BOTAŞ GAZI VERMEDİĞİN DAMALLILARI AL!

Damal dan geçen BOTAŞ boru hattı Damal kirpeşen mevkisine yapılan şantiye ye işçi alımı yapılıyor..




Buradan belediye başkanına seslenmek istiyorum sakın eş akraba deme gerçekten işe ihtiyaçı olanı işe yerleştir ve biz damaldaki şantiyede damallıdan başka işçi istemiyoruz.

Görüyoruz duyuyoruz ki posof ve hanakta başka il ve ilçelerden işçi alınmayacak demiş belediye başkanları sizden ricam damallıya bir fırsat gelmiş burada bir ekmek varsa Damallı yesin ve hak eden yesin

Biz bunun takipçisi olacağız aksi olursa damalda bir basın açıklaması yaparız canlı

Sizde takipçisi olun Damal halkı


**BOL GELEN DARALTILIR..


Yazıyorsam Sebebi Var/Fakir Yılmaz


Okyanus ötesinde attığı twitler ile gündemde düşmeyen ama hakkında azil süreci başlatılan Trump’a özendiğini düşünmeye başladığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ‘partisinden istifa edecek’ tartışmalarına kadar giden twitinin sonuncusu, 29 harften oluşan yeni Türk alfabesinin 1928’de 1353 Sayılı Yasayla kabul edilmesinin yıl dönümüne yönelik olduğu iddia edildi .

AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın 1 Kasım 1928 tarihinde Latin alfabesine dayalı yeni Türk alfabesinin kabulünden sonra, 24 Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Talimatnamesi gereğince, yurdun çeşitli yerlerinde Millet Mektepleri açılarak halka yeni harflerle okuma yazma öğretilme başlamasını Cemil Meriç’in harf devrimini eleştireni “Kamus (dil) bir milletin namusudur. ‘Kamus’a dokunan el Namus’a dokundu’ mesajıyla birlikte paylaşıp, ‘Kamus bir milletin namusudur’ satırlarını eklemesi, kendisini hedefe koyanlar tarafından yine habere çevrildi ve istifası dahil bu yönde kamuoyu oluşması için sanal ortam başta olmak üzere bir çok alanda yine paylaşıldı.

Evet bu yakada twitlerin gelmeye, tartışmaların devam edeceğine benzer bir süreçte ben de hem bölge milletvekilimin bu konuda başrol olması, hem de bu twitleri kaçırmayıp, kendilerince yorumlayan, paylaşan ve AK Parti ile Atalay’ı sıkıştırma hesapları içinde olanları bir gazeteci olarak bu yaşananları yorumlayan, bu tartışmaların altında yatanları kendince masaya yatırıp, ‘Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?’ başlığı ile bir önceki yazımda yorumladım.

Haklı mıyım, haksız mıyım bilmem ama 40 yıla yaklaşan gazetecilik hayatım boyunca her gün ele aldığım haberlerimde, yorumlarımda ve yazılarımda olduğu gibi bu yazımı da okurun değerlendirmesine bıraktım.

Ve başta tüm Ardahan’ı derinden üzen Ardahan İl Hakem Kurulu eski Başkanı ve Ardahan İli Hakemler Derneği Başkanı İbrahim Gök’ün geçirdiği trafik kazası ardından gerek haberiyle gerekse aynı gün toprağa verilen Çıldırlı siyasetçi Necdet Kanbir’in rahmetli babasının toprağa verilmesi ilgili cenaze törenleriyle uğraşmanın yorgunluğu ile eve geçtim.

Bilgisayarımın başına geçip günün yorgunluğuna rağmen haberlerini yapayım derken yanımda duran telefonumdaki WhatsApp tan gelen mesajın sesiyle cep telefonumu elime alıp, baktım.

Ve dünkü yazımda adı geçen Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Ekonomi Politikaları Kurulu üyesi olan Korkmaz Karaca’nın önce beni aradığını ama cevap almayınca yazmaya başladığını gördüm.

Yazıma konu olan bu şahsın bir hayli kızgın ve gergin olduğunu her satırından anlarken, ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ diye devam eden kızgınlık, tehdit, şantaj dolu satırlarına gece, gece cevap vererek, benden haber bekleyen okurlarıma yönelik haberlerimi yazacağıma kendisiyle uzun süre yazıştığımı fark edip, yazmaktansa kendisini aramak istedim.

