ÇAĞLAYAN: AGGOŞUN BİNASI VALİLİK OLMALI!.. AVŞAR BAŞKENTTE HOÇVAN DERNEĞİNİ KURDU..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp Pazar Günü Saat: 14.00’sa TEMPO TV’de canlı sundukları Programa Başlıyor..


Her Pazar günü saat:14.00’da


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



Bu konuda yazılı bir açıklama yapan Çağlayan şöyle dedi:

“Değerli  Basın  Mensupları;

1880’lı yılların 2. yarısında kent planını göz önünde bulunduran taş binalarının bulunduğu bölgede büyük bir özen ve itinayla yapılan ve Agoşun binası olarak bilinen tarihi yapı Ardahan’a renk ve güzellik kazandırmıştır. Bu binada binlerce Ardahanlının hatırası vardır.

Böyle Güzel ve tarihe sahip binalar itinayla bakım ve restore edilerek şehre kazandırılıyor.

Özelikle Agoşun binası şehrimizin ortasında milletin en kolay ulaşacağı bir noktadadır. Bu nedenle, AGOŞUN binasının Ardahan Valilik binası olarak kazandırılma çağrımın başta valilik makamına olmak üzere, tüm Ardahan kamuoyunun takdir ve tensiplerinize saygılarımla arz ederim.”

Hasan ÇAĞLAYAN

Ardahan’ ı Sevenler Derneği Başkanı


**BAŞKENTTE HOÇVAN DERNEĞİ KURULDU..


Öte yandan Ankara’da olmak üzere yeni bir Ardahan Derneği kuruldu.

Kadın Başkanı ile stk hayatına adım atan Ankara Hoçvan Derneği’nin Kurucu Başkanı Canan Uzun Avşar konu hakkında şu açıklamayı yaptı.

Ardahan ilimizin Hoçvan nahiyesinde toplam 21 Köy bulunmaktadır. Hoçvanlı hemşerilerimden gelen yoğun talep üzerine tarafımdan kurulmuş olup;  faaliyetlerini Çankaya’da yürütmektedir. Amacımız yöremize kültürel, sosyal ve eğitim konularında yardımcı olmak, bölgemize destek vermek ve kamuoyuna tanıtmaktır.

Bu amaç ile kurulan derneğimizin ekip ruhu ile daha aktif ve gönüllük esasına dayanan bir düşünce ile hizmet vereceğini kamuoyuna duyururuz.    

Saygılarımla…

Canan AVŞAR UZUN

ARDAHAN İLİ HOÇVANLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEK BAŞKANI



Kırbayır’ın Kürt Yönü..


Bu ülkede, ‘Kürt Sorunu var mı, yok mu, kiminle, nerede konuşulup, tartışılmalı?’ diye yeniden gündemdeyken ben yıllar önce ele aldığım ama hala güncelliğini koruyan ve cevabını alamadığım, ‘Kırbayır’ın Kürt Yönü..’ başlıklı yazımı birazda güncelleyerek yeniden yayınlamak istedim, belki bu kez cevap bulur umuduyla..

Bilemiyorum ama sanırım sizin de dikkatinizi çekmiştir, 12 Eylül cuntasının darbesi ardında gözaltına alınıp, bir daha geri verilmeyen onca insanın arasında bulunan Cemil Kırbayır adına ve anısına düzenlenen etkinliklerde önemli bir ayrıntının hep saklandığını, hep kaçırıldığını, hep gizlendiğini..

Ve yine mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir, Kırbayır’ı 103 yaşına kadar araya araya hayata göz yuman Berfo Ana’nın oğlu Kırbayır gibi Kürt yönünün hep gizlendiği, hep saklandığı..

En önemlisi ise bugün Kırbayır’ın üzerinde siyaset yapanların Befo Ana’yı bugünkü AK Parti Genel Başkanı/Cumhurbaşkanı, dünkü AK Parti Genel Başkanı/Başbakana götürürlerken Askerlik fotoğrafıyla, solcuların etkinlikleri



ne götürürlerken gerilla giyimli fotoğrafını eline sıkıştırdıklarını.. 

Ve Cemil Kırbayır’ın Kürt yönünü hep sakladıklarını..

Neden acaba?

Yoksa Cemil Kırbayır, kayıp çocuğunu aramakla ömrünün büyük bölümünü adeta işkence ile geçiren rahmetli Ardahan/Göleli Kürt köylü Berfo Ana Kürt değil miydi?..

Yoksa birileri gibi birileri de üzerinde şov, siyaset ve rant hesapları yaptıkları onca devrimci gibi Kırbayır ve Berfo ana adını kendi gizli emellerine kalkan mı yaptılar?

Bilmem ama benim dikkatimi hep bu durum ve mahkemesinin sonucu hep çekmiş ve ne oldu acaba içinde ülkeyi tazminata mahkûm etmek için açılan o davanın sonucu hakkında niye bilgi verilmez kamuoyuna diye..



ARŞİV HABER 09/06/2016TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR


Hoçvan’dan Meclise Ret!


Hoçvan Yayla Şenliği Bayramdan Sonra 


Ramazan Bayramından hemen sonra Hoçvan Yayla Şenliğini yapmayı hedefleyen Hoçvan Dernekler Federasyonu heyeti Ardahan’da yaptığı toplantıda Hoçvanlılardan tam destek alırken, festivale kendilerinin de alınmasını isteyen ve adlarını Hoçvan Meclisi olarak adlandırılan gruba izin çıkmadı.


Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yıllarda halkın ve bölge muhtarlarının tam desteği ile gerçekleşen ve büyük ilgi gören Hoçvan Yayla Şenliğine siyasetin bulaştırılmamasını isteyen Hoçvanlı Muhtarların, ‘Gençlik ve Kadın Meclisi adı altında bu organizeyi siyasallaştıranlar olursa ne kendimiz, nede köylümüzü bu şenliğe katmayız, göndermeyiz’ diyerek, son iki yıldır Hoçvan Yayla Şenliğini siyasallaştıranlara izin verilmemesini istedikleri öğrenildi.

HDP, BDP, HDK ve Hoç/Fed yetkililerinin katıldığı öğrenilen toplantıda bir araya geldikleri öğrenilen Hoçvan köy muhtarlarının bu çıkışı üzerine Ramazandan hemen sonra yapılacak olan Hoçvan Yayla Şenliğinin sadece Hoç/Fed tarafından yapılmasına karar kılındığı öğrenilirken toplantıya katılan HDP İl Başkanı ile kendilerine Halk Meclisi adı koyanlar arasında sert tartışmanın da yaşandığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.

HDP il Başkanı Ergün Koç’un da Hoç/Fed ve Hoçvanlı köy muhtarları gibi şenliğin siyasallaştırılmamasından yana olduğunu ve kuruldukları söylenen meclislerin parti tüzüğünde olmayan bir şey olduğunu belirterek Hoçvan Şenliğini kendilerinin yapacağını belirten mecliscilere karşı çıkıp, tepki gösterdiği öğrenilen toplantı da ramazan bayramının hemen ardından yapılacak olan ve 3 gün süreceği öğrenilen şenliğin Hoçvan halkı ve ve erel dinamiklerle ortaklaşa gerçekleşmesine karar verildi.                   


 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Vurun HDP’ye..


‘İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara’da da Ardahanlıları bir araya toplayabilir, ülkenin başkentinde de varız diyebilirmişiz? diye çıktığım yolun sonunda, simit, su satarak eğitimimin bir bölümünü tamamladığım Ankara’ya girdiğimin üzerinde 24 saat geçmemişti ki geride bıraktığım o Ardahan kadar çok sevdiğim İstanbul’da yine bomba patlatıldığını sabah haberlerinde öğreniyordum.


Gerçi her zaman güvendiğim sezgilerim yine beni yanıltmamıştı..

Çünkü İstanbul’dan Ankara’ya doğru yol alırken başta Diyarbakır otobüslerinin özenle aranması olmak üzere yol boyu olağanüstü bir güvenlik önlemi ve bu önemlerin getirdiği korkunun boşalttığı otoban ve Ankara’da hissettiğim ve ‘yine mi?’ diye düşündüğüm bomba bu kez de İstanbul’da patlatılmıştı.. 

Evet maalesef yine..

Toplumun artık alışmaya başladığı ve sanki rutin bir olaymış gibi ilk şokunu atlatıp, yeniden hayata dönmeye çalıştığında bir kez daha şahit olduğum son İstanbul bombasının 11 canın yanı sıra bu toplumdan bir parça daha alıp, götürdüğünü de gün boyu yaptığım ziyaretlerden bir kez daha anlıyor ve ‘Herkesin, ‘Nereye gidiyoruz?’ diyerek bir birine soru sormaya devam ettiğini de üzülerek görmekteydim..

Ve en önemlisi İstanbul’da ziyade Ankara’nın bu yaşananların büyük bölümünü başkentteki idareci, siyasetçilere,meclisteki, çankaya’da ki, saraydakilere yüklediğine de şahit oluyordum..

Hele hele başkentin başkanlık konusunda çok keskin ve bu sisteme net bir biçimde karşı olduğunu gördüğüm şu bir kaç günlük Ankara ziyaretimde sanki herkesin bir kurtarıcı beklediği ve bu beklenenin her an gerçekleşeceğini sandığına da şahit oluyordum..

Yani başkent Ankara başkanlığa tak karşı, bir o kadar da bu yaşananların başkanlık sevdası sonucu yaşandığını ima eden bir bakışla patlayan bombalara, alt üst edilen şehirlere ve giden canlara baktığına şahit olmaktaydım..

Yani başkent son bir iki yıldır yaşananları başkanlık meselesi üzerinden baktığı ve bunun kesin ve net bir biçimde hissedildiği Ankara’da diğer bir konu da PKK’ dahil herkesin bu aralar HDP’ye vurduğunu ve bu yaşananlardan asıl amacının tek dişi kalmış muhalefet olarak gösterdiği HDP’nin sonunun hazırlandığı ve bu engelinde PKK’nın toplum nezlinde destek görmeyen can alan eylemlerinin de yardımıyla aşılması halinde o birilerinin çok istediği rejimin rahatça hayata geçirileceğine de inandıklarına şahit oluyordum, İstanbul’a göre bahar kokusunun daha güzel his edildiği Ankara’da..

Evet, ARDA/FED olarak Ankara’da da bir toplantı yapmak için geldiğim Ankara’da bir kaç gündür gördüğüm, hissettiğim konuların başında herkesin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bu yana nefes aldırılmayan ve ne yapacağını şaşıran HDP’ye vurduğunu ve son olarak başkanın imzaladığı dokunulmazlık yasası ile herkesin HDP’yi el birliği ile bitirmeye çalıştığına, ama Ankara’nın da başkanlığa keskin bir şekilde karşı olduğuna şahit oluyordum..


 


8


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…