

.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..


Eğitim Bakırköylük Celil’e Kalmamış!..
Yeni bir eğitim öğretim sezonuna merhaba diyeceğimiz şu günlerde sık sık ele alacağımız eğitim sorunlarını tartışmadan önce bazı derneklerce bu yönde yapılan sözde çalışmaların altında yatan amaç ve çıkarlara beraberce göz gezdirelim derim..
Sizlerin de bu dalavere oyunlarına gelmemeniz için bu yazımı okumanızı ve bu yazıyı iyice yorumladıktan sonra önce bu yönde yapılan sözde bu girişimlerin amacının neler olduğunu görelim..
Çünkü hepimizi kandıran bunların zaman zaman ortaya çıkıp, şov olsun diye bazı şeyleri yaptıklarını, 550 Bin TL.’lik kitap dağıttıklarını, ama bu kitaplardan elde edilen parsayı götürdüklerini saklayarak, öğretmen atamalarını bile kendilerinin yaptığını söyler, Ardahan’daki yerde sürünen eğitimi Ardahan’dan uzak masalarda ve levhası bile olmayan ve de ikide bir değişen hayali derneklerde saat kulesi gibi yaptıkları kıytırıktan uçuk projelerle kurtardıklarını ilan ederler..
Devletin YİBO’larında okurlarken bile Köy Enstitülerindekiler gibi başarıları ve bir eseri olmayanların ‘Beni ne subaylar, ne doktorlar, ne profesörler istiyordu?’ diyen kızlar gibi ortadan ayırdıkları saçları ile bir şey yaptıklarını ve o yaptıkları şeyin altında Ardahan’ın eğitimi değil, ergenekoncuların ve cemaatlerin arasında gidip, gelerek bir şeyler koparmaya çalışanlar olduklarını da bilmek gerekirken, bu içi kurtlanmışların değil eğitimi, kendilerini bile kurtaramadıkları giydikleri topuklu ayakkabılarıyla kendilerini iyice ortaya koyduklarını da görmenizi isterim..
Neyse birer kalem, BİM; ŞOK gibi marketler de kilo ile satılan defterleri dağıtarak eğitim gönüllüsü kesilenlerin adlarını bile vermekten iğrendiğim bir sırada asıl üzerinde durulması gerekenin, Ardahan’daki eğitimin de artık ciddi bir plan ve proje ile masaya yatırılıp, anlatmaya çalıştığımız içi kurtluları ve sinsice planlar peşinde olanları ayırt ederek irdelemenin zamanının gelip, geçtiğini anlamak ve anlatmaktır..
Bu da bir dõnem TBMM Eğitim Komisyon üyesi de olan Ardahan eski Milletvekilinin önderliğinde bir ekip ile ve Ardahan’daki eğitim ordusuna imkan, moral vererek yapabilirdi.
Oda olmadı, kendisi de gitti..
Evet eğitimin Bakırkõy’lük Celil’lere kalmadığını bir kez daha tekrarlayarak yeni dönemin başarılara imza atıldığı bir dönem olmasını diliyorum..














.jpg)


.jpg)



Artik dön dedigimiz ve çok özledigim Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz’in Anakara ve İstanbul gezisinde edindigi izlenimleri ve aldigi haberleri sanirim sizlerde izliyor ve yakindan takip ediyorsunuzdur. Gazetecinin bu iki önemli kentte bulunan hemserilerimizle bulusmasi ve onlarin çatilari altinda toplanmaya çalistigi stk yöneticileri ile yaptigi görüsmeleri bizlere aktarmasi ile orada yasananlardan da haber almaya basladik. Ve Gazeteciyi yakindan takip eden biri olarak, Ardahan’da oldugu gibi orada da birçok sorun ve sikintinin kilim altina süpürüldügünü de yine gazetecinin yaptigi haber ve yorumlarinin satirlari arasinda görüyor ve anliyoruz. Çünkü basta birçok dernek gibi Göleli bir Mali Müsavirin çantasinda tasinan Ankara’da bir Ardahan Vakfi oldugunu da ögreniyoruz. Kisacasi; Ardahanli İsadami Yakup Süt’ün ‘Hoç/Fed Vakiflasmali’ çagrisina kulak tikayanlar gibi vakfi ve derneklerin önemini bir türlü kavramayanlarin çok oldugu bir kez daha görülen Ankara ve İstanbul’da da onca var olan sorun ve sikintinin birileri tarafindan kilim altlarina silindigini de izliyor, gözlüyor ve Gazeteci’nin haberleri vede yorumlarindan anliyoruz. **Cemiyet örnek/önder olmustur.. İstanbul’da bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz’in bugün 105 binler kadar düsen nüfusunun büyük bölümünün bulundugu İstanbul metropolünde kimlerle görüstügünü gerek bu yönde yaptigi haberleriyle, gerek ise yorumlariyla az çok anliyoruz.. Gazetecinin onca gazetecinin bulundugu o metropolde son günlerde yaptigi haber ve yorumlari bölge STK’larini yeniden gündeme getirirken bu stk’larimiz olan dernek ve federasyonlarin sadece gazeteci tarafindan degil isadamlarimiz tarafindan da bir hayli tartisildigini da görmekteyiz. Son olarak Hoçvanli İsadami Yakup Süt ile görüsmesini haberlestirdigini gördügümüz Fakir Yilmaz ve isadamlarimizin dernek ve federasyonlara yol göstermeye çalistiklarini rahatlikla görüp, gözlemlerken biz Ardahanli Gazetecilerin çatisi altinda bir araya geldigi Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin de bu yönde önemli bir adim atarak dernekler arasinda artik olmasi gereken birlik ve beraberlige katki ve örnek olmaya çalistigini da görüyoruz. Çünkü cemiyetin verdigi bu mesajla ‘Kizim sana diyorum, gelinim sen anla’ anlami tasidigini sanirim federasyona katilmayip, ayak direten derneklerde anlamistirlar.. **YGS’nin altinda kalmak.. Geçtigimiz hafta sonu yapilan Yüksek Ögretime Geçis Sinavi yani diger adiyla YGS öncesi yasanan stresini yasayan velilerin Ardahan’in bu sinavda 81 vilayet içinde hep sonuncu olmasini da getirdigi baskiyi halen atlamis sayilmazlar. Çünkü bu sinav öncesi de ögrenciler gibi velilerinde bu stres ve baskiyi üzerlerinde atacagi çok önemli bir gelisme veya çalismaya sahit olmamistirlar. Bu yilda adeta ya tutarsa denilerek girilen bu sinavin son 10 yildir Ardahan’i hep sonlarda tuttugu diger bir gerçektir. Umutsuz olmamak ve karamsarca bakmamak gerektigini de ve sonucunu merakla bekledigimiz YGS sonuçlari gibi birçok konuda sondan birinci olan Ardahan’in bu talihsiz kaderinin ne zaman ters/düz edilecegi de net olarak maalesef bilinmemektedir. Ancak YGS sinavlarini sonuçlarini açiklanmasiyla ilk sinavin da nasil bir not alacagini merak ettigimiz diger birside Ardahan’in İl Milli Egitim Müdürüdür.. Çünkü önümüzdeki günlerde açiklanacak olan YGS sinavinin bir agir baskisini tasiyanlarin basinda o da gelmektedir. Umariz ne biz veliler , ne müdür nede Ardahan bu baskilar altinda kalmaz.. **Ardahan’i, Ardahanliyi anlamak.. İmkani olsa kimsenin kalmayacagi, ama benimde içinde bulundugum insanlarin tüm zorluklara karsin yasam merkezi olarak seçtigi bir Ardahan’da is yapmak, is yaratmak ve bu isleri ayakta tutmak gerçekten olagan üstü bir durumdur desem inanin.. Çünkü Ardahan gibi yerlerde önce dogayla savasir, 6–7 ay insanlarin üzerine çöreklenen karla, buzla savasir, onu astim derken gelen yazla birlikte ya kistan kalma bir sorunla karsilasirsiniz, yada demir degil çelikten de sert bürokratik engellerle ve insanlarin jürnallikla, çekememezlikle bir birinin etegini çektigiyle karsilasirsiniz. 17 Kisiye öyle ya da böyle is istidami saglayan ve Ardahan kent merkezinde oldugu gibi ilçelerinde güçlü bir gazetecilik anlayisi yerlestiren benim gibi yatirimcilarin bu kentte yasadigi sikintilari saymakla bitiremezken her gün karsilasilan yeni sorun ve sikintilara inat ayakta kalma mücadalesi ve azmi zaman zaman THE END ile sonuçlanma tehlikesiyle karsi karsiya kalir. Çokta yeni bir is yerinin açilmadigi, açilanlarin siftah yapmadan kepenk kapattigi, kazaniyor denilenler ise disaridan gelen devlerle mücadele etmek zorunda kaldigi Ardahan’da diger en büyük zorluk ise bunca sorun ve sikintiya karsin Ardahan’da kalmaya, burada yasamaya ve mevcut isleri de olsa ayakta tutmaya çalisanlara yani Ardahanliyi anlamayanlardir.. **Hibe/Destek/Köstek.. Ardahan’in da içinde bulundugu Dogu ve Güneydogu da yasanan ve ülkeyi sikintiya soktugu belirtilen çatismalarin, Ankara/İmrali görüsmelerinin sürdügü br sirada Karayilan’in PKK’nin resmen askes ilan ettiginin açiklamasi ile olumlu yönde gelismesi, bölgede ki yatirimlarida hizlandiracagi da belirtilmektedir. İç çatismalari durmasi demenin, bu yönde harcanan enerji ve maliyetin ülke ekonomisine olumlu yönde yansiyacagini zaten yillardir söyler, yazariz.. Ki bu yasananlarda önceligin insanlarin ölmemesi ve analarin göz yasi dökmemesi için olmasi en önemlisidir. Ülkemizin kardeslik ve baris içinde kalkinmasi için verilen bu mücadalenin daha ileriye tasinmasi için simdi siranin bölge insanina ekonomik katkiyi sunmak ve refah düzeyinin artmasi için atilacak olan adimlar öne çikmaktadir. Bu nedenle esnafin ve is istihdami yaratacak olan kuruluslarin tam zamanidir diyerek hareket etmesi, gerekmektedir.. Bunun içinde basta bankalarin kredi vermede saglayacaklari kolayliklarin yani sira tarim, sanayi, turizime yönelik resmi kurumlarinda hazirlayacaklari projelerle bölge insanina yardimci olmasi gerekmektedir.. Serka, Sodes, AB, Dünya Bankasinin imkanlari, sanayi ve ziraat odalari, soförler odasi, birlikler hatta bir türlü bir arya gelemeyen dernekler de büyük görevler düserken bu kurum ve kuruluslari desteklemek için kurulan kurluslarinda bürokratik engelleri en alt düzeyde tutup, yatirim için kendilerine sunulan kaynaklari bir an önce yatirima çevirip, issizlige, yasanan göçe karsi harekete geçirmelidirler. Yani kisacasi desteklenmesi gerekenlerin önlerine getirilecek engellerle kösteklenmemesi gerekmektedir. Çünkü bu ülkenin ana sikintilarinda biri ve en önemlisi de yoksulluk, issizlik, yatirim sizlik ve bunlarin ortadan kalkmasi için bugüne dek verilmeyen desteklerdir. Yerel de baslayacak olan bu yöndeki desteklerin genele yayilmasinin yolunun ekonomik kalkinmada 6. Bölge de bulunan Ardahan ve diger dogu illerine yansimasini daha elzem ve sart oldugunu görülmesidir.. Hibe/Destek derken tüm Köstekleri atlamak ve bu desteklerin umutla bakilan barisa katki olmasini umuyor ve anlatmak istediklerimizin de anlasilmasini da umut ediyoruz…

Önce Ankara ardindan İstanbul’a yaptigim gezilerimde görüstügüm hemserilerimin arasinda birçok CHP’li de vardi. Basta önümüzdeki yerel seçimlerde Kars’ta yeniden belediye baskanligina aday olmasi istenen Naif Alibeyoglu ve geçtigimiz seçimlerde Ardahan’da CHP’den 2. sira milletvekili adayi olan ama seçilemeyen Metin Demir olmak üzere birçok CHP’li hemserimle bir araya gelme firsati yakaladigim Ankara ve İstanbul gezimde görüstügüm diger siyasi görüslü hemserilerimde olamadi degil.. MHP’lisinden, BDP’lisine, AKP’lisinden CHP’lisine görüstügüm onca hemserimle yaptigim sohbetlerin büyük bölümünün ülkede ki siyasi atmosfer oldugunu, gerek benim gazeteci olmam, gerek ise onlarin politika ile yakinda ilgilenmesi dolaysiyla oldugunu da sanirim tahmin etmissinizdir. İste bu ziyaret ve sohbetler esnasinda ziyaretine gittigim onca hemserimin hemen hepsinin ama BDP’lisinden, AKP’lisine, MHP’lisinden CHP’lisine hepsinin ortak tartistigi noktani CHP olmasi dikkatimi çekti. Yani siyasi sohbetlerimizin büyük bölümünü CHP’nin izledigi politika oldu.. Özellikle su adina baris süreci dedigimiz bir süreçte en çok tartisilmasi gerekenlerin, yani bu süreçte taraf olduklari belirtilen AKP ile BDP degil, CHP’nin çokça tartisilmasi dikkat çekici en önemli nokta olurken CHP’nin baris sürecinde izledigi politikadan bir hayli sikâyetçi olanlarin basinda bizzat CHP’lilerin gelmesi ise bana çarpici geldi. Çünkü CHP’den en çok CHP’lilerin sikayet ettigini görüyordum.. Basta, ‘CHP kendi hazirladigi Kürt Raporuna bile sahip çikamiyor’ diyen Göleli siyasetçi, petrolcü hemserim Selahattin Kokmaz olmak üzere ‘Kars’ta yeniden aday olmam isteniyor, ama CHP’nin izledigi politika dolaysiyla bu partideki durumumu degerlendirmemi isteyen seçmen var’ diyen Kars eski belediye baskani Naif Alibeyoglu ve ‘CHP Kürtlere hitapta yoksun’ diyen egitimci Metin Demir olmak üzere bir çok siyasetçi hemserim CHP’nin izledigi politikadan bir hayli sikayetçi ve sikintili.. Ardahan eski belediye baskani Teoman Güngör ve CHP’de belediye baskani adayi olacak denilen Ardahan eski İl Sanayi Müdürü Kenan Yilmaz’a kadar hemen her görüstügüm insanin CHP’nin hem de su baris sürecinde siyasetin iplerinin büyük bölümünü kaptirdigi AKP gibi niye politika olusturmadigini, 30 vekili olmayan BDP’den bile geri kaldiginin sorguladigi Ankara ve İstanbul gezimde, CHP’den bir ben degil, CHP’lilerin bile sikayetçi olduguna da sahit oluyordum bir kez daha ‘Ne olacak bu CHP’nin hali?’ diyerek.. **F-16’lari korumasinda terk.. Dün yine yogun bir günün telasiyla öyle bizim içinde yasadigimiz ve bugün nüfusu105 binlere kadar düsen Ardahan’da degil, yüz binlerce Ardahanlinin ve milyonlarin olusturdugu İstanbul’da kostururken telefonuma gelen son dakika mesajina baktim.. -Güneydoguda hareketli saatler, F-16’lar Kandil ve Zap üzerinde.. Bir anda Hakan Hazar arkadasimi kullandigi kiralik aracimin arka koltuguna yönelip, diz üstü bilgisayarimi alip, hemen açma dügmesine bastim ve heyecanla, süpheyle, korku ile bilgisayarin açilmasini bekledim.. Çünkü birçogumuz gibi bende artik yeter. Daha Bese dedigi bir sirada F-16’larin ne isi var Kandil ve Zap üzerinde sorusu bile kokutucuydu.. Umarim düsündügüm sey degil diyerek açilmasini bekledigim ve bir yandan F-16 hiziyla olmazsa da hizla winni taktigim bilgisayar açilir açilmaz haber sitelerini tikladim, renkli basinimazin siteleri yeterli gelmedi PKK’ya ait sitelerine de baktim, bir yandan arabanin radyosunda haber kanalini ararken Evet dogruydu telefonuma gelen mesaj, F-16 Kandil’de Zap surlarinda uçuyordular.. Ama çatisma haberi yoktu, baris kokusu gelmeye devam ediyordu.. Ve üçünde uyuyup, sekizinde uyandigim sabahin ilk isiklarinda dolastigim haber sitelerinde F-16’larin dün Kandi ve Zap semelarinda uçtugunu dogrulayan yeni haberleri aliyordum. Çünkü, Öcalan ve Karayilan’in emrini alan PKK’lilarin liderlerinin emriyle sinir disina çekilmeye basladiklarini ‘100 PKK’li Siniri Geçti’ baslikli haberle anliyo ve bir kez daha rahatlayip, iste samimiyet diyordum.. Evet F-16’larin korumasinda siniri terk ettiklerini anladigim PKK’dan baris için yeni bir adimin daha geldigini görürken, bu süreç içinde hele bir adim attigina sahit olamadigimiz Devlet ve Hükümetin de artik, ‘Şöyle olacak, böyle olacak’ demekten vazgeçip, bu barisa katki sunacak ciddi ve gözle görülür adimlari atmalidir diye düsünüp, yazimi bitiriyorum.. **2. İstanbul.. Yeni bir haftanin ilk yazisinda iki gümrük kapisi olmasinda karsin ithalat/ihracatin olmadigi, birinci gelir kaynagi denilip, gerektigi desteklenmeyen, verilen desteklerin gerek yeterince kontrol edilememesi, gerek ise yerinde kullanilmamasi, egitim, saglik basta olmak üzere birçok alt yapinin bir türlü tam anlamiyla gerçeklesmemesi gibi nedenlerle göçün tüm hiziyla devam ettigi Ardahan gibi dogu illerin de devam eden göç ile her gün biraz daha büyüyen İstanbul metrolünde gözlemlerimi aktarmaya devam edecegim. Tasi/Topragi altin denilip, hemen her gün yeni insanlari göç merkezi haline gelen/getirilen İstanbul‘un artik mevcut İstanbul’u tasiyamadigina da sahit oldugumuz bu gezimizde gördügüm en önemli etkenlerden biride yerde yer bulamayip, göklere dogru yükselen bina sayisinda ki artis ve bu yogunlugun getirdigi alt yapi sorununa belediyelerin çok hizli bir sekilde çözümler üretmesidir. Bizlerin kentlerin iki araba etmeyecek çöplerinin neden yazlari günlerce, kislari aylarca alinmadigindan yakindigimiz, SERKA gibi kuruluslarla ortaklasa yapilan bir projeyi yillarca bitiremeyen belediyecilik anlayisi ile yasamak zorunda kalip, baskanlarla tartisirken, İstanbul ve bati belediyelerinin, her gün bir Ardahan nüfusu kadar insan’in göç ettigi yeni yerlesim yerlerine hizmetin yaninda Sariyer Tüneli gibi devasa yeralti yatirimlarina imzalar attigina sahit oldum. Yani her seyin para ve Ankara olmadigini, istense Ardahan gibi küçük yerlerde de büyük isler yapilacaginin açik örneklerini de gördügümüz su son İstanbul gezimizde, kimilerinin adina Çilgin dedigi, kimilerinin ise Delilik dedigi yatirimlarin yerel yönetim anlayisi ile yeni bir İstanbullu yani 2. İstanbul’u yarattigini söyleyebiliriz. Çünkü Ankara’nin yillardir yapamadigi Ilgar Tüneli’nin iki katini Sariyer gibi semtlere yapan yerel yöneticilerin, yani belediyelerin parklariyla, egitime verdikleri önemle, sagliga yaptiklari yatirimlariyla, bazilari Ardahan kent içi yollari kadar bozuk olsa da onca kilo metreli yen yollariyla insana hizmet anlayisi tasiyip, çalistiklarini görüyordum, kisa süre içinde bir çok yerini yeniden ve sasirarak görüp, hayran kaldigim su 2. yaratilan İstanbul’da.. **Cumartesi günü uzaklarda yazmak.. Bir cumartesi günü yazmak istediginizde neyi yazacaginizi uzun uzun düsünmeniz gerekir. Çünkü insanlarin birer makine gibi programlandigi bir dünya da pazar günü hiç uyumasaniz da haftanin en stresli günü olan pazartesi günlerinin ilk saatlerinde uyanmak zorunda oldugu gibi cumartesi günüde bir bilgisayar gibi resetlenmek ister, her cumartesi günleri söyle bir uzanayim haftanin tüm yorgunlugunu üzerimden atayim diye düsünür.. Ve bunun disinda hiçbir sey düsünmek istemez, parmaklari hareket etmez, ayaklari kalir kala kaldigi yerde.. Ama dedik ya insanin bir makine gibi programlandigi, istese de o programi bozamayacagini.. İste o insanlardan biri olan benim, haftanin alti günü en az bir köse yazisi yazmam gerektigi ve bu yaziyi, en az iki yorumu, onca haberi ele alip yazmaya basladigimda en az bir belki de iki saatimi bilgisayar basinda geçirmek zorunda olurum. Birçok kisinin facebook, msn, okey ve gereksiz sörflerle zamanini harcadigi bilgisayarin artik yordugu gözlerle o gözler kadar yorgun beynimde akan düsünceleri o tatil denilen cumartesi günleri de yaziya aktarirken o yazinin her satirinin ne kadar degerli oldugunu her yeni yazimda daha iyi anlar ve omuzlarima çöken yorgunlugun kalktigini anlar, öyle dinlenirim Çünkü yazinin benim enerjim oldugunu, yorgunlugumu aldigini yazdikça daha iyi anlarim.. Uzun süredir uzak kaldigim matbaamin boya kokusu olmadan yazarken her ne kadar zorlansam da ardimi birakmayip, önce Ankara’ya sonrada İstanbul’a kadar gelen soguk havaya inat bir yaziyi daha yazip isindim bir cumartesi günü daha.. **NEVROZ, NEVRUZ, NEWROZ..BARIŞ, BEREKET, BERABERLİK.. Günlerdir ülkenin çesitli yerlerin de coskuyla kutlanan ve dün Ahmed’de yani Diyarbakir’da 2 milyon insanin katildigi belirtilen, Öcalan’in Kürtçe, Türkçe okunan mesajiyla barisin bir kez daha yeserdigi açiklamalarla son bulan bu yilki Nevroz belki de ilk kez kendi anlaminda kutlandi dersek acaba yanilir miyiz? Birkaç küçük olayin disinda insanlarin el ele verip, halaylar çekerek, cosku içinde kutladigi Nevrozun, Nevruz mu, Nevroz mu veya Newroz mu diye tartisildigi, W harfinin mahkemelik oldugu bu ülkede Nevroz’un ilk kez olaysiz bitmesi, bu yetmez ‘Herkesin istedigi baris’ i getirecek olan kardeslik tohumlarinin yeniden ekilmesiyle basta her Nevroz’da, ‘ne olacak?’ korkusu ve stresi yasayanlarca, hükümetçe, devletçe, milletçe memnuniyetle karsilanmistir. Çünkü bir gün degil günlerdir ülkenin hemen her yerinde ayni coskuyla kutlanan Nevroz istediginde olaysiz, ölümsüz kutlanabilecegine 2013 Nevroz’unda sahit olduk. Analarin aglamadigi, kardes kavgasinin olmadigi bir ülkede beraber yasamak isteyenlerin yillardir özlemle bekledigi barisin gelmesi için ‘Her an yapilabilecek provokatif olaylar dolaysiyla’ adeta gizli bir ittifak kurdugu bu ülkenin atilan bu önemli adimlari harcamamasi umuduyla özgürlükler için ortaya konula direnisin, herkesi aglatan savasin tek ilaci barisin simgesi, bereketin, bollugun baharin müjdeleyecesi Nevroz’u, Nevruz’u, Newroz’u bir kez daha kutluyorum.. **Uzaktan hos geliyormus.. Kaç gün oldu uzak kaldigim, topragina, havasina, suyuna, insanina kurban oldugum özlemeye basladigim memleketimden ayrildigim.. Saymadim ama günlerdir, dogdugu topraklarda bekledigi yatirimi, hizmeti alamadigi yetmez gibi yoksullugun diz boyu oldugu memleketini terk edip, ‘belki’ diyerek geldigi metropolde siginacak bir yer ararken oradan oraya sürüklenen bir yaprak misali savrulmus insanlarin arasindayim. Kimi bir cafe kösesinde, kimi nereye gittigi belli olmayan tika basa dolu bir arabada., Kimi saskin gözlerle gelip geçene bakar, kimi mali alip, götürmenin hesabini yapar. Kimi gece gelemedigi evinin yolunu sasirmis, kimi kayip ettigini arar durur. Kimi ise göklere uzanan sirça kösklerde kendisinden asagi kalanlarin omuzlarina basip, bir adim daha yukariya, yedi kat arsa çikmanin derdinde.. Kimi ise köydeki gelenek, görenegi ile metropolde ki yasam arasinda sikismisligin yorgunlugu ile ne yapacagini, nereye gidecegini sasirmis, ne yapacagini düsünmekten yorulmus bu kentin varoslarinda yasam agacina tutunmaya çalisirken her an esen rüzgarla bir yaprak gibi kayip olmamak için direnir.. Yollari gibi cadde ve sokaklari kendisi gibi ‘Bir umut’ diyerek gelenlerle dolu olan bu metropolde oradan oraya savrulmanin stresin içinde bulunanlarin yasam savasi verdigini izliyorum, onlar gibi yorgun, argin gözlerimle. Birden, ‘İsim asim olsaydi, doktorum, basim olsaydi ben köyümden göçermiydim?’ diyen asigin sözleri aklima geliyor.. Ve o asik gibi yüzlerin, binlerin, milyonlarin göç ettigi metropolün gerçek yüzü, acimasiz yönünün agirligini hissediyorum, yasamin tüm yokluklara ragmen, yoksulluklara karsin dogdugum topraklarda daha güzel oldugunu, metropol denen bu gibi yerlerin uzakta bakildiginda çok hos geldigini anlayarak.. fakiryilma323@hotmail.com-0535. 418 32 58


Göle’nin Tahtakiran köyünde hayvancilik yapan Tahsin Saritaç’a ait inek, çift basli buzagi dünyaya getirdi. İki kafasi, iki agzi, 4 gözü, 2 kulagi olan buzagi görenleri hayrete düsürdü. Yeni Gözlem Gazetesine buzagi ile poz veren çiftçi, inegin buzagiyi emzirmek istemedigini, bu nedenle buzaginin biberonla beslendigini söyledi. Çiftçi, buzaginin iki basiyla da beslendigini belirtti.Göle’ye yaklasik 15 kilometre uzakliktaki Tahtakiran köyünde 27 Aralik’ta dünyaya gelen buzagiyi görmek için insanlarin eve akin ettigi gözlemlendi. Haber/Foto: Haberi ekleme saati: 09.54-28 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com Mazlum IRMAG

