ARTIK BİZ DE VARIZ! Sıra Logosunda..

Geçtiğimiz günlerde resmi kuruluşunu tamamlayan ve kongresini yağan, Avukat Osman Yıldız’ı başkan seçen Ardahan Barosu ilk kez Ardahan olarak Ankara’da yapılan 39.Baro Başkanları Toplantısın da temsil edildi.


ARTIK BİZDE VARIZ! Sıra Logusunda..


1992 yılında vilayet olup, ayrıldığı Kars’ın barosuyla birlikte temsil edilen ancak Ardahan Barosunun kurulmasına karınca kararınca katkı sunan ARDAFED ve başta şu an hala ARDAFED Başkanı olan Fakir Yılmaz başta olmak üzere Ardahanlı Gazetecilerin sürekli gündemde tuttuğu Ardahan Barosunu kurup, başkanın seçen Ardahanlı Avukatların temsil eden Ardahan Barosunun da il kez katıldığı TBB’nin Ankara’da ki 39.Baro Başkanları Toplantısına katılan Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Yıldız toplantıda paylaştığı fotoğraflarının altına ‘Artık Bizde Varız’ dedi.



Vali Masatlıyı Ziyaret Ettiler..


Amkara’da yapılan toplantı öncesi Ardahan Valsi Mustafa Maksatlı’yı makamında ziyaret eden Ardahan Baro Başkanı Osman Nuri Yıldız yapacakları çalışmaları valiye aktardı.


Baro’ya kayıtlı Avukatlarla birlikte Vali Mustafa Masatlı ise Ardahan Baro’sunun hayırlı olmasını diledi.


Yazdık Ardahan Barosu İçin Harekete Geçtiler!


Yazdık Ardahan Barosu İçin


 


Harekete Geçtiler!


*Arşiv Haber 29/12/2018


Sitemiz ve gazetemizin ‘RESMİ ADI KARS-ARDAHAN, SANAL ADI KARS BAROSU!’ başlığı ile gündeme getirdiği ‘Ardahan Barosu’ iç,n harekete geçen avukatlar Ardahan Barosunun kurulması için çalışmalar başlattıklarını belirttiler. şte haberimiz üzerine Ardahanlı Avukatların Ardahan Barosu ile ilgili yaptığı açıklama;


***BİZ YAZDIK ONLAR HAREKETE GEÇTİ..


Kars-Ardahan Bölge Barosu Ardahan Temsilcisi Av. Yunus Emre Aras, Ardahan Barosunun kurulması için gerekli çalışmalara başladıklarını söyledi.


Aras, yaptığı açıklamada, Ardahan’ın şimdiye kadar baro olarak Kars’a bağlı olduğunu belirtti. Bir ilde kurulması gereken baro için yeterli avukat sayısına ulaştıklarını kaydeden Aras, “Bir ilde kurulması gereken baro için en az 30 avukata ihtiyaç var. Biz bu sayıya ulaştık. Bu nedenle artık Ardahan’ın bağımsız barosu olması için girişimlerde bulunduk” dedi.


Baronun kurulmasıyla daha güçlü olacaklarını ifade eden Aras, “İnsan hakları konusunda daha etkin bir rol almış olacağız. Sivil toplum kuruluşları içinde baronun önemi çok büyüktür. Eskiden Ardahan temsilcilikti. Ama artık yargıda önemli bir konumu olan baroya sahip olmuş olacağız. Kars’tan bağımsız, Ardahan olarak baro başkanlığı kuracağız. Bu nedenle yargıda konumuz daha güçlü ve etkin olacak. Şimdiye kadar Kars Barosunun tahakkümü altındaydık. Özgürlüğe adım atacağız” şeklinde konuştu.



YILDIZ: ARDAHAN BAROSU İÇERİSİNDE OLACAĞIM


Ardahan’ın tecrübeli Avukatlarından olan, İzmir’e taşındıktan sonra Ardahan’a kesin dönüş yapan ve bir dönem Kars Ardahan Baro Temsilcisi görevinde bulunan Osman Nuri Yıldız ise, baroyu etkin bir şekilde kullanacaklarını belirterek, kendisinin de Ardahan Barosu içerisinde yer alacağını dile getirdi.


ÖZYILMAZ: MUTLULUK VERİCİ


Baro kurulmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden ve 5 yıl Kars Ardahan Baro Temsilcisi görevinde bulunan Avukat Metin Taylan Özyılmaz da, Ardahan’ın kendi barosuna kavuşacak olmasının önemli olduğunu, şehirde kamu kurumlarında çalışan 8 avukat ile birlikte 30 avukat sayısına ulaştıklarını anlattı. Haber: Özkan Karakaya


**İŞTE KONULA İLGİLİ ÖNCEDEN YAZDIĞIMIZ HABER..


RESMİ ADI KARS-ARDAHAN,


 


SANAL ADI KARS BAROSU!


92 Yılında yeniden resmi bir vilayet olan Ardahan’ın Kars’ın gölgesinden kurtulmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Başta ARDFED, Ardahan Dernekler Fedarsyonunun sürekli dikkat çektiği ve Ardahan’ın Çıldır Gölüne göz koyan, Ardahan Iğdır isimlerini kullanarak batıda ki KAİ, KASİAD gibi saçma kuruluşlarla Ardahan’ın adını gölgeleyen Karslılar baroda da Kars adını öne çıkarmışlar. Ardahanlı avukatlarında yönetiminde olduğu Kars-Ardahan Barosu sanalda, Kars Barosu.



Ardahanlı Avukatlar Baroyu Kuracak mısınız?


26 yıl önce yeniden vilayet olduktan sonra, bir kentin olmazsa olmazı olan kurumlarının büyük bölümünü Ardahan adında kurup, hayata geçiren Ardahanlılar, üç gümrük kapısı ile kafkaslara açılan, doğu anadolunun karadeniz kapısı olan, beş ilçesi bir beldesi 237 köyü bulunan Ardahan’ın halen barosu yok?


Karsa bağlı bulunan ‘Kars-Ardahan Barosu’na’ üye olan Ardahanlı avukatların Ardahanla birlikte vilayet olan, havaalanını açtıran Iğdır da ki avukatlar gibi kendi barolarını hala kuramamaları, hukukçu olan ve toplumda aydın olarak anılan Ardahanlı avukatların duyarsızlığını ortaya koymaktadır. 


.Ardahanlı avukatların üye oldukları ve 26 yıldır birkez olsun başkanlığını yapamadıkları Kars-Ardahan Barosu son olarak yaptırdığı rozet ve anahtarlıkların üzerine Kars-Ardahan Barosu yazdırmadığı gibi sadece ‘Kars Barosu’ yazdırdığı dikkatlerden kaçmadığı gibi aynı baronun internet dünyasında açtırdığı sitesinin adı da Kars-Ardahan Barosu değil ‘Kars Barosu’ adıyla açtığı dikkatlerden kaçmıyor.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Dernekler Fedarasyonu heyetinin ziyaret ettiği ve Ardahan’a Baro kurulması gerektiğini belirttiği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ‘Ardahanlı avukatlar Ardahan Barosunu kursunlar biz Türkiye Barolar Birliği olarak Ardahan Barosunun binasını yapacağız.’ sözünü vermesine karşın Ardahanlı avukatların bir araya gelip Ardahan Barosunu kuramadıkları için halkın tepkisini alırken ‘Kars-Ardahan Barosu’ yöneticilerinin Kars Barosu olarak ima ve ilan etmeleri ‘Ardahanlı avukatların yüzleri ağ olsun’ tepkisi almaktadır.



**Roboski ve Suriye..


Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.

Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..

Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir. 

Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.

Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.

Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.

Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..

Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..

Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..