Bayramda da Topladılar..

Haber Foto: Damal Haber Facebook Sayfası.. Fotoğrafta önde görünen Damallı Hıdır Çamlıyurt “Paşa” Kalanderdere  köyü.. Fotoğraf : Başar Hazar**Protokol Bayramlaştı..


Ardahan’da Merkez Camiinde kılınan Bayram Namazının ardından Vali Mustafa Masatlı, protokol üyeleri ve vatandaşlarla bayramlaştı. Burada ki programda vatandaşlarımıza çay ve simit ikram edildi.


Vali Mustafa Masatlı daha sonra Şehit İnan Akçam’ın ailesini ziyaret ederek, aile fertleriyle bayramlaştı.


Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezini de ziyaret eden Ardahan Valisi Masatlı, buradan faydalanan vatandaşlarla bir süre sohbet edip, bayramlarını tebrik etti. Bayram boyunca ziyaretlerini sürdüren Vali, Devlet Hastanesine giderek, personelle bayramlaştı, acil servisi ve yatan hasta servislerinde hastaların bayramını tebrik etti.



Aynı ün daha sonra İl Emniyet Müdürlüğünü ve İl Jandarma Komutanlığını ziyaret ederek, burada ki emniyet ve jandarma personeliyle bayramlaşan Ardahan 
Valisi, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelle de bayramlaşarak, bayramlarını tebrik etti.



** Vali Masatlının Bayram Mesajı


Kainatın yaratıcısı ve Alemlerin Rabbi yüce Allahın Elçisi, Rahmet Peygamberi Hazreti Muhammet’in ümmeti olarak, mübarek Kurban Bayramına erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız.


İnanç, örf ve adetlerin en güzel şekilde gösterildiği bayramlar, karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün kuvvetlendiği, dargınlıkların unutulduğu, millet olma bilincinin ve birlikte yaşama iradesinin güç kazandığı dini inancın, milli ve manevi kültürün yeniden tazelendiği, güçlendiği günlerdir.


Şehrimizde ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan değerli Ardahanlı hemşehrilerimin, kamu kurum ve kuruluşlarındaki her kademede görev yapan mesai arkadaşlarımın, şehit ailelerimiz ve gazilerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, basın mensuplarının, ülkemizin ve tüm Müslüman Aleminin Kurban Bayramı’nı yürekten kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.



 Mustafa MASATLI/Vali



*Arşiv Haber 13/05/2018 Tarihli Haber


Ardahan’a su veren su kaynağının üzerinde yaşanan patlama da bir çok kişi yaralandı. Bazılarının durumu ciddi.

SELÇUK YAZGAN—ADEM DEMİRCİ—MURAT ÇETİN—TUNCER SARIVAZ’ yaralı.


Ardahan merkez Çataldere (Gunzut) köyünde bulunan ve Salduzlar Beton A.Ş’ye ait taş ocağında meydana gelen patlamada 4 kişi ağır yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Ardahan’ın Çataldere köyünde bulunan Salduzlar Beton A.Ş’ye ait taş ocağında saat 19.15 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlamadan dolayı Selçuk Yazgan, Adem Demirci, Murat Çetin ve Taner Sarıvaz ağır yaralandı. 112 Acil ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan 4 yaralı da Erzurum’a sevk edildi.


Hastaneye gelen Vali Mustafa Masatlı, başhekim Birand Taneri’den bilgi aldı. Patlamanın sebebinin henüz belli olmadığını belirten Masatlı, yaralanan işçilerin vücutlarında ciddi oranda yanıklar oluştuğu bilgisini verdi. Vali Masatlı, olayla ilgili soruşturmanın başlatıldığını söyledi.


Alın o evi başınıza çalın!


Alın o evi başınıza çalın! 


Ardahan Vakfından, Kültür Evi Yönetimine:


20/03/2015 Tarihli Haber


Yılladır açıldı, açılacak denilen ama bugüne kadar bir türlü Ardahanlılara teslim edilmeyen Kültür Evi’nin artık kabak tadı verdiğini ileri süren Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar’dan merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan Kültür Evi yönetimine ateş püskürttü.


Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar sözlerine şöyle devam etti.


‘Kültür Evi yönetiminin yapımı gibi bitişi ve açılışı yılan hikayesine dönen Ardahan Kültür Evi’nin birilerine teslim olunup, ancak alındığını belirttiği açıklamasında birilerinin yıllardır,

‘Aldık, alıyoruz, Açtık, açıyoruz’ denilen kültür einin artık kabak tadı vermeye başladığını, yönetiminin ise birilerine biat ederek, bu eve ancak girebildiğini belirtiği açıklamasın da ‘Alın o evi başınıza çalın’ misali zat-zor alınan Kültür Evinin adeta utanç evi haline geldiğini belirterek, Ardahanlıların birilerinin verdiğini değil kendi imkanları ile bu kültür evinin iki kat büyüğünü yapabilirdi. Ama gelin görün ki birileri illaki birilerine el avuç açıp, ceket düğümleme derdinde’ dedi.



GARSON VE ASKER!


7 Haziran olmadı, 1 Kasım.. Olmadı 31 Mart.. Daha olmadı 23 Haziran seçimleri ve başkanlık dahil ekonomiye büyük hasar veren diğer bir çok seçim ile halen yüz göz olduğumuz bu süreçte iki adım ileriye gitmesi için uğrunda verilen onca ağır bedele karşın bir adım ileriye gidemeyen özlemi çekilen demokrasiyi tartışmaya devam ediyoruz.


İktidara geldiği günden beri askeri vesayet dahil bir çok antidemokratik uygulamayı ortadan kaldıracağını, resmi devlet lojmanları dahil milyonlar yutan makam araçları gibi devletin bütçesini hortumlayan onca işi engelleyeceğini ileri sürüp ilk yıllarda bu yönde ciddi adımlar atan ardından 28 Haziran seçimleri öncesi Kürt seçmenden oy almak uğruna buzluktan çıkarıldığı ileri sürülen barış süreci dahil bir çok demokratik adımlar atan dünkü iktidar halen bugün ki iktidardır.


Adı, Adalet ve Kalkınma olan mevcut iktidarın son olarak 31 Mart seçimleri ardından ortaya koyduğu tavırlarla Adaleti de, piyasaları ve toplumu her geçen gün daraltan ve de bunaltma noktasına getiren ekonomik politikalarıyla Kalkınmayı da yüzüne gözüne bulaştırmanın sıkıntısı içinde o ilk yıllarda ki demokratik adımlarından vazgeçen de aynı iktidardır.


Aynı iktidarın başı olan Başkan Erdoğan’ın son açıklamalarında demokrasinin beklentileri içinde olan ”hukuk mevzuatımızı gözden geçirilmesi gerekiyor” derken bunları yapacak olanların 17 yıldır iktidar olan partisinin ve kendisinin olduğunu unutması da bu iktidarın işine geldiğinde Demokrasiyi, Adaleti, Hukuku hatırladığını ortaya koymaktadır.


Gelelim bugün ki yazımıza başlık olan Garson ve Asker meselesine..


Aslında ”Kürt Memet Nöbete” olması gereken başlığımızda bu ülkenin meselesi Garson ve Asker meselesi demokrasinin ana meselesidir.


Yani son olarak CHP’li kadın milletvekili Nurhayat Altaca’nın 31 Mart seçimleri ardından mecliste yaptığı konuşmada yaşananların darbeye yol açtığını ima etmesi birilerinin kafasında halen askeri nöbetçi olarak gördüğünü ve zamanı geldiğinde nöbete çağrılacağını ima etmesidir.


Yani demokrasin önünü açacaklarını iddia edenler, iktidara geldikten sonra bu iddialarını unutanların askeri yönetimlerdeki gibi ” Ben Bilirim” diyerek yönetim şekillerini kınarken bilinç altlarında hala askeri nöbete çağırdıkları da diğer bir gerçektir.


İşte burada mevcut iktidarın ve muhalefetin askeri cunta veya yönetim anlayışını tetikleyen, akıllara getiren ve de söyleten antidemokratik uygulamaları işlerine geldiğinde kullanmamaları değil asıl unutulmaması gerekenin demokrasinin olduğunu bilmeleri ve işi Garson Askere bırakmamaları gerekmektedir.


Çünkü adı üstünde, Garson!


Yani isteneni yapan Garson da, Asker de, Sivil de, Siyasetçi de olabilir..


Ve görevi yapacak olanın Garson, Asker değil ona işveren sivildir, halktır, halkın seçtiği siyasetçidir.


Görevi de yapması gereken asker değil, sivildir, siyasetçidir..


Bunun olması ve devam etmesi içinde Askeri vesayetlerden uzak, iktidarın gücünden faydalanıp antidemokratik uygulamaları demokrasiymiş diye yutturmamak, birilerinin yani solcu, aydın, demokrasi yanlısı parti olduğunu iddia eden ama kendi beceriksizliğini hep başkalarına becertmeye çalıştığı ileri sürülen CHP’li kadın vekilin işaret ettiği o anlayışı tetiklememek ve asıl ‘biz biliriz, bildiğimizde sandıkta ortaya koyarız’ diyen halkın demokrasi istemiyle başına gittiği sandığa saygı göstermektir..