BU YOL AK PARTİLİ MECLİS ÜYESİNİN VE AK PARTİ İLÇE BAŞKANI KÖYÜNÜN YOLU!, TÜP DEĞİL, EKMEK KUYRUĞU!, Dağcılar "Zafer zirvesi" yaptılar..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



EKMEK YOKSA SİMİT VAR!..


Ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntıların had safa da olduğu bir süreçte caddeler kurdukları standlar aracılığı ile bedava simit dağıtıp, kendileirne bir hayli tepkili olan seçmene yaranmaya çalışan Ardahan Kinzodamallı AK Parti Sancaktep İlçe Başkanı ile AK Partili Ardahan İl Genel Mevlis Üyesinin köyleriylede ilgilenmediklerinden yakınan köylüleri kendilerine hayri olmayanların kendilerine hayırlı olmak için kullandıkları iktidar gücünden köylerinede bir küçük katkı sunmalarını istediler.


HELEKPOTER İSTEDİLER..


Yıllardır bozuk olan yolun yapılması için defalarca yetkililere ulaştıklarını belirten Bağdaşen (Kinzodamal) köyü sakinleri, “Yolsuz Köy Kalmayacak diyenler bir gün köyümüzü ziyaret etsinler ve yolumuza baksınlar. Uzaya gidiyoruz diyenler, önce yaya yolumuzu yapsınlar, iki köylümüz aktif siyasett diye AK Parti’ye oy verdik, ama bugüne kadar beklediğimiz hizmetleri alamadık” dediler.



Bozuk olan yol nedeniyle evlerine araçların çıkmadığını iddia eden köylüler, kışın hayvanlarını beslemek için ot, yem ve samanı taşıyamadıklarını, bozuk yolun kışın donmasını beklediklerini, bu nedenle büyük sıkıntı yaşadıklarını dile getirdiler. Bağdaşen köyü sakinleri, yaşanan yol çilesi nedeniyle evlerine araçla değil ancak helikopter ile ulaşabileceklerini, bu nedenle yol sorunlarının çözülmemesi halinde Valilikten helikopter talebinde bulunacaklarını belirtiler.


TÜP DEĞİL, EKMEK KUYRUĞU!


Ardahan Belediyesi tarafından son 3 yıldır uygulanan nöbetçi fırın çalışması, vatandaşa ekmek yetiştiremiyor.


ARDAHAN BELEDİYESİNE ÇAĞRI DA BULUNDULAR



Her hafta sonu Pazar günü Ardahan genelinde bir fırın nöbetçi uygulamasıyla vatandaşa sıcak ekmek hizmeti sunuyor. Ancak 25 Bin nüfuslu Ardahan’da bir fırının vatandaşın taleplerine cevap vermediği öğrenilirken, fırın sayısının 2’ye çıkarılması istenmektedir.



Çarşı merkezine uzak olan fırınların nöbetçi olması durumunda vatandaşların araçlarıyla ekmek almaya gittiği, akaryakıt fiyatlarında yaşanan zamlar nedeniyle kendilerine ciddi bir külfet oluşturduğunu dile getiren vatandaşlar, Pazar günü tek fırın uygulamasıyla tatil günlerini ekmek sırasında geçirdiklerini dile getiren tüketiciler, nöbetçi fırın sayısının ikiye çıkarılmasını, bir fırının mahalleden, diğer fırının ise çarşı merkezinde nöbetçi olmasını Ardahan Belediyesinden talep ediyorlar. 


BUDA PROMOSYON KUYRUĞU


Ardahan’da özel bir bankanın emeklilere yüksek promosyon verdiği haberini duyan emekliler banka önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

Emekli maaşlarına yapılan zamlardan sonra bankalar emeklileri kapmak için büyük bir yarış içine girdiler. Maaşını bankaya taşıyanlara yüksek oranlarda promosyonlar vermeye başlayan bankalar çıtayı 7.500 TL ye kadar çıkar.

 Emekli maaşlarına yapılan yüzde 42,35’lik zam sonrası bankalar promosyonları neredeyse her hafta arttırıyor. Bir hafta önce 5 bin lirayı bulan promosyon ödemeleri 7 bin 500 liraya kadar yükseldi.

Ardahan’da özel bir bankanın hayata geçirdiği 7 Bin 500 TL’ye varan promosyon uygulaması büyük ilgi gördü. Mevcut banka hesaplarını kapatarak yüksek promosyon veren bankaya geçmek isteyen emekliler bankanın Ardahan şubesi önüne akın etti.

7 Bin 500 TL’ye varan promosyondan yararlanmak için uzun kuyruklar oluşturan emekliler, banka önünde sabahın erken saatlerinden beri beklemek zorunda kaldı.


Dağcılar “Zafer zirvesi” yaptılar


30 Ağustos Zafer Bayramı öncesinde bir araya gelen dağcılar hafta sonun da Allahuekber Dağlarına çıktılar.


Kars dağcılık Federasyonu İl Temsilcisi Alpay Korkmaz ve Ardahanlı Dağcılar, Doğukan Kömür (milli sporcu), Ardahanlı Ulusal Hakem Doğu Yılmaz, Kaan Seyhan, Yavuz Ulusoy ve  Ardahan dağcılık Federasyonu il temsilcisi Muhammed Yıldırım ile hafta sonunda bir araya gelen dağcılar Allahuekber dağlarının 3020 metre Kızılgedik zirvesine 30 Ağustos’u kutlamak  için Zirve yaptılar. 15 kilometrelik bir parkurluk zirveye Göle’nin Gedik köyünden başladılar.

Zirve esnasında bir bozayı ile karşılaşan dağcılar bir süre boz ayıyı izledikten sonra yaklaşık 3020 zirvesi ile Allahuekber Dağı zirvesini tamamladılar. Dağcılar zirvede Türk Bayrağı ve Türkiye Dağcılar federasyonu bayrağı açarak 30 Ağustos zafer bayramını kutladılar.



Allahuekber Dağları

Allahuekber Dağları, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nin Erzurum-Kars Bölümü’nde, Erzurum, Kars, Ardahan illerinin sınırlarında uzanan tektonik yapılı dağ sırası. Alan Sarıkamış Harekâtı hatırasına 2004 yılında Sarıkamış-Allahuekber Dağları Millî Parkı ilan edilmiştir.

Yükseklik: 3120 m

Ülke: Türkiye

Dağ türü: Tektonik kıvrım



TRAFİK KAZASINADA YAYIN YASAĞI!


Susurluk kazasının yanı sıra aynı dönemlerde sır kazanın ardından hayata Veda eden Bakan Adnan Kahveci ve ailesinin öldüğü kazalar gibi bir çok faili meçhul trafik ve imha amaçlı alenen görülen ölümlü siyasi olayın hala aydınlatılmadığı, daha önce de silahlı saldırıda ölümden dönen ama sahnelere dönemeyen İbrahim Tatlıses’in ağır bir trafik kazası geçirdiğini duyduğuz ülkede artık trafik kazası haberi de yayımlamak zor.

Ağır bir trafik kazası geçirip, adeta morgda hayata dönmüş biri olarak görüntülerini dehşetle izlediğim son iki kazanın haberlerine yasak getirildiğini duyunca bu ülkede gazeteciliğin.yayıncılığın yapılmasının her geçen gün biraz daha ağırlaştığını, bir tv (tempotv) kanalında yayıncılıkta yapan bir gazeteci olarak yaşananları yazan parmaklarımın da bağlı bulunduğu omuzlarıma binen yükle de daha ağır hissediyorum..

Çünkü onca yol, köprü, tünel yaptık yetmedi. Valilerin bile kemer takıp desteklediği milyonluk projeler hazırlandı denilen bu ülkede, dünya sıralamasında en çok trafik kazalarının yaşandığını saklamak için mi bu getirlem son yayın yasağı acaba dememeye çalışıyorum..

Yoksa son kazalara neden olan araçların 5’li çete diye adlandırılan kişilere ait olduğu iddiası yüzünden mi bilinmez…

Trenlerinin içi gibi üstü, kenarı. ardı bile insan dolan Hindistan’da bile o kadar trafik kazasının yaşanmadığı şu dünyada olmazsa daha iyi olacak denen ama birilerinin normal ve günü birlik yaşanan basit bir trafik kazası dediği kaza haberine neden yasak getirilir anlaşılır bir şey değil.




Ve tüm yasaklara. baskılara rağmen yaşananları cesurca gündeme getiren onca siyasinin. basın yayın kuruluşunun ve gazetecinin ardından Sedat Peker’in iddialarına bakılmayan ama olay iktidara yakın biriyle ilgili ya da 5’li çete denilen şahıslarla ilgili olunca hemen harekete geçen savcı ve hakimlerin bu tür kararları alırken “Toplum sağlığı, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla soruşturma tamamlanıncaya kadar soruşturma dosyası kapsamı hakkında yazılı, görsel ve internet medyasında, sosyal medyada, her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayın yapılmasının yasaklanmasına…” demesi, hem düşündürücü hem de bir o kadar da acı. Akıl dışı bir durum değil mi?

Bilmem ama Mardin’in Derik ilçesinde 20 kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin yayın yasağı getirildi. 

Evet, çalışanlarının can sıkıntısından öldürüldüğü, kapatılmak istenen HDP’nin direnişi karşısında kapatma dahil ne yapacaklarını düşünenlerin,6’lı masada bulunan Saadet Partisinin valilikten aldığı izinle düzenlemek istediği bir etkinliğe biöe engel olmak isterler.

Hemde polis değil, iktidar partisine bağlı belediye zabıtalarınca gaz sıkıldığı bu ülkede yaşanan bunca olumsuzluklara, Insan haklarına karşı muhalif olanlara, onları kamuoyuna aktaranlara getirilen yasakların, baskıların daha da artacağını gördüğümüz seçimler öncesi bir hayli zorda olduğunu ima eden kararlar alan iktidar ve onun emrindeki karar uyguluyacıların çırpınışlarının ne kendilerine ne de basın özgürlüğü başta olmak üzere dünya normlarında yasaklar ülkesi denilmeye başlanan bu ülkeye fayda getirmediğini anlayamadığını görmekteyiz.

Bir türlü ortaya konulamayan diplomaların, en son örneklerinden olan ve Lise diplomasının bile sahte olduğu mahkeme kararı ile anlaşılan danışmanların aklı ile yönetilen bu ülkede yöneticilerin yanında uygulayıcıların da sıkıntıları çözmektense, çözülmesi gerekenleri yasaklayıp, kestirme yolunu seçmenin en kolay çözüm olduğunu anlıyor gibiler… 

Yalnız bu anlayış, doların Euro geçmesi, sık sık yapılan yeni zamların haberlerini engelleyemediği gibi, seçmenin elinde bulunan tek imkanı oylarına daha çok ve mevcut iktidara karşı artarak oluşan olumsuz bir hava ve hırsla sarıldığını da ortaya koymakta. 

Çünkü seçmen denen ve %50’xe gereken 1’i verecek olan ve ’50 idik 51 olduk’ diyecek gibi görünem toplumun üyük kesiminin seçime kısa bir süre kala uygulanan bu politikanın yanlış olduğunu benim gibi düşündüğün0 düşünüyorum.



arşiv haber 09/08/2019 tarihli haberler/yorum


Şenel Kılıçdaroğlu’na 2 Kurban Kesti..


Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelerek, partilisi belediye başkanlarını seçen Ardahanlılara teşekkür eden ve Ardahan Bal Festivaline katılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Bübülan’da kurbanlar kesildi. Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı olan Ardahan Bağdeşen (Kinzodamal) Köyü Dernek Başkanı Şemsettin Şenel’in Bübülan’da karşılayıp, 2 kurban kestiği Kılıçdaroğlu’na burada da büyük ilgi vardı.


**Bağdeşenliler Takımına Sahip Çıkmalı..


 


Bu yıl 13 Bülbüllhan Yayla Şenliğini gerçekleştiren Ardahan İli Merkez Bağdeşen Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı, emekli öğretmen Şemsettin Şenel ilk olarak kendisinin kuruculuğunu yaptığı ve bugün hala başkanlığını yaptığı  dernek aracılığı ile turizme kazandırmak istediği Bülbülan’da bu yıl 13 üncüsünü gerçekleştirdiği Bülbülhan Yaylası Turizm Festivali Şenliği yaptıktan sonra Bülbülan’da Kılıçdaroğlu’na kurbanlar kesen ve Ardanuç’a yolcu ettikten sonra Ardahan 1. Amatör Liginde mücadele eden köyünün Bağdeşen Spor’a köylülerinin sahip çıkmasını istedi.



Ardahanlıların bir zamanlar ve hala hayvan borsası konumunda olan ancak yeterli tanıtım ve ilginin olmaması dolaysıyla Karadenzi’in Ayderesi olan Bülbülana da herkesin sahip çıkması gerektiğine dikkat çekti.



Kaz Dağları ve Kazlar..


 


Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde…