BU ATATÜRK O ATATÜRKLER DEĞİL Mİ?!..


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BU HABERİ YouTube Kanalımızda isteyebirlisiniz.. https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz



Yeniden planlama adı altında içindeki bir otel ve eski belediye binasının yanı sıra iş yerlerinin yıkıldığı ama altına yapılan yer altı otoparkının yanı sıra bu parkın üzeri ve çevresi bir türlü yenilenemeyen kentin İnönü, Kongre, Halitpaşa ve Atatürk caddelerinin ortasında kalan Milli Egemenlik Parkının içinde bulunan Atatürk Büstünün parktan beter bakımsız olduğu görülürken, Ardahan Valiliğinin önünde bulunan büstün ışıklandırması dahil kendisi ve çevresinin bir hayli bakımsız ve ilgisiz halde olması dikkat çekerken Ardahan Şehir Stadyumu ile Şehir Terminalinin yanı başında yaptırılan yeni büstün bir hayli bakımlı ve çevresi ışıklandırılmış halde. 



Kent merkezindeki 3 büstün ikisinin durumunun yanında aynı zamanda Merkez Polis Karakolunun hemen karşısındaki aynı Atatürk’ün büstünün arasındaki farkın ne olduğunu soran Ardahan’lıların, ‘Bu Atatürk O Atatürkler Değil mi?’ sorusunu sormalarına neden olmakta. CHP İstanbul İl Başkanlığı yardımcılığı yapmış ve aynı zamanda Ardahan Gelini olan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile bir çok ünlü siyasetçi, Belediye Başkanı ve işadamının Avukatı olan Avukat Ergün Özer’in Ardahan’ın yanı sıra Hanak’ta yaptırdığı yeni Atatürk büstlerinin yanında başta aynı zamanda Ardahan Belediyesinin hemen önünde bulunan ve yeniden dizayn edileceği söylenen ama altına kapalı otopark yapan müteahhit ile belediyenin davalık olması, bazı çevrecilerin yanı sıra Tabiatı Koruma Kurulunun engellerine takıldığı için bir türlü onarılıp, yenilenemeyen kent merkezindeki Milli Egemenlik Parkındaki Atatürk Büstü ile Valilik önündeki Atatürk Büstü’nün de yeni büst gibi bakımlı hale getirilmesi istenmektedir.



**HANAK’TA DA YAPTIRILMIŞTI..


Avukat Avukat Ergün Özer’in katkıları ile Ardahan’a yaptırılan Atatürk Büstünün bir benzeride Hanak ilçesinin girişine yaptırılmıştı. 



arşiv haber 18/08/2019 tarihli haber/yorum



Atatürk Tartışmasına Yaptıran da Katıldı!


Faruk Demir’in belediye başkanı olması ardından ilk eseri olan Atatürk Heykeli tartışılmaya devam ediyor. Daha önce Gazeteci Ahmet Hakan tarafında gündeme getirilen Ardahan’da ki yeni Atatürk heykeli bu kez heykeli yapan tarafından tartışılmaya açıldı. Gazeteci Erkan Sarıkaya ile görüşen ve bir röportaj veren ve Atatürk’ün heykelinin kendisince yapıldığını ama belediyenin bunu böyle yansıtmadığını belirten Ardahanlı avukatın konuyla ilgili röportajı şöyle;



Av.Ergün Özer: Atatürk Anıtını Ben Gönülü Olarak Yaptırdım


CHP İstanbul İl Başkanlığı yardımcılığı yapmış ve aynı zamanda CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile bir çok ünlü siyasetçi, Belediye Başkanı ve işadamının Avukatı olan Avukat Ergün Özer, Ardahan’da yaptırdığı Atatürk Anıtının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açılışı yapıldıktan sonra kendisiyle bölge ve yaptırdığı Atatürk Anıtı hakkında görüşlerini sorduk. Av. Ergün Özer ”Atatürk anıtını ben gönülü olarak yaptırdım. Malesef Belediye yapmış gibi yansıtıldı buda benim gönlümü kırdı” dedi.


