Kategori: ASAYİŞ

  • DOĞALGAZ GELECEK DENEN POSOF'TA BİR KADIN ODUNLUKTA ÖLDÜ!







    Görüntülü Haberlerimiz İçin


    YouTube ArdahanTV








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    Ardahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasında bir öğrencinin gözüne  arabanın kırılan camlarının batması sonucu kör olduğu Ardahan’da, ağır kış şartları bir kişinin de ölümüne neden oldu. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’ta gece boyunca yoğun kar yağışı bir vatandaşın yaşamanı yitirmesine sebebiyet verdi. Kafkasya’dan getirilip, merkezinden geçen borularla ülkenin bir çok kentinin yanı sıra dünyanın onca ülkesine dağıtılan doğalgazın bu yıl da gelmediği Posof’ta ısınmak için odun, tezek kullanan bir Posof’lu odun almak için girdiği odunluğun çökmesi sonucu hayatını kaybetti. Yer yer yaklaşık bir metreyi bulan kâr yağışı , sobasını yakmak için evinin yanı başında bulunan odunluğa giden Saltanat Kurşun, karın ağırlık



    yaptığı odunluğun çatısının çökmesi yüzünden odunlukta hayatavgözlerini yumdu .


    Öte yandan Ardahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kar yağışı sebebiyle kayan minibüs şarampole yuvarlandı. Olayda 15 kişi yaralandı.

    Kaza, dün akşam saatlerinde Göle Kars kara yolunun Balçeşme (lalavarginis) köyü mevkiinde meydana geldi. Kar yağışı sebebiyle buz tutan yolda kayan minibüs şarampole yuvarlandı. Kazada yaralanan 15 kişi ambulanslarla Göle ve Ardahan Devlet Hastanelerine kaldırıldı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu ve gözünü kaybettiği öğrenildi.


     







    Atalay ve Altaylılı Juristokratik bir karar..


    Ressam dostum, hemşerim Onur Arası’n X’te yaptığı bir paylaşımına bakınca önce gülümsedim, sonrada  merakımı yenemeyip, diğer yandan googel amcaya sormak için Aras’ın kara kelemle portresini çizip, biraz da kilo verdiğini gördüğüm Demirtaş gibi bir Avukat olan TİP’in cezaevindeyken seçilmiş olan  vekilini aramaya koyuldum.


    Bu aramayı yaparken benim günlük yazılarımın da yayınlandığı sakinca.com adlı haber sitesinin son dakika haberine rastlayıp, senin gibi sadece  başlığına bakıp geçmiyor, haberin içeriğini okumak için tıklıyordum. 


    Ve karşıma çıkan  ‘AYM’nin Can Atalay kararına ikinci ret’ habere Anayasa adına, Adalet, hak, Hukuk adına bir kez daha üzülürken bu haberin devamında yani haberden sonra altına bir not eklendiğini görüyordum. 


    ‘Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili verdiği ikinci ihlal kararı Yargıtay’a gönderilmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında “AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok” dedi.

    Anayasa Mahkemesi, (AYM) Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili ikinci kez hak ihlali kararı vermişti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk ihlal kararında olduğu gibi, dosyayı Yargıtay’a gönderdi.

    İktidara yakın Sabah’ın haberine göre, Yargıtay 3. Ceza Dairesi dosyayla ilgili kararını bugün verdi. Daire, “Anayasa Mahkemesi’nce verilen ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını, bu bağlamda Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını” belirterek Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmamasına karar verdi.’ şeklinde ki son dakika haberin bitiminde ki not aynen şöyle idi..


    ‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’ Bir ara benimde bir kara kalem portemi çizen ve yeniden teşekkür ettiğim Ressam Onur Aras’ın biraz da kilo verip, çizdiği TİP Milletvekilinin benim gibi gerçekten kilo alıp, almadığını merak edip araştırırken rastladığım bu son dakika haberin Gezi davası ardından yıllardır tutuklu olan TİP Hatay Milletvekilin Demirtaş gibi Anayasa ve AHİM kararlarına rağmen  yine bırakılmadığını anlatırken sonuna eklediği not dikkatimi çekiyor bu kez bunun anlamı için yeniden googel amcaya  baş vuruyor ve ‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’  satırındaki ‘juristokratik bir davranış’ ın ne anlama geldiğine bakıyordum.


    Gooele amcanın, ‘Jüristokrasi, fonksiyon gaspı ile de tanımlanmaktadır. Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside yargı kurumunun başındakilerin yorum kabiliyeti ön plana çıkar ve yargıçların yorumları ile şekillenen kanunlar ile ülke yönetilmeye çalışılır.’ şeklinde anlam verdiği açıklamaya bakıp yorumlamaya çalıştığımızda ise ‘ Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside’ satırının her şeyi anlattığını daha iyi anlıyordum..



    Ve ‘O var’ denen demokrasinin olgunlaşmasını beklemekten başka şansımızın olmadığını ama yıllardır beklenen O olgunlaşmanın bir türlü olmadığı gibi olanında Anayasa Mahkemesi gibi sayılmadığını anlıyor ve sarı öküz hikayesini akıl edemeyip, başta Kürt sorunu olmak üzere onca sorunu görmezden gelen ulusalcılar gibi davranan ama sıranın kendine geleceğini hala anlamayan Fatih Altaylı’nın durumuna düşmemek için susuyorum…


    arşiv haber/yorumlar 28.01.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ



    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Baskanlarla haslama yaptik, yedik..

     Sikça elestirip, yerden yere vurdugumuz STK Baskanlarindan olan Ardahan-Gürcistan İsadamlari Dernegi Baskani Vural Badem’in yemek davetini alip, is yerine gittigimde Badem’e komsu olan Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odasi Baskani Kemaletin Öztürk ile de selamlastim. Üçümüz çikip, yemek yiyecegimiz lokantaya dogru giderken hangi lokantaya gidecegimizi de birbirimize sorduk. Baskanlarin, ‘suna gidelim’ dedigi lokantayi ben ret ettim. Çünkü o lokanta gibi birçok lokantacinin bu kent, kent oldukça para kazanmaktan baska bir is yapmadiklari ve bu kentin gelisimine hiç katki sunmadiklari gbi bu tür toplantilara katilma gbi bir düsünceyi bile tasimadiklarini belirttim. Baskanlarin bana hak verip, benim isaret ettigim lokantaya geçtik. Gerçi onlarda digerlerinden asagi kalmiyordu, ama haslamasinin iyi oldugunu bildigimden yine de benim dedigim lokantaya gittik. İçeri grip, haslamalari söylerken, ayni sitemleri lokantacinin bizzat kendisinde aktardiktan sonra basladik baskanlarla sohbete ve memleketi kurtarmaya.. Bu kentin gelismesi, büyümesi ve esnafinin da buna katki sunmasi için uzun uzun nelerin yapilacagini konusurken, garsonun gelip, daha suyuna ekmek batirip bitiremedigim tabagi kaldirmaya kalktigini görüp, kizdim.. Buna nede ise yemek tabagimin kaldirilmasina degil, tirajsiz, bogazli kazakli garsonlarla bu kentin kalkinmayacagini, artik herkesin kendisine düsen görevle bu kentin kent olmasi için gerekli katkiyi sunmasini istiyordum.. Evet Baskanlarla haslama yapip, konusmaktan dogru dürüst yiyemezken bu Ardahan’in önce içinde yasayan 107 bin insaninin bu kentin gerçek anlamda kent olmasi için çaba göstermesini, köyden ahirda giydigimizle sehre gelmeyen köylüsüyle, duyarsiz sehirlisiyle, Gürcülerle kurdugu dernek araciligiyla Vural baskaniyla, esnaflar da arasinda ‘Ayin vitrini’ adi altinda yarismalar yaptiracak olan Öztürk baskanla ve diger yönetici ve idarecilerimizin, en önemlisi ise biz çeper dibinde oturup, dedikodu yapan Ardahanlilarla ortaya kendisini koymasini istedim.. Haksizmiyim?.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    KADINCA/Selmi Yilmaz Buna da sükür ..


     Her sayimda yüregimizin agzimiza geldigi Ardahan’da bu kez nüfus azalmamis, aksine artmis.. Kent ekonomisine oldugu gibi nüfusa da katki sunan üniversite ögrencilerinin sayesinde düserken artan nüfusun bu kente moral oldugunu söyleyebiliriz..


    Gerçi Ezel ve Daghan’dan sonra ismini Berat (Af, Özgürlük) ismini koydugumuz üçüncü torunumun da gözlerini açtigi Ardahan’in agir, aksakta olsa güzele dogru ibresinin yükseldigini de söylerken, bu tezimizi ‘hiç yoktan iyidir’ sözü ile de destekleyebiliriz. ‘Buna da sükür’ denilebilecek bu gelisimin yatirimlarda, sinir ticaretinde, hayvancilikta da kendisini gösterip, halen devam eden göçe dur diyecegini umarken, bu artisin gerçek anlamda bir geri göçe dönüsmesini ve halen, su anda bu kentte yasayanlarin göç etmemesi için yeni yatirimlarla, tesvik ve desteklerle ödüllendirilmesi gerektigini de bilmek gerekir. Yoksa Kizim Yagmur’un dogumunu beklerken, yeni hastanede görüp, izledigim ve öglene kadar en az 10 yeni Berat’in dünyaya gelmesini beklemekle bu kentin gelismesini, kalkinmasini ve nüfusunun artmasini beklemekle bu kent gerçek anlamda kent olmaz ve umutlar gün geçtikçe tükenir, zaten devam eden göç yeniden hem de artarak devam eder.. Bu nedenle; bu kentin Kafkaslara açilan iki gümrük kapisinin diger gümrük kapilari gibi gerçek anlamda sinir ticaretinin yapildigi, burnunun dibinde geçen dogalgazla ev ve is yerlerinin isindigi, hayvancilik gibi ariciligin zamanin sartlarina, teknolojiye ayak uydurdugu, esnaflarinin bir kent vitrinli esnaf oldugu bir kent olmasi için herkese ama herkese görev düstügünü belirtmek gerekir. Basinin daha çok yatirim istedigi, halkininbu yönde baski yaptigi, idarecisi, aydini, ileri geleni, siyasetçisinin durmaksizin çalisip, yeni seyleri kazandigi bir anlayisla, bir birliktelikle hareket etmeli, güzel bir Ardahan’in gelecegi demeli ..




    ARDAHAN’IN NÜFUSU BİR YILDA 2 BİN ARTTI!


    Türkiye istatistik kurumu adrese dayali nüfus kayit sistemi sonuçlari açiklandi. Geçen yila oranla 2 bin 1 kisinin arttigi Ardahan’in 2011 yilinda yapilan istatistiklere göre nüfusu 107 bin 455 oldu. Nüfusunun yüzde otuz besinin kent merkezlerinde yasadigi Ardahan merkezde toplam 18.298 kisi yasiyor.


    **ERKEKLER KADINLARDAN FAZLA..


    Dün açiklanan nüfus sayiminda Ardahan il genelinde yasayan nüfusun 56 bin 467 kisisi erkek, 50 bin 988 kisinin de kadin oldugu da açiklandi. **EN BÜYÜK İLÇE YİNE GÖLE.. İl. İlçe, belde ve köy nüfuslarinin tespit edildigi adrese dayali nüfus kayit sistemine göre Ardahan’in göle ilçesinde ise 16 bin 525 i erkek, 14 bin 202 kisi kadin olmak üzere 30 bin 727 kisi yasiyor.


    **EN AZ NÜFUS DAMAL’DA..


    Açiklanan nüfus sayimina göre Ardahan merkez de 18 bin 298 kisinin yasadigi belirlenirken, en az kisinin yasadigi Damal da ise 3 bin 385 kisinin erkek, 3 bin 159 kisinin ise kadin oldugu Damal ilçesinde 6 bin 544 kisi yasiyor. 10 bin 675 kisinin yasadigi çildir ilçesinde yasayanlarin 5 bin 587 kisisi erkek, 5 bin 088 kisinin ise kadin oldugu tespit edildi. **En çok kadin Posof ve Hanak’ta .. 9963 kisinin yasadigi Hanak’ta ise 4 bin 979 kisinin erkek, 4 bin 984 kisinin ise kadin oldugu tespit edildi. 8 bin 259 kisinin yasadigi Posof’ta ise 4 bin122 kisi erkek, 4 bin 137 kisi ise kadin oldugu açiklanan sonuçlara göre Ardahan nüfusu geçen yil oranla 2001 kisi artarak 107 bin 455 oldu. **Nüfus artmadi, Üniversite ögrencileri katki sundu.. 1992 yilinda 170 binin üzerinde vilayet olan, ancak geçen 20 yillik sürede beklenen yatirimlari görmeyip, issizlige çözüm olan adimlar atilmadigindan 2010 yilin da yapilan nüfus sayimi ile 105 binlere kadar inen Ardahan nüfusunun 2012”de 2 binlik bir artisla yeniden artmasinin gerçekçi degil, Ardahan’a okumak için gelen ögrencilerin yarattigi suni bir artis oldugu da görüldü. Haberi ekleme saati: 11.55-27 Ocak 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER


     **Ne oldu Türk-Gürcü İs Birligi?..


    **VALİ SINIR’DA GÜRCÜLERLE GÖRÜŞTÜ.. Türkiye’nin Kafkaslara ve Orta Asya’ya açilan iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticareti yapamadigi komsu ülke Gürcistan ile bugüne kadar kurulmak istenen iyi iliskiler sinir görüsmeleri disina gidemedi. Posof Türkgözü Gümrük Kapisi’nin açildigi ilk yillarda yapilan motorin ticareti ile bir dönem olaganüstü ticaretin yapildigi ve dostluklarin gelistigi Gürcistan ile kurulmak istenen sportif iliskilerde havada kaldi. Bilindigi gibi geçtigimiz yillar da Vali Mustafa Tekmen’in tesviki ile**BASIN VE YEREL YÖNETİCİLERDE GÖTÜRÜLMELİ.. Gürcistan’dan gelen bir futbol takimi Ardahanli futbolcularla top kosturmus, bu yönde de güzel adimlar atilmasi beklemisti. Ancak gerek yerel yöneticiler, gerek ise Ardahanli kulüpler bu iliskiyi devam ettiremediginde Türk-Gürcü İs Birligi bu koldan da bekleneni vermemisti. Dün sinir’a giderek rutin sinir görüsmeleri yapan Vali Mustafa Tekmen’in girisimleri de resmi protokol iliskilerinin ötesine geçmedigi görülüyor. Basin ve yerel yöneticilerin katilmadigi bu görüsmelerin rutin sinir görüsmeleri ve sohbetlerini geçmedigi de görülen diger dikkat çekici bir durumdur.


    **2012 Yilinin İl Koordinasyonu Pazartesi Yapilacak ..


    Yilda 2 kez yapilan İl Koordinasyon Toplantisinin ilke Pazartesi yapilacak. Ardahan valisi Mustafa Tekmen’in baskanliginda yapilacak olar koordinasyon toplantisina kurum amirlerinin katilmasi bekleniyor. **Yeni müdür basinla bulusacak .. Ardahan’a atan yeni İl Milli Egitim Müdürü Tevfik Fikret Eker pazar günü Ögretmen Evi’nde yapacagi toplantida Ardahan Basin mensuplari ile bir araya gelecek.


    **ÖGÜT: KILIÇDAROGLU’NUN YANINDAYIZ..


    Muhaliflerin kurultay istedigi Cumhuriyet Halk partisi Ardahan İl Örgütü Kemal Kiliçdaroglu’nun yaninda yer aldilar. Muhalif kandina destek vermeyen CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri muhaliflerin kurultay için topladiklari imzalara da imza vermeyip, mevcut Genel Baskaninin yaninda yer aldiklarini açikladilar. Konu hakkinda bir açiklama yapan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt Ardahan İl Örgütü ve İlçe Örütleri gibi kendisinin de Kiliçdaroglu ve ekibinin yaninda olduklarini söyledi. **Kongre hazirliklari sessizce devam ediyor .. Kiliçdarolu’nun yaninda olduklarini belirtip, muhalif kanada destek vermeyen Ardahan CHP İl Örgütü önümüzdeki aylarda yapilacak olan ilçe kongreleri için delege belirleme çalismalarini sessizce sürdürüyor.


    **Kayak Evi Kisa Merhaba Dedi..


    Ardahan’a 15 km mesafedeki Yalnizçam Kayak Tesisleri üç gün önce yagan kardan sonra Vali Mustafa TEKMEN’in start vermesiyle kayak sezonunu baslatti. Uzun zamandir ülkenin pek çok yerine bolca yagan karin bu sene Ardahan’a geç gelmesi nedeniyle açilamayan tesis, nihayet 3 gün önce yagmaya baslayan kar ile bugün sezonu baslatmis oldu. Halen Vilayet Konuk evi, kafeterya ve teleski tesisinden olusan ve özellikle kayak sporuna ilk defa baslayanlar için ideal bir kar ve pist yapisina sahip olan kayak tesislerinin bu sene AB Projesi kapsaminda büyütülüp genisletilecegini söyleyen Ardahan Valisi, turizm bölgesi ilan edilen bu alanda 10 milyon Avroluk projenin imar planinin ve projesinin geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanligi’nca onaylandigini; yakinda yapilanma ile ilgili projelerinin de hazirlanip sözlesmeye baglanmasi ile ihalesinin merkez ihale birimince yapilacak hale getirilecegini ve bu yaz tesislerin yapimina baslanacagini; böylece bölgedeki Palandöken(Erzurum) – Sarikamis (Kars) – Yalnizçam(Ardahan) kis kayak ve yayla turizm merkezleri üçlü sacirak ayaginin tamamlanmis olacaginin önemini vurguladi.


    **Validen kis denetimleri ..


    Ülkemizin kisi en siddetli geçen illerimizin basinda gelen Ardahan ilinde kar ve kisin baslamasiyla birlikte Vali Mustafa TEKMEN, kisin siddetinden hiçbir vatandasin zarar görmemesi için alinan tüm tedbirleri yerinde görmek için karin ve sogugun zirveye tirmandigi gün Karayollari, köy yollari, Tedas, saglik(112) ve Telekom gibi günlük hayatin vazgeçilmez ihtiyaçlarini karsilayan kurumlari denetleyerek görevlilerden bilgi aldi. Ayrica sokaktaki vatandaslari da dinleyerek onlarin da görüslerini dinledi. Bu sene tüm ülkemize erken ve çetin gelen kisin zaten siddetli geçtigi ilimizde hiçbir olumsuzlugun yasanmamasi için önceden tedbir alindigini belirten Vali, köy yollari dahil hiçbir yolun kapali kalmamasi için gece gündüz bütün görevlilerin canla basla çalistigini ve gerek ulasim, gerek saglik, gerek haberlesme, gerekse elektrik sorunlarinin yasanmasina müsaade etmeyeceklerini vurguladi.


    **ARDAHAN’DA 50 KURUŞ, İLÇELERDE 1 LİRA!.. Birbirleriyle girdikleri rekabet dolaysiyla 1 liraya sattiklari ekmegi 50 kurusa indiren Ardahanli firincilardan yeni oyun. Günlerdir birbirleriyle girdikleri rekabet sonucu 1 liraya sattiklari ekmegi 50 kurusa indirip, sattiklari ekmekten zarar etmeye baslayan firincilar yeni bir uyaniklik yaparak ilçelere yöneldikleri görülüyor. **Sen çikarma, ben getiririm sana .. Girdikleri rekabet sonucu yillardir 1 liraya sattiklari ekmegin fiyatini birden 50 kurusa indirip satan, ancak her geçen gün zarar ettiklerini anlayan Ardahanli firincilar gramajini da eksiltip, Ardahan’da 50 kurusa sattiklari ekmegi diger ilçelere götürüp, 1 liraya sattiklari ileri sürülüyor. Alinan bilgilere göre Ardahan’da üretimini yaptiklari ekmekleri ilçelere götürüp, burada ki firinlarin araciligiyla 1 liraya piyasaya sürdükleri ileri sürülen Ardahanli firincilarin ilçelerde ki firincilarla, ‘Sen çikarma, ben getiririm sana’ diyerek ilçelerde ki firincilarla anlasip, onlarin ekmek üretimi yapmamalarini, ucuz ekmegi kendilerinin getirip, sattirdiklari iddia edilmektedir. **Kar hayati tam teslim aldi .. Bu yil erken gelen kis Ardahan’da hayati olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Basta köylerde olmak üzere İl genelinde etkili olan kar yagisi ardindan ev ve isyerlerinin önünü kardan temizlemeye çalisan vatandaslar, yaba ve küreklere kardan kapanan evlerinin önlerini açmaya çalistiklari görülüyor.


    **Evde, tv karsisinda tatil olur mu?


    2011-2012 Egitim/Ögretim döneminin birinci yariyilini bitiren Ardahanli ögrenciler gerek olmayan sosyal etkinlikler, gerek ise agir kis sartlari dolaysiyla 15 günlük tatillerini evlerinde, tv baslarinda geçirmeye basladilar. Çogu yabanci olan üniversiteli ögrencilerin terk ettigi Ardahan’da kalan Ardahanli ögrencilerin büyük bölümünü ailelerinin zayif bütçelerinin de etkisiyle tatili evlerinde, tv karsisinda geçirmeye mahkûm olduklari da biliniyor.


    **Partiye üye bile yapmiyorlar!


    Dün CHP İl Binasinda bir arya gelen ve CHP Genel Merkezinde gelen bir yazi ile basin toplantisi yapan CHP’liler parti içi huzursuzlugu tartismak isteyen partilileri izin vermek istemezlerse de partililer CHP’de yasanan huzursuzluga dikkat çektiler. Önümüzdeki günlerde ilçe kongrelerine hazirlanan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütlerin de yasanan huzursuzluklar gün yüzüne çikmaya basladi. İl Teskilatina muhalif oldugu bilinen ve kongreler öncesi beklenmedik bir anda görevden el çektirilen CHP Merkez İlçe Teskilatinin görevden alinmasiyla gün yüzüne çikan parti içi huzursuzluk dün İl Binasinda yapilan toplanti ile bir kez daha gündeme geldi. **Kiliçdaroglunu desteklediler, İl ve İlçe Teskilatlarini elestirdiler.. Silivri cezaevini ziyareti sirasinda çikista yaptigi açiklama dolaysiyla hakkinda fezleke hazirlanan CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu’nu desteklemek için bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi İl ve İlçe Örgütleri Genel baskanlarina yönelik yapilan baskilari kinadiklarini belirttiler. Toplanti ardindan destek ve temennilerde söz alan partililer, CHP’nin birileri tarafindan ‘Küçük olsun, benim olsun’ anlayisi ile yönetildigini belirtip, CHP’nin birilerinin degil halkin partisi oldugunu belirtmeleri dikkat çekti. CHP Merkez İlçe Baskani Nehir Ziya Alpaslan’a haber verilmedigi, ancak Alpaslan’in toplantiyi duyup katildigi toplantida söz alan Hanak CHP İl Genel Meclis Üyesi Yüksel Yilmaz yaptigi konusma da teskilatlardan yakinan partililerin sözcüsü gibiydi. Teskilatlara tepki gösterenlerin basinda gelen CHP’li Hanak İl Genel Melis Üyesi Yüksel Yilmaz Hanak’ta 3 bin 500 oy alan CHP’nin kapisi son seçimden bu yana açilmadigi gibi partinin üye bile kayit etmedigini dile getirip, İl ve İlçe Teskilatlarina sert tepki gösterdigi görüldü.


    **BAŞBAKAN AKTAŞ DEMEDİ, BORÇKA DEDİ!


    Somalili korsanlar tarafindan yaklasik 16 ay önce kaçirilan Malta bandirali Yunan firmasina ait “MV Olib-G” geminin 3’ü Türk, 15’i de Gürcistan uyruklu olan mürettebati, kurtarildiktan sonra Gürcistan Devlet Baskani Mikheil Saakasvili İstanbul’a getirilmesi ardindan Saaksvili ile bir basin toplantisi yapan Basbakan Recep Tayyip Erdogan burada yaptigi ve Türkiye-Gürcistan iliskilerini anlattigi konusmasinda bu yil açilacagi söylenen Aktas Gümrük kapisini agzina almamasi dikkat çekti. Gazetelerimiz ve sitelerimizin önderligini yapip gündemde tuttugu Kura Nehri üzerinde yapilacak olan barajlarinda konusuldugu anlasilan o görüsmede yapilan ve Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas Gümrük Kapilarindan bahsedilmedigi konusmalar söyle;


    **İste Basbakan Erdogan’in konusmasindan satir baslari: Gürcistan Devlet Baskani Saakasvili’ye Türk denizcilerin getirilmesinde gösterdigi ilgiye tesekkür etti. Erdogan, “Kardeslerimizi karsiladik, bir aradayiz. 8 Eylül 2010 tarihinde Hint Okyanusu’nda korsanlarca kaçirilan yabanci bandirali gemide 15 Gürcü ve 3 Türk vatandasimiz olmak üzere o tarihten bu yana rehin tutuluyorlardi. Rehin tutulan her iki ülke vatandaslarinin 8 Ocak 2012 tarihinde serbest birakildigini biliyoruz. Aldigimiz bu haberler bizleri çok sevindirdi. Hepimiz için büyük bir mutluluk kaynagi oldu. Hükümet olarak Gürcistan hükümeti ile kabinedeki basbakan bakanlarla irtibat halinde olduk. Somali cumhurbaskani ile görüstük. Kurtulmalari için büyük bir çaba gösterdik. Kesintisiz bir sekilde girisimlerimizi sürdürüldü. Saakasvili özel uçak göndererek Kenya’dan buraya getirdi. Hepinizin huzurunda kendisine tesekkür ediyorum.” seklinde konustu. Türk-Gürcü yardimlasmasinin bir nisanesi olarak tarihe geçecegini dile getiren Erdogan, “Görüsmemizde ülkelerimiz arasinda her alanda son dönemdeki ikili iliskilerimiz çok farkli bir boyutta gelisme arz etmektedir. Siyasi askeri ekonomik ve ticari alaninda çok farkli iliski içindeyiz. Kapilarda aramizda herhangi bir sorun kalmamistir. Nüfus kâgidi ile dostlarimiz Türkiye’ye geçebilecektir. Buradan da oraya geçilebilecektir. Ayrica Borkça’da bir yol yapiyoruz. İkili ticaret iliskilerinin çok daha farkli bir sekilde gelisiyor. Kars-Tiflis-Bakü demiryolu agi 2013 yilinda devreye alacagiz. Baraj çalismasi protokole baglanmak üzere.” diye konustu. **Gürcü lideri de Ardahan’da ki kapilardan söz etmedi .. Basbakan Erdogan gibi Poso/Türkgözü veya Çlidir/Aktas’tan söz etmeyen Gürcistan Devlet Baskani Mikheil Saakasvili ise sürpriz yaparak konusmasina Türkçe basladi. Gürcü lider, “Biz hep beraberdik yine beraberiz, Türk denizcileri ve Gürcü denizcilerine seslenerek ‘evinize hos geldiniz’ dedi. Türkiye çok önemli bir devlet diyen Saakasvili, “Türkiye bölgesinde lider ve süreçte önemli bir rol oynayan bir lider oldu. Barisi saglamak için önemli bir rol oynuyor. Türkiye hep pozitif bir rol oynuyor bu süreçlerde.” diye konustu.


    **’BASKILAR KARŞISINDA DİZ ÇÖKMECEGİZ diyen BDP’liler Ardahan İl Örgütünü yeniden olusturdular..


    KCK Adi altinda İl ve İlçe Örgütleri ard arda basilan Baris ve Demokrasi Partisi Ardahan’da yeni isimlerle yeniden yönetimini olusturdu. Akif Avsar baskanliginda bir araya gelen Ardahanli BDP’liler, son olarak Leyla Zana’nin evinin çilingir ile açilip aranmasi ve BDP Es Baskani Fatma Kurtalan’in gözaltina alinmasi partilerine ve milletvekillerine yönelik baskin ve baskilara karsi, ‘Diz çökmeyip, direnecegiz’ diyerek yola çiktilar. Avsar’in baskanliginda bir araya gelen Ardahanli BDP’liler Türkiye’de sivil bir cuntanin yönetim basinda oldugunu ve polisiye baskinlarla toplumun her kesimini susturmak için çabaladigini, ancak Kürtlerin ve demokrat güçlerin bu baskilara karsi direnecegini belirttiler. **Valiye firça tiklama rekoru kirdi! Ardahan’in Çildir ilçesinde düzenlenen KAR/BUZ Festivaline ev sahipligi yapan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in bindigi Atli kizaktan indikten sonra at killarina bulanan paltosunun korumalari tarafindan firçalanmasi ulusal basinda büyük yanki gördü. Basta Mynet’te olmak üzerebir çok internet sitesininde de tiklama rekoru kiran o haber söyle; **Vali’nin paltosunu korumalar temizledi Ardahan’in Çildir İlçesi’ndeki 124 kilometrekarelik yüzeyi bölgede etkili olan Sibirya soguklarindan donan Çildir Gölü üzerinde atli kizak yarislari yapildi, buz hokey maçi oynandi. Vali Mustafa Tekmen ve sporcular, göl üzerinde atli kizakla gezinti yapti. Göl üzerindeki etkinlikte, Damal bebegi ile ’bulgur pilavli kaz’ gibi yöresel yemekler de tanitildi. Çildir’in yöresel ürünlerinin ve yemeklerinin tanitimi amaciyla düzenlenen etkinlik, Çildir Gölü’nün yarim metre kalinligindaki buz tabakasinin üzerinde gerçeklestirildi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak, Çildir Kaymakami Cevat Çelik, Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün’ün hazir bulundugu etkinligi, TRT de canli olarak yayinladi. Göl üzerinde kurulan stantlarda yöreye özgü Damal bebeklerinin tanitimi yapildi. Çildir Gölü çevresindeki köylerdeki kadinlarin yaptiklari yöresel yemekler, masalar üzerinde sergilendi. Etkinlige katilanlar bulgurlu kaz pilavi gibi yöresel lezzetleri tatti. Valilik tarafindan iki atli kizak sahibine iki kizak hediye edilirken, kizakçilar arasinda göl üzerinde yapilan yaris nefesleri kesti. Çildir Gölü üzerinde Erzurum’dan giden Buz Hokeyi ve Short-Track takimlari gösteri maçi yapti. Buz hokeyi ve buz pateni gösterilerinin ilgi ile izlendigi etkinlikte daha sonra Vali Tekmen ile beraberindekiler Çildir Gölü üzerinde atli kizaklarla gezintiye çikti. Vali Mustafa Tekmen’in kullandigi atli kizaga Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, İl Jandarma Komutani Albay Samit Tokmak da bindi. Vali Mustafa Tekmen etkinlikle ilgili olarak, “Çildir Gölü basta olmak üzere serhat sehri Ardahan’imizi tanitmak ve kis turizm konusunda hak ettigi yere getirmek üzere, böyle bir etkinlik yaptik. Bunu yaparken, atli kizak gösterisi buzla kapli göl üzerinde, buz hokeyi ve buz pateni gösterisi düzenledik. Bunlarin hepsi dogal buz üzerinde gerçeklesti. Söz konusu tanitim iki yil önce de festival seklinde yapilmisti” diye konustu. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in paltosu kizak gezisi sirasinda atlarin killari ile doldu. Bunu gören korumalar, kizakçilarin verdigi firça ile Tekmen’in paltosunu temizledi.


    **DAMAL SYDV’NIN EMEKTAR MÜDÜRESİ EMEKLİ OLDU..


    Yetismis personel sikintisi çeken Ardahan’da ki kurumlardan olan Ardahan’in Damal ilçesi kaymakamligina bagli Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Müdüresi Kezban Önal emekli oldu. Önal’in emekliye ayrilmasi dolaysiyla arkadaslari tarafindan Damal Lisesi Spor Salonu’nun da verilen yemegine Damal eski kaymakami olan ve bugün Ardahan Vali Yardimciligini yapan Kadir Taner Eser’inde katildigi ögrenildi. Damal İlçesinin yeni Kaymakami Mehmet Nuri Çetin ve Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan’in da katildigi veda yemeginde bir tesekkür konusmasi yapan Damal SYDV’nin emektar Müdüresi Kezban Ünal 11 kaymakamla birlikte 19 yil hizmet verdigi kurumunda ayrilmanin üzüntüsü içinde oldugunu, ancak gerek hayatin verdigi yorgunluk, gerek ise yeni arkadaslarin önünü açmak için böyle bir karar aldigini belirtirken Önal’a yaptigi çalismalar dolaysiyla Ardahan Vali Yardimcisi Kadir Taner Eser tarafindan bir hediye verildi. **Ermeni Hazinesi Degil, Sahte Hazineymis!.. Geçtigimiz günlerde Hoçvan Çalabas köyünde ortaya çikarildigi iddia edilen ve Ermeni Hazinesi oldugu ileri sürülen kazida ortaya çikarilan ve tarihi eser olduklari ileri sürülen eserlerin sahte oldugu ortaya çikti. Alinan bilgilere göre, Ermeni Hazinesi olarak adlandirilan eserlerin sonradan hazirlandigi ve gömü edildigini tespit eden Kars Müze Yetkilileri, tarihi eser olarak adlandirilan gömülerin sahte oldugunu belgeleyip konuyu yetkili mercilere bildirdigi ögrenildi. **Göleli Yusuf Çiçek’ten muhtesem bir parça daha .. Göleli Demokrat Sanatçi Yusuf Çiçek’ten yeni muhtesem bir parça daha. Göle’nin güzel dogasinda çektigi kliple ‘Fakir’ isimli yeni parçasiyla müzik sahasina yeni bir eser kazandiran Çiçek yeni yazdigi ve seslendirdigi ‘Fakir’ isimli parçasiyla yoksul halkin sorunlarini da bir sanatçi gözlemleriyle dile getirmis. Yusuf çiçek’in yeni parçasini dinlemek için internetten yusufcicek isimli facebok linkini tiklayiniz.


    **Tatilcilerin Yeni Mekani Çildir Gölü..


    Ardahan Çildir ilçesi sinirlarinda bulunan Çildir Gölü, yüzeyinin tamamen buz tutmasinin ardindan vatandaslarini akinina ugruyor. Çildir Gölü’nün donmasiyla birlikte basinin gözde haber alani olan buz göl, tatilcilerin de yeni mekani oldu. Ardahan disindaki illerden de ziyaretçi akinina ugrayan göl, atli kizak, saribalik, donan göl üzerinde araçlarla yapilan sovlarla tatilcilerin yeni gözdesi oldu. Donan göl üzerinde yapilan araç ve atli kizak yarislari heyecani doruklara çikarirken, tatilcilerin bol bol hatira fotografi çektirmeleri ve kameralara almalari gözlerden kaçmadi. Göle çevre ilçelerden gelen grup halindeki ögrenciler de eglenceli anlar yasadi.


    **ARDAHAN KENT KONSEYİ KURULDU


    2006 Yilinda çikan yasa geregi kurulmasi gereken, ancak yasanan engeller dolaysiyla bugüne kadar kurulmayan Ardahan Kent Konseyi nihayet kuruldu. Ardahan belediyesinin 10 bin Tl. Sermaye ayirarak kurulus çalismalarina baslayan Ardahan Kent Konseyi toplantisina katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen kentlerin kent olusunu his ettirecek bu tür kuruluslarin önemine dikkat çekti. Vali’den sonra bir konusma yapan Ardahan belediye Baskani Faruk Köksoy ise kuracaklari Kent Konseyinin Ardahan’in gelisime fikir ve önerileri ile katki sunmasini beklediklerini söyledi. Ardahan Üniversitesi’nden Cafer Eken’in Divan Baskanligini, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odasi Baskani Kemalletin Öztürk ile Sibel Kaya’nin Kâtip Üyeligini yaptigi Ardahan Kent Konseyi için bir araya gelenlere söz hakki verilip, görüs ve önerilerinin dinlenilmemesi dikkat çekerken, olusumda yasal engel dolaysiyla resmi kurum ve STK üyeleri disinda kimse aday olamamasi tartisilma konusu oldu. CHP, MHP ve AK Parti İl Baskanlarinin da katildigi Toplanti yaklasik 3 saat sürdü. Ardahan Halk egitim Merkezinde bir araya gelen 70’e yakin STK ve Kamu Kurum Temsilcisinin oy kullanarak seçtigi Ardahan kent konseyi su isimlerden olustu. Faruk Köksoy (Baskan) Çetin Demirci, Serhat Aslangörür, Latif Tosunoglu, Alper Karadag, Müjdat Bölük ve Bülent Tekgül. Aday olup, seçilemeyenler ise sunlar; Askin Kaya, İhsan Koç, Hikmet Görmüs, Erdinç balci, Yavuz Düz, Ramazan Sancar, Fedai çoban, Vural Badem.


    **ARDAHAN SAGLIK’TA KARS’A MI BAGLANACAK?


    Saglik Bakanliginin uygulamaya hazirlandigi yeni saglik sistemi ile Ardahan’da ki hastane, saglik ocaklarinin Kars’a baglanacagi ileri sürüldü. Alinan bilgilere göre yeni sisteme göre tek merkezde idare edilecek olan hastane ve saglik ocaklarini idare edecek olan Hastaneler Genel Sekreterligi kurulacak. Sistemin hayata geçirilmesi ve sekreterligin kurulmasi ile Ardahan’da bulunan hastaneler, saglik ocaklarinin basina getirilecek olan bu Genel Sekreterliginde Kars’a olacagi ileri sürüldü. Bunun gerçeklesmesi halinde Ardahan’da ki hastanelerin adeta birer ebe evine dönecegi ve yönetimin, alinacak kararlarin Karsli bürokratlar tarafindan yapilacagi belirtilmektedir.


    **HASTANEYİ HEMEN TAŞIYIN EMRİ!


    Ardahan’da ki Hastane ve Saglik Ocaklarini Kars’ta kurulacak olan Hastaneler Genel sekreterligine baglamaya hazirlandigi ileri sürülen Saglik Bakani Akdag’in Ardahan Hastane yetkililerini bizzat arayarak, hastanenin bir hafta içinde Ardahan Göle yolu üzerinde bulunan yeni hastaneye tasinmasi emrini verdigi bilgisi alindi. **Halk Gibi Halk Günüde mi Unutuldu mu? Geçtigimiz gün attigi önemli bir adim ile Ardahan Kent Konseyi’ne kuran Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy seçildiginin ilk haftalari belediye de düzenledigi halk günlerini unuttu. Kentin akil adamlarinin bir araya gelip, kurmasini bekledigi Kent konseyini mevcut isimlerden olusturan Belediye Baskaninin göreve geldigi günlerde düzenledigi Halk Günlerini niye düzenlemedigi bilinmezken, bu durumun var olan sorunlarin kendisine ulastirilamamasian neden oldugu ileri sürülmektedir. **Doktor arilar geliyor Türkiye’nin de içinde bulundugu 7 ülkede uygulanacak bir proje ile dogada ki hasta kültür bitkileri (elma, çilek) arilar tarafindan iyilestirilecek. 70 bin EURO bütçeli projenin ilk uygulamasi Ardahan a ait irk olan Kafkas Arilari üzerinden uygulamaya konulacak. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Üniversitesi ögretim görevlisi Prof: Dr. Cafer Eken, Erzincan Kültür Bitkileri Arastirma İstasyon Müdürlügü ile Ardahan Üniversitesi tarafindan uygulamaya konulacak olan projenin uygulamaya geçmesiyle birlikte dogada bulunan ve arilarin bal edindigi çiçeklerde olasi çiçek hastaliklari yok edilecektir. Önümüzde ki bahar aylarindan itibaren uygulamaya konacak olan projede Kafkas Arisinin kovanlarinin giris kismina birakilacak olan Bio Ajan (Organik ilaç) arilarin kovana giris çikislarinda ki temasi sonucu konduklari çiçeklerden bal nektarisi alirlarken ilacida bu yol ile çiçege birakmis olacaklar. Böylece dogada ki bitkilerde olasi hastaliklarin önüne geçilip daha saglikli bir bal nektarisi alinip, Ardahan Balinin daha kaliteli ve saglikli olmasi saglanacak. **Allah Askina Birde Türkgözü İçin Böyle Bir Araya Gelemez misiniz?!. Ardahan Valisinin Posof’u ziyareti sirasinda uzun kuyruk olusturan Posoflu bürokratlarin olusturdugu bu fotograf internet dünyasinda büyük tartismaya neden oldugu görülüyor. Posoflu siteler ve facebook adreslerinin ilk sirasinda yer alan bu fotografa birçok yorum ve elestiri getiren Posoflular İlçe İdarecilerinin kisin ortasinda ortaya koyduklari bu karsilama zincirini basta bölge ekonomisine katki sunacak olan sinir ticaretinin yapilmadigi Posof Türkgözü Gümrük Kapisi için ve Posof’un diger sorunlari içinde gerçeklesmesini umduklarini belirtiyorlar. Geçtigimiz yilin son haftasinda Posof’a giden Ardahan Valisini karsilamak için uzun bir kuyruk olusturan Posoflu bürokratlara Posoflulardan çagri var. Valinin Mustafa Tekmen’in Posof’u ziyareti sirasinda İlçe Kaymakamlik Binasi önünde yaklasik bir kilometrelik bir kuyruk olusturan Posoflu bürokratlarin valiye olan saygilarina saygi gösterdiklerini belirten Posoflular ayni bürokratlarin kendileri için çok önemli olan Posof Türkgözü Gümrük Kapisinda ve Posof’un diger sorunlari için niye böyle bir araya gelmediklerini sorup, elestirdikleri görülüyor. İnternet araciligiyla yayinlanan ve birçok Posofludan sert elestiri ve yorumlar alan bu fotografta görülen Posof’ta ki bürokratlarin birçogunun da Posof’un sorunlari gibi uzun süredir hiç degismemesinden de yakinan Posoflular, ilçede tek degisenin kaymakam olduguna da dikkat çekmekteler. İdarecilerin her kaymakam, her kaymakamin gelisinde ancak ortaya çikip, bir arya gelip, siraya girmesinin disinda bir sey yapmadigindan yakindiklari görülen Posoflularin Posof’un dogasiyla Davos’u andirsa da ekonomik, sosyal ve hizmetler anlaminda bu isimin yanina bile yaklasmadigindan da sikâyetçi olduklari dikkat çekiyorlar. Posoflularin, 10 yildir en çok oyu verdigi hükümetin ve onun atadigi vali, kaymakamlarinin halen Sinir Ticaret Merkezini kurmadigi Posof Türkgözü’nden neden sinir ticaretinin yapilmadigini da merak ettiklerini internet üzerinde dile getiren Posoflular bunun nedeninin merkezi yönetimin degil, o merkeze sounlari aktarmayip, vali gelisinde uzun kuyruklar olusturan Posof’un yillardir degismeyen gerek bürokratlari, gerek ise Davos denen Posof’un dogasini katleden HES Barajlarina karsi çikmaktan korkan yerel yöneticilerinin suçu olduguna da isaret ettikleri dikkatlerden kaçmadi. **Belediyesi gitti, belde levhasi kaldi .. Nüfusu 2 binin altina düstügü için beldelik özeligini kayip eden Ardahan’in Hanak ilçesine bagli Ortakent (B. Nakala) Mahallesinin girisinde bulunan BELDE levhasinin halen durdugu dikkat çekiyor. 1992 Yilinda 178 binin üzerinde yeniden vilayet olmasina karsin önüne geçilemeyen göç dolaysiyla her geçen gün biraz daha bosalan yerlesim yerlerin basini çeken ve bu nedenle belde iken mahalleye dönüstürülen Ortakent gibi diger iki belde olan Göle/Köprülü (Goraveng) ile Çildir/Asiksenlik (Sugara) beldelerde de göçün durmaksizin devam ettigi dikkat çekiyor. Bugün binlere kadar inen genel nüfusu dolaysiyla köylerinin büyük bölümünün de bosandigi bilinen Ardahan’da göçün durmasi için bugüne kadar ciddi bir adimin atilmamasi ise isin diger önemli bir noktasi olmaktadir. **Nüfus azaliyor, kumar artiyor .. Bölgede yasanan kis dolaysiyla bosvakitlerini kahvehanelerde doldurmak isteyen Ardahanlilarin kumara tesvik edildigi dikkat çekerken, kumarin gözden irak ilçe ve beldelerde daha çok rahatça oynandigi ileri sürülmektedir. **ARDAHAN’I HER DERNEK BİR KÖŞEDE KURTARACAK.. Ardahan’in yeniden ülke sinirlarina katilmasinin 92. yil dönümü olan 23 Şubat öncesi hareketlenen Ardahan, Çildir, Hanak, Damal, Göle, Posof İlçeleri ve Köy Dernekleri kurtulus günü öncesi ard arda geceler yapmaya karar verdikleri görülüyor. Yillardir bir türlü beklenen birligi saglayamayan ve çogu tabelaci, çantaci olarak bilinen, bu nedenle Ardahanlilarca ve ülke kamuoyunca ciddiye alinmayan Ardahan Derneklerinin 23 Şubat Kurtulus Günü öncesi yine kendi baslarina hareket edip, her birinin bir diger kösede düzenleyecekleri gecelerle Ardahan’i kurtarmaya kalkistiklari dikkat çekiyor. Rizeliler, Malatyalilar, Siirtliler gibi adlar altinda bir araya gelen diger illerin düzenledigi gecelere basbakanlar, bakanlar katilirken Ardahan derneklerinin bir biriyle yarisip, ayni günlerde, ayni saatlerde düzenledikleri gecelerin yenilerinin yapilmaya hazirlandigi dikkat çekerken, bu derneklerin Ardahan’in yasadigi onca soruna duyarsiz oluslari gibi kendi sorunlari karsisinda darmadagin olduklari da görülürken, kislari kaz, kurtulus gecelerinden, yazlari festival, sölenlerde, seçimler öncesi ortaya çikmakla bugüne kadar bir basari saglamadiklarini halen anlamis olduklari da dikkat çekmektedir. İste o derneklerin Ardahan’in 23 Şubat Kurtulus Günü öncesi yapacaklari bazi etkinlikler. DERNEKLER 23 ŞUBAT İÇİN ATAK’TA!.. Uzun süredir ortada görünmeyen Ardahan Dernekleri Ardahan’in ülke sinirlarina katilma tarihi olan 23 Şubat günü öncesi harekete geçtiler. Basta, Merkezi Ankara’da bulunan Ardahan’i Sevenler Dernegi olmak üzere birçok dernegin vilayet olusunun üzerinde 20 yil geçen Ardahan’in ülke sinirlarina katilisinin yil dönümü olan 23 Şubat tarihinde bir dizi etkinlik yapmaya hazirlaniyorlar. **’2023’te Ardahan’i Nasil Görmek İstiyorsunuz?’ Sempozyumu Ardahan’in yeniden ülke sinirlarina katildigi 23 Şubat günü öncesi hareke geçen derneklerin basinda bulunan ve merkezi Ankara’da bulunan ‘Ardahan’i Sevenler Dernegi’ isimli dernek tarihi önümüzdeki günlerde belli olacak olan ‘2023 Yilinda Ardahan’i Nasil Görmek İstersiniz?’ baslikli bir sempozyuma hazirlandigi bilgisi alindi. TURİZM, SAGLIK, EGİTİM, HAYVANCILIK, KURA NEHRİ VE SINIR KAPILARI, AVRUPA BİRLİGİ FONLARININ DEGERLENDİRİLMESİ, GÖÇ VE NEDENLERİ, ŞEHİRCİLİK VE BELEDİYE NİN KONUMU benzer baslikli konulari tartismayi hedefleyen dernek düzenleyecegi sempozyuma ayrim yapmaksizin eski ve yeni milletvekillerini, valiyi, rektör, eski ve yeni belediye baskanlarini, stk yöneticilerini, egitimciler, yazarlar e yerel gazetecileri davet etmeyi hedefliyor. 23 Şubat tarihi öncesi düzenlenmesi hedeflenen sempozyumun organizatörlügünü Hasan Çaglayan, Resat Kiliç ve Metin Demir’in yaptiklari da ögrenildi. **Arda-Fed Ardahan’i 18 Şubat’ta Yapacagi Gece İle Kurtaracak.. Ardahan derneklerini bir çati altinda toplamak için yilar önce kurulan ancak bunu bir türlü basaramayip, köy dernekleri ile kalan Ardahan Federasyonu da Ardahan’in ülke sinirlarina katilisinin 92. Yildönümünü İstanbul’da yapacagi bir gece ile kutlayacak. Konu hakkinda bir açiklama yapan Arda-Fed baskani Güven dogru yol düzenleyecekleri gecelerine tüm Ardahanlilar davet ettiklerini belirtirken, bu gecede bütün Ardahan Derneklerini bir arda görüp, federasyonlarinin altinda birlesmelerini isteyeceklerini de belirtti. **Göleliler Kaz ile Ardahan’i kurtaracaklar .. Basta maddi sikintilar içinde Ardahan’i temsil ettigi Bölgesel Amatör Maçlarina gitmekten zorlanan Gölespor’un sorunlarina, ele geçirilen TİGEM’in, İki Banka, Bir Cezaevinin ardindan Göle Orman İsletmesinin kapanmasi gibi sorunlara duyarsiz kalan ve bir kilosu bir bardak çaydan daha ucuza satilan süt’e ve Göle’de yasanan sorunlara duyarsiz kalan Göle dernegi de diger kazci dernekler gbi Ardahan v e Göle’yi düzenleyecegi kaz gecesiyle kurtaracak. Merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan Göle Kültür ve Dayanisma Dernegi 21 Ocak’ta İstanbul Parseller Seranomi 3 Dügün Salonu’nda kaz gecesi yapacagi ögrenildi. Çildir dernegi gibi Göle Kasar Festivali öncesi hazirlanan derginsin ikinci sayisini çikaramayan Göle Dernegine tüm Göleliler davet edildi. **Hep bir araya getiriyorlar, ama bir türlü 10 kisi olamiyorlar! Gece hakkinda bir açiklamada bulunan Göle Kültür ve Dayanisma Dernegi Baskani Bülent Saritaç; “Göleli hemserilerimizi bir araya getirmek için çok çesitli etkinlikler yapildi. Ama benden önceki yönetim 1996 yilindan sonra Göle Ulusal Kasar Festivalini desteklemek ve katilimi artirmak için festival öncesi yemekli geceler düzenledi. Yönetim kurulu arkadaslarimizin karariyla bu yilda yöresel yemegimiz kaz yedirmeye karar verdik.” dedi. **HOÇ/FED’E GAZETECİLİGE SOYUNUYOR! Kisir Daginin suyunun burnunun dibinde bos akip giden Hoçvan’in 21 pare köyünü temsil etme adi altinda bir araya gelen Hoçvan Federasyonu 2012 yilinin ilk toplantisini gerçeklestirdi. Yakup Mavzer Baskanliginda bir araya gelen yeni yönetim bir dergi çikarmayi düsündüklerini belirttiler. Birçok gazetnin ard arda kuruldugu, bir o kadar internet sitesinin bulundugu Ardahan kamuoyuna yapacagi etkinliklerle ulasacagina dergi çikarmak için çalistiklarini belirten HOÇ/FED yöneticilerinin asil Hoçvan’a niye bir YİBO yapilmadigini, Süt Entrege Tesisi kurulmadigi, Kisir Daginin suyunun 21 köye niye verilmedigi gibi sorunlari masaya yatirilmalari daha doru olacagi belirtilirken, yönetimin bu tür denenmis ama basarili olmamis islerin niye pesinde oldugu merak konusu olmustur. Göle ve Çildir Dernegi’nin de denedigi bu yolun bu derneklerce çikarilan dergi ve gazetelerin ilk sayilarinda kaldiklari ise matbaaci yönetici birkaç kisinin rant hesaplarini göremeyen ve internet sitesini dogru dürüst açik tutamayan Hoç/Fed’e ders olmamis gibi. **Köprülü dernegi Seçime Gidiyor .. Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan’in Göle ilçesine bagli Köprülü (Goreveng) Dernegi önümüzdeki günlerde seçime gidecegi bilgisi alindi. Gürbüz Gökbulut’un baskanligin yaptigi Köprülü Yardimlasma ve Dayanisma. Dernegi’nin kongreye gidecegi ve Gökbulut’a karsi çogunlugu gençlerin olusturdugu yeni bir adayin çikarilacagi ileri sürülmektedir. **KONGRE ÖNCESİ İSTİFA GELDİ.. Seçime giden Köprülü Beldesi Kültür Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi Anadolu Şube Yönetimine ikinci kez İlhan Akkoç’un listesinde seçilen Ayhan KARAKUŞ görevlerinden istifa ettigi de ögrenildi. **Türkgözü ve Aktas isimli 2 Gümrük Kapisi Olan Ardahan 81 Vilayet İçinde Sondan 2’nci oldu! 1992 Yilinda Vilayet olduktan sonra bir süre motorin ticareti ile tanisan ancak daha sonra getirilen yasaklar dolaysiyla adeka terk edilmis hale düsen Posof Türkgözü Gümrük Kapisinda 2011 yili içinde de beklenen ihracaat yine yapilmadi. Çildir Aktas Gümrük Kapisinin da açilmadigi 2011 yili içnde gümrüklerde yapilan ihracaat rakamlari belli oldu. Türkiye’nin Kafkaslara ve Orta Asya’ya açilan iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi Ardahan ‘En çok ihracat yapan iller’ siralamasinda 81 vilayet içinde sondan ikinci oldu. Basti üniversite sinavlarinda olmak üzere egitimde 81 vilayet içinde sonlardan kurtulamayan Ardahan’in Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas Gümrük kapisi iki gümrük kapisi olmasina karsin, biri açik (Türkgözü), digeri (Aktas) halen kapali. Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunun kirildigi 2011 yilinda 134,6 milyar dolar ihracat gerçeklestirilirken, 1 milyar dolarin üzerinde ihracat yapan il sayisi 10 yil öncesine göre 3 kattan da fazla artti. 2002 yilinin sonunda 1 milyar dolarin üzerinde ihracat yapan 5 il varken, geçen yilin sonu Bir önceki yil, bu iller arasinda Konya ve Antalya bulunmuyordu. Söz konusu 16 ilin yaptigi ihracat, Türkiye’nin toplam ihracatinin da yüzde 91,6’sina ulasti.Şirnak ile Mardin de 2011 yilinda gösterdikleri ihracat performansiyla, bu yil veya önümüzdeki yil ”1 milyar dolar ligine” girme konusunda umut vaat etti. Geçen yil Şirnak 934,5 milyar dolar, Mardin ise 826,3 milyar dolarlik ihracat gerçeklestirdi. **ARDAHAN 81 VİLAYET İÇİNDE SONDAN 2. OLDU.. Geçen yil tüm sehirler, Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoruna az veya çok katki yaparken, Tunceli hiç ihracat yapamadi. Tunceli’nin bir önceki yilki ihracati da 26 bin dolardi. Tunceli’nin ardindan en az ihracat yapan 5 il, sirasiyla Gümüshane, Kars, Ardahan ve Bayburt oldu. Gümüshane, geçen yil 265 bin dolar ihracat gerçeklestirirken, Kars’in ihracati 325 bin dolar, Ardahan’in ihracati 1 milyon 42 bin dolar ve Bayburt’un ihracati 2 milyon 460 bin dolar seviyesinde kaldi. İLLERİN 2011 İHRACAT PERFORMANSLARI ŞÖYLE: İLLER (BİN DOLAR) ADANA 1.660.962, ADIYAMAN 72.161, AGRI 79.664, AKSARAY 84.406, AMASYA 26.859, ANKARA 5.959.404, ANTALYA 1.008.750, ARDAHAN 1.042, ARTVİN 68.357, AYDIN 539.608, BALIKESİR 409.652, BARTIN 21.483, BATMAN 26.390, BAYBURT 2.460, BİLECİK 38.548, BİNGÖL 2.685, BİTLİS 2.973, BURSA 12.538.448, ÇANAKKALE 70.926, ÇANKIRI 41.024, ÇORUM 140.691, DENİZLİ 2.756.840, EDİRNE 35.221, ELAZIG 40.184, ISPARTA 163.078, İSTANBUL 59.048.555, MANİSA 4.277.658, MARDİN 826.305, SİNOP 25.215, SİVAS 74.984, ŞANLIURFA 174.142, ŞIRNAK 934.517, TEKİRDAG 689.053, UŞAK 155.675, VAN 18.979, YALOVA 62.379, YOZGAT 14.644, ZONGULDAK 381.550 GENEL TOPLAM 133.301.476 **ERKEKLER ÇEYİZ DÜKKÂNI AÇTILAR! Ardahan’da açilan ve kadinlara yönelik br is yeri erkek protokolü tarafindan açildi. Ardahan Karagöl mahallesinde açilan ARDAHAN PERDE VE ÇEYİZ EVİ Ardahan valisi, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan İl Emniyet Müdürü, İl Milli Egitim Müdür Vekili, Ardahan Eczacilar Odasi Temsilcisi, Ardahan AK Parti İl Baskani ve birçok İl Bürokrati ile Ardahan’da bulunan STK Baskan ve yöneticilerince açilip, hizmete sunuldu. Ardahan Karagöl Mahallesi Koca Mustafa Pasa Cad. No. 29 adresinde açilan ve Murat Morkoç’un sahipligini yaptigi Perde ve çeyiz Evinin açilisina yapan protokol üyelerini hiç birisinin eslerinin yanlarinda getirmemesi dikkat çekerken, Ardahan valisi Mustafa Tekmen’in baskanliginda çeyiz evinde yapilan gezide erkeklerin çok anliyorlarmis gibi satisa sunulan çeyizlik esyayi yakinda incelemeleri dikkatlerden kaçmadi. **ARDAHAN’DA SPOR HABERLERİ.. **Okul Sporlari Badminton Turnuvasi Sonuçlandi… Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünce 2011-2012 yili Okul Spor yarismalari Badminton turnuvasi 09-11 Ocak 2012 tarihleri arasi Minikler, Yildizlar ve Gençler kategorilerinde İl Milli Egitim Müdürlügüne ait Tekel 75. Yil Yatili Bölge Okulu Spor Salonunda yapilmistir. Dereceye giren sporculara Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ, Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT, İl Milli Egitim Şube Müdürü Dogan KESKİNDİR, Okul Müdürleri, Beden Egitim Ögretmenleri ve Badminton İl temsilcisi Gökhan GÜMÜŞKAYA, tarafindan verilmistir. **Okul Sporlari Yildizlar Futbol Turnuvasi Sonuçlandi… Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünce 2011-2012 yili Okul Spor yarismalari Yildizlar Futbol turnuvasi 09-13 Ocak 2012 tarihleri arasi Yildizlar erkekler kategorisinde 16 takimin katilimi ile Ardahan 23 Şubat Spor Kulübünün SODES Projesi kapsaminda yapilan hali sahada yapilmistir. dereceye giren takimlara, Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT, Göle Yatili Bölge Okul Müdürü Halil ARAS, Hanak Atatürk İlk Ögretim Okulu Müdürü Cimsit ÇAKICI, Tertip Komitesi görevlisi Utkuata NESİPOGLU ve SODES Hali Saha Sorumlusu Müjdat BÖLÜK tarafindan verilmistir. **Gençlik Spor Kulübünün Voleybol Galibiyeti… Ardahan da deplasmanli Voleybol Ligi müsabakasi 08 Ocak 2011 tarihinde saat 14:00 ‘da Kazim Kara Bekir Pasa Spor Salonunda Ardahan Geçlik Spor Kulübü ile Agri İbrahim ÇEÇEN Üniversitesi karsilasmistir. Karsilasmayi taybrek seti ile Ardahan da deplasmanli Voleybol Ligi 3-2 kazanmistir. Karsilasmayi çok sayida taraftar izlemis, Voleybol Antrenörü Sinan AKTAŞ bu galibiyetlerin devam edecegi ve takimin daha iyi seyler yapacagina inaniyorum, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ ve Gençlik Spor Kulübü baskani Çetin DEMİRCİ maçtan sonra sporculari tebrik ederek basarilarinin devamini diledi. **Okul Sporlari Basketbol Müsabakalari Sonuçlandi… Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünce 2011-2012 yili Okul Spor yarismalari Basketbol turnuvasi 27-30 Şubat 2011 – 02 Ocak 2012 tarihleri arasi Yildizlar ve Gençler kategorilerinde İl Milli Egitim Müdürlügüne ait E.M. Lisesinde yapilmistir. Dereceye giren sporculara Ardahan İl Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ, Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT Basketbol İl temsilcisi Tunay DEMİR, İl Koordinatörü Utkuata NESİPOGLU tarafindan verilmistir. **Eski baskan yeni marketçi oldu .. Ardahan’in Çildir İlçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldesi eski Belediye Baskani Adnan Gündogru tarafindan kurulan market hizmte girdi. Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygün, Ak Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar ve AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Suat Hancioglu’nun kurdelesini kestikleri market Çildir ilçesinin yeni AVM’si olarak hizmete girdi. **Okullar tatile, esnaf krize girdi .. 171 İlkögretim, 20 Orta Ögretim, 4 Bagimsiz Anadolu Lisesi bulunan ve 15 bin 985 İlkögretim, 5 bin 851 Ortaögretim, 2 bin 538 Okul Öncesi ögrencinin egitim aldigi, Bin 320 ögretmenin görev yaptigi Ardahan’da 2011/2012 Egitim/Ögretim Sezonunun birinci yani yil tatili dün verilen karnelerle sona erdi. Ardahan Üniversitesinin günler önce tatile girdigi ve ögrencilerinin kendi memleketlerine gittigi Ardahan’da dün ilk ve ortaokul verilen karnelerle birlikte kent iyiden iyiye bosaldi. Kis ortasinda kente gelmeyen köylü dolaysiyla zaten zorda olan esnaf ögrencilerin tatile girmesiyle iyide iyiye kirize gerdigi görüldü. **Vali karneleri dagitti .. 2011-2012 Egitim Ögretim Yili 1. Dönem 20 Ocak itibari ile son buldugu Ardahan’da karne sevinci agir soguklar dolaysiyla ytrince yasanmadigi dikkat çekti. Okul içlerinde yapildigi görülen karne törenlerin de karneler ögrencilere okul yöneticileri ve ögretmenleri tarafindan dagitildi. Birinci yari yil tatili dolaysiyla Ardahan İl Milli Egitim Müdürlügü tarafindan 23 Şubat İlkögretim Okulunda karne dagitim etkinligi düzenledi. Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, Vali Yardimcisi Murat KARASU, İl Milli Egitim Müdür Vekili Selim ADAR, Okul Müdürü İbrahim KEÇECİLER, ögrenci velileri ve okul ögretmenleri etkinlige katildi. Bazi siniflarda ögrenciler karnelerini Mustafa TEKMEN tarafindan temsilen aldilar. Öte yanda dün yariyil tatiline giren Ardahanli ögrenciler 2011-2012 Egitim-Ögretim Sezonunda yeni İl Milli Egitim Müdürlerini göremeyip, vekil müdür ile idare edildiler. **Ögrencileri dondurup, poz verdirdiler, keyiften halay çektiler!.. Vali basta olmak üzere tüm idrecilerin ögrenciler üsümesin diye karneleri içeride dagitirlarken, Ardahan Merkeze bagli Hoçvan’a bagli Nebioglu köyündeki ki ögretmenler yanlarinda götürdükleri bir fotografçiya poz vermek için ögrencileri disarda dondurup,poz verdirdikten sonra kendileri hayal çektiler. **Üniversite Araç Filosu Kuruyor.. Ardahan Valiliginin Rektörüne verdigi Mercedes marka makam aracini begenmeyip, ikinci bir Mercedes makam araci alan Ardahan Üniversitesi aldigi onca binek araçla kalmadi simdi de tir familyasinda olan dev araçlar almaya basladi. Son olarak birde damperli kamyon alan Ardahan Üniversitesi’nin bundan sonraki hedefinin Ardahan Köy Hizmetlerinin araçlari gibi büyük araçlar alarak, kendi isini kendisi yapmayi hedefledigi ögrenildi. **Ögrencilere yönelik yatirimlar unutulurken .. Basta yurt sorunu olmak üzere birçok sorunla bas basa olmasina karsin rektörüne iki Mercedes marka makam araci, ögretim görevlilerine yeni lüks model araçlar, onca pikap, yarim bir otobüs ve son olarak birde damperli kamyon alan Ardahan Üniversitesi ögretim üyelerinin kalacagi birde bina aldigi biliniyor. **Kampusun akibeti belli degil .. Kurulusundan bu yana lüks büro malzemeleri, son model araçlari almayi ihmal etmeyen, bunun yani ödemesini nakit yapip, komple bir binayi alan Ardahan Üniversitesi’nin 4 yila yaklasan ve ancak geçen yil temeli atilan kampusunun akibeti de belli degil. Kampuslari yapan firma ile yasanan sorunlar dolaysiyla geçen yil kampus insaatinda beklenen hizi yakalayamayan Ardahan Üniversitesi araç filosu konusunda ve diger birçok kent ekonomisine yansimayan ve birçogu il disinda yapilan harcamalarda bir hayli hizli olmasi ise dikkatlerden kaçmiyor. **VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ diyen Ardahan Gazeteciler CemniyetiHrant Dink Davasinin sonucuna tepki gösterdi .. Gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak yani bugün öldürülüsünün 5. yil dönümü öncesi katillerine verilen karara tepki gösterdi. Hran Dink’in katilleri olarak içeri alinan ve bugün verilen kararla adeta dalga geçilmesiyle sonuçlanan davanin bir komedi ve tiyatro oldugunu berinten Ardahan Gazeteciler Cemniyet Baskani S. Dogu Yilmaz bugünk ü kösesinde Hrant Dink’in öldürülmeden bir gün önce ele aldigi yazisini kösesinde yayinlayarak, adeta ‘Hepimiz Hrant Dink’iz’ dedi. **Kiralik Arabalarda İl Disindan! HİÇ DEGİLSE PLAKALARI 75 OLAYDI! Ardahan Vali Yardimcilarina Ankara’da ki bir firmadan kilanan üç makam aracinin plaklarinin 06 olmasi dikkatlerden kaçmiyor. 20 yil önce yeniden vilayet olmasi ardindan resmi kurumlarca yapilan harcamalarin büyük bölümünün İl disindaki kisilere ihale edildigi yönündeki iddialarin bitmedigi Ardahan’da valilige kiralanan makam araçlari da İl disinda bir firmadan kiralandigi dikkat çekti. 75 plakali Ardahan’in Vali Yardimcilarina kiralandiklari ögrenilen yeni makam araçlarinin neden Ardahan’da ki esnaflardan kiralanmadigi merak edilirken, Ankarali firmadan kiralanan araçlarin plakalarinin da Ankara plakasi olmasi dikkatlerden kaçmadi. **İnsattan, kâgida kadar her sey Ardahan disinda mi alinir? Vali Yardimcilari için kiralandigi ögrenilen üç makam aracinin Ardahan’dan dgil, Ankara’da ki bir firmadan kiralanmasina tepki gösteren Ardahanlilar gazetemize gelerek bu yöndeki sikâyetleri belirttiler. Ardahan’in vilayet olmasinin kendilerine yaramadigini dile getiren Ardahanli firma sahipleri, ‘Çünkü Ardahan vilayet oldugundan bu ya insattan, kâgida kadar her seyin İl isindaki firmalardan saglandigini, bunlarin burada ekmek gibi zorunlu harcamalardan baska harcama yapmadiklari gibi Ardahan’da kazandiklarini, Ardahan disinda yatirima çeviriyorlar’ diye dert yandilar. **Has Parti İl Baskani Berkant Ezer: ‘Ardahan disinda alis veris yapilmasi düsündürücüdür’ Ardahan esnafinin Ardahan’da ki resmi kurumlarin kendilerinden alis/veris yapmadigini ve birçok alimlarin il disinda yapildigini ileri sürdügü bir süreçte Ardahan Vali Yardimcilarina Ankarali bir firmadan kiralanan üç araç yeni tepkilere neden oldu. Konun dün gazetemizde gündeme getirilmesi ardindan matbaamiza gelerek bir açiklamada bulunan Has Parti Ardahan İl Baskani Berkant Ezer, yasanan bu durumun Ardahanli esnafi saymamak oldugu belirtti. Ardahan Vali Yardimcilarina Ankara’dan, Ankara plakali üç aracin kiralanmasinin bunun son örnegi oldugunu belirten Has Parti Ardahan İl Baskani Berkant Ezer, ‘Yasanan bu duruma dur demek için basta esnaf temsilcileri olmak üzere her Ardahanliya görev düsmektedir.’ dedi. Ezer, ‘Ardahan’in vilayet olmasi için mücadele eden insanlarin basinda gelenin burada yasayan, sinirda bekçilik yapan esnaflardir. Bunu isterken bu memlekete yapilacak yatirimlarla kazanip, göç etmek istemedigindendir. Ancak gelin görün ki 20 yildir önüne geçilemeyen bir aliskanlikla Ardahanli esnaf yok sayilip, kurumlarin ihtiyaçlari nedense il disinda saglanmaktadir. Bunun savunulacak bir tarafi olamaz. Ardahan’da onca esnaf varken bu durumu yaratanlarin ne maçla hareket ettigini anlamis degilim. Bu nedenle basta esnaf temsilcisi olarak bilinen Ardahan Ticaret ve Sanayi Orasi, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Birligi, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odasi ve bunlarin çatisi altinda birlestigi Ardahan Esnaf ve Odalar Birligi almak üzere herkesin tepki göstermesi gerektigine inaniyorum.’ dedi. **Hirsizlar elektrikçiyi çarptilar! Ardahan ve İlçelerinde uzun süredir yasanmayan hirsizlik olaylarinin unutuldugu sirada yeni bir hirsizlik olayi meydana geldi. Ardahan Merkez Camisinin yani basinda bulunan ve Oto Elektrik Malzemeleri satan is yerine giren hirsiz veya hirsizlar is yerinin kasani da bulundugu ileri sürülen bin lirayi ve bazi malzemeleri çalarak kayiplara karistilar. Askeri birligin yani basinda bulunan is yerinin soyuldugunu sabah ise geldikten sonra anlayan is yeri sahibi olayi polise bildirdi. Polisin olay yerine gelerek, incelme yaptigi is yerine arkada bulunan pencereden girildigini tespit etti. Olayla ilgili tahkikat baslatan polis karlar üzerinde ki hirsizlara ait oldugu belirlenen izleri de inceleyeme aldigi görüldü.









  • HOÇVANLI KENDİSİNİ BANYO DA ASARAK İNTİHAR ETTİ!





    GAZETECİLERLE GÜNDEM BU PAZAR


    UYDU YAYIN YAPAN TEMPO TV’DE 








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..


    HOÇVANLI KENDİSİNİ


    BANYO DA ASARAK İNTİHAR ETTİ!


    Son olarak Damalı birinin intihar ettiği İstanbul’da bu kez bir Hoçvanlı genç intihar etti.

    Alınan bilgilere göre İstanbul Sarıyer’de oturan Doğus Koç (30) bilinmeyen bir nedenle girdiği bunalım sonucu dün gece saatlerinde evinin banyosunda kendisini ütü kablosuyla asarak hayatına son verdiği öğrenildi. 

    Ardahan Hoçvan Kora köylü Nesip Koç oğlu Doğus Koç’un cenazesinin Ardahan’a köye gönderileceği bilgisi alındı.



     


    Damal Gençliğinden Dolanbay’ın Adaylığına Tepki


    KAZANAMAZ, KAZANDIRMAYACAĞIZ!


    Göle hariç Ardahan’ın tek beldesi Köprülü (Goreveng), Posof, Çıldır, Hanak ve Ardahan merkezinde aralarında olduğu şehir merkezlerinde adaylarını belirleyen CHP’nin Damal adayına Damal gençliğinden tepki var. 

    İki dönemdir bu makamda bulunan mevcut Belediye Başkanının aday olmadığı ve seçimlerin hemen akabinde ‘Çok çalıştık, çok geliştirdik’ dediği Damal’da göç etmeye hazırlandığı öğrenilirken yerine aday gösterilen adayında kendisinden farksız, yerelden, parti tabanından, halktan kopuk ve en önemlisi CHP’li olmayan tam tersine bir önceki seçimlerde CHP’ye karşı çalışmış, oy kaybı yaşatmış olan birinin bugün CHP’den aday gösterilmesinin tarihi hata olduğunu belirten Damallı CHP’liler ve kendilerine ‘Damal Gençliği’ diyen bir grup CHP’nin Damal’da önümüzde ki seçimleri almasının bir hayli zor olduğunu açıklayıp, CHP’li Milletvekilinin paylaşımının altına yaptıkları aşağıda ki basın bildirisiyle CHP’nin Damal adayı Murat Dolanbay’a tepkilerini ortaya koydular.


    İşte o açıklama;


    KANAZAMAZ, KAZADIRMAYACAĞIZ..

    Cumhuriyet Halk Partisinin, yıllardır Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden, onun ilkerine sahip çıkan ve kalesi olan Damal İlçesi için genel merkezin ve Ardahan, Damal CHP teşkilatının seçmiş olduğu belediye başkan adayına Damal Gençlik olarak çok büyük tepkiliyiz.

    1-) 2 dönem Damızlık Birliği yönetimi yapmış. Kötü yönetim sonucu Damal halkının büyük tepkisini çekmiş.

    2-) 4 yıl Ardahan İl genel meclisi üyeliği yapmış. (Bağımsız’dan girip Cumhuriyet halk partisinden karşı mücadele edip kazanmış.) Damalın köylerine gelip köy halkının sorunlarını dinlememiş, 1 çivi çakmamış kişiyi Damal CHP belediye başkan adayı olarak seçiyorsunuz.

    Biz Damal gençlik olarak çok büyük tepkiliyiz, bu tepkimizi de genç kardeşlerimizle halkımıza duyuracağız ve bağımsızdan ve diğer partilerden girecek adaylar yönünde oyumuzu kullanacağız ve kullandırtacağız. 


    CHP OYLARII ÇALMIŞ, CHP’YE GERİ DÖNÜP, BAŞKAN OLMUŞTU!..


    Bugün CHP’den Damal Belediye Başkanı Adayı olan Dolanbay 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Damal ilçesinde bağımsız İl Geneli Meclisi Üyesi seçilmişti.


    2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde Damal ilçesinde İl Genel Meclis üyesi seçilen Murat Dalanbay, daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçmişti. Murat Dalanbay’a parti rozetini CHP Ardahan İl Başkanlığında düzenlenen programla İl Başkan Yardımcısı Serhat Arslangörür takmıştı.



    Hırsızlar AK Parti Milletveklinin Köylülerini Soymuşlar!


    Ardahan, Damal ilçesine bağlı İkizdere  (Nunus) köyünde geçtiğimiz gece saatlerinde bir vatandaşın ahırına giren hırsız veya hırsızlar 16 adet büyükbaş hayvanı çaldı. 

    Aynı zamanda AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un köyü olan Damal İkizdere köyünde çalınan hayvanlar daha önce Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köyünde yaşanan hayvan hırsızlığı gibi hala aydınlatılamadı.

    Damal ilçesine bağlı İkizdere köyünde gece saatlerinde bir vatandaşın ahırına giren hırsızlar 16 adet büyükbaş hayvanı çaldı. Damal’a 16 Km mesafedeki İkizdere köyünde Zakir ve Nezir Demirhan kardeşlerin ahırına giren hayvan hırsızları ahırda bulunan tüm hayvanları çalarak gecenin karanlığından yararlanarak kayıplara karıştılar.

    Edinilen bilgiye göre olay, önceki gece Damal’ın İkizdere köyünde yaşandı. Köy sakinlerinden Denizhan kardeşlere ait evin ahırına giren hırsızlar, ahırdaki bütün hayvanları boşalttılar. Sabah uyandıklarında ahırlarının kapısını açık gören Denizhan kardeşler ahırdaki tüm hayvanlarının çalındığını fark edince durumu jandarmaya bildirdiler.


    Olay yerine gelen jandarma ekipleri hırsızların yakalanması için çalışma başlattı.


    Denizhan kardeşler, ahırlarından çalınan hayvanların bulunması için yetkilerden yardım talebinde bulundu. 

    Köylerinde bu tür hırsızlık vakalarının yaşandığını belirten köy sakinleri ise, yetkililerden hayvan hırsızlığının bir daha yaşanmaması için gereken önlemlerin almasını istediler.










    Lahmacuncu yetiştirme kursu..


    Son çıkarılan teşvik yasasından kaç Ardahanlı veya Ardahan gibi doğuda bulunan illerin faydalandığına baktığınızda karşınıza kos koca bir sıfır bilemediniz küçük bir nokta çıkar..
    Halbuki bu teşvik ve imkanlardan faydanılması için onca ajans ve ‘Proje Hazırlama Büroları’ gibi yan kuruluşta bulunuyor..
    Halbuki yıllardır bu bölgelerin gelişmesi için gelmiş, geçmiş hükümetlerce iyi niyetli bir çok çalışma ve proje hazırlanmıştır.
    AK Parti hükümetince de son çıkarılan ve Ardahan’ın da içinde bulunduğu ‘Birinci Bölge’ teşvik yasasıda bunun en son örneğidir..
    Ancak Ardahan gibi doğu ve güneydoğu illerinin sağlık, eğitim, alt yapı dışında yıllardır yaşanan işsizlik dolaysıyla her geçen gün artarak devam eden göç dolaysıyla boşalmaması için verilen bu desteklerden neden gerektiği gibi faydalanılamıyor..
    Sizce bu durum niye yaşanıyor?
    Eğer bu soruyu bana sorarsanız benim vereceğim tek örnek; Ardahan’ın da içinde bulunduğu 4 doğu vilayetini kalkındıracağı iddia edilen Serhat İlleri bundan önce; ‘Kalkınma Ajansı (SERKA) dır..



    Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı , (KOSGEB), Sosyal Destek Programı (SODES), KOSGEB, Ardahan-Kars-Artvin Kalkınma Projesi (AKAK), Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYD), Tarımsal Destek (TUGEM), Tarımsal Yatırım (TARYAT), Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)’ gibilerini  de siz sayın..
    Bakın daha önce ismi başka olan ama dediğimiz gibi bekleneni veremeyince ismi değişen ve yıllardır kurulmasına karşın bir dişin kabuğunu doldurmadığı ileri sürülen ve bugüne kadar gözle görülür beş on kişiyi çalıştıran bir iş yeri açtıramayan SERKA, yani diğer adıyla Ardahan’ın da içinde bulunduğu Ağrı, Iğdır ve Kars İllerini Kalkındırma Ajansı..
    Başta SERKA yöneticilerine olmak üzere size de soruyorum hele bakın etrafınıza ‘Aha bu heykelde SERKA’nnı eseridir’ diyebileceğiniz ve bir kaç kişiye ekmek sağlayan bir iş yeri var mı?


    Belki de var, biz görmüyoruz..
    Açıklarlarsa seviniriz..
    Ancak benim içinde bulunduğu bu mesleğin gereği bunlarca yapılan çalışmaların işsizliği gideren iş sağlama, göçü durduran, bölgeyi olduğu gibi ülkeyi geliştiren ciddi bir çalışması olduğuna şahit olamadım..
    Çünkü, SERKA yapmazsa da onca kuruluşun içinde bulunan ajans, kurum öyle kurslar, öyle işler yapıyor ki adamın delirmesi geliyor..
    Bir bakıyorsunuz ki bu kuruluşların bazıları ‘Lahmacuncu yetiştirme kursu’ gibi alakasız işler ve kurslar düzenlemiş. Afiyet olsun diyerek..




    arşiv haber/yorumlar 30.10.2015 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?







    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ


    Ardahan’da yeni bir intihar daha..


    Ardahan’da yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklendi.

    Geçtiğimiz günler de orman da kendisini asarak hayatına son veren Göleli bir gencin ardından bu kezde Hoçvan’da bir genç kendisini asarak hayatına son verdi.


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve iki kadının kurşunlanarak öldürülmesinin şoku yaşanan olay ardından iki gün ara ile iki kişinin intihar ettiği Ardahan’da bu kez de Hoçvan’da bir genç kendisini asarak hayatına son verdi.


    İki kadının öldürülmesi ardından geçtiğimiz gün ormanda kendisini asarak, hayatına son veren Göleli F.H. isimli gencin toprağa verildiği gün Ardahan Merkeze bağlı Samanbeyli /Sıxırpert) köylü evli 3 çocuk babası Erdal Avşar (27) te kendisini asarak hayatına son verdi.


    Avşar’ın köyünde toprağa verildiği öğrenilirken Ardahan’da artan intihar vakaları dikkatlerden kaçmıyor.


    **ARDAHAN’DA ÖLDÜRÜLEN GENÇ KIZ DARICA’DA TOPRAĞA VERİLDİ..


    Geçtiğimiz gün intihar eden Fatih Hoş’un toprağa verildiği gün intihar eden Hoçvanlı Erdal Avşar’ın intiharları öncesi Ardahan’dai, tartıştıkları kişi tarafından tabancayla açılan ateş sonucu hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Nur Ayyıldız’ın cenazeside  Darıca’da toprağa verildi.


    Ayyıldız’ın cenazesi, Darıca Kazım Karabekir Mahallesi’ndeki Uluçınar Camii’nde kılınan öğle namazının ardından Pelitli Mezarlığı’nda defnedildi. Baba Aytaç Ayyıldız, daha sonra taziyeleri kabul etti. Cenazeye, Darıca Kaymakamı Ömer Karaman, Belediye Başkanı Şükrü Karabacak ile Ayyıldız’ın ailesi, yakınları ve arkadaşları katıldı.Ardahan’da, 20 Ekim’de otomobille seyir halindeyken önleri başka bir araçla kesilerek durdurulan 2 kadın, bir süre tartıştıkları kişi tarafından tabancayla açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti.


    **Tapucu Hayata Latif Özer’de Hayata Göz Yumdu..


    Öte yandan Ardahan’da uzun yıllar tapu müdürlüğü yapan Latif Özer’de hayata göz yumdu.


    Uzun süredir hasta olduğu öğrenilen Latif Özer Ardahan merkezde toprağa verildi.


    **Ardahanlı Apranti Berat Gökçe’nin beyin ölümü gerçekleşti..


    13 Ekim Salı günü İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda sabah idmanı esnasında, çalıştırdığı attan düşen Ardahan Hoçvanlı Apranti Berat Gökçe kurtulamayarak hayata veda etti.


    16 Ağustos 1998 Ardahan doğumlu Berat Gökçe 2014 yılında Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’nden mezun olmuştu. Gökçe toprağa verildi.

  • ARDAHAN'DA ASAYİŞ BERKEMAL!.. TACİZ'DEN TUTUKLANAN 2 KİŞİDEN SONRA ARANAN BİR KİŞİ DE YAKALANDI!







    GAZETECİLERLE GÜNDEM BU PAZAR


    UYDU YAYIN YAPAN TEMPO TV’DE 








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    https://www.youtube.com/watch?v=SVPXt2SYtpA


    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..


    TACİZ TUTUKLANAN 2 KİŞİDEN SONRA


    ARANAN BİR KİŞİ DE YAKALANDI!


    ARDAHAN İL SPOR’DA YAŞANDIĞI İLERİ SÜRÜLEN


    VE DAVA AÇILAN TACİZ OLAYINDAN


    HABER ALINAMAZKEN


    AYNI İDDİALARLA SUÇLANIP,


    CEZA ALAN BİR KİŞİ YAKALANDI..


    Ardahan Merkezde bulunan İl Spor Müdürlüğünde çalışan bir kişinin eğitime gelen kız çocuklarına sarkıntılık ettiği iddialarıyla açığa alınıp, kız çocukların ailelerinin açtığı olayla ilgili bir gelişme olmazken Göle Hastanesinde ve Göle’ye bağlı bir köyde yaşanan iki taciz iddiası ardından tutuklanan 2 kişinin davasına gizlik kararı alındığı öğrenildi.

    Öte yandan Ardahan’da hakkında 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü, polis tarafından yakalandı.

    Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Asayiş ekipleri,  hakkında 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan U.A’nın kent merkezindeki bir adreste saklandığını belirledi. Adrese düzenlenen operasyonla yakalanan U.A, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.



    Ardahan’da iki kişi göz altına alındı..

    Ardahanİl Emniyet Müdüğrlüğüne bağlı Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce yapılan kontrollerde bir işletmede ülkemize yasadışı yollardan giriş yapan yabancı uyruklu şahıslara yer ve imkan sağlayan 2 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı.



    Ardahan’da çarpışan iki otomobildeki 4 kişi yaralandı..

    Ardahan’da, iki otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.

    F.K idaresindeki 34 CYJ 188 plakalı otomobil ile M.N’nin kullandığı 36 AAP 163 plakalı otomobil, Ardahan-Kars kara yolunun Nebioğlu kavşağında çarpıştı.

    Kazada, sürücüler ile araçlardaki M.C.N ve S.N yaralandı.

    İhbar üzerine, sağlık ve jandarma ekiplerinin sevk edilmesiyle Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.



    Ardahan’da, iki otomobilin çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı.

    Ardahan-Kars kara yolunun Sanayi Kavşağında, sürücüsü Şeyda Demir’in idaresindeki 06 KA 0824 plakalı otomobil ile Kenan Önder’in kullandığı 16 AEB 02 plakalı otomobil çarpıştı.

    Kazada, sürücüler ile Mahmut Demir yaralandı.

    İhbar üzerine, kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.











    *ARDAHANLI LOBİYECİLER..


    AK Partinin başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde aday aday olanların dışında aslında eski ve kayıp edenler olan ama bu isimleri bilmeyen, tanımayanların yeni isimler sandığı kişilerden oluşturduğu yeni bir liste yaptırdığını ve telefonla anket yaptırdığını gözlemlediğimiz şu günlerde Ardahanlıların yoğun yaşadığı ve bir Ardahan’lının şu an mevcut Belediye Başkanı olduğu Esenyurt’ta da neredeyse her Ardahanlı aday.

    Aynı durum Ardahanlı Gürsel Tekin’in CHP Genel Sekreteri olduğu dönemlerde de yaşanmış ve Tekin dahil tüm Ardahanlılar hiç bir yere aday olamamış ve hepsi kayıp etmişti. Ki aynı Kayıp, Kılıçdaroğlu-İmamoğlu-Özgür Özel’in yarıştığı CHP Kurultayında da yaşanmış ve büyük bölümü Kılıçdaroğlu ile birlikte kayıp edip, bugün içinde bocaladıkları bir çıkmazın içinde kala kalmıştılar.

    Evet, bir defa aday olup seçim kayıp eden Yunus Baydar ile Erdal Nalbant’ında aralarında olduğu yeni bir isim listesiyle seçimi kazanacak aday arayan ama bilinen yıpranmış isimlerden çok partili olmazsa da Ardahan kamuoyun ‘Evet bu isimle olur’ diyeceği isimleri o anketlere koymayı akıl edemeyen ve bu gidişle Faruk Demir’li CHP’ye belediyeyi yeniden hediye edeceği alenen görünen aynı AK Parti’nin sonucu açıklanmayan ön teamulle, anketlerle aday aradığı bir sırada bende sanki bugünü anlatan yazılarımdan bir olan ve beş yıl önce ele aldığım bir yazımı yeniden yayınlıyor, 2 milyonluk nüfusluya ülkenin en büyük ilçelerinden olan ve en önemlisi alanın İBB’y ide alacağını bilinen İstanbul Esenyurt’ta kimin aday edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

    Bana göre Kılıçdaroğlu’nun ve Ardahanlıların ve de Ardahanlı gelin CHP İstanbul İl Başkanın değerini anlamayıp kulak ardı ettiği Gürsel Tekin’i İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olma hayali gerçekleşmediği gibi artık milletvekili de olamadığını da biliyoruz.

    Hal bu ki  İstanbul’dan sonra Türkiye’yi anlattığı, tanıttığı zamanın ülkeyi tanımayan masa başı Ankara bürokratı Kılıçdaroğlu ile birlikte bir önceki yerel seçim de adım adım İstanbul’un 39 ilçesini gezen, şuan kendisinin adını anmayan CHP İstanbul İl Başkanı ve Ardahan’ının gelini Canan Kaftancıoğlu’ndan önce CHP İstanbul İl Başkanlığı yapan, Genel Başkan yardımcısı iken CHP de siyaset yapan bir çok Ardahanlının önünü açan Gürsel Tekin adı geride kalan seçimlerde göz ardı edilmemeliydi.

    Çünkü o gün olduğu gibi bugünde Tekin’in sol orijinli CHP’ye hiçte yakışmayan bir soy isime yani İmamoğlu’na kurban edilmesi HDP’nin desteğini alacak bir ismi yok sayıp, alakasız bir ismi öne çıkarılması CHP’nin İstanbul da ki işini zora sokacak gibidir.

    Bunlar yetmez gibi başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesin de çok olduklarını, güç olduklarını ileri sürüp kışın kaz gecesi yazın sazlı etkinlikler yapmaktan öteye gitmeyen İstanbul’da ki Ardahanlılar da CHP tarafından yok sayılmamalıdır.

    Bunu söylerken CHP’nin, Erdoğan’ın Karadeniz milliyetçisi olduğunu unutup ‘Karadenizlidir, Karadenizlilerden oy alırız’ diyerek Beylikdüzü dışında İstanbul’un 38 ilçesini tanıdığına inanmadığım İmamoğlu’nun ismini öne çıkarırken 700 bin üzerinde oyu bulunan ve iş birliği sağlandığı takdir de HDP’nin oylarını da etkileyecek olan Ardahanlıları es geçmesi CHP’nin suçu değil başta Tekin’in olmak üzere İstanbul da ki Ardahanlıların oluşturamadığı lobidir.

    Çünkü elin oğlu eski CHP İl Başkanın da yanına alarak logo oluştururken İmamoğlu’nu öne çıkarırken Tekin ve Ardahanlılar güçlerinin farkın da değiller. Şimdi gelelim ve ‘Oldu oldu İBB olmadı, Esenyurt olsun’ demeye…

    Evet, hem zaman geçmemiş hem de arkasından bıçaklandığı İmamoğlu’nun evine kahvaltıya giden Kılıçdaroğlu’nun bu kahvaltıdan önce görüştüğü Gürsel Tekin’i tam sildiği gibi Özgür Özel’de aynı hataya düşmemelidir.




    Evet, başkanlığını yaptığım yıllarda adı hiç gündemde düşmeyen ama şu günlerde ortalıkta görülmeyen ARDAFED’in ve diğer stk’ların örnek alıp, seslendirip, önerdiği, ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ parolasını LOBİYE sanmadan yarım kalınan yeniden yola çıkılırsa aday aday olan bir Ardahanlıyı Esenyurt’a hatta ülkenin bir çok batı kentinde ‘Şişli, Bakırköy ve Esenyurt gibi hayırsız olsalar da bir hemşerimizi yine de aday edin’ diyebilir, lobiciliği lobiye sanan Ardahanlılar.




    arşiv haber/yorumlar 29.02.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?







    Sitemizin Yazarlarinin Günlük/Güncel Yorumlarini Okumak İçin Sitemizin Saginda Bulanan EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ


    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..





    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    Posof Kurtulmali?

     Yarin vatan topraklarina katilisinin91. Yil dönümünü kutlayacak olan Hanak’in ardindan önce Damal, ardindan ülkenin Kafkaslara açilan tek açik gümrük kapisinin sinirlari içinde olan, ancak sinir ticaretinin yapilmadigi Posof’un kurtulusu var. Hanak’in hemen ardindan ne zaman, nerde, kimler tarafindan kurtuldugu çokta bilinmeyen ve baktigimiz kadariyla ordularin degil, çetelerin bile karsi karsi gelip savasmadigi Damal’i kurtaracagiz.. Ancak benim asil üzerinde durmak istedigim sinirlari içinde önce binlerce agacin kesilip, köylülerin tarla ve çayirlarinin alt üst edilerek geçen petrol boru hatlariyla anilan, ardindan ayni yolu izleyip, geçen ancak Posof’u oldugu gibi Ardahan’i isitmayan ve en önemlisi üç HES Baraji’nin yapilmasina karsin basta solcu belediye baskani olmak üzere kimsenin sesini çikarmadigi Posof’un kurtulusu olacak.. Türkiye’nin sinir ilçesi Posof’un iki boru hattina, üç HES Barajina ve Türkgözü gibi önemli bir gümrük kapisina sahip olmasina karsin neden Urus geliyormus gibi hergün bosaldigini, köylerin neden yaslilara kaldigini irdelemek ve asil Posof’un kurtulusunun bu olacagini düsünürken, bunun birinci sebebinin bu ilçede yillarca siyaset yapip, Posof’a bir sey katamayanlar oldugunun bilinmesini isterim. Bugün seçildikleri makamlara dogru dürüst oturmayan ve bu ilçenin sorunlarini ciddi anlamda bir güne bir gün gündeme getirmeyenler ve her gelene agam, gidene pasam diyerek yerlerini koruyup, Posof’un bir adim ileri gitmesi için hiç bir sey yapmayanlardan kurtulmasi gerektigine inandigim Posof’un bunu önümüzdeki seçimlerde mutlaka düsünüp, yapmasi gerektigine inaniyorum. Çünkü asil kurtulusun bu oldugunu o zaman anlayacak olan Posoflularin artik baslarini iki elleri arasina alip, bu ilçenin asil kimden, kimlerden kurtulmasi gerektigini masaya yatirip, kurtulus gününde bile Posof’ta olmayanlarin kimler oldugunu görüp, buna göre bir kurtulus hareketi baslatmalidirlar diye düsünüyorum. Bu yapilirsa Posof o zaman gerçek anlamda kurtulur biline.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58



    KADINCA/Selmi Yilmaz Kol, bacak yarisi..

     Her seyi agzimiza gözümüze bulastirmaya hevesli olan bir toplumun fertleri olarak yine yapacagimi yaptik ve kolu, bacagi olmazsa da o haliyle yasamayi göze almis birini öldürdük.. Organ nakli konusunda birbirleriyle yarisa giren sevgili doktorlarimizin ameliyattan çikar, çikmaz kendilerini attiklari medyanin önünde sov yaparlarken, içeride ki hastanin içler acisi halini düsünüp, yerinde olmak istemedigin o an his etmistim, bu yarisin fiyaskoyla sonuçlanacagini.. Çünkü Antalya’da yapilan yüz nakli ardindan gaza gelip, bulduklari bacak ve kollari sana yagi kutulari içinde hastane kostururken yerlere düsürenlerin yapacaklari operasyonlarinin nasil sonuç verecegi bastan belliydi… Gerçi deneme, yanilmanin etkin oldugu tip dünyasinda olur böyle seyler diyenlerimiz olacak.. Ama bunu yaparken de bilimin, ilimin geriye atilmadan en önemlisi bu islerin öyle medya önünde, sana yagi kutusuyla organ tasimayla olmayacagini da demek gerekir degil mi? Evet doktorlarimizin gaza gelip, kol bacak yarisina girdigi su günlerde bir cani kurban verdik ve tip dünyasi bu isin ne kadar dogru, ne kadar yanlis oldugunu tartismaya basladigi su ülkede en iyi yaptigimiz seyin her isi agzimiza gözümüze bulastirmak oldugu bir kez daha ortaya çikmistir.. Sadece tip dünyasindan ki?.. Tabi ki hayir, bakin iste her Milli Egitim Bakanin degismesiyle degistirilen milli egitim sistemini de yine tartismaya basladik.. Hem de daha dün degistirip 8 yilik yaptigimiz, bugün ise 4+4+4 adini koyup degistirmeye çalistigimiz egitimde.. Basbakanin, ‘Bir eseriniz mi var ki konusursunuz ey monserler?’ diye kizip, alt üst ettigi ülke sisteminin daha ne oldugunu bile dogru dürüst anlayamadigimiz bir süreçte her gün degisen sistem ve uygulamalarla vatandasin kolu, bacagi koparken, bir çogununda bu uygulamalarin, bu sistemin altinda kalip öldügünü iki kol ve iki bacaga ayni anda kavusmayi hayal eden vatandasin haliyle görüyoruz.. Evet haydi birde sunu yapalim mi, birde beyinleri degistirip, bu dünyada her gün sistem degistiren, kol bacaklari medyanin önünde degistiren bu beyinlerle bu ülkenin ileriye degil, geriye gidip içine düstügü içler acisi haline bir son verelim mi?..



    GÖLE GÖZLEM GAZETESİ’NİN BAŞ YAZILARI Baskana kiziyorduk../Selahattin SAKİNOGLU

     Ne demisler gelen gideni aratir mi, giden geleni mi?.. İste Umreye giden Belediye Baskani’nin yerine bakan baskanimizda bize bu sözü söylettirdi.. Çünkü baskan gideli kaç gün oldu bilmem ama gelin görün ki basta çatilarda düsen karlar olmak üzere Göle’de belediye çalismalari kit diye kesti.. Telefonla ulastigimiz baskanin bize duasini bekledigimiz bu süreçte kendisinin yerine bakan baskanin gideni aratmamasini bekliyoruz.. Evet Ardahan’in en büyük ilçesi olan ve Ardahan kadar sorunlarla bas basa bulunan Göle’nin belediyesinin üzerinde olan yükün agirliginin bilincinde olan biri olarak baskana vekalet edenlerin kendisinin yerini aratmamasini isteyen Göleliler, ‘Bakin birde baskana kiziyordunuz, bak gitti, cadde ve sokaklar kardan temizlenmez oldu’ diyorlar.. Evet vallah baskana kiziyorduk diye hayiflandigimiz su günlerde birileri belki su çatilarda düsen karlari siler..




    Isiklari sönmeyen kent Ardahan!..

     **SENDE FARINI AÇIK TUT.. 11 bin 896 aracin oldugu tespit edilen Ardahan’da ki birçok sürücü, geceleri oldugu gibi gündüzleri de araçlarinin farlarini söndürmedikleri görülür. Gündüzleri bile araçlarinin farlari yanarak dolasan Ardahan’da ki araçlarin basini GAZETECİ isimli araç çekiyor. Ardahanli sürücülerin, ‘Isiklari sönmeyen kent Ardahan’ ismiyle bir kampanya baslattiklari ve bu kampanyalarina tüm 75 plakali araçlarin katilmasi için çaba gösterdikleri bilgisi alindi. Burada ki amacin hem trafik akisinda dikkat çekmek, hem de Ardahan’in geleceginin aydinlik olacaginin isareti olarak degerlendirdiklerini belirten Ardahanli sürücüler, yillarca magdur edilen bir kent olan Ardahan’da umutlarin sürdügünü ve bu nedenle kampanyalarina, ‘Isiklari sönmeyen kent Ardahan’ ismi koyduklarini belirttikleri dikkat çekip, her Ardahanli sürücü bu kampanyaya davet ediyorlar. **Trafik isiklarinin çalismadigi Ardahan’da 11 bin 896 Araç var.. 1992 Yilinda yeniden vilayet olduktan kent merkezi trafik isiklari ile isiklandirilan Ardahan’da 2011 yili sonu itibariyla 11 bin 896 aracin oldugu tespit edildi. Ardahan Halilefendi Mahallesinde bir subesi olan TÜİK’in ülke genelinde yaptigi arastirma sonucu ortaya çikan bu verilere göre Ardahan, araç sayisi konusunda birçok il arasinda iyi bir sirada. Son yapilan nüfus sayiminda nüfusunun 107 455 0,11 oldugu ögrenilen ve trafik isiklari yanmayan, park sorunu yasanan Ardahan’da bu sayi ile tasit yogunlugu 0,11 oldugu da ortaya çikti. **İŞTE O ARAŞTIRMA; Motorlu tasit sayisinin 16 milyon adedi astigi Türkiye’de her 5 kisiden 1’ine bir araç düserken, Burdur ve Mugla’da neredeyse her 100 kisiden 41’inin araci bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapilan hesaplamalara göre, nüfusun 74,7 milyon kisiye ulastigi Türkiye’de motorlu kara tasiti sayisi da 16 milyon adedi geçti. Bu veriler isiginda kisi basina tasit yogunlugu degerlendirildiginde; Türkiye’de her 100 kisiden 22’sine bir araç düstügü görülüyor. İl bazinda bakildiginda kisi basina tasit yogunlugu 30 kentte Türkiye ortalamasini asiyor, 49 kentte ise ortalamanin altinda kaliyor. Bursa ve Karabük’te ise kisi basina tasit yogunlugu Türkiye ortalamasi ile ayni. **EN MOTORİZE İLLER BURDUR VE MUGLA.. Kisi basina tasit yogunlugunda ülke ortalamasinin üzerindeki illerden Burdur ve Mugla en motorize iller olarak ön plana çikiyor. 250,5 bin nüfuslu Burdur’da 101 bin 994 adet tasit bulunuyor. Yani Burdur’da her yüz kisiden 41’i bir araç sahibi. Mugla’da da kisi basina tasit yogunlugu Burdur ile ayni düzeyde. 838,3 bin kisinin yasadigi Mugla’da, 341 bin 388 araç bulunuyor. Burdur ve Mugla’yi, Antalya, Çanakkale, Isparta ve Manisa izliyor. Antalya’da her yüz kisiden 37’sine, Çanakkale, Isparta ve Manisa’da da her 100 kisiden 32’sine birer araç düsüyor. **EN ÇOK ARAÇ İSTANBUL’DA AMA… İstanbul 2 milyon 927,7 bin adetle motorlu tasit sayisinin en fazla oldugu il. Baska bir ifadeyle ülkedeki 16 milyon 89 bin adet motorlu tasitin yüzde 18,2’si İstanbul’da bulunuyor, ancak kentin 13 milyon 624,2 bin kisilik nüfusu göz önüne alindiginda her yüz kisiden ancak 21’ine bir araç düsüyor ve İstanbul bu rakamla yüzde 22’lik Türkiye ortalamasinin altinda kaliyor. 4,9 milyon kisinin yasadigi Ankara’da ise hemen her 3 kisiden 1’i araç sahibi. 1 milyon 367,4 bin aracin bulundugu kentte kisi basina tasit yogunlugu 0,28 düzeyinde bulunuyor. İzmir’de ise yaklasik 4 milyon kisi yasiyor. 1 milyon civarinda motorlu tasit bulundugu kentte her yüz kisiden 26’sina bir araç düsüyor. **HAKKARİ YAYA KALMIŞ.. Kisi basina en az aracin düstügü il ise Hakkari. 272,2 bin nüfuslu Hakkari’de 9,4 bin araç var ve kentte her 100 kisiden sadece 3’üne bu araçlardan birisi düsüyor. Agri, Bitlis, Bingöl, Siirt, Şirnak, Diyarbakir, Mardin, Tunceli, Van ve Batman’ da da durum pek farkli degil. Agri, Bingöl, Bitlis ve Siirt’te her 100 kisiden 5’ine, Mus ve Şirnak’ta 6’sina, Diyarbakir, Mardin, Tunceli, Van ve Batman’da ise yine her 100 kisiden ancak 7’sine bir araç düsüyor. Haberleri ekleme saati: 06.04-01 Mart 2012 Haber/Arastirma/www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Futbol’da üzüldük, Atletizmde sevindik..

     Geçtigimiz hafta karsisina çiktigi Artvin/Arhavi Spor karsyisinda aldigi 5-0’lik yenilgi ile Göle’yi üzen Göle Spor umutlari tüketirken, çogu köylü ögrenciler olmak üzere Göleli Atletler sevindirdi. İlçe merkeze bagli köylerden yapilan atletizm seçmeleri sonucu basarili olan çocuklarimiz ilçe merkezimizde bulunan 75. YIL İMKB YİBO Okuluna yerlestirilmek suretiyle burada egitim-ögretimleri ve sporlarini sürdürmek için çalismalar devam ettirildi. Ardahan’da yapilan okullar kros il birinciliginde il birincisi olan okul takimlarimiz 17 Şubat 2012 tarihinde Sivas İlinde yapilan ve 17 ilin katildigi okullar kros grup birinciliginde grup birincisi olarak 1 Mart 2012 tarihinde Antalya ilinde yapilacak olan Okullar Kros Türkiye Şampiyonasi’na katilma hakki elde ettiler. Antrenörümüz Halil İbrahim YILMAZ tarafindan çalistirilan sporcularimizdan Sivas İlinde yapilan yarismalarda 1200 metre küçük kizlar kategorisinde Sedanur BOZKURT 2. Dilan BOZKURT 3. Cennet HAYDAROGLU 10. Olarak takim halinde 15 puanla 75. YIL İMKB YİBO Okulumuz Grup sampiyonu olmustur. Ayni yarismada 1500 m küçük erkekler kategorisinde ferdi olarak yarisan sporcumuz Berkant HAYDAROGLU 1. Olarak finalde yarisma hakki elde etmistir. Sporcularimiz tüm zor kosullara ragmen, antrenmanlarini araliksiz devam ettirmektedir. İlçe Kaymakamimiz Kemal ATASOY, bu çalismalarin bundan sonra diger branslarda da devam edecegini, köy okullarindan yapacagimiz seçmelerin devam edecegini ve tüm desteklerini sürdürecegini belirtti. Haberi ekleme saati:17.17-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    ARDAHAN’DAN EN SON HABERLE

     **Cemre yerde, sel üstte!.. Agir bir kisi daha geride birakmaya hazirlanan Ardahan’da havalarin isinmasiyla eriyen kar sulari simdiden gölcükler olustururken, beraberinde sel tehlikesinin isaretinide veriyor. Geçen yila oranla bu yil çok yagan kar ve yer yer 1 metreyi bulan karlarin erimeye basladigi görülen Ardahan’da cemrenin yere düsmesiyle birlikte basta bodrum katlar olmak üzere birçok yerde su birikintilerinin olustugu dikkat çekiyor. Kura Nehri havzasinin da erimeye basladigi Ardahan’da cemrenin yere düsmesiyle birlikte eriyen kar sulari kent merkezlerinde bulunan ana cadde ve sokaklarida sular altinda birakmaya baslarken, erimeye baslayan kar sulari sel tehlikesine dikkat çekiyor  **Üniversite de tarla ekecek! 7 Bin çiftçinin olmasina karsin 20 binden fazla traktörün satildigi, bu nedenle birçok çiftçinin icraya düsüp, hayvanlarinin haciz edildigi Ardahan’da 80 bin TL’.lik traktör alan üniversitede çiftçilik yapacak! Daha önce birçok lüks araç ve 4×4 pikaplar alan bununla yetinmeyip, birde dev bir kamyon alan Ardahan Üniversitesi parayi harcayacak yer bulamayinca simdi de traktör aldi. Basta ögrenci yurdu olmak üzere birçok öncelikli sorunla bas basa bulunan ayni üniversite daha öncede bir binayi komple almisti.  **Baskan Hoparlör çalismiyor.. Faruk Köksoy’un 3 yildir basinda bulundugu Ardahan Belediyesi’ne ait olan ve sehrin çesitli yerlerine asilan ses hoparlörlerinin dogru çalismadigi görülüyor. Baskan’in belediyede yatirdigi duyurularin birçok yerde duyulmadigini veya anlasilamadigindan yakinan Ardahanlilar Köksoy’un bu konuda gerekli emri verip, çalismayan hoparlörleri yaptirmasini isteyen vatandaslar basta ölüm haberleri olmak üzere birçok belediye duyurularinin sehrin büyük bölümünde duyulmadigina dikkat çekiyorlar.  **Lodos vuruyor, buzlar eriyor .. Cemre’nin buza düsmesiyle birlikte erime baslayan kar yiginlarinin basta kent merkezlerinde olmak üzere birçok yerde gölcükler olusturdugu Ardahan’da esen lodos kardan açilan yollari yeniden kapatirken, buzlari da hizla eritmeye basladi. Geçen yila nazaran bu yil olaganüstün bir sekilde yagan ve yer yer bir metreyi bulan kar kalinligi ile örtülü olan Ardahan cografyasinin cemrenin yere düsmesi, ardindan esen lodos ile açilmaya basladigi da görülürken eriyen karlarin olusturdugu sularin sel olup, tehlikeye neden olmasindan korkuluyor.  **Baskan kurtulusa da gelmiyor.. Ardahan ve Çildir’in ardindan yarin Hanak’in vatan topraklarina katilisinin 91. yil dönümünü kutlanacak. 1 Mart Persembe Günü yapilacak olan Hanak’in Düsman İsgalinden Kurtulusun ardindan Damal’in, daha sonrada Posof’un kurtulus yil dönümü kutlanacak. Makaminda oturmayip, sikça yurt içi ve disinda gezmesiyle taninan Posof Belediye Baskani Şükrü Bozyigit’in vekâletini biraktigi Posof Belediye Baskani Cahit Ulgar ile Posof Kaymakamliginin hazirladigi 2 Mart Posof’un kurtulus törenlerinin programi söyle; Açilis, Saygi durusu ve İstiklal Marsi, Günün anlam ve önemiyle ilgili konusmalar, siirler, Posoflu yerel sanatçilar tarafindan türkülerin okunmasi, yarismalar ve ödüllerin verilmesi, Halk oyunlari, tören geçisi, kapanis.  **TÖREN DÜZENLEMEDİLER, PLAKET VERECEKLER! Geçtigimiz günlerde hayata göz yuman ve tören düzenlenmeden topraga verilen ESOB eski baskani Raif Görmüs’e ölmeseydi plaket verilecegi ögrenildi. Görmüs’ün ölümü üzerine plaketinin yakinlarina verilecegi alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberleri ekleme saati: 14.24-29 Şubat 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çatidan Düsen Buz Yasli Kadini Komalik Etti

     Ardahan kongre caddesi üzerinde bulunan Ardahan İl Özel İdare binasinin çatisindaki kar yigini 56 yasindaki Sona Kiliç’in kafasina düstü. Alinan bilgilere göre, 56 yasindaki Sona Kiliç Ardahan Özel İdaresine ait binanin altindan geçerken, binanin çatisindan sarkan buz parçalari ve kar yigini yasli kadinin kafasina düsmesi nedeniyle yarim saat kendine gelemedi. Sona Kiliç’in kafasina isabet eden buz parçalari nedeniyle bayginlik geçiren ve yarim saat kaldirimda çagrilan ambulansi bekleyince, etrafi merakli ve yardim etmek isteyenlerle doldu. Ardahan Devlet Hastanesine ait olan ambulansin gelmesiyle hastaneye kaldirilan Sona Kiliç, tedavi altina alindigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 13.57-29 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Acemi Müdürlük, Az Kalsin Arilari Telef Edecekti!..

     Ardahan Kafkas Ari Yetistirme Müdürlügüne aricilardan tepki geldi. Ardahanli aricilarin yaz mevsimine hazirlandiklari görüldü. Ardahanli aricilarin eksiklerini giderdikleri, eksiklerinin büyük bölümünün de eskimis kovanlarin yenilmesi oldugu gözlendi. Aricilarin kovalarini aldiklari; Ardahan Kafkas Ari Yetistirme Müdürlügü yapip sattigi kovanlardaki hava deliklerini yapmayinca aricilarin tepkisini aldi. Yillardir Ardahan’da aricilik yapan Hüseyin Yilmaz, arkadasinin Ardahan Kafkas Ari Yetistirme Müdürlügünden almis oldugu kovanlari görünce, “bunu acemi marangozlar bile yapmaz” dedi. Arici Hüseyin Yilmaz, “arilarin nakil ve kislatma esnasinda kovanin ön giris tahtasinin kapanmasi için mentese konulmus ama tahtada hava delikleri birakilmamis”. Yilmaz, “Her hangi bir yere arilarimizi götürecek olsak tahtayi kapattigimizda arilarimiz havasizliktan telef olacak, isi bilmiyorsaniz orda oturmayin, bir takim kovan basi 100 TL almayi biliyorsunuz, o zaman kovan isini bilen kisiler yapsin, dikkat etmeseydik arilarimizi öldüre bilirdik; bunun hesabini versinler ” dedi. Haberi ekleme saati: 13.49-29 Şubat 2012 Haber/Foto: Badris Bilgin/Serhattan Haber



    Ögüt dul ve yetimlerin hakkini istedi..

     Milletvekili seçildiginden bu yana gerek Ardahan’in gerek ise ülkede yasanan sorunlari TBMM’sine tasiyan ve sorunlarin çözümünü mecliste arayan CHP Ardahan milletvekili Ensar Ögüt son olarak ta Emekliler ile Bunlarin Dul ve Yetimlerin hakkini istedi. Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt Emekliler ile Bunlarin Dul ve Yetimlerinin Sendikalasmasi Hakkinda Türkiye Büyük Millet Meclisine verdigi Kanun Teklifi üzerine yaptigi o konusmasi: Sayin Baskan, degerli arkadaslar; emeklilerin sendikalasma haklari için vermis oldugum kanun teklifi üzerinde söz almis bulunuyorum. Hepinizi saygilarimla selamlarim. Degerli arkadaslar, ülkemizde yaklasik 8,5-9 milyon civarinda emekli var. Bu emekli insanlarin aile sayisi ise ortalama 25 milyon insan, yani Türkiye’nin üçte 1’i. Bu insanlarin yüzde 50’si ise açlik ve yoksulluk sinirinda yasiyor, yani emeklilerin. Şu anda hakikaten çok perisan bir durumdalar. Emeklilerin sendikalasmasi, kendi haklarini savunarak insanca yasamalari için Büyük Millet Meclisinde bu kanun teklifinin kabul edilmesi lazim. Şimdi, 1994’ten 2004’e kadar -bunu lütfen AK PARTİ’li arkadaslar iyi not alsin- on yil emekliler sendikasi vardi. Sonra ne oldu? O dönemin İçisleri Bakanligi, Adalet ve Kalkinma Partisinin İçisleri Bakanligi dava açti ve sendikayi kapatti; bakin, on yil sonra. Yani referandumda Sayin Basbakan da, hepimiz de, herkes de, sizler de özgürlüklerden, örgütlenmeden, sendikal haklardan bahsettik ama ne oldu sonradan? Tamamen tersine dava açildi ve 2004’te kapatildi degerli arkadaslar. Yani insanin özgürlük hakkini, yani örgütlenme hakkini biz nasil elinden aliyoruz? Hani referandumda herkese özgürlükler verecektik? Şimdi, burada, degerli arkadaslar, bakin, örneklerini söyleyecegim. Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de ve daha birçok ülkede emeklilerle ilgili sendikalar var ve bu sendikalarda insanlar haklarini ariyorlar. İsçilerin nasil sendikasi varsa, memurlarin varsa onlar da haklarini ariyorlar ve savunuyorlar, o haklariyla da daha iyi geçinecek sekilde bir ücret aliyorlar. Bunu Türkiye niye yapmiyor? Bakin, İçisleri Bakanliginin açmis oldugu dava iptal edildi. O davayi emekliler sendikasi İnsan Haklari Mahkemesine götürdü. Şu anda İnsan Haklari Mahkemesinde ve bütün Avrupa Birligi ülkelerinde uyum yasalarina göre İnsan Haklari Mahkemesinde bu emeklilerin haklari verilirken biz bunu burada iptal ediyorsak, yarin, öbür gün İnsan Haklari Mahkemesi Türkiye hakkinda bir tazminat davasi karari verirse de lütfen buna sasirmayalim. Degerli arkadaslar, Türkiye olarak imzalamis oldugumuz uluslararasi sözlesmenin 22’nci ve 3’üncü maddesi, Avrupa İnsan Haklari Sözlesmesi’nin 11’inci maddesi herkesin sendika kurma hakkini güvence altina almistir ancak simdi “Anayasa’ya aykiri.” diyorlar, Anayasa’ya aykiri degil. Anayasa’mizin 90’inci maddesi milletlerarasi anlasmasina uygundur ve orada da Anayasa Mahkemesine götürülemez diyor. Degerli arkadaslar, Türkiye’de gelen emekliye vuruyor, giden emekliye vuruyor, herkes de emekliden oy bekliyor. Biz de “8,5-9 milyon emekli var. Siz kendinize bir parti kurar, oy verirseniz iktidar olursunuz.” dedik ama onlar dagitiyorlar. Emekliye hak verildi… Elektrige, suya, dogal gaza yüzde 100 zam geldi, emekliye 1,83, 4,5 gibi komik zamlar yapilarak âdeta emekliyle alay ettik. Şimdi, Büyük Millet Meclisinde umut bekleyen insanlarimiz yani bizden medet bekleyen 9 milyon emekli -25 milyon ailesiyle beraber- bu kanun teklifinin kabul edilerek yeniden yasalasmasini bekliyor. Bu konuda hem AK PARTİ’den hem Cumhuriyet Halk Partisinden hem de MHP ve BDP’den istirham ediyorum bunu kabul edin -zaten İnsan Haklari Mahkemesi yarin öbür gün bu kanunu gönderecek bize- ve Türkiye rahatlasin, emeklilerimiz haklarini daha rahat kazansin diyor, hepinize saygilar sunuyorum. **Ardahan’in Kurtulusunuda Meclise Tasidi.. Verdigi Kunan Teklifi ardindan 23 Şubat Ardahan’in Kurtulus Günü münasebetiyle de söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayin Ensar Ögüt Ardahan’in kurtulus gününde yaptigi konusmasi söyle; Sayin Baskanim. Sayin Baskanim, degerli arkadaslar; bugün 23 Şubat 2012. 23 Şubat 1920’de, Ardahan 91 yil önce düsman isgalinden kurtuldu ancak Ardahan kirk üç yil Rus isgali altinda kaldi, böyle bir zulüm görmedi, onu anlatacagim simdi. Niye diyeceksiniz? Yani kirk üç yil Rus isgali altinda kaldik. Bizim halk ozanimiz Asik Şenlik sazini eline aldi, kahve kahve dolasti “Can sag iken yurt vermeyiz düsmana.” dedi ve halki örgütledi, Mustafa Kemal Atatürk’ün de, diger Kazim Karabekir Pasa’nin da gayretiyle Ardahan düsman isgalinden kurtuldu. Ancak su anda Ardahan’dan 2 tane dogal gaz hatti geçiyor, 1 tane de ham petrol borusu geçiyor. 2 tane dogal gaz hatti geçiyor, 69 tane ile dogal gaz gidiyor bizim sinirlarimiz içinden, bizim topraklarimizdan; bir de ham petrol borusu Ceyhan’a geliyor ama Ardahan dogal gazla degil, tezekle isiniyor. 21’inci yüz yilin ayibi! Yani böyle bir zulüm olmaz. Şu anda eksi 35 derece. Ben Göle’ye gittigimde, gece saat on ikide Salut yolunun kenarinda, arabanin ekranina baktim eksi 43. Eksi 43 olur mu! Resim çektim geçen sene, getirdim burada basin toplantisi yaptim. Şimdi, “Niye?” diyecegim. Ya, arkadas, sikintiyi biz çekiyoruz, bakin, sikintiyi biz çekiyoruz. Dogal gaz patlasa, ham petrol borusu patlasa köyler havaya uçacak, buradaki beyler isiniyor. Yetmiyor, öyle bir sistem kuruldu ki -lütfen, beni maruz görün- Sayin Enerji Bakani, Ardahanlilari Yunanlilara tercih etti, Yunanistan’a gaz veriyor, bize vermiyor kardesim. (CHP siralarindan alkislar) Böyle bir zulüm olabilir mi? İste zulüm bu. Şimdi, ben size söylüyorum sayin milletvekilleri, yani Yunanistan’a gelirken gaz var, sinirda kirk üç yil Rus, düsman isgalinde kalmis, Türk Bayragi’ni orada bekleyen insanlara yok. Ya, bu hakikaten zulümdür arkadaslar, böyle bir zulüm olmaz. Şimdi, ekonomik anlamda, disaridan getirilen ithal hayvan, ithal et zaten köylümüzü bitirdi, göçe zorladi, yoksullastirdi, bitirdi. Yani bir de ben, geçen dönem söyledim “Kardesim, bak, dogal gaz geçiyor Ardahan’dan. Dogal gaz vermezseniz Ardahan’a, kazmayi alacagim, boruyu sökecegim.” dedim. Sonra ne oldu? Benim hakkimda fezleke düzenlediler “Sen, halki isyana tesvik ediyorsun, suç isledin.” dediler. Ya, suçsa suç isledim kardesim. Yani böyle bir sey olabilir mi? Yani birakin benim Ardahan Milletvekili olmami ya! Degerli arkadaslar, sizden istirham ediyorum, sayin milletvekilleri, degerli AK PARTİ’liler, bakin, buna kulak verin, burada en acil olarak… Bir de iskontolu olarak istiyoruz biz. Yani 105 bin nüfusa düsmüs nüfusumuz, 105 bin, köyler ile beraber Ardahan, merkez 17 bine düsmüs. Ya, neyi bekliyoruz? Yani “Bölge bosalsin da Ermenistan orayi isgal etsin?” diye mi bekliyoruz arkadaslar, böyle bir zulüm olabilir mi? İste, Hocaali katliamini arkadaslarimiz anlatti. Ben de buradan Hocaali katliamini yapanlari kiniyorum. 613 tane sehidimiz var orada, onlar bizim sehitlerimiz. Azerbaycan’a sahip çikmamiz lazim. Azerbaycan’in yüzde 20 topraginin geri alinip Azerbaycan’a verilmesi lazim, Hocaali katliaminin hesaplarinin sorulmasi lazim, 1 milyon kaçkin insanin hesaplarinin sorulmasi lazim. Bunlari kim yapacak? Hükûmet ve devlet yapacak degerli arkadaslar. Bakin, ben karalamayi sevmiyorum. Biliyorsunuz benim prensibimi, ben son derece uzlasmaci gitmeye çalisiyorum ama görüyorum ki Ardahan kirk üç yil Rus isgalinde kaldi, böyle bir zulüm görmedi. Evet, degerli arkadaslar, ben buradan sunu söylüyorum son söz olarak: Edirne’den Ardahan’a kadar bu topraklar kolay kazanilmadi. Bu topraklari vatan yapan sehitleri rahmetle aniyor, hepinize saygilar sunuyorum. Ensar Ögüt/Ardahan Milletvekili Haberleri ekleme saati: 13.26-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    8 Okul İçerisinden Sadece Birinde Müzikli Matematik Dersi Var!

     Göle 75. Yil Yatili İlkögretim Bölge Okulu’nda ögretmenler ögrencilerine matematik derslerini müzik esliginde islemeye basladi. Okul müdürü Halil Aras, “Ögrencilere Matematigi Sevdirme “projesi adi altinda proje baslatip matematik ögretmeni Hasan Ersah Durusan’a onay verdikten sonra derslere saz ile giren ögretmen, ögrenciler tarafindan sevinçle karsilarken okul müdürü Halil Aras’a tesekkür etmeyi de unutmadilar. Ögrencilerin hem müzik hem de ders’e mehilli olup derslerinin daha eglenceli hale geldigi bilgisi de alindi. Ardahan çevresinde ilk kez böyle bir proje baslatip ögrencilerin matematik dersinden sikilmalarini önleyen Hasan Ersah Durusan da.Kendi bransindaki bilgilerini ögrencilerine aktarmak tan zorluk çekmeden yaptigini söylerken, ögrenci velileri de Göle 75. Yil Yatili İlkögretim Bölge Okulu’nun bu projesine olumlu olarak bakmalari da hem okul müdürü Halil Aras’in hem de ögrencilerin bir seyler ögrenmeleri için elinden geleni ardina koymayan matematik ögretmeni Hasan Ersah Durusan’i sevindirdigi görülürken diger okullarin da neden böyle bir proje baslatip ögrencilerine matematik dersini sevdirmek istemedikleri kafalari karistirdi. Okulunun basarisi için ögrencilerine kizip bagirarak degil elinden gelen bütün yardimlari yapan Halil Aras 6 ve 8 sinif ögrencilerine agirlik veriyor.



    Ardahan Kamuoyuna

     Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Federasyonu, Ardahan’in Kurtulus Yil dönü Dolaysiyla geçtigimiz günlerde İstanbul’da yaptigi gece ile bir açiklama yapti. Federasyon Baskani Güven dogruyol imzasiyla yapilan yazili açiklama söyle; Ardahan’in düsman isgalinden kurtulusunun 89. yil dönümü kutlamalarini Ardahan Dernekler Federasyonu’nun organize etti. Besiktas MKM Kültür Merkezinde yapilan geceye 2000 kisinin üzerinde bir katilim gerçeklesinci oturacak yer bulumayanlar ya merdiven basamaklarina oturdular yada ayakta izlemek zorunda kaldilar. Gece Ardahan’in dünden bugüne tarihçesi ve slayt gösterisi, HES Çevresel Etkileri ve Kura Nehri’nin su yataginin degistirilerek Çoruh Nehrine aktarilmasinin sakincalari panelinden sonra yerel sanatçilarin yani sira Güler DUMAN gibi ulusal sanatçinin müzik ziyafetiyle devam etti. ###Karagöz Ardahan’in tarihini masaya yatirdi: Uzun zamandir Kars’in tarihiyle ilgili yogun çalisip bir kaç kitap çikararak Kars’in gerçek tarihini Türkiye’ye kazandiran Tarihçi Yazar Erkan Karagöz, Ardahan’in bilinmeyenlerini, duyulmayanlarini ve belgelendirilmeyen tarihini anlatirken büyük bir ilgi gördü. ###Kura Nehri Gerçegi Ardahanlilarin Kanini Dondurdu: Kura Nehri ve H.E.S.’nin çevresel etkilerini Türkiye Mühendis ve Mimarlar odasi ile Bir Umut Derneginden konunun uzmanlari Çevre Mühendisi, Şehir Plancisi ve Avukat’dan olusan Heyet tarafindan yine slayt esliginde ve barajlarin yapim öncesi ve sonrasi fotograflanarak brifing seklinde verilmistir. Ardahan Dernekler Federasyonu, böylelikle uzun bir süredir Ardahan gündemini mesgul eden ve içimizde firtinalar koparan “KURA MASTER PROJESİ” kapsaminda Kura Nehri’nin suyunun yapilacak olan Besikkaya baraji ile Çoruh Nehri’ne aktarilmasinin sakincalarini konunun uzmanlarinca degerlendirilerek takdirini halkimiza birakilmistir. Ardahan’in dünü ve bugünü konulu panelinde Tarihçi Yazar Av. Erkan Karagöz anlatimi Ardahanlilar ve konuklar tarafindan çok begenildi. ###Kura giderse Ardahan felaket yasar: Etkinlikte sunup yapan panelistler, Kura Nehri’nin Tünelle Karadeniz’e aktarilmasindan sonra Ardahan’in çöllesecegi, cografi yapisinin bozulacagi gibi sorunlari anlatirken, Ardahan’in kuruyacagi, göçün baslasacagi gibi tam bir felaket olacagi noktasinda önemli uyarilarda bulundular. ###Kafalarda soru isareti kalmadi: Panelin’de Kura Nehri’nin tünelle aktarilmasi, ayrintilari Mühendis ve bilim adamlari tarafindan anlatirken nefessiz dinledi. Ardahanlilar dogruyu anlamis, Kura Nehri’ne sahip çikma noktasinda karisikliklar gitmisti. Panel bittikten sonra mikrofonda hemsehrilerine hitap eden Ardahan Dernekler Federasyon Genel Bakani Güven Dogruyol yaptigi açiklamada; “Sn Ardahanli hemsehrilerim, Kura için herkes bir sey söyledi. Fakat bilim adamlari da konustu, dogrusunu sizlere aktardilar. Bunun üzerine kimsenin tersini söylemeye hakki yoktur dedi. ###Dogruyol Derneklere çagri yapti: “Ardahan’imizin sorunlarini yakinen bilen ve bunlara çözüm önerileri üretmek için çaba gösteren Federasyon Yönetimimiz ayni zamanda Ardahan Halkini bilgilendirmek için bu yil bir ilki deneyerek degisik bir konsept uygulamistir. Amacimiz Ardahan’in Kurtulus yil dönümü münasebetiyle bazi sorunlari degerlendirmek ve ayni zamanda toplumu tüm katmanlariyla bulusturmaktir”. Geceye katilmayan ve Dernekler Federasyona üye olmayan derneklere seslenen Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Baskani Güven Dogruyol; “Ardahan bir tanedir, her seyi kenara birakip, Ardahan’in sorunlarini çözmek için bir araya gelmek gerekir. Dogdugumuz yerin özlemiyle, Doydugumuz yerin Şehir Kültürünü içimizde hissetmemiz gerekir. Bizleri birlik olmaktan bertaraf eden gerek hemsehri ve gerekse diger politik insanlari tesbit edip desifre etmemiz ve bunun mücadelesini vermeliyiz. Bizlere tepeden bakan ve yok sayan mantaliteyi asla kabul etmememiz gerekiyor. Bunun içinde önce kendi aramizda birlik ve dirlik kurmamiz lazim. Bizler vatandaslarimizla sohbetlerimizde daima İyiyi, Güzeli, Dogruyu göstermek için çaba sarfetmekteyiz. Hayatimizin her alaninda dedi kodu kültürü yerine çalismamiz gerekir. Haci Bektasi Veli derki, ” Çalisan insan kötülük düsünmez. Felsefemiz bu olmasi lazim” dedi. DOGRUYOL devamla; “Ardahan’in Düsman İsgalinden Kurtulusu 23 Şubat hafta içine geldigi için bu gün kutlamak zorunda kaldik. Ama bu güzel gecenin hazirlanmasinda emegi geçen Federasyon yönetim kuruluna ve salonu dolduran bütün Ardahanli hemsehrilerim ve konuklara içten tesekkür ederim” dedi. ### Yerel Yönetimlerin ilgisi: Ayni zamanda Sariyer Belediyesinde çalismakta olan Federasyon Baskani Güven DOGRUYOL’un baskanligini yaptigi bu etkinlige Sariyer Belediye Baskan Yardimcisi Adnan AYBER ve Sariyer Belediye Baskan Vekili Hüseyin COŞKUN, Meclis üyeleri Ekrem TEKÇE ve Mehmet ÇAKIR katildilar. ###Güler Duman Mest etti: Binlerce Ardahanli Güler Duman, Mehmet Kiliç ve Erkan Ergezer ile costular. Konser bölümünde ilk önce Halk Müzigi sanatçisi Mehmet KILIÇ sahne alarak Uzun havalari ve yöre türküleriyle büyük begeni kazanan Mehmet Kiliç saatlerce halay çektirdi. Ardindan 30. Sanat yilini kutlayan ve herkes tarafindan begeniyle dinlenen Güler DUMAN sahne alarak halkimiza panellerin verdigi agir havayi üzerlerinden atma imkâni sunulmustur. Ve yine yöre sanatçimiz Erkan ERGEZER tarafindan gecemiz nihayete ermistir. Gecede Şair Adnan Öztürk’ün Kura Nehri’ni anlatan “Kura Irmagi” Şiiri büyük alkis aldi. ###Meryemce Yine renk katti: Televizyon program yapimcisi, sunucu Ardahanli Meryemce, sundugu yorum, performans ve söylemleriyle renk kattigi etkinlikte Ardahanlilar doyasiya halay çektiler. TEŞEKKÜRLERİMİZİ BORÇ BİLİRİZ: Gecemizin tertip edilmesin de gösterdikleri üstün gayretlerden dolayi Federasyon Yönetim Kurulu Üyelerine, Federasyona üye Dernek Baskan ve Yönetim Kurulu Üyelerine, MKM’nin tahsisini yapan Besiktas Bld. Bsk. İsmail ÜNAL ve Özel Kalem Müdürü Selamet BAHADIR’a, Yine bizleri yalniz birakmayan basta ARDAHAN HALKIMIZ olmak üzere, desteklerini esirgemeyen Yakup SÜT, Aytekin KAYA, Karaca Ardahan, Volkan KAYA, Koç Ardahan, Kaçkar Süt, Degirmenliköyü Kültür ve Yrd. Dernegi, Selvi Konfeksiyon Erdogan DEMİRCİ, Saim ÖZGÜR, Gürsel BALCI, Cahit KILIÇ, Copyplus Metin AKBULAK, Petek Grup Efkan DEMİR, Permisan Perde Mahmut ŞENEL, Genfo Şans Oyunlari Mahmut YILMAZ, Emek Ajans ve Matbaa Turgay ZORBA’ya mütesekkillerimizi, Ardahan gelerek bizlere eslik eden Hanak Bld.Bsk. Sn.Tasdemir ÇOBAN’a, KAİSİAD Yönetim Kurulu Baskani Süreyya CİNİK basta olmak üzere Yönetim Kurulu Üyeleri ve İsadamlari Nurettin YILMAZ, Erdogan TOK, Cemal AVCI, Turgut ACAR, Veysel ÇAMLI, Saadet KARAN’a Hoçvan Dernekler Fed. Bsk. Yakup MAVZER ve Yönetim Kurulu Üyelerine, Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer DAG ve Yönetim Kuruluna, Sariyer Ardahan Dernek Baskani Orhan TOPÇU ve Yönetim Kuruluna, Kagithane Ardahan Dernek Baskani Atilla ÇELİK ve Yönetim Kuruluna, Esenyurt/Kiraç Ardahan Dernek Baskani ve Yönetim Kuruluna, Beykoz Ardahan Dernek Baskani ve Yönetim Kuruluna, Kartal Ardahan Dernek Baskani Zekeriya DEDE ve Yönetim Kuruluna, Sultangazi Ardahan Dernek Baskani Nurettin ÇUKURÇAYIR ve Yöneticilerine, Degirmenliköy, Yalnizçam, Sulakyurt, Bagdesen, Hasköy, Kiraç, Yokusdibi, Kartalpinar, Akyaka, Çetinsu, Kazliköy, Derindere, Çataldere, Hanak Alaçam, Geç köyü, Koyunpinar, Avcilar, İncedere, Ortakent, Bastoklu, Yukariaydere ve Yamçili Köyü Baskan ve Yöneticilerine, Çildir Eskibeyrehatun, Damlica, Sazlisu, Akçil, Akçakale, Kenardere, Posof Dernek Yöneticisi Aslan ÖNDER, Baskan Yardimcilarina, Meclis üyelerine, İlgenel Meclis Üyelerine, Ak Parti Sariyer İlçe Baskan Yardimcisi Adem VURMAZ, Gebze Milli Egitim Müdürü Hakki ÖZGÜR, B.Çekmece Mali Müsavirler Oda Bsk. Togay ÇOBAN, Akin BOZKAYA, Kadioglu Hastane Müdürü Şinasi ŞENEL, Sayim MAVZER, İsa YÜCAK, Alaattin KILIÇ, Basin Mensuplarindan Kura Nehri için de büyük mücadele veren Siyasal Birikim Gazetesi imtiyaz Sahibi Mustafa KÜPELİ, Dogukültür gazetesi Yusuf ŞİT, Ardahan Gündem İlyas YILDIZ, Ardahan Haberleri Özkan KARAKAYA ve gecemize gelmedigi halde kalbinin bizimle birlikte çarptigini bildigimiz Kuzeyanadolu gazetesi Fakir YILMAZ’a, SARIYER MANŞET Gazetesi ve ismini sayamadigimiz tüm kisi ve kuruluslara tesekkür ederiz. *Federasyona Üye Dernekler: Kagithane ARDAHAN KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ Sariyer ARDAHANLILAR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ ÇATALDERE KÖYÜ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ ÇETİNSU KÖYÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ DEGİRMENLİ KÖYÜ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ DERİNDERE KÖYÜ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ KARTALPINAR KÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ KIRAÇ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ MERKEZ İLÇESİ KAZLI KÖY SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ YANLIZÇAM HASKÖY KALKINDIRMA VE DAYANIŞMA KÜLTÜR DERNEGİ ARDAHAN YANLIZÇAM NAHİYESİ YARDIMLAŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ ÇILDIR İLÇESİ ESKİBEYREHATUN KÖÜ BİRLİK VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ HANAK İLÇESİ AVCILAR MAHALLESİ KÜLTÜR VE GÜZELLEŞTİRME DERNEGİ ARDAHAN İLİ HANAK İLÇESİ BAŞTOKLU KÖYÜ YARDIMLAŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ AKYAKA KÖYÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ BAGDEŞEN KÖYLÜLERİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ARDAHAN İLİ SULAKYURT KÖYÜ KÜLTÜR DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ Kiraç İSTANBUL ARDAHANLILAR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ Beykoz ARDAHAN İLİ SOSYAL KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEGİ *ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU YÖNETİM KURULU Haberi ekleme saati: 12.47-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Konut satisinda patlama, ya gelirde?!

     TÜİK, 2011 yili dördüncü döneminde gerçeklestirilen konut satislarinin rakamlarini açikladi. 2011 yili dördüncü döneminde 118 bin 867 konut, satis sonucu el degistirdi. TÜİK’in açiklamasinin ardindan; Türkiye genelinde bir önceki döneme göre yüzde 16,82, bir önceki yilin ayni dönemine göre ise konut satislarinda yüzde 21,89 oraninda artis gerçeklestigi tespit edildi. 2011 yili dördüncü döneminde (Ekim-Kasim-Aralik), konut satislarinda bir önceki döneme göre en yüksek artis yüzde 31,12 orani ile İstanbul bölgesinde gerçeklesti. Bir önceki döneme göre yüksek artis gösteren diger bölgeler sirasiyla, yüzde 30,79 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt, 29,96 ile Mardin, Batman, Şirnak, Siirt, 29,21 ile Antalya, Isparta, Burdur ve 25,06 ile İzmir bölgeleri oldu. Ayni dönemde konut satislarinda bölge düzeyinde bir önceki döneme göre azalis gösteren bölgeler ise sirasiyla, yüzde -14,13 ile Van, Mus, Bitlis, Hakkari, yüzde -3,50 ile Zonguldak, Karabük, Bartin ve yüzde -0,33 ile Kirikkale, Aksaray, Nigde, Nevsehir, Kirsehir bölgeleri oldu. 2011 yili dördüncü döneminde 2010 yilinin ayni dönemine göre konut satislarinda tüm bölgelerde artis yasandi. En çok artis gösteren bölgeler sirasiyla, yüzde 93,07 oraniyla Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova, yüzde 36,70 oraniyla Tekirdag, Edirne, Kirklareli, yüzde 36,47 oraniyla Erzurum, Erzincan, Bayburt, yüzde 35,85 oraniyla Mardin, Batman, Şirnak, Siirt ve yüzde 34,14 oraniyla Antalya, Isparta, Burdur bölgeleridir. Degisim oranlarina göre ise en yüksek artis gösteren bölge yüzde 95,77 oraniyla onca konutun yapildigi, ancak bu konutlari yapanlarin ne kadar vergi verdigi bilinmeyen Ardahan basta olmak üzere, Agri, Kars, Igdir bölgesi olarak belirlendi. Haber ekleme saati: 12.39-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Ne kadar vergi, o kadar hizmet!

     Vergi Haftasi etkinlikleri kapsaminda Ardahan genelinde 2011 yilinda gelir ve kurumlar vergisinde en yüksek düzeyde vergi beyan eden ve vergisel yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getiren mükellefe Ardahan Ögretmenevinde düzenlenen törenle plaket verildi. Plaket töreninde konusma yapan Defterdar Vekili Hüseyin Acar, “Ardahan’da toplam olarak 48 milyon 684 bin TL’lik verginin 40 milyon 384 TL’lik kisminin tahsil edildigini ve yüzde 83 tahsil orani ile Türkiye siralamasinda 26. sirada yer aldigini hatirlatarak, Yatirimlarindan nasibini alamamis sermaye göçü yasamis ilimize vefa gösteren herkese tesekkür ediyorum” dedi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ise yaptigi konusmada sunlari kaydetti; “Her Türk vatandasinin, Kazanci olan herkesin bu görevi eksiksiz yerine getirmesi ülke içinde toplum içinde çok faydali olacaktir. Hepimiz devletten çok seyler bekliyoruz. Devletten birçok hizmet bekliyoruz. Bunlarin basinda güvenlik, asayis, saglik, egitim hizmetleri, ulasim, alt yapi hizmetleri var. Bunlar bizlerin sizlerin ödedigi vergilerle oluyor. Ne kadar çok vergi ödersek o kadar çok hizmet olarak geri dönecektir.” Konusmalarin ardindan Vali Mustafa Tekmen, Belediye Baskani Faruk Köksoy, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, (ARÜ) Rektörü Prof. Dr Ramazan Korkmaz, ve Defterdar Vekili Hüseyin Acar mükelleflere plaket verdi. Haber ekleme saati: 12.35-29 Şubat 2012 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Çildir’da Hayvan kaçakçiligi İddiasi..

     Ardahan’in Çildir ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda hayvan kaçakçiligi iddiasiyla 14 kisi gözaltina alindi. Edinilen bilgiye göre, Ardahan Jandarma Komutanliginca yürütülen sorusturma kapsaminda Çildir, Ardahan, Kars ve Igdir’da es zamanli operasyonlar düzenlendi. Ev ve is yerlerinin arandigi operasyonda aralarinda köy muhtarlarinin da bulundugu 14 süpheli gözaltina alindi. Şüphelilerin sinirda hayvan kaçakçiligi yaptiklari ileri sürüldü. 14 kisinin sorgulandiktan sonra adliye’ye sevk edilecekleri bildirildi. **Birakildilar.. Ardahan’in Çildir İlçesi merkezli hayvan kaçakçiligi iddiasiyla gözaltina alinan 17 kisi serbest birakildi. Alinan bilgiye göre, Ardahan jandarmasi, es zamanli düzenledigi operasyon kapsaminda, Çildir merkezli Ardahan, Kars ve Igdir illerinde bazi ev ve is yerlerinde arama yapmis ve 17 kisi gözaltina alinmisti. Aramalar kapsaminda aralarinda bazi köy muhtarlarinin da bulundugu toplam 17 kisi sinirda hayvan kaçakçiligi iddiasiyla gözaltina alinarak adliyeye sevk edildi. Kisiler jandarmadaki ifadelerinin alinmasinin ardindan Çildir Adliyesine sevk edilmeleri sonucunda gözaltina 17 kisi savcilik tarafindan serbest birakil bilgisine ulasildi Haberi ekleme saati: 12.33-29 Şubat 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    İl Spor Müdürlügünden Basketbol Ligi

     Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünün girisimleri ve Spor kulüplerin destekleriyle Basketbol ligine start verildi. Gençlik Spor Kulübü, 23 Şubat Spor Kulübü, Karagöl Gençlik Spor Kulübü ve Çayirbasi Spor Kulüplerinin katilimlariyla 22 Şubat 2012 tarihinden itibaren Basketbol ligi baslatilmis olup, Basketbol İl temsilcisi ve ayni zamanda Basketbol antrenörü Musa Tunay DEMİR Basketbol ligini ilk defa baslatilmis ve bundan sonra takim sayilarini artirarak 2 grup halinde yapilmasi planlanmaktadir. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ bundan sonraki çalismalarimiz Ardahan’da tüm branslarda lig olusturularak, sporcu potansiyelini artirmak ve elit sporcularin tespit edilerek Türk sporuna kazandirmaktir. Haberi ekleme saati: 12.25-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Okul Sporlari Voleybol Sonuçlandi…

     Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlügünce 2011-2012 yili Okul Spor Yarismalari Voleybol Turnuvasi 13-21 Şubat 2012 tarihleri arasinda Kazim Karabekir Pasa Spor Salonunda Yildiz Kizlar, Genç Kizlar ve Genç Erkekler kategorilerinde yapilmistir. Dereceye giren sporculara Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT, Voleybol İl temsilcisi Sinan AKTAŞ, Koordinatör Utku Ata NESİPOGLU ve Okul Müdürleri tarafindan verilmistir. **Dereceye Giren Okullarimiz Yildiz Kizlar I. 23 Şubat İlk Ögretim Okulu, II. Merkez İnönü İlk Ögretim Okulu, III. Ardahan Yatili Bölge İlk Ögretim okulu **Genç Kizlar I. Posof Lisesi, II. Ardahan Anadolu Lisesi, III. Saglik Meslek Lisesi **Genç Erkekler I. Posof Lisesi, II. 80. Yil Anadolu Lisesi, III. İmam Hatip Lisesi Haberi ekleme saati: 12.23-29 Mart 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Nebioglu Dernegi ‘Kaz gecesi’ Yapti..

     **GAZETEMİZDE GECEDEYDİ.. Ardahan ve Hoçvan Derneklerinin her yil görmeye alistigimiz etkinliklerinden biri olan Kaz geceleri tüm hiziyla devam ediyor. Daha çok derneklere katki amaciyla yapilan bu etkinliklerin zaman zaman bazi derneklerin gövde gösterisine dönerken, bazi derneklerin de etki alanlarini ölçen bir termometre görevini görüyor. Bu hafta yine hem Ardahan federasyonu, hem de bir Hoçvan derneginin gecesi vardi. Biz her ikisine de yetisemedigimiz için dogal olarak bize en yakin olan dernegimizin gecesine katildik. Sunuculugunu Fahrettin Kiliç’in yaptigi Nebioglu Kültür ve dayanisma derneginin İstanbul/Esenyurt-Kiraç “Karya-2” Dügün salonunda düzenledigi geleneksel kaz gecesine ilgi yok denecek düzeydeydi. Bu dernegimizin kaz gecesinde siradisi sayilabilecek bir Kültürel ve sosyal etkinlik olmadigi için, dogal olarak haber degeri de tasimiyordu. Neresinden tutarsan elinde kalan bu geceyi yazmak oldukça zor oldu. Gözlemlerimize göre bu gecenin en önemli atraksiyonu Hoç-Fed’in uzun süredir üzerinde çalistigi Hoçvan rehberi projesinin ön hazirliklarindan biri olan ve Hoç-Fed yöneticisi Turgay Zorba’nin dernek baskan ve yöneticileriyle yaptigi röportaj kismiydi. O da zaten yarim saat sürdü. Geceyi önemli kilan diger bir özelligi de , uzun bir zamandir bir arada göremedigimiz Hoç-Fed ‘in dönem baskanlarinin bir arada olmasiydi. Kurucu baskan Osman Avsar’in yani sira, yine Hoç-Fed’in kurucularindan II. Dönem Hoç-Fed’e baskanlik yapmis olan Güven Yilmaz ve III. Dönem baskani Yakup Mavzer ve eski yeni Hoç-Fed yöneticileri ve dernek baskanlarinin yogun katilimiydi… Yorum: Nebioglu dernegi Hoçvan dernekleri içinde varligi ve yoklugu hep tartisma konusu olan bir dernegimiz… Yeri, yurdu nerde oldugu uzun bir süre tartisilan bu dernegimizin baska bir özelligi daha var: Bu dernegimiz dernek faaliyetlerinden çok, Hoç-Fed içindeki etkisiyle adindan söz ettirmeyi ve dikkatleri üstüne çekmeyi basarmis bir dernegimizdir. Bu dernegimizi aslinda “özel” kilan yönü de budur!!! Basta siyasi bir kimligi olan Hoç-Fed baskani Yakup Mavzer olmak üzere, Devrimci siyasal mücadelenin bölgedeki simge isimlerinden biri olan Bahatin Kiliç ve Hoç-Fed içindeki yöneticilerin etkin görevlerde bulunmasi bu dernegimize zorunlu bir kimlik kazandirmistir. Temsil noktasinda durumu tartismali olan Nebioglu derneginin Kaz gecesi de zaten bunun bir göstergesiydi. Küçücük bir salonu dahi dolduramayan, orada bulunan Hoçvanlilari çikarirsak, birkaç yönetici ve ailelerinin disinda kimsecikler yoktu… Kaz gecesinden çok bir öksüz çocugun dügününe benzeyen bu etkinlik(!) geçen yil da ayni sekilde olmasina ragmen dernek bu konuda kucaklayici olmayi bir türlü becerememistir. Yemeginden organizasyonuna ve Müziginden, ses düzenine kadar her sey çok kötüydü. (Burada degerli müzisyenlerimizi tenzih ederek söylüyoruz. Sorun dernegin kötü organizasyonu ve kestirmeci anlayisindan kaynaklaniyor…) Yani planlayarak bir dernege bu kadar kötülük yapmak istersen, ancak bu kadar yapabilirsin… Bu dernegimizin diger bir özelligi de hatalarina ve eksikliklerine karsi geçmiste gösterdikleri alinganlik ve içine düstükleri savunma refleksidir. Bence tam bir sark kurnazligi içindeler. Hoç-Fed’e gösterdikleri ilgi kurumun kurumsal kimliginden çok dernegin islevsizligi biraz da bunda etkili oluyor. Bu elestirilerimizden sonra bazi yöneticilerimizi büyük alinganlik göstereceklerdir. Ama bu gerçegi asla degistirmeyecektir. Geçen yil “Köyde cenaze var bu yüzden katilim az” diyen yöneticilerin bu yil nasil bir mazeret uyduracaklari merak konusu oldu. Haberi ekleme saati: 12.15-29 Mart 2012 Haber/Foto: Arya Haber



    BİZ İŞİMİZİ YAPIYORUZ, YA SİZ?/İlyas YILDIZ

     ARDAHAN GÜNDEM adi ile hizmet verdigimizinternet gazeteciliginde pek yakinda 5’inci yilimizi geride birakacagiz. Bizimle ayni ve bizden daha üstün kriterlerle yola devam eden meslektaslarimizi yürekten selamliyoruz. Gazeteciligi hakkiyla icra edenleri tenzih ederiz. İki kelimeyi birbirine baglayabilenlerin gazeteci geçindigi, bu alanda son yillarda her türlü ahlaksizligin mübah sayildigi bir süreçten geçtigimizi, heleki Ardahan yerelinde (Özellikler İstanbul’da) üstelik Ardahanli olan tek bir zat tarafindan bunun ne denli basite indirgendigini görmek bizleri üzmekte, deyim yerindeyse kahretmektedir. İki kelimeyi birebirine baglayan yüzsüzlerin gazeteci geçindigi İstanbul gibi bir metropolde iki duble rakiya haber yaptigi günümüzde, her geçen gün artan naylon isadami sayisiyla birlikte, içine edilen dernekçiligide sorgular hale gedik… Nasil sorgulamayalimki! Sorguladigimiz birçok tabela ve cep derneklerinin basinda bulunan birçok insanin içler acisi hallerini ve onlarin sözde dernekçiligini sorgulamak gerekir elbette ancak, bunlardan önce sikâyet edilen durumun kaynagini sorgulamak gerekmezmi? Geçen yazimdada belirttigim üzere garson bulasikçi ve çamasircilari tenzih ederim… Öncelikle iki duble rakiya garsonu bulasikçiyi ve çamasirciyi isadami ilan eden naylon gazetecilerin asil orgulanmasi gerekenler oldugunu vurgulamak zorundayim. Kuskusuz bu meslekte bizden daha ileri olan yoldaslarimiz önünde saygi ile egiliyoruz. Bugüne kadar hiçbir menfi çikar gözetmeksizin Ardahan ve siviltoplum kuruluslari agirlikli olmak üzere metropolde yerele yönelik verdigimiz haberlerde kimi zaman kisi ve kurumlari siddetle elestirdik, kimi zaman yaptiklari hizmetleri takdir edip tesekkür ettik. **BU YAZIIN VE DİGER YAZAR VE YORUMCULARIMIZIN GÜNLÜK/GÜNCEL YAZI/YORUMLARI İÇİN SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN en yeni makale LİNKİNİ TIKLAYINIZ
























  • ARDAHANLILAR ARDAHANLININ PARKINDA VURULDULAR, BİRİ ÖLDÜ DİĞERİ AĞIR YARALI!







    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE







    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..



    İstanbul Avcılarda meydana gelen silahlı çatışmada bir Ardahanlı olay yerinde ölürken diğeri aldığı 9 kurşunla ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.




    Alınan bilgilere göre İstanbul Avcılar’da bulunan ve Ardahan Gölelilere ait olduğu öğrenilen otoparkta meydana gelen olayın  neden yaşandığı öğrenilemezken Ardahan merkeze bağlı olan Kocaköylü Murat Aydemir’in aldığı 27 kurşun sonucu olay yerinde, aynı köylü olan Caner Şahin’in ise 9 kurşunla ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alındığı bilgisine ulaşıldı.

    Kim veya kimlerin neden kurşun yağmuruna tuttukları öğrenilemeyen Aydemir ve Şahin’in geçen yıl yine Ardahanlı olan ve bir Gölelinin öldürüldüğü olayda şahit oldukları ve dün katıldıkları mahkeme dönüşü park ettikleri araçlarına binerken davet edildikleri cafede çıkan tartışma ardından kurşun yağmuruna tutuldukları alınan diğer haberler arasında oldu.





    ERDOĞAN BANKA KURMALI.. (!)


    CHP’den transfer ettiği emanet milletvekilleriyle parti kuran Akşener’in hala yaşanan istifalarla zar zor 6.yıla getirdiği partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında adeta kendini var eden aynı CHP’ye ‘Cumhuriyeti sen kurmadın, tek başına sahiplenemezsin’ diyerek yüklenmeye devam ederken diğer yandan da kendisini İsrail’i kınama mitingine davet etmeyen Erdoğan’a da yüklenirken yani söz de muhalefet yaparken üstü kapalı  olarak “beni niye davet etmedin”  şeklinde sitem ediyordu. 




    Bu yetmezmiş gibi %0.1 olan oyuna rağmen yaklaşan yerel seçimlere tek başına katılacaklarını belirtmeye devam edip, CHP’ye kazandıranların HDP’ değil de kendisi olduğunu belirtirken başta ‘Ben ayrıldım onun için yıkılır’ dediği MHP’yi olmak üzere kalkıp, ruhunu bozduğu Altılı masadakilerini de  güldürmeyi sürdürüyordu.

    Akşener’in bu inceden çıkışlarına baktığımızda CHP’nin başını çektiği masadan kalktığı için genel seçimleri kaybettirmekle yetinmediğini yani yeni görevi gereği bu kez de mevcut iktidarı yereli de hediye etmek adına çabaladığını ortaya koysa da 22 yıldır bir çok şeyi değiştiren Erdoğan’ın asıl değiştirmediği, HDP, MHP, HÜDAPAR, DSP, BBP, Yeniden Refah Partisi gibi günahına, sevabına  ortak edemediği CHP’ye verdiği zarara rağmen yaranamayışına yanar gibiydi. Zira aynı Akşener’in anlamadığı Erdoğan’ın kendisine Kılıçdaroğlu gibi safça inanmadığını anlamıyor. 

    Çünkü Erdoğan, CHP’nin İmamoğlu’nun gizli destekçisi mi, böl, parçalayıcısı mı diye tartışılan Akşener gibilerinin ayak oyunlarıyla aşılamayacağını biliyor ve bunu 22 yıldır gerçekleştiremediğini Akşener’ler anlamıyordu.

    Tabi Erdoğan’ın da anlamadığı yani CHP’nin sahiplendiği sisteme saldığı ve 100 yıldır sökülemeyen köklerinin en büyük gücünün papyon takarak, kendisine meydan okuyan ulusalcıların da nemalandığı banka ve dış güçler denenlerin Türkiye’deki iş insanı kisvesi altından koç boynuzlarıyla pardon adlarını deriştirdikleri formalite firmalar adıyla besleme basına verdikleri reklam kaynaklarıdır.




    Hatırlayan ya da benim gibi bu sahada olanlar Atatürk’ün bunu mahalli basına verdiği Resmi İlanlarla başarmış bugün tüm ilanları, reklamları yemekle doymayan ve ‘Ver marşları’ diye bağıran besleme medyanın karşısında manşet üretmekten aciz kalan o dönemin ‘Ver mehteri’ diyen havuz medyasını yenmişti.

    Gerçi aynı ve dünya lideri denen Erdoğan ulusalcı ve askeri darbecilerce  çıkarılan yasaları değiştirmeye , bu banka ve buna bezer birçoklarını koruma adına çıkarılan dokunulmaz yasaları yırtıp, atmaya kalksa da nedense liderliğini burada gösteremiyor ve kısa sürede bundan vazgeçip, oralı olmuyor yada unutuyor, unutturuluyor..

    İşte tamda  burada benim kendisine bir önerim olacak. Bakan ve bürokratların atanması, değişmesi ya da aflarını istemesine imza attığı gibi gece yarısı okulların tatile girdiğini duyurmadan önce aynı günün akşamı yaptığı ve tüm havuzda aynı anda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında Akşener gibi ‘Cumhuriyetin sadece onlara, ulusalcılara ait olmadığını belirtirken aynı ulusalcıların baskısı ve kendisinin engelinden şikayetçi olup, para yok deyip hizmet etmeyen muhalefet belediyelerden bol paralar alan şarkıcıların Hamas Füzelerine benzer havai fişek patlamaları eşliğinde çıktıkları sahnelerin gölgesinde kalmamak, gece yarısı okullar için verdiği tatil kararına benzer bir kararla son dakikada dronla kutlamak zorunda kaldığı cumhuriyeti hatırlamış..




    Bunlar yetmez gibi ne kadar gemi varsa doldurduğu Montrö bildirisine imza atan generallerin dikkat çektiği boğazı tıkatmış, TEMPO TV’de yayınladığım ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program eşliğinde cumhurun yaşadığı gerçek gündemim ‘Ver Mehteri’ ve ‘Çal Marşı’ edebiyatlarıyla unutturulduğunu söyleyen benimde takıldığım trafikte zor bela doldurduğum aracımın deposunu tıkanan yollardan gaz, debriyaj derken ağrıyan ayağım gibi tüketip, gece yarısı eve gelmeme neden olmuştu.

    Evet, ‘Uzatma Erdoğan’a önerini söyle..’ diyenleri duyar gibi uzatmadan bende hemen önerimi yapıyor ve onların derdinden erkenden öldüğünü düşündüğüm Erdal İnönü ve Baykal’dan sonra CHP’nin başına geçip, ‘CHP’yi değiştireceğim’ derken neredeyse kendisini değiştirecekler durumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun gücünün de yetmediği Ulusalcı, Kemalistlerin içinde saklandığı kozmik odalı CHP’yi aşmanın yollarından birinin de aşağıdaki önerimdir diye düşünüyorum.

    O önerimde Atatürk gibi uzun süre iktidar da kalmayı başaran Erdoğan’da bir banka kurmalı ama bunu yaparken 5 yetmedi 11 maaş alanlar yetmezmiş gibi kendisinin başında olduğu partisinin bürokrat Kültür ve Turizm Bakanın yardımcısı Nadir Alpaslan gibi üç yerden maaş aldığı söylenen 313 bin 870 TL maaşlı çalışanlar değil, CHP’nin yönetiminde olduğu bankanın samimi yöneticileri gibi mütevazilikleriyle bilinen yöneticiler atamalı benim önerdiğim adını AK Bank olmazsa da A Bank’ta var diyerek kuracağı gerekli olan ve bankamatikli memurların, partililerin olmayacağı ve reklamlarının sadece havuza akmayacağı bankanın adını ve adı gibi cebi de fakir olan biri olarak bu yöndeki önerimi kendisine bırakırken..




    Ha bu arada benim gibi emekli olan ve 7.5 TL. maaş alıp, bu ekonomik krizle geçinmeye çalışan emeklilere Cumhuriyet’in 100. Yılının adına hediye edilecek denen ve meclisten zor bela çıkan bir kanun ardından hesaplara yatırılacak olan 5 bin lirayı da geride kalan 29 Ekim’de görmedik ve ‘Ne zaman yatırılacak?’ derken..


    arşiv haber/yorumlar 05.08.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlarArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin







    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










    BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?










     



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DA Kİ FESTİVAL GÖRÜNTÜLERİ ARDAHAN TV’YE YÜKLENMİŞTİR
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Sebep Egitim mi?!.

     


    Fakir Yilmaz 20 yilda 11. Vali ile tanisacak olan Ardahan’in 10. Valisi Mustafa Tekmen’in hem de cumartesi günü Ardahan’a gelecek olan Saglik Bakani ile AK Parti Genel Baskan Yardimcisi Salih Kapusuz’un ziyaretleri öncesi görevden el çektirilip, merkeze alinmasi dikkat çekti.. Üç yildan fazladir Ardahan’da valilik görevini sürdüren, ancak bu süre içinde de Ardahan’i LYS sinavlarinda 81 Vilayet siralamasinda sonlarda kurtaramayan Vali Tekmen’in de diger merkeze çekilen valiler gibi egitimin kurbani oldugu ileri sürülüyor.. Çünkü her üniversite sinav sonuçlarinin açiklanmasi ardindan vali degisikligi yaadi, son LYS sinavlarinda sondan 1. olan Ardahan.. Bu haberi valiler kararnamesinin çiktigini TRT’den sonra ilkveren internet sitemiz www.kuzeyanadolugazetesi.com da okuyorum.. Ve düsünüyorum sitenin bu haberle sordugu soruya cevap ariyorum.. Sitenin bu haberine hak verdikten sonra birazda Vali Tekmen’in idare seklini düsünüyorum.. Üç yilönce Ardahan valiligine atandiktan sonra kentte yasanan bürokrat, sivil kavgasina son veren, kendince ve tek basina bir seyler yapmak isteyen Vali Mustafa Tekmen’in basinla da bir hayli barisikti.. Gerçi zaman zaman sertlestigimizde ‘Gazetelerinizin boyasi elimi kirletiyor’ deyip, aba altinda resmi ilan sopasini da gösteren Tekmen’in yönetim anlayisindan birçok kisi memnun gibiydi.. Özelikle de iktidarin temsilcileri olmak üzere herkesin kendisinden memnun görünüp, arkasinda kuyusunu kazidigini da bildigimiz Vali Tekmen’in üç yil önce baslattigi bir çok projesinin de Kongre Binasi gibi yarim kalmistir.. **Ardahan Meclisi Nerede? Ticaret ve Sanayi Odasi’nin, Esnaf Odalarinin, Belediyesi’nin, Üniversitesi’nin, Valiliginin halk ile bir araya gelip, genis çapli bir toplanti yapmaktan kaçindigi Ardahan’da ortada olmayan diger bir kurumda Ardahan İl Genel Meclisidir.. 14 Üyeli yerel meclisin üyelerinin kimler oldugunun bile dogru dürüst bilinmedigi Ardahan’da idareciler gibi seçlmislerin neden halktan kaçtigini da merak etmiyor degiliz.. Çünkü ülkenin diger yerlerinde halka açik olan belediye meclisi Ardahan’da kapali kapilar ardindan yapilir, İl Genel Meclisinin nerede oldugu bilinmez.. Baskaninin yillik 300 bin TL:’ye kiralanan 4×4 ile Posof’tan Ardahan’a, Ardahan’dan Posof’a oradan da arilarina gidip geldigi Ardahan İl Genel Meclisinin diger üyelerinin ise nerede oldugu bilinmiyor.. Basta hayvancilik olmak üzere sinir kapilari, yerel sorunlar, egitimde ki içler acisi durum olmak üzere birçok sorun ilebas basa bulunan Ardahan’i yerelde temsil etmek için seçilen köy muhtarlarindan daha etkisiz hale gelen İl Genel Meclisi’nin ne is yaptigini birileri çikip, bizlere anlatabilir mi?!.. Bilmiyorum ama özelikle bu dönem hiç bir etkisi görülmeyen ve gün geçtikçe unutulan Ardahan İl Genel Meclisi’nin bu üyelerinin aldigi oturum paralari, yolluklarin hesabini da ögrenmek ister onlari seçip, yerelde ki sorunlarimizi çözün diyen halk.. Aylik 2 ila 5 bin TL.’ye vardigi ileri sürülen oturum parlari ile bu memleketin sorunlarini çözmeleri, çözüm arayip, proje üretmeleri beklenen Ardahan İl Genel Meclisi gibi diger bir meclis olan Belediye Meclisi’nin de çok pasif ve etkisiz oldugunu söyleyebiliriz.. **Orada ne oluyor?.. Adina Arap Bahari konulan ve gün geçtikçe Arap adasindan çikip, Orta Doguyu saran atesin tüm sicakligi ile his edildigi güney sinirimizda Suriye vari silahli çatismalarin yasandigini duyuyor, görüyor, izliyoruz.. Şemdinli’de günlerdir süren yogun çatismalara bakilirsa ordunun Suriye ile degil adeta PKK ile savasmak için sinirlara yiginak yaptigini görüyoruz.. PKK’nin taktik degistirip, Suriye’de ki gibi kent içlerinde bire bir savasma karari aldigini hükümete yakin basin ve medyanin da kabul ettigini gördügümüz bir sürece giren Türkiye’nin yani basinda olusturulmaya baslanan ikinci Kürdistan bölgesinin diger ayaklarinin tamamlanmasi için böyle bir karari aldigi da ileri sürülen PKK’nin 500’e yakin militanini Şemdinli’ye sürmesi ve ordunun uçak, top savar, tank ve bombalarina ragmen geri çekilmemesi ileri ki günlerin daha çok sicak geçecegine de isarettir.. ‘Teröristler kaçmiyor?’diyerek yilin en ilginç basligini koyan Milliyet Gazetesi’nin internet sitesine ve digerlerine baktigimizda PKK’nin vur kaçtan vazgeçip, yerinde direnisle çatistigini da anliyoruz. Yani önce Irak’ta ki gibi, ardindan Tunus, Misir ve Suriye’de ki gibi sehirler içinde çatisma taktigine geçtigini anlatiyor, izletiyor ulusal basin ve de medya.. hükümetin toplanti üzerine toplantilar yaparak yasanan bu ciddi durula çre aradigini, ancak bu çareyi ararken yine eski taktigi yani ordu ve polis ile çözmeye çalistigi bu gelismenin nereye varacagini ben sahsen simdiden tahmin etmekten bile korkuyorum ve de istemiyorum.. Ancak masaya oturmaktansa vekillere bile biber gazi, sis bombasi sikmayi tercih den bir anlayisin gün geçtikçe ülkeyi baska bir yöne sürükledigini de ben degil, o televizyonlara çikan devletin yetkilileri, terör uzmanlari bile söylüyorlar.. İnsana ‘Orada ne oluyor?’ sorusunu sorduran gelismelerin yasandigi güney siniri da hayatin yeniden durdugu, insanlarin köy ve kentleri terk etmeye basladigi da belirtilen bölgede ki haberlerin hiçte iç açici olmadigini ‘Şehitler gelirken, ben tatili düsünmem diyen’ genelkurmay baskaninin bu açiklamasi da anlatir gibi.. Evet gözlerin Suriye’ye çevrildigi, 2. Kürdistan kuruluyor diye feryatlarin yayildigi bir süreçte ülkemin güneyinde de yillardir yanan atesin alevlendigini görüyoruz, izliyoruz ve de ‘Orada ne oluyor’ diye soruyoruz.. Çünkü benim gibi toplumun da ‘Orada ne oluyor?’ sorusunun sorup, tedirginlik içinde cevap aradigini gözlemliyoruz.. Evet, orada ne oluyor? **Meydanin asil sorunu.. Son günlerde ayaga kalktigini gördügümüz muhalefet ile birlikte dün Ardahan’in yeni hayvan pazarindaydik.. Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Baskani İlimdar Senem’in yönetimi ile birlikte sabahin erken saatinde Ardahan hayvan meydanina davet ettigi bizlerin gördükleri manzarayi anlatacagim bugün sizlere.. Gerçi is yogunlugu dolaysiyla anlatmaya firsat bulamadigimiz ama sikça gittigimiz yollarda gördügümüz manzaralarda hayvan yetistiricisinin ne halde oldugunu dag tasi dolduran hayvanlarla görmüyor degiliz.. Ancak dün bizzat yerinde olup, daha yakinda perisan halini gördügümüz Ardahanli hayvan yetistiricisinin içler hali durumunu gözler önüne seren Ardahan CHP İl Baskani İlimdar Senem yasanan bu durumun önümüzdeki kista daha zorlasacagina isaret etmek için yönetimi ile birlikte hayvan yetistiricilerinin yaninda olduklarini söylüyordu.. Son genel seçimlerde iki inekle bir traktör alirim diyen köylünün bugün bir inegi 800 ila 2 bin TL. arasinda sattigini görünce hepimiz sasirmadik degil.. Çünkü geçtigimiz yilin ocak ayinda Ardahan’a gelen ve ‘Sizlere kilosunu 30 liraya et yedirmeyecegim’ derken alkislanan basbakanin ayni köylü tarafindan alkislandigini hatirliyordum.. Ve o basbakanin yine bu köylüden oy alarak yeniden, hem de tek basina iktidar oldugunu biliyordum.. Evet bizlerin adetidir basimiza gelecegi kendimiz, kendi ellerimizle hazirlamayi.. İste hayvan yetistiricisi de aynisini yapmis, o elleri patlarcasina alkisladigi basbakana bugün demedigini birakmiyordu.. İthal et basta olmak üzere kaçak hayvanciligin önüne geçilmemesinden yakinan ve dün 5 bin liraya aldiklari bir hayvani bugün bin liraya satamadiklarini belirten Ardahanli hayvan yetistiricilerinin diger bir önem sorunu da meydan mafyasinin oldugunu görüyordum.. Polisin olmadigi, zabitanin ne is yaptigini görmedigimiz Ardahan Hayvan Pazarinda köylünün bin bir emekle yetistirip meydana getirdigi hayvaninin fiyatini iyiden iyiye öldürüp, elinde almak isteyen bu mafya’nin meydana yabanci tüccarin girisine de izin vermedigini de ögreniyorduk.. Çünkü Çorum’dan, Adana’dan gelen tüccarin da Ardahanli köylüler gibi bu meydan mafyasindan çok çektigini ve insanlarin artik meydana gitmekten çekindigini anlatiyordu yanima gelip, meydanin asil diger sorunlarini bana anlatan köylü.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KADINCA/Selmi Yilmaz Serka’nin valileri alinmis..

     


    Selmi Yilmaz Yeni valiler kararnamesi ile birçok valimiz gibi merkeze çekildigini ögrendigimiz Ardahan’in 10. Valisi Mustafa Tekmen ile birlikte Ardahan’in da içinde bulundugu Kuzey Dogu Anadolu Bölgesi’nde ki İl valilerinin bir çogununda Tekmen gibi merkeze çekildi. Bu valilerin bizi ilgilendirenleri SERKA’ya baskanlik eden Ardahan, Agri, Igdir ve Kars valileridir.. Evet bu valilerin neden merkeze çekildigini, niye baska vilayetlerde görevlendirilmedigini bugünden itibaren çok tartismaya baslayacagiz.. Gerçi bu tartismalarin gazete sayfalarinda degil, dipte, kösede, çeper arkalarinda olacagini ve gidenlere güle güle, gelenlere agam, pasam denilecegini de biliyoruz ya neyse.. Ama isin en ilginç yönü ise SERKA’ya baskanlik eden Ardahan, Agri, Igdir ve Kars Valilerinin birden görevden alinmasidir.. Çünkü bu 4 valide basinda bulunduklari vilayetlerde idareyi yardimcilarina, genel sekreterlerine kaptirmis, halkin ana sorunlarindan uzak kalmis, siyasileri, köy muhtarlarini, kapilarina gidenleri, gazetecileri es geçip, müdürlere, bürokratlara daha çok inanmistirlar.. Yani SERKA’nin Genel sekreteri ile diger yöneticilerin basarisizliklarinin kurbani olmuslar, Ardahan’in, Agri’nin, Igdir’in v e Kars’in eski valileri..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Bakan geliyor, levhlari takin..

     


    Seyfettin Azizoglu **İLLAKİ BAKAN MI GELMESİ GEREK? Ardahan’da yapilmasi gerekenleri bakanlarin gelisinde hatirlayip, yapanlar yine is basindaydilar!.. Ardahan’a gelecek olan Saglik Bakani Prof. Dr. Recep Akdag ile AK Parti Genel Baskani Salih Kapusuz öncesi allarima geçen saglik çalisanlari basta yeni hastanede olmak üzere kent merkezinde bulunan saglik kuruluslarini bastan asagiya gözden geçirdiler. Yapilmasi gerekenleri illaki bir bakan geldiginde yapan bir anlayisla hareket eden Ardahan’da ki saglik çalisanlari bakan Akdag gelmeden gönce aylardir takilmasi gereken levhalari olmak üzere bir çok eksikligi kisa sürede yapmalari gözlerden kaçmadi. **Hastaneyi açacak! Kisa süre içinde üçüncü kez Ardahan’a gelecek olan Saglik Bakani Prof. Dr. Recep Akdag birlikte geldigi AK Parti Genel Baskani Salih Kapusuz ile birlikte Ardahan-Göle yolu üzerinde yaptirilan ve kisin ortasinda teslim alinan 150 yatakli hastanenin resmi açilisini gerçeklestirecek. **İftari Ardahan’da açacak.. AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in da bulunacagi açilis ardindan ayni gün Ardahan belediyesi ile AK Parti Ardahan İl Teskilati’nin birlikte verecegi iftar yemegine katilacak olan Saglik Bakani Akdag Göle’de mevcut hastaneyi ziyaret edip, Göle-Ardahan yolu üzerinde yeni yaptirilan Devlet Hastanesi’nin insaatinda da incelemelerde bulunacagi ögrenildi. Haberi ekleme saati:10.27-04 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN VALİSİ TEKMEN MERKEZE ALINDI YENİ VALİ SEYFETTİN AZİZOGLU..

     


    Seyfettin Azizoglu 1992 Yilinda vilayet olan ve bu süre içinde 10 vali degistiren Ardahan’a 11.vali atandi. Bir süre önce cumhurbaskanina sunulan valiler kararnamesi ile merkeze çekildigi ögrenilen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in yerine İstanbul Güngören Kaymakami Seyfettin Azizoglu atandi. Bu degisiklikle Ardahan’a vali olarak atanan Ardahan’in yeni Valisi Seyfettin Azizoglu’nun önümüzdeki hafta Ardahan’a gelerek yeni görevine baslayacagi ögrenildi. **11 Vali Merkeze alindi,29 Vilayete yeni vali atandi.. Seyfettin Azizoglu Valilerin yeni yerleri: Adana Valisi Hüseyin Avni Ços Ankara Valiligine Atandi. Adana Valiligine Van Valisi Münir Karaloglu atandi Aksaray valiligine Selami Altinok atandi. Ardahan Valiligine Seyfettin Azizoglu atandi. Batman Valisi ahmet Turhan Balikesir Valiligi’ne atandi. Balikesir Valisi Yilmaz Arslan Batman Valiligine atandi Bitlis Valiligi’ne Veysel Yurdakul atandi Çorum Valiligine Sabri Basköy atandi Karaman Valiligine Murat Koca atandi Kars Valiligine Eyüp Tepe atandi Tokat Valisi Şerif Yilmaz Kayseri Valiligine atandi Sivas Valisi Ali Kolat Kirikkale Valiligine atandi Usak Valisi Özdemir Çakacak Kirsehir valiigine atandi Burdur Valisi Süleyman Tapsi Kilis Valiligine atandi Çorum valisi Nurullah Çakir Rize Valiligine atandi Siirt Valiligine Ahmet Aydin atandi Tunceli valisi Mustafa Taskesen Tokat valiligine atandi Kirikkale valisi Hakan Yusuf Güner Tunceli valiligine atandi Haberi ekleme saati: 23.42-03 Agustos2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? AKP Boz-Yap Oyunu Oynuyor!

     


    Ardahandan Günlük Haberler CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem bir taraftan genisletilme çalismasi yapilan, diger taraftan asfaltlanan yollarin AKP tarindan talan için kullanildigini ileri sürdü. Ardahan-Kars, Ardahan Çildir, Ardahan Göle, Ardahan Damal Ve Posof karayollarindan sürdürülen genisletilme çalismalari esnasinda bozulan eski yollarin asfaltlanmasini anlayamadiklarini belirten Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi İl Baskani İlimdar Senem iktidar partisi AKP’nin yollar üzerinde büyük talan ve vurgun yaptigini ileri sürdü. Geçtigimiz yillarda genisletilip asfaltlanan Ardahan-Kars yolunun aradan bir yil geçmeden yeniden söküldügüne dikkat çeken Senem, Ardahan Göle yolunun bir taraftan bozulup, genisletilirken diger taraftan asfaltlanmasinin bu talanin açik örnegi oldugunu ileri sürdü. Basin mensuplariyla birlikte Ardahan’in diger sehirlere baglayan yollara giden ve burada ki genisletme çalismalarini yerinde gören CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem AKP Hükümetinin çok övündügü bölünmüs yollarin bugün talan ve vurgunun yapildigi yollara dönüstügünü, bunun açik örneginin de geçtigimiz yil yapilan Ardahan-Kars yolunun yeniden sökülmesi ve bosulup, genisletme çalismalari yapilan Ardahan-Göle yoluna ayni ayna asfalt dökülmesinin bunun açik örnegi oldugunu ileri sürdü. Yollarda talan olduguna dikkat çeken CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem, ‘AKP Boz yap oynuyor, çevresindeki müteahhitlere vurgun yolu açiyor’ diyerek sözlerini bitirdi. Haberi ekleme saati: 09.37-03 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Hayvan İthalati Kisitlaniyor..

     


    Ardahandan Günlük Haberler Dogu Milletvekilleri, bölgelerinde yasanan kuraklik ve canli hayvan piyasasindaki durgunlugu görüsmek üzere Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakan’i Mehdi Eker’in kapisini çaldilar. Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan ve Yunus Kiliç ile Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’in tertip ettikleri görüsmeye Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioglu ile Agri Milletvekili Kerim Yildiz da istirak ettiler. Toplantida kuraklik ve özellikle son aylarda iyice hissedilen canli hayvan ticaretindeki olumsuzluklar tartisildi. Nisan ayinda yagis almadigi için ciddi bir kuraklikla karsi karsiya bulunan bölgemizin hayvancilik sektöründe yasadigi sikintilari aktaran vekiller bakan’dan köklü tedbirler kapsaminda çesitli taleplerde bulundular. Vekillerimizin bölgenin geçim ve refah dinamigi olan hayvanciligin gelismesi üzerine yapilan müzakereden umutlu ayrildiklari ögrenildi. Bakan Eker ise, toplantida tüm dünyada yasanan kurakligin ülkemize ve özellikle de doguya muhtemel menfi etkilerini azaltmak amaciyla bir dizi tedbirler aldiklarini; bu kapsamdan yem fiyatlarinda anormal bir yükselisi engellemek amaciyla Toprak Mahsulleri Ofisinde stok halde bulunan yüzbin ton arpayi satisa sunacaklarini, ayrica kaba yem ithalatinda da bir takim kolayliklarin saglayacaklarini bildirdi. Dogu ve Güneydogu Anadolu Bölgelerinde uygulanmakta olan hibe desteklemeleri için 50.410.000 TL bütçe ayrildigini, GAP kapsamindaki illerde damizlik süt isletmesi kuranlara, DAP kapsamindaki illerde ise kombine veya etçi irklarla damizlik isletmesi kuranlara; insaat yapiminda %30, makine ve gebe düve aliminda ise %40 oraninda hibe destegi saglandigini ifade etti. bakan Eker, mevcut uygulamada Et Balik Kurumu ( EBK) araciligiyla büyükbas ve karkas et ithalatinda yillara göre daha az alim yapilarak yerli üreticinin korundugunu, et ithalatininin zorlastirilarak canli küçükbas hayvan ithalatinda verginin %15 ten %30 ‘a çikartildigini, karkas et ithalatinda ise bu oranin %75 olarak uygulandigini ve simdiye kadar kilo basina 3. 5 dolar olan referans fiyati da 4 dolara çikardiklarini bildirdi. Keza yerli üreticiyi tesvik amaciyla 3 ay beside yatmis olmak sartiyla sisteme kayitli hayvan basina 300 TL besi yardimi yapilacagini, EBK’nin kg basina 14,30 TL den hayvanlarin tamamini satin alabildigini beyan etti. Bölgelerin ve illerin sorunlarini yerinde gözlemek amaciyla il il dolasma programlarini sürdüren Eker, Ardahan milletvekili Orhan Atalay’in Ardahan, Göle ve Hanak ovalarinin sulama projeleri ile ilgili talebi üzerine de, bayramdan sonra üst düzey bürokratlariyla Ardahan’a gelecegini, tarim ve hayvancilikla ilgili sorunlari ve çözüm arayislarini masaya yatirip bir acil eylem plani hazirlayacaklari bilgisini verdi. Atalay’in, Et ve Balik Kurumu’nun bir subesinin de Ardahan’da açilmasi talebi üzerine, Et ve Balik kurumunun Ardahan’da temiz ve saglikli bir kesimhane ile hizmet alma kapsaminda gerekli görüsmeleri yapmasi için ilgililere talimat verdigi de ögrenildi. Haberi ekleme saati: 02.21-03 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? DAG TAŞ HAYVAN DOLDU..

     


    Ardahandan Günlük Haberler **HAYVAN FİYATLARI DÜŞÜNCE.. Son genel sçimler ardindan fiyatlari bir hayli düsen hayvanlar satilamayinca dag tas hayvan sürüleriyle dolup, tasmaya basldi. Nisan ayinda beklenen yagmurlari alamayan meralarda yeterince ot bulamaminin sikintisiylabas basa bulunan hayvanlarini satamadiklarindan yakinan Ardahanli hayvan yetistiricileri, ‘elimizde kalan hayvanlara simdiden yem bulamiyoruz’ dediler. Haberi ekleme saati: 02.17-03 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Devletin hazinesi hacizlik oldu!

     


    Ardahandan Günlük Haberler 2003 yilinda bir suç iddiasi ile gözaltina alinip, ardindan tutuklanan Ardahanli bir kisi haksiz yere tutuklandigini ispatlayinca devleti dava edip tazminat kazandi. Ancak kazandigi tazminati alamayinca da Ardahan Maliyesini haciz ettirdi. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Göle ilçesinde yasayan Alpaslan Kiliç isimli bir vatandas 2003 yilinda hakkinda ki bir sikâyet dolayisiyla polis tarafindan gözaltina alindi ve mahkemeye çikarildi. Göle Asliye Hukuk mahkemesine çikarilan ve serbest birakilan Kiliç, savcinin itirazi üzerine yeniden tutuklandi. Yeniden tutuklanarak bir süre önce kapatilan Göle Cezaevine konuldu. Daha sonra, tutuklu halde Ardahan Agir Ceza Mahkemesince yargilandi ve 89 gün boyunca tutuklu kaldi. Dava sonucu suçu olmadigi ve haksiz tutuklandigi ortaya çikti. Ardahan Agir ceza mahkemesinin 2003/238 Esas numarali dava devam ederken Kiliç 3 bin TL nakli kefalet ödeyerek serbest birakildi. Yapilan yargilama sonucu suçsuzlugu anlasilan ve ayni mahkeme tarafindan beraat eden Kiliç haksiz yere magdur edildigi mahkeme tarafindan da kararlastirilinca kendisini magdur eden ve 89 gün tutuklayarak toplum nezdinde yipratan Devlet’e karsi tazminat davasi açti. Kars Agir Ceza Mahkemesince yürütülen dava sonucu Kiliç’in haksiz yere tutuklandigi 89 gün bosuna hapis edildigine 2005/268 esas numarali karari ile hakli buldu. Tazminat davasini kazanan Kiliç bunun üzerine magduriyeti karsiliginda Devletten kazandigi 4.227,66 TL’sini yasal faiz ile tahsil etmek istedi ve parasini almak için bir süre bekledi. Ancak bu süre içerisinde parasini alamayinca Ardahan icra dairesinin 2012/510 Esas karari ile Ardahan Defterdarligi bünyesinde bulunan Maliye Hazinesini haciz ettirdi. Parasini almak için Maliye Hazinesinin hesaplarina icra koydurmasina ragmen yaklasik üç aydir parasini alamayan Kiliç “Sayin Basbakan hazinemde 99 milyon dolar param var demesine ragmen ayni hazine, para yok diyerek benim parami ödeyemiyor!” dedi. Haberi ekleme saati: 02.12-03 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Asik Şenlik Tozdan Kurtulacak!

     


    Ardahandan Günlük Haberler Türkiye’nin Kafkaslara açilan ikinci gümrük kapisi Aktas’in yolunun da yani basinda geçtigi Ardahan’in Çildir ilçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldesi’nin yolu nihayet asfaltlaniyor. Konu hakkinda bir açiklama yapan DSP’li Çildir İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir yillardir asfaltlanmasini istedigimiz beldemizin yolunun asfaltlanmasi için gerekli çalismalari yapan basta Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’e olmak üzere herkese tesekkürlerimizi bir borç biliyoruz’ dedi. Bölgede sürdürlen yol çalismalari arasina Asiksenlik Beldesi’ninyolunun da alinmasinin önemlibir çalismaoldugunu belirten Kanbir Türkiye’nin Kafkaslara uzanan yolunun üzerinde bulunan bu yolun asfaltlanip, halkin hizmetine sunulmasini yillardir büyük bir heyecanla beklediklerini söyledi. Haberi ekleme saati. 02.05-03 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? İSTANBUL ARDAHAN KÜLTÜR EVİNDEN 50 SAYFALIK EGİTİM RAPORU!..

     


    Ardahandan Günlük Haberler İstanbul Ardahan Kültür Evi Egitim Komisyonu Ardahan’in egitimi ve basarisizligin nedenlerini ve çözüm önerilerini içeren 50 sayfaya yakin bir rapor hazirladi. İstanbul Ardahan Kültür Evi Egitim Birimi tarafindan hazirlanan Ardahan’daki Egitim raporunu önümüzdeki günlerde İstanbul Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag’a sunacaklari ve Yönetim Kurulunda son sekli verildikten sonra düzenleyecek genis katilimli bir basin açiklamasi ile kamuoyuna açiklayacaktir. İstanbul Ardahan Kültür Evi Egitim Komisyonu tarafindan hazirlanan 50 sayfalik raporunun son bölümünde basarisizligin nedenleri ve çözüm önerilerine de yer vermistir. İstanbul Ardahan Kültür Evi basarisizligin nedeni olarak; 1) Ardahan’da idari kadroda bulunanlarin vekil ve tecrübesiz yönetici olmalari: · Personel Eksikligi Giderilememis: İlimiz dahilinde Milli Egitim İl ve İlçelerde görev alan müdürlüklerde İlçe Milli Egitim Müdürlüklerinde 1 asil 4 vekil, İlçe Şube Müdürlüklerinden 7 vekil 2 asil, İl Milli Egitim Şube Müdürlüklerinde 3 vekil 1 asil, Okul Müdürlüklerinde 38 vekil 57 asil, Okul Müdür Bas Yardimcilarinda 1 vekil 12 asil, Okul Müdür Yardimcilarinda 47 vekil 62 asil görev yapmaktadir. Yönetim kadrosunun devamli degismesinden kaynakli uzun vadeli plan yapilamadigi ve istikrar ortami saglanamadigi . · Ardahan’da kurumlar arasi çalisma düzeninin tam korunamadigi · Projeler Uygulanmamis: 2009-2010 yili için “Ardahan İli Egitime Destek Projesi” adi altinda proje hazirlanmis pratikten uygulamaya konulmadigi · Hedeflenen rakamlara ulasilamamis: Yillara göre hedeflenen SBS: 2009 yilinda iller siralamasinda hedeflenen 70 sira 75 olarak, 2010 yilinda hedeflenen 60 sira 69 olarak, 2011 yili için hedeflenen 50 sira 68 sira olarak, YGS : 2009 yili için hedeflenen 65 sira 80 sira olarak, 2010 yilinda hedeflenen 60 sira 79 sira olarak 2011 yilinda hedeflenen 55 sira 79 sira olarak LYS: 2009 yilinda hedeflenen 65 sira 81 sira olarak, 2010 yilinda hedeflenen 60 sira 81sira olarak 2011 de hedeflenen 55 sira 80 sira olarak gerçeklestigi. Basarisizlik her yil artarak devam etmistir. Ögretmen eksikligi 2009 yilinda %38,21, 2010 yilinda %13,82, 2011 yilinda %1,58 oraninda iken yillara göre ögretmen eksikligi giderildigi halde basari orani düstügü Şöyle ki ; SBS de 2009 da 15, 2010 da 9 ve 2011 de 18 puan YGS de 2009 da 15, 2010 da 19 ve 2011 de 18 LYS de 2009 da 16, 2010 da 21 ve 2011 de 25 puan hedeften uzaklastigi 2) Egitim ögretim disi personel eksikligi · Ardahan İl Genelinde Genel İdare Hizmetlerinde 219 personel olmasi gerekirken 75 personel, Teknik Hizmetler Sinifinda 23 personel olmasi gerekirken 4 personel, Saglik Hizmetleri sinifinda 17 personel olmasi gerekirken personel yok, Yardimci Hizmetler sinifinda 205 personel olmasi gerekirken 96 personel bulunmakta olup tüm hizmetler biriminde 464 personel ile hizmet verilmesi gerekir iken 175 personelle hizmet verilmekte 289 personele ihtiyaç duyuldugu. · Egitim disi personel eksikligi egitim kadrosu tarafindan giderilmeye çalismasindan kaynakli olarak egitimde ilerleme olmadigi · Birçok ögretmenin egitim disi hizmet islerinde çalismaya zorlandigi 3) Araç Gereç eksikligi · İl Genelinde Merkezde 1 minibüs, 6 otomobil, Çildir İlçesinde 1 minibüs, Göle İlçesinde 2 minibüs 1 otomobil hizmet vermektedir. Damal, Hanak ve Posof İlçelerinde araç bulunmadigindan İlçe yöneticilerinin köylerde saglikli denetim yapamadigi, 4) Ögretmenler · İl genelinde ögretmenlerde 1538 norm kadro olmasina ragmen 1317 ögretmenin görev yaptigi ve 221 ögretmen açiginin oldugu · Ardahan’da Anadolu lisesi, Anadolu Ögretmen Lisesi ve Fen Lisesi bulunmasina ragmen her yil ancak 5- 7 arasinda kadrolu ögretmenle egitim verdigi,. · Uzman Ögretmen açiginda kaynakli olarak egitimin kalitesi Ortaögretim seviyesinde itibaren düstügü · Ardahan’a atanan ögretmenlerin bölgede kalma ortalamasi 2 yildir. Ayrica kidem ortalamasi 3.5 yildir. Her yil ögretmenlerin %50 si degismektedir. Tecrübesi daha az olan ögretmenler atandigindan ve istikrarsizliktan dolayi egitimde istenilen basarinin saglanamadigi · Uzman rehberlik ögretmenlerinin yeterli olmadigi · Köylerde görev yapan ögretmenlerin köy halki ile iç içe olmalarindan ziyade ilçe ve il merkezlerinden ikamet ettiklerinden dolayi ögretmen – ögrenci ve veli iliskilerinin saglikli olusturulamadigi · Bölgede tarim ve hayvanciligin yogun olmasi nedeni ile Ardahan dogumlu ögretmenler tarim ve hayvancilikla ugrasmalari nedeni ile ögrencileri ile yeteri kadar ilgilenemedigi · Bölge disinda atanan ögretmenlerin bölgeye uyum saglayamadigi, kanuni bosluklardan kaynakli tayin istedigi · Disardan gelen ögretmenlerin konaklama sorunu yasadigi, ev kiralarinin yüksek oldugu, ögretmen evleri ücretlerinin yüksek oldugu ayrica ögretmen evlerinin ögretmenler disinda özel ve kamuya ait konuklara tahsis edildigi ögretmenlerin arka planda tutuldugu · Ögretmenlerin günlük ihtiyaçlarini karsilayacak oranda sosyal tesislerin ve AVM bulunmadigi, 5) Veliler · Veliler ile ögretmenler arasinda diyalog eksikligi bulundugu, velilerin egitimin önemi konusunda yeteri kadar bilgi ve birikime sahip olmadigi · Okul ve Veli toplantilarinin düzensiz yapildigi, · Veliler tarafinda ögrenciler tarim ve hayvancilik alaninda çalistirildigi · Birçok velinin ögrencinin ögretmenini hatta okulunun yerini bile bilmedigi 6) Ögrenciler · Okullarin tatil dönemlerinde ögrenciler tatil yapip dinlenmelerinden ziyade tarim ve hayvancilikla ugrastiklari, · Ögrencilerin %76 sinin il disina çikmadigi farkli kültür ve çevreleri tanimadigi · Ögrencilerin %82,15 inin tatil amaçli baska bölgelere gitmedigi · Yaz dönemlerinde, okul dönemindeki hafta sonlari ve ara tatillerde %31,5 inin kuran kurslarina gittigi · Meslek Liseleri ve Çok Programli Liselerde okuyan ögrencilerin staj dönemleri yeteri kadar kontrol altina alinamadigi, · Tasima Sistemi a) 2009 yilinda ilkögretim ögrencilerinin %8,94 u, 2010 yilinda ilkögretim ögrencilerinin %10,49 u 2011 yilinda ilkögretim ögrencilerinin %11,11 i 2012 yilinda ilkögretim ögrencilerinin %15,33 u ve 2011 yilinda ortaögretim ögrencilerinin %10,48 , 2012 yilinda ortaögretim ögrencilerinin %17,82 baska okullara nakil edilerek egitim almis oldugu b) İlimizde tasima sistemi ile egitim verilmesi nedeni ile aile ortaminda uzak kalan ögrenciler ortama ayak uyduramadigi, yol uzakligi ve bölgedeki olumsuz hava sartlari olumsuz etken oldugu, · Birlestirilmis Sinifli Okullar a) 2009 yilinda 196 okuldan %71,43 oran ile 140 okul 2010 yilinda 176 okuldan %63,07 oran ile 111 okul 2011 yilinda 171 okuldan %64,33 oran ile 110 okul 2012 yilinda 158 okuldan %67,72 oran ile 107 okul birlestirilmis siniflar okullar olarak egitim vermekte oldugu b) Birlestirilmis siniflarda ögrencilerin derslere adapte olamadigi 7) Özel Dershaneler · Ardahan İl Genelinde toplam 2 özel dershanenin egitim verdigi, 2009 yilinda ögrencilerin %2,55 i 2010 yilinda ögrencilerin %2,85 i 2011 yilinda ögrencilerin %3,57 si 2012 yilinda ögrencilerin %4,33 u nun özel dershanelere gittigi · Dershane ücretlerinin diger iller ile esdeger ücret aldigi · Ekonomik nedenlerden dolayi özel dershaneye talebin az oldugu · Özel dershanelerin de devletin egitim yuvalari gibi yeterli donanima ve ögretmene sahip olmadigi seklinde açikladi. Haberi ekleme saati: 08.20-02 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Vali yatirimlarin bitrilmesini istedi..

     


    Ardahandan Günlük Haberler 2012 yilinin III. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantisi dün Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in baskanliginda gerçeklestirildi. Vali Mustafa Tekmen konusmasina ülkemizin planli kalkinma çabalarinin bir araci olarak her yil hazirlanan Devlet Yatirim Programinin il düzeyinde uygulanmasi, koordinasyonu ve izlenmesine etkinlik kazandirmak amaciyla düzenlenen İl Koordinasyon Kurulu toplantisi öncesi, kuruluslarimizca yatirim uygulamalarina iliskin olarak Valiligimize gönderilen raporlara göre, İlimizde kuruluslarimizin 2012 yili (III. Dönem) yatirim programlarinda, merkezi idare ve yerel yönetim kuruluslarimiza ait irili ufakli toplam 202 adet proje bulundugunu açiklayarak basladi. Vali Tekmen, bu projelerden biten proje sayisinin 13, devam eden proje sayisinin 143, baslanamayan proje sayisinin 34, ihale asamasinda olan proje sayisinin 12 oldugunu ifade eden Vali Mustafa Tekmen, uygulanmakta olan projelerimizin toplam tutarinin yaklasik 591 milyon 460 bin TL oldugunu sözlerine ekledi. Bu projeler için yapilan harcamalarin toplaminin yaklasik 71 milyon 568 bin TL olduguna ve 2011 yilindan devreden ve yeni eklenen projeler için ayrilan ödeneklerin toplaminin yaklasik 93milyon 237 bin TL olduguna dikkat çeken Vali Mustafa Tekmen 2012 yili II. Dönemden 2012 yili III. döneme kadar yapilan toplam harcamalarin ise yaklasik 48 milyon 822 bin TL olduguna deginerek, projelerimizin nakdi gerçeklesme oraninin ise % 21,50 oldugunu açikladi. Vali Mustafa Tekmen, 2012 yili III. dönem itibariyle genel ve katma bütçeli kuruluslarin ilimizdeki yatirimlarinin toplam sayisinin 98 oldugunu ve toplam proje tutarinin 510.400.716,89 TL, projelerle ilgili önceki yillar harcamasinin 61.924.235,16 TL, su an itibariyle program yili ödeneklerinin 53.648.612,89 TL, dönem sonuna kadar yapilan harcamalarin ise 42.711.744,73 TL oldugunu; projelerinin nakdi gerçeklesme oraninin ise % 14,20 düzeyinde oldugunu ifade etti. İl Özel İdaresi ve Belediyelerden olusan Mahalli İdareler kuruluslarina ait yatirimlarin toplam sayisinin 70 oldugunu, toplam proje tutarinin ise 69.557.617,86 TL, önceki yillar harcamasinin 9.643.716,41 TL, program yili ödeneklerinin 33.437.019,09 TL, dönem sonuna kadar yapilan harcamalarin ise 6.110.638,85 TL oldugunu, projelerin nakdi gerçeklesme oraninin ise % 29,70 düzeyinde oldugunu sözlerine ekleyen Vali Mustafa Tekmen, ilimizde kamu hizmeti niteliginde büyük ölçekli yatirim yapan Telekom ve Aras Elektrik AŞ. tarafindan yapilan özel sektör yatirimlarinin toplam sayisinin 34, toplam proje tutarinin 11.501.000,00 TL olduguna, önceki yillar harcamasi bulunmadigina dikkat çekerek, program yili ödeneklerinin 6.151.000,00 TL oldugunu sözlerine ekledi. Konusmasinin ardindan ilk olarak bölge müdürlerine söz veren Vali Tekmen, katilimcilari ve konusma yapan kurum amirlerini dinleyerek notlar aldi. Konusmasinda katilimci birim amirlerinden, ilimize ayrilan ödeneklerin her kurusunun zamaninda yatirima dönüsmesi için ilimizdeki insaat mevsiminin kisaliginin göz önünde bulundurularak ihalelerle ilgili yapilacak çalismalarin insaat mevsiminden önce tamamlanmalarini, yapimi devam eden veya yeni baslayan yatirimlari, denetim ve kontrol görevinin zamaninda yapilmasi için gerekli hassasiyeti göstermelerini isteyen Vali Mustafa Tekmen, yeni yatirim döneminde yapilacak çalismalarda basarilar diledi. Haberi eklme saati:07.33-02 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? LYS Sonuçlarini degerlendiren Prof. Dr. Orhan Atalay: Ardahan için vahim bir durumdur, ama zaman geçmemistir!

     


    Ardahandan Günlük Haberler Son LYS Sinavlarinda yine sonuncu olan Ardahan’in yasadigi bu vahim durumdan kurtulmasi için herkesten destek bekledigini belirten Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan Milletvekili basbakana sunulmak üzere konu hakkinda genis çapli bir rapor hazirladigini açikladi. Ardahan’in bu tramvayi atlatmasi için herkesin el birligi yapmasi gerektigine dikkat çeken AK Partili Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay bu yildan itibaren bu konu önemli konu üzerinden daha çok duracaklarini ve gerekli tüm girisimleri yapacaklarini belirttigi açiklamasinda Ardahan’in egitim konusunda istenen yerde olmasina karsin bu alt yapidan yeterince yaralanamayan bir sorunun oldugu ortadadir dedi. Velilerin tasimali egitime daha çok destek olmasini isteyen Atalay yasanan bu sonucun diger bir nedeninin ise birlestirilmis siniflar olduguna dikkat çekti. Eger veliler karsi çikmaz ise 5-6 köyün ögrencilerini bir araya toplayip, onlari 1. sinifta ayri, diger siniflarda ayri dersler ve ögretmenlerle tanistiracaklarini ve birlestirilmis sinif uygulamasina son vereceklerini belirtti. Atalay, velilerin ‘benim çocugum nasil köyden uzak okur’ anlayisini terk etmesini istedigi açiklamasinda bölgeye atanan ögretmenler konusunda da hükümete yeni bir öneride bulunacaklarini söyledi. Bölgeye atanan ögretmenlerin çogunun stajyer ögretmenlerden olusmasinin yasanan bu duruma neden oldugunu da gördüklerini belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahan için vahim bir durumolan bu durumu tersine çevirmek için gecikilmedigini herkesin iyi bilmesini ve bu yönde atilacak olan adimlara herkesin destek vermesini istedigi açiklamasinda idarecilerinde bu sonuçta artik ders alip, egitim ile ilgili kabul görecek plan ve projelerini hazirlamalarini da istedi. Haberi ekleme saati: 02.48-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇOBANLIKTA BİRİNCİ, EGİTİMDE SONUNCU!

     


    Ardahandan Günlük Haberler **Suç sende mi, seni çobanliga gönderende mi, sana egitim vermesi gerken devletten mi? 1992 Yilinda yeniden vilayet olduktan sonra basta ÖSS olmak üzere çesitli sinavlarda 81 Vilayet içinde hep sonlarda olan Ardahan bu yil açiklamam LYS sonuçlarinda dibe vurdu. Okul Öncesi: Okul 6, Ögrenci 108, Ögretmen Sayisi: 6, İlkögretim: Okul Sayisi: 221, Ögrenci Sayisi: 24,094, Ögretmen Sayisi: 878, Lise: Okul Sayisi: 8, Ögrenci Sayisi: 2,579, Ögretmen Sayisi: 74, Mesleki ve Teknik Lise: Okul Sayisi:10, Ögrenci Sayisi:987, Ögretmen Sayisi: 80 Ardahan Üniversitesi ögrenci sayisi 2.800, Ögretim görevlisi: 70 bulunan Ardahan’da egitim ordusunun basarisizligini ortaya koyan son LYS sinav sonuçlarinin nedeni arastirilirken, bu sonuçlardan sorumlu olan idareciler isin kolayini bulmuslar. **Suç çobanliga gönderilen ögrencilerin.. Yasanan sonucun bölgede ki ögrencilerin basarisizliginin olmadigi, bulunduklari görevlerde bir üst makama geçmek için disaridan üniversite sinavlarina katilanlarin bu sonuca büyük katki sundugunu ileri süren idareciler bu sonucun diger bir nedeninin de geçim kaynaklari hayvancilik olan ögrenci velilerinin ögrencilerini talide çobanliga gönderilmesini gösteriliyor. Son 20 yildir egitimde hep sonuncu olan Ardahanli ögrencilerin hayvancilikla geçinen ailelerine yardim etmek için yaz tatillerinde çobanlik yaptigini, bunun da egitim/ögretimde basari beklenen ögrencilerden istenenin alinmadigini belirten idareciler bölgeye atanan yeni ve acemi ögretmenlerin, yillardir ayni görevde bulunan idarecilerin ve en önemlisi alti yapinin hiç suçu yokmus gibi suçu ögrencilere ve ögrencileriyle gerektigi gibi ilenmediklerini belirttikleri velilere atmalari dikkat çekiyor. **Milli Egitim Müdürü: Gururlu bir tablo degil.. 2012-2013 Egitim/Ögretim sezonunun ikinci yariyilinda Ardahan İl Milli Egitim Müdürlügüne atanan Tevfik Fikret Eker’in yasanan durumun gurur verici bir tablo olmadigini belirttigi son LYS sinavlarinda 81 Vilayet içinde sondan birinci olan Ardahan’in vilayet oldugundan beri son ilk üçte kurtulamamasi bölgede göçüde tetikliyor. **Milletvekili utaniyorum.. Yasanan sonuçta gerek bir milletvekili, gerekirse temsil ettigi devlet adina utandigini belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bölgede ki egitimin gelisimi için bugüne kadar ortaya koyduklari çözüm programlarinin AKP iktidarinca dikkate bile alinmadiginin yakinmaktan baska bir sey yapmadi. **Sonuçlara alisan kamuoyu tepki vermedi.. Üniversite sinavlarinda yillardir sondan birinci veya üçüncü olan Ardahan’in bu durumuna Ardahanlilarinda artik tepki vermemesi dikkat çekiyor.Yasanan duruma adeta alistiklari gözlenen ve bu yilki sonuca tepki vermedikleri görülen Ardahanlilarin ‘Bugüne kadar dedikte ne oldu’ diyerek bu yilki sonuçlara tepki vermedikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 02.45-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Bosuna bekledi!

     


    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan Devlet Hastanesi’nde dogum yapan bir kadinin 6 aylik bebegi kurtarmaya gelen Hava Ambulans’i bebegin yasamini yitirmesi nedeniyle bos olarak Erzurum’a dönmek zorunda kaldi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz günlerde Ardahan Devlet Hastanesine gelen ve 6 aylik bebegi doguran kadinin çocugunu Erzurum’a sevk edilmek istendi. Ve Erzurum’dan helikopter istendi. Kisa süre içinde Ardahan’a gelen ve sehir stadyumuna inen Helikopter Ambulans saatlerce bebegin hastaneden sevkini bekledi. Ancak yapilan tüm müdahaleye karsin kurtarilmayan bebegi alamayan Helikopter Ambulans eli bos olarak yeniden Erzurum’a dönmek zorunda kaldi. Haberi ekleme saati: 02.39-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? HOCA SEN ÖNCE ŞU IŞIKLARI YAKSANA!

     


    Ardahandan Günlük Haberler Birçok camisini bakimsiz ve imam ev olmayan Ardahan İl Müftüsü Galip Akin Ardahanlinin dünyanin neresinde oldugunu bilmedigi Arakan’a yardim toplamaya kalkismasi tepkilere neden oldu. Ramazan ayinin içinde olunmasina karsin Ardahan merkez Camisinin minareleri arasinda bulunan isiklari yaktiramayan bir müftünün dünyanin neresinde oldugu dogru dürüst bilinmeyen Arakan denilen yere yardim adi altinda para toplatmasina tepki gösteren Ardahanlilar, Hoc sen önce su iki minarenin arasinda bulunan isiklari yaktir. İmanlarinin yasadigi ev sorunu as, camilerinin bakimini yaptir’ diyerek yoksul Ardahanlilardan nerede oldugu bile bilinmeyen, camisi olmayan Arakan’a yardima tepki gösterdikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 02.36-01 Agustos 2012 Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Dag tas TAŞ oldu..

     


    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan kent merkezlerinden sonra simdi de köy içleri kaldirim taslariyla örülüyor. Birçok tas ocaginin ard arda açildigi Ardahan’da bugüne kadar birçok köy içi kaldirim tasiyla örüldü. Ardahan valiligi ile ilçe kaymakamliklarinin bünyesinde bulunan KÖY/DES araciligi ile köy içlerinin taslandigi Ardahan’da birçok köy içi çamurdan kurtuldu. **EN BÜYÜK SORUN ALT YAPI.. Köy içlerini tas ile ören valilik ve kaymakamliklar tarafindan köy yollari ve içleri taslandirilan köylerin en büyük sorunu bu kadar masrafin yapildigi köylerinde alt yapinin olmamamsi ve yapilan hizmetin en geç bir sonra bozulup, eski haline dönmesi olarak göstermekteler. Haberi ekleme saati: 02.26-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? BOYNU BÜKÜK KALDILAR!..

     


    Ardahandan Günlük Haberler Ardahan’da bulunan birçok resmi binanin bos bekletildigi dikkat çekiyor. 1992 Yilinda yeniden vilayet olduktan sonra devlet tarafindan yaptirilan 30 binan sonradan yapilan denetimlerde depreme dayanikli olmadigi gerekçesiyle bosaldigi binalarin yani sira kent kurumlari kapatilan bina mezarligina dönmüs durumda. Ardahan Göle ilçesinde bulunan Orman İsletmesi Müdürlügü binasi gibi birçok binanin bos bekletildigi görülen Ardahan’da eski Devlet Hastanesi binasi da ayladir bos bekletiliyor. Basta Ardahan Üniversitesi olmak üzere birçok kurumun yer aradigi kentte neden bos bekletildikleri bilinmeyen bu binalarin ne zaman kullanilacagi ise bilinmiyor. Hanak’i içine alacak kadar büyük bir bina olan, ancak bugüne kadar dogru dürüst kullanilmayip bos bekletilen kütüphane binasi gibi birçok binanin bos bekletildigi Ardahan’da bi o kadarda bina çürümeye terk edilmis halde görülüyor. Son olarak kapatilan çildir Adliyesi’nin yerine hangi kurumun tasinacagi merak edilirken, Posof, Çildir, Göle ve Hanak’ta bulunan cezaevi binalari da bos bekletilen binalar arasinda basi çekiyor. Ardahan merkez’de yikilmayi bekleyen Polis Evi, Göle Köprülü Beldesi’nde ki Jandarma Binasi, Hanak’ta ki Halk egitim binasi, Posof’ta ki Tarim İlçe Binasi, Damal’da Ögretmen Evi Binasi gibi binanin ‘Depreme dayanikli olmadiklari gerekçesiyle’ yikilip, oradan kaldirilmasi beklerken bir süre önce kapatilan Göle Orman Müdürlügünün Göle Meslek Yüksek Okuluna, eski Hastanenin ise Üniversiteye yurt olarak verilmesi istenmektedir. Çildir’daki eski lise bnalari gibi Askeri birliklerin küçültülmesi ve yeni yapilan tugay binalarina tasinmasi ardindan kent içindeki bi o kadar askeri binanin da bos bekletildigi görülen Ardahan’da bu binalarin neden ihtiyaç duyulan kurumlara verilmedigi veya kullanilmaz durumda iseler niye yikilip, ortadan kaldirilmadigi ise bilinmiyor. Göle’de bulunan Tarim İsletmeleri Gen Merkezi’ne (TİGEM) ait binalar gibi Ardahan merkez de bulunan Halilefendi İlkögretim binasi da yikilmayi bekler Ardahan’da. Haberi ekleme saati: 02.23-01 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Hanaklilar Ardahan’a gelirlerken yolda öldüler!

     


    Ardahandan Günlük Haberler **HANAKLI HEMŞERİLERİMİZ TRAFİK CANAVARI KURBANI.. Usak`in Banaz ilçesinde bir aracin sarampole uçmasi sonucu meydana gelen tek tarafli trafik kazasinda Hanakli taninmis İs Adamlarindan Mali Müsavir Ardahan Kültür Evi Baskan Yardimcisi Togay Çoban’in kuzeni ile esi ve kayin validesi hayatlarini kaybettiler. Edinilen bilgiye göre geçtigimiz sabah saat 06.30 siralarinda Afyon istikametinden Banaz’a dogru seyreden Alibey Çoban yönetimindeki 64 LS 702 plakali araç, Düzlüce Köyü yol kavsaginda sarampole uçtu. Kazanin sürücü Alibey Çoban’in uyumasi sonucu meydana geldigi iddia edildi. Kazada; Alibey Çoban (53) Güler Çoban (51) ve Sürmeli Dursun (69) araç içerisinde sikisarak feci sekilde hayatini kaybetti. Kazada yasamini yitiren üç kisinin cesedi itfaiye ekipleri tarafindan sikistiklari araçtan güçlükle çikartildi. Kaza nedeniyle Afyon-Banaz karayolundaki trafik bir süre kontrollü olarak saglandi. Olay yerine gelen 112 ekipleri de kazazedelerin yasama ihtimaline karsin uzun süre kaza yerinde bekledi. Kazada ölenlerin cesetleri Banaz Devlet Hastanesi morguna kaldirildi. Kazayla ilgili sorusturma devam ediyor. **Göle yolunda da trafik kazasi!.. Bir tarafindan genisletme çalismalari yapilan, diger taraftan asfaltlanan Ardahan-Göle yolunda meydana gelen tarik kazasinda bir kisi agir yaralandi. Alinan bilgilere göre Erzurum’dan Ardahan’a gelen kimligi belirsiz bir kisinin kullandigi araç Ardahan’a 10 kilo metre kala yeni dökülen micir dolaysiyla yoldan çikti. Taklalar atarak yol kenarinda ki çukura düsüp, durabilen araç kullanilmaz hale gelirken araci kullanan sahis Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldirildi. Haber/Foto: **DİREKSİYON DEGİŞTİRİRKEN OLMUŞ! Geçtigimiz ay Ardahan’dan Bursa’ya gitmek için yola çikan Özlem Ardahan isimli firmasina ait otobüsün niçen yoldan çikmip, köprüden asagiya düstügü ortaya çikti. Alinan bilgilere göre Erzurum-Artvin Karayolunun Aksukapi mevkiinde köprüden dereye uçan ve asiri hiz ve dikkatsizlik sonucu meydana geldigi iddia edilen kazanin otobüsün soförlerinin arabayi durdurmadan yer degistirmek istemesinden dolayi meydana geldigi ögrenildi. Bilindigi gibi geçtigimiz gün meydana gelen kazada 5 kisi hayatini kayip etmis, 43 kiside çesitli sekillerde yaralanmistilar. Haberi ekleme saati: 02.01-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan’in 81 Vilayet İçinde Sonuncu Olmasi SÜREGELEN KALİTESİZ EGİTİMDİR!..

     


    Ardahandan Günlük Haberler 1992 Yilinda vilayet olduktan sonra ülke genelinde yapilan basta üniversite sinavlarinda olmak üzere çesitli sinavlarda 81 vilayet içinde hep sonuncu olan Ardahan’in bu duruma sorular sorulmaya devam ederken, cevap verenin olmadigi görülüyor. Geçin yillar gbi bu yilda LYS sinavlarinda çakip, sonda birinci olan Ardahan’in yasadigi bu durumuna dikkat çeken onca açiklama ve çagirilara karsin yetkililerin sessizligi de gözlerden kaçmiyor. Yasana sonucun bölgede verilen egitim kalitesizligini ortaya koydugunu soran CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt konuyu bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisine tasidi. Ögüt’ün TBMM’sine verdigi önerge ile bölgede yasanan egitim sorunu ve çözümleri sirasiyla söyle oldu; **TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGINA Ardahan ilimiz Üniversite sinavlarinda her yil sonlarda yer almaktadir. Her yil alinan bu basarisiz sonuçlar yillardan beri süregelen kalitesiz egitimin bir eseridir. 20 Temmuz 2012’de LYS sinav sonuçlari açiklanmis, sinava giren 1 milyon 938 bin adaydan 189 bin 380 aday, sifir puan almistir. Bu yil yapilan LYS’deki basari oraninin geçen yillara göre daha da düsmesi, Milli Egitimimizdeki kalitenin düstügünün açik bir göstergesidir. Dogu ve Güneydogu illeri basta olmak üzere Fen ve Anadolu Liselerine brans ve uzman ögretmenlerin atanmamasi, egitim sisteminin sürekli degismesi ve yetersiz kadro olmamasi, bölgeler arasindaki egitimin kalitesizligi ve dengesizligini giderecek bir planin olmamasi, hükümetin egitime bütçeden yeterli pay ayirmamasi, dershane sistemine önem verilip, Devlet okullarinin ve egitimin 2. plana atilarak parasi olanin okuma imkani olmasi, parasi olmayanin dershaneye gidememesi sonucu üniversite kazanamamasi egitimdeki en büyük sorunlardan birkaçidir. 1992 yilindan bu yana Ardahan’da 30’a yakin Milli Egitim Müdürü degismistir. Böyle bir ortamda basarili olmak mümkün degildir. Bu durum Dogu ve Güneydoguda böyledir. Türkiye’de 30 bine yakin uzman ve brans ögretmen var. Bunlar Milli Egitim Bakanligi tarafindan atanmiyor. Dogu ve Güneydogu’da yasayan vatandaslarimiz egitim ve ögretimin çok düsük olmasi nedeniyle çocuklarini daha iyi imkanlarla okutmak için göç etmektedirler. Göç etmeyerek bölgelerinde kalan vatandaslarimizin çocuklari da yetersiz egitim olmasi nedeniyle cahil kalmakta ve kötü yollara düsmektedirler. * Egitimde basarinin saglanabilmesi için Hükümetin bütçeden Milli Egitim Bakanligina daha büyük pay ayrilmasi gerekmektedir. * Dogu ve Güneydogu’nun egitimde basarili olabilmesi ve bölgeler arasi dengesizligin giderilebilmesi için bir mastir plani hazirlanmasi lazimdir. * Her okula kaloriferli lojman yapilmasi en acil ihtiyaçtir. * Dogu ve Güneydoguda hizmet verecek ögretmenlere farkli ücret ödenmesi gerekmektedir. * Dogu ve Güneydogu’ya gidecek ögretmenler tecrübeli olmali ve en az 3 yil mecburi hizmetle görevlendirilmelidir. * Dogu ve Güneydogu’da her il ve ilçeye Fen ve Anadolu Lisesi yapilarak tecrübeli ögretmenlerle donatilmasi gerekmektedir. * Dogu ve Güneydogu illerinde Üniversiteye hazirlanan ögrencilerin dershane ücretlerinin %50’si devlet tarafindan karsilanmalidir. ” Okullarda araç, gereç, laboratuar ve yeterli donanimin saglanarak ezber ve teste dayali degil, arastirmaya yönelik egitime agirlik verilmesi gerekmektedir. Gelecegimizi emanet edecegimiz gençlerimiz ve onlarin ailelerinden olusan milyonlarca vatandasimizi ilgilendiren LYS’deki aksakliklarin tespit edilmesi ve basarili olacak bir sistemin arastirilmasi ve uygulamaya koyulabilmesi için Anayasamizin 98. Maddesi ve TBMM İç Tüzügünün 104. ve 105 maddesine göre Meclis Arastirmasi açilmasi konusunda geregini saygilarimla arz ederim.25.07.2012 Ensar ÖGÜT Ardahan Milletvekili Haberi ekleme saati: 01.02-01 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com




























  • BORÇ YÜZÜNDEN İNTİHAR ETTİ! , AY YILDIZ İÇİN UTANÇ VERİCİ GÖRÜNTÜ!







    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE







    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..



    Ardahan Belediyesinin başını çektiği ilçe belediyelerinin oluşturduğu Belediyeler Birliği tarafından Ay Yıldız bayrağımızın resmedildiği dağın dibindeki ‘Çöp depolama alanı’ olarak kullanılan çöp dökme sahası çöplükten beter bir durumda.

    Aynı zamanda üzerinde bir çok şehidin olduğu tabyaların bulunduğu Ay ve Yıldız’ın resmedildiği Ardaha  merkeze 7 kilometre uzaklıktaki Yıldız dağın hemen alt kısmında kent merkezinin yanı sıra 5 ilçenin çöplerinin depolandığı çöp toplama merkezinin içler acısı halini görenler tepki gösteridği beleidyelere’ yaptığınız temizlik bu mu?’ diyemeden kendilerini alamıyorlar.

    Ardahan’da çöp toplama alanında kontrolsüz bir şekilde yapılan depolama işlemi nedeniyle doğaya büyük bir zarar veriliyor. 

    Ardahan’da kentin ‘çöp depolama alanı’ olan çöplük insan yaşamı ve doğaya zarar vermeye devam ediyor.

    Çöp toplama alanının tüm kontrolü ve yönetimi Belediyeler Birliğinin bulunuyor. 2020 yılından itibaren tüm ilçelerde ki çöpler Ardahan merkezde bulunan katı atık toplama merkezinde toplanmaya başlandı.

    CHP’li Belediyenin çöplerininde olduğu AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in başkanlığını yaptığı Ardahan Belediyeler Birliği tarafından Yıldız Dağ bölgesinde bulunan depolama alanına bilinçsizce bırakılan çöpler, hem sahaya giden yolları kapatıyor hem de insan sağlığını olumsuz etkiliyor.




    Şu an için onlarca dönüme yayılacak kadar büyüyen çöplükten yayılan koku ile beraber aynı zamanda şiddetli rüzgar ve sokak köpeklerinin yiyecek aramasıyla poşet tarzı atıklar tarım arazilerine kadar dağılıyor. Özellikle çöplüğe yakın yerleşim yerlerinden Kartalpınar köyünde vatandaşlar bu konuda büyük mağduriyet yaşıyor.




    Çöp depolama alanında ki katı atıkların ayrıştırılması ihale ile özel sektöre veriliyor. Çöp depolama alanına bilinçsizce atılan çöp yığınları nedeniyle katı atık entegre tesisinde çöplerin ayrışma işlemleri de güçlükle yapılıyor. Kartalpınar (Fağrel) köyü yoluna kadar ulaşan ve çöplük sahasına giden yolu kapayan çöp yığınlarının temizlenmesi ve düzensizce yığılan çöplerin daha planlı bir şekilde taşınarak alan içine dökülmesi isteniyor.

    Fotolar: ŞENOL KİRMAN





    ERDOĞAN BANKA KURMALI.. (!)


    CHP’den transfer ettiği emanet milletvekilleriyle parti kuran Akşener’in hala yaşanan istifalarla zar zor 6.yıla getirdiği partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında adeta kendini var eden aynı CHP’ye ‘Cumhuriyeti sen kurmadın, tek başına sahiplenemezsin’ diyerek yüklenmeye devam ederken diğer yandan da kendisini İsrail’i kınama mitingine davet etmeyen Erdoğan’a da yüklenirken yani söz de muhalefet yaparken üstü kapalı  olarak “beni niye davet etmedin”  şeklinde sitem ediyordu. 




    Bu yetmezmiş gibi %0.1 olan oyuna rağmen yaklaşan yerel seçimlere tek başına katılacaklarını belirtmeye devam edip, CHP’ye kazandıranların HDP’ değil de kendisi olduğunu belirtirken başta ‘Ben ayrıldım onun için yıkılır’ dediği MHP’yi olmak üzere kalkıp, ruhunu bozduğu Altılı masadakilerini de  güldürmeyi sürdürüyordu.

    Akşener’in bu inceden çıkışlarına baktığımızda CHP’nin başını çektiği masadan kalktığı için genel seçimleri kaybettirmekle yetinmediğini yani yeni görevi gereği bu kez de mevcut iktidarı yereli de hediye etmek adına çabaladığını ortaya koysa da 22 yıldır bir çok şeyi değiştiren Erdoğan’ın asıl değiştirmediği, HDP, MHP, HÜDAPAR, DSP, BBP, Yeniden Refah Partisi gibi günahına, sevabına  ortak edemediği CHP’ye verdiği zarara rağmen yaranamayışına yanar gibiydi. Zira aynı Akşener’in anlamadığı Erdoğan’ın kendisine Kılıçdaroğlu gibi safça inanmadığını anlamıyor. 

    Çünkü Erdoğan, CHP’nin İmamoğlu’nun gizli destekçisi mi, böl, parçalayıcısı mı diye tartışılan Akşener gibilerinin ayak oyunlarıyla aşılamayacağını biliyor ve bunu 22 yıldır gerçekleştiremediğini Akşener’ler anlamıyordu.

    Tabi Erdoğan’ın da anlamadığı yani CHP’nin sahiplendiği sisteme saldığı ve 100 yıldır sökülemeyen köklerinin en büyük gücünün papyon takarak, kendisine meydan okuyan ulusalcıların da nemalandığı banka ve dış güçler denenlerin Türkiye’deki iş insanı kisvesi altından koç boynuzlarıyla pardon adlarını deriştirdikleri formalite firmalar adıyla besleme basına verdikleri reklam kaynaklarıdır.




    Hatırlayan ya da benim gibi bu sahada olanlar Atatürk’ün bunu mahalli basına verdiği Resmi İlanlarla başarmış bugün tüm ilanları, reklamları yemekle doymayan ve ‘Ver marşları’ diye bağıran besleme medyanın karşısında manşet üretmekten aciz kalan o dönemin ‘Ver mehteri’ diyen havuz medyasını yenmişti.

    Gerçi aynı ve dünya lideri denen Erdoğan ulusalcı ve askeri darbecilerce  çıkarılan yasaları değiştirmeye , bu banka ve buna bezer birçoklarını koruma adına çıkarılan dokunulmaz yasaları yırtıp, atmaya kalksa da nedense liderliğini burada gösteremiyor ve kısa sürede bundan vazgeçip, oralı olmuyor yada unutuyor, unutturuluyor..

    İşte tamda  burada benim kendisine bir önerim olacak. Bakan ve bürokratların atanması, değişmesi ya da aflarını istemesine imza attığı gibi gece yarısı okulların tatile girdiğini duyurmadan önce aynı günün akşamı yaptığı ve tüm havuzda aynı anda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında Akşener gibi ‘Cumhuriyetin sadece onlara, ulusalcılara ait olmadığını belirtirken aynı ulusalcıların baskısı ve kendisinin engelinden şikayetçi olup, para yok deyip hizmet etmeyen muhalefet belediyelerden bol paralar alan şarkıcıların Hamas Füzelerine benzer havai fişek patlamaları eşliğinde çıktıkları sahnelerin gölgesinde kalmamak, gece yarısı okullar için verdiği tatil kararına benzer bir kararla son dakikada dronla kutlamak zorunda kaldığı cumhuriyeti hatırlamış..




    Bunlar yetmez gibi ne kadar gemi varsa doldurduğu Montrö bildirisine imza atan generallerin dikkat çektiği boğazı tıkatmış, TEMPO TV’de yayınladığım ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program eşliğinde cumhurun yaşadığı gerçek gündemim ‘Ver Mehteri’ ve ‘Çal Marşı’ edebiyatlarıyla unutturulduğunu söyleyen benimde takıldığım trafikte zor bela doldurduğum aracımın deposunu tıkanan yollardan gaz, debriyaj derken ağrıyan ayağım gibi tüketip, gece yarısı eve gelmeme neden olmuştu.

    Evet, ‘Uzatma Erdoğan’a önerini söyle..’ diyenleri duyar gibi uzatmadan bende hemen önerimi yapıyor ve onların derdinden erkenden öldüğünü düşündüğüm Erdal İnönü ve Baykal’dan sonra CHP’nin başına geçip, ‘CHP’yi değiştireceğim’ derken neredeyse kendisini değiştirecekler durumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun gücünün de yetmediği Ulusalcı, Kemalistlerin içinde saklandığı kozmik odalı CHP’yi aşmanın yollarından birinin de aşağıdaki önerimdir diye düşünüyorum.

    O önerimde Atatürk gibi uzun süre iktidar da kalmayı başaran Erdoğan’da bir banka kurmalı ama bunu yaparken 5 yetmedi 11 maaş alanlar yetmezmiş gibi kendisinin başında olduğu partisinin bürokrat Kültür ve Turizm Bakanın yardımcısı Nadir Alpaslan gibi üç yerden maaş aldığı söylenen 313 bin 870 TL maaşlı çalışanlar değil, CHP’nin yönetiminde olduğu bankanın samimi yöneticileri gibi mütevazilikleriyle bilinen yöneticiler atamalı benim önerdiğim adını AK Bank olmazsa da A Bank’ta var diyerek kuracağı gerekli olan ve bankamatikli memurların, partililerin olmayacağı ve reklamlarının sadece havuza akmayacağı bankanın adını ve adı gibi cebi de fakir olan biri olarak bu yöndeki önerimi kendisine bırakırken..




    Ha bu arada benim gibi emekli olan ve 7.5 TL. maaş alıp, bu ekonomik krizle geçinmeye çalışan emeklilere Cumhuriyet’in 100. Yılının adına hediye edilecek denen ve meclisten zor bela çıkan bir kanun ardından hesaplara yatırılacak olan 5 bin lirayı da geride kalan 29 Ekim’de görmedik ve ‘Ne zaman yatırılacak?’ derken..


    arşiv haber/yorumlar 12.08.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlarArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin







    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










    BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DA Kİ FESTİVAL GÖRÜNTÜLERİ ARDAHAN TV’YE YÜKLENMİŞTİR
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Bu anlayisla silahlar birakilirmi?

     


    Fakir Yilmaz Sabah ise geldigimde ve gazeteye baslamadan önce haber ajanslarina ait internet sitelerine bakar ülkede ve dünyada yasan son dakika haberlerini okur, site yorumcularinin yasananlarla ilgili ele aldiklari yazilarini satir atlamadan okurum.. Her ne kadar gazete okumak kadar tat vermez ise de baktigim internet sitelerinden birinde basbakanin, silah birakin’ teklifine çok kizdigini, asil silah birakmasi gereken varsa o da PKK’ dir dedigini ögrendim.. Basbkan’in kizgin fotosuyla süslenmis haberi okurken ikinci bir son dakika haberi daha geldi.. Bu haberde de Türk askerinin Kürtlerin yogun oldugu Kobani bölgesindeki Carablus kasabasina girdigini ileri sürülüyordu.. Silahlarin ellerde oldugu, parmaklarin her an tetikte bulundugu bir bölgede bu tür haberleri sikça okudugumuz su günlerde bu iki haberin birbiriyle baglantisini çözmeye çalistim.. Öncelikle basbakanin ’silah birakin’ lafini tersinden anladigini söyleyebilirim.. Çünkü bu yönde yapilan çagrilarda kimsenin, bir ülkenin ordusuna ‘silah biraksin’ demedigini tam aksine yasanan çatismalarin durmasi için operasyonlar durdurulsun, saldirilar yapilmasin, baskilar, tutuklamalar gerçeklesmesin denildigini basbakan anlamiyor.. Bunlarin yapilmamasi halinde PKK’ninda geri çekilecegini ve baris için insiyatifi siyasilere birakacagini anlamak istemeyen ayni basbakanin Kürtlerin yogun yasadigi Suriye’nin Kobani bölgesinde ki Carablus kasabasi sinirinda askere tatbikat yaptirmasi ise zaten ellerde olan silahlarin birakilmayacagini bastan göstermiyormu?!.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KADINCA/Selmi Yilmaz Basbakan geregini yapiyor, peki siz ne yapiyorsunuz?..

     


    Selmi Yilmaz Matbaadayiz, yine gazete gecikmis basta Fakir Yilmaz herkes köpürmüs, bir an önce gazeteyi çikarma derdinde.. Ardahan Üniversitesinde okuyan bir ögrencimiz var, o da bizlere yardimci oluyor.. Erken ziyaretçilerimizden Pasa abi (Sinan Aydemir’ de içeri girdi, sabah çayini bizimle içmek için.. Fakir Yilmaz’in, Ardahan’in tek Alevisi diye takildigi Pasa abi içeri girer girmez yanimizda çalisan çocugu sorguya aldi, ‘sen kimsin, nerelisin?’ gibi sorularla.. Üniversiteli ben Adiyamanliyim dedi.. Pasa abi durur mu, sabah sabah konusacak bir adam ariyor,b.izim gazete çikmadi gerginligimizi his etmeden.. ve günün sorusunu sordu.. Sen Alevimisin dedi çocuga.. Ögrenci olmanin heyecani içinde ki çocuk sabah sabah sabah bela bulduk dercesine, ‘Allah etmesin’ demez mi.. Zaten ortam gergin, bir bu eksikti diye herkes göz göze bakiyor.. Ve konuya hemen Fakir yilmaz girip, üniversite okuyan çocuga sen ne biçim konusuyorsun ya hem de üniversitelisin deyip, buz kesilen ortami iyiden iyiye gerdi.. ben çocugu dövecek diye beklerken, Pasa abi durumu anlayip, hemen devreye girdi, ‘Birak cahilligine bagisla’ dedi.. Ve iste bu kisa hikayeyi hatirlatan neydi diye soranlara basbakanin geçen gün katildigi bir tv programi hatirlatirim.. Efendim basbakan Cem Evi’ne ucube demis!.. Belki de hakli, çünkü meydan onun, muhalefet diye bir kesim yok, Aleviyim diyenler cumhuriyetten bu yana sus-pus olmus.. Yasiyorum diyenlerde kendilerini sisteme uydurmus, bir taraftan Alevileri kandirirlarken, diger taraftan neredeyse camiye gidecekler.. Gerçi geçen gün ögrendik birçok Alevi dedede müftünün iftarina katilip, müftüden daha çok Müslüman olduklarini ortaya koymuslar, öyle ki cemaat üyelerin sardigi TRT’ye bile çikmislar İste Türkiye tablosu diye Evet, basbakan geregini yapiyor, baska ne beklersiniz ki, adam ideolojini, inancini yansitiyor.. Basbakana kizmayane hacetiniz ki?!. Sormazlar mi siz ne yapiyorsunuz ki? **Bir eseriniz var mi? Sultanlarin, Süleymanlarin da çekip gittigi su dünya da her insanin yasarken, görev yaparken arkasinda bir eser birakmak istedigini 7’den70’e herkes iyi bilir. Ki bu istektir ki; insanin yasamina renk katan.. Kimi iyiligi ile, kimi kötülügü ile eserler birakip gittigi su dünyada öyleleri de var ki ileride oldugu gibi geride onlarin umurun da degildir.. Gününü doldurup, bir an önce gitmenin derdiyle kendilerini içeri kapatir, halkiyla bir olmaktan korkar, kamuoyunun önüne çikmaktan ‘nedense’ çekinir, utanir, sikilirlar.. Bu nedenle kimse onlari bilmez, tanimaz, tartismaz bile.. Evet malesef bu dünya da yasarken öylesine yasayip, ot gibi büyüyüp, kuruyup gidenlerde var.. Geride bir eser birakma derdi olmayan, ama görünmeyeyim, kenarda durup, çaktirmadan makam rütbesi alayim diyenlerin sayisinin da bir hayli çok oldugu sü dünyada çekip, giderken, arkada bir eser birakmak daha önemli degil mi sizce?!. Ondandir soruyorum, giderken geride bir eseriniz var mi sizin!..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Vali Nasil Biri?!../Hilal Demirkaya

     


    Hilal Demirkaya Çildir’in ilk yerel gazetesi olan Çildir Gazetesine basladigim ilk günden beri adini duyupta görmedigim Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in gidisi beni çok üzdü diye bilirim.. Çünkü ise basladigim ilk günlerdi.. Her zamanki gibi ise geldim, baktim ki telefonum çaliyor arayan Fakir beydi telefonu açtim ve dedigi ilk sey ‘Hilal çabuk git Ardahan valisi geliyor Çildir’a, Çildir Ögretmen evinde daire amirleriyle bir toplanti yapilacak’ dedi ve telefonu kapatti.. Elime makinemi aldim Ögretmen Evine dogru gitmeye basladim ama aklimda, ‘Acaba vali nasil birisi?’ diye merak ediyorum. Çildir Ögretmen Evine gittigimde baktim ki tanidigim ve tanimadigim daire amirleri ve Çildir Kaymakami Cevat Çelik ve iki tane CHP’li Belediye baskanlari oradaydi, hepsi Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’i bekliyordular.. Ben yine merak ediyorum, ‘Vali kim?’ diye kimseye soramiyorum, ‘Vali kim, nasil birisi?’ diye kafami yora durayim, karsidan bir kaç tane makam aracini gördüm yaklasan ve daire amirlerinin siraya dizildiklerini kendi aralarindan, ‘vali geliyor’ diye konusmaya basladiklarini duydum. Ben yine, ‘Acaba vali hangisidir?’ diyorum.. Sonunda yaklasan siyah bir araçtan kir saçli, güler yüzlü sempatik mi sempatik birisi indi herkesi selamlayarak.. İste bu dedim kendimce ve o kadar kafami yormama kendim bile güldüm ve baktim ki bana dogru yaklasiyor yanima geldi elimi sikti ve ‘hangi gazete?’ diye sordu.. ‘Çildir gazetesi Fakir Yilmaz’ diye cevap verdim bana gülümseyerek, ‘Hi güzelmis Çildir’da böyle bir yerel gazetenin olmasi beni mutlu etti’ dedi ve yaninda gelen protokolü toplayarak, ‘Gelin birlikte bir resim çekilelim’ dedi ve o valiyi çektigim ilk resimdi. Ve o günden beri kendisini takip ettim.. Her görüsmemizde bir birimizi daha çok severek.. Kisacasi benim gibi Çildir ilçesini seviyordu Vali Mustafa Tekmen.. Sizi çok özleyecegiz Ardahan Valisi Mustafa Tekmen.. **Köyümün yolu.. Yillardir açilmasini büyük bir özlemle bekledigimiz Aktas Gümrük Kapisinin yolunun üzerinde bulunan beldem, köyüm Asik Şenligin o tozlu yollari nihayet asfaltlaniyor.. Ayni zaman da Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu’nun yani basinda bulunmasina ragmen yillardir toz içinde yoluyla gündemden düsmeyen Asiksenlik beldesinin yolunun asfaltlanmasina katki sunan herkese bir Asiksenlikli olarak tesekkürlerimi borç biliyorum.. Çünkü basta her gün o yoldan ise gidip gelen benim, Çildir’a gelip, ihtiyaçlarini karsilayan benim köylülerimdir… 50 Yildir açilmayan Aktas Gümrük kapisinin 7. ay da bitmesine karsin halen açilmazsa da benim köyümün yolunun asfaltlanmasi bu kapinin artik açilacaginin da bir isaretidir..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ramazanda Temizlik Iraz’dan Gelir!..

     


    Ardahan Haberleri **Ramazan ayi içerisinde oldugumuz bu günlerde büyükler oruç tutunca isler çocuklara kaldi. Ramazan ayinin yaz mevsimine denk gelmesiyle birlikte oruç tutmak çalisanlar için daha çok zorlasirken tarla ve çayirlarda çalisan köylülerin ise çogunun oruç tutamadigi ögrenildi. Ramazan ayinda oruç tutan kadinlarin ve özellikle çalisan kadinlarin daha çok yoruldugu görüldü. İse gitmek zorunda kalan kadinlar bir yandan da çocuklarina bakarken, oruç tutmakta epey bir zorlandiklari görülürken, ufak tefek isleri de çocuklarina yaptirdiklari görüldü. Öte yandan İnönü Caddesi üzerinde avea iletisim isletmecisi Tugba Yilmaz yaninda getirdigi kizi Iraz Yilmaz’in henüz 5 yasinda olmasina karsin oruçlu olan annesine yardim etmek için ve yorulmamasi için etrafi temizlemesi dikkatlerden kaçmadi. Haberi ekleme saati: 23.09 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Dursun durmuyor!..

     


    Ardahan Haberleri **Çildir halk Egitim Müdürü Hamza Dursun, Çildirli bayanlara müjde verdi. Çildir Halk Egitim Müdürü Hamza Dursun, geçtigimiz yil içerisinde halk egitim bünyesinde açilan yirmi iki kursun bu yil en az kirk olacagi bilgisi verirken; sadece gençlerimize degil ninelerimize dahi uygun kurslar açip, zamanlarini en iyi sekilde degerlendireceklerini ve mutfaklarina katkida da bulunacaklarini söyledi. Müdür Dursun, geçtigimiz yil 310 kursiyerlerinin kurslarina katildigini ve bu kursiyerlerin 282 sinin basarili olup diploma aldiklarini da dile getirdi. Haberi ekleme saati: 22.57-09 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Parayi kullanmak Sanattir…

     


    Ardahan Haberleri **Ardahan Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, Gölelilerin geleceginden emin bir Göle var.. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, Türkiye genellemesinde iller bankasindan nüfus oraninda para alan belediyeler siralamasinda sonlarda olmasina karsilik parayi en az almalarina karsin Büyük Şehir Belediyeleriyle yatirim konusunda kafa kafaya gittiklerini dile getirdi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, belediye olarak halen iller bankasinin kapisinin nerde oldugunu bilmedigini dile getirirken; belediyenin öz bütçesiyle büyük yatirimlara imza atigini da söyledi. Baskan Sabri Muratoglu yatirim konusunda belediye olarak çok iddiali olduklarini ve bununda en büyük kanitinin kendi bütçeleriyle yaptirdigi kanalizasyon hattinin oldugunu dile getirip, bu kanalizasyonun bölgedeki en iyi hat oldugunu da söyledi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, belediye olarak bu yaptiklarimizi anlatirken günü kurtarma açisindan anlatmadigini, eger günü birlik bir seyler diyebilirsiniz ama bir gün kasiniza çikar, hani yapmistiniz veya en büyük projelerdi diye, biz derken dedigimizin arkasinda durup ve yapmadigimiz bir seyi dillendirmiyoruz yaptiklarimizla ve yapacaklarimizi anlatiyorum dedi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, göreve geldiklerinde belediyenin bir borç bataginda oldugunu hangi bankaya gittiyse Belediyenin kredisinin tükendigini söylediklerini ama bugün bankalarin kredi verebilmek için belediye önünde kuyruga girdigini söyledi. Baskan Muratoglu belediyeden bir kimsenin kurusunun alacaginin olmadigini söyledi. Ardahan Haberleri **Hirsizlik olayi aydinlatilamayinca Baskan gözetleme karari aldi!… Geçtigimiz aylarda Ardahan Göle Belediye binasina giren hirsiz veya hirsizlarin bilgisayarlari çalmasi olayinin aydinlatilamamasi ardindan belediye baskani Sabri Muratoglu harekete geçti. Hirsizlik olayinin faillerinin bir türlü bulunamamasi ardindan harekete geçen baskan Sabri Muratoglu belediye binasinin içten ve distan gören bütün her yere kamera koyarak yirmi dört saat gözetleyecegi görüldü. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu, belediye binasinda meydana gelen hirsizlik ve denetleme amaçli binanin tüm etrafina kamera koyarak izleyecegini dile getirdi. Haberi ekleme saati: 22.46-09 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Samsung Göle Bayisi Açildi!..

     


    Ardahan Haberleri Dünyanin en büyük LCD TV üreticisi ve en degerli 500 marka siralamasinda dünya siralamasinda ise 6. Sirada olan Samsung geçtigimiz günlerde Göle’de hizmete açildi. LCD TV ve beyaz esyada fark yaratan Samsung Göle bayiinin vatandaslar tarafindan da begenildigi dikkatlerden kaçmadi. Açilisa özel fiyatlari ile Göleli hemserilerimizin hizmetinde olan Samsung Göle Bayiinin ayrica Ardahan ve ilçelerindeki müsterilerine kargo ücreti ödemeden kapilarina kadar götürülüyor. Tüm kredi kartlari ile 12 taksit ve sifir faiz ile alisveris yapilmasi ise memurlar için büyük bir avantaj sagliyor. Adres: Oltu Caddesi Belediye Sarayi Alti Tel.: 0538 980 94 21 – 0544 451 07 54 ÜNAL SAÇIN Haberi ekleme saati: 23.37-09 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Sayin basbakan benim ibadet yaptigim yer ucube ise Senin ibadet ettigin yer nedir?

     


    Ardahan Haberleri Hem basbakana, hem de onun asagilamalarina sesiz kalanlara tepki gösteren DSP eski Merkez İlçe Baskani Sinan Aydemir Alevi halkinin ibadet haneleri olan cem evlerini sindiremeyen basbakanin ibadet yaptigi yerlerin ne oldugunu sordu. Ardahan kamuoyunda Pasa olarak taninan Sinan Aydemir Müftü ile sözde oruç açan Alevi dedeleri ve Damal Belediye Baskanina da sesiz kaldiklari için tepki gösterdi. Basbakan’in bir televizyon kanalinda cem evleri ile ilgili yaptigi açiklamaya bir tepkide Demokratik Sol Parti eski Merkez İlçe Baskani Sinan Aydemir’den geldi. Basbakan Erdogan’in katildigi televizyon programinda, İstanbul Karacaahmet Mezarligi yanindaki cem eviyle ilgili olarak “O cem evi bir ucube olarak yapildi orada. Hala kaçaktir. Ruhsati yoktur. Karacaahmet Türbesi’nin yaninda ucube olarak durur.” diye konusmasina sert tepki koyan Ayderim su açiklamalarda bulundu. Basbakan’in sürekli olarak Alevi toplumuna saldirdigini ve asagiladigini ileri süren Aydemir, basbakanin son olarak yaptigi konusma bunu bir kez daha teyit etmistir’ dedi. ‘Sayin basbakan benim ibadet ettigim yer ucube ise senin ibadet ettigin yer nedir?’ diye soran DSP Ardahan eski Merkez İlçe Baskani Sinan Aydemir basbakanin bu tür açiklamalarina karsi sesiz kalan sözde Alevi önderleri, siyasi parti temsilcilerini de siddetle kinadigini da belirtti. **Damal Belediye Baskani Niye Susar? Ardahan Damal ilçesinin tamami, Hanak ilçesinin yarisi, Göle ilçesinin 4 köyü Alevi kültürü ile yogrulmus bir topluma sahiptir diyen Aydemir, ‘bu kadar yogun bir Alevi toplumunun yasadigi Ardahan’da basta Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan olmak üzere CHP, BDP, MHP ve diger sivil toplum örgütleri ne diye susarlar. Niye en azinda benim gibi duyarli davranip, Alevileri rencide eden bu tür açiklamalara karsi bir açiklama yapmazlar Alevilere yönelik bu kadar baski ve asagilamalari içlerine mi sindiriyorlar?’ diye sordu. Haberi ekleme saati: 22.31-09 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? YENİ VALİ VE KAYMAKAMLAR KİMLERDİR?

     


    Ardahan Haberleri Son çikan kararname ile Valisi, 1 Vali Yardimcisi ve 4 İlçe Kaymakami degisen Ardahan’a atanan yeni yöneticileri taniyalim. **Ardahan’in 11. Valisi Aizoglu.. 2008 yilindan bu yana İstanbul Güngören İlçesinde Kaymakamlik görevini yapan Ardahan’in yeni Valisi Seyfettin AZİZOGLU.. 22.06.1967 yilinda Ardahan’a komsu Şavsat ilçesinde dogdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1987 yilinda mezun olduktan sonra sirasiyla Mardin-Yesilli, Elazig-Alacakaya, Ordu-Gölköy, Kirikkale- Delice, Usak-Banaz, Sakarya-Geyve İlçelerinde Kaymakamlik görevlerinde bulundu. Bitlis ve Burdur’da Vali Yardimciligi yapti evli ve 2 kiz,1 erkek çocugu bulunan Seyfettin AZİZOGLU 25.08.2008 tarihinden itibaren Güngören Kaymakami olarak görev yapmaktayken Bakanlar Kurulunun 01.08.2012 tarihli karariyla Ardahan iline Vali olarak atandi. Ardahan Haberleri **Yeni Vali Yardimcisi Gazeteci Kökenli.. Ardahan’in yeni Valisi gibi Artvinli olan yeni vali yardimcisi Deniz Piskin.. 1977 yilinda Ardanuç’ta dogdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (Fransizca) Bölümünden mezun oldu. Üniversite ögrenimi sirasinda TRT İstanbul Televizyonu Haber Merkezi ve CNN Türk’te muhabir olarak çalisti. Askerlik dönüsü İçisleri Bakanligi’nin açmis oldugu Kaymakam Adayligi Sinavini kazanarak, 91. Dönem Samsun Kaymakam adayi olarak Mülki İdare Amirligi meslegine basladi. Sulakyurt (Kirikkale) ve Bayramören (Çankiri) ilçelerinde sekiz ay süreyle kaymakam vekilligi yapti. Feke (Adana), Pülümür (Tunceli) Kaymakamliklarinin ardindan, 21 Agustos 2010 tarihinde Orta Kaymakamligina atandi. Fransizca ve İngilizce bilmektedir. Ögretmen Nurhan Hanim ile evli olup, bir erkek çocuk babasidir. Ardahan Haberleri **Posof Kaymakami Şivgan.. 1982 yilinda Gaziantep’te dogan Posof İlçesinin yeni kaymakami Şivgan İlk ve Orta ögretimini Gaziantep’te tamamlayip, 2005 yilinda Cumhuriyet Üniversitesi İsletme Bölümünde Mezun oldu. 2006 yilinda İçisleri Bakanliginin açmis oldugu Kaymakam Adayligi sinavini kazanarak 2007 yilinda Gaziantep Kaymakam Adayi olarak görevine basladi. Çaykara ve Araban Kaymakam vekillerinden sonra bir yil süre ile Manchester Universty’de ‘Dil egitimi ve Kamu Yönetiminin Genel Esaslari’ programina katildi. TODAİE’de düzenlenen ‘Kamu Diplomasisi’ kursunun ardindan kaymakamlik kursunu tamamlayarak Tasova Kaymakamligina atandi. Bu ilçeden sonra Ardahan’in Gürcistan’a açilan Türkgözü Gümrük kapisininda sinirlari içinde bulunan Ardahan’in Posof ilçesine atanan Kaymakam Halil İbrahim Şivgin evli iyi derece İngilizce bilen bir yönetici. Ardahan Haberleri **Hanak’in Yeni Kaymakami Urfali.. Hanak ilçesinin yeni kaymakami Abdulkadir Okay: Şanliurfa’nin Akçakale ilçesinde 1979 yilinda dogdu, İlkögrenimini Bulgu Köyü ve Akçakale Y.İ.B.O’ da tamamladi. Lise Ögrenimini Şanliurfa Endüstri Meslek Lisesi Bilgisayar Yazilimi bölümünde tamamladi. 1998 yilinda girdigi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini 2003 yilinda mezun oldu. 2004 yilinda Maliye Bakanliginda milli emlak denetmen yardimcisi olarak çalisma hayatini basladi. 2007 yilinda Edirne Kaymakam adayi olarak Mülki idare Amirligi sinifina geçti. Kilis teftis staji, Mugla Milas Kaymakami Bahattin ATCI’nin refakatinde refiklik stajini tamamladi. Sirasiyla Sakarya Kaynarca, Gaziantep Karkamis, Edirne Enez ve Meriç ilçelerinde Kaymakam vekilliklerinde bulundu. 2008 yilinda bir yil süreli olarak ABD’de bulundu. University Of central Florida dil ögrenimi ve liderlik programina katildi. Türkiye Ortadogu Amme İdaresi Enstitüsü Kamu Diplomasisi kursunu bitirerek TOAİE diplomasi aldi. Amerika’da Kamu-özel sektör isbirligi (Puplic-private partnership in usa) akademik çalismasi bulunmaktadir. İyi derecede İngilizce ve Arapça bilmektedir. Ardahan Haberleri **Çildir’a Hollandali Kaymakam.. Alparslan KILIÇ.. 1977 yilinda Hollanda’da dogdu İlk-orta ve lise tahsilini Yozgat’ta, lisans egitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde tamamladi. 3 yil süre ile Egitim ögretim maksadi ile Hollanda’da bulunduktan sonra 2007 yilinda Kahramanmaras Kaymakam Adayi olarak göreve basladi. Aksaray – Gülagaç ve Giresun – Dogankent kaymakam vekilliginin ardindan 1 yil süre ile İngiltere’de bulundu. 2010 yilinda ilçemizdeki görevine baslayan Çildir ilçesinin yeni Kaymakami Alparslan Kiliç evli ve 1 çocuk sahibidir. Ardahan Haberleri **Göle’nin Kaymakami Digor’dan.. Eski vilayetimiz Kars’in Digor ilçe kaymakami iken Göle ilçesine atanan Fatih Özdemir 1980 Yilinda Kayseri’de dogdu. İlk, Orta ve Lise ögrenimini yine Kayseri’de tamamladi. 1999 yilinda girdigi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2003 yilinda mezun oldu. Ögrenimi sirasinda Hazine Müstesarligi ve Devlet Planlama Teskilati Müstesarligi’nda staj yapti. İçisleri Bakanligi’nin açtigi Kaymakam Adayligi sinavini kazanarak, 2005 yilinda Çankiri Kaymakam Adayi olarak görevine baslamistir. Daha sonra, Kirsehir’in Boztepe İlçesinde Kaymakam Vekili olarak görev yapti. 2006–2007 döneminde, 1 yilligina, yurtdisi staji kapsaminda Fransa’da bulundu. 92. Dönem Kaymakamlik Kursu’nu basari ile bitirerek, çekilen kura sonucunda yine Çankiri’nin Orta İlçesi’nde 2008 yilinda göreve baslamistir. Askerlik dönüsü Orta İlçe’sindeki görevine devam etti.30 Temmuz 2010 yili kararnamesiyle Kars ili Digor İlçesine atanmis, 12 Agustos 2010 tarihinde Digor İlçesindeki görevine baslamistir. Kaymakam Özdemir evli olup, bir çocuk babasidir. İyi düzeyde İngilizce ve Fransizca bilmektedir. Haberi ekleme saati: 22.25-08 Agustos 2012 Haber ve Fotomlar: Fakir Yilmaz/Gazeteci



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan Milletvekili’nden Sonra Kars Milletvekilleride Açikladi..

     


    Ardahan Haberleri **Hayvan ithalati zorlasiyor, canli hayvan piyasasinin canlanmasi bekleniyor.. Son Genel seçimler öncesi tanesi 5 ila 8 bin lira arasinda satilan, ancak seçimlerin hemen sonrasi, kolaylastirilip, serbest birakilan hayvan ithalati ve bilinçli olarak göz yumulan kaçakçilik dolaysiyla fiyatlari bugün 1 ila 3 liraya kadar düsen büyükbas hayvanlarin para etmemesi hayvan yetistiricilerini kara kara düsündürürken, bölge siyasilerini de harekete geçirdi. Nisan ayinda yagmayan yagmurlar dolaysiyla simdiden kaba yem sikintisi çeken, ellerinde ki hayvanlari satacak tuccür bulamayan bölgede ki hayvan yetistiricilerinin sesine kulak veren siyasiler yeni arayislar içine girdiler.. Tarim Bakani ile görüsen ve hayvan ithalatinin zorlanacagini belirten bölge milletvekillerinin bu yönde ki söylemlerini hayata geçirmeleri bekleniyor.. Dogu Milletvekilleri, bölgelerinde yasanan kuraklik ve canli hayvan piyasasindaki durgunlugu görüsmek üzere Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakan’i Mehdi Eker’in kapisini çaldilar. AK Parti Gazi Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan ve Prof. Dr. Yunus Kiliç ile Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in tertip ettikleri görüsmeye Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioglu ile Agri Milletvekili Kerim Yildiz da istirak ettiler. Toplantida kuraklik ve özellikle son aylarda iyice hissedilen canli hayvan ticaretindeki olumsuzluklar tartisildi. Nisan ayinda yagis almadigi için ciddi bir kuraklikla karsi karsiya bulunan bölgemiz hayvancilik sektöründe yasanan sikintilari aktaran vekiller Bakan’dan çesitli taleplerde bulundular. Vekillerimizin bölgenin geçim ve refah dinamigi olan hayvanciligin gelismesi üzerine yapilan müzakereden umutlu ayrildiklari ögrenildi. Bakan Eker’in toplantida, Bölge Milletvekillerine, tüm dünyada yasanan kurakligin ülkemize ve özellikle de dogu illerine muhtemel menfi etkilerini azaltmak amaciyla bir dizi tedbir aldiklarini; bu kapsamda yem fiyatlarinda anormal bir yükselisi engellemek amaciyla Toprak Mahsulleri Ofisi’nde stok halde bulunan yüz bin ton arpayi satisa sunacaklarini, ayrica kaba yem ithalatinda da bir takim kolayliklar saglayacaklarini bildirdigi ifade edildi. Canli hayvan fiyatlarindaki düsüsü önlemek amaciyla da 2011 yilinda yapilan uygulamada oldugu gibi, kayitli besicilere tekrar büyük bas hayvan basina 300 liralik destek vereceklerini bildiren Eker, hayvan ithalatini zorlastirdiklarini, bu kapsamda; simdiye kadar kilo basina 3,5 dolar olan referans fiyati (yani yurt disindaki alis fiyati) 4 dolara çikardiklarini ifade etti. Hayvan ithalatindaki gümrük vergilerinde de ciddi bir artis yapildigini bildiren Bakan, bu tedbirlerin ithal et fiyatlarini epeyce yükseltecegini ve olumlu etkilerinin yakin zamanda iç piyasaya yansiyacagini söyledi. Bölgelerin ve illerin sorunlarini yerinde gözlemek amaciyla il il dolasma programlarini sürdüren Eker, Gazi Kars Milletvekillerine yönelik olarak ayrica, daha önce Gazi Kars’ a gelerek gerekli çalismalari yaptiklarini, Et ve Balik Kurumu’nun Gazi Kars’ ta kesim yapmaya basladigini, arazi toplulastirma ve buna bagli olarak sulama projelerinin bir an önce hayata geçirilmesi için çalismalarin devam ettigini ifade etti. Ayrica, AK Parti Gazi Kars Milletvekilleri Ahmet Arslan ve Prof. Dr. Yunus Kiliç’tan alinan bilgiye göre; Tarima Dayali Hayvancilik Bölgesi kurulmasi çalismalarinda da Kars’in önceliginin devam ettiginin altini çizdigi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 21.04-08 Agustos2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ekmegimize göz koyanlar, pidemizi de yiyorlar!

     


    Ardahan Haberleri Ardahanli firincilarin akillari estikçe gramaj düsürüp, fiyatini yükselttigi ekmekte degisen bir sey yok.. Ramazan ayinin içinde üretilen ekmekler gibi pide üretiminde de kazançlarina kazanç katan firincilarin bu uygulamasina kimsenin bir sey dedigi de yok. **KASAPLARDA DA DURUM AYNI.. Ekmek ve pide üretelerler gibi kasaplarinda yasanan denetimsizlikten köse olmaya devam ettigi Ardahan’da düsen hayvan fiyatlarina karsin etin kilosu halen 25 Liraya satilmaya devam ediyor. **Bu Kurallara Uyuluyor mu? Ekmek ve Ekmek Çesitleri Tebligi Uygulamasi Basladi Ama!.. Gida Tarim ve Hayvancilik Bakanliginin 29.06.2012 tarih ve B.12.4.İLM.0.07.42.300-04-2471 sayili yazilarda, 4 Ocak 2012 Tarih ve 28163 Sayili Resmi Gazete’de yayinlanarak bir bölümü yürürlüge giren 2012/2 nolu Türk Gida Kodeksi Ekmek Ve Ekmek Çesitleri Tebligi uyarinca, Ekmek ve Ekmek çesitleri Ürünlerini üreten ve satan isletmelerin 01.07.2012 tarihinden sonra yapilacak denetimlerde uymalari gereken kurallara yer verilmistir. Buna göre söz konusu teblig uyarinca, Ekmek ve Ekmek çesitleri Ürünlerini satan isyerlerinde ve hem Üretip hem satan isyerlerinde uygulanmasi gereken kurallar 01.07.2012 tarihinde yürürlüge girecektir. 01.07.2012 tarihinden itibaren yapilacak olan denetimlerde Ekmek ve Ekmek çesitlerini üreten ve satan isyerlerine Ekmek ve Ekmek çesitleri tebligi hükümlerine göre degerlendirmeler yapilacaktir. Yine sadece Ekmek ve Ekmek çesitlerini satan isyerlerinin denetimlerinde de normal gida denetimlerine ilaveten asagida yer alan Ekmek ve Ekmek çesitleri ürünleri satan isyerlerinde uyulmasi gereken kurallar yönünden de degerlendirmeler yapilacaktir. İsyerlerinin yapilacak denetimlerde üyelerimizin magdur olmamalari için Ekmek ve Ekmek çesitleri üretip satan isyerlerini 2012/2 sayili Türk Gida Kodeksi Ekmek Ve Ekmek Çesitleri Tebligi ile sadece Ekmek ve Ekmek çesitlerini satan isyerlerinin asagida yazili Ekmek ve Ekmek çesitlerini satan isyerlerinde uyulmasi gereken kurallara uymalari konusunda gereken kurallar; 2012/2 NOLU TÜRK GIDA KODEKSİ EKMEK VE EKMEK ÇEŞİTLERİ TEBLİGİ GEREGİ EKMEK VE EKMEK ÇEŞİTLERİ ÜRÜNLERİNİ ÜRETEN VE SATAN İŞYERLERİNDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR, * Bu Teblig kapsaminda tanimi yapilan ekmek. Sadece Tip 650 ve daha yüksek kül içeren ekmeklik bugday unlarindan yapilir. * Ekmek, kepekli ekmek, tam bugday unlu ekmek, tam bugday ekmegi ve eksi hamur ekmekleri en az 250 gram agirliktan baslayarak 50’ser gram arttirilmak suretiyle piyasaya arz edilir. (Toplu tüketim yerleri için hazirlanan özel ekmekler hariç) * Diger ekmek çesitleri ise, 100 grama kadar muhtelif agirliklarda, 250 gram agirliktan baslayarak ise 50’ser gram arttirilmak suretiyle piyasaya arz edilir. * Ekmek, kepekli ekmek, tam bugday unlu ekmek, tam bugday ekmegi ve eksi hamur ekmekleri ambalajsiz olarak piyasaya arz edilebilir. * Ekmek, kepekli ekmek, tam bugday unlu ekmek, tam bugday ekmegi ve eksi hamur ekmekleri hariç ekmek çesitleri ve diger ekmek çesitleri üretim yerleri de dahil olmak üzere ambalajli olarak piyasaya arz edilir. * Ambalajsiz olarak piyasaya arz edilen ürünler; dis etkenlerden zarar görmeyecek sekilde tamamen kapali ve sadece unlu mamullerin tasinmasinda kullanilan gidaya uygun araçlardan tasinir. * Ambalajsiz olarak piyasaya arz edilen ürünler; satis yerlerinde alicinin el degmesini engelleyecek sekilde ekmek dolabinda veya tezgâhinda muhafaza edilir ve satici kontrolünde satilir. * Ambalajsiz olarak piyasaya arz edilen ürünlerin muhafaza edildigi, ekmek dolabinda veya tezgâhinda alicinin rahatlikla görebilecegi büyüklükte Türk Gida Kodeksi Etiketleme Yönetmeligine uygun etiketin yer almasi zorunludur. * Ambalajsiz olarak piyasa arz edilen ürünlerde “tuz ilave edilmemistir” veya “katkisizdir” ifadelerinin kullanilmak istenmesi durumunda; bu ifadeler ile üretici firma adi ve gramaj bilgilerini içeren üretici isaretlerinin ürünlerin üzerinde yer almasi zorunludur. * Ambalajsiz olarak piyasaya arz edilen ürünler, kasap, manav ve pazar gibi yerlerde piyasaya arz edilemez. * Bu Teblig kapsaminda yer alan ürünleri tüketiciye arz eden yerler; tam bugday ekmegi veya tam bugday unlu ekmek veya kepekli ekmek de bulundurmak zorundadir. NOT: 01 Temmuz 2012 tarihinden itibaren ekmek ve ekmek çesitleri ürünlerini üreten ve satan isyerlerinde; 5996 Sayili Veteriner Hizmetleri Bitki Sagligi Gida ve Yem Kanunu, ilgili yönetmelikler ve tebliglerde belirtilen kurallar dahilinde yukarida belirtilen kriterlere de özen gösterilmesi zorunludur. Haberi ekleme saati: 21.02-08 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN EVİ EGİTİM’İ MASAYA YATIRACAK

     


    Ardahan Haberleri İstanbul Ardahan Kültür Evi Egitim Birimi tarafinda egitimcilerden olusan bir komite tarafindan Ardahan’daki egitimin basarisizliginin giderilmesi amaci ile hazirlamis olduklari rapor,Bayramdan sonra İstanbul’da düzenlenecek genis katilimli bir toplanti ile kamuoyuna açiklanacak. İstanbul Ardahan Kültür Evi Halkla İliskiler Birimi tarafindan yapilan açiklamada “İstanbul Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag bölgemiz milletvekilleri Prof. Orhan Atalay ve Ensar Ögüt ile yapmis oldugu görüsme neticesinde Ardahan’in basarisizligina çözüm üretmek amaci ile iktidar, muhalefet, sivil toplum örgütleri ve bürokratlarimiz ile el ele verip çözüm üretmek gerektigini vurgulamis her iki milletvekilimizin de katilacagi genis katilimli bir egitim panelinin İstanbul’da yapilmasina karar verilmistir” denildi. İstanbul Ardahan Kültür Evi Halka İliskiler Birimi açiklamasinda “Kültür Evimiz tarafindan Ardahan Milli Egitim Müdürlügünden ve bu yil en basarili il olan Bartin Milli Egitim Müdürlügünden istenilen bilgi ve belgeler tarafimiza ulastirilmis olup bu bilgiler dogrultusunda ve gerekse ARGE Birimizin tarafindan elde edilen bilgiler dogrultusundan genis kapsamli 50 sayfalik raporumuz hazirlik asamasina gelmistir” denildi. İstanbul Ardahanlilar Kültür Evi Ardahan’daki basarisizligin çözüm önerileri olarak 1) İdari personelin vekaletten asalete geçisi saglanmali 2) Egitim disi personel eksikligi giderilmeli 3) Ögretmen açigi giderilmeli, uzman egitim kadrosu atanmali ve bölgede kalma süresi uzatilmalidir. 4) Ögretmen maaslari arttirilmali ya da asker ve poliste uygulandigi gibi bölgeye uygun yüksek maas sistemi ile mecburi hale getirilmelidir. 5) Ögretmenlerin bölgede kalmasi için gerekli altyapi olusturulmali. Ulasim, konaklama ve sosyal donatilara agirlik verilmelidir. 6) Ögretmenlerin kullanmasi için tahsis edilen ögretmen evleri islev hale getirilmeli ve konaklama önceligi ögretmenlere verilmelidir. 7) Ögretmenlerin ikamet edebilmeleri için ögretmen lojmanlari yapilmalidir. 8) Bölgede yeteri kadar konutun olmamasindan kaynakli olarak kira ücretlerinin yüksek olmasi önemli bir ekonomik neden olmasindan dolayi ögretmenlerin kira giderleri devlet tarafindan karsilanmalidir. 9) Ardahan kökenli ögretmenlerin atanmasina agirlik verilmelidir. 10) Ögretmenleri egitim disi faaliyetlerde bulunmalarina engelleyici tedbir alinmalidir. 11) Ardahan’a atanan idari kadrolarin tecrübeli ve mesleki bilgi ve birikimlerinin olmasina dikkat edilmelidir. 12) Okullarin altyapi durumu, fiziki konumu iyilestirilmeli ve donanimli hale getirilmelidir. 13) Ardahan’daki egitime destek amaçli tesvik uygulamalar devreye konulmali ve özel tesebbüslerin egitime destek vermeleri yönünde çalisma baslatilmalidir. 14) Ögrenci, veli ve ögretmen iliskisinin saglikli kurulmasi ve ögrenci velilerinin de yeteri kadar bilgilendirilmesi amaci ile rehberlik uzmanlari tarafinda sempozyum ve konferanslar verilmelidir. 15) Meslek liselerinde okuyan ögrencilerin mesleki staj dönemleri kontrol altina alinmali ve mesleki egitimini basari ile tamamlayabilmesi için devlet tarafindan istihdam ortami saglanmalidir. 16) Agirlikli olarak sinavlara hazirlik dönemlerinde ögrencilere psikolojik destek verilmeli ve rehberlik egitimcilerinin sayisi artirilmalidir. 17) Özel Dershanelerin sayisi artirilmali ve bölgedeki ekonomik durum göz önüne alinarak dershane ücretleri devlet tarafindan karsilanmalidir. 18) Sinavlar öncesi okullar arasi yarismalarin artirilmasi ve bunun sonucunda gerek ögretmenlerin ve gerek ise ögrencilerin tesvik edilmesi için maas ve tatil gezileri gibi ödüllendirilmelere gidilmelidir. 19) Ardahan Üniversitesi ile isbirligi yapilarak ögretim üyelerinden ve üniversite ögrencilerinden faydalanilmalidir. 20) Sivil toplum örgütleri ile isbirligi yapilmali, il disinda bulunan derneklerin çalismalarini egitim öncelikli yapmalari saglanmalidir. 21) STÖ tarafinda özel egitim komiteleri olusturulmali ve bölgede detayli arastirmalar yaparak periyodik dönemlerde raporlar hazirlayarak kamuoyunu bildirmelidir. 22) Birlestirilmis sinif sisteme son verilmelidir. 23) Bölgedeki kis ve yol kosullari dikkate alinarak tasima sistemine son verilmelidir. YİBO gibi okullarin yayginlastirilmasina agirlik verilmelidir 24) Ögrencileri daha çok çalismaya tesvik edecek sosyal etkinliklere agirlik verilmeli ve velilerinde bu etkinliklerle ögrencileriyle sosyal çalismalara katilmalari saglanmalidir. 25) Basarili iller ile ‘Kardes Okul’ uygulamasina agirlik verilmeli ve basarili illerdeki okullarin çalisma yöntemlerinin yerinde görülmesi saglanmalidir. 26) Bakanlik düzeyinde basta Ardahan olmak üzere basarisiz iller için özel bürolar, yada İl Egitimi Takip Merkezleri kurulmalidir. Egitim siki bir denetime tabi tutulmali, Egitim Takip Merkezleri tarafindan basarisizligin nedenleri sikça rapor edilerek üst birimlere bildirilmeli ve çözüm için takipçisi olmalidir. Şeklinde açiklandi. Haberi ekleme saati: 20.50-08 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan Belediyesi İftar Yemegi Verdi

     


    Ardahan Haberleri Ardahan Belediyesi Şehir Merkezindeki milli egemenlik parkinda düzenlemis oldugu iftar yemegine,Ardahan Valisi Mustafa Tekmen ve Ailesi Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy ve Ailesi Cumhuriyet Bassavcisi ve Ailesi Ak Parti il baskani Yunus Baydar,İl Müftüsü Galip Akin,İl bürokratlari,İl Müdürlükleri,Belediye Meckis üyeleri ve çok sayida vatandas katildi. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy,İftar sonrasi yaptigi konusmada,Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’e Şehrimizde geçirdigi üç yilda yapmis oldugu görev ve hizmetlerinden dolayi tesekkür etti.Vali Mustafa Tekmen’de davetlilereveda konusmasinda Ardahan’dan memnun ayrilacagini ve kendisini bir Ardahan’li hissettigini üç yil süre zarfinda birlikte çalismis oldugu kurum amirleri ile birlikte Ardahan’a hizmet etmekten mutluluk duydugunu ve bunun için çaba gösterdigini söyledi.Tekmen,Ardahan’in en uzun süre görev yapan vali oldugunu sözlerine ekledi. Konusmalarin ardindan programda;Sihirbaz, Hacivat Karagöz Orta oyunu gösterileri yer aldi.Program boyunca en çok çocuklar eglendi.Keyifli bir aksam geçiren davetliler,Baskan Faruk Köksoy’un düzenlemis oldugu program için tesekkür ettiler. **Göle’de de iftar.. Ardahan-Göle Kaymakami Kemal ATASOY her yil geleneksel olarak Ramazan Ayinda sehit aileleri ve gazilere verdigi iftar yemegiyle bir araya geldi. İftar yemegine Göle Kaymakamligi,İlçe İdare Amirleri,Şehit ve Gaziler Dernegi Baskani Cemal KAYA ile gazi ve sehit yakinlari katildi.Göle Kaymakami Kemal ATASOY,sehit aileleri ve gaziler için düzenlenen iftar yemeginde birlige ve beraberlige dikkat çekti. Haberleri ekleme saati:19.09-08 Agustos 2012 Haber/Fotko: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHANLI YETERİNCE SU KULLANMIYOR!

     


    Ardahan Haberleri Ardahan’da yasanan su kesintileri ve Aspes borular konusunda kendisinden bilgi almak için makamina çikan bir grup Ardahanliya açiklamalarda bulunan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahanlilarin yeterince su kullanmadigini belirtti. Ardahan suyunun içirilebilinir en temiz sulardan oldugunu da açiklayan Baskan Faruk Köksoy kendisi ve ev halkinin sebekeden gelen çesme suyundan su ihtiyaçlarini karsiladigini söyledi. Kent merkezinde bulunan su sebekesinden meydana gelen kesintilerin nedeninin yapilan yatirimlara baglayan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahanlilarin yeterince su tüketmedigine dikkat çekti. Kentin genelinde su sorunu olmadigini belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy dört bir yani su kaynaklari ile dolu Ardahan’da yeterince suyun tüketilmedigine dikkat çekti. Ardahan’a su saglayan kaynaktan ve sehrin çesitli yerlerinde yapilan yer alti çalismalari dolaysiyla su kesintileri yasandigini belirten Köksoy Ardahanlilarin yeterince su kullanmadigini kent merkezine verilen suyun tüketilmesinden belli oldugunu söyledi. Bunun nedeninin gerek bölgenin yayla dogasi geregi kisin çok yagan karlar, yazlari sürekli olarak aldigi yagmur ve nemden oldugunu, havasinin serin bir hava olusu, yeterince bahçe kültürünün gelismemesi gibi örnekler oldugunu belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy sehir merkezine su tasiyan sebekenin %95’nin yeni oldugunu geriye kalanin aspes borulardan olustugunu, bunlari da degistirmek için çalismalarinin devam ettigini belirtti. **Su kayiplarinin önüne geçmeye çalisiyoruz.. Kendisini ziyaret eden bu grup Ardahanlinin su konusunda sordugu sorular hakkinda bilgi veren baskan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahan’in olan ancak kendisinden önce basta Sulakyurt (Sarzep) köyü olmak üzere bazi köylere de verilen su kaynaklarinin kentin su ihtiyacinin %30’nu aldiginda dikkat çekerken, gerek bu nedenle, gereke ise su sebekesinde yasanan kayiplarin önünü geçmek için belediye olarak büyük bir çalisma içinde olduklarini da dikkat çekti. **Ben ve çocuklarim çesme suyu içiyoruz.. Ardahanlinin içtigi suyun gerek içindeki zengin mineralleri ile gerek temizligiyle birçok kenti kiskandiracak derecede oldugunu belirten Baskan Faruk Köksoy Ardahan’in suyunun içilebilinir sularin basinda geldigini ve sikça yapilan klorlama ve kontrollerle ülkenin en saglikli suyu konumunda oldugunu da dikkat çekti. Kendisi ve ailesinin çesme suyu içtigini belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, her Ardahanlinin çesmelerinde akan sulari rahatlikla içebilecegine garanti veririm dedi. Haberi ekleme saati:18.43-07 Agustos 2012 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Gerçek yagmur sulari bitti, Hibe yagmur suyu istermisniz?!

     


    Ardahan Haberleri Ardahan Gida, Tarim ve Hayvancilik il Müdürlügü’nden çiftçileri ilgilendiren Önemli bir açiklama yapildi.Açiklamada Ardahan’da yeni kurulacak sulama sistemlerine yüzde 50 hibe desteginin verilecegi açiklandi. Ardahan Gida, Tarim ve Hayvancilik il Müdürlügü’nden basina yapilan yazili açiklamada, kirsal kalkinma yatirimlarinin desteklenmesi programi kapsaminda, bireysel sulama makine ve ekipmanlarinin desteklenmesi hakkindaki teblig yayimlandigi,Söz konusu tebligle kurulacak sulama sistemlerine yüzde 50 hibe destegi verilecegi belirtilen yazili açiklamada, “Damla, yagmurlama, mikro yagmurlama, lineer sistem yagmurlama ve tamburlu sistem yagmurlama sulama makinesi, günes enerjili sulama sistemleri, trafo uyari sistemleri, ön ödemeli kartli su sayaçlari ve manüel çalisan basinçli sulama tesislerinin otomasyona dönüstürülmesi sistemlerine yüzde 50 destek verilecek.” denildi.Ayrica destekten yararlanmak isteyen vatandaslarin 31 Agustos 2012 gününe kadar Ardahan Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürlügü’ne yazili olarak müracaat etmeleri gerektigi açiklamada belirtildi. Haberi ekleme saati:18.34-08 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Okullar’da degil, camilerde tatillerini geçiriyorlar

     


    Ardahan Haberleri Son LYS Sonavlarinda 81 vilayet içinde yine sonuncu olan Ardahanli ögrenciler tatillerini okullarda degil, camilerde geçiriyorlar. İl Milli egitim Müdürlügünün, ‘yaz tatillerinde de okullar açik olacak’ açiklamasina karsin hiç bir çocugun okula gitmedigi görülürken, tatil döneminde olan çocuklari müftülük kapti. Dazenledigi etkinliklerle çocuklari camiye çeken İl Mütüfülügüne karsin, İl Milli Egitim Müdürlügü yaz boyunca egitim/ögrnetim sezonunda bir etkinlik yapmadigi dikkat çekiyor. **İste çocuklairn camilerde oldugunu gösteren iki haber.. Ardahan İl Müftülügü bünyesinde devam eden Yaz Kur’an Kurslarinda okuyan ögrenciler gün içinde camilerde okunan mukabeleleri takip ediyorlar. Zaman zaman camilerde Ramazan mukabelelerini de okuyan ögrenciler Kur’an okumalarini gelistirmektedirler. Ramazan mukabelesi okuyan ve takibini gönüllü olarak yapan ögrencilerin bir kismi da Büyük Sütlüce Köyü Camiinde yaz Kur’an Kursunda ögrenim gören çocuklarimiz. Camii İmam-Hatibi Mehmet Aslan tarafindan Ramazan ayinda her gün ögle vaktinde okunan mukabeleyi birçok ögrenci ve vatandas takip etmekte. Köy halki ve Kur’an Kursu ögrencileri tarafindan yogun ilgi gören uygulama cami-çocuk bulusmasina da büyük katki saglamakta. **YAZ KUR’AN KURSLARINDA ÇOCUKLARIMIZ YARIŞIYOR.. Ardahan İl Müftülügü, Yaz Kur’an Kurslari Yaz Etkinlikleri çerçevesinde Camilerde Yaz Kur’an Kurslarina katilan ögrencilerimize bilgi yarismasi düzenledi. Yarismaya Ardahan Merkezde bulunan bütün camilerimizde yaz Kur’an kurslarina devam eden ögrencilerimiz katiliyor. Yarismada ögrencilerimize Kur’an-i Kerimi yüzüne okuma, ezber süre ve dualar ve dini bilgilerden olusan sorular soruluyor. Yarisma ögrenciler arasinda ilgiyle takip ediliyor. Yarisma neticesinde her camide birinci olan ögrencilerimize birer adet muhtelif marka bisiklet ve süpriz hediyeler beklemekte. **Camiler Arasi Basketbol Turnuvasi Genis Bir Katilimla Start Aldi… Camiler arasi Basketbol Turnuvasi 06-08-2012 tarihinde Kazim Karabekir Pasa Spor Slonunda genis bir katilimla baslamistir. İlk gün maçlarda kiyasiya mücadele eden sporcular zaman zaman tirübünü heycanlandirarak çekismeli bir maç sergilediler. İlk maç Bayanlarda Merkez Camii, Haci Mikail Efendi Camii 20-0 Ordu Camii Bayanlar Takimi-Site Camii 20-0 Erkeklerde İse Ordu Camii- Site Camii 20-0 Haci Mikail Efendi Camii – Merkez Camii 30-20 Kazanmislardir. Haberleri ekleme saati: 09.38-08 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Vali’den Sonra Kaymakamlarda Gitti!

     


    Ardahan Haberleri Geçtigimiz günlerde yayinlanan yeni kararname ile merkeze çekilen Ardahan’in 10. Valisi Mustafa Tekmen ile birlikte ilçe kaymakamlari da tayin oldular. Bir vali yardimcisinin da görev yerinin degistigi Ardahan’in 4 ilçe kaymakami degisti. Ardahan valisi Mustafa Tekmen’in merkeze çekildigini yerine Seyfettin Azizoglu’nun atandigi kararname de Ardahan Vali Yardimcisi Sedat Yildirim Karaman Vali Yardimciligina atandi. Vali Yardimcisi Yildirim’in yerine Çankiri ili ilçesi Orta Kaymakami Deniz Piskin Ardahan Vali Yardimciligina atandi. **Taninmadan Tayin Oldular!.. Son kararname ile yerleri degisen Hanak, Posof, Çildir ve Göle kaymakamlarinin yerlerinde yeni kaymakamlar atandilar. İki yil önce göreve atanmalarina isimleri gibi kendileri kamuoyunda taninmayan Ardahan’in Kaymakaminin yerine yeni kaymakamlar atandi. Son kararname de 5 ilçesi bulunan Ardahan’in 4 ilçesinin yeni kaymakamlari da belli oldu. Buna göre; Posof İlçesi Kaymakamligina İbrahim Halil Şivgan, Hanak Kaymakamligina Abdulkadir Okay, Alparslan Kiliç Çildir Kaymakamligina, Göle Kaymakamligina ise Fatih Özdemir atandi. **Vali Posof’tan Sonra Gölelilere Veda etti.. Valiler kararnamesiyle merkeze çekilen ve önümüzde ki hafta sonu Ardahan’dan ayrilmasi beklenen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen veda ziyaretlerine devam ediyor. İlçeleri ziyaret ederek kendisiyle birlikte tayinleri çikan Kaymakam ve ilçe yöneticileri ile vedalasmaya devam eden Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Posof’tan sonra Gölelilere de veda etti. **Atalay: ‘Valiyi ben aldirmadim’ Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in merkeze alinmasi ile ilgili Milletvekili’nin Basin Açiklamasi Yerel bir gazetede son valiler kararnamesi ile Valimiz Mustafa Tekmen’in merkeze alinmasinda dâhilim olduguna dair asilsiz bir ‘İFTİRA’ yer almistir. İddia ve iftira edildigi gibi, sahsimin ne Valimiz, ne Belediye Baskanimiz ne de İl Baskanimizla ilgili iddia edildigi gibi herhangi bir problemim yoktur, olmadi, olamaz da. Zira hepimizin Ardahan’i bir adim daha ileri tasimak gibi agir bir sorumluluk bilinci içinde hareket etmek gibi bir mecburiyetimiz vardir. Her birimiz de bu mecburiyeti ancak uyum içinde çalisarak ifa edecegimizin idrakinde olan insanlariz. Olmasi halinde elestirilerimi insanlarin yüzüne söylemek gibi bir meziyetim ve cesaretim oldugunu, dolayisiyla bugün olmus bir isin ‘faili olma’ ucuzluguna tenezzül etmeyecegimi bildirmek isterim. Bu vesile ile Ardahan’a yapmis oldugu hizmetlerinden dolayi Vali Bey’e sahsim, teskilatim ve tüm Ardahanlilar adina tesekkürlerimi sunarken, bundan sonraki hayatinda saglik, mutluluk ve basarilar temenni ediyorum. Prof. Dr. Orhan ATALAY/Ardahan Milletvekili Haberleri ekleme sati: 06.55-08 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Çamasir makinesinde sifali su!..

     


    Ardahan Haberleri **Köprülü Belediyesi Şovu tutmadi!.. ‘Köprülü Belediyesinden gazetecilere açiklama yapildi’ denilip bu haberin sadece Köprülü beldesine internet sitesinden yapildigi dikkatlerden kaçmazken, bu açiklamanin yalakaliklarla dolup tastigi da kafalari karistirdi.. Geçtigimiz hafta gazetemizde muhabirimiz Selahattin Sakinoglu imzasi altinda yayimlanan “Gölelilerce Unutulan Aci su, Çamasir Makinesi İle Çevrildi!” haberi üzerine ayaklanan Köprülü Beldesi Belediye baskani belde haber sitelerinden birine Köprülü Beldesi’nde bulunan sifali su(çermik) için çalisma yapacagini belirti. Ayrica belde halkindan da hiçbir destek almayan Sarikaya’nin yaptigi açiklamanin bir benzeri de Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’ndan beklenirken, haberimiz üzerine sadece Köprülü Belediyesinin ayaklanmasi da dikkatlerden kaçmadi. Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’nun Acisu Çermiginin acinacak halde oldugunu bildigi halde hiçbir çalisma yapmadigini söyleyen vatandaslarin etrafi çamasir makinesi ile örülü halde idare ettikleri dikkatlerden kaçmadi. ** Vatandas Köprülü Belediyesinden de Şikâyetçi! Köprülü Beldesi ve mahallelerinin vatandaslarinin Köprülü Belediyesinin hiçbir sey yapmadigini söylediler. Ayrica köprülü belediyesinin hiçbir çalismasindan da memnun olmadiklarini ve önümüzdeki seçimlerde Belediye Baskanini degiseceklerini bildirdiler. **İste Köprülü Beldesi Belediye Baskani Yildirim Sarikaya’nin yapmis oldugu sözde açiklama! Bu haberi yapan kisi veya kisilerin tamamen yalakalik ile doldurdugu açiklama; Göle-Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya, yaptigi açiklamada Köprülü Beldesi’nde bulunan sifali su(çermik) için çalisma yapacagini belirti. Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya, gazetecilere yaptigi açiklamada, Köprülü (koreveng) Beldesinin batisindaki bulunan dogal sifali sularin yerli ve yabanci turistlere hizmet etmesi için çalisma baslatacaklarini belirterek, yapilan iki havuzdan 50 kisinin rahatlikla yararlanabilecegini ifade etti. Bölgede Çermik denilen sifali suyun özellikle romatizmaya iyi geldigini belirten Sarikaya, “Hem sicak hem de soguk olan bu suyu simdilik havuzlara aldik. Ancak, bu alani sosyal bir tesis konumuna getirip, yerli ve yabancilari bölgeye çekmek istiyoruz” dedi. Hemserilerimizin de yapilan bu hizmetlere sahip çikmasini isteyen Sarikaya, “Buraya yaptigimiz her yatirima vatandasimizin da sahip çikmasini istiyoruz. Çünkü vatandasin sahip çikmadigi çalismalardan bir sonuç alinmiyor. Buraya ne kadar insan gelirse, bölge insanimiz o kadar olumlu etkilenir” diye açiklama yapti. Haberi ekleme saati: 06.16-08 Agustos 2012 Haber/Foto: Selahattin Sakinoglu

























  • POLİSİN KUMAR OPERASYONUNDA ARALARINDA AK PARTİ İL GENEL MECLİS ÜYESİNİN DE OLDUĞU BİR ÇOK KİŞİ GÖZ ALTINA ALINDI!..



    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    Haberimiz ulusal TV Halk TV Ekranlarındaydı..


    Kışın yaklaşmasıyla birlikte kahvehanelere çekilen vatandaşları kumara sevk eden kumarhanecilere polisten izin yok.

    Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı, Asayiş ekiplerinin bu akşam kent genelinde yaptığı ‘Kırmaya, Kırılmaya ve Kumara İzin Yok’ adlı operasyonda bir çok kahvehanede kumar oynandığı görüldü.

    Aralarında AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Selami Şenel’in de olduğu öğrenilen bir çok kişinin gözaltına alınıp, savcılığa sevk edilmek üzere göz altına alındığı bilgisi alınan operasyonda kent genelinde yaşanan huzurun devamına çalışıldığı belirtildi.
    ENSAR ÖĞÜT’ÜN DEPOLARINI


    YAKAN YAKALANDI..


    Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün Ardahan Kalesinin yanı başında Halilefendi Mahallesi Kayabaşı mevkiinde yaptırdığı vev40 milyona mal olduğu belirtilen otelin su depoları yakıldı.

    Alınan bilgilere göre bitme aşamasına gelen ve Cumhuriyet’in kuruluşunun 100.Yıl Dönümü olan 29 Ekime yetiştirilmeye çalışılan Ensar Öğüt Vakfı Konağı’nın su ihtiyacını karşılayan su depoları ve birçok inşaat malzemesinin yakılması üzerine polisin yaptığı araştırmada bir kişinin yakalanıp, göz altına alındığı öğrenildi.





    Bin saatlik savaş, Bir saatlik barış..


    10-15 yıl önce Ülkemi komşularıyla karşı karşıya getirmekle suçlanan ve bu yönde büyük başarı sağladığı söylenen Davutoğlu son seçimlerden bu yana ilk kez yine sahnede.


    Ve Saadet Partisiyle birlikte düzenledikleri “Kahrolsun İsrail mitinginde buradan İsrail’e bağıran eski Dışişleri Bakanı ve eski Başbakan AK Parti’den ayrılıp, Gelecek Partisini kuran yüzde 0.1 oy bile alamayan ama 6’lı masada CHP’yi kandırıp, CHP’liler  ile  HDP’lilerin oylarıyla beleşten 10 milletvekili seçtiren Davutoğlu’nu izliyorum..




    Bakan iken karıştırdığı iddia edilen Suriye’de bir saatlikte olsa barış sağlanacaksa gereken katkıyı sunarım..’ diyen aynı Davutoğlu bugün de İsrail Filistin arasında yaşanan savaşa sözde tepki gösteriyor.


    Tam bu esnada karışmasında büyük rolü olduğu söylenen Suriye Rojava’ya da havadan yapılan saldırılar ardından feryatlar vardı ama Kürt partisi olduğunu iddia edip Hamas, Hizbullah gibi örgütlerin yarattığı kaosu görmeyip ‘kahrolsun İsrail’ diyen HÜDAPAR gibi düşünen, timsah gözyaşları döken aynı Davutoğlu teröre ve terörizme neden olan etkenlerde kendisi gibilerinin de ne kadar payı olduğunu da saklıyor gibiydi.




    Ülkemin güneyinde yani Suriye ve Irak’tan da art arda şehit haberleri geliyor İsrail’de olduğu gibi Filistinlilerin çektiği acıya benzer ölümler yaşanıyordu. Bunlar yaşanırken bilgisayarımın arka sayfasında youtube üzerinden dinlediğim ve söylediği bir şarkı yüzünden ve kürdüm dediği için yüzüne gözüne çatal kaşık yedikten sonra bu ülkede demokrasi insan hakları özgürlük yok diyerek gavur Paris’e giden ve orada da hayata göz yuman Ahmet Kaya bağırıyor; ”90 yıllık düşman Yunanistan’la barışmak için bin bir takla atanlar, kendi insanları ile niye barışmazlar ki?” diyordu..


    Evet ülkemin güneyinde yaşanan operasyon ve çatışmaların bir saatliğine de olsa durması için hiç bir adım atılmazken eski Dışişleri Bakanı ve eski Başbakan o dönem üstü kapalı desteklediği teröristlerin, yani iş-İT’lerin kan gölüne çevirdiği Suriye’de bir saat barış olsun, her şeyi veririm diyordu. Bugün ‘kahrolsun İsrail’ derken..


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde PKK’nın Ankara’da hem de İçişleri bakanlığının önünde gerçekleştirdiği bombalı eyleme tepki koyan halkın artık barış dediği bir süreçte tıklım tıklım dolu olan ve güçlü bir genel affın istendiği cezaevlerinden gelen homurdanmaların yanında ülkemin güneyinde yaşanan ölümleri görmezden gelen eski Bakan ve eski Başbakan Davutoğlu’nun dün birlikte olduğu hükümetin yeni bir senaryoyu devreye koyacağını ilan ettiği bir süreçte o çok istenen bir saatlik barışın önümüzdeki günlerde yeni çatışmalarla daha çok savaşa dönüşeceğinden tereddütlerim ola dursun, eski bakan ve Başbakan şimdide İsrail de bir saatlik barış arar, hem  de ‘kahrolsun İsrail’ diyerek.




    Şimdi de bin yıldır savaşın sürdüğü topraklar olan İsrail ve Filistin’de bir saatlik barış ister..




    arşiv haber/yorumlar 26.10.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin








    Yazarlarimizi okuyor musunuz?












    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DA Kİ FESTİVAL GÖRÜNTÜLERİ ARDAHAN TV’YE YÜKLENMİŞTİR
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz


    Bir bayramin ardindan..

    Selmi Yilmaz Bir kurban bayrami, iki cumhuriyet kutlmasinin yapildigi ülkemde uzun bir tatili daha geride biraktik.. Yilin yarisindan fazlasinin tatile gittigi ülkemde bir bayrami, iki cumhuriyet kutlamasini geride biraktigimiz su 10 gün içinde ülkenin en önemli gündeminin ne oldugunu sorsak hükümetin baskisi altinda olan basin ve medyanin ne kadar gözden kaçirmak istese de gündemin cezaevlerinde ki açlik grevleri oldugunu söylerler.. Çünkü basta Fransa’da olmak üzere Avrupa ülkelerin de Türkiye’de ki insan haklari ve cezaevlerinde ki sartlarin her gün yeni bir rapor ile gözler önüne serildigini sanirim Çildir’a degil, Abant gölüne tatile giden basbakanimizda görüyor, izliyordur.. Evet bir bayrami daha geri de biraktigimiz su günlerde iç çatismalarinda olaganüstü bir sekilde devam ettgini, ancak ülkenin gerçek gündeminin bayram ve diger alakasiz islerle hasir alti edilmeye çalistigini bir kez daha gördük su iyi bir tatil yaptigimiz günlerde.. Ölüm oruçlarinin ölüm sinirina dayandigi su günlerde kimin, nasil bu grevi bitireceginin de bolca tartisildigi ülkemde muhatap alinmaz denilen Öcalan ve Kandil’e yalvarircasina seslenisleri de gülerken izledigimiz bir bayramin ardindan yeniden ise baslamis olduk böylece..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Bu kadro is yapacak gibi..

    Fakir Yilmaz Ardahan’in 89 yildir yasadigi talihsiz kaderini son yillarda yapilan yatirim ve atilimlarla geride birakmaya basladigini söyleyebilirmiyiz, bilmiyorum ama benim bu yönde umudum var.. Ki bu umudum gerek bürokrasi sahnesinde, gerek ise siyaset sahnesinde yasanan hareketlilikle biraz daha güç kazaniyor.. Vilayet olduktan sonra Vali Mustafa Tekmen’in dönemine kadar çogunlukla bürokrat ve siyasetçi tartismasiyla geçen yillarin geride kaldigini gerek yeni vali Seyfettin Azizoglu döneminde ki yeni bürokratlarla, gerek ise CHP’ye büyük bir hareketlilik getiren İlimdar Senem ile bir kez daha görüyoruz.. Ki bunu Ankara valisinin gereksiz engeli ile günlerdir ülke gündemini mesgul eden cumhuriyet yürüsünde de görmek mümkün.. Çünkü Ardahan Valisi Seyfetin Azioglu’nun adeta ‘Birakin insanlar yürüsün, engel olmayin’ demesi üzerine CHP’nin yaptigi yürüyüs olaysiz geçmistir.. Ancak bu olurken Vali Azizoglu ile CHP İl Baskani Senem’in kurdugu diyaloga basin basta olmak üzere herkesin destek vermesinden yasanmis oldugunuda unutmamak gerek.. Bunun yani sira Göle Belediye Baskaninidan sonra Ardahan Belediye Baskaninin yerel yönetime getirdigi hareketlilik Hanak Belediyesi’nde, Çildir’da gözle görülür bir sekilde kendisini alenan yansitiyor.. İlçelerin yeni kaymakamlarinin enerjisini de buna eklerseniz bu kadro is yapacak diyebilirsiniz gibi görünüyor.. **Saffet Kaya ya Belediye Baskani adayi olmali, yada Ardahan Federasyonun basina geçmelidir.. Bir kentin lobileri olarak bilen Ardahan derneklerinin ne yaptiklarini sikça sordugumuz bir sirada bu bayram da Ardahan’a gelerek, köyünde kutlayan Ardahan Federasyonu Baskani Güven Dogruyol ile kisada olsa sohbet etme imkâni yakaladim. Ardahan’a gelmisken matbaamizi da ziyaret eden Dogruyol’un basinda bulundugu federasyon basta olmak üzere diger derneklerin nerede olduklarini sorarken, derneklerin yasadigi sikintilari da bir kez daha masaya yatirma firsati bulduk. Bizimde sikça v esertçe elestirdigimiz derneklerin gerçekten zar zor ayakta kaldigini, çogunun içini bos oldugunu bilen biri olarak bu yöntemin degisiklik duyduguna dikkat çektim. Çünkü kurulduguyla kaldigina inandigimiz diger Ardahan dernekleri gibi Ardahan Dernekler Federasyonunun neden istenen performansi göstermedigini sordugumuz Arda-Fed’in Baskani Güven Dogruyol bu tezimizin yanlis oldugunu, kendisi ve arkadaslarinin Ardahan Derneklerinin güçlü bir federasyon çatisi altinda bir araya gelmesi için gecelerine gündüzlerini birbirine kattiklarini belirtirken Ardahan Federasyonun gün geçtikçe kendisine katilan yeni derneklerle bölgeneni en güçlü sivil toplum kurulusu haline geldigini de bas ediyordu. Dogruyol’un bu yönde hakli, haksiz mi oldugunu siz degerli okurlara ve sayin Ardahanlilara birakirken benim kendisine bir teklifim oldu. Ki o teklifimi açiklamadan önce hemen belirtmek isterim ki ben bu tekliften önce gerek DYP’nin baraji asamamasi, gerek ise AKP’den milletvekili adayi gösterilmemesi ardindan belediye baskani adayi olmasi için Saffet Kaya’ya iki yazimla çagrida bulunmustum. O çagrimda Saffet Kaya’nin bu kentin belediye baskan adayi olmasi ve TBMM’sinde oldugu gibi yerelde de politika yapmasini istemis ve bunu yapmasi halinde hem unutulmayacagini, hem de o bitmez tükenmez enerjisini Ardahan Belediye Baskanliginda daha iyi kullanacagina inandigim içindi.. Ki bu teklifim su an mensubu bulundugu partisinin genel baskaninin, bakanlik yapmis, milletvekilligi yapanlari belediye baskanligi için düsündügü bir sirada halen geçerli.. Evet, bayram tatilini Japonya’da geçirmeye gittigini ögrendigim Saffet Kaya’nin önümüzdeki yerel seçimlerde Ardahan’da Belediye Baskani adayi olmasi için yinede düsünmeye davet ettigimi belirttigim bir sirada matbaamizi ziyaret eden Arda-Fed’in baskanina bir teklifim oldu. Oda Ardahan Federasyonun basina Saffet Kaya’nin veya onun gibi kamuoyu tarafindan taninan, ekonomik durumu iyi olan, siyasi gücü bulunan birinin getirilmesi gerektigini teklif ettim. Çünkü bu gerçeklesmezse dernekler gibi federasyonunda ciliz kalacagini ve her geçen gün kan kayip ettigi kaz gecelerinden öteye geçmeyecegine inaniyordum. Arda-Fed’in baskaninin bu teklifime tepki göstermedigi gibi ‘Kaya basta olmak üzere her Ardahanliyim, bende varim diyenler gelsin elini tasin altina koysun, birde anlimiza çivi çaksin’ demesi Kaya ve Kaya gibi önemli Ardahanlilarin sadece milletvekilligiyle bu kente hizmet olmayacagini ve en önemlisi Ardahan Belediye Baskanligi, Ardahan Federasyonu Baskanligi’nin attan inip, esege binmek olmadigini aksine halkinin içinde, halkiyla olan, halkin sorunlariyla birebir ilgilenme gururunu tasidiginin bilinmesini isterim. Sesi, solugu çikmayan Hoç-Fed’in de yönetimi Kaya’dan asagi kalmayan Hoçvanli isadami Yakup Süt gibilerine, Ardahan Spor’un da bu gibi isimlere yönetimi devir etmesi halinde bu kentin gerçek anlamda ileriye atilim yapacagi gibi ciddi STK’lari olacagina inaniyorum.. Yoksa çeki olmayan birinin ticaret odasi baskani, danasi olmayan digerinin ziraat odasi baskani, sehidi olmamasina karsin bir digerinin sehitler dernegi baskani olursa bu kent ne dogal güzü ulasir, ne Aktas açilir, ne Türkgözün’de ithalat ne ticaret yapar, göç devam eder , hayvancilikta gün geçtikçe geri geriye gider.. Çünkü bu kentin valisi var, kaymakamlari var, gazeteleri var ama bir ayagini topal eden ciddi STK’lari ve yöneticileri yok.. **Karinlar doygunlar açliktan anlar mi? Cezaevlerinin gündemi iki aya yaklasan açlik grevi.. Ölüm Oruçlari Toplumun gündemi kimin kurbani daha çok et verdi.. Basbakan’in gündemi, CHP’nin alternatif Cumhuriyeti.. CHP Genel Baskaninin gündemi Cumhuriyet yürüyüsü.. MHP Genel Baskaninin gündemi kongre öncesi AKP’ye yaranmak, yagcilik.. BDP Genel Baskani halkin içinde gündemi cezaevlerindeki açlik grevleri.. Basin ve Medya’nin gündemi kurbanlar nasil kaçti, kim seyini kesti.. Aydinlarin gündemi hükümete yagcilik kivirtmalari içinde ‘Hin-ming’ larla açlik gündemi.. Basta Ardahan’in dernekleri olmak üzere STK’larin gündemi, kaz eti öncesi kurban etleri.. Evet, soruyorum karni doygunlar açliktan anlar mi? Sizde doygunsaniz bu soruyu size sormadim sayin.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    29 Ekim Cumhuriyet Bayrami Çildir’da Alkislarla Kutlandi..

    Ardahan Haberleri Tüm Türkiye’de oldugu gibi Ardahan’da da kutlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami Ardahan’in snir ilçesi Çildir’da da kutlandi. Çildir İlçesinde gerçeklesen 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami protokolün ve tören ekibinin yerini almasiyla vatandaslarin alkislariyla basladi. Saygi durusu ve İstiklal Marsi okunduktan sonra Çildir Kaymakami Alparslan Kiliç’in konusmasi ardindan Çildir lisesinin hazirlamis oldugu folklor ekibi gösterileri siirlerle devam etti Daha sonra ögrenciler -bando takimi ve askeri geçidiyle son buldu. Etkinliklere Çildir halkinin katiliminin yogun oldugu görüldü. ** VATAN Bir daha Samsuna çikmamiz mi gerek Vatanin üstünde duman görünür Ardahan Haberleri Sürüsü dagilmis sahibi hasta Elinde bos tasi çoban görünür Sitem ile gelip geçer seneler Vatan yara almis aglar analar Yikilmis kislalar çökmüs haneler Gine Silivri’ye kurban görünür Çapulcu bey olmus asilsiz sultan Haklinin nezdinde kurulmaz divan Çakal vezir olmus tilki kahraman Zannedersin ahir zaman görünür Seyyat-i sevgimi Baris mi adi Ana kucaginda gitmis evladi Asilsiz sah olmus bu ne dünyadir Yurdun her yaninda sivan görünür AŞIK İSRAFİL UZUNKAYA Haberleri ekleme saati: 07.48-31 Ekim 2012 Haber/Fotolar: Hilal Demirkaya/Çildir



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Türkgözü Yikilacak!

    Ardahan Haberleri Ardahan’in Kafkaslara açilan kapisi olan Posof Türkgözü Gümrük Kapisi yikilacagi ögrenildi. Alanin bigilere göre ayni zaman da Artvin Sarp’tan sonra Türkiye’nin Gürcistan üzerinden Kafkaslara açilan ikinci gümrük kapisi olan Türkgözü Gümrük Kapisi’ni ziyaret eden Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu Posof ilçesini ziyaretinde gittigi Türkgözü Gümrük Kapisi’nda yaptigi ziyarette gördügü manzara karsisinda sok oldugu ögrenildi. Vali’nin gördügü manzara karisinda bir ülkenin prestijini ortaya koyan gümrük kapilarinin daha modern olmasi gerektigini belirtip, bugün içler acisi halde olan Türkgözü Gümrük Kapisinin yikilip, yerine modern bir gümrük kapisi yapilmasi için Posof Kaymakamligina emir verdigi ögrenildi. 1994 yilindan u yana açik olmasina ragmen yeterince ithalat ve ihracaatin yapilmadigi için sikça elestirlere konu olan Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin daha modern ber gümrük kapisi için gerekli çalismalara basladiklarini belirten Posof İlçe Kaymakami İbrahim Halil Şivgan konu hakkinda yaptigi açiklamada ‘Valimizin Posof ziyareti ardindan verdigi emiri yerine getirmek için gerekli plan v eprojenin hazirlanmasi ardindan Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin daha modern hale getirecegiz’ dedi. Haberi ekleme saati: 07.10-31 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Posof’ta 29 Ekim Coskuyla Karsilandi

    Ardahan Haberleri Cumhuriyet’in kurulusunun 89. yil dönümü tüm yurtta oldugu gibi Ardahan’in sinir ilçesi Posof’ta da coskuyla kutlandi. Posof’ta dün anita çelenk sunulmasiyla baslayan Cumhuriyet Bayrami kutlamalari, Posof Hükümet Konagi binasinda kaymakamca tebriklerin kabulüyle devam etti. Posof’ta özellikle kis aylarinda insan azligiyla dikkat çeken ilçede insanlarin Cumhuriyet bayramina akin ederek caddeyi doldurdugu kutlamalarda cosku patlamasi yasandi. Kaymakamin günün anlam ve önemiyle ilgili konusmasinda Cumhuriyet ve Demokrasinin anlami ve önemine degindi.


    Ardahan Haberleri

    Kutlamalarin devami ögrencilerin gösterimleriyle devam etti. Küçük ögrencilerden olusan koronun Cumhuriyetle alakali sarki ve türküleri adeta izleyenleri mest etti ve son olarak 10. Yil Marsini okunurken protokol ve halk büyük coskuyla ve alkislariyla eslik etti. Şiir ve resim yarismalarinda siralamaya giren ögrencilere ödülleri verildi. Son olarak halk oyunlari ekibi gösterisi ve tören geçisi de yapilarak tören sona erdi. Haberi ekleme saati: 06.51-31 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    **Camilerin durumu müftüyü aglatti..

    Ardahan Haberleri Ardahan Posof İlçe Müftüsü Ali Çetin, Gürcistan’da ziyaret etigi camilerdeki bakimsizligi görünce, gözyaslarini tutamadi. Sovyetler döneminde camiler degisik maksatlarla kullanilirken, Gürcistan bagimsizligini kazandiktan sonra Müslüman halkin oldugu yerlerde camiler tekrar kullanilmaya baslandi. Ancak Müslümanlarin az oldugu yerlerdeki camiler ise, hala samanlik ve ambar olarak kullaniliyor. Türkiye’nin Gürcistan ile sinir ilçesi Posof’un Müftüsü Ali Çetin, Posof’a en yakin cami olan Adigen bölgesindeki Gorze köyünün camisini gezdi. Çetin, cami imami Osman Kamadaci’nin yasadiklarini dinleyip caminin durumunu da görünce, gözyaslarini tutamadi. Peygamber efendimizin (s.a.v.) İslam dininin garip olarak basladigini ve yine garip hale dönecegiyle ilgili hadisini okuyarak konusmasina baslayan Müftü Ali Çetin, Müslümanlarin bu garipler ülkesine yardim etmeleri gerektigini belirtti. Cami imami Kamadaci, Cuma günleri 9 köyden gelen cemaatin 185 kisi oldugunu, Ahiska-Aspinza ve Adigen bölgesinde 22 bin Müslümanin yasadigini kaydederken, caminin pencerelerinin üst kisminin yuvarlak yaptirilmasina Gürcistan’daki papazlarin karsi çiktigini ve hükümet yetkililerine sikayet ederek kendisinin ifadeye çagrildigini, pencerelerin düz yapilmasi talimatinin verildigini söyledi. Haberi ekleme saati: 06.25-31 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    AK Parti Posof İlçe Baskani Erol Özer: AK PARTİ DÖNEMİNDE


    POSOF İÇİN CİDDİ ADIMLAR ATILMIŞTIR..

    Ardahan Haberleri **Özer’in AK Parti’den Aday Olmasi İsteniyor.. Yaklasan yeril seçimler öncesi AK Parti’den Posof Belediye Baskani adayi olmasi istenen AK Parti Posof İlçe Baskani Erol Özer’den sitemize açiklama; Ardahan AK Parti İlçe Teskilatlari arasinda en basarili teskilat olarak adlandirilan Posof AK Parti İlçe Baskani Erol Özer partisinin iktidari döneminde Posof’a ciddi yatirimlar gerçeklestigini ve bu yatirimlarin devam edecegini belirtti. İste AK Parti İlçe Baskani Erol Özer’in gazetemiz Yazi İsleri Müdürü Baris bilgin’e yaptigi o açiklama; AK PARTİ POSOF İLÇE BAŞKANI EROL ÖZER DEN YAPILAN HIZMETLER KONUSUNDA ACIKLAMA GELDİ… İlçemizde yapilmis olan ve yapilma asamasinda olan ve yapilacak bazi konulari paylasirken bu hizmetlere vesile olan Ak Partimizin tüm etkin ve yetkin insanlarina saygi ve sükranlarimi bir borç bilirim. Ardahan ilimizin il olusunun (20) yirminci yilini geride biraktigimiz bu günlerde, egitimde ulasimda ve saglikta birçok alanda ciddi adimlar atilmis ve gün geçtikçe topluma hizmetin kalitesi artarak devem etmektedir. AK Parti Hükümeti döneminde Üniversitelerin gelmesiyle ilçelerde yüksek okul açilmis, ilçemizde de bu konuya bagli olarak önümüzdeki egitim sezonunda ilçemizde de yüksek okul açilmasi konusunda çabamiz gayretimiz devam edecektir. En azindan bir kaç bölümün açilmasi yetkililerimizin de gayretliyle gerçeklesecektir. Yine ilçemizde egitim ögretim yilina baslamis olan İmam Hatip Lisemizin açilmasiyla düz lise olarak egitimini sürdüren Anadolu Lisesi olarak devam etmesine caba ve gayretlerimiz sürecektir. Saglik konusunda hastanemiz mevcut hastane olarak hizmetine devam etmekle beraber, Saglik bakanligimizin göndermis oldugu Diyaliz Ünitesi 24 Kasima kadar faaliyet almis olacak su an eksigimiz olan dis doktorumuzunsa yetkililerimizle sorun en kisa sürede çözülecegi. Kis sartlarinda Posof halkimizin magduriyeti giderildiginde; agir vakalar hariç bir çök hizmet Aile hekimlerimizle beraber hem kapida, hem hastanemizde hizmet etmeye devam edecektir. Ulasimda Cumhuriyet tarihinden bu tarafa olmaz denilen ümidin bittigi yerde hayal oldu denildigi bir zamanda AK Partinin gücü; yillarin asilmaz daginin hem bölünmüs yolla ki bunun çalismasi baslamis ve 2014 yilinda Türkgözü Gümrük sahasina kadar devam ederek yapilmis olacak ve her seyden önemlisi Ulastirma Bakanimizin ve o dönemin milletvekilimizin valimizin de katilimlariyla israrlarimiz üzerine, gecenin geç saatlerinde hem ilgar dagimizi hem Posof ilçemizi ziyaret etmelerine vesile olmustuk. Bunun yaninda seçimlerin bitmesiyle ilk ziyaretini ulastirma bakanligimiza yapan sayin milletvekilimiz Orhan ATALAY’in da caba ve gayretleriyle 4 bin 500 metrelik tünelin projesi çizimi bitmis, ihale asamasina gelmistir. İnsallah en kisa sürede ihale müjdesini de tüm Ardahan kamuoyuyla paylasmayi sabirsizlikla bekliyoruz ve bunun yaninda Türkgözü Eminbey güzergâhinda yine bir tünel çalismasi olacagindan ulasim sorunu ilerleyen yillarda sorunsuz hale gelecektir. Yine Türkgözü gümrük sahamizin yeniden dizayn edilmesi ülkemize yakisir bir hale getirilmesini Sayin Milletvekilimiz Prof Dr. Orhan ATALAY bilgisi dâhilin de il Valimiz Sayin Seyfettin AZİZOGLU Sayin İlçe kaymakamimiz İbrahim Halil ŞIVGAN’in katkilariyla en kisa sürede yapimi hizlandirilarak saglanmasi ve ulasim sorununun çözümüyle de ciddi anlamda hem ticaret hem ziyaret konusunda daha aktif hale getirilecektir. Hayvancilik konusunda İlçe kaymakamimizin da, yörenin egitim ve hayvancilik konusunda eksiklerini giderme acisindan köy köy ziyaretleri halkimizla bire bir sorunlari yerinde çözümünün ve hükümetin hayvanciliga verdigi tesvik ve desteginin bölgeye aktarilmasi konusundaki gayretleri Tarim kalkinma kooperatifine hükümetin vermis oldugu destegin ve kooperatifin faaliyetlerinin bir A.Ş zihniyetinde kazanim noktasindaki açilimina her türlü destek saglamaya ve kooperatifin bir üyesi gibi çalismasi önümüzdeki günlerde ciddi bir isletme halini almasiyla Posof hayvanciligina yeni bir imle kazandiracagi. Bunun yaninda Posof hayvancilikta marka oldugu halde fiyatta çokta degismeyen kayiplarinda önüne geçilecegiyle kapidaki pazarin hayvanlarimizin hak ettigi fiyatin altinda satilmasi da engellenmis olacaktir. İlçemizde yine milletvekilimizle AK Parti il ve ilçe baskan ve teskilatlariyla köylerimizin alt yapi ve parke tasi dösenmesi yapilan köylerimiz yaninda yapilmaya devam eden bahara kalanlarinda yapilmasiyla modernlesmeye devam edecektir. Bu hizmetlerin yapilan ve yapim asamasinda olan ve bundan sonrada yapilmaya devam edilecek konularda kalkinmanin yerelden kirsaldan baslamasina vesile olan Basta Dünya Lideri Basbakanimiza Ve Ak Partinin Seçkin ve saygin Teskilat Baskanlarimiza Bakanlarimiza İl Milletvekilimize. Devlet ile Millet arasinda görev yapan hizmetlerin aksamadan yerine ulasmasini saglayan il valimize ve ilçe Kaymakamimiza Ak Partinin İl Baskani ve teskilatina daha güzel yarinlar adina tesekkür ederim önceden paylasmis oldugumuz haberde söyledigimiz gibi 2012-2013 yillar Posof’umuzun Altin Yillari olacak. İl Ve İlçe Halkimiza Saygilarimla .. Erol ÖZER AK PARTİ POSOF İLÇE BAŞKANI Haberi ekleme saati: 08.38-30 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ögüt Köyleri Beldeyi Kurtarmaya Davet Etti

    Ardahan Haberleri **Köylüler ‘bize ne’ dedi.. Ardahan’in Hanak İlçesine bagli Ortakent (B. Nakala) Beldesinin kapatilip, mahalle dönderilmesi ardindan kapatilmaya ile karsi karsiya kalan Göle ilçesine bagli KöPrülü (Goreveng) ile Çildir ilçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldelerinin kapatilmamasi için çevre köylerden destek istendi. Bayramlasma için Ardahan’a gelen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün geçtigimiz haftasonu ziyaret etigi Köprülü ve Asiksenlik Beldelerine komsu köylüler de Ardahan’in iki beldesinin kapatilmamasi için köylülerder yardim istedigi ve bu beldelere baglanmalarini istedigi ögrenildi. Ancak, köylülerin Ögüt’ün ‘Beldelere baglanin’ teklifine sicak bakmadigi ögrenildi. Haberi ekleme saati. 08.33-30 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ‘Çobanin Kamerasi’ birinci oldu

    Ardahan Haberleri **İssizlikten dolayi Ardahan’da çobanlik yapan bir yönetmenin hikayesi… Serhat Kalkinma Ajansi’nin (SERKA), faaliyet yürüttügü Agri, Ardahan, Igdir ve Kars illerindeki göç probleminin ve bunun kalkinmaya olan etkilerinin filmlere yansitilmasi amaciyla düzenledigi “Göçme” konulu kisa film yarismasi 19 Ekim’de sonuçlandi. Bölgeden 20 kisinin katildigi yarismada Mehmet Emin Türküz’ün “Çobanin Kamerasi” adli filmi birinci, Safa Eraslan’in “Bumerang” adli filmi ikinci ve Serkan Özyumsak’in “Pabuç” adli filmi üçüncü seçildi. Film yarismasinda birinciye 5, ikinciye 3.5, üçüncüye ise 3 bin lira para ödülü verildi. **‘KENDİMİ ÇEKTİM’ Yarismada birinci seçilen “Çobanin Kamerasi” filminin yönetmeni Mehmet Emin Türküz (32), 2008 yilinda Van Yüzüncü Yil Üniversitesi Radyo Televizyon Programciligi bölümünden mezun oldugunu belirterek, issizlikten dolayi Ardahan’da çobanlik yaptigini söyledi. Film festivallerini ve belgesel yarismalarini internetten takip etmeye çalistigini ifade eden Türküz, “Gittigim yerde bir taraftan çobanlik yaparken bir taraftan da belgeseli çekmeye basladim. Dolayisiyla bu belgeselin içerigi benim yasam tarzima da çok uygundu. Igdir’dan Ardahan’a mevsimlik göç eden ailelerin okuyan çocuklarini kendileriyle götürmeleri ve yasamlarinda meydana gelen tahribatlar, sikintilar ilgimi çekti. Bunu irdelemek istedim” dedi Haberi ekleme saati: 16.50-29 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan CHP Cumhuriyet Kutlamalarinda


    Ne Şis’i Yakti, Nede Kebabi!

    Ardahan Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Cumhuriyetin ilan edilisinin 89. Yil dönümü törenlerini alternatif etkinliklerle kutlayacagini ilan eden Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü resmi törenlerine de katildi, ayri çelenkte koydu. Sabah saat 09.30’da baslayan resmi törenlere CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ve CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem ile birlikte katilan CHP Ardahan Ardahan sehir Stadyumunda gerçeklesen resmi törenlerin bitimi ardindan Ardahan il merkezinde bulunan Atatürk büstüne çelenk koymak için Kongre Caddesi üzerinde bulunan CHP İl Binasinda partililerin bir araya gelip, topluca yürüdüler. Atatürk büstüne çelenk koyan CHP’liler burada birde basin açiklamasi yaptilar. Ardahan Haberleri Olaysiz biten CHP’nin Resmi/Gayri resmi töreni öncesi Ardahan Valisi, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan Tugay Komutani, CHP Ardahan Milletvekili Valilikte tebrikleri kabul ettiler. Tebriklerin kabulü ardindan Ardahan Şehir Stadyumuna geçen protokol burada ögrencilerin ve askerlerin bayramini kutladilar. **Orhan Gencabay’in ‘Batsin Bu Dünya’ türküsü esliginde kutlandi.. Tebriklerin kabulü ardindan Ardahan Şehir Stadyumuna geçen protokol burada ögrencilerin ve askerlerin bayramini kutladilar. Orhan Gencabay’in ‘Batsin Bu Dünya’ isimli sarkisinin esliginde Ardahan Şehir Stadyumuna toplanan Ardahanlilar saygi durusu ve İstiklal Marsi esliginde 29 Ekim Cumhuriyet Bayraminin etkinliklerini izlemeleri dikkat çekti. Halk oyunlari, ögrencilerin siirler okumasiyla devam eden sehir stadyumundaki törende Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu birde konusma yapti. Günesli bir havanin esliginde yapilan törene basta ögrencilerin valileri velileri olmak üzere askeri erkânin aileleri ve basin mensuplari disinda halkta ilgi olmadigi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 13.16-29 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KASAPLIK KURBAN ETLERİ!..

    Ardahan Haberleri Bir kurban bayramini daha geride birakan Ardahanlilar Kurban Bayraminin birinci günü kestikleri kurbanlarin da elde ettikleri etleri muhafaza etmek için kasaplara hücum ettiler. Birçok kisinin ortaklasa kestigi kurbanliklardan elde edilen etleri dograyip, buzdolaplarinda depolayan Ardahanlilar kurban bayrami boyunca yedikleri etlerinin kalanini kasaplara götürerek kiymaya çevirdikleri dikkat çekti. Kurbanliklarin da elde ettikleri etleri kiymaya çevirmek için asaplarin önünde uzun kuyruklar olusturduklari görülen Ardahanlilar kurbanliklarindan elde ettikleri etleri gerek kiyma yaparak, gerek ise kavurma yaparak sakladiklari ögrenildi. Ardahan Haberleri **Canliya izin verilmeyince, kesilen kurbanliklar gönderildi.. Kurban Bayraminda kestikleri etlerden gurbette bulunan yakinlarina göndermek isteyen Ardahanlilar kargo ve otobüs firmalarina hücum etti. Basta canli hayvan geçisine getirilen yasagin bulundugu İstanbul’un Avrupa yakasina olmak üzere ülkenin birçok yerinde bulunan yakinlarina kestikleri kurbanliklari bölerek göndermek isteyen Ardahanlilar gerek kargolarda, gerek ise otobüs firmalarinda et tasimanin yasak oldugunu ögrenince ilginç bir yola basvurdular. Bir otobüs firmasiyla anlasan ve üzerinde dondurucu bulunan bir tiri kiralayan Ardahanlilar İstanbul’a gönderdikleri kurbanlik etleri bu tira yükleyerek yakinlarina gönderdikleri görüldü. Ardahan Haberleri **Giden kurbanlarin yarisi geri döndü.. Öte yandan Ardahan’da diger illere satilmak üzere gönderilen kurbanliklarin yarisindan fazlasinin satilmadan geri döndügü belirtildi. Basta Karadeniz bölgesine olmak üzere yurdun birçok yerine gönderilen yaklasik 60 bin kurbanligin birçogunun satilmadigi ve geri getirilmek zorunda kalindigi ögrenilirken, yasanan bu durum zaten zorda olan hayvan yetistiricilerine iyiden iyiye zora soktugu belirtildi. Haberleri ekleme saati: 23.44-28 Ekim2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yerel Gazeteler Bayram’da Yayinlanmadi..

    Ardahan Haberleri Ardahan il genelinde yayinlanan yerel gazeteler Kurban Bayrami ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami tatili boyunca yayinlanmadilar. 8’i günlük olmak üzere toplam 15 yerel gazetenin yayinlandigi Ardahan’da gazetecilerin aldigi karar ile bayram tatilinde gazeteler çikmadi. Ardahan’in gündemini tutan yerel gazete çalisanlarinin bir haftadan fazla süren tatil boyunca çikarmadiklari gazetelerinin internet sitelerinde kent genelinde yasanan gelismeleri okurlarina duyurmaya devam ettikleri görülürken gazetelerin sali gününe kadar yayinlanmayacaklari ögrenildi. Haberi ekleme saati: 23.32-28 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Posof Kaymakami protokol ile bayramlasti..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan’in Kafkaslara açilan gümrük kapisi Türkgözü Gümrük kapisinin sinirlari içinde bulundugu Ardahan’in Posof ilçesi Kaymakami İbrahim Halil Şivgan ilçenin ileri gelenleri ile bir araya gelerek bayramlasti. İlçenin sorunlarinin da masaya yatirildigi bayramlasma töreninde yapacaklari çalismalar hakkinda bilgi veren Posof Kaymakami Şivgan 29 Ekim amaciyla Atatürk büstüne çelenk koyduktan hemen sonra Ögretmen Evi’nde kamu çalisanlari ve halkla bayramlasmak amaciyla bir araya geldi. Posof halkina dogasina ve havasina övgü nitelikli sözler söyleyen kaymakam daha sonra Gürcistan ziyaretinden de görüslerini paylasti ve “ Yurdumuzun ve sehrimizin en kötü yeri oranin en güzel yerinden daha güzel” diyerek sözlerine devam etti. Daha sonra basin mensuplarinin masadan uzak oldugunu görünce yer açarak masaya davet etti. Kaymakam daha sonra ki bir saate yakin bir süreçte sözlerine kadinlara vurgu yapan Ardahan Haberleri sözlerle devam etti. Genelde Posof’taki kadinlara yönelik projelerini paylasti. “ İyi, bilinçli egitimli ancak bir boyuttan sonra yerinde saydiklarini, bu konuyu seminer ve egitimlerle asmak istediklerini ve her seyi asmis bir kadinin çocuklari ve esinin üzerinde fazlasiyla etkili olacagi ve basarisinda, düzeninde daha da ilerleyecegini” söyledi. Basina da seslenen Şivgan “sizden de bu konuda destek bekliyorum” dedi. Bütün ilçeler dâhilinde tek spor kulübü bulunmayan ilçemizi de hatirlatan kaymakam kendilerinde de hata oldugunu söyledi. Ve ilk is olarak kamu kuruluslarindan bir voleybol takimi kurarak ise baslanmasi gerektigini de söyledi. Haberi ekleme saati: 21.56-28 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    AKP’li Belediye’den Cumhuriyet’e Müzikli Destek..

    Ardahan Haberleri CHP’nin alternatif cumhuriyet etkinligi yapmaya hazirlandigi ülkenin sinir kenti Ardahan’in AKP’li Belediyesi de bir gün önceden belediyenin ses hoparlörlerinde müzikli cumhuriyet müzikleri çalmaya basladi. Belediye tarafindan kentin çesitli yerlerinde asili bulunan anons hoparlörüne verilen müziklerle cumhuriyet etkinliklerinde çalan askeri bandolu müzikleri çalan AK partili Belediye’nin bu tutumu CHP’nin yapacagi alternatif cumhuriyet yürüyüsüne destek ve yürüyüse çagri olarak algilandi. Öte yandan Valilik ve resmi kurumlarda Ardahan valiliginin önünde bulunan Atatürk büstüne çelenkleri koydular. Haberi ekleme saati: 13.50-28 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Gazeteci Yine 1. Sayfa Yapti!..

    Ardahan Haberleri Ardahan’da yasanan gelismeleri gerek yazi isleri müdürlügünü yaptigi, yayin grubumuzun amiral gazetesi Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi’nden, gerek ise Ulasal gazetelerde gündeme tasimaya devam eden Ardahanli Gazeteci Fakir Yilmaz Habertürk Gazetesi’nde yine 1. sayfa yapti. Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi’nin ylani sira Son Vilayet, Göle Gözlem, Çildir Gazetesi, Hanak/Damal Gazetesi, www.kuzeyanadolugazetesi.com, cildirgazetesi.net, www.golegozlem.com, www.hocvanhaber.net isimli gazete ve sitelerimizin yöneticiligini yapan ve ayni zamanda kurdugu Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskanligini yürüten Ardahanli Gazeteci Fakir Yilmaz’in, ‘Boyner CHP’nin Alternatif Cumhurbaskani Adayi!’ baslikli haberi bugünkü Habertürk isimli ulusal gazetenin birinci sayfasinda kamuoyuna duyuruldu. Yaptigi birçok haberin yerelde oldugu gibi ulusalda da mansetlerde ve birinci sayfalarda Ardahan ve ülke gündemini belirleyen Basbakanlik Basin Yayin Enformasyon Genel Müdürlügü Juri Özel Ödülü, Metin Göktepe ödülü gibi birçok ödüle sahip olan Gazeteci Fakir Yilmaz’in haberini Habertürk’te okumak için en yakin bir gazete bayisine ugramaniz yeterli olacaktir. Haberi ekleme saati: 10.39-28 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Tarih Posof’ta da yerlerde sürünüyor..

    Ardahan Haberleri Tarihi Kongre binasinin onarimini üç yila yakindir bir türlü bitirip, müze olarak hizmete açamayan yöneticiler kent genelinde bulunan tarihi yapilara da sahip çikmadiklari görülüyor. Posof Merkez Camii Mezarliginda bulunan bu tas 1926 tarihli ve üzerindeki yazida Cumhuriyet Manisi içeren manevi degeri yüksek olan tarihi bir deger olarak gösteriliyor. Ancak bahçede öylece korunaksiz bir sekilde birakilmasinin dogru olmadigi ve tahrip oldugu da görülmektedir. Tasin Üzerinde Osmanlica olarak “CUMHURİYET GÜNEŞİ HER UFUKTA PARLAMAZ O GÜNEŞİN DOGDUGU İLLER ŞENDİR AGLAMAZ” yazmaktadir. Posof İlçesinin en eski imamlarindan olan Laçin Bilgi bu konu hakkinda yaptigi açiklamada, ‘tarihi tasin üzerinde bulunan yaziyi Türkçeye çevirerek bu yaziyi dogrulamis ancak daha önce tarihinin 1883 tarihle bilinmesinin aksine 1926 tarihinde yazildigini söylemistir. Kendisinin bu tasi daha önce kendi imamlik zamaninda minareye koyulmasi için çaba gösterdigini ancak olmadigini söyleyerek ekledi ve “Bu tasin burada korunaksiz sekilde olmasi yanlistir” dedi. Ardahan Haberleri **Şeytan Kalesine Keçi Yolu!.. Basta Ardahan Kalesi olmak üzere çesitli tarihi yapilara sahip Ardahan’da turizm sektörüne ön ayak olacak olan tarihiye yeterince sahip çikilmadigi Ardahan’da Çildir ilçesi sinirlari içinde bulunan Şeytan Kalesi’ne giden yol Ardahan’da, Hanak’ta, Damal’da çesitli projelere destek veren SERKA tarafindan kaldirim taslariyla kaplandi. Genisletilmeden yapilan yolu ‘Keçi yolu’ olarak degerlendiren bölge halki tarihi ve dogayi iç içe barindiran bu kaleye giden yolun genisletilmeden tasla kaplanmasinin bir anlam tasimadigina dikkat çektiler. Daha önce 100 bin TL.’ye bütçe ayrilan ve isiklandirilmasi için proje hazirlatilan Şeytan Kalesi’nin bu yol ile turizme katki sunmayacagina dikkat çeken Çildirlar kaleye giden yolun genisletilip, araç geçecek hale getirilmesi halinde gerek yerli, gerek ise yabanci turist akinina ugrayacagina dikkat çekmekteler. Haberleri ekleme saati: 00.30-28 Ekim 2012 Haber/Fotolar: İlkay Çayci/Posof/Hilal Demirkaya/Çildir



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vatandas Vali Bayram’da Posof’taydi..

    Ardahan Haberleri **Vali Posof’taydi.. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu Kurban Bayraminin ikinci günü Ardahan’in sinir ilçesi Posof’a giderek burada Cuma namazini kildiktan sonra vatandaslarla bayramlasip, çay içerek Posoflularin dertlerini dinledi. Posof-Damal karayolunun yapimina ve tünel yapimina dair bir soruyu cevaplayan Azizoglu ; Özellikle kis aylarinda yöre halkinin korkulu rüyasi olan Ilgar geçidi yol yapiminin biran önce bitirilmesi ve tünel çalismalarinin öncelikli çalismalarindan oldugunu kaydetti. Hastane konusuna da deginen Azizoglu; Hastane de ilk olarak alinip Posof Devlet Hastanesine gelen ancak bir türlü isleme geçirilemeyen Diyaliz merkezinin de ilk önceliginde oldugunu söyledi. Posof’un en büyük sorunlarindan biri haline gelen dis doktoru konusunu ve Posoflularin bu derdini Gürcistan’a giderek giderdikleri ancak sagliksiz ve hijyensiz ortamlarda oldugunu söyleyen bir vatandasin sözlerini de ele alan vali bu konuyla da ilgilendiklerini söyledi. Röntgen sorununu soran bir vatandasa ise “ Röntgen sorun degil gerekirse 2 dakikada hallederiz” dedi. Türk Gözü Sinir Kapisi konusuna da deginen Vali “ Gümrügün çehresinin tamamen degistirilecegi ve gümrük kapisindan Sadece sabah 8 aksam 8 olarak degil de günün her saati geçislerin olmasi için gerekli çalismalarinin yapildigini söyledi. Ardahan Haberleri Şehit ve Gazileride Unutmadi.. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu Kurban bayraminin ilk günü Belediye Baskani Faruk Köksoy’u, 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral Yüksel Durak, İl Jandarma Komutani Albay Şefaattin Serten, İl Emniyet Müdürü Oktay Bulduk ve Müftü Vekili Faruk Söyler’le birlikte Şehit Aileleri ve Gazilerin evlerini ziyaret etti. Şehit babasi Yüksel Küçük’ün evine konuk olan Vali ve beraberindeki heyet sehit ailesiyle sohbet etti. Aileye mutlu, huzurlu bayramlar geçirmelerini dileyen Vali Azizoglu, çesitli hediyeler verdi. Ardahan Haberleri Bir diger Şehit yakini olan Ünal Sarikaya’nin evini ziyaret eden Vali ve beraberindeki heyet, sehit yakinlariyla sohbet etti. Ziyaret edilen evlerde çocuklarla ayrica ilgilenen Vali, onlara ileride ne olacaklarini sorup, hediyeler verdi. Son olarak Kore Gazisi İmdat Gündüzhev’in evini ziyaret eden Vali, uzun süren sohbetin ardindan güzel, saglikli ve mutlu bayram dilekleriyle çesitli bayram hediyeleri verdi. Haberi ekleme saati: 23.53-27 Ekim 2012 Haber/Foto: İlkay Çayçi/Posof



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Boyner CHP’nin Alternatif Cumhurbaskani Adayi!

    Ardahan Haberleri Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin düzenledigi bayram kutlamasina katilan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt CHP Ardahan İl baskanliginda yaptigi açiklamada TÜSİAD Baskani Ümit boyner’in CHP’nni alternatif cumhurbaskani adaylari içinde olabilecegini açikladi. İl ve İlçe Teskilat baskanlarinin da katildigi partililerle yaptigi bayramlasma kutlamali sirasinda CHP’nin cumhurbaskani adaylari arasinda TÜSİAD Baskani Cem boyner’in de olabilecegini açiklayan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt TÜSİAD Baskani Cem Boyner’in CHP Genel Merkezince de degerlendirilmeye alinan adaylar arasinda olduguna dikkat çekti. Ümit Boyner’in aydin, çagdas, toplumsal olaylarla yakinen ilgili, dünyaca taninan bir bayan olmasinin kendisini cumhurbaskanligi adayligina için gösterilecek adaylar arasina kattigini CHP olarakta böyle bir insani cumhurbaskanligi için aday göstermenin düsüncesi içinde olabileceklerini söyledi. **Mesalelerinizi alin, Cumhuriyet yürüyüsüne katilin.. CHP’nin Cumhuriyet kuran bir parti oldugunu unutulmamasini isteyen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt CHP’nin 29 Ekim’de yurt genelinde düzenleyecegi Cumhuriyet yürüyüsüne her cumhuriyet sevdalisinin katilmasi gerektigini de belirttigi açiklamasinda aydin, demokrat, laikligin ve demokrasinin birer simgesi olan kadinlar basta olmak üzere herkesin CHP ve STK’lar tarafindan organize edilen cumhuriyet yürüyüsüne katilmalidir dedi. Ardahan Haberleri **Az olmayalim, polisin engeline takilmayalim.. CHP Ardahan İl Binasinda yapilan bayramlasma töreninde bir konusma yapan CHP Ardahan İl baskani İlimdar Senem ise 29 Ekim’de düzenleyecekleri Cumhuriyet yürüyüsüne tüm partilileri komsularini, arkadaslarini da alarak katilmalarini gerekliligine dikkat çekti. Cumhuriyet yürüsü için Ardahan Valiligine yapilan bilgilendirmeye cevap olarak müdahale edilecegi yönünde izlenim aldiklarini belirten CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem 29 Ekim günü düzenleyecekleri Cumhuriyet yürüyüsünün yogun ve kalabalik olmasi gerektigini aksine CHP’nin gücünü az gören güvenlik güçlerinin yürüyüse müdahale edebilecegine bu nedenle polis engeline takilmamak için yogun ve kalabalik olmaliyiz diye partililerin dikkatini çekti. Ardahan Haberleri **Cumhuriyet yemeginde ‘Niye Alkollü yerde yapilmadi?‘ tartismasi.. CHP’nin 29 Ekim Cumhuriyet bayraminda düzenleyecegi yürüyüsün aksam da yakilacak mesalelerle yapilacak yürüyüsle ödüllendirilecegine dikkat çeken CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem’den sonra söz alan Atatürkçü Dernegi Ardahan İl Temsilcisi Atatürkçü Düsünce Dernegince düzenlenecek olan Cumhuriyet Gecesi ve Yemegi’nin Kura Restoran’in yani basinda bulunan ve yeni açilan Lezzet-i Kür restornatta verilmesine tepki gösteren bazi partililer buranin içkisiz bir yer oldugunu, bununda yanlis oldugunu belirtince partide bir süre Alkol tartismasi yasandi. Ardahan Haberleri **CHP Cezaevlerinde ki Açlik Grevleri içinde bir seyler söylemeli.. Bayramlasma töreni esnasinda söz alan partililer CHP’nin ülkede çesitli cezaevlerinde yasanan ve bugün ölüm sürecine giren açlik grevleri içinde bir seyler söylemesi gerektigine dikkat çeken Yavuz Usanmaz bu ülkenin birinci sorunun Kürt sorunu oldugunu bilinmesini istedi. Diger bir partili ise AKP’nin ve Recep Tayyip Erdogan’in diktatörlük hevesini cumhuriyeti kuranlar ve benimseyenlerin kiracagini belirterek cumhuriyet yürüyüsüne herkesin katilmasi gerektigini belirtti. Haberi ekleme saati: 13.15-27 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN HABERLERİ

    Ardahan Haberleri Tüm İslam Âleminde kutlanan kurban bayrami Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komsu sinir kenti Ardahan’da da huzur içinde kutlandi. Bayramin ilk günü aldiklari kurbanlari kesmeden önce camilere hücum eden Ardahanlilar bayram namazindin hemen ardindan aldiklari kurbanlari kesim alanlarina götürerek, önceden hazirladiklari biçaklari ile niyet ettikleri kurbanlarini kestiler. Ardahan Haberleri **Kurbanlar ortak kesildi.. Kentin genelini saran puslu ve soguk bir sabahin esliginde bayrama merhaba diyen Ardahanlilarin büyük bölümünün ortaklasa kurban kestikleri görüldü. **Ucuz olunca kurbanlar büyük oldu.. Geçen yillara bu yil fiyatlari bir hayli düsük olan kurbanliklari almakta zorlanmadiklari görülen Ardahanlilarin ortaklasa aldiklari kurbanliklarin bir hayli büyük oldugu görülürken, bu durum gerek kurban kesimini, gerek ise ortak alinan kurbanliklarin paylasmasini bir hayli zorladi. Bir kurbanin yaklasik 4 saat süre içinde kesilip, dogranan kurbanliklarin büyük bölümünün inek ve boga olmasi dikkat çekti. Ardahan Haberleri **Protokol Bayramlasmasina İlgi Yoktu.. Her bayram da ve önemli günde Ardahan Ögretmen Evi’nde bir araya gelen Ardahan Protokolü bu yilki Kurban Bayraminin da da ögretmen evinde bir araya geldi. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’nun baskanliginda bir araya gelen Ardahan Protokolünün bayramlasma törenine Ardahanlilarin ilgi göstermedigi dikkat çekti. Ardahan Belediyesi, Ardahan Devlet Hastanesi, Ardahan İl Emniyet Müdürlügü, Ardahan İl Jandarma Komutanligini ziyaret eden protokolü tüm Ardahanlilarin bayramini kutlayarak dagildi. Ardahan Haberleri **CHP Ardahan’da da Yürüyecek.. Cezaevlerinde ki açlik grevleri ve Kurban Bayramini gölgede birakan CHP’nin Alternatif 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami etkinligine Ardahan CHP İl ve İlçe Örgütleri de uyacak. Alinan bilgilere göre resmi kutlamaya katilmayacak olan CHP’lilerin 29 Ekim günü parti binasindan Ardahan kent merkezinde bulunan Milli Egemenlik parkina kadar yürüyecekleri ve park içindeki Atatürk Büstüne çelenk koyacaklari ögrenildi. Ardahan Haberleri **29 Ekim geldi, kis göründü.. Her yil 29 Ekim ayinda yagan kar ile birlikte kisin geldigini kabul eden Ardahanlilar yaklasan 29 Ekim öncesi bu yilda soguk havalarla mücadele etmeye basladi. Yaklasik üç gündür yagmurlu geçen havalar ardindan kentin yüksek yerlerine yagmaya baslayan kar kisin Ardahan’a iyiden iyiye yaklastigini da gösteriyor. Ardahan Haberleri **Ögüt Gazetemizi Ziyaret Etti.. CHP Ardahan Milletvekilli Ensar Ögüt partisinin bayramlasma törenine katilmak için Ardahan’a geldi. CHP Merkez İlçe Baskani Nehir ziya Alpaslan ve CHP Merkez İlçe Yöneticisi Mehmet Özdemir ile birlikte gazetemizi ziyaret ederek Ardahan Gazeteciler cemiyeti Baskani Fakir yilmaz ile bir süre göresin Ögüt bölgede kurbanlik için digerd illere götürülen birçok hayvanin satilamadigini ve bu durumun zaten perisan olan hayvan yetistiricilerini iyide iyiye perisan ettigini, bu nedene Et-Balik Kurumunun kurbanlik için götürülen, ancak satilmayan hayvanlari almasi gerektigini belirtti. **Beldeler için herkes elini tasin altina koymalidir.. Gazetemizi ziyaret ederek Gazeteci Fakir Yilmaz ile bir süre görüsen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt partisinin bayramlasma töreni ardindan Göle ilçesine bagli Köprülü (Goreveng) Beldesi ile Çildir ilçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldelerdini ziyaret edecegni ve kapatilmaya ile karsi karsiya olan bu beldelerin kapanmamasi için çevre köylerin bu iki beldeye baglanmasi için çevre köylerle görüseceklerini belirti. ‘Ardahan’da yasanan göç dolaysiyla kapanan banka, adliye, orman isletmesi ve beldeleri seyir etmemiz gerekir’ diyen CHP Ardahan milletvekili bu iki beldenin kapanmamasi için herkesin elini tasin altina koymasi gerektigine dikkat çekti. Haberleri ekleme saati: 22.01-25 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com





































    Ardahan Haberleri

  • Sizin Gabar’ınız varsa, Bizim Galağ’ımız var!..





