Ardahan Gazeteciler Cemiteyeti: Günlük Bir Gazete Alarak Gazetecilere Destek Olun..
Damallı Sürmeli Ebe’nin Ardahan Hanaklı fotoğrafçı Ufuk Seferoğlu’nun fotoğraf makinasını elinde alıp, ‘Bende Gazeteci Olacağım’ diyerek gazetecilere destek verilmesini istediği şu günler de zor günler içinde olan gazetecilere sahip çıkılması gerektiğine dikkat çeken Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, her vatandaşın her gün bir gazete bayisisne giderek günlük bir gazete almasının gazeteciliğe verilecek en büyük destek olduğunu belirttti.
AGC ve ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz yerel yada mahalli denen gazeteler başta olmak üzere ulusal yazılı basına sahip çıkmak demek demokraisye sahip çıkmaktır’ diyerek açıklamasına şöyle devam etti.
’90 Milyona yakşalan bir ülkede büyük bölümü spor, magazin olmak üzere 4,5 ila 5 milyon gazetenin satılmasının hem okur, yazar oanımızın ne halde olduğunu ortaya koyar, hemde demokrainin 4. kuvveti denilerek işi düşünüldüü zaman hatırlanan gazeteciliğin içler acısı bu haline dur demek ve demokrasiye sahip çıkmak için her gün bir gazeteye bayisine gidip, günlük bir gazete almak demek yazılı basını olduğu gibi medyayıda güçlü kılacak, başta hükümet ve iktidarlara olmak üzere kimseye borzanlık değil, halkın sesi olacaktır’ diyerek tüm vatandaşların bu konuya duyarlı olmasını istedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar’da düzenlenen Belediye Başkanları Çalıştayı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken ‘iktidara zaman tanınmalı’ demiş.
Aynı KIlıçdaroğlu, “CHP olarak biz erken seçim çağrısı yapmayacağız. Çünkü Türkiye’nin çok ağır bir ekonomik bunalımdan geçtiğini hepimiz kabul ediyoruz. Böyle bir ortamda seçime gitmeyi doğru bulmuyoruz. İktidar ‘bu sorunu çözeceğim’ diyor. Onlara zaman tanımak lazım. Gerçi 17 yıldır ülkeyi yönetiyorlar ama bu halden bakalım çıkaracaklar mı çıkaramayacaklar mı? Vatandaş bunu görmeli.” diyerek AK Parti iktidarına en büyük jestlerden birini daha yapıyor.
Yani ‘Biz İstanbul’u ve diğer bir çok kenti aldık, sen de mevcut belediyeler ile iktidarına sarıl da birlikte bu ülkeyi içinde olduğu ekonomik krizde kurtaralım’ diyor.
İyide diyor..
Çünkü aynı CHP aldığı İstanbul ve diğer belediyeler de olduğu gibi ekonomik krizi tetikleyen hortumların bir ucunun da belediyelerin gelişi güzel ve vakıf, dernek yada taraf iş adamlarına bağlandığını ve kendisinin bunları kesmeye çalıştığını, AK Parti sende benim gibi bunları ve diğer hortumları kes’ demek istiyor.
Evet, CHP Liderinin bu jestine karşılık olumlu cevap vermesi gereken, MHP ile birlikte kendi işine yönelik yasalar çıkarıp, ülkenin ekonomik durumu başta olmak üzere demokrasi ve diğer bir çok konuda sıkıntılara neden olan iktidar partisi AK Partinin kendisidir.
Bu ülkenin refaha ve S-400’ler başta olmak üzere Akdeniz, Suriye, Irak ve İran sınırları dolaysıyla ambargo dahi bir çok konuda sıkıntı içinde olduğu bir süreçte Kılıçdaroğl’nun bu jestini görüp, toplumsal bir hareketle başta belediyelerde olmak üzere bir çok kurumda birilerine bağlanan hortumlar kesilmeli, barı süreci dahil demokrasinin önünde ki yasal ve kararnameli engelleri kaldırmalıdır.
Bunu da yapacak olan 31 Mart seçimlerine kadar burnunda kıl aldırmayan ve Suriyeli mültecileri gönderme telaşı içinde olan MHP destekli iktidarın kendisidir.
Ha unutmadan başkan Erdoğan’ın ‘Siz bir kurşun’un neye mal olduğunu biliyor musunuz?’ dediği konuya da paraları, arttığında ekonomiyi alt üst eden dolarcıkları asker kökenli bir bakanın dedikleriyle gaza gelmeden dağa, taşa yada sınır ötesine atmaktansa iç barışa huzur getirecek, demokrasiyi güçlendirecek, toplumsal barışa ivme kazanacak adımlar atmakta ekonomik sıkıtının içinde bulunan ülkeyi rahatlatacaktır diye de düşünmekten fayda var..