ATAM: ALTIN ALIN





GAZETELERİMİZ VE MANŞETLERİMİZ ULUSAL BASINDA



GAZETEMİZ ve MAŞETİMİZ ULUSAL TV HALK TV’DE







Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarimizi okuyor musunuz?









GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



GAZETECİLERLE GÜNDEM’E KONUK OLAN 


NİHAT ATAM: ALTIN ALIN..


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, TEMPO TV’de CANLI olarak sunduğu GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programa katılan İstanbul Kuyumcular Derneği Başkanı, ATA Kuyumculuk ve Sanfe Sigorta AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Atam’dan önemli açıklamalar.




Yaklaşan yeni yıl öncesi yatırım yapmak isteyenleri uyaran İKUD Başkanı Nihat Atam ülke ve dünyada yaşananların ekonomiye yansımasını değerlendirip, yatırımcılara seslendi.

İKUD’a üye olan Kuyumcuları ve diğer meslektaşlarının iş yerlerini  koruma konusunda yeni önlemler almaya da davet eden İKUD Başkanı Nihat Atam, kuyumcu esnafının başta iş yerlerinin kepenklerinin kumanda şifrelerini yenilemeleri ve işyerlerini kapatırken tezgahlarda dışarı da mal bırakmamalarını isteyen Atam, sanal ortamda açtıkları İŞİKUD Kuyumcu Tezgahtar İş İlanı Sayfası ile gerek kuyumcuların birbirine ulaşması, gerekse bu sahada işçi arayan, iş arayanların yararlanabileceğini belirtti.




Açıklamasında önümüzdeki günlerde artmasını ve kar getirmesini bekledikleri altının,en güvenilir yatırım olduğuna bir kez daha dikkat çekti. 

İstanbul Kuyumcular Derneği Başkanı, ATA Kuyumculuk ve Sanfe Sigorta AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Atam yaklaşan yeni yıl öncesi parası olupta ‘nereye yatırım yapayım?’ diyenlerin altına yönelmesi halinde karşı çıkacaklarını belirtiği açıklamasında yatırımda en karlı olan Altın’ın hiç bir zaman ve dönem zarar vermeyen en önemli yatırım kaynağı olduğunu belirtti.




Gerek İKUD olarak, gerek Kuyumcular Odası olarak gerekse bu sahada mücadele veren stk’larla birlikte var olan sorunların çözümüne uğraş verdiklerini de belirten İKUD Başkanı Atam, ‘yaklaşan yerel seçimleri kim kazanırsa kazansın, biz hizmet bekleyenler olarak hizmet edenin yanında olacağız.’ dedi.






DP, SHP, DYP, MHP, ANAP, BTP, HÜDAPAR yetmedi CHP.. 


‘Biz Atatürk’ün Askerleriyiz’ deyip, önce Kaftancıoğlu’nu sonra Kılıçdaroğlu’nu gönderen ulusalcı tayfa hedeflerinde ve sırada olan İmamoğlu’nun desteğiyle getirdikleri Özgür Özel’e genel başkan olduğunu hisettirmek için tv’leri, gazete ve sanal imkanlarıyla bugünlerde bir hayli yoğunken yaklaşan seçimler için solcu, demokrat diye bildiklerimiz başta olmak üzere  bugüne kadar kimsenin ciddi anlamda ‘ben de adayım, aday adayıyım’ demediğini de görmekteyiz..




Ve son kurultayda bir hayli incinen, üzülen Alevi kesimi de bu duruma baktığımızda gerek Özel’in gerekse İmamoğlu’nun üzerinden hala ‘Sayın eski Genel başkanımz’ dedikleri Kılıçdaroğlu adı üzerinde adeta dağılmış, şaşkın bir durumda olan parti durumundaki CHP’nin bu hali başta sağcı bilinen sıraların olmak üzere bazılarının doymaz iştahını abarttığını da izlemekteyiz..

Gerçi solcu denmeyecek bir durumda olan CHP’nin ya yeniden Baykallaşıp içine kapanacağı ya da hala içinde olan eski DYP’li hatta ülkücülerle daha devletçi yani ulusalcı bir kisveye bürüneceği söylense de bende ‘Çıkmadık canda umit vardır’ diyenlerdenim..

Evet, tam bugünkü yazıma başlarken çok sevdiğim Hanaklı bir arkadaşım beni telefonla aradığında, kesin Damal’a ilgili diyerek son günlerde yaptığım ve altına bir kez daha imza attığım, yerelde olduğu gibi ulusalda büyük ses getiren haberlerim aklıma geldi. 

Ve, ‘konu yine aynı mı olacak?’ diye telefonuma cevap vermek için telefonu yavaşça kulağıma götürüyordum…

Çünkü arayan Hanaklı bir arkadaşımdı ve Alevi kültürüyle yoğrulan Damal’ın nüfusu kadar Hanak ilçesinde de Alevi nüfusu olduğunu  yazdığımda da o dönemde de sunni dediklerimizden  bazıları benden çok Alevi olduğunu iddia edip ‘Ölümüzü sazla gömdükse ne olmuş?’ deyip tepki gösterdikleri gibi onlarda ‘Karıştırma ne karıştırıyorsun?’ diye ben zavallıya kızmışlardı..




Neyse günlerdir olduğu gibi beni telefonla arıyan arkadaşımla Fil meselesininde içinde olduğu konularla iilgili sohbet ve görüş sonrası “sen asıl haberi kaçırıyorsun biliyormusun? MHP’li Harun Tankoç CHP Üyesi olmuş bununla yetinmeyip,  üç kez belediye başkanlığı yaptığı Hanak’ta yeniden belediye başkanı olmak için CHP’ den Belediye Başkan aday adayı oluyor” diyordu…

Beni şok eden ve ‘ Yok canım, inanmam’ dedirten bu bilgi sonrası bu  kez de ben Harun Tankoç’u bizzat arayarak bu iddiayı kendisine  soruyordum. 