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Sizin Gabar’ınız varsa Bizim de Galağ’ımız var!


    Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimi öncesi adeta propaganda malzemesi haline getirilen ‘Karadeniz’de Doğlagaz, Gabar’da petrol’ haberlerinden haber alınamadığı şu günlerde kışa hazırlanan Ardahanlılar, yerel ağızla  ‘Galağ’ dedikleri hayvan gübresinde elde ettikleri kendi doğalgazları, tezekleri hazırlayıp, yaklaşan dondurucu kışa karşı evlerinin önünde dizmeye yapmaya başladılar bile.Ardahanlılar kış öncesi bir yaz boyu hazırlayıp, kurutup, topladıkları tezekleri evlerinin etrafına dizip, fırtınalarda evlerini koruyan kale, soğuklarda kendilerini ısıtan  yakacak olarak kullanmaktalar. 






    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE


    Gazeteci Baba/Kız’ın hazırlayıp, TEMPO TV’de CANLI olarak sundukarı ‘GAZETECİLERLE GÜNDEM’ bu pazar yine dop dolu.


    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, sundukları ve bir gün sizinde konuk olacağınız GAZETECİLERLE GÜNDEM’in bu haftaki konukları İTO Meclis Üyesi Hüseyin Akarçeşme le İş insanı Erdem Keleş olacaklar. Gazetecilerle Gündem pazar günü saat 14.0’da TEMPOTV’de CANLIolarak yayınlanacak.




    ODUN YÜKLÜ TRAKTÖR DEVRİLDİ, 1 KİŞİ ÖLDÜ!


    Orman kesiminin aralıksız devam ettiği Ardahan’da devrilen traktörün altında kalan bir kişi öldü.

    Alınan bilgilere göre bugün akşam saatlerinde Ardahan Tepeler (Kong) köyü yakınlarına odun yüklü 75 AC 507 plakalı traktör nedeni öğrenilemeyen bir sebepten dolayı devrildi.

    Traktörü kullanan Alper Çimen’in (42) devrilen odun yüklü traktörün altında kalarak ağır yaralandığı ve kaldırıldığı Ardahan Devlet Hastanesinde kurtarılamayarak hayata göz yumduğu öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.


     


    YAZDIĞIMIZ GİBİ O İSİM SAĞLIK MÜDÜRÜ OLDU…


    VEKİLLE RESİM ÇEKEN AMİR OLUYOR!


    Seçildiği günden bugüne kadar başta yıllardır bitmeyi bekleyen Ardahan yolları başta olmak üzere var olan sorunları çözme konusunda olağanüstü bir çaba gösteren AK Parti Ardahan Milletvekili diğer taraftan da kadrosunu kurmaya devam ediyor.


    Aylardır boş bulunan ve Dr. Nejat Akın’ın vekalet ettiği Ardahan İl Sağlık Müdürlüğüne yeni atama.

    Geçtiğimiz günlerde dikkat çekip, yazdığımız İl Sağlık Müdürlüğüne geleceğini günler önceden kamuoyuna duyurduğumuz Ardahan Göleli Dr. İshak Askeroğlu Ardahan İl Sağlık Müdürlüğüne atandı.

    Bilindiği gibi İl Sağlık Müdürlüğüne  Göleli Opr. Dr. Erkan bakıyordu.




    KUZEN KOÇ


    KARS İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ MÜ OLUYOR?..

    7 yıl boş kalan ve vali yardımcılarının vekalet ettiği Ardahan İl Özel idare Genel Sekreterliğine köylüsünü, Ardahan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Genel Sekreterliğine kendisiyle birlikte 2. sırada milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen cami imamı Güven Karakoyun’u atattıran AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un İl Sağlık Müdüründen sonra kuzeni olan Akın Koç’da Ardahan İl Mili Eğtim Müdürlüğüne getirilen Kars eski İl Müdürü Aydın Acay’ın boşalttığı koltuğa oturutmaya hazırlandığı ileri sürüldü.

    Kars İl Milli Eğtim Müdürü olacağı ileri sürülen Koç’un bakanlığın onayını beklediği de iddia edildi.




    30 YILDIR BİTMEYEN YOLU  3 AYDA BİTİRTTİ..

    Sın olarak ziyaret ettiği T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile görüşüp, Ardahan T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürünü aldıran AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç boş durmuyor.


    Bir yandan kadrosunu kurmaya çalışan diğer yandan sorunlarını çömeye söz verdiği sorunların üzerine olağanüstü bir enerjiyle giden AK Parti Ardahan Milletvekili, İnşaat Mühendisi Kaan Koç yıllardır bitirilmeyen Ardahan Göle yolu ve çevre yollarının yapımlarnı tamamlatıp,  bitirlmesini sağladı.




     




    KAYMAKAN RESİM ÇEKENİ POLİS ARATTIRIYOR!


    Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’un yeni kaymakamı Posof’a atandığından bu yana oturduğu kaymakamlık lojmanına yaptığı masrafı duyanların dudaklarını uçuklatığını, ‘SARAYDAN DAHA MASRAFLI OLAN KAYMAKAM SARAYINA PARA YETİŞMİYOR!..’ başlığıyla gündeme getirmemiz Posofluları ve kamuoyunu memnun ederken kaymakamı rahatsız etti.

    Habere konu olan Kaymakamlık Lojmanının fotoğrafının nasıl çekildiğinin bulunması için polise emir verdiği öğrenilen Posof kaymakamının Köylere Hizmet Götürme Birliğinden, SYDV’den ödettirtiği iddialarına cevap vermektense ‘Resimi kimin çektiğini bulun’ diye polisi meşgul etmesi de anlaşılamadı.


     


    ARDAHAN ÇEVRE MÜDÜRÜ DE ALINDI!..




    Ardahan İl Emniyet Müdüründen sonra Vali, Vali Yardımcıları, İl Sağlık ve Milli Eğitim Müdürünün değişimden sonra şimdi de Ardahan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü de görevden alındı.


    Alınan bilgilere göre bir yıl önce Ardahan İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişiklik Müdürlüğüne atanan Bahtiyar Topal’ın beklenmedik bir anda görevden el çektirildiği, yerine ise kimsenin atanmadığı öğrenildi.


    Çıldır’da Yangın!..


    Ülke genelinde yıl boyu süren ve bir çok ormanlık alanı yok eden ve son olarak 3 kşiinin ölmesine neden olan helikopter düşmesi ile devam eden orman yangınları sonrası şimdi de ot yangınları başladı. Ardahan’ın Ermenistan ve Gürcistan’a sınır Çıldır İlçesine bağlı Aşağıcanbaz köyünde çıkan otluk yangını maddi zarara neden oldu. Çıldır Belediyesine ait itfaiyenin müdahalesiyle soğutma ve söndürme çalışmaları ile yangın kısa sürede etkisiz hale getirildi.



    ELON MUSK KAYIP UYDULARI MI BULACAK?


    Şu an Amerika’da olan ve Demirtaş ile Kavala’yı soran karşısındaki Amerikalı gazeteciyi havuzdakilere sanıp, Davos’taki ‘One Minute benzeri  çıkış yapan Erdoğan’ın Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla ve SpaceX şirketleriyle görüşmesi başta havuz medya tarafından olmak üzere Musk’un alıp, X’i eklediği tevitterdaki trollerce yüz yılın görüşmesi olarak servis edilmesinin nedenine baktığımda,”Ay’a yol yapacağız desek inanırlar” diyen damadın bahsettiği uzayda iki adet kayıp uydumuzun olduğunu da öğreniyordum.




    Gerçi bu iddiayı daha önce de meslektaşım Yılmaz Özdil’in gazeteci Uğur Dündar ile birlikte sunduğu bir programda dile getirdiğini de hatırlıyor, Elon Musk’ın Birleşmiş Milletler Binasını kıskandırdığı ileri sürülen ve Ensar Vakfına Kızılay’dan aktarılan 8 milyon dolarlık para ile yaptırıldığı iddia edilen Türk Evi’nde Erdoğan ziyareti ile bir araya getirip, bu ziyaretin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordum.

    2017 yılında da Türkiye’ye gelen ve Erdoğan ile görüşen Elon Musk’ın bu ziyaretlerinin altında yatanın Musk’ın ülkemiz üzerinden bölgeye açılma hesapları olduğunu ve bunun için dünya markası olan şirketine ucuz işçi, bol teşvikli, yok denecek vergi şartlarıyla yeni paralar kazandıracak hesaplar içinde olduğunu da anlıyordum.

    7 yıl öncede Türkiye’ye gelen ve Erdoğan’ın bugünkü gibi gelip ülkemize yatırım yapan Musk’un kolunun altına aldığı kitaplarla Türk Evi’nden ayrılırken bu görüşmede ne istediğinden çok aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan ve Demirtaş ile Kavala’nın sorulmasına kızan Erdoğan’ın ne dediği kamuoyuna sunuldu.

    Kendisini Türk Evi’nde ziyaret eden Musk’a “Dijital Türkiye Vizyonu” ve “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi”ni anlatan ve

    Togg’un yollara çıkmasıyla birlikte Tesla’nın da Türkiye pazarına girdiğini hatırlatan Erdoğan, Musk’ı, Tesla’nın 7’nci fabrikasını kurmaya çağırdığını, Türkiye’nin uzay programı kapsamında atılacak adımlarda SpaceX ile iş birliği imkanlarının doğabileceğini belirttiğini, Musk’ı İzmir’de düzenlenecek olan TEKNOFEST’e davet ettiği kamuoyuna sunulurken ne dediği konusunda bir detay verilmeyen Musk’un da Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” kitabının İngilizce versiyonu ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan ve “BM Reformu: Uluslararası İş Birliğine Yeni Bir Yaklaşım” kitaplarını alıp, futbol topu hediye edilen çocuğu olmaksızın oradan ayrıldığı yönünde haberleri okuyor, görüyorduk.




    Evet, kucağındaki çocuğuyla Erdoğan’ı Amerika’daki Türk Evinde ziyaret eden Elon Musk sadece elektrikli otomobillere yaptığı yatırımlarla yetinmiyor. İddiaya göre, Güney Afrika doğumlu milyarder, uçak yolculuklarının süresini radikal bir şekilde düşürmeye ve uzaya da hâkim olmaya hazırlandığı bir zamanda bu görüşmede kaybolduğu ileri sürülen bu ülkenin yerli malı denen ama çoğu parçasının ithal edildiği ve milyonlar harcanıp, yapıldığı iddia edilen kayıp 2 uydusunu bulması için mi yoksa damadın dediği yolu yapmak için mi görüştü bilmem ama bu görüşmelerin ileri gidebilmesi ve Yedi yıl öncede 7. fabrikasını Türkiye’ye yapması istenen bu iş insanı ve diğerlerinin de tek tereddütleri ve cevap verilmesi gereken sorular sorduğunu da unutmamak gerekir.

    Çünkü, o iş insanlar adına Demirtaş ve Kavala’yı soran PBS kanalı Muhabiri Amna Nawaz’ın Türkiye’de gazeteci Sedef Kabaş, iş insanı Osman Kavala ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi üst düzey tutuklamalar bulunduğunu belirtip, “Bu kişileri susturmaya mı çalışıyorsunuz? şeklin de bir soru soran gazeteciye ‘ “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın, yargının verdiği karara saygı duyacaksın. Amerikan yargısı yargı da Türkiye’nin yargısı yargı değil mi? Türkiye’nin yargısına da saygı duymaya mecbursunuz’ diyerek yapılan çıkışların bu ülke için bir çıkmaz olduğunu anlamak yeter ve artar bile..


    Çünkü, ABD’li gazeteciye “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın’ diyen sayın Erdoğan’ın dikkat çektiği yargının hala tutuklu bulunan TİP Milletvekilinin serbest bırakılmaması gibi Demirtaş ve Kavala için verdiği kararlar ve altına imza attığımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları gün yüzü misali ortada dururken gel ülkeme yatırım yap demenin demekten öteye geçmediğini Elon Musk’a 7 yıl önce yapılan görüşmenin ve diğerlerine beklenen yatırımların hala sonuçlanmamasından anlıyoruz.

  • GÖLELİ BETON MİKSERİİ 2 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜ! ARDAHAN'I ÜZEN ÖLÜMLER SERİSİ..

    https://www.youtube.com/watch?v=3y4VpXKD0u0&ab_channel=ArdahanTV


     



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLARAK BEKLİYORUZ..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ileÖzlem Şeyma Yılmaz’ınbirlikte hazırlayıp TEMPO TV’de CANLI olarak sundukları


    GAZETECİLERLE GÜNDEM


    sizinde konuk olduğunuz Tempo TV ekranlarında..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?



    ARDAHAN’I ÜZEN ÖLÜMLER..


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve Damal’da bir kişinin silah ile öldürüldüğü, Hoçvan’da eşinin ve babasının dövdüğü, 4 aylık bebeğini düşürdüğü bu nedenle girdiği bunalım sonucu intiar ettiği iddia edilen genç bir gelinin hayatına sonverdiği, Belçika’dan köyüne gelen Küçük Cincoruplu bir gurbetçininbirlikte pikniğe çıktığı bir kişininde ağır yaralandığı trafik kazası sonucu hayatını kayıp ettiği Ardahan’daki ölüm kenti üzdü.


    Eczacı Besim Yolaçan’ın hayata göz yumduğu aynı gün Ardahanlı dolmuş esnaflardan olan Yaşar Dündar’da hayata veda etti.


    GÖLE’Yİ ÜZEN KAZA: 2 ÖLÜ

    D.I. idaresindeki 73 AAB 297 plakalı Göle özel bir Hazır Beton Firmasına ait beton Mikseri, Erzurum Oltu-Tortum karayolu Aksu Mahallesi mevkiinde kontrolünü kaybederek önce bariyerlere ardından da yol kenarındaki  B.K’ya çarptı.

    Çevredekilerin durumu bildirmesi üzerine kaza yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    Yol kenarında hurda toplayan B.K. kaza yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralan araç sürücüsü D.I. ise kaldırıldığı Tortum Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

    Jandarma ekipleri kaza yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, trafik akışını kontrollü bir şekilde tek şeritten sağladı.


    DAMAL’DA TRAKTÖR KAZASI


    4 YARALI!


    Damal Seyitören Köyü Yaylası bölgesinde Damal istikametine doğru giden Sezgin Alşan kontrolündeki traktör aşırı hız ve alkollü araç kullanma sebebi ile kontrolü kaybedip, bariyerlere çarparak takla attı. Olayda ikisi ağır 4 kişi yaralandı. 04/07/2023 TARİHLİ HABER Okur Haberi





    Tanıtılamayan bir kentin sahipsiz güzellikleri…


    Doğalgaz çevrim santralı komşusu Hanak’ın % 38 inin, kendisini (İkizdere/Nunus) bir köy hariç tümü Alevi kültürü ile yoğrulan Damal’ın tüneli hala açılmayan Ulgar Dağının ardında kalan Posof gibi doğalgaz beklediği şu günlerde köy, yayla yolları gibi bozuk şehir içi yollarına kan döküldüğü haberini alıyoruz.


    Bir kişinin öldüğü bir kişinin de ağır yaralı hastanelik olduğu Damal’daki olay bizi olduğu gibi herkesi üzerken, aynı ilçede bu hafta sonu yapılacak olan ve ne alakaysa müzik dinletili olacağı da söylenen Şap etkinliğinin de iptal edilip, edilmeyeceği de merak konusu oldu. 




    Bilmem ama bu kentin yani Atatürk’ün silüetinin bile küsüp, gelmediği kaldırım taşlarını bir türlü dizemeyen ve yaklaşan seçimde yeniden aday gösterilmesi halinde CHP’nin kaybedeceği söylenen belediyesinin içi boş ve hiçbir yerel ve de ulusal basında yer almayan ‘kendin, çal, kendin oyna ama ne kadar para harcadın sorusuna hesap ya da cevap verilmeyen etkinliği gibi diğer onca etkinliğine bakmak isterim.

    Köprü altları ve köylere kadar düşen bu sözde etkinliklerin aslında fatura edilmesi gereken paracıkları resmîleştirmek olduğu da iddia edilirken bunlar gibi Ardahan ve Çıldır Belediyesinin de önümüzdeki günler içinde düzenleyecekleri Bal ve Göl festivalleri öncesi nerede ne kadar fatura alınacağının hesabı içinde olduklarını da öğreniyoruz.

    Neyse bunları şu iki etkinlik bittikten sonra ‘Festivallere, şenliklere Harcadığınız Paraların Hesabını Verin’ manşetleriyle sonra soralım diyerek asıl konumuza, bir türlü tanıtılamayan, anlatılamayan ve yıllar sonrada olsa bir müdürün atandığı Kültür, Turizm Müdürlüğünün Kinzo ve Şeytan kalesine olduğu gibi Kurtkale kalesine niye yol yapmadığını, bu ve bunlara benzer alanlara giden tabelalar dikmediği yetmezmiş gibi Ardahan için değil de Düzce Akçaova için düzenlenen ‘”Akçakoca Senin Gözünden Daha Bir Güzel” adlı fotoğraf yarışmasının yapıldığını duyurur biz zavallı Akçaova neresi diye soran gazetecilere..

    Evet, SERKA tarafından plan, projesi ve parası olmasına rağmen 7. aya girdiğimiz şu günlerde yıllardır halen yolu yapılmayan Çıldır Şeytan Kalesi gibi, nice doğal güzelliklerimizin olduğunu ve bunların yapılan onca içi boş etkinliğe karşın benim başında olduğum sırada ‘GüçlüBir Ardahan Lobisi’ diye diye Ardahan tarihinde ilk kez hem de bir değil, 3 Ardahanlı belediye başkanının seçildiği dönemin ARDAFED yöneticileri tarafından ülkenin en büyük metropolü İstanbul’da düzenlenen 1. Ardahan Tanıtım Günleri ve sonrasındaki Bal Festivalleri kadar yerelde olduğu gibi ulusalda tanıtılamadığını hiç düşündünüz mü?.

    Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeğimiz, cinayete rağmen müzikli bir panel düzenleneceği söylenen Damal’a yansıyan Atatürk silüeti, Amerika’daki bir derginin ve zamanın valisinin Davos dediği ve sit alanı olmasına rağmen o güzelim çamları kesilerek, birinin de Beşikkaya’da yapılacağı gittikçe netleşen HES’lerle derelerinin suyu kurutulan Posof’un olağanüstü doğası, sınır kapılı Çıldır’ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle’deki onca kale ve türbeler, yetmedi o, insana üzerinde uzanma isteği getiren güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz’e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan yaylası, Hoçvan yaylasıyla Ardahan’ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..




    Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof’un, Ardahan’ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Aktaş gölüne konan kuşlarını, yangında yanmayan sarıçamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?

    Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle’nin Çağı, Hanak’ın Gagalası..

    Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan’da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum.

    İşte size yıllardır yararlanılamayan, hatta yüzülemeyen Çıldır gölü ..

    Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz?.. Gölelinin Çıldır’ı, Hanaklının Posof’u, Damallının Göle’yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği, görmediği o güzelliklere nasıl olur da sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?




    İçi boş festival, şenlik, şölen düzenleyip, bal olmayan, hayvanlarının Şap’la kırıldığı ama diğerleri gibi hesabı verilmeyen Ardahan Bal Festivali ile mi yoksa balığı olmayan ama tavuklar kızartarak kutlanan Göl festivali ile mi?

    Belki de Goreveng ile Bülbilan çayı ile, ya da Hoçvan’ın kaymağı ile..

    Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek, biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize ne de dünyaya tanıtamıyoruz, şu 15 Temmuz Darbe Girişimi olayında denildiği, ileri sürülen onca iddia gibi ‘bu işte bir eksiklik var’ diyerek..






    arşiv haber/yorumlar 09.06.2023 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas



     



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?



    5 AYLIK GELİN GELDİĞİ BABASININ EVİNDE İNTİHAR ETTİ!


    Geçtiğimiz gün yaşanan kavga sonucu bir kişinin silahla vurularak öldürüldüğü, bir kişinin yaralandığı, dün de bir vatandaşın kazayla bir kız çocuğunu traktörle öldürdüğü Ardahan’da yine bir intihar olayı yaşandı.

    Alınan bilgilere göre Hoçvan Hasköylü olduğu öğrenilen ve 5 ay önce Çağlayık (Erdemel) köyüne kaçarak sevdiğiyle evlenen yeni gelinin gelin olarak gittiği evde yaşanan bir tartışma sonucu küserek geldiği baba evinde kendisini iple asarak hayatına son verdiği öğrenildi.

    İntihar eden Z. Avcı (20) isimli yeni gelinin yaşanan bir tartışma ardından baba evine geldiği ve daha önce de bebek düşürdüğü iddialarının ne kadar doğru olduğu,ancak girdiği bunalım sonucu intihar eden genç gelinin yapılacak otopsi ve soruşturma ardından toprağa verileceği öğrenildi. 



    KARA BULUTLARIN DOLAŞTIĞI DAMAL’DA 2.ACI OLAY!


    Baba kızını traktörle ezdi! Meraya atılan bebek olayı!..


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bir kardeşin silah ile vurularak


     öldürüldüğü, bir kardeşin yaralandığı Damal’da ikinci bir olay ilçeyi şok etti.

    Alınan bilgilere göre Damal Mustafa Kemal Mahallesi sakinlerinden Serkan Sarıkoç kullandığı traktörü ile 7 yaşındaki küçük kızını kazayla ezerek ölümüne sebep oldu. 

    Babasının kullandığı traktörün altında kalarak can veren Berna Sarıkoç’un hayatını kaybettiği Damal’da işlenen cinayet sonucu hayatını kaybeden Gürbüz Çamlıyurt ile aynı gün  yani bugün toprağa verileceği alınan bilgiler arasında oldu.

    Öte yandan yine Damal’da bir bebeğin meraya atıldığı ve yabani hayvanlarca kolu ve bacağının koparılmasından sonra bulunduğu ileri sürülürken, bu olayın ne derece doğru olduğu konusunda İlçe Kaymakamlığından kamuoyuna açıklama yapılması beklenmektedir.




    bu haberin görüntülerini YouTube ArdahanTV de https://youtube.com/shorts/SzQXJ-3aAH8?feature=share linkinden İZLEYEBİLİRSİNİZ..


    Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 

    Alınan bilgiye göre Damal ilçe merkezinde sabah saatlerinde 11 sırlarında çarşı merkezinde karşılaşan Kurbanı Abdan ile Damal’ın tek büyük marketi olan Çamlıyurt AVM’nin sahiplerinden olan Gürbüz Çamlıyurt arasında bilinmeyen bir konu yüzünden tartışma çıktı.

    Tartışmanın büyümesi üzerine Kurbani Abdan belin de bulunan tabancasını çekip, Gürbüz Çamlıyurt’u patlattığı silah ile art arda kurşunladı. 




    Aldığı kurşunlar sonucu olay yerinde can veren Gürbüz Çamlıyurt’un vurulduğunu duyan abisi Cemal Çamlıyurt ise ağır yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Gürbüz Çamlıyurt’un hayatını kaybettiğini belirledi. Cemal Çamlıyurt’un ise ilçedeki sağlık merkezine kaldırılarak tedaviye alınırken Kurbanı Abdan’ın kaçmadan polise teslim olduğu bilgi alındı.

    Konu hakkında yaptığımız araştırmada olayın bir namus meselesine benzediği de görüldü.




    Tanıtılamayan bir kentin sahipsiz güzellikleri…


    Doğalgaz çevrim santralı komşusu Hanak’ın % 38 inin, kendisini (İkizdere/Nunus) bir köy hariç tümü Alevi kültürü ile yoğrulan Damal’ın tüneli hala açılmayan Ulgar Dağının ardında kalan Posof gibi doğalgaz beklediği şu günlerde köy, yayla yolları gibi bozuk şehir içi yollarına kan döküldüğü haberini alıyoruz.


    Bir kişinin öldüğü bir kişinin de ağır yaralı hastanelik olduğu Damal’daki olay bizi olduğu gibi herkesi üzerken, aynı ilçede bu hafta sonu yapılacak olan ve ne alakaysa müzik dinletili olacağı da söylenen Şap etkinliğinin de iptal edilip, edilmeyeceği de merak konusu oldu. 




    Bilmem ama bu kentin yani Atatürk’ün silüetinin bile küsüp, gelmediği kaldırım taşlarını bir türlü dizemeyen ve yaklaşan seçimde yeniden aday gösterilmesi halinde CHP’nin kaybedeceği söylenen belediyesinin içi boş ve hiçbir yerel ve de ulusal basında yer almayan ‘kendin, çal, kendin oyna ama ne kadar para harcadın sorusuna hesap ya da cevap verilmeyen etkinliği gibi diğer onca etkinliğine bakmak isterim.

    Köprü altları ve köylere kadar düşen bu sözde etkinliklerin aslında fatura edilmesi gereken paracıkları resmîleştirmek olduğu da iddia edilirken bunlar gibi Ardahan ve Çıldır Belediyesinin de önümüzdeki günler içinde düzenleyecekleri Bal ve Göl festivalleri öncesi nerede ne kadar fatura alınacağının hesabı içinde olduklarını da öğreniyoruz.

    Neyse bunları şu iki etkinlik bittikten sonra ‘Festivallere, şenliklere Harcadığınız Paraların Hesabını Verin’ manşetleriyle sonra soralım diyerek asıl konumuza, bir türlü tanıtılamayan, anlatılamayan ve yıllar sonrada olsa bir müdürün atandığı Kültür, Turizm Müdürlüğünün Kinzo ve Şeytan kalesine olduğu gibi Kurtkale kalesine niye yol yapmadığını, bu ve bunlara benzer alanlara giden tabelalar dikmediği yetmezmiş gibi Ardahan için değil de Düzce Akçaova için düzenlenen ‘”Akçakoca Senin Gözünden Daha Bir Güzel” adlı fotoğraf yarışmasının yapıldığını duyurur biz zavallı Akçaova neresi diye soran gazetecilere..

    Evet, SERKA tarafından plan, projesi ve parası olmasına rağmen 7. aya girdiğimiz şu günlerde yıllardır halen yolu yapılmayan Çıldır Şeytan Kalesi gibi, nice doğal güzelliklerimizin olduğunu ve bunların yapılan onca içi boş etkinliğe karşın benim başında olduğum sırada ‘GüçlüBir Ardahan Lobisi’ diye diye Ardahan tarihinde ilk kez hem de bir değil, 3 Ardahanlı belediye başkanının seçildiği dönemin ARDAFED yöneticileri tarafından ülkenin en büyük metropolü İstanbul’da düzenlenen 1. Ardahan Tanıtım Günleri ve sonrasındaki Bal Festivalleri kadar yerelde olduğu gibi ulusalda tanıtılamadığını hiç düşündünüz mü?.

    Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeğimiz, cinayete rağmen müzikli bir panel düzenleneceği söylenen Damal’a yansıyan Atatürk silüeti, Amerika’daki bir derginin ve zamanın valisinin Davos dediği ve sit alanı olmasına rağmen o güzelim çamları kesilerek, birinin de Beşikkaya’da yapılacağı gittikçe netleşen HES’lerle derelerinin suyu kurutulan Posof’un olağanüstü doğası, sınır kapılı Çıldır’ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle’deki onca kale ve türbeler, yetmedi o, insana üzerinde uzanma isteği getiren güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz’e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan yaylası, Hoçvan yaylasıyla Ardahan’ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..




    Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof’un, Ardahan’ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Aktaş gölüne konan kuşlarını, yangında yanmayan sarıçamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?

    Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle’nin Çağı, Hanak’ın Gagalası..

    Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan’da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum.

    İşte size yıllardır yararlanılamayan, hatta yüzülemeyen Çıldır gölü ..

    Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz?.. Gölelinin Çıldır’ı, Hanaklının Posof’u, Damallının Göle’yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği, görmediği o güzelliklere nasıl olur da sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?




    İçi boş festival, şenlik, şölen düzenleyip, bal olmayan, hayvanlarının Şap’la kırıldığı ama diğerleri gibi hesabı verilmeyen Ardahan Bal Festivali ile mi yoksa balığı olmayan ama tavuklar kızartarak kutlanan Göl festivali ile mi?

    Belki de Goreveng ile Bülbilan çayı ile, ya da Hoçvan’ın kaymağı ile..

    Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek, biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize ne de dünyaya tanıtamıyoruz, şu 15 Temmuz Darbe Girişimi olayında denildiği, ileri sürülen onca iddia gibi ‘bu işte bir eksiklik var’ diyerek..






    arşiv haber/yorumlar 09.06.2023 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas


  • BAYARAMI ÇILDIR DENİZİN DE KUTLADILAR..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




    Yazarlarimizi okuyor musunuz?





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Kars ile Ardahan sınırları arasında yer alan, kışın yüzeyi tamamen buz tutan Doğu Anadolu Bölgesinin 2. en büyük gölü Çıldır Gölü’ne yaz aylarında da yerli ve yabancı turistler yoğun ilgi gösteriyor.

    Hava sıcaklıklarının etkisini gösterdiği bölgede, yerli ve yabancı turistler, Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ikinci gölü olan, bin 959 rakımlı Çıldır Gölü’nde bayram tatilinde de yüzmenin keyfini yaşıyor.

    123 kilometrekarelik alanı bulunan göle gelen turistler yüzmenin yanı gezme keyfi yaşıyorlar. Göl çevresinde piknik yapan vatandaşlar, yeni yapılan iskeleden gölün serin sularına girebiliyor.



    Çıldır Gölü Hikayesi..

    Çıldır Gölü, Doğu Anadolu’nun Van Gölünden sonra en büyük gölü olma özelliğine sahip Çıldır Gölü Ardahan ve Kars il sınırları içinde yer almaktadır. Anadolumuzun en güzel gölleri arasında yer alan Çıldır Gölü bir doğa harikasıdır.


    Çıldır Gölü Fiziksel Özellikleri

    123 km kare alana sahip bu göl Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük tatlı su gölüdür. Deniz seviyesinden yüksekliği 1959 metredir. En derin noktası 43 metre olan bu göl karstik bir oluşuma sahiptir.


    Çıldır Gölü Ticari Faaliyetleri

    Etrafı sert iklim nedeni ile tarım için elverişli değildir ancak bol yeşil alanı ile hayvancılık için oldukça müsaittir. Yöre halkı için önemli bir geçim kaynağı olan bu gölde balıkçılık yapılmaktadır. Dört mevsim boyunca yapılabilen balıkçılık kışın buzların kırılması veya büyük delikler açılması ile devam etmektedir. En çok aynalı sazan adı verilen balık türü bulunan Çıldır Gölünde yanlış yapılan avlanmalar ve sert kurak dönemler balıkçılık faaliyetlerinin gerilemesine neden olmaktadır.

    Yoğun kuraklık dönemlerinden etkilenen Çıldır Gölünde su miktarının artırılması için devlet tarafından su kanalları yapılmış ve yöre içinde bulunan diğer sular bu kanallar aracılığı ile göle taşınmıştır. Gölde su miktarının artmasını sağlayan bu durum yöre içindeki çayırlık alanların kurumasına neden olmuştur.

    Çıldır Gölünün tek çıktısı yani göle bağlı olarak oluşmuş tek adacık Arpaçay’dır. Bu ada üzerinde turizme yönelik faaliyetler günümüzde artarak devam etmektedir. Arpaçay kolu Çıldır Gölünün kuzey batısında yer alır ve Ermenistan sınırında bulunmaktadır.

    Göl çevresinde bataklık ve sulak çayırlar pek bulunmamaktadır. Yalnızca kuzey batı tarafında bataklık ve sulak çayırlar bulunur. Çıldır gölü çevresi genellikle mera vasıflıdır ve küçük baş ile büyük baş besiciliği yapan insanlar için oldukça kıymetli bir alandır.


    Çıldır Gölü Oluşum Şekli

    Gölün jeolojik yapısı incelendiğinde kuzey ve güney tarafında milli, kumlu ve çakıllı tabakalar vardır. Bu alanlar genellikle volkanik toprak özelliğine sahiptir. Çıldır Gölü volkanik olaylara bağlı olarak lav akıntısı ve yığınlaşmış molozlar ile meydana gelmiş doğal bir göldür. Gölün meydana gelmeye başlama süreci Tersiyer döneminde başlamıştır. Tersiyer, üçüncü zaman olarak adlandırılan ve günümüzden 65 milyon yıl önce gerçekleşmeye başlayan jeolojik devirdir.



    DOLAR VE EURO’YU


    DÜŞÜRMENİN İLACI DEMOKRASİ!


    Barış süreci misali Nas ile ilişkileri kesip, faizi arttırma ile dolar ve Euro’nun düşeceğini ümit eden iktidar ve O iktidara güvenip, 21 yıla rağmen son seçimlerde yeniden oy veren bizlerin anlamadığı tek şey rüyada görülen buğday ambarının bizim olmadığı gibi dış güçler denenlerin elinde olduğunu bir türlü görüp, kabul etmemesidir.

    Çünkü dolar, eruo düşecek diye panikleyip elindekilerini bozduranların o gün yani kucağına atılan ateşli enflasyon topunu dışarıdan getirttiği Merkez Bankası Müdiresiyle ve yeni yardımcıları ile soğutacağı ileri sürülen Mehmet Şimşek’in ‘bu can bu bedendeyken papazı vermem’ deyip, bizlere papazı gösterten Erdoğan’ın Nas’ından vazgeçildiğini ve rasyonele geri dönüldüğünü belirtmesi ile 1 bilemediniz üç lira gerileyen doların düşmesiyle panikleyenler yine papazı görüp tekrar zarar ettiler.

    Evet, Erdoğan’ın Şimşek ve ekibine adeta ‘Ben ekonomist, bir süre ekonomiye karışmayacağım, alın ne yaparsanız yapın ama doları, Euro’yu düşürün’ dediği şu günlerde hemen herkesin borsacı olduğunu da görürken bu iktidarın ve biz borsacıların görmediği tek şey var.

    O da kurban aldırmayan enflasyonu yarı yarıya düşürecek, yatırımları tetikleyecek, yabancı yani o kızdığımız ama parası dolar ve Euro’suna muhtaç olduklarımızı ülkeye getirecek, yerli yatırımcıyı yüreklendirecek, beyin göçünü durduracak tek ilacın ve önlemin buzlukta olanı çıkarmak, saray denen dev binalara adaleti yayacak, insan haklarını sağlayacak olanın Nas ‘tan vaz geçip, politika faizini arttırmaktan değil, güçlü ve tam bir genel affında içinde olduğu Demokrasidir.

    Ve bu demokrasinin hayata geçirildiğini AHİM kararlarına saygı gösterip, Kavala ve Demirtaş’ında içinde olduğu insanları bırakarak ortaya koyacak adımlardır. Bununla kalmayıp, bir değil, binlerce kez delinen Anayasa’ya göre hemen serbest kalması gereken Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay Milletvekili seçilen Kavala gibi Gezi Davası tutuklusu Can Atalay gibi seçilip, yerlerine kayyum atananlara özgürlük yetmez görevlerine iade edilmesi enflasyonun belini kıracağı gibi içeride iç barış, dışarıya da demokrasi güvencesi verilecektir.




    Sadece bunlar mı? Bilmem ama aklıma gelen ilk birkaç önemli bu adımı atmakla önüne geçilemeyen doları, Eruo’yu durduracak ve en önemlisi dışa karşı iyi niyetli olduğunu ortaya koyup, Ermenistan, Suriye, Irak, İran, Yunanistan ile yeni kapılar açacak dünya jandarması Amerika ve onun tayfası Avrupa ile Rusya gibi kol kola girilmezse de ticaretle yeni Nas’lar değil ekonomik paslar alınıp, verilecektir.

    Evet dünkü yazımda olduğu gibi o yazıdan sonra bu yılın ilk ayı yani 24 Ocak Kararlarını hatırlatan Ocak 2023’te ele aldığım ‘ERDOĞAN’IN ENFLASYON, 155’LİLER KOALİSYONU!’ başlıklı yazımı da bir kez daha yayınlayıp, bugün yaşananları dün ele aldığımızı ama sakalımızın olmasına rağmen gerek yukarıda gerekse aşağıdaki aylar önceki yazımda anlatmak istediğimizi, başta iktidara olmak üzere kimseye anlatamadığımızı ama belki bu kez birileri anlar diyorum.

    **ERDOĞAN’IN ENFLASYON, 155’LİLER KOALİSYONU!

    “Seni başkan yaptırmayacağız” diyen Demirtaş’ın 6 yıldır hapishanede olduğu ülke solcu diye geçinen ama “içimizdeki ülkücülerle gurur duyuyoruz” diyen büyük muhalefetin “göndereceğiz” dediği 21 yıllık iktidar ile birlikte yeni bir seçime doğru gidiyor.

    7 Haziran’dan sonra Gezi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz’dan bu yana birçok taktikle iktidarda kalmayı başaran mevcut iktidar partisi AK Parti son seçimi de MHP, BBP ve Doğu Perinçek’in başında olduğu Vatan Partisi ile bitirmek üzere.

    Ülkenin kuruluşundan bu yana “vatanı kurtaracağız” diye kurulan partilerin bir türlü beklentilerini yerine getiremedikleri için sandık başına giden seçmen tarafından tarihe gömülen ANAP, DYP gibi 20’ye yakın partinin hatalarının yanı sıra askeri vesayet, beceriksiz hantal bürokrasi, 12 Eylül cuntasının ezip, dağıttığı muhalefetin beceriksizliği  yüzünden 21 yıldır iktidarda olan AK Partiyi iktidara taşımıştı.




    İnsan hakları, hak, hukuk, adalet başta olmak üzere verilen ödevleri yerine getirmediğimiz için 60 yıla yakındır kapısında bekletildiğimiz Avrupa Birliği’ne gireceğiz denip yanına aldığı sonrasında nerdeyse  bedelini ödeyeceği cemaati kullanıp iktidara gelen, ardından Balyoz, Ergenekon gibi davalar başta olmak üzere asker, polis ve yargıya hücum ederek, “Halkın yanında” izlenimini verip, generalleri birer birer içeri attırıp iktidarını iyiden iyiye sağlamlaştıran AK Parti şimdi yeni taktikler peşinde.

    Çünkü aynı AK Parti Ermenistan’a sonrasından Amerika ve Avrupa’ya kaçan hakim ve savcılarca yürütülen soruşturmalarla dolarların içinden çıktığı ayakkabı kutucuklarını hatırlatan 17-25 Aralık operasyonları ile karşılaşınca telaş içinde kalıp, “kandırılmışız, Allah af etsin” diyen sonra da 5 yetmedi 11 çocuklu oldukları söylenen seçmenden oy almak için bugün terör örgütü uzantısı diye suçlanan parti ve o partiye yön verenlerle masa kurup, sonrada onu yıkan aynı parti AK Parti bir 5 yıl daha iktidarda kalmak için Karadeniz gazı dahil, tam gaz yol almaya devam ediyor.

    Ve yeniden iktidar olmak için “Kürt sorunu, barışta ne?” deyip, ulusalcı tayfasıyla yol almaya devam eden aynı AK Parti bu kez de bir dönemde CHP ile üç ay boyunca iktidarda kalmayı başarmış şimdi de biraz daha iktidarda kalmak için erken seçim tartışmalarını başlatarak gündemi değiştirmeye çalışmakta.

    Beceriksiz ve harekete geçen topluma “seçimleri bekleyin, evden çıkmayın, tahrik olmayın” diyen muhalefet dolayısıyla 21 yıldır adeta beleşten iktidarda kalmayı başaran, beceren hükümetinin süresini biraz daha uzatmayı hedeflediği de görülmekte…

    Çünkü en az 2 yıldır erken seçim diyen mevcut muhalefet gerek adayını belirmemekle, gerekse “Aaa şaka, maka derken gerçekten ve cidden seçim olacak gibi…” korkusu taşıyor intibası içinde olması seçmen üzerinde olumsuz etki yapmakta ve aynı seçmene “seçim olsa da çokta değişim olmaz” şeklinde düşünmesine ve AK Partinin bir iki yeni partiyi de yanına alarak 26 yılını iktidarda geçirecek gibi…

    Bunun içinde başta iç ve dış çatışmaların şiddetlendirilmesi olmak üzere, bol maaşlı trollerin yeni dalavereleriyle oluşturulacak sahte ve sanal gündemlere de hazır olun…

    Bunun en son örneği de daha dün iktidara demediklerini bırakmayan 3 harflilerin bir CEO’sunu kurban verip, seçime kadar fiyatlar sabitlediklerini açıklayıp, teslim olduktan hemen sonra 5’li çete diye anılan 15’li değil, 155’lilerin yani al-yap-işlet dolarlar hazineden denen müteahhitlerin işlettiği Dolara zam yapmayacaklarını müjdeleyen AK Partinin dinamosu Erdoğan tarafından bizzat açıklanırken, generallerden bile alkış almasından anlamak mümkün diye düşünüyorum.

    Çünkü bu konuyu daha önceki bir yazımda yani “ERDOĞAN’IN ENFLASYON CANAVARIYLA İŞ BİRLİĞİ…” yazımda da anlatmıştım.

    Çünkü o yazıda enflasyon Nisan’da % 20’lere düşecek diyen seçim ve seçilme uzmanı Erdoğan’ın yaklaşan seçimdeki ince hesabını ve Cumhur ittifakının yanından yeni ve gizli diğer bir koalisyon ortağını anlatmaya çalışmıştım.


     



        arşiv haber 09/05/2023 tarihli haber/yorum






    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






     



    GÖLE’DE SOBA FACİASI: 1 KİŞİ ÖLDÜ

    Ardahan’ın Göle ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından etkilenen bir kişi öldü, bir kişi ise son anda kurtarıldı.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından etkilenen bir kişi öldü, bir kişi ise son anda kurtarıldı. Göle ilçesine bağlı Çakıldere (Orakilise) köyünde 53 yaşındaki İmdat Çelik ile eşi Nursel Çelik’in evden dışarı çıkmadığını fark eden yakınları ve komşuları durumdan şüphelenerek 112 Acil Çağrı Merkezini aradı.


    İhbar üzerine eve giden Jandarma, baygın halde yatan çifte ulaştı. Zehirlenen çiftten İmdat Çelik öldü, eşi ise ambülâns ile hastaneye kaldırıldı. Çelik’in cenazesi, otopsi için hastaneye götürüldü.


    ARDAHAN’DA SİGARA OPERASYONU

    Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, bir araçta yaptığı aramada çok sayıda kaçak sigara ve tütün ele geçirdi. 2 Şüpheli gözaltına alındı. Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçakçılığın önlenmesine yönelik yaptığı istihbari çalışmalar sonucu durdurulan bir araç içerisinde 3 bin 370 paket bandrolsüz elektronik sigara tütünü, 630 paket gümrük kaçağı sigara ve 110 paket gümrük kaçağı tütün ele geçirildi. Kaçakçılık yaptığı ileri sürülen iki şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheliler hakkında yasal işlem başlatıldı.



    O Gün’den Bu Gün’e ne değişti?


    Seçim vaatlerinin Mayıs yağmurlarını kıskandırdığı, sandık başına gitmeye hazırlanan biz seçmenlerin 14 Mayıs’ta nasıl bir karar vereceğini tartıştığımız şu günlerde, ileriye bakmaya fırsat bırakmayan gelişmeler de artarda yaşanıyor.

    Toplumun her kesimini yakından ilgilendiren seçimin, biz gazeteciler için ne vadettiğine bakmak isteyip, bu yönde bir yazı yazmaya hazırlandığım bir anda Facebook’ta önüme gelen arşiv yazılarımdan biri sanki bugünü anlatır gibiydi.

    Çünkü aşağıdaki yazıya bir kez daha bakıp, dinlediğimizde yine bir seçimin yapıldığı ve HDP’nin İmamoğlu’na taş atan Erzurum, DEHAP’ın otobüsünün taşlandığı Ardahan’ın da içinde bulunduğu birçok kentte milletvekili çıkardığı, AK Parti’nin meclis çoğunluğunu kaybettiği 2015 yılında yazdığım bir yazımı alıp, önüme getiriyordu.

    Evet, o gün yani 2015 yılında ele aldığım ve adeta bugünü anlatan o yazıma baktığımızda birçok konuda olduğu gibi biz gazeteciler yani basın, medya içinde ilerleme değil, hep geriye gidildiğini görüyor, anlıyor ve arıyoruz.

    Çünkü o gün ’21 yıl yetmedi 5 yıl daha’ diyen Erdoğan’a yönelik yazılan bir açık mektubu ele alan Hürriyet Gazetesinin de havuza düşüp, ıslandığı ve paçalarından su değil, iktidara yalaka sürmanşetleri aktığını görüyor, izliyor, okuyoruz.

    Evet,  işte 2015 yılında ele aldığım ve dün bin bir ayak oyunu ile el konulmazsa da Ziraat Bankasının verdiği ancak geri ödenmeyen kredisiyle alınıp, parası verilmeyen Hürriyet Gazetesi’nin Erdoğan’a açık mektubu ve adeta bugünü anlatan o yazım…

    **Hürriyet’in Hürriyeti..

    Bugün bizim de gazetemizde yer alan Hürriyet Gazetesinin Başkan Erdoğan’a yönelik ele aldığı açık mektubu okurken içim acıdı dersem, inanın..

    Çünkü bir gazeteci, bir gazetenin devletin imkanlarını elinde tutan iktidarın, gücün karşısında nasıl bir durumda olduğunu en iyi anlayandır..

    Hürriyetin, ‘SAYIN CUMHURBAŞKANI’NA SESLENİYORUZ’ başlıklı Başkan Erdoğan’a yönelik ele aldığı açık mektubu okurken en çokta son satırları beni derinden etkiledi..

    Çünkü resmi bir evrakı yazarken devletin 50 adet A 4 kağıdını harcayanların haber ve yorumlarımızdan rahatsız olup, bize yönelik, ‘Nokta virgülü koyamamışsınız, ya da daha önce yaptığınız habere benzer haberi yine yazmışsınız’ diyerek baskı uyguladığı memleketin en ücra köşesindeki gazete ile tüm dünyanın yakından bilip okuduğu gazete, aynı sıkıntılarla karşı karşıya olan bir ülkede; gazetecilik yaptığımızı bir kez daha anladım..




    Delik deşik edilen, hatta Başkan Erdoğan’ın başkan olduğunu unutup, bir parti lideri gibi mitinglere çıktığı şu günlerde artık dinlenilmeyen Anayasa’ya konulan,  ‘Basın Hürdür, Sansür Edilemez’ lafının ne kadar özgür olduğunu da ortaya koyan Hürriyet Gazetesinin hiçte Hürriyet’te olmadığını gördüğümüz açık mektup ardından hem başkandan, hem de başbakandan gelen zılgıtlarda acı veren diğer acı bir olay..

    Evet, ‘Sayın Cumhurbaşkanı…

    Eğer kastınız, Anayasa’nın güvencesi altında olan basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, eleştiri özgürlüğü gibi haklarımızı kullanmaktan korkmak ise… Bu özgürlükleri hiç korkmadan savunacağımızı bilmelisiniz.’ diye biten Hürriyet Gazetesi’nin, dünkü başkana açık mektubu biz gazetecilerin yaşadığı hali anlatmaya yeter, artar bile..

    Ve yıl 2023..

    O günden bugüne değişen bir şey var mı?

    Bilmem ama geride ve seçimin gölgesinde kalan 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolaysıyla yeni bir yazı yazmaya gerek kaldı mı?’ diye sormaktansa içeride bulunan onca gazeteci başta olmak üzere eklenecek çok şey var desem de hürriyetin, adaletin, insan haklarının ve yaşam, yazı özgürlüğü gibi ekonomik özgürlüğünün de olmadığı iddia edilen bir ülke seçime, sandığa giderken çokta moral bozmamak gerek diye bugünkü yazıma ‘Ortam zaten gergin daha fazla germeyelim..’ diyerek nokta koymak gerek diye düşünüyorum.



        arşiv haber 30/08/2013 tarihli haber/yorum






    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


    **GEÇMİŞ HABERLERİMİZ İÇİN ARŞİV LİNKİMİZE BAKINIZ..

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin **GEÇMİŞ HABERLERİMİZ İÇİN ARŞİV LİNKİMİZE BAKINIZ..
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin **YAZARARLARIMIZIN GÜNLÜK/GÜNCEL YORUMLARINI SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN ‘en yeni makale’ LİNKİNDE OKUYABİLİRSİNİZ..
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Ardahan AK Parti 4 Kisiden mi Olusuyor?

     


    Fakir Yilmaz Ülke’de 11 yildir iktidarda olmasina karsin, Ardahan’da iktidar olmadigiyla elestirilen AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teskilatlarinin gün geçtikçe eriyip, gözden düsmesi dikkatimizden kaçmiyor. Veteriner arkadaslari ile partiyi idare etmeye çalisan bir İl Baskanin ve onun 4 arkadasinin ülke genelinde güçlü bir partiyi Ardahan’da güçsüzlestirdikleri yönünde ki elestirileri göz ardi etmesi ise dikkat çekici bir durum olurken, yerel seçimler öncesi hemen her ay bir anket yapan AK Parti Genel Merkezinin neden bu duruma bakmadigi ise dikkat çeken diger önemli bir durumdur. AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teskilatlarinin Ardahan’da ne kadar basarili oldugunu söyle bir kaç kisiye sormakla anlayacak olan AK Parti Genel Merkezinin ülke genelinde bu kadar basarili bir siyaset yapan AK Partinin neden Ardahan’da en zayif muhalefetten daha beter ve daginik oldugunu sorgulamasi gerekmez mi? Ülke genelinde %50 gücümüz var diyen bu partinin güçlü partinin 4 kisiye kaldigini neden arastirmaz ve buna neden olanlarin kimler oldugunu niye arastirmaz? Bilmiyorum ama birilerinin küçük olsun, benim olsun diye baktigi AK Parti Ardahan İl ve İlçe Örgütleri Ardahan’da gün geçtikçe eridigi ve yeni bie can suyu uzatilmazsa yerel seçimlerde dibe vuracagi bir gerçektir.. Çünkü ülkede 40 milyon oy alan AK Parti Ardahan 4 kisiden olusuyor.. **Babayi özlemek.. Fani denilen bu dünyada babasizligin çok zor oldugunu anlatmak kadar neyin zor olabilecegini düsünürken bir yilin nasil olup gelip, geçtigini bile anlamadigimi anliyorum Evet bende bir çok insan gibi bir yil önce hayata göz yuman babanin geride biraktigi aci ve hüzünle ard arda biten günleri babasiz geçirdim, su geride kalan bir yil içinde ve sanirim yasamim boyunca bu duyguyu hep yasayacagim.. Baba olmama karsin babasizligi tatmanin acisiyla bu yönde yazi yazmak kadar aci olan duygularin o kayip edip, her an aradigim babanin devrimci kisiligiyle içimde ki hüznün direnmesi ve coskuya dönüsüp güzellikleriyle anilmasi da ayri bir duygu, ayri bir his olmasi ise baska bir seydir.. Kürt Fezo’nun, Fezo’ye Hitde’nin oglu olmak gurur ile yasam güzel diyerek.. Yasami boyunca halkini, memleketini, ülkesini düsünen bir babanin oglu olarak onu yasla anmaktansa onun yasam biçimiyle, en güzel duygularla kalplerde yasatma daha güzel sey degil mi?.. Ve Fevzi Yilmaz’a yakisir bir direnme ortaya koymak en güzeli diyerek.. Evet, Fevzi Yilmaz’i, Fevzi Yilmaz yapan özelliklerini yasatmak onun aci veren ölümüne meydan okumak, o babayi böyle anmak en güzeli diyerek bir yil önce aramizdan ayrilan bu insani yasam biçimiyle, devrimci kisiligiyle anmak en dogrusudur.. Çünkü Fevzi Yilmaz’da son nefesine kadar direnmenin, dik durusun ve halkinin yaninda olusun ölümden daha önemli oldugunu bilir, söylerdi.. **Öpün basiniza koyun.. Adim adim yaklasan yerel seçimler öncesi kipirdamaya baslayan partiler arasinda bulunan Cumhiriyet Halk Partisinde belediye baskan aday adayi oldugunu açiklayan Jeoloji Mühendisi Serhat Aslangörür’ün aliskin olmadigimiz dün kü basin toplantisin da dikkatimi bir sey çekti.. Aliskin olmamamizin nedeni Ardahan’da Aslangörür gibi, partisine, partilisine saygi duyup, onlarla birlikte ve esini de yanina alarak adayligini,ve aday olup, seçilmesi halinde yapacaklarini anlatmasiydi.. Çünkü bizim bugüne kadar gördügümüz adaylar İl ve ilçe teskilatlarinin, fis-koslari ardindan adlari genel merkeze verilen ve seçim bitene kadar projelerini göremedigimiz adaylardi.. Evet dün Ardahan CHP siyasetine bir ilk yasatan ve basininda büyük ilgi gösterdigi Serhat Aslangörür’ün adayligini açikladigi basin toplantisinda dikkatimi çekene gelelim.. Ki o basin toplantisinda İl Baskani neden yoktu, niye Aslangörür gibi partisinin yükünü omuzlamaya hazir bir partilinin yaninda yoktu? Çayir’damiydi, yoksa daha önemli bir isimi vardi bilmem ama benim dikkatimi çeken bu degil, Aslangörür’ün adayligini açikladigi salonun tika basa dolu olusu ve bunlarin çogunun bayan olmasiydi.. ‘Evet Aslangörür’ün adayligini onayliyoruz’ dercesine heyecanla geldikleri CHP İl Binasinda toplanan partililerin İl Baskani olmazsa da Aslangörür’ün yanindaydilar.. Ve en önemlisi, belediye baskanligina aday adayi oldugunu açiklayan Serhat Aslangörürü’ün aday gösterilmesi ve halki onayini almasi halin de yapacaklarini simdiden açiklamasi.. Yani Serhat Aslangörür’ü dinlerken çok iddiali ve ciddi gördügüm projelerini tek tek anlatirken, Ardahan’in su an içinde bulundugu mevcut halini de ortaya koyuyordu.. Evet dün CHP’de aday adayligini açiklamak için bir basin toplantisi yapan ve bundan önce hazirladigi projelerini Ardahan esnafinada dagittiran Aslangörür’ü ben begendim.. CHP İl Baskani Yardimcisi Eczaci Yunus Dündar toplanti ardindan kendisini ortaya atip, soru sormamiza bile firsat vermeden, ‘Arkadasimiz kutluyorum. Ama.. ‘dese de Aslangörür’ü alin basiniza koyun derim.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    KADINCA/Selmi Yilmaz Yollar için eylem yapilir mi?

     


    Selmi Yilmaz Geçtigimiz günler de bizi arayan bir okurumuz yüksek ses tonuyla, biraz da kizarak, ‘Ya siz niye bu yollari yazmaz ve niye bu yollari kullanan halki eyleme çagirmazsiniz?’ diye sitemde bulunuyordu. Kendince hakli olan bu okurumuza cevap vermeden önce birçok kisi gibi bu okurumuzun da, bu kentte yasanan sorunlari yani bozuk yollari basta olmak üzere bir çok soruna sikça dem vurdugumuzu bilmesine ragmen sanki bu kentte biz tek yasiyormusuz, o bozuk yollari sadece biz kullaniyormusuz gibi elestiri görevini sadece bize yüklemesi haksizlikti diye düsündüm.. Çünkü telefon açip, yollara isyan eden arkadasimizin aracida vardi ve onun aracida bir çok Ardahanli ve Ardahan’da görev yapan Ardahanli olmayanlarinda.. Ve onlarin bir güne bir gün ses çikarmadigini da biliyorduk.. Yani onca soruna karsi duyarsiz bir toplumun bu ferdi gibi onca insanin, ‘Nedir bu yollarin hali?’ diye sorup, bir eylem bile yapamadigini ve tüm yükü sorunlara karsi bir iki gazeteciye yüklemesi haksizlik degilmiydi?!. Bilemiyorum ama ‘Ya siz yazin, beni hedef etmeyin’ diyenlerden bir olan bu okurumuz gibi bol okurumuzun oldugu bir Ardahan’da, bir Türkiye’de degil yollar, onca sorunun çözümü, çözülmesi çok zor, ‘Beni karistirma, sen yaz’ diyenler oldukça.. **Baskanin Televizyonu.. ABD’nin Suriye’ye saldirmak için saatlerin dolmasini bekledigi bir sirada aniden gündemde düsen Suriye’nin Kürt bölgesi ve Misir’da yasananlar ardindan Kürt televizyonlarina yönelik baskilarda artti. Basta Rojava’da olmak üzere Kürtlerin yasadiklarini gündemden düsürme çabalari sürerken ben televizyonu olmayan Ardahan’in ortasin da ki Belediye Baskaninin televizyonundan bahsedecegim. Gerçi televizyon deyip, ülkenin tek televizyonu olmayan vilayetinden belediyenin isikli reklam panosuyla dalga geçsekte belediyenin icraatlarini anlattigi televizyonunda baskan yurt disinda oldugu süre içinde kapandigini belirtmek isterim.. Evet belediye baskaninin il disina veya yurt disina çiktigi anda belediye binasinda yasanan basibosluktan bahsetmesem de, 24 saat boyunca basbakani, bakanlari, AKP’li müdürlerin basarisini göstermekten bikmayan ülkede ki televizyonlardan asagi kalmayan ve gün boyu baskanin icraatlarini anlatan televizyonunun da kapandigini kendisine haber vermek istedim!..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇILDIR GAZETESİ’NDEN İlçeler Arasi Ayrim../Hilal Demirkaya

     


    Hilal Demirkaya Ardahan’a gelen yatirimlarin ne kadar esitçe dagitildigini Çildir’a bakmakla görebiliriz.. Sadece Çildir’a degil, Ardahan’in degil, Türkiye’nin en yoksul ilçesi Damal’a, Çildir gibi sinir ilçe olan ve yine Çildir gibi ithalat/ihracatin yapilmadigi bir gümrük kapisi olan Posof’a bakmak yeterlidir.. Vilayet olurken 3 beldesi olan ama bugün adliye (Damal/Çildir), orman isletmesi (Göle) , askeri subeler, cezaevleri (tüm ilçeler), hastanesi (Posof) gibi bu üç beldesi kapatilan, köyleri 5-10 hane kalan bu ilçeler baktiginiz da 5 ilçesi olan Ardahan’da ilçeler arasinda yasanan ayrimi çok rahatça görebilirsiniz.. Evet bugün dünyanin ekonomik pazarlarinin zorlamasi ile yapimi devam eden bölünmüs yollari yatirim diye yutturabilir-siniz.. Ama gelin görün ki bahse konu olan ilçelerin köy yollari da kendilerinde daha yoksul ve fakir oldugunu görürsünüz.. Ve basta Göle’ye olmak üzere AKP’li belediyelerin oldugu ilçeler ile CHP’li belediyesi olan ilçeler arasinda ki farki görebiliriz.. Evet acaba bu niçin, niye, neden oluyor acaba?.. Yoksa, ‘İlçeler arasi ayrim yapiliyor’ diyen MHP ilçe Baskani hakli mi?



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan Arabasi kaza geçirdi: 5 Ölü, 2 Yarali..

     


    Ardahan Haberleri **ÖLENLER POSOFLU!.. Erzincan’da meydana gelen trafik kazasinda 5 kisi hayatini kaybetti, 2 kisi de yaralandi. Edinilen bilgiye göre kaza, Erzincan – Sivas karayolu Sivas il sinirina 4 kilometre uzaklikta Kizildag mevkiinde meydana geldi. Necdet Dogan yönetimindeki 16 KHC 43 plakali otomobil, Ardahan’dan Bursa’ya giderken, karsi istikametten gelen Vural A. yönetimindeki yolcu otobüsüyle çarpisti. Kazada otomobilde bulunan sürücü Necdet Dogan, Esi Güldahe Dogan, çocuklari Abdulsamet Dogan, Özlem Dogan ve Merde Öner olay yerinde hayatini kaybetti. Kazada yaralanan iki kisi ise Erzincan Mengügeç Gazi Egitim ve Arastirma Hastanesi’ne kaldirilarak tedavi altina alindi. Kazada otomobil içerisinde sikisan cesetler AFAD ekiplerince çikarildi. Cesetler otopsi yapilmak üzere Refahiye İlçe Devlet Hastanesi’ne getirildi.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? AKP Dersim İl Teskilati görevden alindi, SIRADA ARDAHAN MI VAR?!..

     


    Ardahan Haberleri Dersim’de (Tunceli) AKP il teskilati ve 7 ilçe teskilati “görevden alindi.” AKP Genel Merkezi’nin istegi üzerine istifa eden teskilat adina konusan İl Baskani Veli Surolu “Partimizin güçlenmesi için istifa ettik” dedi. AKP Koordinatör Milletvekili Nurettin Nebati ile İl Baskanliginda yaklasik 2 saat süren görüsmenin ardindan basin mensuplarina açiklamada bulunan İl Baskani Veli Suroglu, “Bütün ilçe baskanlari, il ve ilçe kurulu üyeleri ile birlikte istifa ettik. Partimiz, partimizin gelecegi için istifa ettik. Takdir kamuoyunun. İl Baskanligindan istifa ettim ancak Ak Partiliyim” dedi. Tunceli AK Parti il ve İlçe Teskilatinin yani sira 3 ilin daha İl ve İlçe Teskilatlarini alan AK Parti Genel Merkezinin basarisiz gördügü Ardahan İl Teskilatinda da degisiklige gidecegi öne sürülüyor.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Bravo Gölespor, Sen Bu İsi Biliyon!..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan’i Bölgesel Amatör Liginde temsil edecek olan 2013-2014 Sezonu Şampiyonu Göles Belediyespor bugün çiktigi Türkiye Futbol Federasyonu, Ziraat Türkiye Kupasi Ön Eleme Turu karsilasmasi maçinda güçlü rakibi Karsspor’u 1-0 yenmeyi basardi. Ardahan Şehir Stadyumunda oynan karsilasmada zaferle çikan Gölespor hem moral hemde para buldu. Saat 16.00’da baslayan karsilasma boyunca hucum futbolu ortaya koyup, tribünleri dolduran seyircilerden büyük destek alan Gölespor ilk yarida attigi gol ile Türkiye Kupasinda ilk galibiyetini alirken Spor-Toto ve diger kuruluslarin maddi destegini de hak etmis oldu.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? İçinde çikilamaz yollar!

     


    Ardahan Haberleri Ardahan kent merkezinde bulunan sehir içi yollar içinde çikilamaz hal alirken belediye nasil bir çalisma yapacagini sasrimis halde. Yil sonuna gelinmesine ragmen 4 yildir yapildi/yapilacak denilen ancak kaldirim taslarinin alt/üst edilmesinden öteye geçilmeyen Ardahan kent içi yollar yeniden sökülmeye basladi. Araçlara oldugu gibi yayalara da yol vermeyecek derece de bozuk olan yollari nasil yapacagini bir türlü çözemeyen Ardahan Belediyesi simdi de Kongre caddesini basta asagiya sökmeye basladi. Kent içi yollari sicak asfalt ile onarip, yapacagini belirten Belediye Baskani Faruk Köksoy ve ekibinin mahalle yollarini yeniden kaldirim taslari ile ördürdügü görülürken, sicak asfalt yapilacak denilen yollarin sadece Konre caddesiyle kalacagi ögrenildi. Bir taraftan dogalgaz hattinin dösendigi, diger taraftan kaldirim taslarinin söküldügü Kongre caddesi ve diger bozuk yollar dolaysiyla zor günler yasayan Ardahanlilar evlerine mahalleler arasinda gidip geldikleri görülüyor. Haberi ekleme saati: 13.48-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Kaymakamliklarda Belediyeler Gibi!..

     


    Ardahan Haberleri **Geçen yillarda onarilan Göle, Çildir ve Hanak Kaymakamlik binalari yeniden onarima alindilar.. Belediyelerin hemen her yil ‘Boz/Yap’ sisitemiyle kent içi yollarina harcadigi paralarin aynisi ilçe kaymakamliklarinda harcandigi dikkat çekiyor. Geçtigimiz yillar da onarima alinan Göle, Çildir ve Hanak Kaymakamlik binalari bu yilda onarima alindi. Her gelen yeni kaymakamin bastan asagiya onarima aldigi ilçelerde ki kaymakamlik binalarinin nasil olup her yil onarilacak kadar bozuldugu da sorulara neden olmaktadir. **Geçen yillarda yenilenmisti.. Göle ve Çildir ilçe kaymakamlik binalari gibi Hanak Kaymakamligi tarafindan onarima alinan kaymakamlik binasi ile ilgili su açiklama yapildi. **Hanak’ta yaptirilan Hükümet Konagi ön alani ve dis cephe mantolama çalismalari tamamlanmak üzeredir. Hükümet Konagi ve Kent Meydani önü ile ilgili yapilan çalismalarin kisa bir süre içinde tamamlanacaginin müjdesini veren Hanak Kaymakami Abdulkadir OKAY sözlerine söyle devam etti; “ İlçemiz Hükümet Konagi ve Kent Meydani ön alani uzun süredir bakimsiz kaldigindan vatandaslarimiz bu alani verimli kullanamamaktadir.Hanak İlçesi’nin kisa zamanda farkindalik olusturacagini ve daha modern bir görünüme kavusacagini belirten OKAY, Kaymakamlik binasinin ön alanin mimari ve peyzaj düzenlenmesinde ki çalismalarin son safhaya geldigini, Hanak İlçesi’nin sembolü haline gelen Atatürk büstünün de uzun süredir bakimsiz kaldigindan acil olarak tadilattan geçirilecegini ve çok daha ihtisamli görünüme kavusacagini sözlerine ekledi. Vatandaslarimiza ait olan bu alanda kendilerine huzur bulacaklari bir ortam olusturmak istiyoruz. Agaçlandirma çalismalari, peyzaji düzenleme, adinlatma sistemlerinin, kamelya, dinlenme banklarinin olacagi bu alan Hanak İlçemizin modern yüzü olacaktir. Vatandaslarimizla kucaklasacagimiz, önemli gün ve haftalara ev sahipligi yapan bu alanla ilgili çalismalarin bitirilmesi demek Hanak İlçemizde ki çalismalarin meyvelerini vermeye basladigini gösteriyor “ dedi. Haberi ekleme saati: 13.44-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Göle ve Posof’un Samani Disardan

     


    Ardahan Haberleri Geçen yil yasanan kuraklik dolaysiyla zor günler yasayan Ardahanli hayvan yetistiricilerini zor bir yil daha bekliyor. Çünkü simdiden Ardahan ve ilçelerine gelen samanlar Ardahanli çiftçinin çatir ve tarlalarinda yeterince ürün alamadigini ortaya koyuyor. Her tarafi çayirlar ve yaylalarla dolu olan Ardahan’in Göle ve Posof ilçelerinde Urfa ve Diyarbakir’dan gelen samanlar satiliyor. Sürekli göç verdigi için nüfusu oldukça azalan Ardahan gibi ilçeleri Göle ve Posof ta artik istenen düzeyde tarim da yapilmiyor. Tarlalar ekilmedigi gibi çayirlar da biçilmiyor. Yaylalarda olan ot miktari tüm Göle ve Posof’a yetecek kadar olmasina ragmen hazir saman alinarak yaylalar bos birakiliyor. Yaylalara çikan aileler bölgedeki ot potansiyelinin oldukça fazla olmasina ragmen hazir saman alinmasinin besiciligi de olumsuz yönde etkileyecegini kaydediyorlar. Haberi ekleme saati: 13.38-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Vali ayaginin tozuyla yollari gezdi..

     


    Ardahan Haberleri Yurt disinda dönen Ardahan Valisi Ardahan’a döner dönmez yapilan köy yollarini gezdi. Ardahan Merkeze bagli Çatalköprü ve Dagevi Köylerini birbirine baglayan stabilize yollari, Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu’nun talimatiyla asfalt oluyor. Beraberindeki ekiple, yapilan çalismalari yerinde görmek üzere Çatalköprü ve Dagevi Köylerine giden Vali Azizoglu, globallesen dünyada vatandasa kazandirilan en önemli hizmetlerin basinda, ulasim hizmeti olduguna deginerek, Ardahan’in köylerinin tamaminin yollarinin yapilacagini ifade etti. Yol çalismalarinin beraberinde su ve kanal çalismalarini da getirdigini vurgulayan Azizoglu, ekiplerin büyük bir hassasiyetle su menfezlerini ve su kanallarini koruyarak çalistiklarini söyledi. Vali Azizoglu, köylülerden alinan tepkilerin olumlu olduguna belirterek, Çatalköprü ve Dagevi Köylerini birbirine baglayan ara yolun bitirilmek üzere oldugunu kaydetti. Ardahan’in bütün köylerinin girislerine eski ve yeni isimleriyle, merkeze uzakliklarini gösteren levhalarin koyulmasi talimatini da veren Azizoglu, İl Özel İdare Ekiplerini, itinali çalismalarindan dolayi tebrik etti. Çatalköprü Köyü Muhtari Mahmut Güler, Vali Azizoglunun her bakimdan köylerin bütün ihtiyaçlarina olan hassasiyetini gözlemlediklerini, yayla yollarini da yaptirdigini sözlerine ekledi.Vali Azizogluna İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mete Özdemir de eslik etti. Haberi ekleme saati: 13.33-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan Valiligi ‘Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’ Aldi

     


    Ardahan Haberleri Ardahan Valiligi Tapu ve Kadastro Müdürlügü, Çevre ve Şehircilik Bakanligi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlügü tarafindan ‘Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’yle ödüllendirildi. Vali Seyfettin Azizoglu, Ardahan Tapu ve Kadastro İl Müdürü İbrahim Ersoy’u ve ekibini, özverili çalismalarindan dolayi makaminda kabul ederek tebrik etti. Ardahan İlinin bakanlik nezdinde böylesine mühim basarilarla gündeme gelmesinin Ardahan’in ileriye dönük hamleleri bakimindan çok önemli oldugunun altini çizen Vali Azizoglu, basarinin ancak uyumlu bir ekiple, sonuç odakli çalisarak gelebilecegini ifade etti. Tapu ve Kadastro İl Müdürü İbrahim Ersoy, Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin, Türkiye Genelinde 1073 birimin almaya hak kazandigini, bunlardan birisinin de Ardahan oldugunu belirtti. Haberi ekleme saati: 13.29-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Kale/Kuleler Kaderlerine Teslim Edilmis..

     


    Ardahan Haberleri Bir çok tarihi kale ve kulenin yani siraTürk, Ermeni, Gürcü, Rus, Malakan yapilarinin bulundugu Ardahan’da tarih adeta kaderine terk edilmis durumda. Yillarca askeri alan olarak kullanilan Ardahan Kalesi’nin yani sira bir çok kale ve kule’ye sahip bölgede bulunan tarihi evler, kiliseler ilgizilikten kaderlerine terk edilmis halde yok oluyorlar. Tasköprü Kitabeleri, Akçakale Ada Şehri Kalintilari, Savasir (Cancak) Kalesi, Kinzi Kalesi, Sevimli Kalesi, Kalecik Kalesi, Şeytan Kalesi, Kurtkale, Kazan Kale, Altas (Ur) Kalesi, Kirnav Kale, Hamsioglu Rasim Bey Konagi, Dursun Soylu Konak gibi bir çok kale ve tarihi yaginin bulundugu Ardahan’da Kale/Kuleler gibi bölgede ki Kilislerde sahipsiz halde yok olmaya terk edilmis durumda. **Kale bu yil açilmadi.. Onca kale, kule ve tarihi yapinin kaderine terk edildigi Ardahan’da Askeri birliklerden alinip, İl Kültür ve Turizm Müdürlügüne devir edilen Ardahan Kalesi bu yil gezilemedi. Kale’de devam eden onarimin n halen devam ettigi görülürken, Ardahan Kalesinin yani basinda bulunan tarihi Rus Köprüsü de diger bir çok tarihi yapilar gibi kaderine terk edilmislerin basindan geliyor. Bir çogunun yikildigi, ayakta olanlarin yolunun olmadigi tarihi yapilarin onarima alinmasi, geziler için yol ve çevre düzenlerinin yapilmasina dikkat çekilirken il Kültür ve Turizm Müdürlügü gibi, bu kurumun bagli oldugu bakanlikta orali degil. **ARDAHAN TARİHİ YERLERİ **Tasköprü Kitabeleri Çildir ilçe merkezinin yaklasik 30 km. güneyindeki Tasköprü köyünde köyün kuzeyini sinirlayan kayalikta, büyük bir kaya üzerinde yer alan bir kitabedir. Bölgedeki en eski kitabe oldugunu sanilan bu kalintinin Urartu Krallarindan II. Sarduri’ye ait oldugu ifade edilmektedir. Akçakale Ada Şehri Kalintilari ardahan akçakale ada sehri kalintilari Çildir Gölü’nün içerisinde yer alan Akçakale Adasi, dogal güzelliklerinin yani sira, birinci derecede arkeolojik sit alanidir. Çildir ilçe merkezinin yaklasik 27 km. güneydogusunda yer alan Akçakale köyünün hemen batisinda bulunan bir ada sehrine ait kalintilardir. *KALELER **Ardahan Kalesi.. çevresinde yapilan Prehistorik arastirmalar, (M.Ö. 3500-2000) Eski Tunç Çagi’na ait yarlasmanin varligini ortaya koymustur. Ardahan Kalesi, Osmanli döneminde 16. yüzyil ortalarinda, Kanuni Sultan Süleyman’in emriyle insa edilmis ve günümüze kadar ulasmayi basarmistir. Tarihi oldukça eskilere dayanan Ardahan Kalesi’nde yapilan kazilar bölgenin çesitli kralliklarin hakimiyetine girdigine göstermektedir. Şehir merkezinin kuzeyindeki Halil Efendi Mahallesi ile sehir merkezini birbirinden ayiran Kura Nehri’nin hemen sol kiyisinda bulunmaktadir. Kale mimari açidan dikdörtgen planlidir. Giris kemerinin hemen üzerinde, yapildigi tarih 1544 olarak yazilmaktadir. Dikdörtgen plan olusturan sur duvarlari, 745 m. uzunlugundadir. Bastan basa kare tabanli ve çokgen planli çok sayida kule ile desteklenmistir. **Savasir (Cancak) Kalesi.. Posof ilçesine bagli Savasir (Cancak) köyünün güneydogusunda, üç yani vadi ile çevrili sivri bir tepe üzerinde konumlandirilmistir. **Kinzi Kalesi.. Ardahan’in yaklasik 30 km. batisinda Bagdese (Kinzodamal) köyünün kuzeyinde, Bülbülan Yaylasi’nin güneydogusunda yer alan bir kaledir. **Sevimli Kalesi.. Hanak ilçe merkezinin yaklasik 18-20 km. güneydogusundaki Sevimli (Vel) köyünün takriben 500 m. güneyinde, Kura Nehri vadisinde, yarimada biçimli sarp bir tepe üzerinde yer almaktadir. **Kalecik Kalesi.. Göle ilçesine bagli Kalecik köyünün yaklasik 450-500m. güneyinde, köyden gelen derenin olusturdugu vadi eli Kura Vadisi’nin kesistigi noktada sarp bir alana kurulmustur. **Şeytan Kalesi.. Çildir ilçesinin Yildirimtepe köyü civarinda olan bu kalenin, Ortaçag’da yapildigi tahmin edilmektedir. Çildir’a 1 km. uzakliktaki Yildirimtepe köyünün yaklasik 1,5 km. kuzeydogusunda bulunan Karaçay Vadisi’nde oldukça sarp bir alana insa edilmistir. Kurtkale Çildir ilçe merkezinin yaklasik 36 km. kuzeydogusundaki Kurtkale nahiyesinin 1 km. güneyinde ve Gürcistan sinirinda bulunmaktadir. Yakinindaki nahiyeye de adini veren Kurtkale’nin tarihi ve adini nereden aldigi konusunda kesin bilgi yoktur. **Kazan Kale.. Ardahan’in yaklasik 12-13 km. kuzeydogusunda, Kura Vadisi’nin nehrin akis yönüne göre saginda, vadinin sinirlandigi dil biçimindeki yükselti üzerinde yer almaktadir. Kesin tarihi bilinmeyen kale çevresinde, eski yerlesim izleri mevcuttur. **Altas (Ur) Kalesi.. Ardahan- Hanak karayolunun 18. km’sindeki Altas (Ur) köyünün dogusunda yer alan sivri bir tepe üzerine kurulmustur. Tarihi kaynaklarda sadece adi ve yeri belirtilen kalenin, ilk yapim tarihi kesin degildir. Ancak 7.- 8. yüzyildan beri bu kalenin mevcut oldugu anlasilmaktadir. **Kirnav Kale Hanak ilçesinin 5 km. güneyindeki Çayagzi köyünün yaklasik 400 m. batisinda Ardahan– Hanak karayolu üzerinde Hanak Çayi kenarinda yer alir. Bu kalenin de kesin insa tarihi bilinmemektedir. Ancak bugünkü kalintilarin, Ardahan Kalesi’ne ait kalintilarla ayni duvar teknigine sahip olmasi dikkat çekicidir. Haberi ekleme saati: 13.27-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan’da 30 Agustos

     


    Ardahan Haberleri Tüm yurtta oldugu gibi Ardahan ve İlçelerinde de kutlanan 30 Agustos Zafer Bayrami Ardahan’da yapilan bir dizi etkinlikle yapildi. Sabah yapilan etkinliklere halkin ve siyasilerin ilgi göstermedigi dikkat çekerken kutlamalara resmi kurum amirlerinin ilgisi büyüktü. Ardahan’da yapilan törenler, Vali Seyfettin Azizoglu, Garnizon Komutani Tuggeneral Yüksel Durak, Belediye Baskani Faruk Köksoy’un Valilik binasi önündeki anita çelenk sunmasiyla basladi. Ardindan Kongre binasinda tebrikler kabul edildi. Daha sonra Kongre Caddesi’nde düzenlenen törende, Vali Azizoglu, Tuggeneral Durak ve Baskan Köksoy, burada askeri birlikler ve vatandaslarin bayramini kutladi. Burada bir konusma yapan Kurmay Yüzbasi Suat Tosun, “Bugün tarih sahnesinde var oldugu andan itibaren bagimsizligi ile dünyaya örnek olmus yüce Türk Milletinin vatanini isgal etmek isteyenlere karsi verdigi onurlu mücadeleyi zaferle taçlandirisinin 91.Yil dönümünün kutlamanin coskusunu ve hakli gururunu yasiyoruz. Bugün gururluyuz çünkü 91 yil önce bugün ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ haykirisiyla baslayan mücadele Türk milletinin bagimsizlik düsüncesinin ölümsüz bir aniti olarak zaferle sonuçlanmistir. 91 yil önce bu gün esaret altinda olan diger ülkelere bagimsizligimiz örnek olmustur. İsgal ve tahakkümün acisini özgürlügün bedelini haysiyetle yasamanin kiymetini çok iyi bilen Ardahan ili’de bu mücadelenin baslangicinda 1919 yili ocak ayinda toplanan 1. ve 2. Ardahan Kongrelerine ev sahipligi yapmistir” dedi. Ardahan Haberleri **Tarihi Binada Kokteyl.. 30 Agustos Zafer Bayrami ve Türk Silahli Kuvvetleri Günü dolayisiyla Vali Seyfettin Azizoglu, resepsiyon verdi. Karagöl Mahallesindeki Tarihi Kongre Binsinda verilen resepsiyona, Vali Azizoglu, Garnizon Komutani Tuggeneral Yüksel Durak, Belediye Baskani Faruk Köksoy ve diger davetliler katildi. Azizoglu, yaptigi konusmada, 30 agustosun Türkiye Cumhuriyeti tarihi için ayri bir öneme sahip oldugunu vurguladi 30 Agustos zaferinin dünya tarihi için önemi çok büyük oldugunu belirten Azizoglu, sunlari konustu: “Aziz Milletimizin yeniden dogusunu müjdeleyen ve Cumhuriyetimize hayat veren büyük zaferin 91. yildönümünü kutlamanin heyecani ve sevinci içindeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliginde 26 Agustosta baslayan ve 30 Agustos 1922 de essiz bir zaferle sonuçlanan Baskomutanlik Meydan Savasi ile Türk Milleti Hürriyet ve bagimsizlik içinde yasama onuruna kavusmustur.” 30 Agustos Zaferi’nin diger uluslara da örnek oldugunu vurgulayan Azizoglu, “Bu zafer savas meydanlarinda kazanilan askeri zaferin ötesinde, Tarihi sanli zaferlerle dolu milletimizin bagimsizligindan asla taviz vermeyecegini gösteren ve kurtulus mücadelesi veren diger uluslara örnek olan bir zafer olmustur. Milletimiz, her asamasi essiz vatanseverlik ve kahramanlik destanlariyla dolu mücadelemiz sonucunda kazandigimiz bagimsizligini her zaman koruyacaktir” diye konustu. Azizoglu, davetlilerle tek tek sohbet ederek bayramlarini tebrik etti. Ardahan Haberleri **Bölgede 30 Agustos.. 30 Agustos Zafer Bayrami ve Türk Silahli Kuvvetleri Günü dolayisiyla, Erzurum, Agri, Kars, Ardahan ve Igdir’da çesitli törenler düzenlendi. Havuzbasi’nda düzenlenen törende, Vali Ahmet Altiparmak, 9. Kolordu Komutani Korgeneral Kamil Basoglu ve Büyüksehir Belediye Baskani Ahmet Küçükler, Atatürk Aniti’na çelenk koydu. Vali Altiparmak’in, makaminda tebrikleri kabulünün ardindan etkinlige Hastaneler Caddesi’nde devam edildi. Türk Silahli Kuvvetleri adina konusma yapan kurmay albay Yüksel Gönültas, Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Genelgesi’ni yayinladiktan sonra 3 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum’a geldigini söyledi. Ulusal mücadeleyi baslatan kongrenin Erzurum’da yapilmasinin tesadüf olmadiginin altini çizen Gönültas, “Mondros Mütakeresinden sonra 30 Agustos Zafer Bayrami ve Türk Silahli Kuvvetleri Günü dolayisiyla, Erzurum, Agri, Kars, Ardahan ve Igdir’da çesitli törenler düzenlendi. Havuzbasi’nda düzenlenen törende, Vali Ahmet Altiparmak, 9. Kolordu Komutani Korgeneral Kamil Basoglu ve Büyüksehir Belediye Baskani Ahmet Küçükler, Atatürk Aniti’na çelenk koydu. Vali Altiparmak’in, makaminda tebrikleri kabulünün ardindan etkinlige Hastaneler Caddesi’nde devam edildi. Türk Silahli Kuvvetleri adina konusma yapan kurmay albay Yüksel Gönültas, Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Genelgesi’ni yayinladiktan sonra 3 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum’a geldigini söyledi. Ulusal mücadeleyi baslatan kongrenin Erzurum’da yapilmasinin tesadüf olmadiginin altini çizen Gönültas, “Mondros Mütakeresinden sonra savunma bilincinin en üst düzeye çiktigi bölgelerden biri Erzurum’dur” dedi. Muharip Gaziler Dernegi Şube Baskani Salih Mesci de günün anlam ve önemini belirten bir konusma yapti. Palandöken Belediyesi Halk Oyunlari ekibinin gösterisinin ardindan, program resmi geçit töreniyle sona erdi. Bu arada, tören alanina gelen Nene Hatun’un torunu 82 yasindaki Behzat Keskiner, esi Nimet Birsen Keskiner’in yazdigi “Bir Kahvehane Molasi” adli siir kitabini, Vali Altiparmak’a hediye etti. **Kars Kars Valiligi önünde düzenlenen törende, Vali Eyüp Tepe, Belediye Baskani Nevzat Bozkus, 14. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral Kenan Kalay, Cumhuriyet Bassavcisi Mustafa Köylü, Baro Baskani İbrahim Bastimar Atatürk anitina çelenk sundu. Saygi Durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan ögrenciler günün anlam ve önemini belirten siirler okudu. Geçit töreninin ardindan törene katilan protokol üyeleri Garnizon Şehitligini ziyaret ederek, seref defterini imzaladi. Saygi atisinin yapilmasi ve sehitligin gezilmesiyle tören sona erdi. **Ardahan Ardahan’daki törenler Valilik binasi önündeki Atatürk aniti önüne çelenk sunma töreniyle basladi. Vali Seyfettin Azizoglu, Garnizon Komutani Tuggeneral Yüksel Durak, Belediye Baskani Faruk Köksoy’un anita çelenk sunmasinin ardindan Kongre binasinda tebrikler kabul edildi. Daha sonra Kongre Caddesi’nde düzenlenen törende, Azizoglu, Durak ve Köksoy, burada askeri birlikler ve vatandaslarin bayramini kutladi. Kurmay Yüzbasi Suat Tosun, burada yaptigi konusmada, büyük zaferin 91. yil dönümünde gururlu olduklarini belirterek, “Çünkü 91 yil önce bugün ‘ya istiklal ya ölüm’ haykirisiyla baslayan mücadele Türk milletinin bagimsizlik düsüncesinin ölümsüz bir aniti olarak zaferle sonuçlanmistir” dedi. Kutlamalar geçit töreniyle devam etti. Ardahan Haberleri **Agri Agri’da, Abide Meydani’nda düzenlenen törende, Vali Mehmet Tekinarslan, Tugay Komutani Tuggeneral Mehmet Büker ile Belediye Baskani Hasan Arslan, Atatürk Aniti’na çelenk birakti. Saygi durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan, Vali Tekinarslan makaminda tebrikleri kabul etti. Daha sonra Agri Adliye Sarayi’nin önünde devam eden törende, Vali Tekinarslan, Belediye Baskani Arslan ve Tugay Komutani Tuggeneral Buker halki selamladi. Günün anlam ve önemini belirten siirlerin okundugu ve halk oyunlari gösterisinin yapildigi program, resmi geçit töreniyle sona erdi. **Igdir Igdir’daki tören, Atatürk Aniti’na Vali Ahmet Pek ve 5. Hudut Alay Komutani Kurmay Albay Ali Kalyoncu’nun çelenk koymasiyla basladi. Vali Pek’in makaminda tebrikleri kabul etmesinin ardindan tören, Zübeyde Hanim Bulvari’nda devam etti. Günün anlam ve önemini belirten konusmayi yapan Piyade Yarbay Abdullah Özgün, 30 Agustos Zafer Bayrami’nin Türk milleti için en önemli tarih oldugunu söyledi. Türk ordusunun daha önce oldugu gibi bugün de yurdun bekçisi olacagini belirten Özgün, sunlari kaydetti: “Bayragi, vatani ve milletini müdafasi için yemin etmis olan Türk Silahli Kuvvetleri’nin güven ve itimada laik olabilmek için ettigimiz yemine sadakatla bagli, gönlü bayrak, vatan ve millet sevgisiyle dolu olarak her kosul ve ortamda büyük bir özveriyle çalisacagimizdan asla süpheniz olmasin. Gururla ifade ediyoruz ki bu yüce vatana ve kutsal topraklara yapilan tehditler mutlaka hüsrana ugrayacaktir.” Şiirlerin okunup, halk oyunlari gösterisinin yapildigi etkinlik, resmi geçit töreniyle sona erdi. Haberi ekleme saati: 13.23-31 Agustos 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Destek ver kapanmasin!

     


    Ardahan Haberleri ‘Kan ver, Hayat Kurtar’ slogani ile kan toplayan Ardahan Kan Bagis Merkezi bir kez daha kapanma ile yüz yüze.. Alinan bilgilere göre Kizilay Genel Merkezi tarafindan kapatilmasina karar verilen Ardahan Kan Bagis Merkezi bi hafta sonu çikacak olan karar ile temelli kapatilip, Erzurum’a çekilecegi ögrenildi. Basta siyasiler olmak üzere her Ardahanlinin dur demesi gereken bu kapatmaya da beldeler, adliyeler, ptt subeler gibi duyarsiz kalinmamasi ve Ardahan’da bir kurumun daha kapatllmamas için herkesten destsk ve Kizilay Genel Merkezine baski yapilmasi istenmektedir. **VALİ KAPATMA ÖNÜME GELİRSE İMZA ATMAM! Kapatilmasina karar verilen Ardahan Kan Bagis Merkezinin kapatilmamasi için Ardahanlilarin duyarli olmasi istenirken, konuyu duyan Ardahan Valisinin kapatma karari önüme gelirse imzalamam dedigi ögrenildi. alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 14.07-30 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Polis Kapatani Ariyor!

     


    Ardahan Haberleri Ardahan polisi Saadet Partisinin kapisini tasla örenleri ariyor. Gazetemizin gündeme getirdigi ve ‘AKP, SP’nin Kapisini Kaldirim Tasiyla Ördü’ baslikla kamuoyuna sundugu haber ardindan olayi arastiran Ardahan Belediyesi İl Emniyet Müdürlügüne yazdigi resmi bir yazi ile Saadet Partisinin İl Baskanligi Binasini kapisinin kim veya kimler tarafindan kaldirim taslari ile örenlerin tespiti için mobesa kayitlarinin incelenip, belediyeye bildirilmesini istedi. **Mobesa yok ki!.. Saadet Partisinin Ardahan İl Baskanliginin kapisinin kimligi belli olmayan sahislarca kaldirim taslar ile örülmesi ve bu durumun gazetemizce gündeme getirilmesi ardindan harekete geçen belediye, polisten kamera görüntülerini isterken Vali Hursitbey caddesini gören caddede mobesa olmadigi da alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 11.02-30 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? MHP Çildir İlçe Baskani: İlçeler Arasi Ayirim Yapiliyor..

     


    Ardahan Haberleri Milliyetçi Hareket Partisi Çildir İlçe Baskani Kürsat Şükrüoglu Çildir ilçesinin sahipsiz oldugunu düsünüyor. Şükrü oglu gazetemize yaptigi açiklamada, Ardahan in diger ilçelerinin çocuk parasi aldigini iddia ederken neden Çildir ilçesinin bu durumdan yaralanmadigini sorup, acaba ilçe halkinin bu durumdan haberdar olup, olmadigini merak ettigini ve İlçeler arasinda ayrim yapildigini, kimsenin Çildir’a yardimci olunmadigini ifade etti. Haberi ekleme saati: 10.37-30 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Sinir’da 30 Agustos

     


    Ardahan Haberleri 30 Agustos Zafer Bayrami tüm yurtta ve dis temsilciliklerde oldugu gibi Ardahan’in sinir ilçesi Çildir’da düzenlenen bir dizi etkinlikle kutlandi. Çildir ilçe meydaninda bulunan Atatürk büstüne konulan çelenklerin ardindan Çildir Kaymakami Alpaslan Kiliç tebrikleri kabul etti. Ardahan’in Gürcistan ve Ermenistan’a komsu sinir ilçesinde yapilan etkinliklerde söz alan Kaymakam Kiliç ‘Şanli zaferlerle çizilen ülke sinirlarinin etrafinda yasananlari görmek ve güçlü ordumuzun korudugu sinirlarimizin önemini bugün daha iyi anlamaliyiz’ dedi. **CHP Yoktu.. MHP’de.. Tüm Türkiye’de oldugu gibi Ardahan ve Çildir’da da kutlanan 30 Agustos Zafer Bayrami kutlamalarina Çildir CHP’nin katilmadigi görüldü. Konu hakkina görüslerine basvurdugumuz CHP Ardahan Merkez İlçe Baskani Nehir Alpaslan, ‘AKP’nin samimiyetsiz kutlamalarina CHP olarak katilmama karari almisiz.’ dedi. Öte yandan MHP’nin de Çildir’da yapilan etkinliklerde olmadigi görüldü. **BAŞKAN KÖKSOY’DAN 30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI.. Ardahan Belediye Baskani Faruk KÖKSOY, 30 Agustos Zafer Bayrami dolayisiyla bir kutlama mesaji yayinladi. 30 Agustos Zaferi, bagimsiz ve özgür yasama kararliligimizi tüm dünyaya bir kez daha ilan ettigimiz tarihsel bir dönüm noktasi oldugunu vurgulayan Baskan Köksoy; “Şanli tarihimizin en önemli günlerinden biri olan 30 Agustos Zafer Bayraminin 91’inci yil dönümünü kutlamanin mutluluk ve gururunu yasiyoruz. Birlik ve beraberlik içinde elde ettigimiz basarilar, ülkemizin yolunun açik oldugunun en somut göstergesidir. Bu zafer Türk halkinin vatanina ve milli hâkimiyetine göz dikenlere vermis oldugu onurlu bir cevaptir. 91 yillik süreç içinde tüm milletçe el ve gönül birligi ile kurup gelistirdigimiz Türkiye Cumhuriyeti, bu günkü demokratik ve dinamik yapisiyla dünyada seçkin ve saygin bir yere sahiptir. Bu büyük gün vesilesi ile basta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahraman sehitlerimizi ve gazilerimizi hürmet, minnet ve sükranla aniyor, tüm halkimizin 30 Agustos Zafer Bayramini kutluyorum” dedi. Faruk KÖKSOY/Ardahan Belediye Baskani **CHP’den BASIN AÇIKLAMASI Bagimsizligin ve özgürlügün sevdalisi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaslari ile bundan tam 91 yil önce verdigi mücadelenin, gösterdikleri kahramanligin ve o gün yazilan sanli destanimizin bizlere birakilan en büyük miras ve ayni zamanda en büyük emanet oldugunu biliyor ve bu anlamli günde, 30 Agustos Zafer Bayrami’nin 91. yilinda, bize birakilan bu büyük destanin coskusunu bir kez daha yasiyor, o gün kazanilan zaferin büyük sevincini bir kez daha yürekten hissediyoruz. 91 yil önce yazilan destanimizin taçlandigi böylesine anlamli bir günde, tam da içinden geçmekte oldugumuz su zorlu günlerde, ülkemizin birlik ve beraberligine el uzatanlarin bilmesi gereken odur ki; din, dil, irk, inanç farkliligi gözetmeden özgürlük mücadelesini kardesçe veren ülkemizin yazdigi bu büyük destan ve bu bagimsizlik hiçbir zaman bitmeyecektir. İste böylesi bir destanin, içinden geçtigimiz bu zor günlerde yeniden okunmasi, yeniden bu büyük tarihten feyz alinmasi gerekmektedir. Bundan 91 yil önceki emperyalist güçlerin, bugün silahlarin ötesine geçerek zihinlere yayilmak ve toplumlari bugünün farkli araçlari ile kontrol altinda tutmak istedigi bilinen bir gerçektir. İste bu nedenle, zamanin ruhunun çok çok ötesine geçmis büyük lider Mustafa Kemal’in ‘Özgürlük ve bagimsizlik benim karakterimdir’ sözlerini bugünün kosullari içerisinde yeniden okumali ve bugün de özgürlük ve bagimsizlik için kalemle ve fikirle emperyalist zihniyete karsi mücadeleye devam etmemiz gerektigini unutmamaliyiz. Bu duygu ve düsüncelerle bu destanin kahramanlari olan basta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaslarini, sehitlerimizi ve gazilerimizi gönül borcu ile aniyor, onlarin bizlere biraktigi bu zaferin bayragini yilmadan, yorulmadan, ilelebet tasiyacagimizin sözünü bir kez daha veriyoruz. CHP ARDAHAN İL İLÇE ÖRGÜTLERİ ADINA İLİMDAR SENEM **Özer’den Kutlama.. Milletimizin Vatani için, hakli ve onurlu direnisiyle, savasin kazanilmasinda vatan, millet ve bayrak sevgisinin, sayisal güçten daha üstün oldugunu tüm dünyaya kanitlamis, dünyaya bagimsizligin, dik durusun, vatan sevgisinin inancin basarisinida göstermistir. 30 Agustos Zafer Bayramini kutluyor, basta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Silah Arkadaslarini Ülkemizin varligi ve bagimsizligi için canlarini seve seve feda eden aziz sehitlerimizi saygi ve rahmetle aniyorum” Dünyanin bir çok bölgesinde oldugu gibi Ülkemizin civarinda komsu ülkelerde yasanan aci vahset kin ve nefretten.arinmasini arzu ederken Ülkemizin daha güçlü birlik beraberlik içinde Ordumuzla Milletimizle birlikte Daha güçlü bir Türkiye Rabbimden niyaz ediyor, selam saygilarimi sunuyorum 30 Agustos Zafer Bayraminiz Kutlu olsun. AK Parti Posof İlçe Baskani Erol ÖZER Haberi ekleme saati: 10.35-30 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN’DA KISA KISA

     


    Ardahan Haberleri **30 Agustos’ta Bayrak Dagitacaklar.. Bugün tüm yurtta oldugu gibi Ardahan’da kutlanacak olan 30 Agustos Zafer Bayrami dolaysiyla belediye ve valilik is birligi ile törenler katilacak olan herkese bayrak dagitilacak. **Bakkallar kaldirimlari isgal ediyor.. Ardahan’da yapimi devam eden yollardan geçemeyen yayalar çiktiklari kaldirimlarda da yürüyemiyorlar. Buna neden ise caddeler üzerin de bulunan bakkallarin esyalarini gelisi güzel kaldirimlara sergilemesinden dolayi oldugunu belirten Ardahanlilar belediyenin buna önlem almasini istemekteler. **Dolu vuranlara yardim yok.. Ardahan Merkeze bagli Ölçek köyünde yagan dolu ardindan yardim bekleyen köylülere yardim yapilmayacagi belirtildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürü Mustafa Tani, yaptigi açiklamada, dolunun etkili oldugu köylerde incelemelerde bulunduklarini ancak zararin büyük olmadigi için bir yardimdan bulunulmayacagini açikladi. **Nereye yapilacak? Ardahan’a yapilacagi belirtilen hava alaninin nereye yapilacagi yönünde yogun bir tarTisma sürerken bazi arsa sahiplErinin arsalarini yüksek fiyatla satmak için ‘Hava alani arsamizin bulundugu alana yapilacak’ seklinde yaygara yaptiklari görülüyor. Haberi ekleme saati: 12.52-27 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Kaya: Yerel seçimler gösterge olacaktir..

     


    Ardahan Haberleri Yerel seçimler öncesi açiklamalarina devam eden Saffet Kaya Ardahan’i oldugu gibi, yerel seçimleri de yakindan takip ettigini söyledi. 2014 Yilinin Mart ayinda yapilacak olan yerel seçimlerin mevcut partiler ve o partilerde tesadüfen ye alan birileri için önemli gösterge olacagini belirten Ardahan eski Milletvekillerinden Saffet Kaya, ‘Halkin bu seçimde analarini ak sütü gibi temiz olan oylarla geçmis dönemleri de degerlendirecek’ dedi. ‘3 Dönem serefle vekilligini yaptigim Ardahanlilarin en dogrusunu yapacagina olan inancimla yakindan takip edecegi yerel seçimlerin gerek partilerin, gerek ise su an siyaset yapanlarin karnesini de ortaya koyacak’ diyen 21., 22. ve 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya, ‘benim gibi partim AK Parti Genel Merkezi’de Ardahan’i yakindan takip ediyor ve bölgede sik sik anketler yapiyor’ dedi. Ardahan’in kendisi döneminde hazirlanan projeler isiginda her geçen gün biraz daha gelisip, büyüdügünü de belirten Saffet Kaya, ‘kendisi döneminde Ardahan yerelin de yapilan yerel seçimlerle Ardahan tarihinde belediyecilik hizmetleri görüldügünü, bundan en büyük payin benimde onay verip, destekledigim adayimiz ve simdi ki baskanimizin büyük payi var’ dedi. Ortalikta görünmeyenlerle siyaset yapilamayacagini da belirten Saffet Kaya 24 saat halkinin yaninda olan, onlardan gelen telefonlara cevap veren ve sorunlari karsisinda geregi yapan biri olarak yaklasan yerel seçimleri çok önemsedigini ve Ardahan’in gelecegi için kendisine düseni en güzel sekilde yapacagini da sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 11.02-29 Agustos 2013 Hber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Dedem/KÜRT FEZO/Betul Yilmaz

     


    Betul Yilmaz Betül Yilmaz 9 Agustos günü saat 11.37.. Belki de hepimiz için kapkaranlik bir gün.. Nasil da israrla çaliyordu telefonum. Bu da neyin nesi ? diyerek açmistim telefonumu . Yengem ariyordu, uykulu ses tonumla: – Efendim,yengecim? demistim uzun bir sessizlikten sonra -Kizim dedeni,dedeni kaybettik demesiydi kalbimin agrisinin nedeni. sanirim halama haberi ben verecektim ki öyle de oldu zaten. Bi insana babasinin öldügünü nasil söyliyebilirdim ki ? Hangi dille ,hangi telaffuzla.. Oda ya girdigimde : – Betül , hadi kahvalti yapalim da.. sözünü tamamlamadan atladim. -Hala sakin ol (SAKİNDE NEYİN NESİYDİ DEDİM İÇİMDEN !) Dedem dedemi seyy… Dememle çigliklar havada uçustu Halamin her seferinde ” Babamm” diyisinde kendi babam geldi gözümün önüne. bi evlat için en kötü en acimasiz en çaresiz günlerden biri.. Ve babami ariyacagim Telefonum elime gitmiyordu adeta.. Ama aramam lazimdi . Sonuçta babamin en zor günü. Aradim; -Efendim dedi biri ama bu babamin sesi degildi.. -Babam yok mu ? dedim inanmiyorum babamin sesiymis. -Kizim basimiz sagolsun dedi. İkimiz de ayni anda hiçkiriklarimizi duyduk . babamin sesini ilk defa böyle duymustum kapattiktan hemen sonra biletleri ayarladik uçakda gelene kadar halamla konusup,dedemle anilarimizi anlatip agladik. KARS’a geldik Hemen arabaya bindik diger halalarimi ve akrabalarimi da görmüstüm nasil da kürtçe agitlar yakiyorlardi. Adeta insanin içini burkuyordu.. Ardahan tabelasini gördügüm an çok kötü oldum . Sanki Ardahan sahipsizdi kara bulutlar çökmüstü Ardahan bile dayanamamisti . Ve petrole geldik .. Nasil da bagiriyorlar. bazilari fezo aga bazilari kürt fezo ve bazilari da fezo emmi. Ne çok kisi vardi. İlk önce kardesimi görmüstüm. kipkirmiziydi gözleri. ilk defa böyle içten sarilmisti bana çadira gittigimde gözlerim babami ariyordu. Yoktu ortalikta daha sonra arkadan bir el annemin eliymis. o da sarildi bana. o da kötüydü bilirim kaynatadan öteydi öz babasi gibiydi. onun için de çok zordu tipki bizim gibi. Besra halamin kürtçe çigliklari, halen daha kulagimda … Ve babami bir evlat için en kötüsü onu aglarken gördüm. sarildi. sürekli basimiz sagolsun diyisi.. ne zor bi an!!! içeri gittim. Bazilari gerçegin farkinda bazilari degil. hissetmistim bunu. ilk defa bu kadar insani bi arada görmüstüm . Disari çiktigimda hafif bir sigara dumani ve fakir amcam. arkasindan bakiyordum . hiçkira hiçkira agliyordu . Toplum içinde aglamiyordu . galiba sadece ben görmüstüm . Hemen uzaklastim dayanamazdim daha fazla. Ve cenaze arabasi dedemi, Kürt Fezoyu son görüsümüz. Bir daha hiç görmeycegim, görmeyeceksiniz.. içine bindim babama dönüp sadece tek cümle söyledim. ”o uyumayi sevmez!” diyisimi hatirliyorum. sonrasi babamin gömlegindeki yaslarim. Bembeyazdi yüzü. ama kalkicakmis gibi. tekrardan seslenip ”Betüüüüül” diyecekmis gibi geliyordu . Küçük Sütlüceye yol almistik. bayaa araba vardi babam YASİN-İ açmis agliya agliya gidiyorduk kimisi bayildi, kimisi çiglik atti, kimiside gitme dermis gibi umutsuzca bakti. Son görevimiz kaldi. hakkimizi helal edip sonsuza dek kalacagi topragin altina koymamiz. herkes toprak atti üstüne. Bende avucumla yaslarimla biraz islanmis toprak attim.. Ve iste tam bir yildir yoksun,tam bir yildir öksüzüz , tam bi yildir düzensiziz . Bak dede tam bir yildir böyleyiz . Ve acimasiz kabullenmesi zor tarafi da sonsuza dek böyle olacagiz Kürt Fezo. babamin da dedigi gibi ”Her seyin bir yedegi vardir, ama senin yok”




























  • KIŞ VE KAR GÜZELİ ARDAHAN


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Bölgede kalınlığı yaklaşık 20 santimetreye ulaşan kar ile Hanak ormanlarında etkili olan sis bulutları, vatandaşların ilgisini çekiyor. Ağaçların üzerine yapışan kar kütleleri de güzel görüntüler ortaya çıkmasına neden oldu. Ormanlık alanda etkili olan kar yağışı, dronla görüntülendi.



    Sis ve Pus’tan Kayıp Olan Ardahan!


    Ardahan da, hava sıcaklıkları günden güne düşmeye devam ediyor. 

    Pazar günü yoğun sis ve ayazın hakim olduğu şehir merkezinde sıcaklık -14 dereceye kadar düştü. kartpostallık görüntülerin oluştuğu Ardahan da yılın son haftasının hava durumu programı ise şu şekilde;

    26 Aralık 2022 Pazartesi günü ise havanın Bulutlu, ve sıcaklığın -2 derece olacağı tahmin edilmekte. 

    27 Aralık 2022 Salı günü hava Güneşli, sıcaklık ise -2 dereceyi gösterecek. 28 Aralık 2022 Çarşamba günü için havanın Bulutlu olması bekleniyor, sıcaklık da -2 dereceyi bulacak. 29 Aralık 2022 Perşembe günü için havanın Güneşli olacağı yönünde tahminler var, sıcaklık ise -3 dereceyi gösterecek.



    BU ANLAYIŞLA MI SEÇİM KAZANACAKSINIZ?


    Son bir yıldır bir türlü sonu gelmeyen gaz müjdelerinin en sonuncusunu dinlediğimiz sırada doğalgaza gelen yeni zam ile eve, iş yerine, matbaaya gelecek faturayı düşünerek, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğum programıma yetişme telaşı içinde yol aldığım bir sırada ‘abi baskıya girecek olan gazete günlük köşe yazını bekliyor, senden ricam köşe yazını bir an önce atarsan seviniriz. Çünkü tasarruf edelim diye az yaktığımız matbaanın kaloriferleri gibi bizde donacağız..’ mesajını okuyordum.




    Günlük gazetemizin emektarı Baran’ın whatsaptan yazdığı bu mesajını okuyup, panik içinde telefonla aradığım kızım Yaprak’a rica edip, gazete yazıyı bekliyor, bende trafikteyim söyleyeceklerimi yazıya dök’ diyerek yeni bir köşe yazısı için başlıyorum anlatmaya, Yaprak kızıma, ‘Koalisyon Kaybederse Belediye Yüzünden Kaybeder!.’ başlıklı dünkü köşe yazımı yazdırıyorum. 

    Kızıma söylediklerimi yazıya döküp yine whatsaptan bana göndermesini beklerken gelmişken şurada çoktandır ziyaret edemediğim aile büyüklerini ziyaret edip, hal hatır sorma derdine düşünce telefonla kızıma yazdırdığım yazıyı ve gazeteyi baskıya verecek Baran’ı unuttuğumu fark edip, arabamı kenara çekerek Yaprak kızımın dediklerimi yazıp gönderdiği yazımı düzeltmeye çalışıyorum.

    Ve yazımızı düzeltirken bir yandan da yoğunlaşan trafiğin yarattığı stresi atmak adına sigaramı yakmak için başımı kaldırdığımda karşımdaki binayı süsleyen ve Erdoğan’ın dev fotoğrafı ile süslenmiş olan pankarta gözüm takılıyor ve diğer telefonumla bu manzarayı fotoğraflayıp, ‘Adeta Allah yaz diyor’ diyerek ‘Bu manzara yazımı anlatan en güzel fotoğraf’ diyerek kendi kendime gülümsüyorum.




    Çünkü karşımdaki manzara benim alelacele yazdırdığım yazımı ve anlatmak istediklerimi anlatan bir manzaraydı… 

    Yani karşımda ki manzarada olduğu gibi dün ve bugünkü yazımda yer alan o fotoğrafın bile beni anladığını ama anlatmak istediklerimi anlamayanların anlamayı bir kenara bırakın, kazanmaktansa kaybetmeyi çoktan kabullendiklerini kara kara üzülerek ve of çekerek düşünüyordum.

    Neyse 40 dakikayı bulan bir gecikme ile önümdeki trafiğin iyiden iyiye yoğunlaşmasının yarattığı stresle gecikebileceğimizi düşünüp, zar zor düzeltmeye çalıştığım yazımı toparlayıp, Baran’a attıktan sonra çıktığım yolda yeniden yol alırken bu kez telefonum çalıyor.

    Ellerim direksiyonda, gözlerim gittikçe iyiden iyiye tıkanan yolda seyrederken manuel debriyaj ve frene basıp, çekmekten yorulan dizimin üzerinde bulunan telefondan gelen sesi duymak için mikrofonu açıyor, camlarımı iyice kapatıyorum.

    Arayan bir bayandı ve geçtiğimiz yerel seçimlerde kendisi gibi birçok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esentyurt ilçesinde Demokratik Sol Parti’den belediye başkanı adayı olmuş, kazanamasa da kendisi gibi hemşerim olan şimdiki Esenyurt Belediye Başkanını ve diğer partileri bir hayli terletmişti.

    Belkide hiç terletmemiş ama 13 bin oy ile geri dönen bir seçimde 5 oy bilemediniz 50, belki de bin 500 oy almıştı.

    Sonuçta HDP, İYİ Parti ve diğerleri gibi CHP’nin ve adayının yanında durmamış, karşısında kalıp, her aldığı oy ile İBB’nin de içinde olduğu belediye seçimlerinde alınan oyların bir ikisine engel olmuş onların alacağı oyların önüne geçmiş bir siyasetçi, bir bayan ve başka bir partili İpek Süt idi.

    Alo deyip hal hatırdan sonra kendisinin CHP’ye geçmek istediğini ve benim kendisine nasıl yardımcı olabileceğimi ve böyle bir geçişte benim ve meslektaşlarım gazetecilerinde orda olmasını isterim deyince ‘olur tabi sizin bu aldığınız karar önemli bir karar ve habere değer bir karar’ dedim kendisine.

    O da bana, CHP Esenyurt İlçe Başkanını tanıyorsan telefonu varsa bu önerimi kendisine benim iletmemi ve müsait olduklarında birlikte gidip katılım sağlarım deyince ‘bende niye olmasın ama ben önce ilçe başkanının telefonunu bulayım, arayayım, sizin teklifinizi kendisine sunar sonra sana dönerim’ diyerek telefonu kapattık.




    Tabi sizi de konuk olarak beklediğimiz TEMPO TV’de sunduğumuz GAZETECİLERLE GÜNDEM programıma yetişme telaşı içinde ve geç saatte biten programı yapıp gece yarısı eve dönüp, yorgunluktan bitap şekilde uyuyunca meslektaşım Hakan Hazar’dan telefon numarasını aldığım CHP Esenyurt İlçe Başkanına dönmeyi de unutmuştum sabah İpek Süt hanımdan gelen ikinci telefona kadar.

    Ve CHP’ye geçmek isteyen DSP’li, DSP’den Belediye Başkan adayı gösterilecek kadar önemsenen bir siyasetçi, bir işçi, bir insan, bir kadını bir kez daha dinledikten sonra Hazar’ın verdiği rakamları telefonumun tuşlarıma yazdırırken ‘Esnyurt CHP Bşk. Hüseyin Ergin’ diye kayıtla meğer numarası bende varmış diyerek gördüğüm CHP Esenyurt İlçe başkanını aradım.

    Telefonu bende olsa de niye olduğunu düşündüğüm ve ne zaman aradığımı ve ne zaman telefonuma kayıt ettiğimi düşünüyordum. Yani sokakta görsem tanımam.. O da beni tanımaz diye düşünüp, kendimi kendisine tanıtırken beni bizzat görüp tanımasa da verdiği kem kümlü ve önden hazır cevaplarla yanı ‘hım, ey, işte’ şeklinde ki mırıldamasıyla sanki beni az çok tanıdığını sezmiyor değildim…

    Çünkü bölgede birçok gazetede yazı yazan, onca dost, akraba, başında bulunduğu partilisinin belediye başkanı gibi onca hemşerimin ilçesinde adımı duymuş gibi davransa da tanımamazlıktan gelip, memleketim Ardahan kışından daha soğuk bir cevapla ‘buyurun’ diyordu.

    Neyse sayın başkan merhaba ben falan, filan dedikten sonra konuya geçip, ‘Başkanım bölgenizde İpek Süt vardı. Geçen seçimlerde sizin partiniz ve diğerleri karşısında DSP’den aday olmuş bir kadın siyasetçi beni aradı. Partinize katılmak istiyor ulaşmamı istedi. Eğer uygunsanız sizin de olduğunuz bir zamanda bu katılımı sağlamak ve biz gazeteciler de ‘DSP’den Başkan adayı olmuş İpek Süt CHP’ye katıldı’ başlıklı haberi yapmamız için İpek hanıma ve biz gazetecilere bir randevu verme imkânınız var mı bilmem ama şunu da bilin bir rica üzerine sizi aradım ben sadece bir elçiyim, elçiye zeval olmaz’ dedim.

    Demez olaydım.. Çünkü başkanın bana verdiği cevabın her satırında şekerimizi arttıran liyakatsizlik, samimiyetsizlik ve kerhen cevaplarla karşılaşıyor kendisini zorda olsa dinliyor cevabını bitirmesini bekliyordum.

    Başkanın verdiği cevap aynen şöyle;

    ‘Evet evet arkadaşlara söyleyin partiyi arasınlar orada arkadaşlar gelirler üye yaparlar beni aramaya da gerek yok .. Kimseyi arayıp randevu almaya da gerek yok, partimizin kapısı herkese açık arkadaşlara söyleyin arasınlar, gitsinler üye olsunlar’ diyordu..

    Yani bir başka partiden belediye başkanı adayı olmuş bir insan partisinden istifa ediyor, kendisi ve arkadaşlarıyla birlikte başka partiye yani 6’lı masayı kurduk Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini kazanacağız. Sistemi değiştireceğiz, Hak, hukuk yetmedi adaleti de sağlayacağız’ iddiasında bulunan bir parti ilçe başkanının bu önemli teklife bakışı ve samimiyetsizliği aynen böyle idi..

    Meğer AK Parti, MHP İlçe Başkanı olsaydı ve bu teklifi alsaydı aynısını mı söylerdi bilmem ama benim bir önceki ‘Koalisyon Kaybederse Belediye Yüzünden Kaybeder!.’ başlıklı yazımda anlattığımın aynısı CHP’nin ilçe başkanı ve teşkilatlarında da varmış da yazıma eklememişim..

    Evet, bu görüşmenin ardından kapattığım telefonuma acı acı bakarken tesadüf mü bilmem ama 9 bine yakın isim ve noyun olduğu telefonumun rehberimde CHP’nin üst yöneticilerinden olan ama inanın yerel yönetimlerden yani ‘ dün ele aldığım ‘Koalisyon Kaybederse Belediye Yüzünden Kaybeder!.’ yazımda geçenlerden sorumlu oluğu aklıma gelmeyen bir isimle karşılaşıp, onu arıyorum.

    Ne tesadüftür ki O da eski bir DSP’li ve iki dönem DSP’den Ordu Belediye Başkanlığı yapmış sonrada CHP’ye geçmiş ve MYK Üyeliği dahil CHP Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan ve bir siyasetçiydi. 

    Ve ne görevde olduğunu hatırlamadığım ama CHP’li bir milletvekili diye kendisini arayıp, kendimi tanıttıktan sonra CHP Esenyurt İlçe başkanına anlattıklarımı anlatıp, eşimin de şahit olduğu konuyu yani sabah sabah yaşadıklarımı da ekleyince bir iki çalan telefonumu hemen açıp beni sakince dinleyen ve bir hayli mütevazi konuşmasıyla beni sakinleştirip, bana hak veren Torun’un da benden daha çok şekeri arttığı ve bir o kadar teşkilatlardan yakındığını dinliyordum.

    Çünkü daha bir iki kelimemden sonra ne yaşandığını hemen anlayan ve ‘Kusura bakmayın ya ne kadar üzüldüğünüzü anlıyorum. Örgütlerimiz bu işi sahiplenirlerse bugün yaşadıklarımızı yaşamayacağız zaten’ deyip diğer yakınmaları bende kalmak üzere İlçe Başkanını arayacağını ve uyaracağını söyleyerek azda olsa beni rahatlatıyordu.

    Ama şu bir gerçek ki bu tutum ve davranışlarla seçim kazanacaklarını ve pusuya girip, İl Başkanının milletvekilliği için istifa etmesini bekleyip, her önüne gelene rakılı masalarda türküler söyleyerek, vekillik satmayı düşünenler, çöpçünün topladığı çöplerle övünüp, başkasının yaptırdığı tahta bir köprü ile övünüp, sanalda şov yapmakla iş yaptıklarını sananlar sadece iyi bir rüya gördüklerini bilsinler…



    arşiv haber 19/09/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


    GÖĞE ÇIKMAYA HAZIRLANAN ARDAHANLILARDAN VE ARDAHAN’DAN EN SON HABERLER!


    EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ.. SAFFET KAYA TUTUKLANABİLİR!, HIRSIZLAR ÇALDI, JANDARMA BULDU!, GAZİLER UNUTULMADI, BAŞKANSIZ HOÇVAN SPOR ALTIN BULDU!.. ATLAR YİNE DE KOŞTU!.. Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına devam eden ve yarın, Üniversite öğrencilerine Burs sağlamak amacıyla Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen gecede İstanbul’un tepesine, Avrupa’nın ek yüksek gökdeleninin 55. katına çıkacak olan Ardahanlılardan ve Ardahan’dan en son haberleri her zaman bu sitede okunabilir..


    ARDAHANLILAR GÖĞE ÇIKARACAK!


    ARDAFED EĞİTİME DESTEK GECESİ YARIN GÖKDELEN’DE, SAAT 19.00’DA BAŞLIYOR..


    SİZDE BİLET ALIP, KATILACAKMISINIZ?!.. GECEYE KATILMAK İÇİN ARDAFED HESAP NOSU KANALIYLA 1 BİLET ALMANIZ YETERLİ OLACAKTIR.. ARDAFED HESAP NO; Vakıf Bank Şişli Şubesi

    TR950001500158007297404844


    Daha önceki Ardahan Günlerinde 25 öğrenciye burs sağlayan Ardahan Dernekler Federasyonu, hazırlıkları süren ve 1-7 Ekim Günlerinde yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günleri öncesi yeniden Ardahanlı Üniversite öğrencilerine Burs katkısı sağlamak için başlattığı ARDAHANLILAR ZİRVEDE adlı gecesi yarın saat 19.00’da Avrupa’nın en yüksek gökdeleni Sapphire Gökdelenin en üst katında bulunan terasta gerçekleşecek.



    Ardahan çıkarması ardından İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve yönetimini ziyaret ederek gecelerine davet eden ARDAFED Yönetimi tüm duyarlı Ardahanlıları bu önemli etkinliklerine davet etmekteler.


    Başkanlığını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı ARDAFED Yönetimi ve ARDAFED Kadın Komisyonun birlikte organize ettiği ARDAHANLILAR ZİRVEDE adlı geceye, Ardahanlı Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Sabah Gazetesi İstihbarat Şefi Erhan Öztürk, İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, ARDAFED İşadamları Konseyi Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu, Hürryet Gazetesi Haber Yazıişleri Müdürü Ateş Yalazan, gibi Ardahanlı bir çok ünlü ve tanınmış sima, işadamı, gazetecinin yanı sıra siyasiler ve eğitim sevdalısı yabancıların katılması bekleniyor.




    *SAFFET KAYA TUTUKLANABİLİR Mİ?!..


    Jandatma Komutanlığı tarafından Ardahan’ın Göle ilçesi merkezli başlatılan ‘Küpe Operasyonu’ na adı karışan ve geçtiğimiz 12 Eylül günü savcılığa ifade veren Ardaha eski Milletvekili Saffet Kaya’nın her an tutuklanabileceği ileri sürülmekte.


    Yapılan operasyon ardından bir çok kişinin tutuklanması ve mal varlıklarına el konulmasına neden olan ve Ardahan İl Jandarma Komutanlığının başlattığı, Ardahan merkez, Göle ile diğer bir çok kente yayılan Küpe Operasyonun 3. dalgasında da bir çok kişi tutuklanmış ve mal varlılarına el konulmuştu.


    Bilindiği gibi Jandarma Komutanlığı tarafından Ardahan’ın Göle ilçesi merkezli başlatılan ‘Küpe Operasyonu’ na adı karışan ve geçtiğimiz 12 Eylül günü savcılığa ifade veren Ardaha eski Milletvekili Saffet Kaya’nın her an tutuklanabileceği ileri sürülürken Kaya’da karşı açıklama tekzip yoluyla geldi.



    Kaya Ben Suçsuzum Tekzibi..


    Adının karıştığı olayla ilgisinin görgü tanıklığı dışında olmadığını belirten Saffet Kaya ifadeye çağrıldığını ortaya çıkaran basın kuruluşuna ‘Ben suçsuzum’ başlıklı bir tekzip gönderdiğide öğrenildi. Kaya’nın tekzibi şöyle


    Odatv.com isimli haber sitenizde 16/09/2019 tarihinde yayınlanan ‘’Reisçiler Babacan Ekibini Bu Dosyayla Vurdu’’ başlıklı haber içeriği kamuoyunu yanıltmaya yönelik, kötü niyetli ve gerçek dışı bilgilere dayalıdır.


    Sayın Ali Babacan’ın parti kurma çalışmalarına destek verdiğim, Ardahan’da yeni parti çalışmalarını sürdürdüğüm ve bu sebeple Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma dosyasının ortaya çıktığı iddiaları son derece yersiz ve yakışıksız iddialardır.


    Yeni Parti çalışmalarına bir dahilimin olması söz konusu olmayıp, şahsım da kamuoyundan takip etmekteyim. Bu hususta Ardahan İlinde bir çalışma yaptığım iddiası gerçek dışıdır.


    Ayrıca haricen edindiğim bilgiler Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2019/73 Sr. Sayılı soruşturma dosyasının 2018 yılında başlatıldığı ve dosyada gizlilik kararı bulunduğu, şahsımın tanık sıfatı ile görgü ve bilgime başvurulması amaçlı davet edilmeme ilişkin çağrı kağıdının tarafıma tebliğ edilmeden gazeteniz eline geçmesinin manidar olduğu, bu hususta soruşturmanın gizliliği kurallarını ihlal eden ve dosyada taraf sıfatım bulunmamasına rağmen zan altında kalmama yol açacak şekilde çağrı kağıdımın internet ortamında yayınlanmasına katkı sunan ilgililer hakkında yasal yollara tevessül edeceğim bilinmelidir.



    Yine 2016 yılında başlatılan Genç Çiftçi projesi ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen sanki bu proje kapsamında ve yasadışı bir menfaat temin etmişim gibi algı oluşmasına yol açacak şekilde 2006 yılından 2012 yılına kadar geçen süreçte karşılıklı alacak, verecek ve borç açıklamasına havi bir kısım para transferlerinin bu proje ile ve doğal olarak soruşturma ile ilişkilendirilmesini akıl ve mantıkla izah etmeye olanak yoktur.


    Üç dönem milletvekilliği yapmış, tanınan ve sevilen bir kişi, siyasetçi olarak hem seçim bölgemden ve hem de Türkiye genelinde her bölgeden vatandaşların kolaylıkla ulaşabileceği bir kimseyim. İnsanların zor zamanlarında siyasetçilerden yardım talebinde bulunmaları gayet olağan olup, benimde yasal sınırlar dahilinde insanlara yardımcı olmamdan daha doğal bir durum düşünülemez. Şahsımın suçu örtmeye ve soruşturma makamlarını etkilemeye yönelik bir girişimimin olmadığı ve olamayacağı ortada iken, yayınlanan belgelerde de bu durumun aksine bir fiile rastlanmadığına göre kötü niyetli haber ve yorumları kınıyor ve iş bu tekzip metninin haber sitenizde yayımlanmasını rica ediyorum.

    Kamuoyuna saygı ile sunarım.


    SAFFET KAYA 20.-21. ve 23’cü Dönem ARDAHAN MİLLETVEKİLİ

    21.Dönem TBMM Başkanlık Divanı İdare Amiri.



    *HIRSIZLAR ÇALDI, JANDARMA YAKALADI!


    Ardahan’ın Göle ilçesinde çalınan 8 büyükbaş hayvandan 7’si, jandarma ekiplerince Kars’ta bulunarak sahiplerine teslim edildi. Göle ilçesi Senemoğlu köyünde besicilik yapan Faik ve İsmail Yeni, merada otlayan 8 büyükbaş hayvanlarının çalınması üzerine durumu jandarmaya bildirdi.


    Harekete geçen jandarma ekipleri, çalınan hayvanların Kars’ın Susuz ilçesine götürüldüğünü tespit etti. Bunun üzerine Susuz’a operasyon düzenleyen ekipler, çalınan 8 büyükbaş hayvandan 7’sini bir kamyonette buldu.


    Bulunan hayvanlar Ardahan’a getirilerek sahiplerine teslim edildi. Olaya ilişkin 1 kişi gözaltına alındı. Çalınan diğer büyükbaş hayvanın ise bulunmasına çalışıldığı öğrenildi.



    *Emniyet Müdürü Değişti.. 


    Taş Karaman’a, Polis Başmüfettişi Ünsal Hayal Ardahan’a


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla, aralarında Ardahan İl Emniuet Müdürnün de bulunduğu Emniyet Müdürleri Atama Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre, boş olan 4 Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevine atama yapılırken, Ardahan’ın da içinde olduğu  49 ilin Emniyet Müdürü de değişti.Bu illerden 14’ünün Emniyet Müdürü, polis başmüfettişliğine getirildi.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesi’ne göre;


    Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Resul Holoğlu Personel Daire Başkanı Ahmet Şengün ve Kayseri Emniyet Müdürü İbrahim Kulular emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’na atanırken, Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevini vekaleten yürüten 1. Hukuk Müşaviri Selami Hüner de bu göreve asaleten getirildi. Hüner’den boşalan 1. Hukuk Müşavirliği’ne ise Polis Başmüfettişi Ziyaettin Kaygusuz atandı.


    *Van Emniyet Müdürü Mehmet Suat Ekici Aydın’a

    *Mardin Emniyet Müdürü Hasan Onar Balıkesir’e,

    *Diyarbakır Emniyet Müdürü Tacettin Aslan Bursa’ya,

    *Ağrı İl Emniyet Müdürü Kenan Yıldız Denizli’ye,

    *Konya Emniyet Müdürü Şükrü Yaman Diyarbakır’a,

    *Balıkesir Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek Gaziantep’e,

    *Samsun Emniyet Müdürü Vedat Yavuz Hatay’a,

    *Hatay Emniyet Müdürü Kamil Karabörk Kayseri’ye,

    *Şanlıurfa Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu Kocaeli’ne,

    *Tekirdağ Emniyet Müdürü Mustafa Aydın Konya’ya,

    *Sinop Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren Malatya’ya,

    *Şırnak Emniyet Müdürü Ömer Uslusoy Manisa’ya,

    *Muğla Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya Mardin’e,

    *Hakkari Emniyet Müdürü Süleyman Suvat Dilberoğlu Muğla’ya,

    *Tunceli Emniyet Müdürü Doğu Ateş Ordu’ya,

    *Malatya Emniyet Müdürü Ömer Urhal Samsun’a,

    *Kırıkkale Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO) Müdürü Selçuk Doğuş Şanlıurfa’ya,

    *Ordu Emniyet Müdürü Mehmet Erduğan Tekirdağ’a,

    *Adıyaman Emniyet Müdürü Metin Alper Trabzon’a,

    *Aksaray Emniyet Müdürü Ali Karabağ Van’a,

    *Uşak Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder Adıyaman’a,

    *Polis Başmüfettişi Nihat Özen Ağrı’ya,

    *Çorum Emniyet Müdürü Murat Kolcu Aksaray’a,

    *Polis Başmüfettişi Ünsal Hayal Ardahan’a,

    *Polis Başmüfettişi Sinan Ergen Artvin’e,

    *Polis Başmüfettişi Çetin Bozkuş Bartın’a,

    *Polis Başmüfettişi Köroğlu Kıraç Batman’a,

    *Polis Başmüfettişi Necmettin Koç Kütahya’ya,

    *Polis Başmüfettişi Ali Canbolat Bingöl’e,

    *Kars Emniyet Müdürü Ümit Bitirik Burdur’a,

    *Gaziantep Emniyet Müdürü Faruk Karaduman Çanakkale’ye,

    *Kırşehir Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO) Müdürü Mehmet Gülser Çorum’a,

    *Batman Emniyet Müdürü Mehmet Ali Akkaplan Düzce’ye,

    *Çanakkale Emniyet Müdürü Celal Sel Elazığ’a,

    *Polis Başmüfettişi Atanur Aydın Hakkari’ye,

    *Bingöl Emniyet Müdürü Metin Akay Isparta’ya,

    *Ardahan Emniyet Müdürü Ayhan Taş Karaman’a,

    *Polis Başmüfettişi Yavuz Sağdıç Kars’a,

    *Kocaeli Emniyet Müdürü Necati Denizci Kastamonu’ya,

    *Kilis Emniyet Müdürü Günter Şenses Kırıkkale’ye,

    *Yozgat Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu Kırklareli’ne,

    *İkmal ve Bakım Dairesi Başkan Yardımcısı Murat Türesin Kırşehir’e,

    *Karabük POMEM Müdürü Mahmut Karabulut Kilis’e,

    *Polis Başmüfettişi Cahit Şahin Sinop’a,

    *Polis Başmüfettişi Mustafa Emre Başbuğ Şırnak’a,

    *Polis Başmüfettişi Yılmaz Delen Tunceli’ye,

    *Polis Başmüfettişi Mesut Gezer Uşak’a,

    *Polis Başmüfettişi Murat Esertürk Yozgat’a,

    *Polis Başmüfettişi Ayhan Bodur Bayburt’a atandı.



    Ardahan‘da 19 Eylül Gaziler Günü düzenlenen törenle kutlandı.


    Valilik önündeki Atatürk anıtına çelenk sunulmasıyla başlayan Ardahan’daki törenler, öğrencilerin şiir okumasıyla devam etti. Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, gazilerin Türk milleti nezdinde önemli yeri olduğunu ifade ederek, “Bizler şehitlerimiz ve gazilerimizle gurur duyuyoruz. Onlarla övüneceğiz, övünmeye devam edeceğiz” dedi.


    Ardahan Gaziler Derneği Başkanı Yener Göydemir de Türk milletinin canı pahasına da olsa aziz vatanı korumasını bildiğini söyledi.


    Göydemir, “Ülkemizin toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis, sivil ve tüm Malul Gazilerin Şeref Günüdür, Vatan savunmasında Şehitler nurlanmış, gaziler onurlanmış askerdir. Şehit ve Gaziler toprağı vatan, insanı ulus yapan değerlerimizdir. 19 Eylül, Bu aziz vatana canını adayan kahramanların günüdür, bu anlamlı gün Gaziler Günü olarak kutlanıyor, bu da devletimizin ve milletimizin gazilere verdiği önemin bir ifadesidir” dedi.



    -Bu Milleti Anadolu’dan koparmak asla söz konusu olamaz. Buna kimsenin de gücü yetmez


    Konuşmasına devam eden Göydemir, “Tarihin her döneminde olduğu gibi bugünde, yarında vatanımıza bayrağımıza göz diken içeride ve dışarıda hainler olacaktır. Biz bunu biliyoruz! Ama bu hainler, 15 Temmuz’da olduğu gibi vatan ve bayrağı uğruna yeniden yetmişe gözünü kırpmadan, canını ortaya koyan asil bir millet olduğunu bilsinler. Biz gaziler olarak dün cephede düşmana karşı korkusuzca nasıl savaştıysak bu günde, yarında aynı şekilde hiç tereddüt etmeden savaşacağımızı bilmelerini isterim. Bu milleti Anadolu’dan koparmak asla söz konusu olamaz. Buna kimsenin de gücü yetmez.” diye konuştu.


    Törene, Vali Mustafa Masatlı’nın yanı sıra Garnizon Komutanı Albay Tahir Savran, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ve gaziler katıldı.


    Katılımcılar, daha sonra İl Özel İdaresi binasındaki Ardahan Gaziler Derneği’ni ziyaret etti.



    **İLÇELERDE DE UNUTULMADILAR..


    Tüm yurt genelinde olduğu gibi Ardahan ve İlçelerinde de kutlanan Gaziler Günü Ardahan‘ın Çıldır ilçesinde Hükümet Konağı önünde törenle kutlandı.


    Törene Çıldır Kaymakamı Alper Taş, Çıldır Belediye Başkanı K.Yakup Azizoğlu, İlçe Tabur Komutanı Ercan Özcan, daire amirleri ve kurum müdürleri ile Gaziler katıldı.


    Atatürk Anıtı’na çelenk sunulan törende saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.


    İlçe Tabur Komutanlığında görevli komutan tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapıldı. Töreni sonunda İlçe Kaymakamı makamında tebrikleri kabul etti.


    Kaymakam Taş “Gazilerimiz, bu vatanın bütünlüğünün, ülkemizin bağımsızlığının teminatı olan kahramanlardır. Tarih boyunca kurduğumuz medeniyetlerin mimarı olmuş kişiliklerin gazi ünvanı taşıdığını hepimiz bilmekteyiz. Bu millet, savaş meydanlarında üstün kahramanlık ortaya koyan büyüklerine gazi ünvanını tevdi etmiştir. Gazilerimize hürmet ve saygı göstermek herkesin borcu ve aldığı emanetin gereğidir. Ebediyete intikal eden tüm gazilerimize Yüce Mevla’dan rahmet diliyor, hayatta olan gazilerimize minnet ve şükranlarımı arz ediyor, sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum” dedi.



    *HOÇVAN SPOR ALTIN BULDU!..


    Ardahan’ın BAL liginde temsil eden ve ilk maçında Kars Spor’a 1-0 yenilerek Türkiye Kupasına erken veda eden Hoçvanspor’un maddi sorunlarını aşması için başlatılan kampanyaya Ardahanlı iş adamlarından da destek gelmeye devam ediyor.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın fiki babası olduğu kampanyaya en son katılan 2 iş adamı toplam 15 altını, bu hafta ilk BAL ligi maçına çıkacak olan Hoçvanspor’a bağışladılar.


    Ardahanlı İşadamı Attilah Çeliktürk’un 12, Ardahanlı İşadamı Gürsoy Karataş’ın 3 Çeyrek Altın ile destek verdiği Hoçvan Spor’un hala başkansız olması bu takımın daha önceki BAL temsilcisi takımlar gibi sahipsiz olduğunu ortaya koymaya devam etmeside dikkat çekmekeye devam ediyor. 



    **ATLAR ARDAHAN’DA KOŞTU..


    Ardahan‘da 7. Rahvan At Yarışları ve 5. Doğu Anadolu Şampiyonası yapıldı.


    Rahvan at kültürünü geliştirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla AK Partili Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından gündeme getirilen ve Köksoy’un başkanlığı boyunca belediye tarafından desteklenen Rahvan At Yarışları CHP’li belediyenin destek vermemesine karşın yine de yapıldı.


    Ardahan Valiliği ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonunca düzenlenen organizasyon, Ardahan-Artvin yolu üzerindeki Ardahan Rahvan At Yarış Sahası’nda gerçekleştirildi.



    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, burada yaptığı konuşmada, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, rahvan at yarışları kültürünü geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.


    Türk kültüründe önemli bir yeri olan at yarışlarına bugün ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Masatlı, şunları dile getirdi:


    “Dört kıtada at koşturmuş bir milletin evlatlarıyız. At kültürü bizim için kutsal olması dolayısıyla bu etkinliği önemsiyoruz. At bizim kültürün bir parçası olduğu için teknoloji ne kadar gelişse de insanımız bundan kopamıyor. Burada bunu ilk kez izlemekten dolayı da ayrıca heyecanlıyım.”


    Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Ardahan Temsilcisi Murat Arabul ise etkinliğe katkı sunan ve katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, “Bu sadece bir rahvan müsabakası değil, aynı zamanda ata kültürümüze sahip çıkmaktır. Atalarımız, bu millet Viyana kapılarına atlarıyla dayandı. Ecdadımız nice zaferleri at üstünde kazandı. Bize düşen bu ve benzeri etkinliklerle bu kültürü yaşatmaktır.” ifadelerini kullandı.



    Yeni kurulan Ardahan Barosunun ilk kongresine katılmak için Ardahan’a gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da katıldığı ve belediyenin destek vermemesine karşın yüzlerce atseverin heyecanla izlediği yarışlara katılan biniciler, belirlenen kurallar çerçevesinde dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı.


    Üçlü tay, dörtlü tay, küçük orta, büyük orta, başaltı ve baş kategorilerinde yapılan yarışmayı, çok sayıda vatandaş izledi.


    Şampiyonada üçlü tay kategorisinde atıyla ipi göğüsleyen isim Şahin Hacı olurken, dörtlü tay kategorisinde Çetin Bakan birinciliği elde etti.


    Küçük orta kategorisinde Tayfun Karataş, büyük orta kategorisinde ise Yener Koçulu birinciliğe ulaştı. Başaltında Seyfettin Enes birinci olurken, baş kategorisinde ise Ali Çalık birincilik ödülünü almaya hak kazandı.



    Bel Altı Mı Merak Eden Kuyrukçular!


    34 yılın içinde olan gazetecilik hayatım boyunca bel altı vuruşlar denilen alçaklığı hiç yapmadım, yazmadım. 

    Ancak bu süreçte birçok kişinin olmayan kuyruklarına da basmadım değil. Bu basış öyle bir acı vermiş ki kuyruklarına bastıklarım 34 yıldır bu acıyı bir türlü unutamıyorlar…

    Gerçi benden önce babamında bana bıraktığı miras olan haksızlığa, hukuksuzluğa göz yummayıp, benim kuyruklarına bastıklarımın babalarının, büyüklerinin kuyruklarını da acıtmasınında önüme getirdiği nedenlerden dolayı dün babamın bugün de benim, kuyruk acısı verdiklerim miyavlamaya devam ediyorlar. 

    Son olarak, gazetecilik görevimin yanı sıra STK denen iki sivil toplum örgütünün başında olmamın yarattığı ağırlık altında kalan bu kuyruk acısı çekenler, dedikodu yuvası haline dönüşmüş olan sanal ortam vasıtası ile namuslu bir iş olan gazeteciliğe soyunmuş sözüm ona beni belimden aşağıya vurmaya çalıştıklarını gözlemliyor, izliyor ve duyuyorum. 

    Gazetecilikte olduğu gibi sivil toplum örgütcülüğü görevimde ortaya koyduğumuz performans karşınında şok olan bu kişiler, toplumun büyük kesiminin baskısı altında kalmasının da verdiği agrasiflikle alçaklaşıp, çukurlara girdiklerini saklama ve gizleme adına bana hemde bel altından vurmaya kalkıştıklarını, bunuda dedikodu yuvası haline dönüşen sanal ortamda yaptıklarını izlemekte, duymakta ve görmekteyim. 

    Gerek özel hayatım, gerek gazetecilik mesleğim, gerekse bu çukurcuların her yaptığımız ve toplum tarafından taktir toplayan çalışmalarımızı görmek istemediği STK görevi esnasında yaşadığım yoğunluk da bu çukurculara cevap verecek zaman bırakmıyor bana. 

    Ancak daha önce ki bi yazımda ‘sabır’ diyerek şimdilik izlemekle ve not etmekle yetiniyorum!..

    Önümüzde ki ve derdimiz olan Ardahan adını yeniden İstanbul’a yazdırma çalışmamız olan yeni bir Ardahan Günlerini ve bu günler öncesi Ardahanlı üniversite öğrencilerine burs katkısı sağlamak amacı ile düzenleyeceğimiz gecemizi atlatır atlatmaz bu lağımın bile kabul etmediği çukurculara gerekli cevabı ve yeni bir kuyruk acısını vereceğimi taahhüt ederim. 

    Bu taahhüdümüde, başta İstanbul olmak üzere birçok kentte hatta Ardahan da, Ardahan adını kendilerine sermaye edenlere 5. Ardahan günleriyle ve samimi Ardahanlıları bugüne kadar yaptığımız gibi zirveye yani Ardahan rakımına uygun İstanbulun tepesine çıkarmakla yerine getireceğimiz gibi başta gazeteci kılıklı sanal dedikoducular kendini önce İstanbul sonra Kartal Ardahan adıyla yutturan alçağa ve son çırpınışlarını yapana vereceğim cevaplarla yerine getireceğim.

    Hemde bu kez daha ağır bir kuyruk acısıyla..

    Ha bu arada unutmadan bel altımı merak eden bunların, asıl saman altından su yürütenler olduğunu da tüm toplum biliyor…

  • YİNE PIHTI, YİNE ACI ÖLÜMLER..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze bağlı  olan ve Yalova’da oturan evli, 2 kız babası, Mustafa Naci Öztürk’ün yeğeni 45 yaşındaki Uğraş Öztürk pıhtı atması sonucu bir anda fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere  rağmen  kurtarılamayarak hayata göz yumduğu öğrenildi.

    Daha önce birçok kez Corona aşısı aldığı öğrenilen Öztürk’ün Yalova’da toprağa verildiği öğrenildi.

     

    ÖZTÜRK İÇİN ANMA TOPLANTISI…


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde beklenmedik bir anda 42 yaşında hayata göz yuman Ardahan Göleli Öztürk Polat’ın aramızdan ayrılışının 52. gününde bir anma yemeği verilecek.

    Öztürk Polat’ın babası Mehmet Polat’ın yaptığı açıklama ve daveti şöyle; 

    18/12/2022 günü saat 13.30 İstanbul/Esenyurt’ta 15 Temmuz mahallesi Cami yolu caddesi 1450. Sokak No:20/A Samandöken köy derneği bulunan Samandöken (Sinot) köyü dernek yerinde 52’nci gün adresindeki yemeğine siz değerli köylülerimizi ve dostlarımızı bekleriz.

    Babası  Mehmet Polat..


    Saraçhanedeki Sarı Öküz!..


    Bu yazıyı yazmaya başladığım sırada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının kamu görevlileri olan YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesi ile yargılandığı şu an bulunduğum İstanbul Anadolu Adliyesinden gelecek haberi bekliyorduk.


    Sabah başlayıp, gün boyu süren ve saat 16.00’da kararın açıklanacağı ve sonucun ne  olacağını merakla beklerken saat: 16.23’te ele aldığım bu yazımın karar sonucundan etkilenmemesi için acele ediyordum.

    Çünkü karar ne olursa olsun anlatacaklarımın karardan etkilenmemesini istiyordum. 

    Yani yazımın karar sonrası yaşanacaklardan etkilenmesini istemediğim gibi, anlatacaklarımın karardan çok, kararlı olmanın önemine dikkat çekmesini istiyordum.

    Çünkü dün Diyarbakır, Kars, Van ve diğer bir çok ilin seçilmiş belediye başkanlarını hiçbir hukuki karar veya mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden alınıp, yerlerine kayyum atandığı ülkede sessiz kalanların sıranın kendilerine geleceğini, ve asıl hedefin Sarı Öküz olduğunu şimdi mi anlıyorlar da insanları Saraçhane’ye çağırıyorlar, “Gelin, yetişin, bizi kurtarın”  diyerek insanları İstanbul’un kalbinin attığı yere çağırmaları ne kadar dürüstlüktür…




    İki memura yani bürokratlara, yani dokunulmazlıkları olmayanlara olmadığı ileri sürülen ve hakaret değil, küfür değil normal bir eleştiri sonucu yargılandığı ülkede, panikleyenlerin dün attıkları kıytırık tweetleri ile kendileri gibi seçilmişlerin hiçbir kanuni, hukuki gerekçesi olmadan kararname ile görevden alınan belediye başkanlarına sahip çıkmadıkları için bugün başlarına geleni anlasalar da hal ve hareketleri hiç samimi olmadığı Sarı Öküzün her an görevden alınacağı, içeri atılacağını düşünememişler miydi?!.

    Aynı durum tutuklanan kendi milletvekilleri için Ankara’dan İstanbula adalet yürüyüşü yaparlarken, Edirne’de Sakarya’da adı değiştirilen, Silivri’de ve onca hapishanede dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yardımcı oldukları milletvekilleri için neden kaldırıyoruz bayrakları deyip, “Saraçhaneye gelin..” demediklerini de sorgulanmayacaklarını anlamadılar mı?

    Kısacası 10. Yıl Marşının çalındığı bir sırada mahkeme başkanının yani hakimin son kararı açıklamak için ikinci kez süre isterken, hala kararın ne olduğunu öğrenmediğimiz ama yazımızın sonuna gelirken bu ülkede ve bu dünyada ‘etme bulma..’ diye bir şeyin olduğunu gerek muhalefet gerekse iktidarım  diyenler, geçte olsa anlamalıdır. 

    Kim mi onlar?!.

    Bilmem ama asıl suçlular ve  ‘esas suçlu olan Sarı öküz’  dün kardeş, arkadaş ve dost dedikleriyle bir fotoğraf çektiremeyenlerin bu yazıyı üzerlerine alması gerekir diye düşünüyorum..


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 12.05.2015 tarihli haber


      Ölü ve Yaralılar Var!. 6 Ölü, 16 Yaralı!.. 


    ARDAHAN  KARS YOLUNDA BÜYÜK KAZA


    Göle ve Ardahan’da meydana gelen ve 3 kişinin ölümü ardından bugün de Ardahan-Kars yolunda büyük bir trafik kazası meydana geldi.


    **BİR ÇOK ÖLÜ VE YARALILAR VAR!..


    Alınan ilk bilgilere göre biri Hoçvan Bayramoğlu köylü 75 AC 980 plaklı Ardahan, diğeri ise 25 FR 520 plakalı Erzurum aracı olan iki taksinin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasın da 2 Bayan, 3 erkek ve bir çocuğunun toplam 6 kişinin hayatını kayıp ettiği, öte yandan kaza geçiren araçlara çarpmamak için Susuzlu öğrenciler taşıyan bir minibüsünde şarampole yuvarlandığı ve bir çok kişinin yaralandığı öğrenildi.


    **BAĞDEŞENLİLER TOPRAĞA VERİLDİ..


    Öte yandan geçtiğimiz gün Ardahan Bilbilian Yaylasından Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyüne gelirken araçlarının şarampole yuvarlanması sonucu hayatlarını kayıp eden Öztürk Ağdaş ile Salih Bozkurt köyde düzenlenen cenaze töreni ardından toprağa verildi.

  • ŞOWCULAR UNUTTU DEVLET UNUTMUYOR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, bölgede depremden etkilenen köylerde ziyaret ve incelemelerini sürdürüyor.Beraberindeki kurum yetkilileriyle birlikte Balçeşme (Lalevargini) köyünde koordinasyon toplantısı yaparak son durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Vali, daha sonra depremin etkilediği köylerde vatandaşlarla buluştu ve depremin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik devletin tüm kurumlarının sahada aktif olarak görev yaptığını belirtti.  



    SAYIŞTAY KAPATILABİLİR Mİ?


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve başkanı olarak altına imza attığım PEN’in yani Türkiye Yazarlar Derneğinin son sansür yasasıyla düşünce ve ifade özgürlüğüne bir darbe daha vurulduğunu belirterek hakikatin gizlenmesi için kılıf icat edildiğini söylediği yasanın turban, pardon başörtüsü ve kader denen Bartın faciasının gölgesinde kaldığı şu günlerde gazeteci olarak benim de derdim yeni sansür yasası desem ‘hele buna bak, koyun can derdin de..’ demeyin…


    Çünkü bu yasanın ilk keseceği koyun sürüleri olmazsa da biz gazeteciler olacağı bir gerçektir.


    Ama Umut Fakirin Ekmeği diyerek AK Parti Genel Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 yıllık iktidarının ilk yıllarındaki devrimciliğini hatırlayıp, önüne sunulan hapis cezalı yeni sansürlü yetmedi hapisli basın yasanını imzalamayıp, geri gönderir mi? diye düşünmüyor da değilim.


    Ve ne yapacağı çokta belli olmayan ve çevresinin ve Anayasanın yetmedi çoğu siyasetçisinin hapiste olduğu HDP’nin kapatılmasını isteyen MHP’nin dayatmaları ile oy kaybına uğradığını düşündüğüm ama bunu her seferinde bu sıkıntı ve de daralmaları aşmayı bilen Erdoğan’ın bunu bu süreçte yapması bana göre biz gazetecilere değil, kendisine puan hatta ‘yaparsa yine Erdoğan yapar’ dedirtip adım adım yaklaşan seçimler öncesi kaybettiği oylarını geri bile getirir diyorum.


    Bilmem ama Erdoğan’ın yapması gereken diğer bir şey daha var o da 21 yıllık iktidarı boyunca durmak yok yola devam sözünü hatırlayıp, bir değil 5 değil, 11 maaşlı bürokratlarının eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştayı da kapatmayı düşünür mü dersiniz.



    Çünkü son olarak Bartın’da meydana gelen ve birçok insanın hayatını kaybettiği ocak faciası ardından ortaya çıkan Sayıştay raporunda, üretim derinliği -300 metreye ulaştığı için çalışılan damarlarda gaz içeriklerinin yüksek olduğu, ani gaz degajı ve grizu patlama riskinin arttığı uyarısı yapıldığını ve bunu alan muhalefetin bu raporları ayırttığı bir gerçek.


    Evet, baş ağrıtan ve kadere inanamadığı görünen Sayıştay “2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır. Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Bu neden müessese ocaklarında ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra ‘Kurum Degaj Yönergesi’ hükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.” demiş.


    Yani tam teknolojik, en güzel ocak denilen ama 41 kişinin ölümüne birçok insanın yanarak yaralanmasına neden olan Bartın’daki kömür ocağındaki gibi çok liyakatli ve bol maaşlılarca idare edilen diğer kurum ve kuruluşların eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştay TC. harflerinin başında olduğu stk’lar, Anayasa ve HDP hatta AİHM gibi toplumun ağrımayan başını ağrıtıyor.


    Hükümetin, iktidarın yani biz gidersek ülkenin bekası tartışılır diyen ve benden, senden daha çok bu ülkeyi seven, sahip olanların başında bulunan Erdoğan önüne gelen ve “dezenformasyonla mücadele yasası” diye propaganda edilen ama kamuoyunda ve demokrasinin 4. Kuvveti, özgür basındır biz gazetecilerce “sansür yasası” dediği yasayı meclise geri göndermesini umut ederken aynı Erdoğan’ın ‘şu Sayıştay’a bir bakın hele’ dediğini de düşünerek yine iş bozanlık yapan baş belası sizi gazeteciler dedirtiyor gibiyim..




    arşiv haber 09/08/2017 tarihli haber/yorum


    Özel İdare Kamyonunun Altında Kaldı, Öldü!


    Ardahan’ın Göle İlçesinde meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatını kayıp etti.


    Alınan bilgilere göre Göle İlçesine bağlı Türkeşen köyünde yol yapımında kullanılan İl Özel İdareye bağlı araç yoldan karşıya geçen yaşlı adam Kemal Koç’a çarptı.


    Olay yerinde hayata göz yuman Koç’a çarpan aracın sürücüsü gözaltına alındı.



    **Mıcır Kazalara Neden Oluyor..


     


    Öte yandan köy yollarına serilen mıcırın üzerine zamanında dökülmeyen asfaltın kazalara neden olduğu görülen Ardahan’da mıcırlı yolda takla atan bir araç kullanılmaz hale geldi.


    Ardahan’ın mahalle olan Gürçayır (Sapkara) köyü yolunda meydana gelen kaza da aracı kullanılma hale gelen Semih Mumcuoğlu yolu bir tülü asfaltlanmayan belediye başkanı ile köy muhtarını suçladı.


    **Posof yolunda yine kaza!


    *18/08/2015 Tarihli Haber


    Ardahan-Posof karayolu yaşanan trafik kazalarına ile adeta ölüm yolu olarak anılıyor.

    Posof Türkgözü sınır kapısı arasındaki 14 kilometrelik karayolu yaşanan trafik kazaları ile gündemden düşmüyor.


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve bir otobüs ile kamyonetin çarpışması sonucu Damallı bir kişinin hayatını kayp ettiği Posof yolunda yine bir kaza yaşandı.


    Gürcistan’a açılan Türkgözü sınır kapısının açıldığı tarihten bu yana yapımına başlanan Posof yolu uluslararası yol olmasına rağmen hala tamamlanamadı. Özellikle Damal ilçesi ile Posof arasındaki yol ise sürücüler için adeta korku yolu haline geldi.

    Damal, Posof arasındaki 33 kilometrelik ve Posof Türkgözü köyü arasındaki 14 kilometrelik yol dar ve keskin virajlar olması nedeniyle sürücüleri zor durumda bırakıyor. Hemen her gün trafik kazasının yaşandığı bölgede tedbir alınmasını isteyen sürücüler, en fazla İran uyruklu TIR sürücülerinin kazaya karıştığını belirtiyorlar.


    **VALİ O YOLDAYDI..


    VALİ Ahmet Deniz, Ardahan-Posof karayolunda devam eden yol yapım çalışmalarını denetledi.

    Çalışmaların sürdüğü Ardahan-Posof karayoluna giden Vali Deniz, Damal ilçesi çıkışı ve Ilgar Dağı mevkisinde yapılan çalışmaları yerinde gördü. Müteahhit firma yetkilileriyle görüşerek, çalışmaların gidişatı hakkında bilgi alan Vali Deniz, çalışmalara hız verilmesi yönünde müteahhit firma yetkililerine uyarılarda bulundu.



    **Gülcemal Fidan Diye Biri..


    Bir köy öğretmeni iken Ardahanîn gelişip, büyümesi için mücadele verenlerin yeniden vilayet ettiği Ardahan’ın ilçesi olan Damal’da Kerimoğlu sülalesinin öneri ve desteğiyle önce belediye başkanı olan ardından uzun yıllar bu koltuğu kimseye bırakmayan ve son olarak en son yerel seçimlerde parti genel merkeziyle girdiği kafa kol ilişkileri ile hiç alakası ve akrabası bile olmayan İstanbul’un Kartal İlçesine ithal edilip, CHP’nin oy deposu olarak bilinen burada önce belediye meclis üyesi, ardından aralarında çöp arabalarınında bulunduğu Kartal Belediyesinin Araçlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı koltuğuna oturan Gülcemal Fidan nerelerde?

    Göreniniz, duyanınız var mı?

    İstanbul başta olmak üzere bir çok batı kentinde bulunan hemşehrilerimizden medet bekleyip, kapı kapı gelen yoksul insanlarımızın başını çeken Damalllıları telefonla bile ulaşmadıklarını belirtilen Gülcemal Fidan’ın neden kendisini sakladığını, niye Ardahan’a, Ardahanlılara soğuduğunu ve en önemlisi bir zamanlar başında bulunduğu Türkiye’nin en yoksul ilçesi Damal’a el atmadığı merak konusudur?


    **Yeni Bayan Bakan ve Şanslı Akrabaları..

    Orhan Atalay’ın bu kez de bakan olamadığı yeni bakanlar arasında bulunan hemcinsim bakanın ve ailesinin çok şanslı olduğu yönünde haber ve eleştirilere baktığımda haklı yönleri kadar haksız yönlerini de görmek mümkün..

    Çünkü kendisi bakan, kardeşinin biri Ardahan CHP Milletvekilimiz gibi büyük elçi, diğer bir kardeşi CHP’nin Ardahan kanadında değişmez meclis üyeleri Nezih Aktürk, Aydın Karabağ gibi belediyenin birinde meclis üyesi, öteki kardeşi Ardahanlı olup, yılardır Ardahan’a gelmeyen ve Ardahanlılardan uzak duran AK Parti Ankara Milletvekili Ertan Aydın’ın Telekom da ki kardeşi gibi üst düzey bürokrat.. Yani müsteşarmış..

    Yetmedi diğer bir kardeşi de Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu (BTK) nın Başkanıymış..

    ‘Tüh tüh nazar değmesin’ deyip, böyle aydın, okumuş, şanslı aile fertlerini tamda içinde yer aldıkları partini iktidarında olağanüstü yükselmeleri dikkat çekmiş, başta CHP’lilerin olmak üzere bazı kesimlerin tepkisini üzerilerine çekmişler..

    Bu durumun doğal mı, yoksa tesadüfler zincirimi olduğu da tartışıldığı ülkem de bende yerelden tabana bir bakacağım..

    Yani tavada durumun yıllardır böyle olduğu ve bununda, ‘Devletin Malı Keriz, Yemeyen Domuz’ Atasözü ile süslendiği ülkemin Ardahan’ı-na bakmak isterim..

    Yaşımızın hatırlattığı kadar önce Karaoğlanlı CHP’nin zamanına bakalım diyeceğim..

    Vallahi o dönem ki siyasilerinin bugünkü siyasiler, stk, sendika başkanları gibi aç gözlü olmadıklarını tek tük özel çıkar bekleyen kişilerden daha çok toplumu düşünen, millete hizmet aşkıyla kendi ailelerini unutan siyasiler hatırlıyorum..

    Peki daha sonra gelen ve Ardahan’ın yeniden vilayet olmasına imza atan DYP-SHP’de durum neydi?

    Vallahi o dönemin siyasilerinin fırsat bu fırsat deyip, neredeyse kendileri dahil yeddi sülalelerini işe koydurttu.. Ve o gün kapıcı, hademe diye işe alınanların çoğu bugün neredeyse il idarecisi durumunda..

    Hayır yalan diyecek olan olursa bir dahaki yazımda kimin, hangi siyasinin, hatta bir zamanlar valiler kadar yetkili Nahiye Müdürlerinin isimlerini ve ele geçirdikleri iktidar gücü ile hangi yakınlarını nereye koyduklarını tek tek isim isim yazarım..

    İl Başkanlarının işi gücünü bırakıp yakınlarını işe koydurtmak, işte olanları bir üst makama çıkarmak için nasıl Ankara’nın palas otellerinde gecelediklerini de anlatmaya gerek var mı bilmem zaman geldi ANAP’ın ve onun meşhur papatyalarına imkan sağladı..

    Ve o dönemde Ardahan’da ki ANAP’lı siyasiler boş durmadı yakınlarını hademe, kapıcı, temizlikçi, polis timi, idareci, kooperatifçi adı altında işe koyduran DYP’lilerden, rahmetli olan Adalet bakanının döneminde neredeyse gardiyanların hepsini Ardahanlı eden SHP’lilerden boş kalan alanlara telekoma, tedaşa, valiliğe, ptt’ye koydurttular..

    Tabi belediyeleri de unutmadılar.. Neredeyse bir mahalleyi komple belediyeci, yarısını da çöpçü, işçi,, zabıta ettiler..

    Yetmedi, kurm ve formalite kongreler ile kendileri hala başında bulundukları stk’ların başına getirtip, yerlerini sağlamlaştırmak için çocuklarını, gelin, kızlarını şu an makbuz kesmekten öteye gitmemekle eleştirilen stk’ların kadrolarına aldılar..

    Ve gün geldi bugünün iktidarı 15 yıla varan AKP’ye sıra geldi..

    Tabi bu arada bugünkü gibi o dönem ki iktidarlara gizli ortak olan MHP’nin başta Emniyette, Tarım’da, Bayındırlıkta ki ihale, desteklerini hortumladıklarının yanında yakınlarını devletin yakasına ayıp olmasın diye kene denmesekte işçi, memur diye yapıştırdığını da unutmayalım..

    Evet gün geldi muhtar olamaz denilen adamın kurduğu parti iktidar oldu..

    Ve bugün çok tartışılan işe alımlar, rütbe verilmeler başlandı, ne kadar imam varsa hepsi idare amiri oluverdi..

    Yetmedi İŞKUR başta olmak üzere hazırda olan, TEDEKA, SERKA, SODES gibi kurumlarda bugün ki iktidarı yakınlarına iş bulma merkezleri haline getirildi..

    Tabi bir farkla..

    O da Ecevit, Demirel, İnönü, Özal, Türkeş ve Bahçeli döneminde işe girenler

  • Ne Kara Tren, Ne Havaalanı , Ne de Gaz AMA KARA KIŞ GELDİ! Ve İnsanlar Gibi Kuşlar da Göç Ediyor..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    -30° leri geçen yeni bir kışa hazırlanan Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a sınır kenti Ardahan beklediği yatırımları göremeden bu yılı da bitirdi.5 Yılda 500 metresi kazılabilen Ulgar Tünelinin yanında Çıldır Mozoret tünelini de delip, ulaşıma açamayan Ardahan kışları sürücülerin korkulu rüyası halini alan Sahara’ya yapılacak denen tünelden de haber alamadı.

    Göle, Ardahan, Hanak, Damal  Posof ve Çıldır yolları gibi 50 yıldan fazladır yapılıp, bitmeyen Ardahan-Ardanuç yolunu da geçemeyen kent içi gibi köy ve yayla yoları tamamlanamayan Ardahan adeta sevk merkezi olan hastanesine de Anjiyo hizmeti getirtemedi.



    BASIN HERKESE LAZIM!..

    Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak. 

    Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.

    Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.

    Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.

    Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.



    84 milyonluk ülkede 4 milyonu gazete alan, 20 milyonu gazete almayan 20 milyonun da satılık basın dediği ülkede geriye kalan 40 milyonun da 20 milyonu Facebook, 15 milyonu instagram geriye kalanı ise Twitter’la basın özgürlüğünü savunur.

    Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz. 

    Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.

    Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.

    Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..




    arşiv haber 18/08/2015 tarihli haber/yorum


    Ardahan’da da Operasyon Hazırlığı!


    Göle’de bir çok yer yasak alan ilan edildi!


    Ardahan Valiliği Göle İlçesinde bazı bölgeleri Askeri Yasak Bölge ilan edip vatandaşların bu bölgelere girmemesini istedi.Ardahan Valiliği’nden yapılan yazılı açıklama şöyle:


    Son günlerde yaşanan çatışmalar ile yeniden OHAL sürecine giren bölgede yasak alanlar genişletiliyor.


    Son olarak Ardahan’da da uygulmaya konulan Askeri Yasak İlanı bölgede geniş çaplı yeni bir operasyonun işareti olarak değerlendirildi.


    2565 Sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun 32/A maddesi gereğince Göle ilçesi sınırları içerisindeki aşağıdaki alanlar 21 Ağustos – 4 Eylül 2015 tarihleri arasında 15 gün süreyle Özel Güvenlik Bölgesi ilan edilmiş olup, vatandaşlarımızın belirtilen bölgelere girmesi yasaklanmıştır.


    Özel Güvenlik Bölgesinde yer alan Mevkiler aşağıya çıkarılmıştır.


    Göle yaylası tamamı ve çevresi, 2168 RT. ve çevresi, Mihkerek Mevki batısı, 2252 RT. ve çevresi, Taşlıyurt mevki batısı, 2293 RT. ve çevresi, Uzun dere tamamı ve çevresi, Yanık dere ve çevresi, Danaboğan deresi tamamı ve çevresi, Beyazınçayırı mevki ve çevresi, Hizarboğazı düzlüğünün doğusu, Okçu yaylası tamamı ve çevresi, 2304 RT. ve çevresi, Penek tepe ve çevresi, Taşlıyurt sırtı ve çevresi, Çalıdere köyü 1 km. güneyinden itibaren Nağırtel deresi ve çevresi, 2317 RT. ve çevresi, Nağırtel yaylasının tamamı ve çevresi, Sarıçayır sırtı ve çevresi, Köroğlukalesi tepe (2552 R.) ve çevresi, Köroğludağı tepe ve çevresi, 2522 RT. ve çevresi, Baltacıpınarı sırtı ve çevresi, Akyol mevki ve çevresi, 2598 RT. ve çevresi, Şeref yaylası tamamı ve çevresi, 2515,3 RT. ve çevresi, 2543 RT. ve çevresi, Senemoğlu yaylası ve çevresi, Çakmakkaya tepe (2792 R.) ve çevresi, Gedik yaylası ve çevresi, 2715,3 RT. ve çevresi, Gedik köyü 1,2 km. güneybatısından itibaren Bakır deresi ve çevresi.


    Kamuoyuna duyurulur.


     


    ÖZEL GÜVENLİK BÖLGESİ:


     


    Aşağıda belirtilen koordinatların, birbirleriyle kesiştiği noktaların içerisinde kalan bölge “Özel Güvenlik Bölgesi” olarak belirlenmiştir.


     


    Özel Güvenlik Bölgesi Sınırlarını Gösterir Çizelge





















    Sıra Nu.

    Açıklama

    Koordinat (MGRS)

    Koordinat (Coğrafi)

    1’inci Nokta

    Yol Kesişimi

    38 TKL 99750 16990

    Enlem   : 40° 46’ 45,98’’

    Boylam : 42° 37’ 37,09’’

    2’nci Nokta

    Kımıl Tepe

    38 TLL 00150 16620

    Enlem   : 40° 46’ 34,63’’

    Boylam : 42° 37’ 54,86’’

    3’üncü Nokta

    Mihkerek Mevki

    38 TLL 00660 15620

    Enlem   : 40° 46’ 02,72’’

    Boylam : 42° 38’ 17,35’’

    4’üncü Nokta

    Taşlıyurt Mevki

    38 TLL 00580 14460

    Enlem   : 40° 45’ 25,03’’

    Boylam : 42° 38’ 14,99’’

    5’inci Nokta

    Penek Tepe 900 m. güneydoğusu

    38 TLL 00600 12690

    Enlem   : 40° 44’ 27,63’’

    Boylam : 42° 38’ 18,02’’

    6’ncı Nokta

    2329 RT.

    38 TLL 02810 12110

    Enlem   : 40° 44’ 10,73’’

    Boylam : 42° 39’ 52,64’’

    7’nci Nokta

    2533 RT.

    38 TLL 01970 09110

    Enlem   : 40° 42’ 32,85’’

    Boylam : 42° 39’ 20,74’’

    8’inci Nokta

    İsimsiz Tepe

    38 TLL 01660 07570

    Enlem   : 40° 41’ 42,52’’

    Boylam : 42° 39’ 08,96’’

    9’uncu Nokta

    İsimsiz Tepe

    38 TLL 04460 05910

    Enlem   : 40° 40’ 51,34’’

    Boylam : 42° 41’ 09,55’’

    10’uncu Nokta

    Bakırdağı Tepe

    38 TLL 03360 04410

    Enlem   : 40° 40’ 01,66’’

    Boylam : 42° 40’ 25,02’’

    11’inci Nokta

    İsimsiz Tepe

    38 TLL 01600 03460

    Enlem   : 40° 39’ 29,54’’

    Boylam : 42° 39’ 11,01’’

    12’nci Nokta

    Senemoğlu Yaylası 500m. güneyi

    38 TLL 00010 03000

    Enlem   : 40° 39’ 12,83’’

    Boylam : 42° 38’ 04,07’’

    13’üncü Nokta

    2688 RT.

    38 TKL 99480 03850

    Enlem   : 40° 39’ 40,24’’

    Boylam : 42° 37’ 40,51’’

    14’üncü Nokta

    2662 RT. 300m. doğusu

    38 TKL 98740 05410

    Enlem   : 40° 40’ 30,14’’

    Boylam : 42° 37’ 07,32’’

    15’inci Nokta

    Büyükkale Tepe 250m. Kuzeydoğusundaki yol ayrımı

    38 TKL 97900 06400

    Enlem   : 40° 41’ 01,62’’

    Boylam : 42° 36’ 30,27’’

    16’ncı Nokta

  • Belediye Hat İhalesi Yapamayınca HATLAR KARIŞTI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Aylardır yapılamayan şehir içi taşıma hatlarının belirlenmesi ihalesi dolaysıyla hatların karıştığı Ardahan’da karşı karşıya gelen yolcu taşıyan minibüs sahipleri kavga ettiler.

    Bir türlü yapılmayan ve bu yönde yapılan çağrılara kulak tıkayan CHP’li Ardahan Belediyesinin çözemediği dolmuş hatları sorunları dolaysıla zaman zaman karşıya gelen şehir içi minibüs sahip ve şoförleri hattıma girdin diye kavga etmekler.

    Son kavga da bir minibüs şoförünün yaralandığı öğrenilen kavga da karşı karşıya gelen araç sahipleri ve şoförler bu yönde beklenen ihalenin yapılmaması dolaysıyla suistimal edilen hatlar dolaysıyla aynı işi yapan meslektaşlar olarak karşı karşıya geldiklerini belirttiler.


    MÜTEHİTDİ KALDIRLAMAYA KALKTILAR…

    Bir türlü yapılmayan hatlar dolaysıyla dolmuşçuların kavga ettiği Ardahan’da belediyeye iş yapan müttehitler paralarını alamadıklarını ileri sürülen müttehitlerden birinin kaldığı otelde dışarı çıkarılmak istendiği görüntülere takıldı.


     



    BASIN HERKESE LAZIM!..

    Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak. 

    Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.

    Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.

    Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.

    Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.



    84 milyonluk ülkede 4 milyonu gazete alan, 20 milyonu gazete almayan 20 milyonun da satılık basın dediği ülkede geriye kalan 40 milyonun da 20 milyonu Facebook, 15 milyonu instagram geriye kalanı ise Twitter’la basın özgürlüğünü savunur.

    Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz. 

    Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.

    Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.

    Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..




    arşiv haber 21/08/2015 tarihli haber/yorum



    JANDARMA KOMANDOLARI ARDAHAN’DA!


    Operasyon Hazırlığımı Var?


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genel seçimlerin 1 Kasım da olacağını ilan ettiği saatlerde Ardahan’a gelen Jandarma Komandoları heyecana neden oldu.


    Hareketli günlerin yaşandığı bölgeye gelen iki otobüs dolusu Jandarma Komando Birliğinin Ardahan İl Jandarma Komutanlığına girdikleri görülürken, bu hareketliliğin önümüzde ki günler de yaşanacak olan geniş çaplı bir operasyon hazırlığı olarak değerlendirildi.


    **YAYLACILARA ‘TEZ İNİN’ EMRİ VERİLMİŞTİ!


    Bilindiği gibi başta Güneydoğu da olmak üzere ülkenin çeşitli kentlerinde ard arda yaşanan çatışmaların yarattığı gerginlik dolaysıyla Ardahan’da da yasak alan ilan edilmiş, yaylalarda bulunanların erkende inmelir için uyarılmıştılar.


     


    VALİ SAĞLIK OCAKLARINI DENETLEDİ..



    Vali Ahmet Deniz, Kongre Caddesi üzerinde bulunan 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret etti.


     


    İl Sağlık Müdürü Ulaş Şentürk ile birlikte gittiği Aile Sağlığı Merkezi’nde hizmet veren bölüm ve ünitelerde incelemelerde bulunan Vali Deniz, verilen hizmetler ve vatandaş yoğunluğuyla ilgili bilgi aldı.


     


    Görev yapan Aile Hekimleriyle de görüşen Vali Deniz, Sağlık Ocağı’nda karşılaştığı vatandaşlarla sohbet etti, geçmiş olsun dileklerinde bulundu.


     


    Bütün hizmetlerde olduğu gibi, sağlık alanında da vatandaşımıza güler yüzlü ve özverili hizmetler ulaştırmak en önemli gayemizdir diyen Vali Deniz, bu Aile Sağlığı Merkezi’nin yıkılacağını, yerine ise 4 Hekimli Aile Sağlığı Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi ve 112 İstasyonu içeren bir kompleksin yapılacağını bildirdi.

  • Ahır’da da yabancı var!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok ilinde evde yaşayanların bilgisi dışında başka kişilerin de o evlerde yaşadığı gösterildiği ortaya çıkınca bir çok Afgan’ın çoban olarak bulunduğu Ardahanlılarda panikledi.

    E-DEVLETTE GÖRÜNÜYOR

    Ortaya atılan iddialar ardından Ardahan’da yaşayan ve hayvan yetiştiriciliği yaparak geçimini sağlayan Mahmut Şenel E-Devletine girip, baktığında evinde bir kişinin heme de yabancı uyruklu oluduğunu görünce şok oldu.

    Şenel’in durumu araştırıp, arkadaşlarına anlattığı gelişme üzerene bir çok Ardahanlı baktıklar E-Devlete baktıklarında evlerinde, ahırlarında bir çok Afgan, Suriyeli’nin olduğunu gördüler.

    Hal böyle olunca vatandaşlar hemen e-devlete akın etti. E-devlette gözüken bu durum pek çok kişiyi rahatlattı. 

    Peki, e-devlette evinizdeki yaşayan kişilerin bilgisini nasıl öğrenebilirsiniz? 


    E-DEVLET İKAMET EDEN KİŞİ BELGESİ SORGULAMA

    E-devletten aynı hanede ikamet eden kişi belgesini sorgulayabilirsiniz. Bunun için öncelikle e-devlete giriş sağlayın. 

    Arama kısmında ‘Aynı hanede ikamet eden kişi belgesi sorgulama” yazınız.

    Sorgulama kısmından sonra çıkan dosyayı PDF şeklinde telefonunuza indirin. PDF sonucunda İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü -Yerleşim yerinde oturanlar belgesi karşınıza çıkacaktır. 



    BASIN HERKESE LAZIM!..

    Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak. 

    Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.

    Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.

    Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.

    Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.



    84 milyonluk ülkede 4 milyonu gazete alan, 20 milyonu gazete almayan 20 milyonun da satılık basın dediği ülkede geriye kalan 40 milyonun da 20 milyonu Facebook, 15 milyonu instagram geriye kalanı ise Twitter’la basın özgürlüğünü savunur.

    Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz. 

    Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.

    Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.

    Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..




    arşiv haber 19/08/2015 tarihli haber/yorum


    Minibüs köylüyü ezdi!


    Ardahan’ın Göle İlçesinde meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatını kayıp etti.


    Alınan bilgilere göre dün meydana gelen trafik kazasında Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Koyunlu köyüne yolcu taşıyan yolcu minibüsü yine Göle’ye bağlı Büyükaltunbulak köyünün için de geçerken Büyükaltun köylü olan Celal Durak (77) isimli köylüye çarptı.


    Minibüsün çarptığı Durak olay yerinde hayatını kayıp ederken, minibüs şöforünün göz altına alındığı öğrenildi.

  • KAR BULUTLARI ARDAHAN SEMALARINDA…


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Foto: Doğa Derneği


    Bin 900 rakımlı Türkiye’nin en yüksek kesimlerinden biri olan Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Ardahan’da kış hazırlıklarına devam eden vatandaşların bir taraftan mera ve yaylalarda topladıkları arpa, buğday, hayvansal ürünleri depolarken diğer yandan topladıkları otları presleyip, arpa, buğdaylarını patoslayarak topladıkları görülmekte.


    Başta yem sıkıntısı olmak üzere birçok sorunla baş başa bulunduklarını belirten Ardahanlı vatandaşlar -40°’leri bulan soğuklara, yaklaşan kış öncesi bir taraftan hayvanların gübrelerinden elde ettikleri tezekleri (kerme) diğer taraftan çevre ormanlardan topladıkları kışlık odun, koza, dal, diğer taraftan da gelecek olan yüksek doğalgaz ve elektrik faturalarını düşünüyor..



    Basın Özgürlüğünü oldu bittiye getirmek..


    Gerek özgür bir dünya isteyen, gerek Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak hemen hemen tüm basın ve medya kuruluşlarının yaptığı çağrıyı bende satırına dokumadan köşem de yayınlamak istiyorum.

    Çünkü, “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine ilişkin, Yasama Üyeleri’ne çağrıda bulunan biz gazetecilerin bu yönde yaptığı açıklamada, “Bu teklif oylarınıza sunulurken, ellerinizi vicdanınıza koyun ve yüreğinizin sesini dinleyin” diyoruz.

    Başörtüsü ya da Türban tartışmalarının gölgesinde kalan ama şu an mecliste olan bu tasarı TBBM’de grubu bulunan tüm partilerin milletvekillerine sesleniyorum.

    Gazeteci Fakir Yılmaz olarak mecliste görüşülen; basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemeler içeren “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine ilişkin, Yasama Üyeleri ile paylaştığım değerlendirmem şudur.




    “-Söz konusu kanun teklifinin, basın meslek kuruluşlarının görüşleri alınmadan, gazetecilerle istişare edilmeden, ortak akla başvurulmadan adeta kapalı kapılar ardında hazırlanmış olması kabul edilemez. Gazetecileri ve her türlü yayın organlarını ilgilendiren bir yasa tasarısının, o meslek mensuplarının bilgileri dahilinde hazırlanmamış olması, tartışılmadan oldu bittiye getirmek istercesine meclise getirilmesi; dezenformasyonu önleme amacından çok, zaten tartışmalı bir seviyede olan basın özgürlüğünün daha fazla kısıtlanmak istendiğini açık seçik ortaya koyuyor.

    -Halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimsenin, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması kararı antidemokratiktir. Kabul edilemez. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu muğlaktır, belirsizdir, yoruma açıktır. Dolayısıyla suiistimal edilmeye açık olup, hukuki dayanağa muhtaçtır.

    -İnternet haber sitesi yayınından zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısının, hiçbir düzeltme ve ekleme yapılmaksızın, aynı sayfa ve sütunlarda yayınlanma zorunluluğu kuşkusuz gereklidir. 

    Ancak buradaki genel tanımlama ile her habere uygulanacak olması yanlıştır. Somut belge ve bilgiye dayalı haberin tekzibi olmaz. Burada yazılı basında olduğu gibi haber sitesine tekzibi yayınlayıp, yayınlamada inisiyatif hakkı tanınmalı, tekzip isteyene de yargı yolu açık tutulmalıdır.

    -Bir yayından kişi ya da kurumların zarar görmesini engelleyebilmenin tek yolu, cevap hakkının aynı yayının içinde kullandırılması zorunluluğunu getirmektir ki, bu da aslında meslek etik kurallarının bir gereğidir. Olası yayın mağduriyetlerini önleyebilmek için asıl düzenleme bu konuda yapılmalıdır.

    -Kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttükleri enformasyon hizmetlerinde çalışan kamu personeline basın kartı hakkı tanınması, maksadını aşan geniş kapsamlı bir tanımlamayla yapılmış. Bu hak sadece fikir işçisi sıfatı taşıyan personele tanınmalı ve bu durum da belli bir nitelik tarifiyle netleştirilmeli.

    -Sendikalar ile kamu yararına faaliyette bulunduğu Cumhurbaşkanı kararıyla tespit edilen dernek ve vakıfların yöneticilerine basın kartı verilmesi kararı gazetecilik mesleğinin kriterleriyle bağdaşmadığından doğru değildir.

    -Basın Kartları Komisyonu’nun yapısı yeniden düzenlenmelidir. Gazetecilik meslek kuruluşlarının deneyimli temsilcileri ağırlıklı olarak bu komisyonda yer almalıdır.

    -Basın İlan Kurumu’nun zaten tartışmalı olan 36 kişilik genel kurulunun 42’ye çıkarılması abesle iştigaldir. Mevcut olan 36 kişilik genel kurulun yapısı şu şekilde güncellenmelidir.

    12 kişiden oluşan siyasi parti temsilcileri tamamen kaldırılmalıdır.

    12 kişiden oluşan üniversite temsilcilerinin ve yine 12 kişi olan gazeteci meslek kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra Anadolu medyası temsilcilerinin sayısı da 12’ye çıkarılmalıdır.

    -İnternet haber sitelerinin yazılı basın gibi süreli yayın olarak kabul edilmesi ve o mecrada çalışanların, basın kartı alabilmelerine ilişkin düzenlemelerle birlikte Basın Kanunu kapsamına alınması doğrudur.

    -Aynı şekilde yasal mevzuatlara uygun yayın yapan internet haber sitelerinin Basın İlan Kurumu aracılığı ile resmî ilan gelir hakkından yararlandırılmaları yerindedir.

    -İnternet haber sitesinin yayınlanması için verilecek beyannamenin artık Cumhuriyet Başsavcılığı yerine Basın İlan Kurumuna teslim edilecek olması kararı basın meslek kuruluşları temsilcileriyle istişare edilmelidir.

    -Bu yasa dezenformasyon yasası değil; konvensiyonel medya dediğimiz yazılı, sözlü ve görüntülü medyadan sonra, sosyal medyanın da derdest edilme yasasıdır.

    -Basın kartını Cumhurbaşkanlığının verdiği tek ülkeyiz. Parayı verenin düdüğü çaldığı bir memlekette, basın kartını veren, kaleme de hükmeder. Basın kartını verme yetkisi, gazetecilerden oluşan Basın Kartları Komisyonu tarafından, bünyesinde yer alacağı Basın Meslek Odası’nda olmalı ve kriterler yeniden belirlenmelidir.

    -Medyanın sorunları, değişikliklerle yamalı bohçaya döndürülen 70 yıllık Basın Yasası ile çözülmez. Yaptırım yetkisi de olan özel meslek yasalı Basın Meslek Odası yapılanması tek çözümdür.

    -Medyanın içinde bulunduğu sıkıntılı durum, sürdürülemez nitelikte. Gazetecilik kamusal sorumluluk taşıyan meslek olmaktan çıkarıldı. Ticari kaygıların öne geçtiği meslek haline getirildi. Meslek özünü yitirdi. Yaygın basın iktidar bülteni, yerel gazeteler de belediye broşürü haline geldi. Gazeteciler de araştırma inceleme yapma yerine, ısmarlama yayın yapan, ilan reklam peşinde koşan haber pazarlamacısı haline dönüştürüldü.  

    -O nedenle TBMM çatısı altında bir BASIN-MEDYA KOMİSYONU kurulmalı; hukukçulardan, gazeteci meslek kuruluşu temsilcilerinden, iletişim akademisyenlerinden, deneyimli gazetecilerden oluşacak katılımcılarla günler, haftalar sürecek Medya Çalıştayları yapılmalı. Sıfırdan YENİ BASIN KANUNU ve BASIN MESLEK ODASI Yapılanması da, bu çalışmalar yani basın özgürlüğünü oldu bittiye getirilmeden ortak akılla şekillenmelidir.”




    Fakir Yılmaz/Gazeteci

    Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı




    arşiv haber 10/09/2017 tarihli haberler/yorumlar


    Dernek Başkanının biri vuruldu,


    diğer kazada yaralandı..


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Çobanköy İstanbul Dernek Başkanı silah ile vurularak hastanelik oldu.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün İstanbul Esenyurt’ta meydana gelen bir kavgada patlayan silahların birinin kurşunu ile kolunda yaralanan Çobanköy Dernek Başkanı Korkmaz Reçber hastanelik oldu.


    Durumunun iyi olduğu öğrenilen Korkmaz’ın çıkan kavga esnasında bölgede geçtiği ve bu esnada patlayan silahlardan çıkan kurşunla yaralandığı öğrenildi.


    **Dernek Balkanı Trafik Kazası Kurbanı..


    Öte yandan Göle Durançam Köyü eski Dernek Başkanı Ercan Bingöl ve Öztürk Tekeli, Kırıkkale yakınlarında trafik kazası geçirdi.


    Alına bilgilere göre Kırıkkale yakınlarında sürücüsünün bir anlık dalgınlığı sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil orta refüjden sonra yolun soluna takla atıp, şarampole yuvarlandı. Kazada 6 kişi yaralandı.


    Kaza, Kırıkkale-Kırşehir karayolunda Keskin ilçesi yakınlarında sabah 10.30 sıralarında meydana geldi. Kırıkkale’den Kırşehir istikametine giden Öztürk Tekeli’nin kullandığı otomobil, sürücüsünün hakimiyetinden çıkıp, orta refüjden yolun solunda takla atarak şarampole yuvarlandı. Kazada, otomobilde bulunan 6 kişi yaralandı. Yaralılardan Öztürk Tekeli ve Şemsiban Bingöl Kırıkkale Yüksek İhtisas ,diğer yaralılar Leyla Tekeli, İlker Tekeli, Bahar Tekeli ve Ercan Bingöl ise TIP Fakültesi hastanesinde tedavi altına alındıkları bildirildi.


    **DERNEK BAŞKANINI SOYDULAR!..


    *30/11/2017 Tarihli Haberler


    İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneği’nin başkanı Özgür Polat’ın Esenyurt’taki iş yeri, dün gece kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce soyuldu.


    Olay, gece saatlerinde Esenyurt İncirtepe Mahallesi 245. Sokak’ta meydana geldi. Kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, aynı zamanda İstanbul 3. Bölge Ardahanlılar Derneği’nin başkanlığını yürüten Özgür Polat’a ait Özgür Tabela adlı firmaya girerek, içerideki televizyon ve bilgisayar gibi değerli eşyaları çalarak kayıplara karıştı.


    “MÜDAHALE ETTİM BAŞIMA BU GELDİ”


    Yerel Gaste’ye konuşan Özgür Polat, yaklaşık 15-20 bin lira civarında maddi kaybının olduğunu belirtti. Hırsızlık olayının, mahalledeki madde bağımlılarına müdahale etmesinin ardından yaşandığına dikkat çeken Polat, “Uyuşturucu satıcıları ve madde bağımlılarından şikayet eden mahalle sakinleri, dernek başkanı olmamdan dolayı benden yardım istedi. Ben de sokağı mesken tutan bu kişilerin fotoğraflarını çekerek polise şikayet ettim, sonra da başıma bu geldi. Yapanlar belli, yıldırmaya çalışıyorlar,” diye konuştu.



    **ARDA/FED’DE 1 YIL..


    Gazeteci Fakir Yılmaz ve Selmi Yılmaz’ın gündemle ilgi en son yorumları..


    **YEREL DE ULUSAL’A ORADANDA DÜNYAYA HABER www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Kendilerine toplum lideri, önderi, bilmişi dedirtip, gereğini yerine getirmeyenlerin kendilerini başkan diye yutturdukları bir alanda gerçek anlamda başkan, toplum lideri, aydını, yol göstereni olmaya çabalayanlarda yok değil..


    Seçimden seçime cebinde ki paranın da kudreti ile öne çıkıp, ‘seçilirsem size tüm dünyaları bağışlayacam’ deyip, kazaen seçildikten sonra da önce göbeğini büyütürken, çevresini daraltanların toplum lideri, başkan, aydını hatta vekili diye yutturduğu bir alanda zor, bir o kadar da ulvi bir görevi üstlenmek yürek işi, cesaret işi olduğu da bir gerçektir..

    Durup, durduk yerde başbakan edilen ama ‘bende anlamadım niye başbakan edildim’ denilen bir alanda başkanlık gibi zor bir görevi üstlenmekte yürek işidir..

    Yılda bir kaz gecesiyle başkan olduklarını hatırlatanlar, adına birlik, hemde büyük buluşma dedikleri geceler ile başkan olanların, kendileri yetmez gibi milletin başına birde şeyimden birim başkanı diye başkan enflasyonuna neden olduğu bu alanda zor bir o kadar da güçlü bir lobi hayali ile bir araya gelmek isteyen bir toplumun önderi, başkanı olmakta sadece bir insanın değil, aslan, kaplan hatta fil yüreğine ihtiyaç vardır..

    İşte batıda ki en büyük stk’sı konumunda olan ve bugün 60’a yaklaşan dernek sayısıyla her geçen gün daha da büyüyen, güçlenen Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan vede yöneticisi olmakta bir o kadar onurlu ve yürek isteyen bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlamaktayız..

    Bir yıl önce yani 29 Kasım’da bu görevi arkadaşlarım Mahmut Şenel, Sıtkı Dursun, Yener Bayrakçı, Özkan Mavzer, Halis Öztürk, Tuncer Çelik, Yüksel Kılıç, Ramazan Tan, Terlan Kaya, Muhtesim Sarıkaya, Bayram Bozkurt ve diğerleriyle ARDA/FED’in yönetimini üstlendik..

    Bu süre içinde en iyisini, en güzelini yapılmayanı yapma arzusu içinde kolları sıvarken içimizde olan bazıları da bugünkü çantacı, cepçi, facebookçu derneklerin yöneticileri gibi sözde başkan, yöneticilerde kayış attı..

    Ama biz bir ekip olarak Ardahan ve Ardahanlılara yakışanı yani en iyisini yapmak için mücadelemize devam ettik ve iş adamlarımızın da katkıları ile ARDA/FED yönetimi olarak dopdolu bir yılı geride bıraktık..

    Kemal Nahit Bay, Ensar Öğüt, Necati Ünal, Ali Rıza Nasıroğlu, İmdat Tatar, Volkan Süt, Mahmut Şenel, Taner Tekin, Ertan Bulut, Veysel Karatay, Togay Çoban, Mutlu Kerimoğlu, Turgay Akpınar gibi duyarlı bir çok iş adamı, siyasetçilerin katkıları ile önemli toplantılar gerçekleştirdik.

    Gençlerimizle bir araya gelip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ deyip, dünyanın en büyük metropolünün ortasında güzel bir turnuva düzenledik..

    İş adamlarının yanı sıra İş kadınları konseylerinin temellerini attık.

    İstanbul’da ki siyasi parti temsilcilerini ziyaret edip, muhatabınız ARDA/FED’dir dedik..

    Logomuzu ulusal ve yerel bir çok basın kuruluşunda yaptığımız etkinlikler vasıtasıyla tanıttık, amaçlarımızı İstanbul’da ki gibi Ankara, Ardahan, Göle ve İzmir’de etkinliklerimizle ortaya koyduk..

    Ve en önemlisi bir yılı geride bırakırken kendimizden, cebimizden verip, canımız kadar önemsediğimiz Ardahan’ı mızın KAI denen gölgede kurtulması için KAI dernek diasporasını karşımıza alıp, elimizin tersi ile kenara atıp, halka anlattık..

    Ve bir Ardahanlı kimliğinin oluşumu için yeni Ardahan Dernekleri kurdurup, eskilerini de yanımıza alıp, gecemizi, gündüzümüze katarken önümüze konulan engelleri, namussuzca arkadan vurmaları, hendek kazımaları da aşıp bir yılı başarıyla geride bıraktık..

    Şimdiki hedef; Yaklaşan kongremize kadar başta burunlarından kıl aldırmayan siyasileri olmak üzere bu toplumun önderi, başkanı diye ortalıkta gezenleri toplum deşifre etmek..



    **Kim kime tecavüz etti?


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama iktidar ve onun kurucusu, koruyucusu başkan ülkenin gündemini istedikleri gibi belirliyorlar.

    Çünkü HDP’lileri içeri alan, dolara ateş veren iktidar başta CHP’nin olmak üzere tüm kamuoyunun dikkatlerini başka yönlere çekmekten bir hayli usta.. 

    Avrupa’nın da içinde bulunduğu kamuoyunu meşgul etmekten bir hayli ustalaşan iktidar ve başkan son olarak cinsel istismar meselesini ortaya atıp, HDP’ye kilitlenen CHP’nin dikkatini dağıtırken, zaten elinde olan basın ve medyaya da yeni malzeme sunarak ülkenin gerçek gündemini bir kez daha arka plana atmayı başardı..

    Evet, kimin kime tecavüz ettiği, tecavüzcüleri serbest bırakalım mı, bırakmayalı mı derken aslında birileri ülkenin gerçek gündemine tecavuz edip, bir kenara atıverdi…

    Ve bu oyunu yine yutan muhalefet Anayasa değişikliği, HDP’lilerin durumu, her gün gelen zamlar, doların durdurulamayan yükselişini unutuverdi..

    Ve en önemlisi hala başka ülkelerin toraklarında olan askerin durumu ve komşularla olan ilişkiler çok güzel gölgelenip, yine unutturuldu..

    Bu nedenle hep derim Başkan Erdoğan bu işi biliyor ve ondan dolayı Erdoğan’ı değil, onun ortaya koyduğu siyaseti yutup,  şaşıranlarındır asıl suç..


    Fakir Yılmaz


    **Ardahan’da Havalanı Olmalı..


    Beni de hasta eden soğukların etkisini arttırarak devam ettiği Ardahan’da günün büyük bölümünü içeride geçiren yetkililerin bir kış boyu ne yapacakları konusunda uzun uzun düşünüp, bu yönde fikirler üretmesi için bir kaç önerim olacak..

    Öncelikle başta Şehr-i Emini olarak bildiğimiz belediye başkanlar olm ak üzere vali ve kaymakamlar ‘Ardahan dondu, Ardahan bitti’ şeklinde haber yapmaktan başka haber yapmayı bilmeyenleri toplayıp, Ardahan’ın imajını yerle bir edip, tuz, buz eden Ajanı pardon ajans mühabirlerine Ardahan’ı yaşanmaz kent gösteren içi boş haberlerden vazgeçmelerini talep etmeli ve bu yönde yani kışın güzel yanlarını anlatacak haberlere açıklamalar yapmalıdırlar..

    Örmek mi? 

    Sayın Valimiz başta olmak üzere Ardahan Yalanızçam Kayak Tesisinin bitirdi gibi ‘Göle’ye de kayak tesisi yapacağım’ diyen Sayın iktidar vekilimiz ve diğer idarecilerimiz kayak evine gidip, Yalanızçam Kayak tesisinin kış turizmine hazır olduğunu haber yaptırmalı, Kışın birde bu güzel yüzünü kamuoyuna aktarmalıdırlar..

    Bitmedi..

    Geçtiğimiz günlerde sanayi ziyaret eden Ardahan Valisi orada ki marangozları çağırıp, çocuklara yönelik kıi kızakları yaptırıp, SYDV parasıyla çocukları sevindirip, hatta bu yönde birde yarış düzenlemlidirler..

    Ve Ardahan’a havaalanı demeliler.


    Selmi Yılmaz


    **ÇILDIR GÖLÜ DONDU!..


    Göçün devam ettiği, Posof ve Sahara tünellerinin açılmadığı, Derneklerinin ‘Büyük Buluşma’ sahtekarlığı ile kaz gecesi biletleri satmaya devam ettiği, Eğitimin dibe vurduğunu, son 5 yıldır adeta yayın yasağı getirilip, resmi kaynaklarca saklandığı, bölünmüş denilip, bir türlü bitmeyen yolların olduğu, Göle hastanesi yapılana kadar Ardahan’ın yeni hastanesinin çökmeye başladığını görmeyenler bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    ARDAHAN DONDU, KURA BUZ TUTU, BIYIKLAR PUS OLDU..

    İnternet sistemi bir türlü oturmayan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük kapısında geçişler saate bağlanırken, Hopa Sarpın 24 saat açık olup, geçişlerde her şeyin getirilebildiğini yazmayan, yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KALE YANI BUZ SARKINTILARI İLE DOLDU, MEYDANA GELEN İNEK ÜŞÜDÜ!

    Ardahan’ın olduğu gibi Hanak, Posof, Göle, Damal ve Çıldır’ın giriş yollarının çarşı merkezleri gibi hata hura olduğunu, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne olduğu gibi Üniversitesine aylardır Rektör atanmadığını, 22 Yıldır İl Kültür Müdürünün olmadığını diğer bir çok kurumun Milli Eğitim, Üniversite ve son olarak Müftülük gibi vekilin vekili ile idare edildiğini, Doğalgazın zor bela geldiği ama doğalgaz sistemine imza atacak bir kişinin beklendiğini yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KUŞ UÇARKEN BUZ TUTTU, LEYLEK AYAKLARI ÜŞÜDÜĞÜ İÇİN UÇAMADI..

    İki vekili, onca partisi olmasına karşın sorunları dile getiren gazetecileri öcü gösterilen, bu yönde çaba ortaya konan meclis dışında ki parti başkanlarını işi bozan sayanları, bir kayak evi bitirilemezken ikinci kayak evinin ölçüleri yapanları, vekilin kardaşının bile isyan ettiği belediye başkanlarını olduğunu, cep harçlıkları ile futbolu yaşatmaya çalışan gençlerin sentetik değil naylon çimde oynadığını ve bir çok bina gibi depreme dayanıklı olmadıkları rapor edilen şehir stadının ne zaman yapılacağını yazamayanlar bugünlerde yaman haberler yapıyorlar..

    75 PLAKALI ARAÇ BULAMADIK 06 PLAKALI ARACA SU DÖKÜP DONDURDUK VE DE GÖRÜNTÜLEYİP, AJANSA YUTTURDUK ONLAR DA ‘ARDAHAN DONUYOR’ DEYİP, ARDAHAN’In YAŞANMAZ OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA AKTARDI..

    Evet bitmedi, sıra Çıldır Gölü Dondu haberlerinde..

    Çünkü Serhat Spor’un paraya güvenip, tepe takla olduğunu, spor’un S’sinin olmadığını, 23 Şubat’tan alınıp, daha inşaat halinde olan binaya götürülen öğrencilerin lağım sitemi çalışmayan binada eğitim görüğünü, KAI ve KAISİAD’lara karşıyım deyip, gidip onların çadırında standa açıp, çorba dağıtanları yazmak işlerine gelmez ve bildik haberlerini yani ‘Kar Yağdı, çöpler ve çukurla altında kaldı’, ‘Yağmur Yağarken her yer çamur oldu’ deyip ağırmayan başlarını ağırtmaya ne gerek var?..

    Haydi onca ibretlik haberin haber olamadığı Kafkaslara açılan gümrük kapıları olan ama ithalat, ihracatın yapılmadığı, BTC gibi Nabcconun da doğayı katletmeye başladığı, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzeirne ki Antrepolun Kars’a çekildiği, Havaalanı istemlerine kulak tıkatıldığı Ardahan’da 2. Haber Vizyonumuz perde açıyor..

    Oda; ÇILDIR GÖLÜ DONDU..


    Fakir Yılmaz


    **HDP ve Ekonomi..


    İki Genel Başkanı ve bir çok milletvekilinin tutuklu olduğu Halkların Demokratik Partisini bitirme hesapları yapanların bu planlarının tutmadığını tam aksine ekonomik piyasalar dahil, ülkenin siyasi gidişatını tıkadığını görmek için başkan yada başbakan olmaya gerek yok..

    Çünkü bunu görmek için Akdeniz’den girip, Ege’den çıkıp, oradan da İstanbul’a ger, gelmeleri yeterlidir..

    Akdeniz’in, Ege’nin ülkenin güney doğusunda yaşananlara duyarsız kalmadığı ama yerinde durup, beklemede olduğu, bir çok turistik tesisin satılığa çıkarıldığını görecek olanların asıl gördükleri yapılacak olan bir baskın seçimle yanılacakları da diğer bir gerçektir.

    Buna neden ise HDP’ye yönelik yapılan operasyonların oy getirmediği gibi ekonomiyi de çökertme noktasına getirdiğini de söyleyebiliriz..

    Ve en önemlisi eğer bu yönde yani HDP’ye yapılan bitirme operasyonun tuttuğunu görseler zaten seçime gidecekleri de diğer bir gerçektir..

    Ama bunun tutmadığı gibi yeni sorunları da beraberinde getirdiğini görenler şimdi başka hesaplar yapa dururken, HDP’nin de bir an önce kongreye gidip, yeni genel başkanını ve de ne yapacağını ortaya koymalıdır..

    Çünkü tıkanan ekonominin gün geçtikçe sosyal olaylara neden olacağı görülmek istenmese de baskın yapanın da baskına uğrayanın da ülke gibi önleri tıkandığı bir gerçektir..

    arada HDP’de bir an önce kongreye gidip, yeni yönetimle ne yapacağını ortaya koymalıdır..


    Fakir Yılmaz



    **Her şey para değilmiş..


    Eğitim’de olduğu gibi spor’da da bir çıkışa ihtiyacı olan Ardahan’ın BAL Ligi temsilcimiz Serhat Ardahan Spor paralı yönetimine karşın yine bekleneni veremiyor..

    Halbu ki aynı takım için geçen yıllarda başlatılan çalışmalar ve oluşturulan kamuoyu ile aynı takım şampiyonluğu bir puan ile şampiyonluğu kayıp etmişti..

    Ve o bir puanın da kamuoyundan kaçan, ukala tavırlar içine girenler yüzünden olduğunuda tüm Ardahan iyi biliyor..

    Evet, adı Serhat olan, Ardahan olan ama bir futbolcusu Ardahanlı olmayan ve en önemlisi başkanı Ardahan’ın Gorveng Beldesi diye bir yerinin
     neresi olduğunu bilmediği, işi şirket i gibi yönetip, başına Ardahan ve Ardahanlıyı tanımayan, üstten bakanları koyduğu Serhat Ardahan Spor son maçında da beklediğini veremedi.


    Böyle giderse hiç vermeyeceği de son maçında evinde 3 puanı yediği 3 golle kayıp eden Serhat Ardahan Spor’u parada kurtaramayacak.. 

    Para dedikte hemen çuvalla para akıtılıyor diye sakın anlamayın..

    Çünkü, ‘param var dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyenlerin takıma para verirken takımı kendilerine borçlandırdığı da iddia edilimekte..

    Kısacası bu işlerin hiçte öyle parayla olacak işler olmadığı, basından, halktan, yerel yöneticilerden, hatta vali ve belediye başkanların
    dan kopuk olmadığını birileri artık görmeli ve istifa etmezsede çıkıp, Ardahan ve Ardahanlıdan özür dilemelidir..


    Selmi Yılmaz



    **Vekil Rektör, Vekil Müdür..


    Vali beyinde katıldığı bir toplantıda Ardahan’da devam eden göçün önüne geçmek için turizmi de devreye sokulacakmış..

    Son olarak gittiğim Deniz’li Pamukkale’de dinlenmek ve bir çay içmek için oturduğum cafede morali bozuk halde bana çay getiren garsona ‘Millet nerede?’ diye sorarken ‘Ben garson değilim, iş yeri sahibiyim. Bırak milleti de işsizlikten garson çalıştıracak para bulamıyoruz’ diyordu..

    Ve; ‘Nerede bu millet?’ soruma da ‘Milletin yarısı savaşa, yarsı da iş bulmak için göç etti’ diyordu..

    Şimid Ardahan ve Deniz’li de gördüğüm ve yaşadığım bu i
    ki olayı nasıl bağlayacaksın diye merak edenlere cevabı vereyim.. 


    Evet, ben dahil Ardahan’da ki insanların göç etmemek için direndiği şu günlerde yeniden yaşanmaya başlayan dondurucu soğukları turizme çevirip, geriye göçü başlatacaklarını iddia eden hayali olan ve projelerin yıllardır bir türlü sonuç vermediğini anlamayanların ülkenin diğer yakasında yani turizm merkezlerimizden Deniz’li de yaşananlardan da sorumlu olduğunu bilmek gerekir..

    Çünkü 22 Yıldan fazladır Ardahan’a bir turizm müdürü atayamayanlar aylardır rektörsüz yönetilen üniversitenin ve de Ardahan’ın gelişmes
    ini, göçün durmasını sağlayamazlar derim.. 


    Çünkü masa başında hazırlanan ve onca masraflara karşın bir türlü sonuç vermeyen plan ve projeler ile ülkeyi idare edenler önce işin ehlini, yani vekilin vekli ile idare edilen ülke anlayışını terk etmelidirler.. 



    **Vekillerimiz Hardalar?..


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama biz adlarını yazıp, kendilerini konu etmeyince adeta unutulan iki isim ver..

    Bunların bir AK Partinin Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay..

    Diğeri CHP’nin Konsolos Büyükelçi Milletvekili Öztürk Yılmaz..

    Ve ikisinin de ülke yaşanan onca sorunun yanında halen rektörü atanmayan, milli eğitim müdürü olmayan bir çok resmi dairenin vekilin vekili ile idare edilen Ardahan’ın dertsiz milletvekilleri..

    Mevcut kayak tesisinin tamamlanması için çaba göstermeyen ama ilçesi Göle’ye kayak tesisi kazandırma çabası içinde olduğunu gördüğümüz Atalay’ın içeri atılan HDP’liler konusu başta olmak üzere onca gelişmeler karşısında ki suskunluğunun bir diğer benzeri de CHP Ardahan Milletvekil Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın olduğunu görmekteyiz..

    Evet Ardahan merkez de bulunan 23 Şubat İlköğ
    retim Okulununun bir bölümünün tavanı çöktüğü, kanalizasyon sistemi tamamlanmadığı, yağan bir karla Posof’ta kapanan yollar dolaysıyla okulların tatil edildiğini, Posof Türkgözü Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yaşanan sorunları görüp, duymadıkları, başta gümrük kapılarına giden yollar olmak üzere yolların yine bitmediğini görmeyen bu iki milletvekilimizin nerede, ne iş yaptıklarını şahsen ben görmüyor, duymuyorum..


    Bilemiyorum ama vekillerimiz hardalar desek ses verirler mi?


    Fakir Yılmaz


    **Dolar niye yükseliyor?


    Son olarak Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına kayyum atayıp, ülkede istikrarı sağlamaya çalışan iktidar her saat başı rekor kıran doların yükselişinin önüne geçemiyor..

    Ve bunun nedeninin ne olduğunuda anlamak istemeyip, sorunun dış gelişmelerde dolayı olduğunu öne sürüp, iç sorunların üzerini kapatmaya çalışması toplumun olduğu gibi dolarında ateşini arttırmakta..

    Ülkenin etrafında bulunan komşularıyla yaşadığı sorunları barışçıl değil, savaşcıl ve baskı yöntemleri ile çözmye kalkan bu yetmez gibi dünyanın ekonomisinin %75’ini elinde tutan ABD ve AB’ye kafa tutan bir anlayışın nasıl olup, doların yükselişi gibi onca sorunu çözeceği de merak eden piyasalar bu meraklarını gidermek için yatırımı durdurup, bekleme girmesiyle adeta felç olan ekonomi piyasasının dolara ateş verdiği de diğer bir gerçektir.

    Toplumun büyük kesiminin ‘Dolarım mı var ki merak edeyim’ diyerek işi geçiştirmeye çalıştığı ülkemde doların neden yükseldiğini araştırıl
    dığında bu artışın HDP’ye yönelik operasyonların hiç etkisi olmadığını söylemek en doğrusu değil mi?


    Bilmem ama sana karşı olanı, senin gibi düşünmeyeni, senin uygulamalarından memnun olmayanı tut yakasından at içeri yaparsan ne alakası var dediğin doları da yakar, bunun yaparken de ülkenin ekonomisini de duman edersiniz deriz..


    Selmi Yılmaz


    **HDP’nin Hatasının Bedeli..


    Son olarak iki önemli belediyesine de el konulan HDP’lilerin ‘Nerede hata yaptık?’ diyeceklerine yeniden meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açıp, bu durumu halka soracaklarını açıklamaları, HDP’lilerin ne kadar halktan kopuk olduğunu da bir kez daha ortaya koymakta.

    Çünkü ortaya koydukları politikasızlık dolaysıyla bugün yaşananların suçlusu HDP’ye oy verenlerin değil, HDP’yi yönetenler olduğunu bir türlü anlamış değiller.. 

    Evet Mardin ve Siirt Belediyelerine de kayyum atanması ile devam eden operasyonlar ile darbe üzerine darbe alan HDP’nin nerede hata yaptığını tartışacağını ve bu hataları nasıl olup gidereceklerini düşünmesi gerekirken meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açacaklarını belirten HDP’lilerin eş başkanlarının da tutuklanması ardından aldıkları meclis çalışmalarına katılmama kararına karşın grup toplantılarını hala mecliste yapmaları da kararsızlığın diğer bir açık örneğidir..

    Aynı HDP’nin BDP’yi HDP yaparken hatalara başlayıp, BDP, HDP, DTP ve diğer bir çok başlılıkla siyaset yapıp, ne yaptığını karman çorman ettiği bir süreçte bugün yaşadıkları ile karşı karşıya kalmıştır..

    Ve diğer bir hata da cumhuriyetçi, laikçi, solcuların askere güvenme hatası gibi HDP’liler de tarih boyunca Kürtleri öcü gösterip, Türkleri sıkıştırma politikası yapan ABD ve AB’ye güvenme inanma hatasını hep yapmasıdır..

    Bu nedenledir yaşadıkları..


    Fakir Yılmaz


    **Evet Türkiye Yol Ayrımında..


    ‘11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son dönemde AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. 

    TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak” diye sordu.

    Bu satırları okurken korktum..

    Çünkü önce başkan olmak isteyen ardından MHPnin dediği olsun diye cumhurbaşkanlığına da razı olabileceğini belirten Erdaoğan ve ekibinin Gül’ü de suçlayıp, PKK hatta Feto/PKK/PYD üyesi olmazsa da seveni diye içeri a
    ttırabilir korkusu yaşadım..


    Ve bu memlekette doğru söyleyenin artık 9 köyden değil yakasından tutulup ya yerine kayyum atandığını yada hapise attırıldığını hatırladım..

    Evet Gül ve TUSİAD bir şeyler söylüyor..

    Ve doğru söylüyorlar..

    Çünkü benimde altına imza attığım; 

    ‘Gül AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti. 

    TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak”

    Evet Türkiye yol ayrımında ve bu ayrım iyi bir ayrım değil..


    Fakir Yılmaz



    **Ne olacak bu iş?


    Ardahan’da yaşanan hayvan hırsızlıklarına bir türlü çare bulunamıyor.

    Onca güvenlik görevlisinin bulunduğu Ardahan’da kos koca hayvanalrın nasıl olup bir anda ortada kayıp olduğunu merak eden Ardahanlılar bu önemli sorunun sadece bir iki hırsızın işi değil geniş çaplı bir çete tarafından yapıldığına inanmakta..

    Çünkü onca hayvanın çalınmasına karşı bulunamaması bu çetenin varlığını da açık açık ortaya koymakta.

    Şu an Erzurum Valisi olan Seyfettin Azizoğlu’nun ilk kez Ardahan’da başlattığı, hükümetin yeni bir uyarı ile ülke geneline yaydığı ‘Valilerin Halk Günü’ toplantılarına başkanlık edecek olan Ardahanımızın mütevazi ve saygın Valisi Sayın  İbrahim Öz efe’nin  bu konuda halkı dinleyip, bir ekip kuracağına olan inancımızla deriz ki bu çetenin kuyruğu kimdeyse hemen ve mutlaka koparılmalıdır..


    Çünkü her çalınan ve her hırsızlık olayı vatandaşın güvenliğinden sorumlu olan güvenlik güçlerine eksi puan olarak yazılmaktadır.. 

    Şimdi buradan bir kez daha sesleniyor ve soruyorum Jandarmaya, Polise ve de İstihbarata..

    Nerede bugüne kadar çalınan hayvanlar?..

    Ardahan’da yaşanan onca hırsızlığın kaçı çözüldü?..

    Bundan sonra ne gibi önlemler alınacak..

    Bu konuda kamuoyuna kimse bilgi verecek mi?


    Selmi Yılmaz


    **Ardahan Öyle Tanıtılmaz..


    ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ deyip, bu adla kurulu içi boş ve Ardahan’ı gölgeleyen oluşumların gölgesinde kurtulamayanların başında olduğu Ardahan’ın nasıl tanıtılıp, bu ülkenin Kafskaslara ve Karadeniz’e komşu stratejik bir vilayeti olduğunu anlatacağız?..

    Bu vilayetin plakasının 75 olduğunu daha bilmeyen diğer illerde yaşayan insanların ‘75 Nerenin?’ diye sorduğu bir Ardahan’ı tanıtmakta ve en önemlisi Iğdır gibi Kars’ın vede Karslının gölgesinde kurtamak için hiç bir çabayı ortaya koymaktan aciz olanlar Çıldır Gölü, Aktaş ve Posof höllerine sahip bir Ardahan’ı nasıl tek başına bir vilayet olduğunu, Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu sınır, serhat bir kent olduğunu kendine hasa gelenek, görenekleri olduğunu anlatacağız diye niye düşünmezler?

    Bilemiyor anlayamıyor, Ardahan ve Şeytan Kalesini unutup, Kars’ın kalesini logo yapanların çatısı altında ne diye gezer dolaşırız..

    İşte son örneği dün gazeteci Fakir Yılmaz’ın öğrendiği ve Ardahan Belediye Başkanının ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ dediğini öğrenirken aynı başkanın geçtiğimiz günlerde KAISİAD çadırında bizde varız çabası içinde olduğunu görüyor, izliyor, üzülüyorduk..

    Çünkü onca Karslının ve diğer kentlerin arasında Ardahan’ın tanıtmakta bir hayli zorlandığını anlamıyordu..


    Selmi Yılmaz


    **Haber var, Haber yok..


    Sanırım sizlerinde dikkatini çekmiştir Ardahan’ın en çok tıklanıp, okunan haber sitemizin iki gündür güncellenmediğini..

    Kiminin bizleri bizzat arayarak, ‘ne oldu?’ diye sorup, bu durumu merak ettiği, kiminin ise Ardahan küçük bir yer haber mi çıkar?’ diye önemsemediği  bu durumun habersizlikten değil, sitemize yapılan onca saldırının bir yenisinin siteye girişimizi geciktirmesinden meydana geldiğini emen belirtip, okurlarımızdan özür diliyoruz..

    Evet ben dahil internet sevdalılarının günde en az iki üç kez tıklayıp, günlük, güncel haberler okuduğu www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizin yapılan saldırılar dolaysıyla iki gündür haber verememesi bize yeni bir şeyi hatırlattı..

    Oda onca gazetenin, sitenin ve ajans muhabirlerinin bulunduğu Ardahan’da biz olmayınca ne kadar haber olduğunun görülmesidir..

    Yani haber üretme merkezi konumun da olan haber merkezimizde haber çıkmayınca Ardahanlı olup, Ardahan ve Ardahan dışında olanların Ardahan’da haber almaları çok zor görünüyor gibi..

    Çünkü haber merkezimizin emektarları, bugünkü gazetecileri olan Barış ve Özkan bu eksikliği gidermeye çalıştığı Ardahan’da onca gazeteci, muhabir olmasına karşın ‘Kar yağdı, kazlar kesildi, falan bürokrat filan dedi’ başlıklı haberler dışında haber alamazsınız Ardahan’da..

    Halbuki küçük denen Ardahan’da haber olduğunu ama başta gazeteci geçinip haber alamayanlarla dolu olduğunu bilirim..


    Fakir Yılmaz



    **Bir daha sorayım..


    Son olarak İzmir’de yapılan ve halada devam eden Feto operasyonlarını ilk duyuran haber ajansı hangi ajans?

    Peki bunca kuruma, şirkete, insana yönelik yapılan operasyon bu ajansa hiç yapıldımı?

    Ben çokta duymadım, tek, tük daha önce çalışmış, ayrılmış olan bir kaçının dışında..

    Peki bu ajansın çalışanlarının %77’sinin hangi okullarda, hangi gazetede, hangi abi ve ablanın yanında yetiştiğinide mi kimse bilmez?

    Bilemiyorum ama bu Ajans’a yönelik çokta ciddi bir şey yapıldığına ben şahit değilim..

    İddia etmiyorum, mesleğim ve alanım gereği bunların bulunduğu alanları ve nerede kimlerle ilişkide olduklarını iyi bilirim..

    İşte bu nedenle bir kez daha soruyorum Bylog denen gizli görüşmelere de gerek olmaksızın bunların Ardahan’da, Kars’ta da olduğunu iyi bilirim..

    Ama benden önce bizden çok bunlara inanan idareciler, onlara ilk haberi veren güvenlik güçleri de biliyorlar kimin ne olduğunu.. 

    Öyleki bunlar valilik, kaymakamlık ve diğer resmi kurumlarda baş tacı edilir, hatta sır denen ‘GİZLİ’ başlıklı dosyaları bile bilenler değiller mi?

    Bilmem ama haksızca gözaltına alınıp, tutuklananlarında içinde bulunduğu FETO başlıklı haberleri yapanlarında gözden geçirilmesini ve bunların ne kadar temiz olduklarına bakmak gerekir diye düşünür, önerir ve bir kez daha sorarım..

    Kısacası; Bu haberleri yapan, yaptırılanların da şöyle bir gözden geçirilmesi gerekir derim..


    Selmi Yılmaz


    **Atalay Başbakan Olur mu?


    Dün ele aldığım yazımda ülkeyi tek başına yönetmek isteyen Başkana karşı direnen Davutoğlu’nun desteklenmesi gerektiğine işaret ettiğim saatlerde her zaman ki gibi attan düşenin terk edildiği gibi Davutoğlu’nun iyi gün dostlarınca çoktan terk edilip, yanlız bırakıldığına bir kez daha şahit oluyorduk..

    Ve Davutoğlu’nu terk eden iyi gün dostlarının önümüzde ki ayın sonun da kongreye gidip, ikinci emanet başbakanı seçecek olan Erdoğan’ın safında yer almaya başlamıştılar bile..

    Kürt sorununun nice hükümetlere yol verip, kaç başbakanı tarihin sayfalarına yazdığı bir süreçte, ‘PKK bitecek, Esed’de gidecek’ diyenler uyup, güneyde ki şehirlerin yerle bir edilmesine karşı çıkmayan Davutoğlu’nun içine düştüğü bu durum gelecek olan emanet başbakanı da beklediğini şimdiden belirtirken, Davutoğlu’ndan sonra kimin başbakan olacağı yönündeki tartışmalara bende katılmak isterim..

    Çünkü Davutoğlu dönemini bitiren dünkü görüşmenin hemen ardından ortaya atılan isimlerin yanında benim de tahmin ettiğim bir isim var..

    Oda Erzurum’da kendi halinde bir öğretim üyesiyken Çapan tarafından kolundan tutulup, Ardahan’a getirilen ve ilk işi Çapanları satmak olan Orhan Atalay’dır..

    Gerçi üç dönemdir milletvekili olmasına karşın bir türlü bakan olamayan Ardahan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın nasıl olup, başbakan olabileceğini sorup, bana kızacaklar olacaktır.

    Ama ben beni tanıyorsam ve 6. hissime inanıyorsam ‘Olur, olur’ diyerek, Başkan’ın her an süpriz yaparak, Orhan Atalay’a ‘geç şu başbakanlık koltuğuna’ diyeceğine inanlardanım.. Yok ya demeyin..

    Davutoğlu’da ele olmamış mıydı?..


    Fakir Yılmaz


    **Rektörler yasası..


    Ardahanlı Ramazan Korkmaz’ın görev süresinin bitmesine çok az bir zaman kala bir çok Ardahanlı adayın ard arda Ardahanlı kesilip, Kafkasya’nın parlayan yıldızı Ardahan Üniversitesine aday olmaya başladıklarını görüyor, duyuyor, öğreniyoruz.

    Bu yarışa katılan herkese başarılar dilerken, barış süreci öncesi görevlendirilen valiler gibi kurucu rektörlerinde bir süre daha görevde kalması için yeni bir kanun çıkarılacağını da duymaktayız..

    Kİ; Ahmet Davutoğlunun üzerinin çizilip, ‘Kim başbakan olacak?’ yönünde yeni bir tartışmanın başladığı bir zaman da kararname bekleyen valiler gibi, rektörlerinde bir süre daha görev yapacağı da şimdiden görülüyor gibi..

    Çünkü Erdoğan ile Davutoğlu arasında yaşanan tartışmanın yeni bir AK Parti Kongresi, ardından yeni bir hükümet ve yeni bir bakanlar kurulu gündemi ile süreceğini bununda başta valiler ve rektörler değişimini aylarca geriye atabileceğini ortaya koymaktadır..

    Yeni bir rektörler yasasının çıkarılacağı ve kurucu rektörlerin süresinin bir dönem daha uzatılacağını düşündüğümüz bir süreçte şu an ki rektörün bir dönem daha görevde kalması yönünde istemlerinde arttığını da görmüyor değiliz..

    Bu yönde başlatılan çalışmaların ve imza kampanyalarını ne kadar etkili olacağını da merak eden biri olarak 12 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini öğrendiğimiz Halim Kazan’ın AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile şimdiden kol kola girdiğini de aldığımız son dakika haberleri arasında oldu.


    Selmi Yılmaz



    **Yeni Bir Seçim Geliyor..


    7 Haziran’ı beğenmeyip, 1 Kasım’ı yaptıranların ders alacağa benzer yeni bir seçimin yaklaştığını Ardahan’dan Ankara’ya baktığınız da görmek mümkün..

    Başta, Irak’ta ortaya çıkıp, Ardahan’da tesadüfen seçilenler olmak üzere bir çok kişinin ders alacağını da gördüğümüz yeni bir seçim öncesi partilerden önce YSK’nın kolları sıvadığını öğreniyoruz..

    450 Bin yeni tercih kaşesi ihalesi açan YSK’nın bu ihalesinde de anladığımız yeni seçim öncesi başta Ardahan’daki parti teşkilatlarına da bir göz atmak gerekir..

    AK Parti:

    Başta İŞ/KUR olmak üzere bir çok devlet imkanına sahip ve onlara güvenen AK Parti tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da avantajlı..

    Buna diğer bir neden de seçimden seçime kapılarını açan muhalefetin ortada olmayışı..

    CHP:

    Yalçın Taştan ve Sinan Onay’ın yönettiği CHP Ardahan’da kapalı kapılar ardından hala devam eden parti içi tartışmaları aşamaması ve en önemlisi 1 Kasım’da tesadüfen seçilen Konsolosun toplumdan kopukluğu yaklaşan seçim öncesi CHP’yi en çok zora sokacak bir durum olsada Konsolos değilde yeni bir isimle hala şansı var gibi..

    HDP:

    7 Haziran’da kazandığı milletvekilliği 1 Kasım’da adeta elinde zorla alınan HDP’nin oylarını hala 12 b inin üzerinde durduğu Ardahan’da HDP’nin toplum nezlinde onay alacak yeni bir aday ile 71 Kasım rövanşını kazanacak parti olduğu söylemek mümkün..

    MHP: Hiç yok ki..


    Fakir Yılmaz


    **Başkan iyi bir hamle yaptı..


    Kasımpaşa’dan Beyoğlu’na, oradan da tüm İstanbul’a, sonrasında da Ankara’ya, ardından da Türkiye liderliğine uzanan hikayesi ile 14 yıldır iktidarı elnde tutmaya başaran başkan yine iyi bir hamle yaptı..

    Çünkü aynı başkanın bugün kü gücü eline geçirmek için Erbakan gibi bir kurt siyasetçiyi geçerken, Davutoğlu gibi bir acemiyi hayli hayli yolcu edeceğini ortaya koymuş, PKK, IŞID, AB ve ABD karşısında bir hayli yorulan AKP İktidarının elini geçici bir sürede olsa rahatlatmış, gündemi değiştirerek, Kürt sorununun da yaşanması muhtemel dokunmazlık konusunu da bir nebze ötelemiş oldu..

    Evet, başkan iyi bir hamle yaparak gündemi yine alt üst etmeyi ve kendisinden, gücünden bir kez daha bahsettirmeyi başardı..


    Politikalarına az da olsa direnmeyi deneyen Davutoğlu’nun göz yaşına bakmamış, ‘Buraya kadar’ demiş ve olamazı bir kez daha yapmıştır..

    Asıl hesabı Davutoğlu’nun yerine kimi koyacağı değil, AK Parti aracılığıyla ülkeyi tek başına idare etmek olan başkanın diğer bir derdi de bu taktikle HDP’lilerin dokunmazlık konusunu uzatıp, hata unutturup, bir taraftan da Kürt seçmenin de gazını alıp, yıllardır elinde tuttuğu dönemi uzatıp, daha elinde tutmaktır.


    Öylede yaptı..

    Peki şimdi ne olacak diyenlere diyeceğim tek şey hiç bir şey olmayacak ve 14 yıldır her şeye evet diyen ve susan toplum buna da ses çıkarmayacak, başkanın rahat hareket etmesine katkı sunacak..

    Peki Başkan’ın karşıtları ne yapacak?  


    Onlarında oyununun bozulduğu şu günler de yaşanan şaşkınlık ve şok etkisiyle yeni planlar geliştirip, yeniden karşı atağa geçecekler..  


    Ama başkan bu kezde hodri seçim deyip, önemli bir hamle daha yapacak..


    Fakir Yılmaz


    **ARDAHAN!I HIRSIZLAR BASTI!..



    *29/05/2015 TARİHLİ HABERLER


    Son günlerde yaşanan hırsızlıklara yenileri eklendi.

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün yaşanan ve bir telefon bayisinin soyulduğu Ardahan’da bu kez 2 ev soyuldu.


    Ardahan Halilefendi Mahallesin de gündüz vakti soyuldukları öğrenilen evlere giren hırsızların aralarında bir çocuk kumbarasının da bulunduğu bir çok eşyayı çalarlarken, aynı mahallde bir aracında camı kırılarak soyulduğu bilgisi alındı.

    Ardahan’da olduğu gibi Göle’de de bir ev soyan hırsızların beyaz bir araçla ortalıkta dolaştıkları alınan diğer bilgiler arasında olurken, evi Berkant Ezer isimli vatandaş komşusunuda soyan hırsızların çocuğunun kumbarasını çaldığını belirtti.


    Halilefendi Mahallesinde Mobesa kameraları olmadığından da yakınan Berkant Ezer gibi Göle de evi soyulan atandaşta yaşadıkları olayı anlatmak için gittikleri emniyetin duyarsızlığından yakındıkları görüldü.



     **EMNİYETİN DEĞİL, ESNAFIN MOBESALARI KAPALI!..


    Başta hırsızlıklar olmak üzere Ardahan’da yaşanan olayların aydınlatılmasında büyük rol oynayan Mobesaların çalışmadığı yönünde açıklamada bulunan yetkililer, çalışmayanların Mobesalar değil, esnafın iş yerlerinin içine ve dışına koyduğu kameraların çalışmadığını belirttiler.


    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ardahan Valiliği yetkilileri son olarak Ardahan Kaptanpaşa Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulun bir iş yerinin soyulması ardından yapılan incelemeler de İl Emniyet Müdürlüğü tarafından kontrol edilen Mobesaların çalıştığı, ama gerek soyulan iş yerinin, gerek ise soyulan iş yerinin etrafında bulunan komşu iş yerlerinin dış kameralarının çalışmadığının tespit edildiği, bu durumunda olayın ve olayların aydınlatılmasında zaman kaybına neden olduğunu açıkladılar.

    Yetkililer gerek en son olay, gerek ise geçmişte yaşanan istenmeyen olaylarım anında aydınlatıldığı, bu iş yerlerinde mobesalar kurulduktan sonra Ardahan İl Merkezine de yaşanan ilk olay olduğunu da belirttiler.

    Failletinin en kısa sürede yakalanacağını  da belirten yetkililer, Ardahan’ın huzuru için 24 saat görevde olan güvenlik güçlerine esnaf başta olmak üzere herkesin yardım etmesini de istediler.


     

  • Yorgan, Döşek, Kışlık Çorap Olması Gereken ama doğaya atılan KOYUN YÜNLERİ ÇEVRE KATLİAMINA NEDEN OLMAKTA!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Fotolar: Suat İncedere/Çıldır


    Baharın ve güzün olmak üzere yılda iki kez kırkılmak zorunda olan koyun ve keçiler rastgele  yapılan kırkılma yüzünden doğaya olduğu gibi koyunun kendisine de büyük zarar veriyor.Koyun ve keçisini kırkan üreticinin kırkılan yünü meralarda bıraktığı görülen Ardahan’da başta doğal yorgan, döşek, kışlık çorap olmak üzere çeşitli giyim alanlarında kullanmayıp da gelişi güzel çevreye atılan ya da sağa sola gömüldüğü de görülen meradaki yünleri torun ve çocukları ile toplayan Nuran Koca ve Özlem Polat hem kış öncesi kendilerini ısıtacak malzeme buldular hem de doğayı temizlediler.


    Yılda iki kez kırpılıp, gelişi güzel doğaya bırakılan koyun yünlerini yakma sonucunda bu yünlerden çıkan gazlar, gömme sonucunda yağ, protein, keratin gibi maddeler, aslında yararlı olabilecekken, yoğunluk nedeniyle doğaya büyük zarar verdiği de bilinmektedir.Yani yünü imha etmek hava ve toprağa, ekolojik dengeye zarar verdiği çokta bilinmeyen ülke de yaklaşık 30 cins koyun ve keçi var.


    Büyük baş hayvancılığın aksine daha fazla et ve süt vermesi için ithal cinslerle değiştirme yerine, hala kendi yerel ırklarını koruyan hatta melez cinslerin dışında saf ırklarla da karşılaşabilinen koyunlardan elde edilen yünlerin geri dönüşüm adı altında ekonomiye kazandırılması gerektiğine de dikkat çekilmekte.


    Gereken ilginin gösterilmemesi ve devam eden göç yüzünden artık eskisi gibi yapılmayan ve son dönemlerini yaşadıkları belirtilen birçok koyun cinsinin olduğu Ardahan ve yörede sahip çıkılmazsa tıpkı büyük baştaki gibi daha fazla et, süt ve yün veren köyünün da elden çıkılmasından korkulmakta.


    Ardahan’ın Çıldır İlçesinde yaşayan Nuran Koca ve Özlem Polat koyun kırkımı sonrası dağlara, derelere atılan ve büyük bir ekolojik çevre sorunu haline gelen koyun yünlerini çocuklarla birlikte topladılar.



    BASINA BAŞÖRTÜ!


    Bugün, ‘Havaalanına ne gerek var, önce yollar sonra havaalanı’ denen ama 20 Yıldan fazladır bir türlü bölünüp, yapılamayan Ardahan-Göle yolu gibi ülkede ithalatın, ihracatın yanında giriş, çıkışların sıfır derecede olduğu kör, pardon Türkgözü (Badele) adlı gümrüğünü yazacaktım.

    Sonra Kafkaslara açılan, lobisi diye geçinenlerin birbirlerini yediği şu günlerde sınır ötesinde bulunan Ahıska’lıların akrabalarının yaşadığı Posof’ta yapılacak denilip, sürekli yardım toplanan ama bir türlü ortaya çıkmayan Caminin neden bitmediğini soracaktım.

    Kısacası, bu yönde bir memleket yazısı yazmayı düşünürken CHP lideri, 6’li masanın kurucu aktörü Kılıçdaroğlu’nun twiterda açıklama yapacağını ilan ediyordu.

    Aldığı ceza dolayısıyla siyaset yapma yasağı getirilmesine karşın partinin kapanmasına vesile olacak bir davranış içinde bulunup, CHP İstanbul İl Başkanlığına devam eden Kaftancıoğlu’nun da aralarında olduğu kadına özgürlük denip, bir türlü yasallaşmayan başörtüsü meselesini çözeceklerini iddia ederek, bu yönde meclise önerge getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı tüm kamuoyunu olduğu gibi bugünkü yazımı da bu yöne çekti.

    Çünkü son yerel seçimlerle HDP’nin desteği ile birçok belediyeyi alan ve bu belediyelerin verdiği tam gaz destekle gündem oluşturmayı Erdoğan’ın elinden bir nebze de olsa alan KIlıçdaroğlu bu çıkışı ile ülkenin gündemine bir anda farklı taraftan yön vermişti, hem de meclisin açıldığı ilk gün.

    Evet, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışla 80 yıldır dini siyasetle bulaştırıp, bunun üzerinden siyasi kazanç elde edenlerin olduğu söylenen siyasi arenada birilerinin elindeki bu kozu alacağını iddia edilse de bende bu meselenin de adeta İmam Hatiplerin kurulmasına verilen onaya benzettim.


    Çünkü aynı Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu siyasi dünyanın diğer dünya ile yani muhafazakâr seçmenle çokta bir araya gelemeyeceği, hele hele camide yatıp, kalksa da solcuyum, Atatürkçüyüm, laikim diyenlerin işi biraz değil,oldukça zor.. 

    Yani özgürlük adı altında tüm samimiyetle Menderes ve MSP dönemlerinde başlanan, destek verilen İmam Hatip meselesinde olduğu gibi Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu partinin ve benimde içinde bulunduğum solun, başörtüsü, din, dil gibi laiklik özgürlüğünün de içinde olduğu tam demokrasiyi, özgürlük, insan haklarını savunan zihniyetine o yakadan oy alamayacağını bilirim.


    Ha bu arada yeni yasama dönemine açılan meclisin ilk işinin basın ve düşünce özgürlüğüne ek olacak olan yasayı tartışacağını da unutmamak gerekir.

    Çünkü bu işlerin öyle hemen değil, İmam Hatiplere karşı çıkılmasını önleyen Menderesten beri verilen mücadele ile olduğunu da bilenlerdenim…

    Yani Baykal’ın ‘bir ay dayanmaz’ deyip, önündeki yasal ve siyasal engelin kaldırılmasına katkı sunduğu Erdoğan’ın da başörtüsünün artık yasallaşması gerektiğini ama başta laikler, ulusalcılar olmak üzere birilerinin ‘Aha rejimi değişti şimdi de İran’da Arabistan’da olduğu gibi ülkeyi de buraya götürecek’ eleştirilerinin geleceğini düşündüğünden bu işi bugüne kadar kararnamelerle idare ettiğini de ve durup dururken Demirtaş’ın başını çektiği milletvekillerinin hapsedilmesine  neden olan adımı da da aynı CHP atmıştı.

    Evet, ‘Dokunulmazlıkları kaldıralım’ diyen aynı CHP’nin bu yönde getireceği yasaya balıklama atlayıp, destek verdireceğini ve çıkacağı alenen görünen Sosyal Medya ve İnternet Haberciliğine Dönük Düzenlemeler İçeren Kanun Teklifi ile daha çok dolacak olan havuz denen basın ve medya ile ‘başörtü meselesini yasallaştırdım’ deyip, bunu da kendi lehine çevireceğini buraya not etmek gerekir.

    Burada durup, ortaya koyduğu siyasi kişilik ve kimliği ile ‘Türkiye partisi olacağız’ diyerek Kayseri’den, Edirne’den, Rize’den, Çanakkale’den bile oy alıp, %3 ile %5 arasında dolaşan partisini bir anda %16’lara taşıyan Demirtaş’ın ülkede aranan solun lideri olma ihtimalinin bir hayli arttığı sürece de bir bakalım derim.

    Çünkü başörtüsü meselesi gibi hiç gündemde yokken durup dururken ‘Haydi gelin dokunulmazlıkları kaldıralım’ dedirtilen ve Demirtaş’ın hapsine ön ayak olan aynı Kılıçdaroğlu şimdi de ‘gelin başörtüsünü yasallaştıralım’ diyor.




    Aynı Kılıçdaroğlu ve CHP değil miydi MHP’li, milliyetçiler dahil tüm toplum fertleri tarafından sevilen Demiritaş’ın içeri gireceğini bile bile başına geçtiği ama hala yenemediği partinin ulusalcı kozmik odasını aşamayan.

    Ve direndiğine inandığım, bildiğim aynı Kılıçdaroğlu o gün dokunulmazlıkların kaldırılmasına dirense de son anda istemeyerekte olsa onay verilmesinin önünü açandır.

    Çünkü Demirtaş’ın Atatürk, Laiklik, Ulusalcılık dışında politika üretemeyen, %25’i 25.5 yapamayan CHP’yi tarihe gömerek, kendisi ülkenin en güçlü sol lideri, partisi HDP’nin iktidar olacak korkusu CHP’ye dokunulmazlıkları kaldırttığı gibi Baykallı CHP Erdoğan’ın siyasi yolunun önünü açmış, 9 kez yenilen Kılıçdaroğlu’nun da ortaya koyamadığı siyasetle Erdoğan’ı 21 yıldır iktidarda tuttuğunu da göz ardı etmemek gerekir.

    Ve son söz.

    AK Parti iktidarı gitse de başörtüsü konusu da İmam Hatipler gibi yasallaşacak ve buna en büyük katkıyı yine sağ olsun büyük devrimci CHP katkı sunarken siyasi kaymağını yine dini siyasete bulaştıranlar yiyecek.

    Yaşasın basın özgürlüğü, sağ olasın CHP..




    arşiv haber 06/10/2017 tarihli haberler/yorum


    Yaşlı Kadının Hayvanlarını Çaldılar!


    Hayvan hırsızlıklarının önüne geçilmeyen Ardahan’da yeni bir hırsızlık vakası daha yaşandı.


    Alınan bilgiler göre Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Sazlısu (Gorevel) köyünde zeynep Aslan’a ait olduğu öğrenilen yeni hayvan hırsızlığında İkisi dana olmak üzere 5 büyükbaş hayvanın daha çalındığı öğrenildi.


    *Hırszıların Bazıları Yakalandı..


    Öte yandan bölgede hayvan hırsızlıklarının aydınlatılması amacıyla çevre iller de ki İl Jandarma Komutanlıklarınca ekiplerince çalışma başlatıldı.


    Y.K’nin elebaşı olduğu suç örgütünün Kars, Ardahan, Erzurum ve Artvin’de hayvan hırsızlığı yaptığını tespit eden ekipler, belirlenen adreslere operasyon düzenledi. Operasyonda Y.K. ile 48 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların ev ve ahırlarında yapılan aramada 287 hayvan pasaportu, 436 hayvan küpesi, pasaportu olmayan ve çalıntı olduğu değerlendirilen 19 büyükbaş hayvan, bir kulak küpesi takma aparatı, 192 bin lira bedelli 4 borç senedi, 6 ruhsatsız av tüfeği, 38 av tüfeği fişeği, 22 tabanca fişeği, 12 cep telefonu,12 SIM kart, hayvan kulak küpe numaraları yazılı dokümanlar ve bir bıçak ele geçirildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 49 şüpheliden 14’ü tutuklandı.


    Ardahan’ı Soyan Hırsızlar Yakalandı..


    *30/05/2015 Tarihli Haber


    Son günlerde yaşanan hırsızlıklara son noktayı Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosu ekipleri koydu..


    **VAN’DAN GELMİŞLER..


    Ardahan’da yaşanan hırsızlıklar üzerine harekete geçen Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Asayis Büro Ekipleri Van’dan gelip, Ardahan’ı soyan hırsızları yakaladı.


    Van’dan gelip, Ardahan ve Göle’de 2 evi, 2 iş yerini ve 3 aracı soyan hırsızların başta an’da olmak zere bir yerde hırsızlık yaptıklarıda belirlendi.


    İthal hırsızları kısa sürede yakalayan Asayiş Büro ekiplerinin başarısı Ardahanlılara rahat bir nefes aldırıken Adliyeye çıkarılan hırsızların çıkarıldıkları mahkemece tutuklanıp, Ardahan Kapalı Ceza Evine konuldukları da öğrenildi.



    ARDAFED Ne Diyor?..


    Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var


    fakiryilmaz323@hotmail.com





    Ardahan’ın kendi başına bir vilayet olduğunu, kendi adını taşıyan federasyon ve dernekleri olduğunu ve bunlarla birlikte yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşumu için mücadele verdiğini, bunu gerçekleştimek için Ardahan ve Ardahanlıların o çok istenen birlikteliği sağlaması için KAI, KAISİAD denen oluşumları ret ettiğini belirten Ardahan Dernekler Federasyonun siyasetten ne dediği, nerede olduğunu merak edenler var.

    Bunların başında gelen Rodi Baz abimiz geçende beni aramış başta 25 Eylül’de yapılacağı ileri sürülen Kuzey Irak’ta referandum olmak üzere ARDAFED’in ülke ve dünya gündemi ile ilgili ne düşündüğünü soruyordu.

    Öncelikle ARDAFED’in birinci hedefinin Rodi Baz’ın da dokunmak istemediği İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarasının kendi ellerinin altında tutup, izole ettiği ve kendilerinden başkalarının Ardahan dernekçiliğini yapamayacağını düşünenlerle mücadele ettiğini ve başta resmi olarak olmayan ama birilerinin keyfi doğrultusunda inadına ayakta tutulmak istenen tabela, çanta ve facebook anlayışı ile yapılan dernekçiliğin eyleme dökülmesi için çaba içinde olduğunu kendisine anlattım..

    Ve yaklaşan 2019 seçimleri öncesi sosyal hayatta, ticarette ve siyasette güçlü bir Ardahan oluşumu için mücadele verirken dernekçilikte olduğu gibi siyasette de geniş bir diaspora oluşturanlarla adeta başa baş, dişe diş mücadeleye hazırlandığını anlattım.

    Tabi bunları yaparken başta Kuzey Irak’ta ki referandum konusu olmak üzere başarıda 81 Vilayet içinde en sonlarda olan Ardahan’da ki eğitiminde içide olduğu eğitim sistemi dahil dünyada ve ülke yaşanan olaylara karşı duyarsız kalmadığında belirttim..

    Başta benim günlük yazılarımda ele aldığım gündemi yakından takip eden bir kadroya sahip olan ARDAFED’in yaşanan gelişmelere karşı duyarsız kaldığı yönünde ki eleştirilere katılmadığı gibi güçlü bir Ardahan Birlikteliği için barışın, kardeşliğin, dostluğun pekiştiği, komşuları ile barışık güçlü bir Türkiye için elinde geleni ortaya koymaya hazır olduğunu anlattım..

    Ve bunları daha cesurca yapmak, güçlü bir lobi çatısı altında toplanmak için başta kendisine üye olan dernek başka federasyona üye olamaz deyip, derneklerin ARDAFED’e de üye olmasını engeleyen HOÇFED olmak üzere ARDAFED’e inat kurulup, kuruldukarı ile kalan diğer federasyon, derneklerin ARDAFED’in bu çabalarına ayak diretip, adeta bir birileirni yok etmeye çalıştığını anlatırken, Rodi abi ve bu yaşananları uzaktan seyre dalanların da ARDAFED’in bu samimi çalışmalarıan katkı sunmasını istediim..

    Çünkü başta Kuzey Irak’ta ki referandum olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın 2017/2018 Eğitim/Öğretim sezonuna başlayan, İl Tarım Müdürü başta olmak üzere bir çok müdürlüğü vekilin vekili ile idare edilen ve en önemlisi başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde KAI ve KAISİAD denen Ardahanlılarla alakalı olmayan kurumlarla mücadele etmek sadece şu an mevcut ARDAFED’in yönetiminin işi olmadığı, ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen herkesin görevi olduğunu dile getirerek, Rodi abi ve diğer toplum liderlerinden katkı sunmalarını beklediğimiz anlattım..

    Ve bu hafta sonu Ardahan adını taşıyan derneklere başkanlık edenlerle bir araya gelmeyi ve son günlerde yaşanan gelişmelerin de içinde olduğu geniş çaplı bir toplantı ve bu toplantının ardından kamuoyuna bir açıklama yapmayı hedefleyen ARDAFED’in benim babamın değil, tüm Ardahan’ın olduğunun altını bir kez daha çizdim..

    Bu anlattıklarım yeterli gelmez ise lütfen ARDFED’in intenetteki sayfasına bakıp, ARDAFED’in neler yaptığını, ne dediğine bakın derim..



    **Erdoğan Barzani’ye Kızmıyor, Küsüyor..


    22 Eylül’de yapacağını ileri sürdüğü referandumla ‘Kürdistan Kurulsun mu?’ diye soracak olan Barzani’nin bu referandumu yapamayacağına inananlardan biri olarak dikkat ettiğim diğer önemli bir nokta da Trump dahil neredeyse kızmadığı kimsenin kalmadığı Başkan Erdoğan’ın fatkedilmeyen tavrıdır..

    Bu da milliyetçi tayfası başta olmak üzere herkesin şu günlerde bir hayli yüklendiği Barzani’ye Erdoğan kızmıyor ama küsüyor gibi bir tavrın içinde olmasıdır..

    İran üzerinde ki ambargoyu delen ve Cari Milli Açığı bir hayli kapatan (!) Rıza Saraf ve 15 Temmuz’dan sonra el konulan Cemaat’in yeşil dolarların tükenmek üzere olduğu ve yeşil dolarların geldiği tek kapının Barzani Kürdistanın yönetimi olduğu şu günlerde Irak’tan ayrı bir ülkenin temelini atmaya hazırlandığı ileri sürülen Barzani’ye çokta kızmayan ama küsen Erdoğan’da biliyor ki; Birilerinin burada ki asıl hedefinin önce 15 yıldır AKP iktidarını ayakta tutan dolarların önünü kesmektir..

    Ama asıl ve en önemli hedefin bölgede ki Türkler ile Kürtleri karşı karşıya getirmek, Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına iyice çekmek, hatta parçalamaktır..

    Bu nedenle benim bu gelişmeler arasında gördüğüm diğer önemli bir konu da Erdoğan’ın, ABD koruması da bir hayli sağlam olan Barzani üzerinden bölgede ki Barzani’nin kontrolünde ki Kürtlerle kavga etmektense zaten yıllardır var olan beraberliğe devam ettirmektir..

    Ve bunun içinde yarısı Kürt olan Ardahan’ın CHP’li Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi tez canlı davranmayıp, kırıp, dökmeden bu saate kadar dostu olan Barzani’ye nazikçe masajlarını verip, Barzani ile ortak olan bir çok diğer lider gibi ertelenmesini istediği referandum için çokta kızmadığını ama küstüğünü ima ediyor..

    Ve bu işte yine karlı çıkacak olan Erdoğan’ın olduğunu da şimdiden söyleyeyim..

    Nasıl mı?

    Barzani son anda referandumdan vazgeçip, ertelerse sen gör o zaman Erdoğan’ın dünya lideri (!) olduğunu..

    Çünkü gelişmeleri ve ertelenmesi muhtemel referandumu 8 sütun manşetlerle kamuoyuna pompalayacak olan Sarraf’ın, Feto’nun artıklarından kalan dolarcıklardan oluşturulan havuz medyasının manşetlerini görür gibiyim..

    Ve bu manşetlerden etkilenip 2019 seçimlerinden %51’i %52 yapan benim milliyetçi seçmenimi..

  • Haberimiz Saffet'i Yaman Acıtmış!.. STK'çılar da gülerek poz verip, Göle'yi kurtarmaya geldiler!..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    15 Temmuz Darbe Girişim öncesi yaptığı bir açıklamada Fetuhlah Gülen için ‘Hoca efendi stratejik anlamda her otoriter güce saygı duyulması gerektiğini bu nedenle böyle bir açıklamayı yapmıştır. Fethullah Gülen hoca efendi, Türkiye’ye Atatürk’ten sonra gelmiş insanlar arasında, 500 sene sonrasını düşünerek hareket edecek kadar geniş bir vizyona sahip olduğunu düşündüğüm tek insan. ‘ diyen Saffet Kaya depremle sarsılan Göel’de gittiği köylerde kurban kestirmeye devam ediyor. 


    Ardahan’ın Göle İlçesinde geçtiğimiz gün yaşanan 5.3 şiddetindeki depremin artçılarla sürdüğü sırada siyasi şovu için Göle’ye gidip, önceden hazırlatılıp, parası peşin ödenmiş kurbanlar kestiren Şavşat kökenli eski vekil Saffet Kaya’nın hatasını örtmek için bize ve gazeteci meslektaşlarımıza hakaret ederek örtmeye çalışması komik olurken, ‘GÖLE’DE MİLLET DEPREM DERDİNDE, SAFFET KURBAN KEYFİNDE!..’ başlığıyla bu yönde ki haberi ilk yapan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada haberlerinin Saffet’i bir hayli acıttığını o acıyla biz gazetecilere çıkışmasının acısının verdiği stresten olduğunu söyledi.




    Diğer yandan Göleli olan Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın depremden bu yana ortalıkta gözükmediği ve ilçesinde kurbanlar kestirip, memleketi kurtaracağını iddia eden Saffet Kaya ve yanına Kadın Kollarını alıp, deprem bölgesine giden CHP Göle İlçe Örgütü kadar da olsa köyleri, depremzade seçmenlerini ziyaret etmediği dikkatlerden kaçmadı. Atalay’ın Fransa’da olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    STK BAŞKANLARIDA GÜLE OYNAYA DEPREMZADELERİ KURTARMAYA GİTTİLER!..


    1992 yılında 174 bin nüfusla yeniden vilayet olan Ardahan’da 3 Dönem seçilmesine rağmen milletvekili olduğu sürede şovları dışında beklenen yatırımlar olmadığı için devam eden göç dolayısıyla bugün nüfusu 97 binlere kadar düşen Ardahan’ın eski vekili seçimlerin gündeme girmesiyle birlikte bu kez yine sahnede.

    Her seçim döneminde ‘Beni bir kez daha seçin bu kez kesin bakan olacağım, sorunları çözeceğim’ deyip bir türlü bakan olamadığı gibi partilerden kovulup, bağımsız seçilmek için girdiği seçimde bir muhtarın aldığı oyu alamayıp,  Ardahan’da kendisine, babasına, ailesine ait bir evi bile olmayan Saffet Kaya siyasi şov olarak yorumlanan Ardahan gezilerinde.

    Bu kez hem de insanların deprem korkusu yaşadığı bir anda yine sahneye çıkıp, her seçim döneminde olduğu gibi kendisinin hazır askerleri oldukları söylenenlerce omuzlanan, kurbanlar kestiren Saffet Kaya gazetecilere hakaretler yağdırıp, kendisini temize çıkarmaya çalıştığı konuşmasında da kurbanları kendisinin parasıyla kestirdiğini kabul ediyor olduğunun farkına varamayacak kadar bunadığı da dikkat çekiyordu.

    Depremin yaşandığı an Göle’ye gidip, depremzedelerle olan Ardahan Valisi, deprem esnasında Ankara’da olan ancak yaşanan deprem ardından hemen Ardahan’a dönen ve ayağının tozu ile depremin yaşandığı köyleri ziyaret eden AK Parti Ardahan İl Başkanı ile Göle Belediye Başkanının ziyaret edip, bakanlıkça 500 bin TL. kaynak destek aldığını açıklarken başta Göle Dernek Başkanı Bülent Sarıtaç ve Çıldır Dernekler Federasyonu Başkanı gibi bir çok stk yetkilisinin de deprem yaşayan Göle’ye ‘göle dernek yönetimi olarak göledeki depremde zarar gören hemşerilerimizin yanında olmak için yola çıktık’ mesajı ile gittiklerini sanalda paylaşırlarken bir hayli sevinçli ve bir o kadar da keyifli pozlar verip kendilerine ait sanallarda paylaşmaları dikkatlerden kaçmadı.


    GÖLE’DE MİLLET DEPREM DERDİNDE,


    SAFFET KURBAN KEYFİNDE!..


    ARŞİV HABER 28.09.2022 TAHRİLİ HABER


    SİYASETÇİ ŞOVU!.. Ardahan’ın Göle İlçesinde dün yaşanan 5.3 şiddetinde ki depremim devam eden sarsıntılarla daha büyü bir depreme neden olabileceğinin tartışıldığı bir günde Göle’ye giden Saffet Kaya eski şovlarından, şovcularından ve kendisinin parasını ödediği ileri sürülen kurban kesimi işlemini, hem de Gölelilerin, Ardahan ve ülkenin üzüntülü, tedirgin olduğu bir zamanda yaptırmayı ihmal etmedi.


    KURBANLARIN KANINA BASARAK GEÇTİ..


    Bu haberi YouTube AredahanTV’de izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=EnbY23viW90&feature=youtu.be&ab_channel=ArdahanTV


    eski vekil depremin yaşandığı sırada 

    kurbanlar kesitirdi, kendisini alkışlattı!


    Her seçim döneminde ortaya çıkıp, yakınları ve kamuoyunda yalakaları olarak adlandırılanlarca karşılama törenleri düzenleten Kaya kurban kesimin yanında karşılama esnasında milletin omuzlarına binmeyi de yine ihmal etmedi.


    OKULLAR NEDEN TATİL EDİLMEDİ?’!


    5.3 Şiddetindeki depremin sarsıntılarla devam ettiği Ardahan’ın Göle ilçesinde okulların neden iptal edilmediğini de sorulduğu bir günde Göle’ye giden Kaya’nın kendisini karşılayanlara kurbanlar kestirmesi tepkilere denen olurken ‘Göle’de millet deprem derdinde, Saffet Kaya Kurban keyfinde’ diye eleştiri aldığı dikkat çekti.


    2 Gündür dışarıda yatan ve evlerine igremeyen Göleliler, Biz yasta, biz tedirgin halde dışarılarda yatarken Saffet Kaya’nın bu yaptığını ne kadar doğru olduğunu sormadan edemediler.


    Göleliler her seçim dönemi öncesi Ardahan’ı, Göle’yi ve diğer ilçeleri hatırlayıp, gelenlerin ince hesaplarının biliyoruz.’ derlerken kesilen kurbanların etlerinin neden depremzedelere dağılmadığında sormadan edemediler.


    **Göle ve Ardahan’da yaşanan depremler sonrası uzman isim uyardı!.. Ardahan’da yaşanan ve bölgede vatandaşlar arasında endişeye neden olan deprem sonrası aynı hat üzerinde oluşabilecek yeni depremlere ilişkin uyarı geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, aynı fay hattı üzerinde 6.8 büyüklüğünde yeni bir depremin yaşanabileceğini paylaşırken “Halkın AFAD yetkilileri ve bölgede ilgili kurum ve kuruluşlara bilgi vermesinde fayda var.” dedi. Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan deprem büyük paniğe neden olurken Prof. Dr. Hasan Sözbilir, aynı fay hattı üzerinde 6.8 büyüklüğünde yeni bir depremin yaşanabileceğini açıkladı. Ardahan’ın Göle ilçesinde, meydana gelen Richter ölçeğine göre, 5.0 büyüklüğündeki depremle ilgili değerlendirmede bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Göle fayı 6.8 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip” uyarısında bulundu. Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) verilerine göre, saat 17.08’de, Ardahan Göle’de Richter ölçeğine göre 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir meydana gelen deprem ve muhtemel sonuçları için şunları söyledi.



    Bu işler şiir yazmakla olmaz..

    Şairlikle, şehirciliği karıştıranların bu ülkede idareci değil de ancak vekil olduklarını görmek için Ardahan’a bakmak yeterli..

    Çünkü iş yapmaktansa yazdıkları kıytırıktan şiirlerle kendilerini şair, Orhan Kemal, Yaşar Kemal sananların çokluğunu göreceğiniz bir Ardahan göreceksiniz.

    Evet, akşama kadar bilgisayar başında fal açarak mesai dolduranların yanı sıra şiir yazarak kendilerini şair sananların idare edenlerin çokluğunu göreceğiniz Ardahan’ın diğer bir özelliği de idarecilerin çoğunun vekilin vekilinin vekili olmasıdır.

    Ülkenin Kafkaslara açılan biri (KTB) demiryolu olmak üzere üç gümrük kapısı olmasına karşı ithalatın, ihracatın istendiği düzeyde yapılmadığı, hayvancılığın gün geçtikçe bittiği bir Ardahan’da bir proje üretmeden günlerini doldurup, bir de üstüne rütbe alarak çekip gidenlerin çokluğunu da görmek mümkün.

    Vekilinin ‘Her şeyi ben bilirim’, idarecisinin ‘Bana dokunmayın’ diyerek gün doldurduğu bir Ardahan’ın 2022/2023 Eğitim/Öğretim sezonun nasıl bitireceği de şimdiden belli gibi.

    Buna nereden anlıyorsun diyecek olursanız eğer 1 Ekim’de açılacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisinde Milli Eğitim Komisyonu üyesi olan vekilinin 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonundan bu yana olduğu gibi 2022/2023 yılında da gecikmelide olsa memleketinin İl Milli Eğitim Müdür nihayet 2 yıldır asaletten olsa da yine öğretmensiz başladığından bi haber.




    Evet, yeni öğretmen atandı diye twit mesajlarıyla memleketi kurtaran İlahiyatçı, 4 dönem art arda seçilmesine rağmen Erdoğan gibi bir dönem değil, ömür boyu yeniden seçilmek isteyen Prof. Dr. Orhan Atalay havuz medyasının İngiltere’de çocukların açlıktan silgi yediği haberlerini yaptığı şu günlerde Ardahan’da yine öğretmen sıkıntısı olduğundan haberin var mı?..

    Bilmem ama birçok kamu dairesinde olduğu gibi İl Milli Eğitim’de de müdür olmasına katkı sunduğun ve adete tek başına mücadele eden ve yılların birikmiş sorunlarını çözmeye çalışan İl Milli Eğitim Müdürü Ertan Bulut’a sor…




    arşiv haber 24/09/2019 tarihl haber/yorum



    Saffet Kaya tutuklandı mı?


    Adı Küpe Operasyonuna adı karışan Saffet Kaya, Ardahan Adliyesine gelerek hakkındaki iddialara ilişkin yeniden ifade verdi. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Genç Çiftçi Projesi altında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bugün Ardahan’a gelen 20.21. ve 23. Dönem Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın ifade verdiği ortaya çıktı.


    Bilindiği gibi, soruşturmayı yürüten Ardahan Cumhuriyet Savcısı, 12 Eylül 2019’da Saffet Kaya’yı tanık olarak ifadesini almak üzere çağırmıştı. Adliyeye Avukatı ile birlikte gelen Kaya’nın tutuklanıp tutuklanmadığı konusunda bilgi alınmadı.


    YAZMIŞTIK!!! İFADEYE ÇAĞRILDI SIRA


     


    İÇERİ ALINMASINDA MI?!


    *Arşiv Haber 16/09/2019 Tarihli Haber


    SAFFET KAYA İFADEYE ÇAĞRILDI!.. Ardahan eski milletvekillerinden Saffet Kaya tutuklanmak üzere mi mahkemeye çağrıldı.


     


    Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’da tutuklanabilir.


    AKP eski Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ortaklarından olduğu ileri sürülen bir şirekete yönelik başlatılan soruşturma ve tutukşlamalar ardından ifadeye çağrıldığı öğrenildi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Genç Çiftçi Projesi altında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmanın ayrıntıları parti kulislerinde dolaştırılmaya başlandı.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde kaçak hayvan küpelerin bulunduğu TIR’ın yakalanması üzerine başlatılan soruşturmada, kaçak küpeleme yapan şirket sahiplerinin telefon görüşmeleri ile banka hareketleri bulunuyor.



    DİNLEMEYE TAKILDILAR


    Soruşturma dosyasında yer alan bir telefon görüşmesinde, şirket sahibi Lütfi Morkoç’un, Jandarma’nın baskını sonrası Saffet Kaya’yı araması, Kaya’nın Jandarma komutanıyla görüşeceğini söylemesi yer alıyor.


    BANKA HESAP HAREKETLERİ


    Soruşturma dosyasından yer alan bir başka belgede ise, Lütfi Morkoç’un, Saffet Kaya’ya gönderdiği paralar listelendi.


    Belgeye göre Kenan Morkoç, 3 Mart 2011’de Saffet Kaya’ya 40 bin TL, Lütfi Morkoç da 20 Şubat 2012 tarihinde Kaya’ya 90 bin TL gönderdi.



    SAVCI İFADEYE ÇAĞIRDI


    Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı 12 Eylül 2019’da Saffet Kaya’yı tanık olarak ifadesini almak üzere çağırdı.


    KÜPE DOLANDIRICILIĞININ ARKASIN DA


    ŞAVŞATLI BİR SİYASETÇİ VAR MI?


    *Arşiv haber 17/01/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan ve bir çok kişinin gözaltına alındığı “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi Projesi “ dolandırıcılığı ilgili Ardahan Valiliği de bir açıklama yaptı. Valiliğinde Cumhuriyet Savcılığını yürüttüğü soruşturmayı bir basın açıklaması ile verirken başta Ardahanlılar bu dolandırıcılığın arkasında Şavşat kökenli bir siyasetçinin olduğunu iddia ederek , bu dolandırıcılığı firmanın isminin ve yapanların gözaltına alınanların kimler olduğunun ve isimlerinin de açıklamasını istemekteler.


    ARDAHAN VALLİĞİNİN BASIN AÇIKLAMASI 


    Tarım Bakanlığının çiftçiyi desteklemek amacıyla başlattığı “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi Projesi “ kapsamında işi ihalesiz almış yüklenici şirketlerin,  teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği kulak küpelerini ve pasaportları rüşvet karşılığında bazı veteriner hekimlere ürettirerek talep sahiplerine “küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziksel olarak uymayan” hayvanları vermeye çalıştıkları ve böylelikle devleti ve projeden yararlanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalıştıklarından şüphe edilmesi üzerine Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı  KOM Daire Başkanlığı ekiplerince soruşturma başlatılmıştır.


    Fiziki ve teknik takibi yapılan şüphelilerden Ardahan, Kars, Erzurum, Van ve Yozgat illerinde yapılan operasyonlar sonucunda suç işlemek maksadıyla üretilen 2940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu ve 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirilmiştir.


    Söz konusu operasyonlar kapsamında ilimizde bir kişi göz altına alınmış olup Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “ Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyetleri kapsamında rüşvet almak/vermek” ve “Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” şüphesiyle soruşturma yürütülmektedir.


    Kamuoyuna duyurulur. 



    **GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..


    Hemşehrilerim İşadamı Hamza Şayır’in AK Parti’den Kocael Dilovası’nda, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakır’ın İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Başkan adayı, bir çok hemşehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayı olduğu ama federasyon, derneklerin başını çektiği lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettiği şu süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayı hala belli değil. 

    Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konuşulmakta..

    Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak isteyen ancak birincisinde şu an genel başkan olana destek amacıyla çekilip, onu İstanbul’a ardından Türkiye’nin tanıdığı insana yani şu an genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük katkı sunam Gürsel Tekindir..

    Aynı isim ikince kez aday olduğu İBB’de bir kez daha hayal kırıklığına uğrasa da suçlunun içinde olduğu partinin bakış açısının yanında kendisinin de suçu var.

    Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini oluşturmamış, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamış ve başta hemşehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve batı illerinde kendi ekibini kurma liderliğini göstermemiştir..

    Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on beş kişi ile merhabalaşmayı lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacağı tek şey onun aday olması halinde seçimleri zorlayacağız diyen Esenyurtluları ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldiği ileri sürülen teklifi kabul edip, nazı kenara bırakmalı..

    İl Başkanlığı, Genel Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptığı partisinin dünya kenti olan ve temelini hemşehrilerinin attığı Esenyurt’ta aday olması halinde kendisinin olduğu gibi kendisinin yanında olanların önünü açacağına inanılan Gürsel Tekin’in eğer öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ şeklinde kendisine gelmişse ret etmeye, düşünmeye hakkı da yoktur.

    İstanbul’un olduğu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemşehrilerine, Esenyıurt halkına ihanet olur.. Ve bu vebalın altında kalınır..

    Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon başkanı olarak gördüğümü göremeyecek kadar kör olamayacağına inandığım Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olması hallinde CHP’nin yanı sıra HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoğlu’na da büyük katkı sunacağını bilmesi gerekir..

    Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum..

    1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma..

    2- Partin önerisini, Esenyurtluların emri olarak algıla..

    3- Gecelerine, etkinliklerine gittiğin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi oluşturmalarını sağla..

    4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUĞUNU açıkla ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi kendini parti içinde tartışmaya aç..

    5- Kadıköyü ve Nazı bırak, Esenyurt’ta adayım de..



    **İnsan Memleketini Niye Sever?


    Yahu Siz Burada Nasıl Yaşıyorsunuz?

    Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sordular:

    Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz? Buranın nesini seviyorsunuz? 

    Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever?


    Başka çaresi yoktur da ondan.


    Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


    Vizontele-Altan ERKEKLİ 

    İşte böyle diyor şair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’ı anlatıyor..

    Evet Ardahan’ın diğer bir sıkıntısı Ardahan’a gelen yabancıların Ardahan’ı sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’ sorusunu sıkça sormalarıdır..

    Halbuki Ardahan’da onun memleketi olduğunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’ın da aynı vatanın toprağı olduğunu..

    Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye..

    Gerçekten insan memleketini niye sever?

    Hiç düşündünüz mü insan memleketini niye sever?

    Ve neden birileri hep bu soruyu sorar?

    Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler?

    Ama bu soruların cevabı yine o şair verir..


    O da; 

    Başka çaresi yokta ondan olmasın mı?

  • 50 ASKERİ ÖLEN ALİEV: KANLARI YERDE KALMADI


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ermenistan’ın dün gece saatlerinde sınırda Azerbaycan askerlerini provoke etmeleriyle başlayan çatışmalar bugün gün boyunca devam etti. İki tarafın da yoğun kayıplar verdiği yönünde haberler gelirken, iki ülkenin kayıplarıyla ilgili net rakamlar akşam saatlerinde açıklandı.


    50 AZERBAYCAN 

    ASKERİ ŞEHİT DÜŞTÜ..


    Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 12 Eylül gecesi ve 13 Eylül sabahı Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin provokasyonu sonucu çıkan çatışmada 42’si askeri personel, 8’i sınır muhafızı olmak üzere 50 askerin şehit edildiği belirtildi.


    ERMENİSTAN TARAFINDA 49 ASKER ÖLDÜ..


    Öte yandan Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile telefonda görüştü. Ermenistan hükümetinden yapılan açıklamada, görüşmelerde Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki son çatışmaları ele aldığı bildirildi. Paşinyan ayrıca yaşanan çatışmalarda 49 askerlerinin hayatını kaybettiğini açıklayarak “Ne yazık ki bu sayının artmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.


    TÜRKİYE’DEN İLK TEPKİ: ERMENİSTAN TAHRİKLERİNİ BIRAKMALI..

    İki ülke arasında yaşanan son gelişmelere dair Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da konuştu. Ermenistan’ı, Azerbaycan’ın uzlaşma politikalarına davet eden Çavuşoğlu, “Ermenistan artık tahrikleri bırakmalı.  


    ARDAHAN’A SINIR ERMENSİTAN İLE


    AZERBAYCAN ARASINDA YİNE ÇATIŞMA!


    SINIRINDA Kİ MAYINLARIN TEMİZLENDİĞİ ERMENİSTAN AZERBAYCA’A YİNE SALDIRIDI.. Doğu Sınır Kapısının yanında Çıldır’da da yeni bir kapısı açılması istenen Ardahan’a sınırı bulunan Ermenistan ile Azerbaycan-arasında yeniden çatışma.. Azerbaycan, Ermenistan ile sınırda yoğun çatışmaların başladığını açıkladı


    Ardahan ve Kars’a sınır olan ve Türkiye ile Ermenistan sınırında ki mayınların temizlendiği şu günlerde Kafkasya’da yine silah sesleri geldi.


     Azerbaycan-Ermenistan sınırında iki ülke askeri birlikleri arasında çatışmalar başladığı bildirildi. 


    Azerbaycan Savunma Bakanlığı, çatışmaların başlamasından Ermenistan ordusunu sorumlu tutarken, Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin, Azerbaycan ordusunun mevzileri arasındaki arazilere ve yollara mayın döşediğini, bu durumu önlemek için Azerbaycan birliklerince alınan tedbirler neticesinde çatışmalar yaşandığını savundu. Bakanlık, Ermenistan ordusunun akşam saatlerinde sınırın Daşkesen, Kelbecer ve Laçın istikametlerinde “geniş kapsamlı provokasyonda” bulunduğunu iddia ediyor.


    Bakanlığın açıklamasında “Ermenistan’ın provokasyonlarına yanıt olarak, karşı önlemler lokal niteliktedir ve atış noktaları olan meşru askeri hedeflere yöneliktir. Misilleme önlemleri küçük ölçeklidir. Azerbaycan sınırlarının güvenliğini sağlamayı ve Ermenistan’ın provokasyonlarına son vermeyi amaçlamaktadır.” ifadeleri yer aldı.


    Ermenistan Savunma Bakanlığı ise 11 Eylül akşamı Ermeni Silahlı Kuvvetleri birimlerinin Azerbaycan mevzilerine ateş açtığı yönünde Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yayılan mesajı, “Azerbaycan Savunma Bakanlığı yine uydurma haberleri yayıyor. 11 Eylül akşamı, Ermenistan-Azerbaycan sınır bölgesinin doğu kesiminde yer alan Azerbaycan mevzilerine Ermenistan Silahlı Kuvvetleri birimleri ateş açmadı. Ermenistan-Azerbaycan sınırındaki durum nispeten istikrarlıdır ve Ermenistan Silahlı Kuvvetleri birimlerinin kontrolü altındadır.” ifadeleriyle yalanladı.


    Çatışmaların ardından Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, Ermenistan Güvenlik Konseyi’ni olağanüstü toplantıya çağırdığı belirtildi.



    ANKARA NERESİ ARAKAN NERESİ?


    Darbe’nin yapıldığı günü hatırlatan bir günde eğitim, öğretim yılını başlatan ülkemin başkentinde bulunanların hala cuntanın hazırlattığı bir Anayasa ile başta tam demokrasi olmak üzere insan hakları, sosyal hayat ve ekonomiyi düzelteceklerini iddia ederek, yeniden oy istemeye hazırlana dursunlar ben haftanın ilk yazısını Ankara’dan alıp, Arakan’a, hatta Türkistan’a kadar uzatacağım..

    Bugünkü yazıma başlamadan önce durup, dururken önce Esad denip, sonra bir anda ne hikmetse Esed olan Suriye’nin ardından, TUR adlı uçakla gidilen komşuluk gereği güzel söylem ve imzalar atılan Yunanistan’la aniden niye gerildik diye merak eder, milyon dolarlar ödenip, alınan S-400’leri hangarda hurda olarak bekletilen ülkenin uçakları S-300’lere niye kilitlendi diye sormak isterim.




    Bunun cevabını ellerine aldıkları cetvellerle çok bilmiş kesilen A haberci güvenlik uzmanlarına bırakırken, hangi karanlık elin karışıp, binlerce insanın ölümüne sebep olduğu hala tartışılan Suriye’de Amerika’lı komutanlar ile PYD pardon SDG ile bugünlerde kol kola fotoğraflar verdiğini izlerken biz rotayı bir tarafta Arakan’a diğer yandan Bosna’ya hatta gazeteci eritip, yok eden Sudilere, darbe destekçisi denen Katarlara katliamcı denilen Sırpların Sırbistan’ına çevirdiğimizi hatırlatmak isterim.

    Her Kurban Bayramının kutsal atmosferi içinde kurban derilerini toplamak, adak paralarını paketlemek için Ankara’ya 5 bin 909 kilo metre uzaklıktaki Arakan’la alakası olup, olmadığı çokta bilinmeyen fotoğraf ve görüntüler ile kamuoyu oluşturanların, rotayı neden bu yöne çevirdiklerini anlamak için yine adına Kürt sorunu denen soruna bakmak gerek diye düşünüyorum.

    Çünkü birileri Suriye’nin içişlerine karışmakla başlarına daha büyük bir iş aldıklarını, başta ABD’nin SDG, bizimse YPG dediğimiz, başta olmak üzere Yunanistan gibi devlet olmasalarda bölgede bulunan bir çok silahlı gücün ve ülkemizde bir çok akrabası, dostu bulunan Kürtlerin daha da güçlendiğini hatta devlet olmayı yüksek sesle dile getirmeye başladıklarını anladıklarını görenler, gündemi değiştirip, Suriye’nin eski haline razı olduklarını görmekteyiz.

    Ancak kırılan vazonun eski haline gelmeyeceğini daha net görüldüğü bölgede, gelişmelerin nasıl ve nerede sonuçlanacağının kestirilemediği de diğer bir gerçek.

    Şimdilik ben bu konuyu burada sonlandırıp, o bitti, tükendi, Esad’ın Esed olduğu Suriye’nin diğer bir yüzünü aşağıdaki haberle vermek istiyorum.


    Çünkü başta havuz medyası olmak üzere iktidarlarını ayakta tutmak için bin bir perdeleme yaparak, ülkemizin toplumundan gerçek gündemi saklayanlar Arakan’da olduğu gibi Suriye’de, hatta Çin’in zulmü altında olduğu söylenen ama ses çıkarılmayan Doğu Türkistan’da da hayatın devam ettiğini aşağıdaki haberde görebilirler.

    Yani bitti, tükendi, gidip, falan camisinde namaz kılacağını belirtenler şimdi de Arakan, Bosna sevdalısı kesilirken, Suriye’de ve dünyada hayat devam ediyor..

    Soğumaya yüz tutan, doğalgazın gelip gelmeyeceği, gelirse faturalarının nasıl olacağı tartışılan ve suyu olmaya köyü, yaylası dolu başkent Ankara ve ülkemizde olduğu gibi…




    arşiv haber 16/10/2018 tarihli haberler/yorum


    Elazığ’dan Getirildi, Ermenistan’a kaçtı!..


    Geçtiğimiz günlerde Ardahan Kapalı Cezaevinde kaçan PKK’lının Ermenistan’a kaçtığı ve sığınma hakkı istediği ileri sürüldü.


    PKK’lı Cezaevinden Kaçtı!


    Alınan bilgilere göre PKK üyelerinin Ardahan’ın Göle ilçesinde ki geçiş ve barınma güzergâhlarını göstermesi için tutuklu bulunduğu Elazığ cezaevinden Ardahan’a getirilen Serhat Tendürek kod adlı Zafer Turan, 5 Ekim’de Göle ilçesinde yer gösterme işleminin ardından Ardahan Kapalı Cezaevine getirildiği sırada jandarmanın elinden kaçtı. Yakalanması için geniş çaplı arama çalışması başlatılan teröristin, bir süre Ardahan’da barındığı, ardından il sınırlarını geçerek, Kars’ın Akyaka ilçesi üzerinden Ermenistan’a gittiği öğrenildi.

    Politik Ardahan’ın edindiği bilgiye göre; Ermenistan yetkililerince durumunun Türk yetkililerine bildirildiği, teröristin Türkiye’ye iadesi için gerekli sürecin başlatıldığı bilgisine ulaşıldı.

    Öte yandan, teslim olduğu Ermenistan güvenlik kurumlarına Türkiye’de terör suçundan tutuklu olduğu ve arandığı konusunda bilgi vermeyen teröristin, yaşam koşullarının zorluğu sebebiyle Ermenistan’a iltica etmek istediği bilgisine ulaşıldı.



    AK Parti İstanbul’da CHP’yi Nasıl Yenecek?


    Genel Başkan İlçe Başkanları ile toplantı yaptığı esnada attığı twitle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayını açıklıyoruz diyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu başta hemşerim olan İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin olmak üzere birçok kişi paniklendi.


    Devrimci kimliği ile tanıdığım bir kadın olan Kaftancıoğlu’nun bu çıkışı ile ne yapmak istediğinin tartışıldığı şu günlerde başta CHP’nin ‘Bizden kimse alamaz’ dediği Şişli ve diğer ilçelerinde kiminle, nasıl seçim alacağı da en çok tartışılan konuların başında gelmektedir.


    Çünkü karşısında ki rakibin parti içi disiplini ile CHP’nin yaşadıklarına baktığınız da CHP’nin AK Parti ile değil kendi içindeki yarışçıları ile yarışacağı ve adayların belirlenmesi ile iyiden iyiye parçalanıp, elindeki belediyeleri de devşetin de tüm imkanlarını elinde tutan AK Parti’ye kaptıracağı da bir gerçekti.


    Çünkü görünen köy klavuz istemiyor, CHP’nin iç karışıklığını gösteriyor..



    **Kim demiş Amerika düşmanımız!


    Fetoyu elinde tutup, papazı alan Amerika’nın ‘İlişkilerimiz düzelecek’ açıklaması ile dört takla olanların daha dün ABD’yi düşman ilan ettiklerini hatırladıkça kendi kendime gülüyorum.


    Çünkü Menderesten beri dost oldukları Amerika’nın bir twitle ellerinde ki ekonomiyi dolarla alt/üst edişi ardından ana/avrat dâhil demediklerini bırakmayanların bugünden itibaren Trump’un aslında Türkiye’de gitme biri hatta Müslüman olduğunu ilan edecekler gibi..


    Aynı şeyi Rahip Brunson içine yapanların şimdiki hedeflerinin, Ambargo konula iki bakanın ABD’ye girişini sağlayıp ardından Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı geri alıp hediyesi olarakta tıkanmış olan ABD’nin silah tüccarlarının kasalarını rahatlatma adına milyar dolarlık silahları da alarak, dostluğumu iyice pekiştirip, İranlı Rezza’ya da yol açıp, yerel seçimler öncesi Münbiç’e yapılacak olan bir hareket ardından kahramanlık edebiyatları ile seçimleri kazanmaktır.


    Ve bunları yaparken de yıllardır dostumuz olan (!) ABD’nin tam desteğini de almaktır. Öyle de olacak gibi.


    Yani 16 yıldır oynanan yani AK Parti’yi iktidarda tutmak için Amerika Düşman, ABD dost oyununu oynamaya devam.

  • ŞAMPİYON ATLAR GECİKMELİDE OLSA YENİDEN ARDAHANDAYDI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    6. Doğu Anadolu Şampiyonası etkinliği Ardahan Valiliğinin desteği, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Geleneksel Spor Dalları Federasyonu ve Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu katkıları ve Ardahan Rahvan At Binicilik Kültür ve Spor Kulübü ev sahipliği le Ardahan’da yapıldı.


    Rahvan at kültürünü yaşatmak amacıyla Ardahan Rahvan At Binicilik Kültür ve Spor Kulübü ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Geleneksel Spor Dalları Federasyonu ve Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonunun katkıları ile organize edilen 8. Geleneksel Rahvan At Yarışları ve 6. Doğu Anadolu Şampiyonası Ardahan’da gerçekleşti.


    Rahvan At tutkunlarının heyecanla izlediği yarışlara katılan biniciler, belirlenen kurallar çerçevesinde dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı. Üçlü tay, dörtlü tay, küçük orta, büyük orta, başaltı ve baş kategorilerinde yapılan yarışmayı, çok sayıda vatandaş izledi.


    İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ramazan Yiğit, AK Parti İl Başkanı Kaan Koç, Rahvan At Binicilik Kulübü Başkanı Murat Arabul, il protokolü ve çok sayıda rahvan at sever ile birlikte yarışları izleyen Vali Hüseyin Öner, “Rahvan atları, Orta Asya’dan Türklerle birlikte Anadolu’ya gelen bir değerimizdir. At, tarih boyunca atalarımızın pusulası, yoldaşı olmuştur. Milli ve manevi yönden bizim için önemli bir geleneğimizdir, Ata sporumuzdur” dedi.



    ANKARA NERESİ ARAKAN NERESİ?


    Darbe’nin yapıldığı günü hatırlatan bir günde eğitim, öğretim yılını başlatan ülkemin başkentinde bulunanların hala cuntanın hazırlattığı bir Anayasa ile başta tam demokrasi olmak üzere insan hakları, sosyal hayat ve ekonomiyi düzelteceklerini iddia ederek, yeniden oy istemeye hazırlana dursunlar ben haftanın ilk yazısını Ankara’dan alıp, Arakan’a, hatta Türkistan’a kadar uzatacağım..

    Bugünkü yazıma başlamadan önce durup, dururken önce Esad denip, sonra bir anda ne hikmetse Esed olan Suriye’nin ardından, TUR adlı uçakla gidilen komşuluk gereği güzel söylem ve imzalar atılan Yunanistan’la aniden niye gerildik diye merak eder, milyon dolarlar ödenip, alınan S-400’leri hangarda hurda olarak bekletilen ülkenin uçakları S-300’lere niye kilitlendi diye sormak isterim.




    Bunun cevabını ellerine aldıkları cetvellerle çok bilmiş kesilen A haberci güvenlik uzmanlarına bırakırken, hangi karanlık elin karışıp, binlerce insanın ölümüne sebep olduğu hala tartışılan Suriye’de Amerika’lı komutanlar ile PYD pardon SDG ile bugünlerde kol kola fotoğraflar verdiğini izlerken biz rotayı bir tarafta Arakan’a diğer yandan Bosna’ya hatta gazeteci eritip, yok eden Sudilere, darbe destekçisi denen Katarlara katliamcı denilen Sırpların Sırbistan’ına çevirdiğimizi hatırlatmak isterim.

    Her Kurban Bayramının kutsal atmosferi içinde kurban derilerini toplamak, adak paralarını paketlemek için Ankara’ya 5 bin 909 kilo metre uzaklıktaki Arakan’la alakası olup, olmadığı çokta bilinmeyen fotoğraf ve görüntüler ile kamuoyu oluşturanların, rotayı neden bu yöne çevirdiklerini anlamak için yine adına Kürt sorunu denen soruna bakmak gerek diye düşünüyorum.

    Çünkü birileri Suriye’nin içişlerine karışmakla başlarına daha büyük bir iş aldıklarını, başta ABD’nin SDG, bizimse YPG dediğimiz, başta olmak üzere Yunanistan gibi devlet olmasalarda bölgede bulunan bir çok silahlı gücün ve ülkemizde bir çok akrabası, dostu bulunan Kürtlerin daha da güçlendiğini hatta devlet olmayı yüksek sesle dile getirmeye başladıklarını anladıklarını görenler, gündemi değiştirip, Suriye’nin eski haline razı olduklarını görmekteyiz.

    Ancak kırılan vazonun eski haline gelmeyeceğini daha net görüldüğü bölgede, gelişmelerin nasıl ve nerede sonuçlanacağının kestirilemediği de diğer bir gerçek.

    Şimdilik ben bu konuyu burada sonlandırıp, o bitti, tükendi, Esad’ın Esed olduğu Suriye’nin diğer bir yüzünü aşağıdaki haberle vermek istiyorum.


    Çünkü başta havuz medyası olmak üzere iktidarlarını ayakta tutmak için bin bir perdeleme yaparak, ülkemizin toplumundan gerçek gündemi saklayanlar Arakan’da olduğu gibi Suriye’de, hatta Çin’in zulmü altında olduğu söylenen ama ses çıkarılmayan Doğu Türkistan’da da hayatın devam ettiğini aşağıdaki haberde görebilirler.

    Yani bitti, tükendi, gidip, falan camisinde namaz kılacağını belirtenler şimdi de Arakan, Bosna sevdalısı kesilirken, Suriye’de ve dünyada hayat devam ediyor..

    Soğumaya yüz tutan, doğalgazın gelip gelmeyeceği, gelirse faturalarının nasıl olacağı tartışılan ve suyu olmaya köyü, yaylası dolu başkent Ankara ve ülkemizde olduğu gibi…




    arşiv haber 02/10/2016 tarihli haberler/yorum


    ATLAR KOŞTU, ARDAHANLILAR COŞTU!


    Ardahan Belediyesinin ev sahipliğinde, Geleneksel Spor Dalları Federasyonu ile Ardahan Rahvan At Binicilik Kulübü tarafından bu yıl 4’ncüsü düzenlenen Rahvan At Yarışlarının 2’nci Doğu Anadolu Şampiyonası Ardahan’da gerçekleştirildi.


    Sulakyurt köyü yakınında ki Rahvan At Binicilik sahasında düzenlenen yarışları, Vali İbrahim Özefe, Belediye Başkanımız Faruk Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Vali Yardımcıları Muharrem Coşgun, Abdurrezzak Canpolat, Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Genel Başkanı Alparslan Ceylan, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yusuf Demirci ile çok sayıda vatandaş izledi.



    Yarışlara; Erzurum, Erzincan, Kars, Şanlıurfa ve Ardahan’dan çok sayıda atçı katıldı. Âşıkların sazlı sözlü değişleri eşliğinde başlayan yarışlarda rahvan atlar kendi kategorilerinde şampiyonluk için kıyasıya mücadele etti.

    Programın açılış konuşmasını yapan federasyon başkanı Alparslan Ceylan, “Ardahan serhat şehrimizdir. Bu güzel şehrimizde geleneksel spor dalları adına daha önce cirit ve atlı okçuluk yapıyorduk. Daha sonrada rahvan yarışlarına başladık. Bu serhat yaylalarda bütün geleneklerimizin yaşatılması en büyük arzumuzdur” dedi.

    Belediye Başkanımız Faruk Köksoy da, “İlimize Mardin’den, Erzurum’dan, Kars’tan, Ege vilayetlerinden ve birçok ilden gelen katılımcılara teşekkür ediyorum. Bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz Ardahan Rahvan At Yarışları ve aynı zamanda 2’nci Doğu Anadolu Şampiyonasında birlikteyiz. En başta Geleneksel Spor Dalları Genel Başkanımız ve heyeti bütün bu yarışmalarda bize her türlü desteği verdi. Bu yüzden kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu 40 dönümlük alanın Belediyemize tahsisinde Valiliğimizin, Maliye ve Spor Bakanlığımızın çok katkıları oldu. Onlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bu alanda geçmişin ihtişamını 12 ay yaşatmak için projemizi hazırladık, bitirdik.




        Burada yarış pistinin 12 ay devamlılığını sağlayacak şekilde bu projeyi uygulamaya geçireceğiz.  Geçmişte, yayla çıkışında ve inişinde, özellikle gençlerimiz, kızlarımız, gelinlerimiz kadın erkek ciddi bir yarışın içerisindeydi ve müthiş bir şenlik olurdu. Bu ihtişamlı geçmişten yakın geleceğe kadar Ardahan’da nerdeyse Rahvan at kalmamıştı. Her köyümüzde birkaç tane çok cins at bulunurdu. Şimdi ise son yıllarda Rahvan at yarışını Ardahan Bal festivaliyle entegre ettik ve farkındalık oluşturmak için tekrar bu ihtişamı, bu güzel sporu ve aynı zamanda bir turizm değeri de olan bu kültürümüzü kazandırmak için bu çabanın içerisinde olduk.



        Tabi bu çabamıza, Ardahan Rahvan At Kulubü oluşturarak destek veren Murat Arabul’a ve ekibine de ayrıca teşekkür ediyorum. Son dört-beş yıl içerisinde neredeyse bitme noktasına gelen Ardahan’da ki Rahvan at sayısı bugün 50’yi aşmış durumdadır. Bu anlamda ata merak saran, atı hobi olarak kabul eden ve bu işe sevdalanan tüm at severlere ve atçılarımıza da tekrar teşekkür ediyorum” diye konuşlu.



         Vali İbrahim Özefe ise, “Ardahan’ımız, ecdat geleneklerinin, ecdat inançlarının, ecdat kültürünün yaşatıldığı en önemli merkezlerimizden birisidir. Bugün buraya teşrif eden atlı sporcularımız, Allah’ın kelamını yükseltmek için Viyana kapılarına kadar at sırtında giden o ecdadın geleneğini ve kültürünü burada yaşatıyor. Hani Arif Nihat Asya diyor ya, ‘O zaferler getiren Atların nalları altındanmış. Gidişleri akına, gelişleri akındanmış.’  İşte at deyince ecdadımız ve aleme nizam veren o muhteşem zaferlerimiz aklımıza geliyor.

    Ben, bugün burada bu kültürü yaşatan Belediyemiz ve Federasyonumuz başta olmak üzere katılan herkese çok teşekkür ediyorum. Yarışmaların hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Renkli görüntülere sahne olan yarışların ardından Belediyemiz tarafından Lezzet-i Kür restoranda protokol ve atlı sporculara yemek verildi.



    **18/07/2016 TARİHLİ HABERLER


    **ŞİŞLİ BEL. BŞK. YRD. VURANLAR ARDAHANLI



    Şişli Belediyesi imardan sorumlu başkan yardımcısına odasında silahlı saldırı düzenlenmesiyle ilgili olarak 2 Ardahanıi yakalandı. 


    Alınan bilgilere göre Ardahan doğumlu Serdar Şit (29) ve Şenol Şahin (36) in adli suç kayıtları olmadığı öğrenilen Ardahanlıların olayı neden işledikleri öğrenilemedi.


    Alınan ilk bilgiye göre, Şişli Belediyesine gelen 2 kişi, aralarında husumet bulunduğu iddia edilen, imardan sorumlu Başkan Yardımcısı Candaş’la tartıştı.

    Şüphelilerden biri Candaş’ı silahla başından vurdu. Hastaneye kaldırılan Candaş ameliyata alındı.

    Olaydan sonra belediyeye gelen polis ekipleri, silahla ateş eden saldırgan ile yanındaki kişiyi gözaltına aldı.


    Saldırganlar gözaltına alındı


    Şişli Belediyesi imardan sorumlu başkan yardımcısına odasında silahlı saldırı düzenlenmesiyle ilgili olarak 2 kişi yakalandı. Ardahan Hoçvanlı doğumlu Serdar Şit (29) ve Şenol Şahin (36) in adli suç kaydı yok. 


    **ARÜ’nün Seçimi Ertelenmeli..


    15 Temmuz da yaşanan darbe kalkışması ardından binlerce kişinin gözaltına, açığa alınıp, tutuklandığı şu günlerde yaşananların gölgesinde kalan önemli bir konuya buradan dikkat çekmek isterim..

    Başta darbeyi duyup, saatlerce çatıştıklarını belirten Hakan Fidan’ın Ardahan’da ki ekibi olmak üzere vali bey ve diğer ilgililerin bu yazıyı not edeceğine inanarak 26 Temmuz’da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi ve diğer üniversitelerde ki adayların ve de seçimlerin de gözaltına alınmasını, hatta ertlenmesini öneririm..

    Çünkü Ardahanlının yakından tanıdığı isimlerin bir zamanlar kimlerle çalıştığını Gebze’ye, Erzincan’a ve diğer illere sormak gerekir.. 

    Oralara sormadan önce daha adayken bunların Ardahan’da kimlerle sıkı fıkı içinde olduğunu da araştırmak gerekir..

    Kısacası şimdiden örgütlendikleri, rektörlüğü alır almaz listelerinde ki isimleri nasıl ARÜ’nün dışına atacaklarını ileri sürülenlerin yalandan AKP’li kesilip, verdikleri kahvaltılarla kendilerini sakladıklarını da görmek, anlamak, araştırmak gerekir diye düşünüyorum..


    **CADI AVI DURDURULMALI, AF İLAN EDİLMELİ!..


    İnsan Haklarının teminat altına alınması gerektiği yönünde tartışmaların sürdüğü ülke de yaşandığı ileri sürülen darbenin, darbe mi yoksa 7 Haziran’dan bu yana çok istenen o Başkanlığın önünde ki bir temizlik operasyonumu olduğu da yüksek sesle tartışılmaya başlandı.


    3 Gün içinde 6 binden fazla asker, polis, hâkim, savcı ve sivilin ya gözaltına ya da görevlerinde men edildiğini görürken bu durumunda darbeden farklı olmadığını da anlamak gerekir.


    Buna örmek olarak AK Parti Genel Başkanından, İl Başkanının kardeşine kadar uzanan gözaltı, açığa alınma, tutuklanma operasyonları gösterilebilir..


    12 Eylül Cuntasının zulmünü çeken bir ailenin ferdi olarak bu yapılanları tasvip etmediğimi ve red ettiğimi buradan hemen belirtirken başlatılan cadı avının bir an önce son bulmasını ve daha çok insan hakları ve demokrasi denilmesini arzuluyor, bir adım daha ileri gidip, Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya çıkıp, ‘Ben bana yapılanları affetmesem de bu ülkenin birlik, berberliği için  operasyonları durduruyor, gözaltı, açığa alınma ve tutuklanmaları kaldırıyor, herkesi sağduyuya çağırıyor, gelin yeniden el ele verelim’ demesini bekliyorum..


    Evet, şaka etmiyorum, Erdoğan’ın, ‘Hatalıların hatalarıyla kalmasını, yaptıklarının yanlış olduğunu vicdanlarına bırakarak, bu ülkeye yenden bir şans veriyorum’ dese şu anki durumdan daha çok büyük bir puan alır ve belki o çok istediği başkanlığı halkın tüm taraflarının kabulü ile hak eder, alır..


    Evet, bir solcu, bir Kürt, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, iki sivil toplum örgütü başkanı ve bir gazeteci olarak cadı avına son verilmesini, 15 Temmuz’a neden olanları, hatta Güneydoğu’da ki iç çatışmaları bitirecek, dünyayı şok edecek geniş kapsamlı bir bağışlama bu ülkeyi 50 yıl iler atacağına inan biri olarak Başkan Erdoğan’a buradan bir kez daha sesleniyorum, ‘Gel onlar yaptı, sen yapma’ diyorum..


    Çünkü gözaltı, tutuklama, açığa alma, insan haklarını ayaklar altına almakla bu ülke ileri değil geriye, askeri olmazsa da sivil bir diktatörlüğe gittiğini fark etmek gerekir..

  • ARDAHAN DOĞU EXPRESİNİ BEKLEYE DURSUN Onlar sahanın ortasından tren geçiriyor


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Ardahanlıların Ardahan sınırlarından geçip, Kafkaslara uzanan Kars-Tiflis-Bakü demiryolu üzerinde kurulacak bir tren istasyonu ile gerek Doğu Expresinin Ardahan’a kadar ulaşması gerekse bu tren yolu üzerinde kurulacak bir Antrepo ile gelişmeyi umut ede dursun Slovakya’da amatör futbol sahaları oldukça dikkat çekiyor. Jánošovka’daki bu stadyumun ilginç yönü ise maç sırasında saha kenarından tren geçiyor.



    HAYVANA TAPMAK!..


    Pakistan’la düşman edilip, bölgenin güçlü ülkesi olmasının önüne engel koyan silah tüccarlarının ülke içindeki mezhepleri de karıştırarak iç barışı sağlayamayan Hindistan’ın etini yemedikleri hayvanı yani ineği kutsal saydıklarını sanırım sizlerde biliyorsunuzdur.


    Ancak sadece Hindular için kutsal olan ineğin yani ‘Birinci gelir kaynağımız’ denen memleketim Ardahan’ın da aralarında olduğu Doğu’da ve diğer birçok bölgede hayvanların sadece Hindistan’da değil, tapılmasa da eti yenen hayvanı baş tacı edip, kendisinden daha önemli gören bir toplumumuz olduğunu da bilelim.


    Bunun en güzel anlatan örnek ünlü çapkınımız şiir ustası, yazar Nazım Hikmet’in “soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız” dizeleridir…


    Evet yıllardır atadan dededen kalma yöntemlerle hayvancılık yaparak kalkınacaklarını sanan ancak baktıkları hayvanlarının barındığı ahırların üstünü örten gontların (tomrukların) çürüyüp taşıyamadığı sal ve kara toprağın altında kalması gibi hayvancılıkta ilerleyemediğimizden bölgenin tümü de geri kalmıştır.


    Hayvana tapma olarak değerlendirilebilir bu durum. Burnumuzun dibine kadar gelen imkan ve fırsatları görmemizi de engellemiştir.


    Bunun en bariz örneği 3. büyük gümrük kapısı sayılan Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı, eski adı Tskarostavi olan Gürcüce iki kelimeden (წყარო: “pınar” ve თავი: “baş”) oluşan ve “pınar başı” anlamına gelen Öncül köyü meraları içinde bulunan Aktaş Gümrük Kapısından bir türlü istenen şekilde faydalanamamamızdır.


    Önümüzdeki ay yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının mevcut başkanı 70 bin lira verip, bir yakınına çıkarttırdığı “Ardahan Masalları” kitabında ‘gökten üç elma düşmüş’ dese de elmanın alma adını taşıdığı bölgenin Çukurova’sı Kurtkale’ye giden altında Kura nehri akan köprüsü bir türlü yapılmayan yolun üzerinde bulunan Öncül köyünün adını firmasına isim olarak koyan bol üniversite diplomalı iş kadını Necla Cömert ile sohbet ederken köyünün meyve ve sebze merkezi olduğunu değil İl, İlçe Tarım Müdürlükleri köylülerinin bile fark edemediği, Japonların Japonya’dan kalkıp buraya kadar geldiğini ve Öncül köyüne örnek seralar kurduklarını ama köylülerinin bu faydalı örnekten de yararlanamadığını anlattığında şok olmuştum.



    Zira birçok kez ziyaret ettiğim sırada gördüğüm o seraların Osmanlı kayıtlarında Zğarostav (زغارستاو) olarak adı geçen Öncül köylülerce değil, Japonlar tarafından yapıldığını öğreniyordum.


    Ve bir zamanlar yani Osmanlı tarihlerinde Tskarostavi, Çıldır livasında, Zğarostav adıyla Kenarbel nahiyesine bağlı bu köyde iki adet keten tohumu yağı çıkaran bezirhane olduğunu yazan tarihli o köye gidip, geldikten sonra yaptığım haberime ‘Sera köyü’ adını verdiğimi ama köyün ve köylülerinin burunlarının dibinden geçen gümrük kapısının değerini bilmedikleri gibi köylerinde yetişen meyveleri değil Ardahan ya da Çıldır halk pazarına mesai almak için gündüz işleri ağır alan gümrük memurları yüzünden ithalat, ihracatın sıfır denecek kadar az olan Aktaş’ın önünde oluşan tır kuyruğunu oluşturan şoförlere dahi satmadıklarını hatırlıyor, köylünün, bölge insanının neden bu kadar tembel, üretken, proje üretemeyenler olduğumuzu düşünüyordum.


    Ve dönüp, bana eliyle çay getiren ve makamının arkasında çerçeveler içindeki diplomalarla 4-5 üniversiteyi bitirmiş olduğunu anlatan, kamuda olduğu gibi iş hayatında başarılara imza atan Öncül köylü hanıma dönüyordum.


    Çünkü bir zamanlar ortasında (fotoğrafta görülen) Gelati Kilisesi’nden biraz daha küçük, ama ona benzeyen bir kilisesi de olan ve o kilisedeki duvar resimleri uzun süre korunsa da daha sonra birçok hazine gibi bir anda yok olan bol resimli kilisesi harabeye dönen müzesi olmayan Ardahan’a bağlı Öncül köylü Nejla hanıma sorup, birlikte bu soruya cevap arıyorduk.


    Ve merak ettiğimiz soruya Necla hanımın konuşması arasında geçirdiği ve bu yazıma da başlık olan ‘sanırım biz hayvanlarımızı seviyoruz hem de taparcasına ve ondan medet umuyoruz’ diyerek kendisi veriyor gibiydi.


    Evet maalesef kendiliğinden biten otları bile biçmeyi beceremeyenler sonra da ‘kuraklık var’ deyip köylerinin karşısındaki ülkeden, Gürcistan’dan saman ithal eden bir anlayışla hayvancılıktan başka bir şey bilmezsek adım gibi bölgem, ülkem hep fakirliği yaşar ve yaşayacak gibide…




    arşiv haber 18/05/2017 tarihli haberler/yorum


    BÖLGEDE ÇATIŞMA!..


    AĞRI GÖLEYİ HAREKETLENDİRDİ!


    Erzurum ile Ardahan arasındaki kırsalda, güvenlik güçleri ile PKK’lılar arasında çıkan çatışmada bir PKK’lının etkisiz hale getirildiği, iki askerin hafif yaralandığı bildirildi.


    Valilikten yapılan yazılı açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde Erzurum‘un Şenkaya ilçesi ileArdahan‘ın Göle ilçesi kırsalında terör örgütü PKK/KCK mensuplarının yakalanması amacıyla başlatılan geniş çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği belirtildi.

    Bölgede bu çerçevede “Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Doğan Akgöbek 17-14 operasyonu” düzenlendiği kaydedilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: 

    “Operasyon kapsamında Patnos Jandarma Komando Alay Komutanlığı, Şenkaya Jandarma AsayişKomando Bölük Komutanlığı ve güvenlik korucularından oluşan birliklerce gece saatlerinde icra edilen oynak pusu faaliyeti esnasında bölücü terör örgütü mensuplarının tespit edilmesi üzerine temas sağlanmış olup, bir terörist silahıyla ölü ele geçirilmiştir. Ekiplerimiz, vatandaşlarımızdan aldığımız destekle operasyonlara devam etmektedir.”




    Operasyonda hafif yaralanan 2 askeri personel, Oltu Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

    Hastaneye gelen Oltu Kaymakam Şenol Turan, yaralı askerlere “geçmiş olsun” dileğinde bulunup sağlık durumları hakkında hastane personelinden bilgi aldı.

    “Bir terörist ağır yaralı olarak kaçtı”

    Turan, ziyaret sonrasında, yaptığı açıklamada, güvenlik güçleri ile teröristler arasında Akşar kırsalında temas sağlandığını belirterek, şunları kaydetti: 

    “Çatışmada bir terörist ölü olarak ele geçirildi. Aynı çatışmada bir teröristin ise ağır yaralı halde kaçtığı bilgisini aldık. Çatışmada bir astsubayımızın ayak topuğuna ve kaval kemiğine mermi isabet etmiş ve hastanemizdeki başarılı operasyonla mermiler çıkarıldı. Çok hafif yaralanan bir yüzbaşımız ise ayakta tedavisinin ardından taburcu edildi.” diye konuştu.


    **Bölgede sıcak saatler.. Her an her şey olabilir!..


    *12/04/2015 Tarihli Haber


    Barış sürecinin devamının istendiği bir süreçte Ağrı’da yaşanan beklenmedik çatışma Ardahan’ın da için de bulunduğu bölgeyi hareketlendirdiği gibi gerdi de..


    Göle’de bulunan  silahlı güçler hareketlendi..


    Ağrı da yaşanan çatışma ardından bir anda gerilen bölgede bulunan silahlı güçler tetiklere sarıldı..


    Ardahan’ın da bulunduğu bölge yaşanan silahlı çatışma başta güvenlik güçlerini olmak üzere bir anda tüm bölgede ki silahlı güçleri hareketlendirdi.



    *Yazıyorsam Sebebi Var


     


    Ağaçları Kesmeyin.. Ama..


    Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.

    Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..

    Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.

    Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.

    Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.

    Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.

    Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..

    Kesilmeli mi o ağaçlar?

    Tabi ki de HAYIR!..

    Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?

    Tabi ki var..

    O zaman ne yapmalıyız?

    Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.

    Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..

    Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.

  • DEVA 6'LI MASAYI TEKMELEDİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ile Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi liderlerinin oluşturduğu 6’lı masanın durumu konusunda tartışmalar deva ederken masada bulunan DEVA Partisinin Ardahan İl Teşkilatı masanın özürlü olduğunu ileri sürüp, sert şekilde eleştirdi.




    Kent içi yolların yanı sıra ara mahallelerin yol vermediği Ardahan’da CHP’li Belediyenin yaptırdığı kaldırımların plansız, mimarsız, programsız ve insan kullanımı ile imar planına uygun olmadığını belirten DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz bir süre önce ülke gündemine gelen kaldırımları fotoğraflayıp, Ardahan Belediyesinde etiketleyerek ‘Engelli vatandaşlarımız için yapılan yol çalışması.. Düşünce güzel, uygulama berbat ..’ diyerek eleştirdi.

    Bilindiği gibi daha önce de CHP’li Başkan’ın kent merkezindeki kaldırım çalışmalarını incelediği sırada söylediği, “Biz engellilerin elinden tutar götürürüz. Her yol bitti, engelli kaldı.” sözleri ülke gündeminde uzun süre tartışılmıştı.


    DEVA’nın çıkışı bir ilk..


    Öte yandan DEVA Ardahan İl Başkanının 6’lı masaya bu önemli çıkışı kentteki muhalefet anlamında il ve önemli bir çıkış olarak değerlendirildi.

    Buna neden ise iktidar partisi AK Parti ve ortağı MHP’nin de aralarında olduğu muhalefetin Ardahan yerelinde yaşananlara karşı sus pus olduğunu belirten Ardahanlılar vatandaşın beklediği, onun temsilcisi siyasilerin muhalefetiyle çözülmesi beklenen birçok sorumlarının üç maymunları oynayan parti temsilcileri, aydınları, yerel basının yüzünden çözüm bulmadığı bir zamanda DEVA İl Başkanının çıkışının önemli olduğuna dikkat çektiler.


    ‘İL BAŞKANI DEĞİŞTİRME HESAPLARI İÇİNDE OLAN HDP ARDAHAN’IN GENEL MERKEZDEN GELENİ OKUMAKLA, MHP’NİN İLÇE BAŞKANLARINI ALIP, ATMAKLA, AK PARTİNİN GENEL MERKEZİN EMİR VE KOMUTALARINI BEKLEMEKLE, CHP; DSP, YENİDEN REFAH, ANAP, İP, EMEK, YENİLİK, SAADET PARTİLERİNİ VAR OLUP OLMAMAKLA suçlayan Ardahanlılar muhalefetin, ESOB, ATSO, Baro başta olmak üzere bir çok stk’nın, aydının, yerel ve ulusal gazetecilerin başta Ardahan Devlet Hastanesi Yolu olmak üzere kent yerelinde yaşananlar karşısında orta da olmadığı sırada 6’lı Masada bulunan Deva Partisi İl Başkanın ayda, yılda da olsa da bu çıkışı önemli bir adımdır.’ dediler.


    BOĞA KENDİSİNİ SUYA GÖTÜREN ÇOCUĞU ÖLDÜRDÜ…


    arşiv haber 07/08/2022 tarihli haberler/yorum


    Tatil için memleketine giden çocuk babasının boğasını suya götürmek isterken canından oldu.


    Alınan bilgilere göre Kocaeli’nin Darıca İlçesinde oturan Karadağ ailesinin 10. sınıf öğrencisi  oğlu Hamza Efe Karadağ (13) tatil için gittiği Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlı Bacıoğlu köyünde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan babasının boğasını suya götürmek istedi.

    Zincirle bağlı oluduğu öğrenilen boğayı suya götürmek isteyen Karadağ’ın zincirle tuttuğu boğa bir anda azdı. Çocuk zincire takılması yüzünden dakikalarca yerde sürüklendi ve kayalıklara çarpıp, ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hamza Efe Karadağ’ın kurtarılamadığı bilgisi alındı.

    Darıca’ya getirilip, Salı günü toprağa verileceği öğrenildi.


    AK PARTİ’DE YÜZLER GÜLMÜYOR…


    arşiv haber 04/08/2022 tarihli haber


    CHP’lilerin Bal Festivalini siyasi fırsata çevirmeye hazırlandığı şu günlerde Ardahan AK Parti’de de partililerle kendi partililerle durum değerlendirmesinde. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘sahaya inin, halkla, seçmenle buluşun’ demesine rağmen, saha da değil, kapalı alanlarda kendi partililerini ziyaret ettikleri görülen AK Partili üst düzey yöneticilerinin çoğu partililerinin olduğu toplantılarda yaptıkları konuşmalarının yüzleri güldürmediği dikkat çekiyor.



    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, partisinin Ardahan İl Başkanlığına ziyarette bulundu. Bazı temaslarda bulunmak üzere kente gelen Kandemir, beraberindeki heyetle AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’u ziyaret etti. 


    Koç ve birkaç AK Partilinin dışında yas tutarcasına elleri bağlı halde yüzü gülmeyen partililere seslenen Kandemir’inde fotoğraflarda görünen partilileri gibi bir hayli yorgun ve yüzü asık olması da dikkatlerden kaçmadı.


     


    HALKLA BULUŞMAYANLAR, BASINA DA KAPALILAR…


     


    AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar’ında katıldığı toplantı esnasında Ardahan’ı ziyaret eden Kandemir, daha sonra teşkilat üyeleri, ilçe başkanları ve belediye başkanlarıyla basına kapalı toplantı yaptı.


    Ziyarete, Kandemir’e AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ile Kars ve Artvin’den gelen partililerin de eşlik etmesine karşın partinin toplantı salonunun dolmaması da dikkatlerden kaçmadı.



    RÜTBELERİ SÖKÜLENLER!.. 


    CHP Genel Başkanının helalleşme adına ziyaret ettiği, Roboski Katliamının aileleri ile görüşmesi ardından, çıktığı basın karşısında çok da bir şey demeden, iptal edilen sınavlarla ilgili bir soruya cevap verdikten sonra basın ve medya mensupları karşısından ayrılırken yeni bir haber düşüyordu ekranıma.

    Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın, çıktığı ekranlarda yüksek askeri şura kararları ile ilgili açıklama yapıyordu. 

    Ardahan doğumlu, Bayburt kökenli Genel Kurmay başkanı Yaşar Güler’in görev süresinin bir yıl daha uzatıldığını, deniz ve hava kuvvetleri komutanlarının, 36’sının diğer generallar gibi emekliye sevk edildiklerini, aynı rakama yakın bir çok askerinde yeni rütbeler aldığını söylüyordu.

    Kılıçdaroğlu’nun muhafazakar ve milliyetçi Erzurum’dan sonra, kürt ağırlıklı olan Şırnak’a gidip Roboski olaylarında hayatlarını kaybeden ailelerini ziyaret edip, olayın halen aydınlatılmadığını belirttiği bir sırada, görev süreleri uzatılan ve emekliye sevk edilen generallerin haberlerinin aynı anda gelmesi ise, tesadüf mü , mesaj mı çokta anlaşılamadı. 

    Çünkü hala aydınlatılamayan Roboski olayında emir veren ve bu emiri uygulayanların ben veya siz değil, siyasi iktidarın sorumluluğu ve emrinde olan askerlerdir. Ve bu askerlerin kiminin üste, kiminin ise emekliye sevk edilmesi, bu siyasi iktidar döneminde yaşanan ve hala aydınlatılamayan Roboski Olaylarını bir kez daha sorgulatmıştır.

    Kılıçdaroğlu’nun Şırnak’ı ziyaretinde iktidara gelip, bu konuda ve diğer birçok konuda aydınlatılmayan olayları aydınlatacağız derken, tam da içinde bulunduğumuz muharrem aynının etkisiyle de Sivas Katliamının aydınlatılması boynumuzun borcudur diyen, aydınlatılmadan hayata göz yuman rahmetli Erdal İnönü aklıma geldi. 

    Hal ve hareketleri ile, yüz mimikleri ile rahmetli İnönü’yü andıran ve onun kadar dürüst ve samimi olduğuna inandığım Kılıçdaroğlu’nun “Genel aftan ziyade, helalleşeceğiz.” deyip birbirlerine küsmüş, kırılmış toplumu yeniden bir araya getirme iddasını devam ettire dursun, emekliye ayrılan bir üst rütbeye çıkarılan görev süreleri uzatılan generallerin de helalleşip helalleşmeyeceğini sorgulamak geldi içimden.

    Çünkü bu ülkede yaşananlardan, siyasiler kadar, bürokrasinin içinde bulunan ve ellerindeki gerçek silah ile daha güçlü olan askerlerde sorumludur.

    Bu nedenle helalleşmeden önce gerçek samimi bir adalet anlayışı ile herkes yargılanmalı, sorgulanmalı, hesap vermelidir diye düşündüm, rütbeleri sökülen, bir üst rütbeye çıkan askerleri izlerken..



     arşiv haber/yorum 31.07.2015 tarihli haber/yorum


    Partililer Gözaltına Alınırken Onlar Seyrettiler..


    Yurt geneline devam eden gözaltıların Ardahan’a da sıçradığı bugün ilginç durumlarda yaşanıyor. Son olarak Ardahan’da ev kapısı satan ve iş yeri HDP Ardahan İl Binasının yanında bulunan A.K isimli bir HDP’linin daha gözaltına alınırken, polislerin gözaltı yaptığı sırada parti binasında bulunan HDP Ardahan Dr. Taşkın Aktaş, HDP Ardahan İl Başkanı ve HDP’li yöneticilerin umursamazlıkları dikkat çekti.


    **Bir çok kişi gözaltına alındı..



    **Polisler bile şaşrıdılar!

    HDP’li esnafın gözaltına alınması hakşısında ses çıkarmayıp, parti binasından dışarı çıkmayan HDP Ardahan Milletvekili ile İl Yönetiminin tepki alan bu tutmları, eli kelemçeli A.K.’yi olduğu gibi polisleri bile şaşırttı.. HDP’ye baka kalan A.K ve polisler içeri kaçan Milletvekili ile il yönetimine adeta acıyarak bakmaları objektiflere böyle takıldı.


    Yaşanan çatışmalar adından yurt genelinde kesintisiz devam eden göz altılar Ardahan’da da başladı.

    Alınan ilk haberlerde Ardahan ve Göle’de yapılan operasyonlarda HDP Üyesi bir çok kişinin sabah satlerinden itibaren gözaltına alındıkları öğrenilirken, en son gözaltına alınan HDP’liyi HDP Milletvekili ve HDP İl Yöneticileri izleme gereği bile duymadılar.


    Elleri kelemçelenen A.K isimili HDP’linin kelempeçelenip, gözaltına alındığı sırada A.K. nin iş yerinin hemen üzerinde bulunan ve HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş ile İl yöneticilerinin de içinde bulunduğu partiden kimse dışarı çıkıp, ‘Ne oluyor?’ bile dememesi dikkatlerden kaçmadı.


    **Koordinasyonda, Güvenlikte Berkemal..


    Son günlerde yurt genelinde ard arda meydana gelen olaylar karşısında İl Emnitey Müdürlüğünü ziyaret eden ve alınan tedbirler hakkında bilgi alan ve başında bulunduğu İl’in güvenliği aksatmayan Ardahan Valisi diğer taraftan Ardahan’da görev yapan diğer il idarecileri ile bir araya geldi.


    **3’NCÜ DÖNEM KOORDİNASYON KURULU TOPLANDI


    2015 yılı 3’ncü dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Ahmet Deniz başkanlığında gerçekleştirildi.

    Valilik toplantı salonunda yapılan toplantıya, Vali Yardımcıları, İl ve İlçe Belediye Başkanları, İlçe Kaymakamları, İl Özel İdare Genel Sekreteri, Bölge müdürleri ve kurumların il müdürleri katıldı.

    Toplantıda konuşan Vali Deniz, “Ülkemizin planlı kalkınma çabalarının bir aracı olarak her yıl hazırlanan Devlet Yatırım Programının il düzeyinde uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine etkinlik kazandırmak amacıyla Koordinasyon Kurulu Toplantımızı icra etmekteyiz” dedi.

    2015 yılı üçüncü dönem yatırım programlarında merkezi ve yerel idarelerin toplam 249 projeye sahip olduğunu söyleyen Vali Deniz, bu projelerden biten proje sayısının 28, devam eden proje sayısının 156, işe başlanmamış proje sayısının 53, ihale aşamasında olan proje sayısının ise 12 olduğunu söyledi.

    Vali Deniz’in konuşmasının ardından ilgili kurum yetkilileri tarafından, kurum çalışmaları hakkında sunumlar gerçekleştirildi.

    Toplantıda ayrıca yapımı tamamlanan ve inşaat çalışmaları devam eden barajların durumu ile kamu yatırımları ve ödeneği mevcut olup, yıl içerisinde yapılması planlanan yatırımlar detaylı olarak ele alındı.


    **Valiye AB’yi Öğrettiler..


     


    Vali Ahmet Deniz, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan “Bana AB’yi anlat” konulu slogan, resim ve öykü yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi.


    Ödül alacak olan öğrencileri, Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ve öğretmenleriyle birlikte kabul eden Vali Deniz, bir süre sohbet ettiği öğrencilerden birincilik elde edenlere dizüstü bilgisayar, ikincilik elde edenlere bisiklet, üçüncülük elde edenlere ise satranç takımı hediye etti.


    Başarılarından dolayı öğrencileri tebrik eden Vali Deniz, “İlimizin her alanda olduğu gibi özellikle eğitim alanında da en iyi yerlerde olmasını istemekteyiz. Bütün amacımız, gayemiz budur. Eğitim camiası olarak hep beraber, ailelerle birlikte öğrencilerimizi motive ederek, başarıya ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.


    Öğrencilerin teşvik edilmesinde emeği olan öğretmenlere ve okul yöneticilerine de ayrıca teşekkür eden Vali Deniz, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.


     


    “Bisiklet yolları çabaları AB’ye girebilmek için”


    Ankara ve Eskişehir bisikletlileri Deniz Kırımsoy(Ankara Bisikletliler Ortak Platformu Genel Koordinatörü) ve Ardahanlı Doğucan Yılmaz(Ankara Bisikletliler Platformu Üyesi) 29 Temmuz’da Kanal B’de Günce programının sunucusu Seval Yıldırım’ın konuğu oldular. Siyasilere, belediyelere, bakanlıklara, motorlu taşıt sürücülerine yani kısacası Türk toplumuna seslendiler. 


    “Bisiklet yolları çabaları AB’ye girebilmek için”

    Doğucan Yılmaz belediyelerin konuyla ilgisini şöyle açıkladı: “Bunların nedeni Avrupa Birliği’ne girebilmek için. Girmek için bisiklet yolları gerekiyor. Şu an işlek yolların hepsi ulaştırma projesinde, enerji projesinde. Sağlık projelerinde var… Ama işte bunlar yaptırıma geçirilemiyor ya da yapılanlar yeterli şekilde yapılmıyor. Sadece biz yaptık diyebilmek için. Eskişehir’de bisiklet şeritleri var ama sözde. Ben Ankara’da bulamadım. Yani daha yeni geldim Eskişehir’den. Ankara’dan üç arkadaşımı götürüyordum, eziliyorduk. Bisiklet yolundan giderken bir araçta karşı yönden geldi. Bisiklet yolu yolun sol tarafına yapılmış, yoldan ayrı değil. Sadece aynı yol üzerine bir şerit çekilmiş. Üzerine de bir sprey boyayla bisiklet çizilmiş. Araç karşıdan geliyor. “Seni öldürürüm, seni kimse kurtaramaz.” dercesine. Eskişehir’de ayriyeten cam kırıklarıyla dolu. Ben belediyeye bir kaç defa şahsi olarak mail attım. Ne bir geri dönüş var, ne cam kırıkları temizlendi. Yapılan şeyler göstermelik bence. Ankara’da hiç yok.” 

    Anlaşılan o ki ülkemizde hala bisiklet alt yapısı yok, sadece ülkemizde değil. Siyasetçilerimizin, belediyelerimizin düşüncelerinde bile yok ki kendilerine başvurulan yazılı iletilere dönüt bile yapmıyorlar.


    İnsanların aklındaki “bisiklet algısı”nı değiştirmeye çalışan bisikletlileri temsilen programda yer alan Deniz Kırımsoy ve Doğucan Yılmaz sorunlarını, isteklerini dile getirdiler.


    Ekonomik, zevkli.. Hayatın tadını alın!

    “Benim üniversiteye başlamamla oldu. Ulaşıma para vermem gerekiyordu, yurdum değişti, mesafeler arttı. Tabi ekonomik boyuta çevirmek için Eskişehir düz bir zemine sahip olduğundan bisiklete başladım. O bisikletimi sattıktan sonra yeni bir bisiklet alıp bundan sonra turlara, şehirler arası.. Tabi önce şehir içi. Eskişehir’de köylere gidiyorduk 150-160 kilometrelik. Şimdi kendimi iyice aştım. Şehirler arası gidip geliyorum. Hafta sonu yine yanıma 3 tane arkadaş aldım, Eskişehir turu yaptık. 9 saat sürüş, 7 saat dinlenme toplam 16 saat sürdü. Amaç gezmek, ulaşım değil. Eğer bir yerden bir yere tur amaçlı gidiyorsanız belli bir vaktiniz olmayacak “buraya bu saatte gideceğim” gibisinden. Gideceksiniz, bir su gördüğünüz zaman o suyun tadını alacaksınız. Meyve bahçesi görünce o ağaçların tadını alacaksınız. Araçla gittiğinizden daha çok kalıyor hafızanızda gördüğünüz yerler, emek vererek gidiyorsunuz çünkü. Harika bir ulaşım aracı herkese tavsiye ediyorum.” dedi Doğucan Yılmaz.


    “Yaş algısını silmek lazım”

    Deniz Kırımsoy’un görüşleri şöyle: “Yaş konusu açılmışken bizim Yılmaz abimiz vardır. Her sene Çanakkale’ye gider, uzun yol yapar. Kendisi 70 yaşında şu anda. 6 yaşından beri bisiklete biniyor. Bisikletin gerçekten yaşla ilgisi yok. Hatta performansla, şişmanlıkla, sakatlıkla…

    Funda hikayesi vardır. Fransa’dan buraya engelli bisikletiyle geldi mesela. Her şey yapılabilir. Bu bütün algıları biz bozmaya da çalışıyoruz.”


    “Neden bisiklet?”

    Deniz Kırımsoy “neden bisiklet? ” sorusunu cevaplıyor: “Bence bisiklet kullanmanın herhangi bir sebebi yok. Bir tutku, bir ilgiyle başlıyor ama onunla beraber tabi ben diyeyim 50, siz deyin 100. Bilmiyorum yararı ne kadardır. İnanılmaz sayıda avantaj sağlayan bir araç. Bir kere her şeyden önce kişisel dünyamızdan bahsedelim. Biraz önce onlarca korkumdan arındım dedim yani hayatımı dar ettiğim, kendimi kapattığım ve zincirlere vurduğum şeylerin hepsini kırıp bunlardan kurtulmak gerçekten çok önemli bir şey. Özellikle kadın olarak bunu yapabilmek… “


    Kadınlar bisiklete biniyorlar diye öldürülmekle tehdit edilmişler!

    Deniz Kırımsoy’un anlattığı bir yaşanmış hikaye de şöyle: “Yemen’den örnek vermek istiyorum. Orada da bir kadın bisikletli var. 3 kadın olarak orada bisiklete binmeye çalışıyorlar ve öldürülmekle tehdit edilmelerine rağmen bunu yapıyorlar. Yani buraya kadar gidebilen bir var oluş mücadelesi olabilir bisiklet.”


    “Spor yapmayın! Hayır, gerek yok.”

    Deniz Kırımsoy bisikletin sağlığa yararlarından bahsediyor: “Onun dışında sağlık avantajları inanılmaz fazla. İnanılmaz şekilde hastalıklar geçirirdim, bunların hepsinden kurtuldum. Artık hasta olmuyorum. Ben spor yapmıyorum açıkçası. Bunu ifade etmem lazım: spor olarak kullanmıyorum. Sadece bir noktadan bir noktaya gitmek için kullanıyorum ama bir harekettir. Spor yapalım dediğimiz zaman bir sürü insan çok korkuyor. Hayır spor yapmayın, gerek yok. Sadece düzgün olarak hareket edin sistematik. Düzgün, sakin, acele etmeden, vücudunuzu yıpratmadan. Sakin sakin bir hareket. Bu yürümek de olabilir, yani çok önemli değil. Ama hareket çok önemli. Dolayısıyla bünye inanılmaz kuvvetlenmeye başlıyor. Fazla su tüketiyorsunuz mesela. Su bütün detoks sisteminizi sağlıyor. Pek çok şeyi yeniliyor. “


    Çok ekonomik!

    Deniz Kırımsoy’un hesaplarına göre bisiklet: “Oturduk bir gün bir hesap yaptık. Günde 2.25TL’den bir bilet alsan, gitsen-gelsen işine yılda ne kadar eder, işte şu gün gitmedin bu gün gitmedin, izindeydin diye yine kestin bir hesap yaptık. Sadece 8 ay yaptık. Ondan sonra aynı yolu bisikletle yaptığımız zaman ne kadar kar kalıyor elimizde diye. Arasında inanılma bir fark çıkıyor. Ortalama 3 bin ile 8 bin TL arasında yıllık bir kara geçiyoruz. “


    Motorlu araçlar olmasa insan ölmez!

    Deniz Kırımsoy’dan şok edici bir ifade: “Bisikletle kaza yaptığınızda iki bisiklet birbirine ya da bir bisiklet duvara, bir bisiklet çukura girse çok anormal bir durum olmadığı müddetçe bisikletle ölmez ve öldüremez. Çok özel bir durum olması lazım… Bizim ölmemizin sebebi araçlar oluyor ya da inanılmaz yol bozuklukları oluyor. Yani insanın aklına gelemeyecek yol bozuklukları bizi öldürüyor. Motorize bozuk bir araç trafiği olmadığı zaman kimse ölmeyecek ve bunu bisiklete çevirmeyi başarabilirsek bu 9.000 kişiyi(2014 yılında kazalar ile hayatını kaybeden insanlar) biz kurtarabiliriz. Ulaşım Bakanlığı’nın projelerinde var ancak uygulamaya geçilmesinde güçlükler çekiyoruz.”


    **Çıldır’a Sınır Ülke de Çatışma!Ardahan’ın Göle ilçesinde bir kişinin ölümü, 2 kişinin yaralanması ardından ülke genelinde yaşaşan gerginlik ve barış sürecini bozan bombalamalar ardından şimdi de Ardahan’ın sınırında çatışma haberi geldi.


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine sınırı olan Ermenistan komşusu Azerbaycan ile yine çatışmaya girdi.


    Alına bilgilere göre Azerbaycan sınırında çıkan çatışmada 5 Ermenistan, 1 de Azerbaycan askeri hayatını kaybetti.


    Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çıkan çatışmada Ermenistan 5, Azerbaycan 1 askerini kaybetti.



    ERMENİSTAN ASKERLERİ ATEŞ AÇTI


    Azerbaycan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dün, gün boyu ve gece cephe hattının Goranboy, Terter, Ağdam, Fuzuli ve Gedebey bölgelerinde Ermenistan askerleri Azerbaycan mevzilerine çeşitli çaplı silahlardan ateş ederek provokasyon girişiminde bulundu.



    AZERBAYCAN’DAN CEVAP GECİKMEDİ


    Ermenistan askerlerinin cevap ateşiyle geri püskürtüldüğü ve geri çekilirken en az beş askerlerini kaybettikleri belirtildi.



    6 Asker Öldü..


    Çatışmada, Azerbaycan ordusundan ise Eldar Feteliyev isimli bir Azeri askerin öldüğü bildirildi.

  • DEREYE DÜŞEN ÇOCUK BOĞULARAK HAYATA GÖZ YUMDU..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmazîn Birlikte Hazırlayıp/Sundukları ve Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre bu yıl ikinci boğulma vakası yine Göle’de meydana gelirken olay geçtiğimiz pazar günü yaşandı. Suya düşen 7 yaşındaki Devrim Sarıtaç isimli çocuk oyun oynarken köy içinden geçen dereye düştü. Çevredekilerin yardımıyla Göle Devlet Hastanesi’ne kaldırılıyor. Ardından Ardahan Devlet Hastanesine Sevk edilen Devrim burada yapılan müdahalenin ardından Erzurum Şehir Hastanesi’ne sevk edilmişti.

    6 gündür yaşama tutunmaya çalışan 7 Yaşındaki Devrim ne yazık ki bugün yaşama gözlerini yumdu.

    Bilindiği gibi geçtiğimiz aylarda da Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Budaklı (Cicori) köyünde 3 yaşındaki bir (reismdeki) çocuk düştüğü derede hayatını kaybetmişti.



    UNUTULAN ERMENİSTAN KAPISI..


    Her yıl 24 Nisanlarda ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye’nin önüne getirilen bayat filmin yeniden yeni 24 Nisan’ı beklemeye alındığı şu günlerde iyi ilişkiler başladığı söylenen Türkiye-Ermenistan ilişkilerinden de haber alınamıyor.

    Yani bir yıl Fransa’nın, bir yıl İngiltere’nin, bir yıl ise İtalya’nın ısıtıp, ısıtıp Türkiye’nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerikan senatosunda olduğunu görmekteyiz. Ve dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz müttefik denen ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler…

    Ve tamda İran’da yapılan 3’lü görüşme ardından Irak’ta patlayan toplar ve çocukların da aralarında olduğu, Deva ve Gelecek Partilerinin ‘baş sağlığı’ anlamına gelen açıklamalarının tam tersi dışişleri bakanlığını arayıp, ‘geçmiş olsun’ diyen CHP’nin adeta onayladığı ölümler..

    Yani Fransa helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinde oynadıkları filmin diğer bir versiyonunu da Amerika oynuyor.




     İşin özü Türkiye’ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu ve diğer ‘dış güçler’ denen filmin asıl adı..

    Biz bunu kaç defa yazdıysak da anlatamadık.

    Peki, ‘çözüm nedir?’ sizce diye soranlar da oldu bizim bu tür yazılarımız ardından, bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Atilla Kıyak’ın dediği gibi.

    ‘Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerin elinden almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir..’ diye.

    Bu tezimizin doğruluğunu da ortaya koyan görüşlerimizin nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.

    Bakın İngiltere’nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan’la birlikte Akdeniz’de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.

    Ki; bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz’in altının Ortadoğu’da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..

    ‘Vay efendim gemileri sürün’ demektense, çağırıp iyiden iyiye karışan Lübnan’ı, hatta Rumları… ‘Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, yine unuttuğumuz Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam’ denmelidir.

    Yoksa! 

    Yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..

    Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp, en büyük düşmanlığı yapanlardır.

    80 yıldır aynı filmi  oynayanlardır.

    Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.

    Aksine, daha çok seyrederiz ‘yeniden gümrük kapısını açacağız denen Ermenistan’la komşu olmak varken ‘Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi’ ve daha nice isimli bayatlayan ama her yıl olduğu gibi her an gösterime sunulan o kanlı filmler…

    Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 01/10/2021 tarihli haber


    GÖLE’DE ÖLÜMLÜ, ARDAHAN’DA HASARLI KAZALAR!..


    Yaklaşan kış öncesi gerek çevre yolları, gerekse kent içi yolların hala yapılamadığı, olanların ise alt yapıları bitmeden yamalandığı, diğer illerden alınan desteklerle asfaltlanmaya çalışıldığı Ardahan’da son bir hafta içinde meydana gelen trafik kazaları ölülü, hasarlı sonuçlandı. Geçtiğimiz gün yaşanan ve bir taksicinin öldüğü, bir kişinin ağır yaralandığı trafik kazası ardından meydana gelen kazalarda bir kişi daha ölürken, birçok araçta kullanılmaz hale geldi.


    Göle’de Ölümlü Kaza!


    Ardahan genelinde yaşanan son trafik kazalarında bir hafta içinde 2 kişi hayatını kaybederken, bir o kadar araçda kullanılamaz hale geldi.


    Göle Tahtakıran Köyü sakinlerinden Yıldırım Terzioğlu Hakan.G ve Mustafa.D’ile birlikte hususi arabayla Tahtakıran Köyü dönüşünde Göle çevre yolu yakınlarında Araç Tedaş arabasıyla çarpışarak, kaza yaptılar.


    Yaşanan kazada Yıldırım Terzioğlu hayatını kaybederken, her iki aracın içindeki yaralılar Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.


    Haber: Göle Gündem Metin KASIMOĞLU


    Domuz Şarampole Uçurdu!


    Öte yandan seyir halinde giden araç domuza çarpmamak için şarampole uçtu.


    Alınan bilgilere göre Mahmut Aktaş, yönetimindeki 06 VOZ 51 plakalı araç sürücüsü, Ardahan merkez Bağdeşen ( Kinzodamal) köyünden gelirken Tepeler (Kong) köyü karayolu güzergâhında seyir halindeyken bir domuzun bir anda yola çıkması nedeniyle domuza çarpmamak için direksiyon hâkimiyetini kaybedince şarampole uçtu.


    Edinilen bilgiye göre;  Ardahan merkez Bağdeşen (Kinzodamal) köyünden gelirken Tepeler (Kong) köyü karayolunda seyir halindeyken Mahmut Aktaş, aniden önüne çıkan domuza çarpmamak için şarampole uçtu. Kazada sürücü Mahmut Aktaş, hafif yaralanırken araçta maddi hasar meydana geldi.


    Damper Mobeseye Çarptı!


    Öte yandan Damperini açık unutan kamyon şoförü yılardır bitmeyen Göle yolunda Mobese kameralarının bulunduğu direğe çarptı.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Göle karayolunda seyir halinde giden kamyon şoförü Damperini açık unutunca Göle karayolundaki Mobese kameralarının bulunduğu direğe çarptı. Kaza, Ardahan Göle karayolunda meydana geldi.


    Kamyonunun Damperini açık unutup Ardahan Göle, karayolunda seyir halinde giden şoför, Göle’ye 39 km. kaldığını gösteren tabelanın yanında bulunan Mobese kamera sisteminin bulunduğu demir direğe çarptı. ‘Mobese kamerası, plaka tespit ve radar sisteminin bulunduğu demir direk, çarpmanın şiddetiyle yerinden çıkarak, karayoluna düştü.


    Mobese ve radar sistemi hasar gördü. Mobese diğerine çarpan kamyon şoförü ekiplerin gelmesini bekledi. Kaza yerine gelen polis ekipleri, karayolunda önlem alıp trafik akışını kontrollü olarak sağladı. Kamyon şoförü, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Parçalanan Mobese direğiyle; kameralar ekipler tarafından karayolundan kaldırıldı. Meydana gelen kazada maddi hasar oluştu.



    SOLLADI, KAZAYA NEDEN OLDU..

    Geçtiğimiz gün gerek kent merkezinde gerekse çevre yollarına meydana gelen trafik kazalarında 2 kişinin öldüğü en az 5kişinin yaralandığı onca aracın kullanılmaz hale geldiği Ardahan’da meydana gelen son trafik kazasında iki otomobil çarpıştı. Ölü ve yaralının bulunmadığı kazada araçlarda maddi hasar oluştu.

    Ardahan-Kars karayolu güzergahındaki çevre yolu üzerinde gerçekleşen kazada Serhat Çiğdem’in kullandığı 76 AAF 213 plakalı araç ile Binali Maral yönetimindeki 06 EV 8582 plakalı otomobil çarpıştı. Görgü tanıklarına göre, Binali Maral’ın hatalı sollama yaparak kazaya neden olduğu ileri sürülürken, ihbar üzerine olay yerine polis ekipleri yönlendirildi. Can kaybının yaşanmadığı kazanın ardından her iki araçta da maddi hasar oluştu.


    GÖLE 101. KEZ KURTARILDI!..


    arşiv haber 30/09/2021 tarihli haber/yorum/reklamlar


    101 yıl önce Rus, Gürcü ve Ermeni işgali altında olan Göle’nin 30 Eylül 1920 günü kurtuluşu düzenlenen törenle kutlandı.


    Fotolar: Şanlıbey Alabay/Göle 


    Göle’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yılı nedeniyle düzenlenen törene; İlçe Kaymakamı Haluk Koç, Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Bayraktar, Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin, Jandarma komutanı Aziz Tolgahan Semizoğlu, Emniyet Müdür vekili Orhan Gazi Akıl, Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp ve Göle protokolü ile vatandaşlar katıldı.

    ‘Depreme dayanıklı değil’ denilerek yapımı devam eden yeni binasına taşınmaya hazırlanan Göle Hükümet Konağı önünde bulunan Atatürk anıtına çelenk konulmasıyla başlayan tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti.




    İlçe Kaymakamı Haluk Koç, Pandemi sürecinden dolayı temsili olarak STK’a temsilcileri, Protokol yetkilileri ve Basını davet ettiği sohbette,  Günün anlam ve önemini belirten konuşma yaparak ”Ülke ve Göle’nin Kurtuluşu için canını ortaya koyan, emeği geçenleri rahmetle anıyorum. Canları pahasına o direniş ruhunu ortaya koyarak o bilinci yarınlarına taşıyan bilinçtir ki bugün birlikte varız, güçlü bir ülkeyiz.” mesajını verdi.

    Ardahan Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanı, AK Partili Meclis Üyesi Levent Bilgili dışında Ardahan ve diğer ilçelerden kimsenin katılmadığı görünen kurtuluş töreninde söz alan AK Parti İlçe Belediye Başkanı İlhan Gültekin ise Göle direniş tarihinin özetini aktardığı sohbet sonrası günün anlamı ve önemi adına STK temsilcileri ve kurum müdürlerini makamında kabul ederek sohbet etti.

    Törene halkın ilgisinin bir hayli büyük olduğu görünürken, yüz yüze başlayan eğitimle okullarına kavuşan öğrencilerin geçit törenleri büyük ilgi aldı.



    BİRGÜN ve GAZETESİ..


    Yeni bir ayın ilk günü öncesi geride kalan günlerde yaşananları arkada bırakmanın hüznüyle “bir günü daha geride bıraktık” diyerek eve dönerken aldığım güzel bir davet üzerine uzun süredir gidemediğim, katılamadığım konserde buldum kendimi.


    Kardeşliğin önemine dikkat çekilip, bu önemin çok da önemsenmediği bir zamanda türküleriyle kardeşliği anlatmaya çalışan gurubun Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Lazca tüm kardeşlerin türkülerini halaylar eşliğinde sıraladıkları İst./Beşiktaş/Maçka Küçükçiftlik parkındaki Birgün Gazetesinin organize ettiği konserdeydim.



    10 yıl önce imzamla atılan ve bugün çöken ‘İşte Fatih Projesi’ gibi yıllarca birlikte ülke gündemine manşet ve sürmanşetler attığımız Birgün Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni, sevgili gazeteci meslektaşım İbrahim Aydın’ın özel daveti üzerine gittiğim konserde günün yorgunluğunu atarken omuzlarına binen yükün hafiflediğini de hissediyordum.


    Ve bu tür etkinlikleri bilen, düzenleyen ama bir türlü kimseye yaranamayan biri olarak etkinliğin yoğunluğunun bir hayli yerinde olmasına sevindi, beş on insan değil, bir iki insanın bir araya gelmekten korktuğu bir zamanda..



    Günü birlik dolaştığım İstanbul’un her köşesini gezdiğimi düşünüp bitirdiğimi zannederken daha önce görmediğim yeni bir köşesinde kendimi bulmama vesile olan bu konserde dikkatimi çeken diğer önemli bir konuda, gördüğüm bu yoğunluğun neden gazete tirajlarında olmayışıydı.


    Her iktidarın değil, halkın ve kamuoyunun yanında olmayı kendisine ilke sayan Birgün Gazetesinin organizasyonuyla gerçekleşen ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni, meslektaşım İbrahim Aydın’ın birileri gibi kendilerinin olmayan, kiralık, şirketlerin 4×4 lü ciplerle korumalarla değil, ev sahibi olarak misafirlerini tüm mütevaziliğiyle konser giriş alanında karşılaması diğer ayrı bir güzellik olsa da bu yoğunluğun neden gazete tirajlarına yansımadığını sorgulatıyordu.



     Çünkü başta biz sol orijinliler olmak üzere Sağ ve muhafazakâr kesimin Birgün Gazetesi gibi ciddi gazetelerin niye bu yoğunlukta tiraj alamadığını bir gazeteci olan bana da sorgulatırken organizasyonu yapan arkadaşların büyük emek harcayarak her gün çıkardıkları ama okurun hergün bir tane almaktan erindiği, sahiplenmediği gazetelerini konser alanının girişine niye getirmediklerini de üzülerek soruyorudum. 


    Buna neden ise günlük gazete alma alışkanlığı olmayan o yoğunluğa bir gazete satardık en azından diyerek.


    Ama inancım o ki başta Birgün Gazetesi olmak üzere hepimiz, haberlerimiz, yorumlarımız ve o haberlerle, yorumlarla her gün yazılıp, basılıp alınması için büyük emekler harcanarak bayilere dağıtılan gazeteler, kitaplar ve bugünlerin yaşanacağını anlatan on yıl önceki ‘İşte Fatih Projesi’ manşet haberimiz gibi er geç bir gün, Birgün Gazetesi anlaşılacak.


