Başkanlar Sahada, Başkan Makamda Çevreyi Konuştular!

Bir çok yetkisi elinden alınan İl Özel İdare Genel Sekreterinin de bulunduğu incelemede Hanak/Ayhan Büyükkaya, Çıldır/K. Yakup Azizioğlu, Göle/İlhan Gültekin, Damal/Ergün Ünal ve Göle/Köprülü (Gorveng) Belediye Başkanlarının yanı sıra  AK Partili Ardahan Belediye Meclis Üyesi Ömer Yılmaz ve AK Parti Damal Belediye Meclis Üyesi Sevim Karaçay’da bulundular.



Geçtiğimiz aylarda yapılan ve başkanlığına seçilmeyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ise aynı saatlerde makamında Çevre ile ilgili görüş belirten Ardahan Anadolu Lisesi idareci ve öğrencileriyle birlikte aynı konuyu tartışmaları tesadüf mü yoksa başka bir anlamda bir toplantımı anlaşılamadı.


Meydan’da Hayvan Var,


Çevre, Park, WC, Tüccar Yok!


*06/08/2018 Tarhli HaberArdahan Belediyesince hazırlanan bir proje ile kent merkezinden taşınıp, Ardahan çevre yoluna taşınan ve modern bir alana kavuşturulan Ardahan Hayvan Meydanında yaşanması beklenen kurban canlılığından eser yok.


Kurbanlık almak için meydana gidenlerin dışında yabancı tüccarların olmadığı gözlenen Ardahan Hayvan Meydanında satışa sunulan hayvanların büyük bölümünün kurbanlık olduğu dikkatlerden kaçmazken kurbanlık almak için gelenlerinde fiyat araştırması yaptıkları görüldü.



**Meydan Yapıldı, Çevre Düzenlemesi Kaldı..


Hafta da bir açılan ve bölge hayvancılığına hizmet eden Ardahan Hayvan Pazarının çevre düzenlemesi başta olmak üzere birçok eksiğinin hala giderilmediği, pazara gelenlerin çay veya wc ihtiyaçlarını giderecekleri sağlıklı bir alan bulamadığı dikkatlerden kaçmazken meydana gelenlerin olmayan araç parkı dolaysıyla araçlarını, şehirlerarası ve uluslararası bir yol olan çevre yolunu ortasına, yanına çektikleri, bununda tehlikeye davetiye çıkardığı dikkat çekmekte.



**Modern Meydana, Gecekondu Dinlenme Çadırları..


Başta Ardahan merkezden olmak üzere 237 köy, 1 Beldesinde hayvancılık yapanların yetiştirdikleri hayvanlarını satmak için geldikleri Ardahan Hayvan Meydanının diğer bir çok yerde olmayan meydanlarda daha güzel olmasının yanında hala bitmeyen eksiklikleri bu modernliğe gölge düşürdüğü de görülen en üzücü olay.


Derme çatma malzemelerden kurulan çadırlardan dinlenen ve çay içip, pazarlıklarını yapan hayvan yetiştiricileri bu güzel meydanın bir an önce sağlıklı bir hale getirilmesi için Ardahan Belediyesine çağrı yaptıkları da görüldü.



Benim Cumartesi Yazılarım..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Benim Cumartesi Yazılarım..


Çoktandır ele alamadığım Cumartesi yazılarımı özledim..


Çünkü yine bir cumartesi günü  ele aldığım yeni bir yazımın 33 yıldan fazladır siyasi, politik, toplumsal ağırlıklı olan baş yazılar ele aldığımı çoğu okur bilir, sanır..


Halbuki; Aşkı, sevgiyi, doğayı kısacası onca güzel ve insana nefes veren şeyleri olduğu gibi cumartesi yazılarımı da unutturan yoğunluk yüzündedir yazdıkça rahatladığım  Cumartesi yazılarım..


‘-Neydi bu cumartesi yazıları?’ diye merak edenlerin benim gazeteci kimliğimin yanında sadece stk başkanlıkları, siyasetle uğraştığımı ama şiirlerde yazdığımı bilmez belki..


Gerçi Kuzey Doğu Anadolu, 23 Şubat Gazetesi, Çıldır Gazetesi, Göle Gözlem Gazetesi, Hanak/Damal Gazetelerimin okurları bilir, o kadar sert bir simaya sahip olan benim aslında duygusal bir o kadar şair yürekli olduğumu bilseler de; İstanbul’un en güzel gazetelerinden olan Gazete Damga okurları bilmezler diye yeniden bir cumartesi yazısı yazmam gerekti belki de..


Peki ne anlatır bu benim uzun süredir ele alamadığım ve yazma, anlatma fırsatı bulamadığım benim Cumartesi yazılarım?!.


Büromun penceresini ıslatan yağmurun damlalara gibi hayat denen bu yolda yaşadığımız onca sorun ve sıkıntılar ardından gizli gizli akan gözyaşlarımızın yüreğimiz de yanan ateşi korlatma çabası gibi her Cumartesi günleri ele aldığım bu yazılarımın kendi iç dünyamda yaşadıklarımın birikmesi ile dışa yansımasıdır benim Cumartesi yazılarım..


Kalbi, yüreği gibi param parça olmuş olan bir insanın zaman zaman sahile çekilmiş olan ve koşarak binmek istediği yelkenleri kırık direğine sarıldığı kayıkla fırtınaların, tusinamilerin dolaştığı okyanuslara açılmak istemesine benzer benim Cumartesi yazılarım..


Su almaya başlamış kayığın o özlediği adaya ulaşıp, ulaşamayacağını hesaplamadan her dakika biraz daha şiddetlenen yağmurun delirttiği denizin ortasında kendisini bulup, sağına, soluna bakıp aradıklarını bulamadığı andır benim Cumartesi yazılarım..


Çölde su arar gibi gördüğü serabın peşine takılan bedevinin tuttuğunu sandığı aşk gibi çok sevdiği devesinin elinden çıkıp, gittiğini anlatır benim Cumartesi yazılarım..


Belki de bin bir çiçekle donatılmış olan Ardahan’ın yaylaları gibi ovalara, dağlara kaçmak için sessiz köy  yollarına kendini atmaktır benim Cumartesi yazılarım..


İyi çekmeyen araç radyosunda ki kulağa hoş gelen bir cızıltı eşliğinde geride bıraktıklarını unutmak, ansızın terk edenlerle yaşananları hatırlamamak içindir belki de benim Cumartesi yazılarım..


İçine kapanıp, kalbini dinlerken beynini günlük yaşantıdan uzak tutup, dinlendirme çabası mıdır yoksa benim Cumartesi yazılarım?


Kim bilir belki de için için yanan ve her an patlayacak bir volkan olan yüreğini serinletmeye çalışan bir insan halidir benim Cumartesi yazılarım..


Ve belki de ondandır iç dünyam da yaşadıklarımla olan savaşın taraflarının anlaşılmaması içindir kaçıp, yazmamaya gayret ettiğim Pazar gününü beklemeden şimdiden okunmaya başlanan benim Cumartesi yazılarım..


Kısacası; Sırdaşım, kozmik odam, karanlık kuyudur benim Cumartesi yazılarım..


Yani; Arada bir açılıp ama Kırk Haramiler gelir korkusu ile yeniden kapanan kalbimin, yüreğimin, kapısı mıdır benim Cumartesi yazılarım..