tıkla, izle..
DONAN ÇILDIR GÖLÜ ÜZERİNDE SICAK DANS!..




AK PARTİ İSTANBUL’DA ARDAHANLI YOK!
Bu KAI’nın İflasıdır.. İstabul’un 39 İlçesinin belediye başkan adaylarını belirleyen AK Parti başta, bir çok Ardahanlı ve Karslının yanı sıra doğuluların yoğun şekilde yaşadığı Esenyurt’ta olmak üzere hiç bir ilçede Ardahan, Kars ve Iğdırlıyı aday göstermedi.
Esenyurt’ta aday
gösterilecek denen Karslı Ulaştırma Bakanı eski bakanı Ahmet Arslan olmak üzere Ardahanlı ve Karslı hemşerilerimizin her hangi birinin belediye başkan adayı gösterilmediği AK Parti adaylarının büyük bölümü Karadeniz kökenli ve mevcut başkanlar oldu.
Bu KAI’nın İflasıdır..
HEMŞEHRİ ADAY ADAYLAR KALA KALDILAR!..
Başta, Karslı eski bakan Ahmet Arslan olmak üzere Ardahanlı ve Karslı hemşerilerimizin her hangi birinin belediye başkan adayı gösterileceği söylenen Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’daki 39 ilçede adaylarını belirleyen AK Parti adeta pusuda bekleyen ve ‘Olur ya Kaan Koç ve Yunus Baydar gibi, beni de çağırıp, aday gösterirler’ diye bekleyen Ardahanlı İlçe Başkanının ve diğer ilçelerde adaylık bekleyen Ardahan ve Karslılara yer vermedi.
İstanbul Avcılar İlçe Başkanını aday olarak gösteren AK Parti, birçok Ardahanlı, Kars ve Iğdırlının aday adayı olduğu Esenyurt’ta Mardinli olduğu ve yıllardır belediye başkanı, meclis üyeliği gibi görevlerde bulunan şu an mevcut Esenyurt Belediye Meclis Üyesi olan Hamit Öncü’yü 31 Mart’ta yarışacak olan AK Parti Belediye Başkan Adayı olarak gösterdi. Ardahanlının İlçe Başkanı olduğu Sancaktepe’de mevcut Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’yü yeniden aday gösteren AK Parti mevcut ilçe başkanlarını da değiştirmediği gözlendi.
İddialı olduğu İstanbul’da Murat Kurum’u İBB adayı gösteren AK Parti, Adalarda Sina Şen’i, Ardahanlı Sinan Yılmaz’ın da aday adayı olduğu Ataşehir’de Mustafa Naim Yağcı’yı, Beykoz’da mevcut başkan Murat Aydın’ı, CHP’nin kalesi ve Komünist Parti’nin Maçoğlu’nu aday gösterdiği Kadıköy’de Veli Arslan’ı, Kartal’da Hüseyin Karakaya’yı, yine CHP’nin kale olarak gördüğü Maltepe’de Kadem Ekşi’yi, Pendik’te mevcut başkan Ahmet Cin’i, Ardahanlı Ertan Hamitoğlu’nun DEM (HDP) Partisi’nde aday olmak için aday adayı olduğu öğrenilen ve AK Partinin en güçlü kalesi olarak adlandırılan Sultanbeyli’de Ali Tombaş’ı, aday gösterdi.
Aynı AK Parti Şile’de İlhan Ocaklı’yı, Ardahanlı Arzu Öktem’i de aday adayı olduğu Tuzla’da mevcut başkan Dr. Şadi Yazıcı’yı, Ümraniye’de mevcut başkan İsmet Yldırım’ı, İmamoğlu’nun bir kadın adayı gösterdiği Üsküdar’da mevcut başkan Hilmi Türkmen’i, Bayrampaşa’da İlknur Kovaç’ı, Beşiktaş’ta Serkan Topar’ı, İBB Başkanı olmak isteyen AK Parti İBB Grup Başkanı Tevfik Göksu’nun yeniden Esenler’e, Eyüpsultan’da Deniz Köken’i, Fatih’te Mehmet Ergün Turan’ı, Kağıthane’de Mevlüt Öztekin’i, Sarıyer’de Sivaslı olan Hüseyin Coşkun’u, Sultangazi’de Abdurrahman Dursun’u, yeniden aday gösterilmeyeceği söylenen Ardahanlı birinin şu an CHP’den belediye başkanlığını yaptığı Şişli’de Gökhan Yüksel’i, Zeytinburnu’nda Ömer Arısoy’u, Arnavutköy’de Mustafa Candaroğlu’nu, Ardahanlı Seyfullah Aydın’ın CHP’den Belediye Başkan Aday Adayı olduğu Avcılar’da Abdullah Küçükoğlu’nu, Bağcılar’da Abdullah Özemir’i, Bahçelievler’de mevcut başkan Hakan Bahadır’ı, şu an Ardahanlı birinin CHP’den belediye başkanı olduğu ve yeniden aday gösterilmeyeceği ileri sürülen Bakırköy’de ANAP döneminde bu ilçede belediye başkanlığı yapan eski bakanlardan Ali Talip Özdemir’i aday etti.
Başakşehir’de Yasin Kurtoğlu’nu, İmamoğlu’nun ilçesi Beylikdüzü’nde Mustafa Günaydın’ı, yıllardır alamadığı Büyükçekmece’de Recep Erol’u, Çatalca’da Mesut Öner’i, Ardahanlıların yoğun şekilde yaşadığı ve bir çok Ardahanlının aday olmak için yarıştığı Esenyurt’ta Hanak Ortakent (Büyük Nakala), Çıldır Aşıkşenlik (Suğara) gibi belediyesi kapatılıp, Esenyurt’a bağlanan Kıraç eski Belediye Başkanı Hamit Öncü’yü, Güngören’de Bünyamin Demir’i, Küçükçekmece’de Aziz Yeniay’ı, Siliviri’de ise Volkan Yılmaz’ı aday gösteren AK Parti adayların Adaylıklarını AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’ye aday olanları telefonla aratarak adaylıklarını tebliğ ettiği de alınan diğer haberler arasında oldu.
Haber: Fakir Yılmaz
AK Parti daha önceki seçimlerde iki kez milletvekililiğini
bir kez de Belediye Başkanlığını kayıp eden isimi
ARDAHAN’DA YENİDEN ADAY GÖSTERDİ!
İstanbul gibi uzun süre adayını açıklamayan AK Parti daha önceki seçimlerde 2 kez milletvekili adayı olup, kazanamayan, son seçimde de belediye başkanı adayı olup yine kazanamayan ve belediyeyi 20 yıl sonra CHP’ye hediye eden Yunus Baydar’ı dün Ankara’ya çağırdığı ve yeniden aday ettiği öğrenildi.
Başkan AĞ Saçlı Başkan’ı Gözden mi Çıkardı?..
10.01.2024 tarihli haberler
Dün toplanan MYK ve PM kararları ile bir çok kentte yeni adayları açıklayan CHP aralarında Ardahanlı Keskin’in Başkanlığını Şişli’nin de aralarında olduğu belediyeleri değil, AK Partili ilçeleri açıkladı.
Göleli Başkanın yönetiminde olan İstanbul Esenyurt ile Damalı’nın yönetiminde olan İstanbul Bakırköy’ün yanı sıra Ardahanlı isimin başkanı olduğu İstanbul Şişli’de bir değişikliğe gidip, gitmeyeceği merak edilen CHP’nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun daha önceden gözden çıkardığı ileri sürülen Ardahanlı Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu gibi İstanbul Esenyurt’ta ki Ardahan Göleli Belediye Başkanı Göleli Kemal Deniz Bozkurt’u ve Ardahan merkezli Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’i yeniden aday göstermeyeceği ileri sürülüyor.
Bu iddiaların ne kadar doğru olduğu da tartışılan bir sırada Şişli Belediyesini ziyaret eden İmamoğlu’nun seçim çalışmaları hakkında ve belediye çalışmaları ile ilgili bilgi alırken Ardahanlıların adını AĞ saçlı koyduğu şu anki Şişli Belediye Başkanı Keskin’den ziyade kendisiyle birlikte çalışan ve kesin Şişli Belediye Başkan Adayı olacağı söylenen İstanbul Planlama Ajansı Başkanı, Şişli Belediyesi Koordinatör Başkan Yardımcısı, İBB ve Şişli Belediye Meclis Üyesi Resul Emrah Şahin’i dinlerken yanında ki Keskin’i adeta görmezden gelişi, Keskin’in de moralinin çok bozuk olduğu görülen ziyarette çekilen fotoğrafa yansıması Şişli’de ‘Başkan AĞ Saçlı Başkan’ı Gözden mi Çıkardı?’ tartışmalarına neden oldu.
GÖLELİ DOKTOR’DA ADAY EDİLMEDİ!..
Öte yandan İstanbul Sancaktepe’de CHP’den Sancaktepe Belediye Başkan Aday Adayı olan Ardahan Göle’li Gazi Karakurt aday olamadı.
Göle Balçeşmeli Dr. Karakurt’u tercih etmeyen CHP İstanbul Sancaktepe’de CHP eski İlçe Başkanlarından ve Şişli’de aday gösterileceği söylenen Şişli Belediyesi Koordinatör Başkan Yardımcısı, İBB ve Şişli Belediye Meclis Üyesi Resul Emrah Şahin gibi İmamoğlu’nun başında olduğu kadronun içinde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı Metro İstanbul A.Ş’de üst düzey yöneticicisi olan ve İBB’nin iştiraklerinden biri olan İSTAÇ A.Ş’de danışmanlık yapan Alper Yeğin ile seçimlere gidecek.
CHP DAHA ÖNCE YAZDIĞIMIZ GİBİ
GÖLE’DE BUDAK’LA SEÇİME GİDİYOR!
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ÖZEL Haberleri
CHP, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde aday göstereceği 6’sı büyükşehir 242 seçim çevresinde daha belediye başkan adaylarını belirledi.
Ardahanlı Şişli, Esenyurt ve Bakırköy’de Belediye Başkanlığı yaptığı belediyelerinde aralarında olduğu İstanbul’un 39 ilçesinin çoğu AK Partili olan ilçenin 12’sini açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan adaylarının tümünü açıklamış oldu.
Daha önce Ardahan merkez ile Hanak, Damal, Posof, Çıldır ve Köprülü (Goreveng) Belediye Başkan adaylarını açıklayan CHP 27/12.2023 Tarihli ‘CHP GÖLE’DE BUDAK’LA MI SEÇİME GİDECEK?‘ başlığı ile yazdığımız gibi Ardahan’ın nüfusu en çok ilçe konumunda olan Göle’de Gökhan Budak ile 31 Mart seçimlerine gidecek.
DEVA ADAYINDAN SONRA SLOGANINI DA BERİRLEDİ,
ARDAHAN AK PARTİ’DE HEYECAN DORUKTA..
CHP’nin adaylarını açıklayıp, ‘Haydi Ardahan Karar senin, Evlat senin’ sloganıyla yoğun bir şekilde çalışan Halil Kaçar’ı Ardahan Belediye Başkan Adayı gösterip, sahada ilk çalışan parti olarak görülen DEVA partisinden sonra sahaya ineceği görülen AK Parti Belediye Başkan adayının kim olacağı merak ediliyor.
AK Parti Ardahan ve 5 ilçe ile bir beldesinde kimleri aday edeceği merak edilirken merakla beklenen bu isimlerin önümüzde ki Cuma günü yapılacak açıklama ile kamuoyuna duyurulacağı belirtilmekte.
AK Parti Ardahan Merkez Belediye Başkanlığı için Hür Özgür Yılmaz, Hasan Şenel, Fırat Avşar, Erdal Baki Nalbant, Erdi Morkoç, Faruk Köksoy, Mikail Kayatürk, Saadet Atalay, Salih Topçu, Murat Yılmaz, Korkmaz Demir, Soner Koçak ve Övün Çabak aday adayı olduklarını açıklamıştılar.
Bu 13 aday adayın yanı sıra bir önceki seçimlerde aday olan ancak girdiği seçimleri kayıp edip, Ardahan Belediyesini 20 yıl sonra CHP’ye kaptıran Yunus Baydar’ın ismi de başkan adaylığı için yapılan anketlerde ismi geçenler arasında olurken AK Parti’nin bu adaylar yada bir başka isim sürprizi ile vereceği kararla birlikte Ardahan’da seçim yarışı da resmen başlamış olacak.
arşiv haber/yorumlar 27/12.2023 tarihli haberler/yorumlar tarihli haberler