Daha önce kendisiyle Tempo Tv de yaptığımız ‘Gazetecilerle Gündem’ programına davet için, aradığımda yurtdışında olduğunu bildiğim Tankoç telefonumu hemen açıyor..

Ve sorularım üzerine ‘evet CHP’den adayım ve şu an Hanak’tayım’ diyordu. 

Arkadaşımın iddası hakkında hemen sorularımı ard arda ‘evet’ diyerek cevap veren ve daha önce Demokrat Parti, Doğru Yol ve Anavatan Partisinden Hanak’ta üç kez belediye başkanlığı yapan MHP kökenli Harun Tankoç’un Hanak’ta dördüncü kez belediye başkanı olmak için bir kez daha başkan olmak için CHP’den aday olmak için aynı partiden aday adaylığına hazırlandığını bizzat kendisine teyit ettirdim.

Ve Tankoç gibi MHP kökenli olan Mikail Kayatürkün’de Ardahan’da yeniden belediye başkanı olmak için Ak Partiye başvurduğunu öğreniyorum.


Bir dönem yetmedi, iki dönem yetmez dört dönem hatta İl başkanlığı, belediye başkanlığı, beş dönem milletvekilliği iki dönem grup başkan vekilliği  yapan ve bugün genel başkan olan ‘sözde değişimci’ (!) Özgür Özel gibi kendilerini yeni sayıp gençlerin önünü açmayan yetmedi, gençlerin önünü kesmek için ‘soldanda, mufazakardan da hatta yer varsa Kominist Parti, Halkın Kurtuluşu, HEDEP’te olsa fark etmez’ anlayışı içinde olanların örnekleri olarak Tankoç ve Kayatürkün adaylıklarına hayırlı olsun demekten başka bir şey denemez.. 


Çünkü son bir haberimde beni sevmeyenleri bir hayri geren ve beni yıpratmak için ellerine fırsat geçti diye sanan Sazlardan çalan mevcut Belediye başkanımızda Öcalanın yakalandığı dönemde iktidar olma fırsatı bulan DSP’den milletvekili seçilmiş sonrasında da İsmail Cem’in partisinden yeniden seçilmek için bu kezde aday olup ancak 700 oy alıp seçilemeyen,  bir dönem sonrada HDP destkele CHP’den belediye başkanı olan ve yazımın içindeki fotoğraf da görüldüğü gibi AK Parti den aday adayı olduğunu öğrendiğim Kayatürk’e rozet takan Faruk Demir’de aynılarından değilmi?




arşiv haber/yorumlar 08.05.2020 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


 SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


en yeni makele


LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?


ARŞİV HABERLERİMİZ







KURTLAR DAMAL’DA AYAK KIRDI!


Ardahan’in Damal İlçesi yakınlarından meydana gelen bir olay duyanları şoke etti.

Alınan bilgilere göre merada bulunan hayvanlarını eve getirmek için yola çıkan İlhan Karabudak isimli Damallı elinde bir çubuk bile almadan çıktığı merada hayvanlarını aradığı bir sırada ve evinin bir hayli uzaklaştığı sırada bir anda karşıdan bir kurt sürüsünün kendisine doğru saldırıya geçtiğini fark edince kaçmaya başladı.


Kurtların arkasına düştüğü Damalı Karabudak Kurtlardan kaçarken bir anda kendisini uçurumun dibinde buldu. Ayağı kırılan vatamdaşın Jandarma 156’yı ve Acil 112’yi telefonu ile araması ardından düştüğü çukurun dibinde yapılan ilk müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldığı ve ayağının kırıldığı öğrenildi.




İBB VE BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYELERİ


STK’LARA SAHİP ÇIKMALI..


Aslında tüm yerel yönetimlerin yapması gerekenleri yapma gayreti içinde bulunan ve tüm büyükşehirlerden daha çok konuşulan, tartışılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının neden iktidarın kendilerinden olmamasına karşın


nasıl puan aldıkları, yapılan anketlerde niye  isimlerinin öne çıkmasına baktığımızda yerele, insana, mahalleye dokunduklarını görmek yeter, artar bile..

Ve en önemlisi o isimlerin bir çok belediyeden daha etkili olan sivil toplum kuruluşları ile hareket ettiğini de bir kenara not etmek gerekir..

Çünkü mevcut iktidarın iktidara gelmeden önce cami altı Kur’an kurslarınında içinde bulunduğu bir çok stk ile kol, kola, omuz omuza bir mücadele ile iktidar olduğu bilinci ile hareket eden bir anlayışla hareket eden iki büyükşehir yani İstanbul ve Ankara Büyükşehirleri ve onların başında bulunan 2 isim var.

Yani yerel toplumu ana merkezinde temsil eden ve resmi adı sivil toplum kuruluşu olan dernekler, federasyonlar, konfederasyonlarla birlikte hareket etmenin önemini anlayan şu anki mevcut iki belediye başkanından önce mevcut iktidarın bir zamanlar belediye başkanı olan ama Ankara’daki başkan gibi istifaya zorlanan Kadir Toptaş’ın başarısı da buna, stk’larla olan yakın ilişki içibde olmasından kaynaklanıyordu.

Evet Corona’nın hayatı durdurduğu bu süreçte olumsuz yönde etkilenen kurumların başında gelen bir çok stk’nın başı olan konfederasyon ve federasyonların destek beklediği şu günlerde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere tüm büyükşehirlerin  derneklerini temsil eden, bir arada tutan ve yerele ulaşan birinci kapıları olan stklar  kendilerinden beklenenleri yerine getirmelidir.

