı iletiyoruz” dedi.


 Okuma salonunda gönüllü eğitimci olarak hizmet verecek olan Kimya Öğretmeni Ufuk Polat , Göleye ve Göleli öğrencilerin hzimetine sunulan yeni yerle ilgili şunları söyledi:”    OKS sınavına yönelik açılan Göle okuma salonu veya bir diğer adı ile  test merkezi olan binanın  tamiratı için yaklaşık 60.000 ytl harcandı. Test merkezi için 200 den fazla öğrenci başvurdu ve sadece 104 öğrenci alınabildi. İmkan olarak sürekli sınırsız internet  ve 5 bilgisayar  var. 


Sanal kütüphane çalışması dediğimiz bir prorgamı öğrencilerin hizmetine sunmuşuz.Ardahan Fem dershanesinin  yardımları ile sağlanan dökümanlarla öğrencilere hizmet vermekteyiz.  2 rehber öğretmen eşliğinde öğrenciler düzenli olarak program eşliğin de takip edilmektedir. İkinci dönem yapılması planlanan faaliyetlerimiz  toplu piknik, göz taraması, diş taraması, velilere yönelik aile seminerleri, oks sınav sistemi ile alakalı olarak öğrenci seminerleri yapılacaktır. Program dahilinde sınavla alınan öğrencilerden farklı olarak herkese hitap eden test merkezinde üniversite sınavına ve okul derslerine hazırlanan öğrencilerde test merkezinin tüm imkanlarından boş  zamanların da faydalanabilmektedir”.  dedi.


Kendisi aslen Göleli olan Ardahan İl Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç, Binayı yıllar önce Yusufelili ekmek ustalarının fırın olarak kullandığını, ama daha sonra işlerinin iyi gitmediğini düşünerek kapattıklarını söyledi. ARSİAD a bu konuda minettar olduklarını dile getiren Karakoç:” Dileriz okuma salonu İlçemiz için hayırlı olur”. dedi.   


Haber ekleme saati: 11.50 – 19/01/2007


Haber: Ercan Yentek Foto: Tuğba Yılmaz/Göle


Kitapları bedava dağıtan hükümet karne parasını öğrenciden alıyor!


 



 



Hükümetin büyük şovlar yaparak, kitaplarını bedava dağıttığı öğrenciler kanalıyla topladığı paranın en sonuncusu da karne için.


Önümüzde ki haftanın sonunda birinci yarı yıl törenine girecek olan binlerce öğrenciden karne parası adı altında para toplamaya başlayan okul yöneticileri, eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla, arma, spor, aidat v.b. gibi isimler adı altında eğitim sezonu boyunca topladığı paranın sonuncusu da karne parası oldu.


Yarı yıl tatili öncesi öğrenci başı 2 ila 3 Ytl. arasında para toplayan okul yöneticilerinin bu isimler adı altında topladığı paralara karşın makbuz vermemeleri olayın diğer ilginç bir yönü olurken, bu önemli konunun defalarca gündeme getirilmesine karşın yetkililerin duyarsızlığı dikkat çekiyor.


Haber ekleme saati: 23.14 – 18/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Yamalı paltolu ..



 



Bugün manşetemize konu olan olayı kaç kezdir yazıyoruz, bilmem ama dün matbaama gelen bir velinin 21. yüz yıl dendiği bu zaman da giydiği yamalı paltosunun içinde 4 çocuğunun okurken her gün para isteyip, kendisini ezmesi karşısında ne yapacağını şaşırdığını söylerken, okulların, hem de makbuzsuz topladığı paraların haddi hesabının olmadığını kimin araştırıp, soracağını merak ettiğini belirtiyordu. Bende, benden de perişan olan veliye dedim ki; Bu memleketin valisi, müdürü vede savcısı var sen merak etme…


fakiryilmaz323@hotmail.com-0535.418 32 58


 


Ardahanlının askerliği bitmez ..


 



 



Belçika’nın Heusden-Zolder kentinde ikamet eden Ardahanlı Ayhan Yener, geçen yıl Temmuz ayında Burdur’da başladığı bedelli askerlik hizmetini tamamlayamadı. 


“Kilo fazlalığı” olan Yener, 12 gün süren askerliğinin ardından şimdi Türkiye ile Belçika arasında mekik dokuyor. Vatani görevini tamamlayamamanın üzüntüsünü yaşayan Yener (36), “Burdur’da bedelli askerlik görevimi tamamlamak için 1 Temmuz’da birliğime teslim oldum. Asker olmanın sevinci içindeyken ve hatta yemin törenine katılmama rağmen muayene olduğum esnada boyuma göre kilomun fazla olduğuna dair bir rapor tutuldu. Önce bu rapor hakkında bilgim yoktu” dedi.


Askerliğinin 13. gününde doktor heyetine gittiğini söyleyen Yener, “14 Temmuz’da Burdur’dan ayrıldım, 4 gün boyunca Isparta’daki askeri hastane ile Burdur arasında gidip geldim. Isparta’da verilen raporda boyuma göre kilomun fazla olduğu belirtilerek bana 6 aylık hava değişimi raporu verildi. 6 ayın dolmasının ardından bu ay içinde Bursa’da tekrar muayene gittim ve burada da boyuma gör kilomun fazla olduğu belirtildi ve tekrar 6 ay hava değişimi için rapor verildi. Boyum 173 cm ve kilom ise 116. Raporda 47 kg fazlalığım olduğu dikkat çekildi” şeklinde konuştu. 


Aile bireylerinin genetik olarak kısa boylu ve aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Yener, “Fakat orada benden daha kilolu olan askerler vardı. Onlar askerliklerini tamamladı. Askerlik görevimin tamamlamasına 9 gün kala hava değişimine tabi tutulmam beni maddi yönden sıkıntıya düşürdü. 6 ay sonra tekrar muayene olacağım. Bu 3’üncü gidişim olacak. Yaptığım tüm bu masraflar karşılanmadığı gibi askerlik görevimi de tamamlayamamış olmam beni çok üzüyor. Yetkililerden tek dileğim var: Ya askerlik görevimi tamamlayayım ya da elverişli değilsem bunu bileyim” diye konuştu. 


Haber ekleme saati: 22.28 – 18/01/2007


Haber: www./www.haberler.com


 


Göle yeni sağlık ocağına 4 ay gecikmeyle kavuştu..


 



 



Dünya Bankası tarafından geçtiğimiz yıl temeli atılıp, kısa sürede bitirilen Ardahan’ın göle ilçesinde ki İl Tipi Sağlık Ocağı nihayet açılıp, hizmete verildi.


5 katlı olan yeni Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, 408 bin Ytl.’ye mal olurken temeli1 Mayıs 2006 atılan ve 15 Kasım 2006 tarihinde bitirilen sağlık ocağının teslimi Sağlık Müdürlüğü, Göle Belediyesi ve yapımcı firma arasında yaşanan sorun dolaysıyla 4 aydır resmi hizmete sokulamamıştı.


Bugün Ardahan Valisinin katıldığı bir açılışla hizmete sokulan Göle İl Tipi Sağlık Ocağı, bin 908 metrekare alana inşa edildi. Kars Caddesi, Göle Garajının yanında yaptırılan ve Göle Devlet Hastanesinin yükünü bir hayli azaltması beklenen yeni sağlık ocağın da 3 doktor, 4 sağlık memuru  6 Ebe, 4 hemşire ve 2 hizmetli ile hizmet verecek.


Haber ekleme saati: 19.49 – 18/01/2008


Haber: Tuğba Yilmaz/Göle


 


DEVLETİN AYIBI!


Ölen kaymakamına sahip çıkacağına yardım kampanyası açtı ..


 



 



Bir süre önce kalp krizi sonucu ölen Muş’un Bulanık ilçesi kaymakamına yardım için Muş Valisi imzasıyla yardım kampanyası başlatıldı. İl Valilikleri’ne gönderilen yardım kampanyasını içeren yazı, “yardımsevenlerin dikkatine” sunulmak üzere il özel idareleri ilan panosuna asıldı.


Muş Valiliği’nden diğer il valiliklerine gönderilen ve il özel idareleri ilan panolarına asılan yardım talebi yazısında, 03.11.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu 31 yaşında yaşamını yitiren  Kaymakam Mehmet Aydın’ın hizmet süresinin 10 yılın altında olması nedeniyle, geride kalan eşi ve çocuğuna maaş bağlanamayacağından, böyle bir yardım kampanyasına gerek duyulduğu bildirildi. 


Ardahan Valiliğine de gönderilen Muş Valiliği’nin yardım kampanyası yazısında, “Merhum Kaymakam Mehmet AYDIN’ın ailesine maddi destek amacıyla, Muş Valiliğince üç kişilik bir komisyon oluşturuldu. Komisyon 2860 Sayılı Yardım Toplama Kanununun 7. maddesi uyarınca, Türkiye Genelinde 15.11.2006 15.01.2007 tarihleri arasında 3 ay süre ile 81 il dahil olmak üzere, bütün kamu kurum ve kuruşlarında yardım kampanyası başlattı.” denildi.


Yasaya karşın  9 yıl devlete hizmet eden ve görevdeyken ölen kaymakamına sahip çıkması gereken devletin başta meslektaşlarından olmak üzere vatandaştan el açıp, kaymakamın ailesine yardım istemesi görenlerin, duyanların tepkisine neden olduğu gözlenmektedir.


Haber ekleme saati: 18.34 – 18/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz-ÖZEL