Egitimde neden sonuncu oldugumuzun açik örnegidir. Sabah – 4 derecede ögrenci okul kapisinda ellerini ovaliyorsa. Okul müdürü yatagindan kalkip erkenden gelip okul kapisini açmiyorsa. Ögrenciden fazla bir sey beklemekte haksizlik olur galiba. Dün gazetemizin “Tekel Alkole Mi Takildi!..” baslikli haberiyle ilgili muhabirimizin fotograf çekmek için eski ismiyle Tekel 75. Yil Yatili İlkögretim Bölge Okulu, yeni ismiyle Ardahan Kazim Karabekir Yatili Bölge Ortaokulunun degisen isminin yeni tabelasini sabah saat 7:30’da çekip haber yapan muhabirimizin yaptigi haberden çok; çektigi fotograftaki görüntü daha çok konusulmasi dikkat çekti. Ardahan il genelinde tasimali egitim ile okul okuyan çocuklarin sabah dondurucu havaya ragmen okul içerisine alinmayip, ders saatlerine kadar okul kapisinda bekletildikleri ortaya çikti. Daha önceki sayilarimizda da gazetemiz; servis sorununa deginmis ama ne okul yönetimi, ne milli egitim, nede valilik bu konunun üzerine gitmemekte direniyorlar gibi. Tasimali egitimde ögrencilere tahsis edilen okul servisleri; okul çikisinda saatlerce kahve köselerinde veya sokak baslarinda ögrencileri beklettikleri ögrenilirken, köylü vatandaslarla birlikte götürebilmek için de servis içerisinde sikistirdiklari görüldü. Servisçilerin simdiki uyanikligi ise sabah erken saatinde okul açilmasina yarim saat veya bir saat kala getirip biraktiktan sonra köy halkini alabilmek için geri döndükleri bilgisi alinirken, erkenden birakilan ögrenciler ise okul yönetiminin tutumu nedeniyle sabah dondurucu sogukta okulun kapisinda bekledikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 09.54-28 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Karagöl Mahallesin de bulunan Ardahan Tekel 75. Yil Yatili İlkögretim Bölge Okulu, Türkiye genelinde özellesen TEKEL’in ve okul isminin Alkolü çagristirdigi iddia edilerek isminin degistirilerek Ardahan Kazim Karabekir Yatili Ortaokulu olarak degistirildi. Geçtigimiz yillarda Alkol ve Sigaranin satisini yapan TEKEL kamu kurumu; yillar önce Ardahan iline okul yaptirip ve ismini verdigi Tekel 75. Yil Yatili İlkögretim Bölge Okulu, son yillarda sigara ve alkole savas açan devlet: yasakladigi sigara ve Alkol reklamindan sonra isminin alkolü çagristirdigi gerekçesiyle okulunun ismini degistirtti. Öte yandan, yillardir Ardahan ilinde egitim veren ve okul ismini de sokaga veren okulun isminin degistirilmesi ögrenci verilerinde tepki aldi. Haberi ekleme saati: 09.52-28 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Geçtigimiz hafta sonu yapilan YGS sinavlarinin sonuçlarini merakla bekleyen Ardahan’da daha önce yapilan bir sinavin sonuçlarinin kamuoyundan gizlenildigi ortya çikti. Alinan bilgilere göre geçtigimiz hafta sonu yapilan YGS sinavindan önce aralarinda Ardahan’inda bulundugu 22 vilayette yapilan ‘Ortaögretim Okullari Arasi Deneme Sinavi’ nda Ardahan’da 18. olurken hiçbir ögrencinin 300 puan alamadigi ortaya çikti. Ardahan Yatili İlkögretim Okulu Mezunlar Dernegi’nin girisimleri, TUDEV Dershanelerinin destegi ve Ardahan İl ve İlçe Milli Egitim Müdürlüklerinin ortaklasa olarak yaptiklar ve tüm okullarin katilip, diger 21 vilayette bulunan okullarla birlikte yapilan deneme sinavinda, 22 vilayet arasinda 18 nci olan Ardahan’in egitimde ki bu durumunun milli egitim yetkililerince kamuoyundan saklandigi ve bu aci durumun bilinmemesi için de YİBO Dernegi’ne ve TUDEV’e ‘Sizde kamuoyuna açiklamada, falan bulunmayin’ denilerek, sinavin sonucunun ortaya çikmamasi için baski yapildigi ileri sürüldü. **Kazanan TUDEV, kayi eden Ardahanli ögrenci oldu.. Geçtigimiz aylarda yapila ve 2 ncisinin de önümüzdeki haftalarda yapilacak olan ‘Ortaögretim Okullari Arasi Deneme Sinavi’ nda 22 İl için de sondan 4. olup, 18. olan Ardahan’in bu durumunu kamuoyunda kaçirilip, gizlenirken kazananin bu sinavda sorucuk kitaplarini hazirlayan ve ücret karsiligi satan TUDEV olurken aldiklari egitim/ögretimde son 10 yildir yalpan üniversite sinavlarinda hep sonlardan birinci olan Ardahanli ögrencilerin hiç biri 300 puana ulasamayan ve kayip eden taraf oldu. **YİBO dernegine EN ödülü.. Sahipligini Göleli hemserimiz Gazeteci Murat Abdullahoglu’nun yaptigi Yeni Umut Gazetesi yilin EN lerini seçti. Medya TV’de canli olarak yapilan bir programla sahiplerine dagitilan Yilin EN leri ödülüne laik görülen Ardahan Yatili İlkögretim Okulu Mezunlari Dernegi yili en basarili dernegi seçildi. Dernek Baskani Celil Ünlü’ye verilen ödül dagitim törenine Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’da canli telefon baglantisiyla katilarak destek verdi. **YİBOLULARDAN GAZETECİ’YE ONUR YEMEGİ.. Yilin en basarili dernegi seçilen Ardahan Yatili İlkögretim Okulu Dernegi Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Gazeteci Fakir Yilmaz’in onuruna bir yemek verdi. Aldiklari ödül ile birlikte İstanbul’da bulunan Gazeteci Fakir Yikmaz ile bulusan ve Yilmaz’in onuruna bir yemek veren YİBO Dernegi yöneticileri amaçlarinin Ardahan’in oldugu gibi tüm ülkenin gelecegi olan ögrencilere isik olmak oldugunu belirttiler. Haberi ekleme saati: 08.37-28 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

HÜKÜMETİN yürüttügü çözüm süreci ve yeni tesvik sistemiyle birlikte Dogu ve Güneydogu’da yatirimlar saha kalkti. Yatirimcilarin yeni tesvik sistemiyle altinci bölgeye yogun ilgi gösterdigini belirten Ekonomi Bakani Zafer Çaglayan, 2013’ün ilk iki aylik döneminde düzenlenen yatirim tesvik belgelerinde 6 kata varan artislar olduguna dikkat çekti. “Yeni tesvik sisteminin öncelikli amaçlarindan birisi altinci bölgenin kalkindirilmasidir” diyen Çaglayan, sunlari söyledi. **YATIRIM VE İSTİHDAM.. Yeni tesvik sistemi sayesinde altinci bölgede yatirimin ve istihdamin önü açildigina dikkat çeken Çaglayan, “2013 yilinin ilk iki ayinda verilen yatirim tesvik belgelerindeki gelismeler bunu net bir sekilde ortaya koyuyor. Bu gelismeler gösteriyor ki, bölge üretim merkezine dönüsecek ve yeni cazibe merkezleri ortaya çikacak. Yeni tesvik sisteminin uygulandigi 2013 yili Ocak-Şubat dönemini, özellikle bölgesel bazda 2012 yilinin Ocak-Şubat dönemiyle kiyasladigimizda; yeni sistemin istenilen amaçlara ulasma konusunda ne kadar basarili oldugu görülüyor” diye konustu. **CAZİBE MERKEZİ… Biz issizlik sorununun yogun sekilde yasandigi altinci bölgenin emek yogun sektörler için cazibe merkezi haline getirilmesini amaçladiklarini belirten Bakan Çaglayan, “Yatirimciya altinci bölgede verilen istihdam destegiyle üzerindeki yükü kaldirdik. Böylece tesviklerin istihdam üzerindeki etkisi en üst düzeye çikarilacak” dedi. ***Ardahan ile 14 il için yatirim destegi… YENİ tesvik sistemi kapsaminda altinci bölgede bulunun 15 ilde asgari yatirim tutarinin üzerinde yapilan yatirimlar sektör ayrimi yapilmadan destekten faydalaniyor. Bu çerçevede Agri, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakir, Hakkari, Igdir, Kars, Mardin, Mus, Siirt, Şanliurfa, Şirnak ve Van’da yapilacak yatirimlarla saglanan istihdam kapsaminda; sigorta primi isveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden tutari devlet tarafindan karsilaniyor. **ALTI KATLIK ARTIŞ… “2013 yili Ocak-Şubat döneminde düzenlenen yatirim tesvik belgeleri adet bazinda bir önceki yilin ayni dönemine göre Şanliurfa’da 3 katina Diyarbakir’da ise 6 katina çikti. Şanliurfa’da söz konusu dönemde 8 olan tesvik belgesi sayisi 24’e Diyarbakir’da ise 4 olan belge sayisi 23’e yükseldi. Düzenlenen bu yatirim tesvik belgeleri, öngörülen istihdamin Şanliurfa’da 3 katina Diyarbakir’da 11 katina çikmasini sagladi. Şanliurfa’da 264 olan istihdam sayisi 864 kisiye, Diyarbakir’da da tesvik belgesine göre 98 olan istihdam sayisi bin 46 kisiye çikti. Bu verilere göre yillardir çesitli ekonomik avantajlar saglanmasina ragmen istenilen düzeyde yatirimin gerçeklesmedigi bu illerde son tesvik sistemiyle birlikte ekonomik hareketlilik baslamis ve istihdam olanaklari önemli oranda artmistir.” **9.7 milyar liralik yatirim 26 bin kisilik istihdam… YENİ tesvik sistemi kapsaminda iki aylik dönemde 9.7 milyar lira tutarinda belge düzenlendi. Ayni dönemde öngörülen istihdam ise 25 bin 829 kisiye çikti. Tesvik belgelerinde öngörülen toplam sabit yatirim tutarinin 3,9 milyar lirasi birinci bölgede, 2 milyar lirasi ikinci bölgede, 833 milyon lirasi üçüncü bölgede 482 milyon lirasi dördüncü bölgede, 561 milyon lirasi besinci bölgede, 1,9 milyar lirasi ise altinci bölgede yapildi. Tüm bölgeler için öngörülen 25 bin 829 kisilik istihdamin da 4 bin 555’inin altinci bölgede oldugu belirtiliyor. **Altinci bölgeye tesvik damgasi… YATIRIMCILARA verilen 813 yatirim tesvik belgesinde altinci bölge rekoru kirildi. Altinci bölgede daha önce 53 olan tesvik belgesi sayisi iki kat artarak 115’e çikti. Tesvik belgelerinin 304 adedi birinci bölgede, 133 adedi ikinci bölgede, 107 adedi üçüncü bölgede, 75 adedi dördüncü bölgede, 79 adedi besinci bölgede ve 115 adedi de altinci bölgede verildi. 2013 yili Ocak-Şubat döneminde düzenlenen tesvik belgelerinde adet bazinda bir önceki yilin ayni dönemine göre birinci bölgede yüzde 54’lük (197 adetten 304 adede), ikinci bölgede yüzde 23’lük (108 adetten 133 adede), üçüncü bölgede yüzde 7’lik (100 adetten 107 adede), besinci bölgede yüzde 98’lik (40 adetten 79 adede) artis saglandi. Dördüncü bölgede 75 olan yatirim tesvik belgesi sayisi önceki döneme göre degismezken, altinci bölgede ise iki kattan fazla artarak 53 adetten 115 adede ulasti. Haberi ekleme saati: 09.41-27 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Asiksenlik’te gençlerin düzenledigi Nevruz Bayrami, Evlerin Bacasinda kutlanirken, belde halkinin gençlere destek verip, Nevruz’la birlikte Ülkemizde Baris ve kardesliginin hüküm sürmesini istediler… Ardahan Çildir İlçesi Asiksenlik Beldesinde Nevruz Kutlamalari renkli geçti. Çildir merkezde Nevruz Bayrami kutlamalari yapilmazken, Asiksenlik Beldesinde yapilan Nevruz kutlamalari gençleri bir araya getirerek renkli görüntülere sahne oldu. Asiksenlikli gençler, Nevruz kutlama alani olarak evlerin bacalarini seçmesi heyecana neden olsa da her hangi bir aksilik çikmamasi sevindirdi. Bacalarda ates yakip, halay çeken gençler, Nevruz’un yeni bir mevsimin basladigini haber verir ve Nevruz Bayrami insanlari bir araya getirir, barisi simgeler dediler. Haberi ekleme saati: 09.39-27 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Hanak Belediye Baskani Tasdemir Çoban, Ardahan Valiliginin düzenlemis oldugu Nevruz etkinliklerinde atesten hiç korkmadigini belirtirken. Bunu ne demek istedigini daha sonra fotograflara baktigimizda anladik megerse atlarken, ates üzerinde durup yanmamak için el açip dua etmis. **Tayfa Gurubundan Urta’li Ögrencilere Destek Eli… Kasimpasa arma alti tayfa taraftar gurubu ögrencilere yardim yapmaya devam ediyor. Çildir ilcesine bagli Gölbelen köyü [urta] ilkögretim okuluna okul malzemesi yardimi yaptilar. 2 siniflik 35 ögrencisi olan okulun ögrencilerine malzeme yardiminda bulunan taraftar gurubu bundan sonrada bu tür yardimlari daha sik yapacaklarini söylediler. Haberi ekleme saati: 09.36-27 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Baharin müjdecisi olarak bilinen Nevruz Bayrami’nin gelisiyle çesitli etkinlikler düzenlenen Ardahan’da, vatandaslar da programa katilim sagladi. Ardahan Halk Egitim Merkezinde düzenlen ’’Nevruz Bayrami’’ kutlamalarina Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOGLU, Belediye Baskan Vekili Yusuf DEMİR, Vali Yardimcilari Deniz PİŞKİN ve Kadir Taner ESER, İl Jandarma Alay Komutani Şefaattin SERTEN, İl Emniyet Müdürü Oktay BULDUK, Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan SÖYLEMEZ, kamu kurum ve kurulus temsilcileri, Ortaögretim Ögrencileri ve çok sayida vatandas katildi. Saygi Durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan baslayan seremoni Ardahan Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK’ün Nevruz’un Tarihi ve Dünya Milletleri açisindan önemine deginen konusmasiyla basladi. Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldigi kayitlarin, M.S. 2. Yüzyildaki Pers İmparatorlugu kayitlari oldugunu ifade eden Öztürk “Ancak bundan çok daha öncesinde yaklasik M.Ö. 648 ve 330 yillari arasinda Pers İmparatorlugu altinda yasayan degisik milletlerin Pers Şahina nevruz gününde hediyeler getirdigine dair bilgiler mevcuttur’’ dedi. Yeni yilin ilk günü, yeni gün anlaminda olan nevruzun tarihi baslangici konusunda eldeki yazili ve sözlü bir takim kaynaklar olsa da uluslarin tarihleri, destanlari, efsaneleri her çesit geleneksel degerleri ile kaynasip bütünlestigi için, nevruzun gerçek tarihini degerlendirmenin olanaksiz olduguna da deginen Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK, nevruza ulusal veya dini bir kimlik kazandirmanin yersiz oldugunu, Nevruz Bayrami’nin yüzyillar boyu halklar arasinda yasanip vücut bularak nesilden nesile aktarilmasinin toplumlarin baris ve mutlulugu için önem arz ettigini ifade etti. Nevruzun Türk tarihindeki önemine de deginen Göksel ÖZTÜRK, Göktürklerin Ergenekon’dan çikisi anlamiyla iliskilendirdigini, Türklerin İslamiyeti kabul etmeden önce, bahar aylarinda açik arazilerde ekin ve mahsulün bol olmasi dilek ve temennilerini ifade etmek için çesitli etkinlikler yaptiklarini hatta Oguz Türkleri’nin bahar ayinin baslangicini yilin basi olarak kabul ettiklerini vurguladi. Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra da Nevruz Bayraminin öneminin devam ederek günümüze kadar geldigini söyleyen ÖZTÜRK ’’Selçuklu Sultani Meliksah takvimde degisiklik yaptirarak yilin ilk gününün 15 Mart’ta yani nevruza gelmesini saglamistir. Ayrica Osmanlilarda da padisahlara ve devletin ileri gelenlerine ’Nevruziye Piskesi’ adiyla çesitli armaganlar verilerek, divan sairleri de ’Nevruziye’ kasideleri sunarlardi’’ dedi. Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK Konusmasini Nevruz adina yazilan siirle noktaladi. Kültür ve Turizm Bakanliginin hazirladigi “Nevruz ve Yenigün” adli belgeselin de gösteriminin yapilmasiyla program sona erdi. Sonrasinda Vali Sayin Seyfettin AZİZOGLU ve beraberindeki heyet temsili nevruz atesinin yakilmasi için Belediye Kültür Parkina hareket etti. Burada yapilan ‘Yumurta Tokusturma’, ‘Nevruz Atesinden Atlama’ gibi nevruz gelenekleri renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamalar Ardahanli Âsiklarin atismasi ve Valilik tarafindan günün anlam ve önemine isnaden hazirlanan etli pilavin halka dagitilmasi ile sona erdi. Haberi ekleme saati: 09.34-27 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Basta İstanbul olmak üzere birçok kentte bulunan sivil toplum örgütleriyle ile ilgili önemli açiklamalarda bulunan Ardahanli isadami Yakup Süt Ardahan ismini tasiyan STK’larin artik kurumsallasip, toplumun beklentilerini karsilamasi gerektigini dikkat çekti. Ayni zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyet Baskani olan Gazeteci Fakir Yilmaz ile makaminda görüsen Süt, STK’larin toplumun beklentilerini karsilamamasini ana nedenlerinden birisinin ve en önemlisinin bu kuruluslarin kurumsallasamamasindan geldiginin görülmesi halinde birçok federasyon, dernek ve buna benzer kuruluslarin toplum nezlinde daha önemsenecegini belirtti. Dernek ve Federasyonlarin çesitli nedenlerle dogduklari yerlerden göç etmek zorunda kalan ve göç ettikleri yerlerde de bin bir çesit sorunlarla karsi karsiya kalan insanlarimizin umut bagladigi yerler oldugunu unutulmamasini isteyen Süt açiklamalarina söyle devam etti. ‘Bölgemizin cografyasiyla, ekonomik olarak geri kalmisligiyla basta sivil toplum örgütlerinin atacagi adimlarina, gerek ise yerel ve genelde ki siyasilerin çözüm üretme çabalarina büyük bir ihtiyaç duydugunu hepimiz iyi biliyoruz. Bunun yaninda İstanbul basta olmak üzere birçok bati kentinde ve metropole bulunan hemserilerimizin de birlik beraberlik içine kurumsallasan çatilara ihtiyaç duydugu unutulmamalidir.’ dedi. Ardahanli isadami Yakup Süt sözlerine söyle devam etti. ‘Bölge is adamlarinin, aydinlarinin her zaman destekçisi oldugu federasyon ve derneklerin artik güçlü birer çati altinda kurumsallasarak hareket etmesi gerekir. Bu nedenle federasyonlar ve dernekler sorumluluklarinin bilinciyle hareket etmeleri zorunlu bulunmaktadir. İnsanlarin bu gibi kuruluslarda beklentilerini alamamalarinin ana nedenlerinin Federasyon ve Derneklerimizin kurumsallasma kimligini hedef edilmemeleridir’ Ardahanli İsadami Yakup Süt, Ardahan’in nüfusunun büyük bir bölümünün İstanbul metropolünde oldugunu da unutmamasi gereken ve bu yönde hareket etmesi istenen federasyon ve derneklerin kendilerinden bekleneni vermesi için Ardahan İstanbul ve diger kentlerde bulunan hemserilerimiz arasinda saglam bir köprü kurmasinda önemli bir görev tasimaktadir. Bunun basarilmasi halinde siladan gurbete, gurbetten silaya olan ihtiyaçlarin istemlerin beklentilerin kisa zaman içinde çözülüp gerçeklesecegini inandigini belirtti. **Vakif fikri masaya yatirilmalidir.. Bölge STK’larinin ayakta kalip daha çok güçlenmesinin diger bir yolunun da bu kurumlarimizin vakif olma yolunda adim atmalaridir’ diyen Ardahan/Hoçvanli İsadami Yakup Süt, ‘ben bir Ardahanli olarak Hoçvan Federasyonun bir an önce vakiflasmasindan yanayim. Bu yöndeki düsüncemi her platformda yüksek sesle dile getiriyorum. Bu benim nacizane düsüncemdir. Çünkü ben dernek ve federasyonlarin yani sira bölgenin güçlü bir vakfinin olmasinin basta gerek Ardahan’da, gerek ilçelerinde, gerek ise Hoçvan gibi bölge köylerinde gelecegimiz olan çocuklarimiza egitimde saglayacagi imkân ortami, gerek ise federasyon ve derneklerin kendi ayaklari üzerinde durabildigi ekonomik imkân ve güce sahip olma yolunu açilmasi gibi önemli olduguna inaniyorum.’ dedi. Haberi ekleme saati: 02.45-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Çildir’da ölenler düsmüyor… Ardahan Çildir nüfus müdürlügünde bagli 100 yakin vatandas ölmesine karsin, kayitlarda hayatta gözükmesi yakinlarini zor durumda birakti. Ardahan Çildir ilçesi Asik Şenlik Beldesinde oturan Gefhar Bayas annesinin öldügünü yetkililere ispatlamaya çalisiyor. Gefhar Bayas, annesi Turuncu Karahan’in 45 yil öldügünü ve bugün yasasaydi 153 yasinda olacakti. Bu imkânsiz bir sey bizler öldügünü dememize ragmen ispatlamak için ugrasiyoruz.’diyerek yillar önce ölen annesinin diri yani yasamadigini ispatlamaya çalisiyor. Bu olayi arastiran gazete muhabirimizin olay dogru olup olmadigini sordugu; Çildir İlçe Nüfus Müdürü Muhlis Adigüzel, bu ilginç olayi dogruladigini bu olay gibi, Çildir’da böyle ilginç durumda olan yaklasik 100 yakin olayin daha a bulundugunu söyledi. Müdür Adigüzel, bu durumun yasanmasini birinci nedeninin vatandasin yakinlari öldügü zaman kendilerine haber vermediklerini ve kayitlardan sildirmediklerinden kaynaklandigini söyledi. Müdür Muhlis Adigüzel, bu olaylarla devamli karsilastiklarini. Ölen kisilerin öldügünü haber verilmedikleri için kayitlardan silemediklerini belirtip, kendilerinin de ölenlerin adreslerini bulup, mektupla ulasmaya çalistiklarini da sözlerine ekledi. Çildir İlçe Müdürü Muhlis Adigüzel sözlerine söyle devam etti. Mektupta yolladigimiz yakinlarindan jandarmaya gitmelerini, ifade verip daha sonra kayitlardan sildirmelerini istemelerine ragmen 1-2 kisinin disinda kimsenin gelmedigini de söyledi. Ayni Adreste ve Evde 20 Kisi Yasiyor!.. Yillardir ölen ama kayitlardan silinmeyen ayni durumdaki vatandaslarin seçim zamaninda her zaman karsilarina çiktigini belirten Adigüzel, bir evde kayitlarda 20 kisiye yakin kisinin oturdugu gözükmesine ragmen en fazla dört kisiyi bula bildiklerini söyleyip, her seçimde de oy pusululari dahi çiktigini dile getirdi. Haberi ekleme saati: 02.33-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**GÖLE-OSMANLICA TÜRKÇESİ KURSU SONA ERDİ.. Göle’de, Hayrat Vakfi ile Milli Egitim Bakanligi arasinda imzalanan protokol çerçevesinde açilan Osmanlica Türkçesi kursuna katilarak belge almaya hak kazanan kursiyerlere sertifikalari verildi. Hayrat Vakfi, Halk Egitim Müdürlükleri ile beraber hareket ederek, Türkiye’nin her yerinde sürdürdügü Osmanlica Türkçesi kurslarini Göle ilçesinde de tamamladi. 20 kisinin katildigi kurs da dün sertifikalar törenle kursiyerlere takdim edildi. Kursu basariyla bitiren kursiyerler sertifikalarini törene katilan; Ardahan AK Parti Milletvekili, Göle Kaymakami Fatih Özdemir, Göle Belediye Baskan Sabri Muratoglu, İlçe Milli Egitim Müdürü Fatih Yazici, Ardahan Halk Sagligi Müdürü Dr. Ulas Şentürk ile çok sayida davetli katildi. Törende Osmanlicanin önemini anlatan sunum ve kuran okunmasi ardindan kursda basarili olan ve kursiyerlerle hatira fotografi ardindan tören dagildi. Haberi ekleme saati: 02.12-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

CHP Ardahan il ve merkez ilçe örgütü “Her Aksam Bir Köy” slogani ile Köyleri dolasiyor. CHP örgütü yapilan toplantilarda köy halki ve muhtarlarla fikir alisverisinde bulunduklarini dile getirdiler. Ardahan CHP İl Baskani İlimdar Senem ve İl ve İlçe örgütü ekibi sorunlari ve görüsleri itina ile kaydettikleri görüldü. Bu kapsamda ilk olarak Bagdesen (Kinzodamal) köyünden basladiklari görülürken, köy halki ile görüsmeler yaparak ve köy halkina fikir alisverisinde bulunduklarindan dolayi da tesekkür ettikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 01.39-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahan’da Yagmur-Dolu-Kar Yagisi!.. Ardahan gün içerisinde dört mevsimi yasayan Ardahanlilar, saskina döndüler. Ardahanli vatandaslar sabah günesli havayla güne merhaba derken, ögle saatlerinde yilin ilk yagmuru yagmasiyla vatandaslar bahar geldi deyip seviniyorlar di ki, yagmurla gelen dolu yagisi ve ardindan gece saatlerine kadar yagan kar yagisi kis halen bitmedigini bir kez daha gözler önüne serdi. Kent merkezi basta olmak üzere yüksek kesimlerde kar yagisi etkisini artirirken. Devam eden kar yagisi nedeniyle ulasimda zaman zaman aksamalar yasandi. Karayollari karla mücadele ekipleri yollarin kapanmamasi için çalismalarini araliksiz sürdügü ögrenildi. Haberi ekleme saati: 01.39-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Kar Sulari Gölelileri Perisan Etti… Ardahan il genelinde havalarin isinmasiyla eriyen karlar vatandaslara zor anlar yasatiyor. Yogun kis sartlarinin yasandigi Göle ilçesin de, karlarin erimeye baslamasi vatandaslari olumsuz etkiledi. Gülten Karaboga ait ev, eriyen karlarin sebep oldugu sularla su içinde kaldigi ögrenildi. Evinin bazi esyalari su içerisinde kalan bayan Gülten Karaboga adli vatandas, evindeki suyu tahliye etmek için teneke ve kovalarla sulari disari atmaya çalisti. Evinin duvarinin yani basinda biriken kar birikintisini kürekle atamadigini ve Göle Belediye Baskanligindan kepçe istedigini belirtip belediyeye gittigini; belediye yetkilileri de veremeyecegini degince, O gün Göle’de yapilan törende ögrenen Gülten Karaboga, Ardahan AK Parti Milletvekilini alanda yakalayip, AK Partili Belediye Baskanini tören alaninda herkesin içinde sikâyet etmesi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 02.22-26 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com