CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Alabalık deresinin temizlik çalışmaları sırasında Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’e “sahtekar” diyerek büyük bir gafa imza attı.
Faruk Demir, Yeni Mahalle ile Kaptanpaşa Mahallesi arasında yer alan Alabalık Deresi’nin temizlik çalışmasını canlı yayınladı. Demir, Yeni Mahalle Muhtarı Murat Atacan’ı överken, kendisini bazı konularda sosyal medyada eleştiren Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’i “sahtekar” olmakla itham etti ve “Bundan sonra ona zırnık yok” dedi.
“MUHTAR İBRAHİM ÖZER’E ZIRNIK YOK”
Faruk Demir, şunları söyledi:
“İşte görüyorsunuz Alabalık deresini temizliyoruz. Yeni Mahalle Muhtarı yanımızda.. Ardahanlılar bu çalışmalar hep bu muhtar sayesinde oluyor. Bu muhtarın kıymetini bilin. O bir tane Atatürk Mahallesi muhtarı var habire politika yapıyor. Burada canlı yayın yapıyorum kayıtlara geçsin. Ona bundan sonra zırnık yok.
Benim sahtekar adamlarla işim olmaz. Önce adam olacak. Politika yapacaksan şimdi yapma, seçim zamanı geldiğinde yaparsın. Şimdi seçim bitmiş artık herkes işine bakacak” dedi.
BELEDİYE BİZİM YERİMİZDİR, O MAKAM ONUN DEĞİL
Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’in yardım taleplerini ise Ardahan Valiliği ve Vefa Sosyal Destek Grubu’nda yer alan AFAD ekipleri eksiksiz karşıladı. Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’ya da teşekkür etti.
Mahalleye gelen yardımları gören mahalleli ise çok sevindi. Yardım için bir mahallenin kapısına yardım paketini bırakan bir AFAD yetkilisi “Teyzecim bunlar Vefa Sosyal Destek Grubu’ndan geldi” diye konuştu. Muhtar Özer ise mahallede yaşayan bir Ardahanlıya “Bundan sonra Sayın Ardahan Valimiz Mustafa Masatlı yanımızdadır. Merak etmeyiniz” diyerek mahalleliyi sevindirdi.
Haber/Fotolar: Sabah Gazetesi.
Soylu Gitseydi, Soylu mu Gelecekti ki?!..
Yaşadığım bir sorun karşısında kendimi frenlemeyi yani sakinleşip sonra o sorunla mücadele etmeyi ilke etmiş ve o bu ilkemi yerine getirme adına dün gittiğim evimde aldığım duşun ardından erkenden uyudum.
Evet zaman zaman ele aldığım yazılarımda da belirttiğim gibi sizinde yaşadığınız, ya da yaşayacağınız bir veya bir çok sorun karşısında vereceğiniz tepkiyi ortaya koymadan önce bu yolu yani benim izlediğim yolu izleyip sonra ne yapacaksanız yapın derim..
Çünkü o sorunun gerdiği sizin de o gerginlikle hemen karşı atağa geçmeniz halinde ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü size hatırlatır ve o zaman da iş işten geçmiş olur diye düşünenlerdenim..
Evet dün duşumu alıp, sessize aldığım telefonlarımı kenara bırakıp, erkenden uyuduğum yatağımda geç saatlerde uyandırıldığımda evimin içinin de sanal ortamdan beter bir hayli hareketli olduğunu ve en önemlisi bir çok insan gibi Çin İşkencesine tabi tutulan yaşlı anamın bile yatağından çıkıp, pijamasıyla geldiği salonda elinde kumanda tv’de heyecan ile anlatılanları dinlediğini görüyordum.. ‘Ana, ‘ne oluyor, niye uyumamışsın?’ dememe kalmadan eşim, kızım ve kız torunum Ezel’in de daha uymadıklarını ve yaşananların heyecanı ile uyku sersemliği içinde olan bana olanları anlatmaya çalışıyorlardı..
Hemşehrim olan ve bir zamanlar BBP Genel Başkanı iken Başkan Erdoğan’a danışman olmak için partisini bırakan Yalçın Topçu gibi 2008-2009yılları arasında genel başkanlığını yaptığı Demokrat partisini bırakan ve bir zamanlar demediğini bırakmadığı AK Parti’ye katılan Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifa ettiğini öğreniyordum, iyiden iyiye kendime gelirken..
Bakanın son yaşanan sokağa çıkma yasağı ardından yaşananların hata olduğunu ve o çok özlediğimiz ama hiçte görmediğimiz bir tavır ile ‘bu hataya neden olanın kendisinin olduğunu’ belirtir gibi yapıp bunu da ortaya koyduğu erdemlikle istifa ettiğini, sokağa çıkma yasağını ilan ettiği gibi aynı saatlerde yaptığı açıklamasıyla anlatmaya çalıştığını okurken başta AKP’li troller olmak üzere bir çok kişinin sanalda, ‘Soylu gidemez, Soylu’nun istifası kabul edilmemeli kampanyasını başlattıklarını gördüm.. Ve iki aya yaklaşan Corona gündeminin bir anda değişip, Soylu’nun istifasının öne geçtiği görülüyordu..
Ve bende bu yaşananlara karşı bir mesaj yazıp, ev halkını da yataklarına davet ederek, yeniden sıcak yatağıma geçip, haberini yazmaya bile gerek görmediğim bu olaya heyecanlananlar arasında olduğunu gördüğüm Hayal adında bir arkadaşın sanal da yaptığı bir paylaşımının altına ‘Her evde hangi karı/koca kavga ediyor hepsini biliyoruz’ diyen Soylu’nun çıkarılmaya çalışılan yeni af tasarısı paketine sıkıştırılmak istenen ve aynı Soylu’nun, Whatsapp yazışmalarımızı da takibe almak için hazırlandığı iddia edilen tasarı imkanı ile ‘kimin, kimle seviştiğini okumadan gitti’ şeklin de sadece bir mesaj atmayı tercih etmekle yetinip, ardından cep telefonumda oynadığım oyunuma geçip, beni bekleyen arkadaşlara cevap vermeye başladım.
Ama daha oyunuma başlamamıştım ki Soylu’nun istifasının Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmemiş olduğunu öğrenip, ailemin de içinde olduğu onca insanın uykusunu kaçıran bu gelişmeye gülümseyerek ‘Soylu gitseydi Soylu mu gelecekti?’ başlığıyla bugün yazacağım yazıma başlık bulup oyunu da oynamayarak yastığıma başımı koyup uyudum..
Çünkü bu ülkede Başkan’dan başkasının karar vermesinin çok önemli bir olay olmadığını ve onun vereceği karar dışında kimsenin kılını kıpırdatma gibi bir şansının olmadığını bilenlerdendim..
Yani ‘İstifa ettim’ diyerek başkanı aşma teşebbüsüne Başkan Erdoğan’ın ‘Ben göreve getirmişsem, ben alırım’ diyerek kimseye istifa şansı bile vermeyen bir kişilikte Başkan olduğunu ve bugün olmazsa yarın, düşündüğü ve ilan etmeye fırsat aradığı erken seçim kararı almadan önce kendisinin bunu yapacağını iyi biliyorum..
Evet, kısacası bugünkü yazımıza başlık olan satırları bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim mi..
Evet sayın seyirciler;
‘Soylu istifa etseydi, yerine Soylu mu gelecekti?!.
He!! Vallahi ele oldu..
Faruk’la Faruk mu Yarışacak?..
Aynı zaman da Halk Sanatçısı da olan Faruk Demir bugün saat 13.00’da CHP Ardahan İl Binasında yapacağı basın açıklaması ile yaklaşan yerel seçimler öncesi CHP’den Ardahan Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu resmen açıklayacağını belirtti.
Şu an hala belediye başkanı olan Hanaklı hemşerisi Faruk Köksouy’un başında bulunduğu Ardahan Belediyesinin tüm sol bileşenler ile AK Parti’den alınacağına inandığını belirten Faruk Demir başta İstanbul olmak üzere batı kentlerinde bulunan hemşerilerinin de yerel seçimleri de zaferle çıkılması ve başta Ardahan’da olmak üzere yerel seçimin kazanılması için el birliğine davet ettiğini de açıkladı.
Yerel seçimler, Yerel Gazeteler..
Başkan Erdoğan’ın ‘seçilirlerse yeniden kayyum atarız’ diyerek HDP’lilerin adeta seçime girmemesini ima etmesine, CHP’li belediyelere yönelik baskıları Ataşehir’de başlatılmasına bakıldığında yaklaşan yerel seçimlerin sonuçları da şimdiden tartışılır hale geleceğe benzer.
Çünkü demokrasinin sadece kendileri için olduğuna ve kendilerinin kazanmadığı, olmadığı yerde herkesin terörist, devlet düşmanı olduğunu ima eden bir anlayışın hüküm sürdüğü bir ülkede seçim sonuçlarını önceden tahmin edememek saflık olur.
‘Zaman zaman tavizler versekte adım adım hedeflerimize doğru gidiyoruz’ diyerek hedeflerine doğru giderken devletin imkânlarını ve de gücünü kullananların HDP’den önce saf dışı bıraktığı ulusal basının ardından yerel basına da yönelip, birleşme adı altında yerel havuzda toplaması da bu hedeflerden biriydi.
Yani yerel seçimlerde çok etkili olan yerel basının artık yok olmaya yüz tuttuğu bir süreçte yereli kazanmamak gibi bir düşüncenin olamayacağına inanların sayısının hiç az olmadığını da görmekteyiz.
‘AF maf’ yok diyerek MHP’yi geri ittiğini ikinci kez ortaya koyan Başkan Erdoğan’ın yerel seçimler de büyük bir zaferle çıkmak için şimdiden kolları sıvadığı bir esnada yerel gazeteleri unutanların yeni yeni demeç ve fotoğraf verdiğini görürken bunların başını Erdoğan ve AK Parti ile baş başa kalacağa benzer CHP’liler olduğunu da görmekteyiz.
Atatürk’ün kurtuluş savaşını başlattığı esnada Sivas’ta değerini anlayıp, yaşaması için resmi ilan verilmesini sağladığı yerel basının önemini unutup, seçimden seçime hatırlayanların başında gelen CHP’lilerin yaklaşan seçimler öncesi bu yönde bir program hazırlama gibi bir düşüncesinin olup olmadığını merak ederken, en büyük rakibi AK Parti’nin bunu çoktan fark edip başta valiler kanalıyla olmak üzere Atatürk’ün vasiyeti olarak bilinen resmi ilanı demokrasinin sopası haline getirdiğini de fark etmediğini de anlayacak gibi..
Çünkü Atatürk’ün posterlerini satarak televizyonculuk yapan Halk TV ya da diğer bir kaç tv kanalıyla ya da bizim Ardahan Milletvekilinin yaptığı gibi facede canlı yayınlar yaparak, seçmene ulaştığını sanan CHP gibi HDP’nin de yerel basının değerini bilmediğinin yerel bir gazeteci olarak en iyi bilenlerdenim.
Sadece CHP ve HDP’mi ki?
Tatbikî hayır..
Mahallesinde ki yerel gazeteden bi haber havuz medyasının dizilerini izlemekten başını kaldırmayan bir toplumun olduğu ülkede başına bir şey geldi mi gazeteciyi ve yerel basını hatırlayanların ödediği bedel tek adam, tek başına iktidar ve devletin imkanlarını kullanıp, seçimleri alan bir siyasi parti ile bedel ödediklerini anlamazlar..
İşte bunların yaşadığı bir zamanda yerel seçimlere doğru giden ülkede seçimden seçime yerel basının önemini hatırlayanlar şunu iyi bilmeli ki ulusal basından daha etkili olan yerel basında teslim alınmış bir ülke de yerel seçimi kazanmak çok zor olacağa benziyor biline..
Aydının Görevi Önder Olmaktır!
Gazetecilik hayatım boyunca gerek gazeteci olarak gereke toplumun ön safasın da bulunan bir kişi olarak başta yaşadığı kentimin olmak üzere tüm ülkenin sorunları ile yakından ilgilenmeye çalıştım.
Bunu yaparken hiç bir maddi beklenti içine girmeyerek, yeri geldiğinde kendi maddi imkânlarımla var olan sorunları çözümü için mücadele ettim.
Gazetecilikle yetinmeyip, stk’larda görev alarak sivil toplum örgütlülüğünün yani dernekçiliğin hatta siyasetin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koymak çabamızın son örneği bir şehrin takımı olan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkmamızdır.
Ardahan’da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, İstanbul’da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı esnasında ortaya koyduğumuz çaba ve çalışma tüm Ardahan Kamuoyunun gözleri önündedir.
Ve bu çabaları ortaya koyarken tek amacı kendisine aydın diyen her bireyin bu görevi en iyi şekilde yapmasıdır.
Bende hep böyle bakarak mücadelemi verdim.
İstanbul’un her yerine Ardahan yazdıran ARDAFED olarak, sahaya çıkamayacak durumunda olan Serhat Ardahan Spor’u sahaya taşımam bu çabaların en son örneğiydi
49 Yaşıma gelene kadar gerek ailem gerekse bir fert olarak bu kentin tüm kurumları ile yerleşik, iş yapan, sorunlarının çözümünde el birliğine hep açık oldum
Hiçbir siyasi partili olmadan tüm siyasilerle birlikte olmaya ve onlarla birlikte bu kentin sorunlarının çözümüne yardımcı oldum.
Ve sahaya çıkamayacak durumda olan bir takımı yeniden kurup, sahaya sürüp, yeni bir yönetme teslim ederek bir kez daha görevimi yaptığıma inanmanın rahatlığı ile gazeteciliğime, yakında onun da kongresini yapacağım federasyonun yani ARDAFED’in başkanlığıma döndüm.
Bundan sonra da ‘Aydının Görevi Önder Olmaktır!’ diyerek, taviz vermeyerek yaptığım gazetecilik mesleğimle, stk başkanlığımla bu kente, bu ülkeye hizmet vermeye devam edeceğim.
Kamuoyuna
**Bir Kez Daha Olmaz Denileni Yaptık,
Ardahan Adına Görevimizi Yerine Getirdik..
33 Yıllık Gazetecilik hayatımda gelişmesi, büyümesi ve adının her yere yazılması için mücadele ettiğimiz bu süreçte lige katılamayacak durumdayken İstanbul başta olmak üzere birçok kentte ortaya koyduğu çalışmaları ile tarih yazan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak bir kaşe ile yükünü alıp, baştan aşağıa kurup, sahaya sürdüğümüz Serhat Ardahan Spor Kulübü başkanlığımı bugün yapılan kongre de Fevzi Bozkurt ve ekibine teslim etmenin gururunu yaşadım.
Serhat Ardahan Spor Başkanlığım esnasında bizi yalnız bırakmayan, maddi, manevi destekleri ile hep yanımızda olanlara teşekkür ediyor, gerek takımın gerekse Ardahan’ın sorunları ile bana düşen göreve her zaman hazırım diyerek kamuoyuna saygılar sunuyorum.
Fakir Yılmaz/Gazeteci