*Burhan Özkoşar
Bankalardan kredi kullanan bölge insanı kredileri ödeyemeyince bankalar haczettiği mülkleri ucuz fiyata bilinmeyen birilerinin elinde toplandığını iddia ediyordu.
Bu iddia yenilir yutulur cinsten değil. Takip edilmesi lazım. Devletimizin ilgili birimlerinin konu üzerinde hassasiyetle durması gerekiyor. Biz sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve bölge insanı olarak da konuyu kendi cenahımızdan takip ettiğimizi ifade etmek isterim.
Bölgenin demografik yapısı değiştiriliyor.
Son yıllarda hatırlayacağınız üzere en fazla üzerinde durduğum bir konu var. Emperyalist ülkelerin bölgemiz üzerinde geleceğe dönük hesapları var. Yeni dünya düzeninde çizilmekte olan haritaların olduğu artık aşikar. Ortadoğu’yu şekillendirenlerin şimdiden Kafkasları da ısıtmaya başladıkları gözlerden kaçmıyor. Hiç yoktan Ortadoğu’da Siyonist düşünceler ışığında Yahudi lobisinin yarattığı İsrail devleti şimdi de Büyük İsrail hayalleri ile genişlemektedir. Bunu örnek alan dünyada ikinci büyük lobi olarak bilinen Ermeni lobisi boş durmuyor, onlarda büyük Ermenistan hayallerini gerçekleştirmek için türlü oyunlar sergiliyorlar. Sınırlarımızın ötesinde Gürcistan topraklarında özellikle de Cevahatya bölgesini elinde tutarken Ahıska üzerinden Batum’a kadar uzanmanın peşindeler. Sınırın Türkiye tarafında ise özellikle sınır il ve ilçelerde taşeron terör örgütünü kullanarak demografik yapıyı değiştirip hayallerini gerçekleştirme planlarını devreye sokmuş görünüyorlar.
Amerika’da Ermeni lobisi Cevahatya Ermenilerine sahip çıkma adı altında kurdukları fonu nerelerde ve ne amaçla kullanıyorlar sorusunun cevabını araştırdığımızda inanıyorum ki karşımıza önemli bilgiler çıkacaktır.
Bu amaçla Fakir Yılmaz’ın Ardahan’da yapmış olduğu araştırmanın sonucunda kaleme aldığı yazısını önemsiyorum.
Ne yapılmalı?
Fakir Yılmaz ile bu konunun detaylarını telefonda konuştuk. Sahadan aldığım bilgileri kendi bilgilerim ile pekiştirdiğimde kafamdaki şüphelerimin arttığını görmekteyim.
O zaman yapılması gereken nedir? Fakir Yılmaz’ın iddiasını belgeleyecek araştırmaların yapılarak hangi bankaların haciz başlattığı ve mahkeme yolu ile satışa çıkararak kimlerin sahip olduğu şirketlerin burada arazi satın aldığını tespit etmemiz gerekiyor. Arazi ve emlak satın alan şirketlerin ortaklarının da araştırılması elzemdir. Ancak bu sonuçların tahlilleri bizim şüphelerimizi gün yüzüne çıkarır ve gereken önlem yetkililer tarafından alınır.
Sorunun çözümü Ahıskalı Türklerdir.
Bize göre sorunun çözümü yakın tarihte bu toprakların gerçek sahipleri olan Ahıskalı Türklerin bölgeye yerleştirilmeleridir. Bu konuda tüm ilgililerden destek vermeli, herkes gücü ölçüsünde her kurum ilgili alanında destek vermelidir. Yani top yekümn bir mücadele şart.
1944 yılında Sovyetler Birliği toprakları olan ve günümüzde Gürcistan devlet sınırlarında kalan Ahıska bölgesinden (Samshe-Cevahati) 1944 yılında silah zoru ile sürülen Ahıskalılardan isteyenlerin tekrar ata dede yurtlarına dönmelerini el birliği ile sağlamalıyız. Dünya kamuoyu bu konuda biz Ahıskalıları haklı görmüş ve vatanımıza dönmemiz için Gürcistan üzerinde yaptırım uygulamaya kadar götürecek bir karar almıştır.
Temelde bakınca bu aynı zamanda insani bir sorundur. Sovyetler Birliği döneminde yurtlarından sürülen onlarca millet içinde tek vatanlarına dönemeyen Ahıskalı Türklere destek verilmesi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi bir ödevidir. Çünkü 14 Kasım 1944 büyük sürgününden sonra ikinci bir sürgün 1989 ardından üçüncü bir sürgün 2004 yıllarında yaşamış ve halen 10 ayrı ülkeye dağılmış bir vaziyette yaşayan Ahıskalı Türklerin haklarının geri iadesi için çaba sarfetmek her insanım diyenin vicdani görevi olmalıdır.
Bugün Özellikle Rusya Federasyonun en ücra köşelerinde yaşayan ve imkansızlıklardan dolayı da asimile olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan aileleri Gürcistan kabul etmese bile Türkiye Cumhuriyeti olarak getirip Posof’tan başlayarak, Hanak, Ardahan, Çıldır, Arpaçay, Kars, Iğdır gibi bölgelere yerleştirmek gerekiyor. Bu insani devlet projesi bölgedeki sorunun büyük kısmı çözülmüş olacaktır. Bölgeye gelecek olan Ahıskalılar çalışkanlıkları ile hem Gürcistan’da hem de Türkiye’de bölgenin çehresini değiştirecek olan Ahıskalılardır.
SINIR TOPRAKLARI HACİZ EDİLİYOR!..
Ekonominin iyiye gittiği yönündeki haberlerin yanında hiç de iyi olmadığını muhalefetin Ankara’da masa başında izledikleri ülkenin gerçek durumunu görmek için meydana inmek daha mantıklı bir durum olacaktır.
Çünkü Ermeni tasarısının ard arda bir çok ülkede kabul edildiği şu günlerde bu ülkenin sınır vilayeti olan Ardahan ve diğer sınırlara komşu doğu kentlerinin arazilerinin yabancı ortaklı bir çok özel banka tarafından haciz edildiği ve kimin tarafından alındığı belli olmayan bir durum yaşanıyor.
Yani dünya ekonomisine ve siyasetine yön verenlerin şu an Ortadoğu’da yaşanan iç çatışmalar, savaşlar aracılığı ile sınırları değiştirdiği bir dünyada bir başka yöntemin de hala hayatta olduğunu unutmamak gerekir.
Dün Filistin’de önce toprak alan sonra devletleşen İsrail’i oluşturan Yahudilerin taktiğinin hala hayatta olduğu ve Ermenistan Lobisi denen dolar babalarının başta olmak üzere dünyaya yön veren bir çok devletin boş durmadığını görmek için Ankara’da kalkıp meydana inmeye erinenler en azından masa başındayken sanal ortamdan yapılacak bir hareketle yani bir tıkla bile bu konuyu halledebilirler
Çünkü o tıkla karşılarına çıkacak olan icra sitelerinin bir çoklarında başta Ardahan’da olmak üzere sınır kentlerindeki yerleşim alanlarının arazilerinin önce bol keseden verilen yüksek faizli kredilerle ipotek edildiğini ardından haciz edilip, satışa çıkarıldığı ve bu yolla topraklarımızın adeta bir elde toplatıldığını görürsünüz.
Yani bir dönem sinema filmlerine konu olan arazilerin dozerlerle yıktırılıp vatandaşın elindeki gecekondularını alanların bunun bir toplumsal olaya döndüğünü anlayıp savaşmadan, kavga etmeden yeni bir yola başvurup, bol dolarlı paralarıyla parsel parsel topladıkları arazilere gökdelenler, avm’ler diktiği gibi gözden ırak Kafkasya’ya komşu sınır kentlerinde de ipotek adı altında verilen bolca krediler ardından haciz edilen toplatılan toprakların kimlerin eline geçtiği bilinmesi de bu ellerin büyük bölümünün özelleştirme ve serbest piyasa adı altında ele geçirilen yabancı uyruklu, ortaklı bankacılık sistemi ile toplandığı bir gerçek..
Önce silah üretimi yapan ardından bu silahları satmak için kardeş olan insanları, ülkeleri birbirine düşürüp, kavga ettiren savaşa sokanların dünya ekonomisine,ülke sınırlarını belirlediği buna örnek Filistin’de olduğu gibi parsel, parsel topladıkları toprakla İsrailler yaratanların aynı taktiklerine hala devam ettiği şu günlerde bir taraftan sözde Ermeni tasarısını kabul ederek, diğer taraftan krediler altında toprakları ipotek edip ardından haciz edip,icra yoluyla toplanmasının basit bir konu olmadığını ve ülke yöneticilerince değerlendirilmesi gereken önemli ve stratejik bir konu olduğunu,sınır topraklarının parsel parsel haciz edilip, gizli ellerce bir elden toplandığı şu süreçte..
ÇATIŞMA ARDAHAN SINIRINDA..
GÖLELİ BİR SUBAY VURULDU!
*Arşiv Haber: 29/07/2015 Tarihli Haber
Ardahan Göleli Astsubaya Silahlı Saldırı Erzurum’un Horasan İlçesinde Göle İlçesine Bağlı Büyük Altunbulak Köyü nüfusuna kayıtlı Olan Astsubay Üstçavuş Nazım Altun birliğine Giderken PKK’lılar tarafından silahlı Saldırıya uğradı Evli 3 aylık bir kızı olan Astsubay Üstçavuş Nazım Altun ambulansı ile Horasan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.