Erkan Sarıkaya: Ergün Özer kimdir? Sizi kısaca tanıyabilirmiyiz?


Av. Ergün Özer: 1959 yılında Ardahan Hanak ilçesi Kuyupınar Köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, Ortaokulu Hanak’ta, Lise’yi Ankara ve İzmir’de tamamlayıp daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdim. Mezun olduktan sonra İstanbul’da yaklaşık 30 yıldır serbest Avukatlıklık yapıyorum.


Erkan Sarıkaya: Daha çok hangi davalara bakıyorsunuz? Günümüzde hangi davalarda daha çok artış gözlemliyorsunuz?


Av. Ergün Özer: Mesleğe ilk başladığımda Gayrimenkul davalarına daha çok bakıyordum. Daha sonra Şirketler daha ağırlıkta oldu. Sonra Banka davalarına bakmaya başladım. Şimdi kurumsal firmalar ve şirketlerin Avukatlığını ve ceza davalarına bakıyorum. Ekonomik sıkıntılardan dolayı icra davaları artı.


Erkan Sarıkaya: STK’ların Ardahan’a yaptıkları etkinlik ve çalışmaları nasıl buluyorsunuz?


Av. Ergün Özer: Ben sivil toplum kuruluşları ile ortak hiç bir işlem yapmadım. İş yapmadım, yapmamda. Ben bölgeye yaptıklarımı bireysel olarak yapıyorum. Tabi değerli hemşerilerimin önemli çalışmaları vardır. Oralarda halka dokunan pek bişey görmedim.


Erkan Sarıkaya: Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?


Av. Ergün Özer: Ben spor bağımlısı bir adamım. Kitap okurum, spor yaparım, müzik dinlerim. Büyükada’da bir evim var. Orda Kitap okumak, Dergi okumak çok hoşuma gider.Seyahat etmesini çok severim. Benim için mesela Paris’e gitmekte çok güzeldir. Kars’a, Ardahan’a gitmekte çok güzeldir. İkisini teraziye koyarsanız eşit gelir. Hatta memleketim daha ağır gelir. Fakat son yapılan şeyler gönlümü kırdı.


Erkan Sarıkaya: Kısa süre önce Ardahan’daydınız. Merkezi hükümetin bölgeye yaptığı yatırımlar varmı, bölgeden neler gözlemdediniz bu konuda?


Av. Ergün Özer: Ben Ankara Kars Vakfı’nın yönetimindede bulundum. Geçen seçim döneminden sonra bölgemizde parti ayırmaksızın bölge milletvekilerimizi ziyaret edelim dedik. Sonrada Kars Milletvekili Ahmet Arslan Bakan oldu. Gerek ziyaretimde, gerekse Uçakta bir kaç defa karşılaşmamda hatta mesaj göndererek ”Sayın Bakanım ben Kars’a gidiyorum, Kars çayı imajı kötü bozuyor bir arıtma yaptırın dedim” hiç bir çalışma yok. Daha yakın bir zamanda dere içinde yürüyüş yapıyoruz burnumuzu tutarak, Kars’a hangi yatırım yapılmış, Ardahan’a hangi yatırım yapılmış ben görmedim.


Erkan Sarıkaya: Kısa süre önce Ardahan’da Atatürk Anıtı yaptırdınız. Ardahan Bal Festivali için gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da Atatürk Anıtı açılışını yaptı. Yaptırdığınız  Atatürk anıtı için gelen tepkiler nasıl?


Av. Ergun Özer: Bundan 4 yıl önce Ardahan ziyaretimde, GATA’da görev yapan akrabam Harun Tatar Paşa ile Ardahan meydanını dolaşırken ” Ne güzel bir meydan, bu boş meydana Atatürk anıtı yakışır” dedim. O arada Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya vasıtasıyla, o dönem Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile diyaloğa geçtik. Başkan ”Avukat beyin imkanları varsa Ardahan’da daha önemli şeyler var” demiş. Benim ne yapacağıma o karar veremezki. Daha önemli şeyler için ben Fabrikatör değilimki, ben Avukatım. Gönlümden bu geçmiş, ancak bunu yaptıracak ekonomik gücüm var. Onun için bunu talep ediyorum dedim. Talebim reddedildi. Daha sonra Hanak Belediye Başkanına ” Bana Hanak’ta bir yer göster” dedim. Sağolsun Hanak girişinde bir yer tahsis etti. Bende orya Atatürk koltuğu altında nutuk bulunan bir anıt yaptırdım. Sonrasında Damal Belediye Başkanı’ndan bir talep geldi. Ordada Cem evi önüne Haci Bektaşi Rölefini yaptırdım. Hanak’ın karşısındada bir tepe varmış. Oryada 25 m yükseklikte bir bayrak koydurdum. Benim bunları orda yaptırmam sadece yurt sevgisi, memleket sevdası, Atatürk sevdası bunlar beni orya götürüyor.Yoksa ben başka bişey için gitmiyorum. Bunun böyle bilinmesini özelikle altını çiziyorum.


Ardahan’da yapılan anıta gelince, bir gün Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir beni aradı ” Mikrofunu açıyorum buradaki meclis üyelerin senden bir talebi olacak” dedi. Zanediyorum Nisan ayı sonu veya Mayıs ayı başıydı. Buyrun Başkanım dedim ” Herkes seni dinliyor, biz sizinde uygun göreceğiniz bir yere Atatürk Anıtı yapılmasını talep ediyoruz” dediler. Bende ”Memnuyetle, madem meclis üyesi arkadaşların benden böyle bir talepleri var, bende bunu emir teleki eder hemen bunu yaptırırım” dedim. Bizde Anıtın yapımı için hemen startı verdik ve yetiştirildi. Faruk bey Festivale yetişsin genel Başkanda gelecek.Onlarla açılış yapalım deyince tamam dedim. Ama şöyle bir algı oluştu. Bu anıt Ardahan Belediyesi tarafından yapıldı diye. Bunu hem yandaş medya böyle yansıtmak istedi. Hemde malesef yeterli bir açıklama yapılamadığı için bu noktaya gelindi. Bir kere Ardahan Belediyesi ekonomik durumu ortada. Borç batağında. Yani Belediyenin önceliği Anıt yaptırmak değil. Gerçekten Belediye böyle şey yaptırmak isterse öncelikle ben karşı çıkardım. Paran varsa bir yola asfalt yap, bir eve gitmeyen suyu su götür, bir çatısı akan evin çatısını onartır, bir kişiyi istihdam et. Atatürk Anıtını ben gönülü olarak yaptırdım. Malesef Belediye yapmış gibi yansıtıldı buda benim gönlümü kırdı. Hani Hz. Ali’nin bir sözü vardır. ” Kılıç yarasına merhem iyi gelir ama dil yarasına merhem çare etmez”  orda yazılanlar, söylenenler, çizilenler hiç hoşuma gitmedi.Yani orda çıkan bir gazete çelişkili ifadelerle, haberlerle, Belediye tarafından yaptırılmış, koskoca kenarında yazı var, bu Anıt kim tarafından yaptırıldığı. Bunlar siyasi rant yada yandaşlık çıkarmanın bir anlamı yokki. Benim isterlerse adımıda koymasınlar. Benim kalbimden geçen orya Atatürk anıtı dikilmesiydi ve oraya dikildi.


Erkan sarıkaya: Bu konuda Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in, Atatürk Anıtı açılı öncesi ve sonrası Anıtı sizin yaprdığınız konusunda yeterli açıklamayı yapmadığını düşünüyormusunuz?


Av. Ergün Özer: Yani sonuç burya gelmesinde kimlerin kusuru var açık ortada, bunu tartışmanında anlamı yok. Artık bu saaten sonrada çokta önemli değil.


Erkan Sarıkaya: Son olarak eklemek istediğiniz bişey varmı?


Av. Ergun Özer: Bizim malesef bögemiz çok siyasalaşmış. Her şeyin altında, her konuşulanın altında bir politik mesaj var zanediyorlar. Kesinlikle yok. Bu böyle olmamalı. Ben o topraklarda doğmuş okumuş birisi olarak, gerçekten memleketimi çok seviyorum. Başta Hanak’taki köyüm olmak üzere Ardahan bölgesindeki okularda okuyan öğrencilere giyim, kırtesiye ve malzeme gönderdim. Ve çok sayıda öğrenciyede burs verdim. Ben bunları bölgeye o zaman yaparken acaba Avukat Ergün Özer buralara gelip adaymı olacak diyorlardı. Bakın ben CHP İstanbul İl Başkan yardımcılığı yaptım. Şu anda Canan Kaftancıoğlu’nun avukatlığını yapıyorum. Canan hanımda memleketimizin gelini olur. Bunun yanında bir çok politikacının avukatlığını yaptım. Rahmetli Kamer Genç’in 15 yıl avukatlığını yaptım. Birden çok Belediye Başkanı Avukatlığını yaptım, yapıyorum. Şimdiye kadar böyle bir amacım olsaysı, böyle bir talebim olsaydı biryerlere bir şekilde aday olurdum. Altında böyle şeyler aramaya gerek yok. İl Başkanlığı yardımcılığı yaptım gördümkü siyaset bana göre değil doğrusu.



​Arşiv Haber: 09/08/2019 Tarihli Haber


 


Gazeteci Ahmet Hakan CHP’li Ardahan Belediyesinin bir iş adamı tarafından yaptırılan Atatürk büstü üzeinde CHP’yi eleştirdi.  İşte o yazı;


Bir butona basma olayı da CHP’den


CHP’ye yönelik en büyük eleştirilerden biri de şudur: “Bunlar hizmet diye sadece heykel diker”.


*Sanki “Ne kadar da haklı bir eleştiri” dercesine…


Ardahan’ın CHP’li belediyesi…


“Çok büyük hizmet” olarak dikmiş heykeli…


Açılışına da CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu davet etmiş.


*Kemal Kılıçdaroğlu da…


 Tamam, kardeşim… Atatürkçüyüz…


 Tamam, Atatürk bu milletin ortak değeridir…


 Tamam, Atatürk’ü unutturmamalıyız…


 Hepsine tamam da… Şu heykel Atatürkçülüğünden vazgeçelim artık…


 Atatürk’ün heykellerini dikmek için çabalayacağımıza, Atatürk gibi hizmet edelim millete…


 O Atatürk ki… Hem Osmanlı’nın borcunu ödemiş hem de ülkeyi fabrikalarla donatmıştı…


Diye bir diskur çekmek yerine…


Koştura koştura gidip bu heykelin açılışını yapmış.


*Açılış ise tam bir kara komedi…


Bir sürü erkek toplanmışlar butonların başına…


Bazı eller butonların üzerinde, bazı eller de butondaki ellerin üzerinde…



Heykelin üzerindeki örtünün teknolojik bir hamleyle sıyrılması için basıyorlar butona.


Ama o da ne!


Örtü sıyrılmıyor.


Bunun üzerine manuel yönteme geçiliyor.


Ve bir görevli, elleriyle sıyırıyor heykelin üstündeki örtüyü…


*


Size bir şey söyleyeyim mi?


CHP seçmeni, İstanbul İzmir arasını 3.5 saate indiren otoyolun ücretine yönelik eleştirilerinin binde birini…


“Çok büyük hizmet” diye butonla heykel açan kendi partisinin liderine yöneltse…


Her şey çok güzel olabilir.



Kaz Dağları ve Kazlar..


 


Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde…