Olay, öğleden sonra Bagdeşen köyü yaylasında meydana geldi. Yaylada koyun otlatan Onur Beşli, ateş yakmak için odun topladığı sırada kayalık bölgede ayı ile karşılaştı. Beşli, ayının pençe darbesiyle başından ve bacağından yaralandı. Beşli, ayının saldırısından kurtulmak için uçurumdan atladı. Beşli’nin peşini bırakmayan ayı, köpeklerin gelmesiyle olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Bir süre baygın kalan Beşli, kendisine gelince Jandarma ve sağlık ekiplerine haber verdi. Yuvarlandığı kayalık bölgeden çıkarılan Beşli, Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.
KARTOL HAZIR, KAZDA,
AMA KAR GELMEDİ!
*ARŞİV HABER 29/10/2019 TARİHLİ HABER
İyiden iyiye kendisini his ettiren soğukların yaklaştığına işaret ettiği şu günlerde beklenen kış ve kar öncesi hazırlıklarına devam eden Ardahanlılar yerel ağız ile Kartol denen patatesleri, kışlık yemeklerin başını çeken eti ile Kazlarını depolamaya devam ederlerken her yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi veya gecesi yağan Kar ile karşılaşmadılar.
29 Ekim’e gelinmesine karşı hala yağmayan karlara karşın kış atmosferinin yaşandığı Ardahan’da üşüten havaların etkisini her geçen gün ağırlaştırmaya ve kalorifer, sobaları yaktırmaya başladığı da görüldü.
Yeni Başkana İlk Soruşturma!..
Seçilmiş bir çok Millet Vekili ve Belediye başkanının tutuklu bulunduğu Halkların ve Demokrasi partisi Ardahan İl Başkanı yaptığı açıklama nedeniyle hakkında soruşturma açıldı.
Geçtiğimiz gün yapılan kongrede HDP İl Başkanlığına getirilen Avukat Yaşar Kaya İl Başkanı seçilir seçilmez yaptığı açıklamadan dolayı Ardahan Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrılarak hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
.jpg)
AÇIKLAMASINA YASAKLAMA GETİRİLDİ
Geçtiğimiz gün yapılan HDP Ardahan İl kongresinde İl Başkanlığına getirilen Ardahan’lı Avukat Yaşar Kaya seçilir seçilmez yaptığı açıklama nedeniyle çağrıldığı Ardahan Cumhuriyet Savcılığında ifade verirken hakkında başlatılan soruşturma ardından yaptığı açıklamasına da Asliye Hukuk Bürosu tarafından yasaklama getirildi.
Kaya’nun açıklamasını yayınlayan gazete toplatılırken açıklamayı yayınlayan haber sitelerine de engelleme getirildi.
.jpg)
KIRMIZI OROSPU..
Yazıma başlamadan önce göz gezdirdiğim bir yazıda Hz. Mevlananın sözü olan; ‘Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız, bu vicdanınızın sadakasıdır’ sözünü hatırlatmalıyım..
Çünkü daha başlamadığım yeni yazıma başlamak üzereyken beni frenleyen bu sözün özünde yatanın, ‘Bunalımınız gittikçe dibe vurduğunda kitabı tekrar okursanız daha iyi anlıyorsunuz. Her okuduğunuz da büyüyor... Gözlerime bak, düşüyorum..’ dizeleriyle yayınlanmış kitabı elime niye bir daha aldım bilmiyorum..
Halbuki; ‘Mit’in gizli tarihi’ adlı kitabı bitirmek üzereydim ..
Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..
Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..
Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..
Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…
Her şey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim… Hangi yanlışın gururuna girmeliyim…… Sözcükler… Bunu mutlaka okumalısın!… Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum… Bu kimin intikamı.. Hadi uyuyalım… Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm…
Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı.. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı.. Hatırlamak dışında bir mucizem yok… Kırmızı… Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle orospu kırmızı..‘ sözcükleri aslında yası ve de bir çocuk kitabı yapımıyla ele alınan kitabın içeriğini anlatıyordu..
Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..
Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..
Ha unutmadan ve sizin bana, ‘Kim bu orospu?’ diye sormadan o kitabı bana bir kaç kez okutan ve o kitabı okuduktan sonra kendimin 2008 yılında yazdığım, yayınladığım bu yazıyı da üçüncü kezdir bulup, okuduğumu ve gerek yazıdaki hataları gerekse kendi yaşadıklarımda ki hatalarımı (!) da bularak, ‘Orospu Kırmızı’ adlı kitabın başlığını, ‘Kırmızı orospu‘ olarak değiştirdiğimi de belirtirken ortalıkta insan diye gezenlerin aslında orospu olanların saten bir bez özelliği ile hala sahada gezip, tozduğunu da ve benim bunları sıkça gördüğümden olsa gerek…
Evet, ‘Anlayamadım, daha da aç konuyu..’ diyecek olanlara da diyeceğim şey ‘arkası yarın’ dizilerini hatırlayın da, ‘kim bu orospular? diye düşünürken bu konuda yeni yazılarımı takip etmeyi unutmayın..
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütünün 2. Olağanüstü Kongresi yapıldı.
Parti binasında yapılan kongreye HDP PM Üyesi Şerif Durmaz, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, STK Başkanları, partililer ve vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleşti.
Tek listeyle kongreye giden Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü, Eş Başkanlığına Göleli Avukat Yaşar Kaya ve Fatma Yılmaz seçildi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan İl Örgütü şu isimlerden oluştu.
YÖNETİM KURULU ASİL
Yaşar Kaya, Fatma Yılmaz, Kenan Koç, Güner Yılmaz, Naci Lale, İsa Aktaş, Mehmet Sural, Erkan Lale, Deniz Morkoç,
YÖNETİM KURULU YEDEK
Şaban Aktürk, Servet Gölali, Ergün Aktürk
DİSİPLİN KURULU
Av. Ahmet Yavuz Yılmaz, Akan Yılmaz, Mahir Öztürk. Yedek: Paşa Demir
KURULTAY DELEGELERİ
Ergün Koç, İlter Senem, Yaşar Kaya, Paşa Demir
.jpg)
Kuzey Kıbrıs ve KAI’ler, KAISIAD’cılar..
Kuzey Kıbrıs’ı hala devlet olarak tanımayan ülkeler arasında bulunan Azerbaycan’a giden Başkan Erdoğan’ı dinlerken bu ziyaretin 2. Bir Kuzey Kıbrıs Vakasının yaşanmaması için olduğunu da anlar gibiydim.
Çünkü komşu devlet Suriye sınırlarının geçilip, başlatılan harekatın dünya devletlerinin büyük bölümünce eleştirildiği ve başta, ‘Bir birleri ile savaşsınlar, ben silah satıp, seyirci olacağım’ diyen ABD’nin yen yaptırımları ile karşılandığı şu günlerde kardeş denen Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı vakıasının sanki kardeş denenlerin bile, ‘Su değil, klan akıyor’ diye baktığı hareketi zedeleyecek 2 nci bir vakıanın yaşanmasının engellendiğini bu ziyarette yapılan açıklamalarda anlıyor gibiyim..
Neyse ben burayı çok uzatmadan diğer bir savaşa, pardon operasyona yok canım harekete konuyu getirmek istemekteyim.
Çünkü Azerbaycan’ın da dünyaya açılan kapısı konumunda olan ülkemin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın da Suriye’ye yönelik yapılan hareket gibi birileri tarafından anlaşılmadığı ve diğer illerin adı ile gölgelenmek istendiğini görmeye, izlemeye devam ediyoruz.
Ülkede 81 Vilayetin olduğunu ve bu kentlerin birinin de Ardahan olduğunu anlatmaya çalıştığımız şu günlerde Ardahan’ın adını öne çıkarma çabalarımızı yok sayma, gölgeleme isteyen çetenin başını çekenlerin ülkeme karşı bir araya gelen BM ve Arap Birliği gibi KAI, KASIAD adı altında bir araya gelip, başta İstanbul metropolünde olmak üzere ülke genelinde kurdukları diaspora yine poz vermiş.
Bir önceki yazımda adlarını NAL TOPLAYANLAR koyduğu bu diasporanın bana özel art niyetli çaba ve çamurlarının aslında Ardahan’a ve Ardahan adına zarar verdiğini anlamayanların da iki arada bir derede kalırlarken benim gibi net tavırlarını ortaya koymamaları dolaysıyla Ardahan adı düşmanlarının ömrünü uzatmakta..
Ve dün Ardahan’ın yeniden vilayet olmasını bir türlü içine sindiremeyen 3. Lige çıkmasını engelleyen, Ardahan’ın 9 köyünü olduğu gibi gölünü çalmak isteyen, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun güzergahını değiştiren bir kentin gölgesinde kurtarmaya çalıştığımız Ardahan adını öne çıkardığımız son yıllarda Ardahan ile birlikte vilayet olan kentin havalana bile sahip olduğunu bile görmek istemezlerken KAI; KASİAD saçmalıkları bizim yaptıklarımız örnek alıp, arkamızda nal toplamaya çalıştıklarını görürken Başkan Erdoğan’ın çaba ve çalışmalarını anlayan ve onu hala Başkan olarak orada tutan toplumun bunlara da ders vermesini bekliyoruz.
Evet bir kez daha yayınlayarak anlamayanların anlamasını sağlamaya çalıştığımız nir önceki yazımız aynen şöyle;
*Ardahan Günlerinden Sonra Nal Toplayanlar..
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının ‘Akan su değil kandır’ diyerek, karşı çıktığı ülkenin diğer sınırında ki gelişmeleri izlediğimiz şu günlerde Kafkaslara açılan diğer bir sınırımız da bulunan kent için verilen mücadeleyi anlamayan nal toplayıcıların bugünlerde yine nal toplamaya çıktıklarını görüp, öğreniyorum.
Hayırlı olsun dediğim ve yaptıklarımızla örnek olmanın haklı gururunu yaşadığım şu günlerde Kocaeli ve Maltepe -‘de birilerinin bizim yaptıklarımızı kopyalayıp, sözde iş yapmaya çalışanları da kutlarım.
Ama başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir kenti tanıtma mücadelesi vermeye çalıştığımız şu günlerde tarafımızca bu yönde ortaya konan çabaları anlamayıp, engellemek, gölgelemek için çabalayanların bir araya gelip, topladıkları nalların sayısını saymaya kalkarsak ülkenin en büyük metropolü İstanbul’dan ülkenin diğer sınırında bulunan Ardahan’a yeni bir yol çizilir..
Başta KAI, KAISİAD saçmalıklarının yanı sıra bizi anlamayıp, bize yönelik özel kıskançlıklarından kurtulamayanların bir kentin geleceği için ortaya konan çabaları anlamayanların kurduğu koalisyon ekibi ile gölgelenmek istenen bir kenti tanıtma, anlatma çabası içinde bulunan bizlerin son 4,5 yıldır ortaya koyduğu çaba ve çalışmalar karşısında yeni bir fikir, öneri ya da etkinlik düşünemeyenlerin yaptıklarımızı, ortaya koyduklarımızı, geride bıraktıklarımızı kopyalayıp, aynısını yapmaya çalışanların nal toplayan jokeyler gibi bir duruma düştüğü şu günlerde yaptıklarımızı kopyalamaları da güzel bir şey..
Evet son olarak ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin de düzenlediğimiz ve üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamaya çalıştığımız geceden hemen sonra 20 milyonluk kentte, İstanbul’da adını her tarafa yazdırdığımız ve diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu, valisi, kaymakamları, belediye başkanları, ilçeleri, köyleri olduğunun anlatmanın yanı sıra 3 gümrük kapısına sahip, iki ülkeye komşu, balı, sütü, et, petrol ve doğal gaz boru hatları ile bu ülkenin stratejik kentlerinden biri olduğunu anlatmaya çalışırken bizim yaptıklarımızı bizi kopyalayıp, yapmaya çalışanların nal toplamaktan öte bir şey yapmadıkları da bir gerçektir.
Olsun hiç yoktan en azından örnek olduğumuz, teşvik ettiğimiz bunlarda iyidir diyerek diyeceğimiz tek şey var oda; daha dün olmaz, yapamaz denenleri olduran, yapan bir ekibin başında olan biri olarak yaptıklarımız ardından bizleri örnek alıp, nal toplasalar da iyi toplamalar derim..

KAI’NİN BURS ADI ALTINDA TOPLADIĞI
PARALAR KİMLERE GİDİYOR?.
*ARŞİV HABER 19/12/2015 Tarihli Haber
Ardahanlıların Ardahan adını kullanmaktan öte Ardahan’a yönelik hiç bir şey yapmadığından yakındığı KAI’lerden olan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı yine burs adı altında para topladı.
Başkan ve yönetiminin Ardahan’ın kaç köyünün olduğunu bile bilmediği ve Ardahan’a yönelik ciddi bir katkısı olmamasına karşın Ardahan adını kullanıp, burs parası adı alında topladığı paraları kime nasıl, hangi yöntemler ile dağıttığı bir sır gibi saklanırken, bu öğrencilerin kim, kaçının Ardahanlı olduğu da bilinmiyor.
23 Yıl önce kurulmasına karşın İstanbul’un lüks otellerinde düzenlediği geceler ile başta Ardahanlı işadamları olmak üzere Karslı, Iğdırlı iş adamlarından toplanan paraların nereye gittiği bilinmezken bu paraların büyük bölümünün vakfın müdürü, çalışanlarına maaş diye ödendiği de iddia edilmektedir.
KAI Vakfı’nın bu konuda ne diyeceği ve bugüne kadar kime, hangi öğrencilere ad ad olarak ne kadar burs verdiğini açıklamasını bekleyen iş adamları burs adı altında toplanan bu paraların verildiği ileri sürülen öğrencileri kendilerinin bile tanımadığını da ileri sürmeleri dikkatlerden kaçmıyor.
**ARDAHAN FEDERASYONU: ARDAHANLI İŞ ADAMLARI FEDERASYONLARINA, DERNEKLERİNE SAHİP ÇIKSIN, KENDİ TANIDIĞI ÖĞRENCİLERE BURS VERSİNLER..
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz internetteki logoları bile Kars olarak adlandırılan KAI’ler adı altında Ardahan ve Ardahanlıların sömürüldüğünü üzülerek yakından takip etmeye devam ediyoruz. Ardahan’a beş kuru faydası olmayan bu tür kurumların Ardahan adını kullanmasınıda şiddetle kınıyoruz. Ve burada bir kez daha diyoruz ki; Ardahanlı idareciler, siyasiler, iş adamları, Ardahanlılar öneclikle kendi memleketleri olan Ardahan’ın derneklerine, vakıflarına, federasyonlarına önem versinler. Ardahan’a beş kuruş faydası olmayan, kime ne bursu verdikleri doğru dürüst bilinmeyen KAI denen Ardahan adını sömürenleri çok seviyorduk o zaman niye ayrıldık, tek başımıza vilayet olduk. Kaldı ki bu KAI denen oluşumlarda Ardahanla birlikte vilayet olan Iğdırlılar yok denecek kadar azdır. Ardahanlının maraba olarak kullanıldığı ama siyasete, ticaretten, tanıtımda gölgelendiği KAI’lere gitmek, onları desteklemektense gelin siz önce Ardahan’a sahip çıkın, Ardahanlı yakından tanıdğınız akraba, köylülerinizin çocuklarına burs verin. Lüks otelse biz onuda sağlar, o toplantıların alasını yaparız’ diyerek sözlerine şöyle devam etti; ‘Ardahanlıların KAI denen sözde Ardahan sevdalılarından uzak durmasını ve Adahan ülkemin serhat kenti, 75. vilayeti, ülkemin Kafkaslara açılan kapısı, Doğunun Karadenize açılan kilidi, stratejik bir kenttin insanları olarak önce kendi aralarında birliği oluşturmalıdırlar.’ dedi.

İYİ Parti ve Saadet’e Selam,
Ya Oyları İstenen HDP’ye?!
*Ariv haber 11/02/109 Tarihli Haber
HDP Aday Çıkarıp, Çıkarmayacağını Demezken..
CHP’li İl Başkanı ile Ardahan Adaylarının da katıldığı toplantı da yurt genelinde Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiği Belediye Başkan Adaylarını tanıtma toplantısında bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başını CHP’nin çektiği Millet ittifakına Ardahan’da uymayıp, Belediye Başkan Adayları çıkaran İYİ Parti ve Saadet Partisine selam gönderirken başta Ardahan ve İstanbul gibi illerde aday çıkarmayan HDP’yi ağzına almadı.
Ardahan’da HDP İl Başkanı ile CHP Ardahan Adayı arasında yapıldığı ileri sürülen gizli pazarlıkla hala aday çıkaramayan HDP’yi yok sayan Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’da ki Aday Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşması ve 12 Maddelik seçim bildirgesi şöyle;
CHP, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin 12 maddelik seçim bildirgesini açıkladı. Toplantıda, belediye başkan adayları da tanıtıldı.
Bu toplantıdan sonra herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir kullanmadan, herkesi dinleyerek ve onun sorunlarına nasıl çözüm üreteceğimiz anlatarak ülke sathına yayılacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık, Sayın Akşener’e ve tüm İYİ Partililere sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık, bütün Saadet Partililere sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.
Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa CHP’nin kadrolarına başvuracaklar. Bugüne kadar bu kararlılıkta, bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik. Sorunu çözmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor.

12 MADDELİK SEÇİM BİLDİRGESİ
1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Hiçbir ayrımcılık yapmayacak.
2- Hakça paylaşan kentler: Rant bütün kentlerde vardır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman hiçbir sorun yoktur. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.
3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.
4- Yoksulluğu yenen kentler: Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP’ye vereceksin. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, açlığı yok edeceğiz.
5- Üreten ve istihdam yaratan kentler: Bir kent her alanda üretmeli. Büyükşehirler kırsalla işbirliği yapmalı. Kenti ağaçlarla, çiçeklerle donatmak için ithal mi etmek lazım?
6- Yenilikçi ve akıllı kentler: İstanbullular Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Bakırköy’de, Sarıyer’de yaşamak isterim diyor. Buralarda insan sevgisi var.
7- Ulaşım sorunu: Bütün İstanbul’u yaşanabilir kent haline getireceğiz. Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözeceğiz.
8- Nefes alan kentler: Beton ormanına dönüştü kentler. Bizim dışımızdaki canlılar da yok olmaya başladı.
9- Sosyal adaleti sağlayan kentler: Engelliler, yaşlılar için pozitif ayrımcılık yapacağız.
10- Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin bir kültürü vardır, sanatı vardır, sporu vardır yaşayacaksınız.
11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları korayacağız, onları besleyeceğiz.
12- Mutlu şehirler: Tüm yurttaşlarımızla mutlu yaşamak istiyoruz, bu sözümüzün arkasında duracağız.”
.jpg)
**Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..
12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.
Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..
Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.
Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..
Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..
Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..
Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..
Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.
Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.
Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..
Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..