‘BELEDİYE BAŞKANLARI’ İSYANI! Yeni Vekiller de Halk gibi şikayet etti, eski vekilde paylaştı!

CHP’nin 27. Dönem 2. Çalışma ve Değerlendirme toplantısının basına kapalı bölümüne milletvekillerinin, CHP’li belediye başkanlarının uygulamalarından dolayı duydukları rahatsızlık damga vurdu.


Düzgün Haber’in edindiği bilgiye göre, kürsüye çıkan milletvekillerinin büyük çoğunluğu, belediye başkanlarının seçildikten sonra partiyi unuttuklarını vurgulayarak, birçok başkanın milletvekillerinin telefonuna çıkmadığı siteminde bulundukları öğrenildi.


“PARTİLİ OLMAYANLAR ATANIYOR”

Bazı milletvekilleri ise, CHP’nin ilk kez birçok kentte büyükşehirleri kazanmasına rağmen, atama ve görevlendirmelerde yıllardır iktidara aç olan partililer yerine, farklı kesimden insanların belediye başkanları tarafından göreve getirildiği ve bunun yıllardır hiçbir karşılık beklemeden parti için mücadele eden ancak bugün çoluk çocuğuna iş bekleyen partililerde büyük bir hayal kırıklığı yarattığına dikkat çektikleri öğrenildi.


“YÖNETİM DEVREYE GİRSİN”

Bazı milletvekilleri ise belediye başkanlarının mutlaka bazı uygulamaları konusunda uyarılmaları gerektiğini belirterek, “Seçildikten sonra belediye başkanları partiyi unutuyor. Bu kabul edilemez. Yönetim bu soruna mutlaka çözüm bulmalı” eleştirisini dile getirdikleri bildirildi.


“PARTİYE MÜDAHALE EDİYORLAR”

Bazı milletvekilleri ise belediye başkanlarının, belediyenin olanaklarını kullanarak, parti içine ve örgütlere müdahale ettiğine dikkat çekerek, kongre süreci öncesi bu konuda yönetimin tedbir alması gerektiğini vurguladıkları belirtildi.


KILIÇDAROĞLU ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ

Belediye Başkanlarının Milletvekillerinin telefonuna çıkmadıkları eleştirilerine yanıt veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanı Milletvekilinin telefonuna çıkmaması kabul edilemez. Milletvekili sonuçta seçmenin talebi için arıyordur. Bu konuda gerekli uyarılarda bulunuruz” bilgisini paylaştı.


“BAŞKANLARA DA HAKSIZLIK YAPMAYALIM”

İşe alımlar ve istihdam konusunda belediye başkanlarına haksızlık yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanlarını ve belediyelerimizi istihdam ve iş konusunda sıkıştırmak doğru değil. İnsanlara iş bulmak yerel yönetimlerden önce merkezi hükümetin görevidir. Bunun da farkında olalım” ifadesini kullandığı öğrenildi.


“SİYASET YAPMAYACAKLAR”

Belediyelerin parti içi mücadeleye karışmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Belediye Başkanlarını bu konuda uyardım. Bundan sonra sadece belediye başkanları aktif siyasetin içinde olacak. Başkan Yardımcıları veya Belediye Meclis üyeleri aktif siyaset yapmayacaklar. Partide siyaset yapmak isteyen koltuğunu, makamını bırakacak öyle yapacak. Bundan sonra partide kimse kimsenin işine karışmayacak. Belediye Başkanlarımızın başarısızlık gibi bir lüksleri yoktur. Gece gündüz çalışacaklar. Kendi işlerine odaklanacaklar” ifadesini kullandığı belirtildi.


BELEDİYELER MERCEK ALTINA ALINACAK

Kılıçdaroğlu, parti ile belediyeler arasında yaşanan sorunları aşmak için çalışma yapacaklarını, bunun için bir koordinasyon kurulu oluşturduklarını belirterek, “11 büyükşehir ve 10 il belediyesi başta olmak üzere bütün belediyelerin 6 aylık performanslarını mercek altına alacağız. Genel merkez bünyesinde Yerel Yönetimler Koordinasyon Merkezi oluşturduk. Bu merkez; bütçe gerçekleşmelerini, vaatlerin yapılıp yapılmadığını ve halk memnuniyetlerini ölçerek, belediyelerin 6 aylık durumunu analiz edecek” bilgisini paylaştığı bildirildi.


Bir Faruk Gitti, Diğer Geldi!


Bir Faruk Gitti, Diğer Geldi!


*Arşiv Haber 05/04/2019 Tarihli Haber


31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini kazanan ve Ardahan Adliyesinde mazbatasını Ardahan Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Barış Durgun’dan alan CHP’li Ardahan’ın yeni Belediye Başkanı Faruk Demir 5 yıl görev yapacağı belediyeye geçerek görevini 10 yıldır başkanlık yapan AK Partili eski Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan devir aldı. Köksoy ise görevi devrettiği Demir’e Belediyenin borcu hakkında kısa bilgi vererek belediyeden sessizce ayrıldı.


MAZBATAYI ALAN BAŞKAN FARUK DEMİR GÖREVE BAŞLADI


31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Ardahan Belediye Başkanlığına seçilen CHP’li Faruk Demir, görevine resmen başladı.



Başkan Demir, akşam saatlerinde beraberindeki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, eşi Zuhal Demir ve partililerle geldiği Ardahan Adliyesi’nde mazbatasını Ardahan Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Barış Durgun’dan aldı.


Demir’e başarılar dileyen Durgun, Ardahan’da görev yapanların amacının Ardahan’a hizmet etmek olduğunu söyledi. Yürüyerek Ardahan Belediyesi’ne geçen Demir, bina girişinde belediye çalışanlarınca karşılandı. Karşılama sırasında kurban kesilirken, Ardahan Belediyesi önünde biriken kalabalık sevinç çığlıkları arttı.


Makamına geçerek görevi son seçimde partisinden aday gösterilmeyen AK Partili eski Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan çiçeklerle birlikte devralan Demir, burada yaptığı konuşmada bu göreve ikinci kez geldiğini anımsattı.


BANA DESTEK VERENLERİN İNSANLARIN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM


21. Dönem Ardahan Milletvekili de olan Demir, kendisine yeniden yetki veren Ardahanlılara teşekkür ederek şunları kaydetti: “O tertemiz oylarınızla beni 1999’da parlamentoya gönderdiniz, şimdi de yerel yönetimde düşündüğüm Ardahan’ın hayalini gerçekleştirmek için yetkilendirdiniz. Çalışmamızı yaparken kendileri izin verirlerse, hiçbir kompleks olmadan sayın Faruk Köksoy’un fikirlerinden, tecrübelerinden, naif kişiliğinden istifade edeceğim. Çünkü asıl olan Ardahan’dır” dedi.  


KUVAY-I MİLLİYE RUHU ARDAHAN’DA CANLANDI


Cumhuriyeti kuran Kuvayı Milliye ruhuyla çalışacaklarını belirten Demir,  “Mustafa Kemal’in askerleri olan bütün partili yoldaşlarımı, aramızdan ayrılmış olanları rahmetle anıyorum. Tüm yoldaşlarımı sevgiyle saygıyla kucaklıyorum. 5 yıl sonra sayın Köksoy’un başlattığı ve bir noktaya getirdiği projelerin üzerine farklı bir Ardahan ile Ardahanlıların karşısına çıkacağız. Diğer adaylara ve AK Partili arkadaşlara da buradan sevgi ve saygılarımızı gönderiyorum. Bugünden sonra bizde Mustafa Kemal Atatürk ve nefes almamızı sağlayan al bayrağımızın rozeti dışında hiçbir şey olmaz. Hiçbir hemşerimiz arasında ayırımcılık yapmayacağız, eşit hizmet edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.


Köksoy ise görevi devrettiği Demir’e, çalışmalarında başarılar dileyerek, yaptığı çalışmalar ve Belediyenin borcu hakkında kısa değerlendirmelerde bulunarak belediye binasından ayrıldı.



MEŞALELER YAKILDI, ARDAHANLILAR COŞTU


Devir teslim törenin ardından CHP Gençlik kolları tarafından organize edilen konser Ardahanlıları coşturdu.


CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın selamlama konuşması ardından Faruk Demir’i tebrik etmeye gelen yüzlerce Ardahanlı, demokrasi coşkusunu yaşadı. Konsere gelen vatandaşlara yemek ikramında bulunuldu. CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ve Başkan Faruk Demir burada halka hitap etti. Yerel sanatçımız Deniz Dark, birbirinden güzel türkülerle kalabalığı coşturdu. Ardahan’da 30 yıl sonra belediyeyi kazanan CHP’lilerin oldukça heyecanlı olduğu gözlerden kaçmadı.



**Erdoğan YSK’ya değil, AKP’ye Bakmalı!


Son Anayasa değişikliği ile hem kendisini Cumhurbaşkanı, hem Başkan hemde Parti Genel Başkanı yetmedi 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olanların yerine koyan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerek seçimlerden sonra gerekse balkon konuşmasında üstü kapalı da olsa kabul ettiği sonuçları yalandan ve korkularından kabul etmeyen AK Partili görünenler aslında işi kurtarma yoluna başvurduklarını bende Erdoğan’da anlamıyor değil.

Çünkü çoğu bizzat Erdoğan tarafından birer memur gibi atanan ve kadrolarını kendileri kuran AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanından yine Erdoğan’ın makamda olanı değil de aylar öncesinden aday olarak ilan ettiği adaylar bu işin erbabı olmadıkları ve asıl seçimlerin kaybına neden olan kişiler olduklarını dünya alem bilmekte.

Yani seçimleri kayıp eden AK Parti olmadığını onun İl, İlçe ve Belde Başkanları ile Adaylarının kayıp ettiğini ilk kabullenecek olan Erdoğan’dır.

Bunu göremeyip formaliteden başvurulan YSK’ya bakmakla zaman kayıp eden de Erdoğan’ın kendisidir.

Evet seçimlerin kayıp edileceğin aylar öncesi ilan eden Anket şirketlerini hapse atmakla tehdit edenlerin başında gelen Cumhur adlı ittifakın içinde kendi partisinin iç sorunlarını atlatan ama alakasız bir Beka çıkışı yaparak, Kürt seçmeni küstüren, kızdıran ve AK Parti’ye büyük zarar verdiren Devlet Bahçeli’yi de unutmadan asıl kayıp edenlerin şu an hala görevde olan AK Parti’nin siyasetçi kimliği ile alakasız kişilerden oluşan memur gibi İl, İlçe ve Belde Başkanlarının yanı sıra yine siyasetin içinde gelmeyen bakanlarının beceriksizliğidir.

Tabi Demokrat Parti Genel Başkanı iken Erdoğan’a demediğini bırakmayan bugün ki İçişleri Bakanı olan siyasetçiyi de unutmadan.

Şimdi buradan bir öneride bulunacağım ve YSK’ya umut bağlayan Erdoğan’ın tuz kokutmayan Hakimlerin vereceği kararı beklemeden seçim sonuçlarını kabul edip, demokrasiye daha çok zarar verilmesini engelleyerek,gözlerini partisine çevirmesidir.

Çünkü siyasetin S ile alakasız kişileri getirip, atama ile İl, İlçe Başkanı ve Belde Başkanı yapan, parti tabanına sormadan Saray’da kendisine önerilen isimleri aylar öncesinden ilan eden ve bugüne kadar kendisini buralara taşıyanları ‘Trenden inen, Trene Binemez’ diyerek aşağılayan aynı Erdoğan yeni bir U dönüşü yaparak, hatta özür dileyerek suçun büyük bölümünün kendisinin olduğunu ve mevcut 81 Vilayetin onca İlçenin vede Beldenin teşkilatlarını gözden geçirip, özellikle memur gibi kulağından tutulup, İl Başkanı yapılanların hepsini ve eksiği olanların çoğunu hemen almalıdır.

Bunu da Ardahan’dan başlatıp, oyların tekrar tekrar sayıldığı İstanbul’a kadar uzatmalıdır.

Bu benim gördüğüm durumdur, gerisi ve top Erdoğan’da dır..



**Dün yazamadığım..


50. Yaşımı bana meslektaşım olmak için Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okuyan kızım Şeyma’nın yanında bana kutlatan yolculuğun getirdiği yorgunlukla geldiğim Kocaeli’nden İstanbul’a geçerken yaşadığım trafik yüzünden yazamadığım dünkü yazımı bugüne , bugünkü yazımın altına yazmaya hazırlanırken dikkatimi bir şey çekti.

Oda yaşlanmanın getirdiği yorgunluğun omuzlarıma iyiden iyiye çöktüğünü ve artık azda kendimi düşünmem ve emekli bir vatandaş edasına girip, kenara çekilmem gerektiği idi.

Çünkü bugün seçimleri kayıp ettiği alenen belli olan 17 yıldır iktidar da olmanın getirdiği imkanlara ve devlet desteklerinin de artık götüremediği AK Parti gibi benim de bir hayli yorulduğum hatta yıprandığımı bana his ettiriyordu, Ardahan’dan gelip, kendimi arasında bulduğum İstanbul’un bıktırıcı trafiği..

Ve 34 yılda yaklaşan gazetecilik hayatımda her gün yazdığım köşe yazımı gazeteme yetiştirememenin üzüntüsü ve de gerginliği zaten yorulmuş olan vücudumu vede beynimi iyiden iyiye delirmişti.

Halbuki zamanla yarışılamayacağını, istesen de bazı şeylerin olamayacağını Erdoğan gibi benim de anlamam gereken bir süreci yaşadığımız anlasak geriye kalan hayatın daha güzel olacağını anlamak hem kendimiz, vücudumuz için hem de bizleri sevenler, bizlerden beklentileri olanlar için en hayırlısı olacak..

Ama üstteki yazım da dediğim gibi sonuçta hepimiz birer Erdoğan gibi insanız ve kayıp etmeyi kabullenmeyen insanoğlunun kendi kendisini bitirmesinin en üstteki seçim sonuçları tahmin gibi sonuçla sonuçlandığını yani sen ne kadar ısrar etsen de bir süre sonra istediğinin olmadığını hayatta günü birlik yazılarını yazamayacak kadar zamanın bile olmayacağını kabul etmek gerekir ve özür dileyerek, hataları gözden geçirmek gerekmez mi?