
Başta Damal Kaymakamlığı olmak üzere Damal Belediyesi, Damal Federasyonu, Dernekleri olmak üzere hiç bir kurum ve kuruluşun bölge turizmine büyük katkı sunacak olan bu önemli gelişmeyi anlatamazken her yıl 15 Haziran ile 15 Temmuz Günleri arasında Damal’ın Karadağ’ına yansıyan Atatürk’ün silueti yerel ziyaretçilerin akın alanı oluyor.
**Damal Bebeği Boyandı..
Bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Damal’da belediyede yeni bir festivale hazırlanıyor.
Şenlikler dolysıyla çalışmalarını yoğunlaştıran Damal Belediyesi Belediye Binası önünde bulunan dev Damal bebeğini boyarken, belediyenin ön cehpesinide Damal Yukarıgündeş sınırları içinde bulunan Karadağ’a yansıyan Atattürk Silüetinin osterini yaptırdı.
Suyu kesildiğin de gazeteciyi arayan, yolu, suyu, elektriği olmayan organize sanayi de, küçük sanayi de iş yapamıyorum diyerken, ‘beni yazma ama sorunlarımızı mutlaka yaz’ diyenlerin bu bir türlü çözüm bulmayan sorunlarda ne kadar payları var?
Nüfus kimliğinin kayıp etmeyene kadar matbaa, gazeteci nedir’i bilmeyen, hatırlamayan köylünün hayvanlarımız şaptan telef oldu, kaba yem sıkıntısı çekiyoruz, suyumuz gibi köy ve yayla yolumuz yok demeye ne kadar hakkı olabilir?
Kendi sorunlarının çözümünde kendisinin rolünün ne kadar olduğunu düşünmeden yaylamız da elektrik yok demeye kimin hakkı olabilir?
Seçimlere iki ay kala ortaya çıkıp, ‘Ben bu memleketi kurtaracağım’ diyenler ne kadar halkı ve beni ikna edebilir?
‘Efendim biz seçtik, o yapmalı’ deyip, yan gelerek yatarak, çözüm bekleyenlerin sayısının bir hayli fazla olduğu bir memlekette evinin önünde ki çöplerin neden günlerce toplanmadığını sorma gibi bir hakkı olabilir mi?
Ardahan’da 10 değil, 13 leylek yuvası diye yazıp, gazeteci diye ortalıkta gezenleri tutup, ‘Ula hele gel buraya, bu toz, toprağı görmüyor musun, çukurlarda nasıl geziyorsun?’ diye sorma-yanların aydın, toplum önderi, adam diye bilindiği memlekette valiyi, belediye başkanını, kaymakamı hatta seçildikten sonra beline taktığı tabanca ile, aldığı minibüsle köyün, öğrencinin HES’in barajını almaktan öte bir iş yaptıkları görülmeyen muhtara, sözde gazetecilere bir şey demeye hakkınız var mı?
Evet, var olan sorunlara manalar çözümler üretmeden, çeper diplerin de dedikodu yaparak muhalefet yapanların siyaset yaptığı memlekette var olan sorunların çözümün de kimler sorumludur?
Örnek olarak memleketim Ardahan’ın yıllardır kampüsleri bitiremeyen birinin işe aldığı yakını dolaysıyla ‘çalışkan, iyi adam olduğu’ bu memlekette kim soracak Güzel Sanatlar Fakültesi, yetmedi İlahiyat Fakültesi, Hanak, Damal ve Posof’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar ne oldu diye?
Onca Avukatı, doktoru, eczacısı, siyasetçisi, meclis üyesi, mahalle, köy muhtarını olduğu bu kentte kim soracak bu memleketin sorunlarından kim, kimler sorumlu diye?..