CAMİDE BAYILDI!..

Haber: Halil İbrahim ATAMAN-POSOF


 


Alınan bilgilere göre emekli Öğretmen Mustafa Özdemir camide ikindi namazının ön sünnetini kıldıktan sonra bayıldı. Kamet için ayağı kalkmış olan müezzin durumu görünce hemen yanına koşarak müdahaleye başladı. İmam ve cemaatinde yardımlarıyla hareket ettirilmek istendi ve ambulans çağrıldı.


Gelen acil ekibi Camide yaptıkları ilk müdahaleden sonra ambulans a alarak hastaneye götürüldü. Posof Aşık SABİT MÜDAMİ İmam Hatip Lisesinde öğretmen olan oğlu Fatih ÖZDEMİR de çağrıldı.


Posof devlet hastanesinde ilk müdahaleden sonra Ardahan a sevk edilen hastanın durumunun iyi olduğu öğrenildi.



Haber: Dinçer AKTEMUR



ARDAHAN’ın Posof ilçesi, bu yıl 10’ncu kez Aşıklar ve Türkü Şöleni etkinliğine ev sahipliği yaptı.



Kaymakamlık ve Belediye’nin birlikte düzenlediği etkinliğe, Vali Mehmet Emin Bilmez, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve çok sayıda Posoflu katıldı.



Etkinlikte yöre Aşıkları sazlı sözlü türküler söyledi, yerel sanatçılar konser verdi. Posof’un meşhur deve oyunu ise şölene renk kattı.



Posof Beeldiye Başkanı Cahjit Ulgar, açılış konuşmasında, “Bu yıl 10’ncusunu düzenlemiş olduğumuz şölenimiz tam hızıyla devam ediyor. Türkiye’nin her yerinde 1985’li yıllardan sonra başlayan festivallerde Çukurova Pamuğunu tanıtırken, Diyarbakır karpuzunu tanıtırken, birileri kirazını tanıtırken, biz de Posof olarak edebiyatın beşiği olan Aşıklar ve Türkü şölenini icra ederken adını çok düşündük. Dedik ki bu bölge Aşık edebiyatının var oluş bölgesidir. Burası Zülali’nin diyarıdır, burası Müdami’nin ocağıdır dedik ve bu vesileyle şölenimizin adını Aşıklar ve Türkü Şöleni yaptık. Şölenimize hepiniz hoş geldiniz” dedi.



Vali Mehmet Emin Bilmez ve Milletvekili Atalay da söz alarak, Posof Aşıklar ve Türkü Şöleni’ne katılanları selamladı ve şölenin hayırlı olması dileğinde bulundular.




**El Birliği İle Vakıflaşma..


Serhat Ardahan Sporu baştan aşağıya yeniden oluşturma çabalarımızın sürdüğü şu günlerde Kafkasya’ya açılan Ardahan’ın muhteşem bir kampüse sahip Ardahan Üniversitesinin kurmaya çalıştığı ve bu yönde düzenlediği toplantıya katılma fırsatı yakaladım.

Salona ilk girdiğimde gördüğüm manzara karşısında önce dona kaldım..

Ama sonra ilk şoku atlatıp, geç gittiğim için protokol kurallarını umursamadan yerime geçmem gerektiğini düşünüp, ilk gördüğüm yere geçtim.

Çünkü aylardır, günlerdir yapılan çağrılara, basılan, dağıtılan davetiyelere, onca telefon görüşmelerine karşın girdiğim salonda batıda tanıdığım yüzlerin bir kaçı dışında kimseler yoktu..

10 yaşına giren ve bizimde sıkça dikkat çektiğimiz yani üniversitenin kuruluşundan bu yana Ardahan kent merkeziyle birlikte hareket etmesi yönünde eksikliklerin olduğunu bu nedenle gerek kent merkezinde açacakları Güzel Sanatlar Fakültesi ve Hayvancılık sektörüne katkı sunacak olan Hayvancılık Enstitüsü ile Ardahanlılarla birlikte üniversiteyi büyüteceklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Birer’in iyi niyetli vakıf kurma çabasına hem kurucu üye, hem de gönüllü bir Ardahanlı olarak karınca kararınca katkımı sunduktan sonra orada ki iş adamlarına baktım.

Çoğu Ardahan merkez de kendi yağından kavrulan ama başta İstanbul’dakiler olmak üzere batıda ki Ardahanlı iş adamlarının ikna edilip getirilemediğini gördüğüm o toplantıda, Ardahan’a yönelik samimi çabaları olduğuna inandığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da bu yönde sıkıntılı oldukları ve Ardahan’a gelmeyen, getirilemeyen işadamlarına öyle ya da böyle ulaşılması gerektiğine dikkat çekiyordular.

Öncelikle batıda ki Ardahanlı iş adamların ulaşmanın yolu onlara 24 saat içli, dışlı olan başta Ardahan dernekler Federasyonu olmak üzere federasyonların, derneklerin birinci muhatap olarak alınması gerektiğini de gördüğüm o toplantıda en önemli konu ise iş adamı kisvesi altındaki bazılarının 870 bin lira bulunamadığı için müteahhit firmanın bitiremediği Çıldır Meslek Yüksek Okuluna devrini sağlamadıkları halde daha öncekilerinde olduğu gibi o toplantıda hava basmalarıydı.

Yani o toplantıda olduğu gibi önce ki toplantılarda para, destel vermektense akıl vermekten öte bir şey yapmayanların yine başa oturulduğunu görüyordum.

Yani kanie imkanları ile bile 870 bin lirayı verip, yurt binası çilesi bitmediği için kapatılma noktasına gelen Çıldır meslek Yüksek Okulu’nun kurtaramayanlar bu kez Ardahan Üniversitesini hava, civalarıyla kurtarmaya gelmiştiler..

Hâlbuki daha önce ki hemde Çıldırlı olan rektör gibi başta bugün kü Sayın Rektör olmak üzere Vekilin, Valinin ve Belediye Başkanının iyi niyetli girişimleri ve istemleri bugüne kadar hep bu boş hava basanlar yüzünde havada kalmamış mıydı?

Bilemiyorum ama samimi tür toplantıların havada kalmasının tek yolunun başta gençlere sahip çıkıldığını ortaya koyulması gereken en önemli bir kapı olan Serhat Ardahan Spor’a ve Ardahanlı öğrencilere sahip çıkacak olan samimi iş adamlarına ve nunları tırnağına kadar tanıyan stk başkanlarına ulaşmaktır.

Bunun en güzel örneği Cezayir’den Serhat Ardahan Spor’a yaptığı destekle örnek olan Şefik Öktem’in oğlu olan ve bugün yurt dışında kurduğu şirketi aracılığıyla ülkenin marka iş adamları arasında yer almaya başlayan Kubilay Öktem, çok yoğun olduğunu bildiğim ve bu toplantıyı önemseyen Turgut Samancı gibi isimlerdir.

Evet, Ardahan Üniversitesinin 10. Yıl Dönümünü kuracağı bir vakıfla taçlandırmak istemi çok önemli bir adım olduğu kadar bu yönde yapılan toplantı da bir o kadar moral bozucuydu.

Çünkü vakıf kurmak, federasyon, dernek çatısı altında bir araya gelmek yani hep dediğim, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin öyle her toplantıda poz verip, boş çıkanlarla olmayacağını artık anlamak, algılamak gerekir..

Bunun içinde önce bu yönde gerçek anlamda samimi bir ekip kurmak ve bu ekibe başkanlık edecek olan Valinin, ‘ben valiyim aramam’ demediği, Rektörün, ‘Ben rektörüm, sekreterim arasın’, Vekilin, ‘ben vekilim gitmem, danışmanım aradı ya’ Beleidye Başkanlarının, ‘Özel kalmeden aramadılar mı?’ demeden başta Ardahan belediye başkanı olmak üzere ilçe belediye başkanlarını, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri hatta muhtarları da yanlarına alarak, İstanbul ve batı denen ve göçün, güç olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara yani uzaklarda ki federasyon yöneticilerini ev sahibi yaparak batı turu yapılmalı diye düşünüyorum.

Ve öneriyorum..

Yoksa dün Vekilin, Belediye Başkanlarının bugün Rektörün önemli çıkışları yine havada kalır, Ardahan’da güzel havası dışında gerçek anlamda istenen o havayı alamaz ve devam eden göç ile her geçen gün biraz daha nefessiz kalıp, boşalır.

Ve en önemlisi bu yönde samimi adımlar atanlarda gün gelir o adımları atmaktan korkar, vazgeçer ve onlarda bana ne der..