Bugün Ardahan'a Gelen Atalay Atatürk'e mi Hakaret Etti!

AKP’li Atalay’dan Atatürk’e hakaret


*Sözcü gazetesinin Bugün kü Haberi..


Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü Stalin’e benzetti. Atalay, harf devriminin “İslam’la bağı koparmak” için yapıldığını iddia etti “Bunun aynısını Stalin yaptı” diyerek, Atatürk’ü Rus diktatör ile bir tutmaya kalktı.



Ardahan Milletvekili Atalay, bir süre önce istifa eden Mustafa Yeneroğlu’ndan sonra AKP içinde tartışılan yeni isim oldu. Orhan Atalay, önce İstanbul’da Kars-Ardahan-Iğdır tanıtım günlerinde yaptığı konuşmada, “Tarih boyunca diktatör rejimler, tekçi yapılar bizleri kendilerine benzetmeye çalışsa da bizler onlara benzemeyeceğiz. Bunlar hep kaybetmişlerdir, kaybetmeye devam edeceklerdir” dedi. Bu sözleri, “Yeneroğlu gibi istifa mı edecek” yorumuna neden olunca kulvar değiştirip Ulu Önder Atatürk’e hakaret etmeye kalktı. Twitter hesabından dün, dil devriminin İslam’la bağı koparmak için yapıldığını iddia ederek, şunları yazdı:


PAYLAŞIMI BÜYÜK TEPKİ ALDI


“Dünya alem bilir ki, bu devrimin temel amacı, öyle ilkokullarda öğretildiği gibi, eski alfabenin zorluğu, bu yüzden okuma yazma oranın düşüklüğü türünden yalanlar değildir. Bin yıllık tarihimizle ama özellikle de İslam’la bağımızı koparmaktı. Bunun aynısını Stalin yaptı. İşgal ettiği Türk devletlerinin Türkiye ile irtibatını kesmek amacıyla oralarda da Latinceden Kril alfabesine geçmişti. Dolayısıyla işin aslında Garp hayranlığının aşağılık kompleksi vardır, gerisi hikayedir.”


İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, bu densizliğe sert tepki gösterdi. Çıray, AKP’li vekile, “Bir tartışmaya tesadüfen şahit olunca Atatürk’ü Stalin’e benzetenin bir milletvekili olduğunu gördüm. Ayıp be ayıp! Kültür devrimi adı altında en az 20 milyonu kesen Stalin kim. Bir harf öğretmek için tahtanın başına geçen Atatürk kim” diye seslendi.


Atalay aday edilmezse biz kazanırız!


Atalay aday edilmezse biz kazanırız!


*Arşiv Haber 19/05/2018 Tarihli Haber


Son günlerde İstanbul 3. Bölge seçim bölgesine kaydırılacağı ileri sürülen ve yerine Yunus Baydar veya Ramazan Korkmaz’ın getirileceği iddia edilen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden Ardahan’da aday edilip, edilmeyeceği her kesim tarafından merakla bekleniyor. AK Parti’den sonra Göle’de en çok oyu alan HDP’lilerin yakın takibe aldığı görünen Atalay’ın AK Parti’nin Ardahan’da ki diğer en güçlü siyasi partilerince de yakın takibe alındığı görülmekte.


24 Haziran öncesi gözlerin çevrildiği parti genel merkezlerinde gelecek haberlerle birlikte seçim startını verecek olan partilerin başında gelen Ak Parti’nin Ardahan’da göstereceği aday, Ardahan kamuoyunda olduğu gibi HDP’liler tarafından da dikkatle takip ediliyor.


Göleli Avukat Yaşar Kaya’nın da aralarında bulunduğu 6 HDP’li aday adayının Ak Parti’nin göstereceği adaya göre siyaseti takibe aldıkları görünüyor.


HDP’lilerin rakibi olarak gördükleri en büyük parti Ak Parti’nin özellikle Kürt seçmenin ağırlıkta olduğu ve Ardahan’da ki seçim dengesini büyük oranda belirleyen Göle ilçesinde bir ismi aday edip etmeyeceğini takibe aldıkları, özellikle Ak Parti’nin mevcut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceğini bekledikleri görülüyor.


**ATALAY ARDAHAN’DA ADAY EDİLMEZSE HDP RAHAT ALIR..


Geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen ve bir dizi açıklamalarda bulunan HDP Şırnak Milletvekili ile yapılan toplantıda HDP’lilerin büyük çoğunluğunun Ak Parti’nin Göleli olan Orhan Atalay’ın Ardahan’da aday göstermemesi halinde kendilerinin seçimi çok rahat kazanacaklarını ve 7 Haziran’ın rövanşını Ak Parti’den geri alacaklarını belirttikleri ileri sürülürken, Ardahan kamuoyunun da HDP’liler gibi, ‘Atalay aday edilmezse Ardahan’da 1 CHP 1 HDP olur’  şeklinde yaklaşan seçimleri yorumladıkları da dikkat çekiyor.


**MİLLİYETÇİ TEŞKİLATLAR GÖLE’Yİ KÜSTÜRDÜ!


Orhan Atalay’ın Ak Parti’den yeniden aday gösterilmemesi halinde HDP’nin Ardahan’da CHP ile birlikte seçimi alacağı yönündeki tahminlerin her geçen gün gerçeklik kazandığı 24 Haziran öncesi, Ak Parti’nin merkez ve 4 ilçesinin yanı sıra, Göle Ak Parti teşkilatının bir bölümünün Atalay’ın yeniden aday edilmesi yönünde net durmayışları, Çıldır’la, Hanakla, Damalla ve Posof’la aynı düşünen ve Ardahan’ın vilayetliğine saygı gösteren Gölelileri küstürmüşe benziyor.


Özellikle Ardahan kent merkezli ağırlıklı ve Baydar yanlılarının Göle düşmanlığı yaptıklarını ileri süren bir çok Göleli hemşerileri Atalay üzerinden Ak Parti’ye vuranların bilmesi gereken tek şey Göleli seçmenin ortaya koyacağı tavrın göz ardı etmemeleridir diyerek son günlerde Göleli aday ya da Atalay karşıtlığına tepki göstermekteler.


**GÖLE OYLARIYLADA BÜYÜK..


Ak Parti’nin yanı sıra, CHP’nin ve HDP’nin yarışmaları beklendiği Ardahan’da adayların önemi merkezin ve ilçelerin oylarına göre daha da önem kazanırken, İlçeler arasında 17 Bin oya yakın oyu bulunan Göle öne çıkmaktadır. Bu da gösteriyor ki 26 bin oyu olan Ardahan’dan sonra Göleli bir adayın gerçekliğini ortaya koymaktadır.


Ardahan merkez ve köylerinin seçmen sayısının 17 Bin oyla takip eden Göle’den sonra CHP ağırlıklı Hanak ve Çıldır’ın 7’şer bin oya sahip olmaları ve bu oyların büyük bölümünün Ak Parti’nin CHP arasında bölünmesi Göle’nin oylarını bir kez daha öne çıkarmakta.


CHP dışında başka partiye oy vermemekle tanınan Damal’ın her seçime CHP’li oluşu da Ak Parti’nin en çok oy aldığı Göle’nin oylarını bir kez daha değerlendiriyor. Kim aday edilirse Ak Parti’den vazgeçmeyen 5 bin oyu bulunan Posof’un da Göle’ye bakarak tavır takındığı gerek 7 Haziran gerekse 1 Kasım Genel seçimlerinde açıkça görülmektedir.



*** Anarşistler Pasifize mi edildi?


Erdoğan’a karşı en güçlü aday olarak kabul gören CHP’nin Başkan Adayı Muharrem İnce’nin partisi tarafından yalnız bırakıldığı yönünde haberleri yayan havuz medyasının korkusunu anladığı şu günlerde dikkatimi çeken diğer bir konu da başta Esenyurt’un Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan olmak üzere Şişli eski Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül gibi sol orjinliler neden ortalıkta yoklar ve İnce’nin çalışmalarına neden katılmazlar?

Yani, bir zamanların Anarşistleri olarak bilinen ve tecrübeleri ile seçimlerin nasıl alınacağını iyi bilen bu anarşistlerin neden ortalıkta görünmediklerinde sormak gerekmez mi?

Ve bu isimler gibi 69’lular, 78’liler olarak bilinen onca anarşist kimlikliler acaba kendilerini saklıyorlar mı yoksa başta CHP tarafından olmak üzere soldan pasivize mi edildiklerini meraka etmiyor değilim.

Hâlbuki yabana atılamayacak siyasi ve ekonomik güce sahip olan bu kimliklerin tamda bu zaman da sahada olması gerekmez mi?