Ama, özellikle o yazımda, ‘Bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.’ satırlarıma takan Karaca, ‘şu an müsait değilim” deyip, telefonla konuşmaktansa, birilerinin ‘Ben memleketin horozuyum’ deyip benimde içinde bulunduğum bazılarını kara listeye aldığı ileri sürülenler gibi onun da bulunduğu mevkinin havası ile üstü kapalı tehdit ve şantajlarla WhatsApp’tan yazmaya ve benim kendisinden özür dilemem gerektiğini belirten çirkin yazışmalarına devam etti.

Kendisininde hatırlatması ile geçmişte ve hala devam ettiğine inandığım aile dostluğumuzun da verdiği sorumlulukla gerek kendisine gerekse bulunduğu makama yakışmayan yazdıklarının altında kalmayan cevapları alan Karaca’nın aslında kendisini gündeme taşıyan ve hedefinin ne olduğunu anlatan o yazımı ve WhatsApp’tan yazdıklarını bir kez daha okurken ‘Fakir daha fazla uzatma ben sana bol gelirim’ satırına takıldım.

Ve bol gelmenin ne olduğunu düşünüp, google amcaya başvurmadan bol gelen elbiselerimi artık unutulan terziye uzun süredir götürmediğimi hatırlayıp, Karaca’nın da içinde bulunduğu kurulların yönettiği ülkede yaşanan ekonomik sıkıntının vatandaşlara, esnafa getirdiği daralma ile ilgili haberlerime döndüm.

Ama bol gelenin daratılması gerektiğini de düşünüp, yatağıma geçerken başta Başkan Erdoğan’ın adıyla olmak üzere mevcut iktidarın sayesinde ortalıkta bolca cirit atanların şımarıklığı ve de tehdit, şantaj ima eden davranışlarının sonucunun hem iktidarı hem de düşündüklerini, bildiklerini dile getirmeye yarayan basın özgürlüğünü bir hayli daralttığını da not edip, ‘şimdilik’ ve aile dostluğu hatırı için siyasetçi olmak isteyen ama daha başlamadan olamayacağını ortaya koyanla yaptığım yazışmalı sohbeti not edip, bir kenara bırakıp ve dün yazdığım yazının daha iyi anlaşılması ve okumayanlar için bir kez daha yayınlıyorum..

Çünkü Atalay’ın twitleri ile başlayan ve birilerince çeşitli şekillerde yorumlanan o yazımın ardından Karaca’nın makamının verdiği kabadaylıkla bana yazdıkları ile alakası olmayan ama benim o kabadaylığı yemeyeceğimi ve aslında kendisini ve hedefini anlatan iyi bir niyetli bir bakışın düşüncesinden öte bir şey değildi..

İşte o yazım;


**Karaca’nın Oyunu Atalay’ı Gönderir mi?


İki grup toplantısıdır milletvekillerine üstü kapalı sitemlerde bulunan Başkan Erdoğan son grup toplantısında “maaşlarınızı bile hak etmiyorsunuz” dediği milletvekillerinin içinde bulunan Ardahan milletvekilinin son bir yıldır attığı tweetlerle partisini eleştirdiği ve her an onunda Ak Partiden ayrılanlar kervanına katılacağı ileri sürülmektedir.

Ara seçimlerle birlikte 4 dönemdir Ardahan’da 1. Sırada aday gösterilip seçilen Atalay’ın bir çok yöne çekilen tweetlerini fırsat bilenler de bu tweetler üzerinden Atalay’ı hedef göstermeye devam ediyorlar.

Bunların asıl hedefi ise Ak Parti değil kendilerine yer bulma çabası ve derdidir.

Atalay’ın tweetleri de bunlara fırsat doğuruyor. Başkan Erdoğan’ın adı üzerinden kendilerine yol açıp seçimlerde listelerin en iyi yerine girip bedavadan milletvekili olma hesapları içinde olanların başını çektiği bu tipler ismi üzerinden siyaset, ticaret ve kariyer yaptıkları Erdoğan’a zorlanmadıkları Atalay’da attığı üstü kapalı tweetlerle bunlara fırsat vermektedir.