CHP GÖLE’DE BUDAK’LA MI SEÇİME GİDECEK?
27/12.2023 Tarihli Haberimiz..
Ardahan merkezin yanı sıra Hanak ilçesinde aynı adaylarla seçime gidecek olan Cumhuriyet Halk Partisi Posof’ta bir bankacı ile, Çıldır’da ise eski belediye başkanı, eğitimciyle, Damal’da iste tepki toplayan bir isimle seçime gitme kararından sonra şimdide Beldesinin başkanını da açıkladığı Göle adayını açıklamak üzere.
Gökhan Budak’ın ismi üzerinde durduğu ileri sürülen CHP Göle İlçe Teşkilatının bugün yaptığı toplantıda Budak isminin öne çıktığı ve alınan kararın CHP İl Başkanlığı ile CHP Ardahan Milletvekili ve Genel Merkezce de onaylamaya gönderdiği yönünde güçlü bilgiler alan Gazeteci Fakir Yılmaz, CHP’nin Göle adayının Gökhan Budak olacağını aldığı güçlü bilgilerle teyit ettirirken CHP Göle adayının net olarak kim olacağının bugün, yarın kamuoyuna açıklanmasını beklediği de öğrenildi.
EREN KÜPELİ CHP DEN ADAY ADAYI OLMUŞ!
CHP Göle’de Gökhan Budak’ın isminin öne çıktığı ve bugün yarın veya yılbaşının ilk haftasında adının kamuoyuna duyurulacağı bilgilerinin yanında birçok ismin yarıştığı Göle CHP’de Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli’nin de 13 kişilik yönetimde 6 oy aldığı ancak İlçe Başkanının 2 oy hakkını Budak adına yönenik kullanması üzerine Budak’ın adının öne çıktığı öğrenildi.
KÜPELİ BEN GİZLİ DEĞİL, GERÇEK ADAYIM..
Öte yandan Adaylık konusunda bir açıklama yapan Göle Dernekler Federasyonu Eren Küpeli yaptığı açıklama da kendisnin gizli aday olmadığını, resmi olarak aday olduğunu ve partisinin vereceği kararını beklediğini belirtti.
.jpg)
ERDOĞAN YARIN TEMPO TV’DE.. ‘YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz konuklarıyla birlikte TEMPO TV’de GAZETECİLERLE GÜNDEM ile Yerel Seçimleri konuşmaya devam ediyor.. Gazetecinin bu hafta ki Özel konuğu, AK Parti İstanbul Esenyurt Belediye Başkan Aday Adayı, YK İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cesim Erdoğan olacak. Erdoğan Yarın saat 16.00’da TEMPO TV’de.. Birçok Ardahan’lının yanı sıra Ağrılı ve doğulunun yaşadığı kent olan İstanbul’un en büyük ilçesine hizmete hazır olduğunu belirten Ağrı’lı iş insanı,YK İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cesim Erdoğan, Esenyurt Belediye Başkanlığı’na AK Parti’den aday.
Siyasi partiler, 2024 yılı Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimler öncesi belediye başkan adayları arasında bulunan Ağrı’lı iş insanı Erdoğan, yıllardır yaşadığı ve ekmeğini yediği Esenyurt’ta Esenyurt’luların yanı sıra partisi AK Partiye hizmet için Belediye Başkan Adayı olmak istiyor.
KAMUOYUNDAN TAM DESTEK VAR..
İstanbul Esenyurt AK Parti Belediye Başkanı Aday Adayı olan Cesim Erdoğan’ın Esenyurt’ta düzenlediği kahvaltılı tanıtım toplantısı miting havasında geçti. Büyük ilgi gösterilen toplantıya katılan Osmanlı Seferberlik Halk Harekatı Teşkilatı İstanbul İl Başkanı Bahattin Kaya, Cesim Erdoğan’a tam destek verdiklerini belirterek, “Cesim başkanımıza güvenimiz ve desteğimiz tamdır. İstanbul Esenyurt’a kendisi çok yakışır. Teşkilatım şahsım ve Erzurumlu hemşerilerimiz ile birlikte kendisinin yanındayız.” açıklamasında bulundu.

Öte yandan 3 Bin120 metre yükseklikteki Allahüekber dağlarının da çevrelediği Ardahan’ın zorlu kış şartlarında en büyük engeli olan kar ve tipiden kapanan, buzlanan yollar kentin ekonomisini de olumsuz etkilemekte.

Heyelan nedeniyle yol çift taraflı ulaşıma kapandı.
İhbar üzerine bölgeye jandarma ve Karayolları ekipleri sevk edildi.
Yaklaşık 1 saat ulaşıma kapanan yol Karayolları ekiplerinin çalışmasıyla tek şeritten kontrollü ulaşıma açıldı.
Jandarmanın güvenlik önlemi aldığı bölgede, ekiplerin çalışması devam ediyor.

Çünkü 109 yıl önce olduğu gibi bugünde karlı dağlarda vatan için şehit olan askerlerin hemen hepsi yoksulluğun diz çöktüğü evleriyle utandırdı.
Irak’ın kuzeyinde şehit olan askerlerden Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca’nın Tokat’taki baba ocağının görüntüsü sosyal medyada gündem haline geldi.
Tepkiler üzerine harekete geçen Aile Bakanlığı’nın evi yeniden yaptıracağı açıklandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Irak’ın kuzeyindeki terörist saldırıda şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca’nın baba evini yeniden inşa edeceği öğrenildi.
Irak’ın kuzeyindeki bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen saldırıda şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Karaca’nın Tokat’taki baba evinin fiziki durumuna yönelik haberlerin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı harekete geçti.
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatı üzerine Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü şehidin evinin yeniden inşa edilmesine yönelik çalışmalara başladı.

İsrail Gümrük Muhafaza ekipleri Batı Şeria’ya gönderilen dokuma makinesini Aşdod Limanı’nda inceleyip, içinde çok sayıda silah ve silah parçası bulduğunu öne sürdüğü şu günlerde Kuzey Irak’ta ülkemize gelen kara haberin ardından dünde Ürdün’den sonra İsrail tarafıdan Suriye’ye düzenlenen hava saldırısında İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Seyyid Razi Musevi nokta atışıyla öldürüldü.
Ardahan’ın da içinde bulunduğu Kuzeydoğu bölgemiz ise karve tipidolaysıyladondurucu günler yaşıyor.

Ardahan Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, il genelinde öğle saatlerinden bu yana etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle, 25 Aralık Pazartesi günü (Yarın) eğitime bir gün ara verildi. Kamuda görevli engelli ve hamilelerin de bir gün idari izinli sayılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “ Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle ilimiz genelinde eğitim-öğretime 25.12.2023 Pazartesi günü (1) gün süre ile ara verilmiştir. Ayrıca, hamile ve engelli kamu personeli de idari izinli sayılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

PARTİ’DE ADAY OLAMAYAN BAĞIMSIZ ADAY OLDU!
Yaklaşan yerel seçimler öncesi adaylarını açıklaması beklenen AK Parti’de kim merkezde, kimlerin ilçe ve tek belde Köprülüde aday olacağı tartışılmaya devam eden Ardahan’ın Damal ilçesinde bir de bağımsız Belediye Başkan Adayı yarışacak.
Daha önce Levent Pehlivan’ın Ardahan merkezde Bağımsız Belediye Başkan adayı olacağını açıkladığı sonrasında yine CHP’de aday olmak isterken aday edilmeyen bir kişi DEVA’ya giderek bu partiden Göle Köprülü (Gorveng’te Belediye Başkan adayı olduğunu duyurması ardından Ardahan’da bu kez de Damal’da bir kişi bağımsı belediye başkan adayı olduğunu açıkladı.
Gürbüz Çakabay Bağımsız Belediye Başkan Adayı olarak Damal Belediye Başkan yarışına gireceğini duyurdu.
CHP’den Aday olmak için kamu görevinden istifa eden ve Aday adaylık yarışına katılan Çakabay’ın yerine Damal eski bağımsız il genel meclisinin aday edilmesi ardından yaptığı açıklamada Damal’da Bağımsız olarak Beleidye Başkan Aday Adayı olduğunu açıkladı.
Çakabay’ın açıklaması şöyle;
Değerli Damal’lı hemşerilerim sevgili Damal da görev yapan misafir olan kardeşlerim.
Eşitlik ve Adalet duygusundan yoksun sahadan uzak halkını tanımayan bir yönetimin değişeceğini düşünerek aday adayı olduğum partinin aday belirleme süreci yine eş dost ahbap ilişiklisi içerisinde gerçekleşerek hem bizim hemde CHP Genel merkezinin ön seçim talebi Damal ve Ardahan parti yöneticileri tarafından dikkate alınmadı.
Nüfusunun tamamı demokrat olan Damal da bile önseçim, kamuoyu yoklaması yapmadan halkın serzenişlerini dikkate almadan aday belirlemek demokratik yapısı oluşmamış, halkı değil de koltuğu düşünen az olsun benim olsun anlayışında olan devamlı muhalefet ederek siyasette kalma amacı güden partilerin hedefidir. Nitekim de öyle oldu.
Damal da oluşan siyasi tabaka göreve geldiği günden beri Damal halkı için değil de kendi koltuklarının devamı için gayret göstermişlerdir. Damal’ın ekonomisi, hayvancılığını, sosyal statüsünü, gençlerini ve dışardan gelen memurunu işçisini düşünen biri olmadı gerekte duymadılar.
Oysa Damal’ı Damal yapan hoşgörüsü, insanı ön planda tutan gelenekleri göz ardı edilip siyasi ikbal uğruna işlere kalkışılmıştır.
-Bitmeyen hastanenin bitirilmesi için merkezi hükümetle istişare edilmesi.
-Tanap / Botaş / Tunel projesinde ilçenin faydalanmasını sağlamak.
-Gençlere iş olanağı sağlayarak, Çiftçilerimizin projelerden bilgisizliği / devlet desteklemelerinden yararlanamaması önüne geçerek bilgi işletişim bürosu kurmak.
-Memurlar işçiler ve gençlik için sosyal donatılar kurmak ve işletmek gibi projeleri hayata geçirmek
-Belediyenin asli görevi içerisinde bulunan yol, su, kanalizasyon vaat değil görevdir bunları yazmanın bir anlamı yok. Size su getirdim, parke döşedim yolunuzu açtım demek hiçbir şey yapamadım dememek içindir.
Halkın içinde olup dertlerine tasalarına ortak olmak ezelden beri boynumuz borcu gibi bilip hareket ediyorum. Bu düsturla bir kardeşiniz olarak 2024 yerel seçimlerinde BAĞIMSIZ Belediye Başkanı Adayı oluyorum.
Damal için bende varım diyen her kardeşimizin öneri ve fikirlerine ve açığız. Ben değil biz diyerek
Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi sıkıntılı günler birlik ve beraberlikle aşılabilir. El ele verince güzel günler çabuk gelir… Gürbüz ÇAKABAY Damal Bağımsız Belediye Başkan Adayı
Bayatlanmış isim ve yüzlerle değil..Yeni yüz, yeni isimle
kazanılır..Bir belediye başkanlığı olmak üzere birkaç kez de milletvekili adayı olup, partinin en güçlü dönemleri dahil bir türlü seçilemeyen isimlerinden biri olan Yunus Baydar’ın adının hala aday adayı olarak konuşulmasının her girdiği seçimi kazanan AK Parti’ye saygısızlık olduğunu belirten AK Partililer genel merkezin vereceği kararın çok önemli olduğunu söylediler.Ardahanlı AK Partililer temayül, anket ve parti organlarınca adı anılmayan birisinin ikide bir ismini birilerine paslatmasının altında yatanın yine partiye kaybettirmekten öte bir şey olmadığını belirten partililer, partinin yeni bir isim ve yüzle seçime gitmesinin birinci kazanç olacağını belirterek, CHP ile DEM’in yeniden iş birliğine hazırlandığının, işareti olan CHP’nin Göle’de aday göstermemesine dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekmekteler.Aday gösterilmesi halinde meclis üyesi bulamayacaklarını belirten AK Partililer partinin ve partililerin yanı sıra tüm Ardahan’ı kucaklayan, her kesime seslenen ve en büyük oyu alarak seçilecek adayın yeni bir isim, yeni bir yüz olmasından geçtiğini belirterek AK Parti İlçe Teşkilatlarının ve Genel Merkezin tabanın bu isteğine sessiz kalmamasını isterlerken Yunus Baydar gibi isimlerin yıllardır bir başarıya imza atmayan isimlerden çok yeni isim ve yüzler istediklerini söylemekteler.
AK Parti Adayı Togay Çoban,
Esenyurt‘un kayıp yıllarını anlattı..
Esenyurt AK Parti Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban, yaklaşık 5 yıldır görev başındaki CHP‘li belediyenin devasa basın ordusuyla sadece algı peşinde koştuğunu söyledi. Çoban, “Esenyurt belediyesi sokaklar çöp içinde, onlar LGBT’yi nasıl bir kimliğe kazandırırız derdinde.” dedi.
Esenyurt AK Parti Belediye Meclis Üyesi ve AK Parti Belediye Başkanı aday adayı Togay Çoban, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un sürekli bahaneler üretip, başarısızlığına kılıf uydurduğunu söyledi.
Togay Çoban, “Türkiye’nin büyük gazetelerinde bu kadar eleman yok. Hepsinin elinde fotoğraf makinesi başkanı Bozkurt’un etrafında dolanıp duruyorlar kimisi saçlarını düzeltiyor, kimisi kaşlarını kaldırıyor. Belediyeyi halkın talep ve ihtiyaçlarına kulak tıkamış, tamamen algı peşinde koşan bir hale getirdiler. Başarsızlıklarını ise, ‘Cumhur İttifakı meclis üyeleri bizim projelerine destek vermiyor, onun için bir şey yapamıyoruz’ diyerek meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
LGBT OLUŞUMUNA İZİN VERMEDİK
Çoban sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz kesinlikle makul projelere, halkımızın faydasına olan şeylere hep imzamızı atık. Ancak ‘belediyede LGBT birimi açacağız dediklerinde orada dur dedik. Burası müslüman bir ülke, sizin sapkın fikirlerinizle Türk aile yapısı bozdurmayız dedik. Bunun gibi projelere imzamızı atmadık. Mesela Lise Kampüsü Projesi önümüze geldi, hayırlı olur diyerek destek verdik. Ancak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ın isteğiyle hayata geçirilen Lise Kampüsü projesi bitme aşamasına gelirken, , onların projesi temel atıldıktan sonra yerinde yeller ediyor. Henüz bir çivi bile çakılmadı. Dedim ya sadece reklam, sadece göz boyama.
Bunun yanı sıra öneriler sunduk Esenyurt ‘u çöp götürüyor, fabrikalar bölgesinde arıtma tesisi olmadığı için zehirli atıklar derelerimizi kirletiyor dedik. İnsanlarımızın sağlığı tehlikede bize böyle projelerle gelin biz de imzamızı atalım.
Ancak ne oldu? Olan 1 buçuk nüfuslu Esenyurt ‘ta oldu. Koskoca kayıp 5 yılımız oldu. Ancak halkımız müsterih olsun, biz AK Parti olarak yeni başta bir Esenyurt yaratacağız. Belediye hizmeti nasıl yapılır, CHP ve diğer muhalefet partileri görüp öğrenecekler.”
Buda benim bildirim..
Üç gündür elimizi ayağımızı bir kez daha soğutan gelişmelere baktığımızda yazmanın ne kadar zor bir o kadar da ‘acaba?’ sorusunu sordurup, heyecanınızı korkuya, korkunun da sizi susmaya ve yaşananları uzaktan izlemeye teşvik ettiğini hissettiriyor.
İşte bu duygularla yaşanan gelişmelere bakıp, yorumlamaya kalktığınızda ise aklınıza gelen ‘acaba?’ sorusuna cevap aratan düşüncelerin etkisinden, esirliğinden sıyrılıp, korkunun ecele faydasının olmadığını ve yazanın yazması, söyleyenin söylemesi gerektiğini aksine yaratılmak istenen o korku imparatorluğuna sadece kendinizi değil, tüm toplumu teslim etme korkusu daha etkili oluyor.
Ve bu nedenle susmanın, yazmamanın, konuşmamanın asıl suç olacağının bilinciyle yazan biri olarak yazmaya, anlatmaya ve konuşmaya devam diyerek son birkaç gündür yaşananlara benimde diyeceklerim var diyor ve yazıyorum.
Ve canların bir kez daha yere, toprağa düştüğü şu günlerde yaşanan tartışmalara baktığımızda manzaranın hep tekrarın aynısı olduğunu görüyor, bir o kadar bir kez daha üzülüyor ve bu memleketin yoksul çocuklarının vatan-millet-sakarya edebiyatı içinde nasıl olup, aramızdan çekip gittiklerini de düşündürüyor.
Evet, yaşananlara baktığımızda CHP’nin bildiri çıkışı ve bu bildiride olanlara bakmak ardından Ankara’da bir şehit cenazesinde Kılıçdaroğlu’ya yaşatılanın bu kez Manisa’da Özgür Özel’e yaşatılmaya çalışılanları öncelikle değerlendirmek ve bu çıkışın altında olan ince hesaplara bakmak gerekir.
Ve CHP’nin imzalamadığı o bildiri ile kendisinin yayınladığı bildiriye baktığımızda sorunun, iktidar ve diğer partililerle birlikte daha önce imzalanan bildirilerin benzeri olan bu bildirilerle değil, yaşananlara gerçek anlamda çözüm olacak bir satır bulmak zor bir o kadar da içi dolmayan boş bildirilerle yaşananlara çözüm bulunamadığını bir kez daha görmekteyiz.
Ve CHP, DEM’liler konuşurken meclisi terk eden MHP’nin HÜDAPAR konuşurken söylenenleri dinlemesi ve en önemlisi yıllar sonra ancak bitebilen Pendik havaalanının pistinin açılışında Bugün Sabiha Gökçen Havaalimanı 2. Pist Açılış Töreni’ne katılan AK Parti genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada CHP lideri Özgür Özel’in şehit cenazesinde protesto edilmesine de değindi.
Erdoğan’ın adını vermeden “Bir tanesi Manisa’da güya gövde gösterisi yapacak. Ne oldu, bu millet kimin ne olduğunu gayet iyi biliyor. Herkese yol geçen hanı demiyor. Sabırla inşallah 31 Mart’a hazırlanacağız. 31 Mart’a öyle hazırlanmalıyız ki, bunların kapımıza uğramaya ne yüzleri ne gözleri olmaması lazım. Sizlerden bunu bekliyorum.” ifadelerini kullanması ilginç bir o kadar da düşündürücü bir durum olarak ‘her seçim öncesi’ iddiasını da güçlendirmesi o kadar düşündürücü değil mi?
Bilmem ama ‘Herkese yol geçen hanı demiyor. Sabırla inşallah 31 Mart’a hazırlanacağız. 31 Mart’a öyle hazırlanmalıyız ki, bunların kapımıza uğramaya ne yüzleri ne gözleri olmaması lazım. Sizlerden bunu bekliyorum.” demesi yaşananlarla ne alaka demesi geliyor insanın.
Neyse en demokrat, en Müslüman, en sakin, yaşananlara en geniş şekilde bakan diye bildiklerinin bile gerilip, kardeş dediğine saldırmaya kalktığı bir süreçte zaten iyiden iyiye zayıflayan toplumları bir birine bağlayan pamuk ipliğinin kopmaması için çokta ovmadan bu yazınında benim bildirim olmasını ve eğer uygun görürseniz sizin de altına imza atmanızı, atmasanız da sizi vatan haini olarak ilan etmeyeceğimizi bilmeniz isterim, yaşananlara, yaşatılanlara sağduyu ile bakıp, ülkenin huzurunu bozacak şeyler yapmanın zamanı değil, diyerek Demirtaş gibi bende, ‘Toprağa verilen 12 asker benim kardeşimdir, keşke barışı sağlayabilseydik, onlar yaşasaydı..’ diyerek nokta koyayım kendi bildirimime…
arşiv haber/yorumlar 14.02.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar

en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..




