aharın gelmesi ile birlikte Alabalık Deresi atılan çöpler yüzünden çevreye kötü koku yaymaya başladı.
Ayrıca Belediye Zabıta ekipleri alabalık dersi çevresindeki evleri araçla anons yaparak derenin kirletilmemesi için uyarı anonsu yapıyor.
Virüs Korkusu, Komedisi, Koması..
Gerilmemek, yaşadığınız sıkıntıları daha fazla düşünüp, kafayı sıyırmamak ve en önemlisi gece yarılarına kadar kimin nerede ne iş yaptığını düşünmemek ve ne halt ettiğini takmamak için gripal bir durum olan bu rahatsızlığa yakalanmamak ve yakalanıldığı takdirde vücudun dinlenmesi için en iyi ilacın uyku olduğunu diyen bilim, tıp ve din adamlarını dinleyerek erken uyuyup, her sabah dağıtılan rızkımı almak için sabahları *erken uyanıp bu günlerde pompalanan virüs korkusunun komediye dönüp, bir çoğumuzun komaya soktuğu bir gerçek..
Bunu anlamak için gece yarılarına, hatta sabahlara kadar sanal ortam ve medya aracılığıyla yayılan ve bizleri psikolojik olarak etkisi altına alarak, korkutan virüs vakasından etkilenmemek için erken uyuyup, erken kalktığınızda açtığınız tv kanallarındaki ‘Virüs Şov’ türü haberleri izlemek yeter, artar bile..
‘-Efendim size sayın Cumhurbaşkanımızın gönderdiği maskeyi getirdik, virüsten korunmak için ağaç kabuğuna girdi, evini kamyona taşıdı, belediye başkanının diktiği maskeleri ve yolladığı kolonyayı size dronla getirdik..’ türü saçma haberleri izlerken birilerinin eve kapatarak bizimle dalga geçip, Kanal aTV’den beter bir yöntemle yıkadığı beynimizi esir alıp, korkudan öldürmeye bir hayli niyetli olduğunu anlamak için biraz k beyniniz kalmışsa yapacağınız sabah jimnastiği ile iyi anlarsınız..
Dönen dünyanızı durdurma denemesi yapanların dün yokmuş da, bugün ortaya çıkmışcasına 24 saat boyunca bizlere hatırlattıkları ölüm korkusu ile insanları içeri tıkıp, adeta bir merkezden hazırlanan haberlerle tüm toplumu esir almayı başardıkları şu günlerde onca sorun ve bu sorunların çözümü de ötelenmiş, ertelenmiş gibi birikerek, hatta Ağrı dağını, Everesti geçerek bizleri beklediğini de kimse anlamaz, algılamaz bir halde..
Evet zorunlu kamusal reklamlarda sigarayı bırakmamızı isteyen ve ‘Biliyor musunuz bugün sigaradan 300 bin insan öldü’ diyenlerin sattırdıkları sigaraya yasağı niye getiremediklerini bilmediğim ama bir ay içinde 82 milyonluk ülkede, virüsten 700 insanın ölümünü, 7 milyarlık dünyada çoğu yaşlı, hayatını tamamlamış olan 100 bin, bilemediniz 399 bin insanın aramızdan ayrılışını kıyametmiş gibi lanse edenlerin bizleri eve kapatıp, sanal ortam ve medya aracılığı ile esir aldığı şu günlerde yapılan haberleri dinleyip, analiz ettiğinizde karşımıza çıkan tek şey birilerinin virüs korkusu aşıladığı, bizlerle komedi oyunu oynayıp, komaya sokmaya çalıştığını anlamanız için en iyisi benim gibi erken uyuyun, erken kalkın ve onları dinlemeyin işinize gününüze ve aşınıza bakın desem de boş..
‘Çünkü sakalım da var (!)’ ata sözünün bile dinlenmediği şu an bu yazıyı okuyan sen ve bir çoğunun bana deli diyeceğinden çekinsem de 51 yıldır yaptığım gibi takmadığım ve takıldığım her engeli öz güvenimle aştığım için bunu da aşacağımı biliyorum.
‘Siz bana ne derseniz deyin, ben hala aynı yerdeyim’ diyor, en başta olduğu gibi bugün de bu komediye gülüyor, komaya girmiyor, korkmuyor ve gidebildiğim kadar yol alacağım diyorummmm..
Gerisi sizde..
Siz de en iyisi dün olduğu gibi bugün de bana inanmayın kapatın kapıları, pencereleri içeri virüs girebilir..
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2. Olağan Kongresi için çeşitli kentlerden kongreye katılan çok sayıda kişi, Botan Yürüyüşü’ne katılarak Cizre’ye doğru harekete etti.
Yürüyüş öncesi açıklama yapan HDP Ankara İl Eşbaşkanı Ayhan Bilici, Kürtlerin sürekli bir barış talebi olduğunu belirterek, savaşın asıl nedeninin çözümsüzlükte ısrar eden devlet olduğunu söyledi. Bilici, “Bugün Kürdistan’da devletin katlettiği çocukların, kadınların suçu nedir? Kürt halkını savaşa, açlığa mahkûm etmek isteyen devlete karşı ses çıkarıyoruz. Daha fazla Kürt kanının dökülmesinin önüne geçmek için bugün Botan’a gideceğiz ve elbette Kürt halkının bu onurlu direnişi ablukaları er geç yıkacaktır” dedi. (DİHA)