Her an edilebilecek denilen ama Suriye deki gelişmelerin geciktirdiği bir seçimde kendilerine yer açmak için ve daha öncekiler gibi ellerine alacakları çantalarla gelecekleri ve Ardahan gibi seçim alanında yine Başkan Erdoğan’ın ismiyle beleşten milletvekili olma hesapları içindekilere verilen bu fırsatı değerlendirenlerin başını da bir zamanlar Baykal’ın en yakın yaveri olarak bilinen ailesi ulusalcı olan şu anki Cumhurbaşkanın ekonomiden sorumlu kurulunun içine kendisini Baykal’ın hatırına attıran Korkmaz Karacadır.

60’lı yılların Ardahan’daki etkili ailelerinden olan bir ailenin çocuğu olan ve doğumu dahil Ardahan’da olmayan Korkmaz Karaca’nın milletvekilli olma hesapları yaptığı ve kendisine alan açmaya çalıştığı şu günlerde istifa edeceği iddia edilen, öne sürülen Atalay’ın da buna attığı tweetlerle bu duruma çanak tuttuğu da bir gerçektir.

Bakalım Karacanın oyunu Atalay’ı gönderecek mi?.


AKAKP'TAN DAMAL BEBEĞİNE 50 BİN TL. DESTEK..


AKAKP’TAN DAMAL BEBEĞİNE


 


50 BİN TL. DESTEK..


*Arşiv haber 29/07/2018 Tarihli Haber


Ardahan Kars Artvin Kalkınma Projesinin (AKAKP) Tarım Dışı İstihdamın Güçlendirilmesi Bileşeni kapsamında Ardahan İl Tarım Müdürlüğü ve Ardahan İl Özel İdaresi arasında imzalanan protokol ile Ardahan İl merkezinde yapımına başlanıp, 2018 yılı içerisinde tamamlanacak olan Damal Bebeği Atölyesi ve Satış Ofisinde bebek üretiminde kullanılması için 50.000 TL tutarında 900 adet bebek ve sarf malzemesi satın alınmış olup, projenin tanıtımı amacıyla İl Protokolünün katılımıyla gerçekleştirilen Atatürk


Yarışmada,imzalanan protokol kapsamında alımı gerçekleştirilen Damal Bebeği sarf malzemelerinin bir kısmı; Damal Bebeği yapımına ilginin artırılması, kadınların bebek üretiminde öz sermaye oluşturması ve Damal Bebeğinin geliştirilmesi amacıyla dereceye giren ilk 3 yarışmacıya ödül olarak verildi. 22 katılımcı ile gerçekleşen yarışmada; her yarışmacı kendi el becerileriyle yapmış oldukları Damal Bebekleri ile Jüri önüne çıktılar. Yarışma öncesi her katılımcıya 2 adet Damal Bebek yapımında gerekli tüm malzemeler verilmiş olup Jüri üyeleri tarafından yapılan puanlama sonucu üçüncü olan yarışmacı Hatice DÖNGER’e üçüncülük plaketi ve 15 bebek sarf malzemesini,  ikinci olan yarışmacı Yazgül ERCAN’a  ikincilik plaketi ve 30 bebek sarf malzemesini, birinci olan  yarışmacı Bağdegül KIRDAR’a birincilik plaketi ve 50 bebek sarf malzemesi verilmiştir. Damal Bebek yapımı fikir sahibi ve usta öğreticisi Fidan ATMACA’ya ise Ardahan Valisi Mehmet Emin BİLMEZ tarafından Onur Ödülü verilmiştir.



Papaz İnadı..


Son dakika haberi;


ABD yönetiminin en üst düzey isimlerinin ABD’li rahip Andrew Brunson’ın serbest bırakılmaması halinde Türkiye’ye yaptırımlar uygulanacağı açıklamasıyla dün sert yükselen dolar, bugün de yükselişe geçerek 4,85 lirada dengelendi.’


Vay anasını güçlü ekonomiye bir bakın hele ya ABD’de yada ülke içinde yapılan her açıklama ardından 99 depremi gibi dolar denen illet ikide bizi sallıyor, cebimizde kini alıp götürüveriyor..


Ya daha dün Başkan telefonla Trump’la görüştü, çok iyi bir görüşme oldu diyen de siz değimliydiniz be kardeşim?!.


‘Ya nedir bu papaz inadı kardeşim?’ dedirten gelişmeleri izlerken birilerinin tükürdüğünü yalamamak adına bizi batırmaya niyetli olduğunu anlar gibiyiz.


Gelelim kelepçelenerek ev hapsi verilen papaza..


Ya papaz kardeş senin işin din olması gerekirken ne diye kalkıp, ülkenin ayağını kaydırmaya çalışan bizim sahte hacı/hocalar gibi cemaatlerle iş birliği yaparsın..


Sen gerçekten papaz mısın yoksa ajan mı?


Yoksa senin ülkende villada oturan hatta öldü denen bizim papaza karşımı tutulursun?!.


Ne başımıza bela oldun kardeşim..


Aylardır senin yüzünden yaşadığımız her gerginlikte cebimizde ki paramız pula döndü Allaha bak ya..


Haydi papaz efendi, papaz inadına giren yöneticilerimiz paketleyip, gönderin şu sorunu da zaten beli kırılan ekonomi iyiden iyiye çatırdamasın, herkes işine baksın lütfen!


Al papazı ver papazı inadı hepimiz papaz etti ya..



Gazeteci dediğin haber yazmaz mı?


Başkanlığını yaptığım Ardahan Gazeteciler Cemiyeti olarak başta Ardahan’da olmak üzere yurt genelinde ortaya koyduğumuz çabanın diğer bir kolu da cemiyetçiliktir.


Gazetecileri bir araya getirmek için ülkenin sınır kenti, serhat Ardahan’da ilk olarak benim ve arkadaşlarımın bir araya gelip, kurduğu Ardahan Gazeteciler Cemiyetine üye veya bizlerin yanında çalışıp, bugün kentin önemli gazetecileri konumuna gelenlerin gerek yorumları ile gerekse haberleri ile gazeteciliğin nasıl yapıldığını gazeteciyim diye ortalıkta gezenlere anlatmaya çalıştığı şu günlerde bir grup gazetecinin Ardahan’da bir araya geleceğini öğreniyoruz.


Öncelikle başta yabancı gazetecilerce olmak üzere hala Kars’ın bir ilçesi olarak bilinen Ardahan adına ortaya konulan bu güzel çabayı ortaya koyup, en azında kentin tanıtımına bir katkı sunma çabası ortaya koyanlara gerek cemiyet başkanı olarak gerekse bir Ardahanlı olarak teşekkür ediyorum.


Ancak bizim kurduğumuz Ardahan Gazeteciler Cemiyetine üye olmayıp, her konuda olduğu gibi bu konuda da ayrımcılık yaparak, ayrı bir gazeteciler derneği kuranların bu kente hatta bu ülkeye katkılarını da tartışmaya açmak gerekir.


Kentte yaşanan sorunların ne etine ne sütüne dokunmadan söz de gazetecilik yaparak başta valilere olmak üzere resmi kurumlara yağdanlık dışında iş yapmayıp, devletin resmi ilanlarını almak için sözde gazetecilik yapanların bizlere inat kurdukları dernekle de sözde cemiyetçilik yaparken, Serhat Ardahan Spor çatısı altında kentin gençlerine sahip çıkılmaya çalışıldığı şu süreçte bile ortaya konulan çabaları göremezden gelmeleri de ayrı bir bölücülüktür.


Gazetecinin haber yapmadan gazeteci olduğu bir memlekette bir araya gelen yabancı gazetecilerinde bu durumu görmesini umarken kente getirilen gazetecilerin de kendilerine benzemesinden korkarım.


Çünkü yapılan ziyaretler de al gülüm/ver gülüm plaketleri sanki durumu ortaya koyar gibi..


Çünkü İstanbul ve diğer illerde de çok örnekleri ve de benzerleri olduğu gibi bizim Ardahan’ın diğer bir sorunu da gazeteci diye ortalıkta gezenler haber yapmayan gazeteciler diye bilinir..