Bu ülkede demokrasiden bahsedip, o bahsettikleri demokrasiyi kendilerine göre yontanlarin ne kadar da çok oldugunu bir kez daha gördügümüz MİT Müstesarinin ifadeye çagirilmasi ardindan yasananlar tam bir komedi desek yanlis söylemeyiz sanirim.. Göleli Av. Yasar Kaya’nin aralarindan bulundugu birilerini KCK adi altinda pat pat diye içeri aldiranlar siranin kendilerine geldigini anladiklarinda ortaya koyduklari tutum tam bir demokrasi tiyatrosu türünden.. Hele o 7 binin insanin büyük bölümünü içeri tikayan savciya ne demek gerek? Polisin önüne getirdigi isimleri pat diye içeri aldiran, aldikça da dokunulmaz oldugunu sanan, sandikça da kendisini oraya atayanlari unutup, onlari da tutuklamaya kalkan savci beyin iki satirla bu görevden el çektirilmesi tiyatronun diger bir sahnesi oldu.. Tam bu sahneyi izlerken bizim mecliste muhalefetin sesinin kisilmasi için verilen önerge ardindan yasananlarin KCK Savcisinin MİT’çileri ifadeye çagirmasinin gölgesinde kaldigini da hatirliyordum.. Tam bunlara alismisken basbakanin daha önceki bir büyük kriz öncesi oldugu gibi bu krizde de hastanelik oldugunu ögreniyor, bir an panikleniyorduk.. Çünkü bu tiyatro da oynanan filimler o kadar etkileyici ve sasirticiydi ki, degil basbakanin, bizlerin hastanelik olmamasi elden degildi.. Evet 90 yilina yaklasan kurulusunu kutlayan ülkemde gerçek demokrasi mi, yoksa demokrasi tiyatrosunu oynaniyor tartismalarinin alip basini gittigi bir süreçte beklenmedik bir cesaretle dokunulmayanlara dokunanlar ve onca generalleri içeri aldiran savcilar bu kez kendilerine bilgi vermeme simarikligini yasayan MİT’çilere yönelmis, ancak o MİT’in basinda bulunanin siyasetin adalete gölge olmayacagini diyen basbakan oldugunu unutmustu.. Ve öylede oldu siyaset Adalete dokunmadi, ama Adaletin Bassavcisi ortaligi toz duman eden dosyaya bakan savciya bu görevde nazikçe el çektirmisti.. Hem de siyaset gölgesinde kalmadan.. Valla ben bilmem neler yasandigini, ama dana önce yazdigim gibi sözümün arkasindayim.. Ve o sözü yeniliyorum; -Eger bu ülkede KCK denilen kurum terör örgütü ise onunla masaya oturanlarin ne oldugunu da birileri çikip halka anlatmalidir.. Aksine tutuklu onca kisiye terörist, bir kisiye özel kanun denmemelidir.. **SERKA’nin Agaci.. Belediye Baskanimizin kentin girisinde bulunan Serhat kelimesinin ismini tasiyan bölgede bulunan Ardahan, Agri, Kars, ve Igdir illerinin kalkinmasina katki sunmasi için kurulan, ancak bana göre bu amaca degil, basta bu illerde yasayanlar degil genel sekreteri gibi yabancilarin kendilerine is buldugu bir is bulma merkezi haline gelen SERKA yetkilileri dün gazetemizdeydiler.. Onca Yüksek Okul mezunu gencin issiz oldugu 4 İlde adam yokmus gibi Ege’den gelip, SERKA’ya danisman olan İzmirli basin danismani, Ordulu Ardahan koordinatörünün Ardahan’in da içinde bulundugu serhat illerini nasil kalkindiracaklarini uzun uzun anlatirlarken, benim, ‘iki yildir ne yaptiniz, hangi agaci ekip, büyüttünüz, söyleyin de gidip gölgesinde fayda nalim?’ seklinde soruma bir türlü cevap alamadim.. Resmi kurumlarin valilerin emriyle adeta zora ki projeler hazirlayip, götürdügü, ama bir çogunun kabul görmedigi projenin hangisinin bu bölgede, bu soguklarda yasama mücadelesi veren insana yaradigini da sordugum, SERKA yetkililerinin yutkunarak ve aldiklari yüksek maaslarinin hatiri için SERKA’yi savunurlarken benim gibi bölge insaninin da sordugu ‘iki yildir ne yaptiniz, hangi agaci ekip, büyüttünüz, söyleyin de gidip gölgesinde faydanalalim?’ seklinde ki soruma halen cevap alamadigimi kendilerinde anliyordular.. Onca tecrübeli basin mensubu arkadasin yok imkânlarla, gazetecilik yapip, ayakta kalmaya devam ettigi 4 vilayette gazeteci yokmus gibi İzmir’den gelip, SERKA’nin basin danismani olan İzmirli SERKA yetkili arkadasin, ‘dini vecibemi yerime getirecem’ diyerek adeta bunaldigi sorularimdan kaçarken, Ordu’lu olan SERKA’nin Ardahan Koordinatörü Muhammet Demir arkadasimiz SERKA’nin kurumsallasma sürecini tamamladigi, bundan sonra yapacaklarini isinin hatirina gösterdigi saygiyla anlatmaya devam ediyordu. Bilmem ama benim bir türlü tatmin olmadigim SERKA’nin bu bölgeye çokta fayda vermedigini bir ben degil, basta buraya proje sunup, zaman harcayanlar olmak üzere herkesin SERKA’dan sikayetçi oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz.. Ama bunu benim gibi yüksek sesle .unlari dillendirenlerin de abone yapilmama gibi uygulamalarla cezalandirildigini da bilmek gerek, ona göre.. **Raki içmeye degil.. Sikça elestirdigimiz ve birçoguna kazci dernekler dedigimiz Ardahan ismini tasiyan derneklerimizden biri olan Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Dernegi Baskani Vural Badem ile birlikte önümüzdeki günlerde gidecegimiz Gürcistan’in sohbetini yaptik. Valilik destegiyle dernegi kuran, ancak halen bir yeri olmayan Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Dernek Baskani Badem ile yola çikmadan önce neler yapmamiz gerektiginin üzerinde uzun uzun sohbet etmeyi de ihmal etmedik. Kimlikle geçisin baslamasi ardindan Ardahanlilarin Gürcistan’a ilgisinin bir hayli arttigini belirten Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Dernek Baskani Vural Badem’in dilinin altinda çoka sikayet var gibiydi.. Beni ve meslektaslarimi kendi paramizla Gürcistan’a davet eden Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Dernek Baskani Vural Badem’in bu teklifini, ‘Şimdilik’ kabul etim. Çünkü benim bildigim basta ticaret Odalari, Esnaf Odalari, bu tür dernekler kendi imkanlari ile basini davet ederler, ‘Gelin, görün, yazin, anlatin’ diyerek.. Ama dedigimiz gibi daha dernegin yerini bile tutacak bir bütçesi bile olmayan Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Derneginin bu davetine gitmeden önce alacagimiz önlemleri sirasiyla anlatan Badem, biz Ardahanlilarin aklina Gürcistan gelince baska seyler gelmiyor diyerek basladaigi sohbatinde bizlerin oraya giderken raki içmeye degil, gerçek anlamda is yapmaya gitmemiz gerektiginin altini çiziyordu. Bir zamanlar Şavsat’i kendimize gece kulübü haline getirdigimizin unutmayalim diyen Badem, ‘Sinir ticaretinin bugüne kadar istenen seviyeye ulasmamasinin asil önemli bir sorunun da bu anlayisin oldugunu anlatiyordu. Badem, bizim is adamlarimiz nasil Avrupa’ya, Orta Asya’ya, Afrika’ya gidiyorlarsa biz Ardahanlilarda Gürcistan ile ‘İs’ degil, ticareti gerçeklestirecek, dostlugu arttiracak ciddi isler için oraya gidip kafa yormaliyiz’ diyordu.. Çok haklida olan Ardahan-Gürcistan İs Adamlari Dernegi Baskani Vural Badem dostumuzun uyarilarini eger kulaklarimiza küpe yaparsak kazanacak olanin biz Ardahanlilar olacagi kesindir.. Hele burada bir büro açip, turizm firmasi açip, oraya birde insan tasirsak var ya siz görün o zaman Ardahan’i, Kafkaslari .. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com

Ardahan Öykülerini yazan Yilmaz Yalçiner hocanin Ardahan dilini, geçmisini anlatan yazilarini görmeyip, hayrani olduklari binlerce liralar yolluklar verip, Azerbaycan’dan sözde bilim adamlari getirip, Ardahan kültür ile alakasi olmayan konferanslar düzenleyenlerin görmezden geldigi hazinlerden biridir Sapkarali Reis Çelik.. İnat Hikayeleri ile Çildir Gölünü, Şeytan Kalesini tüm dünya sinemalarina tasimayi basaran bu isimin yani sira kaç Reislerin oldugunu sayarken, bunlara ne kadar sahip çiktigimizi düsünmenizi isterim.. Gerçi, Damal Bebegine, Göle kasarina, Ardahan Halisina, Posof Elmasina ne kadar sahip çiktigimizin göstergesini İstanbul Tüyyap’ta düzenlenen EMİTT Fuarinda görmekte mümkün ya neyse.. Polis amiri olan bugün kü valinin basinda bulundugu vilayetin ürünlerini tanitmak için kamp kurdugu o fuarda yanliz kalan ürünlerimiz gibi onca degerli ve beyin adamlarimizin buradaki beylerden en azinda, ‘Gelin bir çayimizi için’ davetini bekledigini söylersek, sanirim onlara saygisizlik yapmis olmayiz.. Ama gerek Ardahan’da, gerek ise o Ardahan’in topraklarindan çikip, büyük basarilara imza atan Reis Çeliklerin Ardahanli olup, olmadigini bile bilmeyenlere bu tür ev sahipligi gibi bir öneri ve teklifte bulunmakta saçmaliktir ya neyse .. Evet Saprakali Reis Çelik, Damali Erdal Rahmi Hanay ve daha niceleri basarilara imza ata dursun, Ardahan’i tanitalim diye diye bizde kendimizi kandiralim.. **Baskan’a öneriler.. Ardahan’in var olan sorunlarinin yaninda tanitilmaya da muhtaç oldugunu sik sik belirttigimiz bir süreçte idarecilerimizin bu yönde yaptiklari çalismalarin neler olduguna bakmak gerekir. Basta Ardahan Belediye Baskanimiz olmak üzere tüm idarecilerin bu kentin tanitimina ne gibi katki sunduklarina baktiginizda çokta bir sey göremeyeceginizi hemen belirtmek isterim. Resmi törenler disinda kendilerini göremedigimiz idarecilerimizin asil islerinin basinda bulunduklari kurumlarin günü birlik islerinin yürütülmesinin yani sira bu kurumlarin bu kentin tanitimina katki sunmasi için yapilmasi gereken isleri de takip edip, etmedigir.. Ancak sayin baskan basta olmak üzere tüm idarecilerimizin, sabah 8, aksam bes mesaisinin disina pekte çiktiklarini göremiyoruz. Örnek mi? İste halen müdürlük kisvesinde çikamayan, kendisinin memur sayan baskanimizin durumu.. Belediye baskanlarinin isinin çöp toplamak olmadigini, ama toplanmasi için o isin basinda oldugunu bilen biri olarak baskanlarin asil görevlerinin basinda bulunduklari kurumlarinin ve kentin o sehrin güzel yönlerini reklama, tanitima çevirecek olan etkinlikleri yapmalidir. Bu yönde yapilan çalismalari desteklileridir. İste size İstanbul’da yapilan EMİTT Fuari.. Baskan orda olsa ve Ardahan’in tanitilmasi için büyük bir firsat olan standa güzellik katsa hem kendisinin, hem de basinda bulundugu sehrin reklami olmaz miydi? **Trafik Canavari Tarifi.. Van Depremi ardindan ortadan kayip olan Van Gölü Canavarinin nerelerde oldugunu merak eden gazeteci Fakir Yilmaz’in bu yönde hazirladigi haberini Ardahan Temsilciligini yaptigi ulusal gazetelere atarken, gelen bir haber ile canavarin Ardahan’in sinirlari içine kadar geldigini duyuyorduk.. Ama gelen telefonla bu canavarin Van Gölü Canavari degil, trafik canavari oldugunu ögreniyorduk.. Benimde içinde bulundugum GAZETECİ isimli aracimizla trafik kazasi geçirdigimiz Erzurum yolunda yeni bir trafik kazasinin oldugunu duyunca muhabirleri hemen o yönledikten sonra ikinci trafik kazasinin Ardahan sanayi yolu üzerinde geldigini duyuyorduk.. İkisinin de can kaybi olmaksizin atlattigi trafik kazalarini büroda tartisirken, su buzlanip, donmasina karsin tuzlanmayan, dogru dürüst karlardan temizlenmeyen yollara çikan canavari tartistik.. Adina Trafik Canavari denilen canavarin nasil bir sey oldugunu bir birimize sorarken, Damal’dan içeri gelen bir konugumuz bizim üzerinde atesli sekilde tartistigimiz canavari, ‘Durun ben tarif edeyim, kavga etmeyin’ diyerek sag olsun tarif etti. Bu canavar iki gözlü, bir agizli, bir burunlu, iki kulakli, iki bacakli, bizler gibi oturur, kalkarmis.. Araba denenen seyi o da bizim gibi kullaniyormus.. Gaza basmayi çok seviyor, vitesi sikça degistiriyormus.. Adi da Trafik Canavari degil, İnsanmis..

Türkiye’nin en kuzeyinde bulunan, Kafkaslara bakan, ama bir türlü açilmayan bir gümrük kapisi olan, iki ülkenin sinirlarini belirleyen Aktas gölü olan, gizli bir cennet sayilabilecek Kurtkale bölgesi bulunan Çildir’in tanitilmasi için düzenlenen kaz geceleri bugüne kadar acaba Çildir’i ne kadar tanitti? Bilmiyorum ama Ardahan’in yeniden vilayet olmasi ardindan beklenen yatirimlarin gerçeklesmemesi ve basta Aktas Gümrük Kapisi gibi önemli ticaret yollarinin açilmamasi dolaysiyla yasanan hizli göçün ardindan mantar gibi ortaya çikan derneklerin basta İstanbul Metropolünde olmak üzere Türkiye, hatta dünyanin birçok yerinde yaptiklari etkinliklerin hepsinin içleri bos olmasi dolaysiyla sönük kalip, yapildigi lokantalarin disina tasmamasinin yaninda kis aylarinda üzerin tamamen donan Çildir Gölü’nde yapilan küçük bir etkinligin Çildir’in ismini uluslararasi arenaya tasinmasini düsünürsek, Çildir Gölü’nün bölgenin taniti için yaptiklari ile biz kazli, rakili geceler düzenleyen Çildirlilarin yaptiklari karsilastirilmali diye düsünüyorum. Çünkü Çildir Gölü’nün yaptigi tanitim iyiliginin bir küçük parçasini bile yapamayan, beceremeyen o kos koca kelli, felli hemserilerimizin artik baslarini ellerinin arasina alip, uzun uzun düsünmelidirler, su İnat Hikayeleri ardindan Lal Gece filmi ile Çildir’i bir kez tüm medya ve basina, beraberinde tüm dünyaya bir kez daha tanitan filmleri izleyerek.. **Uyumayalim demistik… Bizlerinde çok memnun olmadigi agir bir kisi yasayan Çildir’da -30’lari bulmaya baslayan soguklar vücutlari oldugu gibi beyinleri dondurmadi sanirim.. Bahar aylarindan itibaren baslayan tarim, ardindan gelen biçin dönemi ile zaman bulmaktan sikça sikayetçi olan bizlerin su bosa geçen bol karli günleri bahar ayindan itibaren atacagimiz adimlar neler olmali baslikli toplantilarla geçemez mi acaba?!. Bilmiyorum ama kar yagmadan önce ele aldigim bir yazimin ilçe kaymakamlik makaminda sohbet konusu oldugunu biliyorum.. Birilerinin o yazida ki düsüncemizi Tİ’ye alip güldüklerini de bilirken, kimin hakli, kimin ise Çildir’i Tİ’ye aldigini biz degil tüm Çildirlilar iyi biliyorlar.. Çünkü biz o yazimizda bazi canlilarin uyudugu kisi anlatmamis, kista olsa uyumamasi gereken bir Çildir’i anlatmaya çalismistik. İste size en bariz örnegi 35 köyü olan Çildir’in muhtarlari bir araya gelip, bir dernek kuramazlar mi, kaymakam bey ilçenin bir futbol takimi olmali deyip, gençleri organize edemez mi, baskanlarimiz Aktas için yapacaklarini söyledikleri çalistayi gerçeklestirmek için kisi firsat bilip, degerlendiremezler mi, meclis üyelerimiz de bunlara destek için üsyen ellerini ceplerinden çikarip, ‘Evet bizde variz’ diyemezler mi? Bilmiyorum ama zaten bizde aynisi, yani uyumayalim demistik..

**Hürriyet Gazetesi’nin Seyhat Eki bu haftaki sayisinda Çildir Gölü’ne büyük yer ayirdi. Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygün’ün katkilari ile her kis donup, üzerinde kizaklarla kayilan Çildir Gölü’ne Hürriyet’in bakisi söyle.. **Çildir’in uçan atli kizaklari.. Dogu Anadolu’nun en büyük tatlisu gölü Çildir bu kis buzdan kalkanina bir ay erken kavustu. Kasimda yüzeyi cam gibi oldu. Nisana kadar balikçilar buzlarin üstünde baliklarini avlayacak, çocuklar kizaklarla kayacak, paten yapacak. Turu 20 liraya atli kizakla göl gezileri düzenlenecek. Ardahan’a 55, Kars’a 70 kilometre uzakliktaki göle yolu düsen merakli gezginleri Türkiye’nin diger bölgelerinde tanik olamayacaklari farkli bir yasam, farkli güzellikler bekliyor. Çildir Gölü’nün üzeri, her yil aralik sonuna dogru buz tutardi. Koca göl, bu kis erken gelen soguk hava dalgasina direnemedi. Hava sicakliginin 27 Kasim gecesi sifirin altinda 20 dereceye düsmesiyle buz tutmaya basladi. Geceler boyunca yine aslan gibi kükredi. Mehtapta göl manzarasi seyretmek, buzlarin homurtusunu dinlemek isteyenler otomobillerine atlayip göl kiyisina geldi. Yüzey tamamen donunca sandallar ve balikçi motorlarina veda edildi. Atli kizaklar kosuldu… Buzun kalinligini denemek için gölün kiyilarinda test yarislari yapildi. Giderek buz kalinligi 80 santimetreye kadar ulasti. Sezonun açildigini Türkiye’ye ilan etmek isteyen göl halki kameralarin önünde otomobille gölü turladi. Ardindan gölün balikçilari kazma ve küreklerini omuzlarina atti. Önce korkarak, sonra güvenle buzlarin üstüne çikti.. Sabahin erken saatlerinden itibaren buz üzerinde Eskimolar gibi delik açtilar. Bu deliklerden aglari biraktilar. **BALIK SAYISI CİNSİ AZALDI.. Ertesi günlerde sarkittiklari aglari çeken balikçilar, büyük bir hayal kirikligi yasadi. Aglara takilan baliklarin agirligi bu yil 5 kiloyu bile geçmedi. Buna neden olarak da Çildir Gölü’ne 2007 yilinda atilan İsrail sazaniydi. Vahsi bir tür olan bu sazan diger baliklarin yumurtalarini, yavrularini yiyor, kendilerine de hayat hakki tanimiyordu. Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün, göldeki lezzetiyle ünlü sari balik olmak üzere çok sayida türün kayboldugunu söylüyor. Balik türlerini yeniden çogaltmak için çare araniyor. Ardahan Üniversitesi ile ortak düzenlenecek çalistay ilk adim olacak. Bu çalistay sonucunda ortaya çikacak fikirler, projeler hayata geçirilecek. Hedef, Çildir Gölü’ndeki balik cinsleri ve miktarini çogaltmak. **1,5 AY KALDI.. Umutlarini turizme baglayan yöre halki, her mevsim ayri bir güzelligi olan Çildir Gölü’nün yeterince taninmamasindan sikayetçi. Nisanda buzlari çözüldükten sonra da gölün ve çevresindeki doganin farkli bir güzellige kavustugunu söylüyorlar. Çildir, 124 kilometrekarelik alaniyla Dogu Anadolu Bölgesi’nde Van’dan sonra ikinci büyük göl. Van sodali sulariyla çok az sayida canlinin yasamasina izin verirken, Çildir tatli suyuyla pek çok canliya yasam sahasi sunuyor. Çildir’in çevresinde otel yok. Bu nedenle kisin turizm faaaliyeti günübirlik. Gölün buz tutan yüzeyinde atli kizak turuna çikanlar, Eskimolar gibi balik avlayanlar, dogal pistlerde buz pateni yapanlar, kendilerini sansli sayiyor. Gölün kiyisindaki tek sosyal tesis Atalay Uzunkaya’ya ait balik restorani. Meshur sari baligini tadanlar bu lezzeti asla unutamiyor. **FOTOGRAFÇILAR, AKŞAM GÜNEŞİNE BAYILIYOR.. Haritaya baktiginizda Türkiye’nin bir ucunda gibi görünse de Çildir Gölü’ne büyük kentlerden gelmek kolay. Ankara ve İstanbul uçak seferiyle Kars’a gelenler, Türkiye’nin Ermenistan sinirina yakin bir bölgede bulunan göle en geç bir saat içinde variyor. Fotograf meraklilarinin büyük ilgi gösterdigi Kisir ve Akbaba daglarinin arasindaki gölde gün batimi bir baska güzel. Günbatiminda güzel bir kare fotograf yakalayabilmek için ünlü fotograf sanatçilari, adeta gölde kamp kuruyor. **FESTİVAL EKSİK OLMUYOR.. Buzun aynasiyla güzellesen göl üzerinde her yil birkaç festival ya da senlik düzenleniyor. Ünlü sanatçilarin film, ses sanatçilarin klip çektigi Çildir Gölü’ne, televizyon programcilari da büyük ilgi gösteriyor. Özellikle hafta sonlarinda atli kizak yarismalari, buz hokeyi maçlari, olta ile eskimo usulü balik avciligina çikanlar görüntüleniyor. **DERİNLİGİ 42 METRE.. Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki gölün en derin noktasi 42 metre. Birçok dere ve pinardan beslenen gölün tek çikisi kuzey batisindaki Ermenistan sinirinda bulunan Telek Çayi. Kuzeydogusuna yakin yerlerde birçok ada olusmus. Bu adalardan biri de Kus Adasi. Karabatak, balikçil, tulumbogaz gibi türler burada bariniyor. Gölün dogu kiyilari, diger kisimlara göre son derece girintili ve çikintili. Akçakale Köyü ile Dogruyol Köyü arasinda büyük bir koy göze çarpiyor. Bu koylarin hemen ilerisinde ise Boy Adasi, Büyükada ve Kus Adasi gibi küçük adalar görülüyor. Yöre halki hayvancilik ve balikçilikla geçimini sagliyor. Gölde, tatli su kefali, sari aynali sazan, alabalik, safak, karabalik ve istakoz avlaniyor. Bunlar göle 15 kilometre uzakliktaki Çildir ilçesinde, kilosu 4 – 10 TL’den satiliyor. Haberi ekleme saati: 13.55-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi, Ardahan Belediyesi tarafindan Kars Garajinin önünde yaptirilan binanin bir bölümünü alarak ev sahibi oldu. 200 Bin TL’ye alindigi ögrenilen binanin önünmüzdki bahar ayinda bitirilip, hayvan yetistiricilerinin hizmetine sunulacagi ögrenildi. Ardahan Belediyesi’nin eski Kars Garaji olarak bilinen alanda yaptirdigi is yerlerinden biri daha satildi. Daha önce alt katlari satilan is yerlerinin üst katini da Ardahan Damizlik Yetirticileri Birligi’nin aldigi ögrenildi. Geçtigimiz günlerde satisa sunulan is yerini 200 bin TL.’ye aldigi ögrenilen DSYB’nin bu karari gerek üyeleri, gerek ise Ardahanlilar tarafindan olumlu karsilandi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Damizlik Yetistiricileri Birligi Baskani Yunus Baydar 200 Bin TL:’ye aldiklari is yerinin bir ömür boyu DBYB’nin kendi evi olacagini belirti. Ayin zaman da AK Parti Ardahan İl Baskani ve İl Genel Meclis Üyesi olan Veteriner Hekim Yunus Baydar belediyenin yaptirdigi binanin kentin en canli ve hareketli yerinde oldugu gibi, bölgede hayvancilik yaparak geçimlerini saglayan Ardahanlilarin evi olacak dedi. **Bölge esnafi da sevindi.. Gün geçtikçe degeri daha iyi anlasilan Ardahan Damizlik Sigir Yetistiricileri Birligi 200 bin TL.’ye aldigi ögrenilen is yerinin iyi bir kuruma gitmesine sevindiklerini belirten bölge esnafi bu tür kurumlardan yoksun olan DSYB’nin bu bölge de yer almasinin bölgenin kalkinmasinda rol olumlu oynayacagina inandiklarini belirttiler. **Ziraat Odasi son anda vazgeçti .. Ayni binada yer almak istedigi ancak son anda vazgeçtigi ögrenilen Ardahan Ziraat Odasinin da burada kendisine yer alip, kiralardan kurtulacagini beklediklerini belirten bölge esnaflari Ziraat Odasinin bu yöndeki kararini bir kez daha gözden geçirmesini umduklarini belirttikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 06.04-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’da bulunan Aricilik İstasyonu ve Ardahan Aricilar Birligi’nin yilardir yapamadigini Ardahanli bir esnaf yapti. Ardahan Balinin markalastirip, patent enstitüsüne onaylatan Erol Kayatürk ‘ardahankafkasaribali’ ismiyle Ardahan balini markalastirdi. Gerek kendi arilariyla, gerek ise Ardahanli aricilardan alip, paket ve kavanozlattigi Ardahan Balina patent enstitüsünden marka aldi. Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan is yerinde satisa sundugu Ardahan Balini markalastirip, bu tescil ettiren Kayakürk ilk sunumunu da İstanbul’da bulunan EMİTT Fuarina gönderdigi ballariyla yapti. **Seri üretim bahara .. Türkiye Patent Enstitüsü Markalar Daire Baskanligina yaptigi basvurusu kabul gören ‘ardahankafkasaribali’ markali ballari bahar ayinda itibaren seri üretime geçireceklerini belirten Erol Kayatürk, bölgede birçok kisinin ekmek kapisi olan Kafkas Arisini ürettigi ballari tüm ülke ve dünyada pazara sunmayi hedeflediklerini söyledi. Yillardir marka alamayan Kafkas Arisina marka almanin mutlulugu yasadiklarini belirten Kayatürk buradaki amaçlarinin büyükbas hayvancilikla geçimini yapan Ardahanlilarin Kafka Arisinin ürettigi bal ile de para kazanmasini saglamak oldugunu ve en önemlisi bölgenin bin bir çiçegi ile üretilen Ardahan Kafkas Ari Balini tüm dünyada tanitmaktir’ dedi. Haberi ekleme saati: 04.22-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Damalli Erdal Rahmi Hanay… Ulusal ve uluslar arasi birçok projede çalismis ve en son eseri Hicaz filmiyle kendini ispatlamis bir yazar, yönetmen. Üstelik bu filmin müziklerini de dünyanin en önemli müzisyenlerinden birisi olan Erkan Ogur yapmis. Eskiya, Mommo kizkardesim filmlerinin de müziklerine imza atan bu ustanin son eseri Hicaz filmi. Bizim topraklarimizdan çikan bir yönetmenin besteledigi filmin müzikleri. Yönetmenin ilk filmi olan Hicaz 48.Antalya altin portakal film festivali ve 23. Ankara film festivaline seçildi. Hanay, bir yandan Hicaz’in uluslar arasi premierre hazirlanirken bir yandan da üçlemesinin 2.filmi olan Saba’nin hazirliklarina baslamis. Saba’yi ise kendi dogdugu topraklarda çekmek istiyor. Ardahan’da… İlçe, kasaba, köy, mahalle ayrimi yapmiyor. Ardahanliyim ve beni besleyen orasi diyor… Saba’nin da gösterimini burada halkla birlikte yapmak istiyor… Hanay ve ekibi dertli biraz. Karda geçecek filmlerinde ekibinin ve oyuncularinin konaklamalari, buradaki ulasimlari konusunda adim, destek bekliyorlar. Şimdi bu topraklardan çikan, yazar, ressam, sair, yönetmen her ne olursa olsun sanatiyla buralara geri dönen ve buralarin tanitimi için çabalayan bu arkadaslara destek olmak, elimizden ne gelirse yapmak gerek. Haberi ekleme saati: 01.08-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Bir süredir kanser tedavisi gören Göleli is ve siyaset dünyasinin taninmis isimlerinden Şeref Düz, amansiz hastaliga yenik düstü. Esenyurt’un taninmis isimlerinden Şeref Düz (56), kanser tedavisi gördügü Beylikdüzü Medicana Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu. Yaklasik 2 aydan bu yana amansiz hastalikla mücadele eden Düz, tüm çabalara karsin yasama tutunamadi. Sevenlerini büyük üzüntüye bogan Şeref Düz, bugün Esenyurt Sonevler’deki Maresal Camii’nde ögle namazina müteakip kilinacak cenaze namazinin ardindan son yolculuguna ugurlanacak. 56 yasinda vefat eden Şeref Düz, 2004 yilinda CHP’nin Esenyurt Belediye Baskan Adayi olarak yerel seçimlere katilmisti. Haberi ekleme saati: 00.20-13 Şubat 2012 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com

Agri kis sartlarinin yasandigi Çildir’da kis tüm agirligi ile his edilmeye devam ediyor. -30’lari bulmaya baslayan dondurucu soguklarin hüküm sürdügü Ardahan’da hayvanlar gibi insanlarda yiyecek derdine düstü. İthal et ve soguklar dolaysiyla bölgeye gelemeyen tüccar dolaysiyla hayvanlarinin satmaktan zorlanan ve bu nedenle hayvanlarina yem bulmaktan zorlanan Çildirlilar simdi kendileri için ayirdiklari ekmeklik unlarin bitmeye basladigini belirtip, tohumluk olarak ayirdiklari bugday ve arpalari bölgede ki degirmenlerde ögüttürmeye basladiklari görülüyor. Etkili kis dolaysiyla disari çikamaz olduklarini belirten Çildirlilar gerek satamadiklari hayvanlari dolaysiyla, gerek ise karla kapali yollari dolaysiyla zor günler yasadiklarini ve bu nedenle kis yiyeceklerinin bile bittigini, bu nedenle evdeki tohumluk olarak ayirdiklari bugday ve unlari ögütmeye basladiklarini belirtiyorlar. **Onlarda İnsanlar Gibi Zorda!.. Ardahan’in en büyük ilçesi olmasinin yani sira en soguk ilçesi olma özelligni tasiyan Göle’de -40’lari bulan asiri soguklar insanalar oldugu gibi hayvanlari da olumsuz yönde etkliyor. Yagan son kar ile adeta buz sehiri olan ilçede basi bos hayvanlarin bile yasamaktan zorlandigi görülürken, özelikle bir metreyi bulan karda bir parça yiyecek bulmak için kapi kapi gezen kedi ve köpeklerin durumu görenlerin içini acindiriyor. Haberleri ekleme saati: 00.14-13 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.cildirgazetesi.net-www.golegozlem.com

Televziyon, ardandan internetin insanlar arasinda ki sosyal agi zayiflatigi bir süreçte uzun kis gecelerini tezekle yanan, teneke sobalarin etrafindan toplanarak geçiren Çildirlilar, köy kahvelerinde bir araya gelip, günün yorgunlugunu attiklari görülüyor. Günün stresini atmak için uzun kis gecelerinde cayir cayir yanan tezekli teneke sobanin etrafindan bir araya gelen Çildirlilar zaman zaman da ellerine aldiklari sazlarla türküler söyleyerek günün yorgunlukgunu attiklari dikkat çekiyor. Haberi ekleme saati: 00.13-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Baskanlar İstanbul’da ki Hemserileriyle Bulusturlar.. Çildir’in iki belediye baskani İstanbul’da ki Çildirlilarla bulustular. Her yil geleneksel hale gelen kaz geceleri düzenleyen hemserilerinin daveti üzerine İstanbul’a giden iki CHP’li Baskan basta Asiksenliklilerin düzenledigi geceye olmak üzere Çildir’dan göç edip, İstanbul’a yerlesen diger Çildirlilarin köyleri adina kurduklari derneklerin kaz gecelerine katildilar. **Kiyiklik’tan Şenlik Dersi .. Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygün ile Asiksenlik (Sugara) Belediye Baskani M. Mülazim Karaçay’in birlikte katildigi Asiksenlik Dernegi’nin Kaz gecesinde Bagcilear eski Belediye Baskani, simdi ki AK Parti Milletvekili Feyzullah Kiyiklik’in Asiksenligi biyografisini bir Çildirlidan daha iyi anlatmasi katilimcilardan büyük alkis aldi. Haberi ekleme saati: 00.10-13 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’in Çildir İlçesi sinirlari içinde bulunan ve kis aylarinda üzeri buzlarla kaplanan Çildir Gölü üzerinde çevrilen ‘Lal Gece’ isimli film 62.Berlin Film Festivali’nde ilk 300 film arasina girmeyi basardi. Ardahanli Sinema Yönetmeni Reis Çelik’in çekimini ve yönetmenligini yaptigi Lal Gece isimli filimin çekimi sirasinda filmin basrol oyuncusu İlyas Salman donma tehlikesi geçirmis, yasanan gelisme Gazeteci Fakir Yilmaz imzasiyla tüm ulusal ve yerel basinda haber olarak verilmisti. Almanya’nin baskenti Berlin’de düzenlenen 62. Berlin Film Festivali’nde (Berlinale), yönetmenligini Reis Çelik’in yaptigi “Lal Gece” adli filmin prömiyeri yapildi. “Generation 14plus” bölümünde yer alan ve “Haus der Kulturen der Welt” (Dünya Kültürleri Evi) adli salonda yapilan ilk gösterimi, yönetmen Çelik’in yani sira oyuncular İlyas Salman ve Dilan Aksüt de izledi. Çelik, gazetecilere yaptigi açiklamada, “Lal Gece” filminin, aslinda dünyanin yarasi olan genç yasta evliliklerle ilgili bir film oldugunu belirterek, “Ama filminin asil konusu bu durumda olan bir erkegin kendisini sorgulamasiyla ilgilidir. Bütün dünyayi, erkek yapisini ilgilendiren bir filmdir. Sonunda bir erkegin sorgulamasina dönen bir filmdir” seklinde konustu. Berlinale’nin yarisma bölümünde bu yil bir Türk filminin yer almadiginin hatirlatilmasi üzerine de Çelik, bu tür büyük festivallerin stratejileri oldugunu ve buna saygi göstermek gerektigini belirterek, yilda 300 ila 400 arasinda filmin seçildigi bu festivalde Türkiye’den 2 filmin yer almasinin da çok güzel oldugunu kaydetti. Oyuncu İlyas Salman ise, “Lal Gece” filminin Berlinale’de “Generation 14plus” kategorisinde gösterilmesini elestirdi. Bu konuda bir hata yapildigina inandigini ifade eden Salman, “Jüri burada bizim Türk filmlerinin alt metnini okumakta zorlaniyor. Bizim film ‘Generation’ kategorisinde gösteriliyor. Bir çocuk oynuyor diye. 14 yas üstü diye bir siniflandirma yapmak dogru bir sey degil. İkincisi, sanatsal konularda zannediyorum bizim insanimizla Avrupa’nin sinemaya bakisi arasinda çok büyük farkliliklar var. Bu farkliliklarin temel nedeni toplumsal dokuya farkli bakabilmekten kaynaklaniyor. Buradaki sanatsal degerlendirmeyi çok insani bulmuyorum. Seçme konusunda hatalar yapiliyor” görüsünü belirtti. Berlinale’de dün aksam da Emin Alper’in yönetmenligini yaptigi ve senaryosunu yazdigi “Tepenin Ardi” adli filmin dünya prömiyeri yapilmisti. Berlinale 19 Şubat’a kadar devam edecek. Haberi ekleme saati: 20.18-12 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, “Alevi yurttaslarimizin yasadigi köy ve mahallerde Cemevi yapmayi düsünüyor musunuz?”, “Alevi yurttaslarimizin yasadigi bölgelerde toplam kaç adet Cami insa edilmis ve bu camilerin yapimi için ne kadar ödenek aktarilmistir?” diye sordu. Bozdag, Diyanet İsleri Baskani Mehmet Görmez imzali yaziyla soru önergesine yanit verdi. Yazida, su ifadelere yer verildi: “Camiler müslümanlarin ortak mabedidir. Cami ve mescitler belli mezhebin degildir. 14 asirdir müslümanlarin cami disinda ibadethaneleri olmamistir. Cami yapilirken Alevi – Sünni köyü indeksi tutulmamaktadir. Mevzuatin Baskanligimiza verdigi görevler arasinda cami yapimi ile ilgili bir husus bulunmamaktadir. cami ve mescitlerin tamami hayir isleri kapsaminda sahislar, dernekler ve vakiflar tarafindan yapilmaktadir.” Haberi ekleme saati: 15.07-12 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

23 Şubat’ta 40 Yil Rus esaretinde kaldiktan sonra vatan topraklarina yeniden katilmasinin yil dönümünü kutlamaya hazirlanan Ardahan’in ödüllendirilmesi gerektigine dikkat çeken Ardahan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in fikrine dernekler sahip çiktilar. ‘Kurtulus savasinin bitimi ardindan meclisin Antep’e Gazi, Maras’a Kahraman, Urfa’ya Şanli gibi unvanlar verildigini belirten Ardahan Dernekleri ülkemizin kuzey sinirlarinin bekçiligi onurlu dik durusu ile namusu gibi savunan Ardahan’in milis güçlerinin olaganüstü basarisinin da TBMM’sinde kabul görüp, Altin ile ödüllendirilmesi gerektigi yönünde ki öneriyi bizlerde önemsiyoruz’ diyen AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’in bu yöndeki fikrinin yerine gelmesi için Ardahan’in iki milletvekilinin TBMM’sine bir kanun teklifi vermesini beklediklerini, kendilerine bu yönde düsen göreve hazir olduklarini söylediler, Bu konuda yazili bir açiklama da bulunan ve Merkezi Ankara’da olan ‘Ardahan Sevenler Dernegi’ nin açiklamasi söyle; ‘Yillarca Rus esaretinde kalan Ardahan’in Altin Madalya ile ödüllendirilmesi gerektigi düsüncesini gündeme getiren Milletvekilimiz Syn. Orhan ATALAY’in bu fikrini çok önemsiyoruz. Bu duyarliligi gündemde tutmak ve sonuç alincaya kadar takipçisi olmak için çalisacagiz. Kirk yili askin süredir Rus esaretinde kalmasina karsin basta dinden olmak üzere dilinden de taviz vermeden dimdik ayakta durup yerel milis güçleriyle verdigi kahramanca mücadelesinde Gaziantep, Kahramanmaras, Şanliurfa gibi Ardahan’in da Altin Madalya Ödülü ile ödüllendirilmesi Ardahan’in gecikmis hakkinin teslim edilmesi demek olacaktir. Saygilarimizla, Ardahan Sevenler Dernegi Hasan Çaglayan 0532 457 24 75 Dernek Adresi: Mithatpasa Cad. No:8/1 Tel: 0312 435 44 44 Kizilay/Ankara **İste Atalay’in o açiklamasi; ****Ardahan Altin Madalya ile ödüllendirilmelidir.. Degerli Ardahanli Hemserilerim! Milletvekili olarak Ankara’da bulunmamin üzerinden yaklasik sekiz ay gibi bir zaman geçti. Bu zaman zarfinda zaman zaman özellikle bazi yerel gazetelerde sahsim ile ilgili lehte veya aleyhte, eksik veya tam, dogru veya yanlis bir takim haberler yapildi. Bunlarin bir kismini anlayisla karsilarken bir kismini da anlamaya çalistim ve cevap vermeye bile deger bulmadim. Fakat anlasilan odur ki, yaklasan Kurtulus Yildönümü münasebetiyle su aralar yapilan provalar birilerine de yeniden ‘kurtarici rolü’ üstlenmeyi hatirlatmis, ‘kuzu postu’ kabilinden bir üslup ile sahsimla ilgili bazi yerel gazetelerde -en nazik ifade ile ‘yakisiksiz’- bir takim iddialarda bulunulmustur. **Degerli Ardahanlilar! Tarihin bize kesin olarak ögrettiklerinden bir sey de en büyük kayiplarin kurtaricilarin eliyle gerçeklesmis oldugudur. Hatirlarsaniz alti asirlik koca Osmanli İmparatorlugunu târ-u-mâr edenler, 1699 tarihinden itibaren kaybedilen topraklari ‘kurtarmak’ vaadiyle onu I. Dünya Yangini’na atan İttihatçilar olmustu. Evet, özelde Ardahan’in genelde ise tüm ülkenin yönetimini üstlenmis olmanin agir mesuliyeti altina girmek seklinde tanimladigim ‘siyaseti’ ‘saltanata’ çevirmenin araci olarak mülahaza etmedigim için, ‘alisilmis’ anlamiyla ‘âdi’ bir yol ve yöntemim yoktur. Bu maksatla da ‘yapmacik’ olarak telakki ettigim ‘medyatiklikten’ uzak durmayi bir ilke olarak benimsedim. Çünkü kanaatime göre bu yol ve yöntem sonu afet olan bir söhreti amaçliyor. Siyasetin itibarina cuntaci darbe ve muhtiralardan daha fazla zarar veren bir yanlislik oldu ise, o da bana göre bu söhret tutkusudur. Bu nedenle de siyaseti ‘sahsî’ bir etkinlik olusturma araci olarak görmeyi bir ‘acziyet’ ve ‘sefalet’ olarak algiliyorum. Degerli Ardahanlilar! Tarih boyunca özellikle de son yüzyilin baslarinda en zayif durumuna düsmüs Osmanli ile en güçlü dönemini yasayan Rusya’nin arasinda yer almis olmanin en büyük faturasini ödemis Ardahan halki, kurtulustan sonra ‘numunesi az görülür türden fedakârliklarla kazandigi kahramanliginin altin madalyasini’ beklerken, ne yazik ki, Cumhuriyetin basindan itibaren adeta cezalandirilmaya baslanmisti. 17. Yüzyilin sonundan 20. Yüzyilin sonuna kadar sürekli toprak kaybina ugrayan Osmanli’nin bitisini ilan eden en kötü evrede kirk küsur yildir elden çikmis bulunan Kars ve Ardahan’i kurtaran Ardahan milletvekili Deli Cesur Yürek Halit Pasa 9 Şubat 1925 tarihinde meclis koridorunda kahpece arkadan vurulmus, bir takim bahanelerle bir odada tutularak 14 Şubat günü kan kaybindan vefat etmisti. Esasinda bugüne kadar meçhul kalmis bu cinayetin takipçisi oldugu için diger milletvekilimiz Hilmi Efendi ise bir yil sonra İzmir Suikasti bahane edilerek yargilandigi günün ertesi sabahinda idam edilmisti. Cumhuriyet dönemine bu sekilde giren Ardahan, -istisnalar disinda genel kural olarak- ne yazik ki Ankara bürokrasisinin ‘tenzil’ ve ‘terfi’ araci olarak muamele görmeye baslamisti. Bürokratik oligarsi Türkiye’nin surasinda veya burasinda suç isleyen devlet memurunu ‘tecziye’ etmek veya birilerine kiyak geçip kestirmeden bir ‘ikramiye’ vermek istediginde aklina ilk olarak hep Ardahan gelmistir. Ardahan’la ilgili öteden beri canimizi en çok sikan sey iste bu ‘hain bakis’ idi. Ankara’ya geldigimden beri bu ‘geleneksel bakis’la mücadele ediyorum. Hamdolsun artik dünün istisnasi bugünün genel kuralina dönüsmeye basladi. İste bu baglamda Ankara’da farkli makamlar nezdinde tartismalarimiz, itirazlarimiz elbette ki olacakti, olmaliydi da ama asla bir ‘istifa restim’ olmadi. Çünkü yüklenmis oldugum emanetin agirligini böylesi ucuz bir yol ile degil sabirli bir mücadele ile tasiyabilecegimi bilerek bu yola çikmis buluyorum. Yükümün agirligini bildigim kadar onu tasiyacak kudretimin de farkindayim. Açikça bilinmelidir ki, büyük bir ask, sevk ve seref duygusu ile tasidigim vekâletinizi tasimaktan yoruldugum iddiasi en mazur tabir ile ya ‘salt bir yanilgi’ veya ‘kuru bir iftiradir’. Öte yandan Ardahan halkinda olusan bir ‘hayal kirikligi’ndan söz etmenin de abesle istigalden öte bir anlam tasimadigi kanaatindeyim. Çünkü hiçbir zaman Ardahan’in yarinlarinin dününden daha iyi olmasi için çalismaktan baska bir vaatte bulunmaya tenezzül etmedigim gibi, halkima karsi ‘sihirli degenek hikâyeleri’ anlatma saygisizligi da yapmadim. Dolayisiyla karsisinda daglar mesabesinde ‘gerçekliklerin’ oldugunu görenler için ortada kirilacak bir hayal zaten olamazdi. Ancak bir takim sahsî ve bencil beklentileri gerçeklesmedigi için hayal kirikligi yasayanlar var ise, onlari da takdirlerinize arz ediyorum. **Saygideger hemserilerim! Hükümet olarak son on yilda dünya ölçeginde özellikle de büyük sikintilarla yüz yüze bulunan İslam dünyasinda yapilmasi gerekenler baglaminda partimizin ve hükümetimizin üstlenmis oldugu görev geregi, Ardahan’a her hafta gelme imkânimin olmamasi Ardahan’in gündeminde olmadigim manasina gelmez. Çünkü, ‘Dedem İslam’in müderrisi idi ama ben Hiristiyanim’ diyen gençleri, ‘Sünnîler camimizi yaktilar’ diyen yaslilari, ‘Şiiler camimizi basip bizi kursuna tuttular’ diyen yaralilari, ‘Kâfir askerler namusumuzu kirlettiler’ diyen kizlari kadinlari, ‘Üç çocugum ilaçsizliktan ve açliktan öldü’ diyen anneleri duymanin diri vicdanlara ne denli agir ödevler yükledigini Ardahanlilar daha iyi bilirler. Bu baglamda İslam Parlamentosu’nun kurulmasi yolunda Türkiye’den bes üyeden birisinin Ardahanli olmasi öyle tahmin ediyorum ki Ardahan’in sadece serefini artirir. **Degerli Ardahanlilar! Evet, sahiplerinin iddialarindan dogru olan bir sey varsa o da Ardahan’a geldigim zaman fotografçilarin esliginde kalabaliklarla poz vermek gibi bir aliskanligimin olmadigidir. Bilinsin ki böyle bir aliskanligim bundan sonra da hiç olmayacaktir. Bu bir kusur ise o da bana aittir. Ama Ardahan için zamanin farkinda olan herkes gibi ben de bati ufkundaki karanliga degil, dogu ufkundaki safak kizilligina bakiyor, müjdeler bekliyorum. Saygilarimla… Prof. Dr. Orhan Atalay/Ardahan Milletvekili Haberi ekleme saati: 15.00-12 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahan EMİTT’te yanliz kaldi.. Her yil yapilan ve 81 İl’in stant açtigi, dünyanin en büyük 5. turizm fuari olan Dogu Akdeniz Uluslararasi Turizm ve Seyahat Fuari’na katilan Ardahan İl Kültür Müdürlügü fuar alaninin görülmeyecek yerinde açtigi standi adeta sahipsizdi. Tüm illerin vali ve belediye baskanlarinin basinda bulundugu diger stantlara karsi küçük ve dar bir yer verilen Ardahan standini ziyaret eden İstanbul’da ki Ardahanlilar, ‘geçen yil parasizliktan EMİTT’e katilamayan Ardahan bu yil da katilmasaydi daha iyi olurdu.’ diyemeden kendilerini alamadiklari görüldü. Buna neden olarak ise Ardahan için ayrilan yerin hem küçük ve dar, bu yetmezmis gibi dev fuar alaninin en uzak kösesine ve görülmeyecek bir yere konulmasidir.’ diyen Ardahanlilar, diger vilayet standlarinda o illerin vali ve belediye baskanlarinin da hazir bulundugu standlarda Ardahan Valisi ve Belediye Baskaninin görememenin üzüntüsünü yasadiklarini belirttiler. **Tüncer Dag: Ardahan Valisi ve Belediye Baskani burada olmaliydi .. İstanbul’da her yil 60’in üzerinde ülkeyi bulusturan dünyanin en büyük 5. turizm fuari olan Dogu Akdeniz Uluslararasi Turizm ve Seyahat Fuari’nin (EMİTT) TÜYAP Fuarina katilan, Ardahan standini ziyaret eden İstanbul Ardahan Kültür evi Baskani Tuncer Dag Standi ziyaretinde gördükleri kassinida çok üzüldügünü blirtirken, adeta elesine stand açtirilan Ardahan’in valisi ve belediye baskaninin neden burada olmadigini ve niye daha güzel bir stand açimlmasi için çabalamadigini merak ettigini söyledi. Dag Ardahan standina yaptigi ziyareti ardinda yaptigi açiklamada; ‘Ardahan’in Tarih kültür Yöresel zenginlikler ve hayvansal ürünlerini tanitmak noktasinda elimizden gelin yapacagiz.’ dedi. Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag burada yaptigi açiklamasina söyle devam etti. ‘Aslinda sitem etmeden geçemeyecegim burada ki en büyük eksikliklerden birisi Ardahan Belediyesinin burada olmamasidir. Bakin bütün illerin stantlarinda Belediyeler ve valilikler tam takim burada olmasina ragmen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy ve belediyeyi temsilen birisi burada olmaliydi. Ama gördügünüz gibi Sadece Turizm Müdürümüz ki oda yogum bir sekilde çalisiyor hem isçilik yapiyor hem de tanitimla ugrasiyor o burada bulunmakta. Kendilerine tesekkür ediyorum.’ dedi. ‘Ardahan’in İstanbul’da yapilan fuarlara bu güne kadar katilmamasi büyük bir eksiklikti. Ama bu yil baslangiç olmasi da bizim açimizdan çok önemli oldu. Geçen yil katilmadan öncede ben Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Mor’u aradim ve kendisine EMİTT’e neden katilmiyorsunuz dedim. Sn Müdür cevaben imkânsizliklardan kaynakli olarak katilmadiklarini söylediler. Ama tabi burada bizimde yani derneklerinde eksiklikleri vardir, yerel yönetimlerinde eksikligi vardir, üst yönetimlerinde eksikligi vardir. Yani bu fuarda standimizi daha etkin kilabilmek için topyekûn bir çalisma içerisine girmemiz gerekmektedir. Şunu kabul etmek lazim Ardahan kültürel zenginlik açisindan Türkiye’de ender bulunan illerden birisidir. Bu gün burada görüyorsunuz Posof’un elmasi, kasarimiz, balimiz, kazimiz dünyada ender bulunan ürünlerdendir. Ben suna inaniyorum ki bu bir baslangiçti önümüzdeki fuarinda derneklerle siladaki yerel yöneticilerimizle ortak bir çalisma yaparak daha güzel bir tanitim yapacagiz.’ diye sözlerini bitirdi. **Ardahanlilar davet edildi .. İstanbul TÜYAP’ta yapilan EMİTT Fuarina bu yil katilan Ardahan’in standini İstanbul’da ki tüm Ardahanlilarin siyaret etmesi gerektigine de dikkat çeken Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag Dernek olarak TÜYAP’ta bulunan Ardahan Stnadinda saat 15.00’dan itibaren Ardahanli ozanlarin destegiyle bir etkinlik yapacaklarinida sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 11.23-11 Şubat 2012 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Siyasal Birikim