HDP’nin iftar programına İl Örgütü Başkanı Ergün Koç, 1. Sıra Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş, 2. Sıra Milletvekili adayı Öztürk Polat, 25. Dönem Van Milletvekili Selami Özyaşar, HDP Merkez İlçe Başkanı Hikmet Karataş, HDP Ardahan İl Başkan Yardımcısı Nihat Zengin, HDP Göle İlçe Eş Başkanı Nuran Kızılateş, HDP Damal İlçe Başkanı Cuma Tan, HDP Hanak İlçe Başkanı Murat Coştu, hd porno , türk porno , cepten porno izle , konulu porno il ve ilçe yöneticileri hazır bulundu.
24 Haziran’da Türkiye ve Ardahan mutlu bir sabahla uyanacaktır diyen HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç, “HDP, ülkemiz seçmeninin yüzde 10’unun oyunu almış olan yasal bir partidir. Başta Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş olmak üzere seçmen iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin tutuklu olması demokrasi utancıdır. Türkiye OHAL koşulları altında, eşit yarışma hakkından yoksun bir biçimde baskın seçime gidiyor. HDP’nin baraj altında kalması en çok AKP’nin işine geliyor. Çünkü normal koşullarda ortak paydası demokrasi olan muhalefet 25 Haziran günü meclis çoğunluğuna sahip olacak. Seçmenimiz bu oyunu gördü ve baskıya direneceğini düşünüyorum. 7 Haziran’da birinci parti olup kazandığımız, 1 Kasım darbesiyle kaybettiğimiz Milletvekilliğini 24 Haziran’da yeniden alacağız. 24 Haziran seçimini önemsiyoruz. Bizim amacımız 25 Haziran sabahı bu ülkede insanların mutlu ve huzurlu uyanmasıdır. Parlamenter sistemi yeniden hayata geçirebilecek bir muhalefetin örgütlenmesinin gerçekleşmesi için çalışıyoruz” dedi.
Bizim temel misyonumuz ve vizyonumuz, çalışanlarımız ve tüm bileşenlerimizle içselleştirdiğimiz bir davranış biçimi olan yani zorunluluk değil, sorumluluk taşıyan bir anlayışla hareket ediyoruz diyen HDP Ardahan 1. Sıra Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş,
“Bu anlayışla ülkemizin ve dünyamızın geleceğine dair bir duyarlılık oluşturmaya ve bu duyarlılığı mümkün olduğunca daha geniş çevrelere yaymaya gayreti göstermekteyiz” dedi.
HDP’nin 24 Haziran’da Ardahan’da birinci parti olacağını açıklayan HDP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş, hedeflerinin 20 bin oy olduğunu söyledi.
**AKTAŞ: HDP, TÜRKİYE’NİN KURTULUŞ PARTİSİDİR..
Türkiye’de tek sol ve demokrat partinin Halkların Demokratik Partisi olduğunu söyleyen Dr. Aktaş: “Kendisini sol ve demokrat parti olarak gören Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ, Saadet ve Demokrat Parti’yle ittifak kuracağına gelip bizimle ittifak yapabilirdi. Kendini sosyal demokrat parti olarak kabul ediyorsa ‘Erdoğan ve Bahçeli’nin niye bunlarla ittifak yapıyorsun’ demelerinden korkacağına sol düşünceyle hareket edip HDP ile ittifak kurup ve seçmenin karşısına aslan gibi çıkar oy isterdin. Şimdi önümüzde 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimleri var. Partimiz şu an Başkan ve Parlamenter sistemi için kilit parti konumundadır. HDP’yi dikkate almayanlar başkan olamayacak ve öyle bir şansları da yoktur” ifadesini kullandı.
Bazı partiler, seçmeni bir kez daha kandırmak için çeşitli hilelere başvurduğunu da açıklayan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
**BİZİM İLKELERİMİZ VAR..
Bizim seçmenimiz bizim arakamızdaki kitle, kömüre ve makarnaya kanacak değildir. Bizim bir oyumuz sekmez. Biz parti olarak ne karar vermişsek sandığa o girer. Bugün Genel Başkanımız, Eş başkanlarımız ve Milletvekillerimiz CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun sayesinde özgürlükleri ellerinden alınmış ve tutsak edilmişlerdir.
Yaşanan bu gelişmeler, demokrasiye, insan haklarına ve özgürlüklere vurulan darbelerdir. Askeri ve fetö darbeleri neyse bize de yapılan darbeler aynı yöntemle uygulanmıştır. Halkların Demokratik partisi diğer partilerden farklıdır. Biz ilkeler partisiyiz. Kimin seçileceği seçilmeyeceği bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi ilkelerimiz etrafında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz bu seçimde yüzde 15 alacağız, bu ilkelerle devam edip sonraki seçimde iktidar olacağız. Bizim ilklerimizden taviz verme gibi bir lüksümüz yoktur. Biz ülkeyi de çözümsüz halde bırakmayacağız. Neticede iki tane aday çıkacak ve Halkların Demokratik Partisine ihtiyacı olacak. 24 Haziran sabahı herkes yaşantısına devam etsin, herkes birbirinin yüzüne baksın, kırmadan, dökmeden 7 Haziran gibi güzel bir seçim olsun. 7 Haziran seçimi çok güzel geçti olaysız sonuçlandı. Ama son 3 yıldır ülke bölünmeye, düşmanlaştırılmaya çalıştırılıyor. Bunu yapan siyasetçilerdir ve yine bunu düzeltmesi gerekenlerde siyasetçiler. Biz milletvekili adayları olarak barışçıl söylemlerde bulunmalıyız. Ama biz düşmanlaştırıcı, ötekileştirici, öcü gösterici, farklı gösterici söylemlerde bulunursak memleketimize yanlış ve kötülük yapmış oluruz.”
**BU ÜLKENİN UMUDU VE GÜVENCESİ HDP’DİR..
Herkesin birlikte yaşayacağı barış ve kardeşliğin tesis edildiği bir Türkiye’nin inşası için çalıştıklarını açıklayan HDP Ardahan 2. Sıra Milletvekili adayı Öztürk Polat, “Artık insanlarımızın ölmediği, annelerimizin gözyaşı dökmediği, gençlerimizin, çocuklarımızın toprağın altına düşmediği bir Türkiye vaat ediyoruz. İşte bütün bunlar 24 Haziran tarihinden sonra güçlü bir HDP ve cumhurbaşkanı Selahattin Demirtaş ile bu ülkeye gelecek. Herkes elini vicdanına koyarak tercih yapmalı. Bunlar HDP’yi baraj altında bırakmayı düşünüyorlar. HDP baraj altında kalırsa Ardahan’da iki vekil AKP’ye gidecek. Herkes bu bilinçle elini vicdanına koysun. 24 Haziran tarihi AKP’siz bir tarih olacaktır. Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle ve Alevisiyle Halkların kardeşliğini tesis edeceğiz. Birey olarak sosyal sorumluluklarımız var. Biz HDP olarak bu ülkenin umuduyuz, bu ülkenin güvencesiyiz. Bu ülkenin barış, demokrasi, insan hakları, adalet için mücadele etmiş bütün kesimlerinin 24 Haziran’da kararlılıkla HDP’yi sahipleneceğini biliyoruz. Çünkü bu ülkede artık herkes tek umut olarak HDP’yi görüyor” şeklinde konuştu.
**HDP’DE MORALLER YÜKSEK,
YÜZLER GÜLÜYOR VE HEYECANLI COŞKU VAR
Geçtiğimiz hafta Cuma günü Ardahan’a gelen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın yaşattığı heyecan ve moral yansımaları sürerken, 30 Mayıs 2018 Çarşamba günü tutuklu bulunduğu Sinan Cezaevinde serbest kalan HDP 1. Sıra Ardahan Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş’ın 24 Haziran’da yapılacak seçim çalışmalarına katılmasıyla Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl Örgütünde moraller yüksek, yüzleri gülen ve inanmış kadroların olması dikkatlerden kaçmadı.
AK Parti iktidarlarının bu ülkede gerçek işsizliği nasıl olup sakladığını ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü olan ILO’yu nasıl kandırdığını ve nasıl işsizleri adeta kendisine mahkûm ettiğini daha önceki birkaç yazımdan bahsetmiştim.
Hatırlatma adına yeniden anlatma ihtiyacını duyduğum bu rezaleti bana hatırlatan asıl neden ise; dün nüfus kimliğimi yeniletmek için gittiğim Ardahan Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğü oldu.
20 Lira verip, çektirdiğim Biyometrik fotoğraflarımı ve benim gibi yaşlanmış olan cebimdeki kimliğimi alıp gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde karşıma ilk çıkan manzara, benim gibi ellerinde kimlik ve fotoğrafları ile sıralarını bekleyen çoğu köylü vatandaşlar oldu.
Ve birde bankalarda ki gibi bir elektronik sıra alma makinası ve müdürlüğün bankoları arkasında harıl harıl (!) çalışan memurlar ve onların arkasında ayakta duran bir kaş üst memur dikkatimi çekti.
Kalabalık arasında beni gören tanıdık bir memurun bana hoş geldin anlamına gelen gülümsemesinden cesaret alarak sırada bekleyen vatandaşların tepkisini alacam korkusu ile aradan sıyrılıp yanına giderek, sessizce kimliğimi değişmek istediğimi ve nasıl bir yol izlendiğini sorma cesaretinde bulundum.
Bana yine gülümseyerek, fotoğraflarımın ve eski kimliğim ile parmak izi için parmağımın yanımda olup, olmadığını sorduktan sonra sıra almam gerektiğini söyledi.
Bende, kendisine teşekkür etmeden ve başkası gelmeden hemen girişteki sıra almak için kurulduğunu sandığım elektronik makinaya yöneldim.
Ama arkamdan seslenen memur hanım benim orada değil, ALO 199’u arayarak randevu almam gerektiğini belirtince birazda utanarak sistemin Nüfus Müdürlüğüne gitmekle bitmediğini anlamış oldum.
Yani 20 lira verip, fotoğraf çekip Nüfus Müdürlüğüne gitmeniz yetmiyor kimlik almak için..
Dişiniz ağrıdığın da çözüldüğü ileri sürülen sağlık sisteminin ilk adımı olan hastaneye gitmektense, ALO Randevuya başvurup, ayları bulan sıra almaya benzer sistemin burada da olduğunu anlıyordum.
Ve bozuntuya vermeden cebimde ki cep telefonuna sarılıp, hemen ALO 199’u aradım.
Salonu dolduran vatandaşların bir türlü gelmeyen sıraları dolaysıyla oluşturdukları mırıldamalarından dolayı ALO 199’un karşıda ki sesini duyamam diye Nüfus Müdürlüğünden dışarı çıktım.
Ardahan Valiliğinin yapıldığından bu yana boş tuttuğu ve bir, iki işsize verilip en azında bir çay, bir paket bisküvi satıp, evine ekmek götürebileceği ancak bunu da defalarca yazmamıza karşın başta sadece vali olmak için Ardahan’a gelip giden 13 valiye olmak üzere kimseye anlatamadığımız valilik, maliye ve adliyenin kapılarının açıldığı o dev alana çıktım.
Telefonum ALO 199’u ararken karşıdan gelen bir vatandaşın beni görünce yanıma gelip, ‘Gazeteci bu İş-Kur nasıl olmuş, çel çocuğumuz değil, hep iktidar yanlılarını işe alıyorlar, nasıl olacak bu iş?’ diyerek, 16 yıldır oluşturulan siteme sitem ettiğini belirtiyordu.
Bende, ‘Vallahi ben de bu boş salonu değerlendirin dediğim gibi onca sorun gibi İş-Kur’u da onca yazmama karşın bir türlü ona da çözüm bulamadım’ diye cevap verip, ardından da ‘bana sorarsan tek çare bunları başımıza getirenlere oy vermemek’ diyerek, ALO 199’un karşı tarafından gelen sesi duyup, telefonu kulağıma götürüyordum..
Allahtan her aradığımızda hep kontörlerimizin gidip, gitmediğini düşündüğümüz o uzun beklemeli çağrı merkezleri gibi bekletilmeden kısa sürede çıkan nazik sesli görevli randevu talebimi alıp, oluşturduktan sonra Cuma günü gittiğim Nüfus Müdürlüğünde hemen çözmeyi düşündüğüm kimlik yenileme işimi ancak Pazartesi günü saat 10.30’da yapabileceğimi öğrenmiş oluyordum.
Ama buda yetmiyordu. Çünkü pazartesiye verilen randevuma giderken yine aynı şeyleri yanı Nüfus Müdürlüğüne girdiğimde gördüğüm sıra alma makinasında yine sıraya girme fişi alma gerekiyormuş.
Birde, bir 20 likte Maliyeye yatırıp, makbuzla geldiğim müdürlüğe gitmem şartmış.
Yani ‘Bizim zamanımızda internet, sistem hızlandı, işler yolunda gidiyor, vatandaş elini sıcak sudan çıkarmadan işlerini çözüyor’ denen ülkemde zamanım var mı, pazartesi Ardahan’dan ayrılman gerek mi, işim var mı diye merak edilmemiş, iki dakikaya çözülmesi gereken bir iş için iki gün daha beklemem gerekiyormuş..
Neyse konumuza, işsizliğin diz boyu olduğu, bu nedenle göçün halen ve de hızla devam ettiği Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde yaşanan işsizliğin nasıl olup alavere, dalaverelerle saklandığı ve bunun yanı sıra devlet dairelerinin nasıl olup iktidar yanlısı kişilerle doldurulduğuna geçelim..
Öncelikle dünyada ki ülkelerde yaşanan işsizliği ölçen İLO’yu ve bizleri kandıran bir sistem kurulmuş.
Oda kimlik almak için gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde onca memur ve görevli yetmedi milyonlarca tutan ihalelerle alınan sıra alma makinası olmasına karşın birde ‘Alo Randevu’ adı altında çağrı merkezleri oluşturulmuş ve İş-Kur’da ki gibi oralara da iktidara yakın isimlerin çel, çocukları doldurulmuş..
Yani küçük bir işi çözmek için gittiğiniz her daire üzerinde gerçek işsizliği saklamak için adeta paravana iş merkezleri kuran iktidar ALO Randevu ev ALO Çağrı Merkezi adı altında kurduğu ve paravan şirketlerin asıl parayı alıp, çalışanlarına asgari ücretten az bir para ile çalıştırtılan işsizlere iş bulmuş..
Bu ve buna benzer yollarla ekonomiye, sanayiye, tarıma, sosyal hayata, üretime hiçbir katkısı olmayan ALO Randevu, Çağrı Merkezleri gibi yollarla gerçek işsizliği saklayan 6 bilemediniz 9 aylık geçici işlerle gerçek işsizliği saklayan iktidar bir kimlik almak için bunca gereksiz ve zaman kaybı yaşatan yollarla işi bugüne kadar getirmeyi de başarmış.
Ha unutmadan yaylaları, meraları, hayvanları kendisine bakacak insan aradığı Ardahan’da yeni bir iş kolu daha açılıyor..
Yani işsizliği saklamak adına Ardahan’da da kurulan ve çoğu iktidar yanlısı olanlarca doldurulan Türk Telekom’un Çağrı Merkezi açılıyor. Ve gerçek işsizliğin pansumanla saklama yollarına devam..