Bunun birinci desteği ve kaynağı da çoğu gönüllü insanların imkanları ile ayakta kalmaya çalışan konfederasyonları, federasyonların kiraları başta olmak üzere su, doğal gaz, elektrik, telefonlarının faturalarının en azından bir bölümüne katkı sunulmasını sağlamaktır.

Çünkü siyasi partiler gibi demokrasinin ana damarları olan sivil toplum kuruluşlarının da dünya ve ülke gündeminde yaşanan Covit-19 ile alt üst olan kurumların başında gelen ve büyükşehirler gibi bu kuruluşların bağlı bulundukları İçişleri Bakanlıklarını temsil eden Valiliklere, Kaymakamlıklara, Sivil Toplum Kuruluşu Müdürlüklerine bağlı ve onların desteğine muhtaç sivil toplum örgütleridir..

Yani devletin babalık, yerel yönetimleri oluşturan belediyelerin annelik yapması umuduyla yazımı, başta iki annemin ve Cumartesi annelerinin olmak üzere tüm annelerin Anneler Gününü kutlarım..



Kürtlerin Erdoğan’a Mesajı:


SENİ BAŞKAN YAPTIK!..


arşiv haberler 17/04/2017 tarihli haberler/yorum


Başta Güneydoğu’da olmak üzere yurt genelinde Evet diyen oyların %20’sinin Kürtlerden geldiği netleşirken bunu ilk gören Erdoğan referandum oylaması ardından üstü kapalı olarak Kürt seçmene teşekkür etti.


HDP’nin önderliğinde, Demirtaş’ın liderliğinde 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde Erdoğan’a, ‘Seni Başkan Yaptırmayacağız’ diyen Kürtler 16 Nisan referandumunda yine Demirtaş’sız HDP’nin ‘Başkanlığa Hayır’ çağrısına uymayarak özerk yönetim, eyalet sistemine yol verecek olan başkanlık sistemine evet dedikleri belirtilmekte.


Türk Usulü Değil, Tüm Halkların başkanlığı Olmalı..


Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi modelini öngören anayasa değişikliği teklifi yüzde 51.40 oyla kabul edilirken bunun belirtildiği gibi ‘Türk Usulü Başkanlık Sistemi’ değil, içinde tüm halkların haklarının olduğu ‘Tüm Halkların Başkanlığı’ olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken seçmen 2019 seçimlerine kadar bu sistemin alt yapısının hazırlanmasından yana olduğu görülmekte.


**Erdoğan ve Danışmanlarının Sinyali Kürtler Tarafından Alındı..


AKP’nin başlatmış olduğu barış sürecinin Kandil baskısı altında ki HDP tarafından iyi değerlendirilemediğini ve yine Erdoğan’ın yönetiminde ki AKP’nin HDP’ye Anayasa’yı birlikte yapılan çağrılarına kulak tıkamasına tepki olarak 16 Nisan’da yapılan referanduma evet diyerek Erdoğan’a ve Başkanlık sistemine yeni bir fırsat veren seçmen ülkenin 100 yıla yakındır badanaj yaptığı sistemin içinde bulunduğu dar boğazı da açarak Türkiye’nin üzerinde yapılan hesapları en az 30-40 yıl ötelemiş oldu.



**Göle Hayır’dan yana..


*31/03/2017 Tarihli Haber


AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ilçesi olan Göle’de hayırcıların önde olduğu iler sürülmekte.


Başta AK Parti olmak üzere CHP ve HDP’nin referandum çalışmalarına devam ettiği şu günlerde Göle merkez ve köylerinde yapılan izlenimlerde Gölelilerin büyük bir oranının hayırdan yana oy kullanacakları görülürken, kararsız seçmenin de bir hayli fazla olduğuda alınan bilgiler arasında oldu.

Göle’de olduğu gibi başta Damal’da, Hanak’ta olmak üzere Ardahan il genelinde de hayırcıların sayısının bir hayli fazla olduğu şu günlerde durumun farkına varan AKP’lilerin çalışmalarını daha da yoğunlaştırıp, 16 Nisan’da sandık başına gidecek ılan seçmeni evet demeye iknaya çalıştığıdda alınan diğer bilgiler arasında oldu.


**YİNE NURETTİN YILMAZ BAŞARISI..!


LGS’DE YİNE OKUL HALİNDE BAŞARI GÖLE NURETTİN YILMAZ MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİNDE..!

Geçen yıl olduğu gibi yine okul halinde bütün öğrencileri LGS sınavını kazandı. Nurettin Yılmaz Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri 21’si Hemşirelik ve 14 tanesi Acil Tıp Teknisyeni toplam 35 kişi kazanmış oldu.

Göle Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp ve Müdür Yüksel Yeni yönetiminde ki Nurettin Yılmaz Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi geçen yıl olduğu gibi bu yılda okul öğrencilerinin tamamı YGS sınavında büyük başarı göstererek LGS Sınavına girme hakkı kazanma başarısı gösterdiler. İl ve İlçe başarısına da katkı sunan Nurettin Yılmaz Lisesi Okul Eğitiminde de ekip çalışmasının inanmanın önemini ortaya koymuş oldular.

Eğitime yapılan yardımlar ve özverili öğretmenler sayesinde öğrenciler de başarı çıtasını yükselterek hep bir yeniyi başararak yanıt veriyorlar.

Kuşkusuz, eğitime yapılan yatırımlar başarıyı da beraberinde getirse de, inanan eğitim yöneticileri ile öğretmenlerin ve öğrencilerin ortaya koydukları özverili kolektif bilinçle bütünleşince anlam kazanıyor.


**Kura Nehri ve Uyutulan Ardahanlılar..


Eğer Ardahanlılar KURA Nehrinin Çoruh nehrine aktarılmasına HAYIR derlerse o zaman bir vatan toprağını kuraklıktan, göçten sefaletten kurtaracaklardır.

Şimdi diyeceksiniz 16 Nisan EVET HAYIR referandum için bir yazı değil de neden KURA Nehriyle alakalı bir yazı.

EVET, HAYIR referandum oylaması bir vatan oylaması olduğunu hepimiz biliyoruz Ama Ardahan’da bir vatan toprağıdır.  

Eğer Ardahanlılar KURA Nehrinin Çoruh nehrine aktarılmasına HAYIR derlerse o zaman bir vatan toprağını kuraklıktan, göçten sefaletten kurtaracaklardır.

Kura nehri Ardahan’ın can damarıdır, Kurdun, kuşun bin bir böceğin, çiçeğin, insanın hayvanın yaşam kaynağıdır.

Kura Nehrinin tünelli Çoruh nehrine aktarılması ihalesinden sonra Serhat Birikim Medya Gurubu ve O zamanda yayınla olan SINIR TV ekibi, bütün gelişmeleri takip ettiğimizi Ardahanlılar ve kamuoyu bilmektedir.

Ardahan Derneklerinin ve Kura komitesinin İstanbul’daki yaptığı büyük mitinkiler, paneller toplantılar, Radyo televizyon programları yapıldı. Özellikle kura nehrinin temsili cenaze namazı büyük ses getirdi. 


Bu konuyu zahmet edip araştırıp okumayanlar yapılanların hep siyasi şov yapılıyor diye topluma lanse ettikleri için Ardahan’lı adeta uyutuldu.

İçinde bulunduğum Kura komitesiyle Ankara’ya gidip Birleşmiş Milletlere, Azerbaycan baş Konsolosluğuna Gürcistan Baş Konsolosluğuna devletin bütün kurumlarına ve bölge Milletvekillerine raporlar halinde ilettik. Ama nafile…  Ama şov yapılıyor algısı hâkimiyetini sürdürdüğü için gereken desteği alamadık.

Türkiye’deki yetkililere konun önemini anlatamadığımız için Biz Serhat Birikim Medya Gurubu ve O zamanda yayında olan SINIR TV ekibi, Gürcistan Su bakanlığına kadar giderek Uluslararası su yataklarını değiştirmemesi konusunda bir görüşmemiz oldu.

            Görüşmede Kura nehrinin aktarılması halinde Türkiye’den çok Gürcistan’ın özellikle Tiflis’in büyük zarar göreceğini bizzat ben tercüman aracılığıyla allattım.

Ve Kuru aktırılırsa Tifis’in ortasından geçen Kura nehrine aktırılan kanalizyonlar su sirkülâsyonu azalacağı için Tiflis’in büyük bir kokuyla karşı karşıya kalacağını ve Gürcistan tarımına can veren suyun azalacağını bu sebeple Gürcistan’da zarar göreceğini dile getirince beni 2 saat dinlediler.

Cevdet Şentürk Abimizin geçen ay yenimde komitede olmama rağmen hasta olmamdan dolayı katılamadığım Ankara Su işleri Genel müdürüyle görüşmesinde Sn. Genel Müdür,  Kura ihaleye verimleş. Biz kurayı Tünelle Çoruh’a aktaracağız Ama Ardahan CAN SİMİDİ SU vereceğiz yani ölmemesini engelleyeceğiz.

Ama Devletin yazdığı raporlarda Kura Ardahan’a yetmiyor ki?

Şimdi hayat önem taşıyan büyük bir göç furyasının başlamasına vesile olacak Belgeleriyle Kura nehrini anlatmaya çalışacağız.

LÜTFEN İyi OKUYAN ve Ardahan’ın geleceğini karartmayalım

Belge-1

Kura Nehri; Ardahan Ovasında Tarım ve Hayvancılığı Geliştirme

Ardahan Tarım ve İl Müdürlüğü 2002 raporunda(ek-1,ek-2); Ardahan da toplam 84.250ha tarım arazisi mevcut olduğu, bunun 76.965ha’ının ekildiği 7285 ha’ının nadas ve kullanılmayan tarım arazisi olarak atıl halde bekletildiği yazmaktadır. Ayrıca, 57.564ha çayır arazisi(çayırlar mera arazisi olarak değerlendirilmektedir) mevcuttur.

Ardahan Ovasında tarımda hektar başına yıllık gereken  sulama suyu ihtiyacı; yörenin yıllık metrekareye ortalama yağış miktarı, yetiştirilen ürün çeşidinin su ihtiyacı, buharlaşma, sıcaklık, toprak doğal nem miktarı, ürünün yetişme süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonrasında:

5 Mayıs – 15 Ekim Bitki Su İhtiyacı = 585mm/ha/yıl› 5850m3/ha/yıl

Sulama Suyu İhtiyacı = Bitki Suyu İhtiyacı – Yağış – Toprak Nemi ? 300mm › 3000m3 /ha/yıl

Sulama            ›        29 Haziran      ›        60mm

Sulama            ›        20 Temmuz     ›        60mm

Sulama            ›        10 Ağustos     ›        60mm

Sulama            ›        1 Eylül                        ›        60mm

Sulama            ›        28 Eylülü        ›        60mm

Ardahan ili Türkiye’de en verimli ve kaliteli çayır-mera alanlarına sahiptir. İlin sahip olduğu meraların yıllık (sulamasız) ot verim ortalaması 1.500  kg/ha iken çayırların ortalama verimi  5.000 kg/ha dır. Görüldüğü üzere sulama yapılmasıyla verim 3,3 kat artmaktadır.

Kura Nehri ovasında toplam 141.814 ha tarımsal arazi olupbunun 67.825ha’ınabuğday, arpa, çavdar, yulaf ekilmektedir. Bunun dışında kalan alanlar susuzluktan dolayı değerlendirilememektedir.

Sulama maksatlı barajlar ile; mevcut tarım alanlarındaki üretimi arttırmak, ekonomik katkısı daha yüksek farklı ürünleri yetiştirmek, atıl alanları tarım yapılabilir hale getirerek modern tarım hedeflenmektedir.

Kura Nehri ovasında minimum 100.000 ha arazi sulanır ise:

3.000 m3x 100.000 ha= 300.000.000 m3 = 300 hm3suya ihtiyaç vardır.

Beşikkaya barajına gelen toplam su 276 hm3(ek-3) tür. Tünelle aktarım olması halinde bu suyun 229 hm3ü enerji için aktarılacak, Kura Ovasına toplam 47 hm3  su bırakılacaktır. Bu miktardaki  su can suyu mertebesinde olup ovada sulama tamamen göz ardı edilmiştir.

Oysa Kura Nehri Ardahan Ovasının ana can damarı niteliğindedir ve mevcut toplam suyu (aktarım olmasa bile) kendi ovasını sulamaya yetmeyecek mertebededir.

Aktarma olmasa bile mevcut su ile Ardahan Ovasının optimum mertebede sulanması durumunda; kura nehri üzerinde planlanan Çayırlı Hes ve Said Hes’eenerji üretebilecekleri miktarda su kalmamaktadır. İnşaatı tamamlanan ve üretimde olan Köroğlu ve Kotanlı barajından ciddi oranında su azalması dolayısıyla enerji üretimi kaybı olmaktadır.

Literatürde genel olarak sulama suyu ihtiyacı 5000m3/ha/yıl alınmaktadır.

Bu da 141.814ha x 5000m3 = 709,070,000m3 = 709hm3suya karşılık gelmekte olup 709/276 = 2.5 Kura Nehrine karşılık gelmektedir.

Bu gerçekler gözönünde bulundurularak

 (Doğu ve güneydoğu yörelerimizde kurak topraklara su götürmek “GAP” için büyük barajlar ve binlerce kilometre iletim tesisleri yaparak büyük maliyetlerle tarım desteklenirken, Kura Ovamızın can damarı olan Kura Nehrimiz Çoruh Havzasına aktarılarak verimli tarım arazilerimiz kullanılamaz hale getirilmek istenmektedir)

Kura Çoruh aktarma projesinin doğuracağı sosyal ve ekonomik sonuçların detaylı olarak yeniden ele alınması ve Beşikkaya barajı aktarımlı seçeneğinin iptal edilmesi ve yerine etek santralli olarak projelendirilip enerjisi alınan suyun kendi yatağına bırakılıp Kura Ovasının tarımsal faaliyetlerinde kullanılmasının sağlanmasını arz ederiz.

Önümüzdeki yazımda Kura ile alakalı belgeleri sunacağız

Mustafa KÜPELİ


**Selamını götürüp, Evet istediler..


VEKİLLERİ ARDAHAN’DA ARKADAŞLARI KÖYLERDE..!

AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar ve Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, Ardahan Merkez Mahalle Muhtarlarının düzenlediği yemekte buluşarak ”Evet”in anlamını anlatırlarken Göle İlçe yönetimi köylerde 16 Nisan’daki halk oylamasının kazanımlarını halkla paylaşarak gittikleri her Köyde Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın selamını ilettiler.

ATALAY, ”HİZMETLERE YENİSİ EKLENECEK..”

Ardahan’da mahalle ve köy çalışmalarına katılan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar ve Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, Ardahan da Halk Oylamasına İlişkin Kentteki Muhtarları Bilgilendirdi.

Atalay, burada yaptığı konuşmada, 16 Nisan’daki halk oylamasını, Ardahan ve Türkiye’nin kazanacağını belirterek, şunları kaydetti:

“16 Nisan’dan sonra Ardahan’da yatırımlara ve hizmetlere yenisi eklenecek. Türkiyeise çift başlılıktan kurtulmuş olacak. O zaman daha büyüyecek daha çok gücüne güç katmış olacak. Böyle bir ülkemizin olmasını istemez miyiz, isteriz tabi ki. Onun için biz diyoruz ki, bu anayasa kimse için değil, geleceğimiz olan çocuklarımız ve torunlarımız için önemli. Bunun için de birileri istemiyor. Türkiye üzerinde oyunları, planları olanlar, haklı olarak Türkiye’nin büyümesini istemezler.” dedi.


**Muhtarlara yeni başkan..


YENİ GÖLE MUHTARLAR DERNEK BAŞKANLIĞINA CEMİL ÖZTÜRK SEÇİLDİ.

Göle Muhtarlar Derneğinde yapılan seçimde 22 oy alarak Muhtarlar Dernek Başkanlığına Cemil Öztürk seçildi.

3 muhtar adayının yarıştığı seçimde Şentürk Kat: 16 ve Gürkan Uğurlu 15 oy alırken Filizli (Sivin) Muhtarı Cemil Öztürk: 22 alarak 6 oy farkla yeni dernek başkanı oldu.

Yeni Başkan Öztürk’ün yönetim kurulu ve Denetleme Kurulu şu isimlerden oluştu.

Yönetim Kurulu:

İsmail Daş, Necip Odabaş,Murat Akçelik, Cemal Gül ve Özer Boynukalın’dan oluşurken Denetleme kurulu ise Eski Başkan Yıldırım Karakoç ve Ahmet Koçak’tan oluştu.


**’Evet’çileri gördükçe kararsızların Hayır diyesi geliyor gibi..


Ne kaldı şurada 16 Nisan’a bilmem ama günlerdir evet, hayırı oynayan ülkenin gereksiz gündemini takip ederken ve evetçi tayfasını gördükçe biz kararsızların hayır diyesi geldiğini baştan belirtmek isterim..

Çünkü bende 16 Nisan’ın sonucuna damga vuracak olan 10 milyon kararsız bir seçmenden biri olarak hala ‘Evet’ mi desem, ‘Hayır’ mı desem diyenlerdenim..

30 Yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatımda ilk kez bu kadar kararsız kalmamın nedeni ise; Ülke kurulduğundan bu yana ısrar edilen, çürümüş olan, o çok beklenen demokrasiye hiç bir katkısı olmamış, Kürtler başta olmak üzere kimseye hak tanımamış olan bir sistemin yani 12 Eylül cunatasının hazırlattığı Anayasa ve de mevcut sistemin oluşunun yanından dikta rejimi dayatan ve demokrasi kelimesinin bir satır bile geçmediği 18 maddelik sözüm ona Anayasa değişikliği..

İlk kez bu kadar kararsızın ve karar vermekten zorlanan bir seçmen olduğu ve seçimin yaklaştığı şu günlerde birilerinin, ‘evet’ dediklerini ortaya koymak için bin bir saçma savunmalar içinde olması ise işin cılkını çıkaran diğer bir sorun..

Öyle ki birilerinin olmadık şovlar içine girmesi ve en önemlisi 1 Kasım Genel Seçimlerinden bu yana zaten başkan olan Reis’e yağ olsun diye olmadık fırıldaklar çevirenleri gördükçe her gün rakı içip, olmadık dalavereyi hatta dinin ret ettiği işleri yapanların kandil, cuma mesajı atması gibi referandum da evetçi kesilenler de insanı hayır demeye itiyor..

Bunun en son örneği ne sosyal, ne kültürel nede siyasal etkinlik yada olaylarda ortada gözükmeyen, kağıt üzerinde dernek olan ve en önemlisi tabelaları bile olmadığını iyi bildiğim Ardahan’da ki sözde stk’ların hemde o çokta sevdikleri (!) Atatürk’ün heykelinin önünde poz verip, ‘Evet diyoruz’ diyerek açıklama yapmaları oldu..

Bunların barosu olmayan Ardahan’a baro isteme cesareti gösteremeyenlerin başında geldiğini de bilen biri olarak Ardahan’a kadar gelen Metin Feyzioğlu’nun Ardahan’a gelişini görmedikleri gibi Ardahan’da yaşananları görmeyen pembe gözlü sözde ajans muhabirlerine, ‘Ardahan Stk’lardan ‘Evet ‘ Desteği’ başlığını attırmaları oldu..

Dernekler siyasetle ilgilenmez ya ondandır..

Tabi biz yani Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu gibiler bunların yaptığını yapsak ‘ya kardeşim stk siyaset yapmaz’ deyip, kızılca kıyamet koparacak yine bunlardır..

‘Ya siz yapılamayan yatırımlar nedeniyle göçün devam ettiği, bu nedenle de her gün nüfusu azalan ey Ardahan stk’ları niye bir güne bir gün de var olan sorunlar için öyle bir araya gelipte açıklama yapmazsınız?’ 

Yapamazlar çünkü kendileri dahil 7 sülaleleri her iktidarda olduğu gibi bu iktidarda da nemalananlardır..

Ve aldıkları emir üzerine bir araya gelenlerdir..

Evet kararsız seçmeni hayır dedirtmeye itenlerin o fotoğrafına bakınca, insanın, ‘Ulan sizin evet dediğinize ben hayır’ diyorum demesi gelmekte..

Sonuç;

Vallahi bunları görenler sanki hayır diyecek gibi..

Öylede olacak gibi..

Çünkü Hanak’ın yarısından çoğu, Damal’ın %98’i, Göle’nin %65’i,Çıldır’ın %55’i, Posof’un %33’ü, Ardahan merkezin %69’u gibi ülkenin yarısından ötesi gibi biz kararsızlar da bunları gördükçe hayır diyecekler arasında yer alacağız gibi..





Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

VALİDEN SU SÖZÜ


Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, gittiği Hoçvan Hasköy bölgesindeki köy incelemesinde bölge köylülerine “ Ramazan ayına kadar köyünüzde su akacak” dedi. Köy gezisi için Ardahan Merkez Ömerağa köyüne giden Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, köyde devam eden su çalışmalarını hakkında bilgi aldı Köylülerden su çalışmaları hakkında bilgi alan Ardahan Valisi Mustafa Yiğit; “Ramazan ayına kadar köyünüze su akıtacağız, akıncaya kadar çalışmaların her safhasını incelemek için köyünüze sık sık geleceğim ve biran önce suyu akıtacağız” dedi.


Kış etkisini gösterdi, sobalar yanmaya başladı!


(Devamını Göster)


 





Manşet – 19 Eylül 2003 Cuma

Mavi Hilal ortalarda görünmüyor! (Devamını Göster)


 





Başyazı – 19 Eylül 2003 Cuma

Yazıyorsam Sebebi Var


Köylü milletin efendisi mi?


Hafta içinde birlikte gittiğimiz Ardahan Valisi Mustafa Yiğit’in köy gezileri esnasında dikkatimizi çeken bir çok konu oldu.

Çağ atladığı iddia edilen Türkiye’de halen köyünün susuz olmasından eziklik duyan bir insanın ilk etapta dikkatini ne çekebilir nerdesiniz,

tabi ki 80 yıldır su bekleyen köylerimiz de ciddi ciddi şebeke su çalışmalarının olduğu olacaktır.

Ve köylerine su gelmesi için yıllarca kapı aşındıran köylülerin gelen suya sevinmeyip, su borularının döşendiği alanların bir an önce kapatılması için valiye bir nevi sitem etmeleri vede çukurların kapatılmasını istemesi dikkatimizi çekti…

Vali Yiğit’in büyük sabırla dinlediği ve defalarca tekrarlanan bu anlamsız isteğin karşısında ben dayanamadım ve aynı konuyu ısrarla belirtip, va li’nin “tamam, hemen emir vereceğim” demesiyle tatmin olmayan köylüye Kürtçe  çıkışmam, belki de bu yazıyı yazmama neden oldu.

Ve Atatürk’ün söylediği belirtilen, “Köylü Milletin Efendisidir” söylevinin doğru olup olmadığını kendi kendime sordum ve sizede bir sorayım dedim…

Bir çoklarının yaptığı gibi köylülerinde Atatürk’ün adını kullanıp, şark kurnazlığıyla bu söyleve sığınıp sığınmadığının yargılanmasının yapılması gereğini düşündüm.

Menderes’in Amerika yardımını ka bulü ile başlayan köylüye desteğin bugüne kadar sürdüğü bu ülkenin köylüsünün devletin kendisine harcadığı imkanları hak edip etmediğinin masaya yatırılmasının gereğinin tartışılmasını istedim.

Köylünün toplumsal düşünceye, ekonimiye ne kadar katkısının olduğunu halen anlamış olmadığım köylünün vergi verip vermediğini ve en önemlisi sosyal hayata katkısını ne kadar olduğunu görülmesi gerektiğini sordum.

Bu ve buna benzer soruların sorulması gerekenin biz sözde aydınların mı, yoksa köylü kurnazlığı yaparak yıllardır devletin yakasına yapışan köylümüz mü?..

Bilmem ama, bana soracak olursanız, bizim köylümüzde bir çokları gibi Ata’nın söylevlerine sığınıp, işi götürüyor sanırım…

Nereden anlıyorsun bunu derseniz?

Son gitiğimiz köylerde, herşeyi devlete yüklemiş, yıllarca çeper diplerinde durup gelişmelerin, yatırımların ayaklarına gelmesini isteyen köylümüzün ayağına kadar gelen su için açılan çukurunda devlet tarafından doldurulması için valiye baskı üzerine baskı yapmasından anladım…


***


Derbi olmak


Her zaman olduğu gibi bugünde devam eden hastalık, günlerce kamuoyunu meşgul ettikten sonra nihayet sona erdi…

Ülke’nin bütün sorunları bitmiş, insan hakları, ekonomi, sosyal hayat, alt yapı sorunu kalmamış, günde trafikten 10 kişi ölmüyor, insanlar çöplükte bir ekmek bulurum umuduyla gezmiyor, hayat standartları herkes  arasında eşit değilse de insanca bir yaşam için gereken düzeye gelmiş bu ülke’de tabiki derbi olmak gerekir ve derby maçların heycanını yaşamak gerekir!

Hatta vergisi varmı bilmem ama 4 milyona, 90 dakika da 1 milyarları dijitalden vurup, maç seyretirmek gerek!..

Evet niyahet bir derbi maçı daha kazasız belasız bitirdik…

Hemde İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah’ın kalkan ettiği kızlarının başına bir şey gelmeden…

Çok şükür ki bitti de; ulusal basın ve medya asıl gündeme döndü…

Gerçi, hakkını yememek gerekir, daha geçen gün “Meclis Tuvaletleri Yenilendi” haberleri ile gerçek gündemi takip ediyordu zaten…

Dubai’de yapılan zenginlerin toplantısında masa masa gezip, gelin bize yatırım yapın diyen başbakanı, Irak’ta yaşananları, büyük devletin idarecileriyiz diyenlerin bir iki aşiret reisi ile masalarda oturup bölgenin geleceğini tartışmasını, ülke’nin çeşitli bölgelerinde olmayan yollara çıkan teknolojinin son sürat araçlarının bir kazada en az 10 kişiyi öldürmesi gibi basit gündemlerle değil, derbi maçlarla, meclisin tuvaletlerinin yenilendiğini yazmak, söylemek gerekir…

Şimdi; kızacaklar çıkacak, “bir maç zevkimiz var onunda içine etme” diye belki!

Ama…

Benim hiçte öyle bir niyetim yok, kusura bakmayın ben o kadar da ukala değilim…

Sadece derbi maçın özetini vermek istedim… Çünkü; bu ülkenin en ciddi yazarları bile arada birde olsa derbilerden, gittikleri lüks lokantalarda yediklerini bedava getirmek için, gazetelerin pazar sayfalarında bir iki Mankene yaranmak için yazı yazıyorda, biz niye yazmayalım?!..

Bakın bende yazabiliyorum…

“Yazmasan daha iyi” diyenler inadına  bundan böyle arada birde olsa bende derbi takılıp, derbi maçları izlemezsemde toplumun ilik kemiğine kadar dayanmış derbi sorunları gündeme getirip birilerinin zevkini kaçıracağım.

Bu da derbiliğin özelliği olsa gerek!..


Hoşgeldin öğretmenim


Yıllarca okuyup, okul sıralarında ter döken ve sonuçta, ülkede ki yıkık-dökük eğitim sistemini aşıp başarılı olan bir çokları gibi Ardahan’a da yeni 183 öğretmen atandı.

Çoğunluğunun bayan olan yeni öğretmenlerimizin gerek evlerinden, gerek memleketlerinden, gerekse çevrelerinde çok uzaklara, ülkenin en kuzeyine gelmelerinin verdiği ürkeklikle, yanlarına aldıkları anne-babaları ile yaklaşık 20 gündür yeni görev yerlerinin neresi olacağını bekli yordular.

Ülkenin başlıca sorunu olan bürokratik engellerin son bir örneği olan bu sıkıntının, gerek yerel basından, gerekse ulusal basında yer bulması ve Ardahan Valisi’nin Ankara’dan dönüşüyle bitmesi ardından yapılan kura çekimi ile bitti.

Öğretmenlerimizin, yeni görev yerlerini kendi elleriyle belirleyip, bugün yarın atandıkları okullara gideceklerini ve onların açacağı ufuklarla geleceğimiz olan çocuklarımızın cehalet karanlığını yırtıp, aydınlığa kavuşmalarını sağlayacaklarından şüphemiz yok.


(Devamını Göster)


 





Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

KENDİ KURUMU EMEKLİ ETTİ…


EMEKLİ SANDIĞI ETMİYENCE PERİŞAN OLDU


Ardahan’ın Posof İlçesi Bay kent köyünde abisinin yanına sığınan dört çocuk babası Yüksel Kaya, düşürüldüğü çıkmazdan kurtulmak istiyor.


Yüksel kaya,9 yıl önce Uzman Piyade Çavuş olarak orduya girdi. Değişik yerlerde görev yapan Yüksel kaya, rahatsızlığı nedeniyle gittiği Erzurum Askeri Hasta hanesinden Gül hane Askeri Tip Akademisine (GATA) sevk edildi. GATA da yapılan tahlil ve tetkikler sonunda heyetin verdiği kararla malulen emekliye sev kine karar vererek raporu emekli sandığına gönderdi. Emekli sandığı, GATA’nın sevk ettiği raporu kabul etmeyerek “Sağlam olduğu için çalışa bilir” diye emekli işlemlerini yapmadı.


(Devamını Göster)


 





Araştırma – 19 Eylül 2003 Cuma

HALK İNANIŞLARI İnternete taşındı


Ardahan’da halen geçerliliğini koruyan batıl halk inanışları internet sayfasına taşındı.


Ardahan Valiliğinin hazırladığı www.ardahan.gov.tr adresinde yer verilen batıl halk inanışları ilginç, ilginç olduğu kaar da halen geçerli olması dikkat çekiyor.


Günümüzde, halk arasında halen geçerliliğini koruyan batıl inanışları şöyle sıralayabiliriz:


  1. Yeni doğmuş bir bebeğin uyuduğu beşiğe ekmek veya süpürge konur ki bebek uyandığında tiksinip korkmasın.
  2. Evimizde giydiğimiz ev terliklerinin geriye doğru durması evdeki bireylerin işlerinin ters gitmesini simgeler.


(Devamını Göster)


 





Haber – 18 Eylül 2003 Perşembe

Aç kurtlar ağıla saldırdı


Ardahan’ın Göle İlçesi Küçük Altınbulak köyü yaylasında gece saat 00:30’da koyunların bulunduğu ağıla kurtların girmesi sonucu 46 koyun telef oldu.


(Devamını Göster)


 





Sağlık – 18 Eylül 2003 Perşembe

Doğu kadını geç menopoz oluyor!


Doğulu Türkiye genelinde menopoz yaşı 45-55 yaş ortalamasında olurken Ardahan ve doğu’da kadınlar 50-55 yaşları arasında menopoza giriyor. Buna neden bölgesel farklılıklar,insanların genleri ve doğurganlık olaylarının fazla olmasından kaynaklanıyor. Erken yaşlarda menopoza giren kadınların mutlaka bir uzman doktora görünmeleri gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam; “Menopoz dönemine giren kadınlarda kemik erimesi,kalp hastalıkları ve cinsel organlarda küçülme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam;” Doktor kontrolünde alacakları tedavi sonucu bu riskler ortadan kalkacaktır.


(Devamını Göster)


 





Eğitim ordusu ev sıkıntısı içinde – 18 Eylül 2003 Perşembe

Öğretmenler dışarıda kaldı


2003-2004 Eğitim Öğretim döneminin başlamasıyla birlikte yaşanan sıkıntılara şimdide konut sıkıntısı eklendi. 183 yeni öğretmenin atamasıyla 225 okula görevlendirilen 1200 öğretmenin en büyük sıkıntısı ev bulmak. Ardahan’da yaşanan konut sıkıntısı nedeniyle ev kiralarının da bir hayli yükseldiği gözlenirken, yeni atanan öğretmenler görev yerlerini yaptıkları kura çekilişinin hemen ardından ev aramaya çıktılar. Ardahan’da 220 ila 250 milyon liraya kiraya verilen ev sıkıntısı dolaysıyla kentte bulunan bir çok okul ve misafirhanelerin dolu oranı yüzde yüz olduğu öğrenildi.


(Devamını Göster)


 





Sınır delik deşik!!! – 18 Eylül 2003 Perşembe

Hayvan kaçakçılığı had safhaya ulaştı


Ardahan ili Çıldır ilçesinin Gürcistan sınırında yaşanan hayvan kaçakçılığının önüne geçilemiyor. Son günlerde Gürcistan’dan getirtilerek Türkiye’ye geçirilmek istenirken yakalanan hayvan sayısı 4 ay içinde 100’ün üstünde olduğu öğrenilirken, sınırda yapılan kaçakçılığın devam ettiği ve kamuoyuna yansımayan bir çok geçişin olduğu ileri sürülmekte.


(Devamını Göster)