Ve 7 Haziran’da olduğu gibi 24 Haziran öncesi saha da olmaları, İnce’nin yanında görünüp, başta basın ve medyaya olmak üzere kamuoyuna ‘Bizlerde buradayız’ güven vermeleri gerekmez mi?

Benim ilk etapta aklıma gelen bu iki isimin yanı sıra İnce’den önce adları CHP’nin hatta tüm solun ve bir bölüm sağın ittifak adayı olarak geçen isimlerinde İnce’nin adının açıklanması ile adeta köşelerine çekildiklerini his ettiğimiz şu günlerde CHP’nin yanı sıra ülkede ki sol ağırlıklı siyasiler, aydınlar, gazeteciler de sanki ‘yer yarılmışta içine düşmüşler’ gibi ortalıkta ve İnce’nin oy istediği meydanlarda yoklar.

Bunların yanı sıra Erdoğan’ın gitmesi gerektiğini ve tek kalsam da karşısına çıkıp aday olacağım deyip, hatta adaylığını açıklayan ancak 100 bin imzayı toplayamayacağını anlayan ve adaylıktan çekilen Ardahanlı Gazeteci Levent Gültekin nerede?

Siyasi görüşüne yakın olan Saadet Partisinin bile İnce’nin de içinde bulunduğu ittifaka açıkça destek verirken Kılıçdaroğlu’nun Adalet yürüyüşünde yanında yürüyen Gültekin niye İnce’nin yanında görünmüyor?

Daha sayalı mı?

İstanbul eski Belediye başkanı Sözen, Eskişehir Belediye Başkanı Büyükerşen, Hürriyet başta olmak üzere Doğan grubunda, Politika da, Gündem de kısacası demokrat basın olarak bilinen camiada ki Çandar’lar, hatta Nobel ödüllü Pamuk, ünlü piyanist Say ve Etiler, Kıyıdaki enteller ve en önemlisi AK Parti ve onun kurucu başkanı, cumhurbaşkanı ve de başkan olmak isteyen Erdoğan’a karşı oldukları bilinen (belki de sanılan) onca anarşist yani sözüm ona solcu, devrimci, ilerici, aydın bugünlerde neredeler?

Neden bir araya gelip, İnce’nin yanı sıra Akşener’in ve de hapiste olmasına karşın ortaya koyduğu siyasi tavrıyla azda olsa toplumu kıpırdatan Demirtaş gibi 24 Haziran seçimleri öncesi bir araya gelmezler?

Belki de suç onlarda değil onlardan aşağıya kalmayan ve bugün CHP’nin İstanbul İl Başkanı olan Kaftancıoğlu ve diğerlerince pasivize edildiler, aranmıyor, yardım istenmiyordular..

Onlarda, ‘küstüm’ oyununu mu oynuyorlar, yoksa gizliden gizliye Erdoğan’a olan hayranlıkları dolaysıyla ortaya çıkmamakla bir dönem daha mı Erdoğan diyorlar?


***


***Anarşistler yok ama Militanlar çok!


Yukarıda adlarını saydıklarımız ve sayamadıklarımızı gözlerimiz ararken yani Anarşistleri görmeyen gözlerimiz sahada ki militanları da görmüyor değil..

Başta imamken müdür olan onca militanın devlet memurluğunu da unutarak sahalarda rahatça cirit attıklarına da şahit olmaktayız.

Bunu en belirgin örneği de birçok pos bıyıklı anarşistin cafe köşelerinde devrim yaptıkları Esenyurt’ta görülmektedir.

Ülke genelinde olduğu gibi Esenyurt’ta da eğitimin durumunun ne olduğunu anlatmaya gerek var mı bilmem ama bu ilçe de eğitimin başında olanların mevcut iktidarın militanı gibi okullarda değil, siyasi sahalarda olması benim olduğu gibi sanırım sizlerin de dikkatini çekiyordur.

Kim mi onlar?

Bana değil, başınızı kaldırmadığınız sanal ortama baktığınızda onu ve ona benzer militanları görebilirsiniz derim.

Peki, ‘Yaptıkları doğru mu?’ diye bana sorarsanız diyeceğim tek şey ‘onlar bildiğimiz anarşistlerden daha samimiler..’ derim..

Çünkü son 15 yıldır samimice davalarına sarılarak iktidarda, müdürlükte ve yerel yönetimde kalacaklarını bizim Anarşistlerden daha iyi anlamışlar ve gereğini yapıyorlar..