    Umarın o anlaşılmalar daha da geç olmaz, bugün yaşananlar gibi…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 17/03/2016 tarhli haber/reklamlar


    GÖLE’DE OPERASYON HAZIRLIĞI MI?


    GÖÇÜ TETİKLER Mİ? Yasak alanların ard arda ilan edildiği ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da yeni yasak alanlar ilan edildi.


    **GÖLE’DE OPERASYON HAZIRLIĞI MI?



    Ardahan Valisi Ahmet Deniz’in ziyaret edip, köy muhtarları ile görüştüğü Ardahan’ın Göle ilçesinde yeni yasak alanlar ilan edildi.


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlıların baharın gelmesiyle birlikte hayvanlarını çıkarmaya hazırlandığı meraların büyük bölümünün ‘yasak alan’ olarak ilan edildiği görülen Göle’de bir duyuru yapan güvenlik güçleri yasak alanları gösteren duyuruyu tüm kurumlara ilan etti.


    Yapılan duyuru ile bölgede operasyon hazırlığı içinde olduğu da görülen güvenlik güçlerinin yaptığı duyuru tüm köy muhtarlarında duyuruldu.


     


    **NEWROZ’DA YASAK!


     


    Yen yasak bölgelerin ilan edildiği Ardahan’da 21 Mart’ta yapılması planlanan Newroz’da iptal edildi.


    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan Ardahan Valiliği şu açıklamayı yaptı;


    13 Mart 2016 Pazar günü saat 18.45’de Ankara’da yaşanan menfur olaydan dolayı, 21 Mart 2016 tarihinde ilimizde yapılması planlanan Nevruz programı iptal edilmiştir.


     


    Kamuoyuna duyurulur.


     


    **VALİ DENİZ, GÖLE İLÇESİNDE ZİYARET VE


     


    TOPLANTILAR GERÇEKLEŞTİRDİ 


     


    Vali Ahmet Deniz, Göle ilçesinde ziyaret ve toplantılar gerçekleştirdi.

     


    Beraberinde ki heyet ile birlikte Göle ilçesine giden Vali Deniz, ilçe Kaymakamı Zafer Oktay, Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, daire müdürleri ve muhtarlar tarafından karşılandı.

     


    Karşılamanın ardından Belediye Kültür Merkezi konferans salonuna geçen Vali Deniz, mahalle ve köy muhtarlarıyla toplantıda bir araya geldi. Muhtarların köyleriyle ilgili olarak kendisine ilettiği talepleri dinleyen  Vali Deniz, ilgili kurum müdürlerine notlar aldırdı ve taleplerin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması yönünde talimatlar verdi.

     


    Muhtarlarla yaptığı toplantıda gündem maddelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Vali Deniz, birlik ve beraberliğe vurgu yaptığı konuşmasında, “Bizim birlik ve beraberliğimiz, huzurumuz her şeyin üstündedir. Çünkü kardeşliğin ve huzurun olduğu yerde yatırım oluyor, gelişim, değişim oluyor. Göle ilçemiz de vatandaşlarımız arasında güzel bir sevgi, barış ve kardeşlik bağı var. Zaten bizim güzelliğimiz de budur. Huzurumuzu bozmaya çalışan, yanlış işlere bulaşmış kimselere inşallah hep birlikte fırsat vermeyeceğiz ve yanlışa bulaşan her kim olursa olsun karşısında dimdik duracağız. Günümüz de terör örgütü, özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi kullanmaya çalışıyor. O çocuklar bizim geleceğimizdir. Hep birlikte gençlerimize, çocuklarımıza sahip çıkmamız lazım” dedi.

     


    Meraların korunması ve çoban konusuna değinen Vali Deniz, “Meralarımızın kullanımı konusunda muhtarlarımıza büyük görevler düşmektedir. Meralarımız bizim doğamızın en önemli parçasıdır. Bu nedenle meralarımız, özenli bir şekilde ve kapasitesine uygun olarak kullanılmalıdır. Muhtarlarımızın özellikle bu konuda titiz davranmalarını istiyorum. Ayrıca çoban konusunda da muhtarlarımız dikkatli olmalıdırlar. Güven vermeyen, yanlışa bulaşmış kişileri kesinlikle çoban tutmamalıdırlar. İlimizin ve gerekse ilçemizin güvenliği noktasında bu konuyu özellikle önemsiyoruz” diye konuştu.

     


    İlçede yapılacak olan kamu yatırımları ve hizmetlerden de bahseden Vali Deniz, “Ardahan-Göle yolunda ki yapım çalışmaları bu sezon erken başlayacak. İlçe merkezimiz de yapımı devam eden Devlet Hastanesi’nin de yüzde 80 bitmiş durumda, onunda çalışmaları devam ediyor. İlçe merkezimizde ayrıca Gençlik Merkezi, Öğretmen Evi ve bir de okul binasının inşaat çalışmaları devam ediyor. Yine köylerimiz de de okul inşaatlarımız var ve onların inşaatı da normal seyrinde ilerliyor.  Özel İdare çalışmaları kapsamında da bu sene özellikle ikinci kat asfalta ağırlık vereceğiz. Ayrıca yıl içerisin de birinci kat asfalt ve stablize çalışmalarımızda olacak” dedi.

     


    Göle’de okul sorununun bulunmadığını anlatan Vali Deniz, “Özellikle köylerde ki çocuklarımızın yatılı okullarda eğitim görmelerini istiyoruz. Çünkü pansiyonlarımızın neredeyse hepsi yeni ve pırıl pırıl. Öğrencilerimiz burada çok daha iyi şartlarda ders çalışabiliyor. Muhtarlarımızdan özel ricam, öğrencilerin bu pansiyonlarda kalması yönünde vatandaşları bilgilendirsinler. Ayrıca başlattığımız ‘Hayallerini söndürme’ projesiyle de erken yaşta yapılan evliliklerin önüne geçmek istiyoruz. Öğretmenlerimiz köy köy gezerek projeyi anlatıyor. Çünkü bu konu gerçekten kanayan bir yara. Muhtarlarımızdan bu konuda duyarlı olmasını istiyorum” diye konuştu



    Tarım ve Hayvancılık desteklemelerine de değinen Vali Deniz, “TKDK ve Tarım Bakanlığı’nın hayvancılığı destekleme adına gerçekten çok ciddi hibe desteklemeleri var. Ayrıca KOSGEB’de kendi işini kuran vatandaşlara 50 bin lira hibe desteği sağlıyor. İlimiz de vatandaşlarımızın muhakkak bu desteklemelerden faydalanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.


     


    Toplantının ardından ilçe de esnaf ziyaretinde bulunan Vali Deniz, KOSGEB’in hibe desteklemesi ile kurulan perde, iletişim ve kasap işletmelerini ziyaret ederek, iş yeri sahiplerine hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Vali Deniz, girdiği çay ocaklarında ise vatandaşlarla birlikte çay içti. Bir süre vatandaşlarla sohbet eden Vali Deniz, daha sonra İlçe Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti. Vali Deniz, inşaat çalışmaları bitmek üzere olan Öğretmen Evi binasında da incelemelerde bulundu.


     


    İlçe de ki temaslarının ardından Vali Deniz, eşi Olcay Deniz, Kaymakam Zafer Oktay ve eşi Canan Oktay ile birlikte, eski Demirkapı köyüne giderek Şehit Uzman Çavuşumuz Tayfur Hançer’in ailesini evlerinde ziyaret etti.


    .


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…











  • AKKOÇ HERKESİ YAYLA ŞENLİKLERİNE BEKLİYOR…


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Eski adı Gorveng olan Ardahan’ın tek beldesi Köprülü Beldesi Belediyesi 13-14 Temmuzda yapılacak 11.Uluslararası Canıbek Yayla şenliklerine hazırlanırken, Kurban Bayramınızı kutlayan Başkan Akkoç başta Ardahanlıları olmak üzere herkesi yayla şenliklerine davet etti.

    ‘CANİBEK YAYLASI ŞENLİĞE HAZIR..

    , Allar, Yeşilde

    Yeşil dallarda. Dallar ağaçlarda güzel olan Kırk ikindi yağmurlarıyla yıkanmış duru, sade ve mavi gök yüzünün güneşin ilk doğduğu bizim yurdumuzda güzeldir. Yeşillenip allanmış renklerin dans ettiği kuş sesleri de güzeldir.

    Gelinde görün. Yolunuzu bekleriz. Ve biz hazırız…

    Sevgili bölge hemşerilerim, güzelliklerini sizlere çıkarsızca sunan doğamızın Göle ve Köprülü Canibek yayla şenliklerine sizleri davet ederken tabiki de o ”Hoş Geldiniz…!” pankartlarını asma emeğine katkı sunmak bana düşerdi…

    Başkan Yücel Akkoç’un ortaya koyduğu çaba ve sürprizlerle Canıbek şenliği sizleri bekler..




    Hoş gelir başımız üstünde yeriniz…’ mesajlarıyla duyurusu yapılan 11.Uluslararası Canıbek Yayla Şenliklerine başta Canibek yaylasına komşu olan Erzurumlu yaylacılar başta olmak üzere yaz tatiline gitmiş birçok gurbetçinin de katkısı beklenmektedir.



    Meslektaş Dayanışması Ajansı…


    Her iktidara yarayan bir cemaate ait ajansın üst düzey yöneticilerinin 3’lü, 4’lü haber (!) oldukları bir ülkede basın özgürlüğünün 180 ülke arasında ilkte değil, sonlarda 3. ya da 4. olduğunu ve onca çalışanın ya hapiste ya da yapılan siyasi ve ekonomik baskılar dolayısıyla mesleklerini yapmakta zorlandığı bir süreçte gazetecilerin birbirleriyle dayanışma önemi de bir o kadar önemli bir durum.


    Çünkü, “Bal tutan parmağını yalar, Minareyi çalan kılıfı hazırlar” ataların yanında “Bir elin nesi var iki elin sesi var” sözünü söyleyen atalarında olduğu bu ülkede bu sözü söylerlerken neyi anlatmaya çalıştıklarını, amaçladıklarını düşündüğümüzde karşınıza karşılıklı dayanışma çıkıyor.


    ​Gerçi o ellerde bulunan parmaklar eşit olmasa da, yani siyasi düşünceleri ayrı olsa da, bu dayanışmaya  asıl gazeteciyim  diyenlerin  ihtiyacı var…


    Unutmayalım ki; İlkokulda başlayan eğitim üniversiteye kadar devam ederken de hep bu yönde ders alır birlik beraberliğin önemini kavramaya çalışırız…


    İşte, “Bir elin nesi iki elin sesi var” ata sözümüz ve buna benzer mesajları dikkate alıp, dayanışmanın mutlak olduğu düşüncesiyle yol aldığımızda başarının geleceğini, geldiğini çevremizde, etrafımızda ve dünyaya baktığımızda görürüz. 


    Bir gazeteci olarak dayanışma kültürünün ne kadar önemli olduğunu yazılarımda, düşüncelerimizde sık sık anlatırız. Buradaki anlatım ve söylemin amacı da zaten odur…


    Benim 35 yıldır şerefle, onurla yapmaya çalıştığım, düşüncelerimle, düşündüklerimi yazıya dökerek, alın terimle ekmeğimi kazandığım tek geçim kapım olan bu meslekte de darmadağınıklığın olduğu birlik, beraberliğin sağlanamadığı diğer bir gerçektir. 


    İşte bunu önlemek gazetecileri bir araya toplamak ve onların hak hukuklarına sahip çıkmak, haklarını savunmak için kurduğumuz ve kurulan onca dernek, cemiyet bu birlikteliği sağlamaya çalışan ama istendiği kadar sağlayamayan kurumlar olduğunu da üzülerek not etmek gerek.


    Bu durumu bilen bir gazeteci, ülkenin en kuzey sınırında bulunan kentin ismini onurla taşıyan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Derneğince gerekse arayıp, bulduğum, görüştüğüm ve ya da hiç görmesem de telefonla arayarak görüştüğüm meslektaşlarımla bir araya gelme, birbirimize gazetelerimiz, sitelerimiz aracılığı ile alan açıp, hep birlikte güç olmamız gerektiğini anlatır, yazdığım haber ve yorumlarımı onlara da, onların okurlarının da okumasını ve onlarında haber ve yorumlarını bana göndermesini onların yazdıklarını, görüntülediklerini benim okurlarımın da okuyup, izlemesi yorumlamasını öneririm.


    Yani gazeteci dayanışması denen güç birliğinin sağlanması halinde hepimizin her birimize ait bağımsız, özgür, olgun, tecrübeli bir ajans olabileceğimizi anlatıp, bugüne kadar mevcut haber sitem www.kuzeyanadolugazetesi.com , E-Gazetemiz www.sonvilayet.net in yanı sıra www.anadoluhaber.gen.tr adlı sitesi olan 4 arkadaşın bir araya gelip, birlikte çıkardığı 23 Şubat Gazetesi, İl olmak isteyen Gebze’nin en güçlü gazetelerinden Hedef Gazetesi ve haber sitesinde, aynı zamanda mesleğimizde öğretim görevlisi olan Selma Kara hanımın yönetiminde ki www.bultentv de, zaman zaman sesli şiirlerinden ilhan aldığım meslektaşım Yüksel Ercan abimin idaresinde ki www.kocaelibakis.com adlı haber sitesinde, Ağrı dağının eteğinde kapısı kayıp sarayın sınırları içinde olduğu Doğubeyazıt ilçesinde yerel ve sanal ortam da yayın yapan www.dogubayazitgazetesi.com da sezona yeni arkadaşlarla, meslektaşlarla tanışmaya, projemi anlatmaya devam ediyorum.


    Ve yazdıklarımı en kısa sürede yayına soktuktan sonra güzel mesajı ile benimle sitesinin linkini paylaşan www.sakinca.com , Rize’nin ve Karadeniz’in duyarlı sesi https://kuzeyteve.com da ve daha nicelerin de “şimdilik” güçlü bir ekip kurmuş durumdayız.


    Umarım bu dayanışma her gün biraz daha artar ve gerçek gazetecilerin kendileri dışında kendilerine bir patronları olmaksızın daha özgür, daha bağımsız ve daha geniş bir kitleye ulaşan haber ve yorumlarla gerek ülkenin gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan gazeteciliği yaparken birbirlerine olduğu gibi arkalarına aldıkları okurlarıyla daha cesur haber ve yorumlara imza atarlar, dayanışmanın her alanda olduğu gibi gazetecilikte de olabileceğini ortaya koyarak.




    arşiv haber 27/04/2017 tarihli haber/yorum


    Göle-Erzurum Kırsalında PKK ile Çatışma! Gerginlik had safada..


    Erzurum’un Şenkaya İlçesi ile Ardahan Göle arasındaki kırsalda güvenlik güçleri ile teröristler arsında çıkan çatışmada iki asker yaralandı.



    Vali Açıkladı; Halk YaralıAskerlerimize Kan Vermek İçin Seferber Oldu


    Erzurum Şenkaya’da gerçekleşen PKK çatışmasında iki asker yaralandı. Askerlerden biri olan Jandarma Teğmen Cengiz Akız ameliyata alındı. Diğer asker ise Jandarma Uzman Çavuş Tezcan Demirbaş hastanede tedavi altında bulunuyor. 


    Eski Ardahan Valisi olan şu an ki Ardahan Valisi Seyfettin Azizoğlu konu hakkında bir açıklama yaptı ve askerlerin durumununun iyi olduğunu açıkladı. 


    Vali Seyfettin Azizoğlu halkın yaralı askerlere kan vermek için hastanelere geldiğini ifade ederek bu açıklamada bulundu;

    “Göle-Şenkaya bölgesinde Erzurum, Kars ve Ardahan güvenlik birimlerinin operayonları sırasında şarapnel parçasının isabet etmesi sonucu yaralanan teğmenimizin durumu iyi. Ameliyata alındı, kolundan yaralı ve hayati tehlikesi yok. Diğer yaralı askerimiz ise Oltu ilçesindeki devlet hastanesinde tedavi altında. Operasyon hızla devam ediyor. İnşallah bölücü örgüte hak ettiği dersi bugün veririz.”


    Müzesi olmayan kentte tarih fışkırıyor!







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi.. 


    Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..

    Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemiği incelemesi yapan bilim adamları olmadan Rus Subayına ait olduğu hemen açıklanan lahit hikaye olamadı…

    Neyse burayı geçip, ölünün reklamı da güzel diyerek asıl konumuza, Müze yapılın diye yıllarca mücadele ettiğimiz binanın nasıl olup ta valinin, belediye başkanının dinlenme konağı olduğuna gelmek isterim..

    Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’ın altında tarih fışkırırken, başta bakan olsun dediğimiz Atalay ve diğerleri niye bir müze yaptırmazlar?


    **Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..


    Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.

    16 Nisan Referandumunun sonuçlarını değerlendiren ve kayıp edilen yerde ki nedenleri araştıran AKP ve Başkan Erdoğan’ın önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördüğümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor değilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybın başlıca neden ve sebebinin sahte ve rantçı AKP’lilerin AKP’ye oy kayıp ettirdikleri gerçeği var.

    Yani başta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçıların AKP iktidarı sayesinde rantlarına rant kazanırken AKP’ye büyük kapılar verdiğini belirtmekte fayda var..

    Çünkü bunların çoğunun mutfaktan gelen AKP’li olmadıkları gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçı olduklarını biliyoruz..



    **Müdürsüz Bayram..


    Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.

    O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.

    Yani OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.

    OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.

    Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.

    Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan’ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..



    **BÖLGEDE PKK’LILARLA ÇATIŞMA! 


    *30/06/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’a komşu Kars’ın Sarıkamış ilçesinde güvenlik güçleriyle PKK’lılar arasında çıkan çatışmada 4 PKK’lı öldürüldü, 2 asker yaralandı. Yaralı askerlerden birinin durumu ağır.


    Kars‘ın Sarıkamış ilçesinde güvenlik güçleriyle PKK‘lılar arasında çıkan çatışmada 4 PKK’lı öldürülürken, 2 asker yaralandı.



    PKK’LILAR İLE SICAK TEMAS


    Alınan bilgilere göre Ardahan’a komşu Kars’ın Sarıkamış ilçesi sınırları içinde ki Boyalı Ormanları’nda güvenlik güçlerinin arama-tarama faaliyetleri sırasında bir grup PKK‘lı ile sıcak temas sağlandı. Güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada 4 PKK’lı etkisiz hale getirilirken, 2 asker yaralandı.


    **YARALI ASKERİN DURUMU AĞIR


    Yaralı askerler, helikopterle Kafkas Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. KAÜ Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan askerlerden birinin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi.


    REKTÖR BİLGİ ALDI


    Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, beraberindeki rektör yardımcıları ve genel sekreterle birlikte hastaneye gelerek yaralı askerler hakkında doktorlardan bilgi aldı.


    **Kimin umurunda ki?..


    Selmi Yılmaz


    Bütün dünya, ABD, Almanya, Fransa, Bosna İstanbul Atatürk hava alanındaki saldırıyı protesto ediyor, kınıyor..


    Rusyalı Kızıl Komünistler Türk büyük elçiliğine karanfil bırakıyor.

    CHP-MHP-HDP bu ve diğer saldırıyı gerçekleştiren İŞİT ÇETELERİ’nin TBMM’si tarafından araştırılsın diye önerge veriyor..

    Önerge AK Parti oylarıyla red ediliyor..

    Ama ülke de bir günlük yas ilan edilip, bayraklar yarıya indiriliyor..

    Ve diğer taraftan Survivor programı bombanın patlatıldığı gün yine reyting yapıyor..

    Ankara ve İstanbul başta olmak üzere şaşatalı iftar programları iptal edilmeye gerek görülmüyor, hoşafın yanında birde kriteri belli olmayan plaketler veriliyor.. 

    Basın sanki suçlu başkalarıymış gibi gündemin çabucak unutulması için atabildiği kadar büyük manşetler atıp, yaşananlara perde oluyor..

    Ve Ardahanlının çok istediği havaalanlarının en önemlisinde patlayan patlayan bomba çokta önemli değil deniliyor..

  • KAYALIKLARDAN DÜŞEN POSOFLU UZMAN ÇAVUŞ HAYATINI KAYBETTİ..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın Gürcistan’a sınır Posof ilçesine bağlı bulunan Günbatan (Banarhev) köylü bir ailenin çocuğu olan, evli 4 çocuk babası Piyade Uzman Çavuş Serkan Taşçı birliği ile çıktığı operasyon alanında keşif yaptıkları sırada uçuruma düşerek şehit oldu.

    Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde arazide kaydıktan sonra şehit olan Piyade Uzman Çavuş Serkan Taşçı son yolculuğuna uğurlandı.

    Şehidin naaşı sabah saatlerinde askeri uçakla Yenişehir Havalimanına getirildi. Yenişehir’den Bursa’daki baba ocağına getirilen ve burada helallik alınan şehidin cenazesi Mihraplı Camiinde kılınan cenaze namazına ailesi, yakınları, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, Bursa Valisi Yakup Canbolat, AK Parti ve MHP Bursa milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı.


    Kılınan cenaze namazının ardından şehidin naaşı dualarla uğurlanırken, Hamitler Mezarlığına defnedildi.


    Uzman Çavuş Serkan Taşcı, Pençe Kilit operasyon bölgesinde arazide kayıp düştükten sonra şehit olmuştu. 2 kız, 2 erkek çocuk sahibi olan 4 çocuklu Taşcı ailesinin en küçük çocuğu olan Şehit Taşçı’nın hafız arkadaşına attığı mesaj ise herkesi duygulandırdı.


    HEPİMİZ AYKUT ERDOĞDU DEĞİLMİYİZ?!.


    Yeni bir cumartesi yazımı yazmaya hazırlanırken geçtiğimiz günlerde CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Avukat Tuba Torun ile dünya evine giren Aydoğdu’nun 3 ay önce ayrıldığı eşi, açtığı Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımının gündeme bomba gibi düştüğünü okuyup izledim.


    Eski eşinin, Tuba Torun ile ilişkisini öğrendikten hemen sonra alınan ses kaydını Özge Erdoğdu, “Bu kaydı 3,5 ay önce aldım. Eski eşim Aykut Erdoğdu’nun Tuba Torun’la ilişkisini öğrendikten hemen sonra Aykut Erdoğdu beni Tuba ile ilişkisi olmadığına ikna etmeye çalışırken, ‘50 kişi ile yatmış’ dedi. Daha sonra 50 kişi ile yattı dediği Tuba Torun ile evlendi!” şeklindeki paylaşımıyla oluşan gündeme bakınca Baykal’ın başına gelenleri hatırlıyor ve Baykal’dan önce okyanus ötesi denen Amerika’nın eski başkanı Clinton aklıma geldi.


    Çünkü bana göre benden, senden, yani erkek ve kadından daha çapkın belki de ayran gönüllü, aç gözlü dediğimiz insan tipi olarak değerlendirdiğim Nazım Hikmet’in yaşadıklarını kaleme dökmesini şiirlerini okumakla, anmakla ABD’nin çapkınlık hikayeleriyle ünlü eski başkanı Bill Clinton’un da ünlü aktris Elizabeth Hurley ile ilişkisi de ortaya çıkmıştı..



    Bu tartışmaları izlerken aklıma gelen diğer bir konuda hemşerim olan Gürsel Tekin’in boşanıp, evlenmesi üzerine yaptığım bir sohbet aklıma geldi. Ve o sohbette evlenme kadar boşanmanın normal mi, boşanma nedeninin sadece evlendiğin kişiyle kalmak mı olduğunu masaya yatırıp, o atmosferin içinde yaşadıkları duyguların esiri olduğunu ve sadece onlar değil, aslında hepimizin zaman zaman bu atmosfere kendimizi kaptırdığımızı ama kendimizin yaptıklarını kapatmak için gözleri başka yönlere çevirmeye çalışarak saklamak istediğini bugünkü yeni magazine konu olan Aykut Erdoğdu’yu konuşuyorduk.



    Kısacası 2023’te Karadeniz gazı yetmez uzaya insan götürmeye çalışan iktidarın göz diktiği Ay’da bile görülen Çin Settinin neden aşıldığına baktığımızda o setlerin ardında bulunan Çin prensesine göz diken Moğol’un derdinin Çin’i işgal değil, o prensese ulaşmak isteyen ve Kale gibi 4 harfli olan Kalbi olduğunu ve o kalenin işgale hazır olan kalp gibi hep bir açık kapısı olduğunu unutuyor gibiyiz bir siyasetçi, toplumun gözü önünde bulunan bir fert olarak hemen istifa etmesi gerektiğini düşündüğüm hepimiz Aykut Erdoğdu yada Özge Erdoğdu, Tuba Torun değilmiyiz diyerek..




    arşiv haber 05/112015 tarihli haber/yorum



    2 AYDA 2 ŞEHİT, 2’Sİ DE HAKKARİ’DEN!


    Geçtiğimiz ay yine Hakkari’de Dağlıca’da çıkan çatışmada hayatını kayıp eden Göleli Uzman Çavuş Tayfun Hançer’in acısını unutmayan Ardahanlılar yine aynı yerden, Hakkari Dağlıca’da gelen 2. şehit haberi ile sarsıldı..

    Göleli Şehit Uzman Çavuş Tayfun Hançer’den sonra yine Hanak Yüksekoava Dağlıca’da yaşanan çatışmada hayatını kayıp eden Hanaklı J. Uman Çavuş Caner Çelik düzenlenen törenle toprağa verildi.


    Hakkari‘nin Yüksekova İlçesi Dağlıca bölgesinde çıkan çatışmada şehit olan JandarmaUzman Çavuş Caner Çelik’e (30) Kars ve Ardahan iki ayrı tören düzenlendi. Şehide veda töreninde annesi İsmigül Çelik, “Sen meyve verecektin. Bizi bırakıp nereye gidiyorsun” diyerek ağladı.


    “BU ACI BİZİ DERİNDEN SARSTI”


    Şehit Uzman Çavuş Caner Çelik’in cenazesi havayolu ile önce Kars‘a getirildi. Kafkas Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen törene Vali Günay Özdemir, Belediye Başkanı MHP‘li Murtaza KaraçantaAK Parti Kars Milletvekili Selahattin Beyribey, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan ve subaylar katıldı. İl Müftüsü Mehmet Genç, şehide dua etti. Vali Günay Özdemir, “Hepimizin başı sağ olsun. Bu acı bizleri derinden sarstı. Vatanımızın birliği, bölünmez bütünlüğü için canını feda eden şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Türk milletine sabırlar diliyorum” dedi.


     


    ŞEHİT ANNESİ, HERKESİ AĞLATTI


    Kars‘tan karayolu ile Ardahan‘ın Hanak ilçesine getirilen şehit Uzman Çavuş Çelik’in cenazesi, Kaymakamlık önünde düzenlenen katafalka kondu. Vali Ahmet Deniz, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, subaylar ve yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Bayrağa sarılı tabutuna sarılan üç kardeşi ile babası Bahattin ve anne İsmigül Çelik gözyaşı akıttı. Bekar olan Uzman Çavuş Caner Çelik’e ağıt yakan annesi İsmigül Çelik, “Daha oğul dal vermedin. Yaprak vermedin. Sen meyve verecektin, bizi bırakıp nereye gidiyorsun” sözleri, törene katılanları ağlattı.


    Alevi dedesinin şehitle ilgili konuşmasının ardından İl Müftüsü Aytekin Yılmaz, şehit Çelik için önce helallık istedi. Törene katılanların topluca haklarını helal ettiklerini bildirmesinin ardından Yılmaz, cenaze namazı kıldırdı. Tören sırasında baygınlık geçiren şehit Çelik’in yakınlarına ambulanslarda müdahale edildi.



    Tören bitiminde şehit Uzman Çavuş Caner Çelik’in cenazesi Hanak‘ın Serinkuyu Köyü’ne götürüldü. Çelik, gözyaşları arasında toprağa verildi.


  • SOKAK'TA KURULAN PARTİ!.. Yenilik Partisi..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


    Yenilik Partisi Türkiye genelinde son hızla teşkilatlanmaya devam ederken bugün İstanbul Şişli’de İstanbul İl kongresi Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın katılımıyla coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi.


    ÖZTÜRK YILMAZ YENİLİK PARTİSİ BÜYÜK KURULTAY TARİHİNİ AÇIKLADI


    Çok yakın zamanda kurultay yapılacağını dile getiren Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “Temmuz ayının inşallah sonuna doğru büyük kurultayımızı yapmış olacağız. Öncelikle benim paramı alıp benim vergimi alıp bu kadar insan varken saygısızlık yapan bu bağımlı medyayı kökten kınıyorum. Ben besleme bir basın sevmiyorum. Halkın iradesine saygı duymayan, halkı dinlemeyen, gözü kör, kulağı sağır, dili dönmeyen, iki kelimeyi bir araya getirip haklıya haklı haksıza haksız diyemeyen basını sevmiyorum. Bunların yapmış olduğu hiçbir şey halka uygun değildir. Akşam sabah Erdoğan’ı nasıl başta tutabiliriz derdindeler. “Öztürk Yılmaz, sen bir şey yapamazsın” diyorlardı. Bir adım attırmazlar diyorlardı ve geldiğimiz nokta itibariyle bunu söyleyen insanlar aslında iyi niyetle söylüyorlardı çünkü Türkiye’deki durumun farkında olan insanlar Erdoğan, bir yere gitse veya o yürümeyi bilmeyen, merdivenlere ters binen Kılıçdaroğlu, bir yere gitse arkasından medya ordusu gider, buraya gelmezler. Çünkü bunların hepsi besleme. Alayı besleme basın bunların.” dedi.


    BEN BUGÜNLERE ÇATIŞARAK GELDİM


    “Ben boşuna demiyorum. Diktatör var bir de onun kuklaları var. Memlekette bunları yıkmadan düzlüğe çıkmamız mümkün değil. Bunlar memleketin ve başımızın belasıdır. Erdoğan kötü, peki diğer altılı masada oturanlar nasıl? O altılı ganyan ise zifiri karanlıktır. Erdoğan ülkeyi batırdı, bunlar da sadece koltuk kavgası ve eleştirmekle geçirdiler ama hepsi ona hizmet etti. Çünkü sistemi Erdoğan kurdu. Milleti esir zannediyorlar. Babalarının malı insanlara da davar muamelesi yapıyor. Benim öfkem bundan. Onun için ben başkaldıran bir insanım. Onun için meydan okuyorum çünkü ben biliyorum. Ben Musul’da İŞİD’le çatıştım. PKK’yla çatıştım ve geldim burada AKP ile çatıştım, döndüm Kılıçdaroğlu ve onun takımıyla çatıştım. Şimdi de medyadaki bunların kukla borazanları ile çatışıyorum.” İfadelerini kullandı.


    Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın açıklamalarının devamı şöyle:


    Türkiye’de Erdoğan diktatördür. Ben ona karşı mücadele eden ve ilk bayrağı açan kişiyim. Peki Erdoğan ülkeyi batırdı da karşısındaki adamlar ülkeyi düzlüğe çıkarabilir mi? Bakın birbirimizi kandırmayalım. Bu adamlar İngiltere’de Paris’te veya herhangi bir caddeye bıraksan yolu sorma cesaretleri ve kabiliyetleri olmayan insanlardır. Bunlar Türkiye’de gelmiş sistemin başına oturmuşlar. Bunlar Türkiye’de hiçbir şeyi düzenleyemezler. İngiltere’de mesela Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’i bir otobüse bindirsek. Otobüsle birlikte bunları yanlış bir caddede buluruz. Nereye gideceğini bilmez bunlar çünkü dil yok ki sorsun. Bunların tek anladığı yer kasaba politikacılığıdır. Biz Yenilik Partisi’ni sokakta kurduk.  Hiçbir şeyimiz yokken kurduğumuz bu parti için hiç kimseden bir para almadık. Bugün bir Allah’ın kulu diyorsa ki, “Öztürk Yılmaz benden para aldı” çıksın söylesin. Hiç kimseden para almadık. Bütün insanlar onurlu, şerefli insanlar yığılmaya başladı. Niye? Çünkü ben bunlara cepheden vuruyorum. Meydan okuyorum, başkaldırıyorum. Bunların ne düzenbaz olduklarını, bunların siyaseti nereye götürdüklerini ben açıklıyorum. Benim dışında hiç kimse bunu göze alamaz.


    SİYASET CESUR ADAMLARIN İŞİDİR


    Siyaset cesur adamların işidir. Baş kaldıranların, meydan okuyanların işidir. Pazarda milletin arkasına geçiyor pahalılıktan bahsediyor. Peki, sen ne çözüm sunuyorsun? Yok, hiçbir şey yok. Bu yüzden biz Yenilik Partimizi kurduk ve tek tek çözüm yolları öneriyoruz


    Halkı davar yerine, aptal yerine koyanlar devleti soyarken, diğerleri de belediyelerde nepotizm uyguluyor. Herkes laf söylemekten korkuyor. Petrol 30 tl’ye dayanmış. Televizyonları açıyorsunuz altısı ona gitmiş, yedisi buraya gelmiş, masalar kurulmuş vs. Bunlar biz kandırıyor. Benim ömrüm geçiyor, ben geçinemiyorum. Arabaya binemiyorum, tatil yapamıyorum, kiramı veremiyorum, kredi kartlarımı ödeyemiyorum, borcumu ödeyemiyorum. Halk olarak Erdoğan’ın kurmuş olduğu diktatörlük masasını tekmeyle devirmemiz lazım.


    YENİLİK PARTİSİ DİKTATÖRÜN DÜZENİNİ YIKACAK


    Yıllardır sanki muhalefet etmiş gibi aynı oyunu bize karşı oynuyorlar. Diktatörlüğün medyası, müteahhitleri, yiyicileri rektörleri, valileri, sermaye grupları var. Peki bunun her şeyi var da sizce muhalefeti yok mu? Yani her şeyi garanti altına almış da siyasette kukla kullanmayı unutmuş mu zannediyorsunuz? Yenilik Partisi olarak biz bu düzeni yıkacağız. Allah var gam yok. Yenilik Partisi iktidar olacak diktatör yıkılacak.



    Milletvekilinin de katıldığı iddia edilen


    köyde çayır kavgası!


    arşiv haber 12/06/2022 tarihli haber/yorum


    Baharın iyiden iyiye kendisini hissettirdiği, çayırların biçilmeye hazırlandığı Ardahan’da yeniden başlayan çayır ve yayla tartışmaları kavgalarını da beraberinde getirmeye başladı.


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı  Dölekçayır(Plurmori) köyünde her bahar aylarında yaşanan ve yıllardır devam eden çayır tartışması yine kavgaya sebep oldu. 

    Alınan bilgilere göre aynı zamanda Ardahan AK Parti Milletvekili Prof.. Dr. Orhan Atalay’ında köyü olan  Plurmori köyünde yeniden yaşanan çayır kavgasına milletvekilin de katıldığı ileri sürüldü.

    Aynı zamanda davalık olan ve iki aile arasında paylaşılamayan çayıra hayvanların girip, otlaması üzerine çıkan tartışmanın kısa sürede kavgaya döndüğü ve yaşanan kavga da bir çok kişinin yaralandığı ve karakolluk olduğu öğrenilirken bu kavgaya aynı köylü olan ve kavga esnasında köyünde olduğu ileri sürülen AK Partili milletvekili Atalay’ında karıştığı da öne sürüldü. Olayla ilgili tahkikatın İlçe Jandarma tarafından yapıldığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    Gazeteci Gözaltına Alıp,


    Tutuklayarak Beklenen Gelmez..


    Avrupa Parlamentosu, Ankara’ya ağır eleştirilerin yapıldığı 2021 Türkiye raporunu kabul ettiği bir zamanda ve Avrupa Konseyi’nin kamuoyuna açıkladığı bir rapora göre “Türkiye dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülkedir” diyor. Ayrıca raporda 2018 sonu rakamlarıyla Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde cezaevinde olan 130 gazeteciden 110’u Türkiye’de bulunduğunu ilan ederken Diyarbakır’dan bir haber alıyoruz.

    Beni derinden üzen o habere baktığımızda Diyarbakır’da Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonlarda Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç ile gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Berivan Karatorak, Esmer Tunç ve Mehmet Şahin gözaltına alındı.

    Terör örgütü PKK’nin ‘Basın Komitesi’ yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında yapıldığı aktarılan operasyonda gözaltı sayısının 19 olduğu belirtiliyor. 

    Gözaltı haberi üzerine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başta olmak üzere sözüm ona birçok basın kuruluşu ve gazeteciyim diyenin sus pus olduğu bu haber ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın Twitter hesabından “Diyarbakır’da sabah saatlerinde ev baskınlarıyla çok sayıda gazeteci gözaltına alındı. Baskılar gazetecileri yıldıramayacak! #GazetecilikSuçDeğildir” paylaşımı yapıldı.




    DİSK Basın-İş’ten yapılan açıklamada da “Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Serdar Altan, JINNEWS Müdürü Safiye Alagaş, JİNNEWS editörü Gülşen Koçuk,  Mezopotamya Ajansı editörü Aziz Oruç ile gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Berivan Karatorak, Esmer Tunç, Neşe Toprak  ve Zeynel Abidin Bulut bu sabah evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Tam 11 arkadaşımız hiçbir gerekçe gösterilmeksizin gözaltında ve gözaltı sayısının daha da artabileceği tahmin ediliyor. Bu operasyonları normalleştirmiyoruz, kabul etmiyoruz” denildi.

    Operasyona ilişkin resmî açıklama ise bunların gazetecilik adı altında Diyarbakır’da havalanan uçakların birilerine haber verildiği yönünde içi çokta dolu olmayan o her zamanki iddialarla dolu..

    Evet medyanın ve gazetelerin büyük bölümünü devlet imkanları ile kendi dünya düşüncelerine yönelik yayın yapmasını sağlayan iktidar ve onun üzerindeki güç yani 2023’te yeniden aday olduğunu resmen açıklayan Cumhurbaşkanı ülkede basın özgürlüğünden dem vurmaya devam edip, dururken daha yeni yani iki gün önce birçok gazeteci daha tutuklandı.

    Sanırım, bir taraftan Suriye devleti ve hükümetinin terörist olarak ilan ettiği Özgür Suriye Ordusu denen özel ve pahalı orduyla Suriye’ye yeni operasyona hazırlanan diğer taraftan büyük masraflara neden olan tatbikatlarla başta Yunanistan’a olmak üzere müttefiklerim dediklerine ülke de olduğu gibi tüm dünyaya mesaj verilmeye çalışıldığı ülkemin, ‘gazeteci gözaltına alıp, gazeteci tutuklayarak demokrasi getirmeye devam ediyor..’ denecek..

    Düşünceleri ve haberleri sindirilemediği için gazetecileri içeri tıkmaya devam eden bir anlayışın demokrasiden yana tavrını da sorgulatırken, her muhalife bir kulp takıp, susturmakta artık moda oldu.

    İşte bunun en son örneği Diyarbakır’da ve bölgedeki gazetecilerin gözaltına alınması oldu.

    Şimdi soruyorum, siz gazeteci olsanız ve elinize önemli bir bilgi ve belgeler ulaşsa ya da siz ardından koşturup, bulsanız ve habere çevirirseniz ne olur?

    Tabi ki gazetecilik olur.

    İşte şu an hala hapiste olanlar gibi bu arkadaşlarda bunu yapmış, gazetecilik denen mesleğin gereğini yerine getirmiş.

    Ve haberini vererek, toplumu bilgilendirmiş, ardından da benim şu an yaptığım ve yazdığım gibi görüşlerini kendi köşelerinde ele almıştır.

    Peki bu gazetecilik değil de nedir?

    Çıkardığınız yasalarla herkesi susturmayı düşündüğünüzü biliyoruz. Ama bu bedenleri içeri atarken o beyinlerdeki düşünceleri tutuklayabilir misiniz?..

    Halbuki aynı şekilde sizlerde tutuklanmış ve bugün içeri attıklarınız sizlerin bir şiir için tutuklanmayacağını da yazmış, yorumlamıştılar…

    Neyse son diyeceğim şudur.

    Gazeteci gözaltına alıp ardından çeşitli iddialar hazır kalıp iddialara ekleyip onları tutuklayarak demokrasi ve iç barış ya da oy hiç gelmez.



    arşiv haber 29/08/2015 tarihli ilan/yorum


    Kavga da Bir, Trafikte 1 Kişi öldü!..


    İki olayda 2 kişi feci şekilde öldü..


    Ardahan’da meydana gelen iki olayda bir gün içinde 2 kişi öldü.


    Alınan bvilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Durançam (Hımısxar) köyünde iki aile arasında yaşanan kavganın büyümesi üzerine bir kadın olmak öldürüldü.


    Nedeni anlaşılmayan taşlı sopalı kavgada 56 yaşında olduğu öğrenilen bir kadının olay yerinde, ağırı yaralı bir erkekğinde Ardahan  Devlet Hastanesinde kaldırıldığı olayda bir çok kişininde yaralandığı bilgisi alındı.


    **Posof yolun da trafik kazası.. 1 Ölü..


    Öte yandan dün akşam saatlerinde Çağlar Çelik’in (24) kullandığı 08 AY 566 plakalı otomobil, Ardahan-Posof karayolunun Ilgar dağı mevkisinde yoldan çıkarak devrildi. Kazada, sürücü Çelik hayatını kaybederken, araçta bulunan kardeşi Çağdaş Çelik yaralandı. Yaralı Çağdaş Çelik, ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. 


    **ARDAHANLI ŞEHİT TOPRAĞA VERİLDİ..


    ŞIRNAK‘ın Cizre İlçesi’ndeki Çevik Kuvvet Grup Amirliği’ne PKK‘lılarca bomba yüklü kamyonla gerçekleştirilen intihar saldırısında şehit düşen Ardahanlı polis memuru 43 yaşındaki Abdulhamit Kaya’nın cenazesi, ailesinin yaşadığı Yalova’da gözyaşlarıyla toprağa verildi.

    Cenaze törenine, aslen Ardahanlı olan ve uzun süredir Çiftlikköy’de yaşayan babası Necip ve annesi Sündüz Kaya, yakınları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Yalova Valisi Tuğba Yılmaz, Ak Parti Yalova Milletvekili Fikri Demirel, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova Belediye Başkanı CHP‘li Vefa Salman, ilçe kaymakamları, belediye başkanları ile binlerce kişi katıldı.

    Şehit Kaya’nın cenazesi, Şırnak’tan havayolu ile Kocaeli’ye oradan da karayolu ile helallik alınmak üzere Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi’ndeki baba evine getirildi. Şehit Kaya’nın cenazesi, burada helallik alındıktan sonra cenaze arabasıyla Yalova Merkez Camii’ne getirildi. Cenaze törenine katılmak için Yalova’ya gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bekar olan şehidin babası Necip ve annesi Sündüz Kaya’ya başsağlığı dileklerinde bulundu.

    Cenazenin başında duran şehit yakınları, Kaya’nın şehit olduğu gün yeğeni Yunus Kaya’nın da akademiyi bitirip polis olup yemin ettiğini söyledi. 

    Şehit Kaya’nın cenazesi, ardından Yalova Polis Şehitliği’nde toprağa verildi.



    **Daha çamurdayız, Balçık yakın..


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz


    3. Boğaz Köprüsünün de hizmete açıldığı İstanbul caddelerinin boşaldığı şu günlerde  siftah yapmadan iş yeri kapattıklarını belirten kaç esnafla tanışıp, konuştum unuttum..


    Unuttum çünkü ayladır iş yapamamaktan yakınan sayısı bir hayli fazla.. 

    Kimisi 15 Temmuz’da önceden beter günleri yaşadıklarını, kimisi Suriye’ye girişin iflasları başlattığını belirtirken kimisi ise bir yıldan fazladır durumun hiç iyiye gitmediğinden yakınır..

    Ve şu anki durumun içine girilen bir bataklığın çamur izleri olduğunu asıl balçığın daha bulaşmadığını belirten esnaf ülke içinde yaşananlar yetmez gibi şimdi de sınır ötesi derken sağına, soluna bakar korkudan..

    Çünkü eleştir mekanizmasını ihbarcılıkla hükumetin, sarayın kulağına gider korkusunu da yaşar siftah yapmaktan, işçi çıkarıp, ailece çalışmaya başlayan İstanbul’da ki esnaf..

    Ve İstanbul’da olduğu gibi Kocaeli’nde, Trakya’da Ardahan’da aldığım haberlerden farksız, balçığa kapılmamaya çalışır, Suriye bataklığına adım adım gittiğimiz şu günlerde.. 


    **Herşeyi Feto’ya Bağlamak.


    **Fakir Yılmaz


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..

    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..

    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..

    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..

    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..

    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.

    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..

    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’


  • ARDAHAN'DA SİLAHLI ÇATIŞMA!.. ÖLÜ VE YARALILAR VAR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    SOLDA KANDİLİ KUTLAMAK..


    Konsolos iken İş-İT tarafından kaçırılıp, memleketinin vatan topraklarına yeniden katılışının yıl dönümü gibi 101 gün esir kalan ve sonrasında AK Parti iktidarı tarafından getirilerek, Tacikistan başkonsolosluğuna atandığı bir sırada beklenmedik bir anda CHP’den gelen ‘Gel Ardahan’dan milletvekili adayı ol’ çağrısıyla siyasete atıldıktan sonra yaptığı çıkışlarıyla bu partiden ihraç edilen ve bu ihracının altında ne yattığı çokta tartışılmayan şimdiki Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ‘Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun’ diyerek bir mesaj yayınlamış.

    Katıldığı bir canlı yayın programında “Ezan Türkçe okunsun ben anlayayım. Kur’an Türkçe okunsun. Benim dilim her tarafta konuşulsun” diyen ve bu sözlerinin ardından tartışma konusu olduğu için partisi tarafından disipline sevk edilen ve sonrasında da CHP’den ayrılıp, Yenilik Partisi adlı bir parti kuran Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz’ın kandil mesajını görünce uzun süredir yazmayı düşündüğüm konuyu gece yarısı ele aldım.

    Çünkü memleketimin diplomat kökenli milletvekili Öztürk Yılmaz gibi sol orijinli İstanbul Büyükşehir ve nice sol bildiğim taraflarda da aynı mesajlar vardı.

    Şimdi birileri çıkıp, ‘bu memleketin %99’u Müslüman sen ne demek istiyorsun?’ diyecek ama benim anlatmak istediğimi anlamayıp, ön görüşle beni gavur ilan edip, kendi cehenneminin baş köşesine yerleştirecek.

    Ve ‘tabi onlarda Müslüman oldukları için kandilleri kutlayacaklar’ deyip beni din düşmanı ilan edecekken benim ne anlatmak istediğimi anlamak istemeyip, yazımın içeriğini ve sonucunu beklemeden ‘haydi oradan’ deyip kendilerince beni günahkâr ilan edecekler.

    Çünkü bu ülkede hemen her konuda olduğu gibi din konusunda da tartışmak bir o kadar zor olduğu gibi tehlikeli bir durum. Ve çok bilenlerin (!) olduğu bir ülkede kutsal kitapta olmayan ama kararname misali, aklı esenin bir uydurma ile yönlendirmeye çalıştığı güzel dinimizi anlamayıp, anlatılmak isteneni de algılamadan saldıranların olduğunu bilirim.




    Neyse konumuza, anlatmak istediğimize gelmek gerekirse solcu diye bilinenlerin bir iki oy için yaptıklarının dini sömürüp, din üzerinden siyaset yapanlarla ne farkı olduğunu merak edip soracağım.

    Evet, Alevi bir kültürden gelen siyasetçinin bir taraftan Cem evleri niye yok, gereken destek niye verilmiyor derken aynı gün hem camiye gidip, hem de Kilise’de görünüp, fotoğraflar paylaşması gibi CHP’li, solcu belediye deyip, ilçesinin sorunlarını bitirmiş gibi gidip Çanakkale’deki yarım kalmış camiyi yaptırmak gibi ne kadar samimi olduğu anlaşılmayan tutum ve tavırlar..

    Yani soyisminin anlamını taşıyan İBB Başkanı Ekrem beyin sol bir partinin mensubu, belediye başkanı olmasının yanında bir taraftan Kur’an okuyan görüntüleri diğer taraftan başında bulunduğu şehrin ana arterlerine dini sözlerle süslü pankartlar astırıp, kandil ve dini günleri kutlayarak muhafazakâr kesime göz kırpsa da beklediği gibi oy alamadığını anlamaması gibi.

    Gerçi solun önemli isimlerinden olan Marx’ın en yaygın bilinen sözü muhtemelen “Din halkın afyonudur” cümlesinin ne anlama geldiğini bir kez daha incelerken www.hedeftv.com.tr de Temel Karamollaoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Saadet Partisi Gebze İlçe Yönetim Kurulu İlçe Başkanı Mustafa Türel ile yapacağım yayın öncesi bir kez daha izlediğim 28 Şubat Belgeseli bana çok şeyler hatırlatıyor ve ne anlatmaya çalıştığını anlamlaştırmaya çalıştığım yazımı yazarken acı acı gülümsüyordum.

    Çünkü yine hedeftv.com.tr de bir gün önce konuk olan Yeniden Refah Partisi Darıca İlçe Başkanının yapılacak bir oluşumda kesinlikle CHP ve HDP ile olmayacaklarını belirttiği yetmezmiş gibi solcu denenlerin hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden konuşmalarını da hatırlıyordum.

    Yani kısacası %99’u Müslüman denen bir ülkede muhafazakar kesimden oy alma adına solculuğu bir kenara itip, yaranma hesapları yapanların kandil kutlamaları, dualar, namaz kılmaları ve buna yönelik mesajlar içine girmemelerinin ne kadar samimi olduğunu sorgulamak ve bu samimiyetin ne kadar inandırıcı olduğunu sormak, sorgulamak gerek, ‘Dini sömürüp, üzerinden siyaset yapıyor’ diyenleri eleştirirken..



    arşiv haber arşiv haber 12/06/2015 tarihli haber(yorum/reklamlar


    VEKİLİN KÖYLÜLERİ BİR BİRİNE DÜŞTÜ..


    Seçim Gitti, Kavga Bitmedi!..


    7 Haziran Genel Seçimleri öncesi yaşanan onca olaya karşın Ardahan’da huzur için biten seçimler ardından seçim kavgası yaşandı.


    Alınan bilgilere Göre aynı zaman da AK Partili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın köyü olan Göle Dölekçayır (Pülümür) köyün de iki taraf arasında çıkan kavga köyden kent merkezine taşındı.


    Öne sürülen iddialara göre bir çoğu seçimde büyük bir oy kaybına uğrayan AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın yakınları olan ile aynı köylüler arasın da seçim öncesi çıkan tartışmanın kavgaya döndüğü ve bir çok kişinin yaralandığı öğrenildi.


    **OKULLAR TATİLE GİRDİ..



    Ardahan Üniversitesinin tatile girmesi ardından bugün İlk ve Orta Öğretmi Okulları tatile girdi.


    25 Binin üzerinde öğrencinin eğitim aldığı okullarda dağıtılan karneler ile tatgile giren Ardahanlı öğrenciler karne sevincini yakınları ile paylaştılar.

  • 75 Plakalı Ardahan'da 35 Kaza!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Trafikte düşündürücü bilanço..


    alınan tüm önlemler, yapılan sıkı denetimlere rağmen maddi hasarlı trafik kazası sayısı yüksekliği kaydında bölge illeri içinde ilk sırayı almaya devam ediyor. Otomobil sevdasının yoğun olduğu, tasarrufların çoğunlukla otomobil alımına yöneldiği ilde sürücüler özellikle ışık ve yaya hakkı ihlali yapıyor.


    Sürat felakettir ama..


    Sürat felakettir, gerçeğine rağmen, özellikle genç sürücüler hızlı araç kullanımından vazgeçmiyor. Geceleri boş yollarda sürat yapan gençler her an kazaya yol açabilecek risklerden kaçınmıyorlar. Hatalı araç sollamak artık alışılmış bir ihlal halinde!…


    Yaya öncelikli trafik ama..!


    İlde sıkça görülen trafik ihlallerinin başında yaya haklarının gözetilmemesi geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğünün ‘Yaya Öncelikli Trafik’ kampanyasına rağmen yayalar bu dikkat ve hassasiyeti bulunmayan sürücüler karşısında mağlup. Özellikle yaşlıların yaya geçişlerinde bile öncelik tanımayan sürücülere tepkiler yağıyor.


    TÜİK verileri


    TÜİK 2022 Mayıs dönemi Erzurum Trafik istatistiklerini paylaştı. Erzurum 5 ayda 889 kaza ile bölge illeri içinde maddi hasarlı trafik kazasının en yoğun kaydedildiği il oldu. Erzurum, Bölge illeri düzeyinde, ölüm sayısında 3, ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısında 3, maddi hasarlı trafik kazası sayısı düzeyinde 1, trafik kazaları yaralı sayısında da 3’üncü sırada yer aldı.


    Erzurum’da 7 Kişi yaşamını yitirdi


    Erzurum’da Mayıs ayında 1, bu yılın Ocak – Mayıs bölümünde ise 7 kişi trafik kazalarında yaşamını yitirdi. İlde Ocak – Mayıs ayları toplamında meydana gelen ölüm ve yaralanmalı trafik kazası sayısı Doğu Anadolu Bölgesi toplamında yüzde 12.81, Türkiye toplamında ise yüzde 0,54’lük oran oluşturdu.


    Erzurum ocak – mayıs verileri


    TÜİK verilerine göre Erzurum’da Mayıs ayında 91 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 165 maddi hasarlı kaza meydana geldi. Bu kazalarda 1 kişi yaşamını yitirdi, 148 kişi yaralandı. İlde Ocak – Mayıs ayları bağlamında ise 384 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 889 maddi hasarlı kaza oluştu. Bu kazalarda 7 kişi yaşamını kaybetti, 689 kişi ise yaralandı.


    Doğu Anadolu Ocak – Mayıs Verileri


    TÜİK verilerine göre Doğu Anadolu Bölgesinde bu yılın 5 ayında 2 bin 997 ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası, 5 bin 27 maddi hasarlı trafik kazası tespit edildi. Bölgede yaşanan kazalarda 49 kişi yaşamına veda etti, 5 bin 157 kişi yaralandı. Bölgede kaydedilen ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası sayısı ülke toplamında yüzde 4,25’lik oran gösterdi.


    Erzurum’un oransal verileri


    Erzurum’da kaydedilen ölüm ve yaralanmayla biten trafik kazası sayısı bölge toplamında yüzde 12,8’lik oran gösterirken, maddi hasarlı trafik kazası oranı yüzde 17,68, ölüm sayısı yüzde 14,28, yaralı sayısı ise yüzde 13,36’lık oran verdi. Erzurum’da trafik kazasında kaybedilen kişi sayısı ülke toplamında yüzde 0,96’lık oran oluşturdu.


    5 aylık bölge illeri kaza dağılımı


    Trafik istatistik Bülteni Ocak – Mayıs 2021 sonuçları itibariyle Ağrı’da 195, Bingöl’de 175, Bitlis’te 177, Elazığ’da 322, Erzincan’da 244, Erzurum’da 384, Hakkari’de 75, Kars’ta 114, Malatya’da 522, Muş’ta 132, Tunceli’de 62, Van’da 438, Ardahan’da 35, Iğdır’da 122 ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan trafik kazası tespit edildi.


    Bölge illeri ölüm sayısı


    Elazığ, Erzurum, Ağrı ve Malatya bölge illeri içinde en fazla sayıda trafik kazası kaybı yaşayan iller oldu. TÜİK verilerine göre, bu yılın Ocak – Mayıs ayları arasında meydana gelen trafik kazalarında Doğu Anadolu Bölgesi illeri Ağrı’da 9, Bingöl’de 2, Bitlis’te 4, Elazığ’da 5, Erzurum’da 7, Erzincan’da 3, Hakkari’de 2, Malatya’da 11, Ardahan’da 1, Iğdır’da 1 kazazede yaşamını yitirdi.


    5 aylık bölge illeri yaralı sayısı


    Bu yılın ilk 5 ayında meydana gelen trafik kazalarında, Bölge illeri olan Ağrı’da 348, Bingöl’de 267, Bitlis’te 369, Elazığ’da 538, Erzincan’da 418, Erzurum’da 689, Hakkari’de 148, Kars’ta 179, Malatya’da 840, Muş’ta 191, Tunceli’de 100, Van’da 831, Ardahan’da 74 ve Iğdır’da ise 165 kişi yaralanarak tedavi altına alındı. 



    SOLDA KANDİLİ KUTLAMAK..


    Konsolos iken İş-İT tarafından kaçırılıp, memleketinin vatan topraklarına yeniden katılışının yıl dönümü gibi 101 gün esir kalan ve sonrasında AK Parti iktidarı tarafından getirilerek, Tacikistan başkonsolosluğuna atandığı bir sırada beklenmedik bir anda CHP’den gelen ‘Gel Ardahan’dan milletvekili adayı ol’ çağrısıyla siyasete atıldıktan sonra yaptığı çıkışlarıyla bu partiden ihraç edilen ve bu ihracının altında ne yattığı çokta tartışılmayan şimdiki Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ‘Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun’ diyerek bir mesaj yayınlamış.

    Katıldığı bir canlı yayın programında “Ezan Türkçe okunsun ben anlayayım. Kur’an Türkçe okunsun. Benim dilim her tarafta konuşulsun” diyen ve bu sözlerinin ardından tartışma konusu olduğu için partisi tarafından disipline sevk edilen ve sonrasında da CHP’den ayrılıp, Yenilik Partisi adlı bir parti kuran Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz’ın kandil mesajını görünce uzun süredir yazmayı düşündüğüm konuyu gece yarısı ele aldım.

    Çünkü memleketimin diplomat kökenli milletvekili Öztürk Yılmaz gibi sol orijinli İstanbul Büyükşehir ve nice sol bildiğim taraflarda da aynı mesajlar vardı.

    Şimdi birileri çıkıp, ‘bu memleketin %99’u Müslüman sen ne demek istiyorsun?’ diyecek ama benim anlatmak istediğimi anlamayıp, ön görüşle beni gavur ilan edip, kendi cehenneminin baş köşesine yerleştirecek.

    Ve ‘tabi onlarda Müslüman oldukları için kandilleri kutlayacaklar’ deyip beni din düşmanı ilan edecekken benim ne anlatmak istediğimi anlamak istemeyip, yazımın içeriğini ve sonucunu beklemeden ‘haydi oradan’ deyip kendilerince beni günahkâr ilan edecekler.

    Çünkü bu ülkede hemen her konuda olduğu gibi din konusunda da tartışmak bir o kadar zor olduğu gibi tehlikeli bir durum. Ve çok bilenlerin (!) olduğu bir ülkede kutsal kitapta olmayan ama kararname misali, aklı esenin bir uydurma ile yönlendirmeye çalıştığı güzel dinimizi anlamayıp, anlatılmak isteneni de algılamadan saldıranların olduğunu bilirim.




    Neyse konumuza, anlatmak istediğimize gelmek gerekirse solcu diye bilinenlerin bir iki oy için yaptıklarının dini sömürüp, din üzerinden siyaset yapanlarla ne farkı olduğunu merak edip soracağım.

    Evet, Alevi bir kültürden gelen siyasetçinin bir taraftan Cem evleri niye yok, gereken destek niye verilmiyor derken aynı gün hem camiye gidip, hem de Kilise’de görünüp, fotoğraflar paylaşması gibi CHP’li, solcu belediye deyip, ilçesinin sorunlarını bitirmiş gibi gidip Çanakkale’deki yarım kalmış camiyi yaptırmak gibi ne kadar samimi olduğu anlaşılmayan tutum ve tavırlar..

    Yani soyisminin anlamını taşıyan İBB Başkanı Ekrem beyin sol bir partinin mensubu, belediye başkanı olmasının yanında bir taraftan Kur’an okuyan görüntüleri diğer taraftan başında bulunduğu şehrin ana arterlerine dini sözlerle süslü pankartlar astırıp, kandil ve dini günleri kutlayarak muhafazakâr kesime göz kırpsa da beklediği gibi oy alamadığını anlamaması gibi.

    Gerçi solun önemli isimlerinden olan Marx’ın en yaygın bilinen sözü muhtemelen “Din halkın afyonudur” cümlesinin ne anlama geldiğini bir kez daha incelerken www.hedeftv.com.tr de Temel Karamollaoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Saadet Partisi Gebze İlçe Yönetim Kurulu İlçe Başkanı Mustafa Türel ile yapacağım yayın öncesi bir kez daha izlediğim 28 Şubat Belgeseli bana çok şeyler hatırlatıyor ve ne anlatmaya çalıştığını anlamlaştırmaya çalıştığım yazımı yazarken acı acı gülümsüyordum.

    Çünkü yine hedeftv.com.tr de bir gün önce konuk olan Yeniden Refah Partisi Darıca İlçe Başkanının yapılacak bir oluşumda kesinlikle CHP ve HDP ile olmayacaklarını belirttiği yetmezmiş gibi solcu denenlerin hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden konuşmalarını da hatırlıyordum.

    Yani kısacası %99’u Müslüman denen bir ülkede muhafazakar kesimden oy alma adına solculuğu bir kenara itip, yaranma hesapları yapanların kandil kutlamaları, dualar, namaz kılmaları ve buna yönelik mesajlar içine girmemelerinin ne kadar samimi olduğunu sorgulamak ve bu samimiyetin ne kadar inandırıcı olduğunu sormak, sorgulamak gerek, ‘Dini sömürüp, üzerinden siyaset yapıyor’ diyenleri eleştirirken..



    arşiv haber arşiv haber 25/06/2017 tarihli haber(yorum/reklamlar



    Damal’da Trafik Kazası! 1 Kişi Öldü..


    9 Temmuz’da ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Şenliği’ ni yapmaya hazırlanan Ardahan’ın Damal İlçesinde meydana gelen trafik kazası ilçeyi yasa boğdu.


    Alınan bilgilere göre Damal Kaymakamlığına bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliğinde çalışan evli 2 çocuk babası Erkan Sulan Eski Kılıç köyünde gittiği düğün ardından arkadaşlarıyla birlikte piknik için Seyitören yaylasına gitti.


    Arkadaşlarıyla birlikte gittiği yaylada kente dönüşte kullandığı aracın kontrolünü kayıp eden Erkan Sulan’ın kullandığı araç takla attı.


    Takla atan araçta hayatını kayıp ettiği öğrenilen 32 yaşında ki Erkan Sulan’ın Damal’da toprağa verileceği öğrenildi.



    **DAMAL’DA İNTİHAR!..


    *24/03/2016 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve Ardahan’ı yasa boğan intiharların biride Damal’da yaşandığı ortaya çıktı.

    Ardahan Yeni Mahallede yaşayan Mikail Mükyen girdiği bunalım sonucu kendisini iple asarak hayatına son verdiği haberi öncesi Ardahan’da bağlı Damal’da da bir intihar olayı meydana geldiği ve bir kişinin hayatına son verdiği öğrenildi.


    **KAŞKOL İLE KENDİSİNİ ASTI..


    Alınan bilgilere göre 1 yıl önce evlenen ve Damal’ın Cumhuriyet Mahallesinde oturan Şah İsmail Pursak (39) adlı bir kişinin kendisine ait evde kaşkol ile kendisini tavana asıp, hayatına son verdiği öğrenildi.


    Son bir hafta içinde 2 kişinin daha intihar ettiği Ardahan’da intihar vakalarını bir hayli yüksek olması dikkat çekerken başta Ardahan Üniversitesi olmak üzere yetkililerin konuya acilyeten eğilmesi gerektiğine dikkat çekilmekte.



    Zombilerden haberiniz var mı?


    Başkan Erdoğan’ın bile yolda geçerken gördüğünü ve dikkat çektiği zombilerin sayısının bir hayli arttığı ülkenin Ardahan’da da esrar ve uyuşturucunun elden ele dolaştığı iddialarını duyan yetkili yada etkili kimse var mı bilmem ama bende Başkan Erdoğan gibi bugünlerde bir çok zombi gördüm desem inanın..

    Evet ülkede genelinde sayıları bir hayli artan ve artık her arada, her sokakta, her caddede ve tv kanallarında görülmeye başlayan zombiler Ardahan’da da dolaşıyor..

    İki gümrük kapısının olduğu ama ithalat, ihraaat yapılmaktansa kumar ve eğlenmek için sınırların geçildiği Ardahan’da da zombi var..

    İşsiz olan gençleri zombileştiren, Aileleri huzursuzlaştıran bu durumun önüne neden geçilmediği ve bu gençleri zombileştren esrar ve uyuşturucunun nasıl olupta Ardahan’a kadar getirildiğini düşünürken camilerde Kur’an kurslarına katılan çocuklara trafik dersi bile bu önemli konuda neden ciddi bir çalışmayı da göremiyoruz..

  • HANAK'TA KAZA!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



    KÜÇÜK MECLİSTEN, BÜYÜK MECLİSE..


    **ATA DEDE YURDUNA GELMEYEN AHISKALILAR?..


    14 Ay kalan 2023 seçimlerine kısa bir süre kaldığı ve geçtiğimiz hafta başında ziyaret edip, keyifli bir sohbette bulunduğum iş insanı, siyasetçi Talat Osmanoğlulları ile masaya yatırdığım siyasi tabloya baktığımda gözlerin iç siyaseten ziyade dışarıda olduğunu görüyoruz.

    Halbuki son seçim yasası ardından illere göre milletvekili sayısının da belirlendiği yönünde haberlerde yayınlanmıştı bile.

    İl olmak isteyen Gebze’de ziyaret ettiğim eski İl Genel Meclis Üyesi, İş insanı Talat Osmanoğlu ile yerel ve genel siyaseti konuşurken kendi içimizde ki duyarsızlığı, değer bilmemeyi, küçük menfaatler karşılığında harcandığı sanılan ama aslında ‘altın her zaman altındır’ sözünün özelliklede kendi toplumuzca anlaşılmadığını uzun uzun konuşurken göçün devam ettiği Ardahan’ın yine 2’de, Ardahanlılar başta olmak üzere göç alan illerin başında gelen Kocaeli’nin ise 13 milletvekili seçeceğini öğreniyorum.




    Ve benim sıkça dikkat çektiğim ve adına ‘Yerel Parlamento’ diye adlandırdığım ama toplumun büyük kesiminin çokta ilgilenmediği hatta bilmediği Belediye ve hemşerim Talat Osmanoğlu’nun da bir dönem yaptığı İl Genel Meclis Üyeliği gibi ‘başkanlık sistemi ile çokta değeri kalmadı’ diye küçümsenen ama bana göre siyasetin ve sosyal hayatın olmazsa olmazı olan milletvekilleriyle oluşturulan meclislerde bulunmanın önemini bu kez hala aktif siyasette olan Talat beyle uzun uzun konuştuk.

    Talat Osmanoğlu ile yaptığım sohbette kendisinin partisinin başını çektiği ve iktidara talip olduğunu muhalefetin Kocaeli başta olmak üzere yurt genelinde göstereceği milletvekillerinin önemine değinirken bunun belirlenmesinde rol oynayan diğer bir tarafında yerel siyasetçilerin, gazetecilerin, stk’ların olduğunu anlatırken Osmanoğlu’nun kendi partisinin ve diğer muhalefet partilerin yerel teşkilatlarına düşen bu görevi en iyi şekilde yapacaklarına inandığını ancak bu inançlarının anlatılamadığı, anlaşılamadığı için -bugüne kadar istenen o birlikteliğinde sağlanamadığına da dikkat çekiyordu.

    Aynı dertte olan benim ‘yine de vaz geçmemek ve altının altın olduğunu anlamayanlara ısrarla anlatmak gerekir’ diyerek desteklediğim iş insanı, siyasetçi Talat Osmanoğlu’nun kendi partisinin ve birlikte hareket eden diğer siyasilerin yerel yöneticilerinin de genel merkez ve genel başkanları gibi sıkça bir araya gelip, bu yönde mesajlar vermesi ve halkı milletvekilliğini hak edenlerle temsil edeceklerine ikna etmeliler diyordu.

    Evet seçmenin de son yerel seçimlerde yani küçük meclislerde olduğu gibi büyük mecliste de kendisini en iyi temsil edecek olanların adlarının önüne gelmesi halinde gerekli şekilde davranıp, bu yönde oylarını kullanacaklarını söylediğini siyasi alandaki yerel il, ilçe idarecilerinde görüyordur umarım..


    **ATA DEDE YURDUNA GELMEYEN


    AHISKALILAR ?..


    Kimi yurduna gelmek, ondan ayrılmamak için uğraşırken kimi doğduğu topraklarla övünüp, yıllarca sıla hasreti içinde olduğunu belirtip, ağlayıp, gözyaşı dökerek sonra da ‘gel hadi git topraklarına’ denildiğinde gelmez, beğenmez..

    Evet anladınız..

    Senden, benden daha çok Türk kesilip, Türkiye’nin hem de ata dedesinin doğduğu topraklara gelmeyen Ahıskalılardan bahsediyorum..

    Bulgar göçmeni diye adlandırılanlar Bulgaristan’ın zulmünde kaçıp, gelirlerken Ankara’ya ya da Antalya’ya gitmeyip, Bulgaristan’a yakın ata dede topraklarını seçerlerken Ahıskalılar niye Ahıska’ya sınır olan ve devam eden göç ile her yıl biraz daha boşalan Posof’a, Ardahan’a gelmezler diye sormak gerekmez mi?

    Bilmem ama bu yönden bakıldığında sanal ortamlarda hıng mıngların havada uçuştuğunu, hatta   art niyetli, yetmedi Ahıskalı düşmanı ilan edildiğini de bilenlerdeniz..

    Halbuki;’Vatan-Millet-Sakarya’ hatta ‘Osmanlı Aslanı’ diye kendini yutturanların vatan sevgilerinin de ne kadar olduğunu ortaya koyan bu davranış ve tutumunda masaya yatırılması gerekir diye düşünürken bu yönde çabalayanların da çabalarının boşa çıktığına  şahit olmaktayız..

    Çünkü Ahıskalıların sürgün edildiği toprakların Ardahan ve Ardahan’a yakın, sınır Ahıska olduğunu buraları beğenmeyen Ahıskalılara birileri bu durumu anlatıp, ‘bu nasıl bir şey demeli?’ değil mi?



    arşiv haber 29/12/2018  tarihli haber



    HANAK’TA İNTİHAR!


    Kars Havaalanında çalıştığı öğrenilen 32 yaşında ki bekar genç girdiği bunalım sonucu kendisini asarak hayatına son verdi

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Hanak ilçesinde oturduğu öğrenilen Sezgin Polat’ın Kars’tan annesine ait eve geldikten bir süre iple kendisini asarak intihar ettiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatılan Polat’ın Hanak’ta toprağa verileceği alınan bilgiler arasında oldu.


    **Kars Birinci!..


    Erciyes Üniversitesi’nden Mustafa Atak, Türkiye’de artan intihar vakalarına dikkat çekerek ”Türkiye, dünyada 3,94 oranı ile 79’uncu sırada yer alıyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise intihar oranının en yüksek olduğu il Kars, en az olduğu il ise Çankırı olduğu ortaya çıktı.


    NTİHARIN NEDENLERİ


    Genetik yatkınlığın intihar riskini yüzde 42 oranında artırdığını ifade eden Mustafa Atak, “Bu yüzden aile anamnezi alınırken bireyle ilgili gerekli bilgiler titizlikle incelenmeli ve özellikle ebeveynlerden birisi intihar etmişse riskin arttığı bilinmelidir. İntiharların yaklaşık yüzde 90’ının psikolojik rahatsızlıklarla ilişkisi vardır. Ayrıca tüm bağımlılıklarda, bazı ekonomik darlıklarda ve daha önce geçirilmiş kafa travması sonrasında intihar görülebilir. Mizaç rahatsızlıklarında yüzde 30, madde bağımlılıklarında yüzde 18, şizofrenilerde yüzde 14, kişilik rahatsızlıklarında yüzde 13 oranlarında intihar vakalarına rastlanır. Tüm kronik rahatsızlıklar, intihar riskini arttırabilir. İntiharların yaklaşık yüzde 50’si alkol ve diğer madde bağımlılıklarında görülür. Hele de ergenlerde hem alkol, hem de madde bağımlılığı birlikte mevcutsa intihar oranı yüzde 70’lere kadar yükselebilir. Diğer bir ilginç araştırma ise nikotin bağımlılığı ile intihar arasındaki irtibata işaret eder. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere göre dört kat daha fazla intihar vakası görülmektedir. Eşcinsel hayat tarzını benimseyenlerde, eşcinsel olmayanlara göre intihar riski on dört kat daha fazladır” şeklinde konuştu.


    İNTİHARIN TEMEL NEDENİ DUYGUSAL ZEKA EKSİKLİĞİ


    İntihar ve şiddet vakalarının temel nedenlerinden birinin de duygusal zeka ve merhamet duygusunun eksikliği olduğunu kaydeden Mustafa Atak, “Burada zekanın akıl ve hikmetle desteklenmesi ve üstün yetenekli kişilerin duygusal zeka ile ilgili yönlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Aksi durumda sosyal uyumsuzluk nedeniyle üstün zekalı bireylerde intihar riski yüksek olacaktır. Okullardaki eğitim programlarının duygusal zekâyı destekleyici etkinliklerle yeniden şekillendirilmesi ve merhamet eğitiminin bebeklikten başlayarak hayatın her aşamasında verilmesi gerekir” dedi.



    İntiharları önlemenin en önemli yolu iman duygusunun güçlü olmasından geçtiğini belirten Mustafa Atak, “Batı’da yapılan araştırmalarda en az intihar eden din mensupları sırasıyla Müslümanlar, Yahudiler, Güney Amerika Katolikleri, Avrupalı Katolikler, Ortodokslar ve Protestanlardır. Müslüman ülkelerde intihar oranlarının düşük olmasının en önemli nedeni din tarafından intiharın kesin bir şekilde yasaklanmasıdır” diye konuştu.



    **Roboski ve Suriye..


    Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.

    Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..

    Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir. 

    Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.

    Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.

    Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.

    Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..

    Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..

    Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..



    ARŞİV HABER/YORUM/REKLAMLAR arşiv haber 10/09/08 Haziran Tarihli/haber/yorum/reklamlar


    Kış yol vermiyor 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.

    Radyomuzu dinliyormusunuz? 

    YÖRE TÜRKÜLERİYLE DOP DOLU RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?



    POSOF’LU EMNİYET MÜDÜRÜ TOPRAĞA VERİLDİ

    Ardahan’ın Posof ilçesi Türkgözü köylü emekli 1. sınıf Emniyet müdürü Kibar Gürbüz vefat etti.

    Bir süredir kanser tedavisi gören ve 2 gün önce hayatını kaybeden Kilis eski Emniyet Müdürü Kibar Gürbüz’ün cenazesi, Ardahan’ın Posof İlçesi Türkgözü Köyü’nde toprağa verildi. 

    1. Sınıf Emniyet Müdürü Kibar Gürbüz’ün (62) Türk bayrağına sarılı tabutu, omuzlarda taşınarak Türkgözü Camii önüne getirildi. Öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından polislerin omzunda bir süre taşınan Gürbüz’ün cenazesi, daha sonra Türkgözü Köyü mezarlığına götürülerek dualar eşliğinde, sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Kibar Gürbüz’ün cenaze törenine, Ardahan Emniyet Müdür Yardımcısı Ömer Behsat Barış, polis memurları, yakınları ve vatandaşlar katıldı. 2001 yılında Kilis Emniyet Müdür Vekilliği yaparken 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfi eden Gürbüz, aynı yıl içerisinde emekliye ayrılmış ve Kilis’e yerleşmişti.

    Haber ekleme saati: 02.18-24/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    GÖLESPOR’A HAYALİ YARDIM!..

    Şampiyon parasız.. Geçtiğimiz yıl oynanan Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu Göle spor’un yaşadığı maddi destek sorununun aşamadığı öğrenildi.

    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Gölespor yöneticileri şampiyon oldukları gün ve sonrasında vaat edilen hiçbir yardımın şimdiye kadar gerçekleşmediğini belirtirlerken, kendilerine verilen yardım sözlerinin hiç birisinin yerine getirilmediğinden yakındılar.


    AKP’li Başkan’da sözünü tutmadı ..


    Ardahan 1. Amatör Lig Şampiyonu olduğu gün Ardahan şehir Stadyumunda gazetecilere yaptığı 5 bin Ytl.’lik para yardımı bugüne kadar vermediği de öğrenilen AKP’li Göle Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu ve diğer birçok isim ile kurumun yardım sözlerinin hayalden öteye geçemediğinden yakınan Göle spor’lu yöneticiler, aynı sorunu Göle derneklerine yaptıkları başvuruda da yaşadıklarını dile getirdiler.

    Haber ekleme saati: 02.04-24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    2007 yılı Ardahan için

    TEKNOLOJİ VE DÖNÜŞÜM YILI OLACAK!..

    Telekom Müdür Zafer Tahiroğlu Yaptığı çalışmalarla 81 vilayetin içinde dört çalışma dalında birinci olduklarını bildiren Ardahan İl Telekom Müdürü Zafer Tahiroğlu, 2007 yılı içinde Ardahan’da birçok yatırıma imza atacaklarını belirtti.


    ***6 katlı bir hizmet binası yapılacak..


    Tahiroğlu yaptığı açıklamada, bu yıl Ardahan’da Telekom olarak uygulamaya koyacakları TEKNOLOJİ-DÖNÜŞÜM PROJESİ çalışmasıyla yaklaşık 10 milyon Ytl. Lik bir yatırım yapacaklarını, bununla birlikte şu an telefon iletişim hizmetini sunan 63 santralin değişimini de gerçekleştireceklerini de belirtti.

    2007 yılında 6 katlı bir hizmet binasının da yapılacağını müjdeleyen İl Telekom Müdürü Zafer Tahiroğlu, Ardahan-Kars ve Ardahan Erzurum illeri arasına döşenecek olan fiber-optik kablolarla iletişim hizmetini en güçlü hale getireceklerini de sözlerine ekledi.


    ***228 okulun 202’si internet’e kavuşturuldu ..


    Dün yapılan İl koordinasyon toplantısında müdürlüğünün yatırımlarını da anlatan Zafer tahiroğlu, 2006 yılı içinde Ardahan’da bulunan 228 okulun 202’sinin internete kavuşturulduğunu belirtti.

    Basının duyarlılığına da teşekkür eden Zafer Tahiroğlu gazetelerimiz ve sitelerimizin gündeme getirdiği Hanak İlçesinde ki okulun telefonsuz olduğu yönünde ki konuya da konunun basına yansıması ardından çözüldüğünü ve hazırlanan 20 bin Ytl.’lik bir proje ile bu yılın Nisan ayında bu sorununda çözüleceğini belirtti.

    Haber ekleme saati: 00.11/24/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İnterent’e gel, çikolata ye!..

    Cafeye gel çikolata ye.. Ardahan İl Kültür Müdürlüğü bünyesinde kurulan İNTERNET CAFE’ye ilgi olmayınca yetkililerden ilginç bir girişim başlatıldı.

    Müdürlüğün bulunduğu binada çok güzel bir ortamda kurulan ve son model bilgisayarlarla donatılan İl Kültür Müdürlüğü İnternet Cafesi’ne tüm girişmelere karşın ilgi olmadığını gören Ardahan İl Kültür Müdür Vekili İsmail Mor, büyük masraflar edilerek kurulan Kültür Müdürlüğü İnternet Cafesi’ne gelip, internet ihtiyacını gidereceklere her türlü hizmetin ücretsiz verilmesinin yanında gerekirse çikolatada verileceğini  belirtti.

    Mor, insanlara kütüphane ve internet alışkanlığı kazandırmak için büyük çaba harcadıklarını ve her türlü imkânı sağladıklarını, ancak buna rağmen beklenen ilgiyi göremediklerini belirtirken, geçen yıl açtıkları ve 15 adet son model bilgisayarın bulunduğu Kültür Müdürlüğü İnternet Cafesinin de aynı akıbeti yaşadığını belirtti.

    İl Kültür Müdür Vekili İsmail Mor, güzel bir ortamda bulunan, kaloriferli salonda olan internet cafelerinde yararlanmak isteyenlere ellerinde ki tüm imkânları sağlayıp, yardımcı olduklarını, gerektiğinde çay bile ısmarladıklarını belirtirken yinede ilgi görememenin sıkıntısını yaşadıklarını, ancak ‘Belki etkili olur’ diyerek bundan sonra cafelerine geleceklere çikolata da ısmarlayacaklarını da belirtti.

    Tek şartlarının,  cafelerine geleceklerin yine ücretsiz olan Kütüphaneye Üyeliği olduğunu belirten Mor, dışarıda bulunan cafeler de sağlıksız ortamlarda saatlerce kalıp, bu ihtiyaçlarını giderenleri bünyelerinde bulunan cafeye  davet etmeyi de ihmal etmedi.

    Haber ekleme saati: 23.47-23/02/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    İL KOORDİNASYON BOŞ SALONDA YAPILDI

    Yılın ilk önemli toplantısı boş salonunda yapıldı Ardahan 2007 yılı I. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Ardahan İl Kültür Müdürlüğü binasının toplantı salonunda yapıldı. Yatırımcı kuruluş temsilcilerinin katılımıyla yapılması beklenen toplantıya başta Ardahan Valisi, İl Dire Müdürleri olmak üzere bir çok yetkilinin katılmaması dolaysıyla boş salondu yapıldı.

    Saat 13.30’da Vali yardımcısı Halil Karbuz’un başkanlık ettiği koordinasyon toplantısını katılan bölge müdürlerinin de konuşmalarını alal acele yapıp, konuşmasını bitirdikten sonra salonu terk etmeleri dikkat çekerken, geriye kalan yöneticilere soru soracak kimse olmayınca toplantı jet hızıyla sona erdi.

    Haber ekleme saati: 2300-23/02/2007

    Haber/Fotalar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Kars’ı değnekçiler basmış kimsenin haberi yok!

    Genelikle metropollerde meydana gelen ve zaman saman ulusal basın ve medyaya da yansıyan kaldırım mafyalarından Kras’ta da olduğu öne sürüldü.

    Bir çok caddesi ve de sokağının halk içinde DEĞENEKÇİLER olarak tabir edildiği öne sürülen bazı kişilerce işgal edildiği belirtilen Kars cadde ve sokaklarının başını tutan bu şahıslara başta belediye olmak üzere kimsenin ses çıkarmadığı da öne sürüldü.

    Başta Eylül Pastanesi civarında bulunan cadde ve sokaklar olmak üzere bir çok yerde makbuzsuz, vergisiz park ücreti toplayan bu şahısların araç sahiplerini adeta haraca bağladıkları da belirtilmektedir.

    Bu konuda bir çok şikâyetin olmasına karşın yetkililerin ilgisizliği dolaysıya cadde ve sokaklarda cirit atan KARS DEĞENEKÇİLERİ’nin zaman zaman park ücreti vermeyen araç sahiplerini tehdit edip, dövmeye kalktıkları da öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 22.02-23/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan'ın kurutluş törenlerinde etkinlikler 

    Ardahan’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 86. Yıldönümü törenlerle kutlandı

    Ardahan’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 86. Yıldönümü düzenlenen törenlerle bugün kutlandı. Sabah saat 09.00’da başlayan törenler kongre caddesinde devam etti.

    Ardahan Valiliği ile Belediye’nin ortaklaşa düzenlediği kutlamalara, Ardahan AKP Milletvekili Kenan Altun’da ve bir çok bürokratta katıldı.

    Valilik ve Tugay’da tebriklerin kabulü ile devam eden kuruluş törenleri, şehitliğin ve yanık camiinin ziyaret edilmesiyle devam etti.

    Saat 11.00’da Ardahan Kongre caddesi üzerinde yapılan kutlama törenleri, Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’ün günün anlam ve önemini belirten konuşması ardından şiirler okundu. Resmigeçit töreni ile sona eren kutlama etkinliklerine çok az sayıda vatandaşın katılması dikkat çekti.

    Haber ekleme saati: 13.58-23/02/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Müfettişler kar altında ki ekili arazi arayacaklar!

    Yem Bitkisi desteği ve diğer destekler verilmeyince köylü zorda kaldı Hükümetin çiftçiye verdiği Yem Bitkisi Desteği ödemeleri, yapılan şikâyetler dolaysıyla gecikmesini araştıran CHP Ardahan milletvekili ilginç bir durumla karşılaştı.

    Yem Bitkisi Desteklerinin ödemelerinin gecikmesi dolaysıyla seçim bölgesinde gelen şikâyetleri değerlendiren ve bunun nedenini araştıran CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, aylar önce ödenmesi gereken, ancak bugün kadar bir türlü ödenmeyen desteğin gecikmesinin nedeninin kar olduğunu öğrendi.

    CHP Milletvekili Ensar Öğüt’ün yapılan şikâyetlerin araştırılması dolaysıyla meydana geldiğini öğrenirken, şikâyetleri değerlendirmeye alan Tarım bakanlığının kışın ortasında bölgeye gönderdiği müfettişlerle inceleme başlattığını öğrenince şaşırdı.

    Ensar Öğüt yaptığı açıklamada, konuyu öğrenmek için gittiğim Tarım Bakanının Müsteşarı Hüseyin Velioğlu ile Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanından Yem bitkisi ödemelerinin yapılan şikâyetler nedeniyle soruşturulduğunu ve bu nedenle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Doğu ve Güneydoğu illerine 10 müfettişin gönderildiğini öğrendim.

    Konuyu öğrenmek ve gecikmenin yapılan şikayetler nedeniyle olduğunu bilgisini aldığını öne süren Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, kendisinin iki üst düzey yöneticiye, ‘bölgenin kar altında olduğunu, bu nedenle müfettişlerin nasıl olup konuyu inceleyeceğini sorduğunu söylediğini belirtti.

    Tarım Bakanlığının iki üst düzey yöneticisinin kendisine, “gerekirse karları silip, tarlaları ortaya çıkarıp, yem bitkisinin ekilip ekilmeyeceğinin araştırılacağını ve bu nedenle müfettişlerin raporunun beklendiğini söylediği ileri sürdü.


    ***GÖLE MUHTARLAR DERNEĞİ BAŞKANI YUNUS YILMAZ:

    Konuşmamızdan rahatsız olanlar konuşsunlar, yazsınlar ..


    Köylünün bir çok sorun ve sıkıntılarının olduğunu, devletin Dünya Bankası ve Avrupa Birliğinden aldığı destekleri bile ödemediğini belirten Göle Muhtarlar Derneği Başkanı Yunus Yılmaz, bu sorunları ve diğer çözüm bekleyen sorunları dillendirdiklerinde birilerinin ortaya çıkıp, birilerine yaranma uğruna kendilerine tepki gösterip, konuştuklarını, birilerinin de sözde gazetecilik adı altında toplumun ciddiye almadığı yağ kokan bu açıklamaları yazdıklarını belirtirken, bunların ödenmeyen yem bitkisi desteğini ve sorunları niye seslendirmedikleini merak ettiğini belirtti.

    Yılmaz, Ardahan’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın, Posof ve Çıldır’ın sorunlarını dilendirdiklerinde konuşmayanların ortaya çıkıp konuştuğunu ancak asıl konuşulması gereken bir zaman da ortada görünmediklerini de belirtti.

    Haber ekleme saati: 13.45-23/02/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    BAKAN’A DA MECLİS BAŞKANI DİYE GİTMİŞ!..

    Düşürülen Meclis Başkanı Kemal Aktaş Maliye Bakanı Kemal Kutan ile birlikte... Maliye kaydı ve işadamı olmadığı halde 2 yıldır Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meclis Başkanlığı yaptığı ortaya çıkan Kemal Aktaş’ın yasal olmayan Meclis Başkanı sıfatıyla Maliye Bakan Kemal Unakıtan’la da görüştüğü ortaya çıktı.

    Esnaf ve İşadamı olmadığı halde, iki yıldır Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meclis Başkanlığını yapan Kemal Aktaş’ın vergi kaydının ve işadamı sıfatının bile olmadığını ortaya çıkaran gazetemiz Aktaş’ın bu sıfatla Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’la da görüştüğünü de ortaya çıkardı.

    Bilindiği gibi Kemal Aktaş’ın vergi dairesinde istenen belgelerle iki yıldır esnaf ve işadamı olmadığı halde Tüccar ve Sanayicilere Meclis Başkanlığı yaptığı ortaya çıkmıştı.


    **Alal acele seçim yaptılar, yeni başkanı seçtiler!


    Gazetemizin ortaya çıkardığı skandalın hemen ardından ATSO yönetimi dün panik içinde aldığı bir kararla, Kemal Aktaş’ı meclis başkanlığından düşürüp, Aktaş’ın 2005 Mart ayından beri sanayici ve tüccar olmadan yürüttüğü ATSO Meclis Başkanlığına Fikret Timur’u seçti.


    **Kemal Aktaş: ‘Tosunğlu beni arkadan vurmuştur!’


    Kendisinin görevden alındığını Gürcistan’da öğrenen ve gazetemizi telefonla arayan Kemal Aktaş ise yaptığı açıklamada, böyle bir durumun olmadığını, ATSO Başkanının kendisine haber vermeden ve hukuksuz şekilde böyle bir yola başvurup, kendisini arkadan vurduğunu belirtti.

    Türkiye’ye döndüğünde gerekli yasal haklarını arayacağını belirten Kemal Aktaş, benim meclis başkanlığına gelmemden rahatsız olanlarla hukuki mücadelem vereceğim demiştir.  

    Haber ekleme saati: 13.42/23/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ATSO Otomasyon sistemle hizmet verecek

    ATSO Otomasyona geçiyor... Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Avrupa Birliğinden alacağı 28 bin 114, 40 ERUO destekle otomasyon sisteme geçecek.

    ATSO’nun hazırladığı, ‘Ardahan Chamber Of Commerce And Industry Full Automatıon System’ isimli proje kabul edilerek uygulamaya başlandı.

    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın tam otomasyon sistemi geçirilerek, bilgi-işlem kapasitesini arttırmak ve bu kapasiteyi kullanarak bölgesel işletmelerin yeni pazarlar ve ortaklar bulmasını sağlamak ve bölgesel işletmelerin rekabet güçlerini arttırmalarında destekleyici rol oynaması beklenen proje 28 bin 114,70 ERUO değerinde.

    Projenin %90’nını AB, %10’nun ATSO karşılayacağını belirten ATSO Başkanı Latif Tosunoğlu bu proje ile amaçlarının bölgesel ürün, hizmet ve turistik işletmelerin tanıtılması, yeni pazarlar ve ortaklar bulunması, bölge içi ve dışı girişimcilerin desteklenmesi gibi bir çok işi gerçekleştireceklerini belirtti.

    Haber ekleme saati: 13.39-23/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ARSİAD: ‘Ardahan’da diyalog eksikliği var’

    ARSİAD'ın kahvaltılı toplantısında diyalog çağrısı yapıldı... Ardahanlı Sanayici ve İşadamları Derneği geleneksel ‘Kahvaltılı Basın Toplantısı’ adı altında yaptığı toplantılardan bir yenisini daha dün gerçekleştirdi.

    ARSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gökmen Çapan’ın başkanlık ettiği toplantıya basın mensupları ile ARSİAD yöneticileri katıldılar.

    ARSİAD’da yapılan kahvaltılı toplantıda bir açıklama yapan ARSİAD yönetim Kurulu Başkanı Gökmen Çapan, Ardahan’da yaşanan bir çok ciddi sorunun altında yatının diyalog eksikliğinden kaynaklandığını düşündüğünü söyledi.

    Çapan, biz sivil toplum örgütü olarak, Ardahan’ın çıkarlarının ön planda tutulup, samimi bir hava içinde el birliğiyle sorunların üzerine gidilmesinden yana olunmasından yanayız.

    Ardahan’ın sorunlarının çözümü ve çıkarlarının düşünülmesi gerektiğini ve bürokratından, siyasisine, basınından vatandaşına kadar herkesin bir birine saygılı bir ortam içinde el birliği içinde olmasını istiyoruz. Ki; bu gerçekleşirse bir çok sorunun çözüm bulacağına olan inancımız tamdır. 

    ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan, Ardahan’ın birinci sorununun fakirlik, eğitim eksikliği, bölgenin tek geçim kaynağı olan hayvancılıkta ki problemler olduğunun unutulmamasını ve bunlar ile bunlara benzer sorunların çözümü için de idarecilerin, yöneticilerin, siyasilerin, basının ve halkın iyi diyaloglar kurmasından geçtiğine dikkat çekti.

    Haber ekleme saati: 13.33-23/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İktidar temsilcileri randevu’ya geç gelince,

    ATSO yine toparlayamadı!..

    Toplantıda uzlaşma çıkmadı... Geçtiğimiz günlerde üç ülke başbakan ve cumhurbaşkanlarının imzalayarak gerçekleştirmek için ilk adımı attıkları Bakü-Tiflis-Demiryolu’nun Türkiye bölümünün Ardahan ili sınırları içinde bulunan Çıldır Gölü batısından değil de doğusunda geçirilmesi ardından başlayan tartışmalar dün düzenlenen bir toplantıyla devam etti.

    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosonoğlu’nun önderlik ettiği, ‘Sivil toplum örgüt ve siyasi parti yöneticileri ile iktidar milletvekili ve il teşkilatını buluşturma toplantısı’ vekilin toplantıya geç gelmesi nedeniyle yarım yamalak yapıldı.

    ATSO tarafından Ardahan Öğretmen evi’nde akşam saat 18.00’da yapılacağı duyurulan ve CHP İl, DYP parti başkanları, ESOB ile Şoförler Odası Başkanları, basın mensupları ve diğer sivil toplum örgüt yöneticilerinin hazır bulunduğu toplantının ilk aşaması, milletvekili ile AKP İl yöneticilerinin gecikmesi grupların ‘İktidar randevuya gecikti’ tepkisiyle dağılmaları dolaysıyla yapılmadı.

    Verdikleri randevuya 1 saat gecikmeyle gelen AKP’lilere kızan davetlilerin dağılması üzerine toplantı, geriye kalanlarla AKP Ardahan İl binasında yapıldı.

    AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun, AKP İl Başkanı Nusret Koyuncu, AKP Merkez İlçe Başkanı ile AKP’li Ardahan, Posof İl Genel Meclis Üyelerinin bulunduğu toplantıya, ATSO Başkanı Latif Tosunoğlu ile DYP İl Başkanı Hikmet Görmüş ve dün ATSO’nun Meclis başkanlığına seçilen Fikret Timur katıldılar.

    Basın mensuplarının bir grubu da diğer parti ve sivil toplum temsilcileri gibi ikinci toplantıya katılmadılar.


    ***Trenden, KÖY/DES’e gelindi!


    Yarım yamalıkta olsa iktidar temsilcileri ile bir araya gelebilen kişiler, öncelikle Çıldır gölünün batısında geçmesi beklenen, ancak son anda yapılan değişiklikle Ardahan ile alakası olmayan gölün doğusunda geçen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunu projesinin yeniden değerlendirilip, değerlendiremeyeceğini, ve bu konuda bir araya gelecek bir heyetin vekil aracılığıyla başbakan ve diğer hükümet temsilcileriyle görüştürülüp, görüştürülemeyeceğini AKP’nin Ardahan Milletvekili Kenan Altun’a sordular.

    Tren yolunu imzalanan mevcut proje üzerinde yapılması halinde Ardahan’a faydasının olmayacağını belirten ATSO başkanı, Ardahan milletvekilinden kendilerini hükümet yetkilileri ile görüştürüp, konuyu yeniden masaya yatırılması için yardım isterken, DYP İl başkanı Hikmet Görmüş’te, Tosunoğlu’na bu konuda katıldığını söyledi.

    Basın mensupları ile il genel meclis üyelerinin de demiryolu projesi konusun da milletvekiline sorular sorduğu toplantı, Gazetecilerin, Ardahan’da uygulanan başta KÖY/DES projesi olmak üzere hükümetin yapmaya çalıştığı birçok işin neden başarılı olmadığını milletvekiline sorunca toplantının gündemi bir anda değişerek, AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun ile gazetecilerin tartışmasına dönüştü.

    Hükümetin çalışmalarının gerektiği gibi Ardahan’a yansımadığından yakınan gazeteciler ile milletvekilinin tartışması zaman zaman alevlenirken, bu tartışmaya sık sık giren İl Genel meclis üyelerinin de özelikle KÖY/DES projesi konusunda gazetecilere katıldıkları gözlendi.


    ***Vekil: ‘Sabır edin güzel şeyler olacak”


    AKP İl Başkanlığı binasında yapılan toplantıya ev sahipliği yaparak, hükümete ve de kendisine yönelik tepkileri cevaplandıran AKP Ardahan milletvekili Kenan Altun, tren yolunun Türkiye için önemli bir proje olduğunun unutulmaması gerektiğini belirtirken, ‘bu konuda ve birçok konuda sabır edilip, beklenmelidir. Cumhuriyetten bu yana birikmiş birçok sorunun anında çözmenin zor olduğunu, ancak kendilerinin döneminde bir işe el atıldığının da görülmesini istiyoruz’ diyerek gelen tepkileri göğüslemeye çalıştı.


    ***Heyete gerek yok ben Ankara’dayım bu yeter!


    Toplu konutlar, spor salonları, sağlık ocakları gibi bir çok işi bitirdiklerini belirten AKP Milletvekili Kenan Altun bazı eksiklikleri ile tartışılan KÖY/DES projesi kanalıyla bir çok köyün, yol ve suyunun yapıldığını inkar etmemek gerekir diyerek şöyle devam etti.

    Biz, öncelikle Türkiye diyoruz, Türkiye kalkınacak içinde Ardahan’da kazanacak. Bugün dışarıdan Ardahan’a hastaneye gelenleri görmek gerek. Bu gösteriyor ki Ardahan’da doktor ve sağlık cihazlarının artık var olduğunu, yeni yapılacak olan 150 kişilik hastane, 500 kişilik öğrenci yurdu, hükümet konağı gibi projelerin gerçekleşeceğidir. Biz şov yapmıyoruz, halka yönelik çalışıyor. Oy versinler vermesinler biz gereken hizmeti veriyoruz.

    Ardahan ve Çıldır’da yeni yapılacak TOKİ konutları gibi doğalgaz barajların projelerinin gerçekleştirilmesini sağlayacağız.’ Dedi.

    Yaklaşık iki saat süren toplantı ATSO’nun Ankara’ya gidilmesi için bir heyetin hazırlanması ve bu heyete vekilin önderlik yapması önerisinin milletvekili Kenan Altun’un, geçmişte birçok heyet gitti de ne oldu. Bana göre gerek yok, biz Ankara’da gerekeni yapıyoruz’ demesiyle ciddi bir sonuca varmadan sona erdi.

    Haber ekleme saati: 13.30-23/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    MEYDAN ŞAP’A OTURDU!..

    Meydan sessiz, sedasız hareketli günlerini bekler.. Geçtiğimiz günler içinde üç köyde görülen Şap hastalı üzerine il genelinde alınan karantina kararı devam ediyor.

    İl genelinde devam eden karantina dolaysıyla hayvan pazarları boş kalırken, karantinanın ne zaman kaldırılacağı yönünde kesin bir tarihin verilememesi dikkat çekiyor. İl Tarım MüdürlüğününArdahan merkez’e bağlı Yaylacık, Beşiktaş ve Dağcı köylerinde ortaya çıkan şap hastalığı üzerine bölgede bulunan hayvanların aşılama çalışmasına başladığı ve hastalığın yayılmaması için tedbirler aldığı öğrenilirken başta Ardahan Belediyesi’ne ait hayvan meydanı olmak üzere tüm hayvan pazarları o hareketli günlere dönecek günü bekliyorlar.                 

    Haber ekleme saati: 15.08-22/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kurtuluş gününe herkesi davet eden Çıldır Belediye Başkanı Nizamettin Coşkun:

    KOMŞUDAN PİŞENDEN BİZDE İSTİYORUZ!..

    Başkan sizi Çıldır'a davet ediyor Ardahan’ın Çıldır ilçesi AKP’li Belediye Başkanı M. Nizamettin Coşkun,  2011   Erzurum Kış Olimpiyatları ile ilgili, “Komşuda pişenden istiyoruz “diyerek”,  buz üzerinde yapılacak olan oyunların Çıldır gölü üzerinde yapılması için çağrıda bulundu.

    25 Şubatta yapılacak olan Çıldır’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 86. Yıldönümünde ciddi bir organizeyle bu çağrısını yineleyecek olan Coşkun, “Kış Olimpiyatlarından Ardahan’ın da pay alması için ne gerekiyorsa yapılmalı ve biz bunları yapmaya hazırız.’ dedi.

    Bunun için önlerinde dört yıl gibi uzun bir süre ve Çıldır gölü gibi doğal bir buz pistinin olduğunu dile getiren Coşkun, ‘Bize bu konuda yeşil ışık yakılırsa biz Çıldır gölünün etrafını bir yıl içinde tesise boğarız. Dört ay gibi uzun bir süre Gölün buzu erimiyor. Neredeyse 50 cm yi bulan bir buz kalınlığı var. Buz pateni federasyonundan gelen uzmanlar, Gölün buz pateni için en ideal yer olduğunu söylüyorlar. Aynı anda üç bin kişiyi üzerinde taşıdığı halde bir sorun yaşanmadı. Şimdiye kadar yapılan etkinlikler bu söylediklerimizi destekler niteliktedir. Valimiz Murat Yıldırım’ın Ardahan’a geldiği günden bu yana Çıldır gölü ile ilgili çalışmaları ve gayretleri oldu. “Kar Buz festivali” ile Gölün bu halini ciddi manada ulusal basına taşıdı. Biz Komşumuz olan Erzurum’un Buz sporları dalında yetersiz olduğunu biliyoruz. Bunun için en uygun yer Çıldır gölüdür”.dedi.

    Selahattin Alpay Ardahan'a gelecek.. **KURTULUŞA HERKESİ DAVET ETTİ!..


    25 Şubatta yapılacak olan kutlamalarda ise Türk Halk Müziğimizin sevilen ismi Selahattin Alpay’ın yan ısıra Sakine Fidan ve Ferman Kaya gibi sanatçılar sahne alacak. İstanbul’dan gelecek 35 kişilik Mehteran Bölüğü ve bölgeninim sevilen Halk Ozanları kutlamalarda yer alacak diğer gösteriler arasında. Çıldır Gölü kenarında bulunan Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi önünde kurulacak olan tören alanı, kutlamaların adresi olacak.

     Bu kadar büyük bir organizenin arkasında yatan tek sebebin 2011 Kış Olimpiyatları olduğunu söyleyen Coşkun:” .Gölümüzü tanıtmak, bölgeyi kalkındırmak için bize bunu çok görmemeleri lazım. Hiç bir yatırımın gelmediği bölgeyi bu şekilde tanıtmak zorundayız”.dedi

    Haber ekleme saati: 14.59-22/02/2007

    Haber/Fotolar: Ercan Yentek

    BU KAMPANYAYA KAN VERİN

    Bu kampanyaya destek verin İstanbul’da bulunan Ardahan Dernekler Birliklerinden Ardahan’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 86. Yıldönümünde örnek bir davranış.

    Ardahan adına kurulmuş birçok dernek ve vakfın bol rakılı ve de kazlı geceler düzenleyip, sözde Ardahan geceleri düzenlediği bir zaman da İstanbul’da bulunan Ardahan Dernekler Birliğinin bu örnek davranışı kamuoyunda büyük destek gördü.

    Kızılay ile birlikte düzenlenen kampanya ile İstanbul’da yaşayan Ardahanlılara yönelik bir KAN BANKASI kurulmasını hedefliyen derneklerin bu örnek çalışmasına, başta İstanbul’da bulunan Ardahanlılar olmak üzere herkesin destek vermesi istenirken, bunun sağlanması halinde kan ihtiyacı duyan her insana anında kan sağlama imkanı bulunacak.

    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan Dernekler Birliğinin bu yöndeki yazılı bildirisi aynen şöyle; 

    Sayın Ardahanlı hemşerilerim, 

    Ardahanlı Dernek, Yerel Basın ve İnternet Sitesi yöneticilerim;

    Bilindiği üzere Ardahan Dernekler Birliği olarak bu yıl Ardahan’ımızın kurtuluşunun 86. yıldönümü münasebetiyle 26 derneğimizin katılımıyla yapılan toplantıda (varlığından haberimiz olmadığı için ulaşamadığımız ve değişik nedenlerle toplantıya katılım sağlayamayan derneklerimiz hariç) Kızılay Kan Merkezi bünyesinde  “Ardahan Kan Bankası” kurulmasına karar verilmiştir. 25 Şubat 2007 tarihinde BAKIRKÖY ÖZGÜRLÜK MEYDANIN da yapılacak olan KAN BAĞIŞI KAMPANYASI’NA gerekli ilginin gösterileceğinden kuşkumuz bulunmamaktadır.

    Hep şikâyetçi olduğumuz birlikte bir şeyler yapamıyoruz bahanelerini geride bırakmaya var mısınız? Gelin o zaman birlikteliğimizi pekiştirmenin en iyi yolunu kampanyaya gerekli katılımı göstererek eş, dost, akraba ve çevremizde ki duyarlı vatandaşları da alarak Özgürlük meydanını insan seline boğalım. Ardahan ve Ardahanlıların ne demek olduğunu dosta düşmana gösterelim. Kan ihtiyacı olabilecek veya olan yakınlarımıza her an kan temin edebileceğimiz bu fırsatı iyi değerlendirelim. 

    30 adet sokak pankartı ve 1000 adet ekli örneği gönderilen afişlerden basılmıştır. Hemşerilerimizin yoğun olduğu bölgelerden ve derneklerden gelen talep doğrultusunda dağıtımı yapılacaktır. Derneklerimize, arabalarımızın camlarına, marketlerimize, işyerlerimize, bakkallarımıza, lokallerimize afişlerimizi asarak insanları haberdar edelim. Sokak pankartlarını bölgemizin en can alıcı yerlerine asılım. Hiçbir kimsenin egemenliği ve yönlendirmesine maruz kalmadan Ardahan için yapabileceğimiz bu iyiliği kendimizden ve yakınlarımızdan eksik etmeyelim. Gerekli irtibat için derneklerin telefon numaraları ekli olarak gönderilmektedir. 

    Saygılarımla arz ederim. 

    ARDAHAN DERNEKLER BİRLİĞİ ADINA;

    Güven DOĞRUYOL

    Ardahan Kültür ve Yrd.Der. Y.K.Başkanı 

    Haber ekleme saati: 10.39/22/02/2007

    ATSO’NUN MECLİS BAŞKANI’NIN 

    İŞADAMI OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI!

    2 yıldır ATSO'nun meclis Başkanığını yapan Kemal Aktaş'ın (küçük resim ve cigara içen resim) başkanlığı olayı öğrenen Gazeteci Fakir Yılmaz'ın araştırması üzerine al acele düşürüldü.. İki yıldır Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası’nın Meclis Başkanlığını yapan Kemal Aktaş’ın vergi kaydının ve işadamı sıfatının bile olmadığı ortaya çıktı.

    Tam bir komedi olan bu durumun vergi dairesinde istenen belgelerle ortaya çıktığı öğrenilirken, iki yıldır esnaf ve işadamı olmadığı halde Tüccar ve Sanayicilere Meclis Başkanlığı yapan birinin bu konum da olduğu yönetimin nasıl olup bilmediği ise merak konusu oldu.

    Başta ATSO’ya başkanlık eden Latif Tosunoğlu olmak üzere Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminin iki yıldır meclis başkanlığını yapan Kemal Aktaş’ın  5 bin 147 sayılı kanununa göre meclis başkanlığının yasal olamayacağını nasıl olup bilmediği sorulurken, esnaf ve ya sanayici kimliği olmayan, vergi kaydı bulunmayan bir kişinin bugüne kadar ATSO adına attığı imzalarının ve aldığı harçlarının hesabının ne olacağı merak edeline diğer bir konu oldu.


    **Foya ortaya çıkınca acele seçime gidiyorlar!


    İşadamı olmadığı halde iki yıldır Ardahanlı İşadamlarına Meclis Başkanlığı gibi önemli bir görevi yapan Kemal Aktaş Gazetemizin ortaya çıkardığı skandal ve bu konuda ki skandal’ı araştırmaya başladığını öğrenen ATSO yönetiminin panik içinde aldığı bir kararla, Kemal Aktaş’ı meclis başkanlığından düşürüp, Aktaş’ın 2005 Mart ayından beri sanayici ve tüccar olmadan yürüttüğü ATSO Meclis Başkanlığı görevinden aldı. ATSO yönetiminin bugün yeni Meclis Başkanını seçmek için yönetim olarak yeniden seçime gideceği bilgisi alınırken, bir üyenin de Aktaş gibi vergi kaydı olmadığı, kayıtlar da esnaf ya da tüccar olarak görülmediği gerekçesiyle meclis yönetimi görevinden alındığı da öğrenildi.


    **Daha önemli şeyler var!


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu ise bu yöndeki sorularımıza karşın ilginç bir cevap vererek, ‘bunun önemli bir şey olmadığını, daha önemli şeylerle ilgilenmemizi tavsiye etmesi dikkat çekti.


    **Yönetime şaibe düşmüştür! ..


    Meclis Başkanının işadamı olmadığı gerekçesiyle düşürülüp, bir üyesinin de aynı durum dolaysıyla üyelikten düşürülmesini sorduğumuz birçok Ardahanlı işadamı bunun bir skandalın ötesinde rezillik olduğunu belirtirlerken, ortaya çıkan bu durumun Latif Tosunoğlu yönetimini de şaibeli hale sokmuştur diye düşündüklerini belirtirlerken, Ardahan’ın ne hallere düştüğüne üzüldüklerini söylemiştirler..


    **TOBB Başkanı LEPTOP VE CEP telefonu hediye etmişti!..


    Yasal olarak meclis başkanlığı yapamadığı ortaya çıkan, ancak bu görevi iki yıldan fazladır yapan Kemal Aktaş’a TOBB tarafından bir dizüstü bilgisayar ve cep telefonu da hediye edilmişti.

    Haber ekleme saati: 15.53-21/02/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz-ÖZEL HABER

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    Rezikliktir ..

    Fakir Yılmaz Yukarıda ki manşet haberimizi okuyanların Ardahanlıların başına güleceğini iyi biliyorum.

    Nedeni de, başta tren yolu olmak üzere bir çok soruna el atacak bir kurumunun içler acısı halini ortaya koyduğu içindir..

    ‘Hele Ardahan’ın haline bakın’ dedirtecek bu haberi araştırdığımızda bizler de hem güldük, hem de halimize ağlayıp durduk..

    Bakalım sizde gülecekmisiniz, ağlanacak halinize…

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.41832 28

    Baki Başkan yaman yorulmuş ..

    CHP Göle İlçe Başkanı üç karede uyumamak için direniyor.. Yoğun siyasetin yorduğu siyasilerimizden olan Göle CHP İlçe Başkanı Baki Çetin gibi gazetecilerin fotoğraf makinalarına düşen yukarıda ki kareleri görenlere, ‘Vah vah, ne kadar günah adamlara, gecelerini gündüzlerini sorunlarımızın çözümü için harcayıp, uykularını bile haram etmelerine rağmen yine yaranamıyorlar’ dedirtiyor adeta ..


    ***Haber Yorum


    ****Konuşuyorlar ..****


    Gazetelerimizin günler, hatta aylar öncesi dile getirip bar bağ bağırdığı  Ardahan’ın sorunlarının bir çoğunun iş işten geçtikten sonra siyasilerimizin gündemine girdiğini gördümüz şu günlerde, başta tren yolu olmak üzere her konuda konuşan konuşana ..

    Gerçi, seçimlerin yaklaştığını hatırladıkça bu konuşanların ne kadar samimi olduğunu düşünmüyor değiliz ya neyse..

    Ama yanda ki CHP’li Baki Çetin’in fotoğrafını görünce siyasilerimizin gecelerini gündüzlerine kattığını da anlamıyor değiliz..

    Çünkü, Baki başkan gibi uyumamak için direnmeleri bile Ardahan için iyidir deriz …

    Yorum: Fakir Yılmaz

    Oğuzyolu köylüleri birlik yoluna adım attılar

    Ardahan’a bağlı Hanak ilçesi Oğuzyolu köylüleri bir çatı altında toplanmak için ilk adımı attılar. Başta İstanbul’da olmak üzere doymak için doğdukları Ardahan’ı terk ederek çeşitli metropoller de bir araya gelen diğer hemşerilerimiz gibi Hanak/Oğuzyolu köylüleri de bir dernek kurmak için çalışma başlattılar. Burhan Ekmekçi ve arkadaşlarının önderliğini yaptığı bu girişimin önümüzde ki günlerde yapılacak geniş çaplı bir toplantı ardından Oğuzyolu Derneği adı altında dernekleşme yolunda ikinci adım olacağı öğrenildi.       

    Haber ekleme saati: 13.09-21/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Valilik ve İl Özel İdare’den kültüre 20 bin Ytl.

    İsmail Mor Mehmet Güzel’in emekli olması ardından Ardahan İl Kültür müdürlüğüne atanan İsmail Mor göreve başlar başlamaz Valilik ve İl Özel İdareden aldığı destekle sevindi.

    Yıllardır Ardahan İl Kültür Müdürlüğünü başarıyla yapan ve Ardahan kamuoyunda mütevaziliği ve de halkla kurduğu ilişkiler dolaysıyla sevilen İsmail Mor’un başına geldiği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Ardahan valiliği ve de İl Özel İdareden 20 bin Ytl. Nakit para desteği verildi.

    Başta Ardahan’ın tanıtılması ve de kültürel çalışmalar olmak üzere başına getirildiği müdürlüğü en iyi şekilde yapmaya çalıştıklarını belirten yeni Kültür Müdürü İsmail Mor aynı zaman’da Ardahan’da düzenlenen futbol etkinliklerine de destek vermesiyle tanını bir isim.

    Haber ekleme saati: 13.00-21/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Muhtarlar validen yer istediler

    6 mahalle muhtarı valiyle birlikte görünüyorlar Ardahan kent merkezinde bulunan 6 mahalle muhtarı Vali Murat Yıldırım’dan kendilerine yer verilmesi yönünde yardım istediler.

    6 mahalle muhtarının hiç birisinin muhtarlık binasının olmadığını belirten Ardahan mahalle muhtarı belediyeye bu yönde yaptıkları başvuruların da bugüne kadar cevap bulmadığından da yakındılar.

    Halilefendi, Atatürk, İnönü, Karagöl, Kaptanpaşa ve Yenimahalle Muhtarlarının bir toplantı nedeniyle makamında bir araya geldikleri Ardahan valisi muhtarların bu sorununu ilk kez öğrendiğini belirtirken, asıl görevin belediyenin olmasına karşın kendisine düşen her türlü yardıma hazır olduğunu sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 12.56-21/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ankara Vilayetlere Hizmet Götürme Birliği Ardahan’da Yurt Yapacak

    Yıllardır bitmeyen bu yurtta 500 kişilik olacak Uzun süredir tartışılan ve arazi bulunamadığı için üç yıldır yapılamayan Ankara Vilayetlere Hizmet Götürme Birliği Yurdu için gereken arazi sorunu nihayet çözüldü.

    Gazetemizin üç yıldır yılmadan, bıkmadan gündemden tutup, arazinin bulunması için yetkililere seslendiği soruna el atan Ardahan Valisi Murat Yıldırım gereken arazinin teminini sağlayıp, gerekli işlemleri başlattı. 

    Göle ilçesinin eski kaymakamının başkanlığını yaptığı Vilayetlere Hizmet Götürme Birliği tarafından yapılacak olan 200 kişilik modern bir orta öğrenim yurdunun temelinin bu yılın ortalarında atılması hedeflenmektedir.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın girişimleriyle Ardahan Özel İdare Müdürlüğünün 155 bin YTL.’ye  mal ettiği 3.5 dönümlük arsa üzerine yapılacak olan yurdun, bu yıl bitirilip teslim edilmesi düşünülüyor.

    Yapımına kısa bir süre içinde başlanacağı bildirilen yurdun maliyetinin tamamını Vilayetlere Hizmet Götürme Birliği karşılayacak. Ardahan Karagöl Mahallesi Yıldızevler mevkiine yapılacak olan yurdun, önemli bir eksiği kapatacağı düşünülüyor.

    Haber ekleme saati: 12.53-21/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Altun’a köylüsü İl başkanından cevap:

    “BİZ ALTUN GİBİ İLGİSİZ DEĞİLİZ Kİ KONUŞMAYALIM!

    MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat Tren yolunun güzergâhının değiştirilmesiyle alevlenen Ardahan’da ki siyasi arena tartışmaları, iktidar Partisi Milletvekili Kenan Altun’un açıklaması ardından devam ediyor.

    Sorunlar karşısında sessiz kalmakla suçlanan ve yemin töreni hariç hiç konuşmadığı belirtilerek, sık sık  eleştirilen AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun’un projesi son anda değiştirilip, Ardahan ile alakalı olmayan bir yerden geçirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi ardından gelen tepki ve açıklamalara karşın, ‘ İlgisi olmayan konuşuyor’ başlıklı açıklamasına ANAP İl Başkanı Sürmeli Kılıç’tan sonra MHP Ardahan İl Başkanından tepki geldi.


    **BİZ KONUŞTURDUK!


    Kenan Altun’un  tren yolu ile ilgili yapılan tartışmalar ardından gazetelere, ‘Bu konuda ilgisi olmayanlar konuşuyor,  demecini vermesi gülerek karşıladıklarını belirten, MHP Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, aynı zamanda köylüm olan sayın vekilimin geçte olsa bir demeç yoluyla konuşmasına sevindim. Ancak sayın vekilimiz partimizin görüşü ve açıklaması ardından bu açıklamayı yapması hem gecikmiş bir açıklamadır. Hem de MHP’nin kendisini konuşturabildiğinin açık örneğidir. Benim, www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com internet gazetesiyle ile Son Vilayet Gazetesi’ne verdiğim açıklamama ardından bir hayli rahatsız olduğunu gözlemlediğim açıklamasında bizleri konuşmakla ve ilgisi olmayanlar olarak suçlayan vekilimize sorarız, Ardahan’ın sorunları hangi vatandaşı ilgilendirmez ki beni de, partimi de ilgilendirmesin. Kendisini ilgilendiren sorunlar karşısında 4 yıldır suskun kalan ve bir çözüm aramayan sayın vekilimizin bizim bir sitemimizle konuşması gerçekten bizi mutlu etmiştir. Çünkü, seçildiği günden bugüne kadar varlı ile yokluğu belli olmayan sayın Altun’un bu açıklamasıyla kendisinin Ardahan’da ve Ardahan sorunlarıyla yakın olmazsa da Ankara’da olduğunu ve yaşayıp, sağlıklı olduğunu anlamış olduk. Ama gönül isterdik ki sayın vekilimizden sonra bizler konuşsaydık. Ve gerçekten kendisini ilgilendiren sorunların çözümünde kendisinin ilgisini görseydik de biz sussaydık.’ dedi.

    Oysa, Meclisin üçte ikisinin çoğunluğunu almış bir hükümetin milletvekili olmak Ardahan’a her zaman nasip olmaz. Fakat, bunu değerlendirmek gerekirdi. Bu fırsat değerlendirilememesi Ardahan’ımız için gerçekten üzücüdür.’ diyerek sözlerini bitirdi.        

    Haber ekleme saati: 12.47-21/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    EMNİYET’TEN HUZUR TOPLANTISI

    Emniyet çalışmalarını slayt gösterisiyle sundu Emniyet Müdürü İbrahim Demirci, Kars’ta son 50 gün içerisinde şahsa karşı 147 olayın meydana geldiğini ve bunun 132 failinin yakalandığını bildirdi.

    Emniyet Müdürü Demirci huzur toplantısı yaptı. Polisevi’nde düzenlenen huzur toplantısına AKP İl Başkanı Remzi Aras, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve oda başkanları ile Emniyet Müdürlüğü şube müdürleri katıldı. Toplantıda konuşan İl Emniyet Müdürü İbrahim Demirci, Kars’ta polis vatandaş ilişkilerini en üst seviyede tutacaklarını söyleyerek, “Polis vatandaş el ele, Kars’ta daha huzurlu günlere” dedi.  

    Demirci, slayt gösterimiyle son 50 gün için de yapılan çalışmalar ve faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Emniyet Müdürü Demirci şöyle konuştu:

    ”İlimizde 50 gün içerisinde şahsa karşı 147 olay meydana gelmiş bulunmakta ve 132 fail yakalanmış, 12 fail firar, 2 faili meçhul. Mala karşı işlenen suçlarda: 52 olay medya gelmiş, 29 fail yakalanmış, 2 fail firar, 21 faili meçhul. Olaylara karışan mağdur ve şüpheli şahıs sayıları ile olaylarda elde edilen silah ve mühimmat sayıları: Mağdur 184, şüpheli 354, silah 14, bıçak 30, fişek 62, sopa ve benzeri 9. Meydana gelen Terör olayları: yazılama bildiri atma 1, şüpheli paket 1, ideolojik amaçlı tehdit 1, örgüt propagandası yapmak 1. ayrıca Emniyet Müdürlüğü Terörle mücadele şube müdürlüğü orta öğretim ve yüksek öğretim pansiyonlarında kalan öğrencilere terörle mücadele konusunda bilgilendirme konferansları da vermeye devam ediyor. Kaçakçılık olaylarına bakıldığın da ise, Narkotik 2, mali suçlar 5. Çocukların karıştığı olay sayısı 32, mağdur çocuk 23, şüpheli çocuk sayısı ise 50 dir” dedi.

    Emniyet Müdürü Demirci, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında uygulamaya geçirilen okul polisliği kapsamında il merkezinde bulunan Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda öğrenim görmekte olan 30 öğrenciye eğitimlerine katkıda bulunmak amacıyla kırtasiye yardımı yapıldığını söyledi.

    İnternet cafelerin ve oyun salonlarının denetimi düzenli olarak yapılmakta ve herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılması halinde gerekli yasal işlemlerin yapıldığını belirten Demirci şöyle dedi: 

    ”12 yaş ve altındaki  çocukların  eğitim ve öğretimlerini aksatabilecekleri, zararlı alışkanlıklar edinebilecekleri, fiziksel ve ruhsal gelişimlerine olumsuz yönde etkileyeceğinden, yanlarında veli yada vasileri olmaksızın bu yerlere girmeleri yasaktır. Psikolojik ve fizyolojik gelişime olumsuz etkisi olabilecek şiddet ve  pornografik değerleri barındıran,  kumar ve uyuşturucu kullanımı vb. kötü alışkanlıkları özendirici oyunların oynatılması ve bilgisayarda depolanması kanun gereği yasaktır. İnternet kafe ve elektronik oyun yerlerinde, çocuklarımızın ve gençlerimizin sigara gibi zararlı alışkanlıklar edinmelerini önlemek ve tütün mamüllerini kullanmayanların sağlıklarını korumak amacıyla, bu yerlerde sigara içilmesi de yasaklanmıştır. Belirtilen yasaklama ve zorunluluklara uymayan işletmeci veya sorumluları hakkında adli ve idari işlem yapılmaktadır.”

     Emniyet Müdürü İbrahim Demirci ayrıca, 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında trafik yoğunluğu bulunan okullarda, 15 öğretmen, 88 öğrenci olmak üzere 103 adet okul geçidi görevlisi tespit edildiğini ve eğitimler sonunda düzenlenen kimlik belgelerinin Kars Milli Eğitim Müdürlüğüne teslim edildiğini kaydetti.

    Haber ekleme saati: 08.58/21/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Krotağ/Kars

    SHP’NİN TARIM POLİTİKASI

    SHP Kars İl Başkanı Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP) Kars İl Başkanı Nihat Özgünlü, Kars ve Ardahan’ı da yakından ilgilendiren partisinin “tarım programını” açıkladı. Kars ve Ardahan’ın ekonomik etkinliğini oluşturan tarım politikasına şu ana kadar siyasi partilerin ciddi bir şekilde eğilmediğini belirten

    Özgünlü, “Partimizin tarım politikasının uygulanması, en çok Kars’a yarayacak.” dedi.

    SHP Kars İl Başkanı Özgünlü, partili üreticilerin ve uzmanların katılımıyla oluşturulan tarım programını şöyle açıkladı: 

    “Asıl olarak yatırım teşvikleri ve ürün primleri kullanılarak, ulusal düzeyde ve havza düzeyinde tarımsal planlama yapılacaktır. Tarımsal desteklemelerle mülkiyet değil üretim ödüllendirilecek, örgütlü üreticilere öncelik verilecektir. Tarımsal girdi fiyatları dünya fiyatlarına indirilecek, tarımsal ürün fiyatlarının dünya fiyatlarına uyumu sağlanacaktır. SHP üreticilerin örgütlenmesini tarımın gelişmesinin ön koşulu olarak görmektedir. Birden fazla üreticinin gönüllü ortalığına dayalı ve ortaklık mekanlarında birarada üretim yapılmasına olanak sağlayan “Paydaş Çiftlikler”, örneğin besicilik, seracılık gibi dallarda oluşturulacak; ayrıca kooperatiflerin ve diğer örgütlenmelerin kurulması özendirilecektir. “Arazi Bankası” kurularak toprak reformu ve toprak toplulaştırmas yapılacaktır. Arazi Bankası toprak alarak, toprak satarak, toprak dağıtarak toprak toplulaştırarak kırsal alanda toprak-insan ilişkilerini düzenleyecek v yeter gelirli işletmeler yaratacaktır. Vadeli işlem borsaları yaygınlaştırılarak tarım sektöründeki dönemsel dalgalanmalar sınırlandırılacaktır. Makine ringleri oluşturularak, tarımsal makine sahipleri ile bu makinelere ihtiyaç duyan üreticiler arasında örgütlü işbirliği kurulacak, bu yolla tüm çiftçilerin tarımsal makine kullanımı sağlanacaktır. Temel tarımsal hizmetler ve kırsal altyapı hizmetleri “Merkez Köyler” aracılığıyla yaygınlaştırılacak, bu yolla kırsal yerleşim deseninin yeniden düzenlenmesine katkıda bulunulacaktır. Her 750 işletmeye sahip köy veya köy grubu için “Tarımsal Danışmanlık Birimi” kurulacak ve bu kapsamda öncelikle 1 ziraat mühendisi ile 1 veteriner hekim istihdamına gidilecektir.”

    Haber ekleme saati: 08.55-21/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/kars

    Otelci babasını komalık etti ..

    Oğlu'nun saldırısına uğrayan baba komalık oldu (Resim: Arşiv) Ardahan’ın Posof ilçesinde meydana gelen ilginç bir olay ilçede günün konusu oldu.

    Alınan bilgilere göre kent merkezinde otelcilik yapan Sabri Kurşun isimli bir kişi, yabancı uyruklu bir bayanla kaldığı gerekçesiyle oğlu tarafından baltayla başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanarak komalık edildi.

    Kent merkezinde bulunun Kurşun Otel’in sahibi olan babasının baltayla ağır şekilde yaralayan ismi öğrenilemeyen şahıs tutuklanarak cezaevine konulurken, oğlunun saldırısına uğrayan Sabri Kurşun’da yine Ardahan bulunan Devlet hastanesi’nde tedavi altına alındı.

    Haber ekleme saati: 22.32-20/02/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İhaleler yapıldı, herkes barajlara sahip çıktı!..

    Gündem şimdi baraj!.. Ardahan kent merkezinde geçen ve Hazar denizine kadar uzanan Kura Nehri üzerinde kurulacak olan iki barajın ihalesi yapılınca sahipleride arttı.

    Yıllardır tozlu raflarda bekleyen Kayabeyi/Akıncılar ve Köroğlu/Sevimli barajların dün ve bugün ihale edilerek, işi yapacak firmalar belli olunca bölgede siyaset yapan siyasiler seçmene mesaj çekme yarışı içine girdiler.


    ***Köroğlu’nu Ardahanlı müteahhit yapacak ..


    Dün ihalesi yapılarak, Pelin İnşaat A.Ş.’nin aldığı Akıncı Barajı’nın ardından bugünde Köroğlu barajının ihalesi yapılarak Ardahan/Hanak’lı İşadamı olan Ünal İnşaat’ın sahibi Necati Ünal aldı.

    İki ihalenin yapılamış ardından başta gazetecilere olmak üzere bölgede bulunan Ardahanlı üçül.. seçmenlerine mesajlar çeken siyasiler yapılacak olan ihalelerinin kendi gayretleri sonucu ihale aşamasına geldiğini ilan etme yarışına girdiler.

    CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün, ‘DÜN AKINCILAR BARAJI BUGÜNDE KÖROĞLU BARAJI İHALESİ YAPILDI. BÖLGEMİZE HAYIRLI OLSUN” şeklinde ki müjdeli cep telefonlu mesajı ardından, Ardahan Eski Milletvekillerinden Faruk Demir’de, ‘2001 YILINDA PROJESİNİ YAPTIRIP ÇED RAPORUNU ALDIĞIMIZ BARAJLAR PROJEMİZ’İN İHALESİ YAPILMIŞTIR. ARDAHANIMIZA HAYIRLI OLSUN’ diye cep telefon yoluyla mesaj çekerek, dün ve bugün ihaleleri yapılan iki baraja sahip çıkmaya çalıştılar.


    ***Kenan Altun’un haberi yok iddiası!..


    Bölgenin yaklaşık 60 yıldır beklediği ve esik Sanayi Bakanı olan Ardahanlı Abdulkerim Doğru’nun projelerini ben yaptırdım dediği, Sırrı Kenan Altun Atalay’ın yakınları olanların ise barajların Atalay’ın döneminde planlarının hazırlandığını ileri sürdüler.

    İki dönem vekillik yapan, ancak şovdan öte Ardahan’a faydası olmayan eski Milletvekili, Şavşatlı hemşerimiz Saffet Kaya’da Kayabeyi ve Köroğlu Barajlarının kendisinin döneminde Plan ve Bütçe Komisyonundan bizzat benim imzamla geçtiğini öne sürdü.

    Bir süre önce projesinin son anda değiştirilip, Ardahan il sınırlarında geçmesi engellenen Bakü-Tiflis-Kars Tran yolu, yıllardır açılmayı bekleyen Çıldır/Aktaş sınır kapısı, işlemeyen Posof/Türkgözü sınır kapısı, yıllardır bitmeyen 31 kilo metrelik yolu dolaysıyla açılmayan Yanlızçam/Ardanuç yolu, hızla devam eden göç, diz boyu olan işsizlik, her geçen gün biten hayvancılık konusun da ve başta 19 trilyona yakın parasının adeta heba edildiği KÖY/DES, Ardahan Organize Sanayi, Fakülte gibi konularda sesiz kalmayı yeğeleyen siyasilerin dün ve bugün yapılan kura Projesi içinde iki barajın ihalesi ardından açıklama üzerine açıklama yapa dursunlar. Şu an iktidar temsilcisi olan AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun’un sesi çıkmadığı görüldü.

    İktidar Milletvekilinin birçok konuda olduğu gibi bu konuda da habersiz olduğu için bir açıklama yapmadığı ileri sürüldü.


    ***Eğer biterse ..


    Köroğlu, bir diğer ismiyle Sevimli Barajı ise, Kura Nehri ana kolu üzerinde, Ardahan kent merkezi mansabında, Sevimli Köyü mevkiinde yapımı planlanan dere yatağından 136 metre yüksekliğinde 8,7 hektometreküp gövde dolgusuna sahip, Kenan Altun toplam 292 hektometreküp su depolama hacimli kaya dolgu tipinde barajda düzenlenecek olan suların, 13 kilometre uzunluğundaki bir tünelle Akıncı mevkiine düşürülerek, tesis edilecek 150 megavat kurulu gücündeki Akıncı Hidroelektrik Santralı da, yılda, toplam 443 gigavat/saat enerji üretilmesi, ön inceleme çalışmalarında öngörülmüş idi. 

    Ancak, sürdürülmekte olan master plan çalışmaları kapsamında, planlama seviyesinde incelenen Köroğlu Barajında düzenlenen suların 13 kilometrelik tünel yerine, 4 kilometrelik bir tünelle düşürülerek, Kotanlı Hidroelektrik Santralının yapılması, bu hidroelektrik santralın çıkışında ise, Kayabeyi Barajının inşa edilerek, yine, bu barajda düzenlenecek suların ikinci bir tünelle, daha önce planlanmış olan Akıncı Hidroelektrik Santralı yerine düşürülmesi suretiyle enerji üretilmesi öngörülmektedir. 

    Bu durumda, 44 megavat kurulu gücündeki Kotanlı Hidroelektrik Santralında 178 gigavat/saat ve 77 megavat/saat kurulu gücündeki Akıncı Hidroelektrik Santralında 232 gigavat/saat olmak üzere, toplam 121 megavat kurulu güçle, yılda toplam 410 gigavat/saat enerji üretilmesi planlanacak ve projenin aşamalı olarak daha kısa sürede yapımı mümkün olabilecektir. 

    Haber ekleme saati: 22.04-20/02/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz

    Kenan Altun: “İlgisi olmayan herkes konuşuyor”

    Sürmeli Kılıç: “Sen konuş biz susup, seni alkışlayalım”

    Koç Ardahan mutlu Ardahan Ak Parti Milletvekili 

    Kenan Altun Seçildiği günden bu yana Ardahanlının aleyhine gelişen bir olay ile ilgili olarak açıklamada bulundu.. 

    Kars Tiflis Demiryolu Projesinin imzalanmasının ardından Ardahan’da meydana gelen tepkilere şu ana kadar bir açıklama yapmayan AKP Milletvekili Kenan Altun, sonunda açıklama yapma ihtiyacında bulundu. 

    Altun, Proje hakkındaki açıklamasını Ardahan’daki gazetelerin geneline yapmaktan kaçınırken sadece Cihan Haber Ajansı muhabirine yaptı. 

    Proje ile ilgili olarak birçok Ardahanlı tam bir bilgi alamazken Milletvekili Altun,  gündemdeki konuşmaları bilgi kirliliği ve ilgisi olmayan kişilerin konuşmaları olarak değerlendirmesi dikkat çekiyor. Ardahan’da yaşayan herkesi ilgilendiren hayati bir proje hakkında Ardahanlıya “sizi ilgilendirmez” dercesine bir açıklama yapan Altun birde müjde vererek Ardahan’a tren gelecek diyor. 

    19 Şubat Tarihli Zaman gazetesinde çıkan haber metni 

    Kenan Altun: Ardahan’a bir istasyon yapılacak  

    AK Parti Ardahan Milletvekili Kenan Altun, Ardahanlı vatandaşların günlerdir konuştuğu ‘Bakü- Tiflis- Kars’ demiryolu projesi ile ilgili suskunluğunu bozdu. 

    Projeyle ilgili ucuz politikalar yapıldığını belirten Altun, “Bir bilgi kirliliği var. İlgisi olmayan herkes konuşuyor. Bana göre ucuz bir politika yapılıyor. Uluslararası bir projeye kimsenin müdahale etme şansı yoktur. Ardahan’a yapılması istenen demiryolu hattı bizim iç meselemizdir. Uluslararası bir karar mercii var. Maliyet ve nakliye giderleri ön planda tutularak en ucuz bir maliyetle işin içinden çıkmak istiyorlar. Aynı tekliflerle başkaları da geldi ama onlara da olumsuz cevap verildi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bize söz verdi. Ardahan’a demiryolu gelecek ve bir istasyon yapılacak.

  • GALAKSY'DEN YENİ PROJELER.., AKTAŞ'A DA ZAM GELDİ!. ARDAHAN'DA KÖYLERE ULAŞILAMIYOR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



    Bu iş insanlarından olan GALAKSY İNŞAAT adlı şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toptaş İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan merkezini yenilerken bünyesinde bulunan inşaat firması aracılığı ile  yeni projelere imza atmaya devam ediyor.Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip,  yeni merkezinde görüştüğü GALAKSY İNŞAAT FİRMASI’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ardahanlı iş insanı Mesut Toptaş yaşanan ekonomik sıkıntıların tüm piyasayı olumsuz yönde etkilediğini ancak kendileri gibi bir çok firmanın da bu olumsuzluğa teslim olmayıp, ürettiği yeni plan ve projeleri ile hem yeni yatırımlara kapı açtığını hem de çalışanlarını mağdur etmediğini belirtti.


    Toptaş, GALAKSY İNŞAAT OLARAK gerek Ege’de gerekse merkezlerinin bulunduğu İstanbul’da planlayıp, hazırladığı projelerini hayata geçireceklerini ve önümüzdeki günlerde yeni projeler ile müşterilerinin karşısında olacaklarını söyledi.



    ARDAHAN’DA KÖYLERE ULAŞILAMIYOR!


    ErzurumKars, Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Tunceli’de 1054 yerleşim yerine kar ve tipi nedeniyle ulaşım sağlanamıyor.


    Ardahan’da 112 Acil ekibinin doğum yapacak Fadime Aslanoğlu’nu almak için çalışma yapması Kars ve Ardahan’da etkili olan kar ve tipi nedeniyle yolu kapanan köylerde mahsur kalan 3 hasta, ekipler tarafından hastaneye zor ulaştırıldı.


    Erzurum‘da son günlerde etkili olan kar ve tipi, ulaşımda aksamalara yol açıyor.


    Yüksek kesimlerde tipinin etkili olduğu kentte, kırsaldaki 610 mahalle ile mezranın yolu ulaşıma kapandı.


    Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kapalı yolların açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.


    Kar ve tipi nedeniyle Kars’ta 169, Ağrı’da 108, Ardahan’da 97, Iğdır’da 45 ve Tunceli’de 25 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor.


    Kars’ta kar yağışı ve tipi nedeniyle bazı köy yollarında kar kalınlığı 3 metreyi bulurken, ekipler yolları açabilmek için yoğun çaba gösteriyor.


    Söz konusu 6 ilde dünden beri kardan kapanan yaklaşık 1150 mahalle ve köy yolunu ulaşıma açan belediye ve İl Özel İdaresi ekiplerinin yol açma, yol genişletme ve tuzlama çalışmaları devam ediyor.


    SANAYİ’NİN YOLLARI KAPALI, ESNAF DERTLİ..


    Son 30 yılın en ağır kışının yaşandığı Ardahan’da, özellikle Mart ayında yoğun bir şekilde yağan kar, ilkbaharın bir ay geç geleceğine işaret ediyor.

    Köy olları başta olmak üzere, Ardahan’da da mahalle yolları kardan dolayı geçit vermiyor. Ardahan Belediye ekipleri gözle görülür yerlerde biriken karları temizlerken sınırları içinde olan kent merkezinde kim mahalle araları ve yolları gibi sanayi esnafı sanayideki yolların temizlenmediğnden şikayet var.


    Kapılara birşey’CİK geldi..


    Haber/foto Suat İncedere


    Açıldığı günden beri hep %200’CÜK zam gelen Çıldır Aktaş Sınır Kapısı pandemi nedeniyle yolcu geçişine kapalıydı.

    Geçtiğimiz günlerde açılan, kapanan ve bir daha açılan Türkiye Gürcistan Çıldır Aktaş Sınır Kapısında yolcu geçişine %200’CÜK zam geldi.

    Üç gün önce 50 TL olan kişi başı geçiş ücreti 150 TL CİK olarak %200’CÜK zam gelmiş oldu.

    Her gün birşey olmasada, her saniye birşey’CİKin olduğu ülkenin en büyük banknotu 200 TL’nin enflasyon karşısında 200 TL’CİK olduğunu tepeden tırnağa cik-cek-cak cümleleri ile artık herkes kabullendi. Birşey’CİK olmasa bile, birşey’CUK oturdu.



    İnat Newrozu, Nevroz’u..


    Sabah işe gelmek için çıktığım binada yan yana kalıyor, aynı binaya girerken selamlaşıyor, çıkarken gülümsüyoruz.  


    Bizden çok eşlerimiz daha yakın, daha samimi, çocuklarımız birlikte parkta oynuyorlar.


    Aynı çatı altında, aynı binada huzur içinde yaşarız, hepimiz bir birimizin güvencesi olarak gece rahat uyur, sabah huzur içinde çıkarız evlerimizden.


    Ben, benim gibi yorulan artık kullanmadığım ama satmayıp, hala evimin önünde tuttuğum GAZETECİ isimli arabamı çalıştırırken, onlar selam verip, işlerine giderler.


    Bugünde aynı oldu ama bir fark ile..


    Ben Nevroz için kameramı, fotoğraf makinemi hazırlamış, onlar çelik yeleklerini, coplarını.


    Yine aynı gülümseme, yine selamlaşma.


    Sanki iki tarafta meydan muharebesine gidiyor gibi hazırlıklı, birazda şüpheli.


    Ben gazeteci, onlar polis.


    Yani her zamanki gibi iki tarafta stresli…


    Her iki tarafta aynı binada, aynı evlerde kalmış, aynı suyu içmiş, aynı havayı koklamış olsa da.. Bahar bayramı Newroz’a gidiyoruz, gülüp, halay çekeceğimizi düşündüğümüz ama günlerdir yaşanan gerginlikler dolayısıyla neler olacağını, karşı karşıya gelip gelmeyeceğimizi kara kara düşünürken…


    Evet her yıl tekrarlanan, halaylarla değil, ölümlerle, yaralanmalarla sona eren bir Newroz’a daha giderken bu yaşadıklarım gerçek.



    Aynı çatı altında oturur, aynı suyu birlikte içeriz ama gerek gazetecilikte gerek dünya düşüncesinde hep karşı karşıya gelir, çatışır, birimiz hak ararken, birimiz cop atarız.


    Çünkü biz birbirimize düşmanca bakanlar, aynı ülkede olduğu gibi aynı binada oturmayı bilir, birlikte yaşamayı seçer, eşlerimizin, çocuklarımızın kaynaşmasına müsaade ederiz…


    Birimiz penceremize bayrak asarken, diğerimizin siyasi görüşüne de saygı gösteririz…


    Ama her nedense alanlarda, çarşıda, resmi işlerde hep karşı karşıya gelir, o binadaki barışı unutur, kardeş olmayı değil, düşman olmayı seçeriz…


    Düşünsenize benim gibi aynı binada olmasanız da, yan komşunuz, aynı dolmuşa bindiğiniz, aynı cafe de çay içtiğiniz, aynı lokantanın tabağından yemek yediğinizin biri polis, biri siz değil misiniz?


    Polis olmasa da savcı, hâkim, asker, jandarma, istihbaratçı veya devletin bir memuru değil mi o birlikte yaşamayı seçmiş, aynı evde, aynı binada, aynı ülkede yaşarken yıllardır süren inatlar nedeniyle karşı karşıya geldiğiniz..


    İşte size son inat.. 


    Biri, ‘ben Newroz’u kutlayacağım’ dedi, diğeri, ‘Hayır kutlayamazsın’ dedi..


    Dünde aynı değil miydi, erken olmazsa da, aynı güne bile izin vermiyorlardı… Ve sonuç meydan muhaberesinde karşı karşıya gelip, kan revan içinde kalıp, yaralanıp, ölüp aynı binaya, aynı eve gelip, aynı suyu içtiğimizi hep unuttuk…


    Kim kazanıyor bu yıllardır süren ama çare bulunamayan inatlaşmada, kim kaybediyor bu anlamsız ve de anlaşılmaz inatlaşmada kim?..


    Her iki tarafta kayıp etmiyor mu?


          arşiv haber 25/04/2029 tarihli haber


    KİM TAKAR CORONAYI, İŞE, HAYATA


    DEVAM.. İNŞAAT SEZONU KIPIRDADI!..


    Son yerel seçimlerde belediyenin el değiştirmesi ile birlikte yeniden gözden geçirilen imar planı dolaysıyla geçtiğimiz yıl beklenen hareketliliğin yaşanmadığı bu yılda Covit-19 önlemleri çerçevesinde adeta duraklayan hayata rağmen hareketli günlerin yaşandığı Ardahan’da baharında gelmesiyle birlikte inşaat sektörü de yarım kalan işleri tamamlamak için kolları sıvadığı görülmekte.


    Hafta sonunu bir hayli hareketli geçiren ve eskisi gibi Corona uyarılarının sıkça yapılmadığı gözlenen Ardahan’da pazar olmasına karşın işe başlayan inşaat sektörü aralarında belediye başkanın evinin de bulunduğu bir çok alanda yarım kalan işler için mal indirimi ve hazırlıklar yaptıkları görüldü.


    **0.506..


    Dün yazdıklarım diyecem ama yıllar önce ele aldığım bir yazımın hala bugünü anlattığını görünce bugünde ‘Arşiv’ yazımı yayınlayacağım, ‘değişen ne ki?’ diyerek..


    İşte 2013 yılında ele aldığı ve hala ama hala geçerliliğini koruyan ‘O.506’ adlı yazım..


    Evet, 2013 ve bugün 2020 ve O yazım..


    Ankara’dan sonra metropol köy olarak adlandırılan İstanbul yollarını aşındırdığım şu günlerde burnum da tütmeye başlayan memleketimde günün ilk telefonunu alıyorum.


    Sabahın erken saatinde arayan numaranın 506 ile başlaması arayanın büyük ihtimalle bir memur olduğunu düşünerek ‘Alo’ diyorum..


    Karşıda ki sesin nazik oluşu arayanın memur olmasının yanı sıra Ardahanlı değil, memleketimin insanına hizmet eden başka memleketli bir hemşehrim olduğunu da bana hissettiriyor..


    Bu düşüncenin bende oluşmasının diğer bir nedeni de Ardahanlının kendi sorunları karşısında bile duyarsız olduğunu bildiğimden olacak.


    Ve sanırım haklı çıkıyorum..


    Çünkü ben arayanın duyarlı bir vatandaş olduğunu anlıyorum, ‘Fakir bey İstanbul’a gittiniz, gelmiyorsunuz. Bakın siz gideli senin muhabirlerin dahil kimse bozuk yollar dahil hiç bir sorunu görmüyor, gelin artık görün şu yolları ve gazeteciyim deyip, ortalıkta gezenler dahil hiç bir kimsenin görmek istemediği onca sorunu yazın’ diyor..


    Gülümseyerek cevapladığım, hatta, ‘merak etmeyin, ben olmazsam da, hatta ölsem de orada gazeteci diye bilinen muhbir, pardon muhabir arkadaşlarımız var orada’ desem de ikna edemiyorum sabah sabah arabasını yanmış kömür külleriyle doldurulan çukurlarda kıran duyarlı vatandaşı..


    Bana siteme devam eden ismini vermeden konuşmaya başlayan vatandaş benim de muhabirlerimizin olduğu Göle ilçesinin kent merkezinde geçen yolların adına vilayet denilen Ardahan’daki yollar gibi olağanüstü bozuk olduğunu ve bu durumu belediye başkanları gibi onların bile görmediğinden şikayetçi olduğunu anlatıyordu..


    Ardahan’a doğru yol almaya hazırlandığım İstanbul’un yolları ve alt yapısının da çöktüğünü anlatmama fırsat vermeyen 0506 kodlu vatandaşın ve bir çok Ardahanlının bu yöndeki şikayetine bir kez daha dikkat çekmek için Barış’tan bugünkü manşetleri bana bırakmasını isterken o özlediğim Ardahan’ın neden bir türlü yol almadığını da kendi kendime düşünüyordum, ‘ Ardahan’ın yolları, güller açar bağlarında’ isimli türküye sahip bir kentin onca sorunu gibi kent içi yolları ne zaman yapılacak diye kendi kendime sorarken..


    Bilmiyorum ama beni sabah sabah arayan telefonun ardından Ankara CHP Genel merkezinde gelen telefonla bir kez daha anladım ki bu kentin ana sorunu siyasilerdir..


    Çünkü Göle’den sonra telefonumu çaldıran Ankara’da, Ardahan’ı yıllardır görmemesine karşın bir çoğu gibi milletvekili olmayı düşünen Göleli bayan bir politikacı hemşehrimdi..  26 Nisan 2013


    İnşaat Ölüm Getirdi..


    İnşaat Ölüm Getirdi..


    arşiv haber 31/07/2015 tarihli haber VE YORUMLAR


    Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) Köylü bir kişi inşaattan düşerek hayata göz yumdu. Alınan bilgilere göre Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yaşayan ve inşaatta çalışan İsmet Bozkurt’un oğlu Nuri Cemal Bozkurt çalıştığı inşaattan düşerek hayata göz yumdu. Darıca’da toprağa verilen Bozkurt’un ölümü ile ilgili soruşturma başlatıldı.



    **Sebahattin Hanoğlu ve Dostları..


    Ülkem gibi bir durumda olan ve adeta değil gerçekten baştan aşağıya yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığımız Serhat Ardahan Spor’a yönelik başlatılan ekonomik yardım kampanyası için yollara düştüğümüz bugünlerde samimi dostlukların önemini bir kez daha görmenin hazını yaşadım.

    Buna neden olan kişi ise hiç işi olmamasına karşın yaşadığı kentin gençlerine katkı sunmak, sosyal sorumluluğunu yerine getirmek adına Serhat Ardahan Spor’un yönetiminde yer alan ve Başkan Yardımcılığı üstelenen isimlerden olan Ardahanlı İşadamı, Hayvan Tüccarı Sabahattin Hanoğlu ve onun dostlar oldu.

    İstanbul’dan beni Ankara’ya çağıran ve Ankara’da ki hayvan besicisi dostları Cavit Çomak, Kenan Tekin gibi dostları ile tanıştıran Sabahattin Hanoğlu’nın daha ağzını açmadan dostlarından gördüğü maddi ve manevi destekler gerçekten çok anlamlı bir durumdu.

    Ve bu durum ülkeler arasında olduğu gibi insanlar arasında ki ilişkilerin nasıl olması gerektiğini de ortaya koymaktaydı.

    Evet, Sabahattin Hanoğlu ve dostlarının geçtiğimiz hafta Ankara’da ortaya koydukları ulvi davranışları bana bir kez daha gösterdiği şeyin baki kalan dostlukların er ya da geç olumlu olarak gerek şahsi ilişkilere gerekse topluma yansıdığıdır.

    Bu nedenle; Bura da bizi Ankara’da karşılayan ve yakın ilgilerini esirgemeyen Sabahattin Hanoğlu ve dostlarına bir kez daha hem şahsi olarak, hem de maddi desteklerinizi bekleyen Serhat Ardahan Spor adına bir kez daha teşekkür ediyorum.



    **Gerilen Diş İlişkiler, Batan İç ilişkiler..


    Serhat Ardahan Spor Desteklerinizi Bekliyor..


    Ermenistan’ın Türkiye ile yeniden ilişkiler kurabileceğini açıkladığı şu günlerde ABD’nin kış kışlaması ile gaza gelen Mısır ve İsrail gerekirse Türkiye’ye yönelik askeri güç kullanacaklarını beyan ediyorlar.

    Bunlar yetmez gibi başta S-400 Füzeleri ve İran’a ambargo konusu yetmez gibi bir de Papaz sorunu dolaysıyla dünyanın jandarması olan ABD ile gün geçtikçe gerilen dış ilişkilerimizin nereye varacağını ve bu gerilmenin başta dolar olmak üzere diğer ilişkiler üzerinde yaratacağı yan etkileri zaten iyi olmayan ekonomiye çokta katkısı olmayacağı bir gerçektir.

    ABD’nin İran, Rusya ilişkilerini ve ev hapsine aldığı papaz konusunu üstü kapalı tehditlere çevirirken Başkan Erdoğan’ın da reste rest diyerek elinde ki kartları Rusya ve Asya’ya dönderildiğini de gördüğümüz şu günlerde iyide iyiye ısınan havalar gibi diş ilişkilerde ısınıyor hatta yanıcı hala geliyor.

    İlişkilerin nereye varacağı yönünde tereddüt için de olan iş adamlarının da yaşanan bu durumdan hiç memnun olmadığı ve ve bir mağazasını kapatan TEKZEN gibi birçoklarının gün geçtikçe fabrikalarının önüne, ‘Satılık’ ya da ‘Kiralık’ pankartları astığını görürken bunun nasıl olup aşılacağı da diğer bir merak konusudur.

    Başkan’ın son Afrika turunda çoğu kuyruklarında değil, boyunlarında batı ülkelerine bağlı olan Afrikalı iş adamlarını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet ederken, ülkemize yatırıma davet edilen iş adamlarının yanı sıra Afrikalı öğrencilerin Türkiye’de okumaya davet eden Başkan Erdoğan’ın yaptığı bu çağrının çoğu hala ABD, Fransa, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin sömürgeleri olan ülkelerde nasıl bir yankı bulacağı da merak edilen diğer önemli bir konudur.

    Güney Kıbrıs’ın yanı sıra bu aralar ne Esed, ne de Esad diye dile getirilmediği tam aksine adeta unutturulduğu, parçalanacak denilen Irak’ın da Suriye gibi gündemden düşürülüp, ne durumda olduğundan çok haber alamadığımız şu günlerde yanan Yunanistan’ın yardım talebimizi bile kabul etmediği, her gün 10-15’nin imha edildiği PKK’ye ne olduğu, Öcalan gibi ‘öldü, mezarı bile belli’ denilen Feto’nun sus/pus olduğu şu günlerde dişilikler de yaşanan durumun içişlerine yansıması da bir o kadar yakıcı ve can alıcı gibi ve bu durumda devam edecek gibi..

    Başkan’ın ve kendisinin kurduğu ekibin nasıl bir yol bulup, iç işleri bozan dış ilişkiler düzelteceğini de merak ederken asıl tusinaminin ekonomiye yönelik olduğu da gün geçtikçe daha iyi anlaşılırken doların ve ambargo tehditlerinin gün geçtikçe ağırlaştığı da diğer bir gerçektir.

    Ekonominin başına getirilen Damadın yaşanan bu durumu hafifletmek için Çin’de 3.6 Milyar dolarlık bir destek kredisi sağladığı müjdesinin de ekonomide ki yüksek ateşi düşüremediğini de gördüğümüz şu günlerde ülke olarak işimizin hiçte kolay olmadığı ve gerilen dış ilişkilerle birlikte iç ilişkilerin battığı da ve diğer acil çözüm bulunması gereken bir durum olarak karşımızda durmaktadır.

    Çözüm!..

    Vallahi bilmem ama şu günlerde ülkemin sınır kenti, Serhat Ardahan’ın BAL ligi ekibi Serhat Ardahan Spor Futbol Kulübü için Ardahan dışında kapı kapı gezen benim anladığım ve tek diyeceğim şey; dış ilişkilerin çok önemli olduğunu ve bunun artı bir durumdaysa paranın geldiğini görüyorum derim o kadar..

  • VETERİNERLER ODASI OLMAYAN ARDAHAN'DA KIŞIN ORTASIN DA ŞAP KARANTİNASI!.. Hoçvan Karantina da!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw




    Alınan  bilgilere göre geçtiğimiz günlerde Köprücük (Xeskar) köyünden gelen şap hastalığı ihbarı üzerine harekete geçen Ardahan  Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme başlattı.


    Ekiplerin yaptığı incelemede, köylerdeki hayvanların şap hastalığına yakalandığı, bunun üzerine Köprücük Köyü dâhil olmak üzere bölgede bulunan ve birbirlerine yakın mesafedeki köyler karantina altına alındı.


    Şap hastalığının yayılmaması için karantina alınan köylere hayvan giriş ve çıkışları bir ay boyunca yasaklandı. Karantina altındaki köylerdeki hayvanlardan elde edilen sütler de imha edildi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara aşı yapıldı.



    ERCAN ŞİRİN HAYATA


    GÖZ YUMDU..


    16/02/2022 tarihli haber


    Ardahan’ın sorunlarına duyarlılığıyla tanınan ve başta yeniden İl olması için verdiği Ardahan’a tren gelmesi, Çıldır Gölü’nün turizme kazandırılması için yoğun mücadele veren ve Ardahan kimliğini sürekli koruyan Ercan Şirin’in hayata göz yumdu.


    Ardahan’da 4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı!..


    4 BİNE YAKIN SİLAHLI ŞİDDET OLAYI YAŞANDI

    Umut Vakfı’nın, yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerden hazırladığı ‘2021 Yılı Silahlı Şiddet Haritası’na göre, Türkiye’de toplamda 3 bin 801 silahlı şiddet olayı medyaya yansıdı. Bu olaylarda 2 bin 145 kişi öldü, bir kısmı ağır 3 bin 896 kişi de yaralandı. Olayların 3 bin 172’sinde ateşli silahlar, 629’unda ise kesici aletler kullanıldı.


    EN AZ OLAY DOĞU ANADOLU’DA

    Doğu Anadolu Türkiye’de en az silahlı şiddet olayının medyaya yansıdığı bölge oldu. Buna göre Marmara Bölgesi 985 olayla ilk sırada, Akdeniz Bölgesi 551 olayla ikinci sırada, Güneydoğu Anadolu Bölgesi 526 ile üçüncü sırada, Karadeniz Bölgesi 524 olay ile dördüncü sırada, İç Anadolu Bölgesi 507 olayla beşinci sırada, Ege Bölgesi 492 olayla altıncı sırada, Doğu Anadolu Bölgesi ise 216 olayla son sırada yer aldı. 216 olayda 112 kişi öldü, 236 kişi ise yaralandı.


    MALATYA BİRİNCİ SIRADA, 

    ARDAHAN HUZUR KENTİ..

    Doğu Anadolu illeri arasında ise en fazla silahlı olay Malatya’da görüldü. 78 olayın yaşandığı Malatya’yı, 33 olay ile Elazığ, 16 olay ile Kars, 14 olay ile Erzurum, 13 olay ile Van, 11’er olay ile Iğdır ve Erzincan, 10’ar olay ile Ağrı ve Bingöl, 5’er olay ile Bitlis, Hakkari, Ardahan, 4 olay ile Tunceli ve 1 olay ile Muş izledi.


    İLLERE GÖRE ÖLÜ VE YARALI SAYISI..

    Öte yandan 78 olayın görüldüğü Malatya’da 22 kişi öldü 87 kişi yaralandı;


    33 olayın görüldüğü Elazığ’da 13 kişi öldü, 34 kişi yaralandı;

    16 olayın görüldüğü Kars’ta 6 kişi öldü, 21 kişi yaralandı;

    14 olayın görüldüğü Erzurum’da 6 kişi öldü, 11 kişi yaralandı;

    13 olayın görüldüğü Van’da 12 kişi öldü, 4 kişi yaralandı;

    11 olayın görüldüğü Iğdır’da 13 kişi öldü, 10 kişi yaralandı;

    11 olayın görüldüğü Erzincan’da 9 kişi öldü, 15 kişi yaralandı;

    10 olayın görüldüğü Ağrı’da 10 kişi öldü, 26 kişi yaralandı;

    10 olayın görüldüğü Bingöl’de 6 kişi öldü, 5 kişi yaralandı;

    5 olayın görüldüğü Bitlis’te 5 kişi öldü, 9 kişi yaralandı;

    5 olayın görüldüğü Hakkari’de 4 kişi öldü, 2 kişi yaralandı;

    5 olayın görüldüğü Ardahan’da 4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı;

    4 olayın görüldüğü Tunceli’de 5 kişi öldü, 2 kişi yaralandı,

    1 olayın görüldüğü Muş’ta ise 9 kişi yaralandı.

    Diğer bölgelere kıyasla Doğu Anadolu Bölgesi’nde son 3 yıl içerisindeki artış da en son sırada görüldü.

    Doğu’da silahlı şiddetin başkenti Malatya oldu

    2021 yılı Silahlı Şiddet Haritası’na göre, Doğu Anadolu’da en fazla silahlı şiddet olayı Malatya’da yaşandı. KAYNAK: BÜLTEN



    2 şahıs tutuklandı!

    Ardahan İl Jandarma Komutanlığı JASAT ve TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince Ardahan Merkez Aşağıkurtoğlu köyünde ikamet eden ve örgüt propagandası yapma suçundan hakkında 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan U.E. isimli şahıs düzenlenen operasyonla yakalandı. 

    Ayrıca Ardahan Merkez Çalabaş köyünde ikamet eden ve PKK/KCK örgütünün propagandasını yapmak suçundan aranan V.Ç. isimli şahıs da ikametine düzenlenen operasyon ile yakalandı. Propaganda yapan şahıslar jandarmadaki işlemlerinin arından adliyeye sevk edildi. Adli makamlarca şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi.


    ARDAHAN LİSESİ YERLE BİR!


    Öğrenci velilerinin ve bu okula da okuyanların yıkılmasına karşı olmasına rağmen kışın ortasında yıkılmaya başlanan Ardahan’ın tarihi simgelerinden olan lise tüm itirazlara rağmen yerle bir edildi.

    Anıların da yok olduğu bu yıkım ile daha önce hemen yanı başında bulunan yurdu yıkılan lisenin yerine ne yapılacağı merakla beklenmektedir.


    Satıldılar ama Hepsi de ipotekli!


    İpotekli konut satışları arttı

    Ocak ayı konut satış istatistiklerine göre, ipotekli konut satışları bir önceki yıla göre arttı. Toplam konut satışı içinde ipotekli satış oranı yüzde 20,6.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayına ilişkin konut satış istatistiklerinine göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,1 artarak 88 bin 306 oldu. Ocakta satılan konut sayısı 2021’nin Aralık ayına göre yüzde 61 azaldı.


    ARDAHAN’DA 32 KONUT SATILDI!..

    Konut satışlarında İstanbul 15 bin 110 konut satışı ve yüzde 17,1 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 8 bin 255 konut satışı ve yüzde 9,3 pay ile Ankara, 5 bin 486 konut satışı ve yüzde 6,2 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 18 konut ile Ardahan, 31 konut ile Hakkari ve 44 konut ile Bayburt olarak belirlendi.

    Aynı dönemde ipotekli konut satışları da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,4 artarak 18 bin 183’e ulaştı. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.

    Yabancılara yapılan konut satışları ocakta yıllık bazda yüzde 56,5 artı

    Buna göre, Türkiye genelinde ocakta yabancılara 4 bin 186 konut satıldı. Yabancılara yapılan konut satışları ocakta yıllık bazda yüzde 56,5 artı. Ocakta toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 4,7 oldu.

    Yabancılara yapılan konut satışlarında, ocakta ilk sırayı 1771 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 914 konut satışı ile Antalya, 269 konut satışı ile Ankara takip etti.

    Ocak ayında İran vatandaşları Türkiye’den 761 konut satın aldı. İran’ı sırasıyla, 513 konut ile Irak, 479 konut ile Rusya Federasyonu vatandaşları izledi.


    İPOTEKLİ SATIŞLAR ARTTI

    Türkiye genelinde Ocak’ta ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,4 artarak 18 bin 183 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 20,6 olarak gerçekleşti.

    Diğer konut satışları Ocak’ta, Türkiye genelinde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17,2 artış kaydederek 70 bin 123 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 79,4 olarak belirlendi.

    Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,2 artarak 27 bin 203 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 30,8 olarak gerçekleşti.

    Türkiye genelinde ikinci el konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,5 yükseliş kaydederek 61 bin 103 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 69,2 olarak   kayıtlara geçti. Haber/Foto: Yağmur Avşar


    Geçte Olsa Tehlikeyi Gören Milletvekili Dedi Diye 


    Vazgeçecekler mi?


    Ak Parti Milletvekili Atalay:


    KURA NEHRİ ARDAHAN’A CAN VERECEK BARAJ İSTER..


    Bölgenin simgesi konumunda olan Kura Nehrinin önüne yapılacak olan ve suyunun büyük bir bölümünün Karadeniz’e akıtılacacağı söylenen Beşikkaya Barajının tartışıldığı bir dönemde iktidar partisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’dan önemli bir adım geldi.


    Önüne yapılacak olan HES Barajı, Beşikkaya barajı aracılığıyla Ardahan’ın doğasına hayat veren Kura Nehrinin taşkın fazlalığı sularının Artvin’de bulunan ve su ihtiyacı duyan baraja verileceği” tartışmalarına Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay yeni bir açıklama getirdi.


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner ve Ak Parti İl Başkanı Kaan Koç ile birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ’den Sorumlu Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı’yı ziyaret edip, Beşikkaya Barajı’nın son halini değerlendiren AK Parti Ardahan Milletvekili Atalay, Kura nehrinin taşkın sularının fazlalığının Artvin’e aktarılmasından vaz geçirilerek, enerji üretiminin yanı sıra Ardahan ve Göle ovalarını sulayacak şekilde revize edilmesi üzerinde görüşünü belirtti.Göle dağlarından doğarak kendi özgürlüğünde Hazar denizine varan Kura Nehri kendi dere yatağında yoluna devem ederken önüne yapılması düşünülen barajın HES değil, Ardahan ve Göle Ovalarını sulayacak şekilde yeniden revize edecek ve Ardahan İlimizin tarımına, hayvancılığına katkı sunacak bir baraj olması gerektiğini belirten Atalay Vali ve İl Başkanının da bulunduğu görüşme sonrası şu şekilde duyurdu.


    ”Valimiz ve İl Başkanımızla birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ’den Sorumlu Bakan Yardımcısı Sn Akif Özkaldı’yı ziyaret edip Beşikkaya Barajı’nın son halini değerlendirdik. Son halinde taşkın fazlalığının Artvin’e aktarılmasından vaz geçilerek, enerji üretiminin yanısıra Ardahan ve Göle ovalarını sulayacak şekilde revize edilmesi üzerinde görüş birliğine varıldı. Hayırlı olsun.”       Haber: Şanlıbey Alabay/Göle


    Cumhur Ardahan’da Bir Araya Geldi!


    Millet İttifakının bir masada bir araya gelerek mesaj verdiği şu günlerde Cumhur ittifakıda boş durmuyor.

    Millet ittifakının liderler düzeyinde sürdürdüğü kapı, kapı gezme çalışmalarını il, ilçe ve belde teşkilatları aracılığıyla sürdüren cumhur ittifakı bir taraftanda birliktelik mesajları vererek birbirlerini de ziyaret ediyorlar. 

    Cumhur İttifakı’nın ortağı olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ardahan İl başkanlığına atanan Turgay Mert’i ziyaret eden AK Parti İl Başkanı Kaan Koç ve Yönetimi, samimiyet fotoğrafı paylaştılar.

    Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanlığına ataması gerçekleşen Turgay Mert’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunan AK Parti Ardahan İl başkanı Kaan Koç ve Yönetim Kurulu Üyeleri,  “Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisine yeni atamanın hayırlar getirmesini diliyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz” dediler.



    TURGAY MERT: ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM


    “Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın’ın teklifleri, Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin tensip ve takdirleriyle 09.02.2022 tarihi itibariyle Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanlığına atandığını” açıklayan MHP Ardahan İl başkanı Turgay Mert, “il başkanlığına atanmamız neticesinde gerek telefon ve sosyal medya yoluyla gerekse bizatihi Ardahan İl Teşkilatımızı ziyaret zahmetinde bulunup tebriklerini ileten tüm dava arkadaşlarıma, serhat şehri Ardahan’ımızın kıymetli halkına ve sivil toplum kuruluşlarının bir birinden değerli başkanlarına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Turgay Mert, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Yaklaşık kırk yıldan bu yana mensubu olmaktan gurur duyduğum Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanlığına, partimizin 53. yıl dönümünde atanmış olmanın ayrıca gururunu yaşamaktayım. 

    “2023 Lider Ülke Türkiye” şiarıyla Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Teşkilatı olarak bugünden tezi yok kıymetli dava arkadaşlarımızla beraber çalışmalarımıza başlayacağız. Şimdiye dek edindiğimiz siyasi tecrübemiz özelde serhat şehrimiz Ardahan, genelde ise ülkemizin ne denli sorunlarla karşı karşıya olduğunu bizlere göstermiştir. 

    Bu bilinçle ben ve il teşkilatımız Ardahan’da gerek siyasi gerekse sosyal açıdan şehrimizin bütün dinamiklerini kucaklayarak partimizi en üst seviyeye çıkarmanın gayret ve uğraşı içerisinde olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Teşkilatı olarak 2023 yılında yapılacak olan genel seçimlerin serhat ilimiz ve ülkemiz açısından ne kadar kıymete haiz olduğunun bilinç ve sorumluluğunda olduğumuzu ifade etmek isterim. Bu nedenledir ki ilimizde Cumhur İttifakı’nın tüm bileşenleriyle beraber, 2023 hedefinin başarılı bir nihayet elde etmesi adına gerekli bütün adımları atacağız. 

    Genel başkanımız sayın Dr. Devlet Bahçeli beyefendinin önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışından hareketle hiçbir şahsi oluşumun içinde yer almayacak, ülkemiz ve milletimiz adına ilimizde üzerimize düşen sorumluğu yerine getireceğiz. Son olarak Bilge Liderimiz Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin bizleri bu göreve layık görmesinin bilinç ve sorumluluğuyla hareket edeceğimizi tüm kamuoyuna saygılarımla arz ederim.”


    Çıldır Gölü Yeniden Balıkçılara Kaldı!


    ARDAHAN’ın Çıldır Gölü geçtğimiz günlerde yapılan kış festivali ardından yeniden sesizliğe büründü.


    BALIKÇILAR SEZONU BEKLİYOR..


    Yapılan festival ardından yeniden eski sessizliğine bürünen gölde buzların erimesini bekleyen balıkçılar umutlarını gelecek bahara bağladılar.Van Gölü’nden sonra Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ikinci büyük gölü  olan  çoğunlukla yüzeyi buzla kaplı Çıldır Gölü’nde her yıl uygulanan balık avlama yasağının ardından yüzeyinde ki buzların geç çözülmesi sebebiyle zor anlar yaşadıklarını  belirten bölgedeki balıkçılar yılda bir düzenlenen buz etkinliği ile bir anda ülke ve dünya gündemine gelen gölün gün geçtikçe balık vermemesinden yakındılar.             


    Haber/Foto: Suat İncedere/Çıldır


    Bir festivalde üvey Aktaş’ta yapılsın!


    Sibirya soğuklarının etkisini sürdürdüğü Ardahan’da Türkiye- Gürcistan sınırında bulunan ve her kış diğer göller gibi tüm yüzeyi donan Aktaş Gölü de yanı başındaki Çıldır gölü gibi ilgi bekliyor.

    Başta gölün bitişiğindeki köyün muhtarlığı ve köyün adını taşıyan dernekler, federasyonlar olmak üzere ilgililerden ilgi bekleyen Aktaş gölü, Çıldır gölü kadar tanınmaya muhtaç bir göl durumunda.

    Aynı zaman da Kafkaslara açılan gümrük kapısı Aktaş Gümrük Kapısının yanı başında olan ve Türkiye ile Gürcistan’ın sınır gölü olan Aktaş Gölünde de bir festival yapılmasını isteyen bölge halkı bu festivalin bahar festivali olabileceğine dikkat çekmekteler.

    Yaklaşık 27 bin metrekare alana sahip Aktaş Gölü’nün yüzeyini kaplayan buz kalınlığının yanı sıra ortasında bulunan ve yüzen adalar olarak bilinen bölgenin tanıtıma ihtiyaç duyduğunu belirten vatandaşlar ‘bizim göl üvey göl mü?’ demekten kendilerini alamıyorlar.?’ demekten kendilerini alamıyorlar.   
         



    TREN GELMEDİ AMA O GİTTİ!.. DENİZ BİTTİ!..


    Ardahan’ın sorunlarına duyarlılığıyla tanınan ve başta yeniden İl olması için verdiği Ardahan’a tren gelmesi, Çıldır Gölü’nün turizme kazandırılması için yoğun mücadele veren ve Ardahan kimliğini sürekli koruyan Ercan Şirin’in hayata göz yumdu.



    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan Çıldır ilçesinde 1984-2004 yılları arasında 4 dönem belediye başkanlığı görevini yürüten CHP’li Ercan Şirin vefat etti.


    Ardahan’ın sorunlarına duyarlılığıyla tanınan ve başta yeniden İl olması için verdiği Ardahan’a tren gelmesi, Çıldır Gölü’nün turizme kazandırılması için yoğun mücadele veren ve Ardahan kimliğini sürekli koruyan Ercan Şirin’in vefatı, sevenlerini ve ailesini yasa boğdu.

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Şirin’in bugün ikindi namazına müteakiben kılınacak cenaze namazıyla Çıldır’da toprağa verileceği öğrenildi.



    İSTANBUL’DA ARDAHANLIYI TANIMAYAN BOZKURT’A ARDAHAN’DA ŞOK TEPKİ



    Üç Ardahanlı Belediye Başkanının olduğu İstanbul’da ki  Ardahanlılar hemşehri beleidye başkanlarından şikayetçi.


    2019 Yerel seçimlerde Ardahanlıların yoğun olarak yaşadığı Esenyurt ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisinden Belediye Başkanı seçilen Kemal Demiz Bozkurt, icraatları ve ikili ilişkileri nedeniyle kısa sürede gurbetteki Ardahanlının gözünden düştü.



    HEMŞERİ DERNEKLERİ BOZKURT’U İSTENMEYEN ADAM İLAN ETTİ

    Türkiye’nin en büyük ilçesinde Kars-Ardahan ve Iğdırlıların hemşeri desteği ile Belediye Başkanı olan Kemal Deniz Bozkurt seçimlerden sonra aldığı kararlar ile bu dernek ve STK’ları adeta düşman ilan etti. Kısa sürede kalıbının adamı olmayan Bozkurt hemşeri dernek ve STK’lar tarafından da istenmeyen adam ilan edildi.



    ANKETLERDE HALK DESTEĞİNİ KAYBETTİĞİ ORTAYA ÇIKTI

    Avrasya Araştırma Şirketinin 30 büyükşehirde il ve ilçe belediye başkanlarının icraatlarıyla ilgili yaptığı ankette de ortaya çıktı.

    Yapılan ankette Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, İstanbul’un en büyük ilçe belediye başkanı olmasına rağmen bir başarı gösteremedi. Bozkurt’un icraatlarından memnun olmayanların oranı ise her geçen ay artarak yüzde 50’ye yaklaştığı görüldü.



    BAŞKAN BOZKURT, İLÇEDE HİZMETTEN ÇOK POLEMİKLERLE GÜNDEM OLUYOR

    Türkiye’nin en kalabalık ilçesi olan ve 1 milyon 500 bin insanın yaşadığı, 81 ilin 57’sinden nüfus olarak büyük bir orana sahip olmasına rağmen Pandemi sürecinde dezenfektan, gıda ve sağlık konularında sınıfta kalan Başkan Bozkurt ve ekibi ilçe genelindeki projelerden çok polemikler ile gündem olmaya devam ediyor. Başkan Bozkurt’un başarısızlığı, önümüzdeki seçimlerde Ardahan kimliğine büyük zarar vereceği ileri sürülüyor.



    İSTANBUL’DA ARDAHANLILARI TANIMAYAN BAŞKAN OLARAK BİLİNİYOR

    Geçtiğimiz hafta sonu Ardahan’ın Çıldır İlçesinde yapılan geleneksel buz festivaline katılmak için kente gelen Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Demiz Bozkurt’a birçok vatandaş tepki gösterdi.

    Halk arasında “İstanbul’da Ardahanlıları Tanımayan Başkan” olarak adlandırılan Bozkurt, Ardahan ziyaretinde bazı vatandaşların tepkisi ile karşılaşırken, seçim zamanı hemşericilik oynayan Kemal Deniz Bozkurt’un seçimlerden sonra makamının kapılarını Ardahanlılara kapatmakla eleştirilmeye başlandı. Öte yandan ilçede yakın ilişki içinde olduğu bazı grupların imar ve ruhsat yolsuzluklarına karışması nedeniyle şaibeli durumları olduğu da iddialar arasında yer alıyor.



    KEMAL DENİZ BOZKURT VE NECMİ KADIOĞLU’NA SORUŞTURMA

    Esenyurt’ta 37 katlı gökdelenin 17 katının kaçak olarak yapıldığı iddia edildi. Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a kaçak yapıya göz yummak, eski başkan Necmi Kadıoğlu için ise “denetim görevini yerine getirmemek” suçundan soruşturma açılmıştı.



    “Göle’de hiçbir şey olmasa bile


    kesinlikle bir şeyler oldu ama..”


    İlk olarak gazeteci Fakir Yılmaz’ın gündeme getirdiği ancak adeta, “Göle’de hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama..” şekline dönen olay Deva Partisi Genel Merkezine kadar yansıyıp, önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulmak üzere bir dosya haline getirildiği ileri sürüldü.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde bulunan Kız Meslek Lisesinde okuyan bir öğrencinin  aralarında evlilerin de olduğu 70 ila 80 kişi tarafından alıkonulduğu ve bu kişilerin Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne çağrılıp, ifadeleri alındığı 4 kişinin de tutuklandığı yönündeki iddialar Ankara’ya Deva Genel Merkezine kadar gittiği öğrenildi.

    Cumhuriyet Savcılığınca dosyası hakkında gizlilik kararı alındığı ve Göle Filizli (Sivin) köylü olan kızın başına gelen olay ardından kız öğrencinin ailesinden alınıp, Ardahan’da devlete ait sığınma evinde korumaya alındığı da alınan bilgiler arasında olurken bu olayın bir gencin telefonu ile çektiği görüntülerle başladığı da belirtilmekte.

    Olay ardından karakola ve adliyeye davet edilen avukatların ‘küçük yer herkes birbirini tanıyor, akraba’ diyerek davaya bakmaktan kaçındığı da alınan diğer haberler arasında olurken İl Milli Eğitim ve Göle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yanı sıra konuyla ilgili yetkililerin sessizliğine rağmen konu ve olay her an ülke gündemine gireceğe benzer gibi görünmekte.


    İyiki kendi doğalgazımız var!


    Ne doğal gaz ne kömür, hiçbiri onun yerini tutmuyor! Köylünün vazgeçilmez yakıtı hala tezek…



    Bulunduğu belirtilen ancak daha sonra haber alınamayan doğalgaz ve petrol rezervlerinin gündemde düştüğü sık sık kesilmeye başlayan İran doğalgazı başta olmak üzere elektirke, benzine, mazota gelen zamlarla gündemde düşmediği şu günlerde biryaz boyu toplanıp, kış yakacağıolarak kurutulanhayvan gübresinde oluşan tezek doğuda en revaçta yakacak.



    KIŞIN ORTASINDA, -20’DE İNŞAAT EĞİTİMİ!


    ARDAHAN LİSESİ YIKILIYOR!..


    Yarı yıla eksik öğretmenle giren Ardahan’da kış ortasında bir okul daha hem de kışın ortasında, -20° dondurucu soğuklarda alelacele yıkılmaya başlandı. Geçtiğimiz gün basınla bir araya elen ama hiç konuda bahsetmeyen Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü 2. yarıyılda yapacaklarını uzun uzun anlattığı sırada bir çok Ardahanlının anısının olduğu Ardahan Lisesinin yıkımı tamda *20’lerinyaşadığı bir sırada kışın ortasında başlatıldı.


    Hemen hemen her yıl sezonun başladığı döneme girilirken tamire alınan Ardahan’daki okulların büyük bir bölümü bu yıl ilansız, ihalesiz KÖY/DES kapsamında ‘elden teslim, paket ihale’ misali onarıma verilirken diğer geriye kalanların 10′ tanesi yıkılıp, ortadan kaldırılırken şimdide okumuşların ve velilerin karşı olmasına karşı Ardahan Lisesi yıkılmaya başlandı, hem de inşaat sezonu olmamasına karşın -20°lerin yaşandığı kışın ortasında.


    CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Oany’ın lisenin yııkılmaya başladığını sanal sayfasında paylaşması ardından bir çok Ardahanlının tepkileri dikkat çekerken, bu okulda okumuş, bir çok anıları olmuş ve şu anki mevcut öğrencilerin velilerinin yıkıma karşı çıkıp, başlattıkları imza kampanyasınında Ardahan Lisesininyıkılmasını engelleyemediği gibi sonuç vermediği görüldü.

    Daha önce Ardahan’ın Hanak Ortakent (eski belde/Büyük Nakala) Mahallesi’nde yer alan okul binalarının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle kapatılıp, yıkıldığı, öğrencilerinin ise Hanak İmam Hatip Lisesine taşınması ardından Hoçvan Hasköy Lisesi de kapatılmış, ortadan kaldırılmıştı.


    **OKUL KADAR YENİ CAMİ DE YAPILDI!..


    Daha sonra Ardahan Merkezde bulunan ve 23 Şubat İlköğretim Okulu olarak kullanılan binanın da içinde bulunduğu Ardahan’da Milli Eğitim Müdürlüğüne ait 10 bina depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle ya onarılıp, desteklendi denerek yeniden hizmete açıldı ya da bugün kışın ortasında alelacele yıkılmaya başlanan Ardahan Lisesinin yanı başında bulunan öğrenci yurdu gibi yıkıldı.


    Öte yandan Ardahan Lisesi gibi birçok okulun yıkılıp, ortadan kaldırıldığı Ardahan’da yeni yapılan okullarda oldu. Bu okulların sayısının kent genelinde yapılan yeni camilerin sayısını geçmediği gözlenirken hazine arazileri üzerinde bulunan köylerdeki okulların büyük bölümü Sağlık Ocakları gibi ya çoban evi ya da  virane olmaya bırakılmış durumda.



    IŞID Cehenneme mi Gitti?


    Seçilmeden önce dediğini, seçildikten sonra da söyleyen ve bu yönde ciddi olduğunu ortaya koydukça başta havuz medyasınca olmak üzere başındaki ile yani Erdoğan ile Putin gibi sıkça görüşmeyen iktidar tarafından adeta yok sayılıp, yokmuşçasına gündemden düşürülen ‘Türkiyede daha iyi bir demokrasi için muhalefet desteklenmeli’ diyen ABD Başkanı Joe Biden, ABD güçlerinin, DEAŞ elebaşı Ebu İbrahim el Haşimi el Kureyşi’nin Suriye’de düzenlenen bir operasyonda öldürdüğünü açıkladı.


    Bu haberin hem de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceği tartışmalarının sürdüğü bir sırada ‘Son dakika’ haber olarak duyurulması ile bir anda dünyanın birinci gündemi olurken, ülkede de mecburi olarak gündeme girdiği gibi son altı, yedi aydır adı anılmayan ABD Başkanının Biden denen bir adam olduğunu yeniden hatırlattı…

    Çünkü tamda Ukrayna’yı işgal edeceği söylenen Rusya ile yeniden karşı karşıya gelen ABD’nin karar almasını, o kararlarından vazgeçmeyeceğini bu son ‘nokta vuruşu’ ile bir kez daha ortaya koyduğunu başta Irak ve Suriye’nin de aralarında olduğu Ortadoğu’da at oynatanlara, büyük operasyonlar başlattık diyenlere, İran’a, Rusya’ya alenen, açıkça bir mesaj olarak alındı.




    Ha bu arada Irak’tan sonra Suriye’nin kana bulandığı yıllarda bir anda ortaya çıkan/çıkarılan ve yıllardır gündemden düşmeyen/düşürülmeyen, başta havuz medyası olmak üzere hükumetin kontrolündeki basın ve medyanın adlarını ‘Cehennem Zebanileri’ koyduğu IŞID’ı bugünlerde ortalıkta gören var mı?

    Bilmem ama dünya kurulduğundan bu yana bölgede olan ve Türkiye, İran, Irak, Suriye yetmedi Rusya, ABD gibilerinin sahiplenmeye çalıştığı alanın asıl sahipleri,  Mezopotamyanın çocuklarını yeneceklerini iddia edenlerin gizliden silahlandırıp, ortaya saldığı IŞID, önce başta karşısına çıkıp, kadını, çocuğuyla alanını korumak için direnen YPG başta olmak bölge halklarının direnişi olmak üzere sanki yer yarıldı geldikleri cehenneme gitti!..

    Halbuki bunlar değil miydi daha düne kadar bölgede İslam Devleti kuracağını iddia edip, Türkiye’nin içinde olduğu birçok yerde korku salan bu sürü değil miydi?

    Yüz binlerce insanın ölümüne, Irak ve Suriye’nin yıkılmasında maşa olarak kullanılan bunların nasıl olup, birden ortadan kaybolduğunu sormayanların bölgeye giden Türk Askerinin nasıl olup, bir mermi dahi atmadan, bir IŞID’lıyı öldürmeden yılardır bir türlü bitmeyen Ardahan-Kars yolu kadar uzun bir alanda güvenliği sağladığını belirtirken, cehennemden geldikleri ileri sürülen IŞID sürüsünün nasıl olupda ortadan kaybolduğu, dünkü en son lideri gibi cehenneme gittiğini merak etmezler?

    En iyisi sormamak mı?



    arşiv haber 08/02/2018 tarihli haber(yorum/reklamlar


    Ardahan’da Polis’ten Polise Operasyon!


    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, 23 emniyet mensubu gözaltına alındı.


    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, 23 emniyet mensubu gözaltına alındı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Ardahan merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında, 3’ü görevde olmak üzere toplam 23 emniyet mensubu gözaltına alındı.

    Operasyonda, FETÖ ile bağlantılı oldukları iddiasıyla Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen 20 polis memuru arasında 4. sınıf emniyet müdürünün de olduğu öğrenildi.

    Emniyette işlemleri süren şüphelilere ait ev ve araçlarda da arama yapıldı.


    **Operasyonlar AFAD’a Sıçradı!..


    *04/08/2016 Tarihli Haber


    15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından devam eden operasyonlar Tugay, Emniyet, Milli Eğitim, Müftülükten sonra Ardahan AFAD’a sıçradı.

    Alınan son bilgilere göre Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü ve kamu kurumlarında görevli 11 kamu personeli görevden uzaklaştırıldı


    Alınan bilgiye göre, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında 12 kamu çalışanı açığa alındı. Soruşturma kapsamında, AFAD İl Müdürü, 2 doktor, 2 sağlık memuru, 2 Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) çalışanı, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde görevli 1 memur, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünde görevli 1, KOSGEB’de görevli 1 ve Türk Telekom’da görevli 1 personel ile İl Jandarma Komutanlığına yeni ataması yapılan 1 subayın kurumlarıyla ilişikleri kesildi.


    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    Fakir Yılmaz


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..



    **Öhö öhü, mezarları kazıyın..


    Bir insanın nasıl yalan söylediği ve de iftira attığını öğrenmek için göz altına alınıp, sorgulandığım o gün anlamıştım ..

    Akşam üzeri gazetemde alınıp, o zaman YİBO’da bulunan Özel TİM’in merkezine götürülmüş, Iğdır-Sarıkamış-Hoçvan-Göle-Şenkaya bölgesine yayılmış olan ve kendileriyle yoğun çatışmaların yaşandığı PKK’lilerden ele geçirildiği ileri sürülen bir isim listesinde ismimim ne gezdiği yönün de sorguya alınmıştım ..

    Allahtan o zaman internet gelişmemiş, ismimiz googel aracılığıyla yayılmamıştı, yoksa her saat başı sorguya alınıp, ismin falan yerde, filan sitenin listesinde ne geziyor diye sorgulanırdım ..

    Neyse sorguya beni alıp, ağzına attığı sakızla ayakta gezerek ard arda bana sorular soran kot pantolonlu özel tim komi serini cevaplarken, benim oturduğum sandalyenin hemen karşısında sandalyesini çevirip oturan ve sadece gözlerime, kulak mimiklerime ve de gırtlağıma bakan birinin benim yalan söyleyip söylemediğimi anlamaya çalıştığını, saatler süren sorgudan sonra yalan söylemediğimi anlayıp, serbest bırakıldığım da öğreniyordum .. Çünkü, sorgu sırasında öhü öhü etmemiş, kulaklarım kızarmamış, yalan cevaplar vermeyip, iki de bir yutkunup, gırtlağımı yalandan öksürerek gırtlağımı oynatmamıştım ..

    İşte zamanın Valisi Yener Ünlüer’in o kısa boyu ile haksız yere gözaltına alınan insanları serbest bıraktığı için kendi boyunda bir metre uzun olan savcıya yaptığı hakaretler gibi dünde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bizlere hakaret yağdırılyordu..

    Hem de karşımıza geçip, ‘öhü öhü’ diye başlayıp, yutkunup ard arda yalanlarını sıralarken ..

    Ve adeta  ‘bırakın açılımı falan, siz en iyisi mezarları kazımaya devam edin’ diyordu, hem de bir faşistten daha fazla öteye giderek ..


    **Asiye ve AKP ..


    İktadar partisinin son aylardan darbe üzerine darbe aldığı Ardahan’da  iktidarın Ardahan temsilcili Ardahan AKP’den hiç bir ses ve de seda yok…

    İmam emeklisi bir il başkanının temsil ettiği AKP Ardahan’ın bu içler acısı haline siyasetin içinde biri olarak acımamak elden değil, desek yerinde bir söz kullanmış oluruz.

    Çünkü, AKP’nin tek başına iktidar olduğu bir ülkede iktidar gücünün bu kadar az hissedildiği bir kent daha bulamazsınız.


    Varla, yok arasında bocalayarak 4 yılı adeta boş geçiren AKP Ardahanlıların özelikle son günlerde ard arda yaşadıkları sıkıntıları gazeteler çarşaf çarşaf ortaya koyarken, İl Başkanlığı ile İlçe Teşkilatlarının nerede olduğu merak edilmektedir.

    AKP’li İl başkanının aracına normal vatandaş uygulaması yapılarak ard arda kesilen cezaların, “iktidardır ayrım yapmak mı gerek?” denilerek, yutulduğu bir süreçte partinin ve de Ardahanlının seçtiği İl Genellerin başının karakollara alınıp, nezarethanelere atıldığına şahıt olduğumuz bir Ardahan’da iktidar temsilcisinin kulaklarının dibinde siyasilere küfür edildiği yönünde duyumlar alıyoruz…

    Parti yönetiminin yaşanan bu gelişmelere adeta kulak tıkayıp, AKP Ardahan İl Binasının balkonunda izlediğini gördüğümüz bir süreçte partinin saymanının TEDAŞ’te iş alan bir müteahhit firmadan SSK’li olduğu ortaya çıkıyor.

    Hem de, vekilinde amcasının oğlu olan AKP İl Saymanı Altun’un “Bende insanım, bende aile geçindiriyorum” savunması altında ..

    Daha sıralamayacağımız bir çok olumsuzluğun nedeninin sorulduğu AKP’nin imam emeklisi İl başkanının bu soruyu soranlara “Bekle gör” diye diye iktidarın gücünü iyiden iyiye yok ettiğini de izlediğimiz bir süreçte, bugün AKP İl Yönetiminde iyi bir yere gelen sütçünün arabasınında bağlanıp, 5 ton sütünün çürütüldüğünü hatırlıyoruz.

    “Peki bunlar sadece AKP kanadında mı yaşanıyor?” diye soracak olursak, hemen bir hayır cevabının alırız..

    Siyasetin S’sinin olmadığı bir Ardahan’da muhalefet partisi CHP’den, DYP’den, MHP’den, DTP’den, çakmak, dergi dağıarak siyaset yapan DSP’den ve diğerlerinde umut kesilmiş durumda..

    Hatırlarsanız, bir filim vardı, “Asiye nasıl kurtulur? ismiyle, işte bugün AKP’nin durumu aynen o filim gibi…

    Evet, AKP’nin filimi oynamaya devam ediyor, bizde AKP Nasıl kurtulur? diye düşünerek, yaşananları kamuoyuna anlatmaya devam ediyoruz, edeceğiz …


    ****

    Peki Ardahan’da iktidarı temsil eden AKP’nin Türkiye versiyonunun ne yaptığına da bir bakalım mı?

    Bakalım, hemde saçının ortada tarayıp, Türkiye’yi sporda rezil ettiği gibi memur maaşları konusunda da  işi ağzına gözüne bulaştıran Spor’dan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’a bir bakalı m..

    Bir kere bakan olmuş bir siyasetçinin insanlara öyle üstten bakarak, güç bende deyip gücünün olmadığını ikide bir ortaya koyması kadar gülünç bir durum olamaz…

    Önce Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusay ile uğraşıp, Ulusoy’un üst üste seçilmesini beceriksizliğinden dolayı sağlayan bu siyasetçinin son günlerde yine TV ekranlarında görünüp, o ortadan taranmış saçının hemen altında ki gözlüklerin üstünde bakarak, memur sendika temsilcilerini adeta hiçe sayan bir tavırla konuşması AKP’nin içinde bulunduğu durumu ortaya koymuyor değil.

    Başbakanın danışmanlarından mı, yoksa gazeteci dostlarından mı aldığı akılla bilinmez ama son günlerde yaptığı salvolu siyasetle bir sağ, bir sol, birde Kürt, artı Avrupa politikası yapması bir zamanlar halkın ‘umut’ diye sarıldığı partinin seçime giderken yalpaladığını da ortaya koymuyor değil…

    Ancak, CHP’nin olduğu gibi AKP’nin de kendilerinden başka alternatif olmadığını görüp, böyle hareket ettiğini unutmamak gerekir..

    Çünkü, güç bende deyip iktidar oynunu oynayan AKP’nin başta kamuda olmak üzere, müteahhitlik hariç hiç bir alanda iktidar olmadığını kabul etmek gerekir, çünkü bunu ben değil en son açıklamasında, “Tarih bürokrasiden hesap sorar” diyen AKP’nin Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi bizzat söylüyor zaten..


    **Saffet Kaya bu yükün altında ezilir..


    AKP’li Milletvekili Saffet Kaya’nın uzun süredir arası olmadığı Ardahan Valisinin artık değiştirilmesi gerektiğine yönelik baskıları hükümet ve AKP Genel Merkezi tarafından onay almayınca yeni bir yönteme başvurup, yerel basından medet araması Ardahan kamuoyundan destek görmediğine şahit oluyoruz.

    Daha önce de AKP İl Başkanını da değiştirmek isteyen ancak bugün kü gibi büyük tepkiyle karşılaşıp, istemediği Koyuncu’nun ezici bir çoğunlukla seçilmesine vesile olan Saffet Kaya’nın bu iki durumu bir an önce değerlendirip, nerede hata yaptığına bakması gerektiğini hatırlatmak gerekir.

    Beni tanıyanların ve siyasi görüşümü bilenlerin, bu ülke de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesi için atamışların seçilmişlere saygılı olması gerektiğini savunduğumu bilirler. Belki Saffet Kaya’da bunu istiyordur, öyle ise de haklıdırda ..

    Ancak bunu isterken kendisinin de önce kendisine oy veren halka verdiği sözleri yerine getiren dürüst bir siyaset yolu izlemesi gerekir. Bu yetmez kamuoyunun oluşmasında büyük etkisi olan basınla barışık olmalıdır..


    **Reddi hakim mi yapsaydım?!.


    Çocuktum, ama hatırlıyorum, teknolojinin, basının, medyanın bugünkü gibi gelişmediği o günleri .. Ve; İlçe olan Ardahan’ın Jandarma Komutanı Kazım Başçavuşunu ve yaptıklarını ..

    Köyümüz ve diğer köylere gittiğinde adeta, ‘devlet benim ulan’ diyerek erkekleri ve kadınları karşı karşıya dizer oradayken sorgulardı, erkeği eşinin yanında, kadını kocasının yanında tokatlardı ..

    Ve bir gün duydum ki, ‘Peygamber Kazım’ diye isimlendirilen başçavuş çıktığı tilki avında vurduğu tilkinin ölüp, ölmediğini kontrol ederken, ‘Adaletin terazisi, haksızlığın sonucu’ misali kendisine güç veren o devletin silahı M 16’nın tetiğine eli dokunduğu için kafasından vurularak öldüğünü ..

    Niye mi anlattım bu geçmişte ve halen sürdüğüne inandığım küçük dip notu diye sorarsanız anlatmayacağım, 

    Çünkü; Dün yaşadıklarımı okuyup, yukarıda kısaca anlattığım gerçek hikayenin yorumunu sizlere bırakıyorum..

    Dün yine davam vardı, polis bir gün önceden matbaanın kapısına dayanmış, periyodik hale gelen davalarımın birisine daha davet ediyor, gelmediğim takdirde zorla getirilme kararını uygulayacağını anlatıyordu ..

    Çünkü, meslektaşım Ümit Kılıç beklenmedik anda ölmüş, bende ona karşı son görevimi yerine getirmek için aniden İstanbul’a gitmiş, bir önceki celseye katılamamıştım ..

    ‘Saat 10.00’da Ardahan Adliyesinin şu (sinirden ismini bile unuttuğum) mahkemesinde bulunun’ diyen resmi evrakı alıp, gittiğim Adliye kapısının girişinde beni bekleyen polise kimliğimi uzatıp, ‘Abi bak zorla değil, kendim geldim’ diyerek kendisine nerede yargılanacağımı sordum.

    Saat 10.00’da gelin denilen ancak sıramızın gelmesi için akşamın 16.30’unu bulduğunu kuru sandalyelerinde beklediğimiz o yan kapısı kapalı olduğu için çaycının, kâtibinin, evrakçısının çatlak pencereden öte yana atlayıp, gidip geldiği Adliyenin duruşma salunun da çıkan mübaşirin, ‘Abi, birazdan sizi alacam’ sözleriyle anlıyorum.

    ‘Zaten kimse kalmamıştı, mecburi bizi alacaktılar’ diyerek kendi kendime gülerken, benimle birlikte, gazetelerimizin sahibi olduğu için çoğu benim yazdığım yazılar dolaysıyla yargılanan eşim ve kardeşimle birlikte duruşma salonına geçiyorduk.

    Gün boyu ve önemli bir günümü harcayarak beklediğimiz duruşma salonuna girerken, modern ve teknolojinin son ürünleriyle donatılmış bir salon görüyordum, karşımda o çok savunup, erkeklerle aynı şartlarda olması gerektiğini belirttiğimiz güzel bir bayan hakim ve yanında beni dava eden saçları stresten mi yoksa başka dertten mi bilemem ama dökülmüş olan bir savcı ..

    Modern bir salona yakışır iki adalet adamı ve güven veren iki yüz olmazsa da sonuçta tüm dünya insanlarının inandığı, güvendiği ve olmazsa olmaz dediği hukuk insanı ..

    Önce küçük kardeşim, Son Vilayet Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Nihat Yılmaz, ardından gözlerime bakarak sanık köşesine geçen eşim, sonra da ben bir ip gibi diziliyoruz, hukuk denen ve her insanın en son ve her zaman güven duyduğu hakimin karşısına ..

    Ayaktayız, son model sandalyeler olmasına karşın gerek hakim, ya da savcı veya da mübaşir ‘oturun’ demediği için ayaktayız, gün boyu duruşmamızı beklemekten yorulan   dizlerimizin üzerinde dik durmaya çalışırken ..

    Hakime hanım dosyaları karıştırırken,  o sırada, beni, yani (bir Ardahanlı, bir hemşeri rahatlığıyla tanıdığı için  olacak) güler bir yüzle kimliğimi soruyor katibe hanım, “Fakir bey sabıkanız var mı?’ diye ..

    Bir an düşünüyorum, 41 yaşıma gelmeme karşın gerçekten sabıkam var mı, yolsuzluk, namussuzluk, şerefsizlik, Ergenekonculuk, dincilik, teröristlik, banka dolandırıcılığı, vergi kaçakçılığı, eroin, esrar satışı gibi bir şey yaptım mı acaba?’ diye ki sabıkam olsun diye ..

    Belki de adi suç olarak sayılan, çek dolandırıcılığı, adam öldürme, ya da hırsızlık ..

    Yok, böyle bir şey sabıkamda ..

    Ama yine de ‘sabıkalıyım’ diyorum, gazetecilik denen ve Anayasanın ilk maddelerinden olan ‘Basın hürdür sansür edilemez’ maddesine güvenip, düşündüklerimi yazdığım için.

    Çünkü, benim tek suçum ve sabıkam gazetecilik ve bu ulvi görevi yaparken düşündüklerimi yazdığım için sabıkalıyım ..

    Kimlik yoklaması ardından gergin olduğunu sıra bana gelince anladığım hakime hanım soruyor, sert bir eda ile eşimin, namusumun yanımda olduğunu düşünmeden ..

    -Evet, anlatın, ne diyorsunuz?

    -?!. 

    Yani anlayamıyorum, neyi anlatmak istediğini anlamadığım hakime hanım ..

    Toparlanıp, susmuyorum, anlamaya çalışıyorum neden yargılandığımı sorduğum hâkime hanıma,

    Zaten bir hayli gergin olan ve belki de günün yorgunluğuyla hırsını, benden çıkarırcasına, hâkime hanım sinirli bir şekilde sormaya devam ediyor;

    ‘-Ne demek neden yargılanıyorum, bilmiyor musun sen?!..

    Nazikçe ve sesimin yükseltmemeye çalışarak,

    ‘Bilmiyorum efendim, neden yargılandığımı anlatırsanız ve hatırlatsanız daha iyi olacak? diyorum ..

    Demez olaydım ..

    Vay sen misin bu cevabı veren, hukuk adamı, ya da kadını yani herkesin sığındığı hakime hanım birden parlıyor, hem de kendisi gibi bir bayan olan eşimin yanında bana ..

    Hem de eşimin yanı sıra küçük kardeşimin de yanımda olduğunu düşünmeyerek ..

    Ve devam ediyor sertçe sorularına ‘-Kardeşim iddianame size gelmedi mi, niye iddianameyi okumadan geliyorsun karşıma?’ diye basıyor fırçasını ..

    Ben ise;

    ‘-Tamam, hâkime hanım! Belki hata bende ama ben yazdıklarımdan dolayı bir çok kez haklı yada haksız şekilde yargılanıyorum, nerede bileyim, hangisini sıraya koysam ki şimdi ki davanın hangi davanın olduğunu da bileyim’ diye söylenmeye kalkıyorum ..

    Yok abi hakime hanım bir kez zevk almaya başladı, beni eşim ve kardeşimin yanında ve de benim gibi aleyhime taraf olan savcının gözlerinin önünde ezmeye ..

    Devam ediyor o sert ve gergin edasıyla ‘-Siz nasıl bilmezsiniz neden yargılandığınızı?, Nasıl olur bilmezsiniz, konuşmayın, susun!..’ diye bastırıyor ..

    Ben ise; ‘hakime hanım peki siz beni ne diye yargıladığınızı bilmeden ve neden sizin karşınızda olduğumu okumadan beni nasıl yargılarsınız?’ diye soruyorum, hakime hanımın beni konuşturmamasına ve de söylediklerimi kanuni zorunluluk olmasına karşın zapta geçirmemesine rağmen ..

    Bilmem ama ne kadar süre geçti, hakim ile benim o beklenmeyen tartışmamız ..

    Ama orada, o modern denilen duruşma salonunda ağzıma değmek üzere olan ve orada konuşulanları kayıt etmesi gereken ne mikrofon, ne de salonda bulunan kameranın çalışıp, çalışmadığını bilmiyordum ..

    Buda beni dezavantaja düşürüyordu, dudak altında gülüp, benimle hâkimin kavgasının büyüyüp, adeta hâkimin beni hakaretten tutuklamasını bekleyen savcı beyin mutlu yüzünü izlesem de, yanım da bulunan eşimin bana mı, yoksa çok güvendiğimiz hukuka mı bilmem ama acıyıp, üzülüp, ezilmesi karşısında susmayı tercih ettim ..

    Hakime hanım anlamıyor, bastırıyordu!..

    ‘-Çıııkkkkkkkkk dava ertelenmiştir, başka bir şey konuşmaaaaa!’ diye

    Zaten bir şey konuşulup, tartışılmamış, hatta zapta geçirilmemişti ki ..

    Hakime hanımın nazik ‘çıııık’ teklifi üzerine bende öyle yaptım, savunmamı yapmak için girdiğim, ama hiçbir şey söyleyemeden çıktığım duruşma salonundan ..

    Şimdi soruyorum, gerek bir hukuk adamına, gerek ise bir hukuk bayanına, ya da bir insana ne kadar haksız, yada yanlış olursa olsun, eşitliğin, hukukun arandığı bir salon da bir insanı eşinin yanın da ezmeye kalkmak ne kadar doğruydu, hem de onca insanın hukuk aradığı bir salonda?!.

    Ama beni ya da benden öncekilerini ezdiğini, hatta benden daha iyi hukuku bildiğini düşünenlerin unuttuğu bir şey var ki, 86 yıldır bu ülkede yaşananların ana sorununun insanların bir birini dinlememesi ve de anlamak istememesidir ..

    Yada kendisini bir başkasından üstün görmesidir .. Ki; Bu tutum ve davranış değil bir insanı, hayvan olsa da ve bu yanlış tutum, davranış eşinin yanında yapılsa o canlı değil hukuka, adaletin terazisinden de bile şüphe eder ..

    Ben yine de şüphe etmeyip, yaşananları günün yorgunluğuna bağışlayıp, hakkım olan ‘reddi hakim’ demeden, bunlarda gelir geçer, yeter ki, düşündüklerini yazıya döküp, inadına direnip, baskılara karşın güzeli, iyiyi istemek ve tüm bu baskı ve de baskınlara karşın en iyisi düşündüklerini yazmaya devam diyerek ..


    **5 Kuruş etmeyenler, 5 kuruşa seçilir ..


    Ardahan’ın vilayet olmasıyla ümitlenen ve bir süre göç etmeyip, siyasilerce vaat edilenlerin gerçekleşmesini bekleyen Ardahanlıların sorun ve sıkıntılarını çözmesi beklediklerinin başında gelenlerin siyasiler oldukları bir gerçektir.

    Bu beklenti sadece yerel de değil, ülke genelinde siyaset yapanlardan da çare bekleyen Ardahanlıların her geçen gün azalan ümitlerinin  yeniden yeşermesi için nasıl bir yol izleneceği sık sık tartışılır durur ..

    Başta Kent konseyi olmak üzere bir çok yeni girişimle yeni bir ruh canlanmasının olabileceğinin üzerinde duran Ardahanlıların bunu nasıl, kimle gerçekleştirecekleri de maalesef meçhul bir durum ..

    Yıllardır bu memlekette siyaset yapan, ancak hep kendilerine taraf yontanlarla mı, yoksa gerçekten bu memleketin sorun sıkıntılarını halkla birlikte yaşayan, Ardahan’da bir evi olanlarla mı bilinmiyor..

    Muhtarından, başbakanına kadar her seçilenin verdiği vaatlerinin, söyledikleri sözlerinin 85 yıldır halen yerine gelmediği traktörlerinin devrildiği yayla yollarında düşünen, bir bardak su içmek için yıllarca sağlıksız raporu bulunan çeşmelerin başında bekleyen, her yağmurda damlayan toprak evlerde oturan insanların sorunlarının çözümüne söz verip, göbek büyütenlerin artık tanınıp, çekip gitmesi için ne yapılırı düşünmek gerekmez mi?

    Çünkü 5 kuruş etmedikleriyle suçlananların ard arda, ‘O kez olmadı, bu kez söz’ diyerek seçildikleri memlekette Ardahan değil mi?!.

    5 kuruş etmeyip, 5 kuruşluk çakmak, saat hediyeleri ile seçilenlerin verdikleri sözlerin ne kadar yerine geldiğini şöyle bir dönüp Ardahan’a bakmakla görüleceğini bilmem kaç kez yazdık, ama her ne hikmetse anlatamadık, anlatamıyoruz ..

    Bu nedenle seçmenin beş kuruş etmediklerini belirtip, suçladıkları siyasileri şöyle bir gözden geçirip değerlendirmesi ve en önemlisi 5 kuruşa oyunu satmaması gerektiğini de söylemek, anlatmak, yazmak gerekmez mi?..

    Yani , 5 kuruş etmeyenlerin nasıl olup 5 kuruşa seçildiklerini artık sorup, sorgulamalıyız sanırım..


    **Sosyete hanımı kızmış ..


    Dün eczacılara yönelik yapılan operasyonu haber yapmamıza bir hayli kızdığı görülen ve matbaamıza telefon açarak hakarette bulunan bir sosyetenin bizim haberi yapmamız için birilerinin önümüze kemik attığını ileri sürmesi dikkatimizi çekti.

    Ki o sosyetenin sık sık matbamıza gelip, kendisinin o bir kilo boya sürdüğü yüzüyle bir çok haber yaptırdığını da tüm kamouyu biliyor.

    Kendisiyle ilgili haberler yaparken önümüze nasıl bir etli kemik attığını da bilen biri olarak


    **Yalancının mumu bu kadar yanar mı?


    Sigara yasağı başladığı için anlatılması suç olur mu bilinmez ama cezası neyse ben ödeyip, bir zamanlar moda olan ve halende süren hikayeyi yeniden anlatacam.

    Çünkü amacımızın sigara reklamı yapmak değil, yazımızın içeriğinin anlaşılması için sigaralı hikayeyi anlatmak şart ..

    Bilmem hatırlayanlar var mı, eskiden siyasiler köyleri gezerken seçmenin kendilerinden çözümünü ekledikleri sorunlarını anlattıkları siyasilerin, ‘Tabı tabi, hemen çözüyorum. Şimdi başbakanı arayıp sizin köyün su ve yol sorununu hemen çözüyorum. Oğlunu olmazsa da kızını işe aldırıyorum’ deyip, o zamanın ünlü dört köşeli birinci sigarasının beyaz kutusunun üzerine aldığı notları ..

    Kirli şapkasıyla, nasırlı elleriyle ümit bağlayıp, oy verdiği siyasetçilerin sözde kendilerini dinlediğini ve söylediklerini not alan zavallı seçmen de oyunu verir, umutla bir beş yıl boyunca hep beklerdi ..

    Ama bilmezdi ki birinci sigarası bittiğinde kutusunun daha köyden çıkmadan çöpe atıldığını ..

    Evet bu anlattıklarımız 1960 ila 70’lerin siyasi hikayelerinin başında gelenlerden sadece biriydi ..

    Peki bugün ne değişti derseniz onu da hemen anlatayayım ..

    Çünkü birinci sigarası artık yok, o dört köşeli beyaz kutusu da ..

    Şimdikiler ise beyaz gömleklerinin sol cebinde taşıdıkları logolu karton kağıtlara kendilerine söylenenleri not ederler, hem de doktorların yazısından beter bir karalama ile ..

    -Evet, not ettim kızını işe alıyorum, oğlunun tayinini yaptırıyorum, köyün yolunu ve suyunu çözdürüyorum, yetmez birde köye Sınır Ticaret Merkezi kurduruyorum .. 

    Evet bu hikayelerin anlatıldığı sırada bir türlü sönmeyen mumların bol olduğu Türkiye siyasi hayatının değişmezleri ve de gerçekleridir ..

    Hayırlı olsun yaptık deyip, hiç bir şey yapmayanların yaktığı mum hikayesi ..


    **Muhalefet görevini yapıyor mu?


    CHP’den istifa ederek Sarıgül’ün kuracağı parti ile hareket edeceğini belirten Avukat Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ın basına verdiği yemekten sonra Türkiye Partisi’nin Ardahan İl Teşkilatınının da gazetecilerle yine bir yemekli toplantıda bir araya geldiğini duyuyoruz.

    Büyük Birlik Partisi’nin de teşkilatlandığı Ardahan’da genel başkanı bugün başbakanla bir araya gelecek DTP’nin başına da genç bir isim, Dicle Yılmaz getirildi ..

    Mevcut diğer partilerinin sus-pus olduğu bir süreçte yaşanan bu süreçte sorulacak olan tek sorunun muhalefetin Ardahan’da görevini yapıp yapmadığıdır …


    Umarız yenileri eskilerine göre bu görevlerini yerine getirirde, biz de bu soruyu bir daha sormayız ..


    **Al sana kroki, alsana haber ..


    Belediyeye operasyon yapılır yazılmaz, insanlar gece yarıları evlerinde alınır haber olunmaz,  köy yolları bozuk olur, köylüler yıllardır su bekler görülmez..

    Bir adam bıçaklanır, gider sorarız , ‘ne iş?’ diye, herkes resmi ağızla, ‘Devlet memuruyum açıklama yapamam’ olur ..

    Ama bir bakarsınız ki; ‘savcının odasının krokisini bulduk, koşun gelin, daha suçları kesinleşmemiş insanları fotoğraflayıp, terorist ilan edin’ denildimi koşa koşa giderler ..

    Sözümüz kime mi?

    Sözümüz bu memlekette gazeteci geçinip, ajans muhabirliği ile ajanlığı karıştıranlara ..

    Bu ajans muhabiri mi, ajan mı belli olmayanlar, başları okşandımı ve sözde resmi ağızlar konuştumu ancak haber yaparlar, o da ‘iddia edildi, öne sürüldü’ sözcükleriyle dolu kıytırıktan haberler yaplar ..

    Dün yine böyle bir gelişme oldu, suç oranının sıfırın altında sıfır olduğu Ardahan’da canı sıkılan bazıları durduk yerde, yine kendilerine ajan olarak tuttuklarının aracılığıyla işe çıkmış, okumak için Ardahan’a gelen MYO öğrencilerinin evlerini basmış, bu yetmez gibi ne olduğunu daha anlamayan kız, erkek çocukları yere yatırmış, ayaklarını başlarına koyup saatlerce arama yapmış, kıytırıktan bir şeyler buldumu, ‘Tamam teröristleri yakaladık’ demiş ve ajan muhabirlerini de çağırarak,’ Biz iş yaptık, sizde haber yapın’ demişti ..

    Ve onlarda yapmıştı, hem de yargılamadan infaz ederek, öldürerek ..

    Suç neymiş?

    Bakın bende aynı suçu işleyecem, savcının odasının yerini tarif ediyorum!..

    Yani terorist diye ajan/ajans muhabirlenine haber yaptırılanların evinde, her an halkın arasında olan, Ardahan caddelerini tek başına gezen başsavcının odasının olduğu bir kroki ele geçirilmiş!..  Sanki savcının odası Adliyenin ikinci katında en büyük ve en güzel odası olduğunu kimse bilmiyormuş gibi ..

    Al sana kroki, alsana haber ..


    **Benim saf vatandaşım sen oldukça..


    Bu kadar bağırılıp, çağrılmasına karşın vatandaşın halen dolandırıcıların oynuna gelinmesine şaşmamak gerek.

    Tabi bunu sadece eşya alımında düşünmek yanlış olur. Siyasette, politikada bizim halkımız hep dolandırılmış ve keleğe gelmiştir.

    Ancak, her ne hikmetse bir daha, bir daha diyerek dolandırıldıklarını yeniden dolandırılmıştır. Hem de benim köylüm, benim vatandaşım, benim safım denilerek..


    fakiryilmaz323@hotmail.com

  • BİR KADIN FECİ ŞEKİLDE YANARAK CAN VERDİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Vahim olay Fadime Sarıkaya’nın ekmek pişirmek için eğildiği ateşten eteğine alev sıçradı. Bir anda eteği tutuşan kadının alevlerin arasında kaldığı ve sesini duyan çevredeki vatandaşların olay yerine ulaşmasıyla hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi. Olayla ilgi soruşturmanın sürdüğü bilgisi alındı.


    **ardahan’a su veren köyde yangın!


    Ardahan’da geçtiğimiz günlerde bir köyde çıkan ve büyük çaplı maddi hasara yol açan yangına bir yenisi daha eklendi.

    Alevler bu kez merkez köyleri arasında yer alan Çataldere’de (Kunzut) dün gece saatlerinde korku ve endişeye yol açtı.


    Köy sakinlerinden Mahmut Bilgin isimli vatandaşın samanlığında henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Olay sonrası karla kaplı yollara rağmen kısa sürede bölgeye ulaşan Ardahan Belediyesi itfaiye ekipleri uzun süren çalışmalar sonucu yangını söndürerek kontrol altına aldı. Can kaybının yaşanmadığı olayın ardından 10 ton saman, 5 ton odun, 3 ton kömür ve çok sayıda malzeme kullanılamaz hale geldi.


    SERHAT BAŞKANI CORONADAN YOĞÜN BAKIMDA!.. DERNEK BAŞKANI HAYATINI KAYIP ETTİ!.


    arşiv haber 25/01/2022 tarihli/resim


    Ardahan’ın Bölgesel Amatör Ligde temsil eden ve geçtiğimiz günlerde yapılan destek gecesinde beklenen desteği göremeyen Serhat Ardahan Spor Başkanının Corona dolaysıyla hastanelik olup, yoğun bakıma alındığı öğrenilirken bir dernek başkanı da kalp krizi soncu hayata göz yumdu. Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Kayaaltı (Poldik) köyünü İstanbul’da bulunan dernek başkanı geçirdiği kalp krizi sonucu hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre İstanbul Sultanbeyli ilçesinde ki evinde kalp krizi geçiren ve hastaneye yetiştirilemeden hayata göz yuman 54 yaşında, 3 çocuk babası Kayaaltı Dernek Başkanı 


    Sayım Ağgül İstanbul Sultanbeyli Yakutlu camiin de kılınacak cenaze namazı ardından toprağa verileceği öğrenildi.


    İMAM OLMAYAN ARDAHAN’DA, MÜFTÜ YOK!


    ARŞİV HABER 16/01/2022 TARİHLİ HABER/FOTO


    Çıldır, Damal, Göle, Hanak ve Posof olmak üzere 5 İlçe, 1’i İl Belediyesi, 5’i İlçe Belediyesi ve 1 Belde Belediyesi (Köprülü) olmak üzere 7 belediye, 227 köyü bulunan Ardahan’da ​birçok camide imam olmadığı gibi yaklaşık bir aydır Ardahan Müftülüğüne atanan müftü de gelip, görevine başlamadı.

    Müftü yardımcısı bu sorunu anlatacağına imam ve müftünün olmadığı Ardahan’da adeta tarih yazmış gibi demeç vermesi dikkat çekerken aynı yardımcının aylardır imamsızlıktan ölülerini saatlerce kaldıramayan Ardahanlıların tepkisini çekti.


    MÜFTÜ KARLARIN ERİMESİNİ Mİ BEKLİYOR…


    Mersin Erdemli İlçe müftüsüyken aylar öncesi çıkan kararnameme ile Ardahan’a İl Müftüsü olarak atanan müftünün halen Ardahan’a gelmediği şu günlerde Ardahan’ın 200’e yakın köyünde imam olmadığı gibi birçok köy imamının da görevlendirme adı altında İl ve İlçe Müftülüklerinde çaycılık yapma keyfi yaptıkları alınan bilgiler arasında oldu.


    Yaklaşık 3 yıldır imam sorunu yaşayan ve her geçen gün boşalan imam kadrosu dolayısıyla birçok camide imam olmadığı için cemaatle namaz kılınamadığı Ardahan’da yaşanan bu sorunun çözümünü bekleyen vatandaşlar Bursa’nın Karacabey İlçesi’nde, camii bahçesinde kardan adam yapıp musalla taşına yatıran çocuklar gibi imam cübbesi giyip, kardan müftü ile birlikte cenaze namazı kıldıracaklarını belirterek Ardahan İl Müftülüğüne atanan ama aylardır Ardahan’a gelmeyen müftü ile birlikte camilerde olması gereken ama ‘görevlendirme’ adı altında il ve ilçe müftülüklerinde adeta keyif yapan imamların görev yerlerine gönderilmesini istemekteler.


    Kalp krizi geçirip, kaza yapan iş adamı hayata veda etti.. 


    İmam sıkıntısının yaşandığı Ardahan’da kış günü hayata göz yuman vatandaşların cenazelerinin bile geç kaldırıldığı yönünde şikayetlerin yapıldığı şu günlerde yaşanan iki ölüm Hoçvanlıları derinden üzdü.


    ARDAHAN’IN EN YAŞLISI HAYATA GÖZ YUMDU!


    İmam sıkıntısının yaşandığı Ardahan’da 112 yaşında ki Gülizar Yıldır hayata göz yumdu.

    Ardahan Merkez köylerinden olan Samanbeyli (Sıxırpet) köylü Hoçwan Bölgesinde birçok doğum yapan kadına ebelik yapan Ebe Gülizar Yıldız 112 yaşında hayata göz yumdu. Köyünde toprağa verilen Gülizar nine 11 çocuk annesiydi.


    Ardahanlı iş insanı kalp krizi nedeniyle, kaza geçirdi!



    Öte yandan Ardahanlı olan, birçok Hoçwanlı ve Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un gözde ilçelerinden Sarıyer’in ünlü balık restoranlarından olan AQUARIUS’un sahiplerinden Şaban Şit kalp krizi neticesiyle kaza sonucu hayata göz yumdu.

    Alınan bilgilere göre sabah işine gelen ve balık almak için Balık Haline giden Şit kendisine ait aracı sürdüğü esnada önce kalp krizi geçirdiği
     ardından hayata göz yumduğu öğrenildi.

    İkisi kız 4 çocuk babası olan ve Ardahan camiasında sevilen, saygılı bir isim olarak bilenen Şaban Şit’in (64) İstanbul Sarıyer ilçesinde öğlen namazı ardından toprağa verileceği öğrenildi.


    POSOF’TA ÖLÜMDEN SONRA İNTİHAR!


    En çok intihar olaylarının yaşandığı İller arasında bulunan Ardahan’da bir intihar olayı daha.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı Derindere köyünde bir vatandaş bilinmeyen bir neden ile intihar ederek hayata göz yumdu.

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yılın 7. ayın da yaşanan ve bir kadının ölümüne neden olan olayın aile fertlerinden olduğu öğrenilen Halis Akbulut isimli vatandaşın iple kendisini asarak hayatına son verdiği bilgisi alındı.


    BUDA POSOF’UN KARDAN BUDA GELİNİ..


    Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulan Damal İlçesinin bebeğine, komşu ilçe Posof’tan rakip gelin geldi.

    Beklenenden az olsa da geçen son bir kaç yılda daha çok yağan kar yağışının etkili olduğu ilçelerden olan Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’ta kardan gelin yapıldı.




    Buda Udeli Nenenin torunu Orcaşan kızını kardan şekillendiren Posof Gönülaçan (Şuvaskalın) köylüleri ilçelerine hala gelmeyen doğalgazı beklerken yoğun şekilde yağan karla güzel anlar yaşamayı seçtiler.



    KYK kız yurdunda “AÇIZ” feryadı!


    Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Enes Kara’nın intiharı ile bir kez daha gündeme gelen tarikat ve cemaat yurtlarının güvenirliğinin tartışıldıüı şu günlerde Ardahan öğrenci yurdundan atılan bir mesaj, “Çocuklar devlet yurtlarında aç mı bırakılıyor?” sorusunu da akıllara getirdi.


    Ardahan Merkezde bulunan KYK kız yurdunda kalan öğrenciler yönetimi “AÇIZ” diye protesto etti. Ekonomik krizin en ağır yaşandığı şehirlerin başında gelen Ardahan’da krizden öğrencilerde etkilendi.


    Devlet yurdunda kalan şanslı öğrenciler olarak görülen KYK’lı bir grup öğrenci yeterince beslenemedikleri ve bu durumu dile getirdikleri için gördükleri şiddet nedeniyle KYK yönetimini bina önünde bir araya gelerek protesto etti.


    Olayın sosyal medya da duyulması ile kenttin gündemine oturan konu geçtiğimiz günlerde bir öğrencinin yeterince yemek yiyemediğini söylemesi üzerine KYK müdürü tarafından bir odaya kapatılarak şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Besyocuyuz rumuzlu internet paylaşımda yer alan bilgilere göre; BESYO 1. Sınıf öğrencisi bir kız çocuğu, yemeklerin az çıkması nedeniyle aç kaldığını söyleyince, KYK müdürü tarafından kapatıldığı oda da şiddet görerek yurttan atılmak ile tehdit edilince, öğrenci sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırıldığı bilgisine de ulaşıldı.



    BU KIŞ’TA GELMEDİ!..


    Azerbaycan’dan getirilip, Gürcistan ve Türkiye üzerinden dünya pazarlarına akıtılan Kafkas doğalgazının geçtiği hatta bulunan Ardahan’ın 3 ilçesi hala bu gazdan faydalanmayı bekliyor.



    5 ilçesi bulunan ve sınırları için 5 petrol ve doğalgaz boru hattının geçtiği Ardahan il merkezine de bir hayli gecikmeli gelen ve hala tüm İl genelinde olmayan doğalgaz sonrası Ardahan’ın ilçelerinden gelen yoğun doğalgaz istemleri devan ederken ilçesi Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 2017 yılında attığı twiter mesajı ile ”Üşüyen Ardahan ilçelerini nasıl ısıtabiliriz” diyerek önce Enerji Bakanı, Enerji Bakanlığı Müsteşarı ve son olarak da EPDK Başkanlığını ziyaret ederek İlçelerimize doğalgazın gelme imkanını konuştuk’ demiş ve ‘ARDAHAN SICAK BİR DÜŞÜNE DAHA KAVUŞUYOR..! Diğer ilçelerimiz için ise çabalarımız devam ediyor.Ardahan sıcak bir düşüne daha kavuşmuş olacak. Diğer ilçelerimiz için ise çabalarımız devam ediyor” demesinin üzerinde 5 yıl geçmesine karşın bu yönde hala ciddi bir adımın atılmadığı Ardahan ilçeleri başbakan ile Ardahan’a gelen ve Posof, Damal ve Hanak’a doğalgaz verileceğini belirten Erdoğan’ın da bu yönde verdiği sözü de yerine gelmeyen sözlerin başında gelmekte.



    7 Yıl önce yazılan yazı güncelliğini korur mu?


     


    Yeni bir cumartesi yazısı yazmak için diz üstü bilgisayarımı dizlerimin üzerine aldığın bilgisayardan gördüğüm bol fotoğraflı haberlerle internet dünyasına kaydığımı fark ederken bu haberlerde yer alanların kimler olduğunu görünce yaşadığım duyguyu his eder gibi facebok harekete geçmiş ve sakladığı anılardan yedi yıl önce yazdığım bir yazımı alıp, önüme getiriyor.

    Gülümseyerek okuduğum yıllar önceki yazımın güncelliğini kayıp etmeyip, hala bugünü anlattığını görünce bir anda içinde bulunduğum cumartesinin günü pazara bıraktığında görüyordum…


    İçinde bulunduğum ve fırsat buldukça her cumartesi günleri yazıya dökmeye çalıştığım duyguları geri bastıran bol fotoğraflı haberin şovmenlikten öte geçmeyen siyasileri anlattığını da anlayınca yazıya dökmeye hazırlandığım cumartesi duygularımı erteleyip, bu 7 yıl önce yazdığım yazıyı bir kez daha burada yayınlayıp, o günden bugüne ne değiştiğini siz sevgili okurlarıma sormanın daha mantıklı olacağını düşündüm.


    Ve seçimlerin tartışıldığı ve her an erken bir seçim olacağının konuşulduğu şu son aylarda art arda Ardahan’a gelip, memleket sevdalısı kesilenleri hatırlayınca aşağıda ki yazının yedi yıl önce yazıldığını ve güncelliğini kayıp etmediğini bir kez daha anlıyordum.


    Çünkü çantayı alıp gelenlerin ardından onlara gaz verenlerinde bugünlerde bir hayli bol fotoğraflarla haber oluyordular, memlekete bir şey vermeden geri çekip giderlerken.


    Ha bu arada Ak saçlı Ardahanlı olan ama ‘Ardahanlıda kim, ben buraya kendi tırnaklarımla geldim’ diyen Yaşlıında Ardahan’da, Çıldır gölünde tipide boğulacağını da öğreniyor, oturduğu koltukta iyiden iyiye kirlenen tırnaklarının tutuğu atlardan bile iğreniyordum.


    Ve ‘ah memleket senin bu kaderin niye değişmiyor?’ diye of çekerken,  Ağustos böceğinin kış günü bile saz çalıp, türküler söylediğinde şahit oluyordum, aşağıda ki yedi yıl önce yazılmış yazıyı sizlinde okumanızı ‘elbet bugünlerde gelir, geçer’ diyerek teselli olsun diye salakça umut ederken.


    İşte yeni cumartesi yazımı bana yazdırmayan size okutmayan o yazım;


     


    **Bende İstanbul’da Milletvekili Adayım..


     


    Dün yapılan MHP Ardahan İl Kongresini değerlendirmek için önce kongreyi 18 gibi küçük bir farkla alabilen MHP İl Başkanı Taşkın Polat ile sonra da bana göre bu kongrenin kazananı olan Hülya Davutoğulları ile, ardından MHP eski Başkanı Levent Pehlivan ile sonra da MHP’den Ardahan Milletvekili adayı olabilecekler arasın da gösterilen Aşkın Kaya ile birer telefon görüşmesi yaptım.


    Bu sohbetler sırasın da görüştüğüm son MHP’li olan Aşkın Kaya’ya Milletvekili aday adayıymışsın?’ diye sorunca, ‘Yok kardeş, öyle bir şey düşünmüyorum.


    Çünkü senin şu an bulunduğun Ankara’da, İstanbul’da cebine biraz para koyan, eline bir çanta alan, sonra da gelip Ardahan’da milletvekili adayı oluyorsa, Ardahanlı da buna tepki koymuyorsa sanada, bana da milletvekili sırası gelmez’ diyordu.


    Aynı konuyu bir gün önce tartıştığım Ardahanlı İş adamı, Tay Sürücü Kursları Sahibi Veysel Karatay’da,  ‘Ya bu İstanbul’da bende milletvekili adayıyım’ diyecek biri yok mu?


    Bura da yaşayanlar neden bizim de milyona varan insanlarımızın yaşadığı İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da, İzmir’de adayımız olsun’ demiyorlar’ diyordu.


    Haksızlar mı?



    arşiv haber 17/08/2016 tarihli haber(yorum/reklamlar


    ARDAHAN MÜFTÜSÜ


    KAYSERİ’DE TUTUKLANDI!..


    Ardahan İl Müftüsü Aytekin Yılmaz’ın marifetleri yeni yeni ortaya çıkıyor.


    Evinde belgeler ele geçirildi..



    Ardahan İl Müftüsü Aytekin Yılmaz, il müftüsü olamadan önce Kayseri’de il müftü yardımcılığı görevini yürütürken FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği kapsamında faaliyet görterdiği, Terörist Fetullah Gülen’e hizmet ettiğinin tespit edilmesi sonrasında tutuklanan Yılmaz’ın, soruşturması kayseri’de devam ediyor.



    Daha ne skandallar duyacağız kim bilir!




    Ardahan İl Müftüsü Aytekin Yılmaz, Kayseri il müftü yardımcılığı döneminde katıldığını bir ilçe müftülüğünün aylık toplantısında skandal cümlelere imza atmış. Terörist Fetullah Gülenci Müftü Yılmaz personel toplantısında; “Bütün peygamberler evlenerek şehvetini giderirler ama Muhterem Fetullah Gülen Hoca Efendi Hazretleri ise “peygamberlerden de üstün olduğu için”  ibadet ederek şehvetini giderirdi.” dediği iddia edildi.



    Görgü tanıklarının iddiasına göre” Ardahan İl Müftüsü Aytekin Yılmaz, her platform da “Terörist Başı Fetullah Gülen’i göklere çıkardığını, il müftü yardımcılığı döneminde makam odasına kolay kolay kimsenin giremediğini, kendinden olmayan personelin odasına girdiğinde ise ” bu makama girdiğine dua et, buraya kolay kolay kimse giremez” diye uğurlama esnasında azarladığını dile getirdiler. 



    Ayrıca katıldığı personel toplantısında ise; “Bütün peygamberler evlenerek şehvetini giderirler ama Muhterem Fetullah Gülen Hoca Efendi Hazretleri ise “peygamberlerden de üstün olduğu için”  ibadet ederek şehvetini giderirdi.” açıklamalarında bulunuyor.



    **Bu işi Genel Af ve Kürtler çözer,


    Milliyetçi yada Ulusalcılar değil..


    ‘Kaçak Saray’ dediği saraya tıpış tıpış gidenlere Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’da eklendi.


    Hayırlı olsun..


    15 Yıllık iktidarı boyunca başta Kürt sorununu olmak üzere bir çok sorunu çözmek iddiasına olduğunu belirtip, bunun için kolları sıvayıp, adım atmak isteyen Başkan Erdoğan’ın önünde ki en büyük engellerden saydıklarıyla (Kürtler Hariç) bir araya gelmesi de bir başka konu..


    Bu da hayırlı olsun..


    Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile ardından 15 Temmuz Darbesiyle sarsılan ama Balyoz ve Ergenekon Operasyonları öncesi ve de sonrası olduğu gibi 17-25 Araklık ve 15 Temmuz Darbe Kalkışmasında da yaptığı hızlı manevralar ile düşmeyen Başkan Erdoğan’ın kaçak denilen saray’da sıraya dizdiği ulusalcılarla da bir dönemi daha götürmek istediği belli..


    Çünkü iktidara gelmek için önce Erbakan grubunu aşan, ardından Gülen ile kol kola giren, iktidara geldikten sonra MHP ve Ülkücüler ile iki yıl boyunca kol kola gezen, ardından 2 dönem Kürtlerle barışır gibi yapan, ama 7 Haziran seçim sonuçları ile şok olup, bir anda ‘Kürt sorunu da nedir?’ deyip, adına Barış süreci denilen süreci buzdolabına kaldırtan, sonra Askerlerle ilgili Balyoz ve Ergenekon davalarına avukat olan, sonra da ayakkabı kutularında ortaya saçılan dolarlar dolaysıyla bir anda Balyoz ve Ergenekon davalarını avukatlıklarını bırakıp, Feto adında bir terör örgütü olduğunu iddia edip, 15 Temmuz Darbe kalkışması ile bunu topluma kabul ettiren, ben değil başkanın tah kendisidir..


    Bence de doğrusunu yaptı, yapmakta..


    Çünkü bu ülkenin siyasi hayatına baktığınızda başta ulusalcılar olmak üzere bir çok engelin kimseye 15 yıl gibi uzun bir iktidar olma imkanını vermediğini görürüsünüz..


    Kaldı ki Başkan Erdoğan’ın bir çok ülkeden büyük bir kent olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da bu sürece katmak gerekir..


    Yani Başkan Erdoğan siyaset, politika denen şeyi yaptığı ve iktidar ömrünü uzatmak için gereken her şeyi ortaya koyduğu bir gerçek olarak karşımızda dururken Başkan’ın önünde ki en büyük engelin PKK’nın olduğunu da en iyi bilendir..


    Bunun içinde planları olduğu gün geçtikçe açıkça görülen Erdoğan’ın HDP üzerinden yüklenmeye başladığı PKK’yı aşmak için ulusalcılarla olduğu gibi Suriye ve Irak ile hatta Mısır ve İsrail’le de barışmak için yeni arayışlar içinde olduğunu da görmekteyiz..


    Bunlarda iktidarı sürdürmenin ve amaçlarına ulaşmanın yolu olan siyasetin, politkanın birer gereği olduğunu bir gazeteci olarak kabul ederken, Başkan Erdoğan’a bir hatırlatmam olacak..


    Oda Kürt sorununun yarattığı PKK’yı aşmak için yukarıda saydıklarımı gelmiş, geçmiş iktidarların hemen hepsinin denediğini ama başarılı olamadıklarını hatırlatmak isterim..


    Çünkü Kürt sorunu çözmek ve PKK’yi devre dışı bırakmanın yolunun Özgür Gündemi kapatmak, Kürt siyasetçileri devre dışı bırakmak, Kürtleri hapse tıkamakla olmayacağını kendiside biliyor..


    Bunların sorunu daha da büyüteceğini bilmesini istediğim Erdoğan’ın yapacağı tek şey Oslo’da başlatılan, İmralı’da devam eden süreci yeniden başlatması ve Kürtlerinde eylemlerinden artık rahatsız olduğu PKK’yı durduracak olanın 70 yıl boyunca ortaya koydukları politikalarla milliyetçiler, ulusalcılar değil, başta büyük bir kapsamlı af olmak üzere Kürt kamuoyunun gönlünü alacak adımlar atmasından geçer..


  • AŞOB'TA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK! İki köylünün seçimini kazanan Özer oldu..


    Türk-İslam ülküsüne bağlı, Türklük şuur ve vakarına sahip, Türklüğü bedeni, İslamiyet’i ruhu bilen nesillerin çoğaldığı, Dünya Türklüğünün, Türk-İslam dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olacağı bir yıl olması temennisi ile sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl dilerim.


    Mekke nin fethinin 1392. Yılı Mübarek olsun


    Ali Rıza Nasıroğlu/İş İnsanı



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günlweri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:17.15-19.15’te TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günleri saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    YILIN İLK SEÇİMİ AŞOB’TAN!..


    Başta Ardahan-Göle yolu olmak üzere şu an kapalı olan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına kadar uzanan Ardahan-Hanak Damal-Posof yolu ile Çıldır Aktaş Gümrük kapısına giden bölünmüş yolun bitmediği Ardahan’da 2022 Yılının ilk seçimi Ardahanlı şoförler yaptı.



    Mevcut Başkan Asım Özer ile eski Başkan Yılmaz Özer’in yarıştığı Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası seçimi için bir araya gelen Ardahanlı şoförler kurulan sandıkta oylarını kullandılar.


    399 delegesi olan Ardahan AŞOB’un yeni başkanının kim olacağı saat: 17.00’da açılan sandıktaki oyların sayımı ile belirlendi.



    Damallı 2 Üniversite Okudu, İş


    Bulamayınca Hayatına Son Verdi!


    arşiv haber 25/12/2021 tarşhli haber/yorum/reklamlar


    15 kez bıçaklanarak hunharca öldürülen Ardahanlı bir kadının katilinin yakalandığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde Damallı olduğu öğrenilen bir genç iş bulamadığı için kendisini asarak intihar edip, hayatına son verdi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulmuş olan Damal ilçesine bağlı eski Yukarı Gündeş köyü yeni mahalle Mustafa Kemal mahalleli genç iki üniversite bitirmesine karşın yıllardır iş bulamadığı, tüm sınavlara katılıp, başarıya imza atan ama resmi bir kuruma atanamadığı öğrenilen Ferhat Alikan isimli genç girdiği bunalım sonucu intihar ettiği öne sürüldü.



    ARDAHANLI MERYEM’İN KATİLİ YAKALANDI!..


     


    Öte yandan İstanbul Esenyurt İstiklal Mahallesi’nde, geçtiğimiz gün saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda market alışverişi için dışarı çıkan 31 yaşındaki Ardahanlı Meryem Yılmaz, Esenyurt Kadir Topbaş Parkı’nda yürüdüğü sırada 15 kez bıçaklayarak öldüren Erdal Dönmez’in yakalandığı öğrenildi.



    Ardahanlı Kadın 15 Yerinden Bıçaklanarak Öldürüldü!


    ARŞİV HABER 25/12/2021 TARİHLİ HABER


    Birçok Ardahanlının yaşamını idame ettiği, Ardahanlı birinin belediye başkanı olduğu, kent konseyi başkanı, 3 Ardahanlının ilçe başkanı, 43 mahallesinin 19’nun muhtarının Ardahanlı olduğu, gazeteciler muhtarlar, şoförler derneği gibi birçok stk’nın başkanının yanı sıra okul müdürü ve idarecisinin Ardahanlı olduğu İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bir Ardahanlı kadın hunharca öldürüldü.


    Hemen her gün istenmeyen asayiş olayları ile ülke gündemine gelen ve bunun önüne geçilmesi için hiçbir şeyin yapılmadığı İstanbul’un 39 ilçesinin büyüğü olan Esenyurt’ta market alışverişi yapmak için dışarıya çıkan üç çocuk annesi Ardahanlı Meryem Yılmaz, daha önce internet üzerinden tanıştığı ve takıntılı olduğu iddia edilen adam tarafından 15 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Olayı gerçekleştiren zanlı kaçarken polis olayla ilgili çalışma başlattı.

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün meydana gelen olayda, evinden markete çıkan üç çocuk annesi Ardahanlı Meryem Yılmaz, parkın içinden geçtiği sırada daha önce internetten tanıştığı bir adamın saldırısına uğradı.

    15 yerinden Yılmaz’ı bıçaklayan saldırgan olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Olayı gören vatandaşlar polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından kadını hastaneye kaldırdı. Tüm müdahalelere rağmen Meryem Yılmaz hayatını kaybetti.




    Önlem Almayanlar Katili Yakalamaya Çalışıyor!

    Polis ekipleri olay sonrası geniş çaplı çalışma başlattı. 40 yaşlarında şüpheli bir şahsın olaydan önce çevrede dolaştığını öğrenen ekipler kamera görüntülerini incelemeye aldı. 

    Hunharca bıçaklanarak öldürülen Ardahanlı kadının yerdeki hali ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansırken, babasının koronadan bir süre önce hayata göz yuman kadının daha ölmeden önce birçok kez önlem istediği ve bu yönde emniyetten, yetkililerden başvurduğu da alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    SEÇİLMİŞLERDEN SONRA


    ÇALIŞANLARA DA KAYYUM!


    Yazıma başlamadan önce muhalefetin belediyelerinin TKP, PKK, KCK, MHKP; TİKKO kaydı olanları işe aldığını iddia eden Soylu ve Erdoğan’ın neden aynı muhalefetin kurdukları kooperatiflerin başına kendi eşlerini, akrabalarını getirdiğinden bahsetmez ve niye partilileri ile kendileriyle ortak olanlardan bahsetmezler diye merak ederim.


    A Haber’in kaptan köşkünde olduğu havuz medyadan kaçıp, ulusalcı tayfanın haber kanallarına yönelenlerinin iki tarafında birbirinden farklı olmadığını, olan tek farkın A Haberin başını çektiği havuzun dediklerinin tersini savunmaktan öteye geçmeyen haberler izlemek zorunda kalmakta.

    Bununla yetinmeyen ulusalcı tayfanın havuz medyasının temsilcileri ve sunucularının da haber vermektense siyasilerden öte uzun uzun konuşup, haberi vermektense yorum yaptıklarını görürken aynı tayfanın besleyicilerinin beyincik altlarında olanı aktardığını da anlıyoruz.

    Bunun en bariz örneği İçişleri Bakanından sonra AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başta İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olmak üzere CHP’nin başını çektiği yerel yönetimlerin işten çıkardıklarının yerine TKP, PKK, KCK, MHKP; TİKKO suçlamaları ile fişlenmişleri işe aldığını belirttiğini ama gelipte bunları işten alıp, tutuklamadıklarını her haber ve yorumlarında dillendirmeleridir.




    Yani daha önce kendilerini oraya taşıyan halkın oyları ile seçilmiş olan HDP’li Belediye başkanlarını, meclis üyelerini çeşitli suçlamalarla alıp yerlerine kayyum atayan anlayışın bu kez gelip, HDP’ye, radikal sola, kendilerinden daha devrimcileri de alması, işten çıkarması için Soylu’yu ve Erdoğan’ı tahrik ediyorlar. Ya da işaret ediyorlar..

    Bunun diğer bir açık örneği de İmamoğlu’nun Soylu’nun bu yöndeki açıklaması ardından ortaya çıkıp, ‘557 tane terör örgütü var diyorlar. Bende gelip onları hemen alacaklar diye bekledim’ diye sözde açıklama yapması aslında gelin alın demekten başka bir şey değil..

    Buna birde Halk TV, KRT gibi kanalların haber diye bu iddiaları sıkça gündemde tutup, iyi niyet adıyla gölgeledikleri asıl faşist ulusalcı düşünceleri olan ve kendilerinden daha devrimci, solcu olan ama TKP, PKK, KCK, MHKP; TİKKO diye fişlenenlerden asıl rahatsız olanların kendilerinin olduğunu açıkça ortaya koyan ‘Her nedense bir soruşturma başlatılmadı’ demelerini ekleyin…

    Çünkü bunların suçlu olmadığını bildikleri halde kendilerinde engel olduğunu ve onların da işten alınıp, tutuklanması halinde ‘ne yapalım heval, arkadaş, dostum, kardeşim biz değil iktidar sizi aldı’ deyip, daha rahat hatta AK Parti veya sistem anlayışı içinde bir anlayışla yereli yönetme rahatlığını aradıklarını anlarsınız.

    Evet, aslında kendisinden farklı olmayan ve asıl kavganın kendilerine yakınlara yeni kapılar açmak olduğunu anladığınız sözüm ona solcu olan ama aslına baktığınızda ulusalcı tayfanın başını çektiği yerel yönetimlerin, belediyelerin ve onların A Haberi geçen kanalları, gazetelerinin asıl amacı kendisinden olmayana terörist diyen iktidarı daha da tahrik edip, önlerinde engel olduklarını düşündükleri ama seçimlerde aldıkları destekleri dolayısıyla bir şey diyemediklerini Soylu ve Erdoğan’ın eliyle yerlerine kayyum atadıkları gibi yollarını temizletmek..

    Ve bu ülkede mevcut iktidar anlayışı ile ulusalcı, milliyetçi, muhafazakâr muhalefetin birbirinden farklı olmadığını anladığımız A Haber’deki gibi Halk TV, KRT’de aynı anlayışın sistem havuzun da olduklarını anlamak çok zor değil..

    Çünkü onların iktidarlarının keyfi devamı için Kürt Memet Nöbete..



    arşiv haber 15/08/2021 tarihli haber&yorumlar/rerklamlar


    IŞIKLANDIRLAMAYAN ŞEYTAN KALESİ


    KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR..


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde bulunan ve Urartular döneminde inşa edildiği tahmin edilen Şeytan Kalesi, konumuyla büyük ilgi çekiyor, tarih ve doğa tutkunlarının ilgisini bekliyor. Karaçay Kanyonu’nun ortasındaki bir kayalık zirvede inşa edilen kale, sunduğu eşsiz manzara ve öyküsü ile bölgedeki doğa yürüyüşçülerinin büyülüyor.


    Ardahan ve Karslılar, kaleye düzenledikleri günübirlik hafta sonu etkinlikleri ile hem doğa hem de tarihi keşif heyecanı yaşıyor. Dört bir yanı uçurum olan bir tepede inşa edilmiş olan kaleye sadece bir kapıdan girilebiliyor ve çıkılabiliyor. Ulaşımın sadece yaya olarak sağlandığı ve 1910 rakımlı tepede 161×93 metre alanda kurulu kalenin üç kulesinden biri tam olarak ayakta kalmış. Şeytan Kalesi de bir yandan define avcılarının talanına uğramaya devam ediyor.


    “ŞEYTAN KALESİ, ‘GAME OF THRONES’ DİZİSİNDEKİ BİRÇOK ÖĞE VE SAHNEYİ HATIRLATIYOR” 


    Şeytan Kalesini dahil eden Zirve Dağcılık Doğa Sporları Kulübü Kars Şubesi üyeleri de Şeytan Kalesini gezdi. Kaleyi ilk kez gören ziyaretçiler, doğal ve tarihi zenginliğine hayran kaldıklarını dile getirdi.  Zirve Dağcılık Doğa Sporları Kulübü Kars Şubesi Başkanı Alpay Korkmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:


    “Kars ve Ardahan da bulunan tarihi yapıları turizme kazandırmak ve tanıtmak için elimizden geleni yapıyoruz. Katkı sunarken de ailemiz ve kulübümüzle buna benzer faaliyetler yapıyoruz. Her zaman olduğu gibi bizi manzarasıyla büyüledi. Biz Türkiye açısından diğer bölgeler açısından bu yerin görülmesi gerektiğini ve bu tarihi yerin tarihiyle iç içe bulunması gerektiğini düşünüyorum. Bu kaleyi meşhur ‘Game of Thrones’ dizisindeki birçok öğe ve sahnede gördüğüm yerlere benzetiyorum. Umarın Türkiye açısından çok farklı bir yer olur. Birçok yerli ve yabancı turist ziyarete gelir. Aynı zamanda buranın diğer en güzel özelliği; Çıldır Gölü de kaleye 10 kilometre yakın bir mesafede bulunuyor. Bu da çok önemli bir özelliktir.”


    YETERİNCE TANITAMIYORUZ 


    Korkmaz’ın eşi Meryem Korkmaz da konuşmasında bölgenin yeterince tanıtılmadığına vurgu yaparak, “Bugünkü faaliyetimiz Şeytan Kalesi’ydi ve çok güzeldi. Ekip olarak geldik buraya. Herkesin buraya gelmesini tavsiye ediyorum. Doğası çok güzel, öncelikle kalesi muhteşemdi. Biraz korkutucu yanı var evet etrafı uçurumlarla kaplı olduğu için ama manzarası gerçekten çok güzel. ‘Şeytan Kalesi’ dendiği zaman insanların aklına farklı gelebilir ama görülmeye değer bir yer ve biz çok beğendik. Bence Şeytan Kalesini yeterince tanıtılmıyor ben de yıllardır Kars’ta yaşadığım halde böyle bir yerin olduğunu kulaktan dolma bilgilerle biliyorduk. Herkesin gelip görmesini tavsiye ediyoruz” dedi.


    Birgül Gençler de “İlk defa buraya geldim. Çok beğendim. Çok güzel bir yer. Herkesin gelmesini tavsiye ediyorum. Ben daha önce okuduğum kısa bir yazıya göre halk kaleyi almak için savaşlar açtığı zaman ele geçiremiyormuş. Bu nedenle de halk arasında Şeytanın Kalesi olarak adlandırılmış. Kalede kötü ruhlar var diye de biliniyormuş” diye konuştu.Havaalanı Olmayan Ardahan’a Astronotlar Geldi!


    ARŞİV HABER 28/07/2021 TARİHLİ HABER


    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu bir demiryolu olmak üzere üç gümrük kapısına sahip, Türkiye’nin Kafkaslar’a açılan kapıları Posof (Badele) Türkgözü ve Çıldır Aktaş gümrük kapıları olan Ardahan havaalanı isterken, Ege’de çıkan yangınların söndürülmesi için yangın uçakları aranırken Ardahan Üniversitesi uçağa benzer betondan yaptığı uzay gözleme uçağı için astronotlar da getirdi.


    Kent merkezinde bulunan eski jandarma gazinosu ve kaymakamlık binası arasında bulunan yeşil alana yaptırılan uçak benzeri betondan yapılma uzay gözetleme merkezi açılışa hazırlanıyor.

    Rektörlüğün yanı sıra dokuz göreve daha vekâlet etmesiyle eleştirilen ve 10 maaş aldığı iddia edilen Ardahan rektörünün yaptırdığı izleme merkezini yapan firmanın işi bırakması ile üniversite çalışanlarının tamamlaya çalıştığı uzay gözetleme merkezinin ne kadara mal olduğu ise öğrenilemedi.



     


    10 YERDE GÖREV ALAN REKTÖR


    ON MAAŞ MI ALIYOR?!. 


    20/07/2020 tarihli haber


    Bir çok Ardahanlının istenmeyen adam ilan edip, görevden alınmasını istediği ama 2. rektör atamalarında yeniden rektör kalan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in, üniversitede 10 ayrı görevde bulunduğu ortaya çıktı. Bu görevler, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanlığından, ‘Dilek- Öneri-Şikayet Sorumlusu’ olmaya kadar uzanırken bu rektörün kendisinin başında olduğu üniversitede görev aldığı bu görevler dolaysıyla 10 maaş mı alıyor sorusu cevap arıyor.


    Maaş Bodrosunu Açıklayacak mı?


    Yüksek maaşlı bürokratların ardından şimdi de kamuda birden fazla maaş alan bürokratların ortaya çıkması Kamuda ballı maaş dönemi ise en çok kamu şirketlerinde ve üniversitelerde görülüyor. Bunun en son örneği Ardahan Üniversitesi’nde görüldü.

    Bir çok yerel ve ulusal basında yer alan habere göre Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in rektörlük dışında üniversitede 9 farklı mevkide görev yaptığı ortaya çıktı. Rektör Biber’in, bu görevleri arasında “Dilek / Öneri / Şikayet Sorumlusu” da olması dikkat çekiyor.


    Rektörün bu görevleri başıbnda bulunduğu kurumun boş kalan yerinlere yapılmayan atamalar yüzünden mi, gönüllü mü yoksa maaşlımı üstlenip, üstlenmediği merak edilmeye başlandı.


    Bu konun cevap bulması rektörün görevde bulunduğu iddia edilen 10 görevin hepsinde maaaş, oturum parası, yolluk gibi adlarla para alıp, almadığını ortaya koyması için maaş bodrosunu açıklaması bekleniyor.

    YÖK Personel Kanunun 14. Maddesine göre alınan maaşlarla ilgili “Almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir” denildiği biliniyor. Söz konusu atamalar genelde üniversitelerde personel yetersizliği sonrasında gerçekleşiyor.

    Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in, rektörlük göreviyle birlikte toplamda 10 farklı görevde bulunduğu ortaya çıktı.



    Prof. Dr. Biber’in rektörlük görevinin dışında yaptığı görevler şu şekilde:

    * Üniversite Yönetim Kurulu Başkanı

    * Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar ile Teknokent Koordinatörü

    * Kurumsal Yazılı Koordinatörü

    * Anadolu Üniversite Açık Öğretim Fakültesi Ardahan İl Koordinatörü

    * Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Ardahan İl Koordinatörü

    * Ardahan İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı

    * Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Müdürü vekili

    * Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı olarak görev yaptığı ortaya çıktı.

    * Prof. Dr. Biber’in tüm bu görevlerinin yanı sıra ‘Dilek / Öneri / Şikayet Sorumlusu’ da olması dikkat çekti.


    VALİLİK YANI BAŞINDA KALDIRIMIN İÇİNE BİNA!


    Karagöl Mahallesi Valilik karşısında yeşil alan, kaldırım, kapalı garaj bırakılmadan kaldırımın üzerine ve bir santim geri çekilmeen tüm arsanın içine yapıldığı açıkça görülen bina ile ilgili Ardahan İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü inceleme başlattıldığı öğrenilrken CHP’li belediyenin buna nasıl izin verdiği, valinin makamında bakıldığında gördüğü bu duruma ne dediği merak konusu olmakta.



    Cumartesi Yazılarım..


     


    Ülke sorunlarının yanı sıra yerel sorunların yazılarımıza konu edildiği bir hafta boyunca kendimizin yaşadığı sorunlara zaman ayırmadığımız gibi adına da, ‘Mahalle baskısı’  diyerek bu sorunları birleri ile paylaşma, yada yazılara da dökme korkusunu da hep yaşarız.


    Ama aslında sadece ben değil, bu yazıyı okuyan sen ve hepimizin anlatılması gereken, birleri ile paylaşması gereken onca sorunu ‘ya ayıptır, günahtır,’ diyerek içimizde saklar, sakladıkça bir volkanın içinde biriken lav misali patlama noktasına gelirken, kimimiz de bunu etrafımızda-kilerini kıran hal hareketle de bulunarak, kimimiz sakladıkça patlama noktasına gelir yakınlarımıza, sevdiklerimize olduğu gibi kendimiz zarar veririz.


    Ve bunun aslında kapalı bir toplumda  dünyaya gelmenin, o dünyada yaşadıkça  her gün biraz daha büyüyen ağır bir bedele öderiz paylaşıp, rahatlayamadığımız sorunlar ile..


    Kiminin özel hayat dediği, kiminin olmaması gereken bir suç olduğunu belirttiği yaşanmışları en yakını ile paylaşamama ile baş başa olan bizlerin bu baskıya dayanamadığı, delirip, gazetelerin 3. sayfalarını dolduran cinayetlerle sonuçlanan olayları yaşadığımız gibi yine o kapalı toplumun kendi yaşadıklarını içine bastırma hırsıyla yaşadıklarını anlamadığı insanı Tİye alıp, ‘Bu zır deli ya’ diyerek es geçtiğini de görür, yeniden üzen duygular içinde içe iyiden iyiye kapanır kalırız, yaşananları kader diyerek es geçmeye çalışırken..


    Hristiyanlık bu yaşananlara Kilis’e de günah çıkarma köşesi ile kendisine inananlara azda olsa yardımcı olmaya çalıştığı dünyada bu inancın dışında başka ve daha kapalı bir toplumda yaşayanların işi ne kadar kolay artık onuda siz, yaşanmış ve siz içten içe yiyen anlatamadıklarınızla yaşayan siz düşünün..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…









    arşiv haber 20/07/2019 tarihli haber


    ARDAHANLI SEVGİLİSNE


    KAÇARKEN BIÇAKLANDI!


    İSTANBUL’daki dini nikahlı eşinden, Ardahan’daki eski sevgilisine kaçan ablası C.Y.’yi (25), Erzurum’da dağlık bir alanda bıçaklayarak ağır yaralayan, ardından pişman olup yardım isteyen Yusuf Y. (21), hakkında açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. C.Y., ‘kasten yaralama’ suçundan 13,5 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu kardeşinden şikayetçi olmadı.


    Olay, 23 Ocak 2019’da Erzurum’un Tortum ilçesindeki dağlık alanda meydana geldi. Batmanlı olan Yusuf Y., İstanbul’da yaşayan ablası C.Y.’nin dini nikahlı eşinin yanından ayrılıp, Ardahan’daki eski sevgilisi B.D.’nin yanına kaçtığını öğrendi. Ardahan’a gelen Yusuf Y., ablası C.Y.’yi İstanbul’a geri götürmek için ikna etti. İki kardeş İstanbul’a gitmek için otobüse bindi. Yusuf Y., Tortum ilçesindeki akaryakıt istasyonunda mola veren otobüsten ablasını indirdi. ‘Tepenin arkasında havalimanı var. İstanbul’a uçakla gideceğiz’ diyerek ablasını bu alana götüren Yusuf Y., ‘Namusumuzu lekeledin’ diyerek C.Y.’yi bıçakladı. C.Y.’yi karın ve bel kısmından 3 bıçak darbesiyle yaralanan Yusuf Y., akan kanı görünce pişman oldu. Ablasını kurtarmak için tepeden aşağıya inen Yusuf Y. akaryakıt istasyonundaki kişilerden yardım istedi ve 112’yi aradı.

    Akaryakıt istasyonundaki kişiler Yusuf Y. ile birlikte dağlık alana gitti. Gelen sağlık ekipleri o bölgeye çıkamayınca, 4×4 arazi aracıyla C.Y. aşağıya indirildi. Ağır yaralanan C.Y. hastaneye kaldırılırken, Yusuf Y. ise jandarmaya teslim oldu. Yusuf Y.’nin akaryakıt istasyonuna yardım istemek için geldiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Kameralarda, koşarak gelip markete giren Yusuf Y.’nin nefes nefese marketteki bir kadın ve erkekten yardım istediği görülüyor. Daha sonra kadın tarafından lokantaya götürülen Yusuf Y. buradaki kişilerle birlikte çıkıp, yine koşarak ablasını bıçakladığı bölgeye gidiyor.

    Olayın ardından evli 1 çocuk babası Yusuf Y. tutuklanırken, C.Y. ise tedavisi sonrası taburcu edildi.

    ‘BENİ İSTANBUL’A GÖTÜRME, ÖLDÜRECEKSEN BURADA ÖLDÜR’

    Yusuf Y. hakkında Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kardeşi tasarlayarak öldürme’ suçundan gönüllü vazgeçtiği için ‘kasten yaralama’ suçundan 8 yıldan 13,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İlk kez hakim karşısına çıkan Yusuf Y., ablasının daha önce bir kez daha evden kaçtığını söyledi. Yusuf Y., Kendisini bulup getirdik. Bir daha böyle bir şeyin olmaması hususunda kendisini uyardık. Daha sonra tekrar Ardahan’a kaçtı. Oraya gittim ve kendisini buldum. Bana ‘Beni İstanbul’a götürme, öldüreceksen burada öldür’ şeklinde sözler söyledi. Karnını doyurdum ve bir gece birlikte otelde kaldık. Daha sonra ertesi gün otobüsle İstanbul’a doğru yola çıktık. Yolculuk esnasında bir gün önce söylediği yine kendisini öldürmemi istedi. Aynı zamanda hakaretlerde bulundu. Ben de kendisine bağırıp, çağırıp korkutmak amacıyla Tortum’da otobüsten indik ve dağa doğru kendisini çıkarttım. Orada da aynı şekilde ‘sen beni öldüremezsin’ dedi. Hakaretleri ve bu sözleri üzerine kendimi kaybederek bir iki kez bıçakla yaraladım. Öldürmek gibi bir düşüncem kesinlikle yoktu. Tek amacım korkutmaktı. Ablamı bıçakladıktan sonra kanları görünce paniğe kapıldım. Hemen 112’yi arayarak yardım istedim ve bulunduğumuz konumu gönderdim diye konuştu.

    ‘KARDEŞİM ÇOK İYİ BİR İNSAN’

    Kardeşinden şikayetçi olmayan C.Y. ise üzerinde bulunan para ve küpeyi Yusuf Y.’ye kendisinin verdiğini söyledi. Kardeşinin çok iyi bir insan olduğunu ifade eden C.Y., Birlikte dağa doğru çıktıktan sonra bana ‘senin ne işin var burada’ dedi. Ben de kendisine ‘beni öldür’ diyerek taş attım. Bunun üzerine kendisi beni bıçakladı. Ancak bana, ‘Biz Batmanlıyız. Ailemizi rezil ettin, seni öldüreceğim’ demedi. Yardım istedi ve beni hastaneye götürdü. Kardeşim çok iyi biri insandır dedi.

    ‘AZAMİ İNDİRİM UYGULANMALI’

    Mahkeme heyeti Yusuf Y.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Sanık Avukatı Ahmet Ozan Öztürk, müvekkili hakkında ilk önce ‘kasten öldürmeye tam teşebbüsten’ dava açıldığını anımsattı. Avukat Öztürk, Müvekkilin etkin pişmanlık gösterdiği ve kendisinin de anında ambulans çağırması, hatta ilk müdahalenin kendisinin bulunması, elle bası yapıp kan kaybını önlemeye çalışmasının dikkate alınarak azami indirim oranlarının uygulanacağını umuyoruz diye konuştu.



    arşiv haber 11/10/09/05/2007 tarihli haber&yorumlar/rerklamlar


     



    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA 

    BİNLERCE MÜŞTERİ VE İNSANA ULAŞABİLİRSİNİZ

     


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.



    11/10/09/2007 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA 

    BİNLERCE MÜŞTERİ VE İNSANA ULAŞABİLİRSİNİZ

     


     



    Ardahan Kafkas Arısı ve İsveçre'den sonra en güzel çiçeklerin bulunduğu yayya gülü.../Foto: Volkan Özkan 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



     
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/

    Kadınlar yüreksiz mi?

     


    Fakir Yılmaz Dün, Son Vilayet Gazetesi’nin Ardahan kamuoyunu sarsan, ‘AKP’nin sarı bombası da aday adayı’ başlıklı manşet haberi, siyaset cambazlarına dudak büktürürken, gerçek halka ve de Ardahanlı kadınlara ‘Bravo’ dedirtmiştir..

    Gülcan Odabaş’ın medeni cesaretin en büyüğünü göstererek, ‘bende bir kadın olarak varım’ dediği bu güzel adımın ardından bende bu haberi yapan muhabir arkadaşımızı kutladım. Çünkü, benim ele aldığım ve ‘Bende adayıyım’ başlığını koyduğum yazımda da bunu anlatmıştım, ‘Ardahan’da yürekli, yiğit, cesaretliler yokmu ki birileri çantalarını alıp, Ardahan’a gelerek vekil oluyorlar’ diye sormuş ve eğer bu anlatıtğım özelikte bir Ardahanlının olmaması halinde ben aday olacam demiştim. 

    Bu yazımızın üzerine yüreklenen bir çok Ardahanlı, ‘Bende varım’ deme cesareti bulmuştu.

    İşte bunlardan biri olan Müzeyyen Çiftçi Yolaçan ‘Bende varım’ diyor..

    Hemde de bir kadın olarak..

    O; Bir Kadın ..

    O; bir Avukat..

    O; bir Aydın..

    O; bir İleri gelen..

    O; bir Kadın..

    O; bir  Anne..

    Ve O bir Ardahanlı, 

    Ardahanlıyla yaşayan, Ardahanlıyla sevinen, onunla ağlayıp gülen biri… 

    Çünkü, Ardahan’da, kadınlarda erkekler kadar yürekli olmalıdır diyorum..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

    SEÇİME DOĞRU-SEÇİME DOĞRU-SEÇİME DOĞRU



    Mahmut Alınak MAHMUT ALINAK’A 2. HAPİS CEZASI!..



    DTP Kars İl Başkanı’na hapis   ‘Genelkurmay terör örgütü kontrgerillayı saklamakla suç işledi’” ifadesi 5 ay hapis cezasına mahkum etti YENİ  11.05.2007   DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, TCK 301.maddeden ikinci mahkumiyetini aldı. Daha önce Genelkurmay ve TBMM’yi aşağılamak ve küçük düşürmekten 10 ay hapis cesazı alan Alınak, “Genelkurmay terör örgütü kontrgerillayı saklamakla suç işledi” ifadesi nedeniyle 5 ay hapis cezası aldı. İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi, 18 Ocak 2006’da yaptığı “Genelkurmay terör örgütü kontrgerillayı saklamakla suç işledi” açıklaması üzerine Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı suç duyurusunu görüşerek karara bağladı. Mahkeme, TCK 301.maddeden Alınak’ı 6 ay hapis cezası verirken takdiri indirim hakkını kullanarak cezayı 5 aya düşürdü. 301’DEN 10 AY CEZA ALMIŞTIAlınak daha önce de yine 301.maddeden Ardahan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahmut Alınak, Ardahan İl Binası açılışında yaptığı konuşmada TBMM ve Genelkurmay’ı aşağılamak ve küçük düşürmekle suçlanmıştı. “TÜRKİYE’DE MUHALİFLER İÇİN DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ YOK”Alınak konuyla ilgili açıklamasında, “Bu kararla Türkiye’de muhalifler için demokrasi ve düşünce özgürlüğünün olmadığı bir kez daha tescil edildi. Artık anlaşıldı ki Türkiye’de muhaliflerin sadece cezaevine girme özgürlüğü vardır” dedi. Alınak, düşüncelerini ifade ettiği için hakkında açılan 19 soruşturmanın ikisinin cezayla sonuçlandığını ifade etti.

    Haber ekleme saati: 13.26-11/05/2007

    Haber/Foto Gönderen:ATAKAN/www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Sandıklar hazırlanıyor, listelerde.. 

    Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan ***CHP’nin tek kadın adayı Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan:

    “Bir Cumhuriyet kadını olarak CHP’den adayım”



    Ardahan’ın köklü ailelerinden Çiftçi ailesinin Avukatı Müzeyyen Çiftçi Yolaçan, Cumhuriyet Halk Partisi’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıkladı. Avukat olduktan sonra Ardahan’da Avukatlığa başvuran Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan, amacının bir Ardahanlı olarak ve Ardahan’da Ardahanlıyla aynı sorunları yaşayan birisinin Ardahan ve Ardahan’ı TBMM’sinde temsil etmesi içindir. Bunun için de yıllardır içinde onurla mücadele ettiğim partim, CHP’den Ardahan’da milletvekili aday adayı olmaya karar verdim. Cumhuriyetin bir kadını, bir aydını, bir Ardahanlısı olarak halkımın, partimin vereceği destekle listede yer alıp, partim CHP’ye en büyük oyu alarak meclise gitmeyi hedefliyorum. Eğer bunu başarıp listeye girersem, ki tabanın bu yönde bana ve partime büyük baskısı var. Bu amaçlarımı gerçekleştirmek ve Ardahanlı en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edeceğim.’ dedi.



    **TABAN’DAN BÜYÜK DESTEK VAR!



    ‘Bir Cumhuriyet kadını olarak CHP’den adayım’ diyerek CHP Ardahan’dan aday adayı olan Avukat Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ın bu açıklamasının yanı sıra CHP kamuoyunda da Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan ismine sıcak bakıldığı yaptığımız izlenimlerde görülürken, CHP’lilerin yıllardır aday olmasını beklediği, ancak gerek il, gerekse ilçe teşkilatlarının tabanın sesine bir türlü vermemesi v ede kulak tıkaması dolaysıyla aday olmasının engellendiği belirtirlerken, Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ın Cumhuriyet’in partisi olduğunu belirten CHP’ye yakışacak tek adayın olduğuna da dikkat çektiler.Solcu ve CHP’nin kuruluşundan bu yana CHP’li olan bir ailenin ferdi olan Av. Müzeyyen Çiftçi Yolaçan evli iki çocuk annesi.



    Dr. Gürbüz Çapan ***ÇAPAN’A, “ADAY OL” ÇAĞRISI

    Kars’ta siyasi partilerin adaylarının giderek şekillenmesinin ardından vatandaşlar, Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’a “Kars’tan aday olması” baskısında bulundular.  Çapan’ı arayan ve aday olmasını isteyen çok sayıda Karslı vatandaş, “Yanındayız” dediler.

    Erken seçim kararı sonrası, 3 milletvekili çıkaracak olan Kars’ta siyasi dengeler alt-üst oldu. Liste birden aday olacakların hemen hemen şekillendiği Kars’ta vatandaşlar, yeni arayışlara yöneldiler. Dünkü gazetemizde yer alan “Muhtemel 1’ler” haberinden sonra en çok aranan kişi, Esenyurt eski Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan oldu. Vatandaşlar, Dr. Çapan’a, “Kars’tan bağımsız milletvekili adayı olma” çağrısında bulundular.

    Gürbüz Çapan’ın, Karslı olarak, Esenyurt’ta yaptıklarından gurur duyduklarını ve yapıklarının referans olduğunu ifade ederek, “Gürbüz Çapan artık Kars için bir ihtiyaçtır. Kendisini Kars’ta aday olarak görmek istiyoruz.” dediler. 

    Bu arada, konu ile ilgili olarak görüşlerini aldığımız Dr. Gürbüz Çapan ise, özellikle son günlerde “aday olması” konusunda Kars’tan çok sayıda kişinin aradığını doğrulayarak, “Ben Kars’a, baba ocağım olduğu için geliyordum. Bu gelişimi birileri adaylık olarak yorumladılar. Kaldı ki, Kars benim baba ocağım. Aday olmam gerekirse elbetteki baba ocağımdan olurum. Ama, şu ana kadar hiçbir zaman Kars’tan aday olacağımı söylemedim. Ancak, son iki günde arayan hemşehrilerim, aday olmam konusunda yoğun baskı yapıyorlar. Eğer ihtiyaç duyulursam, hemşehrilerimi kırmam ve Kars’tan bağımsız milletvekili adayı olurum.” dedi.

    Çapan, gönlünde sol ittifak yattığını, bunun için mücadele ettiğini vurgulayarak, “Benim amacım, Türkiye’de solun tek çatı altında seçime girip, iktidara taşınmasıdır. Ne yazık ki, uzun süredir harcadığımız bu yöndeki mesailerimizden bir sonuç alamadık. Liderler bildiğini okuyor. Bu da Türkiye’yi uçuruma götürüyor. Karslı hemşehrilerim bu tehlikeyi görmüş olacaklar ki, Kars’tan bağımsız aday olmam konusunda bana yoğun baskı yapıyorlar. Eğer, gerçekten bu bir ihtiyaçsa, gerekeni elbetteki yaparım. Çünkü sözkonusu olan baba ocağım Kars’tır.” diye konuştu. 



    Mahmut Alınak ***ALINAK: HALKTAN BİRİ OLMAZSA ADAYIM



    Seçimlere bağımsız adaylarla girme kararı alan DTP, Kars’ta adayını önseçimle belirleyecek.

    DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, Diyarbakır’da yapılan toplantıda, yalnızca kendisinin adayın önseçimle belirlenmesi önerisinde bulunduğunu ve Kars için bu önerisinin kabul edildiğini belirterek, “Kars’tan eğer bürokrat ve siyasi olmayan halktan bir vatandaş aday olursa, ben aday olmam. Yok eğer, halktan biri aday  olmazsa, milletvekilliği adaylığı için önseçimde aday olacağım.” dedi.

    Bu arada, kapatılan DEHAP eski Genel Başkanı olan Tuncer Bakırhan’ın da Kars’tan aday olacağı ileri sürüldü. Öte yandan, Diyarbakır’daki toplantıya katılan Av. Fahrettin Kaya da, DTP kontenjanından bağımsız aday olduğunu bildirdi. 



    Unsal Kılıç ***Ünsal Kılıç’ta AKP’den aday adayı

    Her gün yeni bir isimin aday olduğunu açıkladığı iktidar partisi AKP’den Milletvekili Adaylı için başvuranların sayısı 16’yı buldu.

    Mevcut Milletvekili Kenan Altun’un yeniden aday olduğu AKP’den milletvekili aday adayı olduğunu açıklayan Göleli İşadamı ve Siyasetçi Ünsal Kılıç, sorunları en iyi bilenin kendisi gibi Ardahan’da yaşayan Ardahanlılarla aynı nefesi koklayanlar olacağını bildiği için aday olduğunu açıklarken, özelikle de çantacı ve de çaycılara karşı bir tepki olarak adaylığa karar verdiğini belirtti.

    Ünsal Kılıç’ın yanı sıra Göleli Müteahit Vural Öztürk, yine Göleli olan ve geçtiğimiz aylarda ulusal basına yansıyan, ‘Haremlik/Selamlık Yoğun Bakım’ haberine konu olan Sağlık Bakanlığının Genel Müdürlerinden Gürbüz Ayaz, Göleli Muhasebeci İsmail Oğuzorhan ve Göleli İşadamı Cavit Çetin’nde adaylığını açıklayan Göleli siyasetçiler oldular.



    ***ARDAHANLI AVUKATLAR VEKİL OLMA SIRASINDA!..



    Avukat A. Yavuz Yılmaz’ın DTP’nin bağımsız adayı olduğu Ardahan’da yine Avukat olan Müzeyyen Çiftçi ile Av. Yusuf Demirci’ninde miletvekili olmak için bağlı bulundukları partilerine başvurdukları öğrenildi.

    Av. Müzeyen Çiftçi’nin CHP’den, Av. Yusuf Demerci’nin ise AKP’den milletvekili aday adayı olmak için başvuruda bulundukları öğrenildi.



    ***Şavşatlı hemşerimiz Saffet MHP’den mi?!.



    Avukatların Ardahan’dan milletvekili adayı olmak için partilerine başvuruda bulundukları şu süreçte, partilerde yer verilmediği öne sürülen Şavşat ilçesinden gelerek, Ardahan’a yerleşen Saffet Kaya’nın MHP’ye başvurduğu ileri sürüldü.           Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Haber ekleme saati: 12.51-11/05/2007

    Haber ve Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     





    Posof köyleri projelerinin sunulmasını bekliyor!..

     


    Bir çok köyüne şebeke suyunun gittiği Ardahan’ın köylerinde acil bir hal alan kanalizasyon sorununu AB projeleriyle çözmeye çalışılırken, projelerini hazırlatan Posoflu köylüler, bu projelerin neden AB’ye sunulmadığını merak ediyorlar... Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı, Kumlukoz (Ğume), Güllüce Caborya), Çamyazı (Oğtel), Türkgözü (Badale), Doğrular (Cacun), Gümüşkavak (Zendar), Kol, Demirdöven (Varzna), Yurtbekler (Cağsuyu), Savaşır (Cancağ) köyü gibi birçok köy Avrupa Birliğine sunulması beklenen alt yapı projelerinin bir an önce gerçekleşmesini bekliyor.

    Alınan bilgilere göre, 4-5 ay önce Ardahan Köy Hizmetler Birliği tarafından hazırlandığı belirtilen bu köylerin alt yapı projelerinin Ardahan İl bayındırlık Müdürlüğüne verildiği öğrenilirken, Posoflu köylüler, bu müdürlüğün projeleri onaylayıp bir an önce AB’ye sunmasını beklediklerini söylediler.

    Vali Murat Yıldırım’ın konuyla ilgilenmesini de isteyen Posoflu köylüler, sayın valinin AB projelerine gösterdiği yakın ilgili bildiklerini ve bu nedenle köylerinin alt yapısının sorununu çözecek olan bu projelerin bir an önce gerçekleşmesi için kendilerine el atmasını da önemle rica ettiklerini söylediler.



    ***4 Milyar istiyorlar!



    Avrupa Birliği’ne sunulması beklenen projelerinin bir an önce gerçekleşmesini isteyen Posoflu köylüler, kon hakkında gidip, projelerin akıbetini sordukları Ardahan İl Bayındırlıkta ki görevlilerin birilerinin kendilerinden proje başı 4 milyar para istediğini de belirtirlerken, bu paranın neden istendiğini de anlayamadıklarını söylediler.

    Haber ekleme saati: 12.37-11/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Posof

    Sel suları 5 köyde tehlikeye neden oluyor


    ÇOCUKLARA DİKKAT!. Eriyen kar suları ve yağan yağmurlarla coşan su yataklarına yakın yerlerde oynayan çocukların her an acı bir olayla karşılaymasında korkuluyor.. Yağan yağmurlarla birlikte erimeye başlayan kar suları sel olup, köy ve kentler de tehlikeli anlara neden oluyor. 

    Ardahan’ın Göle ilçesi ve Posof ilçesinde 5 köyün içinde geçen derelerde taşan sel sularının her an büyük bir faciayaya neden olacağı belirtilirken, konu hakkında görüştüğümüz Ardahan Valiliği İl Genel Sekreteri Hasan Dal, konuyu yakında takip ettiklerini ve ekiplerinin adı geçen bölgelerde her an hazır olduğunu belirtti.

    Göle ilçesinin, Balçeşme (Lalavarginiz) ve Asanyalı ‘Karatavuk) köy merkezlerinde geçen derelerin taşması üzerine paniklenen köylüler kaymakamlıktan alamadıkları yardımı Ardahan Köy Hizmetleri ekiplerinden alırlarken, Posof’un Armutveren, Sarıçiçek ve Sütoluk köylerine giden yolların da de eriyen kar sularıyla yumuşayan toprak nedeniyle de kayan topraklar yüzünden sık sık kapandığı öğrenildi .

     Karların erimesi, yağmurların yağmasıyla iyiden iyiye coşan nehir, dere ve su yataklarının oluşturduğu sel tehlikesi Ardahan merkez’de bir çok köy de tehlikelere neden olurken, dün sel suları dolaysıyla Ardahan-Erzurum karayolu da bir sürü sel suları altında kaldı.

    Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Akşar beldesi yakınlarındaki Penek Köprüsü’nü dün sel sularının yıkması sonucu kapanan Erzurum-Ardahan karayolu, akşam saatlerinde ulaşıma açıldı. Penek Köprüsü’nün yola bağlanan kısmının onarımı için Karayolları ekiplerince gün boyu yapılan çalışmalar akşam saatlerinde sona erdi. Yolda kontrollü olarak gidiş ve gelişe izin verildiği belirtildi.

    Haber ekleme saati: 12.31-11/05/2007

    Haber: Fakir Yılmaz/Ardahan Foto: Tuğba Yılmaz/Göle

    Mavi Hilal’in 

    Mühendisi yatakta ölü bulundu


    Uluslararası Mavi Hilal Vkafı’nın Ardahan Şubesinde çalışan bir mühendis yatağında ölü bulundu. Mavi Hilal Vakfı yönecilerini şoke eden olay sonrası alınan bilgilere göre vakıfta çalıştığı belirtilen Mühendis Mustafa Canbaz (40) li kişinin bilinmeyen bir nedenle ölü olarak bulunduğu, olayla ilgili savcılığın tahkikat başlattığı öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 12.14-11/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kara Sabana Devam


    Yıl 2007/Ardahan'da ekin yapılır Atlarla.. Gelişen teknolojiye rağmen Ardahan’da çiftçilerin büyük bir bölümü kara sabanla tarlayı sürüyor.

    Karların eriyip havaların ısınmasının ardından Ardahan’da çiftçiler ekim çalışmalarına başladı. Çiftçiler, verim düşüklüğüne yol açtığını söyledikleri traktörden vazgeçerken atadan kalma yöntemle ekim yapıyor.

    Posof ilçesinde tarlasında çalışan Naciye Aktaş, traktörle ekim yapmanın verimi düşürdüğünü belirterek,”Traktörün geçtiği yerlerin çapalaması hem zor hem de verim kaybı oluyor. Öküzle koşulan tarlanın toprağı daha yumuşak ve verimli oluyor. Geçen sene 40 YTL verdik bu sene de öküzleri bir köylüden 50 YTL’ye kiraladık. Traktörcü de çok para istiyor” dedi.

    Ekrem Aktaş ise, “Traktör tarlaya girince toprağı bastırıyor. Çapası zor oluyor. Tarlayı öküzle sürmek iyi. Toprak yumuşak oluyor. Paradan ziyade çapalaması kolay olsun diye öküzleri kiraladık, tarlayı sürüyoruz” diye konuştu.

    Haber ekleme saati: 09.19-11/05/2007

    Haber: Alper Turgut/Posof Foto: Fakir Yılmaz/Ölçek

    Çiftçilerden Tarım Müdürlüğüne tam destek


    Teşekkür etti.. Ardahan’ın Göle İlçesinde bulunan İlçe Tarım Müdürlüğü bölge köylü ve çiftçileri tarafından baştan aşağı onarılıp, yenilendi. 

    İlçe Tarım Müdürü Erkan Sural’ın bu göreve atanmasıyla birlikte köylü ve çiftçilerle kurulan iyi diyaloglar sonucu İlçe Tarım Müdürlüğünün birçok ihtiyacının gönüllü çiftçi ve çiftçi kurumlarınca karşılandığı bildirilirken, konu hakkında yazılı bir açıklama yapılarak İlçe Tarım Müdürlüğünün yenilenmesinde katkısı olanlara teşekkür edildi.

    Göle İlçe Tarım Müdürü Erkan Sural imzalı açıklama şöyle;

    Basın Bildirisidir.

    Yaklaşık 4 ay önce İlçe Tarım Müdürlüğü hizmet binasında başlatılmış olduğumuz tamirat ve tadilat işlerinde Kullanılmak üzere Göle Tarım Gönülüleri Derneğine maddi ve manevi katkıda bulunan, başta tüm Göleli Üreticilerimiz olmak üzere, Sürügüden Derneği Başkanı Sayın Güner  BARIŞIK ve duyarlı İş adamlarımızdan (Sürügüden Dernek Yöneticileri) Sayın Muhittin ÖZBAY Bayram DURMUŞ Adnan KAYA Turan KARAKAYA (Balçeşme Köyü) yapmış oldukları nakit yardımdan dolayı teşekkür ederiz. Yine bu konuda nakit yardımda bulunan Ardahan Zirat Odası Başkanı Sayın Latif Şah SURAL ve Göle Ziraat Odası Başkanı Cemil BUDAK’a ariyetten teşekkür ederiz. Ayrıca iş adamlarımızdan Sayın Kemal KARAKUŞ ve Türker KARAKUŞ ‘a (Sürügüden Dernek Yönetim Kurulu Üyeleri ) de Tarım ilçe müdürlüğünde hizmet amacıyla kullanılmak üzere bağışta bulunarak İstanbul’dan göndermiş oldukları son model bir bilgisayar ve donanımı için teşekkür ederiz. Bu yardımların organizasyonunun da sürekli yanımızda bulunan ve manevi katkılarını esirgemeyen Üreticilerimizden Sayın Nurettin ÖZBAYIN ve Muhtar Celal KAYA şahsında tüm Göleli üreticilerimize de teşekkür ederiz. 

    Erkan SURAL/ Tarım İlçe Md.V.    

    Haber ekleme saati: 09.08-11/05/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle

    Muhtar görevin de alındı ..


    Zahir Demir Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Esenboğaz (Kelgor) köyü muhtarı dün, Kaymakamlık tarafından görevden alındı. Alınan bilgilere göre geçmişte siyasi bir suçu olan Muhtar Zahir Demir’i yapılan şikâyet üzerine görevden alındığı öğrenildi.

    Görevden alınan Esenboğaz köyü muhtarı Zahir Demir daha önce de Göle Orman İşletmesinde yaşanan bir olay üzerine bir süre gözaltına alınmıştı. Konu hakkında gazetemize bir açıklama yapan muhtar Zahir Demir, ‘kendisinin 1996 yılında yaşanan bir olayda PKK’ye yardım yataklıktan 3 yıl 9 ay ceza aldığını ve muhtar seçildikten sonra Terör yasasında yaralanmak için başvuruda bulunmadığı için görevden alınmaya neden olarak gösterildiğini, ama 2005 yılında çıkarılan TCK’nın buna gerek bırakmadığı ve otomotikmen bu suçu ortadan kaldırdığını belirtirken, 3.5 yıl sonra görevden el çektirilmesinin kaymakam Şaban Akça’nın başta KÖY/DES uygulamalarına olmak üzere bir çok yanlış uygulamalarına karşı muhalif olmasına alınmasına neden olarak düşünüyorum. Çünkü, hakkımda hiçbir vatandaş şikayeti olmamasına karşın bunun uygulanmasının akıllara bu yönde sorular getirmektedir.’ dedi. Daha önce de aynı ilçe de Balçeşme ve Çardaklı köylerinin muhtarlarının görevde alındığı ilçeye bağlı Hoşdulbent köyünün muhtarı da istifa etmişti.

    Haber ekleme saati: 08.58-11/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Göle

    Sel suları karayolu kapattı!..


    Sular yükseliyor.. Uzun bir kış döneminin yaşandığı bölgede kar yağışıyla kapanan yollar bu kes sel suları nedeniyle kapanıyor.

    Karların erimesi, yağmurların yağmasıyla iyiden iyiye coşan nehir, dere ve su yataklarının oluşturduğu sel tehlikesi Ardahan merkez’de bir çok köy de tehlikelere neden olurken, dün sel suları dolaysıyla Ardahan-Erzurum karayoluda bir sürü sel suları altında kaldı.

    Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Akşar beldesi yakınlarındaki Penek Köprüsü’nü dün sel sularının yıkması sonucu kapanan Erzurum-Ardahan karayolu, akşam saatlerinde ulaşıma açıldı. Penek Köprüsü’nün yola bağlanan kısmının onarımı için Karayolları ekiplerince gün boyu yapılan çalışmalar akşam saatlerinde sona erdi. Yolda kontrollü olarak gidiş ve gelişe izin verildiği belirtildi. 

    Haber ekleme saati: 07.40-11/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SEÇİME DOĞRU-SEÇİME DOĞRU-SEÇİME DOĞRU


    Av. A. Yavuz Yılmaz ***Avukat A. Yavuz Yılmaz DTP’nin kesin ve tek adayı



    Demokratik Toplum Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütleri bugün yaptıkları toplantıda Av. A. Yavuz Yılmaz’ı önümüzdeki genel seçimlerde Ardahan’dan milletvekili aday yapma kararı aldılar. Parti binasında bir araya gelen DTP’liler tabandan gelen istek üzerine böyle bir kararı almakla en doğrusunu yaptıklarını belirttiler. Göle İlçe Teşkilatının da tam destek verdiği Av. A. Yavuz Yılmaz partisinin kendisine verdiği görevi en iyi şekilde yerine getireceğini ve DTP’nin Ardahan kazanması için bütün gücüyle çalışacağını açıklayarak, kendisini milletvekili adayı gösteren partililerine teşekkür etti.

    Haber ekleme saati: 14.27-10/05/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Gülcan Odabaş **AKP’nin sarı bombası da aday aday!



    Siyasi gelişmelerin her an her dakika geliştiği Ardahan’da yeni isimlerde ortaya çıkmaya devam ediyor. Yoğun bir seçim tartışması yaşanan Ardahan’da hemen her sohbetin başı siyaset olduğu görülürken iktidar partisi AKP’de aday enflasyonu yaşanıyor.

    Bir çok erkek adayının milletvekili adaylığı için yarıştığı AKP’de birde bayan aday var.

    Ardahan kamuoyunda, ‘AKP’nin sarışınları’ olarak bilinen Gülcan Odabaş’ta AKP İl Yöneticiliğinden istifa ederek, milletvekili aday adayı olduğunu açıkladı.

    1971 doğumlu 1 çocuk annesi olan Gülcan Odabaş, DYP eski İl Başkanlarından Güngör Odabaş’ın gelini.

    Yapılan tüm başvurulara karşın mevcut AKP Milletvekili Kenan Altun’un aşılamayacağı yönünde ki kanın her geçen gün daha da netleştiği AKP’de Doç. Dr. İlhan Yıldız’ın ismi de Ardahan kamuoyunda güçlü bir isim olarak algılandığı dikkat çekti.



    **CHP’ye kara bulutlar çöktü!



    Ardahan’da en çok aday adayı enflasyonu yaşayan partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisi’nin, geçtiğimiz gün aldığı, ‘Adayları genel merkez yoklamasıyla belirleme’ kararı ardından iki gün önceki hareketliliğini kayıp ettiği gözleniyor.

    Sesizliğin çöktüğü CHP’de kılıçların Ankara merkez’de çatışacağını belirten Ardahanlı CHP’liler mevcut vekilin aşılmasının bir hayli zor olacağına da dikkat çekiyorlar.



    **Aktaş ve Demir’e yaradı!



    CHP’nin aday adaylarını genel merkez yoklamasıyla belirleme kararının en çok Ankara’da bulunan Suat Aktaş ile Faruk Demir’e yarağınıda da dikkat çeken CHP’liller, bu iki isimin genel merkeze yakınlığıyla Öğüt’ü zorlayabiyecekleride konuşulmaktadır.



    **DSP’liler yedek kulübesinde bekliyorlar!



    Ardahan Demokratik Toplum Partisi İl ve İlçe Teşkilatlarının CHP ve DSP Genel Merkezlerinin oluşturmaya çalıştığı, ‘Sol da birleşim’ i dikkatle izledikleri gözlenirken, parti teşkilat yöneticilerinin büyük bölümünün CHP’lilerin ağzına baktığı görülmektedir.



    **Hâkim kızınca, Sayılır’ın adı öne çıktı! 



    Eski Ceza ve Tevkifler Genel Müdürü Hakim Zeki Göngör’ün DYP genel merkezine giderek, ‘Beni kesin aday edecekseniz, istifa edeyim, yoksa etmiyorum’ dediği, DYP Genel Merkezinin de ‘Hakim maaşını mı düşünüyorsun, edeceksen et, gerektiğinde düşünülecek’ demesine çok kızdığı ve görevinden istifa etmemesi üzerine aday arayışına girdiği ileri sürülen DYP/ANAP birleşiminde ortaya çıkan Demokrat Parti’nin adayı Posoflu Yavuz Sayılır’ın olabileceği ileri sürülürken, konu hakkında Yavuz Sayılır’la yaptığımız telefon görüşmesinde ‘Bu yönde bir niyetinin olduğunu, ancak asıl halkın bu yönde niyetli olması ve kendisini göreve çağırması halinde neden olmasın’ dedi.

    Ancak, daha önce birlikte siyaset yaptığı Yavuz Sayılır’ın artık bu kamuoyunda adının anılmadığını belirten ANAP eski Ardahan İl Başkanı Sürmeli Kılıç Demokrat Parti’nin en güçlü adayının kendisi olduğunu belirtiyor.



    **DTP yarın toplanıyor!..



    Ardahan’da bir milletvekili alacağı konuşulan Demokratik Toplum Partisi Genel Merkezi’nin seçime bağımsız adayla katılacağı yönünde kararı üzerine DTP Ardahan yarın toplanma kararı aldı. Şu an tek aday adayı olarak görünen Ardahanlı Avukatlardan A. Yavuz Yılmaz’ın ve diğer muhtemel aday adaylar üzerinde durulacağı öğrenilen toplantıya Ardahan İl ve İlçe Teşkilatı’nın yanı sıra Göle ilçe Teşkilatının da katılması bekleniyor.



    **Fakir Yılmaz ismi diğer partilerde olduğu gibi DTP’nin de sıkıntısı!..



    Önümüzdeki seçimlerde Ardahan’da tek başına ve de b.ağımsız aday olacağını söyleyen ve bundan kararlı olduğunu belirten Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ismi Demokratik Toplum Partisi tabanında konuşulan diğer bir isim. Aynı zaman da sitemizin de yapımcı olan ve Ardahan’da yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi Yazıişleri Müdürlüğünü yapan Gazeteci Fakir Yılmaz konu hakkında yaptığı açıklama da seçimlerde Ardahan’ın gür seslere ve yede yürekli insanlara ihtiyaç duyduğunu, bunun önümüzdeki günlerde daha da netleşecek olan adaylar arasında görülmesini beklediğini ve her an bağımsız milletvekili adaylığını açıklayabileceğini, ancak bağımsızların isimlerinin oy pusulasın da olup olmayacağı yönünde ki YSK kararını da beklediğini belirtti.



    **MHP’de Bozkır rüzgarı daha etkili!..



    Geçtiğimiz seçimlerde 4 binin üzerinde oy alan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan kanadında geçtiğimiz günlerde istifa ederek, MHP’den Ardahan Milletvekili aday adayı olduğunu açıklayan Kurtuluş Bozkır’ın isminin MHP tabanında olumlu olarak karşılandığı gözleniyor.

    Konun hakkında görüşlerine başvurduğumuz birçok MHP’li ileri gelenin Kurtuluş Bozkır’ın aday olmasının MHP tabanında olumlu karşılandığını belirttiler.



    **Eski valilerimizde siyasete soyundular..



    Ardahan’da görev yapan eski valilerimizden Hasan Özdemir ve Mustafa Yiğit, siyasete soyunmak için görev yaptığı birimlerden istifa ettiği açıklandı. Çok sayıda bürokrat AKP’den aday olmak için Başbakan Erdoğan’ın işaretini beklemeye başlarken, İlk adaylık başvurusunu eski valimiz hasan Özdemir yaptı. İstanbul eski Emniyet Müdürü görevinde bulunan ve daha sonra ilimiz Ardahan’da vali olarak atanıp, çıkan yeni bir kararname kararıyla yeniden, Merkez Valiliğine çekilen Hasan Özdemir, resmen istifa ederek MHP’den Milletvekilliği aday adaylığı için başvuruda bulunduğu öğrenildi. 



    **SHP’siz ‘Sol İttifak’ tarihi hatadır ..



    Partilerin kapısını milletvekili aday adaylarının aşındırdığı şu günlerde solun bütün kanatlarıyla mutlaka birleşmesi gerektiğine belirten Sosyal Demokrat Parti Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar, ‘Sol derken sadece CHP ve DSP’nın akıllara getirilmesi ve diğer sol partilerin bu birleşimde görülmemek istenmemesi tarihi hata olur’ dedi.

    Deniz Baykal’lı bir solun, Zeki Sezer’li bir DSP’nin sadece solu temsil etme gibi ne bir lüksü, nede bir ayrıcalığı var. Sol derken başta sol birleşimi yıllardır dillendiren ve bunu tüm yüreğiyle isteyen SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın olduğunu belirten SHP Ardahan İl Başkanı Şahmar, ‘SHP’siz, ÖDP’siz ve diğer bir çok sol partisiz ve de sivil kitle örgütleri olmaksızın yapılmaya çalışılan sol birleşiminin ancak sözde bir birleşim olur’ diyerek, CHP ve DSP’nin gerçek sol güçleri görmemezlikten gelmesini kınadı.



    **Saffet halen yer bulamamanın sıkıntısında!



    ‘Ben başbakan olacak adamım’ diyerek DYP içinde başlattığı hareketle kısa süre içinde dışlanıp, kenara itilen Şavşatlı hemşerimiz Saffet Kaya’nın bugünlerde moralinin bir hayli bozuk olduğu alınan bilgiler arasında olurken, buna neden olarak, başbakanlık hayali kurduğu bir sırada şimdi parti bulamamanın sıkıntısı olduğu ileri sürüldü.

    Bu arada alınan günün son bilgilerine göre yer bulmaktan zorlanan Saffet Kaya’nın bugün akşam saatlerine doğru MHP Genel Merkezi’nde görüldüğü ve uzun bir süre içeriden çıkmadığı da öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 19.10-09/05/2007

    Haberler: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ‘GAZETECİ ABİ POLİS BENİ ORMANA GÖTÜRÜP İŞKENCE YAPARAK, İLÇEDE Kİ HIRSIZLIKLARI ÜSTLENMEMİ İSTEDİ!’


    Poliz zorla hırsız mı arıyor! Başta Ardahan kent merkezinde olmak üzere bir çok ilçesinde çeşitli günlerde yaşanan hırsızlıklar gündemde düşmezken geçtiğimiz gün Ardahan’a bağlı Hanak İlçesinde meydana gelen ve 4 işyerinin soyulmasıyla yeniden gündeme gelen hırsızlıklar sonucu ilginç bir olay yaşandı.

    İlçede yaşanan hırsızlıklar üzerine harekete geçen Hanak İlçe Emniyet Müdürlüğü faailleri bulmak için kolları sıvarken, B. isimli bir asayiş polisinin A. B. isimli Hanaklı bir genci sivil resmi arabaya alarak, Hanak-Damal yolu üzerinde bulunan ormanlık alana götürüp, dövdüğü ve yaşanan hırsızlıkları üzerine alması için zorlandığı öne sürüldü.

    Yaşandığı ileri sürülen olay üzerine konunun savcılığa da intikal ettiği olay ilçede günün konusu olurken, konu hakkında Gazeteci Fakir Yılmaz’a bir açıklama yapan A. B. isimli Hanaklı genç, polislerin yaşanan hırsızlıkları kendisi gibi bir çok gencin üzerine yıkmak için bu tür metodlar denediğini ve en son olarak ta kendisini arabaya alarak ormanlık alana götürüp, bağlayarak işkence yaptığını ve ilçede yaşanan hırsızlıkları üstlenmem için baskı yaptığını öne sürdü. B. isimli polis memuru ve bir sivil kişiden şikayetçi olduğunu da ve bu yönde Hanak Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiğini de belirnten A. B isimli Hanaklı gençin şikayet üzerine savcılığın konu hakkında soruşturma başlatığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.        

    Haber ekleme saati: 16.37-09/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SEÇMEN LİSTELERİ DAĞITILDI


    Sandıklar hazırlanıyor, listelerde.. Ardahan Merkeze bağlı köy ve mahalle muhtarlarına, yapılan toplantı ile seçmen listeleri dağıtıldı. Listelerin 60 gün boyunca askıda kalacağı belirtildi. 

    Dün Ardahan Toplum Merkezi Toplantı Salonu’nda toplanan muhtarlara, seçmen listeleri konusunda bilgilendirme toplantısı yapıldı. İstatistik Kurumu Başkanlığı ile Ardahan Nüfus Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan toplantıya, Ardahan merkeze bağlı köy ve mahalle muhtarları katıldı. 

    Yetkililer, seçmen listelerinin askıda kalacağı süre zarfında, listeler ile ilgili olabilecek eksikliklerin ve sorunların kendilerine iletilmesini istediler. Muhtarlara tutanak karşılığında  verilen ve 60 gün askıda kalacak olan listelerin geri teslim alınacağı hatırlatıldı. Listelerin, herkese ulaşması için köyün en iyi noktasına asılması istendi.

    Haber ekleme saati: 16.31-09/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Acil Eylem Planı Meyve Vermeye Başladı


    Bir şeyler olacak gibi.. Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yaklaşık iki ay önce uygulamaya konulan ‘Acil Eylem Planı’ meyvelerini vermeye başladı.

    Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yaklaşık iki ay önce uygulamaya konulan ‘Acil Eylem Planı’ meyvelerini vermeye başladı.  Ağaç dikiminden, şiir ve halk müziği yarışmasına, kardeş okul projesinden, devamsızlığı önleme seminerlerine kadar 20 ana başlık altında toplanan planın önemli bir bölümünün bitmek üzere olduğu bildirildi.

    Haber ekleme saati: 16.26-09/05/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    TRAFİK HAFTASI MI?

    O DA NE?!.


    Trafik polisine kim ceza yazacak?!. Trafik Haftasının kutlandığı şu günlerde gazetemiz 

    muhabirleri ve diğer gazeteci meslektaşlarımızın çektiği bu fotoğraflar toplum olarak trafik kurallarını nasıl saydığımızı adeta ortaya koyar gibi…

    Başta komşu ülke Irak’ın Amerika tarafından işgalinden sonra günde 10’larca insanın savaşa kurban edildiği dünya’da, trafik kazalarına  en çok kurban verme konusunda birinci olan ülkemizde kutlanan trafik haftasıyla insanlara yine trafik bilinci aşılanmaya çalışıldı.

    Hemen her gün bir karayolun adeta Irak’ta patlayan bombalar sonucu ölenlerin sayısı kadar insanı kurban ettiğimiz Türkiye yollarında olduğu gibi Ardahan karayollarında da gün geçmiyor ki; yaşanan yeni bir trafik kazasına bir kurban vermeyelim.

    İşte, Trafik kurallarına ne kadar uyduğumuzu yanda ki fotoğrafların ortaya koyduğu gerçeklerle insanlarımızın ne kadar trafik bilinci içinde olduğunu görülmektedir.

    Sivilinden resmi aracına, çobanında hayvanına kadar kimsenin takmadığı trafik kuralları sonucu her gün onlarca insanın öldüğü, trilyonları bulan maddi hasarların meydana geldiği bir Türkiye’de trafik bilincinin bu tür etkinliklerin yanı sıra eğitimde de öne alınmasının acilyetini ortaya koyan bu fotoğrafları görenlerin, Türkiye’de insanların ne kadar trafik kurallarına uyduğunu, bir kez daha düşünmelidirler.

    Günde 600 yeni aracın trafiğe çıktığı, bir metre karayolunun yapılmadığı bir ülke de, demiryollarına, deniz yollarına ve de hava yollarına verilmeyen önemin de etkisiyle her gün yeni bir acı tarfik kazası haberini vermek zorunda kalan gazeteci arkadaşlarımızın bir ay içinde çektiği bu fotoğraflara bakarken, yıllardır kutlanan trafik haftasının bugüne dek ne kadar toplumu aydınlatığını da ayrıca sormak gerekir.

    Trafik polisine kim ceza yazacak?!. Her konuda olduğu gibi Trafik Haftasını da resmi bir çerçevede ve sadece bir iki kurum yada memurun çabalarıyla anlatmaya çalışılan bir ülkede, trafik polisinin bile park yasağını ihlal etmesinin çok normal bir durum olduğunu, korumasız olan yollara çıkan başıboş hayvanların yüzünden yaşanan trafik kazalarına üzülmemek gerektiğini söylemek bize göre trafik haftasında verilecek en güzel cevap olmalıydı. Çünkü, trafikçinin bile trafik kurallarına uymadığı bir ülkede yaşadığımızı unutmayalım..



    ***Ardahan’da da kuralalar hiçe sayılıyor!



    Trafik Haftasını kutlayan Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’da da trafik kurallarına uyulmuyor.Cadde ve sokakların adeta birer araç parkı haline geldiği Ardahan’da trafik levhaları işe yaramazken, yollar da başı boş hayvanlar cirit atıyor.

    Haber ekleme saati: 16.15-09/05/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Trafik Haftası’nı 2 ölü, 4 yaralı ile karşıladık!..


    GÖLE HAFTAYI İTFAİYENİN KULESİNDE KUTLADI Hergün onlarca insanın öldüğü, milyarlarca maddi hasarın meydana geldiği trafik canavarının önüne geçmek için düzenlenen etkinliklerin başında gelen, ‘Trafik Haftası’ tüm yurtta olouğu gibi Ardahan’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı.



    ***Trafik haftasında protokol krizi ..



    Haftaya girmeden önce ilimiz sınırları içinde meydana gelen ve iki kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazaları ardından, geçtiğimiz günde Ardahan’dan Yalova’ya dönerken Erzurum yolunda geçirdikleri trafik kazası sonucu biri gazeteci meslektaşımız olmak üzeredört hemşerimizde ağır yaralanmıştılar.

    Trafik güvenliğinin sağlanıp devam ettirilebilmesi amacıyla,  Türkiye’de her yıl kutlanan “Karayolu Trafik Haftası”  Ardahan’da çeşitli faaliyetlerle kutlanmaya başladı. 

    Uluslararası Karayolu ve Trafik Haftası nedeniyle Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda bir program düzenlendi. 

    Jandarma Yüzbaşı Fahri Semiz hafta dolaysıyla yaptığı konuşmada, “Bazı Avrupalı ülkeler ülkemize gelecek vatandaşlarını trafik konusunda uyararak dikkatli olmalarını istiyor. 

    Nedeni ise; ülkemizde trafik kurallarına uymadığımızdan. Ülkemizde yollarda oluşan çukurlar, sürücülerin hatalı sollama yapması, yayaların dikkatsizliği gibi bir çok hatalardan dolayı trafik kazalarına davetiye çıkarıldığı için başka ülkeler bizim ülkemizi olumsuz yönde anlatıyorlar” diye konuştu.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım ise, “Trafik kazalarını önlemenin ve aza indirmenin en önemli yolu eğitimden geçiyor. Trafik konusunda ilk önce okullarımız eğitim veriyor, sürücü kursları eğitim veriyor. Ama yetersiz ki hala kazalar günden güne devam ediyor. Sevgili öğretmenler, özellikle küçük çocuklarımızı trafik konusunda iyi eğitim veriniz. Bir bakıyoruz 10-11 yaşındaki bir öğrenci sağına, soluna bakmadan koşar adımlarla ana yola çıkıyor.  Çocuklara karşıdan karşıya geçmeyi iyi öğretmelisiniz. Trafik kazalarında karayolları üzerine düşen görevi özverili bir şekilde yapmaya çalışıyor. Ülkemizde her gün meydana gelen kaza haberleri artık rutin bir haber halini aldı. Burada bir yanlışlık var. İnsan hayatı bu kadar önemsizmidir. İlada kişilerin başına felaketler geldikten sonra mı önlem alınır. Önceden tedbirini alan insan akıllı insandır. Vali Yıldırım konuşmasının sonunda salonda bulunan ilk okul öğrencilerine seslenerek  Vali amcanızdan sizlere bir uyarı karşıdan karşıya geçerken mutlaka sağınıza solunuza  bakıp öyle geçin dedi.

    Trafik Haftası ile ilgili çeşitli yarışmalarda dereceye girenlere çeşitli hediyeler verildi.Trafik Haftası ile  ilgili trafik malzemelerinin bulunduğu sergi  gezildi.  Sergide ateşli silahlarla hedef alınarak zarar verilen bir trafik tabelasını gören Ardahan Valisi Murat Yıldırım, “Devletin mali milletin malı demektir. Ne anlam da insanlar mallarına zarar verirler. Trafik tabelalarına silahla ateş edilerek verilen zarar ülkemize büyük bir yük oluşturuyor. Yazıktır, günahtır” dedi.

    Daha sonra cadde üzerinde konvoy oluşturan araçlar Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın start vermesiyle harekete geçerek şehir turu attılar.



    Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz ***Trafik haftasında protokol krizi..



    Trafik haftası dolayısıyla düzenlenen kutlama programında Cumhuriyet Başsavcısı’nın ismi Emniyet Müdürü’nden sonra okununca Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz tepki göstererek salonu terk etti. 

    Trafik Haftası nedeniyle, Halk Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda Ardahan Emniyet Müdürlüğü, Jandarma ve Kara Yolları Şube Şefliği’nin  ortaklaşa düzenledikleri kutlamalara Vali Murat Yıldırım, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Cemil Akdeniz, İl Emniyet ve Jandarma yetkilileri, Kara Yolları 126. Şube Şefi Ümit Yıldırım ve Ardahan Şoförler  Cemiyeti Başkanı Yılmaz Özer’in yanı sıra, çok sayıda trafik görevlisi ve öğrenciler katıldı. 

    Görevliler, protokolü anons ettikleri sırada, Vali Murat Yıldırım’dan sonra İl Emniyet Müdürünün isminin anons edilmesi, Cumhuriyet Başsavcı Cemil Akdeniz’in tepkisine neden oldu. Akdeniz, müdahale ederek, “Emniyetten önce başsavcı gelir” düzeltir misin” dedikten sonra protokolü terk etti.



    ***GÖLE HAFTAYI İTFAİYENİN KULESİNDE KUTLADI



    Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan ve İlçelerinde kutlanan Trafik Haftası Göle ilçesinde de çeşitli etkinliklerle kutlandı.

    Göle İlçe Emniyet Müdürlüğünün organize ettiği Trafik Haftası etkinlikleri çerçevesinde Göle’de bulunan sivil ve kamu araçlarının yanı sıra belediye araçları da caddelerde sirenler çalarak haftaya destek verdiler.

    Belediye itfaiyesinin kulasinde bir öğrencinin elinde ki flama ile geçiş törenine katılması dikkat çektiği Göle ilçemizde ki etkinlikler YİBO’da haftanın anlam ve önemini annlatan konuşma ve slayt gösterileriyle devam etti.

    Haber ekleme saati: 16.00-09/05/2007

    Haber. Deniz Başlı-Bülent Kılıç-Tuğba Yılmaz Foto: Tuğba Yılmaz/Fakir Yılmaz

    Yapacağız diye olanı da yıkınca, öğrenciler tuvaletsiz kaldı!..


    Yıktılar yapmadılar Gazeteci Savaş Ay’ın geçtiğimiz 25 gün önce Ardahan’a gelerek, ziyaret ettiği Ardahan merkeze bağlı Atlaş köyünün İlköğretim Okulu’nun tahtadan yapımlı tuvaleti, ATV’de yayımlanan ‘Tozlu Yollar’ programına konu olunca birçok kurum ve kişinin timsah gözyaşı döküp, ‘Biz yapacağız’ sözlerine kurban oldu.

    Bilindiği gibi CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile birlikte bölgeye gereke bazı çekimler yapan gazeteci Savaş Ay’ın Ardahan-Posof yolu üzerinde bulunan Atlaş (Ur) köyünün ilköğretimine uğramış, burada okuyan öğrencilerin tahtadan yapılmış, kırık dökük tuvaletinin önünde görüntüler ve resimler almış konuyu ulusal basının gündemine taşınması üzerine başta Ardahan İl Jandarma Komutanı olmak üzere bir çok kişi ‘sözde’ olaya el atmış ve tuvaleti olmayan okullara tuvalet yapma sözü vermişti.



    Jandarma yıktı, yapmayı unuttu..



    Gazeteci Savaş Ay’ın bölgeye gelip, gündeme taşıdığı Atlaş köyünün İlköğretim Okulunun tahtadan yapımlı tuvaletinde ihtiyaçlarını gören 25 öğrenci verilen sözlerin yerine getirilmemesi üzerine şimdi tuvaletsiz kaldılar.

    Haberin, ATV isimli televizyon da ve Sabah Gazetesinde yayımlanması üzerine Altaş köyünün okulunun tuvaletini yapma sözü veren ve haberin hemen bir gün sonrası bölgeye gönderdiği emrindeki askerlere, köylüler tarafından derme çatma tahtalarla yaptırılan tuvaleti yıktıran İl Alay Komutanı Lütfü Cive, Gazeteci Savaş Ay’ın bölgeden ayrılmasıyla yapacağım dediği tuvaleti yaptırmayı unuttu.



    Milli eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım konu hakkında yaptığı açıklamada, o köyün okulunun tkuvaletinin jandarmanın yapma sözü verdiğini, ancak kendisinin de neden yapılmadığını merak ettiğini ve şu anda Ankara’da olduğu için dönüşte bunu soracağını belirtti.

    Haber ekleme saati: 15.38-09/05/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Özel Haber

    KARS’TAN 7 İSTİFA..


    Kars AKP ve CHP İl Başkanları.. Kars’tan milletvekilliği aday adaylığı CHP Kars İl Başkanı Ekrem Alp ve AKPKars İl Başkanı Remzi Aras’ın da aralarında yer aldığı 4’ü siyasi, 3 de bürokrat olmak üzere toplam 7 kişi Kars’ta bulundukları görevlerinden istifa etti.

    İstifa edenlerden birinin CHP’den, birinin MHP’den, birinin eski adıyla DYP, yeni adıyla DP’den, dördünün de AKP’den aday adayı olduğu öğrenildi.

    Bu arada, aday olmak için Ankara’da bulunan AKP Kars İl Başkanı’nın ise, kimisine göre istifa ettiği, kimisine göre de istifa etmediği bildirildi. 



    **EN ÇOK İSTİFA AKP İÇİN



    Kars’ta en çok istifa AKP’den adaylık için gerçekleşti. Günlerdir, “istifa edecek mi, etmeyecek mi” diye papatya falı açtıran AKP İl Başkanı Remzi Aras, genel merkezde yaptığı görüşmelerin ardından dün 5’e bir dakika kala aday olmak için il başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı ve dilekçesini genel merkeze verdi. Aras, daha önce, “Adaylık için Başbakan’dan söz almazsam istifa etmem” demişti. AKP’den adaylık için, İl Başkanı Aras yanı sıra Sarıkamış İlçe Başkanı Mehmet Yıldız, Kağızman İlçe Başkanı Selçuk Nuray ile Kars Müftü Yardımcısı Mustafa Özkesemen de istifa ettiler. 



    **CHP’DEN YALNIZCA ALP



    Adaylık için Ankara’da bulunan CHP Kars İl Başkanı Ekrem Alp, beklenen istifasını dün Genel Merkez’e verdi. Genel Başkan Baykal’a yakınlığıyla bilinen Alp’ın, liste birden aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

    Alp, Kars’ta yaşadığını ve Kars’ın sorunlarını çok iyi bildiğini belirterek, “Partim beni aday gösterirse ve Karslılar da milletvekilliği görevini bana layık görürse, sorunların çözümü için çalışacağım.” dedi. Yaşanan süreçte küskünlüklerin olmaması gerektiğini ifade eden Alp, “Bütün sosyal demokratları, solcuları ve Karslılar’ı CHP çatısı altında bir olmaya davet ediyorum.” diye konuştu. 



    ***MHP’DEN DE YENİCE



    Kars İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve İLKSAN eski Genel Başkanı Harun Yenice de, dün görevinden istifa ederek, MHP’den aday adayı olduğunu açıkladı.

    Yenice, MHP Kars il binasında, İl Başkanı Oktay Aktaş ve daha önce milletvekilliği aday adaylığını açıklayan Yüksek Akbaba ile birlikte düzenlediği  düzenlediği basın toplantısında, “Serhat şehri Kars’ımızın eğitim, sağlık, sosyal, ekonomik ve siyasi sorunlarını çözeceğime olan inancım, gerekli teknik, fikri, idari bilgim ve ekibim bu sürece girmemdeki en büyük etkenlerden biridir. Milliyetçi hareket partisinin Türkiye’nin onurlu geleceği olduğunu bildiğim için, Türkiye’nin kurtuluşunun MHP iktidarına bağlı olduğunu bildiğim için 23. dönem milletvekilliğine MHP’den aday adayıyım. Bu süreçte benimle birlikte millte vekil olarak hizmet etme yolunu seçen diğer arkadaşlarıma da başarılar dilerim” dedi. 



    **NİYET DYP’YDİ, KISMET  DP OLACAK MI?



    AKP, CHP ve MHP’den sonra bir istifa da ANAP’la birleştikten sonra Demokrat Parti (DP) adını alan DYP için gerçekleşti. Daha önce DYP’den aday adayı olmak için kulis yapan Kars Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü’nden istifa eden Subutay Atalay, görevinden istifa etti ve DP’den aday adayı olduğunu açıkladı. 

    Haber ekleme saati: 14.17-09/05/2007

    Haber/Fotolar: Gümüşpala Kortağ/Kars

    ÂŞIKLAR BAYRAMI ÖDÜL TÖRENİYLE SONA ERDİ


    Türkiye'nin aşıkları Kars'taydılar.. Kars Belediye Başkanlığına geldikten sonra dev organizasyonlara imza atan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu Türkiye’de ki tüm aşıkları, 3 üncü kez Kars’a topladı. Üç gün boyunca süren ‘Aşıklar Bayramına’ 230 aşık katılırken, kent bu süre içinde adeta bir festival havası yaşadı.

    230 Aşık’ın katıldığı yarışmanın 3. Günü, Murat Çobanoğlu’nun Eski Kars Yolu üzerindeki, Haydar Aliyev Parkı’nda bulunan Anıtı’nda  hatıra fotoğrafı çekilmesiyle başlandı. Hatıra fotoğraf çekimine, Kars Valisi Memet Ufuk Erdem, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ve 225’i erkek 5’i kadın toplam 230 Aşık katıldı. 

    Kars Belediyesi tarafından bu yıl  3. düzenlenen ve üç gün süren Türkiye Aşık Murat Çobanoğlu Aşıklar Bayramı, gece saat 03’te sona erdi. Kars Sanat Merkezinde yapılan Aşıklar Bayramı’ına,  Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden 230 Aşık ve Şair katıldı. Aşıklar, Divan, Güzelleme, Memleket Türküsü, Ustamalı Hikaye, Atışma, Dudak Değmez, (Lep Değmez) İrticaalen Şiir, (Gazi Kars’ın Bağrında Çobanoğlu) Muamma, Kars ve Kars Kalesi konulu Şiir, Türkiye Geneli Sevgi ve Kardeşlik Şiir Dalı, olmak üzere 10 Dalda düzenlenen yarışmalarda onu birincilik olmak üzere 30 Aşık dereceye girdi. Yarışmalar sonunda çok sayıda Aşık, Yarışmalarda haksızlık yapıldığı iddiasıyla, Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’na sitemde bulundular.



    ***BAŞKAN NAİF ALİBEYOĞLU’NA TAM NOT



    Misafirlerle birlikte 280 kişinin yatırılmasından yemeğine, ulaşımlarının sağlanmasına, salon içerisindeki düzene, dört dörtlük bir Organizasyon yapıldığı Aşıklar Bayramında, üç gün boyunca,  sabah dokuzdan, gece gece 03’e kadar yarışmayı takip ederek, bir an ayrılmayan ve yarışmanın ayrıntılarıyla bizat ilgilenen Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu tam not aldı. Tek eksik Basına yer ayrılmaması görüldü.      

             

    ***AZERİ SANATÇILAR BEĞENİ KAZANDI



    Çobanoğlu Aşıklar Bayramına, 500 Bin Karapapak Türkü’nün yaşadığı Gürcistan’ın Borçalı Bölgesinden de sanatçılar katıldı. Azeri Sanatçılar, çalıp söyledikleri coşkulu türkülerle seyircilerden büyük beğeni kazandı. Azeri Sanatçılara Jüri Özel Ödülü verildi.

                

    ***AŞIKLAR DUDAK DEĞMEZDE ZORLANDILAR



    10 Dalda yarışan Aşıklar, en çok  Dudak Değmezde zorlandılar. Dudak Değmez Dalında yarışmaya katılan aşıkların Dudaklarına Zarar vermesin diye iğne yerine kürdan verildi. Yinede, bu daldan yarışmaya giren Aşıklar, oldukça zorlandılar. Zaman zaman Jüri, Aşıkları uyarmak zorunda kaldı.



    ***KARS VALİSİ YARIŞMYI ANNESİYLE İZLEDİ



    Kıran kırana geçen yarışmayı, çok sayıda vatandaşın yanı sıra,  Kars Valisi Memet Ufuk Erdem, eşi Yeşim, annesi Semiha Erdem ve Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’da izlediler. Vali Ufuk Erdem’in Annesini yanında oturtmayıp, hemen arkasında oturtması dikkat çekti.



    ***BİRİNCİLERE ÖDÜLLERİNİ VALİ VERDİ



    30 Aşık’ın dereceye girdiği yarışmada birinci gelenlere, Bin YTL, ikiciler 750 YTL ve 3. gelenlere ise 500 YTL. Para Ödülü verildi. Birincilerin Ödüllerini Vali Mehmet Ufuk Erdem verirken, 2. gelenlerin ödüllerini ise, Başkan Naif Alibeyoğlu verdi.



    ***DERECEYE GİREMEYEN TEPKİ GÖSTERDİLER



    230 Aşık’n katıldığı yarışmada, 30 Aşık dereceye girerken, birincilikler ise şöyle paylaşıldı: Divan Türünde Atışma Dalında Bursa’dan Hüseyin Yazıcı, Dudak Değmezde, Konya’dan Ahmet Yıldırım, Güzelleme Dalında Erzurum’dan Fuat Çerkezoğlu,İrticalen Şiir Dalında, Manisa’dan Bekir Sami Özsoy,Memleket Türküsü Dalında, Erzurum’dan Ilgar Çiftçioğlu, Şiir’de Kars ve Kars Kalesi Dalında, Manisa’dan, Bekir Sami Özsoy,Ustamalı Hikaye Dalında,İzmir’den Ali Rıza Ezgi ve Kars’tan Bilal Ensari, Atışma Dalında, Antalya’dan Sefer Taşkıran kazandılar.

      Dereceğe giremeyen çok sayıda Aşık ise, Bağırıp çağırarak, Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’na, Jürinin, değerlendirmelerde çok büyük haksızlıklar yaptığını  ve hak edene değil, adama göre ödül verildiğini, bir daha bu bayrama katılmayacaklarını söyleyerek, tepki gösterdiler.

    Basın ödülünü Gazeteci Meslaktaşımız Ümit Kılıç’ın verdiği Aşıklar Bayramında

    Protestocuları sakinleştirmeye çalışan Alibeyoğlu, kendisinin kesinlikle jürinin işine karışmadığını, yapılan bir haksızlık olduğunu tespit ettiği taktirde ise, gereğini yapacağını söyleyerek, kızgın Aşıkları sakinleştirmeye çalıştı. 

    Haber ekleme saati: 14.08-09/05/2007

    Haber/Foto: Ümit Kılıç/Kars*www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Doğubayazıt’ta Trafik Kazası: 1 Ölü


    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti. 

    Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Büyük Ağrı Mahallesi Iğdır Kavşağı mevkiinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan R.S. (10) adlı ilköğretim 4. sınıf öğrencisine, plakası öğrenilemeyen bir araç çarptı. R.S. olay yerinde hayatını kaybederken, olay yerine gelen yakınları ise sinir krizleri geçirdi. Uzun süre ağıtlar yakan ve yolu trafiğe kapatan R.S.’nin yakınları ve bazı vatandaşlar sürekli kazaların meydana geldiği bu yolda gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

    Haber ekleme saati: 14.02-09/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Iğdır’lı İnşaat İşçisi Şiir Kitabı Çıkardı


    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, bir inşaat işçisinin tüm şiirlerini topladığı şiir kitabı büyük ilgi gördü. 

    Çocukluğundan beri şiir yazdığını belirten 24 yaşındaki Mehmet Reşat Kaya, ‘Korsan Sevdalar’ adını verdiği kitapta 128 şiirin yer aldığını bildirdi. Burhaniye’de inşaat işçiliği yaparak geçimini sağladığını ifade eden ilkokul mezunu Iğdır doğumlu Kaya, “Çocukluğumdan beri şiir yazıyorum. Bugüne kadar yazdığım aşk ve gurbet şiirlerinden oluşan 128 eserimi bir kitapta topladım. Cinius yayıncılık tarafından basılan ‘Korsan Sevdalar’ adlı şiir kitabım piyasaya çıktı. İmkansızlıklar yüzünden okuyamamıştım. 

    Eğer okuma şansım olsaydı edebiyat okumak isterdim. Şiir yazmaya bundan sonra da devam etmek istiyorum” dedi.

    Haber ekleme saati: 14.00-09/05/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     



    SİTEMİZE VERECEĞİNİZ BİR REKLAMLA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ!!

     












  • MUHTARLAR DEĞİL, MUHTAR SÜT'E YENİ FİYAT İSTEDİ!, KAZLAR ASILDI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Başta, muhtarlara çağrı yapıp, kendisinin ortada olmadığı görülen Ardahan Kaptanpaşa Muhtarı olmak üzere hiç bir muhtarın bir araya gelemediği gün Ardahan Merkeze bağlı Kocaköy Muhtarının yaptığı açıklama ile süt fiyatlarının yükseltilmesi istendi. Ancak bunun süt başta olmak üzere ülke sorunları ile ilgili iktidardan değil, konuyla uzaktan yakından alakalı olmayan ve fiyat belirlemede hiçbir yetkisi olmayan Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istenmesi dikkat çekti.


    KAZLAR ASILDI!..

    Derneklerinin suiistimal ettiği bölgenin kış yiyeceklerinin vazgeçilmezi olan Kazlar kesilip, tuzlandıktan sonra kurusun diye güneşin önüne asılmaya başlandı.


    Köylerde bir yaz bakıp büyütülüp sonra kesilen kazlar kurutulmak için asıldı.

    “Kar yemeden kaz kesilmez” diye bir deyimin olduğu Ardahan’da, mevsimin ilk karının yağmasıyla birlikte kaz kesimine de başlandı. Kesilen kazlar, ambalajlanarak Ardahan dışına gönderiliyor.

    Havaların soğumasıyla birlikte 1 yıl boyunca bin bir emekle yetiştirilen kazar da kesilmeye başladı. Kesilen kazlar temizlenip, tuzlandıktan sonra bir süre kurtulmak için asılıyor. Kurtulan kazların bir kısmı derin dondurucuya konularak muhafaza edilirken, bir kısmı da ambalajlanarak Ardahan dışına gönderiliyor.




    Kesilen kazları köylü kadınlarla birlikte bir araya gelerek imece usulü temizlediklerini ifade eden ev hanımları, “Tandır yakıyoruz. Üzerinde kazı kaynatıyoruz. Bulgur ve pirincini döküyoruz. Kendisini de tandıra asıyoruz, kızardıktan sonra çıkarıyoruz. Sonrada yiyoruz. Şimdi sobada pişiriyorlar. Eskiden lavaş pişiriyorduk, tandıra koyuyorduk” dedi

    Kazların bakımının çok zor olduğuna dikkat çeken ev hanımları, “Kazı kesiyoruz, temizliyoruz ve yıkadıktan sonra da tuzlayarak bir günde tuzda saklıyoruz. Daha sonra tele asıyoruz kazları, bir müddet telde kuruduktan sonra alarak derin dondurucu veya sandığa koyarak saklıyoruz. Kazın bakımı çok zor. 2’nci ayda başlıyoruz, 11’inci aya kadar bir çocuğa nasıl bakıyorsanız, o şekilde bakıyoruz. Bakması zor ama yemesi çok lezzetli” diye konuştu.

    Ardahan, ilçeleri ve köylerinde doğal yöntemlerle kesilen, kurutulan kazlar lezzetini kaybetmediği gibi kendine özgü bir tada sahip oluyor. Yörede yetiştirilen kazlar, yetiştiricileri tarafından kışlık ihtiyaçları yanı sıra akrabalara gönderilirken, arta kalan kazlar, tanesi 350 ile 400 TL arasında satılıyor.


    TAKSİCİLERDEN


    SONRA MUHTARLAR EYLEM YAPACAK!


    Yaşanan sorunlarının ilgililerce çözülemediğinden yakınan Ardahanlı mahalle ve köy muhtarları başta kamu görevlilerini kınama olmak üzere birçok konuda eylem yapacakları öğrenildi.


    TAKSİCİLERİN İSYANI!


    Trafiğe engel olunduğu gerekçesiyle Ardahan Belediyesi tarafından kaldırılmak istenen taksi durağının çalışanları tepki gösterdi.


    1 Yıl içerisinde kendilerine 3 defa yer değiştiren  Ardahan Belediyesi‘nin ne yapmaya çalıştıklarını anlamakta zorluk çektiklerini belirten Merkez Taksi durağı Esnafı. Biz il Trafik komisyonuna dilekçemizi 2 gün önce verdik daha oradan bir karar çıkmadan Belediye Sabah 9:00’da Zabıtaları gönderip durağı yıkacaklarını söylüyorlar. Birkaç gün önce Caminin yanından kaldırttıkları durağımızı yeni yerine koyduk ve biz kafamıza göre yapmadık gerekli merci ve makamlarla yapılması gereken yazılı ve sözlü resmi görüşmeleri de yaptık. Daha bunlar sonuçlanmadan karar çıkmadan


    Taksici Esnaflarından İbrahim Özer gelişmeler için şunları söyledi;

    Tehditle şantajla bu işler olmaz bizim durağımız vergi mükellefidir, Belediye Başkanı ayrım yapıyor ben Atatürk Mahallesi Muhtarıyım ve benim mahallemde ikamet eden insanlara zarar veriyor. Bizim bildiğimiz yada bilmediğimiz bir sorunu varsa bunu bizlere anlatsın. Biz Belediyeye gittik 2 saat bekledik muhattaba dahi alınmadık. Öyleyse sürekli durağımızı değiştiren Başkan buraya gelecek ve anlatacak, Zabıtaları göndererek bizlere göz korkusu vermeye çalışılıyor biz korsan taksicimiyiz biz esnafız bu pandemi sürecinde yaşanan onca sıkıntılarımıza rağmen bize sürekli durak değiştirterek ayrı bir maddi yük yüklemenizin amacı nedir? Burada 8 kişiyiz ailelerimiz var bizi mahdur etmesinin asıl amacı nedir? Siyasi bir rant var bunu benim üzerimden yaparak diğer “Taksici esnaf arkadaşlarıma zarar vermesine asla izin vermeyeceğim.” dedi Ayrıca Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asim  Özer neden sessiz kaldı? Sen bize sorun yok biz bunu belediye meclisinde görüşüp gerekeni yapacağız dedin ve mecliste yapılan görüşmede sesin dahi çıkmamış. Bunun sebebi nedir diyen Taksici esnafı Başkana sitem ettiler.



    Çevredeki Esnaftan da büyük tepki geldi!

    Çevredeki Esnafların rahatsız olduğunu söyleyen Zabıtalara çevredeki esnaflardan büyük tepki geldi. Siz bizim kapımızı açıp bize danışmadan bizim adımıza bunu ne hakla yapıyorsunuz? İnsanların ekmekleri ile oynarken başkalarını kendi çıkar menfaatleriniz için işe ne hakla dahil ediyorsunuz?

    Madem çevredeki Esnaf yani bizler adına bu konuşmayı yaptıysanız bu rahatsızlık duyduğunu iddia ettiğiniz kişileri de söyleyin. Biz böyle birileri olmadığını da çok iyi biliyoruz diyen çevredeki Esnaflar ateş püskürdü.


    ARDAHANLI MUHTARLAR EYLEM YAPACAK!


    Yaşanan sorunlarının ilgililerce çözülemediğinden yakınan Ardahanlı mahalle ve köy muhtarları başta kamu görevlilerini kınama olmak üzere birçok konuda eylem yapacakları öğrenildi.


    Ardahan Kaptanpaşa Mahalle Muhtarı Efrail Yıldız’ın, ‘Yarın 12 de belediye parkına bütün muhtar arkadaşlarım davetlidir. Hadi biraz muhtarlık yapalım Ardahan’a gelip 4 yıl hizmet süresini. Sessiz sükût tamamlayıp kaçmanın peşinde olan kurum müdürleri bilsinler ki Ardahan sahipsiz değildir burada yaşayan herkes Türkiye’nin sınır bekçileridir insan ömrü ortalama 70 yıldır Ardahanlının yaşam süresi 35 yıldır. Hadi muhtar arkadaşlarım. Zaten eksik yaşıyoruz. Saygılarımla’ şeklinde ki çağrısı üzerine bir araya gelerek, bir basın açıklaması yapacakları öğrenilen muhtarların hangi konuda basın açıklamaları yapacakları merakla beklenmektedir.



    BEYAZ SÜT, YEŞİL DOLARI SOLLADI!..


    Yıllardır atadan dededen kalma yöntemlerle, gont ve sallarla örtülü ahırlarda yapılan hayvancılığın para etmediğinden yakınan vatandaşlar bir gün gelip “para etmiyor” denen beyaz sütün yeşil doları geçeceğini acaba hiç akıl ettiler mi bilmem ama beyaz süt yeşil doları solladı.



    Kooperatifsiz, birlikteliksiz olan köylünün, çiftçinin binbir zorlukla yetiştirdiği hayvanlarının, eskiden olduğu gibi sütündende doğru dürüst bir fayda göremezken ve parasını bir yıl önceden peşin aldığı mandıracıya litresini 1 liradan satarken aynı sütün gün gelip tezgahlarda, marketlerde 15 TL’ye satılacağını akıl edememişti sanırım. 

    Çünkü varoşlardaki gibi köylerdeki şapkalı vatandaşda oy verdiği partinin kendilerini değil tüccarları zenginleştirmek için çabaladığını ve bunda da bir hayli başarılı olacağını akıl edemezdi. 

    Ekonomik krizin gün geçtikçe daha da çok insanları bunalttığı şu günlerde, beyaz sütün, yeşil doları sollayıp 15 lira olduğu bir ülkede hayvanlarına yem bulamayan yetiştiricilerin borsası çökmüş mandıracılar başta olmak üzere tüccarların borsasına bir yatıran on beş kazanmış oldu böylece.



    arşiv haber Gazeteciden 01/05/2016 tarihli yorumlar


    Muhtarın torunu trafik kurbanı..


    Ardahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasın da bir çocuk hayatını kayıp etti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’a bağlı Göle İlçesine bağlı Esenbooğaz (Kelpigor)


    köyünün eski muhtarı Haydar Taş torunu ile birlikte bulunduğu aracın takla atması


    sonucu muhtarın 2 yaşında ki torunu hayatını kayıp etti.


     


    Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, dedesinin aracının altında kalan 2 yaşında ki


    çocuk Kelpikor mezarlığında toprağa verildi.



    arşiv haber  25/24/23/22-04/2007 Günlerinin Haberler/yorumlar


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.
    SİTEMİZE ÜYE OLDUNUZ MU?

     


     



    O bile GAZETECİ'ye dert yandı!.. 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.

     




    21/20-04/2007 Tarihli Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    Ardahanlı çocuklar 23 Nisan Bayramına giderlerken../Foto: Barış Bilgin 

    Kardelen çiçeği.. 

    **Öpemedi Gözlerim Kardelenleri** 

     



    Yıllar var ki, ilk defa 

    Bahar vakti memlekette 

    Öptüm yüregimle 

    Dağlarımı, köylerimi. 



    Hüzünlüydü gökyüzü 

    -Kar yağışlıydı. 

    Üsüdü düslerim 

    -Henüz erkendi. 

    Öpemedi gözlerim kardelenleri. 



    Cemrelere gebe, islaktı toprak 

    Ot yok, saman tükenmiş, 

    Firsat tacirlerini gördüm. 

    -Yüzleri kara, gözleri para 

    Başka illerden gelmiştiler. 



    Makyaji çamurdan genç kızlar gördüm 

    -Yüzleri al al 

    -Tenleri apak 

    Karsuları kadar berrak 

    Kırlangıç gibiydiler. 



    Ayakları yalın çocuklar gördüm 

    Gülüşleri kar tanesi 

    Bakıslari titrek 

    Hepside dirençli birer kardelendiler.. 



    03.04.2007 Ardahan…  



    İsrafil Yildizkan/Berlin-Almanya

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Neredesiniz?..


    Fakir Yılmaz Cumhurbaşkanılğı seçiminin hemen akabinde bir beş ayıda seçim tartışmalarıyla geçirmeyi planlayan siyaset sahnesinde olanların yarın kapılarına gidip, oy dilenecekleri köylünün bugünü durumunu gören yok.

    Gerçi, ‘Ardahan ANAP’ın kurucusunu bile anmaktan aciz olduğu bir Ardahan’da genel merkezinin hazır kalıp bildirilerini Atatürk büstü önünde 5-10 kişiyle okuyan Demokratik Toplum Partisi’nden, birinci sıra kim olacak tartışmaları içinde olan Doğru Yol Partisi’nden, meclis oturumlarını almadıkları için belediye başkanını valilik ve de savcılığa verdikleri dilekçelerde dava üzerine dava eden belediye meclis üyeleriyle iş yaptığını sanan Cumhuriyet Halk Partisi’nden, kendisini genel başkan sanıp onun gibi açıklamalar yaparak, yerel sorunları değil ulusal sorunları konuşan ortalarda sadece köyde oturan başkanı olan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl örgütlerinden ne beklenir ki?’ der gibisiniz, biliyorum ama ne yapayım başka partimi ki var, Ardahan’da yaşanan sorunları ilginç bir iki eylemle tek başına bir şeyler yapmaya çalışan Sosyal Demokrat Partisi dışında.. ÖDP’lilerin kahvelerde, İşçi Partisi, Genç Parti ve de diğerlerinin yok denecek kadar olduğu bir Ardahan’da muhalef yapacakların kim olduğunu da bulmak zor.. Yerel basının tüm imkanlarıyla sorunları dile getirdiği bir Ardahan’da seçimlerde, ‘ben Avukatım, ben doktorum, ben aydınım’ diyerek vekil adayı olmaya hazırlananlarda ne iş yapar bilinmez..

    Peki ya başta köylünün bu kara günleri için kurulan Ziraat Odaları, esnafı temsil edenler neredeler?!.. ESOB yöneticilerini aradığınızda arılarını çıkarmak için Artvin’de, ATSO Başkanı, ESOBB, AŞOB Başkanlarının , il ve ilçe belediye başkanları gibi sürekli Ankara’da (Tabi bizde inanıp, yutuyoruz!) oldukları bir Ardahan’da, ‘Neredsiniz? sorusunu soracak bir kimseyi bulmak, Ardahanlının pazar’da, köylerde batıp çıkamadığı çamurda iğne aramaya benzer… 

    Ama bu halk il seçim de çamurda da olsa birilerini bulacak..



    **Not: Bu yazım, bir önce ki; ‘Nerede bizim lortlar?’ başlıklı yazımın Ardahan ayağıdı. Sitemizin solunda bulunan ‘EN YENİ MAKELE’ köşenisnde olan o yazımı okuyup, düşüncelerine teşekkür deyip, ardından,  ‘Peki orada ki; Yani, ‘Ardahan’da ki lortlara ne yazacan?’ diyenlere cevaptır..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418.32.58

    Memleketim de…/Hülya Arık


    Hülya Arık Memleketim de..

    Yavaş yavaş uyanmaya başlıyor toprak. 

    İlk çıkan kardelen çiçeği, derler ki kardelen çiçeği güneşe âşık olduğu için dayanamayıp karı yararak çıkarmış. 

    Önce kardelenler insanların yüzlerine tebessüm getirir. 

    Sonra arkası sıra gelir. 

    Mutluklar kar suları birlikte akmaya başlar. 

    Aralarında bir yarış vardır, kar sularının kim önce kavuşacak birbirine. 

    Her yol ayrımında birini alırlar aralarında ve hep beraber erişirler kuraya. Bahar kavuşmadır, bahar özlemlerin bir bir sona ermesidir. 

    Tarla tohumuyla, toprak yeşiliyle, yeşil çiçeğiyle, ve insanlar güneşle kavuşur. Daha nice kavuşmanın sebebidir bahar. 

    Hangi birini anlatalım ki;



    **Bu yazının devamı ve diğer yazarlarımızın günün nabzını tutan yorumlarını okumak için sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKELE linkimizi tıklamanız yeterli olacaktır..

    Aklın Süzgeci/Kamil Üci

    Su Kendini kirleten Nesneleri kenara kusar


    kAMUİL üCİ Doğayla ilişkileriniz nasıldır bilmem ama, benim diyalog ve ilişkim iyidir. Doğada zaman zaman  yaşanan olaylar  insana öneli  hayat dersleri veriri. Bu olaylardan bir tanesini size anlatayım; doğup  beli bir yaşa kadar yaşadığımız köyde içme suyu yoktu (halende yoktur) içme suyu elde etmek için  komşularımız  ile birlikte  bir su kuyusunu kazmaya başladık. Çocuktuk  aşağıda bizim komşu kazıyor oğlu bizden yaşça büyük olduğu için babasının kuyudan kazdığı toprakları bir kovanın içine dolduruyordu  komşunun oğlu ağabeyimiz babasının aşağıda toprak doldurduğu kovayı iple yukarı çekiyordu. Bu çalışma yaklaşık üç gün sürdü. Suyun çıkacağı anı pir dikkat izliyor bir yandan da  kuyu etrafında  toplanan toprak ve taşları kuyuya düşmesin diye temizliyordum.  Yaklaşık 4 metre derinlikte  çamur ve kil çıkmaya başladı komşumuz 25-30 santim daha kazıdı, kuyu içindeki toprakları temizledi.  “Yarına bakarız” dedi ama toprağın altındaki su sızıntıları artık belirginleşmişti. O gün..



    **Bu yazının devamı ve diğer yazarlarımızın günün nabzını tutan yorumlarını okumak için sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKELE linkimizi tıklamanız yeterli olacaktır..

    Kar üzüntüyle birlikte, sevincide getirmiş!..


    Kötü yanlarının yanı sıra güzel yanları da var.. Doğu Anadolu’da nisan ayı ortasında iki gündür devam eden kar yağışı, kuraklık sıkıntısı çeken çiftçinin yüzünü güldürürken, Bitlis’te 101, Ardahan’da ise 11 köy yolunun ulaşıma kapanmasına sebep oldu 

    Türkiye’nin birçok bölgesinde bahar havası yaşanırken, Bitlis ve Ardahan’da iki günden beri devam eden kar yağışı toplam 112 köy yolunu ulaşıma kapadı. Doğu Anadolu’da bu yıl yeterince kar yağış olmadığını belirten uzmanlar, bu yağışların toprağın ihtiyacı olan suyu alması yönünden çok önemli olduğunu belirttiler. Bitlis İl Özel İdaresi Yol Ulaşım Hizmetleri Müdür Vekili Erhan Yılmaz, il merkezi ve ilçelerinde 2 gündür etkili olan kar yağışının yaşamı olumsuz yönde etkilediğini bildirdi. Kar yağışının ardından 101 köy yolunun ulaşıma kapandığını ifade eden Yılmaz, kapanan yolları açmak için 10 ekiple çalışma yürütüldüğünü belirtti. Bitlis Meteoroloji Müdürü Mehmet Elkatmış, son iki günde Bitlis’e 60 santimetre kar yağdığını bildirdi. Bitlis’te kar kalınlığı 40, yüksek kesimlerde ise 80 santimetreye kadar ulaştı. İki gündür etkili olan kar yağışı nedeniyle, Çıldır’a bağlı 6 köy ile Damal ve Hanak ilçelerine bağlı 2’şer köy ve Göle’ye bağlı bir köy yolunun ulaşıma kapalı olduğu belirtildi. Bu arada, Doğu Anadolu’nun kuzeyinde bugün akşama kadar kar yağışının aralıklarla devam edeceği belirtildi.



    ***ÇİFTÇİ SEVİNDİ



    Bölgede en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak üzere Erzurum’da 8, Kars’ta 6 ve Ardahan’da 4 derece olarak ölçüldü. Kent merkezlerinde son yapılan ölçümlerde kar kalınlıklarının Kars’ta 6, Ardahan’da ise 4 santimetre olduğu belirlendi. Bitlis’in Ahlat İlçe Ziraat Odası mühendislerinden Duygu Alpaslan, yağan sürpriz karın sevindirici olduğunu söyledi. Bitlis ve ilçelerindeki buğday tarımının, yağışların olmaması nedeniyle riskli duruma girmekte olduğunu belirten Alpaslan, “Nisan karıyla birlikte toprağın ihtiyacı olan su karşılandı. Kar yağması toprağın verimini yükseltecek. Toprak su ihtiyacını bu yıl bahar ayındaki kar yağışıyla giderdi” dedi.

    Haber ekleme saati: 23.48-21/21/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Iğdır’dan İzmir’e gidip taksici öldürdü!


    Bir hiç uğruna.. İzmir’de aracının içinde bıçaklanarak öldürülen taksi şoförünün katil zanlısı Iğdrı’lı 15 yaşındaki çocuk olduğu ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, İzmir’de taksicilik yapan Mustafa Girgin’in (54) sabah saatlerinde Anafartalar semti 1307 Sokak’ta taksisi içerisinde bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunmasının ardından soruşturma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, MOBESE kamera görüntülerini inceleye aldı. Polis, olay yerinden kaçan bir çocuğu tespit ederek fotoğrafını aldı. Fotoğrafın bölgedeki tüm ekiplere dağıtılmasından kısa süre sonra Çankaya semtinde görev yapan Huzur Timleri’ne bağlı bir ekip, eşkale uyan bir kişiyi gözaltına aldı. Cinayet Büro Amirliği’ne getirilen S.E.’nin (15) suçunu kabul ettiği iddia edildi. S.E.’nin polise şifahi olarak verdiği ifadede, gezmek için Iğdır’dan İzmir’deki akrabalarının yanına geldiğini, dün gece Basmane semtinde taksiye bindiğini ve Karşıyaka’ya gitmek istediğini söylediği iddia edildi. Karşıyaka’dan tekrar Basmane bölgesine geri geldiklerini ve söz konusu 1307 Sokak’a girdiklerini söyleyen S.E.’nin burada şoföre 20 YTL ödemek istediğini ancak şoförün kendisinden 30 YTL istediğini, bu nedenle aralarında kavga çıktığını söylediği ileri sürüldü. S.E.’nin kavga sırasında üzerindeki bıçakla taksi sürücüsü Girgin’i bıçakladığı ve daha sonra olay yerinden kaçtığı belirtildi. S.E., yapılan işlemlerin ardından yaşının küçük olması nedeniyle Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildiği öğrenildi.

    Haber ekleme saati:  18.08-21/04/2007

    Haber/Foto: Halit Öztürk/Iğdır

    Eğitimi yeterli olsaydı cumhurbaşkanı adayı olacaktı!..


    Velilerimizin cumhur.aşkanlığına aday olmalaları derin üzüntüye nedin oldu... Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenirken, tartışmaları kendi köşelerinden izleyen vekillerin sayısı da az değil. Vekil oldukları halde seçilme şansı olmayan milletvekili sayısı 85. Yaşı ve öğrenim durumu uygun olmayan 85 milletvekilinin aday olma umudu bile yok. AK Parti’de 57 vekil, ‘Köşk’e sürpriz aday’ tartışmalarını dışarıdan izlemekle yetiniyor.  Bunların arasında lise mezunu olan Ardahan AKP milletvekili Kenan Altun’da bulunuyor.

    Tesadüfen seçildi Ardahan’ı da yaşanan sorunları da kenarda izlemekle yetinen ve seçildiğinden bugüne kadar yemin töreni hariç hiç meclis kürsüsüne çıkmakla övünen, ama vekil seçimlerde önce bir seçildikten sonra da iki kez toplam üç kez hacı olan Ardahan vekilimizin eğitim durumu cumhurbaşkanı adayı olmasına engel olmakta.

    Ardahanlıları derinden yaralayan bu durum Ardahanlı bir vekilin cumhurbaşkanı olma şansını da ortadan kaldırırken, CHP’li vekil Öğüt’ün şartlarının yetinmesine karşın her konuda ortaya atılmasıyla tanınması kendisinin cumhurbaşkanlığı konusunda neden sesiz kaldığı merak konusu oldu.

    Haber ekleme saati: 17.04-21/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Korsan ‘Çankaya Pankartı’ 

    kafaları KAI’lilerin kafasını karıştırdı!


    Bu pankartı kim astı yada astırdı?!. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yoğun bir şekilde yaşandığı şu günlerde İstanbul Maltepe’de asılan ve altında Kars-Ardahan-Iğdır imzasının bulunduğu pankart, KAI’lileri karşı karşıya getirdi.

    Beklenmedik bu pankartın kim ve kimler tarafından asıldığı, ‘Beraber yürüdük bu yollarda yine yanındayız Çankaya yolunda’ yazılı pankart’a kimse sahip çıkmadı.

    Ardahan, Kars ve Iğdırlıların büyük tepki gösterdiği ve kendi adlarına biri iki kendini bir şey sanan ve de AKP’li yerel siyasetçilere yaranma hesabıyla buna izin verdiğini belirtirlerken, KAI Maltepe eski yöneticileri pankartın Ardahan-Iğdır-Kars’lıları temsil etmediğini belirtip, kamuoyundan özür dilediler.

    Konu hakkında yapılan yazılı açıklama şöyle; 



    **ARDAHAN HALKI LAİK, ÇAĞDAŞ, İLERİCİ TÜRK HALKINDAN ÖZÜR DİLİYOR..



    14 Nisan cumartesi günü Türk halkının Atatürkçü Düşünce Derneği öncülüğünde Ankara’da yapılan muhteşem mitingi biz Ardahanlılar gönülden destekliyoruz. Birçoğumuz da Ankara’da ki bu mitingin içerisinde yer almıştık.

    16-17 Nisan günleri İstanbul’un muhtelif yerlerine asılan korsan pankartlar bölge Belediyelerince organize edilmiş, sorumluluk taşımayan dernek ve cemiyetlerde görevi olmayan sözüm ona yağcı, yalaka bir kısım hemşerilerimiz bazı vaatlere aldatılarak kullanılmışlardır. Bu tür hemşerilerimizin Ardahan ili Kültür ve Dayanışma Derneğince hiçbir bağı yoktur.

    Bizlere gelen faks, telefon, e-maillerle bu pankartlardan dolayı tepki alıyoruz. Sevgili hemşerilerimizin ve saygı değer Türk halkının, Kamu Oyunun bilmesini istiyoruz. O pankartlar korsandır. Ardahan halkını bağlamaz. Asan kurum ve kuruluşlarda adlarını belirtmemişlerdir.

    CEVDET ŞENTÜRK

    DUYURULUR. 

    ARTIK ARDAHAN’IN YENİ BİR RADYO’SU DAHA VAR!..

    www.ardahanradyo.com


    www.ardahanradyo.com İnternet üzerinde yayınlanan www.ardahanradyo.com adlı deneme yayınlarına başladı.. 

    Bölgenin canlı sesini internet üzerinde tüm dünyaya dayarmaya hazırlanan yeni, www.ardahan radyo.com isimli radyo deneme yayınlarının sonrası Ardahan’da yaşanan gelişmeleri de yine internet üzerinde tüm dünyaya canlı DJ: sesleriyle ulaştırmaya hazırlandığı bildirildi.

    Haber ekleme saati: 14.38-21/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Gökcan Avşarlı

    KÖYLÜNÜN BANKAMATİK BİLMECESİ


    Çıldırlı köylüler Ziraat bankasının önünde görülüyorlar/Foto: Ümit Kılıç/Çıldır Köylünün Ziraat Bankası’ndaki alacakları sırasında  oluşturdukları kuyrukları önlemek için Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan Bankamatik uygulaması kargaşa yarattı. Ziraat Bankası’nda hesabı bulunan her vatandaşa Bankamatik verildi. Ancak vatandaşların Bankamatiği kullanmasını bilmemeleri, Banka önlerinde uzun kuyruklar oluşturmasının yanı sıra, ilginç görüntülere de sahne oldu.

    Son olarak Doğrudan Gelir Desteği adı altında Çiftçiğe ödenen parayı almak için Ziraat Bankası önlerinde ellerinde hindi ve tavuklarıyla uzun kuyruklar oluşturan köylü vatandaşlar, kendilerine verilen Bankamatiği kullanamayınca, imdatlarına kuyruklarda bekleyen gençler yetişiyor. Şifre numarasını sadece kendileri bilmesi gerekirken, paralarını çekmelerine yardımcı olan ve hiç tanımadıkları kişilere  şifrelerini söyleyerek, Bankamatikten paralarını çektiriyorlar. 

    Çok sayıda vatandaş, kendilerine Bankamatikler verilmeden önce kısa bir eğitim verilmesi gerektiğini belirterek, “Biz hayatımızda ilk kez Bankamatik görüyoruz. Bunu nasıl kullanabiliriz. Yetkililer bu konuda bizi bilinçlendirmeleri gerekirdi. Sıra beklerken yanlarında  gençler olanlar kendilerini şanslı sayıyorlar. Çünkü onların sayesinde paralarımızı çekebiliyoruz. Bazılarımızda yanımızda çocuklarımızı getiriyoruz” diye konuştular.     Çıldır İlçesinde olduğu gibi bazı bankalar, vatandaşların Bankamatiklerini kullanamayarak banka önlerinde büyük kargaşalar oluşturduklarını görünce, tekrar içeri alıp memurlar vasıtasıyla paraları ödemeye başladılar.

    Haber ekleme saati: 14.33-21/04/2007

    Haber/Fotolar Ümit Kılıç/Çıldır

    DİYANETİN DAMAL’A ÖZEL İLGİSİ!


    Göle Yeniköy/Foto: Barış Bilgin/Göle Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri Ardahan’ın tek Alevi ilçesi Damal ilçesinde sürdüren Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Damal Müftülüğü, ilçede etkinliklere katılmayan köylülere bizzet gidiyor.

    Kutsal emanetler sergisine gidemeyen köylüler, sergiyi köye getirdi. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı İkizdere köyünde Kutlu Doğum heyecanı yaşayan köylü vatandaşlar görmek isteyip de gidemedikleri ‘Kutsal Emanetler’ sergisini köye getirtip bir ilke imza attı. 

    Damal Müftüsü Şahin Yıldırım’ın organize ettiği Kutlu Doğum programı için köy camisinde bir araya gelen 36 haneli İkizdere köyü sakinleri, Cuma namazına müteakip cami içinde açılan kutsal emanetler sergisini gezdi. Damallı köylülere cami içinde açılan sofrada Kutlu Doğum pilavı ikram eden müftülük, İslam dininin önemi ve değerini anlattı.



    Kutla Doğum Haftasına ilgi büyüktü. **GÖLE’DE DE KUTLANDI..



    Ardahan’ın Göle ilçesinde Kutlu Doğum etkinlikleri kapsamında Yrd. Doç.Dr. Musa Bilgin, ‘Hz. Muhammed’in çocuk sevgisi’ konulu konferans verdi. 

    Göle Müftülüğü tarafından Halk Eğitim salonunda gerçekleşen programa çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferans Kur’an tilaveti ile devam etti. Konferansa konuşmacı olarak katılan Yrd. Doç.Dr. Musa Bilgin, Hz. Peygamber’in çocuklara olan sevgisinin tüm dünyaya örnek teşkil ettiğini belirterek, “Efendimiz çocukları çok sever aynı şekilde çocuklar da peygamberimizi çok severdi.” dedi. 

    Haber ekleme saati: 14.14-21/04/2007

    Haber/Fotolar: Ercan Yentek

    Şehirde kömür, köyde saman sıkıntısı


    Göle Yeniköy/Foto: Barış Bilgin/Göle Ardahan’da bu yıl erken bastıran kış şehir merkezinde kömür sıkıntısı yaşatırken köylerde ise yem sıkıntısını hat safhaya çıkardı. 

    Kışın erken bastırmasından dolayı tonu 350 YTL olan kömür fiyatları bir anda 500 YTL’ye kadar yükseldi. Nisan ayının ortasına gelinmesine rağmen halen daha kömür yakan Ardahanlı kömür bulmakta zorluk çekerken bu yıl geçmiş yıllara göre %30 daha fazla yakıt için para harcadı. 

    Haber ekleme saati: 14.09-21/04/2007

    Haber: Bülent Kılıç Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    ARSİAD Yöneticisi Demir: ‘20 gün için traktör alınmaz ki!’


    Posoflu traktörcü/Foto: Fakir Yılmaz.. Ardahan’da tarım ve hayvancılık babadan kalma tekniklerle yapılmasından dolayı her geçen gün cazibiyetini kaybediyor. 

    Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olan Ardahan’da tarım alanında eğitici çalışmalar yapılmamasından dolayı Ardahan çiftçisi bilinçsiz bir şekilde üretim yapmakta. 

    Elindeki imkânları kullanamayan Ardahan çiftçisi her geçen gün dışa bağımlı kalırken tarlasından mahsul alamadığı için milyonlarca lira vererek başka illerden saman almak zorunda kalıyor. 

    Ardahanlı Sanayici ve İşadamları yönetim Kurulu Üyesi ve Göle İlçesinde faaliyet gösteren Ana Süt Firması ve Demir A.Ş. Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Demir, çiftçimizi eğitmediğimiz sürece Ardahan’da tarım ve hayvancılığın ilerlemeyeceğini belirtti.  Demir, “Bölgede çiftçi babadan kalma tekniklerle faaliyet göstermekte bu teknikler değişen dünya şartlarına uyum sağlamadığından dolayı Ardahan çiftçisi tarlasından ve hayvanından gerekli verimi alamıyor. Ardahan’da köylerimizde tezek yakılmakta. Bu çiftçi için büyük bir kayıp. Kışın tezeğini yakan köylü bahar ayları gelence tarlasını gübrelemek için milyarlarca lira para vererek gübre alıyor. Fakat çiftçimizi eğitebilsek tezeği yakacak olarak değil de gübre olarak kullandırsak gübreye verdiği para ile de kömür aldırsak iki sorunu birden ortadan kaldıracağız. Çiftçiye tezeği gübre olarak kullandırsak tarlalarda kimyasal gübrelerden dolayı yaşanan zehirlenme önlenecek. Bununla birlikte tarladan alınan mahsul tamamen organik olacak kimyasal gübrenin verdiği zarar ortadan kalkacak. Öte taraftan çiftçi gübre için ayırdığı para ile kömür alacak yaşadığı ortamı çağın şartlarına uyduracak” dedi. 

    Devletin vermiş olduğu desteklerin doğru kullanılmadığına dikkat çeken Demir, “Her kapıda bir traktör var fakat bu traktörlerin çalışmasına bakarsanız yılda iki ayı geçmiyor. Köylüye traktör alacak imkânları sunacağımıza evini ve ahırını yapacak imkânlar sunulmalı. Bölgemizde halen daha çoğu kişi ahırdan bozma evlerde yaşıyor. İnsanlara para vererek yardım yaparak sorunları aşmayız. Soruları eğiterek çözmek gerekir.” dedi.         

    Haber ekleme saati: 14,04-21/04/2007

    Haber: Bülent Kılıç Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    AKP CUMHURBAŞKANLIĞI, KÖYLÜ SAMAN DERDİNDE!.


    Posoflu dedeler/Foto: Fakir Yılmaz.. Gündemin cumhurbaşkanlığı tartışmalarıyla dolu olduğu şu günlerde başta bölgede olmak üzere ülkede ki köylü, esnaf ve vatandaın sorunu unutulmuş durumda. Her gün ekonomik sıkıntılar altında ezilen milletin canve ekonomi sorunların, AKP hükümetinin ise cumhurbaşkanlığı derdinde  olduğu şu günlerde Nisan ayında yeniden kışa yakalanan Ardahan ve Kars köylüsü zor günler yaşıyor.

    Geçtiğimiz yıl kurak geçmesi dolaysıyla tarla ve çayırında beklenen ürünü alamayan Ardahan ile Kras köylüsü Nisan ayının ortalarında olduğumuz şu günlerde yeniden yağan kar karşısında ne yapacağını şaşırıp kalırken, hükümet millet için değil AKP’den kimin cumhurbaşkanlığına aday olacağı konusunda toplantı üzerine toplantı yapıyor.

    Ulusal basınında kilitlendiği cumhurbaşkanlığı siçiminin gölgesinde iyiden iyiye perişan olan bölge köylüsünün feryadını duyan kimsenin olmadığı gözlendiği şu günlerde yerel anlamda yapılan çağrılara da AKP temsilcilerinin yanı sira muhalefitin kulak tıkadığı görülüyor.



    ***MUHALEFET DE ORTALARDA YOK! 



    Samanın kilosunun 50 kuruşa vurduğu şu günlerde AKP’li iktidar temsilcilerine ulaşamayan vatandaşlar başta CHP olmak üzere diğer parti ve sivil toplum kuruluşlardandan umudunu kesmiş, kendini nasıl olup bir türlü gelmeyecek bahara atacağının kara kara düşünüyor.

    Haber ekleme saati: 03.22-21/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz

    23 Şubat 23 Nisan’a birinci okul olarak katılacak!


    23 Şubat 23 Nisan'a hazırlanıyor.. Geçtkiğimiz gün Ardahan’da yapılan okullar arası bilgi yarışması finalini 23 Şubat İilköğretim Okulu kazandı.

    Ardahan’da yapılan okullar arası bilgi yarışması finalini 23 Şubat İilköğretim Okulu kazandı. 

    Ardahan Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan yarışmaya 23 Şubat ilköğretim Okulu’nun yanı sıra Çıldır YİBO, Hanak Atatürk İlköğretim, Göle 75. Yıl İlköğretim, Posof Halitpaşa ve Yalnızçam FSM İlköğretim Okulları katıldı. 

    Bir taraftan pazartesi tüm yurtta kutlanmaya başlanan 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramına hazırlanan 23 Şubat İlköğretim okulu böylece yapılacak 23 Niusan şenliklerine eğitimde başarılı okullar arasında birinci okul olarak katılacak.

    Haber ekleme saati: 02.23-24/04/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    DTP’den baskılara karşı oturma eylemi


    DTP'liler baskıları oturarak kınadılar.. Demokratik Toplum Partisi (DTP) Ardahan İl Teşkilatı mensupları, 5 dakikalık oturma eylemi yaptı. 

    Demokratik Toplum Partisi Ardahan İl Başkanı Ömer Yılmaz ve beraberindeki yaklaşık 25 kişilik grup, Milli Egemenlik Parkı yanındaki Atatürk anıtı önünde bir basın açıklaması yaptı. DTP Ardahan İl Başkanı Ömer Yılmaz, “Bilindiği gibi demokratik kamuoyunun talepleri ve partimizin çağrısı ile 1 Ekim 2006 tarihinde tek taraflı bir ateşkes sürecine girildi. Bu ateşkes süreci tüm kamuoyunda olumlu karşılandı. İlgili, duyarlı tüm çevrelerde bu sürecin toplumsal uzlaşma silahlarının kalıcı olarak susacağı ve ülkenin temel sorunlarının demokratik yöntemlerle çözülebileceğine dönük umutlar çoğaldı” dedi. 

    Sonraki günlerde partiye yapılan baskıların arttığını iddia eden partililer, oturma eyleminin ardından olaysız bir şekilde dağıldı.

    Haber ekleme saati: 01.35-21/04/2007

    Haber: Ercan Yentek Foto: Deniz Başlı/Ardahan

    ARDAHAN’DAN ARTARSA IĞDIRLI GÖÇERLERE VERİLECEK!..


    Mera kiralamasına, komisyondan ince ayar! Ardahan’da bulunan meraların kiraya verilmesi konusunda bir açıklama yapan İl Mera Komisyonu meraların dışarıdan gelecek göçerleri nazik bir dille yasakladı.

    Vali Murat Yıldırım başkanlığında bir araya gelen Ardahan İl Mera Komisyonu, her yıl bir çok tartışmalara neden olan ‘Fazla meraların kiraya verilmesi’ konusuna da ilginç bir yöntem bularak çözüme gitti. Her yıl köy muhtar heyetinin belirlediği meraların kiraya verilmesi sırasında tüm köylülerden görüş birliğinin isteneceği karar da, sahte yollarla yabancı göçerlere ait hayvanları üzerilerine alarak, bölgeye sokanları da maliye ve jandarma yoluyla takibe alacak.

    Posof arıcılıkta olduğu gibi meracılıkta da gen merkezi ilan edildi!

    Mahkemelik olan ve davaları halen süren meraların kesinlikle kiraya verilmeyeceğini ilan eden Ardahan İl Mera Komisyonu, Posof ilçesinde hiçbir süratle mera kiralanmasına izin vermedi. İl Mera Komisyonunun aldığı 9 kararın her satırını, ‘Kiraya verilmeyecektir’ ibaresiyle bitirmesi dikkat çekerken, konu hakkında gazeteci Fakir Yılmaz’ın sorularını yanıtlayan Ardahan valisi Murat yıldırım, Bölgeye gelen başta Iğdırlı göçerler olmak üzere kimsenin kendilerine düşman olmadığını, onlarında bizim insanlarımız ve hayvan üreticilerimiz olduğunu belirtmek isterim. Ancak alınan önlemler de öncelik Ardahanlı hayvan üreticilerine verildiğini ve bölgede ki meraların korunması amaçlandığını söyledi.

    Ardahan İl Mera Komisyonunun bu yıl Ardahan’da uygulanacak kriterleri belirtip, aldığı kararlar konusunda kamuoyuna yaptığı yazılı açıklama şöyle; 



    BASIN AÇIKLAMASIDIR

    1- İlimizde bulunan Hazineye, Köy Tüzel Kişiliklerine, Belediyelere ve Kamu Kuruluşlarına ait ihtiyaç fazlası yayla, mera ve otlakların tamamının her türlü kiralama işlemleri İlimiz Mera Komisyonu tarafından yürütülecektir.

    ■    

    2- Hukuki olarak davaları Mahkemelerde devam eden yayla, mera ve otlaklar (özel mülkiyete haiz olan yerler hariç olmak üzere) hiçbir suretle kiraya verilmeyecektir.

    3-İlimiz Mülki Hudutları dâhilindeki ihtiyaç fazlası yayla, mera ve otlaklar öncelikle İl içinde ihtiyacı bulunan sürü sahiplerine, ihtiyaç fazlası olduğu takdirde İl dışından gelecek hayvan sahibi göçerlere kiralanacaktır.

    Bu kapsamda İlimiz Mera Komisyonunun 22/03/2007 tarih ve 2007/6 sayılı kararı ile ilimizde bulunan ihtiyaç fazlası meraların kiraya verilmesi ile ilgili olarak aşağıda yazılan kararlar alınmıştır.

    3.1 – Ardahan İli Posof ilçesinde; ihtiyaç fazlası mera bulunmadığından dolayı meraların kiraya verilmeyecektir.

    3.2 – Ardahan İli Damal İlçesinde ihtiyaç fazlası olduğu bildirilen Araplar mevkisindeki meraların Çıldır İlçesi Akkiraz köyü mahkemelik olması nedeniyle büyük baş ve küçük başa kiraya verilmeyecektir.

    3.3  – Ardahan İli Merkez İlçe, Göle, Hanak, Çıldır İlçelerinde ihtiyaç fazlası olan meraların İlimiz büyük baş hayvan sahiplerine kiralanabilecektir.

    3.4- Ardahan İli Çıldır İlçesi; Yıldınmtepe, Eşmepınar, Sazlısu, Kotanlı, Dirsekkaya ve Ağıllı köylerine ait ihtiyaç fazlası meraların köyde yaşayan köy sakinlerinin salt çoğunluğunun rızası ile İl içi veya İl dışından küçük baş hayvan sahiplerine kiralanabilecektir.

    3.5  – Ardahan İli Hanak İlçesi; Ardahan – Hanak, Hanak – Damal Karayolunun doğusunda kalan Yamçılı köyüne ait ihtiyaç fazlası meranın ise köyde yaşayan köy sakinlerinin salt çoğunluğunun rızası ile İl içi veya İl dışından küçük baş hayvan sahiplerine kiralanabilecektir.

    3.6 – İlimizde ihtiyaç fazlası olduğu bildirilen meraların, “Köy İhtiyar Heyetinin tam sayısı (442 sayılı köy Kanununun 23. maddesi gereği okul müdürü ve köy imamı dahil) ve Köyde ikamet eden hane halkı reisinin yarısından fazlasının imzalamış olduğu kiralama isteği listesi” ile birlikte bir dilekçe ile İl Mera Komisyonuna müracaat edecektir. {Kiralama işlemi için yapılacak müracaatlarda Kiraya verilecek meranın sınırlarının belirtilmesi, Kiraya verilecek meranın miktarı, köydeki toplam büyükbaş ve küçükbaş hayvan miktarı, köye ait toplam mera alanı, büyükbaşa mı, küçükbaşa mı kiraya verilmek istendiği belirtilecektir.)

    3.7 – İlimiz sınırları dahilinde kiraya verilecek ihtiyaç fazlası mera alanlarının, Ormanlık sahalar ile Orman fidanlık alanlarına sınırı bulunan meraların küçükbaş için kiralanmamasına; oybirliği ile karar verilmiştir.

    4- Otlatma mevsimi 1 Haziran 2007 tarihinde başlayıp, 30 Eylül 2007 tarihinde sona erecektir. Bu tarihler öncesinde ve sonrasında mera ve yaylalara hayvan otlatma amacıyla kesinlikle çıkılmayacaktır.

    Mera kiralamasına, komisyondan ince ayar! 5- Göçerler kiraladıkları mera, yayla ve otlağa İl Mera Komisyonunun tahsis kararında belirtilen cins ve miktardan farklı nitelik ve sayıda hayvan getirmeyecekler, kiraladıkları yeri ücret karşılığı başkalarına kiraya veremeyeceklerdir.

    6-Göçerler bölgemize getirecekleri hayvanlar için ilgi (g) kanun gereği, geldikleri İlin İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinden muhakkak suretle Sağlık Raporu alacaklardır. Sağlık raporu olmayan hayvanların bölgemize girişlerine müsaade edilmeyecektir.

    7-  Yerli ve yabancı sürü sahipleri kiraladıkları alanlara hayvanlarını kati suretle motorlu araçlarla intikal ettireceklerdir. Mera ve yaylalardan dönüşte hayvanlar yine motorlu araçlarla taşınacaktır.

    8- İlimize İl dışından gelebilecek çobanlar beraberlerinde küçükbaş ve büyükbaş hayvan getiremeyeceklerdir.

    9- Köy Tüzel Kişiliklerine ait olan ve ihtiyaç fazlası olduğu tespit edilen çayır, otlak ve meraların kiralama işlemleri İl Mera Komisyonu tarafından yapılacaktır.

    Tüm Kamu Oyuna Duyurulur

    Haber ekleme saati: 00.56-20/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Sesi soluğu çıkmayanlara vali bile isyan etti!..

    ARDAHAN VALİSİ YILDIRIM: “ZİRAAT ODALARI NEREDELER?


    Ardahan ve Göle Ziraat Oda Başkanları..Budak ve Sural Ardahan’da geri gelen kışla birlikte yaşanan afet’e bir yorumda Vali Murat Yıldırım’dan geldi.

    Baharı beklerken yeniden kışa yakalanan Ardahan’da gerçekten zor günlerin yaşandığını belirten Ardahan Valisi Murat Yıldırım, özekile köylünün yaşadığı zor durum karşısında köylü ve çiftçilerin bu gibi kara günleri için kurulan kuruluşların nerede olduğunu sordu.

    Kar kışın geri geldiği şu günlerde vatandaşın çektiği ızdırabı ve de durumu gördüklerini belirten Ardahan Valisi Murat Yıldırım ise yaşanan durum karşısında ilginç bir fikir ortaya attı. Vali Yıldırım: ‘Köylü ve çifçinin bu gibi günlerinde yanında olması gereken Ziraat Odaları kuruluşları neredeler, 20-30 kamyon saman alıp dağıtımazlarmı, bu işler milleten makbuz kesip, para almakla olmaz. İşte bugün, bu sıkıntı da Ziraat Odalarına büyük görevler düşüyor.’ dedi.

    Haber ekleme saati: 22.45-20/04/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Ardahan

    BU KAMPANYAYA DESTEK VERİN!


    Sizde destek verin!.. Valiliğimiz tarafından Ardahan’ımızın kültür seviyesinin daha yukarılara çekilmesi okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması, okuma zevkinin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi amacıyla, “OKUYAN ŞEHİR ARDAHAN  KAMPANYASI” düzenlenmiştir. Ardahan Halkından ve özellikle İl dışındaki Ardahan adına kurulmuş Sivil Toplum Kuruluşlarımızdan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı yayınları başta olmak üzere ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin seviyelerine uygun kitaplara  ihtiyaç duyulmaktadır 

    Konuyla alakalı olarak kitap yardım kampanyamıza  desteklerinizi  bekliyoruz. 

    KAMPANYA İRTİBAT: İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ//ARDAHAN

    Tel: 0478 211 50 98

    ARDAHAN VALİLİĞİ/ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

    Haber ekleme saati: 23.01-20/04/2007

    Borçlarını ödesinler, su verelim!


    Susuzluk hemen her köyde yaşanır Ardahan'da Ardahan’ın birçok köyünde olduğu gibi Çıldır ilçesine bağlı Semiha Şakir (Koçgüden) köyünde yaşanan su sorununu gündeme getiren basına valilik aracılığıyla Aras Elektrik A.Ş.’den ilginç bir cevap geldi. 12.04.2007 tarihinde yerel basında (Gazetelerimiz ve Zaman) çıkan “Köy Halkı Dere Suyu İçiyor, İlgililer Sorumluluk Kabul Etmiyor” adlı haber ile ilgili olarak;

    İlçemiz Semiha Şakir Köyü’nde kapalı devre içme suyu şebekesi mevcut olup, içme suyu ihtiyacı İlçemiz Yıldırımtepe Köyü’nün kaynağından elektromotopomp vasıtası ile ortak ishale hattından karşılanmakta ve elektrik tüketim bedeli Yıldırımtepe Köyü ile ortaklaşa ödenmektedir.

     Bölgemizde kış mevsimin soğuk gitmesi ve elektromotopomp’un Semiha Şakir bölümünün devre dışı bırakılması nedeni ile ortak ishale hattında donma meydana gelmiş ve su akışı kesilmiştir. Gerek ishale hattı ve gerekse de toprakta meydana gelen donmaya karşılık hemen yapabileceğimiz herhangi bir teknik müdahale olmadığından, toprak ve ishale hattındaki don olayının çözülmesini müteakip gerekli çalışma yapılacaktır, bu problemin giderilmesiyle birlikte Yıldırımtepe ve Semiha Şakir Köylerimizin Aras Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’ne ortaklaşa olarak 4.182,17-YTL. tutarında elektrik tüketim borçlarının da ödenmesi sistemin yeniden devreye girmesi için  gerekmektedir . Kamuoyuna duyurulur.’ denilmiştir.

    Haber ekleme saati: 23.24-20/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    TEZEK YAKIP, GÜBRE ALIYORUZ!


    Posof Sögütlüköyü/Posof Ardahan’da tarım ve hayvancılık babadan kalma tekniklerle yapılmasından dolayı her geçen gün cazibiyetini kaybediyor. 

    Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olan Ardahan’da tarım alanında eğitici çalışmalar yapılmamasından dolayı Ardahan çiftçisi bilinçsiz bir şekilde üretim yapmakta. 

    Elindeki imkânları kullanamayan Ardahan çiftçisi her geçen gün dışa bağımlı kalırken tarlasından mahsul alamadığı için milyonlarca lira vererek başka illerden saman almak zorunda kalıyor. 

    Göle İlçesinde faaliyet gösteren Ana Süt Firması ve Demir A.Ş. Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Demir, çiftçimizi eğitmediğimiz sürece Ardahan’da tarım ve hayvancılığın ilerlemeyeceğini belirtti.  Demir, “Bölgede çiftçi babadan kalma tekniklerle faaliyet göstermekte bu teknikler değişen dünya şartlarına uyum sağlamadığından dolayı Ardahan çiftçisi tarlasından ve hayvanından gerekli verimi alamıyor. Ardahan’da köylerimizde tezek yakılmakta. Bu çiftçi için büyük bir kayıp. Kışın tezeğini yakan köylü bahar ayları gelence tarlasını gübrelemek için milyarlarca lira para vererek gübre alıyor. Fakat çiftçimizi eğitebilsek tezeği yakacak olarak değil de gübre olarak kullandırsak gübreye verdiği para ile de kömür aldırsak iki sorunu birden ortadan kaldıracağız. Çiftçiye tezeği gübre olarak kullandırsak tarlalarda kimyasal gübrelerden dolayı yaşanan zehirlenme önlenecek. Bununla birlikte tarladan alınan mahsul tamamen organik olacak kimyasal gübrenin verdiği zarar ortadan kalkacak. Öte taraftan çiftçi gübre için ayırdığı para ile kömür alacak yaşadığı ortamı çağın şartlarına uyduracak” dedi. 

    Devletin vermiş olduğu desteklerin doğru kullanılmadığına dikkat çeken Demir, “Her kapıda bir traktör var fakat bu traktörlerin çalışmasına bakarsanız yılda iki ayı geçmiyor. Köylüye traktör alacak imkânları sunacağımıza evini ve ahırını yapacak imkânlar sunulmalı. Bölgemizde halen daha çoğu kişi ahırdan bozma evlerde yaşıyor. İnsanlara para vererek yardım yaparak sorunları aşmayız. Soruları eğiterek çözmek gerekir.” dedi.

    Haber ekleme saati: 23.38-20/04/2007

    Haber: Bülent Kılıç/Ardahan Foto: Fakir Yılmaz/Posof

    500 km. GELİP, 5 DAKİKA KONUŞUP KAÇIYORLAR!


    Ardahan Valisi Murat Yıldırım ***Vali:” Sezon kıza, işlerin ihalelerin bir an önce yapın!”



    Toplantıda İlimiz dâhilinde yapılacak yatırımlar hakkında yatırımcı kurumlar tarafından bilgiler sunuldu.

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım yaptığı konuşmada “İlimizde mevcut 186 adet projeden 9 adet proje tamamlanmış, 94 adet proje hala devam etmekte olup diğer projeler ise ihale aşamasında ve başlanmamış durumda. 

    İş birliği ile çalışılması açısından Koordinasyon Kurulu toplantılarının son derece önemli olduğunu belirtirken, “Ardahan’da inşaat sezonu son derece kısıtlı. Kurumlar bu nedenle yapacakları çalışmaları son derece hızlı yapmalıdır. İnşaat sezonunu çok iyi kullanmalıyız. Yatırım yapılan hizmet kesinlikle belirlenen süre içerisinde bitirilmelidir. Böyle olmazsa hizmetlerde aksama ve sıkıntıların yaşanmasına neden oluyor. Kurum amirleri kesinlikle çalışmaları yakından takip etmeli ve titiz davranmalıdır. Ödeneği olan çalışmalar zamanında bitirilmelidir. Bu nedenle birlikte ve koordineli olarak çalışmalar yapmalıyız. Bu nedenle bu toplantılar son derece önemli” dedi. 



    ***BÖLGE MÜDÜRLERİ GEÇEN YILIN AÇIKLAMALARININ AYNISINI YAPTILAR!



    Vali Yıldırım’ın konuşmasından sonra yatırımcı kuruluşların Bölge müdürleri ve müdürleri sıra ile kürsüye gelerek kurumları ile ilgili yatırım ve projeleri anlattılar.

    Yılın İlk İl Koordinasyon toplantısına katılan kurumların bölge müdürlerinin geçen yıl yaptıkları konuşmaların aynısını yaptıkları dikkat çekerken, geçen yıldan bu yıla bir adım ileri gidilmediği bir kez daha ortaya çıktı.



    ***500 km. GELİP, 5 DAKİKA KONUŞUP KAÇIYORLAR!



    Karayolları Bölge Müdürü Mehmet Yanır, 50 km’lik Ardahan Ardanuç Yolunun etüt çalışmalarının bitirildiğini belirterek, Şavşat yolunu Kars yoluna bağlayacak olan ikinci bir çevre yolu olan Ardahan/Ardanuç yolunun projesi ve etüt çalışmaları bitirildi. Ardahan Kalesinin arkasından Kars-Ardahan yoluna bağlanacak olan bu yol ödeneğinin gelmesi halinde bitirilmesi için çalışmalarımızı başlatacağız” dedi.

    İller Bankası Bölge Şube Müdürü İsmail Hakkı, Ardahan ilinde tek projelerinin İçme Suyu Projesi olduğunu belirtti. Hakkı, içme suyu projesinin yüzde 9”unun tamamlandığını 1 aylık bir işinin kaldığını, Projenin bitirilmesi halinde Ardahan’ın en az 35 yıl su sıkıntısı çekmeyeceğini belirtti. Ayrıca Doğunun su sıkıntısı içerisinde olduğunu belirterek, nedenini küresel ısınma ve rakımın yüksek olmasına bağladı.

    İlimizde 12 projesi olan Orman Bölge müdürlüğü yetkilileri  ” Her Köye bir Orman” ve “Kent Orman Projesi” hakkında bilgi verdi. Her Köye bir Orman projesi kapsamında istedikleri taktirde bütün köylere orman sahası yapılacak.“Kent Orman Projesi” ile Ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak artan şehirleşme, kentlerde yaşayan insanların yoğun bir çalışma ortamında bulunması, kent içinde yaşanan trafik problemleri, iş ve ev ortamlarının betonlaşması ve çevre kirliliği gibi nedenlerden dolayı insanlar daha fazla doğal ortamlarda bulunması, ağaç sevgisinin aşılanması amaçlanıyor.

    Her yıl yapılan koordinasyon toplantılarında aynı konuşmaları yaparak, ‘Eğer ödenek olursa’ diyerek bitirdikleri sözüm ona projelerini anlatmak için Erzurum, Erzincan ve de Kars’ta gelen Bölge Müdürlerinin her yıl yaptıkları gibi bu yıl da 500 kilo metre yol gelip, 5 dakika konuşmaları dikkat çekerken, kendilerine sorulacak soruları bile beklemeden toplantıların sonuçlanmadan ayrılmaları yine tepkilere neden oldu,

    Haber ekleme saati: 23.56-20/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Hanak’ta soba zehirlenmesi!


    Fakir Yılmaz Ardahan Hanak İlçesinde Atatürk mahallesinde evlerindeki sobadan sızan karbondioksit gazından 5 kişilik bir aile zehirlendi.

    Sabah saatlerinde meydana gelen olayda, 78 yaşındaki Nizamettin Cebir sabah namazı için kalktığında kendini kötü hissetmesi ve evde bulunan Sertif Cebir (38), Feride Cebir(32), Selçuk Cebir (14), Erdoğan Cebir (8) in soba gazından zehirlendiklerini fark etmesi üzerine, Ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine getirildiler. Müsaade altında tutulan hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 23.59-20/04/2007

    Haber/Foto: Deniz Başlı/Hanak

    Çıldır köyleri Kars köylerine karşı!..


    Köyler top oynuyor.. Merkezi İstanbul’da bulunan Yukarıcanbaz köyünün organize ettiği, ‘Köyler arası Hali Saha Futbol Turnuvası’ başladı.

    İstanbul’da faaliyet gösteren Çıldır ve Kars köy dernekleri havaların ısınmasını da fırsat bilerek bir futbol turnuvası başlattılar. Burada amaç gençleri bir araya getirerek kaynaşmalarını sağlamak ve bölgesel birlik beraberliğin ifade edilmesi olarak nitelendirilebilir. Turnuvaya katılan dernekler ve guruplar şöyle sıralandı 

    Katılan dernekler:                               

    1.Aydıngün köyü , 2.Aşağıcanbaz , 3. Çağlayan köyü , 4.Eşmepınar köyü , 5.Güvenocak 6.Kakaç, 7.Kırkpınar, 8.Meryem , 9. Saymalı , 10.Taşdeğirmen köyü , 11.Tepecik , 12.Yukarıcabaz



                           Guruplar 

    1.Grup                                         2.Grup

    Eşmepınar                              

    Saymalı                                Meryem 

    Aşagıcanbaz                        Kırkpınar 

    Güvenocak                           Çağlayan 

    Kakaç                                    Tepecik 

    Aydıngün                             Yukarıcanbaz

    1.Maçların  programları 

    Aşagıcanbaz –   Aydıngün  , Güvenocak –Eşmepınar , Saymalı- Kakaç , Çağlayan-Tepecik , Meryem – Taşdegirmen , Yukarıcanbaz- Kırkpınar

    Haber ekleme saati: 23.28-20/04/2007

    Haber/Foto: Doğan Yücel/İstanbul









  • TÜTÜN SEVEN KÖPEK SİGARA BULURKEN, AVCI KÖPEĞİ BULUNAMIYOR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Kayıp Av köpeğini dağ, taş demeden her yerde arayan ama bir türlü bulamayan Ardeşenli avcı Ardahanlılardan yardım isteyip, bulamayınca gazetemizi arayıp yardım istedi.


    Gazetemiz aracılığı ile tüm Ardahanlılardan ricada bulunan ve  Alman Kısa Tüylü Puanter cinsi köpeğini gören/bulanların kendisini 05358320285 nolu telefonunda arayarak haber vermesini isteyen Ardeşenli avcı günlerdir bulamadığı köpeğini bulmaları için güvenlik güçlerinde de yardım istediği bilgisi de alındı.


    Eşeği ve Atı çalınan İrlandalı küsmüş,


    Bisikletleri çalınan İsveçliler üzülmüştü!


    Ardeşenli avcının av köpeğini kayıp ettiği Ardahan’da daha önce de bir turistin atı çalınmış, bu olay ardından da Çıldır’a gelen İsveçli turistlerin bisikletlileri çalınmıştı.


    2002 yılında yaşanan ve gazeteci Fakir Yılmaz ile rahmetli Çıldırlı gazeteci Ümit Kılıç’ın imzasıyla ulusal gazetelerde de manşet haber olan o olayda Kuzey İrlanda’dan iki atı ve bir eşeğiyle dünya turuna çıkan Roberts Denby, Karsta eşeğini, Ardahan’da da atlarından birini çaldırınca Türklere sinirlenip, küsmüştü.


    Karsta mola verdiği sırada kaybettiği eşeğinin bulunması için güvenlik kuvvetlerine başvuran Denby sonuç alamayınca iki atıyla yola devam etmiş ancak aksilikler Denbynin peşini bırakmamış bu kez de Ardahanda mola verip, çadır kuran Denbynin beyaz atı da Ardahan’da kaybolmuştu.


    2002 yılında bir turistin eşeği ve atı çalınan ancak bugün hala devam eden hayvan hırsızlıkları gibi onca çalınıp ve nasılsa failleri ile bir türlü bulunamayan bölge insanıntek geçim kaynağı hayvanları gibi tüm aramalara rağmen bulunamayıp, ulusal gazetelerde manşet olan Ardahan geçen aylarda da buna benzer ilginç bir olay ile ulusal ve yerel basında gündeme gelmişti.



    İSVEÇRELİLERİN BİSİKLETLERİ KISA SÜREDE BULUNMUŞTU!


    İsviçre vatandaşı olan Eveline Blatter ile Claudio Clemens Giger, yaklaşık 3 ay önce geldikleri İstanbul’dan bisikletle Türkiye turuna çıkmış, uzun yolcukları sırasında Ardahan’a gelen çift, Çıldır’da bisikletlerini çaldırmıştı.


    Olay ,Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yaşandı. İsviçre vatandaşı olan Eveline Blatter ile Claudio Clemens Giger, yaklaşık 3 ay önce geldikleri İstanbul’dan bisikletle Türkiye turunu Ardahan’ın Çıldır ilçesine kadar devam eden iki turist, yüzeyi donmaya başlayan Çıldır Gölü’nü gezdikten sonra göl kıyısındaki tarihi Akçakale köyünde bir tesiste konakladıkları gece uyuyup, kalktıklarında bisikletlerinin olmadığını görmüş, olayı güvenlik güçlerine bildirmiştiler.


    İsveçli, turistlerin tesis önüne bıraktıkları bisikletleri kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığı ve Blatter ve Giger’in şikâyeti üzerine Çıldır İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri yaklaşık 4 saatlik çalışma sonucunda bisikletleri çalan 3 şüpheliyi yakalayarak gözaltına almıştılar.


    Bisikletlerine kavuşan İsviçreli turistler, ekiplere teşekkür ederek turlarına devam etmiş, bisiklet çalan şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştılar.


    FAKİR YILMAZ’IN özel Haberi



    TÜTÜN SEVEN YANAK SİGARA YAKALDI!..


    Bir avcı köpeğinin kayıp olduğu Ardahan’da diğer bir köpek peşinde olduğu avı koklayarak buldu.


    Alınan bilgilere göre gelen ihbar üzerine Ardahan şehir merkezine giriş yapmadan önce durdurulan bir araçta bulunan yüzlerce paket kaçak sigaraya el konuldu.


    İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesince Şırnak’tan Ardahan’a kaçak getirileceği öğrenilen sigaralar için bir operasyon düzenlendi.


    Ardahan-Kars karayolu güzergahındaki Çamlıçatak (Gölebert)köyü noktasında arama yapılan yolcu otobüsünde şüpheli bir şahsın valizinde olduğu saptanan 158 paket bandrolsüz kaçak sigaralara el konuldu. Tütün arama köpeği “YANAK” sayesinde ortaya çıkarılan sigaraları taşıyan zanlı hakkındaki işlemler sürüyor.



    Yeni Bir Barış Süreci ve Genel Af Doları Düşürür…


    Hayatında doları olmamış biz pığaslarla, ayakkabı kutucuklarına dolarları dolduranların bol olanların dolu olduğu şu ülkede her geçen gün daha da yükselen doları aşağı çekmek için ortaya attıkları saçma sapan fikirleri görüp, okudukça memleketin geldiği son noktayı da görmekteyim.


    Dünyayı güldüren bu saçmalıkları ortaya atanların doların neden bu kadar fırladığına bakmadan ve suçlunun kim ya da kimler olduğunu sorgulamaması da ayrı bir dert…


    Ve düşünmezler ki; bu ülkede 2 yıl süren bir barış sürecinde Merkez Bankasının rezervlerinin dolarlarla dolduğunu, hatta İMF’ye ödenen aidatı bile ‘borcumuzu ödedik’ diye hava attığımızı hatırlamazlar..


    Ve son birkaç yıldır ‘büyük operasyon’ diye havuz denen medyaca dakika başı verilen haberlerle yine dağ taşa ve her görülen deliğe atılan onca bombanın dolarla alındığını da sanki bilmez ve anlamak istemezler..



    Evet, sorunu çözmek için saçma sapan çözümler üretme yoluna gidenler buradan bir de ben sesleniyorum.


    Bırakın artık dünyayı bize güldürmeyi de lütfen artık kendinize gelin..


    Ve çözümün iç barış kadar, dış barışta da geçerli olduğunu anlayın artık..


    Çünkü doların ateşinin 7 Haziran’ı beğenmeyip, barış sürecini buzdolabına kaldırıp, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götürenlerce yakıldığını ve bu ateşin eş başkanlarının da aralarında bulunduğu HDP’lilerin içeri atılmasıyla devam ettiğini niye anlayıpta saklamak istersiniz?


    Yoksa bilerek mi yapıyorsunuz da millet, ‘Baba ekonomi elden gitmesin’ deyip, daha başlamadan biten başkanlığınızı yine onaylayacak mı sanırsınız?


    Ha unutmadan bende fikrimi söyleyeyim..



    Yeni bir barış süreci ve Erdoğan’ın karar vermesi halinde yani merkez bankası başkanları, ekonomi bakanları ve onca atanmışları gece yarısı imzalayıp, aldığı gibi bir genel bir affın doları olduğu gibi bu ülkenin üzerinde hesabı olanların oyununu bozar diye düşünüyorum. Ve sadece doları ve makamları, kırmızı koltukları olanlar düşünsün derim..


    Not:


    Bu arada ‘Ey pığaslar yani ayakkabı bizler ne olacak halimiz?’ diyerek hemen paniklenmeyin..


    Biz dolarsızlar yaşamayı ele, bele biliriz…


    Ya siz dolarcılar?!.


    Yaşananlarla asıl siz düşünün..


    Çünkü dolar bizde yok sizin ayakkabı kutucuklarınızda ki dolarları düşünün..



    arşiv haber 18/03/2021 tarihli Haber/yorum/reklamlar


     



    GÖLENİN KÖPEKLERİ YAĞ BAĞLADI!


    Çıkarılan kanunlarla korunduğu ileri sürülen ancak gerektiği gibi bir yerleri olmadığından cadde cadde, sokak sokak bir dilim yiyecek için başıboş gezen hayvanların başını çeken köpekler sorun olmaya devam ediyor. Başta Ardahan’ın birçok köpeğin cadde ve sokağını adeta işgal ettiği Göle ilçesinde olmak üzere il genelinde insan güvenliği soruna neden olan başıboş hayvan ve köpeklerin göstermelik, geçici önlemlerle değil ciddi yatırımlara ihtiyaç duyulmakta.



    Çanakkale, HDP’nin Kapatılması..


    HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden alınıp, yerlerine kayyum atanması ardından, şimdi de belediye başkanları gibi halkın oyunu alan ve onu temsil eden vekillerin, millet vekillikleri elinden alınıyor. Ve ardından HDP’nin kapatılması için savcılığın harekete geçmesi…

    Bundan önce asıl dikkat çekilmesi gereken aynı partiden, yani HDP’den destek alıp, ilerde iktidar olan muhalefetin tutarsızlığına dikkat çekmek istiyorum. 

    Çünkü HDP Milletvekili Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve diğer geriye kalanlar hakkında meclise gönderilen dokunulmazlıkların kaldırılması  tartışıldığı bir anda, CHP’nin, iyi partinin ve son günlerde ortada görünmeyen Saadet Partisinin Milletvekillerinin yurt gezilerine, yani mecliste olmaları gerektiği bir sırada sanki seçim varmış gibi sahaya inip, meclisin bulunduğu Ankara’dan uzaklaşmaları tam bir iki yüzlülüktür.

    Gerçi aynı muhalefet Selahattin Demirtaşların dokunulmazlıklarının kaldırılmasına, hapse atılmalarına sebep olmuş, hatta el kaldırmışlardır. 

    Gelelim sahte demokrasiye.. 




    “İran’ın bile yönetim şekli cumhuriyet, diğer bir çok demokrasiden yoksun dikta ülkelerinin tek adam, kral, padişah diyerek, sözüm ona demokrasi ile yönettiklerini idda etmelerine, sahte demokratlık” denir…

    Gelelim halkın oy verdiği il genel ve belediye meclis üyeleri, kısacası karşı görüşlü olduklarından dolayı demokrasi adı altında yapılan seçimler sonucu milletvekili, belediye başkanı, meclis üyeliği yetkisini alanların hakkında ileri sürülen bir iddia ile, görevden el çektirmeleri bu ülkenin Avrupa birliğine girmeyi bırakın, dünyadan tecrit edilip ekonomik, sosyal, siyasal baskı altına alındığını anlamayanların, yeni paketler açarak hak hukuk adaletten bahsetmeleri gülünç olduğu kadar, toplum nezdinde ve dünya gözünde kendini sınırlamaktan öte bir şey değildir.


    Bir taraftan yeni reformlar yapacağını söyleyip, diğer taraftan dağda değil, ovada  siyaset yapanları da vekillik zırhından yoksun bırakıp, içeri atmak kadar saçma bir anlayış olamayacağı gibi, muhalefet denenlerinde göz göre göre yaşananlara karşı bir twit ile, mesajla, açıklamayla geçiştirmeleri de “iktidarım” deyip, kendisini devlet yerine koyanların yanında rejim savunuculuğundan öte bir şey değildir. 

    Bu arada şu anda bulunduğum Kocaeli/Gebze’de bir avukatın öldürülmesini kınayan baroların, STK’ların, sözde demokrasi yanlılarının ve kendilerine devrimci, solcu, demokrat, laik diyen iki yüzlü basın ve medyanında kendi kuyrukları dışında,  başkalarının başının ezilmesine de göz yumması, bu ülkedeki demokrasi anlayışının sadece iktidarın suçu değil, hepimizin olduğunu ortaya koymaktadır. 

    Çünkü üç maymunları oynamakla, yani bu gün bana yarın, sana olacağı kesin ve net olan anlayışa solcu, sağcı, dinci, gerici demeden bakarsak, insan hakları hak, hukuk,adalet, eşitlik, Kürt-Türk, Alevi-Sünni tartışmalarının olmadığı ve bugün 106 yaşında olan Çanakkale Zaferlerinde verilen mücadeledeki samimiyetle el ele verilmiş, sırt, sırta dayanmış, nasıl olursa olsun ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel de olsa karşıdan gelen kurşunlara göğüs geren bir ülkede hep birlikte huzur içinde yaşarız..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Köpek Az Daha Yiyecekti!


    arşiv habwer 09/01/2019 tarihli haber/yorum


    Kış dolaysıyla yiyecek sıkıntısı yaşayan başı boş köpekler insanlara saldırmaya başladı. Alınan bilgilere göre Ardahan merkez de bir kişi köpek saldırısı ağır yaralandı. Latif Aktürk isimli vatandaşa saldıran köpek Aktürk’ün kollarını başta olmak üzere vücudunun bir çok yerini yaraladı.



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.


     



    arşiv haber 15/14/04/2007 tarihli haber/yorum/reklamlar


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.
    Sitemize Hoş Geldiniz

     


     



    Ardahan Y. Hasköy köyü köylüleri topluca görünüyorlar../Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.





    13/12/11-04/2007 Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    Sitemize Hoş Geldiniz

     


     



    Şadıvanlı köylüler kendileri gibi perişan tratörleriyle../Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.

    RESİM GALERİSİNE 120 yeni fotoğraf eklendi.. 

    Yeni fotoğraflarımızı görmek için RESİMLER linkimizin 34.-35. sayfalarını tıklayın..

     


     





    Pastacıdan pasta değil, kontör dolandırdılar!

     


    Pastacı Ardahan’da ilginç bir kontör dolandırıcılığı olayı yaşandı.Devlet hastanesinde doktor olduğunu söyleyen bir kişi, pastaneciyi arayarak önce baklava siparişi verdi, sonra da pastane karşısındaki Turkcell bayinin telefonunu sordu. Pastaneci, numarayı bilmediğini söyleyince, şahıs Turkcell bayiindeki bayana bir şey söyleyeceğini belirterek cep telefonunu ona vermesini söyledi. Pastaneci bunun üzerine telefonunu bayana bıraktı ve sipariş edilen pastaları götürmek için hastaneye gitti. Pastaneci, hastaneden pasta siparişi verilmediğini öğrenince şaşırdı, işyerine döndüğünde Turkcell bayiinin kendisinden 270 YTL istemesi ile ikinci bir şok daha yaşadı. Pastaneci ile Turkcell bayiinin tartışması karakola aksedince her iki şahsın da dolandırıldığı ortaya çıktı. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı. 

    Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre ilginç dolandırıcılık olayı şöyle gelişti: “Ardahan Devlet Hastanesi’nde doktor olarak çalıştığını söyleyen bir kişi, pastaneyi arayarak M.Ç’den, 2 meyveli gazoz ve 1 tepsi baklava siparişi verir. Bununla birlikte pastane işletmecisi M.Ç ‘den, hemen karşısındaki Turkcel bayiinin telefonunu ister. Pastane işletmecisi ise bilmediğini söyleyince bu kez şahıs, ‘o zaman cep telefonunuzu Turkcell bayisinde çalışan bayana verin de ona bir şey Turkccel Bayii söyleyeceğim’ der. Bunun üzerine M.Ç, kendi cep telefonunu söz konusu bayana verip pastaneye geri döner. Aynı kişi, telefon bayiinde çalışan bayana, ‘Biz pastane sahibi M.Ç’nin arkadaşı, iki doktoruz. Bize 2 bin kontör lazım’ der. Bayan da bin kontör olmadığını, ama 250’lik kontörlerden verebileceğini söyler. Daha sonra da 270 YTL değerindeki kontörün yükleme numaralarını telefondaki dolandırıcıya verir. Adamlar kontör numaralarını aldıktan sonra ‘ücreti M.Ç ödeyecek’ deyip bir daha aramazlar. Bu arada pastane sahibi siparişleri götürmek için hastaneye gider. Hastaneden böyle sipariş veren biri olmadığı cevabını alınca kandırıldığını anlar. Daha sonra cep telefonunu almak için telefon bayiine giden M.Ç’ye 270 YTL kontör borcu olduğu söylenir. İkisi arasında ödersin – ödemezsin tartışması kavgaya dönüşür ve olay emniyete intikal eder.” 

    Öte yandan polis, arayan numara belli olsa da bunun sahte isimle alınmış olma ihtimalini yüksek buluyor. Cumhuriyet savcılığı olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

    Haber ekleme saati: 16.44-13/04/25007

    Haber: Ercan Yentek Fotolar Barış Bilgin

    Sızlayan kalplerin güldüren yüzleri ..


    Fakir Yılmaz Yaklaşık 10 gündür, ‘sol yanım acıyor anne’ şarkısını dinlercesine çektiğim kalbimin sızılarının iyiden iyiye artması dolaysıyla dün hasteneydeydim.

    Stresli mesleğimizin ve de yaşadıklarımızın verdiği yorgunlukla her geçen gün daha çok sızlayan kalbimizin acılarıyla gittiğim hastanenin Acil Servisi’nde ve Kardoloji bölümünde gülen yüzlerle karşılaştım dün.. 

    Öğleden önce yazdığımız bir haber dolaysıyla yarım güne yakın zaman geçirdiğim Adliye’de kısa bir süre sonra tayin dolaysıyla aramızdan ayrılması beklenen ve mütevaziliğiyle tanınan Ardahan Ağır Ceza Reisimizin polis korumasının beni rüyasında, hem de ölmüş olarak gördüğünü öğrenmem üzerine biraz da korkarak uğramak zorunda kaldığım hastanenin girişine konulmayan bir küllük yüzünden, sağlımığızı düşünmeden, bile bile içtiğimiz sigara izmaritini, ‘doktor kızar’ diyerek çoğu hasta ve hasta yakınları gibi Acil Servisin giriş kapısının hemen dibinde söndürüp, biraz da tedirginlikle uzandığımız sedyenin etrafını saran çoğu, Ardahan Sağlık Meslek Lisesinde mezun sağlık meleklerinin gülen yüzleri, Acil Servis’in doktorunun şefkatli ellerinin değdiği kalbimizin öyle sanıldığı kadar kötü olmadığının ilk işaretini verdi.

    Acil’de yapılan ilk müdahaleden sonra, Kardoloji bölümüne sevk edildim, ‘İşin uzmanı doktora da bir görün, iyi olur’ tasviyesini alırken..

    Kardoloji bölümüne gitttiğimde ilk kez gördüğüm genç ve azimli bir doktorla karşılaştım. adı Uzman Dr. Serkan Kavaklı’ydı..

    Hastaneye alınan ve Kalp Ultrasyonu denen cihazla kalbimi dinleyen Dr.Kavaklı, kalbin fotoğrafını çeken bu cihazın Ardahan ve Ardahanlı için bir nimmet olduğunu belirtiyordu, ‘Acaba kalbim ne durumda?’ diye merak edenlere seslenirken..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418.32.58

    TUNCAY KURTULDU, YA ARKADAŞLARI?!.


    Tuncay mutlu, ya diğerleri?!... Gazeteci Savaş AY’ın bölgeyi ziyareti sırasında tesadüfen ziyaret ettiği köy okulunda ki Tuncay isimli çocuğun hayatı bir anda değişti.

    ATV isimli TV’de yayınlanan, ‘Tozlu Yollar’ adlı programına çıkıp, bir anda ülkenin gündemine oturan Tuncay Topdaş geçtiğimiz gün özel uçakla Kars’a gelen Savaş Ay tarafından alınarak İstanbul’a götürüldü.

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın televizyonda izleyip, eğitim masraflarını üstlenmesi ve Fenerbahçe kulübünde eğitime alma sözü verdiği Iğdırlı ailenin şanslı çocuğu Tuncay, ailesiyle birlikte ilk kez bindiği uçakla yeni bir hayata adım atarken, geride kalan diğer arkadaşları aynı okulda ve aynı zorluklarla baş başa kaldılar.

    Adeta piyangonun vurduğu Tuncay’ın geride kalan Altaş köyü öğrencileri ve diğer birçok köy çocuğunun, eğitimin başarı sıralamasında sonlarda olduğu Ardahan’da kaderleriyle baş başa kalıp, hayatın ve de doğanın zor şartları içinde geleceklerini kurtarma çabaları, çamurlu köy yollarında, susuz, tuvaletsiz okullarda sürmeye devam ediyor.

    Arkadaşlarının kurtulmasına kıskanmayıp, sevinen Ardahanlı birçok öğrenci, Tuncay’a rastlayan şansının kendilerine olduğu gibi ailelerine ne zaman vuracağını sorarlarken, bölgede yaşamanın ağırlığının omuzlarına koyduğu yükü ne zaman’a kadar taşıyabileceklerinden şüphe ettiklerini de söylemeden edemiyorlar.

    ‘Hepimiz birer Tuncayız’ diyen Ardahanlı köy çocukları, televizyonda çıktı diye sahiplenen Arkadaşları gibi kendilerine de sahiplenilmesini isterlerken, halen tahta tuvaletli okullarda, stajyer öğretmenlerinin verdikleri eğitimle, yoksul ailelerinin destekleriyle okuyup, adam olmaya çalıştıkları bir Ardahan’da kendilerinin de artık gülmek istediklerini söylüyorlar.

    Tuncay bugün yine manşette!

    Arkadaşlarının, ‘bizde birer Tuncayız, bize de el atılsın’ dedikleri Tuncay Topdaş bugün yine Sabah Gazetesi’nin manşetinde yer aldı. Bugün Sabah gazetesi’nin haberinde gülen yüzüyle yeni hayatına adım atan Tuncay’da geride bıraktığı arkadaşlarının ne olacağının soruyor..

    Haber ekleme saati: 13.30-13/04/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Ardahan

    BU ANLAYIŞ HALEN SÜRÜYOR MU? Bölgeye gelen turistlerden sonra araştırmacılar da gözaltına alınıyor ..


    Gözaltına alınan İngiliz Prof. Bölgenin hassas olduğu ve bu nedenle başta anlaşmalara karşın sınırlarında ki mayınları temizlemeyen Türkiye’de yasakçı zihniyet her alanda devam ediyor.

    İnternet arama motoru olan Google gibi teknolojinin en son ürünü ile evlerin en dip köşesinin bile izlenme imkânının yakalandığı dünyaya karşın Türkiye’de Kars’a, Ardahan’a ve bölgeye gelen turistler ve de araştırmacılar hala gözaltına alınıp, sorgulanabiliyor.

    Kırım Savaşı sırasında Ruslara karşı savaşan ve İngiltere Kraliçesi Victoria tarafından “Kars Baroneti” unvanı verilen General Williams’ın üçüncü kuşak torunu tarihçi David Williams, Kırım Savaşı’yla ilgili bir araştırma çalışması için geldiği Kars Kalesi eteklerinde “kaçak kazı yapıldığı” ihbarı üzerine polis tarafından iki kez gözaltına alındı. Savcılıkta ifade veren Williams, daha sonra serbest bırakıldı. Mühendis olduğu öğrenilen Kırım Savaşı Araştırma Topluluğu Üyesi Williams’ın, bir gün sonra sabah kahvaltısı sırasında yeniden kaldığı otelden alınarak, yeniden ifadesinin alınmak üzere Savcılığa götürüldüğü ve ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını bildirildi.



    **TABYALAR İÇİN İZİN VERİLMEDİ



    1855 yılındaki Kırım Savaşı sırasında Kars’ı kuşatan Ruslar’a karşı savaşan, “Kars Madalyası” ve İngiltere Kraliçesi Victoria tarafından “Kars Baroneti” ünvanı verilen General Williams’ın tarihçi torunu David Williams, 10 Nisan günü İstanbul’daki Peten Turizm Şirketi’nden rehber Mehmet Yüksel’le birlikte Kars’a geldi. Williams, daha önce kendisini arayan Peten Turizm Genel Müdürü İffet Özgönül’ün ricası üzerine Kent Konseyi Genel Sekreteri Sezai Yazıcı ile buluştu. Yazıcı, David Williams ve rehberle birlikte Kars Kalesi civarını ve tabyaları gezmeye karar verdi. Ancak General Williams’ın adının verildiği Williams Tabyaları askeri bölgede olduğu için izin verilmeyince, Yazıcı, Genelkurmay Başkanlığı’ndan izin talebinde bulundu.

    Dünyanın 40 ülkesinde üyesi bulunan ve merkezi Londra’da olan Kırım Savaşı’nı Araştırma Derneği üyesi olduğu da öğrenilen David Williams, Kars Kent Konseyi Genel Sekreteri Sezai Yazıcı ve rehber Mehmet Yüksel, ellerindeki harita ve dokümanlarla birlikte Kars Kalesi’ne 1 kilometre mesafedeki kale eteklerine doğru tırmanmaya başladı. Ellerinde harita olduğunu görenler tarafından “Kaçak kazı yapılıyor” ihbarında bulunulması, Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerini harekete geçirdi. Araçlarla Kale’ye gelen yaklaşık 20 kişilik polis grubu, çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Polis ekiplerinden bir kısmı kale girişindeki şahıslara ait aracı kontrol ederken bir kısmı da dağa tırmanarak David Williams, Yazıcı ve rehberin yanına gitti.

    SEZAİ YAZICI’DAN “GECE YARISI



    ***EKSPRESİ” BENZETMESİ



    Polis gözetiminde aracın olduğu yere getirilen David Williams’ın önce üst araması yapıldı, ardından aracı aranarak, çantaları kontrol edildi. İngiliz tarihçi Williams, şaşkın bakışlarla olanları izlerken, Kent Konseyi Genel Sekreteri Sezai Yazıcı polislere tepki gösterdi. Yazıcı, “Allah aşkına burada ne eser olabilir. Bu kentin memurları nerede tarihi eser olduğunu bilmeliler. David Williams, Williams Paşa’nın üçüncü kuşaktan torunudur. Bu olay “Gece Yarısı Ekspresi”ndeki gibi olmadı mı? Bizi aniden durduruyorsunuz. Bu müthiş bir yanlış. Olmayacak bir şey. Bu kabul edilebilir bir olay değil. Herkes ihbar yapabilir ama ihbarın altında imza olması gerekir, bu kuraldır” şeklinde tepki gösterdi.  Polisler ise kendilerine yapılan bir ihbarı belli kurallar çerçevesinde değerlendirdiklerini söyledi. Daha sonra, polisler David Williams’ı gözaltına alacaklarını bildirdiler. Duruma itiraz eden Yazıcı ise, kendisinin de Williams’la birlikte geleceğini söyledi. Ardından, Williams, Yazıcı ve rehber, polis otosuna bindirilerek Savcılığa götürüldü. Williams Kars Cumhuriyet Savcılığı’nda  alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Bu arada, yapılan araştırmada, kazı yapıldığına dair herhangi bir bulgu ve dokümana ise rastlanılmadı.



    ***İKİNCİ GÖZALTI MI?



    Mühendis olduğu öğrenilen Kırım Savaşı Araştırma Topluluğu Üyesi Williams’ın, bir gün sonra sabah kahvaltısı sırasında yeniden kaldığı otelden alınarak, yeniden ifadesinin alınmak üzere Savcılığa götürüldüğü ve ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını bildirildi. Sezai Yazıcı ise, ikinci gözaltı olayı olmadığını ileri sürerek, “Çantası Savcılıkta kalmıştı, onu vermek için Savcılığa çağırmışlar.” dedi.



    ***GEZİ İPTAL



    Bu arada, Williams ve rehberin, İstanbul’da Kırım Savaşı sırasında kullanılan hastaneleri ziyaret ettikten sonra Kars’a geldikleri öğrenildi. Ayrıca, İstanbul’daki Peten Turizm Şirketi Genel Müdürü İffet Özgönül’ün de bu olayın ardından apar-topar uçakla dün Kars’a geldiği belirlendi. Vali ve Savcı ile görüşen Özgönül, daha sonra bazı bakanları da arayarak rahatsızlığını dile getirdi ve bir daha benzeri durumun yaşanmamasını dilediği bildirildi. Williams’ın ise İngiliz yetkililerini arayarak duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği ve önümüzdeki aylarda vakıf olarak Kars’a düzenlenecek 300 kişilik bir gezinin de iptal edilmesi talebinde bulunduğu ileri sürüldü. 



    ***SORULARI YANITLAMADILAR



    Diğer yandan, Williams ve rehberi yanı sıra, gözaltı olayından sonra Kars’a gelen Peten Turizm Genel Müdürü İffet Özgünül, gazetecilerin konu ile ilgili görüşme taleplerini kabul etmediler.



    ***KANADA’LI TURİSTLERİN GELMESİ İPTAL



    Öte yandan, Williams’ın gözaltına alınması olayından rahatsız olan Sezai Yazıcı’nın, daha önce kendisini arayıp, 2008 yılının Eylül ayında Kanada’dan Kars’a turist getirecek olan turizm şirketi yetkililerini aradığı ve Kars’a gelmeleri halinde kendilerine yardımcı olamayacağını söylemesi üzerine, ilgili turizm firmasının geziyi iptal edebileceği öğrenildi

    Haber ekleme saati: 13.14-13/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Önce okul, sonrada külliye temeli attılar…


    önce okul temeli.. ***BABA ŞİMDİ OKULA GÖNDERİR!



    Milliyet Gazetesi ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği işbirliğiyle gerçekleştirilen “Baba Beni Okula Gönder” projesi kapsamında hayırsever işadamı Yadigar-Mehmet Yadigar’ın yaptırdığı 100 kişilik ortaöğretim kız öğrenci yurdunun temeli atıldı. 

    Anadolu Kız meslek Lisesi bahçesinde yapılan yurdun temel atma töreni nedeniyle okulun konferans salonunda düzenlenen törende konuşan Vali Mehmet Ufuk Erden, Kars’a ve doğu Anadolu’ya destek veren işadamlarına ihtiyaç olduğunu belirterek, “Özellikle kız çocuklarımızın okullaşması için elimizden gelen tüm çabayı, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever işadamlarımızın desteği ile vermekteyiz. Eğitim alanında yapılan tüm faaliyetler ve çalışmalara devlet olarak millet olarak sahip çıkmamız gerekiyor.” dedi.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Prof. Dr. Başkanı Türkan Saylan da, bu ülkede hala bakabileceği, besleyebileceği kadar çocuk yapması gerektiğine dikkat çekerek, “Aile planlamasını insanlarımızın, tümüne bir devlet politikası olarak öğretemezsek, bu aymazlığımızın sonunda köylerde, kırsal alanlarda çok sayıda çocuk olur” diye konuştu.

    8-9 çocuğu olan bir adamın ancak erkek çocuklarını okutabildiğini vurgulayan Saylan, daha sonra şunları söyledi: 

    “Kız çocukları da anneye yardım ediyor, su taşıyor, hayvanlara bakıyor. 12 yaşına gelince de 300-500 liraya evlendiriliyor veya kuma olarak veriliyor ve bu para babanın bir tohum borcuna veya gübre borcuna gidiyor. Arkadan zaten öbür kız geliyor annesine yardım etmek için. İşte böyle bir kısır döngünün içinde projemizin adını ‘Baba Beni Okula Gönder’ koyduk. Çünkü babalara, ‘biz size destek olsak kızınızı gönderir misiniz okula?’ dedik ve bir direnişle karşılaşmadık. Şu anda bu proje sayesinde okula kazandırılan kız sayısı 20 bini buldu, ama biz 100 bini hedefliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 bin kızı okullara doluştuğu zaman büyük bir gelişim olacaktır.”

    Hayırsever İşadamı Yadigar Binal da, “Yapılan yurdun en az 100 kız çocuğumuza kucak açması ve ülkemize yüz insan kazandırması amacıyla en kısa zamanda hizmet vermesini diliyoruz” diye konuştu.. Konuşmaların ardından halk oyunları gösterisi sunuldu ve 100 yataklı kız öğrenci yurdunun temeli atıldı.

    Okul temelinden sonra  Külliye temeli..


    Sonra cami temeli.. ***KARS’IN İLK KÜLLİYESİ OLACAK



    Kars’ta Yenimahalle Işıklı Cami’nin yeniden inşası için temel atıldı. Temel atma törenine, Vali Mehmet Ufuk Erden, Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Daire Başkanı Mehmet Bekaroğlu, Kars Müftüsü İlyas Serenli, ile Kars, Iğdır ve İstanbul’dan çok sayıda vatandaş katıldı. 1952 yılında hizmete açılan ve Kars’ta ki Caferilerin ilk camisi olan Yeni Mahalle Işıklı Cami ihtiyaca cevap veremediği için sökülerek çok amaçlı caminin yeniden inşası için temeli atıldı.

    Temel atma töreninde konuşan Yenimahalle Işıklı Cami İmamı Seyid Ahmet Erdem, 1952 yılında ibadete açılan ve Kars’ta Caferiler’in ilk camisi olan Yenimahalle Işıklı Camii’nin yetersiz kaldığını, bundan dolayı yeniden yapılmasına gerek duyulduğunu belirterek,  “Bütün camiler kutsal mekanlar olup, Allah’ın adının anıldığı, Kur’an ahlakının anlatıldığı yerlerdir. Başta peygamberimiz olmak üzere ehli beyt sevgisi ve nurunun idrak edildiği secdegahlardır” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Daire Başkanı Mehmet Bekaroğlu da, Camilerin toplumsal kararların alınmasında sürekli etkin rol oynayan mekânlar olduğunu ifade ederek, “İslam’ın temel tartışmasız ve en eski kurumu cami ve mescitlerdir. Yüce yaratıcıya topluca ibadet etmek üzere yapılan bu mabetlerin hepsi de birer Allah evidir. Kur’an-ı kerim ve hadis-i şeriflerde, bu güzel mabetlere büyük önem atfedilmiş, bir manada cami yapmak, yaptırmak, yaşatmak ve şenlendirmek için Müslümanlar görevlendirilmiştir.” diye konuştu. 

    Temel atma töreninde konuşan Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu da,  temel atma töreninde görülen kalabalıkla aynı zamanda Kars’taki birlik ve beraberliğin, kardeşliğin temelinin atıldığını ve bunun da sonsuza kadar süreceğinin işaretinin olduğunu vurgulayarak, “Burada ki gurur verici tablo Irak’ta dökülen kardeş kanına örnek olmalı, bütün dünyaya Müslümanların arasında bir problemin olmadığı, kardeş olduğu mesajı vermesi adına bu temel atma töreninde bulunuyoruz. Bu camide İslam’ın gerektirdiği şekilde hareket etmek ve dürüst olmak esastır. Kars’ta kalplerimizin ve kafalarımızın da takvaya ulaşması, beynimizin ve kalplerimizin de temizliğe ulaşması dileğiyle bu atılan bu temel ülkemize, şehrimize, milletimize hayırlı olsun” dedi. Kars Valisi Mehmet Ufuk Erden ise, camilerin, derleyen, toplayan, milleti bir araya getiren, birlik ve beraberlik sağlayan mekânlar olduğunu söyledi.Konuşmaların ardından dualar eşliğinde ve kurban kesilerek camiinin temeli atıldı.



    ***KARS’IN İLK KÜLLİYESİ!..



    650 metrekare alan üzerinde inşa edilecek ve 2.5 kattan oluşacak olan Işıklı Camii, Kars’ta ilk külliye camiiyi de oluşturacak. Külliyede, bin kişilik ibadethane yanı sıra, aşevi, konferans salonu, morg, kütüphane ve kuran kursu da bulunacak. 1milyon YTL’ye (1 trilyon lira) mal olacak olan Işıklı Camii Külliyesi, bu yılsonuna kadar bitirilerek ibadete ve hizmete açılacak.

    Haberleri ekleme saati: 10.45-13/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Ardahan’ın kalbinin fotoğrafı çekilmeye başlandı!..


    Öztürk Polat Ardahan Devlet Hastanesine alınan EKG-Ekokardiyogrrafi Ardahanlının kalbinin fotoğrafını çekmeye başladı. Kalp, Damal, Hipertasiyon Uzmanı Kardiyolog Uzman Doktor Serkan Kavaklı’nın başında bulunan ekip tarafından kalp hastalarının hizmetine giren yeni EKG-Ekokardiyografi cihazı 100 milyon Ytl.’ye mal olduğu öğrenildi. Yeni alınan cihazla kalbin ultrasyonunun çekildiğini belirten Dr. Kavaklı, bu çok önemli cihaz ile hastane ekibinin bölgede büyük eksikliği yaşanan bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti.

    Haber ekleme saati: 09.06-13/04/2007

    Çıldırlı ninenin bebeği iki aydır kayıp!


    Çıldırlı ninenin bebeği kayıp! Ardahan’ın tek evcil pelikanlarını evinde barındıran ve onların sevgisi ile yaşama tutunan Çıldırlı Gül Nine’nin pelikanlarının biri kayboldu.

    80 yaşındaki Gül Nine 7 yıl önce Akçakale Adası’nda bulduğu iki pelikanı büyüterek evcilleştirdi. Pelikanlara torunlarının ismini veren Gül Nine ilerlemiş yaşına rağmen pelikanlarla hayata bağlandığını belirtiyor.  

    Pelikanlardan Arzu isimli olanının 2 ay önce ortadan kaybolduğunu belirten Gül Nine bu durum ile bir yıl öncede karşılaştığını fakat kısa sürede pelikanın geri döndüğünü söyledi. 

    Pelikanların onun için yaşama kaynağı olduğunu ifade eden Gül Nine Arzu’nun döneceği günü umutla bekliyorum. Arzu gittikten sonra Kubilay ismindeki pelikana gözüm gibi bakıyorum ona bir şey olursa yıkılırım, Çıldır Gölü’nde avlanan balıkçılardan günlük 5 beş YTL’lik balık alarak onu besliyor. Arzu’nun gidişi ile arkadaşsız kalan Kubilay isimli erkek pelikanı ise Arzu’nun yokluğunu köyün tavuk ve hindileri ile arkadaşlık yaparak gidermeye çalışıyor.

    Haber ekleme saati: 23.42-12/04/2007

    Haber/Foto: Günay Nuh/Çıldır

    Çıra için çamları kemirdiler


    Onlarca çam bir parça çıra için adeta kemirildi.. Ardahan’da bazı duyarsız kişiler tarafından çıra çıkarmak için yüzlerce ağaca, keser ve baltayla zarar verildiği bildirildi. 

    Ardahan’ın Çamlıçatak ormanlık alanındaki sağlam çam ağaçlarına, vatandaşlar tarafından kışın soba yakmak için kullandıkları çıraları çıkararak zarar verildi. 

    Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, her keser darbesiyle yaralanan ağacın o büyüklüğü gelmesinin zaman aldığını, vatandaşların kök çıra kullanmak yerine, ormanlık alanlarda çıra temin etmek için sağlam ağaçlara keser veya baltayla zarar vererek, Orman Kanunu’na muhalefet suçunu işlediklerini belirtti.

    Haber ekleme saati: 23.32-12/04/2007

    Haber/Foto: Alper Turgut/Ardahan

    Eski Muhtar Vefat etti 


    Fikri Küpeli Ardahan İli Göle’nin Okçu Köyü Eski Muhtarı Fikri Küpeli geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

    İstanbul Haseki Hasta hanesinde tedavi gören ve 11-04Tarıhanda yoğun bakıma alınan Fikri Küpeli Yoğun müdahaleler sonucu kurtarılmayarak hayata gözleri yumdu.

    Küpelini vasiyeti üzerine Cenazesi Ardahan İli Göle İlçesi Okçu Köyü götürüldü Cuma Günü Kılınacak Önle namazından sonra Okçu Köy mezarlığın defin edilecek.

    Haber ekleme saati: 22.43-12/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan’da bugün 4 cenaze var..


    İhanetin bedeli bu kadar ağır mı olur?!! Ardahan’ı sarsan ve aşk meselesi olduğu öne sürülen olay sonucu bugün Ardahan’da üç cenaze birden toprağa verilecek

    Kendisine ihanet ettiği ve 5 yıl boyuhca yaşananları silip attığını öne sürüp önce sevgilisini öldürdükten sonra intihar eden, Ardahan merkeze bağlı Ovapınar (Bağdat) köyü muhtarı Atalay Kardeş ile olayı duyup kalp krizinden ölen Şemsunur Kaya Ovapınar’da, Muhtar tarafından öldürülen Selda Sarçam ise Ölçek’te toprağa verilecek.



    ***MHP İl Başkanının babasıda toprağa verilecek!



    Yaşanan acı olay ardından bugün toprağa verecek üç bedeninin yanı sıra geçtiğimiz gün vefat eden Ardahan MHP İl Başkanı Taşkın Aktaş’ın babası, Hacı LÜTFÜ POLAT’ta Sulakyurt’ta (sarzep) toprağa verilecek.



    **Ölmeseydi, öldürmeyesdi bugün adliyede olacaktı!



    Geçtiğimiz gün sevgilisinin kendisine ihanet ettiğini düşünerek, gittiği Ankara Keçiören’de Ardahanlılara ait olan bir eczanenin önünde öldürdükten sonra intihar eden Ovapınar köyü muhtarı Atalay Kardeş’in bugün Ardahan 2. Asleyi Huikuk Mahkemesinde görülen nafaka davasına çıkacağı öğrenildi.

    Muhtar Atalay Kardeş’in eşinin kendisine bakmadığını öne sürüp açtığı davanın bugün kü duruşması Kardeş’in toprağa verileceği güne gelmesi ise olayın diğer ilginç bir yönü oldu.



    ***Komiser’in ölümü intihar değil mi?



    Öte yanda yine Ankara’da meydana gelen ve 33 yaşında, 1 çocuk babası Ardahanlı Başkomiser Ercüment Marancı’nın ölümüyle sonuçlanan olayında perde arkası ilginç bir gelişme ile aydınlanmaya başlandı.

    Alınan son bilgilere göre intihar ettiği yönünde ki ilk açıklamalar ardından toprağa verilen Ardahanlı Başkomiser’in yapılan otopsi raporunda, elleri arkadan bağlanmış halde önceden öldürüldüğü tespit edildiği ortayı çıktı.

    Haber ekleme saati: 12.22-12/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Telekom cafe açacak!..


    Telekom cafe Türk Telekom Ardahan İl Müdürlüğü İnternet Haftası dolayısıyla bir dizi etkinlik hazırladı. 

     İnternet ve telekomünikasyon alt yapısı olarak Türkiye’de birinci seçilen Ardahan İl Telekom Müdürlüğü ilkbahar aylarında yapacakları yeni yatırımlarla Ardahan’da internet ve ADSL’siz köy bile bırakmamayı hedefliyor. 

    İnternet Haftası dolayısıyla Telekom İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan etkinlikler çerçevesinde 22 Nisan tarihine kadar Özel İdare İş Hanı’nda internet kafe açarak internet haftası süresince ücretsiz internet imkânı sunuyor. 

    Etkinlikler çerçevesinde lise öğrencileri arasında

    “Küreselleşen dünyamızda bilgi ve enformasyon teknolojisinin kalkınmaya etkileri ve internetin günlük yaşamdaki önemi” adlı kompozisyon yarışması, 6,7 ve 8. sınıf öğrenciler için internetin önemini belirten şiir. 1,2,3,4, ve 5. sınıflar öğrenciler için ise serbest resim yarışması düzenlenecek. Yarışmalarda dereceye giren öğrencilere Telekom İl Müdürlüğü tarafından birinciye Cumhuriyet Altını, ikinciye yarım altın üçüncüye ise çeyrek altın hediye verilecek.

    Haber ekleme saati: 11.59-12/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Esnaf Kefalet Borçları yapılandırıldı


    Erol Kayatürk Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ne borcu olan esnaflara borçlarını yapılandırma imkânı getirildi. 

    Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Erol Kayatürk yaptığı açıklamada, Kooperatife borcu olan ve ödemede sorun yaşayan esnafların 31 Mart 2007 tarihine kadar olan borçlarına düzenleme geldiğini borçlu esnafa gecikme faizi yerine yıllık yüzde 20 faiz uygulanacağını belirterek “Halk Bankası’ndan kullanılan, ancak ödenemediği için kefalet kuruluşu olan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi tarafından bankaya yapılan ödemeler sonrasında üye esnafımız borçlu kalmıştır.  Bu borçlara ait olduğu yıllarda yüzde 50-100 arasında değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanırken, zaten ödeme gücünü kaybetmiş esnafın borç yükü altında ezilerek, iyiden iyiye borcunu ödeyemez konuma gelmişti. Temerrüde düşmüş borçluların ana para borçlarına yıllık yüzde 20 basit faiz uygulayarak borçları azaltmayı, ardından yapacağı taksitlendirmeyle de bunların tasfiyesini planlamaktadır.

    Borcu olan esnafların 30 Nisan 2007 tarihine kadar kooperatife başvurmaları gerektiğini belirten Kayatürk; Söz konusu tarihten sonraki başvuru taleplerinin değerlendirilmeyeceğini söyledi.

    Haber ekleme saati: 11.49-12/04/2007

    Haber: Yunus >Akçay Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMALARINA HIZ VERDİ


    Göle Belediyesi'de çalışma başlattı Kars’ta ağır geçen kış şartlarından dolayı kar suları, kanalizasyon ve su patlaklarından bozulmuş olan 

    Asfalt yollarda , parke ve Arnavut kaldırımlarda onarım çalışmaları Kars Belediyesi Fen İşleri tarafından başlatıldı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Fen İşleri Müdürü Tekin Avşar, İnönü caddesi, Havaalanı Yolu, Faikbey caddesi ve Cumhuriyet caddesi başta olmak üzere Rotbix ( soğuk asfalt ) tamirlerinin devam ettiğini söyleyen Tekin Avşar, ayrıca çöken kanalizasyon bacaları yükseltme çalışmalarının da devam ettiğini söyleyerek, Kars Belediyesi olarak sabah akşam demeden çalışmaların sürdüğünü, vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmetlerin yapılabilmesi için tüm arkadaşlarımızla üzerimize düşen görevleri, daha güzel bir şekilde yerine getirebilmek için çalışmaların aralıksız süreceğini de sözlerine ekledi.



    ***Göle’de de bahar çalışması başlatıldı..



    Kars’ta olduğu gibi Ardahan’ın Göle ilçesinde de kış temizliği başladı. Kent içi yolların bozuk olan bölümlernini geçicide olsa düzelten belediye yetkilileri, ağır bir kış dönemi boyunca yolların büyük hasar gördüğünü, buna birde alt yapı çalışmaları eklenince yüklerinin arttığını belirtirlerken, bozuk olan yolları geçicide olsa düzeltmeye başladıklarını belirttiler.

    HABER / SERHAT ERYOLCU / KARS-TUĞBA YILMAZ/GÖLE

    diyar2_7@hotmail.com

    Yüksek Okul Güçlendirilecek


    Yurt bitecekmiş.. Depreme dayanıklı olmadığı yönünde raporu bulunan Ardahan Meslek Yüksek Okulu’nun kapatılmasının mümkün olmadığı bildirildi.

    Konu hakkında bir açıklama yapan Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Aba Müslüm Güven, ‘bu okulun iyileştirilmesi gerektiğini belirterek bu yönde üniversite olarak çalışmalar yaptıkları belirtti. 853 öğrencinin eğitim gördüğü yüksek okulun güçlendirme yapılacağını belirten güven bu konuda Kafkas üniversitesi olarak etüt çalışması yaptıklarını fakat tadilat süresince okulun eğitimi devam ettireceği bir binaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Bu yönde Valililik ile ortak bir çalışma yürüttüklerini açıklayan Güven önümüzdeki eğitim döneminde bu sorunu aşmayı hedeflediğini belirtti. 



    **Yurt işi sorun olmaktan çıktı..



    Ardahan’da yurt sorunun artık sorun olmaktan çıktığını belirten güven bu konuda Kredi ve yurtlar kurumunun yatırım programında Ardahan için 500 kişilik öğrenci yurdunun alındığını ve kısa bir sürede tamamlanacağını asıl sorunun fakülte alt yapısının aşılması olduğunu söyledi. Ardahanlı olan Rektör Aba Müslüm Güven Fakültenin DPT’ye takıldığını fakat Ardahan’ın kendisi için çok özel olduğunu bunun için Ardahan’da fakültenin açımlısı için ne gerekirsi yapacağını söyledi. Ardahan’daki her kesin bu konuda duyarlı olmasını gerektiğini belirten Güven Fakültenin açılmasının uzun bir süreç olacağını fakat elinden gelen bütün imkânları zorlayarak birkaç yıl içerisinde Ardahan’a fakültenin açılacağını umut ettiğini söyledi

    Haber ekleme saati: 11.26-12/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Hanak Belediyesi’nden Açıklama

    “Faaliyet raporumuz kabul görmüştür!”


    Harun Tankoç Sitemizde yayımlanan, ‘Tankoç’un faaliyetleri kabul görmedi” başlıklı haberimize bir açıklama yapan Hanak Belediye Başkanı Harun Tankoç, Belediye Meclis Üyelerinin gazeteye yanlış beyan verdiklerini, görevlerini bilmediği gibi faaliyet raporunun hakkında da yanlış bilgi verdiklerini belirtti.

    Konu hakkında yazılı bir açıklama yapan Tankoç’un Hanak Belediye Meclis Üyelerinin yaptığı açıklamanın doğru olmadığını da belirtmiş.

    Tankoç’un açıklaması aynen şöyle;



    ***BASIN AÇIKLAMASIDIR



    10/04/2007 Salı günü gazetenizde “Tankoç un Faaliyetleri Kabul Görmedi” başlığı altında yayınlanan yazınızda yapılan yanlış ve yanlı beyanların düzeltilmesi ile ilgili olarak  ; Her şeyden önce 2006 yılı Faaliyet raporunun 5393 sayılı Belediye Kanunun 26. maddesinin 4. fıkrası gereğince meclis üye tam sayısının dörtteüç (4/3) çoğunluğu ile yeterli görülmezse yetersizlik kararı ile görüşmeleri kapsayan tutanak, Meclis Başkan Vekili tarafından Mahallin Mülki İdare Amirine gönderilir hükmü yer almakta olup ;  böyle bir durum söz konusu olmadığı gibi 2006 yılı Faaliyet Raporu hakkında kasıtlı olarak kamuoyuna yanlış beyanlar veren Meclis Üyesi Ensar Kırmızıkoç a soruyorum ? Bir Belediye  meclis üyesi olarak yapmış olduğu görevinin yetki ve sorumluluklarını   biliyor mu acaba ? Gerçi bilmediği yanlış beyanları ile ortadadır. Sadece kendi çıkarları doğrultusunda ilçede insanları yanlış yerlere  sürüklemekle eline ne geçeceğini merak ediyorum doğrusu ? 

    Önce Belediye Kanununda 26. maddeyi okurken bilgi edinme ve bir önceki yıl Belediye Başkanının faaliyet raporundaki oylamanın usul ve esaslarını kendisi ve arkasında görünmeyen ilgililerin iyi okumaları lazımdır. Okuyup doğruyu bilmek ve ona göre beyan belirtmek kamu adına ilkeliliktir.

    Halkı yanıltmak hele bu işi yapan o halkın temsilcisi meclis üyesi ise yazık o halkın haline kendilerinin onayladıkları 5 yıllık planın yıllara göre dağılımı ve verilen bilgileri anlamadan yoksun mantık sahibine bu yorumundan dolayı fazla bir şey dememiz yersiz olur.

    Kamu oyuna ve tüm Ardahan halkının değerlendirmelerine bırakıyorum.

    Saygılarımla.. Harun TANKOÇ/Hanak Belediye Başkanı

    Haber ekleme saati: 10.57-12/04/2007

    Haber/Foto:www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Belediye Başkanından itiraf..

    ‘Ardahan sokaklarını çöpten kurtaramadık”


    Başkan çöp sorununa çare arıyor .. Ardahan ve ilçe belediyelerince açık alanlara dökülen çöplerin katı atık toplama merkezi sayesinde toplanacağı bildirildi. 

    Katı atık toplama merkezinin olmaması nedeniyle çöplerin açık alanları atılmak zorunda kaldığını ifade eden Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, “Belediye olarak bu sıkıntıya çözmek için katı atık toplama merkezi projesi çalışmaları içerisine girdik. Proje değeri 4 milyon 200 bin ytldir. Bu projeyi hayata geçirdiğimizde 60 kilometre alan içerisinde bulunan belde ve ilçelerimizin çöpleri de bu toplama merkezinde toplanacak. 60 kilometre dışında olan tek ilçemiz Posof belediyesi bu uygulamadan yararlanamayacaktır. Yararlanmama nedeni de yolun uzak olması ve çöpleri toplama merkezine getirecek çöp araçlarının yakıt masrafıdır. Projede 60 kilometre içerisinde bulunan 2 belde ve 4 ilçe belediyemiz yararlanacaktır. Artık çöp toplama merkezi sorununu çözdüğümüz vakit çevremiz daha demiz olacaktır. Projenin hayata geçirilmesiyle açık alanlarda önceden bırakılan çöplerde tek tek temizlenecektir” dedi.   

    Ardahan şehir merkezinin birkaç mahallesinde hala kanalizasyon sorununun çözülmediğini de belirten Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, “İlimizin kanalizasyon sorununu kökünden çözmek için Avrupa Birliği hibe destekli 4 milyon 400 bin ytl tutarında bir projesi yaptık ve Avrupa Birliği yatırım programınca kabul edildi. Proje 2007 yılı Kasım ayında tamamlanması gerekiyor. Bu projeyi zamanında yetiştirebilirsek hibe destekli başka bir Avrupa Birliği projesinden de yararlanabileceğiz diye” konuştu. 

    Şehir merkezindeki çöp alma sorununa da değinen Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, “İddia ediyorum Ardahan Belediyesinin çöp toplama birimi daha büyük bir olan Kars ilinin cadde ve sokaklarının çöpünü toplayacak kadar sistemli ve başarılıdır. Ancak, Ardahan sokaklarını çöpten kurtaramadık. Belediye üzerine düşen görevi yapıyor. Temizlik birimimiz 3 vardiyalı olarak her sokağa ve her caddeye günde en az 4 kez giderek çöpleri alıyor. Bakıyorsunuz her yer çöp. Bu temizlik işi belediyenin günde 4 kez veya 8 kez çöp almasıyla alakalı olan bir durum olmadığını gördük. Belediyenin temizlik birimlerini çalışması ve çevrenin temiz olmasına toplumunda katkı sunması gerekiyor. Burada yaşayan birçok insanın beyninin şehir kültürüne alışmasıyla mümkün olacaktır. Belediye anons Jandarma çöpü yakarak imha eder Ardahan'da yaparak çöp topluyor. Vatandaşımız belediye çöp kovasının yanından uzaklaşınca çöpünü yere atıyor. Ardahan’da çöp toplasanız dahi beş dakika sonra her taraf çöplükten görünmez oluyor. İnsanların şehir kültürüne alışması ve çöpünü çöp kovasına atmasıyla şehrimiz temiz olacaktır.” 



    ***Jandarma çöpleri yakarak imha ediyor!



    Ardahan’da yaşanan çöp sorununa çeşitli alternetiflerin arandığı bir süreçte bir çok kamu kuruluşu gibi Yanlızçam köyünde bulunan Jandarma karakolu da ürettiği çöpleri kendi imkanlarıyla temizlemeye çalışırken, karakolun çöpleri yakılarak imha edildiği gözleniyor.

    Haber ekleme saati: 01.29-12/04/2007

    Haber: Alper Turgut Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Azeri Şirket, Ardahan’a Okul Yaptıracak


    Okulun protokolü valilikte imzalandı .. Azerbaycan’ın Palmali Şirketler Grubu, Ardahan’a 8 derslikli modern bir okul yaptıracak. 

    Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ı makamında ziyaret eden Palmali Şirketler Grubu Genel Müdürü H.Oğuz Perker ve şirketin yönetim kurulu üyeleri, Ardahan’a yapacakları 8 dersikli okulun protokolüne imza atarak, iyi niyet temennisinde bulundular.

    Haber ekleme saati: 01/07-12/04/2007

    Haber/Foto: Ercan Yentek/Ardahan

    Muhtarın aşk intiharını duyunca kalp krizinden öldü!


    Bugün sabah saatlerin de sevgilisi olduğu öne sürülen Selda Sarıçam öldüren, ardından intihar eden Ovapınar (Bağdat) köyü Muhtarı Atalay Kardeş’in haberini alan eşinin halası kalp krizinden öldü.

    Alınan bilgilere göre bugün sabah saatlerinde meydana gelen ve Ardahan’ı şok eden olayı cep telefonu ile duyan Şemsunur Kaya (45) çalıştığı Ardahan İş ve İşçi bulma kurumunda kalp krizi geçirerek öldü. İki cenazenin de yarın kaldırılacağı öğrenilirken, Muhtar Atalay Kardeş’in vurarak öldürdüğü Selda Sarıçam’ın da Ölçek köyüne getirileceği ve burada defin edileceği alınan son haber oldu.

    Haber ekleme saati: 19.05-11/04/2007

    Haber: www.kuzeyanadolugaezetesi.com

    DPT’nin nerde olduğunu bilmeyen AKP’li vekil 

    fakültenin iptal edildiğinden habersiz! 

    Fakülte DPT tarafından ret edildi!..


    O işte yattı!. Ardahanlının uzun süredir umutla beklediği İnsani Bilimler ve Fen Edebiyat Fakültesi Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından alt yapının yereli olmadığından dolayı ret ortaya çıktı. 

    Bugün Ardahan’a gelerek bir dizi ziyarette bulunan Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aba Müslüm Güven’in yaptığı açıklama ile ortaya çıkan bu acı durumdan AKP’li iktidar partisi milletvekillinin haberinin olmadığı ortaya çıktı.

    Ardahan’ı ziyaretinde yerel ve ulusal gazetecilerle bir basın toplantısı yapan Prof. Dr. Güven gazetecilerin Ardahan’a kurulması beklenen fakültenin ne durumda olduğunu ve ne zaman açılacağı yönünde ki sorulara, ‘Maalesef, o durum biraz zor. Çünkü üniversitemizin iki yıl önce aldığı, ‘Ardahan’a fakülte’ kararı, Ardahan’da bir türlü gerçekleşemeyen alt yapı ve yer dolaysıyla Devlet Planlama Teşkilatı tarafından ret edildi.’ dedi.

    Durum karşısında şok olan Ardahanlı gazeteciler, fakülte haberini bekledikleri rektörün yüzüne baka kaldılar. Çünkü biraz önce görüştükleri AKP’li Ardahan Milletvekili Kenan Altun, Ardahan’a kurulması düşünülen fakültenin kararının uygulanması için hiçbir engelin olmadığını söylemişti.



    ** DPT’nin nerde olduğunu bilmeyen vekil karadan da habersiz! 



    AK Parti Ardahan il temsilcilerinin ve milletvekilinin birçok konuda olduğu gibi bu konuya da duyarsız kalmasından dolayı fakülte karırda ret edilirken, kararın ret edildiğinden İl teşkilatının ve milletvekilinin haberinin olmadığı ortaya çıkan günün ikinci gelişmesi oldu.

    Rektörle görüşmeden önce konu ili ilgili olarak görüşlerine başvurulan Ardahan Ak Parti Milletvekili Kenan Altun gazetecilere, Fakültenin açılması için herhangi bir engel olmadığını ve DTP’nin inceleme yaptıktan sonra Kararın bakanlar kuruluna çıkacağını söylemişti. Fakülte karının iptal edildiğinden haberdar olmayan Altun, Fakültenin yakın bir zamanda da açılacağını söylerken bugün Ardahan’a gelen Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Aba Müslüm Güven fakülte karanının DPT tarafından ret edildiğini açıklıyordu.

    Bilindiği gibi İki yıl önce Aba Müslüm Güven’in yönetiminde bulunduğu Kafkas Üniversitesi Fakülte Kurma Senatosu tarafından Ardahan ve Iğdır’da fakülte açılması için karar alındı. Alınan bu karar YÖK’e gönderildi. YÖK tarafından onaylanan karar Devlet Planlama Teşkilatına gönderilerek hayata geçirilmesi için yatırım projesine alınması istendi. Ardahan ve Iğdır için aynı anda alınan kararda, Ardahan ‘Yer yok’ denilerek askıya alınırken, Iğdır’da Ziraat Fakültesi kuruldu ve bir ay önce Kafkas Üniversitesi rektörlülüğü tarafından dekan atandı. 

    Haber ekleme saati: 18.23-11/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    SHP Ardahan İl Başkanından

    Tuvalet eyleminden sonra çamur eylemi ..


    SHP İl Başkanından ilginç eylemler sürüyor.. Ardahan’da yaşanan sorunları ilginç yollarla gündeme getirip, çözülmesini isteyen Sosyal Demokrat Halkçı Parti Ardahan İl Başkanı Erkan Şahmar’ın eylemleri devam ediyor.

    Daha önce ekmeğin gramajı düşürülerek tek ekmek yerine çift ekmek satılmasını protesto etmek için yaptığı 5 günlük açlık eylemi sonrası, kent merkezinde bayan tuvaleti olmadığı için bu durumu kınayan bir bildiriyi kent pazarında dağıtması ardından şimdi de kent içinde ki çamuru, ayakkabılarını elline alarak protesto da bulundu.

    Karların erimesi, buzların çözülmesiyle çamur deryasına dönen şehir içi ve sanayi sitesinin çamurlu yollarını, ayakkabılarını ellerine alarak çıplak ayakla çamur ve bozuk olan yolları protesto eden SHP Ardahan Başkanı Erkan Şahmar, ‘Ardahanlının bu rezaleti yaşamasına sebebiyet veren seçilmişlerin ve atamışların bu duruma müdahale etmemesini, bozuk ve çamurlu olan yolların yapılmamasını seçilmiş ve atanmışların sebeb olduğunu göstermek için böyle bir eyleme gittim dedi. Yaşanan bu duruma dikkat çekmenin başka yolu yoktur. Çünkü insanlar sabah evlerinde tertemiz elbiseleriyle çıktıklarında çamur deryası içinde kalmış halde yeniden evlerine dönmek zorunda kalmaktalar. Bende ayakkabılarımın ve paçalarımın çamur olmaması için ve en önemlisi yaşlı annelerimizin, bacılarımızın, eşlerimizin her akşam çamur silmekte, çamurlu çamaşır yıkamamaları için elime aldım. Belki birileri utanır diye’ dedi. 

    Haber ekleme saati: 17.41-11/04/2007

    Haber/Foto: Gazeteci/www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Muhtarın sevgilisi başkasıyla nişanlanmış!


    Prof.Dr. Belediyeyi ziyaretinde gazeteci'nin sorularını cevaplandırdı..



    Rektörün dayısı bile susuzluktan şikayetçi (Musluğa el atan) ***Rektörün köyü de susuz!

    Aynı zaman’da Ardahan ili Hanak İlçesi Koyunpınar köylü olan Kars Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aba Müslüm Güven’in köyünün durumu da içler acısı halde.

    İçme suyunun merkep sırtlarıyla taşındığı KÜ Rektörünün köyü olan Koyunpınar köyünün çamur deryasına dönmüş yolları, doktoru olmayan sağlık ocağı ve okulunun bilgisayarlarının büyük bölümünün kullanılmaz halde olduğu öğrenildi.

    Dün Koyunpınar köyünü ziyaret eden ve telefonlarının da doğru dürüs çalışmadığını öğrenen Gazeteci Fakir Yılmaz, bu konuyu ra Ardahan’ı ziyarete gelen Prof. Dr. Aba Mülsüm Güven’e sordu. Gazetecinin, ‘Yazacam, rektörün köyüde susuz’ demesi ne gülümseyen KÜ Rektörü Prof. DR. Aba Müslüm Güven, ‘maalesef benim köyüm dâhil birçok köyün sorunları yıllardır çözüm bekliyor. İşte bunu görmek gerekir’ dedi.

    Haber ekleme saati: 12.36-11/04/2007

    Haber/Fotolar: Barış Bilgin/Ardahan

    Muhtar sevgilisini vurup, intihar etti!


    Atal Kardeş'in şok ölümü Ardahan'ı sarstı... Ardahan merkeze bağlı Ovapınar (Bağdat) köyü muhtarı Atalay Kardeş intihar etti. Alınan bilgilere, dün aniden Ankara’ya giden ve Ardahan merkeze bağlı Ölçek köylü sevgilisi olduğu iddia edilen ismi öğrenilemeyen bir bayanla Ankara/Keçören’de tartıştıktan sonra önce bayanı silahı ile vurarak öldüren Ovapınar köyü muhtarı Atalay Kardeş, daha sonra kendisini vurdu. Muhtar Atalay Kardeş’in ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldüğü öğrenildi. Evli olan muhtarın vurduğu sevgilisiyle yaklaşık 5 yıldır ilişkisi olduğu ileri sürüldü.

    Haber ekleme saati: 11.15-11/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahanlı komiser intihar etti


    Ardahan merkeze bağlı Çatalköprü (Şadıvan) köylü polis baş komiseri polis gününde kendisini vurarak intihar etti. Alınan bilgilere göre yaşadığı ailevi sorunlar sonucunda girdiği bunalımı atlatamayan 33 yaşında, 1 çocuk babası Başkomiser Ercüment Marancı geride 3 adet mektup bırakarak beylik silahı ile intihar ettiği öğrenildi. Başkomiser’in, ailesinin yıllar önce göç ettiği Eskişehir’de defin edildiği öğrenildi.

    Haber ekleme saati: 11.16-11/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    CHP’li Gülcemal AKP’li Kadıoğlu’na uğramadan edemiyor!


    Sık sık il dışına çıkan Damal Belediye Başkanı yine İstanbul'da ortaya çıktı.. Sık sık İl dışına çıkmasıyla tanınan ve başında bulunduğu belediyenin yıl boyunca vekillerle idare edildiği Damal Belediye Başkanı bu kez İstanbul’da ortaya çıktı.

    Ardahan’ın Damal İlçesinin CHP’li Belediye Başkanı Gülcemal Fidan’ın İstanbul/Esenyurt Belediyesi’nin AKP’li Necmi Kadıoğlu ziyaretleri aralıksız devam ediyor.

    Daha öncede AKP’li Kadıoğlu’ndan bir araba alan CHP’li Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan son olarak gittiği İstanbul’da Kadıoğlu’nu uğramadan edemedi.

    Damal’ın CHP’li Belediye Başkanı Gülcemal Fidan’ın AKP’li Belediye’yi ziyaretinde bu kez görüşemedeği AKP’li Necmi Kadıoğlu’nun yerine Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Göleli Gürbüz Süleynamoğlu’nu ziyaret etmek zorunda kaldı.



    ***Fidan’ın Esenyurt Belediyesini ziyaretinde gazetecilere yakalandı. 



    İstanbul Yerel Gazeteciler Dernek Başkanı Metin Karakoç, İYGAD Yönetim Kurulu Üyesi Murat Abdullahoğlu, Kamil Uci, Erdal Karasansar, İrfan Çoban ve Zafer Nalkıran’la belediye de karşılaşan ve AKP’li Kadıoğlu’yla görüşemeyen CHP’li Gülcemal Fidan durumu kurtarmak için belediyede karşılaştığı yerel gazetecilerle sohbet etmek zorundan kaldı.

    Gazetecilerin, AKP’li Belediye’yi neden ziyaret ettiğini sormalarına fırsat vermeyen CHP’li Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, hiçte beklemediği bir yerde ve de anda karşılaştığı  gazetecilerin bağlı bulunduğu İYGAD’ın çalışmaları hakkında bilgi almak istiyorum’ diyerek gündemi değiştirmesi dikkat çekti.

    Gazetecilerle bir süre sohbet eden CHP’li Başkan Fidan, Sivil toplum örgütleri bir toplumun kalkınması için önemlidir, Yerel basınında kendileri için çok önemli olduğunu belirtti.’

    Kadıoğlu’na görüşmeye giderken gazetecilere yakalanan CHP’li Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan adeta durumu kurtarmak ve gündemi değiştirmek için yapılmasına daha aylar olan Damal Festivali’ni gündeme getirip, gazetecilere “Sizleri Damal festivaline davet ediyorum, gelin Damal bebeklerin nasırlı elleri ile yapan kadınlarımızın, ve orada yaptığımız festivali görün sizler ulusal basından daha etkilisiniz vatandaşa direk ulaşan insanlarsınız bölgemize sizlerinde katkı sağlamasını bekliyor ve sizleri davet ediyorum” dedi.

    Haber ekleme saati: 10.14-11/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Mustafa Morkoç DSP’linin adayıyım


    DSP İl Başkanlığına aday olduğunu Gazeteci'ye açıklayan Mustafa Morkoç kazanacağına emin.. Geçtiğimiz aylarda genel merkez tarafından yenilenen Demokratik Sol Parti Ardahan İl Teşkilatı önümüzde ki cumartesi günü İl Başkanlığı seçimine gidiyor.

    113 İl Delegesinin oy kullanacağı DSP Ardahan İl Başkanlığı seçimi Ardahan İl Kültür Müdürlüğünde yapılacak.

    Göle’de 53, Hanak’ta 10, Damal’da 3, Posof’ta 15, Çıldır’da 14 ve Merkez İlçe’de 18 İl delegesinin oy kullanacağı Ardahan Demokratik Sol Parti İl Başkanlığı için iki aday yarışacak.

    Atama ile DSP Ardahan İl Başkanlığına getirilen Ferit Tosunoğlu ile Mustafa Morkoç’un yarışması bekleniyor.

    Cumartesi günü yapılacak olan İl Başkanlığı seçiminde İl Başkan adayı olduğunu açıklayan Mustafa Morkoç, siyasette dürüstlüğün anlamı olan DSP’de politika yapmanın sorumluluğu ile bu göreve talip olduğunu, partisinin Ardahan İl genelinde en üst seviyeye taşımak için arkadaşlarıyla birlikte mücadele edeceklerini belirttirtti.

    Haber eklemesaati: 09.37-11/04/2007

    Haber: Barış Bilgin/Ardahan












  • TOBB'UN ZİYARET ETTİĞİ ARDAHAN'DA ŞİRKET KURULMADI!, GAZETECİ BÜLTEN TV'YE KONUK OLDU..


    Gazeteciler yarın saat: 14.0’da TEMPO TV’de olacaklar..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    ARDAHAN’DA ŞİRKET KURMADI..

    Ardahan’a gelerek iş insanları ile görüşmeyen, gümrük kapılarına gitmeyen Ardahan Ticaret Odası’nın misafiri olan ve harcamasının kim ya da hangi kuruluşça yapıldığı öğrenilemeyen bir sınıfın açılışını yapan Hisarcıklıoğlu’nun başında olduğu TOBB’un yayınladığı ve ‘Şirket sayısının ekimde, önceki aya göre yüzde 8,3 azaldığını açıkladığı bilgilere göre Ekim 2021’de kurulan toplam 9 bin 463 şirket ve kooperatifin yüzde 86,4’ü limitet şirket, yüzde 12,3’ü anonim şirket, yüzde 1,3’ü ise kooperatif. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 41,0’i İstanbul, yüzde 9,6’sı Ankara, yüzde 6,0’ı İzmir’de kurulurken, Bayburt’ta olduğu gibi Ardahan’da hiçbir şirket kuruluşu gerçekleşmedi. 

    Başkan Erdoğan’ın ‘Ne ekonomik sıkıntısı. Biz yaşananalara rağmen fabrika açıyoruz, kurdeleler kesiyoruz’ dediği bir zaman da TOBB’un açıkladığı bu durum da ülke genelinde yaşanan ve gökdelenlerinde içinde olduğu birçok şirketin satılığa çıkarıldığı, kiraların dolar gibi uçtuğu ekonomik krizin Ardahan’da çok ağır yaşandığını ortaya koydu.



     



    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte her pazar günü saat: 14.00’da TEMPO TV’de canlı sunulan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programda konukları ile birlikte Gazeteci Fakir Yılmaz Bülten TV’ye konuk olup, Ardahan’ı anlattı.

    www.bultentv.com adlı intenet tv de sunulan ve moderatör Ceren Koç’un yönettiği ‘Doğu Bülteni’ adlı programa katılan Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan’ın geride kalan bir haftası ve yılın özetini anlattı.


    Ardahan’ın aralarında olduğu 15 Vilayetin bulunduğu Doğu Anadolu’da gazetecilik yapan diğer İl gazetecilerinin de katıldığı program  www.bultentv.com tıklanarak internetin bulunduğu her yerde yayın yapıyor



    Gazeteci Selma Kara’nın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı www.bultentv.com adlı haber sitesi Doğu Anadolu Bölgesinin gündemini tutmaya iddialı yeni bir yayın kuruluşu.



    PAZAR GÜNÜ DE TEMPO TV’DE CANLI YAYINDA..


    Son olarak Gelecek Partisi İstanbul/Esenyurt İlçe Başkanı ve İş insanı Veysel Karatay’ın yanı sıra ARDAFED Ankara Federasyonu Başkanı Ergüder Şimdi ile Ardahan Kent Konseyi Başkanını konuk eden gazeteciler bu hafta da yeni konukları ile TEMPO TV’de olacaklar.


    Bu akşam www.bultentv.com adlı internet tv’ye konuk olacak olan Gazeteci Fakir Yılmaz bir yıla yakındır kesintisiz, her pazar günleri saat: 14.00 ila 16.00 arasında TEMPO TV’de canlı olarak sunulan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program da olacak.



    Kuzey Doğu Anadolu Gazete ve Dergisi ardından E-Gazete Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi’ni hazırlayıp yayına sunan ekibib için de olan Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlanıp, her hafta pazar günleri TEMPO TV’de canlı olarak sunulan ‘Gazetecilerle Gündem’ zaman da facebook, youtubede de aynı anda yayınlanıyor.


    ARSİAD Hazır, Üye Olun!


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde oluşturmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları çerçevesinde bir araya gelen Ardahan Sanayici ve İş insanları kısa adı ARSİAD adlı ‘Ardahanlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ adıyla bir dernek kurulmuş ve sizin üye olup, destek olup, katkı sunmanız bekliyor.

    Ardahan plakasını kendilerine parola edip, bir araya gelen 75 Ardahanlı Sanayici ve İş insanlarının kurduğu ARSİAD Derneğinin resmi kuruluşu tamamlanarak İstanbul Dernekler Masasında kuruluş belgesini almış durumda.


    Saygıdeğer


    Ardahanlı İş İnsanları..

     

    Başta İstanbul’da olmak üzere memleketiniz dışında olduğunuzu biliyor ve diyoruz ki;

    Siz batı kentlerinde bulunan hemşerilerimiz, iş insanlarımız bir güç olmamızı, kendi siyasilerimizi çıkarmamızı, iş adamlarımızın önündeki engelleri aşmamızı, ihtiyaç sahiplerine ilk elden ulaşmamızı, kendi kimliğimize sahip çıkmamızı istediğinizi biliyoruz.

    İşte bunları gerçekleştirmenin lokomotifi olmaya aday olan Ardahan Dernekler Federasyonu ise bunun asıl enerji gücüde siz Ardahanlı İş insanlarısınız.

    Sizler bu gücü birleştirip, Ardahanlı İş insanlarımız, Ardahanlı İş kadınlarımız adı altında ARSİAD (Ardahanlı İş İnsanları Derneği) gibi bir oluşum bünyesindeki İş insanları konseyini , derneğini, vakfını vb. oluşturup, başta bulunduğunuz sektörlerde olmak üzere Ardahanlı iş insanlarının güçlü bir lobi haline getirebilirsiniz. 

    Böylece;

    1) İstanbul’daki iş insanlarımızın tamamını tek çatı altında toplamış olursunuz. 

    2) Kuracağınız birliktelikle büyük projelere imzalar atabilir, üniversiteler bitirmiş, işsiz gençlerimize sahip çıkabilir, onları topluma faydalı insanlar olarak yetiştirebilir, onların enerjisinden faydalanıp, onları kendi bünyelerinizde değerlendirebilirsiniz.

    3) Dernekleri kullananları denetleyebilir, toplumsal çıkarlarımızı bireysel çıkarlarına heba edenlerden, toplumu kutuplaştıranlardan hesap sorabilirsiniz.

    4) Batıda ve diğer bölgelerde Ardahanlıların Ardahanlı iş insanları stk’sı çatısı altında güçlü bir lobi oluşturmasına katkı sunabilir, Ardahan kimliğinin başkaları tarafından kullanılmasına engel olabilirsiniz.

    Kuracağınız bir oluşum ile bölgenin ve kentin üst çatı örgütlenmesi olarak Ardahanlı iş insanlarımızın birlikteliğinde hep birlikte büyümeli, güçlenmeli ve iş insanlarımızın önündeki siyasi ve bürokratik engelleri aşmalı, onların rahat hareket etmelerini sağlamalıdır.

    Ardahan ismiyle yola çıkan, Ardahan sevdalısı olduğunu söyleyen dernek başkanları gerçekten Ardahan ve Ardahanlılar için bir şeyler yapmak istiyorlarsa sizin içinde olduğu bu oluşuma katılıp, destek vermeli katkı sunmalıdır.

    Ardahan İş insanları ve Ardahan Kamuoyunu çok iyi bilmeli ki; Artık Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Özellikle Ardahan kimliğini kullanan dernekler ve dernek başkanları ya Ardahanlı iş insanlarının oluşturacağı stk’nın çatısı altında birleşip, bir güç olarak Ardahanlılara katkı sunacak ya da Ardahan ismini kullanmadan gidip başka illerin birlikteliğinde bulunacak.

    Ve Ardahanlıların ismini kullanarak, Ardahanlıları başka illere ve siyasilere peşkeş çekenleri, toplumu kullanarak siyasi ya da ekonomik güç sağlayanları da zaman için de Ardahan toplumuna gerektiğinde engeller ya da isim isim açıklayarak bunların önüne geçer.

    Saygılarımızla.

    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

    Fakir Yılmaz/Gazeteci



    Ardahan’ı kim yönetiyor?


    İki Milletvekili, 8 Belediye Başkanı, 14’ü İl Genel, 11’i Belediye Meclis Üyesi, birçok Sivil Toplum Örgütü, yerel gazeteleri ve onca köy muhtarının bulunduğu Ardahan’ı kimin yönettiğini sormak acaba doğru bir sorumudur?


    Bilmiyorum ama ben sorup, sizden cevap vermenizi bekleyeceğim..

    Çünkü Valisinin, Rektörü’nün, Kaymakamlarının, yüzün üzerinde büyük, küçük yöneticisinin bulunduğu bir kenti kimlerin yönettiğini merak ettiren şeyin ne olduğunu düşündüğünüzde, birlerinin bu şehri gizliden yönettiğini ve bunların bir kaç kişinin akıl danışmanlığı ile bu kenti tek başlarına yönettiğini göreceksiniz.

    Çünkü iktidarı, muhalefeti, siyasisi, gazetecisi olmasına karşın bu kentte yaşanan sorunlardan ziyade iktidar vekilinin yakınlarının başta olmak birilerinin işi yürüsün, bir diğerlerinin dedikleri olsun gibi bir yönetim anlayışı var.

    Örnek mi en son olarak Ardahan Üniversitesi’nin düzenlediği ve tez bile bitiremeyen bir kaç prof olamamışların aldıkları bir kaç maaş, ödenek, yolluk karşılığında verdikleri sözde Ermeni belgeleri tarihi dersler, TOBB’lu toplantılar gibi kıytırıktan öteye gitmeyen, hayvancılık başta olmak üzere bu kentin sorunlarına çözüm aranmayan sempozyumu örnek gösterebiliriz.

    Biri demiryolu olmak üzere 3 Gümrük Kapısı olmasına karşın sınır ticaretinin sıfır denecek derecede yapıldığı, hayvancılığın ithal et ve samana mahkum olduğu, işsizliğin yeşil kartlarla kapatıldığı, yoksulluğun yanmayan sydv kömürü ile ısındırılmaya çalışıldığı, göçün hızlı devam ettiği bir Ardahan’da gümrük kapıları için bir çalıştay yapmayanlar bu kente alakasız işlerle yön veriyorlar.




    Yerel İrade Platformunda, stk’lardan, başından, muhtarda haberdar olmayan, kendisinin nerde olduğunu anlamayan hep ildışında olan yerel yöneticilerin o oturdukları ön koltuklarda onurlandırıldıklarını sanarlarken, aslında ipin ucunun kendilerinde olmadığını anlamadıklarını da söyleyebileceğimiz bu kentte birileri de kentin, yani vilayet olmanın gücünü kırmanın peşinde olduklarını söyleyebiliriz.

    Örnek mi?

    Bugünler de ağızlarında kürdan ile Ardahan’ı değil, kendilerini çokta tanımayan vali ve basınla ile poz verip, kendilerini tanıtırlarken beleşten aldıkları 350 bin TL.’den ‘masraf ettik’ deyip işi bir kaç kaşar ve Damal bebeğiyle kapatmak için Ardahan’a gelen İstanbul’da ki KAI diaspora çetesi..

    Burada ki ince hesabın Ardahan’ın değil, bir iki kişinin siyasi hesapları için olduğunu anlamayan kentin siyasilerin ellerinde ki ipi başkalarına kaptırmış olduklarını da anlamazlar..

    ‘Bunların dışında başka örnek var mı?’ diye soranınız Ardahan adına ilk kez yapılan etkinliğin bir anda unutturulması ve adının adeta çöp edilmesi..

    İşte size birileri bu kentle ilgili kararlar alınırken bu kentliye, bu kenti yönetiyorum diyenlere hiç bir şey denildi mi, fikir alındı mı? 

    Tabiki hayır..

    Kısacası; Ardahan’da işlerin adeta Allahlılığına yürüdüğünü söyleyebiliriz.

    Tabi bu yürüyüşte birileri malı götürür, bir diğerleri siyasi hesaplarının bürokrasi üzerinde tutmasını sağlar..

    Ve bizde hep merak eder, sorarız, ‘Bu kenti kim yönetiyor?’ diye..

    Vallahi bana sorarsanız bu kenti Ardahanlının yönetmediği kesin de gerisini siz merak edin, cevabını da siz çantacılara bulun derim..
    KUŞLARIN YUVASINI YAKARKEN


    KENDİ YUVASINDAN OLUYORDU!


    arşiv haber 16/11/2021 tarhli haber


    KÖY YOLUNDA YANIYORDU!.. Ardahan Merkez ve Damal ilçesinde meydana gelen yangınlarda bir ev ve bir araç yanarak kullanılmaz hale geldi.


    Ardahan’ın Damal İlçesinde çıkan yangından bir ev kullanılmaz hale geldi.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulan ve köylerinden ziyade mahallesi çok ilçesi Damal’a bağlı Oburcak (Çikora) köylü Müşkinaz Akalın gurbete geldiği köyündeki evine girip, sobasını yaktı.

    Ancak sobasının borularının tutunduğu, bacanın kuşlar tarafından yuva yapılıp, tıkatıldığını bilmeyen Akalın sobanın tutuşması ardından çatısının ateş aldığını görünce, önce köylülerinden sonra Damal Belediyesinden yardım istedi.

    Çatısı yanan evini zor kurtaran gurbetçi yaptığı açıklamada yaktığı sobadan çıkan ateşlerin bacada bulunan kuş yuvasının tutuşması ardından ateşlerin evinin çatısını sardığını, bu nedenle çıkan yangında evinin çatı kısmının yanıp, kül olduğunu belirtti.

    Kuşların yuvasının ve evinin yanmasına neden olan Müşkinaz Akalanın kendi sanal sayfasında yaptığı açıklama şöyle; “Ardahan’a geldim bacaya kuşlar yuva yapmıştı, bende sobayı yaktım bacadan çatım tutuştu bende içerdeydim şükür kurtuldum. Ben çok iyiyim nemi yaşadık köylüm komşum daha doğrusu herkes seferber oldu. Damal Belediyesi itfaiyesinin yardımlarıyla kurtardık çok şükür.” dedi.



    KÖ YOLUNDA YANGIN!


    Seyir halindeki bir araçta çıkan  yangın güçlükle söndürülürken, sürücüsü canını zor kurtardı.


    KÖYE GİDERKEN AZ DAHA YANIYORDU! Ardahan merkeze bağlı Alagö köyüne özel aracı ile giden bir vatandaş az daha yanıyordu. Alınan bilgilere göre Alınan bilgilere göre, Ardahan Merkeze bağlı  Alagöz köyüne giden Kenan Taşdemir’in sürücüsü olduğu otomobil ,seyir halindeyken motor kısmında çıkan alevlere teslim oldu. Araçtaki yangını görerek can havliyle kendini dışarı atıp, kurtulan sürücünün ihbarı üzerine olay yerine Ardahan Belediyesi İtfaiyesi yanarak kullanılmaz hale gelen aracı zor söndürdü.



    GENEL SEKRETERLİK İTFAYESİZ!


    Öte yandan geçtiğimiz ay içinde Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı  Baştoklu  (Yukarı Dikkan) köyünde  Yavuz Demir’e ait olduğu öğrenilen evde çıkan yangınla bir kez daha gündeme gelen Ardahan’da ki itfaiye yetersizliği Valilik ve kaymakamlıklara bağlı Genel Sekreterliğin duyarsızlığını bir kez daha gündeme getirdi. Belediyelerin ilgi alanından uzak, İl Özel İdaresi, yani yeni adıyla Genel Sekreterliğin mücavir alanına giren köylerde çıkan, çıkacak yangınlardan sorumlu olan kurumun itfaiyesinin bulunmaması, başta ot yangınları olmak üzere, çıkan yangınların büyümesinin önüne geçilmemesinden en büyük etken olduğu belirtilmekte.


    ALEVLER TÜM ARACI SARDI!

    Alınan bilgilere göre, Ardahan Merkeze bağlı  Alagöz köyü mevkiinde, Kenan Taşdemir’in sürücüsü olduğu otomobil seyir halindeyken motor kısmında çıkan alevlere teslim oldu. 


    İTFAİYE EKİPLERİ GÜÇLÜKLE SÖNDÜRDÜ

    Araçtaki yangını görerek can havliyle kendini dışarı atan sürücünün ihbarı üzerine olay yerine Ardahan Belediyesi İtfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, uzun süren söndürme ve soğutma çalışmaları sonucu kontrol altına alındı. Hurdaya dönerek kullanılamaz hale gelen otomobil, çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı.



    Cumartesi sevmek…


    Yoğun, bir o kadar hızlı geçen günleri, haftaları ve ayları art arda geride bıraktığımız hayatın ne getirip ne götüreceğini düşünmeden hızla tüketirken Musa Peygamber ile birlikte Boğaziçi’ne gelmiş Yuşâ Peygamber gibilerinin de gelip, geçtiği o hayatın içinde yaşanan güzel günler de var. Bugün benim yaşadığım bir cumartesi günü gibi.


    Ve o anları değil unutmak, o gün beklenmedik anda yaşananları beynimize, gönlümüze kazıdığımız anılar olarak kalbin hazinesi denen atar damar değerinde ‘Unutulmayacak bir an’ diyerek mutlu olup, seviniriz.


    İşte o günlerden biri olan bir günün yaşanacağını hesap etmeden çıktığınız yolu alırken o yolun sonunda yaşanacakların ya da karşılaşacaklarınızın sizi üzeceği korkusu veya beklenin olmayacağı telaşının yarattığı stresle bir bakmışsınız ki bitti denen yolun daha başında olduğunuzu anladığınız an o günün en güzel an ve gün olduğunu anladığınızda o günü daha çok seversiniz.


    İşte, pazar gününün verdiği rahatlığın bittiği an başlayan Pazartesi sendromu, uğurlu günüm olan Salı’nın, dini duyguların baskısıyla dostları ve öbür dünyayı hatırlatan Perşembe’nin bitişiyle gelen ve  Peygamberimizin: “Allah’u Teala her cuma günü altı yüz bin kişiyi cehennemden azad eder. ” dediği kutsal cuma günü gibi haftanın günlerinden biri olan ve fırsat buldukça okurumla paylaştığım iç dünyamı ele almak istediğim yazıları ele aldığım bir gün olarak ayırdığım cumartesi gününü hem de ‘Cumartesi Yazılarım’ başlıklı yazılarımı yazdığım güzel bir gündü bu cumartesi…


    Çünkü bitti denen yolun başında olduğumu bana hissettiren bir cumartesi gününü bir kez daha bana sevdirene ve o günü yaşatan Allah’ıma şükrediyorum.



    Neden mi?


    Çünkü uğurlu denilecek bir yolun başında olduğumu bana yeniden hatırlatan bu çıktığım yolun hiç bitmeyeceğini ve başladığı günkü heyecanla beklemediğim bir anda bana güzel duygular yaşatan içi dolu Cumartesi’yi hiç ama hiç unutmayacağım.


    Ve beynimdeki, kalbimdeki sevgiyle bu cumartesiye, içinde yaşadıklarıma, yaşatılanlara tüm kalbimle bir kez daha teşekkür ediyorum…


    Bundan sonraki günlerde 35 yıla yakındır devam eden gazetecilik mesleğim boyunca yazdıklarımı bir, belki de iki, üç kitap altında toplamak derken ilk sayısı çıkan dergimin ardından yeniden renklenen gazetemize, dergimize, sitemize, tv programlarımıza değil ,sizin olan gazetenize, derginize, haber sitenize, tv programlarınıza verilen destekler ve bölgem için, okurum için bir ilk  olan elektronik gazeteme ilk adım olan bugünü ve adı cumartesi olan bugün yaşadıklarımı hep seveceğim, hem de ömrümün gideceği yol boyunca..



    ariv haber 20/12/2015 tarihli haber&yorumlar 


    Kent’te de, Köyde de Zor Bir Kış Olacak!


    Her geçen gün etkisini sürdüren kış kentte olduğu gibi köylerde daha zor. Alt yapısı olmayan bir çıok kötde suların donduğu, bu nedenle bir çok köyde şimdiden su kesintileri yaşandığı, akarların donduğu görülürken köylüler sı ihyiyaçlarını kar kızaklarına koştukları merkeplerle karşılıyorlar.


    Dikkat! Kar geliyor…


    Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre, Doğu Anadolu’nun doğusu ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde karlakarışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.


    Meteoroloji Genel Müdürlüğünce yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Sinop, Tokat, Bingöl, Diyarbakır, Muş, Mardin, Siirt ve Batman çevreleri ile Şanlıurfa’nın doğu ilçeleri ve Kastamonu’nun kıyı kesimlerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.


    Yağışların yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusu ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde karlakarışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Rize çevreleri ve Artvin’in kıyı kesimlerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli sağanak yağış, bin 300 metre üzeri yükseklerinde ise yoğun kar yağışı şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara, İç Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde yer pus ve sis hadisesi bekleniyor. Doğu Akdeniz’in doğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun batısında yer yer toz ve kum taşınımı görüleceği tahmin ediliyor.


    Hava sıcaklıklarının, kuzey ve iç kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.


    Rüzgar ise yurdun batısında kuzey ve kuzeybatı, iç ve doğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Güney Ege kıyıları ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli olarak esecek.



    ariv haber 05//04/2007 tarihli haber&yorumlar 


     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.
    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ..HABERLER BİZDEN REKLAMLAR SİZDEN!..

     


     



    Sınır kenti Ardahan'a hoş geldiniz../Foto: Volkan Özkan 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



    05/04/-04/2007 Günlerinin Haberleri için DEVAMI tıklayın..

    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ, BAKIN BAKALIM HER TARAFA BEĞENECEKMİSİNİZ SİTEMİZİ. YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.

    SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ..HABERLER BİZDEN REKLAMLAR SİZDEN!..

     


     



    Kış aylarında donan Çıldır gölü üzerinde kızak keyfi yapan Ardahanlılar/Foto: Fakir Yilmaz 

    Sitemiz Yazarlarının Gündemle ilgili yorumlarını 

    sitemizin solunda bulunan EN YENİ MAKALE köşesinde okuyabilirsiniz.


    RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ Yöre türküleriyle dopdolu RADYOMUZU DİNLİYORMUSUNUZ?!.



    Kars’ta “Süpürge Operasyonu”nda 6 tutuklama 

     


    Kars’ta düzenlenen “Süpürge Operasyonu” kapsamında gözaltına alınan 10 zanlıdan 6’sı tutuklandı.

    Alınan bilgiye göre, Kars Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından il genelinde uyuşturucu satıcılarına yönelik 9 eve eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan bir kamu görevlisi ile yabancı uyruklu bir kadının da aralarında bulunduğu 10 kişi ifadelerinin ardından adli mercilere sevk edildi.

    Mahkemeye sevk edilen zanlılardan S.A, M.A, H.B, M.K, E.K, O.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aralarında kamu görevlisi ve yabancı uyruklu kadının da bulunduğu 4 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Polis tarafından düzenlenen ve “Süpürge” adı verilen operasyonda 9 evde yapılan aramalarda 4 kilo 630 gram esrar, bir muşta, 3’ü kuru sıkı 4 tabanca ile bu silahlara ait çok sayıda mermi ele geçirilmişti.

    Haber ekleme saati: 21.49-05/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Şehitlerin isimleri karıştırılınca, 

    aileler çocuklarını tanıyamadılar!..


    İsimleri ve de resimleri değiştirilen Ardahan şehitler .. Ardahan jandarması tarafından yaptırıldığı ileri sürülen 

    ve Şehit Aileleri Yardımlaşma v e Dayanışma Derneğine hediye edilen ‘Şehitlerimiz’ 

    tablosunda ortaya çıkan bir yanlışlık skandal niteliğinde.

    İki şehidin ismini ve resimlerini karıştıran Jandarma’nın bu hatası ‘Şehitler derneği’nde bulunan ‘ŞEHİTLERİMİZ’ tablosunda bulunan diğer isimlerin ve de resimlerin ne kadar doğru olduğunu şüphesini yarattı.

    Ardahan’da bulunan Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ndeki ‘ŞEHİTLERİMİZ’ köşesinde bulunan ve vatani görevlerini yaptıkları esnada şehit düşen Ardahanlı şehitlerin isimleri ile resimleri karıştırıldığı ortaya çıktı.

    Şehit Aileleri Derneği yönetiminin, dernek bürosuna asmış olduğu Ardahan şehitlerinin ismini karıştırınca şehit aileleri bu hataya tepki gösterdiler.

    İsimleri ve de resimleri karıştırılınca şehitlerin aileleri, vatan uğruna şehit olan evlatlarını tanımakta güçlük çekiyor. Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan Özel İdare İş hanında bulunan Şehitler Derneği, şehit olan askerlerin fotoğraflarını duvara asarken, skandal gibi bir hata yaptı.

    Batman Beşiri İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken, 10 Ocak 1998 tarihinde çıkan çatışma sonucu şehit olan Jandarma er Cevdet Çelenk’in ismini, Ağrı Patnos İlçe jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken 14 Temmuz 1982 tarihinde devriye görevi sırasında trafik kazası sonucu şehit olan jandarma er Zihni Hışır ile karıştırdı.

    Şehit aileleri çocuklarının isminin yanlış yazıldığını görünce tepkilerini dile getirdiler. Bu yapılan yanlış şehide yapılan saygısızlıktır diyerek, Ardahan Şehitler Derneğinin bu hatayı hemen düzeltmesini istediler. 

    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı, hatanın kendilerinin olmadığını, ‘ŞEHİTLERİMİZ’ isimli köşesinin Ardahan İl Jandarma Komutanlığının hazırladığını belirtirken, ‘Ne olmuş ki düzeltiriz’ demesi dikkat çekti.



    ***ZİHNİ HIŞIR, ÇEVDET ÇELENK OLDU!..



    Jandarma tarafından hazırlandığı öne sürülen ve Ardahan Özel İdare İş Hanında bulunan Şehit Aileleri Yardımlaşma v e Dayanışma Derneği’ne asılan, ‘ŞEHİTLERİMİZ’ isimli tabloda bulunan Zihni Hışır’ın fotoğrafının altına Cevdet Çelenk yazılırken bu hatanın 1007e yakın şehit resminin bulunduğu ‘ŞEHİTLERİMİZ’ tablosunda ki diğer isimlerin ve de resimlerin ne kadar doğru olduğunun sorusunu gündeme getirmiş oldu.

    Haber ekleme saati: 20.20-05/04/2007

    Haber/Fotolar: Özkan Karakaya/Ardahan

    KARABAYIR’IN YAKININA “KORSAN” MÜDÜRLÜK!..


    Orhan Ekinci Eniştesi Burhan Baltacı’nın Müdürlüğü döneminde “Kars’ın gölge Milli Eğitim Müdürü” olarak anılan AKP Kars Milletvekili Zeki Karabayır, Milli Eğitim’le uğraşmaktan vazgeçmiyor. Karabay’ın müdahalesi bu kez Sarıkamış’ı karıştırdı.

    İddialara göre, Karabayır, kendisinin atattırdığı Sarıkamış İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Bulut’u  5 ay önce görevden aldırttı. Yerine ise 2 yıllık Eğitim Enstitüsü mezunu Orhan Ekinci adında birini atattırdı. Karabayır, 2 yıllık Eğitim Enstitüsü mezunu birinin, yüksek lisans yapmış okul müdürlerine sicil amiri olamayacağı itirazlarını umursamadı. Sarıkamış Milli Eğitim Müdürlüğü’nde gerginlik sürerken, 5 ay önce görevden alınan asıl müdür Ali Bulut, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla yeniden görevine döndü.

    Bulut’un mahkeme kararıyla görevine dönmesiyle boşta kalan Orhan Ekinci’ye yine Zeki Karabayır kol kanat gerdi. Karabayır’ın girişimiyle, resmi olarak iki şube müdürlüğü kadrosu bulunan Sarıkamış İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde, “korsan” olarak 3. şube müdürlüğü kadrosu yaratıldı ve Zeki Karabayır’ın koruması altındaki Orhan Ekinci, Valilik onayıyla 3. şube müdürü olarak koltuğa oturtuldu. 

    AKP Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın girişimiyle Sarıkamış İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde “korsan” olarak 3. şube müdürlüğü kadrosu yaratılıp, Orhan Ekinci’nin de buraya üçüncü şube müdürü olarak atanması, ilçe milli eğitim teşkilatında şok etkisi yarattı. Çok sayıda öğretmen, bunun yasal olmadığını ileri sürerek, “Zeki Karabayır’ın amacı daha önce Kars’ta olduğu gibi Sarıkamış’ta da eğitimi kilitlemek.” dediler.

    Haber ekleme saati: 20.12-05/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    ARDAHAN MİLLETVEKİLİ ÖĞÜT’TEN KARS İÇİN ÇİFTE ÖNERGE


    İsimleri ve de resimleri değiştirilen Ardahan şehitler .. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, 15 Nisan’da bakıma alınıp, 5 ay süreyle uçuşa kapatılacak olan Kars Havaalanı ile Ani Örenyeri’ni Meclis gündemine taşıdı. Öğüt, havaalanı ile ilgili önergesinde, mevcut pistin onarımı yanı sıra yeni bir servis yolu yapılması gerektiğini kaydetti.

    Öğüt, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde, yıllık bir milyon yolcu kapasitesine sahip Kars Havaalanı’nın bölge için önemine değindi.  Öğüt, “Doğu Anadolu Bölgemizin merkezi olan sınır ilimiz Kars’ta bulunan, yıllık 1.000.000 civarında yolcu kapasitesine sahip Kars Havaalanı bölgeyi Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük illerimize bağlayan tek havaalanıdır. Bugün başta bilim adamları, profesörler, iş adamları ve sanatçılar olmak üzere birçok ziyaretçi bölgeye uçakla gelmekte, havaalanımız Kars, Ardahan, Iğdır, Artvin ve Ağrı illerimizdeki vatandaşlarımıza da hizmet vermektedir. Ayrıca bölgemize yurt dışından heyetler, büyükelçiler ve iş adamlarının ziyarete gelmekte, Sarıkamış ilçesinde bulunan Kayak Merkezine ve Ani Harabelerine yurt içinden ve dışından oldukça önemli sayıda Turist gelmekte ve Kars Havaalanımızın uluslararası uçuşlara da açılması çok büyük önem taşımaktadır.” dedi.

    CHP Milletvekili Ensar Öğüt, daha sonra Ulaştırma Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    “Kars Havaalanı 2007 yılı programına göre 15 Nisan 2007 tarihi itibariyle uçuşa kapatılacaktır. Havaalanının uçuşa kapatılması bölge ekonomisini durma noktasına getirecektir.  Bu nedenle uçakların inip kalkabilmesi için mevcut yolun tamir edilmesi ve yeni servis yolu yapılması konusunda herhangi bir çalışma yapacak mısınız? Kars Havaalanının, Doğu Anadolu’nun merkezi olması ve bölgemizin kalkınması için Havaalanına Gümrükleme Müdürlüğü kurarak Orta Asya ve Kafkasların uçak seferlerini Kars’ta başlatıp, Kars’ın ve Bölgemizin kalkınmasını ne zaman sağlayacaksınız?”



    **ANİ’NİN RESTORASYONU!..



    CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, verdiği bir başka önergeyle de bin yıldır Türkler tarafından korunan Ani Örenyeri’ni gündeme taşıdı. Öğüt, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Ani’nin tarihi dokusunun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.



    ***Öğüt, önergesinde şu görüşleri dile getirdi ..



    “Kars ilimize 42 km uzaklıktaki Ani harabeleri Türkiye-Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay Nehrinin batı yakasında ve Türkiye sınırları içerisinde volkanik bir tüf tabakası üzerine kurulmuş bir ortaçağ şehridir. Volkanik tüf tabakası üzerine kurulmuş olmasından dolayı zaman zaman yaşanan yer sarsıntıları nedeniyle tarihi dokusunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Tarihimiz için çok önemli olan ve 1000 yıldır Türkler tarafından korunan Ani Kentinin, diğer bir deyişle bir tarihin yok olmaması için Ani harabelerinin restorasyonunun yapılarak Turizme açılması için ne zaman çalışma başlatacaksınız?

    Haber ekleme saati: 20.07-05/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    CHP HEYETİ BUGÜN KARS’TA


    İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Bihlun Tamaylıgil başkanlığındaki CHP heyeti bugün Kars’a geliyor.

    CHP Kars İl Başkanı Ekrem Alp, Bihlun Tamaylıgil, Engin Altay, Akif Hamzaçebi, Bayram Ali Meral, Ensar Öğüt, Yücel Artantaş, Vedat Melik, Hasan Güyüldar, Hüseyin Ekmekçioğlu, Mehmet Boztaş, Nejat Gencan, Zeynep damla Gürel, İsmet Çanakçı ve Yavuz Altınorak’ın bugün öğlen üzeri Kars’ta olacağını ve parti binasında saat 12.00’de düzenleyecekleri basın toplantısının ardından, başta Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere esnaf kuruluşlarını ve daha sonra da esnafı ziyaret edeceğini bildirdi.

    Geceyi Kars’ta geçirecek olan heyetin, esnafın sorunlarını dinleyeceğini ve bunu da Ankara’da bir rapor halinde, gereğinin yapılması için ilgili kurumlara ileteceğini ifade eden Alp, heyetin yarın da aynı toplantıları yapmak üzere Ağrı’ya gideceğini kaydetti.

    Bu arada, heyette yer alan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, bugün TBMM’de düzenlenecek “TBMM Üstün Hizmet Ödülleri” törenine katılacağını, bundan dolayı da akşama doğru Kars’a gelip heyette yer alacağını bildirdi.  

    Haber ekleme saati: 20.00-05/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    ÇILDIR GÖLÜ’NÜN ORTASINDA RUS ADASI


    Rus adası ve tapusu Ardahan ve İlçelerinde yürütülen Hızlandırılmış Kadastro çalışmaları sırasında, Ardahan İline bağlı Çıldır Gölü İçerisinde bulunan 500 hektarlık Akçakale Adası’nın batısında bulunan ve yaz aylarında 30 çeşit göçmen kuşun barındığı 3 adet Kuş Adasından 26 Bin metrekare alanıyla en büyüğü olan ve 124 ada, parsel 1’de, yapılan tescilde adını “Rus Adası”, diğer birine Kuş Adası, 122 ada parsel 1’de olanına ise Boy Adası adını verdiler.  

    Kuş Adası’nın adının  Rus Adası konulduğuna bir anlam veremeyen Akçakale Köyü eski Muhtarı Kasım Sarıçayır (80), “Bu adaları yerli yabancı herkes Kuş Adaları olarak bilirler ve öyledir de. Ben 80 yaşındayım ve ilk kez bu adanın adının Rus Adası olduğunu duyuyorum. Kaldı ki, burada Ruslarda hiç yaşamamış. Bu ismi nereden bulmuşlar anlayamadım. Ya Ruslar gelip, ‘Burada adımıza kayıtlı tapulu bir ada var, onu almaya geldik’ derlerse ne yaparız. Bu adamlar resmen şaşırmışlar”diye konuştular.

    Haber ekleme saati: 18.48-05/04/2007

    Haber/Foto: Ümit Kılıç/Çıldır

    Ispanak bomba heyecan yarattı ..


    Bomba dendi Ispanak çıktı!.. Bugün Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan İş Bankası’na ait bankamatiğin önüne konulan bir paket, polis tarafından bomba ihtimali göz önüne alınarak patlatıldı.

    Saat 12.55 sıralarında görülen ve uzun süre alınmayınca banka yetkililerince polis 155’a yapılan ihbar sonucu etrafı çevrilen şüpheli paket bomba uzman ekibi tarafından patlatılınca etrafa ıspanaklar fırladı. Kent pazarının olduğu Perşembe pazarı yolunun da kesiştiği bölgede yaşanan olay ardından vatandaşlar, ‘Ispanakların gücü budur işte, bomba bile parçalayamadı’ diye gülüştüler.

    Haber ekleme saati: 13.28-05/04/2007

    Haber/Fotolar: Barış Bilgin/Ardahan

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    AKP’li Nurettin Ünal, CHP’li Zafer Yılmaz 

    ve DYP’li Ayhan Kara

    Mikail Kayatürk’ün faaliyetlerini oy birliğiyle onayladılar!..


    Belediye Meclisi Ardahan Belediyesi’nin 2006 yılı Faaliyet Raporu, dün basına kapalı tutulan toplantıda kabul edildi. 11 Meclis Üyesi bulunan Ardahan Belediye Meclisi dün saat 14.00’da toplanarak Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’ün 2006 yılı faaliyet raporunu görüştüler.

    Belediye Meclis Üyelerinin toplantının basına açık yapılmasını istemelerine rağmen, meclis başkanlığını yine Aşkın Kaya’ya vermeyen Başkan Kayatürk buna izin vermedi.

    11 Meclis Üyesi’nin 3’nün başkan’a destek vermesiyle bu yıl sorunsuz kabul edilen Ardahan Belediyesi’nin ne gibi faaliyetler yaptığı Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’ün basını topnaltıya almaması dolaysıyla öğrenilemezken, Kayatürk’ün faaliyet raporunu onaylayanların AKP’li Nurettin Ünal, CHP’li Zafer Yılmaz ve DYP’li Ayhan Kara oldukları öğrenildi. Diğer geriye kalan AKP’li ve CHP’li Meclis Üyelerinin red ettikleri Ardahan Belediyesi’nin faaliyet raporu görüşmelerinin de 30 dakika gibi kısa bir sürede sürmesi dikkat çeken diğer bir önemli gelişme oldu.

    Burası Ardahan Lisesi Pansiyonu ***Yıldırım Karakoç yeniden başkan



    Dün bir araya gelerek Ardahan Belediyesinin faaliyet raporunu görüşen Belediye Meclisi, bağımsız olarak Belediye Başkanı seçilen sonradan DYP’ye geçen Mikail Kayatürk’ün faaliyet raporunu görüşürken, önceki gün Ardahan İl Genel Meclisi’nin başkanlık seçimi yapıldı.

    19 İl Genel Meclis Üyesi’nin bir araya 

    gelerek mevcut Meclis Başkanı olan Göle AKP İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç’a  ikinci kez bu görevi verildi. Posof AKP İl Genel Meclis Üyesi Nihat Ülvan önce aday olacağını açıklayıp, son anda sadece kendi oyunun alacağını görüp çekilmesi dikkat çekerken muhalefetin adayı Çıldır İl Genel Meclis Üyesi İlimdar Senem 6 oy aldı.

    Haber ekleme saati: 12.41-05/04/2007

    Haber/Fotolar: Barış Bilgin

    YURT VE  LİSELER HARABE!..


    Burası Ardahan Lisesi Pansiyonu Ardahan İl Milli Eğitim’de yaşanan idareci değişikliğinin önümüzdeki günlerde süreceği bilgisi alınırken,bir çok okul binası ile öğrencinin yurdunun bakımsızlıktan yıkılmak üzere olduğu gözleniyor. Özelikle Müdürü görevden alınan Ardahan Lisesinin binası ile kız ve erkek yurtlarının duvarlarından taşan kanalizasyon suları binaları çürütürken yetkililerin bu duruma sesiz kalışları dikkat çekiyor.



    **HANAK LİSESİNDE NELER OLUYOR?!.



    Liselerde yaşanan değişikliklerin gündemi meşgul ettiği şu günlerde Ardahan’ın Hanak Lisesinde de durumun diğer liselerden farklı olmadığı gözlenmektedir. Geçtiğimiz gün öğrencilerin kavaga edip, karakollu, ardından da savcılık oldukları Hanak Lisesinde gruplaşmaların yanı sıra öğretmen ve öğrenciler arasında zorunlar yaşandığı ve bu sorunların kentin birinci gündem maddasi olduğu görülmektedir.



    Burası Hanak Lisesi ***ANADOLU LİSESİ İHALESİ DİKKATLE İZLENİYOR!..



    Geçtiğimiz günler içinde yapılan yeni Anadolu Lisesi İhalesi kentin birinci gündem maddesi halinde.

    Fısıltı gazetelerinin her gün yeni bir manşetle gündeme taşıdığı ihalenin kamuoyunun yanı sıra bir çok kamu görevlisi ile müteahit tarafındanda yakında izlendiği gözlenmektedir.

    6,5 Milyon YTL. lik ihalenin yapıldığı gün öncesi ve de sonrası siyasilerinde yakın takibinde olan ihaleye katılan 8 firma yetkilisinin işi almak için yaptıkları olağanüstü kırımlarında dikkat çektiği gözlenen Yeni Anadolu Lisesi inşaatına bu yıl başlanması beklenmektedir.



    ***SEZON AÇILIYOR, AĞIZLAR SULANIYOR!



    Yılın ilk dev inşaat ihalesi olan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ait Yeni Anadolu Lisesi işinin ardından sırada olan bir çok yeni inşaat için yapılacak ihaleler bir çok müteahit firmanın ağzını sulandırıyor.

    Önümüzde ki günler içinde açılacak olan inşaat sezonu ile birlikte ard arda ihaleye çıkarılması beklenen yeni bir çok inşaat ihalesini almak için adeta sıraya giren muteahit firma yetkisinin iktidar partisi temsilcileri ile kafa kol oldukları da görülürken, bir çok kamu idarecisinin de müteahitlerin yakın takibinde olması dikkat çekiyor.



    ***BAŞKALARI YAPINCA HIZLA BİTİYOR!..



    Bir çok kamu binasının çürük çıktığı Ardahan’da Dünya Bankası ve AB tarafından yaptırılan binalar kısa sürede bitirilirken, devletin yaptırdığı binalar yıllarca bitmedikleri gibi inşattın hemen biti ardından yapılan kontrollerde çürük çıkmaları dikkat çekiyor.

    “Eğitimi ayağa kaldıralım”


    Ardahanlı öğrenciler İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün organize ettiği yemekte Ardahanlı iş adamları, Daire Müdürleri, okul müdürleri, Okul Aile Birlik Başkanları ile bir araya geldi. Toplantıda İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, okullar hakkında genel olarak bilgi verdi. 

    Milli Eğitim Müdüründen sonra söz alan Okul-Aile Birliği Başkanları bu tür toplantıların faydalı olduğunu, sürekli tekrarlanmasını dile getirdiler. 

    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım yemekte yaptığı konuşmada, Eğitimdeki başarının ve kalitenin elde edilebilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirterek, “Bizim her zaman önceliğimiz eğitim olmuştur, limizde arzu edilen eğitim seviyesine ulaşmak ve Türiyedeki çıtamızı yükseltmek için öğretmenlerimiz, okul müdürlerimiz, ilçe ve daire müdürleri olarak gayret ediyoruz. Burada toplanmamızın amacı çalışmalarımızı anlatmak ve motivasyonumuzu arttırmaktır. Eğitimdeki başarı ve kalitenin artması, eğitime destek çıkacakların destek çıkması için verildiğini ifade ederek, “Bizim eğitimdeki başarımızın yükselmesi ve kaliteli olması için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Yardıma ihtiyacı olan birçok okulumuz var. Bu okullarımız devletin kurumları ve iş adamlarımızın desteğine ihtiyaçları var” dedi. 

    Daha sonra Ardahan’da  Eğitimin geliştirimesi ve  Türkiyedeki yerini alması için gerçekleştirilen Milli Eğitim Acil Eylem Projesi ile hayata geçirilen projeler hakkında bilgi veren Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım, Okulların ihtiyaçlarının devlet kurumları tarafından karşılanması  için  hayata geçirilen   “Kardeş Okul, Kardeş Kurum” uygulaması hakkında bilgi vererek  kuraları açıklandı.

    Buna göre “Kardeş Okul, Kardeş Kurum” projesi ile 25. mekanize Piyade Tugay komutanlığı (YİBO, 23 Şubat İlköğretim Okulu, Fen Lisesi), Ardahan Belediyesi,(Haitpaşa İlköğretim okulu, Ticaret Lisesi), İl Jandarma Komutanlığı, ( Lehimli, Tunçoluk, Binbaşak İlköğretimokulları), İl Genel Sekreterliği ( Anadolu Öğretmen Lisesi, Anadolu Lisesi), Emniyet Müdürlüğü ( Atatürk İlköğretim Okulu, Ölçek İlöğretim okulu)  okul ihtiyaçları bu kurumlar tarafından karşılanacak.

    Toplantıya katılan Ardahan Valisi Murat Yıldırım ise, “Ardahan’da göreve başladığımızdan beri her fırsatta söylüyoruz, “Öncelik Eğitim” Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti son 15 yıldır eğitime büyük önem vermekte, Milli Eğitime yapılan harcama, Milli Savunmaya yapılan harcamadan daha fazla, Milli eğitim herkesin davasıdır.  Çocuklarımıza iyi bir eğitim veremediğimiz taktirde, geleceğe güvenle bakmamız imkansızdır. Ardahan’da eğitim konusunda büyük avantajlarımız var, 25-30 kişilik sınıflarda eğitim veriyoruz. Öğretmenlerimize düşen bu cevherleri işlemektir. Planlarımızı iyi yaparak Milli Eğitim Bakanlığınca  hazırlanan 20 projeyi tek tek uygulayacağız. İstenince eğitimde başarı olur. Fen lisesi binası daha önce harabeye dönmüş bir binaydı. Yapılan çalışmalar sonucu örnek bir okul oldu. Okul öncesi eğitimde bakanlık bizde yüzde 20 başarı beklerken, yüzde 33 başarı elde ettik. Bu durum yeterli mi? Hayır! Her zaman hedefimiz eğitimde yüzde yüz başarı. Eğitimde herkes üzerine düşeni yapsa başarı ve kalite elde etmemek mümkün mü? Bu nedenle bizi burada toplayan eğitim camiasına destek çıkarak, “Eğitimi ayağa kaldıralım” mesajı verdi.

    Fen Lisesini Ardahan’a kazandıran Vali Murat Yıldırım’a ve Milli Eğitim müdürüne teşekkür eden Fen Lisesi Aile Birlik Başkanı Avukat Müzeyyen Çiftçi Yolaçan,” Eğitim hepimizin sorunu, Milli bir sorunu burada toplanan herkes, veliler el ele vererek halletmemiz gerekir, Şunu biliyoruz  Milli Eğitim emin ellerde, ancak Yüksek öğrenimede önem vermeliyiz.” dedi.

    Haberleri ekleme saati: 20.13-04/04/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Göle Muhtaralar Derneği: ‘KADIOĞLU HALLTETMİŞTİR”


    İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun, katıldığı Gümüşhaneliler Derneği gecesinde yaptığı konuşmada ileri sürülen, Esenyurt’un görev yapmak için zor bir bölge olduğunu ifade etmiş ve “Biz Gümüşhaneliler bayrağını, milletini seven, vatansever bir milletiz. Ama ben ülkenin en zor yerinde görev yapıyorum. Orada Kars hâkimiyeti var. Şimdi size Esenyurt’ta caddelere konulan isimleri tek tek sayacağım: Sırrı Atalay Caddesi, Aşık Şenlik Caddesi, Doğan Araslı Caddesi… Hele bir isim söyleyeceğim ki, saçlarınız diken diken olacak, Deniz Gezmiş Caddesi… Ama merak etmeyin ben gerekeni yapıyorum sevgili hemşerilerim” sözlerine bir tepkide Göle Muhtarlar Derneğinden sert bir açıklama geldi.

    Yoldaşların Liderleri Anıldılar **“BELEDİYEDE Kİ KARS RESMİNİ GÖSTEREN LEVHAYI İNDİRMİŞTİ!



    Gölelilerin de içinde bulunduğu bir toplumun seçtiği Kadıoğlu’nun böyle bir söz sarf etmesi karşısında adeta şok olduklarını ki eğer varsa böyle bir şey çıkıp özür dilemelidir dediler.

    Haber ekleme saati: 20.01-04/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    En fazla yağış Posof’ta yaşandı


    Burası Posof Son yılların en ağır kışını yaşayan Ardahan’da bu yıl en fazla yağış Posof ilçesinde yaşandı.

    İklim olarak Ardahan’ın en sıcak ilçesi olan Posof’ta bu yıl kar yağışı  geçmiş yıllara göre daha fazla olurken Nisan ayında normal şartlarda ağaçlar çiçek açarken bu yıl Posof’ta karın kalkmadığı gözlenmekte.  

     

    ***Göle’de de durum aynı!..



    4 aya aşkın bir süre -30 derecelerde seyreden havaların ardından başlayan kar yağışı bir çok bölgede 5 metreye kadar ulaşırken Göle’de kar kalınlığı ilk bahar gelmesine rağmen 1 metre olarak tespit edildi.

    Burası Göle.. Dün etkili olan kar yağışından dolayı Göle’ye bağlı 80 haneli Toptaş Köyü’nde kar kalınlığı 1 metreye ulaşırken köy yolu ulaşıma kapandı.

    Çıldır’da buzlar çözülmedi. 

    Doğu Anadolu’nun en büyük ikinci gölünü sınırlarında barındıran Çıldır’da ise Nisan ayının ortalarına gelinmesine rağmen Göl üzerindeki buzlar çözülmedi. 

    Aşırı soğuk havalardan dolayı bu yıl 20 gün erken donan Çıldır Gölü normal şartlarda şu günlerde kıyı kesimlerden başlayarak çözülmesi gerekirken buz kalınlığı sabit durmakta.

    Burası Çıldır.. ***Uzun kışı çitçiye pahalıya mal oldu ..



    Ardahan’a bu yıl erken gelen kışı gitmez bilmezken uzayan kışın sıkıntısı Ardahan çiftçisini mağdur etti. Yaklaşık 6 aydır hayvanlarını ahırlarda beslemek zorunda kalan Ardahan çiftçisinin ot ve samanı yeterli gelmeyince 15 Milyon YTL’lik saman almak zorunda kaldı. 



    ***Küresel ısınma Afeti

     

    Dünya üzerinde yaşanan Küresel ısınmadan dolayı iklimlerde yaşanan değişiklikler birçok bölgede kuraklığa neden olurken Ardahan’da hem kuraklık mende kutup soğuklarını yaşattı. 

    Geçtiğimiz yaz aylarının aşırı sıcak geçmesinden dolayı yaşanan kuraklıktan dolayı Ardahan çiftçisi beklediği mahsulü alamazken birde kış aylarının aşırı soğuk ve uzun geçmesi ikinci bir sıkıntıyı yaşattı. 

    Hayvan fiyatlarının sürekli düşmesi ve yaşanan kuraklık ve olumsuz kış şartlarından dolayı sürekli ekonomik kayıp yaşayan Ardahanlı bu durumun Ardahan’da bir afet olarak değerlendirirken bu yönde gerek valilik gerekse siyasilerin ilgisiz kaldığını belirtiyorlar.

    Haser ekleme saati: 20.08-04/04/2007

    Haber: Bülent Kılıç/Ercan Yentek Foto: Alper Turgut/Ercan Yentek/Fakir Yılmaz

    Normal polisten sonra POLİS ABLA geliyor!


    Öğrencilerde polis olacak.. Türk Polis Teşkilatı’nın 162. kuruluş yıl dönümü nedeniyle bir dizi etkinliğin yapılacağı Polis Haftası başlıyor. 10 Nisan 1845 tarihinde kurulan Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü etkinlikleri 2-10 Nisan tarihleri arasında etkinlikler yapılacak.

    Bu etkinlikler çerçevesinde Ardahan görev yapan polisler geçtiğimiz gün Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ı makamında ziyaret ederek, hafta içinde yapılacak etkinlikler konusunda bilgi verdiler.

    Polislerin kendisini ziyaret etmesi dolaysıyla polis haftasını kutlayan Ardahan Valisi Ardahan Valisi Murat Yıldırım, vatanın en ücra köşesinde vatandaşın hizmetinde olan,  mal ve can güvenliği için gerekirse canını veren Emniyet Teşkilatının önemi belirterek,  “Polis Teşkilatı her geçen gün modernleşmekte ve teknolojiye ayak uydurmakta olan bir kurumdur. Emniyet Teşkilatı sadece ceza kesen, kanunları uygulayan bir kurum değildir. Sıkıntıya düşen her vatandaşın polis amcası -polis ablasıdır. Ardahan’da rahat uyuyorsak bunu polis teşkilatına borçluyuz. Ardahan’da şuan emniyet açısından hiçbir sorun yok. İlimizde Emniyet Teşkilatının gücü var, otoritesi var. Emniyet hizmetlerinden vatandaş memnun” dedi. 

    Vali Yıldırım, İl ve İlçede görev yapan tüm Emniyet Teşkilatının 162. yıldönümü Polis Haftasını kutladığını da belirtti.

    Valiyi ziyaret eden polisler ise, Polis olarak görevimizin bilincindeyiz. Devlete karşı gelen, kurallara uymayanların karşısındayız. Ardahan her geçen gün daha da huzurlu bir il olmakta. Her geçen gün çıtayı ve hedefimizi yükseltmekteyiz.” dediler. Ardahan’ı daha da huzurlu bir il yapmak için çeşitli projeler hazırladıklarını belirten polisler,.’Bu projeler halka daha yakın olmak için caddelerin hepsine birer polis görevlendirerek, halkla ve esnafla daha yakından ilgilenilecek ve herhangi bir sorun olduğunda gece gündüz istediği zaman polise ulaşabilecek. Başka bir proje ise her okula “Polis Abi ve Polis Abla” uygulaması ile okullardaki şiddet, fuhuş, yabancı madde kullanımı gibi konularda önleyici hizmetler verecekler.’ dediler.

    Haber ekleme saati: 19.39-04/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Savaş Ay at arabasıyla taşınan etleri çekince

    GÖLE BELEDİYE BAŞKANI ÇOK ÜZÜLDÜ!..


    Bu manzaraya üzülmeyen AKP'li GöleBelediye Başkanı bu görüntülerin çekilmesine üzüldü.. Göle Belediye Başkanı Sabrı Muratoğlu, Ardahan ili ve ilçelerinin tanıtımını yapmak, mevcut olan sorunları gündeme taşımak üzere ATV program yapımcısı Savaş Ay’ın ilçelerinde çekim yapmasını memnuniyetle karşıladıklarını bildirmiştir.

    Muratoğlu,  CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile proğram yapımcısı Savaş Ay’ın ilçe sorunları hakkında kendilerinin de görüşlerini almak üzere Belediye’ye gelmelerini beklediklerini, ancak uğramadan gitmelerinin üzüntü verici olduğunu ifade etmiştir. 

    Muratoğlu, ilçemizde çekim yaptıran Milletvekili Ensar Öğüt ile programcı Savaş Ay’ın nezaketten Kaymakam ve Belediye Başkanlığına uğramalarının daha yararlı olacağını, gelmemelerinin Öğüt’le farklı partilerden siyaset yapmalarından kaynaklanmış olabileceğini belirterek, “Geçmiş hükümetlerin ihmali yüzünden başta kanalizasyon ve su tesisi olmak üzere ilçemiz altyapıdan yoksun bırakılmıştır.  Bu tesisleri yapmaya başladığımız için şehir içi yollarımız bozulmuştur. Bundan dolayı eriyen kar ve buzdan caddelerimiz çamur olmuştur. İlçemiz adeta depreme uğramıştır. Bu sıkıntıları aşmak için gerek Hükümetimiz,  gerekse Milletvekillerimizin desteklerine ihtiyacımız vardır. Ben AK Partili Belediye Başkanı olarak siyasi ayrım yapmadığım gibi, Milletvekillerimizin de ayrım yapmayacaklarına, acil sorunlarımızın çözümüne destek olacaklarına güveniyorum” demiştir. 

    “Halkın oyu ile seçilmiş olan herkes, parti ayrımı yapmadan hizmet vermek zorundadır” diyen Göle Belediye Başkanı Sabrı Muratoğlu, “Sayın Ensar Öğüt’le farklı partili olmamız, farklı hareket etmemizi gerektirmez. Sayın Öğüt benimde Milletvekilim olduğu gibi, ülkemizin saygın program yapımcısı  Savaş Ay benimde taktir ettiğim bir medya mensubudur. Bunların ilimiz ve ilçemizin sorunlarını gündeme taşımalarını takdirle karşılıyorum. Ancak, bunun aksine yöremizi çirkin tanıtıcı hususlara yer verilmesi, herkesi üzeceği gibi, buraya kamu görevlilerinin de gelmesini olumsuz etkileyecek, bu da ilimiz ve ilçelerine yarar değil, zarar verecektir” demiştir.  

    Göle Belediye Başkanının yukarıda ki sitemli açıklamasına neden olan asıl konunun ve bu sitemin altında yatanın Göle’ye giden ve ilçede yaşanan birçok olumsuzluğu çeken Gazeteci Savaş Ay’ın insanların yediği etlerin at arabalarıyla taşındığını görüntülemesinden yattığı ileri sürüldü.  

    Haber ekleme saati: 19.11-04/04/2007

    Haber: Yunuz AKÇAY Foto Özkan Karakaya

    MİLLETİN DERDİNE ÇARE ARAYAN GAZETECİ 

    KENDİ DERDİNİ UNUTTU!!!


    Kendi derdini unutan gazeteci Gümüşpala Kortağ Kars’ta, çıkardığı Çağdaş Kars Haber Gazetesi’yle ve sitemiz ile Son Vilayet isimli gazetelerimizde sürekli adından söz ettiren ve şu ana kadar hakkında 850 dava açılan ve hepsinden de beraat eden Gümüşpala Kortağ’ın arabası borcundan dolayı haczedildi. 

    Edinilen bilgilere göre, 2005 yılında HSCB’den kullandığı krediyle Datca Solenza marka araba alan Çağdaş Kars Haber Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Gümüşpala Kortağ, ekonomik sıkıntı nedeniyle bankaya olan araba taksitlerini ödeyemedi. Banka, arabasının taksitlerini ödeyemeyen Kortağ’ı icraya verdi. Daha sonra banka avukatları, ödenmeyen borca karşılık Kortağ’ın arabasına el koydu. 

    Gümüşpala Kortağ, arabasına bankanın el konulduğunu doğrulayarak, “2005 yılında, arabaya karşılık ayda 585 milyon lira ödeme karşılığı kredi kullandım. Kredi taksitlerimi bir süre ödedim. Ancak, daha sonra ödeme güçlüğüne düştüm ve 3 taksit ödemediğim için banka haciz kararı çıkarttı ve alacağına karşılık arabama el koydu.” dedi.  Ödeyemediği kredi borcundan dolayı arabasına el konulan gazeteci Gümüşpala Kortağ, işinden evine, dolmuşla gidip gelmeye başladı.  

    Haber ekleme saati: 17.23-04/04/2007

    Haber/Foto: Bedir Altunok/Kars

    Av. Erdal Aktürk vefat etti..


    Erdal Aktürk Ardahanlı Avukatlardan Erdal Aktürk uzun süredir yaşadığı hastalığa yenik düşerek dün gece vefat etmiştir. Alınan bilgilere göre İzmit’te bulunduğu evinde hayata göz yuman Aktürk’ün bugün toprağa verileceği öğrenildi. Ayı zaman da Ardahan eski belediye başkanı Salih Aktürk’ün yeğen olan Aktürk’ün 48 yaşındaydı.

    Haber ekleme saati: 13.14-04/04/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    AYLIK 5 MİLYARA ÇOBAN BULUNAMIYOR


    Köylüler şimdilik kendileri hayvanlarına çobanlık yapar Ardahan ve de Kars'ta.. Baharın gelmesiyle birlikte hayvanlarını meraya çıkarmaya çalışan Ardahanlı köylülerin şimdi ki derdi çoban bulmak sıkıntısı.

    5 aya yaklaşan ağır kış şartlarında içeride tuttukları hayvanlarına yem bulmaktan zorlanan köylüler tam olarak erimeyen karlara rağmen meraya çıkarmaya hazırlandıkları hayvanlarına bu kez de çoban bulmaktan zorlanıyorlar.

    Hemen her köyde en az bin büyük baş hayvanının olduğuna dikkat çeken köylüler, yaşanan göç ile birlikte çobanlığı tercih etmeyen ve metropollere göç eden gençleri yüzünden hayvanlarını mera ve yaylalarda otaracak çoban bulamayan köylüler, mera komisyonunun kente gelmelerine karşı olduğu göçer Iğdırlıları dört gözle bekliyorlar.

    Bir çobanın 6 aylık bir süre içinde 30 milyara yakın para kazana bileceğine dikkat çeken Ardahanlı köylüler buna rağmen kimsenin çobanlık yapmak için bu işi tercih etmediğini, bu nedenle bölgeye her bahar aylarında gelen göçer Iğdırlılara ihtiyaç duyduklarını, onlarında yayla yasaklamaları dolaysıyla gelmeyince zaten yem bulmaktan zorlanan hayvanlarını dışarı çıkarıp, otlatacak çoban bulmaktan büyük sıkıntı yaşadıklarını dile getiriyorlar.



    ***AZO Başkanı Latif şah Sural: Hazırcılığa alıştık!”



    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, toplumun hazır yemeye bir hayli alıştığını, devletin de buna yeşil kart, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma gibi kollarla destek verdiğini bu nedenle bu ve buna benzer sıkıntıların yaşandığını söyledi.

    Köylülerin kendisine gelerek bu konuda yardım istediklerini belirten Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, devletin işsizliğe çare bulması gerekirken, kömür yardımı, yiyecek yardımı zaman zaman da yaptığı para yardımlarıyla işsizliği adeta teşvik ettiğini bununda zaten her geçen gün hızla devam eden göçü tetiklediğini ve bölgede iş yapanların işçi bulmasını zora soktuğunu dile getirirken, kendisinin bu çözüm bulmak ve işsizlerin iş arayışı anlayışlarını görmek için böyle bir ilan verdiğini belirtti.

    Çeperin dibinde oturur, 5 milyara çoban olmaz.. ***Ardahan’da olduğu gibi Kars’ta da çoban sıkıntısı yaşanırken,  meralarını dışarıdan gelen göçerlerin hayvan sürülerine yasaklayan Kars Valiliği, dışarıdan tutulacak çobanlara da sınırlama getirdi. Bu arada, Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Valiliğin, meraları dışarıdan gelen hayvan sürülerine kiralanmasını yasaklayan kararını, “alkışlanacak karar” olarak değerlendirdi.

    Kars Valiliği, meraların il dışından gelen sürülere kiralanmasını yasaklamasının ardından, il dışından gelen çobanlar için de sınırlama getirdi. Kars Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Prensip olarak komşu illerden çoban tutulmayacak, mutlaka il dışından çoban tutulması gerekli olan durumlarda ilgili şahıslar hakkında Güvenlik soruşturması yapılacaktır. İl dışından gelen çobanların hayvan getirmesine müsaade edilmeyecektir.” denildi. 

    ÇELİK: “YERİNDE BİR KARAR”

    Bu arada, Kars Ticaret Borsası Başkanı İsmet Çelik, Kars Valiliği’nin, il dışından gelen hayvan sürülerine yasaklamasını yerinde bir karar olarak değerlendirdi. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, “Değerli Valimizin açıklamış olduğu, yaylaların dışarıdan gelen göçebe yaylacılara satılmaması kararını, çok yerinde bir uygulama olarak gördüğümü belirtmek istiyorum. Göçebe yaylacılar yaylalara erken girer, kar yağana kadar aşırı otlatma yaptıklarından, yaylalarda ot verimi azalır, böylece yöre hayvancılığı zarar görmüş olur. Valimizin aldığı yerinde kararla, ilimiz köylüleri otu ete ve süte çevireceklerdir. Hayvancılık ve mera besiciliği ivme kazanacak, hayvan kaçakçılığı ve hayvan hırsızlığı da önlenmiş olacaktır.” dedi.

    Haber: Gümüşpala Kortağ/Fakir Yılmaz Foto: Fakir Yılmaz

    CHP KARS İL BAŞKANI ALP’TEN KÖYDES DEĞERLENDİRMESİ:

    “MALZEMENİN NERDEN GETİRİLDİĞİNE BAKILSIN”


    Ardahan'da da tartışılan KÖY/DES Kars'ta da sorun... Kars’ta KÖYDES projesi kapsamında yapılan işlerle ilgili yolsuzluk ve yapılan işlerin usulüne uygun olmadığı yönündeki iddialar bitmek bilmiyor. KÖYDES kapsamında  geçtiğimiz yılki işleriyle ilgili tartışmaya CHP Kars İl Başkanı Ekrem Alp da katıldı. Alp, konuyu araştırmak için Kars’a gelen müfettişlerin, özellikle köy yolları için öngörülen kumun, şartnamede belirlenen ruhsatlı ocaklardan getirilip getirilmediklerini araştırmalarını istedi.

    Bir süredir kamuoyunda tartışılan KÖYDES kapsamındaki işlerle ilgili olarak bir açıklama yapan Alp, çalışmadan önce şartname hazırlandığını ifade ederek, şunları söyledi: 

    “Konuyu yakından takip eden biriyim. Hazırlanan şartnamede, yapılacak yolun malzemesinin nereden temin edilmesi açıkça yazılır. Malzemenin temin edileceği ocaklar ise ruhsatlı olup, kaliteli ve kullanışlı kum çıkarılmaktadır. Benim bildiğim, KÖYDES kapsamındCHP Kars İl Başkanı Ekrem Alp aki yol işleriyle ilgili olarak şartnameye konulan en yakın mesafeli kum ocağı ise 20 kilometredir. Bazı köyler için hazırlanan şartnamede ise, kullanılacak malzemenin, yani kumun 30 kilometre mesafedeki ruhsatlı kum ocağından temin edilmesi istenmektedir. Bedel de bu mesafeye göre konuluyor. Yani nakliye önemli bir bedel tutmaktadır. Ancak, bana gelen bilgiler, bazı müteahhitlerin, şartnamede belirlenen yerden değil, yolun yapılacağı yerden veya yakınından ruhsatsız olarak kum veya toprak temin ettikleri yönündedir. Böyle olunca da, iş amacından çıkıp, tamamıyla müteahhidin çok daha fazla kazanması anlamına geliyor. Köylülerin eski yolunu arar olmaları, yeni yapıldığı halde yolların kısa sürede kullanılmaz hale gelmesi, şartnameye uymamaktan kaynaklanmaktadır.”

    Özellikle yol yapımlarında özellikle şartnamede belirtilen kum ocağından kumun getirilip getirilmediğinin belirlenmesinin önemli olduğunu kaydeden CHP Kars İl Başkanı Alp, “Gelen müfettişler eğer bu konuya yoğunlaşırlarsa, bütün olumsuzluklar gün gibi ortaya çıkar. İlgili müteahhit, şartnamede belirlenen kum ocağından malzeme getirmiş gibi fatura almış olabilir, ama o ocaktaki kum ile yollara dökülen toprak veya kumun aynı olup olmadığı anında ortaya çıkar. CHP olarak bunun ortaya çıkarılmasını ve varsa eğer bir usulsüzlük veya göz yumma, bu konunun üzerine gidilmesini ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemin yapılmasını istiyoruz.” dedi. 

    Haber ekleme saati: 10.20-04/04/2007

    Haber/Fotolar: Gümüşpala Kortağ-Kars

    KAĞIZMAN’DA DYP 1, AKP SIFIR


    Casim Kızılateş Kağızman’da yapılan Ziraat Odası seçimi, adeta AKP ve DY’nin yarışına neden oldu. Seçimin galibi DYP tarafı oldu. Böylece, AKP, il başkanının ilçesi olan Kağızman’da ilk yenilgisini almış oldu. 

    Kağızman Ziraat Odası üyeleri, yeni başkanlarını belirlemek üzere dün sandık başına gitti. Seçimde, Aziz Yıldırım yanı sıra, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın akrabası olduğu bildirilen AKP’li Belediye Meclis Üyesi Sulhattin Güntay ile DYP İlçe Başkanı Sürmeli Kızıltaş’ın amcası Casim Kızıltaş, başkanlık için yarıştı. 

    Seçim sonucu, DYP İlçe Başkanı Sürmeli Kızıltaş’ın amcası Casim Kızıltaş 37 oy alarak Kağızman Ziraat Odası Başkanı seçilirken, AKP’li Belediye Meclisi Üyesi ve AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın yakını olan Sulhattin Güntay 33, Aziz Yıldırım ise 2 oy aldı.

    Ziraat Odası Başkanlığı seçimini DYP’li Kızıltaş’ın kazanması, AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın ilçesi olan Kağızman’da, “DYP 1, AKP 0” olarak değerlendirildi.Casim Kızıltaş’ın Başkan seçildiği Zirat Odası’nın Başkan Yardımcılığı’na da Abdurrahman Köse getirildi.  

    Haber ekleme saati: 10.18-04/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    OKULLARDA FOTOĞRAFÇI SIKINTISI


    Kars'ta fotoğrafçı kalmadı!... Ankara’dan gelen bir fotoğrafçının, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla 10 YTL (10 milyon) karşılığı okullarda öğrencilerin fotoğrafını çekmesi velileri ve Kars’taki fotoğrafçı esnafını isyan ettirdi. 

    Öğrenci velileri, artık okullara para yetiştiremediklerini belirterek, “Çocuklarımızı özel okula versek, daha kazançlı çıkarız. Yakıt biter bizden istenir, müstahdem olmaz, müstahdem tutmak için bizden para istenir. Fotokopi kağıdı olmaz, bizden istenir. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, şimdi de Ankara’dan gelen fotoğrafçı için para isteniyor. Biz veliler darphanemiyiz? Üstelik, çocuklarımızın fotoğrafı için vereceğimiz para da Ankara’ya gidecek.” diye tepki gösterdiler.

    Kars’taki fotoğraf işiyle uğraşan esnaflar da, Ankara’dan gelen birinin okullarda 10 YTL karşılığı öğrencilerin resim çektirmesine onay veren Milli Eğitim Müdürlüğü’nü kınayarak, “Eğer okullarda öğrencilerin resimlerinin çekilmesi gerekiyorduysa, Kars’ta bu işi yapacak onlarca fotoğrafçı var. Neden Ankara’dan gelen ve Kars’a kuruş yararı olmayan birisine bu iş yaptırılıyor? Eğer böyle bir şey vardıysa, bu işi Kars’ta bu işle uğraşanlar yapmalıydı. Çünkü, Kars’ta bu işi yapacak olan esnafın alacağı para yine Kars’ta kalmış olacaktır. Biz vergi verelim, Ankara’dan birisi gelsin, parsayı toplasın. Milli Eğitim Müdürü’nü bu onayından dolayı şiddetle kınıyor ve derhal bu işin durdurulmasını istiyoruz.” dediler.

    Haber ekleme saati: 10.14-04/04/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars

    Kura çöplüğe döndü


    BİR ARDAHAN KİRTELTİMİYOR!<br />
Kent içinde geçen nehirin kolları olarak bilinen bir çok dere ve çay akarsularıda çevre ilçelerce kirletitiliyor. Ardahan şehir merkezinden geçen Kura Nehri çevresine bırakılan çöpler yüzündün her geçen gün kirlenmeye maruz kalıyor. 

    Özellikle ilkbahar aylarında karların erimesiyle birlikte vatandaşlar ev ve bahçelerinden çıkan atıkları nehir etrafına bırakması kirliliği artırırken, birde buna hayvansal atıklar ve pazar atıkları eklenince kirlilik hat safhalara ulaşıyor. 

    Perşembe pazarında tezgâh açan esnaflar pazar sonrası ellerinde kalan malları nehrin kenarına bırakarak pazaryerini terk ediyorlar. Pazarcılar tarafından bırakılan sebze ve meyve atıkları bazı yerlerde çök adacıkları oluştururken nehir kıyısında da tepeler oluşturmaya başladı. 

    Vatandaşların ihmalinin yanı sıra belediyenin de bu konuyu göz ardı etmesi kirliliği hat safhalara ulaştırırken nehir çevresinde ikamet edan vatandaşlar belediyenin kirliliği önlemesi için nehre atık dökenlere ağır cezai işlem uygulaması gerektiğini belirtiyorlar.



    ***Aynı nehir Gürcistan’da ıslah edilip turistik tesisler kurulmuş



    Ardahan şehir merkezini ikiye bölerek Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri  Türkiye sınırlarında özellikle Ardahan’da bataklık haline gelirken Gürcistan sınırlarında ıslah edilerek çevre düzenine kavuşturulmuş. 

    Ardahanlı birçok bürokrat Gürcistan gezilerinde Kura Nehri kenarında kurulan tesislerde yemek yiyip eğlenmelerine rağmen kendi şehirlerinden gecen nehri temizlemekten aciz durumdalar. Nehrin ıslah edilip etrafında sosyal alanlar  kurulması halinde şehrin en gözde mekanlarından biri haline gelmesi kaçınılmaz olurken yıllardır ıslah işini kimin yapacağı bile daha  tespit edilemedi.

    Haber ekleme saati: 02.58-04/04/2007

    Haber: Bülent Kılıç/Ardahan Foto: Fakir Yılmaz/Hanak

    Sorunlar değil, nüfus azalıyor!


    Hızlı göç nüfusu azalttı.. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi için yürütülen çalışmaların devam ettiği Ardahan’da kentlerin köyler gibi sürekli yaşanan göç dolaysıyla büyük nüfus kaybına uğradığı bir kez daha görüldü.

    5 ilçesi, 3 Beldesi, 127 köyü olan Ardahan’da yaşanan hızlı göç kendisini Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çalışmalarında da göstereceğe benzer.

    Köylerde tamamlanan Ardahan merkez ve ilçelerinde devam eden Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çalışmalarının önümüzdeki günler içinde sona ereceği öğrenilirken, şehir girişlerinde bulunan levhalar da 17 bin nufuslu olarak görünen Ardahan’ın merkez nüfusunun 10 bin civarlarına, levhasında 10 bin 500 kişi görünen Göle’nin kent merkezinde yaşayanların sayısının 6 bin’e indiği ileri sürüldü.

    Kesin olmayan bilgilere göre Çıldır, Damal, Hanak ve Posof’un kent içi nüfusunun da bir hayli azaldığının ortaya çıkaran Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çalışmalarının sonuçlanması ardından, 64 yıl sonra 1992 yılında yeniden vilayet olan ve o zaman il geneli nüfusunun 175 bin olan Ardahan’ın nüfusunun, kesin bilgiler olmamakla beraber 120 binin altına inebileceği ileri sürülüyor.

    Haber ekleme saati: 02.26-04/04/2007

    Haber: Fakir Yilmaz Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Otelciler tek tek serbest kaldılar!


    Büyük Ardahan Otelinin sahibide serbest kaldı Geçtiğimiz yılın sonlarında yapılan otel operasyonlarında cezaevinde kalan olmadı.

    Bilindiği gibi Jandarma ve Polis’in ard arda yaptığı otel operasyonlarında Ardahan Merkez’de bulunan iki otel ile Damal/Posof yolu üzerinde bulunan otellerde fuhuş başta olmak üzere çeşitli kanun dışı eylemler gerçekleştiği öne sürülerek 3 otelci ile birçok kamu yöneticisi ve yabancı uyruklu bayan tutuklanmıştı.

    Bugün görülen büyük Ardahan Oteli davasında tutuklu bulunan Otelci Özcan Uygur ve beraberinde tutuklu bulunanların kefaletle serbest bırakıldılar. 

    Haber ekleme saati: 02.20-04/04/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com





    Geçmiş günlerin haberleri için DEVAMLARI tıklayın..

     



     



    ..



    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
































  • GÖLE NERE AFGANİSTAN NERE?!.


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Önce Özal döneminde Bulgarları, ardından Iraklıları ülkeye kabul etmek zorunda kalan diğer taraftan akraba, soydaş, kardeş denerek görmezden gelinen Azeri’ler, Türkmenistan’lılar Dağıstan’lılar ve bizden daha çok Türk olup, ülkenin en güzel batı kentlerine yerleştirilen Abazaların yanı sıra Afrikalılar da yurt edinmeye devam ederken Irak ve Suriyelilerden sonra şimdi de Afganlar Ardahan’ında aralarında olduğu 81 vilayete dağılmaya başladılar.


    Gürcü ve Ermenilerin duvar ustalığı başta olmak üzere inşaatlarda sergiledikleri marifetleriyle yer edindiği, önce Nataşa denen sonrasında gelen tepkiler ardından turist denen Rus kadınların ardından köylerde çobanlık yapan Afganlıların  bu kez de Iraklılar gibi kaçak yollardan topluca yurda gelmeye devam eden Afganlıların son grubu da Ardahan’ın Göle ilçesinde görüldü.


    Ardahan İl Jandarma Komutanlığına bağlı Göle Jandarma ekiplerince durdurulan araçlarda yapılan aramada, yasa dışı yollarla yurda girdiği belirlenen 27 Afganistan uyruklu kaçak göçmen olduğu belirlendi. 

    Olayla ilgili sürücüler gözaltına alındı. Göçmenler sınır dışı edilmek üzere Ardahan Valiliği Göç İdaresi’ne teslim edilirken sürücüler jandarmadaki işlemlerinin ardından Göle Adliyesine sevk edildi.

    Mahkemeye çıkarılan araç sahibi 3 şahıs ‘insan kaçakçılığı yapmak suçundan’ tutuklanarak cezaevine konuldu ve adli makamların kararı ile 3 araca el konuldu . Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

    Konuya ilişkin Ardahan İl Jandarma şu açıklamayı yaptı:

    ”Göçmen Kaçakçılığı operasyonumuz.

    1. Ardahan İl Jandarma Komutanlığı KOM. Şube Müdürlüğü ekiplerimizce yapılan bir çalışma neticesinde; şüpheli (3) şahsın Kars ilinden yurda yasa dışı yollarla girdiği tespit edilen Afganistan uyruklu şahısları Ardahan iline getireceği yönünde bilgiler elde edilmiştir.

    2. Elde edilen bilgiler doğrultusunda açık kimlik bilgileri tespit edilen şüpheli şahıslar ile düzensiz göçmenleri taşıyan araçları yakalamak amacıyla Göle İlçesi Göle Kars Karayolu, Eskidemirkapı köyü mevkiinde icra edilen yol kontrol ve arama faaliyeti esnasında;

    a. G.S. isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı otomobilde Afganistan uyruklu şahıs yakalanmış ve araç sürücüsüne (15.128) TL, göçmenlere ise kişi başı (4.746) TL olmak üzere toplamda (37.968) TL idari para cezası uygulanarak, şüpheli araç sürücüsü C. Savcısının talimatı ile gözaltına alınmıştır.

    b. B.Ö. isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı otomobilde (9) Afganistan uyruklu şahıs yakalanmış ve araç sürücüsüne (17.019) TL, göçmenlere ise kişi başı (4.746) TL olmak üzere toplamda (42.714) TL idari para cezası uygulanarak, şüpheli araç sürücüsü C. Savcısının talimatı ile gözaltına alınmıştır.




    c. K.Ö. isimli şahsın sürücülüğünü yaptığı otomobilde (10) Afganistan uyruklu şahıs yakalanmış ve araç sürücüsüne (18.910) TL, göçmenlere ise kişi başı (4.746) TL olmak üzere toplamda (47.460) TL idari para cezası uygulanarak, şüpheli araç sürücüsü C.Savcısının talimatı ile gözaltına alınmıştır.

    3. C. Savcısının talimatı ile suçta kullanılan (3) araç adli makamların kararı ile muhafaza altına alınmış olup, yakalanarak gözaltına alınan şüpheliler sevk edildikleri adli makamlarca alınan ifadelerine müteakip tutuklanarak Ardahan Kapalı Cezaevine teslim edilmiş, (27) Afganistan uyruklu şahıs ise Ardahan İl Göç İdaresine teslim edilmiştir.


    Ardahan’ı Afganlılar Bastı!


    arşiv haber 21/10/2018 tarihli haber/yorum


    Ankara, İstanbul ve Antalya’ya götürmek için 64 Afgan ve Pakistanlıyla anlaşan insan kaçakçıları, onları İran üzerinden yasa dışı yollarla Türkiye’ye getirdikten sonra Ardahan- Şavşat karayolunda bırakıp, kayıplara karıştı.


    Ülkelerindeki iç savaştan kaçan 19 Pakistan ve 45 Afganistanlı kaçak göçmen, kimliği belirsiz insan kaçakçılarıyla Ankara, İstanbul ve Antalya’ya gitmek için anlaştı. İnsan tacirleri, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 64 kişiyi, kamyonla İran üzerinden Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine yasa dışı yollarla Türkiye‘ye getirdi. Kaçakları Ardahan-Şavşat karayolunda bırakan insan tacirleri gidecekleri yere az kaldığını, başka bir aracın gelip kendilerini alarak gitmek istedikleri şehre götüreceğini söyledi., ardından da kayıplara karıştı.

    Ardahan-Şavşat karayolunun Değirmenli Köy mevkiinde bir grup yabancı uyruklunun yol kenarında beklediğini görenler durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine giden jandarma ekipleri Afganistan ve Pakistan uyruklu 64 kaçağı yakaladı.

    Ardahan Valiliği önünde bekletilen kaçaklar, jandarmadaki işlemlerin ardından, Ardahan İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Buradaki sevk işlemleri ardından Kayseri’ye gönderilecek olan kaçaklar arasındaki Afganistan uyruklu Emrullah Kerimi şunları söyledi:

    Ülkemizdeki iç savaş ve ekonomik kriz nedeniyle Türkiye‘ye geldik. Bizi kamyonla getirip buraya bıraktılar. ‘Başka bir araba gelip sizi alacak’ dediler. Saatlerce bekledik ancak gelen olmadı. Jandarma bizi yakaladı ve bizi üç gündür misafir ediyor. Yol izin belgemiz olmadığından, Göç İdaresi’nden izin verilmesini bekliyoruz. Ülkemizde savaş olsa ülkemizi kurtarmak için savaşırız. Ancak Ülkemizde kardeş kardeşi öldürüyor. Bizim böyle bir durumda savaşma imkanımız yok.



    Başa Dönüş Andı!..


    Barış Süreci, AB Kriterleri dahil AK Parti’yi iktidara taşıyan birçok vaadin bir formül bulunarak geriye döndürüldüğüne şahit olduğumuz şu günlerde şimdi de okullarda okutulan And gündeme geldi.


    Sanki birilerinin suni gündemler oluşturmak için düğmeye basıp, tartışmaya açtığı konuların arasında olan bu son gelişme ne iyiden iyiye bozulduğu ileri sürülen ekonomiye, nede sosyal hayata hiçbir katkısı olmaması ise bu yaşananlarına dikkat çeken diğer bir yönü.


    Yani hiç gündeme gelmemesi gereken ve tartışılmasının bile ülkeye zaman kayıp ettirdiği bu tür suni gündemleri ortaya atanların asıl yapmak istediğinin ne olduğuna bakmak daha faydalı olması gerekirken, her gün yeni bir söz de gündemle meşgul lup gidiyoruz.


    Arabistan’ın bir gazeteciyi öldürmesini ‘Kendi topraklarım olan alanda olan olmuş’ demesi kadar normalleştirilen bu tür suni gündemlerle zaman kayıp eden, enerji harcatması gerçekten düşündürücüdür.


    Türk olmayan zoraki Türküm dedirtenlerin yıllardı bu ülkede yaşanan sorunların baş sorumluları olduğunda unutuverenlerin savunculuğunu yaptığı bu tür saçma gündemlerin asıl diğer bir amacının da gerçek gündem saklamak, gündemde düşürmektir.


    Bunun en açık örneği de her geçen gün daha ağırlaşan ekonomiyi onca haber ve müjdeli açıklamalarla kapatamayanlar, genel bir affı tartışmaktansa sağından, solundan kırpılması için alınan emirle küçük bir af olacağını görmeyenlerin bu tür suni gündemler takılması da diğer bir sorundur.


    Eğitimin içler acısı hali başta olmak üzere okullarda ki kitap ve defter ihtiyacını karşılamayacak kadar sıkıntıda olan kâğıt piyasasının durumunu tartışmaktansa And’ı getirip, gündeme oturtmak böyle bir şey olmalı.


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi kimin, hangi proje ile aday olduğunda bakmaktansa alakasız isimlerin ‘Bende adayın’ demesine takınılmasına benze olan bu tür suni gündemler ne ülkeye nede bizlere bir şey katmadığı aksine hepimize zaman kayıp ettirdiği artık anlaşılmalı derim.

  • ARDAHAN'DA KENT İÇİ KAZALARDA ARTIŞ!.., TÜRK GÖZÜNE MAKYAJ!.., SİGARA OPERASYONU..



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz İle Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Canlı Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Yol ortasında bina yapıldığı iddia edilen Ardahan’da 2 otomobilin çarpışması sonucu 3 kişi yaralandı.




    Sadık Altından idaresindeki 32 ABD 106 plakalı otomobil, Ardahan-Göle kara yolu Ardahan Devlet Hastanesi kavşağında Seda Kurt’un kullandığı 06 DZC 73 plakalı otomobille çarpıştı.

    Kazada, sürücüler ile Altından’ın eşi Sedanur yaralandı.

    Sağlık ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.


    KAÇAK SİGARA OPERASYONU..


    Ardahan’da durdurulan bir minibüste yüzlerce paket kaçak sigara ele geçirildi.

    İl Jandarmaya bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Birimi, aldıkları bir istihbarat sonucunda Çamlıçatak (Gölebert) köyü yol ayrımında denetimlere başladı. Ekipler, kontroller esnasında Şırnak’tan Ardahan’a bir şüphelinin valizinde getirilen 420 paket bandrolsüz kaçak sigaraya el koydu. Gözaltına alınan zanlı hakkındaki soruşturma devam ediyor.


    TÜRK GÖZÜNE MAKYAJ!..

    Adı Türkgözü olan Posof Badele gümrük kapısı ‘Türkgözü adına sınırına yakışmıyor’ eleştirileri üzerine mevcut binalar yıkılarak yenilenmeye başladı.

    İhaleyi alan firma son çalışmalarına devam ederken, yetkili makamlarda denetlemelerine devam ediyor.

    Biri demir yolu gümrük kapısı olmak üzere 3 gümrük kapısı bulunmasına rağmen Gümrük Müdürlüğü olmayan Ardahan’da bulunan gümrük kapılarının resmi işleri yürüten Kaçkar Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Recep Bilgin ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, ekipleriyle beraber yaptıkları kontrol ve incelemelerde her şeyin çok güzel bir şekilde devam ettiğini ve bu şekildeki çalışmalarla belirtilen tarihten daha önce tamamlanacağını belirttiler. Çalışmaların normalde 2023 tarihinde tamamlanmasının planlanmasına rağmen 2022 tarihinde teslim alınabileceği müjdesini verdiler.



    BİR FOTOĞRAF, BİR HABER İKİ MESAJ..


    Tezkereyi çıkarmak için günlerdir oluşturulan ortamın son bulup, ‘kaldır, indir’ demekten öte bir vasıfları kalmadıkları ileri sürülen birleştirilmiş halde meclise getirilip, onaylamasının öncesine baktığımızda Amerika’nın da destek verdiği AB Büyükelçiler, Bıden’li Amerika ve İsrail’in hatta Rusya’nın daha önceleri olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesin de ‘BOP’un eş başkanıyım’ diyen Erdoğan’ın yeniden seçilmesine katkı sunacaklarını düşünüyorum.


    Sol muhalefetin, seçim isteyip, kazanacağını sandığı seçimlerin ilan edilmesi ile geçici ve anlık çıkarları dışında sol ile asla hareket etmeyeceklerini kendim gibi bildiğim ve bir kez daha acı acı gülümseyip, gördüğüm sağ tarafta bulunan partilerin tezkerede olduğu gibi son anda sağda yer alıp, Erdoğan’lı yada sola hiç bir zaman sıcak bakmayan kapitalistlerin yani ABD, Amerika’nın sağ görüşlü bir hükümete onay vereceğini bir kez daha gördüğümüz 2 yıllık tezkerenin kabulü öncesi yaptığım bir haber ardından bana gelen bir mesaj dikkat çekiciydi.

    Seçim olsa kazanacaklarını saf saf düşünen sol cenahın bu rüyasına şahsen inanmadığımı belirtirken Erdoğan’ın adıyla vekil, il, ilçe hatta üye olanların burunlarından kıl aldırmamaları ve vekil olurken, il, ilçe başkanı olurken kimsenin desteği ile değil, tırnakları ile oralarda olduğunu anlatmaya çalışan mesajı okurken bu alışkanlığın sadece sağda değil, Şişli’nin ak saçlı Ardahan’lı Belediye Başkanı gibilerinin geldikleri yeri unuttuklarını bir kez daha anladım.




    Evet, İBB’nin çalışmalarını sanal sayfalarında çarşaf çarşaf yayınlayıp, iş yaptıklarını sanan ulusalcı ak saçlılar gibi sanal sayfalarında başkanları ve genel merkezlerinin enformasyonundan başka bir şey görünmeyen AK Partililerden farklı olan ve en azından görüşlerini twittirında paylaşabilen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bana yönelik yazdığı mesajını okurken gazetecilikte bir fotoğrafa bakışın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyordum.

    Çünkü gazeteciliği bitiren ve birlikte tv programı yaptığım kızım Özlem Şeyma’ya başta olmak üzere her gazeteciye gözlerin gördüklerinin hepsinin bir haber olduğunu ortaya koyan bir fotoğraf, bir haberin nasıl iki ayrı yorum olduğunu aşağıdaki mesajlardan sizde anlayacaksınız.

    ‘Mevcut uzakta, eski çok yakında’ başlıklı haberim ardından bana whatsaptan mesaj atan ve adeta dedelerinin de belediye başkanlığı yaptığı ve bu sürede yüklendikleri torbaları ile batıya göç edenler kervanına katılanların başında gelenler arasında da olan ak saçlılar gibi memleketim Ardahan’lı da kim deyip, ‘ben tırnaklarımla buralara geldim’ diyen Orhan Atalay’ın mesajına ve benim ona verdiğim cevaba yer bırakıyor, yorumuda siz okurlarımın yapmasını istiyorum..




    Fakir Bey iyi akşamlar

    Haberini gördüm

    Şunu ifade edeyim benim kimsenin yanında bulunmak, oturmak, poz vermek için çırpındığımı herhalde hiç görmemişsindir.

    2- O anda Ahmet Aslan neredeydi?

    Muhtemelen koltuğuna oturmak için Aslan’ın kürsüye çıkmasını ‘altın’ fırsata çevirenler fotoğrafın yarısını sana göndermemişlerdir.

    Öyle ise ki, yüzlerce tanığı vardır, o zaman bu sahtekaralığı da haber yapmanız gazetecilik etiği açısından göreviniz olmaz gerek. Siz yapmazsanız yapan biri çıkar o zaman sizin üzerinizde bir şaibe kalır.

    3- ‘Zaman zaman Ak Parti’nin Orhan Atalay’ı bir daha aday düşünmüyor’ kabilinden maksatlı haberler yapıyorsunuz ama ben de sadece gülümsüyorum.

    Hayatımda başvurduğum hiçbir sınavı ikilemiş değilim hamdolsun.

    Bilesiniz ki, siyasete kendim geldim kendim giderim. Selamlar

    Orhan Atakay AK Parti Ardahan Milletvekili


    **Orhan Bey Merhaba..

    Sayın Milletvekilim.. Öncelikle şunu hemen söyleyeyim..

    Gazeteciliği ve işimi bana öğretmeye kalkma.. Çünkü ben değil tüm toplum biliyor ki ben haklının, haksızın kim olduğunu bilirim. Gazetecilik yaparken şahsi emellerini değil, haberlerimi yazarken, yorumlarımı yaparken hep toplumsal düşünür, halkın yanında olan bir anlayışla alnımın, aklımın katkısıyla ekmeğimi kazandığım işim gazeteciliği yaparım..

    Gelelim konumuza..

    Sayın Milletvekilim..

    İnanmasan da aşağıda yazdıklarımı tüm samimiyetimle ve kalbimle söylediğimi, söyleyeceklerimi ve yazacaklarıma kıldığın namazın hayrına inan ve iyi bil..

    O da şudur; Sen ve dayı dediğin danışmanın yani asıl seni toplumdan koparan şahıs dahil etrafın inanmasa da BEN SENİN TIRNAĞINI bin Şavşat’lıya vermem, vermedim de.. Vermediğimi de son seçimde aday olamıyorsun diye İstanbul 3. Bölgeden olur mu diye dolaşırken sen, ben ile Özkan birlikte attığımız manşetle senin epey rahatladığını ve son dakikada yeniden Ardahan’dan aday olduğunu sen de bilirsin bende iyi bilirim..

    İnanmazsan Ardahan’daki birçok ihaleleyi alan Gölede’ki yeğenine sor..

    Ama sen bu içten samimiyetimi hiç anlamadın ve karşılığını madden sen bile diyemezsin ama manen dahi vermedin.. Feto ile ilgili yaptığın açıklamanın Taraf Gazetesinin manşetinde verilmesi haberi dahil birçok sana yarayan haber, yorumlarımla ilgili bugüne kadar yapmadığın teşekkürü de bize çok gördün..

    Ve bunlar olurken bana olduğu gibi çoğuna alo demek için bile açmadığın telefonla ya da şahsen gelip senden şahsi, kişisel bir kürdan dahi isteğimin olmadığını sen de biliyorsun.

    Ki önümüzdeki seçim öncesi bile içinde olmaktan onur duyduğum Kürt oluşum dolayısıyla sana dediği gibi bana da terörist diyen Baykal’ın temizlikçisi, servisçisi, kızıyla senden daha çok mücadele ettiğimi  hatta telefonda küfürleştiğimizi de bilemezsin..




    Neyse hayatları boyunca ‘Bakan olacam’ deyip, hiçbir şey olamayanların o bir anlık boş kalan koltuğa koşarak yanındaymış gibi poz verdikleri  haberi yaparken gülümseyerek yaptığımı bilmeni isterim.. Amacım, düştüğü durumu ortaya koymaktı..

    Evet, bugün siz vekillerin ve başkanlık sisteminin birer memuru olan ama sizden, meclisten, halkın seçtiklerinden kendilerini daha büyük görenlerin yanına oturanlar bugün istedikleri yerde olamamalarının nedeni de bu tür haber ve yorumlarımızın olduğunu sende bende iyi biliyouz.

     Ve bu habere benzer yorum ve haberlerimizin senin önünü açtığını da anlamadığını ve seninde Ak saçlı ulusalcı, Şişli Belediye başkanının dediği gibi ‘Ardahan, Ardahan’ lı kimdir, ben kendi mücadelemle tırnağımla buralara geldim..’ dersin tabi..

    Öyle olsun..

    Ama başta seni rahatsız eden bizim bu tür haberlerimiz, yorumlarımız gibi onca haber ve yorumlar ardından hakkını yediğin Cengiz Çapan’ın, Nusret Koyuncu hatta deli kotto dediğiniz Zafer Tahiroğulları’nın ve benzerlerinin yani seni Erzurum’dan sade öğretim üyeliğinden alıp, Ardahan’a getirdikleri gün hala gözümün önündedir..

    Ve yine de dediğin gibi senin vekil olmanda Ardahan’lıların, dayı dediğin Hoçvanlıların, sağcısı, solcusu ‘hemşehrimiz’ diyerek sahiplendiği Göleli’nin, Kürt olmana karşın partin hatırı için sana değil başkanına 7 bin oy veren Posof’luların, terekeme Çıldır’lıların, sünni, alevi Hanak’lıların, %99’u Alevi kültürü ile yoğrulan Damal’lıların, stk’ların, biz gazetecilerin hatta ‘bu kez son’ deyip, 2. sıraya aldıkların yani hiç kimsenin senin 4 dönem vekil olmanda emeği olmadı diyelim..

    Ama etme derim..




    Ve yine de ben sana hala dost diyor, Şavşat’ın, dahası, Baykal’ın kızı hatta Amerika Ajanı, servisçiler olacağına yine senin olmanı isteyenlerin başında geleceğimi alenen de, haberimle, yorumlarımla açıkça diyeceğimi bil ve ‘dğer fotoğraf’ dediğin fotoyoda bana da at onuda yayınlayayım’ diyor ve sen yinede onlara karşı gel, tv de konuğum ol da gör dostluğu ve onların çatlamasını derim..

    Not: Cevabımı onaylarsan senin bana yazdığın ve benim cevabımı aynen köşem de vermek isterim. İzin istememin nedeni özelimden yazdığın ve cevapladığım içindir…

    Selamlar/Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Okumayı sevmeyen topluma rağmen bugünkü köşem yine uzun olduysada mecburen yazımın anlaşılması için bu yazıya konu olan haberi de buradan yeniden vereyim diyerek selamlar..



    MEVCUT UZAKTA, ESKİ ÇOK YAKINDA!


    arşiv haber 22/10/2021 tarihli haber/yorum/reklamlar


    Yapılacak ilk seçimde yenden aday gösterilmeyeceği ileri sürülen Ardahan’ın AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Hüseyin Öner’in de katıldığı bir toplantıda uzağında kaldığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu eski Milletvekili Saffet Kaya’yı yanına çağırıp, bir süre sohbet ettiği dikkatlerden kaçmadı.


    Mevcut Milletvekili Atalay’dan ziyade Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi / AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı, Ardahanlı Korkmaz ile sık sık bir arada olduğu görülen Soylu’nun Ardahan ziyaretinde de Atalay’dan uzak durduğu dikkatlerden kaçmamıştı. 22/10/2021 tarihli haber



    arşiv haber 03/11/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


    ATALAY’A GİZLİ FETO OPERASYONU MU?!..


    Gazetemizin ve haber sitemizin’ ARDAHAN MİLLETVEKİLSİZ Mİ KALACAK?’ diye dikkat çektiği konu, Gazeteci Altaylı’nın Ardahan Milletvekili Atalay hakkında ele alınan sert bir yazı bir kez daha gündeme düştü.


    ‘Dershaneler KCK gibi paralel bir yapılanma haline geldi’ açıklaması ile Fethullah Gülen Cemaatinin, ‘Feto Terör Örgütü’ olduğunu ortaya koyan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay adeta hedefe konulan isim haline döndü.



    *Fotonun Haberini Allta Okuyabilrisniz..


    Son olarak; Habertük köşe yazarlarından olan Fatih Altaylı’nın sert bir dille köşesine aldığı Atalay’ın, kendilerini ilk deşifre eden fetocuların yanı sıra AK Parti’yi de sardıkları ve ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatına teslim olan AK Parti’ye bu kanal da şirin görünüp,  partiyi zayıflatma çabaları içinde oldukları ileri sürülen ve daha önce ki bir çok çıkışları ile Atalay’ı Kürtçü’ ilan eden ama bundan başarılı olmayınca fetocularla kol kola girdikleri görülen Ulusalcıların internet haber sitelerinin yayınları ve gazetelerinin haberleri aracılığı ile hedefe aldıkları Atalay’ partisinden koparmak ve AK Parti’yi iyiden iyiye MHP’te muhatç etmek, Kürtlerden koparan milliyetçi siyasete yönelmesi istendiği iddia edilmeye başlandı.


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir çok insanın anlatmak istediğini anlatamayan üstü kapalı tweetleri ile yaptığı konuşmalarının bu duruma hizmet ettiği de görülürken Atalay ve bir çok isim üzerinde AK Parti’ye yüklenip, zayıflatma hesapları içinde olanlar son aylarda yaşanan bu durum karşısında ellerini ovuşturduğu da dikkatlerden kaçmıyor.


    Bu konuda sessizliğini bozmayan, televizyon ve telefonlara çıkmayan Atalay’ın ise hakkında öne sürülen, ortaya atılan onca iddia ve ağır suçlamalarla direk cevap vereceğine kendisini savunmak ve anlatmak için yine twittiri kullanması ise üzerinde ki baskıyı ve AK Parti’yi olduğu gibi Atalay’ı sevmeyen çanak yalayıcıların Atalay üzerinden AK Partiye baskısı gün geçtikçe artırmışa benziyor.


    İşte son olarak Habertük Köşe yazarının AK Parti Ardahan Milletvekili Atalay hakkında ele aldığı çok sert yazısı..



    Milyarlarca insan namussuz mu profesör efendi!


    Milletvekili imiş. 

    Galiba İlahiyat Profesörü imiş.

    Adını pek duymadım.

    Daha doğrusu marifetlerini pek duymadım.

    Birkaç yıl önce “Açılım sürecini” hararetli hararetli savunuyordu, onu hatırlıyorum mesela.

    Hatta bu süreci “Yüzyılın başarısı” olarak yorumlamıştı.

    Şimdi yine konuştu bu “Atatürk Üniversitesi” mezunu profesör.

    Bu kez da Atatürk’ün dil devrimini hedef aldı AK Partili milletvekili.

    Harf devrimine karşı çıkmış.

    “Kamus namustur” demiş.

    Gerçi kamusun alfabe ile pek alakası yok.

    Daha çok lügat demek, sözlük demek ama dilin bütününü de ele aldığı için belki alfabeyi de bunun içine sıkıştırmak mümkün.

    Ancak milletvekili kastının harf devrimi olduğunu, Latin alfabesi olduğunu saklamıyor.

    Bana sorarsanız son derece manasız, cahilce, ilkel bir yaklaşım.

    Türklerin ilk alfabesi Uygur alfabesi.

    Yayılıp çoğaldıkça, aynı kavim farklı alfabeler kullanmış.

    Bak Türk dünyasına farklı farklı alfabeler var.

    Arap’tan, Kiril’e çeşit çeşit kullanmışlar.

    Arap alfabesi kullanmayanlar dinsiz mi olmuş, namuslarını mı kaybetmişler.

    Ya da hiç okuma yazma bilmeyenler hepten mi namussuz ve ahlaksız olmuşlar.

    Müslüman olmayı alfabe ile bağdaştırmak ise hepten dangalaklık.

    En kalabalık Müslüman topluluk Endonezya’da.

    Arapça mı yazıyorlar?

    Tabii ki hayır.

    Ne oldu dinden mi çıktılar.

    IŞİD kafası ile onları da mürtet mi ilan edecek ilahiyat profesörümüz.

    Geç oradan Malezya’ya durum farklı mı?

    Onların da kendi alfabesi var!

    Ne bunlar dinsiz mi, namussuz mu!

    Gel bu tarafa Hint Müslümanlarına.

    Farklı farklı alfabeler kullanıyorlar.

    Biri Arap alfabesine benziyor ama değil.

    Keza İran.

    Onun da kendi Alfabesi var.

    Birbiriyle etkilenmişler ama aynı değiller Arap’la.

    Çık yukarı Azerbaycan’da Latin alfabesi.

    Onlar da namusu kaybetmişler mi diyorsun hadsiz profesör.

    Gel buraya, burada da Latin alfabesi.

    Dinsiz mi 80 milyon.

    Dinin alfabe ile ne alakası var!

    İslamiyet öncesi Araplar başka alfabe kullanıyordu da, alfabeyi de Cebrail Aleyhisselam mı getirdi!

    Puta taparken de o alfabeyi kullanıyordu Araplar, başka dindeyken de!

    Bu kadar saçmalıyorsun yani profesör efendi.

    Gelelim bir başka palavraya.

    Atatürk alfabeyi değiştirdiği için, dedelerinin yazdığı mektubu okuyamıyorlarmış.

    Ulan güldürmeyin beni.

    Harf devrimi sırasında memlekette okuma yazma oranı belirsiz ama en iyi ihtimalle yüzde 10 civarı.

    Yani okuma yazma bilen yok ki, yazılan mektubu olsun.

    Deden, atan o yüzde ona mensupsa ve sana mektup bıraktıysa eğer ve okumak da istiyorsan çok da zor değil Arap alfabesini öğrenmek.

    Çok meraklısı biraz zeki ise 5 günde, aptal ise 10 günde söker Arap alfabesini.

    Matbu harfi okumayı 1 haftada el yazısını okumayı bilemedin 1 ayda öğrenir.

    Dedenin mektubunu da okursun, nenenin şiirini de.

    Yeter ki iste.

    Mesele bu kadar basit.

    Zaten maksat alfabe falan değil.

    Maksat Atatürk’e sövmek dolaylı da olsa.

    Keşke adam olaydı da, söveceği adamın adını taşıyan üniversiteye gitmem diyebileydi.

    Belki o zaman en azından ilkeli olurdu.

    Ama ilke kim, bunlar kim!


    Fatih Atalay



    Savcılıktan dikkat çeken değerlendirme: FETÖ pusuda!

    Kocaeli Barış Gazetesi


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geçen haftalarda FETÖ’nün TSK yapılanmasına yönelik yapılan ve 74 muvazzaf astsubayın gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, tutuklama isteminin yazıldığı sevk kararında dikkat çeken değerlendirmelerde bulunuldu. Cumhuriyet savcısı sevk yazısında, örgütün darbe girişiminde nispeten çok az üyesinin kullandığı, ByLock, Bank Asya hesapları bulunmayan diğer örgüt mensuplarının ikinci bir darbe girişiminde ya da örgütsel bir faaliyette kullanılmak üzere hazır olarak bekletildikleri aktarıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca FETÖ’nün TSK yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada, İstanbul ve 29 ilde, 74 muvazzaf astsubaya geçen haftalarda operasyon düzenlendi. Gözaltına alınanlardan 32’si tutuklandı. Gözaltına alınan şüphelileri tutuklamaya sevk eden Cumhuriyet savcısı, örgütün şifreli haberleşme uygulaması olan “ByLock” kullanan asker sayısının TSK’ye sızan asker sayısından az olduğuna vurgu yapıldı. Ankesör operasyonlarının neden önemli olduğunun anlatıldığı sevk yazısında şu ifadelere yer verildi: “TSK içerisinde görevli terör örgütü mensubu askeri şahıslar ile söz konusu yapılanmada üst düzey faaliyet yürüten sözde sorumlular (öğretmen, müdür yardımcısı, müdür, şeklinde örgütsel isimlendirilen) arasında, deşifre olmayı engellemek maksadıyla, farklı bir iletişim modelinin kullanıldığı, diğer örgüt mensupları tarafından iletişim amacıyla kullanılan ByLock dahil olmak üzere bilinen iletişim usullerinden uzak durdukları, ülke genelinde ByLock kullandığı tespit edilen asker sayısının terör örgütünün silahlı kuvvetlerimiz içerisine sızdırdığı tahmini örgüt üyesi sayısına göre çok az olmasının bu durumu gösterdiği, yine örgütün darbe girişimine nispeten çok az üyesini kullandığı, terör örgütüne yönelik bilinen kriterleri (ByLock, Bank Asya, üst düzey yöneticilerle irtibat gibi) taşımayan diğer mensuplarını ikinci bir darbe girişiminde ya da örgütsel başka bir faaliyette kullanmak üzere hazır olarak beklettiğinin değerlendirildiği…” Kısa süreli aramalar Sevk yazısından örgüt üyelerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda, askeri personellerden sorumlu şahısların kamuya açık ve birbirinden bağımsız, market, büfe, lokanta gibi sair işletmelerde kurulu bulunan sabit (kontörlü) hatları kullandıkları, sorumlu şahısların “öğrenci” olarak tabir edilen askeri personelleri aradıkları, aramalarının tek yönlü olduğu belirtildi. Sadece sorumlu şahsın arama yaptığının aktarıldığı sevk yazısında, arama sürelerinin ise kısa olarak gerçekleştiği kaydedildi. Bu arada, 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün yaptığı darbe girişimin İstanbul ayağına katıldığı belirtilen 1649 şüpheli askerden 1061’inin mahrem imamlarla ankesörlü sabit hatlar üzerinden iletişim kurduğu tespit edildi. Şu ana kadar yapılan tespitlere göre 15 Temmuz 2016’da darbenin İstanbul ayağında yer alan 68 albaydan 48’inin, 35 yarbaydan 29’unun, 70 binbaşıdan 57’sinin, 222 üsteğmenden 195’inin, 67 teğmenden 65’inin, 20 asteğmenden 5’inin, 260 astsubaydan 168’inin, 369 askeri öğrenciden 340’ının, 378 uzman çavuştan 154’ünün örgütsel amaçlı olarak kullanılan ankesörlü telefonlardan mahrem imamlarla görüştükleri belirlendi. Bu bilgiler ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit tutanağı haline getirilerek mahkemelere ve ankesörlü telefon soruşturmaları dosyalarına gönderildi.



    Kocaeli Barış Gazetesihttps://www.kocaelibarisgazetesi.com/guncel/savciliktan-dikkat-ceken-degerlendirme-feto-pusuda-h115021.html



    Kocaeli Barış Gazetesi



    **KAFTANCIOĞLU KOZMİK ODADA MI?!

    Onunda Muhsin Yazıcıoğlu olayı gibi hala tartışıldığı ve faili meçhul kaldığı Susurluk kazasının yıl dönümünün hatırlandığı şu günlerde Musa Anter, Uğur Mumcu, Hamit Fendoğlu, Ahmet Taner Kışlalı, Doğan Öz, Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, Nihat Erim, Kemal Türkler, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis, Onur Kutlar, Gaffar Okkan, Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink, Bahriye Üçok ve diğer faili meçhul bir çok cinayetlerin aydınlatılması beklenirken biz bölünmesine karşı olduğumuzu belirtip, topraklarında da ABD ve Rus askerleri ile Suriye’de devriye atmalarla uğraşırız..


    Ve bu ülkede yaşanan gündemlerin bir çoğu da yıllardır Suriye sınırında yaşananların gölgesinde unutulmakla, unutturulmakla, asıl hedef olan şaşırtılmakla kalır..


    Çünkü bana göre başta siyasi kanadı olmak üzere asıl hücrelerin hala yaşadığına inandığım ayrıca  inanılan ülkemde Feto diye bir örgütlenmenin olduğunu ilk söyleyenlerin başında gelen benim.


    Ve son haberlerim arasında olan bizaat benin ele aldığım ve altında imzamın bulunduğu, ‘Feto yeniden mi örgütleniyor?’ başlıklı haberi yapmam ardından bu haberin soruşturma konusu olması beni üzdüğü gibi düşündürmüştür de..


    Halbuki Bülent Arınç’ın rahatça konuşmaya hatta bu yönde kanun hükmünde kararlarnamelerin çıkarıldığı ve yargı kararlarının eleştirilmesine ses çıkarılmadığı bu süreçte benim, ”Feto Ardahan’da yeniden mi örgütleniyor?’ başlığı ile yaptığım haberi ihbar saymaları gerekirken tam tersi terör polisi tarafından hem de amcamın rahmetli olduğu gün, yasımın olduğunu düşünmeden mesai saatleri dışında emniyete çağrılıp, yaptığım, ‘Feto Ardahan’da yeniden örgütleniyor mu?’ başlıklı haberime savcılık tarafından yayın yasağı getirildiğini, hakim tarafından siteden kaldırılmasına karar verildiğinin tebliğ edilmesi ve benim olan ve bir gün önce bizzat binlerce insanın okuduğu haber sitelerinden olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemiz de yayınladığım haberi kendi gazetesinde kendi imzasıyla yayınlayan kadın yazı işleri müdürüne soruşturma başlatılması gibi ilginçliklerin sürdüğü ülkemde attığı tweetlerin hemen ardından değil, aylar, yıllar sonra hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iktidarın elinden alınıp, başka parti tarafından kazanılmasına ‘vesile’ olanların başında geldi diye hakkında soruşturmalar başlatılan Ardahan’ın gelini, CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’ nun da aralarında bulunduğu CHP İlçe, İl ve Büyük Kongreleri öncesi CHP’de yaşananlara bakmak isterim.


    Çünkü Balyoz, Ergenekon ve diğer bir çok isim konulan operasyonların yapıldığı süreçlerde devletin denilen ama Bülent Arınçların da içinde olduğu kişilere yönelik suikast ihbarları arından baskına uğrayan kozmik odalar gibi CHP’nin de bekçileri ve sahipleri ulusalcılar olan kozmik odalarının olduğu ve başta Muharrem İnce olmak üzere parti içinde bir adım öne çıkanların bu odanın yaydığı dedikodularla, yaptığı engellemelerle öne çıkan yani CHP’nin Kozmik odasının sınırlarının, çizgilerinin dışına çıkanların önünün kesilmesiyle yetinilmez bir süre sonra isimleri siyasetin tozlu raflarına atılır..


    Kazanmasaydı İmamoğlu’nun da aynı kozmik odalar tarafından yolcu edileceğini daha önceki yazılarımda dile getiren biri olarak bu odanın yani CHP’ nin kozmik odasının Ecevit’ le başlayıp, Baykal’ı getirmeye kadar süren süreçde olduğu gibi son yıllarda da önce Kılıçdaroğlu’nun siyasette star olmasına ışık tutan önce Gürsel Tekin’i, ardından Başkanlık sisteminde Başkan adayı olan Muharrem İnce’ yi rafa kaldırmıştır..


    Ve şimdi sıra partinin değil, CHP’nin kozmik odaların çizgilerini zorlayan mevcut İl Başkanı Dr. Kaftancıoğlu’na gelmiş.


    Ama Kaftancıoğlu’ nun başta parti içindeki demokratlardan, sosyalistlerden, hatta HDP tabanından aldığı destekten gelecek olan tepkiyi gözüne kestiremeyen CHP’nin kozmik odası işi önce ona kendi kadar kızan iktidara ve onun hükmünde olduğunu ileri sürdüğü adalet camiasına ve kendileri gibi yasakçı zihniyetin hazırladığı yasalara bırakmış, Kaftancıoğlu’nun yıllar önce attığı tweetlerden dolayı ceza almasını sağlamıştır..


    Ama işin başında olan hükumetin de her ne kadar çok sevmese de ülkenin en büyük, dünyanın gözü önünde ki kentinde seçimleri kazanan ekibin başında olan Kaftancıoğlu’nun tutuklanmasının başta AB Kriterleri olmak üzere dünyadan gelecek tepkilerden çekinip, hapse girmesine vesile olacak söylem ve de adımlar atmasını geciktirmiştir..


    Bu durum üzerine CHP’nin kozmik odası yeniden harekete geçmiş, CHP’nin İlçe, il Kongreleri ve Büyük Kurultay öncesi Kaftancıoğlu’nun önce parti içinde ardından İstanbul’da, daha sonra havuz medyasının da yardımı ile ülke genelinde yıpratılıp, yolcu edilip, rafa kaldırılması için yeniden kolları sıvamışa benziyor.


    Ve bu durum sadece İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu için değil Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok İlde yaşanmaya başlamış, HDP tabanının, Sosyalistlerin sempatisi ile yaklaştığı, toplumun demokrat olduğunu düşündüğü Kaftancıoğlu gibi bir çok İl başkanını ve partiliyi CHP’den uzaklaştırma çabası içine girilmiştir.


    Sonra mı?


    Sarı Öküzün hikayesini hatırlatan bu durum, sırayı Kılıçdaroğlu’na getirir mi bilmem ama onu da CHP’nin büyük kongresi öncesi yaşananları izleyerek bekleyelim derim..


     



    Ardahan’da Yeni Feto Tutuklanması!


    *Arşv Haber 16/05/2019


    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan jandarma astsubay tutuklandı.


     Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kapsamında muvazzaf jandarma astsubay Nüfel Şimşek, Ardahan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındı. Şimşek, emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı Ardahan Sulh Ceza Hakimliğince “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandı.


    *10/05/2018 Tarihli Haber


    Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) davasında yargılanan 6 sanığa 6 yıl 3 ay ila 7 yıl 9 ay 22 gün arasında değişen hapis cezaları verildi.


    Ardahan’da görülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) davasında yargılanan sanıklara mahkemeden ceza yağdı. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Muhsin Temizel, İsrafil AydınFatihErdoğmuşAyhan Kılıç, Olgun Sarıkamış ve tutuksuz sanık Aysel Koyuncu ile avukatları katıldı.


    Duruşmada son savunmaları ve sözleri sorulan sanıkların tamamı haklarındaki suçlamaları reddedip beraat talebinde bulundu.


    Benzer savunmalar yapan sanık avukatları da müvekkillerinin beraat ile tahliyelerine karar verilmesini istedi.


    Mahkeme heyeti “terör örgütü üyesi olma” suçundan yargılanan ve cezalarında çeşitli nedenlerle indirim yapılan sanıklardan Muhsin Temizel’i 7 yıl 9 ay 22 gün, Aysel Koyuncu ve Fatih Erdoğmuş’u 7 yıl 6 ay, Olgun Sarıkamış’ı 6 yıl 10 ay 15 gün, İsrafil Aydın ve Ayhan Kılıç’ı ise 6 yıl 3 ay hapse mahkum etti. Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.



    **Vali ve Kaymakamlarda mı Aday mı?


    24 Haziran öncesi yaşanan adaylık yarışında olan ve düşüncelerine yakın partilerin listelerin de yer almak için mücadele eden aday adayların şu an görevde olan vali ve kaymakamların siyaset yaptıklarını ve

    adaylar arasında taraf olduklarını söylediklerini belirtsek sanırım ‘yanlışsın’ diyen çıkmaz..

    Bu yanlışın içinde olanlar sadece vali ve kaymakamlar mı ki?

    Tabi ki sadece vali ve kaymakamlar değil..

    Bürokratlarda siyaseti tam ortasında yer aldıkları hatta yeniden aday olup, milletvekili olmak isteyenlerden daha çok taraf olduklarını hepimiz görmekte, izlemekteyiz.

    Bu durum zaten demokratik ve eşit olmayan şartlarda mücadele veren diğer aday adayları üzdüğü gibi partilere de en büyük zararı veren bir durumdur.

    Bu nedenle mevcut seçilmiş ve yeniden seçilmek için bin bir ayak oyunu içinde olan siyasilerden uzak durması gerekir diye düşünüyorum.

    Asıl işleri ile ilgilenmesi gereken bürokratların bu süreçte taraf olmaları gelecekte onları zora sokacağını belirtmek bir gazetecinin görevidir.

    Çünkü bugün desteklenen, bu kritik süreçte onlarla poz verenler, 24 Haziran sonrası yanlış yaptıklarını anladıklarında çok geç olacağını şimdiden belirtmekten onların yararına ve ‘Dost söyler ama acı söyler’

    olmaktan öte bir şey değildir.

    Sanırım yukarıda ki yazım, ‘Kızım sana diyorum, Gelinim sen duy’ anlamında bir şey ortaya çıkaracak ve birileri ne anlatmak istediğimi anlarlar..


    **


    **Profesöründen ne gördük ki, Cahilinden ne göreceğiz..


    Bu yazıma başlamadan önce samimi AK Partililere, CHP’lilere bir çağrım, hatta özel bir ricam olacak..

    O da; Bu yazıma katılıp, ‘He ya doğru demiş’ diye onaylayan tüm AK Parti Genel Merkezine ve Başkan olmak için 7 düvele mücadele eden Erdoğan’a, parlamenter sitemin değişmesini istemeyen ve bu nedenle İYİ Parti

    dahil bir çok sağcı parti ile bile iş birliğine kapıları açan Kılıçdaroğlu’na yazımı ulaştırılmasıdır..

    Öncelikle;

    4 İlçenin kesin, bir ilçenin sesiz durarak, Ardahan genelinin mevcut milletvekilini yeniden adaylığına karşı olduğu alenen görünen AK Parti’nin durumuna bakalım.

    Erzurum’da üniversitede kendi halinde bir öğretim üyesiyken bugün ki gibi millete gına getiren Saffet Kaya’nın artık gitmesi için getirilen ve 3 dönemdir milletvekili olmasına karşın sanki yeniymiş gibi ‘Yaşanılır

    Ardahan İçin Yine Adayım’ diyerek afiş bastıran Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden aday edilmemesini istediğini AK Parti Genel Merkezi ve Başkan Erdoğan görmüyor mu?

    Atalay’ın Ardahan’dan yeniden aday edilmesinin açıkça istenmediğini belirtmek AK Parti düşmanlığı oluyorsa bu partinin teşkilatları, üyeleri, seçmeni yani kısacası AK Partililerin yanı sıra bu partinin güzel

    çalışmalarından etkilenip, oy veren hepsi AK Partinin düşmanı mı?

    Ve AK Parti’den Milletvekili adayı olduktan sonra başta Göle’de olmak üzere Ardahan genelinde AK Parti’nin oyları hep düşmedi mi? Ve HDP tarihinde ilk kez Atalay’ın en güçlü olduğu dönemde milletvekili çıkarmadı

    mı?

    ‘-Efendim ele deme bir şey yapmadıysa da, kendisini arayana ‘Kazı kayıp olan beni arıyor’ diyerek cevap vermediyse de adam en azında profesör’ diyenler çıkabilir..

    Peki, AK Partinin 10 yıl başkanlığını yapan ve Atalay’ın iki kez seçilmesine katkı sunan hayvancılıkla ekmeğini çıkaran Ardahan’da AK Parti Milletvekili Adayı olan Yunus Baydar Veteriner hekim değil mi?

    Aday edilmesi halinde Çıldır başta olmak üzere kuzey kazalarında Ardahan Üniversitesini kuran Ramazan Korkmaz’da Profesör değil mi?

    ‘Yok, ele deme, ya Göle oyları ne olur?’ diyenlere de, AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olan Göleli Eczacı olan Fatih Kılıç Göleli değil mi?

    Sonra tüm ülkede Erdoğan için AK Partiye oy verenler Göle’de sadece Göleliye oy veriyorsa Saffet Kaya, HDP Göle’de her zaman niye en çok oyu alırken mevcut profesör zamanında oy kaybına uğruyor?

    Kendisinin tek değil, sülalesinin de milletvekili olduğu b u profesör aday edilmese AK Parti Ardahan’da yine bir milletvekili çıkarmayacak mı?

    Valla taş olmazsa da Başkan Erdoğan beni arasın aday ol desin ben Göle’de de diğer 4 ilçede ve merkezde profesörün aldığı oyları ikiye katlar iki milletvekilini de alır Ankara’ya giderim desem abartıyorsun

    demeyin.. İnanmıyorsanız inin çarşı merkezleri, köylere hatta batıda ki Ardahanlılara sorun yalansa yüzüme tükürün..

    Evet, istenmeyen bir ismi yeniden aday etmek ne kadar fayda getireceğini, merak ettiğimiz AK Parti’de kısa özet bu..

    Peki, faytona binip, önce Kocaeli’nde sonra orada olmayacağını anlayan 70’i geçen Ensar Öğüt’ün yeniden aday aday olduğu CHP’de durum nedir?

    Valla bana soracak olursanız samimiyetle söyleyecek olursam CHP Ardahan’da sevdiğim ve artık torunlarına bakması gerektiğini düşündüğüm, olmazsa birçok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nden aday edilmesini istediğim

    Ensar Öğüt dahil tüm adayların öncelikle merkezden ya da Damal başta olmak üzere her şartta CHP’ye oy veren kuzey kazaların gönlünü alacak bir aday tercihi yapması gerekmekte.

    Damallı Mutlu Kerimoğlu, Posoflu Avukat Metin Özyılmaz, Merkezli Eczacı Yunus Dündar göz ardı edilmemeli ve Göleli Engin Sarıkaya, Metin Demir, Sabri Arpaç’ın Göleyi CHP’leştirebileceği düşünülmeli..

    Gelelim cahil cuhal aday adaylara..

    Vala onları sizde, AK Parti’de CHP’de tanıyor diye sıralayıp ne kendimi nede sizi yormayacağım..

    Çünkü başta, ‘bu memleket profesörden ne gördü ki, cahilden ne görsün’ dedik..

    Yeter artar bile..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…











     



    arşiv haber/yorum/reklamlar 01/02/2007 tarihlş haber/yorumlar


     


    SEÇİM KORKUSU ALİBEYOĞLU’NU KIVIRTTIRDI!




    Bir süre önce yapılan operasyonla iki kardeşinin ‘Çete kurmaktan’ önce gözlem altına alınıp, ardından tutuklanması ile sarsılan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu seçim korkusu dolaysıyla fikirlerindende vaz geçti.


    Son dönemde puan kayıp etmeye başlayan Alibeyoğlu’nun bağlı bulunduğu AK Parti’den de tepki aldığı konuşulduğu bir dönemde kendisini ziyaret eden Azeri gazetecilere yaptığı açıklama ile kendisiyle çelişirken, toplantıyı izleyenler, ‘Naif Azeri oyu korkusuyla savunduğundan vaz geçti’ diyemeden edemediler.


    Daha önce Doğu kapısının açılmasını isteyen ve bu yönde 50 bin imza toplayan Naif Alibeyoğlu, kardeşlerinin çete suçlamasıyla tutuklanması ve Kars’ta ki politikaları yüzünden puan kayıp etme telaşıyla savunduğu fikirlerden vazgeçtiği gözlenirken, kendisini ziyaret eden bir kaç Azeri gazetecinin gündemine girmek için Doğu Kapısının açılmasını istemediğini belirtti. Alibeyoğlu’nu ziyaret eden ve Doğukapı’nın açılmasından endişe duyduklarını söyleyen Azeri gazetecilere “Ermeniler işgal ettikleri Karabağ’dan çekilmedikleri sürece Doğukapı’nın açılmasını istemiyoruz” demesi dikkat çekti.


    Azerbaycan’dan gelen 23 basın mensubu, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyarette ağırlıklı olarak Ermenistan meseleleri görüşüldü. Başkan Alibeyoğlu, 2000’li yıllarda Doğukapı’nın açılmasını istediği yönünde açıklamaları bulunduğunu hatırlatan Azeri gazetecilere, “Ermeniler işgal ettikleri Karabağ’dan çekilmedikleri müddetçe hiçbir zaman Ermenilerle diyaloga girmeyeceğiz” dedi.


    Alibeyoğlu, Ermenistan’da Turuncu devriminin olmamasının nedeninden de söz ederek, “Ermenistan’da şu andaki Koçaryan hükümetinin varlık nedeni Türk düşmanlığı üzerinedir. Yoksa Ermenistan’da bir Gürcistan’dan, bir Ukrayna’dan çok daha önce bir turuncu devrim, beyaz devrim olmalıydı. Ama onlar halka yoksulluğu unutturdular. ‘Türkler geliyor’ sözleriyle kendi iktidarlarını devam ettirdiler” şeklinde konuştu. 


    Kars Belediyesi öncülüğünde Doğukapı’nın açılması için 50 bin imza toplandığını hatırlatan gazetecilere, Alibeyoğlu, şu açıklamada bulundu: 


    “O dönem bakış açımız buydu. Ama alternatif olarak biz Kars-Tiflis Demiryolu’nu ürettik. Artık bunun muhabbetine bile gerek yoktur”. 


    Gazetecilerin, Ermenistan’ın, Türkiye topraklarında özellikle de Kars’ta gözü olduğunu söylemeleri üzerine ise Alibeyoğlu, “Aslına bakarsanız Ermeniler’in hepsini çağıralım gelsinler buraya baksın ve görsünler ki burada bir tane Ermeni var mı? Buradaki halkımızın duyarlılığını gelsinler de görsünler. Onlar zannediyorlar ki, Acaba burada Ermeni mi var? Onların burada toprağı mı var, onların buraya ilişkin ne alakaları var. Hatta tüm dünyayı çağıralım, gelsin de görsünler. Keşke gelseler de görseler”. Alibeyoğlu, son alarak, Kars’ta geçtiğimiz yıl açılan Rusça dil kursuyla ilgili olarak da Ermenistan basınında, “Bakın Kars’ta Rusça dil kursu açıldı. Ardından da sınırlar açılacak” şeklinde haberlerin yer aldığını ve neden Rusça dil kursunu açtıklarını sormalarına ise şaşırdığını söyleyerek, “Şu anda Azerbaycan’da da, Gürcistan’da da her tarafta Rusça konuşuluyor. Siz konuşuyorsunuz de bize gelince kıyamet mi kopuyor?” demesi de gazetecileri güldürdü. 


    Haber ekleme saati: 20.45-31/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/VOLTAİRE…




    Voltaire okullarda tanıtılır, öğretilir, “Aydınlık Çağı”nın bu büyük yazarı saygınlıkla anılır. Ne var ki, Voltaire bu saygıyı hayatında pek göremememiştir. 


    Mahpushanelere atılmış, dövdürülmüş, ömrü sürgünlerde geçmiştir. Yıldızının parladığı günler de olmuştur. Bu dalgalı yaşamın nedenleri Voltaire’in gerçekleri arayan bir insan olmasından kaynaklanır. Voltaire; savaşa karşı barışçılığı, bağnazlığa karşı hoşgörüyü, zulme karşı adaleti, insanlar arasında eşitliği sonuna değin savunmuş bir yazardır. Ne yazık ki, yaşadığımız toplumda Voltaire aşılamamıştır. 


    ***


    18’inci yüzyıl “Aydınlanma Çağı” olarak anılır. Voltaire bu çağı simgeleyen yazarlardan biridir.


    Ortaçağ, tarihte hem Hıristiyan hem İslam dünyasını kapsayan bir dönemdir. Bu dönemin kültürü dinseldi. 


    Batı’da Rönesans gündeme girdiğinde, insanlık yeni bir aşamaya yöneliyordu. Bilimin, dinden bağımsızlaşması ve insan aklının kör inançları yenilgiye uğratması kolay olmadı. Laik kültürün kökleşmesi için yüzyıllar gerekiyordu. 


    “Aydınlanma Çağı” bu süreçte daha sonraki bir aşamadır ve burjuva devrimleri 18’inci yüzyılın sonuna doğru birbiri ardına patlayacaktır. Voltaire’in aydınlığı tarihsel kapsamında bu toplumsal gelişimi de vurgulamaktadır.


    Batı’nın Ortaçağ’dan sıyrılmasıyla bilim ve kültürün dinsel bağnazlıktan bağımsızlaşması gerçekleştiğinde İslam ortaçağı sürüyordu.


    Müslüman dünyasında ortaçağın aşılması konusu ayrıca incelenmelidir. Bu inceleme Atatürk devrimlerinin içeriğini de aydınlatır.


    ***


    Server Tanilli’nin çevirisiyle tanıdığımız Valtaire’in “Kandid” ya da “İyimserlik Üstüne” yapıtı, bugün bile güncelliğini koruyan bir romanıdır. Ama, bildiğimiz türden bir roman değildir bu. Gerçekçi masal havasında yazılmıştır. Çağının olaylarını ele almakla birlikte, zamana karşı duran bir kurgusu vardır. 


    Çoğu eleştirmen Kandid’i dünyaya bakış açısından kötümser bir felsefeyi savunmakla suçlar. Oysa Voltaire tersi bir anlayışı dile getirmiş, yaşanan dünyada her şeyi yazgısal mantıkla ele alıp benimseyenlere karşı çıkmıştır. Voltaire’in ölümsüz kahramanlarından Pangloss’un dünya görüşü yazgıcıdır:


    “Bakın, burun gözlük taşımak için yapılmıştır; bunun için gözlüklerimiz vardır. Bacaklar, çorap ve pantolon giymek için yaratılmıştır; o yüzden çorap ve pantolonlarımız var. Taşlar yontulmak, sonra da şatolar yapmak için meydana getirilmiştir; efendimizin pek güzel bir şatosunun bulunması bu nedenledir; eyaletin en büyük Baronu’nun en iyi yerde oturması gerekir. Ve domuzlar da yenmek için yaratıldığından bütün yıl domuz yiyoruz.”


    ***


    Pangloss’un mantığını günümüze uygularsak “iyimserlikle” konuşabiliriz:


    “İşçiler, memurlar, köylüler, büyük işadamlarının işlerinin düzgün gitmesi İçin yaratılmışlardır. Bunun için ücretlerin, aylıkların, tarım ürünleri fiyatlarının düşük tutulması gerekiyor. Devlet hazinesi, işadamlarının başarısı için meydana getirilmiştir. Bunun için büyük holdinglere her türlü ekonomik desteği sağlamak gerekiyor.”


    Günümüzün “alternatifsiz ekonomi politikası”nı donatan mantıkla Voltaire 1759’da alay etmiş. 


    Ortaçağın taşları derebeylerinin şatolarını meydana getirmek için yaratılmadılar mı?


    Türkiye’nin insanları da IMF’nin reçetesini uygulamak için yaratılmışlardır.


    ***


    Bugünkü Türkiye’de her şeyin iyi gittiğini durmadan yineleyenler var. Toplumsal eleştiriyi yeğleyenler ise “kötümser” hatta “yıkıcı”dırlar. 


    Geç kalınmış sayılmaz, bu ortamda Voltaire’in Kandid’ini herkesin özenle okuması yararlı olacaktır.


    yazarcizer@hotmail.com


    Müjdeyi Ensar Öğüt verdi!


    Köroğlu ve Kayabey barajları nihayet ihaleye çıkarılıyor ..


    KURA PROJESİ GERÇEKLEŞİYOR MU?!.




    Ardahan kent merkezinde geçen Kura nehrinin ismini alan Kura Projesi nihayet gerçekleşiyor. Konu hakkında yazalı bir açıklama yapan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt Köroğlu ve Kayabeyi Projelerinin Şubat içinde ihaleye çıkarılacağını duyurdu. Öğüt’ün konu hakkında yaptığı yazılı açıklama aynen şöyle;


     


    BASIN BÜLTENİDİR


    ***ARDAHAN’A 2 BARAJ BİRDEN YAPILIYOR


     


    Ardahan ilimize yapılması düşünülen 2 Baraj ile ilgili 13,10,2004, 03.03.2005, 04.05.2005 ve  01.11.2006 tarihlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına soru önergeleri verdim. 


    Ayrıca Barajlarımızın yapımı ile ilgili Meclis Kürsüsünde sürekli konuşma yaparak konuyu gündemde tutup, sonuçlanması için yapmış olduğum çalışmalar sonucu Kura Nehri üzerine Köroğlu ve Kayabeyi Barajlarının yapılması için aşağıda dokümanı bulunan Özel Sektör Firmalarından Yap-İşlet-Devret Modeli ile teklif alınarak aşağıda belirtilen tarihlerde ihaleye çıkartılmıştır. 


    Barajların yapılması için vermiş olduğum soru önergelerinin cevabına karşılık 17.01.2007 tarihinde D.S.İ. Genel Müdürlüğünden tarafıma gönderilen bilgide; 


    Kotanlı (Köroğlu) HES yapımı için müracaat eden ve aşağıda isimlerini belirtmiş olduğum 8 firmanın 20 Şubat 2007 tarihinde, 


    Akıncı (Kayabeyi) HES yapımı için müracaat eden ve yine aşağıda isimlerini belirtmiş olduğum 11 firmanın 19 Şubat 2007 tarihinde Ardahan’a 2 adet Hidroelektrik Santrali yapmak için Özel Sektör Firmalarından teklif alınarak ihalesi yapılacaktır. 


    Ardahan’ımızın, Bölgemizin ve Ülkemizin kalkınması, gelişmesi ve refah seviyesinin yükselmesi için en büyük katkılardan birisini sunacak olan bu 2 Barajın tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.30.01.2007  


    Ensar ÖĞÜT/Ardahan Millevekili


    Haber ekleme saati: 19.17-30/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Vali toplantıya katıldıktan sonra izine ayrılacak



    Ardahan Valisi yarın Ankara’da yapılacak olan ve 81 ilin valisinin katılacağı  toplantıdan sonra yıllık izine ayrılıyor.


    Ardahan Valiliği Basın müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, yarın Ardahan’dan ayrılacak olan Vali Murat Yıldırım’ın yıllık izni boyunca yerine Vali Yardımcısı Halil Karbuz’un bakacağı duyuruldu.


    Haber ekleme saati: 19.11-30/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Sera değil, seyyar cenaze evi!..




    Bölgede yaşanan dondurucu havalar, vatandaşların ilginç yollara başvurmasına neden olmakta.


    Ağır kış şartlarında yaşama mücadelesi veren bölge insanı, hayatın tüt olumsuzluklarına rağmen  buldukları ilginç yöntemlerle yaşamlarını idame etmeye de devam ediyorlar.


    Bir çok konuda ağır kış şartlarını aşmayı bilen bölge insanı en son olarak yaşanan ölüm olaylarında cenazelerine gelen misafirlerini karşılayacak birde seyyar cenaze evi fikrini geliştirip, uygulamaya koydular.


    Ölü evlerinin önüne konulan seyyar cenaze evlerin de cenaze törenine gelen misafirlerinin soğuktan üşüyen ayakkabılarını çıkarmamaları, dar olan cenaze evini meşgul etmemelerini, seyyar cenaze çadırında bulunan iki tezek sobasın da hemen ısınmaları ve yine aynı çadırda ısmarlanan sıcak çaylarını yudumlamaları sağlanıyor.


    Kars’ın Çağlayan (Hınzırık) köyünün hayır severlerinin başlattığı seyyar cenaze evi diğer köylerde de büyük ilgi toplarken, seyyar çadırın içinde ki bir çay ocağı, 50 sandalyesi, 12 masasıyla 4 bin Ytl.’ye mal olduğu ve hayır severler tarafından yapıldığı öğrenildi.


    Haber ekleme saati: 12.04-30/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Kars


     


    Vali AKP’lilerin cenazesindeydi!..




    Ardahan Valisi Murat Yıldırım, AKP Milletvekili Kenan Altun’un yengesi Kudret Altun’un (78) vefat etmesi üzerine Ardahan Merkeze bağlı Sulakyurt (Sarzep) köyünde ki cenaze törenine katıldı.


    Kenan Altun’a ve yakınlarına başsağlığı veren Vali Murat Yıldırım Kenan Altun’la da bir süre görüştü.


    Haber ekleme saati: 11.43-30/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Arşiv


     


    Köy Hizmetleri gibi AKP’de yolda kaldı!..




    Kar yağışının bu yıl fazla olmamasına karşın bir çok köy yolunun kapalı olması dikkat çekiyor. Ardahan Köy Hizmetleri Birliğinin olmayan araçları dolaysıyla günlerce kapalı kalan Ardahan’da ki bir çok köy yolu vatandaşlarca kendi imkanlarıyla açılmaya çalışılıyor.


    Yukarıda ki fotoğraf dün, bir yolcunun cep telefonuyla çekerken köylünün kentlere gelmek için verdiği mücadaleyi ortaya koyuyordu.


    AKP’lilerde Yolda Kaldı! İktidar partisinin Ardahan Milletvekili Kenan Altun ile İl Teşkilatının da dün yaşanan tipili karda Tepesuyu, Küçük Sütlüce ve Büyük Sütlüce yolunda mahsur kalırlarken içler acısı bu durumu duyup, öğrenenler, ‘Bu ne rezilliktir. Yolları açmak için görevli olan köy hizmetleri ile bu birime araç-gereç sağlayacak olan iktidarda yolda kalıyorsa bir Ardahan’da yaşamanın zorluğunu görsünler’ demeden edemediler.     


    Haber ekleme saati: 11.18-30/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


    Ardahan’ın fotoğrafını çekin!



    Uzun süredir köşesini yazmayan meslektaşımız Kasım Tırpancı’nın yine o her zaman ki profesyonel yazılarından birini daha okurken, ‘ne güzel yazmış geçir amca geçir, partilinde olsa yine gazeteciliğin tutmuş’ demeden kendimi alamadım.


    Çünkü Kasım amcamızında içinde bulunduğu AKP konvoyonun, geçtiğimiz gün yağan kar ardından köy yollarında kaldığını öğreniyoruz. Yolda kalan konvoyda, bir değil üç kez haca gitmiş vekilimizin de bulunduğunu da..


    ‘Vah vah’ demeden edemediğimiz bu durumu belirten meslektaşımız Tırpancı’nın yazısını okurken içeriye bir okurum giriyor, ‘Al gazeteci senmi benmi daha iyi fotoğraf çekiyoruz’ diyerek cep telefonuyla çektiği fotoyu birilerinin gözüne girsin diye bize veriyor.


    Bizde alıp o fotoyu, ‘fazla yoruma gerek yok’ diyerek yayınlıyoruz, birilerinin, ‘çok iş yaptık’ dediği ve bize, ‘Ardahan’ın fotoğrafını iyi çekin’ diyenlerin idareci olduğu Ardahan’da.. 


    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


     


    SHP İL BAŞKANININ KARDEŞİ İNTİHAR ETTİ!


    Sosyal Demokrat Partisi (SHP) Ardahan İl Başkanı Erkan (Tomi) Şahmar’ın kardeşi intihar etti.


    İstanbul/Bayrampaşa’da gözlükçülük yaptığı öğrenilen Ertaç Şahmar’ın bilinmeyen bir nedenle kafasına sıktığı kuryunla intihar ettiği öğrenilirken, Şahmar’ın cenazesinin İstanbul’da toprağa verildiği bilgisi alındı.


    Haber ekleme saati: 01.59-30/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    MYO’ya yeni müdür


    Ardahan Hanaklı Prof. Dr. Abamüslüm Güven’in yine Ardahanlı olan Prof. Dr. Necati Kaya’nın yerine Kars Kafkas Üniversitesine rektör olarak atanmasından sonra üniversiteye bağlı olan Ardahan Meslek Yüksek Okulu’na yeni müdür atandı.


    KÜ’da görevli olan Prof: Dr. Abdullah Doğan’ın Ardahan Meslek Yüksek Okuluna müdür olarak atandığı ve görevine başladığı öğrenildi.


    Haber ekleme saati: 01.46/30/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Göleli Kalkancı’ya 3 ay hapis




    BİR dönemin skandal ismi “Sahte Şeyh” Ali Kalkancı ikinci kez evlendiği eşi Nazen Kalkancı’ya 1.5 yıl önce “Şiddetli geçimsizlik” nedeniyle boşanma davası açtı. Kadıköy 1. Aile Mahkemesi, davacı tarafın boşanma isteğinin reddine, ancak tarafların 3 yıl süreyle ayrı yaşamalarına, bu süre içerisinde üç çocuğun velayetinin ise baba Ali Kalkancı’ya verilmesine karar verdi. Ayrıca Nazen Kalkancı’ya aylık 700 YTL nafaka ödenmesi kararlaştırıldı. Boşanamayan Ali Kalkancı, eşine ödemesi gereken nafakaları da ödemedi. Nazen Kalkancı da avukatı aracılığı ile alacağının icra yoluyla ödenmesi için Kadıköy İcra Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, Ali Kalkancı’yı 3 ay hapis cezasına çarptırdı.


    Bilindiği gibi Refah/Yol iktidarının sarsılmasınada neden olan olayların içinde adı geçen Ali Kalkancı Ardahan’ın Göle ilçesinden yıllar önce İstanbulm’a göç etmiş bir isimdi. 


    Haber ekleme saati: 00.45/30/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    KERBELA ŞEHİTLERİ KARS’TA DA ANILDI




    Hazreti Muhammet’in torunu Hazredi Hüseyin ve 72 arkadaşının Kerbela’da şehit edilişinin 1367. yıldönümü, Kars’ta düzenlenen anma törenine, soğuk havaya rağmen binlerce kişi katıldı. Kars’ta binlerce kişi dua ve mersiyelerle Kerbela olayının 1367.’i yıldönümünü ve Hazreti Hüseyin ile şehit olan 72 arkadaşını anmak için dün sabah saat 06.00 sıralarında Hazreti Ali Cami önünde toplandı. Dondurucu soğuk ve tipiye rağmen vatandaşlar, Türk bayrağı, Atatürk ve Hazreti Ali’nin posterlerini taşıyarak kortej eşliğinde önce Yeni Mahalle Camii’ne ardından da Işıklı Camii’ne doğru yürüdü. Korteje eklenen gruplarla birlikte Garnizon Şehitliği’ne gelindi ve burada saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, dualar edildi. 


    Işıklı Camii imamı Seyit Ahmet Erdem, Kerbela olayını anlatan bir konuşma yaparak, “Kerbela bir misyon, Kerbela bir felsefe, Kerbela fedakarlık ve er meydanıdır” dedi. 


    Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ise, Müslümanlar’ın arasına nifak tohumlarının ekildiğine dikkat çekerek, “Birlik ve beraberliğimizi bozmamamız gerek. İnanıyorum ki iman ve inananlar kazanacaktır, kardeşler kazanacaktır. Hepinizi bu mübarek günde, bu kutsal günde, bu şahadet gününde saygıyla anıyorum. Bu matem merasimine davetinizden dolayı bir manevi zenginlik hissi içinde olduğumu belirtmek isterim” diye konuştu. 


    Deste grupları daha sonra, mersiyeler okuyarak kortej eşliğinde Yeni Mahalle Asri Mezarlığı’na geçti. Aşırı kalabalık nedeniyle bazı kişilerin tren raylarında yürümesi nedeniyle Kars’tan Erzurum’a giden tren görevliler tarafından kısa süreliğine durduruldu. Bu arada yürüyüş boyunca mahalle sakinleri tarafından törene katılanlara şerbet, gofret, helva ve çay ikram edildi. Kortej yürüyüşü sırasında polislerin kara saplanan aracı iteklemeleri ve üşüyen bazı çocukların araçlara bindirilmeleri ilginç görüntüler oluşturdu. 


    Asri Mezarlığı önünde de deste grupları zincirlerle sırtlarına vururken, bayanlar da sine vurma olayını gerçekleştirdi. Gruplara ayrılarak zincirlerle sırtlarını döven erkeklere küçük çocuklar da katıldı. 5 yaşındaki Berkay Çelik isimli çocuk da elindeki zincirle göğsüne ve sırtına vurdu. Küçük çocuk, kalabalığın ilgi odağı oldu. Törene katılan kadın ve erkekler daha sonra yakınlarının mezarlarını ziyaret etti.


    Haber ekleme saati: 20.38-29/01/2007


    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars


     


    Kar ve tipiden sonra güneş..




    Dün öğleden sorda başlayan ve gece yarısına kadar devam eden kar yağışı ve tipinin durduğu Ardahan’da güneşli bir gün yaşanıyor.


    Düne nazaran olağanüstü bir güzel gün yaşayan Ardahan’da kar ve tipi dolaysıyla kapan yolların açılmasınada başlandı.


     


    **Ardahan-Posof karayolunun, ulaşıma açıldığı bildirildi ..


     


    Karayolları 126. Şube Şefi Ümit Yıldırım, yaptığı açıklamada, dün kar yağışı ve fırtına nedeniyle ulaşıma kapanan Ardahan-Posof karayolunun ulaşıma açıldığını söyledi.Yıldırım, kapalı olan Ardahan-Şavşat karayolunun ulaşıma açılması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.


    Haber ekleme saati: 12.49-29/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Gürbüz Çapan, “Eğer aday olursam…” dedi ve ekledi:


    “BANA SAHİP ÇIKIN”




    Dr. Gürbüz Çapan, “Kars’tan aday olursam, Karslıların bana sahip çıkmalarını isterim.” dedi.


    Gazetecilerle yemek yiyen Çapan, Kars’tan adaylık düşünüp düşünmediği ve Türkiye’deki siyasi gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı. Türkiye’de mevcut partilerin genel başkanlarının adayları olduğunu ifade eden Çapan,  “Kars’ta nüfusun yaklaşık yarısı adaydır. Anket yapıp en yakınları içerisinde tercih göreni adaylaştırmak gerekiyor. Oysa bizde mevcut partilerde genel başkanların adayları var. Kıblegahı halk olan bir oluşum kurmak lazım. Yani demokrasi bu. Bizde oysaki kıblegâh terse dönmüş, liderler ön plana çıkmış. Mebusların ve siyasilerin kıblegahı parti liderleri olmuş. Ona yakın olan Allaha yakın oluyor. Bunları çıkarmak gerekiyor. Türkiye’nin sorunu, problemi bu. Kars bu anlamda bu sorunu çözebilir.” diye konuştu. 


    Kars’ın yanlış yönlendirildiğini ve etnik yapıya göre şekillendirilmeye çalışıldığını ifade eden Dr. Gürbüz Çapan, şunları söyledi:  “Oysa, bu doğru değildir. Akıl yoldaşlığını bulmamız gerekir. Türkiye’de Türküm diyenler azalmış. Aşağı yukarı yok denebilir. Bizler ortak ülküyü nasıl yakalayacağız. Ortak kaygılarımız bu ülkeyi geliştirmek ve yoksulu kimsesizi korumaktır. Ama bizler başka şeyler konuşuyoruz. Ya din bezirganlığı yapıyoruz ya da ırk bezirganlığı yapıyoruz. Görülmemiş şeyler yapıyoruz. Gürbüz Çapan olarak ben Kars’tan mebus adayı olursam Karslılar’ın bana sahip çıkmasını isterim.  Şu ana kadar buranın siyasetine hiç müdahale etmedim. Karslılar kimi seçtiyse ona hürmet ettim. Bana ne derseniz emrinizdeyim. Kars’ın geçmişine sahip çıkalım. Kars kimlikli kenttir.” 


    Türkiye’nin ciddi sıkıntılar yaşadığını, bundan dolayı da Türkiye’nin soldan yönetilmeye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Dr. Çapan, daha sonra şu görüşleri dile getirdi:


    Karslı gazetecilerle yemek yedi..




    “Esas problemimiz solda dağıldık. Sosyal demokrasinin ana kalesi CHP’yi Baykal ele geçirince, bizler pencereden, kapıdan hep kaçtık. Kenarda ufak partiler yaptık, ama tutmadı. Bağımsız mebusluk bir şeyi çözmez. Ama, orada bir kürsün olursa, Türkiye’de şu an 81 il merkezden ne kadar pay alıyor, devlet mekanizması bu illerde çalışıyor mu, çalışmıyor mu bunları seslendirebiliriz.  Bir dahaki dönem içinde Türkiye siyasetinde yerimizi belirleriz, yerimizi ediniriz. Yani, olursa böyle olur. Ama benim esas gönlümden geçen, Türk solu toparlanmalıdır. Yani Türkiye’nin soldan yönetilmeye ihtiyacı var. Türkiye uzun zamandır ciddi sıkıntılar yaşıyor. Kimi yurttaşlarına yabancı diyor, kimi yurttaşlarına sözde yurttaş diyor. Kimi yurttaşlarını yurttaş saymıyor. Devletle yurttaşlarımız karşı karşıya gelmişlerdir. Bunun haklı veya haksız sebepleri olabilir. Ama, devletin her yurttaşına eşit ve adil davranması gerekiyor. Adalet ve eşitlik istiyoruz biz. Ciddi problemler var ve bu problemleri ancak devleti yönetenler çözebilirler. Devlet problemleri çözebilecek imkana sahiptir. Yeter ki imkanlarını olanaklarını doğru kullansın.” 


    Haber ekleme saati: 12.02/29/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Küpeleri leşlerle birlikte dereye attılar ..




    **Özelikle sınırlardan kaçak hayvan işleriyle uğraşanların peşine düşüp, büyük paralar karşılığında aldıkları hayvan küpeleri çeşitli hastalıklar sonucu telef olan hayvanlarla birlikte dışarı atılıyor.


     


    Hayvanların kimliğinin belirlenmesi için kullanılan kulak küpelerinin gelişi güzel piyasada dolaştığı iddialarını ortaya koyan bu fotoğraf, Ardahan’ın Hanak ilçesinin yanı başında geçen Hanak Çayına atılmış olan ve bilinmeyen bir hastalık sonucu telef olmuş olan bir ineğin leşi üzerinde geçtiğimiz hafta sonu gazeteciler tarafından çekildi.


    Hayvan kaçakçılarının büyük paralar karşılığı topladığı iddia edilen hayvan kulak küpesinin çıkarılmadan ve kayıtlardan düşürülmeden telef olan inekle birlikte dereye atılan bu küpe ve buna benzer küpeleri topladıkları öne sürülen hayvan kaçakçılarının sınırlardan geçirdikleri hayvanlara takıp, piyasaya sürdükleri komşu ülke hayvanları aracılığıyla büyük vurgunlar elde ettiğini belirten hayvan tüccarları İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin küpe takibini gerektiği yapmadıklarını. bununda hayvan kaçakçılığını resmiyete döken diğer bir faktör olduğunu öne sürdüler.


    Haber ekleme saati: 02.20/29/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    KAR YAĞIŞI HEM SEVİNDİRDİ, HEM DE EĞLENDİRDİ!




    Kış aylarında olmamıza karşın beklenen kar yağışının olmaması Ardahan’da olduğu gibi tüm ülkede ve de dünyada kuraklık tartışmalarını başlattığı bir süreçte gelen kar sevindirdi.


    Ardahan’da tipiyle birlikte yeniden geri gelen kar yağışı –26 dereceyi bulan hava soğukluğunu az olsun ısıtırken bir çok köy yolunun kapanmasına neden oldu.


    Ardahan’da olduğu gibi Türkiye ve diğer bir çok ülke de olduğu gibi bir çok Posoflu hemşehrimizin bulunduğu Fransa’nın Bordeaux kentinde de kar sevinci vardı.


    Başta Ilgar dağı üzerinde geçen Posof yolunun olmak üzere bölgede bulunan bir çok köyün yolunun kapanmasına neden olan kar yağışına sevinen Bordeaux’ta ki Posof’lu hemşehrilerimizden Orhan Cengiz’in küçük kızı Tuğba gibi bir çok çocuk bolca eğelenmeyi ihmal etmediler.


    Haber ekleme saati: 01.38-29/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Karakola 250 metre uzaklıkta ki mağaza soyuldu!




    Ardahan’ın Hanak ilçesinde bir giyim mağazasına giren hırsızlar mağazada bulunan bir çok giyim eşyası ve bir miktar para çaldılar.


    Tülay Çelik’in işlettiği öğrenilen mağazaya giren hırsız veya hırsızların yakalanmasına çalışılırken, soyulan mağazanın Hanak İlçe Emniyet Müdürlüğüne 250 metre gibi bir uzaklıkta olması dikkat çekti.


    Haber ekleme saati: 23.13-28/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Sayın Öğüt tanışıyor muyuz?!.




    Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem’in cenazesinde bir araya gelen CHP Lideri Deniz Baykal ile CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün resmi bir hava içinde merhabalaşmaları dikkat çekti.


    İsmail Cem’in İstanbul’da yapılan cenaze töreninde karşılaşan iki CHP’linin sanki bir birlerini tanımıyorlarmış, yada aralarında bir sorun varmışçasına gazetecilerin fotoğraf makinalarının karelerine takılması görenlerin, ‘Baykal ile Öğüt’ün arasında bir sorun mu var?’ sorusunu akıllara getirmedi değil.


    Haber ekleme saati: 21.45-28/01/2007


    Haber yorum: Fakir Yılmaz Foto: Ümit Kılıç/İstanbul


     


    Kar tipiyle birlikte geri döndü ..




    Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve tipi sebebiyle Damal-Posof karayolu ulaşıma kapandı. 


    Karayolları yetkililerinden edinilen bilgiye göre, öğleden sonra 2 bin 540 rakımlı Ilgar Dağı Geçidi’nde etkili olan kar yağışı ve tipi sebebiyle saat 15.00’ten sonra yol ulaşıma kapandı. Ardahan’ı Şavşat’a bağlayan 2 bin 640 rakımlı Sahara Geçidi’nde görüş mesafesinin zaman zaman sıfırın altına düştüğü ve bölgede yol açma çalışmalarının güçlükle yapıldığı belirtildi.


    Kent merkezinde de etkili olan kar yağışı ilçelerde de tip şeklinde devam ediyor.


    Haber ekleme saati: 20.42-28/01/2007


    Haber: Günay Nuh/Ardahan Foto: Tuğba Yılmaz/Göle


     


    Cem Evi’nin önündeki çöpler tepki topluyor ..




    Muharrem ayının içinde olan Alevilerin yoğun olarak ziyaret ettiği bölgenin en büyük cem evi Damal Cem Evi’nin bakımsız oluşu vatandaşların tepkisine neden oluyor.


    Kent merkezin de ki Cem Evi’nin girişine dökülen çöplerin belediyece günlerce alınmadığını,  çevresinin çöp yığınlarıyla dolu olduğunu belirten Damallılar bu durumu görmeyen belediye ve Cem evi yöneticilerine sitem etmekteler. 


    Haber ekleme saati: 20.34-28/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Damal


     


    Sınırda altın bulundu!..




    Ardahan’ın Posof İlçesi Türkgözü Gümrük Kapısı’nda yapılan kontrollerde, faturasız olduğu belirlenen 5 kilo 840 gram altına el konuldu. 


    Edinilen bilgiye göre, Posof Türkgözü Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından dün akşam saatlerinde Türkiye’den Gürcistan’a gitmek isteyen Gürcü uyruklu Guhar A.’nın üzerinde yapılan aramalarda, faturasız 5 kilo 840 gram 14 ayar altının zula edildiği tespit edildi. Gümrük Muhafaza ve Kaçakçılık ekipleri altınlara el koyarken, yakalanan şahıs 4926 Sayılı Gümrükler Kanunu’na muhalefet suçundan Posof Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirildi. Altınların piyasa değerinin 106 bin YTL olduğu belirtildi. 


    Öte yandan, Posof Türkgözü Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerince yapılan kontrollerde de, Hollanda vatandaşı olan Artem A. ve ortağı Saliha Y.’nin, Gürcistan’a götürmek istedikleri 2005 model 136 bin YTL değerinde bir cipin motor ve şase numaralarının tutmaması gerekçesiyle çalıntı araç şüphesiyle Posof Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildiği bildirildi. 


    Haber ekleme saati: 20.23/28/01/2007


    Haber: Alper Turgut/Posof-Türkgözü Gümrük Kapısı


     


    Kömürler yine dışarıda ..




    Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda kömürlerini sağlık ocağının hemen kapısına döken Ardahan İli Damal İlçesi Sağlık Ocağının sağlıksız kömürleri kar/buz ve suyun içinde içler acısı halde.


    Sağlık Ocağının kömürlüğüne özel araçların çekildiği için kömür ve odunların ocağın girişine konulduğunu belirten Damallılar kış boyu karlar altında bırakılan yakacakların ıslanması ve sağlık ocağının girişini çamur deryasına çevirmesine geçen yılda dikkat çekilmesine karşın yetkililerin olayı kulak ardı ettiğini belirtiler.


    Haber ekleme saati: 20.16/28/01/2007


    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Damal


     


    Olan karda eriyor ..




    Geçen yıllara karşın kar yağışının fazla olmadığı Ardahan’da yağan karlarda güneşin sıcaklığı karşısında erimeye başladı.


    Özelikle Damal, Hanak ve Posof bölgesinde yaşanan yalancı bahar kent içinde ki karların eritirken, bir çok cadde ve sokak eriyen karlar dolaysıyla bataklığa dönmüş durumda.


    Haber ekleme saati: 20.12/28/01/2007


    Haber/Foto: Fakir Yılmaz/Damal


     


    Ardahan yalancı bahar keyfi ..




    Meteoroloji yetkililerinin soğuk ve yağışlı havaların gelmeye başladığını ilan ettiği şu günlerde Ardahan’da bahar yaşanıyor.


    Ardahan kent merkezi ile Göle ilçesinde yaşanan dondurucu soğuklarına karşın özelikle Hanak, Çıldır ve Posof ilçelerinde adeta bir bahar havası olması dikkat çekiyor.


    Kar yağışının da olmadığı bölgelerde vatandaşlar, Hanak/Damal yolu üzerinde ki ormanlık alanda olduğu gibi yerde ki karlara rağmen, güneşin ısıttığı yeşil alanlarda kurdukları çilingir sofralarıyla yalancı baharın keyfini çıkarıyorlar.


    Haber ekleme saati: 13.06/28/01/2007


    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Foto: Günay Nuh/Hanak


     


    Tatilde 2011 kış olimpiyatlarına hazırlanıyorlar!




    2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları Erzurum’da gerçekleştirilecek olması, Erzurum’da olduğu gibi bölge illerinden olan Ardahan’da da sevinçle karşılandı.


    Başta kış aylarında donarak devasa bir doğal buz patenti sahası haline gelen Çıldır’da olmak üzere Damal’da da sevinçle karşılanan bu kararın bölgede düşünülen kış turizmine büyük katkı sunacağı beklentisi Damal’lı çocukları da ümitlendirdi.


    Kendilerinin yaptıkları kayaklarla tatillerini değerlendiren Ardahan ili Damal ilçesi Oburcak (Çikora) köyü çocukları köylerinin hemen yakınında bulunan tepeden aşağı yaptıkları yerel kayak pistinde aşağı kayarlarken 2001 yılında Erzurum’da yapılacak olan 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunların da yarışmayı planladıklarını belirtiyorlar.


    8. sınıf öğrencileri Volak, Doğukan, Çağla Salduz  ve Nurkan Salik hem tatillerini değerlendirdiklerin, hemde 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunlarının yapılacağı güne hazırlandıklarını belirtirlerken, kendi imkanları ile kayak eğitiminin yeterli olmadığını yetkililerin bölgenin bu tabi doğal kar imkanını turizm aracılığıyla ekonomiye kazandırmak için çaba gösterip, kendilere sahip çıkmalarını istediler.


    DYP Çıldır İlçe Başkanı Yılmazoğlu:


    ‘Çıldır Gölü’de 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları projesi kapsamına alınmalı’




    Damallı çocukların birinci yarıyıl tatillerinin keyfini  kendilerinin yaptıkları kayaklarla kayarak çıkarırlarken bir taraftan da 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunlarına hazırlandıklarını belirttikleri bir süreçte Çıldır Doğru Yol Partisi  İlçe Başkanı Yusuf Yılmazoğlu’ndan dikkate değer bir açıklama geldi.


    Bölge’de kış turizmi için büyük imkanlar olduğuna dikkat çeken Yılmazoğlu, (küçük resim) başta Çıldır gölü olmak üzere bölgenin 2001 yılında yapılacak olanr 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları Projesi kapsamına alınması için girişimde bulunulması gerekir dedi.


    Ayın zamanda Çıldırlı Aşık Yener Yılmazoğlu’nun da abisi de olan DYP Çıldır İlçe Başkanı, 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunlarının Erzurum’da yapılacağı kararının kamuoyuna bildirilmesi ardından İlçe Kaymakamına giderek durumu anlattığını ve kaymakamın kendisinin önder olup, sivil toplum örgütlerini, siyasileri ve kamu görevlilerin bir araya toplayıp, Erzurum’a götürmesini ve olimpiyatın ev sahipliğini yapacak olan başta Erzurum Büyük şehir Belediye Başkanı ve yetkililerle görüşüp, proje kapsamına Çıldır Gölünün de alınması yönünde teklif götürülmesi gerektiğini belirtti.


     


    Yanlızçam bu yıl kaydırmadı ..




    Kış turizmimin hayvancılıktan sonra ikinci büyük gelir kaynağının olacağına dikkat çekenlerin başında gelen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu,  bu konuda başbakana proje sunduklarını ve bölgede kış olimpiyatları gibi etkinliklere önem verilmesini ilk kez kendilerinin istediklerine dikkat çekerken, 2011 Dünya Üniversite Kış Oyunları Projesi kapsamına Ardahan’ın da alınması fikrine destek verdiklerini söyledi.


    Bölge insanının ve yetkililerinin kış turizmi için destek beklediklerini belirtirlerken,  Ardahan İl Özel İdare’nin imkanları ile yapılan Yanlızçam Kayak Tesisleri yeterli kar olmaması dolaysıyla ocağın sonuna geldiğimiz şu güne kadar halen kayak sezonuna izin vermedi.


    Haber ekleme saati: 12.38-28/01/2007


    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/Damal/Çıldır/Ardahan


     


    Ardahanlı Arıcılar Artvinli Arıcılarla bir araya geldiler




    Artvin Tarım İl Müdürlüğü toplantı salonunda bir araya gelen iki ilin Tarım İl Müdürleri ve Arıcılar Birlik Başkanları ile birlik ilçe temsilcileri; arıcılarının sorunlarını saatlerce tartıştılar. 


    Toplantının öğlene kadarki olan bölümüne Artvin Tarım İl Müdürü Mustafa Duman Başkanlık etti. Artvin Tarım İl Müdürü Duman,”Dünyada kovan başına en az bal ülkemizde alınmaktadır. Başka ülkelerde kovan başına 100 kilogram bal alınırken, ülkemizde ise bu rakam 20 kilogram civarında oluşu çok üzücüdür. Bu iki ilin arıcılarının sorunları ortaktık .Yapılacak çalışmalarla hem verim artırılacak hem de arıcıların sıkıntıları azaltılmış olacaktır. Arıcılık hassas bir konudur.Sürekli bu konudaki fikirlerimizi yenilememiz gerekir. Arıcılıkta Artvin ve Ardahan ayrılmaz bir bütündür. Mevcut potansiyelde her iki ilin arıcılarına fazlasıyla yetecek durumdadır. Bu bölge Kafkas ırkı arının izole bölgesi olduğu için buraya her bölgeden arı getirilemez. Bu genelgelerle belirtilmiştir.”dedi. Artvin Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı A.Necmi Yazıcı da Artvinli Arıcıların sorunlarını ve çözümleri aşamasında neler yapılması gerektiğini anlattı.


    Toplantının öğleden sonraki bölümüne ise Ardahan Tarım İl Müdürü Fevzi Karakoç başkanlık yaptı. Fevzi Karakoç, “Bugün arı olmayan köyde yarın arı olacaktır. Çalışmaların bu titizlikte yürütülmesi gerekir. Bu bölgede arıcılık çok önem isteyen bir iştir. Arı nakilleri diğer hayvan nakillerine benzemez. Arıcılarımızın sıkıntılarının giderilmesi ve kalitenin yükseltilmesi bağlamında her türlü desteğe hazırız.”diye konuştu. 


    Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı Kemal Gültekin şunları söyledi: “Bizler çalışmalarımızı olumlu yapamazsak, bir gün Çin‘i gelecek balı 2.5 YTL’ye satarsa hiç şaşırmayın. Dünyada duvarlar yıkıldı. Bizlerin gezginci arıcılık konusunda birbirine destek olması gerekir. Bu işlere siyaseti karıştırmayın. Muhtarlara konaklama konusunda kesinlikle para vermeyin .Zaten yasal değildir.” dedi. 


    Haber ekleme saati: 11.15-28/01/2007


    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    Fransa’dan Posof’a sıcak el ..




    Fransa’nın Bordeaux kentinde faaliyetlerini sürdüren Posoflular Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nce Posof Lisesi Okul Aile Birliği hesabına gönderilen 4 bin 800 YTL ile öğrencilere kışlık giyecek alındı. 


    95 öğrenciye kışlık kaban alındığını belirten Posof Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, “Gurbetteki vatandaşlarımız yıllar önce Fransa’ya gitti. Çalıştılar ve de çok çile çektiler. Kendileri bu kadar çile çektikleri için memleketlerinin çocukları kendi köylerinin çocukları, Posof’un çocukları bu çileyi çeksin istemiyorlar. Bunlar daha iyi şartlarda eğitim alsın, güzel meslekler edinsin, vatanına hayırlı bir evlat olsunlar diye kendi kazandıklarından üç kuruş, beş kuruş ellerinden ne gelirse toparlıyor ve bu taraflara gönderiyorlar” dedi. 


    “Bunun karşılığı ne olacak?” diye soran Kaymakam Çağlar, karşılığının öğrencilerin daha çok çalışmak ve derslere daha çok ilgi göstermeleri olduğunu söyledi. 


    “Ödevleri iyi yapmak, iyi bir üniversite kazanmak, iyi bir meslek sahibi olmakla bunun karşılığını vermiş olacaksınız” diyen Kaymakam Çağlar, öğrencilerden beklenenin sadece bu olduğunu söyledi. 


    Kaymakam Çağlar, yaptığı konuşmada öğrencilere, “İyi bir öğrenci olmak, iyi bir vatandaş olmak, devletine, milletine bağlı insanını seven insanı için çalışan, ülkesi için çalışan iyi bir vatandaş olmak. Sizin tek borcunuz bu” diye konuştu. 


    Kaymakamın konuşmasının ardından montlar öğrencilere dağıtıldı. Fransa’daki Posoflular Derneği’nin her yıl bu tür yardımlar yaptığı belirtildi. 


    Haber ekleme saati: 11.05-28/01/2007


    Haber/Foto: Alper Turgut-Posof

  • KARAGÖZ: SERHAT HEPİMİZİNDİR.., TRAKTÖR DEVRİLDİ,SÜRÜCÜ YARALANDI!, GÖLELİ ASKER TOPRAĞA VERİLDİ!. ÇAPAN-ET'E ÖDÜL.., FUHUŞ TUTUKLATTI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan’ın adını BAL ligiyle duyuran Serhat Ardahanspor eski günlerini ararken, yeni başkanını buldu.


    Son iki sezondur zor günler yaşayan ve koronanın ertelettiği liglerden uzak kalan Serhat Ardahan sporu eski günlerine kavuşturmayı hedeflediklerini belirten Ardahan Çıldırlı iş insanı Aykut Karagöz Ardahan adını taşıyan takıma sahip çıkma sorumluluğuyla çıktıkları bu yolda Ardahanlı hemşerilerine güvendiğini belirtti.


    Yeri geldiğinde memleket sevdalısı kesilenlerin, iş başa düştüğünde kimsenin ortada olmadığı bir zamanda büyük sorumluluk aldığının farkında olduğunun bilinciyle çıktıkları bu yolda yalnız kalmayacağına olan inançla bu önemli sorumluluğu aldığını belirten Karagöz, Serhat’a herkes sahip çıkmalı dedi.

    Bir dönem Serhat Ardahan spor Başkanlığı da yapan Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın İstanbul Kurtköy’de bulunan iş yerinde ziyaret edip ilk demecini aldığı Serhat Ardahan Sporun yeni başkanı Karagöz yaptığı açıklamada bu süreçte herkese ihtiyaç duyduklarını söyledi.


    2021-2022 Bölgesel Amatör Lig (BAL) 2. Bölge 3. Grupta mücadele edecek olan Serhat Adanaspor’da uzun süredir devam eden başkanlık krizi, Aykut Karagöz’ün göreve talip olmasıyla çözüldü.

    Mevcut yönetimin görevi bırakacağını açıklamasının ardından gözler yeni bir adaya çevrilmişti. Serhat Ardahan spor’da maddi açıdan güçlü başkan arayışları başlamıştı.

    Bölgesel Amatör Lig’in başlamasına kısa bir süre kala Ardahan Çıldır ilçesine bağlı Güvenocak (Zinzal) köyünden işadamı Karagöz Group’un sahibi Aykut Karagöz takıma sahip çıkarak, taraftarları sevindirdi. Aykut Karagöz teknik ekibi oluşturarak, futbolcu arayışlarını sürdürüyor.


    GÖLELİ ASKER TOPRAĞA VERİLDİ!.


    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde nöbet esnasında geçirdiği kaza sonucu şehit olan er Enes Yıldız, memleketi Ardahan’da toprağa verildi.

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde nöbet esnasında geçirdiği kaza sonucu şehit olan er Enes Yıldız, memleketi Ardahan’da toprağa verildi.

    Şehit er Enes Yıldız için Ardahan’ın Göle ilçesindeki Merkez Camii’nde cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Dölekçayır Mahallesi mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Cenaze törenine şehidin babası Resül Yıldız ile yakınları, Göle Kaymakamı Haluk Koç, Belediye Başkanı İlhan Gültekin, Emniyet Müdürü Mehmet Yüksel, Göle Müftüsü Gökhan Kıdak, AK Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay, Göle Gazi ve Şehit Aileleri Başkanı Adnan Tatlı, komutanlar, il ve ilçe kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.



    ULUSLARARASI ALTIN LEZZET ÖDÜLÜ GÖLELİLERE!.


    3 yıldır düzenlenen Uluslar arası Gıda Kalite zirvesinde Öz Çapan Et Mangal firmasıyla Cezair ÇAPAN ve sanatçı Ekin AKKAŞ ortakları ”En Kaliteli Mekan ve Altın Lezzet” Ödülüne layık görüldüler

    Uluslararası 3. Gıda kalite zirvesi @lobinturkey ve Avrupa Diplomatlar Birligi Tarafından Öz Çapan Et en kaliteli mekan ödülüne laik görüldü.

    Ödülü işletme sahipleri Cezayir Çapan ve sanatçı aynı zamanda mekanın ortaklarından Ekin Aktaş Lobin Fahri Ustaoğlu’nun elinden aldı.



    Çok kısa zamanda büyük çıkış yapan ve kaliteli mekan olarak taçlandırılan Özçapanet Hedeflerinin daha yükseklere gitmek olduğunu belirterek Tüm Beylikdüzü halkını mekana beklediklerini dile getirdiler.

    Mekanda Şarküteri, Et ürünlerinin satışı dışında Organik kahvaltı ve Tüm et çeşitlerinin olduğunu sadece alışveriş değil yemek mekanı olduğunu da dile getirdiler.


    FUHUŞ TUTUKLATTI VE KAPATTIRDI!


    Ardahan’da düzenlenen fuhuş operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden 3’ü tutuklandı.Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince 19 Ekim tarihinde gözaltına alınan 11 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından Ardahan Adliyesi’ne çıkarıldı. Sulh Ceza Hakimliği, 3 şüpheliyi, “fuhşa teşvik, aracılık etme”, “fuhşa yer temin etme”, suçlarından tutukladı. 8 şüpheliden biri savcılıkça, 7’si ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında 4 iş yeri için de mühürleme kararı çıktı.



    CENAZE PROTOKOL İÇİN Mİ BEKLETİLDİ?


    Hakkari’de Askeri Görevini yaparken hayatını kaybeden Göleli askerin cenazesinin Göle’ye geldiği gün Ankara’da SERKA destekli tanıtım gününe katılan içişleri bakanı ve protokol, dinen “Cenaze bekletilmemeli” denmesine karşın cenazenin bekletilip, bir gün sonra toprağa verilmesinin nedeni protokol ve bölge siyasileri mi?!


    Bilmem ama dinde de, törede de cenaze olduğunda yasta olması gerekenlerin başka yerde, tanıtım sahnesinde olması bana bu şüpheli soruyu sordururken, o soruya cevap verecek olanın önce kamuoyu sonrada “cenazede bulundular” dedirtmek için acılı ailenin acısını anlamayanların vicdanına bırakıp, bu durumların yaşanması muhtemel bir konuya, Güneye, Ortadoğu’ya hatta Okyanus ötesine gitmek istiyorum…


    Çünkü, “Allah sabırlar versin” dediğim acılı aileyi birde ben üzmek istemiyorum ve Analar ağlamasın dedirten bir diğer şüphemi ortaya koyan yazıma geçiyorum..


     


    Aktör mü, Figüran mı Olacağız?..


     


    Muhalefetin son birkaç aydır ortaya koyduğu tempo ve basın enformasyonuyla gündemi ele geçirdiği ülke gündeminin unuttuğu bir gerçek var ki, oda Suriye ve Ortadoğu’dur..


    Çünkü Amerika’nın Ortadoğu’da gerçekleştirmek istediği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanıyor olması, başta Türkiye’de olmak üzere,  “Erdaoğan dünya 5’te büyüktür tezi doğrudur..” diyen Putin dahil bölge ülkelerinde paniğe neden olduğu bir gerçektir.


    Bu gerçeği daha net görmeye başlayıp, “Dünya 5’ten büyüktür” deyip, gittiği Amerika’dan alelacele dönüp, önce Rusya’ya, ardından Afrikalara kadar gidenlerin bu panik karşısında önce kaldır, indir demekten başka işe yaramadığı hale getirildiği ileri sürülen meclise teskereleri getirip, ardından yeni bir saldırı hazırlığı içinde olduklarını görmekteyiz.


    Gerçi, biz solcuların yıllar önce anlatmaya çalıştığı bu durum dolayısıyla komünist ilan edilip, cezaevlerinde, işkence hanelerde süründüğümüzü de, şimdi de bir şey dedik mi hemen hain ilan edildiğimizi biliyoruz ya neyse burayı yıllardır bizleri anlamayıp, bugün iyiden iyiye sıkışanlar anlasın diyerek geçelim diyorum.


    Amerika’nın bölgede bulunan ülkelerin başına çektiği çuvallarla göz dağı verdiği bir süreci yaşayan Türkiye’nin MİT aracılığıyla vermek istediği mesajın altında yatan diğer bir gerçek ise yine gelip, Kürt meselesine, akabinde PKK’ye takıldığını yakından izliyoruz.


    Türkiye’nin her kızdığında sınır operasyonu konusunu gündeme getirip, PKK’yi vurma adı altında “eş başkanıyım” dedikleri BOB planı hesapları içinde olmasının bedelini seçimleri kaybetmekle ödeme telaşını da taşıyanların iki arada bir derede kaldıkları da bir gerçek.


    Ancak, o yaka da gelişenler karşısında bir hayli tedirginleşen ve de bir o kadar da paniklenen Türkiye’nin bundan sonra atacağı adımları ön plana çıkmaktadır.


    Çünkü, atılacak yanlış adımlarla birlikte uzun süredir huzurlu olan iç politikayı da yeniden alevlendireceği gibi, yeni çatışmaları da kendisiyle beraber getireceği unutulmamalıdır.


    Bu nedenle Amerika’nın bölgede oynadığı oyunlara gelinmeden ve en önemlisi kardeşi kardeşe kırdırmanın hesabını bozacak politikalar ortaya konulmalıdır, bunun bedeli seçimi kayıp etmek olsa da..


    Aksine, Amerika’nın yıllardır bölgede oynamak istediği oyuna ancak ve ancak birer figüran olunur biline..



    Arşiv haber 07/11/2015 tarihli haber/reklamlar


    TRAKTÖR DEVRİLDİ BİR KİŞİ ÖLDÜ..


    Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Alaçam Mahallesinde tarlasını sürmeye giden Summani Güven kullandığı traktörün devrilmesi sonucu hayatını kayıp etti.


    Alınan bilgilere göre İstanbul ili Başakşehir ilçesi Güvercintepe mahallesinde bulunan (KAI ) Kars Ardahan Iğdır Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı. Ardahan Hanak Alaçam köyünden Tamer Güven’in babası Summani Güven köyünde kendi traktörü ile geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…










    15/01/2007 tarihli haberler


     


    Ardahan sağlığına paletli ambulans!..



     




    Sağlık Bakanlığı tarafından Doğu Anadolu Bölgesi’ne gönderilen 4 ‘paletli ambulanstan biri Ardahan’a getirildi.

    Yolu kardan kapalı olan köylere ulaşarak hastaları en yakın sağlık kuruluşuna taşıyacak paletli ambulanslara yöre halkı ‘Kar Tilkisi’ adını verdi. 

    Ağır kış koşullarında, yolları kardan kapalı köylere hizmet vermesi için Sağlık Bakanlığı tarafından alınan 34 kar paletli ambulansın illere dağıtımına başlandı. Paletli ambulans dün Ardahan sağlık müdürlüğüne geldiği öğrenildi. 

    Yöre halkının ‘kar tilkisi’ adını verdiği ambulansların, sedyeyle ya da kızakta hasta taşınmasına da son vereceği belirtilirken,  içinde şok cihazından, oksijen tüplerine kadar hemen her türlü ilk yardım malzemesinin bulunduğu araçların, kızakla hasta taşıma gibi çağ dışı görüntüleri ortadan kaldırması bekleniyor.

    Yolları sürekli kardan kapanan köylere hizmet vermeleri için kullanılacağı öğrenilen. Paletli ambulanslar sayesinde mahsur kalma olayı söz konusu olmayacak. Nerede olursa olsun, hastaya kısa sürede ulaşacak ve en yakın sağlık kuruluşuna getirilmesi hedefleniyor. 

    Kar yağışının fazla olduğu Kanada, Rusya, İsveç, Norveç gibi ülkelerde kullanılan 4 x 4 çekişli paletli ambulanslar saatte 30 ile 90 kilometre arasında hız yapabiliyor. İki hasta taşıma kapasitesine sahip araçlar, aynı zamanda asfalt yolda da hareket edebiliyor.

    Haber ekleme saati: 16.03 – 13/01/2007

    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Ardahan

    Gölespor İstanbu’da destek arıyor ..


     




    Oynadığı maçlar sonunda 3. lig terfi maçları oynamaya hak kazanan Gölespor Başkanı Çayan Karabacak, geçtiğimiz gün İstanbul Göle Derneğini ziyaret etti.

    Samimi bir havada geçen ziyarette Gölespor Başkanı Karabacak, oynanacak terfi maçları öncesi Göle dışındaki Gölelilerin takımlarını sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Biz kısıtlı imkanlarla Gölespor’u buralara getirmeyi başardık. Bundan sonraki süreçte Göle dışında bulunan bütün Gölelilerin bize maddi ve manevi yardımları gerekiyor. Bu maçlar bizim için ölüm-kalım süreci gibidir. Gölespor bundan önce de terfi maçı oynamaya hak kazandı ama maddi imkansızlıklar yüzünden bunu başaramadı. Bu bizim için önemli bir şanstır ve desteğe ihtiyacımız var” dedi.

    Ziyaret sırasında dernek merkezinde hazır bulunan Dernek Başkanı Hayrettin Heveş ve yönetim kurulu üyeleri Haydar Yılmaz, Murat Abdullahoğlu, Ziyefettin Deli, Zeynel Odabaş ve Ufuk Özen, bu konuda dernek olarak üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

    İstanbul Göle Dernek Başkanı Hayrettin Heveş, “Göle’mizin nadide kulübü Gölespor’un bugün 3. lig yolunda terfi maçları oynaması bizi gururlandırmıştır. Bundan sonra biz Göleliler olarak üzerimize düşen kulübümüzü desteklemektir” dedi.Haber ekleme saati: 15.28 – 13/01/2007

    Haber: Murat ABDULLAHOĞLU/www.yeniumut.net 

    GÜMRÜK BÜFEDE GÜMRÜKTEN BETER!..



     




    Açıldı açılacak denilen ancak 2006 yılını da geride bırakan Çıldır Aktaş Gümrük kapısının yanı sıra açık mı, kapalı mı olduğu anlaşılmayan Posof Türkgözü sınır kapısının içler açısı halini yansıtan Ardanan kent merkezinde ki bu, ‘GÜMRÜK’ isimli büfede iki sınır kapısı olan Ardahan’ın gümrüklerinin içler acısı halini yansıtır gibi…

    Posof Trükgözü sınır kapısının aktif olduğu dönemlerde bölgede kurulan GÜMRÜK BÜFE sınır ticaretinin durmasıyla birlikte kent merkezine getirilip, Ardahan/Göle yolu üzerinde bulunan Toplu konutların yanına kurulan ve bir süre çalıştırılan Gümrük isimli büfe’de gümrük kapıları gibi kısa sürede terk edilip, unutuldu.

    Gümrük isimli büfe Ardahan merkez de var olma mücadelesi veren esnaf gibi iş yapamayınca terk edilmesiyle hurdaya dönmüş halde.

    Görenlerin Gümrük Büfe’de gümrüklerimiz gibi perişan oldu’ dediği bir süreci yaşayan Ardahan’ın 2006 yılında açılacağı söylenen, ancak yakınında geçmesi beklenen Kars Tiflis Demiryolunun güzergahını da yaşanan siyasi boşluktan kayıp ederken 2007 yılında neler olacağını bekler durumda.

    Haber ekeleme saati: 13.43 – 13/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net

     



    *YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir YILMAZ



    ***Posoflu Şükrü ..




    Görenlerin uzun boyu, kaba vucudu dolaysıyla Ilgar dağına benzenttiği CHP’li Posof Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’in memleketinin burnunu dibinde ki Gümrük kapısı, Türkgözü’nün içler acısı halini kimlerin gündeme getireceği bilinmediği bir süreci yaşayan Ardahan’ın 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan diğer kapısı olan Çıldır Aktaş’ın açılıp açılmayacağı halen bilinmemektedir.

    Halbu ki bu kapının bulunduğu ilçeli olan CHP’li Milletvekili Ensar Öğüt ile ATSO başkanı Latif Tosunoğlu’da var ..

    Gümrükler konusunda sıkça olmasa da arada bir konuşup, çözüm yerine fikir yürüten bu isimlerin neden yorganlarını alıp, Ankara’da hükümetin kapısan dayanmadıkları da bilinmez, anlaşımaz ..

    Evet, manşetemize konu olan Gümrük Büfe’de beter olan iki gümrüğümüzün ne zaman gerçek birer gümrük gibi çalışacağını benim gibi Ardahan’lı da merak eder …

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Ardahan -31!.




     




    SİBİRYA soğukları, Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkisini sürdürürken Ardahan’da hava sıcaklığı, sıfırın altında 31 derece olarak ölçüldü.

    Bölgede etikili olan Sibirya soğukları nedeniyle kalorifer ve su sayaçları patlarken, benzinli ve dizel araçların çalışması aksadı. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü, dün gecenin en düşük sıcaklığını, sıfırın altında olmak üzere Ardahan’da 31, Erzurum’da 30, Ağrı ve Muş’ta 28, Kars’ta 23, Bayburt’ta 15, Erzincan’da 12, Iğdır’da 11 derece olarak ölçtü. Günün en yüksek sıcaklığı ise yine sıfırın altında olmak üzere Muş ve Ardahan’da 15, Erzurum’da 13, Kars’ta 12, Ağrı’da 11, Iğdır’da 8 ve Bayburt’ta 2 derece oldu.

    Ardahan’da uzun yıllar içinde ölçülen en düşük hava sıcaklığı 29 Ocak 2000 tarihinde sıfırın altında 34 dereceydi.

    Haber ekleme saati: 13.39 – 13/01/2007 

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Paraşüte gerek yok, çünkü yattıkları yer buz!



     




    Bölgenin bakir kalmış gölü olma özelliğinin yanı sıra, kış aylarında donup, üzeri metrelerce kalınlıkta buz saran Ardahan’ın Çıldır Gölünün gerektiği gibi tanıtılıp, kış turizmine kazandırılması gereğine dikkat çeken Ardahanlı iki siyasi ve yönetici CHP Millietvekili Ensar Öğüt ile Ardahan ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu içilecek kadar temiz mavi suları donan çıldır Gölü üzerinde uzaranark poz verereke, turzime yönelik yatırımcılara çağrıda bulunmaktalar.

    Görenlerin, bir dev cam olarak değerlendirdiği ve parlayan buz tabakasına yansıyan gökyüzünün maviliğiyle süslenmesi dolaysıyla adeta uzayda bir görüntü halini alan Çıldır gölü üzerine birlikte uzanan Öğüt ve Tosunoğlu, bölgenin Çıldır gölü gibi bir çok turizm hazinesi olduğuna dikkat çekmeden edemediler.

    Haber ekleme saati: 22.40 – 12/01/2007

    Haber: Fakir yilmaz Foto: Ümit Kılıç/Çıldır

     



    SEÇİLEN ARDAHAN’I UNUTUYOR!




     




    Kendisini temsil eteme iddiasında bulunup, bu iddiayı gerçekleştirmek için halktan destek isteyip ve bunuda alıp seçilenlerin unutulduğu şehir olma özelliğine devam eden Ardahan son olarak Kars Kafkas Üniversitesi’ne seçilen hemşehri rektörü Aba Müslüm Güven’den de kısa süre için de umut kesmiş durumda.

    Temsil konusunda kadersizliği yaşayan kentin sorun ve sıkıntılarına el atmaları ve bunları çözme konusunda kendilerine umut bağlayan kişilerin her ne hikmetse seçilip, koltuklara geçtiklerinde unuttuğu Ardahan’ın Hanak İlçeli olan Kars Kafkas Üniversitesi’nin yeni Rektörü Abamüslüm Güven bu makama seçildikten sonra şimdiye kadar bir gün Ardahan’a gelmemesi dikkat çekiyor.

    Bu göreve geldiği günlerde sevinen Ardahanlıların ziyaretine gittiği ve başta kentte kurulması düşünülen Fen ve İnsani Bilimler Fakültesi konusunda yardım istediği Prof. Dr. Güven’in ilk günkü bir iki resmi açıklaması ardından susup, adeta kendisini Ardahanlılara unutturması dikkatlerden kaçmıyor. 

     



    Foto altı: Köyü olan Saskara’nın bile halen susuz olduğu bölgenin sorunlarına sahip çıkması beklenen Prof. Dr. Aba Müslüm Güven seçildiğinden bugün Ardahan’a gelmiş değil…

    Haber ekleme saati: 22.20-12/01/2007

    Haber: www.sonvilayet.net



    Yollar buz pistinden farksız!..




     




    Her geçen gün daha da ağırlaşan kış şartlarının hayatı olumsuz etkilediği Ardahan’da şehir alt yapısı adeta çökmüş durumda.

    Bir çok cadde ve sokak altında geçen şehir şebekesinin yaşanan dondurucu havalara dayanamayarak patladığı gözlenen Ardahan kent merkezinde yollar buz pistine dönerken, bir çok ev ve işyerinin bodrum katlarının patlayan şehir su ve kanalizasyon şebekelerinde sızan sularla dolmuş durumda.

    Donmuş olan toprağın altında olması dolaysıyla belediyenin yaşanan arızaları gidermekten bir hayli zorlandığı gözlenirken, bu durum karşısında çaresiz kalan vatandaşlar ne yapacaklarını şaşırmış haldeler.

    Haber ekleme saati: 21.55 – 12/01/2007

    Haber/Fotolar: Barış Bilgin/Ardahan

     



    Bir çokları gibi başkanda yatağa düştü!..




     




    Son yılların en dondurucu soğuklarını yaşayan Ardahan’da başta öğrenciler olmak üzere bir çok kişi hastalanıp, yataklara düşerken soğuklara Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’te teslim olup, yataklara düştü.

    Devlet Hastanesi’nin kış hastalıklarıyla yatağa düşenlerle dolup taştığı şu günlerde Kayatürk’ün de iki gündür hasta olduğu bilgisi alınırken, başkanın geçtiğimiz günler de yapılan Çıldır Gölü Buz Festivali’nde soğuk aldığı ileri sürüldü.

     



    ***SOĞUK’TAN DEĞİL SU ve KİRLİ HAVADAN!



    Başta çocuklar ve öğrencilerin hastalanarak yataklara düştüğü Ardahan ve ilçelerinde eczaneler soğuk algınlığı ilaçlarının satışında rekor kırdığı öğrenilirken, yaşanan durumun soğuklardan değil, şehirlerin içme sularından ve de dondurucu soğuklar nedeniyle kirli havasında dolayı meydana geldiği bildirildi.

    Ardahan şerir içme suyunun kontrolsüz olarak ev ve işyerlerine verildiğini, bu nedenle bir çok kişinin boğaz iltihabına yakalandığını belirten Ardahan Devlet Hastanesi  Acil Servisi ve Acil 112 yetkilileri, yaşanan bu olumsuz durumdan şehirlerde yakılan kalitesiz kömürlerin yarattığı kirli havadan meydana geldiğini ileri sürdüler.

    Haber ekleme saati: 21.54 – 12/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net



    Züğürt ağa KADIOĞLU’ndan haber yok!




     




    Geçtiğimiz yıl yapılan Göle Kaşar Festivali’nde bir çok vaadinin yanı sıra 160 bin Ytl. vereceğini vaat ederek Kaşar Ağası olan AKP’li İstanbul/Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’ndan bugüne kadar halen haber yok.

    Yapılan çağrılara kulak tıkayan AKP’li Belediye Başkanının AKP’li Göle Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu’nda olduğu gibi Kadıoğlu’nun yardımcısı Göleli hemşehrimiz Gürbüz Süleymanoğlu’da sessiz kalmayı tercih dikkat çekiyor.

     



    ***Gölespor’un hesabına göndersin!



    Ağalık karşılığında vaat ettiği 160 Ytl.’yi bugüne dek belediyenin hesabına aktarmayan AKP’li Kadıoğlu’nun neden verdiği sözü yerine getirmediği bilinmezken, bu yönde yapılan çağrıları duyan Göleliler, bu paranın en kısa zaman da Ardahan’ı 3. Ligde temsil hakkı elde edip, 2006 yılının şampiyonu olan ancak maddi sıkıntı eken Gölespor’un hesabına yatırılmasını istiyorlar.

    Haber ekleme saati: 21.51 – 12/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net



    BAŞKAN HELE BİR FOTOĞRAMIZI ÇEK!




     




    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili bölgede yaptığı gezilerde köylere yaptığı ziyaretleri kendi taşıdığı fotoğraf makinasıyla çekerek, gezi anıları arasına kayıt etmeyi ihmal etmiyor.

    Başta, CHP  İl Başkanı Orhan Balcı olmak üzere makinasını partililerine vererek, ‘başkan hele bir fotoğrafımızı çek’ diyerek çektirdiği resimleri zaman zaman meclisin gündemine taşıyan Ensar Öğüt vereceği pozuda porfesyonel ber fotoğrafçı gibi kendisi ayarlamayıda ihmal etmiyor.

    Haber ekleme saati: 20.58 – 12/01/2007

    Haber/Fotolar: www.sonvilayet.net

     



    Zem zem suyunu ilk onlar içti ..




     




    Haç görevini yerine getirmek için üçüncü kez kutsal topraklara giden AKP Ardahan milletvekili Kenan Altun sağ salım döndü.

    3. kez hacca gitmesinden dolayı son ayların gündeminde düşmeyen AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun milletvekillerine tanınan kontenjan fırsatını kaçırmayıp Mekke’den dönerken, başta imam emeklisi AKP Ardahan İl Başkanı Nusret Koyuncu olmak üzere  bir çok Ardahanlı AKP’li kendisini karşılamak için havaalanına gittiler.

    Hacıların dönerken kendileriyle birlikte getirdiği zem zem suyunda bolca getirdiği öğrenilen AKP’li Milletvekili Kenan Altun’un partililerine kendi eleriyle bu kutsal sudan içirdiği bilgisi alınırken, sayın vekili kendi partilileri dışında ailesi de sevinçle karşıladı.

    Ardahan’ın sorunları için bir gün meclis kürsüsüne çıkmamakla eleştirilen AKP’li Kenan Altun’un üçüncü kez gittiği hacda bol bol Ardahan için duacı olduğu da alınan diğer bilgiler arasında oldu.

    Haber ekleme saati: 20.54 – 13/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net

     



    Onlar insanların, insanlar onların yiyeceğini taşır ..




     




    Bölgede yaşanan ağır kış şartları canlılara zor anlar yaşatırken, canlıların -30’lare bulan dondurucu soğuklara karşın verdikleri mücadele dikkat çekiyor.

    Hayvancılık bölgesi olan ve insanların besledikleri hayvanlarla geçimlerini karşıladıkları Ardahan’da her iki tarafın bir birine olan ihtiyacı ağır kış şartlarında daha da net gözlenmektedir.

    Bir yaz boyunca insanların et ihtiyacını, ekonomik gelirlerini sağlayan hayvanlar kış boyunca da insanlara yardım ederken, insanlar da onların bu emeğine karşılık hayvanlara hizmet ederek verdiği Ardahan’da her iki canlının yiyeceklerini bir birlerinin yardımıyla sağlanır.

    Haber ekeleme saati: 20.05 – 12/01/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yılmaz/ÖZEL

     



    GÖLEKSAN Ardahan’da ..




     




    Ardahan’ın Göle ilçesinde bulunan ve Dursun Daş, Bahattin Daş ve Mehmet Daş’ın ortağı olduğu GÖLEKSAN EKMEK FIRINI Ardahan’da fırın aldı.

    Ardahan Atatürk caddesi üzerinde bulunan TADIM EKMEK FIRINı’nı yeriyle birlikte komple alan GÖLEKSAN LTD. ŞTİ. Firması yetkililerinden Bahattin Daş, Ardahan’da olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

    Kazandıklarını memleketlerine yatırmayı hedeflediklerini belirten Daş, Göle’de başlattıkları kaliteli ve katkısız ekmek üretimini Ardahan ilinde de hayata geçirdiklerini sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 19.09 – 12/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net

     



    Alabalık Düz Ardahan’ın logosu oldu




     




    OR-KOOP’un Ardahan Yanlızçam bölgesi köylerinde yürüttüğü, ‘Ardahan-Yanlızçam Projesi’ kapsamında yürütülen, ‘Yöreni hangisi simgelesin’ adlı logo belirleme seçimi sonuçlandı.

    Düz Ardahan olarak bilinen bölge köyleri arasında yapılan seçimler onucu Dağ Alası (Alabalık) 566 oy ile bölgenin simgesi olarak kabul edildi.

    Sarıçam 514’le ikinci olurken 469 oylada Karaca ağacı üçüncü oldu.

    Haber ekleme saati: 18.56

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

     



    İş olmayınca 

    tavlaya rağbet arttı ..




     




    Yaşanan ağır kış şartları dolaysıya adeta hayatın donduğu Ardahan’da işlerde donmuş halde.

    Esnafın siftah yapamaz hale geldiği gözlenen Ardahan’da kepenk açan esnaf iş yapamamanın stresini komşu esnaflarla tavla oynayarak zaman geçirmeye başladılar.

    İş yokluğu dolaysıyla akşama kadar boş kaldıklarını belirten Beybi Shop Konfeksiyoncu Hüseyin Akgün ve Erkek Kuaförü Nejdet Göğce işler de olağanüstü bir durgunluk yaşandığını belirtirken, yaşanan durgunluk dolaysıyla zamanı tavla oynayarak zaman geçirmeye çalıştıklarını belirttiler.

    Haber ekleme saati: 18.13 -12/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    DİĞER HABERLERİMİZİ OKUMAK İÇİN DEVAMI TIKLAYIN
















  • İŞİ BİTTİ, KURTLARA BIRAKILDI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


    Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!


     


    3 Yıl önce ele aldığım ama güncelliğini kaybetmediği için, bir iki ekleme daha yaparak, yeniden yayınladığım bu “tekrar” gibi yazımı okumadan önce namussuzluk ve alçaklık yapanlara ve bunu kendilerine meslek edinenlere sesleneceğim.

    Çünkü dün bana yaptıklarını, bugün yeni yönetime de yapmaya çalışan birkaç alçağın yaptıklarını, yapılanları benimle paylaşıp, aslında kendi alçaklıklarını saklamaya çalışırlarken, hepimiz için değerli olan ve kimsenin babasının olmayan stk’nın ulusalcı bazı faşist beyinli siyasinin etkisinde kalıp, “içinde helva var” misali görevi alan yeni yönetimi de yormaya başladıklarını üzülerek görmekteyim.

    Ve diyorum ki; size de hitap eden aşağıdaki yazıyı bir kez daha okuyun ve az olsun yaptıklarınızdan utanın.

    Ve belki benimde size benzediğimi düşünmeyin ve benden bu alçaklıklarınıza, “Eden kendine ederr” diyerek dün bana yaptığınız namussuzluklarınıza destek beklemeyin…

    Evet; “Çiğ süt emmiş kardeşim” denilerek geçiştirilen onca olayı yaşadığımız hayat denen yolda en çok da, “yeter ki onun bir gözü olmasın da istersen benim iki gözüm olmasın” diyenlerden çok çekenimiz var bu dünyada…

    35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda verdiğim mücadelenin bir diğer önemli örneğini de ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’daki Ardahan Dernekler Federasyonunda 6 yıldan fazla bir süreçte verdiğim mücadelenin vicdan rahatlığı içinde olan biri olarak Ardahan olan iki gözümün, birinin olmaması için iki gözünü feda eden namussuzlarla çok uğraştım.

    Gazetecilik mesleğim esnasında ilk ofset makineyi Ardahan’a getiren, ilk günlük gazeteyi çıkaran, ilk renkli gazeteyi çıkaran ve onca kişiye bugün hala ekmek yediği gazeteciliği öğretirken, o gün yaşadıklarımın aynısını stk başkanlığında da yaşadım.

    Resmi ilan almamam için başıma getirmediklerini bırakmayanlar, dilimden, görüşümden dolayı beni jurnalleyen aynı namussuzların daha çoğunun metropolde olduğunu gördüğüm ARDAFED Başkanlığım sırasında, bana kalmadı ise de onlara da birçok alanda diz çöktürüp, taviz vermediğime tüm Ardahan şahit oldu.

    Gazetecilikte tüm engellere karşın her ilçede gazete çıkarmayı başardım, yerelde olduğu gibi, ulusalda birçok önemli habere imza atıp, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülünü, Metin Göktepe Gazetecilik ödülü gibi birçok önemli ödüller alırken, aynı namussuzların beni kesmek, engellemek için bir gözümün kör olması için iki gözlerini feda etmeye çalışıp, alçakça iftira ve “çamur at izi kalsın” yollarını hep denediler.

    Haksızlık, alçaklık, hukuksuzluk, adaletsizlik neredeyse ona karşı koyduğum, koymaya devam etiğim 34 yıllık gazetecilik hayatım boyunca hiçbir siyasi partiye resmi üye olmama karşın hepsinin doğrusunu savundum. Yanlışını görünce de “benim görüşüm” demeden acımasızca hepsini eleştirip, yol gösterdim.

    Barıştan, kardeşlikten yana olmamı götürüp, terörize etseler de, ben düşüncelerimden taviz vermedim, alçaklıklara karşı dik durdum, haksızlıkları deşifre edip, kamuoyunun gözleri önüne serdim.

    Başörtüsünün yanında olurken onun siyasi amblem olarak kullanılmasına karşı koydum, bugün bir partinin genel başkanı ve cumhurbaşkanı olan Erdoğan dâhil kimsenin bir şiir, bir yazı, bir şarkı yazdığı için tutuklanmamasını savunurken, onların iktidar olduğunda unuttukları demokrasiyi, insan haklarını, eşitliği hep savundum, savunmaya da devam ettim.

    Vali, kaymakam demeden işini yapmayan, görevini savsaklayan, aldığı maaşı hak edemeyen onca beceriksizle savaştım, resmi ve hakkım olan ilanların kesilmesi, onca tazminat dahil, ağır bedeller ödesem bile çoğunu Ardahan’dan yolcu ettim.




    Darbelere karşı çıkan ilkler arasında yer aldım, dikta yönetimlere hep direndim.

    Ve bunu 4 yıl önce aktif şekilde yer aldığım sivil toplum örgütlerimizin üst tabakası olan Ardahan Dernekler Federasyonunda da yaptım.

    Göreve ilk geldiğimde yerel gazetelerin üzerinde kahve ve köhne dernek köşelerinde verilen kahvaltılara, yapılan toplantılara karşı çıkıp, Ardahan’lıları lüks otellerle tanıştırıp, onların öz güvenlerini hatırlatmaya çalıştım.

    Yetmedi, gidilemez denilen yerlere dernekçiliği taşıdım, çok önemli ziyaretler gerçekleştirip, Ardahan’ı Ardahan’lıları hiçbir siyasi ayrım yapmadan ülkenin yöneticilerine ve dinamiklerine anlatmaya çalıştım.

    13 Dernekle kurulan federasyonu bugün 64 üyeli federasyon haline getirdim. Yeni derneklerin, federasyonların kurulmasını teşvik ederek, Ardahan’ın tüm İstanbul’da olmasını sağlamaya çalıştım.

    Ülkenin kuzey sınırındaki 3 gümrük kapısına sahip olmasına karşın hala Kars’ın KAI’nin, KAISİAD’ların gölgesinde kalması için çaba gösterilen Ardahan’dan göçün devam ettiğini, yoksulluğun diz boyu olduğunu ve değerlerinin varlığını anlatmak için o kenti, “tanıtım günleri” adı ile düzenlediğimiz dev organizasyonlarla adını İstanbul’un her yerine yazdırdım. Yetinmedim İstanbul’un sıcağında bu büyük kentte bal festivali düzenledim, futbol turnuvaları yaptım.

    Bunları ve sayamadığım onca önemli ve etkili işi birkaç samimi, bana inanan, beni anlayan gönüllü arkadaşın, iş adamının bana omuz vermesiyle yaptım.

    Ve ARDAFED’i de marka yapmak için çok ama çok uğraşırken, gidip kentin lige katılamaz halde olan ve bugün başkan bulmayan kulübünü, Serhat Ardahan Spor’un yükünü alıp, 3 ay içinde bir kaşe ile aldığımız takımı derleyip, toplayıp, sahaya, lige kattım.

    Bu alçakların arasında olan bazı Hoçvan’lıların yaptıklarımızı görmek istemeyip, “Gure Fezo bu ye başkan” kıskançlığı ile “O yapıyorsa bizde yaparız” diyerek sözde sahiplendikleri Hoçvanspor’u bugün lige katamadılar, Hoç-Fed’e üye olan başka federasyona üye olamaz diyenlerin hemen hepsi çöp olup gitti ama hala adam diye piyasada gezerler…

    Ve koltuk sevdası, reklam demeden “buyurun, gelin sıra sizde” diyerek bir kaşe ile aldığımız hazır takımı, anlımın akıyla görevi teslim ettim.

    Ama bu ve onca saydığım, sayamadıklarımı yaparken nice “Onun gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyenlerle olağanüstü bir mücadele verdim.

    Teslim olmadım, canımdan, ekonomimden, zamanımdan çok değerli şeyler kaybetsemde, saçlarım olmasa da sakallarım beyazlansa da birilerini tarihin tozlu sayfalarına gömdüm…. Ve ben hala burada, sahadayım…

    Bir diğerlerinin geri çekilmesini sağlarken, hala direnenler ise ellerinde bulundurdukları ekonomik ve siyasi güçle hala fırsat arayıp, Ardahan dediğimiz yolumuzdan beni geri çevirmek için fırsat kollamaya, imkânları kesmeye  çalıştılar ve hala çalışıyorlar. 

    Yalnızlaştırmaya çalışıp, onca derneğin bulunduğu İstanbul’da “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”!çabamızı anlamadılar, anlamak istemediler.

    Direncimi kırıp, şevkimi alıp, enerjimi tüketerek, aslında onların da içinde bulunduğu yolu açmak istememi engellediler.

    Çünkü dertleri üzüm yemek değil, bağcıyı, develeri ürkütmekti.

    Ve Hep, “Onun bir gözünü çıkar, benimde ikisini!” diyerek Ardahan’lıların nasıl birbirlerini yediklerini ortaya koyma çabası içinde olup, bunu başarmaya çalıştılar.

    Ama başaramadılar..

    Ve ben vicdanen rahat olduğum önemli işler yaptığıma inanarak, Ardahan sevdasıyla, aşkıyla bir tarih yazdığıma inandığım 51 yıllık hayatımın geriye kalanı varsa onu da Ardahan ve Ardahan’lılar için harcamaya karar kılarak, bu görevi de laikiyle yeni bir ekibe teslim etmek, onlarla çalışmak için karar alıp, “Hodri meydan” diyerek ARDAFED’in erken kongreye gitmesi için çağrı da bulundum.

    Şimdi gelin onca uğraşa karşın bir türlü çıkaramadığınız gözüme gözüm deyil de ya bayrağı alın, ya da namussuzluk yapmayın. Çeper diplerinde konuşmayarak, fesatlığı bırakın, sonsuzluğa kadar susun dedim ve ulusal faşistlerin aldık diyerek davul-zurna çalarlarken aslında benim kendi isteğimle bıraktığım stk’yı bir iki kişinin cebine koydular.

    Ama şunu bilin ve unutmayın ki; O sizin ne namussuzluklar yaptığını gören gözlerimin ikisini değil, birini bir türlü çıkaramadığınız gibi o gözler hem o stk ve diğerlerinin hem de sizin üzerinizde olacak…



    ARŞİV HABER 09/05/2018 TARİHLİ HABER/YORUM/REKLAMLAR


    ATLAR ‘ACABA?’ NEREDE?


    Baharın gelmesiyle birlikte meralara bırakılan Atların birçoğunun bir anda ortada kayıp olması dikkatlerden kaçmazken, yol kenarlarında bulunan başı kesilmiş Atların görülmesi kafalarda ‘Acaba?’ soru işaretinin neden oldu.


    Birçok vatandaşın son günlerde atlarının kayıp olduğu bildirilirken ve yol kenarlarından başları kesilmiş olduğunu gördüklerini belirtirlerken kesildiklerinden ve satıldığında şüphelendiklerini söylemekteler.



    • Adaylar, sizin değil,
    • parti genel merkezlerini işgal edenlerindir..
    • 24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..

      Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

      Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

      Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

      Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

      Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

      Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

      Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

      Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

      Partilerin böyle bir derdi yok..

      Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

      Örnek mi?

      Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

      Bu durum siyasete de geçerlidir..

      Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

      Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

      Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

      Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

      Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

      Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

      Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

      Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

      Diyemez..

      Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

      Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

      Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

      Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

      Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

    • REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


      VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


      REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













      ki…











       

  • DAMAL VE ÇILDIR'DA TRAKTÖR KAZALARI!, 93 Yıl Sonra 93 Harbi Şehitliği…


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Foto: Damal bölgesel haberler sitesi


    Geçmiş yıllara nazaran bu yıl yaylalara çıkış veya inişlerde üzücü kazaların olmadığı dikkat çeken Ardahan’da kent merkezinde olduğu gibi köy içlerinde de istenmeyen kazalar yaşanıyor.

    Son olarak Yukarı Damal’da meydana gelen ve bir traktörün kullanılmaz hale geldiği kazada can kaybı olmaması teselli oldu.

    Bilindiği gibi daha öncede Çıldır’da Karakale adlı köyde de Damal’daki traktör kazasına benzer bir traktör kazası meydana gelmiş, bu kazada da traktör arza yapmış ama üzücü bir olay meydana gelmemişti.



    93 Yıl Sonra 93 Harbi Şehitliği…


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır, Aktaş Gümrük kapısının yanı sıra Şeytan Kalesi, Aktaş ve Çıldır Gölüne sahip ilçesi Çıldır’da bir anıt yapılıyor.


    Çıldır Belediyesinin yaptırdığı ve 1877-1878 yılları arasında yaşanan Osmanlı-Rus Savaşında hayatı kayı edenlerin anısına yaptıran anıt ve park yıl sonunda hizmete açılacağı öğrenildi.


    93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (Rusça: Русско-турецкая война, Russko-Turetskaya voyna; 1877-1878), Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı’dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir.


    YAPMAYIN!..


    arşiv haber 13/09/2021 tarihli haber/yorum/ra-eklamlar


    Geçtiğimiz aylarda Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan ve istenmeyen sonuçla sonuçlanan olayda bir kişinin ölmesi ardından başta sanal ortamda yapılan paylaşımlar olmak üzere bazı kişilerin bölgeye gidip, köy, köy gezmeye kalkmaları, ‘adli bir vaka olan olayın Kürt-Alevi düşmanlığına mı dönüştürülmek mi isteniyor?’ sorusunu gündeme getirdi.


    Ardahan’ın Damal ilçesinde bulunan hayvan meydanında geçtiğimiz aylarda yapılan alışveriş sırasında yaşanan kavgada iki kişinin bilinmeyen bir nedenle önce tartışıp, ardından kavga etmesiyle başlayan ve çıkan olayda Damallı bir kişinin aldığı darbe sonucu ağır yaralanması ardından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmesi sonucunda ölen kişinin ailesinin acısı dinmezken bazı kişilerin sanal ortamlarda yaptıkları tahrik edici paylaşımlarla olay adeta kan davasına dönüştürülmek istendiği görülmekte.



    Yaşanan olayın adli vaka olayı olmasına karşın bu olayın Kürt-Alevi, Digorlu/Damallı düşmanlığıymış gibi düşmanca iddia etmeleri üzerine, başta İstanbul’da bulunan bazı STK’lar olmak üzere bazılarının kin ve nefreti tetikleyen tutum ve davranışlar içine girmeleri bölge halklarının tepkilerine neden oluyor.


    Bazılarının bu olayı kullanıp, siyasi rant elde etmek istedikleri de ileri sürülürken, olayda önceden birbirlerini uzaktan yakından tanımayan iki hayvan alıcısının bir anlık tartışması ve istenmeyen olayla sonuçlanması dışında başka bir şey olmamasına rağmen ve hukuka, adalete bırakılmak istenmemesine tepki koyan Damallılar, birilerinin siyasi rant hesaplarının bölge halklarını, kardeşliğine zarar verdiğini söylerek, köy köy gezip olayı tetikleyenlerin tepki gösterdikleri görülmekte.



    Bu da size dert olsun…


    Hala neden hapiste olduğu ve hapiste kalmaması gerektiğini ortaya koyan iç ve dış hukuka rağmen hala bırakılmayan ve girdiği son seçimde hem de hapisteyken, devletin değil, iktidarların kanalı olan TRT’de Seyit Rıza’nın ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama bende sizin önünüzde diz çökmedim, buda size dert olsun.’ diyen Selahattin Demirtaş’ın ‘seni başkan yaptırmayacağız’ dediği anlayıştan daha tehlikeli bakışı taşıyanlar kim derseniz, ben ulusalcılar derim..


    Çünkü bugünü yani 12 Eylül Darbesini yapanların, darbe yapmadan önce ortam yaratmak adına başta müze olacak denen Diyarbakır Cezaevi’nde çocukların babasına bok yedirip, eziyet edenler, arama adı altında anaların üstünü soyup, çocuklarını dağa yönlendirenlerin başını bugün muhtar olamaz denenin müftüsüyle  birlikte ellerini açıp, dua edenler, dün bizden başkanım değil diyenlerin başını daha sonra feto ile ortak darbe yapmaya kalkışan ulusalcılardı.

    Ve dün barış sürecini bozduran, Demirtaş’ın ve diğer milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, tutuklatanlar bugün HDP’nin yanlış olduğunu bildiği ama ‘mufazakarım’ diyenlerin hala devam eden yanlışları dolayısıyla desteklemek zorunda kaldığı aynı ulusalcılar, yerelde iktidarlar ve aynı alışkanlıklarına devam ettirmekteler.




    Adına Kürt sorunu denen ama birilerinin ‘Yok öyle bir sorun’ diyerek reddettiği sorunun altında yatan sorunun başında gelen de ulusalcıların Kürt düşmanlığını bir kez daha yaşadığım bu ülkede muhafazakarın, solcunun, sağcının hatta milliyetçinin birbirleri ile olan sorunlarını oturup, konuşarak aşacağına ama yine bu ulusalcıların engeliyle bir araya gelemediklerini görmek ve anlamak için son yirmi günde bir kez daha anladım..

    Katıldığı kongrenin son günü başındaki ak saçtan utanmadan ve benim kendisine haram ettiğim katkımı unutup, Kürt oluşumdan dolayı yaptığı konuşması ile beni hedef gösterenler şunu bilsinler ki; benim adım Fakir Yılmaz ise bugün olmasa yarın açtığım sayfanızı kendim kapatacağım.

    Çünkü; Benim İstanbul’da, Ardahan’da yurt genelinde verdiğim samimi mücadelemi görmezden gelip,  alçakça ön yargılarıyla hakkımda ki yalan ve hileleriyle bahşedemediğim eyy sizler..

    Yani ulusalcılar ‘bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.’

    Çünkü biz hep şunu deriz istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz, bugün yerelde yarın iktidarda ayak oyunları ile ele geçirmeye çalıştığınız ve elinizde tuttuğunuz güçle, istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz, yerel imkanları kullanıp, ‘kaldır, indir kıtası’ dalkavukları aracılığı ile üzerimize gelebilirsiniz ..

    Ama unuttukları; Onurlu duruş bizim elimizde, direniş gücü bizim elimizde, bunu elimizden alamazsınız ve hiçbir şey yapamasak ve ölsek de arkamız da ‘hasiyetli, onurlu bir direnişle öldü der’ bu halk.

    Buda size, sana dert olsun ak saçlı…



    Ariv Haber 28/01/2016 tarihli haber


    Ardahan’da 3 Kişi Öldürüldü!


    Umut Vakfı, basına yansıyan Türkiye’nin şiddet, cinayet haritasını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de 2015 yılında yaşanan 2 bin 175 silahlı olayda bin 951 kişi hayatını kaybederken, bir kısmı ağır olmak üzere bin 282 kişi ise yaralandı. 225 olayın yaşandığı İstanbul şiddetin en fazla olduğu il olarak kayıtlara geçti. En sakin il ise Bayburt oldu.






    Umut Vakfı Türkiye’nin şiddet (cinayet) haritasını açıkladı. Umut Vakfı illerde emniyet müdürlükleri ve jandarma tarafından hazırlanan istatistiklerin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve İçişleri Bakanlığı’na iletilmesine rağmen sonuçların kamuoyu ile paylaşılmadığını belirterek, “Şiddetin boyutu ilgili yerlere ulaşmış bulunuyor. Neden, niçin saklanır bilemiyoruz. Ancak gerek Emniyet Müdürlüğü, gerekse İçişleri Bakanlığı son yıllarda bu konuda kamuoyunu bilgilendirmiyor. Oysa Türkiye’de öyle iller var ki, Adana, Samsun, Kayseri, Gaziantep, Kocaeli bunlardan bir kaçı… Acilen “şiddet, silahlı olaylarla işlenen cinayetler, uyuşturucu bağımlılığı bataklığına batmış gençlik” sosyolog ve psikologların da katılımıyla masaya yatırılmalı ve nasıl önlem alınabileceği, neler yapılabileceği enine boyuna tartışılmalı, konuşulmalı, uygulamaya konulmalı. Ki bu çok zor değil, emniyet birimlerinde de pek çok yönetici bu alanlarda yüksek lisanslar yapıyor, çalışmalar yapıyor. Bir gün “geç kaldık” demeden, özellikle onları da görevlendirerek, gerçek rakamları saklamak yerine tüm gerçekliğiyle masaya yatırmalı ve kamuoyu da bilinçlendirilerek toplumun, ülkenin huzuru sağlanmalı…Bu bağlamda; Bireysel silahlanmaya karşı mücadele veren Umut Vakfı olarak ülkemizdeki silahlı şiddetin (işlenen cinayetlerin) haritasını çıkarabilmek amacıyla tüm çalışanlarımızla birlikte çok ciddi ve titiz bir çalışma yaptık.


    Türkiye’nin en ücra köşesindeki yerel gazeteler dahil tüm gazeteleri gün gün tarayarak 2015’in “silahlı” olaylarının çetelesini tuttuk. Pek çok dünya ülkesiyle birlikte “terör” kıskacını yaşayan Türkiye’de bireysel silahlarla işlenen suçlar da maalesef yükselişte. Silahların Internet’ten peynir ekmek gibi satıldığı ülkemizde emniyet birimleri hemen her gün bazı illerde, ilçelerde yaptıkları operasyonlarda çoğu ruhsatsız silahlar (tabanca çok az bir kesim hariç hemen herkes silaha hemen ulaşabilecek uzaklıkta.) Tuttuğumuz istatistiklere ve yaptığımız araştırmaya göre, 2015 yılında Türkiye’de 2 bin 175 silahlı olay basına yansıdı. Bu olaylarda toplan bin 951 kişi öldü, bir kısmı ağır bin 282 kişi de yaralandı. Ama şu bir gerçek ki, ülkemizde yüzde 85’i ruhsatsız en az 20 milyon dolayında bireysel silahın baha sonra ne kadarının öldüğünü maalesef bilemiyoruz. Ama bu tabloya göre de, 2015 yılında Türkiye’de günde en az 5 kişi öldü. Ateşli ve kesici silahlarla işlenen olayların yüzde 71’i tüfek, tabanca, beylik silahı gibi ateşli silahlarla, yüzde 29’u ise kesici ve delici aletlerle gerçekleştirildi. Yüzde 71’lik kapsama giren silahlı olayların, yüzde 39’u (857) tüfeklerle, yüzde 28’i (605) tabancalarla, yüzde dördü de (87) beylik silahlarıyla yaşandı. Beylik silahlarıyla yaşanan olayların büyük çoğunluğunu polis ve asker intiharları oluşturuyor” ifadelerine yer verildi.



    BÖLGELERE GÖRE CİNAYET HARİTASI


    Umut Vakfı tarafından açıklanan veriler şu şekilde: “Cinayetin, şiddetin haritasına bölgelere göre Marmara bölgesinde 225 olayla İstanbul birinci sırada bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 Yılı İllerde Yaşam Endeksi verilerine göre de, insanların yüzde 45.1’inin kendisini “güvende hmediği” İstanbul’u, 97 olayla Bursa, 89 olayla Kocaeli ve 54 olayla Sakarya izliyor.



    KARADENİZ’İN EN HIRÇIN KENTİ SAMSUN


    Karadeniz’in en hırçın kenti Samsun. En ufak olayda bıçağa, tabancaya sarılan Samsunlu (özellikle de İlkadımlı), yan baktı, tipini beğenmedim, deyip adam yaralıyor, öldürüyor. Samsunlu, kına gecesi ve nişan törenlerinde de bazı insanlarının evin içinde silah ateşleyerek, insanını öldürmesiyle ünlü. 106 silahlı olayın yaşandığı Samsun’u 35 olayla Trabzon izliyor.



    AKDENİZ’İN HIRÇIN KENTİ İSE ADANA


    Akdeniz’in hırçın kenti ise Adana… 118 silahlı olayın basına yansıdığı Adana’da aslında hemen hiç olaysız gün yaşanmıyor. Adana’yı bölgede, 96 olayla turizmin gözbebeği Antalya, 52 olayla kadın cinayetlerinin çokluğuyla da dikkat çeken Mersin izliyor.



    EGE BÖLGESİ’NDE İZMİR 111 SİLAHLI OLAYLA BİRİNCİ SIRADA


    Ege Bölgesi’nde İzmir 111 silahlı olayla birinci sırada. Onu, 41 olayla Aydın ve 36 olayla, yine turizmin gözbebeklerinden biri olan Muğla izliyor.



    GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE İSE GAZİANTEP 87 OLAYLA EN ÇOK BİREYSEL SİLAHLI OLAYIN İŞLENDİĞİ YER


    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise Gaziantep 87 olayla en çok bireysel silahlı olayın işlendiği yer. Antep’i 47 olayla Şanlıurfa, 45 olayla Diyarbakır izliyor. Orta Anadolu Bölgesi’nin en çok silahlı olayının yaşandığı kenti Konya. 67 silahlı olayın basına yansıdığı bu kenti, 66 olayla Ankara’yı, 44 olayla Kayseri, 37 olayla Eskişehir izliyor.



    DOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NİN EN ÇOK OLAYININ OLDUĞU YER MALATYA


    Doğu Anadolu Bölgesi’nin en çok olayının olduğu yer Malatya. 2014’de 206 yaralama, 100 öldürme olayının Adli Tıp’ta incelediği istatistiklere yansıyan Malatya’da 2015 yılında 35 silahlı olay basına yansıdı. Bölgede Malatya’dan sonra en çok silahlı olayın olduğu kentler sırasıyla Elazığ (18 olay), Van (16), Erzurum (13) ve Ağrı (12)



    SİLAHLI OLAYLARA VE ÖLÜ YARALIYA GÖRE İLK 10’A GÖREN İLLER


    Silahlı olaylara ve ölü yaralıya göre ilk 10’a gören iller silahlı olayların en çok yaşandığı il tabii ki, nüfusuyla da orantılı olarak İstanbul. İstanbul’da 2015 yılında ateşli silahlarla ve kesici aletlerle işlenen 225 cinayet olayı basına yansıdı.

     


    En çok cinayet olayının işlendiği ilk 10 il ise şöyle:

    1 – İstanbul (225),

    2 – Adana (118)

    3 – İzmir (111)

    4 – Samsun (106)

    5 – Bursa (97)

    6 – Antalya (96)

    7 – Kocaeli (89)

    8 – Gaziantep (87)

    9 – Konya (67)

    10 – Ankara (66)



    ÖLÜM VE YARALANMA SAYILARINA BAKILDIĞINDA İSE CİNAYET HARİTASINDA İLK 10’A GİREN İLLER


    Ölüm ve yaralanma sayılarına bakıldığında ise cinayet haritasında ilk 10’a giren iller şunlar:

    1 – İstanbul (225 ölü, 108 yaralı)

    2 – İzmir (98 ölü, 78 yaralı)

    3 – Adana (98 ölü, 59 yaralı)

    4 – Gaziantep (93 ölü, 42 yaralı)

    5 – Bursa (82 ölü, 88 yaralı)

    6 – Antalya (81 ölü, 59 yaralı)

    7 – Ankara (67 ölü, 42 yaralı)

    8 – Kocaeli (63 ölü, 45 yaralı)

    9 – Samsun (51 ölü, 89 yaralı)

    10 – Mersin (51 ölü, 16 yaralı)



    EN SAKİN KENT BAYBURT 


    En sakin kent Bayburt. Cinayet haritasında yer almayan tek il 63 bin nüfuslu Bayburt. Yani en “sakin-mutlu-insanlarının birbirine hoşgörüyle yaklaştığı” kent. Bu sakin kenti, sakinlikte, birer olay birer ölüyle Karabük ve Çankırı , bir olay iki ölüyle Kilis, ikişer olay ikişer ölüyle Tunceli ve Gümüşhane¸ iki olay üç ölüyle Ardahan, üç olay üç ölüyle Erzincan izliyor.



    TÜRKİYE BİREYSEL SİLAHLANMADAKİ ARTIŞ BAKIMINDAN 178 ÜLKE ARASINDA 14. ÜLKE


    178 ülke arasında 14. ülke durumunda olan Türkiye’de silahlı olayların savcılıklara, mahkemelere, adli tıp kurumlarına yansıması ise korkunç boyutlarda. 2015’in resmi verileri henüz hazır değil, savcılıklara gelen toplam dosya sayısı 2014 yılında, 2005’e göre yüzde 61.9 artışla toplam 7 milyona yükselmiş bulunuyor. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanun ile ilgili olarak mahkemelere gelen dosya sayısı ise 65 bin 883. Adli Tıp Kurumu şubelerine intikal eden yaralama sayısı, 16 bin 872’si kesici, delici aletlerle, 6 bin 168’i ateşli silahlarla olmak üzere toplam 23 bin 040. Adli Tıp Kurumu, 2014 yılı içerisinde 2 bin 218’i ateşli silahlarla, 387’si de kesici, delici, ezici aletlerle olmak üzere 2 bin 605’te öldürme olayını inceledi. 2015’te de bu rakamların azalmadığı düşünülürse Türkiye’de yaşanan cinayet ve şiddet olaylarının çok çok azının basına yansıdığı görülmektedir. Sonuç olarak; “bireysel silahlanmaya dur” demenin, tedbirler almanın zamanı geçmeden (ki her gün daha kötüye gidiyor) bir şeyler yapmak gerekmektedir ve başta İçişleri Bakanlığı, ona bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere tüm kentlerin yöneticilerine büyük işler düşmektedir.


    Devlet yöneticilerinin sigaranın insan sağlığına zararı konusunda verdikleri mücadeleyi, şiddetin en uç noktası olan ve tek işlevi öldürmek olan silahlar konusunda da vermelerini bekliyoruz. İnsanların silaha ulaşmalarının zorlaştırılması için yasal düzenlemelerin yapılmasını isterken, 7’den 70’e yurttaşların bilinçlendirilmesiyle silahla işlenen suçların en az yüzde 50 azalacağını vurguluyoruz.” 


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


     





     













    ki…







  • COROANIN ARTTIĞI ARDAHAN'DA BARIŞ GÜMÜŞ'TE HAYATA GÖZ YUMDU!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri Programlarla Saat:14.00-16.00’da TEMPO TV’de 


    Her pazar günleri saat:14.00-16.00 arası ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  



    Bir hafta önce aniden rahatsızlanan ve Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan ve hayata göz yumduktan sonra köyüne gönderilen Börk köylü bir vatandaş ardından bu kez de Ardahan’ın sevilen isimlerinden olan, iş insanı Ardahan Sulakyurt (Sarzep) köylü Sırrı Gümüş’ün oğlu Barış Gümüş’ün covit-19 virüsü dolaysıyla hayata göz yumduğu öğrenildi.


    Vali Maalesef hastalıkta yeniden artış yaşanıyor…


    Genç yaşında beklenmedik bir anda hayata göz yuman Barış Gümüş’ün kendi Ardahan merkeze bağlı Suakyurt (Sarzep) köyünde toprağa verileceği bilgisi alınırken Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Göle İlçesinde Koronavirüs ile mücadele kapsamında beraberindeki denetim ekipleri ile birlikte, market, bakkal, kasap, şarküteri, çay ocağı, kıraathane, fırın ve diğer işletmelerde Koronavirüs denetimi gerçekleştirdi.


    Beraberinde Göle İlçe Kaymakamı Haluk Koç, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir ve diğer yetkililerle birlikte İlçe merkezinde denetime çıkan Valim Hüseyin Öner, virüsün yeniden yükselişe geçtiğini belirterek, iş yeri sahiplerini ve vatandaşları, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaları yönünde uyardı.  Vatandaşlara aşı olup olmadıklarını da soran Valimiz, aşısını yaptıranlara teşekkür etti, aşı olmadığını söyleyenleri de aşının önemini anlatarak ikna etmeye çalıştı. 



    Temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanında Koronavirüs’ten korumanın en etkili yolunun aşı olduğuna dikkat çeken Valz, “Uzun bir sürenin ardından maalesef hastalıkta yeniden artış yaşanıyor. Biz de bugün denetim ekiplerimizle birlikte vatandaşlarımıza kurallara uymanın önemini, aynı zamanda aşı olmanın hem hastalığı önlemede hem de toplumsal hayatın seyrine yön veren alanlarda ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Aşı olarak önce kendimizi, çevremizi ve yakınlarımızı koruyacağız. Bununla birlikte çocuklarımızın, gençlerimizin okula gitmesi için de aşı oldukça önemli. Geçtiğimiz günlerde İlimiz 1. doz aşılamada yüzde 75 seviyesine ulaşarak, haritada mavi kategoriye geçen İller arasına girdi. Ama aşı çalışmalarımıza devam ederek 2. doz aşılarımızı da yaptırmalıyız, çünkü hastalık son zamanlarda yine artış göstermekte. Salgın tamamen bitinceye kadar tüm ekiplerimiz sahada aktif olarak denetim faaliyetine devam edecekler. Vatandaşlarımızdan özellikle rica ediyorum,  lütfen kurallara uyalım ve aşımızı muhakkak yaptıralım” diye konuştu.


    Otun ve samanın fiyatları 2-3 kat artacak!..


    Ardahanlı Yenilik Partisi Genel Başkanı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Türkiye, 3-5 kuruş verilip göçmenlerin tutulduğu bir üs olamaz.” dedi.


    Yılmaz, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, partisinin il kongreleri için gittiği Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Van’da çeşitli temaslarda bulunduğunu söyledi.


    Ardahan’da çok ciddi bir kuraklık olduğunu belirten Yılmaz, “Ot ve saman yok. Eğer böyle giderse 1-2 ay içerisinde otun ve samanın fiyatları 2-3 kat artacak, köylü elinde kalan hayvanlarını bahara çıkaramayacağı için satmak zorunda kalacak.” diye konuştu.


    Yılmaz, acilen bir planlama yapılarak, ot ve saman desteğinde bulunulması gerektiğini kaydetti.Iğdır, Ağrı ve Van’da gördükleri sorunları ve temaslarını da anlatan Yılmaz, “Bu dört ilimizde sıkıntılar çok fazla. Ben, il kongrelerimizin başlaması nedeniyle tekrar bölgeye gideceğim. Bu bölgeyi sahipsiz bırakmayacağız. İnsanlarımız sahipsiz değildir. Yenilik Partisi olarak onların yanında duruyoruz.” ifadesini kullandı.


    Yılmaz, gittiği her yerde herkesin ortak bir sorununun da yasa dışı göç olduğunu belirten Yılmaz, “Taliban’ın yaratmış olduğu korkudan dolayı ülkemizin adeta mülteci çöplüğüne dönüştürülmek istenmesine itirazlar var. Bu itirazlar bizim de başından beri yaptığımız itirazlar. Türkiye’nin mutlaka 18 Mart’ta Avrupa Birliğiyle yaptığı göçmen anlaşmasını iptal etmesi gerekir. Türkiye, 3-5 kuruş verilip göçmenlerin tutulduğu bir üs olamaz. Bu bizi yaralıyor. Bu anlaşmanın iptal edilmesi lazım.” dedi.



    Resmi kurumları da satamaz mıyız?..


    15 Temmuz Darbe Kalkışması dahil birçok konuda sınıfta kalan resmî kurumların başında gelen MİT, Genelkurmay, Başbakanlık, Emniyet ve diğerleri.

    Biri de, ikisi de Ardahanlı olan yüzün üstünde bol maaşlı danışmanların kendilerine iş bulduğu Saray..

    Ve bunlar ile onca bakanlığın çatısı olduğu diğer resmî kurumlar…

    Yani 657’nin korumasında olup, bu ülkede iş yaptıklarını sanan ama bu ülkenin önündeki engellerin başını çeken onca hatta sayarsanız yüzü bulan resmî kurumlar.

    Acaba bunları da özelleştirme adı altında satamaz mıyız?..

    Satamaz mıyız?

    Peki o zaman son yıllarda çok tartışılan ve birçok ülkede hayatta olan başkanlık, eyalet, yerel yönetim adı altında artık hantallaşan çalışma anlayışlarını değiştirecek bir yöntem, yönetim bulamaz mıyız?..

    Evet şaka yaptığımı sanmayın.

    Çok ciddiyim.

    Gelin Atatürk Kültür Merkezi,

    Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü,

    Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü,

    Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,

    Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı,

    Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü,

    Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü,

    GAP Başkanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü,

    Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü,

    Türkiye Bilimler Akademisi,

    Türkiye Adalet Akademisi,

    Spor Genel Müdürlüğü gibi diğer onca kurumu da satalım..

    Gerçi yazımı yazana kadar saydıklarımın bazıları da çoktan satılmış, satılmasına da İBB, PTT, TSK, Demiryolları hatta irili, ufaklı resmi kurum astsubay orduevi, polis kantini, öğretmen evi gibi sendikaların onca deniz kıyısında bulunan lüks ama yiyenlere bedava tatil köyleri, sözde kültür korumasında olan onca müze, kaleler, kuleler, hatta camiye çevrilen Kiliseler yazamadıklarım da var, onları da satalım derim..

    Ya da artık işlerinin büyük bölümünü belediyelerin yaptığı valilik, kaymakamlıkları, iş yapmaz, göbek büyütülen müdürlükleri de hatta belediyeleri de özelleştirip, hantallaşan Ankara’dan kurtaralım desem ‘Haydi ya sen eyalet sistemimi’ istiyorsun diye kızmayın sakın..

    Çünkü Merkez Bankasını da unutmadan bugüne dek satılmayanlar da ormanlar gibi yakılıp, parsel parsel zaten satılmamış mı o partiye ya da bu partiliye..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..




















    arşiv haber: 10/03/2016 tarihli haber


    MUHTARIN OĞLU ÖLDÜRÜLDÜ!


    Gebze’de dehşet: 2 ölü Gebze İlçesi’nde berber Mustafa İşbilir, iş yerinin camlarını kıran 2 kişiye tabancayla kurşun yağdırdı. Ağır yaralanan 2 kişi tedaviye alındıkları hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.


    Olay, akşam saatlerinde, Gebze Gaziler Mahallesi İbrahimağa Caddesi’nde meydana geldi. Gebzespor Eski Çarşı Taraftarlar Grubu Başkanı İmdat Karakaya ile T.A. aralarında husumet bulunan berber Mustafa İşbilir’in iş yerine gittiler. Burada henüz bilinmeyen nedenle başlayan tartışma sonrası kavgada İmdat Karakaya ve T.A iş yerinin camlarını kırdı. Mustafa İşbilir de camları kıranÇıldır İlçesi Kotanlı Köyü Muhtarı Yolcu Karakaya’nın oğlu olduğu öğrenilen İmdat Karakaya ve T. A.’a tabancayla ateş etti. Kafalarına isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan İmdat Karakaya ve T.A. götürüldükleri Fatih Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 



    Kavgadan sonra olay yerine giden polisler olayın zanlısı olarak İşbilir’i gözaltına aldı. İşbilir’in emniyet müdürlüğüne götürülerek sorguya alındı. Berber Mustafa İşbilir’in, T.A. ve İmdat Karakaya’nın kendisini tehdit ettiği için cumhuriyet savcılığı ve emniyet müdürlüğüne şikayette bulunduğu öğrenildi. Cinayetle ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.




    Gebze’deki cinayette tutuklama


    Gebze ilçesinde 2 kişinin hayatını kaybettiği kavgada gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 2 kişiden biri tutuklandı.


    Alınan bilgiye göre, çıkan kavgada İmdat Karakaya ve T.A. pompalı tüfekle öldürdüğü iddia edilen Mustafa İşbilir ve kavga sırasında olay yerinde olduğunun tespit edilmesinin ardından gözaltına alınan Ersin D, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.


    Cumhuriyet savcısına verdikleri ifadenin ardından Ersin D. serbest bırakılırken, Mustafa İşbilir çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.


    İmdat Karakaya ile T.A., aralarında husumet olduğu iddia edilen Gebze ilçesi İnönü Mahallesi İbrahim Ağa ve Şehit Erdem Demir Caddesi’nin kesiştiği noktada kuaför dükkanı işleten Mustafa İşbilir’in iş yerine gelerek, tartışmaya başlamıştı.



    Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iddiaya göre Mustafa İşbilir pompalı tüfekle iki kişiye ateş etmişti. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince, Gebze Fatih Devlet Hastanesine kaldırılan Karakaya ve T.A., müdahaleye rağmen yaşamını yitirmiş, Mustafa İşbilir, silahıyla polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.


    HANAK İLÇESİ KÖYLERİ





























    Mahalle/ Köy Adı

    İlçeye Uzaklığı (km)

    Erkek Nüfus

    Kadın Nüfus

    Toplam Nüfus

    Hane Sayısı

     

    Hanak Merkez

    2.016

    2.014

    4.030

    669

    Altınemek Köyü

    22

    21

    20

    41

    14

    Aşağıaydere Köyü

    20

    61

    70

    131

    62

    Baştoklu Köyü

    7

    171

    191

    362

    120

    Börk Köyü

    12

    200

    176

    376

    56

    Binbaşak Köyü

    22

    101

    108

    209

    90

    Çayağzı Köyü

    5

    89

    92

    181

    57

    Çavdarlı Köyü

    9

    21

    28

    49

    22

    Çimliçayır Köyü

    10

    97

    102

    199

    32

    Çiceklidağ Köyü

    14

    380

    414

    794

    150

    Çat Köyü

    24

    67

    60

    127

    45

    Güneşgören Köyü

    12

    131

    97

    228

    39

    İncedere Köyü

    8

    233

    248

    481

    99

    Koyunpınarı Köyü

    5

    50

    53

    103

    204

    Karakale Köyü

    22

    533

    533

    1066

    40

    Sevimli Köyü

    16

    257

    255

    512

    88

    Serinkuyu Köyü

    12

    147

    140

    287

    64

    Sazlıçayır Köyü

    13

    182

    188

    370

    114

    Yamaçyolu Köyü

    18

    88

    74

    162

    53

    Yukarıaydere Köyü

    21

    70

    86

    156

    52

    Sulakçayır Köyü

    12

    103

    103

    206

    42

    Yamçılı Köyü

    18

    62

    66

    128

    69

    Yünbüken Köyü

    6

    80

    68

    148

    32

     

    TOPLAM NÜFUS

    5.160

    5.186

    10.346

    2541




     


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…







  • ARDAHAN YENİDEN DOĞRANMAYA BAŞLANDI!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz-Özlem Şeyma Yılmaz  Her Cumartesi Günlweri ve Hafta İçi Özel Programlarla Saat:17.15-19.15’te TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günleri saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    HAYVANLARI YAKAN YANGIN!


    Ardahan Çıldır ilçesinde bir ahırda çıkan yangında 10 büyükbaş hayvan telef oldu.


    Edinilen bilgiye göre, Yıldırımtepe Mahallesi’nde dün saat 23.00 sıralarında Erkan Kırmızıtaş’a ait ahırda yıldırım düşmesi sonucu yangın çıktı. Yangında ahırda bulunan hayvanlar dumandan zehirlenerek telef oldu.


    Yangın olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.


    Hayvan sahibi Erkan Kırmızıtaş tek geçim kaynağının hayvancılık olduğu belirterek yetkililerden ve hayırsever vatandaşlardan yardım istedi.


    İNSAN KAÇAKÇILARI KAÇAMADI!


    İlçe Jandarma ve Çıldır Belediyesi ekiplerinin konuyla ilgili müdahaleleri için teşekkür eden Kırmızıtaş, “Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın, hem 10 canlı telef oldu hem de evimin geçim kaynaklarını kaybettim” dedi.


    Ardahan merkezli Antalya ve Artvin’de düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda yakalanan 9 kişi tutuklandı.


    Valilikten yapılan açıklamaya göre, İsveç uyruklu bir kişinin Antalya’nın Alanya ilçesinden Ardahan’a gelerek kaçak yollarla Gürcistan’a geçiş yapacağı yönünde ihbar alan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, çalışma başlattı.


    Bu kapsamda operasyon yapan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İsveç uyruklu kişiyi Çıldır ilçesine bağlı Baltalı köyünde bir şüphelinin evinde buldu. Göçmen kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla burada gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı genişletmesiyle il merkezi, Antalya ve Artvin illerinde de göçmen kaçakçılarına yönelik operasyon düzenlendi.


    Bu illerde gözaltına alınan 6 şüpheli de çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.Firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.



    Bir mafya liderinin ülke gündemine yön verdiği şu günlerde, birilerinin çakallardan çok sahte aslancılık oynaması dikkatimizden kaçmıyor. Rüyalarında göremeyecekleri makamlara gelmenin şoku ve şımarıklığı ile kendilerini birden adam sananların öte yandan devletin gücü, gölgesini kendileri gibi çamurlaştıranların sözde kahramanlıkları birilerine sökse de, bana sökmeyeceğini anlamamış olanlar da var.


    35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ve 52 yaşıma kadar belden aşağı başta olmak üzere, hiç bir şerefsizliğe, namussuzluğa imza atmadığıma inandığım yaşamım boyunca işimin sadece ve sadece gazetecilik ve bu meslekte harcadığım emeğin karşılığında aldığım, kendi aldıkları ayakkabı kutusu dolusu dolarlara, dolarcıklara benzetenler kendi yaptıkları pislikleri benim ve benim gibilerin de yaptığını düşünür ve kendileri gibi olduğumuzu sanar ve hareket ederler. Bunu yaparlarken de aile dostluğu, hemşericiliği, yakınlığı hepsinden ilerisi insanlığı da unuturlar.



    “Düşenin dostu olmaz” denilen bir süreçte hep düşenlerin yanında olan bir kişilikle, hem insanlığımı hem gazetecililiğimi yaparken, bazı çakalların bunu korkaklık, çekingenlik sanıp aslan kesilerek, hem de normal telefondan değil, her zaman yaptıkları gibi whatappalardan açtıkları telefonlarla sahte aslan kesilip çakallık yapanlara diyeceğimi tek şey şudur;


    Ulan! Sen değil, siz değil, sülaleniz hiç değil, tesadüfen geldiğiniz ve kısa sürede işlenip bir o kadar aynı hızla gümbürtüye gittiğiniz bu süreçte, yaşadığınız psikolojiye bağışlıyorum sizi, tehdit, şantaj, çakallık yapan sizleri.


    Ve deveden büyük filin olduğunu devlet, kimin namuslu, kimin namussuz, kimin terörist, kimin yaltakçı olduğunu iyi bilir ve sözümü bilirim. Adam olun yaptıklarınızın bedelini kanun ve kalmadığı ileri sürülen adaletin önünde veremiyorsanız, varsa vicdanınıza sorun ve kendi suçunuzu başkalarını suçlayarak affettiremeyeceğinizi bilmenizi ve günü geldiğinde hata yaptığınızı anladığında işin işten geçtiğini anlama duygusu yaşamayın.


    Ormanları kesmeyin denen Ardahan’da


    “Turta Girmemiş Orman” oyunu!


    19/09/2020 tarihli haberler/yorum


    Ardahan’da yapılmak istenen ‘genişletme’ ve ‘gençleştirme’ adı altında ki orman kesiminin ısrarının devam ettiği şu günlerde Ardahan’da ilginç bir tiyatro oyunu sergilendi. Bölgesinde bulunan çam ormanlarının bu yılda ‘genişletme’ ve ‘gençleştirme’ adı altında kesildiği Ardahan’ın Hanak İlçesinde sergilenen tiyatro oyunun adı da “Turta Girmemiş Orman” oldu.


    Devlet Tiyatroları (DT) 42 yıl sonra yeniden Anadolu yollarında izleyiciyle buluştu. 1 Temmuz’da Erzincan’la başlayan ardından Tunceli’nin Pülümür ve Pertek ilçeleri ile Erzurum, Ağrı ve Bingöl’de süren Kamyon Tiyatrosu, önceki gün son oyununu Türkiye’nin bir diğer ucunda bulunan Ardahan ve Hanak’ta sergilediği iki oyunla noktaladı. Özellikle “Turta Girmemiş Orman” oyununa büyük ilgi oldu.


    Ardahan ve Hanak tarihinde ilk kez DT’nin oyun koyması Ardahan’da büyük ilgi gördü. Sergilenen tiyatro oyunu ardından bir açıklama da bulunan Ardahan Valisi Hüseyin Öner, “Ardahanlı çocukları tiyatroyla buluşturan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve DT Genel Müdürü Mustafa Kurt’a teşekkür ediyorum. Bizi kırmadılar, ekibi buraya yönlendirdiler. Böyle bir güzellik hem bizim için hem de Ardahan ve Hanaklı çocuklar için ilk kez yaşandı. Pandemi döneminde büyük moral oldu. Ardahan Belediye Başkanımız Faruk Demir’in yanı sıra Hanak Kaymakamımız Osman Oğuz Ekşi ve Belediye Başkanımız Ayhan Büyükkaya da büyük misafirperverlik gösterdi. 25 kişilik DT oyuncuları ayakta alkışlandı” dedi. Çok iyi geri dönüşler aldıklarını söyleyen DT Genel Müdürü Mustafa Kurt ise “Tiyatroyu geleneksel hale getireceğiz” diye konuştu.



    KÖTÜNÜN İYİSİ PARTİSİ..


    Son istifa kararından sonra gündemden ve gözden düştüğünü kendisi de kabul eder gibi bir yüz ifadesiyle yeniden gündeme ve göze gelme çabaları içinde olan ve bunu da Anayasa Mahkemesi Başkanına yaptığı göndermeler ile ortaya koyan Soylu gibi bir zamanlar İçişleri Bakanlığı da yapan kadın Genel Başkan Meral Akşener’in başında bulunduğu İYİ Parti,  kurultayına seçimlerde destek veren iki partiyi davet etmemiş.


    Bakanlık sürecine baktığınızda da Soylu’yu geride bırakan Akşener’in özellikle Kürt seçmeni derinden yaralayan bir anlayışla yaptığı bakanlığından kalmış huyunu gölgelemek için de MHP’yi davet etmeyerek HDP’ye ”sadece seni değil senin gibi keskin olan MHP’yi de davet etmedim” demeye de çalışmış gibi.


    Evet, Türk siyasi hayatının değişmez iki yüzlülüğünün son bir örneği olan bu duruma baktığımızda aynı partinin oy ve destek aldığı iki partiye de yanlış yaptığını görmekteyiz. Çünkü MHP’nin tabanının dün demediğini bırakmadığı Erdoğan ile bir araya gelen Bahçeli’ye olan sitem ve kızgınlığını ortaya koymak için kendisine yöneldiğini görmek istemeyen Akşener’li İYİ Parti son yerel seçimler de kendisinin de içinde olduğu ittifaka en büyük desteği veren HDP’yi ve  MHP’yi de davet etmeyip, CHP’nin başını çektiği ittifakın hatırı için bunu saklamak istediği bir gerçektir…


    Gerçi aynı durumu yani HPD’ye samimi olmadıklarını ama oylarına muhtaç olduklarından zora ki ittifak oluşumunu kabul etmek zorunda olduklarını tabanına ve Türk, Milliyetçi seçmene anlatmaya çalışan CHP’de İYİ Parti’den aşağı kalmıyor ya oda başka bir eleştirilecek durum olarak karşımızda durmakta. Çünkü aynı CHP, AK Parti-MHP ittifakına karşı oluşturmaya çalıştığı ve en büyük desteği aldığı yani tüm siyasi partilerin oylarına muhtaç olduğu HDP ile alenen, açıkça yan yana gelmektense gizli, kapalı kapılar ardından HDP ile görüşür, ‘ikimizde solcu kardeşiz’ der ama bunu cesurca ortaya koyamaz.



    Evet neydi o ata sözü mü yoksa çok şey anlatan sadece bir söz müydü ”Çirkin sen hele dur güzel gelmezse sana gelirim” sözü…


    Yada Sabahattin Ali’nin kitabına adını veren ‘İçimizde ki şeytan’ ın anlattıkları.. 


    Bu samimiyetsizce davranışları HDP Genel Merkezindekiler anlıyorlar mı bilmem ama HDP’yi sevmeyen MHP’ye yaranmak için dün hem de iki dönem birlikte yol aldığı HDP ile yan yana gelenleri terörist ilan eden AK Parti kadar samimi bile olmayı beceremeyen CHP kadar İYİ Parti’de HDP için de kötünün iyisi olduğunu bilmeleri gerek…


    Çünkü HDP ve HDP tavanı, Kürt seçmen, Kürtlerin solcusu, muhafazakâr, komünisti, hacısı, hocası kısacası hepsinin bildiği tek şey sağcısı, muhafazakarı, Kemalist’inin, orta siyasetçisinin beyninin altında asıl yatanın ulusalcılık olan Türk siyasi hayatında kendilerine uzanan hiçbir adımın samimi olmadığı ve iyi olmadığını bilmekte ve kendilerini kullanıyorum diyenler aslında kullanıldıklarını yani hedefe ulaşmak için HDP’nin de onlar gibi günü yeri geldiğinde ya bu ittifakta ya da dünkü ittifakta yer alıp, yoluna devam eder.. Ve buda er geç iktidarla, zaferle sonuçlanacak biline…






    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!





     




    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Havalar Isınıyor, Ormanlar Yanıyor!


    arşiv haber 12/09/2017 tarihli haber


    Uzun yıllardır orman yangınlarının yaşanmadığı Ardahan’da yeni bir orman yangını daha çıktı.


    Havaların iyiden iyiye ısındığı ve kuraklığın baş gösterdiği Ardahan’da yanmaz denen sarı çamlarla kaplı alanlarda çıkan orman yangınları binlerce fidan ve sarı çamı yok etti.


    Som olarak Göle Köprülü Yaylasının da bulunduğu Erzurum sınırının yakınlarından yeniden çıkan yangın 3 gündür söndürülemiyor.


    Çıkan yangını söndürme çalışmalarının çok zor şartlarda müdahale yapıldığı öğrenilirken, yangını söndürme çalışmalarına yaylalarda buluna vatandaşlarında katıldığı alınan bilgiler arasında oldu.


     


    **Kurak Giden Havalar Daha Çok Isınacak..


     


    Doğu Anadolu Bölgesi’nde hava sıcaklığı mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyredecek.


    Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava az bulutlu ve açık olacak, rüzgar güneyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.


    Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’da 4, Kars’ta 6, Ağrı’da 8, Erzurum’da 9, Iğdır’da 19, Erzincan’da 11 ve Tunceli’de 13 derece ölçüldü.


    Sıcaklığın Tunceli’de 36, Iğdır ve Erzincan’da 33, Ağrı’da 31, Erzurum’da 28, Kars’ta 29 ve Ardahan’da 26 dereceye ulaşması bekleniyor.


    Bölgede hava sıcaklığının mevsim normallerinin 2-4 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.


    **Kinzodamal’da Büyük Yangın!


    *20/07/2016 Trihli Haber


    Ardahan’ın en büyük köylerinde olan Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde çıkan yangın birçok eve sıçradı.


    Büyüyerek devam ettiği öğrenilen yangının söndürülmesi için Ardahan Belediyesi ve bölgeye intikal ettirildiği ancak yangının büyük olduğu için söndürülemediği öğrenildi.


    Alılan ilk bilgilerde Fariz  Akçam, Aliyar Akçam, Hilmi Akçam ve Gökhan Koçak’a ait olan evlerin yanı sıra birçok evini yandığı, bölgeye intikal eden Ardahan Belediyesinin İtfaiyesinin yetmediği, il genelinde ve çevre illerde itfaiyelere ihtiyaç duyulduğu bildirildi.


    **KÖYLÜ YAYLADA İNSAN GÜCÜDE YETMİYOR..


    Ardahan’a 33 kilo metre uzaklıkta bulunan orman köyü Bağdeşen’de çıkan yangının neden çıktığı öğrenilemezken, köylülerin yaylada olması dolaysıyla köyde insan gücünün de oaz olmasının yangının komşu evlere sıçrayarak her saniye büyüyerek devam ettiği bilgisi alındı.


    **Çıldır da İse Kaza 1 Ölü 3 Yaralı!..


    Çıldır istikametinden Baltalı istikametine seyir halindeki araç mozeret mevkinde şarampole yuvarlandı.

    Avni Kaya´ın kullandığı araç mozeret mevkisinde aracın kontrelden çıkması sonucu kaza yaptı.


    Araçta bulunanlardan Avni Akçay´ın babası hayatını kaybederken, araçtaki kız kardeşi ve kızı yaralandı.


    Yaralılar ilk müdahale Çıldır Sağlık Merkezinde yapılmasının ardından yaralılar Ardahan Devlet Hastanesine sevk edildi.


    **O Nezaret Yıkılmalı..


    **Selmi Yılmz


    Tutuklanan Ardahan 25 nci Mekanizme Tugay Komutanının kaldığı evi bilen var mı?

    Bilmem ama aslında boşaltıldığı için Ardahan Üniversitesine, Güzel Sanatlar Fakültesi olması için verilmesi beklenen ancak 2 Milyon lira bulunamadığı için 2 yıldır bir türlü teslim alınamayan alanda bulunan Tugay Komutanının ikametgahının önünde ki Pakistan kışlası tipli nezarethane hala orada duruyor..

    Ve bu nezaretin 12 Eylül Cuntasında olduğu gibi 15 Temmuz’da da kullanılmak üzere hazırlandığını öğreniyoruz..

    Evet, MİT Müdürlüğünün depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle boşalttığı ama hala İl Spor Müdürlüğü olarak kullanılan binanın karşısında ki Tugay Komutanın konutunun önünde bulunan o nezarethane hala duruyor..

    12 Eylül Cuntasının izlerinin silinmesi içim mücadele edildiği bir ülkede küçük bir kepçe ile yerle bir edilmesi gereken o nezarethaneyi yıkamasanız, yen komutan da önünde gelip, geçerken morali bozulacak gibi..

  • GÖLELİ EŞ, GÖLELİ EŞİNİ ŞAH DAMARINI KESEREK ÖLDÜRDÜ!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de 


    Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    İstanbul/Kadıköy’de, eşini hasta bakıcı olarak çalıştığı özel hastanede bıçaklayarak öldüren Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Samandöken (Snot) köylü Güntay Mert (38), polisteki ifadesinde ,”İki gün önce evi terk etmişti. Beni aldattığını düşünüyordum. O yüzden öldürdüm. Şimdi pişmanım” dedi. 2 çocuğunu göz doktoruna muayene ettirmek için gittiği hastanede cinayeti işleyen Mert, adliyeye sevk edildi.


    ÇOCUKLARINI GÖZ DOKTORUNA GETİRMİŞ


    İstanbul/Kadıköy’deki özel bir hastanede, geçtiğimiz gün saat 19.00 sıralarında meydana gelen olay görgü tanıklarının anlatımına göre şöyle gelişti;


    Şüpheli Güntay Mert, 2 çocuğunu da beraberine alıp, 2 gün önce evi terk ederek, ailesinin yanına yerleşen Ardahan/Göle Günorta (Kızılkilis) köylü eşi Yudum Mert (33)’in hasta bakıcı olarak çalıştığı hastaneye geldi. Saat 16.00 sıralarında çocuklarını göz doktoruna muayene ettiren şüpheli yine iddiaya göre, eşi Yudum Mert ile karşılaştı. İkili arasında çıkan tartışmada


    Güntay Mert, eşini defalarca bıçakladı. Ardından da yaya olarak kaçtı. Doktorların hemen


    müdahale etmesine rağmen Yudum Mert, hayatını kaybetti.



    PENDİK’TE AKRABASININ EVİNDE YAKALANMIŞ


    Olayda sonra harekete geçen polis ekipleri şüphelinin saklanabileceği çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yaptı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüpheliyi Tuzla’da bir akrabasının evine düzenlenen baskınla yakalayarak, gözaltına aldı. Şüphelinin daha önceden poliste 2 ayrı suç kaydı olduğu ortaya çıktı.



    “EŞİMLE DAHA ÖNCE HİÇ KAVGA ETMEMİŞTİK”


    Şüpheli koca, ifadesinde cinayeti itiraf etti. Bir apartmanda kapıcı olarak çalışan Güntay Mert’in  eşiyle daha önceden hiç kavga etmediklerini öne sürerek, “Sürekli kapıcı dairesinden kurtulmamız gerektiğini, yaşadığı hayattan memnun olmadığını söylüyordu. Bu nedenle iki gün önce tartıştığımızda evi terk etti” dediği öğrenildi



    “GERİ DÖNMEYİNCE BIÇAKLADIM”


    Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü söyleyen Güntay Mert, “Olay günü çocuklarımı göz muayyenesi için hastaneye götürdüm. Göz doktoru biraz beklememi istedi. Hastanedeki işlerimiz uzun sürdü. Bu sırada evi terk eden eşimle karşılaştım. Ona geri dönmesini söyledim. Ancak bana bir daha geri dönmeyeceğini söyledi. Bunun üzerinde aramızda tartışma çıktı. Kendimi kaybedip onu bıçakladım. Daha sonra panikle çocuklarımı orada bırakarak kaçtım” diye konuştu.


    “PİŞMANIM DEDİ”


    Pişmanlık duyduğunu belirten koca, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.



    Dünden, geride kalan yazılar..



    Ülke siyasetine bulaşan mafyanın başta derin devlet denen konu olmak üzere Uğur Mumcu cinayetinin de aralarında olduğu faili meçhul cinayetler ve nice kirli ilişkilerin ortaya serildiği şu günlerde başında bulunduğu iktidarın her gün yeni bir dosya, iddia, suçlama gibi konularla karşılaşan Erdoğan başta olmak üzere herkes ne yapacağını şaşırmış durumda desem sanırım doğru olur. 


    Ve ben başta olmak üzere aynı ülkenin ferrleri olarak bizlerde iş, aş ve aşk dahil onca ilişkiler yoğunluğu içinde ne yazacağını, ne yapacağını da  şaşırmış durumdayız.

    Çünkü her insanın kendisine has özel sorunları olması dolayısıyla yani adeta limandan uzaklaşma hüznü ile okyanusa açılan bir gemi meselesi gibi attığı demiri çekmeyi, çekemediği için de hem limanı, hem de kendisini yaralayıp, kanattığını unutmuş bir haldeyiz şu günlerde..

    Evet, ‘Sen ne yapıyorsun, şaşırdın mı?’ diye soranlara, ‘Dün ne yediğimi biliyor muyum?’ diye pişkin, pişkin cevap veren bir halde olan tüm toplumun bir ferdi olarak bu ülkede yaşananların, kapalı kapılar ardında olanlar insana dünü değil, az önceyi hatta bu yazının üst satırlarını bile unutturan, öteleyen bir haldeyim desem de yalan olmaz.

    Çünkü yaşananlarla dün düşündüğünü bugüne ertelemek zorunda kaldığım bir duygu ile yazımı yazarken Erdoğan’ın çıktığı partisinin grup toplantısından memleketine giden ve kadın olan bir partinin genel başkanının üzerinden, ‘Bu daha iyi günleriniz, siz bekleyin daha neler olacak?!.! demesiyle bir kez daha şok olup, şaşırıyorum ve dünden kalan düşüncemin ne olduğunu unutup, ne yazacağımı düşünürken yerimde dona kalıyorum.




    Ve daha çok yazamayarak, dün düşünüp, bugün yazmayı düşündüğüm yazımı hatırlamaya çalışıyorum, kül tabağını dolduran izmaritlerin yeni bir izmarit alamayacak halde olduğunu görürken…

    Ama umudumu yitirmeyip, ‘Bugünler de geçecek elbet. Çünkü biz ne fırtınalar gördük, tsunamilere çarptık, bunları, yaşananları da, geride kalıp, anlamayanları da da aşarız. ‘ diyerek…




    ki…








    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    arşiv haberler 04/01/2019 tarihli haber


    Cinayet Okul Kapattırdı!


    Ardahan’da yaşanan ve iki kişinin ölümü ile sonuçlanan olay ardından Ardahan Yeni Mahallede bulunun İlköğretim okulu kapatıldı. Alınan bilgiler göre Ardahan Yeni Mahallede Avcı ve Çelik aileleri arasında meydana gelen ve bir baba ile oğlun ölümü ile sonuçlanan ve bir çok kişinin ağır yaralı olarak Kars ve Erzurum’a sevk edildiği olay ardından olayın meydana geldiği mahallede bulunan okulun tatil edildiği öğrenildi.


    BİR HAFTA ÖNCE BARIŞTIRILMIŞLAR!


    Bugün yaşanan ve iki kişinin ölümü ile sonuçlanan bir çok kişinin ağır şekilde yaralandığı olayın iki aile arasında yıllardır süren husumetin devamı olduğu öğrenilirken aynı ailelerin iki hafta önce barıştırıldığıda öğrenilidi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’ın girişimleri ile geçtiğmiz hafta Ziraat Odasında her aileden 5’er kişini  bir araya getirildiği ve barışıltırıldığıda ortaya çıktı.


    Baba oğulun otopsi için Erzum’a önedrildiği bilgiside alımnırken polisin Yeni Mahallede genişç çaplı önlem aldığı, olayla ilgil şühpeller göz altına alıp, soruşturmayı sürdürdüğü de alınan diğer bilgiler arasındam oldu.


    **Kabul etmek zorundasınız..


     


    Terörize edip, dışlamaya çalışılan insanların bu ülkenin gerçek sahipleri ve samimi insanları olduğunu yapılan son bir ankette daha iyi görmekteyiz.



    Evet bu ülkenin gerçek sorununun anlamamak, anlaşılmamak olduğunu bir kez daha anladığımız son ankette görülen tek şey baskıların işe yaramadığını da görmek mümkün.


    İşte yaklaşan yerel seçimler öncesi TBMM’sinde 3 büyük parti olan HDP’nin etkili olduğu bölgede oy oranını koruduğunu ve tüm yok sayma, görmezden gelme vede baskılara karşın ayakta olduğunu anlamaktayız.


    Güneydoğu için yapılan ankete bakıp bu durumun sadece bu bölgede değil başta İstanbul’da olmak üzere tüm batı illerinde de aynı olduğunu da anlamak ve bu seçimi kilit partisinin HDP’nin olacağını da bir gerçek olarak karşımızda durduğunu da anlamak gerekir.


    Ve bu durumun MHP ile ittifak ile milliyetçiliği tetiklemek isteyen ama karşı milliyetçiği iyiden iyiye sağlamlaştırdığını fark edemeyen ve geçmiş iki seçimde Kürt seçmen olarak bilinen seçmenin desteği ile konumunu koruyan AK Parti’yi zorda bırakacağı da bir diğer gerçektir.


    İşte ekonominin yeniden bozulmasına, enflasyonun artmasına, paramızın dağ taşa atılarak başta dolar karşısında değer kayıp etmesine neden olduğunu anlamayanlara bir gerçeği ortaya koyan son seçmen anketi.


    Hep birlikte bakıp, onca saklama,görmezden gelme, kayyum atamaları ile ve baskılara karşın oyunu kayıp etmeyenin HDP olduğunu birlikte anlayalım.


    Çünkü siz ne yaparsanız yapın insanların düşüncesine, tercihine müdahale edemez, savaş, çatışma ve her gün ‘Vurdum, Kırdım, Bitti’ başlıklı haberlerinde başını çektiği benzer olayların karşıya değil, kendisine zarar verdiğini ve en önemlisi karşı düşüncenin güçlenmesine ve er geçte olsa, görmezden de gelseniz HDP’yi ve onun seçmenini, ‘Kabul etmek zorunda kalacaksınız’  dedirten gelişmelere neden olduğunu ve başta, bir zamanlar ‘barış süreci’ adı altında bölgede ki seçmenle yaklaşan iktidar olmak üzere asıl ittifak kurulması gerekenin kim olduğunu gösteriyor aşağıda ki son anket haberi..


    **SAMER’in Yerel Seçim Anketine Göre, Kayyum Atamaları HDP Seçmenini Etkilemedi


    Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (SAMER) yaptığı araştırmaya göre, HDP, son yerel seçimlere oranla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki oylarını yüzde 6 civarında artırdı. Atanan kayyumlar ise HDP seçmenini fazla etkilemedi.


    KAYYUMU DESTEKLİYOR MUSUNUZ?


    2-6 Kasım 2018 tarihleri arasında 16 ilde 2 bin 400 kişi ile yüz yüze görüşerek yapılan araştırmaya göre, “Belediyelere kayyum atanmasını destekliyor musunuz” sorusuna katılımcıların yüzde 53,2’si kayyım atanmasını desteklemezken; yüzde 30,9’u desteklediği yönünde yanıt verdi. Yüzde 15,7’si kararsız olduğunu söyledi. Kayyım atanmasını destekleyenlerin yüzde 76,3’ü AK Parti’ye oy verdiğini belirtti.


     


    KAYYUM AÇIKLAMALARI BÜYÜK ORANDA SEÇMENİ ETKİLEMEDİ


    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, araştırma grubunun sadece yüzde 3,8’i “Oy verdiğim partiyi değiştirmeye karar verdim” derken, yüzde 32,6’sı “Oy verdiğim partiyi daha çok desteklemeye karar verdim” yanıtını verdi. “Kayyum atanması siyasal tercihimi etkilemedi” diyenlerin oranı yüzde ise 58,1. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın “yeniden kayyum atayabileceklerine” dair açıklamalarının da seçmen eğilimini etkilemediği tespit edildi.


    BİR İLK YAŞANDI


    Araştırmada dikkat çeken bir başka detay, seçmenin ülkede yaşanan sorunları sıralama ölçüsü. Bölgede ilk defa ekonomi ve işsizliğin, Kürt sorunu dahil diğer tüm sorunların önüne geçtiği görüldü.


    PARTİLERİN OY ORANI


    “Bugün yerel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna araştırma grubunun yüzde 45.7’si HDP, yüzde 28.3’ü AK Parti, yüzde 8’i oy kullanmayacağım, yüzde 2,9’u CHP, yüzde 2’si MHP, yüzde 1.1’i İYİ Parti.

  • ARDAHANLI SAPIKLAR, SUÇLULAR 5 YERDE TOPLANIP, TUTUKLANDI

     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) dedektifleri, Ardahan nüfusuna kayıtlı olup çeşitli suçlardan aranan şahısların yakalanmasına yönelik Ardahan merkezli 5 ilde operasyon düzenledi. JASAT dedektiflerince düzenlenen operasyonlarda, haklarında 3 yıl ile 25 yıl arasında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve Ardahan, Iğdır, İstanbul, Kocaeli, Bursa ve İzmir illerinde ikamet eden toplam 14 şahıs yakalandı. Çocuğun cinsel istismarı, birden fazla kişi tarafından silahla tehdit, bina içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, Cumhurbaşkanına hakaret, yaralama, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, vergi kanununa muhalefet, açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, kasten öldürme, resmi belgede sahtecilik, birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma ve zimmet suçlarından aranan şahıslar gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen 14 şahıstan 11’i tutuklanırken, 3 kişi ise serbest bırakıldı. 


    BEN ADAYIM..


    Tüm dünyada siyaset alanında, sivil toplum örgütçülüğü ya da aşk, evlenme dahil bir şey isterken talip olmak için öncelikle, ‘Ben adayım’ demek gerekiyor. Bunu yaparken de yani herhangi bir istemde bulunmak gerektiğinde “evet, ben bu işe, bu aşka, bu soruna, sıkıntıya çözüm için adayım” demek şarttır.


    Bunun en bariz örneği de ‘bin bir sorunla baş başa bulunan ülkenin, dünyanın, iş yerinin, hatta evin yönetimine talibim..’ demek gerekiyor. Bunun diğer bir adı da vaatlerin yanında, maddi, manevi tüm imkanlarını ortaya sunarak, ‘ben adayım’ demek gerekiyor ve bunu derken de ‘Aaa.. Burnunda kıl var, yüzünde kaş, ben var’ demeden bahane aramaya, dedikodu yapmaya, ‘acaba’ diyerek kara kara düşünmemek gerekiyor.

    Ve bunları bilerek yola çıkanların, niyetlerini yerine getirmek için zaten yolu yarılamışlar demektir.

    Yani, bir taraftan iktidara tepki gösterip, iktidarın olduğu koltuğada, sorumluluğuna da ‘amma sıkıntılı’ diyerek, almak istemeyenlerin çeper diplerinde dedikodu ile zaman geçirmek yerine, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘ben adayım’ demeleri gerekiyor.




    Bunun en açık örneği de şu anda dünyayı yönetenler, gündemine yön verenlerdir, Erdoğan’dır, okyanus ötesi başkandır, Kafkasya’yı yöneten Putin’dir. Dünya ekonomisine yön veren Çin’dir.. Hatta Ardahan belediye başkanıdır, Göle, Hanak, Damal, Posof,  Çıldır yöneticileridir.

    Ve Ardahan ve Ardahanlının batıda kentlerinde ‘Güçlü Bir Lobi’ çatısı altında bir arada olması için mücadele veren ama bu çabası, yani Lobiyi, lobiciliği Lobiye olarak anlayanlar yüzünden çokta anlaşılmayan ama yaptıklarıyla İstanbul’a adını yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığına ‘adayım’ demektir.

    Bunu demek içinde ‘acaba, ama’ demeden vaatleriyle varım diyen bir yiğit ve en önemlisi yiğitçe bir kararla benim, iki dönem yönetici arkadaşlarınla birlikte bunların hepsini dediğim ve aya gitmek hariç çok önemli işlere imza atıp, ‘yeter’ dediğim alana, yere, başkanlığa, federasyona, stk’ya ‘ben adayım’ diyen gerekiyor…

    Hodri meydan… 

    Meydan burada, Federasyon Şişli’de..







    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    DBP’YE OPERASYON..


    BİRÇOK GÖZALTI VAR!


    arşiv haber 17/06/2016 tarihli haberler/yorumlar


    Başkan Erdoğan’ın ‘Sıra HDP’li ve DBP’li Belediyelerin de’ açıklamasının hemen akabinde başlatılan operasyonların birisi de Ardahan’da yapıldı.


    Jandarma tarafından yapılan operasyon ardından Ardahan merkez ve Hoçvan’da birçok kişi gözaltına alındı.


    Alınan bilgilere göre gece saat 03.00 sıralarında başlatılan operasyon sonucu bir çok kişinin gözaltına alındığı, Kars garajı üzerinde bulunan Demokratik Bölgeler Partisi İl Binasının kapısını kırarak, arama yapan Jandarma DTP’nin yanı sıra bir çok evde arama yaptı.


    Operasyona ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.


     


     


    **HAVAALANI İSTEMEYE DEVAM..


    Ardahan’a gelerek, havalanın’dan bahsetmeyen Karslı Bakanın konuşmasını dinleyen Ardahanlılar sakın umutsuzluğa kapılmasın. Çünkü Ardahanın yeniden vilayet olması için başlatılan ve sonuç veren 92 yılı öncesini hatırlarsanız birileri Ardahan vilayet olmaz demişti… Yine Bakan beyin daha projeleri hazırlanıyor diyerek geçiştirdiği, ‘Posof Türkgözü Gümrük kapısı açılsın’ denildiğinden de ‘Ardahan vilayet olamaz’ diyenler gümrük kapısı da açılmaz demişti… Yine 70 yıl önce açık olan ve bugüne kadar kağıt üzerinden açık görünen ama bu yıla kadar bir türlü açılmayan Aktaş gümrük kapısı içinde aynı şeyleri demişlerdi… Ama Ardahan vilayet oldu,Türkgözü Gümrük kapısı ardından Aktaş sınır kapısı açıldı… Ha unutmadan, ‘Ardahan nere, üniversite nere?’ denen ve bir zamanlar lise bile açmaktan zorlananlara bugün 6 bine yakın insana hitap eden ve Kafkasların gözde üniversitesi olmaya başlayan Ardahan Üniversitesi bile açıldı… İşte bu nedenle Bakanın diyemediği Ardahana Havaalanı demeye devam edeceğiz…


    **İstenirse olunuyormuş..


    Ardahan Dernekleri ve stk’larının neler yapması gerektiğini bizlere bir kez daha hissettiren Ardahan Dernekler Federasyonunun Ankara toplanıntısı ait fotoğraflara bakınca ilk etapta gördüğümüz bu toplumun birlik beraberliğe ne kadar ihtiyaç duyduğu ve bu yönde atılan adımlara tam destek verdiğini görmek mümkün.

    Evet, İstanbul ARDA/FED’in İstanbul ve Ardahan’da düzenlediği tolantıların devamı olan ARDA/FED Ankara Toplantısında görünen diğer önemli bir konuda başta Saffet Kaya, Ensar Öğüt olmak üzere toplumun önde siyasileri ve de akillerinin bugüne kadar böyle geniş çaplı bir toplantı yapamamalarıdır..

    Bugünkü siyasilerin de böyle bir toplantıyı düşünemeyip, gerçekleştiremediğini de bizlere hatırlatan ARDA/FED’in bu önemli çıkışlarına çelme atmaya çalışmanın da kimseye bir şey kazandırmadığı gibi ARDA/FED’in bu yönde ki samimi çalışmalarından rahatsız olan birilerinin yalandan Ardahan sevdalısı olduğunu da ortaya koymaktadır.. 

    Ama‘ İstenirse oluyormuş’ dedirten bu tür toplantıların sahte Ardahanlıların değil, gerçek Ardahanlılarca istenen Ardahan’ın güzel geleceğidir..


    **Rektör adaylarımız..


    Bir türlü ısınamayan havalara karşın Ardahan kent merkezinden uzak, gözlerden ırak Ardahan Üniversitesi bir hayli sıcak günler yaşıyor..

    Daha net olarak kimsenin ‘ben adayım’ demediği ama Arahan dışından gelen 3 adayın  yoğun şekilde kulis yaptığı Ardahan Üniversitesine kimin aday olacağı büyük bir merakla beklenmektedir..

    Yerel gazetelerimizin içeriği pek anlaşılmayan haberlerle gündeme taşımaya çalıştığı üniversitede ki rektörlük seçimi öncesi yolları olmayan Ardahan’ın bisiklet parkını da yapmayı akıl eden ARÜ’nün yeni rektörünün kim olacağını yada kimin olduğunu bizler bilmesekte Amerika’ya gidip, ünlü boksörün cenazesinde morali bozulan Cumhurbaşkanı çok iyi biliyor..

    Çünkü birilerinin tavuğun rüyasında darı gördüğü gibi kendisini şimdiden rektör olarak ilan ettiği Ardahan’a karşın Ankara’nın belirleyici olduğunu çocuğa sorsanız bilir..

    Yani genel seçimlerin bile formalite olduğu ülkemde Ardahan Üniversitesinde yapılacak olan rektörlük seçiminin de boş ama heyecan olsun diye olacağını söylersek ayıp olmaz sanırım..


    **Sizlere rağmen..


    Benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyen ve çalışmaları engellemek için bin bir dolap çevirenler İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara çıkarmam karşısında şoke oldular..

    Öyle ki birileri yine benim siyasi görüşümden, bir diğerleri de attıkları kıytırıktan mesajlarla ‘Ankara’da ki etkinliği biz yapmıyoruz’ diyerek kafa bulandırmaya kadar götürdüklerini görmekteyim..

    Birilerinin makam, şan ve para gücüyle, diğerlerinin para ve siyaset gücünü ellerinden tutanlara küçük çıkarlar uğruna yalakalık olsun diye yapmak istediğimizi engelleme çabaları içinde olurken, bir diğerleri de benim önlerinde ceket ilikleyecek biri olmadığımı anlayıp, geri çekildiklerini görmekteyim..

    Ancak unuttukları tek şeyin benim onlara rağmen Ardahanlının o özlemini çektiği Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasında gerek ARDA/FED Başkanı olarak, gerekse yıllardır yaptığım gazetecilik süresince vazgeçmeyeceğimi anlayamamalarıdır..

    Bana ve arkadaşlarıma diz çöktürmeye çalışan, bana inat belediye otobüsleri ile İstanbul’dan Ankara’lara yolcu taşıyanların ve sözüm ona Ankara’da aldıkları 10’ar dakikalık randevular sonucu fotoğraflar vermekle iş yaptıklarını sananlar, benimle önce ‘varım’  deyip, sonra ‘falan kızar’ di yerek’ geri çekilenler bilsinler ki; sizlere rağmen güçlü lobinin tohumu atılmıştır.. 

    Hem de ben değil, sizlerin gerçek yüzünü gören Ardahanlılar tarafından.. 


    **Ardahanlıları bir araya getirmek..


    Yöneticilerinin hiç bir siyasi amaç taşımadan ve en önemlisi ‘Önce Ardahan ve Ardahanlının Geleceği Ancak Güçlü Bir Lobi İle Olur’ diyerek art arda adımlar atan Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul ve Ardahan’dan sonra  sonra Ankara’da ki Ardahanlılarla da bir araya gelecek.

    Cuma günü verilecek iftarda Ankara’da ki Ardahanlılar ile bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu yöndeki çabalarına tabandan büyük destek gelirken kendilerini tavan gören ama bugüne kadar Ardahan ve Ardahanlılara ne verdikleri ortada olanlarca ne kadar desteklendiğini de sorgulamak lazım.. 

    ARDA/FED’in toplumun yıllardır beklediği önemli çıkışları karşısında adeta şok olan ve ARDA/FED’i durdurmak için al acele kurdukları, kurmaya çalıştıkları çanta federasyonlar dahil bir çok girişimlerde bulunan bu sözüm ona Ardahan’ın tavanı beyleri ve de bayanları Ardahanlıların bir araya gelmesinde duydukları rahatsızlıkta alenen ortaya çıkmakta..

    Çünkü bunların oluşabilecek güçlü bir Ardahan Lobisinden sonra tarih olacakları ve yıllardır topluma yutturdukları sözde Ardahanlılıklarının foyası ortaya çıkar korkusu içindeler..


    **Kurşunlara gelesin..


    Gezersen bir başkasıyla

    Dayanamam inan buna

    Ayrılalım dersen bana

    Kurşunlara gelesin gelesin

    Seni ölesiye sevdim

    Uğrunda canımı verdim

    Aşkımız hic bitmez derdim

    Ah….Kurşunlara gelesin

    Birgün unutursan beni

    Tutarsan bir başka eli

    Gözlerinde yağmur seli

    Kurşunlara gelesin gelesin..

    Burhan Çaçan’ın yanık sesi ile söylediği bu türküyü aklımıza getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına atılan kurşun ile gündem bir anda değişti..

    Başta CHP’liler olmak üzere AKP karşıtları ve bu gidişattan memnun olmayanlar Kılıçdaroğlu’nun kurşunla tehdit edildiğini iler sürüp, karşı savunmaya geçti..

    Halbu ki kurşunların yağmur olup, uçuştuğu şu günlerde bu kurşun ve bombalardan dolayı giden canlar ülkenin asıl gündemi olması gerekirken, bu kirli savaşa kapalı kapılar ardından destek verdiği ve son olarak HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı oylamanın başaktörü olduğu belirtilen CHP’nin de suçu yok mu bu ayak altına değil, toplumların arasına atılan kurşunlardan..

    Evet, cinsel tacizden sabıkası olan salağanın birinin Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına attığı kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanlar size sormak lazım..

    Bu memlekette onca canın kurşunlara kurban edildiği bir siyasetin süre geldiği ülkemde Ankara caddelerine astığınız, ‘terörü lanetliyoruz’ afişleriyle mi yaşananları, yaşanacakları durduracaksınız?

    ‘Haydi oradan’ dedirten ve bir kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanların ödünün patladığı şu güzelim ülkede art arda patlayan kurşunların artık durması için ne yaptınız, sanal ortamda kahramanlıklarda öte niye, ‘Bayrak, cumhuriyet’ yürüyüşleri gibi alanlara çıkıp, ‘Artık yeter’ demiyorsunuz?

    İşte tam da bu arada Burhan Çaçan gibi yeniden sormak gerekmez mi, ‘Gezersen Başkasıyla, Tutarsan bir başka eli kurşunlara gelesin’ denmez mi?

    Başkan’dan daha çok başkan kesilip, bu ülkeyi her gün içine çekilmek istenen iç çatışma bataklığına çekenlerin ayaklarınızın altına attığı kurşunu yarın topuğunuza sıkmayacağını nasıl garanti edebiliriz?

    Bilemiyorum ama ne kadar cani, sapık varsa vatan-millet-sakarya dediği şu günlerde kendilerine solcuyum diyenlerin ulusalcılığı bırakıp, başta Kürtlerle olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle mutlaka el ele verecek politikalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırken aynı gün başbakan ile görüşüp, Kılıçdaroğlunu kurşun çekirdeğiyle kınayan salağanları da anlamış değilim..

    Gerçi anlıyorum başkan ve ekibinin yaratmak istediği korku imparatorluğunda onlarda faydalanıp, asıl suçlarını kapatma yollarına gittiklerini ya neyse..

    Evet buradan bir kez daha sesleniyorum, kimsenin kurşunlara gelmemesi için herkesin samimi olması gerek..



     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


  • 2 KÖYÜ DAHA KARANTİNAYA ALINAN GÖLE'DE SUÇLU BAŞKAN MI?!. .. Posof'u A Milli Futbol Takımında Ardahanlı Erzurum Spor'da


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu üçüncü maçında Letonya ile 3-3 berabere kalan A Milli Futbol takımına çağrılan Alpaslan Öztürk aldığı davet üzerine yaptığı açıklamada; “Her futbolcunun hayali gibi benim de bir gün milli olma hayalim var. İnşallah olur ama olasıya kadar da devam edeceğiz, çalışacağız, elimizden geldiği kadar takımımızı iyi yerlere taşıyacağız. Biz bunları yapmaya devam ettikçe zaten eminim ki bir gün o hedefimize ulaşırız.” dedi.



    Öte yandan Ardahanlı Futbolcu Güney Yılmaz profesyonelliğe bir adım daha yaklaştı.


    Alına bilgilere göre aynı zamanda oğlu Doğu Yılmaz’ın Türkiye Futbol Federasyonun 2. ve 3 üncü ligde profesyonel orta hakemi olan gazeteci Fakir Yılmaz’ın yeğeni de olan Arı Sporun önceki dönem futbolcusu Güney Yılmaz BB Erzurum Spor A Takımının Antalya kampına dahil edildi.



    GÖLE’DE İKİ KÖY DAHA KARANTİNAYA ALINDI..

     


    Ardahan’ın kırmızı iller arasında yer almasına neden olan Göle ilçesinde hız kesmeyen Covit-19.  12 köyden sonra Okcu ve Karlıyazı (Kirziyan) köyleri de 10 gün süreyle karantina altına alındı.


    Böylece karantina altına olan kö sayısının 13’e çıktığı, ilçe kaymakamının da coronaya yakalandığı Ardahan’ın Göle ilçesinde durum gittikçe ağırlaşırken buna nedenin ne olduğu merak edilmekte.


    Kendi belediye binasının adeta bir mağara halinde olduğunu görmeyip, bir gazeteciye yaptığı açıklamada başında bulunduğu ilçeyi doğunun incisi yapacağını iddia eden AK Partili Başkanın bir süre önce kahvehane ve çay ocağı sahipleri ile birlikte yaptığı toplantı ardından serbest bırakılan kahvehane ve çay ocaklarına yaşanan birikmenin bu duruma neden olduğu ileri sürülürken vatandaşlar ilçe kaymakamlığına ve il sağlık müdürlüğüne durumun ne olduğu konusunda açıklama istedikleri görüldü.



    CHP Göle İlçe Başkanı Recai Özalp’ın ‘Göle halkı bilgisine…’ başlıklı açıklaması şöyle;

    ‘Son zamanlarda ilçemizde görülen covid-19 vakası nedeniyle İLÇE merkezinde ve köylerimizde görülen Covid19 virüs vaka durumu konusunda, Başta İl Sağlık Müdürü olmak üzere ve ilçe kaymakamımızın konu ile ilgili olarakta somut ve ciddi verileri paylaşma konusunda öz verili davranmalarını bütün Göle halkı ile bilgi paylaşımı yapmalarını bekliyoruz. İlçemizde acil olarak Covid19 virüs nedeniyle tedbirler alınması gerekiyor .


    Durum ciddi ve sevdiklerimizi kaybetmek istemiyoruz.’


    Diğer yandan köylerde olduğu gibi, kent merkezinde de birçok evin karantinaya alındığı öğrenilen Göle’de vatandaşların mağdur olduğu ve kimsenin kendileri ile ilgilenmedikleri de iler sürüldü.


    Bir vatandaşın konula ilgili yazdığı mektup, ülke genelinde olduğu gibi Göle’de de yaşanan durumu ortaya koymakta.


    İşte başta kaymakamlık, belei,dye, ilçe sağlık müdürlüğün de olmak üzere yetkililerden konuya el atmaları istenen o mektup..


    Ailemin ihtiyaçlarını karşılayacak benden başka kimsem yok.


    Sezer Aydemir


    Slm abi ilçe merkez Fevzi Çakmak mahallesinde Delbaltal Apartmanı da 24 daire içinde bir daire yani benim ev karantinaya alındı. 3 gündür içeriye tıkamışlar ne arayan var ne soran 3 yaşında Şeker hastası kızım var ihtiyacını karşılayamıyorum çünkü benden başka kimsem yok.


     “Köyüm desem oda karantina da sağlıkçılar bir kere geldiler karantinaya aldılar ne aradılar siz öldürdünüz yaşıyormuşsunuz diye sormadılar? Sosyal yardımlaşmayı dün ben aradım ekmek getirdiler.  Yani ne olduğumuz belli değil test bile yapmadılar ne yapmam gerekiyor abi kapımızı çalan yok. Ben yarın çıkıp ihtiyacımı karşılıyorum gelsin ne yaparlarsa yapsınlar çel çocuğumu ihtiyacız bırakamam. iyi geceler Abim.. Gelen giden soran sorgulayan yok aile 10 günlük karantinaya alınmış üç yaşında kızı şeker hastası bu çocuğun ilaçları ailenin ihtiyaçları nasıl karşılanacak insanları içeride tutuyorsanız ihtiyaçların da karşılamak zorundasınız sosyal devlet ve sağlıkçılar ailenin durumu orta da..


    Seçimlerde insanların kapılarını kıran günlük şuna gittik falan beyi ziyaret ettik falan geldi filan gitti diyerek boy boy fotoğraflar sosyal medyada yayınlayan bu siyasetçiler?


    ilçe parti başkanları siyasi parti temsilcileri adaylar particiler hiç bunları gördünüz mü bir garibanın fakir fukaranın kapısını açtıklarını seçim olsaydı o kapı hiç kapanmazdı…



    İŞ İNSANLARI NE İSTİYOR?


    Mesleğim, gazeteciliği yaparken masa başında oturup, Al/Yapıştır ile değil, bizzat sahada olmayı kendine ilke edinen biri olarak sık sık sahada olmaya bir gazeteci, bir insan olarak gün boyu görüştüğüm insanların büyük bölümünün devletin imkanlarından yaralanmayıp, bir kaç yerde yönetici diye bolca maaş alanlar değil, istihdam yaratan iş insanı olduğunu bilen olarak görüştüğüm insanların bana neler anlattığını, gerek haberlerim de, gerekirse bu tür yorumlarımda sizlere ve kamuoyuna aktarmaya çalışmakta, kendimce kendilerine katkı sunmaya çalışırım.


    İşte o insanlardan son ikisi ile yaptığım görüşmede, birinin o çok özlemini çektiğimi ihracatın, yani ülkemizde üretilen ürünlerin dış ülkelere satılması ve karşılığını dolar olarak ülke ekonomisine katkı sunmaya çalışan bir iş insanıydı.


    Ve o, bu iş insanının diğer birçok iş insanı gibi ekonom…


    Mesleğim, gazeteciliği yaparken masa başında oturup, Al/Yapıştır ile değil, bizzat sahada olmayı kendine ilke edinen biri olarak, sık sık sahada olmaya bir gazeteci, bir insan olarak gün boyu görüştüğüm insanların büyük bölümünün iş insanı olduğunu bilen olarak, görüştüğüm insanların bana neler anlattığını, gerek haberlerim de, gerekirse bu tür yorumlarımda sizlere ve kamuoyuna aktarmaya çalışmakta, kendimce kendilerine katkı sunmaya çalışırım.


    İşte o insanlardan son ikisi ile yaptığım görüşmede, birinin o çok özlemini çektiğimi ihracatın, yani ülkemizde üretilen ürünlerin dış ülkelere satılması ve karşılığını dolar olarak ülke ekonomisine katkı sunmaya çalışan bir iş insanıydı.


    Ve o, bu iş insanının diğer birçok iş insanı gibi ekonomiye katkı çabalarının devlet tarafından yeterince görülüp, sahiplenilmediği yönünde şikayetlerini dinlerken, bizim kaz dernekçiliği aklıma geldi.


    Çünkü dernekçiliğin kaz gecesi yapmaktan öte bir şey olmadığını sananlar gibi, bu iş insanlarının yaşadığı sorunlardan kopuk, bankamatikten aldıkları maaşlarla oturdukları makamların gücü ile büyükelçi, ateşe gibi unvanlarla hava atmaktan öteye geçmediklerini bir kez daha anlıyor ve üzülüyorum.


    Ki bunların yurt dışı ile iş yapan ve ülke dövizine döviz katmak çabası içinde ömür tüketenlerin verdiği vergi ile maaş alanların, bu iş insanlarının o temsil ettikleri kentlerin dernek başkanları gibi birer sorumlu yani o büyükelçi, ateşe olduklarını bilmiyor, anlamıyor olduklarına bir kez daha şahit oluyordum.


    Evet, ülkesine döviz kazandırmak için çaba gösterenlerin, yurt dışında alacakları ya da bir sorununa el atamayan büyükelçiliklerin ne yaptığını düşündüren son sohbetimde, devletin kendi iş insanlarının yurt dışında alacaklarını tahsisi konusunda da yardımcı olmadığı ve kendi alacağına aslan kesildiği gibi, iş insanlarının dış ülkelerde alacağına, ülkenin döviz rezervine katkı sunacak bir avukatlık bürosu bile kurmayı düşünmediğini öğrendiğim. Dün binlerce iş insanın dış ülkelerde alacağı ile merkez bankasında ortadan kayıp olduğu ileri sürülen, dolarcıklardan daha fazla bir kayıp olduğunu da öğrenmiş oluyor diğer iş insanına çay içmeye gidiyordum.


    Ki oda bu ülkenin dışarıda ithal ettiği silah dahil, birçok ürünün ülkede, kendi iş insanlarınca yapılabileceğini ortaya koymuş ve ambargo adı altında ülkenin ihtiyaçlarından birini kendi firması çalışanlarınca yapmış bir iş insanıydı.


    Ve bu insanın da yapılamaz denileni yaparken, devletinin kendisine olacağı gibi birçok yerli üreticiye gerekli desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtiyordu.


    Yani kısacası bir dokunup, bin ah işitme tezi o durumu çok iyi, 4X4 araçlı, fabrikatör, iş insanı denenlerinde bu devletten, bu ülkeden ve yöneticilerinden çok şey beklediğini de anlıyordum.




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Posof Kaymakamı Gözaltına Alındı!


    arşiv haber 22/05/2018 tarihli haber


    Bir dönem Ardahan’ın Gürcistan’a komşu İlçesi Posof Kaymakamlığı yapan şu anki araklı Kaymakamı İbrahim Halil Şivgan FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındı.


    Trabzon’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyon kapsamında Araklı Kaymakamı İbrahim Halil Şivgan gözaltına alındı. Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü üyeliği iddiasıyla Araklı Kaymakamı Şivgan’ı gözaltına aldı.


    Ardahan’da ki Fetoculara  Yine Ağır Cezalar Verildi..


    Ardahan‘da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) ilişkin davada yargılanan tutuklu sanık, 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık Emrah Gürsu, tutuklu bulunduğu ElazığCezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.  Duruşmada son savunmasını yapan Gürsu, hakkındaki suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, ByLock kullandığı, Aktif-Sen üyesi olduğu ve Bank Asya‘da hesabı bulunduğu tespit edilen sanığı, “silahlı terör örgütü üyesi olma” suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapse mahkum etti. Heyet, sanık Gürsu’nun tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.**Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,


    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,


    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • Üç Beş Kişi Camii!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:17.45’de 


     



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Yeni yapılan ve 10 bin kişinin sığabileceği söylenen caminin organize sanayi ve üniversite, kampüsü gibi kent merkezinden uzak alakasız bir yerde yapılmasının ve devam eden göç dolaysıyla kent merkezi 18 bine kadar düşen Ardahan merkezde, yeni 6 caminin daha yapılmasının, bu dev caminin bu durumuna neden olduğu ileri sürülürken, aynı caminin Karadeniz sahil yolu boyunca deniz manzaralı onca cami gibi, Kura Nehrinin en güzel manzara alanında olmasının da 3-5 kişinin ancak gidip, namaz kıldığı bir cami olmasına neden olduğu ve caminin adının “37% kişi camii” olduğu belirtilmekte. Fotolar: Ayhan Gökçe/Ardahan



    MECLİSTEN KARAKOLA..


    Sayın Milletvekilim Merhaba…


    Ben, milletvekili olduğunuz ve 99 depremi öncesi sahibi olduğu İsmail Kahraman’ın siyasi görüşü, dünya görüşüme tam zıt olsa da, Gebze Gazetesinde uzun süre baş yazı yazan Kocaeli’nde, Sefa Sirmen’in kontrolündeki Mavi ve Kırmızı gazetelerin olduğu ve kimse gazete çıkaramaz denilen bir süreçte rahmetli, Karslı iş insanı İsamettin Akkurt’un desteği ve cep harçlığımızla günlük olarak Siyah/Beyaz isimli Gazetesini çıkaran, ülkücü Yüksel Ercan’ın sahibi olduğu, Kocaeli Bakış adlı internet haber sitesinde de ve kendime ait olan www.kuzeyanaolugazetesi .com adlı haber sitesinde günlük yazıları yayınlanan Ardahanlı gazeteci Fakir Yılmaz…


    Telefonunuzu hemşerim Züleyha Gülüm Milletvekilimizden aldım.


    Öncelikle geçmiş olsun diyorum…


    Sayın Milletvekilim;


    Bugün 21 Mart… Dün Adı Newroz olan, ama birçok köy adı, hatta bize sorulmadan, dayatılarak değiştirilen soy adlarımız gibi adı bir anda Nevruz olan bir gün. Gününüz bahar olsun…


    Beni olduğu gibi Kocaeli, Yalova, İstanbul’u sarsan o deprem öncesi, yani Marmara Depremi öncesi gelip, oturduğum Sarımeşe’ye adını veren meşenin köklerini saldığımız bu ülkede ve bu yazımı yazarken ne tesadüftür ki yine aynı kentteyim, hem de o dönem başımıza gelenlerin, bugün senin başına geldiği soğuk bir hava eşiliğinde, yaşananlar, yaşatılanlara isyan eden gözlerin döktüğü yaşlar misali damlayan yağmurlu bir Newroz gününde…


    Biliyorum yorgunsunuz…  Telefondan  aradığımı görmediniz, duyamadınız, belki de yıllardır olduğu gibi, son günlerin yorgunluğuna teslim olan gözleriniz kapanmış, uyuyorsunuzdur.


    Sayın Milletvekilim, Sayın Doktorum;


    Yeniden geçmiş olsun derken yaşananların hiçte geçmeyeceği ve daha yenilerinin yaşatılmaya çalışılacağını bilen bir insan, bir gazeteci, bir Kürt olarak Züleyha milletvekilim gibi Türk olan senin bile rahat bırakılmadığı bu ülkede, yaşananların bir yakının değil, tüm ülkenin olduğunu bilen olarak demokrasiye, insan haklarına, adalete olan özlemle verdiğin mücadeleni kutluyorum.



    Ve en önemlisi, sana yaşatılanların altında yatan asıl sorunun bir gecede, bir kişinin imzasıyla çöpe atılan İstanbul Sözleşmesine muhatap kadınların cezaevinde çıplak olarak arandıklarını kalkıp söylemendir.


    Zaten aldığın 90 bin oy ile Kürt, Türk demeden ortaya koyduğu devrimci duruşu ile 6 milyon oyu alan ama ‘muhtar bile olamaz’ denenlerinde içinde olduğu Refah dahil diğerleri gibi kapatılmak istenen partinin üyesi olman ve en önemlisi “Vatan, Millet, Sakarya” denilen bir kentte, bir bölgede “nasıl seçilir?” diyenlerin çok olduğu ve bu vatanın sadece kendilerinin olduğunu sananların hınçlarının birikimi varken, sen kalkıp insan onuruna yakışmayan davranışlar içinde olanları deşifre etmiş, hepimizin denen ve ‘mutar olamaz’ denenlerin bugün, aynı halk tarafından cumhurbaşkanlığına kadar yükseltildiği bu ülkede “benden olmayana işkence dahil her şey mubahtır” diyenlerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmışsınız…



    Olsun… Sayın, ‘dün dündür, bugün bugündür’ diyen siyasetçinin memleketi Ispartalı, üç adının anlamı çok anlamlı olan Şarkikaraağaçlılı Ömer Faruk Gergerlioğlu.. ‘Geçmiş olsun’ desem de geçmeyecek, hep yaşanacak.. Çünkü bu ülke için bedel hep ödenecek diyenlerin bir ferdisin ve bunları bilerek bu zor yoldasın.


    Newroz’a te Birozbe, Kutlu olsun Nevruz’un..





    Cami İmamı Evin de Ölü Bulundu!


    arşiv haber 03/12/2016 tarihli haber


    Ardahan’da namaz için camiye gelmeyen imam, kaldığı lojmanda ölü bulundu.


    Alınan bilgiye göre, Ardahan merkeze bağlı Çalabaş Köyü Cami lojmanında yaşayan İmam Hatib Bayram Demir‘in (23), namaz için camiye gelmemesinden şüphelenen köylüler jandarmaya haber verdi. Demir’in evine gelen jandarma, imamın cansız bedeniyle karşılaştı. Aslen Balıkesirli olan Bayram Demir‘in otopsisinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği ortaya çıktı.


    **Yatakta ölü bulundu!


    05/05/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’da bir kişi yatağında ölü bulundu.


    Askere Gitmeye Hazırlanan Genç Yatağında Ölü Bulundu Ardahan’ın Çıldır ilçesinde 1 gün sonra askere gidecek olan genç adam yatağında ölü bulundu.



    Alınan bilgiye göre, Çıldır ilçesine bağlı Meryem Köyü’nde meydana gelen olayda köyün muhtarı Mühendis Öztürk’ün oğlu Sezer Öztürk (20) ailesi tarafından sabah yatağında ölü bulundu. 1 gün sonra askere gidecek olan Sezer Öztürk’ün kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği tahmin edilirken kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için ceset adli tıp kurumuna gönderildi.


     


     

  • ARDAHANLI SAVCI ARDAHAN'A KOMŞU HOPA DA..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Merhaba İham..


    Günaydın efendim.  Kaçırmışım… Ama beğeni ve yorum için geç değil sanırım…

    -Günaydın demen bile ilhamsa,,.

    Peki kadın olmanın zorluğuna ne diyorsun. Tırnaklara oje sürüp, mücadeleye başlıyoruz sabahın ayazında. Her şeyi yordu bu kentin..

    -O güzel parmakları tutan elin sıcaklığına ne karlar nede soğuklar dayanır birde yüreğim ve atan kalbim.. İşte ondan değil mi güneşin aydınlatmaya başladığı doğudan gelen kar gibi beyaz kadının azmi, hırsı, sevgisi ve hedefe doğru yürüdükçe deprem misali beni ve heyecanı titretmesi.. Ondan gelen ilhamla şiirleşir tane tane yağan kar taneleri..

    Kusura bakma geç yazdım. Üniversite de bir programa katıldım. Görüldü yaptım ama cevap yazamadım.

    Duyguları çok iyi ifade eden, kelimelere bin anlam yüklenen nadide bir yazı…  Ruha dokundu.

    Yüreğine sağlık.. 

    -Duygular konuşamaz, kalbin emir ettiği gözler göremezse de parmaklar devreye girer ve yazarak anlatmaya çalışır kalbin, yüreğin, beynin sana bakışını… Ve şimdi hemen bir fotoğrafını ister baktıkça şairleşen duygularla bir şiir dökmek ister..

    Ve

    Bende sana uzanmak, güzel ellerinle tuttuğun yapraklar gibi saçlarını okşamak Yüzüne bakarken anlatmak ister gözlerim.

    Diye başlayan satırların nereye varacağını düşünerek günü, hiçbir şey yapmadan bitirmenin anlamını çıkarmaya çalışırken geride kalan haftanın yorgunluğuna teslim olup, kapanan gözlerin esareti ile uzandığım yerde daldığım uykudan uyandığımda kuruyan dudaklarımın istediği suyu arıyordum, çölde kalmış, bir bedevi gibi..




    Ve o bedevinin bin bir engelli çölü aşma hırsıyla yorulan ayaklarına, kapanıp uykuya teslim olan gözlerine ve boş kalmış kollarına can veren yani kurumaya yüz tutan bir çiçeğe su veren, yeniden canlandıran, ilhamı veren satırları ile bedeviyi çölde serap görmüşçesine kendisine getiren mesajın eşliğinde günün bittiği, yarının yazısını yazmaya hazırlanırken günlerin yeni bir cumartesiye ve cumartesi yazısına aktığını hatırlıyor, görüyor, dur dese de ona doğru hızla giden satıları toplamaya çalıştığımı hissediyordum çarpan solumun, heyecanlanan sağımın eşliğin de benim gibi artık yorulmuş ekranının solu yara almış gibi çizilen bilgisayarımın klavyesini okşayan parmaklarım.

    Ve çok daha uzatmadan, gündemden kaçarak yazımı bekleyen köşemin bir cumartesi yazısını ‘Merhaba ilham’ diyerek bitirdiğimi anlayıp, benim gibi yanan ve biten sigaram eşliğinde günü ve yazımı sonlandırıp, yerelde ve ülkede gündem oluşturan haberlerimle sevişmeye geçiyordum..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ASKER TUTUKLANDI, HAKİM VE


    SAVCILAR GÖZALTINA ALINDI


    arşiv haber 16/07&2016 tarihli haber/yorum


    ASKERİ CADDEYE DÖKMÜŞTÜLER.. Darbe girişimiyle ilgili dün gözaltına alınan Ardahan 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın’la birlikte gözaltına alınan 12 Üst düzey asker tutuklandı.


    Darbe girişimine ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, Ardahan 25. Hudut Tugay Komutanlığında görevli 12 asker daha tutuklandı.

    Ardahan Hudut Tugay Komutanlığında görevli 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın başta olmak üzere 1 Yüzbaşı, 2 Üsteğmen, 4 Ast. Başçavuş, 2 Ast. K. Üstçavuş, 2 Ast. Üstçavuş, 6 Uzman Çavuş ve 1 Uzman Onbaşı yakalanarak gözaltına alındı.

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında yapılan operasyonla darbe girişiminde yer aldığı belirtilen 12 asker daha tutuklandı.


    **Hakim ve Savcılar Gözaltında..


    Ardahan‘da, darbe girişimine ilişkin adli ve idari yargıda görevli 4 hakim ve 1 savcı gözaltına alındı.


    Alınan bilgiye göre, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Ardahan‘da 4 hakim ve 1 savcı,Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda polis ekiplerince yakalandı.


    Ardahan Emniyet Müdürlüğüne götürülen zanlıların işlemleri sürüyor.


     


    ​DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?


    Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunda bir anda unutuldu gibi..


    Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol ve Ardahan’ın kent içi yolları gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem, ‘Yolların ve de sorunların zamanı mı kardeşim’ diyenler olacak..


    Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda kalan bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?


    Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..


    Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, Güneydoğuda ki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, darbeye benzeyen zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..


    Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, darbe oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..


    Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..


    Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbeye kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..


    Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..


    **DARBEYE HAYIR..


    Ülkenin, başta demokrasi konusunda son yıllarda çok iyi yönetilmediğini sık sık dile getiren bir gazeteci olarak burada bir kez daha sesleniyor ve DARBEYE HAYIR diyorum..


    DARBEYE HAYIR..

            


     

     


    En kötü sivil yönetimin CUNTA yönetiminden daha iyi olduğunu buradan yüksek sesle ilan ediyor DARBEYE HAYIR diyorum..


    27 Yıldır yaptığım gazetecilik mesleğimde hep savunduğum demokrasinin istediğim kadar olmazsa da kör/topla da olsa ASKERİ YÖNETİMİNDEN DAHA İYİ diyorum..


    Ve tüm yurttaşları, sağcı, solcu, ilerici, gerici demeden BUGÜN BİR ARAYA GELMESİNİ istiyorum..


    Çünkü DEMOKRASİ, DEMOKRASİ, DEMOKRASİ diyorum..


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı


    Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi Yazıişleri Müdürü

  • Reddetmediler, Ötelediler!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan kamuoyunun, “kura nehrinin silüetini bozacak” diyerek karşı çıktığı imar plan değişikliği isteğinin görüşüldüğü Ardahan Belediye Meclisi, kamuoyunun istemediği ama bazı meclis üyelerinin bu arsayı betona çevirmek isteyen kişiye uyup ikide bir meclis gündemine getirdikleri teklifin, bir dahaki meclis toplantısında görüşülmek üzere ötelerken, red edilmemesi akıllarda şüphe bıraktı.


    Şehir planını bozacak olan imar değişikliği istemine, her seferinde başka formül getiren arsayı alan şahıs ve onlarla iş birliği yaptığı ileri sürülen bazı meclis üyelerinin sinsi oyununu bozan Ardahan Belediyesi Meclisi reddetmek için gündeme almak istediği teklif,belediye başkanınında içinde olduğu bazı meclis üyelerinin teklifiyle bir dahaki meclis toplantısında görüşülmek üzere teklifi öteletirlerken Ak Parti, HDP ve CHP’li meclis üyelerin yarısı halkın istemediği kamuoyunun reddettiği teklifin gündeme alınıp, reddedilmesi gerektiğini belirtselerde, başkanlık yetkisini kullanan CHP’li Ardahan Belediye Başkanı imar planı değişikliğinin bir dahaki mecliste görüşülmesi için, bu oturumda görüşmeye almayarak bir dahaki meclis görüşmesine bıraktı.


    Bu duruma tepki koyan Ardahanlılar, “arsa sahibi ile kapalı kapılar ardında pazarlıklar mı yapılıyor?” Şeklinde soru sorup, kararın neden reddedilmediğini sormaktalar.



    KAAN SAKAL BIRAKMAMALI!


    Ordulu Ardahan’ın gelini Canan Kaftancıoğlu’nun “hemşerim” dediği AK Parti İstanbul’un yeni İl Başkanının, eski refahlı bir isim olduğu ve bu isimle birlikte birer memur gibi atanıp, sonra formalite kongrelerle değiştirilen İl Başkanlarının çoğunun, ya başarısız ya da Bakan Soylu’ya çok yaklaşan isimler olduğu yönünde iddia ve tartışmalar süre dursun, ben aynı gün, yani İstanbul İl Başkanı ile birlikte atanıp yine formalite kongre ile seçilmeyerek, atanan İl Başkanlarından olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç’u anlatacağım bugünkü yazımda.


    Ninesi annemin arkadaşı, annesi eşimin arkadaşı, babası hem ticaret sahasında önemli bir ailenin ferdi ama memurluğu seçip, müdürlüğe kadar yükselen bir isim.

    Doğru Yol Partili bir dedenin torunu, barosu olmayan kentin barosunu kuracak kadar sayıya ulaşan avukatımız, birçok gencimiz gibi üniversite okuyup, barodan sonra kentlerinin veteriner hekimler odasını kurmaları beklenen veterinerlerin yanında mühendis olan ve bu başarısını hem de soyismini taşıyan, ailesini trafik kazasında kaybettiği ailenin bereketinin bir anda  yok olup, ekonomik olarak sönük bir dönem geçirdiği bir zaman da ..




    arşiv haber 14/03/2018 tarihli haber


    Ve bu isim, yani kendisinin de beklemediği bir anda ülkeyi her geçen gün daha da eleştirilen ve yeniden parlamenter sisteme dönülmesi istenen başkanlık sitemi ile idare eden iktidarın 81 kentli ülkenin bir kentinin, iki ülkeye komşu, 3 gümrük kapısı olan, kırımızı et deposu olmasına rağmen, işsizliğin diz boyu olduğu, göçün devam ettiği, 100 yaşına giren ama nüfusu 98 bine kadar düşen komşusu Erzurum’un sınır levhasının Göle ilçesinin ağzına kadar geldiği, 9 köyünü alan ve bir köyünü daha alma hesapları yapan Kars tarafından gölüne göz konan, havaalanı isteğini unutup, son durağı isteyen Ardahan’ın İl Başkanı oldu.

    Adı Kaan Koç olan mühendis İl Başkanının saymakla sayfaların yetmeyeceği, ilinin sorunlarını çözme çabası içindeyken yapacağı tek şey var,oda başkanlık sisteminin il başkanı olduğunu, başta iş-kur olmak üzere insanlar, ilçeler arası ayrım yapılmamasına dikkat ederken, birileri gibi sahtekarlık yapıp, sakal bırakmamalı..

    Aksine o sahte sakallar ve  okuduğu sureler ona ondan öncekiler gibi bir anda çarpar ve kenara atar..



    Eski haberlerimiz için TIKla http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


     


    Başı Boş Köpek Belediye Meclisinin Kolunu Kırdı!


    08/06/2019 tarihli haber/Yorum


    YiNE MUHTARLIK KAVGASI! Ardahan Belediye Meclis Üyesi kolunu kırdı. Alınan bilgilere göre 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Ardahan Belediyesine meclis üyesi olarak seçilen Erdal Kara kendisine ait iş yerinde çıkarken karşılaştığı başı boş köpeğin saldırması üzerinde kaçmaya çalışırken yere düştü. Kolunu kırılmasına neden olan olay ardından tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı.


    Yine Muhtarlık Kavgası! 


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde iki köyde meydana gelen iki kavganın bir benzeri de Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Dörtkilise’de meydana geldiği ve bir çok kişinin yaralandığı alınan bilgiler arasında oldu.



    ‘Akıllı ol Soylu!..’   


     


    Bayram tatili, Hakem oğlum Doğu’nun askerliğe hazırlığı, kızım Yaprağın düğün hazırlıkları tembelliği ve telaşı içinde bir taraftan da gündemi takip etmeyi de aksatmamaya çalışmaktayım. 


    Ve bir gözümüz kendi özel hayatımız da, diğeri başta İstanbul seçimleri olmak üzere ülke ve dünyada ki gündemde.. 


    Bu kadar sıkıntı içinde olan bir ülke de 9 gün gibi uzun bir tatilin getirdiği tembelliği aşıp, gündeme baktığımızda Soylu gibi Trabzonlu olan İmamoğlu ile Ardahan yolu üzerinde bulunan Erzincanlı Yıldırım’ın yarıştığı seçimde, kimin kazanacağı tartışmaları arasında başta devletin tüm imkanları olmak üzere iktidarın gücüyle kapı kapı dolaşıp, oy isteyenlerin de benim kadar gergin olduğunu görmekteyim..


    Son olarak hemşehrisi İmamoğlu’nun ‘Senin İstanbul’da ne işin var?’ demesine içerlenip, hep Kato dağında yattığını ve tamda ülkenin sosyal, siyasal vede ekonomik sıkıntı içinde olduğu bir zaman da adına ‘pençe operasyonu’ denen ve başta ABD’nin eğitim ambargosu getirdiği F-35 uçaklarıyla Kandile gideceğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun memleketi Trabzon’a giderken havalanın da karşılaştığı manzaraya şahit olduk. 


    Aslında bana göre rahmetli Ecevit’in önüne atlan kasa olayından daha beter bir durum olan bu olay, Soylu üzerinden hükumete verilen ‘son mesaj’ olarakta algılanabilir. 


    Öyledir de.. Çünkü devleti ve de onu oluşturan insanlarının huzur içinde olmasını, bilgi ve belgelerinin özel hayatları ile birlikte koruması gereken emniyet güçlerini elinde bulundurmasına rağmen, Soylu’ya ‘Akıllı ol Soylu’ demek her insanın harcı değil. 


    Yani ‘Güç bende, devlet bende ‘diyen iktidarın 4., 5. yada bilemediniz 10. adamına bunu söylemek her baba yiğidin işi olmazsa da, milletin, ‘Güç bende, ben hükümetim’ diyenlere karşı yaşadığı sıkıntıların gerçek bir yansımasıdır, ‘Akıllı ol Soylu’ deme cesaretinde bulunan o insan..


    Ve bu yaşananlarda sonra bir bakıyoruz ki başta Soylu olmak üzere birileri yani devleti elinde tutanlar, İBB seçimlerinde olduğu gibi ‘Akıllı ol Soylu’ diye toplumun yansımasını, Soylu üzerinden hükumete yansıtmaya çalışan kişi hakkında, devleti elinde bulundurma avantajı ile birileri, yine çok büyük bir araştırmaya, incelemeye girmişler!.. 


    Yani 31 Mart seçimleri ardından yapılan itirazlara kaynak (!) bulmak için kişinin özel bilgilerinin çalındığı iddiası devam ederken yeni bir araştırma başlatılmış gibi!..


    Nedir o gizli kalması gereken ama bir zarfta bulunan 4 oyun 3 nü kabul edip, biri çalındı diye ret ederek, seçimleri iptal etmek için kaynak arayanların çaldığı iddia edilen veriler, bilgiler? 


    Bir bakalım mı?


    Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. 


    Yani Avukat olan Milletvekili Mehmet Tiryakioğlu’nun bu kanun maddesine rağmen 20 Bin zihinsel engellinin listesinin birilerince çalınıp, birilerine verildi iddiası vardı.. 


    Peki bununla yetinildi mi? 


    Hayır, yasak olmasına rağmen 5 bin 515 kişinin TC. noları Adalet bakanlığınca birilerine verildi.. 


    Sandık kurulu başkanlarının 7 sülalelerinin listesini siyasi partilere veren kim? SGK ve Bağ-Kur’dan alınan bilgiler, özel hayatları birilerine aktarıldı.. 


    Şimdi de ‘Akıllı ol Soylu’ diyen adamın 7 sülalesi araştırılmaya başlanmış ve bizzat ‘Akıllı ol’ denen Soylu’nun ağzından bir kaç gün içinde bu adamın nasıl bir terörist (!), fetocu (!), hatta vatan haini (!) olduğu ve belki de lisede ki aşkları dahi tüm özel hayatı ile kamıuoyuna ilan edilecekmiş! 


    İnanmıyorsanız olayla ve konuyla ilgili habere bir bakalım..


    ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisine havalimanında ‘Akıllı ol’ diyen kişi hakkında”Adamla ilgili araştırma yaptık. Adamın da kim olduğu ortaya çıktı. Nasıl kirli işlerin sahibi olduğunu, onu oraya onların nasıl gönderdiğini, nasıl orada bir tezgah içerisinde olduklarını Türkiye bir iki gün içerisinde anlar’ dedi.


    Vay be gayet normal bir tepki, bir o kadar da insan hakkı olan bu davranış içine giren bir insanı rencide etmeyle mi oy alınacak, İstanbul kazanılacak ve ülke yönetilecek?!


    Bilmem ama bana soracak olursanız bende buradan, başta başkan Erdoğan’a olmak üzere tüm idareci ve ‘Nasılsa devlet elimde’ diyenlere derim ki; Gelin akıl ve yasa dışı bir şey yapmayıp, bu ülkenin güzel geleceği için aklı kayıp etmeden akıllı olalım..

  • HANAKLI ESNAF KADIN DELİ TARAFINDAN BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLDÜ!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    TEKİRDAĞ’ın Kapaklı ilçesinde akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen Recep Özkan (36), gittiği dönercide istediği indirim kabul edilmeyince işyeri sahibi Kader Balcı’yı(39), bıçaklayarak öldürdü. Cinayet anı işyerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.


    Olay, akşam saatlerinde Kapaklı’nın Bahçelievler Mahallesi Halide Edip Adıvar Caddesi üzerinde faaliyet gösteren bir dönercide meydana geldi. İşyerine gelen ve akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen Recep Özkan, iddiaya göre işyeri sahibi Kader Balcı’dan alış veriş yapmak için indirim yapmasını talep etti. Recep Özkan, talebini kabul etmeyen Balcı’ya tepki gösterip üzerindeki bıçağı çıkarıp saldırdı. Balcı, kendisini korumaya çalışırken aldığı bıçak darbeleriyle yere düştü, sesler üzerine işyerine giren çevredekiler Özkan’ın elindeki bıçağı aldı.


    Güvenlik kameralarına anbean yansıyan olayın ardından Özkan, yaşanan kargaşa sırasında işyerinden kaçtı. Vatandaşların haber vermesiyle birlikte olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekipleri yaptıkları ilk müdahalenin ardından Çerkezköy Devlet Hastanesi’ne kaldırdıkları Kader Balcı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.



    ARDAHAN’DA CİNAYET VE KARANTİNA!


    07/02/2021 TARİHLİ HABER/YORUM


    POSOF’TA CİNAYET, GÖLE’DE KARANTİNA.. Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Derindere köyünde kız kaçırma nedeniyle çıkan tartışmada Cemil Akbulut (33), tabancayla yengesi Gonca Akbulut’u (43) göğsünden vurarak öldürdü. Öte yandan Ardahan Göle İlçesine bağlı Koyunlu (Gundik) Köyünde Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında 2. Kez 10 günlük karantinaya alındı.


    Ardahan’ın Posof ilçesine bağlı Derindere köyünde kız kaçırma nedeniyle çıkan tartışmada Cemil Akbulut (33), tabancayla yengesi Gonca Akbulut’u (43) göğsünden vurarak öldürdü. Cemil Akbulut jandarma ekiplerince gözaltına alınırken, Gonca Akbulut’un ölmeden bir gün önce, köylerine gelen gazeteciler tarafından görüntülendiği ortaya çıktı.


    Olay, Posof ilçesine bağlı Derindere köyünde meydana geldi. Serkan Ç. (24), iddiaya göre 16 yaşındaki T.A.’yı kaçırdı.                                                                         Olayın ardından iki ailenin de fertleri dün saat 18.30 sıralarında bir araya geldi. Aile fertleri, gerginliğin sona ermesi için konuştuğu sırada tartışma çıktı. Tartışma büyüyerek kavgaya dönüşünce T.A.’nın amcası Cemil Akbulut, ağabeyinin eşi 4 çocuk annesi Gonca Akbulut’u tabancayla vurdu. Gonca Akbulut, merminin göğsüne isabet etmesi sonucu kanlar içinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerince yapılan kontrolde Gonca Akbulut’un hayatını kaybettiği belirlendi. Akbulut’un cansız bedeni morga konuldu. Jandarma ekipleri ise, Cemil Akbulut’u gözaltına alıp, işlemleri için karakola götürdü.


    Gonca Akbulut’un ölmeden bir gün önce, köylerine gelen gazeteciler tarafından ekmek yapmak için tandıra gittiği sırada başında leğenle hamur taşırken görüntülendiği ortaya çıktı. Görüntülerde gazetecilerin “Nereye gidiyorsun?” sorusuna Akbulut, “Ekmek yapmaya” diye cevap veriyor.


    GÖLE KOYUNLU KÖYÜNDE 2. KARANTİNA


    Ardahan Göle İlçesine bağlı Koyunlu (Gundik) Köyünde Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında 2. Kez 10 günlük karantinaya alındı. İl Hıfzıssıhha Kurulu, İki ailede tespit edilen 6 kişi ile bunlarla temasta bulunan kişilere test yapıldığı ve Covit-19 mutasyonu olup olmadığına bakılacak. 750 nüfusu olan köyde uygulanacak karantina kararının, vaka artış seviyesine dikkat çeken değişiklik sonucu alındığı belirtildi. Köyde toplam 6 kişiye Covid-19 tanısı koyulduğunu, bu kişilerden temas edilenler evde izole olarak tedavi edileceği ifade edildi.



    AMAÇ 2. TWİTTER DARBESİDİR..


    Daha 20 gün önce “siz arka kapılarda anayasa görüşmesi yapıyor ülkeyi bölmeye hazırlanıyorsunuz” diyenler bugün “yeni bir anayasa yapalım” diyorlar. Halbuki bunu diyenler yeni bir anayasa için bir araya geldiklerini iddia ettiklerini terörle iş birliği yapmakla suçlamamışlar mıydı?


     Bilemiyorum ama ülke siyasetinde “Dün dündür bugün bugündür” politikası hala devam ediyor gibi.

     Yani jet hızıyla değişen, değiştirilen gündemi geri götürüp 20-30 gün önceki düne götürmektense en iyisi ben de “bugün bu gündür” deyip Boğaziçi Üniversitesinin istenmeyen rektörü gibi Ardahan’daki istenmeyen rektör olayına benzer Boğaziçi üniversitesine ve okyanus ötesinden gelen dolu ağırlığındaki tweetlere bakayım.

    Çünkü “Görünen köy kılavuz istemez” deyimi dün yazılsa da bugün geçerliliğini hala koruyor. Menderes’i astıran, solcu, sağcı demeden herkesi toplayıp zindanlara attıran bir o kadarını da ortadan kaybettiren zihniyet sanki yeniden hortlamış, tweet dolularıyla korkutuyor kendisinin ölmediğini hissettiriyor gibi. Çünkü okyanus ötesinden Boğaziçi’ne düşen tweetlere baktığınızda silinen tweetleri de görüyoruz.

    Yani Trump’ın başına düşüp onu yıkan aynı tweetlerle onun attığı, silinen tweetler aynı gibi. Onca baskı, önlem, bekçi alımının ardından gelen pandemi önlemlerinin korkutup pısırıklaştırarak susturduğu toplumun pandemiden dolayı sosyal hayattan    sanal ortama esir ettiği umudunu kesenler şimdi twitter aracılığı ile darbe peşindeler. 




    Aynı twitciler ulusalcıların çok güvendiği askerden de umudunu kestiği için okyanus ötesinden attıkları twitlerle doları da yükseltemeyince bu kez de twit silmekle birilerini sindirip, 1. twit darbesiyle giden Trump gibi sileceklerini umut eder gibiler. 

    Evet, Amerika attıkları twitle sarayı bastırtanların yeni hedefi ülkedeki sarayı bastırmak olsa da 15 Temmuz’da ki gibi bu kez de halkın karşılarında olduğunu görüyor ve yeni yollar arıyorlarsa da şunu dip not olarak düşmek isterim..

    Demokrasinin Adaletin, İnsan Haklarının ve Ekonominin tek adam, tek elden, 5 müteahhit ya da atanmış bakan, rektörle değil tüm halkların birlikte aldığı kararla güçlenmesi, güçlendirilmesi hainde hiç kimsenin bu ülkede yeni bir darbe yapmak için twittiri da ya da ayağında ki yırtık ayakkabılarına karşın hak, hukuk, adalet ve kendisinin de olduğunu, dinlenilmesini isteyen öğrenciyi kullanırım diyerek ülkede darbe yapacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar..

    Çünkü bu ülkedeki halkların ne Arap, ne Afrikalı olmadığını Avrupa’yı Asya’ya bağladığı gibi yeri geldiğinde Türk, Kürt, Alevi, Çerkez, Ahıskalı, Romen, Azeri demeden yetmişiki millet, tek millet olur ve dün dediği gibi bugünde bu ülke hepimizin der..

    Diyor da..


    Tek sorun bunu görenlerin şımarıkça davranmayıp, halkı başta olmak üzere insanları ötekileştirip, muhalefet edene ‘terörist’ diyerek başkalarının kucağına iten hal hareketlerde bulunmamasıdır ve atılan, silinen twitter darbelerine hep birlikte direnilmesini sağlamaktır..  

    Yoksa “su uyur,düşman uyumaz” hesabı Okyanus hep dalgalanmaya devam eder ve bu dalgaların  çarptığı kayaları  ergeç yorup, yıkar…



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Ardahan’da Cinayet.. 1 Ölü 2 Yaralı!


    arşiv haber 09/07/2017 tarhli haberler/yorum


    Ardahan Merkeze bağlı Bayramoğlu (Kora) köyünde meydana gelen olayda bir kişi ağı silah ile vurularak ölürken, aynı kişinin iki yakında ağı yaralandı.


    Alınan bilgilere göre daha önce aralarına husumet bulunan Bayram (Hacı) Y ile Alahattin Aslan arasında yeniden tartışma çıktı.


    Tartışmanın büyümesi ve Alahattin Arslan’ın yakınları olan Turan Arslan ve ismi öğrenilemeyen bir bayanın karışmasıyla kavgaya dönüştü.


    Kavga eden taraflardan Bayram (Hacı) Yılan evinde getirdiği ağır makinalı silah ile önce Alahattin Aslan’ın kafasından vurup, olay yerinde öldürülürken, daha sonra aynı silah ile Turan Aslan ile ismi öğrenilemeyen bayanı ağı şekilde yaraladı.


    Katil zanlısı şahsı yakaladığı öğrenilen Jandarmanın olayla ilgili soruşturma başlattığı öğrenilen olayın altında yaşanan nedeninin araştırıldığı bilgisi alındı.



    **Basın Olayı WhatsApp Grupta Paylaştı, Haber Yapmadı!..


     


    Öte yandan bir kişinin ölümüne bir ağır olmak üzere iki kişinin yaralanmasına neden olan olayı duyan Ardahan’da ki gazeteciler olayı haber yapmamaları dikkatlerden kaçmadı.


    Yaşanan olayı kendi aralarında kurdukları WhatsApp grubunda duyuran Ardahanlı gazetecilerin bir kişinin öldüğü, iki kişinin yaralandığı neden haberini yapmadıkları da merak konusu oldu.


    **ARDAHAN’DA 28 CİNSEL İSTİSMAR OLAYI YAŞANDI!


    Ensar Vakfında yaşananlar ardından son günlerde art arda yaşana cinsel istismar olaylarının istatistiği de yayınlandı.

    Ardahan’ın da aralarında  bulunduğu ve başını çocuklara yönelik cinsel istismarın yaşandığı ülkede son durum şöyle;


    Türkiye’de 2014 yılında 11 bin 95 çocuk cinsel saldırıya maruz kaldı. Cinsel saldırıya maruz kalan çocukların yüzde 18,5’ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturdu.


    Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) alınan “Güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuklara” ait verilere göre, Türkiye’de 2014 yılında bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere 11 bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Cinsel suçlara maruz kalan çocukların yüzde 57,6’sını 15­-17 yaş grubu, yüzde 23,9’unu 12­14 yaş grubu, yüzde 18,5’ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturdu. 2015 yılına ait verilen henüz açıklanamazken bu rakamının çok daha üstünde bir tablo ile karşılaşılacağa benziyor.


    KOCAELİ’DE 176 OLAY


    Cinsel suça maruz kalan çocukların illere göre dağılımında büyükşehirler başı çekti. İstanbul bin 234 ile ilk sırada yer alırken, İzmir 786 ile ikinci, Adana 528 ile üçüncü sırada yer aldı. Kocaeli ise 2014 yılında 176 olayın yaşandığı belirtildi. Kocaeli bu rakamla çocukların maruz kaldığı cinsel suça olayının en fazla gerçekleştiği 18. il oldu.


    DİĞER İLLERDE DURUM


    Antalya 524, Mersin 463, Ankara 424, Kayseri 419, Diyarbakır 334, Bursa 295, Aydın 237, Sakarya 234, Balıkesir 231, Denizli 231, Şanlıurfa 223, Konya 193, Manisa 187, Tekirdağ 182, Kocaeli 176, Hatay 170, Ordu 169, Muğla 163, Malatya 143, Düzce 124, Şırnak 121, Mardin 116, Tokat 114, Samsun 111, Batman 108, Edirne 107, Afyonkarahisar 105, Van 102, Kırklareli 89, Aksaray 87, Muş 87, Zonguldak 87, Yozgat 83, Çanakkale 83, Adıyaman 81, Kahramanmaraş 81, Erzurum 77, Giresun 77, Karaman 76, Kütahya 73, Kars 68, Siirt 68, Gaziantep 65, Eskişehir 64, Isparta 63, Erzincan 60, Niğde 60, Amasya 59, Osmaniye 59, Nevşehir 57, Ağrı 54, Trabzon 53, Yalova 53, Çorum 52, Rize 51, Sinop 48, Sivas 47, Bitlis 46, Burdur 45, Bolu 42, Iğdır 42, Karabük 42, Bilecik 40, Uşak 35, Bartın 29, Ardahan 28, Elazığ 27, Hakkari 24, Kilis 23, Artvin 22, Bayburt 22, Bingöl 21, Kastamonu 21, Çankırı 20, Kırşehir 18, Gümüşhane 14, Kırıkkale 12, Tunceli 6.



    **Gülcemal Fidan Diye Biri..


    Bir köy öğretmeni iken Ardahanîn gelişip, büyümesi için mücadele verenlerin yeniden vilayet ettiği Ardahan’ın ilçesi olan Damal’da Kerimoğlu sülalesinin öneri ve desteğiyle önce belediye başkanı olan ardından uzun yıllar bu koltuğu kimseye bırakmayan ve son olarak en son yerel seçimlerde parti genel merkeziyle girdiği kafa kol ilişkileri ile hiç alakası ve akrabası bile olmayan İstanbul’un Kartal İlçesine ithal edilip, CHP’nin oy deposu olarak bilinen burada önce belediye meclis üyesi, ardından aralarında çöp arabalarınında bulunduğu Kartal Belediyesinin Araçlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı koltuğuna oturan Gülcemal Fidan nerelerde?

    Göreniniz, duyanınız var mı?

    İstanbul başta olmak üzere bir çok batı kentinde bulunan hemşehrilerimizden medet bekleyip, kapı kapı gelen yoksul insanlarımızın başını çeken Damalllıları telefonla bile ulaşmadıklarını belirtilen Gülcemal Fidan’ın neden kendisini sakladığını, niye Ardahan’a, Ardahanlılara soğuduğunu ve en önemlisi bir zamanlar başında bulunduğu Türkiye’nin en yoksul ilçesi Damal’a el atmadığı merak konusudur?



    **Yeni Bayan Bakan ve Şanslı Akrabaları..

    Orhan Atalay’ın bu kez de bakan olamadığı yeni bakanlar arasında bulunan hemcinsim bakanın ve ailesinin çok şanslı olduğu yönünde haber ve eleştirilere baktığımda haklı yönleri kadar haksız yönlerini de görmek mümkün..

    Çünkü kendisi bakan, kardeşinin biri Ardahan CHP Milletvekilimiz gibi büyük elçi, diğer bir kardeşi CHP’nin Ardahan kanadında değişmez meclis üyeleri Nezih Aktürk, Aydın Karabağ gibi belediyenin birinde meclis üyesi, öteki kardeşi Ardahanlı olup, yılardır Ardahan’a gelmeyen ve Ardahanlılardan uzak duran AK Parti Ankara Milletvekili Ertan Aydın’ın Telekom da ki kardeşi gibi üst düzey bürokrat.. Yani müsteşarmış..

    Yetmedi diğer bir kardeşi de Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu (BTK) nın Başkanıymış..

    ‘Tüh tüh nazar değmesin’ deyip, böyle aydın, okumuş, şanslı aile fertlerini tamda içinde yer aldıkları partini iktidarında olağanüstü yükselmeleri dikkat çekmiş, başta CHP’lilerin olmak üzere bazı kesimlerin tepkisini üzerilerine çekmişler..

    Bu durumun doğal mı, yoksa tesadüfler zincirimi olduğu da tartışıldığı ülkem de bende yerelden tabana bir bakacağım..

    Yani tavada durumun yıllardır böyle olduğu ve bununda, ‘Devletin Malı Keriz, Yemeyen Domuz’ Atasözü ile süslendiği ülkemin Ardahan’ı-na bakmak isterim..

    Yaşımızın hatırlattığı kadar önce Karaoğlanlı CHP’nin zamanına bakalım diyeceğim..

    Vallahi o dönem ki siyasilerinin bugünkü siyasiler, stk, sendika başkanları gibi aç gözlü olmadıklarını tek tük özel çıkar bekleyen kişilerden daha çok toplumu düşünen, millete hizmet aşkıyla kendi ailelerini unutan siyasiler hatırlıyorum..

    Peki daha sonra gelen ve Ardahan’ın yeniden vilayet olmasına imza atan DYP-SHP’de durum neydi?

    Vallahi o dönemin siyasilerinin fırsat bu fırsat deyip, neredeyse kendileri dahil yeddi sülalelerini işe koydurttu.. Ve o gün kapıcı, hademe diye işe alınanların çoğu bugün neredeyse il idarecisi durumunda..

    Hayır yalan diyecek olan olursa bir dahaki yazımda kimin, hangi siyasinin, hatta bir zamanlar valiler kadar yetkili Nahiye Müdürlerinin isimlerini ve ele geçirdikleri iktidar gücü ile hangi yakınlarını nereye koyduklarını tek tek isim isim yazarım..

    İl Başkanlarının işi gücünü bırakıp yakınlarını işe koydurtmak, işte olanları bir üst makama çıkarmak için nasıl Ankara’nın palas otellerinde gecelediklerini de anlatmaya gerek var mı bilmem zaman geldi ANAP’ın ve onun meşhur papatyalarına imkan sağladı..

    Ve o dönemde Ardahan’da ki ANAP’lı siyasiler boş durmadı yakınlarını hademe, kapıcı, temizlikçi, polis timi, idareci, kooperatifçi adı altında işe koyduran DYP’lilerden, rahmetli olan Adalet bakanının döneminde neredeyse gardiyanların hepsini Ardahanlı eden SHP’lilerden boş kalan alanlara telekoma, tedaşa, valiliğe, ptt’ye koydurttular..

    Tabi belediyeleri de unutmadılar.. Neredeyse bir mahalleyi komple belediyeci, yarısını da çöpçü, işçi,, zabıta ettiler..

    Yetmedi, kurm ve formalite kongreler ile kendileri hala başında bulundukları stk’ların başına getirtip, yerlerini sağlamlaştırmak için çocuklarını, gelin, kızlarını şu an makbuz kesmekten öteye gitmemekle eleştirilen stk’ların kadrolarına aldılar..

    Ve gün geldi bugünün iktidarı 15 yıla varan AKP’ye sıra geldi..

    Tabi bu arada bugünkü gibi o dönem ki iktidarlara gizli ortak olan MHP’nin başta Emniyette, Tarım’da, Bayındırlıkta ki ihale, desteklerini hortumladıklarının yanında yakınlarını devletin yakasına ayıp olmasın diye kene denmesekte işçi, memur diye yapıştırdığını da unutmayalım..

    Evet gün geldi muhtar olamaz denilen adamın kurduğu parti iktidar oldu..

    Ve bugün çok tartışılan işe alımlar, rütbe verilmeler başlandı, ne kadar imam varsa hepsi idare amiri oluverdi..

    Yetmedi İŞKUR başta olmak üzere hazırda olan, TEDEKA, SERKA, SODES gibi kurumlarda bugün ki iktidarı yakınlarına iş bulma merkezleri haline getirildi..

    Tabi bir farkla..

    O da Ecevit, Demirel, İnönü, Özal, Türkeş ve Bahçeli döneminde işe girenler

  • FEDERASYON BAŞKANI MÜTEVELLİ HEYETİNE SEÇİLDİ!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    Köy muhtarları adına da yapılan uzlaşı sonucunda Durucasu Köyü muhtarı Necip Odabaş’ın katılmasına karar verildi. Mahalle muhtarları arasındaki sıralamada bu yıl Göle Kubilay Bey Mahallesi Muhtarı Fevzi Temur katılacaktır.


    STK’lar adına secimi kazanan Federasyon Başkanı Kurbani Demir yaptığı açıklamada, ‘memleketimizin kalkınması sorun ve sıkıntıların asgariye indirilmesi için birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerektiğini belirterek mütevelli heyetine katılmâm için adaylığımı destekleyen oy veren dernek başkanlarına ve oy kullanmak için görevlendirilen arkadaşlara ve benimle birlikte omuz omuza veren emek harcayan yol arkadaşlarıma tesekkur ederim.’ dedi.


    Haber/Foto: Ömer Turan/Göle



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    BU KEZ İRANLILAR


    TRAFİK CANAVARI KURBANI..


    arşiv haber 09/07/2016 tarihli haber


    **GÜN BOYU SİRENLER ÇALDI.. Son bir hafta içinde meydana gelen trafik kazalarına bir yenisi eklendi.


    Geçtiğimiz günlerde önce Erzurum yolunda, ardından Hanak’ta daha sonra Göle yolunda meydana gelen trafik kazaları ardından bu kez de Ardahan-Artvin yolunda bir trafik kazası yaşandı.


    Alınan bilgilere göre Ardahan kent merkezini inleten ve gün boyu çalan Ambulans sirenlerinin nedeni İran uyruklu Ali Ağbaşlu idaresindeki 24 A 57010 plakalı tır, Ardahan-Artvin karayolunun 18. kilometresinde İbrahim Dirini yönetimindeki 34 HE 6513 plakalı otomobille çarpışması neden oldu.


    Kazada, şarampole devrilen otomobilde bulunan sürücü Dirini’nin yanı sıra eşi Sevim ile kızı Zeynep Dirini yaralandı.



    Yaralılar, 
    Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılırken, kaza nedeniyle kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.


    **ÖLÜM YOK AMA 32 YARALI..


    Son bir hafta içinde meydana gelen 4 trafik kazasında ölüm olayı meydana gelmezken, bu kazalarda toplam 32 kişi çeşitli şekilde yaralanırlarken, trafik kazalarına karışan araçlar kullanılamaz hale geldiler.



    **Bir kurdun arkasından 40 köpek havlar..


    Bir Moğol atasözü var galiba, ‘Bir kurdun arkasından 40 tane köpek havlar’ diye. Havlamıyorsa zaten o kurt kurt değildir.’


    Bu sözü bize hatırlatan ise aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın  çalışmalarını kıskanıp, bu güzel çalışmaları gölgelemye çalışanların kıskançlık çabalarıdır..

    2010 Yılında kurulan ve kurucu dernekler ile yöneticilerinin 4 yıl boyunca büyük emekler ile ayakta tutup, sonra da birilerine teslim ettiği ARDA/FED’in tüm derneklere örnek olan çalışmaları karşısında şok olup, ne yapacaklarını şaşıranların panik içinde ARDA/FED Genel Başkanına karşı oluşturmaya çalıştıkları olumsuz kamuoyu bizlere, ‘Bir kurdun arkasından 40 tane köpek havlar’ diye. Havlamıyorsa zaten o kurt kurt değildir.’Moğol ata sözünü hatırlattı..

    Evet Moğol ata sözünü bizlere hatırlatan ARDA/FEDin güzel çalışmalarını bir kez daha kutluyor ve diyorum ki kurdun arkasında konuşacağınıza sahada olan erkekçe Kurdun karşısına çıkın..



    **Ardahan’da Hayvancılık ve Tarım..


    Bölgenin birinci gelir kaynağı olan Hayvancılığın can damarı olan tarımcılığın son 40 yıldır güncellenmeyen yöntemler ile yapıldığı Ardahan’da hayvancılık gibi tarım da yerlerde sürünüyor..

    Özellikle arpasının ne kadar değerli olduğunu yıllar önce bölgeye bir bira fabrikası kurmak isteyenlerce iyi bilinen Ardahan ve çevresinde ki doğadan yeterince tarımdan faydanılamadığını söylemek sanırım yanlış olmaz..

    Çünkü metre karelerce arazinin boş kaldığı arpa ve buğday dışında çokta çeşitdn ekilip, biçilmediği olağan üstü verimli bir meraya sahip olan Ardahan’da kağıt üzerinde tarla ekip, çayır biçildiğini biz ve 14 yıldır iktidar da bulunan Tarım Bakanlıkları da biliyor..

    Gerçi bu iktidar öncesi hükumet olanların da içi boş ahırlar yaptırıp, ödediği kredilerin Ziraat Bankasını olduğu gibi ülkeyi de batırdığını da bilenler olarak bölgede ki hayvancılık gibi tarımın da mutlaka masaya yatırılması gerekir..

    Çünkü hayvancılıkla, tarımla ilgili müdür yanın da olmadan hayvancılığı kurtaracaklarını sananların hala atadan, dededen kalma yöntemlerle yapılan hayvancığın yanında tarımcılığın da bir yere gitmediğini göremiyorlar..

  • ARDAHAN HAVAALANI BEKLERKEN, ÇAYIROVA UÇAĞI KALKAMAZ!

    BU HABERİ YouTube ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ..


    YouTube ArdahanTV https://www.youtube.com/watch?v=LAxL0mX9HtA&feature=youtu.be&ab_channel=YouTubeArdahanTV







    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    CHP Çayırova Belediyesi Meclis Üyesi Halis Koç, Çayırova Belediyesi eski başkanı Şevki Demirci döneminde 1,5-2 Milyon TL’ye alınan Uçak Restaurant’ın akıbetini sordu.

    Alınan bilgilere göre Kocaeli/Çayırova Belediyesi eski başkanı Şevki Demirci, Şekerpınar Tuzla güzergâh yolu üzerindeki arazide bir iskeleye alınan ve montaj çalışmaları süren, A340 tipi ekonomik ömrünü doldurmuş hurda bir uçağı 2017 yılında ihale ile satın almıştı. 14 bin metrekarelik bir alana kurulması planlanan ve uçak restoran olarak kullanılması öngörülen proje eski belediye başkanı Şevki Demirci’nin projeleri arasında da yer alıyordu. Uçak Cafe’nin bulunduğu alana restoran ve mağazalardan oluşan alışveriş merkezi, otopark ve büyük bir yaşam alanı da inşa edilecekti.




    1,5-2 MİLYON HARCANDI

    Ancak Şevki Demirci yeniden belediye başkan adayı olarak gösterilmedi. 31 Mart yerel seçimleri öncesi belediye başkanı adayı olan ve ardından belediye başkanı seçilen Bünyamin Çiftçi Uçak Restaurant ile ilgili bu yerde bilim ve teknoloji parkı yapacaklarını açıklamıştı. CHP Çayırova Belediyesi Meclis Üyesi Halis Koç da belediye meclis toplantısında Çayırova Belediyesi eski başkanı Şevki Demirci döneminde 1,5-2 Milyon TL’ye alınan Uçak Restoran’ın akıbetini sordu. CHP’li Halis Koç, “Uçak cafe- restoran neden atıl durumda bekliyor? Çayırova halkının bütçesinden 1,5-2 milyon TL para harcandı. Neden amacı dışında kullanılması düşünülüyor?” diye sordu.

    Uçak restoranın ilgisizlikten çürümeye terkedildiği görülürken, yeni başkanında söylediği bilim ve teknoloji parkı bölgesinin de çöp merkezi olduğu gözlerden kaçmadı.


    Haber/Foto: Özlem Şeyma Yılmaz



    Sorumluluk Başkanlarda, Yük Onlarda..


    Başta İstanbul olmak üzere birçok batı kentinde yerel dinamiklerin başında bulunan hemşerilerimiz birlikte çalıştıkları hemşerilerinin katkılarıyla en iyisini yapmaya çalışırken, hemşerilerimizde görev aldıkları hizmetleri en iyi şekilde hayata geçirmenin çabası içindeler.



    *Sorumluluk Başkanlarda, Yük Onlarda..


    Ardahanlıların yoğun olmamasına karşın önemli konumlarda bulunan hemşerilerimizin başında gelen Ataşehir Belediye Başkan Yardımcı Orhan Çerkez, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Engin Polat ve Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yılmaz önemli görev sorumlulukları içinde bir yandan içinde oldukları kadronun başarılı olması için, diğer yandan hemşerilerinin sorunlarının çözümü konusunda çabalarıyla bilinmektedirler.


    Makamında ziyaret ettiğimiz Ardahan Merkez Alagöz Köylü Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Çerkez, yıllardır içinde bulunduğu belediyeciliğin yanı sıra, sivil toplum örgütcülüğüyle de Ardahan halkı tarafından tanınan bir isim.


    Bu hafta perşembe günü Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Yıldız En Tv’de hazırlayıp sundukları “Gazetecilerle Gündem” adlı programın konuğu olacak olan Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Çerkez’in yanı sıra, İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Şişli Belediye Başkanlığına da bir Ardahanlı daha bakıyor.



    Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in yardımcılığını üstlenen, Ardahan Göle Türkeşen köylü Engin Polat gibi İstanbul Sancaktepe Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Yılmaz’da bir taraftan sorumluluğunu üstlendiği başkan yardımcılığını diğer yandan hemşehrilerinin sorunlarının çözümü konusunda çabasıyla bilinmektedir.



    Üstlendikleri görevleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan üç Ardahanlı belediye başkan yardımcısı Çerkez, Polat ve Yılmaz üstlendikleri yükden sorumlu olan belediye başkanlarının eli ayağı misali, onlara ve topluma karşı olan sorumlulukları içinde görevlerini en iyi şekilde yapmaya çalışmaktadır.



    BAŞKANLAR PARALARI NE YAPTINIZ?..


    Pandeminin gölgelediği erken seçim tartışmalarının devam ettiği ülkede başta ekonomik sıkıntılar olmak üzere bir çok çıkmazın içinden sıyrılabilmek adına  kendilerinin çare olduğunu iddia edip ama bunun nasıl olacağı yönünde toplumu ve seçmeni ikna edecek bir proje öneremeyenler son yerel seçimlerden aldıkları gazla bu iddialarını sürdüre dursunlar,yerel seçimlerde destek aldıklarını unuttuklarını da onlar gibi erken seçimi ya da 2023 ü beklediklerini görmekteyiz.

    Yani yapılacak olan genel bir seçimde yereldeki gibi iktidar olacaklarını sananların o seçimler öncesi,maddi manevi destek aldıklarını kısa bir süre içinde unuttukları ve kendilerinden beklenen gerek hizmet anlayışlarıyla gerekse özel girişimleriyle dönmeyi unuttuklarını akıl edemezler.

    Daha açıkcası mevcut iktidarın kendilerine gerek maddi gerekse manevi destek aldıklarına sahip çıktığı gibi, sahiplenemediklerini unutup olabilecek bir seçimde aynı desteği alacaklarını sanırlar ama o kendilerini madden ve manen destekleyenlerin kendilerinden bekleneni alamadıkları için şimdiden homurdanmaya başladığını bilmezler görmezler.




     Başta kendilerinden randevu alamayan sivil toplum örgütleri görüşme taleplerine dönülmeyen  iş adamları, şan şöhret olmasa da iş, aş bekleyenler olmak üzere insanların beklentisine cevap veremeyenler, son yerel seçimlerde gönüllülerin oluşturduğu para havuzuyla yaptıkları seçim masraflarına katkı sunan insanların parasına karşılık az da olsa bir borç ödemesi yapmadıkları aşikardır. Bırakın aldıkları maddi destek karşısında beş kuruş geri iade etmeyi, teşekkürü dahi çok görenler yapılacak bir seçimi nasıl kazanacakları merak konusudur.

     Anlamayanlar ve anlatmak istediğimizi anlamak istemeyenlere daha net bir şey söylememiz gerekiyorsa “Başkanlar seçim öncesi sizin kazanmanız adına gereken maddi desteği oluşturmak için düzenlenen açık-kapalı toplantılarda, oluşumlarda kurulan seçim kumbarasına para atanlar, yetmedi sizden daha çok çalışan, arabasını hurdaya çeviren insanlara ne verdiniz? Paraları ne yaptınız,bu borç aldığınız paralar karşılığında da kimin beklentisini yerine getirdiniz?” diye sorulduğunuzdan bihabersiniz sanırım!.

    Yoksa o çok şikayetçi olduğunuz ve 18 yıldır gönderemedikleriniz gibi, destek  aldıklarını hiç unutmuyor, toplantılarınıza davet ediyor, işler verip kurdeleleri birlikte mi kesiyorsunuz, seçimleri ondan mı kazanacağınızı sanıyorsunuz da ben ve destekçileriniz görmüyoruz. Belki de bir elin verdiğini diğer el görmesin ilkesine uyuyor makasları toplattırmıyorsunuz da ondan..



     


    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    arşiv haber 07/09/2015 tarihli yorum/haber


    DAĞLICA’DAN GÖLE’YE KARA HABER..


    Dün gece sabaha kadar süren çatışmada şehit olan askerlerin arasında Göleli bir Uzman Çavuşunda bulunduğu ileri sürüldü. REUTERS Haber Ajansının 31 iddiası, Genelkurmay’ın bir gün sonra yaptığı resmi açıklamada 16 Askerin şehit olduğunu duyurduğu çatışmada şehit olan Kurmay Yarbay’ın aracında bulunan Göle Kürt Demirkapı köylü Uzm. Çvş. Tayfun Hançer’in de hayatını kayıp eden askerler arasında olduğu iddia edildi. Hançer’in İstanbul Sancaktepe İlçesinde ki akrabaları da gelişmeyi teyit ettiler.



    Genelkurmay: Dağlıca’da 16 Asker Şehit Oldu


    Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Dağlıca Bölgesi’nde PKK’lıların pusu kurması sonucu 16 askerin şehit olduğunu, 6 askerin yaralandığını açıkladı.


    Hakkari‘nin Yüksekova İlçesi Dağlıcakırsalında PKK‘lı teröristler yola yerleştirdikleri patlayıcıları, Dağlıca Tabur Komutanlığı’ndan operasyona gitmek üzere ayrılan askeri iki zırhlı aracın geçişi sırasında patlattı. Dün akşam saatlerinde gerçekleştirilen saldırı sonrası şehit sayısıyla ilgili rakamı açıklamayan Genelkurmay Başkanlığı, bir gün sonra 16 askerin şehit, 6 askerin de yaralı olduğunu duyurdu.


    **ENSAR ÖĞÜT KOCAELİ’NDE Mİ BAŞVURACAK?



    3 Dönem Ardahan Milletvekilliliğini yaoan CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün 1 Kasım’da yenilecenecek olan genel seçimlerde Ardahan’dan önce siyaset yaptığı Kocaeli’nde Aday olacağı ileri sürülüyor.


    Bilindiği gibi 7 Haziran genel seçimlerinde 3. kez 1. Sıra Ardahan milletvekili adayı olan Ensar Öğüt, kazanamamış, yerine Ardahanlı Büyükelçi olan Öztürk Yılmaz’ın getirilmişti. 



    İstanbul – Kartal ikametgahlı olan Ensar Öğüt’ün 1 Kasım erken genel seçimlerinde Kocaeli’den milletvekili adaylığı için başvuru yapacağı dile getirildi. 



    Ensar Öğüt’ün Kocaeli’yi tercih etmesinin nedeni Kocaeli’de yoğun bir Kars-Ardahan nüfusunun yaşıyor olmasına bağlandı.


    **BAYAN ADAY DA VAR!..


    Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ı partiye davet eden CHP’nin şimdiye kadar resmi başvuru yapanlar arasına bir da bayan aday adayı katıldı.


    Bankacı olduğu öğrenilen CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Atife Demir resmi başvurusunu CHP Genel Merkezine yaptı.


    Uzun yıllar kapanan Yapıkredi bankası Ardahan Şubesinde çalışan daha sonra en son aynı bankanın Erdek Şubesinde emekliliğini isteyip, CHP’de Ardahan Milletvekili Aday Adayı olan Atife Demir aslen Hanak Baştoklu (Dikkan) köylü.


    AKP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da köyü olan Dikkanlı Atife Demir CHP’nin görev vermesi halinde Ardahan’da 2 Milletvekili kazanacaklarına inandığını söyledi.


     

  • GÖLELİ 3 KIZ TÜRKİYE 2. OLDULAR..

    Short Track (sürat pateni) takımımız 1000, 777, 500, 333 ve 1000 metre bayrak yarışmalarında mücadele ettiler. Müsabakalar sonucunda eleme gruplarından geçerek Final B ye kadar yükselme başarısı gösteren Göleli sporcularımız, Sümeyra Ecrin ÇAPAN, Beyzanur ÖZTÜRK ve Ecrin OKUR dan oluşan bayrak takımımız  1000mt Junior E bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi oldular.

    Ardahan Valisi Hüseyin Öner tarafından ödüllendirilen Göleli Beyza Nur Öztürk ve diğer sporcularımızı bizde kutluyoruz.



    VERGİ VE SGK BORCUNU KESME DEVLET!


    5 gün süren ve her hafta sonu devam eden pandemi saçmalığının yasakları devam ederken iş hayatının da sosyal yaşam gibi gerçeklerden koptuğu bor gerçek yeni yılın geçen yıldan kalma ilk hediyesi gibi..


    Çünkü 2020 yılından 2021’e kadar yaşanan sorunların yani gerçek gündemi gölgeleyip, öteleten devlet baba veya ana denilen kurum vatandaşa pandemi derken  işine bakıp, haracını toplamaya devam ediyor. 


    Taht kavgalarının kardeş kanlarına bulaştığı dönemlerden bu yana gelen ve bu süreçte adı vergi olan haracın nazik adı vergi borçları dahil -30 ları bulan dondurucu soğuklarda ısınmaya çalışırken doğalgaz ve diğer tüketim maddelerine getirilen zamlar, yollara konulan radarlarla kesilen cezalar yetmezmiş gibi pandemi maskesini de mana ederek toplanan paraların nereye gittiği sorgulatmayan aynı devlet borçlarını öderken alacaklarını unutmaz. 


    Tüm büyük işleri ihalesiz, ilansız alan 5 müteahhitinin vergi borcunu bir kalemde affedip, bir kalemde silen aynı devlet kendisi borçlu olduğu insanlara, kurumlara borcunu gecikmeli olarakta olsa ödemeyi düşündüğü anda yani borcunu ödemeden önce ödeme yaptığı kişi, kurumların kendisine SSK borcu olup olmadığını, bulduğu sistemle sorgulayıp, kesmeyede devam eder. 



    ‘Evde kal, dışarı çıkma.. Çıkarsan ceza keserim’ diyen aynı aynı devlet kendisi hep dışarda, mitingde, toplantıda, Iraklı eğlenceli yemekli toplantılarda olur. Dışarı çıkmayan esnafa kira desteğini vereceğini belirtirken de onda noter üzerinden kira sözleşmesinin, vergi, sgk borcunun olup, olmadığını yani temiz kağıdını da istemeyi de unutmaz. 


    Evet sayın kendisini, hükümet, devletin yerine koyan ve ‘ben devletim’ diyen sayınlar..


    Size sesleniyorum ya hiç değilse bu dönemde, ‘vergi borcun var mı, sgk borcun var mı?’ deyipte kesinti yapma. 


    Çünkü bolünen ve son iç çatışmalrda 100 kişiyi öldüren çetenin sarstığı ülkeye baş sağlığı dilerken asıl ölenin devleti oluşturan gerçek esnaf, halk, iş adamı ve vatandaşın sadece gripal bir olay olan pandemiden değil, ekonomik sıkıntıdan ölüyor haberin ola…






     



    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.

    •  


      BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.
    • .









      HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




       






       




    Göleli Çocuk Amerika’da Öldü!


    ARŞİV HABER 19/12/2018 TARİHLİ HABER/YORUM


    Ardahan Göleli bir ailenin çocuğu Amerika’da trafik canavarının kurbanı oldu. Alınan bilgilere göre aynı zaman da Göleli iş adamlarından Engin Düz’ün de yeğeni olan Bora Düz evinim önünde bisikletle gezerken bir aracı çarpması sonucu hayata göz yumdu. Göleli Cevdet ve Sevgi’nin biricik çocukları olan Bora’nın Amerika’da mı, Türkiye’de mi toprağa verileceği ailenin vereceği karara bağlı olduğu öğrenildi.



    **Bunlar Parti Değiller?


     


    HDP Solun solunda bir parti olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İYİ Parti Sağ ve muhafazakar kesimin yeni partisi olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İşçi partisi ve dğer partiler parti olduklarını iddia eder..


    Ama aday göstermezler..


    Yani kurulmuş olup, şu an aktif olan ve parti olduklarını iddia eden partiler şöyle:


    DEMOKRAT PARTİ DP


    2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ MHP


    3 MİLLET PARTİSİ MİLLET


    4 DEMOKRATİK SOL PARTİ DSP


    5 VATAN PARTİSİ VATAN


    6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ CHP


    7 GENÇ PARTİ GENÇPARTİ


    8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ TSİP


    9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BBP


    10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ TKP


    11 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ ÖDP


    12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ LDP


    13 EMEK PARTİSİ EMEP


    14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ DSİP


    15 İLK PARTİ İLK PARTİ


    16 SAADET PARTİSİ SAADET


    17 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ AK PARTİ


    18 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ BTP


    19 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ HAK-PAR


    20 YURT PARTİSİ YURT-P 14.03.2002


    21 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ BCP


    22 SAĞDUYU PARTİSİ SAGDUYU


    23 AYYILDIZ PARTİSİ AYP


    24 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ EHP


    25 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ HKP


    26 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ MHHP


    27 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ İKP


    28 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ YÜCE DİRİ-P


    29 DOĞRUYOL PARTİSİ DYP


    30 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ DİP


    31 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA


    32 DEMOKRATİK BÖLGELER PARTİSİ (BDP) DBP


    33 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ HAK PARTİ


    34 HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR


    35 YENİ DÜNYA PARTİSİ (BÜYÜKANAVATAN) YENİ DÜNYA


    36 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ESP


    37 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ


    38 TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ TİKP


    39 ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ EÇP


    40 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN


    41 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ ÖSP


    42 ENGELSİZ TÜRKİYE PARTİSİ ETP


    43 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ TKP


    44 HAK VE ADALET PARTİSİ HAP


    45 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ HDP


    46 TÜRK BİRLİĞİ PARTİSİ TBP


    47 BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ BADHP


    48 YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ YSGP


    49 HÜR DAVA PARTİSİ


    Evet, AK Parti, CHP dışında çokta sahada göremediğimiz bu kadar partinin olduğu ülkede neden AK Parti, CHP ve AK Partiye verdiği destekle gündemde kalan MHP ve Kürt seçmenin tüm baskılara karşın ayakta kal dediği ama ortada çokta görünmeyen HDP ile kadın genel başkanlı İYi Parti dışında bu kadar parti varken bu ülkede muhalefet nerede, niye sesi çıkma diye dertleniriz.


    Ortada olmayan sendikalar gi bu kadar partinin olup ta niye ülke gündemi ile ilgili konularla birlikte niye gündeme gelmediğini merak ettiniz mi?


    Mevcut Saadet Partisinin kira alacağı dolasıyla icraya verip, ayni isimle yeni bir parti kuran Erbakan’ın oğlunun yanı sıra o kadar partili ve sendikacının etkili işr muhalefet yapmadığından mı yoksa basın ve medyanın oralı olmamasından mı gündeme gelmezler anlayamıyorum.


    Ve yaklaşan yerel seçimler de bu kadar partinşin neden aday göstermedikleri ve niye seçimlere katılmadıkları ve bunların siyasetin gereği olanı olan muhalefeti yapmadıkları için neden katılmadıklarını da merak ederim..


    HDP’nin hala adaylarını açıklamadığı, İYİ Partinin CHP’ye sığınıp, CHP’nin arka kapılarda görüştüğü HDP ile yan yana gelmediği ülkede bunca parti olmasına karşın Fatih Portakal kadar muhalefet yapmadıklarını da merak edip, sorgulamak gerekmez mi?


    Bilmem ama bu ülkenin ana sorunun iktidar değil muhalefetin olduğunu bu kadar partinin olduğun bakmakla daha iyi anlıyoruz.

  • ZATEN KİMSE YOKTU ŞİMDİ İSE KİMSE YOK!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Başta, iki yıl önce nüfusu 2 binin altına düşme tehlikesi geçiren ve bir köyün, Doğrular (Aşağıcacun) köyünün merkezine bağlanıp, mahalle olup, ilçe kimliğini korumasına devam ettirdiği Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’ta olmak üzere birçok kent ve köyde uygulanan yasağa uyup, evlerinden dışarı çıkmayan insanlardan boşalan cadde ve sokakların başıboş hayvanlara kaldığı görülürken, bu sessizliğin diğer bir nedeni de iyiden iyiye soğuyan havaların etkisinin olduğu da belirtilmekte.


    Posof Kaymakamından Çağrı Açıklaması..


    Alınan önlemlerle iyiden iyiye sessizleşen kentlerin başında gelen ve Arılı (Zedezümde) köyüne yaptığı ziyarette açıklamasını tekrarlayan Posof İlçesi Kaymakamı Mete Metin yaşanan vakalar nedeniyle alınan kararları ve alınması gerekenleri bir yazılı açıklama ile paylaştı.Kaymakam Metin’in açıklaması şöyle; 


    Saygıdeğer Posof’lu Hemşerilerim,

    Koronavirüs (Covid 19) salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziki mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla, içerisinde bulunduğumuz kontrollü sosyal hayat döneminin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra hayatın her alanına yönelik uyulması gereken kurallar ve önlemler; Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları

    doğrultusunda belirlenerek uygulamaya geçirilmektedir.

    Bu kapsamda; bu akşam (Cuma) saat 21:00′ den başlayarak pazartesi sabah saat 05:00′ e kadar, tüm Türkiye’de olduğu gibi güzel ilçemiz Posof halkı olarak; sokağa çıkmayacak, evlerimizde ailemizle, sağlıklı yarınlarımız için karantina tedbirlerine riayet edeceğiz. Siz kadirşinas hemşerilerimden en büyük beklentim; bu zor süreçte başta cefakâr sağlık ordumuz olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza paydaş olmanızdır. Evlerinizde kalarak, aile ziyaretleri, ev oturmalarını tamamen askıya alıp çözüme katkı sağlamanızdır. Bu zor günler geride kaldığında yine kaldığımız yerden hoş sohbete, güle oynaya eş dost ziyaretlerine ve Posof’umuza yaraşır bayramlara-seyranlara devam edeceğiz. Bu düşüncelerle, ilçemizde vaka artışlarına karşı tek vücut olarak mücadele verdiğimiz şu günlerde, esnafıyla, memuruyla, işçisiyle, vatandaşıyla verdiğiniz katkılardan dolayı teşekkürü bir borç bilir, her birinize selam ve saygılarımı sunarım.

    Murat Mete/Posof Kaymakamı



    POSOF BELEDİYE BAŞKANI KOYUN ÇOBANI OLDU!..


    Öte yandan AK Partili Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Ziraat Bankasından aldığı çiftçi kredisiyle 200 baş koyun alıp, koyun tüccarlığına başladı.

    CHP’li Belediye Meclis Üyesiyken iki dönem önce AK Partiye geçip, o günden bugüne Posof Belediye Başkanlığını yapan başkan başkanlık mesaisi dışında Posof şehir merkezine 14 km. uzaklığındaki köyünde çiftçilik ve hayvancılık yapmaya başladı.




    DEVLET DESTEKLİ KREDİ İLE 200 BAŞ KOYUN ALDI..

    Ziraat bankasından 5 yıl ertelemeli krediden faydalanarak 200 baş koyun alıp köye yerleştiğini belirten Ulgar,” Gençleri köylerde tutamıyoruz, kaçıp gidiyorlar, öyle ki köylerde yaşayan gençlere kız vermiyorlar. İlla İnegöl, Bursa ve İstanbul’u tercih ediyorlar.

    Sözle kimseyi ikna edemedik, ancak yaşam tarzımızı değiştirdiğimiz zaman insanlar bak başkan söylediklerinde samimiymiş. ‘Koskoca belediye başkanı dağlarda çobanlık yapıyor. Demek ki bu işi yapmak ayıp değil. Çobanlık peygamber mesleğidir’ diyebiliyorlar. “

    Başkan Ulgar, son olarak yaptığı işlerin meyvelerini aldığını, son birkaç yıldır göçün tamamen durduğunu ve geriye dönüşlerin başladığını ifade etti.

    Ulgar,” İnsanlara asıl hazinenin ata, dede ocağında olduğunu gösterdik. Birçoğu ikna oldu. Allaha şükür artık gençlerimiz dışarılara gitmiyor. Çiftine ,çubuğuna sarılmış durumdalar. Posof’umuzun ileri gelenleri de inşallah bundan sonra bizim bu kampanyamıza katkı sunarlar. Bizde kanayan yaramız olan göçün üstesinden geliriz. “ dedi.

    İki dönemdir Ak Partiden Belediye Başkanı seçilen Ulgar,” Bizim atalarımız öküz arabalarıyla Kars’a, Erzurum ‘a patates taşıyorlardı. Evlerimizin altında iki adet mahzen bulunurdu, birine evin ihtiyacı kadar patates konulurdu, diğerine ise satmak için . Bu topraklar zengin topraklar, sen bir ekersin toprak sana bin verir. Çok çeşitli ürünler yetişiyor bizde. Fasulyeden, patatese, elmadan, cevize her türlü mahsul yetişiyor. Bakınız dallarda elmalar, armutlar toplanmamış çürümeye terk edilmiş. Genç nüfus durmuyor, yaşlılarda yapamıyor.“ diyerek aldığı koyunlarının başına geçmekle çok memnun olduğunu belertti.



    Gün boyu başımızı kaldırmadığımız sanal ortamda bolca paylaşılan fotoğrafların beğeni alma yarışında olduğu bir dünyada o fotoğraflar arasında görülenlerin bazılarının ne kadar samimiyetsiz ama bazı gerçekleri de ortaya koyması anlamında çok ama çok tartışılacak fotoğraflardır.


    Evet, eski değil hep solcu olarak bilinen bazılarının söylem ve paylaştıkları ile bir taraftan solcu, devrimci, dağcı geçinip kendilerini olduğu gibi etraftakilerini kandırdıklarını sanıp, bizimde kandığımızı sanırlarken aslında kendi iç dünyalarını ve solcu geçinip, asıl sağcı, dinci denen muhafazakârlar hatta ötesi, Mollaya da cemaat ruhlu olduklarını  ortaya koymaktalar.

    Bu durumun en açık örneği yedi sülalesi solcu olarak bilinen ve bir zamanlar ‘Küçük Moskova’ olarak bilinen ilçeden çıkıp, 12 Eylül’den sonra gittikleri batıda pala bıyıkları ile oluşturdukları sermayelerinin devamı için sağcı, hatta milliyetçi geçindikleri dostlarıyla verdikleri fotoğraflardan biri, AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile çekilen kare oldu.




    Ve bu eskiden yeniden demeyeceğim sözüm ona solcunun ve onun gibilerinin verdikleri bu fotoğrafların verdiği en büyük cesaret ve mesajlardan biride Bahçeli’nin ‘kapatılsın’ deme cesaretine varmasına neden olan en büyük etkenlerdir. Çünkü bu sahtekarların bugün solcu 10 dakika sonra sağcı hatta Bahçeli’den daha fazla milliyetçi rollerine soyunmaları solun en büyük görmediği hatalarından biridir.

    Çünkü bu sahtekâr solcu ama asıl sağcı, sömürücü, kapitalizmin ana taşıyıcıları olanların bir yanda AK Partili Atalay’larla kendilerini gölgelerlerken diğer taraftan da Gebze’de ve diğer birçok batı kentin de kendilerine solcu dedirtip, ihale alarak, işlerini yürütenlerdir.

    Ve bu durum yani Şanlıalabey’in yayınladığı fotoğrafta görüldüğü gibi 20 yıla yakındır neden iktidarda kaldığı tartışılan AK Parti’nin asıl taşıyıcı kolonları, demirlerinin Şanlıbey gibilerinin büyük solcu olarak bilinmeleridir. 

    Ha unutmadan Şanlıbey’in fotoğraftakinin diğer bir karesi de bir taraftan dağlı, diğer taraftan CHP’li, öte yandan iş adamı, hatta stk’çı olunan Gebze, Darıca, Esenyurt, Beykoz ve diğer birçok yerde her gün, her an görülen karelerdir.

    İşte size kısa bir özet dediğimiz ve ‘AK Partiyi Ayakta Tutan Solcu Geçinenler’ başlığını koyduğumuz bu yazıyı bir kez daha ama daha sakince ne anlatmak istediğini anladığınızda AK Partiyi MHP değil asıl ayakta tutup, iktidarına devam diyenlerin kim olduğunu daha iyi anlarsınız. Anlamazsanız Şanlıalabey’in paylaştığı son fotoğraflarına yada Gebze’de ve diğer birçok batı kentlerdeki büyük solcuların solcuyuz derlerken kimlerle fotoğraflar paylaştıklarına bir bakın hele..




    GÖLE’Lİ SAHADA, POSOFLU


    GÜRCİSTAN’DA ÖLDÜ..


    arşiv haber 13/07/2016 tarihli haberler


    Ardahan’da yaşanan acılar iki günde iki acı daha eklendi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ı Göle İlçesinde bir esnaf halı saha da top oynarken geçirdiği kalp krizi sonucu hayata göz yumdu.


    Ercan Kaya’nın beklenmedik ölüm haberi Gölelileri yasa boğarken buna benzer bir olayda Gürcistan’da yaşandı.


    **POSOFLU GÜRCİSTAN’DA KALP KRİZİ GEÇİRDİ..


    Ardahan’ın Posof İlçesi Uluçam Köyü muhtarı 71 yaşındaki Enver Akyüz, akrabalarıyla gittiği Gürcistan’ın Ahıska Kenti’nde geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.

    Misafirlerini gezdirmek için otomobille geçen hafta sonu TÜrkgözü Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a giden Uluçam Köyü Muhtarı Enver Akyüz, Ahıska’da bulunan parkta gezerken kalp krizi geçirdi. Olay yerinde yapılan müdahaleye karşın Muhtar Akyüz hayata veda etti.


    Konuyla ilgili açıklama yapan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar şöyle dedi: “Gürcistan’ın Ahıska bölgesine akrabalarıyla giden Uluçam Köyü muhtarımız Enver Akyüz’ün kalp krizi sonucu öldüğünü öğrendik. Cenazenin Türkiye’ye getirilmesi için girişimlerimiz oldu. Cenaze otopsi yapıldıktan sonra Türkiye’ye gönderilecek. Muhtarımıza Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum.”

  • Ardahan Haftaya Kazayla Başladı..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    KAYMAKAMLAR VALİYLE BİRARADAYDILAR..


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner Başkanlığında, Kasım ayı Kaymakamlar toplantısı yapıldı.


    Toplantıda; Sağlık, Eğitim, Tarım, Hayvancılık, Sosyal Hizmetler, AFAD acil yardım konuları, sosyal yardımlaşma konuları, genel bütçe yatırımları, İl Özel İdare yatırımları, KÖYDES programı ve Kaymakamlıkların yürüttüğü diğer projeler başta olmak üzere çeşitli gündem maddeleri değerlendirildi.


    Vali Öner, gündem maddeleriyle ilgili konuların titizlikle takip edilmesi, sezon sonuna yaklaşılması dolayısıyla iş programında yer alan konuların hızlı bir şekilde toparlanması, yaklaşan kış mevsimi ile ilgili alınması gereken tedbirler, pandemi sürecinde ilgili bakanlıkların aldığı karar ve talimatlar sorunsuz bir şekilde uygulanması ve vatandaşa ulaştırılan hizmetlerin iyi koordine edilmesi yönünde Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara talimatlarda bulundu. 


    MÜDÜRÜ OLMAYAN TURİZİME REHBERİ!


    30 Yıldan fazladır asaletten bir İl Müdürünün atanmadığı, Vekilin vekili ile idare edilen Ardahan İl Turizim Müdürünün olmadığı Ardahan’da hazırlanan Ardahan Turizm Rehberi çıkarılacak.


    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının ” Ardahan Turizm Potansiyellerini Tanıtıyor ve Markalaştırıyor” başlıklı projesinin Serhat Kalkınma Ajansının Teknik Destek Faaliyeti kapsamında hazırlanan Ardahan Turizm Rehberi tanıtım programına katılan Vali Hüseyin Öner konuşmasında “Günümüz dünyasında Turizm artık sanayi gibi, tarım gibi temel ekonomik sektörler kadar önemli bir sektör haline gelmiştir. Türkiye turizm sektöründe 1980’lerden sonra ciddi anlamda yer almaya başladı. Türkiye’ye o yıllarda 5 milyon turist geliyordu. Bugüne geldiğimizde ise Türkiye’ye yılda ortalama 40 milyon turist geliyor ve yaklaşık 35 milyar dolar da turizm geliri elde ediyoruz. Bu hiçbir zaman küçümsenecek bir rakam değildir. Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ki Hükümetimizin 2023 hedeflerinde ise 50 milyon turist, 50 milyar dolar turizm geliri hedeflenmektedir. Dolayısıyla biz de Ardahan olarak bu paydan kendimize düşeni almak istiyoruz. Yapılan bu Turizm Rehberi çalışması da bu anlamda çok önemli, dışarıdan gelecek olan yerli, yabancı turistlerin ilimizi ziyaretlerinde gezilecek tarihi yerleri, turistik mekanları bu rehber aracılığı ile daha iyi tanıma ve gezme fırsatı bulacak. Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde hazırlanan bu turizm rehberi çalışmasını yapan Ticaret ve Sanayi Odası ile onlara destek olan Serhat Kalkınma Ajansına teşekkür ederek, yapılan bu çalışmanın ilimiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.


    Toplantıya Vali Hüseyin Öner, Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, İlçe kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri, Serhat Kalkınma Ajansı il Koordinatörü ve Akademisyenler katıldı.


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Biden-Şuşa-Ermeni


    üm dünyanın kilitlendiği Amerika Birleşik Devleti seçimlerinin sonuna gelindiği şu günlerde, burnunun dibinde yaşananları beklemekle yetinen Putin’li Rusya’nın hesabının ne olduğu da büyük bir merakla beklenmekte.


    Bu sessizliğin en büyük nedeninin Gürcistan ve Ukrayna’dan sonra ABD’ye yaklaşma hesapları içinde olan Türkiye’nin sınır komşusu Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan, Karabağ’dan geri püskürtülmesine Azerbaycan değil Rusya’nın izin verdiği, bunu yaparken de elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan yaptığıdır.


    Çünkü Amerika’nın bölgedeki hesaplarını bozma düşüncesi içinde olan ve İran ile birlikte Suriye’de at oynatmasının ve Türkiye’yi de yanına alarak ABD’nin Avrupa’yı aşarak bölgede kurmak istediği ince hesaplarını bozmuş olmazsa da ötelemiş olan Putinli Rusya’dır.


    Evet, Azerilerin babasından sonra gitmemek üzere iktidara oturan ve Azeri gazını kendisine kalkan edip, dost, eş, akrabasını sistemin başına getirmekle yetinmeyip, eşini de başkan yardımcısı ilan eden Aliyev’den çokta memnun olmadıkları ve gün geçtikçe mırıldanmaya başladıkları bir sırada adeta Aliyev iktidarına ilaç gibi yetişen Ermenilerin Azerbaycan’a yönelik yeni saldırısı ile başlayan süreç Türkiye’yi de içine alarak yıllardır Ermeni işgalinde bulunan Şuşa’ya kadar geldi.



    Ve ABD’de yapılan ve kazanması halinde Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yeni gelişmelerin yaşanacağı belirtilen bir süreçte kazanan Biden’li Amerika’nın eskisi gibi Avrupa’yı da yanına alarak, Putin’li Rusya ve Çin ile yeni bir mücadele içine girmesi beklenmektedir.


    Tabi bunlar yaşanırken önce adına Arap Baharı denilen ve bugün Şuşa’ya giren Azerbaycan’da olduğu gibi Türk Bayrakları ve Başkan Erdoğan’ın posterlerinin dolaştırıldığı Yemen, Mısır, Libya, Suriye ve diğer birçok Afrika, Arap ülkesinde yaşananların Aliyev’in başına gelebileceğini de unutmak gerekir..


    Bu arada yazımı bitirirken Gazeteci Fakir Yılmaz, insan Fakir Yılmaz olarak sınırları ile barışık içinde olması gerekirken herkesi düşman sayan ama halkını adeta kapana sokmuş olan Ermeni halkının bir çok yerde olduğu gibi ülkelerinde iktidarda kalma hesapları içinde olan siyasilerinin, lobilerinin yarattığı düşmanlıklar ardından kendilerinin olmayan toprakların işgal edilmesinin yanlışlığını artık anlamalarını ve benimle birlikte bu işgalleri bir kez daha kınamasını beklerken bölgede oynanan satranç gereği de olsa topraklarına yeniden kavuşan Azeri halkını kutluyor, Şuşa sevincinin tüm Karabağ’da sonuçlanmasını umuyorum…












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    DOKTORU SURİYELİ ÖLDÜRMÜŞ!..


    Kar Kazalara İlk Günden Neden Olmaya Başladı..


    arşiv haber 15/10/2017


    Başta, Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Meryem köyünde olmak üzere kar yağışı nedeniyle bir çok kaza meydana geldi.


    Alınan bilgilere göre yoldan kayan araç aşağıya düştü şükür her hangi bir can kaybı ve yaralama olmadı.



    **Doktoru Suriyeli Öldürmüş..


     


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde meydana gelen trafik kazasına Suriyeli sürücünün neden olduğu öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’dan Göle’ye giderken Poladik yakınlarında yan yoldan aniden önüne çıkan tıra çarparak hayatında olan Evren Altun’un ölümünde neden olan TIR’ım muayenesi olmadığı gib, şoförünün de Suriyeli olduğu ortaya çıktı.


    Gazetemizin edindiği bilgilere göre Ardahan Devlet Hastanesinde iki yıl başhekimlik yaptıktan sonra Göle ilçesine tayin edildiği de öğrenilen Artvinli hemşehrimiz Göle ilçesinin Şekke köyünün eniştesi Diş Doktoru Evren Altun ölümüne neden olan kazaya neden olan bölgede bulunan ve Göle yoluna taş ve kum üreten Taş Ocağında çalışan ve sayıları 30 olduğı iddia edildiği Suriyeliler arasında olduğu öğrenilen Halep doğumlu şoförün neden olduğu ve kazaya neden olan aracın da muayenesi ve sigortası olmadığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    **Göle’ye Giderken Öldüler..


    ERZURUM’un Oltu İlçesi’nde, otomobil ile kamyonetin çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 2 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.


    Kaza dün saat 21.40 sıralarında Dutlu Mahallesi Mevkii’nde meydana geldi. Erzurum’un Oltu İlçesi’nden Ardahan’ın Göle yönüne giden İsmet Ak yönetimindeki 61 FM 142 plakalı otomobil, karşı yönden gelen Recip Kara yönetimindeki 25 NC 689 plakalı kamyonet ile bölünmüş yolda kafa kafaya çarpıştı. Kazada hurdaya dönen otomobilin sürücüsü 49 yaşındaki İsmet Ak ile yanındaki 31 yaşındaki Mustafa Batırlık kaza yerinde öldü. Hafif yaralanan kamyonet sürücüsü 37 yaşındaki Necip Kara Oltu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


    Ardahan’da trafik kazasında 4 kişi yaralandı..


    *08/05/2016 Tarihli Haber


    Alınan bilgiye göre, Haluk Can Turgut idaresindeki 06 BV 8040 plakalı otomobil, Ardahan-Kars karayolunun 2. kilometresinde Beton Santrali mevkisinde, sürücünün direksiyon hakimiyetinin kaybetmesi sonucu bölünmüş yolun ortasındaki bariyerlere çarptı.


    Kazada, sürücü Turgut ile araçta bulunan Eren Çoban, Oğuz Salih Görmüş ve Doğan Arüyen yaralandı.

    Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılırken, durumlarının iyi olduğu öğrenildi.


    16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

     



    Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.

    Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..

    Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.

    Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..

    Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..

    17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..

    Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.

    Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED’in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.

    Halbuki aynı festival Faruk Köksoy’un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..

    Çünkü Mikail Kayatürk’ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol’un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy’un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9’uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.

    Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..

    Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..


    **STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?


    Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.

    Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.

    Ardahan’ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..

    Yani işn kısası ARDAFED’in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.

    Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..

    Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..

    Birde bunu soralım, sorgulayalım..

    Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..


     

     



    **Artçı Sarsıntılar..


    Bugün 17 Ağustos..

    Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02’de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?

    Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..

    Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan’da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..

    Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos’ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..

    Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara’da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan’da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..

    Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından ‘önlem alacağız’ deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..

    Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..

    Peki, ‘kim suçlu?’ diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..

    Ne diyelim, ‘Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz’ demekten öte..



    **Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..


    Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan’ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan’ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler ‘evet’ diyeceğim İlimdar Senem’i aratması beni üzmekte..

    Çünkü Taştan’da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.

    Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP’ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP’nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın meslektaşımız Özkan Karakaya’ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de ‘Ben ele demek istemedim, bele dedim’ dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.

    Çünkü aynı Yalçın Taştan’ın gazeteci Özkan Karakaya’ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.

    Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya’ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya’ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’a alenen ve sert mesajlardı.

    Bunu kendisi de inkar etmiyor..

    Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..

    Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz’ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019′ a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..

    Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan’a bir önerim olacak..

    Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç’u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..

    Örnek mi?

    Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,

    Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,

    Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 

    İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,

    Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,

    Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,

    Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan’da, ekibi de puan toplayacak..

    Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve ‘Evet, biz 2019’da en az bir milletvekili, Ardahan’ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz’a da, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay’a, CHP’ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP’nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç’a da, Çıldır’da kenara çekilen İlimdar Senem’e de, İl Başkanları serbest kalan HDP’ye de ihtiyaç var.’ diyecek.

    Yada; ‘Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım’ deyip, başta Öztürk Yılmaz’a olmak üzere hepimize rest çekecek..

    Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..

    Kimsede çıkıp, ‘sen çark ediyorsun’ diyemez.

    Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..

    Bu arada Öztürk Yılmaz’ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..

    Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..

    Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan’da ki sol olur..

  • SARI SAMAN SARI ALTIN DEĞERİNDE!..

     



    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Yılda 400 ila 570 bin Büyükbaş hayvanın yetiştirildiği bölgede bu yıl kurak geçen doğadan yeteri kaynak sağlayamayan ve başta Şsp hastalığı olmak üzere birçok hayvan hastalığı ile baş başa kalan Ardahanlılar yöneldikleri, ithal saman ve hazır yemi alamayacak durumda olduklarını belirtirken gramı 534,89 TL. olan sarı altının değerini bulan ve kilosu 900 ila 950 TL.’ye satılan samanı alamama sıkıntısı yaşamaktalar.


    Bir çuval yemin 110 TŞ ile 125 Tl. arasında satıldığı Ardahan’da İl dışında diğer illerden gelen samanın pahalılığından yakınırken saman ve yem alamadıklarını belirtmekteler.


    Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere bu yıl için ödenecek tarımsal destekler belli oldu. Yetiştiricilere, 4 ay ve üzeri yaştaki buzağı için 370 lira destek sağlanırken 22 ilde doğan buzağılar için ilave 100 lira destek verilecek.



    TARIMSAL DESTEKLER BELİRLENDİ

    “2020 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı”, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.



    Buna göre, Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’ne göre yem bitkileri desteğinde ÇKS’ye kayıtlı arazileri üzerinde kaba yem üretmek amacıyla çok yıllık ve tek yıllık yem bitkileri ekimi yapan üreticilere ürünü hasat etmeleri kaydıyla destek sağlanacak.

    Yem bitkileri üretim desteği, dekar başına olmak üzere, korunga için 90 lira, tek yıllık yem bitkileri için 60 lira, silajlık ekilişler için 100 lira, yapay çayır mera için 150 lira, diğer çok yıllık yem bitkilerinde sulu olanlar için 90 lira, kuru olanlar için de 40 lira olacak.

    Yer altı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edildiği havzalarda bu yıl ekilen yem bezelyesi, fiğ, Macar fiği, burçak ve mürdümük için yem bitkisi desteğine ilave yüzde 50 destek verilecek.

    Doğal polinasyonu sağlamak amacıyla Bakanlık Örtüaltı Kayıt Sistemi’ne kayıtlı örtü altı ünitelerinde, bombus arısı kullanan yetiştiricilere koloni başına 60 lira ödenecek.

    HAYVANCILIK DESTEKLERİ

    Hayvancılık alanında, programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla 4 ay ve üzeri yaşta, destekleme yılında ilk doğumunu yapan ve ilkine buzağılama yaşı en fazla 810 gün olan düvelerin buzağılarıyla son 2 buzağılama arası süre en fazla 450 gün olan ineklerin doğan buzağıları için 370 lira destek ödenecek.

    Etçi veya kombine ırk boğaların sperması ile suni tohumlamasından veya bu ırkların Bakanlıkça izinli boğaları ile tabi tohumlamasından doğan buzağıları için 600 lira destek verilecek.

    SOY KÜTÜĞÜNE KAYITLI BUZAĞILAR İÇİN İLAVE 175 LİRA ÖDENECEK

    Döl Kontrolü Protokolü kapsamındaki boğalardan suni tohumlama sonucu doğan buzağılar için ilave 50 lira destek ödenecek

    Buzağı desteklemesi şartlarını karşılayan buzağı başına ödeme birim miktarlarının 20 başa kadar tamamı, 21-100 başa kadar yüzde 75’i, 101- 500 baş için yüzde 50’si ödenecek.

    Ağrı, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Ordu, Rize, Sivas, Şırnak, Trabzon, Tunceli, Van illerinde doğan buzağılar için ilave 100 lira destek ödemesi yapılacak.

    Çoban istihdamına 5 bin liralık destek

    Dişi mandalar için 250 lira, soy kütüğüne kayıtlı dişi mandalar için ilave 200 lira, programlı aşıları tamamlanması kaydıyla 4 ay ve üzeri malaklar için 250 lira, soy kütüğüne kayıtlı malaklar için de ilave 200 lira, suni tohumlamadan doğan malaklara aynca ilave 250 lira destek ödenecek.

    Islah amaçlı süt içerik analizi yapılan ve Bakanlıkça belirlenen süt kalite kriterlerini sağlayan suni tohumlamadan doğan saf sütçü veya kombine ırk her bir inek için 150 liraya kadar destek verilecek.

    En az 1 baş, en fazla 20 baş düve (manda dahil) alımına da Bakanlıkça belirlenecek düve bedelinin yüzde 40’ı kadar destekleme ödemesi yapılacak.

    Hastalıklardan ari işletme desteği damızlık boğalar dışındaki altı ay yaşın üzerindeki erkek hayvanlar hariç, tüm sığırlar için hayvan sahiplerine 450 lira ödeme yapılacak.

    Ari sığır başına ödeme birim miktarları 500 başa kadar tam, 501 baş ve üzeri için yüzde 50’sine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanacak. Ayrıca, Onaylı Süt Çiftliği Sertifikası’na sahip olan işletmelerdeki ari işletme desteği alan tüm sığırlar için ilave olarak 100 lira destek verilecek.

    Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı, yurt içinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil), mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren Bakanlıkça ırk ve tür bazında belirlenecek karkas ağırlığı kriterini sağlayan 1-200 baş için (200 baş dahil) hayvan başına 250 lira destek ödenecek. Bu Kararın yayımlandığı tarihten sonra besiye alınan hayvanlarda besi başlangıcı ile tahmini kesim tarihinin kırmızı et kayıt sistemine kayıt ettirilme şartı aranacak.

    Küçükbaş hayvancılık desteklemelerinde, çoban istihdam desteği, 100 baş ve üzeri anaç koyun keçi varlığına sahip işletmelere veya çobanlara 5 bin lira olarak ödenecek.

    Damızlık koyun-keçi yetiştiricileri birliklerine üye yetiştiricilerin, Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı anaç koyun başına 30 lira, anaç keçi başına 35 lira, anaç tiftik keçisi başına ilave 20 lira, göçer yetiştiricilerin anaç koyun keçi başına ilave 2 lira destek ödeme yapılacak.

    Bir önceki yılın anaç koyun-keçi desteğini alan ve destekleme yılında anaç koyun keçi sayısını artıran işletmelere, bir önceki yılın kuzu ve oğlaklarının, destekleme yılında anaç koyun, keçi vasfına ulaşanlarına Bakanlıkça belirlenen artış oranını aşmamak kaydıyla hayvan başına 100 lira destek ödenecek.

    Islah programına dahil olan damızlık koyun ve keçi yetiştiricileri birliklerine üye, Küçükbaş Soy Kütüğü ve Ön Soy Kütüğü Bilgi Sistemi (SOYBİS) ve Bakanlık HBS sistemine kayıtlı yetiştiricilerin koyun-keçilerine hayvan başına 100 lira, soy kütüğü işletmelerinde yetiştirilen koç-tekeleri alan yetiştiricilere 500 lira hayvan başına destek ödemesi yapılacak.

    TİFTİK VE İPEK BÖCEĞİ YETİŞTİRİCİLERİNE DESTEK

    Tiftik ve Yapağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine (Tiftikbirlik) bağlı kooperatiflere, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliklerine veya Bakanlığa kayıtlı yün işleme tesislerine müstahsil makbuzu karşılığında satan ve Tiftik Kayıt Sistemi (TKS) veri tabanına kaydettiren üreticilerine oğlak tiftiğinin kilogramına 30 lira, anamal tiftiğin kilogramına 28 lira ve tali tiftiğin kilogramına 20 lira, sözleşmeli üretim kapsamında üretilen tiftiğe de ilave 10 lira ödeme yapılacak.

    İpek böceği yetiştiriciliğinde ücretsiz tohum sağlayan Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine (Kozabirlik) dağıttığı kutu başına 100 lira, ürettiği yaş ipek böceği kozasını Kozabirlik/kooperatifleri veya faaliyet alanı kozadan flatürle ipek çekimi ve işleme olan tüzel kişilik vasıflarına haiz işletmelere satan yetiştiricilere yaş kozanın kilogramına 70 lira ödeme gerçekleştirilecek.

    Bakanlık Arıcılık Kayıt Sistemi’ne kayıtlı, merkez birliği düzeyinde örgütlenmiş yetiştirici birlikleri ve/veya üretici birliklerine üye üreticilerine de arılı kovan başına 15, Bakanlıktan üretim izni almış damızlık ana arı üreticilerinden satın alıp kullandıkları damızlık ana arı başına 80 lira destek sunulacak.

    Bakanlıkça programlanan aşı uygulamaları sonrasında oluşan atıklar için hayvan sahiplerine, büyükbaş hayvan atıkları için bin lira, küçükbaş hayvan atıkları için 150 lira atık desteği, hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde, Bakanlıkça belirlenen programlı aşılamalar ve küpe uygulamaları için uygulayıcılara büyükbaş hayvan başına 1,5 lira küçükbaş hayvan başına içinse 1 lira destek ödemesi yapılacak.

    Bitkisel üretime arız olan zararlı organizmalara karşı biyolojik veya biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla kimyasal ilaç kullanımının azaltılması ve kalıntının önlenmesi amacıyla biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği dekar başına 50-400 lira olacak.

    BALIKÇILIK DESTEKLERİ

    Su ürünleri desteği çerçevesinde 350 bin kilogram dahil, alabalık için kilogram 0,75 lira, yeni türlere kilogram başına 1,50 lira, kapalı sistem üretime kilogram başına 1,5 lira, kilogram üstü alabalık için kilogram başına 1,5 lira, midye için kilogram başına 10 kuruş, sazan için de kilogram başına 50 kuruş destek sağlanacak.

    10 bin adet dahil hastalıktan ari kuluçkahane damızlık alabalık desteği balık başına 60 lira, toprak havuzlarda balık yetiştiriciliğine 30 bin kilogram dahil kilogram başına 1 lira, balon balığı (Lagocephalus sceleratus) avcılık desteklemesi de 1 milyon adet dahil adet başına 5 lira verilecek

    Geleneksel kıyı balıkçılığının desteklenmesi için 10 metreden küçük balıkçı gemilerine 750 lira ila 1250 lira arasında destek verilecek.




    Hayvan genetik kaynaklarını yerinde korunması ve geliştirilmesi destekleri kapsamında Bakanlıkça uygulanan proje kapsamındaki yetiştiricilere büyükbaş korumaya hayvan başına 600 lira, küçükbaş korumaya hayvan başına 90 lira, sığır pedigrili korumaya 800 lira, arı korumaya kilogramda 40 lira, ipek böceği korumaya kilogramda 100 lira destekleme yapılacak.

    Yeni zararlı organizmaların bulaşmasını engellemek, mevcut olanların eradikasyonu ve mücadelesinin yapılması ile yayılmasını önlemek amacıyla ilgili mevzuata uygun olarak gerekli karantina tedbirleri kapsamında fındıkta yasaklama süresi olan 4 yıllık ürün bedelinin aynı alan için bir kereye mahsus olmak üzere kilogram başına 15 lira, taş çekirdekli meyvelerde yasaklama süresi olan 3 yıllık ürün bedelinin aynı alan için bir kereye mahsus olmak üzere ve 3 lira kilogram bitki karantinası tazminatı destekleme ödemesi verilecek.

    Sertifikalı patates tohumu kullanana 100 lira destek

    Yurt içi sertifikalı tohum kullanım desteği çerçevesinde dekara aspir, kanola için 5 lira; susam için 4 lira; arpa, buğday, çavdar, tritikale, yulaf, çeltik için 16 lira; kuru fasulye, mercimek ve yonca için 30 lira; nohut için 20 lira; patates için 100 lira; fiğ, yem bezelyesi, korunga ve soya için 22 lira; yer fıstığı için 17 lira ödeme gerçekleştirilecek.

    Sertifikalı fide/fidan kullanım desteği Antep fıstığı, ceviz, badem, mavi yemiş ve aronya, için 400 lira; armut, ayva, elma, kiraz, nektarin, şeftali, erik, limon, mandalina, portakal, kayısı, vişne, zeytin,

    diğer meyve türleri ve asma (nar ve muz hariç) 280 lira; sertifikalı çilek fidesi ile bahçe tesisi için de dekar başına 400 lira olacak.

    Yurt içinde sertifikalı tohum üreten/ürettiren ve sertifikalandıran, yurt içinde satışını gerçekleştiren, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tohumculuk kuruluşu kabul edilen ÇKS Sistemi’ne kayıtlı çiftçilere bu yıl ürettikleri çeşitli sertifikalı tohumluklarla ile orijinal/temel ve üstü tohumluklara da türüne göre kilogram başına 0,08-5 lira yurt içi sertifikalı tohum üretim desteği ödemesi yapılacak.

    Sertifikalı aşılı fidan başına 0,5 lira aşısız fidan başına ise 0,25 kuruş destek sunulacak.

    Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sistemi’nin 81 ilde uygulanmasına devam edilecek ve geçen yıl kayıt altına alınan 6 bin işletmeye, işletme başına 600 lira ödenecek.

    Bakanlığın ve tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu öncelikli konulara ilişkin bilgi ve teknolojilerin geliştirilmesi ve bunların çiftçilerle tarımsal sanayicilere aktarılması amacıyla bakanlıkça uygun görülen araştırma ve geliştirme (AR-GE) projelerine destekleme ödemesi yapılacak.

    Öte yandan, Kararda Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli çerçevesinde desteklenecek ürün listeleri de yer aldı.

    Söz konusu karar 1 Ocak 2020’den geçerli olmak üzere 5 Kasım itibarıyla yürürlüğe girdi.


    .


    .MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    NEHİRİN YÖNÜ DEĞİŞTİRİLİR Mİ?..


    Pandemiyle başlayan ve zaten iyi olmayan ekonomik sıkıntılarında içinde olduğu Libya, Akdeniz, Ege ile devam eden Kafkasya’ya kadar sıçrayan ortadoğu çatışmalarıyla ve son olarak İzmir depremiyle kendisini unutturmayacak şekilde hissettiren 2020 yılının son iki ayına girerken bir kara haber daha alıyoruz.


      İstanbul kanalının da içinde olduğu bir çok önemli konuyu gündem dışı bırakan 2020 yılının olumsuzluklarından bir yenisi yani Kura nehrinin yönünün değiştirilmesi de eklendi. Adaletin olmadığı, hukukun taraf olduğu iddia edilen bir süreçte açılan davanın, doğanın aleyhine sonuçlandığının haberini alırken betona boğduğumuz doğanında boş durmayıp en son İzmir ile öç aldığını görmekteyiz.



      Tamda pandemi ile gündeme gelen endemik tarımın önemi konuşulurken tarıma, doğaya verilen zararın bedelini ödediğimiz söylenirken, bir nehrin yönünü değiştirme planı mahkeme kararıyla onay alır ülkemde.


      İstanbul kanalını açmakta iddialı olan iktidarın her gördüğü derenin üzerine kurduğu HES’lerle yetinmeyip denizlere yeni yol açmaya çalıştığı ülkemde Ardahan’a ve Ardahan  üzerinden Kafkasya’ya hayat veren bir nehir yani Kura’yı üzerinde baraj yaptığı ama suyun yetmediği Çoruh barajına Kura nehrinin yönünü değiştirerek su verecek.


    Yani doğaya vurulan gemlerden bir yenisi daha vurularak Beşikkaya HES barajı ile Göle, Ardahan, Hanak ve Kafkasya ovalarına can veren Hazar gölüne uzanan kolu olan Kura nehrinin yönünü Karadenize çevirecek. Bunu yaparken adaletin, hukukun üzerinde hükmü olduğu belirtilen iktidarın isteğiyle yapılacak.


      Kısacası kardeş denen Azerbaycan’ın yanı sıra komşu Gürcistan’ın suyu da olan Kura nehri nehirlikten çıkıp adına can suyu denen su ile dere olacak.













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpSamanlık Cami Onarıldı!..


    arşiv haber 18/07/2117 tarihli haber/yorumlar


    Yıllardır vekilin vekili ile idare edilen Ardahan İl Turizm ve Kültür Müdürünün olmadığı Ardahan’da ışıklandırılması için hazırlanan projenin Anıtlar Kurulunca ret edildiği Şeytan Kalesi gibi birçok tarihi binalardan biri olan Halilefendi Mahallesinde ki tarihi bina yılar sonra ancak onarıldı.


    Samanlık olarak kullanıldığı ilk olarak gazetelerimiz tarafından gündeme taşınan tarihi binayı onararak, eski haline getiren Kültür Bakanlığı cami olarak kullanılacağı öğrenilen tarihi binayı İl Müftülüğüne devir edecek.


    **Şeytanı Işıklandıramazsınız!


     


    Öte yandan Ardahan’ın tarihi simgelerinden olan Çıldır Şeytan Kalesinin ışıklandırılması için verilen projenin Anıtlar Kurulunca ret edildiği öğrenildi.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu karşısına bir seyir alanı ve yolunun genişletilerek yeniden yapılması için hazırladıkları projelere ek olarak sundukları Şeytan Kalesini Işıklandırma projesinin Anıtlar Kurulunca ret edildiğini açıkladı.



    KOÇLAR DEĞİL,


    MOTORBİSİKLETLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI!


    *19/08/2016 Tarihli Haber


    Ardahan merkeze bağlı Hoçvan/Lehimli köyünde önceki gün yaşanan olayda ikisininde akraba olduğu öğrenilen Recep Zorba ve Fatih Zorba motorsiklet,leri ile seyir halinde iken kafa kafaya çarpıştılar.


    Geçtiğimiz Salı günü Yaşanan çarpışmanın şiddetli olması nedeniyle sürücülerden birisi hafif diğeri ise ağır şekilde yaralandı.


    Olay yerine çağırılan ambulanslar ile Ardahan Devlet Hastenesine kaldırılan yaralılardan olayı hafif sıyrıklarla atlatan 21 yaşındaki Fatih Zorba tedavisinin ardından taburcu edilirken 26 yaşındaki Recep Zorba, nın durumunun ciddi olduğu Erzurum araştırma hastanesine sevk edilip yoğun bakıma alındığı öğrenildi.


    Habr/Foto: Hasan TIK


    **Herşeyi Feto’ya Bağlamak.


    **Fakir Yılmaz


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..

    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..

    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..

    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..

    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..

    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.

    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..

    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

  • BUGÜN BİR GAZETE ALIN.. HABERİMİZ ULUSAL GAZETE YENİ BİRLİKTE!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    ÇALINAN AYDINLATMA DİREĞİNİN


    AHIR İNŞAATINDA KULLANILDIĞI ORTAYA ÇIKTI..


    Ardahan’da aydınlatma direği ile kablolarını çalarak ahır inşaatında kullandığı öne sürülen zanlı tutuklandı.


    Kent merkezine bağlı Çalabaş köyünün yayla bölgesinde yaklaşık 15 bin lira değerindeki demir aydınlatma direği ile elektrik iletim kablolarının çalındığını fark eden köylüler, durumu jandarmaya haber verdi.


    Jandarmanın çalışması sonucu aydınlatma direği ile kabloların yakındaki Hacıali köyüne götürüldüğü belirlendi.


    Bu tespit üzerine köyde araştırma yapan jandarma, çalınan malzemenin Ş.G. tarafından ahır inşaatında kullanıldığını saptadı.


    Gözaltına alınan Ş.G, jandarmadaki işlemleri sonrası Ardahan Adliyesine sevk edildi. Cumhuriyet savcısına ifade veren zanlı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.


    SARI SAZANLAR,


    ‘SESSİZ SEDASIZ’ YOK OLUŞUN EŞİĞİNDE..


    Çıldır Gölü’nün simgesi olan ‘sarı sazanlar’ kuraklık ve Arpaçay barajına düzensiz su akışının sağlanması sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.


    Çıldır Gölü’nün simgesi olan ‘sarı sazanlar’ kuraklık ve Arpaçay barajına düzensiz su akışının sağlanması sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.



    Çıldır Gölü kıyısında işletmesi bulunan Atalay Uzunkaya, Çıldır Gölü’nde yaşayan ve halk arasında “sarı sazan” olarak bilinen balığın neslinin tehlikeye girdiğini belirtti. Uzunkaya, sarı sazan balığının üreme ve yaşam alanlarını gezerek, gölde birçok balık türünün yaşadığını ancak bunlardan en kıymetlisinin sarı sazan olduğunu vurguladı.



    “’ÇILDIR SARI BALIĞI’ YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDA”



    Çıldır Gölü’nün simgesi olan sarı sazan balığının ilkbahar aylarında üremeye başladığını ve üreme alanı olarak ise Çıldır Gölü kıyısında Gölbelen ile Gölebakan köyü arasında kalan sazlık alana yumurtalarını bıraktıklarını söyleyen Uzunkaya, “2017 yılının kurak geçmesi ve Arpaçay barajına Çıldır Gölü’nden düzensiz su akışının sağlaması sonucu gölde su seviyesi düşmüş durumda. Bunun sonucunda gölün ünlü aynalı sazan balıklarının yumurta bıraktıkları yer olan ve doğal yaşam döngüsünde önemli bir yere sahip sazlık alanda kuraklık yaşanmasına neden olmaktadır” dedi.



    “MİLYONLARCA BALIK ÇILDIR GÖLÜ’NE DÖNEMİYOR VE MARTILARA YEM OLUYOR”



    Su seviyesinin düşerek doğal yaşamı tehdit etmesi sonucu milyonlarca balığın martılar ve diğer kuşlara yem olmaktan kurtulamadığını söyleyen Uzunkaya, “Çıldır Gölü’nün, sarı balık dediğimiz bu balığın yumurta yaptığı yer burası. Bundan bir tane de Arpaçay’da var. Sarı balık bu iki yerden başka yere yumurtasını dökmez. Ama insanı çok üzen, burada yaşayan, Çıldırlı bir birey olarak beni üzen bu balığın bir daha buraya gelip yumurta dökememesi. Önceden sarı balıklar ilkbaharda buraya gelerek yumurtasını döküyordu. Su sirkülasyonu yapan balıklar gidip gelmeyince bu alan kurudu. Tabi kuraklıkta etkiledi ve burada kalan balıkları martılar, diğer kuşlar yedi bitirdi. Milyonlarca balık bu göle bir daha gitmedi. Bu gölü dışarıdan balık getirerek kurtaramayız. Biz bu alanı kurtaracağız. Çıldır Kaymakamımız buraya gelerek incelemelerde bulundu. Hatta barajdan ve Kars Devlet Su İşleri’nden mühendis isteyerek burada inceleme başlattı. Kaymakamımız baraj bölgesine de giderek orada bulunan alanda suyun ihtiyaca göre kullanılması için kapak önerisinde de bulundu. Fakat Kaymakam beyin bu çabaları da göz önüne alınmadı. Alınmadığı için de yavru balıklarda büyük bir kıyım oldu” ifadelerini kaydetti.



    “MENFEZLER KUMLARLA DOLU”



    Uzunkaya, “Tam menfezin önündeyiz ve aslında en çok geç kuruması gereken yer burası olması lazım, arkalar zaten kurudu. Yağmurların yağmaması nedeniyle kuraklık meydana geldi. Suyun çok azalması nedeniyle menfezden su gelip buraya yetişmiyor. Yetişmediği zaman da görüldüğü gibi susuzluktan dolayı toprakta çatlaklıklar meydana gelmiş ve bu çatlaklıkların arasında balık da olsa çıkmasının mümkünü yok. Böyle bir kuraklık görmedik, bende yıllardır gölün kenarındayım ve böyle bir şey görmedim” dedi.



    DSİ’YE SESLENDİ



    Devlet Su İşlerine seslenen Uzunkaya, “Sorumlu olan Devlet Su İşleri (DSİ) bilimsel olarak bu balığın yaşaması için, çoğalması için araştırmalar yapmalı, çalışma yapmalı. Sarı sazan dediğimiz balık türü yok olmaya başladı, niye? Üretim alanları gittikçe kısıtlanmaya başlandı. Kaymakamımızın girişimleri sonucu buraya delen DSİ yetkilileri balıkların üreme alanlarını inceleyerek gerekli çalışma başlatacaklarını söylemelerine rağmen maalesef şimdiye kadar hiç uğraşmamışlar. Bu da içler acısı bir durum. Bu balıkları bir daha yaşatalım, çoğaltalım, biz bir işletmeci olarak müşterilerimize çok balık satmak amacında değiliz. Bu Çıldır Gölü’nün simgesi olan sarı balığın neslinin devam etmesi önemli” şeklinde konuştu.



    “ÇILDIR GÖLÜ’NÜN SİMGESİ SARI SAZANLAR YAŞATILSIN”



    Uzunkaya, “Bu balık Çıldır Gölü’nün bir simgesidir. Yerel dilde sazan deriz biz buna. Biz gelen müşterilerimize sazan dediğimiz zaman müşterilerimiz biz sazan yemiyoruz ‘sarı balık’ yiyeceğiz diyorlar, yani Çıldır balığı. Onun için de önemi çoktur ve ben buradan Devlet Su İşlerine sesleniyorum? Buraya gelip bilimsel araştırma yapsınlar. Çıldır Kaymakamımızın dediği öneriler göz önünde bulundurarak burada gerekli çalışmayı yapsınlar. Bu balıkları bir daha yaşatıp, çoğaltıp gölde yaşamasını sağlayalım” ifadelerini kaydetti.


    .


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    DEPREM VE TIRMALANIIP, ISIRILMAK!..


    Sanki belediyesi, belediyeleri yokmuşcasına İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin görmezden gelindiği ama mevcut iktidardan önce İzmir Büyükşehir Belediyesinin çadır görüntüleri ile izlediğimiz İzmir depremi tüm Ege bölgesini sallamamış gibi sadece iki ilçe de yani Seferihisar ve Bayraklı ilçelerinde yıkılan iki bina üzerinden tartışılırken ben bugünkü yazımı insanlarla, hayvanlara ayırmak istedim..


    Çünkü daha önce bizzat yaşadığım 99 Marmara depremi ve öncekiler gibi bu deprem gerçeğini de ‘elde tutulan basın ve medya’ aracılığı ile bir kez daha göz ardı etme çabası devam ediyordu..

    Ve onca beton yığınının altında kalan Buse’nin yönlendirmesi ile hayvan deyip değeri bilinmeyen canlıların, hayvan değil insan bile sayılmayacakların yani ‘Ben de insanım’ diyenler için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz bir deprem gerçeği ardından daha..

    Sıkça “Isıracak köpek dişini göstermez” deyip es geçilen ve ‘nankör’ diye önemsemediğimiz kedi ve köpek, insan olan Buse’yle birlikte bu depremin simgesi olurlarken, dişini göstermez dediğimiz köpeğin, nankör denen kedi ile birlikte hareketinin önemini de bir kez daha gördük..

    Ve bugün, “o ısırmaz” denen köpeğin, beton dedikleri kum ve paslı, tel inceliğindeki demir yığınlarının altında kalan insan Buse’nin önerip kedi sesi çıkarmasıyla sonuçlanan sevincin devamı için ‘hoşt’ denip itilen köpek, nankör denen kedi yani insandan daha insani hayvanların kendisini adam, bulunmaz Hint kumaşı pardon insan sananları ısırması, tırnaklaması da bir o kadar acıtır.

    Acıtır… Çünkü insanı unutup dünyanın sadece kendileri için var olduğunu sanıp ellerindeki paranın, iktidarın gücüyle köpek ve kediyi olduğu gibi diğer canlıları yani kendileri gibi insan olanları görmezden gelip işleri düştüğünde kullandıktan sonra hain, terörist, bizden değil denilip, kenara attıklarını sansalarda, yeri geldiğinde görülen dişin, çizen tırnağın acısını hissettiklerinde hatalarını anlarlar ama çoktan iş işten geçmiş olur…




    Ve bu yazının anlatmak istediklerinin kime yönelik olduğunu düşünenler ve yaptıkları hatayı anlayanlar şunu bilsinler ki; Kendilerinden daha insani duygulara sahip olan canlılara köpek ve kedi, hain, terörist, gavur diyerek önemsemedikleri, hayvana olduğu gibi kendilerinden daha insan olanlara karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dolayı, yeri geldiğinde ısırılarak, tırnaklanarak acı duymaları, adı aslında Ege olan İzmir depremi öncesi Marmara depremini unutanlar değil mi?

    Bilmem ama bugün İzmir ile bir kez daha sarsılan ve köpek, kedi denenlerin kendilerinden daha insani duygulara sahip olduğunu anlamayan insan oğlunun Marmara depremi gibi unuttuğu insanı duygularıdır insanım diyenleri acıtan, tırmalayıp, kanatan hatta öldüren asıl durum..













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    İNSANLAR HAYVAN


    KÖPEKLER KAZ ÇALDI!


    arşiv haber 13/12/2018 tarihli haber/yorum


    Ardahan’da yaşanan ve bir çoğu faili meçhul olan hayvan hırsızlıkları devam ederken başı boş köpekler de kaz hırsızlığına başladılar.


    Ardahan’da yaşanan ve bir çoğu faili meçhul olan hayvan hırsızlıkları devam ederken başı boş köpekler de kaz hırsızlığına başladılar.

    Ardahan kent merkezinde olduğu gibi Göle ve diğer ilçeler de yaşanan hayvan hırsızlıkları devam ederken Göle’de de ilginç bir hırsızlık yaşandı.

    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahan’lıların yaşanan hayvan hırsızlıklarının büyük bölümünü faili meçhul kalması da bir hayli rahatsız oldukları görüldüğü şu günlerde Ardahan’ın Göle ilçesin de başı boş köpekler de Ardahan’lıların kışlık yiyecekleri olan kazları çalmaya başladılar.

    Göle ilçesine bağlı Dedeşen köyün de yaşanan ve 12 hayvanın çalınmasıyla sonuçlanan hayvan hırsızlığının öncesin de Göle kent merkezinde başı boş gezen köpeklerin Kazım Karabekir Mahallesin’de 10 kazı boğarak telef ettikleri öğrenildi.


    Haber:Ömer Turan


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    BATI’DAN DOĞU’YA


    Daha 4 ay sonra yapılacak olan yerel seçimleri aday belirleme yarışı başlatarak ülkenin gerçek gündemini yani ekonomi başta olmak üzere işsizliği ve onca sorunu unutturmaya başlayan iktidar şimdi de savaş kararı aldı.


    Her seçim döneminde milliyetçiliği işleyerek MHP kendine savunucu parti haline getiren mevcut iktidar partisi AK Parti seçimleri kazanmak için yeni ve tehlikeli bir yola daha başvurmaya hazırlana biliyor.


    Rusya’nın koruması olan ABD ve Fransa başta olmak üzere İsrail ve diğer batı ülkelerin yarısından çoğunu işgal ettiği ve bugüne kadar 8 milyon insanın öldüğü yerinden yurdundan olduğu ülkeye komşu Suriye’ye 2. girişi yapmak üzere bir kaç gün için doğu Fırat’a yönelik yeni bir operasyon başlatacağını belirten başkan Erdoğan aynı gün milliyetçi kanadın partisine kendi partisinin savunmacısı haline gelen MHP ile de görüştü.


    Seçim öncesi yeni bir savaş kararı alan ama bunu muhalefete ve kamu oyuna anlatmaktansa Dünya’nın jandarması olan ABD’ye anlatmak istemesi ise düşündürücüdür.


    Yeni bir savaş kararı alırken hedefin de ABD askerleri değil onun sıralandığı YPG olduğunu belirten başkan Erdoğan bu kararı aldığını belirttiği toplantı da yaptığı konuşma da asıl hedefinin terörist Kürtler olduğunu belirtmesi de dikkat çekiciydi.


    Aslın da PKK’nin kolu olan YPG’nin sıralandırılması güçlendirilmesi ve Suriye de söz sahibi olmasına tepki gösteren ve ABD’ye üstü kapalı olarak ‘bölge de ki çıkarlarını onlar değil ben korurum’ dercesine ‘Gönder YPK’yi gelsin TSK diyen başkan Erdoğan ABD ile son görüşmesin de buna ikna edip etmediğini de Batıdan Doğuya yeni bir bilinmez yola sokulan askerimizin bu yoldan nasıl çıkacağını şimdiden merakla tartışmaya başladı bile.


    Erdoğan’ın bu kararı alırken diğer bir hedefinin de askerin yönünü iç siyasetten dış siyasete çevirmek olduğunu da ileri sürenler tartışa dursun


    Mart 2019 seçimler öncesi dış Kürtlere karşı yani Erdoğan’ın değişiyle terörist Kürtlere karşı açtığı bu kapı içer de ki vatandaşımız denen Kürtler tarafından nasıl algılanacağını da hep birlikte göreceğiz Batı’dan Doğu’ya doğru yol alırken.

  • ARDAHAN'DA BİR GÜNDE 2 YANGIN!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu Posof ilçesine bağlı Kaleönü(Agara) köyü kırsalında çıkan yangın otluk ve çalılık alanında hızlı yayılarak Kol köyü ve Akballı (Obol) köyü arazisini sardı.


    Köylülerin ifadesine göre hayvan otlatanların yaktıkları ateş kuru otluk olduğu için hemen etrafa yayıldı ve çalılıklarla beraber yanmaya başladı.  Muhtarların jandarmayı arayıp haber vermeleri sonucu Posof Kaymakamı Murat Mete, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, jandarma ekipleriyle beraber itfaiye aracının da çabaları sonucu kontrol altına alındı. Kol köyü, Kaleönü köyü ve Akballı (Obol) köyünün arazinde büyük hasara sebep oldu. Söndürme ekiplerine yağan yağmur da yardımcı olarak yangının ormanlara ulaşması engellenmiş oldu.


    PANİKTE Kİ YANGIN PANİK YARATTI!


    Ardahan merkeze bağlı Tunçoluk köyü fidanlığında duman yükseldiğini gören vatandaşlar, Ardahan Orman İşletme Müdürlüğü‘ne haber verdi.


    Çoban ateşinden çıktığı anlaşılan yangın, ekiplerin çalışmasıyla söndürüldü.


    Ardahan Orman İşletme Müdürü Metin Kaya yaptığı açıklamada, yangının 5 hektar fidanlık alanda etkili olduğunu söyledi.


    Yangının kontrol altına alındığını belirten Kaya, şunları kaydetti:


    “Daha önceki yangınlar gibi bunun da ne yazık ki çoban ateşinden kaynaklandığını belirledik. Ancak erken haber verilmesi ve ekiplerin anında organizeli çalışmasıyla yangın söndürüldü. Bizlere başta köylüler olmak üzere, jandarma ve İl Özel İdaresinin de desteği oldu.” Kaya, ekiplerin bir süre alanda soğutma çalışması yaptığını sözlerine ekledi.


    .


    .


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    DEPREM VE TIRMALANIIP, ISIRILMAK!..


    Sanki belediyesi, belediyeleri yokmuşcasına İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin görmezden gelindiği ama mevcut iktidardan önce İzmir Büyükşehir Belediyesinin çadır görüntüleri ile izlediğimiz İzmir depremi tüm Ege bölgesini sallamamış gibi sadece iki ilçe de yani Seferihisar ve Bayraklı ilçelerinde yıkılan iki bina üzerinden tartışılırken ben bugünkü yazımı insanlarla, hayvanlara ayırmak istedim..


    Çünkü daha önce bizzat yaşadığım 99 Marmara depremi ve öncekiler gibi bu deprem gerçeğini de ‘elde tutulan basın ve medya’ aracılığı ile bir kez daha göz ardı etme çabası devam ediyordu..

    Ve onca beton yığınının altında kalan Buse’nin yönlendirmesi ile hayvan deyip değeri bilinmeyen canlıların, hayvan değil insan bile sayılmayacakların yani ‘Ben de insanım’ diyenler için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz bir deprem gerçeği ardından daha..

    Sıkça “Isıracak köpek dişini göstermez” deyip es geçilen ve ‘nankör’ diye önemsemediğimiz kedi ve köpek, insan olan Buse’yle birlikte bu depremin simgesi olurlarken, dişini göstermez dediğimiz köpeğin, nankör denen kedi ile birlikte hareketinin önemini de bir kez daha gördük..

    Ve bugün, “o ısırmaz” denen köpeğin, beton dedikleri kum ve paslı, tel inceliğindeki demir yığınlarının altında kalan insan Buse’nin önerip kedi sesi çıkarmasıyla sonuçlanan sevincin devamı için ‘hoşt’ denip itilen köpek, nankör denen kedi yani insandan daha insani hayvanların kendisini adam, bulunmaz Hint kumaşı pardon insan sananları ısırması, tırnaklaması da bir o kadar acıtır.

    Acıtır… Çünkü insanı unutup dünyanın sadece kendileri için var olduğunu sanıp ellerindeki paranın, iktidarın gücüyle köpek ve kediyi olduğu gibi diğer canlıları yani kendileri gibi insan olanları görmezden gelip işleri düştüğünde kullandıktan sonra hain, terörist, bizden değil denilip, kenara attıklarını sansalarda, yeri geldiğinde görülen dişin, çizen tırnağın acısını hissettiklerinde hatalarını anlarlar ama çoktan iş işten geçmiş olur…




    Ve bu yazının anlatmak istediklerinin kime yönelik olduğunu düşünenler ve yaptıkları hatayı anlayanlar şunu bilsinler ki; Kendilerinden daha insani duygulara sahip olan canlılara köpek ve kedi, hain, terörist, gavur diyerek önemsemedikleri, hayvana olduğu gibi kendilerinden daha insan olanlara karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dolayı, yeri geldiğinde ısırılarak, tırnaklanarak acı duymaları, adı aslında Ege olan İzmir depremi öncesi Marmara depremini unutanlar değil mi?

    Bilmem ama bugün İzmir ile bir kez daha sarsılan ve köpek, kedi denenlerin kendilerinden daha insani duygulara sahip olduğunu anlamayan insan oğlunun Marmara depremi gibi unuttuğu insanı duygularıdır insanım diyenleri acıtan, tırmalayıp, kanatan hatta öldüren asıl durum..













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Posof’ta Yangın Evi Kül Etti!


    ARŞİV HABER 19/05/2019 TARİHLİ HABER/YORUM


    YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILDI! Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı İncedere köyünde meydana gelen yangında bir ev kullanılmaz hale geldi. Alınan bilgilere göre eski adı Cuvantel adlı köyün sakinlerinden Ocak Gümüş’ün evi sobadan cikan yangin dan dolayı kullanılmaz hale geldi. Ramazan ayı içinde meydana gelen ve can kaybına neden olmayan yangın zorla söndürülürken köylüler evi yanan komşularına yardım kampanyası başlattılar.


    **Köydeki Yangın Traktör ile Özel Aracı Kül Etti!


    Ardahan Merkeze bağlı Küçüksütlüce (Şişka) Köyünde esk,i muhtar İsmet Kya’ya ait garajında çıkan yangın sonucunda bir traktör ve ve Doblo marka özel araç ile tarım malzemeleri tamamen yandı.

    Köylerden sorumlu İl Genel Meclisinin eski adıyla İl Özel İdarenin olmayan İtfaiye aracı dolaysıyla Ardahan Belediyesi itfaiyesinin gecikmeli olarak müdahale ettiği yangın sonucu garajın yanında bulunan evde kullanılmaz hale geldi. Yangının traktörün dinamosunun ateşlenmesi sonucu çıktığı ileri sürüldü.



    **3-5 Oy 2-3 Oy olursa Ne Olacak?


     


    *11/02/2019 Tarihli Yorum


    31 Mart Mahalli Seçimlerine kısa bir süre kalırken Başkan Erdoğan Adana’da ve yine sert bir o kadar da geren bir dil ile konuşuyor.



    İşte gerçeği ortaya koyan anketleri bile hain ilan eden Başkan Erdoğan’ın en son Adana’da yaptığı  konuşmasının satır aralarında ki konuşması;


    Millet, bayrak, ezan, vatan düşmanı kim varsa karşısında olmak namus borcumuz. Bu mesele onur meselesidir. 3-5 oy için onlara göz yumarsak evlatlarımızın yüzüne bakamayız. 31 Mart’ta milletimiz bunlara hak ettikleri dersi verecektir. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.”‘ diyor..


    Ve aynı konuşmanın içinde sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi, ‘Bizim derdimiz 3-4 oy değil, kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz’  diyor..


    Başkan Erdoğan’ın bu konuşması öncesi bana göre Başkan Erdoğan’ı da geren ve gereksiz ve gergin bir dil dil kullanmasına neden olan İçişleri Bakanı Soylu’nun dikkat çeken yetmedi Almana ile Türkiye’yi yenden geren açıklamalarıyla şok oluyoruz..


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara‘nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya‘da, Bodrum‘da, Muğla‘da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım hava limanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”


    Ve Almanya’da bir açıklama yapıyor..


    Alman Dişişlerinin İnternet sitesinde yayımlanan uyarıda, “Türkiye hükumetinin Alman medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine karşı daha fazla adım atacağı gözardı edilemez. Alman hukuk anlayışında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilen ifadeler, Türkiye’de mesleki anlamda kısıtlamalara ve cezai kovuşturmalara yol açabilir” denildi. Yeni uyarıda, aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu bazı Avrupalı gazetecilerin Türkiye’deki çalışma izinlerinin açıklama yapılmaksızın yenilenmediği ve ‘son iki yılda giderek daha fazla Alman vatandaşının keyfi biçimde gözaltına alındığı’ belirtildi.


    Yani Son Başbakan, Meclis Başkanı ve bugünün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın bile onaylamadığı ve ‘Ya ne oluyor kardeşim, altı, üstü bir yerel seçim’ diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir süreçte kendisine oy vermeyi düşünenleri bile geren bir atmosferle alanlarda oy isteyen Başkan Erdoğan ve ona yaranma yarışı içinde olanlar 3-4 oyu da 2-3 oy yapmayaçalışıyorlar gibi..


    Çünkü daha önceki gibi bu kezde ezan yuhaladılar dediği feminist kadınların normal bir yürüyüşlü eylemeni bile seçim atmosferi içine alıp neredeyse orada olanların hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden aynı Başkan Erdoğan daha bir kaç gün önce yani 8 Mart Dünya Kadınları için güzel ve anlamlı şeyler demişti..


    Binali Yıldırım’ın dediği gibi benim de, ‘Ya kardeşim yapmayın, altı, üstü bir mahalli seçim var. Ama bu seçimler öncesi lütfen bu milleti bir iki oy için gerip, karşı, karşıya getirmeyin’ derken başta Başkan Erdoğan olmak üzere AK Partililerin bu lütfenleri kulak ardı ederek yaklaşan yerel seçimlere gideceği alenen açık ve belli.


    Ama Ardahanlı adayı olan partisi AK Parti’nin başta Dilovası, İzmit ve Gölcük’te hatta Ardahan’da bir hayli zorlandığını Başkan’ın da bakanı ve partilileri de artık görüp, anlamalı ve oy götüren bir dilin değil, barış ve kardeşiliği işaret edecek bir dilin oy aldığını da anamak ve görmek gerekir.


    Bunu ilk gören de AK Parti ile ittifak içinde olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’liler olup, sesizleştikleri şu günlerde birileri de Başkan’a ve AK Parti’nin kulağına, ‘Dilimiz biraz yumuşatsak mı?’ diye fısıldamalı.


    Aksine mi bu gidişler 3-4 değil, 2-3 oyu alamayacak hale gelecekler gibi..


     

  • ARDAHANLI 2 ÇOCUK İZMİR DEPREMİNİN ALTINDA KALDILAR…


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Alınan bilgilere göre Ardahan Göle ilçesine bağlı Koyunlu (Gündik) köylü Alpgündüz ailesinin iki ferdinin de hayatlarını kaybettikleri öğrenildi.




    Sayra ve Çınar Alpgündüz isimli kardeşleri el ele tutuşmuş olarak ölmüş halde bulundukları öğrenilen olayda Alpgündüz ailesinin anne ve babanın iş dolayısıyla dışarıda oldukları için deprem ardından evde olmadıkları iki kardeşin de Bayraklı da olan evlerinde yaşanan deprem esnasında ders çalıştıkları sırada yaşanan sarsıntı ardından el ele tutuşup, kaçmak isterlerken beton yığını altında kalarak hayata göz yumdukları alınan bilgiler arasında oldu. Öte yandan gazetemiz muhabirlerinin ulaştığı birçok Ardahanlı hemşerimizin bu iki kayıp dışında bir acı yaşamadığı öğrenildi.


    .


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    VE DEPREM OLDU!..


    Son yazılarımdan birisinde “Hani deprem olacaktı?” başlığını kullanmıştım. Ve sanırım bu soruma Yunanistan’la yeniden karşı karşıya gelmemize neden olan Ege denizinden cevap geldi.


     Aynı yazıda balık hafızalı bir toplum olduğumuzu da yazdığımı okuduğunuzu düşündüğüm deprem efendi adeta “beni nasıl unutursunuz” dercesine kızıp hem de balıkların bol yaşadığı denizde yüzünü bir kez daha gösterdi.

    Başta gavur İzmir olmak üzere Egeyi sallayan depremin hiç de unutulmayacak bir şey olduğunu bir kez daha bizlere hissettiren Ege depremi “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda anlatmak istediklerimi bir kez daha bizlere anlatıyordu.

     Yıllar önce ilk kez gittiğim ve o anlatılan Egenin incisi İzmir’i inciden ziyade yüzü solmuş, güneşte kavrulmuş karnı aç bir insana benzetmiştim, sıvasız binaları, gecekondudan öte yapılaşmasıyla şok olurken.

    Çok konuşulan büyük bütçeler ayrılan ama rantsal dönüşüme dönen kentsel dönüşümün görülmediği bu kent inciden ziyade deniz kenarında çöl görünümünde olan bir kentti.

    Sadece İzmir’i mi?!. 

    Aşağıda yeniden yayınladığım, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda geçen İstanbul ve diğer birçok kentte yani ülkede yapılması gerekenlerin yapılmadığı ve her deprem sonrası depremi unuttuğumuzu ortaya koymaktadır 6,6 şiddetindeki İzmir, Ege depremi.

    Bu yazıyı yazdığım esnada birçok binanın yıkıldığı haberleri art arda gelirken ben de “inşallah fazla can kaybı olmaz” duası eşliğinde bir önceki yazımı, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımı bulup sizin de unutmamanızı istediğim depremi ve yaşananları hatırlamanız için…



    İşte o bir hafta önce yazdığım ‘Hani Deprem Olacaktı?’ başlıklı yazım..


    **HANİ DEPREM OLACAKTI?..


    Evet en son bizzat yaşadığım, 99 Marmara Depremi ile bir kez daha gündeme gelen ve sonrasında zaman zaman yaşanan sarsıntılarla yerle bir olacağı söylenen ve bu nedenle; Başta, Kentsel dönüşüm denen projeler ve birçok çalışma ile yeniden daha sağlam bir yapılaşmaya gidileceği belirtilmiş ve bu yönde milyon dolarları inşaat sektörüne yatırılmış ama o beklenenlerin hiç birisinin olmadığı gibi gökyüzüne uzanan AVM’li gökdelenler ve bir mahallenin br araya toplandığı modern denen ama aslında toplu kamp denen bol bloklu yüksek binalardan öteye gidilememişti.

    Ve sık sık başta yeşillikler içindeki yapı kültürümüze nasıl sahip çıkacağımızın tartışıldığı bu süreçte bende, “İstanbul kazan ben kepçe” misali ülkenin en büyük metropolün de dolaşırken kendimi yıllar önce  sık sık gittiğim Sağmacılar Cezaevi’nin bulunduğu Bayrampaşa’da buldum.

    Yıllar sonra baskısını yaptırdığım Ardahan Ansiklopedisini almak için gittiğim ve aracımı park edecek yer bulmadığım bir sırada 39 ilçeli İstanbul’un bu ilçesinde gördüklerimi yani bu yazımı arabadaki arkadaşım olan cep telefonuyla konuşarak yazıya çeviriyorum.


    Gerçekten Bayrampaşa’ya daha önceki yıllarda, yani abimin yaşadığı bir olay sonucu tutuklandığı ve o nedenle benim sıkça gittiğim Sağmalcılar cezaevinin olduğu Bayrampaşa’da o dönem gecekondu olan binaların eskisinden daha beter durumda olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.

    Evet bir taraftan yeni yapılaşmalar, AVM’ler, trafik tamamen tıkanmış durumda, bir taraftan bir anda rahatlayan trafik, bir taraftan tekrar tıkanan yollar, böylesine bir keşmekeş içinde gördüklerimi not ettiğim beynimi boşaltma adına sarıldığım telefonuma söylediklerimi yazıya dökerken ‘yol, köprü, konut yaptık’ diyen yöneticiler başta olmak üzere yöneticilerinin bir kentin arka sokaklarını dolaşıp, dolaşmadığını bir kez daha merak ettim.

    Çünkü, İstanbul’da böyle yapılaşma anlatıldığı şekilde dönüşemediği gibi yaşanabilecek en küçük bir sarsıntıyla günlerce tartışılan ama sonuç veremeyen, kentsel dönüşümü tamamlanmadan, arka sokakları gerçekten Afganistan, Pakistan hatta günlerdir sanki Ermenistan bombalanmıyormuş gibi Azerbaycan’ın harabe olmuş, kerpiçten, çamurdan yapılmış büyük binalarını gösteren televizyonların bu binaların neden öyle İran’daki gibi taştan yapılmış olduğunu tartışmadan o eski binaların petrol ve doğalgaz zengini Azerbaycan’da böyle mi olmalıydı diye sormadan da edemiyorum.

    Dedik ya çok bilmişlerin sık sık tv kanallarına çıkıp ellerine aldıkları çubuklarla gereken sınırları belirlemeleri, gerekse akıl vermeleri, tv kanallarının ekranlarında dünyanın metropol kenti olan İstanbul’un arka sokaklarına girmesini, yerel gazetelerin sadece belediye başkanlarını, vali ya da kaymakamları veya birkaç tane tanıdık iş adamının haberlerini değil, arka sokaklara da bakmalarını isteriz.

    Şayet görmek isterlerse en uygun yer Bayrampaşadır. Veya bu yazıyı okuyanların kendi arka sokaklarına bakmaları yeterlidir.

    Buna istinaden İstanbul’un bir metropol değil, gecekondu kenti olduğunu söyleyenlerin doğru söylediği bir kez daha teyit edilip, onaylanacaktır…













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Ardahan’da 73 Deprem Meydana Geldi..


    Arşiv Habeer 17/08/2017 tarihli haberler/yorum


    17 AĞUSTOS DEPREMİ 18 YAŞINDA..


    Marmara Depreminin 18. Yıl Dönümünün çeşitli şekillerde anıldığı şu günlerde Ardahan’da sessizce sallanmaya devam ediyor. Büyük bir kısmı 2., küçük bir kısmı 3. derece deprem bölgesinde olan Ardahan’da 7 ay içinde irili, ufaklı 73 deprem yaşandı. Bu depremlerin şiddeti ve günleri şöyle oldu


    Deprem Tarihi    Deprem Yeri    Derinlik    Şiddet    Büyüklük

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    25 Haziran 2017 03:23    Ardahan KURTKALE CILDIR    5.0 km    II    2.7

    6 Nisan 2017 00:09        Ardahan TURKGOZU POSOF    5.4 km    II    2.7

    15 Mart 2017 08:42        Ardahan POSOF            5.4 km    II    2.7

    19 Şubat 2017 21:31        Ardahan TURKGOZU POSOF    7.0 km    II    2.8

    16 Haziran 2016 16:00    Ardahan Ağıllı Çıldır            7.9 km    III    3.2

    16 Haziran 2016 16:10    Ardahan KASLIKAYA CILDIR    11.7 km    III    3.2

    13 Mart 2016 23:58        Ardahan YILDIRIMTEPE CILDIR    5.0 km    III    3.1

    26 Aralık 2015 09:37        Ardahan TURKGOZU POSOF    5.3 km    III    3.0

    18 Kasım 2015 03:17        Ardahan ERIM POSOF        5.0 km    III    3.8

    30 Ağustos 2015 20:56    Ardahan AKKIRAZ CILDIR        5.0 km    III    3.1

    6 Ağustos 2015 02:56        Ardahan BALTALI CILDIR        5.0 km    III    3.1

    27 Temmuz 2015 09:39    Ardahan SARICICEK POSOF    20.5 km    II    2.9

    16 Temmuz 2015 00:13    Ardahan AKCIL CILDIR        5.0 km    II    2.9

    8 Haziran 2015 02:36        Ardahan TURKGOZU POSOF    11.6 km    II    2.5

    20 Ocak 2015 12:54        Ardahan Yeniköy Posof        9.4 km    II    2.5

    28 Nisan 2013 05:48        Ardahan YANLIZCAM            5.4 km    III    3.5

    28 Nisan 2013 05:50        Ardahan Tepeler            5.0 km    III    3.3

    28 Nisan 2013 03:47        Ardahan YANLIZCAM            5.5 km    II    2.8

    26 Nisan 2013 21:08        Ardahan YANLIZCAM            5.0 km    II    2.6

    26 Nisan 2013 14:13        Ardahan YANLIZCAM            5.4 km    III    3.0

    6 Nisan 2013 18:31        Ardahan YANLIZCAM            5.6 km    III    3.0

    21 Şubat 2013 17:21        Ardahan TUNCOLUK            8.6 km    II    2.8

    21 Şubat 2013 17:21        Ardahan YUKARIKURTOGLU    5.0 km    II    2.8

    25 Aralık 2012 11:41        Ardahan ALABALIK POSOF    3.4 km    II    2.5

    26 Mayıs 2012 18:38        Ardahan TELLIOGLU GOLE    5.7 km    II    2.6

    26 Nisan 2012 06:42        Ardahan KAYABEYI CILDIR    13.4 km    III    3.0

    12 Mart 2012 04:05        Ardahan YENIDEMIRKAPI GOLE    8.0 km    II    2.8

    12 Mart 2012 04:22        Ardahan DENGELI GOLE        8.5 km    II    2.7

    12 Mart 2012 01:18        Ardahan YENIDEMIRKAPI GOLE    2.3 km    III    3.6

    17 Ocak 2012 02:43        Ardahan OVUNDU CILDIR    5.0 km    III    3.0

    6 Ocak 2012 05:13        Ardahan DEDEKILICI GOLE    5.0 km    III    3.4

    21 Ekim 2011 23:46        Ardahan Yeniköy Göle        2.5 km    II    2.7

    21 Ekim 2011 20:49        Ardahan TAHTAKIRAN GOLE    5.0 km    III    3.4

    9 Eylül 2011 08:59        Ardahan YALNIZÇAM            9.4 km    II    2.8

    9 Eylül 2011 07:28        Ardahan ÇILDIR                8.8 km    II    2.7

    1 Nisan 2011 06:08        Ardahan YALNIZÇAM            3.4 km    II    2.5

    23 Ocak 2011 05:51        Ardahan Eminbey Posof        20.8 km    III    3.7

    13 Ağustos 2010 16:17    Ardahan GÖLE                5.0 km    II    2.8

    1 Haziran 2010 01:40        Ardahan POSOF            2.9 km    II    2.9

    31 Mayıs 2010 17:36        Ardahan Damal                9.9 km    II    2.8

    31 Mayıs 2010 06:49        Ardahan POSOF            4.7 km    III    3.3

    31 Mayıs 2010 02:04        Ardahan POSOF            5.0 km    III    3.9

    20 Ocak 2010 20:52        Ardahan Eminbey Posof        19.7 km    III    3.3

    20 Ocak 2010 20:52        Ardahan POSOF            5.0 km    III    3.1

    6 Kasım 2009 19:38        Ardahan GÖLE                2.9 km    III    3.3

    23 Ekim 2009 01:39        Ardahan Eminbey Posof        5.0 km    III    3.3

    21 Eylül 2009 05:09        Ardahan Eminbey Posof        20.1 km    III    3.3

    28 Ağustos 2009 19:07    Ardahan GÖLE                5.0 km    III    3.0

    2 Temmuz 2009 22:04        Ardahan ÇAYIRBASI GÖLE    5.4 km    III    3.1

    5 Mart 2009 03:00        Ardahan ÇAYIRBASI GÖLE    6.6 km    II    2.6

    23 Ocak 2009 13:18        Ardahan                    18.8 km    II    2.8DEPREM ARDAHAN’I YOKLUYOR MU?


    *17/98/2016 tarihli Haber


    Ağustos ayı içinde 3 yer sarsıntısı yaşanan Ardahan’da geçen ayda bir deprem olduğu tespit edildi.

    25 günde 4 Küçük Depremin yaşandığı Ardahan’da yer sarsıntıları devam ediyor.


    17 Ağustos Marmara Depreminin yıl dönümü dolaysıyla başta İstanbul’da olmak üzere depremin tartışıldığı şu günlerde Ardahan sarsılmaya devam ediyor.


    **BAĞDEŞEN DE DEPREM..


    Hemen her gün irili, ufaklı yer sarsıntıların yaşandığı Ardahan’da bir ay içinde 4 deprem yaşanırken, bu depremlerin küçük yer sarsıntıları olması ve büyük araçların yolarda geçişleri dolaysıya hissedilemese de başta Gürcistan sınırında olmak üzere Ardahan İl sınırları içinde sık sık depremlerin yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.


    **GÜRCÜBEG KÖYÜNÜ DE YOKLADI..


    Son olarak Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde meydana gelen 2 şiddetinde yer sarsıntısı öncesi yine Ardahan merkeze bağlı Atlaş (Ur) köyünde de 2 şiddetinde bir depremin meydan geldiği öğrenildi.


    Aynı günlerde yine Ardahan Merkeze bağlı Tepesuyu (Gürcübeg) köyünde de 2.3 şiddetinde bir yer sarsıntısı meydana geldi.


    **BİNBAŞAK KÖYÜNDE DE DEPEM!..


    Bu ay iki depremin yaşandığı Ardahan’da geçen ayda bir deprem yaşandı.


    Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Binbaşak (Gügübe) köyünde de 2.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi.



    **Yeni Tugay Komutanına Açık Mektup..


    Darbe kalkışması ardından doğru dürüst yolu olmayan caddelerimize ‘kırılırlar’ diye tankları değilde, askerleri yaya olarak indirten ve şu an yeni yapılan ve il misafirleri komutan, hakim, savcı, üst düzey bürokrat olan Ardahan Kapalı Cezaevinin spor salonunda tutuklu bulunan eski komutanın yerine gelen yeni paşamıza yeni görevinden başarılar dileriz.

    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Kafkaslara açılan sınır kenti, Serhat Ardahan’ın dış güvenliğinden sorumlu olma sorumluluğunu taşıyan paşa ve onun emrinde ki askerlerimizi 15 Temmuz’dan bu yana çarşıda görememenin üzüntüsünü taşırken, bu toplumun birer ferdi olan askerin toplumdan koparanlara lanet diliyor ve artık yavaştan da olsa askerimiz cadde ve sokaklarımızda görmek istediğimiz belirtiyoruz..

    Ve en önemlisi komutan ve emrindekiler gibi bu kentte hizmete gelen asker, polis ve diğer idarecilerimizin diğer bir görevinin de bu kentin gelişmesine, güzelleşmesine katkı sunması gerektiğini hatırlatmak isteriz..

    Bunu içinde başta Tugay’ın önünden başlayıp, kent merkezine kadar olağanüstü bozuk olan yolların yapılması için onlarında ellerini taşın altına sokmasını ve ‘Benim işim değil’ demeyip, bu kentte var olan sorunların çözümüne en azında sorunlardan sorumlulara ‘Ya bu yolların hali nedir?’diyerek bir rica, bir serzeniş yapmaları gerekir..

    Sadece Tugay Komutanı mı?

    Tabi ki hayır..

    Tugayın önünde ki yol gibi Valilik, İl Emniyetin etrafı gibi alanlarda ki yolların artık yapılması ve bu yollar gibi onca sorunun çözümü için belediyeye mi, karayolların mı nereyse ‘Gelin bu kenti birlikte, berber yeniden inşa edelim’ demeliler..

    Yani, ‘Ben komutanım, müdürüm, hakim ve savcıyım bu kentin benim işim değil’ demeyip, bizlerle birlikte havasını koklayıp, suyunu içtiğimiz bu şehrin daha güzel bir şehir olmasına yardımcı olmasını rica ediyor, hoş geldin diyorum..



    **Bu işi Genel Af ve Kürtler çözer,


    Milliyetçi yada Ulusalcılar değil..


    ‘Kaçak Saray’ dediği saraya tıpış tıpış gidenlere Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’da eklendi.


    Hayırlı olsun..


    15 Yıllık iktidarı boyunca başta Kürt sorununu olmak üzere bir çok sorunu çözmek iddiasına olduğunu belirtip, bunun için kolları sıvayıp, adım atmak isteyen Başkan Erdoğan’ın önünde ki en büyük engellerden saydıklarıyla (Kürtler Hariç) bir araya gelmesi de bir başka konu..


    Bu da hayırlı olsun..


    Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile ardından 15 Temmuz Darbesiyle sarsılan ama Balyoz ve Ergenekon Operasyonları öncesi ve de sonrası olduğu gibi 17-25 Araklık ve 15 Temmuz Darbe Kalkışmasında da yaptığı hızlı manevralar ile düşmeyen Başkan Erdoğan’ın kaçak denilen saray’da sıraya dizdiği ulusalcılarla da bir dönemi daha götürmek istediği belli..


    Çünkü iktidara gelmek için önce Erbakan grubunu aşan, ardından Gülen ile kol kola giren, iktidara geldikten sonra MHP ve Ülkücüler ile iki yıl boyunca kol kola gezen, ardından 2 dönem Kürtlerle barışır gibi yapan, ama 7 Haziran seçim sonuçları ile şok olup, bir anda ‘Kürt sorunu da nedir?’ deyip, adına Barış süreci denilen süreci buzdolabına kaldırtan, sonra Askerlerle ilgili Balyoz ve Ergenekon davalarına avukat olan, sonra da ayakkabı kutularında ortaya saçılan dolarlar dolaysıyla bir anda Balyoz ve Ergenekon davalarını avukatlıklarını bırakıp, Feto adında bir terör örgütü olduğunu iddia edip, 15 Temmuz Darbe kalkışması ile bunu topluma kabul ettiren, ben değil başkanın tah kendisidir..


    Bence de doğrusunu yaptı, yapmakta..


    Çünkü bu ülkenin siyasi hayatına baktığınızda başta ulusalcılar olmak üzere bir çok engelin kimseye 15 yıl gibi uzun bir iktidar olma imkanını vermediğini görürüsünüz..


    Kaldı ki Başkan Erdoğan’ın bir çok ülkeden büyük bir kent olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da bu sürece katmak gerekir..


    Yani Başkan Erdoğan siyaset, politika denen şeyi yaptığı ve iktidar ömrünü uzatmak için gereken her şeyi ortaya koyduğu bir gerçek olarak karşımızda dururken Başkan’ın önünde ki en büyük engelin PKK’nın olduğunu da en iyi bilendir..


    Bunun içinde planları olduğu gün geçtikçe açıkça görülen Erdoğan’ın HDP üzerinden yüklenmeye başladığı PKK’yı aşmak için ulusalcılarla olduğu gibi Suriye ve Irak ile hatta Mısır ve İsrail’le de barışmak için yeni arayışlar içinde olduğunu da görmekteyiz..


    Bunlarda iktidarı sürdürmenin ve amaçlarına ulaşmanın yolu olan siyasetin, politkanın birer gereği olduğunu bir gazeteci olarak kabul ederken, Başkan Erdoğan’a bir hatırlatmam olacak..


    Oda Kürt sorununun yarattığı PKK’yı aşmak için yukarıda saydıklarımı gelmiş, geçmiş iktidarların hemen hepsinin denediğini ama başarılı olamadıklarını hatırlatmak isterim..


    Çünkü Kürt sorunu çözmek ve PKK’yi devre dışı bırakmanın yolunun Özgür Gündemi kapatmak, Kürt siyasetçileri devre dışı bırakmak, Kürtleri hapse tıkamakla olmayacağını kendiside biliyor..


    Bunların sorunu daha da büyüteceğini bilmesini istediğim Erdoğan’ın yapacağı tek şey Oslo’da başlatılan, İmralı’da devam eden süreci yeniden başlatması ve Kürtlerinde eylemlerinden artık rahatsız olduğu PKK’yı durduracak olanın 70 yıl boyunca ortaya koydukları politikalarla milliyetçiler, ulusalcılar değil, başta büyük bir kapsamlı af olmak üzere Kürt kamuoyunun gönlünü alacak adımlar atmasından geçer..

  • POLİ POLİSİN KARDEŞİNİN EVİNİ BALYOZLA KIRIP, 2 KEZ GÖZ ALTINA ALDI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmazîn Konuğu Gazete Patronu olacak..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


    İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Sosyal medyada “Maske” adlı hesabın kullanıcısı olan Erdal Yılmaz hakkında, hesabından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’ı eleştiren tweetler attığı için, “hakaretten” soruşturma açıldı.


     


    Soruşturma yürütülürken Yılmaz’ın evi, kapısı kırılarak PÖH ekiplerince “silahlı terör örgütüne üye olmaktan” gece saatlerinde basıldı. İstanbul’da ikamet eden Yılmaz’ın ifadesi, aynı gün Ankara’ya getirilerek alındı. Yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılan Yılmaz, tweet atmaya devam ettiği iddia edilerek bir ay içinde yeniden gözaltına alındı. Yılmaz’a bu kez de ev hapsi verildi. Yılmaz’ın İzmir’de polis olarak görev yapan kardeşi Ardahan’a gönderildi, ailesinin tüm kimlik bilgileri ise sosyal medyadaki “sahte” hesaplarca ifşa edildi. Ayrıca, Yılmaz’ın soruşturmasına gizlilik kararı koydurularak, hakkında terör dosyası açıldı.



    Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Soylu’nun FETÖ’nün kapatılan televizyonu Samanyolu TV’de yaptığı konuşmaları alıntılayarak paylaşımlarda bulundu. Yılmaz, Sivas Valisi Ayhan Yılmaz’ın, eşini Sancaktepe Belediyesi’nde 15 günlüğüne memur yaptırdığını, daha sonra Sivas’ta il müdür yandımcılığı görevine getirttiğini iddia ederek, güncel olaylara karşı birçok eleştirel tweet attı.


    Sosyal medyadaki sahte hesaplarca Yılmaz’ın ve ailesinin TC kimlik numaraları, telefon bilgisi, ev adresi, polis olan kardeşinin İzmir’deki ev adresi ve aile bilgileri, Yılmaz’ın eski eşinin bilgileri, mevcut eşinin çalıştığı işyeri gibi çok sayıda özel bilgisi ifşa edilerek hakkında “FETÖ’cü, DHKP-C’li”, “Abilerin Metin Külünk, Mehmet Metiner seni kurtaramayacak” şeklinde paylaşımlar yapıldı.


    “Yapılanlar insanlık değil”


    Cumhuriyet’e konuşan Yılmaz, babasının prostat kanseri olduğunu belirterek, “Babam 9 Eylül Hastanesi’nde tedavi oluyordu, kardeşimi Ardahan’a sürdükleri için hastaneye gidemiyor. Babam, tedaviyi yarıda kesip, kâğıt imzalayarak köye dönmek zorunda kaldı. Şu anda bilinci yarı açık durumda. Annemin iki gözü kornea nakilli, kendi işini yapamıyor. Ben şeker ve tansiyon hastasıyım. Evden çıkıp onlara bakmaya gidemiyorum. Sadece ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri yaptım. Bu yapılanlar insanlık değil” dedi.


    Yılmaz’ın avukatı Emin Uysal, “Müvekkilimin dijital verileri üzerinde inceleme yapıldı. İmaj raporlarında zoraki yöntemlerle delil çıkartılmaya çalışılmış. Elektronik kelepçe tedbiri ölçülülük ilkesine aykırı, bununla ilgili AHİM kararları var. İtirazlarımız reddedildi. İddianame de hâlâ hazırlanmadı. Tek talebimiz, müvekkilin hukuka ve usule uygun olarak yargılanması” dedi.



    JANDARMA AFİŞ ASTI!


    Ardahan’da jandarma ekipleri hayvan hırsızlıklarına karşı besicileri uyardı.


    İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, ilde hayvan hırsızlıklarına karşı bazı tedbirler konusunda vatandaşı bilgilendirme çalışması yapıldığı belirtildi.


    Bu çalışma kapsamında köyleri dolaşarak vatandaşları hırsızlıklara karşı uyaran ekipler, köy meydanlarına ve kahvehanelere de bilgilendirme amaçlı uyarı afişleri astı, vatandaşlara el broşürleri dağıttı.


    Hayvan sahiplerine hırsızlıklara karşı alınması gereken tedbirleri anlatan, ahırlarda kilit, ışıklandırma ve alarm sistemi bulundurmaları uyarısında bulunan ekipler, şüpheli durumlarda zaman gözetmeksizin 156 jandarma ihbar hattının aranması istedi.




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    VE DEPREM OLDU!..


    Son yazılarımdan birisinde “Hani deprem olacaktı?” başlığını kullanmıştım. Ve sanırım bu soruma Yunanistan’la yeniden karşı karşıya gelmemize neden olan Ege denizinden cevap geldi.


     Aynı yazıda balık hafızalı bir toplum olduğumuzu da yazdığımı okuduğunuzu düşündüğüm deprem efendi adeta “beni nasıl unutursunuz” dercesine kızıp hem de balıkların bol yaşadığı denizde yüzünü bir kez daha gösterdi.

    Başta gavur İzmir olmak üzere Egeyi sallayan depremin hiç de unutulmayacak bir şey olduğunu bir kez daha bizlere hissettiren Ege depremi “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda anlatmak istediklerimi bir kez daha bizlere anlatıyordu.

     Yıllar önce ilk kez gittiğim ve o anlatılan Egenin incisi İzmir’i inciden ziyade yüzü solmuş, güneşte kavrulmuş karnı aç bir insana benzetmiştim, sıvasız binaları, gecekondudan öte yapılaşmasıyla şok olurken.

    Çok konuşulan büyük bütçeler ayrılan ama rantsal dönüşüme dönen kentsel dönüşümün görülmediği bu kent inciden ziyade deniz kenarında çöl görünümünde olan bir kentti.

    Sadece İzmir’i mi?!. 

    Aşağıda yeniden yayınladığım, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımda geçen İstanbul ve diğer birçok kentte yani ülkede yapılması gerekenlerin yapılmadığı ve her deprem sonrası depremi unuttuğumuzu ortaya koymaktadır 6,6 şiddetindeki İzmir, Ege depremi.

    Bu yazıyı yazdığım esnada birçok binanın yıkıldığı haberleri art arda gelirken ben de “inşallah fazla can kaybı olmaz” duası eşliğinde bir önceki yazımı, “Hani deprem olacaktı?” başlıklı yazımı bulup sizin de unutmamanızı istediğim depremi ve yaşananları hatırlamanız için…



    İşte o bir hafta önce yazdığım ‘Hani Deprem Olacaktı?’ başlıklı yazım..


    **HANİ DEPREM OLACAKTI?..


    Evet en son bizzat yaşadığım, 99 Marmara Depremi ile bir kez daha gündeme gelen ve sonrasında zaman zaman yaşanan sarsıntılarla yerle bir olacağı söylenen ve bu nedenle; Başta, Kentsel dönüşüm denen projeler ve birçok çalışma ile yeniden daha sağlam bir yapılaşmaya gidileceği belirtilmiş ve bu yönde milyon dolarları inşaat sektörüne yatırılmış ama o beklenenlerin hiç birisinin olmadığı gibi gökyüzüne uzanan AVM’li gökdelenler ve bir mahallenin br araya toplandığı modern denen ama aslında toplu kamp denen bol bloklu yüksek binalardan öteye gidilememişti.

    Ve sık sık başta yeşillikler içindeki yapı kültürümüze nasıl sahip çıkacağımızın tartışıldığı bu süreçte bende, “İstanbul kazan ben kepçe” misali ülkenin en büyük metropolün de dolaşırken kendimi yıllar önce  sık sık gittiğim Sağmacılar Cezaevi’nin bulunduğu Bayrampaşa’da buldum.

    Yıllar sonra baskısını yaptırdığım Ardahan Ansiklopedisini almak için gittiğim ve aracımı park edecek yer bulmadığım bir sırada 39 ilçeli İstanbul’un bu ilçesinde gördüklerimi yani bu yazımı arabadaki arkadaşım olan cep telefonuyla konuşarak yazıya çeviriyorum.


    Gerçekten Bayrampaşa’ya daha önceki yıllarda, yani abimin yaşadığı bir olay sonucu tutuklandığı ve o nedenle benim sıkça gittiğim Sağmalcılar cezaevinin olduğu Bayrampaşa’da o dönem gecekondu olan binaların eskisinden daha beter durumda olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.

    Evet bir taraftan yeni yapılaşmalar, AVM’ler, trafik tamamen tıkanmış durumda, bir taraftan bir anda rahatlayan trafik, bir taraftan tekrar tıkanan yollar, böylesine bir keşmekeş içinde gördüklerimi not ettiğim beynimi boşaltma adına sarıldığım telefonuma söylediklerimi yazıya dökerken ‘yol, köprü, konut yaptık’ diyen yöneticiler başta olmak üzere yöneticilerinin bir kentin arka sokaklarını dolaşıp, dolaşmadığını bir kez daha merak ettim.

    Çünkü, İstanbul’da böyle yapılaşma anlatıldığı şekilde dönüşemediği gibi yaşanabilecek en küçük bir sarsıntıyla günlerce tartışılan ama sonuç veremeyen, kentsel dönüşümü tamamlanmadan, arka sokakları gerçekten Afganistan, Pakistan hatta günlerdir sanki Ermenistan bombalanmıyormuş gibi Azerbaycan’ın harabe olmuş, kerpiçten, çamurdan yapılmış büyük binalarını gösteren televizyonların bu binaların neden öyle İran’daki gibi taştan yapılmış olduğunu tartışmadan o eski binaların petrol ve doğalgaz zengini Azerbaycan’da böyle mi olmalıydı diye sormadan da edemiyorum.

    Dedik ya çok bilmişlerin sık sık tv kanallarına çıkıp ellerine aldıkları çubuklarla gereken sınırları belirlemeleri, gerekse akıl vermeleri, tv kanallarının ekranlarında dünyanın metropol kenti olan İstanbul’un arka sokaklarına girmesini, yerel gazetelerin sadece belediye başkanlarını, vali ya da kaymakamları veya birkaç tane tanıdık iş adamının haberlerini değil, arka sokaklara da bakmalarını isteriz.

    Şayet görmek isterlerse en uygun yer Bayrampaşadır. Veya bu yazıyı okuyanların kendi arka sokaklarına bakmaları yeterlidir.

    Buna istinaden İstanbul’un bir metropol değil, gecekondu kenti olduğunu söyleyenlerin doğru söylediği bir kez daha teyit edilip, onaylanacaktır…













    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Ardahan’ın 25 Polisi Yaralı!..


    arşiv haber 06/10/2015 tarihli haberler


    Başbakan Davutoğlu’nun Erzurum programında görev yapan çevik kuvvet polislerini taşıyan midibüsün şarampole devrilmesi sonucu, 25 polis hafif şekilde yaralandı.


    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Erzurum programında görev yapan Ardahan Emniyet Müdürlüğüne bağlı çevik kuvvet polislerinin bulunduğu midibüsün şarampole devrilmesi sonucu, 25 polis hafif şekilde yaralandı.  


    Alınan bilgiye göre, Başbakan Davutoğlu’nun Erzurum programında görev yapan Ardahan Emniyet Müdürlüğüne bağlı çevik kuvvet polislerinin bulunduğu 75 A 0118 plakalı midibüs, Tortum-Oltu Karayolu Güzelyayla mevkisinde, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda virajı alamayarak şarampole devrildi.


    Kazada, biri komiser 25 çevik kuvvet polisi hafif şekilde yaralandı. Yaralı polis memurlarından 11’i Tortum Devlet Hastanesi’ne, 14ü de Erzurum’daki hastanelere sevk edildi. 



    **Aktaş Üniversite İle Resmi Açılışını Yapacak..


    Resmi açılışı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a davet gönderen Ardahan Üniversitesi 2015/2016 Eğitim/Öğretim sezonuna merhaba dedi.


    Resmi açılışını bu yılın sonunda tamamlanacağı ve açılacağı belirtilen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının açılışına gelmesi beklenen Cumhurbaşkanının geliş gününe bırakan Ardahan Üniversitesi 2015/2016 Eğitim/Öğretim Sezonuna bu yıl bu üniversiteye yeni kayıtlarını yapan yaklaşık 600 öğrenci ile birlikte merhaba dedi.


    **ARÜ’DE YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLADI..


    Yenilikleri, olanakları ve özgün eğitim-öğretim anlayışıyla birlikte üniversite adayı öğrencilerin tercih listelerinde önemli bir yere sahip olan Ardahan Üniversitesi’nde 2015-2016 eğitim-öğretim dönemi başladı. 3 – 7 Ağustos 2015 tarihleri arasında yapılan kayıtlarda üniversitemizin birçok bölümlerinde doluluk oranı yüzde yüze ulaştı.


    ARÜ’de 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde beş bine yakın öğrenci 28 Eylül 2015 Pazartesi günü ders başı yaparak yeni döneme başladı. Üniversiteli olmanın heyecanını yaşayan öğrencilerimizden Güzel Sanatlar Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Eda Melisa Sural, “Kampüs çok güzel. Öğrencilere hitap eden bir yapısı var.” dedi. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Gültekin Arıkan, ARÜ yerleşkesinin sahip olduğu doğa ve mimari yapısının çok etkileyici olduğunu belirtti.


    Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) 1. Sınıf öğrencilerinden Elif Altun, “Ardahan Üniversitesi’nin güzel bir üniversite olduğunu düşünüyorum. Ayrıca önceki dönemlerde yapılan sosyal çalışmalar sayesinde öğrencilerin zamanlarını verimli değerlendirebildiklerini öğrenmek beni çok mutlu etti.” diye konuştu. BESYO 1. Öğrencisi Sibel Kansu ise Ardahan Üniversitesi’nin spor eğitimi başta olmak üzere spor ve sporcuya büyük destekler vermesinin önemli olduğunu kaydetti.  


    ARÜ’ye Uluslararası Öğrencilerin İlgisi Bu Yıl Da Yoğun Oldu


    Türkiye’deki devlet üniversiteleri arasında uluslararası öğrenci yoğunluğu bakımında 3. sırada yer alan ARÜ, bu sene de uluslararası öğrencilerin ilk tercihi oldu. Öğrenci İşleri Daire Başkanı Evrin Yıldız, önceki eğitim-öğretim sezonuna oranla bu yılki öğrenci sayısında büyük artış olduğuna dikkat çekti. ARÜ bu sene de uluslararası öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaştı.  Ardahan Üniversitesi’nin şu anda 222 uluslararası öğrenciye sahip olduğunu ifade eden Yıldız, “Uluslararasılaşma’ başta olmak üzere birçok alanda önemli başarılara imza atan üniversitemize uluslararası öğrencilerin kayıtları başarılı bir şekilde devam ediyor.” diye konuştu.


    Uluslararası Öğrencilerimiz ARÜ’lü Olmanın Mutluluğunu Yaşıyor


    Ardahan Üniversitesi’ne kayıt yaptıran uluslararası öğrencilerin ARÜ’lü olmanın sevincini yaşadığı gözlemlendi. Ukrayna’dan gelerek Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne kayıt yaptıran Mevlüd İsmailov adlı uluslararası öğrenci, “Gerçekten buranın kampüsü çok güzel ve büyük… Üniversite yerleşkesi çok güzel bir yere kurulmuş. Üniversiteyi çok beğendim.” diyerek ARÜ’yle ilgili görüşlerini paylaştı. 

  • BELKIS AKKALE DAMAL BEBEĞİ OLDU..


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    ABD HEÇ GEÇ KALMADI!..


    Tahmin ve anketlerin kaybedeceğini, ben ise hala kazanacağını beklediğim Trump’un başında bulunduğu ABD’nin Çin ve Rusya karşısında yeni bir dış politika projesi uyguladığını ve bunu yaparken de çok da öneminin kalmadığını düşündüğü NATO dışında hareket edip, Somali ve Güney Kıbrıs’ın da aralarında olduğu birçok ülke ile özel ordular, ilişkiler kurduğu gözlemlenirken aynı ABD’nin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok Nato üyesi ülkeyi de gri yani güvenilmeyecek ülkeler kategorisine aldığı yönünde iddiaları tartıştığımız şu günlerde Gaziantep, Şırnak’tan sonra Malatya’da sanal açılışlar yapan Başkan televizyonlarda konuşuyordu.


    Her an olacağı belirtilen erken seçim öncesi Doğu ve Güneydoğu oylarına yöneldiği ve aralarında Kürtlere yönelik yeni  derneklerin kurulması emri dahil küskünleri toparlamaya çalıştığı belirtilen bu nedenle doğuya yöneldiği belirtilen Başkan Malatya’da konuşurken ABD’ye: ‘Yaptırımın neyse geç kalma yap’ deyip, ardından ne geleceği düşünülmeden alkışlanan konuşmasını dinlediğim tv kanalının alt bandında geçen döviz kurlarının hızla yükselişe geçtiğini de görüyordum.




    Çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin yaptırım açıklamalarına diplomatik ya da bürokratik değil Kasımpaşalı edasıyla sert tepki göstererek, “Sen kiminle dans ettiğinin farkında mısın. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanıyordu.

    Ve Amerika’yla ilişkilere değinen aynı Erdoğan, “Bazı Amerikalılar çıkıyor, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i arıyarak”biz sizin yanınızda kimin olduğunu biliyoruz, Erdoğan var Türkiye var. Biz Türkiye’ye de yeri gelirse yaptırım uygulamasını biliriz. Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin. Yaptırımın neyse geç kalma yap” ifadelerini kullanırken Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun sürpriz kararının ardından haftanın ilk saatlerinde yönünü yeniden yukarı çeviren dolar/TL, yeni haftaya da rekor seviyeden başlıyor ve 8 lirayı geçiyordu.

    Bu yazının yazıldığı saat 9.55 itibarıyla 8,02 seviyesinden işlem gören kur, tüm zamanların en yüksek seviyesinde bulunuyordu.  Dolardaki yükselişe paralel olarak Euro’da da benzer bir durum yaşanıyor,  Euro, 9,50 ile rekor seviyeden işlem görüyordu.

    Kısacası son üç aydır seçim telaşında olan Amerika’da kısa bir süre sonra yani bizim seçimleri de tetikleyecek gibi görünen ABD seçimlerinin hemen akabinde gelecek yeni haberlerle zaten zorda olan ekonomi dolar ve euroyu tutamayacak gibi görünüyor.

    Ve Ecevit-Yılmaz-Bahçeli döneminde yaşanan, rahmetli Sabancı’nın %40 yoksullaştık sözlerini yeniden 2021 Bütçe Kanununun tartışılacağı meclis ve piyasalarda bu hafta daha çok hatırlayacağız gibi…


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Çöpte bebek bulundu!


    arşv haber 27/02/2018 tarihli haber/yorum


    Ardahan Devlet Hastanesi çöpünde yeni doğmuş bebek bulundu


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz akşam meydana gelen olayda kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çöpe atılan yeni doğmuş bebek vatandaşların fark etmesi üzerine çöp konteynerinde bulundu. Olayın hemen hastane yetkililerine bildirilmesi üzerine bebek yoğun bakıma alındı.


    Hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenilen yeni doğmuş bebeğin kim veya kimler tarafından çöpe atıldığı ise araştırılıyor.


    **Vicdansızlar, yeni doğan bebeği çöpe attılar..


    Olay, dün akşam saatlerinde Ardahan Devlet Hastanesi bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hastaneye gelen vatandaşlar tarafından çöpte fark edilen yeni doğmuş bebek, yetkililere haber verildi. Cinsiyeti öğrenilemeyen bebeğe ilk müdahalesi yapılarak tedavi altına alındı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin hızlı bir şekilde müdahale etmesi ile hayata tutunan bebek Ardahan Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisine kaldırıldı. Polis ekipleri ise olay yerine güvenlik şeridi çekerek incelemelerde bulundu. Yeni doğmuş bebeği ölüme terk edenlerin yakalanması için savcılığın tahkikat başlattığı öğrenildi.



    **İttifak Hazırlıkları..


    Yaklaşan seçimler öncesi %51’i bulamayacaklarından korkan ve paniklenen başında gelen AK Partinin, şu an zaten koalisyon içinde olduğu MHP ve diğer partilerle görüşmeye devam ederken CHP’nin ne yaptığını da merak etmeden duramadığını görüyoruz.


    Bir taraftan MHP ile ittifakını sağlamlaştırmak için hazırlıklar yapan diğer taraftan CHP’nin HDP ile ittifak kurmaması için çabaladığını gördüğümüz AK Partinin bundan da bir hayli başarılı olduğunu ve CHP’yi korkutup, Kürt seçmenin yaklaştığı CHP’yi HDP’den uzak tutmaya çalışıyor.


    Yıllardır bu taktikle iktidarda kalmayı başaran ve CHP’nin ulusalcı damarına basarak, bugüne kadar CHP’yi HDP seçmeninden uzak tutmayı başaran AK Partinin bu kez CHP’ye yönelmekte kararlı gibi görünen Kürt seçmene diyemediğini direk CHP’yi terörist partilerin devamı olarak suçladığı HDP üzerinden deşifre ederek CHP’ye oy vern Türk seçmene oynamakta olduğunu da görmüyor değiliz.


    Bu tuzağı anlamaktan bir hayli zorlandığını gördüğümüz CHP’nin ise ‘şimdilik’ bu oyuna geldiği ve her zamanki gibi şaşkın bir ördek misali kendisinin ne yapacağından ziyade AK Partinin suçlamalarını cevaplamakla zaman kayıp ettiğini de görmekteyiz.


    Halbuki 2019 seçimlerinin iki parti arasında yani CHP ile AK Parti arasında geçeceğini ve AK Partinin bunu anlayıp şimdiden tedbir almaya çalıştığını anlaması gereken CHP’nin kendisine yöneltilen suçlamaları savunmaktansa, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet bu ülkede nefes verilmeyen bir kesim var, oda bizimle hareket edebilir’ deyip, HDP, SP ve İYİ Parti ne varsa hepiyle yiğitçe ve açık açık görüşmeli bu görüşmelerin AK Partiye karşı güçlü olmanın gerektiğini bekleyen seçmene anlatmalıdır.


    Çünkü AK Partinin kendisine tuzak kurduğunu asıl amacın oy oranı bir türlü %10’un altına düşmeyen HDP ile kurulacak olan bir diyaloğun kendisini etkileyeceğini iyi biliyor.


    Bu nedenle bir taraftan savaş politikası ile milliyetçi seçmeni ikna ederken diğer yandan ‘teröristlerle iş birliği yapıyor’ diyerek CHP’ye yüklenerek HDP ile bir araya gelmesini engelliyor.


    Ve bunu da şimdiye kadar başarmış gibi..


    Çünkü biliyor ki karşısında ki kafası karışık, ne yapacağını demektense AK Partinin dediklerini çürütmeye çalışmakla zaman kayıp eden bir politika içinde olan bir CHP var..


     


    **HDP CHP’yi Cesaretlendirmeli..


     


    AK Partinin kendisi üzerinde yüklendiği CHP’nin bu durumunu görmesi gerek diğer bir tarafta HDP’dir..


    Çünkü kendisinin gerek barış süreci öncesi gerek Anayasa değişikliğinde hata yapıp, iktidara ortak olmazsa da birlikte bir anayasa hazırlama fırsatını kaçırdığını artık anlaması gereken HDP’nin yaklaşan 2019 seçimlerin de birlikte çalışacağı parti CHP’dir..


    Ve başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’da ortak çıkaracakları isimlerle AK Parti adaylarına karşı ciddi bir duruş sergileyeceğini ben değil sol seçmen ve AK Parti iktidarından kurtulmak isteyen seçmen diyor..


    Bu nedenle HDP’nin Türkiye Partisi olam iddiasını yeniden hatırlayarak CHP ve diğer sol orijinli hatta Yeni Parti ve diğer sağ partilerle de konuşup, görüşebileceğinin sinyallerini vermelidir.


    Aksine mi oy şekli ve sandıkları %51 için şimdiden hazırlayan AK Partinin MHP ile kurduğu ittifak ve koalisyon bir beş yıl daha bozulmaz biline..

  • ARDAHAN BAROSU ARSASINI ALDI..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığı döneminde Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in yoğun girişimleri ardından şu anki Baro Başkanı Av. Osman Yıldız’ın da içinde bulunduğu Ardahanlı Avukatların büyük uğraşları sonrası geçen yıl kurulan ve kısa sürede kurumsallaşma işlemlerini tamamlayan Ardahan Barosu, Türkiye Barolar Birliğinin 1,5 Milyonluk hibe desteği ile binasını yapacağı arsayı da satın aldı.


    **Feyzioğlu sözünü tutuyor…


    Kuruluşundan bu yana ortaya koyduğu çalışmaları ile Ardahan Kamuoyunda takdirle izlenen Av. Osman Yıldız başkanlığındaki 53 Avukat üyesi bulunan Ardahan Barosuna tam desteğini veren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ilk günden bu yana verdiği sözleri arasında bulunan arsa ve bina yapılması konusunda verdiği sözlerini tek tek tutup, tam destek verdiği görülürken bu sözlerin tutulmasında ve yerine gelmesinde büyük rol oynayan Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Yıldız ve ekibinin emeği göz ardı edilmemekte.

    Boşaltılmasına rağmen ve şehir dışına taşınan ve kent merkezinde doğalgaz olmasına karşın hala kömürle ısıtılan Askeri Gazino, Tugay Komutanının Evi, Pakistan ve Afganistan’daki çirkin yapıların  adeta benzeri olan Askeri Nezarethanenin bulunduğu Ardahan Öğretmen Evinin karşısındaki içinde bir çok eski tarihi binanın bulunduğu ve yapımı devam eden Millet Bahçesine üstten bakacak olan alanda alınan arazinin içinde yapılacak ve 2 katlı olacağı öğrenilen Ardahan Barosu Kompleksinin plan ve proje çalışmalarına başlandığı bilgisi alındı.


    ARDAHAN BAROSU DA


    ZORUNLU SEÇİME GİDECEK!..


    arşiv haber 30/09/2020 tarihli haber/yorum


    Ardahan Dernekler Federasyonu ve bir çok derneğin pandemi dolaysıyla ertelenen kongrelerini yapmaya hazırlandıkları şu günlerde bir yıl önce kurulan Ardahan Barosu da zorunlu seçime gidiyor.


    ARDAHAN BAROSU SEÇİME GİDİYOR..


    Geçtiğimiz yıl kurulan Ardahan Baro Başkanlığı ilk seçiminİ Av. Osman Nuri Yıldız kazanmıştı.


    Yeni çıkan yasa düzenlemesi nedeniyle yeniden seçime gidecek olan Ardahan Barosu için mevcut Başkan Av. Osman Nuri Yıldız’ın yeniden aday olacağı öğrenildi.


    54 Avukatın oy kullanacağı öğrenilen Ardahan Barosu seçiminin 3 Ekim 2020 Cumartesi günü Saat 10:00’da Baro Hizmet binasında yapılacağı öğrenildi.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!


    Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…’ diye yazısına başlayan Neşe Doster’in 2019 yılının 10 Mart’ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.


    Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster’in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.


    Ve Doster’in ‘fasulye de kendini nimetten sayarmış’ başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.


    Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve “Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var” başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.


    Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.


    Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.


     Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…


    Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..


    Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ”sus ya, dur kız, etme oğul”baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..


    Yani, ”Özel hayatın özgürlüğü var” deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak’tan, Suriye’den ve Ermenistan’dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!


    Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.



    Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege’den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan’ın bir kez daha saldırdığı “Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!


    Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..


    Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise’ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.


    Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ”Sen sadece kendin mi sanır sın?” dercesine ”topuğa kuvvet” bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak…


    Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.


    Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak…









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    ARDAHAN HABERLERİ.. Uyuşturucu Baronlarına Baskın!


    arşiv haber 17/04/2017 haberleri


    Son yıllarda kullananların sayılarının bir hayli arttığı Ardahan’a uyuşturucu taşıyanlara yönelik geniş çaplı bir operasyon yapıldı. Bir çok kişinin göz altına alındığı Ardahan’da uyuşturucu baronları olarak bilinenlerinde göz altına alınanlar arasında olduğu öğrenildi.



    Ardahan‘da polis tarafından uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda, 24 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, il genelinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon yaptı. Önceden tespit edilen adreslere eş zamanlı baskın yapan polis, uyuşturucu ticareti yaptıkları ve kullandıkları ileri sürülen 24 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilerin kaldığı adreslerdeki aramalarda bir miktar uyuşturucu ve uyuşturucu kullanımda kullanılan maddeler ele geçirildi.



    AK Parti İl ve İlçe Bakanları İstifa Edecekler mi! 


    Fransa’nın Başkenti Paris’in her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen en ünlü yapılarından biri olan Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangın kadar acıtan ve hala sonuçlanmayan son Mahalli Seçimlerinin tartışıldığı ülkemde asıl tartışılması gereken bir konuda istifa kültürüdür.


    İl Başkanı olduktan sonra sakal bırakıp, konuşmalarına cami imamlarının vaizlere başlamadan önce yaptıkları besmele ile söze başlayan AK Parti’nin seçilmiş değil, atanmış onca İl ve İlçe Başkanlarının hala tartışılan seçim sonuçlarında ki paylarının ne olduğu da konuşulan konuların başında gelmektedir. 


    Bu İl Başkanlarından olan AK Parti İzmir İl Başkanı ardından AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar’da 31 Mart seçim sonuçlarının tartışmalı hale gelmesine vesile olduklarını düşünüp, istifa eden İl ve İlçe Başkanlarının kervanına katılırken, siyaset’in S’si ile ilgilenmezken kim adını verdiyse beklenmedik bir anda kendini AK Parti Ardahan İl Başkanlığı koltuğunda bulan ve oturduğu koltukta daha önce oturan İl Başkanıdır..


    Aynı İl Başkanı kendisinden önce İl Başkanı olan, bu süre içinde 3 Milletvekili, İki Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanan ekibin başında olan AK Parti Ardahan eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın aday olduğu seçimlerini kayıp eden teşkilatın başındaki isimdir..


    Yani Ardahan Belediyesi seçimlerini büyük bir fark ile kayıp eden AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ve diğer İl vede İlçe Başkanlarının istifa edip, etmeyecekleri de merak edilmektedir. 


    Asıl merak edilen diğer bir İl Başkanı da geçtiğimiz gün düzenlediği toplantı da 31 Mart akşamı seçimleri kazandığını ilan eden ancak kazanmadığı ortaya çıkan ve erkenden zaferini ilan ettiği için bir hayli zorda kalan AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırm’ın yanında otururken ‘İstifa edecek mi?’ sorusuyla karşılaşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak’ın konumu ve durumudur. 


    Kendisiyle bir kez görüştüğüm ve vatandaşla kendisinden çok militan yardımcılarını görüştüren ve girdiği toplantılarda ayrı havalarda olan bu isimin istifa edip, etmeyeceğini bekleyen kamuoyunun büyük bölümü bu İl Başkanının hala o koltukta olmasına da şaşırdığını görmekteyiz..


    Halbuki; AK Parti İzmir İl Başkanı ile AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanının istifa etmeleri istifa kültürünün çok gelişmediği ülkemde en doğru kararlar olarak tarihe geçmiştir.


    Çünkü başarısız yada hatalı olduğu halde istifayı düşünmeyen onca idareci anlayışının yerleşik olduğu ülkemde, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini kayıp eden asıl kişilerin seçimleri kazanan Yavaş’ın yetkilerini aldırmaya kalkan Ankara İl Başkanı ve AK Parti kadroları olduğu alenen ortadadır. 


    İstanbul başta olmak üzere ülkenin 81 Vilayetinde, İlçe ve Beldelerinde ki tüm AK Parti Teşkilatlarının hemen hepsinin sonucu belli olan ama kabul edilmeyen ve seçimi Başkan Erdoğan’ın omuzları üzerinde kazanacaklarını sanmanın rahatlığı, kabadayılığı ve şımarıklığı ile sözde yönetmeye kalkmışlar ve beklenen sonucu alamamışlardır. 


    Ve en önemlisi kendi suçlarını, beceriksizliklerini ve Erdoğan’dan yedikleri,daha da yiyecekleri fırçaları ötelemek için YSK Hakimlerine sığınıp, ‘biz alamadık, siz alın’ demeye getirdikleri işin sonucunu kabul edip, hala istifa etmemek için ‘Az daha kalayım, bana İl, İlçe ve Belde Başkanı desinler’ yolunu seçmiştirler. 


    Halbuki adı geçenler veya adları kamuoyunda açıkça tartışılan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanları Valiler ve Kaymakamlar kadar bile çalışmamış, elleri ceplerinde, bıraktıkları sakallarla, İl Başkanı oldukları partinin muhafazakar kesime hitap ettiğini hesaba katıp, normal hayatlarında çokta dillendirmedikleri kurnazlıklarla besmele ile açtıkları konuşmaları ile ‘Seçimi nasıl olsa Erdoğan ismi kazanır’ diye yan gelip yatmış ve seçimleri asıl kayıp edenler olmuşlardır. 


    Bu nedenle; Bugün ülkeyi hem içte hem de dışta gerip, kötü bir imaja sokan ve kabul edilmeyen seçim sonuçlarına sebep olanlar, AK Parti’nin ‘Memur’ gibi atanmış olan, siyasetin S’si ile alakası olmayan mevcut İl, İlçe ve Belde Başkanlarıdır. 


    Ve hepsi Erdoğan’ın kendilerini görevden almasını beklemeden istifa edip, kenara çekilmelidirler. 


    Bunu ilk yapacak olanda İstanbul ve Ardahan İl Başkanları ve AK Parti’ye asıl seçimi kayıp ettiren ve hemen istifa etmesi gereken diğer İl, İlçe ve Belde Başkanları, Teşkilatlardır…



     **Mazbatayı Verin Piyasa Rahatlasın.. 


     Damat, Ekonomi Bakanının dolar arayışına çıktığı Okyanus ötesinde Trump ile verdiği fotoğrafın etkisiyle yeniden yükselmeye başlayan ve bu fotoğrafla ateşi düşen dolar ile  diğer bir çok sıkıntının iyiden iyiye daralttığı iç piyasa ve dış ekonominin rahatlaması için birde mazbataya ihtiyaç var. 


    Oda İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazanan alenen belli olan ama oyların durmadan sayılıp, bir türlü sayılamadığı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasıdır. 


    Evet, 31 Mart seçimleri biteli günler geçmesine rağmen bir türlü sonuçlanmayan İstanbul seçimlerini CHP Adayı Ekrem İmamoğlu kazanmış, diğer kazananlar ise mazbataları çeşitli bahaneler uydurulup, verilemeyen ve alakasız bir oy alan 2. seçilenlere verilenlere verilen HDP’nin kazanımlarını görmezden gelen anlayış artık sonucu kabul edip, yani başarısız kalan AK Parti İl, İlçe ve Belde Başkanlarının durumlarının da içinde olduğu gerçek gündeme dönmesi gerekir diye düşünmekteyim. 


    Haydi lütfen, ülkem ve İstanbul adına rica ediyorum.. 


    Verin şu mazbatayı, sizde bende, ülkemde rahatlasın..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    FASULYE de KENDİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!


    Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…’ diye yazısına başlayan Neşe Doster’in 2019 yılının 10 Mart’ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.


    Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster’in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.


    Ve Doster’in ‘fasulye de kendini nimetten sayarmış’ başlıklı yazısının son yıllarda yaşadıklarımı bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi.


    Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve “Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var” başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.


    Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.


    Şimdi  siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup, durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğumı soranlar da olacak biliyorum.


     Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde  aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi  ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar liraya çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…


    Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekun çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi içimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için..


    Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ”sus ya, dur kız, etme oğul”baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan..


    Yani, ”Özel hayatın özgürlüğü var” deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak’tan, Suriye’den ve Ermenistan’dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!


    Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, bilboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.



    Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden güçlenerek çıktık!” diyen damat bakanın esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege’den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan’ın bir kez daha saldırdığı “Azerbaycan kardaşımızın arkasında dağ gibiyiz” sözlerini bir kez daha düşünelim!


    Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..


    Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imanına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise’ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.


    Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ”Sen sadece kendin mi sanır sın?” dercesine ”topuğa kuvvet” bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak…


    Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.


    Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak…

  • ARDAHAN KÜLTÜR DE EYLEM VAR!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Zor şartlar altında çalışan işçiler, alın terinin ödenmemesi nedeniyle ailelerinin mağdur olduğunu ve çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını belirttiler. Ankara merkezli İSSA Yapı İnşaat’ın sahibi Sezgin Aydın tarafından yapılan Ardahan Kültür Merkezi inşaatı, İl Özel İdaresinden hak edişini almadığı gerekçesiyle işçilerine para ödeyemiyor.  


    Gazetemize ulaşan Kültür Merkezi İnşaat işçileri, Ardahan Valisi Hüseyin Öner’e çağrıda bulunarak, paralarının bir an önce ödenmesini istediler.



    Taşeron firma adına açıklama yapan Saim Erol: “Yaklaşık 3 aydır ilgili firma bize ödeme yapmıyor. Konu hakkında yüklenici firmayla görüştüğümüzde ise, İl Özel İdaresinin kendilerine ödeme yapmadığını bu nedenle işçilerin hakkını ödeyemediğini söyledi. Biz devlettin işini yaparken mağdur olduk. Bir tarafta iş devam ediyor ancak, çalışanlarımızın ailelerine para göndermesi lazım. Günlük ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyoruz. İki arada bir derede kaldık. Ardahan Valisi Sayın Hüseyin Öner derdimize çare bulsun. Önümüz kış, işçiler parasını almazsa aileleri perişan olacaktır” diyerek yardım istedi.



    TRUMP’TAN SONRA


    HANGİ BAŞKAN SIRADA!


    Dünyanın yuvarlak olduğunun ve döndüğünü antik Yunanlılardan beri bilinmesine karşın ve bunu ilk bilen Yunan filozof Pisagor’a atfedilmesine rağmen Aristo’nun fikirlerine ve teorilerine daha fazla önem verilirken Magellan’ın heyecan verici coğrafi keşifleri ise bu yöndeki teorileri gerçek kıldı.


    Ve o dönemden bugüne dönmeye devam eden dünyanın başını ağrıtan birçok olay olsa da bugün kadar ağrıdığını düşünemiyorum.


    Çünkü o dönemlere kadar kaosların içinde olmayan bugünkü dünyayı olmasa da başımızı ağrıtan başkanlar dönemi kadar hızla dönen bir süreç yaşamamıştı bu dünya.



    Aklıma ilk gelen Peygamberler, Padişahlar, Kralların önderlik ettiği Moğollar, Hristiyanlar, Katolikler, Müslümanlar, Yahudiler, Tibetliler, Osmanlılar, Hitlerin kendisini olmazsa da başını döndürdüğü bu dünyanın bugünkü baş ağrıları başkanlar desem kimse kızmasın. Çünkü şu an onlar yani başkan denenler dünyayı döndüremezlerse de de başımız ağrıtanlardır.


    Yani başkanlar döneminin yaşandığı şu günlerde veba, kıtlık, kuduz, aids derken bugünde corona ile birlikte başı ağırtan dünyanın dönüşündeki hızı çok değişmez de  bizim başımızın internetin, sanal dünyanın katkısı ile bir hayli hızla döndüğü ve ağrıdığı da diğer bir gerçektir.


    Başkan Trump’un hem de seçim öncesi büyük bir reklam yapmasına yardımcı olan coronanın maskelediği ağızların kapanıp, kimsenin konuşturulmadığı başkanlar dönemini yaşayan dünyanın bu başkanlarla nereye kadar gideceğini merak ederken önce İngiltere sonra Venezuela ardından Amerika başkanını yakalayan coronanın şimdi kimi yakalayacağını ve bu yakalama ile Başkanlık dönemini nereye kadar götüreceğini hep birlikte göreceğiz tabi onlar reklam yapmak için ”yakalandık” deyip ölmezlerken biz yakalanıp ölmezsek..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Ahılkelek’te dayak yediler,


    Mozorette eylem yaptılar!


    arşiv haber 16/04/2016 tarihli haber


    Çıldır Haberi


    Aktaş Gümrük Kapısının sınır ticaret kapsamına alınmamasını görmezden gelen ve bu konu da duyarsız kalan bir grup Çıldırlı ülkücü eğlenmek için gittikleri Ahılkelek’te dayak yeyince Mozoret tepesinde eylem yaparak, yaşanan adli olayı siyasallaştırmaya çalışmaları dikkat çekti.


    **İŞ YAPMAYA MI GİTTİNİZ DE DAYAK YEDİNİZ?


    İki Gümrük Kapısı olmasına karşın neden ithalat ve ihracaatın yapılmadığını sorgmayan ve son olarak Çıldır Aktaş Gümrük kapısının niye sınır ticareti kapsamına alınmadığını sorgulamayanlar eğlenmek için gittikleri Gürcüstan’ın Ahılkelek kentinde karıştıkları adli bir olayı siyasallaştırmaya çalışmaları destek görmedi.


    Türkiye ve Gürcistan arasınada ki dostane ilişkilere zarar verme amaçlı bu tür anlamsız bir eylemleri yapanların var olan sorunlar konusunda neden bu kadar duyarlı olmadığı merak edilirken, Ahılkelek’te dayak yediklerini ileri süren bu grubun karıştığı olayın içeriğinin ne olduğunuda açıklamalrı istendi.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






  • KARASU DA KARA HABER!.. Göleli genç Kocaali'da Denize girdi, eve ölü geldi..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Sakarya’nın Kocaali ilçesinde arkadaşlarıyla serinlemek için girdiği denizde boğulma tehlikesi geçiren Göleli genç, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Olay, Kocaali ilçesi Alandere sahilinde saat 15.30 sularında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, arkadaşlarıyla serinlemek isteyen Ardahan Göleli olan İtsanbul’da oturan 25 yaşındaki Serkan Akçelik, denizde oluşan akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Durumun haber verilmesi üzerine bölgede görev yapan cankurtaranlar tarafından boğulmaktan son anda kurtarılan genç sahil kenarına çıkarıldı. Sahil kenarında yapılan ilk müdahale sonrasında sağlık ekiplerine teslim edilen 25 yaşındaki Akçelik, Kocaali Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Akçelik, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.



    KÖTÜNÜN İYİSİ PARTİSİ..


     


    Son istifa kararından sonra gündemden ve gözden düştüğünü kendisi de kabul eder gibi bir yüz ifadesiyle yeniden gündeme ve göze gelme çabaları içinde olan ve bunu da Anayasa Mahkemesi Başkanına yaptığı göndermeler ile ortaya koyan Soylu gibi bir zamanlar İçişleri Bakanlığı da yapan kadın Genel Başkan Meral Akşener’in başında bulunduğu İYİ Parti,  kurultayına seçimlerde destek veren iki partiyi davet etmemiş.


    Bakanlık sürecine baktığınızda da Soylu’yu geride bırakan Akşener’in özellikle Kürt seçmeni derinden yaralayan bir anlayışla yaptığı bakanlığından kalmış huyunu gölgelemek için de MHP’yi davet etmeyerek HDP’ye ”sadece seni değil senin gibi keskin olan MHP’yi de davet etmedim” demeye de çalışmış gibi.


    Evet, Türk siyasi hayatının değişmez iki yüzlülüğünün son bir örneği olan bu duruma baktığımızda aynı partinin oy ve destek aldığı iki partiye de yanlış yaptığını görmekteyiz. Çünkü MHP’nin tabanının dün demediğini bırakmadığı Erdoğan ile bir araya gelen Bahçeli’ye olan sitem ve kızgınlığını ortaya koymak için kendisine yöneldiğini görmek istemeyen Akşener’li İYİ Parti son yerel seçimler de kendisinin de içinde olduğu ittifaka en büyük desteği veren HDP’yi ve  MHP’yi de davet etmeyip, CHP’nin başını çektiği ittifakın hatırı için bunu saklamak istediği bir gerçektir…


    Gerçi aynı durumu yani HPD’ye samimi olmadıklarını ama oylarına muhtaç olduklarından zora ki ittifak oluşumunu kabul etmek zorunda olduklarını tabanına ve Türk, Milliyetçi seçmene anlatmaya çalışan CHP’de İYİ Parti’den aşağı kalmıyor ya oda başka bir eleştirilecek durum olarak karşımızda durmakta. Çünkü aynı CHP, AK Parti-MHP ittifakına karşı oluşturmaya çalıştığı ve en büyük desteği aldığı yani tüm siyasi partilerin oylarına muhtaç olduğu HDP ile alenen, açıkça yan yana gelmektense gizli, kapalı kapılar ardından HDP ile görüşür, ‘ikimizde solcu kardeşiz’ der ama bunu cesurca ortaya koyamaz.



    Evet neydi o ata sözü mü yoksa çok şey anlatan sadece bir söz müydü ”Çirkin sen hele dur güzel gelmezse sana gelirim” sözü…


    Yada Sabahattin Ali’nin kitabına adını veren ‘İçimizde ki şeytan’ ın anlattıkları.. 


    Bu samimiyetsizce davranışları HDP Genel Merkezindekiler anlıyorlar mı bilmem ama HDP’yi sevmeyen MHP’ye yaranmak için dün hem de iki dönem birlikte yol aldığı HDP ile yan yana gelenleri terörist ilan eden AK Parti kadar samimi bile olmayı beceremeyen CHP kadar İYİ Parti’de HDP için de kötünün iyisi olduğunu bilmeleri gerek…


    Çünkü HDP ve HDP tavanı, Kürt seçmen, Kürtlerin solcusu, muhafazakâr, komünisti, hacısı, hocası kısacası hepsinin bildiği tek şey sağcısı, muhafazakarı, Kemalist’inin, orta siyasetçisinin beyninin altında asıl yatanın ulusalcılık olan Türk siyasi hayatında kendilerine uzanan hiçbir adımın samimi olmadığı ve iyi olmadığını bilmekte ve kendilerini kullanıyorum diyenler aslında kullanıldıklarını yani hedefe ulaşmak için HDP’nin de onlar gibi günü yeri geldiğinde ya bu ittifakta ya da dünkü ittifakta yer alıp, yoluna devam eder.. Ve buda er geç iktidarla, zaferle sonuçlanacak biline…






    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!





     




    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    arşiv haber 05/08/2018 tarihli haber/yorum


    Bir mühendis olmak üzere iki kişi suda boğularak ölürken, bir kızda intihar etti.


    Ardahanlılar iki günde iki canı suya verdi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Bayramoğlu köylü Berkay Şit İsimli Mühendis İstanbul Sarıyer’de girdiği deniz de boğuldu.


    Genç yaşta ve mesleğinin baharında hayatını kayıp eden Berkay Şit’in hayata göz yumduğu haberi ardından ikinci kara haber Ardahan’ın Göle ilçesinde geldi.


    Göle Salimbey Mahallesinde oturduğu öğrenilen Muhammed Özdemir isimli çocuk ise Göle Hayvan Meydanına giden yolun üzerinde yapımı devam eden köprünün inşaatında biriken suya düşerek hayata göz yumdu.



    **10 Yaşında ki Muhammed İhmal Yüzünden mi Öldü?!.


    Aynı gün iki ölümle sarsılan Ardahanlılar İstanbul Sarıyer’de denizde boğulan Bayramoğlu köylü Mühendisi gözyaşları içinde toprağa verirlerken Göle’de boğulan 10 yaşında ki Muhammed’in ölümüne ihmalin neden olduğu iler sürüldü.

    İleri sürülen iddialara göre Muhammed Özdemir’in ölümüne neden olan köprü inşaatında hiçbir güvenlik önleminin olmadığı ve bu nedenle boğulma olayının meydana geldiği ileri sürüldü.



    **Üniversiteyi Kazanamayınca İntihar Etti!


    Öte yandan Ardahan’da bir genç kız girdiği üniversite sınavını kazanamayınca intihar ederek hayatına son verdiği öğrenildi.


    Hoçvan’da yaşanan olayda hayatına son veren P. Gökçe’nin ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.



    Benim Cumartesi Yazılarım..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Benim Cumartesi Yazılarım..


    Çoktandır ele alamadığım Cumartesi yazılarımı özledim..


    Çünkü yine bir cumartesi günü  ele aldığım yeni bir yazımın 33 yıldan fazladır siyasi, politik, toplumsal ağırlıklı olan baş yazılar ele aldığımı çoğu okur bilir, sanır..


    Halbuki; Aşkı, sevgiyi, doğayı kısacası onca güzel ve insana nefes veren şeyleri olduğu gibi cumartesi yazılarımı da unutturan yoğunluk yüzündedir yazdıkça rahatladığım  Cumartesi yazılarım..


    ‘-Neydi bu cumartesi yazıları?’ diye merak edenlerin benim gazeteci kimliğimin yanında sadece stk başkanlıkları, siyasetle uğraştığımı ama şiirlerde yazdığımı bilmez belki..


    Gerçi Kuzey Doğu Anadolu, 23 Şubat Gazetesi, Çıldır Gazetesi, Göle Gözlem Gazetesi, Hanak/Damal Gazetelerimin okurları bilir, o kadar sert bir simaya sahip olan benim aslında duygusal bir o kadar şair yürekli olduğumu bilseler de; İstanbul’un en güzel gazetelerinden olan Gazete Damga okurları bilmezler diye yeniden bir cumartesi yazısı yazmam gerekti belki de..


    Peki ne anlatır bu benim uzun süredir ele alamadığım ve yazma, anlatma fırsatı bulamadığım benim Cumartesi yazılarım?!.


    Büromun penceresini ıslatan yağmurun damlalara gibi hayat denen bu yolda yaşadığımız onca sorun ve sıkıntılar ardından gizli gizli akan gözyaşlarımızın yüreğimiz de yanan ateşi korlatma çabası gibi her Cumartesi günleri ele aldığım bu yazılarımın kendi iç dünyamda yaşadıklarımın birikmesi ile dışa yansımasıdır benim Cumartesi yazılarım..


    Kalbi, yüreği gibi param parça olmuş olan bir insanın zaman zaman sahile çekilmiş olan ve koşarak binmek istediği yelkenleri kırık direğine sarıldığı kayıkla fırtınaların, tusinamilerin dolaştığı okyanuslara açılmak istemesine benzer benim Cumartesi yazılarım..


    Su almaya başlamış kayığın o özlediği adaya ulaşıp, ulaşamayacağını hesaplamadan her dakika biraz daha şiddetlenen yağmurun delirttiği denizin ortasında kendisini bulup, sağına, soluna bakıp aradıklarını bulamadığı andır benim Cumartesi yazılarım..


    Çölde su arar gibi gördüğü serabın peşine takılan bedevinin tuttuğunu sandığı aşk gibi çok sevdiği devesinin elinden çıkıp, gittiğini anlatır benim Cumartesi yazılarım..


    Belki de bin bir çiçekle donatılmış olan Ardahan’ın yaylaları gibi ovalara, dağlara kaçmak için sessiz köy  yollarına kendini atmaktır benim Cumartesi yazılarım..


    İyi çekmeyen araç radyosunda ki kulağa hoş gelen bir cızıltı eşliğinde geride bıraktıklarını unutmak, ansızın terk edenlerle yaşananları hatırlamamak içindir belki de benim Cumartesi yazılarım..


    İçine kapanıp, kalbini dinlerken beynini günlük yaşantıdan uzak tutup, dinlendirme çabası mıdır yoksa benim Cumartesi yazılarım?


    Kim bilir belki de için için yanan ve her an patlayacak bir volkan olan yüreğini serinletmeye çalışan bir insan halidir benim Cumartesi yazılarım..


    Ve belki de ondandır iç dünyam da yaşadıklarımla olan savaşın taraflarının anlaşılmaması içindir kaçıp, yazmamaya gayret ettiğim Pazar gününü beklemeden şimdiden okunmaya başlanan benim Cumartesi yazılarım..


    Kısacası; Sırdaşım, kozmik odam, karanlık kuyudur benim Cumartesi yazılarım..


    Yani; Arada bir açılıp ama Kırk Haramiler gelir korkusu ile yeniden kapanan kalbimin, yüreğimin, kapısı mıdır benim Cumartesi yazılarım..

  • Gürbüz Gökbulut: Ormanlarımızı Kestirmeyeceğiz..

    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Haberlerimizi ArdahanTV’dem görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Gerek başkanlığı süresince gerekse bölge insanı olarak kısacası yeşil bir dünya, doğası bozulmayan bir bölge için herkesin geleceğimiz olan doğaya sahip çıkması gerektiğini belirten Gökbulut ”her yıl olduğu gibi bu yılda”yenileme, genişletme ve gençleştirme’ adı altında acımasızca kesilip, yok edilen ormanlarımızın uğradığı katliama dur demeye çalışan herkese destek verilmesinin şart olduğunu bunu yapacakların başında gelenler ise bölgedeki toplum önderleri olan yerel yöneticiler, basın ve stk’lardır’ dedi.



    *Ünlü Markanın Türkiye CEO’su..


    Dünyaca tanınmış marka  giyim mağazalar zincirinin İstanbul CEO’su olan Ardahanlı Gürbüz Gökbulut bugün pandemi belası başta olmak üzere insan ve dünya üzerinde yaşanan birçok olumsuzluğun başlıca sorununun çevreye duyarsız bir toplum, rant uğruna dünyanın doğasıyla oynayan aç gözlülerin olduğunu belirttiği açıklamasını ”Ormanlarımızı Kestirmeyeceğiz” diyerek bitirdi.



    YILMAZ, İNCE, AKŞENER OLMADI DEMİRTAŞ!


    Fransa’nın uçak satmak için, Amerika’nın kısıtlamaları kaldırıp, Libya’nın içinde bulunduğu kanlı Arap Baharlı bölgede bulunan Libya için yeni bir üs kurmak adına ısıttığı Akdeniz ve Ege’de yaşanan sıcak gelişmelerin savaştan çok aslında ekonomik çatışma olduğunu anlamayan kamuoyunun görmediği diğer bir hesapta her an ilan edilecek denen bir erken seçim ya da 2023 seçimi öncesi iç siyasi hesaplardır…


    Bir taraftan dikkatleri dışarı çeken diğer taraftan iç siyaseti organize etmeye çalışan iktidarın, iktidarının devamı için yaptığı ince hesaplar olarakta bakılması gerektiğine inandığım Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi, gelişmelere takılıp, ekonomik sıkıntıları, pandemiyi ve diğer gerçek sorunların üzerine çektiği perdenin altında her geçen gün güçlenen karşısındaki muhalefeti de dağıtma hesapları içinde..


    Bu hesapların içinde olan iktidarın konsolosluktan, büyükelçiliğe buradan da milletvekilliğine yetmez CHP Genel Başkan Yardımcılığına kadar yükselip bir anda yani durup dururken  Ezan’ın Türkçe okunması gibi alakasız açıklamalarda bulunarak, kendisini partiden kovduran ve mecliste Ardahan’ın adını unutturan Öztürk Yılmaz’ın kurduğu partisine bel bağlanmayacağını anlayıp, yeni stratejilerin peşine düşmüş durumda..



    Bunun en bariz örneği Yılmaz’a gaz veren havuz medyasının İnce’yi de ince ince işleyip, CHP’yi parçalama hesapları yaparken asıl önemli sorunun HDP olduğunu da unutmuyor..


    Çünkü gerek kendisini iktidara taşıyan gerekse şu an buzlukta olduğu söylenen barış sürecinde kendisini iki dönem iktidar da tutan seçmenin yoğun olduğu ve hangi tarafa ağırlığını koyuyorsa ülke siyasetine yön veren HDP’nin ‘Hain’ yaftaları ile, eş genel başkanlarını, milletvekillerini, partililerini, taraftarlarını içeri atmakla erimediği gibi her geçen gün daha da güçlenip, ‘Yıllardır yaptığınız her şeye rağmen ben buradayım’ dediğini iktidarda görmüyor değil..


    Bu nedenle çoğu asker kökenli olan ulusalcı takımın önce Feyzioğlu aracılığı ile denediği ama Feyzioğlu’nun bu yemi yutmayıp, ‘şimdilik’ TOBB Başkanı gibi iktidardan yana görünüp kenarda durması ardından Öztürk Yılmaz’a kurdurulan partinin AK Parti’den ayrılıp, hızla örgütlenen Davutoğlu kadar ilgi görmediği ve Babacan’ın da katıldığı tarafta açılan deliği ve bu deliği %11’i geçen bir oya sahip milliyetçi seçmenin desteklediği Akşener’in bizzat Bahçeli tarafından geri MHP’ye davet edilmesinin kapatamadığını gören iktidar ve borazanı havuz bu kez de Muharrem İnce üzerinden CHP’nin parçalanıp, parçalanmayacağı hesaplarını yapmaya başladı.


    Ve ” en azında kullanırım, moral bozarım” dediği İnce’yi önce ince ince sonrada tüm gücüyle destekleyip, hatta konuşmalarını canlı vermeye başladı. Ama ‘Biz İnce’yi kullanalım’ diyenler İnce’nin kendilerini kullanıp, CHP içinde güçlenmekten öte bir işe yapmadığını da kısa sürede anlayan aynı tayfa bu kez hala neden hapiste olduğu anlaşılmayan ve dünya, AHİM’in bile serbest bırakılmasını istediği Selahattin Demirtaş’a yönelip, İnce’ye yaptıkları ”parti kuracak” dedikodusunu yaymaya başladılar.


    Ve asıl hedefin HDP olduğunu çaktırmadan bir taraftan terörist diğer taraftan ”acaba” diyerek, sayın demeden ”eski eş başkanı Demirtaş parti kuracak” diyerek gündeme taşımaya başladılar..


    Tabi bunlar yapılırken önce Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı eşliğinde önce Karadeniz’de sonrasında Akdeniz ve Ege’de çaldıkları mehter marşları ile dikkatleri dışarı çekip, eriyen dolarları, bozulan ekonomiyi ve her geçen gün büyüyen işsizliği unutturmaya çalışıyorlar.


    Ama dün neden tutuklu olduğunu iktidarın bile cevaplayamadığı Demirtaş’ı ziyaret edenler buradan dönüşlerinde bu ince hesaplar içide olanlarının umudunu kursaklarında bıraktı. Çünkü Demirtaş ne Yılmaz’dı nede İnce’ydi.. Ve milyonların ne derse o dediği HDP’liydi ve kendisi hakkında öne sürülen ”parti kuracak” dedikodularını elinin tersi ile geri itip, ” parti kur, serbest kal” diyerek kendisine üstü kapalı mesajlar gönderenlere’ ‘beni burada ne kadar tutarsanız tutun siz değil HDP büyüyor” demişti…


    Neyse biz yine Akdeniz’e, Ege’ye dönelim.. 


    Çünkü hesap tutmadı. Haydi yeni senaryo hazırlıklarına..






    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




    Şimdi de Göle-Şenkaya 


    Ormanları Yanıyor!!.


    arşiv haber 06/09/2017 tarihli haber


    Ardahan’da yaşanan orman yangınları bitmek bilmiyor. Son bir haftada ard arda çıkan orman yangınlarının bir yenisi de Göle-Şenkaya yaylarının yanı başında bulunan ormanlarda çıktı.


    Göle-Şenkaya yaylarının yanı başında bulunan ormanlarda çıktı.


    Alınan bilgilere göre gece saatlerin çıktığı yeni orman yangını dolaysıyla Göle-Erzurum yolununun dumanlar altında kaldığı öğrenilirken, gece karanlığı ve bölgenin hasasasiyeti dolaysıyla şu ana kadar müdahale yapılmadığı alınan bilgiler arasında oldu.


    **Yalanızçam Ormanları Çayır Cayır Yanıyor!..


    *04/09/2017 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün Ölçek yakınlarında çıkan ve iki gün süren orman yangını ardından Ardahan’da yeni bir orman yangını daha çıktı.


    Ardahan Merkeze Bağlı Bağdeşen köyü ormanlarında yangın çıktı.


    Edinilen bilgilere göre Bağdeşen Köyü Yazılı Taş ve Kömür Kuyuları mevkiinde saat 12.00 sularında bilinmeyen bir nedenle başlayan orman yangını devam ediyor. Yaklaşık 4 saattir söndürülemeyen orman yangınına itfaiye ekipleri müdahalede bulunurken, köyün gençlerinin de yangını söndürmek için seferber olduğu öğrenildi.


    Yangını Gelmeyen Helikopter Değil, Gönüllüler Söndürdü..


    Ardahan’da ormanlık alanda çıkan yangını Ardahan’da giden bir grup gönüllünün de bulunduğu insanların yardımıyla saatler sonra söndürebildi.


    **Çağrılan Helikopter Gelmedi..


     


    Ardahan Merkeze bağlı Ölçek köyü Komlar mevkindeki ormanlık alanda dün sabah saatlerinde yangın çıktı.


    Yangına Ardahan Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler, orman işçileri, itfaiye ekipleri alevlere müdahale etti. Yangının yaklaşık 10 dekarlık bir alan üzerinde etkili olduğunu belirten yetkililer, kontrol altına almak için çevre illerden ve helikopter talep etmelerine karşın İl dışında kimsenin gelmediği belirtilirken, AKUT’un Ardahan Temsilcilerinden Osman Yıldız ve Arkadaşlarının da katıldığı bir grup insanın yardımı ile yangın saatler sonra ancak söndürebildi.


    **Ardahan’da Çıkan Orman Yangını Büyüyor!


    *03/09/2017 Tarihli Haber


    Sıcakların kendisini iyiden iyiye his ettirdiği Ardahan’da çıkan orman yangını gittikçe büyüyor.


    Alınan bilgilere göre dün çıkan ve hala devam eden Ardahan merkeze bağlı Ölçek ve Altaş (Ur) köylerinin yakınlarında çıkan orman yangını büyüyerek devam ediyor.


    **İtfaiyeler yetmiyor, Helikopter istendi..


    Geçtiğimiz günlerde Göle’nin Köprülü (Gorveng) Beldesi ve Serinçayır (Çölpenek) köyü yaylasında çıkan anız yangınının dünde devam ettiği Ardahan’da beklenmedik anda çıkan yeni yangının Ardahan’ın meşhur sarı çamlarını yaktığı dikkat çekerken bu haberin yapıldığı saate kadar hala ciddi bir müdahalenin yapılmadığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    **Ardahan Sınır da Yangın..


    *21//08/2017 Tarihli Haber


    Gürcistan’daki Orman Yangınının Kara bulutları Ardahan Posof’u Sardı Gürcistan’daki orman yangınının kara bulutları Posof’u sardı.


    Ardahan’a sınır olan Gürcistan’ın Borjomikentinde başlayan büyük çaplı orman yangınının dumanları Ardahan’ın Posof İlçesinde gökyüzünü sardı.


    Gürcistan’ın Borjomi kentinde başlayan büyük çaplı orman yangınının dumanları Ardahan’ın Posof İlçesinde gökyüzünü sardı.


    Gürcistan – Türkiye sınırına yakın bir bölgede gece saatlerinde başlayan orman yangını sürüyor. Yangına müdahale için Türkiye ve Azerbaycan’dan da yardım taleplerinde bulunuldu. Rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılan yangın dolayısıyla Ardahan’ın Posof İlçesinde dumanlar gökyüzünü sardı. Posof semaları karabulutlarla kaplandı.



    **Çıkan yangın 4 kişilik aileyi evsiz bıraktı!


    *09/03/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta çıkan yangında bir ev kullanılmaz oldu.


    Alınan bilgilere göre elektrik kontağında çıkan yangın sonucu Özcan Ateş’e ait olan evin içinde ki eşyalarla birlikte yandığı ve 4 kişilik ailenin kış günü dışarıda kaldıkları öğrenildi.


     


    **Yardım Bekliyor…


     


    Kışın ortasında yanan evlerinin eşyaları ile birlikte kullanılmaz hale geldiğini belirten Ateş ailesi Posof Kaymakamlığından, Ardahan Valiliğinden ve Posof Derneklerinden yardım beklediklerini belirttiler.


    **Ardahan ve Posof Jandarma da Yangın!


    Ardahan ve Posof’ta çıkan yangınlar heyecana neden oldu..


    **14/11/2015 Tarihili Haber


    Ardahan‘ın Posof ilçesi Jandarma Bölük Komutanlığına ait lojmanların çatı katında yangın çıktı.


    Posof İlçe Jandarma Komutanlığına ait lojmanların çatı katında bugün belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Etkili olan fırtına yüzünden kısa sürede büyüyün yangına askerler ve Posof Belediyesi İtfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında lojmanın çatı kısmı tamamen yandı. Yangının yan taraftaki hizmet binası ile dairelere sıçraması önlendi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor. 


    **BOŞ EVDE YANGIN..



    Öte yandan Ardahan merkez de bulunan ve yıllardır kimsenin yaşamadığı evde çıkan yangına Ardahan Belediyesi İtfaiyesi ekipleri müdahale ederken, çevre sakinleri, yangının kimler tarafından çıkarıldığı veya yangının nasıl çıktığı konusunda ilginç açıklamalarda bulundular.Metruk binanın kullanılmadığını aktaran mahalle sakinleri, bu yangını in mi cin mi çıkardı bilemiyoruz ama küçük yaştaki çocukların oyun oynamak için evin içine girdiklerini, yıkılma tehlikesi olan binanın yetkililerce müdahalede bulunmasını istediler.






    **Kadınlar Ne Diyorlar?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    16 Nisan’da başına gideceğimiz Anayasa Referandumu sandığında ne çıkacağı konusunda tartışmaların aralıksız devam ettiği şu günlerde 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladığımız kadınların ne diyeceği de merak edilen diğer bir konu..

    Seçmen olarak 15 yıldır iktidar da bulunan AK Parti’nin yanında durdukları artık saklanılmayan kadınların büyük bölümünün bu referandumda da atacakları oylar 16 Nisan’da çıkacak sonucun rengini de belirleyecek gibi..

    AKP’nin Kadınlar ile daha yakın bir temas içinde olduğunu gören ve  bu yönde çalışmalarını arttıran CHP’nin, HDP’nin kadın seçmeninin de bir hayli yoğunlaştığı şu günlerde kadın oyunun önemi her gelen seçimde daha da önemli daha da etkili olmakta..

    Benim yaptığım araştırmada, görüştüğüm kadınlarla 16 Nisan’da sandık başına giden erkeklerin çoğunun ‘Hayır’ cı özellikle de ev hanımları başta olmak üzere kadınların ‘Evet’ ten yana olduklarını görmekteyim..

    Anayasa değişikliğinin en çok kimi yani kadını mı, erkeği mi etkileyeceği çokta anlatılamayan şu günlerde başta ev hanımları olmak üzere kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi olduğunu belirtmek sanırım bir yönlendirme olmaz..

    Çünkü görünen köyün kılavuz istemediği bir süreci yaşadığımız bir ortamda başta sanalda olmak üzere evlerde , iş yerlerinde ki kadınların AKP’den ziyade Erdoğan hayranı olduklarında diğer bir gerçek olarak karşımızda durmakta..

    Bilemiyorum ama erkeklerin çoğunluğunun ‘Hayır’ kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi oldukları görünen şu günlerde başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde ‘Hayır’ ların bir adım önde olduğu da diğer görünen durum..

    Erdoğan’ın Almanya çıkışı ile yurt dışında ki oylar ile bu açığı kapatmak istediği de diğer bir durum olarak karşımızda olduğu şu günlerde hemen hemen tüm televizyonları, gazeteleri elinde tutan AKP’den çok CHP’nin çalıştığı da diğer bir gerçek..



    Mihriban Hanım..






      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com



    Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

    Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

    Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

    Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

    Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

    Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

    Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

    Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

    Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

    Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..

  • ARDAHAN'DA İŞKENCE İDDİASI! KURTARIN BENİ!..

    İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


    Ardahan’da yaşayan 6 çocuk annesi S.Ü. (35) boşanmak istediği eşi tarafından şiddet görmeye devam ediyor. 1.5 yıl önce boşanma davası açan kadın 17 yıllık evliliği boyunca yaşadığı şiddete dayanamayıp mahkemeye başvurdu. Çocuklarıyla birlikte ayrı bir ev tutup yaşamaya başlayan S.Ü., uzaklaştırma kararı olan eşi E.Ü. tarafından önceki gün çocuklarına okul alışverişi yaptığı sırada yine darp edildi. Yaşadığı dehşeti SABAH’a anlatan S.Ü., “Yıllarca eşimden şiddet gördüm. Ayaklarıma ispirto döküp yaktı. Başka kadınlarla birlikte olduğu videoyu izletip kadınlığımla, anneliğimle dalga geçti. Boşanma davası açtım. Aileme, abilerime 70 yaşındaki anneme bulaştı. Onların evlerini arabalarını yaktı. Uzaklaştırma kararı olmasına rağmen hala yanıma gelip çocuklarımın gözü önünde beni darp etti” dedi.




    Çift, 17 yıl önce görücü usulü ile evlenmişti. İkisi ikiz 6 çocukları dünyaya geldi. Çiftçilik yapan E.Ü., 2000’de şehit olan ağabeyinden dolayı 6 yıl önce Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda memur olarak işe başladı. S.Ü.’nün iddiasına göre; E.Ü. evliliğinin ilk yıllarından bu yana sürekli fiziki ve psikolojik şiddet uyguladı. 1.5 yıl önce eşine boşanma davası açan S.Ü., çocuklarıyla birlikte ayrı bir eve çıktı ve orada yaşamaya başladı. S.Ü., önceki gün çocuklarına okul alışverişi yapacağı sırada eşi E.Ü.’nün saldırısına uğradı. E.Ü.’nün, çocukları ve kendisini darp ettiğini ileri süren S.Ü., yıllarca gördüğü şiddeti SABAH gazetesine anlattı.


    17 yıllık evliliğimde eşimden her türlü şiddeti gördüm. Defalarca ayrılmak istedim beni ailemi çocuklarımı öldürmekle tehdit etti. Mecbur döndüm. Bana yıllarca yapmadığı işkence kalmadı, ayaklarıma ispirto döküp yaktı. Kemerle yüzüme gözüme vurdu. Sağ gözümde kısmı körlük oluştu. Yüzümde kemer tokasından dolayı delikler oluştu. Gece gündüz beni kemerle dövdü. Son 3-4 yıldır beni ne aileme gösterdi ne onların gelmesine izin verdi. Annemi arayıp “Kızını her gün dövüyorum, gelip alınsana hadi” gibi laflar etti. Başka kadınlarla yatıp kalkardı onun videosunu bana izletip hem kadınlık hem annelik gururumla oynadı.

    1.5 yıl önce boşanma davası açtım. Davadan sonra aileme sarmaya başladı. Abimle barışma konuşması yapacağını söyleyip yanına çağırdı. Başına vurup kafasını kırdı, annemin köydeki ahırını yaktı. Köpeklerini öldürdü. Ağabeyimin arabasını ispirto ile yaktı. Kamera kayıtlarına yakalandı. 2 ay hapis yatıp çıktı. Hâlâ peşimizde. Sürekli uzaklaştırma kararı aldırıyorum, yine geliyor. Anneme tehdit videoları göndermiş. Bu adam hâlâ memur.

    Çocuklarımın okumasına izin vermedi, hepsini okuldan aldı. Büyük kızım okulu çok severdi. Buradaki okulda “arkadaşları yok” diye ben de onunla birlikte ortaokula yazıldım. Şimdi ikimiz de ortaokul diploması aldık. Artık çocuklarıma huzurlu ayrı bir hayat istiyorum. Ama bu adam ne beni, ne ailemi rahat bırakıyor. Yıllarca yaptığı işkence yeter. Bir an önce cezasını çekmesini istiyorum.




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Haberlerimizi ArdahanTV’dem görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    YILMAZ, İNCE, AKŞENER OLMADI DEMİRTAŞ!


    Fransa’nın uçak satmak için, Amerika’nın kısıtlamaları kaldırıp, Libya’nın içinde bulunduğu kanlı Arap Baharlı bölgede bulunan Libya için yeni bir üs kurmak adına ısıttığı Akdeniz ve Ege’de yaşanan sıcak gelişmelerin savaştan çok aslında ekonomik çatışma olduğunu anlamayan kamuoyunun görmediği diğer bir hesapta her an ilan edilecek denen bir erken seçim ya da 2023 seçimi öncesi iç siyasi hesaplardır…


    Bir taraftan dikkatleri dışarı çeken diğer taraftan iç siyaseti organize etmeye çalışan iktidarın, iktidarının devamı için yaptığı ince hesaplar olarakta bakılması gerektiğine inandığım Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi, gelişmelere takılıp, ekonomik sıkıntıları, pandemiyi ve diğer gerçek sorunların üzerine çektiği perdenin altında her geçen gün güçlenen karşısındaki muhalefeti de dağıtma hesapları içinde..


    Bu hesapların içinde olan iktidarın konsolosluktan, büyükelçiliğe buradan da milletvekilliğine yetmez CHP Genel Başkan Yardımcılığına kadar yükselip bir anda yani durup dururken  Ezan’ın Türkçe okunması gibi alakasız açıklamalarda bulunarak, kendisini partiden kovduran ve mecliste Ardahan’ın adını unutturan Öztürk Yılmaz’ın kurduğu partisine bel bağlanmayacağını anlayıp, yeni stratejilerin peşine düşmüş durumda..



    Bunun en bariz örneği Yılmaz’a gaz veren havuz medyasının İnce’yi de ince ince işleyip, CHP’yi parçalama hesapları yaparken asıl önemli sorunun HDP olduğunu da unutmuyor..


    Çünkü gerek kendisini iktidara taşıyan gerekse şu an buzlukta olduğu söylenen barış sürecinde kendisini iki dönem iktidar da tutan seçmenin yoğun olduğu ve hangi tarafa ağırlığını koyuyorsa ülke siyasetine yön veren HDP’nin ‘Hain’ yaftaları ile, eş genel başkanlarını, milletvekillerini, partililerini, taraftarlarını içeri atmakla erimediği gibi her geçen gün daha da güçlenip, ‘Yıllardır yaptığınız her şeye rağmen ben buradayım’ dediğini iktidarda görmüyor değil..


    Bu nedenle çoğu asker kökenli olan ulusalcı takımın önce Feyzioğlu aracılığı ile denediği ama Feyzioğlu’nun bu yemi yutmayıp, ‘şimdilik’ TOBB Başkanı gibi iktidardan yana görünüp kenarda durması ardından Öztürk Yılmaz’a kurdurulan partinin AK Parti’den ayrılıp, hızla örgütlenen Davutoğlu kadar ilgi görmediği ve Babacan’ın da katıldığı tarafta açılan deliği ve bu deliği %11’i geçen bir oya sahip milliyetçi seçmenin desteklediği Akşener’in bizzat Bahçeli tarafından geri MHP’ye davet edilmesinin kapatamadığını gören iktidar ve borazanı havuz bu kez de Muharrem İnce üzerinden CHP’nin parçalanıp, parçalanmayacağı hesaplarını yapmaya başladı.


    Ve ” en azında kullanırım, moral bozarım” dediği İnce’yi önce ince ince sonrada tüm gücüyle destekleyip, hatta konuşmalarını canlı vermeye başladı. Ama ‘Biz İnce’yi kullanalım’ diyenler İnce’nin kendilerini kullanıp, CHP içinde güçlenmekten öte bir işe yapmadığını da kısa sürede anlayan aynı tayfa bu kez hala neden hapiste olduğu anlaşılmayan ve dünya, AHİM’in bile serbest bırakılmasını istediği Selahattin Demirtaş’a yönelip, İnce’ye yaptıkları ”parti kuracak” dedikodusunu yaymaya başladılar.


    Ve asıl hedefin HDP olduğunu çaktırmadan bir taraftan terörist diğer taraftan ”acaba” diyerek, sayın demeden ”eski eş başkanı Demirtaş parti kuracak” diyerek gündeme taşımaya başladılar..


    Tabi bunlar yapılırken önce Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı eşliğinde önce Karadeniz’de sonrasında Akdeniz ve Ege’de çaldıkları mehter marşları ile dikkatleri dışarı çekip, eriyen dolarları, bozulan ekonomiyi ve her geçen gün büyüyen işsizliği unutturmaya çalışıyorlar.


    Ama dün neden tutuklu olduğunu iktidarın bile cevaplayamadığı Demirtaş’ı ziyaret edenler buradan dönüşlerinde bu ince hesaplar içide olanlarının umudunu kursaklarında bıraktı. Çünkü Demirtaş ne Yılmaz’dı nede İnce’ydi.. Ve milyonların ne derse o dediği HDP’liydi ve kendisi hakkında öne sürülen ”parti kuracak” dedikodularını elinin tersi ile geri itip, ” parti kur, serbest kal” diyerek kendisine üstü kapalı mesajlar gönderenlere’ ‘beni burada ne kadar tutarsanız tutun siz değil HDP büyüyor” demişti…


    Neyse biz yine Akdeniz’e, Ege’ye dönelim.. 


    Çünkü hesap tutmadı. Haydi yeni senaryo hazırlıklarına..


    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!







    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    arşiv haber 05/05/2016 tarihli haber


    14 yaşında ki çocuk, kayıp olan güvercinler için komşuları tarafından iple tavana asılarak, saatlerce işkence edilip, hastanelik edildi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan kent merkezinde yaşayan Tolga Avşar isimli çocuk komşuları olan 4 kişi tarafından, ‘Atımızı nallayayacağız, ahıra gelip, bize yardım eder misin?’ denilerek götürüldüğü Ahır da iple tavana asılarak kayıp olan güvercinlerin yerini söylemesi için saatlerce dövüldü.


    Kayıp güvercinlerinin nerede, kim olduğunu öğrenmek için 14 yaşında ki çocuğu iple tavanına asıp, saatlerce döven ve işkence eden 4 kişiden biri tutuklanırken, diğerlerinin arandığı öğrenildi.


    Konu hakkına bir açıklama yapan Tolga Avşar’ın babası Ümit Avşar çocuğuna işkence ederek, hastanelik eden baba Ümit Avşar şahıslardan şikâyetçi olduğunu söyledi.

  • ATSO Başkanının Acı Günü.. Çetin Demirci Oğlunu Kayıp Etti!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Koronavirüs salgının yayılmasını önle toplantısı..


    Koronavirüs salgınının yayılması önlemek, vatandaşlarımızın hayatlarını tehdit etmesini engellemek ve ek tedbirlerin alınmasına yönelik Ardahan Valisi Hüseyin Öner başkanlığında Ardahan’da bir daha toplantı yapıldı.


    İçişleri Bakanlığının talimatlarıyla 81 ilde eş zamanlı düzenlenen Pandemi Kurulu toplantısı çerçevesinde; Ardahan’da Vali Hüseyin Öner’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Belediye Başkanı Faruk Demir, Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Vekili Yavuz Köse, İlçe Kaymakamları, İl Sağlık Müdürü ve ilgili kurum yetkilileri katıldı.  


    Toplantıda, Koronavirüs salgının yayılmasını önlemek amacıyla İçişleri Bakanlığının direktifleri doğrultusunda alınan tedbirlerin yanı sıra, ilave tedbirler alınması ve denetimlerin daha sıkı şekilde uygulanması gibi konular görüşüldü. Ayrıca, salgınla mücadelenin aralıksız devam etmesi, halkın daha fazla bilgilendirilmesi, maske, mesafe ve temizlik konularında denetimlerin sıklaştırılması yönünde yeni tedbir kararları alındı.


    Vali Hüseyin Öner, toplum sağlığı için Koronavirüs salgınıyla mücadelenin daha etkili bir şekilde yapılması, ilave tedbirler ve denetimler konusunda da taviz verilmemesi talimatında bulundu.



    Virüs nedeniyle bakır kaplara talep arttı


    Korona virüs salgınıyla mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşlar, bakırcılara ilgi gösteriyor.


    Artvinli kalaycı Recep Tokgöz, unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan kalaycılığı yaşatmak ve geçimini sağlamak için şehir şehir dolaşarak kalaycılık yapıyor. Tokgöz, korona virüs salgınıyla mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşların taleplerini karşılamakta zorlanıyoruz dedi.


    Türkiye’de illerin tamamına gidip kap kalaylama işlemini yerinde yapmaya çalışan 43 yaşındaki kalaycı ustası Tokgöz, Ardahan‘da da açık havada tezgahını kurdu.


    Kura Nehri kıyısında bulunan Lezzet-i Kür Restorandın bahçesinde tezgah açan Recep Tokgöz, müşterilerinin getirdiği bakır tencere, tava ve sahanları kontrol ederek tamir olması gerekenleri ayırarak, daha sonra çekiçle düzelttiği bakır eşyaları temizleyerek kalaylama işlemini gerçekleştiriyor.


    Korona virüs salgını nedeniyle bakır kaplara olan talebin arttığını söyleyen Toksöz, “Dededen kalma bir mesleğe sahibiz. Tabi bizimde kurulu bir işimiz var. İkamet ettiğimiz yer var, fakat millet tatile giderken biz tatil yerine bu mesleği sevdiğimiz için Türkiye’nin hemen her yerinde bakırı kullanan yörelerinde hizmet ediyoruz. Bakır sağlıklı bir ürün olduğu için millet bir türlü vazgeçemiyor. Özellikle dünyayı saran Korona virüs salgını nedeniyle insanlar sağlıklı olan bakıra yöneldi. Piyasada hiç bilmediğimiz hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bakır sağlıklı bir ürün ve kalaylanması lazım, onun için de ön temizliğini, daha sonra da kalay aşamalarıyla yeniliyoruz. Özellikle Pandemi sürecinde bakırın önemi anlaşılmış oldu. Biz de bakır ürünlerinin kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Bakır tencere ve tavada yapılan yemek ile çelik ya da farklı bir üründe yapılan yemek aynı lezzeti vermiyor. İnsanlar bakırın kalayı yapılınca daha da sağlıklı olduğunu biliyor. O yüzden genellikle hep bakırı tercih ediyorlar. Yoğunlukta bundan kaynaklanıyor” dedi.


    Şaban Tokgöz ise, “Yok, olmaya yüz tutmuş bu mesleği yaşatmaya ve bakırı millete sevdirmeye çalışıyoruz. Bakır sağlık açısından çok sağlıklı ve krom, çelik, alüminyumla kıyaslanabilecek bir madde değildir. Bakır sağlık açısından kullanılması önemlidir. Pandemi illetinden sonra insanlar bakır kullanmaya başladı. Çünkü sağlıklı ve hastalık riski taşımıyor” şeklinde konuştu



    OTOBANDA TERS YÖNE GİTMEK…

     


    Bu günkü yazıma ilham olan bir arkadaşımın bana anlattığı Temel fıkrasıyla başlamak istiyorum. 


    “Temel, Dursun ve İdris hangimizin arabasının fren sistemi daha iyi çalışıyor diye iddiaya girmişler. Önce Dursun yokuş aşağı arabasına binmiş tam duvarın önüne geldiğinde frene basmış ve araba gayet rahat şekilde durunca; ‘benim arabanın fren sistemi ABS demiş’


    İdris’in arabası da aynı şekilde frene bastığı an durmuş İdris de; Benim arabanın fren sistemi de ABS demiş’


    Sıra bizim Teme’le  gelince  yokuş aşağı inerken ne kadar frene bastıysa da duvara bindirmiş garibim. İdris’le Dursun gülerek ‘Senin arabanın fren sistemi nedir?’ diye sorunca da ; Benim arabanın fren sistemi ASD  yani  “anasını ….. durmaz” . diye cevap verir.. 



    Gelelim ikinci Temel olayına…


    Yap işlet devret yöntemiyle yaptırılan 3. Köprü, yeni havaalanı, otobanların yanı sıra son yerel seçimlerde sonra büyük şehirlerin sınırları içinde kalan yolların yapımını sanki yeniymiş gibi yenilenmesini üstlenmiş gibi reklam yapan karayollarının yollarında “İstanbul kazan ben kepçe” misali dolaşırken ziyaret ettiğim dostlardan biri “-Abi sen otobanda ters yöne mi girmişsin de fark edemiyorsun” diyordu.


    Bunu söyleyen Avukat dostum söylemini teyit etmek için bir de otobana ters girmiş olan Karadenizli Temel’i örnek gösteriyordu…


    Zira kendisiyle yaptığımız sohbette konu başta STK lar, siyasi partiler kanalıyla oluşturulmak istenen ama bir türlü oluşturulamayan “Birlik beraberlik” ti konumuz..


    Aynı konuyu iş insanlarımız olan Mahir Aktaş ile Fuat Ağdemir’lede yapmamız bu konun ben yokken de beni ilgilendiren kamuoyunca masaya yatırılıp, tartışıldığınıda anlıyordum..


    Yani Başkanlığını yaptığım gerek “Güçlü bir Ardahan Lobisi” parolasıyla yol alan ARDAFED gerekse mevcut iktidardan ayrılıp bir türlü %28 i aşamayan muhalefetin yanında yer alan siyasi partilerin neden o isteneni veremediğini konuşuyorduk. 


    Peki suç kimdeydi? 


    Otobanda normal yönde seyredenler mi yoksa bu normalliğin dışında aynı yolda ters istikamette giden miydi?..


    Bir hafta içinde görüştüğüm dostlarla yynı sohbeti yapan Avukat dostum beni, ters yöne girmiş Temel’e benzetirken Temel’in fıkralarda da olsa insanların hafızasına temel atıp halen yaşadığının örnek gösterildiğini ve insan yaşamında önemli bir yer tutan benzetmelere kaynak olduğunu düşünmeden aynı otobanda hep aynı yönde seyredenlerin çoğunun adının bile anılmadığını unutuyordu.



    Bu nedenle mevcut sisteme karşı çıkanların normal denen sistemin çarklarına değnek sokanların asi, isyankâr hatta terörist olarak ilan edildiğini belirten ve benim de içinde bulunduğum durumu buna benzeten aynı dostum Avukat Sezgin Kaya hukukçu olmasına karşın mütevaziliğininde  verdiği bir bakışla otobanda normal yönde seyredenlere benim de uymamın yararlı olacağını ister gibiydi.


    Halbuki normalden öteye gitmeyen, bozuk diye isyan edilen sistemin çarklarını kıramasalar da ağırlaştırıp durduran hatta ters çevirenlerin de asiler, isyankârlar, ilk etapta terörist diye adlandırılsalar da verilen mücadeleler neticesinde kazanımlar sonrası ‘devrimci, lider’ hatta dün “Muhtar bile olamaz” denilenler gibi ülkeye başkan bile olunabiliyoru akla getirmiyordu, normal akan otobanda ters istikamette gidiyor denenler.



    Örnek mi?


    Peygamber (sav) efendimizin dokunulmaz denen putlara tapanlara karşı verdiği mücadele, padişaha rağmen Anadolu’yu elinde tutmayı başaran bu ülkenin kurucusu gibi liderlerin olmaz deneni, geleneksel hale dönüşmüş olan üyesi olduğu partiyi terk edip kendi partisini kuran bu günkü iktidarın ve ülkenin Başkanı ters yöne mi girmişti de halen saygıyla anılıp unutulmuyorlar, onca otobanda normal gidenlerin kısa sürede unutulduğu şu üç günlük dünyada..




    Bunalıma Giren Genç Kız Vefat Etti!


    arşiv haber 28/12/2018 tarihli haber


    Türkiye’de intihar vakalarının en çok yaşandığı iller arasında gelen Ardahanlı genç kız girdiği bunalım sonucu hayata göz yumdu.

    Cabak Demirci’ın ailesinin yaşadığı İstanbul’a Müjgan Çabak Demirci girdiği bunalım sonucu hayata göz yumdu. Olay hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenilirken Cabak’ın toprağa verildiği öğrenildi. 



    **Roboski ve Suriye..


    Türkiye’nin Suriye’ye yeniden gireceğini ima etmesi ardından ABD’nin bölgede çekileceğini ilan etmesi ile yeniden hareketlenen Ortadoğu yani ülkemizin sınır ötesinde yaşananlar bölgenin olduğu gibi dünyanın birinci gündem maddesi durumunda olmaya devam ediyor.

    Tabi ülkenin olmazsa da başta Kürtlerin olmak üzere birilerinin de diğer bir gündemi de 7 yıl önce 28 Aralık 2011 gecesi, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu köyünde F-16 savaş uçaklarının yaptığı bombardıman sonucunda 34 Kürt kökenli vatandaşın hayatını kaybetmesi olayıdır..

    Ve 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri öncesi adaylarını açıklayacak olan Başkan Erdoğan’ın ve diğerlerinin Roboski olay başta olmak üzere ülken içinde ki bu gündemle ilgili bir şey deyip demeyecekler ide merak edilmektedir. 

    Irak’tan sonra Suriye’de ki Kürtlerin ‘Bizde varız’ deyip bölgede söz sahibi olmak istemesinin kabul etmeyenlerin ellerinde bulundurdukları askeri ve silahlı güçler ile saldırı hazırlıkları yaptıkları bir sırada Suriye’nin resmi ordusunun yeniden bölge de görülmesini içine sindiremeyenlerin dünyanın resmi bir ordusunu kendi topraklarında yeniden söz sahibi olmasını terörist bir hareketmiş gibi kendilerine yakın havuz medyası kanalıyla kamuoyuna duyurmaları da ne kadar inandırıcı olur bilmeyiz.

    Irak ve Suriye’de yaşanan bugünkü gelişmeler öncesinde her iki ülke tarafından tanınmayan, kimlikleri verilemeyen ama bugün artık tüm dünyanın kabul ettiği bir halkın yani Kürtlerin kendi ülkeleri ve toprakları olan bölgelerde yaşama hak sahipliğini kabul etmeyi kendi yarattıkları İş İT’i mana edip, bölgeye girmek istemeleri de yeni Roboskileri yaratmaktan öte bir şey değildir.

    Yapılacak hareketin Türkiye’ye de bir hayı getirmeyeceğini bilmek ve en önemlisi ABD, Rusya, İsrail ve Arabistan gibilerinin asıl amacının da Türk Ordusu ile Suriye Ordusunu karşı karşıya getirip, silah satmak, Türkiyeyi ekonomik olarak zayıflatmak ve en önemlisi Türkiyeli Kürtleri rahatsız etmek olduğunu ve bu duruma kendisine sıra gelecekten korkan İran’ın gaz vereceğini unutmadan hareket etmek gerekir.

    Bu nedenle;Yeni Robiskilerin önüne geçmek için dün birlikte olduğumuz ve Esad dediğimiz ardından öyle , böyle yaşanan gelişmeler sonrası Esed dediğimiz komşu Suriye ile teması yeniden kurup bölgede oynan oyunu bozar, bitiremesekte en az 50 yıl öteleriz diye düşünüyorum..

    Bunun en açık örneği de barış sürecinde bir olup ‘Negri, Negri’ türküsünü birlikte söylediğimiz o güzel günlerdi ve o günlerin bozulmasında sonra dağ, taşı bombalayan silah ve bombalara giden paralarımız dolaysıyla ekonomizm de yaşanan şu anki sıkıntılardır..

    Ve atacağımız barışçıl bir adımla bunu ülke içinde ve sınır ötesinde yeniden sağlamak için hiç bir engel olmadığı gibi ‘Bizim yerimize DEAŞ’ı Türkiye yener’ diyen ABD’nin oyununa gelmemek gerek..

  • ARDAHAN LİSESİNDEN ÖNCE HOÇVAN LİSESİNİ YIKTILAR!



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Ardahan Merkez’de bulunan ve yıkılıp yerine bir şey yapılmayan Ardahan Lisesi Öğrenci yurdu gibi yıkılma kararı alınan Ardahan Lisesi de birçok eski okulun yıkılıp yerlerine yenilerinin yapıldığı şu günlerde bu kervana bir zamanlar nahiye olan ve belde olmak isteyen ama başta bölgede bulunan köy muhtarları olmak üzere stk ve siyasilerinin duyarsızlığı dolayısıyla bu hayalini bir türlü başaramayan Hoçvan Hasköy Lisesi de bu kervana katıldı.



    LGS ve Üniversite Sınav Sonuçlarında Ardahan’ın 81 Vilayet içinde kaçıncı olduğunu ve ilçelerinde dahil kaç başarılı Ardahanlı öğrencinin olduğunu kamuoyuna açıklayamayan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün eski ve depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıktırdığı bu okulun yerine yeni okul ya da resmi bir kurum binası yapılıp, yapılmayacağı konusunda bir açıklama da bulunulmazken taşımalı eğitim ile bölgeye taşınan Hoçvanlı öğrencilerin bir çoğunun şehir merkezlerine gelmek zorunda kalacağı belirtildi.



    BAŞKANLIK EYALET SİSTEMİ İLE DEVAM EDER!

    Önce iktidarın engellerini, sonra seçildikten sonra yakalayamadığımız Esenyurt Belediye Başkanının da yakalandığı pandemiyi  bahane edip, başta yıllar sonra kendilerini oralara taşıyan ittifak ortaklarını, gönüldaşlarını hatta hemşerilerini görmezden gelip, randevular vermeyip, onlarla akıl danışmanlığı yapmayıp ve en önemlisi, ‘HDP’mi benden iyi HDP’li olmaz, İYİ Partili mi benden iyisi olmaz, Muhafazakar mı benim anamda, bacımda başörtülü, babam da hacı” diyerek ”seçildim nasılsa’ şımarıklığı ile görmezden gelip, Saadetinden, HDP’sine, İyi Partisinden, sol orijinli insanları görmezden gelen ve buna tepki olarak Ardahan’da oluşturulan HDP ittifakının bozulmasına neden olan CHP’nin yerel yönetimlerinin tutum ve davranışları yani halkı kucaklayamayışlarının gölgesinde tartışılmaya devam eden başkanlık sistemi sancıları da sürüyor.


    Ve bu sancılar arttıkça 2023 seçimlerine 3 yıl kala erken seçim tartışmaları da devam ediyor. Belediye seçimlerinin de içinde olmasının hesaplandığı bir erken seçimin 2022’nin sonu ya da 2023’ün ortalarında olacağı yönünde tartışmaların sürdüğü ülke siyasetinde daha yeni olan ve eyalet sistemi resmi olarak kabul görmedikçe yerine oturmasının mümkün olmadığı görülürken mevcut iktidarın elinde tutmaya çalıştığı başkanlık sisteminin devamını ve son mahalli idareler seçimlerinde ellerinden çıkan yerel yönetimleri geri alma hesapları için kıvrandığı da diğer süre gelen bir konu.



    Mevcut iktidarın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eyalet sistemi ile ilgili açıklaması özellikle referandumun evet kanadında büyük yankı uyandırdığını da hesaba katan Başkan Erdoğan’ın bu süreçte eyalet konusunda MHP’nin geneli olmazda Bahçeli ve üst düzey ekibini ikna edip etmediğini merak ederken eyalet fikri ve sistem bakımından kritik olan MHP’nin pusulasının hangi yönü göstereceği ve en önemlisi başkanlık sistemin tam anlamıyla oturmasına katkı sunacak olan ve ”yok olmaz” diyeceğini sanmadığım HDP ile MHP varken nasıl bir diyalog kurulacağı ve başkanlık sisteminin devam için elzem olan eyalet sistemi tartışmaları etkileyebilir.


    Evet, çeşitli ülkelerde yönetimsel bir sistem olarak eyalet sistemi uygulanan bir dünya da eyaleti yürümeyecek olan başkanlık sistemi ile yeni bir seçime doğru giden iktidar ve ortağının ince eleyip, sık dokuduğu bu sistemi tabanına anlatma yollarını arayan ve meclisin açılması ile gündeme gelecek olan yeni yerel yönetim yasasıyla bu yönde hazırlık içinde olduğunu net olarak ortaya koyacak olan iktidarın bu yasa ile son seçimlerden bu yana bir çok yetkiyi ellerinden alıp, karayolları dahil diğer kurumlara devreden iktidar bu adımla da vekillerin olduğu gibi belediye başkanlarının kalan yetkilerini de ellerinden alıp, başkanlık ve eyalet sistemini istemek zorunda bırakma hesapları da yapıyor gibi..


    Eyalet sistemi genellikle seçilmiş olan valilerce yönetilen ve belli bazı özerklilere sahip büyük bir yönetim birimidir. ABD, Avusturya, Almanya ve Avustralya’da belli sınırları olan büyük federal yönetim birimleri var ve bu Türkçe’de eyalet adı ile anılmaktadır. Örneğin ABD’de eyaletler özerk bir yapıya sahiptir. ABD’nin anayasal yapısına bağlı olmakla beraber kendilerine ait kanunları, başkanları (valiler) ve yönetimsel farklılıkları olmasına hazırlanan bu gidişatın şart olduğu ve mevcut başkanlık sisteminin devamı için eyalet sisteminin şart olduğunu ben değil, başkanlık sisteminin gelmesi için HDP’ile kurduğu barış süreci gibi birçok sürece yönelik cesur adımlar atan Başkan Erdoğan’ında bildiğine göre önümüzdeki günlerde olmazsa da aylarda eyalet sistemini hep birlikte yeniden tartışacağız biline..


    Açıkça söylemese de iktidarının devamı için mecbur olduğu MHP’yi üzmeme adına Büyükşehirler sonrası eyalet sitemine giden diğer önemli bir adım olan  Bütünşehirler planını, Barış süreci gibi buzluğa kaldıran Başkan’ın bu yöndeki çıkışına her an hazır olalım diye düşünürken ortağı Bahçeli’nin 2017 yılında yaptığı bir açıklamada eyalet sistemi tartışmalarına ilişkin bakışının da çokta karşı bir bakış olmadığı ama zamana ihtiyaç olduğunu anlatmak istediğini de anlıyor gibiyim…


    Evet AK Partili bir danışmanın eyalet sistemi için ” Eyalet sistemini getireceğiz” başlığı ile 2017 yılında yaptığı açıklama ardından, “Öyle bir açıklamayı yapan insanlar ya Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hedefini sabote ediyorlar veya bir iç pazarlıkla görevlendirilmiş konuşmacılar bunlar. Bunları zaman gösterecek. Eyalet sistemini getireceğiz diye bir danışman cumhurbaşkanı danışmanı olarak söylüyor ve cumhurbaşkanı da buna ses çıkartmıyor kabulleniyor ise o zaman 2 gün içinde eyalet sistemine karşı olan üniter yapıda düşüncesi olan ülkücülerin kararı ne olabilir?” demişti.


    Ve bence Bahçeli’nin o günden sonra bugüne kadar gündeme getirmediği ve reddetmeyip, rafa kaldırdığı anlaşılan 2017 yılı açıklamasında bahsettiği o zaman bugünkü zaman gibi.. Yani 2023 hedefine gitmenin zamanı ancak tam yerleşmiş, eyalet sistemi getirilmiş bir seçim sistemi ile beklenen zamandan başka zaman değil gibi..





    Kora Yasta, Okul Tatil Edildi..


    ARŞİV HABER 13/05/2015 TARİHİ HABER


    **ÖLÜ SAYISI 7’YE ÇIKTI!


    Kars-Ardahan karayolu üzerinde meydana gelen ve iki otomobil kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada ölenlerin sayısı 7’ye çıktı..


    9 Gün İçin de 1O insanın canını alan Trafik Canavarı Ardahan sınırlarını terk etmiyor..


    Önce Göle’de, ardından Bilbilan’da, daha  sonra Ardahan-Kars yolun da ortaya çıkan trafik canavarı Göle’de bir kız çocuğunu, Bilbilan’da iki bacanağı, Hoçvan’da ise iki aileyi yok etti..


    **Nedeni; bozuk yol ve dolu!


    Son olarak kazada ağır yaralı olarak kurtulan ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Coşkun Koç’un da ölümüyle birlikte 7 kişinin ölümüne neden olan Arahan-Kars yolu üzerince ki trafik kazasının yıllardır yapılmayan bozuk yola yağan dolu olduğu ileri sürüldü.


    Alınan bilgilre göre Kars’ta bulunan bir hastayı ziyarete giderlerken Susuz’a 10 kilo metre kala yaşanan kazanın bölgede yağan dolunun bozuk ylu kayganlaştırması ve bu yolda ki çukurlardan kaçmak isteyen araçların kafa kafaya çarpması sonucu meydana geldiği belirtilen kaza sonucu hayatlarını kayıp edenlerin Kora köyünde toprağa verilecekleri öğrenildi.     


    Öte yandan köyde bulunan okulun Ardahan Valisinin emriyle bir günlük olmak üzere tatil edildiği bilgisi alındı.


    Kazada ölenlerin isimleri şöyle; Eylem Şit, Emirhan Şit, Naciye Şit, Mikail Şit, Nejdet Koç, Hanife Koç


    *HABER/YORUM..


    **Suçlu yollar ve yapmayanlar..


    Son bir haftadır ard arda yaşanan trafik kazaları sonucu ikisi çocuk olmak üzere toplam 10 insanın ölümüne 20 kişiye yakın insanın yaralanmasına neden olan trafik kazaları ile yasa boğulan Ardahan’da ard arda kaldırılan cenazeler için düzenlenen törenlerin başını, o bozuk yollarda ölen insanların hayatlarından sorumlu siyasiler çekiyor..

    Damal’da meydana gelen ve bir traktörün devrilip, bir kişinin yaralanması ile başlayıp, Göle’de 13 yaşında ki bir kızın ölümü ile devam eden trafik kazalarına neden olan birinci neden bozuk yollar olurken, bu yolların yapılmasından sorumlu olan siyasiler cenazelerde timsah göz yaşı döküyorlar..


    46 yaşına gelen benim, ‘25 yıldır neden bitirilmiyor’ diyerek, en az 20 bin defa yazdığım Bilbilan yaylası yolu, yani Ardahan-Ardanuç yolunu yaptırmayanlar bugün yaklaşan genel seçimler öncesi bir oy için yalandan cenazeler gidip, başı tutan siyasilerdir..

    Son olarak Ardahan-Kars yolu üzerinde meydana gelen ve biri benim akrabam olan 6 Hoçvanlının ölümüne neden olan yine yıllardır bir türlü bölünüp, bitirilemeyen Ardahan- Kars yoludur..

    Evet, son 9 gün içinde 10 insanın hayatına neden olan yollar ve bu yolları yıllardır yıllardır yaptırmayanlar suçludur..

    Ardahan’ın içinde ki yoları gibi ilçe ve köylerinin yolları da bozuk..

    Ardahan’ı diğer şehirlere bağlayan yolar bozuk..

    Ardahan’ı Kafkaslara bağlayan yollar bozuk..

    Ve bu yollarda bulunan çukurlardan kaçanlar ölmeye devam ediyor..

    Bu yolları yaptırmaktan sorum olanlar ise bu yollara ölenlerin cenazelerinde saf başını alıp, timsah göz yaşlarını döken siyasilerdir..


    Fakir Yılmaz/Gazeteci

  • ÇILDIR KÖYLERİ HAVADAN TARANDI, ARŞİVLENDİ!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    İlçenin yeni Kaymakamı Alper Taş’ın başkanlığında yapılan çalışmaya göre sınırları içinde Aktaş Gümrük kapısı, Çıldır ve Aktaş gölleri, Şeytan Kalesi, yeni ipek yolu olarak adlandırılan KTB Demiryolu ve HES Barajları gibi birçok ekonomik, doğal ve tarihi değerlere sahip Çıldır ilçesine bağlı tüm köyler Drone ile havadan görüntülenip, taranarak arşivlendi.


    İlçe Kaymakamlığının başlattığı ayrı bir proje ile Çıldır’ın köylerini güzelleştirme amacıyla başlatılan, “En Güzel Köy Bizim Köy” projesi kapsamında öngörülen çalışmaları koordine etmek ve köyler için her yıl planlanan KÖYDES programlarının hazırlanılmasında kullanılmak üzere tüm köyleri drone ile havadan çekimleri yapılarak dijital görüntü arşivi oluşturulduğu öğrenildi.


    Belirtilen çalışmaların yanında köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızın talepleri ve sorunlarının çözümü için de hava görüntülerinden faydalanılması planlandığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    ÇILDIR AKTAŞ’TA KUŞ ÖLÜMLERİ!


    arşiv haber 29/07/2020ntarihli haberler/yorumlar


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır ilçesi sınırları ile Gürcistan sınırları içinde kalan Aktaş Gölünde yaşanan kuş ölümleri dikkat çekiyor.


    Aynı zaman da Gürcistan’a açılan Aktaş Gümrük kapısının yanı başında bulunduğu Çıldır Aktaş Gölüne yaşanan kuş ölümlerinin nedeni belli olmazken bu ölümlerin gölün yanı başında bulunan gümrük binalarının kanalizasyonları dökülmesi mi yoksa başka bir nedenle mi olduğu bilinmiyor.


    Ardahan İl Tarım ve Çıldır İlçe Tarım Müdürlüğünün konuyla ilgilenmesini bekleyen gölün yanı başında ki Kenarbel Köylüleri yaşanan bu olağanüstü kuş ölümlerinin Afrika’dan Kafkaslara kadar uçan kuşların yuvası olan Aktaş Gölünün kirlenmesine de bağlamaktalar.


    Göçmen kuşların yuvası olan Aktaş Gölü’nde Pelikanlar başta olmak üzere, yaban kaz, karabatak, martı, leylek, yaban ördeği, atmaca gibi kuşların koloniler halinde yaşamakta.


    Çıldır Kenarbel köyünün yanı başında bulunan Aktaş Gölü’nün ortasında irili ufaklı yaklaşık 10 adacık var. Buzların çözülmesi ile birlikte yumurtlamaya yatan pelikanlar yavruları büyüyünceye kadar burada kalıp havalar soğuyunca Kızıldeniz’e doğru kanat çırpıyor. 


    Pelikanlar bu adalarda yavru yapıyorlar. 11’inci aya kadar göçe hazırlanıyorlar. 150’ye yakın kuş çeşidi olduğu Aktaş Çıldır Gölü Manyas Gölü’nden sonra kuş türünün en çok olduğu yer olarak bilinmekte. 


    Aktaş Gölü, Türkiye’de Ak pelikan (50 çift) ve Tepeli pelikanın (20 çift) bir arada üredikleri tek sulak alan olarakta biliniyor.


    ATATÜRK’E VE ŞEHİTLERE SAYGI


    BUPARK VE ÇEŞMEDE ANLAŞILIYOR!..


    arşiv haber 20/06/2020 tarihli haberler


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır İlçesi sınırları içinde bulunan Aktaş Gölü’nün yanı başında olan köyde bulunan okul gibi bir aynı köydel ki şehidin adına yaptırılan parkın durumu içler acısı durumda. Aynı durum Ardahan-Göle Yolu üzerinde buluna şehit çeşmesinde de yaşanıyor..


    VATAN-MİLLET-SAKARYA EDEBİYATI YAPARAK DEĞİL,


    BUNLARI GÖRMEKLE VATAN SEVDALISI OLUNUR!..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Abone olup, Ardahan’da yaşanan gelişmeleri, görüntülü olarak son dakika haberi olarak izlemeniz için YouTUbe ArdahanTV adına en ücra köşesine kadar gezip, dolaştığı Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı, Göle yolu gibi yıllardır bitmeyen Aktaş Gümrük Kapısı yolu üzerindeki Kenarbel köyündeki okulun ve önündeki Atatürk büstünün içler acısı halini ve aynı köyde bulunan ve Şehit Şemsettin Uğuz’un adını taşıyan parkın içler acısı halini görüntüledi.



    Çıldır Kaymakamlığına bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından binlerce lira harcanarak, gölün kenarında bulunan bataklık alanına yapıldığı öğrenilen ve şehidin adını taşıyan parkın durumu köyde bulunan okul ve önündeki Atatürk’ün büstü gibi perişan halde olurken köye uzun süredir başta vali ve kaymakam olmak üzere yetkililerin gitmediği de alınan bilgiler arasında oldu.



    **Şehit Çeşmesi de Okul ve Park Gibi Aynı Durum da..


    Öte yandan Ardahan merkeze 59, Çıldır’a 17 KiloMetre uzaklıkta bulunan Kenarbel köyü gibi gözden ve gönülden ırak olan ve Ardahan merkeze 3 kilo metre uzaklıkta, İl yetkilileri gibi her gün yüzlerce aracın gelip geçtiği, Yanlızçam, Çamlıçatak, Hanak ve Damal’daki gibi Çamları kesilmeye devam eden Göle İlçesi Yolu üzerinde, bulunan ve Ardahanlı 26 şehidin adını taşıyan çeşmenin durumu da Kenarbel’deki şehit adına yapılan park ve köy okulu ile Atatürk büstü gibi içler acısı bir halde.



    Yeni Bir Ekiple İşe Başlamak…


    Son Valiler kararnamesi ile değişen vali ve il emniyet müdürlerinin yeni görevlerine başladığı şu günlerde başta Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’na atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya olmak üzere 6 ayda bir yeni ekiple çalışmak isteyen ve önümüzdeki günlerde atadığı bakanları da değiştireceği ileri sürülen Başkan Erdoğan’ın bu atamalarına kızmaktansa bunun nedenine bakmakta fayda var…


    Çünkü bugün isimleri bile unutulan Akil Adamlar dahil 18 yıllık iktidarı boyunca en azından 18 bin insanın yerlerini değiştiren, Babacan ve Davutoğlu dahil olmak üzere çoğuna bir daha görev vermeyen Erdoğan’a kızanların anlamadıkları bir şey var; O da bu ülke kurulduğundan bu yana ya aynı kişiler veya onların yerlerine bıraktığı çocukları, akraba, yakınları hep aynı kadroların olmasına alışmış olanların tepkilerini görürüsünüz ya da bekleneni veremeyen ekip sıkıntısıdır…

    Çünkü Merkez Bankası başta olmak üzere birçok kurumun yıllarca aynı soy adını taşıyanlarca ya da sanki bulunmaz Hint kumaşıymış gibi aynı kişilerce idare edilmesine alışıldığı için Erdoğan, hatta ABD’nin değişmez denen sistemini ülkemizdeki gibi değişmeye zorlayan Trump’u bile ‘sistemi değiştiriyor’ diye eleştirenler var…

    Halbuki aynı durum kanun değişikliğine ihtiyaç duyulan İş Bankasına yönetici atayan CHP’de de görülüyor.

    Zira bugün Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya’ya kızan Kılıçdaroğlu’nun İş Bankası Yönetimine atadıklarının da bankacı olmadıkları ve Ardahan’ın eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay’ı bile buraya yönetim kurulu üyesi olarak atadığını bilenlerdenim.

    Ki aynı Atalay’ın amcası Sırrı Atalay’ın yerine kendisi ardından, amcaoğlu Orhan Atalay’ında yani aynı sülaleden  Milletvekili olduğunu hatırlayalım, bilelim…




    Kısacası bugün Ardahan’ın da aralarında olduğu ve yeni görevlerine başlayan valilerin, İstanbul’un yeni emniyet müdürü ile diğerlerinin de yeni ekiplerle çalışmak istemesi en doğal hakkıdır ..

    Tabi bunu yapmak içinde Başkan Erdoğan gibi cesaretli olmak ve kendisiyle çalışacak yeni yol arkadaşlarını seçmek istemesi kadar doğal bir şey yoktur…

    Evet, yeni valilerin, müdürlerin ve yönetim kurullarının aynı çaycı ile aynı kapıcı ile çalışması da doğal olsada, benim ”değiştirmelerinden” yana olduğumu belirterek onları değiştirmesi de doğaldır…

    Ben şahsen değişimden yanayım ve bu düşüncemi her yeni işe başlayana buradan, bu köşemden yazarak anlatmaya çalışırım.

    Çünkü değişenlerin büyük bölümünün değiştirilmesinden ya da görevden el çektirilmesinde en büyük rol oynayan yani başarısı ya da başarısızlıkları nedeniyle görevde kalmaları , halktan kopmaları hatta hatalar yapmaları onların yeni oturduğu koltuklarda daha önce oturanları yanlış yönlendirenlerdir..

    Ve benim son olarak daha önce makamında ziyaret edip, ‘Ardahan’da eğitimde neden başarısız olduğunu sorduğum ve bunun nedeninin yıllardır aynı idarecilerle yönetilen okul idarecelerinin hallaç pamuğu gibi yerlerinin değiştirlmesini ya da varsa yerine yeni isimler atamasını’ önerdiğim gerek yeni valilerin gerekse müdür ve yöneticilerin ilk işe başladıkları yerde önce yapacakları şey eskilerden ziyade yeni bir ekiple yol almasıdır.

    Bunu yapan görevinde başarılı ve uzun ömürlü olur.. Aynı Başkan Erdoğan gibi 20 yıldır iktidarda kalmayı başarır..

    Yoksa başladığınız yerde 2 yılı değil 20 günü doldurmaz ya ” Eski tas, eski hamam” dedirtir ya da ”Evet değişim hayırlı oldu” diye herkesi sevindirir ve etrafına ışık saçmaya başlar..

    Çünkü aynı tiplerin gideni de, geleni de baştan yorduğunu bir kez daha gördüm yeni Ardahan Valisini karşılama protokolünü uzatıp, daha işin başındayken valiyi ve diğerlerini yoran gereksizler bir hayli fazlaydı..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Kürt Demirkapılı Şehit Yolcu Edildi‏


    GÖLE ŞEHİDİNİ GÖZ YAŞLARI ARASINDA UĞURLADI



    **arşiv haber 08/09/2015b tarihi haber


    Dağlıca’da yapılan saldırı sonucu hayatını kayıp eden Ardahan Göleli Uzman Çavuş Ardahan alisinin de aralarında bulunduğu binlerce insanın katılımı ile son yolculuğuna yolcu edildi.


    Kçük bir grubun tekbir getirdiği ancak yapılan uyarı ardından cenaze töreninin sessizce yapılması dikkat çekti.

    Göle eski Demirkapı (Kürt Demirkapı)  köyü doğumlu TAYFUR HANÇER Göle merkez cami de kılınan ikindi namazı sonra toprağa verilmek üzere Demirkapı köyüne götürülerek toprağa verildi.


  • Hanak Damal'a Çarptı, 2 Ağır Yaralı!



     


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    LÜBNAN VE DOLAR NİYE HAVAYA UÇTU?..


    nketleri yoklayıp içinde bulunduğu durumu kurtarma adına ortağı BAHÇELİ’ye dert yanan ve”Sanki senden hayır yok, sen benden betersin yeni bir ortak bulmamız gerekiyor. En uygunu da eski ortağın, partilin Meral hanımdır. Meral hanımla bir görüşsen olmaz mı? “dediğini düşündüğüm Başkan Erdoğan Libya’ yı kurtarmaya çalışırken bu kez de karşısına Lübnan çıktı. 

    Gerçi Lübnan’ın çıkacağı, Ermenilerin Azerbaycan’a yeniden saldırmasıyla anlaşılmıştır. Zira Ermenistan’a giden  silahların hep Beyrut menşeili olduğu bütün dünya tarafından bilinir. Bunun ana  nedenlerinin başını çeken de Ermeni nüfusu ağırlıklı Beyrut’tur. 

    Azeri’lerle birlikte yaptığımız tatbikatın sesinin Lübnan’dan gelmesinin nedeni merak ediledursun biz konumuza Bahçeli’nin Akşener’i geri çağırışına dönelim. 




    Gerçi Lübnan’dan gelen ses öncesi CHP de bir bomba patlatılmıştı. Hemde iktidarın havuzu denen medya tarafından. Dünyanın olduğu gibi ülkenin dengelerinin saat başı değiştiği şu koronalı günlerde iç siyasette sağ kanatta barış aranırken sol taraftan da iç karışıklıklar yaratılmaya çalışılmakta..

    Var olan ama artık bıkkınlık getiren iktidarın devamı için.. 

    Yani bir taraftan ortadoğu başta olmak üzere dünyayı dizayn etmek diğer taraftan da iç siyaseti.Evet birileri Lübnan niye havaya uçuruldu diye düşünedursun diğer tarafta yani Başkan Erdoğan ve ekibi CHP ye ince, kalın bombalar atmakla meşgul..


    Ha tamda yazımı siteme eklerken doların da uçtuğunu öğreniyordu, hemde ülkemin çok ama çok sıcak kenti Başkenti Ankara’da..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    Ardahan Göle’de Kaza


    1 Ölü, 1 Ağır Yaralı!..


    arşiv haber 26/07/2020 tarihli haber


    Ardahan’ın Göle İlçesinde meydana gelen trafik kazasında bir kişi öldü, bir kişi ağır yaralandı. Alına bilgilere göre gece saat 03.00 sıralarında meydana gelen kaza haberi için sitemiz linkini ve haberimizi TIKlayın..


    İKİ TANE PIRIL PIRIL GENÇ


    Ardahan Göle’de meydana gelen trafik kazasında Faruk Delibalta hayatını kaybetti.


    Alınan bilgilere göre dün gece saat 03.00 sıralarında Göle Dereyolu Salut bölgesinde Göle istikametine gelmekte olan aracı kullanan sürücü direksiyon hakimiyetini kaybedince Beton Köprü’ye çarptı.


    Meydana gelen kazada araçta bulunan Faruk Delibalta olay yernde hayatını kaybetti. Öte yandan aynı araçta bulunan ve ayaklarında kırık olduğu tespit edilen Burak Şimşekönce Göle Devlet Hastanesine ardından Erzurum’a sevk edildi 


    Haber Fakir Yılmaz/GÖLE HABER Kurbani DEMİR


    OKULLAR EĞİTİME YETİŞSİN


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okul, pansiyon, spor salonu ve devam eden inşaatları denetledi. Vali Öner, inşaatların okullar açılıncaya kadar tamamlanmasını istedi.



    Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut ile birlikte Karagöl Mahallesi, İnönü Mahallesi, Atatürk Mahallesi ve Halilefendi Mahallesinde ki okullar bölgesine giden Vali Öner, bölgede ki okullar, pansiyonlar ve spor salonlarında incelemelerde bulundu.



    Vali Öner, incelemeleri sırasında gördüğü sorun ve eksikliklerin biran önce giderilerek eğitim-öğretimi aksatmayacak şekilde tamamlanması yönünde Milli Eğitim Müdürü ve okul müdürlerine talimatlarda bulundu. Yapımı devam eden okul ve pansiyon inşaatlarını da denetleyen Vali Öner, inşaatların okullar açılıncaya kadar tamamlanmasını istedi.


    VALİ ÖNER’DEN ‘BASIN BAYRAMI’ MESAJI


    Ardahan Valisi Hüseyin Öner, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı ile ilgili olarak mesaj yayımladı.



    Vali Öner, Türk basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz gününün Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlandığını dile getirdi.Vali Öner, yayınladığı mesajında, “Günümüz toplumunda hızla gelişen ve geniş bir alana ulaşabilen kitle iletişim araçları ile birlikte etkinliği her geçen gün artan yazılı, görsel ve işitsel basın yaşadığımız yer ve tüm dünyadaki gelişmeler hakkında bizleri haberdar ederek etkili bir iletişim ağı sağlamaktadır. Bununla birlikte, demokrasinin ve ülkenin gelişmesinde çok büyük bir yeri olan haber alma ve yaymada doğru bilgilendirilmiş, çağdaş bir toplum için basının güvenilirliği ve tarafsızlığı da büyük önem arz etmektedir. Doğru bilgi beraberinde doğru düşünceyi getirir. Böyle önemli bir görevi yerine getirirken zor çalışma şartları altında fakat meslek aşkıyla mesai mefhumu tanımayan fedakar ve cefakar tüm basın çalışanlarının ve basın kuruluşlarının; Basın Bayramını kutlar, meslek hayatlarında başarılı daha nice bayramlara, güzel günlere sağlıkla ulaşmalarını ve bizleri her zaman gerçek ve güvenilir haberlerle haberdar etmelerini temenni ederim” ifadelerini kullandı.


    FETÖ OPERASYONUNDA


    11 ŞÜPHELİ YAKALANDI..


    Aralarında Ardahan’ın da olduğu ve Kırşehir merkezli 12 ilde FETÖ/PDY’ye yönelik operasyonda, aralarında muvazzafların da bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı.



    Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı kişileri periyodik ve ardışık aradıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı çıkarılan şüphelilere yönelik Kırşehir merkezli Rize, Erzurum, Ardahan, Ordu, Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Ankara, Gaziantep, Konya ve İzmir’de 25 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında muvazzafların da bulunduğu 11 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerin Kırşehir’e getirildiği öğrenildi.



    Yüzde 28’i geçemeyen CHP


    Son olarak Ayasofya kartını açıp, Suriye’deki Emevî Cami’sinde değil İstanbul Ayasofya’da Kuran’ı kerim okuyup iç politikaya olduğu gibi dünya siyasetine meydan okuyan Başkan Recep Tayyip Erdoğan MHP ile birlikte 2023 yılına doğru hızla giderken karşısındaki güç, muhalefetin ana gemisi olan Cumhuriyet Halk Partisi de 37. Kurultayını yapıyordu.

    Ve Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olmak için çıktığı kurultay sahnesinde yeniden sıralıyordu var olan tüm sorunları.. 

    Tabi Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce tv kanalları kurultaya katılanlarla röportajlar yapıyorlardı.. Ve birçok solcu konuşmacı mesajlar veriyordu…

    Yani, CHP’lilerin ve solcuların dinci, diğer kesimin muhafazakâr kesim dediği kesimden ”oy alırız” düşüncesiyle konuşmalarında dini söylemlere dikkat çeken satırlar eklemeyi unutmuyorlar…

    Yani İmam Hatiplere onay veren, Trabzon Ayasofya, İstanbul Çamlıca, Karadeniz sahilindeki deniz manzaralı cami dahil olmak üzere onca caminin yanında  sanki cami azmış  gibi İstanbul Ayasofya’ya ses çıkarmayan ince mesajlar yollayan konuşmacılardan sonra ” Edirne’den, Ardahana” adlı şarkı eşliğinde kürsüye tek aday olarak Kemal Kılıçdaroğlu geliyordu..

    Ve onca seçim ve ankette %28’i bir türlü geçemeyen bir partinin genel başkanı olarak iktidara geleceğini iddia edip, iktidar olduklarında yapacaklarını tek tek sıralamaya başlıyordular..

    Gerçi aynı Kılıçdaroğlu, yani  duruşuyla, söylemleri ile sevdiğim ve Deniz Gezmiş anlayışı ile hareket ettiğine inandığım ama onunda diğer genel başkanlar gibi CHP’nin Kozmik odasını aşamadığını ve bu nedenle o beklenen başarıyı sağlayamadığını bilsemde anlattıklarını, dediklerini, öne sürdüğü fikirlerinin Erdoğan’ın başkanlık ettiği iktidar tarafından ilk etapta çok kızsalarda zaman içinde dikkate alınıp, hayata geçirildiğini de iyi bilmekteyim..




    Çünkü bir türlü %28’i aşamayan Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları, söyledikleri, önerdikleri fikirlerinin birçoğuna iktidarda katılıyor ve zaman içinde hayata geçirip, CHP iktidarına gerek yok dedirtmeyi başarıyor..

    Evet, Selahattin Demirtaş gibi Kemal Kılıçdaroğlu’da Başkan, Başbakanlık yapacak çok iyi birer liderler.. Ama Başkan Erdoğan gibi yeri geldiğinde kozmik odaları ellerinin tersi ile itemedikleri için bir türlü %13’ü, %28’i aşamadıkları diğer bir gerçek olarak sol muhalefetin önündeki en büyük engel olarak karşılarında durmakta.

    Bu engeli, Erdoğan ile birlikte Ayasofya’da namaza giden sağ anlayışlı siyasetçi Akşener’li İYİ Parti ile mi ya da hafta başında partisinin İl Kongresi için Ardahan’da olacak olan muhafazakâr kesime hitap eden AK Parti’den ayrılan, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisiyle mi, ya da Davutoğlu ile AK Parti’den ayrılıp ama bu ayrılıktan kısa süre sonra Davutoğlu’ndan da ayrılarak, ANAP ruhlu bir parti kurduğunu iddia eden ve DEVA adlı yeni bir parti kuran eski bakan Ali Babacanla mı veya önümüzdeki günlerde CHP’ye verdiği desteği çekeceğini sanki ima eden HDP ile mi aşıp, iktidar olur mu bilmem ama CHP’nin önce %28’i aşması için kendisini aşan bir siyaset ortaya koyması gerekir..




    Yoksa solcu, alevi seçmenin oluşturduğu % 28’ide ”Allah’ın izni” ile deyip, arttıramaz tam tersi %25’lere indirip, iktidar olmak için’ ‘İktidar Kurultayı, 2. Cumhuriyet Beyannamesi” ile de olsa bir 50 yıl daha bekler CHP…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpBaydar Büyük Farkla Kazandı..


    arşif haber 21/05/2017 tarihli haberler/yorumlar


    Aynı zamanda AK parti Ardahan İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar 3. kez Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı oldu.


    Geçtiğimiz hafta yapılması beklenen ancak yeterli çoğunluk sağlanmadığı gerekçesiyle ertelenen ADYB’nin seçimi Baydar’ın rakiplerine büyük fark atmasıyla sona erdi.


    Alınan bilgilere göre üç adayın Mitat Çoban Başkanlığında bir araya geldiği ve 3 binin üzerinde üyenin katıldığı seçimi 2 Bin 42 oy alan mevcut başkan Yunus Baydar kazanırken rakibi olan Mitat Çoban ise seçimde son anda çekilip, yanında yer alan adayların desteğine karşın 958 oyda kaldı.


    **ADSYB Kongresi Ertelendi..


    *15/05/2017 Tarihli Haber


    Ardahan Dernekler Federasyonun kongresini yaptığı gün yapılması beklenen Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Biriliği Genel Kurulu yapılamadı.


    Aynı zaman da AK parti Ardahan İl Başkanı da olan ADSB’nin Başkanın Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yeniden aday olduğu ADSYB’nin Genel Kurulu çoğunluk sağlanmadığı gerekçesiyle önümüzde ki haftaya ertelendi.


    **Çete Birleşti..


    5 Bin 170 Üyesi bulunan 2 Bin 300’ün üzerinde üyenin hazirunu imzaladığı Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği genel kurulunda dikkat çeken en önemli konu Baydar’a karşı birleşenlerin Ardahan kamuoyun da çete olarak adlandırılan kişilerin bir araya gelmesi oldu.


    Baydar’ın başında bulunduğu partinin eski siyasilerinin yanı sıra mevcut yerel yöneticilerinin ilgisiz kaldığı da dikkat çekilen diğer önemli bir gelişme oldu.


    **Yunus Baydar Devam Dedi..


    *21/09/2015 Tarihli Haber


    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde yeniden 2. sıra milletvekili adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar istifa etmedi.


    AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ardından 2. sıra adayı olan Baydar 1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimlerinde yeniden kazanmak için çalışacaklarını belirtti.

    Bugün Ankara’da yapılacak olan aday tanıtımına katılarak, seçim startını vereceklerini belirten Baydar ‘birlik, beraberlik zamanı, partimizde el ele verip, kazanmak için çalışacağız’ dedi.


    **CHP Adayları Ardahan’da..


    Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın Prof. Dr. Orhan Atalay’dan sonra ikinci sırada yeniden milletvekili adaylığına karar almasıyla birlikte AK Parti’nin Atalay ve Baydar ile, CHP’nin Konsolos Öztürk Yılmaz ve Göleli İşadamı Erdem Uygur’la, MHP’nin Av Osman Yıldız ve Av. Gökhan Ağdemir ile HDP’nin Sarıkamışlı bayan aday ile yarışacağı 1 Kasım Genel Seçimlerine girmeye hazırlandığı Ardahan’da iddialı parti olan CHP’nin adayları bugün Ardahan’a gelerek seçim startını verecekler.


    **ÖĞÜT: İKİ MİLLETVEKİLİ GÖNDERMELİYİZ..


    Bugün Ardahan’a gelecek olan yeni adayları ile seçim startı vereecek olan CHP’nin eski milletvekili Ensar Öğüt yaptığı açıklamada CHP’nin Ardahan’da iki milletvekili kazanacağını belirtti.


    Öğüt yaptığı açıklama da, ‘Her seçim önem taşır. 1 Kasım seçimleri ise ülkemiz ve Ardahan’ımız açısından daha fazla önem arzediyor. Bu nedenle, geleceğimiz açısından hem CHP’nin iktidar olması hem de Ardahan’ın temsilsiz kalmaması ve iki milletvekili çıkarmamız için çok çalışmak durumundayız.


    Ardaha’da ÖZTÜRK YILMAZ ve ERDEM UYĞUR milletvekili adaylarımız olarak CHP Genel Merkezi tarafından takdir edilmişlerdir. Şimdi hepimize düşen görev, ülkemiz ve bölgemizin yetiştirdiği bu iki değerli, pırıl pırıl evladımızı milletvekili olarak parlamentoya göndermektir. Hem bölgemizin sahipsiz ve temsilsiz kalmaması hem de CHP’nin iktidar olması için başarmak zorundayız.


    Bu duygularla, üç dönem bölgemizi onur ve gururla temsil etmiş bir milletvekili olarak, CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi olarak, bir partili, bir Ardahanın evladı olarak, partimizin başarısı için, adaylarımızın kazanması için elimden gelen desteği vereceğimi ifade etmek isterim. Bu herkesin görevidir. Saygılarımla Ensar Öğüt’ dedi.


    **Yılmaz, HDP Milletvekili Adayı..



    Alternatif Doğuş ve Hoçvan’ın Sesi yayınlarının İmtiyaz Sahibi Hoçvan Hasköylü Gazeteci Çetin Yılmaz, HDP İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı oldu.


    Gazeteci kimliğiyle yıllardır bölgede haber ve etkinliklere imza atan Yılmaz, “Bizler HDP, bizler Meclise” diyor.


    “ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ ve HAK MÜCADELESİNİN NEFERİ OLACAĞIM”


    HDP Genel Merkezi tarafından İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı olarak görevlendirildiğini belirten gazeteci Çetin Yılmaz, sıralamanın herhangi bir önemi olmadığına vurgu yapıyor; “Partimin bana verdiği görevi layıkıyla yerine getirmek için çalışacağım. Türkiye halklarının özgürlük, demokrasi ve haklar mücadelesine bir ışık da ben tutabilirsem, bundan onur duyarım” diye konuşuyor. “TEBRİKLERİ HDP GENEL MERKEZİNDE KABUL EDECEĞİZ” Yaptığı basın açıklamasında, Milletvekili Adayı olarak görevlendirilmesinin ardından kendisini tebrik edenlere de seslenen gazeteci Yılmaz, 1 Kasım günü yapılacak olan genel seçimin HDP zaferi ile sonuçlanacağından kuşkusunun olmadığını, tebrikleri HDP Genel Merkezinde kabul edeceklerini söyledi. HDP’li Yılmaz, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Halkların Demokratik Partisi yöneticilerimizce, İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı olarak görevlendirildim. Onur saydığım bu görevi layıkıyla yerine getirmek için çalışacağım. Halkların Demokratik Partisi adına “Edirne’den Kars’a mesaj; Selo geliyor yavaş yavaş” demek için İstanbul 3. Bölge’de bir nefes de ben olacağım. Dün olduğu ve yarın da barış, özgürlük ve eşitlik için sonuna kadar mücadele edeceğim. Ben ya da yanımdaki bir başka yoldaşımın Mecliste halklarımızı temsil etmesi, Türkiye açısından önemli bir kazanım olacaktır. Bunun için halklarımızın desteğine ihtiyacımız var; “ dedi.


    CHP İLE HDP’NİN ANAYASA TİYATROSU!..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Baştan uzatmadan, hemen söyleyeyim..

    İkinci turda da 7 maddesi hemde birinci turdan daha rahat ve hızlı geçen Anayasa değişikliği tartışmalarının yalan ve CHP ile HDP’nin figüranlığından öte bir şey değil..

    Çünkü onca tartışma ve kürsüyü deviren sözde kavgaların nedeni CHP ile HDP’nin Anayasa Tiyatrosu gereğidir..

    Yani zaten engellemeye oyları yetmeyen bu iki partinin, bir adamın denetimine geçtiği ileri sürülen mecliste görüşülen yeni Anayasa görüşmelerine katılmakla zaten değişimden yana oldukları bilinmelidir..

    Çünkü meclise gitmezlerse, görüşmelere katılmazlarsa dünya gözün de gayri meşru olacak olan bu değişim kendiliğinden yani CHP ile HDP’nin görüşmelere katılmasıyla meşrulaşıyor..

    Yani katılmazlarsa dünya normlarında gayrimeşru bir değişim olacak olan yeni anayasa maddeleri sahada yalandan karşı olan ama arka kapılarda destekleyen CHP ve MHP’nin meclise katılmaları ile meşrulaşıyor..

    AKP’nin HDP ile yapmak istediği bu değişimi Kandilin ve Avrupa’nın korkusu dolaysıyla göremeyen HDP’nin bu çok fırsatı MHP’ye kaptırdığını fark etmediği bir süreçte CHP’de tabanının ve toplumun istemlerini görezden gelip, ulusalcı oy kaybından korkup yanlışa düştüğü şu günlerde hala mecliste olmaları gerçekten bir tiyatro oyunundan öte bir şey değil..

    Ve bunu gören toplum Nisan’da önümüze gelecek olan referandum sandığına oy atarken CHP ile MHPyi de sandığa gömecek gibi..



    GÖLE DE TRAFİK KAZASI!.. 1 ÖLÜ!


    Göle’de kaza!AArdahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatın kayıp etti. 


    Alınan bilgilere göre geçtiğimzi gece Göle Orman İşletmesi karşısında bulunan petrol istasyonu işletmecisi Soydan Çelik isimli bir kişi  Göle-Ardahan yol girişinde bulunan Okçu köyü yakınların da bilinmeyen bir denenden dolayı kulandığı araçla birlikte geçirmiş olduğu kaza sonrası hayatını kayıp etti.Gece saatlerinde meydana gelen kaza da hayatını kayıp eden Soydan Çelik’in  aynı zamanda AK Parti Ardahan Milletekili Prof. Dr. Orhan Aalay’ın köyü olan (Pilümür)  Dölekçayır köyü mesarlığında tOprağa verildiği öğrenildi.

  • PANDEMİDE GIDALARIN VE MUTFAĞIN ÖNEMİ..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    EVDE GIDA GÜVENLİĞİ

     


    Dünya üzerinde her yıl binlerce kişi gıda zehirlemesinden hayatını kaybetmektedir. Gıda Güvenliği son yıllarda artan hastalıklar ve yaşanan Covid-19 pandemisiyle önemini bir kez daha göstermektedir.


    Gıda yaşam için olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. İnsanın en temel hakkı güvenilir gıda tüketme hakkıdır.


    Yapılan araştırmalar gıdadan kaynaklı hastalıkların çoğunun mikroorganizmalardan ve kimyasal maddelerden kaynaklandığı belirlenmiştir.


    Gıda Zehirlenmesinin nedenleri:


    – Gıdaların yetersiz soğutulmasından,


    -Yiyeceklerin hazırlandıktan sonra servis edilene kadar oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesinden,


    -Gıdalara yeterli ısıl işlem uygulanmamasından,


    -Ve uygun olamayan sıcaklıklarda depolanmasından kaynaklanmaktadır.


    Satın alınan sağlıklı gıdalar evlerde de güvenirliğini sağlamalı. Evlerimizde ailemize sağlıklı gıdalar yedirmek ve gıdalarımızı israf etmeden sağlığını bozmayacak şekilde muhafaza etmek için yeterli düzeyde önlemler alınmalıdır.


    Mutfakta Gıda Güvenliği:


    Mutfaklarda mikroorganizmaların çoğalması, hastalıklara neden olması çoğunlukla mutfaklardaki uygulamalarla ilişkilidir. Besin kaynaklı hastalıklardan korunmak için uyulması gereken bazı temel kurallar vardır:


     


    1)Temizliğe önem verin


    *Özellikle korona sürecinde daha da ön plana çıkan husus; temizlik. Tuvaletten sonra, yemek yapmaya başlamadan önce ve yemek yaparken eller sık sık en az 20 sn yıkanmalıdır.


    *​Mutfaklar devamlı olarak temiz ve düzenli olmalıdır. Mutfak lavabosu, kesme-doğrama tahtaları ve yemek hazırlama kapları sürekli olarak temizlenmeli ve mikroplardan arındırılmalıdır.


     


    2) Pişmiş ve çiğ gıdaları ayrı tutun


    *Mikroorganizmaların besinden besine bulaşmasını önlemek amacıyla çiğ et, yumurta, tavuk ve deniz ürünlerini diğer besinlerden ayrılmalıdır. Çiğ etten, pişmiş ete mikroorganizmaların bulaşması daha kolaydır. Bu nedenle çiğ ve pişmiş besinler birbirlerine temas etmeyecek şekilde saklanmalıdır.


    *Çiğ gıda hazırlanmasında kullanılan bıçak doğrama gibi ekipmanlar başka yiyeceklerde kullanılmamalıdır.


     


    3) İyice Pişirin


    *​Yemeklerin pişirilmesi sırasında 70 ˚C’nin üstünde patojenler yok edilir, mikroorganizmaların büyük çoğunluğu ölür. Ancak piştikten sonra ağzı açık olarak tutulan besinlerin dışarıdan gelen mikroorganizmalarla çapraz bulaşma sonucu bozulma olasılığı oldukça fazladır.


    *Özellikle et, tavuk, yumurta ve balık gibi hayvansal ürünlerin iyice pişirilmesi gerekmektedir.


     


    4)Yiyeceklerinizi doğru sıcaklıkta saklayın


    *Süt, peynir, tereyağı vb. sadece pastörize edilmiş sütten yapılan ürünlerin kullanılması gerekir. Eğer bu tip ürünlerin uzun süre saklanması gerekiyorsa soğutucularda saklanmalıdır.


    *Deniz ürünlerini soğutucularda saklanmalıdır. Çok uzun süre bekletmeden pişirilmelidir.


    *Donmuş olan besinlerin çözdürülmesi gerekirse, buzdolabı ısısında bekleterek çözdürülmelidir.


    *Kuru depolarda muhafaza edilen gıdaların sıcaklığı 15-20 ˚C‘yi geçmemelidir. Nem oranı % 60-65 olmalıdır.


    *Pişmiş yemekler oda sıcaklığında iki saatten fazla bekletilmemelidir.


     *Pişirilmiş fakat hemen tüketilmeyecek yemekler buzdolabında 0-4 ˚C arasında tutulmalı, servis edilecek yemeklerin ise 60 ˚C altına inmemesine dikkat edilmelidir.


     


    5) Temiz su temiz malzeme kullanın


    *Temiz su kullanın


    *​Sebze ve meyvelerin temiz bir kap içinde ovularak yıkanması gerekir. Toz ve toprak mikroorganizmalar için en iyi bulaşma kaynağıdır.


    *Yiyecek hazırlama ve pişme kaplarını iyice yıkanmalıdır. Aşınmış pişirme kaplarını kullanılmamalıdır. Çatlak ve çok küçük gözenekleri olan yüzeylerde mikroorganizmalar kolaylıkla çoğalabilir. Rengi değişmiş, yumuşamış veya çürümüş besinleri, böceklenmiş veya kemirgenlerce zarar görmüş besinlerin atılması gerekir. Bu tür besinler kesinlikle kullanılmamalıdır. 


    *Konserve besinlerde sızıntı ve bombeleşme var ise bu tip besinler kesinlikle kullanılmamalıdır. Öldürücü olabilir.​


    *​Yumurta satın alırken kabuğu temiz ve çatlak olmayanlar tercih edilmelidir. Mayonez gibi çiğ yumurtanın kullanıldığı ürünlerin hazırlanmasında temizliğinden ve tazeliğinden emin olmadığınız yumurtalar kullanılmamalıdır.


    *Temizlik malzemeleri ve araç-gereçleri gıdalarla aynı depoya konulmamalıdır.  


    *Düzenli temizlik, etkin haşere ve kemirgen kontrolü sağlanmalıdır.


     


    Genel Depolama İlkeleri


    *​Satın aldığınız besinleri hemen kullanmayacaksanız uygun sıcaklıkta depolayın.


    *​Buzdolabını uygun sıcaklıkta (0-4 ˚C) olduğunu sık sık kontrol edin.


    *Buzdolabının kapağını gereğinden uzun süre açık tutmayın.


    *Çiğ et, tavuk ve balıkları ayrı paketlerde ve ayrı saklama kaplarında buzdolabının en soğuk rafında saklayın.


    *Çapraz bulaşmayı önlemek amacıyla çiğ besinler ile pişmiş yiyecekleri ayrı raflarda, pişmiş yiyecekleri üst raflarda ve üzeri kapalı şekilde depolayın.


    *​Çiğ kümes hayvan etleri, balıklar veya diğer etlerden damlayan suların kesinlikle diğer yiyeceklerle temasını engelleyin ve bu tür yiyecekleri mümkünse buzdolabının dondurucu kısmında depolayın.


    *​Pişen yemekleri hemen servis edilmeyecekse, en fazla 2 saat içerisinde uygun koşullarda soğutarak buzdolabına kaldırın.


    *Çabuk bozulabilen, dayanıksız besinleri, kalitelerinin en üst düzeyde olduğu zamanda satın aldıktan sonra en kısa sürede tüketin.


    *​Dondurulmuş halde satın aldığınız besinleri kendi paketlerinde saklayın


    *​Donduracağınız besinlerin üzerine besinin cinsini, dondurma tarihini yazarak etiketleyin.


    Öğr. Gör. Yusuf ESEN


    Gıda Mühendisleri Derneği Ardahan İl Temsilcisi




    Corona Kinzodamalın


    Yayla Yolunu Toprakla Kapattı!..


    arşv haber 09/06/2020 tarihli haber


    Başkan Erdoğan’ın uzun bir süre sonra yüz yüze görüşüp, bir araya geldiği bakanlar kurulu ardından gençlere getirlen sokağa çıkma yasağı dahil bir çok yasağın kaldırılıp, yeni normalleşmelere karar alındığını açıkladığı Coronavirüs paniği ardından alınan önlemlere toprakla yol kapatmanın da eklendiği ortaya çıktı.


    Gazeteci Fakir Yılmaz YouTube da yayınlanan ArdahanTV için çekim yapmak için gittiği Kinzo Kalesine ve Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünün yaylasına çıkan yolunun Covit-19 önlemleri kapsamında alınan önlemler esnasında taş ve toprakla kapatıldığını gördü. 


    Gazeteci Selmi Yılmaz’ında bulunduğu yola dökülen taş ve toprak dökülme nedeninin aynı zamanda Kinzodamal Kalesinin ve köyünün yaylasının da bulunduğu Bülbilan’a ve Ardanuç’a giden yoldan gelip, geçenlerin alınan Coronavirüs önlemlerini aşmak ve bu yayla yolundan Ardahan’a veya Ardanuç’a gitmeye çalışanları engellemek amacıyla olduğu öğrenildi.



    Köylülerin kaldırılan yasakların ardınan bu yolunda temizlenmesini istedikleri görülürken, taş ve toprağın dökülerek Coranavirüs şüphesi ile gelip, geçenlerin engellenmeye çalışıldığı bu yolunda diğer yayla yolları gibi çok bozuk ve geçit vermez olduğu da dikkat çeken diğer önemli bir durum olarak gazeteciler tarafından fotoğraflandı.


    Öte yandan yaklaşık 40 yıldır yapımı devam eden ve bir türlü bitmeyen Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde köy bekçilerinin oluşturduğu bir kontrol noktasının da kurulduğu dikkat çekerken, Ardahan’ın 2 bin 581 rakımlı ve her yıl Ardahan’lıların yanı sıra Karadenizlilerin birlikte düzenledikleri Bülbilan Şenliklerinin de yapıldığı Bülbilan Yaylasının da hareketlendiği, bölge esnafının yaylaya çıkmaya başlayan Ardahan ve Karadeniz bölgesi köylülerine hizmet vermeye başladıkları da görüldü.



    **Tefeciler Tutuklandılar!


    Ardahan’da düzenlenen tefecilik operasyonunda gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, suç örgütü kurdukları ve tefecilik yaptıkları iddiasıyla yakalanan Y.A. E.Ö ve Y.B.A’nın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan zanlılardan Y.A. ile E.Ö. tutuklandı. Y.B.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.



    Fırtınaya 253 bin lira kaynak!


    Ardahan’da, mayıs ayının son haftasında yaşanan fırtınada zarar gören binalar için İçişleri Bakanlığınca 253 bin 750 lira yardım yapıldı.


    Vali Mustafa Masatlı, yaptığı açıklamada, 25 Mayıs’ta kentte şiddetli fırtınanın yaşamı olumsuz etkilediğini, bu nedenle vatandaşlara ait bazı binaların zarar gördüğünü anımsattı.


    Söz konusu zararın tespiti için başlatılan çalışmanın kısa sürede tamamlandığını belirten Masatlı, şunları kaydetti:


    “Hasar tespiti ve gerekli çalışmalar tamamlandıktan sonra 79 binanın onarımı için bakanlığımız ilimize 253 bin 750 lira kaynak tahsis etti. Söz konusu olayda vatandaşımızın mağduriyetinin giderilmesi için çalışmamız hassasiyetle sürdü ve tamamlandı. Dolayısıyla devlet olarak bize düşen, vatandaşımız için gerekeni en hızlı ve en doğru şekilde yapmaktır, onu yerine getirdik.” dedi.



    Yeni Gündem Ayasofya..


    Eş Genel Başkanları ve birçok milletvekili, belediye başkanı ve siyasetçisinin gazeteciler gibi sabahın erken saatlerinde evlerinden alınıp, hapse atıldığı, bu yetmezmiş gibi vekillik dokunulmazlıklarının kaldırılması ile bir türlü değişmeyen gündemi ve düşmeye devam eden oyların önüne geçemeyen iktidar şimdide Ayasofya’da namaz kılmak için gerekli çalışmanın yapılmasına karar alıp, emir vermiş.


    Tabi bu arada güney sınırlarımızda yaşanan karışıklık yetmezmiş gibi başta Yunanistan ile olmak üzere batı ülkeleri ile gerginleşme politikası da devreye girmiş gibi..


    Her gün biraz daha ayrışan toplumu barıştırması beklenen ve güçlü bir genel affın istendiği bir süreçte Corona’ya sığınıp, ortağı MHP’nin gönlünü alan yarım, yamalak bir af çıkarıp, başta esnafın olmak üzere birçok insanın ekonomisini yönlendirecek olan geniş kapsamlı bir sicil affını akıllına getirmeyenlerin oluşturmak istediği yeni gündemin adının Ayasofya olduğunu belirtip, bu sanal gündemle gözleri yeni bir alana çekmek istemesi ne kadar etkili olur bilmem ama başta Çamlıca Camisi olmak üzere yurt genelinde olan ve inşaatları devam eden camileri doldurmayanların yeni gündem dedikleri ama aslında riskli olan Ayasofya’ya niye taktıyı da sormak, sorgulamak gerek.


    Çünkü daha bir, bilemediniz iki yıl önce Başkan Erdoğan’ın bu yöndeki baskı ve istemleri ‘Karanlık oyun’ diyerek reddettiğini de biliyoruz..


    Ama yine de nerden çıktı diye anlamadığımız bu Ayasofya meselesine bir bakalım dersek yazımı bitirmeye niyetlendiğim bir anda sanki neyi anlamak istediğimi hissetmiş gibi Birgün gazetesinin bu yönde yayınladığı bir yorum geldi ekranıma..


    Ve yazımı uzatmadan Birgün gazetesi’nin Politika Servisi tarafından hazırlanan ve bana göre bir rapor olan o yoruma bırakayım Ayasofya meselesini..


    Türkiye’nin gündemi AKP-MHP ittifakı tarafından Ayasofya tartışmalarıyla işgal edilmeye çalışılıyor. Ekonomik, siyasal ve sosyal bunalımların yaşandığı ülkede, çözülmesi gereken birçok sorun varken iktidar kanadının kendi tabanını konsolide etmek amacıyla ürettiği bu özel gündem, kamuoyunun da tepkisini çekiyor.


    Peki, Ayasofya tartışmalarının kökeni nereye dayanıyor? Tarihte önce kilise daha sonra da cami olan bu özel mekan, toplumlar ve devletler açısından nasıl bir anlam ihtiva ediyor? AKP-MHP iktidarının Ayasofya tartışmasını başlatmasının arka planında hangi siyasal hedefler yatıyor?


    Ortodoksların ‘kutsal mekan’ olarak kabul ettiği Ayasofya’nın yapımı 537 yılında tamamlandı.


    Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan Ayasofya, Konstantinopolis Ortodoksluk Patriği’nin merkezi oldu. İmparatorların taç giymelerine ve birçok önemli törene şahitlik etti.


    Ayasofya, 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’da kontrolü sağlamasının ardından camiye dönüştürüldü. Osmanlı hanedanı tarafından İstanbul’un alınmasının bir ‘zafer tacı’na dönüştürülen yapıda, bütün mozaikler sıvayla kapatıldı ve etrafına dört minare inşa edildi. Bin yıl boyunca, Sevilla Katedrali’nin inşası tamamlanana kadar, dünyanın en büyük katedrali olma özelliğini korudu. Cumhuriyet döneminde ise müze olarak ziyaretçilerine kapılarını açtı.


    1500 yıllık tarihi boyunca birçok badire atlatmış olmasına rağmen Ayasofya, hâlâ günümüzde bütün muhteşemliğiyle Tarihi Yarımada’nın en güzel noktasında yer almaya devam ediyor.


    Cumhuriyet döneminde 1931 yılına kadar cami olarak kullanılan Ayasofya’nın o tarihte kapatılmasının ardından, Amerikalı arkeolog Thomas Whittemore, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği izinle kilisedeki mozaiklerin ortaya çıkarılması için restorasyon çalışmalarına başladı.


    Bu çalışmalar sürerken 1934 yılında Ayasofya, Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülerek ziyaretçilere kapılarını açtı.


    SİYASETİN KAÇIŞ RAMPASI OLARAK AYASOFYA


    1934 yılından günümüze kadar hâlâ müze olarak tüm dünyadan ziyaretçilerin ilgisini çeken UNESCO Dünya Mirası listesindeki Ayasofya, Cumhuriyet tarihi boyunca birçok kişi ve kurum tarafından siyasetin bir aracı haline getirilmeye çalışıldı.



    İlk olarak 1967 senesinde İstanbul’u ziyaret eden Papa 6’ncı Paul’un Ayasofya’ya giderek dua etmesinin ardından Milli Türk Talebe Birliği, bu ziyaretin ertesi günü Ayasofya’da namaz kıldı.


    Müzenin statüsünün tartışılmaya başlandığı bu olaydan yıllar sonra, Osmanlı döneminde yapının dışına inşa edilen Hünkar Kasrı, 1991’de ibadete açıldı.


    Temmuz 2016’da Ayasofya’da Diyanet tarafından ‘sahur programı’ yapılması ve bunun devlet televizyonu TRT’de ekrana getirilmesinin ardından Yunanistan’dan tepki geldi. Aynı sene ekim ayında, ibadete açık olan Hünkar Kasrı’na Diyanet tarafından imam atandı.


    Ayasofya’nın tekrar cami olarak ibadete açılmasını savunanlar, müzenin tapusundaki cami ibaresini temel olarak gösteriyor.


    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarı boyunca sıklıkla gündeme gelen Ayasofya’nın statüsü konusunda her zaman kaçamak cevaplar verdi. Ancak mekandaki bazı dini etkinliklerle bir şekilde konu kamuoyunun gündeminde tutuldu.


    AKP iktidarının ilk yıllarında Batı devletleriyle oldukça olumlu bir ilişkisi olan Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılması konusuna önceleri olumsuz yaklaştı. Konuya dair geçmişte yaptığı açıklamalarda, Sultanahmet’in boş olduğu, Ayasofya konusunun ise ‘birilerinin oyunu olduğu’ gibi ifadeler kullandı.


    Erdoğan, İstanbul ve Ankara gibi kritik birçok kentin kaybedildiği 31 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından ise yaptığı bir konuşmada, çok yoğun bir talep olduğunu ve bu konuda ‘bir adım atabileceklerini’ ifade etmişti.


    MAYIS 2020’DE TARTIŞMALAR YENİDEN ALEVLENDİ


    Geçtiğimiz 29 Mayıs’ta Erdoğan’ın dev ekrandan bağlandığı Ayasofya’da “İstanbul’un Fethi’nin 567. yıldönümü etkinlikleri” kapsamında Fetih Suresi okundu.


    Bu etkinliğin ardından Yunanistan’dan tepki geldi. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Stelios Petsas, ‘Fetih’ etkinliklerini bir ‘meydan okuma’ olarak nitelendirdi.


    Yunanistan’dan gelen açıklamaların ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Yunanistan’ın Ayasofya’da Kur’an-ı Kerim okundu diye sesini çıkarması saçmalık ve haddini aşmaktır” ifadelerini kullandı.


    Daha sonra yapılan karşılıklı açıklamalarla iki ülke arasındaki gerilimin dozu hükümetler düzeyinde yükseltildi.


    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün TRT ekranlarındaki konuşmasında, Ayasofya’nın statüsü konusunda Danıştay’ın vereceği karara göre hareket edileceğini söyledi.


    Ayasofya konusunda 1934 yılındaki karara itaat edilmesi gerektiğini söyleyen tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı ise “Çocuk oyuncağı değildir, politika aracı yapılmamalıdır, tehlikelidir. Bunu karşılayacak gücünüzün olması gerekir” değerlendirmesini yaptı.


    SİYASAL AÇIDAN NE ANLAMA GELİYOR?


    Birçok kesim tarafından Ayasofya’nın statüsü konusunun tekrar gündeme gelmesi, AKP’nin gerek ekonomik gerekse de siyasal sıkışmışlığını aşmak için suni bir gündem yaratarak ‘odağı başka yöne çekme çabası’ olarak yorumlanıyor.


    AKP’nin son 3-4 yılda sıklıkla yaptığı gibi, Ayasofya üzerinden de kendi tabanı üzerinde etkili olacak bir motivasyon yaratmaya çalıştığı yapılan değerlendirmelerde başı çekiyor.


    Ayasofya tartışmalarına MHP lideri Bahçeli’nin de üst perdeden dahil olması ve “Ayasofya’dan çan sesi değil, Allah’ın izni ile ezan sesi yükselecektir” ifadelerini kullanması, bu yöndeki yorumlara önemli bir dayanak oluşturuyor.


    Bu noktada Erdoğan- Bahçeli ikilisinin, ülke idaresinde karşılarına çıkan ve kendi ittifaklarını dağıtma potansiyeli taşıyan gerçek problemleri, Ayasofya ve benzeri suni siyasal tartışmalarla perdelemek istediği de söylenebilir.


    Söz konusu suni gündemin, milliyetçi-muhafazakâr algıda ‘tarihsel düşman’ olarak görülen Yunanistan ile karşılıklı yaratılan gerilim teması üzerinden ilerletilmesi de konunun bir başka dikkat çekici boyutu olarak göze çarpıyor.


    HEDEF MUHALEFETİ PARÇALAMAK MI?


    Ayasofya tartışmasının bir başka yönü de iktidar cephesinin muhalefet konumundaki Millet İttifakı’nda oluşturmaya çalıştığı iç çatışma.


    Millet İttifakı’na dahil olan partilerin din-siyaset ilişkisine olan farklı yaklaşımları, Erdoğan ile Bahçeli tarafından önemli bir koz olarak ele alınıyor.


    Cumhur İttifakı’nın son dönemlerde sık sık din temelli tartışmaları gündeme getirerek, karşı cephede bir yarık oluşturma çabası sır değil. Ayasofya tartışmasından önce, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşcinselleri hedef alan sözlerinin ardından başlayan tartışma da bunun bir tezahürüydü.


    Millet İttifakı’nın güçlü partileri olan CHP ve İYİ Parti tartışmalarda net bir tutum almaktan kaçınırken, Saadet Partisi ise eşcinsellere karşı olan reddiyeci konumunu ısrarla vurgulama ihtiyacı hissetmişti.


    Ayasofya meselesinde de Millet İttifakı’nın net bir tutum almaktan kaçınacağı tahmin edilebilir. Dün CHP Sözcüsü Faik Öztrak tarafından yapılan, “18 yıldır iktidardasınız. Şu anda parti devletini de kurdunuz. Tek adamın bir kararnamesine bakar iş. Bunu daha fazla istismar etmeyin. Bunun üzerinden siyaset yapmayın. Açacaksanız açın” şeklindeki açıklama da bunun açık bir göstergesi.


    Millet İttifakı’nın diğer bileşenlerinin konu hakkındaki görüşleri daha net olsa da ittifakı korumak adına temkinli açıklamalar yapmaları gözden kaçmıyor.


    İYİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, şahsi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, bir yandan “Ayasofya’nın ibadete açılması temennisini” dile getirirken, diğer yandan da bunun bir iktidar taktiği olduğunu vurgulamadan geçmedi: “Ayasofya’da ezan okunuyor 5 vakit, olur da bilmeyenler vardır. Oylar düşmeye devam ediyor, hem de son sürat. Ayasofya meselesinin yeniden gündeme gelmesi de bundan. Malzeme kıtlığı çekiyorlar. İnşallah ibadete açılır ama vatandaş bir kere karar verdi; sizi iktidardan gönderecek.”


    Saadet Partisi’nin bu konudaki tavrı ise iktidarın diğer bileşenlerine göre çok daha net. Parti, her sene “İstanbul’un fethinin yıl dönümünde” düzenlediği Ayasofya eylemini, bu yıl koronavirüs nedeniyle bir internetten düzenledi. ‘Ayasofya Cami’ ifadesini kullanan partililer, eylemlerini ‘camiyeayakkabiylagirilmez.com’ adlı web sitesinden gerçekleştirdi.


    İktidarın Ayasofya tartışmasıyla hedeflediği seçmen konsolidasyonunun istenilen düzeyde çalıştığını söylemek zor. Toplum ekonomik sorunlarla yüz yüzeyken, insanlar kendi yaşantısına pozitif ya da negatif hiçbir etkisinin olmayacağını düşündüğü Ayasofya’nın ibadete açılması meselesiyle pek ilgili değilmiş gibi görünüyor.


    Öte yandan Millet İttifakı da iktidarın deyim yerindeyse ‘kör göze parmak’ yapmaya çalıştığı bu hamleyi görmüş durumda. Gelişmeler şimdilik, Ayasofya üzerinden geliştirilen suni gündemin muhalefet hattına bir stres yüklemeyeceği yönünde.


    Kinzodamal Yandı!


    Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde 3 kardeşe ait 3 ev ve 3 ahır, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.


    Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde 3 kardeşe ait 3 ev ve 3 ahır, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.

    Ardahan Bağdeşen köyünde yaşayan Muhammet, Ali ve İbrahim Bozkurt kardeşlere ait ev ve ahırlarda dün gece yarısı henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Çıkan yangın sonucu üç ev ile evlere ahırlar alev alev yandı. Ev sahiplerinin ve köyün büyük bölümünün yaylada olması nedeniyle ölen ya da yaralanan olmazken, yangına itfaiye ve köy halkı müdahale etti. Tamamen yanarak kullanılamaz hale gelen ev ve ahırlarda itfaiye soğutma çalışması yaptı.

    Bozkurt kardeşler yanan evlerini görünce gözyaşlarına boğulurken, jandarma yangının neden çıktığını araştırıyor.



    arşiv haber 19/09/2018 tarihi haber/yorum


    Serhat Ardahan Spor Destekleriniz Bekliyor


    **İş Adamlarının Gelişi Bir Kelebek Harekatıdır..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Sürekli göç veren ve batı illerinin adını metropol yaparak başta trafikte olmak üzere, betonlaşmada, yeşil alanların yok edilişinde ve diğer bir çok nedenden dolayı bunalıma sokan doğu illerine yönelik yatırım teşvikleri çıkaran ve bu teşviklerle birlikte başta doğulu iş adamlarına olmak üzere tüm iş adamlarına seslenen hükümetlerin en sonuncusu ve diğerlerinden biraz daha samimi olduğuna inandığımız, gördüğümüz mevcut iktidarıdır.

    Ve bunlar olurken yine metropolerde bulunan ve doğu bölgelerimizden bu kentlere göç etmiş olan insanları gelenek, göreneklerini terk etmeden ‘Güçlü Bir Lobi’ oluşturma çabası içindeki federasyon, derneklerde başta kendi hemşerilerine olmak üzere batıda ki iş adamlarını doğdukları topraklara davet eder, yatırım yapmalarını ister.

    Bunun en güzel örneğini sergileyen onca stk, federasyon ve dernekler arasında bulunan, son üç yıldır bu yönde ciddi çalışmalara imza atan İstanbul’daki Ardahanlıları temsil eden ve kısa adı ARDAFED olan merkezi İstanbul/Şişlide bulunan Ardahan Dernekler Federasyonudur.

    Sık sık iş adamlarını bir araya getiren, onları bölge stk ve siyasileriyle tanıştıran ve memleketin olduğu gibi doğunun bu bölgelerde doğmuş ama doymak için başta İstanbul olmak üzere batı kentlerine göç etmiş olan ailelerin iş adamı, iş kadını olmuş fertlerini yatırıma çağıran ARDAFED’in bu yöndeki çağrısı yatırım teşvikleri kapsamında 6. Bölge olan Ardahan’ın Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın davetiyle sonuç vermiş ve bir grup Ardahanlı iş adamı memleketlerinde ne gibi yatırım yapılabileceğini öğrenmek, kendilerini de neler yapabileceğini görmek için topluca Ardahan’a geliyorlar.

    Başta ARDAFED’in İşadamları Konseyi çalışmalarının öncüsü olan Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu olmak üzere ARDAFED Başkan Yardımcısı/İşadamı Erdinç Koçak, KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe, Çıldır Federasyonu Başkanı/İşadamı Kemal Şimşir, Ardahan Pendik İl Derneği Başkanı/İşadamı Adnan Köroğlu, Ardahan Sultangazi Avrupa Ardahan İl Derneği Başkanı Akın Bozkaya, Ataman Özgür, Ayhan Korkmaz, Cebrail Kamacı, Dinçer Kızılkaya, Doğukan Tatar, Erkan Azeri, Evren Öztürk, Fahri Altun, Gültekin Özyıldırm, Halis Köroğlu, Halit Karahan, İmdat Tatar, Nihat Tanrıkulu, Sit Üstündağ, Serpil Çelik Savaş, Sezer Tatar, Sinan Savaş, Şamil Yağan, Şentürk Apaydın, Talya Atalay, Tarkan Kaya ve Veysel Karatay gibi iş adamı, stk başkanı, gazetecinin katılacağı bu gezi bugünkü Pınar Et’in ilk örneklerinden olan ilk adı Kars-Et olan Ardahan’ın vilayet olmasıyla adı Ardahan-Et Kombinası olan et kombinasının kurulmasına vesile olmuş yıllar önceki iş adamlarının Ardahan ziyaretini hatırlatır gibi..

    Umut ediyor, umut ediyoruz ki başta kendilerini davet eden ESOB Başkanı Mustafa Morkoç olmak üzere Ardahan Valiliği, Ardahan Belediye Başkanlığı, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, İlçe Belediye Başkanları, Yerel Basın ve kısacası Ardahan en güzel şekilde karşılanacak ve bana göre bir Kelebek harekâtı olan bu harekatın yarın daha da büyüyerek, bir o kadar ciddi büyük ziyaretlere, işlere dönüşür.

    Dönüşsün ki; Artık kentleri boşaltmaya başlayan göçü durduracak olan ciddi yatırımların Ardahan’ın da içinde bulunduğu doğu illerimize de nasip olur.

    Bu ziyareti çok önemsiyor, başta çatısı altında Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneğinin de olduğu ARDAFED olmak üzere ESOB’a onlara inanan iş adamı, iş kadınlarımıza teşekkür ediyor, devleti temsil edenlerin bu ziyareti ciddiye almasını, siyasilerin ise bu önemli ziyaret siyasallaştırmadan sahiplenmesini, bu yolda ömrünü tüketen bir Ardahanlı, bir Gazeteci, birkaç stk başkanı ve Ardahan’ın 3. Lig de temsil etmek için Bölgesel Amatör liginde temsil eden ancak maddi ihtiyaca muhtaç Serhat Ardahan Spor adına rica ediyorum.

    Çünkü.. 

    Bir insan dünyayı değiştirebilir mi? İlk söylendiğinde çok zor görünüyor. Zor, ama imkansız değil… Tarih, insanlıklarıyla, buluşlarıyla, duruşlarıyla, görüşleriyle bazı insanların dünyamızı güzelleştirme örnekleriyle dolu.

  • ARDAHAN-ERMENİSTAN SINIRINDA F-16'LAR ERMENİLERE GÖZ DAĞI VERDİ!


    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Azerbaycan Televizyonu İçtimai TV, Türk F-16’larının, Azerbaycan’a destek amacıyla Ermenistan sınırında uçuş yaptığını bildirdi. Haber, “Türkiye’nin “F-16″ qırıcıları Azerbaycan’a destek nümayiş etdirib” başlığı ile duyuruldu.


    AZERİ GAZETECİ DUYURDU


    Azerbaycanlı gazeteci Sevil Nuriyeva İsmayılov gelişmeyi “Bugün Türkiye F 16 uçaklarinı Ermenistan Türkiye sınırında havaya kaldırdı… Sebep Azerbaycan’a destek. Gardaş kimi Gardaş iste. Destek dediyin böyle oluyor. Sana canım feda Türkiye’m” sözleriyle duyurdu.



    AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..


    Sabah Habertük adlı Tv kanalında ”Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.


    Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum.


    Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.



    Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşerilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.


    Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsek de bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..


    Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve birçok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..


    Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir.


    Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı.


    Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..


    Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi..


    Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurtta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ”kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.


    Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    ÇILDIRLILAR AZERBAYCAN’DA


    KALDILAR!


    arşiv haber 24/03/2020 tarihli haberler/yorumlar


    Yaşanan virüs paniği dolaysıyla insanların eve kapandığı şu günlerde ülke sınırları dışında bulunanb ir çok insanda mağdur kaldı.


    Azerbaycan’dan gazetemize ulaşan Ardahan Çıldır ilçesine bağlı Meryem köylü Türkay Türköz kendisiyle birlikte Murat Türköz Aybeniz Süleymanova Sahnisa,Sahnise Məmmədova ve Yusif Süleymanova’nın ülkeye gelemediğini ve mağdur olduklarını belirterek gazetemiz aracılığı ile yetkililerden yardım istedi.


    Azərbaycan İkinci Şıklı’da mağdur kaldıklarını belirten Murat Türkgöz ülkeye gelmek için günlerdir başvurdukları tüm kapıların yüzlerine kapandığını ve kendilerinin parasının da kalmayıp, perişan olduklarını belirterek başta Ardahan Valiliğinden olmak üzere tüm yetkililerden yardım beklediklerini ve ülkeye getirmeleri için yardım beklediklerini söyledi.


    Öte yandan başta üniversite öğrencileri olmak üzere Ardahan’dan da ülkesine gidemeyen ve mağdur kalan bir çok kişinin de Azerbaycan’da kalan Çıldırlılar gibi mağdur oldukları da alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    KAHROLSUN MEDYA VİRÜSÜ!..


    Herkesi korku çukuruna atan ve Azrail her an kapıda değilmiş gibi kapıların arkasına saklananlar size sesleniyorum ve diyorum ki; Önce şu haberlere bir bakalım..

     


    ‘Türkiye koronavirüs salgınına karşı mücadele verirken İstanbul’da yaşanan sahte alkolden ölüm vakalarında artış yaşandı.’


    Ki bu haber yayınlandığında ülkede virüs denen şeyden  3 kişi daha öldü deniyordu. Onlarda yaşını tamamlamış 80-90’lık insanlar..


    Ve devam ediyor haber;


    ‘Son dakika haberine göre son bir haftada İstanbul’da sahte alkolden ölenlerin sayısı 20’ye yükseldi. Yaşamını yitiren kişilerin Türkmenistan uyruklu olduğu öğrenilirken, sahte alkolün koronavirüse karşı koruduğunu düşünerek içtikleri iddia ediliyor. “Koronavirüsü ve hastalıkları kırıyor” yalanıyla içkileri piyasaya süren 7 kişi gözaltına alındı. İkinci dalga operasyonu da Esenyurt’taki sahte dezenfektan üretim merkezine yapıldı.’


    Yani Irak, Suriye, Libya, Afganistan, Tunus, Filistin, Doğu, Güneydoğu’da, hatta adına ‘Kan yolu’ denen Karayollarında onca insan ölürken 7 milyara yaklaşan dünyada topu topu 3-4 bin insan diğer adıyla grip  yeni adı Coranavirüsü denen olayda ölmüş ve bir çoğu da zaten bir ayağı diğer tarafta olanlar..


    Ve ikinci habere bakalım..


    ‘Türkiye, Trafik Kazası Sayısında Avrupa’da İkinci


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2016 yılı ‘Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri’ raporuna göre, Türkiye karayolu ağında 2016 yılında toplam 1 milyon 182 bin 491 adet trafik kazası meydana geldi. Söz konusu kazaların 997 bin 363’ünü maddi hasarlı, 185 bin 128’ini ise ölümlü yaralanmalı kazalar oluşturdu. Trafik kazaları sonucunda 7 bin 530 kişi öldü, 304 bin 421 kişi yaralandı. Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri arasında toplam ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarında Almanya’nın ardından ikinci sırada yer alırken, maalesef ölü sayısında ise ilk sırada yer alıyor.’


     


    Diğer habere de bir bakalım..


     


    ‘2003 yılında erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı 83 iken, 2016 yılında bu sayı 329’dur. 2017 yılında 320’dir. 2018 yılında 440 ve 2019 yılında 474’dür. Tüm bu verileri dikkate aldığımızda 16 yıldaki dehşet verici artış, yüzde 471 civarında olmuştur. Geneline baktığımızda 1 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında en az 1652 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. Aynı yıllar içinde en az 1132 kadın cinsel şiddete, en az 404 kadın tecavüze ve en az 96 çocuk (2019 yılı) istismara maruz kalmıştır .’


     


    Ve Suriye’den gelen yeni şehit haberleri..


    Evet dünya da önüne geçilemeyen ölümün her an her yerde ve çeşitli adlarla kapımızı çalmıyormuş gibi son 20 gündür medyanın aracığı ile oluşturulan baskı ile adeta dünyayı durdurmanın anlamsızlığını hala anlamasam da  ortaya atılan komplo teorilerinden yorulduk artık.


    Ve bana göre hiç bir paniğe gerek olmayan bu oyunun perdesinin nasıl kapanacağını ve yenisinin nasıl olacağını düşünmesi gereken biz insanların içeri kapatılıp, medya denen televizyonlar aracılığı ile iyiden iyiye çökertilmek istendiğinin anlaşılması gereken şu günlerde bu yönde haber izlememek, saçma sapan tartışmalara katılmamak bu virüs denen meretin en iyi ilacı ve antivirüsü olacaktır.


    Ve ben ilk günde belirttiğim gibi hala öyle yapıyorum.. Sizi bilmem.. Yani takmıyorum.. Ellerimi de yıkıyorum, banyomu da yapıyorum, yemeğimi de yiyorum, dostlarımı da ziyaret ediyorum. Çocuklarıma olduğu gibi insanlara da sarılıyorum ve yazılarımı da, haberlerimi de yazıyorum..


    Yani psikolojimizi bozup, bizi hasta etmek isteyenlere karşı onları takmıyor, işime, aşıma ve her gün okuduğunuz köşemi, haberlerimi yazıyor gelen gidenle de dalgamı geçiyor ve kahrolsun medya virüsü diyorum..


    Ha bu arada sanatçı, tiyatrocu denen ama asıl virüslerden olan birinin kalkıp, sahnede Alevi inanlara yönelik dediklerine, alçaklığına ne demek gerek?..


    Bilmem ama bir gazeteci olarak dün saklanmak istenen ve bugünlerde panik içinde kabul edilen virüsün sınır kapılarına dayandığını belirtip, bu yönde  twit attım diye ‘Halkı korkutuyor, halklar arasında bölücülüğe neden oluyor’ diye beni mahkemelere gönderen anlayış onu serbest bırakmış..


    Kısacası ölümün hak olduğu şu dünyada ‘sen tedbirini al ama abartmadan da insanlık görevini de yap’ diyen anlayışla hareket edilmesi gerekirken, ‘nedir bu saçmalık kardeşim?’ deyip, artık normale dönmemiz gerekir diyor ve başta iktidar temsilcilerini olmak üzere kara haberlerle reyting üzerinden reklam almayı ihmal etmeyen medyadan, bakan, başkan hakkında ‘insanlığı korkutmaktan, psikolojisini çökertmekten’ davacı olduğumu savcılara duyuruyorum..


    Bakalım hangi savcı çıkıp, bunca insanı paniklendiren, ekonomiyi çökertenler hakkında dava açacak?


    Çıldır Gölüne 2. Kez Dozer Batırdılar!


    Çıldır Gölüne 2. Kez Dozer Batırdılar!


    arşiv haber 03/02/2019n tarihli haber/yorum


    ÇILDIR GÖLÜ ÇÖZÜLÜNCE!.. 9 Şubat’ta göl yüzeyinde Çıldır Kristal Göl Uluslararası Kış Şöleni etkinliğine hazırlanılan Çıldır Gölü yüzeyinde ki buzlar çözülmeye başlayınca festival için buz yüzlü gölün üzerine çıkan dozer buzlar kırılınca göle battı. Geçtiğimiz yıllarda da aynı bir hata ile üzerine dozer çıkarılan Çıldır Gölüne dozer batmış, olay ardında gazeteciler ile dönemin ilçe kaymakamı davalık olmuştular. Yeniden buzları kırılan gölün buzlarının eridiği ve festivalin tehlikeye düşmüş oldu.



    **İş Makinesi Yüzeyinde ki


    Buzların EridiğiÇıldır Gölü’ne Battı!


    ARDAHAN‘ın Çıldır ilçesindeki yüzeyi buz tutan Çıldır Gölü üzerinde kar temizleme çalışması yapılırken, iş makinesinin tekerlekleri buza saplandı. Buz kütlesinin kalın olması, olası faciayı önlerken, tekerlerin saplandığı yerden çıkarılması için çalışma başlatıldı. 


    Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki Çıldır Gölü’nün yüzeyi, hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi sonucu buz tabakasıyla kaplandı. Her yıl yerli- yabancı yüzlerce kişinin akınına uğrayan, 123 bin metrekare alana sahip Çıldır Gölü üzerinde, atlı kızak da yapılıyor. 9 Şubat’taki ‘6’ncı Uluslararası Çıldır Kristal Göl Festivali Atlı Kış Şöleni’ne hazırlık için bugün belediyeye ait iş makinesiyle göl üzerinde kar temizleme çalışması yapılmak istendi. Operatör Cahit Turan, çalışmaya başladığı sırada, iş makinesinin tekerlekleri buza saplandı. Buz kütlesinin kalın olması, olası faciayı önlerken, tekerlerin saplandığı yerden çıkarılması için çalışma başlatıldı. 


    Greyder Çıldır Gölü’ne gömüldü..


     


    ARDAHAN’ın Çıldır İlçesi’nde, donması nedeniyle yüzeyi tamamen buz tutan Çıldır Gölü’nden geçmek isteyen bir greyder ve operatörü, buzların kırılması üzerine göle gömüldü.


    YOLU KISALTMAK İSTERKEN SUYA GÖMÜLDÜ – FOTO GALERİ


    Çıldır İlçesi’ndeki, kardan kapalı köy yollarını açan Ardahan İl Özel İdaresi’nde greyder operatörü olarak çalışan 40 yaşındaki İsmail Aydın, iddiaya göre Gölebakan Köyü’ne kestirmeden gitmek için yüzeyi buz tutan Çıldır Gölü’nü deneyince greyderle birlikte suya gömüldü. Gölün üzerinden 30 metre gittikten sonra greyderin ağırlığına dayanamayan buzların kırılması üzerine yaklaşık 3 metre derinlikteki sulara dalan greyder operatörü İsmail Aydın kazayı şans eseri yara almadan kurtardı. Suya gömülen greyderi kurtarmak isteyen Çıldır Jandarma Komutanlığı’nın tüm çabaları yetersiz kaldı.

    Operatör İsmail Aydın, kazayla ilgili konuşmaktan kaçınırken, Ardahan Özel idare Müdürlüğü Genel Sekreteri Mete Özdemir, konudan kendisinin de yeni haberi olduğunu belirterek, “Sulara gömülen greyderin gölün üzerine niçin çıkarıldığını araştırıyoruz. Operatör hakkında soruşturma başlatıldı” dedi.

    Özdemir, greyderin gölden çıkarılması için olay yerine paletli araçların sevk edildiğini belirtti. 



    **Çıldır Gölü festivale hazırlanıyor..


    ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinde ki Çıldır Gölü’nün meşhur atlı kızakları, 9 Şubat’ta yapılacak olan festivale hazırlanıyor.

    Gölün buz tutmasıyla birlikte sezona merhaba diyen atlı kızaklar, Türkiye’nin popüler tren hattında hizmet veren Doğu Ekspresi’nin de bölgeye taşıdığı turistlerle birlikte hareketli günler yaşıyor. Göl yüzeyinde müşterilerini gezdiren atlı kızakların göldeki dansı da renkli görüntüler ortaya çıkarıyor.

    Doğu Anadolu Bölgesi’nin Van’dan sonra en büyük ikinci gölü olan ve kışın yüzeyi tamamen buzla kaplandığı için üzerinde atlı kızaklar ile gezinti yapılan, Eskimolar gibi balık avlanan, buz pateni ve kar motoru turları düzenlenen göl, her mevsim dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.

    Çıldır Gölü,karla kaplı çevresiyle ayrı bir güzellik sunarken, özellikle kışın Ankara’dan Kars’a kadar uzanan Türkiye’nin en uzun tren yolculuğunu yapan Doğu Ekspresi ile bölgeye gelen turistlerin uğrak yeri oluyor. Doğu Ekspresi ile göle gelenle turistler, atlı kızaklar ile göl üzerinde ve çevresinde gezinti yapıp doyasıya bir kış keyfi yaşıyor.

    Çıldır Belediye Başkanı AK Partili Kemal Yakup Azizoğlu, Çıldır Gölüne gelen turist sayısının artmasıyla birlikte atlı kızak sayısının da arttığını söyledi. Atlı kızakların bölgenin kültürünü ortaya koyduğunu da aktaran Başkan Azizoğlu, 9 Şubat’ta göl yüzeyinde Çıldır Kristal Göl Uluslararası Kış Şöleni etkinliğini düzenleyeceklerini belirterek, herkesi Çıldır Gölünün güzelliğini görmeye davet etti.



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..

  • AVUKATLAR DEĞİL MAHKEME SONUÇLANDIRDI!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Her seçilen muhtarın kolunun altına aldığı kara çanta ile başında bulunduğu köyde ”yayla davamız var, Avukat tutmamız gerek” diyerek topladığı paraları verip, zenginleştirdiği onca Avukatın keşif üzerine keşif isteyip, uzattırdığı ama rahmetli Kemal Sunal’ın ”Davacı” adlı filimine konu olan bir şekilde yıllarca bitirilemeyen onca yayla davasının sürdüğü


    Ardahan’da Ardahan Adliyesi aldığı örnek bir karar ile iki köyün kavga etmektense barış içinde birlikte kullanmalarına karar verdi.


    Ardahan Hoçvan Samanbeyli Köyü ile 

    Döşeli Köyü Davalık Yaylayı Ortak Kullanacaklar..


    Mahkemenin verdiği karar Ardahan Merkeze bağlı Samanbeyli (Sığırpert) ile Döşeli (Beberek) arasında yaşanan mera sorunu çözüm bulamayınca karşılıklı dava açtılar. Döşeli köyünün ısrarının ardından yerel mahkemeye verilen ve uzun yıllar süren dava sonuçta Yargıtay’a taşınmıştı

    15 Yılı Aşkın Devam Eden Dava Süreci 3 Temmuz 2020 tarihinde son buldu.

    Karar Sonucu davalık olan ve yıllarca avukatlara para taşınan meranın her iki köyün Müşterek kullanımına karar verildi.



    İki Gözü Kör Olanlar..


     


    Bugünkü yazıma, ”Bu yaşıma kadar gözlerimin gördüklerini, kulaklarımın duyduklarını anlatmayla başlayacağım” desem de bana göre bir mahalle baskısı olan ama ”dinin emri” denerek yasaklanan ve ”Hatasız dost arayan dostsuz” kalır diyen ataların freni ile benim gibi bir çoğumuzun anlatacaklarından vazgeçip, yaşamı boyunca gördüklerini, duyduklarını anlatmaktansa içine atmayı, dert edinmeyi yani üç maymunu oynamayı tercih ederiz..

    Ve en önemlisi açık olduğunu sanıp, gerçekte ise aşkın ana merkezi olan kalp gözü gibi, takıntılarla sulanmış, körlenmiş beyni gibi güzel kaşlarla süslenen iki gözünün de kör olduğunu anlamayanlara sıkça anlatılan ve son olarak meslektaşım Okay Gönensin’in de köşesine aldığı bir hikâyeyi ben de buradan köşeme alıp, işleyeceğim belki kalp gözü dahil kör gözler, sağır kulaklar açılır diyerek…

    Hikâyede iki fakir adam vardır. Bunlar komşu. Birkaç davarı, tavukları, küçük arazileri var. Ve ikisi sürekli kavga hâlindeler. Tavuk yüzünden, tarla yüzünden, küçük büyük her mesele yüzünden kavga ediyorlar.

    Hızır iki adamı izliyor ve müdahale etmeye karar veriyor.

    Bir gün ikisinden birisinin kapısını rastgele çalıyor. Adamı alıyor karşısına, “dile benden ne dilersen” diyor, “ne istersen yapacağım, ama sana yaptığımın iki katını komşuna da yapacağım.”




    Adam uzun uzun düşünüyor, sonra Hızır’ın karşısına geçiyor: “Hızır Aleyhisselam, senden dileğim şudur: Benim bir gözümü kör et.”

    Bu hikâyenin devamı birçok farklı şekilde yazılmıştır. Hızır ikisine birden gitseydi, ikisinin de ikişer gözü mü çıkmış olurdu? 

    Ve hikâyeye farklı devamlar yazılır, ama bu arada iki fukaraya çok yüz de takılır.

    Hep birlikte körleşme denebilecek bu duruma baktığımızda da karşımıza;

    Aydın düşüncenin, insana bakışın ve en önemlisi demokrasi anlayışının henüz ulaşmadığı bir evreyi yaşayan köylerdeki çeperlerin diplerinden çıkıp, şehirlere götürdükleri sosyal hayat, siyasal yaşam hatta siyasette de bu iki fukaranın yaşadığı “benim bir gözüm çıksın, yeter ki onun iki gözü de kör olsun” ruhuyla yapılıyor.

    Çatışma alanları arttıkça da bu ruh hâli için bazen “iki göze iki göz” bile bir tür “galibiyet” sayılıyor…

    Toplumun “gerçek” çatışma alanları var. Bu alanları, hiç kimse gözünden olmadan daraltmanın ve yok etmenin yolları da var. Bu yolları açmak yerine, yeni çatışma alanları üretmek, karşıdakinin iki gözüne karşılık bir gözünü feda eden köylünün ruh hâlinin egemenliğinde söz konusu oluyor.

    Şu anda herkesin içini karartan çatışmaları, inatlaşmaları, “el mi yaman bey mi yaman?” vuruşmalarını madde madde sıralamak da mümkün. Her maddenin iki ya da üç, dört tarafında da pozisyon almış olanların hepsinin “bir göze iki göz” hesabıyla hareket ettiklerini de görmekse hiç zor değil.

    Kısaca başta, ‘Güçlü bir lobi’ denerek yapılan ve benim de başında bulunduğum sivil toplum örgütcülüğünde yani dernekçilikte daha net gördüğüm, “Bir göze iki göz” ruhuyla yapılan savaşların sonuçları her zaman biraz daha fazla ve hep birlikte “körleşme”dir.

    “Körleşme”de savaşın nasıl çıktığını hatırlayan kalmaz, sadece savaşın kendisi kalır.

    “Körleşme”nin insanlara ne vaat ettiğini bilmek için de fazla uzağa gitmeye gerek yok, çevremizdeki dramlar başarabilmişse tek gözünü koruyabilmiş olan herkese yeter.



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    AVUKAT TUTUKLANDI!


    arşiv haber 07/12/2018 tarihli haber/yorum


    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında “ByLock” kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınan avukat, tutuklandı.


    Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında “ByLock” kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınan avukat, tutuklandı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Ardahan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü avukatı Büşra C, Ardahan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından Ardahan Adliyesi’nde savcıya ifade veren Büşra C, tutuklama talebiyle Ardahan Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Büşra C, çıkarıldığı mahkemece, “Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan” tutuklandı. Büşra C’nin eşi eski komiser Yasin C’nin de firari olduğu öğrenildi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


     


    YATAKTA GÜNDEMİ TUTMAK


    Kimin belediye başkanı adayı olacağı en çok tartışılan İstanbul’da düzenlemiş olduğumuz 2. Ardahan Günlerini düzenledikten sonra ülkemizin 3 gümrük kapısı olan 2 ülkeye komşu Serhat Ardahan’a dönerken Erzincan yakınlarında talihsiz bir kaza geçirmem üzerine yaklaşık 1 aydır yatağa mahkum kaldım.

    Hareketli birisi olarak zorunlu yatalak olmamın verdiği sıkıntı için de bir taraftan gelen giden dostlarımı karşılarken diğer taraftan da mesleğim gereği gündemi tutmaya çalışıyorum.

    Tabi başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere ülkenin gerçek gündemini takip ederken gazetecilik mesleğimi de yerine getirmeye çalışıyorum. 

    Bana göre İstanbul’u çok iyi tanıyan ve CHP tabanıyla bire bir ilişkisi olan İstanbul seçmeninin olduğu gibi ülke seçmenini yakından bilen Ardahan’lı Gürsel Tekin’in adını konuşması gereken CHP’nin Beylikdüzü Belediye Başkan’ın adını öne çıkarması hatasını gören Başkan Erdoğan’ın Binali Yıldırım’a gerek kalmadı dercesine açıklamalar da bulunması ve İstanbul’u çokta tanımadığına inandığım Ekrem İmamoğlu’na onun derecesinde bir aday arayışına girdiğini görmekteyim.

    İstanbul’un yanı sıra Ardahan’ın da için de bulunduğu 81 vilayetin başkan adaylarını tartışıldığı şu günler de bana göre bu başkanlara başkanlık yaptıracak meclis üyelerinin dikkate alınmadığını görmekteyim.

    Çünkü belediye başkanı olacak kişiden değil onunla birlikte oluşturacak kadrolarda beklenti varken sadece bir kişiyi ilahi güç görmek hatadır.

    Ve bu hataları Ardahan’da da görmekteyiz.

    Çünkü herkes ‘Kim aday olacak?’, ‘Aday olanlar bu işi yapabilecek mi?’ diye tartışırken aday olanların, aday edileceklerin hangi plan, proje ile ve de kimlerle yani hangi meclis üyeleriyle kadro kuracaklarını tartışmaz.

    Hal bu ki bir insandan bir adaydan  beklentileri olanların  onun kadrosuna bakması gerekir. 

    Yani yatakta zorun da kaldığım bu süreçte tutmaya çalıştığım gündemin hiçte iç açıcı olmadığını söylemek en doğrusudur.

    Bunu da gelen gidenlerin sohbetin de anlıyordum. 

    Ardahan ve 81 ilin 5 yılını yönlendirecek yerel seçimler öncesi


     


     

  • Ardahan Merkezde Korkutan Kaza!..



    ‘TEK YÖN’ UYGULAMASI


    GURBETÇİLER YÜZÜNDEN 


    ASKIYA ALDI..


    Öte yandan bir önceki belediye tarafından kaldırılan ama yeni belediyenin zamanında sayıları bir hayli artan Gaşkalar (At arabası) sayılarının yeniden arttığı görülen Ardahan’da tıkanma noktasına gelen ana cadeler Kongre, İnönü, Atatürk ve Migrosun da üzerinde bulunduğu Kars Caddelerinin yükünü azaltmak için hazırlanan ‘TEK YÖN’ uygulaması kente gelen gurbetçilerin yoğunluğu arıdan ertelendiği öğrenildi.


    Yine belediye tarafından yaptırılan ama bir türlü hayata geçrilmeyen Ardahan merkezde ki Milli Egemenli Parkının altında yaptırlan kapalı garajın kapalı bekletildiği Ardahan’da başta Kongre Caddesi olmak üzere diğer tüm caddeler gelişi güzel park yapan araçların anı sıra pazarlamacı, eczanelerde işi olanların ikili, üçlü parkları dolaysıyla sık sık tıkandığı dikkatlerden kaçmazken bu sıkışıklığı aşmak için trafik polislerinin çabaları da sonuç veremiyor. Haberlerimizi görüntülü izlemek için Abone olmanızı umut ettiğimiz ArdahanTV linkini TIKla.. https://www.youtube.com/results?search_query=fakir+y%C4%B1lmaz



    BIÇAKLARIN KESTİĞİ TELEVZİYONLAR..


    82 Milyonluk ülke de 4-5 milyon gazetenin satıldığı, haber ve tartışma programlarından ziyade dizileri, evlendirme programlarının daha çok reyting yaptığı ülkemde Halk Tv ve Tele 1 adlı iki tv kanalı RTÜK tarafından beşer gün karartma kararı aldı..


    Ardından solun lideri olur korkusu ile CHP’nin desteğiyle dokunmazlığını kaldırıp, hapse atılan Demirtaş’ın eşine yapılan alçak saldırının aynısına muhatap olan Başkan Erdoğan’ın Bakan Damadına ve sayın eşi Berat Esra Albayrak’a yönelik atılan bir o kadar alçak mesajlar ardından sosyal Platformların da kontrol altına alınacağı haberlerini almaya başladık.

    Benim de aralarında bulunduğum onca değil, binlerce Mahalli Basın yani Yerel Gazetelerin vali, kaymakam ve diğer idareciler aracılığı ile baskı altına alınıp, resmi ilan kesme tehdidi ile tek tek kapanıp, yok edildiği bir ülkede demokrasiden, insan haklarından, basın özgürlüğünden bahsetmekte artık lüks bir durum olmaya başladı.

    Ve buna neden olanın mevcut iktidarın anlayışı olduğu ve dikta bir anlayışın ürünü sonucu bunların yaşandığı öne sürülürken bu yaşanan durumlar karşısında dik durması gereken sözde devrimciler, sol denen muhalefet ve solun yanında duruyor gibi görünüp, sağ gözü ile sağ iktidara göz kırpılmasını bekleyen İYİ, DEVA, SP, Gelecek ve daha nice partilerin ne yaptığı da sorgulanmaz.

    Ve muhalefetin temsil ettiği ve adı kamuoyu denen halk ne yapıyor?

    Yani balık hafızalı olan büyük halkımıza eskileri, 20 yıla yaklaşan süreçte yaşananları değil, şu kısa bir süreçte yaşananlar konusunda ne yaptığını sorsak bir cevap alabilir miyiz?..

    Bilmem ama Halk TV, Tele 1’in ekranları kapatılırken, Avukatların darmadağın edilmek üzere olduğu, çalışanların geleceğimiz dediği kıdem hakkının fona devredilmesi, milletvekillerinin tutuklandığı, onların yani milletvekilleri gibi halkın oyu ile seçilen belediye başkanlarının görevlerinden alınıp, yerlerine kayyumların atandığı bir ülkede halk ne yapıyor?




    Ne yaptığı açıkça belli olan ve patos, patetes, pancar, saman, mazot desteği adı altında aldığı onca kredinin affını beklediği bir süreçte Çin’den gelen Covit-19 sayesinde bin lira için sıraya giren aynı halktan ne beklenir bilmem ama benim bildiğim yaklaşan Kurban Bayramı’nda elimize alacağımız bıçakların markalarından birinin reklamı ile ayakta durmaya ve demokrasi, basın özgürlüğü için mücadele eden iki kanal yani Halk TV ile Tele 1’i RÜTÜK değil bu bıçaklar kesti desek en doğrusu..

    Çünkü onca devrimci, solcu, demokrasi yanlısının şikayetçi olduğu iktidar görür korkusu ile reklam vermekten korktuğu bu televizyonlar yok imkanlar içinde bıçak reklamları ile ayakta durmaya çalışırken, laik, cumhuriyetçi, basının 4. Kuvvet olduğu 82 milyonluk ülkede 4-5 milyon gazete satar, evlendirme programları, adı Diriliş olan diziler reyting kırar..

    Evet aynen deyip, yazımı bitirmek üzereyken 15 Temmuz’da 4 yıl olacak olan darbe kalkışmasının baş aktörü olan ve mevcut iktidarın, ‘yakaladık, getirdik, getiriyoruz’ dediği dünkü Hoca Efendi, bugünkü terörist Fetonun çiftliğinde hüküm sürüp, Coronadan ölmediği okyanus ötesinden gelen son dakika haber ise beni şaşırtmadıysa da haberin geldiği yerin yöneticilerinin de solcu hatta ötesi komünistler olması beni şaşırttı.

    Çünkü başta ‘İki devlet tek millet’ denen Azerbaycan ve diğer birçok ülke liderinin paraları, altın ve elmaslarının da bulunduğu batı ülkelerinden biri olan İngiltere, kominizim diyen Venezuela’ya yönetimin altınlarına el koyduğu haberi gelmişti..

    Habere baktığımızda, ‘Altınlarını Türkiye’ye gönderme kararı alan Venezuela’nın altın rezervine İngilterenin el koyduğunu

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın göreve başlama törenine katıldıktan sonra ülkelerinde çıkarılan altının işlenmesi ve altının paraya çevrilmesi için Türkiye’ye yolladığını açıklamıştı. Ancak, Maduro hükümetine karşı kendisini geçici başkan ilan ederek, halkı ve orduyu sokaklara çağıran Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu destekleyen İngiltere, Venezuela hükümetinin İngiltere Merkez Bankasının dondurduğu yaklaşık bir milyar euro değerindeki altın rezervi için açtığı dava reddedildi.! idi..

    Yani, Sürmene markalı bıçakçının saatlerce reklamını yayınlayıp, ayakta kalmaya çalıştığı şu dünyada ‘paramız, rezervlerimiz nerede?’ diye merak edenlere anlatmak istediğimi anlayan çıkar diye bir cevap gibiydi bu gelen haber..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    Hoçvanlı Genç Trafik Kazası Kurbanı


    arşiv haber 17/09/2015 tarihi haberler


    Ardahan Merkeze bağlı Çobanlı (Gelik) köylü Ümit Sural Tekirdağ yolunda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kayıp etti. İstanbul Esenyurt’ta toprağa verilen Sural için yine Esenyurt’ta bulunan Çonanlı köyü Derneğinde taziye salonu açıldı.


    **POSOFLU VURULMUŞ OLARAK BULUNDU!


    Posoflu Tabancayla Başından Vurulmuş Olarak Bulundu!


    Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde yaşayan Ardahan Posoflu hemşehrimiz 30 yaşındaki Murat Akyüz, evinde tabancayla başından vurulmuş bulundu.


    Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde yaşayan Ardahan/Posoflu 30 yaşındaki Murat Akyüz, evinde tabancayla başından vurulmuş bulundu. Akyüz’ün intihar ettiği olasılığı araştırılırken, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için soruşturma başlatıldı. 

    Olay, Reşadiye Mahallesi Şinasi Kurşun Caddesi 5’inci Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre,Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı Gulluce (Caborya) köylü Murat Akyüz, eve gelen eşi tarafından salonda kanlar içerisinde yatarken bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri başından tabancayla vurulan Akyüz’ün öldüğünü belirledi. Murat Akyüz’ün cesedi, nöbetçi savcı ve polisin incelemesi ardından otopsi için Çorlu Devlet Hastanesi morguna konuldu. Akyüz’ün intihar ettiği olasılığı araştırılırken, kesin ölüm sebebi yapılacak otopsinin ardından belli olacak. Polisin başlattığı soruşturma sürüyor. 

  • ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ ÜNİVERSİTE SINAVLARI GÜNÜ ÜNİVERSİTENİN KARŞISINDA İNTİHAR ETTİ!..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere göre aynı zamanda şu an Diyarbakır’da olan Ardahan’lı Kaymakam Ünal Koç’un köylüsü olan ve Akdeniz Üniversitesinde okuduğu öğrenilen Ardahan’lı üniversite öğrencisi girdiği bunalım sonucu gittiği ormanda hayatına son verdi.Tahminen 21 yaşında olduğu öğrenilen D.K’nin dün akşam saatlerinde kardeşinden aldığı bisikletle Ardahan Üniversitesinin karşısında bulunan ve Ardahan Bal Festivalinin de yapıldığı Çamlıçatak (Gölebert) köyü ormanlık alanda kendisini ağaca asarak, hayatına son verdiği öğrenildi.


    ARDAHAN’A GELİRLERKEN KAZA GEÇİRDİLER!.


    Erzincan’da yol kenarındaki istinat duvarına çarpan kamyonette 1’i ağır 4 kişi yaralandı. Tuncay Lale’nin kullandığı 34 SK 0393 plakalı kamyonet, Erzincan-Sivas kara yolu Sakaltutan Geçidi Cehennem Deresi mevkinde kontrolden çıkarak yol kenarındaki istinat duvarına çarptı.Kazada sürücü ve annesi Müşgünaz Lale ile Gülnaz ve eşi Hasan Karatan yaralandı. Araçta sıkışan Müşgünaz Lale, olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ve İl Afet Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekiplerince çıkartıldı.Kazada kolu kopan Müşgünaz Lale, ekiplerce kısa sürede Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesine getirildi.Ancak doktorlarca yapılan incelemede kolu parçalandığı için yerine dikilemeyeceği anlaşılan Lale’nin ameliyatının sürdüğü ve hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.Diğer yaralıların ise sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Kamyonettekilerin İstanbul’dan memleketleri Ardahan’a gitmek üzere yola çıktıkları ifade edildi. 



    **ARDAHAN EĞİTİM USTALAR YETİŞTİRECEK..


    Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, Müdür yardımcısı Akın Koç ve Şube Müdürü Halil Alıcı ile birlikte, 1 Haziran’da normalleşen pandemi süreciyle aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmazın da aralarında bulunduğu kentteki gazetecilerle Öğretmen Evi’nde bir araya geldi.


    31 Ocak 2020 tarihinde Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanan Ardahan’lı İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, 5 aylık saha çalışmasını basın mensuplarıyla paylaştı. Ardahan ve ilçelerinde okulların fiziki durumu ve öğrenci başına düşen öğretmen sayısının Türkiye genelinde çok iyi bir noktada olduğunu belirten Bulut, israfı önleyeceklerini, yurtların fiziki durumunu iyileştireceklerini ve mesleki alanlara daha çok önem vereceklerini söyledi.






    ÖĞRENCİLERE DUYURULUR:


    MOTOR VE KİMYA BÖLÜMÜ AÇILDI..



    Ardahan’da Meslek Lisesi bünyesinde Motor Bölümünü açtıklarını açıklayan Bulut: “Eğitim alanında ilin büyük fotoğrafını çektik. Masamızda eğitimin dünü, bugünü ve yarını var. Tüm verilerimizi toparlayarak yeni bir dönem ve yeni bir yol haritasıyla programımıza başlıyoruz. Ardahan’da ilk defa kimya bölümü önümüzdeki sezonda eğitim verecek. Güzel Sanatlar Lisesinin yanında öğrencilerimize mesleki beceri kazandırmak için Motor Bölümünü de açtık. Meslek lisesi mezunları ustalık belgesiyle işyeri açabilecek. Amacımız geleceğimiz olan çocuklarımızı yarınlara daha iyi hazırlamak için hem mesleki hem de eğitim alanında ileri taşımaktır. Ülkemiz, mesleki alandaki tecrübesi ve eğitimle anca yükselebilir” dedi.


    Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut, mesleki alandaki sıkıntıyı gidermek için Milli Eğitim Bakanlığıyla koordineli çalıştıklarını belirterek, pandemi sürecinde öğrencilere LGS ve YKS başta olmak üzere uzaktan yardım sistemiyle eğitim verildiğini, Ardahan Milli Eğitim olarak bu konuda güçlü bir alt yapı oluşturduklarını da sözlerine ekledi. Bulut, daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayarak proje çalışmalarıyla ilgili samimi sohbette bulundu.


    Ardahan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Akın Koç ve Şube Müdürü Halil Alıcı da kendi alanlarında yapılan yeni çalışmalarla ilgili bilgi verdiler.



    **ŞELALEDEN SONRA ŞEYTANIN IŞIKLARINI KESTİLER!


    Daha önce Ardahan Kalesinin yanı başında bulunan kayalık alana yaptırılan şelalenin ışıklandırma ve su motorunun enerjisini kesip, kablolarını koparanlar şimdi de Şeytan Kalsenin ışılandırmasını ve kablolarını kırıp, kopardılar.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Çıldır ilçesi sınırları içinde buluna tarihi Şeytan Kalesinin ışıklandırma sistemi kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından sabote edilerek parçalandı. Çıldır Belediyesi tarafından ışıklandırılması yapılan tarihi kaleye daha öncede sabotaj yapılmış bütün ışıklandırma sistemi kırılarak talan edilmişti.


    Yeniden yapılan çalışmalar sonrası tekrar ışıklandırılan tarihi kale tekrar kimliği belirsiz kişi yada kişilerin hedefi haline geldi. Yaşanan bu olay neticesinde açıklama yapan Çıldır Belediye başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, “Geçtiğimiz yıl yine bazı ahlaksız kişiler tarafından zarar verilen Çıldır Şeytan Kalesinde bulunan ışıklandırmalar bu yıl bir kez daha bazı alçaklar tarafından zarar gördü. Bu alçaklara verebileceğimiz en güzel cevap o ışıklandırmaları yeniden ve daha güzel bir şekilde yapmaktır. Bunu yapanlar asla unutmasınlar onların yapmış olduğu alçaklık şimdi belki yanlarına kalacak ama yarına kalmayacaktır. Bu yapmış olduğumuz ışıklandırma sistemini yeniden düzenleyip kamera sistemi ile destekleyerek halkımızın ve kalemizi ziyaret eden turistlerin hizmetine yeniden sunacağız” dedi. 



     


     


    AK Parti’nin yapamadığını AYM Yapmalı…


    Anayasa Mahkemesi (AYM) CHP’nin Af Yasası’ndaki bazı hükümlerin iptali istemiyle yaptığı başvuru üzerine ilk incelemesini tamamladı ve başvuruyu esastan görüşmeye karar verdi.


    Bu güzel bir gelişme ve haber..


    Ama kamuoyunda Af Yasası olarak bilinen ve 40 bin kişinin cezaevinden çıkmasını sağlayan İnfaz Kanunu’ndaki düzenlemelerin bir genel affa dönüşmesi beklenmektedir..


    Anayasa Mahkemesi CHP’nin Af Yasası’ndaki bazı hükümlerin iptali istemiyle yaptığı başvuru üzerinde ilk incelemesini tamamlayıp, bu önemli başvuruyu esastan görüşmeye karar vermesi ve bu kararını beklenen anlamda olumlu olarak hem de oy çokluğu ile onaylaması bu ülke de yaşanan gerginliğin büyük bölümde yumuşamasını sağlayacaktır.


    Bilindiği gibi CHP, cezaevlerinden yaklaşık 90 bin kişinin tahliye edilmesini sağlayan infaz düzenlemesine ilişkin 7242 sayılı Cezaevi Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesinin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesini istemişti.


    Yapılan başvuruda eksiklik tespit etmeyen Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, iptal istemini daha sonra belirlenecek bir günde esastan görüşerek karara bağlayacak haberi başta Demirtaş ve gazetecilerin olmak üzere birçok tarafın ilgi ile takibe almış ve genel bir af beklentisini arttırmıştır.


    CHP, daha önce de yeni infaz yasasının şekil yönünden iptali ve yürürlüğünün durdurulmasını istemiş, Anayasa Mahkemesi, bu başvuruda da ilk incelemeyi tamamlayarak iptal isteminin daha sonra belirlenecek bir günde esastan karara bağlanmasına hükmetmişti.


    Evet, adına barış süreci denen süreci iyi değerlendiremeyip, saha dışı kalan HDP’nin yerini dolduran MHP destekli AK Parti’nin yapamadığını AYM yani Anayasa Mahkemesi yapacak mı?


    Bilmem ama bu gelişme ” yapacak” umutlarını şimdiden arttırdı gibi..


    Umarım bu umutlarda sönmez ülke yeni bir barış, kardeşlikleri düşmanlıkları unutur, yoluna tüm toplumuyla devam eder diyorum…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpEşini ve Çocuklarını Boğduktan


    Sonra İntihar Etti..


    ARŞİV HABER 20/07/2016 TARİHİLİ HABER


    Ardahanlı bir aile girdiği ekonomik sıkıntı içinde çıkamayınca yok oldular.


    Ardahan’ın Göle’nin Okçu köyünden Fransa’ya göç eden Gökhan Daşdemir ailesini boğarak öldürdükten sonra intihat etti.

    Eşi ve çocuklarını boğarak öldüren Gökhan Daşdemir kendisini de intihar ederek 4 kişilik aileyi yok etti.


    **GEÇEN HAFTA FRANSA’DA YAŞANAN AİLE FACİASI


    ŞÖYLE GELİŞTİ;

    Alınan bilgilere göre Kübra Küpeli (Daşdemir)’in eşi Gökhan Daşdemir’in İnşaat şirketi iflas edince psikolojik sorun yaşamış İflası atlatamayınca 13 Temmuz’da 

    Cinnet geçirip, eşi Kübra Küpeli (Daşdemir)’i iple boğarak öldürdükten sonra 10 Yaşındaki oğlu Kadir Daşdemir’i boğuyor. Daha sonra 3 Yaşındaki Esile Taşdemir’i boğduktan sonra bileklerini keserek intihan ediyor. 

    Olayı dışarıdan duyan olmayınca bilmedikleri için Gökhan Daşdemir kan kayıbından dolayı hayatını kaybediyor.


    **CENAZE TÜRKİYE’YE GELİYOR..

    Fransa’da bir haftadır sürün Adli işlemler sonuna geldi. Ailenin Büyüğü Mustafa Küpeli’nin kararıyla cenazeler bu gece saat 13.00’de Kübra Küpeli (Daşdemir) ve iki çocuğu Kadir ve Esila’nın cenazeleri Türkiye’ye gelecek. 21 Temmuz’da Esenyurt’ta defin edilecek 

    ESENYURT’T A DEFİN EDİLECEK

    Fransa’da bir cinayet sonucu hayatını kaybeden Kübra Küpeli (Daşdemir) ve iki çocuğu, Kadir ve Esila’nın cenazeleri 21 Temmuz Perşembe günü Esenyurt Depo durağında Maraşal Camisinde kılınacak öğle namazından sonra Esenyurt Gülbahçe mezarlığına defin edilecek 

  • CORONA'YA KARŞI COBRA VE PANZER ÖNLEMİ..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Son olarak halka açık cafe, restoran ve iller arası seyahat yasaklarında yaşanan yumuşatmaya karşın önlemlerin de devam ettiği ülke genelindeki bazı illerde uygulanmaya devam eden sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü şu günlerde polisin Cobra ve Panzerler eşiliğindeki tedbirleri de dikkatlerden kaçmıyor. 


    Buzluğa kaldırıldığı belirtilen Barış Sürecinde Günenydoğuda çok da ortalıkta görünmeyen ama Gezi olaylarında başta Ankara olmak üzere bir çok ilde görünen polis cobraları ve panzerleri alınan Coronavirüs önlemlerinde batı kentlerinde alınan önlemler kapsamında ana caddelerde görülmesi dikkatlerden kaçmadı.


    ARDAHAN’DA İŞ YERLERİ AÇILIYOR..


    Öte yandan bir çok alanda kontrollü ve önlemli şartları ile kaldırılan yasaklar ardından başta topluma açık alanlar,kahve, kapalı spor sahaları, camiler gibi alanlarda da hazırlıkların başladığı Ardahan’da temizlik ve dezenfekte çalışmaları yapan iş yeri sahipleri iş yerlerine gelecek olan müşterilerini karşılamaya hazırlandıkları görülmekte.



    Dicle Halı: Açılış Öncesi Dezenfekte Çalışması Yaptık


    ‘Korona virüs önlemleri nedeniyle yaklaşık 2 buçuk aydır kapalı olan Halı sahamız, 1 Haziran itibari ile normalleşme programı kapsamında açılacaktır.’ diyen Dicle Halı Saha Sahibi Dicle Yılmaz şöyle devam etti, ‘Açılış öncesi iş yerimizde temizlik ve dezenfekte çalışması yaparak tesisimizi hazır hale getirdik. Yeniden hizmete girecek olan işletmemiz de bundan sonraki süreçte de dezenfeksiyon ve temizlik işlemleri düzenli olarak devam edecek.’ dedi.



    Kılıçdaroğlu’nun Deniz Gezmiş Damarı..


     


    AK Parti’den ayrılıp önce birlikte hareket edip, ardından 2 ayrı parti kuran eski başbakan Davutoğlu ile eski bakan Ali Babacan’ın yapılacak ilk seçimde ne yapacakları en çok tartışılan konuların başında gelmekte. 


    İki yeni partinin bir taraftan 81 Vilayette teşkilatlanma diğer taraftan da alınabilinecek bir erken seçimde nasıl harekat edeceklerinin çokça tartışıldığı bugünlerde bir önceki seçimlerde çoğu eski MHP’lilerden oluşan siyasilerle İYİ Parti’yi kuran Meral Akşener’in başını çektiği partinin seçimlere katılmasına büyük katkı sunan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti için yaptıklarını Davutoğlu’lu Gelecek Partisi, Babacan’lı Deva Partisi içinde aynı şeyi yapabileceklerini açıklaması bu tartışmaları, sorunları, sıkıntıları ve gerçek onca gündemi üç aydır Coronanın gölgesinde kalan ülkenin birinci gündemi haline getirmiş bulunmakta.


    Öyle ki AK Parti avukatı, pardon ortağı olan MHP’nin kendisinin oy oranını geçen İYİ Parti’ye yapmak istediği ama KIlıçdaroğlu’nun erken davranması ile meclise ardından toplumun %10’luk kesiminden oy alacak kadar gönlüne giren İYİ Parti vakasını ortağı AK Parti’nin de yaşamaması için Gelecek Partisi ve DEVA Partisinin seçimlere girmesini engelleyecek yeni yasa tasarıları hazırlamaya başlamış bile..


    Ama benim asıl üzerinde durmak istediğim ve daha önce birkaç kez daha gündeme taşıdığım ve Deniz Gezmiş ruhlu olduğuna inandığım ama ayakları olamazsa da düşünceleri CHP’nin kozmik odasınca prangalanan Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir kez daha anlatacağım.


    Gerçi Kılıçdaroğlu’ndan önce Demirtaş’ı ve yine CHP’nin kozmik odasınca ateşlenen fitil ile gündeme getirilip, alelacele kaldırılan dokunulmazlıkların ardından tutuklanan Demirtaş’ın neden siyaset dışına itildiğini anlatmayı da düşünüyorum..


    Çünkü Kılıçdaroğlu’nu anlatırken aslında ülkede gerçek anlamda bir sol oluşumun ötesinde güçlü bir muhalefet, güçlü bir taraf ve bu gücün ardından iktidara açılan kapıyı zorlayacak olan bir oluşumu engellemek için ‘Türkiye Partisi’ dedikten sonra gerek devletin, gerek CHP’nin  kozmik odalarını rahatsız etmiş ve devre dışı bırakılmıştı Selahattin Demirtaş..


    Evet, Demirtaş’ın bunu başaracağını düşünenlerin bu düşünceyi taşıyan ve HDP’den  yani Kürt oylarından sonra milliyetçilerin oylarına sahip İYİ Parti’yi, ardından çok oy olmazsa da başta AK Parti gibi muhafazakâr kesimi temsil eden Saadet Partisi ile girdiği ilişki ve çıkışlarıyla bunu gösteren Kılıçdaroğlu’nun son çıkışı yani İYİ Parti’ye yaptığı gibi Gelecek Partisi ve Deva Partisine de destek olabileceklerini belirten çıkışı ile Deniz Gezmiş ruhu taşıdığını anlamak gerek..


    Çünkü bu ülkede  başta ABD’ye olmak üzere sömürgeci faşistlere teslim etmemek için hayatlarını veren Deniz Gezmiş’ler de  bu birliktelik için mücadele etmiş, o zaman anlaşılmamışlar ama bugün daha iyi anlaşılmaktadırlar.


    Ve bir taraftan İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu ile uğraşan CHP’nin kozmik odasını diğer taraftan gün geçtikçe MHP’ye muhtaç hale gelip, bir dediğini iki yapmayan iktidar ve Başkanı Erdoğan ile uğraşan Kılıçdaroğlu’nun taşıdığı Deniz Gezmiş ruhunu yeşertmek için daha cesur olmalı ve Demirtaş gibi iki arada bi derede kalmasa ve atacağı bir geri adımla devre dışı bırkılmazsa bu ülkede istenen o güçlü sol, daha güçlü toplumsal birliktelik sağlanacak gibi görünüyor..



    ESKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    POLİS VURULDU!


    arşiv haber 24/11/2015 tarihli haber


    Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan sınırında bulunan Çıldır ilçesinde meydana gelen olayda bir polis vuruldu.


    Alınan bilgilere göre Çıldır Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru Mahmut Doğan beylik tabancasıyla kendini vurdu.


    İkinci şark görevini yapmak üzere Afyon´dan Çıldır´a tayin olan doğan sabah 09.30 sıralarında evinde kendiğini vurdu. Çıldır ASM ekipleri tarafından ilk müdahalenin yapılmasının adından Doğan Ardahan Devlet hastanesine sevk edildi.

  • OKULDA İNTİHAR ETTİ! Hanak'ta İntihar, Çıldır'a Corona!


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Hanak’ta intihar..


    Hanak İlçesine bağlı Börk Köyünde bir kişi intihar etti. Alınan bilgilere göre, Hanak’a bağlı Börk Köyünde daha önce muhtarlık yapan İsmet Öztürk (57), av tüfeği ile Geç Köyünün okulunda intihar etti.



    Evli, 5 Kız ve 2 erkek çocuğu babası olan İsmet Öztürk’ün bankalara borçlu olduğu ve traktör borcu nedeniyle intihar ettiği ileri sürüldü. Geç Köyünde çobanlık yapan Börk Köyü eski Muhtarı İsmet Öztürk, köylülerin jandarmaya haber vermesiyle ortaya çıktı. Köy okulunda eski Muhtar Öztürk’ün cansız bedenine rastlayan Jandarma ekipleri, güvenlik önlemleri alırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.


    Ardahan Çıldır’da korona virüslü tespit edildi..


    Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa süre içerisinde dünyaya yayılarak etkisi altına alan Covid-19 virüsü şimdiye kadar yaklaşık 4 milyon insanın hayatını kaybetmesine sebep oldu.


    11 Mart itibari ile ülkemizde görülmeye başlayan ve bir çok önlem alınması ile birlikte yayılmaların önüne geçilme hedeflendi. ülkemizde görüldüğü günden itibaren bir çok ilde vaka tespit edilmesine karşılık. Çıldır ilçesinde herhangi bir vaka tespit edilmemişti.


    Korona tedbirlerine riayet ederek yaşamını devam ettiren ilçe halkı sosyal mesafe kuralına uyarak 81 ilde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına girdi.


    Yurt dışından Akdarı köyüne gelen bir vatandaşta yapılan test sonucu pozitif olarak belirlendi. Testin pozitif çıkması ile birlikte vatandaş tedavi altına alınırken ailesi de karantinaya alındı. Şahısın kimlerle temas kurduğu yönünde incelermeler başlatılması üzerine Akdarı köyünde sıkı tedbirler alınmaya başladı.


    11 Mart tarihinden beri Çıldır’da ilk defa vaka tespit edilmiş oldu.




     



    Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz..


    İlk günden bugüne kadar inanmadığım Corona denen tüm dünyayı,insanları yeniden dizayn etme operasyonunun başarısız kaldığını ve tam aksine kendilerine bulaştığını görenlerin şimdi yeni bir yol haritası peşinde olduğunu görüyoruz son 10- on beş gündür yapılan açıklamalar ile..

    Ve bu yol haritasının Çin’den tüm dünyaya salınan korkunun etkisi arasında hem eskiye hem de yeni planlara yönelik olduğunu Başkan Erdoğan’ın ”yarından tezi yok, seferberlik başlatıyoruz, sahaya iniyoruz” açıklamasında da görülebilir.

    Gerçi bu açıklamadan önce Coronanın duyurulmasından bu yana evden kalın çağrılarını yapanların ” evde kalmak da tehlikeli” başlıklı haberlerle geri dönüşe ve yeni plana hazırlandıklarının ilk işaretini vermiş, bu haberle açıklamalar çoktan başlatılmıştı..

    Ve bu haberler ardından Başkan Erdoğan ile telefonla görüşen kankası Başkan Trump’un ”Dualara ihtiyacımız var” diyerek kilise, sinegog ve camilerin açılması için kendisini çok da dinlemeyen eyalet valilerine çağrıda bulunurken, bizde de başta sağlık bakanımız olmak üzere bir çok kişi dil ve yöntem değiştirerek havuz medyasında aylardır yayılan olumsuz atmosferin dağılmasına katkı sunmak için başta yaklaşık üç aydır tek tek sayılan ölenleri değil, sağlık ve Ulaştırma bakanının,”Uçak ve Tren” seferlerinin başlayacağının duyurulması gibi alınan tedbirler konusuna alınacak önlemleri anlatı yorlardı

    Evet, Brezilya Başkanı ve benim hiç inanmadığım, İngiltere Başkanının üzerindeki baskıya dayanmayıp ardından bir çok insanın yaşadığı gripal bir vaka ardından ” Sende Covit-19’a yakalandın” denilerek, korkutulup adeta zoraki ”He corona varmış” dediği, Başkan Erdoğan’ın bayramdan sonra ”bu iş bitecek” dediği ve en önemlisi 7,5 milyarlık dünyada onca mezar ve morgun sayılmasına karşın çoğu,ömrünü tamamlamış 350- 400 bin insanın hayatını kaybetmesini kızılca kıyametler kopartılan Corona saçmalığı ve filminin sonuna geldik gibi..

    Çünkü, ‘”açılmasın, konuşmasın, istemesin, haykırmasın, demesin” diye onca polisiye önleme, adaletsizliğe rağmen durmayan ağızları kapatmak için büyük bir korku rüzgarı ile yaydırılan coronayla maskelendiği bu filme baştan itibaren inanmayan benim gibilerinin ısrarla bu işin tüm dünyayı yeniden dizayn etmek ve ardından ”seçim var” diyerek iktidarlarını devam ettirme hesapları içinde olduğu iddialarını güçlendiren,”Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz..” çağrısıyla daha iyi anlaşılıyor..

    Olan kime oldu bilmem ama bu korkuyu yayıp, insanları evlere kapatarak dizayn etmek isteyenler başta olmak üzere insanlığı daha zor günler bekliyor..

    Çünkü geri tepen bu saçmalık zaten iyi olmayan ekonomiye büyük darbe vurmuş, işsizliği, yoksulluğu, eşitsizliği daha da büyütmüştür..

    Neyse, ”Haydi Evden çıkıyor, Sahaya İniyoruz.. Bunun için hemen yarından tezi yok, yeni bir gönül seferberliği başlatıyoruz. Sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde telefonla ulaşarak, Çarşamba’dan itibaren de bizzat sahaya inerek, milletimize gidecek kendimizi anlatacak onun da derdini dinleyeceğiz” derken”oy isteyeceğimiz günlerin yakın olduğunu da hissettirmeyi unutmayacağız..” denildi bile..



    eSKİ  HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın.. 


    http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    **NİŞANLI KIZ İNTİHAR ETTİ..


    arşiv haber 29/11/2016 tarihli haberler/yorum


    Ardahan’ın merkez köylerinden olan ve İl Sağlık Müdürü Ulaş Şentürk’ünde köyü olan Ölçek’ye bir genç kız iple kendini asarak hayatına son verdi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz aylarda nişanlanan G. K. isimli genç kızın girdiği bunalım sonucu Ardahan  Devlet Hastanesinde çalışan babasının evinde kendisini iple asarak intihar ettiği öğrenildi.


    Olayla ilgili sorşturmanın başlatıldığı öğrenilen olay Ardahan’da sık sık yaşanan intiharları da bir kez daha gündeme getirdi.


    **ARDAHAN İNTİHAR ETMEYE DEVAM EDİYOR..


    *13/05/2016 tarihli Haber


    Ülkenin en çok göç veren illerinden olan Ardahan, son yıllarda intihar vak’alarıyla gündeme gelmeye devam ediyor.


    İl genelinde 98 bin nüfusuna sahip olmasına rağmen, yıl ortalamalarında nüfusa göre  en çok intihar vakası Ardahan’da yaşanması dikkat çekiyor…

    Bu sabah Ardahan Merkez Atatürk mahallesinde 17 yaşındaki Tolga Karabağlı girdiği bulanım sonucu intihar etti.


    Alınan bilgilere göre Atatürk Mahallesinde oturan nedeni belli olmayan bir sebeple bunalıma giren 17 yaşında ki Tolga Karabağlı kendisini iple asarak intihar ettiği öğrenilirken, otopsi için Trabzon’a götürüldüğü öğrenildi.


    Ardahan’da intihar vakalarının artması derin üzüntü yaratırken, yetkililerin bu tür ölümlerin önüne geçmek için İl genelinde psikologlarla analiz yapıp yeni vakaların yaşanmaması için çalışmalar gerçekleştirmelidir.  


     



    **KERİMOĞLU’NA AÇIK MEKTUP..


    Sayın Başkan öncelikle merhaba..


    Başkanım bu memleketin derdini uzun uzun anlatıp, çok yoğun olan siz sevgili doktor başkanımı üzmek istemem..


    Ancak toplumun aydını ve önderlerinin kendi toplumları karşısında da sorumluluklarının olduğunu hatırlatarak başlamak istediğim bu açık mektubuma kırılmayacağınızı umuyorum..


    Sayın Başkan;


    Sanırım sende benim gibi Ardahan’ın olduğu gibi senin ilçen olan Damal’ın ülkenin en yoksul ileçlerinden biri hatta birincisi olduğunu ve işsizliğin diz boyunu geçtiği için göçün hızla devam ettiğini bilmekte ve bu göç edenlerin senin ailen gibi şu an önemli bir ilçesinde belediye başkanı olduğun İstanbul’a başta olmak üzere batıya göç etmeye devam ettiğini bilmektesin.


    Ve bu insanlarımızın bir umutla çıktıkları gurbet yolunda seninde geçtiğin o zorlukları senin ve benim gibilerinin de yardımıyla aşıp, evine bir ekmek, aşına bir katkı sağlamak için çırpındığını bilmektesin..


    Ve en önemlisi bu toplumun senin gibi kendi içinde çıkan aydınlara, siyasilere, iş adamlarına ihtiyaç duyduğunuda..


    Sayın Başkan;


    İstanbul gibi dev bir metropolün önemli bir ilçesinde belediye başkanı olma gibi önemli bir görevin sana verilmesinin senin kendi toplumunda kopmanı gerektirmediği gibi o toplumun senden çok değil, sadece gülen bir yüz, sıcak bir ilişki ve en önemlisi moral vermene ihtiyaç duyduğunu da bilmelisin..


    Çünkü toplum önderlerinin en önemli görevinin balık vermek değil, balık tutturmayı öğretmek ve onlara önderlik etmek olduğunu bilmemize karşın her ne hikmetse hele hele öyle yada öyel böyle seçilip yada atamayla bir makama oturuduğumuzda bunu bir türlü düşünmeyip, şu anda elimizde bulunan imkanları toplumumuz yararına seferber etmesekte sağından, solundan, kenarında kendi yakınımıza bile vermemek içinde çırpınır, hatta cüdamlıymışlar gibi uzak durduğumuz da bir gerçektir..


    Bu nedenle; Sizin bu yoksul topluma sahip çıkıp, önderlik ederek 20 milyonluk İstanbul’da olduğu ve yurt genelinde oluşturulmaya çalışılan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne olduğu gibi partinizin ve ülkenizin önder bir kişiliğiyle ile hareket etmeniz gerektiğini hatırlatır, bu önemli  günlerin hızla akıp gittiği şu günleri en iyi şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatırım..


    Ve eğer yarın torununuz, çocuğunuz, hemşehrinizin sizin adınızdan onurla, gururla bahsetmesi için bir eser bırakmanın o eserinde şu an içinde bulunduğunuz siyaset alanında ve hemşehrilerinizin kalbinde olacağınıda bilmenizi isterim..


    Yani yarın ‘Ya şurada bir başkanımız vardı, Allah için bu toplumun bir araya gelmesi, ayakları üzerine durması için önderik yaptı, başardı ve bu toplumun önünü açtı’ detirtmek kadar güzel olan ne olabilir?..


    İşte bu nedenle mektubuma son verirken bir kez diyorum ki;


    Gel şimdiye kadar ortaya koyduğun tavrını gözden geçir, teknokrat bir anlayışı terk ederek, kendi toplumunun senden beklediklerini yoğun olan sen değil, senin önderlik edeceğin bir kadro ile yeniden masaya yatır adını tarihe yazdırmasanda halkının gönüle yazdır..


    Bu mektup sana bir dost tavsiyesi..


    Ne demişler, İyi olacak hastanın ayağına doktor gider..


    Kısacası;


    Er geç iyi olacak şu anki hasta diyebileceğimiz toplumumuzun hazırda bir doktoru varken, yenisini aramazsa daha iyi olmaz mı? 

  • HOÇVANLI AİLEYE BAYRAM ÖNCESİ KARA HABER!

    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Alınan bilgilere 24 yaşında olan ve ailesinin oturduğu İstanbul’dan Denizli’ye giden Sibel Kaya’nın içinde bulunduğu aracın ters yola girmesi arıdan meydana gelen kazada ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayata göz yumduğu öğrenildi. Kaya’nın cenazesinin İstanbul’a getirilip, Beykoz Kavacık’ta toprağa verileceği alınan dişer bilgiler arasında oldu. 



    Seninle 34 Yıl..


    BUGÜN 23 MAYIS..


    Seninle birlikte girdiğimiz bu bahçemizde


    5 çiçek, 6 gül buldum..


    Ve bir baktım ki; 34 yıl olmuş..


    Ve seninle, ben hala birlikteyiz..


    Bugün gibi hatırlıyorum, adeta bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor, ikimiz de çocuk denecek yaşta sen 16, bense 17 yaşındaydım..


    Dünyayı, ülkeyi ve kentimi sosyal hayattan soğutan Corona nedeniyle yaşamın renkleri olan bir çok şey gibi 3 aydır ortalıkta olmayan, boyacı çocuklardan birine şu an bulunduğum aynı caddenin üzerinde ayakkabılarımı boyatırken o çocuğun, ”Abi ayakkabılarını öyle bir parlatacağım ki gören sana damat mı olacaksın?” dediğini..


    Ve boyacı çocuk henüz ikinci ayakkabımı boyamadan, bugün virüs yüzünden bomboş olan bu sokakta ana caddeye, okula, bana geldiğin gibi, senin kız arkadaşınla yeni evlenmiş olan arkadaşımın heyecanla yanıma gelip, ”-Haydi artık sıra sende” dediğini ve iki arkadaşı arayarak, ”Kız kaçıracağız” deyip minibüsü alıp, yanımıza gelmesini istediğini..


    Ve boyacı çocuğun birazdan olacakları sezmişcesine gülümsemesini, boyayıp, parlattığı ayakkabılarımı,”Tamamdır abi haydi hayırlısı” deyip, bizi yolcu ederken ben de senin, sevgilimin her zaman gelip, geçtiğin yola doğru bakıyordum, senin de sanki o boyacının dediklerini duymuşcasına bana, bize doğru geldiğini görüyor, damat cilasıyla parlayan ayakkabılarım gibi ışıl ışıl parlayan gözlerimle..


    Ve sen birazdan olacakları biliyormuşcasına, benim ve arkadaşlarımın içinde olduğumu bilmeden minibüsün yanından geçip, bugün, ‘yıkılmasın içinde, etrafında bir çok anılarımız var’ diye tartışılan ve bir çok Ardahan’lının eğitim almak için gelip, geçtiği, sevgili bulduğu, buluştuğu Lise Caddesine doğru yol alıyordun..



    Aynı bugün gibi o gün de bir cumartesi günüydü.


    Az önce yanından geçtiğin minibüsün bir anda sana yaklaşıp, durduğunu ve içinde her zaman ellerini tutan elin sana doğru uzandığını ve ‘Gel sevgilim, nereye gidiyorsun?’ dediğini duyarken şaşırmıştın..


    O an bir anda karşında gördüğün sevgilinin heyecanını anlamayıp, çok da sorun çıkarmadan ama tereddütlü adım ve gözlerle bana bakarken bilinmeyen bir duygu eşliğinde yanıma oturmuştun, o bizi bu kez yeni bir yola, yeni bir hayata ve seninle birlikte beni bugüne kadar getiren kırımızı minibüse..


    Sinema filmlerine konu olan “Selvi boylum al yazmalım” filmindeki kırmızı kamyon ya da “Çiçek Abbas” filmindeki kızı kaçırmasın diye tekerlekleri sökülen kırmızı minibüse benzeyen o kırmızı minibüs ile önce sık sık birlikte gittiğimiz tarlaların bulunduğu yöne çevre yoluna, ardından seninle beni buluşturacak olan yola yani seninle onca zorluk, sıkıntıya, sürprize, istenmeyene karşın, beraberce omuz omuza ‘dile kolay’ dedikleri ama bugüne kadar devam eden 34. yıla girdik..


    Yani seni görüp, sevdiğim, yoldan alıp,kendime eş ettiğim 34 yıl geride kalsa da sen hep o günkü heyecanla sevgilim, bugünkü eşim,hayat arkadaşım, çocuklarımın anası, torunlarımın ninesi, anamın gelini, ailemin en büyük emektarı, kadınım, arkadaşım, can yoldaşım, kabul eder misin bilmem ama bir çok kez özür dilediğim ve bir çoğuna benim neden olduğum onca sarsıntıya karşın evimin yıkılmayan direği, temelisin..


    Evet, seninle, Selmi eşimle 34 yılı bulan birlikteliğin ilk günü olan 23 Mayıs Cumartesi gününü bizim günümüz olarak ilan ettiğim buradan, kalben ve Corona saçmalığı dolayısıyla hayat bitecek korkusu yaşayan, evlere hapsedilen insanlara ‘Korkmayın, bu da gelir, geçer’ dediğim 34 yılların olduğunu anlaması gereken tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyor ve seninle olmanın mutluluğunu yaşadığım yıl dönümünü kutluyorum canım, sevgili eşim, Selmi’m.. Seni seviyorum..



    GEÇMİŞ YILLARA AİT HABERLERİMİZİ OKUMAK İÇİN TIKlayın..



    KAR YAĞDI KAZALAR BAŞLADI


    KAR YAĞDI KAZALAR BAŞLADI


    arşiv haber 13712/2018 tarihli haber


    Ardahan’ın Göle ilçesinde, otomobil ile yolcu midibüsünün çarpması sonucu meydana gelen kazada, 8 kişi yaralandı.


    Kaza, saat 16.00 sıralarında, Ardahan- Göle yolunun 17’nci kilometresinde, Tahtakıran köyü mevkisinde meydana geldi. Ercan Şahin yönetimindeki 34 ES 1884 plakalı otomobil, buzlanma nedeniyle kontrolden çıkıp, karşı yönden gelen İsmail Çelik‘in kullandığı 75 AAC 243 plakalı midibüs ile çarpıştı. Kazada sürücüler Ercan Şahin ve İsmail Çelik ile otomobilde bulunan Aynur Yılmaz ve midibüsteki Niyazi Şahin, Ayşenur Yüksel, Muhammed Sanatçı, Taylan İlçi ile Gözde Saraç yaralandı. İhbarla gelen sağlık görevlileri, 8 yaralıyı ambulanslarla Göle ve Ardahan devlet hastanelerine kaldırdı. Tedaviye alınan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Araçların büyük hasar gördüğü kazayla ilgili inceleme başlatıldı. 


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    SARI YELEK FRANSA


    Başkan Erdoğan’ın ardından dün ona demediğini bırakmayan bugün onunla ortak olan hatta saray bakanıymış gibi konuşan Devlet Bahçeli’nin de gündemine giren Fransa’da ki sarı yelek eylemleri son buldu.

    Bu eylemin Paris’te başlayıp tüm Avrupa’ya yayılacağı hatta Türkiye’nin de için de bulunduğu ülkeleri de etkisi altına alacağı belirtilirken ABD Başkanı Trump’ın attığı mesaj başta havuz medyası olmak üzere kimsenin dikkatini çekmedi.

    Hal bu ki sarı yelek eylemi başlamadan önce Trump’ı yani Amerika’yı rahatsız eden bir gelişme de dikkatlerden kaçmıştır.

    Çünkü Fransa Cumhur Başkanı Macron ve 60 yıldır Türkiye’yi üyeliğe kabul etmeyen Avrupa birliği yöneticileri BM ve ABD’ye gebe kalmayacak bir Avrupa ordusunun kurulması gerektiğini belirtmiştiler.

    Yani AB’nin güçlenmesini istemeyip kendi kurucusu olan İngiltere’yi Avrupa birliğinden ayıran Amerika Avrupa ordusunu kurulması yönünde fikirlerden bir hayli rahatsız olmuştu.

    Ve bana sorarsanız düğmeye basmış sarı yelekleri hazırlamış Fransa’yı başta olmak üzere tüm Avrupayı karıştırmıştır.

    Bu idamı öne sürerken Menderes’in asılmasından 15 Temmuz darbe girişimine kadar rolü olan ABD’yi hafife almamak lazım.

    Hafife alanların Saddam,Mısır,Tunus,Filistin’in bu gün ki durumuna bakmasını tavsiye ederim.

    Şimdi ne anlatmak istediğimize ve neyi yaparken ABD’siz yapamayacağımızı anlatmak isteyen benim ordumuzun yeniden sınır ötesi bir harekete niyetlendiğinin açıklaması ardından Ankara’da ki tren kazası, Büyükçekmece ‘de ki bomba ihbarı Başkan Erdoğan’ı ‘Bir kaç gün için de harekete geçeceğiz’ demesi ardından meydana gelmesi tesadüfmüdür.

    Çünkü Batıdan Doğuya giderken karşımızda ABD’nin olduğunu unutmamak gerekir. Bunu bir ABD askeri üst düzeyi yetkilinin yaptığı karşı açıklamayla da görmek mümkündür.

    Kısacası Suriye’nin bu hale gelmesine vesile olanlar ABD’nin ve onun orta doğu da ki temsilcisi İsrail’in beklediği anın yarattıklarını,sebep olduklarını unutması gibi Rusya ve İran’a rağmen bölgeye iyiden iyiye yerleşen ABD’nin karşı atağını unutmasınlar.

    Çünkü ABD denen ülke dost görünürken ince hesaplarını orta doğuyu sömürmek olduğunu ve bunun için de müttefik falan hesaplarını düşünmeyeceğini herkes bilmelidir.

    Öyle ‘sarı yelek giyen çıplak yatmayı da göz önüne almalıdır’ demekle bu işlerin yürümediğini de ve batıdan doğuya giderken karşıların da ABD’nin olacağına Fransız kalmamak lazım.

  • COVİT-19'a Yakalanan Göleli Sudan'dan Getirildi!..

    Türk vatandaşı Sudan’dan getirildi


    Korona virüsle (Covid-19) mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı, Sudan’ın başkenti Hartum’da Covid-19’a yakalanan 56 yaşındaki Türk vatandaşı Muhammed Hanifi Aydın’ı ambulans uçakla İstanbul’a getirdi. 


    Sağlık Bakanlığı korona virüsle mücadele çalışmaları kapsamında yurtdışındaki Türk vatandaşlarını Türkiye’ye 


    getirmeye devam ediyor. Dünyanın farklı ülkelerinde virüse yakalanan vatandaşlarına sahip çıkan bakanlık, bu kez Sudan’da bulunan bir Türk vatandaşının yardım çağrısına koştu.


    Sağlık Bakanlığı bünyesindeki ambulans uçak, başkent Hartum’da Alsaaha Hastanesi’nde korona virüs tedavisi gören Türk vatandaşı 56 yaşındaki Muhammed Hanifi Aydın’ı, tedavisini devam ettirmek üzere İstanbul’a getirdi.


    Tedavisine İstanbul’da devam edecek


    Saat 20.15’de Atatürk Havalimanı’na inen ambulans uçağı, apronda tam teşekküllü ambulanstaki sağlık ekipleri karşıladı. Sağlık tedbirleri uygulanarak uçaktan ambulansa nakledilen Aydın daha sonra, tedavisinin devam edeceği Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne nakledildi.


    Sağlık Bakanlığı, korona virüsle mücadele kapsamında geçtiğimiz günlerde de dünyanın farklı ülkelerinde bulunan Türk vatandaşlarını yurda getirmişti.


    Göleli Sudan'da Covit-19'a Yakalandı, Ailesi Getirilmesi İçin Ağladı!..


    Göleli Sudan’da Covit-19’a Yakalandı,


    Ailesi Getirilmesi İçin Ağladı!..


    arşivhaber 03/05/220 tarihli haber


    Ardahan Göle Samanköylü Muhammet Hanif Aydın gittiği iş için 2 ay önce gittiği 2 bin 942 km. uzaklıkta ki Sudan’da Covit-19’a yakalandığı teşhisi konulduğu ve sonrasında evine gönderildiği öğrenildi. Gebze’de oturan Ailesinin hazırladıkları video ile yerel ve ulusla basından yardım isteyerek babalarının bir an önce Türkiye’ye yetiştirilmek istedikleri öğrenilirken, Aydın’ın Çarşamba günü yurda getirilmesi için çalışma başlatıldığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    İLK BİZ YAZDIK, GÜNDEME GETİRDİK, GETİRİLDİLER!..


    Onlar yerel basına değil, kendilerini mağdur ettiklerini ileri sürdükleri ama haberimiz ardından getirlince eleştirdikleri yetkililere teşekkür ettiler..


    Öte yandan tüm dünyayı kasıp kavuran Korona virüs Covid-19 salgını öncesi Azerbaycan´a giden ve burada kaldıklarını 24/03/2020 tarihinde ilk kez sitemizin duyurduğu Çıldırlı Türkay ve Murat Türköz, Ramazan ayı için yapılan tahliye operasyonu ile Türkiye´ye getirildi.


    Alınan bilgilere göre Nisan ayının ilk haftasında evlilik için Çıldır Aktaş Sınır Kapısından Gürcistan üzerinden Azerbaycan´a giden Türkay ve Murat Türköz, 14 Nisan 2020 tarihinde korona virüs Covid-19 salgını nedeniyle sınır kapıları kapanınca 45 gün Azerbaycan´a bağlı İkinci Şıklı´da mağdur kalmıştılar. Türkiye´ye dönmek için ilk olarajk gazetemiz vasıtasıyla çağrıda bulunan Çıldırlı Türkay ve Murat Türköz, haberimiz ardndan birçok ulusal kanala haber olmuştular.



    Ne kazandık, Ne kaybettik?! 


    Halk TV’de yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ adlı programı izlerken dinlemekten büyük haz aldığım Selda Bağcan’ın ‘Yaz Gazeteci’ adlı adlı türküsünü eşliğinde yazımı yazmaya hazırlandığım bir sırada dolaştığım sanalda bir arkadaşımın, hemde 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde attığı twit kısa ama çok anlamlı mesajı okuyunca bir an durup, bu mesajın anlamını, anlatmak istediğini uzun, uzun ölçüp, biçtim.. 


    Çünkü, Çin’de ortaya çıkıp, tüm dünyayı etkisi altına alan ve resmi olarak 11 Mart’ta ülkemizde de olduğu açıklanan ama 19/02/2020 Şubat tarihinde Başkan Erdoğan’ın memleketi, Ardahan-Artvin Hava alanı projesinin denizinin ortasına kaydırıldığı Rize’de ortaya çıktığını bir belge ile kanıtladığımız Covit virüsü şu günlerde ne kadar değerli ve her geçen saniyede azalıp, geride kalan ömür boyunca neler kaybettiğimizi düşündüren o mesajı atan arkadaşım, dostum, tanımakla mutluluk duyduğum insanın içinde bulunduğu atmosferin aslında hepimizi sardığının farkında olmadan hepimiz yaşadığımızı sanıp, ayakta gezen zombi ölüler olduğumuzu da hatırlatır gibi..


    Çünkü, ‘Ömrümüz azaldığında, Kaydedecek ne çok şeyimiz oluyor?.. ‘ sorusu aslında o ömür denen süreçte yani hayatta kaybettiklerimizi saymaya bile zaman olmadığını da anlıyoruz..


    Ama başta 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü denen günde ve diğer sözde gazeteciler gününde hatırlanan biz gazetecilerin kaybettiklerini saymak istiyorum, belki yazdıklarımızı okumadan beğenen, eleştiri ya da övgü diye iki satır yazmaya erinen okurun anlamadığı bizleri biz gazeteciler anlarız diye..



    52’yi bulan yaşın 40  yılı yazmakla geçen ömür boyunca kaybedilenlerin başında Ape Musa, Göktepe, Abdi İpekçiler belkide özgür olması için mücadele verilen bu ülkenin kuruluşuna ilk mermiyi atan İzmirli Gazeteci Hasan Tahsin’leri ya da iki üyesinin açlık grevinde öldüğü Grup yorumları, sürgünde, gurbette hayata göz yuman Mavi gözlü Nazım’ı, Kürtçe şarkı söyleyeceğim diyen ama çoğu devrimci, solcu, ulusalcı diye bilinenlerce ‘Şerefsiz’ manşetleri atılıp, sürgün edilen Ahmet Kaya’ları, sürgünde kaybettiğimiz gibi kendimiz de hiç bulamadığımızı anlarız diye..


    Evet, ‘Ömrümüz azaldığında, Kaydedecek ne çok şeyimiz oluyor?..’ mesajının ne anlattığını düşünürsek eğer bu ülkenin hatta bu dünyanın bu hallerde olmasına aslında bizler, toplum aydınları diye bilinenlerce bu hale getirildiğini anlatmıyor mu? Bilmem ama sanki suçlu olanlar yine bizler, gazetecileriz.. 


    Çünkü düşünceler, fikirler bir olmazsa da hepimizin amacı bir olan bizlerin yani toplum adına özgürlük arayan gazetecilerin bir araya gelememesidir asıl suçlular?!.


    Bilmem ama birileri gibi yani siyasiler gibi ikide bir ortaya çıkıp, ’82 milyon kardeşiz’ deyip, aynı dilde konuşamayan onca kardeşlerinin hapiste olduğunu unutup, kendilerine yakın olan bir kaç isim üzerinde durması değil mi suçlu arayan biz gazeteciler..


    Yani, ‘Ulusalcılarız, Milliyetçileriz, Vatan Sever, Dindarız’ diyenler arasında gerçek özgürlük mücadelesi verirken ezilenleri görmezden gelmekle ve en önemlisi gerçek anlamda birlikteliği sağlamadıkça ve haksızlığa kim uğrarsa, onun diline, dinine, rengine, düşüncesine bakmadan, omuz omuza olmadan ne özgür basını ne de mutlu bir ülkeyi bulamayız,ömrümüz azaldığında, kaybettiğimiz çok şey olacağını hiç hatırımızdan çıkarmadan unutmayıp, bilmeliyiz..


    Göleli Sudan'da Covit-19'a Yakalandı, Ailesi Getirilmesi İçin Ağladı!..

         


     


    Göle sınırın da çatışma! 2 Şehit!..


    arşiv jhaber 12/10/2015 tarihli haber


    Erzurum’un Şenkaya ilçesinde, PKK’ya yönelik operasyonlar sırasında çıkan çatışmada 2 asker şehit oldu.


    Erzurum‘un Şenkaya ilçesinde, bölücü terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyonlar sırasında çıkan çatışmada 2 asker şehit oldu.


    AÇILAN İLK ATEŞTE ŞEHİT OLDULAR



    Erzurum Valiliğinden yapılan açıklama resmi açıklama şöyle; Jandarma birliklerince bölücü terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyonlarda Erzurum Şenkaya ile Ardahan‘ın Göle ilçesi sınırı arasında kalan Akşar ve Karıncadüzü mevkileri arasında bir grup teröristle çatışma çıktı. Açılan ilk ateşte 2 asker şehit oldu.


    Şehit askerlerden jandarma uzman çavuş Doğan Akgöbek’in Adana‘daki ailesine haber verilirken, Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak, bölgede operasyonların devam ettiğini söyledi.


    Çatışmada şehit olan askerlerden birinin Eskişehir nüfusuna kayıtlı Jandarma Uzman Çavuş Şükrü Şahin olduğu belirtildi.


    ÇATIŞMA SÜRÜYOR



    Bölgede güvenlik güçleri ile teröristler arasındaki çatışmanın sürdüğü ve bölgeye çok sayıda jandarma özel harekat personelinin sevk edildiği öğrenildi.


    Öte yandan, çatışmada şehit olan 2 askerin Erzurum Hava Meydan Komutanlığı’nda düzenlenecek törenle memleketlerine uğurlanacağı bildirildi.


    HATAY’DA YAS VAR


    Uzman erbaş Doğan Akgöbek’in Hatay‘ın Dörtyol ilçesindeki baba evinde yas var. Yetkililerce Yeşilköy Mahallesi’nde oturan baba Bayram ve anne Zeliha Akgöbek’e şehit haberinin verilmesinin ardından eve Türk bayrakları asıldı, taziye çadırı kuruldu.


    Bekar olan Doğan Akgöbek’in, 8 aylık uzman erbaş olduğu ve en son Kurban Bayramı‘nda ailesini ziyarete geldiği öğrenildi. Bu arada Dörtyol Kaymakamı Recep Soytürk ve Garnizon Komutanı Jandarma Yarbay Tolunay Başer şehidin ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi.


    Dörtyol Belediyesi tarafından da ilçenin birçok yerine Türk bayrakları asıldı.Şehit Akgöbek’in, yarın düzenlenecek törenin ardından Kumyığını Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.


    ESKİŞEHİRE’DE ATEŞ DÜŞTÜ


    Çatışmada şehit olan askerlerden birinin Eskişehir nüfusuna kayıtlı Jandarma Uzman Çavuş Şükrü Şahin olduğu belirtildi. Askeri yetkililerin Şehit Şahin’in merkez İlçeOdunpazarı Yunus Mahallesi’nde oturan ailesine acı haberi sağlık ekiplerinin nezaretinde verdiği kaydedildi. Şehit Şahin’in baba ocağı Türk bayraklarıyla donatılırken, acı haberi alan yakınları da şehidin evinde toplanmaya başladı.





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     





    Haber – Monday, March 01, 2004

    MHP Ardahan Belediye Başkan Adayı

    Bülent Öktem:  “Çağdaş bir kent için varız”
     (Devamını Göster)


     





    Haber – Monday, March 01, 2004

    Bağımsız Belediye Başkan Adayı Mikail Kayatürk:

    “Bu seçimler, Ardahan’ın kurutluşu seçimleridir”
     (Devamını Göster)


     





    Haber – Monday, March 01, 2004

    DSP Ardahan Belediye Başkan Adayı

    Temel Avşar: “Güzel bir kent için adayım”
     (Devamını Göster)


     





    Haber-Yorum – Monday, March 01, 2004

    Yabancı oylar iştah kabartıyor

    (Devamını Göster)


     





    Günün Yorumu – Monday, March 01, 2004

    Yazıyorsam Sebebi Var Helal sana Dr. Müşerref hanım.. Fakir Yılmaz fakiryilmaz@mynet.com-Ceptel0.535. 418 32 58


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Sunday, February 29, 2004

    www.gole.itgo.com‘dan haberiniz varmı? (Devamını Göster)


     





    Siyasi Haberler-Siyasi Haberler – Sunday, February 29, 2004

    Kim nerede, hangi parti’de, hangi sıra’da seçime gidiyor?


    Adaylar ve listeleri belirlenip, askıya çıkarıldı

    28 Mart 2004 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimler de yarışacak partilerin Belediye Başkanı Adayları, Belediye Meclis Üyeleri ve İl Genel Meclis Üyeleri belirlenip, İl Seçim Kuruluna verildi. Partilerin aşaıda ki isimlerle gittiği yerel seçimler öncesi hareketlenen siyasi arena da kimin, hangi ekiple başarılı olacağını tahmin etmenize yardımcı olması için tüm partilerin adaylarını ve sıralarını yayınlıyoruz. Aşağıda yayımlanan liste İl Seçim Kuruluna verilen listelerden alınmıştır.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, February 28, 2004

    Yönetmenin inadı


    Ardahanlı yönetmen Reis Çelik’in Çıldır Gölü yakınlarında çektiği İnat Hikayeleri adlı sinema filiminin galası, göl üzerinde kardan yapılan sinama perdesiyle gösterime girdi.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – Saturday, February 28, 2004

    Çıldır’ın düşmandan kurtuluş törenleri donmuş Çıldır gölü üzerinde yapıldı


    Çıldır’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 83. Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde donan Çıldır Gölü üzerinde atlı kazık ve buz altında olta ile balık tutma yarışmaları yapıldı. Donan gölün üzerindeki buzlar üstende yapılan atlı kızak yarışmasına 9 atlı yarışmacı katıldı. Kıran kınar geçen yarışma sonucunda Tuncay Aydemir’in sürdüğü kızak birinci gelirken, Osman Ada’nın kızağı 2. oldu.


    (Devamını Göster)

     

  • SAVCILIK ARDAHAN BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATTI!

    Kentin onca sorun ve sıkıntılarının olduğunu unutup, gündem oluşturmak için alakası işlere kalkışan yerel idarecilerin tartışması savcılık oldu.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı sosyal medya hesabında canlı yayında Merkez Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’e ‘sahtekar’ diyerek, ‘Onlara zırnık yok’ diyen Belediye Başkanı Faruk Demir hakkında soruşturma başlattı. 


    Alınan bilgilere göre, bir süre önce önce yerel basında, ardından ulusal basın ve TV’lerde yayımlanan haberler üzerine Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Muhtar İbrahim Özer’in başvurusu üzerine savcılık harekete geçerek soruşturma başlattı. 

    Olayla ilgili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in ifadeye çağrılması bekleniyor. 


     OLAYIN GEÇMİŞİ…


    Şehrin ortasında Yeni Mahalle ile Kaptanpaşa Mahallesi arasında yer alan Alabalık Deresinin temizlik çalışmasını canlı yayınlayan Belediye Başkanı Faruk Demir, Yeni Mahalle Muhtarı Murat Atacan’ı överken, kendisini bazı konularda sosyal medyada eleştiren Atatürk Mahallesi Muhtarı İbrahim Özer’i sahtekar olmakla itham etmiş. Bundan sonra ona zırnık yok demişti.


    Başkan Demir, ” İşte görüyorsunuz Aalabalık deresini temizliyoruz. Yeni Mahalle Muhtarı yanımızda. Ardahanlılar bu çalışmalar hep bu muhtar sayesinde oluyor. Bu muhtarın kıymetini bilin. O bir tane Atatürk Mahallesi muhtarı var habire politika yapıyor. burda canlı yayın yapıyorum kayıtlara geçsin. Ona bundan sonra zırnık yok. Benim sahtekar adamlarla işim olmaz. önce adam olacak. Politika yapacaksan şimdi yapma, seçim zamanı geldiğinde yaparsın. Şimdi seçim bitmiş artık herkes işine bakacak” ifadelerini kullanmıştı. 



    Özel Hayat Anlatılır mı?


    Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım  yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne  bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…


    Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..


    Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça  anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..


    Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.

    .

    Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını  hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…


    Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında  çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…



    Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın  kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..


    Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü? 


    Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o  kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan  başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..


    Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim  kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama  çoktan iş işten  geçmiş olacak ne yazık ki  ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında  kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden  olduğunun farkına geç varmış olarak.


    MUHTAR JANDARMAYA SİLAH ÇEKTİMUHTAR JANDARMAYA SİLAH ÇEKTİ


    arliv haber 02/12/2018 tarihli haber/yorum


    Çamlıçatak(Gölebert) Jandarma komutanlığının yol kontrolünde alkollü bir şekilde araç kullandığı aracının muayenesinin olmadığı tespit edilen Muhtar Yıldız, kendisini durduran jandarma ekiplerine “ Siz kimsiniz, Ben Cumhurbaşkanın adamıyım bana kimse ceza kesemez” diyerek silah çekti


    Ardahan Çıldır İlçesi Eski Beyrehatun Köyü Muhtarı İsmet Yıldız, kendisini yolda durdurup yol kontrolü yapan jandarma ekipleriyle önce tartıştı sonra havaya ateş açtı.


    Alınan bilgilere göre Çamlıçatak Jandarma komutanlığının yol kontrolünde alkollü bir şekilde araç kullandığı aracının muayenesinin olmadığı tespit edilen Muhtar Yıldız, kendisini durduran jandarma ekiplerine “ Siz kimsiniz, Ben Cumhurbaşkanın adamıyım bana kimse ceza kesemez” dediği ileri sürüldü.


    Bunun üzerine işlem yapmak isteyen ve aracını bağlamak isteyen jandarma ekiplerine silah çeken Muhtar Yıldız, havaya ateş açtı. Şans eseri kimsenin yaralanmadığı olayda yakalanan Muhtar Yıldız, ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Muhtar Yıldız, görevi kötüye kullanmak, silahlı saldırıda bulunmak, kamu görevlisinin işini engellemeye çalışmak suçundan tutuklanarak ceza evine konuldu.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    ESENYURT ADAYI KİM OLACAK?


    Yıllardır, ‘Güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ mücadelesi veren bizleri anlamayıp bir gün de ‘Güçlü bir lobiyiz’ diyerek boy gösteren hemşerilerimi gülerek ve üzülerek izlediğim şu günler de bir çok Ardahan’lının yaşadığı İstanbul Esenyurt ilçesin de kimlerin aday olacağını yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

    Ardahn’ın yanı sıra 80 vilayet halkının yaşadığı Esenyurt’un da için de bulunduğu İstanbul’un 39 ilçesinin hangi parti ve hangi şahıs tarafından yönetileceğinin de tartışıldığı şu günler de İstanbul’un yanı sıra Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip Esenyurt Belediyesi’ne yoldan geçen birisini aday etmeyecekleri kesin.

    Hele ki; biz ‘Göle’liler ve Ardahanlı’lar çoğuz diyerek’ genel merkezlerin ve genel başkanların Tİ’ye almadığı kişilerin sözde aday adaylıklarını tartışmak bile zaman kaybıdır.

    Çünkü Esenyurt’u ve diğer ilçeleri köylerin de ki muhtarlık seçimine benzetip hayal kuranların yanıldığını geçmiş seçimler de iyi biliyoruz.

    Ve bütçesi en büyük ilçelerden biri olarak Esenyurt’un öyle yoldan geçene verilmeyeceğini bilmek gerekir.Yani Esenyurt Belediye Başkanlığını köy muhtarlığına benzetenler ve hayal kuranlar bilmiyorlar ki Esenyurt ve buna benzer ilçelerin genel merkezden yanı sıra genel başkanların ve ekonomiyi yönetenlerinin özel kasasıdır.

    Evet, hemşerilerimiz başta olmak üzere Esenyurt’ta ki dernek ve STK’ların salon toplantılarıyla adlarını gündeme taşımaya çalıştıkları hiç birsinin aday edilmeyeceğini hatta şuan meclis üyesi ve muhtar olanların da seçilemeyeceklerini göreceğimiz bir 31 Mart bekliyorum.

    Çünkü  seçimden seçime ortaya çıkmakla elin düzenlediği toplantılarda poz vermekle değil seçim öncesi oluşturulmaya çalışılan lobilerle istenenin ancak alınabileceğini anlamayanlar bugün ortaya çıkmış ‘Ben adayım’ diyorlar!.

    Sen her seçim de adayım diyip bir türlü aday olmadığını anlamıyor musun kardeşim!?

    Anlamadığın belli ama anlayacağın tek şey aday edilmeyeceğin bir kaç gün sonra bana haklıymışsın diyeceğini de biliyorum.

  • ARDAHAN HANAK'TA BİR KÖY DAHA COVİT-19 KARANTİNASINDA!

    İkisi ağır olmak üzere 30’un üzerinde Covit-19 hastanın olduğu öğrenilen Ardahan’da Posof Kol Köyü, Damal’ın 2 mahallesi ardından Hanak İlçesine bağlı bir köy daha Coronavirüs Karantinasına alındı.


    **Posof, Damal’dan Sonra


    Hanak’ta da 1 Köy Cororna Karantinasında!


    Tüm dünyada olduğu gibi yurtta da etki alanını genişleterek korkutan Covit-19 Virüsü nedeniyle Hanak Çiçeklidağ (Fayaltı) ile Damal’da Cumhuriyet Mahallesinin de karantinaya alındığı öğrenildi. Daha önce Posof Kol köyü, Damal Yukarı Gündeş (M. Kemal) Mahallesi de Corona dolaysıyla karantinaya alınmıştı. Öte yandan Hanak’ta bir polis memurunun Covit-19’a yakalandığı yönünde haberin asılsız olduğu yönünde bir açıklama yapan Hanak İlçe Emniyet Müdürlüğü Hanak Merkez de sorun yok dedi.



    **Hayvan Meydanı Karantinası Kaldırıldı..


    İl Genelinde alınan önlemler kapsamında devam eden Coronavirüs koruması kapsamında süren karantina ve önlem çalışmalarının devam ettiği İl Sağlık Müdürlüğünün de Vekil idareci ile idare edildiği Ardahan’da Şağ hastalığı öne sürülerek, 17 gün önce hayvan meydanına konulan karantinanın kaldırılacağı bildirildi.


    Ardahan’da, büyükbaş hayvanlarda görülen şap hastalığı nedeniyle 4 Nisan’da başlayan karantinanın yarın kaldırılacağı bildirildi. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, kent genelindeki üç noktada görülen şap nedeniyle 17 günlük karantina uyguladıklarını belirtildi.


    Şap hastalığının atlatıldığını belirten yetkililer, Ardahan Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonunca kararın yarın mesai saatiyle kaldırılacağını söylediler.


    Coronavirüsü kapsamında adeta durdurulan hayatın yanı sıra hayvancılıkla geçinen Ardahanlıların ekonomik bel kemiğini kıran bu kararın gereksiz olduğunu belirten hayvan yetiştiricileri bölgede Şap ve diğer hayvan hastalıklarının olmadığını öne sürerek alınan kararın bölge hayvancılığına Coronadan sonra ikinci büyük darbe olduğunu belirtip, keyfi ve Corona mana edilerek uygulanan bu kararı alanları kınadıklarını belirttikleri de dikkatlerden kaçmadı.



    **Posof Maskeleri Üretilmeye Başlandı..


    Aralarında batıda oturan Ardahanlıların da bulunduğu Türkiye genelinde ilk günden bugüne kadar 2 bin 17 ölüme neden olduğu açıklandığı Cornavirüs’tan korunmanın diğer bir yolunun maske takması olduğunun açıklanması ile tekstilcilerin büyük bölünün işi maske üretimine çevirdikleri görülürken, Ardahan’ın Posof ilçesinde belediyenin imkanları doğrultusunda yapılan Tekstil Fabrikası maske üretimi ile işe başladı.



    HANİ KANUN?!..


     


    Şimdi bir polis iş yerinize hatta evinize gelse ve buradan çık dese siz o polise ‘Neden, niye hangi kanun ve yasaya dayanarak bana çık diyorsun” desen o polisin size nasıl davranacağını düşünebiliyor musunuz..


    Çünkü o polis ‘Nedene, niyeye ve kanun, yasaya’ bakmaz verilen emre bakar ve haklıdır da.. 


    Çünkü o polisde bizim gibi kanun, yasaları çok bilmez, okumaz ve kendi ‘POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU’  nun neyi nerede, nasıl emrettiğine değil, bakan, müdür, amir ve emre bakar..


    Yani kısacası ‘Başkan dedi, bakan emretti, vali uyguladı, polis hayata geçirdi’ yasaları daha kolay ve alışkanlık haline gelmiş bir ülke de ağzımızı her açtığımızda ‘Anayasal hak, hukuk’ der, demokrasiyi, insan haklarını savunur geçeriz..


    Ve bu ülkenin hukuk ve kanunlar devleti olduğunu bunun halen değiştirilmeyen ve Cunta Anayasası olarak bilinen 12 Eylül İhtilali ardından hazırlanan Anayasa’da olduğu belirtilse de başta İnsan Hakları olmak üzere bir çok yasadışı uygulamanın Anayasa’da veya kanunlarda olmadığı yönünde bir çok eleştiride yok değil..


    Evet, son olarak tüm dünyayı da etkisi altına alan ve medya aracılığı ile insanları ölüm korkusu ile evlere hapseden, ekonomilerini alt üst eden emir ve uygulamaların kanununlara dayanıp dayanmadığına baktığımızda, Salgın dolayısıyla 31 kent için alınan 48 saat sokağa çıkma yasağı ve Ardahan’da olan ve bir çok insan gibi başta başında bulunduğum stk’nın ve diğer bir çok özel işi aksayan benim gibi diğer illerde olan mağdurların ortaya konulan kararların hukuki dayanağı tartışma konusu olduğunu savunuyorum.


    Bunun en son örneği bana göre istifa edip, geri dönmesiyle başta Başkan Erdoğan’ın gözünde olmak üzere bir çok alanda puan kaybeden ve bugünlerde ortada görünmeyen İçişleri Bakanı Soylu Coronadan önce ve sonrasında alınan bir çok kararın İl İdaresi Kanunu’nda valilere verilen yetki üzerinden “Bakanlık kararı”, AK Parti “Karar valilerin, Bakanlık uygulamacı” dese de ben bu ülkede her hükumetin, her idarenin aklına geldikçe yani estikçe aldığı kararların bir çoğunun meclis tarafından çıkarılan kanunlara dayanmadığını düşünenlerdenim..


    Her ne kadar bir hukukçu kadar bilmesem de Ailesinde 4 hukukçunun olduğu bir birey ve bir gazeteci olarak yakından takip ettiğim hukuk uzmanlarının bu konuda ne düşündüklerine baktığımda ise karşıma benim gibi düşünen Anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu’nun son uygulamalarla ilgili görüşü çıkıyor..


     


    Kendisi gibi düşündüğüm ve bu yazımı yazmadan önce bir çok Avukatı arayıp, sorduğum ‘Bu son uygulamaların hangi yasaya dayandığı ve bu alınan kararların hukuki yönü nedir?’ diye sorduğumda aradığım hukukçulardan beni tatmin edecek yeterli cevap alamazsam da benim gibi düşündüğünü  gördüğüm Anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu’na göre ise ‘OHAL ilanı dışında söz konusu kanunlar sokağa çıkma yasağı yetkisi vermiyor.’ diyor.


    Sanırım yine benim gibi düşünenler den biri olan meslektaşım Nergis Demirkaya’nın görüşüp, Gazete Duvar adlı yayın organında yayınladığı röportajı okuyunca benim kaç gündür ele almayı düşündüğüm ama bu yöndeki yazıma başlamadan önce görüştüğüm Avukat ve hukukçuların beni anlayıp, bu yönde bana dönmemeleri nedeniyle geciktiğimi fark edince yeniden bir çok Avukatı arayıp, merakımı giderme gayretinde bulunduysam da nafile..


    Ve dönüp azda olsa merakımı gideren o röportajı okudum ve bu ülkede Coronadan önce olduğu gibi sonrasında da işlerin ‘Eski tas,eski hamam’ şeklinde yürüdüğü ve kanun düzenleyici meclisin ve kanun adamlarının çok da tınlanmadığına üzülerek bir kez daha şahit oluyordum.


    Çünkü Korona virüsü salgını nedeniyle önce 65 yaş, ardından 20 yaş altı için, en son 30 büyükşehir ve Zonguldak ili genelinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı kararının yasal dayanağı tartışma konusu ve bana da ‘Hani Kanun?’ sorusunu sordurmakta..


    Bunun nedeni ise Yasak kararları İl İdare Kanunu 11/C maddesi ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27. ve 72. maddelerine dayandırılıyor. İl İdare Kanunu’na göre il sınırları içinde huzur, güvenlik ve kamu esenliğinin sağlanması valinin görevi. Söz konusu maddede “Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir” deniliyor. Ancak madde de sokağa çıkma yasağı ifadesi yer almıyor.



     


    Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27. maddesine göre de Umumi Hıfzıssıhha Meclisleri şehir, kasaba ve köyler için salgın hastalıklarla ilgili tedbirler alabilir. 72. madde de bu tedbirler hastalar için tecrit ve müşahedeye alma, hastalara serum veya aşı tatbiki, hayvanların itlafı, salgın hastalık yaşanan yerlerin tahliyesi gibi önlemler sıralanıyor. ancak bu kanunda da sokağa çıkma yasağından bahsedilmiyor.


     


    Ve beni, benim gibi düşünenleri haklı çıkaran bir açıklamaya daha rastlıyorum..


     


    Oda; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sokağa çıkma yasağı kararının Bakanlık tarafından alındığını söyledi. Bakan Soylu, Hürriyet Gazetesinden Ahmet Hakan’a yaptığı açıklamada da, “Hafta sonu iki günlük sokağa çıkma yasağı kararı aldık. Zamanlaması açısından alınan karar, bakanlığımıza ait bir karardır” diyor.


     


    Yani kanundan değil bakanlığın aldığı bir karar..


     


    Halbuki; Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu’na göre ise ‘İl İdaresi Kanuna dayanarak sokağa çıkma yasağı ilan edilemez.’ diyor ve şöyle devam ediyor..


     


    ‘Valilere kentlerle ilgili kimi kısıtlamalar getirme yetkisi veren bu kanun çıktığında da verilen yetkiyi tartıştıklarını ve iptali için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüklerini hatırlatan Kaboğlu, “Biz bu haline de karşı çıktık, AYM’ye götürdük. Kişiyle ilgili, yerle ilgili belirli olgular üzerine bir düzenleme bu. Buna da biz seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu için yapılamaz dedik. Sokağa çıkma yasağı ne İl İdaresi Kanunu ne de Hıfzıssıhha Kanunu’nda var” diyerek açıklamasını şöyle sürdürüyor..


     


    ‘Yaşanan durumun anayasaya aykırı olduğunu belirten Kaboğlu, ancak tüm toplumu tehdit eden bir salgın karşısında fiili bir durum yaşandığını ve çok tartışılmadığını söyledi. Kaboğlu, “Genel bir felaketin karşısında, önemli olan yaşam hakkı, hukuk dışı duruma da katlanırız gibi bir eğilim var” diyor.


     


    *SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İÇİN OHAL ŞART


     


    Aynı Kaboğlu’na göre sokağa çıkma yasağı ancak OHAL ilanı durumunda söz konusu olabilir. Olağanüstü Hal Yönetimi Anayasa’nın 119.maddesinde düzenleniyor. Maddeye göre, Cumhurbaşkanı; savaş, şiddet olayları, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık gibi durumlarda süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. Olağanüstü hal ilanı kararı, aynı gün Resmî Gazetede yayımlanıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunuluyor. Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltıp, uzatabiliyor. Kaboğlu ancak bu koşulda anayasanın 15. maddesinde düzenlenen “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” kapsamında kararlar alınabileceğini söylüyor. Anayasa 15. maddeye göre, olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.


     


    OHAL DENEYİMİ ENDİŞE VERİYOR: 40 KATIR MI 40 SATIR MI?


     


    Ancak OHAL İlanı Cumhurbaşkanının Kararname yetkisindeki sınırlamaların kalkması, temel haklar, kişi haklarıyla ilgili de kararname çıkarmasının önünü açıyor. 2 yıllık OHAL deneyimi nedeniyle muhalefet buna mesafeli. Prof. Dr. Kaboğlu da muhalefetin içinde bulunduğu ikilemi, “40 katır mı 40 satır mı” sözleriyle ifade ediyor, “Anayasa 119. maddeye göre OHAL ilan edebilir. Ancak nasıl uygulandığını acı şekilde yaşamış toplum üyeleri olarak bunu savunmak da bir çelişki olur” diye benimde katıldığım bu yöndeki sıkıntıyı aşmak için hangi hukukçu bu yönde bir dava açar ve İnsan Haklarına, kanunlara değil, söylem, genelge, emir veya alakasız kanunlara dayatılan uygulamaları sordurur bilmem..


     


    Bir yandan anayasaya aykırı, fiili bir durum, diğer yanda OHAL’e razı olmak arasında kalan muhalefetin evden çıkmadığı şu günlerde bu salgın ve ardından önce alınan onca kararın örneğinde olduğu gibi sağlıkla ilgili bir “sağlık OHAL’i düzenlemek mümkün. İlgili kanunlar ve anayasa değişikliği de yapılabilir. Meclis yapsın bunu. Meclis’in devreye girmesi ve “sağlık olağanüstü hali” anlamında anayasaya değişikliğine varana  kadar etraflıca bir düzenleme yapması mümkün.” diyor Kaboğlu  ve ben, benim gibi, düşünenler..


    Ankara'a Ölenler Arasın da 3'te Hanaklı Var!


    Ankara’a Ölenler Arasın da 3’te Hanaklı Var!


    arşiv haber 12/10/2015 tarihli haber


    Ankara’da yaşanan ve bir çok kişinin öldüğü onlarcasının yaralandığı katliam da, Ardahan Hanaklı’nın da hayatını kayıp ettiği bilgisi alındı. Koyunpınar (Saskara) Köylüler Sarıgül (Koç) Tüylü’nün yanı sıra Umut ve Onur Tan’ın da hayatlarını kayıp edenler arasın da olduğu öğrenildi.


    **Hoçvanlı emekli Öğretmen Cemal Avşar’ın da hayatını kayıp ettiği olayda Göleli sendikacı Yunus Akıl’da yaralanmıştı.


    Hanaklı Sarıgül Tüylü’nün 2 çocuk annesi olduğu öğrenilirken Umut ve Onur Tan’ın Ardahan Hanak’ta Malataya’ya göç etmiş ailenin çocukkarı oldukları öğrenildi.

  • İlk Tahliyeler Ardahan'da Başladı..


    Soylu Gitseydi, Soylu mu Gelecekti ki?!..  


    Yaşadığım bir sorun karşısında kendimi frenlemeyi yani sakinleşip sonra o sorunla mücadele etmeyi ilke etmiş ve o bu ilkemi yerine getirme adına dün gittiğim evimde aldığım duşun ardından erkenden uyudum. 

    Evet zaman zaman ele aldığım yazılarımda da belirttiğim gibi sizinde yaşadığınız, ya da yaşayacağınız bir veya bir çok sorun karşısında vereceğiniz tepkiyi ortaya koymadan önce bu yolu yani benim izlediğim yolu izleyip sonra ne yapacaksanız yapın derim.. 

    Çünkü o sorunun gerdiği sizin de o gerginlikle hemen karşı atağa geçmeniz halinde ‘Öfkeyle kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü size hatırlatır ve o zaman da iş işten geçmiş olur diye düşünenlerdenim.. 

    Evet dün duşumu alıp, sessize aldığım telefonlarımı kenara bırakıp, erkenden uyuduğum yatağımda geç saatlerde uyandırıldığımda evimin içinin de sanal ortamdan beter bir hayli hareketli olduğunu ve en önemlisi bir çok insan gibi Çin İşkencesine tabi tutulan yaşlı anamın bile yatağından çıkıp, pijamasıyla geldiği salonda elinde kumanda tv’de heyecan ile anlatılanları dinlediğini görüyordum.. ‘Ana, ‘ne oluyor, niye uyumamışsın?’ dememe kalmadan eşim, kızım ve  kız torunum Ezel’in de daha uymadıklarını ve yaşananların heyecanı ile uyku sersemliği içinde olan bana olanları anlatmaya çalışıyorlardı.. 

     Hemşehrim olan ve bir zamanlar BBP Genel Başkanı iken Başkan Erdoğan’a danışman olmak için partisini bırakan Yalçın Topçu gibi 2008-2009yılları arasında genel başkanlığını yaptığı Demokrat partisini bırakan ve bir zamanlar demediğini bırakmadığı AK Parti’ye katılan Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığından istifa ettiğini öğreniyordum, iyiden iyiye kendime gelirken..  

    Bakanın son yaşanan sokağa çıkma yasağı ardından yaşananların hata olduğunu ve o çok özlediğimiz ama hiçte görmediğimiz bir tavır ile ‘bu hataya neden olanın kendisinin olduğunu’ belirtir gibi yapıp bunu da ortaya koyduğu erdemlikle istifa ettiğini, sokağa çıkma yasağını ilan ettiği gibi aynı saatlerde yaptığı açıklamasıyla anlatmaya çalıştığını okurken başta AKP’li troller olmak üzere bir çok kişinin sanalda, ‘Soylu gidemez, Soylu’nun istifası kabul edilmemeli kampanyasını başlattıklarını  gördüm.. Ve iki aya yaklaşan Corona gündeminin bir anda değişip, Soylu’nun istifasının öne geçtiği  görülüyordu.. 

    Ve bende bu yaşananlara karşı bir mesaj yazıp, ev halkını da yataklarına davet ederek, yeniden sıcak yatağıma geçip, haberini yazmaya bile gerek görmediğim bu olaya heyecanlananlar arasında olduğunu gördüğüm Hayal adında bir arkadaşın sanal da yaptığı bir paylaşımının altına ‘Her evde hangi karı/koca kavga ediyor hepsini biliyoruz’ diyen Soylu’nun çıkarılmaya çalışılan yeni af tasarısı paketine sıkıştırılmak istenen ve aynı Soylu’nun, Whatsapp yazışmalarımızı da takibe almak için hazırlandığı iddia edilen tasarı imkanı ile ‘kimin, kimle seviştiğini okumadan gitti’ şeklin de sadece bir mesaj atmayı tercih etmekle yetinip, ardından cep telefonumda oynadığım oyunuma geçip, beni bekleyen arkadaşlara cevap vermeye başladım. 

    Ama daha oyunuma başlamamıştım ki Soylu’nun istifasının Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmemiş olduğunu öğrenip, ailemin de içinde olduğu onca insanın uykusunu kaçıran bu gelişmeye gülümseyerek ‘Soylu gitseydi Soylu mu gelecekti?’ başlığıyla bugün yazacağım yazıma başlık bulup oyunu da oynamayarak   yastığıma başımı koyup uyudum.. 

    Çünkü bu ülkede Başkan’dan başkasının karar vermesinin çok önemli bir olay olmadığını ve onun vereceği karar dışında kimsenin kılını kıpırdatma gibi bir şansının olmadığını bilenlerdendim.. 

    Yani ‘İstifa ettim’ diyerek başkanı aşma teşebbüsüne Başkan Erdoğan’ın ‘Ben göreve getirmişsem, ben alırım’ diyerek kimseye istifa şansı bile vermeyen bir kişilikte Başkan olduğunu ve bugün olmazsa yarın, düşündüğü ve ilan etmeye fırsat aradığı erken seçim kararı almadan önce kendisinin bunu yapacağını iyi biliyorum.. 

    Evet, kısacası bugünkü yazımıza başlık olan satırları bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim mi.. 

    Evet sayın seyirciler;

    ‘Soylu istifa etseydi, yerine Soylu mu gelecekti?!. 

    He!! Vallahi ele oldu..


    FABRİKA DEĞİL, CEZAEVİ AÇILDI!


    FABRİKA DEĞİL, CEZAEVİ AÇILDI!


    arşiv haber 22/02/2016 tarihli haber


    **Ardahan T Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi hizmete girdi.. Ardahan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu hizmete girdi. 1957 yılından bu yana faaliyet gösteren Ardahan B Tipi Kapalı Cezaevi ise kapatılarak, burada bulunan hükümlü ve tutuklular yeni cezaevine nakledildi.


    Konu ile ilgili olarak açıklamada bulunan Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak:


    “Yapımına 2014 yılında başlanan Ardahan T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu faaliyete geçirmiş bulunmaktayız. Toplam 17.683 metrekare alan üzerinde kurulu ceza infaz kurumu içerisinde; kapalı cezaevi, açık cezaevi, ziyaretçi kabul binası, iş atölyesi, teknik bina, lojman ve misafirhane bulunmaktadır. Ceza infaz sisteminin temel amacının, hükümlülerin; yeniden sosyalleş-mesini teşvik etmek, üretken, kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu göz önüne alındığında; cezaevlerinin fiziki koşullarının çok büyük bir önem taşıdığı ortadadır. Hizmete giren yeni ceza infaz kurumumuz, uluslararası cezaevi standartlarına ve milletlerarası sözleşmelere uygun mimarisi ve teknik yapısı ile çağdaş infaz anlayışının gereklerini yerine getirmemizi kolaylaştıracak niteliktedir” dedi.

  • ARDAHAN'DA KAÇ YAŞLI VAR.. SON DURUM NEDİR?!.

    ‘yaşlı nüfus’ istatistikleri


    Koronavirüs salgını tüm dünyayı tehdit ederken hastalıktan en kötü etkilenenler yaşlılar oluyor. Türkiye’de 65 ve üstü yaşta 7 milyon 550 bin 727 kişi var. Yaşlı nüfus oranı yüzde 9,1


    oronavirüs risk grubunun en üst halkasında 65 yaş ve üstü nüfus bulunuyor.


    Türkiye İstatistik Kurumu 2019 yılına ilişkin “İstatistiklerle Yaşlılar” çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 5 yılda yüzde 21,9 artarak, geçen yıl 7 milyon 550 bin 727 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı da 2019 itibarıyla yüzde 9,1’e çıktı.



    Foto: Selmi Yılmaz/Gazeteci Ardahan Gunzut Köyü


    Buna göre, 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus son 5 yılda yüzde 21,9 artış göstererek, 2019’da 7 milyon 550 bin 727 kişiye yükseldi. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2014 yılında yüzde 8 iken, geçen yıl yüzde 9,1’e çıktı. Yaşlı nüfusun 2019 yılında yüzde 44,2’sini erkekler, yüzde 55,8’ini kadınlar oluşturdu.


    Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının 2023 yılında yüzde 10,2, 2030 yılında yüzde 12,9, 2040 yılında yüzde 16,3, 2060 yılında yüzde 22,6 ve 2080 yılında yüzde 25,6 olacağı tahmin edildi.


    Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı nüfusun yüzde 60,9’u 65-74, yüzde 31,4’ü 75-84 ve yüzde 7,7’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, geçen yıl yüzde 62,8’i 65-74, yüzde 28,2’si 75-84 ve yüzde 9,1’i 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.


    Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da yaşlı nüfusun sayısal olarak oldukça fazla olduğu görüldü.


    ORTANCA YAŞ YÜKSELDİ


    Nüfusun yaşlanmasıyla ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2014 yılında 30,7 iken 2019 yılında 32,4 oldu. Ortanca yaş 2019 yılında erkeklerde 31,7, kadınlarda 33,1 olarak gerçekleşti.


    Nüfus projeksiyonlarına göre, ortanca yaşın 2023 yılında 33,5, 2030 yılında 35,6, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında 42,3 ve 2080 yılında 45 olacağı öngörüldü.


    Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2014 yılında yüzde 11,8 iken 2019 yılında yüzde 13,4’e yükseldi.


    Nüfus projeksiyonlarına göre, yaşlı bağımlılık oranının 2023 yılında yüzde 15,2, 2030 yılında yüzde 19,6, 2040 yılında yüzde 25,3, 2060 yılında yüzde 37,5 ve 2080 yılında yüzde 43,6 olacağı tahmin edildi.



    Foto: Selmi Yılmaz/Gazeteci Ardahan Değirmenli Köyü


    TÜRKİYE DÜNYADA 66. SIRADA


    Nüfus tahminlerine göre 2019 yılı için dünya nüfusunun 7 milyar 604 milyon 656 bin 633 kişi, yaşlı nüfusun ise 703 milyon 711 bin 487 kişi olduğu öngörüldü. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 9,3’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk 3 ülke sırasıyla yüzde 34,1 ile Monako, yüzde 28,8 ile Japonya ve yüzde 22,7 ile Almanya oldu. Türkiye, 167 ülke arasında 66’ncı sırada yer aldı.


    Hayat Tabloları 2016-2018 sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,3 yıl, erkekler için 75,6 yıl ve kadınlar için 81 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşarken, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl olarak hesaplandı.


    Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 17,9 yıl olarak öngörüldü. Erkekler için bu sürenin 16,2 yıl, kadınlar için 19,4 yıl olduğu gözlendi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 10,9 yıl iken 85 yaşında 5,9 yıl oldu.


    Türkiye’de 2019 yılında toplam 24 milyon 1940 haneden 5 milyon 629 bin 421’inde, yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu görüldü.


    Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin hane sayısı 1 milyon 373 bin 521 oldu. Bunların yüzde 75,7’sini yaşlı kadınlar, yüzde 24,3’ünü ise yaşlı erkekler oluşturdu.


    EN YÜKSEK ORAN SİNOP’TA


    Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2019 yılında yüzde 18,8 ile Sinop olarak belirlendi. Bu ili yüzde 17,7 ile Kastamonu, yüzde 16,2 ile Artvin ve Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,3 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 3,4 ile Hakkari, yüzde 3,9 ile Şanlıurfa takip etti.


    Yaşlı nüfusun yüzde 0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2019 yılında 5 bin 567 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk 3 il sırasıyla 763 kişi ile İstanbul, 275 kişi ile Ankara ve 242 kişi ile Giresun iken en az yaşlıya sahip ilk 3 il ise sırasıyla 5 kişi ile Bayburt, 6 kişi ile Ardahan ve Karaman olarak kaydedildi. Haber:  https://www.birgun.net



    YAŞLILARA YARDIM.


    Ardahan’da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, 65 yaş ve üstündekiler ile kronik rahatsızlığı olanların yanı sıra ihtiyaçlı olanların gereksinimleri “Vefa Sosyal Destek Grubu” ekiplerince karşılanıyor.


    İçişleri Bakanlığınca yayınlanan genelgeyle evlerinden çıkmaması istenen vatandaşların ihtiyaçları, Ardahan Valiliğince kurulan Vefa Sosyal Destek Grubuna kayıtılı 250 kişilik ekiple karşılanıyor.


    Ekipler, 112, 155 ve 156 hattına gelen çağrıları değerlendirdikten sonra vatandaşların gıda, ilaç, temizlik ve sağlık ile ilgili ihtiyaçlarını, resmi kurumlarındaki işlemlerini karşılamak için çalışıyor.


    Ardahan Valiliğinden yapılan açıklamada, 65 yaş ve üstü ile kronik hastalığı olan vatandaşlar başta olmak üzere kimsesi bulunmayanların da ihtiyaçlarının bakanlık genelgesinin ardından hemen karşılanmaya başlandığı bildirildi.


    Devletin böyle günlerde vatandaşını yalnız bırakmayacağına vurgu yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:


    “İhtiyaç sahibi, kimi kimsesi olmayan her vatandaşımızın her türlü ihtiyacı titizlikle gideriliyor. İhtiyacına göre günlük, ihtiyacına göre haftada bir taramadan geçen vatandaşlarımız mevcut. Bu kapsamda il geneli 750’yi aşkın vatandaşımızın çeşitli ihtiyaçları giderilmiş, giderilmeye de devam edilmektedir. 250 kişilik ekip devlet şefkatiyle tahsis edilen 50 araç ile vatandaşımızın her türlü ihtiyacını ve hizmetini kapısına götürüyor. Devletimiz dün olduğu gibi bugün de vatandaşın yanındadır. Daha da önemlisi talebe göre yüzlerce vatandaşımızın sağlık kontrolü de yapıldı.”


    Ardahan Belediyesi ekipleri de koronavirüs tedbirleri kapsamında perşembe pazarındaki esnafa maske ve eldiven dağıttı.



    Başımızdakiler Korkarlarsa..


    Yazıma başlamdan önce bir anımı sizinle paylaşmak isterim : 


    Ki ; bu anım da yine yazdığım ve mahkemelik olduğum unutmağım ve hala güldüğüm bir yazımdır ..

    Bugün ki panik gibi o gün de iç çatışmalar bir hayli yoğun ve gergindi. 

    Bugün , “bitti , az kaldı “denen ama buna da inanmadığım gibi o dönem PKK Askeri ve Kamu alanlara  bomba yüklü araçlarla saldırılar düzenliyordu. O günlerde de bugün ki gibi kamu ve askeri alanların önleri, girişleri bariyerlerle kapatılarak önlemler alınıyordu.

    Zamanın Tugay Komutanı çarşı da gezerken etrafında dört , bilemediniz on tam donanımlı silahlı askerle birlikle geziyordu. Bunun tam tersi aynı komutanın halk sever, toplum içinde olmaya özen gösteren sevgili güzel eşi sabahları kalkar, eşinin korumalarla gezdiği çarşı da aslanlar gibi tek balına yaya yürür, esnaflarla selamlaşır sabah sıftasını yaparak gününe başlardı. Çarşı da gördüğü bizim mutruf dediğimiz ama bizlerden farkı olmayan eşcinsellerini alıp askeri kuaföre götürür, bakımlarını yaptırırdı. Bende bu durumu “Yenge Senden Cesur Komutanım” başlığı ile yazıya dökmüş , aşağı da bugünü anlatmaya çalıştığım dünü özetleyerek toplum liderlerinin ve ordu komutanlarının durumunu anlatmaya çalışmış,komutanla mahkemelik olmuştum. Davanın konusu da “Devlet Memurunu Aşağılamak” idi! 

    Gerçi hakim beni anlayıp , gülümseyerek beraat ettirmişti ya !

    Şimdi umarım davalık olmayacağım bugün ki yazıma gelelim ; 

    Olağanüstü bir durumun yaşatıldığı, yaşandığı şu  günlerde medya ve internet aracılığıyla pompalanmaya devam eden korkunun ne kadar süreceği ve bu korkunun ne getirip, ne götüreceğini düşündüğümüz şu günlerde benim hala ısrarla bu yaşatılan durumun çok önemsenmediğini ve gün geçtikçe virüsün yayılarak can kaybının büyüdüğü derecesine ulaştığı yönünde ki ısrarım sürmektedir. 

    Benim gibi bu duruma tepki gösterenlerde yok değil..

    Çünkü kuyuya atılan bir taşın bulandırdığı suyun gün geçtikçe bizleri zifiri karanlık bir atmosferin içine soktuğu şu günlerde toplum lideri, ordu komutanı olmanın sorumluluğunun ne olduğunu  masaya yatırıp, sorgulamak gerekmez mi?

    Bilmem ama bugünkü lider hatta komutanların evden çıkmadığı şu günler de yaşanan, yaşatılmak istenen atmosferi kırmak için ne yaptıkları tartılışır.

    Geçmişteki liderler ve komutanların yapmış olduklarına bakarak  bugünü değerlendirme şansını birlikte yakalıyabiliriz.

    Geçmişe bakmadan önce kendimizi  aile reisi, annesi olarak durumu değerlendirirsek  anlatmak istediğimi biraz daha iyi anlarız diye düşünüyorum..

    Çünkü bugünlerde eve kapanıp, bizi yönetmeye çalışanların bir süre ekranlarda göremediğimiz Başkan bugünlerde ekranlardan sürekli insanlara , “evde kalın,dışarı çıkmayın “der oldu. 

    Toplum liderleri ve ordu komutanları sizlerde birer aile üyeleri olarak kendi ailelerinizle  empati yapın derim.. .

    Şimdi gelelim toplum liderliğine ve ordu komutanlığına..

    Evinde kaç kişi var ve bunlar sen oldukça ‘Dünya gelse bizi yıkamaz’ demiyor mu?!

    Bilemiyorum ama tüm ailelerde anne, baba nasıl davranırsa diğer  aile bireyleri de öyle  davranış sergileyip  o psikoloji ile hayata devam etmez mi?

    Kapısı bir tekme ile açılacak olan kapatıldığınız eve virüs girmez derken anne ve baba varsa kendinizi güvende saymıyor musunuz?

    Tabi ki evet..

    Çünkü baba evdeyse güvendesiniz, anne yanınızdaysa rahatsınız..

    Ve dünyanın en korunaklı evi sizin eviniz değil mi?

    Şimdi gelelim geçmişe Peygamberimizden başlayarak, aklınıza gelen tüm liderlere ve Mustafa Kemal’e bugüne toplum lideri ve ordu komutanlarına..

    Bütün Orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi işgal edilmiş olabilir. Silah yok, yiyecek yok ve düşman çok güçlü..

    O zaman toplum lideri ve ordu komutanları eve mi kapanmış?!.

    Sarıkamış dağlarına 90 bin askeri süren o ordu komutanına inananlar bilmiyorlar mıydı, o karlı dağlar aşılsaydı zafer gelecekti, mutluluklar yaşanacaktı..

    Yunan yetmez bugünkü tüm kapitalistler bir araya gelmiş, İstanbul Boğazı, Çanakkale, İzmir, Ardahan, Samsun, Trakya, Maraş’ı sararken o günkü komutanlar eve mi kaçtılar, liderler toplumu içeri mi kapattı?!.




    Tam tersi.. Ne diyordu Atatürk?!.. 

    O Atatürk; Askerlere” Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” dememiş miydi?!.

    Peki, bugün insanlara eve kapanın diyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan toplumun lideri olarak  15 Temmuz’da halkı sokağa çağırmasaydı kendisinin ve bizim halimiz nice olurdu bilemiyorum. 

    Bilmem ama bugün yaşananlar geçmişteki lider ve ordu komutanlarının değerini bir kez daha ortaya çıkardığını görüyoruz…

    Arap çöllerinde idealist bir lider olan Peygamberimizin onca saldırı ve yokluk, kıtlık, vebalara karşı ‘Hele durun, az evden çıkmayın mı?’ diyerek liderlik yapmış, Mekke ve Medineyi terk mi etmişti? ..

    Bilmem ama kazanılan tüm zafer ve savaşlara liderlik yapmış olanların hiç ama hiç birisinin inandığı davadan geri adım atmadığı ve gelen virüste olsa, bitlenme de olsa, verem, kuduz, açlık, kıtlık aklınıza ne gelirse yaşanan, yaşatılan ve yaşanacak tüm güçlere karşı kurşun yiyen göğsünü germiş, dik durmuş ve direnmiş toplumunu, askerlerini korkutmadan tam tersi cesaret vererek hep bir adım ileri demişler geçmişin tüm liderleri ve de ordu komutanları..

    Camileri kapatarak, insanları evden dışarı çıkartmayarak sanal ve medya illeti ile psikolojisini bozmaya çalış, ekonomiyi, sosyal hayatı bitir, sanal ortamda 24 saat ölümü hatırlatarak toplum lideriliği, ordu komutanlığı yapılır mı? Bilemiyorum ama ben yine aynı yerde, aynı alandayım..

    Şuna bir kez değinmeden geçemeyeceğim..

    Bu ülkenin yeniden doğuşuna liderlik, önderlik, komutanlık yapan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bir çok savaş ve virüs ile hep birlikte savaşarak bize bıraktılar, bu ülkeyi, bugünleri onlara borçluyuz.. 

    Çokta ileri gidemezsem de hiç ama hiç geri çekilmediğim 51 yıl boyunca olduğu gibi bugün de coronaymış, virüsmüş demiyor herkesin er geç tadacağı ölüm gününe kadar yaşamaya devam ediyor ve diyorum ki; Teslim olmak yok, tüm olumsuzluklara, Corana virüsünün aşısı bugün, yarın bulunacaktır. Her virüse inat sağlıklı olmaya, yaşamaya devam..


    YAŞLI ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU!..


    YAŞLI ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU!..


    ARŞİV HABER 13/01/2020 TARİHLİ HABER/YORUM


    Göle ve Damal’da Kaza


    Ardahan’ın Göle İlçesinde Bir Evde Bir Kişi Ölü Bulundu..


    Kurbani Demir’in haberine göre Aslen Sürügüden (Heve) köyü doğumlu olan Göle Salim Bey Mahallesinde ikamet eden 85 yaşlarında Nuri BOZBAŞ’tan haber alamayan komşular kilitli olan kapıyı açmak için çilingir çağırdılar. Apartmana dairesine gelen Çilingir Zeki USTAOĞLU durumu polis bildirdi.Olay yerine gelen Göle Emniyet Müdürlüğünden ekiplerin gözetiminde kapı açıldı. 85 yaşlarında ev de yalnız olduğu belirtilen Nuri BOZBAŞ yatağında ölü bulundu. Olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısı gözetiminde Göle Devlet Hastanesinde sağlık ekiplerince yapılan ilk kontrolde şahsın kalp krizinden dolayı hayatını kaybettiği belirtildi. Konuyla ilgili olaya tanık olan ve bilgi veren çilingir Zeki USTAOĞLU 85 yaşlarında Nuri BOZBAŞ’tan sabah haber alamayan komşuları kapıyı açma için beni aradılar ben durumu göle emniyet müdürlüğü ekiplerine bildirdim dairenin kapısı polis eşliğinde açtık olay yerine gelen Cumhuriyet savcısı ve sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede Nuri BOZBAŞ yatağında kapı krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.


    GÖLE HABER Kurbanı DEMİR



    JÜRNALCILAR..


    İranlı Generalin ve ondan önceki DEAŞ Liderinin hatta onlardan önce öldürülen Bin Ladin ve daha nice cinayetleri gerçekleştirenlerin adına, ‘Ön Bilgi’ dediği ama toplumun arasında adları Jürnalcı yani resmi adı istihbarat, mahalle ağzında ise fesat olanların kanalıyla para ya da saten vücutları dahil çeşitli vaatler karşılığı alınan bilgileri verenler, satanlar ardından harekete geçen, insan öldüren ya da insanın önünü kesenlerin ortaklarıdır, jurnalcılar, fesatlar, alçaklar..

    Gerek sol yanımda kurşun yediğim kanlı günlerde, gerekse gazetecilik ve stk başkanlığım süresince sıkça karşılaştığım ve oyunlarını bozmak için enerjimin büyük bölümünü harcadığım bu alçakların bol olduğu metropollerde insanım diye gezenlerin, onca oluşum ve kalabalıklar arasında birer şeytan oldukları da hemen anlaşılmaz..

    Çünkü köyde birdi sayıları.. Ama devam eden göçle birlikte hepsi metropollere taşındı ve adeta bir ordu kurup, kendileri gibi adlarını, amaçlarını ve alçaklıklarını birleştirip, diaspora gücü ile saldırıya geçerler, alçakça bir vaka olan jürnalcılar, namuslu geçinip namussuzca işlere kalkışırlar..

    Sözlük anlamı ve modern zaman denen bu zaman da despotların da başvurduğu bir yöntemdir fesat denen jürnalcılar..

    Yani gelişen teknoloji nedeniyle parayla tutulan muhbirlerin yerini dinleme cihazları, yani kendileri gibi böceklerle, emniyet içerisindeki özel kadrolar ve tetikçi gazeteci ve akademisyenler almışsa da bu tiplerden çok vardır, hem de çok yakınım, yakınınızdakiler arasında..

    Ve bunların diğer bir alçaklıkları da o küçük beyinlerinin yetmemesi nedeniyle yapamadıkları, hayata geçiremediklerini unutup, yapanları kıskanıp, ‘onları nasıl engellerim, nasıl kendi dibi balçık olan kuyuma çekerim’ hesapları ile sağa sola ihbarcılık, jürnalcılık yani fesatçılık yapmalarıdır bunları şeytanlaştıran..

    Bunu başaramayınca da başkaları aracılığı ile hedeflerine ulaşmak ister ve kendilerince hazırladıkları kurgular ile..

    Bunu başarmak içinde gerektiğinde kullanılmaya müsait olduklarını hissettirme çabaları, gösterişleri ve fotoğrafları ile kendilerini sıkça sergileme yoluna giderler..

    Ama şunu da bilmeliler ki; O kirli elleri ile bizzat kendilerinin hazırladıkları bu alçak silahın er geç geri tepeceğini de düşünemezler..

    Çünkü kendileri gibi kuş beyinli olduklarını da düşünemez bu fesatlar, çukurdan da aşağı olduklarını her geçen gün biraz daha etraflarına hissettiren bu jurnalcılar..

    Evet, biriyle ilgili olarak yetkililere ihbar yazısı göndermek ve kötülemek.

    Jurnalcinin yaptığı iş olduğunu bir ben birde o bilgileri alanlar iyi bilir ve İranlı, Pakistanlı, Iraklı ve hayatımızın içinde, bulunduğumuz her alanda kısacası dünyanın bir çok yerinde kullanılıp, çöpe atılacakları günü beklerler bu yere yakınlar, kendileri gibi gerçek adları alçak olanlar..


    Bir ölü, Bir yaralı..


    Bir ölü, Bir yaralı..


    arşiv haber 09/05/2015 tarihli haber


    Ardahan’ın Göle ve Damal İlçelerinde Meydana felen trafik kazalarında bir kişi ölürken, bir kişi de yaralandı.


    Göle-Kars Karayolu 3. Km Okçu köyü mevkiinde karşıdan karşıya geçmek isteyen 13 yaşındaki kız çocuğu Sıla Gültekin’e araç çarptı.


    Yaşanan feci kazada ağır yaralanan Sıla Gültekin’e olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Göle Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Gültekin’e burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


    Olay ile ilgili soruşturma başlatan Göle İlçe Emniyet Amirliği, kaza yapan 75 M 0330 Plakalı şahısa ait olan araç şöförünü göz altına aldı. Kazaya karışan araç şoförü, yarın ifadesi alınmak için savcılığa çıkartılacak.


    KÖYLÜLER ÜST GEÇİT İSTİYOR


    Göle Kars Karayolu üzerinde bu tür kazaların sürekli yaşandığına dikkat çeken Okçu Köyü sakinleri, okulların da bu güzergahta olması nedeniyle öğrencilerin her zaman tehlikeyle karşı karşıya kaldığını ve yetkililerin bu soruna çözüm bulmak için üst geçit yapmasını istediler.


    **DAMAL’DA TRAKTÖR DEVRİLDİ..


    Öte yandam Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Tepe köyünde diğer bir trafik kazası meydana geldi.


    Edinilen bilgiye göre, Beyhan Alban (45) idaresindeki 75 AB 518 plakalı traktör, Otağlı köyünden Damal ilçesine giderken Tepe köyü mevkiinde seyir halindeyken keskin virajı alamayan sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.


    Kazada devrilen traktörün altında kalarak yaralanan sürücü Beyhan Alban Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

  • ARTVİN'DEN ARDAHAN'A GİRİŞ/ÇIKIŞLAR KAPATILDI!

    Artvin kara yolu ağında bulunan Ardanuç-Geçitli-Ardahan yolu Bilbilan Geçidi’nden itibaren ulaşıma kapatıldı.


    Artvin İl İdare Kurulu ve İl Pandemi Kurulu toplantıları, Vali Yılmaz Doruk başkanlığında gerçekleştirildi.


    Valilik Salonunda yapılan toplantılarda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda virüsün yayılmasını engellemek, toplum sağlığı ve kamu düzenini korumak için il genelinde alınan tedbirler görüşüldü.



    Toplantılarda alınan kararlara ilişkin yapılan yazılı açıklamada, ülke genelinde olduğu gibi Artvin’de de uygulanan tedbirler paylaşıldı.


    Yeni alınan tedbirler kapsamında, kamu kurum çalışanlarının il dışına çıkışlarının geçici olarak durdurulduğu belirtildi.


    İl kara yolu ağında bulunan Ardanuç-Geçitli-Ardahan yolunun Bilbilan Geçidi’nden itibaren kara yolu ulaşımına kapatılacağı ve Karayolları Şube Müdürlüğü ekiplerince gerekli tedbirlerin alınacağı kaydedildi.


    *Ardahan’da İl Pandemi Kurulu Toplantısı..


    Korona virüs salgının yayılmasının önlenmesi amacıyla İl İdare Kurulunda alınana alınan tedbirlerin en etkili şekilde uygulanması, bugüne kadar alınan tedbirlere vatandaşların en üst seviyede riayet etmeleri ve ilave tedbirlerin görüşülmesi amacıyla Ardahan Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında İl Pandemi Kurulu Toplantısı düzenlendi.


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında, Belediye Başkanı, Vali Yardımcısı, İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutanı, İl Defterdarı, İl Sağlık Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Tarım Müdürü, İl AFAD Müdürü, SYDV Müdürü, İl Çevre ve Şehircilik Müdürü ve Eczacılar Odası Temsilcisinin katılımı ile yapılan toplantıda, korona virüs salgının yayılmasını önleme amacıyla alınana tedbirler ve alınabilecek ek tedbirler görüşüldü.


    Toplantıda konuşan Vali Mustafa Masatlı, korona virüs salgınının yayılmaması için Ardahan’da her türlü tedbirin alındığını belirterek, “Bu virüsün yayılmasını önlemede temel önlemin ise sosyal hareketliliği ve insanlar arası teması azaltarak sosyal izolasyonun sağlanmasıdır. Bu kapsamda; Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda alınan kararların etkinliğinin arttırılarak virüsün yayılmasını engellemek, toplum sağlığı ve kamu düzeni korumak için şehirler arası yolcu taşımacılığı yapılan otobüs seferleri ile ilgili olarak bazı tedbirlerin alınması gerekmiştir. Otobüs seferleri konusunda biz ilimiz ölçeğinde tedbirlerimizi arttırmaya başladık. Kentimizin giriş çıkışlarında ilave iki tane daha kontrol noktası oluşturarak denetimleri sıklaştırdık. İlimize gelmek isteyen şüpheli vakaları karantinaya alarak izolasyonu sağlayacağız. Yine ilimizdeki il dışı ve il içi tüm yolcu taşımacılığını terminalden hizmet verecek şekilde düzenliyoruz. Otogarlarda ki personelin sağlık kontrolleri sıklıkla yapılacak. Yine Valiliğimiz koordinasyonunda Seyahat İzin Kurulu oluşturarak yolcu transferlerini kontrol altına alacağız, zorunlu haller dışında yolcu akışını durduracağız. Bu tedbirleri alırken, vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılayacak olan marketler, kasaplar ve fırınların faaliyetlerini sürdürmesi için bu sektörlerde il dışı ve il içi ulaşım sevkiyatı kontrollü bir şekilde sürdürülecektir. Vatandaşlarımızın ilaç tedariği konusunda da eczacılarımız bilgilendirilecek ve ilaç ihtiyaçları sorunsuz karşılanacaktır. Kolluk birimlerimiz ve belediye tarafından sosyal izolasyonun sağlanması için dışarıda işi olmayan vatandaşlarımız eve gitmeleri konusunda uyarılacaktır. 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlarımızla ilgili olarak da Valiliğimizde oluşturulan Vefa Sosyal Destek Grubumuz bugüne dek sorunsuz bir şekilde verdiği hizmeti aynı kararlılıkla sürdürecektir” dedi.


    Vali Mustafa Masatlı ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 2019 yılında gönderilen 2019/5 sayılı Küresel Grip Salgını (Pandemi) genelgesini de katılımcılarla paylaştı.


    Vali Mustafa Masatlı’nın konuşmasının ardından Sağlık Grup Başkanı Ulaş Şentürk, Küresel Grip Salgını (Pandemi) hakkında sunum yaparak bilgilendirmelerde bulundu.


    Toplantıda ayrıca, Kurum ve Kuruluşların görevleri ifade edildi ve alınacak kararlarla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.



    **Hibe/Destek/Köstek..


    Dünya genelinde olduğu gibi ülkemiz genelinde de yaşanan Corona korkusunun devam ettiği şu günlerde yeni bir pakete konulup, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmaya hazırlanan yargı paketinin genişletilerek ve en önemlisi siyasilerin de içinde olduğu bir genel affa dönüştürülmesinin aciliyeti ve esnafın, üreticinin, sanayicinin kısacası tüm insanları rahatlatacak olan desteklerin virüs aşısı kadar acil ve önemli olduğunu unutmamak gerekir.


     


    İç çatışmaların durması, sınır ötesi askeri sevkiyatların gözden geçirilmesi, ülke dışında bulunan askerlerin, hacılar gibi acilen ülke sınırları içine çekilmesi ve bu yönde harcanacak enerji ve maliyetin ülke ekonomisine olumlu yönde yansıyacağını zaten yıllardır söyler, yazarız..


    Ki bu yaşananlarda önceliğin insanların ölmemesi ve anaların göz yaşı dökmemesi için olması en önemlisidir.


    Dün acı veren bir çok olay gibi bugünkü tüm toplumu esir alan virüsün önlenmesi için ve ülkemizin kardeşlik ve barış içinde kalkınması adına verilen bu mücadelenin daha ileriye taşınması ile şimdi sıranın ülke insanına ekonomik katkıyı sunmak ve refah düzeyinin artması için atılacak olan adımlar öne çıkmaktadır.


    Bu nedenle esnafın ve iş istihdamı yaratacak olan kuruluşların tam zamanıdır diyerek hareket etmesi, gerekmektedir..


    Bunun içinde başta bankaların kredi vermede sağlayacakları kolaylıkların yanı sıra tarım, sanayi ve turizme yönelik resmi kurumlarında hazırlayacakları projelerle bölge insanına yardımcı olması gerekmektedir..


    Serka, Sodes, AB, Dünya Bankası ve diğer bir çok adla hizmet veren devlet ve özel sektörün imkanları, Sanayi ve Ziraat Odaları, Şoförler Odası, çeşitli isimlerle kurulmuş Birlikler hatta bir türlü bir araya gelemeyen derneklere de büyük görevler düşerken bu kurum ve kuruluşları desteklemek için kurulan kuruluşlarında bürokratik engelleri en alt düzeyde tutup, yatırım için kendilerine sunulan kaynakları bir an önce yatırıma çevirip, işsizliğe, yaşanan göçe karşı harekete geçirmelidirler.


    Yani kısacası desteklenmesi gerekenlerin önlerine getirilecek engellerle kösteklenmemesi gerekmektedir.


    Çünkü bu ülkenin ana sıkıntılarından biri ve en önemlisi de yoksulluk, işsizlik, yatırımsızlık ve bunların ortadan kalkması için bugüne dek verilmeyen desteklerdir.


    Yerel de başlayacak olan bu yöndeki desteklerin genele yayılmasının yolunun ekonomik kalkınmada 6. Bölgede bulunan Ardahan ve diğer doğu illerine ve diğer bölgelere acilen yansımasının daha elzem ve şart olduğunun görülmesidir..


    Hibe/Destek derken tüm Köstekleri atlamak ve bu desteklerin umutla bakılan iç barışa, genel sağlığa katkı olmasını umuyor ve anlatmak istediklerimizin de anlaşılmasını  umut ediyoruz…


    BİLBİLAN’DA FESTİVAL ÖNCESİ GERGİNLİK..


    BİLBİLAN’DA


    FESTİVAL ÖNCESİ GERGİNLİK..


    arşiv haber 07/07/2016 HABER/YORUM


    Ardahan’da yapılmaya başlanan yaz şenliklerinin Hanak Baştoklu (Y. Dikkan) Köyünün şenliği ile start alırken hafta sonu yapılması düşünülen Bilbilan Yayla Şenliği öncesi Bilbilan Yaylasında çıkan kavga gerginliğe neden oldu.


    Alınan bilgilere göre; Ardahan Ardanuç ilçe sınırında bulunan 2 bin 581 rakımlı Bülbülan yayla mevkiinde çıkan tartışma Karadeniz ve Ardahanlılar kavgasına döndü…


    Ardahan Bülbülan mevkiinde bir kaç Artvin Hopalı gençler arasında çıkan kavgada 1 ağır yaralı 8 kişinin yaralanmasına neden oldu…


    Alınan bilgilere göre, Artvinli olduğu öğrenilen bir gencin bir bayanı tartaklamasını gören; diğer Artvinli gençler o kişinin üzerine yürümesi sonrasında, Ardahan Bağdeşenli (Kınzodamal)lı gençler araya grip ayırmak isteyince, bu defa Kınzodamallı ile Hopalılar arsında yaşanan olaylar sonrasında Hopalı gençler kendi araçlarıyla olay yerinden kendi araçlarıyla uzaklaşırken, araçlarının hâkimiyetini kaybedip köprüden uçtukları iddia edildi.


    Yaralanan gençler Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılırken; tarafların yeniden birbirine girmesi üzerine Ardahan Yanlızçam Jandarma Karakolu olaya müdahile ederek, bölgedeki bakkalları kapattırdığı ve olaya karışanları gözaltına alıp; soruşturma başlattığı öğrenildi.


    BEN Mİ SİZ Mİ SİYASET YAPIYORSUNUZ?


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına gelmem ile birlikte yanımda dik duran ARDA/FED yönetici arkadaşlarımla birlikte ortaya koyduğumuz performansımıza kuyruk takma telaşı içinde olanlara ve ‘iyisin iyisi de, keşke.. ‘ diye devam edip, dudak bükenler bir soru soracağım ..


    Ben mi, siz mi siyaset yapıyorsunuz?


    Birincisi; ARDA/FED Genel Başkanı olduğumdan bu yana tek partim ve davamın adı Ardahan olurken, sizin davanız neydi?


    Kiminiz iktidara yaranmak için AK Parti’de kuyrukçuluk yarışı içinde olduğunu unutup, benim siyasi görüşüm olan partiye dahil tüm partilere eşit ve dik duruşumu görmezden geldiniz..


    Benden öncekiler ve sizler gibi ARDA/FED’in içine, etkinliklerine hiç bir partiyi koymadığım gibi yerelde CHP’li, MHP’li, AK Partili ve HDP’li tüm siyasilere eşit davranırken yakama hiç bir partinin rozetini takmayıp, hiç birisinin etkinliğine katılmazken, siz ise başta CHP’li olduğunuzu, AKP’ye yaranmak için bin bir takla attığınızı MHP’liler de, HDP’liler de görüp, helal olsun diyemediler..


    Çünkü onlara da AKP’ye, CHP’ye olduğu gibi ARDA/FED Genel Başkanı olarak hiç bir partiye yüz vermeyeceğimi, ama aralarında ayrım yapmayarak, bir stk olarak tüm siyasilere eşit durulması gerektiğini MHP’de HDP’liler de iyi bilmelerine karşın yinede beni bir yere yapıştırmaya kalktınız..


    İnanmıyorsanız, şu an Ardahan’a gelip, İstanbul’da ki gibi Ardahan’da da CHP’ye militan gibi çalışan merkezi Şişli’de etkinlikleri Kartal’da olanlara bakabilirsiniz..


    İktidar olmalarına karşın bana diz çöktüremeyenlerin önümü kesme yarışı içinde olduğunu göremeyenler şunu bilmeliler ki; ARDA/FED son 8 aydır başta TBMM’sin de grubu bulunan 4 partiye eşit davrandığı gibi zengine yalakalık yapmamış, yoksulu dışlamamış, Ardahanlıysa sular durur demiştir..


    Evet, vicdanınıza bir soru daha sorup, yazımı bitirirken benim ve arkadaşlarımın yaptıklarını görmezden gelip, ‘İyisiniz, iyide ah keşke..’ diyerek önümüzü kesmeye kalkan herkese bura da bir kez daha seslenmek istiyorum..


    Kısacası gelin, ‘Çamur at izi kalsın’ politikasından vazgeçin, bizimle el ele verin de kazanan sizin de içinde bulunduğunuz Ardahan kazansın.


    Güçlü bir lobisi ile sizin adınıza söz sahibi olsun..


    Ha unutmadan, sanmayın ki bu yazı ile size yalvarıyorum, çünkü er geç toplumun o çok istediği güçlü bir Ardahan Lobisi olacak..

  • CAMİLER AFAD'A, HACILAR KARANTİNA DA!

    Dini görevleri Hac görevini yerine getirmek için kutsal topraklardan dönen Ardahanlı hacıların Ardahan’da ki öğrenci yurtlarında 14 günlük karantinaya alınırken, sağlık ve AFAD ekipleri başta olmak üzere yetkililer de insanların toplumsal olarak bulundukları alanları dezenfekte ederek büyük bir kampanya başlattılar.



    **MÜFTÜLÜK UYARDI!..


    Halka açık bir çok iş yerinin kapatıldığı, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmadığı, çıkanların maskeli gezdiği Ardahan’da kutsal topraklarda gelen hacıları 14 günlük karantinaya alıp, öğrenci yurtlarına yerleştiren Ardahan İl Müftülüğü de bir açıklama yaptı.


    Önlemlerin alınmaya devam ettiği Ardahan Ardahan İl Müftülüğü yaptığı yazılı açıklaması şöyle;


    ‘Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya hızlı bir şekilde yayılarak tedirginlik oluşturan Koronavirüs hastalığı, ülkemizde görülmeye başlamasından itibaren Devletimiz başta olma üzere kurum ve kuruluşlar tarafından tedbirler alınmaya başlamıştır.


    Ardahan İl Müftülüğümüz, dünya genelinde görülen koronavirüsün ilimizde yayılmasına engel olmak, hastalıktan korunmak ve etkilerini en aza indirmek amacıyla süreç içerisinde çeşitli tedbirler almaya başlamıştır. Bu tedbirlerin en başında dezenfekte çalışmaları gelmektedir. Afat ekipleri tarafından İl Müftülüğümüzün bünyesinde bulunan; müftülük binası, aile dini rehberlik bürosu, camiler, 4-6 yaş Kur’an kursları, hafızlık Kur’an kursları ve abdesthaneler ilaçlanarak dezenfekte edilmiştir. Dezenfekte çalışmaları görevlilerimiz tarafından düzenli olarak yapılmaya devam edecektir. Din görevlilerimiz de görevli oldukları camilerde hijyene dikkat ederek, temizliğe özen göstereceklerdir.


    Koronavirüsün yayılmasına engel olmak, hastalıktan korunmak ve etkilerini en aza indirmek amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından gönderilen talimatlara uymak ve konulan kurallara riayet etmek gerekmektedir. Bu süreç içerinde dezenfekte ve hijyene özen gösterilmeli, kalabalık ortamlardan uzak durulmalıdır.’



    ARABAYI SAKLAYARAK VİRÜSTEN KAÇAMAZSINIZ!..


    Bana göre zengin hastalığı olan ve Başkan Erdoğan’ın çıkıp bu saçmalığa son vermesi gereken bir sürecin yaşandığı ve asıl gündemden iyiden iyiye uzaklaşılan ülkede , ‘Virüs var’ diyerek halkı içeri kapatan idarecilerin yanı sıra siyasilerin kendilerinden beklenen hizmetleri sorgulatmamak için yatak odasına ,yorgan altına kadar giren teknolojinin de yardımıyla hemen her gün hatta saat başı yeni gündemler yaratmakta bir hayli uzmanlaştılar..


    Asıl amacın yapacaklarını taahhüt edip, verdikleri bu vaatleri yerine getiremeyen idareci ve siyasilerin kendilerine yönelik gelecek olan tepkileri bertaraf etmek ve asıl gündemi unutturmak için ortaya attıkları son gündem Coronavirüsü olurken bazı yerel siyasilerin de beceriksizliklerini saklama çabasıyla  2 kişinin bir araya gelememesi gerektiği belirtilen şu günlerde kendilerine yakın sözde muhabirleri makamlarına çağırıp, başarısızlıklarını saklama adına temcit pilavı gibi ısıtıp, ısıtıp suçu eski yöneticilere yüklemekle ya da başına geçtikleri makamların kapılarına bir değil üç yeni kapı ekletip, ulaşılmaz hale getirirler ya da o bazı sözde iş adamları yaftası içinde gezip, hiç bir işinin olmadığı gibi asıl işlerinin sahtekarlık olduğunun ortaya çıkmaması için ‘Yurt dışındayım, Toplantıdayım’ diyerek makama gelmez, makamların bulunduğu binaların önündeki arabalarını saklayıp, arka kapıdan içeri girerler..


    Evet son yerel seçimlerin üzerinden neredeyse 1,5 yıl geçtiği şu günlerde gündemi alt üst eden ve asıl gerçek gündemi öteleyen Coronavirisünün imdatlarına yetiştiği genel siyasiler gibi yerel siyasilerin yanı sıra kamu görevlilerinin yapması gereken işleri de, seçimlerde  bir  fazla oy almak için ‘Oğlunu, kızını işe koyacağım’ diyerek verdikleri sözlerini öteleme fırsatı buldular.


    Ve en önemlisi zaten içinde olmadıkları halktan iyiden iyiye kopmanın stresi ile makamlarına gelmez olurlarken buna da kendi makamlarını ilaçla yıkatırlarken insanların dışarı çıkmamasını istedikleri evlerin ne durumda olduğunu da düşünmeden ‘Evden çıkmayın’ kampanyasını uydurmaya başladılar.


    Makam arabalarını başında bulundukları makamların bulunduğu binaların önüne çektirmeyip gelene, gidene ‘Başkan yok’ dedirten bu idarecilerin geride kalan 1,5 yılda ne yaptıklarına baktığınız da ise o başında bulundukları kentlerin var olan sorunlarının hiç azalmadığı gibi kambur üzerine kamburlarla bir hayli arttığını da görmek mümkün.


    Neyse daha çok yazıp, virüsü unutturmadan ve beyleri rahatsız etmeden sağlıklı bir gün dileyip, bitirelim yazımızı diyerek..


    Kovid-19 Virüsü 59'lukları Vuruyor!


    Kovid-19 Virüsü 59’lukları Vuruyor!


    arşiv haber 14/03/2019 tarihli haber


    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile ilgili istatistiki bilgilerin yer aldığı worldometers.info sitesine göre, şimdiye kadar virüs 129 bin 185 kişide tespit edilirken, 68 bin 657’si iyileşti. Tedavisi devam eden 55 bin 779 hastanın yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan 50 bin 68’inin durumu hafifken, 5 bin 711 hastanın durumu ciddiyetini koruyor. Virüs nedeniyle hayatını kaybeden 4 bin 749 kişinin çok büyük çoğunluğunu yaşlıların oluşturduğu görüldü.



    Çatışma Ardahan’da Panik Yaptı!..


    arşiv haber 04/07/2017 tarihli haber


    İl Emniyet Müdürünün de silahına sarıldığı olay alacak/verecek davası olduğu ortaya çıktı..


    Ardahan Kongre Caddesi üzerinde işletmesi bulunan B.G’nin Kars’ta birlikte çalıştığı iş ortağı tarafından alacak verecek davası nedeniyle vurulduğu öğrenildi.


    Olay Ardahan İl Emniyet Müdürünün AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar’ın iş yerinde ziyarette olduğu sırada Kongre Caddesi üzerinde bulunan Arma Marketin önünde saat 17:30 sıralarında meydana geldi.


    Edinilen bilgiye göre, Hopalı olduğu öğrenilen bir kişi aynı caddede lokantacılık yapan Binnet Gökdemir’den alacağını istedi.


    Burada yaşanan alacak verecek tartışması kavgaya dönüştü. silahına sarılan adı öğrenilemeyn Hopalı, Binnet Gökdemir’e ateş açtı. Gökdemir can havliyle bir markete sığındı.


    Yaşanan silahlı kavgaya müdahale eden Emniyet güçleri, tarafları yatıştırmak için yoğun bir çaba sarf etti.


    Polis ekipleri ve 112 Acil Sağlık ekipleri kısa sürede olay yerine geldi. Silahla yaralanan 4 kişi Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



    **Ardahan çevresinde çatışma sesleri!


    *16/08/2015 Tarihli Haber


    En son Ardahan’a komşu Kars’ta yaşanan çatışmaların devam ettiği bölgede silah sesleri susmuyor.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesinde bile duyulan çatışma seslerine helikopter uçuşları ve tank atışları ile iyiden iyiye hızlandığı belirtilmekte.


    **Kars’ta çatışma! 


    KARS’ta PKK’lılar ile  jandarma arasında çıkan çatışmada 1 astsubay yaşamını yitirirken, devam eden çatışmalarda 3 PKK’lının öldürüldüğü öğrenildi.



    Sanal Fesat ve Sanal Şantajcılar..


    30 Yılı geçen gazetecilik hayatımda biri kalkıp, ‘Ulan şerefsiz sen benden iki top kağıt parası istedin, reklam istedin, ilan istedin, kızımı, oğlumu işe koy dedin, bana yan baktın’ deyip ardından ‘Ben bunları yapmayınca sende gittin gazetene benim aleyhimde yazı, haber yazdın’ diye biliyorsa lütfen bu yorumunun konun yaşandığı zamanın, anın altına tarihini, yerini, haberimin yada yorumunu başlığını yazsın, hatta küfür etsin yorumunu engelleyip, silmeyeceğim..

    Çünkü kendimi tanıyan biri olarak ben gazetecilik hayatımda hiç kimseyi şahsi çıkarlarım dolaysıyla haber yapmadım, yorum yazmadım, özel hayatlarına girmedim, en namuslu şekilde gazetecilik yapmaya çalıştım.. Bununla da gururluyum ve bundan dolayı da toplumun gözünde, ‘Gazeteci Fakir Yılmaz’ım..

    Kendilerini kral sanan, hep o koltuklarda kalacaklarını inanan Valilerle, Belediye Başkanlarıyla, Siyasilerle, Kaymakamlarla, hatta bakanlarla bile haber ve yorumlarım dolaysıyla çok karşı karşıya gelen biri olarak gelmiş, geçmiş bir devlet görevlisinin bile kalkıp, ‘Sen özle bir işin için beni yazdın’ diyemeyeceğini bildiğim gazetecilik hayatımda 30 yıldır kazandığımı alın terimle çocuklarıma yedirdiğimi vicdanım da der, beni yakınen tanıyan, okuyan da bilir..

    Evet, ‘Sabah sabah vicdan muhasebesi yapmış’ denecek bu konuyu ele almama neden olan nedir diyecek olursanız eğer hemen belirteceğim.

    ‘Tüfek çıktı, Mertlik bozuldu’ misali internetin yarattığı sanal ortam bir çok konuyu olduğu gibi insanların özel hayatlarını da alt üst ettiğini hepimiz artık biliyoruz..

    Bu durumun yarattığı faydanın yanı sıra hayatımız üzerinde meydana getirdiği onca olumsuzlukların başında bu yolla yani sanal ortam yoluyla bir çok sanal fesatı ve sanal şantajcıyı da yarattı..

    Dün gazetecilik adı altında insanları zorda bırakıp, tehdit ve şantaj yoluyla işlerini yaptıran, ihaleler alan, çel çocuklarını devletin işlerine koyduranlar gibi bugünde elinde ki cep telefonları ile onun, bunun aleyhinde iki satır yazıp, ardından fesatlığa, şantajcılığa devam etmemek için işlerini yaptırmaya çalışanların olduğunu duymaktayız..

    Başta Ardahan Belediye Başkanı aleyhinde olmak üzere kentte iş adamlığı yapıp iş istihdamı sağlayanların, kamu görevlilerini tehdit edenler üzerine sanal yolla gidip, bir şeyler koparmak isteyenlerin bir hayli arttığı şu günlerde demokrasi, adalet isteyenleri hemen tespit edip, ‘siber terörist’ ilan edenleri hapse attıranlar bu önemli konuya da el atması gerekmez mi?

    Bilmem ama bana göre Ardahan’da ki Bonzai belası gibi sanal fesat, sanal şantajcılar da bu memleketin bir diğer derdi olmuş durumda haberiniz olsun dedim..

  • ARDAHAN'DA BİR GÜNDE 2 TRAFİK KAZASI!

    Kar Virüsü Cam Patlattı!..


    Kar Virüsü Cam Patlattı!..


    Corona virüsü paniğinin yaşandığı şu günlerde 2 ayda yağmayan karların iki gündür yağdığı Ardahan’da yaşaşan trafik kazasında iki araç kullanılmaz hale geldi. Alınan bilgilere göre Ardahan Kongre caddesinde bir taksi ile özel araç çarpıştı. Yaşanan çarpışma ile yaşaşan paniğin hemen ardından iki gündür kesintisi yağdığı Ardahan’da çatıda düşen kar kaza geçiren taksinin üzerine düşerek arka camını patlattı. Olayda yaralanan veya ölen olmazken iki araç kullanılmaz hala geldi.



    BURAK TAŞTAN’DAN


    ARDAFED AÇIKLAMASI


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başında bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu, 17 Mayıs 2020 tarihinde kongreye gidiyor.


    3 Adayın olduğu öğrenilen Ardahan dernekler Federasyonu kongresi öncesi bir açıklama yapan Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan yaklaşan kongreye kendilerinin de müdail olacağını belirtti.


    Sivil Toplum Örgütü Başkanlığının tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak yapıldığını açıklayan Türkiye Kent Konseyleri Birliği yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, “Benim çok param var ve ben bu işi çok iyi yaparım diyerek yola çıkanlar, Sivil Toplum Örgütü ruhuna ihanet eder” dedi.


    Ardahan Dernekler Federasyonu olağan kongresi öncesi gazetemize açıklamalarda bulunan Başkan Taştan, Ardahan Dernekler Federasyonu üyesi olarak genel kurul öncesi tüm adayları gözden geçireceklerini ve en iyi aday üzerine karar kılacaklarını söyledi.


    Başkan Taştan: “Önümüzdeki ayarda yapılacak ARDAFED genel kurulunun serhat şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bizde Ardahan’ı Tanıtma ve Güzelleştirme Derneği olarak ARDAFED’e üyeyiz ve 5 delegemiz oy kullanacak. Burada elbette ki en doğru karar ve aday için mücadele edeceğiz. Bu görevi siyasi amaçları ve ticari amaçları için yalnız kalsak bile kullanmak isteyenlerin karşısında olacağız.  Ardahan ismini siyasetin içine katma çabaları içinde olanlara en ağır cevabı Genel Kurul’daki hazirun verecektir. Bizde Nisan ayı itibarıyla ARDAFED üyesi tüm derneklerle iletişime geçip kentimiz için en doğru isim üzerine mutakıp kalıp çalışmalarımızı başlatacağız. Amacımız mevcut projeleri bir adım öteye taşıyacak, lobicilik faaliyetleri kendisi için değil kenti için yapacak, fedakar ve gönüllü adaylar bizim destekleyeceğimiz ve sahip çıkacağımız adaylar olacak. Adayların netleşmesiyle bu işi kimin daha iyi yapacağını ekip arkadaşlarımızla istişare edip, yeni bir yol haritası üzerinde duracağız. Hiç kimseyle husumetimiz yok” diye konuştu.



    Zalimin, Zulmü..


    Çin’den gelip ülkemizin 60 yıldan fazladır içeri giremediği Avrupa’nın ortasına oturan virüsünden daha tehlikeli zalim insanın zulmü değilmi bunca stresin nedeni?!. 


    Başta, biz zulümkar insanların “daha çok, daha çok” diyerek dengesini bozduğumuz bu dünyanın, üstünde, altında yaşayan insanlar ve diğer canlıların dünyasını dar eden zalimlerin zulmüdür bunca strese, virüse neden olanlar demek geliyor zulümkarların zalimliklerini görüp, yaşadıkça.. 


    Aslında, bir grip vakası olan ama masa başı, panikçi medyanın ve teknoloji baronlarının verdiği gaz ile bir anda adı değişip, Korona olan virüse yakalananları daha aşısı, ilacı bulunmadığını bildiği için ve yalandan ‘tedavi altına alındı’ demektense hemen asan Kuzey Kore’ye kızıp, gülenler bilmezler ki bu ülkede kuduz aşısı dahil, hiç bir virüse çare bulan bir bilim adamına, bilimsel çalışmaya imza atanın olmadığını.. 


    ABD’nin tüm zalimliklerine, zulümlerine karşın ayakta kalan Kominist Küba’nın bile Kansere aşı bulduğunu düşünmeden depremde dışarı çıkmayın, Virüste içeriden çıkmayın diyenler karşısında hazır kıta olmalarının nedenidir asıl virüslü onca insanım diyen zalimlerin olduğu şu dünyada.. 


    Evet, zalimin zulmünün hep olduğu şu bol virüslü dünyada asıl zalimlerin insanı geren, üzen ve en alçak durum olan inançsızlığı değil mi asıl öldürücü virüs? 


    Bilmem ama bugün Korona ile uğraşıp, aşısını arayanlar dün olduğu gibi bugünde elbet dermanını bulacak, bu zalimlerin yaptığı zulümlerine de…


    Bozuk Yollar Kazalara Neden Oluyor!


    Bozuk Yollar Kazalara Neden Oluyor!


    arşiv haber 29/07/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahan ve Göle kent merkezlerinde ki yollar gibi Ardahan’ı ilçelerine ve diğer illere bağlayan yollarda yaşanan trafik kazalarına bir yenisi daha eklendi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün yaşanan ve iki kişinin yaralanmasına neden olan trafik kazalarından biri de Göle, Posof, Hanak, Damal yolları gibi bir türlü bitmeyen Çıldır yolunda yaşandı.


    Yıllardır devam eden bölünmüş yol çalışmalarının bir türlü bitmediği Ardahan-Çıldır yolunda meydana gelen kazada aracın içinde bulunanlar yara almadan kurtulurken araç kullanılmaz hale geldi.



    **Kazazedeyi kurtarmadılar, cep telefonuna sarıldılar..


    Çıldır yolunda yaşanan trafik kazası öncesi Ardahan-Kars yolunda meydana gelen trafik kazasında da iki kişi yaralandı.


    Yaşanan kazada hurdaya dönen araçta kalan yaralılar kurtarıcı ekipler tarafından zor çıkarılırken kazayı gören bazı vatandaşların cep telefonlarına sarılıp, olayı görüntülemeleri dikkatlerden kaçmadı.


    Öte yandan geçen gün yaşanan ve iki kişinin yaralandığı trafik kazasına neden olan bir TIR’ın ve sürücünün yakalanmaya çalışıldığı öğrenildi.



    **Sebahattin Hanoğlu ve Dostları..


    Ülkem gibi bir durumda olan ve adeta değil gerçekten baştan aşağıya yeniden ayağa kaldırmaya çalıştığımız Serhat Ardahan Spor’a yönelik başlatılan ekonomik yardım kampanyası için yollara düştüğümüz bugünlerde samimi dostlukların önemini bir kez daha görmenin hazını yaşadım.

    Buna neden olan kişi ise hiç işi olmamasına karşın yaşadığı kentin gençlerine katkı sunmak, sosyal sorumluluğunu yerine getirmek adına Serhat Ardahan Spor’un yönetiminde yer alan ve Başkan Yardımcılığı üstelenen isimlerden olan Ardahanlı İşadamı, Hayvan Tüccarı Sabahattin Hanoğlu ve onun dostlar oldu.

    İstanbul’dan beni Ankara’ya çağıran ve Ankara’da ki hayvan besicisi dostları Cavit Çomak, Kenan Tekin gibi dostları ile tanıştıran Sabahattin Hanoğlu’nın daha ağzını açmadan dostlarından gördüğü maddi ve manevi destekler gerçekten çok anlamlı bir durumdu.

    Ve bu durum ülkeler arasında olduğu gibi insanlar arasında ki ilişkilerin nasıl olması gerektiğini de ortaya koymaktaydı.

    Evet, Sabahattin Hanoğlu ve dostlarının geçtiğimiz hafta Ankara’da ortaya koydukları ulvi davranışları bana bir kez daha gösterdiği şeyin baki kalan dostlukların er ya da geç olumlu olarak gerek şahsi ilişkilere gerekse topluma yansıdığıdır.

    Bu nedenle; Bura da bizi Ankara’da karşılayan ve yakın ilgilerini esirgemeyen Sabahattin Hanoğlu ve dostlarına bir kez daha hem şahsi olarak, hem de maddi desteklerinizi bekleyen Serhat Ardahan Spor adına bir kez daha teşekkür ediyorum.



    **Gerilen Diş İlişkiler, Batan İç ilişkiler..


    Ermenistan’ın Türkiye ile yeniden ilişkiler kurabileceğini açıkladığı şu günlerde ABD’nin kış kışlaması ile gaza gelen Mısır ve İsrail gerekirse Türkiye’ye yönelik askeri güç kullanacaklarını beyan ediyorlar.

    Bunlar yetmez gibi başta S-400 Füzeleri ve İran’a ambargo konusu yetmez gibi bir de Papaz sorunu dolaysıyla dünyanın jandarması olan ABD ile gün geçtikçe gerilen dış ilişkilerimizin nereye varacağını ve bu gerilmenin başta dolar olmak üzere diğer ilişkiler üzerinde yaratacağı yan etkileri zaten iyi olmayan ekonomiye çokta katkısı olmayacağı bir gerçektir.

    ABD’nin İran, Rusya ilişkilerini ve ev hapsine aldığı papaz konusunu üstü kapalı tehditlere çevirirken Başkan Erdoğan’ın da reste rest diyerek elinde ki kartları Rusya ve Asya’ya dönderildiğini de gördüğümüz şu günlerde iyide iyiye ısınan havalar gibi diş ilişkilerde ısınıyor hatta yanıcı hala geliyor.

    İlişkilerin nereye varacağı yönünde tereddüt için de olan iş adamlarının da yaşanan bu durumdan hiç memnun olmadığı ve ve bir mağazasını kapatan TEKZEN gibi birçoklarının gün geçtikçe fabrikalarının önüne, ‘Satılık’ ya da ‘Kiralık’ pankartları astığını görürken bunun nasıl olup aşılacağı da diğer bir merak konusudur.

    Başkan’ın son Afrika turunda çoğu kuyruklarında değil, boyunlarında batı ülkelerine bağlı olan Afrikalı iş adamlarını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet ederken, ülkemize yatırıma davet edilen iş adamlarının yanı sıra Afrikalı öğrencilerin Türkiye’de okumaya davet eden Başkan Erdoğan’ın yaptığı bu çağrının çoğu hala ABD, Fransa, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin sömürgeleri olan ülkelerde nasıl bir yankı bulacağı da merak edilen diğer önemli bir konudur.

    Güney Kıbrıs’ın yanı sıra bu aralar ne Esed, ne de Esad diye dile getirilmediği tam aksine adeta unutturulduğu, parçalanacak denilen Irak’ın da Suriye gibi gündemden düşürülüp, ne durumda olduğundan çok haber alamadığımız şu günlerde yanan Yunanistan’ın yardım talebimizi bile kabul etmediği, her gün 10-15’nin imha edildiği PKK’ye ne olduğu, Öcalan gibi ‘öldü, mezarı bile belli’ denilen Feto’nun sus/pus olduğu şu günlerde dişilikler de yaşanan durumun içişlerine yansıması da bir o kadar yakıcı ve can alıcı gibi ve bu durumda devam edecek gibi..

    Başkan’ın ve kendisinin kurduğu ekibin nasıl bir yol bulup, iç işleri bozan dış ilişkiler düzelteceğini de merak ederken asıl tusinaminin ekonomiye yönelik olduğu da gün geçtikçe daha iyi anlaşılırken doların ve ambargo tehditlerinin gün geçtikçe ağırlaştığı da diğer bir gerçektir.

    Ekonominin başına getirilen Damadın yaşanan bu durumu hafifletmek için Çin’de 3.6 Milyar dolarlık bir destek kredisi sağladığı müjdesinin de ekonomide ki yüksek ateşi düşüremediğini de gördüğümüz şu günlerde ülke olarak işimizin hiçte kolay olmadığı ve gerilen dış ilişkilerle birlikte iç ilişkilerin battığı da ve diğer acil çözüm bulunması gereken bir durum olarak karşımızda durmaktadır.

    Çözüm!..

    Vallahi bilmem ama şu günlerde ülkemin sınır kenti, Serhat Ardahan’ın BAL ligi ekibi Serhat Ardahan Spor Futbol Kulübü için Ardahan dışında kapı kapı gezen benim anladığım ve tek diyeceğim şey; dış ilişkilerin çok önemli olduğunu ve bunun artı bir durumdaysa paranın geldiğini görüyorum derim o kadar..

  • Kovid-19 Ardahan'da Meydanları da Kapattı!..

    HAYVAN PAZARI GEÇİCİ OLARAK BİR SÜRELİĞİNE KAPATILMIŞTIR


    Göle Belediyesinden Duyurulur Göle Hayvan Pazarı Geçici Süre İle Kapatılmıştır Ülkemizi etkileyen Coronovirüs( Kovid-19) salgını nedeniyle alınan bazı tedbirler kapsamında Belediyemiz Hayvan Pazarı geçici süre ile kapatılmıştır.Kamuoyuna duyurulur.


    GÖLE HABER Kurbani DEMİR



    ARABAYI SAKLAYARAK VİRÜSTEN KAÇAMAZSINIZ!..


    Bana göre zengin hastalığı olan ve Başkan Erdoğan’ın çıkıp bu saçmalığa son vermesi gereken bir sürecin yaşandığı ve asıl gündemden iyiden iyiye uzaklaşılan ülkede , ‘Virüs var’ diyerek halkı içeri kapatan idarecilerin yanı sıra siyasilerin kendilerinden beklenen hizmetleri sorgulatmamak için yatak odasına ,yorgan altına kadar giren teknolojinin de yardımıyla hemen her gün hatta saat başı yeni gündemler yaratmakta bir hayli uzmanlaştılar..


    Asıl amacın yapacaklarını taahhüt edip, verdikleri bu vaatleri yerine getiremeyen idareci ve siyasilerin kendilerine yönelik gelecek olan tepkileri bertaraf etmek ve asıl gündemi unutturmak için ortaya attıkları son gündem Coronavirüsü olurken bazı yerel siyasilerin de beceriksizliklerini saklama çabasıyla  2 kişinin bir araya gelememesi gerektiği belirtilen şu günlerde kendilerine yakın sözde muhabirleri makamlarına çağırıp, başarısızlıklarını saklama adına temcit pilavı gibi ısıtıp, ısıtıp suçu eski yöneticilere yüklemekle ya da başına geçtikleri makamların kapılarına bir değil üç yeni kapı ekletip, ulaşılmaz hale getirirler ya da o bazı sözde iş adamları yaftası içinde gezip, hiç bir işinin olmadığı gibi asıl işlerinin sahtekarlık olduğunun ortaya çıkmaması için ‘Yurt dışındayım, Toplantıdayım’ diyerek makama gelmez, makamların bulunduğu binaların önündeki arabalarını saklayıp, arka kapıdan içeri girerler..


    Evet son yerel seçimlerin üzerinden neredeyse 1,5 yıl geçtiği şu günlerde gündemi alt üst eden ve asıl gerçek gündemi öteleyen Coronavirisünün imdatlarına yetiştiği genel siyasiler gibi yerel siyasilerin yanı sıra kamu görevlilerinin yapması gereken işleri de, seçimlerde  bir  fazla oy almak için ‘Oğlunu, kızını işe koyacağım’ diyerek verdikleri sözlerini öteleme fırsatı buldular.


    Ve en önemlisi zaten içinde olmadıkları halktan iyiden iyiye kopmanın stresi ile makamlarına gelmez olurlarken buna da kendi makamlarını ilaçla yıkatırlarken insanların dışarı çıkmamasını istedikleri evlerin ne durumda olduğunu da düşünmeden ‘Evden çıkmayın’ kampanyasını uydurmaya başladılar.


    Makam arabalarını başında bulundukları makamların bulunduğu binaların önüne çektirmeyip gelene, gidene ‘Başkan yok’ dedirten bu idarecilerin geride kalan 1,5 yılda ne yaptıklarına baktığınız da ise o başında bulundukları kentlerin var olan sorunlarının hiç azalmadığı gibi kambur üzerine kamburlarla bir hayli arttığını da görmek mümkün.


    Neyse daha çok yazıp, virüsü unutturmadan ve beyleri rahatsız etmeden sağlıklı bir gün dileyip, bitirelim yazımızı diyerek..


    VİRÜS ARDAHAN GÜMRÜKLERİNİ KAPATTIRDI!..


    VİRÜS ARDAHAN


    GÜMRÜKLERİNİ KAPATTIRDI!..


    Tüm dünyada olduğu gibi ülkede yaşanan Korona virüsü paniğinin devam ettiği şu günlerde Ardahan’ın 2 Gümrük Kapıları da geliş, geçişlere kapatıldı. Alınan bilgilere göre Aktaş ve Türkgözü Sınır Kapıları yolcu geçişine kapatıldı. TÜRKİYE’nin Gürcistan üzerinden Kafkasya’ya açılan Ardahan’daki Aktaş ve Türkgözü Sınır Kapıları, koronavirüs tedbirleri kapsamında saat 24.00’ten itibaren karşılıklı olarak geçici süreyle yolcu trafiğine kapatıldı.


    İçişleri Bakanlığı’nın Koronavirüs tedbirleri kapsamında, Türkiye ile Gürcistan arasındaki Aktaş ve Türkgözü Sınır Kapılarının bugün saat: 24.00 itibariyle karşılıklı olarak geçici süreyle yolcu trafiğine kapatılması kararı alındığı bildirildi. Her iki ülkenin vatandaşlarının termal kameralarla taramadan geçirilerek geçiş yapabileceği belirtilen sınır kapılarında yük taşıyan TIR’ların geçişine ise herhangi bir kısıtlama getirilmedi.



    VALİLİKTE “Covid19” TOPLANTISI.. 


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı başkanlığında, Koronavirüs (COVİD-19) tedbirleri kapsamında “İl Umumi Hıfzısıhha Meclis Kurulu” toplantısı ve “Yurtdışından Gelenler İçin Karantina ve Ulaşım” toplantısı yapıldı.

    Valilik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen iki ayrı toplantıda; Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkıp, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip Koronavirüs (COVİD-19) ile ilgili alınan ve alınacak olan tedbirler ve önlemler görüşüldü.

    Toplantıda; virüsten korunma yolları, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan kurallar, sağlık teşkilatı olarak Koronavirüs ile ilgili alınan tedbir ve önlemlerle ilgili bilgilendirmelerde bulunularak, paydaş kurumlarca uygulanacak planlar ve tedbirler ele alındı.

    Vali Mustafa Masatlı, Coranavirüs’ün ilimizde yayılmaması için her kurumun kendisine düşen sorumluluğu özveriyle yerine getirmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Biz bu süreci sıfır vaka ile atlatmak istiyoruz. Bu kapsamda her türlü tedbirimizi aldık. Sınır Kapılarımızdan ülkemize girenler için uygulanan 14 günlük karantina kapsamında gerek karantina bölgesinde ve gerekse olası vakaların hastanelere transferi noktasında özellikle araç ve gereçlerin dezenfekte edilmesi çok önemli. Halka hizmet veren, halkın temas ettiği, Camilerimiz, Kamu Kurum ve Kuruluşlarımız, Okullarımız, toplu taşıma araçları da dahil dezenfekte edilmeye başladı. Ayrıca Bakanlıklarımızdan gelen talimatlar doğrultusunda, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları,  her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetleri geçici bir süreliğine durduruldu.  Bu konuyu önemsiyoruz ve kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Vatandaşlarımızın sağlığını koruma adına üzerine sorumluluk düşen başta Sağlık olmak üzere bütün kurumlarımız görevini en iyi şekilde yerine getirecek” dedi.

    Valimiz Mustafa Masatlı başkanlığında yapılan toplantılara; Belediye Başkanı, Vali Yardımcıları Salih Kalkan, Mehmet Kılıç, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir, Türk Eczacılar Birliği Ardahan Temsilcisi Yunus Dündar, Kızılay İl Temsilcisi Ahmet Ballı ve ilgili kurum amirleri ile sağlık personeli katıldı.



    TBB’den Özür Dilerim..

    Coronavirüsü paniği için de gündemi kaçırmamaya gayret edip, başta zaten yaşaşan ekonomi daralma dolaysıyla zorda olan cafe, restoran kısacası halkın toplu girdiği alanları tazminat veya destek vermemek için ‘Olağanüstü Halsiz’  olarak  yasaklatan Başkan Erdoğan’ın kankası Trump gibi bir an önce ortaya çıkıp, halkı sakinleştireceğine sanırım yaşının da etkisiyle ortalarda olmadığı şu günlerde biz gazeteciler de başta iktidar olmak üzere yapılan baskılar dolaysıyla adeta karantina altında zar/zor görevimizi yapma gayreti içinde hatalar da yapmıyor değiliz.


    Aslında  gripal enfeksiyondan öte bir şey olmayan ama hala anlayamadığımız büyük bir kampanya ile adeta dünyayı ablukaya aldıran Çin virüsünün etkisiyle yaşananların haberini en erkenden vermek ve ülkede olduğu gibi dünyada yaşananları bir gazeteci olarak yorumlama telaşı içinde yaptığımız, yazdığımız hataların mutlu eden tarafları da yok değil.


    Çünkü yaşananları öğrenmek için sabah gidip, gazete bayisinden bir gazete almadığı gibi internetteki başlıklara bakıp, yalandan beğenip, linkleri tıklamadan geçen sözde okur kitlesi olan bir ülkede haberlerinizin, yorumlarınızın okunduğu ve bu okurların başında gelenlerin ülkenin önemli isimleri olması bu hataların telafisini ve özrünü de kolaylaştırmakta.



    Çünkü dün ele aldığım ve dünyanın gündemi virüsken iktidarın gazetecileri, aydınları, muhalifleri hatta masa başındaki devrimci sanalcıların ardından avukatları da gözaltına alan, içeri attıran anlayışı ve onca sorun varken toplumu ayrıştıran davranışları artık bırakması gerekliliğine dikkat çektiğim yazımda bir kaç gün önce gözaltına alınan  ve sorguları için ek süre istenen avukatlara sahip çıkıp, bir açıklama da bile bulunmadığını belirtip, tepki koyduğum Türkiye Barolar Birliği Başkanından aldığım cevap benim kendise ve başında bulunduğu kurum olan TBBye özür borçlu olduğumu ortaya koymaktaydı..


    Ve TBB’nin dünkü yazımdaki gibi değil, her zamanki ve her konudaki duyarlılığını bir kez daha ortaya koyduğunu ve bu yöndeki tepkisini yazımdan önce yani 12 Mart’ta başlatılan ve halen süren Avukatlara yönelik gözaltılar karşısında mücadelesini sürdürdüğü gibi basın açıklamasınıda yaptığını Sayın Feyzioğlu’nun  WhatsApp’dan sitem dolu gönderdiği açıklama metni ve linkiyle  öğreniyordum..


    Evet dünkü yazımı yazarken geçirdiğim tereddüt ve ‘Bu yöndeki gelişmeler üzerine TBB’den ve Feyzioğlu’nun kurulmasında büyük emeği olan Ardahan Barosundan bir açıklama oldu mu?’ diye telefonla iki kez arayıp, sorduğum aynı zamanda Ardahan HDP İl Başkanı da olan Kaya’nın da mailime de gelen açıklamayı benim gibi görmediği açıklamayı bir kez de köşemde verirken, TBB’den açık özür dilediğimi de belirtirim.


    İşte benim atladığım, hatam dolayısıyla özür dilediğim Sayın Feyzioğlu’nun başkanlığını yaptığı TBB’nin Avukatlara yönelik yaptığı O basın açıklaması aynen şöyle;



    BASINA VE KAMUOYUNA


    13 Avukat Meslektaşımızın gözaltında olduğu Şanlıurfa merkezli operasyon hakkında bilgilendirme..


    Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12 Mart 2020 tarihinde Şanlıurfa merkezli operasyon başlatıldığı ve bu operasyon kapsamında Şanlıurfa barosuna kayıtlı 7 avukat, bir avukat eşi, ceza infaz kurumu görevlileri ve çok sayıda vatandaşın gözaltına alındığı öğrenilmiştir. Aynı operasyon kapsamında Diyarbakır’da 5, Şırnak’ta da 1 avukatın gözaltında olduğu bildirilmiştir. Ayrıca gözaltına alınan avukatların ev ve işyerlerinde arama yapıldığı da kaydedilmiştir. Gizlilik kararı bulunan soruşturmanın içeriği hakkında belgeye dayanan bilgi sahibi değiliz. Hiç kuşku yok ki avukatların kanuna uygun bir şekilde yürüttükleri mesleki faaliyetleri sebebiyle soruşturulmaları ve kovuşturulmaları hukuka aykırıdır. Vatandaşların hukuki güvencesine de ağır şekilde zarar verir. Bu sebeple içeriği hakkında bu aşamada bilgi sahibi olmadığımız soruşturma tarafımızdan yakın şekilde takip edilecektir. Soruşturmayla ilgili ayrıntılı bilgi edinildiğinde kamuoyu ve meslektaşlarımızla paylaşılacaktır. Bir hukuka aykırılığa rastlanması halinde Başkanlığımızca en etkili şekilde tepkimiz ortaya konacaktır.


    Kamuoyuna saygıyla duyururuz. 


    Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı


    2 GÜMRÜK KAPISI DA AÇIK AMA YİNEDE NE GELEN VAR, NE GİDEN!


    2 GÜMRÜK KAPISI DA AÇIK


    AMA YİNEDE NE GELEN VAR, NE GİDEN!


    arşiv 15/07/2020 tarihli haber


    KİM SUÇLU?!. Dünya genelinde yaşanan Koronavirüsü paniği ile kapatılan gümrük kapılarına karşın Ardahan’ın Kafkaslara açılan iki gümrük kapısı olan Posof Türk Gözü ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yine ne gelen var, ne geçen.


    Başta Türkiye’nin en uzun sınırın bulunduğu Suriye’de yaşanan çatışmaların, bombalama ve iç çatışmaların devam ettiği problemlerin Irak sınırları, Suriye ve Irak’tan hatta Afganistan’dan vatanlarında yaşanan huzursuzluktan kaçıp Yunanistan sınırına dayanan göçerlerin ve Koronavirisünün kapanmalarına neden olduğu gümrük kapılarına karşın açık olan Ardahan’ın iki gümrük kapısı yine beklenen ilgiyi görmemesi dikkatlerden kaçmıyor.


    Yıllar önce açılmalarına karşın Ardahanlının bir tır alıp, taşımacılık yapmayı düşünmediği, araçlar gibi insanların giriş, çıkışların yok denecek kadar az olduğu, ithalat, ihracatın en az yapıldığı gümrük kapıları olarak bilinen Ardahan’ın Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapıları onca gümrük kapısının kapatılmasına ve Hopa Sarp, Ağrı, Nahçıvan gümrük kapılarına en yanık kapılar olarak açık olmalarına rağmen ilgi görmemesinin nedeni olarak Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasın yanı sıra Posof ve Çıldırlıların bu kapıları anlatıp, tanıtamaması ve yapımına başlanan ancak son yerel seçimlerin ardından inşası ağırlaştırıp, durdurulan Ulgar Tüneli olduğu düşünülmektedir.



    Gümrük’te Otobüs Yandı, İtfaiye Yok!


    ARŞİV HABER 02/06/2019 TARİHLİ HABER


    Ardahan’ın 234 Köyü olmasına rağmen çıkan yangınlarda kent merkezlerinde ki belediyelere at yeteriz itfaiyeleri beklemek zorunda kalan köylüler gibi gümrük kapılarında da itfaiye yok. Son olarak Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi sınırları içinde bulunan Türkgözü (Badele) Gümrük kapısında çıkan yangında bir otobüs kullanılmaz hale geldi. İran’a ait olduğu öğrenilen otobüse müdahale etmek için Posof merkezden beklenen itfaiye beklenirken can kaybının olmadığı yangında otobüs tamamen yandı.



    Göle Sarı Su İçiyor,


    Posof Kendi Sularını Getiriyor!..


    Ardahan kent merkezini besleyen içme suyunu taşıyan şebekenin yoğun baskı sonucu sık sık arızalandığı şu günlerde yıllardır içme suyu sorununu çözemeyen Göle’de sular sarı akıyor. Başta bir kişinin Kırım_Kango virüsü taşıyan Keneden zehirlendiği Türkgözü (Badele) köyünün bağlı olduğu Posof’ta ise köylüler kendi imkanları ile su kanallarını onarmaya çalışmaktalar.



    **Ardahan’da Su Yine Patladı!


    Havaların iyiden iyiye ısındığı karların eriyip, dere ve barajları doldurduğu Ardahan’da eriyen kar sularının oluşturdğu basınca dayanamayan içme suyu şebekesinin sık sık patladığı görülen Ardahan’da bu kez kent merkezine içme suyu taşıyan ana su borularındna biri daha arzlandı.


    Ardahan Belediyesi çalışanlarının kısa sürede müdahale edip onardığı su şebekesinin yeniden kente içme suyu taşırken yıllardır bitmeyen Ardahan-Göle Yolu gibi şehir içme suyuna çare bulunamayan Ardahan’ın Göle ilçesinde suların sarı renkte akması dikkat çekiyor.



    **Başkan: Evet Göle’nin 1. Sorunu Su Sorunudur!..


    Bir dönem AK Parti Göle İlçe Başkanlığını yaptıktan sonra 31 Mart’ta yapılan ve baştaİBB İistanbul’da olmak üzre bir çok yerde tartışma konusu olmaya devam eden seçimler ardındna çok az bir oy farkıyla Belediye Başkan Adaylığına başvurup, başkanlığı kazanan Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin başına geçtiği kentin ana sorununun içme su şebekesininin olduğunu belirtti.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, Göle Merkez Dernekler Federasyonu Başkanı Kurbani Demir ve Başkan Yardımcısı Ömer Turan’ın kendisini ziyarette yaptığı açıklamada, Göle’de sarı renkte suların aktığını kabul eden Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin sık sık arza veren şebekenin son olarak pompalama sisitemin arzalandığını belirtti. Su şebekesinin tam anlamıyla çalışması için bayramdan sonra Göle’ye gelecek olan ekiplerle birlikte çözüm arayacaklarını belirten Gültekin yazı temiz su ile geçirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.


    **Posof’ta da su sorunu..


    TANAP’ın yaptığı bağış sonucu alınan su boruarının şebekeye eklenmeye çalışıldığı Ardhan’ın Gücistan’a komşu ilçesi Posof’ta da su sorunu yaşanıyor.


    Başta bölgede yapılan HES Barajları olmak üzere bir çok nedenle kuruyan derelerin eriyen kar suları ile yeninden dolduğu görülen Posof’ta köylülerde kendi imkanları ile su ihtiyçlarını karşılamaya çalışıyorlar. İMC Usulü ile yapılan çalışmalar ile hem içme suyu hemde tarım arazilerinin su ihtiycını derelerde karşılamaya çalışan Posoflularında en büyük sorunu Ardaha İl genelinde yaşanan alt yapı sorunu olarak gösterilmekte.



    **Yazma, kelepçelenirsin!


    Batırılan ülkeyi kurtarma ve ekonomiyi düzeltme adına başta yerel gazeteler olmak üzere tüm gazetelerin asıl gelir kaynağı olan ve Atatürk’ün biz gazetecilere bıraktığı tek miras olan Resmi İlanların kesileceği haber ardından yeni yargı reformu yapacaklarını belirtenlerin yönettiği ülke de elleri kelepçelenen bir gazeteci fotoğrafı ile karşılaşıyoruz..

    Ve gazeteci ile ilgili yapılan haberin detayına baktığımız da sendikalar başta olmak üzere bu ülke de ki muhalefetin cezaevi çalışanları kadar duyarlı olmadığını da anılıyoruz..

    Çünkü alakasız bir suçlama ile karşılaşıp, yıllardır tutuklu bulunan onca gazetecinin arasında olan bir gazeteci kendisi hakkında çıkan karar üzerine ayakları ile gidip, teslim olduğu yerde kelepçelendikten sonra önce papazı sonra Nasa’cıyı bıraktıran Okyanus ötesinden gelen bir telefonla değil (!) o kelempçeli fotoğraf ardından ülkede ki duyarlı insanlardan ve dünyadan gelen tepkiler üzerine kısa sürede serbest kalması ardından attığı twiti haberleştiren meslektaşlarınında dikkat etmediği bir satır benim dikkatimi çekiyor.. 

    Çünkü o satıra yapılan teşekkürde gazeteciler konseyi, cemiyeti, örgütü, sendikası değil cezaevi çalışanlarına teşekkür vardı.. 

    Evet, önce düşündüklerini yazmaktan öte bir suçu olmayan ama elleri kelepçelenmesinin bile önemli bir sorunu yani basın õzgürlûğünü başını çeltoği õzgürlükleri bir kez daha gündeme getiren gazeteci meslektaşım Kadri Gürseli ile ilgili o habere bir bakalım.. 

    ‘Gazeteci Kadri Gürsel için tahliye kararı

    Cumhuriyet davasında 2,5 yıllık hapis cezası kesinleşen ve bugün ceza evine giren Kadri Gürsel’in tahliyesine karar verildi. Gürsel, 11 ay hapis yattıktan sonra Eylül 2017’de serbest bırakılmıştı. Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında açılan davada “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme” suçundan aldığı 2 yıl 6 aylık hapis cezası onanan ve bugün İstanbul Adalet Sarayı’na giderek teslim olan Kadri Gürsel’in tahliyesine karar verildi. Gürsel, serbest kaldıktan sonra attığı tweet’te, “Bugün 15.30 sularında konulduğum Metris Cezaevi’nden denetimli serbestlikle 20.30’da tahliye edildim” dedi. Gürseli’, “Tahliyemi mümkün kılmak için yoğun çaba sarf eden cezaevi personeline çok teşekkür ederim” diye ekledi. Ve bu haberin son satırında ki; “Tahliyemi mümkün kılmak için yoğun çaba sarf eden cezaevi personeline çok teşekkür ederim” kelimesinin için de halk, gazete okuru, yazdığı gazetesi, muhalefet, basın konseyi, gazeteciler cemiyeti, hatta hükumet, adalet bakanlığı, hakim, savcılara değil, ettiği teşekkür, cezaevi personeline var.. 

    Yani bu ülke de bir insanın hele hele bir gazetecinin yaşadığı haksızlık karşısında ne kadar yalnız kaldığı ve neler çektiğini ortaya koyan bu teşekküre bakınca bu ülkede onca badireye rağmen gazetecilik yapmak isteyen biz gazetecilere ‘satılık basın’ başlığında alçakça suçlamalarda bulunanların başını çektiği herkesin elini vicdanına koyup, ‘Bu yaşananlardan benim ne kadar suçum var?’ demesi gerekmez mi? 

    Bilmem ama özgürlüklerden bahsedip, kendisini eleştiren herkese bir terör suçu kulpu takıp, içeri attıranların ve onlara yani gücü ellerinde bulunduranlara inanıp, ‘Ya kardeşim daha ne istersiniz, ülke özgürlüklerle dolu (!) ya’ şeklinde saçma, sapan savunmalarda bulunan ama 90 milyona yaklaşan ülkede 4’ü magazin, spor, bulmaca olan toplam 6 milyon gazete satıldığını bilmeyenlerin günlük bir gazete alıp, gazete okumayanlar Kadri Gürsel’in değil, tüm ülkenin ellerine kelepçe vurdukları da diğer bir gerçektir..

    Peki o zaman ne yapmalı?.. 

    Yaşanan onca sorun ve onca isteme karşın kıssadan bir şey var o da; ‘Yazma’ olsun bitsin mi?!. 

    Bilmem ama kalplerimiz, aklımız, düşüncemiz gibi ellerimiz de kelepçelensede, ‘Ben gazeteciyim vurmayın’ demesine karşın sigara kaçakçıları, esrar, eroin, vergi kaçakçılarının, vb. gibi suçlardan arananların serbestçe cirit attığı ülkemde hala kimin vurup, öldürdüğü ortaya çıkarılmayan Metin Göktepe’yiz diyen bizlere, ‘Yazma, kelepçelenirsin’ dense de yazmaya devam edeceğiz.. 

    Çünkü bizim yaşam kaynağımız, sevgimiz, aşkımızın diğer bir adıdır gazetecilik..

  • CAN ARDAHAN TIRLA ÇARPIŞTI!..

    Tır Traktörle Çarpıştı, 1 Kişi Öldü!


    Tır Traktörle Çarpıştı, 1 Kişi Öldü!


    arşiv haber 05/10/2018 tarihli haber


    Ardahan Hanak yolunda medyama gelen trafik kazasında bir tır çarpıştığı traktör şöforünün ölümüne neden oldu. Alınan bilgilere göre akşam saatlerine Gürcistan’a açılan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının da üzerine bulunduğu Ardahan/Hanak yolu üzerinde ki Çayağxı (Orağaz) köyü yakınlarında yolda geçen bir traktörle bir tır çarpıştı. Olayda traktö sürücü Olgun Könklü isimli şahıs ölürken 4 kişinin de yaralandığı öğrenildi.



    Sezgin Baran Korkmaz Kimdir?


    Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bıraktığı zaman tanıdığım Sezgin Baran Korkmaz Digorludur..


    Kendisi İstanbul Kars diasporasının için de olan bir olarakta yakinen tanımadığım ama Ardahanlı dostlarımızla da yakın temasta ve korumada (!) olduğunu iyi bildiğim Korkmaz’ın bir anda ABD-Türkiye arasında kriz haline gelen rahip Brunson ile de ilişkide olduğu yönünde ki iddiaları da öğrenince vay anasını dedim..


    ‘Vay anasını’ dememin nedeni ise bu kişinin benim karşı olduğum, içinde Ardahanlı ve Iğdırlının yok denecek kadar az olmasına karşın kendilerini 3 ilin temsilcisi diye yutturan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfının yani KAI denen İstanbul’da ki vakfın içine girdikten sonra ve bu vakfın kurucularından biri olan Karslı eğitimci bayanın arkadaşı olan ve ana dediği Yahudi kadınla tanıştıktan sonra çok kısa sür’atle zenginleşen biri olarak bilirim.


    En son İstanbul’da bir pazara gidip, bedava yiyecek dağıtımı yaparak gündeme gelen bu şahısın bugünlerde başta papaz Brunson ile ilgili olmak üzere bir çok konuda gündeme gelmesi ve başta havuz medyası olmak üzere iktidar yanlısı gazetecilerin hedefi olması aklıma başka şeyler getirmekte..


    Oda Mafya gruplarının yanı sıra ABD ile Türkiye’nin karşı karşıya gelmesinin altında yatanın paranın ve karanlık ilişkilerin bölüşememesi olarak aklıma geliyor.

    Yani Ahmet Hakan’ın benzetme yaparak bu şahsın yani Digorlu Kürt Sezgin Baran Korkmaz’ın bir Reza olayının ikinci aktörü mü diyebilir miyiz?


    Bilmem o kadar da günahına girmem..


    Bilemiyorum ama MHP’nin hapiste çıkması için af istediği ileri sürülen mafya kanadının Korkmaz’ı koruduğunu düşündüğüm karşı tarafla yani Ardahan camiasının da yakından tanıdığı gruplarla olan savaşın bugün bir anda Türkiye-ABD ilişkilerine kadar gittiğini de görmekteyim.


    Evet, Sezgin Baran Korkmaz ile bir araya gelmeyen ama gerek soy ismi soydaşı olan Rektörün zamanında Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bırakması gerekse ona ve bana yakın olan dostlar ve ona yakın olanların aracılığı ile yakinen tanıdığım bir kişinin bu kadar olayın içine girmesi bana da ilginç bir durum olarak gelirken Başkan Erdoğan’ın da yakın takibinde olduğunu düşündüğüm bu gelişlerin bugün yada yarın yeni bir Reza olayının ortaya saçılacağından da şüphem var gibi..


    Neyse benim de bildiklerim ‘şimdilik’ bende kalsın diyerek, bekleyelim, görelim Sezgin Baran Korkmaz daha ne kadar gündem de kalacak?


    Ha unutmadan birileri çıkıp bana ‘Filler sevişirken yada dövüşürken çimler ezilir’ de demesin..


    Çünkü bende iyi bilirim ki o filler sevişirken, dövüşürken ezdikleri çimler ezilse de fillerin gittiği ve bittiği an yeniden yeşerdiğini de iyi bilirim..

  • 60 Yıldır Bitmeyen Yol 6 Ay Sonra Kardan Açıldı!

    60 yıldır yapımı bitmeyen ve Sahara dağına açılacak olan tünel gibi gündemde olmayan ve yılın 6 ayı kar nedeniyle ulaşıma kapanan Ardahan-Ardanuç yolu bu yıl erken açıldı.


    Ardahan’ın Artvin‘in Ardanuç ilçesi ile ulaşımını sağlayan 60 kilometrelik yolun 37 kilometresi, coğrafi şartlar ve çetin kış koşulları dolayısıyla yılın 5-6 ayı ulaşıma kapanıyor. Yolun 6 ay boyunca kapalı olması nedeniyle vatandaşlar, Artvin ili ile ulaşımı Ardahan-Şavşat güzergahını kullanarak sağlıyor.


    Her yıl Nisan ya da Mayıs aylarında açılabilen Ardahan-Ardanuç yolu, bu yıl Karayolları 183. Şube Şefliği ekiplerinin çalışması sonucu, 11 Mart’ta açıldı. Yolun açılabilmesi için 8 kişilik ekip 2 greyder, 2 rotatif ve 1 kepçe kullanıldı.


    Ekiplerin 6 günlük mücadelesi sonucu ulaşıma açılan yol sürücüler tarafından kullanılmaya başlandı. 



    SİZ OLMASANIZ DÜNYA DÖNMEYECEK Mİ?


     


    Sıkça gündeme getirmeye, anlatmaya çalıştığım bir konuyu bugün bir kez daha gündemime taşımanın sıkıntısını yaşarken, bu konuya muhatap olanların utanmaması da bir başka dert.


    Çünkü bu ülkede ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlerin bolluğunun da ve onlar sayesinde olmayan çok şeyin olduğunu en iyi bilenlerdenim.


    Bu ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlerde her ne hikmetse hep oluyorlar.


    Gerçi tüm tıpta ki gelişmelere karşın mikropların da hep var olduğu da diğer bir gerçek fakat bu yönde ki mücadelenin hep var oluşuda umut ve moral vermekte “ya neyse” diyerek bu yönde, yani ben olmazsam olmaz diyenlerin her zaman var olacağını ama bizim her zaman bir mücadelemizin olacağı gönlümüzü rahatlatıyor…


     Ben olmazsam ülke batar! Ben olmazsam bu parti olmaz! Ben olmazsam bu dernek kapanır! Diyenler yani mikroplar, her işe burnunu sokarlar, yanında ki taze hücreyi (yeni fikri) bitirmeye uğraşırlar ve genel olarak başarırlar. Bunu da maharetmiş gibi anlatır, ben olmazsam olmaz, ben olursam zaten asla olmaz, yaptırmam derler.


     


    Evet soruyorum özellikle stk alanında, siyasette, hatta mesleğim gazetecilikte hep alanda görünüp, ama bir adım ileri gitmeyenlerin sayısını burada yazacak olursam bir çoğunun şu anda adı, sanı bir hatırlanmayacağı için kendilerine iyiliğim olacak diye yazmıyorum.


    Ki aynı durum sizin, şu anda bu yazıyı okuyanların çevresinde de var olduğunu adım gibi bilen biri olarak bunun nedenininde düşünmüyor değilim..


    Bunu nedeni, kendilerini var etme çabası mı yoksa kasıtlı olarak, ülkesinin, partisinin, memleketinin ve derneğinin başarısını istememesi mi, kıskanması mı bilmiyorum.


    Ben olmasam olmaz derler ama gel var ol dediğimizde karşımıza sen olmazsam olur, o olmazsa olur herkes gitsin bir ben var olayım düşüncesiyle gelirler. Kendileri bir şeyi başarabileceklermiş gibi…


    Bu insanlar hep var olmuşlardır ama hatırlanmazlar, tarihin tozlu raflarına hapsolurlar.


    Bu mikroplar yeni fikre karşı, taze kana karşı, yeniliğe karşılar. Ne yapsan anlamazlar ve kendi isteklerinin olmasını isterler. Hücreyi yer bitirirler, kendilerini de bitirdiklerini bilmeden.


    Ben olmazsam dünya dönmez diyenlere karşı dünya her zaman döner..


    Çünkü onlar sadece bir mikroptur ve gün gelecek onların aşısıda bulunacaktır.


    BİTMEYEN YOLDA ÇIKTI!


    arşiv haber 30/03/2019 tarihli haber


    Yerel Seçimler öncesi verdikleri vaatler gibi daha önce verdikleri vaatlerinin büyük bölümünü yerine getirmeyen siyasilerin 4 aya yakındır kendilerini kaptırdıkları seçimlerin gölgesinde kalan onca sorunun arasında olan bitmeyen yollar kazalara neden olmaya devam ediyor.

    Ardahan  Çıldır arasında yapımı devam eden ancak Ardahan-Göle arasında yapılan yol gibi yıllardır bitirilemeyen yollardan olan bozuk Çıldır yolunda seyir eden bir araç bozuk yoldan çıkarak kullanılmaz duruma geldi



    **Ben Oyumu Kime Vereceğim?!..


     


    Yıllardır, ‘Ulusalcıları kaçırırız’ diyerek Kürt seçmeni öteleyen, dışlayan ama mevcut iktidarı yenmek ve de iktidar olamamanın yolunu geçte olsa anlayan, MHP’den ayrılma kadronun kurduğu İYİ Parti, Muhafazakar kesimi temsil eden Saadet Partisi ile ittifak içinde olduğunu açıkça ilan eden ama HDP ile gizli temaslar içinde olan ve bu durum suçmuş, ayıpmış gibi saklayan CHP bugün yerel seçimler için oy istediği ama İl Genel ve Belediye Meclisi Üyeliğin de de olsa oy vermediği HDP’ye güvendiği ve başta İstanbul’da olmak üzere şu an bulunduğum Ardahan’da seçimleri kazanma hesabı içinde olduğu bu seçimde Kürt olan ve solculuğundan taviz vermeyen benimde içinde bulunduğum Kürtlerden gerçekten Kürt oylarını alaca bilecek mi?


    Bilmem ama bu yazıyı okuduğunuz anda bitmek üzere olan oy sayımlarının sonuçlarında hepimiz göreceğiz HDP ile alenen ittifak kurup ama bunu açıkça yüksek ses ile dilendirmeyen ve oy istediği HDP ile bir resim bile vermekten kaçınan CHP’yi ve diğer partilerin aldığı oyları..


    Başkanlık seçimlerinde Muharrem İnce’ye oy veren ve oy verilmesi için yorumlarında ve haberlerinde açıkça çağrı yapan benim 31 Mart Mahalli Yerel Seçimlerin de kime oy vereceğimi merak edenler şunu bilsin ki;


    Ben İl Genel Meclisi seçiminde oyumu ceza evinde tutulan Selahattin Demirtaş’ın ve onun gibi tutuklu bulunan ve dışarıda bir çok baskı altında olan siyasilerin temsil ettiği ama Ardahan İl Örgütü Başkanının adeta dükkan kapatıp, HDP İl, İlçe örgütlerinden ve tabandan habersiz CHP Adayı ile gizli anlaşmalar ile belediye başkanlığında aday çıkarmadığı için tepkili olsam da partime oy vereceğim.


    Belediye Meclisi oyumu da her zaman oyumu verdiğim ve birileri ötelesede, terörist ilan etseler de 7 ila 13 milyon bir oya sahip olan, TBMM’sinde bizleri temsil eden ve bu ülkenin gerçeği olan partime oy vereceğim.


    Muhtarlık seçiminde ise komşum olan adaylardan aklımda olan birini tercih edeceğim.


    Belediye Başkanlığında ise demokratik hakkımı ve aklımı kullanarak Ardahan başta olmak üzere yatırım projelerinin devam ettiği ve beklenen yatırımların gerçekleşmesini bekleyen ülke de ki iktidarın adayına borç olarak oyumu vereceğim.


    Ve ‘İktidar biziz’ diyenlere borç olarak verdiğim oyumun karşılığı da, ‘4.5 yıl ben bu ülkenin başındayım, paranın ve yatırımların sorumlusuyum’ diyen Başkan Erdoğan ve ekibinden yeni hizmetler bekleyeceğim, isteyeceğim, yapılanı alkışlayıp, yapılmayanı takip ederek, 34 yıla yaklaşan gazeteciliğim de yaptığım gibi dünkü iktidarlara olduğu gibi 17 yıldır iktidar da olanları eleştirilerime devam edeceğim.


    En önemlisi bugün dışladığı HDP ile birlikte yeni bir barış sürecine benzeyen süreci başlatmasını, genel affı düşünmesini, genel af olmazsa da demokrasiye aykırı, insanları kamplaştıran, dün birlikte olduğu ve oylarını aldığı insanları bugün terörist olarak ilan eden davranışlarından vazgeçmesini, en azında siyasi bir affı çıkarmasını , tutuklu bulunan gazetecilerin serbest kalmasını istemeye devam edeceğim.


    Başta Ardahan’a yönelik olarak olmak üzere ülke adına verdiği yatırım sözlerini yerine getirmesini ve düşünülen projeleri hayata geçirmesini takip, edip bu yönde yeni bir başkanlık ve milletvekili seçimlerine kadar baskı yapacağım.


    Kısacası bu seçimlerin genel seçimler olmadığını, iktidarın İl Genel Meclisi oyları ile uyarılması ve kendine gelmesinin işareti verileceğine inanan bir seçmenler olarak yerel de iktidarın desteğine ihtiyacı olan yoksul illerin başında gelen Ardahan gibi kentlerde hizmetlerin devamı için biz Kürt, Türk seçmenler ve tüm diğer seçmenlerin benim gibi düşündüğüne ve bu yönde karar vereceklerine inanmaktayım.


    Ha unutmadan batıda ki Ardahanlı Adayların partilerine bakmadan hemşehri diye oy verdiğimiz gibi bir durum da olduğumu herkes bilse, anlasa benim neden bu kararı verdiğim daha iyi anlaşılır..


    Çünkü yoksul Ardahan ve Ulgar Tüneli gibi projelerin tamamlanmasını, devam eden, yapılması planlanan ve vaat edilen yatırımları bekleyen hizmete oy vermem ile batıda çeşitli partiler de aday olan hemşehriye oy vermek aynı durumdur derim.

  • YAZDIK , ÇELENKLE KUTLADILAR!

    HANAK KURTARILMADI!..


    HANAK KURTARILMADI!..


    arşiv haber 02/03/2020 tarihli haber/yorum


    ŞEHİTLERİ ANMAMAK İÇİN ŞEHİTLERE SIĞINDILAR!.. 20 Milyonluk İstanbul’da temsil ettiği kentin 99. Kurtuluş Yıl Dönümünü kaz geceleri, belediye ve devlet imkanları ile değil, kendi imkanları ile açık alanda 5 günlük bir dev organize ile kutlayan ve eski başbakanlardan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı etkinliklerini yapan Ardahan Dernekler Federasyonun yaptığını belediye yapamadı.


     


    Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi ve ARDAFED’İn Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü etkinliklerinin hemen ardından ilçelerinde de kurtuluş etkinlikleri yapılıp, Çıldır’ın kurtuluşu ardından sıra, 1 Mart’ta Kurtuluş yıl dönümünü kutlaması gereken Ardahan’ın Hanak ilçesine gelmesine karşın belediye kurtuluş törenlerinin yapılmayacağını duyurdu.



    Bir ülkeyi kuranları ve o ülke için canlarını verenleri anmak adına yapılan kurtuluş etkinliklerini yapamayacağını saklamak için Suriye’de yaşanan ve 34 şehidin olduğu olaya bağlayan CHP’li Belediye bu yıl kurtuluş etkinliklerini yapmadı.


    Konu hakkında şu açıklamayı yapan ve belediye başkanının belinden hasta olduğunu açıklanmayan  ve şehitleri anmamak için şehitleri mana eden CHP’li Hanak Belediyesinin tepki toplayan bu tavrına kaymakamlığın uyması da dikkatlerden kaçmadı.

    işte o talihsiz açıklama; 



    İlçemizin kurtuluşunun 99. yılı vesilesiyle 1 Mart 2020 tarihi pazar günü yapılacak olan etkinlikler, İdlip te kahraman ordumuza karşı yapılan menfur saldırılar nedeniyle iptal edilmiştir.

    Halkımıza duyurulur.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..

    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..


    HANAKLI ÇOCUK BAŞKASININ ÇIKTI


    arşiv haber 07/12/2018 tarihli haber/Yorum


    Ardahanlı ailenin katıldığı programda, Müge Anlı DNA testi sonuçlarını açıklayınca bir anda stüdyo karıştı.


    Ardahanlı ailenin katıldığı programda, Müge Anlı DNA testi sonuçlarını açıklayınca bir anda stüdyo karıştı.


    Birgül Memiş oğlu Görkem’in ilk eşi Faruk Aydın’dan değil o zamanlar birlikte olduğu sevgilisinden olduğunu savunuyordu. Bunun üzerine DNA testi için Faruk Aydın, oğlunu da alıp Ardahan’dan yola çıkarak İstanbul’a geldi. Müge Anlı, baba ile oğlundan DNA testi için örnek aldırdı ve Türkiye’nin beklediği sonuç açıklandı.


    “ÇOCUĞUN BABASI FARUK DEĞİLMİŞ”: 19 ayrı alanda yapılan çalışma sonucunda Faruk’un 4 yaşındaki Görkem’in babası olamayacağı öğrenildi. Faruk, bu sonuç karşısında kendisini kaybederek Birgül’ü darp etmeye başladı. O sırada yayın hemen kesildi ve Faruk stüdyo dışına çıkarıldı. 


    Müge Anlı’da yine akıllara durgunluk veren bir olay gün yüzüne çıktı. 4 yaşındaki oğlunu göremediği için Müge Anlı ile Tatlı Sert programına başvuran Birgül, canlı yayında saldırıya uğradı.


    Birgül, bir kişiden çocuk yaptıktan sonra Faruk ile tanışarak onun evine yerleşti. Burda hamilelik sürecini geçiren Birgül, Görkem adında bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Daha sonra Faruk’tan da ayrılan Birgül, Faruk’un çocuğunu kendine göstermediği gerekçesiyle programa başvuruda bulundu.


    FARUK, ÇOCUĞUN KENDİNDEN OLDUĞUNA İNANIYORDU


    Faruk, Birgül’ün kendisinden ayrılmasının ardından Görkem’in kendi çocuğu olduğu düşüncesiyle bakmaya başladı. Toplamda Görkem’e 4 yıl bakan Faruk, canlı yayında yapılan DNA sonucuyla hayatının şokunu yaşadı.


    FARUK CANLI YAYINDA BİRGÜL’E SALDIRDI


    Müge Anlı canlı yayında yaptığı açıklamada, yapılan 19 ayrı test sonucunda Görkem’in babasının Faruk olamayacağını duyurdu. bu sözlerin üzerine Faruk canlı yayında Birgül’e saldırıda bulundu. Programda saldırının ardından apar topar reklama gidildi.


    “BEN ÇOCUĞUMA SONUNA KADAR BAKACAĞIM”


    Birgül, Faruk’un saldırısının ardından konuştu. Birgül, “Çocuk benim çocuğum, sonuna kadar bakacağım” dedi.


    “FARUK’UN YAPTIĞI DOĞRU DEĞİL”


    Müge Anlı Birgül’ün Faruk’a çocuğun kendisinden olmadığını fakat bu durumun köy yerinde yanlış karşılanacağını düşündüğü gerekçesiyle böyle bir saldırıda bulunduğunu söyledi. Anlı, “Faruk biraz bunu bence arabalarına bir tepki olarak verdiğini düşünüyorum. Faruk’un da aklında soru işaretleri var. Sakinleşsin konuşacağız” dedi.


     


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    FARUK GİTTİ FARUK GELDİ CELİL İSTİFA ETTİ


    Mevcut iktidarın muhalefetle birlikte aylar öncesi hazırlıklarına başladığı ve adaylarını belirlediği 31 mart 2019 yerel seçimler öncesi gündemin ilk sıralarında olan ‘Kim kazanacak?’ sorularına cevap arandığı şu günlerde siyasi partilerin adayları da tek tek belirlenmeye devam ediyor.

    Başta iktidar partisi olmak üzere CHP,MHP,İYİ Parti,HDP ve diğer muhalefet partilerin adaylarını aylar öncesi açıkladığı yerel seçimler öncesi’Kim kazanacak?’ soruları da aynı yoğunlukta tartışılmaya devam ediyor.

    Son olarak Ak Parti ve CHP’nin araların da büyük şehirlerin de olduğu bir çok şehrin adayını açıkladığını ve bu adayların için de CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayının da olduğunu gördük.

    Ülkenin Kafkaslara açılan kenti olan Ardahan da yirmi yıldan fazladır belediyeyi kazanamayan CHP’nin 2019 yerel seçimler adayı Ardahan da bir dönem millet vekilliği yapmasına rağmen evi olmayan Faruk Demir’i aday göstermiştir.

    Asıl mesleği türkücülük olan Faruk Demir’in rakipleri olan bağımsız belediye başkanı adayı ben,AK Partinin Yunus Baydar,MHP’nin Halil Kaçar’la ve HDP’nin adayıyla yarışacak.

    14 bin oyu olan Ardahan’ın 2500 Kürt seçmeni 4500 bürokrat ve devlet çalışanı yok denecek kadar az olan alevi oyu ile yeni belediye başkanın belirleyeceği 2019 yerel seçimler öncesi uzun yıllar çevre ve orman müdürü olan 10 yıldır da Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Faruk Köksoy’un seçmeni olduğu ileri sürülen kent merkezin de ki Hanak’lıların da ne yapacağı da merak konusudur.

    Çıldır’lının Hoçvan’lıdan az olduğu mahalle seçmenin adayının olmadığı yerel seçimler öncesi Ardahan da bir ‘Faruk giderken bir Faruk gelir mi?’ sorusu da cevap arayan konuların başına gelmektedir.

    CHP’den Aday olan iş adamı Celil Toprak’ın CHP’den istifa ettiğini de öğrendiğimiz don dakika gelişmelerine baktığımız da bu kenti tanıyanlar ile tanımayanlar yarışını da şahit olacağız 2019 yerel seçimlerin de.


    Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi ve ARDAFED’İn Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 99. Yıl Dönümü etkinliklerinin hemen ardından ilçelerinde de kurtuluş etkinlikleri yapılıp, Çıldır’ın kurtuluşu ardından sıra, 1 Mart’ta Kurtuluş yıl dönümünü kutlaması gereken Ardahan’ın Hanak ilçesine gelmesine karşın belediye kurtuluş törenlerinin yapılmayacağını duyurdu.



    Bir ülkeyi kuranları ve o ülke için canlarını verenleri anmak adına yapılan kurtuluş etkinliklerini yapamayacağını saklamak için Suriye’de yaşanan ve 34 şehidin olduğu olaya bağlayan CHP’li Belediye bu yıl kurtuluş etkinliklerini yapmadı.


    Konu hakkında şu açıklamayı yapan ve belediye başkanının belinden hasta olduğunu açıklanmayan  ve şehitleri anmamak için şehitleri mana eden CHP’li Hanak Belediyesinin tepki toplayan bu tavrına kaymakamlığın uyması da dikkatlerden kaçmadı.

    işte o talihsiz açıklama; 



    İlçemizin kurtuluşunun 99. yılı vesilesiyle 1 Mart 2020 tarihi pazar günü yapılacak olan etkinlikler, İdlip te kahraman ordumuza karşı yapılan menfur saldırılar nedeniyle iptal edilmiştir.

    Halkımıza duyurulur.

  • Ardahan'da 17 yaşındaki genç kız intihar etti.

    METİN LALE BABASINI KAYIP ETTİ..


    Öte yandan uzun süredir rahatsız olan emekliöğretmen Cihangir Lale hayata göz yumdu.


    Ardahanlı Sigortası eski ESOB Başkanı Metin Lale’nin babası olan ve öğlen kılınacak namaz ardından Ardahan Atatürk Mahalesi mezarlığında defin edilecek olan Cihangir Lale Hoçvan Köylüydü.



    MERDİVEN ALTI KURTARICILAR..

    Ülkenin resmen savaşa girdiği şu günlerde Corona virüsü gibi bir çok konu, patlayan bombalar, yaşanan ölümler ve çekilen acıların gölgesinde kalmış durumda.


    Son olarak muhalefetin,onca şehidin olduğu Suriye’deki gelişmeler konusunda mevcut iktidarı istifaya çağırması dahil bir çok konuda baskı altına alması gerekirken, önce telefonla arayıp, geçmiş olsun deyip  ardında da adeta ‘ laf olsun, torba dolsun’ diye başkan Erdoğan’ın Trump ile görüşmesi esnasında yaşanan olayı anlatırken gülümsemesine takıldığı gibi onca sorun ve sıkıntıda bunca ekonomik sıkıntı içinde dolarla ödenip, alınan ve rastgele oraya buraya atılan füzelerin toz dumanı arasında kalmış durumda..


    Bu sorunların başında gelenler arasında diğer bir sorunda iki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat ve ihracatın olmadığı, valisi ile vekili, rektörüyle valisi, genel sekreterinin valisi ile arasının olmadığını, belediye başkanlarının bir araya gelip, bir kare veremedikleri, derneklerin gerçek anlamda birlikten uzak olduklarını, birilerinin bana başkan, platform, federasyon desinler dediğini ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği memleketin batı kentlerinde kurtarma adına kurulan derneklerin ve bu derneklerin başını çeken sözüm ona çok kültürlülerin! merdiven altı bol kahvaltılı sözde platformu, oluşum, dernek hatta federasyon adıyla toplantılarıdır..


    Bu yazımı yazdığım sırada ara verip, bir çay içmek için gittiğim kahvede Sahara çadırlarının kurulduğu serhat, sınır kenti Ardahan’ın Posof İlçesinde en az 400 insana iş istihdamı sağlayacak olan bir yatırımcının başta iktidar milletvekili olmak üzere yerel yöneticilerinin ilgisizliğinden yakındığına şahit olduğum bir kentin nasıl olup gelişip, büyüyeceğini konuşacağımıza ‘Falanı nasıl durdururuz, filanın nasıl paçasına yapışırız’ kavgası içinde olup memlekete ve kendilerine olduğu gibi, ülkeye hayrı olmayanların verdikleri pozlara bakınca bu memleketin asıl katillerinin bunlar olduğunu anlatamamanın ezikliğini de yaşamıyor değilim..


    Çünkü benim de içinde bulunduğum bizlerin bu merdiven altı kullanılmışları yeterince topluma anlatıp, gerçek yüzlerininde ne olduklarını  ortaya koyamamışlar olarak asıl suçlularız.. Ve bunların hala meydan da olup namuslu, adam, kadın diye geçinip, memleketin aydını, kültürlüsü, siyasisi oldukları yönündeki pozlarının asıl memleket düşmanı olduklarını deme cesaretini ‘ilişkiler bozulur’ diyerek ortaya koymayız..


    Ama asıl bozulanın memleket, ülke olduğunu da hep konuşur, suçlu kim diye de etrafımıza, çevremize bakarak verilmesi gereken mücadeleyi unutur, hatta ‘Of ya yoruldum’ diyerek kaçma teşebbüsünde bulunuruz..


    Yani ortaya çıkıp, ‘Sahayı boş bularak,  bize de bir kemik düşer mi diye bir araya gelen merdiven altı siz kullanılmışlar, şunu da iyi  bilin ki; benim gölgem hepinize yeter..’ demediğimizden köprü ve merdiven altı oluşumların önüne geçemeyiz, geçemiyoruz da..Ardahan’a Tayini Çıktı Diye İntihar Etti..Ardahan’a Tayini Çıktı Diye İntihar Etti..


    arşiv haber 13/07/2016 tarihli haber


    Muğla’nın Ortaca İlçesi’nden Ardahan’a tayini çıkan polis memuru 48 yaşındaki Hasan Karabulut, tabancasıyla intihar etti.


    Uzun yıllar Ortaca İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde, son olarak Dalaman Havalimanı’nda görev yapan 26 yıllık polis Hasan Karabulut’un tayini Ardahan’a çıktı. Denizli Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan kardeşi Orhan Karabulut, ağabeyi Hasan Karabulut’tan haber alamayınca merak etti. Ağabeyinin arkadaşlarına cep telefonuyla ulaşanp Orhan Karabulut, evi kontrol etmesini istedi. Atatürk Caddesi’ndeki eve giden polis memurları, Hasan Karabulut’un cesediyle karşılaştı.


    Tabancasını başına ateşleyerek intihar ettiği belirlenen Hasan Karabulut’un cesedi, yapılan inceleme sonrası otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.


    Ağabeyinin ölüm haberini alan Orhan Karabulut, Denizli’den Muğla’ya geldi. Otopsi sonrası Karabulut’un cenazesi, görev yaptığı Dalaman Havalimanı Emniyet Müdürlüğü’nde yapılacak törenin ardından defnedilmek üzere memleketi Elazığ’a gönderilecek.


    **BANA OLAN SANA DA OLUYOR!..


    Aynı zaman da CHP Genel Başkan Yardımcısı olan CHP Ardahan Milletvekilinin önerisi, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının desteğiyle yapılan ‘Ardahan Yatırım Konferansı’ bitti..

    İlk gün bir çoğu ilçelerden olmak üzere onca insanın doldurduğu Ardahan Üniversitesi Konferans Salonunda başlayıp, ikinci gün küçük bir salonda sona eren bu önemli konferansın Ardahan ve Ardahanlıya katkısından çok tarafların tutumları daha çok tartışıldı desek doğruyu söylemiş oluruz..

    Çünkü CHP ile AK Parti arasında siyasi bir çekişmeye de sahne olan bu konferansın Ardahan’a katkısının ne kadar olduğunun konuşulması gerekirken tarafların tutumunun tartışılması güzelim ve iyi niyetle başlatılan önemli bir etkinliği de gölgelemiş oldu.

    Halbuki başta Öztürk Yılmaz olmak üzere bu toplantıyı düzenleyenler konferans öncesi Ardahan yerel esnafı, iş adamı ve yatırımcısıyla ve basınıyla bir araya gelip, niyetlerinin siyasi olmadığını, dertlerinin Ardahan olduğunu anlatmalıydı ve başta Ardahan’a yatırım yapılması konusun da birinci el durumunda olan iktidar partisinin Ardahan temsilcilerini ikna etmeliydiler..

    AK Parti’de bu önemli ve iyi niyetli konferansı kıskanmayıp, ‘Evet, her ne kadar CHP önderlik etmiş, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası ile Ardahan Üniversitesi de ev sahipliği yapmışsa da bizde buradayız’ demeliydi..

    Ve ülke genelinde özlemi çok çekilen o birlikteği ortaya koymalıydı..

    Peki şimdi neyi tartışmalı ve neyi düşünmeliyiz?

    Bana soracak olursanız benim ARDA/FED olarak düzenlediğim bu tür toplantılara tüm davetlerimize karşın katılıp, destek vermeyen Öztürük Yılmaz başta olmak üzere Orhan Atalay başta olmak üzere her Ardahanlının şapkalarını önüne koyup, ‘Bana oluyorsa, sanada oluyor’ demeliler..

    Yani kısacası; Ne doğrarsan çanağına, o gelir kaşığına’ ata sözünü herke iyi bilmeli ve el birliğine gelmelidir..

  • KÖY DE YANGIN ÇIKTI!..


    Bayram'da Çıkan Yangında Evsiz Kaldılar!Bayram’da Çıkan Yangında Evsiz Kaldılar!


    arşiv haber 05/06/2019 tarihli haber


    Herkesin bayram telaşında olduğu bir günde Ardahan Merkeze bağlı Ölçek köyünde meydana gelen yangından bir ev tamamen yanarken, can kaybı yaşanmazken dumandan etkilenenler oldu.


    Ardahan merkeze  bağlı bir köyde bulunan evde çıkan yangına müdahale eden 3 kişi dumandan etkilendi.

    Kent merkezine bağlı Ölçek köyünde Hayrettin Demirbaş’a ait tek katlı evin bacasında çıkan yangın kısa sürede çatıya sıçradı.

    Bir süre sonra evi tamamen saran yangına önce Demirbaş’ın yakınları ve komşuları müdahale etti.

    Köylülerce kontrol altına alınamayan yangının söndürülmesi için olay yerine itfaiye ekiplerinin yanı sıra tedbir amacıyla AFAD, UMKE ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla söndürülen yangında ev kullanılamaz hale geldi.

    Yangına müdahale eden köylülerden 3’ü dumandan etkilendi.

    Dumandan etkilenenlere olay yerine gelen ambulanslarda müdahale edildi.

    Bazı vatandaşlar, yangına geç geldiğini öne sürdükleri itfaiye görevlilerine tepki gösterdi.



    Bayram/Seyran..


    Yaş ilerledikçe tadı, tuzu kalmayan hayat gibi bayramların da ‘Nerede o eski bayramlar’ adını aldığı bir bayramı daha geride bırakırken en azından bu kutsal günde güzel bir gün geçirme telaşı ile eski heyecanı kalmasa da yinede bayram, seyran diyerek sabah erkenden kalkıp, en güzel giysilerle gelecekleri, el öpecekleri beklemeye başlarız. 


    Tabi el öpmek, uzakta olanları arayıp, en güzel dilekleri dilemek, onları düşündüğünü hissettirmek çabası da ayrı bir duygu seli olurken başta sanal ortam da olmak üzere telefon mesajlarına yazılmış olan hazır kutlama mesajlarına da cevap verme çabası önünüze gelen tatlı ve çayları bile unuttursa da asılında asıl mesajın gelmesini, çalan kapı zili heyecanı ile beklediğiniz anlarda olur..


    Babayı beklerken kayıp ettiğini, Anneyi ararken kokusunu özlediğini hissedenlerin yaşadıkları duygular içinde güzel geçeceğini sandığın bir günün aslında eski günleri arattığını da anladığınız bayram denen bir günde asıl diğer bir kavga da kendinizle olduğunu anlamadan acı geçmesin diye şeker ve tatlılara sarılır, şekerinizi artıran şeylerle mücadele edeyim derken komaya girdiğinizi de fark edersiniz..


    Kimi, ‘Deliye her gün bayram’ diyerek es geçmeye çalıştığı, kimi ‘Bayram, Seyran’ diyerek dalgaya geçmeye çalıştığı bir günü daha geride bırakırken gidenin sizden gittiğini anlamanın hüznü ile yorgun bir şekilde başınızı bıraktığınız yastığa ve yorganına sarılırsınız.. 


    Ve biten bir günün yorgunluğu ile kapattığınız gözlerinizle geçtiğinizi sandığınız uykuda bile bir sağa, bir sola dönerken aslında gözler açıkken düşündüklerinizin rüyanızda da sizi kıvrattığını anlamazsınız bile.. 


    İyi Bayramlar

  • ARDAHAN'DA BİR POLİS HALI SAHA DA YIĞILDI KALDI!


    Alınan bilgilere göre ‘ın  ilçesinde halı sahada futbol oynarken  geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.


    Göle Polis Merkezi’nde görevli 28 yaşındaki polis memuru Zakir Bayrak, dün akşam saatlerinde ilçedeki bir halı sahada arkadaşlarıyla maç yaptığı sırada fenalaştı.


    Arkadaşlarının durumu bildirmesi üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, kalp krizi geçirdiği belirlenen Bayrak’ı Göle Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Bayrak, müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.


    Bayrak’ın cenazesi, İlçe Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen cenaze töreninin ardından memleketi Erzurum’un Oltu ilçesine gönderildi.


    POLİSLERDE TUTUKLANDI!..


    POLİSLERDE TUTUKLANDI!.


    arşiv haber 03/08/2016 tarihli haber


    Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde önce açığa alınan ardından gözaltına alınan 24 polis çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar.


    Ardahan’da darbe girişiminin ardından başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan 29 emniyet mensubu adliyeye sevk edildi. Aralarında rütbelilerin de bulunduğu emniyet mensuplarının, savcılık tarafından ifadeleri alındı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 29 emniyet mensubundan 24’ü tutuklanarak cezaevine kondu.



    **Faruk Köksoy’un Devrimci Yönü..


    15 Temmuz’da bu yana ortada göremediğimiz onca tüccar, iş adamı ve de sözde aydın Ardahanlıların gelmediği Demokrasi Nöbetlerinin ev sahibi Faruk Köksoy’un aslında bir çok devrimciden daha bir devrimci olduğunu da görme imkanı yakaladık..

    Pos bıyıklı devrimci ağabeylerimizin ‘Haydi oradan’ deyip, kendilerine bakmadan bizi eleştireceklerini bilmeme karşın Kökso’un onlardan daha devrimci hatta uzun bıyık bırakıp, ‘Vatan-Millet-Sakarya’ diyen milliyetçilerden daha milliyetçi olduğunu da iddia edebilirim..

    Çünkü öyle yada böyle cunta kalkışmasının yaşandığı bu ülkede kendisine devrimciyim, milliyetçiyim, hatta hükümetçiyim deyip, malı götürenleri ne saha da nede AKP’li Faruk Köksoy’un yanında gördük..

    ‘Haydi oradan biz Köksoy’un yanına mı gideriz’ diyenlerin alternatif bir demokrasi nöbeti, eylemi yada açıklamasını mı gördük deriz..

    Hele o tatilden tatile kara gözlüklerini takıp, Ardahan’a geldiklerinde Köksoy ile makamında fotoğraf çektirenler..

    Hepsinin birer sahtekar devrimci, birer salağana milliyetçi olduğunu da bir kez daha ortaya koyan 15 Temmuz’dan bu yana başta Kongre Caddesinde olmak üzere Ardahan’da ve diğer illerde malı götürenleri de ne saha da nede gecesini gündüzüne takan Köksoy’un yanında göremedik..


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..

  • AHIRDA BİR RESSAM!

    dahan’da besici Öztürk Nuh, işinden arta kalan zamanları tarihi, eski eser ve hayvan resimleri yaparak değerlendiriyor. çevresindeki gençlere örnek oluyor.


    Çağlayık (ERDEMEL) köyünde büyükbaş hayvan besleyerek geçimini sağlayan 35 yaşındaki Öztürk Nuh, baba mesleğini sürdürürken bir yandan da meraklı olduğu resimde çalışmalarını sürdürdü.


    Özellikle kışın hayvanlarını meraya çıkartmadığı için bolca vakti olan Nuh, sabah ve akşam hayvanlarını besledikten sonra geçtiği köy evindeki odasında resim yapıyor.


    YİNE SEVK YİNE ÖLÜM!


    YİNE SEVK YİNE ÖLÜM!


    ARŞİV HABER 16/01/2017 TARİHLİ HABER


    3 HASTAHANE DOLAŞTIRILAN MÜDÜRÜN KIZI YOLDA YAŞAMA VEDA ETTİ!..


    Sağlık konusunda bir çok vilayetten çok gerilerde olan Ardahan’da son kurbanı Göle Belediyesinin İmar Müdürünün 10 aylık bebeği oldu.


    **3 HASTANEYE SEVK EDİLİNCE..


    Alına n bilgilere göre ağır kıi şartlarının yaşandığı Ardahan’ın Göle İlçesinde rahatsızlanan Göle Beleidyesinin İmar Müdürü Bülent Kılıç’ın 10 aylık Adiloş adlı bebeği  önce Göle Devlet Hastanesine ardından Ardahan Devlet Hastanesinde buradan da Kars’a havele edilince küçük bedeni daha fazla dayanmayarak hayata erkenden göz yumdu.


    **TIRNAĞI KANAYANIN HASTANE HASTANE SEVK EDİLİDİĞİ VİLAYET..


    Eğitim sorunu gibi sağlık sorunu bugüne kadar çözülemeyen illerin başını çeken Ardahan’da son olarak bir çocuğun hastane hastane sevk edilirken hayata göz yuması karşısında yasa boğulan Ardahanlılar tırnağı kanayanın başka illere sevk edilidiği bir kentte sağlıkta gelişme var deyip, göçün önüne geçeceklerini iddia eden siyasilere tepki göster diler.           


    Haber: www.golegozlem.com Foto: Şanlıbey Alabey/Göle


    **Bozuk ve yapılmayan yollar ölüm kusuyor..


    ÇILDIR YOLUNDA KAZA..


    *30/05/2015 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve 8 kişinin ölümüne neden olan trafik kazaları ile gündemde düşmeyen Ardahan karayolların da devam eden kazalar can ve mal kaybına neden olmaya devam ediyor.

    Uzun yıllardır bir türlü yapılmayan Ardahan-Çıldır yolunda meydana gelen trafik kazasında iki araç kafa kafaya çarpıştı.



    **İkisi Ağır, 5 Kişi Yaralandı..


    Alınan ilk bilgilerde Ardahan Çıldır yolunda meydana gelen trafik kazsında ikisi ağır olmak üzere 5 kişi yaralandı.


    İki aracın kafa kafaya çarpıştığı kazada iki araçta kullanılmaz hale gelirken, yaralananların Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldıkları bilgisi alındı.


    **Özgürce yazmak..


    Ulusal gazetelerin ve televizyonların bile özgürce yazmak ve yayınlamak istediği ancak gerek hükumet, gerekse mahalle baskısı sonucu onca haberi yazamadığı bir ülke de yazılması gerekeni bedelini ödeyerek, çekinmeden yazan, yazdığının altına cesurca imzasını koyan ve yazdıktan sonra ‘ele oldu, bele oldu’ demeden, haberi yada yorumu kaldırmadan, silmeden haberlerinin arkasında duran bir ekibin başında olan bir gazeteci olarak bu gazetemizde, bu köşemizde yazmaya devam edeceğim..

    Günlük bir gazete almadan gazete ve gazetecileri ‘Satılık Basın’ suçlamasıyla suçlayan bir topluma rağmen 30 yıla aşkındır kesintisiz gazete çıkaran, yazan bir gazeteci olarak yazmaya, yazdıklarımız yayınlamaya devam edeceğimiz bir süreçte birleşime, bir olmaya ve birlikte diri olmaya da istenen katkıyı sunmaya devam edeceğim..

    Benim olsun, tek olsun, bir gözüm olsun onun olmasın diyenlere inan hepimizin olsun, birlikte olsun anlayışıyla bugüne kadar bir çok insanı gazeteci yapan, gazete çıkarmasına destek olan biri olarak bugün yaşanan birlikteliğe de evet diyerek destek olmanın hazzıyla ‘Haydi Hayırlısı’ deyip, yazmaya, gazete çıkarmaya devam ederken, bugüne kadar, bundan sonra da daha özgürce yazacağımız dan kimsenin şüphesi ve korkusu olmasın sakın..

  • HASTANELER DE DOKTOR VARMIŞ..


    BASIN DUYURUSU

     


    Bazı yerel yayın organlarında “Doktorsuz Hastane ve Sevk Yine Öldürdü” başlıklı haberler yapıldığı görülmüş olup, Valiliğimizce yapılan inceleme neticesinde;


    Ardahan ve Göle Devlet Hastaneleri’nde halihazırda 53 Uzman Hekim ile 29 Pratisyen Hekimin görev yaptığı, haberde belirtilen Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları, Çocuk Sağlığı Hastalıkları ve Kadın Hastalıkları Hekimlerinin Sağlık Bakanlığınca il dışı görevlendirmeyle ilimizde görev yaptığı, bu branşlara Bakanlıkça yeni atamaların yapıldığı, Devlet Hastanesi’nde bugün itibariyle hekimsiz branş bulunmadığı,


    Uzman Hekim başına düşen hasta sayısının Türkiye ortalamasının altında olarak, 29 olduğu,


    2019 yılında Ardahan Devlet Hastanesinden 3,950 hasta, Göle Devlet Hastanesinden ise 519 hastanın çeşitli nedenlerle il dışına sevk edildiği, bu oranların rol hastaneleri ortalamasının oldukça altında olduğu anlaşılmıştır.


    Basına ve Kamuoyuna duyurulur.


     


    **KALP KRİZİ SONUCU HAYA GÖZ YUMDU..


    Öte yandan Ardahan Halk Bankasında görev yapan Elazığlı Oğuz Kaya´nın kalp krizi geçirmesi ardından Ardahan Devlet hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Oğuz Kaya´nın memleketinde toprağa verileceği öğrenildi.


    BAŞKAN AMCASININ OĞLU DA HAYATA GÖZ YUMDU..


    Diğer yandan Ardahan Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya´nın amcasının oğlu Ramiz Büyükkaya vefat etti. Merhum Büyükkaya´nın Cenazesi 14.01.2020 tarihinde Hanak Selamverdi Mahallesinde öğlen namazına müteakiben kılınacak cenaze namazıyla toprağa verilecek.


    DOKTORSUZ HASTANE..


    DOKTORSUZ HASTANE..


    arşiiv haber 12/01/2019 tarihli haber/yorum


    Ardahan Devlet Hastanesin de beklenen doktorların gelmemesi yetmez gibi var olanların da gitmesi üzerine hastane tamamen doktorsuz kaldı.


    Alınan bilgilere göre son hastalar arasında olan ve kulaklarının ağırması ardından Ardahan Devlet Hastanesine giden Ardahan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Şeref Kılıç’ın eşini Arzu Kılıç’ın da bir çok hasta gibi başka hastanelere sevk edildiği ve Kılıç’ın gittiği Ankara’da ameliyata alındığı öğrenildi.


    Kulak-Burun-Boğaz, Kadın Doktoru başta olmak üzere bir çok dalda doktorun olmadığı öğrenilen Ardahan Devlet hastanesine atanacağı söylenen doktorlarında hala gelmediği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    Askeriyenin Çöpü Ayıları Çekince Hastanelik Oldu!


    Askeriyenin Çöpü Ayıları Çekince


    Hastanelik Oldu!


    AYI SALDIRISINI KÖPEKLER ÖNLEDİ


    arşiv haber 11/07/2019 tarihli haber/yorım


    Ardahan’ın Göle ilçesinde meydana gelen Ayı saldırısında bir kişi hastanelik oldu.


    Alınan bilgilere göre Ardahan ve Kars yolunun kavşağında bulunan Okçu köyü sakinlerinden Çetin Küpeli sabah saatlerinde Kumut mevkindeki çayırda ot biçerken bir ayının saldırısına uğradı.


    Küpeli’nin uğradığı Ayı saldırısı sırasında iki köpeğinin yanında olması Küpeli‘nin hayatta olmasını sağladı. Çünkü Ayının sahiplerine saldırdığını gören köpekler sağdan soldan Ayıya saldırarak Ayının sahiplerini öldürmeden olay yerinden ayrılmasını sağladılar.


    Olay sonrası telefonla akrabalarını arayan Küpeli Göle Devlet Hasta hanesine kaldırılırken Ayıların Çalıdere, Okçu, Senemoğlu, Kumut mevkiilerine gelmelerinin en önemli nedenlerin den biri Askeriyenin ve Göle’nin çöpünün yanlış yere dökmeleri neden olduğu ileri sürülürken bu çöpe gelen Ayıların gördükleri insanlara saldırdıkları da iddia edildi. Yayla yolu ve çayır yoluna dökülen çöpte birşey bulamayan ayıların vatandaşa saldırdığını belirten vatandaşlar, ‘yetkililerin bu soruna bir an önce el atmaları lazım.’ dediler.


    Bilindiği gibi iki yıl önce Çalıdere (Mıhkerek) ormanlarında hayvanlarını ararken ayı saldırısına uğrayan bir vadandaş hayatını kaybetmişti.


    Yine Göle Yaylasında bir kişiye ayı saldırmıştı. İki gün öncede Okçu Köyü Yaylası bölgesinde ayılar iki ineği parçalamışlardı.


    Haber: Öz Göle Gündem

    Metin KASIMOĞLU



    Kendisi Küçük, Cürümü Büyük Ama!..


    Bir kent düşünün kendisi küçük, bir başka kentten ayrılma bir İl, biri demir yolu olmak üzere ikisi kara yolları üstünde olmak üzere 3 gümrük kapılı, Kafkasya’nın dünyaya açılan sınır kenti, plakası 75..


    Ve bu kent değil bölgenin yıllık 350 ila 400 bin arasında yetiştirilen hayvanlarla ülkenin kırmızı et deposu merkezi konumunda..


    Çoğu endemik olmak üzere bin bir çiçekle örülü yaylalar, Van Göl


    ünde sonra bölgenin en büyük gölü ilçesine isim veren Çıldır Gölü ve ilçesi sınırları içinde ki gümrük kapısına adını veren ve komşu ülke Gürcistan ile ortak yani sınır olan Aktaş Gölü, geleceğin Davosu olarak adlandırılan Kuzey Anadolu’nun Çukurovası adını alan Posof ilçesi ve Evli-a Çelebenin ‘meşelik’ alan adını verdiği sarı çamlarla süslü Göle, bulutlara değen yaylaları ile ünlü, BTC/Botaş doğal gaz boru hattının çevrim santralinin olmasına rağmen hala tezekle, kömür ile, odun ile ısınan Hanak ilçesi, alevi kültürünün yoğrulduğu, ülkenin kurucusunun  silueti ile her yıl ziyaret ettiği, bebeği ile ünlü Damal ilçesi, Erzurum sınırına olmasına karşı ısrarla Ardahanlıyım diyen Gorveng Beldesi, Ahıskalının, Kürdün, terekemenin, Alevinin kısacası Türkün birlikte kardeşce yaşadığı bir kentin kendisi küçük olsa da cürümü büyük denmesine vesile olan bir çok siyasiye sahip oluşumudur.


    Bilmem ama Cumhurbaşkanın 2 Baş danışmanı, yerel de olduğu gibi ulusalda bir çok gazetecisi, doktoru, hakimi, savcısı, profesörü, iş adamı, iş kadını olsa da hala kendisi küçük denmesine neden olan güçlü lobiden yoksun oluşu..


    5 İlçe bir merkezi, bire belde de olmak üzere 7 Belediye Başkanı, 2 Milletvekilline sahip olmasının yanında ülkenin en büyük metroplunün bulunduğu bölgede yani İstanbul’da 3, Kocaeli’nde 1, Çanakkale de 1 olmak üzere 5 Belediye Başkanı, onca başkan yardımcısı ve belediiye meclis üyesi, federasyonları, dernekleri ve de gazeteleri olan küçük bir kent..


    Sultan Süleyman’ın yaptırdığı, bir çok medeniyetin yaşadığı Kalesi ile Şeytan adını ala tarihi yapıları ile ‘Kale ve Kuleler’ kenti diye adlandırılan bir şehir düşünün ve bunca özeliğe sahip, karı, kışı, boranı dahil anlatamadığımız onca güzellikle süslü bir kentin nasıl olup kendisi küçük ama cürümü büyük olur diye soracak olanlar tek diyeceğimiz bu kentin adı ve ona lobicilik adı altında bir araya gelip, bu yönde çabalayanlara verilmeyen destekten yoksun bir kenttir kendisi küçük, cürümü büyük olduğu anlaşılamayan Ardahandır anlatılan kent..


    Bu anlamda gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.


    Kendisi küçük, ama cürümü büyük denen Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden yeterince  faydalanmamaktadır.


    Özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi bekleyen bir kenttir Ardahan


    Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehir olsada bunu bile anlatamayan, anlamayanların idare ettiği bir şehirdir Ardahan


    Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında 174 bin nüfusla yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.


    Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır.


    Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.


    İşte kısa bir özetle kendisi küçük, cürümü büyük kent Serhat Ardahan..

  • TACİZ DEĞİL, ALÇAKÇA VE KOMPLO BİR İFTİRA!

    HANGİ BELEDİYE BAŞKANI TACİZDEN KARAKOLA DAVET EDİLDİ!


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve savcılığın istemi, hakimin kararı ardından yayınlamasına izin verilmeyen İl Milli Eğitimde ki skandal sonrası şimdide bir belediye başkanı sarkıntılıktan ifadeye çağrıldığı ortaya çıktı.

    Gazetemizin ulaştığı bilgilere göre 7 Belediye Başkanının olduğu Ardahan’da taciz iddiasıysa bir başkanın jandarma karakoluna davet edilip, ifadesi alındığı öğrenilirken konu hakkında daha geniş bilgilere ulaşmak ve olayı teyit etmeye çalışmaktayız..


    Silahlı Tacizci Tutuklandı!Silahlı Tacizci Tutuklandı!


    arşiv haber *30/04/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle İlçesinde yaşanan ve halkın galeyana gelmesi ile sonuçlanan 8 yaşoında ki kız çocuğa taciz iddiası ile bir kişi tutuklanarak Ardahan Kapalı Ceza evine konuldu. Taci iddiası ile suçlanan S.Ç adıl şahsın çıkarıldığı mahkemece “silahla tehdit” suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.


    GÖLE’DE TACİZ İDDİASI GALEYAN YARATTI!  


    Göle sokaklarında 8-10 yaşlarında kız çocuğu taciz edildi söylemi kısa sürede yayılmasından dolayı Göle adliye binası önünde toplanan kalabalığın kız çocuğunu taciz etti iddiasıyla göz altına alınan kişi hakkında slogan atmaya başladılar 

    olay yerinde Göle emniyet müdürlüğü tarafından gerekli önlemlerin alındığı destek olarak ta göle jandarma komutanlığı ve özel tim tarafında emniyet önlemleri artırıldı 

    Haber. Kurbani Demir



    Çocuk ve Kadın İstismarına Tepki


    Ardahan‘da çocuk istismarına ve kadın şiddetine dikkat çekmek için bir araya gelen bir grup genç, basın açıklaması yaptı ve yürüdü. Gençlere eşi Zuhal Demir’le birlikte destek veren Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, çocuk istismarının kabul edilebilir bir yanı olmadığını söyledi.


    Son günlerde yaşanan çocuk istismarlarına tepki göstermek isteyen bir grup genç ellerinde ‘Bir Çocuğun Çıkaramadığı Ses Olmak Zorundasın’, ‘Çocuklar Sussun Sen Susma’ yazılı döviz ve pankartlarla Milli Egemenlik Parkı’nda toplandı. CHP‘li Belediye Başkanı Faruk Demir ve eşi Zuhal Demir’in de destek verdiği gençler, çocuk istismarına tepki göstererek, yeni taciz haberleriyle güne uyanmak istemediklerini dile getirdi. Belediye Başkanı Faruk Demir, ‘Çocuk istismarının kabul edilebilir bir yanı yok. Ne yazık ki ülkemizde bu tür münferit olaylar oluyor. Çok şükür ki Ardahan’da böyle bir olumsuzluk yaşamıyoruz. Yaşanmaması içinde şehrin tüm dinamikleri elinden geleni yapıyor. Belediyemizin de bir çocuk meclisi var. Onu daha aktif hale getireceğiz. Gönüllülük esasıyla kadın meclisi kuracağız. Bu duyarlılığı ve hassasiyeti kadınlara ve çocuklara yönelik hassasiyetimiz çağdaş dünyadaki uygulamalar düzeyine uylaşacaktır dedi.


    Grup adına konuşan Ardahan Üniversitesi öğrencisi Şehriban Yılmaz, Yıllardır sürekli, kadın, çocuk ve hayvanlara karşı yapılan taciz, tecavüz en büyük gündemimiz oldu. Fakat biz bunlara karşı ne yapabiliyoruz, sadece bir paylaşım, asılsın, biçilsin, kesilsin, birkaç saat sonra unutuyoruz. Biz artık unutmuyoruz, Böyle şeyler duymak istemiyoruz. Bizler artık hep birlikte güzel ve huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz. Her sabah uyandığımızda yeni bir taciz haberiyle, bir kadının haberiyle uyanmak istemiyoruz diye konuştu.


    Bazı öğrencilerin konuşmalar sırasında duygulandıkları ve gözyaşlarının tutamadıkları gözlendi. Konuşmalar ardından toplanan kalabalık sloganlar eşliğinde Kongre caddesinde protesto gösterisinde bulundu.


    Yürüyüş sırasında trafikte seyir eden araç sürücüleri de korna çalarak destek verdi.



    İki yazıyı bir günde yazmak..


    Pazar tembelliğine alışkın olmama karşın günü alt üst eden ve yazı yazamayacak hale sokan gelişmeler ve moral bozan haberler alınca değil yazmak, el kaldırmanın zorluğunu saklamak adına, ‘pazar tembelliği’ der insan..


    Halbuki pazar da olsa hedeflediğiniz bir plan ve programınız var, sabah ola, hayır ola deyip, uyumak için girdiğiniz yatakta kalkmak istemeseniz de sizi kaldıran, ‘haydi koş’ dedirten bir çok şey vardır hiç uyumayan beyninizde..


    Ve sabah olduğunu anladığınız takırtı seslerinin geldiği kulağınızdan beyninize giden sinyaller sizi kalkmaya, gözlerinizi açmaya ve ayaklarınızı yürütmeye emretse de gece üstünüze aldığınız yorganı iyice üstünüze çeker, ‘ya bugün pazar değil miydi’ der, kaldığınız yerde uyumak isteseniz de daha bir saat önceki o uyku tadının da kaçtığını hisseder, bir sağa, bir sola kıvranırsanızda sizi davet eden wc’nin sinyali daha da ağır basar.


    Ve istemesiniz ayağınız aşağıya, başınızı yorgandan dışarıya uzatıp, açtığınız gözlerinizle sanki yabancı bir yerdeymişcesine sağa, sola bakıp, bir süre düşündükten sonra uyku için girdiğiniz yatakta akşam yada gece düşündükleriniz ve yapmanız gerekenler hatırlar, o hiç çıkmak istemediğiniz yataktan bir anda fırlar, hızla bir orada bir burada gergince sağa sola koşturur, sonra da kendiniz aynanın karşısında saçlarını tararken yada kravat takarken veya makyaj yaparken bulursunuz.


    Ayakkabılarınızın nerede olduğuna bakarken sofradaki bir iki parça yiyeceği alelacele ağzınıza attıktan sonra şişmiş ve bir haftanın yorgunluğu ile dinlenmiş olan ayaklarınıza ayakkabıları giymiş, kendinizi kapıdan dışarıda bulmuş olursunuz.


    Hedef akşamdan kalma işi çözmek, pazar da olsa kendinize olduğu gibi karşınızdakine verdiğiniz sözü yerine getirmek için koşuştururken unuttuğunuz şeylerde olur..


    İşte bu unutulanların başında gelen ya telefonunuz yada cebinizde olmasını umduğunuz veya o günü alt üst edecek olan program oldu mu pazar denen şey kalmaz.


    Sonra alt üst olan moraliniz dolaysıyla yapmak istediğiniz, yapacağınızı da yapamaz, kalktığınızda, dışarı çıktığınıza pişman olsanız da gidenin geri gelmeyeceğini anlar yeriniz de kala kalırsınız.


    İşte o anlardan birini yaşadığım pazar günü asıl yapmak istediğim 34 yılı bulan gazetecilik hayatımda her gün yaptığım, yazdığım köşe yazımı yazmadığımı hatırlayıp, ‘vay be amma da bir gündü’ diyerek o günün alt üst olmasına neden olana kimsenin duymayacağı şekilde düm düz gidersiniz..


    Ve bende aynısını yaptım, günü alt üst edenlere, yazımı yazmamı geciktirenlere bolca selam (!) göndersem de dün yazmadığımı bugün yazacağımla birleştirip, iki yazıyı gece uymayarak bir güne sığdırdım..


    Ve bu iki yazımın birisi ülke sorunları ile ilgili diğeri ise kendimle ve yerelle ilgili konulardı.


    Ana bir insanın uyku halini anlatmam da üçüncü konu oluverdiğini anlıyordum.


    Ülkemin ,içinde olduğu sorunların başında gelen ekonomik sıkıntının getirdiği moral bozukluğu ile iyiden iyiye rahatlayan İstanbul trafiğinde yol alırken aradığımın cevap vermemesi, arayanın ise benimle alakasız bir nedenle tartışması ve bu yetmez gibi her gelen sinyal ardından açtığında ‘kiminle yazışıyordun?’ denen whatsApp ile gelen ve moral bozduğu gibi geren mesajların yarattığı atmosferin günümüzü alt üst ederken, bir taraftan da direncimi arttırıyor, yaşananlara ‘haydi oradan, bildiğin gibi olsun, ne yaparsanız yapın, size inat ben yoluma devam edeceğim’ dedirten bir his ile işime bakıp, 34 yıldır kesintisiz yazdığım yazılarımdan ikisini birleştirerek günlük yazılarımı yazmaya başlıyordum..


    Ve Başkan Erdoğan’ın kampa aldığı yeni seçilmişlere hitap ederken seçimler öncesi ‘Merak etmeyin 4,5 yıl buradayım’ dediği iktidarının yarım yılını 3 gün içinde unutup bu kez ‘4 yıl seçim yok’ dese de YSK’nın hala tartışılan İstanbul seçimleri için yapılan itirazlara cevap vermediğini de hatırlıyordum.


    Ve en önemlisi yine aynı Başkan Erdoğan ‘takmıyoruz’ dese de yurt dışında gelen ekonomik baskıların her geçen gün arttığı ve piyasaların buna dayanacak halinin kalmadığını da hatırlıyordum..


    Bunlar ulusal sorunlar konusunda başı çekerken benimde içinde olduğum yerel sorunları da ele almam gerekiyordu.


    Ve bu sorunların başında bölgemde ki yeni belediye başkanlarına yönelik olarak oradaki hükumetin etkisinde ki mahalli idarecilerin bakışı ve de birlikte hareket etmemeleriydi..


    Ve aynı başkanların da stk’lar başta olmak üzere hükumet ve mahalli kamu idareciler üzerinde baskı kuracak olanlarla temas kuramayışlarıydı.


    Evet iki yazımı bir güne sıkıştırma adına ele aldığım bugünkü yazımın biri ulusal konulardı, diğeri ise başında bulunduğum stk ile diğer yerel sorunlardı.


    Beni geren bir pazarı geride bırakırken yazmadığım yazılarımı yazıp, uyuyayım derken pazar günü geç kalkmanın getirdiği sıkıntının diğer geceyi de uykusuz bırakırtırsa da yazılarımı yazmanın rahatlığı ile yeni bir güne ve haftaya merhaba demek için uyumaya gidiyordum.


    Ama gün boyu beni geren ve yazımı yazmamı unutturan mesajlardan bir yenisinin geldiğini görürken bu günün de, haftanın da hiç iyi geçmeyeceğini gülerek hissediyordum.


    Bu yetmezmiş gibi seçimlerden sonra yaptığı ilk konuşmasında, ‘Türkiye İttifakına İhtiyaç Var’ diye aynı Başkan Erdoğan’ın seçimler ardından ikinci konuşmasında yeni seçilmiş olan başkanlarına seslenirken, ‘Daha bir şey bitmemiş’ demesinden karar almak üzere olan YSK hakimlerine, bana gelen mesajlar gibi üstü kapalı mesajlar yolladığını anlıyor ve önümüzde ki günlerin hatta yılın hiçte rahat geçmeyeceğini de anlıyordum.


    Neyse gecenin saat üçüne sıkıştırmaya çalıştığım iki günlük yazımın bir hayli uzandığı ve iki yazıdan çok üçüncü yazıya doğru yol aldığını görünce, ‘Geleceği varsa, göreceği de var! ‘ deyip, ‘İki yazıyı bir günde yazmak..’ başlıklı yazıma noktayı koyuyorum..

  • YIL 2020 ARDAHAN'DA HALA EVLER ÇÖKER!

    ÇOCUKLARI YARALANDI


    Toprak altında kalan çiftin çocukları Eray (16), Dilan (10) ve Bilal Saltaş (3) yaralandı.  ekipleri ve vatandaşlar tarafından kurtarılan kardeşler, Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.



    VALİ ZİYARET ETTİ


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, yaralı kardeşleri hastanede ziyaret etti. Aileye geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Masatlı, “AFAD ve 112 ekiplerimiz anında olaya müdahale etmiş ve çocuklarımız hastaneye getirilmiştir. Şu an için sağlıklarında önemli bir sorun yok. Devletimizin imkanlarıyla evlerini yapacağız. Eşyalarını da alıp, vatandaşlarımızın bundan sonraki hayatlarını normal olarak sürdürmesi için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz” dedi.


     




    YENİ YIL MESAJLARINIZ İÇİN ARAYIN


    05354183258 Reklam Ver, Milyonlara Ulaş


    Marka yaratmak için altın kurallardan biri farklı olmak. Farklı olmanın yolu da başarılı ve akılda kalıcı reklam çalışmalarından ve kampanyalarından geçiyor. Firma kimliğini ya da üretilip satılan ürün ve hizmetlerin kısa zamanda marka olması ve daha çok insana ulaşması için tanıtım desteği gerekiyor.




    • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
    • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
    • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
    • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
    • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

    • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


      Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

    • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
    • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
    • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
    • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
    • Güncel bilgiler verirsiniz.
    • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
    • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
    • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
    • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

    • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


      Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

    • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.


    • BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

    • güç
    • prestij
    • marka değeri
    • gelir
    • güvenilirlik
    • olumlu imaj
    • farkındalık kazandırır.

    • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

    • gelir
    • kalite
    • bilinirlik
    • güç
    • değer kaybettirir.


    Saffet Kaya’nın


    Köyünde Kardan ev Çöktü! 1 Ölü..


    arşiv haber 09/0172019 tarihli haber


    Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’nın köyü olan Çetinsu (Beberek) köyünde meydana gelen olayda bir kişi öldü. 2 Kişi yaralandı. Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın kar yüzünden çöken evin bulunduğu kaza da yaralananlar Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldılar.


    Başta Göle’de olmak üzere kar yağışının devam ettiği Ardahan merkez Çetinsu (Beberek)köyünde Eflat Tüter’e ait kerpiç evin, kar yağışına bağlı olarak çökmesi sebebiyle, evde bulunan Eflat Tüter’in kızı Bilgeyiz Sancar (64) hayatını kaybetti, Eflat Tüter (89) ve eşi Kırmısiye Tüter (64) ise yaralandı.



    Evin çökmesinin haber alınması üzerine olay yerine gönderilen AFAD ve Sağlık Ekipleri, yaralıları göçükten kurtararak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırdı.


     


    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, yaralıları hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Yaralılara geçmiş olsun dileğinde bulunan Vali Masatlı, ailenin her türlü ihtiyaçlarının karşılanacağını söyledi.


     


    Vali Mustafa Masatlı daha sonra Çetinsu köyüne de giderek çöken evde incelemede bulundu. Köy Muhtarı ve AFAD yetkililerinden bilgi alan Vali Mustafa Masatlı, hayatını kaybeden Bilgeyiz Sancar’ın cenazesinin aileye teslimi ve sevk edilmesi konusunu yakından takip ettiklerini, aileye gereken tüm yardımların yapılacağını ve ailenin geçici olarak kamuya ait bir lojmana yerleştirilerek, yaşamsal tüm ihtiyaçlarının ivedilikle karşılanacağını kaydetti. Ailenin geçim kaynağı olan hayvanların bakımı konusunda gerekli tedbirleri aldıran Ardahan Valisi ayrıca, aileye hayatlarını idame ettirebilecekleri bir konut yapılması konusunda da gerekli çalışmaların AFAD ve SYDV tarafından başlatıldığını, devletimizin her şartta vatandaşlarımızın yanında olduğunu ve olacağını ifade etti.



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.

  • MOBESELER ÇALIŞIYOR MU?

    Mobesa ve Kameraların Çalışmadığı Ardahan'da Gasp!..Mobesa ve Kameraların Çalışmadığı


    Ardahan’da Gasp!..


    *Arşiv Haber 13/10/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’da meydana gelen gasp olayında bir tekel bayii soyuldu. Alınan bilgilere göre Ardahan Kars Caddesi üzerinde bulunan bir tekel bayine giden 2 gaspçının kameraları çalışmayan iş yeri sahibini tehdit ederek kasasında ki paraları alarak kayıplara karıştılar. Gaspçıların kim oldukları öğrenilemezken buna neden olanın kent genelinde bulunan Mobesa kameralarının çalışmaması ve soyulan iş yerinin kameralarının kapalı olmasının neden olduğu ileri sürüldü.



    Sağlık Müdürü Bu Olay Doğrumu?


    *Arşiv Haber 10/10/2018 Tarihli Haber


    Pratisyen hekim Gökhan Arkan’ın Ardahan Devlet Hastanesinde, ilk iş gününde yaşadığı ve istifa etmesine sebep olan olay, sosyal medyada ‘sağlıkta şiddet son bulsun’ dedirtti. ‘Ameliyathane Girilmez’ adlı sanal bir sayfada konu hakkında bir açılama yapan Pratisyen Hekim Gökhan Arkan isimli Doktor kimler olduğunu açıklamadığı ancak Ardahan’da yaşadığı olay ardından istifa ettiğini açıkladı.


    Ardahan İl Sağlık Müdürlüğünün konu hakkında bir açıklama yapmazken, doktoru tehdit edenlerin kimler olduğu, haklarında herhangi bir soruşturma başlatılıp, başlatılmadığı bilinmezken Ardahan’da yaşadığı olay ardından görevinden istifa edip, Ardahan’da ayrılan doktorun sanal ortamda paylaştığı iddialar şöyle;


    ‘4 Ekim Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Pratisyen Hekim olarak ilk iş günümdü. Çok mutlu çok heyecanlıydım. Sonunda uğruna olabilmek için nice emekler verdiğim kişiydim, doktordum. Memleketin en uzak köşesinde acil serviste insanımıza dokunacak, belki de hayatlar kurtaracaktım. Bu nedenle 30’da 30 acil tıp uzmanlığı yazmıştım. Sonuçların açıklanmasını bekliyordum.

    İlk hastamdan sonra Hastanede tomografinin önünde yardım isteyen bir gruba rastladım, koştuk arkadaşımla beraber. Bilmediğim bir çocuk hasta, kan kustu dediler. Etrafta kan lekeleri vardı. Nabızlar iyi. Bilinç durumunun iyi olmadığına anlık olarak karar verdim boyunluğu olduğu için travma hastası olarak değerlendirip kırmızı alana götürelim diye personelimize talimat verdim. O sırada neden olduğuna anlam veremediğim bir şekilde “seni öldüreceğiz” diyerek agresif davranışlara girişildi. Orada tahminen sekiz kişilerdi. Çocuğu tanımıyorum. Doktoru değilim, değerlendireceğiz acil kırmızı alanda, izin verin çocuğu çıkartalım dedim. Tamam ama sen öleceksin dediler.


    Çocuğu kapalıya çektikten sonra çok daha kalabalık oldular güvenliklere saldırdılar biz çocuğa müdahale etmeye çalışırken. ( daha doğrusu uzmanlar geldiler. ) Orada saldırılar bitmedi ve polise haber verildi. Polis ekipleri gelmeden güvenlik arkadaşlarımızdan birinin de burnu kırılmış. Hala içeri girip beni ve bir uzmanı işaret ederek öldüreceklerini söylediler. Bu olaylar hayli uzun surdu. Öfkeleri dinmedi. Öfkenin nedeni Tomografide içerideki hastanın çekimi varken onu çıkartıp kendi hastaları içeri alınmadığı içinmiş. Hatta kendi çocuklarının tomografi çekimini saldırarak yarıda kestirmişler. Başhekimimiz konuştu, başhekim yardımcılarımız konuştu yine de saldırganlardı. Ölüm tehditlerinden geri adım atmıyorlardı. Ben 155 aracılığıyla polis aracına binerek öğretmenevine oradan da havalimanına geçtim. İstifamı bir arkadaşıma teslim ettim, Evime, memleketime döndüm. 1300 km’yi bunun için gelmişim. En çok da umudumu heyecanımı kırdıkları için üzgünüm”



    **Gazetecileri Öldürmeyin Efendiler! 

    *Fakir Yılmaz/Gazeteci


    ABD Başkanının ‘Ben olmazsam iki hafta sarayda oturamazsın’ diyerek aşağladığı Arabistan Kralının emrinde bulunan Büyükelçiliğe giden gazetecinin ortadan kayıp olması ardından Bulgaristan’da yolsuzlukları araştıran gazetecinin hunharca öldürüldüğünün haberlini alıyoruz.

    Dövülerek öldürülen Metin Göktepe’nin adına verilen ödülü alan bir gazeteci olarak ‘Gazetecileri öldürmeyin efendler’ başlıklı yeni bir yazı daha yazdıran bu iki önemli son gelişmeye baktığınızda dünyada olduğu gibi ülkede bu mesleği yapanların ne kadar riskli bir iş ile uğraştığını da bir kez daha üzülerek anlıyor ve kahroluyorum.

    Çünkü ülkenin idarecilerinin kendilerini eleştiren ortaya koydukları politikaların yanlışlığına dikkat çeken ve toplum gözü, kulağı ve ağzı olan gazetecilerin haber ve yorumları ile geldikleri yerlerde gazetecilere düşman kesildiği bir dünya da yaşadığımızı da hatırlıyorum.

    Yazıma başlamadan önce açtığım facabook sayfamda 7 yıl önce attığım manşeti yeniden tazeleyen iki gazetecinin öldürülmesi olayını ‘Arayanlar oradaydı, kayıp edenler yoktu’ olarak değil de, ‘Ölenler burada, öldürenler yoktu’ şeklinde değiştirmeme neden olan Arabistan Başkonsolosloğunda ki gazetecinin kayıp oluşu ile Bulgaristan’da ki Avrupa Fonlarını araştran gazetecinin hunharca öldürülmesi gazeteciliğin içinde bulunduğu, karşı karşıya olduğu tehlikelri de anlatmıyor değildi.

    Öldüremediklerini de hapse, sürgüne gönderen bir anlayışın devam ettiği dünyada demokrasinin 4. Kuvveti olarak lanse edilen ama her iktidarın birinci düşmanı halinde olan basını oluşturan gazetecilerin bu kahreden olaylarla karşı karşıya olmalarına rağmen görevlerini en iyi şekilde yerine getirme çabası maalesef zor bir durum.

    Hele hele ki ülkemizde son yıllarda ki tutuklu gazeteci sayısının yanında baskılar dolaysıyla gazetecilik yapamaz hale sokulması ise bir başka önemli bir durumdur.

    Gazeteci ise tehlikedir, gazeteci ise imkânlarını kıs, gazeteci ise içeri at, gazeteci ise kağıda, ekmeğe muhtaç et politikasının yürürlükte olduğu bir süreçte bir ülkemizde diğeri ülkemize komşu olan diğer bir ülke yaşanan bu iki olay bu ülkede ve dünyada gazeteciliğin hele hel muhalif gazeteci olmanın bedelinin ne olduğunu siz değil son iki gazetecinin saf dışı edilmesi ile anlayabiliriz.

    Kendilerinde olmayanın gazeteci değil, terörist, ajan olarak ilan edildiği bir ülkede gazetecilerin tutuklanmasını, öldürülmesini ve ayakta kalma mücadelesi verenleri kağıtsızlıkla, açlıkla terbiye edilmesini de yazmak Suudi ve Bulgar gazetecisini yaptığı gazetecilik kadar tehlikeli ve korkunç bir duygu..

    Çünkü;

    ‘Basın Milletin Müşterek Sesidir, Basın Hürdü, Sansür Edilemez’ sözlerinin ‘Adalet Mülküin Temelidir’ sözü kadar değersiz kaldığı bir dönemde bu iki olayın perde arkasına baktığınıza da gazeteci düşmanı, basın özgürlüğünü ret eden bir anlayışın sadece biz de değil, tüm geri kalmış, sözde gelişen ülkelerde aynı acı bir durum olduğunu da görmüş olursunuz.

    Neyse çok uzatıp bizde başımıza iç açmadan te bir şey diyerek yazımızı bitirelim..

    Belik anlayan olur diyerek;

    ‘Gazetecileri Öldürmeyin Efendiler’

  • ARDAHAN'DA İNTİHAR, TACİZ ve YANGIN!..

    ÇILDIR GÜNE ÖLÜM HABERİ İLE UYANDI


    Aşağı Canbaz köyünden..   Çıldır İlçesine bağlı Aşağı Canbaz köyünden eski muhtar Mustafa Uzunkaya dün gece yaralı halde Çıldır Sağlık Ocagına getirildi. Tabanca ile intihar etti denilen Mustafa Uzunkaya yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


     


         Edinilen bilgiye göre, Sağlık ekiplerinin inceleme sonucu merhumun vücüdunda 4 adet kurşun izi tespit edildi. Olaya el koyan Ardahan savcılığı olayla ilgili olarak Mustafa uzunkaynın oğlu gözaltına alındı.


    kaynak: cildirmanset



    Tacizci öğretim görevlisi açığa alındı!..


    Çıldır Meslek Yüksel Okulu Öğretim Görevlisi A.B, kız öğrencilerine yönelik tacizli mesajlar göndermesi nedeniyle açığa alındı.


    Konu hakkında edinilen bilgilere göre, öğrencilere tacizli mesaj gönderdiği iddia edilen A.B’nin, öğrencilerin şikayetleri üzerine açığa alındı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilen A.B’nin durumu hakkında Ardahan Üniversitesi yönetiminden açıklama bekleniyor. Kaynak: ardahanhaberleri


    Aşıkşenlik mahallesinde yaşayan Soygunaz Koca´ya ait ev elektirik sobasından kaynaklı çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.



    AŞIKŞENLİK´TE YANGIN


    Aşıkşenlik mahallesi hakından…


     


           Akşam saatlerinde çıkan yangına Çıldır Belediye ekipleri ve tabuk komutanlığına ait itfaiye aracı müdahale etti. Yaşanan olaydan can kaybı yaşanmazken ev ve eşyalar kullanılamaz hale geldi. Çıldır İlçe Kaymakamlığı ailenin zarar tespiti için gerekli çalışmaları başlattı.



    **Çöp Olmak!..


     

    Yeni bir seçimin tartışmaya açılmak istendiği şu günlerde mevcut hükumetten ziyade onun adeta basın sözcüsü ve savunucusu olmayı kendine düstur edinen MHP den açıklama var;”Bu süreçte seçim olmaz” diye.


    Seçilen Belediye Başkanlarının önce görevden el çektirilmesi, ardından genel başkanları, milletvekilleri gibi tutuklanan HDP’nin yeni bir seçim istemesi, büyük kurultayı öncesi için için kaynayan ama bunu saklamak ve gözleri başka yöne çevirmek için bir gazetecinin aracılığı ile ‘Hangi CHP’li Başkan Erdoğan ile Saray’da gizlice görüştü?’ tartışmasını ortaya attıran CHP’nin, ‘olabilir mi?’ dediği, İYİ Partinin kıvırtmadan, “Hadi seçime gidelim” açıklaması, MHP’nin “gerek yok” dediği, iktidarın ise adeta ortamı yokladığı ama söylenenleri anketler aracılığı ile sessizce izlediği şu günlerde asıl konu, “Parti kuracağız” diyerek ortaya çıkanların sessizliği ve çöp oluşları dikkatlerden kaçıyor..


    Öncelikle çöp olmanın sözlük anlamına baktığımızda kullanım süresi dolan, artık işe yaramayan bir eşyanın kullanılmayıp, kenara atılması ya da ‘belki ilerde lazım olur’ denilerek bir köşeye tıkılması anlamına geldiğini görüyoruz.. 


    Yani bunun açık anlamı miadı dolmuş veya daha kullanılmadan defolu mal gibi kullanımdan kaldırılan nesne için,  “ÇÖP OLDU” tabiri kullanılır. 


    Bu kelimeyi insanlar  için en çok kullanan kesim de gazeteciler, basın ve medya, diğer adıyla kamuoyudur..


    Siyasette tartışmaya açılmak istenen, muhalefetin yarım ağızla, iktidarın ise nabız yoklayarak, “İstemem yan cebime koy” gözüyle baktığı seçim tartışmalarının yanı sıra normal hayatta devam eden çöpleşme, çöp olmalar da sürer..


    Bu süreç içinde yok olanların diğerleri de birilerinin, birileri aracılığı ile öne çıkıp, ama bir anda kendilerini bir şey saymasının hatasıyla kısa sürede kaybolan aynılarının sadece siyasiler olmadığı ve siyasette olduğu gibi özel hayatta da ÇÖP olduklarını  görmekteyiz.


    Ve bunlar her ne kadar zaman zaman arada bir esen rüzgarın savurmasıyla gelip gözümüze girseler de, bir zamanlar çıktıkları üzerimize düştüklerinden dolayı bu kez çamur olarak tutunmak isteseler de ağaçtan düşen yaprak misali yerlerde sürüklenmeye mahkumdurlar.


    ‘Parti kuracağız’ deyip, iktidar ve  muhalefetten kopanlar gibi özel hayatta, “Sensiz de olur”diyerek kendilerini dev aynasında görenler ikili yaşamlarda kendilerine verilen değeri unutarak, özelden uzaklaşıp, ÇÖP olanları sıkça gördüğümüz şu hayatta tüm engellemelere rağmen yaptıklarıyla, ortaya koydukları eserleri, samimiyetleri, inançları ve idealleriyle  ömür boyu bu şekilde yaşayanlar altından öte Elmaslaşırlar. 


    Kısacası; Dün adam sanılanlar yani ÇÖP olanlar ise tarihin karanlık ve lekeli sayfalarına gömülüp giderler..


    ÖĞRENCİ İNTİHARA KALKIŞTI


    ÖĞRENCİ İNTİHARA KALKIŞTI


    *Arşiv Haber 02/12/2018 Tarihli Haber


    Ardahan da bunalıma giren bir öğrenci intihara kalkıştı


    Ardahan’da nedeni bilinmeyen bir sebeple  lise öğrencisi intihar etti. Alınan bilgilere Ardahan Kız Meslek Lisesi yurdunda yatılı olarak eğitim gören bir kız öğrenci, kaldığı yurdun 3. Katından aşağıya atlayarak intihar girişimde bulundu. 


    Arkadaşlarının haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan öğrenci tedavi altına alınırken, kız öğrencinin her iki bacağının da kırık olduğu öğrenildi. Hayati riski bulunmayan öğrencinin intihar girişiminin ardından adli soruşturma başlatırken, öğretmenler ve öğrenciler intihar girişimde bulunan öğrenciyi hastanede ziyaret etti.


     


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    KAR TURİZİMİ


    Ülkenin en soğuk kentlerinden olan ve kışı en ağır şekilde yaşayan Ardahan da ülke geneline baktığımız da kışın yağan karla kapanan yollarla ve arada bir yapılan kayak yarışları dışında gündeme gelmediğini görmekteyiz.

    Halbu ki başata Norveş olmak üzrere Ahıska ve diğer ülkelerin her doğal kaynağı ekonomiğe çevirdiğini görürüz.

    Kar yağışıyla birlikte kışı hatırlayanların ve lastik değişimi ile soba yakmanın faydalarının anlatıldığı ülkem de ki kış aslında başta Doğu Kenti olan Ardahan’ıma olmak üzre bütün ülkeye ekonomik kaynak sağlayacak bir hazine dir.

    ‘Kar yağdı, yollar, kapandı sakallar dondu’ haberleriyle ‘A kış gelmiş çokta soğukmuş’ tartışmalarının yaşandığı ülkemde kar turizimi, kış turizimi diye bir algının oturtulması gerektiğini de hatırlatmak lazım.

    Yazın olduğu gibi kışın da bir çok ekonomik getirisi olan doğayı izlemekle, eleştirmekle zaman kaybeden insanlarımız kışları fırsat bilen kurtlar kadar akıllı değiller.

    Yalnız Çam,Uğrlu Dağı,Kars Sarıkamış,Erzurum Palandöken,Erciyes,Bursa Uludağ,Kocaeli Kartepe diye bilinen onca kayak tesislerinin adını dağ adını hatırlatamayan yüzlerce kayak merkezinin kıştan kışa hatırlanıp bölge de ki brokratlara ve sosyeteye hizmet verme dışında hiç bir ekonomi getirisi olmaması düşündürücü ve masaya yatırılması gereken önemi bir sorundur.

    Kışları yüzeyi donan onca gölün başında gelen Ardahan Çıldır Gölü gibi ülkenin doğasını süsleyen akar sular ve göllerin ördek avında bile gündeme gelip ekonomiye katkı sunamaması dünya da en çok bor hazinesinin bulunduğu ülkem de ki onca hazine gibi bulunup keşfedilmeyi bekliyor.

    Yazları aklı esenin etkinlik ve festival yaptığı ülkem de neden kızak yarışları en büyük kardan adam yada eski moğulların hayat yaşantısını çeken köylünün hayat hikayesini niye gündeme taşıuıp ekonomiye katmaz?

    İşte bu buna benzer bir çok imkanın sunulduğu kışları kartopu gibi toplayıp ekonomiye niye katmayız ki?

    Hadi, ‘kış geldi,kar yağdı,inekler üşüdü’ haberlerinin yanı sıra kar küresinin bir hazine olduğunda hatırlamak ve anlatmak gerekir diyerek  kışa kara kış demeden beyaz bir sayfa açıldığını ve bu sayfaya ekonomik kazançların ard arda yazılabileceğini ortaya koyalım.


    ÖĞRENCİ İNTİHARA KALKIŞTI


    Ardahan da bunalıma giren bir öğrenci intihara kalkıştı

  • ARDAHANLI İSTANBUL'UN FUHUŞ HARİTASINI ÇIKARDI!

    VEYSEL BOĞATEPE


    Yaklaşık iki yıl süren araştırmamın ilk adımını, sokaklarda 5 ile 10 TL arasında değişen fiyatlarla saat ve parfüm gibi ürünler satan Afrikalı işportacılar olarak belirledim. İstanbul’un en kalabalık semtlerinin birinde, işportacı tezgahlarını haftalarca gözlemleyerek günlük cirolarını tespit etmeye çalıştım. Tanık olduğum durum, sattıkları ürünlerin maliyeti sıfır olsa bile bu yöntemle yaşamlarını idame ettirmelerini mümkün kılmıyordu. İşportacıların günlük ihtiyaçlarını karşıladıkları pasaj içindeki çay ocağına düzenli olarak uğradım ve onlarla diyalog kurdum. Daha çok dinleyerek bazen de konuştukları konularda fikir beyan ederek ama mümkün olduğunca da mülteci-göçmen sorununu açarak bu konudaki fikirlerini öğrendim. Sohbet sırasında, 5-10 liraya satılan saat, parfüm gibi şeylerle geçinmenin mümkün olmadığını söyledim. Herkes farklı şeyler söylerken çaycının, “Ne saati bunlar başka dolaplar çeviriyor” şeklindeki alaysı yanıtı, üzerinde durmam gereken en önemli ayrıntıydı.



    İLK İPUCU İŞPORTACIDA


    Diyalog kurduğum Afrikalının tezgahına aralıklarla uğradım ve birkaç kez de alışveriş yaparak güven duygusunu pekiştirdim. Kırık Türkçesiyle anlaşmaya çalıştığım işportacıya, Afrikalı kadınlarla arkadaşlık etmek istediğimi, bu konuda bana yardımcı olmasını söyledim. İlk başta Afrikalı kadınların, Türklerle arkadaşlığa yanaşmadıklarını söyleyerek konuyu geçiştirmek istedi. Israr edince ciddi ilişki arayan birisini tanımadığını ama ücret karşılığında birlikte olabileceğim Afrikalı kadınlar olduğunu, istersem bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi.



    TELEFON UYGULAMASINDAN ERİŞİM


    Ücretle çalışan kadınların telefon numaralarını vermesini beklerken, telefonundan bana bazı yabancı uygulamalar gösterdi. Afrikalı kadınlarla birlikte farklı ülke vatandaşı kadınlarla da tanışıp, iletişim kurabileceğimi söyledi. Kendisinin bu işin içinde olup olmadığından emin olamadığım gibi önerdiği eskort uygulamaların ne ölçüde işime yarayacağını da kestirmem zordu.


    Uygulamaları indirdim ve sahte birkaç profil açarak araştırmamı sürdürdüm. Günümün birkaç saatini profilleri incelemeye ayırarak ülkeleri ve bölgelerdeki yoğunluğu tespit ettim. Neredeyse tüm profillerde Türkiye’ye ait telefonlar yazılıydı ve arayarak ya da whatsapp ile iletişim kurulması yönünde not düşülmüştü. Uyarıya rağmen bazı profillere mesajlar yazdım ancak hiçbirinden geri dönüş olmadı.



    YÜZLERCE KADINLA GÖRÜŞTÜM


    Araştırmamı sürdürebilmek için yeni bir telefon hattı satın aldım. Profil sayfama zengin, elit birisi olduğumu hissettirecek kısa notları, hem Türkçe hem de İngilizce yazdım ve bu notları aralıklarla değiştirdim. Uyguladığım bu yöntem işe yaradı ve günden güne favorilerine ekleyen kadın sayısı çoğaldı. Telefon numaralarını da ekleyerek bir liste oluşturdum ve whatsapp’tan mesajlar yazdım. Yazıştığım kişilere hangi ülke vatandaşı olduğu, ne zamandan beridir Türkiye’de yaşadığı, ücret politikaları, çalışma şartları, hizmet verdikleri yerler ve semtler gibi başlıca sorular yönelterek notlar aldım. Sohbetin akışına göre sorular değişiklik gösterse de genellikle önceden hazırlanmış şablon mesajları gönderiyorlardı. Memnun kalmam durumunda daimi müşterileri olabileceğimi söyleyerek hem konuyu genişletmeye hem de güven duygusunu pekiştirmeye özen gösterdim.


    İki yıla yakın bir zaman sürdürdüğüm kapsamlı çalışmamda farklı ülke vatandaşı yüzlerce kadınla görüştüm, notlar aldım. Derlediğim bilgiler, Türkiye’de sadece yüzeysel bir konuymuş gibi geçiştirilen göçmen-mülteci sorununa ilişkin bilinmeyen veya üzerinde durulmayan gerçekleri, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu.


    KİMLER, HANGİ BÖLGELERİ TERCİH EDİYOR?


    Türkiye’ye fuhuş amacıyla gelen ülkelerin başında Özbekistan, ikinci sırada ise Afrika ülkelerinden Nijerya ve Gana yer alıyor. Özbeklerin en yoğun olduğu bölge, 90’lı yıllarda Rusların bavulla birlikte seks ticareti yaptığı Aksaray-Laleli bölgesi. Özbeklerin hakimiyeti Beyazıt’tan başlayarak Aksaray, Laleli, Fatih, Şehremini, Çapa bölgelerini kapsıyor ve Topkapı’da son buluyor. Topkapı sınırında kesilen Özbek yoğunluğu Şirinevler’de yeniden başlayarak Halkalı, Zeytinburnu, Esenyurt gibi bölgelerde seyrekleşiyor ve Beylikdüzü’ne kadar devam ediyor. Bu bölgelerde nadir de olsa Afrikalılar da bulunuyor. Topkapı’da ise Çin masajı hizmeti veren birkaç Çinli dışında neredeyse bölge boş. Müşterilerden masaj dışında gelen teklifleri geri çevirenler de var, kabul edenler de. Şirinevler, Bakırköy ve Ataköy semtlerinde ise daha çok Türkler yoğunlukta. Afrikalıların tercih etmediği Anadolu bölgesinde yine nadir de olsa Özbeklere rastlamak mümkün. Kadıköy, Kartal, Maltepe ve Ümraniye semtleri, Türklerin adeta üs bölgesi durumunda.


    UKRAYNA VE POLONYALILAR LÜKS OTELLERDE


    Taksim ve çevresi Afrikalıların en yoğun olduğu semtler ancak nadir de olsa Mecidiyeköy ve Osmanbey’i de tercih ediyorlar. Bu bölgelerde yine Özbeklere rastlamak mümkün. Kağıthane ve çevresi ise tercih edilmeyen bölgeler arasında. Nadir de olsa işi organize eden Azeriler, bu bölgelerde. Bunun dışında Ukrayna’dan ve Polonya’dan belli başlı günlerde gruplar halinde getirilen kadınlar, lüks otellerde yüksek fiyatlarla pazarlanıyor. Yüksek fiyatların döndüğü organizasyonlarda şartların ve kuralların yanı sıra fiyat politikalarını da yine kendileri, gecelik olarak belirliyorlar. Bunun dışında hizmet vermedikleri gibi hiçbir bir öneri ve teklifi de kabul etmiyorlar.



    EN ÇOK MÜLTECİ KABUL EDEN ÜLKE


    Resmi rakamlara göre 3 milyon 440 bin 648 kişi ile en çok mülteci kabul eden Türkiye, “Yabanclar ve Uluslararas Koruma Kanunu”nu TBMM’de, 11 Nisan 2014’te kabul etmiş ve UNHCR (Birlemiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserlii Bürosu) ile “Ev Sahibi Ülke” anlaşmasını da 1 Eylül 2016 yılnda imzalayarak resmiyet kazandırmıştı. Suriyeli mültecilerin yanı sıra turizm ve ticareti geliştirmek amacıyla aralarnda Ortadoğu ülkeleri, Türki cumhuriyetleri ve eski Sovyet ülkelerinin de bulunduğu 89 ülke ile yaplan vize muafiyeti anlamaşı, Türkiye’yi kontrol edilemeyen düzensiz göçmen kriziyle baş başa bıraktı. Mülteci kamplarndan ayrılan ve ülkenin dört bir yanına dağılan mülteciler, temel barınma ihtiyaçlarını karşılamak için farklı iş alanlarına yöneldiler. Ayn zamanda ciddi bir kamusal soruna ve vergi kaybına neden olan göçmen ve mültecilere ilişkin ne Göçmen Bürosu’nun ne de Sağlık Bakanlığı’nın sitesinde pek de aydınlatıcı bilgiler bulunmuyor.



    **İMF’nin Kapısı Çalınacak mı? 


     


    Bugünlerde yine sıkıntılar yaşadığımız ekonomi ile ilgili yaşadığım bir tartışmayı yazıya dökmek isterken 2016 yılında ele aldığım ama güncelliğini kayıp etmeyen üç başlıklı bir yazıma rastladım..


    Ve hiç dokunmadan ama bir iki güncellemeye ile  sanki bugün yazmışım gibi yeniden yayınlamanın gerektiğini düşünerek, bugün kü köşeme de misafir ettim..


    İşte o sanki bugün yazılmış 3 yıl önce ele aldığım o hala güncelliğini koruyan yazılarımdan biri daha..


    Her geçen gün daha da daralan ekonomiyi düze çıkarmak için yoğun bir tempo ile mesai yapan Başkan Erdoğan ile emrindeki hükumet adeta dağa, taşa düşmüş bir dolar arıyor.. 


    Gerçi daha bir kaç ay önce ve halen 1 doları olanın fetocu diye yakasından tutulup, içeri atıldığını da unutmadık ya neyse.. 


    Evet, Başkan konuşmaları ile emrindekilerle birlikte bu günlerde harıl harıl 1 doları aradığı şu günlerde kimsenin dillendiremediği şu, ‘İMF’nin ne iş yaptığını ve nerede olduğuna da bakmak gerekmez mi?’


    Çünkü Başkan ve hükumette biliyor ki; doların bir büyük kısmını da aidatını öderken, ‘Borcunu ödedik’ diyerek hava attığımız İMF’nin verdiği akıl ve de paralar ile dünyanın bir çok ülkesinin ekonomisini ayakta tutmakta. 


    Durun, durun hemen de ‘Bak bak işte hain, güçlü ülkemizi götürüp, İMF’nin kucağına atmak istiyor’ demeyin hemen.. 


    Vallahi bende ne ayakkabı kutusunu dolduracak dolar, nede fetonun diye sağa sola atılan 1 dolarlar yok..


    Sadece bugünlerde harıl harıl aradığımız yeşilim dolarların kimde olduğunu ve bizim ülkemizin de buraya üye olduğunu, aidat ödediğini hatırlatmak istedim.. 


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın da bu gün, yarın dün borcumuzu ödedik dediği İMF’yi nasıl dillendireceğini sizde göreceksiniz.. 


    Evet, ülkenin geçtiği şu dar boğazı geçmek için sağa, sola düşmeden, artık ekonomisiyle, siyasetiyle iç içe olunan ülkelerle ilişkileri bozmadan ve en önemlisi kendilerine hayrı olmayan Şengay, mengaylarla zaman kaybetmektense üyesi olduğumuz dünyanın dolar bankası olan bir kaç milyon doları borç almak en doğrusu bence.. 


    Nasılsa güçlü bir başkan ve hükümet var.. Borcumuzu yine öderiz de mi?.. 


     


    **Yeni bir çıkış gerekli.. 


     


    Doların alıp başını gittiği, Başkanın bu gidişatında bir darbe teşebbüsü olduğunu konuşmaya başladığı şu günlerde gezip, dolaştığım ülkenin en büyük metropolü İstanbul’da satılık fabrika, kiralık iş yeri satışında olağanüstü bir artış yaşanmakta.. Parası olanın Ardahan’ın dondurucu soğuklarından dolayı değil, şaşkınlığından ve de ne yapacağından dolayı donup kaldığı şu günlerde işsizlik de başını almış gidiyor.. 


    Yani 2019 yılının ilk yarısının sermayesinin şu beş altı ayda yenildiğine dikkat çekilen ülkede durum ve vaziyetin hiç de iyi olmadığını ben değil, tek başına ülkeyi idare etmesine karşın suçlu başkasıymış gibi sağa, sola kızan Başkan Erdoğan’ın kendisi bizzat söylemekte.. 


    Ve yeni bir çıkışın gerektiğini de söyleyen yine aynı Başkan Erdoğan.. 


    Peki bu çıkışı ben mi yapacağım yoksa KHK’lar ile saat başı karar çıkartıp, önüne geleni içeri attıran, halkın seçilmişlerinin yerine kayyum atayan, ‘dolarları bozun’ diyerek esnafa fırça atan Erdoğan’mı? 


    Tabi ki Başkan bu çıkışı yapmalı.. 


    O çıkışın de ne olacağını dünkü yazımda bir kez daha belirtmiş, barış sürecinin yanı sıra Avrupa ile, Suriye ile, Irak ile bir an önce barış sağlanmalı derim.. 


    Hatta daha ileriye giderek ısrarla üzerinde durduğum ve bu ülkenin 30-40 yıl önünü açacağına inandığım bir genel aftır bu çıkış.. Çünkü morallerin bozulup, yıkıldığı an yen çıkış yapılmalı.. 


     


    **Yeni Bir Barış Süreci Doları Düşürür.. 


     


    Hayatında doları olmamışla ile ayakkabı kutucuklarına dolarları dolduranların her geçen gün daha da yükselen doları aşağı çekmek için ortaya attıkları saçma sapan fikirleri görüp, okudukça memleketin geldiği son noktayı da görmekteyim.. 


    Dünyayı güldüren bu saçmalıkları ortaya atanların doların neden bu kadar fırladığına bakmadan ve suçlunun kim ya da kimler olduğunu sorgulamaması da ayrı bir dert.. 


    Ve düşünmezler ki; Bu ülkede 2 yıl süren bir barış sürecinde Merkez Bankasının rezervlerinin dolarlarla dolduğunu, hatta İMF’ye ödenen aidatı bile ‘borcumuzu ödedik’ diye hava attığımızı hatırlamazlar.. 


    Ve son bir kaç yıldır yine dağ taşa atılan onca bombanın dolarla alındığını da sanki bilmez ve anlamak istemezler.. 


    Evet, sorunu çözmek için saçma sapan çözümler üretme yoluna gidenler buradan bir de ben sesleniyorum.. 


    Bırakın artık dünyayı bize güldürmeyi de lütfen artık kendinize gelin.. 


    Ve çözümün iç barış kadar, dış barışta da geçerli olduğunu anlayın artık.. 


    Çünkü doların ateşinin 7 Haziran’ı beğenmeyip, barış sürecini buzdolabına kaldırıp, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götürenlerce yakıldığını ve bu ateşin eş başkanlarınında aralarında bulunduğu HDP’lilerin içeri atılmasıyla devam ettiğini niye anlayıpta saklamak istersiniz? 


    Yoksa bilerek mi yapıyorsunuz da millet, ‘Baba ekonomi elden gitmesin’ deyip, başkanlığınızı mı onaylayacak sanırsınız? 


    Ha unutmadan bende fikrimi söyleyeyim.. 


    Yeni bir barış süreci doları olduğu gibi bu ülkenin üzerinde hesabı olanların oyununu bozar diye düşünüyorum.. Ve sadece doları ve makamları, kırmızı koltukları olanlar düşünsün derim.. 


    Not:


    Biz dolarsız yaşamayı, direnmeyi biliriz..


    Fuhuş Batağından Çabuk Kurtuldu


    Fuhuş Batağından Çabuk Kurtuldu


    *Ariv Haber 09/11/2016 Tarhli Haber


    İlçenin hemen hemen her köşesinde tarihi yapıtlar ile karşılaşılmasının sayesinde özellikle havayolu ile gelen turist rakamı yaz aylarında yoğun bir trafik oluşturmaktır. Şehrin en geniş ovasına da sahip olan ilçe zirai faaliyetleri ile de dikkat sürüklediğini yetkililer ile yapılan ziyaretlerden biliyoruz. Tam bu faaliyetlerin emniyetli biçimde yapılmasını sağlayan emniyet güçlerinin hakimiyetine takılan çalışanları otel baskınında şirkette sigortalı çalışan konumunda olduklarını kanıtlayınca fuhuş baskınına dahil edilmedi.


    Her geçen gün mesken üniteyi içerisinde konaklama imkânlarının hoşlaştırılması turizmin canlanması mevzusunda ehemmiyetli adımların atıldığını gösteriyor. Garip yapılarından birisi olan tren garı her gelenin dikkatine sürüklüyor. Bu mevzuda yapılan söylemeler neticesinde tren geçmeyen ilk tren garına sahip olan ilçe olduğu anlaşılıyor. Burada çalışan İstanbul bayan olarak tanınan hoşlar dostluk yaptıkları turistlere bu yapıyı daha ayrıntılı söylediklerini bildiriyorlar.


    Evvelleri av köşkü olan yapı yanlış anlaşılma sebebi ile tren garına çevrilmiş o günden bu güne kadarda o biçimde gelmiştir. Bunun sebebi sorulduğunda Mısır’a giden tren garı malzemelerinin yanlışlıkla bu ilçe limanına gelmesi neticeyi böyle bir gar projesinin oryaya çıktığı söylendi. Turizm açısından da ehemmiyetli konumdaki bu cins yapılar yerçalışanlarının da gözde mekanlarından olmaktadır.

  • AMCA YEĞENİ TARAFINDAN ÖLDÜRÜLDÜ!


    Diaspora Güdük Kalınca..


     


    Canan Kaftancıoğlu’nun kozmik odaya alındığı yönündeki bir önceki yorumum ardından yaşananları izlerken ne kadar haklı olduğumu, başta Dr. Canan hanım olmak üzere bir çok kişi geç de olsa anlayanlar olduğunu gördüğüm şu günlerde gün geçtikçe gerçek yüzleri ve beceriksizlikleri ortaya çıkanların panikleyip, cıvıttıklarını ve bunu ört bas etmek için de ona buna hatta bana bile her zamanki alçakça kullandıkları vicdanları ile “Çamur at tutmasa da  izi kalır” mantığıyla hareket ettiklerini yoğun gündemim  arasında izlemekteyim. 


    Oysa bu iftirayı atanlar birine çamur atmadan önce düşünmeli ve sakın unutmamalı ki; “iftira; edileni değil, edeni kirletir”. İnsan genellikle başkasına sürmek istediği çamura kendisi bulanır.


    Ama asıl gündemimiz olan ve diğer illerde, ilçelerdeki gibi kongre hazırlıklarını  sürdüren CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Kaftancıoğlu’nun konusu gibi bir çok konuda ülke ve dünyanın birinci gündeminin içinde (havuz ve baskıyı iliklerine kadar hisettiğini çaktırmayan merkez basını ve medyanın katkısıyla) sıkça gündem olan Başkan Erdoğan’ın ABD ziyaretidir..

    Her ne kadar başında olduğu ülkedeki seçilmişlerin olur olmaz iddialarla ve hiç bir hukuki karar olmaksızın görevlerinden el çektirilip, sonra da yeniden içeri alınan Gazeteci Ahmet Altan gibi tutuklanıp, yerlerine tek tek kayyumların atandığını üzülerek görsek de başta, S-400’ler ve görüşmeye gittiği Trump’ tarafından kendisine gönderilen mektup ile ilgili olmak üzere bir çok konuda ters düştüğü iddia edilen dünyanın cendermesi Amerika’ya ziyaretinden vaz geçmeyip, saati saatini tutmayan Trump ile görüşeceğini anlayıp, her zamanki gibi çark eden muhalefetin durumuna düşen nal toplamayı bile beceremeyen, tabela, cep ve sanal ortam dernekçileri ileride toplumun gerçek yüzlerini görüp, kendilerini terk ettiğini hissedince gündeme gelmek için yeni ve uyduruk işlere kalkıştıklarını da göremeden edemiyoruz.

    Zira Damat Bakanın, “terörist örgütler gibiler” diyerek, üstü kapalı eleştiri yağmuruna tuttuğu 1926 yıllarından kalma ekonomistler yani her şeye muhalefet diasporacıların bir türlü tutmayan hesapları gibi bizim güdük diasporacılar da, tabela ve sanal dernekçiler ile onların bir kaç kuruş karşılığında yazanları yine ortaya çıkıp, üyesi olmadıkları, uzaktan yakından çalışmalarına el atmadıkları ve stk’cılığın, federasyonculuğun nasıl yapıldığını ortaya  koyan kişilerin devasa organizasyonların, emeklerini çalmak için kendilerinin olamayan, katkıları bulunmayan alan ve etkinlikleri sahiplenip, bu yönde gerçekten ortaya emek koyanların emeklerini gölgeleme çamuru içinde çırpınırlar..

    Kalp ve vicdanları gibi kapalı o kör gözlerine kara gözlükler takarak, kuyrukçuları, şakşakçıları ile geldikleri alanlarda poz verip, son yıllarda yapılan çalışma ve etkinlikleri sanalda sahiplendikleri yetmezmiş gibi bir de utanmadan onun bunun, hemşehrilerini toplayıp, satanların siyasi koltuğu kullanıp, bedava yedikleri kahvaltılar ardından poz verip, hesap sormaya kalktıklarını da görüyoruz.

    Kendilerinin 30, hayır 40 yıldır yaptıkları sözde dernekçilik ayakları ile her yıl düzenledikleri kaz geceleri başta olmak üzere kıytırıktan bir çok etkinlikte gelen gelirin hesabını bu topluma vermeden devasa etkinliklere imza atanları kıskanıp, bunu da beş kuruşluklarına poz verip, sözde ‘çağrı, hesap’ adı altında başlıklarla kıytırıktan, “hesap verin” şeklinde haberler yazdırmalarına  ölmem de bunların pozlarının gazlarına gelenlere üzülürüm..

    Ve bu aslı ölüp, üzüldüklerimin bir çoğunun bunların etkisine girip, çocuk gibi mızmızlanıp “ben oynamıyorum “diyerek, birlikte bir çok emeğe imza atanları ya istifa etmekle ya da imzalarını, adlarını başkalarının arka ceplerine koydurararak bu güdükçülerin işgal ettiği ama kendilerinin de emeğinin olduğu emeklerle ortaya konan çalışmalarla güdük diasporadan temizlenmek üzere olan alanı terk edip ya onların saflarına geçmeyi denemeleri ya da yanıldıklarını anlayıp hatalı olduklarını geç de olsa anlamalarıdır..

    Çünkü gün geçtikçe küçülüp, biten ve güdük  bir duruma düşen bunların asıl derdinin yok olup gittikleri ve bu güne kadar yaptıkları ile bu gün yapılanları karşılaştıran toplumun asıl hesabı onlara soracağını anlıyorlar, korkuyorlar ve ona ölüyorlar da ondan..

    Bunu daha iyi anlamak için “Muhtar bile olamaz” denilen ama belediye başkanlığı dönemini de eklerseniz 30 yıla varan iktidarı ile hala ayakta ve lider konumunda olan Başkan Erdoğan’a ve dün dediğini bu gün unutup zorda kalınca kıvırtan muhalefete bakmak yeter de artar bile..

    Çünkü onun düşüncelerine katılır ya da benim gibi katılmazsınız da O tüm çamur atmalara, paçasına yapışımalara  ve kendisini terk edip güdükçülerin, “kurdum, kuruyoruz” dediği platform gibi birilerinin de”parti kuracağız” demelerine, diğerlerinin, yani ABD ve Avrupa gibilerinin “Ambargo  koyuyoruz, koyarız” sözlerine karşın o bildiğini okumakla, başkanlığını, liderliğini ve iktidarını sürdürüyor.

     Atılan çamuru atanların yüzüne yapıştırmaya da devam ediyor..


    ARDAHAN'DA BIÇAKLAMA, GÖLE'DE BIÇAKLI SOYGUN!


    ARDAHAN’DA BIÇAKLAMA, GÖLE’DE


     


    BIÇAKLI SOYGUN!


    *Arşiv Haber 09/12/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’da meydana gelen bıçaklama olayında bir kişi yaralanırken, Göle’de bir market bıçaklı soyguncularca soyulmak istendi. Alınan bilgilere göre daha önce husumetli oldukları öğrenilen kişilerin yeniden kavga etmesi sonucu Hakan Sural’ın bıçaklı saldırı sonucu ağı şekilde yaralanarak hastanede ameliyata alındığı öğrenildi.


    **GÖLE’DE SOYGUN TEŞEBBÜSÜ!


    BIÇAKLA POMPACIYI YARALAYIP SOYGUN YAPTILAR TEK TEK YAKALANDILAR..!


    Madde bağımlısı olduğu sanılan üç genç Göle Oltu yolu üzerinde bulunan Karakoçlar ve çelikler Petrol istasyonu gece 12 sularında bıçakla gelerek petrol pompacısından paraları istediler. Parayı vermekte direnen Pompacıyı bıçakla yaralayıp 2000 lirayı alıp araçla kaçtılar.


    Olayın duyulması üzerine hastahanede tedavi altına alınan yaralının hayatı tehlikesi olmazken Emniyet Müdürü Mehmet Özgür Nevruz yönetimindeki ekipler harekete geçerek başarılı bir takip sonucu ikisini kıskıvrak yakaladı.


    Alınan eşkal ve bilgiler sonucu köyde yaşayan diğer şahsın bilgisine ulaşan emniyet görevleri Göle Jandarma birimleri ile birlikte köydeki eve operasyon düzenleyerek 3. şahsıda yakalayarak göz altına alındı.


    Madde bağımlısı olduğu sanılan üç soyguncunun sorgusu tamamlandıktan sonra Savcılığa sevk edilecekleri bilgisine varıldı. Haber/Şanlıbey Alabey-Göle


    **ÜNİVERSİTELİ ÖĞRENCİ BIÇAKLANDI..


    02/04/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’da meydana gelen olayda üniversite öğrencisi bıçaklanarak hastanelik oldu.


    Alınan bilgileregöre aklı dengesi  yerinde olmayan bir kişi yemek yemek için gittiği bir lokantada nedeni anlaşılamayan bir sebepten  dolayı saldırıya uğradı.


    Olaya tanık olanların iddialarına göre aklı dengesi yerinde olmayan bir kişi elinde bir bıçakla içeri girer girmez Ardahan’da üniversite okuyan bir öğrenciye saldırması sonucu kolundan yaralanarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

    Olayla ilgili konuşan ve olaya şahit olan Ardahan Belediye personeli bu o kişinin ilk defa yaptığı bir olay değil bundan önce bir çok kez de kendilerine saldırdığı öne sürülürken, şikayet ettikleri halde kolluk kuvvetlerince göz altına alınan kişi raporu olduğu için tekrar serbest  bırakılıyor.

    Bu şahsi bir an önce gözetimde tutula bileceği bir yerde muhafaza etmek zorunda olduğunu söyleyen Ardahan halkı bundan sonra olacakların da önüne geçileceğini dile getirdiler.




    **Ya kadro..


    Son olarak muhtarla ile bir araya gelen Ardahan Valisi İbrahim Özefe’nin beyninde ki yönetim anlayışını ve projelerini hayata geçirmek için çabaladığını görmekteyiz.

    Diğer valiler gibi yeni valimizin de ilk olarak atandıkları sınır ili, serhat kent Ardahan’ı tanımaya, sorunlarını tespit etmeye çalıştıkları şu günlerde gördüğüm fotoğraflar üzerinden gidip, biraz durum değerlendirmesi yapmak gerekirse yeni valimizin işininde hiç kolay olmadığını görmekteyiz..

    Çünkü bir valinin yada kaymakamların değişmesiyle sorunların çözüm bulamadığını bilen biri olarak asıl sorunun vali ve kaymakamlarla birlikte bol bol fotoğraf karelerine girenlerin yaşanan sorunların birikmesinde en büyük sorumlular olduğunu da bilirim..

    Yani Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Milletvekillerinin sık sık şikayet ettiği ama çözümü için yeterince direnç gösteremedikleri bürokrasiyi oluşturan bürokratların bu memleketin en büyük sorunlarından biri olduğunu bilmekteyim..

    Yani; ‘Sağ yada sol iktidar gelmiş, yada yönetim anlayışı daha ileri diyen idareci atanmış fark etmez’ diyerek ayak direten iş yapmaz bürokratların yalandan ceketlerini kapatıp, not alıyormuş gibi pür dikkat durduğu o fotoğraf karelerine bakınca yeni valinin işinin de bir hayli zor olduğunu gördüğüm Ardahan’da ki manzarayı tüm ülke geneline yayarsanız gerisini siz düşünün artık diyeceğimiz bir yönetim anlayışının top yükün değişmesi gerektiğini de hatırlatarak isterim..

    Çünkü 20 yıldan fazla görev yaptığı Ardahan’da yaptığı, yapacağı ortadayken yeni bir vali yada kaymakam ile ondan yeni bir şey beklemek ne kadar doğru olur sizce?

    Bilemem ama benimde İstanbul’da verdiğim mücadelede olduğu gibi Cumhurbaşkanının, başbakanın, milletvekillerinin ve biz dernek başkanların işinin bir hayli zor olduğunu söylemek ‘Ya kadro’ demek en kısa yol olacak sanki..


  • GURBETÇİLERİN EVLERİNİ SOYDULAR!..

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı bir çok yayla evine giren hırsız yada hırsızlar şimdiye kadar 11 evi soydular.


    Terk edilmiş evlerin kapı ve pencerelerini kırarak içeri giren hırsızların girdikleri evlerde başta elektronik eşyalar olmak üzere ne bulduysa götürdükleri öğrenildi.


    Göle Samandöken (Sinot) köyünün yaylasında bulunan ve bir çoğu gurbetçilere ait olduğu evlere giren hırsız veya hırsızların bulunması için çalışma başlatan Jandarma olayla ilgili iz ve soruşturma başlattı. 


    Öte yandan Göle’de olduğu gibi Ardahan merkez de, Çıldır’da, Hanak’ta, Damal’da ve Posof’ta gurbetçiler tarafından yağılan yazlık evlerin büyük bölümünün demir kapaklarla kapatıldığı ve gelecek yaza kadar terk edildiği de dikkat çekti. Haber/Kaynak: Kurbani Demir/Göle





    Sistemleriyle Savaşçı Liderler Kazanıyor..


    Trump’un ABD Başkanlığı öncesinde ve sonrasında yaşananları izlerken ABD siyasetinde yaşanan bu süreç ülkemizde ki ‘Muhtar Bile Olamaz’ dönemini aklıma getirdi..


    Çünkü, bir zamanlar ‘muhtar olamaz’ denilenin bugün başkan hatta bundan sonra Afrini alan kahraman olarak lanse edileceğini düşünmeyenlerin o günde bugünde hala düşünemedikleri bir şey daha var.

    Oda Dışişleri Bakanını görevden aldıktan sonra FBI’yi olağanüstü toplantıya çağıran ve ABD’nin geleneksel sistemi ile savaş açan Trump gibi Erdoğan’da bugüne gelmek için önce iç sistemle savaş açmış ve bu yönde verdiği mücadele, kendisini değişmeyen hantal sistemin savunucularının darmadağınıklıkları sonucu tek başına iktidar olup, kazandığı zaman kendisini o günden bugüne başkan olarak ilan ettiğidir..

    Ve ben o zamandan bu zamana kadar kendisine hep başkan dediğim Recep Tayyip Erdoğan’ın iç sistemle açtığı savaş önce Putin tarafından ardından bir çok ülkede örnek alınmaya başlamış ve bu durum ABD’ye de sıçramış görünüyor.

    Evet bu yazıyı yazarken Afrin’i tamda Çanakkale zaferi gününde tamamen ele geçirdiklerini haykıran Erdoğan 2019’da da kazanacağını şimdiden ilan etti desem bana yine kızacaklar olacak..

    Ancak dün ülke içinde ki sistemle savaşan ve kazanan Erdoğan bu kez kafası bir hayli karışık sistemlerle idare edilen dünyada ki güçlerin sistemi ile savaşıp, Afrin’e girerken, 2019’da garantilemiştir..

    Bir zamanlar IŞİT denelerin cehennem zebanisi diye yutturulup, ABD ve Rusya’nın bölgeye girmesini sağlayan üst akıl bu kez YPG/PKK diye bir şeyi bulup, Erdoğan Başkanlığında ki dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Askerini ÖSO ile birlikte Suriye’ye çekmiş ve Afrin’den önce bir çok yerde hüküm sürmesini sağlamıştır..

    Ve ülke içinde ki Erdoğan başkanlığında ki iktidarın bir beş yılını daha garantilemiştir..

    Yani işin kısacası üst akıl denen ama kimsenin bu aklın nerede yani BOP planı denen planı uygulamaya çalışanlarda mı, İsrail’de mi, Rusya’da mı, Amerika’da mı yada parlemntosunada Afrin’e girmeyi protesto edip aynı parlamentonun kararı ile ödemediği 3 Milyon Euro’yı aynı akçam ödeyen AB’de mi çokta bilinmeyen o akıl bir adım daha atmış ve başarılı olmuştur.

    Ve şimdi yeni bir şeye yeni bir sayfaya ihtiyaç duyulduğu bununda Suriye’nin diğer bölgeleri olan Menbiç ve diğerleri gibi görünüyor..

    Barzani’nin kuyruğunu bacaklarına arasına sokup durmasından bu yana bölgede yaşanan gelişmelerin ABD ve Rusya’ya inanıp, hep yanılan ve yanılırken ağır bedelleri ödeyenlerin sözde liderler de Avrupa’lar da oturdukları yerde gençleri ölüme göndermeye devam edecek gibi görünürken, Kandil ve diğerlerinin de bu süreçte hiç ortalıkta gözükmemesi de ayrı bir kafa karıştırıcı hal değil miydi?

    Ama Kürtler başta olmak üzere Türkler ve bölge insanının artık bunlara inanmadığı, savaşa, çatışmaya, ölüme, göz yaşına onay vermediği gibi bunlara da destek vermediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü önce Güneydoğu’da çukur siyaseti ile arıdan Afrin oyunu ile önce binlerce genci ölüme sürenlerdir..

    Ve bugün MHP ile ittifak kuran Erdoğan’a ve onun ekibine bir şey diyemezler..

    Haydi şimdi hep birlikte yeni sayfayı bekleyelim..

    Bakalım üst akıl yada akıl erilmeyen o gizli güç denen Ortadoğu ile oynayanlar şimdi nasıl bir oyun ortaya koyacak hep birlikte görüp, izleyelim..

    Ama bundan önce ‘seçimi boykota gerek yok, zaten kazanacağız’ deyip, ‘Biz mecliste kalmalıyız’ diyerek kendisini değil, Kürtleri kandıranlar gibi Suriye politikasıyla da yenilen Kılıçdaroğlu ve onun gibi muhalefsizlikte dünya rekoru kıranların 2019’u şimdiden kayıp ettiklerini de tartışmakta fayda olacak..

    Çünkü Afrin’in teslim alınışı Çanakkale zaferi gibi kutlanan ülkede ‘güç kayıp ediyor’ denen Başkan Erdoğan yeniden güçlendiğini demek ‘haydi oradan Erdoğancısın sende’ demeden kabul etmek gerek..

    Ha bu arada Erdoğan karşıtları size bir tasfiye..

    Gelin sizde o savunduğunuz ama artık köhneleşmiş sistemlerinizden vazgeçip, yeni bir sistem bulun kendinize.

    Hatırlarsanız eğer bugün unutulmaya başlanan Demirtaş’ta kendisine yakın sandığı, Kandil’e yakın mevcut sistemle savaşamadığı için kayıp eden olmadı mı?

    Benden demesi.

    Yoksa hep kayıp eden siz olacaksınız..


    Hırsızlar Dolmuşlarda ki Kuruşları Çaldılar..


    Hırsızlar Dolmuşlarda ki Kuruşları Çaldılar..


    *Arşiv Haber: 28/03/2018 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan hırsızlık olayında kentte toplu taşıma işi yapan dolmuşlarda bulunan bozuk paraların tümü çalındı.


    Alınan bilgilere göre dün gece yaşanan ve bir çok dolmuşun aynı gecede soyulduğu olayda yaklaşın 3 bin TL. bozuk paranın çalındığı ileri sürüldü.


    Sabah araçlarına binen bir çok dolmuş sahibinin dolmuşlarının soyulduğunu anladıklarına polise başvurdukları ve polisin yaşanan olayla ilgili soruşturma başlattığı bilgisi alındı.


    Serhat 2 Nci Sırada, ARDAFED Birinci!


    *18/03/2018 Tarihli Haber


    Ardahan’ı Bölgesel Amatör Ligde Temsil Eden Serhat Ardahan Spor Bu Hafta Aldığı 3 Puanla Ligin irvesine Yeniden Yerleşirken, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ Parolası İle Yol Alan ARDAFED Futbol Turnuvası Diğer Bölge Derneklerince Örnek Alınmaya Başlandı. Bir ço dernek ard arda futbol turnuvası düzenlemeye başladı..


    Bölgesel Amatör Ligde (BAL) ilimizi temsil eden Serhat Ardahanspor sahasında ligin son sırasında yer alan Çatıksuspor ile karşı karşıya geldi.


    Kendirli Belediyespor karşılaşmasında çıkan olaylar nedeniyle trübün cezası alan Serhat Ardahanspor taraftarsız çıktığı mücadeleyi 4-1 gibi farklı bir skorla kazanarak şampiyonluk yolunda önemli bir galibiyet aldı.


    Saat 13:00’da Halil Efendi Sentetik Çim sahada oynanan karşılaşmaya hızlı başlayan Serhat Ardahanspor bulduğu pozisyonları değerlendiremeyince dakika 11’ de Çatıksuspor yakaladığı ilk pozisyonda golü bularak 1-0 öne geçti.


    Golden sonra ataklarını sıklaştıran Serhat Ardahanspor dakika 22’de Samet Gören’in güzel golüyle skorda eşitlik sağlandı 1-1. Golden hemen 1 dakika sonra yapılan ortada kafa vuruşu yapan 20 numaralı Ufuk Koç takımını öne geçiren golü attı 2-1. Oyunun hakimiyetini eline alan Serhat Ardahanspor dakika 40’ da Kalemullah’ın ayağından bulduğu golle skoru 3-1 getirdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca ilk yarı böyle tamamlandı.


    İkinci yarıya hızlı başlayan Serhat Ardahanspor oyunu rakip sahaya yıkarak gol yollarında etkili olmaya çalıştı. Dakika 47’de Mahmut Ortak topu kafayla ağlara göndererek takımını iyice rahatlattı 4-1. Rakibi ataklarıyla bunaltan Serhat Ardahanspor dakika 75’ de penaltı atışı kazandı. Penaltı atışında topun başına geçen 75 numaralı takım kaptanı Umut Şahin topu direğe nişanladı. Serhat Ardahanspor yakaladığı pozisyonları cömertte harcayınca karşılaşma 4-1 sona erdi. Serhat Ardahanspor önemli bir 3 puan alarak şampiyonluk umudunu sürdürdü.


    Ligde son haftalara girilirken Kars 36 Spor Iğdır Arasporu 2-0 mağlup ederek puanını 48’ e yükseltti. Artvin Hopaspor ise Hekimoğlu Doğanspor’la 1-1 berabere kaldı ve 2.sıraya geriledi. Serhat Ardahanspor 25 Mart’ta deplasmanda Bahçecikspor ile karşılaşacak. Grubun diğer önemli maçı ise Artvin Hopaspor ile Kars 36 Spor arasında oynanacak.


    Haber/ Şenol Kirman



    **ARDAFED Futbol Turnuvası Devam Etti..


    Öte yandan ‘Ardahlıar İstanbul’da Top Koşturyor parolasıyla bu yıl 3 üncüsü düzenlenen ‘Ardahan Dernekler Federasyonu 23 Şubat Futbol Tunuvası devam ediyor.


    12 Takımın katıldığı ve İstanbul’da ki diğer derneklere öernek olan ARDAFED Futbol Turnuvası kardeşlik ve dostluk içinde devam ediyor.


    İstanbul Üsüdar’da devam eden ARDAFED Futbol Turnuvası sonuçları şöyle;








     
     


     

  • Çalındı denen İnekler Merada Bulundular..

    Göle ilçesi Arpaşen köyünde ikamet eden İlyas Şen’e ait ahırdan çalınan 10 büyükbaş hayvan ile yine Göle ilçesi Yavuzlar köyünde ikamet eden Ali Tuza’ya ait 10 büyükbaş hayvanın çalınması üzerine olay jandarmaya bildirdi.

    Ardahan Valiliği İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığı, Göle İlçe Jandarma Komutanlığı ve Hasköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, çalınan hayvanların şüpheli şahıslar tarafından Merkez ilçe Hasköy bölgesine götürüldükleri tespit edildi. Yapılan çalışmalar neticesinde çalınan büyükbaş hayvanlardan 13’ü Merkez ilçe Lehimli köyü kırsalında bulunarak sahiplerine teslim edildi. Çalınan diğer büyükbaş hayvanların bulunması için çalışıldığı öğrenildi.

    Olaylarla ilgili soruşturma ise devam ediyor.Yayla da 5 İnek Çalındı..Yayla da 5 İnek Çalındı..


    Arşiv Haber 09/08/2019 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan hayvan hırsızlıklarına bir yenisi daha eklendi. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Hanak ilçesi mahallesi Alaçam (A. Dikkan) a ait yaylada 3 kişiye ait 5 ineğin hırsız yada hırsızlarca çalındığı öğrenildi. Armağan Yolcu ve Saim Keskin’e ve adı öğrenilemeyen bir kişiye ait 5 ineğin yaylada çalındığı olaya ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Yaşanan bu hırsızlık olayının da diğer bir çok hırsızlık olayı gibi faali meçhul kalmaması bekleniyor.



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • Hainliği ve darbeyi müspet göreni Ardahan'a davet edilmesini doğru bulmuyorum.

    İl Başkanı Hakan Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, Ardahan’da düzenlenen Ardahan Günleri’ne davet edilen isimlerden olan, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın da yer aldığını belirterek, Gürkan’ın 15 Temmuz’da yaptıklarının unutulmadığını ifade etti.



    Aydın, “Türk milletinin vatanı için en çok şehit verdiği 15 Temmuz gecesinde, vatandaşlarımız hainlere karşı bedenlerini tankların önüne siper ederken, darbeyi kadeh kaldırarak kutlayanların Ardahan’a daveti kabul edilemez.”


    Ardahanlı halk ozanı Aşık Şenlik’in “Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” dizelerini hatırlatan Aydın şunları kaydetti;


    “Aşık Şenlik’in memleketi olan Ardahan’a, hainliği ve darbeyi müspet gören böyle zihniyetin davet edilmesini doğru bulmuyorum. Biz ilimiz için yapılan her türlü etkinliğe ve her türlü sosyal faaliyete hep destek olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Lakin yapılacak etkinliklere katılacak olan şahıslar, bizi elbette ki ilgilendirir. Bu yüzden halkın iradesine darbe yapmaya kalkışıp, kendi milletine silah doğrultanları destekleyenlerin ve bunu tasvip edenlerin böyle bir etkinliğe davet edilmesi son derece yanlıştır, hayal kırıklığıdır ve vatanı uğruna canını vermiş şehitlerimize saygısızlıktır. Hilal ile Haç’ın, hak ile batılın mücadelesi olan hain darbe teşebbüsünde, Garp’ın uşaklarına alkış tutanların ve kadeh tokuşturanların, Anadolu’nun ve Türkiye’mizin kilidi olan ilimize davet edilmesi tam bir aymazlık, tam bir şuursuzluktur. Derhal bu yanlıştan dönülmeli ve Ardahanımızın ismi böyle şahıslarla anılmamalıdır.’ dedi.


    AK Partili yönetici intihar etti


    AK Partili yönetici intihar etti


    Arliv Haber 22/06/2019 Tarihli Haber


    ARDAHAN’da Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İl Yönetiminde yer alan Göle Osman Yıldız, evinde intihar etti.


    Dinçer AKTEMUR

     


    ARDAHAN’da Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İl Yönetiminde yer alan Göleli Osman Yıldız, evinde intihar etti.



    Göle’nin Dedekılıç köyünde yaşayan evli 4 çocuk babası AK Partili yönetici Osman Yıldız, kendisine ait evde kendisini asarak yaşamına son verdi.



    Ailesinin farketmesi üzerine çağrılan ambülansla Göle Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yıldız, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.



    Parti içerisinde sevilen ve neşeli bir kişiliğe sahip olan Yıldız’ın neden intihar ettiği henüz bilinmiyor.





    YILDIZ’IN ÖLÜM HABERİ PARTİYİ YASA BOĞDU



    AK Parti İl yöneticisi Osman Yıldız’ın vefat haberi, parti teşkilatını yasa boğdu. Yıldız’ın dava arkadaşları ölüm haberinin ardından Yıldız’ın evine akın etti. Bir çok partili, duygularını, sosyal medya üzerinden dile getirdi.



    AK Parti Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar, sosyal medya hesabından, “Mekanın cennet olsun Osman Yıldız abim, mertliğini, güler yüzlülüğünü, doğrunun yanında dik duruşunu asla unutmayacağız” paylaşımı yaptı.



    Partinin Tanıtım ve Medyadan sorumlu Başkan Yardımcısı Ercan Ürker, sosyal medya hesabından Yıldız’ı kaybetmenin acısını şu sözlerle dile getirdi: “Öyle insanlar vardır ki; öldüğü haberini aldığınızda dahi onun ölebileceğine inanamazsınız. Öyle hayat doludurlar ki tıpkı Osman Yildiz abim gibi. Telefonda vefat haberi geldiğinde bile kendi kendinizi kandırarak, ‘Hayır ölmemiştir. Yanlış anlamışsınızdır, yaralı hastahanede yatıyordur’ diyerek size telefon edene verdiğiniz cevap gibi. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, cümlelerin bağlanamadığı, boğazınıza bir şeyin düğümlenip oturduğu o an. Ölüm!.. İnsanoğlunun var olduğu gündenberi çaresini bulamadığı “İnnalillahi ve inna ileyhi raciun” emri şerifinin sırrına boyun eğdiği İlahî lütuf… “Her nefis ölümü tadacaktır” ayet-i kerimesinde ikram olunan sonsuz huzur ve şahadet gerçeği. Hani hep derdin senin de benim gibi dilin sivri hiç bir toplumda yer bulamazsın diye, ilk bize teneke bağlayacaklar hazır ol diye. Gülüşün tokat atarak, sevişin sanki hamur yoğurur gibi yanaklarımı sıkısın, dobralığın, ne yazsam boş yaktın içimizi be güzel abim Rabbim taksiratını affetsin. İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su; bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek!”



    ***Bu Ülkenin Koalisyona İhtiyacı Var..


    24 Haziran seçimleri tam başkan olmak için mücadele eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir tv programında sandıklarda çıkacak her türlü sonuca razı olduklarını ve koalisyon dâhil her türlü çalışma ve çabanın içinde olduğunu söylüyordu.

    Bu açıklamada ilk gördüğümüz tam başkan olmak için adeta tek başına mücadele eden Erdoğan’ın da anketleri iyi takip ettiği ve sonucu gördüğüdür..

    Yani başkanlık rüyası bu kezde olmayacak gibi..

    Ama başkan olmak için yaptırdığı Anayasa değişikliği ile kendisinin iktidarına da zor bir engel getiren Erdoğan’ın bu safhaya gelmesi bana göre çok önemlidir.

    Çünkü 7 Haziran ve 1 Kasım’da HDP’nin engeline takılan, 24 Haziran’da da bu engele takılacağı alenen belli olan Erdoğan’ın ülke yönetiminde tek adam rolünün kimseye fayda getirmediğini tam aksine kamplaşma ve kutuplaşmalar yarattığını anlamışa benziyor.

    Yani 24 Haziran’da çıkacak olan bir koalisyonun bu ülkenin sonu olmadığını anlama noktasına gelmesi çok önemli bir durumdur.

    Evet, bende Erdoğan gibi düşünüyor ve keşke 24 Haziran seçimlerinde çıkacak olan tablo ülkenin hep birlikte yönetilebileceğini ortaya koyan bir sonuçla sonuçlanır.

    Niye olmazsın?

    MHP-AK Parti oluyorsa AK Parti-HDP, yada CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP niye olmasın..

    Ya da CHP-İYİ Parti-HDP olmaz mı?

    Bunlar yada bunun dışında oluşması muhtemel bir koalisyon ülkenin sonumu olur ki olmasın..

    Hepsinin derdi ülkenin geleceği, refahı, demokrasisi değil mi?

    Hangisi ben iktidar olursam ülkeyi yıkacağım diyor ki birlikte bir koalisyonda olmasın..

    Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu koalisyon yani birlikte yönetim anlayışının yeniden hem de daha olgunlaşmış haliyle niye denenmesin..

    Erdoğan ile bir araya gelmez denilen HDP gelmedi mi?

    ‘Kürtler bu ülkenin ana unsurlarındandır’ denilip, Barış süreci başlatılmadı mı?

    15 Temmuz Darbe Girişiminde hepimiz bir araya gelmedik mi?

    Erdoğan’a demediğini bırakmayan Bahçeli ‘Başkan adayımız Erdoğan’dır’ demedim mi?

    Kılıçdaroğlu ‘Çıkmam, gitmem’ dediği Saray’a gitmedi mi, çıkmadı mı?

    Demek ki istenirse 24 Haziran sonrasında da Erdoğan ile Akşener’de bir araya gelebilir, MHP ile HDP’de..

    CHP’nin toparlayıcı bir üslup ortaya koyması, AK Parti’nin şımarıklığı bir kenara itmesi, MHP’nin itici tavrını terk etmesi diğerlerini Saadeti, Vatan Partisinin, Demokrat hatta Hüdapar’ı bir araya toplayamaz mı?

    Bu saydıklarımız seçim tarihinin belirlenmesinin hemen ardından olmadı mı?

    Barajı aşamayacak hale gelen, kongresini yapamayan MHP’ye AK Parti sahip çıkmadı mı?

    CHP, Seçime girmekten zorlanan İYİ Parti’ye el atmadı mı?

    Gül tüm muhalefetin adayı olabilir denmedi mi?

    HDP’nin hapiste bulunan Başkan adayı Demirtaş ziyaret edilmedi mi?

    Hepsi olduysa 24 Haziran akşamı ortaya çıkacak olan tablo koalisyon dese bu saydıklarımız yine görüşmeyecekler mi, bir araya gelmeyecekler mi?

    Halkın, seçmenin bir araya gelin, birlikte yönetin demesi halinde ‘yok, oynamıyorum’ mu diyecekler?

    Bence demezler, demeyeceklerini de Erdoğan’ın açıklamasında daha iyi anlıyoruz.

    İyi o zaman hep birlikte ve sakince, kardeşçe, barış içinde beklemeye devam 24 Haziran’da ortaya çıkacak olan tabloyu…




    **Esenyurt’un STK Keneleri..


    Seçimlere doğru gittiğimiz şu günlerde sık sık okuduğumuz haberlerin başını çeken haber başlıkların da, ‘Falan STK ile buluştu, filan siyasi falan platformda bir araya geldi’ şeklinde olduğunu sanırım sizlerde benim gibi görüp, okuyup, izliyorsunuzdur.

    Evet tabiî ki gelecekler, tabiî ki stk’larda görüşlerini ortaya koyacaklar, elbette siyasilerde stk, dernek, federasyonlardan destek isteyecekler..

    Bunların hepsi doğal ve olması gereken şeyler..

    Ancak başta Esenyurt’ta olmak üzere ülkenin batı kentlerine hemşericilik, mikro milliyetçilik kavramları ile toplumlarını kendi öz çıkarları için kullanıp, o sözde savundukları toplum fertlerine bir katkısı olmayan keneleri de görmekte fayda var.

    ‘Biz çoğuz, biz zenginiz, etkiliyiz’ deyip, kullandıkları toplumun yakasına yapışmış olan birer kan emici bu kenelerin asıl amaçlarının siyaseti, siyasetçileri ve seçimleri de kullanıp, kendi rantlarına daha çok rant katmak, belediyelerde meclis üyesi olmak gibi gizli amaçlarla sahada olduklarını da gözden kaçırmamak gerekir.

    Bu nedenle; Bu kenelerin havalar gibi ısınan siyaset arenasına bugünlerde bir hayli cırtık attıkları ve başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul ve diğer batı kentlerinde ‘Biz de varız’ derken toplumda olmadıkları da iyi bilinmeli ve buna göre değer verilmeli diye düşünüyorum.

  • ORGANLARI İLE BİRLİKTE ÖLDÜ!

    BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ,


     


    ORGANLARI CAN OLMAYA DİRENİYOR!


    *Arşiv haber 25/09/2019 tarihli haber


    Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay ardından başına sıktığı silah ile ağır yaralanan ve beyin ölümünün gerçekleştiği öğrenilen Burak Yıldız’ın organlarının organ bekleyen canlara hayat olmasını isteyen doktorlar aileyi aşamıyor. Hala yoğun bakımda olan ve beyin ölümü gerçekleşen Yıldız’ın organlarını hayata bağlanmak isteyenlere verilmek üzere bağışlanmasını istendiği ancak Burak Yıldız’ın anne ve babasının çocuklarının hayata döneceği umuduyla bu isteme karşı çıktıklarım öğrenildi.


     


    KENDİSİNİ SİLAHLA


     


    VURARAK İNTİHAR ETTİ!


    *Arşiv Haber 24/09/2019 Tarihli Haber


    İntihar vakaların da ilk sıralarda olan Ardahan’da yine bir intihar yaşandı. Alınan bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Gölgeli (Sığırpert) köylü Burak Yıldız (22) bilinmeyen bir neden ile başına dayadığı silahı ateşleyerek hayatına son verdi. Ardahan’da telefonculuk yaptığı öğrenilen bir ailenin çocuğu olduğu öğrenilen Burak Yıldız’ın kalbi durmuş halde hastaneye kaldırıldığı ve yoğun bakıma alındığı ancak haya dönüşünde umudun olmadığı alınan bilgiler arasında oldu.


    ORGANLARI İLE BİRLİKTE ÖLDÜ!


    Ardahan İntihar Vakaları İle Önde..


    *Arşiv 22/09/2019 Tarihli Haber


    Türkiye verilerine göre ölümle sonuçlanan intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. En düşük illerse Çankırı, Rize ve Kilis. İntihar edenlerin yüzde 72.7’sini erkekler, yüzde 27.3’ünü kadınlar oluşturuyor.


    **İntihar rakamlarında dikkat çeken üç il..


    Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 40 saniyede bir kişi intihar ediyor. Türkiye verilerine göre de intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. Giderek büyüyen bir sorun olan intiharlara ilişkin uluslararası bir çalıştayla çözüm aranacak.


    Hem dünya hem de Türkiye’de giderek büyüyen bir sorun olan intiharları durdurmak için 4-5 Kasım tarihlerinde İstanbul’daki Uluslararası İntiharı Önleme Çalıştayı’nda çözüm yolları aranacak. KÜLT (Kültür Toplum ve Aile Vakfı) Vakfı’nın düzenlediği çalıştayda,  “Hayata Bağlan” adlı projenin ilk adımı atılacak.


    KÜLT Vakfı Başkanı çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Gülşen Öztürk, “İntihar yazıp araştırma yapıldığında görülen bir gerçek bizi harekete geçirdi. Aramalar üst sıralarda. İntihar sıklığı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek yükseliyor. Her intihar hazırlık gerektiriyor. Buna dayanarak hazırladığımız eylem planlarından biri de iyi işleyecek telefon destek hattı” diye konuştu.


    İntihar edenlerin yüzde 73’ü erkek


    Türkiye verilerine göre ölümle sonuçlanan intihar sayısında artışın başını Kars, Ardahan ve Karaman çekiyor. En düşük illerse Çankırı, Rize ve Kilis. İntihar edenlerin yüzde 72.7’sini erkekler, yüzde 27.3’ünü kadınlar oluşturuyor.


    Yine intihar edenlerin yüzde 50.5’i evli, yüzde 37.7’si hiç evlenmemiş. Yüzde 23.7’si ilkokul mezunu. İntiharlarla ilgili veriler ülkeden ülkeye değişiyor. Mesela Amerika’da 15-24 yaş grubunda artış tespit edilirken, Avrupa’da yalnız yaşayanlarda 11 kat daha sık görülüyor. Yapılan araştırmalar dinin “durdurucu- engelleyici” olduğunu gösteriyor. İntiharı kınayan ve yasaklayan İslam dini ve Katolik mezhebinde intihar oranları daha düşük.  İntiharı (harakiri) “onurlu bir davranış” sayan Japonya’da ise intihar hızı yüksek. Dünya genelinde en yüksek intihar oranı Avrupa’da, en düşük oran ise Doğu Akdeniz’de oluyor.


    “Önce zarar görme”


    Batman’da Dr. Engin Karakuş, Adana’da Dr. Ece Ceyda Güdemek, İstanbul’da tıp fakültesi öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu’nun yaşamına aynı gün son vermesi hekimlerin kötü eğitim ve çalışma koşullarına bir kez daha dikkati çekti.


    İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Dr. İncilay Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre, 10 yılda iş yükü 5 kat artan sağlık çalışanlarında tükenmişlik oranı yüzde 24. Yüzde 69’u mobbinge uğradığını ifade ediyor. Sağlık çalışanlarının yüzde 65’i ‘imkanım olsaydı ben bu mesleği değiştirirdim’ diyor. 33 saati aşan nöbetler, 100 saati aşan haftalık çalışma saatleri, 5 dakikada bir hasta bakma zorunluluğu hekimleri tüketiyor. Son 5 yılda Beyaz Kod’a 46 bini aşan şiddet başvurusu yapıldı. Sadece son 10 yılda 215 sağlık çalışanı iş cinayetleri, uğradıkları şiddet, yaşadıkları baskı ve mobbing, tüketen çalışma koşulları sebepleriyle yaşamdan kopartıldı.


    Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Psikiyatri Derneği de başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, hekimlerin çığlığını duymaya, hayatlarını sonlandırmaya götüren koşullara ilgisiz kalmamaya çağırdı. TTB ve TPD’den yapılan ortak açıklamada intiharın önlenebilir bir davranış olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, meslektaşlarımızın çığlığını duymaya, hayatlarını sonlandırmaya götüren koşullara ilgisiz kalmamaya davet ediyoruz. ‘Önce zarar verme’ ilkesi ile başladığımız beyaz önlüklü hayatımıza ‘Önce zarar görme’ ile devam etmek istemiyoruz” denildi.


    **BAŞINA SIKTI, İNTİHAR ETTİ!


    *13/04/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’ın önemli sorunlarından bir yenisi daha yaşanırken, bu kez bir kişi başına sıktığı silah ile intihar ederek hayatına son verdi..


    Geçtiğimiz ay için yaşanan iki intihar olayı ardından Nisan ayının ikinci haftasında da bir kişi daha intihar etti.


    Alınan bilgilere göre Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde çalışan Mersin Doğumlu Erdem Yavuz isimli bir görevlinin yakını olduğu öğrenilen Murat Yavuz adlı şahıs girdiği bunalım sonucu kafasına sıktığı silah ile intihar etti.


    KENDÄ°SÄ°NÄ° SÄ°LAHLA VURARAK Ä°NTÄ°HAR ETTÄ°!


    Ardahanlılar Sizi Kim Yarattı?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Olağanüstü bir tempo ile Ardahan Günlerinde hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonunun bu çabasının farkına varamayan yada varıpta göz ardı edenlere bir sorum olacak..

    Hey beyler, bayanlar!..

    Gerçekten merak ediyorum..

    Sizi kim yarattı acaba?

    Evet, tüm varlığı olduğu gibi bizi de Allah yarattı diyerek bu soruma cevap verip, geçebilirsiniz..

    Ancak benim de inandığım ve varlığına inandığım Allah’ın yarattığı biz insanlara birde sen Ardahanlısın, sen Sinoplu, sende Mardinlisin dediğini de unutmamak gerek..

    Ve Ardahanlıysan Ardahanlılığını yap, memleketten, toplumuna, insanına, ülkene, ceddine sahipçıkta diyen Allah yarattıklarını yarattığı toplumuna faydalı olmasını da emir eder..

    Yani Ardahanlıyım demekle Ardahanlı olunmadığını ve Ardahanlılığı yerine getirmek gerektiğini de bilmemizi ister..

    Yani Ardahan adı üzerinden siyaset, ticaret yapanların bugün Ardahan için yapılan en samimi çalışmalarda birinin anında olmakta bir görev olmalıdır..

    Peki bunlar kimler diyecek olursak..

    Önce sen şu an bu yazıyı okuyan Ardahanlı bay yada bayan Ardahanlı hemşehrim neredesin, neden bu önemli etkinlikte ‘Ben ne yapabilirim’ demezsin?

    Sonra;

    Saffet Kaya Ardahan’ı çok sevdiğini belirten ama bugün ortada olmayan..

    Ensar Öğüt Gebze’de yıllarca politika yapmasına karşın partisinden delege olamayıp, Ardahan’a gelip 3 dönem vekillik yapan,

    Faruk Demir Öcalan’ında yakalanmasıyla esen Ecevit iktidarından Kenan Altun gibi vekil fırsatı yakalayan Ardahan sevdalıları değilmiler?

    Ya yıllarca Ardahanlıların oyu ile milletvekili olan İsmet Atalay?

    Ve nice diğerleri bugün yani 24-25-26 Kasım 2017 Günleri İstanbul Maltepe’de gerçekleştirilmeye çalışılan Ardahan’ı tanıtma Günleri başka kentin, başka memleketin tanıtılma günü mü de bunlar ortada yoklar?

    Evet beyler, bayanlar toprağından yaratıldığınız Ardahan Günleri için siz ne yapıyor, neden kenarda izliyor ve niye bu önemli etkinliğe ‘Benim ne gibi bir katkım olur! demezsiniz..

    Cumhurbaşkanının baş danışmanlarından olana kadar Ardahan’ı ağzında düşürmeyen, hatta Ardahan’dan milletvekili adayı olup ben,imde oyumu alan Yalçın Topçu sen neredesin ve niye bu önemli günde telefonlara bile çıkmaz, mesajlara niye cevap vermezsiniz?

    Bilmem ama yine sorumu sorup konuyu kapatacağım..

    He Ardahanlı hemşehrim

    Gerçekten sizi kim yarattı?

    Ardahanlı olmak bu mu?

    Ardahan’ı sevmek bumu?

    Yoksa illahki milletvekili, başkan mı olmanız gerek Ardahan sevdasını ortaya koymanız için..

    Ne diyem artık bilmem ama sizi sizi yaratan Allah’a havale etmekte öteye..



    **Ardahan’ın Düğünü Var..

    24-25-25 Tarihleri arasında bir ilk ki daha gerçekleştirecek olan Ardahan Dernekler Federasyonunun organize ettiği Ankara, Bursa, Göle, Çıldır, Damal, Hoçvan ve Ardahan İL, İlçe, Köy Derneklerinin hep birlikte omuz verdiği Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde yani Ardahan’ın düğününe Ardahan’da el atılacak mı?

    Evet, Kasım atının 24’ünde başlayıp, 26’sın da bitirilmesi hedeflenen Ardahan’ı Tanıtma Günler Etkinliği kadar en çok merak edilen konuların başında gelen diğer bir konuda bu düğüne Ardahan esnafı, onları temsil eden kurumlar 24-25-26 Kasım Günleri İstanbul Maltepe Sahiline gerçekleşecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerine katılıp, katılmayacaklarıdır..

    Yani Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi, Ardahan STK’larının yanında Ardahan’da ki esnafın bu etkinliğe katılıp, katılmayacakları konusunda sorular sorulmakta..

    Benim saçma gördüğüm ve bu tanıtım günlerinin asıl malın sahibinin, muhatabının, Ardahan ve Ardahandakiler olduğunu yani bu tanıtımın İstanbul’da ki Ardahanlılardan çok hala Kars’ın gölgesinde kalmaya devam eden Ardahan’ın olduğunu belirttiğim bu günlerin tüm Ardahanlıların olduğunu defalarca dile getirmiş, yazmıştım.

    Ve öyledir de..

    Milletin,

    Vekilin,

    Valilinin,

    Belediye Başkanlarının,

    Muhtarların,

    Gazetecilerin, 

    Hatta Ardahan sevdalıların sevdasını kıskanıp, onları engellemeye çalışan Ardahanlıların günü de olan 24-25-26 Kasım 2017 Tarihinde ki Ardahan Günleri yani Ardahan Düğününe hep beraber, kol kola gideceğiz,

    yapacağız ve anlımızın teri ile bu dev organizasyondan çıkacağız..



    **Ardahan’ın Adını Öne Çıkarmak Gerek..


    Cumhuriyet’in 94 nci yıl dönümü kutlanan ülkemde ilk cumhuriyet devlet fikrinin Ardahan’dan çıkıp daha sonra bu ülkenin kurucusu tarafından da benimsenip, ulusun yönetim şekli olarak ilan edildiğini biliyor musunuz?

    Bilmem ama birileri hala Ardahan’ı görmezden gelip, Ardahan Dernekler Federasyonun ve Ardahanlıların ret ettiği KAI; KAISİAD; KAIFED adı altında ki saçma sapan oluşumlar ile Ardahan’ın adını gölgelemeye devam eder durur.

    Karslıların kutlaması gereken ve başta biz Ardahanlılar başta olmak üzere 80 vilayetin de kutlaması gereken 30 Ekim Kars’ın kurtuluşunu Ardahanlı olan sözde dernek başkanları tarafından kutlanmaya çalışılması da Ardahan adını gölgeleyen bir durumdur..

    İlk olarak Ardahan’da geçmesine karşın Ardahan’ın adının anılmadığı tren yolu da birileri gibi Ardahan’ı ötelediğini görmekteyiz..

    Çünkü adı Kars-Tiflis-Bakü konulan ama ilk olarak Ardahan sınırlarında temeli atılan bu tren yolu ile ilgili haberlerde de Ardahan’ın adını göremezsiniz..

    Halbuki aynı tren yolu üzerinde bulunan tünel, en önemli güzergah Ardahan sınırları içinde geçerek Gürcistan’a buradan Azerbaycan’a ulaşmakta..

    İşte bu nedenledir ki ; Ardahan’ın bu memleketin 75 plakalı Gürcistan ve Ermenistan’a komşu bir vilayet olduğunu anlatmaya çalışır, Ardahan diye bir İL’in olduğunu başta KAI, KAISİAD; KAIFİAD denen saçmalıklar içinde kendilerine başkan dedirtmeye çalışan Ardahanlılara olmak üzere herkese anlatmaya çalışır ve Ardahan’ın adını gölgelemeyin diye avazımızın çıktığı kadar bağırırız..

    Ve yine bu nedenledir ki 24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde ülkenin en büyük kenti ve metropolü olan İstanbul’un dağına, taşına Ardahan’ın adını yazdırmak için kendimiz paralar ve bu yönde attığımız adımları tüm Ardahanlıların desteği ile sonuçlandırmaya çalışırız..

    Yani kısacası başta Ardahanlıyım deyip, sadece öne çıkmak, bana başkan desinler diye başkaları için kendilerini paralayanlara diyeceğizimiz tek şey artık bırakın şu KAI, KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkların eteklerine yapışmayı da kendi memleketiniz, tanınmaya, tanıtılmaya muhtaç Ardahan’ın adını öne çıkarmak için verilen m

    mücadeleye destek olun..

    Ardahan’ın adını öne çıkarın..



    **Cumhuriyet nedir?


    Cumhuriyet ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir..

    Peki bugün bu anlamı taşıyan bir devlet biçimi var mı?

    Tabi ki var ve bunun başında Türkiye çekiyor diyeceksiniz hemen demi?..

    Yani bir ulusun egemenliğini kendi elinde tuttuğu, ama dolar, silah, petrol ve diğer bir çok konuda başkalarının eli olmadan bir devlet..

    Ve bu devleti halkın kendi içinde, kendisi delege olup, önerdiği ardından seçtiği milletvekilleri aracılığıyla yönetiği bir devlet biçim var derken bunun genel başkan, genel merkez yada hatırı geçenlerin adamları olarak algılamaya neden olmamak gerek..

    Yani cumhuriyet barışık olmayan bir ülke ve dünya bizar zor sanki..

    Ama sözlük anlamı;

    Cumhuriyet ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir.. diyor..

    Sizce öyle bir ülke var mı yoksa İran’ın da cumhuriyetle idare edildiğini belirtip, cumhuriyeti istediğin gibi kullanan güçlere göre mi cumhuriyet..

    Halbuki bu ülkeyi kuranlar ve yönetim biçimi cumhuriyetti diyenler bile cumhuriyetin sözlük anlamına yakında olsa bir anlayış sergilemediğini görür ve yaşarız..

    Peki cumhuriyetin tam anlamı ile yaşatılması için verilen mücadeleyi yok sayıp, yerine başka yönetim yada İran mollasının aklına uymakta cumhuriyet mi sebeb oluyor?..

    Bilmem ama benim bugün yaşadığım ülkemde cumhuriyeti gerçek anlamda hayata yansıması için çokta çaba sarf edilmediği yönünde ciddi kaygılarım var..

    Sizi bilmem..



    **AK Parti, Yeni Parti, Eski Parti..


    Kürtlerin olmadığı siyasi oluşumların ne kadar başarılı olduğunu eski parti olarak bilinen Cumhuriyet Halk Partisi’ne baktığımızda gördüğümüz şu günlerde yeni bir parti daha kuruldu..

    Fetoya küfür ederek işe başlayan partinin adı da İyi Parti..

    Yani partinın adı İyi ise;

    Peki bunların en güçlü rakibi olan ve tüm karşıt çıkış, yıpratılma, 15 Temmuz Darbe girişimi gibi engelleme teşebüslerine karşın hala iktidar olan AK Parti ve başta genel başkanları olmak üzere binlerce siyasetçisinin tutuklanıp, aylar, hatta yıllara gelinmesine karşın hala dimdik duran ve oylarını korumaya devam eden HDP ne oluyor?

    CHP gibi eski partimi oluyorlar?.

    Vallahi bilmem ama iyi deyip yola çıkan partinin şimdiden eskidiğini söyleyebilirim..

    Çünkü adı iyi de olsa eskilerden hem de başta Kürtlere olmak üzere tüm ülkede ki seçmene çokta eskilerden oluşan ve en önemlisi MHP ve BBP uyumlu kişilerden oluşan bir kadro..

    Yani ilk seçimde alacağı oyu hemen diyeyim..

    %2.3

    Belkide daha az..

    Çünkü Akşener hanım başta olmak üzere hemen hepsinin yüzü benim yüzüm gibi eskimiş, belkide gına getirmiş olan siyasilerden oluşan bir kadrodan..

    Yani adı Yeni Parti olan bu yeni parti 24-25-26 Kasım Günlerin de ilkini gerçekleştireceğimiz Ardahan’ı Tanıtma Günleri heyecanı kadar bir seçmen olan beni dahil çevremdekilerini de heyecanlandırmadığını gördüğüm bu partiye diyeceğim tek şey hayırlı olsun..

     
     

  • ŞAHİN'İN DİLİNİ KOPARDILAR, KADIN TEDAVİSİNİ ÜSTLENDİ..



    **Başkanlar lütfen işiniz yapın..


     


    15 Temmuz alçak darbe kalkışması ile karşılaşan ve 12 Eylül faşist diktatörün ihtilalinin yıl dönümü öncesi Büyükşehir Belediye Başkanları ile bir araya gelen Başkan Erdoğan’ın İstanbul’u kaptırdığı partinin İBB Belediye Başkanı İmamoğlu ile karşılaşıp, gülümseten kısa konuşması ile toplumun moral bulduğu bir gerçek.


    Ve bu moralin tüm toplum geneline yayılması umuduyla gerek başkanın değişime gideceği söylenen AK Partili, o toplantı da kırılan sandalyesinin de katkısıyla Başkan Erdoğan’ın takıldığı ve gülümsettiği İBB Başkanı İmamoğlu’nun partisi CHP’li,  halkın seçtiği başkanları görevden alınıp yerlerine hem de yasa, hukuk, adalet beklemeden kayyum atanan HDP’li, her an yapılacak denen yeni bir seçim öncesi iktidara göz kırpan ama HDP İl Binalarının önünde A Habere haber olmaktan geçmeyen anaların orada değil, devletin kapısında olmalı’ demesini de bilen kadın genel başkanlı İYİ Partili, adeta iktidarın basın danışmanlığını üstlenmiş MHP’li belediye başkanlarınında bu morale katılmaları toplumun en büyük beklentisidir.


    Belediye Başkanı olduklarını unutup, oturdukları koltuklarda kendilerine, ‘Ben Himenimmmm’ dercesine, ‘her işi ben bilirim, ben yaparım’ diyen ama asıl işleri olan alt yapı, üst yapı, trafik, çöp, su, hizmetini aksatıp, başka işlerle uğraşan başkanların da bu morali, saçmalıkları ve ‘Ben bilirim, ben yaparım’ diyerek her işe el atayım derken kendilerini bunaltıp, boğmamalarını rica ediyorum.


    Çünkü 31 Mart ve 23 Haziran’dan beri gördüklerimiz; Öyle yada böyle seçilen başkanların hala asıl işlerine endekslenemedikleri gibi seçimler esnasında yaptıkları reklamların atmosferinden kendilerini kurtaramadıklarını görüyor, izliyoruz..


    Peki ne yapıyor kendilerinden moral beklediğimiz başkanlar?’.


    Vallahi onuda dünkü yazımda dediğim gibi ‘Ya sabır’ diyerek ben not ediyorum, siz sayın okurlarımın ne demek istediğimi anlaması ve yerel seçimlerden bu yana geçen süreye bakarak, ‘haklı mıyım, haksız mıyım?’ diyerek yazılacakları bekleyip, değerlendirmesi için..


    “KUŞLARA SU İÇİRENLERİN TÜRKÜSÜ”


    “KUŞLARA SU İÇİRENLERİN TÜRKÜSÜ”


    *Arşiv Haber 20/03/2015 Tarihli Haber


    Erbay Kara’dan bir kitap daha


    Ardahanlı şairimiz Erbay Kara, 6 ncı şiir kitabını yayımladı. “Kuşlara su içirenlerin Türküsü” isimli şiir kitabında 39 şiir bulunuyor.


    Ardahanlı şairimiz Erbay Kara, 6 ncı şiir kitabını yayımladı.

    “Kuşlara su içirenlerin Türküsü” isimli şiir kitabında 39 şiir bulunuyor.


    Son kitabında ki şiirlerinde Ali İsmail Korkmaz’dan Yaşar Kemal’e, Rojava’ya kadar bir çok güncel konuya değinen Kara, ele almış olduğu şiirlerde ki başarısıyla okurlarını şaşırtmadı.


    Erbay Kara’nın son şiir kitabı “Kuşlara su içirenlerin Türküsü”n den bir eseri;


    Sevdim seni

    Bütün yoksulluğumla sevdim

    Büyük yeminler ettim

    Kalbimde ki sızıya dair

    Şİmdi ne söylesem boş


    Şimdi sen

    Şimdi sesin senin

    Dokunduğun kitap

    Baktığın resim

    Yeşiller

    maviler

    morlar

    Yüzünde ki sevinç

    Yüreğinde ki keder

    Yine Güzeldir

    Şimdi ne söylesem boş


    Seni sevdim

    Kor ateşlerle yanarak sevdim

    Kuş tüyü yataklara

    düşlerimi serdim

    Nice sözcüklere tuzak kurdum

    Nice şiirler yazdım senin için

    Şimdi ne söylesem boş


    Sevdim Seni

    Ölümsüz bir aşk ile

    Kim bilir

    Belki

    İkimiz

    İki ayrı şehirde

    Bir şarkıda biriz

    Alnımız avuçlarımızda düşünmekteyiz

    Şimdi ne söylesem boş


    Erbay Kara

  • Ardahan'da Yine Kaza, Yaralılar Var!

    Bölünmüş yolların hiç bir önlem alınmadan devam ettiği ve başta kavşaklar olmak üzere bir çok alanın yanlış projelendirmeler dolaysıyla adeta trafik canavarının merkezi haline gelen ve adı Kara Yolların değil, Kan yolları olan kazaların biri daha geçtiğimiz günlerde bir Tır’ın at arabasına çarptığı ve bir gencin hala komda olduğu kazanın yaşandığı Ardahan-Kars Yolu üzerinde Sazara köyü yolu üzerinde meydana geldi.


    Transite çarpışan ve bir çok yaralının olduğu kaza ardından her iki araçta bulunan yaralılar hastaneye sevk edilirken her iki araçta kullanılmaz hale geldi.


    1 Kadının öldüğü AYNI YERDE YİNE TRAFİK KAZASI!


    1 Kadının öldüğü AYNI YERDE YİNE TRAFİK KAZASI!


    *Arşiv Haber 12/06/2019 tarhli Haber


    Bayramın son günü yaşanan be b,r kadının ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği yerde bu kez gurbetçiler trafik canavarına yakalandılar. Alınan bilgilere göre Ardahan’ı Kars’a bağlayan yolun kent çıkışında meydana gelen kazada bir ağı olmak üzere 4 kişi yaralandı.


    Karayolları başta olmak üzere yetkililerin çözüm bulmadığı belirtilen alan da art arda meydana gelen kazaları Ardahan Sanayi Yolu ile Ardahan Çevre yolunun birleştiği mıntıkanın yeniden gözden geçirilip, sürücüleri şaşırtan bölgede ki dönemecin ve yolun yeniden planlanıp, düzeltilmesi gerektiğine dikkat çekilirken yaralılar tedavi için Ardahan devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.



    Ana Sorun, Kürt Sorunudur..


    Son olarak adına,”Pençe” denen operasyonla devam eden çatışmaların diğer bir adı olan Kürt sorununu denen ana sorunun göz ardı edildiği ve yine adına ,”Barış Süreci” denen sürecin unutulduğu yada unutturmak istendiği bir zamanda rutin haberlerle art arda şehit haberleri almaya devam ediyoruz 


    Kara haberleri vermeden önce adına pençe operasyonu denen son operasyondan haberdar edip ”47 idi 48 oldu” haberini verdikten sonra şehit haberleri veren medya ve basınında üzerine gidemediği ve oralı olmamakla unutturmaya çalıştığı Kürt sorunu bu ülkenin ana sorunudur.


    CHP’nin yürüyüş yaparak hatırlattığı ama kısa sürede unuttuğu adalet denen sistemi yenileyeceklerini belirten ve adına, ”hukuk reformu”diyen hükümetin öcelanla avukatlarını görüştürmesi ve öcelanı, HDP ye rağmen ”ben liderim” diyerek  martta yaşanan sonucu  Haziran’da değiştirme AK Parti ile birlikte çabası adına Kürt sorunu denen sorunu üstü kapalıda olsa bir kez daha gündeme getirmiştir.


    Soylu başta olmak üzere Başkan Erdoğan’a akıl danışmanlığı yapanların milliyetçi gözlük takıp baktığı bu sorunun diğer bir adı da ırak Kürdistan’ı,Suriye yapılanmasıdır 


    S-400’eri bahane edip,F-35’lerin eğitimle ambargo koyan ABD’nin bahar bayramı adı altında devam ettirmek istediği Ortadoğu’da ki operasyonlarını yeni yönü İran olduğunu yani Filistin, Fas,Tunus,Cezayir,Irak,Suriye’den sonra İran diyen ardından Türkiye demeyi hedefleyen ABD’nin bölgeye bakışının da diğer bir adı  olan Kürt sorunu denen sorunun ”vurdum, kırdımla,mağara bombalamayla değil”yeni hukuk reformuna kurmak istenen affın genel bir af olarak değerlendirilmesini  diğer bir adıdır,Kürt sorunu.


    İstanbul’da Otağı kuracağını belirtip ama şimdide İmamoğlu’na yönelik  betonlaşan(!) İstanbul’da hala o alanı bulamayan devlet bahçelinin başında bulunduğu partinin siyasi geleneği gereği ret etse de İmamoğlu’yla bir kez daha yarışacak olan Binali Yıldırımın Kürdistan dediği kelimenin de diğer bir adı da Kürt sorunudur.


    Kısacası ülkenin sosyal hayatına,siyasal gidişatına ve ekonomik durgunluğuna verilecek ad Kürt sorunu hala bu ülkenin ana sorunudur,unutturulmak,görülmek istenmese de..    

  • 2. Emine Olayı mı? Gelin Ölü bulundu, Eşi gözaltında

    Olay, dün gece il merkezine 35 kilometre uzaklıktaki Küçüksütlüce Köyü’nde meydana geldi.


    İddiaya göre Oğuz K., akşam birlikte uyuduğu eşinin gece yatakta olmadığını fark etti. Dışarı çıkıp eşini arayan Oğuz K., Birgül K.’yi evlerinin yanındaki ahırda başından tabancayla vurulmuş halde buldu. Jandarma ve sağlık ekiplerini aradı. Olay yerine gelen ekipler, Birgül K.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Cesedin yanında bulunan tabancaya el konuldu.


    Genç kadının cansız bedeni otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Soruşturma başlatan jandarma, Oğuz K.’yi gözaltına alarak karakola götürdü.


    Oğuz K.’nin ifadesinde gece uyandığında Birgül K.’nin yatakta olmadığını fark ettiğini, ahıra baktığında da yerde bulduğunu söylediği öğrenildi. Soruşturma sürüyor.



    1. Sayfa Kanlı Görüntüler..


    Ve yine bir haber..


    Ve daha 15-20 gün önce ‘Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..’  ele aldığım ve nedenini, sonuçlarının cevabını siz okurlara bıraktığım bir kadın cinayeti haber daha..


     


    Kırıkkale‘de eski eşi Fedai Baran (43) tarafından bıçaklanan Emine Bulut‘un (38), hastanede ölmeden önce olay yerinde çekilen son görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. Görüntüde Emine Bulut, “Ben ölmek istemiyorum” derken, yanında bulunan 10 yaşındaki kızı F.B.B.’nin “Anne lütfen ölme” diyerek ağladığı görüldü. Sosyal medya kullanıcılar cani Baran’a tepki göstererek Türkiye’deki kadın cinayetlerine dikkat çekti.’


    Bu haberi sabahın etken saatlerinde okuyup, değerlendirirken bir önceki yazımı yeniden okuyup, değerlendirirken gündemle, konuyla ilgili yeni bir yazı yada yeni bir yorum yazmama gerek yok dşye düşündüm..


    Çünkü altta özetlediğim o yazımın cevabını alamadımki, yenisini yazı, cevap bekleyeyim diye.


    İşte o yazım ve bugün 3. sayfadan 1. sayfaya çıkan o haber..


     


    Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzay da bulunan varlıklar için hep bir kavga ve bir birini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberli ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.


    Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..


    Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.


    Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlarda daha güçlü olaması ve kadınları anlayamamalardır bunun nedeni..’ demeleri ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.


    Peki yazımın sonuna gelememe karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?


    Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?


    Yada birlikte düşünüp, cevabını arayalım coğumuzun bir cevabını bildiğini yada sandığı intihar ve gazetelerin 3. sayfasını kanlı hale getiren kadın cinayetlerinin nedenini..


    HDP'nin Milletvekili Aday Adayı Sayısı 10 Oldu..


    HDP’nin Milletvekili Aday Adayı Sayısı 10 Oldu..


    Arşiv Haber 21/03/2015 Tarihili Haber


    **NE YAZIYORSAK O!.. Göle’nin etkili ailelerinden Çapan ailesinin ferdi Hakan Çapan HDP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı oldu..


    Gazetemizin daha önce gündeme getirdiği Halkın Demokrasi Partisi Ardahan İl Örgütüne yeni bir milletvekili aday adayı daha başvurdu.


    Ardahan’dan sonra en çok oyu bulunan ilçelerinden Göle’den yeni bir aday adayın daha başvurduğu HDP Ardahan’ın Milletvekili aday adayı sayısı 10 kişiye ulaştı.


    Geçtiğimiz hafta Ankara’da HDP Genel Merkezini ziyaret ettiğini duyurduğumuz Göleli İşadamlarından Hakan Çapan’ın da Ardahan HDP İl Başkanlığına girerek resmi başvurusunu yaptığı Halkın Demokrasi Partisi  Ardahan Milletvekili Aday Aday sayısının 10 olduğu görülürken bu aday adaylarının Ardahan’dan sonra en çok oyu bulunan Göle’de HDP’nin milletvekili aday adayı sayısı 5 oldu.


    **KAISİAD ÜYESİ..


    HDP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olan Hakan Çapan Ardahan’da kurduğu modern süt ve süt ürünleri fabrikasının yanı sıra İstanbul’da bulunan Ardahanlılar arasında da etkili bir isim


    Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökçenin başkanlığını yaptığı Kars-Ardahan-Iğdır İşadamları Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan Hakan Çapan ile birlikte aynı derneğin üyeliğini yapan Saadet Karaan CHP İstanbul 1 Bölge Milletvekili  Aday Adayı, Iğdırlı Sefer Karakoyun ise Iğdır MHP’den Milletvekili Aday  Adayı oldular.

  • Göleli Üniversiteli Deniz de Boğuldu!


    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • Ardahan Çarşıda 3 Araç Kaza Yaptı! Göle'de Tutuklama!

    Alınan bilgilere göre yoğun araç trafiği ve gelişi güzel park dolaysıyla her geçen gün geçilemez duruma gelen kent merkezinin ana caddelerinden olan Kongre caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazasında bir araş ile bir taksinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada park halinde ki diğer bir araçta hasar gördü.


    Kimsenin ölmediği kaza da araçları kullanan şahıslar çeşitli yerlerinde yaralandıkları görüldü.



    **Göle kazasında tutuklama..


    Öte yandan Göle’de meydana gelen ve bir Tekel bayisinin ölümüne neden olan kaza ardından kazaya neden olan şahsın alkollü olduğu ve tutuklanarak Ardahan Ceza Evine konulduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    Göle’nin sevilen simalarından olan Yavuz Maden’in ölümüne neden olan 34 BYF 405 plakalı aracı kullanan Göle Serinçayır (Çölpenek) köylü olduğu öğrenilen Recep Ahçı’nın tatil için memleketine geldiği bilgisi alındı.



    Öte yandan Göle’yi yasa boğan kaza da hayatını kayıp eden Yavuz Maden Göle’de düzenlenen, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ında katıldığı cenaze töerini ardından toprağa verildi.



    Kaz Dağları ve Kazlar..


     


    Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..


    Çünkü vekilin  üstü kapalı olsa da  bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı  savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de  olduğunu  hepimiz biliyoruz.


    Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın  için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de  bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..


    Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.


    Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..


    Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.


    Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.


    Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz. 


    Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden,  asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler  veya ben miyim diye de düşünmedim değil..


    Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine  aynı bölgenin kadın milletvekilinin de  sevgililerinin de  dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde… 

  • Ardahan'da Trafik Kazası..


    GÜVENLİ BÖLGE..


     

    Kırk yıla yakındır süren iç çatışmaların devam ettiği ve yürekleri yakan haberlerin bitmediği,  ekonomi başta olmak üzere toplumu gerip daraltan sonuçlarla sürerken bir de dış çatışmalar sürüyor. 


    Başta Suriye olmak üzere Irak ve İran gibi bölgelerdeki gelecekte birleştirilmesi hedeflenen yeni odaklamaları önlemek adına güvenli bölge istemleri de her geçen gün artarak arzulanıyor. 


    Daha önce Irak’ta kurulan ve adına Kürdistan denilen bölgeye benzer mi bilmem ama Suriye’de kurulmak istenen yeni güvenlik bölgesinin tanımının ne olacağı da söylenmiyor.


    Sanki kendilerinde yokmuş gibi, “Kimyasal silah” var denilerek ateş düşürülen Irak’ın bir benzeri olan Suriye’nin yasal hükümetine “Esed” denilerek reddedenlerin, Türkiye’ye sınır olan bölgede Irak usulümü yoksa başka üslup ile kurdurmaya çalıştıkları güvenli bölgenin, Suriye’yi bölmekten öte bir şey olmadığını söylemeseler de, bu güvenli bölgeyi kimlere emanet edileceğini de kamuoyuna anlatamıyorlar.


    Çünkü bizim bildiğimiz o bölgede bulunan YPG’ye devlet muamelesi gösterip tonlarca silah veren Amerika’dır.


    Bir taraftan Suriye’nin bölünmesini engelleyen Rusya ve İran olurken, diğer taraftan ABD ve Türkiye’nin de için de bulunduğu müttefiklerinin güvenli bölge adı altında komşu bir devlet olan Suriye’yi “Güvenli bölge” adı altında nazikçe bölmeye çalışmaları diğer önemli bir konudur.


    Halbuki Suriye’nin resmi hükümeti olan Esed’i “Kardeşim Esad” diyerek sahiplenmek; hem ABD’nin hem de Suriye’nin Golan tepelerini vuran ve bölgede asıl hesabı olan İsrail’in oyununu bozacaktır.


    Ve çoğu akraba olan Suriye’nin sınırındaki halkı ve içeride ki çatışmaları durduracağı gibi başkan Erdoğan’a yönelik sorulan ‘Ekonomi niye bozuk?’ sorulara aynı Erdoğan’ın, ‘Siz biliyor musunuz mermiye, bombaya tüfeğe uçağa giden paraları?’cevabıyla yani  “önlem” olarak dağa taşa atılmayacaktır.


    Kısacası içte buzlukta olan sürecin, bir an önce çıkarılıp yeniden masaya yatırılması ve “Esed” denilen Suriye’nin resmi iktidarına “Esad” demek daha güvenli olacaktır.


    Çünkü “Güvenli bölge” demek,  bölgede hayata geçirilmek istenen BOB’un yani Büyük Orta Doğu Projesinin uygulamasına yol açmaktan öte bir şey değildir.


    En anlaşılmaz bir diğer durumda MHP Lideri Bahçeli’nin ‘Güvenli Bölge’ den yana olmasıdır..

  • Denizbank Müdürü Trafik Kazası Sonucu Komada..


    Ağır yaralı olduğu öğrenilen ve Kahrama İli yakınlarında trafik kazası geçiren Hazar Coşkun’un Çıldır AK Parti İlçe Başkanının kızı olduğu öğrenilen Öğretmen eşi Tuba Coşkun olay yerinde hayatını kayıp ederken. iki çocuğu ve kendisi ağır yaralı olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.



    BİR MİLLET İKİ DÖVLET!..


    Kardeş dediğimiz ülke için doğu kapısını kapalı tutup, Ermenileri boğduğumuzu zannedip , başta Kars olmak üzere sınır bekçileri olan Kuzey Doğu Anadolu bölgesindeki illerin yoksullaşıp, batı bölgelerine göç etmesine yol açan anlayışın hala hüküm ettiği bir süreçte Posoflu gazeteci meslektaşımın sanal ortamda paylaştığı bir yazı benim de  bugün ki yazımın ana konusu oluveriyor..


    Çünkü yıllardır dikkat çektiğim konuların başında gelen ve maalesef  hala kanayan bu yarayı  yeniden deşmiş ve kardaş denen Azerbaycan’ın bir gram mazot ve doğal gazı parasız vermediği gibi , yavru vatan dediğimiz ve özellikle şu son günlerde bizi Avrupa ile yeniden karşı karşıya getiren , deniz altı yakıt arayışları ile gündemimize giren Kıbrıs’ı hatırlattı..


    Gece kondu evlerini andıran prefabrike gümrük binalı Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının olduğu Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının geçmesine karşın , hala beklenen  ithalat ve ihracatın yapılmadığı ve hatta bu zamanda hala kömür, tezek, odunla ısınan, dereleri HES’lerle kurutulan ülkemin Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’lu Gazeteci Burhan Özkoşar’ın kendi özel sayfasında paylaştığı,’GARDAŞ ÜLKE VİZEYİ KALDIRDI. SEVİNİYORUZ !!!


    GÜRCİSTAN BIRAKIN VİZEYİ PASAPORT DA İSTEMİYOR. KİMLİK YETERLİ !!!


    BİR MİLLET İKİ DÖVLET !!!’ satırlarını okuyunca yanımdaki Azeri Üniversite öğrencisine dönüp, biraz da kızarak, ‘Bak biz size kardeş derken, bayrağınız hem Türkiyeli, hem de bir Kürt olarak iş yerimizin masasında onurlandırırken siz Kıbrıs’ı tanımadığınız gibi yıllardır devlet olmanıza karşın daha yeni vizeyi kaldırıyorsunuz, bu nasıl kardaşlık?’ diye sitemde bulunuyorum.


    Ve Türkgözü, Aktaş adlı iki gümrük kapısı olmasına karşın Araplarlarla, Iraklılarla sıkça bir araya gelen hatta Musul’da esir alınan bugüne kadar Gürcistan ya da Kafkasya ülkelerinin konsolos, büyükelçi yahut  belediye başkanları ile bir araya gelemeyen, ortak bir fotoğraflarını dahi görmediğimiz Ardahanlı siyasiler gibi , Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Cenap Cumhurbaşkanı (İlham) Aliyev’in Sayın Cumhurbaşkanımıza geçen hafta ilettiği üzere Azerbaycan, Türk vatandaşlarına 1 Eylül’den itibaren vizeyi kaldırıyor. ‘Bir millet iki devlete’ yakışan oldu.” demesi de ajanslara haber olarak giriyor.


    Yeniden Azeri öğrenciye dönüp,’Kardaşız diyorsunuz, ama Hristiyan Gürcistan’ın, sizin hala ülke olarak tanımadığınız Kıbrıs gibi kimlikle giriş, çıkışımıza izin verirken siz daha yeni vize kaldıracağız diyorsunuz.. Bu mu  kardaşlık?’ dediğimde o da dönüp bana ; ‘Siz de zamanında yani Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın önerge hazırladığı ve bu katliamın tanınması için verdiği önergeyi AK Parti’nin reddettiğini biliyor musunuz ve  Hocalı katliamını siz de hala görmezden gelip, tanımıyorsunuz, kardaşlık bu mu ?’ diyerek savunmaya geçiyor..


    Ve Azeri öğrencinin bu savunmasına baktığımızda; kardaş da olsan önce menfaatler dünyasında yaşadığımızı hatırlayarak, Gürcistan’dan sürgün edilen Ahıskalıların geri dönmesi için büyük bir mücadele içinde olduğunu bildiğim meslektaşım Burhan Özkoşar’ın bugünkü yazıma konu olan yazıyı paylaşırken kardaşız diyen ama Türkiye’ye getirildiklerinde ata/dede yurtları olan ve her geçen gün devam eden göç ile çocuk yapacak insanların kalmadığı, yaşlı bir iki insanın beklediği Posof’a değil ülkenin en güzel yerlerine yerleşmeyi ön koşul olarak ülkem dedikleri ülkelerine dayatan Ahıskalıların kardaşlığını da sorgulamayı düşünüyorum. 


    Ama yazım uzadı, yazılarımın yayınladığı gazeteler yazımı bekliyor diyerek yorumun devamını sonraya ve bu kardaşlıkları değerlendirmeyi de siz okurlara bırakıyorum..


    Ha bu arada son satır diyerek dün” Esad “kardaşım “  diyerek bağrımıza  bastığımız Suriyelileri de ‘Göçmen, sorunlu insanlar’ baskısı ile  kovmaya çalıştığımız ama onların da hala savaş halinde olan Esed’li Suriye^ye gitmek istemediklerini ve doğu kapısının kapanması sonrası Suriyeliler gibi ata/dede topraklarımızdan göç edip, gittiğimiz ve adeta işgal ettiğimiz, trafikten, betondan, kap, kaçtan, her gün yeni cinayet haberle ile boğduğumuz İstanbul’da eyleme hazırlandıklarını da gelen son haber ile öğreniyorum..

  • Türbe'de Kaçak Sigara Yakalandı!


    Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..


     


    Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..


    34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.


    Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.


    İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri  bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse  bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de ,  3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde,  kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim . 


    Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.


    Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz 


    de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?


    Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…


    Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..


    Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..


    Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.


    Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..


    Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.


    Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.


     


    Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?


     


    Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?


    Ya da  birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini.. 

  • Ardahan'da Trafik Kazası, 8 Yaralı!

    Ardahan’da kamyonet ile otomobilin çarpışması sonucu 8 kişi yaralanırken, vatandaşlar sık sık kaza yaşanan bölgede önlem alınmasını istiyor.


    Kaza, Ardahan – Kars karayolunun Artvin çevre yolu kavşağında saat 13.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çetin Y. idaresindeki 34 VT 0492 kamyonet, Anverdi Bagirova’nın kullandığı T 652 XT 86 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazada sürücüler ile Rusya plakalı araçtaki Sevda ve Asia Bagirova ve diğer araçtaki Sakine, Berat Yıldız, Eren ile Songül Sural yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslar ile Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kazada iki araç da kullanılamaz hale gelirken, polis kazaya ilişkin inceleme başlattı.


    VATANDAŞLAR TEDBİR İSTİYOR


    Kazanın yaşandığı bölgede güvenlik önlemi alınmaması, trafik lambası, geçit veya uyarı tabelası bulunmaması vatandaşların tepkisine yol açıyor. Şahin Şirin isimli vatandaş, “Kazaların çoğu burada olmasına rağmen hiçbir tedbir alınmıyor. Bir ışık koyulmuyor, insanlar öldükten sonra mı tedbir alınacak” şeklinde konuştu.



    Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..


     


    Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..


    34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.


    Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.


    İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri  bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse  bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de ,  3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde,  kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim . 


    Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.


    Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz 


    de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?


    Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…


    Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..


    Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..


    Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.


    Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..


    Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.


    Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.


     


    Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?


     


    Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?


    Ya da  birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini.. 

  • Belediye Başkanının oğlu trafik kazası geçirdi!

    Alınan bilgilere göre Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un küçük oğlu avukat abisine ait araçla Kars’ta Ardahan’a dönerken Hasköy yolu üzerinde direksiyon kontrolünü kayıp edip, kaza geçirdi. Durumu iyi olduğu öğrenilen Köksoy’un kullandığı araç ise kullanılmaz hale geldi.



    Cumartesi Yazılarım..


     


    Ülke sorunlarının yanı sıra yerel sorunların yazılarımıza konu edildiği bir hafta boyunca kendimizin yaşadığı sorunlara zaman ayırmadığımız gibi adına da, ‘Mahalle baskısı’  diyerek bu sorunları birleri ile paylaşma, yada yazılara da dökme korkusunu da hep yaşarız.


    Ama aslında sadece ben değil, bu yazıyı okuyan sen ve hepimizin anlatılması gereken, birleri ile paylaşması gereken onca sorunu ‘ya ayıptır, günahtır,’ diyerek içimizde saklar, sakladıkça bir volkanın içinde biriken lav misali patlama noktasına gelirken, kimimiz de bunu etrafımızda-kilerini kıran hal hareketle de bulunarak, kimimiz sakladıkça patlama noktasına gelir yakınlarımıza, sevdiklerimize olduğu gibi kendimiz zarar veririz.


    Ve bunun aslında kapalı bir toplumda  dünyaya gelmenin, o dünyada yaşadıkça  her gün biraz daha büyüyen ağır bir bedele öderiz paylaşıp, rahatlayamadığımız sorunlar ile..


    Kiminin özel hayat dediği, kiminin olmaması gereken bir suç olduğunu belirttiği yaşanmışları en yakını ile paylaşamama ile baş başa olan bizlerin bu baskıya dayanamadığı, delirip, gazetelerin 3. sayfalarını dolduran cinayetlerle sonuçlanan olayları yaşadığımız gibi yine o kapalı toplumun kendi yaşadıklarını içine bastırma hırsıyla yaşadıklarını anlamadığı insanı Tİye alıp, ‘Bu zır deli ya’ diyerek es geçtiğini de görür, yeniden üzen duygular içinde içe iyiden iyiye kapanır kalırız, yaşananları kader diyerek es geçmeye çalışırken..


    Hristiyanlık bu yaşananlara Kilis’e de günah çıkarma köşesi ile kendisine inananlara azda olsa yardımcı olmaya çalıştığı dünyada bu inancın dışında başka ve daha kapalı bir toplumda yaşayanların işi ne kadar kolay artık onuda siz, yaşanmış ve siz içten içe yiyen anlatamadıklarınızla yaşayan siz düşünün..

  • Ardahan-Hanak Yolunda Kaza 8 Yaralı 1 Ölü!

    Hanak-Damal kara yolunun Ormanlık mevkisinde, Muharrem Türker yönetimindeki 75 M 0476 plakalı midibüs, karşı yönden gelen Gökhan Gümüşkaya idaresindeki 08 AAC 288 plakalı tırın dorsesine çarparak yol kenarındaki ağaçlık alana devrildi.


    Kazada, midibüste bulunan Emine Çakmak, Ayşe Kurşun, Kübra Türker, Gizem Göyçek, Kanber Yanıkel, Binali Çağlayan, Melisa Köksol, Çiçek Çağlayan ile Yılmaz Güler yaralandı.

    Ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Emine Çakmak (74), tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.



    “HERHANGİ BİR SIKINTI YOK”


    Yağmur, dolu da hasat dönemine başlayan çiftçinin başta olmak üzere ülkenin asıl gündemi olması gereken onca sorunu varken yeni sorunların kapısını aralayan S-400’lerin teslimiyatına başlandığı haberlerini alıyoruz.


    Dişişleri Bakanının ve hükümetin diğer yetkililerinin ‘Herhangi Bir Sorun Yok’ diyerek başta ABD’den olmak üzere Avrupa’dan gelen ambargo tehditlerini görmezden geldiği bir süreçte teslimiyatı yapılmaya başlanan S-400 Füzeleri Akdeniz’de ki doğalgaz aramaları, Suriye, Irak ve İran gibi sorunları da gölgeleyecek, hatta ülke ekonomisi başta olmak üzere hepimizi sıkacak gibi..


    Çünkü Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Akdeniz’de doğalgaz sondaj çalışması yapmasına rağmen Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında benzer çalışmalar içinde olmasına Avrupa’nın tepkisi ABD’nin ‘şimdilik’ irili, ufaklı ambargolu tepkilerine eklenmesi ile yeni sorunlar yaşayacağımız kesin gibi..


    Amerika’nın gerek direk, gerekse İran üzerinde baskı yaptığı şu günlerde Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin devam eden ve yeni yasadışı ilan ettiği sondaj faaliyetleri ışığında, Hava Taşımacılığı Anlaşması için müzakereleri askıya alma ve ilk kez üst düzey diyalog görüşmelerini yapmama kararı alsa da biz hala ‘Herhangi Bir Sorun’ yok deyip, yaşanacakları görmezden gelmeye devam edelim.


    Ve aynı Konsey yani Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye 2020’de sağlanacak katılım öncesi desteği düşürme teklifini destekliyor ve Avrupa Yatırım Bankası’nı Türkiye’ye borç verme faaliyetlerini gözden geçirmeye davet ederken biz ‘Herhangi bşr sorun yok’ deyip işi geçiştirirken doların artışı da yeniden uçuşa geçiyordu..


    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “ABD’nin, Türkiye’ye S-400 tedariğine ilişkin tavrı değişmedi. Ankara, anlaşmayı sürdürürse çok olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalacak” açıklamasında bulunsa da biz hala ‘Herhangi bir sorun’ yok’ diyerek çok acilmiş gibi Çıldır Gölünü SİT alanının ötesine taşıyıp, daha yasak bir göl haline çevrilmesine sevinelim..


    CAATSA yaptırımlarını içeren tasarının Kongre’den geçtiğini hatırlatan Ortagus, “CAATSA yaptırımları tasarısı Kongre’den geçti. Sonuçları Türkiye açısından olumsuz olacaktır” ifadelerini kullansa da Başkan Erdoğan Yunanistan’ın yeni başbakanı ile futbol oynadığını belirten bakanı gibi  “S-400’lere ilişkin ABD’nin yaptırım uygulamayacağını Trump’tan duymuş olduk. Biz ABD ile stratejik ortağız. Türkiye’nin egemenlik alanına kimsenin müdahale hakkı yoktur. Bunun bilinmesi gerekir” açıklamasını yapıyordu, Kurban bayramının yaklaştığı, çiftçi, köylü, esnafın bir hayli zorluk içinde olduğu ülkem de..


    Ha unutmadan 15 Temmuz Darbe Girişiminin yeni bir yıl dönümü öncesi Venezulya’da ki gibi ülkenin diğer bir ucunda yani Sudan’da darbe içinde yeni bir darbenin önlendiği haberini alıyorduk..


    Ve bu yazı yazılırken başlayan teslimatın yankıları bu kez de üyesi olduğumuz Nato’dan geliyordu.


    FP haber ajansına konuşan üst düzey NATO yetkilileri, “Operasyonların ve görevlerin yönetilmesinde askeri güçlerimizin eş güdümlü olarak çalışması hayati önemdedir.” diyerek mesaj gönderdikleri ülkemin S-400’lere olan ihtiyacı gibi top yükün bir direnişe de ihtiyaç duyduğunu anlarken İmamoğlu’nun 2. Ankara çıkarmasıyla dışta bir hayli sıkıştırılan iktidarın içte de hiç rahat olmayacağını da ‘Umarız hiç bir sorun yoktur’ diyerek bizde derinden his ediyorduk..


     

  • Binbaşı ve Yüzbaşı'ya Gözaltı!

    Ardahan’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, 2 muvazzaf subay gözaltına alındı.


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Ardahan’da görev yapan 1 Binbaşı ile 1 Yüzbaşı hakkında yakalama kararı verildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Müdürlüğü ekipleri, 2 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul’a gönderilecek.



    Amacına ulaşamayan etkinikler..


     


    Dünya üzerine bulunan güzellikler ve o güzellikler anlatma çabalarının ne kadar sonuç verdiği ve bu sonucun başta bölge ekonomisine olmak üzere yörelerin, kentlerin, ülkelerin tanıtılmasına, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelebiliyor mu?


    Bilmem ama Tansu Çiller’in başbakanlık yaptığı dönemlerde bir başbakan olarak ‘Ya kardeşim sanki komünist bir yönetim anlayışı taşıyan bürokrasimiz aşamıyoruz’ deyip, bugünkü ‘her şeyi ben bilirim, ben yaparım’ diyen yönetimin bile çözmediği bürokrasiye takılmadan yapılması gerekenlerin yapılamadığı ülkede başta Turizm Bakanlığı olmak üzere ona bağlı onca kurumun bu eksiklikte ki eksik payı ne kadardır onuda masaya yatırmak gerekir diye düşünenlerdenim.


    Örneğin her geçtiğimde Hopa’dan Samsun’a kadar bir geminin üzerinde yüzmediği Karadeniz’in çırpınışı gibi hayvancılık merkezinin olduğu söylenen ik gümrük kapılı Serhat Ardahan’da değil de bir sütçünün bile dükkanın önüne koyduğu Hayvan heykelini yaptırmayı düşünmeyenlerin bana göre dünyanın 8.. harikası olan doğa üstü bir görüntüyü nasıl olup, bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün her yıl Ardahan’ın Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağlara siluetinin yansıdığını bölgede ki en yakın ilçeyi bırakın da ülke ve dünyaya anlatabiliyorlar mı ki?..


    Bilmem ama Van Gölü gibi tanıtılmaya muhtaç Çıldır Gölü gibi nice doğal, Ermenistan’a açılan kapıya konulan ambargonun Kars’ı ezdiği, göçü tetiklediğini düşünmeyenlerin  Anı Harabeleri gibi onca kale, kuleyi anlatabiliyorlar mı?


    Ülkenin turizm merkezinin başkenti olan Antalya’nın deniz turizminden öteye gidemediği gibi Ardahan gibi yaşanacak onca muhteşem ve bin, bir çiçekle süslü yaylalara sahip, Erzurum, Uludağ’ı da kar yağışının yoğun olduğu kış aylarında hatırladığımızı diğer bir gerçek..


    Şu an bulunduğum Kocaeli’nin Kartepesi ile komşu Kartepe’nin denizine girerken Kartepe’de ki dağlarda karları izleme imkanı bulabildiğimizi anlatamayanlar Darıca başta olmak üzere sanayi kenti Kocaeli’nin Marmara denizine açılmasına rağmen kimsenin bu bölgelerde yaşayan insanların bırakın denize girmesini, sanayi fabrikalarının kokusundan sahilde bir çay içemediğini de akıl edemezken, bu ve buna bezer etrafı 3 denizle çevrili ülkemin genelinde düzenlenen onca etkinlik, tanıtımın vali, kaymakam, belediye başkanlarına hazırlanan protokolün ötesine gitmediği de diğer bir gerçek.


    Kısacası yerel de olduğu gibi ulusal basın ve medya da ya hiç yer bulmayan yada küçük habercikler ile tatmin olunan asıl amacına yani Çin’de ki bir pandanın yavrulaması kadar ilgi toplamayan etkinliklerle bölgemizi, ülkemizi ve de güzelim dünyamızı nasıl olur tanıtır, anlatırız ki?!.


    Bilmem ama yakıcı sıcakların yaşandığı şu günlerde Karpuzu ile serinlediğimiz Diyarbakır’ın da içinde bulunduğu bölgelerin hala çatışma, terörü akıllara getirdiği bir anlayışı kırmak için Kayseri’nin pastırması, Rize’nin kavurması, Ege’nin  Gavur denen İzmir’i, yeni bir boğaz köprüsünün yapına devam edildiği Çanakkale Boğazını, güneşe bakıp, Avrupa sınırlarına kadar uzanan ay çiçekli Trakya’yı, Kahraman adından çok artık makinalarla başka yerler de üretilen dondurması ile akıllara gelen Maraşları tanıtmak, anlatmak için ulusal bir anlayışın şart olduğu da diğer bir gerçek olarak Ağrı Dağı gibi karşımızda durur, amacına ulaşmayan onca etkinlik, şenlik, festivallerin çal, oynasın yönetimiyle devam ettiği ülkem de..

  • YAYLAYA ÇIKIŞLAR KAVGAYLA BAŞLADI!

    Kars Zavot köyü ile Çobankeğ köyü arasında taşlı sopalı arazi kavgası çıktı. Çıkan olaylar üzerne olay yerine jandarma birlği sevk edldğ haberler gelyor.. 1931 kararı le Çobankeğ köyüne at olan yayla 1956’da Zavotlu’ların zorla şgalne uğrayan mera neden le çıkan taşlı sopalı kavga netcesnde çok sayıda yaralı yanı sıra gözaltı olduğu haberleri geldi. Haber/FoTo: İlyas Yıldız



    Sorunları Aşma Direnci Alacahöyük..


     


    İnsan oğlunun ne kadar güçlü olduğunu ve sorun diye bilinen bir çok sıkıntıyı isterse aşabileceğini anladığım Çorum Alacahöyük’ü ziyaretimde insanın çok güçlü bir varlık olduğunu bir kez daha anladım.


    Kızım Yaprak’ın kınasını, düğünümüzü Ardahan’dan yapıl bu mutlu günümüzü tamamlamak için Ankara, Kocaeli ve İstanbul ziyaretlerine çıkıp Alacahöyük’e uğrama şansını yakaladığıma sevinirken , M.Ö. 14. yy.’da ki insanların bugünkü biz insanlardan daha güçlü olduğunda anlıyordum.


    Başkent Ankara’nın simgesi de olan eserlerin hayranlık içinde ziyaretçi akınına uğradığı Alacahöyük’ün yanında buluna ve zamanın insanların merkezi, başkenti olan Hattuşa’yı da ziyaret etme imkanı bulan bir insan olarak o dönemin insanlarının yok imkanlara rağmen nasıl sorunları aştığında şahit oluyor, bugün yaşadığımız sorunların hiçte sorun olmadığını düşünüyordum.


    O devasa, hem de çoğu mermer olan kaya ve taşların nasıl olup bir araya getirildiği ve bugün başta mevcuthükumet olmak üzere siyasilerimizin övündüğü tünellerin o zamandan yapıldığını da görürken bugün sorun dediklerimizi o günkü insanların sorun diye görmediklerini de anlıyordum.


    Önce kısaca bir tarihine bakalım dediğim Alacahoyük’ü ve diğer tarihi hazineleri anlamak, gezmek, görmek gerek diyorum..


    Evet, ilk olarak 1907 yılında Makridi Bey tarafından kazılmış, düzenli araştırmalar 1935 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından başlatılmıştır. İlk kazılar, H. Z. Koşay ve R. O. Arık tarafından yürütülmüştür. 1997’den beri de Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu tarafından yürütülmektedir.


    Hitit öncesi dönemin önemli şehirlerinden olan Alacahöyük, Hitit döneminde yakınındaki Hattuşa’nın gölgesinde kalmıştır. M.Ö.2500 yıllarına kadar giden Hitit öncesi kral mezarlarından çıkan eserler en önemli buluntulardır. Fakat ayakta kalmış yapılar Hitit dönemine aittir. Ortostatlarla kaplı şehir duvarlarının okçular için rampaları da bulunan iç ve dış kapıları mevcuttur. Hitit dönemine ait iki büyük sfenks tarafından korunan güneydeki anıtsal giriş, iki kule arasında kalacak şekilde düzenlenmiştir. Kapı pervazı olarak kullanılan yaklaşık 4 m. yüksekliğindeki yekpare taş dikmelerin (monolit) yerden yaklaşık 2 metrelik bölümleri sfenks biçiminde yontulmuştur. Bu Sfenksli Kapı’dan girilen geniş Hitit yapı kompleksi halen tam olarak kazılmamıştır. Sfenksli Kapı’nın yanındaki kule temelleri birçok ortostatla kaplanmıştır. Rölyef ve sfenkslerin çoğu M.Ö. 14. yy.’a aittir. Bunlar replikaları ile değiştirilmiş ve asılları Ankara’ya, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne taşınmıştır.


    Anlatmakla değil görmekle anlaşılacak onca tarihi eserlerin olduğu ülkemde yeterince tanıtılamadığı, anlatılmadığını da dett edip, sorun görüp ayrılıyordum, Alacahöyük tarihinde..

  • KATİL KAVŞAK 1 KİŞİ DAHA ÖLDÜRDÜ, 4 YARALI!..

    Ardahan’ın Kars’a giden şehir içi ve çevre yolu ççıkışında bulunan yanlış, kanlı kavşakta yine meydana gelen trafik kazasın da 1 kişi öldü, 4 kişide yaralandı.


    Bu sabah meydana gelen ve bir araç sahibin Hanak Ortakentli, diğeri de Rizeli olduğu öğrenilen kazanın Ardahan Karayolları Şefliğinin ilgisizliğinden meydana gelmeye devam ettiğini belirten Ardahanlılar geçen yıldan bu yana bu yanlış kavşakta meydana gelen kazalarda onca insanın öldüğü ancak Karayollarının burayı düzeltmediğinden yakındıkları görüldü.



    Normale Dönülür mü?…


     


    İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin bitmesi ardından yapılan açıklamalara baktığımızda, dün hiç bir şey olmamış gibi ilginç mesajlara şahit oluyoruz.


    Dil yarasının iyileşmediği söylenen  dünyada seçim, seçilme uğruna kişiye, lidere, toplum ve seçmene demediğini bırakmayanların seçimlerin hemen ardından ortaya koydukları dil ile gerdiklerine, çatıştırdıklarına, düşman olarak ikiye ayırdıklarına ‘Biz 82 Milyon kardeş, adaş, eşiz’ şeklinde hitap edip,  kırdıklarını, döktüklerini bir daha ki seçimlere kadar toparlamaya çalışmaları da samimiyetsiz bir durumdur.


    Bu durumu liderden yani tavanda tabana kadar herkesin toplum üzerinde yarattığı olumsuz etki ayrışımı da tetikleyen baskıdan öte bir şey değildir.


    Hele hele ki oturdukları masalarının üzerinde ki bilgisayar yada ceplerinde ki telefonların sunduğu sanal ortamı fırsat bilip, ülke yöneticisinden sade vatandaşına demediklerini bırakmayıp, ardından da yine aynı sayfalarda rahmetli Demirel Vari gibi davranıp  ‘Dün dündür’ deyip hiç bir şey olmamış gibi davranmaları gülünç olduğu kadar da alçaklıktır.


    Çünkü yarını, yaşanacakları düşünmeden bir anlık sanal gaz ile hem kendini hemde tüm toplumu yakanlar bu ülkenin her geçen gün ayrıştığı bir topluma sahip olmaya başladığını anlayamayanlardır.


    Bana küfür edeceksin, hakaret edeceksin sonra da benimde içinde olduğum 82 milyonluk toplumdan af dileyeceksin.


    Mantıklı mı? Tabi ki hayır!


    Çünkü bu ülkede insanları tercihlerinden dolayı anadan doğma dilleriyle, dünyaya bakışlarıyla değerlendirmektense o toplumu kendi bildiği kalıbın içine sokarak yanımdaysan, ”Adamsın” karşımdaysan, ”Hiçsin” demek ve ardından da yok biz 82 milyonmuşuz kardeş, bacı, dindarmışız demek aslında bunları diyenlerin aptallığıdır. 


    Toplumu kandırıyorum derken kendilerini tatmin eden hakaretlerle insanları yaralayanlar, küstürenler bilmelidirler ki bir oy uğruna  anormalleşterdiğiniz toplum normale dönmez, ayrıştırdığınız kamplarda karşınızda direnmeye geçer ve o çok özlemini çektiğiniz, söyleyip hayata geçiremediğiniz kardeşliği de samimi bulmaz.


    Bunun en son örneği Terörist, çocuk katili, cemaatçi, komünist gibi suçlamalarla suçladıklarımız  insanların yeri geldiğinde 23 Haziran’da olduğu gibi size inanmadığı, sizi takmadığıdır.


    Ha unutmadan kazanmadığında ”çaldılar” kaybettiğinde  ”beni affet” kazandığında da


    demokrasi deme.


    Çünkü siyasiler olarak her seçimde ortaya koyduğunuz tavırlar değil mi bu ülkeyi bu hale sokan ve normalleştiremeyen.

  • Küpe Operasyonun da Damızlık Birliği Başkanı da Tutuklandı!

    VALİLİKTE İKİ OPERASYON! TUTUKLAMA VE YER DEĞİŞİKLİĞİ VAR!


    **Küpe Operasyonunda 3. Perde Tutuklamalara Var!


    Öte yandan Ardahan merkezli yapılan ve içlerinde bir çok Ardahanlının bulunduğu Koyun Küpesi Operasyonun 3. nün yapıldığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    Gazetecilerin, ^’Yapılan opsrasyonda göz altına alınanlar arasında Ardahanlı eski bir siyasi, vekilin olup, olmadıklarını sorması üzerine, ‘operasyon devam ediyor’ diyen Vali Masatlı resmi açıklamalarını basın mebsuplarına aktardıç


    Bir çok yeni kişinin göz altına alınıp, tutuklandığı operasyon hakkında Vali Mustafa Masatlı tarafında düzenlenen toplantıda basın mensuplarına şu bilgiler aktarıldı.


    Operasyonu Ardahan Jandarması Yapmıştır..


    GENÇ ÇİFTÇİ PROJESİ DOLANDIRILCILIĞINDA 3. DALGA OPERASYONU Hükümetimizin, çiftçiyi destekleme projesi kapsamında işi alan yüklenici firmanın devleti ve çiftçiyi zarara uğratacak şekilde hileli işlemler yaptığı şüphesi üzerine Ardahan İl Jandarma Komutanlığımız tarafından bugün (25 Haziran) saat: 06.30’da “üçüncü dalga” operasyon yapılmıştır.


    15 Ocak 2019 ve 05 Mart 2019 tarihlerinde iki aşamalı olarak yapılan operasyonlarda toplam 57 şüpheli gözaltına alınmış ve 31 şüphelinin tutuklu yargılanmasına karar verilmişti. İlk 2 operasyonda kapsamında yapılan araştırmalar ve alınan ifadeler neticesinde, bugün de (25 Haziran 2019) üçüncü ve son aşama operasyon yapılmıştır.


    17 ilde eş zamanlı olarak 47 şüphelinin yakalanması için düzenlenen operasyonla soruşturma bütünlüğü sağlanmış durumdadır.


    Hakkında yakalama kararı çıkarılan 47 şüphelinin 1’i Tarım Reformu Genel Müdürlüğünde görevli Mühendis, 1’i Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü görevli memur, 1’i Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı, 31’i veteriner hekim (Kamu görevlisi), 13’ü ise hayvan işletmesi sahibidir. Şüphelilerin, Suç İşlemek Amacı İle Örgüt Kurmak ve Örgüt Faaliyeti Kapsamında Rüşvet Almak/Vermek, Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarıyla yargılanması yapılmaktadır.


    İLLER: Ardahan, Ankara, Van, Ağrı, Bingöl, Bitlis, Çorum, Burdur, Denizli, Erzurum, Kars, İzmir, Giresun, Muş, Sinop, Şanlıurfa, Sivas. Genç Çiftçi Projesi kapsamında 2016 yılında 148 üreticiye 4.440.000 TL, 2017 yılında 160 üreticiye 5.040.000 TL, 2018 yılında 166 üreticiye 4.980.000 TL olmak üzere toplam 474 üreticiye 14.220.000 TL hibe verilmiştir.


    ARDAHAN VALİLİĞİ



    **Dünya da Kaç Büyükşehir Var?!


     


    Evet şu koskoca denen dünya da kaç büyük şehir var ve hangisinin belediye başkanının ismen yada fotoğrafından tanıyoruz?


    Var mı New York’un, Bakü’nün, Paris’in, Tiflis’in, Tokyo’nun, Pekin’in yada Hindistan veya da Sisi’nin oy aldığı (!) Mısır’ın büyük şehirlerini ve onların belediye başkanlarını tanıyanınız?!


    Bilmem ama tüm dünyanın ülkemin en büyük şehri olan ve 31 Mart’a yok sayılan ama 23 Haziran’da birilerine hatırlatılan demokrasi isteminin ortaya konulduğu İstanbul’u ve Büyükşehir Belediye Başkanını dünya alem tanıyor.


    Ve İstanbul ve onun Başkanı artık bir dünya şehri ve de adamı..


    Evet bu ülkede demokrasi yok, oylar çalınıyor, tek adam dönemi hatta diktatör diye birileri suçlansa, denilse de diyenlere ve olanlara karşı ortaya konan demokrasinin var olduğunu da gördük 13 bin oy farkının 700 bin oya çıktığı 23 Temmuz seçim sonuçlarında..



    Yani Ekrem İmamoğlu denen isim ile başta sanal ortam olmak üzere dünya basın ve medyasının yakın takibe alıp, haber yaparken bedava reklamını yaptığı İstanbul bu seçimlerle kazandığını kazanmış, zaten turizm sektörünün başında gelen bir şehir olarak en güzel şekilde reklamı olmuştur..


    Ve onca büyük şehrin olduğu dünyada hem İstanbul adı hemde onu yönetecek olan isim tüm dünyaca tanınmış, hafızalarda yer almış, demokrasinin en güzel örneğini ortaya koymuştur.


    Ve 31 Mart sonrası HDP’lilerin oylarının desteğiyle de  İBB’nin kapısına  T.C’yi asan İmamoğlu ismi ve yarıştığı iki seçimi Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bakanlığından daha faydalı bir iş yaparak yeniden iş başı yapmıştır.


    Ve bir başka şey daha olmuştur..


    Oda bu ülkede Beka adı altında kendilerine oy vermediklerini düşündüklerine terörist diyenlerde onlarsız ne bir gündem, ne bir siyaset, ne bir ticaret ve de iktidar olmayacağını anlamıştırlar.


    Kısacası hayrlı olsun dediğimizi bu seçimler hem İstanbul’u, hem onun başkanını hemde Kürtleri dünyanın gündemine sokmuş tanınmasına, gerek sağ bakışın, gerekse sol bakışın 40 yıldır görülmek istenmediği sorunun varlığına neden olmuştur.

  • Sebze Pazarında Meydan Kavgası!


    Sarmaşık Ayçiçeğini Öldürüyor….


    Neredeyse 6 aylık  bir sürecin sonuçlanmasını beklediğimiz 23 Haziran 2019 Pazar  günü yapılacak olan  İBB seçimleri öncesi dün “ terörist”, bugün ise  “sayın” diye hitap edilen Öcalan dahil herkesi güneş olarak gören iktidarın 17 yıl önceki ve bugünkü halini anlatan bir masalın,  beni olduğu kadar sizi de etkileyeceğini ve mevcut iktidar başta olmak üzere her okuyanın kendisine bir pay çıkaracağını düşünüyorum.


    Çünkü aşağıdaki hikayeyi okurken,  hem özel hayatınızda hem de siyasette nelerin değerini bilmediğimizi ve nasıl hatalar içinde olduğumuzu  anlayamadığımız , dün  ayçiçeğine pardon “demokrasi”ye  sarılan ve 17 yıl boyunca  bugünkü iktidar gibi büyüdükçe büyüyen sarmaşık gibi, milleti boğduğunu farketmediği,  bizlerin de değerini bilmediklerimizi unutup, illaki daha yüksekte olan güneşe uzanmak istemekle bittiğimizi anlayamadığımızı en güzel şekilde anlatır..


    İşte o bugünkü yaşananları ve çoğumuzun yaşadığı ama anlamadığı Ayçiçeği ile Sarmaşığın hikayesi..


    “Güzel bir köyün sıradan bir bahçesinde ayçiçeği ile sarmaşık yaşarmış. Küçük sarmaşık ilk doğduğu günden beri ayçiçeğini görmüş, onu tanımış, onu bilmiş.


    İlk zamanlar ayçiçeğine tutunmuş hayatta dik durabilmek için. Ona tutundukça onu sardıkça ayçiçeğine tutkuyla bağlanmaya başlamış. Ayçiçeği de bu arada neredeyse sarmaşık yok gibi davranıyormuş. Her sabah güneşle bir kafasını kaldırıp güneş batıncaya kadar hep ona bakıyormuş.


    Sarmaşık bu duruma çok bozuluyor bir taraftan da güneşi kıskanıyormuş. Sevgisini daha çok belli etmek için ayçiçeğine biraz daha dolanıyor ve daha sıkı sarıyormuş.


    Bir gün sabah uyandıklarında ayçiçeği güneşe bakmıyor kafasını eğmiş öylece duruyormuş. Sarmaşık o an anlamış ki ayçiçeğine sevdiğini hissettirmek için fazla sıktığından ayçiçeği ölmüş.. “ 


    Bu hikayeden  herkesin kendine göre çıkaracağı bir ders vardır elbet. Ben yaşadıklarımla ve anlayıp algılayamadıklarımla kendi hisseme düşeni aldım…


    Peki ya siz?!.

  • Genç Kız Balkondan Düştü Öldü!


    **Küçükkaya-1 Adaylar-0


    Ülkenin kilitlendiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesi uzun yıllardır  hasret kaldığımız  bir manzaranın oluştuğu İBB adayları Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nun ekranlarda karşı karşıya gelmelerinin ardından şimdi de bu karşılaşmada kimin karlı çıktığı tartışılıyor.

    Öncelikle her iki rakibin karşılaştığı stüdyoya bakacak olursak bana göre karşılaşmanın en kötü yanı, bir dönem birlikte gazetecilik yaptığımız İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünü yaptığı sahnenin çok kötü olmasıydı.

    Yani yakından gördüğüm ve kısa boylu insanlar olduklarını bildiğim iki adayın yanı sıra onlardan bir hayli uzakta kalan Küçükkaya’nın etrafına oturduğu masa bir hayli büyük ve izleyicilere hiç bir anlam vermeyen bir sahanın ortasına konulmuş olmasıydı.

    Dünyada yapılan bu tür önemli tartışma programlarının hiç birisinde rastlamadığım o masanın etrafına neredeyse İstanbul’lu tüm seçmenler yerleşebilirdi. Her iki adayın bir birine uzaklığı da şu an bulunduğu Ardahan’dan İstanbul’a kadar uzaktı.

    Her yeni sayfada öne çıkan beyaz rengi göz önüne alan programı hazırlayan firmanın bu tür önemli tartışma programlarının nasıl olacağını yani Davos’ta yapılan toplantılar dahil  hiç izlemedikleri veya nasıl olduğuna merak edip araştırmamış gibiydiler.

    Adayların anneler günü gibi revaçta olmazsa da babalar günü dolaysıyla bir birlerine vermek istedikleri hediyeleri uzatırlarken bellerine ve kulaklarına bağlanmış olan kısa kablolarla adeta koltuklarına bağlandığını da gördüğümüz o programda Uğur Dündar’ın yerine geçen meslektaşım Küçükkaya’nın, Binali Yıldırm’ın seçim çalışmalarında ki ağırlığını buraya da taşıması dolaysıyla 4 dakika gecikme ile başlayan programda her iki adayın  birbirleri üzerinde kurduğu hegomanya ile devam etti.

    Karşısında milyonların merak ettiği iki güçlü aday olsa da o başta dediği gibi her ikisine de bir öğretmenin iki öğrenciyi sınava almış gibi sorular sorup, ‘3 dakika zamanız’ var diyerek her iki adaya taviz vermeyi bırakın, karşılıklı tartışmaya izin bile vermemesi de bu buluşmanın tartışmamı yoksa iki sağırın veya körün, kavgaya eden iki kişinin arasında kalan hatırı kırılmayacak olan bir aracı ile bir birlerine dediklerini duyurmasına yardımcı bir insandan öteye gitmedi.

    Ya İsmail Küçükkaya’nın arkadaşı Fatih Portakal’ın da sınıf arkadaşı olmasından dolayı çok yakinen tanıdığı ve bildiği üstü ve 6 aydır aldığı puanları kayıp etmemesi adına üstü kapalı  da olsa korumaya çalıştığı İmamoğlu’nun önü bırakılsaydı ne kadar sakin, olgun olduğu bilinse de bir hayli agresif bir kişiliği  olduğu açığa çıkacaktı.

    Bilmem ama anketler başta olmak üzere mağdur oldu diye AK Parti seçmenin de içinde olduğu milletin yanında olduğunu bilmesinin verdiği rahatlıkla, rakibinden genç olması da İmamoğlu’nun programda en hareketli dolayısıyla en canlı aday olarak hanesine olumlu puan olarak yazılabilir. 

    O olağanüstü büyük ve bana göre gereksiz olan masanın öte ucunda yarıştığı rakibini yan gözle süzmeye çalışarak, onu dinleyen Binali Yıldırım’ın yılların verdiği tecrübesi yine aynı yılların getirdiği yorgunluğun etkisinde kaldığı ise programın dikkat çekici diğer bir konusuydu.

    Adayların programdan ziyade programlarını yayınlayan TV kanallarına verdikleri reklamlarla seçilmeleri halinde yapacaklarını daha iyi anlattıklarını da izlerken her iki adayda programın sonunda, benim dediğim gibi vaatlerini anlatamamaktan yakınmaları da tarihi buluşmanın diğer not alınan tarafıydı.

    Tabi İzmir’den sonra İstanbul’u da kayıp eden bir aday olmasına rağmen Bakanlık, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı ve de hükumetin adayı olmasının verdiği imkan ve avantajıyla programın stüdyosuna gelmesi de Yıldırım’ın puanını kıran diğer bir durumdu.

    Çünkü 31 Mart’a Beka söyleminden rahatsız olan seçmene, yaranma adına Beka kelimesini kullananları kendisinden uzaklaştırıp, puan almak isteyen Yıldırım’ın kendisi ve Genel Başkanının devletin imkanları ile seçim çalışmaları yapmasından da bir hayli şikayetçi olduğunu unutmuştu.

    İmamoğlu’nun seçilip, 18 günde belediye başkanlığı yaptığı İstanbul’a başkanlık ziyaretleriyle puan topladığı gibi, programın son anında aile fooğrafı ile adayları bir karede buluşturması da kendisine puan kazandırmış gibi gözüküyor.

    Kısacası vakıf ve derneklere gelirlerinin hortumlandığı ileri sürülen İBB’nin 23 Haziran seçimlerine bir hafta kala yapılan bu programda iki aday hiç gol atamazken en karlı olan maçın hakem, pardon programın moderatörü olmuştur.

    Çünkü her iki aday sorulan sorulara 3 dakika içinde cevap verme telaşı içinde anlatacaklarını unutup, beklenen mesajları veremezlerken bu programda hem kanalının adını, hem de kendisinin adını milyonlara bir kez daha lanse etmeyi başaran moderatör olmuştur.

    Yani İsmail Küçükkaya: 1, Altı aydır bir hayli yorulan Adaylar İmamoğlu-Yıldırım: 0. 

    Ve sayın seyirciler…180 dakikalık maç izlemiş olduk..

  • Ayı Önce İneği, Sonra Köylüyü Yaraladı!

    Özellikle arıcılığında artmaya başladığı bölgede bal seven Ayıların ormanlık alanlarının dışına çıktığı görülen Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köyünde önce bir ineği parçalayan ayı şimdi de bir kişiye saldırıp yaraladı.


    Bir kaç önce ormanlık alana yakın bir alanda bir ineği parçalayan Ayının bu kez de ormanlık alana yaklaşan Soner Şenel isimli köylüye saldırdığı ve hastanelik ettiği alınan bilgiler arasında oldu.



    Yıldırım mı, İmamoğlu mu Yoksa Hükumet mi?


     


    Bugünden itibaren bir hafta kalan ve önümüzde ki pazar günü yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri kimin kazanacağı konusunda tartışmalar pazar gününe kadar artarak sürecek gibi.


    Son 20 gün yalnız bırakılsa da Cumhur İttifakı ve Beka söyleminin adayı olan Binali Yıldırm mı yoksa tüm muhalefetin yanı sıra bana göre her zaman ki gibi  mağdurun yanında olmayı kendine görev sayan milletin birleştiğini gerek gözlerimizle gerekse anketlerde gördüğümüz İmamoğlu mu kazanacak diye 23 Haziran 2019 Pazar Günü, Sat 17 ila 19’a kadar tartışıp duracağız.


    Ve seçimi kazanması halinde mevcut hükumetin bir genel seçime gidip, gitmeyeceğini de..


    Yani önümüzde ki İBB seçimlerini Binali Yıldırım mı yoksa İmamoğlu mu kazanacak diye tahminlerimiz yapmaya devam edeceğimiz hafta sonuna kadar merak ederek konuşacağımız diğer bir konuda İBB seçim sonuçlarının mevcut hükumetin tamam m, devam mı olacak, olmaya da devam edecek..


    Çünkü 31 Mart’nan beri tartışılmaya devam eden seçimlerin İBB seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte adeta mevcut hükumetin milletten güven oyu alıp, almayacağı dönmüş bir durumda.


    Bunu benden daha iyi anlayan hükumetin ülke genelinde ki tüm partililer İstanbul’a toplayan ve ne mal olursa olsun denilerek alınması hedeflenen İBB seçimlerine asılmış gibi..


    Alınırsa yola devam, alınmazsa yeni ve yerel seçimlerinde içinde olduğu bir genel seçimi de B planına alan aynı hükumetin yanında muhalefette aynı planı cebinde saklıyor gibi..


    Çünkü seçimi muhalefet kazanması halinde ‘seçimi 16 Milyon İstanbul seçmenin yanından tüm milletle birlikte seçimi kazandık’ diyecek olan muhalefet mevcut hükumetin milletten  onay almadığını öne sürüp için de genel bir seçim isteyecek gibi..


    Ha bu arda Beka demişken mevcut hükumetin Trabzonlu olan İmamoğlu’na hain diyemese de beka adı altında neredeyse İstanbul’u alıp Yunanistan’a teslim edecek gibi bir duruma sokma çabası da devam etmekte.


    Tabi bu arada ABD’nin Rusya’da alınan S-400’ler dolaysıyla sıkıştırmaya devam ettiği aynı hükumetin Pençe ve diğer adlarla devam ettirdiği operasyonlarla 40 yılı geçen sorunun üstesinde gelmeye çalışırken içeride yaşanan sosyal rahatsızlığı iyiden iyice rahatsız eden ekonomik daralma ile de mücadele etmeye çalışa dururken uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarından gelen karne kırıklıklarını da görmezden gelmeye çalışsa da asıl morali İBB seçimlerini kazanmakla almak istemekte.


    Kısacası mevcut hükumet ve onun birinci destekçesi Bahçelili MHP’ mi yoksa İYİ Parti, Saadet Partisi, HDP’li CHP mi, milletin yanında yer aldığı alenen görünen Ekrem İmamoğlu kazanacak diye ve bu seçimlerin sonuçlarını ülkeye yeni bir seçim kapısı açacak diye 23 Haziran’a kadar tartışmaya, konuşmaya devam edeceğiz, Anneler günü kadar revaçta olmazsa da arada kaynayan Babalar gününü kutlarken..


     


    **

    Sizin Karneniz Nasıl?


     


    Ve bir eğitim-öğretim dönemini daha sonlandırdık..Ve hemen ardından YKS adı altında yeni bir sınav daha başladı..


    Kimimiz beklediğimiz karnenin nasıl olacağı heyecanı ile okullara koştuk, kimimiz eve gelecek karneyi bekledik..


    Ama kendi karnemiz hiç bakmayı düşünmez, her gün bir sıfırın eklendiği o karnenin nasıl olduğuna bakmayız.


    Ülkenin içinde bulunduğu eğitim düzeyin birer ferdi olarak başta insan hakları dersimiz olmak üzere bir çok dersin kırık olduğunu düşünmeden ya hiç gitmediğimiz, gitsekte kağıt, toner adı altında istenen katkı payı parası dışında çokta katkı sunmadığımız, öğretmenlerini tanımadığımız çocuklarımızın alacağı karneleri bekleriz. 


    Ve eve gelen karneye baktığımız da çattığımız kaşların beyazlanmasına neden olan hayat karnesi notlarına ne demek gerek bilmem ama her birimizin karnesinin bir hayli zayıf olduğu da bir gerçektir.


    Bu nedenle  eve kırık karne ile gelen çocuğunuzun karnesine kızmadan kendi karnemize bakmak ve bizim eksiğimiz nerede diye düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum..

  • Boğa Sahibini Öldürdü!

    Bu duruma öfkelen ve hayvanlardan ayrılmak istemeyen boğa ısrarla kendisini ayırmak isteyen sahibine saldırdı. Aldığı darbelerle yere düşen Durmuş Ulutaş’ı boynuz ve tekmeleri ile ezmeye başlayan öfkeli boğa ağır yaralı bıraktığı sahibini hastanelik etti.


    Sevdiği boğası tarafından saldırıya uğrayıp ağır yaralanan Ulutaş kaldırıldığı Ardahan Devlet Hastanesin de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata göz yumdu. İkindi namazı ardından büyük bir kilenin katılımı ile gerçekleşen cenaze töreni ile toprağa verilen Durmuş Ulutaş’ın 65 yaşında olduğu öğrenildi.



    Millet Bahçeleri Yerine..


    İktidara geldiği ilk yıllar da başta Askeri lojmanlar olmak üzere kamuya ait onca masraflı lojmanları, ya boşaltacağını yada bu lojmanların bulundukları kurumlardan, piyasa fiyatlarından kira alacağını vaat edip, bugünkü başkanlık sistemiyle yok hükmünde bir duruma düşen milletvekillerinin lojmanlarını boşaltmaktan öteye gidemeyen mevcut hükumetin, son vaadi de Millet Bahçeleri yapmaktı..


    Başta İBB seçimleri gibi hala tartışılan, yeni hava alanına taşınan, uçaklarının boşalttığı Atatürk Havalimanının bulunduğu alan olmak üzere bir çok alanda oluşturulacağı belirtilen Millet Bahçelerinin de unutulduğu şu günlerde, yine İBB seçimi dolaysıyla yaz tatili için bulundukları yerleri terk edemeyen derneklerin memleketlerinde değil, İstanbul ve diğer batı kentlerinde betondan boş kalan alanlarda düzenledikleri pikniklerle bir kez daha gündeme gelen yeşil alanlardan yoksun ülkenin, yeşil yaylaları bol olan Ardahan’a baktığımızda ise ilginç bir durum karşımıza çıkıyor.


    Çünkü yeşil alan bulunmasında bir hayli zorlanan batı kentlerini betona boğan aynı zihniyet yeşil alan ve yaylaları bol Ardahan’da ki okuş bahçelerini de betonla doldurmakta.


    Kentin okumuşlarının bir çoğunun sıralarında geçtiği Ardahan Lisesi ile bir çok yoksul öğrencinin ilk eğitimlerini aldıkları Yatılı Bölge Okulunun bahçesini yeni okul ve yeni yatırım adı altında beton binalarla dolduran aynı zihniyet Ardahan’da olduğu gibi bir çok kentin merkezinde kalan ama boşaltılan askeri kışla, lojman ve alanı da adeta çürümeye terk etmiş, virane hale gelmesine göz yummuş gibi..


    Halbuki aynı hükumet bu alanları da belediye veya valiliklere verip başta millet bahçesi olmak adına vaatlerde bulunmamış mıydı?!


    Bilmem ama ülkenin birinci gündemi haline gelen ve başta hükümet yetkilileri olmak üzere muhalefet ve köylü vatandaş dahil, vatandaşın gözünün başka bir şey görmediği ülkem de değil Millet Bahçeleri, konuşacağı, çözeceği, başka bir sorun yokmuşcasına ekonomiyi de donduran betonlar gibi yavaşladığını da görüp, gözlemlemekteyiz.


    Halbuki başta Kıbrıs’ın yarısını alan ve Akdeniz’in doğalgazını satışa getiren Rum kesimi olmak üzere Rusya’nın S-400’lerini mana edip ambargo üzerine ambargo kararları alan ABD ve Iğdır Ovasının büyük bölümünü aldığı ileri sürülen İsrail’in ve mağaraların bombalandığı güneydeki sınırlarımızda ki sorunlar gibi bir çok iç, dış sorun da Millet Bahçeleri gibi ertelenmişe benzer bir hal alıp, bahçe değil,  poşanın sorunlarla dolu bohçası haline gelmiş durumda..


     

  • Obüsü devrildi: 1'i ağır 6 yaralı!

    Yolcu otobüsü devrildi: 1’i ağır 6 yaralı!

    ARDAHAN – Ardahan’da meydana gelen trafik kazasında yolcu otobüsü devrildi. Kazada biri ağır 6 kişi yaralandı. 

    Edinilen bilgiye göre, Ardahan’dan Diyarbakır a seyir halindeki yolcu otobüsü Çatak köyü mevkisinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yoldan çıkarak yan yattı. Yaklaşık 15 metre sürüklen otobüste biri ağır 6 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Kars Harakani Devlet Hastanesi‘ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Olay yerinde jandarma güvenlik önlemleri alırken otobüsün parçalarının etrafa dağılması ise dikkat çekti.



    ‘Akıllı ol Soylu!..’   


     


    Bayram tatili, Hakem oğlum Doğu’nun askerliğe hazırlığı, kızım Yaprağın düğün hazırlıkları tembelliği ve telaşı içinde bir taraftan da gündemi takip etmeyi de aksatmamaya çalışmaktayım. 


    Ve bir gözümüz kendi özel hayatımız da, diğeri başta İstanbul seçimleri olmak üzere ülke ve dünyada ki gündemde.. 


    Bu kadar sıkıntı içinde olan bir ülke de 9 gün gibi uzun bir tatilin getirdiği tembelliği aşıp, gündeme baktığımızda Soylu gibi Trabzonlu olan İmamoğlu ile Ardahan yolu üzerinde bulunan Erzincanlı Yıldırım’ın yarıştığı seçimde, kimin kazanacağı tartışmaları arasında başta devletin tüm imkanları olmak üzere iktidarın gücüyle kapı kapı dolaşıp, oy isteyenlerin de benim kadar gergin olduğunu görmekteyim..


    Son olarak hemşehrisi İmamoğlu’nun ‘Senin İstanbul’da ne işin var?’ demesine içerlenip, hep Kato dağında yattığını ve tamda ülkenin sosyal, siyasal vede ekonomik sıkıntı içinde olduğu bir zaman da adına ‘pençe operasyonu’ denen ve başta ABD’nin eğitim ambargosu getirdiği F-35 uçaklarıyla Kandile gideceğini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun memleketi Trabzon’a giderken havalanın da karşılaştığı manzaraya şahit olduk. 


    Aslında bana göre rahmetli Ecevit’in önüne atlan kasa olayından daha beter bir durum olan bu olay, Soylu üzerinden hükumete verilen ‘son mesaj’ olarakta algılanabilir. 


    Öyledir de.. Çünkü devleti ve de onu oluşturan insanlarının huzur içinde olmasını, bilgi ve belgelerinin özel hayatları ile birlikte koruması gereken emniyet güçlerini elinde bulundurmasına rağmen, Soylu’ya ‘Akıllı ol Soylu’ demek her insanın harcı değil. 


    Yani ‘Güç bende, devlet bende ‘diyen iktidarın 4., 5. yada bilemediniz 10. adamına bunu söylemek her baba yiğidin işi olmazsa da, milletin, ‘Güç bende, ben hükümetim’ diyenlere karşı yaşadığı sıkıntıların gerçek bir yansımasıdır, ‘Akıllı ol Soylu’ deme cesaretinde bulunan o insan..


    Ve bu yaşananlarda sonra bir bakıyoruz ki başta Soylu olmak üzere birileri yani devleti elinde tutanlar, İBB seçimlerinde olduğu gibi ‘Akıllı ol Soylu’ diye toplumun yansımasını, Soylu üzerinden hükumete yansıtmaya çalışan kişi hakkında, devleti elinde bulundurma avantajı ile birileri, yine çok büyük bir araştırmaya, incelemeye girmişler!.. 


    Yani 31 Mart seçimleri ardından yapılan itirazlara kaynak (!) bulmak için kişinin özel bilgilerinin çalındığı iddiası devam ederken yeni bir araştırma başlatılmış gibi!..


    Nedir o gizli kalması gereken ama bir zarfta bulunan 4 oyun 3 nü kabul edip, biri çalındı diye ret ederek, seçimleri iptal etmek için kaynak arayanların çaldığı iddia edilen veriler, bilgiler? 


    Bir bakalım mı?


    Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. 


    Yani Avukat olan Milletvekili Mehmet Tiryakioğlu’nun bu kanun maddesine rağmen 20 Bin zihinsel engellinin listesinin birilerince çalınıp, birilerine verildi iddiası vardı.. 


    Peki bununla yetinildi mi? 


    Hayır, yasak olmasına rağmen 5 bin 515 kişinin TC. noları Adalet bakanlığınca birilerine verildi.. 


    Sandık kurulu başkanlarının 7 sülalelerinin listesini siyasi partilere veren kim? SGK ve Bağ-Kur’dan alınan bilgiler, özel hayatları birilerine aktarıldı.. 


    Şimdi de ‘Akıllı ol Soylu’ diyen adamın 7 sülalesi araştırılmaya başlanmış ve bizzat ‘Akıllı ol’ denen Soylu’nun ağzından bir kaç gün içinde bu adamın nasıl bir terörist (!), fetocu (!), hatta vatan haini (!) olduğu ve belki de lisede ki aşkları dahi tüm özel hayatı ile kamıuoyuna ilan edilecekmiş! 


    İnanmıyorsanız olayla ve konuyla ilgili habere bir bakalım..


    ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisine havalimanında ‘Akıllı ol’ diyen kişi hakkında”Adamla ilgili araştırma yaptık. Adamın da kim olduğu ortaya çıktı. Nasıl kirli işlerin sahibi olduğunu, onu oraya onların nasıl gönderdiğini, nasıl orada bir tezgah içerisinde olduklarını Türkiye bir iki gün içerisinde anlar’ dedi.


    Vay be gayet normal bir tepki, bir o kadar da insan hakkı olan bu davranış içine giren bir insanı rencide etmeyle mi oy alınacak, İstanbul kazanılacak ve ülke yönetilecek?!


    Bilmem ama bana soracak olursanız bende buradan, başta başkan Erdoğan’a olmak üzere tüm idareci ve ‘Nasılsa devlet elimde’ diyenlere derim ki; Gelin akıl ve yasa dışı bir şey yapmayıp, bu ülkenin güzel geleceği için aklı kayıp etmeden akıllı olalım..

  • Ardahan ve Hanak'ta Bayram Kazası 11 Yaralı!

    Uğur Avşar kullandığı 75 AH 001 plakalı otomobil ile seyrederken Ardahan-Kars kara yolunun Kars Uygulama Noktası Kavşağı’nda aniden yola çıktığı öne sürülen Kemal Yalitekin idaresindeki 75 T 0900 plakalı taksiye çarpmamak manevra yapmak istedi.

    Direksiyon hakimiyetini kaybeden Avşar yönetimindeki otomobil savrularak yol kenarındaki Fevzi Yılmaz Petrol’un rekalm direğine çarptı.

    Kazada otomobil sürücüsü Uğur Avşar’ın yanı sıra aynı araçtaki Onur, Halil İbrahim, Ali, Bilge ve Jale Avşar yaralandı.




    Yaralılar ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Kazaya sebebiyet verip kaçtığı iddia edilen taksinin sürücüsü Yalitekin ise aracı ile Hanak Yolu’nda yakalanarak ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yanda Hanak ve Ardahan Kent girişinde yaşanan iki kazada da 5 kişi çeşitli şekillerde yaralanırlarken 3 araç kullanılmaz hale geldi.



    Müzikler eşliğinde yazmak.. 


    En sert, en ciddi, en dertsiz olarak görüp, algıladığımız insanlarında zayıf yanları olduğunu düşünmeden hayat denen yaşam akışına kendimiz kaptırdığımız şu dünyada yazılan o kadar kitap, söylenen türkü, şarkı ve şiirlerin neyi anlattıklarını da pek anlamak istemez ve sadece kulak pasını giderdi der geçeriz.


    Ama ekmek, su kadar ihtiyaç duyduğumuz bunların yani kitapların, türkülerin, şarkıların, şiirlerin de biz insanlar için olduğunu ve onların hayat denen yaşamın birer ihtiyaçları olduğunu anlamak için tek dişi kalmış canavara inan tek teli de kalsa tınlayan sazın tellerine dokunmak yeter, artar bile.. Bu yetmezse yüreğimizi, kalbimizi, beynimizi yoran duyguları hafiften çalan bir müzik parçası ile dinlemek yeter artar bile..


    Öyle ki her çalan sazın, çalgının kulağınızdan girip, yüreğinizde, kalbinizde ki volkan olmuş dağa değercesine duyguları patlatır, yakar, içinizde dışarı atarak sizi rahatlattığını anlarsınız.. Ve bir şiirin, yada bir türkü ile şarkının sizi ve yaşadıklarınızı anlattığını anlar, duygulanırsınız..


    Önce dalar, kendinizi anlatan o şiirleri, türkü ve şarkıları kırık sazın eşliğinde dinlediğinizi anlasanız da içinizde volkan olup, homurdayan duyguları göz yaşları eşliğinde patlatmamak için mücadele verdiğinizi his edip, çevrenizde kimse var mı yok mu diye bakarken o yaşları içinize yüreğinize akıtırsınız..


    Ve rahatladığınızı his edip, anlasanız da aslında bir süreliğine de olsa yaşadığınız duygulara eşlik eden şiir, şarkı ve türküler eşiliğinde geçen zamanla ve yaşadıklarınızla birlikte bir hayli yorulduğunuz anlar, sessizce kenara çekilerek yeniden bir kaplumbağa yada salyangoz gibi kabuğunuza sığınırsınız..


    Ama, Allahüekber dağlarında doğup, Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır’ı geçip, uluslararası bir akışla Gürcistan üzerinden geçerek aslında göl olan ama içimizde ki duygular gibi o kadar akarın doldurduğu Kura Nehri’nin de ulaştığı Hazar Deniz gibi olur içinizde ki seller..


    Ve içinde yaşam bulan o kadar balık ve canlının yaşam merkezi halini alan Hazar Denizi gibi ulaşmak istediğinize doğru asice dalgalanıp, kafanızı taşa vurur gibi sahile vurup, vurup geri çekilirsiniz..


    Bir çoğu şiirlerden doğup, türkü, şarkı olan onca müziğin aslında sizi anlattığını düşündüğünüzde bu şiir, şarkı, türküler sazlar ve diğer çalgılarla kulağınız pasını, yüreğinizin ateşini söndürmeye bir  bire olduğunu da anlayan duygular için sizin gibi birer insan olan ve yaşadıklarını şiirlere, türkü ve şarkılara döken her şairin kendine has bir tarzı, kalemi, konusu ve duygusu vardır.


    Örneğin; Özdemir Asaf’ın kalemi çok naiftir, Turgut Uyar’ın dizeleri hüzün kokar, Nazım Hikmet aşk, memleket, dostluk gibi her konuda yazmıştır. Nazım Hikmet’in elbette her şiiri birbirinden güzel. İçinden seçim yapıp, kıyaslamak da haliyle çok zor.


    Ama Hoş Geldin Kadınım şiirinin yeri bambaşkadır.


    Bir erkek kadınına aşkını daha nasıl anlatabilir ki? Aşkı en derin duygularla, yalın ifadelerle ve teslimiyet ruhuyla anlatan harikulade bir şiir. Üstadın bu şiiri bestelenerek, birçok şarkıcı tarafından da okunmuştur.


    Peki ya bunca şiiri, sözü şarkılara, türkülere dökenlere ne demek gerekir..


    Hiç bir şey demeden hepsi birer benim diyerek sona eren müzik eşliğinde sizde susun en iyisi..

  • Vali Bayram Öncesi Trafik Polisi Oldu!

    ARDAHAN Valisi Mustafa Masatlı, polis ve jandarma kontrol noktalarını ziyaret ederek, ekiplerle birlikte Ramazan Bayramı öncesinde trafik denetlemesi yaptı.


     Drone ile desteklenen ve havadan da trafiğin denetlendiği uygulamada, Vali Masatlı durdurduğu araçların sürücüleriyle bir süre sohbet etti. Vali Masatlı, vatandaşları trafik kurallarına uymaları, emniyet kemeri kullanmaları ve aşırı hızdan kaçınmaları yönünde uyarılarda bulunarak denetimin ardından sürücülere iyi yolculuklar diledi ve Ramazan bayramını tebrik etti. Vali Masatlı, “İçişleri Bakanlığımızca bu sene özellikle trafik yılı olarak ilan edildi. Bu çerçevede trafik uygulamaları devam etmekle birlikte, yaklaşan Ramazan bayramı münasebetiyle tüm ülke genelinde 9 günlük bir bayram tatili olacak. İçişleri Bakanlığımızın talimatlarıyla, bu süre zarfında trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması amacıyla tüm emniyet ve jandarma birimlerimizce yolda kontrol faaliyetlerini devam ettiriyoruz. Bu yolda hep birlikteyiz. ‘Öncelik hayatın, öncelik yayanın’ sloganlarıyla beraber, bayramımızın her bakımdan huzurlu ve güvenli bir şekilde geçmesi için ilimizde her türlü tedbiri almış durumdayız” diye konuştu.


    Vali Yardımcısı Gözaltına Alındı!


    *17/08/2016 Tarihli Haber


    Bir dönem de Ardahan’da görev yapan Ardahan eski Vali Yardımcılarından olan Ürgüp kaymakamı Alper Balcı’da Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Alper Balcı gözaltına alındı.


    **ŞIRNAK’A GÖNÜLLÜ GİTMİŞTİ, ŞIRNAK’TAN GELEN POLİSLERCE GÖZALTINA ALINDI!..


    Şırnak’tan gelen polislerce kaymakamlık binasında gözaltına alınan Balcı’nın evinde ve makam odasında arama yapıldığı öğrenildi.


    Balcı’nın, daha sonra Şırnak’a götürüldüğü belirtildi.


    Kaymakam Alper Balcı’nın, Şırnak’ta gönüllü olarak görev yapmak istediği yönündeki başvurusunun ardından bu şehre geçici olarak atandığı haberleri basına yansımıştı.


    Bilindiği gibi daha öncede Ardahan’da Vali Yardımcılığ yapan Bekir Atmaca’da Posof’ta kaymakamlık yapan 3 eski kaymakam gibi gözaltına alnıp, tutuklanmıştı. 


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde Ardahan Üniversitesinde görev yapan ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) operasyonları kapsamında göz altınanların da gözaltına alındığı öğrenildi.


    **Müdür serbest bırakıldı..


    Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin gözaltına alınan Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığının talimatıyla 3 gün önce, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen şühpeli savcı tarafından sorgulandı.

    Müdür daha sonra sevk edildiği sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla salıverildi.

    Serbest kaldıktan sonra gazetecilere açıklama yapan Müdür “Türk adaletine güveniyorum ve güvenmeye devam edeceğim. Burada kurunun yanında yaş yanmadı. Adalet yerini buldu. Temennim, duam buydu zaten.” dedi.  Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    *Hoca Allahından Bulasın Gerçek Gündemi Unutturansın!


    Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonları ardındanda 15 Temmuz Darbe kalkışması ile ülkenin gerçek gündemini alt üst eden Fettuhlah Gülen’e beddualar okuyan vatandaşlar, ‘Hoca Allahından Bulasın, Gerçek Gündemi Unutturansın’ diyerek günlerdir ülkenin gündemini alt üst eden hocaya beddua ediyorlar. 

    Sorunları çözmekten sorumlu siyasilerinde Fettuhlah Gülen’i mana edip, asli görevlerini var olan gerçek sorunları unuttumak için gündemi meşgül ettiklerinden yakınan Ardahanlılar artık ülkenin gerçek gündemine dönülmesini istemekteler.                    www.kuzeyanadolugazetesi.com



    **Bu işi Genel Af ve Kürtler çözer,


    Milliyetçi yada Ulusalcılar değil..


    ‘Kaçak Saray’ dediği saraya tıpış tıpış gidenlere Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’da eklendi.


    Hayırlı olsun..


    15 Yıllık iktidarı boyunca başta Kürt sorununu olmak üzere bir çok sorunu çözmek iddiasına olduğunu belirtip, bunun için kolları sıvayıp, adım atmak isteyen Başkan Erdoğan’ın önünde ki en büyük engellerden saydıklarıyla (Kürtler Hariç) bir araya gelmesi de bir başka konu..


    Bu da hayırlı olsun..


    Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile ardından 15 Temmuz Darbesiyle sarsılan ama Balyoz ve Ergenekon Operasyonları öncesi ve de sonrası olduğu gibi 17-25 Araklık ve 15 Temmuz Darbe Kalkışmasında da yaptığı hızlı manevralar ile düşmeyen Başkan Erdoğan’ın kaçak denilen saray’da sıraya dizdiği ulusalcılarla da bir dönemi daha götürmek istediği belli..


    Çünkü iktidara gelmek için önce Erbakan grubunu aşan, ardından Gülen ile kol kola giren, iktidara geldikten sonra MHP ve Ülkücüler ile iki yıl boyunca kol kola gezen, ardından 2 dönem Kürtlerle barışır gibi yapan, ama 7 Haziran seçim sonuçları ile şok olup, bir anda ‘Kürt sorunu da nedir?’ deyip, adına Barış süreci denilen süreci buzdolabına kaldırtan, sonra Askerlerle ilgili Balyoz ve Ergenekon davalarına avukat olan, sonra da ayakkabı kutularında ortaya saçılan dolarlar dolaysıyla bir anda Balyoz ve Ergenekon davalarını avukatlıklarını bırakıp, Feto adında bir terör örgütü olduğunu iddia edip, 15 Temmuz Darbe kalkışması ile bunu topluma kabul ettiren, ben değil başkanın tah kendisidir..


    Bence de doğrusunu yaptı, yapmakta..


    Çünkü bu ülkenin siyasi hayatına baktığınızda başta ulusalcılar olmak üzere bir çok engelin kimseye 15 yıl gibi uzun bir iktidar olma imkanını vermediğini görürüsünüz..


    Kaldı ki Başkan Erdoğan’ın bir çok ülkeden büyük bir kent olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da bu sürece katmak gerekir..


    Yani Başkan Erdoğan siyaset, politika denen şeyi yaptığı ve iktidar ömrünü uzatmak için gereken her şeyi ortaya koyduğu bir gerçek olarak karşımızda dururken Başkan’ın önünde ki en büyük engelin PKK’nın olduğunu da en iyi bilendir..


    Bunun içinde planları olduğu gün geçtikçe açıkça görülen Erdoğan’ın HDP üzerinden yüklenmeye başladığı PKK’yı aşmak için ulusalcılarla olduğu gibi Suriye ve Irak ile hatta Mısır ve İsrail’le de barışmak için yeni arayışlar içinde olduğunu da görmekteyiz..


    Bunlarda iktidarı sürdürmenin ve amaçlarına ulaşmanın yolu olan siyasetin, politkanın birer gereği olduğunu bir gazeteci olarak kabul ederken, Başkan Erdoğan’a bir hatırlatmam olacak..


    Oda Kürt sorununun yarattığı PKK’yı aşmak için yukarıda saydıklarımı gelmiş, geçmiş iktidarların hemen hepsinin denediğini ama başarılı olamadıklarını hatırlatmak isterim..


    Çünkü Kürt sorunu çözmek ve PKK’yi devre dışı bırakmanın yolunun Özgür Gündemi kapatmak, Kürt siyasetçileri devre dışı bırakmak, Kürtleri hapse tıkamakla olmayacağını kendiside biliyor..


    Bunların sorunu daha da büyüteceğini bilmesini istediğim Erdoğan’ın yapacağı tek şey Oslo’da başlatılan, İmralı’da devam eden süreci yeniden başlatması ve Kürtlerinde eylemlerinden artık rahatsız olduğu PKK’yı durduracak olanın 70 yıl boyunca ortaya koydukları politikalarla milliyetçiler, ulusalcılar değil, başta büyük bir kapsamlı af olmak üzere Kürt kamuoyunun gönlünü alacak adımlar atmasından geçer..

  • Ardahanlı Kars Yolunda Öldü!

    Olay yerine gelen jandarma güvenlik önlemleri alırken sağlık ekipleri yaptıkları incelemede sürücünün hayatını kaybettiğini belirledi.


    Olay yerinde yapılan incelemenin ardından kamyonet sürücüsü Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Çoban köylü M.Ö.’nün cansız bedeni Harakani Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


    Olayla ilgili tahkikat başlatıldı. 



    Yol ve Kayıt Dışı Denetimleri..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Geçtiğim gün ziyaret ettiğim Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan ile sohbet ederken Vatan’a ekonominin durumu konusunda sorduğum sorular içinde aldığım bir cevap dikkat çekiciydi.


    4 Bine yakın çalışanı 170’e yakın mağazası olan Vatan Bilgisayar olarak işlerinin iyi olmasının kendilerine yetmediğini belirten Nuri Vatan ben rahatsam diğerleri rahatsızsa huzur yoktur demektir, bu rahatsızlıkta bu ülke de vergiye tabi 6 milyon insanın sırtında bu kadar hizmet görüyorsa büyük iş ama bunu aşmasak bugün yaşanan ekonomik sıkıntılar hep olacak’ diyordu.


    Yani kayır dışı ekonominin kayır altına alınması gerektiğini mevcut hükumete ve bugüne kadar iktidara gelen her hükumete anlattıklarını ancak bugüne kadar bu yönde ciddi adımlar atılmamasından rahatsızdı Vatan Bilgisayar’ın kurucusu Nuri Vatan..


    Vatan’ı dinledikten sonra gittiğim diğer iş adamlarının da bir hayli dertli olduğunu gördüğüm İstanbul’da yaşanan ekonomik sıkıntının yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin de her kesin olduğu gibi iş adamlarının da gündemin 1. sırasındaydı.


    Ekonomik sebeplere ek olarak, hızlı nüfus artışı, köyden kente göç ile birlikte oluşan işsizlik ve çarpık kentleşmenin, iş gücü piyasasında olumsuzluklara yol açarken kayıt dışı istihdama da zemin hazırlamakta olduğu belirtilen ülkemde yaşanan ekonomik sıkıntının diğer bir adı da gelirden çok gideri olan bir devlet yapısının olmasıdır.


    İşte burada dikkat çekmek istediğim yollara radar atıp hız yapan bir iki araca ceza kesmekle her gün onlarca cana mal olan trafiği engelleyeceğini sanan devlet anlayışı ile bu yollar da ve onca sanayide, hatta cadde ve sokakta kayıt dışı iş yapanların yanında birin yerine 10 koyan esnafı denetleyememesidir dün olduğu gibi bugünde yaşanmaya devam eden ekonomik sıkıntı..


    Bol ışıklı yol tesislerin de çalıştıran onca yabancı uyruklu insanın bu ülkenin işsizlerin işini ellerinde aldığından bir haber bir devlet anlayışının hüküm sürdüğü ülkem de otoban yada uzun yol fırsatı bulup birin yerine 10’la ürün satan ama verdi levhalarında binler değil, kuruşlar yapan onca iş yeri sahibi de iş adamı diye gezer, hatta istihdam yaratıyorlar denilerek ya vergi dairelerince ödüllendiriliyorlar yada siyasette yer verilip, milletvekili, hatta bakan bile ediliyorlar..


    Denetimsizliğinin de denetim dışı olduğu görülen ülkemde kayıt dışının 6 milyonun sırtında işler yürütülürken neden ekonomik sıkıntı yaşandığı yönünde ki anlamsız sorular sormakta saçma bir durum gibi..


    Bu nedenle bu yönde sorular sormaktansa var olan ekonomiyi de silah tüccarlarına verip, Irak’a yetmedi bir de Suriye’ye uçurmak var uçakları..


    Çünkü bu ülkenin gerçek gündemini saklamak adına hep aynı işleri yapıp, dün başka adı olan bugün de Beka adı verilen operasyonlarla Irak’a, Suriye’ye değil Pakistan’a kadar sınırımız yaklaşanı vurmak daha iyi oluyor kayıt dışı veya 40 yıldır çözüm bulamayan ve sık sık buzluklara kaldırılan çözüm süreçlerinden..


    Ha unutmadan günde onlarca insanın ölümüne, yaralanmasına ve ekonomiye büyük zarar veren kazaları önlemek için yollarda denetimleri yapan trafik polisinin radarına takılmayı beklemekten başka çare bulamayan çok akıllılar birde tenekeden yol kenarına koydukları polis aracı benzeri trafik işaretleri ile çözümü daha kolay sanıyorlar, fiyatlara bir yerine 10 koyan ama vergi ödemeyen, kayıt dışı esnaf, iş adamı, iş yeri ve kaçak işçi gibi onca ciddi işlerin reform beklediği, çözüm istediği ülkemde..

     

  • Kaçakçılıkta 1 Kişi Daha Bırakıldı.. Ya Suçlu Kim?


     


    'Suç Benim' Dedi, Serbest Kaldı, Suçsuzum Diyenler Tutuklu, Aranıyor!


    ‘Suç Benim’ Dedi, Serbest Kaldı, Suçsuzum Diyenler Tutuklu, Aranıyor!


    *10/05/2019 Tarihli Haber


    Ardahan ve Çıldır’da yapılan bir operasyonla ele geçirilen kaçak sigara kaçakçısı olduğu öne sürülen 2 kişinin tutuklanmasına, bir kişinin aranmasına neden olan olayda bir itirafçı ortaya çıkıp, suçunu kabul etti. Ancak bu kişinin ‘Sigaralar benimdir’ demesine rağmen tutuklanmayıp, serbest bırakıldığı öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün yaşaşan ve Ardahan ile Çıldır’da operasyonda ele geçirilen 65.500 kaçak sigaraların kendisinin olduğunu U.P. isimli şahıs Ardahan Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadesinde, ‘Yakalanan sigaralar benimdir, suç olduğunu bilmiyordum’ dediği ve suç varsa kendisinin bilmeden suç işlediğini belirttiği öğrenilirken olay günü yakalanan O.B. ile sonrasında tutuklanan Müttehit A.Ö ve kaçak olduğu öne sürülen bir iş adamının neden arandığı ise öğrenilemedi.


    Olayla ilgili Ardahan Cumhuriyet Baş Savcılığına ifade veren U.P’nin savcılığa verdiği ifadesi şöyle;




    AK Parti İl Başkanı Arsayı Almış, Babası Arsayı Satmış!


     


    Başkan’ın kendisi mi, yakınları  ı?


    Alınan bilgilere göre 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi AK Parti İl Başkanlığı Kompleksi yapılması için belediyeye ait çok değerli bir arsayı 360 Bin TL’ye Belediyeden alan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ın yakınlarının mezarlık diye Ardahan Belediyesine sattığı ileri sürüldü.



    **Belediye Aile Mezarlıklarında Para Alacak!


    Öte yandan CHP’li Ardahan Belediye Meclis Üyeleri aldıkları bir karar ile Ardahan’da bulunan mezarlıklarda ‘Aile Kabristanı’ adı altında yer ayıranlardan para alacak.


    Alınan bilgilere göre göreve gelir gelmez belediyeye ait bütçenin yanı sıra arsalarını, işgal edilen yerlerini araştıran Ardahan Belediyesinin CHP’li Belediye Meclisi belediyeye ait kent içinde ki mezarlıkları incelerken ilginç Bir durumla karşılaştı. Bazı vatandaşların mezarlıkların içinde ve en güzel alanlarını kafalarına göre çevrelediğini gören Meclis Üyeleri bunun yanlış olduğunu ve bu tür ‘Aile Mezarlıkları’ kuranlardan ve kurmak isteyenlerden 4 Bin TL. para alınması için karar alarak, meclis sundu.


    Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar


    AK Parti İlçe Başkanı:


    Sol da Solculara Yer Olmadığı İçin Buralardayız!


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı olan Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AK Parti’den girdik” demiş.

    Bu konuşma twetter da yayınlanmış, Derdiyok 40 yıllık solcu ve CHP’li olduklarını ama Damal’da CHP’ sultasına karşı bir şey yapamadıkları için bugün bu durumda olduklarını söylemiş.


    AKP’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AKP Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” dedi.


    İşte o görüntünün linki..,


    https://twitter.com/dokuz8haber/status/1106229954646368256/video/1?fbclid=IwAR0m6YRjzYTsY1Iwsbog6wfbQ4pQjFgy-_-8YU_f8fPWyO1UclFYQS6lGvs


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..


    Alınan bilgilere göre 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi AK Parti İl Başkanlığı Kompleksi yapılması için belediyeye ait çok değerli bir arsayı 360 Bin TL’ye Belediyeden alan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın’ın babası da boş durmamış, para etmez bir arsasını aynı parayla mezarlık diye Ardahan Belediyesine sattığı öğrenildi.


    Ardahan’ın yeni mahallesi olan Gürçayır (Sapkara) köyü yakınlarında ki arsasını AK Partili Faruk Köksoy döneminde belediyeye satan AK Parti İl Başkanı Rasim Aydın’ın parasını da peşin olarak aldığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    Öte yandan arsaların alış verişinin aynı günlere gelmesi dikkatten kaçmazken AK Parti’nin parası olan 360 Bin TL’nin Belediyeye ödendiği ama aynı paranın belediye hesabından çekilip, AK Parti İl Başkanının babasına ödendiği de ileri sürüldü.



    **Belediye Aile Mezarlıklarında Para Alacak!


    Öte yandan CHP’li Ardahan Belediye Meclis Üyeleri aldıkları bir karar ile Ardahan’da bulunan mezarlıklarda ‘Aile Kabristanı’ adı altında yer ayıranlardan para alacak.


    Alınan bilgilere göre göreve gelir gelmez belediyeye ait bütçenin yanı sıra arsalarını, işgal edilen yerlerini araştıran Ardahan Belediyesinin CHP’li Belediye Meclisi belediyeye ait kent içinde ki mezarlıkları incelerken ilginç Bir durumla karşılaştı. Bazı vatandaşların mezarlıkların içinde ve en güzel alanlarını kafalarına göre çevrelediğini gören Meclis Üyeleri bunun yanlış olduğunu ve bu tür ‘Aile Mezarlıkları’ kuranlardan ve kurmak isteyenlerden 4 Bin TL. para alınması için karar alarak, meclis sundu.


    AK Parti İlçe Başkanı: Sol da Solculara Yer Olmadığı İçin Buralardayız!


    AK Parti İlçe Başkanı:


    Sol da Solculara Yer Olmadığı İçin Buralardayız!


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı olan Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AK Parti’den girdik” demiş.

    Bu konuşma twetter da yayınlanmış, Derdiyok 40 yıllık solcu ve CHP’li olduklarını ama Damal’da CHP’ sultasına karşı bir şey yapamadıkları için bugün bu durumda olduklarını söylemiş.


    AKP’nin Ardahan Damal’daki adayı Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AKP Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” dedi.


    İşte o görüntünün linki..,


    https://twitter.com/dokuz8haber/status/1106229954646368256/video/1?fbclid=IwAR0m6YRjzYTsY1Iwsbog6wfbQ4pQjFgy-_-8YU_f8fPWyO1UclFYQS6lGvs


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • Damal'da Trafik Kazası! Bir Kişi Öldü!


    **Devlet ve Devlet Adamlığı..


    34 yılı bulan gazetecilik hayatımda devlet, devlet adamı ile vatandaşın arasına hep 3. göz olmaya çalıştım.


    Tabi bunu yaparken amacım devletin ve onu temsil eden devlet adamının göremediklerini anlatmak ve yaşanan sorunlara çözüm bulmalarına katkı sunmak oldu.


    Ama zaman zaman da gerek devletin, gerekse onu temsil edenlerin yada benim çözülmeyecek sorun olmayan irili, ufaklı hatalar denebilir, bilmeden olabilir nedenler dolaysıla karşı karşıya da gelmedim değil..


    Belki de 3. gözün kör olmasından yana bir devlet anlayışı ile karşılaşıp, onu temsil eden adamları ile aşağı, yukarı tartışmalara, hatta davalara girip, çıktım..


    Bu durum halada devam ediyor..


    Ama gerek gazeteci olarak, gerek iki stk başkanı olarak veya bir inan olarak hep bu dünyaya yön veren liderlerin devleti yönetme, vatandaşa bakışlarına yönelik hep araştırmam olmuş ve onlar lider versiyonuna koyan bakışları ile hareket etmeye çalışmış ve karşımda-kilerden de onu beklemişim.


    Ve milyonların yakından takip etmeye devam ettiği Atatürk başta olmak üzer bir çok lideri anlamaya, anlatmaya çalışmışım.


    İşte aşağıda ki tespitle bir kez daha anlaşılması için çabalanan ve ders alınması gereken yönleri ile Atatürk ve devlet vede develet adamlığı nasıl olmalıya bir bakalım derim;


    ‘Yirminci yüzyılın en etkili devlet adamları ve komutanları arasında ismi daima ön sıralarda yer alan Mustafa Kemal Atatürk, insanlığın en büyük evlatlarından birisidir. Fakat ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğünü sadece kazandığı askeri savaşlarda aramak hatasına düşmektedirler. Ve bu hata da diğer bürokrasi gibi olması gereken askeri kanadı daha güçlü kılıp, hatta ülkemizde yaşanan darbeler gibi hukuk dışına çıkıp bu yönde teşebbüslerde bulunacak kadar cesaretlendirmektedir..


    Kuşkusuz ki, uzun süren savaşlarda yorgun ve yoksul düşmüş bir milletin, bağımsızlık fikri etrafında birleştirerek zaferler kazanan Mustafa Kemal büyük bir kumandandır. Yoksunluklar içinden muzaffer bir ordu çıkarmak, tarihin az sayıda büyük kumandanına nasip olabilecek bir ayrıcalıktır.


    Ancak, Mustafa Kemal’in asıl büyüklüğü, askeri başarıları heba edecek bir güç sarhoşluğuyla değil, bilinçli bir devlet adamı olarak aklıyla hareket ederek yeni Cumhuriyeti çok güçlü bir biçimde yapılandırmasıdır.’


    Kısacası; Mustafa Kemal’in bir devlet adamı olarak portresini çizmeye çalıştık. Hepimizin devlet denen ve onu temsil edenlerden özlemle beklediği ‘Kuşatıcı bir dünya görüşüyle hareket eden!’ büyük bir liderin devlet adamlığını anlatırken elbette eksik kalan yanlar olacaktır.


    Onuda bizler yani başta şu an devlet olan ve onu temsil edenler tamamlamalı diye düşünüyorum..

  • 3 İnsanı Öldürdü Hala Açık!

    Ardahan’da taş ocağındaki patlamada ölen işçilerin sayısı 3 oldu. Özel bir şirkete ait olan ve Ardahan’a içme suyu sağlayan su kaynağının hemen yanıbaşında ki taş ocağında 12 Mayıs’ta yaşanan patlamada ağır yaralanan işçilerden Taner Sarıvaz,(21) tedavi gördüğü Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Patlamada ölen işçilerin sayısı 3’e yükselirken, ağır yaralanan Adem Demirci’nin yoğun bakım servisinde tedavisi sürüyor.


    Demirci’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Çataldere köyündeki taş ocağında 12 Mayıs’ta yaşanan patlamada işçilerden Selçuk Yazgan, Adem Demirci, Murat Çetin ve Taner Sarıvaz ağır yaralanmıştı. Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılar, Erzurum’daki Yakutiye Araştırma Hastanesi ile Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmişti. Hastanede vefat eden Çetin ile Yazgan, Zonguldak’ta toprağa verilmişti.


    Öte yandan Ardahan’ın içme suyunun tam üzerinde açılmasına izin verilen taş ocağının 3 kişinin ölmesine rağmen hala çalışması ise dikkat çekici diğer bir önemli konu.



    **Eksik Kare ve HDP..


     


    Başkan Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de aralarında olduğu 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde yaşanan kaybın bir nedeni olduğunu anlayıp, bu seçim sonrası hemen ‘Türkiye İttifakı’ dan bahsetmesi ardından Atatürk’te bit fotoğraf verildi.


    Kadın lider olarak katılması için gerekli olan İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in ‘

    “Bazı siyasi hesaplarla, alelacele yapılan davetin, binlerce yıllık devlet geleneğimizin üzerine bina edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin, 100 yıla yaklaşan devlet geleneğiyle örtüşmediğini düşünüyoruz.”


    “Siyasi iktidarın bir gösterisi gibi planlanan bir tören de olsa, yapılan davete teşekkür ediyor, ancak İYİ Parti olarak, çok önceden hazırlanıp ilan edilen programlarımız gereği, katılamayacağımızı ilan ediyoruz.” diyerek o karede olmamasının yanında bu ülke de 7 milyona yakın bir oy alan ve ülkenin resmi bir partisi olan ve Samsun ile başlayıp, bu ülkenin kurulmasına iktidara giden süreç ardından kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen Halkların Demokrasi Partisi  yani HDP’de yoktu.


    Tabi HDP’nin o karede neden olmadığını anlatmak için Meal Akşener gibi ne bir manası nede bir sebebi vardı.


    Çünkü Akşenir’in yanı sıra KIlıçdaroğlu’nu, Bahçeli’yi ve diğer partiler davet edilmiş, 31 Mart Seçimlerine yön veren ve Öcalan’a rağmen 23 Haziran’a da yön vereceğe benzer bir duruşta duran HDP davet edilmemişti.


    Davette edilmekten ziyade HDP yok sayılmaktaydı..


    Ve bu yok 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde arkasında durduğu CHP’de dahil sözüm ona kardeşliği, demokrasi savunan diğer siyasi partilerce de onaylanmış, ‘Bizi çağırıyorsun ama Samsun’dan başlayıp, Türkiye Cumhuriyeti diye bir devletin kurulmasında büyük emeği olan halkları temsil ettiğini iddia eden ve bu halktan aldığı 7 milyona yakın oy ile bunu kanıtlayan HDP’yi neden çağırmıyorsun’ dememiştirler.


    Demezler çünkü Başkanlık yönetimine geçmesine ve ideolojiden uzak olduğunu iddia eden AK Parti gibi onlar da sistemin partisi ve ulusalcı ağırlıklı ideolojinin temsilcileridir.


    Yani aynı tas, aynı hamamdırlar..


    Peki davet edilmeyen ve o karede olmayan HDP kendisini görmezden gelenler karşısında nasıl bir davranış, ve duruş sergileyecektir.


    Vallahi onuda HDP’lilre bırakalım derken asıl diğer bir hedefin de o karede olan partilerin temsilcilerinin yanından ‘Bu ülke sadece bizim’ diyenlerin ince bir hesabı var oda HDP’yi ya dizayn edip, kendileri gibi sisteme uydurmak veya bir yol ile Çanakkel’de başlayıp bugüne dek gelen ve birlikte kurulunan ülkenin meclisinden de dışlayıp, HDP’nin yokluğundan ortada kalacak olan oyları paylaşmaktır.


    Benim ilk gördüğüm ise bakkal kapatır gibi 31 Mart’ta bir çok yerde aday çıkarmayıp, seçimlerde seçmeni başka partilere yönlendirmesi ile ve Öcalan’a rağmen yeniden CHP’yi destekleyeceğini belirtmekle kendisine yapılmak istenen operasyona yani dizayn edilmeye kapı aralayıp, olacaklara izin veriyor gibi..


    Ha bu arada ‘Türkiye İttifakı’ iddiasında bulunanların samimiyeti de ortaya çıkmış ve yine bana göre HDP seçmeni geçmişte olduğu gibi yeninden ortaya konulan bu hata ile kucaklanmamış, bu hatayı yapanlara 23 Haziran’da gerekli dersi vermesi için geri itilmiştir..

  • Elektrik Direği Taksiye Bindi!

    Kongre Caddesi üzerinde buluna Belediye Taksi Durağı yanındaki elektrik direği, durak önündeki ticari taksinin üzerine devrildi. Aracın tavan bölümü üzerine düşen direk hasara neden oldu. Ölüm ve yaralanmaya neden olmayan olay nedeniyle trafik bir süre aksadı. Ticari taksi sahibi Ömür Gündüzhev, “Burası mevcut taksi durağı, aydınlatma direğinin betonunun iyi olmamasından dolayı direk düştü ve ticari aracımıza zarar verdi. Zarar büyük, ARAS EDAŞ yetkilileri ile daha görüşmedik. İnşallah zararımızı karşılarlar.” dedi.


    Görevlilerin akımı kesip, devrilen elektrik direğini arabanın üzerinden kaldırmasıyla trafik normal seyrine döndü. 


    ARDAHAN HABERLERİ.. Mazbatası Geri Alındı!


    **Mazbatası Geri Alındı!


    Başta, YSK’nın İstanbul İBB hakkında vereceği kararı olmak üzere sonuçları halen tartışılan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerin de seçilen bir kişinin daha mazbatası da HDP’li Belediye Başkanı seçilenlerin gibi geri alındı.


    YSK’nın CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul’un 39 ilçe Beleidye Başkanınının mazbatası konusunda  vereceği karar merakla beklenirken Ardahan merkeze bağlı Derindere köyünde muhtarlık seçimini kazanan muhtar adayının, köyde ikamet şartına uymadığı gerekçesiyle mazbatası iptal edildi.


    Derindere köyünde muhtarlık için adaylığını koyan Dursun Dede, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde 22 oy alarak seçimi kazandı.


    İkinci sırada 14 oy alan Erdal Dede ise rakibi Dursun Dede’nin köyde 6 ay ikamet etme şartını yerine getirmediğini ileri sürerek sonuca itiraz etti.


    İtirazı değerlendiren Ardahan Merkez İlçe ve İl Seçim Kurulu itirazı ret etmesi sonucu Erdal Dede, kararı avukatı Yusuf Demirci aracılığıyla Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) götürdü.


    YSK, ikametgahın 6 Ocak 2019’da taşındığı ve yapılan araştırmada burada oturmadığının tespit edildiğini belirterek, muhtarlığın en fazla ikinci oyu alan Erdal Dede’ye verilmesini kararlaştırdı.


    AA muhabirine açıklamada bulunan Erdal Dede, karara sevindiğini belirterek, “Her zaman doğruluk, dürüstlük ve haklı olan kazanır. Sonuç köyüme hayırlı olsun.” dedi.



    Bel Fıtığı Yapan Araçlara Mahkum Etmeyin..


    Ardahan Belediye Başkanı CHP’li Faruk Demir, belediyeye ait 1974 model olan iş makinelirinin işçilerde bel fıtınığına neden olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanımızdan başlayıp, en alt kademeye kadar sesleniyorum. İşçilerimizi, bel fıtığı ve hasta yapan araçlara mahkum etmeyelim dedi.


    31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Seçiminde oyların yüzde 51.20’sini alarak Ardahan Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan CHP’li Faruk Demir, Yeni Mahalle’de bulunan araç parkını gezdi. Araçları tek tek kontrol ederek çalışanlardan bilgi alan Başkan Demir, belediyenin aracının yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Mevcut araçların da 74-75 model olduğunu belirten Başkan Demir, 2000 model üstü bir iş makinasına, ulaşım aracına rastlamadığını belirtti. Başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlardan geçici olarak araç tahsisi isteyen Başkan Demir, Biz araçların geçici süreyle bize tahsis edilmesini istiyoruz. 1-2 seneye toparlanıp geri verebiliriz. En kısa zamanda devletimizin yetkilileri ile görüşeceğiz. CHP ve diğer belediyelerle görüşeceğiz. 2-3 yıl içerisinde sizleri bel fıtığı yapmayacak araçlarla buluşturup, Ardahan’ı yeniden imar edeceğiz. Burası bir il ve bir il gibi muamele görmeyi hak ediyoruz. Serhat sınır iliyiz. Türkiye’yi Kafkasya’ya bağlayan en önemli il biziz. İki tane sınır kapımız var. Üç tane boru hattımız, bir tane tren yolumuz var. Sınır kenti böyle olmamalı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan başlayıp, en alt kademeye kadar sesleniyorum ve rica ediyorum, bizim şerefli belediye çalışanlarını 1974 model, bel fıtığı ve hasta yapan araçlara mahkum etmeyelim. 20 bin nüfuslu bir il, toplam 15 iş makinası olsa yeter. Biz uzay mekiği istemiyoruz, Biz NASA’yı buraya istemiyoruz diye konuştu.



    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, 2019 iş sezonu açılış hazırlıklarını yapan İl Özel İdaresi’nin yeni asfalt üretim tesisiyle, kilit parke ve bims üretim tesisinde incelemelerde bulundu.


    Tesislerin bulunduğu kampüs alanında inceleme ve denetim yapan Vali Masatlı, Özel İdare Genel Sekreteri Anıl Aksel’den, asfalt üretim tesisi, kilit parke taşı üretim tesisi ve bims üretim tesislerinin durumu, çalışma kapasitesi ve üretilen malzemelerin miktarı, yapılan programa uygun çalışma takvimi hakkında bilgi aldı.


    Sezon açılışı için hazırlıkların hızlı bir şekilde tamamlanması, hem personelin, hem araçların, hem de kaynakların verimli bir şekilde kullanılması yönünde talimatlarda bulunan Vali Masatlı, Devlet Hastanesine ait arazide İl Özel İdaresi tarafından yapılan otopark çalışmalarını da yerinde inceledi. 



    Çocuk ve Kadın İstismarına Tepki


    Ardahan‘da çocuk istismarına ve kadın şiddetine dikkat çekmek için bir araya gelen bir grup genç, basın açıklaması yaptı ve yürüdü. Gençlere eşi Zuhal Demir’le birlikte destek veren Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, çocuk istismarının kabul edilebilir bir yanı olmadığını söyledi.


    Son günlerde yaşanan çocuk istismarlarına tepki göstermek isteyen bir grup genç ellerinde ‘Bir Çocuğun Çıkaramadığı Ses Olmak Zorundasın’, ‘Çocuklar Sussun Sen Susma’ yazılı döviz ve pankartlarla Milli Egemenlik Parkı’nda toplandı. CHP‘li Belediye Başkanı Faruk Demir ve eşi Zuhal Demir’in de destek verdiği gençler, çocuk istismarına tepki göstererek, yeni taciz haberleriyle güne uyanmak istemediklerini dile getirdi. Belediye Başkanı Faruk Demir, ‘Çocuk istismarının kabul edilebilir bir yanı yok. Ne yazık ki ülkemizde bu tür münferit olaylar oluyor. Çok şükür ki Ardahan’da böyle bir olumsuzluk yaşamıyoruz. Yaşanmaması içinde şehrin tüm dinamikleri elinden geleni yapıyor. Belediyemizin de bir çocuk meclisi var. Onu daha aktif hale getireceğiz. Gönüllülük esasıyla kadın meclisi kuracağız. Bu duyarlılığı ve hassasiyeti kadınlara ve çocuklara yönelik hassasiyetimiz çağdaş dünyadaki uygulamalar düzeyine uylaşacaktır dedi.


    Grup adına konuşan Ardahan Üniversitesi öğrencisi Şehriban Yılmaz, Yıllardır sürekli, kadın, çocuk ve hayvanlara karşı yapılan taciz, tecavüz en büyük gündemimiz oldu. Fakat biz bunlara karşı ne yapabiliyoruz, sadece bir paylaşım, asılsın, biçilsin, kesilsin, birkaç saat sonra unutuyoruz. Biz artık unutmuyoruz, Böyle şeyler duymak istemiyoruz. Bizler artık hep birlikte güzel ve huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz. Her sabah uyandığımızda yeni bir taciz haberiyle, bir kadının haberiyle uyanmak istemiyoruz diye konuştu.


    Bazı öğrencilerin konuşmalar sırasında duygulandıkları ve gözyaşlarının tutamadıkları gözlendi. Konuşmalar ardından toplanan kalabalık sloganlar eşliğinde Kongre caddesinde protesto gösterisinde bulundu.


    Yürüyüş sırasında trafikte seyir eden araç sürücüleri de korna çalarak destek verdi.



    İki yazıyı bir günde yazmak..


    Pazar tembelliğine alışkın olmama karşın günü alt üst eden ve yazı yazamayacak hale sokan gelişmeler ve moral bozan haberler alınca değil yazmak, el kaldırmanın zorluğunu saklamak adına, ‘pazar tembelliği’ der insan..


    Halbuki pazar da olsa hedeflediğiniz bir plan ve programınız var, sabah ola, hayır ola deyip, uyumak için girdiğiniz yatakta kalkmak istemeseniz de sizi kaldıran, ‘haydi koş’ dedirten bir çok şey vardır hiç uyumayan beyninizde..


    Ve sabah olduğunu anladığınız takırtı seslerinin geldiği kulağınızdan beyninize giden sinyaller sizi kalkmaya, gözlerinizi açmaya ve ayaklarınızı yürütmeye emretse de gece üstünüze aldığınız yorganı iyice üstünüze çeker, ‘ya bugün pazar değil miydi’ der, kaldığınız yerde uyumak isteseniz de daha bir saat önceki o uyku tadının da kaçtığını hisseder, bir sağa, bir sola kıvranırsanızda sizi davet eden wc’nin sinyali daha da ağır basar.


    Ve istemesiniz ayağınız aşağıya, başınızı yorgandan dışarıya uzatıp, açtığınız gözlerinizle sanki yabancı bir yerdeymişcesine sağa, sola bakıp, bir süre düşündükten sonra uyku için girdiğiniz yatakta akşam yada gece düşündükleriniz ve yapmanız gerekenler hatırlar, o hiç çıkmak istemediğiniz yataktan bir anda fırlar, hızla bir orada bir burada gergince sağa sola koşturur, sonra da kendiniz aynanın karşısında saçlarını tararken yada kravat takarken veya makyaj yaparken bulursunuz.


    Ayakkabılarınızın nerede olduğuna bakarken sofradaki bir iki parça yiyeceği alelacele ağzınıza attıktan sonra şişmiş ve bir haftanın yorgunluğu ile dinlenmiş olan ayaklarınıza ayakkabıları giymiş, kendinizi kapıdan dışarıda bulmuş olursunuz.


    Hedef akşamdan kalma işi çözmek, pazar da olsa kendinize olduğu gibi karşınızdakine verdiğiniz sözü yerine getirmek için koşuştururken unuttuğunuz şeylerde olur..


    İşte bu unutulanların başında gelen ya telefonunuz yada cebinizde olmasını umduğunuz veya o günü alt üst edecek olan program oldu mu pazar denen şey kalmaz.


    Sonra alt üst olan moraliniz dolaysıyla yapmak istediğiniz, yapacağınızı da yapamaz, kalktığınızda, dışarı çıktığınıza pişman olsanız da gidenin geri gelmeyeceğini anlar yeriniz de kala kalırsınız.


    İşte o anlardan birini yaşadığım pazar günü asıl yapmak istediğim 34 yılı bulan gazetecilik hayatımda her gün yaptığım, yazdığım köşe yazımı yazmadığımı hatırlayıp, ‘vay be amma da bir gündü’ diyerek o günün alt üst olmasına neden olana kimsenin duymayacağı şekilde düm düz gidersiniz..


    Ve bende aynısını yaptım, günü alt üst edenlere, yazımı yazmamı geciktirenlere bolca selam (!) göndersem de dün yazmadığımı bugün yazacağımla birleştirip, iki yazıyı gece uymayarak bir güne sığdırdım..


    Ve bu iki yazımın birisi ülke sorunları ile ilgili diğeri ise kendimle ve yerelle ilgili konulardı.


    Ana bir insanın uyku halini anlatmam da üçüncü konu oluverdiğini anlıyordum.


    Ülkemin ,içinde olduğu sorunların başında gelen ekonomik sıkıntının getirdiği moral bozukluğu ile iyiden iyiye rahatlayan İstanbul trafiğinde yol alırken aradığımın cevap vermemesi, arayanın ise benimle alakasız bir nedenle tartışması ve bu yetmez gibi her gelen sinyal ardından açtığında ‘kiminle yazışıyordun?’ denen whatsApp ile gelen ve moral bozduğu gibi geren mesajların yarattığı atmosferin günümüzü alt üst ederken, bir taraftan da direncimi arttırıyor, yaşananlara ‘haydi oradan, bildiğin gibi olsun, ne yaparsanız yapın, size inat ben yoluma devam edeceğim’ dedirten bir his ile işime bakıp, 34 yıldır kesintisiz yazdığım yazılarımdan ikisini birleştirerek günlük yazılarımı yazmaya başlıyordum..


    Ve Başkan Erdoğan’ın kampa aldığı yeni seçilmişlere hitap ederken seçimler öncesi ‘Merak etmeyin 4,5 yıl buradayım’ dediği iktidarının yarım yılını 3 gün içinde unutup bu kez ‘4 yıl seçim yok’ dese de YSK’nın hala tartışılan İstanbul seçimleri için yapılan itirazlara cevap vermediğini de hatırlıyordum.


    Ve en önemlisi yine aynı Başkan Erdoğan ‘takmıyoruz’ dese de yurt dışında gelen ekonomik baskıların her geçen gün arttığı ve piyasaların buna dayanacak halinin kalmadığını da hatırlıyordum..


    Bunlar ulusal sorunlar konusunda başı çekerken benimde içinde olduğum yerel sorunları da ele almam gerekiyordu.


    Ve bu sorunların başında bölgemde ki yeni belediye başkanlarına yönelik olarak oradaki hükumetin etkisinde ki mahalli idarecilerin bakışı ve de birlikte hareket etmemeleriydi..


    Ve aynı başkanların da stk’lar başta olmak üzere hükumet ve mahalli kamu idareciler üzerinde baskı kuracak olanlarla temas kuramayışlarıydı.


    Evet iki yazımı bir güne sıkıştırma adına ele aldığım bugünkü yazımın biri ulusal konulardı, diğeri ise başında bulunduğum stk ile diğer yerel sorunlardı.


    Beni geren bir pazarı geride bırakırken yazmadığım yazılarımı yazıp, uyuyayım derken pazar günü geç kalkmanın getirdiği sıkıntının diğer geceyi de uykusuz bırakırtırsa da yazılarımı yazmanın rahatlığı ile yeni bir güne ve haftaya merhaba demek için uyumaya gidiyordum.


    Ama gün boyu beni geren ve yazımı yazmamı unutturan mesajlardan bir yenisinin geldiğini görürken bu günün de, haftanın da hiç iyi geçmeyeceğini gülerek hissediyordum.


    Bu yetmezmiş gibi seçimlerden sonra yaptığı ilk konuşmasında, ‘Türkiye İttifakına İhtiyaç Var’ diye aynı Başkan Erdoğan’ın seçimler ardından ikinci konuşmasında yeni seçilmiş olan başkanlarına seslenirken, ‘Daha bir şey bitmemiş’ demesinden karar almak üzere olan YSK hakimlerine, bana gelen mesajlar gibi üstü kapalı mesajlar yolladığını anlıyor ve önümüzde ki günlerin hatta yılın hiçte rahat geçmeyeceğini de anlıyordum.


    Neyse gecenin saat üçüne sıkıştırmaya çalıştığım iki günlük yazımın bir hayli uzandığı ve iki yazıdan çok üçüncü yazıya doğru yol aldığını görünce, ‘Geleceği varsa, göreceği de var! ‘ deyip, ‘İki yazıyı bir günde yazmak..’ başlıklı yazıma noktayı koyuyorum..

  • Afganlılar Ardahanı Sevdiler! Düzensiz 22 Afgan Daha Bulundu!..

    Düzensiz Göçmen


     Düzensiz göçmen terimi[1], geldiği ülkede kalmak için yasal hakkı bulunmayan kişiler için kullanılır. Ancak bu, tüm düzensiz göçmenlerin bulundukları ülkede resmi olmayan bir şekilde veya belgeleri olmadan kaldıkları anlamına gelmemektedir. Örneğin, bir ülkeye çalışmak amacıyla insan tacirleri tarafından getirilen kişilere genellikle kaçakçılar tarafından sahte belgeler sağlanmaktadır. Bir göçmenin statüsü birkaç şekilde düzensiz hale gelebilir.


    Bu bazen dikkatsizlik nedeniyle yaşanabilirken; bazen keyfi ve adil olmayan nedenlerle de bir kişi düzensiz göçmen durumuna düşebilir. Tek bir yolculuk sırasında dahi, bir Göçmen, hükümetlerin yürüttüğü politikalara veya vize düzenlemelerine göre düzensiz göçmen statüsüne girip çıkabilmektedir. Belgesiz göçmen terimi ise bir ülkeye yasal yollarla giriş yapmak veya o ülkede kalmak için gerekli belgelerden yoksun kişiler için kullanılır[2].


    1. Yukarı git Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Bulundukları ülkelere yasal izne sahip olmadan giren ve çalışan kişiler yasadışı, gizli, kağıtsız ya da düzensiz olarak damgalanmaktadırlar. ‘Yasadışı göçmenler’ ifadesinin, normatif bazı çağrışımları, yan anlamları vardır ve bir suçun işlendiği fikrini taşımaktadır.” demektedir. ILO, Küresel Ekonomide Göçmen İşçilere Adil Muamele (Towards a Fair Deal for Migrant Workers in the Global Economy), 2004.
    2. Yukarı git İki Arada Bir Derede; Türkiye’de Mültecilere Koruma Sağlanmıyor; 2009, Uluslararası Af Örgütü



    **Vali ve Kaymakamlar Ne Olacak?!


    Halen tartışılan ve başta İstanbul olmak üzere HDP’nin kazandığı başkanlıkların mazbataların HDP’li seçilenlere değil, ikinci olanlara verilmesine karar kıldığı seçimlerin görünmeyen diğer bir yönü de seçim boyunca iktidarın kazanması için mücadele eden ve bu yönde tüm imkanları ortaya koymaya çalışan ama iktidarın adaylarının kazanamadığı Vali ve Kaymakamların durumudur.

    Evet, bana göre 17 yıllık iktidarın şımarıklığı ile ve toplumun hala destek verip, oy verdiği Erdoğan’ın omuzlarında seçileceklerini sanan AK Partili adaylar ve yine bana göre AK Parti’ye asıl kayıp ettirenler olan AK Partinin eski kurucuları, il, ilçe başkanları, aday edilmeyen belediye başkanları ve siyaset nediri bilmeyen memur gibi atanan il, ilçe başkanlarına rağmen makamlarının imkanlarını kullanan onca vali ve kaymakamın çabaları sonuç vermemiş, ama gerek kazanan partilerin, seçilen isimlere oy verenlerin ve basının topuna, hatta Başkan Erdoğan’ın kararname düşüncesine girmelerine neden olmuşturlar.

    Memur olan ve siyasi iktidarın en üstlerinden en altlarına kadar onların dediklerini tüm samimiyetleri ile yapan hatta memur olduklarını, topuma eşit bakması gereken devlet anlayışı içinde olmaları gerekirken zaman zaman bir siyasetçi gibi davranıp, iktidara ve onun adaylarına yönelik oy istemeye kadar işi götüren Vali ve Kaymakamların ilk çıkacak olan kararname de yer alıp almayacakları yada değişip, değişmeyecekleri hatta görevden el çektirilip, makamları ellerinden alınacağının da tartışılmakta.

    Bilmem ama bana sorulacak olunursa daha önceki iktidarların alışkanlığından gelen ve bugünkü iktidarın bir tık değil, kamu görevlilerini de kendi partinin üyesiymiş gibi görüp, bir çok alanda çizgi dışına çıkıp,kazanma uğruna devlerin memurları dahil bir çok devlet imkanını kullanmaya kalkmasının kurbanları olan Vali ve Kaymakamlara değil de 17 yıllık iktidarın getirdiği şımarıklıkla hareket eden kendi yöneticilerine, adaylarına, üyelerine ve en önemlisi aday belirleme de karar kılanlara bakması gereken bir iktidar olmalı bugünkü iktidar AK Parti.

    Ha bu arada İstanbul’da CHP’ye Doğu ve Güneydoğu’da kazananları kabul etmeyip, hakimlerin aracılığı ile seçim kazandığını sanan aynı AK Parti’ye bir ben değil çoğunluğu AK Partili seçmen olmak üzere toplumun büyük bir kesimi tepki gösterip, ‘Kayıp ettin işte bırak ta birazda onlar yapsın’ dediklerini de deyip, yazıma son vereyim.

  • 3 Ülke'yi Ardahan'a Bıraktılar!

    Ardahan-Göle karayolunun Eskidemirkapı köyü Yayla mevkisinde yol kenarında kalabalık göçmen grubunu gören vatandaşlar, durumdan şüphelenerek jandarma ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen jandarma ekipleri, çoğunluğu Afganistan ve Pakistan uyruklu 39 düzensiz göçmeni Ardahan kent merkezine getirdi. Kimlik kontrolü ve inceleme sonucu yurda kaçak girdikleri belirlenen göçmenlerin batıdaki büyük şehirlere gitmeye çalıştıkları öğrenildi.



    **Seçimi yani Demokrasi sulandırmayın..


    Bugün 50 yaşıma bastığımı bana his ettiren 3 Nisan..

    Yani, Yerel Parlamento denenlerin seçildiği Mahalli İdareler Seçimlerinin yapılmasının üzerinde kaç gün geçmiş?..

    Ve hala seçim sonuçlarının netleşmediği İstanbul dahil kaç İl, İlçe ve Belde var?..

    Ve başta iktidar olmak üzere muhalefet tabi ki hantal bürokrasiden oluşun TSK ve sonuçların yalaka yaptığı hükumete ters olunca donduran, durduran Anadolu Ajansı..

    Ülkenin asıl Bekası olan Demokrasinin gereği olan seçimler de çıkan sonuçları kabul etmek istemeyenlerin bir kaç ciddi şüpheler dışında adeta ‘formaliteden olsun, belki bizimkide dolsun’ diyerek hem gündemi hemde onca sorunla baş başa olan ülkeyi meşgul etmesinin yanında seçimi yani demokrasiyi sulandırma çabalarına şahit olmaktayız.

    Bunun en bariz örneği anket şirketlerinin aylar, günler öncesi sonuçlarını tahmin ettiği seçimleri kabul etmeyen İstanbul’dan Ardahan’a kadar çıkacak sonuçlarını ve en önemlisi kendi hatalarını kabul etmeyenlerin yaptıkları formaliteden sonuçları değiştirmeyecek olan itirazlardır..

    Örnek, İmamoğlu’nun kazandığı net olan İstanbul’da tesadüfen ve memur gibi atandıkları İl Başkanlığında kendini kral sanan ama ‘beni buraya kim atadı’ şaşkınlığını yaşayanların veya ondan Bin 600 kilo metre uzaklıkta ki Ardahan’ı sakal bırakarak, bir ellerini cebinde çıkarmayan, diğerinde kabadayı edasıyla teşbih çekip, seçim,kazanacaklarının sananların yaptıkları boş ve seçimi sulandırma itirazlardır..

    İlk iş pılını, pırtısını toplayıp, istifa etmesi gereken bunların seçimleri kayıp eden asıl suçlu olduklarını saklama telaşı ile yaptıkları bu formalite itirazların bu ülkenin genel bekasını yani toplumu gerdiğini bilseler daha iyi olacaktır..

    Ve yaptıkları yanlışlar dolaysıyla tesadüfen ve atmalarla geldikleri partilerin başında çekilseler hem ülke bekası için hemde hakimler meşguliyeti için en güzelini yapacaklar diye düşünüyorum.

    Çünkü 31 Mart’tan bu yapılanlar seçimi ve demokrasiyi sallandırmaktan öte bir şey değil..

  • Ardahan'da Cinayet 2 Ölü! Oğlunu Vurmak İsteyene Siper Oldu, Öldü, Öldüren de Kendisini Öldürdü!

    Tartışmanın kavgaya dönmesi arıdan Akar ailesinden Ali Musa Akar isimli bir kişi evinden getirdiği silah ile Çelik ailesinin Caner Çelik isimli erkek bir ferdine ateş açmak istedi.


    Bu durumu gören Çelik ailesinin anne olan Makbule Çelik isimli bir kadın çocuğunu öldürmek isteyen Akar’ın açtığı ateşe siper olunca göğsüne aldığı kurşunla olay yerinde hayatına kayıp etti. 


    Bunu gören Ali Musa Akar daha kendisini vurarak olay yerinde intihar etti. İki cenazesinin de Ardahan devlet Hastanesine kaldırıldığı, layla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.



    **CHP Kazanırsa 4.5 Yıl Kayıp Eder miyiz?


     


    Başkanlık sistemi ardından siyasi partilerin adeta zorunlu bir ittifak yaparak, seçimlere en çok oyu alan partiler ile gittiği ve 31 Mart seçimleri ile başlayan ‘2 Parti’ yarışı anlayışının da aldığını görmekteyiz.


    Ve bugün %22.64 oy alan CHP çatısı altında bir araya gelen HDP, İYİ Parti, Saadet ve sosyalistler ile 11.10 oy alan MHP’nin yanı sıra CHP’ile gizli ittifak kuran HDP gibi açıklamasa da AK Parti ile ittifak halinde olan Vatan Partisi, BBP ile ittifak yapan ve ‘fetoyu dövdü, beni de döver’ korkusu ile art arda kendisini desteklediklerini açıklayan cemaatlerin desteğini alan  %42 . 56 oy alan AK Parti ile yarışır halde.


    Bu duruma baktığımız da, CHP’nin yanında ülke genelinde 5 ile 7 milyon oy alan bir %11’lik HDP yetmedi kısa bir süre önce kurulmasına rağmen sağ kanadı ve muhafazakar seçmenin yanında MHP’den kopan oyları alan %9’luk İYİ Parti, 1.3’lük oy oranı ile Saadet Partisi var.


    Başkanlık sistemin oturtulmaya çalışıldığı bu süreçte kutuplaştırılan siyasi arenaya baktığımız da ve kurulan ittifakların samimiyeterlerine  gerçekleşirse iki tarafında adeta başa baş bir oy oranı ile yarıştığını görmek mümkün


    Ve sola bakan HDP, Milliyetçi, Muhafazakar seçmeni yanına çekmeye başlayan hatta geleceğin sağ kanat partisi olacağı ileri sürülen  İYİ Parti ve AK Parti’nin çantada keklik gördüğü dinci oylar denen oyları muhafazakar oyların bir bölümüne hitap eden Saadet Partisi ile bir kez daha seçimler giden CHP’nin en güçlü rakibi AK Parti’yi germesi de burada gelmekte.


    Uzun yıllara Kürtleri yanına almayı başaramayan hatta ulusalcı tayfaca görülmek istenmeyen, öteyelen CHP’nin başkanlık yarışında yanına almayı başardığı İYİ Partiye yerel seçimler de HDP’yi de katarak gittiğini görmenin hırsı ile adeta deliren AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın da gördüğü bu duruma baktığımızda kendisi ve iktidarına karşı güçlü bir koalisyon kurulduğunu da görmekteyiz.


    Bir taraftan genel başkanını milletvekil yaptığı BBP’ye diğer taraftan tam bitti denen ama kendisinin dediğini iki etmeyen MHP’yi yanında tutmaya çalışan AK Parti kendisini 17 yıldır ayakta tutan muhafazakar Kürt seçmeni kaçırmamaya çalışırken ‘HDP’yi döveyim’ derken Kürtleri inciten söylemlerde bulunmasına baktığımız da karşısında güçlü bir ittifak kuran CHP’nin yerel de başarılı çıkacağını da görmek mümkün.


    Ülkenin serhat, sınır kenti Ardahan’da da baktığımız da ülke genelinde yaşanan durumun Ardahan’da da çokta farklı olmadığını görürken , iktidar olmasının verdiği avantaj ile ve yatırımların devamı için hala kararsız olanların oyunu alacağı ve seçimi kazanacağını düşünen AK Parti’nin bu seçimde kayıp yaşayacağı da hesaplanmakta..


    Arda arda yayınlanan anketler de de bu durumun farklı olmadığını gördüğümü bu süreçte CHP’nin kazanması ile ve ‘Bak AK Parti seni oylarımla uyardım’ diyen seçmenin sadece kazananın CHP olacağını bilmesi de gerekir..


    Ve onca devam eden ve proje aşamasında olan yatırımların yapılması, bitmesi, projelerin ağırlaştırılması ile illerin, ilçelerin, beldelerin bir Başkan Erdoğan’ı her mitingte dillendirdiği ve ‘Bakın ona göre ben daha 4.5 yıl buradayım’ diyerek ülkenin 4.5 yıl beklemeye alınacağını da bilmekte fayda var diye düşünüyorum.

  • POSOF'TA YAŞANAN KAZA DA 1 KİŞİ, ÖLDÜ!

    Ardahan’ın Gürcistan’a komşu  Posof İlçesinde kömür yüklü kamyon şarampole uçtu, sürücüsü hayatını kaybetti. Kazada bir kişi de yaralandı.


    Olay, bugün saat 1100’de Posof ilçesi Söğütlükaya Jandarma Karakolu yakınlarında meydana geldi. Damal ilçesinden Posof istikametine gitmekte olan Memet Zeki Kaçak (55) idaresindeki kömür yüklü 27 JF 792 plakalı kamyon Söyütlükaya Jandarma Karakolu önünde kontrolden çıkarak şarampole uçtu. Kamyon sürücüsü Memet Zeki Kaçak olay yerinde hayatını kaybederken, araçta bulunan Turgut Arda yalandı. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı daha sonra ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.


    Posof Taciz İddiasıyla Çalkalanıyor!


    Ardahan’ın Posof İlçesinde Belediye Meclis Üyesi ve çalışanlarının karıştığı taciz skandalı ilçeyi ayağa kaldırdı.Alınan bilgilere göre, Posof Meslek Yüksek Okulu’nda kalan kız öğrencilere yönelik taciz iddiaları yargıya taşınırken,  Belediye Meclis Üyesi H. K, Posof Belediyesi çalışanları H.A. ve B. A, Savcılığa ifade verdiler.


    Posof Aile Mahkemesi tarafından şüpheliler hakkında tedbir kararı alınırken, soruşturmanın tutuksuz yapılmasına karar verildi. Olayla ilgili savcılık soruşturması sürüyor.


    İleri sürülen iddiya göre Posof Meslek Yüksek Okulu’nda kalan kız öğrencilere yönelik taciz iddiaları yargıya taşınırken, Belediye Meclis Üyesi H. K, Posof Belediyesi çalışanları H.A. ve B. A, Savcılığa ifade verdiler.



    İktidar Kayıp Ederse Ne Olur?..


    Yapılan anketlere baktığımızda durumu hiçte iyi olmadığı görünen mevcut iktidar partisi AK Partinin seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde bazı yerlerde kayıp ettiği, bazı yerlerde ise rakipleri ile başa baş olduğu görünürken, aynı iktidarın kayıp etmesi halinde neler olacağı da şimdiden tartışılmaya başlandı.


    İdamı geri getirme, oy vermeyenleri kovan sivri bir dil ile oy isterken oy kayıp ettiği alenen görünen Başkan Erdoğan’ın başında olduğu iktidar partisinin kayıp etmesi halinde yaşanacakların da tahmin edildiği şu süreçte kamuoyunda ki öngörüleri ve seçim öncesi yapılan tahminlerimi uzatmadan sıralamak isterim;


    1. 31 Mart akşamından itibaren kayıp yaşayan İl ve İlçe Başkanları da gider ve iktidarın nimetlerinden kaymaklanan taraftarları da  kayıp eder..
    2. Kayıp edilen yerlerin mülki amirleri de koltuklarında olur veya yerlerinden olup, sade birer merkez memuru olurlar..
    3. Kayıp edilen kent, ilçe ve köylerde ki yatırımlar en az 6 ay en çok yeni bir seçime kadar beklemeye alınır..
    4. Devletin başında olan hükumetin elinde olan yaşlı, sakat, öğrenci yardımları başta olmak üzere ekmeden, biçmeden alınan bir çok destek ve teşvikler yeniden gözden geçirilir..
    5. Kayıp eden bir hükumet en az 6 ay komaya girer ve ne yapacağını şaşırır..
    6. İttifak kurulan parti suçlanır ve onun taraftarlarına da sunulan imkanlar kesilir..
    7. Kayıp edilen yerler de kazananların çalışmalarının önüne takos konulur, onlarda mana bulup, kendilerinden hizmet bekleyenlere; ‘Kardeşim ne yapalım, hükumet izin vermiyor’ diyerek başkanlık keyiflerini sürdürmekten öteye bir şey yapmazlar..
    8. İçte olduğu gibi dışta da baskılar artar.. Zaten var olan gerginlikler, ekonomik sıkıntılar doruk noktasına ulaşır..
    9. Ve yeni ve erken bir seçim gündeme girer ekonomi başta olmak üzere tüm piyasalar beklemeye devam eder,  ne olacağını şaşırıp, kalır..
    10. Hizmet istenen iktidar, ‘Oy vermediniz, bedelini hep birlikte ödüyoruz’ savunmasına geçer..


    Ve daha sayabileceğimiz bir çok olumsuzluğu yaşanma ihtimalinin yanında olumlu şeylerde olabilir..


    Örnek mi?


    17 Yıldır ben kralım, ‘ben paşayım, yetmedi başkanım’ diyerek burnundan kıl aldırmayan, Meral Akşener dahil konuşanı, eleştireni içeri atan, atmakla suçlanan iktidar, ‘belki’ dizine vurup, ‘ben ne yaptım’ der..


    Demokrasiyi hatırlar ve ülkenin kendisine oy verenler ile vermeyenlerin olduğunu ve oy vermeyenleri terörist ilan etmenin yanlış olduğunu anlar,  hatırlar..


    İktidar başta olmak üzere emrinde ki yöneticilerinin olmak üzere kamuoyunun 3. Gözü, Demokrasinin 5. Kuvveti olan Basın ve Medyanın esir alınmasının yanlış olduğunu  idrak eder..


    Bu ülkenin Genel Af başta olmak üzere bir çok alanda toplumsal bir barışa ihtiyaç duyduğunu hisseder..


    Mitinglerde ve diğer alanlarda yapılan konuşmaların kamplaşmaya neden olduğunu ve bunun yanlış olduğunu anlar..


    Peki, 31 Mart’ta sandık başına gidecek olan 57 milyona yakın seçmen saydığımız bu iki örneğin hangisine razı olacak?


    Onu da şu 31 Mart’a kalan çok az günlere ve kararsız olan seçmenlere bırakalım derken başta anketlerin gerdiğini gördüğümüz ve bir hayli bir sert dil kullanan hatta İdamı gündeme taşıyan Başkan Erdoğan ve mitinglerde Saadet Partiliye bile kızan İçişleri Bakanı da karar vermeli derim.


    Çünkü dün kendilerine oy verenleri yani 17 yıllık iktidarda yok sayılamayacak kadar oy aldığı seçmen kitlesi ve tüm ülke 31 Mart seçimlerin bir son değil, Beka ise hiç olmadığını onlardan ve havuz medyasından daha iyi biliyor..


    En önemlisi İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın dediği gibi bu seçimlerin normal bir seçim olduğunu ve tüm olumsuzluklara rağmen işlerin hala aynı havada yani toz pembe olduğunu sanan hükumeti uyarma fırsatı olduğunu da işaret ediyor..

  • Posof Taciz İddiasıyla Çalkalanıyor!

    Ardahan’ın Posof İlçesinde Belediye Meclis Üyesi ve çalışanlarının karıştığı taciz skandalı ilçeyi ayağa kaldırdı.


    Alınan bilgilere göre, Posof Meslek Yüksek Okulu’nda kalan kız öğrencilere yönelik taciz iddiaları yargıya taşınırken,  Belediye Meclis Üyesi H. K, Posof Belediyesi çalışanları H.A. ve B. A, Savcılığa ifade verdiler.


    Posof Aile Mahkemesi tarafından şüpheliler hakkında tedbir kararı alınırken, soruşturmanın tutuksuz yapılmasına karar verildi. Olayla ilgili savcılık soruşturması sürüyor.


    **Sosyal Medya dan Tutuklanma!


    Ardahan’da, sosyal medyada  PKK/KCK propagandası yaptıkları iddiasıyla yakalanan iki zanlıdan biri tutuklandı.


    İl Emniyet Müdürlüğü Terörlü Mücadele Şubesi ekiplerince, sosyal medyada PKK/KCK propagandası yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.


    Çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince ifadesi alınan şüphelilerden D.D, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutuklanırken, D.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR'DA CHP ÖNDE


    ANKETLERDE AK PARTİ, ÇARŞI, PAZAR’DA CHP ÖNDE


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi yayınlanan anketlerin yanında seçim tahminleri de yapılmaya devam ediyor. Yunus Baydar’ın AK Parti’den, Faruk Demir’in HDP destekli CHP’den, Mete Özdemir’in İYİ Parti’den önde götürdükleri seçimleri kimlerin kazanacağının merak edildiği şu günlerde yayın organlarımızın sahibi Gazeteci Selmi Yılmaz’da Ardahan ve İlçelerinde ki son durumu analiz etti. Solun, Sağ oylarından önünde olduğuna dikkat çeken Gazeteci Selmi Yılmaz Anketler’de Baydar’ın, çarşıda Demir dedi..


    31 Mart 2019 Pazar Günü erken saatlerde sandık başına gidecek olan 67 binin üzerinde ki Ardahanlı seçmenin 54 bine yakınını oy kullanacağı düşünülen Ardahan ve ilçelerin de son duruma bakıldığında Cumhur İttifakı ile Millet İttifakının merkez de başa baş bir yarış içinde olduğu dikkat çekerken aynı durum Ardahan’ın 5 İlçesi, 1 Beldesinde de durum farklı değil.



    Ardahan Merkezde 3 dönem İl Başkanlığı, 2 dönem 2. sırada Ardahan Milletvekili adayı olan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığı da yapan Veteriner Hekim Yunus Baydar ile Ardahan ve Göle’de mevcut başkanları değil, yeni adaylar ile, Posof ve Çıldır’da mevcut başkanlar ile seçimlere giden AK Parti’nin umutlu olmadığı Damal’da AK Parti İlçe Başkanının kızıyla, Hanak’ta ise bir önceki seçimde aday edilmeyen Taşdemir Çoban ile 31 Mart seçimlerine giderken parti içi küskünler, ülke genelinde iktidara olan tepkiler ve mevcut başkanların biri olan Faruk Köksoy’un işi ağırdan alması, Göle’de de aday etmediği isimin Demokrat Parti’den aday olması ve Hanak’ta ise uzun süre belediye başkanlığı yapmış olan bu dönem de AK Parti’den aday adayı olan Harun Tankoç’u aday etmemesi ile oluşan ters kamuoyu ile zor durumda olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe yönetimlerinin yetersizliği de mevcut adayları bir hayli zorda bırakıyor gibi.



    Uzun yıllardır Ardahan yerelinde iktidar olamayan CHP’nin bir önceki yerel seçimler de Mete Özdemir ile aldığı oyları bu kez İYİ Parti’en aday olan Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürü, Harita Mühendisi Mete Özdemir’e kaptırmama hesapları yaparken en çok güvendiği seçmenin bu seçimlerde Belediye Başkan Adayı göstermeyen ama 3 ismi CHP listesinde seçime sokan HDP’nin oylarına güveniyor.



    AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de parti içi sıkıntıların yaşandığı bu sıkıntının başında gelenin ise CHP’li eski kurmayların yanı sıra Başkanlık ve Meclis Üyeliğine aday aday olup aday edilmeyen isimlerden gelebilecek darbeyi önlemeye çalışmakta olduğu görülürken aynı CHP Ardahan merkez de eski Ardahan Milletvekilliği yağmış olan Faruk Demir ile seçimleri zorlayan partilerin başını çekmekte.


    Ardahan Merkez de AK Parti ile CHP’nin üst sıralarda, İYİ Parti’nin ise uzun süre Ardahan’da kamu idareciliği yapan ve 2 dönem de belediye başkan aday olan ve bu nedenle seçmenin yakından tanıdığı Mete Özdemir kendilerini takiple yarıştıkları görülürken Göle’de durum Ardahan’da farklı bir durumda.



    Buna neden ise HDP Ardahan İl Başkanı ile CHP Adayı Faruk Demir’in gizlice yaptıkları ve CHP’nin Göle’de aday çıkarmaması karşılığında HDP’nin Ardahan’da aday çıkarmayacağı anlaşmasının CHP’nin bu anlaşmaya uymayıp, Göle’de okul müdürü Özel Özden’i aday olarak çıkarmasıyla bozulması ardından Ardahan’da aday çıkarmayan HDP Göle’de çıkardığı adayı ile yarışa katılması dikkatlerden kaçmazken 3 dönemdir Göle yerelinde iktidar olan AK Parti’nin de hiç rahat olmadığı gözlenmekte. Buna neden ise AK Parti’den Belediye Başkanı seçilen Akın İsmailoğlu’nun Ardahan merkezde aday gösterilmeyen ve bu nedenle belediye hizmetlerini ağırdan alıp, AK Partiye tepkilerin artmasına neden olduğu ileri sürülen Faruk Köksoy gibi sesiz kalmayıp, Demokrat Parti’den aday olması.



    DP Adayı İsmailoğlu’nun başında bulunduğu belediyeninde imkanları ile AK Parti Adayına gidecek olan oyları böldüğü ve bu durum dolaysıyla AK Parti Göle Adayı İlhan Gültekin’i zorda bırakan bir durum olarak alınan bilgilerin başında gelmekte.


    Çıldır ve Posof’ta mevcut adaylar ile seçime giden AK Parti’nin özellikle Posof’ta da bir hayli zor günler yaşadığı, bunun başlıca nedenin CHP’nin bir Avukatı, Onur Bayraktar’ı aday etmesi ve bu avukatın kısa sürede CHP’yi toparlayarak, CHP’den gitme AK Parti’nin mevcut Belediye Başkanı ve adayına terler döktürmesi Posof’ta ki CHP’liler bir hayli umutlandırmış gibi.

    Hanak’ta ise bir dönem Belediye Başkanlığı yapan Taşdemir Çoban’ın yenden Aday edildiği Hanak AK Parti’nin aday etmediği eski Belediye Başkanı Harun Tankoç’un engeline takılacak gibi olurken bu engeli DSP’den Hanak Belediye Başkan adayı olan Necati Tuna’nın sol oylardan alacağı oylarla aşmayı planladığı dikkat çekmekte.



    AK Partili Tankoç’un diğer bir umudu da CHP’li mevcut Belediye Başkanının ve adayı Ayhan Büyükkaya’nın 5 yıllık dönemde yapamadıklarına tepki koyan Hanaklı seçmenin vereceği oylar olurken, bir taraftan başta mahallesi olan Ortakent Mahallesinden olmak üzere Hanak genelinde bir hayli ilgi toplayan DSP Adayı Necati Tuna’nın stresini yaşayan Büyükkaya’nın ise yaptıkları çalışmalar ile 31 Mart’ta yeniden başkan olma hesapları içinde olduğu gözlenmektedir.


    Çıldır’da Ercan Şirin döneminde kayıp edilen ve bir daha alınamayan Belediyeyi eski bir Belde (Suğara) Belediye Başkanlığı yağan Mehmet Mülazım Karaçay ile almayı düşünen CHP’nin DSP’den seçimi kazanıp, AK Parti’ye geçen ve çalışmalarıyla bir hayli başarılı bir süreci Çıldır’a hissettiren Çıldır AK Parti, Damal’da bir hayli rahat olan CHP gibi bu ilçede rahat gibi.


    Ardahan’ın tek Beldesi olan Göle Köprülü (Gorveng) Beldesinde ise seçimin partilerden çıkıp, sülale seçimime döndüğü dikkat çekerken CHP’nin bu belde de Ardahan Merkezde olduğu gibi bu Belde’de AK Parti ile yarıştığı dikkat çekiyor.




    Sonuç olarak; 


    Biri Bağımsız olmak üzere bir çok isiminde genel sonuçları yakından ilgilendiren köylerde İl Genel Meclisi Üyeliği için oy toplamaya çalıştığı Ardahan’da AK Parti Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın yapılan anketlerde önde olduğu öne sürülürken bu durumun Ardahan çarşı, pazarda hiçte öyle olmadığı ve konuşulan isimin CHP ve adayının kazanacağı her sohbette ve tartışmada dillendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin bir hayli zorlandığı görünen Posof’ta seçimi CHP’ye kaptırabileceği, Çıldır’da da sürpriz yaşayabileceği, Hanak’ta ise CHP’yi geçmesinin DSP’nin alacağı oylara bağlı olduğu, Damal’da ise her zaman ki gibi  umudunun olmadığı, Göle’de de umudunun Ardahan Adayının yanında çokta görünmeyen Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a bağladığını söylemek mümkün.


    Ve asıl seçimi ve sonucunu etkileyecek olanın, 17 yıllık iktidarın son yıllarda ortaya koyduğu ve ekonomi başta olmak üzere bir çok şeyin iyi gitmemesi, Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmeni uzaklaştıran bir dili kullanması olarak görülen Ardahan’da seçim atmosferinin rüzgarı muhalefete doğru estiği, bunu gören AK Partili adayların yanında seçim sonuçlarının kendilerini ve bulundukları makamları ilgilendirdiğini düşünen kamu görevlilerinin ortaya koyacakları tavır ve adımlar seçimin yönünü değiştireceği izleniminin de bir hayli tartışılan ve merak edilen konuların başında gelmekte.



    **Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


     


    Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


    Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


    Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


    Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


    İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



    Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


    Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


    Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


    Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


    Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


    Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


    Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


    Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..

  • Gardiyan Mahkumların Parasını Yedi, Tutuklandı!

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde yaşanan tartışma ardından ceza evinde görevli bir şoförün tartışığı jandarma görevlisini bıçaklayarak öldürüldüğü Ardahan Ceza Evinde bir gardiyan tutuklu ve mahkumlara aileleri tarafından gönderilen paraları sahiplerine teslim etmediği ve zimmetine geçirdiği iddiasını araştıran Ardahan Savcılığı başlattığı soruşturma ardında Erzurumlu olduğu öğrenilen gardiyan hakkında soruşturma başlattığı ve gardiyanı tutuklayarak aynı ceza evine attığı öğrenildi. 



    **İlgezdi ve Derdiyok’un Haklı Derdi!..


    AK Parti’nin Ardahan Damal’daki adayı Av. Özge Derdiyok’un annesi ve aynı zamanda AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demiş..

    Önce inanmadığım, ardından görüntülerini, https://twitter.com/dokuz8ha…/…/1106229954646368256/video/1… linkinden izlediğim Derdiyork’un bu yakarışına baktığımıza ülkemde ki solun neden dağınık bir durumda olduğunu da anlıyor ve Derdiyok’a sonuna kadar katılıyordum..

    Gerçi aynı durumu CHP’nin İstanbul Ataşehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi’de son açıklamasında dile getiriyor, partisi CHP’nin geçek anlamda bir sol orjini ortaya koymadığına dert yanıyordu.

    Derdiyok gibi çok dertli olduğu görünen ve seçimlere ramak kaldığı şu günlerde patlayan CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Battal İlgezdi, “Bizim partinin klasik lafı ‘Cumhuriyeti biz kurduk’. Hayır efendim Kurtuluş Savaşı’nda Çanakkale’de binlerce şehit verdik. O şehitler, Türkiye’nin her tarafından her görüşte insan vardı. Cumhuriyeti beraber kurduk. Her siyasi görüşte arkadaşlarla birlikte yaşatacağız” diyerek solcu olduğunu öne süren partisini sert bir dille yerden yere vuruyordu.

    Aynı İlgezdi şöyle devam ediyordu..

    ‘Çünkü ben bir şeyi biliyorum ki eğer bu ülkede Cumhuriyet Halk Partisi 40 senedir iktidar olamıyorsa, öncelikle kendisini eleştirmeli. Niye bunu söylüyorum? Kalkıyoruz iktidarı eleştiriyoruz. Tamam. Yanlışları, doğruları da vardır. Eksiklikleri de vardır. Ama be kardeşim siz bu ülkede 40 senedir iktidar değilsiniz. Önce oturun kendinizi eleştirin CHP olarak. Vatandaşın sorununu çözüyor musun? Gidiyor musun ayağına? Yok gitmiyorsun. Gitmediğin yer, tutmadığın el senin mi? Değil” diyordu..

    Başta DSP’ye olmak üzere HDP’ye yada bir başka sol ideoloji partiye neden sol oylarının gittiğini araştırmayan ama Başkan Erdoğan’dan aşağı kalmayan tavırlar içine girip, CHP’ye oy vermeyen solcuları hain ilan eden CHP tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da ki Alevilerin oylarını cepte Keklik görmesi ne kadar doğru?!.

    Bilmem ama ülkenin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu sınır kenti Ardahan’ın Alevi kültürü ile yoğrulmuş olan Damal İlçesinin AK Partili İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok’un TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Damal’da düzenlediği kahve toplantısında, “Biz de solcuyuz ama sol partiler sıra vermediği için AKP’den girdik” demesini ve İlgezdi’nin serzenişini de masaya yatırmak gerekmez mi?

    Evet, solcu olduğunu iddia eden ama bugünkü CHP’nin dünden beri kendisi gibi solcu olan insanları cepte Keklik görüp, onları görmemesi, aday etmemesi, yer vermemesinin sonucudur AK Partili yada bir başka partili olmalarına neden diyen AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok ve CHP İstanbul Ataşehişehir Belediye Başkan Adayı İlgezdi haksız mı?

    Ve aynı durumun HDP için de geçerli bir durum olduğunu da belirtmekte fayda var.

    Çünkü CHP’de olduğu gibi HDP’de aday olanların hep aynı sima ve isimler olması ve yeni nesil yada bu partilerde mücadele etmek isteyenlerin hep aşağılanması, dışlanması solun gerçek anlamda dağınıklığını ortaya koymuyor mu?

    Ve bugün bunu azda olsa HDP ile girdiği ittifakı sol cesaretini ortaya koymayarak saklayan CHP’nin gerek genel de, gerekse yerelde iktidar olmamasının nedeni bu değil mi?

    Örnek olarak sanki adam, kadın ve başka partili yokmuş gibi CHP İzmir Belediye Başkan Adayı babadan kalma sermaye ile bu kez İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oluyor..

    Ankara Çankaya, Ardahan’da milletvekilliği yapmakla yetinmeyen Faruk Demir..

    Kars’ta hala milletvekili olan bu kez de Belediye Başkanı olmak isteyen Ayhan Bilgen ve daha niceleri..

    Peki bugün ‘solcuyum ama solcuyum diyen CHP’de yer bulamadığımız için AK Parti’deyim’ diyen Nevriye Derdiyok gibi ne kadar insan DSP’de, AK Parti,’de hatta İYİ Parti’de yer bulan, saygı gören..

    Saymaya kalkarsak sayfalar dolduracak kadar isimlerin CHP’den, HDP’den dışlandığı için bugün başka partilerde mücadele ettiğini görür ve solun neden iktidar olmadığını biraz daha anlar, kavrarız..

    Kısacası İlgezdi ile Derdiyok’un serzenişlerini şahsileştirmeden, geniş pencereden bakarak yol alacak olanların ‘Ben solcu partiyim’ diyen ama solun gereğini yerine getiremeyen, partileri sülale yada aşiretler partisi konumuna getiren CHP ve 31 Mart seçimleri ortağı HDP düşünmelidir derim..

  • Küpe Operasyonunda 2. Tutuklamalar!

    Ardahan merkezli 10 ilde “hibe hayvan” dolandırıcılığı yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 25 şüpheliden 13’ü tutuklandı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Jandarma Genel Komutanlığı ve Ardahan İl Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Ardahan merkezli Kars, Erzurum, Van, Diyarbakır, Sivas, Niğde, Yozgat, Çorum ve Sinop’ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.


    Tarım ve Orman Bakanlığının başlattığı “Genç Çiftçiye Hibe Hayvan” projesinde kapsamında talep sahiplerine “küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan” hayvanları vererek devleti ve vatandaşları dolandırmaya çalışan şirketlere yönelik önceki gün düzenlenen operasyonda, aralarında veteriner hekimin de olduğu 23 kişi gözaltına alındı, 2 kişi jandarmaya teslim oldu.


    Ardahan’a getirilen şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Ardahan Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi. Adliye sevk edilen 25 şüphelinden 13’ü çıkarıldıkları mahkemece “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak vermek”, “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklandı.


    12 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili bir şüphelinin daha yakalanması için çalışma yürütülüyor. Geçen ocak ayında düzenlenen “hibe hayvan” operasyonunda da gözaltına alınan 28 şüpheliden 16’sı tutuklanmıştı. 


       


    **3-5 Oy 2-3 Oy olursa Ne Olacak?


     


    31 Mart Mahalli Seçimlerine kısa bir süre kalırken Başkan Erdoğan Adana’da ve yine sert bir o kadar da geren bir dil ile konuşuyor.



    İşte gerçeği ortaya koyan anketleri bile hain ilan eden Başkan Erdoğan’ın en son Adana’da yaptığı  konuşmasının satır aralarında ki konuşması;


    Millet, bayrak, ezan, vatan düşmanı kim varsa karşısında olmak namus borcumuz. Bu mesele onur meselesidir. 3-5 oy için onlara göz yumarsak evlatlarımızın yüzüne bakamayız. 31 Mart’ta milletimiz bunlara hak ettikleri dersi verecektir. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.”‘ diyor..


    Ve aynı konuşmanın içinde sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi, ‘Bizim derdimiz 3-4 oy değil, kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz’  diyor..


    Başkan Erdoğan’ın bu konuşması öncesi bana göre Başkan Erdoğan’ı da geren ve gereksiz ve gergin bir dil dil kullanmasına neden olan İçişleri Bakanı Soylu’nun dikkat çeken yetmedi Almana ile Türkiye’yi yenden geren açıklamalarıyla şok oluyoruz..


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara‘nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya‘da, Bodrum‘da, Muğla‘da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım hava limanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”


    Ve Almanya’da bir açıklama yapıyor..


    Alman Dişişlerinin İnternet sitesinde yayımlanan uyarıda, “Türkiye hükumetinin Alman medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine karşı daha fazla adım atacağı gözardı edilemez. Alman hukuk anlayışında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilen ifadeler, Türkiye’de mesleki anlamda kısıtlamalara ve cezai kovuşturmalara yol açabilir” denildi. Yeni uyarıda, aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu bazı Avrupalı gazetecilerin Türkiye’deki çalışma izinlerinin açıklama yapılmaksızın yenilenmediği ve ‘son iki yılda giderek daha fazla Alman vatandaşının keyfi biçimde gözaltına alındığı’ belirtildi.


    Yani Son Başbakan, Meclis Başkanı ve bugünün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın bile onaylamadığı ve ‘Ya ne oluyor kardeşim, altı, üstü bir yerel seçim’ diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir süreçte kendisine oy vermeyi düşünenleri bile geren bir atmosferle alanlarda oy isteyen Başkan Erdoğan ve ona yaranma yarışı içinde olanlar 3-4 oyu da 2-3 oy yapmayaçalışıyorlar gibi..


    Çünkü daha önceki gibi bu kezde ezan yuhaladılar dediği feminist kadınların normal bir yürüyüşlü eylemeni bile seçim atmosferi içine alıp neredeyse orada olanların hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden aynı Başkan Erdoğan daha bir kaç gün önce yani 8 Mart Dünya Kadınları için güzel ve anlamlı şeyler demişti..


    Binali Yıldırım’ın dediği gibi benim de, ‘Ya kardeşim yapmayın, altı, üstü bir mahalli seçim var. Ama bu seçimler öncesi lütfen bu milleti bir iki oy için gerip, karşı, karşıya getirmeyin’ derken başta Başkan Erdoğan olmak üzere AK Partililerin bu lütfenleri kulak ardı ederek yaklaşan yerel seçimlere gideceği alenen açık ve belli.


    Ama Ardahanlı adayı olan partisi AK Parti’nin başta Dilovası, İzmit ve Gölcük’te hatta Ardahan’da bir hayli zorlandığını Başkan’ın da bakanı ve partilileri de artık görüp, anlamalı ve oy götüren bir dilin değil, barış ve kardeşiliği işaret edecek bir dilin oy aldığını da anamak ve görmek gerekir.


    Bunu ilk gören de AK Parti ile ittifak içinde olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’liler olup, sesizleştikleri şu günlerde birileri de Başkan’a ve AK Parti’nin kulağına, ‘Dilimiz biraz yumuşatsak mı?’ diye fısıldamalı.


    Aksine mi bu gidişler 3-4 değil, 2-3 oyu alamayacak hale gelecekler gibi..


     

  • Çıldır Gölüne 2. Kez Dozer Batırdılar!


    **İş Makinesi Yüzeyinde ki


    Buzların EridiğiÇıldır Gölü’ne Battı!


    ARDAHAN‘ın Çıldır ilçesindeki yüzeyi buz tutan Çıldır Gölü üzerinde kar temizleme çalışması yapılırken, iş makinesinin tekerlekleri buza saplandı. Buz kütlesinin kalın olması, olası faciayı önlerken, tekerlerin saplandığı yerden çıkarılması için çalışma başlatıldı. 


    Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki Çıldır Gölü’nün yüzeyi, hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi sonucu buz tabakasıyla kaplandı. Her yıl yerli- yabancı yüzlerce kişinin akınına uğrayan, 123 bin metrekare alana sahip Çıldır Gölü üzerinde, atlı kızak da yapılıyor. 9 Şubat’taki ‘6’ncı Uluslararası Çıldır Kristal Göl Festivali Atlı Kış Şöleni’ne hazırlık için bugün belediyeye ait iş makinesiyle göl üzerinde kar temizleme çalışması yapılmak istendi. Operatör Cahit Turan, çalışmaya başladığı sırada, iş makinesinin tekerlekleri buza saplandı. Buz kütlesinin kalın olması, olası faciayı önlerken, tekerlerin saplandığı yerden çıkarılması için çalışma başlatıldı. 


    Greyder Çıldır Gölü’ne gömüldü..


     


    ARDAHAN’ın Çıldır İlçesi’nde, donması nedeniyle yüzeyi tamamen buz tutan Çıldır Gölü’nden geçmek isteyen bir greyder ve operatörü, buzların kırılması üzerine göle gömüldü.


    YOLU KISALTMAK İSTERKEN SUYA GÖMÜLDÜ – FOTO GALERİ


    Çıldır İlçesi’ndeki, kardan kapalı köy yollarını açan Ardahan İl Özel İdaresi’nde greyder operatörü olarak çalışan 40 yaşındaki İsmail Aydın, iddiaya göre Gölebakan Köyü’ne kestirmeden gitmek için yüzeyi buz tutan Çıldır Gölü’nü deneyince greyderle birlikte suya gömüldü. Gölün üzerinden 30 metre gittikten sonra greyderin ağırlığına dayanamayan buzların kırılması üzerine yaklaşık 3 metre derinlikteki sulara dalan greyder operatörü İsmail Aydın kazayı şans eseri yara almadan kurtardı. Suya gömülen greyderi kurtarmak isteyen Çıldır Jandarma Komutanlığı’nın tüm çabaları yetersiz kaldı.

    Operatör İsmail Aydın, kazayla ilgili konuşmaktan kaçınırken, Ardahan Özel idare Müdürlüğü Genel Sekreteri Mete Özdemir, konudan kendisinin de yeni haberi olduğunu belirterek, “Sulara gömülen greyderin gölün üzerine niçin çıkarıldığını araştırıyoruz. Operatör hakkında soruşturma başlatıldı” dedi.

    Özdemir, greyderin gölden çıkarılması için olay yerine paletli araçların sevk edildiğini belirtti. 



    **Çıldır Gölü festivale hazırlanıyor..


    ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinde ki Çıldır Gölü’nün meşhur atlı kızakları, 9 Şubat’ta yapılacak olan festivale hazırlanıyor.

    Gölün buz tutmasıyla birlikte sezona merhaba diyen atlı kızaklar, Türkiye’nin popüler tren hattında hizmet veren Doğu Ekspresi’nin de bölgeye taşıdığı turistlerle birlikte hareketli günler yaşıyor. Göl yüzeyinde müşterilerini gezdiren atlı kızakların göldeki dansı da renkli görüntüler ortaya çıkarıyor.

    Doğu Anadolu Bölgesi’nin Van’dan sonra en büyük ikinci gölü olan ve kışın yüzeyi tamamen buzla kaplandığı için üzerinde atlı kızaklar ile gezinti yapılan, Eskimolar gibi balık avlanan, buz pateni ve kar motoru turları düzenlenen göl, her mevsim dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.

    Çıldır Gölü,karla kaplı çevresiyle ayrı bir güzellik sunarken, özellikle kışın Ankara’dan Kars’a kadar uzanan Türkiye’nin en uzun tren yolculuğunu yapan Doğu Ekspresi ile bölgeye gelen turistlerin uğrak yeri oluyor. Doğu Ekspresi ile göle gelenle turistler, atlı kızaklar ile göl üzerinde ve çevresinde gezinti yapıp doyasıya bir kış keyfi yaşıyor.

    Çıldır Belediye Başkanı AK Partili Kemal Yakup Azizoğlu, Çıldır Gölüne gelen turist sayısının artmasıyla birlikte atlı kızak sayısının da arttığını söyledi. Atlı kızakların bölgenin kültürünü ortaya koyduğunu da aktaran Başkan Azizoğlu, 9 Şubat’ta göl yüzeyinde Çıldır Kristal Göl Uluslararası Kış Şöleni etkinliğini düzenleyeceklerini belirterek, herkesi Çıldır Gölünün güzelliğini görmeye davet etti.



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..


     

  • Küpenin Siyasi kanadı Yok mu?!.

    Küpe Operasyonunda 16 tutuklandı..


     


    Ya Baba Dostu?!


     


    SİVİLLER TAMAM DA YA SİYASİLER VE KAMU GÖREVLİLERİ?!.. Çiftçiyi ve devleti zarara uğratmaya çalışan şebekeye yönelik 6 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 28 şüpheliden 16’sı tutuklandı. Tutuklananlar arasında, operasyonun iki numarası olduğu iddia edilen ancak 1 Numaranın bir siyasinin olduğu öne sürülen operasyonda L.M ile S.M, K.M, Ö. M, Ö. T, T.M ve S. Ç’nin içerisinde bulunduğu kişiler tutuklanarak Ardahan kapalı Cezaevine gönderildi.


    Küpe Operasyonunda 16 tutuklandı.. Ya Baba Dostu?!

     


     

     


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekipleri tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ülke genelinde uyguladığı Genç Çiftçi Hibe Destek Projesi’ni suistimal ederek, suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak- vermek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında Ardahan’da başlatılan soruşturma kapsamında 6 ilde başlatılan operasyonda gözaltına alınan 28 kişi, Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.


    Adliyeye sevk edilen 28 şüphelinden 16’sı “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak/vermek”, “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklandı, 12’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    Olayla ilgili 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışma yürütülüyor. Öte yandan tutuklanmaları istenen ve kaça oldukları iddia edilen şahıslardan birisinin kamuoyundan ‘Büyübaba’ olarak bilinen bir siyasetçinin olduğu ileri sürülüyor. Tutuklananların ve arananların Ardahan’da ki AVM’yi yapan müteahhit gurubu olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.



    **Bu Ülke de ve Kentte Muhalefet Sorunu Var..


    2018 biterken 2019’ başlarken hele sayın..

    Siz 2018 yılının bitimini sayarken bende size 2018’de beklenen ve olmayanları şöyle bir sıralayayım ..

    1-Belediyeler çöp toplamaktan öteye gidemediler.. Yatırım diye söyledikleri ise başta SERKA, SODES ve TKDK gibi kurumların kaynakları ile yapılan ama bir iki otel ve kaşar fabrikası dışında bölge ekonomisine çokta katkı sunmayan işler oldu. Meydan kent dışına taşındı ama kent içinde olduğu gibi hala oturulacak, şey yapılacağı bir wc’si yok..

    2- Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında yine sınır ticaretinin yapılmadığı bir yıl geçirdi..

    3-Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı açıldı ama Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı gibi rantabıl olamadı, TOBB bu kapıya yaptığı yatırım kar getirmeyince Posof kapısını da yenilemekten vazgeçti.. İthalat-İhracat mı oda sınav sonuçları kamuoyuna açıklanması yasaklanan eğitim gibi sondan en sıfır..

    4- Havaların soğuduğu şu günlerde burnunun dibinden doğalgaz geçmesine karşın dönüşüm merkezi olmasına karşın Hanak gibi ilçelerde kömür, mahalle ve köylerde tezekler yanmaya devam etti..

    5- Kentsel dönüşüm tam olarak gerçekleşmedi, TOKİ’nin 2. Etap konutları yapıldı ama 1. Konutlardan çok pahalı fiyata yoksul vatandaşa kazıklandı..

    6- Ardahan-Ardanuç yolu yine bitmedi.. Hatta unutuldu..

    7- Üniversite Kampusunun etrafı duvarlarla örüldü, Üniversite kente inip, başta hayvancılığın gelişimi olmak üzere bölge ekonomisinin gelişmesine bir katkı sunamadı..

    8- Hanak, Damal’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar açılamadı, Çıldır, Göle ve Posof’a açılanlar ise gerek yurt, gerek öğretim üyesi gerekse ilgisizlikten, tanıtılamamaktan, anlatılamamaktan kapanma noktasına geldiler..

    9- Başta Üniversite öğrencilerinin olmak üzere birçok öğrencinin yurt sıkıntısı aşıldı gibi görünse de bir çoğu hala pahalı kiralık evlerde mağdur halde oturur..

    10- Yıl boyu bu kentin sorunlarının masaya yatırıldığı bir toplantı yapılamadı..

    11- Bölündü denen yollar bitilemedi, tüneler de ele..

    12-Şehrin giriş ve çıkış yolları kasaba görünümünden çıkamadı..

    13- Köy içleri bile taşlanıp, döşenirken Ardahan’ın kent içi yolları ters/düzden öteye gidemedi..

    14- Süt yine bir çay bardağına satıldı, kurbanlıklar elde kaldı.. Kalmayanlarda başka illerde konut, ev oldu, geri gelmedi..

    15- Meydan bitirilemedi, yeşilim Milli Egemenlik Parkı betonlaştırılıp, hizmete sokulamadı.. Yetmedi, ‘kapalı garaj yapacağız’ denildi ama yarım yamalak bir mezar gibi ortada kaldı, yapanda yeniden aday edilmedi..

    16- 20 ila 30 yıldır aynı görevlerde olan ve hizmetleri ile sürekli eleştirilen birçok idareci halen yine aynı yerde ve aynı keyifte.. Ve vekilin vekilin rütbesiyle halka müdürler..

    17- İmar planı yapıldı denildi, ard arda yapılan yeni konutlar gelişi güzel yapıldı, katlar üzerine teraslarla çıkıldı..

    18- Kent içi trafiği keşmekeş olurken, yıllardır bozuk olan sinyalizasyon sistemi zor bela ama yarım yamalak oluverdi..

    19- Belediye araçlarını yenilemektense, kiralamaya gitti, ama çöp başta olmak üzere hizmetler hala 1974 yıllarındaki gibi devam ediyor ..

    20- Kaşkalar kalktı dense de ama kalkmadı, sokak başları sebzecilerle, kaldırımlar çay ocakları ile doldu ..

    21- Köpekler yine sokaklarda kaldı, önce 100 bin TL. harcanan, sonra yenisi yaptırılan hayvan barınağı boş kaldı..

    Yine sayayım mı bilmem ama bunu ben değil, başta CHP ve HDP olmak üzere başkanla daimilikte ortak olan BDP, MHP, DSP ve Mikail Kayatürk parkın bir duvarını yıktı diye kıyamet koparan Ardahan sosyete takımı bunları demeli derim..

    Çünkü bu ülkede olduğu gibi bu kentte onca sorunun yanında muhalefet sorunu da var ..




    Not: Bu yazının bir örneği 2011 yılında da yazılmış ve hala arşivlerde aynen duruyor..

  • Küpe Operasyonunda 16 tutuklandı.. Ya Baba Dostu?!

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekipleri tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ülke genelinde uyguladığı Genç Çiftçi Hibe Destek Projesi’ni suistimal ederek, suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak- vermek, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında Ardahan’da başlatılan soruşturma kapsamında 6 ilde başlatılan operasyonda gözaltına alınan 28 kişi, Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.


    Adliyeye sevk edilen 28 şüphelinden 16’sı “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüt faaliyeti kapsamında rüşvet almak/vermek”, “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklandı, 12’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


    Olayla ilgili 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışma yürütülüyor. Öte yandan tutuklanmaları istenen ve kaça oldukları iddia edilen şahıslardan birisinin kamuoyundan ‘Büyübaba’ olarak bilinen bir siyasetçinin olduğu ileri sürülüyor. Tutuklananların ve arananların Ardahan’da ki AVM’yi yapan müteahhit gurubu olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.



    **BAYATLANMAYAN YAZILARIM


    **Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlara..


     


     


    Hoçvan’ın Kürt olduğunu, başta dili, kültürü, Kısır dağını suyu olmak üzere onca sorunu 86 yıllık Cumhuriyet tarihin de görmezden gelindiğini söylemekten korkan, düzenledikleri geceler de, ‘Ser Çeva Hattın’ şeklinde bir Kürtçe pankart asmaktan korkan, Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar geçtiğimiz günlerde yapılan Hoç/Fed gecesi ile ilgili yaptığımız haber ve yorumlara bir hayli içerlenmişler..


    Hoçvanlının  yoksul bir halktan oluştuğunu görmezden gelip, gecenin biletlerini bin liraya satan bu Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme Lordlar, Hoçvanlıyla alakası olmayanların davet edildiği, Hoçvan kelimesini bile Kürt bölücülüğü sayanların baş tacı edildiğinin üzerini kapatmak, onca bölge sanatçısı olmasına karşın Hoçvan’ın değil Ardahan’ın nerede olduğunu bilmeyen Alişan bol bir para karşılığında davet ettiklerini saklamak için yine kolay bir yola başvurup, o bol Alpagonlu karanlık gecede neleri hesabının yapıldığını saklamak için bizlere ve meslektaşlara saldırmayı tercih ettiklerini görüyoruz..



    Zaten Güven Yılmaz’ın döneminde ‘Vallahi talihin gözü kör olsun biz şanssızlığımıza bağışlayın Kürt isek te sistemin yanındayız’ deyip, Hoçvan Festivaline TRT 6’yı getirtenler de bunlar değil miydi?


    Hoç-Fed’i kuruluş amacında uzaklaştırmak için adete da birilerince görevlendirilen bu Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar, Güven Yılmaz’ı olduğu gibi şimdi de Yakup Mavzer’i, ardından Hoç/Fed’i bitirmek için yola çıktıklarını da görüyoruz.. 


    Bunu açık örneği de Mavzer ve Hoç-Fed yönetimine, üyelerine danışılmadan yayınlandığına inandığım bu kıytırıktan açıklamanın facede yapılmasında anlamakta mümkün..


    Çünkü bu kıytırıktan açıklamanın Faceden yapılmasını diğer bir nedeni de o koskoca Hoç-Fed için kurulan sitenin yine bunların elinde yok edilmesi, işlevsiz bırakılmasıdır..


    Gelelim buları bize içerlenmelerine;


    Öncelikle bizim gazeteci olduğumuzu ve yaşananları halka anlatma gibi bir zorunluluğumuzun olduğunu unutan bu tipler soy isimleri gibi ZORBAlık ayakları ile bizlere aba altında sopa göstermeye çalıştıklarını da görüyor, gözlemliyoruz.. 


    Gerçi bu tiplerin buna da yüreklerinin olmadığını iyi biliyorum.. 


    Ama sanırım son gece de kendilerine destek veren ağabeylerinin gölgesi bunları biraz cesaretlendirdi..


    Çünkü ben bunların yüreksiz olduğunu geçen yıl yapılan festivalde önce yaşanan talisiz kaza daha hayatlarını kayıp edenlerin cenazelerinde karşılaştığım Bu ZORBAların bizzat yüzlerine demediğimi bırakmama karşın, bunların çeperin dibine saklanıp, susmaların da tanırım.. 


    Asıl kuyruk acılarının  da o olduğunu da bir Allah, bir de ben bilirim.


    Ama bu, Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlarını asıl amaçlarının diğer bir amaçlarının da, o gecenin yükünü üstlenen ağabeylerine daha çok yaranmak, onun sayesinde birkaç iş adamına kartvizit basmak olduğunu da ben değil, o yıllar öncesi Hoçvan’dan çıkıp, sistemin tüm engellerini yüreği ve bileğiyle bir yerlere gelen ağabeyleri bilse daha iyi olur..


    Çünkü  bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ı Süt’ü de diğer bir çok iş adamı gibi tüyleri yonanacak kaz sanıyorlar..  


    Yani hepte böyle yapmış, geçinmiş olan bunlara en çokta Yakup Süt dikkat etmelidir..


    Neyse biz asıl konumuza gelelim, beni istanbul escort ilgilendiren tarafa bakalım.


    Bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ o kıytırıktan açıklamalarında birçok meslektaşımız gibi bana yönelikte; ‘Efendim Fakir Yılmaz bize lord demiş!’ diye içerlendiklerini görüyoruz, o altında imzası da bulunsa da, okumadığına inanmadığım Yakup Mavzer’in adı sonuna eklenen kıytırıktan açıklamaya..


    O açıklamayı okurken  bunlara bir özrümüz var (!) olduğuna da inandım..


    Çünkü bunların o gece öncesi yaptığımız haber ve yorumlarda bahsettiğimiz gerçek lordun anlamının ne olduğunu da bilmediklerini anlıyorum o kıytırıktan faceli açıklamalarında ..


    Bu özrün nedeni de bunların lord kelimesinin başta dünyayı idare eden İngiltere Kamerasında olmak üzer saygın insanlara yönelik bir kelime olduğunu bile bilmeyecek kadar cahil oluşlarıdır..


    Bu nedenle; o tamamen iyi niyetle ele alınan haber ve yorumlarımıza bir hayli içerlenenlere lord demiyor, bundan sonra ki adlarının, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ olduğunu başta Hoçvan kamuoyuna olmak üzere herkese ilan ediyorum..


    Bu, ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ın o yaptıkları kıytırıktan açıklamada dikkatimi çeken en önemli nokta ise; Bu yemekli toplantı Hoçvan halkına yönelik değildi, ayrıca bir şenlikte değildi.’ Kelimesi ve Hoç-Fed’;i önemseyen insanları aşağılayan, bu kuruma üye olanları çulsuzlukla suçlayan, ‘Bütün bunları yapmak için mevcut 87 delegeden %20 sinin ödediği aidatla mı olacak?  Elbette değil.’ Şeklinde ki talihsiz satırlarıdır..


    Benim bu geceye destek vermemi Hoçvan ve Hoçvanlı hatırı için sık sık bana hatırlatan Rodi Baz ağabeyimizin A Takımı diyerek cevapladığı bunların değil A takımı, Z harfi bile olmayacakları da zaten burada da belli değil mi?


    Neyse Hoçvanlının, Hoç-Fed’in birlikteliği ve kendisinde beklenen devrimci duruşu, Kürt kimliğinin hatırı için sözümü daha çok uzatmadan o kıytırıktan açıklamayı yapanlar ve bunların yazdıklarına katıldığına inanmadığım Yakup Mavzer’in asıl yapacağı; o bol lordlu gecede, ‘ne kadar paranın toplandığını, nasıl kayıt altına alındığını ve nasıl, kimleri elinde harcanacağını açıklamaları en iyiyisi değil mi?’ derim..


    Çünkü bu ‘Sarıyer balıkçı lokantası devrimcileri, sonradan görme lordlar’ ın başta Yakup Süt’ün olmak üzere birilerinin masasına yaklaşıp, pığaslara bol bol fotoğraflar çektirdikleri gece de  Bir Milyondan çok para toplandığı ve o kadarının da vaat edildiğini herkes iyi biliyor..


     


    **Mehmet Ağar’a Otel Cezaevi …


     


    Benim Kocaeli’nde bulunduğum sırada ‘İstanbul-İzmit-Adapazarı Üçgeni’ olarak bilinen alanda birçok Kürt İş adamının öldürüldüğü dönemler de gündemde düşmeyen ve Susurluk kazası sonucu ortaya pislikleri aktığı dönem de işlediği öne sürülen suçlardan sadece birinde ceza alan ve hapis yatacağı kesinleşen Ağar’a lüks, korumalı bir ceza evi arandığını okuyor duyuyoruz..


    Bu yazımı yazdığım sırada aranan güvenilir, otel cezaevinin Ardahan’da değil, Aydın’da bulunduğunu da öğreniyorum..


    Böylece suçluya özel cezaevinin arandığı bir ülkede, ‘Yakalandığı yerde tutuklanması’ ibaresinin de böylece çöpe atıldığını da görmüş olduk..


    Çünkü Susurluk Kamyonun ortaya döktüğü pis ve kanlı ilişkiler ardından küçükte olsa bir suçla yıllarca yargılanan ve aldığı komik ceza ile cezalandırılan Ağar Efendi kabadayılığına leke sürmemek için kaçmamış, o çok söylediği ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile ‘Devletimizde ne gelirse başımız üzerine’ demek zorunda kalmıştır.


    Gerçi bunu da demeye ne gerek ki aldığı ceza gözü kapatıp açmakla bitecek kadar zaten..


    Şimdi benim asıl merak ettiğim Ağar efendinin aldığı bu ceza ardından bundan sonra ki yasal haklarından men edilip, edilmeyeceğidir..


    Örnek olarak bakanlık yaparken elde ettiği haklardan, korumalardan mahrum bırakılacak mı?


    Yoksa korumasız, iyi olmadığı yapılan araştırma ile ortaya çıkan Ardahan Cezaevi’nde değil de polislik ve bakanlık yaptığı sıra da beraber görev yaptığı paşalarla birlikte kaldığı Bodrum’da ki evine yakın Aydın’ın Yenipazar  ceza evinde bir süre kalıp, iyi vatan çocuğu halinden yararlanıp, cezasını yarısını evinde mi geçirecek?..


    Bilmiyorum ama Ağar efendi gitmeden kadrosunu büyük bölümü değiştirilen, başta aşağıya yenilip, 5 yıldızlı otele ceza-evinde kalmak ne kadar ceza olur onu da siz düşünün…

  • Genç Çiftçileri Dolandıranlara Operasyon! 28 Gözaltı..

    SİTEMİZ VE GAZETEMİZ GÜNDEME TAŞIYINCA


    ARDAHAN SAVCILIĞINCA OPERASYON BAŞLATILDI..


    ‘Genç Çiftçi’ projesiyle dolandırıcılık şebekesine 6 ilde operasyon: 28 gözaltı..


    ‘Genç Çiftçi Hibe Desteği’ projesi kapsamında, işi ihalesiz alan yüklenici şirketlerin; teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği, kulak küpeleri ve pasaportları rüşvet karşılığında bazı veterinerlere ürettirerek talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fiziken uymayan’ hayvanları vermeye çalıştıkları, böylelikle devleti ve projeden faydalanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalıştıkları yönündeki iddialar üzerine Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatlarıyla Ardahan İl Jandarma komutanlığı ile Jandarma Genel komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekipleri harekete geçti.


    Soruşturma kapsamında Ankara, Ardahan, Erzurum, Van, Kars ve Yozgat illerinde fiziki ve teknik takibi yapılan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda suç işlemek amacıyla üretilmiş 2 bin 940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu ve 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirildi.


    Projeyi suistimal ederek haksız kazanç sağladığı, vatandaşı ve devleti zarara uğrattığı değerlendirilen şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla bugün sabah saatlerinde 30 şüpheli için 6 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Ardahan’da 1, Ankara’da 10, Van’da 10, Erzurum’da 3, Kars’ta 5 ve Aydın bir eş zamanlı operasyonda 9 şirket çalışanı, 7 hayvan toplayıcısı, 12 veteriner hekim ve 2 veteriner teknikeri olmak üzere toplam 30 şahıs hakkında yakalama ve gözaltı talimatı verildi.


    Ardahan II Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekiplerince 28 kişi gözaltına alınırken, 2 kişi hakkında yakalama çalışmaları devam ediyor.


    Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı, proje kapsamında devletin ve vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığı iddiaları üzerine harekete geçildiğini bildirdi. Başsavcılık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:


    “Tarım Bakanlığı’nın çiftçiyi desteklemek maksadıyla başlatmış olduğu ‘Genç Çiftçiye Hibe Hayvan Verilmesi’ projesi kapsamında, işi ihalesiz almış olan yüklenici şirketlerin; teknik şartnamede belirtilen özelliklere uymayan hayvanlardan temin ettiği, kulak küpeleri ve pasaportları rüşvet karşılığında bazı veterinerlere ürettirerek talep sahiplerine, ‘küpe kayıtlarında şartnameye uyan ancak fizikken uymayan’ hayvanları vermeye çalıştıkları, böylelikle devleti ve projeden faydalanmak isteyen vatandaşları dolandırmaya çalıştıkları yönündeki iddialar üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde ve talimatları ile Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekiplerince soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında; fiziki ve teknik takibi yapılan şüphelilerden; Ardahan, Erzurum, Van, Kars ve Yozgat illerinde yapılan operasyonlarda suç işlemek amacıyla üretilmiş 2940 adet hayvan kulak küpesi, 350 adet hayvan pasaportu ve 11 adet hayvan kulak küpesi pensesi ele geçirilmiştir. Projeyi suistimal ederek haksız kazanç sağladığı, vatandaşı ve devleti zarara uğrattığı değerlendirilen şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığımızca 15 Ocak 2019 tarihinde, 30 şüpheliye yönelik Ardahan 1, Ankara: 10, Van: 10, Erzurum:3, Kars: 5, Aydın 1 eş zamanlı operasyon icra edilmiş 9 şirket çalışanı, 7 hayvan toplayıcısı, 12 veteriner hekim ve 2 veteriner teknikeri olmak üzere toplam 30 şahıs hakkında yakalama ve gözaltı talimatı verilmiştir. Ardahan II Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı ekiplerince bu 30 kişi hakkında işlem yapılmış olup 28 kişi gözaltına alınmış, 2 kişi hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir” denildi.


    GENÇ ÇİFTÇİ PROJESİ


    Tarım ve Orman Bakanlığı, Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında ‘Genç Çiftçi Projesini’ uygulamaya soktu. 2018 yılında tamamlanmak üzere proje kapsamında 44 bin 50 büyükbaş ve 132 bin 431 küçükbaş hayvanin hibe yoluyla ihtiyaç sahibi çiftçilere dağıtımı planlandı. Projenin yürütülmesi için Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü görevlendirildi. Proje amacı doğrultusunda iki kurum ile yüklenici şirketler arasında projenin yürütülmesine ait detayları içeren protokol daha önce hayata geçirilmişti.



    **Yerel seçimlere doğru unutulan projeler..


    Salı günleri yapılan grup toplantılarını yapan partiler izlerken ülkenin 3. büyük partisinin gerçekleştirdiği grup toplantısını vermeyen meclis tv ve diğer medya gruplarının sakladığı onca sorun gibi yerel seçimlerin arka planı da verilmek istenmiyor.

    Evet yerel seçimlerde kimlerin aday olduğunu, hangi partinin kimi aday gösterdiğini uzun uzun anlatan medya ve basın gibi sağdan, soldan topladıkları kişilerle doldurdukları grup toplantılarında konuşan liderlerde aday gösterdikleri kişilerin seçilmeleri halinde ne yapacakları, nasıl projeleri olduğundan bahsetme zahmetinde bulunmuyorlar.

    İnsanın yanı sıra bölgelerin de ki başı boş hayvanların yani kısacası tüm canlılara nasıl bir hizmet verecekleri çokta belli olmayan adayların projelerini açıklama gereğini duymadıkları bir süreçte gittiğimiz yerel seçimlerin insanlara olduğu gibi bu ülkeye ne katkısı olacak diye soran bir seçmende yok..

    70 yaşına dayanmış hatta geçmiş insanları dünyanın en büyük metropolu olan İstanbul’a ve onun kadar önemli şehirlere aday gösterenlerin yanı sıra o adayları kabul eden seçmenin olduğu bir ülkede adım adım yaklaşan yerel seçimlerin yarattığı gerginlik ise sanki savaşa gider bir seçimmiş gibi olması da diğer düşündürücü bir durumdur.

    Halbuki demokrasinin gereği olan yerel parlamentonun genel parlamentodan daha önemli olduğunu anlaması, anlatması gereken bir toplum ve önderlerinin olması gereken bir anlayışın yerleşmesi için bir çaba göstermediklerini de görmekteyiz.


    **Suriye’de Güvenli Bölge..


    Daha önce Irak’ta gerçekleşen ve Kurdistan kelimesinin ilk kez resmi olarak kabul edildiği güvenli bölge konusu şimdi de Suriye toprakları için konuşulmaya başlandı.

    Amerika’nın ve onun Ortadoğu ortaklarının bölgede ki amaçlarını direk olmaza da twit ve diğer mesajlarla ortaya koyduğu şu günlerde ülkeyi idare edenlerinde ‘Biz daha önce söylemiştik’ diyerek teyit ettikleri güvenli bölge bugün olmazsa da yarın gerçekleşeceğe benziyor gibi.

    Güvenli bölge derken hava uçuşunun yani savaş uçaklarının girmediği, yasak olduğu bölge olduğunu anlamayanların bu bölgeninde Irak’ta ki bölge gibi özerk olacağında anlamıyor gibiler..

    Ve kabul etseniz de etmeseniz de bölge de yeni bir güvenlik bölgesi ile bölgede yaşayan insanların kendi meclislerinde kendi idarelerini hemde dünyanın kabul ettiği resmi bir alan olacağını da bilmek gerekir. Ve buna yardımcı olanında el değil kendimiz yani iktidar olacağını da not edelim..

    Çünkü, ‘Suriye’ye bir kaç güne giriyoruz’ diyenler ‘Kürtlere yapılacak olan bir saldırı karşılığında en sert ekonomik bedelleri öder’ cevabını alırlarken istedikleri güvenli bölgenin o istedikleri yani kendilerinin idare ettiği bölge olmayacağını anlamış gibi olsalar da artık önüne geçemeyecek hale düştüklerini de anlamışlarsa da, Gaziantep Nüfus Müdürlüğü vasıtasıyla verdikleri kimliklerle bölge deki oluşumları kabul etmek zorunda bırakıldıklarını da anlamak istemeseler de o bölgede ki insanların yok sayılamayacağını anlamış gibiler..

  • Dernek Başkanı Tutuklandı!


    **Ödülüne Layık Görüldüğüm Metin Göktepe 

    Kol geziyor kara zulüm 

    İki yakanızda elim 

    Anasının feryadıdır 

    Yakar bu evreni bilin


    “Uyyyy ben ölim 

    Uyyyy ben ölim”*


    *Metin Göktepe’nin cenazesinde annesinin ağıtından tıpkı alıntı.


    Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996’ydı…


    Devlet yetkilileri çelişkili açıklamalar yaparak cinayeti gizlemeye çalıştı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin Göktepe’nin gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.


    1. Metin Göktepe..

    10 Nisan 1968’de, Sivas ilinin Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğuydu.

    İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Metin, çalışkan, başarılı, sevilen bir öğrenciydi. Abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Harp Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu.


    Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.


    2. Yaz tatillerinde çalışarak…

    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Metin, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 86’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı. Çevresinde, sürekli gülen, çok geniş bir arkadaş çevresi olan ve hoş sohbet biri olarak tanınıyordu. 

    1992 yılının Mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. Yayın hayatı boyunca Haberde ve Yorumda Gerçek Dergisi’nde muhabiri olarak çalışan Metin, 7 Haziran 1995’te kurulan Evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı. Metin, 8 Ocak 1996’da, gazetecilik yaparken, gözaltında polislerce dövülerek öldürüldü.


    3. Cinayet Günü Yaşananlar


    Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte “ısrarcı” davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.

    4. Emniyet Amiri, ” Özel Muamele” diyor. Aşağıdaki satırlar, dava dosyasından tanık ifadesi olarak tarihe geçti.

    “İnsanca yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahipsiniz. Size hiç kimse işkence ve eziyet yapamaz; insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamazsınız!”

    Bu satırlar Emniyet Genel Müdürlüğü”nün internet sitesinde yazar.


    Peki Metin nasıl öldü?


    Onun da ayrıntısı var:


    “O sırada Metin getirildi. Amirlerden biri “özel muamele” dedi. On kişi Metin”in üzerine çullandı. Cop, kazma sapı gibi şeylerle vuruyorlardı. Metin bayıldı. Su döküp ayılttılar. Tekrar dövmeye başladılar. Çok kan kaybediyordu. Tuvalete götürüp yıkadılar. İçlerinden biri “ölecek galiba, hastaneye götürelim” diyordu. Diğerleri “ölürse ölsün” diyerek dövmeye devam ettiler, Metin artık hareket etmiyordu.”


    5. Bir de sanık ifadesi var

    Çevik Kuvvet memuru Şuayip Mutluer, 1. Sınıf Emniyet Müdürü Yaşar Gökışık”a verdiği ifadede şöyle diyordu:

    “Ben salona döndüğümde yerde yatan şahsı (Metin Göktepe) sordum, polis memuru Metin Kuşat, gazeteci olduğunu İstiklal Marşını bilmediğini söyledi. Ben de “boş ver” dedim, bir tekme de ben attım. O sırada polis memuru Saffet Hızarcı”nın yerde bulunan şahsa “Bu Ali için, bu Rüştü için, bu da Süleyman için” diyerek vurduğunu gördüm. Sonradan adamı dövmekten copunun kırıldığını öğrendim.”


    Metin Göktepe”yi bu şekilde hunharca döverek öldürenler, dava açıldığında “istemeden adam öldürmek suçu” ile yargılandılar.


    6. Avukat Fikret İlkiz’in Afyon Ağır Ceza Mahkemesi’nde söyledikleri:

    “Eğer istemiyorsanız, bir kere vurduktan sonra geri çekilirsiniz. Yere düşmüş insanın kafasına kırk kere kalasla vurmazsınız! Metin Göktepe seçilerek alınmış, Evrensel muhabiri olması nedeniyle bilinçli olarak dövülmüş ve isteyerek öldürülmüştür!”

    Davayla ilgili çarpıcı detaylardan birisi de, Metin Göktepe’yi öldüren polisleri yargılayacak yer bulunamamasıydı…


    Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar, 25 bin polisin görev yaptığı İstanbul”dan güvenlik gerekçesiyle davayı Aydın”a nakletti. Orası da beğenilmedi, Afyon’a gönderildi. Duruşma günlerinde Susurluk Davası”ndan mahkum olmuş Korkut Eken Afyon’a geldi. 12 Mart dönemini yaşayanların adını bildiği Necdet Küçüktaşkıner, sanık polislerin avukatı oldu.


    7. Ablası Meryem Göktepe cinayeti ve sonrasını anlatıyor:

    İnsan bazen kimi olumsuzlukları hissediyor.

    8 Ocak gecesi Metin’i aramak için ev telefonunu uyumuşlardır düşüncesiyle kısaca çaldırıp kapattım.


    Saat 23.30 civarında.


    Aklım Metin’de nedense ve uyumuşum. Sabah kalktığımda bir şeyim kaybolmuş gibiydim.


    Gördüğüm rüyanın etkisi olabilir mi acaba diye arkadaşımla konuşuyordum iş yerimde. Rüyamda bir dere kenarındayım. Şırıl şırıl akan suda balıklar adeta dans ediyor. Ben de çok keyifle elimi uzatıp balıklardan tutuyorum.


    Derken bir kara balık, boyu diğerlerinden daha küçük olanı avucumun içinden kayarak kaçıyor.


    Çok üzülüyorum bu duruma.


    Arkadaşım güzel olduğunu söylüyor, kısmetmiş balık görmek gibi şeyler söylüyor.


    Ancak benim içimi acıtan bir şey olmuş o küçük karabalığın kaçışında…


    8. “Bugün olağanüstü bir gün diyorum kendi kendime.”

    O gün 9 Ocak sabahı işyerimde masama sığamıyorum. Sürekli oda değiştirip dolaşıyorum. Odama döndüğümde çeşitli kereler birileri tarafından arandığımı öğreniyorum.

    Bu da canımı sıkıyor oldukça. Sonrasında eski iş arkadaşlarımın öğlene yemeğe gelecekleri notunu alıyorum “sakın Meryem bir yere ayrılmasın” tembihi ile.


    Bugün olağanüstü bir gün diyorum kendi kendime. En yakın arkadaşıma bugün neden herkes beni arıyor ki, acaba bir şey mi oldu diye soruyorum. Hemen de uzaklaştırıyorum bu kötü düşünmeyi.


    Gayri ihtiyari Metin diyorum birden.


    Metin’e bir şey mi oldu düşüncesini saçma bulup, titriyorum sanki.


    Bir telefona nihayet ben çıkıyorum. Beni yakaladın bravo diyorum.


    9. “Buluşmaya gidinceye kadar yüreğim ağzımda.”

    Karşı taraf durgun fark ediyorum. Ha evet ablam ve abim de aramışlar ulaşamamışlar diyor çok eskiden Metin ile ortak arkadaşımız olan Uysal. Benimle çok acil buluşmak istediğini anlatıyor, ama ben ona arkadaşlar gelecek filan diyorum. İsterse benim işyerime gelebileceğini de söylüyorum.

    Olmaz diyor ve çok kararlı geliyor sesi. Bir şey olup olmadığını sorduğumda kendi özel bir sorunu olduğunu, ancak benim ona yardım edebileceğimi söylüyor. Kıyamayıp çıkıyorum ve tembihliyorum bürodaki arkadaşımı eğer gelirlerse beni mutlaka beklesinler diyorum.


    Buluşmaya gidinceye kadar yüreğim ağzımda. Yol çok uzun geliyor. Oysa işyerime çok yakın. Buluşma anına kadar hep Metin ile ilgili olumsuzlukları öteliyorum


    10. “Yaralılar var dünkü gözaltılardan” diyor.

    Özgür Gündem’de çalışan ortak arkadaş gazeteye gidelim daha rahat konuşuruz diyor.

    Karşısına dikiliyorum Yenikapı’dan sahile doğru gittiğimiz yolda. “Bana ya neler olduğunu anlat ya da gelmeyeceğim” diyorum.


    İnkar etmeye çalışıyor. Bakıyor olmayacak Metin diyor. Yüreğim sıkışıyor, “Bir şey mi oldu, çabuk her neyse söyle” diye sarsıyorum.


    “Yaralılar var dünkü gözaltılardan” diyor. Hatırlıyorum birden, dün cenazeler kalkacaktı sahi.


    “Evrensel’den de Metin yaralıymış” diyor.


    Nerde?


    Nasıl?


    Sorularım havada uçuşuyor.


    Uysal “Sakin ol üç Metin var ya, hangisi belli değil” dediğinde “Ne fark eder ki? Gerçeği bilmek istiyorum” diyorum.


    Aslında yüreğime ateş düştü ama hep kovmak istiyorum. Gazeteye gidiyoruz, bana bakıyor herkes ve ben acaba birisi gerçeği söyler mi? diye şaşkın bakınırken,”Ablasıymış”, “ablasıymış” kerelerce çınlıyor kulaklarımda.


    “Ablasıymış!” hiç normal gelmiyor.


    11. “Söyle” diyorum, “ne oldu Metin’e, öldü mü yoksa?”

    Ben telefona uzanıyorum, abimi arayacağım.

    Çok uzun geliyor o süre bana.


    Bu arada masada bir toplu iğne alıp parmağıma olanca gücümle batırıyorum.


    Kabus değil! Rüya değil! Karşıdan alo diyen yengeme soruyorum.


    Yaralıymış, Çapadaymış.


    Bulanık insanlar, karmakarışık uğultulu sesler’


    Beni hastaneye götürdüklerini arabada öğreniyorum. Cerrahpaşa yolundayız. Hastane girişini geçiyoruz, anlam veremiyorum.


    Çapa demişti yengem oysa. Adli Tıp önünde duruyor araba.


    İbo! İbo’yu, ağabeyimi görüyorum.


    Sağda üç genç kız ilişiyor gözüme, birisi yerlere atıyor kendini, ağlıyor, bağırıyor.


    Diğer ikisi genç kızı sakinleştirmeye çalışıyor hem de ağlıyorlar.


    İbo’ya koşup sarılıyorum o da ağlıyor benimle.


    “Söyle” diyorum, “ne oldu Metin’e, öldü mü yoksa?” bir süre bir şey diyemiyor.


    Nasıl denir ki? Metin, Metin nasıl ölür! “Anla artık” diyor…


    12. Devlet İlk Kez Suçunu Kabul Etti

    Göktepe’ye şiddet uygulayan beş polis ‘kastı aşan şekilde insan öldürmek’ (öldürme niyeti bulunmadan, taksirle) ve ‘faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek’ suçlarından yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir polis memuru ise Yargıtay’ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetinden uzaklaştırma cezası aldı.

    Sanıkların bir kısmı bir buçuk yıldan az süre cezaevinde tutuldu, ancak 2000’de yürürlüğe giren Şartlı Af Yasası cezaların tamamlanmasına engel oldu.


    Öldürülmesinden sorumlu polisler kamuoyunda “Rahşan affı” diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanarak toplam 1 yıl 8 ay yatmışlardır.


    Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazetecidir.

    Ve bende yaptığım haberlerle Metin Göktepe adına verilen ödülü almış bir gazeteciyim.

    Yani Metin Gökte’nin gittiği haberler için mücadele eden gazetecilerden biriyim..

  • Çatışma da ölü sayısı 3'e çıktı, gerginlik sürüyor!

    Foto: Temsili..Haber: Gerçek.. *Ameliyathane Tamirdeymiş!


    3 Kişinin öldüğü bir çok kişinin yaralandığı ve Ardahan’ın gerildiği olay ardından birde ilginç ve düşündürücü bir durum daha ortaya çıktı.


    Alınan bilgiler göre olayın yaşandığı gün ana baba gününe dönenen Ardahan Devlet Hastanesinin Ameliyathanesinin tamirde olduğu ve ön  müdahalelerin zar, zor yapıldığı ve ağır yaralı olanların ameliyat için Kars ve Erzurum’a sevk edilmek zorunda kaldıkları bilgisi alınırken, Ameliyathanenin bir önceki yönetimin Ameliyathanenin üst katında bulunan bürolarının klimalarına gider yolu vermediklerinde ve klimalardan akan suyun Ameliyathanenin duvarına sızdığı ve  Ameliyathanenin bir süre kullanılmaz hale geldiği ve yıkılma tehlikesi geçirdiği bu nedenle olay günü dahil hastanenin de zor anların yaşandığı öğrenilirken yaşanan bu olayın Ameliyathanede ki durumu da gidermeye yaradığı ve mevcut yönetimin el atmasıyla Ameliyathanenin onarıldığı da öğrenildi.



    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • Ardahan'da Çatışma! Bir Çok Ölü Var!

    Ardahan’da iki aile arasında silahlı kavga çıktı. Kavgada 2 kişi öldü, 6 kişi yaralandı.Alınan bilgilere göre, Merkez Karagöl Mahallesi’nde iki aile arasında yaşanan husumet sonucu çıkan silahlı kavga neticesinde 7 şahıs yaralandı. Yaralılar ambulansla Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, ağır yaralanan Ferman ve oğlu Ömer Çelik isimli şahıslar ağır yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiler.


     Olayın ardından tespit edilen şüphelilerin yakalanması için çalışmalar devam edilirken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.



    **KONUŞANIN BAŞINI KESİN!..


    4 yıldır kesinsiz her gün ele aldığım ve ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşe yazılarımın bir yenisini ele alıp, yazmaya başlayacaktım ki; Bilgisayarın sağ alt köşesinde gelen ‘Son Dakika!’ başlıklı haberi merak edip, tıkladım.


    Ve tıklayıp okumaya başladığım haberin ilk satırları şöyle:


     ‘MHP, Samsun Milletvekili Erhan Usta’yı Kesin İhraç Talebiyle Disipline Sevk Etti


    Cumhur İttifakı’na aykırı söylemleri nedeniyle gündeme gelen MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta, kesin ihraç talebiyle partinin disiplin kuruluna sevk edildi.’


    Haberi okurken aklıma, CHP Ardahan Milletvekilinin de bir başka söyleminin ardından partisinden ihraç edilip, kovulduğunu hatırlıyordum.


    Ve bir gazeteci olarak ‘Son Dakika’ olarak gelen bu haberin aslında ‘TÜRK SİYASİ HAYATINDA ŞOK’ haber olarak verilmesi gerektiğini düşündüm.


    Çünkü düşündüğünü söyleyen, genel başkanda olsa bir başkasının dediğine katılmamak ve özgürce düşünüp, düşündüğünü söyleyebilen ve özgürlüğü savunan yasalara dayanarak yapmak istediğini yapabilen yani insan haklarının diğer bir adı olan Demokrasinin bu ülke olmadığı ileri sürenlerin bile demokrasiyi tahammül edip, takmadığını ortaya koyuyordu bu son haber..


    Evet, ‘Bu ülke de Adalet Yok’  deyip ama HDP eş başkanları, milletvekilleri, seçilmiş belediye başkanları dahil 9 binin üzerinde insanın terörle, bir o kadarının Fetoculukla suçlanıp içeri tıkatıldığı ülkenin başkentinden yani Ankara’dan İstanbul’a yaya yürüyen CHP Genel Başkanı gibi dün Erdoğan’a ve AK Parti’ye demediğini bırakmayan ama bugün Erdoğn’dan AK Partili birinden daha AK Partili olan MHP Genel Başkanı da konuşan, düşüncesini açıklayan ve genel başkan dahil vekil arkadaşları gibi düşünmeyen milletvekilini ihraç ediyor demokrasi yok denen ülkemin siyasi hayatında..


    Yani, iktidar partisinde konuşmama yasağı varken muhalefette de ‘konuşanın başını kesin’ dönemi başlamış..


    Gerçi iktidarda da her ne kadar konuşma yasağı olsa da homurdamaların bir hayli arttığı ve bu durumun bugün yarın konuşmaya yani isyana dönüşmemesi için önlem alınmaya çalışıldığını da görmekteyiz.


    Bunu da: Başkan Erdoğan’ın İstanbul adayları ardından Ankara ve İzmir adaylarını açıkladıktan sonra partisi içinde  yaşanan homurdamının arttığını anlayıp, yaptığı konuşmaların da ‘homurdamasını, konuşmaya çevirenin sonuçlara katlanır’ diyerek yaşanan homurdamaları önlemeye çalıştığını ima etmesinden anlamaktayız..


    Evet işin kısacası  CHP Ardahan İl Örgütü ve CHP tabanının yanında Ardahanlıların istemediği birini kendisi aday edip, hatta genel başkan yardımcısı yapan sonrada Ardahanlıların verdiği oyları yok sayıp,  partiden ihraç ettiği Ardahan Milletvekili gibi MHP’de Samsun Milletvekillini ihraç etme kararı almış.


    Yani katılmadığı bir konu ve yasa için konuştu diye yani genel başkanı gibi düşünmedi diye ‘ihraç edin’ diyerek emir verilmiş..


    Ve bu yetmedi MHP Samsun İl Başkanı ile AK Parti İl Başkanı da  görevden el çektirilmişler.


    Ve bu ülkede demokrasi yok diyen muhalefette basın gibi, sendikalar gibi, hukukçular gibi ve demokrasiyi isteyip onun olmasını siyasilerden bekleyen vatandaşlar gibi ‘Konuşanın başını kesin’ diyerek demokrasinin geleceğini sanırlar..

  • AK PARTİ ARDAHAN KADIN KOLLARI BAŞKANINI KAÇIRDILAR!

    Valiyi Yolcu Ettikten Sonra Kayıp Oldu!


    Alınan bilgilere göre fotoğrafta sol başta bulunan Sultan Subaşı dün AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar’ın eşi Filiz Baydar’ın da  aralarında bulunduğu kadınlarla birikte Van’a atanan valiyi yolcu ettikten sonra  ortadan kayıp oldu.


    Akşam saatlerine kadar  parti çalışmaları yürüttüğü sanılan ancak uzun süre kendisinden haber alınamayınca polis ve jandarmayı haber verilen ve aranmaya başlanan AK Parti Ardahan Kadın Kolları Başkanı Sultan Subaşı’nın M.A. isimli şahıs tarafından kaçırıldığı öğrenilirken bu kaçırılmasının bir aşk ilişkisi mi, yoksa siyasi bir olayı mı merak edilmekte.


    Polis ve Jandarmanın bekar olduğu öğrenilen AK Parti Kadın Kolları Başkanı Sultan Subaşı’yı ve kaçıranları yakalamak için operasyon çalışma başlattığı da bilgiler arasında oldu.



    **Başkan’da durumun farkında..


    İYİ Parti ile arık kanka olan ve yaklaşan mahalli seçimlerde de iş birliği yapacak olan ve HDP’yi kızdıran çıkışlar yaptığı yetmezmiş gibi Ankara’da MHP kökenli birini aday eden CHP’nin Ardahan’da aday göstermediği adayın Mete Özdemr’in bu kez İYİ Parti’den Ardahan Belediye Başkan Adayı olduğun öğrendiğimiz şu günlerde bir gözümüzde İstanbul’da..


    Çünkü İstanbul’u alacak olan partinin büyük bir çıkış yapacağı gibi milletten de yeni bir onay alacağını her kes biliyor.


    Ve bu herkesin arasında Başkan Erdoğan ile görüşüp, son başbakan, mevcut TBMM’si Başkanı Binali Yıldırm’ın İBB  adayı gösterilmesini kutlayan Almanya başkanı gibi dünya da yakın takip etmekte İstanbul’a kim kazanacak diye..


    Ve Başkan Erdoğan’ın büyük önem verdiği İstanbul’da ki adayları bizzat kendisinin sık eleyip dokuduğunu da biliyoruz.


    Aynı durum AK Partinin de başında olan Erdoğan ile yarışan CHP’de de yaşanmakta ve İmamoğlu’nun yanı sıra İstanbul’u yeniden kazandıracak olan 39 ilçe adayını aradığını görmekteyiz.


    Ancak benim en çok dikkatimi çeken başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’da ki bir çok ilçenin mevcut belediye başkanları dışında adayı gösteren Başkan Erdoğan’ın bu kez ciddi bir tepki aldığı ve bunun önüne geçmek için yeni çıkışlar yaptığını görmekteyiz.


    Başta Esenyurt’ta, Ümraniye, Beykoz ve Sancaktepe’de olmak üzere bir çok ilçenin mevcut başkanlarını değiştiren ve yerlerine başka isimleri getiren Başkan Erdoğan’ın bu çıkışına karşı ciddi bir direniş olduğu görülürken Erdoğan’ın da bunun farkında olduğu ve bu tepkileri en aza indirmek için de ‘Ne kızıyorsunuz belediye başkanı adayına kilitlemişsiniz, sadece belediye başkanı adayı değil, daha belediye meclis üyelikleri de var’ demesinde anlıyoruz.


    Bu durumun AK Parti’de olduğu gibi en güçlü rakibi olan CHP’de de yaşandığını ve bu nedenle CHP İstanbul İl Başkanlığı ile Genel Merkez arasına ve aday gösterime İmamoğlu arasında bir, ‘git, gelin’ yaşandığını da izlemekteyiz.


    Kısacası bu durumun hem partiler için hemde adaylar için zor bir durum olduğu bir gerçektir.


    Yani, Başka Erdoğan’ın farkında olduğu sorunu, sıkıntıyı bende anlıyor gibiyim..


    Ve bende Genel Başkanların, Genel Merkezlerin tabanı dinlemeden hareket edip, kendi bildiklerini, kendilerine yakın isimleri aday olarak ilan etmelerine bu yaklaşan yerel seçimlerde arşı bir duruş göreceğini düşünüyorum.

  • Sorslu 82 Yaşında ki Kör Kadına Tecavüz Etti, Gürcistan'a Kaçmak isterken yakalandı!

    Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan bir olay duyanların kanını dondurdu.


    Alınan bilgilere göre Damal ilçesine bağlı Burmadere (Sors) köyünde meydana gelen olay da bir kişinin 82 yaşında ki kadının tecavüz ettiği öğrenildi.


    M.G. isimli şahsın aynı köyde yalanız yaşayan ve görme özürlü olduğu öğrenilen Z.K’ya ya tecavüz ettikten sonra Gürcistan’a kaçmak istediği ancak başta ailesi olmak üzere köylülerin olayı jandarmaya duyurması ile sınırı geçmeden yakalanarak tutuklandığı öğrenildi.



    *Esenyurt Diasporası Kayıp Etmiştir..


    2019 Mart seçimleri öncesi yeniden Suriye’ye girmek üzere olan ama ABD’nin garantisini de isteyen Türkiye’de her seçim dönemi milliyetçiliği tetikleyen girişimlerin artık moda olduğu da söylenirken ben bugün ki konuyu İstanbul Esenyurt’a ayırıacam.

    Çünkü başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinin siyaseti de orta doğudan daha beter bir durumdadır!.

    Yani orta doğu da günü birlik değişen çıkar ilişkileri gibi başta Esenyurt’ta olmak üzere Ak Partinin Ardahanlı bir siyasetçiyi aday etmediği İstanbul 39 ilçesinde ki siyasete bakmak istiyorum.

    Yedi yüz bin Ardahanlının yaşadığı ileri sürülen İstanbul’da iktidar partisin de belediye başkanı olmak için başvuran kaç Ardahanlının olduğunu bile doğru dürüst bilmeyen çok akıllı(!) bazı Ardahanlıların ‘Niye Ardahanlıların aday edilmediği ve bunun suçlusunun Ardahan federasyonları ile dernekleridir’ şeklinde suçlamalarda bulunduklarına da şahit olmaktayız.

    Şimdi buradan sormak istiyorum, Nedir sizin bu Amerika gibi iki yüzlülüğünüz?

    Siz değil misiniz;’Bir Ardahanlı öne çıktığında paçasına yapışan?’

    Siz değil misiniz; ‘Dernekler nedir, federasyonlar boştur diyenler?’

    ‘Gelin birlikte güçlü bir lobi oluşturalım’ diyenlerinin çağrısına uymayıp, oralı olmayanlar bugün çok akıllı kesilip o akıllarıyla akıl vermeye çalıştıklarını görmekteyiz.

    Bu durum sadece İstanbul’da mı yoksa Ardahanlıların çok yaşadığı söylenen ama bu seçim döneminde olduğu gibi geçmiş seçimlerde de söz sahibi olunmayan Esenyurt’da mı ki yaşanıyor?

    Türkiye’nin birçok ilinde öbeklenen Ardahanlıların İzmir de, Bursa da ve Ankara gibi illerde de olduğunu ve o illerde birçok akıllı(!) Ardahanlının da olduğunu unutanlar bu gün İstanbul da yaşanan durumun diğer batı kentlerinde de yaşandığını görmezden gelirler.

    Bunun en açık örneğinin TUİK rakamlarına baktığımızda Ardahanlılar başta olmak üzere doğu illerinden göç edenlerin en çok olduğu Kocaeli’ni gösterebiliriz.

    Bu kentte de siyaset de söz sahibi olamayanların Ardahanlıların bu durumu yaşamalarının nedenin federasyonlar ve dernekler olmadığını onlara sahip çıkmayan, ‘Gelin güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ çağrısına uymayanlar olduğu gibi başta iktidar partisinde olmak üzere çeşitli partilerde siyaset yapıp federasyon ve derneklerin değerini algılayamayanlardır.

    Evet kağıt üzerinde kurulu derneklerin yanında oturdukları yerde üfürenlerin(!) suçunu da olduğu bu duruma baktığımızda Ardahan’nın ve Ardahanlının batı kentlerinde olduğu gibi Ardahan da güçlü bir lobisi olmaması ve bu yönde çaba gösterenlerin başta siyasi cambazlar olmak üzere lobiciliği yediğimiz lobiye benzetenlerdir.

    Bunu anlamak için de yani güçlü lobiciliği lobiye benzeten ve Ardahan adını gölgeleyen KAİ, KAİSİYAT ve KAİFED gibi saçmalıkları ayakta tutmaya çalışan Ardahanlılar ve Esenyurt Diasporasıdır(!)

    Geçmiş seçimlerde olduğu gibi yaklaşan seçimler öncesi de fos çıktıkları görülen Esenyurt Diasporası ve ‘Ardahanlılar neden aday gösterilmedi’ diye üfürenler şunu bilmeli ki ARRDAFED yani Ardahan Dernekler Federasyonu son iki yıldır ortaya koyduğu çalışmalarla bu gün yaşananların yaşanmaması için mücadele vermiş.

  • Kışın Ortasında Dışarıda Kaldılar!

    Yangın 15 Aralık günü Çıldır ilçesine bağlı Kotanlı köyünde meydana geldi. Köyde, Oktay Kızıltaş’a ait olan ve ahırla iç içe olan ahşap evde çıkan yangın bir anda büyüdü. Sobadan dolayı çıkan yangında Oktay Kızıltaş, eşi ve özürlü kardeşi ile 2 engelli çocuğuyla birlikte diğer çocuklarını can havliyle dışarı çıkartarak, itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen AFAD, Çıldır Tabur Komutanlığı itfaiye ekipleri ile Çıldır Belediyesine ait itfaiye ekipleri, yaklaşık 2 saat süren çalışmalar sonucu yangını kontrol altına alabildi. Ekipler, alevlerin çevredeki evlere sıçramaması için yoğun çaba gösterdi. Yangında tamamen yanan ev kullanılamaz hale gelirken, soruşturma başlatıldı. Zorlu kış ayında evleri yanan Kızıltaş ailesinin yardımına komşuları koştu. Aile yaklaşık bir haftadır komşularında kalıyor.


    “Devletimizin varlığını hissetmek istiyoruz”


    Her şeyini yangında kaybettiğini ve engelli çocukları ile sokakta kaldığını söyleyen Ayşe Kızıldaş, Cumhurbaşkanına seslenerek kendilerine yardım eli uzatılmasını istedi. Ellerindeki ekmeğe varana kadar her şeyin yandığını ve hiçbir şeylerinin kalmadığını söyleyerek, “Kaz, tavuk ve büyükbaş hayvanlarımızın hepsi yangından yanarak telef oldu. 6 çocukla birlikte apaçık ortada kaldık. Cumhurbaşkanımızdan yardım bekliyoruz. Devletimizin varlığını hissetmek istiyoruz. Çok mazlum durumdayız? Devletimiz dış ülkelerde bir çok mazlum insana yardım etmiştir ve kendi insanını inşallah ortada bırakmaz. Hiçbir şeyimiz kalmadığı için komşularımızda geçici olarak kalıyoruz. Cumhurbaşkanım ellerinizden öpüyorum ve sizden yardım bekliyorum. Sakat çocuklarım var ve gördüğünüz gibi her şeyim yandı. İnşallah bizi sokakta bırakmazlar” diye konuştu.


    “Yiyecek gıdalarımıza kadar her şeyimiz yandı”


    Köyde çiftçilik ile uğraşan ve 2’si engelli 6 çocuk babası Oktay Kızıldaş, “Hiçbir şeyimizi kurtaramadık. Yataklarımıza kadar, hayvanlarımıza kadar, yiyecek gıdalarımıza kadar her şeyimiz yandı” dedi.


    Kızıltaş, “Akşam yemeği yedikten sonra televizyon seyrederken uyumuşum. O arada çocukların bir ağlama sesini duydum ve o sesle uyandım. Uyandığımda her tarafın alev altında olduğunu gördüm. Diğer odada bir sobamız vardı ve muhtemelen o sobadan kıvılcım atarak bir anda her tarafın alev altında olduğunu gördüm. Çocukları hemen dışarıya çıkardım. Daha sonra da hayvanlara doğru koştum, ama onda da başarılı olamadım. Her taraf alev altındaydı. Ne kadar müdahale etmeye çalışsam da başarılı olamadım. Bu arada 156’yı aradım, ondan sonra itfaiyeyi aradım, köy muhtarını aradım ve komşuları aradım. Yangını söndürmek için tüm birimler geldi. Kaymakamımız başta olmak üzere askerler ve söndürme ekiplerine teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun, ama tüm bu müdahalelere rağmen maalesef hiçbir şeyimizi kurtaramadık. Yataklarımıza kadar, hayvanlarımıza kadar, yiyecek gıdalarımıza kadar her şeyimiz yandı. Zaten yanmanın ardından evimizde göçük başladı ve ekmeğe varana kadar hiçbir şey kalmadı ve yandı. Tabi ki devletimiz büyük bir devlet, binlerce mazluma kucak açmış bir devlet ve umuyoruz ki bizi de sevindirecektir. Bu dar durumdan bizi de sevindirecektir, bu ümidimiz de vardır. Şu anda kış ayları ve soğuktan çocuklarımızın soğuk nedeniyle hastalanmasından da korkuyorum. Komşularımız sağolsun ihtiyaçlarımızı karşılamada ve barınmada yardımcı oluyorlar. Kızılay ekiplerinin de göndermiş olduğu gıda paketlerini de kullanarak idare etmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.


    Köy Muhtarı Yolcu Karakaya ise Kızıltaş ailesinin çıkan yangında yiyecek ekmeğine varana kadar her şeyinin yandığını ve kış ortasında dışarıda kaldığını söyleyerek, “Köylülerimiz ile birlikte İtfaiye, Karakol komutanımız ve AFAD’ın yardımları ile birlikte burayı söndürdük. Ama Oktay Kızıltaş şu an çok mağdur, komşumuzun evine taşıdık ve orada duruyor. Yiyecek ekmeğine kadar yandı 8 nüfusa bakıyor 2 engelli çocuğuyla birlikte bir de sakat kardeşi var ona da bakıyor. Evinde bir tane tavuğu ve kazı kalmadı, 10 adet de büyükbaş hayvanı telef olmuş ve zor durumda. Kaymakam bey sağ olsun yardımcı olacağım dedi ama tek umudumuz bu soğuk kış aylarında evine girebilmesi” dedi.



    **Gerçek gündemi değiştirmektense..


     


    Yerel seçimler öncesi içeride yeni destekler, trafik cezalarına, boğazda ki kaçak villalara af çıkarmaya çalışan hükumet dışarıda da düzenlenen yeni kan kampanyaları eşliğinde Suriye’ye yeniden girmeye hazırlanıyordu k;i Trump’un yeni bir twiti ile bir anda donup kalıyor, şoka giriyordu..


    Çünkü daha önce attığı twit ile ekonomisini alt üst ettiği Türkiye’nin kendisinin eğitim ve silah verdiği YPG’yı bırak, ben DEAŞ ile savaşırım dediği ve operasyona hazırlandığı bir sırada ABD olarak Suriye’de çekileceklerini ilan etmiş ve kendi ülkesinin olduğu gibi dünya siyasetine şok yaşatmıştı..


    Yani Suriye’ye girmek üzere plan yaparken ve bu yeni operasyonu yaparken orada olan ABD ile plan yapmayı düşünenhükumet, ‘Hedefimiz ABD askeri değil’ diyen hükumeti şok etmişti.


    Halbuki aynı hükumet değilmiydi ABD’nin ve diğer batı ülkelerinin Suriye’de ne gezdiğini soran..


    Velhasıl yerel seçimler öncesi süt desteklemelerini arttıran,, daikkia başı ekranlarda konuşan, hükumet başta Fransa’da olmak üzere Avrupa’da büyüyerek yayılan, İstanbul Bakırköy Özgürlük Meydanında da az da olsa ve havuz medya ilgilenmese de kendini gösteren toplumsal kıpırdamaların ve ülkenin gerçek gündemini saklama çabaları ile attığı adımlarda şimdilik Suriye gündemini tutturamayınca bu kez yönünü ve gözleri Ege’ye İsrail’e çevirmeye çalışıyor.


    Başkan Erdoğan’ın Ekonomi Bakanı eniştesi dahil, atadığı seçilmemiş bakanları gündem oluşturamadıklarını görüp,”İş yine başa düştü” dercesine ülkenin kötüye giden ekonomisini ve diğer gerçeklerini kapatmak adına tek başına mücadelesinin yön ve gündemi değiştiremediği şu günlerde adeta savaş isteyen bir ülke gündemine girmesi ilginç, düşündürücü ve tehlikeli olsa da asıl meselenin toplumun gerçek gündemini değiştirmek olduğu da bir gerçektir.


    Halbuki Suriye’ye girme sevdası Yunanistan’a  naralar atmaktan, birçok askeri işbirliği içinde olduğumuz İsrail ile kavga etmektense, iç politikaya endekslenip ülkenin toplumsal barışını sağlayarak, başta ülke ekonomisini eski günler gibi iyileştirerek, tüm toplumun güçlendirmek ve bu güçle dış politikaya hükmetmek en doğrusu değil mi?

  • Kürtçe Konuştu Diye Öldürüldü!

    Olay 16 Aralık Pazar günü Sakarya’nın Hendek ileçsi Yenimahalle Mahallesi Beştepeler Caddesi’ndeki kıraathanenin önünde meydana geldi.


    Edinilen bilgilere göre, aslen Muşlu olan maktül Kadir Sakçı oğlu Burhan Sakçı’yı berberden aldıktan sonra kıraathane önünde Hikmet Usta (55) ve yanındakiler tarafından önleri kesildi.


    Kürtçe konuşan baba ve oğula “Kürt müsünüz, Suriyeli mi?” diye soran Hikmet Usta, baba ve oğlun “evet Kürdüz” demesi üzerine “zaten sizi sevmiyorum” diyerek belindeki tabancayı çıkarıp ateş etti.


    Olayda yaralanan baba-oğul Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen Kadir Sakçı yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda yaralanan oğlu Burhan Sakçı’nın ise tedavisi devam ediyor.


     


    “Sarhoştum, hatırlamıyorum”


     


    Saldırının ardından kaçan saldırgan Bursa’da gözaltına alındı.


    Edinilen bilgilere göre saldırgan Hikmet Usta, “Olay esnasında sarhoştum, hatırlamıyorum” diyerek kendini savundu.


    Rûdaw’a konuşan maktül Kadir Sakçı’nın kardeşi Selahattin Sakçı, saldırganı daha önce hiç tanımadıklarını, kardeşinin bu kişi ile herhangi bir muhabbeti bulunmadığını söyledi. Kaynak: Tigris Haber



    **AK Parti Kendisine Gelmeli..


    CHP’nin İmamoğlu’nu aday göstermesi ardından Binali Yıldırım’ı değil de İmamoğlu’nun dengesinde bir başkasını aday edeceği konuşulmaya başlanan Başkan Erdoğan’ın Suriye’ye girme hesapları içinde olduğu şu günlerde en çok tartışılan konuların başında gelen yerel seçimlerdir.

    Ve bu seçimlerin başta iktidar olan parti için olmak üzere CHP, HDP ve İyi Partinin geleceğine yön verecek bir seçim olduğu da konuşulup, tartışılmaktadır.

    Eş Genel başkanları dahil milletvekilleri, belediye başkanları ve de beyin takımının içeride tutulduğu HDP’nin yeniden en azında 3 parti olma kimliğini korumak için yeniden mücadele edeceği ve kayyumlara verilen belediyeleri alma hesapları yaparken İyi Parti ile açıktan, Saadet Partisi ele bele de olsa görüşen CHP’nin, HDP’den destek alacağız’ deyip ama gizliden bile görüşeme cesareti olmadığı yeni bir seçime doğru giderken MHP destekli olmak için şimdi de milliyetçiliği okşayan çabalayan AK Partinin nasıl bir oy alacağı da tartışılmakta.

    Evet, 27 yıla gelen tek başına iktidar kariyeri ile yeni bir seçime giden Adalet ve Kalkınma Partisi yine birinci partimi olacak yoksa 17 yıla gelen iktidar gücü ile her geçen gün bira daha şımaran hatta kendi kendini yani kendi çocuklarını yeme durumuna gelen AK Parti’ye ‘az dur mu’ denilecek?!.

    Bilmem ama AK Partililerin bile ‘Bu kadar şımarıklık olmaz’ diyerek eleştirmeye başladığı AK Partinin bu seçimlerde bir yada iki puan eksik oy alacağını, alması gerektiğini düşünenlerdenim.

    Çünkü ‘Güç bende’ deyip kendisine gönül veren partilileri dahil herkesi yok saymaya başlayan AK Partinin bu seçimlerde alacağı oy ile ‘Ben nerede hata yaptım’ demesi gerektiğini düşünenlerin sayısının hiçte az olmadığını görmekteyiz.

    Evet, AK Partinin önümüzde ki seçimlerde ne kadar bir oy alacağının tartışıldığı kadar, ‘AK Parti bu seçimlerde az da olsa ders alması gerekir’ diyenlerin de hiçte az olmadığını gördüğümüz şu günlerde başta CHP olmak üzere muhalefetin hata etmeden bir seçim propagandası yürütmesi de gerekir

    Buna neden ise muhalefetin ortaya koyduğu politikası ile AK Parti’ye hep puan kazandırdığı ve seçmenin sandık başına giderken muhalefetin yanlış politikaları yüzünden ‘Ya öyle böyle yinede AK Parti’ye oy vermek gerekir’ dediğini de bilmekteyiz. 

    Evet yaklaşan yeni bir seçimde kayıp ettiği puanları kayıp etmenin telaşı ile MHP ile birlikte ikinci bir seçim çalışması yürüten AK Partinin kayıp ettiği oyları milliyetçi politikaları üzerinde toplamaya çalıştığını gördüğümüz şu günlerde yaklaşan seçimlerde AK Partinin ‘Ben nerede hata ettim’ demesi gerektiği ve kendisini toplaması için ve en önemlisi, ‘demokrasiyi, adaleti hatırlaması gerekir, bu nedenle AK Parti kendisine gelmeli’ diyenleri yanıltacak bir seçime benzemiyor yaklaşan yerel seçimler..

  • Ardahanlıya Elektrik Çarptı!

    Alınanan bilgiler göre Gebez’nin Mevlana Mahallesi’nde yolda yürümekte olan evli ve bir çocuk babası Ömer Altun’un üzerine, trafonun patlaması sonucu kopan elektrik teli düştü. Çevredekilerin yardımıyla yaralı olarak Darıca Farabi Hastanesi’ne kaldırılan Ömer Altun ilk müdahalenin ardından Derince’deki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.


    Kocaeli Gazteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısıgazteci hemşehrimizLevent Altun yeğeni olduğu öğrenilen talihsiz gencin üstüne elektrik teli düşmesi,  yakınlarının tepkisini çekti.



    **AK Parti Kendisine Gelmeli..


    CHP’nin İmamoğlu’nu aday göstermesi ardından Binali Yıldırım’ı değil de İmamoğlu’nun dengesinde bir başkasını aday edeceği konuşulmaya başlanan Başkan Erdoğan’ın Suriye’ye girme hesapları içinde olduğu şu günlerde en çok tartışılan konuların başında gelen yerel seçimlerdir.

    Ve bu seçimlerin başta iktidar olan parti için olmak üzere CHP, HDP ve İyi Partinin geleceğine yön verecek bir seçim olduğu da konuşulup, tartışılmaktadır.

    Eş Genel başkanları dahil milletvekilleri, belediye başkanları ve de beyin takımının içeride tutulduğu HDP’nin yeniden en azında 3 parti olma kimliğini korumak için yeniden mücadele edeceği ve kayyumlara verilen belediyeleri alma hesapları yaparken İyi Parti ile açıktan, Saadet Partisi ele bele de olsa görüşen CHP’nin, HDP’den destek alacağız’ deyip ama gizliden bile görüşeme cesareti olmadığı yeni bir seçime doğru giderken MHP destekli olmak için şimdi de milliyetçiliği okşayan çabalayan AK Partinin nasıl bir oy alacağı da tartışılmakta.

    Evet, 27 yıla gelen tek başına iktidar kariyeri ile yeni bir seçime giden Adalet ve Kalkınma Partisi yine birinci partimi olacak yoksa 17 yıla gelen iktidar gücü ile her geçen gün bira daha şımaran hatta kendi kendini yani kendi çocuklarını yeme durumuna gelen AK Parti’ye ‘az dur mu’ denilecek?!.

    Bilmem ama AK Partililerin bile ‘Bu kadar şımarıklık olmaz’ diyerek eleştirmeye başladığı AK Partinin bu seçimlerde bir yada iki puan eksik oy alacağını, alması gerektiğini düşünenlerdenim.

    Çünkü ‘Güç bende’ deyip kendisine gönül veren partilileri dahil herkesi yok saymaya başlayan AK Partinin bu seçimlerde alacağı oy ile ‘Ben nerede hata yaptım’ demesi gerektiğini düşünenlerin sayısının hiçte az olmadığını görmekteyiz.

    Evet, AK Partinin önümüzde ki seçimlerde ne kadar bir oy alacağının tartışıldığı kadar, ‘AK Parti bu seçimlerde az da olsa ders alması gerekir’ diyenlerin de hiçte az olmadığını gördüğümüz şu günlerde başta CHP olmak üzere muhalefetin hata etmeden bir seçim propagandası yürütmesi de gerekir

    Buna neden ise muhalefetin ortaya koyduğu politikası ile AK Parti’ye hep puan kazandırdığı ve seçmenin sandık başına giderken muhalefetin yanlış politikaları yüzünden ‘Ya öyle böyle yinede AK Parti’ye oy vermek gerekir’ dediğini de bilmekteyiz. 

    Evet yaklaşan yeni bir seçimde kayıp ettiği puanları kayıp etmenin telaşı ile MHP ile birlikte ikinci bir seçim çalışması yürüten AK Partinin kayıp ettiği oyları milliyetçi politikaları üzerinde toplamaya çalıştığını gördüğümüz şu günlerde yaklaşan seçimlerde AK Partinin ‘Ben nerede hata ettim’ demesi gerektiği ve kendisini toplaması için ve en önemlisi, ‘demokrasiyi, adaleti hatırlaması gerekir, bu nedenle AK Parti kendisine gelmeli’ diyenleri yanıltacak bir seçime benzemiyor yaklaşan yerel seçimler..

  • Ardahan'da Çalınan İnekler Göle'de Bulundu!

    Ardahan’da son yıllarda emek hırsızları ortalıkta cirit atıyor. Güvenlik güçleri hayvan hırsızlıklarıyla mücadele edip, köylüleri bu konuda bilinçlendirse de hırsızlar kış ayının verdiği rahatlıkla ahırlarda hayvanlara dadanıyorlar. Bunun son örneği Merkeze bağlı Çetinsu köyünde vuku buldu.


    Çetinsu köyünde çalınan büyükbaş hayvanlar jandarma tarafından bulunarak sahibine teslim edildi. Geçtiğimiz günlerde Ardahan’ın Çetinsu Köyünde hayvancılık yapan Yahya Karataş’a ait 10 büyükbaş hayvan çalındı. Hayvan sahibinin şikâyeti üzerine Göle İlçe Jandarma Komutanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Jandarma ekipleri ve İstihbarat Şube Müdürlüğü’nce koordineli yapılan çalışma neticesinde çalınan hayvanların Göle İlçesine bağlı Gülistan Köyünde olduğu belirlendi. Yapılan operasyonda hayvanlar canlı olarak bulundu. Çalınan hayvanlar sahibine teslim edildi.


    Hayvanları çalınan Yahya Karataş, hırsızlık nedeniyle büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, Sağ olsunlar jandarma ekipleri kısa sürede olayı aydınlatarak çalınan hayvanlarımızın yerini tespit etti ve geri getirdi. Jandarma ekiplerine teşekkür ediyorum” dedi.



    **Bunlar Parti Değiller?


     


    HDP Solun solunda bir parti olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İYİ Parti Sağ ve muhafazakar kesimin yeni partisi olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İşçi partisi ve dğer partiler parti olduklarını iddia eder..


    Ama aday göstermezler..


    Yani kurulmuş olup, şu an aktif olan ve parti olduklarını iddia eden partiler şöyle:


    DEMOKRAT PARTİ DP


    2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ MHP


    3 MİLLET PARTİSİ MİLLET


    4 DEMOKRATİK SOL PARTİ DSP


    5 VATAN PARTİSİ VATAN


    6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ CHP


    7 GENÇ PARTİ GENÇPARTİ


    8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ TSİP


    9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BBP


    10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ TKP


    11 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ ÖDP


    12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ LDP


    13 EMEK PARTİSİ EMEP


    14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ DSİP


    15 İLK PARTİ İLK PARTİ


    16 SAADET PARTİSİ SAADET


    17 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ AK PARTİ


    18 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ BTP


    19 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ HAK-PAR


    20 YURT PARTİSİ YURT-P 14.03.2002


    21 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ BCP


    22 SAĞDUYU PARTİSİ SAGDUYU


    23 AYYILDIZ PARTİSİ AYP


    24 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ EHP


    25 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ HKP


    26 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ MHHP


    27 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ İKP


    28 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ YÜCE DİRİ-P


    29 DOĞRUYOL PARTİSİ DYP


    30 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ DİP


    31 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA


    32 DEMOKRATİK BÖLGELER PARTİSİ (BDP) DBP


    33 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ HAK PARTİ


    34 HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR


    35 YENİ DÜNYA PARTİSİ (BÜYÜKANAVATAN) YENİ DÜNYA


    36 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ESP


    37 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ


    38 TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ TİKP


    39 ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ EÇP


    40 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN


    41 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ ÖSP


    42 ENGELSİZ TÜRKİYE PARTİSİ ETP


    43 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ TKP


    44 HAK VE ADALET PARTİSİ HAP


    45 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ HDP


    46 TÜRK BİRLİĞİ PARTİSİ TBP


    47 BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ BADHP


    48 YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ YSGP


    49 HÜR DAVA PARTİSİ


    Evet, AK Parti, CHP dışında çokta sahada göremediğimiz bu kadar partinin olduğu ülkede neden AK Parti, CHP ve AK Partiye verdiği destekle gündemde kalan MHP ve Kürt seçmenin tüm baskılara karşın ayakta kal dediği ama ortada çokta görünmeyen HDP ile kadın genel başkanlı İYi Parti dışında bu kadar parti varken bu ülkede muhalefet nerede, niye sesi çıkma diye dertleniriz.


    Ortada olmayan sendikalar gi bu kadar partinin olup ta niye ülke gündemi ile ilgili konularla birlikte niye gündeme gelmediğini merak ettiniz mi?


    Mevcut Saadet Partisinin kira alacağı dolasıyla icraya verip, ayni isimle yeni bir parti kuran Erbakan’ın oğlunun yanı sıra o kadar partili ve sendikacının etkili işr muhalefet yapmadığından mı yoksa basın ve medyanın oralı olmamasından mı gündeme gelmezler anlayamıyorum.


    Ve yaklaşan yerel seçimler de bu kadar partinşin neden aday göstermedikleri ve niye seçimlere katılmadıkları ve bunların siyasetin gereği olanı olan muhalefeti yapmadıkları için neden katılmadıklarını da merak ederim..


    HDP’nin hala adaylarını açıklamadığı, İYİ Partinin CHP’ye sığınıp, CHP’nin arka kapılarda görüştüğü HDP ile yan yana gelmediği ülkede bunca parti olmasına karşın Fatih Portakal kadar muhalefet yapmadıklarını da merak edip, sorgulamak gerekmez mi?


    Bilmem ama bu ülkenin ana sorunun iktidar değil muhalefetin olduğunu bu kadar partinin olduğun bakmakla daha iyi anlıyoruz.

  • Göleli Aşıkta Kaza Kurbanı!


    **Bunlar Parti Değiller?


     


    HDP Solun solunda bir parti olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İYİ Parti Sağ ve muhafazakar kesimin yeni partisi olduğunu iddia eder..


    Ama aday göstermez..


    İşçi partisi ve dğer partiler parti olduklarını iddia eder..


    Ama aday göstermezler..


    Yani kurulmuş olup, şu an aktif olan ve parti olduklarını iddia eden partiler şöyle:


    DEMOKRAT PARTİ DP


    2 MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ MHP


    3 MİLLET PARTİSİ MİLLET


    4 DEMOKRATİK SOL PARTİ DSP


    5 VATAN PARTİSİ VATAN


    6 CUMHURİYET HALK PARTİSİ CHP


    7 GENÇ PARTİ GENÇPARTİ


    8 TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ TSİP


    9 BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ BBP


    10 TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ TKP


    11 ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ ÖDP


    12 LİBERAL DEMOKRAT PARTİ LDP


    13 EMEK PARTİSİ EMEP


    14 DEVRİMCİ SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ DSİP


    15 İLK PARTİ İLK PARTİ


    16 SAADET PARTİSİ SAADET


    17 ADALET VE KALKINMA PARTİSİ AK PARTİ


    18 BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ BTP


    19 HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ HAK-PAR


    20 YURT PARTİSİ YURT-P 14.03.2002


    21 BAĞIMSIZ CUMHURİYET PARTİSİ BCP


    22 SAĞDUYU PARTİSİ SAGDUYU


    23 AYYILDIZ PARTİSİ AYP


    24 EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ EHP


    25 HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ HKP


    26 MÜDAFAA-İ HUKUK HAREKETİ PARTİSİ MHHP


    27 İŞÇİ KARDEŞLİĞİ PARTİSİ İKP


    28 YÜCE DİRİLİŞ PARTİSİ YÜCE DİRİ-P


    29 DOĞRUYOL PARTİSİ DYP


    30 DEVRİMCİ İŞÇİ PARTİSİ DİP


    31 EBEDİ NİZAM PARTİSİ ENPA


    32 DEMOKRATİK BÖLGELER PARTİSİ (BDP) DBP


    33 HAK VE HAKİKAT PARTİSİ HAK PARTİ


    34 HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ HEPAR


    35 YENİ DÜNYA PARTİSİ (BÜYÜKANAVATAN) YENİ DÜNYA


    36 EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ESP


    37 ULUSAL PARTİ ULUSAL PARTİ


    38 TÜRKİYE İŞÇİ KÖYLÜ PARTİSİ TİKP


    39 ESNAF VE ÇİFTÇİ PARTİSİ EÇP


    40 ANAVATAN PARTİSİ ANAVATAN


    41 ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ ÖSP


    42 ENGELSİZ TÜRKİYE PARTİSİ ETP


    43 TOPLUMCU KURTULUŞ PARTİSİ TKP


    44 HAK VE ADALET PARTİSİ HAP


    45 HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ HDP


    46 TÜRK BİRLİĞİ PARTİSİ TBP


    47 BÜYÜK ANADOLU DİRİLİŞ HAREKETİ PARTİSİ BADHP


    48 YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ YSGP


    49 HÜR DAVA PARTİSİ


    Evet, AK Parti, CHP dışında çokta sahada göremediğimiz bu kadar partinin olduğu ülkede neden AK Parti, CHP ve AK Partiye verdiği destekle gündemde kalan MHP ve Kürt seçmenin tüm baskılara karşın ayakta kal dediği ama ortada çokta görünmeyen HDP ile kadın genel başkanlı İYi Parti dışında bu kadar parti varken bu ülkede muhalefet nerede, niye sesi çıkma diye dertleniriz.


    Ortada olmayan sendikalar gi bu kadar partinin olup ta niye ülke gündemi ile ilgili konularla birlikte niye gündeme gelmediğini merak ettiniz mi?


    Mevcut Saadet Partisinin kira alacağı dolasıyla icraya verip, ayni isimle yeni bir parti kuran Erbakan’ın oğlunun yanı sıra o kadar partili ve sendikacının etkili işr muhalefet yapmadığından mı yoksa basın ve medyanın oralı olmamasından mı gündeme gelmezler anlayamıyorum.


    Ve yaklaşan yerel seçimler de bu kadar partinşin neden aday göstermedikleri ve niye seçimlere katılmadıkları ve bunların siyasetin gereği olanı olan muhalefeti yapmadıkları için neden katılmadıklarını da merak ederim..


    HDP’nin hala adaylarını açıklamadığı, İYİ Partinin CHP’ye sığınıp, CHP’nin arka kapılarda görüştüğü HDP ile yan yana gelmediği ülkede bunca parti olmasına karşın Fatih Portakal kadar muhalefet yapmadıklarını da merak edip, sorgulamak gerekmez mi?


    Bilmem ama bu ülkenin ana sorunun iktidar değil muhalefetin olduğunu bu kadar partinin olduğun bakmakla daha iyi anlıyoruz.

  • İKİ AYRILIK ÜZDÜ

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde yıllarca görev yapan ve partinin emektar ağabeyleri arasında yer alan Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden emekli Galip Kartal (65) ve Servet Kuruçam vefat etti.


    Ardahan Merkez Halilefendi Mahallesi’nde ikamet eden Galip Kartal, bir süredir kolon kanseri tedavisi görüyordu. Hayatını kaybeden Kartal, 10 Aralık Pazartesi günü öğlen namazına müteakip Halilefendi Mahallesindeki Mevlüt Efendi Camiden kılınan cenaze namazının ardından mahalle mezarlığında gözyaşları içerisinde toprağa verildi.


    Yine CHP’de yıllarca görev yapan Servet Kuruçam bir süredir rahatsızlığı nedeniyle tedavi görüyordu. Servet Kuruçam ve Galip Kartal gözyaşları arasında toprağa verilirken, cenaze namazına CHP Belediye Başkan adayı Faruk Demir, İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP eski Milletvekili Ensar Öğüt, MHP Ardahan Belediye Başkan adayı Halil Kaçar ve çok sayıda partili ve vatandaş katıldı.


    Ardahan Haber Gazetesi olarak Merhum Galip Kartal ve Servet Kuruçam’a Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    BIRAKIN CIRTIK ATMAYI DA GÜRSEL TEKİN’E SAHİP ÇIKIN


    Doğu ve Güneydoğulunun sürekli göç edip, güç olduğu İstanbul’da ki Ardahanlıları izliyorum da deliriyorum.


    Çünkü ARDAFED olarak 20 milyonluk kent olan İstanbul’da var olduklarını ileri sürüp, her seçimde yok olduklarını anlamayan Ardahanlılar yaklaşan yeni bir seçimde yine yok olacaklar gibi..


    Çünkü başta çok olduklarını ileri sürdükleri Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde var olduklarını belirtip, siyaset arenasın da başta olmak üzere hiç bir yerde olamayan Ardahanlı hemşehrilerin hemen hepsi yine ayrı dünyalarda dolaşıp, darı aradıklarını görmekteyim.


    Ve başta İstanbul’un başına geçmek için yıllardır mücadele veren Gürsel Tekin’i olmak üzere yerel de kendi imkanlarıyla söz sahibi olmak isteyen Ardahanlı siyasilere sahip çıkmak için bir lobi hareketi başlatamakdıklarını izlemekteyim.


    Tunceli’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’un olduğu gibi Türkiye’nin rantını yedikleri ileri sürülen Karadeniz’li İmamoğlu’nun (Karadenizlilerden oy alırım) hayali ile aday etmeye çalıştığı şu günlerde Ardahanlıların kışın gelmesiyle birlikte kaz geceleri altın da cırtık atmak için geceler düzenlemeye devam ede dursunlar.


    Ardahan’lı Gürsel Tekin’in yanı sıra Damal’lı,Hanak’lı,Posof’lu,Çıldır’lı hemşeri siyasileri cırtık attıkları gecelerine davet etmeyi unutmazlarken Gürsel Tekin dahil Ardahan’lı siyasi hemşerilerinin listelere girmesini ve seçilmeleri için başta Kılıçdaroğlu olmak üzere parti genel merkezlerine baskı uygulamayı akıl edemezler,lobi oluşturamazlar,oluşturana sahip çıkmazlar sonra dönüp ‘Bizden bir şey olmaz’ diyerek bir daha ki seçim için kendilerini yutturmaya devam ederler.


    İşte şu günler de izlediğimiz manzara tüm Dünya’nın yakından takip ettiği ve ‘Kim aday olacak?’ diye başta İstanbul’lu olmak üzere 2019 yerel seçimlerini yakından takip edip kendisine yakın birini,ismi getirmeye çalışırken bizim Ardahan’lılar da cırtık atmaya devam ederler. ‘Haydi Ardahan’lılar gecemize davetlisiniz’ diyerek…

  • Çarşı da Kaza!

    Kent merkezin de ki sinyalizasyon sisteminin yeniden çalıştırıldığı Ardahan da meydana gelen trafik kazasın da araçlar kullanılmaz hale gelirken iki kişi de yaralandı.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Kongre Caddesi üzerin de meydana gelen trafik kazasın da bir kamyonet ters dönerken bir taksi de kullanılmaz hale geldi.

    İki kişinin yararlandığı olay da kimse ölmezken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


     


    araç yoğunluğu ile ilgili görsel sonucu


    Araç sayısı Ardahan nüfusu kadar…


     


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kars Bölge Müdürü Ergün Ertaş, Ekim ayı içerisinde Kars’ta trafiğe kayıtlı araç sayısının 45 bin 695,  Ardahan’da 19 bin 513, Iğdır’da 27 bin 992, Ağrı’da 32 bin 856 ve ülkemizde ise 22 milyon 818 bin 544 olduğunu açıkladı.


    Buna göre; Ekim ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam 22 milyon 818 bin 544 adet taşıtın yüzde 54,2’sini otomobil, yüzde 16,4’ünü kamyonet, yüzde 14,1’ini motosiklet, yüzde 8,2’sini traktör, yüzde 3,7’sini kamyon, yüzde 2,1’ini minibüs, yüzde 1’ini otobüs, yüzde 0,3’ünü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. 


    Ekim ayında 38 bin 119 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı 

    Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan toplam 38 bin 119 taşıt içinde otomobil yüzde 48,7 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla yüzde 26 ile motosiklet, yüzde 11,2 ile kamyonet, yüzde 10,3 ile traktör takip etti. Taşıtların yüzde 3,8’ini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. 


    Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 15,7 azaldı 

    Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 15,7 azaldı. Bu azalış otomobilde yüzde 11,6, minibüste yüzde 23,9, otobüste yüzde 24,9, kamyonette yüzde 16,5, kamyonda yüzde 42,2, motosiklette yüzde 25,4 olarak gerçekleşti. Özel amaçlı taşıtlarda yüzde 13,8, traktörde ise yüzde 3,2 artış oldu. 


    Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 65,6 azaldı 

    Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında yüzde 65,6 azalış gerçekleşti. Bu azalış otomobilde yüzde 71,5, minibüste yüzde 62,7, otobüste yüzde 57, kamyonette yüzde 77,6, kamyonda yüzde 77,9, motosiklette yüzde 28,8, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 65,3, traktörde ise yüzde 50,7 olarak gerçekleşti. 


    Trafikteki toplam taşıt sayısı Ocak-Ekim döneminde 599 bin 599 adet arttı 

    Ocak-Ekim döneminde 780 bin 584 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 180 bin 985 adet taşıtın ise trafikten kaydı silindi. Böylece trafikteki toplam taşıt sayısı 599 bin 599 adet arttı. 


    Ekim ayında 632 bin 321 adet taşıtın devri yapıldı 

    Devri yapılan toplam 632 bin 321 adet taşıt içinde otomobil yüzde 68,3 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla yüzde 17,2 ile kamyonet, yüzde 5,3 ile motosiklet, yüzde 3,7 ile traktör takip etti. Ekim ayında devri yapılan taşıtların yüzde 5,5’ini ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. 


    Trafiğe kayıtlı LPG’li otomobil oranı yüzde 38 oldu 

    Ekim ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 12 milyon 373 bin 601 adet otomobilin yüzde 38’i LPG, yüzde 36,6’sı dizel, yüzde 25’i benzin yakıtlıdır. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,4’tür. 


    Ekim ayında 18 bin 546 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı 

    Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan 18 bin 546 adet otomobilin yüzde 14,6’sının Renault, yüzde 9,7’sinin Volkswagen, yüzde 8,2’sinin Nissan, yüzde 8,2’sinin Hyundai, yüzde 7,9’unun Fiat, yüzde 7,4’ünün Toyota, yüzde 6,8’inin Honda, yüzde 5,6’sının Dacia, yüzde 4,6’sının Ford, yüzde 4,4’ünün Skoda olduğu, yüzde 22,4’ünün ise diğer markalardan oluştuğu görüldü. 


    Trafiğe en fazla 1501-1600 motor silindir hacimli otomobillerin kaydı yapıldı 

    Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan 443 bin 447 adet otomobilin yüzde 42,8’i 1501-1600, yüzde 27,7’si 1401-1500, yüzde 13,1’i 1300 ve altı, yüzde 11,2’si 1301-1400, yüzde 4,2’si 1601-2000, yüzde 0,9’u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. 


    Trafiğe en fazla beyaz renkli otomobillerin kaydı yapıldı 

    Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan 443 bin 447 adet otomobilin yüzde 56,3’ü beyaz, yüzde 21,4’ü gri, yüzde 7,3’ü siyah ve yüzde 5,6’sı kırmızı iken yüzde 9,5’i diğer renklerdedir. 


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    BIRAKIN CIRTIK ATMAYI DA GÜRSEL TEKİN’E SAHİP ÇIKIN


    Doğu ve Güneydoğulunun sürekli göç edip, güç olduğu İstanbul’da ki Ardahanlıları izliyorum da deliriyorum.


    Çünkü ARDAFED olarak 20 milyonluk kent olan İstanbul’da var olduklarını ileri sürüp, her seçimde yok olduklarını anlamayan Ardahanlılar yaklaşan yeni bir seçimde yine yok olacaklar gibi..


    Çünkü başta çok olduklarını ileri sürdükleri Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde var olduklarını belirtip, siyaset arenasın da başta olmak üzere hiç bir yerde olamayan Ardahanlı hemşehrilerin hemen hepsi yine ayrı dünyalarda dolaşıp, darı aradıklarını görmekteyim.


    Ve başta İstanbul’un başına geçmek için yıllardır mücadele veren Gürsel Tekin’i olmak üzere yerel de kendi imkanlarıyla söz sahibi olmak isteyen Ardahanlı siyasilere sahip çıkmak için bir lobi hareketi başlatamakdıklarını izlemekteyim.


    Tunceli’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’un olduğu gibi Türkiye’nin rantını yedikleri ileri sürülen Karadeniz’li İmamoğlu’nun (Karadenizlilerden oy alırım) hayali ile aday etmeye çalıştığı şu günlerde Ardahanlıların kışın gelmesiyle birlikte kaz geceleri altın da cırtık atmak için geceler düzenlemeye devam ede dursunlar.


    Ardahan’lı Gürsel Tekin’in yanı sıra Damal’lı,Hanak’lı,Posof’lu,Çıldır’lı hemşeri siyasileri cırtık attıkları gecelerine davet etmeyi unutmazlarken Gürsel Tekin dahil Ardahan’lı siyasi hemşerilerinin listelere girmesini ve seçilmeleri için başta Kılıçdaroğlu olmak üzere parti genel merkezlerine baskı uygulamayı akıl edemezler,lobi oluşturamazlar,oluşturana sahip çıkmazlar sonra dönüp ‘Bizden bir şey olmaz’ diyerek bir daha ki seçim için kendilerini yutturmaya devam ederler.


    İşte şu günler de izlediğimiz manzara tüm Dünya’nın yakından takip ettiği ve ‘Kim aday olacak?’ diye başta İstanbul’lu olmak üzere 2019 yerel seçimlerini yakından takip edip kendisine yakın birini,ismi getirmeye çalışırken bizim Ardahan’lılar da cırtık atmaya devam ederler. ‘Haydi Ardahan’lılar gecemize davetlisiniz’ diyerek…

  • GÖLELİYİ HOÇVANLI ÖLDÜRMÜŞ!

    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bir Göle’linin öldürülmesi ile sonuçlanan İstanbul Esenyurt AVM cinayetinin bir Hoçvanlının gerçekleştirdiği öğrenildi.

    Başta Göleliler olmak üzere 60.00 yakın bir çok Ardahan’lının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt İlçesin de meydana gelen olay da Göleli olduğu öğrenilen bir kişinin öldürülmesi olayı ardından cinayeti işleyenin de Ardahan’lı olduğu ortaya çıktı.

    İstanbul’da ikamet eden hemşerimiz Yusuf Yılmaz uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatini kaybetimişti.

    Esenyurt koza mahallesinde AVM Önünde bulunan taksi durağında uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Yılmaz yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetmişti.

    Bu olay ardından başlatılan soruşturma ve inceleme ardından Ardahan Hoçvan’lı bir kişinin cinayeti işlediği de alınan bilgiler arasın da oldu. Hoçvan’lı şahsın yakalanarak tutuklandığı da öğrenildi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    ESENYURT ADAYI KİM OLACAK?


    Yıllardır, ‘Güçlü bir Ardahan lobisi oluşturalım’ mücadelesi veren bizleri anlamayıp bir gün de ‘Güçlü bir lobiyiz’ diyerek boy gösteren hemşerilerimi gülerek ve üzülerek izlediğim şu günler de bir çok Ardahan’lının yaşadığı İstanbul Esenyurt ilçesin de kimlerin aday olacağını yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

    Ardahn’ın yanı sıra 80 vilayet halkının yaşadığı Esenyurt’un da için de bulunduğu İstanbul’un 39 ilçesinin hangi parti ve hangi şahıs tarafından yönetileceğinin de tartışıldığı şu günler de İstanbul’un yanı sıra Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip Esenyurt Belediyesi’ne yoldan geçen birisini aday etmeyecekleri kesin.

    Hele ki; biz ‘Göle’liler ve Ardahanlı’lar çoğuz diyerek’ genel merkezlerin ve genel başkanların Tİ’ye almadığı kişilerin sözde aday adaylıklarını tartışmak bile zaman kaybıdır.

    Çünkü Esenyurt’u ve diğer ilçeleri köylerin de ki muhtarlık seçimine benzetip hayal kuranların yanıldığını geçmiş seçimler de iyi biliyoruz.

    Ve bütçesi en büyük ilçelerden biri olarak Esenyurt’un öyle yoldan geçene verilmeyeceğini bilmek gerekir.Yani Esenyurt Belediye Başkanlığını köy muhtarlığına benzetenler ve hayal kuranlar bilmiyorlar ki Esenyurt ve buna benzer ilçelerin genel merkezden yanı sıra genel başkanların ve ekonomiyi yönetenlerinin özel kasasıdır.

    Evet, hemşerilerimiz başta olmak üzere Esenyurt’ta ki dernek ve STK’ların salon toplantılarıyla adlarını gündeme taşımaya çalıştıkları hiç birsinin aday edilmeyeceğini hatta şuan meclis üyesi ve muhtar olanların da seçilemeyeceklerini göreceğimiz bir 31 Mart bekliyorum.

    Çünkü  seçimden seçime ortaya çıkmakla elin düzenlediği toplantılarda poz vermekle değil seçim öncesi oluşturulmaya çalışılan lobilerle istenenin ancak alınabileceğini anlamayanlar bugün ortaya çıkmış ‘Ben adayım’ diyorlar!.

    Sen her seçim de adayım diyip bir türlü aday olmadığını anlamıyor musun kardeşim!?

    Anlamadığın belli ama anlayacağın tek şey aday edilmeyeceğin bir kaç gün sonra bana haklıymışsın diyeceğini de biliyorum.

  • GÖLELİ AVM DE ÖLDÜRÜLDÜ

    İstanbulda ikamet eden hemşerimiz Yusuf Yılmaz uğradıgı silahlı saldırı sonucu hayatini kaybetti.


    Esenyurt koza mahallesinde AVM Önünde bulunan taksi durağında uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Yılmaz yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.


    Vücuduna 6 kurşun isabet ettiği söylenen Yusuf Yılmaza yapılan tüm müdahalelere rağmen Yılmaz Hayatını kaybetti.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    KAR TURİZMİ


    Ülkenin en soğuk kentlerinden olan ve kışı en ağır şekilde yaşayan Ardahan da ülke geneline baktığımız da kışın yağan karla kapanan yollarla ve arada bir yapılan kayak yarışları dışında gündeme gelmediğini görmekteyiz.

    Halbu ki başata Norveş olmak üzrere Ahıska ve diğer ülkelerin her doğal kaynağı ekonomiğe çevirdiğini görürüz.

    Kar yağışıyla birlikte kışı hatırlayanların ve lastik değişimi ile soba yakmanın faydalarının anlatıldığı ülkem de ki kış aslında başta Doğu Kenti olan Ardahan’ıma olmak üzre bütün ülkeye ekonomik kaynak sağlayacak bir hazine dir.

    ‘Kar yağdı, yollar, kapandı sakallar dondu’ haberleriyle ‘A kış gelmiş çokta soğukmuş’ tartışmalarının yaşandığı ülkemde kar turizimi, kış turizimi diye bir algının oturtulması gerektiğini de hatırlatmak lazım.

    Yazın olduğu gibi kışın da bir çok ekonomik getirisi olan doğayı izlemekle, eleştirmekle zaman kaybeden insanlarımız kışları fırsat bilen kurtlar kadar akıllı değiller.

    Yalnız Çam,Uğrlu Dağı,Kars Sarıkamış,Erzurum Palandöken,Erciyes,Bursa Uludağ,Kocaeli Kartepe diye bilinen onca kayak tesislerinin adını dağ adını hatırlatamayan yüzlerce kayak merkezinin kıştan kışa hatırlanıp bölge de ki brokratlara ve sosyeteye hizmet verme dışında hiç bir ekonomi getirisi olmaması düşündürücü ve masaya yatırılması gereken önemi bir sorundur.

    Kışları yüzeyi donan onca gölün başında gelen Ardahan Çıldır Gölü gibi ülkenin doğasını süsleyen akar sular ve göllerin ördek avında bile gündeme gelip ekonomiye katkı sunamaması dünya da en çok bor hazinesinin bulunduğu ülkem de ki onca hazine gibi bulunup keşfedilmeyi bekliyor.

    Yazları aklı esenin etkinlik ve festival yaptığı ülkem de neden kızak yarışları en büyük kardan adam yada eski moğulların hayat yaşantısını çeken köylünün hayat hikayesini niye gündeme taşıuıp ekonomiye katmaz?

    İşte bu buna benzer bir çok imkanın sunulduğu kışları kartopu gibi toplayıp ekonomiye niye katmayız ki?

    Hadi, ‘kış geldi,kar yağdı,inekler üşüdü’ haberlerinin yanı sıra kar küresinin bir hazine olduğunda hatırlamak ve anlatmak gerekir diyerek  kışa kara kış demeden beyaz bir sayfa açıldığını ve bu sayfaya ekonomik kazançların ard arda yazılabileceğini ortaya koyalım.

  • Baca Temizlerken Düşüp Öldü…

    Ardahan Halilefendi mahallesinde yaşayan Taner Bulga, baca temizlemeye çıktığı esnada ayağı kayıp düşmesi sonucu hayatını kaybetti.


    Futbol tutkunu olan, aynı zamanda halilefendi sporun yönetiminde de yer alan Taner Bulga, kendi yaşadığı 4 katlı binanın bacasını temizlemek için çıktığı binada kayıp yere düşmesi sonucu, hayatını kaybettiği öğrenildi.


    Rahmetli Bulga, düştüğü yerden kalkıp Ardahan Devlet Hastanesine dahi kendisinin gitti öğrenilirken ama iç kanamasının olması sebebiyle hastanede fenalaşarak hayatını kaybettiği bilgisi alındı. Rahmetli Merhum Taner Bulga’ya Allahtan Rahmet, kederli ailesine, es, dost, akrabalarına ve arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun. 

  • Gazeteci Ağır Yaralandı!

     


    Evli ve 5 çocuk babası olan Yılmaz, aylardır uğraştığı 2. Ardahan günlerini tüm engellemelere rağmen yapıp, bitirdikten sonra Ardahana gelmek üzere çıktığı yolda geçirmiş olduğu trafik kazasında kollarından, belinden ve başından aldığı darbeler sonucu ciddi şekilde yaralandı. 


    Erzincan Mengücek Araştırma Hastanesine kaldırılan Fakir Yılmaz tedavi altına alındı. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı onun yanı sıra Ardahan Dernekler Federasyon Başkanlığını yapan Yılmaz’ın trafik kazası sonucu ağır şekilde yaralanması ardından başta ARDAFED yöneticileri olmak üzere ailesi, birçok üst düzey bürokrat ve bürokrat Yılmaz’ın kaldığı hastaneyi ziyaret ettiler. Halen hastanede olan ve tedavi gören gazeteci Yılmaz’ın durumunun ciddiyetini koruduğu alınan bilgiler arasındadır. Kaza sonucu telefonları kullanılmaz hale gelen Yılmaz’a ulaşmak için kızı Şeyma’ya ait olan 05551746814 nolu telefon aranabilir.


     


     


    BU KEZ DE ÖLMEDİK ANNE.

    Doğumu ile ölümü belli olmayan insan oğlundan biri olan şahsın tüm engellere rağmen önemli bir etkinliğe daha imza atmanın gururunu yaşayalım derken beklenmedik bir anda bir kazaya rastladık. 

    Tüm engellemeler ve yaptırmama çabalarına karşı gerçekleştirdiğimiz 2. Ardahan günleri İstanbul’un Maltepe ilçesinde gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizin güzelliği ile nazara geldiğinde ortaya koyan son trafik kazası üzüntüsünü yazı olarak sizinle paylaşıyorum. “Başta İstanbulun heryeri benimdir”diyerek kendisinden başka 39 belediyenin olduğunu unutan ve her alana ben izin vermezsem olamaz diyen İBB olmak üzere İBB den kaymaklanan sıkıştığı topu İBB atan ve İBB’e ne olduğunu çokta anlamayan siyasiler ve ARDAFED’in yapmak istediklerini yapamayıp bu beceriksizliklerinin ARDAFED’i engellemeye kalkanlar olmak üzere hemen herkesin karşı olduğu 2.Ardahan Günleri yine ARDAFED’in olağanüstü direnişi ile gerçekleşmiştir.

    İstanbulun Asya yakasın da bulunan Maltepe Belediyesi alanında yapılan ve 4 gün 5 gece süren 2. Ardahan Günleri yanı sıra Maltepe, Üsküdar, Kaynarca, Pendik,Kartal,Ataşehir, Sancaktepe, gibi çevre ilçeler ve yerleşim alanları da yer almışlardır. Gerek ulusal basında gerekse yerel basında geniş yer alan 2. Ardahan Tanıtma günleri sol orjinini Maltepe Belediyesi’ni sağladığı demokratça tavırlarının yanı sıra tanıtım günlerimize ev sahipliği yapan Maltepe’lilerin yanında ARDAFED’e sıcak ve samimiyetçe bakan dernek ve sivil toplum kurumlarının desteği ile gerçekleşmiştir. 

    Aynı gün aynı alanda etkinliğimize 150 km uzaklıkta yapılan Erzincan’lılar gününe sol çeken 2. Ardahan Günleri Ardahan yanı sıra İstanbul da ki insanlığı kaynaşmıştır. Alevî’sinden,kürdüne,terekemesine,ahıskalısına herkesin Türkiye’li olma çatısı arzusuyla geldiği alanda Maltepe Belediyesi yanı sıra Büyükşehir Maltepe ve Tuzla Belediyesini çabalarında bir araya gelmiştir. 2. Ardahan Günleri’ni anlatmaya devam edeceğimiz 2. Ardahan Günleri’nden hemen sonrasında Erzincan’a doğru yol alırken ölümle karşı karşıya geldiğimiz trafik kazasıda bize gösterdiği tek şey “insanlığa hizmetin sonu ölümde olsa yapmak zorundayız” bizim yaptığımızda bu..

  • Genç Kız 3. Kattan Atlayarak İntihar Etti..

    Ardahan’da Ev Yangını..


    Ardahan merkeze bağlı Hacıali köyünde, baba ve oğullarının ortak kullandığı ev yandı.


    Alınan bilgiye göre, Hacıali köyünde yaşayan Rasim ve oğulları Kemal ile Yılmaz Gökdemir kardeşlerin ortak kullandığı evde, henüz sebebi belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.


    Evin bitişiğindeki ahıra da sıçrayan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle hızla söndürüldü.


    Yangın sonrası ev ve ahır kullanılamaz hale geldi.



    *Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • Düğüne Giderlerken Kaza Geçirdiler!

    Posof‘ta trafik kazası: 2 yaralı


    Kaza, Posof ilçesine 2 kilometre mesafedeki uluslararası yolda meydana geldi. İddiaya göre, Ardahan merkezden Posof ilçesine düğün için gitmekte olan N.K. idaresindeki 35 UD 830 plakalı otomobil ile ilçeye 2 kilometre mesafedeki virajlı yola geldiği sırada karşı yönden gelen U.Ü idaresindeki 75 AJ 506 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle iki araçta da ağır hasar meydana gelirken, kazada 2 kişi hafif şekilde yaralandı.

    Kazayla ilgili olarak Jandarma tarafından soruşturma başlatıldı.



    **Nerede o gazeteler, o manşetler?!.


    Ardahan yerelinde Kuzey Doğu Anadolu, Son Vilayet, Göle Gözlem, Hanak/Damal ve Çıldır Gazetelerinin yanı sıra ulusalda da Akşam, Habertürk, Birgün, Taraf gibi bir çok gazeteye haber ve yorumlar yazarak bugüne gelen gazetecilik hayatımı adeta arşivleyen facebook yine bir hatırlatma yapmış..


    Havuz’a atılmadan önce benim,o dönemin önemli gazetelerinden olan Akşam Gazetesi altına imza attığım bir manşet karşıma çıkıyor.


    Bugün kimsenin ağzına almaktan, üzerine yazı yazmaktan korktuğu Kürt Sorununu anlatan ve her Newroz da dert olan W harfi yüzünden yaşadığımız sıkıntıyı, ‘Dewir Değişti” başlığı ile veren o zamanın gazetesini görünce ‘Nerede o gazeteler, o manşetler?’ diyesim geldi.


    Çünkü o günde demokrasi yok diyerek özgürlük savaşı verdiğimizi hatırlarken, o günlerde ki basın özgürlüğünü arar hale geldiğimizi de hatırlıyordum..


    Yetişemediğim ama okuduğum, belgesellerini izlediğim Menderes’ten bu yana sağ iktidarların yönettiği ülkede başta basın özgürlüğü olmak üzere insan hakları hatta hayvan haklarının sürekli manşetlerde olduğunu ama bugünkü gibi baskı görmediğini de hatırlatan o zamanki gazete ve manşetlerin bugün değil atılması düşünülmesini bile suç haline geldiğini de üzülerek düşünüyordum.


    Gerçi o manşetleri atacak gazeteler, söyleyecek televizyonlar da çoktan kapatıldı, el konulduğunu da hatırlıyordum..


    Çünkü basın özgürlüğü başta olmak üzere bir çok özgürlüğün tavan (!) yaptığı son 16 yılda benim de içinde bulunduğu onlarca gazeteci ya saf dışı edildi yada yazmaması, manşet atmaması için mahkeme salonlarında dolaştırılarak sağından, solundan sarılıp, ekonomik olarak ta kanadı, kolu kırılır hale getirildi.


    Dedik ya o dönemin Akşam Gazetesine attırdığımız, ‘Dewir Değişti’ manşeti gibi bugünde devran değişti, havuz gazeteleri ve medyasının haberden çok iktidarın kıçını yalayan 8 puntoluk manşetleri atılırken insanların o manşetleri okumadığı gibi kıçlarını bile acıttığı için hiç bir yerde kullanmadığını da bilmek gerek.

  • Bir insan öldü, kimse haber yapmadı..

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde yaşanan ve Mülazzim Şirinin ölümünde neden olan trafik kazası Ardahan Çevre Yolunda meydana geldi.


    Ardahan’da hayvancılık yaparak geçimin sağlayan ve havyan aldığı meydandan çıkıp, hiçbir önlemin alınmadığı ana yola çıkan Şirin’e bir pikabın çarpıp olay yerinde öldürürken olayın haber olmaması dikkatlerden kaçmadı.



     


    **”Sende kendini sakla, iktidara yaranmaya çalış’ diyenler unutmayın ki bugün kendinizi saklayıp, yalakalık yaptığınız iktidar yarın ilk iş olarak sizi saf dışı bırakacaktır.. İnanmıyorsanız yazımı satır, satır ve anlayarak okuyıun ve ona göre karar verin..

    Ha unutmadan; Ben devrimden yana solcu bir insanım, sizin gibi teslim olmayıp, direneceğim sonuna kadar..

    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    *Konu Sadece İş Bankası mı ki?


    Önce iktidarı ardından onun sağladığı güç ile devletin tüm kilit noktalarına yerleşenlerin şimdiki derdi kendilerine muhalefet olanların kolunu, kanadı kırmak ve nefes alamayacak hale sokmak..

    Bun en son örneği İş Bankası hislerinin bir bölümüne sahip olan CHP’ye yönelik yeni operasyondur.

    Çünkü yasal bir oluşum olan ve tüm baskılara karşın hala 6-7 milyon oy alabilen bir parti olan HDP engelini Kandil, Avrupa ve tuzu kuru Kürt diaspoarsının yanlışları dolaysıyla terörize edip, saf dışı etmeyi başarıp, önemli bir hendeği yani güçlü muhalefeti saf dışı etmeyi başardılar.

    Sıra adım adım ilerledikleri yolda en büyük engel olarak görükleri CHP’dir.

    Bunu İnce gibilerini Devlet Bahçeli’ye benzetip, aşmak istedilerse de başaramadılar.

    Şimdi bir başka yol deneyecekler..

    16 Yıllık iktidarı boyunca tüm alanları elinin altına alan ve geriye kalanları da gerek yerel seçimlerden önce gerekse seçimlerden sonra tamamlamaya çalışacak olan ikitdardakilerin şimdi ki derdi irili ufaklı ne kadar stk, futbol takımı varsa elinin altına almaktır.

    Adım adım bu yolda da ilerleyen iktidarın ulusal basının ardından yerel basını daha sonra interneti ve onca sayamadığımız iletişim aracını elinin altında toplaması ile yetinmediğini gördüğümüz şu günlerde gündemi değişmek için ve yeni kahramanlık edebiyatları ile Suriye’ye yönelik operasyon hazırlığı içinde olduğunu da görmekteyiz.

    Ver Mehteri Verrrr..

    Bir ileri iki geri adımlarla 16 yıldır iktidarda kalmayı başaranlar, ‘İktidarda kalmak ve asıl hedeflerine ulaşmak’ için yine iki adım geri attı.

    Yani iktidara gelmek için başta hala kanunlaştırmadıkları ve bir genelge ile serbest bıraktıkları başörtüsü konusu olmak üzere dini sorununu demokrasi adı altında suistimal ederek ve en önemlisi Avrupa Birliği Kriterlerini savunur gibi davranıp zaman kazananlar şimdi de papaz konusun da yeni bir adım iler iki adım geri vitesi yaptılar.

    Cem Uzan olayını onca sesiz, sedası kapatılan, el konulan onca banka artık hatırlamıyoruz bile..

    Sonra balık hafızalı toplumun unuttuğu Balyoz, Sarı, Yeşil Işık vb. adında ki onca gelişme ve ondan önceki birçok olayın pompalanıp, oylar alındıktan sonra unutulan onca olay..

    Yani verilen Mehter marşıyla bir adım ileri iki adım geri ile biz akil adımlar ile safların adına Barış Süreci geldi, çattı ve yine oylar alınıp, bir dönem daha garanti olunca bu kez 17/25 Aralık Operasyonlarının üzerini kapatıp, bu yaşananların hepsinin hükumete karşı darbe olduğu yönünde kıyametlere oluşturulan algı operasyonları ile Anayasa değişiminde olduğu gibi beni dahil herkesi inandırarak yerlerini iyiden iyiye sağlamlaştırdılar.

    Ve metal yorgunluğu olunca önce Gezi Olayları ardından 15 Temmuz ve ardından oluşturulan kamuoyu ile solcular dâhil herkesin ‘Ya iktidar düşerse’ veya ‘Bunlardan başka kimse yok’ kardeşim’ demesini sağlayan pompa havuz medyası haberleri..

    Ve konunun sadece iş bankası değil, hedeflerine doğru adım adım ilerledikleri yolda şimdide yeni bir seçim daha kazanıp geriye kalan alanları teslim alma hesaplarıdır.

    Ha bunları yaparken birde başka bir şey daha yapacak..

    Oda bugüne kadar bu iktidarla birlikte hareket eden ancak onlardan olmadıklarını iyi bildikleri eski solcu, ülkücü, ortacı ne kadar kimse varsa onları da fetocüler gibi bir kulp bulup oyun dışı bırakacak.

    Çünkü bu seçimi kazandıkları takdirde tüm kadroları ile tüm alanlara sahip çıkmış olacaklar.



    Fotoğrafı anlatan alt yazı: 51 yıl sonra bugün, bu fotoğrafa bakınca sadece “onu” hatırlıyoruz, cansız bedeninin yanında duranları değil… 

    #CheGuevara


    “En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissedebilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.”

    #CheGuevara


  • Vali HDP İl Başkanının Yeğeninin Cenazesine Katıldı


    Yatılıda Ölüm!


    Ardahan’da Yatılı okulda üzerine dolap düşen öğrenci öldü..


    Ardahan‘da, kaldığı yatılı okulda üzerine dolap devrilen 10 yaşındaki kız öğrenci hayatını kaybetti. 

    Karagöl Mahallesi 75. Yıl Caddesi’nde Kazımkarabekir Yatılı Bölge Ortaokulunun yatılı kısmında kalan 5. sınıf öğrencisi Zerrin Koç (10), akşam odasında arkadaşları ile oynarken üzerine elbise ve kitap koymak için kullandıkları dolap düştü. 

    Yaralanan Koç, görevlilerin haber vermesi sonucu ambulans ile Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Koç, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. 

    Olayın ardından Ardahan Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu, İl Sağlık Müdürü Erkan Özdemir ve Koç’un yakınları hastaneye gelerek konuya ilişkin bilgi aldı. 

    İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu, Koç’un üzerine dolap düştüğü için hayatını kaybettiğini belirterek, “İlk aldığımız bilgi arkadaşları ile oynarken kaldığı odada kullandığı dolap üzerine düşüyor. Dolabın altında kalan küçük kızımız yaralanıyor ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybediyor. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı, idari yönden de soruşturma başlatacağız.” dedi.


    **Devlet tarafı tamam da ya özel sektör..


    Yaşanan ekonomik krizin aşılması için ard arda yapılan toplantılar ve çıkarılan paketlerin ne kadar etkili olacağı merak edilirken bana göre bu durumun başarıya ulaşması için unutulan önemli bir taraf var.

    O da devletin aldığı onca karar ve çıkardığı bir o kadar önlem paketinin istenen etkiyi göstermesi için özle sektörü hatta kişilerinde bu yönde adımlar atmasıdır.

    Basitçe anlatacaksak devletin bir twitle alt üst olan hesapları ve ekonomiyi toparlamaya çalıştığı şu günlerde özel bankaların, özel şahısların hatta mahalle bakkalının ne yaptığına da bakmak gerekmez mi?

    Yani bozulan ekonomi ardından devletten ve hükumetten vergi affı, borç ertelenmesi, yeni teşvikler isteyen özle sektörün, esnafın, çiftçinin hatta bakkalların vatandaştan alacakları karşısında ne yaptığına da bakmak gerekmez mi?

    Evet devletin bozulan ekonomiyi düzeltmek için aldığı onca önlemin gerçek anlamda etkisini göstermesi için o devleti oluşturanlarda gerekli desteği vermesinin samimi yolu özel bankanın bozulan ekonomi yüzünden işler bozulan esnafa haciz değil borç erteleme, yeniden kredi verme gibi yeni imkanlar tanıması gerekmez mi?

    Yada bir kişinin bir kişiye verdiği doları borcunun yükselen dolarla değil, ilk günkü kurundan geri istemesi gerekmez mi?

    Veya ev yada iş yeri sahibi kirasını ödeyemeyen kiracıyı atmaktansa fırsat verip, bir kaç ay kira almıyorum, iş yerini kapatma diyor mu?

    Bakkal sıkışan babanın çocuğuna şeker vermeye devam edip, eski borcunu, alacağını ötelediğini söyleyebiliyor mu?

    Tabi ki hayır!

    Çünkü her şeyi devletten bekleyenlerin kendilerine iş düştüğünü aşamadığı bir ülkede bir toplumda yaşıyoruz.

    Yani işin kısacası ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin aşılması için düzenlediği toplantıda piyasaların %10 indirim yaparak satış yapıp, bozulan ekonomiyi düzelteceklerinin belirtip, işler düzelmiş gibi Endonezya ya gidip, yardım paketleri dağıtan ekonomiden sorumlu olan enişte bu önemli konuya nasıl bir yol bulacağını hiç düşündü mü?

    Çünkü aylardır devam eden ve daha aylarca devam edeceği ileri sürülen ekonomik daralmanın sadece devletin aldığı söz de önlemlerle değil, mahalle bakkalının ve diğer irili, ufaklı esnafında alacak, verecekleri konusunda neler yapmaları da hatırlatılmazsa devletin de, vatandaşında işi zor biline..

  • Albay FETO'dan Tutuklandı

    Kars Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında İstanbul‘da gözaltına alınan albay Menderes Ö, İstanbul Bakırköy Adliyesi‘nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandığı Ardahan Sulh Ceza Hakimliği’nce sorgusu yapıldı.


    Mahkeme, Menderes Ö’yü “terör örgütü üyesi olmak” suçundan tutukladı.



    **Gazetecileri Öldürmeyin Efendiler! 

    *Fakir Yılmaz/Gazeteci


    ABD Başkanının ‘Ben olmazsam iki hafta sarayda oturamazsın’ diyerek aşağladığı Arabistan Kralının emrinde bulunan Büyükelçiliğe giden gazetecinin ortadan kayıp olması ardından Bulgaristan’da yolsuzlukları araştıran gazetecinin hunharca öldürüldüğünün haberlini alıyoruz.

    Dövülerek öldürülen Metin Göktepe’nin adına verilen ödülü alan bir gazeteci olarak ‘Gazetecileri öldürmeyin efendler’ başlıklı yeni bir yazı daha yazdıran bu iki önemli son gelişmeye baktığınızda dünyada olduğu gibi ülkede bu mesleği yapanların ne kadar riskli bir iş ile uğraştığını da bir kez daha üzülerek anlıyor ve kahroluyorum.

    Çünkü ülkenin idarecilerinin kendilerini eleştiren ortaya koydukları politikaların yanlışlığına dikkat çeken ve toplum gözü, kulağı ve ağzı olan gazetecilerin haber ve yorumları ile geldikleri yerlerde gazetecilere düşman kesildiği bir dünya da yaşadığımızı da hatırlıyorum.

    Yazıma başlamadan önce açtığım facabook sayfamda 7 yıl önce attığım manşeti yeniden tazeleyen iki gazetecinin öldürülmesi olayını ‘Arayanlar oradaydı, kayıp edenler yoktu’ olarak değil de, ‘Ölenler burada, öldürenler yoktu’ şeklinde değiştirmeme neden olan Arabistan Başkonsolosloğunda ki gazetecinin kayıp oluşu ile Bulgaristan’da ki Avrupa Fonlarını araştran gazetecinin hunharca öldürülmesi gazeteciliğin içinde bulunduğu, karşı karşıya olduğu tehlikelri de anlatmıyor değildi.

    Öldüremediklerini de hapse, sürgüne gönderen bir anlayışın devam ettiği dünyada demokrasinin 4. Kuvveti olarak lanse edilen ama her iktidarın birinci düşmanı halinde olan basını oluşturan gazetecilerin bu kahreden olaylarla karşı karşıya olmalarına rağmen görevlerini en iyi şekilde yerine getirme çabası maalesef zor bir durum.

    Hele hele ki ülkemizde son yıllarda ki tutuklu gazeteci sayısının yanında baskılar dolaysıyla gazetecilik yapamaz hale sokulması ise bir başka önemli bir durumdur.

    Gazeteci ise tehlikedir, gazeteci ise imkânlarını kıs, gazeteci ise içeri at, gazeteci ise kağıda, ekmeğe muhtaç et politikasının yürürlükte olduğu bir süreçte bir ülkemizde diğeri ülkemize komşu olan diğer bir ülke yaşanan bu iki olay bu ülkede ve dünyada gazeteciliğin hele hel muhalif gazeteci olmanın bedelinin ne olduğunu siz değil son iki gazetecinin saf dışı edilmesi ile anlayabiliriz.

    Kendilerinde olmayanın gazeteci değil, terörist, ajan olarak ilan edildiği bir ülkede gazetecilerin tutuklanmasını, öldürülmesini ve ayakta kalma mücadelesi verenleri kağıtsızlıkla, açlıkla terbiye edilmesini de yazmak Suudi ve Bulgar gazetecisini yaptığı gazetecilik kadar tehlikeli ve korkunç bir duygu..

    Çünkü;

    ‘Basın Milletin Müşterek Sesidir, Basın Hürdü, Sansür Edilemez’ sözlerinin ‘Adalet Mülküin Temelidir’ sözü kadar değersiz kaldığı bir dönemde bu iki olayın perde arkasına baktığınıza da gazeteci düşmanı, basın özgürlüğünü ret eden bir anlayışın sadece biz de değil, tüm geri kalmış, sözde gelişen ülkelerde aynı acı bir durum olduğunu da görmüş olursunuz.

    Neyse çok uzatıp bizde başımıza iç açmadan te bir şey diyerek yazımızı bitirelim..

    Belik anlayan olur diyerek;

    ‘Gazetecileri Öldürmeyin Efendiler’

  • PKK’lı Cezaevinden Kaçtı!

    VALİ BİLMEZ, GÜVENLİK KORUCULARININ YEMİN TÖRENİNE KATILDI ..


    Ardahan’ın kırsal bölgelerinde görev yapmak üzere alınan 90 yeni güvenlik korucusu, İl Jandarma Komutanlığı’nda ki törende yemin ederek göreve başladı.



    Yemin törenine Vali Mehmet Emin Bilmez, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Vali Yardımcısı Salih Kalkan, İl Jandarma Komutanı Selçuk Özdem, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, Göle Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu, korucular ve korucu aileleri katıldı.



    İki haftalık askeri eğitimin ardından düzenlenen törende korucular, üzerinde Türk bayrağı ve silahların bulunduğu masaya ellerini koyarak yemin etti.


    Yemin töreninde konuşan Vali Bilmez, “Burada devlet olarak temel görevimiz, insanların huzur ve güven ortamında yaşamasını sağlamaktır. Bugün, etrafımızda ki ülkelere baktığımızda Suriye’de, Irak’ta, Libya’da yaşananları gördükten sonra, devlet denilen düzenin yeryüzünün en büyük nimeti olduğunu gözlerimizle görmekteyiz. Onun için biz insanlarımızın huzur içinde, güven içinde yaşamalarını temin etmek zorundayız. Bu anlamda tüm devlet kurumları bu vasıfla görevlendirilmiştir. Bu noktada birinci derece sorumlu olan birimlerimiz, iç güvenlikte, jandarmamız, emniyetimiz, korucularımız, sahil güvenliğimiz, ülke güvenliğinde ise Türk Silahlı Kuvvetleri bu güvenliği sağlamakla görevlidir. Korucularımızın görevi sadece terörle mücadele etmek değildir. Biz köyde ki hırsızlıkla da mücadele edeceğiz, uyuşturucuyla da mücadele edeceğiz, köyümüzdeki her türlü düzeni, merayı, ormanı korumakta bizim görevimiz. Karakolda ki asker hangi disipline uymak zorundaysa, korucu arkadaşlarımızda o nizama uymak zorundadır. Korucularımız son yıllarda, sosyal güvenceye kavuştular, maaşa kavuştular, emeklilik haklarını elde ettiler. Şartları tutan korucularımız Uzman çavuş olma hakkı elde ettiler. TSK’da ki gibi kıyafet hakkı, operasyon hakka kavuştular. İnşallah ülkemizin ekonomik gelişmişliğiyle beraber özlük hakları daha da artacaktır. Ben bugün yemin ederek göreve başlayan korucularımıza görevlerinde başarılar diliyorum” dedi.



    Vali Bilmez, diğer protokol üyeleriyle birlikte korucularla hatıra fotoğrafı çektirdi.



    Sezgin Baran Korkmaz Kimdir?


    Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bıraktığı zaman tanıdığım Sezgin Baran Korkmaz Digorludur..


    Kendisi İstanbul Kars diasporasının için de olan bir olarakta yakinen tanımadığım ama Ardahanlı dostlarımızla da yakın temasta ve korumada (!) olduğunu iyi bildiğim Korkmaz’ın bir anda ABD-Türkiye arasında kriz haline gelen rahip Brunson ile de ilişkide olduğu yönünde ki iddiaları da öğrenince vay anasını dedim..


    ‘Vay anasını’ dememin nedeni ise bu kişinin benim karşı olduğum, içinde Ardahanlı ve Iğdırlının yok denecek kadar az olmasına karşın kendilerini 3 ilin temsilcisi diye yutturan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfının yani KAI denen İstanbul’da ki vakfın içine girdikten sonra ve bu vakfın kurucularından biri olan Karslı eğitimci bayanın arkadaşı olan ve ana dediği Yahudi kadınla tanıştıktan sonra çok kısa sür’atle zenginleşen biri olarak bilirim.


    En son İstanbul’da bir pazara gidip, bedava yiyecek dağıtımı yaparak gündeme gelen bu şahısın bugünlerde başta papaz Brunson ile ilgili olmak üzere bir çok konuda gündeme gelmesi ve başta havuz medyası olmak üzere iktidar yanlısı gazetecilerin hedefi olması aklıma başka şeyler getirmekte..


    Oda Mafya gruplarının yanı sıra ABD ile Türkiye’nin karşı karşıya gelmesinin altında yatanın paranın ve karanlık ilişkilerin bölüşememesi olarak aklıma geliyor.

    Yani Ahmet Hakan’ın benzetme yaparak bu şahsın yani Digorlu Kürt Sezgin Baran Korkmaz’ın bir Reza olayının ikinci aktörü mü diyebilir miyiz?


    Bilmem o kadar da günahına girmem..


    Bilemiyorum ama MHP’nin hapiste çıkması için af istediği ileri sürülen mafya kanadının Korkmaz’ı koruduğunu düşündüğüm karşı tarafla yani Ardahan camiasının da yakından tanıdığı gruplarla olan savaşın bugün bir anda Türkiye-ABD ilişkilerine kadar gittiğini de görmekteyim.


    Evet, Sezgin Baran Korkmaz ile bir araya gelmeyen ama gerek soy ismi soydaşı olan Rektörün zamanında Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bırakması gerekse ona ve bana yakın olan dostlar ve ona yakın olanların aracılığı ile yakinen tanıdığım bir kişinin bu kadar olayın içine girmesi bana da ilginç bir durum olarak gelirken Başkan Erdoğan’ın da yakın takibinde olduğunu düşündüğüm bu gelişlerin bugün yada yarın yeni bir Reza olayının ortaya saçılacağından da şüphem var gibi..


    Neyse benim de bildiklerim ‘şimdilik’ bende kalsın diyerek, bekleyelim, görelim Sezgin Baran Korkmaz daha ne kadar gündem de kalacak?


    Ha unutmadan birileri çıkıp bana ‘Filler sevişirken yada dövüşürken çimler ezilir’ de demesin..


    Çünkü bende iyi bilirim ki o filler sevişirken, dövüşürken ezdikleri çimler ezilse de fillerin gittiği ve bittiği an yeniden yeşerdiğini de iyi bilirim..

  • 9 Kilo Eroin Ele Geçirildi!

    Kars İl Emniyet Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan koordineli çalışmalarda bir araç ile Kars’a yüklü miktarda uyuşturucu madde getirileceği bilgisi alınması üzerine bahse konu araç Kars Bölge Trafik Şube Müdürlüğü önünde durdurularak araçta bulunan 2 kişi gözaltına alındı. 

    Durdurulan araç içerisinde Jandarma Narkotik Dedektör Köpeği ile birlikte yapılan detaylı aramada aracın içerisinde bulunan doğal boşluklara gizlenmiş vaziyette 16 paket halinde toplam 8 kilo 795 gram eroin ele geçirilerek muhafaza altına alındı. 

    Olayla ilgili araç içerisinde bulunan şahsın beyanından yola çıkan polis, uyuşturucu madde ticareti ile bağlantılı olduğu tespit edilen 3 yabancı uyruklu kişiyi Ardahan’da yakalayarak Kars’a getirdi. 

    Kars’ta 2, Ardahan’da 3 olmak üzere şüpheli 5 kişi hakkında TCK-188 Maddesi uyarınca Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak suçundan Adli Tahkikat başlatıldı. 

    Konuyla ilgili Kars İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, “Kars İl Emniyet Müdürlüğü olarak, halkımızın ve gençlerin kötü alışkanlıklardan ve madde bağımlılığından korunması ile sağlıklı bir toplum yetiştirilmesi için, uyuşturucu madde kullanımı, ferdi veya teşekkül halinde uyuşturucu madde nakli ve ticaretini yapan şahıslar ve suç odaklarıyla mücadelemiz ilgili kurumlar ile işbirliği içerisinde profesyonelce ve halkımızdan aldığımız destekle kararlılıkla sürdürülecektir” denildi. 



    **Fenerbahçe’nin Durumunu Daha İyi Anlıyorum..


    Kindar bir grubun iktidarı elinde tuttuğu zaman sizin bu grubu aşıp, başarıyı elde etmenin çok zor olduğunu Ali Koç’un Fenerbahçe’nin, benim ise Serhat Ardahan Spor’un başkanı olması ardından bir kez daha anladım, fark ettim.


    Çünkü yalnız bu ülke de değil, tüm dünyada gücü elinde tutanların kendilerinden olmayanları saf dışı etmek için devletin imkânları başta olmak üzere tüm imkânları seferber ettiğini her geçen gün ilerleyen yaşımız ve yaşadıklarımızla daha iyi anlıyorum.


    Gezi olaylarında Divan oteline sığınanlara su, limon, ekmek verilmesini unutmayanlar ama bunu da not edenler gibi benim de durumum Ali Koç’tan farkım yok desem abartıyorsun demeyin.


    Çünkü bu ülkenin 3 gümrük kapısına sahip olan ama maddi imkânsızlıklar içinde BAL liginde 3. Lig için mücadele veren Serhat Ardahan Spor’a başkan olduktan önüme konulan engellerle birlikte sonra Ali Koç’u daha iyi anlıyorum.



    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası..


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partiler başvuru yapmaya başlayacaklar.


    Gözlerin kimin kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin art arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.


    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.


    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiçbir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini tüm 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.


    Bir dönem cemaat, bir dönem barı süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Baloz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarak ta başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’de çok orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylaına talip olduğunu anlıyor gibiyim.


    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından takip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başına da kalsa bu üç parti birleşmezse yereldeki iktidarına devam edeceğini de unutmak gerekir.

  • Trafik Canavarı Artvin Yolunda, Şimşek Posof'ta Can aldı!

    Şarampole Yuvarlandı Öldü!


    Ardahan-Artvin sınırında meydana gelen trafik kazasında bir kişi hayatını kaybetti.


    Hilmi Kolçak idaresindeki 06 DOD 68 plakalı pikap, Ardahan-Artvin yolu Laşet mevkisinde şarampole devrildi. Sürücü Kolçak, olay yerinde yaşamını yitirdi.


    Kolçak’ın cenazesi, Ardahan ve Şavşat‘tan gelen AFAD ekipleri ile UMKE görevlilerince sıkıştığı yerden çıkarıldı.


    Şavşat Devlet Hastanesi morguna kaldırılan cenaze, otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna gönderildi.


    Şimşek Öldürdü!


    ARDAHAN‘ın Posof ilçesine bağlı Erim köyü yaylasında hayvan otlatan Hamza Aydın (38), yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybetti.



    Edinilen bilgilere göre, Posof ilçesine bağlıErim köyü yaylasında hayvan otlatan Hamza Aydın’a yıldırım çarptı. Yıldırımın şiddetiyle ağır yaralanan Aydın, önce Ardahan Devlet Hastanesine ardından Erzurum’a sevk edildi. Doktorların tüm müdahalesine rağmen Aydın kurtarılamadı. Aydın, kendi köyü olan Derindere’de kılınan canaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.


    **Çarpıştılar, Yaralandılar!


    Ardahan‘da iki kamyonun çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.


    Edinilen bilgiye göre, Niyazi Özer idaresindeki Karayolları 18. Bölge Müdürlüğüne ait 36 FH 959 plakalı kamyon ile Hüseyin Laloğlu’nun kullandığı 36 BB 035 plakalı kamyon çevre yolunda çarpıştı.


    Kazada yaralanan sürücü Özer ve Laloğlu, ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.


     



    *Kağıt gibi haber sıkıntısı da var..


     



    33 Yıllık bir gazeteci olarak başına oturduğum bilgisayarımın tuşlarına dokunan parmaklarım yazmak istemiyor..

    Ve bunun neden olduğunu düşünürken benim haber sitemin dışında ulusal basına ait internet sitelerini yetmedi haber kanallarını karıştırıyorum..

    Ve parmaklarımın neden yazmadığı, yazmak istemediğini anlıyorum..

    Çünkü bu durumun sadece bende değil, her şeyi kontrol altına alıp, kendi teşkilatlarına bağlayan iktidarın korkusunun basın ve medya üzerinde yarattığı gizli ve baskıcı sansürün buna neden olduğunu anlıyorum.

    Yani benim gibi kimse haber yapmak istemiyor, yorum yapıp başına iş açmak istemiyor..

    Çünkü onca sorun varken Leylek yuvasının vinçle taşındığını, falan ünlünün filanla yakalandığını, iktidarın belediyelerinin her şeyi bitirip, okullara çocuk parkları koyduğu haberleri daha kolay ve baş ağrıtmıyor.

    Hele birde Al/Yapıştır sitemine uyup valilik, üniversite ve diğer resmi kurumlardan gelen hazır haberler varken ne gerek var çok önemli haberleri görüp yazmaya ve başına iş açmaya..

    Ve yazsanız ne olacak, sanki 90 milyonluk ülkede 20 milyon gazetemi satılıyor, kitap mı okunuyor ki?!.

    Gazete bayisine giden gazetelerin satılmadan geri iade edildiği bir ülkede başı sıkışınca gazeteci arayanların bir günde gidip, bir gazete almadığını bilen biz gazetecilerin parmakları nasıl yazsın, nasıl haber yapsın, nasıl fotoğraf çekip, görüntü alıp alın ülkenin gerçek yüzü bu desin..

    Dese ne oluyor, değişen ne oluyor, muhalefettim ayağa kalkıyor, sendikalar mı var, stk yada aydınlar mı ayağa kalkıyor ki..

    Evet, ‘kitap basamayacak halde iken olmayan kâğıdı neden boşuna harcayıp, gazete basalım ki?!.’ diyenlerin sayısının bir hayli azaldığı şu güzelim ülkemde gazeteciyim diyenlerin parmakları da artık haber yazmak istemiyor..

    Çünkü her o parmakların kırılacağından, düşünen beyinlerin içeri atılacağından bunlar olmazsa da, ‘O Gazeteci yada partilimiz değil’ denilip, dışlandığı bir dönem, bir süreç ve bir ülke var karşımızda..

    Bu eser de mevcut iktidarın en önemli eserlerinden biri olarak bizden sonra gelecek olan gazetecilerce yazılır mı bilinmez..




    **Hani Hepimiz Ardahan Sevdalısıydı!


    Şehrin takımı lige çıkmamakla karşı karşıya..

    Vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye, Stk, Başkanları,

    Proflar, Doktorlar, Avukatlar, 

    Yani çok bilmiş Aydınlar,

    Ve yerel basın denen al/yapıştır gazeteciler

    Kısacası muhtarla dâhil..

    Ardahan sevdalıları ortada yok!

    100 TL Bağışla bu takım 3. Lige çıkar deniliyor..

    Sözümüz ona İşadamları,

    İş Kadınları, hatta öğretmenler, memurlar

    Kısacası Ardahan sevdalılrı ortada yok..

    Ya;

    ‘Biz senin yanındayız Serhat’ diyenler;

    Şarap, bira ve makarna olmayınca ortada kayıp..

    Kazcı, gececi, yazcı, sazcı dernekler

    Onları hiç sormayın daha kış gelmedi ki..

    Ya federasyoncuklar?

    Onlar yaz geldiğinde belediyelerin arabaları ile 

    Festivallerde hava atacak sevdam dedikleri memlekette..

    Kısacası her konuda olduğu gibi

    Serhat Ardahan Spor konusunda da

    Sahte ve sanaldır bizim

    Ardahan, Serhat Ardahan Spor Sevdası..

    Çünkü iş başa düştü mü

    Bulamazsın ortada kimseyi..

    Ne yapacaksın o zaman

    Siz olmazsanız da bu takım

    Bu Ardahan sevdası sürecek

    Ardahan ve

    Onun takımı

    Serhat Ardahan Spor

    Demekten öte..

  • Durançam’da Baraj Şantiyesini Bastılar!

    20 kişinin gözaltına alındığı öğrenilen olayın neden meydana geldiği tam olarak öğrenilmezken yapılan baskından iki baraj görevlisinin yaralandığı da alınan bilgiler arasında oldu.


    Olayın barajın yapıldığı alanın hazinenin olduğu ancak köylülerin ise arazinin kendilerinin olduğunu ve barajı yapan müttehit firmanın hayvanlarının otlayacağı meraları olduğu gibi doğayı da katlettiği iddiaları dolaysıyla yaşanan tartışmanın ardından meydana geldiği de ileri sürüldü.


    Yaşanan kavga arından bölgeden sorumlu olan Hokkam Jandarma Karakolunun barajda nöbet tuttuğu da alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    **Bal Ligi Teşviklerle Desteklenmeli..


    *Fakir Yılmaz Gazeteci


    Gözlerin milyon dolarların döndüğü ve bunca paraların hesabının sorulmadığı 1 Lig de olduğu futbol dünyasının Bölgesel Amatör Ligi de start alıyor.


    23 Eylül’de ilk topa vuruşla başlayacak olan ve kısa adı BAL olan Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden futbol takımlarının her birinin 1. Lig şartları ve zorunlulukları ile oynatılmasına karşın görmediği destek yüzünden zor günler yaşadığını TFF başta olmak üzere Spor Toto, Spor Bakanlığı da bilse de, anlamaz, oralı olmaz.


    Halbuki 1. Lig, 2. Lig ve 3. Lig’in oluşumuna büyük katkı sunan lig BAL ligi..


    Ve her birinin birer mahalle takımı gibi sağdan soldan, gönüllü sporseverlerden, birkaç azimli yöneticiden aldığı destekle ayakta kalmaya çalıştığı Bölgesel Amatör Liginin desteklenmesi ve 23 Eylül’den önce hesaplarını en az 100 bin lira teşvik desteği sunulması gerekmez mi?


    Başta futbol sever ve eski bir BAL ligi futbolcusu olan Başkan Erdoğan olmak üzere TFF’nin başkanı Erdoğan ve diğerlerinin bu önemli sahayı değerlendirmesi ve gençlerin uyuşturu ya, dağlara, bağlara gitmemesi için gereken teşviki sağlaması gerekirken üstüne üstlük BAL ligi takımlarından para toplayan bir anlayış ile spor gibi futbolda gelişir mi?


    İşte bu nedenle kura çekiminin yapıldığı ve mücadelenin 23 Eylül’de başlayacağı BAL ligine acil bir el ve kulüp başı en az 100 bin TL. olmak üzere acil bir teşvik yapılası gerekir derim.


    Haydi gençlerimiz geleceğiz, ülkemizin yarısından çoğu genç’ diyen siyasiler, ilgililer bu önerimizi bir değerlendirin de samimiyetinizi görelim..



    ***Kaymakamlar Gitti, Ya Valiler?!


    Bir başkan, 16 Bakan, 600 Vekil, 81 Vali, 957 Kaymakam Bin 51 Belediye Başkanı ve onca üst düzey bürokratın yaşanan ekonomik kriz dolaysıyla en azında bir aylıklarını hazineye ya da ekonomik sıkıntı yaşayan Serhat Ardahan Spor gibi bir amatör takıma bağışlaması gerekmez mi diye sorarken Başkan Erdoğan’ın kaymakamlardan sonra başta Hazine’ye olmak üzere yeni atamalar yaptığını öğreniyorduk.


    Son seçimlerden sonra baştan aşağıya yeniden yapılandırılmaya başlanan sistemin onca üst düzey bürokrat bolluğuna yenilerimi ekleniyor yoksa azaltılıyor mu anlaşılmayan bu atamalara baktığımızda yeni bir valiler kararnamesinin de yolda olduğunu da öğreniyoruz.


    15 Temmuz Darbe girişiminin atlatılması ardından yapılan yeni atamalar ile birçok valinin atamasının yapıldığından bu yana geçen zamanda atanan valilerin birçoğunun değişmesi beklenen kararnamenin ha bugün ha yarın çıkacağı belirtilmekte.


    Merkez valiliklerinin kaldırıldığı yeni sistemde mevcut valilerin yer değişikliği mi yoksa emekliye sevk edilip, edilmeyeceğini de göreceğimiz bu kararname de 81 vilayetin hiç birinde eskilerde olduğu gibi ‘valimiz gitmesin’ diye kimsenin ses çıkarmayacağı da görülürken gelecek olan veya kalacak olan yeni valilerin yeni sisteme hızla ayak uydurması da gerekmekte.


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın da sık sık şikâyetçi olduğu ama çaresini de bulmadığı bürokrasi hantallığının valiliklerde, kaymakamlıklardan başlayıp en alta kadar gittiğini de bilinmektedir.


    Siyasilerin emrinde birer memur değil, başında bulundukları kentlerde yaşayan insanların siyasi görüşüne bakmadan her kese eşitçe, hakça, hukukça bakan bir anlayışın özleminin çekildiği bir sistemde çıkacak olan yeni valiler kararnamesinin önemi bir kez daha öne çıkmaktadır.


    Bana göre kaldırılması gereken kaymakamlıkların artık bir iş yapmadığı bir ülkede halkın seçtiği belediye başkanlarının görevlerini hakkını vermesi halinde valilerde gerek kalmayacağını düşünen biri olarak memleketim Ardahan’ın da içinde bulunduğu kentleri idare eden valilerin ellerinde bulundurdukları yetkileri başta ekonomi hayata olmak üzere sosyal, siyasal gelişmeler karşısında eli bol davranması halinde birçok konunun ve de sorunun yerelde çözüm bulacağını da inanmaktayım.


    Bu nedenle bugüne kadar birlikte çalıştığımız onca valiye görevlerinin ilk gününde yapması gerekenleri sıralayan ‘Hoş Geldin’ başlıklı yazılarımız da olduğu gibi bugün de aynı yerde olan biri olarak gerek yenilenecek olan gerekse kalacak olan valilerin her birinin artık memur değil, siyasinin gözüne bakan değil o kentin kılcal damarlarına kadar akan sıcak bir kan gibi olması gerekmektedir.


    Bu nedenle çıkacak olan valiler kararnamesini imzalamadan önce mevcutların bu sıcak kan damlası mı yoksa o kılcal damarların tıkayan birer pıhtsı mı diye bakmak gerekir..

  • TIRIN ALTINDA KALARAK CAN VERDİ!

    Ardahan’ın Posof ilçesinde meydana gelen trafik kazasında devrilen TIR’ın altında kalan İranlı sürücü hayatını kaybetti.


    İranlı sürücü F.C. devrilen TIR’ın altında kaldı. Gürcistan’a cam götüren 53 E 193 10 plakalı TIR sürücüsü E.C, Posof Türkgözü sınır kapısına yakın yerde virajı alamayarak kayması sonucu yaklaşık 90 metre yuvarlanarak tır parçalandı.


    Kazayı görenler hemen ilçe jandarmaya haber vererek yardım istedi. İlçe jandarmadan gelen ekip TIR’ın altında kalan sürücüyü çıkararak ambulansla Posof Devlet Hastanesine götürüldü. İranlı sürücü burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.



    Gazeteciler Partisi Muhalefet Yapıyor mu?


     


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Varsa demokrasinin 4. kuvveti denen gazetecilerim son yıllardaki hallerine mevcut muhalefet partilerine sarı adını alan sendikalara ve bir çoğu kağıt üzerinde olan stk’ları eleştirmenin çokta haksızlık olduğunu kabul etmek gerekir.


    Çünkü bir ülkede basın denen önemli etkeni oluşturan gazetecilerin bile bir araya gelip, bir birlerine destek vermediği gibi yalakalık adına kendi arkadaşlarını bir küçük reklam yada kaymak uğruna satışı dolaysıyla gazetecileri muhalefet yapmadığı bir toplumda muhalefet beklemek zor bir iştir..


    Bu ülkede gazeteciliğin ne aşamada olduğunu her gün biraz daha tiraj kayıp eden gazeteler bakmakla görebileceğimizi gibi kağıt alacak gücü kalmayanların da sanal ortamı da bir kenara bırakıp whatpsaap üzerinden bir birleri ile didişmekten öteye geçmediğini görürken bundan en iyi faydalananın iktidarın olduğunu da kabul etmek gerekir.


    Birçok kurum, kuruluş ve siyasi partiler gibi her bir tarafa saçıldığının farkına varmayan muhalefetin öncüsü olan ve toplumun gözü, kulağı, ağzı olduğu iddia edilen gazetecilerin eskisi gibi yazamaması, konuşmaması, söylememesini fırsat bilip ‘Çaldığım düdük’ diyen bir iktidar da rahatça kendi gazetecileri ile oluşturduğu tozpembe dünya’nın hali de, ülkenin durumnuda bu olur.


    Kısacası; Bu ülkenin diğer bir sorunu da iktidardan korkup, kuyruğunu bacaklarına almış olan gazetecilerdir.


    Hâlbuki ne olursa olsun gerçek anlamda gazeteci olduğunda inanın tüm korkular, hapis tehditleri, ekonomik baskılar yine o gazetecilerin asıl sahibi olan toplum tarafından bedeli ödenir ve gazetecilerin gereğini yapması için tüm yollara açık tutulmaya çalıştığını dünyada ki gazetecilik tarihine baktığınızda görmek mümkün değil mi?


    Yani gazetecilerin bile muhalefet yapmadığı bir dönemin yaşandığı ülkede başta muhalefet partilerinden olmak üzere kimseden bir şey beklemek hele hele iktidara direnen bir toplumun olması çok zor ve olmayacak iştir.


    Bu toplumun aydınları olarak geçinip, varsa demokrasinin 4. Kuvveti olarak kendilerine ad verilen gazeteciler, ‘işim, aşım, düzenim bozulur’ diyerek yazmıyorsa, konuşmuyorsa, söylemiyor ve fotoğraflamıyorsa kusura bakmayın Ayşe Bakkalın, Tamirci Celilin ya da siyasi, muhalefetin iktidar üzerinden etkisini beklemeyin.


    Çünkü toplumun sesi, kulağı ve gözü işini yapmıyorsa o gözü, kulağı ve gözü taşıyan beyin çalışmaz, vücudun yüreği cesaretli olamaz.


    Ve bu ülkede ki iktidarın karşısında gerçek muhalefet bulunamaz, beklenemez ey kendisine gazeteci deyip, gerçek görevini yapmayan gazeteci arkadaşlar..

  • Kazayen Sazcıyı Vurdu!

    ARDAHAN’ın merkeze bağlı Ağzıpek köyünde ki bir sünnet düğünde yere düşen tabanca ateş aldı. Silahtan çıkan kurşun, çalgıcı F.A.’ya isabet etti.



    Edinilen bilgilere göre olay geçtiğimiz Cumartesi günü merkeze bağlı Ağzıpek köyünde saat: 19.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, köyde düzenlenen sünnet düğününde, Ardahan’da bir mahallenin muhtarı olduğu öğrenilen E.U’ya ait tabanca, halay sırasında yere düştü. T.H. adlı şahıs, düşen tabancayı yerden aldığı sırada tabanca ateş aldı ve çıkan kurşun, düğünde saz çalan F.A.’nın bacağına isabet etti.



    Yaralanan çalgıcı F.A. ambülansla Ardahan Devlet hastanesine kaldırılırken, 
    jandarma olayla ilgili soruşturma başlattı.



    **OMBUDSMANLIK Görevi Yapmak..


    Bu ülkenin olduğu gibi dünyanın diğer ve en önemli bir sorunu da bir sorun yaşandığında ortayı buluşacak olan kurum, kişinin olmaması ya da yeterli gelememesidir.


    Yani Nato, BM, AB ya da diğer bir çok kurum gibi Ombudsmanlık görevi üstlenen kurumların yetersizliği yada baskı altında olup kendilerine verilen görevleri yapamamalardır.


    Bu sadece ülke ve dünya içn geçerli durum olmadığı gibi bir kasaba, bir ilçe bir kentte de durum farklı değil..


    Yani asıl işler Ombusdmanlık olan Vali, Kaymakam veya diğer bürokratlar gibi oranın muhtarı, belediye ya da il genel ve de belediye başkanlarının asıl görevleri olan Ombudsmanlık işini yapmamaları, yapamamalar ya da Ombudsmanlığın anlamını bilmemelidir.


    Yani eskiden Şehğ, Ağa, Bey, şimdi Kanat önderi, üst düzey bürokrat adı verilen Ombudsmanlık görevi yeterince yerine getirilmemesi dolaysıyla birçok iş ya da tartışma Arap saçına dönmekte ve de başta ekonomide olmak üzere sosyal hayatta büyük sorunlara neden olmaktadır.


    Peki, nedir bu Ombudsmanlık denen şey;


    OMBUDSMANLIK NEDİR?


    Ombudsman, şikâyetleri ve bir takım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf için de tatmin edici çözümler bulan kişidir. Kelime kökeni açısından İsveççe ’de “arabulucu” anlamına gelen ‘ombuds’ ve “kişi” anlamına gelen ‘man’ kelimelerinden oluşmuştur ve aracı kişi anlamına gelmektedir. Ombudsman kelimesi İsveççe’de genellikle delege, avukat, vekil veya bir diğer kişi veya kişiler tarafından o kişi veya kişiler adına hareket etmeye ve onların haklarını korumaya yetkili kılınmış kimseyi ifade etmek için kullanılır. Kurumsal olarak Ombudsman terimi, Parlamento tarafından halkın şikâyetlerini dinleyip, çözümlere ulaştırmak üzere seçilmiş kimse veya kimseleri simgelemektedir. Ombudsman’ın Türkçe karşılığı için kamu denetçisi, arabulucu, kamu hakemi, medeni hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi tanımlamalar teklif edilmiştir. Sonuç olarak, Ombudsman kamu hizmetlerinin yürütülüşündeki adaletsizlikler hakkında, konudan etkilenenlerden şikâyetleri almak, bu konularda araştırmalar yapmak ve sorunları çözmekle görevlendirilmiş, bağımsız bir kamu otoritesidir. Ancak; Türk Dil Kurumu (TDK) e-posta aracılığı ile kullanıcılarına gönderdiği bilgide bu sözcüğü şu ifadelerle açıklamıştır: ombudsman: İngilizce kökenli bu söz hukukta “ Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.” anlamında kullanılmaktadır. Bu söz için kamu denetçisi karşılığı önerilmiştir.


    Yani Vali Ombudsmandır, Kaymakam, Belediye Başkanı hatta Emniyet MüdürüOmbudsmandır.


    Yani BM, AB, Nato ya da diğerleri gibi toplumda adı, yeri ve makam sahibi olanların her biri ombudsmandır.


    Peki, bunlar bunun farkında, bu görevi yapıyorlar mı?


    Ülkenin ABD ile yaşadığı sorunda yetersiz kalan BM, AB, Nato gibi Ardahan gibi sınır ilin futbol takımının yaşadığı ekonomik ve diğer sorunları çözüm bekleyen Serhat Ardahan Spor’a yönelik olarak bir kimse iki kişi arayıp, ‘ya yapmayın, bir birinize yardımcı olun, gereğinin yapın’ diyor mu?


    Bilmem ama benim anladığım birçok sorunu kâğıt üzerinde yazılan onca yazışmalardan daha etkili olan Ombudsmanlığın yapılmadığıdır…

  • Cenaze Dönüşü Hastaneye Gittiler!

     


     


    Alınan bilgilere göre Bursa’nın İnegöl İlçesinde vefat eden yanıkları İbrahim ARAS’ın cenaze merasımı için Ardahan’dan giden ve dün tekrar Beldeye dönmek içim dönüş yapan Aras ve Ağkoç aileleri Erzurum yakınlarında trafik kazası geçirdiler.


    Dünbu sabah Erzurum’a 25 km kala trafik kazası geçiren Ardahan Göle Kuzupinar köylülerinden; araç sahibi ve şoförü Hakan ARAS, Atalay ARAS,Tuncay ARAS, Necatti AĞKOÇ, Necmettin AĞKOÇ ve soy isimleri öğrenilemeyen Necati ve Turgut  isimli kişiler Erzurum’daki hastanelerde ameliyatlara alındılar.



    **Çok Başlılığın Yol Haritası..


    Ülkemizin iki bakanına konulan yaptırım kararı adından Türkiye’ye komşu ve birçok alanda iş yaptığımız İran’a konula ilk ambargo ile bir türlü ateşi düşmeyen dolara endeksli ekonominin nereye gideceği konusunda gün geçtikçe tereddütler daha da artıyor.


    İşi olmayan ile işi ve parası olanın aynı mırıldama ile ekonominin içler acısı halde olduğunu belirtip, önlem alınmasını istedikleri şu günlerde iktidar yakası da telaşlı..


    Çünkü bu işin şaka olmadığı ve iç siyasette uygulanan yönetim anlayışının dış siyaseti yaraladığını fark edemiyor.


    Yani OHAL’i kaldırdığını ama Valilere verdiği yetkiler ile BUHAL’i getiren ve her okula bir polis atanacağını bu yetmez adeti, hukuku düzeltmektense insan hakları konusunda yaşanan ihmallerini tazminat büroları ile çözüp, başta ekonomi olmak üzere diğer tüm işlerin yoluna gireceğini sanan iktidar da doların ekonomiyi aşağıya çekme endeksine yakalanıp, adeta panik içinde.


    Ve korkum o ki bu paniğin artıp, şaşırıp, yoldan çıkabilecek bir aşamaya gelinmesidir..


    Bir taraftan Amerika’ya demediğini bırakmayan diğer taraftan ABD’ye heyetleri göndereceğini belirten iktidarın diğer bir sorunu da rahat hareket edememesidir.


    Yani ABD’de de yaşanan durumun aynısı ülkemizde de yaşanıyor desek yerinde bir şey demiş olacağız.


    Çünkü Pentagonu ve diğer kurumları hiçe sayan Trump’un twitler gibi her şeyi üstlenen Başkan Erdoğan’ın baskısı ile yaşanan, yapılan yanlışların kendisine anlatılmaktan korkan alttakilerin de eli ayağı adeta bağlı.


    Yani, ‘Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal’ misali bir durumda olan ülke yönetiminde, bir hâkim bile karar verirken tereddüt ediyorsa ve bu nedenle adalet yerini bulmayıp ya da gecikiyorsa bu da ekonominin ateşini arttıran en önemli konudur.


    Ve bu çok başlılık yada tek adam işinin dünyanın gidişatını durdurmayacağı gibi çoğul fikirlerin özgür bir ortamda, baskı altına alınmadan tartışılması ile gidilen yoldan çıkılmayacağını da anlamak, algılamak gerekir..


    Yani sorun doların ateşi değil, çok başlılık ve tek adamlık sorunudur..


    Yani işin kısacası; Çamlıca Kulesini de, Şehitlik abidesini de, tarihi Camiinin yenilenmesini de ben takip edeceğim’ derseniz vallah atı alan Üsküdar’ı geçer haberiniz ola..

  • Yanan Araçta Öldü!

    Ardahan İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yapan Uzman Çavuş Kenan Sarıgöz (34) idaresindeki 34 FT 3332 plakalı otomobil, Vali Hüseyin Atak Bulvarı’nda, yapım çalışmaları için yola koyulan kaldırım taşlarına çarptı.


    Çarpmanın ardından Sarıgöz’ün kullandığı aracın motor kısmında yangın çıktı. Olayı gören vatandaşlar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Araçtaki yangın itfaiye ekiplerince kısa sürede söndürüldü.


    Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, Sarıgöz’ün hayatını kaybettiği belirlendi.


    Sarıgöz’ün cenazesi, otopsi yapılmak üzere Kars Harakani Devlet Hastanesi morguna gönderildi.  



    Benim Cumartesi Yazılarım..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Benim Cumartesi Yazılarım..


    Çoktandır ele alamadığım Cumartesi yazılarımı özledim..


    Çünkü yine bir cumartesi günü  ele aldığım yeni bir yazımın 33 yıldan fazladır siyasi, politik, toplumsal ağırlıklı olan baş yazılar ele aldığımı çoğu okur bilir, sanır..


    Halbuki; Aşkı, sevgiyi, doğayı kısacası onca güzel ve insana nefes veren şeyleri olduğu gibi cumartesi yazılarımı da unutturan yoğunluk yüzündedir yazdıkça rahatladığım  Cumartesi yazılarım..


    ‘-Neydi bu cumartesi yazıları?’ diye merak edenlerin benim gazeteci kimliğimin yanında sadece stk başkanlıkları, siyasetle uğraştığımı ama şiirlerde yazdığımı bilmez belki..


    Gerçi Kuzey Doğu Anadolu, 23 Şubat Gazetesi, Çıldır Gazetesi, Göle Gözlem Gazetesi, Hanak/Damal Gazetelerimin okurları bilir, o kadar sert bir simaya sahip olan benim aslında duygusal bir o kadar şair yürekli olduğumu bilseler de; İstanbul’un en güzel gazetelerinden olan Gazete Damga okurları bilmezler diye yeniden bir cumartesi yazısı yazmam gerekti belki de..


    Peki ne anlatır bu benim uzun süredir ele alamadığım ve yazma, anlatma fırsatı bulamadığım benim Cumartesi yazılarım?!.


    Büromun penceresini ıslatan yağmurun damlalara gibi hayat denen bu yolda yaşadığımız onca sorun ve sıkıntılar ardından gizli gizli akan gözyaşlarımızın yüreğimiz de yanan ateşi korlatma çabası gibi her Cumartesi günleri ele aldığım bu yazılarımın kendi iç dünyamda yaşadıklarımın birikmesi ile dışa yansımasıdır benim Cumartesi yazılarım..


    Kalbi, yüreği gibi param parça olmuş olan bir insanın zaman zaman sahile çekilmiş olan ve koşarak binmek istediği yelkenleri kırık direğine sarıldığı kayıkla fırtınaların, tusinamilerin dolaştığı okyanuslara açılmak istemesine benzer benim Cumartesi yazılarım..


    Su almaya başlamış kayığın o özlediği adaya ulaşıp, ulaşamayacağını hesaplamadan her dakika biraz daha şiddetlenen yağmurun delirttiği denizin ortasında kendisini bulup, sağına, soluna bakıp aradıklarını bulamadığı andır benim Cumartesi yazılarım..


    Çölde su arar gibi gördüğü serabın peşine takılan bedevinin tuttuğunu sandığı aşk gibi çok sevdiği devesinin elinden çıkıp, gittiğini anlatır benim Cumartesi yazılarım..


    Belki de bin bir çiçekle donatılmış olan Ardahan’ın yaylaları gibi ovalara, dağlara kaçmak için sessiz köy  yollarına kendini atmaktır benim Cumartesi yazılarım..


    İyi çekmeyen araç radyosunda ki kulağa hoş gelen bir cızıltı eşliğinde geride bıraktıklarını unutmak, ansızın terk edenlerle yaşananları hatırlamamak içindir belki de benim Cumartesi yazılarım..


    İçine kapanıp, kalbini dinlerken beynini günlük yaşantıdan uzak tutup, dinlendirme çabası mıdır yoksa benim Cumartesi yazılarım?


    Kim bilir belki de için için yanan ve her an patlayacak bir volkan olan yüreğini serinletmeye çalışan bir insan halidir benim Cumartesi yazılarım..


    Ve belki de ondandır iç dünyam da yaşadıklarımla olan savaşın taraflarının anlaşılmaması içindir kaçıp, yazmamaya gayret ettiğim Pazar gününü beklemeden şimdiden okunmaya başlanan benim Cumartesi yazılarım..


    Kısacası; Sırdaşım, kozmik odam, karanlık kuyudur benim Cumartesi yazılarım..


    Yani; Arada bir açılıp ama Kırk Haramiler gelir korkusu ile yeniden kapanan kalbimin, yüreğimin, kapısı mıdır benim Cumartesi yazılarım..

     

  • 12 Yaşındaki Çocuk 9 Kişi Tarafından Tecavüze Uğradı

    Olayın duyulması üzerine şüphelilerin getirildiği Beykoz Adliyesi önünde hareketli saatler yaşandı. 


    Beykoz Soğuksu Mahallesi ikamet eden ve Ardahanlı olduğu ileri sürülen  Y.Y. isimli 12 yaşındaki kız, iddiaya göre ilçenin çeşitli mahallelerinde oturan birden fazla kişi tarafından üç gün boyunca birçok kez tecavüze uğradı. 


    Beykoz’da tanınmış isimlerin çocuklarının da olaya karıştığı söylentiler arasında yer alırken, genç kızın üç gün önce kendisine tecavüz de bulunan kişiler tarafından bir eve kapatıldığı iddia edildi.


    İddiaya göre; Y.A.’nın iki gün boyunca evine gitmemesi üzerine ailesi karakola giderek kızlarının kayıp olduğunu, ulaşamadıklarını belirterek arama kararı çıkartı.


    Bunun üzerine Beykoz Emniyeti’nin aramaya başladığı genç kızın tecavüzcüleri tarafından önceki gece Paşabahçe’ye bırakıldığı iddia edildi.


    Bölgede devriye görevini yerine getiren polisler tarafından bulunan genç kız, görevli polislere başından geçenleri anlattı.


    Genç kızın ifadeleri sonrası Beykoz’un birçok yerinde operasyon düzenlenirken, yakalama kararı bulunan 15 kişiden 9’u gözaltına alındı. Gözaltına alınan 9 kişi Beykoz Adliyesi’nde alınan ifadelerinin ardından tutuklama istemiyle hâkim karşısına çıkartıldı. 



    Bu arada gözaltına alınan isimlerin ailelerinin Beykoz Adliyesi önündeki gergin bekleyişi sürdü. Aralarında C.Y., Y.E., G.Y., B.E., D.Y.’nin de bulunduğu 6 kişi hakkında savcılığın tutuklama istemi mahkeme tarafından uygun görülerek uygulandı.


    Yaşları 14 ile 24 arasında değişen kişiler, emniyet mensupları tarafından sivil araçlarla Maltepe 2 No’lu Cezaevine gönderildi.


    **Tak kara gözlükleri, kurtar memleketi!..


    Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmeleri istenen ve yapacaksa yatırımlarını memleketlerine yapmaları gerektiğine işaret edilenlerin de aralarında bulunduğu tatilciler İstanbul başta olmak üzere batı kentlerini boşalttığı şu günlerde dikkatimi çeken bir durum var.

    Oda birilerinin gözlerine taktıkları kara gözlüklerle geldikleri memleketlerin de randevu isteyip, görüştükleri yerel idarecilerle verdikleri pozlarla o yatırım bekleyen, en azında bir ev yapılması istenen, ya da atalarının yıkık mezar duvarlarının onarım beklediği memleketlerini yaman kurtardıklarıdır.. (!)

    Evet, başta batı metropollerinde yılda bir düzenledikleri gecelerle memleketi kurtaranların iş olsun diye yaz tatillerinin ikiye bölüp, asıl yatırımlarını yaptıkları batı kentlerinde ki asıl tatile başlamadan önce birkaç günü yani ‘Bende memleketteyim’ pozları verdikten sonra karısı, çeli, çocuğunun gelmediği memleketten sessizce kaçıp, asıl tatillerini ege, ak denizinde yapan bu tipler bugünler de yaman poz verip, memleketi kurtarmaya deva ediyorlar.

    Bu yetmez gibi gittikleri memleketlerde belediyelerin düzenlediği, valilik ve kaymakamlıkların katkı sunduğu etkinlikleri de kendiler yapmış gibi kendi özel sanal sayfalarında verdikleri pozlarla kendilerini tanımayanlara yuttururlar.

    Hâlbuki bunların batıda yaptıkları dernekçilik gibi yaz aylarında birkaç günlüğüne geldikleri memleketlerine yönelik hiçbir ciddi iş yapmadıkları tam aksine o memleketin adının üzerinde batıda mallarına mal katarken, siyasette de o memleketin adını kullanıp bir tık yukarı çıkmaya çalışmaktan öteye geçmedikleridir.

    Ekonomik olarak halleri iyi olmalarına karşın köylerinin yılık mezarlıklarını bile valiye yaptırmaya çalışan bu tiplerin kendilerinin yayla evleri içinde belediyelerden bedava kum alanlar olduklarını bilelim..

    Yani kısacası kara gözlükleri takıp, geldikleri memlekette yaptıkları ziyaretlerle bol bol poz veren bu tiplerin memleketlerine olduğu gibi memlekete de hayırları olmayanlar olduğunu herkes bilse de kimse benim gibi seslendirmek istemez..



    **Erdoğan’ın da değiştiremediği zihniyet!


    Başkanlık sisteminin ilk başkanı olan Başkan Erdoğan’ın yıllardır mücadelesini verdiği ancak bana göre yenemeyip, yenileri ile karşı karşıya kaldığı bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu 33 yıllık gazetecilik hayatımda kaç kere yazıp, dile getirdiğimi ben bile unuttum.

    Bu ülkede asıl iktidar olan bürokrasinin dünyanın kabul ettiği Erdoğan’ı bile sarıp, saraladığını yeni sistemle birlikte kurulan onca yeni kuruluşlada görmek mümkün.

    Aslında Menderes, Demirel, Ecevit, İnönü, Türkeş, Özle, Yılmaz, Çiller, Baykal ve Bahçeli’nin şikayetçi olduğu ama kendileri giderken onun daha da büyüdüğü bürokrasi bugünlerde kabuk değiştiryor desek yerinde olur.

    Çünkü kaldırılan başbakanlık gibi bir çok kurumun yerine yardımcı adıyla getirilenin bürokrasiden öte bir şey olmadığını anlamak için son yıllarda aramız açılan ve gün geçtikçe gerilmeye devam edip, ambargonun bile konuşulduğu Amerika’ya değil, dost olup, ABD ve Avrupa’yı karşımıza aldığımız Rusya’ya gitmek gerekir..

    Çünlkü orada durum Türkiye’de ki gibi farklı değil..

    Yani bitti denen Kominizm döneminde ki bürokrasş aynen durmasada direnmeye devam ettiğini görmeniz mümkün..

    Neyse bunu niye anlattım diyecek olursanız eğre..

    Onu da tanıtılmaya muhtaç Ardahan Uğurlu Dağ’da bulunan Yalanızçam Kayak Tesislerinin yanında yapılan Kayak Tesisi gibi Stadında yanı başında ki otel gibi bürokrasinin elinden çıkar korkusuyla gençlere, spora ve tanıtıma bile verilmekten korkulmasından dolayı anlattım..

  • Ayılar Artınca Saldırıları da Arttı!

    Olay, 30 Temmuz 2018 Pazartesi günü ormanlık alanda hayvanlarını otlatan Sıddık Katük isimli çoban, bir anda ayı saldırısına uğradı. Saldırıyı duyan köylüler topluca ayının üzerine giderek çobanı ayının elinden kurtardılar. Göle Devlet Hastanesine kaldırılan ve Iğdırlı olduğu öğrenilen çoban Sıddık Katük, ilk tedavisinin ardından Ardahan Devlet Hastanesine sevk edildi.


    Ayı saldırısında ciddi yaralar alan çobanın durumu ciddiyetini korurken, Orman İşletmesinden emekli olan Şinasi Haydaroğlu, yetkililerin ayılara karşı önlem almasını istedi.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz yılda yine aynı köyde ayının saldırısına uğrayan bir köylü yaşamını yitirmişti. Çalıdere Köyü sakinleri, bölgede ayı hareketliliğin yoğun olmasından dolayı büyük sıkıntı yaşıyorlar.



    **Tak kara gözlükleri, kurtar memleketi!..


    Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmeleri istenen ve yapacaksa yatırımlarını memleketlerine yapmaları gerektiğine işaret edilenlerin de aralarında bulunduğu tatilciler İstanbul başta olmak üzere batı kentlerini boşalttığı şu günlerde dikkatimi çeken bir durum var.

    Oda birilerinin gözlerine taktıkları kara gözlüklerle geldikleri memleketlerin de randevu isteyip, görüştükleri yerel idarecilerle verdikleri pozlarla o yatırım bekleyen, en azında bir ev yapılması istenen, ya da atalarının yıkık mezar duvarlarının onarım beklediği memleketlerini yaman kurtardıklarıdır.. (!)

    Evet, başta batı metropollerinde yılda bir düzenledikleri gecelerle memleketi kurtaranların iş olsun diye yaz tatillerinin ikiye bölüp, asıl yatırımlarını yaptıkları batı kentlerinde ki asıl tatile başlamadan önce birkaç günü yani ‘Bende memleketteyim’ pozları verdikten sonra karısı, çeli, çocuğunun gelmediği memleketten sessizce kaçıp, asıl tatillerini ege, ak denizinde yapan bu tipler bugünler de yaman poz verip, memleketi kurtarmaya deva ediyorlar.

    Bu yetmez gibi gittikleri memleketlerde belediyelerin düzenlediği, valilik ve kaymakamlıkların katkı sunduğu etkinlikleri de kendiler yapmış gibi kendi özel sanal sayfalarında verdikleri pozlarla kendilerini tanımayanlara yuttururlar.

    Hâlbuki bunların batıda yaptıkları dernekçilik gibi yaz aylarında birkaç günlüğüne geldikleri memleketlerine yönelik hiçbir ciddi iş yapmadıkları tam aksine o memleketin adının üzerinde batıda mallarına mal katarken, siyasette de o memleketin adını kullanıp bir tık yukarı çıkmaya çalışmaktan öteye geçmedikleridir.

    Ekonomik olarak halleri iyi olmalarına karşın köylerinin yılık mezarlıklarını bile valiye yaptırmaya çalışan bu tiplerin kendilerinin yayla evleri içinde belediyelerden bedava kum alanlar olduklarını bilelim..

    Yani kısacası kara gözlükleri takıp, geldikleri memlekette yaptıkları ziyaretlerle bol bol poz veren bu tiplerin memleketlerine olduğu gibi memlekete de hayırları olmayanlar olduğunu herkes bilse de kimse benim gibi seslendirmek istemez..



    **Erdoğan’ın da değiştiremediği zihniyet!


    Başkanlık sisteminin ilk başkanı olan Başkan Erdoğan’ın yıllardır mücadelesini verdiği ancak bana göre yenemeyip, yenileri ile karşı karşıya kaldığı bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu 33 yıllık gazetecilik hayatımda kaç kere yazıp, dile getirdiğimi ben bile unuttum.

    Bu ülkede asıl iktidar olan bürokrasinin dünyanın kabul ettiği Erdoğan’ı bile sarıp, saraladığını yeni sistemle birlikte kurulan onca yeni kuruluşlada görmek mümkün.

    Aslında Menderes, Demirel, Ecevit, İnönü, Türkeş, Özle, Yılmaz, Çiller, Baykal ve Bahçeli’nin şikayetçi olduğu ama kendileri giderken onun daha da büyüdüğü bürokrasi bugünlerde kabuk değiştiryor desek yerinde olur.

    Çünkü kaldırılan başbakanlık gibi bir çok kurumun yerine yardımcı adıyla getirilenin bürokrasiden öte bir şey olmadığını anlamak için son yıllarda aramız açılan ve gün geçtikçe gerilmeye devam edip, ambargonun bile konuşulduğu Amerika’ya değil, dost olup, ABD ve Avrupa’yı karşımıza aldığımız Rusya’ya gitmek gerekir..

    Çünlkü orada durum Türkiye’de ki gibi farklı değil..

    Yani bitti denen Kominizm döneminde ki bürokrasş aynen durmasada direnmeye devam ettiğini görmeniz mümkün..

    Neyse bunu niye anlattım diyecek olursanız eğre..

    Onu da tanıtılmaya muhtaç Ardahan Uğurlu Dağ’da bulunan Yalanızçam Kayak Tesislerinin yanında yapılan Kayak Tesisi gibi Stadında yanı başında ki otel gibi bürokrasinin elinden çıkar korkusuyla gençlere, spora ve tanıtıma bile verilmekten korkulmasından dolayı anlattım..

  • Yakalana yakalana bitmiyorlar!

    Ardahan‘ın Posof ilçesinde, sahte kimlikle yakalanan FETÖ zanlısı tutuklandı.


    Ardahan’ın Posof ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik yapılan operasyonunda sahte kimlikle yakalanan şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, AnkaraCumhuriyet Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında aranan zanlı Ardahan’ın Posof ilçesinde tespit edildi.


    Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ortaklaşa yapılan operasyonla Mehmet Baylan adlı şüpheli gözaltına alandı.


    Emniyetteki ifadesinin ardından Ardahan Adliyesinde Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan Mehmet Baylan “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan tutuklandı.


    FETÖ’nün emniyet mahrem yapısında yer alan Mehmet Baylan’ın üzerinde H.T. isminde sahte kimlik ve ehliyet çıktı. 



    **El Birliği İle Vakıflaşma..


    Serhat Ardahan Sporu baştan aşağıya yeniden oluşturma çabalarımızın sürdüğü şu günlerde Kafkasya’ya açılan Ardahan’ın muhteşem bir kampüse sahip Ardahan Üniversitesinin kurmaya çalıştığı ve bu yönde düzenlediği toplantıya katılma fırsatı yakaladım.

    Salona ilk girdiğimde gördüğüm manzara karşısında önce dona kaldım..

    Ama sonra ilk şoku atlatıp, geç gittiğim için protokol kurallarını umursamadan yerime geçmem gerektiğini düşünüp, ilk gördüğüm yere geçtim.

    Çünkü aylardır, günlerdir yapılan çağrılara, basılan, dağıtılan davetiyelere, onca telefon görüşmelerine karşın girdiğim salonda batıda tanıdığım yüzlerin bir kaçı dışında kimseler yoktu..

    10 yaşına giren ve bizimde sıkça dikkat çektiğimiz yani üniversitenin kuruluşundan bu yana Ardahan kent merkeziyle birlikte hareket etmesi yönünde eksikliklerin olduğunu bu nedenle gerek kent merkezinde açacakları Güzel Sanatlar Fakültesi ve Hayvancılık sektörüne katkı sunacak olan Hayvancılık Enstitüsü ile Ardahanlılarla birlikte üniversiteyi büyüteceklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Birer’in iyi niyetli vakıf kurma çabasına hem kurucu üye, hem de gönüllü bir Ardahanlı olarak karınca kararınca katkımı sunduktan sonra orada ki iş adamlarına baktım.

    Çoğu Ardahan merkez de kendi yağından kavrulan ama başta İstanbul’dakiler olmak üzere batıda ki Ardahanlı iş adamlarının ikna edilip getirilemediğini gördüğüm o toplantıda, Ardahan’a yönelik samimi çabaları olduğuna inandığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da bu yönde sıkıntılı oldukları ve Ardahan’a gelmeyen, getirilemeyen işadamlarına öyle ya da böyle ulaşılması gerektiğine dikkat çekiyordular.

    Öncelikle batıda ki Ardahanlı iş adamların ulaşmanın yolu onlara 24 saat içli, dışlı olan başta Ardahan dernekler Federasyonu olmak üzere federasyonların, derneklerin birinci muhatap olarak alınması gerektiğini de gördüğüm o toplantıda en önemli konu ise iş adamı kisvesi altındaki bazılarının 870 bin lira bulunamadığı için müteahhit firmanın bitiremediği Çıldır Meslek Yüksek Okuluna devrini sağlamadıkları halde daha öncekilerinde olduğu gibi o toplantıda hava basmalarıydı.

    Yani o toplantıda olduğu gibi önce ki toplantılarda para, destel vermektense akıl vermekten öte bir şey yapmayanların yine başa oturulduğunu görüyordum.

    Yani kanie imkanları ile bile 870 bin lirayı verip, yurt binası çilesi bitmediği için kapatılma noktasına gelen Çıldır meslek Yüksek Okulu’nun kurtaramayanlar bu kez Ardahan Üniversitesini hava, civalarıyla kurtarmaya gelmiştiler..

    Hâlbuki daha önce ki hemde Çıldırlı olan rektör gibi başta bugün kü Sayın Rektör olmak üzere Vekilin, Valinin ve Belediye Başkanının iyi niyetli girişimleri ve istemleri bugüne kadar hep bu boş hava basanlar yüzünde havada kalmamış mıydı?

    Bilemiyorum ama samimi tür toplantıların havada kalmasının tek yolunun başta gençlere sahip çıkıldığını ortaya koyulması gereken en önemli bir kapı olan Serhat Ardahan Spor’a ve Ardahanlı öğrencilere sahip çıkacak olan samimi iş adamlarına ve nunları tırnağına kadar tanıyan stk başkanlarına ulaşmaktır.

    Bunun en güzel örneği Cezayir’den Serhat Ardahan Spor’a yaptığı destekle örnek olan Şefik Öktem’in oğlu olan ve bugün yurt dışında kurduğu şirketi aracılığıyla ülkenin marka iş adamları arasında yer almaya başlayan Kubilay Öktem, çok yoğun olduğunu bildiğim ve bu toplantıyı önemseyen Turgut Samancı gibi isimlerdir.

    Evet, Ardahan Üniversitesinin 10. Yıl Dönümünü kuracağı bir vakıfla taçlandırmak istemi çok önemli bir adım olduğu kadar bu yönde yapılan toplantı da bir o kadar moral bozucuydu.

    Çünkü vakıf kurmak, federasyon, dernek çatısı altında bir araya gelmek yani hep dediğim, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin öyle her toplantıda poz verip, boş çıkanlarla olmayacağını artık anlamak, algılamak gerekir..

    Bunun içinde önce bu yönde gerçek anlamda samimi bir ekip kurmak ve bu ekibe başkanlık edecek olan Valinin, ‘ben valiyim aramam’ demediği, Rektörün, ‘Ben rektörüm, sekreterim arasın’, Vekilin, ‘ben vekilim gitmem, danışmanım aradı ya’ Beleidye Başkanlarının, ‘Özel kalmeden aramadılar mı?’ demeden başta Ardahan belediye başkanı olmak üzere ilçe belediye başkanlarını, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri hatta muhtarları da yanlarına alarak, İstanbul ve batı denen ve göçün, güç olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara yani uzaklarda ki federasyon yöneticilerini ev sahibi yaparak batı turu yapılmalı diye düşünüyorum.

    Ve öneriyorum..

    Yoksa dün Vekilin, Belediye Başkanlarının bugün Rektörün önemli çıkışları yine havada kalır, Ardahan’da güzel havası dışında gerçek anlamda istenen o havayı alamaz ve devam eden göç ile her geçen gün biraz daha nefessiz kalıp, boşalır.

    Ve en önemlisi bu yönde samimi adımlar atanlarda gün gelir o adımları atmaktan korkar, vazgeçer ve onlarda bana ne der..

  • Ardahanlılar Şok'ta.. Bu Kez 5 Kişi Yanarak Öldüler!!!

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da kaza geçirdiği şu günlerde ard arda gelen üzücü hanerern sonuncusu Sivas’tan geldi.


    En son bir çocuğunda pat pat yiyerek hayata göz yumduğu üzücü olayların üzdüğü Ardahanlılara bir kara haber de 


    Sivas‘ın İmranlı ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.


    Alınan bilgiye göre, Ankara‘dan Ardahan‘a seyreden Gökhan Özgel (30) idaresindeki 06 ERN 77 plakalı otomobil ile Iğdır‘dan İstanbul‘a giden Hamza Aydemir (38) yönetimindeki 34 BMV 30 plakalı otomobil, Sivas-Erzincan karayolunun İmranlı ilçesi girişinde çarpıştı. Çarpışmanın ardından 06 ERN 77 plakalı otomobil alev aldı.


    Yanan LPG’li araçta bulunan Ardahanlı sürücü Gökhan ile annesi Şehriban (56), babası Naim (54), eşi Filiz (26) ve oğlu Kağan Özgel (4) hayatını kaybetti.


    Diğer otomobilde bulunan aynı aileden Hamza, Muhammed (12), Ebubekir (8), Güldenaz ve Saliha Aydemir (36) yaralandı. Yaralılar, Sivas’taki hastanelere sevk edildi.


    AFAD, itfaiye, sağlık ve İmranlı Acil Kurtarma ekiplerince araçtan çıkarılan cenazeler, İmranlı Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


    Kazada ölen aile bireylerinin Ankara’dan memleketleri Ardahan’a gitmek için yola çıktıkları öğrenildi.



    Bal Festivalimiz Var, Birlikler Nerede?








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com


    4-8 Temmuz’da İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan ve siz okurlarımız dâhil tüm İstanbul’un davetli olduğu Ardahan Günleri Bal Festivalinin başladığı şu günlerde bir şey dikkatimi çekti.


    O da;


    Türkiye Bal Birliği diye bir kurum var ve bu kuruma bağlı onca Bal Birliğinin ortada olmayışı..


    Peki, Çin’den sonra bal üretiminde 2 nci olan Türkiye’nin balı yeterince tanıtılıp, anlatılabiliyor mu?


    Bilmem ama bu ülke de iş yapıyor gibi ne iş yaptıkları belli olmayan o kadar kurum var ki say say bitmez.


    Evet, Ardahan’ı, Balını, Kaşarını tanıtmak için çabalayan bizlerin bu süreçte bir kez daha gördüğü şey bu ülkede içi boş o kadar kurumun olduğudur.


    Başkan Erdoğan’ın zaman zaman değil hep dikkat çektiği ve bunun için de hep puan aldığı bu durumu düzeltmek içinde bir Erdoğan’ın yetmeyeceği de diğer bir gerçek.


    Bal Festivalini düzenlemeceğizimizi ve nasıl bir katkı sunacaklarını sorduğumuz Türkiye Arıcılar Birliği gibi Ardahan Arıcılar Birliği de bırakın boş bir arı kovanı ile destek vermeyi geri dönüşleri bile olmadı.


    İşte Türkiye’nin birliği gibi çeşitli dallarda birlikler kuranlar da işlerinde ne kadar samimi olduklarını görüyoruz.


    Dernekçiliğin yılda bir kaz gecesi düzenlemek veya belediyelerden aldıkları otobüslerle memlekete piknik yapmaya gitmek sayanlar gibi Bal Birliği başta olmak üzere adları sarıya çıkan içi boş ama kasaları tıklım, tıklım dolu sendikalarda aynı değil mi.


    Bilmem ama bu ülkede çivisi çıkmış onca kurumun başını çekenlerin biride Türkiye Bal Birliği denen ve onlara bağlı olan onca birlik değil mi?


    Belki de çok iş yapıyorlar da gazeteci olan ben başta olmak üzere hepimiz körüz.


    Bu nedenle değil mi bunların  sahte olduğunu ortaya çıkarıp, halka en güzel şekilde anlatan Başkan Erdoğan’ın bu ülkede neden bu kadar iktidarda kaldığının cevabı..


    Yani birlik, oda, federasyon, dernek adı altında onca kurumun içi boş ve etkisi olmadığını topluma en iyi şekilde anlatan Erdoğan gibi hepimizin bunların gerçek yüzlerini ortaya koyan etkinliklerle ortaya koyarsak o zaman gerçek birlik sağlanır..


    Neye biz yine işimiz bakıp, 4-8 Temmuz’da benimde içinde olduğu ekibin düzenlediği ve Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan bal festivaline gidelim.


     


    **İstanbul Bal’a Doyacak..


    Kafkasya Balının ana merkezi konumunda ki Ardahan İstanbul’da Bakırköy Botanikpark’ta bir kez daha tanıtılacak.


    6.6 ila 7.25 mm lik dil uzunluğu ile Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısı konumundaki Ardahan’ın yaylalarını süsleyen çiçeklerden elde ettiği balların sergileneceği Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali 4 Temmuz’da Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek.


    Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen etkinliğe 400 bin ila 1 Milyon insanın ziyaret etmesi bekleniyor.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDAFED Kaşarı, Kışı, Eti, Çiçeği ile ünlü Ardahan’ın yüksek rakımlarında yetişen bin bir çiçekten elde edilen Kafkas Balını İstanbul’da herkese anlatmak, tanıtmak için organize ettikleri Ardahan Tanıtım Günleri’ne tüm İstanbulluları davet ettiklerini belirtti.

     
     

  • Kardeşler Toprağa Verilecek..

    PKK’lı diye Vuruldu, şehit gibi toprağa verildi..


    Kardeşlerinin trafik kazası sonucu hayata göz yumduklarını öğrenen ve bileklerini keserek intihara kalkışan Alperen Avcı’nın da kurtarılmayarak, hayata göz yumduğu öğrenilirken 3 kardeşin bugün aynı anda Ardahan’da toprağa verlieceği öğrenildi.


    Öte yandan Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Samandöken Köyü yaylasında güvenlik güçlerince yanlışlıkla öldürülen gençte toprağa verildi.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz gün yapılan operasyon sırasında PKK’lı sanılan ve güvenlik güçlerince açılan ateş sonucu hayatını kaybeden İsmail Karakaş’ın (34) hayata göz yummuştu.


    Karakaş’ın cenazesi, Göle ilçesine bağlı Samandöken köyü mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy,Göle Kaymakamı Zafer Oktay, İl Jandarma Komutanı Garip Gümüş ve İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, AK Parti Ardahan İl Başkanı Mutlu Şanlıtürk ve diğer yetkililer ile çok sayıda vatandaşın katıldığı cenaze namazını, Göle İlçe Müftüsü Hasan Hüseyin Uluçınar kıldırdı.


    Vali Bilmez, Karakaş’ın yakınlarıyla tek tek ilgilenerek başsağlığı dileğinde bulundu. Önceki gün, Ardahan’ın Göle ilçesinde operasyon sırasında kobra tipi zırhlı araca yaklaşmaya çalışan ve dur ihtarına uymadığı açıklanan İsmail Karakaş, güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmişti. Karakaş’ın şehit statüsünde defnedildiği öğrenildi.


    Öte yandan trafik kazasında 2 kardeşin ölümüne, bir kardeşin intihar etmesine neden olan şahsın O.A. isimli kişi olduğu ve kaçtığı alınan bilgiler arasında oldu.



    **İki Kardeş Dedeleri Gibi Arabanın Altında Kalarak Can Verdiler!


    Araç Acil Ortadan kaldırıldı, Şoför’ün Kimliği Açıklanmadı!!!


    KARDEŞLERİNİN ÖLÜM HABERİNİ ALAN KARDEŞ’TE İNTİHAR ETTİ!!!:: Daha önce dedelerinin de bir trafik kazası sonucu hayatını kayıp ettiği öğrenilen iki kardeş Ardahan çevre yolundan karşıya geçerken karşıdan gelen aracın altında kalarak can verdiler.


    **Kardeşler Çarpan Araç Ortadan Kaldırıldı,


    Şoförünün Kimliği Açıklanmadı!


    Alınan bilgilere göre dün gece geç saatlerinden Ardahan Çamlıçatak Fidanlık alanında Ardahan Ünivesitesi karşısında Ardahan-Kars yolundan karşıya geçmek isteyen 3 çocuk babası Ardahan Belediyesi işçisi Emrah Avcı (28) ile küçük kardeşi  Nişanlı Faruk Avcı (22) ile plakası ve sürücüsü öğrenilemeyen bir aracın altında kalarak can verdiler.



    *Faruk Avcı


    **Kazayı yapan, 2 Kardeşi öldüren, bir kişiyi yaralayan kim?


    Aynı kazada Halil Demir’in de ağı yaralı olarak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve komada olduğu öğrenilirken iki kardeşin ölümüne bir kişinin ağır yaralanmasına neden olan aracın al acele olay yerinden çektirildiği, araç sürücüsününde kimliğinin açıklanmadığı ileri sürülürken kazayı yapan kişinin kurum amiri ve kullandığı araç resmi kurum aracı mı sorsunu akıllara getirdi.



    **Kardeşlerinin ölüm haberini alan kardeşte intihara kalkıştı!


    Öte yandan kardeşlerinin öldüğünün haberini alan Faruk ve Emrah Avcı’nın kardeşi Alperen Avcı’nın da acıya dayanmayıp, kollarını bıçakla keserek intihara kalkıştığı ve son anda kurtarılıp, önce Ardahan Devlet Hastanesine ardından Erzurum’a kaldırıldığı bilgisi alındı.


    **Dedeleride Aynı Şekilde Ölmüş!


    Ardahan Çamlıçatak Festival alanının yakınlarında yaşanan kaza sonucu hayatını kayıp eden iki kardeşin dedelerinin de bu kazaya benzer bir trafik kazasında hayata göz yumduğu da alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    **Gazeteci Fakir Yılmaz’da Trafik Kazası Mağduru Oldu!


    Öte yandan Serhat Ardahn Spor Kulübünün Başkanlığınıda alan Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da trafik kazası kurbanı olduğu öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz yılda Kocaeli otobanında bir aracın kullandığı aracına çarpıp, pert ettiği Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu kez Ardahan’da İstanbul’a giderken yine bir aracın aracına çarpması sonucu trafik kazası mağduru olduğu öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre kızı ve iki torunu ile birlikte Ardahan’dan İstanbul’a giderken Tokat Niksar yakınlarında arkasından gelen ve kendisini solladığı sırada direksiyon hakimiyetini kayıp eden sürücünün önce orta bariyerlere, ardındanda Fakir Yılmaz’ın kullandığı araca çarptığı, Yılmaz’a çarpan aracın sürücüsü ve yanundaki şahsın yaralandığı Yılmaz ve Kızı ile torunlarının yara almadan kazayı atlattıkları bilgisi alınıken, Fakir Yılmaz’ın aracının sol tarafından hasar aldığı diğre aracın ise kullanılmaz hale geldiği öğrenildi.



    **Sıra Belediye Başkanlarından..


    İlk resmi başkanın başkanlığında belirlenecek olan yeni bakanlar kurulunun ilanının hemen ardından belediye seçimlerini erkene alındığını ilan edeceğini tahmin ettiğim Başkan Erdoğan’ın burada ki hedefinin son seçimde bir kez daha darma duman olan muhalefet değil, kendi belediye başkanları olduğunu şimdiden belirtelim.


    Yani Başkan Erdoğan’ın bundan sonra ki hedefi AK Parti’yi yormaya başlayan AK Partili Belediye Başkanlarının %99’nu değiştirmek için bir an önce yerel seçimlere gitmek ve temizlemek olduğunu düşünüyorum.


    24 Haziran seçimlerinin hemen ardından teşkilatlarına emir verdiğini de ard arda yapılan toplantılarda anladığımız başkan Erdoğan’ın başta gazetemizin okunduğu bölgemizde ki AK Partili başkanlar sonra da tüm ülkede ki başkanlar ı değiştirmek olduğunu sanırım sizde benim kadar his ediyor, anlıyor ve bekliyorsunuzdur.


    Büyükşehir Belediyesini kayıp etmeden AK Partili olmayan belediyeleri de almayı hedefleyen Başkanın ilk bakanlar kurulunu oluşturup, ilan ettiği gün yapacağı konuşmasında yerel seçimleri işaret edeceğini de tahmin ettiğim şu günlerde AK Parti Teşkilatlarının da çoktan kolları sıvadığını da duyuyor, görüyor, izliyorum…


    Peki, bunlar olurken Muhalefet ne yapıyor?


    Her zamanki gibi uyuyuveriyor..


     


    **Dev Organizasyonlara  İmza Atmak..


     


    Dernekçiliğin ayaklar altına düştüğü, stk’ların iktidarlara göre yelken açtığı ülkemizde 90 Milyona yaklaşan bir nüfuslu ülkede partilere olduğu gibi, sivil toplum örgütlerine üye sayısına baktığınızda bu yönde çaba gösterenlerin işinin bir hayli zor olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü partilere olduğu gibi stk’lar da, futbol kulüplerinde yani üyelerinin aidat ödemediği derneklerin ortaya koyduğu çabaları birkaç kişinin üzerinde yürüdüğünü kimsenin fark etmediği bir ülkede yaşıyoruz.


    Kimin üzerinden siyaset yaptığı, kimilerinin kendilerine arka bahçe olarak yedekte tuttuğu dernekçiliğin yanında adı sivil toplum örgütü olan onca kuruluşun irili, ufaklı samimi çabaları da çürük domateslerin içinde salça olmaktan öteye geçmiyor.


    İşte bu anlayışla yapılan dernekçiliğin, federasyonculuğun samimi birkaç kişinin üzerinden kör, topal yürüdüğü, iş adamlarının desteğinden yoksun, siyasilerin çelme atmalarına sahne olduğu bir ülkede biz Ardahan Dernekler Federasyonu olarak aynı ülkenin en büyük metropolünde hem de yok imkânlarla dev organizelere imza attığımıza inanıyoruz.


    Gerçi toplumun büyük kesiminin onayladığı, yanımızda görünmese de kamuoyu olarak hep arkamızda durduğunu da bilen bir çekirdek kadro ile ayakta tutmaya çalıştığımız Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED olarak onca toplantı, ziyaret ve Ardahanlının kendinde olan ama ortaya koyamadığı öz güvenini ortaya çıkarma çabalarımız bu emeklerin başında gelenlerdir.


    Bunların yanında kurulduğundan bu yana lüks otel ve salonlarda düzenlediği İşadamları, İş Kadınları Toplantıları, Futbol Turnuvalarının yanında tek başına, valilik, belediyelerden beş kuruş destek görmeden 4 gün içinde 1,5 Milyon insanın akın ettiği 1. Ardahan’ı Tanıtma Günlerini bizim dönemiz de yapılmıştır.


    Yapılamaz denileni adeta tek başına ve yönetimin içinde ki Name Yılmaz Fidan, Efkan Demir, Erdinç Koçak gibi birkaç özverili çekirdek kadro ile gerçekleştiren ARDAFED ikinci dev etkinliğini yani şu an bu yazıyı okuduğunuzda yine kimseden beş kuruş destek almadan, maddi, manevi destek görmeden gerçekleşen 2. Ardahan Günleri Bal Festivali’ne de gerçekleştirmiş oluyor.


    Güçlü bir Ardahan Lobisi parolasıyla yoluna devam etmek isteyen ancak lobiciliği lobiye ile karıştıranların engelleriyle karşılaşan ARDAFED’in başında ki bir isim olarak bu etkinliğin hemen ardından kongre kararımı alarak bir ilk daha imza atacağız


    Oda bizim koltuk sevdalısı olmadığımızı ve derdimizin koltuk, kariyer değil Ardahan olduğunu yerdeyken ayağa kaldırdığımız ARDAFED gibi Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkma anlayışıyla ARDAFED’i yeni arkadaşlara bırakmayı düşünüyoruz.


    Onca engelleme, ayak oyunlarına ve daha ötesi birçok çakallıklara rağmen bugüne kadar kendi öz çabalarımızla buraya kadar getirdiğimiz Ardahan Dernekler Federasyonunun bundan sonra aşacağı yolda yol alacak arkadaşlara en büyük desteğin yine aynı ekibin, aynı kalplerin sunacağından kimsenin şüphesi olmasın.


    Bugüne kadar yaptıklarımızı sıralamadan bitirdiğimiz bu yazımızın veda olarak değil, Serhat Ardahan için yeniden yola çıkılan bir yazı olarak yorumlanmasını umuyor, ARDAFED Başkanlığımız süresince bizlere destek sunan tüm Ardahanlılara tek tek teşekkür ediyorum.


     

  • Çoban Öldürülünce Göle’de Karıştı! Kobra öldürmüş.. AK Parti İlçe Binası Yerle Bir Edildi!

    **Öldürülen kişi İsmail Karakaş’ı kim vurdu?


     


    Alınan bilgilere göre Göle ilçesinde yaşanan ve çoban oldukları ileri sürülen bir kişinin öldürülmesi ardından ilçeye gelen köylüler Kaymakamlık ve AK Parti İlçe binasını bastılar.

    Olayın nasıl yaşandığı ve çobanın kimlerin öldürdüğü öğrenilmezken İlçede gerginliğin sürdüğü bilgisi alındı.


    İl Emniyet Müdürünün Göle’ye giderek vatandaşları sakinleştirmeye çalıştığıda öğrenildi.


    Gerginliğin sürdüğü öğrenilen ilçede ki gelişmeleri ekibimiz takip ediyor.


    Bir grubun AK Parti İlçe Başkanlığını basarak cam pencereleri kırdığıda öğrenilen ilçede öldürülen kişininkim veya kimler tarafından öldürüldüğü yönünde çeşitli iddialar ortaya atıldı.


    Emniyet Müdürü



    Valilik Açıkama Yaptı..


    30.06.2018 Günü saat:10.00 sularında Jandarma Genel Komutanlığınca gelen bir ihbarda Göle Samandöken köyü yakınlarındaki bir bölgede 4 kişilik silahlı BTÖ mensuplarının olduğu belirtilmesi üzerine ihbar mahalline yakın bir bölgede görev icra etmekte bulunan kuvvetler ihbarda belirtilen sözkonusu bölgeye yönlendirilmiş, bölgeye yaklaşan güvenlik kuvvetleri kişilerden birinin orman içine kaçtığını diğerinin orman kenarındaki hendeği kullanarak Kobra aracına yaklaşmaya çalıştığı görülmesi üzerine Kobradan bölgeye doğru yapılan atış sonucu kobra aracına yaklaşmaya çalışın ve dur ikazına uymayan şahıs açılan ateş sonucu hayatını kaybetmiştir.


    Olay yerinde yapılan incelemede kişinin, Samandöken köyünden İ.K (34) isimli sivil şahıs olduğu değerlendirilmektedir. Hem adli, hem de idari açılan olay bütün yönleri ile araştırılmaktadır. Cenaze otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş. Kamuoyuna Saygı ile Duyurulur Ardahan Valisi Mehmet Emin BİLMEZ.


    Ardahan Haber


    Ardahanlılar İstanbul’da Bal Festivalinde Buluşacaklar..


    Ardahanlılar İstanbul’da Bal Festivalinde Buluşacaklar..


    PAYLAŞIN; DUYURUN; DAVET EDİN.. Sizde Davetlisiniz.. Ardahanlılar İstanbul’da Bal Festivalinde Buluşacaklar..


    Yöresel sanatçıların yanı sıra yöresel ürünlerin sergileneceği, yöresel giyim kültürünün sergilendiği defilenin gerçekleşeceği Ardahan’ı Tanıtım Günleri Bal Festivali 4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul Avrupa Yakası Adliyesi önünde bulunan, E-5’in yanı başında ki Bakırköy Botanikpark’ta 4 günlük bir etkinlikle yapılacak.


    Yaklaşık bir milyon insanın ziyaret etmesi beklenen Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali öncesi hazırlıklarına devam eden ARDAFED Ardahan’ın İstanbullulara en iyi şekilde tanıtmak için 10 bin adet bir gazetede bastırdı.



    **Pazar Günü Dernek Başkanları


    ve İş adamlarıyla Bir Araya Gelecek.


    4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul Bakırköy’de gerçekleşecek olan 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri için çalışmalarını hızlandıran ve yeniden İstanbul’un her yerine Ardahan’ın adını yazdırmayı hedefleyen ARDAFED 1 Temmuz Pazar günü saat 16.00’da Bakırköy Botanikpark’ta Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin Başkan ve Yöneticilerinin yanı sıra Ardahanlı İşadamı ve Gazetecilerle de bir araya gelecek.



    **Her Şey Bal Tadında Olacak!..


    Seçim öncesi, ‘ne olacak acaba?’ telaşının yaşandığı ve seçimlerin hemen ardından yaşanan paniğin seçim sonuçlarıyla birlikte su gibi akıp gittiği ülkemin en büyük metropolünde İstanbul’da yaz etkinlikleri de başladı.

    Seçimler öncesi siyasi parti teşkilatlarının, seçimin hemen ardından birçoğu belediyeler olmak üzere dernek ve stk’ların organize ettiği bu etkinliklerle serinlemeye çalışan İstanbul 4-8 Temmuz’da ballı günler yaşayacak.

    İstanbul Bakırköy ilçesi sınırları içinde, E-5’in hemen yanı başında bulunan ve bana göre İstanbulluların çokta farkında olmadığı gizli yeşil cenneti Bakıköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan 2. Ardahan Günleri Bal Festivali’nde bunlardan biri.

    Biri derken haksızlık yapmayalım..

    Çünkü mevcut yapılan ve yapılacaklar içinde farklı olması için çaba gösterildiği 2. Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali’nde bal akacağa benzer.

    Silivri’den Gebze’ye kadar tüm alanda ki insanların davet edildiği Bal Festivaline ailenizi alıp gidebilir, özellikle cumartesi ve Pazar günü hem hepimizi yoran İstanbul’un göbeğinde gizli bahçesinde, Bakırköy Botanikpark’ta dinlenmek adına bu etkinliğe siz, aileniz, komşunuzu, dostunuzu davetlisiniz.



    **Bir kentin sahipsiz güzellikleri..


    81 Vilayetinin ayrı ayrı güzelliklere sahip ülkemin sınır, serhat kenti Ardahan’ı biliyor, tanıyor musunuz?

    Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, Türkiye’nin Kafkaslara ve Doğu Anadolu Bölgesinin Karadeniz’e açılan kapısı konumunda ki 73 plakalı Ardahan kalesinin yanı sıra Çıldır Şeytan Kalesi gibi nice doğal güzelliklerimizin olduğunu hiç düşündünüz mü?.

    Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeklerimiz, Damal’a yansıyan Atatürk silueti, bilim adamlarının yarının Davos dediği ve sit alanı olmasına karşın o güzellik çamları kesilerek, derelerinin suyu kurutulan Posof’un olağan üstü doğası, sınır kapısı, Çıldır’ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle’de ki onca kale ve türbeler, yetmedi o insanın üzerinde uzanması gelen güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz’e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan Yaylası, Kısır Dağı eteğinde ki Hoçvan yaylasıyla Ardahan’ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..

    Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof’un, Ardahan’ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın dağlarında, doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Afrika’dan gelip, Aktaş gölüne konan göçmen kuşlarını, yangında yanmayan sarıçamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?

    Ya Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle’nin Çağı, Hanak’ın Gagalası.. Balı, Eti, Kazı, Kımızı, sıcak yürekli insanınını tanıyormusunuz..

    Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan’da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum..

    İşte size yıllardır yaralanılamayan, hatta sahil olmadığı için yüzülünemeyen Çıldır gölünü,

    Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz..

    Gölelinin Çıldır’ı, Hanaklının Posof’u, Damallının Göle’yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği, görmediği o güzelliklere nasıl olurda sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?

    Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize,nede dünyaya tanıtamıyoruz, ‘bu işte bir eksiklik var’ diyerek..

    İşte bu nedenle 4-8 Temmuz Günlerinde İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta düzenlenecek olan Ardahan Tanıtım Günleri Bal Festivali adında ki etkinlik bu güzelim kentin bir kez daha tanıtılması için bir fırsattır diyor ve başta bölge derneklerini olmak üzere tüm Ardahanlıları bu etkinliğe sahip çıkmalarını bekliyorum.

  • Seçim Öncesi Kalaşnikof Silah İle Bir Kişi Öldürüldü!

    Ardahan’da akrabası tarafından seyir halindeki araçta silahla vurulduğu iddia edilen bir kişi öldü.


    İddiaya göre, Merkeze bağlı Nebioğlu köyü girişinde Yakup K’nin kullandığı otomobil seyir halinde iken Tuncer K, akrabası Özkan K’yi (35) kalaşnikof silahla başından vurdu.


    Özkan K. olay yerinde hayatını kaybederken, kaçmaya çalışan Tuncer K. jandarma ekiplerince gözaltına alındı.


    Zanlının, jandarmadaki ifadesinde Özkan K’yi şakalaşırken yanlışlıkla vurduğunu söylediği öğrenildi.


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, olaya ilişkin çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü belirterek, “Olayın siyasi bir boyutu yok, konuya ilişkin soruşturma sürüyor.” dedi.


    Öte yandan siyasi olmayan bu olay ile bir an teredüt yaşanan Arahan’da oy kullanımı da huzur içişnde bailadı ve güzel bir günün eşliğinde olaysız devam ediyor.


    Serhat Ardahan Spor Yeniden Kuruluyor..


    Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor baştan aşağıya yeniden kuruluyor.


    Serhat Ardahan Spor Yeniden Kuruyor..


     


    Kurulduğundan bu yana hasreti çekilen 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahn Spor’un yeni yönetimi sezon öncesi bir topu, bir kramponu ve bir futbolcusu bile kalmayan Serhat Ardahan Spor’u adeta yeniden yaratmak için ilk adımı attı.


    Başkan Fakir Yılmaz’ın İstanbul’da yaptığı görüşmeler arıdan Pazartesi günü Ardahan’da yapılacak olan Serhat Ardahan Spor Yönetimi şu an hiçbir şeyi olmayan ve yeniden kurulması gereken Serhat Ardahan Spor için yol haritasını kamuoyuna duyuracak.


    **Prensipte İlk Görüşmeler Yapıldı..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 19 kişilik bir yönetimle devir aldığı Serhat Ardahan Spor’un kadrosunun yeniden oluşturulması için çalışmaların devam ettiği şu günlerde yeni yönetim birçok teknik adam ve futbolcu ile görüşerek ilk çalışmalarını başlattılar.


    İstanbul’dan gelecek olan ve 13 Futbolcu 2 Tekin adamın da katılacağı bir toplantı da ilk ciddi adımını atması beklenen Serhat Ardahan Spor Yönetimi tüm Ardahanlıları pazartesi günkü toplantıya davet etti.


    Pazartesi günü Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapılacak olan ve prensipte anlaşmaya varılan teknik heyet ve futbolcular ile bir araya gelinecek olan toplantıda, Serhat Ardahan Spor’un yeniden ayağa kalkması ve eski günlerinde ki gibi heyecanı yakalaması için Ardahanlıların da katılımı ve desteğine ihtiyaç duyulduğu anlatılacak.



    **Fatsa, Fikri ve Fındık..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; 4-8 Temmuz Günleri arasında İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleştireceğimiz 2. Ardahan Günleri öncesi bir futbolcusu, flaması, kramponu ve topu olmayan ama sadece kaşesi ve adı olan Serhat Ardahan Spor’u da yüklenmenin stresi ile koştururken, namus denen oyumuzu kullanmak için yeniden İstanbul’dan Ardahan’a, eve dönüşte gecenin bir karanlığında Fatsa’ya ulaştık.

    Özal’ın başlattığı, Mesut Yılmaz’ın bin bir yolsuzluk iddiaları gölgesinde yıllar sonra ancak bitirebildiği, bu kez tam başkan olacak mı diye merak ettiğimiz Erdoğan’ın, ‘onu da biz yaptık’ dediği Karadeniz sahil yolundan Ardahan’a doğru yol alarak geldiğimiz memleketin, bir döneme imza atan, ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in olduğunu hatırlıyorduk.

    Ve onu anmak, onun aldığı nefesi almak için dinlenme adına Fatsa’da konaklama kararı alarak yerleştiğimiz otelin resepsiyonundan itibaren ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in gölgesi buralarda dolaşıyordur belki diyerek onun yıllar önce ortaya koyduğu ve tarih yazdığı düşüncesini aramaya başladık.

    Seçimleri sorduk, ‘Burada kim kazanır?’ dedik, ‘Solcumu yine Fatsa?’ dedik..

    Sorularımız eşliğinde kimliğimizi alıp, bizi kayıt eden resepsiyon görevlisinin üzgün bir bakış atarak, acı acı gülümseyerek, ‘Abi sen ne diyorsun, sanırım 1979’larda kalmışsın, şimdi yıl 2018 ve 6 Milletvekili olan Ordu’da AK Parti en çok oyu alıyor.’ diyordu.

    Otelin hemen dibinde ki güzel camide gelen ezan sesi ile gecenin sabahladığını anlayıp, kapanmak üzere olan gözlerle çıktığımız otelin denize bakan camından uzaklara dalınca uzakta ama çok uzakta bir ışığın yanıp söndüğünü görünce acaba ‘Terzi’ Fikri’nin yaktığı ışık mı diye düşünüyordum, kontrolümün dışında elimin uzandığı camı açıp, sigaramı yakıp, kaçan uykumun eşliğinde uykuya değil, adeta Karadeniz’in derin sularına dalıyordum..

    Ve; Siz bu yazıyı okurken ülkemde, Ordu’nun derdinin hala para etmeyen Fındık olduğunun yazan yerel gazetelerin manşetlerini ve arka saflarında ki boy boy ‘Fındık para edecek’ başlıklı AK Parti reklamları eşliğinde günlerdir, ‘kim kazanacak?’ denen 24 Haziran gelmiş, seçim başlamış, belki de oylar sayılmış ve bekli de Terzi Fikri Sönmez’in yaktığı o ateş yeniden yanmıştı..

    Yada tamamen sönmüştü..

    Bilmem ama ben bana bu duyguları yaşatan, hatırlatan, acı acı sigara içirten Fatsalı ‘Terzi’ Fikri Sönmez’i anlatan biyografiyi yayınlamayı daha uygun buldum, belki de ‘Terzi’ Fikri Sönmez kimmiş?’ deyip, onu, onun ortaya koyduğu ve bugün özlemini çektiğimiz, gerçek anlamda devrimciliğin ne olduğunu ben devrimciyim, solcuyum hatta sağcıyım ama milletimin hizmetkarıyım diyenlerin ‘Terzi’ Fikri’yi anması, anlaması için..



     


    **Kim Bu, ‘Terzi’ Fikri Sönmez..

    1979 yılında yapılan belediye seçimlerinde, diğer tüm partilerin aldığı toplam oydan fazlasını alarak belediye başkanı seçildi. Halkla beraber Fatsa’yı yaşanır bir yer haline getirmeye çalıştı. Halkın yönetime katılımı egemenleri dehşete düşürdü. Demirel, 50’den fazla insanın öldüğü Çorum olaylarında bile, “siz asıl Fatsa’ya bakın” diyordu. 12 Eylül darbecileri tarafından atıldığı zindanda yaşamını yitirdi.

    1938 yılında Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için bir terzinin yanında çıraklığa başladı. Yaşamının sonraki bölümünde geçimini terzilik yaparak sağladı.

    60’lı yıllardan itibaren TİP içerisinde çeşitli kademelerde görev aldı. Bu yıllarda yükselen gençlik mücadelesine katıldı. Özellikle Karadeniz bölgesinde emekçilerin ve yoksul köylülerin örgütlenmesinde çalıştı. Samsun’dan Trabzon’a kadar gerçekleştirilen “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin hem örgütleyicisi, hem de bizzat konuşmacısıydı.

    1972’de THKP-C davasından yargılandı. Yirmi ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. 12 Mart darbesinin ardından Karadeniz’deki devrimci mücadelenin örgütlenmesinde genç devrimcilere her zaman örnek oldu.

    Fikri Sönmez 1978-79 yıllarında Giresun ve Ordu yörelerinde yapılan “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin de aktif örgütleyicisi oldu.

    1979 yılında yapılan Belediye seçimlerine bağımsız aday olarak katıldı. Fikri Sönmez’in başkan seçilmesinin neredeyse kesinleşmesi üzerine, 15 Eylül 1979 günü kendisine yapılan suikasttan bacağından yaralanarak kurtuldu. Fikri Sönmez, daha önce CHP, AP, ve MSP’ye oy verenlerin de büyük bir bölümünün oyunu alarak Fatsa Belediye Başkanlığı seçimini, diğer tüm partilerin adaylarının aldığı toplam oy oranının toplamından daha fazla oy alarak kazandı.

    Fatsa’da ilk iş olarak Halk Komiteleri’nin oluşturulmasına girişildi. Fatsa, sorunları, nüfusu ve toplanabilme özellikleri bakımından 11 birime ayrıldı.

    Yapılan ilk toplantılarda halkın gizli oy, açık sayım esasına göre komite üyeleri seçildi. Seçilen komite üyelerinin görevleri, halkın sorunlarının takipçisi olma, Belediye çalışmalarını denetleme, Belediyece karşılanan ihtiyaç maddelerinin dağıtımı vb. işlerdi. Halkın belediye yönetimine katılımı komite üyeleriyle sınırlı kalmadı. İki ayda bir yapılan halk toplantılarıyla Fatsalıların yönetime doğrudan katılımı sağlanmaya çalışıldı.

    Bu toplantılarda tartışılarak son şekli verilen “Belediye Çalışma Programı” doğrultusunda yapılan işler Belediye Başkanı ve görevlilerce halka anlatıldı, yapılan eksiklikler ve yanlışlar açıkça tartışıldı; önemli hataları görülen komite üyeleri halk tarafından görevden alındı. Öte yandan bu toplantılar aynı zamanda ülke sorunlarının tartışıldığı meclisler haline getirilmeye çalışıldı. Yirmi bin nüfuslu Fatsa’da, bu toplantılara beş bin yetişkin insan katılıyordu. Belediye’nin aldığı tüm kararlar halkla tartışılıyor, halkın onayı olmayan hiçbir iş belediye tarafından yapılmıyordu..

    Fatsa’da yürütülen ilk büyük belediye çalışmasından biri “Çamura Son Kampanyası”ydı. Fatsa sokakları müteahhitlerin keyfince sürdürülmüş plansız kanalizasyon çalışmaları nedeniyle köstebek yuvasına dönmüştü. Bütün Fatsa’nın sokaklarının temizlenerek yeniden yapılması işine teknik adamların “yıllar sürer” demelerine rağmen halkın gönüllü katılımı ve çevre ilçelerin makine ve ekipman yardımıyla çamur Fatsa’dan 2-3 ay içinde sökülüp atıldı ve ilçeye 4 km.lik yeni bir cadde yapıldı.

    “Çamura Son Kampanyası”nın ardından “Fatsa Halk Kültür Şenliği” düzenlendi. Şenlik boyunca her türden sanatsal ya da kültürel etkinlikte doğrudan halkın katılımı gözetildi. Büyük kentlerde yaşayan aydınların, demokratların, sosyalistlerin; sanatçıların da katıldığı şenlik, aynı zamanda bu insanların Fatsa’da olup bitenlere tanıklık etmelerine vesile oldu.

    Fatsa’da yol, su, kanalizasyon gibi sorunların halkın katılımı sağlanarak çözülmesi doğrultusunda adımlar atıldı. Geniş köylü kitlesinin katıldığı fındık mitingleri düzenlendi. Arazi anlaşmazlıklarından kan davalarına, köy kavgalarından aile içi sorunlara kadar her türden sorunları halkla birlikte çözmeye çalıştı.

    Bütün bu gelişmeler devlet yetkilileri tarafından bekleneceği üzere derin bir kaygıyla izleniyordu. Öyle ki, 50’nin üzerinde insanın öldüğü Çorum olayları sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın’ diyordu.

    Önce vali Reşat Akkaya’nın Ordu’ya atanması, ardından 11 Temmuz 1980’de başlatılan “Nokta Operasyonu”, devletin Fatsa’da Fikri Sönmez’in Belediye Başkanlığı ile birlikte oluşturulmaya çalışılan yeni hayat biçimine doğrudan ve açık saldırısı oldu. Operasyon öncesinde Fatsa AP, CHP ve MSP İlçe Başkanlarının basına yaptıkları “Her yerde kan var, biz burada huzur içindeyiz. Fatsa’da komünist işgal yoktur. Halk vardır. Halkın yönetimi vardır. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” şeklindeki açıklamaya aldırış edilmedi ve Fatsa halkı 11 Temmuz sabahı tank sesleriyle uyandı. İlçenin sokakları asker ve polisle dolmuş, yollar kariyerlerle kesilmişti. Denizde silahlarını Fatsa’ya çevirmiş iki hücumbot duruyordu. Askerler ve polislerin arasında maskeli muhbirler vardı. Sonradan bunlardan kimisi hakkında tutuklama kararı olduğu anlaşıldı.

    Fikri Sönmez 11 Temmuz günü bir basın toplantısı düzenleyerek, günlerdir bir kısım basında ve televizyonda Fatsa hakkında süren spekülasyonlara cevap vermek niyetindeydi. 10 Temmuz’u 11 Temmuz’a bağlayan gece sabaha kadar bu toplantının hazırlıklarını sürdürdü. Ancak 11 Temmuz sabahı operasyoncular tarafından gözaltına alındı. Gözaltında olduğu süre boyunca ağır işkencelere maruz kaldı. Ardından 12 Eylül koşullarında cezaevi yaşamı başladı. Fikri Sönmez yargılandığı dönemde de bir kısım basının boy hedefi oldu. Sık sık “Terzi Fikri”li yalan-yanlış haberler yer alıyordu.

    Fikri Sönmez, ilerlemiş yaşına rağmen cezaevi direnişlerinin en önünde yer aldı. Amasya Cezaevi’ndeki direnişi kırmak için bir işkence merkezi olan Suluova Et Balık Kurumu’na götürülen 25 kişiden biri de Fikri Sönmez’di. Orada 3 ay boyunca işkence gördüler ama direniş kırılamadı.

    İşkenceler, cezaevleri, mahkemeler zaten yıllardır önemsemediği sağlığını iyiden iyiye bozdu. Kalbi, bütün bu yükü daha fazla kaldıramadı ve 4 Mayıs 1985 günü hayata veda etti.


    Kurulduğundan bu yana hasreti çekilen 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahn Spor’un yeni yönetimi sezon öncesi bir topu, bir kramponu ve bir futbolcusu bile kalmayan Serhat Ardahan Spor’u adeta yeniden yaratmak için ilk adımı attı.


    Başkan Fakir Yılmaz’ın İstanbul’da yaptığı görüşmeler arıdan Pazartesi günü Ardahan’da yapılacak olan Serhat Ardahan Spor Yönetimi şu an hiçbir şeyi olmayan ve yeniden kurulması gereken Serhat Ardahan Spor için yol haritasını kamuoyuna duyuracak.


    **Prensipte İlk Görüşmeler Yapıldı..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 19 kişilik bir yönetimle devir aldığı Serhat Ardahan Spor’un kadrosunun yeniden oluşturulması için çalışmaların devam ettiği şu günlerde yeni yönetim birçok teknik adam ve futbolcu ile görüşerek ilk çalışmalarını başlattılar.


    İstanbul’dan gelecek olan ve 13 Futbolcu 2 Tekin adamın da katılacağı bir toplantı da ilk ciddi adımını atması beklenen Serhat Ardahan Spor Yönetimi tüm Ardahanlıları pazartesi günkü toplantıya davet etti.


    Pazartesi günü Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapılacak olan ve prensipte anlaşmaya varılan teknik heyet ve futbolcular ile bir araya gelinecek olan toplantıda, Serhat Ardahan Spor’un yeniden ayağa kalkması ve eski günlerinde ki gibi heyecanı yakalaması için Ardahanlıların da katılımı ve desteğine ihtiyaç duyulduğu anlatılacak.

  • Traktör Devrildi: 1 Ölü, 2 Yaralı

    Hanak Yolunda da Kaza!


    Öte yandan Ardahan-Hanak yolunda da bir trafik kazası meydana geldi.


    Bir kişinin yaralandığı kazada yaralı Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.



    **Ramazan da sona erdi, AK Parti şimdi ne yapacak?


    Milliyetçi Hareket Partisi, MHP ile ittifak kurup, adında cumhur diyen iktidar partisi AK Partinin yine adına baskın denen seçimlerden bu yana verdiği vaatleri sayacak olursak bitirmeyiz.

    Çünkü 16 yıldır iktidar da bulunan bu partinin ilk günden bu yana verdiği vaatlerin ardı arkası kesilmiyor.

    Son olarak karşısında el pençe duran havuz medyasına röportaj veren ve havuz medyasının elamanlarından korkudan soru alamayan AK Parti’nin her şeyi, ülkenin Cumhurbaşkanı ve 7 Haziran ile 1 Kasım’da olmayan ama bu kez 24 Haziran’dan sonra tam başkan olmayı uman Recep Tayyip Erdoğan’ın OHAL ile ilgili bana göre inandırıcı olman açıklamasıydı.

    İstese hemen şimdi hem de seçimlerden önce Olağanüstü Hal’ı kaldıracağı bilinen Erdoğan’ın bu işi seçimlerden sonraya bırakması baskın seçimin ilanından bu yana yapılan tüm vaatler gibi bir çıranın yanıp, sönmesi kadar kısa etkisi oldu.

    Yani her vaadinin karşısına, ’16 yıldır niye yapmadınız?’ sorusu çıkınca vaatlerin etkisi de olmamakta.

    En son dün Kocaeli’nin Darıca ilçesinin sahiline kurulan ve aralarında AK Partinin standının da bulunduğu alanı gezerken seçim ilanından bu yana verilen vaatlerin tutmadığını, seçmene inandırıcı gelmediğini HDP ve CHP hata MHP’nin canlı stantlarının yanında sönük kalan, kimsenin uğramadığını gördüğüm AK Parti’nin Darıca standından bir kez daha görüyordum.

    Bu durumun nedenini sorduğum AK Partililerin, ‘Siz bakmayın standa, bizimkiler evlerde, alanda iken HDP, CHP halay çeker’ dediklerinde etrafa bakıp, evdeki seçmenin büyük bölümünün de Darıca sahilinde olduğunu ve iftarları açmanın keyfi ile siyasilerin vaatleri ile ilgilenmediğini, hatta dağıtılmak isteten broşürleri almadıklarını da görmekteydim..

    Aynı parkın yanı başında bulunan Camide gelen ezan sesi ile tüm partilerin müziklerini kapattığını, bunu fırsat bilen ve Ardahan’a sözde kardeş kent olup, bir hayrını görmediğimiz AK Partili Darıca Belediyesinin canı sıkılmış olduğunu gösteren tavırla parkın ışıklandırmasını kapatması aslında boş kalan AK Parti standının üzerini kapatmaktan öte bir şey değildi.

    Neyse Diyarbakır’da parkta oruçlarını açmak için Darıcalılar gibi hazırlıklarını tamamlayıp, ezanın okumasını bekleyen HDP’lilerin oruçlarını açmamamsı için camiye geç gelen ve iftarı için beklenen ezanı okumayan imamların bir ay boyunca camilerde yaptıkları propagandalarında tutmadığını yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin sandık görevlileri ile yaptığı toplantılar esnasında çekilen videolarla daha iyi anlıyorduk.

    Çünkü OHAL’ı seçimden sonra kaldıracağını açıkladığı o son röportajında tutuklu olanların da aday olmaması gerektiğini belirtip, en güçlü rakibi, hatta baş belası, ‘Seni bu kez de başkan yaptırmayacağız’ diyen Demirtaş’ın tutuklu kalması gerektiğini ima ettikten sonra AYM2nin verdiği kararla demokrasi anlayışını bir kez daha ortaya koyan MHP ile ortak seçime giden Erdoğan’ın bile işinin kolay olmadığını anlattığı partililere HDP başta olmak üzere diğer tüm muhalefete defansın şart olduğunu ve gerektiğinde sandıkları teslim almanın faydalarını anlatırken onunda gelen anket sonuçları içinde b,r hayli bunaldığı ve biten ramazan ile boşalacak olan camilerde ki siyasi vaizlerin yerine ne yapılacağını şimdiden düşünmeye başladığını anlıyorduk.

    Çünkü bu yazımızın sonuna doğru gelirken Ramazan’da bitiyordu..

    Şimdi AK Parti ne yapacak, sizce hangi vaadi yapacak?

    Ben bu vaadin Genel Af olması halinde bugüne kadar verilen ama tutmayan vaatleri boş çıkarıp, en az %5 bir oy artışı ile AK Parti’nin iktidarına devam yolu açılır diye düşünüyorum..

    Çünkü içi boş ve bugüne kadar gerçekleşmeyen vaatlerin en etkilisi toplumsal barışın, kardeşliğin yeniden yeşermesine fırsat vereceğine inanıyorum OHAL’siz, Genel Af ilan edilmiş güzelim ülkemde..

    Evet,’Yaparsa yine AK Parti yapar’ vaadinin, ‘İlan ederse yine AK Parti Genel Affı İlan Eder’ umudum hala devam ediyor, şu bitip, giden bir mübarek ramazan ayının son gününde..

  • Şaibeli Gözetleme Sisteminden Sonra Sınıra a Duvar Örülecek..


  • Ardahanlı Müzisyen Onur Can Özcan Denizde Boğuldu!

    Onur Can Özcan fiber teknenin batması sonucu kaybolmuştu. kadıköy escort , ataşehir escort  , ümraniye escort , bostancı escort  Onurcan Özcan’ın cansız bedenine ulaşıldı. Genç müzisyeni ölümü tüm Türkiye’yi yasa boğdu. İşte söz yazarı ve besteci Onur Can Özcan kimdir sorusunun yanıtı…


    ONUR CAN ÖZCAN KİMDİR?


    Alabora olan teknede bulunan 5 kişiden Recep Gülyıldırım hayatını kaybetmiş, aynı teknede bulunan Levent Sarı, Ulaş Sarı ve Hasan Ekşi sağ olarak kurtarılırken şarkıcı Onur Can Özcan’a ise ulaşılamamıştı. Şile’de arkadaşları ile birlikte açıldıkları teknenin batması sonucu kaybolan ve “Yaramızda Kalsın”, “Yalnızlığın Ezgisi”, “Çilingir” gibi şarkıları seslendiren Onur Can Özcan’ı arama çalışmaları sonucunda cansız bedenine ulaşıldı.


    Genç şarkıcı Onurcan Özcan 21 yaşındadır. Solist kimliğinin yanı sıra besteci ve söz yazarıdır. Onurcan Özcan, YouTube hesabı üzerinden paylaştığı videolar kullanıcılar tarafından milyonlarca kez tıklanmıştır.


    Son zamanlarda gençler arasında popülerlik elde eden isim, Ardahanlı Özcan, “Yaramızda Kalsın”, “Yalnızlığın Ezgisi”, “Çilingir”, “Kibrit”, “Gülümse Kadın” ve “İntihaşk” gibi seslendirdiği parçalarla geniş bir kesim tarafından tanınmaktadır.



    **16 Yılda Bürokraside Ne Değişti?


    AK Parti iktidarının ilk yıllarıydı..


    Kimse İl başkanı, ilçe başkanı olmuyor, yeni kurulan ve askerin, sistemin hatta ‘Muhtar bile olamaz’ diye manşetler atan basının dalga geçtiği dönemlerdi.


    Erdoğan şu an bir şirket altında bir araya gelip, birleştiğimiz ve gazetelerimiz olan 23 Şubat, Kuzey Doğu Anadolu, Ardahan Haber, Son Vilayet, İstiklal adlı gazetelerimiz çıkardığımız büro o zaman yeni kurulan AK Parti’nin Ardahan İl ve İlçe Başkanlığı idi..


    Erdoğan yeni kurduğu partisinin ilk heyecanı ile Ardahan’a gelmiş, bende gazetemi getirip şu an oturduğum masada oturan Erdoğan’a uzatıp, Ardahan’ı anlatan manşet haberimi okutmuştum.


    Gazetemi inceledikten sonra elini omuzuma atarak yerinden kalkan ve ‘sende gel, partimin yönetimde yer al’ diyen Erdoğan beni kutlarken bende ona bu ülkenin ana sorunlarının başında gelen bürokrasinin Ardahan gibi Ankara’da uzak yerlerde Buzlar Çözülmeden filminin versiyonunu oynattıklarını ve ülkenin asıl önemli sorununun siyasilerin başarısızlığı değil, asıl dertleri vatandaşa hizmet etmek olan siyasilerin başında olup, ama iktidarları boyunca kontrol etmekten zorlandığı bürokratların iş yapamamalarının bedelini siyasilerin ödediğini ve kendisinin başbakan olması halinde ilk iş olarak bu soruna el atmasını istemiştim.


    Ardahan’dan ayrıldıktan 5-6 ay sonra mı iki yıl sonra mı bu kez Ankara’da başbakan olmuş olan bugünkü Cumhurbaşkanı/Başkan Erdoğan’la Ardahan heyeti olarak ziyaret eden heyetin içinde ki gazeteci olarak ikinci kez karşılaştım..


    Nasrettin hoca misali Ardahan’dan Ankara’ya gidip, aylardır atanmayan valisini isteyen heyetin Erdoğan’ın liderlik baskısının yarattığı heyecandan konuşamadığı ve kızdırdığı günü bugün gibi hatırlıyorum.


    Çünkü bugün ki gibi bir hayli gergin olan Erdoğan’ın Ardahan heyetinin bekletildiği salona gelişi ve heyeti dinlemesi ardından söz istedim.


    Ve Ardahan’da anlattığımı bu kez orada da anlatınca yine ayağa kalkan ve beni göstererek, ‘işte bu gencin dediği gibi bu ülkede bizde hükümet olmamıza karşın bürokrasiyle baş edemiyoruz. Kardeşim alın size kaç gündür valiler kararnamesini götürdüğüm Cumhurbaşkanı Sezer bir türlü imzalamıyor, işler yürümüyor’ deyip, elini ceketinin iç cebine götürerek çıkarmak istediği evrakları sinirden titreyen elinde yere düşüp, dağıtıyordu.


    Çünkü ikinci kez karşılaştığım Erdoğan’a orada da dediğim şey ‘Siz bu ülkede yerini oğluna, kızına bırakan, millete hizmet götürmek isteyen siyasiye sürekli genelge, kanun engeli çıkarıp iş yaptırmayan bürokratlarla baş edemezseniz, Örnek mi? 23 yıldır bozuk olan Ardahan yollarından sorumlu birini değiştiremezseniz, Meteoroloji müdürleri gibi bir çok idareci ölmeden makam terk etmediği bu ülkede başarılı olamazsınız’ demiştim..


    Ve bugüne baktığımız da Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 yıldır başında olduğu ülkenin bürokrasisinin durumu bir iki idarecinin İmam Hatip kökenli olmasından ve rektörler gibi partinin il, ilçe başkanıymış misali iş yapmaktan öteye gitmekten başka çokta bir şey değişmediğini görmek mümkün.


    Çünkü Erdoğan gibi ondan önceki siyasilerin de sıkça şikâyetçi olduğu bürokrasinin bu ülkede asıl iktidar olduğunu ve Erdoğan gibi güçlü bir lider ve iktidara bile dayandığını yeni bir seçime doğru gittiğimizde daha iyi görmekteyiz.


    Erdoğan’ın bile baş edemediği resmi kurumlara baktığınız da idarecileri gibi hantal hizmetleriyle ünlü onca daire görmeniz mümkün.


    Nüfus ayını, Tarım aynı, Meteoroloji aynı, iktidarlara yalakalık yaparak her gelene paşam diyen TRT ve diğerleri aynı tas, aynı  hamam..


    Onca teknolojik imkânlara karşın değişmeyen bürokrasi, idareci ve zihniyet nedeniyle bana göre bir adım öne gitmeden bürokrasinin değişmediğini, şurada en yakın bir tapu dairesine giderek görebilirsiniz..


    Tapu da olduğu gibi 1960’yıllarda kalan sararmış dosyaların raflarda toz içinde olduğunu, Adliyelerin alt katlarında ki arşivlerin üstten akan kanalizasyon suları ile bir arada olduğunu, müdür ve idarecilerinin çoğunun da emekli olmamak için direnen birer yorgun demokratlar olduğunu görmeye devam ettiğimiz ülkede ki asıl iktidar olan bürokrasinin, Tayyip Erdoğan’lı güçlü siyasi iktidara rağmen 16 yıldır bir adım ileri 3 adım geriye gitmekten öte bir değişiklik yaşamadığını da anlarız.


    Vali olmak için çalmadığı kapı bırakmayan, vali olduktan sonra vatandaşa kapı kapatanlar gibi bu ülkede yürütmenin başında olanların bürokrasiyi ve onun başında olanları yani siyasileri bir adım ileriye yürütemediğini bugüne baktığınızda da görmek mümkün.


    Kısacası bu ülkede asıl iktidar olan ve değişime karşı ısrarla direnen bizim bürokrasi ve bürokrat Özal’ın bir dönem salladığı, Tansu Çiller’in ‘Bizim bürokrasi Komünizmdekinden daha beter’ dediği, Ecevit’in ANAP-MHP Koalisyonunu dağıtan bürokrasi şimdi de Erdoğan’ı göndermek üzere gibi..


    Çünkü kendi teşkilatlarının metal yorgunluğu içinde olduğunu belirtip, asıl bu yorgunluğu yaratanın bir türlü değiştiremediği bürokrasi ve onun babadan, oğula kalma bürokratlarının ülkeyi olduğu gibi AK Partiyi de yorduğunu anlayamadı.


    Anladıysa da iktidara geldiği günlerde verdiği ilk vaatler arasında olan ‘Lojmanları boşaltıp, satacağım’ deyip, milletvekili lojmanları dışında onu da başaramayan Erdoğanlıhükumetler cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hala oturdukları koltuklara kök salan bürokratlarla baş edemedi.


    Ve bugüne geldik, bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..

  • Hoçvan'da Muhtar Gözaltına Alındı, İstanbul'da Ses Sanatçısı Tutuklandı!

    “Özgürlüklerin herkes için alabildiğine geniş bir şekilde yaşatılabilmesi amacıyla mücadele ediyoruz”


    İzmir’de halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim kimsenin inancıyla, ibadetiyle, zikriyle, fikriyle bir derdimiz yok. Tam tersine biz, bu özgürlüklerin herkes için alabildiğine geniş bir şekilde yaşatılabilmesi amacıyla mücadele ettik, ediyoruz” dedi.



    Bugüne kadar, birilerinin yaptığı gibi İzmir’i, İzmir halkının değerlerini ve hassasiyetlerini istismar etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Soruyorum size, korku ve tahrik siyasetiyle İzmir’in üzerine karabasan gibi çökenler, Allah aşkına bu şehre ne vermişlerdir? Hangi eserleriyle, hangi hizmetleriyle, hangi yatırımlarıyla İzmir’in geleceğine katkıda bulunmuşlardır?” sözleriyle seslendi.


    “TÜRKİYE’Yİ SADECE BİR AVUÇ SEÇKİN İÇİN DEĞİL, HERKES İÇİN YAŞANILABİLİR BİR YER HÂLİNE GETİRDİK”


    AK Parti’nin 15 yılı geride bırakan iktidarları döneminde, İzmir’e sadece yatırım ve hizmet kazandırdığını, İzmir’e ve İzmir halkına en küçük bir baskısının ve kötülüğünün dokunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam tersine, biz Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte İzmir’de de demokrasinin, temel haklar, temel özgürlüklerin, bireysel ve kültürel hakların genişletilmesi için var gücümüzle çalıştık” diye konuştu.


    Demokrasinin bu ülkede sadece belli bir kesimin değil, tüm vatandaşların hakkı olduğunu söylemenin ve bunu gerçekleştirmenin suç olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Özgürlüklerin sadece belli bir grubun değil, hangi kökenden, hangi meşrepten, hangi kesimden olursa olsun herkesin hakkı olduğunu, bunları savunmak ve bununla mücadele etmek suç mudur? Türkiye’yi sadece belli bölgeleri ve belli klanlarıyla değil, tüm şehirleri, tüm bireyleriyle kalkındırmak, geliştirmek, zenginleştirmek, herkesin refah düzeyini artırmak için çalışmak suç mudur? Eğer bunlar suçsa, evet, bizim suçumuz büyük, hem de çok büyük. Çünkü Türkiye’yi 15 yılda 3,5 kat büyüttük. Türkiye’de vesayetin, darbelerin, cuntaların tepesine bindik. Çünkü Türkiye’yi sadece bir avuç seçkin için değil, herkes için, güven ve zenginlik içinde yaşanılabilir bir yer hâline getirdik.”


    Her seçimde İzmir ile İstanbul’un ve Ankara’nın belli ilçelerinin oylarına ipotek koyanların, tüm eksiklerini, hatalarını, yanlışlarını ve ihanetlerini “laiklik” kavramının altında gizlemeye çalıştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin laikliğe bakışının, Avrupa ülkelerinde dahi takdirle karşılanan bir tanımla vücut bulduğunu söyledi.


    “TÜM İNANÇLARA MENSUP VATANDAŞLARIMIZIN İBADETLERİNİ RAHATÇA İCRA EDEBİLMELERİNİ SAĞLADIK”


    AK Parti programında laikliği, “demokrasinin vazgeçilmez şartı, din ve vicdan hürriyetinin teminatı” olarak gördüklerinin açıkça yazdığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, laikliğin Türkiye’de birilerinin bilinçli olarak ve ısrarla yaptığı gibi “din düşmanlığı” şeklinde yorumlanmasına ve bu sebeple örselenmesine de karşı çıktıklarını sözlerine ekledi.


    Türkiye’de, Hristiyan ve Musevi vatandaşların ibadetlerini rahatça icra edebilmelerini, dini kurumlarını rahatça çalıştırabilmelerini kendilerinin sağladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hristiyan ve Musevi cemaatlere sorulduğunda, en rahat, en huzurlu, en özgür dönemlerini AK Parti iktidarlarında yaşadıklarının cevabının alınacağını ifade etti.


    Kimsenin inancıyla, ibadetiyle, zikriyle, fikriyle bir dertlerinin olmadığını; özgürlüklerin herkes için alabildiğine geniş bir şekilde yaşatılabilmesi amacıyla mücadele ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda tek bir kırmızı çizgimiz var, o da, ülkemizin ve milletimizin aleyhinde faaliyet yürütülmemesi, özellikle de terör örgütlerine bulaşılmamasıdır” diye ekledi.


    “DİNİN SİYASETE ALET EDİLMESİNE KARŞIYIZ”


    Dinin, siyasete alet edilmesine de, inancını yaşamak isteyenlerin örselenmesine, tedip ve tahkir edilmesine de karşı olduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin dini hassasiyetlerini örgüt çıkarları için kullananlara karşı en güçlü tavrı biz koyduk. FETÖ’ye karşı 17-25 Aralık’ta mücadele ettik, CHP’yi bu ihanet örgütünün saflarında bize karşı yumruk atarken bulduk” dedi.


    Ana muhalefet liderinin daha önceleri “Darbe olursa tankların üzerine önce ben çıkarım” dediği hâlde 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminde darbecilerin tanklarının koruması eşliğinde Atatürk Havalimanından çıkarak Bakırköy belediye başkanının evine gittiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bunları inkâr ediyor. İstediğin kadar inkâr et, tüm belgelerde, tüm televizyon kayıtlarında varsın; yandın Kemal yandın. Sen darbe karşıtı değil, darbecisin” ifadelerine yer verdi.


    Darbe girişiminin olduğu gece Başbakan Binali Yıldırım ile sürekli irtibat hâlinde olduğunu ve süreci yönettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi milletvekillerinin Başbakan Yıldırım’ın Ilgaz Tüneli’ne saklandığı yönündeki sözlerini hatırlatarak, “Eğer tünellere saklanacak olanlar varsa başınızdaki adam saklananlardan bir tanesi. Ama o tünel bulmadı, Bakırköy Belediyesine gitti” şeklinde konuştu.


    “15 TEMMUZ’DA MİLLETİMİZLE BİRLİKTE FETÖ’YE TARİHÎ BİR ŞAMAR VURDUK”


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da milletle birlikte FETÖ’ye tarihî bir şamar vurduklarını; ancak CHP’yi yine bu örgütün saflarında üzerlerine yürürken bulduklarını dile getirerek, “CHP artık bugün yargımızın terör örgütü olarak tescillediği FETÖ’nün ülkemizdeki borazanı hâline dönüşmüştür. Sadece bununla kalmayan CHP, aynı zamanda PKK’dan PYD’ye kadar ülkemize ve milletimize kurşun sıkan ne kadar terör örgütü varsa hepsinin de sözcüsü durumundadır” dedi.


    Terör örgütlerine karşı verilen mücadeleye de değinerek, Zeytin Dalı Harekâtı’nın başladığı günden bu yana, Afrin’de 4305, Kuzey Irak’ta 372, yurt içinde 281 teröristin etkisiz hâle getirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmetçiğin kanının ve gazilerin ahının yerde kalmayacağını, mücadeleye bu kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.


    Her seçimde İzmir’e gelip laiklik nutukları atanların, Meclisteki grup kürsülerini aylarca FETÖ’ye kiraladıklarının unutulmadığını belirterek, “İzmir’in artık CHP’nin ilkesiz ve omurgasız siyasetine teslim olmayacağına inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmirlileri 24 Haziran’da istismarcılara derslerini vermeye, tercihlerini hizmetten, projeden ve icraattan yana kullanmaya, büyük ve güçlü Türkiye’yi beraber inşa etmeye çağırdı.


    “TAYYİP ERDOĞAN’A ‘DİKTATÖR’ DİYECEKSİN, KALKIP DİKTATÖRLÜĞÜN DANİSKASINI YAPACAKSIN”


    Erken seçim kararının ilan edildiği 18 Nisan’dan bu yana yaşananlara dikkat çekerek, ana muhalefetin ve onunla birlikte hareket edenlerin savrulmalar yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yeni yönetim sistemine geçiş kararının verildiği 16 Nisan halk oylamasından bugüne 1 yılı aşkın sürede ana muhalefette, ne cumhurbaşkanı adayları, ne de seçimde millete söyleyecekleriyle ilgili en küçük bir hazırlığın olmadığının görüldüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin ise seçimlerin 2019 yılında yapılacağı hesabıyla hareket etmelerine rağmen, cumhurbaşkanı adayından yeni yönetim mimarisine kadar her konuda çalışmaya başladıklarını, seçim ittifakları konusunu hukuki bir zemine kavuşturarak MHP’yle “cumhur ittifakı”nı oluşturduklarını belirtti.


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Peki, muhalefet neden bu konuda kılını kıpırdatmadı dersiniz? Çünkü bunların ülkeyi yönetmek, millete hizmet etmek, yeni projelerle, yeni yatırımla Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartmak gibi bir dertleri yok. Üstelik öyle bir tezgâh kurmuşlar ki, birisi ‘oradan sar bana 15 mebus’ diyor, öteki daha cümle bitmeden 15 milletvekilini paket yapıp gönderiyor. Mecliste bakıyorum arka tarafta milletvekilleri ağlıyor. Niye ağlıyor? Kendi yuvası orası, kendi yuvasından genel başkanı onu kovuyor. Ne diyor? Git sözde bir parti var, o partiye siz hadi bakalım. Ben de o gün 23 Nisan’da Meclis’teyim, baktım ki koltuklar bomboş, bu 15 kişi sözde partiye hâlâ katılmamışlar, yine onlar kendi sıralarında oturuyor. Böyle demokrasi olur mu, böyle millî idare olur mu? Tayyip Erdoğan’a ‘diktatör’ diyeceksin, kalkıp diktatörlüğün daniskasını sen kendin yapacaksın. Ve bu millî iradeye saygısızlıktır, o 15 kişiyi seçenlere saygısızlıktır. Sen genel başkan olabilirsin; ama sen o milletvekillerini pazarlayan bir insan olamazsın, bu budur. Ve tarih bunu Güneş Motel’de yazmıştır, bir de şimdi Bay Kemal’le yazmıştır. Zira bizlerin tarihinde asla ve kata bu yoktur. Zira milletimizin iradesine biz ipotek koyamayız.”


    “TAYYİP ERDOĞAN’I SOROS DEĞİL MİLLET GETİRDİ”


    Milletvekillerinin CHP’den istifa ettirilerek başka bir partiye geçirilmesine ilişkin, “İnternetten oyuncak bebek siparişi verseniz, inanın bu kadar hızlı servis olmaz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Bütün bunların sebebi nedir biliyor musunuz? Bunlar siyaseti millete hizmet için değil, göbeklerinden bağlı oldukları mahfillerin hesapları için yapıyorlar. Bunlar içeride ve dışardaki Soros’lar için yapıyorlar, onların talimatlarıyla yapıyorlar. Bunların tek derdi var, o da Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak. Sanıyorlar ki Tayyip Erdoğan olmazsa milletimiz bunları baş tacı edecek. Yahu Tayyip Erdoğan’ı Soros getirmedi, Tayyip Erdoğan’ı benim milletim getirdi milletim. Alırsa milletim alır, milletim aldığı zaman bana düşen de el-göz baş üstüne.”


    Her seçimde milletin partileri kantara koyup notunu verdiğini, boş çuval gibi ayakta duramayanlara oy vermediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partinin seçimlerde elde ettiği oy oranlarının lütuf değil, emeğinin, alın terinin karşılığı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hani şayet biz de onlar gibi, ‘beş dönüm bostan, yan gel yat Osman’ diyerek çalışmayı bırakıp ense yapsak, milletimiz inanın bize de kapıyı gösterir, ama biz çalışıyoruz, çalışacağız” diye konuştu.


    “BİZ HEP HİZMET VE ESER SİYASETİ YAPTIK”


    Ana muhalefet partisi yetkililerinin seçimlere “yüzde 25 oy cepte garanti” diye baktığı için AK Parti’nin yüzde 52 oyun üzerine yatacağını zannettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki milletimizin bize teveccühünün sebebi, daha çok çalışacak, daha çok hizmet verecek olmamızdır” diye ekledi.


    Vatandaşlara, “İzmir, 24 Haziran’da kendisine biçilen gömleği parçalayıp atmaya, özgürleşmeye hazır mı? İzmir, 24 Haziran’da kendi iradesini çantada keklik görenlere hadlerini bildirmeye hazır mı? İzmir, 24 Haziran’da tercihini demokrasiden, kalkınmadan ve hizmetten yana kullanmaya hazır mı?” sözleriyle seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürüttükleri siyasetin hiçbir zaman “lafla peynir gemisi yürütme siyaseti” olamadığını, her zaman hizmet ve eser siyaseti yaptıklarını dile getirdi.


    15 yılda İzmir’e 50 milyar liralık yatırım yaptıklarını aktararak, eğitimde 9 bin 252 yeni derslik eklediklerini, 6 bin 200 yataklı yeni yükseköğrenim yurtları inşa ettiklerini, 3 yeni üniversiteyi faaliyete geçirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ kanalıyla 18 bin konut projesini hayata geçirerek kentsel dönüşümün önünü açtıklarını, sağlıkta 31’i hastane olmak üzere 107 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını aktardı.


    Konuşmasında şehirdeki diğer yatırım ve hizmetlerden örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmirlilerle buluşmasının, 24 Haziran seçimlerinin ilk mitingi olduğuna işaret ederek hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.



    **Kapitalistler sola iktidar izni verecek mi?


    Suriye aynen duruyor..

    Irak hala oturmadı..

    Yemen, Cezayir, Mısır

    Ve Filistin..

    Ve kısacası siyah petrolün kırmızı kana döndüğü Ortadoğu..

    Ve üzerinde bir çok hesabın yapıldığı ileri sürülen Türkiye..

    Ve 24 Haziran Başkanlık ve de Milletvekilliği seçimleri..

    Yani tamda aranan sağ bir anlayış iktidar,

    Ortadoğu’ya uyumlu bir Muhafazakar bir yönetim..

    Ve sizce hangisi kapitalistlere uyumlu bir yönetim..

    İncirliğe karşı,

    Özelleştirmeye karşı,

    BOB’a karşı,

    Amerika’ya faşist diyen,

    Sol mu?

    Yoksa içeride,

    ‘Eyy Amerika’ ABD’nin yavrusu İsrail’e One Minute’ deyip,

    Dışarıda kapalı kapılar ardından da değil,

    Alenen, ‘Ben sizin eş bakanınızım’ diyen mi?

    Yoksa ‘Ne istediler vermedik’ diyen

    Sağ mı?

    Yine iktidar olur

    Bilemiyorum benim kafam çok karışık..

    Çünkü daha önce ki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de İsrail Filistinlere vurup, muhafazakâr oyu elinde tutan tabakaları ayağa kaldırıyor..

    Almanya başta olmak üzere Avrupa yine yalandan mevcut iktidara karşı olduğunu gösterip, HDP’ye izin verip, en çok oyu Avrupa’da Almayan’da olan iktidar yanlılarına izin vermeyip, oyları iyice sağda kemikleştiriyor..

    Ya S-400’leri satmak için dost olan Rusya?!.

    Ve ya Erdoğan’ın dostu Putin..

    Ve onun emrinde oldukları ileri sürülen, eniştesinin bakan yapmadıysa da eşini başkan yardımcısı eden Azerbaycan ağası Aliyev ve adaşları Kafkasya..

    Perinçek üzerinden iktidara yönelik olduğunu gösteren Çin..

    Bunlar sola izin verecekler mi?

    Peki ya birçoğu oy kullanacağı iddia edilen Suriyeliler,

    AVM’leri alan Araplar..

    Belediyeler, İş-Kur, Sosyal Politikalar Müdürlüğü ve

    Onca yan kuruluşta iş bulanlar..

    Feto hariç cemaatler..

    Gül’ü helikopter ile ziyaret eden asker, mit,..

    16 yıldır ihaleleri alanlar,

    İnce, kalın hesapları olanlar,

    Son olarak;

    Sanki 20 günden bir zaman kalan 24 Haziran seçimleri öncesi Türkiye’ye gelen ve iktidar değişmeyecekmiş gibi Münbiç görüşmeler yapan AB’lilerin tutumu..

    Ve evet/hayır da bakan aracılığı ile Demirtaş’a ‘Evet’ deyin diye mesaj yolladığı ortaya çıkan Öcalan’ı da unutmayın..

    Yani bu saydıklarımız ve sayamadıklarımız,

    Sol bir iktidara izin verecekler mi?

    Ecevit’li DSP-ANAP-MHP hükumetini saymasak Menderesten bu yana sağla idare edenler ülkeyi sola teslim edecekler mi?

    Bilmem ama benim bu yönde şüphelerim var..

    Ve yukarıda saydıklarımın sola değil, sağla işbirliği içinde olanlar olduğunu düşündükçe Başkan Erdoğan’ın tek korkusu olan HDP dışında bana göre kimse sola ülkeyi teslim etmez..

    Sola etmezse sağda ki Akşener’i eder mi?

    Evet, eder ama o da bu seçime 24 Haziran’a yetişir mi ki?

    Kısacası 6 Milyon oyu alan HDP’ye bir saniye yer vermeyen TRT başta olmak üzere havuz medyası, onca iktidar yalayıcısının olduğu ülkede sol bir iktidar düşünmek sanki biraz hayalci geliyor bana..

    Çünkü onca seçimi gören ve 49 yaşına gelen biri olarak iktidar da görmediğim solun iktidara gelmesi için hala ortamın, dünyanın ve kapitalistlerin hazır olmadığını düşünenlerdenim.

    Siz ne düşünüyorsunuz?..

    ‘CHP, İYİ Parti, Saadetliler birinci turda Erdoğan’ı geçirmez, ikinci turda İyi Partili, SP’li, CHP’nin yanında yer almaktan başka şansı kalmayacak olan HDP ile sol olur’ diyenleri duyar gibiyim..

    İyi bakalım az bir süre kalan 24 Haziran akşamı hangimizin dediği olacak?..


    **Ardahan’da durum 1-1


    İstanbul’da CHP’nin 3 bölgede en az 4 en çok 5 bilemediniz 9 alabileceği, iktidarda gideceği ileri sürülen AK Parti’nin de yine İstanbul’un 3 bölgesinde en az 6 en çok bilemediniz 11 alacağı ileri sürülürken nasıl bir tablo karşımıza çıkacak anlayamıyorum.

    Yani ülkenin sınır kentinden, Serhat Ardahan’dan İstanbul’a sorduğumuz da, CHP’nin ülkenin en büyük kentinde aday gösterdiği listelerin hiç birinde 10’un üzerinden vekil çıkaramazken iktidar nasıl gidiyor diyebiliriz?

    Bu konuda da şaşkın biri olarak İstanbul’da bana soruyor, ‘Ardahan nasıl olur?’ diye..

    ‘-Vallahi durum şimdilik 1-1 gibi görünüyor’ deyince de ‘Tamam anladık, 1 AK Parti peki diğer 1 kim?’ sorusu geliyor.

    O soruya da verdiği tek cevap var..

    O da; Ardahan’da durum 1-1 ama 3 parti var..

    Yani, AK Parti, CHP ve HDP arasında..

    CHP’nin 1. Sıra adayına tepki var ama oturuyor gibi..

    Oturmazsa HDP..

    AK Parti’de kent merkezi ile Göle kavgası var..

    Barışmazlarsa HDP,

    HDP’de de kırgınlıklar var..

    Anlaşamazlarsa;

    AK Parti: 1

    CHP: 1

  • Sınır Güvenliği Savcılık Oldu!

    **ARDAHAN İL ÖZEL İDARESİ’NE


    1709 sayılı 12.04.2018 tarihli yazıda 26.01.18 tarihinde bakanlık oluruyla ihaleye çıkarılması istenilen 170 km hudut hattında sınır aydınlatma, kamera takip sistemi ve güvenlik sensörleri gibi bileşenlerden oluşan sınır fiziki güvenlik sistemlerinin kurulumu işiyle ilgili projelerin neden onaylanmadığına hakkında tarafımdan bilgi istenmiştir.


    12.03.2018 tarihinde merkez köylere hizmet götürme birliği ile ENM inş. Pr.müh.elk.san.tic.ltd.şti. arasında sözleşmesi imzalanan proje yapım işinde 16.03.2018 tarihli 1260 sayılı idare onayıyla kontrol mühendisi olarak görevlendirildim. Proje,teknik şartname ve yaklaşık maliyet sayısal ortamda tarafıma iletildi. Yaptığım inceleme sonucu 26.03.2018 tarihinde firma tarafından yapılan çalışmanın 22 şubat 2010 tarihinde 4734 sayılı kamu ihale kanununun 3 üncü maddesinin b bendi kapsamında resmi gazete yayınlanan bakanlar kurulu kararnamesinin şartnameler bölümünün 8. maddesindeki’ teknik kriterler,verimliliği ve fonksiyonelliği sağlmaya yönelik olacak, rekabetli engelleyici hususlar içermeyecek ve firma tarafından hazırlanan proje, maliyet ve teknik şartnamenin teknik olarak uygun olmadığına,Ardahan hudut sınırı için projede olması gerekenlere dair teknik rapor hazırladım.


    Hazırladığım raporu 29.03.2018 tarihinde (vali yardımcısı makamında), 02.04.2018 tarihinde (vali yardımcısının ve ardından genel sekreterin makamında), 09.04.2018 tarihinde (vali yardımcısı makamında)yaptığımız toplantılarda defalarca idari amirlere ve firmaya sundum ayrıca 05.04ç2018 tarihinde e-içişlerinden firmaya tebliğ edilmek kaydıyla raporu ekine koyar çıkılmaz. ak üst yazı gönderdim.


    Proje onayı için görevlendirildiğim hazırladığım teknik rapora rağmen Proje, Teknik Şartname ve Maliyet firma tarafından revize edilmeden ve tarafımca onaylanmadan ihaleye


    Teknik raporda da belirtiğim gibi firma hazırlanan Projeyi onaylamamamın sebebi aşağıdaki maddelerdir.


    KIZILÖTESİ IR VE MİCROVAWE SENSÖRLER


    1)İki direk arasına konulması düşünülen Kızılötesi IR Sensörler amacını uygun olması ve istenilen sonucu vermesi için yerden en fazla 50 cm yükseklikte konulması gerekli aksi tekdirde karşılıklı konulan IR sensölerin oluşturduğu magnetik duvarın altından tehdit unsuru geçecek ve konulan sistem işe yaramayacak. Ardahan ilinde 6 ay kış mevsimi yaşanmaktadır ve hudut boyunca en az 1 metre yüksekliğinde kar bulunmaktadır. Dolayısıyla kar sensörlerin üzerine kaplayacağından bu sistem kullanılmayacaktır. Ayrıca 6 ay kışın olduğu Ardahan ilinde hudut bölgelerin de sürekli rüzgar ve tipi esmektedir, oluşan tipi sürekli sensörlerin alarm vermesine sebep olacaktır bu nedenle sistem sağlıklı bir şekilde çalışmayacaktır.


    2)Kullanılması düşünülen IR sensörler bitki örtüsü maki gibi kısa boylu bitkilerin bulunduğu sınırlarda sıkıntısız kullanılabilir fakat yaz aylarında boyu 1 mt’yi bulan bitkilerden dolayı Ardahan gibi sınırlarda bu sensörün kullanılması sıkıntı yaşatacaktır. Çünkü büyüyen bitkiler sensörlerin gereksiz yere sürekli alarm vermesine sebep olacaktır.


    3)Bahse konu olan mikrowave sensörlerin eski teknoloji ürünüdür, günümüz de kullanım  yerleri bulumamaktadır.


    4)Yapılan çalışmalarda kullanılması düşünülen IR sensörlerin piyasada üretimi yapan büyük firmalardan alınan data sheetler sonucu çalışma aralığı ortalama en fazla -20C’dir. Bunun sınırda kullanılabilmesi için sıcaklık değeri en fazla -40C olması gereklidir.


    KAMERA SİSTEMİ


    1)Konulması düşünülen 391 adet 2 MP SPEED DOME HARİCİ IR PTZ KAMERALARIN yapı itibariyle sınır hattı için uygun , geride ölü bölgeler oluşturacaktır.


    2)Kameranıolmadığı, üstten kol ile bağlantılı olduğundan 360 derece görüş sağlamayacakn tilt değerinin ise -15 / +90 derece olması yeterli düzeyde görüş mesafesi sağlamayacaktır.


    3)2 mp çözünürlüklüğünün ve 100 mt gece görüş ır mesafesinin sınır hattı için uygun olmadığı, söz konusu kameraların genellikle site ve apartman güvenliği için kullanulmaktadır.


    4)Ekteki teknik şartnamede belirtilen en az 3000 mt termal etki alanı en az 1000 mt lazer etki alanı olan, pan değeri 0/360 derece tilt değeri en az -45/+60 olan, en az -40C çalışan, buğulanmaya karşı özel camı olan, en az 2000 mt sanal sınır oluşturan, vücut sıcaklığı ayarlı termal ptz kameraların kullanılması Ardahan ili sınırı için en uygun olan kamera modeli olarak düşünülmektedir.


    Cismin insan mı veya hayvan mı olduğu ayırt edilebilir, bu sayede gereksiz alarmlar engellenmiş olur.(+37derece insan, +37 derece üstü hayvan sıcaklığıdır).


    6)Kullanılacak kameralar kablosuz görüntü aktarma sistemli olmalıdır. Veri aktarımı güvenli radyo-link sistemine sahip veri transferi sağlayan endüstriyel tip antenlerle yapılmalıdır.


     


    7)Söz konusu endüstriyel tip antenlerin IP kodlarının bilgi güvenliği kapsamında belirli periyotlarla değiştirilerek güvenli hat tesis edilmesi sağlanmalıdır.


    AYDINLATMA SİSTEMİ


    1) Kullanılması düşünülen 2342 ADET 150 WATT LED PROJEKTÖR çalışma aralığı en fazla -40C olmalı hudut sınırında fakat gönderilen teknik şartnamede -20C olarak belirtilmiş uygun değil.


    2)Kullanılan aydınlatma direklerinin ilimizin içinde bulunduğu 5. buz ve rüzgar yükü hesabı yapılması gerekli. Gönderilen projedeki direkler uygun değil.


    3)Aydınlatma projesinin yapılması lazım, gerilim düşümü hesabı yapılarak kullanılacak kablo kesiti ve gerekli olan güç belirlenmeli, bunun için belirli bir süre ve arazi çalışması için uygun iklim koşulları gereklidir.


    4)Yapılması gereken aydınlatma sistemi üzerinde 50-200 mt aralığında sensör/radar sistemi bulunmasıdır. Kullanılacak projektörörler en az 100.000 lümen gücünde ışık yayabilmesi ve en az 350 mt mesafeyi aydınlatabilmelidir.


    5)Termal ptz kameralar projektörlerde bulunan sensör/radar sistemiyle entegre olmalı, hem kamera hemde projötör tehlikeyi algıladığı an kamera oraya yönelmeli projektörlerde gücünü %10 dan %100 çıkarmalı.


    6)Kullanılacak projektörler 50-200 mt mesafede herhangi bir hareket olduğundasensör/radar sistemi devreye sokup %10 enerji sarfiyatyla çalışan projektörlerin gücünü %100 e çıkarıp hem tehlikenin net bir şekilde tespit edilmesini sağlamalı hemde bu şekilde mükemmel bir enerji tassarrufu sağlanmalıdır.


    MALİYET


    1)Maliyet için fiyat teklifi alınan 3 firmanın (B-Het Mühendislik, Limitel İnş.Taah,Oluşum Elektronic) bu ürünler sattıklarına dair faaliyet belgeleri kuruma sunulması gereklidir.


    2)Maliyet oluşturulurken fiyatların piyasa fiyatından aşırı derece yüksek olmaması gereklidir.



     **CHP, HDP’yeMilletvekillini 


    HDP CHP’ye Başkanlığı Verir mi?


     


    CHP’liler HDP’li Milletvekillerine, HDP’liler İnce’ye Oy Verirse Ne olur?


    Başkan olmak isteyen Erdoğan’ın öcü gösterdiği HDP’yi ittifak içine almaktan korkan CHP’lilere,

    Başta, Demirtaş’ı olmak üzere bir çok milletvekillinin tutuklanmasına, 90’ın üzerinde belediyesine kayyum atanmasına sebebi olarak gösterip, CHP’ye kızgın olan HDP’lilere,

    Yani Erdoğan’ın yeniden kazanabildiği takdirde daha çok zorda kalacakları kesin olan CHP’liler ile HDP’lilere, 

    Bir teklifim olacak..

    Gelin ön görüşmelerde yapamadığınızı seçmeninizin oyları ile yapın..

    Nasıl mı?

    Hemen söyleyeyim..

    Gelin 24 Haziran’da seçmeniz sandığa giderken ittifak yapın..

    Ve 

    Siz CHP’liler;

    Başkan oyunuzu İnce’ye vekil oyunu da HDP’li Milletvekili Adaylarına verin..

    Siz HDP’liler ise;

    Sizde Başkan oyunuzu İnce’ye vekil oyunuzu da kendi vekil adaylarına verin..

    O zaman görün ki;

    Hem İnce başkan olacak,

    Hem de HDP barajı aşıp, meclise giren CHP’lilerle birlikte mecliste çoğunluk sağlayacak..

    Sizce nasıl fikir?

    Olmazsa aha buraya yazdım..

    24 Haziran’da Erdoğan tam başkan olur..

    Meclis ise Ardahan deyimiyle haşıl olur..

    O zaman da Erdoğan yine atı alıp,

    Üsküdar’ı

    Pardon dışarıdan ekibi kurup, 

    Yeni bir çağrı yapar yine seçim olur..

    Buna da ne sizler, ne de ülke dayanır..

    Benden demesi..


     


    **Hz. Peygamberimiz


    dün söylediklerini bugün için mi demiş?


    Sanki bugün için demiş;


    Okurken bugünü unutmayın..


    İşte o sözler..


    Bir zaman gelecek, insanlar, yalnız parayı düşünüp, helal haram düşünmeyecekler.


    Rüşvet, hediye adı altında verilecek, gözdağı için suçsuz kişiler öldürülecek.


    Âmirler, imamlar, namazı öldürecek, vaktinden sonraya bırakacaklar.


    Peygamberim diyen yalancılar çıkacak, benden sonra peygamber gelmeyecek.


    Sünnetimi öldürerek dini bozmaya çalışan kimseler çıkacak.


    Bir zaman gelecek, beni yalanlayanlar çıkacaktır. ‘Hadisi bırak, Kur’ana bak’ diyeceklerdir.


    Kâfirler için gelmiş olan âyetleri, müslümanları kötülemek için delil olarak kullanacaklar.


    Sünnet, bid’at gibi çirkin, bid’at de sünnet gibi rağbet görecek. Sünnete uyan garip olacak, yalnız kalacak. Bid’ate uyan, çok yardımcı bulacaktır.


    Kur’an, dünyalık için okunacaktır.


    Camilerde binden fazla kişi namaz kılacak, içlerinde bir mümin bulunmayacak.


    Âlimler fitne unsuru olacak, camiler ve hâfızlar çoğalacak, ama, hakiki âlim hiç bulunmayacak.


    Sonra gelenler, önceki âlimleri cahillikle suçlayacak.


    Din âlimi kalmayacak, din adamı yerine geçirilen cahiller, bilmeden fetva verecek, herkesi, doğru yoldan çıkarmaya çalışacak.


    Din adamları, halkın istediği yönde fetva verecek, helale haram, harama helal diyecekler, dini, ticarete, menfaate alet edecekler.


    Hacca, hükümdarlar (devlet başkanları) gezi için, zenginler ticaret, fakirler dilenmek, din görevlileri de gösteriş için gidecekler.


    Kişi dinini ve dünyasını ancak para ile ayakta tutabilecek, altını gümüşü[parası pulu] olmayan rahat edemeyecek.


    İnsanın bütün kaygısı midesi olacak, şerefi mal, kıblesi kadın, dini para olacak.


    Her asır, öncekinden daha kötü olacak, böylece Kıyamete kadar hep bozulacak.


    Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak.


    Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak.


    Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak.


    Kötü kadınlar, çoğalıp, zina bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş[frengi, AIDS gibi] bulaşıcı hastalıklara maruz kalır.


    Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak.


    Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak.


    Anarşi ve ölüm çoğalacak.


    İşler, ehli olmayana verilecek.


    Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak.


    Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek.


    Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmayacak.


    Lutilik mubah sayılmadıkça kıyamet kopmayacak.


    Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmayacak.


    Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmayacak.


    Kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmayacak.


    Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça kıyamet kopmayacak.


    Allah’a inanan müslüman kaldığı müddetçe kıyamet kopmayacak.


    Yukarıda bildirilen küçük alametlerin çoğu çıktı. Henüz çıkmamış olan küçük alametlerden bazıları şunlardır:


    Kişi yol kenarında kadınla beraber olacak.


    Konuşan hayvanlar olacak.


    Kıyamet alametidir ki, erkek evde yokken kadının yaptıklarını ayakkabısı haber verecektir.


    Kıyametin büyük alametleri de şunlardır:


    Mehdi gelecek.


    Deccal gelecek.


    İsa gökten inecek, duman çıkacak, Kâbe yıkılacak.


    Dabbet-ül-arz çıkacak


    Yecüc ve Mecüc çıkacak.


    Ateş çıkacak, güneş batıdan doğacak.


    Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğunca, insanlar onu görür ve hepsi de iman ederler. Fakat bu imanları fayda vermez.


     

  • Çıldır’dan Sonra Bir Ölüm Haberi de Isparta’da Geldi..

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün Ardahan’ın Çıldır İlçesi, sınırları içinde bulunan Mozoret dağında yaşanan ve 4 kişinin ölümü ile sona eren trafik kazasına benzer bir kaza da Isparta’da meydana geldi.


    Göle Çardaklı İktisat mezunu Damla Karakoç’un da bulunduğu ve yaşanan kaza sonucu Karakoç’un da hayata göz yumduğu olay yılsonun da grup halinde geziye çıkan tur aracını trafik kazası geçirmesi ardından yaşandığı öğrenildi.



    **İntihar eden Göleli toprağa verildi..


    Öte yandan Göleli bir genç girdiği bunalım sonucu intihar ederek hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre Göle Çalıdere (Mıjkerek) köylü Servet Öngel bilinmeyen bir nedenden dolayı geçtiğimiz günlerde hayata intihar ederek hayata göz yumdu.


    Köyünde toprağa verilen Servet Öngel’in inntiharı ardından başlatılan soruşturmanın da devam ettiği öğrenildi.



    Genel Af Ülkeyi ve Başkan’ı Rahatlatır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    İktidarın gücü ile devletin tüm imkanlarını seferber edip, kirli paralarla oluşturulduğu ileri sürülen medya ve basının havuzun da çıkan manşetlere, ‘2 Milyon toplandı’ başlıkları attıranların yanılttığı Başkan Erdoğan’ın tüm baskılara karşın kendiliğinden ve de gönüllülerin oluşturduğu CHP’nin yürüyüşü ardından iki elini başının arasına alıp, ‘Nerede yanlış yaptım, kimlerin, hangi danışmanların yüzünden neden bu kadar büyük bir kitleyi karşıma aldım’ demesinin tam zamanı..

    Ve hemen, bir kılıç gibi elinde tuttuğu OHAL’ı fırsat bilip, elinde bulundurduğu onca gücün yanında Kanun Hükümünde Kararnameyi de devreye sokarak ulusu rahatlatacak bir genel af ilan etmelidir..

    Çünkü dün tüm baskılara ve olmayan imkanlara karşın Diyarbakır meydanında toplanan milyonlar gibi bugünde Ankara’dan yürüyüp, İstanbul’da bir araya gelen milyonların tek bir isteği var oda Adalet olmadığına inandığı için tutuklananların olduğunu, demokrasinin önüne bir çok engelin getirildiğine inanmaya, homurdamaya başladı..

    Her geçen gün biraz daha daraldığı ileri sürülen ekonomininde katkısıyla nefes almaktan zorlandığını ve 15 yıllık iktidarın metal yorgunluğu vede yıpranmışlığını da gördüğüne inandığım Başkan Erdoğan’ın önünü görmesi ve kendisinin başında bulunduğu yönetime gelen eleştirileri ötelemek için geniş değil tam bir genel af ilan ederek kendisini olduğu gibi 2023 hedeflerini yakalama arzusu içinde ki ülkeyi de rahatlatmalı, bir hayli gerilmiş olan toplumu rahatlatmalıdır..

    Bunu yaparsa yani milyonları arkasına takan Kılıçdaroğlu’nın 2019 genel seçimlerinde yerine oturmasını itemiyorsa acil olarak bir karar alıp, Başkanlığını bir kez daha ortaya koyup, dünyayı da şaşırtan bir genel af ilan etmelidir..

    Bunu da yapacak olan tek bir isim var onun adı da Başkan Erdoğan’dır..

    Haydi Başkan..

    Sana yönelen ve her geçen gün biraz daha artan tepkileri kökünden silecek bir karar al ve çıkaracağın bir genel af ile ülkeye rahatlat..

    Not: Bu öneri benim CHP’nin Ankara’dan sonra İstanbul’da noktaladığı ve 10 Maddelik istemlerine ek olarak 11. isteğimdir..


    İşte 10 maddelik Adalet Çağrısı:

                             Devamı sayfa 5’te

    1- Darbe girişimini lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin onurlu duruşu ve halkımızın direnmesi ülkemizin demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Siyasi ayağın ortaya çıkarılması engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı.


    2- 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. OHAL ilan edilmiş ve TBMM yetkileri gaspedilmiştir. Biz buna sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı.


    3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.


    4- OHAL ile mağdurların yargıya erişim hakları ellerinden alınmıştır. Tüm uygulamalara son verilmelidir.


    5- 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilişkisi bulunmayan ama muhalif göründüğü için haklarından yoksun bırakılan akademisyen ve kamu görevlileri görevlerine iade, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.


    6- Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbeset bırakılmalı.


    7- OHAL koşullarında serbest tartışmanın yapılmadığı bir ortamda gerçekleştirilen anayasa değişikliği gayri meşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayri meşru anayasa ile yönetilemez.


    8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Liyakat yasası görevde yükselmede esas alınmalıdır.


    9- Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, örgütsüzlük, yaygın şiddet, terör gibi geniş yelpazede yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir.


    10- Adalet sadece iç politikaya değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır.

  • Çıldır Mozortte Feci Kaza.. 4 Ölü!

    Kars, Doğubeyazıt ve Iğdır’dan Gürcistan’a giden Ali Ekber Kumak’ın kullandığı midibüs, dün gece saat: 01.30 sıralarında Çıldır-Aktaş karayolu Mozaret Dağı mevkisinde şarampole devrildi. Kazada, sürücü ile Barış Özüm, Nilgün ve Hatice Kıraç olay yerinde yaşamını yitirdi.


    23 KİŞİ YARALANDI


    Midibüsteki Mehmet Fatih, Erol Altay, Neşe Sadıç, Taner Aldaş, Ayşe Nur Yıldız, Osman Özen, Emine Ebru Satır, Esra Aktürk, Serap Bozdağı, Kenan Unutmaz, Feyzullah Gürel, Zehra Betül Demir, Barış Uslu, Özlem Özen, Taner Bozdağ, Ali Uzun, Neslihan Sonem, Sedanur Yadigaroğlu, Çağla Öneç, İlknur Selin Türk, Cüneyt Boyat ve Nazıl Ağan yaralandı.


    **5’İNİN DURUMU AĞIR


     


    Yaralılardan 5’inin sağlık durumunun ciddi olduğu belirtildi. Cesetler, Çıldır Sağlık Merkezi morguna gönderildi. Midibüs, jandarma ekiplerince olay yerinden kaldırıldı.


    **” UÇTUĞUMUZU HİSSETTİM”


    Yaralılardan biri kazayı şöyle anlattı, ”En son otobüsün yoldan çıktığını gördüm. Refüjü yardı. Sonra havada uçtuğumuzu hissettim. Taklalar atmaya başladık. Otobüste insanlar birbirinin üzerine çıktı. Otobüs durduğunda benim yanımdaki cam kırılmıştı. İlk çıkanlardan biriydim. Yaralılar bağırıp çığlık atıyordu. Sonra yardım etmek için bir araba ve ambulans geldi. Ben hastaneye ilk gelenlerdenim.” dedi.


    Dilimi konuşamıyorsam suç kimde?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     
     


    Ardahan’da ki seçim gündemini almak için beni canlı yayına konuk eden TRT Kurdi’deydim.


    Kardelenlerin yerini mis kokulu bin bir çiçeğe ve gözlere ilaç olan yeşil doğaya bıraktığı Ardahan’ın simgesi olan Kura Ovasını izleyen tarihi Ardahan Kalesin de canlı yapılan yayın öncesi ve sonra yaşadığım zorluk beni hem üzdü, hem de utandırdı.

    Üzüldüm..

    Çünkü ana dilim olan Kürtçeyi özgürce ve rahatça konuşamama sıkıntısını yaşadım.

    Utandım..

    Çünkü suçun tamamen başkalarının değil, kendimde de olduğunu da anladım..

    Evet, yeni bir seçime doğru giderken başta 16 yıldır iktidar da bulunan ve bir dönem büyük puan toplayan bir davranış içine girip, bugün buzlukta donan barış süreci başlatan, devletin elinde olan TRT’de önce TRT 6 adında adı değiştirip, TRT Kurdi’nin önünü açan Erdoğan ayrı,

    Kendisini ziyaret etmekle bir puan daha alan İnce ve diğer rakipleri ise bol keseden vaatler yapmaya başladıkları şu günlerde kimse bu ülkenin ana sorunlarının başında gelen hak, hukuk ve özgürlüklerine istendiği kadar dem vurmuyor.

    Vuranlar da, gerek KHK, gerekse ‘Aman aman milliyetçi oylar kaçar’ diye kaçamak vaatlerle sözde başta ülkenin can alıcı ve de yakıcı Kürt sorunu olmak üzere tam anlamıyla yerleşmiş bir demokrasinin gereği olan konular hakkın da ciddi bir şey diyemiyor.

    Yani bu ülkenin ana sorunları olan ana dil özgürlüğü ve bu ülkenin mozaiği olan Türkçe ve diğer dillerin eğimde yer alması, ekonomi, terör, insan hakları, özgürlükler gibi birçok sorunun üzerine gidemeyen siyasiler yeni bir seçime doğru yol alırken, yine pansuman görevi yapan vaatlerin ötesine geçemediklerini görmekteyiz.

    Yasa dışı örgütlerinin sıra toplumun ve tabanının ret ettiği çukur anlayışını taşıyanların demokrasinin önünü de ki engellerin temizlenmesine engel olup, zaman zaman zorunlu ötelenmesine neden olduğunu da belirtmek gerektiğini hatırlatmakta gerekir.

    Ancak tüm bunlara karşın ülke yöneticilerinin de bunların yani antidemokratik uygulamaları bahane edip, ortaya koydukları terörizmi yine mana edip, KHK ya da diğer antidemokratik uygulamalara çanak tutmaları maalesef bitmesi gereken sorunları daha da büyüttüğü de diğer bir gerçek..

    Hâlbuki terörizmin anti ilacının gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı olduğunu bizlerde, bu ülkenin yöneticileri de iyi biliyorlar.

    Bunun en açık örneği, yıllarca yasaklanan Kürt dilinin hükümet ve iktidar yanlısı da olsa ve de ‘Yetmezse de buna da şükür’ dedirten TRT Kurdi’dir..

    Evet, son KHK’larla yeniden ortaya konulan anlamsız uygulamalarla kapatılan onca Kürtçe tv ve radyoya karşın devletin kontrolünde de olsa yayınına devam eden TRT Kurdi bu ülkede yok olmaya yüz tutan Kürtçeyi yeniden canlandırdığını da kabul etmek gerekir.

    Kürt olan biri olarak gün geçtikçe asimilasyona uğramış biri olarak canlı yayınına çıktığım TRT Kurdi’de ana dilim Kürtçeyi konuşmaktan zorlanırken suçun kimde olduğunu da yeniden düşünme fırsatı buldum.

    Çünkü ana dilimi rahatça konuşamama sıkıntısı içinde gerek TRT Kurdi, gerekse diğer alanlarda olduğu gibi ana dilim olan Kürçe’yi konuşmaya konuşmaya evimizde kendimize koyduğumuz oto sansürle asimilasyona uğradığımı hem de ezilerek bir kez daha anladım.

    Yani adı üzerinde Ana dil olan dilimin evimden konuşulmadığını da hatırlayıp, suçun tamamen evimin dışında yaşanan baskı ve antidemokratik uygulamalarla değil, bizlerin her alanda olduğu gibi dil konusunda da kendi kendimize oto sansür uyguladığımızı ve kendi ana dilimize sahip çıkmadığımızın utancını yaşadım.

    Kısacası onca baskı ve antidemokratik uygulamaları suçlarken kendimizin de bu baskı ve antidemokratik uygulamalara inat en azından evimizde dilimizi canlı tutma çabasına gitme zahmetinde bulunmadığımızı, Kanal A gibi yayın yapsa da yine de kızmayıp, TRT Kurdi’yi izlemektense Acun’u milyonluk yapan Survivor’u izler, Kürtçe’den çok İngilizce’yi ezberler, Kürtçe’ye kardeş olan Türkçe’yi bile beğenmeyip, iş yerlerimize yabancı isimler verenler yine biz değil miyiz?

    Evet, TRT Kurdi’nin canlı yayınına katılıp, Kürtçe, Türkçe’yi bir birine katan bir konuşma yapan, bunu yaparken yine de Ardahan’a Havaalanı diye bilen bir Kürt olarak bir kez daha anladım ki; Biz Kürtler de Türkler gibi aslımıza, gelenek, göreneklerimize, dilimize hatta Fransızların karşıma ukalalığından bulunduğu dinimize yeterince sahip çıkıp o cevher olan kültürümüzü, yaşam biçimimizi haşıl ederiz.

    Sonra da, ‘Suç kimde?’ diye yine döner bir birimizle kavga eder, güzelim ülke de diller zenginliği yaşayan kardeşliğimizi zedeleriz.

    Yani en kolay yol olan suçumuzu kapatmak için bu güzelim ülkede topu bir birimize atar hem zaman, hem de dillerimizi kayıp ederiz.

    Ve gün geçtikçe de hep birlikte asimilasyona uğrar, yabancı dillerin esiri, özentisi olur, yerli malları unuttuğumuz gibi bugün önüne geçilemeyen ve ceplerimizi boşaltan yeşil dolarlara mahkûm oluruz.

    Evet, ben suç bende diyorum ya sizce suç kimde?



  • Çıldır Boğası İspanyol Boğasına Heveslenince! 1 Kişi Öldü..

    Edinilen bilgiye göre Aşıkşenlik´te boğanın saldırısına uğrayan karı kocadan Öztürk Tükenmez yaşamını yitirirken eşi Hannene Tükenmez ise boğanın saldırısından yaralı olarak kurtuldu. Aldığı darbeler sonucu Öztürk Tükenmez iç kanamadan hayatını kaybederken, saldırıdan yaralı olarak kurtulan eşi Hannene Tükenmez´in ise hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. Merhum Öztürk Tükenmez´in cenazesi bugün (24.04.2018) ikindi namazına müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından Aşıkşenlik´te toprağa verilecek.


       Saldırıda hayatını kaybeden merhum Öztürk Tükenmez´e Allah´tan rahmet, eşi Hannene Tükemez´e ise acil şifalar dilerken, merhumun yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.


    İspanyol Boğaları ile baş edilir mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yazıma başlamadan önce rahmetli babamın bir zamanlar kentin en lüks lokantası olan iş yerini neden kapattığını soran arkadaşına verdiği cevabı anlatmak istiyorum.


    Çünkü aşağıda yazacaklarımı bazıları anlamayabilirler..


    Anlamaları için de yardımcı olur belki..


    Neyse gelelim “ Tilki  ile İspanyol Boğa “  Meselesine..


    Babam kentin en güzel ve en işlek lokantasını bir anda kapatınca arkadaşı sormuş,


    ‘Fevzi abi lokantayı niye kapattın, ne güzel iş yapıyordu?


    Babam- “  He ya çok güzel işliyordu, hiç sorma. “ .


    Arkadaşı- “ Peki abi o zaman niye kapattın?” 


    Babam biraz da kızarak,


    -“ Ya kardeşim niye kapatmayayım?


    Bir koyun alıyorsun, budundan 4 haşlama çıkıyor,


    Birini aşçı, diğerini işçi yiyor..


    Bu yetmezmiş gibi;


    Müşteri diye biri lokantadan içeri giriyor diyesin aylardır aç kalmış bir Tilki..


    Göbeği gitmiş, yüzü solmuş, saçları dikleşmiş.


    Gelir oturur masaya..


    Getir haşlamayı, götür salatayı, yetmedi yoğurt, bir de 35’lik rakı..


    Biraz sonra   lokantadan içeri  giren perişan haldeki zavallı o  “ tilki “ oldu mu  sana İspanyol Boğası..


    Hesap istersin “  yaz”  der, dövsen yemeği yemiş..


    Üstüne üstlük İspanyol boğası olmuş baş edip, yenemezsin..


    “  Gel de sen kapatma.. ‘ deyince arkadaşı ancak anlayıp, hak vermiş


    Şimdi gelelim bizim İspanyol Boğalarına..


    Yeni bir seçimi tartıştığımız şu günlerde bir de geçmişte seçilmişlere ve hala görevde olanlara bakmak gerekir mi?


    Yani bugünkü gibi yoğun bir tartışma ardından yapılan seçimlerde seçilmişlere,


    Şu an başkan, başkan yardımcısı olanlara,


    Adına, ‘Yerel parlamento’ denilen ama içindekilerinin büyük bölümünün parlamentonun ne anlama geldiğini bile bilmediği, algılayamadığı belediye meclis üyelerine bir göz atalım mı?


    Muhtarları da unutmadan..


    Çünkü dün onlar da bugün seçilmek isteyenler gibi  dertleri kendileri değil, vatandı, milletti, sakarya olmazsa da memleketti, memleketten  gelen hemşehrileyirdi . 


     


    Büyük bölümü hemşehrilerinden oluşan , sözüm ona  onları temsil eden derneklere sırtlarını dayamış, onlardan oy isteyip, seçilmişlerdi.


    Ve hala görevdeler..


    Kiminin iki aylık bir zamanı kaldı, panik içindeler, 


    Kimilerinin ise 2019’a kadar rahat gibi görünüyorlar..


    Gerçi, ‘görünüyorlar’ demek de  yanlış..


    Çünkü bunların bir çoğu 5 yıl önce seçilmeden önce hep ortalıkta, yanımızda, yöremizdeydiler..


    Ama bugün onları ortada gören yok..


    Ya gökyüzüne doğru uzanan ve adına “ rezidans “  denen binaların en üst katında  ya da  ortasında hatta belki de  tümündeler!


    Yada bankalarda ki kasaları taşıran ekonomileri ile uğraşıp,  “ daha çok, daha çok “  diyerek ter dökmekteler..


    Ve onca iş, ihale, göbek büyüten davetler, boyun kalınlaştıran ilişkiler içindeler..


    Memleket mi?


    Oda ne?


    Peki ya; Hemşehri , Arkadaş, Akraba, Eş, Dost..


    Onlar çoktan unutuldu bile..


    Yada arada bir başını kaldırana bir cep harçlığı yada yalandan gülen bir yüz göster gitsin..


    İşte bizim İspanyol boğaları da bunlar..


    Şimdi yeni bir seçim var ve bu seçimin baş aktörleri  de dün tilki halinde bu sahaya inip, bugün her biri birer İspanyol boğası olmuş olanlar.


    Ellerinde devletin imkanları, ceplerinde paracıklar.. Bir de  kariyer ki hiç sorma..


    Bizde ne var?


    Sadece bir oy..


    Gel de baş et, edebilirsen..


    En iyisi bizde mi babama lokantasını kapattıran o İspanyol boğaları ile ‘baş edemeyiz’ deyip, iki ay boyunca başımızı şişirecek olan seçim gündemini kapatsak mı?


    Sizce ne yapalım?


     

     
     

  • Sınır'da 2 Kişi Tutuklandı!

    Ardahan‘da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, FETÖ üyelerinin Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısını kullanarak yasa dışı yollardan geçişini sağlayan bir gümrük memuru tutuklandı.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamaya göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yürütülen kişilerin yurtdışına kaçmalarına yardım eden Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısında görevli gümrük memuru S.A ile yurtdışına kaçmak isteyenleri S.A ile tanıştıran Y.E.A., “rüşvet ve FETÖ/ PDY silahlı terör örgütüne yardım etmek” suçlarından adliyeye sevk edildi.


    Adliyeye sevk edilen zanlılar, Sulh Ceza Hakimliğince “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım ve rüşvet” suçundan tutuklandı. 


    Atalay: Sınır ticareti için yeni model yolda


     


    Sınır Ticaretine Yeni Yöntem Geliyor..


    Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Sınır ticareti ile ilgili yeni model için sona gelindiğini açıkladı. Konuyla ilgili Ekonomi Bakanı Nihat Zaybekçi’yi ziyaret ettiklerini açıklayan Milletvekili Atalay, ” Sınır illeri vekillerimizle Ekonomi Bakanımızı ziyaretimiz hayırlı ve bereketli olacak.” dedi.


    Milletvekili Orhan Atalay, konuyla ilgili Ekonomi Bakan Nihat Zeybekçi’nin,  sınır ticaretinin kapsamını genişletecek yeni model üzerinde çalıştıklarını belirterek, ” Ardahan’dan, Kars’tan, Şırnak’tan Hatay ve Kilis’e kadar olan bölgede sınır ticaretini etkin hale getirebilirsek bu bölgeyefabrikaların sağlayacağı kazançtan fazlasını kazandırabiliriz.” ifadesini kullandı.


    Bakanlık olarak sınır ticaretinin bölgede serbest bırakılması için çalışma yürüttüklerini ve bu çalışmayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’a sunduklarını bildiren Ekonomi Bakanı Nihat Zaybekçi ise, mevcut uygulamadaki sınır ticaretinin kapsamının yeni modelle genişleyeceğinin altını çizerek, şunları kaydetti:


    “Fabrika yapımı için arazi şartları çok elverişli değil. Ham maddenin ulaşımı, ürettiğini satmak için nakliye masrafları da düşünüldüğünde maliyetler artıyor. Sınır ticaretinin kapsamını genişletirsek, Kars’tan, Şırnak’tan Hatay ve Kilis’e kadar olan bölgede sınır ticaretini etkin hale getirebilirsek bu bölgeye fabrikaların sağlayacağı kazançtan fazlasını kazandırabiliriz. Batı illerimizde sınır ticaretinin çok anlamı yok ama buralarda var. Bu sınırlarda uyuşturucu, benzin, mazot ticaretinin önüne geçelim, ticareti de ithalat ve ihracat gibi değil, tabanda yapılan bir ticarete dönüştürelim, esnafın, belgesini alanların şehirde yaptığı bir ticaret haline getirelim. Önerdiğimiz model bu esas üzerine.”  


    Teşvikler Konusunda Bilgilendirme Yapıldı..


    Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kadir Bal ve bakanlık heyetinin katılımı ile Ticaret ve Sanayi Odası’nda Ardahanlı esnaf ve iş adamlarına yönelik gerçekleştirilen yatırım ve teşvik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.


    Toplantı da, Ardahanlı esnaf ve iş adamlarının yatırım teşvikleri hakkında soru ve önerileri dinlendi, devletin sağladığı teşvikler hakkında da bilgilendirmelerde bulunuldu.


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez toplantı sonrası, Kongre Binasında misafir ettiği Müsteşar Yardımcısı Bal ve beraberindeki heyetle Ardahan’ın ekonomik yapısı, temel geçim kaynakları ve iş dünyasının beklentileri hakkında bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve TSO Başkanı Çetin Demirci‘de hazır bulundu.


    Haydi, Bakalım Boyunuzu Bir Ölçelim mi?


     






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    AK Parti-MHP’nin aylar öncesi sinyalini verip, ‘adını ‘Cumhur İttifakı’ koyduğu, 

    CHP Başta olmak üzere diğer tüm muhalefet partilerin şaşkın ördek misali hala kimi aday edeceğini belirleyemediği, erkenin erkeni bir seçime gideceğimiz netleşti.

    24 Haziran’da iki seçim var.

    Yani Hodri Meydan!..

    Biri Başkanlık,

    Diğeri Milletvekili seçimi..

    ‘Yerel de araya sıkıştırılır mı?’ belli olmaz, burası Türkiye ve iki dudak arasında..

    Bize düşen;

    Hayırlı olsun demek..

    Şimdi gelelim tabloya,

    AK Parti-MHP İttifakı Hazır.

    Adayı ise;

    Başkanlığını resmen tescil etmek için yıllardır, aylardır hem miting alanlarında, hem kongre salonlarının önünde, hem kongrelerde yetmedi ne kadar tv ve gazete varsa onların ekran ve de kapaklarında hazırlıklarını devletin de imkanlarından en iyi şekilde faydalanan Cumhurbaşkanı Erdoğan..

    Rakibi kim/kimler?

    Kafası karışık ve hala adayları belli olmayan bir muhalefet!

    Sonuç ne olur?!.

    Onu siz sayın okurlarıma bırakayayım..

    Çünkü, Ülkenin kuruluşundan bu yana gelen bir sistemin kapanıp, yenisinin açılacağı aşikar olan 24 Haziran’da ki Başkanlık seçiminin sonucu şimdiden belli gibi.

    Bu duruma da bilerek yada bilmeyerek muhalefette her zamanki beceriksizliği dolaysıyla çanak tutuyor gibi..

    Neyse ben aynı anda yani yine 24 Haziran’da yapılacak olan Milletvekilliği seçimlerine ve adaylarına geçeyim..

    Asıl konumuza gelirsek yani bu seçimle birlikte yapılacak olan eskisi gibi tadı olmayacağı ileri sürülen ama yinede sana bana bırakılmayan Milletvekili seçimlerine bakalım..

    ‘Haydi Bakalım, Boyunuzun Ölçüsünü Bir Kez Daha Görelim’ deyip, milletvekili adaylıklarını açıklamalarını dört gözle beklediğimiz aday adaylarının kimler olacağına baktığımızda da başkanlıkta ki gibi ‘sonucu şimdiden belli’ olduğunu görebiliriz.

    Çünkü, ‘zaman çok dar’ denileceği 24 Haziran 2018 seçimlerinde mevcut milletvekillerin %70’nin yerini koruyacağı anlamında bir his var içimde..

    Buna neden ise her zaman ki gibi erken seçimi isteyen ve muhalefetin ‘Erken seçin tellalı’ adını koyduğu Bahçeli’nin aralarında MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ında bulunduğu yani kendisini dar zamanda terk etmeyenleri aday göstereceği belli gibi..

    24 Haziran’da tam Başkan olmayı kafasına koyan ve bu yönde tüm hazırlıklarını yapan Erdoğan’ında fetocu olduğunu düşünebileceği ve bana sorarsa Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir kaç kişi dışında mevcutlarla yol alacağı belli gibi..

    ‘Mecliste olmalı’ diye düşündüğüm Gürbüz Çapan’ın da aday edilmesini beklediğim CHP’nin tüzüğü gereği bu kısa sürede ön seçim yapması mümkün değil,

    Ve Başkan Erdoğan tarafından korkutulup, yanaştırılmayan ama her iki partide cesur davransa ciddi bir çıkış olacağı kesin olan HDP ile mi yoksa başka bir parti ile mutlaka bir koalisyon kurup, şu an olanlarla yol almak zorunda gibi..

    İyi Partinin durumunu ben değil, bu işin başında ki YSK Başkanı bile ‘Benimde haberim yok’ dediği bir seçim sistemi var..

    Bu nedenle; BBP hariç diğer geri kalan ne kadar kor, topal parti varsa hepsinin de AK Parti-MHP cumhur ittifakına karşı CHP-HDP etrafında birleşmesi dışında şansları yok gibi..

    Buna seçime giremeyeceği ileri sürülen Meral Akşener dahildir..

    Ve en önemlisi HDP’nin ideolojik davranmayıp, yeniden Türkiye Partisi olduğunu, gerektiğinde eteklerde ki taşları döküp, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sözünü bir kez daha kanıtlama fırsatını kaçırmadan karar vermesi gerekir.

    Çünkü yarın, ‘Seni başkan ettirmeyeceğiz’ dediklerinin birinci turda resmen başkan olması halinde bunun altında kalkamayacak partilerin başında gelen parti HDP’dir..

    Yani Ardahan’ın da içinde olduğu saha da bir çok siyasetçisinden yoksun olan HDP kararını iyi vermelidir.

    Evet durum, hal böyleyken bakalım kimler başkan adayı, kimler milletvekili adayı olacak?

    Ha bu arada meslektaşım, hemşehrim Levent Gültekin’in sözünde durup, başkan aday olduğunu açıkladığında belirtirken, Gazeteci Levent Gültekin ve Saadet Partisi adayı olabilir’ denilen Abdullah Gül’ün tek başlarına seçilme şanslarının olmadıklarını da hatırlatırım.

    Yani, ‘Bende adayım’ diye ortaya çıkacak olan diğerlerinde muhalefet başta olmak üzere toplumun ‘Bu tür macera çıkışları’ onaylamayacağı bilinmelidir.

    Kısacası tablo budur.

    Şimdi soralım;

    Haydi bakalım; Siyaset, dernek sahasında resimleri hiç aşağı inmeyenler başta olmak üzere bakalım kimler, ‘Bende adayım’ diyecek..

    Seçimden seçime ortaya çıkanlar,

    ‘Yok kardeşim ben yerele adayım’ deyip, meclis üyelği, muhtarık gibi kolayı seçip, zorda kaçanlar..

    ‘Aday olayım bana aday adayımızdı’ desinler sonra da ‘makam, mevki, ihale versinler’ diyenler dahil

    Haydi, bir kezde daha sesleniyorum ve yüksek sesle ‘Buyurun Er Meydanına, Hodri Meydan’ diyorum..


     


  • Çayan'ın Öldüğü Yerde Ölen Gencin Organları Bağışlandı..

    26 Yaşında ki Ardahanlı genç Candaş Alçı Çorlu’da geçirdiği trafik kazası sonucu hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde arkadaşları ile birlikte Tekirdağ’a bağlı Çorlu’ya gezmeye giden ancak yol üzerinde bir araca arkadan çarpan araçta ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan ancak tüm çabalara rağmen kurtarılamayan Göleli gencin organları bağışlandı.



    **Gölespor Başkanı da Aynı Yolda Aynı Şekilde Ölmüştü..


    Ardahanlı bir gencin daha hayatta koparan Çorlu yolunda geçtiğimiz iki yol önce de Gölespor’un başkanı Çayan Çapan bu kazaya benzer bir kaza sonucu hayata göz yummuştu.



    **Bu Anlayış mı Ardahan Birlikteliğini Sağlayacak?


    Başkanı;

    Kürt, 

    Terekeme, 

    Türkmen, 

    Ahıskalı, 

    Yerli

    ‘Ben, biz orada olmayız’ diyerek,

    Üst çatın olan Ardahan ismini ARDAFED’i takmayarak mı?..

    Davet edildiğin toplantılara gitmeyerek,

    Ayrı ayrı toplantılar, etkinlikler ve turnuvalar düzenleyerek mi?

    Göle ayrı cumhuriyet

    Hanak ayrı,

    Posof ayrı memleket

    Damal ayrı,

    Çıldır ayrı eyalet, 

    Hoçvan özerk, 

    Yetmedi Göle Kadın,

    Ardahan Aydınlar Platformu,

    Sonra güçlü Ardahan birlikteliğinden bahset..

    Ardahan valisi gideceği derneği siyasete sorar,

    Belediye Başkanı kendi köyünün derneğine giderken Göle derneği var mı demez,

    Hanak Belediye Başkanı ayrı bir toplantı düzenler

    Yanı başında ki Damal Belediye Başkanı ayrı..

    Göle Belediye Başkanı ayrı bir havada

    Posof diğer havada,

    Merkeze bağlı olan ve resmi olarak tanınmayan Hoçvan’ı hiç sorma

    Çünkü o da Gorevng gibi

    tek başına eyalet..

    Sonra güçlü Ardahan birlikteliğinden bahset..

    Vekiller mi?

    Onların ikisini ve diğer kentteki seçilmişlerle bir arada gören var mı?

    Derneklerin çatısı altında bir araya geldiği ARDAFED’e karşı

    Gölfed’i, yetmedi Çılfed’i, DamalFed’i, Hoçfed’i kur

    Yetmedi,

    Ardahan Evinin arsası yetmedi elin tapusuna el koy,

    Köyün adına üzerine inşaat yapan

    Kültürlülerin olduğu derneğin yanına

    Her yere ‘Birim Başkanı’ ata

    Ve ‘Bana başkan’ desinler diyen derneklerle yol almaya çalış..

    Hanak Birlikteliği adını koy 

    Al sana Ardahan birlikteliği..

    Kurulan her yeni dernek

    Üst çatıyı tanımaz

    Köy dernekleri ayrı telden çalar

    Sülaleleri zurnayı üfler..

    Okumuşları, Makam ve Koltuk sahipleri

    Tokmağı ellerinde siyaset kokan davullara vurur..

    Sonra da 

    Ardahan birlikteliği..

    Ve en komiği ve tiyatrosu ise

    ‘Biz çoğuz’ der, onadn ‘siyasette yer isteriz..’

    der ortada kalırız..

    Ve;

    Kargalar gülmese de Karadenizliler 

    Başta olmak üzere milleti başına güldür..

    Haydi; Devam..

    Beyaz bir tabaka kağıdı

    Parçalarcasına bölmeye,

    Yırtıp, bir birinden koparıp,

    Sonrada onları

    Bir araya getirmek için

    Çırpın..

    İşte al sana 

    Ardahan birlikteliği..

    Selmi Yılmaz/Gazeteci

  • Öğrencilere Gözaltı..

    Edinilen bilgiye göre, yasa dışı örgütün üyesi oldukları ve bu örgütün gençlik yapılanmasının (Y-DGH) faaliyetleri olduğu ileri sürülen 20 öğrenciye Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon yapıldı. Kent merkezinde eş zamanlı yürütülen operasyonda yasa dışı örgüt üyesi oldukları iddiasıyla 20 şüpheli gözaltına alındı.


    Şüphelilerin emniyetteki sorgusu sürüyor. 



     


    **İllaki kimyasalla öldürmek mi gerekir?..


    Son dakika haberi;

    ‘İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da şahin milletvekillerinin Devlet Başkanı Putin’e, Suriye’ye saldırı düzenlemesi halinde ABD füzelerini vurma çağrısı yaptıklarını yazdı.’

    Yani Arap Baharı adı altında Afrika ve Ortadoğu’yu diazyn etmeye çalışanlar bu kez 8 yıldır kana buladıkları Suriye’ye direk saldıracak ve bu saldırıya da bir diğer güç olan Rusya da dur diyecek..

    Sebebi de Suriye’de hala devam eden iç savaşta birilerinin kimyasal silah kullandığı iddiası..

    Yani tüfekle, tankla, el bombası ile, önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek, ev ve barakalarından etmek normal ama kimyasal silah kullanmak yasak..

    Komik bir durum değil mi?

    Bölgenin yer altı kaynaklarını insan kanıyla emen güçlerin demokrasi ve insan hakları adı altında karıştırdıkları Ortadoğu’da oynanan bu karanlık oyunu izlerken yaşadığımız bunca komiklikler bizleri güldürmüyor, ağlatıyor desekte elimizden bir şey gelmiyor.

    Evet dünya üzerinde yaşanan güç savaşlarının mazlum halkların üzerinde denenen korkunç silahlarla devam ettiği bir süreçte en son oyun bu..

    Yani; Tank, Top, Tüfek ve önlerine kattıkları terörist gruplarla kamufle ettikleri askeri operasyonlarla insanları öldürmek serbest ama kimyasal silahlarla öldürmek yasak!

    Ya kardeşim sonuçta sonu ölüm olan bu vahşetin, gözyaşının, onca insandan akıtılan kan olunca ne fark ediyor?

    Peki, sormazlar mı?

    İnsanları tank, tüfek, uçakla yada kimyasal silah ile öldürürken insanlık suçu işlemiyor musunuz?

    Artık çokta etkisi kalmayan ve adeta insan kanı üzerinde çevrilen bir tiyatro sahnesine dönen Birleşmiş Milletler toplantılarını izlerken Suriye başta olmak üzere yine bu kan emicilerinin karıştırdığı dünyanın bir çok yerinde akan insanlık kanında boğulmalarına duacı olduklarmızın kendi ürettikleri silahlarla güç gösterisi yapması da diğer acı ve komik bir durum.

    Peki, bunlara ev sahipliği hatta ortalık yapan, bunları ülkelerinde ki üsler aracılığıyla bölgeye davet edip, sonrada ‘Siz orada ne gezersiniz?’ diyerek Okyanus ötesinde gelenlere sözüm ona kızanlara ne demek gerekir?

    Bilemiyorum ama yaşanan tek bir gerçek var o da insanların kanıyla iktidarlarını ayakta tutmaya, dolarlarına yeni dolarcıklar eklemeye devam ederler..

    Bizlerde yaşananları bir atari oyunuymuş gibi izler, sanki sıra bize gelmeyecekmiş gibi oralı olmaz, oralarda yaşananlar dolaysıyla yurtlarını terk etmek zorunda kalıp, kaçanlara ‘Bu Suriyeliler, Afganlılar nereden geldi kardeşim, ne olacak bunların hali?’ diyerek zaten yakılmış, yıkılmış olanlara söz ve tavırlarımızla sağ kalanları da öldürürüz..



    **Azeri kardaşlar Seçime Gitmiş..


    Ülkemizde 2019 seçimleri tartışıla dursun Kıbrıs’ı tanımadığı halde Kars Doğu kapısını bize kapattırıp, ardından da ‘Biz iki ayrı millet bir kardaşız’ diyen Azerbaycan’da seçime gidiyordu..

    Yani;

    ‘Darısı 2019’da bizim başımıza’ demeden!..

    Kapıcı benim,

    Sandıkçı benim,

    Gözlemci benim,

    Başkan yardımcısı eşim o da benim,

    Basın ve medya benim,

    Yer altı kaynakları gibi yer üstü kaynakları

    Ortaklarımla ve beni orda tutanlarla birlikte benim,

    Sandıkta benim,

    Başkanda benim

    Diyerek;

    Azerbaycan’da ki kardaşlarımız seçime gidiyormuş..

    Hayırlı olsun..

  • Göleli Bakırköy'de Öldürüldü!

    Alınan bilgilere göre Diyarbakır’lı bir kişi ile nedeni belli olmayan bir konu dolaysıyla tartışmaya giren 43 yaşında Ergün Mert isimli kişi tabanca ile vurularak öldürüldü.


    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Günorta Köyü sakinlerinden olduğu öğrenilen Ergün Mert’in İstanbul Bakırköy Osmaniye de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.


    Mett’in cenazesi Adli Tıp kurumuna kaldırıldığı öğrenildi.



    **Hasan Cemal’e Ceza Verilmiş..


     


    Son olarak Doğan Grubuna bağlı gazete ve televizyonlarının da paketlenip, havuza atıldığı ülkede yaşananları görmek, okumak gün geçtikçe zor bir hal almaya devam ediyor.


    Birilerinin, iktidar ve para gücü ile kendi lehlerine oluşturduğu gündemin gölgesinde kalan ülkenin gerçek gündemini böylece görmüyor, okuyamıyor olduk.


    Gerçi gerçek gündemi ve yaşananları görmek, okumak ve izlemek imkanı küçük bir ihtimal olarak kalsa da onuda başımızı kaldırmadığımız telefonlarda ki mesajlaşma ve oyunlar dolaysıyla görmüyor, okumuyor, izleyemiyoruz..


    Çünkü Kardelenlerin açtığını, ağaçların yeşerdiğini görmediğimiz betonlaşan kentlerde ki gerçek gündem gibi ‘kader seçimi’ denen 2019 seçimlerine doğru giderken ülkede yaşanan asıl gündemi de artık göremiyor, okuyamıyor, izleyemiyoruz..


    Bunun en son örneği onca gazeteci ve yazarın hapishanelerde olduğu ülkemin aydınlarından olan Gazeteci/Yazar Hasan Cemal’inde yazdığı yazısı dolaysıyla yardım ve yataklık yaptığı gerekçesiyle cezalandırılmasının tartışılmaya bile gerek görülmemesidir.


    Çünkü Hasan Cemal’in cezalandırıldığını yazmak bir korkulur hal almış bir ülkede demokrasiden bahsi edildikçe totaliter bir oluşumun kar topu hızında her gün biraz daha büyüdüğünü herke farkında ama ben dahil yine herke susmuş, pusmuş bir durumda..


    Kendisinden olmayanın işten, aştan etmek, üniversiteyi okuyana Koministler diyerek okutmamak için ‘Güvenlik Soruşturması’ denilerek işlerinden olan binlerce işçinin, istifa eden bakanların, ‘seçim öncesi zarar verir’ denilerek istifaları saklanan ama bakanların kızağa alındığı ülkede ağzını açanın, düşündüğünü yazmaya kalkanın, ‘Hain’, ‘Devletin Bölünmez Bütünlüğü Hükumet Karşıtı Eylemci’, hatta ‘Terörist’ olarak yaftalanıp, cezalandırıldığı bir zaman da Hasan Cemal’in yanı sıra her gün basılan parti binalarının altını n üstüne getirildiğini de haber vermek suç artık.


    Çünkü öyle bir hava oluşturuldu ki; O her geçen gün büyüyerek önünde ki tüm engelleri ezip geçen anlayış gün geçtikçe kendisini yaratanları bile yutmaya başlamış durumda..


    Ahmet Hakan’ın açık açık eleştimektense, “Afrin’de 52 şehidimizin kanı kurumamışken… Klarnetli, türkülü, kahkahalı, eğlenceli görüntüler hiç yakışık almamıştır. Bulunduğumuz apartmanda bir kişi vefat etmişse… Televizyonu bile açmayız. Bizim kültürümüz budur ve ortaya çıkan görüntüler, bu kültüre hiç de uygun düşmemiştir… Soruyorum o görüntünün içindekilere: Herhangi bir Afrin şehidinin evinin önünde klarnet eşliğinde Yaylalar türküsü söyleyebilir misiniz?” şeklinde üstü kapalı olarak ‘Haklı’ (!) dediği sanatçıların yaylalar türküsünü söylediği ülkemde onca siyasinin yanında bir o kadar gazeteci ve aydının içerideyken bunlara yenilerini ekleyerek yol alan bir gücün önüne yarın nasıl geçileceğini düşünmek önümüze 2019 seçimleri çıkıveriyor.


    Yani 3 seçimin aynı yıl içinde yapılacağı ve bunların en önemlisinin başkanlığın tescilinin resmen olacağı Başkanlık seçimi olduğunu bilenler neden o herkesi yutmamaya başlayan kar topu gibi bir araya gelip, toparlanmaz ve ne diye seçime birlikte gideceğiz diyemezler ki Hasan Cemal’lerin tek tek ceza alıp, saha dışına itilmeye devam ettiği ülkemde..

  • Üniversitede bir genç öldü, kimse duymadı!


    Alınan bilgilere göre Ardahan Üniversitesine ait Mühendislik Fakültesinde inşaat işçisi olarak çalışan Uğraş Acer hiç bir tedbirin alınmadığı inşaatta çalışırken betona çakılarak hayata göz yumdu.


    İnşaat sezonunun başlamamasına karşın inşası adeta kaçak şekilde devam fakülte binasının içinde ki katlardan birinde aşağı kata düşen 95 Doğumlu gencin ölümü ilgil bir açıklama yapılmadığı gibi fotoğraflar da gencin hiç uyarıcı yada koruyucu önlem alınmadığı açıkça görülen kattan dengesini kayıp edip, aşağıya düşüp, öldüğü görülmekte.


    Toprağa verilen gencin ailesinin olayın yerel basınca da görülmediğinden yakındığı görülürken başta üniversite yetkililer olmak üzere sorumlular hakkında davacı olacaklarını belirttiler.


    Göleli Siyasetçi vuruldu..


    *27/03/2018 Tarihli Haber


    İki grup arasında çıktığı ileri sürülen silahlı çatışma da Göleli bir siyasi vurularak yaralandı..



    CHP Grup Başkanvekili Tanış vuruldu


    Ardahan Göleli CHP Büyükçekmece Belediyesi Grup Başkanvekili Coşkun Tanış Rumeli kafede otururken iki grup arasında çıkan silahlı çatışmayı görüp kafenin önüne çıktığında bacağından vurularak yaralandı.


    CHP Büyükçekmece Grup Başkanvekili Coşkun Tanış ileCHP Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Ahmet Şahin iki grup arasında çıkan kavgaya müdahale etmek isterken Coşkun Tanış bacağından vuruldu. Meclis Üyesi Ahmet Şahin ise olaydan yara almadan kurtuldu. 


    Tanış’ın tedavisi Büyükçekmece Kolan Hospital’de gerçekleştirildi.


    Yaşanan olayı değerlendiren Coşkun Tanış şunları söyledi:


    ‘Büyükçekmece Mimarsinan’da bulunan balıkçı dükkanlarının olduğu bir kafede CHP Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Ahmet Şahin ile birlikte çay içiyorduk. Kafenin önünde silahlı çatışma olduğunu gördüm. Dışarı çıktık neler oluyor diye bakınırken kurşunlardan birisi sağ bacağıma denk gelmiş. O ara Ahmet Şahin’e seslenerek galiba ben yaralandım beni hastaneye götür dedim. Kolon Hospital’a geçtik. Doktor küçük bir operasyon yaparak, bir kurşunun yumuşak eti delip geçtiğini ciddi bir durum olmadığını söyledi. O kavga edenlerin pazarcılar olduğundan şüphelendim. Kim olduklarını bilmiyorum. Durumu polise de olduğu gibi açıkladım…’



    ARDAFED Buradayken, orada durcaksınız?


    Uzun süredir aralıksız olarak sürdürdüğü çalışmaları ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çalışma ve çabalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonunun oluşturduğu havanın etkisini anlatmaya gerek var mı bilmem ama ARDAFED ekibinin bu etkiyi 2019 seçimlerinde Ardahanlıların güç birliği ile başta siyasett olmak üzere her alanda taçlandırmaya iddialı olduğunu attığı her adımı ile ortaya koymaya devam ediyor. 


    ARDAFED’in oluşturmaya başladığı ülke genelinde ki etkili lobiciliği çabasına önce burun kıvıran ardından da gizliden bu havadan faydalanmaya çalışanların arttığınıda gördüğümüz şu günlerde ARDAFED’in bu çabalarını dışarıda izleyenlere de dikkat çekmek isterim.


    Kendilerince akıllı olanların birilerinin oluşturmaya çalıştığı olumlu havanın kendilerine de yarayacağını ama hala ve ince ayak oyunları ile ARDAFED’i uzaktan izlemekle kaldıklarını gördüklerimizin şu günlerde yaklaşan seçimlerle birlikte kıpırdamaya başladıklarını da görmekteyiz.


    Ve ARDAFED’in yıllardır anlatmaya çalıştığı o lobinin kendilerine askerlik yapacak diye bekleyenlerin bugünlerde uzaktan emir komuta girişimleri içinde ARDAFED’e müdahale etme çabalarını da duymakta ve öğrenmekteyiz..


    ‘Yemezler’ diye gülüp geçtiğimiz bu durumun 2019 seçimleri yaklaştıkça daha da artacağını bilen bir ekip olarak önce ARDAFEDin oluşturduğu havadan yararlanma çabalarına dur diyeceğiz, ardından ‘Dün neredeydizni?’ diyerek yıllardır dernekler üzerinden gerek siyasi, gerekse ekonomik olarak rantlarına rant katanlara da ‘hele bir dur kardeş’ diyerek ret edeceğiz, ediyoruz da..


    Ve en önemlisi yıllardır Ardhan ve Ardahalılara yönelik ciddi çaba ve çalışmalar sergilemeyip sadece Ardahlı olduğu için her hakkı kendisinde görenleri de topluma anlatarak, saha dışına itmek için de mücadele vereceğiz.


    Çünkü ARDAFED buradayken dışarıda durup, yapılmak istenenleri önce gölgeleme, yok sayma ayakları ile izleyeceksiniz sonrada baktınız olmuyor havada nefes almaya çalışacaksınız denecek..


    Bunıda yapacak olan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ derken destek değil, hep köstek gören 


    Ardahan dernekçiliğinin en üzet çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonu ve bu ruhla yoluna devam edenler yapacak.


    Bunun içinde şimdiden diyor ve yenşden hatırlatıyoruz..


    Gelin sizde ARDAFED’e katılın, içine girein ve dışarıda izlemekle kalmayın..


    Hep birlikte o çok istenen ama bugüne kadar bir türlü gerçekleşmeyen Ardahan Lobisinin ARDAFED’in çatısı altında hep birlikte ortaya koyalım, gerçekleştirelim diyoruz..

  • Cenazeye Giderken Öldüler!.. 2 ölü, 2 yaralı..

    Edinilen bilgilere göre kaza sabah saatlerinde meydana geldi. Sarıgün köyünden hareket eden Doğan Arpa (48) yönetiminde ki araç; Göle ilçesinin Demirkapı yaylası yakınlarında yolların kaygan olması nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle şarampole yuvarlandı. Kazada Doğan Arpa (54) ve Kader Altun (28) hayatını kaybetti, sürucü Zeki Bastaban (48) ve İsmail Altun (29) ise yaralandı.


    Kars Selim ilçesinden Erzurum Şenkaya ilçesinin Değirmenlidere köyüne taziyeye gitmekte olan 4 kişinin bulunduğu 53 HP 873 plakalı araç Göle Balçeşme Köyü yakınlarında virajı alamayarak takla attı. Takla atan araçta 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişide yaralandı. Kazada 2 kişi olay yerinde hayatını kaybederken, yaralanan 2 kişi Göle Devlet hastanesine götürülerek tedavi altına alındı. Burada durumu ağır olan yaralılar Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


    GÖLE JANDARMASI’NDAN BÜYÜK ÖZVERİ


    Bu arada olay yerine kısa sürede gelen Göle İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekipleri olay yerinde güvenlik çemberi oluşturup yaralanan vatandaşların kısa sürede hastaneye götürülmesini sağladı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlatırken, kazada hayatını kaybedenlerin aileleri hastaneye gelerek gözyaşı döktü.


    Haber/foto: Erdal Karakaya



    **İttifak Hazırlıkları..


    Yaklaşan seçimler öncesi %51’i bulamayacaklarından korkan ve paniklenen başında gelen AK Partinin, şu an zaten koalisyon içinde olduğu MHP ve diğer partilerle görüşmeye devam ederken CHP’nin ne yaptığını da merak etmeden duramadığını görüyoruz.


    Bir taraftan MHP ile ittifakını sağlamlaştırmak için hazırlıklar yapan diğer taraftan CHP’nin HDP ile ittifak kurmaması için çabaladığını gördüğümüz AK Partinin bundan da bir hayli başarılı olduğunu ve CHP’yi korkutup, Kürt seçmenin yaklaştığı CHP’yi HDP’den uzak tutmaya çalışıyor.


    Yıllardır bu taktikle iktidarda kalmayı başaran ve CHP’nin ulusalcı damarına basarak, bugüne kadar CHP’yi HDP seçmeninden uzak tutmayı başaran AK Partinin bu kez CHP’ye yönelmekte kararlı gibi görünen Kürt seçmene diyemediğini direk CHP’yi terörist partilerin devamı olarak suçladığı HDP üzerinden deşifre ederek CHP’ye oy vern Türk seçmene oynamakta olduğunu da görmüyor değiliz.


    Bu tuzağı anlamaktan bir hayli zorlandığını gördüğümüz CHP’nin ise ‘şimdilik’ bu oyuna geldiği ve her zamanki gibi şaşkın bir ördek misali kendisinin ne yapacağından ziyade AK Partinin suçlamalarını cevaplamakla zaman kayıp ettiğini de görmekteyiz.


    Halbuki 2019 seçimlerinin iki parti arasında yani CHP ile AK Parti arasında geçeceğini ve AK Partinin bunu anlayıp şimdiden tedbir almaya çalıştığını anlaması gereken CHP’nin kendisine yöneltilen suçlamaları savunmaktansa, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet bu ülkede nefes verilmeyen bir kesim var, oda bizimle hareket edebilir’ deyip, HDP, SP ve İYİ Parti ne varsa hepiyle yiğitçe ve açık açık görüşmeli bu görüşmelerin AK Partiye karşı güçlü olmanın gerektiğini bekleyen seçmene anlatmalıdır.


    Çünkü AK Partinin kendisine tuzak kurduğunu asıl amacın oy oranı bir türlü %10’un altına düşmeyen HDP ile kurulacak olan bir diyaloğun kendisini etkileyeceğini iyi biliyor.


    Bu nedenle bir taraftan savaş politikası ile milliyetçi seçmeni ikna ederken diğer yandan ‘teröristlerle iş birliği yapıyor’ diyerek CHP’ye yüklenerek HDP ile bir araya gelmesini engelliyor.


    Ve bunu da şimdiye kadar başarmış gibi..


    Çünkü biliyor ki karşısında ki kafası karışık, ne yapacağını demektense AK Partinin dediklerini çürütmeye çalışmakla zaman kayıp eden bir politika içinde olan bir CHP var..


    **HDP CHP’yi Cesaretlendirmeli..


    AK Partinin kendisi üzerinde yüklendiği CHP’nin bu durumunu görmesi gerek diğer bir tarafta HDP’dir..


    Çünkü kendisinin gerek barış süreci öncesi gerek Anayasa değişikliğinde hata yapıp, iktidara ortak olmazsa da birlikte bir anayasa hazırlama fırsatını kaçırdığını artık anlaması gereken HDP’nin yaklaşan 2019 seçimlerin de birlikte çalışacağı parti CHP’dir..


    Ve başta İstanbul’da olmak üzere Ardahan’da ortak çıkaracakları isimlerle AK Parti adaylarına karşı ciddi bir duruş sergileyeceğini ben değil sol seçmen ve AK Parti iktidarından kurtulmak isteyen seçmen diyor..


    Bu nedenle HDP’nin Türkiye Partisi olam iddiasını yeniden hatırlayarak CHP ve diğer sol orijinli hatta Yeni Parti ve diğer sağ partilerle de konuşup, görüşebileceğinin sinyallerini vermelidir.


    Aksine mi oy şekli ve sandıkları %51 için şimdiden hazırlayan AK Partinin MHP ile kurduğu ittifak ve koalisyon bir beş yıl daha bozulmaz biline..

  • Ardahan'da Hitlerin Silahı Ele Geçirildi..

    Ardahan ve Kars‘ta düzenlenen operasyonda, 25 gram kırmızı cıvayı satmaya çalıştıkları öne sürülen 5 zanlı gözaltına alındı.


    KIRMIZI CIVA SATTIKLARI TESPİT EDİLDİ


    Bir istihbaratı değerlendiren Ardahan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, bazı kişilerin ellerindeki kırmızı cıvayı satmaya çalıştıkları tespit edildi.


    5 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI


    Bunun üzerine Kars ve Ardahan’daki bazı adreslere eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, Ü.S, Ş.G, B.Y, Y.Ç ve M.Ç. yakalandı.


    Gözaltına alınan zanlılardan 25 gram kırmızı cıva, birer ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ile 8 fişek ele geçirildi.


    Zanlıların Ardahan İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.


    Nuri Vatan Yurt Yapmak İstedi, Rektör ‘İstemem, Gerek Yok’ dedi..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Başta, 23 Şubat’ta İstanbul’a Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 97 nci Yıl Dönümü dolaysıyla kurtuluş gecesi düzenlemeye hazırlanan ARDAFED olmak üzere batıda ki dernek ve stk’ların Ardahan’a yönelik çabaların başında gelenin batıda ki Ardahanlı iş adamlarının yüzlerini Ardahan’a döndürmeye çalıştıklarını inkar edebilir misiniz?..

    Tabi ki hayır..

    Çünkü adının önünde Ardahan olan tüm federasyon ve derneklerin çabalarının Ardahan olduğunu kimse inkar etmesin.

    İşte tam da burada sormak lazım o Ardahan’da bulunanların, başta ARDAFED’in olmak üzere batıda ki adı Ardahan olan federasyon ve derneklerin samimi çabalarını ne kadar anlıyorlar?..

    Bilmem ama samimi çabalar ortaya koyanların önüne, korsan ve paralel federasyon ve dernekler kurma, algılama, ağırlama, gaz verme derdinde olanların dertleir Ardahan olan samimi dernek ve federasyonların çokta anlamadıkları gibi onların ikna ettiği iş adamlarının Ardahan’a yönelik yatırımlarının önünde set oldukları da bir gerçektir.

    Çünkü federasyon ve derneklerin zar, zor ikna edip, yüzlerini Ardahan’a çevirdikleri bir çok iş adamının Ardahan yerelinde gerekli ilgi, alakayı görmediklerini de bilen bir federasyon başkanı, bir gazeteciyim.

    Çünkü onların derdi Ardahan değil, kendi koltukları ve o koltukları koruma derdidir.

    Ve batıda ki federasyon ve derneklerin yanı sıra yüzlerini Ardahan’a çeviren iş adamları, hatta siyasilerin bugün, yarın gelip o koltuklara oturacakları korkusudur..

    İşte bunun en son örneği geçtiğimiz gün ziyaret edip, 23 Şubat Gecemize davet ettiğim Ardahanlı İş adamı, Vatan Bilgisayarın Sahibi Nuri Vatandır..

    Kendisini ziyaret edip, yeniden Ardahan’ı anlattığım 80’ı geçen Nuri Vatan’ın, ‘Fakirciğim güzel anlatıyorsun da, geçtiğmiz günlerde görüştüğüm rektörünüze, bir kız yurdu yapmak istediğimi belirttim. Oda bana yurda gerek yok. Biz yurtlarda kalacak öğrenci bulamıyoruz’ dediğini diyordu..

    Yani daha önce Ardahan’a bir okul yapan ve bu okulu yaparken de Göle’ye Sağlık Meslek Lisesi yaptıran Göleli İşadamı Nurettin Yılmaz gibi anasından emdiği sütün burnunda geldiği Nuri Vatan Ardahan’a bir Kız Yurdu yapmak istemiş, Rektör gerek yok demiş..

    Evet bunu ben değil, Vatan Bilgisayarın sahibi Nuri Vatan bana değil herkese anlatıyor..

    Olur mu böyle bir şey diyenlerin Ardahan çarşıya inmeyen, inse de kimsenin rektör diye tanıyıp, selam vermeyeceğini bildiğim rektörümüz görürlerse bir sorsunlar..

    ‘-Sayın rektör sen kız yurdu yapmak isteyen iş adamına yurda gerek yok mu dedin?’ diye bir sorsunlar..

    Bakalım Nuri Vatan’ı mı, benimi yalanlayacak yoksa ‘Evet Nuri vatan bir yurt yaptırmak istedi, ben gerek yok dedim, bir hata ettim af edin’ mi diyecek..

    Bilmem ama bildiğim tek şey var ki oda üniversiteye yeni öğrenci getirmeye çalışmaktansa, siyasilerin ardından koşturanlarla bu memleketin kalkınacağına, yeni yurtların yapılacağına, öğrenci sayısının artacağına artık bende inanmamaya başladım gibi..

    Çünkü her gün biraz daha boşalan Ardahan’ı umutlandıracak, anlatacak, yatırım yapılmasını sağlayacak ne bir istek var nede bunları isteyen.

    Sorunun asıl önemlisi de bu ve Ardahan’ın bu yönü de tartışılmalı, masaya yatırılmalı..



    HAYVAN KAÇAKÇILARINA OPERASYON!


    Çıldır’da Operasyon


    *06/07/2016 Tarihi Haber


    Ardahan’da yapılan bir operasyonda yaklaşık 40 kişi gözaltına alındı.


    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır İlçesine komşu Gürcistan’dan Türkiye’ye kaçak hayvan geçiren bir çete Sınır Birliği ve İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerince yapılan operasyon sonucu aralarına tanıdık birçok simanın da bulunduğu 40 kişi gözaltına alındı.


    Uzun süredir hayvan kaçakçılığı yaptıkları öğrenilen çetenin yapılan takip sonucu yakalandıkları alınan bilgiler arasında oldu.


    **Vurun HDP’ye..


    ‘İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara’da da Ardahanlıları bir araya toplayabilir, ülkenin başkentinde de varız diyebilirmişiz? diye çıktığım yolun sonunda, simit, su satarak eğitimimin bir bölümünü tamamladığım Ankara’ya girdiğimin üzerinde 24 saat geçmemişti ki geride bıraktığım o Ardahan kadar çok sevdiğim İstanbul’da yine bomba patlatıldığını sabah haberlerinde öğreniyordum.

    Gerçi her zaman güvendiğim sezgilerim yine beni yanıltmamıştı..

    Çünkü İstanbul’dan Ankara’ya doğru yol alırken başta Diyarbakır otobüslerinin özenle aranması olmak üzere yol boyu olağanüstü bir güvenlik önlemi ve bu önemlerin getirdiği korkunun boşalttığı otoban ve Ankara’da hissettiğim ve ‘yine mi?’ diye düşündüğüm bomba bu kez de İstanbul’da patlatılmıştı.. 

    Evet maalesef yine..

    Toplumun artık alışmaya başladığı ve sanki rutin bir olaymış gibi ilk şokunu atlatıp, yeniden hayata dönmeye çalıştığında bir kez daha şahit olduğum son İstanbul bombasının 11 canın yanı sıra bu toplumdan bir parça daha alıp, götürdüğünü de gün boyu yaptığım ziyaretlerden bir kez daha anlıyor ve ‘Herkesin, ‘Nereye gidiyoruz?’ diyerek bir birine soru sormaya devam ettiğini de üzülerek görmekteydim..

    Ve en önemlisi İstanbul’da ziyade Ankara’nın bu yaşananların büyük bölümünü başkentteki idareci, siyasetçilere,meclisteki, çankaya’da ki, saraydakilere yüklediğine de şahit oluyordum..

    Hele hele başkentin başkanlık konusunda çok keskin ve bu sisteme net bir biçimde karşı olduğunu gördüğüm şu bir kaç günlük Ankara ziyaretimde sanki herkesin bir kurtarıcı beklediği ve bu beklenenin her an gerçekleşeceğini sandığına da şahit oluyordum..

    Yani başkent Ankara başkanlığa tak karşı, bir o kadar da bu yaşananların başkanlık sevdası sonucu yaşandığını ima eden bir bakışla patlayan bombalara, alt üst edilen şehirlere ve giden canlara baktığına şahit olmaktaydım..

    Yani başkent son bir iki yıldır yaşananları başkanlık meselesi üzerinden baktığı ve bunun kesin ve net bir biçimde hissedildiği Ankara’da diğer bir konu da PKK’ dahil herkesin bu aralar HDP’ye vurduğunu ve bu yaşananlardan asıl amacının tek dişi kalmış muhalefet olarak gösterdiği HDP’nin sonunun hazırlandığı ve bu engelinde PKK’nın toplum nezlinde destek görmeyen can alan eylemlerinin de yardımıyla aşılması halinde o birilerinin çok istediği rejimin rahatça hayata geçirileceğine de inandıklarına şahit oluyordum, İstanbul’a göre bahar kokusunun daha güzel his edildiği Ankara’da..

    Evet, ARDA/FED olarak Ankara’da da bir toplantı yapmak için geldiğim Ankara’da bir kaç gündür gördüğüm, hissettiğim konuların başında herkesin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bu yana nefes aldırılmayan ve ne yapacağını şaşıran HDP’ye vurduğunu ve son olarak başkanın imzaladığı dokunulmazlık yasası ile herkesin HDP’yi el birliği ile bitirmeye çalıştığına, ama Ankara’nın da başkanlığa keskin bir şekilde karşı olduğuna şahit oluyordum..


     

  • Ardahan'da Bir Kişi Daha Bıçaklanarak Öldürüldü!..

    Olayla ilgili alınan ilk bilgilerde henüz kimliği öğrenilmeyen kişilerle tartışmaya giren grubun içinde bulunan S.Y.’yi bıçaklandı. Ağır yaralanan ve Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan S.Y’nin kurtarılamayarak hayata göz yumduğu yaralı diğer kişilerin olay yerinde kaçtıkları alınan ilk bilgiler arasında oldu.


    **Gazeteci Kentte yaşananlara dikkat çekmişti..


    Başta Bonzai olmak üzere uyuşturucu ve kaçak içkinin yoğun şekilde tüketilmeye başlanan Ardahan’da meydana gelen ve bir kişinin daha öldürüldüğü olayın yaşandığı günün sabahı bir yazı ele alan ve kentte yaşananlara dikkat çeken Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yazısı ardından meydana gelen bu olay Ardahan’da ki durumu da ortaya koyar nitelikte olması dikkat çekti.


    İşte o yazı;



    **Yeni ESOB Başkanı Ne Yapmalı?


    Aynı zaman da Ardahan Amatör Futbol Liginin şu anki lideri olan Ardahan Spor’un Kulüp Başkanlığını yapan Uğur Kaçar ile Çıldırlı hemşehrimiz Binali Kaya’nın önderlik ettiği, ‘Ardahan İli Uyuşturucu İle Mücadele ve Eğitim Derneği’ nin kurulduğunu öğrenince Ardahan federasyonu başkanı, gazeteci, bir sade vatandaş olarak çok sevindim..

    Çünkü bu kentin diğer bir önemli sorununun da bu kente çokta yabancı olan ama son yıllarda sayıları her geçen gün artan uyuşturucu bağımlısı gençlerin sayısının artması sorunu olduğunu da görmekte ve elimiz kolumuz bağlı olarak izlemekteyiz.

    Bana gelerek uyuşturucu ile mücadele etmek için bir dernek kurduklarını, bu yönde ki sorunun her geçen gün arttığını ve kendilerinin de bu yönde bir dernek kurduğunu belirten Uğur Kaçar ve Binali Kaya ile bu yönde ki sohbetimize katılan Ardahan esnaflarından Muharrem Çapan’ın da onayladığı ve önüne geçilmesi için tüm Ardahan’ın harekete geçmesi gerektiğine işaret ettiği diğer sorunlarına kilitlenip, göremediğimiz, belki de kulak ardı ettiğimiz Ardahan’da ki uyuşturucu bataklığının daha da büyümeden kurutulmasının yolunun bu kentteki herkesin bu önemli konuya duyarlı olmasına da dikkat çekildi.

    Evet, valilik, kaymakamlıklar, belediyeler, biz gazetecilerin, stk, dernek, federasyon, sağlık, emniyet yani kısacası herkesin duyarlı olması gereken bu önemli konunun yani Ardahan’da ki uyuşturucu bataklığının bu kentte daha da büyümeden kurutulması için top yükün harekete geçmesi gerektiğine de dikkat çeken Kaçar, Kaya ve Çapan ile olan mini toplantımızda Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası başkanlık seçimleri de konuşuldu.

    Yani DSP İl Başkanı olarak bu kentin sorunlarını muhalefet bilinci ile zaman zaman tahlil eden ve bu yönde çabalar ortaya koyan ESOB’un yeni Başkanı Mustafa Morkoç ve diğer kurumlarında bu yönde acil adımlar atması gerektiğine dikkat çekildiği toplantımızda uyuşturucu sorununun sadece kolluk kuvvetlerine bırakılmayacak kadar büyük olduğu da mini sohbet masamıza yatırıldı.

    İşte tam bu esnada ESOB’un yeni başkanının eski başkan Esfender Yılan ile girdiği seçimi gözden geçirip, esnafın ESOB’tan beklentisini ortaya koyan bir davranış sergileyerek, kışın ortasında geldiği ve oyunu kullandığı seçimlere gösterdiği büyük ilgiyi unutmaması ve kendisinden beklenen beklentilere cevap için hemen kolları sıvamalıdır diye uzun uzun konuştuk..

    Yani Morkoç’un da kongreleri bittikten sonra adeta ortada kayıp olan AK Parti, CHP, HDP ve diğer parti İl Başkanları yada bu kentte bulunan onca dernek, federasyon, konsey başkanları gibi sesiz kalmayıp, onları da harekete geçirecek adımlar atmalıdır diye düşündük..

    ESOB’un yeni Başkanı Mustafa Morkoç ve diğerlerinin, ‘-Hayır! Uyuşturucu işi benim işim değil’ diyemeyecekleri ve bu kentte oluşmaya başlayan uyuşturucu bataklığının daha da büyümemesi için başta yeni kurulan Ardahan İli Uyuşturucu İle Mücadele ve Eğitim Derneği ile olmak üzere toplumun tüm tabakaları ile el ele verip, bu yönde ciddi çalışmalar, toplantılar, bilgilendirmeler yapmalıdırlar..

    Yapılmalıdır ki; Bu kentin bu illetten yani uyuşturucu bataklığına daha çok batmadan kurtarılması gerektiğine toplumun tüm fertleri anlayıp, kendilerine gereken desteği vermesi için harekete geçmesini sağlamalıdırlar..

    Evet Sayın ESOB’un yeni Başkanı Mustafa Morkoç al sana kendini gösterecek ilk bir iş..

    Seçim öncesi verdiğin, ‘Kooperatifi yeniden açma sözünden daha önemli olan ama onu da unutmadan bu yönde yani uyuşturucu ile mücadele konusunda bizlerden de destek isteyerek atacağın adım seni daha da güçlendireceği gibi bu kentin gençlerinin de sağlıklı bir nesil olarak büyümesini sağlayacaktır diye düşünmekteyim..

    Bu yönde ve başta esnafın sorunları ile ilgili sorunların çözümü konularında olmak üzere bu kente katacağın her güzel adımının arkasında olduğumuzu bilmen umuduyla yeni görevin hayırlı olsun diyorum..


    **ARDAHANLI BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLDÜ..


    *30/05/2016 Tarihli Haber


    Ardahan merkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka) köylü Mehmet Kaya bıçaklanma sonucu hayata göz yumdu.


    Alınan bilgilere göre İstanbul Esenyurt’ta emlak ve tapu işlemleri yapan Mehmet Kaya’nın eşi ile tartıştıktan sonra bilinmeyen bir şekilde bıçaklandığı ve hastaneye kaldırılırken öldüğü öğrenildi.


    30 Yaşında evli bir çocuk babası olan Mehmet kaya’yı kim yada kimlerin bıçakladığı anlaşılmazken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • 2017 Yılında 3 Kişi Öldü!

    Konuyla ilgili yılbaşından bu yana medyaya yansıyan 725 binden fazla haberi inceleyen Medya Takip Ajansı Interpress’in Emniyet Genel Müdürlüğü verilerinden elde ettiği bilgilere göre, yılbaşından Kasım sonuna kadar meydana gelen 377 bin 26 trafik kazasında 3 bin 299 kişinin hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Bu kazalarda 282 bin 215 vatandaşımız yaralanırken, şu ana kadar en fazla kazanın 45 bin 754 kaza ile Ankara’da meydana geldiği tespit edildi.


    İstanbul’da kazalarda 187 kişi ölürken Tunceli’de ise ölüm yok …


    İstanbul’da yılbaşından bu yana meydana gelen 14 bin 228 ölüm ve yaralanmalı trafik kazasında toplam ölü sayısı 187 kişi olurken yaralı sayısının ise 20 bin 264 olduğu açıklandı. İstanbul’u 11 bin 407 ölüm ve yaralanmalı kazada hayatını kaybeden 168 kişi ile Ankara izledi. İzmir’de ise meydana gelen 9 bin 642 ölüm ve yaralanmalı trafik kazasında ölü sayısı 159 olarak tespit edildi. Trafik kazaları sonucu hayatını kaybeden kişi sayısında bu üç ilimizi 135 kişi ile Antalya ve 110 kişi ile Konya illerinin takip ettiği belirlendi. Bu yıl meydana gelen trafik kazalarında hiç ölüm olayı yaşanmayan tek ilimiz Tunceli olurken, Ardahan ve Hakkari’de ise trafik kazalarında sadece 3’er ölüm meydana geldiği tespit edildi.


    **Trafik kazası Gölelierin Yakasını Bırakmıyor!


    1 Ölü, 2 Yaralı Var..


    *30/09/2017 Tarihli Haber


    Kent içi yolların yanı sıra köy yollarının bir hayli bozuk olduğu Göle’de yine bir kara haber.


    Kent içi yolların yanı sıra köy yollarının bir hayli bozuk olduğu Göle’de yine bir kara haber.


    Geçtiğimiz günlerde bir doktorunu trafik kazasına kurban veren Ardahan’ın Göle İlçesi bu kez köy yolunda bir kişiyi trafik canavarına kurban verdi.


    Alınan bilgilere göre Göle ilçesine bağlı Senemoglu-Gedik (Laustan) köy yolunda trafik kazası meydana geldi.


    Tekeri patlayan araç yoldan çıkarak devrilirken kazada bir kişi hayatıni kayıpedereken, biri ağır olmak üzere İki kişide yaralandı.


    Aslen Laustanlı olan ziyaret için Ankara’dan köyüne gelen Müşkinaz Oğuzhan adlı kadın yaşanan trafik kazasın da hayatını kaybederken, Senemoğlu’da ki kızı Hatice Çapan ağır yaralandı.


    Yaşanan trafik kazasında ağı yaralanan Hatice Çapan’ın oğlu Habip Çapan’ın da yaralı olduğu öğrenildi.


    Kaynak: Göleli Ömer Turan



    **Göle’de park edecek bir yer kalmayınca!


    Öte yandan yukrıda ki fotoğrafta görüldüğü gibi Göle kent içinde geçit vermeyen yollarda kazalara neden olduğu görülüyor.


    Bir aracın aylardır kapatılmayan kanalizasyon ve içme suyu şebekesine düştüğü görülen Göle’nin Ardahan yolu bu yıl da bitmedi.


    Şavşat yolunda kaza.. 1 Ölü..


    *21/04/2016 Tarihli Haber


    Ardahan-Şavşat karayolunda mıcıra kapılan otomobilin kayalıklara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.


    Edinilen bilgiye göre kaza, saat 16.30 sıralarında Ardahan-Şavşat karayolu Sahara geçidi mevkiinde meydana geldi. İzmir’den aile ziyareti için Ardahan’a ve oradan da Şavşat ilçesine dönen Nusret Tekin yönetimindeki 08 HD 146 plakalı otomobil, mıcır yüzünden, yolun 25. kilometresinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebiyle yol kenarındaki kayalıklara çarptı. Kazada Alime Tekin olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü Nusret Tekin ile Yılmaz Tekin yaralandı. Kazanın ardından yolda trafik güvenliği sağlanırken, bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi. Olay yerinde UMKE ve AFAD ekipleri de hazır bulundu. Kazanın ardından hurdaya dönen araçtan güçlükle çıkarılan yaralılara ilk müdahale sağlık ekipleri tarafından yapıldı ardından Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


    Kaza geçirenlerin yakını olan şahıs, “Köyde inşaatta çalışıyordum. Abim aradı ve acele arabayı al gel dedi. Alime ablayı kaybettik dedi. Olay Ardahan’dan çıkmış gelirken bu bölgede arabayı mıcıra kaptırmış” dedi.



     


    **AK Partinin Yerel Başarısızlığının Nedenleri?..


    Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanlığı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 seçimleri öncesi toparlamaya çalıştığı teşkilatlarının başarısızlığının en önemli nedenlerinden birinin de metal yorgunluğu yaşadığını öne sürdüğü AKP teşkilatlarının Ardahan’da olduğu gibi yerelde ki stk’lar üzerinde etkili olamaması neden olarak gösterilmekte.


    Erdoğan’ın liderlik temposuyla alınan oyları toplumun lehine değil, kendi özel işlerinde kullanmaktan öteye gidememekle suçlanan teşkilatların başında gelen İl ve İlçe Örgütlerinin çoğu kendi çel çocuklarını İş-Kur aracılığı ile işe koydurma, gelen kredi ve teşvikleri alma telaşı yaşarken asıl önemli konuyu yani partili olmayan kurum amirlerini hala üst düzey görevlerde durduğunu anlayamaması olduğuna dikkat çekilirken bu durumun iktidarın yaptığı çalışmaları gölgelediği de ileri sürülmekte.


    **Ulusal da iktidar, yerelde muhalefet..


    Partiye yakın olmayan isimlerin resmi kurumlarda hala önemli görevlerde olduğu görülen birçok kentte ki durumun bir örneğini de Ardahan’da yaşandığına dikkat çekilirken bu durumun ulusalda iktidar olan partiyi yerelde muhalefetten daha güçsüz hale soktuğuna dikkat çekilmekte.


    Ardahan’da ki resmi kurumlarda olduğu gibi stk’arın da başta CHP’li olmak üzere diğer partilerin militan boyutunda ki yöneticilerin elinde olduğuna dikkat çekilen Ardahan’da bu durum milletvekili, belediye başkanlarının çalışmalarının önünü kestiği de belirtilmekte.


    **Bir Milletvekili, 4 Belediyeye karşın,


    1 Milletvekili 2 Belediye Başkanı,


    ve Onca Oda, Dernek, Stk Muhalefet..


    15 yıldır İktidar da olmasına karşın başta kentin önemli stk’ların başında gelen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasını olduğu gibi Ardahan’da ki Ziraat Odalarını, Esnaf Sanatkârlar Odalar Birliği ve bu birliğe bağlı Ardahan ve Göle Esnaf Sanatkârlar Odası, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası, Küçük Sanayi Sitesi gibi birçok kooperatif başkanlığı, Kızılay’ın Ardahan ve İlçe Şubeleri, Spor Kulüpleri gibi dernek, Kent Konseyi, Federasyonların karşıt görüşlü kişilerin elinde olduğu bir gerçek olurken bunların yanı sıra CHP’li bir milletvekili ve iki belediyenin de birçok kurum amiri gibi ulusalda iktidar olan AK Partiyi Ardahan yerelinde zayıf bırakan en önemli konuların başında gelmekte.


    **İktidara Şirin Görünüp, Yerlerini Korudular..


    Birçok yöneticisinin partili olmadığı, olanların ise akraba ve dostlarının diğer partilerde aktif olduğu görülen AK Parti Ardahan il ve İlçe Teşkilatlarına şirin görünüp, yıllardır devletin makamlarını ellerinden tutan idareciler gibi kente ki stk, dernek ve diğer önemli sivil toplum örgütlerini ellerinden tutanların en büyük silahı her gelen iktidara olduğu gibi AK Partiye de şirin görünmeleri olduğu belirtirken, bu durumun AK Parti’nin tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da 15 yıldır iktidarda bulunmasına karşın yaptıkları hizmetler ya tam olarak kamuoyuna yansımıyor, yada yapılacaklar bu gizli eller tarafından sekteye uğratılıp geciktiriliyor..


    **Peki bunun önüne nasıl geçilir..


    İktidarın nimetlerinin yoğunluğu adeta gözlerini körleştirdiği siyasilerin göremediği bu durumun nasıl olup aşılacağı bilinmezken, bunu aşmak için başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere şu an bir birlerine çelme atma yarışı içinde olan partinin üst düzey kurmaylarını bir araya gelip, durum değerlendirmesi yapmalıdır.


    Ve başta parti içinde ki hayırsız, iş bilmez ama yanlış fikirleriyle partiyi yanıltan sözde danışmanları da partiden uzaklaştırıp,  önümüzde ki aydan itibaren seçimleri olacak olan AK Parti’nin İl ve İlçe Teşkilatlarını yeniden yapılandırırken yine AK Parti gibi kongreye gidecek olan ve iktidara yakın olmayan ama iktidarın yalakalığını yaparak halkı olduğu gibi iktidarı da kandıran idareci, stk ve diğer önemli köşe başlarını da gözaltına almalı ve buraların nasıl olup partinin hizmetlerinin önünde ki engeller olarak kenara atılacağını hesaba katmalıdır.

  • Alçaklar Tayı Anasız Bıraktılar!..

    Yaklaşan son bahar dolaysıyla dışarı bırakılan atları çalmak isteyen hırsız yada hırsızlar kendileriyle gitmeyen atı başında vurarak telef ettiler.


    Kafasından aldığı kurşunla hayata göz yuman anasının yanında ayrılmayan tayı görenler göz yaşlarını tutamadılar.


    Konuyla ilgili haber yapan Gazeteci Suat İncedere’nin geçtiği haber şöyle;



    **AT HIRSIZI YAVRU ÖKSÜZ KALDI.


    At hırsızları, at’ları götüremeyince katlettiler.


    Kars, Arpaçay, Melikköy’de atları çalan hırsızlar, götürmekte zorlandıkları atları ise kafasından vurdular.


    Güz aylarında meraya başı boş bırakılan ve çayırlara zencirle bağlanan atlar, hırsızların geçim kaynağı oldu.


    Melikköy de yaşanan at hırsızlığı olayında, hırsızlar atları götürmek istedi. Köyden atları çalan hırsızlar, bazı atları silahla çeşitli yerlerinden yaraladılar, bazı atları da vurarak öldürdüler.


    Hayvan cinayeti işleniyor.


    Bölgede kronik hale gelen at hırsızlığı köylüleri canından bezdirdi.


    Dün yaşanan hırsızlık olayında iki atı vuran hırsızlar küçücük yavruyu da öksüz bıraktılar.



    **Bir Alçaklıkta Çıldır’da!


    *08/02/2017 Tarihli Haber


    ŞELALENİN DE KABLOLARINI KESİP TRAFOSUNDAN SONRA ARILARI ZEHİRLEDİLER..

    Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve Ardahan Belediyesinin yaptırdığı Şelalenin trafosunun enerji hatlarının kesilmesiyle sonuçlanan bir alçaklığın örneği de Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yaşandı.


    **Arıları zehirlerdiler..


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde 20 kovanda bulunan yaklaşık bir milyon arı, tarım ilacı ile zehirlenerek telef oldu.

    Edinilen bilgiye göre, Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akdarı köyünde bulunan Fatih Balcı’ya ait 20 kovandaki arılar, kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilerce tarım ilacı ile zehirlendi.

    Arılı kovanları telef edilen Fatih Balcı gördüğünüz gibi bu şekilde bir zulüm ettiler. Hiçbir din bunu kabul etmez diyerek şöyle devam etti; “Maddi ve manevi hasar çok büyük, bunun için yetkililerden yardım istiyorum. Köyümüzde bu ilk değil, önceden de birkaç kez aynı şekilde yapıldı. Buna bir çare bulmalarını istiyorum ve ben yandım ama başkaları yanmasın. Arıları öldürmek için patates, koyunlar ve büyük baş hayvanlara sulandırıp parazitlerini öldürmek için kullanılan ilacı kullanmışlar. ve aşırı derecede sulandırmadan; yani sade bir şekilde adam hazırlamış ve kovanlarımın kapaklarını açarak resmen devirmiş. Gördüğünüz gibi arı tamamen su, aşırı bir derecede döküm yapmış.” dedi.


    Bu tam bir şerefsizliktir!..


    ŞELALİN DE KABLOLARINI KESİP TRAFOSUNU PARÇALADILAR.. Ardahan’a yapılan hizmetleri içine sindiremeyen bazı şerefsizler kente devletin, milletin parasıyla yapılan hizmetleri kesip, kırarak engellemeye çalışıyorlar. Ardahan Belediyesi tarafından yaptırılan şelalenin trafosu bilinmeyen kişi veya kişilerce zarar verilmesi şok etkisi yaptı.


    Bu tam bir şerefsizliktir!..




    **KAMERALAR ÇALIŞMIYOR MU?


    *30/05/2016 Tarihli Haber


    **PARKLAR’DAKI LAMBALARDAN SONRA FİDANLARI KIRDILAR..


    Ardahan Belediyesi’nin çevre düzenlemesi yaparak güzelleştirdiği “Kür Kale Parkının” fidan ve lambarı Ardahan Belediyesi tarafından yaptırılan ve güzel bir görünüme kavuşturulan kura nehri boyunca parkların yeşillendirilmesi için dikilen fidan ve etrafına yapılan ışıklandırma lambalarının kırılması hem yasal olarak suç teşkil ederken diğer tarafta vatandaşın hakkına saygısızlık ve gasp olarak değerlendirildi.

    Konuyla ilgili açıklma yapan Belediye Başkanımız Faruk Köksoy; Parkların Belediyeler tarafından yapıldıktan sonra bölgede yaşayan herkesin ortak malı olarak kullanıldığını belirti. Parkların etrafında oturan mahalle sakinleri bu tür olaylarda hiç vakit kaybetmeden polise ya da zabıtamıza haber versinler.

    Bu tür çirkin davranışları kimler hangi amaçla yapıyor bilemiyoruz, parklarda dikilen fidan, oturma grupları, banklar, çöp kovaları ve aydınlatma gibi park malzemelerinin vatandaşlar tarafından düzgün ve özenli bir şekilde kullanılmasını isteyen Köksoy; vatandaşların kendileri ve çocukları için özenle yapılmış bu parkların, kendi bahçelerindeki evlerindeki malzemeleri kullandığı şekilde özenle kullanması gerektiğini dile getirdi.

    Bu tür olaylar milli servetin heba olması demektir. Konuyla ilgili tüm vatandaşlarımızın duyarlı olması büyük önem arz etmektedir dedi.


    Bu arada kent merkezinde olduğu gibi Ardahan-Şavşat yolu üzerinde bulunan bu alanda ki kameraların çalışmadığı bu nedenle parka zarar verenlerin tespit edilemediği ileri sürüldü.



    **ŞEYTAN KALESİNDE DE AYNI DURUM!..


    Öte yandan Ardahan’ın Çıldır İlçesi sınırları için debulunan Şeytan Kalesine  giden yolun üzerinde ki lamba ve oturaklar da kimliği belirsiz kişi yada kişilerce yerle bir edildi.

    Aynı zaman da Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu’nun köyüde olan Çıldır’ın yeni ilçesi Yıldırımtepe mahallesi sınırları içerisinde bulunan Tarihi Şeytan Kalesine kimliği belirsiz kişi yada kişilerce zarar verildi.


    Şeytan kalesi yolunda halkın dinlenmesi ve eşsiz manzarayı izlemesi için konulan banklar kimliği belirsiz kişi yada kişilerce kırıldı.

    Banklara ve lambalara verilen zararı fark eden mahalle sakinleri bunları yapan şahısların bir an önce bulunarak cezalandırılmasını istedi.




    Yeni Vali Sınır Valisi Olmalı!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    25 Yılda 13. Valisini karşılamaya hazırlanan Ardahan’a bugün gelerek göreve başlayacak olan Ardahan’ın yeni valisi Mehmet Emin Yılmaz’a onca imkan ve kaynağı olmasına karşın her geçen gün biraz daha yoksullaşan Ardahan’ı uzun uzun anlatmaya gerek var mı bilmem ama ben kendisine bazı önerilerde bulunacağım.



    Çünkü gelip, giden diğer valilerimiz, polisten yada yabancı birinden özel kalem müdürü, toplumdan, tabandan kopuk, çarşı da, köyde gezmeyen etrafındakiler dolaysıyla Ardahan’dan, tabandan kopuk bir valilik yada kendi veya eşlerinin zorlamasıyla Ardahanlılarla bir olmaya çalışması yetmemiş, kendisinden önce ki 12 valinin 8’nin merkeze çekilmesine neden olmuştur..

    Ve bir önerim de vali ile görüşmek isteyenlerin bir yetmedi iki yetmedi 3 kapıyı geçmektense ilk kapıda vali ile görüşecek bir ortam sağlamalıdır.

    Posof ve Çıldır Gümrük kapıları aracılığıyla Gürcistan ve Ermenistan’a komşu kenti, Türkiye’nin Kafkaslara açılan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hatlarının yanında TANAP gibi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolun geçtiği bir kente yani ithalat, ihracat yapılamayan, Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e açılan kırmızı et deposu sınır kenti, Serhat Ardahan’a vali olduğunu bilmesi ve bu yönde ortaya koyacağı çalışmalar veye çabalar ile 81 validen daha etkili, yetkili vali olduğunu anlayarak hareket etmesi halinde bölgenin yanı sıra ülkenin süper valisi olabileceğini düşündüğümü belirtmekte fayda var.

    Ülkenin olduğu gibi Ardahan’ın da baş belası olmaya başlayan ancak milyonlar akıtıldığını bildiğimiz Yeşilay, Emniyet ve Sağlık Müdürlüğünün bu yönde ciddi bir çalışmasının göremediğimiz, Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden Serhat Ardahan Spor gibi diğer amatör spor dallarından kendi cep harçlıkları ile mücadele eden ve çokta sahip, çıkılıp, değerlendirilemeyen şu günlerde Bonzainin gençleri zehirlemeye başladığı görülen bir kentin valisi olan yeni valimizin İl Tarım Müdürünün de diğer onca müdürlük gibi vekaleten yürütüldüğü kurumun sorumlu olduğu hayvancılık, arıcılık gibi kentin gelirlerinin dinamiklerinin yanında başına geçtiği kentin bir sınır kenti olduğunu ve kendisinin de sınır ticaretini anlatan mevzuatını kendisine yol haritası edeceği bir sınır valisi olarak çalışması halinde göçün hızla devam ettiği Ardahan’ın da kazanan, yaşanılan bir kent olmasına katkı sunacağına inanıyorum.

    Bir çok dairenin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da başta kendi yakınları, çevrelerine iktidarın nimetlerini aktaran, kendileri dışında muhalefetin de olduğunu unutan, iktidarın arkasında olduğu, İş-Kur ve diğer imkanları kendilerine, yakınlarına gelir kapısı eden siyasiler yani valilere akıl veren, onları yönlendirmeye çalışanların bunu yaparlarken valileri olduğu gibi hükumetleri, siyasileri, stk’ları korkutup, makama kapatan, tembelleştirenlerin yanı sıra kentin zencileri olarak lanse edilenlerin de dinlenilmesi onların da sık sık ziyaret edilmesi de bir valinin, bir idarecinin başarısına başarı katacağını düşünenlerdenim.

    Devletin, yanı sıra hükumetinde temsilcisi olan valinin devlet ve hükumetin istemlerinin yanında halkında istemlerinin olduğunu bilmesi ve iç içe olacağı halkı arkasına alması halinde devlet ve hükumet kanadından daha güçlü olacağını unutmamasını istediğimiz yeni valimizin emrindeki çalışanlarının hazır kalıp, slayt ve mavi naylon dosyalarda sunduğu raporlara çokta inanmamasını, muhalefet ve muhalif olarak bilinenlerin de ‘Dost acı söyler’ misali değere almasını kendisine fayda getireceğini bilmesini de isterim.

    Toplum nezlinde Ajan diye bilinen Ajans muhabirliği adı altında sözde gazetecilerin çektiği fotoğrafları anlamsızlaştırıp, ulusal ve yerelde manşet yapamadıklarını da ve 22 yıldan fazladır İl Turizm ve Kültür Müdürü olmayan, TRT’nin bile haber yaparken ya Kars’ın yada Erzurum’un ilçesi olarak haber yaptığı Ardahan’ın tanıtımına katkı sunmadığını da bilmesi gereken yeni valimizin çalışmalarını ülke gündemine aktaracak, bu kanalla hala Kars’ın gölgesinde bir ilçe olduğu sanılan kentin önemli bir sınır vilayeti olduğunu da fark edecek, ettirecektir..

    30 Yıldan fazladır kara yollarının başında olan birinin bozuk yollardan sorumlu olduğunu da bilmesi gereken yeni valimizin başta sınırlara, gümrüklere giden yolların yanı sıra kent, köy ve yayla yollarının bozuk olmasının bu kentin en çok homurdandığı sorun olduğunu da bilmesi gerek..

    Yok imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışan 5 Belediye Başkanı değil, 6 Belediye Başkanı olan bu kentin tek beldesi olan ve iki yıldır Göle Kaymakamının kurumlarda olduğu gibi Vekaleten Belediye Başkanlığını yaptığı ve elinde alınan hakkını geri almasına karşın iki yıldır seçim yapılmadığı Göle Köprülü (Goreveng) gibi kent merkezinden olduğu gibi gözden ırak Çıldır Kurt Kale, Posof’un sınır kentlerinde sebzecilik, meyvecilik yapılabileceğini ancak başta kurulduğundan bu yana Havaalanı isteyen Ardahanlılar ile bir türlü iç içe olamayan, onların sorununu kendisine ders alıp, çalışmayan üniversite başta olmak üzere İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin neden bu yönde ciddi çalışmalar ortaya koymadığını da sorgulaması halinde bu kentin kalkınmasına katkı sunacağına inananlardanım..

    Tırnağı kanayanın pansuman edilip, hemen komşu hastanelere sevk edildiği Ardahan’da ki sağlık camisanın vekalten idarer edilen Hastaneler Genel Sekreteri gibi 81 vilayet içinde eğitim/öğretimde sonlardan bir türlü kurtulamayan İl Milli Eğitim’inde 2016/2017 Eğitim/Öğretimi İl Müdürü olmadan geçirdiğini de bilmesi gereken yeni valimizin internet siteleri ya olmayan yada doğru dürüst güncellenmeyen diğer resmi kurumlar gibi 5 İlçe kaymakamının neden gündeme gelen çalışmalara imza atamadıklarını ve hizmet bekleyen bir ilin tüm yükünün neden sadece valiye yüklendiğini de sorgulaması gerekmektedir.

    Bir şeyler yapmak istediği ve diğer vekillerden daha çok çabaladığına inandığım İktidar Milletvekilinin Ankara’da gelen hizmetleri önce kendi ilçesine aktardığı, muhalefet vekilin Ardahan’dan çok uluslararası çalıştığını da bilmesi gereken yeni valimizin taşınacağı evinin yanı başında ki Polis Evi gibi bir çok kamu binası çürük çıkmış bir kentin başına geçtiğini de bilmesi gerekirken, boşaltılmasına karşın hala belediye ve üniversiteye verilmeyen askeri kışlalar gibi onca kamu binasının da neden değerlendiremediğini de sorgulaması gerekir.

    Damal Bebeği Atatürk Silueti, Çıldır Aktaş, Çıldır Gölleri, Şeytan kalesi, Yeşilim Ormanlar içinde ki Göle yaylaları, Yüksek Okul ve Doğalgaz bekleyen Tanap’ın merkezi olamaya başlayan Hanak, harika doğasıyla Türkiye’nin Davosu olarak adlandırılan Posof ve köylerinin de eşit hizmet beklediği İl Özel İdarenin en iyi şekilde çalıştırılması gerektiği bir kentin valisi olan yeni Valimiz Mehmet Emin Bilmez kentteki ve kent dışında ki federasyon, derneklerle kuracağı sıcak ilişki ile Ardahan’da olduğu gibi il dışında bulunan 600-700 bin Ardahan’lıyla da kol kola gireceğine inan bir gazeteci, iki stk başkanıyım..

    Kısacası yeni valimiz Mehmet Emin Bilmez’in 2 yıl değil, 5 hatta 10 yıl valisi olduğu bir kent olmak isteyen Ardahan’ın valilerden beklentisinin bir hayli yüksek olduğunu da hatırlatır, vali başta olmak üzere bu konuda birinci sorumlu olan ancak kentin tanıtımında büyük rol oynayan yaz etkinliklerinin yani festival, şenliklerin hava durumuna göre en uygun zamanda yapılacağını bile rapor edemeyen Meteoroloji Müdürlüğü gibi adı bile unutulan, olup, olmadığı bilinmeyen Sanayi Müdürlüğü başta olmak üzere konuyla alakalı kurumların sınır ticaret merkezleri kurulması için çaba gösterdiği, gümrük kapıları harıl, harıl çalışan, sınır ticaretinin diğer kapılar kadar olmuş bir kent olması dileğiyle kendisine hoş geldin diyorum..

  • Ardahan ve Kars'ta Trafik Kazaları… 10 Yaralı!..

    Alınan bilgilere göre aynı zamanda AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın köylüler Ardahan-Göle yolunda trafik kazası geçirdiler.


    3 Kişinin yaralandığı bu kazada ölen olmadı.


    Yaralılar hastaneye kaldırılırken, araç kullanılmaz hale geldi.


    Öte yandan Kars’ta iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 7 kişi yaralandı.


    Fatih Markoç idaresindeki 75 BC 350 plakalı otomobil, Kars-Ardahan karayolu Asri Mezarlık mevkisinde İbrahim Halil Mahrekula yönetimindeki 36 ES 637 otomobille çarpıştı.


    Kazayı görenler durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.


    Markoç’un kullandığı araçta bulunan Yücel ve Fatma Kaya, Derya, Cemile ve Cemre Markoç ile diğer araçta bulunan İsmet Avcı ve Zafer Ağar yaralandı.


    Yaralılar, Kars Harakani Devlet Hastanesi ile Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırıldı.


    Kazanın nedeniyle Kars-Ardahan karayolunda trafik bir süre kontrolü olarak sağlandı.


    Ardahan’da Trafik Kazası: 1 Ölü!…


    14/06/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’da meydana gelen trafikkazasında 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.


    Alınan bilgiye göre, Aytekin Elma idaresindeki 41 NE 926 plakalı pikap, Ardahan-Kars karayolunun 32. kilometresinde Tazeköy mevkisinde şarampole devrildi.


    Kazada, 60 yaşındaki Ayşe Demir olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü Elma, İbrahim ve Elif Elma ile Selahattin Demir yaralandı.


    Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. 


    **HAVAALANI İSTEMEYE DEVAM..


    Ardahan’a gelerek, havalanın’dan bahsetmeyen Karslı Bakanın konuşmasını dinleyen Ardahanlılar sakın umutsuzluğa kapılmasın. Çünkü Ardahanın yeniden vilayet olması için başlatılan ve sonuç veren 92 yılı öncesini hatırlarsanız birileri Ardahan vilayet olmaz demişti… Yine Bakan beyin daha projeleri hazırlanıyor diyerek geçiştirdiği, ‘Posof Türkgözü Gümrük kapısı açılsın’ denildiğinden de ‘Ardahan vilayet olamaz’ diyenler gümrük kapısı da açılmaz demişti… Yine 70 yıl önce açık olan ve bugüne kadar kağıt üzerinden açık görünen ama bu yıla kadar bir türlü açılmayan Aktaş gümrük kapısı içinde aynı şeyleri demişlerdi… Ama Ardahan vilayet oldu,Türkgözü Gümrük kapısı ardından Aktaş sınır kapısı açıldı… Ha unutmadan, ‘Ardahan nere, üniversite nere?’ denen ve bir zamanlar lise bile açmaktan zorlananlara bugün 6 bine yakın insana hitap eden ve Kafkasların gözde üniversitesi olmaya başlayan Ardahan Üniversitesi bile açıldı… İşte bu nedenle Bakanın diyemediği Ardahana Havaalanı demeye devam edeceğiz…


    **İstenirse olunuyormuş..


    Ardahan Dernekleri ve stk’larının neler yapması gerektiğini bizlere bir kez daha hissettiren Ardahan Dernekler Federasyonunun Ankara toplanıntısı ait fotoğraflara bakınca ilk etapta gördüğümüz bu toplumun birlik beraberliğe ne kadar ihtiyaç duyduğu ve bu yönde atılan adımlara tam destek verdiğini görmek mümkün.

    Evet, İstanbul ARDA/FED’in İstanbul ve Ardahan’da düzenlediği tolantıların devamı olan ARDA/FED Ankara Toplantısında görünen diğer önemli bir konuda başta Saffet Kaya, Ensar Öğüt olmak üzere toplumun önde siyasileri ve de akillerinin bugüne kadar böyle geniş çaplı bir toplantı yapamamalarıdır..

    Bugünkü siyasilerin de böyle bir toplantıyı düşünemeyip, gerçekleştiremediğini de bizlere hatırlatan ARDA/FED’in bu önemli çıkışlarına çelme atmaya çalışmanın da kimseye bir şey kazandırmadığı gibi ARDA/FED’in bu yönde ki samimi çalışmalarından rahatsız olan birilerinin yalandan Ardahan sevdalısı olduğunu da ortaya koymaktadır.. 

    Ama‘ İstenirse oluyormuş’ dedirten bu tür toplantıların sahte Ardahanlıların değil, gerçek Ardahanlılarca istenen Ardahan’ın güzel geleceğidir..


    **Rektör adaylarımız..


    Bir türlü ısınamayan havalara karşın Ardahan kent merkezinden uzak, gözlerden ırak Ardahan Üniversitesi bir hayli sıcak günler yaşıyor..

    Daha net olarak kimsenin ‘ben adayım’ demediği ama Arahan dışından gelen 3 adayın  yoğun şekilde kulis yaptığı Ardahan Üniversitesine kimin aday olacağı büyük bir merakla beklenmektedir..

    Yerel gazetelerimizin içeriği pek anlaşılmayan haberlerle gündeme taşımaya çalıştığı üniversitede ki rektörlük seçimi öncesi yolları olmayan Ardahan’ın bisiklet parkını da yapmayı akıl eden ARÜ’nün yeni rektörünün kim olacağını yada kimin olduğunu bizler bilmesekte Amerika’ya gidip, ünlü boksörün cenazesinde morali bozulan Cumhurbaşkanı çok iyi biliyor..

    Çünkü birilerinin tavuğun rüyasında darı gördüğü gibi kendisini şimdiden rektör olarak ilan ettiği Ardahan’a karşın Ankara’nın belirleyici olduğunu çocuğa sorsanız bilir..

    Yani genel seçimlerin bile formalite olduğu ülkemde Ardahan Üniversitesinde yapılacak olan rektörlük seçiminin de boş ama heyecan olsun diye olacağını söylersek ayıp olmaz sanırım..


    **Sizlere rağmen..


    Benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyen ve çalışmaları engellemek için bin bir dolap çevirenler İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara çıkarmam karşısında şoke oldular..

    Öyle ki birileri yine benim siyasi görüşümden, bir diğerleri de attıkları kıytırıktan mesajlarla ‘Ankara’da ki etkinliği biz yapmıyoruz’ diyerek kafa bulandırmaya kadar götürdüklerini görmekteyim..

    Birilerinin makam, şan ve para gücüyle, diğerlerinin para ve siyaset gücünü ellerinden tutanlara küçük çıkarlar uğruna yalakalık olsun diye yapmak istediğimizi engelleme çabaları içinde olurken, bir diğerleri de benim önlerinde ceket ilikleyecek biri olmadığımı anlayıp, geri çekildiklerini görmekteyim..

    Ancak unuttukları tek şeyin benim onlara rağmen Ardahanlının o özlemini çektiği Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasında gerek ARDA/FED Başkanı olarak, gerekse yıllardır yaptığım gazetecilik süresince vazgeçmeyeceğimi anlayamamalarıdır..

    Bana ve arkadaşlarıma diz çöktürmeye çalışan, bana inat belediye otobüsleri ile İstanbul’dan Ankara’lara yolcu taşıyanların ve sözüm ona Ankara’da aldıkları 10’ar dakikalık randevular sonucu fotoğraflar vermekle iş yaptıklarını sananlar, benimle önce ‘varım’  deyip, sonra ‘falan kızar’ di yerek’ geri çekilenler bilsinler ki; sizlere rağmen güçlü lobinin tohumu atılmıştır.. 

    Hem de ben değil, sizlerin gerçek yüzünü gören Ardahanlılar tarafından.. 


    **Ardahanlıları bir araya getirmek..


    Yöneticilerinin hiç bir siyasi amaç taşımadan ve en önemlisi ‘Önce Ardahan ve Ardahanlının Geleceği Ancak Güçlü Bir Lobi İle Olur’ diyerek art arda adımlar atan Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul ve Ardahan’dan sonra  sonra Ankara’da ki Ardahanlılarla da bir araya gelecek.

    Cuma günü verilecek iftarda Ankara’da ki Ardahanlılar ile bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu yöndeki çabalarına tabandan büyük destek gelirken kendilerini tavan gören ama bugüne kadar Ardahan ve Ardahanlılara ne verdikleri ortada olanlarca ne kadar desteklendiğini de sorgulamak lazım.. 

    ARDA/FED’in toplumun yıllardır beklediği önemli çıkışları karşısında adeta şok olan ve ARDA/FED’i durdurmak için al acele kurdukları, kurmaya çalıştıkları çanta federasyonlar dahil bir çok girişimlerde bulunan bu sözüm ona Ardahan’ın tavanı beyleri ve de bayanları Ardahanlıların bir araya gelmesinde duydukları rahatsızlıkta alenen ortaya çıkmakta..

    Çünkü bunların oluşabilecek güçlü bir Ardahan Lobisinden sonra tarih olacakları ve yıllardır topluma yutturdukları sözde Ardahanlılıklarının foyası ortaya çıkar korkusu içindeler..


    **Kurşunlara gelesin..


    Gezersen bir başkasıyla

    Dayanamam inan buna

    Ayrılalım dersen bana

    Kurşunlara gelesin gelesin

    Seni ölesiye sevdim

    Uğrunda canımı verdim

    Aşkımız hic bitmez derdim

    Ah….Kurşunlara gelesin

    Birgün unutursan beni

    Tutarsan bir başka eli

    Gözlerinde yağmur seli

    Kurşunlara gelesin gelesin..

    Burhan Çaçan’ın yanık sesi ile söylediği bu türküyü aklımıza getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına atılan kurşun ile gündem bir anda değişti..

    Başta CHP’liler olmak üzere AKP karşıtları ve bu gidişattan memnun olmayanlar Kılıçdaroğlu’nun kurşunla tehdit edildiğini iler sürüp, karşı savunmaya geçti..

    Halbu ki kurşunların yağmur olup, uçuştuğu şu günlerde bu kurşun ve bombalardan dolayı giden canlar ülkenin asıl gündemi olması gerekirken, bu kirli savaşa kapalı kapılar ardından destek verdiği ve son olarak HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı oylamanın başaktörü olduğu belirtilen CHP’nin de suçu yok mu bu ayak altına değil, toplumların arasına atılan kurşunlardan..

    Evet, cinsel tacizden sabıkası olan salağanın birinin Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına attığı kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanlar size sormak lazım..

    Bu memlekette onca canın kurşunlara kurban edildiği bir siyasetin süre geldiği ülkemde Ankara caddelerine astığınız, ‘terörü lanetliyoruz’ afişleriyle mi yaşananları, yaşanacakları durduracaksınız?

    ‘Haydi oradan’ dedirten ve bir kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanların ödünün patladığı şu güzelim ülkede art arda patlayan kurşunların artık durması için ne yaptınız, sanal ortamda kahramanlıklarda öte niye, ‘Bayrak, cumhuriyet’ yürüyüşleri gibi alanlara çıkıp, ‘Artık yeter’ demiyorsunuz?

    İşte tam da bu arada Burhan Çaçan gibi yeniden sormak gerekmez mi, ‘Gezersen Başkasıyla, Tutarsan bir başka eli kurşunlara gelesin’ denmez mi?

    Başkan’dan daha çok başkan kesilip, bu ülkeyi her gün içine çekilmek istenen iç çatışma bataklığına çekenlerin ayaklarınızın altına attığı kurşunu yarın topuğunuza sıkmayacağını nasıl garanti edebiliriz?

    Bilemiyorum ama ne kadar cani, sapık varsa vatan-millet-sakarya dediği şu günlerde kendilerine solcuyum diyenlerin ulusalcılığı bırakıp, başta Kürtlerle olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle mutlaka el ele verecek politikalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırken aynı gün başbakan ile görüşüp, Kılıçdaroğlunu kurşun çekirdeğiyle kınayan salağanları da anlamış değilim..

    Gerçi anlıyorum başkan ve ekibinin yaratmak istediği korku imparatorluğunda onlarda faydalanıp, asıl suçlarını kapatma yollarına gittiklerini ya neyse..

    Evet buradan bir kez daha sesleniyorum, kimsenin kurşunlara gelmemesi için herkesin samimi olması gerek..

  • Annesine Kızdı, İntihar Etti..

    Alınan bilgilere göre bir süre önce babasına Motosiklet aldıran Gökhan Sarıçam (16) yeni motosikletine binmek istedi.


    Anacak annesinin ‘Oğlum düşersin’ diyerek motosiklete binmek isteyen oğluna karşı çıkınca anne ile oğul arasında tartışma çıktı.


    Tartışmanın büyümesi üzerine annesine küsüp eve giderek odaya kapanan Gökhan Sarıçam’ın babasına ait olduğu belirtilen tabancayı alarak başına dayayıp intihar ettiği ve olay yerinde hayatını kayıp ettiği bilgisi alındı.


    Savcılığın el attığı olayın araştırıldığı ve bir anlık kızgınlık sonucu hayatına kıyan Sarıçam’ın cesedinin otopsiye gönderilmek üzere Ardahan devlet Hastanesine kaldırıldığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **Bir intihar daha!


    *29/06/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan intiharlara bir yenisi daha eklendi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan İl Genel Meclis Üyelerinden olan Ercan Özer’in kızı Derya Gökçe olduğu öğrenilen bir kadın silah ile intihar ederek hayatına son verdi.

    Ardahan Karagöl mahallesinde oturan ve iki ay önce evlendiği öğrenilen kadının otopsi için Trabzon’a gönderildiği öğrenildi.



    **Başı boşluk..


    Ülkenin en büyük havaalnı havaya uçurulmuş, 40 kişiye yakın insan ölmüş, 100’ün üzerinde yaralı varmış..

    Posof Kütüphanesinde ki memur kimse kitap okumaya gelmeyince kitap okunması gereken masalarda mantı yapıp, satışa sunmuş..

    Sizce ikisinin arasın da ne gibi bir benzerlik var?

    Bilmem ama bana sorulacak olunursa bu ülkenin güvenlik çivisi olduğu gibi yönetim çivisi de çıkmış ve bir başı boşluk başını alıp gitmiş..

    Geçtiğimiz gün ziyaret edip, alınan abartılı önlemlerin bir çok kente karşın huzurlu olan bu küçük kentte zarar verdiğini, önlemin öyle değil, alınacak ciddi istihbaratlarla olacağını, teröristin yoldan gelip, kimlik kontrol noktasına takılmayacağını valiye anlatırken ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koyan İstanbul’un olduğu gibi dünyanın en büyük havaalnın uçurulmasıyla görüyorduk..

    Ve başta kamu görevlileri olmak üzere Posof’ta ki kütüphane çalışanı gibi bankamatiklerde maaş aldıkları ileri sürülen İŞ/KUR elamanları ile kütüphane de mantı yaparken o ilçenin idarecisi olanlar iş yaptıklarını sanıp, boy boy poz verirler..

    Beton kulübeler yaptırıp, teröristin kapıya kadar gelmesini bekleyen bir anlayışın o teröristi eyleme geçmeden yakalayamadığı bir ülke de bir iki kişinin cep telefonunu dinlemekle insanları içeri tıkatmaya devam etttği bir sırada, kapıdan içeri giren bir baba 12 yaşında ki kızının 27 yaşında ki biri tarafından kaçırıldığını ve devletin evlendirilme amacıyla kaçrılan 12 yaşında ki kızı günlerdir, bulup, ortaya çıkaramadığını öğreniyorum..

    İlyas Kılıç adlı baba günlerdir kaçırılan 12 yaşındaki Belkız’ı bulamayan devletin bir yılda 10 kez patlatılan bombaların nasıl olup bu ülkede patlatıldığını sormaya gerek olmadığını, buna neden ise 27 yaşındaki birinin kaçırdığı 12 yaşında ki kızını bulamayan güvenlik ve istihbaratla bu üzücü olayların önüne geçilemeyeceğini sorguluyordu..

    Başı boşluğun başını alıp gittiğinden yakınan toplumun bir ferdi olan İlyas Kılıç’ın son çaresi yeni valinin ‘Ne oluyor, bu ne kadar başı boşluk?’ diyerek kütüphanede mantı yapanları, 27 yaşındaki birinin evlenmek adına kaçırdığı 12 yaşındaki kızını bulamayanları sormasını isterken, bizde Rektörümüzü alıp, kayyum olarak İstanbul Fatih Üniversitesine atayan Başkan Erdoğan’a soruyoruz..

    ‘Sayın başkan bu ne başı boşluk, bu ne vurdum duymazlık?’ ve elindeki yazıyı bile okumaktan zorlanan İstanbul Valisi ile bu ülke nasıl idare ediliyor?..

    Evet kim bu başı boşluğu giderecek, kim bu yaşananlara dur diyecek?

    Bilen var mı?

  • Gajkadan Düştü, Öldü..

    Alınan bilgiler göre geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay Okçu Yaylası yolunda meydana geldi.


    At arabasını çeken atın parlaması ardından devrilen Gajka’nın altında kalarak ağı yaralandığı öğrenilen Küpeli’nin önce Göle Devlet Hastanesine kaldırıldığı ancak burada yapılan ilk müdahalesinin ardından Erzurum’a sevk edildiği burada yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamayarak hayata göz yumduğu öğrenildi.


     


    **Yeni Hastahane Yapıldı Ama Sevk devam Ediyor..


     


    Son olarak Serhat küpeli’nin sevk edildiği Erzurum’da bir Ardahanlının daha hayata göz yumduğu kentte bulunan hastanelerin gelen hastaları 300 kilo metre uzaklıkta bulunan Erzurum’a sevk etmesi bu ölümlerde ki rolü de tartışma konusu olmakta.


    Çünkü en son Göle’de yaptırılan ve son model tıbbi malzemelerle donatıldığı, doktorları atandığı ileri sürülen Göle Devlet Hastanesinin de kent merkezinde bulunan hastane gibi gelen hastaları Erzurum’a sevk etme alışkanlığına devam ettiği ve tırnağı kanayanın yapılan ilk müdahalelerinin ardından diğer illere sevk edildiği Ardahan’da yaşanan ölümlerin bu nedenle eksilmediği de diğer bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.


    **Ardahan’da Şuhpeli Ölüm!


    *25/07/2017 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve AK Parti eski İl Genel Meclis Üyesi Dilaver Ahçı’nın hala ölümü ile sonuçlanan olayın ardından Ardahan Karagöl Mahallesinde bir kişi şuhpeli şekilde ölü bulundu.

    Ayrıntılar geliyor..


    **3 BAYAN KAZA KURBANI..


    BAYANLAR ÖLÜMDEN DÖNDÜLER!..


    *06/06/2015 Tarihli Haber


    Engelli Merkezi Müdiresi, ATSO Başkanının Eşi ve Bir Öğretmen Hastanelik Oldu..


    Alınan bilgilere göre Ardahan Ticaret Odası Başkanı Çetin Demirci Meltem Demirci, Ardahan Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Helen Diğer ve Serhat Aslangörür’ün eşi Öğretmen Nesrin Aslangörür yemek için gittikleri Laşte’ten Ardahan’a dönerlerken aracın şarampole yuvarlanması sonucu ağır yaralandılar.

    Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı bayanların ikisinin ağır yaralı olduğu bilgisi alındı.



    İktidarın Ardahan İl ve İlçeler yakasına baktığınız da Başkan Erdoğan’ın yeniden başına geçtiğinde söylediği metal yorgunluğu meselesini tam olarak algılayabilirsiniz..

    Çünkü AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatların da yaşanan bu yorgunluğun metalin yorulmaktan öteye delindiğini, teknenin su almasına kadar gittiğini görmek o kadar mümkün.

    Buna neden olan en büyük sorun da başta Ardahan İl Teşkilatın da olmak üzere AK Partinin İlçe teşkilatlarında görev alan birinin kendisi dahil, yeddi sülalesini İŞ-KUR vasıtasıyla devletin resmi kurumlarına yerleştiren zihniyettir..

    Bunu da görmek için başta İl Spor Müdürlüğüne olmak üzere Hastaneye, Belediyeye, Sağlık Müdürlüğüne ve ilçe belediyeleri ile kaymakamlıklarına doldurulan AKP’li yöneticilerin, siyasilerin dost ve yakınlarına bakmak yeterli..

    Öyle ki bir evde en az bir değil, 3-4 kişinin fakirin, fukaranın çocuğunun girmesi gereken işe girdiğini ve bu kanalla yine AKP’li olan bir eve ayda 10 ila 12 bin TL: bankamatik kartı ile maş girdiğini görmek mümkün.. 

    Bu yetmezmiş gibi iktidarın nimetlerinden faydalanma hırsı ile devletin verdiği krediler, teşvikler yani tüm imkanlarda çel, çocuklarını, eş ve gelinlerini İŞKUR aracılığı ile maaşa bağlayan AKP’li büyük yöneticilere gitmesi de adeta normal ve olması gerek bir durum haline gelmiş..

    Bu da Ardahan’da ki metali daha çok yormuş, delmiş, teknenin de su almasına neden olmuş halde.. 

    Demirel dönemini, Özal sürecini aşan bu durum gün geçtikçe toplumu rahatsız ederken birileri de Başkan Erdoğan’a olan sevgi ve güvenden dolayı gelen oyları kendiler alıyormuş gibi pazarlayarak rantlarına rant katmanın şımarıklığıyla, gezişleri, tavırları değişmeye başlamış durumda..

    Yaşanan bu şımarıklıkla Milletvekili ile Belediye Başkanını bile takmamaya başladıkları görünen metali yıpratıp, delen, teknenin su almasına vesile olan bu haramiler 15 yıldır iktidar olan partinin çarkını Ardahan’dan ters döndürmeye başlamış durumda olduğu da diğer bir gerçektir..

    Peki bunun önüne geçmek mümkün mü?

    Bana sorarsanız mümkün..

    Onuda yapacak olan yorgun metalin başına geçen Başkan Erdoğan’ın olaya el atıp, önümüzde ki aydan itibaren başlayacak olan kongreler de şu an gerek ülke genelinde gerekse Ardahan’da ki AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarında bulunan mevcutların bulunmaz Hint kumaşı olmadığını ve hemen hepsini hurdalığa kaldırmasıdır..

    Çünkü benim gördüklerimi, anlatmaya çalıştıklarımı bir ben değil, tüm Ardahan gibi AK Partinin Genel Merkezi de rapor haline getirdiğini duymakta, öğrenmekteyiz..



    **Dikta değil, İktidar olun..


    Bir çok gazetecinin tutuklu olduğu bir ülke de 24 Temmuz Basın Bayramını kutlamak ne kadar mantıklı bir durum bilmem ama yine de ‘bayram işte’ diyerek, ‘kutlamak gerekir’ diyerek gazetecilik mesleğini tüm baskılara karşın yapmaya çalışan gazeteci meslektaşlarımı tek tek kutlarım..

    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve 30 yıldır her gün yazan bir gazeteci olarak bu kentte gazeteciliği yaparken yaşananları yazarken ‘Acaba başımıza bir şey gelir mi?’ diye düşünüp, beynimizde ki düşünceleri özgürce kamuoyuna aktarma çabası içinde verdiğimiz mücadelede karşımıza hep dikta özlemi çeken siyasilerin çıktığını da biliyoruz.

    Yerelde olduğu gibi ulusalda da bin bir soruna karşın inadına gazetecilik mesleğini yerine getirip, basın bayramı denen günlerde hatırlanan gazetecilerin diğer bir istem ve arzusu da iktidarım deyip, kendi yeddi sülalelerini kamu dairelerine yerleştirenlere dikta olmayın, iktidar olup, sizden hizmet bekleyen halka hizmet edilmesini sağlama çabasıdır..

    Bu nedenle;

    Birilerinin dikta olma hevesini bir kenara itip, iktidar olduğun hatırlayarak başta şu an kaz, tavuk, hindi bırakmayan yalancı veba sorununa çare araması ve merkezlerinde doğru dürüst bir wc’si bulunmayan bu kentin sorunlarına el atmasıdır..



    **Cürümünüz kimi yaktı?


    Başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde güçlü bir Ardahan birlikteliği için verilen çabaları baltalamak için ellerinden geleni yapanların ve Ardahan merkez de iktidarın gücünü arkalarına alıp şımaranların şu bir kaç festival ve şölende kendilerin bir pay çıkarıp, çıkarmadıklarını düşünüyorum.

    Çünkü herkesin ayrı telden harekete edip, yalnız kaldığını bir kez daha gördüğüm Göle, Damal, Çıldır ve Posof Festivallerinde en dikkat çekici durum bir birini yiyenlerin hemen hepsinin moralsiz ve yalnız oluşlarıydı..

    Çünkü sırt sırta vermeyi, el ele tutmayı beceremeyenler gerek etkinlik sahalarında gerekirse yaz tatili için geldikleri memleketlerinde yalnızdılar..

    Göleli sözüm ona federasyon, dernek başkanı, hatta iş adamının Damal’a, Çıldırlı sözüm ona ileri geleninin Posof’a davet edilip, gidemediği, gidenlerin ise tanınıp, selam alamadığı görülen bölgede ki etkinliklerde onlar kadar yalnızdı..

    Çünkü bölgede yani yerelde söz sahibi olduklarını sanıp, federasyon, dernek hatta iş adamı da kim dercesine kendi başlarına hareket edenlerde alanlarda yalnız ve tek başlarına kalmıştırlar..

    Vali yada Kaymakamlar alana geldiğinde zorraki bir araya gelenlerin beş dakka sonra hepsi bir köşe de birer yetim gibi dolaştığı şenlik, şölen, ve festivallerde çıkarılacak tek ders herkesin bir yana çektiği Ardahan değil, herkesin el ele verdiği bir Ardahan birlikteliği için eteklerinde ki taşları dökmeleridir..

    Çünkü hiç bir belediye başkanın resmi davet çıkarmadığı, yer vermeyi düşünmediği federasyon, dernek başkanı ile dernekçilik olmayacağı gibi başında bulunduğu kenti, ‘Tek başıma kalkındıracağım’ deyip, kendisinden başkasını dikkate almayan bir anlayışla bu kentte o istenen birliktelik olmaz..

    Yani bir birimiz yemektense önce bir birimizi sevmeli, samimi olmalıyı..

    Aksine mi, ‘Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın’ sözünü hatırlar ve bu sözün ne kadar yerinde ve de doğru söylendiğini anlarsın.


    Metal Delinmiş, Tekne Su Alıyor..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     
     

     

  • Ardahanlı Polis Babasını Öldürdü!

    Çayırova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 35 yaşındaki polis memuru Murat Boylu, akşam saatlerinde Darıca Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki evine doğru giderken, sokakta oyun oynayan küçük kızını da yanına aldı.

    13 yıllık polis memuru Murat Boylu iddiaya göre sokaktan motosikletle geçen 2 kişiyi yavaş gitmeleri konusunda uyardı.


    BABASI OLAYI GÖRÜP AŞAĞI İNDİ


    Motosikletteki 2 kişi ile üzerinde üniforması olan polis memuru arasında tartışma çıktı. Tartışmaya motosiklette bulunan 2 kişinin sokakta bulunan arkadaşları da dahil oldu. Polis memuru Murat Boylu’nun balkonda bulunan babası 57 yaşındaki Canşah Boylu tartışmayı görerek aşağı indi.


    SİLAH ATEŞ ALDI, POLİSİN BABASINA İSABET ETTİ


    Polis memuru kendini korumak için üzerine doğru yürüyen 6-7 kişiye göz yaşartıcı spreyi sıktı. Canşah Boylu da bu sırada kavgayı ayırmaya çalıştı. Polisin üzerindeki tabancayı almaya çalışan bir kişi, tetiğe dokununca silah ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun Canşah Boylu’ya isabet etti.

     KURTARILAMADI


    Grup olay yerinden kaçarken, Canhaş Boylu, çağırılan ambulansla Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ancak doktorların tüm çabasına karşın kurtarımadı.

    Polis kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.



    ARDAHANLIYI KİM ÖLDÜRDÜ?


    *09/04/2016 Tarihli Haber


    Uğradığı silahlı saldırı sonucu 9 Eylül 2015’te yaşamını yitiren İstanbul Küçükköyspor Tribün Lideri Ardahan Hoçvan Nebioğlu köylü Ramazan Süt cinayeti gizemini koruyor.


    Silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Küçükköyspor Tribün Lideri (Tatar Ramazan) Ramazan Süt cinayeti gizemini koruyor. Olayın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamayan davada, olay günü saldırganı kaçırdığı kamera kayıtlarına da yansıyan motosiklet sürücüsüyle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı ortaya çıktı. Süt ailesi, cinayetin aydınlatılması için yetkililerden destek bekliyor.


    Küçükköyspor Tribün lideri Ardahanlı Ramazan Süt, 9 Eylül 2015 gecesi, saat 01.36 sularında meydana gelen silahlı saldırı sonucu başından vurularak yaşamını yitirdi. Olayın üzerinden 7 ay geçmesine rağmen sis perdesi bir türlü aralanamayan cinayetle ilgili kamera kayıtları ortaya çıktı. Olayın yaşandığı Çarşamba gecesi, saldırgana kaçarken bir motosiklet sürücüsünün yardım etmesi mobese kayıtlarına yansırken, cinayetle ilgili yapılan soruşturma sürecinde motosiklet sürücüsüyle ilgili hiçbir işlem yapılmaması kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Cinayetin bir an önce aydınlatılmasını isteyen Süt ailesi, yetkililerden yardım istiyor.


    16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.

    Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..

    Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.

    Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..

    Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..

    17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..

    Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.

    Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED’in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.

    Halbuki aynı festival Faruk Köksoy’un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..

    Çünkü Mikail Kayatürk’ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol’un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy’un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9’uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.

    Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..

    Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..


    **STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?


    Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.

    Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.

    Ardahan’ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..

    Yani işn kısası ARDAFED’in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.

    Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..

    Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..

    Birde bunu soralım, sorgulayalım..

    Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..


     

     



    **Artçı Sarsıntılar..


    Bugün 17 Ağustos..

    Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02’de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?

    Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..

    Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan’da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..

    Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos’ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..

    Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara’da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan’da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..

    Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından ‘önlem alacağız’ deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..

    Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..

    Peki, ‘kim suçlu?’ diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..

    Ne diyelim, ‘Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz’ demekten öte..



    **Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..


    Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan’ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan’ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler ‘evet’ diyeceğim İlimdar Senem’i aratması beni üzmekte..

    Çünkü Taştan’da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.

    Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP’ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP’nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın meslektaşımız Özkan Karakaya’ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de ‘Ben ele demek istemedim, bele dedim’ dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.

    Çünkü aynı Yalçın Taştan’ın gazeteci Özkan Karakaya’ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.

    Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya’ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya’ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’a alenen ve sert mesajlardı.

    Bunu kendisi de inkar etmiyor..

    Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..

    Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz’ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019′ a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..

    Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan’a bir önerim olacak..

    Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç’u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..

    Örnek mi?

    Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,

    Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,

    Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 

    İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,

    Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,

    Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,

    Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan’da, ekibi de puan toplayacak..

    Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve ‘Evet, biz 2019’da en az bir milletvekili, Ardahan’ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz’a da, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay’a, CHP’ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP’nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç’a da, Çıldır’da kenara çekilen İlimdar Senem’e de, İl Başkanları serbest kalan HDP’ye de ihtiyaç var.’ diyecek.

    Yada; ‘Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım’ deyip, başta Öztürk Yılmaz’a olmak üzere hepimize rest çekecek..

    Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..

    Kimsede çıkıp, ‘sen çark ediyorsun’ diyemez.

    Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..

    Bu arada Öztürk Yılmaz’ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..

    Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..

    Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan’da ki sol olur..

     

  • Ardahan İstedi, 6 İl Tutukladı!..

    Soruşturmayı yürüten Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Ardahan Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yapılan araştırma sonucu FETÖ ile irtibatlı oldukları gerekçesiyle 14 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

    Bu karar üzerine zanlıları yakalamak için harekete geçen polisArdahan merkezli olarak bu kentin yanı sıraİstanbulAnkaraGaziantepKayseri ve Kocaeli‘de çeşitli adreslere düzenlediği operasyonda 11 kişiyi gözaltına aldı.

    Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen 11 zanlıdan 4’ü mahkemece “terör örgütü üyesi olmak” suçundan tutuklandı, diğer 7’si ise adli kontrol tedbiri şartı konularak salıverildi.

    Soruşturma çerçevesinde haklarında yakalama kararı çıkartılan 3 kişinin de arandığı belirtildi. 
    **Ardahan’da 24 Kişi Fetö’den Tutuklandı..


    20/02/2017 Tarihili Haber


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda Bylock kullandıkları iddiasıyla 31 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, gözaltına alınan 24 kişi tutuklandı.


    FETÖ/PDY’ye üye olma suçu ile ilgili Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün gizli haberleşme programı Bylock kullandıkları iddiasıyla 31 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü ekiplerince, soruşturma kapsamındaArdahan merkezli 18 ilde yapılan eş zamanlı operasyonlarda 31 şüpheliden aralarında karakol amiri, komiser, komiser yardımcısı, polis memurunun olduğu 24 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda delil niteliği olduğu düşünülen eşyalara el konuldu.

    Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadelerinin alınmasının ardından tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 24 şüpheli, ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuklandı.

    6 şüphelinin arandığı belirtilirken, 1 şüphelinin de yürütülen bir soruşturmada tutuklu olduğu öğrenildi.
    **ARDAHAN’DA SUBAYANCI ŞOKU! TUTUKLANDILAR!..


    **14/05/2015 Tarihli Haber


    Bir İhbarı değerlendiren Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü yaptığı operasyonla küçük kızlara sarkıntılık yaptıkları iddiasıyla 5 kişiyi göz altına aldı.


    ÖĞRENCİLERİN ÖĞRETMENİ FARK ETMİŞ..


    Bir İhbarı değerlendiren Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü yaptığı operasyonla küçük kızlara sarkıntılık yaptıkları iddiasıyla geçtiğimiz günlerde göz altına alınan 5 kişinin tutuklanarak Ardahan Kapalı Cezaevine konuldukları öğrenildi.

    Bilindiği gibi Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Ahlak Büro ekiplerinin “küçük yaşta çocukların istismar edildiği” yönünde aldığı istihbarat doğrultusunda 5 kişiyi gözaltına almıştılar.

    İddiaya göre Ardahan’da küçük yaşta çocuklara cinsel istismarda bulunulduğu yönünde bilgi alan Ahlak Büro ile KOM Şube ekipleri, aralarında emekli bir öğretmen, Ardahan Küçük Sanayi Sitesinde oto tamirciliği ve kerestecilik yapan şahıslarında bulunduğu 5 kişiyi takibe almış, bu kişilerin öğrenci oldukları öğrenilen küçük yaşta çocukların kandırılarak istismar ettikleri ve hürriyetinden yoksun bırakıldığını tespit eden polis, olaya adı karışan 5 şahsı gözaltına almıştı.

    Öte yandan olayın öğrenci olan iki kızın sınıf öğretmeninin kız öğrencilerin bolca para harcamalarını fark etmesi üzerine ortaya çıkarıldığı alınan diğer bilgiler arasın da oldu.




    **Azeri usulü Anayasa..


    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcısı olarak atadı. Atama, Eylül ayında yapılan referandum sonucunda anayasada yapılan değişiklikler sayesinde gerçekleştirildi.

    Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılmıştı. Seçmenlerin yüzde 86,6’sının ‘evet’ oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamları oluşturuldu.

    Azerbaycan’da anayasa değişikliği referandumu

    Yeni anayasaya göre bu makamlara atamalar ve görevden almalar cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanının olmadığı durumlarda tüm yetkiler, dokunulmazlık hakkına sahip cumhurbaşkanı birinci yardımcısına geçiyor.

    Anayasada yapılan değişiklikler ve referandumla başkanlık döneminin beş yıldan yedi yıla çıkarılması, Aliyev’in kontrolünü sıkılıştırması olarak yorumlandığından eleştirilmişti.

    Babası ülkeyi 30 yıl yönetti

    Cumhurbaşkanı Aliyev’in eşini yardımcısı olarak ataması, muhalifleri tarafından ailenin yönetimdeki gücünü artırması olarak görülüyor.

    Aliyev, komünist rejim sırasında ve Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ülkeyi yaklaşık 30 yıl boyunca yöneten babası Haydar Aliyev’den sonra ülkenin başına geldi.

    Haydar Aliyev: Ölümden sonra yaratılan kült

    2003 yılında göreve gelen İlham Aliyev, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkesinin istikrarını ve enerji açısından güçlenmesini sağladığını söylüyor.

    Ancak Aliyev, özellikle Batı’da insan hakları ihlalleri ve muhalefete baskı uygulamakla suçlanıyor.

    Aliyeva’nın ismi Wikileaks’te geçiyordu

    İlham Aliyev’in yardımcısı olarak atadığı eşi Mihriban Aliyeva, Türkiye’ye çok sık resmi ziyaret gerçekleştiren isimlerden. (52) ise 2005 yılından beri iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi’nin bir milletvekili.


    Evet, daha ne yazalım ülke Anayasa Referandumuna gittiği şu günlerde..

  • Askeri Kiriş Öldürdü!


    Alınan bilgilere göre evli, iki çocuk babası Erol Akçay köyüne yakın bir alanda harabe halinde bulunan askeri binayı ihalede alarak sökmeye başladı.


    Çıldır Sağlı Ocağında çalıştığı öğrenilen 49 yaşında ki Erok Akçay harabe binayı söktüğü sırada çöken beton kirişin altında kalarak can verirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


    **GURBETÇİLER GÖLE’DE ŞARAMPOLE YUVARLANDILAR..


    *07/072016 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve birçok gurbetçinin yaralandığı iki trafik kazası ardından bu kez de Göle’de gurbetçiler trafik kazası geçirdiler.


    Alınan bilgilere göre yaz tatillerini geçirmek için Ardahan’ın Göle ilçesine gelen bir minibüs dolusu gurbetçi Göle’ye 5 kilo metre kala bilinmeyen araçlarının bir nedenle yoldan çıkması ardından şarampole yuvarlandılar.


    13 Kişinin yaralandığı kazada yaralılar Ardahan’ın da içinde bulunduğu çevre hastanelere sevk edildiği öğrenildi.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz günde gurbetten Ardahan’a gelirken Erzurum yolunda meydana gelen kazada 15 gurbetçi yaralanmış, bu kazanın hemen akabinde bu kez Hanak’a gelen gurbetçiler trafik kazası geçirmiş, bir kişi ağır yaralı olmak üzere, toplam 4 kişinin yaralanmıştı. 



    **Düğün iptal edilmedi..


     


    Başta Güneydoğu’da olmak üzere ülke genelin de yaşanan çatışmalar sonucu 8 askerin hayatını kayıp ettiği aynı günde kızını evlendiren Başkan ve o düğüne katılan Genelkurmay başkanı tartışılmaya devam ediyor.


    Bize, ‘hayırlı olsun’ demekten başka bir şeyin düşmediği bu gelişmelerin yaşanmaya başladığı günlerde bende çokları gibi bu düğünün ertelenip, ertelenmeyeceğini merak etmiş ve ele aldığım yazımla bu yönde bir soru sormuştum..


    Ve düğün yapıldı..


    Hem de benim davet edilmediğim ama nasıl tek tek seçildiklerini çok merak ettiğimi 6 bin kişinin katıldığı bir düğüne katılamadıysakta, oluşturduğu trafiğine katılmanın mutluluğunu (!) yaşayanlardan oldum..


    Evet, ‘hayırlısı olsun’ diyerek, iptal edilmeyen düğün tartışıla dursun, diğer bir önemli gelişme de MHP yakasında yaşanıyordu..


    Çünkü 40 gün 40 gece sürmesi de ihtimal düğün yapılmış, bitmiş ama MHP’de kongre bir türlü yapılamadı..


    Mahkemelerin karıştığı, bakanlığın karıştığı ileri sürülen, hükümetin parmağının içinde olduğu iddia edilen MHP’nin bir türlü yapılamayan kongresinin de tartışılmaya devam ettiği şu günler de CHP’de de kongre yönünde bazı kıpırdamalar olduğunu da duymaktayız..


    Ve bunlar yaşanırken yeni başbakanın kim olacağı tartışmalarının gölgelendiği de dikkatlerden kaçmazken, bunun acaba kasıtlı mı olup olmadığını da merak etmek gerekir..


    Çünkü oturduğu koltuğu altında çekilen Davutoğlu’nun bu kadar kısa sürede unutturan yandaş ve havuz medyasının yönlendirdiği kamuoyu sanırım gün geçtikçe daha da oturuyor gibi..


    Çünkü düğünü Başkan’a yaptıran, Genelkurmay’ı düğüne gönderen, MHP’den soran CHP’yide karıştırmak isteyen aynı medya ve basının attığı manşetlerden yapılıp, yapılmayacak denen düğün bitmişti..


     


    **Yeni Rektör Kim Olur?


     


    Çatışmaların aralıksız sürdüğü, her gün yeni şehitlerin geldiği, helikopterlerin kırım’a uğradığı, kentlerin tanklarla dövüldüğü bir ülkenin diğer tarafında hayatın da devam ettiği, 6 bin kişilik düğünlerin yapıldığı bir sırada bir kentin kaderine ivme katıp, katmayacağı merak edilen rektörlük seçimlerinin günü de belli oldu.


    Kurulması için büyük mücadele ettiğimiz, bugünkü hava alanı gibi inanılmayan ama kurulduktan sonra bir kentin kaderini nasıl olup, değitiştirilebileceğini ortaya koyan Ardahan Üniversitesinin yeni rektörü sizce kim olacak?


    Bilmem ama aynı kentin yolları başta olmak üzere alt yapısını bir türlü bitirtemeyenler, iki gümrük kapısı olmasına karşın vekilleri başka sınır ötesi ülkelerle ilgilendiği bir sırada tarihi belli olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi çok ama çok önemli bir seçim olduğunu birileri anlamazsa da ben iyi anlıyor, iyi biliyor ve bu konuda ki korkumuda buradan söylemek istiyorum..


    Çünkü benim de zaman zaman acımasızca eleştirdiğim ama ‘Yiğidi öldür, hakkını ver’ ilkesini unutmadığım bugün kü rektörün ‘aşkım’ dediği üniversitenin akademilerinin oyları ile değilde siyasilerin önerisiyle seçileceğinden korkarım..


    Ama yine de umutsuz olmamak, umutla bakmak ve ya Şeref Kılıç, yada bugünlerde İstanbul-Ankara arasında yoğun mekik dokuyan Halim Kazan, belki de yeni başbakan gibi sürpriz bir isim olacak gibi.. Bekleyelim, görelim..


     


    **BAŞKANIN KIZININ DÜĞÜNÜ ERTELENECEK Mİ?..


     


    **BU YAZI; ARDA/FED’İN GECESİNİN ÖNCESİ İÇİNDE ARDAHANLI BİR ŞEHİTİN DE OLDUĞU ONCA ŞEHİDİN OLDUĞU GÜNÜNÜ VE BUGÜN ŞEHİT OLANLARIN ANISINA YAZILMIŞTIR..


    Uzundur deyip, okumadan geçmemeniz umuduyla;


     


    * BAŞKANIN KIZININ DÜĞÜNÜ ERTELENECEK Mİ?..


     


    Benim federasyon başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyip, önümüzü kesmek için bir bir dalavere çevirenler ile mücadele ettiğim bir sırada düzenlediğimi Ardahan Gecesi öncesi yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum ki bu ülkede ki iki yüzlülük, samimiyetsizlik ve bayrağın, şehidin nasıl olup çıkar ve menfaatlere kurban edildiğini bir kez daha anlatabilelim.. Devamı sayfa 12’de


    Evet, ARDA/FED’e başkan olur olmaz yaptığımız çalışmaların başında ilk gelen Ardahan’ın Kurtuluş Gecesini Ardahan’da kutlama programıydı.


    Ve ilk kararlarımın arasında bu oldu..


    Ve hemen önce Ardahan Valisini, Ardahan’da Ardahan Belediye Başkanını arayıp, az çok aynı fikirde birleştikten sonra Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanını arayıp, İstanbul’dan gelerek Ardahan’da düzenlemek istediğimiz gecemize paydaş olup, olmayacağını sordum.


    Burak Taştan’ın bu teklifimi seve seve kabul edeceğini belirtip, gece için Ardahan ayağını hazırlamaya başlarken, bende bir taraftan İstanbul’da ki hemşehrilerimle diğer taraftan da Ardahan Başkanını sık sık arayıp, valiliği ve belediyeyi dışlamadan ve birlikte nasıl bir gece yapabileceğimiz telefon aracılığıyla konuşuyordum.


    Bana, ‘Allah razı olsun.. Zaten birçok işimiz var. Geceyi federasyonların üstlenmesi yükümüz hafifletir, bende sanatçıların masraflarını karşılarım’ diyen başkanın Ankara’ya gidip, orada AKP’li vekilin de bulunduğu bir heyet ile topluca bazı ziyaretler yapmasını ardında Ardahan’a dönerken yine benim aramam üzerine ‘Fakirciğim çok iyi ve hızlı başladın, seni yakından takip ediyor başarılar dilerim. Ama Ardahan gecesini biz belediye olarak yapacağız. İki gecenin anlamı var mı bilmem’ demesiyle ilk şoku yaşamıştım..


    Ve Ardahan’da yapmayı düşünüp, bu yöndeki çalışmalarımızı yani konak ayarlayıp, uçak ayarlamayı tam bitirmişken ilk golü Atalay’ın yanında dönen Köksoy’dan yemiştik..


    Neyse vazgeçmek yok deyip, bir taraftan bu yönde diğer taraftan da İstanbul’da yapabilirmiyiz diyerek gece hazırlıklarıma ara vermeden arkadaşlarımla birlikte devam ederken Ardahan’da yapmayı düşündüğümüz ve ilk olacak bir etkinliğimiz başkanın bizimle ikili konuşan dili dolaysıyla Ardahan’da yapmanın anlamı olmadığı iyice anlaşıldıktan sonra geceyi İstanbul’da yapma kararı aldık ve bu kararımızı kamuoyuna duyurduk..


    İstanbul’da yaptığımız gece öncesi yaşadığımız onca engelin hikayesini bir sonra ki yazılarımda anlatmaya devam edeceğim derken, bu yazımda benim başımda bulunduğum ARDA/FED’in İstanbul’da ki düzenlediği gecenin en önemli bir ayrıntısını ve yaşadığım şoku anlatmadan geçemeyeceğim..


    Çünkü saat 4’te uyuyup, 8’de yeniden kalkıp, başına geçtiğim bilgisayarımın sağ köşesinde bulunan ‘Son Dakika’ linki alarm veriyordu..


    Tıklayıp, baktığımda dün birçok Ardahanlını yaşadığı, Ardahanlı iki belediye meclis üyesinin bir birine çelme atmak isterken benimde içinde bulunduğu toplumu zorda bıraktığı, kurulan derneğin daha başta birilerinin emri altına girdiği İstanbul/Sancaktepe’de patlayan bomba ardından, şimdilik teyit edilmeyen, genelkurmayca ret edilen Savaş uçakların artık kent ve köyleri bombaladığı yönünde haberlerin geldiği çatışmaların gün geçtikçe büyüdüğü Güneydoğu’da, Hakkari Çukurca’da büyük bir çatışma daha meydana geldiği ve şehit sayınının artacağını belirten haberde şimdilik, 8 şehidin olduğunu duyuruyordu..


    Sabah sabah ‘Ne olacak bu işin sonu?’ diyerek, yeniden şok olurken gecemiz öncesi yaşadıklarım ve yarın benim de bir yol ve bir altın alacak kadar para bulmam halinde katılmayı düşündüğüm Cumhurbaşkanının kızının İstanbul’da yapılacak olan düğünü yeniden aklıma geldi.


    Çünkü benim çalışmalarımı engellemek için etmedik dalavereleri yapanların o gün de yaşanan bir çatışmada şehit düşen bir Ardahanlı asker nedeniyle ertelediğimiz yönündeki kararımızı burun kıvırarak sözde kutlarken, başta Gunzut köylüleri olmak üzere bir çok Türküz diyen bazı köy dernekleri, içlerinde Ardahanlı şehit olmak üzere bir çok şehidin olduğu o günün gecesinde, ikindi namazında Ardahanlı şehidin toprağa verildiği Pendik’e gidip, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ naraları atıp, akşam saatlerinde iptal etmedikleri gecelerinde gecenin yarısına kadar süren ve kazların bol bol tüketildiği gecelerini iptal etmeyip, yediklerini eritmek için gecenin geç saatlerine kadar halay çekmiştiler..


    Yani, ‘Federasyonun başına Kürt geldi, kendilerine ise bu ülkenin tek başına sahibi safkan Türk’ diyenlerin başında gelenlerin olduklarını unutuveriyordular..


    Geceyi yapsaydık, ‘Bakın işte biz dememiş miydik?’ demeye hazırlanan bu yakanın, Şehidimiz var’ diyerek, bir hafta sonra yaptığımız gecenin salonunun boş kalıp, zarar etmesi için ortaya koydukları çabayı da bilen biri olarak yazımın yazıldığı sabah saatlerin de gelen onca şehit haberi ardından Başkan’ın yani Cumhurbaşkanın yarın yani 14 Mayıs Cumartesi günü yapacağı düğününü erteleyip, ertelemeyeceğini de merak etmedim değil..


    Bakalım, bol bayraklı mitingler düzenleyen Sayın başkanın kızı ve müstakbel damadı bu kara günde nasıl bir karar alacaklar?


     


    **Bu maç kaçmaz..


     


    Türkiye’nin profesyonel futbol liginden temsil edilmeyen iller arasında bulunan Ardahan’ın 2016-2017 futbol sezonunda Ardahan’ı Bal Futbol Liginde temsil edecek takımım belli olacağı Serhat Ardahan Spor-Göle Belediye Spor Futbol Takımlarının karşılaşması yarın..


    Her iki takımında yok imkanlar çinde büyük mücadele verdiği bir süreçte yarın yapılacak olan bu maçı her Ardahanlı, her Göleli hatta yıllardır Ardahan Amatör Ligine takım çıkaramayan Çıldır, Hanak ve bu yıl Ardahan Amatör Ligine takım çıkaran Posof ve Damal’da önem vermeli diye düşünüyorum..


    Çünkü ard arda gelen kala haberle işle dağlarda ki gençlerin ölmeye devam ettiği ülkemde gençleri yeşil sahalarda tutmanın diğer bir yoluda spordur, futboldur..


    Bu nedenle yarın yapılacak olan bu maçı bir hakem annesi olarak ‘Haydi maça’ diyerek ben şahsen çok önemsiyorum..


     


    **5 Kişilik, İki Yüzlü BM..


     


    Güney doğu’da devam edeb çatışmalar sırasında 100 İnsanın diri dir yakıldığı yönünde ki iddialarla ilgili aylar sonra bir açıklama yapan BM’nin İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin, Türkiye’yi de bağımsız soruşturma yürütecek ekibin bölgede engellenmeden gezebilmesine izin vermeye çağırdı.


    Cenevre’de yapılan yazılı açıklamada Zeyd el Hüseyin, kendilerine Aralık ayı ortalarından Mart ayı başlarına kadar Cizre’de Türk ordusu ve güvenlik güçleri tarafından işlendiği ileri sürülen ihlâllerle ilgili olarak çeşitli güvenilir kaynaklardan giderek artan sayıda bir çok bilgi ulaştığını, ve ortaya çıkan tablonun henüz net olmamakla birlikte “çok endişe verici” olduğunu söyledi.


    ‘Devletin sorumluluğu’ vurgusu


    BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri PKK ile bağlantısı olduğu iddia edilen gruplar ve diğer devlet dışı yapıların yasa dışı eylemleri ve şiddetini” de kuvvetle kınadığını, terör eylemleri sonucu meydana gelmiş tüm can kayıplarından üzüntü duyduğunu söyledi, fakat şöyle devam etti:


    “Ne var ki kendi halkını şiddet eylemlerinden korumak Türkiye’nin görevidir. Yetkililerin terörizm karşıtı operasyonlar yaparken insan haklarına, işkence, yargısız infaz, orantısız öldürücü şiddet ve keyfi gözaltı eylemlerini yasaklayan uluslararası hukuka daima saygı göstermesi temel önem arzetmektedir.” Cizre’deki üç bodrum


    Açıklamada, bu haberlerde geçen iddialar arasında, kadın ve çocuklar da dahil, silahsız sivillere keskin nişancılarca veya tank ve diğer zırhlı araçlardan kasten ateş açılmasının da bulunduğu kaydedildi.’ demiş..


    Peki bu aylar sonra yapılan açıklamaya ‘5 Kişilik, iki yüzlü BM denmezde ne denir?


     


    **Bakanları ne zaman atayacaksınız?


     


    Seçimle değil, emirle başbakanı değişen, ama dernek başkanlarının değişmemek için direndiği bir ülkenin Ardahan adını taşıtan derneklerden biri İstanbul’un her mahalle ve sokağına birim başkanı atamış..


    Merkezi Şişli’de kendisi Kartal’da olan bu dernek mahalle hatta sokak başına atadığı birim başkanlarına baktığımız da hemen hepsi birer bakan statüsünde kişiler..


    İşte başbakan, pardon başkan dediğin böyle olmalı dedirten bu komediyi izlerken birim başkanı diye kamuoyunun dalgaya aldığı bu koskoca adam ve kadınların nasıl olup ta bu komediye figüran olduğunu da merak etmiyor değiliz..


    Evet, dernekçiliğin yerlerde süründüğü bir süreçte oynanan ‘Birim Başkanı’ adlı komediye birilerinin dur dememesi de dikkat çeken diğer bir acınacak durum..


    Kendilerini atama merkezi görüp, önüne geleni birim başkanı atayanların bir diğer örneği de her gördüğünü muhabir eden, bölge, il, köy, hatta yayla temsilcisi olarak ilan edenleri hatırlıyoruz..


    Ve bir çok toplumsal olaya olduğu gibi bu komediye karşı sessiz kalanlara da şaşmıyor değilim..


    Başbakan değiştiren Başkanın bile hızlarına yetişemediği bu komediyi oynayanların zaten yerlerde sürünen Ardahan Dernekçiliğin iyiden iyiye batağa saplattığı gibi Ardahan Dernekçiliğini ayağa kaldırmaya çalışanları da zorda bırakmakta..


    Kimsenin ses çıkaramadığı ve izlemekle yetindiği bu rezalete figüran olanların şöyle bir oturup, bu ‘Birim başkanı’ tiyatroyu başlarına serenlerin bunu yaparken hangi yasa, hangi kanun hangi yetki ile bunu yaptığını sorması ve ‘Sen bizimle dalga mı geçiyorsun?’ kardeşim demesi gerekmez mi diyeceğim ama hepsi birer adam, kadın..

  • Nisan Yağmurları Değil, Karları..

    Ardahan‘da etkili olan kar yağışı ve tipi ulaşımda aksamalara neden oldu.

    Ardahan-Artvin karayolunun Sahara Geçidi ile Ardahan-Posof karayolunun Ilgar Dağı mevkilerinde yoğun kar yağışı ve tipiden dolayı büyük araçlara izin verilmiyor.




    İl genelinde etkili olan kar ve tipiden dolayı ulaşımda aksamalar meydana geldi. Sürücüler ilerlemekte güçlük çekerken, birçok araç yoldan çıktı. Kar ve tipi ile birlikte buzlanmada zor anlar yaşattı.

    Ardahan-Artvin ve Ardahan-Posof karayollarının girişlerine jandarma tarafından “karve tipi nedeniyle yol trafiğe kapalıdır” levhaları dikildi.



    **Kar altında ki yaylaları yaktılar!..


    Ardahan’da kimliği belirsiz kişi yada kişiler yaylalarda bulunan yayla evlerini yakarak kullanılmaz hale soktular.

    Alınan bilgilere göre Ardahan ile Ardanuç arasında bulunan 2 bin 800 rakımlı Bilbilan Yaylasında bulunan 6 yayla evi kimliği belirsiz kişi yada kişilerce yakıldı.

    Geçtiğimiz gün yapılan çalışma ile yolu kardan açılan Bilbilan Yaylasında bulunan yayla evlerini kimlerin yaktığı bilinmezken şikayet edilmediği için jandarmanında olay yerine gitmediği alınan bilgiler arasında oldu.


    **YAYLALARI KAR DEĞİL, DOLU VURDU!


    *25/08/2015 Tarihli Haber


    Son baharın yüzünü göstermeye başladığı Ardahan’da yağan yağmur doluya döndü.


    Ardahan’a komşu Artvin’i vuran olumsuz hava Ardahan’ı da etkisi altına aldı.


    Dünden beri etkisini arttıran serin havanın yağmura dönüştüğü Ardahan’da yaylaları dolu vurdu.


    Yüksek dağlarda dolu, kent merkezinde yağmur, yaylalarda dolu olarak etkisini gösteren olumsuz havanın deam edeceği ve hava sıcaklığının gün geçtikçe düşeceği öğrenildi.



    Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


    Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


    Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


    Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


    ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


    İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


    Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


    GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


    Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


    HASTANE DARP RAPORU VERDİ


    TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


    İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


    Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

    “Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


    İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


    Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.



    Evet’çileri gördükçe biz kararsızların Hayır diyesi geliyor gibi..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

     


    Ne kaldı şurada 16 Nisan’a bilmem ama günlerdir evet, hayırı oynayan ülkenin gereksiz gündemini takip ederken ve evetçi tayfasını gördükçe biz kararsızların hayır diyesi geldiğini baştan belirtmek isterim..

    Çünkü bende 16 Nisan’ın sonucuna damga vuracak olan 10 milyon kararsız bir seçmenden biri olarak hala ‘Evet’ mi desem, ‘Hayır’ mı desem diyenlerdenim..

    30 Yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatımda ilk kez bu kadar kararsız kalmamın nedeni ise; Ülke kurulduğundan bu yana ısrar edilen, çürümüş olan, o çok beklenen demokrasiye hiç bir katkısı olmamış, Kürtler başta olmak üzere kimseye hak tanımamış olan bir sistemin yani 12 Eylül cunatasının hazırlattığı Anayasa ve de mevcut sistemin oluşunun yanından dikta rejimi dayatan ve demokrasi kelimesinin bir satır bile geçmediği 18 maddelik sözüm ona Anayasa değişikliği..

    İlk kez bu kadar kararsızın ve karar vermekten zorlanan bir seçmen olduğu ve seçimin yaklaştığı şu günlerde birilerinin, ‘evet’ dediklerini ortaya koymak için bin bir saçma savunmalar içinde olması ise işin cılkını çıkaran diğer bir sorun..

    Öyle ki birilerinin olmadık şovlar içine girmesi ve en önemlisi 1 Kasım Genel Seçimlerinden bu yana zaten başkan olan Reis’e yağ olsun diye olmadık fırıldaklar çevirenleri gördükçe her gün rakı içip, olmadık dalavereyi hatta dinin ret ettiği işleri yapanların kandil, cuma mesajı atması gibi referandum da evetçi kesilenler de insanı hayır demeye itiyor..

    Bunun en son örneği ne sosyal, ne kültürel nede siyasal etkinlik yada olaylarda ortada gözükmeyen, kağıt üzerinde dernek olan ve en önemlisi tabelaları bile olmadığını iyi bildiğim Ardahan’da ki sözde stk’ların hemde o çokta sevdikleri (!) Atatürk’ün heykelinin önünde poz verip, ‘Evet diyoruz’ diyerek açıklama yapmaları oldu..

    Bunların barosu olmayan Ardahan’a baro isteme cesareti gösteremeyenlerin başında geldiğini de bilen biri olarak Ardahan’a kadar gelen Metin Feyzioğlu’nun Ardahan’a gelişini görmedikleri gibi Ardahan’da yaşananları görmeyen pembe gözlü sözde ajans muhabirlerine, ‘Ardahan Stk’lardan ‘Evet ‘ Desteği’ başlığını attırmaları oldu..

    Dernekler siyasetle ilgilenmez ya ondandır..

    Tabi biz yani Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu gibiler bunların yaptığını yapsak ‘ya kardeşim stk siyaset yapmaz’ deyip, kızılca kıyamet koparacak yine bunlardır..

    ‘Ya siz yapılamayan yatırımlar nedeniyle göçün devam ettiği, bu nedenle de her gün nüfusu azalan ey Ardahan stk’ları niye bir güne bir gün de var olan sorunlar için öyle bir araya gelipte açıklama yapmazsınız?’ 

    Yapamazlar çünkü kendileri dahil 7 sülaleleri her iktidarda olduğu gibi bu iktidarda da nemalananlardır..

    Ve aldıkları emir üzerine bir araya gelenlerdir..

    Evet kararsız seçmeni hayır dedirtmeye itenlerin o fotoğrafına bakınca, insanın, ‘Ulan sizin evet dediğinize ben hayır’ diyorum demesi gelmekte..

    Sonuç;

    Vallahi bunları görenler sanki hayır diyecek gibi..

    Öylede olacak gibi..

    Çünkü Hanak’ın yarısından çoğu, Damal’ın %98’i, Göle’nin %65’i,Çıldır’ın %55’i, Posof’un %33’ü, Ardahan merkezin %69’u gibi ülkenin yarısından ötesi gibi biz kararsızlar da bunları gördükçe hayır diyecekler arasında yer alacağız gibi..

  • Polisler Şarampole Yuvarlandı..

    Haber/Foto: Şanlibey Alabey


    Gece geç saatlerde Göle -Kars kara yolu üzreinde Demirkapı ve Balçeşme yolunda yoğun sis ve yolun virajlı olmasından dolayı karşıdan gelen kereste yüklü kamyon ile Ardahan Emniyetine ait araç çarpıştı. Ardahan Emniyetine ait araç yoldan çıkarak takla atarak dereye uçtu.


    Can kaybının ve yaralanın olmadığı kazayı haber alan Göle Jandarma ve Emniyet birimleri anında olay yerine gelerek çevredeki halkın yardımı ile araç çekilerek kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.**TUZLANAMAYAN BUZLAMA KAZALARA NEDEN OLUYOR!..


    *07/12/2016 Trihli Haber


    Soğuk havaların etkili olduğu Ardahan’da buzlanma nedeniyle trafikte aksamalar yaşandı.

    Kars-Ardahan ve Çıldır Merkez de iki tır ve bir otomobil buzda kayınca kaza meydana geldi.


    Hava sıcaklıklarının sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü kentte kar yağışının ardından buzlanmalar meydana geldi. Kars-Ardahan karayolunda yoğun buzlanma nedeniyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Buzlanma nedeniyle iki tır kaza yaptı, buzda kayan bir otomobil ise şarampole yuvarlandı.


    Kars Ardahan karayolu İncirlipınar grup mevkiide yoğun tipi görüş alanını darartırken buzlanmanın yoğun olduğu bölgede özellikle ağır vasıtalar ilerlemekte güçlük çektiler.


    Bir kaç saat arayla meydana gelen kazalar nedeniyle jadarma trafik ekipleri bölgede emniyet tedbiri alarak araçların yavaş ve güvenli geçişini sağladılar.

    Öte yandan şarampole yuvarlanan otomobil sürücüsünün ambulansla Ardahan Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü bildirildi.



    **ÇILDIR’DA KAZA!..


    Öte yandan Gürcistan’dan Türkiye’ye Aktaş Gümrük Kapısında giriş yapan  bir TIR önündeki otomobille kafa kafaya çarpıştı

    Edinilen bilgiye göre, buzlanma nedeni ile kontrolden çıkan TIR ve otomobil kafa, kafaya çarpıştı. 66 LG 182 plakalı otomobil 27 SU 436 plakalı TIR’la kafa, kafaya çarpıştı kaza sabah erken saatlerinde 08:30 sıralarında ilçe merkezinde meydana geldi.kazada ölü veya yaralı olmadığı öğrenildi.


    **BOZUK YOLLAR KAZA YAPMAYA DEVAM EDİYOR..


    06/062015 Günün Haberi


    Dün meydana gelen ve ikisi ağır olmak üzere üç bayanın yaralandığı Ardahan-Şavşat yolunda ki trafik kazası sonrası bugünde Ardahan-Göle yolunda bir trafik kazası meydana geldi.


    Alınan bilgilere göre bu akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında Mert Kaya isimli bir kişinin öldüğü, Altan Kahraman ve Çetin Kaya ve isimli öğrenilemeyen 2 kişi ile toplam 4 kişinin ise yaralandığı bilgisi alındı.


    Ardahan-Göle yolunda meydana geldiği öğrenilen kaza da yaralananların Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılıkları öğrenildi.


    Ben İnanmıyorum..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Nisan ayının 16’sın da yapılacak olan Anayasa Referandumu öncesi yapılanlara, yaşananlara bakınca insanının delirmemesi elden değil..

    Çünkü beni dahil bu ülkede yaşayan herkesi kendisine oy veren bir anlayış olarak sayan zihniyet ülke içinde ki tüm oyları kayıp etmiş gibi 3-4 milyon seçmenin bulunduğu Avrupa’da oy avcılığına çıkmış ve burada önüne konulan engeller ardından mağdurları oynamaya yeniden başladı..

    Gerçi 14 yıldır aynı filim izletip, oy avcılığı yapan bu zihniyetin Avrupa ülkeleri tarafından istenmediğine ben inanmıyorum..

    Çünkü başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere ABD’nin hatta İsrail’in şu an iktidar bulunanları yeniden iktidar da tutmak için 14 yıldır yaptıkları gibi bu referandum öncesi de kolları sıvamış  ve 14 yıldır el ele, kol kola birlikte çalıştıkları AK Partiyi iktidarda tutma yarışı içinde gibiler..

    Buna neden ise ülke de yaşanan onca antidemokratik uygulamalara ses çıkarmayan bir Avrupa, bir Amerika görmemdendir..

    Evet ben başta kınadığım Almanya ve Hollanda’da da olmak üzere Avrupa’da yeniden oynatılmaya başlanan mağduriyet senaryosuna inanmıyor tam aksine bu tür çıkışların ülkede ki iktidara ve bu ülkenin yönetim anlayışını kendi anlayışları ile idare etmeye çalışanlara bir hizmet olarak görmekteyim..

    Geriye bakarsanız haklısın diyeceksiniz..

     
     

  • Vekilin Acı Günü..

    Atalay ve Alabey Ailesinin sevilen simalarından olan Yaşar Atalay’ın ani ölümü Gölelielride derinden üzerken Atalay düzenlenen cenaze töreni ardından toprağa verildi.


    Ardahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay’ın bzzat cenaze namazını kıldırdığı ve Ardahan protokolünün yanı sıra Gölelilerin yoğun katılım sağladığı Yaşar Atalay’ın cenaze törenine Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Urfa Cumhuriyet Savcısı Cihan Alabay, Kars Kafkas Üniversitesi Doç. Dr. Eray Atalay, kardeşi Danışman Tuncer Atalay, Çankaya Mal Müdürü Taner Alabay, Maliyeci Atalay Alabay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Göle, Posof, Çıldır Belediye Başkanları, Siaysi Parti İlçe Başkanları, Göle Hastanesi Baş Hekimi Cevdet Özsever, kurum müdürleri, Atalay ve Alabay ailesi ile Göle halkı katıldı.


    Göle Merkez camide Ardahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay’ın kıldırdığı Cenaze namazı sonrası Dölekçayır (Pilemor) Atalaylar aile mezarlığında toprağa verildi.


    **MİLLET MEZARA, HIRSIZLAR PAZARA..


    Cenazeler yerdeyken et çaldılar!


    *12/05/2015 Tarihli Her


    Geçtiğimiz gün yaşanan ve iki bacanağın feci şekilde hayatını kayıp ettiği kazayı fırsat bilen hırsızlar kazayı duyup köye gelen Bilbilan’da ki dükkana girip, kesilmiş olan iki koyunu çaldılar..


    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gün yaşanan ve Salih Bozkurt ile Öztürk Ağdaş isimli bacanakların feci şekilde öldüğü kazayı duyan Bilbilan’da ki esnaflar kimliği belirsiz hırsız yada hırsızlarca soyuldular.


    Gazetemizin edindiği bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köylülerin yasta olduğu sırada yaşanan olay duyanları şok ederken, trafik kazası sonuc hayatını kayıp eden Bozkurt ve Ağdaş’ın cenazeleri yerde iken Ardahan’ı yasa boğan kazanın yaşandığı yolun üzerin de bulunan Bilbilan yaylasında ki dükkanlar giren hırsız yada hırsızlar kapılarını kırıp, girdikleri dükkanlarda kesilmiş olan e satılmak üzere hazılar iki koyun kargası ve bir çok sigara, LPG tüpü çaldılar.


    Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, aynı gün kazanın yaşandığı yolda ikinci bir kazanın da meydana geldiği, iki aracın sis dolaysıyla kafa kafaya çarptığı öğrenilirken kaza da ölü yada yaralı olmadığı öğrenildi.


    **BİLBİLAN’DA RUHSATSIZ İŞ YERİ VE LOKANTALARDA ALKOL SATIŞI YAPILIYOR!


    Diğer yandan 25 yıldır yapımı bir türlü bitmeyen Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde bulunan Bilbilan Yaylasın da bulunan iş yerlerinde kaçak yollarda alkol ve sağlıksız et satıldığıda ileri sürüldü.


    İki kişinin ölüm ardından gazetemizi arayan bir çok okurumuz son olarak iki kişinin ölümüne neden olan kaza gibi bölgede daha önce de ölümlü, yaralamalı bir çok trafik kazasının geldiği, buna neden olan birinci nedenin Ardahan-Ardanuç yolunun 25 yıldır bitmemesi olurken, diğer bir nedeninin de bu yol üzerinde bulunan Bilbilan Yaylasında bulunan iş yeri ve restorantlarda satılan alkol olduğunu ileri sürdüler.


    Bölgeden sorumlu Jandarmanın yaylada bulunan ve bir çoğunun ruhsatının bile olmadığı iş yeri ve restorantlarda alkol satışı yapılmasına göz yumduğunu, bunun yanı sıra yaylada satılan etlerin alkol çeşitleri gibi kaçak ve de sağlıksız olduğunu belirten okurlarımız 25 yıldır bir türlü bitmeyen ve virajlarla dolu bu yolda meydana gelen kazaların %89’nun alkol yüzünden meydana geldiğinide iddia ettiler.


    **ARDAHAN-KARS YOLUNDA MEYDANA GELEN KAZADA ÖLENLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU..


    Öte yandan Ardahan-Kars Yolunda beydana gelen ve Hoçvan Bayramoğlu (Kora) köylü Şit ve Koç ailesi ferdi 6 kişinin öldüğü kazada hayatlarını kayıp edenlerin isimleri de belli oldu.


    Alınan bilgilerde bir çok kişin de yaralandığı trafik kazasında hayatlarını kayıp eden 6 kişini isimleri sırasıyla şöyle;  Eylem Şit, Emirhan Şit, Naciye Şit, Mikail Şit, Nejdet Koç, Hanife Koç


    Mücadele bizim, şov onların ..






    Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Başta Çıldırlılar olmak üzere Ardahan kamuoyunun unuttuğu bir sırada gidip Çıldır’a Çıldır’ın ilk gazetesini kuran ve Gürcistan ile Ermenistan’a komşu Çıldırlıyı yerel gazete ile tanıştıran, bununla yetinmeyip, Çıldır için olduğu gibi bölge ve ülke için çok ama çok önemli olan Çıldır Aktaş Kapısı Artık Açılsın’ sloganını Çıldır Gazetesi’nin logosuna koyan ve 3 yıl bıkmadan, usanmadan Aktaş diyen bir ekibin başında ki isim olarak bugün temeli atılacak olan Posof Ulgar Dağı Tünelinin de Posoflulara hayırlı olsun derim..

    Evet bundan önce çoğu Ardahanlının adını bile bilmediği Mozoret tepesin de açılmaya başlanan tünelden önce Demir İpekyolu olarak bilinen Bakü-Tiflis-Kars Demir yolunun üzerinde ki Çıldır-Gürcistan tüneli de bitmek üzere..

    Türkgözü Gümrük Kapısı açılsın diye feryat ettiğimiz sırada Posofluların ‘Baba ne yazıp duruyorsunuz, kapı açulursa tırlar mısır tarlalarımız yok eder’ dediği günleri de bilen bir gazeteci olarak bölgede atılan temellere, yapılan yatırımlara en çok sevinen Ardahanlıların başında gelen bir insanım diyebilirim..

    Çünkü Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Doğalgaz Boru hattının temeli atıldığı sırada Ardahan’a da doğalgaz isteriz dediğimizde de birileri başımıza gülüyordu..

    Çünkü Ardahan’a da üniversite açılsın derken birileri haydi orada diyordu..

    Gerçi aynı kişiler ve de anlayış Ardahan Vilayet Olsun dediğimizde de aynı diyordu..

    Ama gelin görün ki; başta Vilayet kaymağını olmak üzere Ardahan’a yapılan her yatırım için mücadele edenler değil, ‘Ardahan’a Havaalanı’ gibi istem ve bu yatırımlarım olacağına inanmayanların işin kaymağını yeyip, şov yaptılar hep bugün Posof Ulgar Dağı Tüneli’nin temelinde şov yapacaklar gibi..



    **Sıra size de gelecek…


    Tuttuğunu içeri atan bir anlayışın hüküm sürdüğü ülkede devam eden operasyonların başını fetoculara yönelik operasyonlar devam ederken önemli bir ayrıntı hep dikkatimi çekiyor..

    O da Güneydoğu’yu boşaltmış olan ve Suriye’ye geçmiş YPG’ye destek veren PKK’lıları boş arazilerde arayan hükumet ve sarayın 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonlarından bu yana ayrıldığı, 15 Temmuz’da düşman ilan ettiği Fetocuların onca baskı ve tutuklmalarına karşın hala dimdik ayakta duruşu ve dışarıda olanların kendilerine düşmanlık edenlere parmak sallayıp, ‘Sıra size de gelecek’ demeye devam ettiğidir..

    Evet, yeniliyorum..

    Fetocular hala parmak sallamaya devam ettiği bir sürecin referanduma doğru yol aldığı ülkede çokta değişen bir şey yok gibi..

    Çünkü PKK’nın Barış sürecinde yapmadığını yani ülke sınırları içinde çekilmeyip, HDP’nin zayıflamasına neden olduğu ama 1 Kasım seçimleri ardından ve Suriye’de ki gelişmeler sonrası sınır ötesine çekildiğini de görmeyen hükumet ve saray bitti, bitirdik dediği fetocular tarafından hala tehdit edildiği bir gerçektir..

    ‘Yok canım’ demeyin çünkü sizde gittiğiniz, ziyaret ettiğiniz ve fetocu diye bildikleriniz yaptıkları sohbette bana dedikleri gibi sizde demiyorlar mı, ‘Durun hele daha süreç tamamlanmadı, sıra sizde gelecek’ demiyorlar mı?

  • Göleli İşadamı Yasa Boğdu..!

    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Tahtakıran Köylü İşadamı Selçuk Aktaş (Göle Nüfus Müdürlüğünde Celal Aktaş in abisi) İstanbul’un Silivri ilçesinde geçirdiği bir kazada hayatını kaybetti. Aktaş’un cenazesi Silivri Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.


    Alagözlüler İzmir Yolunda Trafik Kazası Kurbanı Oldular..


    *12/07/2016 Tarihli Haber


    Bayram tatilini fırsat bilip, silaha gelenlerin dönmeye başladığı şu günlerde tatsız haberlerde gelmeye devam ediyor.


    Birçok insanın trafik kazası kurbanı olduğu tatil boyunca bir çok araç trafik canavarına yakalanırken, İzmir’den Ardahan’a gelerek Sulakyurt köyünde gelin alan Alagözlü bir aile dönüş yolunda trafik kazası kurbanı geçirdiler.

    Hilal ve Batuhan Doğru’nun hayata göz yumduğu, Önder Doğru’nun ağı olmak üzere Ufuk ve Sevinç Doğru’nun yaralı kurtulduğu kaza Ardahan’ı yasa boğarken, aynı günler Ardahan İl sınırları içinde meydana gelen irili ufaklı trafik kazalarında bir çok kişide hastanelik oldu.

    Öte yandan ülke genelinde onca aracın kullanılmaz hale geldiği kazalar sonucu maddi hasada 1 Milyonu geçtiği öğrenildi.



    **Ne olacak bu Ardahanlının hali?..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..


    Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.

    ‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..

    Dernekler çalışmıyor der ama  federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..

    Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..

    Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’

    Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?

    Bilmem ama bu işte  bir terslik olduğu kesin..

    Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..

    ‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..

    İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?

    Yok canım sormaz..

    Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..

  • AÇ KURT BABA İLE OĞLUNU YİYECEKTİ!..

    Ardahan’da Köylüler yaban hayvanları için seferber oldular..



    Ardahan’da ağır kış şartları sonucunda yiyecek bulmakta zorluk çeken hayvanların yerleşim yerlerine inerek mal kayıplarına neden olması ve insanlar için riskli durumlar oluşturması köy halkını seferber etti.

    Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Orman İşletme Şefliği ekipleri ile Dağevi (Tibat) köylüleri kar nedeniyle yiyecek bulmakta zorluk çeken yaban hayvanları için yemleme çalışması yaptı.

    Orman ve Su İşleri Müdürlüğü ekipleri ile Dağevi köyü sakinleri, köy sınırlarındaki Ziyaret deresi çevresine tahıl ürünleri ile tavuk eti bıraktı.

    Dağevi Köyü Muhtarı Vedat Keçeci yaptığı açıklamada, Kötü hava koşullarından yabani hayvanların da olumsuz etkilendiğini belirtti.

    Keçeci, Orman ve Su İşleri Şube Müdürü Temel Şimşek ve ekibine teşekkür ederek, “Böyle bir teklifte bulunduk, onlarda bize destek verdi. Bugün burada kuşlar için bir miktar yem ve kurt tikli gibi hayvanlara da parça tavuk eti bıraktık. Yemleme nasıl ve ne şekilde olacağını bize gösterdiler. Bundan sonra doğaya daha duyarlı olmuş olacağız.” dedi.

    Orman ve Su İşleri Şube Müdürü Temel Şimşek ise, “Müdürlüğümüzce Ardahan il ve ilçelerinde tüm protokol ve halkın katılımı ile yaban hayatına karşı duyarlılığın artırılması amacıyla başlatmış olduğumuz yaban hayatı yemleme çalışmasına, Ardahan merkeze bağlı Dağevi köyü halkı gönüllü olarak örnek davranış sergileyerek yemleme çalışması için köy merasına seferber oldu. Doğaya buğday ve parça tavuk eti bırakıldı.tüm Türkiye’ye örnek olması adına Dağ evi köyü muhtarı sayın Vedat Keçeci’ye ve köy halkına bakanlığımız adına teşekkür ediyorum.” dedi. 


    **AÇ KURT TOK KÖPEĞE YENİLDİ!..


    *10/12/2016 Tarihli Haber


    Ağır kış şartlarının devam ettiği Ardahan’da aç kalan yabani hayvanlar ya köylülerin yada köpeklerin saldırısıyla karşılaşıyorlar.

    Son olarak Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Semihaşakir (Terekeme Çayıs) köyüne inen aç bir kur köydeki tok köpeklerce telef edildi.

    İşte haberler.com da çalışan Çıldırlı gazeteci meslektaşımız Olgun Kızıltepe’nin bölgeden gelen fotoğraflar ile yaptığı haber;


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Semiha Şakir Köyü’nde köye inen kurt sürüsüne tek başına karşı koyan çoban köpeği, yakaladığı kurtlardan birini de boğarak telef etti.


    Şiddetli soğukların ve kar yağışının etkili olduğu Ardahan‘ın Çıldır ilçesinde aç kalan kurtlar, zaman zaman yerleşim yerlerine inerek buradaki köpeklere saldırıyor.


    KURT SÜRÜSÜNE TEK BAŞINA KARŞI KOYDU


    Dün gece saatlerinde de Çıldır ilçesine bağlıSemiha Şakir Köyü’nde Ali Kızıltepe‘ye ait köpeğe saldıran kurtlar, ummadıkları bir direnişle karşılaştı. Tek başında kurt sürüsüne karşı koyan köpek, yakaladığı kurtlardan birini boğarak telef etti.


    KÖYLÜLER DE ŞAŞKIN


    Sabah uyandıklarında köpek tarafından parçalanan kurtu gören köylüler, “Kurt sürüleri aç kaldıkları için her kış köyümüze inerek köpekleri parçalıyor. Dün gece de yine kalabalık bir sürü köye inmiş. Ancak eşine az rastlanan bir durum yaşanmış. Tek başına kurt sürüsüne karşı koyan köpeğimiz, yakaladığı kurtlardan birini boğarak telef etmiş” şeklinde konuştu.


    İşte olay yerinden kareler;


    **Salağana Köpekleri Kurt Sandılar!


    **YA KAR YAĞDI, YADA GÖL DONDU HABERLERİ YAPMAKTAN ÖTEYE GEÇEMEYENLER..


    *16/12/2015 Tarihli Haber


    Onca sorun ve sıkıntısı olan Ardahan’ın ciddi problemleri ile ilgili haber yapmaktan kaçınan ama  muhabirlik yaptıkları ajanslara haber için resmi kurumların hazır haberlerini postalamaktan geri kalmayan sözde muhabirler kentin içinde cirit atan ve başta öğrencileri olmak üzere insanları kokutan başı boş salahana hayvanları ‘Kurtlar Şehre İndi’ diyerek haber yaptı.


    Son bir hafta içinde bir kişinin Bonzaiden hastanelik olduğunu, bir başka birinin buzlu yol dolaysıyla devrilen araçta öldüğünü, bir kişinin Nataşaların bir hayli arttığı otellerde öldüğünü, bizim aylar önce yazıp, dikkat çektiği Şap hastalığı dolaysıyla Ardahan’ın il genelinin Karantinaya alındığını haber yapamayanlar şimdide salahana köpekleri Kurt diye bağlı oldukları ajanslarına yutturmaya başladılar.


    Resmi kurum amirlerinin açıklama ve etkinlikleri dışında haber yapmayı düşünmeyip, kışları ‘Kar yağdı, göl dondu’ şeklinde başka haber yapmayan sözde muhabirlern yaptığı en son salağana haber şöyle;


    Ardahan’da aç kurtlar şehir merkezine indi


    Ardahan’da soğukların bastırmasıyla yiyecek bulmakta zorlanan kurtlar, şehir merkezine indi.


    Kentin merkezi Kaptanpaşa Mahallesi’nde, Türk Telekom Ardahan İl Müdürlüğü önüne kadar gelen iki kurt, kurumun güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.


    Güvenlik görevlisi Çetin Balcı, yaptığı açıklamada, gece nöbetçi olduğu sırada kameranın iki kurdu görüntülediğini söyledi.


    Balcı, “Saat 4.30 sularıydı, kameradan görünce dışarı çıktım. Ayrıca bizzat gördüm. Çünkü alanda bir süre dolaştılar. Çok kez gördüğüm için korkmadım. Ancak vatandaş tabi dikkatli olmalıdır. Özellikle o saatlerde” dedi.


    Kurtlar, Kazım Karabekir Caddesi Telekom Sokak’ta bir süre dolaştıktan sonra gözden kayboldu.



    BAŞKAN’A BENZEMEK..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     



    Şu an yakınında olduğum Kasımpaşa’dan çıkıp, ülkenin zirvesine kadar ulaşan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık rüyasına karşı çıkanların kendisinin cumhurbaşkanı olmasına vesile olan en büyük kitle olduğunu söylesem gülmesiniz demi?..


    Ve Erdoğan’ı istemeyenlerin aslında Erdoğan’ın başarısını gizli gizli kıskananlar olduğunu da söyleyeceğim..


    Ve işi getirip, benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına kadar da bağlayacağım..


    Gerçi bu yönde daha öncede bir yazı ele almış, Erdoğan’ın işinin ne kadar zor ama bir o kadar da olağanüstü direncinden azda olasa almak ve bana karşı direnen Ardahan Diaspoarasına teslim olmamak gerektiğini de anlatmıştım..


    Evet, Erdoğan’ın Kasımpaşa’dan çıkıp, rahmetli Erbakan ve ekibi gibi bir ekibi aşıp, sonrada bugüne kadar önüne konulan ve ‘Muhtar bile olamasın’ diyenleri tek tek aşarak bugün ulaştığı o zirveyi başkanlık rütbesiyle taçlandırmak istemesi kadar bir direncimiz yada arzumuz olmazsa da Ardahan’ın adını kullanan ama Ardahan ve Ardahanlılara beş kuruş faydası olmayan salağana Ardahan Diaspoarsının direncini de kırmak için benimde direnmem gerektiğini ve en önemlisi İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ki kazcı, tabelacı, çantacı, facebookçu dernekçi çetesine bakmadan işime, hedefime kilitlenmem gerektiğini de bana hatırlatır, yol gösterir Erdoğan..


    Birde benim gazeteci olduğumdan dolayı 30 yıla yakındır her yaptığım haber, yazdığım yorum ve çıkardığım gazeteler ile kuyruğuna bastıklarım var ki; bunlarda diaspora ile birlikte gizli gizli iş birliği içinde olup, ‘Ya kardeşim Ardahan’da gelip, İstanbul’da başkan olunur mu?’ diyerek gazetecilikte olduğu gibi ARDA/FED Başkanlığında da ortaya koyduğum samimi çalışmalarımı gölgelemek, çoğundan yiğit, adam olan ekibimi ürkütmek, destek veren iş adamlarımızın kafasını karıştırmak çabası içinde çamura batar, çıkamazlar..


    Ama ülke genelinde ki diaspoarnın Erdoğan’a karşı ortaya koyduğu direnci kırmak için etmediklerini bırakmayanların bize karşı da ortaya koyduğu namussuzca engeller durumu izleyen toplum tarafından hep bozulmuş, Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığına kadar yükseltmiş, başkan da edecek gibi.. Siyasi görüşlerine katılmazsam da, son yıllarda ortaya koyduğu tavırlarını desteklemesem de ve zaman zaman sert bir dille eleştirsem de ARDA/FED Başkanlığım esnasında daha iyi anladığım Erdoğan’ın kendi dünya düşüncesini ortaya koymak, uygulamak için doğru yolda olduğunu daha iyi anlıyorum..


    İşte bu direnç benim de tüm yok imkanlar ile bir yıldır ARDA/FED’in adını tüm yurda duyurma, Ardahan’ın bu diaspoaradan kurtarma, KAI denen çetenin gölgesinden bu yana çekme mücadelesine itmiştir..


    ARDA/FED Başkanı olduktan sonra ortada olan çabamızın bunlar tarafından her ne kadar engellenmek istense de Ardahan toplumu tarafından onay almış, ‘Sen yürü biz senin arkandayız’ denilerek, bu diaspoaranın benim üzerimden Ardahan üzerinde oynamak istediği oyunları hep bozulduysa da bizi de yormadı değil..


    Evet, beğenir, beğenmezsiniz ama Erdoğan’ın işinin ne kadar zor olduğunu bana hissettiren ARDA/FED Başkanlığım süresince anladığım tek şey birilerinin kurduğu düzenin bozulmaması için her türlü çakallığı yapmak için hep pusuda olduğunu unutmadan çalışmaya devam etmek, direnci kırmadan daha ileri demektir.


     

  • JANDARMADAN FACEBOOK OPERASYONU!.. 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI..

    **KARSLI İKİ KİŞİDE ARDAHAN’DA GÖZALTINDA..


    Öte yandan Kars’ta gözaltına alınan iki kişinin Ardahan’a getirilidiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    David Moser kaşar ve gravyer peynirini ilk kez Ardahan’da yaptı..


    David Moser ve arkadaslari Gravyer ve kasar peynirini ilk defa nerede yaptilar ?


    Peynir yapımı için üç kardeş üç koldan harekete geçti. Aslında ekmeklerini kazanmak için yola çıkmışlardı. İsviçre o zamanlar oldukça fakir bir ülkeydi. Biri ABD’ye gitti. Oranın en ünlü kaşar ve gravyer yapımcılarından biri oldu. Bir diğeri Simon İsviçre’de kaldı. O da başarısını ülke geneline yaydı.


    En küçükleri David Moser ise…


    Ona Kafkasya yollarına düşmek kaldı. Rusya steplerinde dolaştı. Hayatını kazanmak için geldiği Kafkasya’da bir yalnız adam olarak dolaştı. Bir süre Tiflis’te kaldı. Sonra macerasının başlayacağı Ardahan’a beyaz bir atın sırtında geldi.


    Kendini korumak için Kafkas kıyafeti giydi ve omuzunda tüfekle dolaştı.


    Malakan köyü Sarzep’e yerleşti. Tatar Memed’i tanıdı. Mandıra kuracağı bina ve kalacağı evi kar ortağı olduğu Tatar Memed’ten aldı. Her şeye sıfırdan başladı. Kardeşi Simon’dan yardım istedi. Ağabeyi hemen İsviçre’den yola çıkarak Ardahan’a kadar geldi. Gelirken peynir yapımında kullanacağı büyük tunç kazanları da beraberinde getirdi.



    (Görsel: Malakanlar)


    Mandırayı kurduğunda Malakanlar tüm sütlerini ona verdiler. David Moser belki de geride bırakacağı izin farkında değildi. İlk defa kaşar ve gravyer peynirini ağabeyi Simon’nun getirdiği büyük tunç kazanlarda imal etti.



    (Görsel: David Moser’in Sarzep köyünde kurduğu zavot-1903)


    Sarzep köyü David Moser’le adını bütün Kafkasya’ya duyurdu. Yaptıklarını almak için uzun yollar kat edenler oldu. Kuzey rüzgarlarını alan Sarzep peynirin çabuk kurumasını sağlıyordu. Bu da ona lezzet katan bir lütuftu. Evin önünden toprağı kazarak peynirin şırasını atmak için aşağıdaki suya kadar ağaç borular döşedi. İş yoluna girince bir süreliğine baba ocağına döndü. Bu ayrılık fazla uzun sürmedi.



    Orada daha önceden tanıdığı İlk okul öğretmeni olan Maria ile evlendi. Ve “İş beklemez” diyerek yeniden kolları sıvadı. Maria’yla birlikte döndü Sarzep’e dönerken iki de yardımcı getirdi İsviçre’den…Davit Moser 1902’de geldiği Ardahan’da ünlendiğinde yıllar akıp gitmişti. Bir mandıra daha kurdu. İşi ilerletmişti. Artık Malakanlar’da kaşar ve gravyer yapımı öğrenmeye başlamışlardı. 1914’de çeteler Ardahan’ı bastığında baba ocağındaydı. Ancak mahkumlar mandıraları yağmalamıştı. Zarar bir hayli fazlaydı. Yeniden Simon’dan yardım istedi. Ağabeyi telgrafı alır almaz yola çıktı. Zorlu bir yolculukla Ardahan’a geldiğinde bitkin vaziyetteydi. Mandırayı birlikte toparladılar. İmalat başladığında ikisi de sevinçten naralar atmışlardı. David Moser çetelerden sonra altı yıl daha kaldı Ardahan’daki Sarzep köyünde. