ARDAHANLININ HEMŞİHRE ABLASI DOĞDUĞU GÜN HAYATA VEDA ETTİ!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


DOĞDUĞU GÜN HAYATA VEDA ETTİ!


Ardahan’ın hemşire ablası herkese yardıma koşan iyilik meleği Macide Üşenmez doğum gününde hayata veda etti.

Ardahan Çıldırlı olan ve yıllarca Ardahan Devlet Hastanelerinde hemşire olarak hizmet eden 75 yaşınd aki Üşenmez’in uzun süredir rahatsız olduğu ve hastaları iyileştirmeye çalıştığı Ardahan Hastanesinde tedavi gördüğü öğrenilirken geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu dün gece tamda doğum gününde hayata veda ettiği öğrenildi.

Ardahan Çıldırlı olan ve bir dönemde Ardahan Belediye Meclis Üyelğide yapan Hemşihre Macide Üşenmez’in düzenlenecek olan cenaze töreni ardından Çıldır’da toprağa verileceği öğrenildi.



ÇİZMESİ DELİK MEHMET AĞA ..


Din kardeşini katletmek en büyük günahtır diyen sağcı, ülkücü, muhafazakâr cemaatinin sessiz kaldığı, solcu cenahın samimi olmayan ve ince hesaplar için gaz verip, iti ite kırdırma hesapları ile sözde deşmeye çalıştığı bir cinayet bana ülkenin en işlek caddelerinde arkadan vurulup, yere serilen Hrant Dink’in o yerdeyken çekilmiş fotoğrafını hatırlatırken ‘Al değerlendir güzel yazılar’ diyerek gelen iki yazının birini beklemeye alıp, diğerini  yazdıkça üzülüp, karşıyı sevindirmeme adına ötelediğim cumartesi yazımın yerine aldım ve aşağıda yayınladım.

Çünkü okumanızı umduğum ve astsubay emeklisi Cengiz Ertem yazanını  hatırlamadığı, artık anonim olan bir yazıyı alıp, yayınlamış.. Bir diğer arkadaşım, sevdiğimde bu tam Fakirlik, Fakirin durumunu anlatıyor’ diyerek adeta ‘bırak beni delirten ve kanatan o cumartesi yazılarını, al bak bu yazı sanki seni ve senin gibilerini anlatıyor’ diyerek bana göndermiş.

Evet okudukça cumartesi yazılarıma sığmayan yaşanmışlıklarıma sığmayanlara mı, bu yazıda anlatılan gerçeklere mi  bilmem ama ağlamamak için direndiğim aşağıda ki yazıyı anlatacak,   gözümün önünden gitmeyen Hrant’ın  yerdeki fotoğrafı ve o güzel insan bu dünyadan kahpece gönderilirken, ayağındaki ayakkabının altının delik oluşuydu..

Tesadüf mü bilmem ama aynı gün yani bu yazıdan önce tik, tokta dolaşırken görüp, whatsap durumumda paylaştığım sesli bir video da anlatılanları bana  hatırlatıp, bir kez daha izlettiren aşağıdaki çok anlamlı o yazı bugün çaldıklarını sanki gorlarında(çoraplarında) götüreceklermiş gibi biriktirenleri de hatırlatır gibiydi.

Çünkü genel kanaate göre bir Kürt olan ve vefat ettiğinde ölüm haberini ilan eden tellalın ‘Ey Ahali bilmiş olunuz ki Mısır’ın, Sudan’ın, Libya’nın, Filistin’in, Şam’ın, Halep’in Şam’ın, Hicaz’ın ve daha nice ülkelerin hükümdarı olan

Selahaddin Eyyubi hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kendi şahsi parası cenazesine yetmediği için bunlar yakınları ve sevenleri tarafından karşılanmıştır.


Ruhu şad, mekânı cennet olsun’ diye öldüğü duyurulurken başında olduğu onca hazineyi çalmadığı da ve zar, zor ancak alınan bir kefenle bu düzeltmeye çalıştığım ama aşağıda ki yazıda anlatılmaya çalışılan vefasız dünyadan gittiğini anlatıyordu.

Neyse uzatmadan dokunmayıp, ön yazım için sadece başlığını değiştirdiğim o yazıya bırakalım, anlatılmak istenenleri..


SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA  

Barış Manço’nun 1979 Yılında meşhur ettiği, Mehmet Ağa Aslen Karamanlı bir Toprak ağasıyken, Osmanlı Dönemi yetkilileri Mehmet ağayı çağırarak Kıbrıs Girne’de büyük bir tarla vererek ” Karaman’daki Bahçelerin gibi ek, biç, halka iş ver bizde sana toprak bağışlayalım. Hayvancılık ve Tarımı geliştir” derler…

1810-1920 tarihleri arasında yaşamış Karaman’ dan Kıbrıs’a 5 kardeşini de alıp gelmiştir. Yörük Türkmenidir… Kıbrıstaki Köyünün adının Göçeri olması, Yörüklerin konar göçer hayatından gelmektedir. Yörükler köyü de derlermiş Göçeri köyüne ..

Sarı Çizmeli Mehmet ağa, Devlete söz verdiği gibi Tarımda ve hayvancılıkta binlerce kişi çalıştırır, iş verir büyük bir aile olurlar…

Zamanla 3 bin dönümden fazla toprağı olur. Kavgalıları barıştırır, bekarları evlendirir, eşyalarını hediye eder, ev verir, en az da birer dönüm toprak bağışlarmış.

Fakir fukara bir kahvehaneye, ya da lokantaya gittiğinde para ödemez, yer içer, tüm hesapları Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’ya yazdırırlarmış.

Ağa her Cuma namaz öncesi esnafı dolaşır, halkın borçlarını ödermiş.

Kendi gibi gönlü de zengin bu ağa malını mülkünü hep başkalarının hesabını ödeyerek harcadığından, yokluk içinde ölmüştür.

Torunları hala Girne İli, Dikmen Beldesi, Göçeri Köyünde yaşamaktadır.

Barış Manco anlatıyor : Kıbrıs’a gittiğim zaman bu mezarı arayıp buldum.

Beni çok üzen konu ise, Mezarın sahipsizliği…

Kabri aradığımı taksiciye söyleyince, Öyle bir bakış attıki anlatamam… ” Abi Ben yıllardır burada taksiciyim, böyle bir mezar duymadım” demiştir.

Gittiğimiz köyde bir amcaya denk geldik ve sorduk. Taksicide kulaklarıyla duydu ve amcada aynen böyle diye doğruladı ve bize mezarı şu karşı tepede diye gösterdi.

İşte bu hikayeyi 1971’de Kıbrıs’a gittiğinde duyan ve araştıran Barış Manço Kabri ziyaret eder fakat çok bakımsızdır kabri (1977) Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şarkısını yapar ve sonrasında Mehmet Ağa’nın köyündeki mezarını yaptırır (1982).

İşte o harika şarkının kaynağı bu hayat hikayesidir.

Şimdi sözlerinin daha bir anlamlı olduğunu fark edeceksiniz:

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi

Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi

Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için

Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile

Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile

Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu

Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı

Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı

Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış

Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı.

Halk bilimi, kültür, ve  müzik ancak böyle güzel birleştirilebilir. Ve bunu en iyi yapanlardan biri Barış Manço  idi. Hem hikayedeki Mehmet Ağanın hem büyük kültür adamı Barış Manço’ nun ruhu şad olsun.



arşiv haber/yorumlar 25.05.2017 tarihli haber/yorum/reklamlar


 


Hemşirelik İçin Almanya’ya Gittiler..


İl Milli Eğitim Müdürü olmadan 2017/2018 Eğitim/Öğretim Sezonunu bitirmeye hazırlanan Ardahan’da eğitim haberleri..


**ARDAHANLI ÖĞRENCİLER ALMANYA’DA…


Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (Türkiye Ulusal Ajansı) tarafından desteklenen, Erasmus+ Programı Mesleki Eğitim Öğrenci ve Personel Hareketliliği kapsamında 2016 teklif çağrısı döneminde 2296 proje teklifinden desteklenmeye değer görülen 324 projeden biri de, Ardahan’da okullarından olan Şehit Uz. Çvş. İbrahim Erdoğan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine ait.


Bu yıl Ardahan ve Kars illerinin tek desteklen ERASMUS + Projesi olan “ Evde Bakım ve Yaşlı Bakım Hizmetleri Avrupa Stajı” adlı Türkiye Ulusal ajansı tarafından desteklen, proje kapsamında 14 Mayıs 2017 – 03 Haziran 2017 tarihleri arasında ilgili okulun toplam 18 hemşirelik alanı öğrencisi ve 2 öğretmeni 3 hafta süreyle yaşlı bakım ve evde bakım hizmetleri alanında Almanya’da biri hastane olmak üzere 6 farklı yaşlı bakım merkezinde hemşirelik stajı yapmaya başladılar.


Projenin ilk haftasında birtakım izleme ve değerlendirme çalışmalarına katılan Okul Müdürü Metin ÇOBAN, projenin son derece başarılı bir şekilde devam ettiğini, staj faaliyetlerinin çok iyi organize edildiğini, proje kapsamında; özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu Avrupa’da yaşlı bakım ve evde bakım hizmetlerindeki modern yaklaşımların öğrenilmesi, hemşirelik mesleğindeki yeni uygulamaların ülkemize transferinin yanında, katılımcıların 3 hafta süreli Avrupa staj tecrübesi sayesinde, öz güvenlerinin ve girişimciliklerin böylelikle de istihdam olanaklarının artmasının hedeflendiğini belirtti.


Ayrıca katılımcıların proje kapsamında tatil günlerinde Almanya’da önemli merkezlerin yanında, Paris, Amsterdam, Brüksel gibi önemli Avrupa başkentlerini gezme olanaklarının olacağı belirtildi.



*Ünversitenin Sağlıkçıları Belediyedeydiler..


Ardahan Üniversitesi- Sağlık Yönetimi Bölümü birinci sınıf öğrencileri tarafından Öğr. Gör. Bora Topal’ın koordinatörlüğünde Ardahan Belediyesine teknik gezi düzenlendi. Ziyaret esnasında öğrenciler Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’u Makamında ziyaret ettiler.


Makam ziyaretinden sonra Belediyeye ait Çok Amaçlı Konferans Salonunda Başkan Köksoy, tarafından öğrencilere ve (KOSGEB) Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi alan kursiyerlere yönelik olarak Belediyemizin 2009- 2017 arası tamamlanan ve devam etmekte olan projelerin sunumunu yaptı.



**Üniversite ve Okullarda Mezuniyetler Başladı..


 


Arü’de Mezuniyet Coşkusu..


 


Ardahan Üniversitesinin 2016-2017 Akademik Yıl Mezuniyet Töreninde büyük coşku yaşandı.


Halil Efendi Mahallesindeki Sentetik sahada gerçekleşen ve bin 140 öğrencinin mezun olduğu 2016-2017 Akademik Yıl Mezuniyet Töreni’ne Ardahan Vali vekili Muharrem Coşkun, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ile çok sayıda protokol üyesi, davetli, ARÜ’lü yönetici, akademik-idari personel ve öğrenciler ile aileleri katıldı.


ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, bulunduğumuz coğrafyadaki huzur ve barışın dünya için bir sigorta olduğunu ifade ederek, “Bu ülke sizin derdiniz olsun. İnsanlık sizin derdiniz olsun, adalet, sevgi sizin derdiniz olsun. Kalkınma, gelişme bilim sizin derdiniz olsun. Eğer bu kavramları siz dert edinmezseniz biz yarınlarımızı emin olarak kime teslim edeceğiz. Elbette hepimizin bir dünya görüşü olabilir. Elbette hepimiz aynı elbiseyi giymek zorunda değiliz, aynı şeyleri düşünmek zorunda değiliz. Fakat bir mecburiyetimiz var ki? O mecburiyet de ortak paydamız olan bu milletin, bu ülkenin menfaatleridir. Bu menfaatler konusunda asla ve katha farklı düşünemeyiz ve buna mecburuz. Eğer birlikte yaşamanın bir çaresi varsa bu topraklarda huzur içinde, barış içinde, kardeşlik içinde birlikte yaşamak gibi bir mecburiyeti mutlaka ve mutlaka zihnimize kazımamız gerekiyor.” diye konuştu.


Biber, “Bugün bu kürsüde biz konuşuyoruz, yarın bu makamları sizlere emanet edeceğiz” diyerek şöyle devam etti:


“Bizleri siz ileriye doğru taşıyacaksınız. Eğer çıraklar ustaları geçmezse, orada bir gelişme yok demektir. Bu ülkenin, bu milletin, bu toprakların, bu coğrafyanın buna ihtiyacı var. Bir derdiniz olsun. Ben burada olduğum sürece duyacağınız bir cümle olacak. Bu ülke sizin derdiniz olsun. İnsanlık sizin derdiniz olsun. Adalet, sevgi sizin derdiniz olsun. Kalkınma, gelişme, bilim sizin derdiniz olsun. Eğer bu kavramları siz dert edinmezseniz, biz yarınlarımızı emin olarak kime teslim edeceğiz.”


Ardahan Üniversitesinden mezun olmanın haklı gururu ve sevincini kepleri havaya fırlatarak ölümsüzleştiren öğrenciler, törende aileleri ve hocalarıyla birlikte hatıra fotoğrafları çektirdi.



**GÖLE’DE 3. MEZUNİYET TÖRENİ..


Bir çok başarıya imza atan ve bu yıl 3. mezuniyetlerini veren Müdür Arzu Güverçin yönetimindeki Feride Karabacak Anadolu Kız Meslek Lisesi öğrencileri, etkinlik sonrası keplerini havaya atarak mezun olmanın sevincini Öğretmen ve aileleri ile yaşadılar.


Mezuniyet törenine, Belediye Başkan Vekili Filiz Topçu. İlçe Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz. Milli eğitim Müdürü Mevlüt Özalp, Şube Müdürleri Tuncay Kızılateş, Abdullah Ziyrek,Okul Müdürleri, Yüksel Yeni. Özel Özen Tunç Kılıç, Abdulkadir Taşçı, Veliler, Öğretmenler ve Öğrenciler katıldı.


Müdür Arzu Güvercin yaptığı konuşmada,Öğretmenlerine teşekkür ederek ”bir anne ve baba şevkatı ile kucaklayıp, bilgi ve erdem ile donattığınız bir nesli daha bugün buradan uğurluyoruz. Onlara gösterdiğiniz kılavuzluk ve ilgi için sizlere teşekkür ediyorum.”


OKUL GÜNLERİNİZ, OKUL ANILARINA DÖNÜŞECEKTİR.


Güverçin öğrencilerine ise ”Okula başladığınız günden bu güne değin, bilgi ve erdem ilre donatıldınız.. biliniz ki her mezuniyet bir başka basamağın başlangıcıdır. Okul günleriniz, okul anılarına dönüşecektir. Gelecekte bizleri başarıyla temsil edeceğinize güvenim tamdır.” Müdür Güverçin konuşmasının devamında öğrencilerinden 3 şey istedi ”1- Sağlığınız. 2-Mutluluğunuz. 3- Ahlaklı ve başarılı olmanızdır. Hızla değişen Dünya’da değişimi kavramalısınız. Kavrayınız ki muasır medeniyetler seviyesine bizleri taşımalısınız. Sizlerden dürüst, adil iyi birer insan, değerlere ve tutumlara bağlı olmanızı arzuluyorum.”


Son konuşmayı yapan Milli eğitim Müdürü Mevlüt Özalp, bu anlamlı başarılara katkıların devam etmesi gerektiğinin altını çizerek ”Ailesi, öğretmenleri ile sevgi ve hoş görü içinde mezun olduğunuz Göle eğitimden ülke geleceğine katkı sunmanız gerektiğine vurgu yaparak öğrenci ve öğretmenleri kutladı.


Okul öğretmenleri tarafından verilen şiir ve müzik dinletisi törene renk katarak bizleri liseli yıllarımıza götürmesi güzelliğini de taşıyordu. Yahya Kemalin ” sesizce bir gemi kalkar bu limandan” şiirin uyarlanması bugün ki okul yaşamının geleçek okul anınılarına dönüşmesinin anlamını taşıyordu.


Okul 1. ve 2.sine Mezuniyet Diplomalarını Belediye Başkan Vekili Filiz Topçu verirken protokol tarafından öğrencilere verilen diplama törenin ardında öğrenciler keplerini havaya atarak sevinci paylaşarak haıtıra resim çektirdiler.


**Kadınlar Çiçektir..


*08/03/2017 Tarihli Haber


8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün gelmesi ile birlikte bu özel gün tüm mecralarda kutlanmaya başlandı. Google, Dünya Kadınlar Günü 2017 için özel bir tasarım hazırlayarak, kadınlarımızın önemine dikkat çekti. Dünya Kadınlar Günü, Uluslararası olarak kutlanan sayılı özel tarihlerden biridir. İşte Dünya Kadınlar Günü hakkında tarihi detaylar ve merak edilenler


Dünya Kadınlar Günü 2017 doodle’ı ile birlikte Google, tüm dünya kadınlarının, Kadınlar Günü’nü özel tasarımı ile kutladı. Kadınlar Günü’nün gelmesi ile birlikte en çok aranan şeylerden biride bugünün ilk olarak ne zaman kutlandığı oldu. İşte 8 Mart Dünya Kadın Günü hakkında tarihi bilgiler ve Google tarafından hazırlanan doodle’ın detayları


Dünya Kadınlar Günü dev arama motoru Google tarafından doodle oldu. Her yıl 8 Mart tarihinde kutlanan Dünya Kadınlar Günü aslında Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştı. 


Her yıl 8 Mart tarihi “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak geçiyor. Uluslararası bir gün olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmıştır. Dünyada 1910’larda,  Türkiye’de ise ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlanmıştır. Hem dünyada hem de ülkemizde kutlama olarak geçen bu özel tarihin “Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün” kökeni acı bir tarihe dayanıyor. Peki,  Kadınlar Günü hangi olay neticesinde ortaya çıktı? 8 Mart Dünya Kadınlar Günü neden kutlanıyor? İşte, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında birçok kişinin bilmediği gerçekler!


8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ TARİHÇESİ


ABD’nin New York kentinde bir dokuma fabrikası… Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret…” 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları talebiyle greve başladı. Bu sırada çıkan olaylar sırasında fabrika içinde şüpheli bir yangın başladı. 129 kadın, yangında hayatını kaybetti… Takvimler 8 Mart 1857’yi gösteriyordu. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı. . Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin , bu olayın ardından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını öneri olarak sundu ve öneri oy çoğunluğuyla kabul edildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Almanya ve İsviçre’de anıldı. Anmaların 8 Mart olarak değiştirilmesine 1921’de Moskova’da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda karar verildi. ABD’de de ise 1960’lı yıllarda anılmaya başlandı. Birleşmiş Milletler, 66 yıl sonra 8 Mart’ın ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak kabul etti.


 


Ardahanlı Siyasi Fetocu Var mı?







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Hükumetin ortağı konumunda MHP’nin bile AKP’li siyasiler içinde hiç mi fetocu siyasi yok?’ diyerek dikkat çektiği bu durum benim dikkatimi Ardahanlı siyasilere çevirdi.

Gerçi son genel seçimlerde bu yönde bir çok kez yorum ve haberde bulunduğumu da hatırlatan bu duruma bakınca öncelikle Fetonun Ardahan’da kamp kurmasına öncülük eden Ardahan’da siyaset yapanlar aklıma geliyor.

Evet bir zamanlar Hoca efendi deyip, el eteklerini öptükleri feto adına okular açan, onun adına yurtlar yaptıranlar olmak üzere Ardahan’da hiç mi fetocu siyasiler yok?

Sorumu genişleterek şu an bulunduğum İstanbul’da, sık sık gittiğim Ankara’da ve diğer illerde siyaset yapan Ardahanlılar arasına hiç mi fetocu yok?

Bilmem ama benim 30 yıllık gazetecilik hayatımda zaman zaman isimlerini bile verip, fetocu dediklerim şu an her keseten daha çok Reisçi olduğunu da görmekteyim..

Gerçi sadece siyasiler değil, bir zamanlar fetonun gazetesinde çalışan ve hala valiliğin koridorların da tur atan sözde muhabirlerin de içinde bulunduğu çok ama çok fetocu siyasiyi ben değil tüm Ardahan iyi biliyor..

Ardahan’da siyaset yapıp, Şavşat’ın dağlarında villa dizenlerin yanı sıra kendileri olmazsa da eşleri, kardeşleri, akrabaları ve dostları şu an fetoculuk yapanlarla dolu Ardahan’da hiç mi fetocu siyasi yok?!..

Umarım yoktur..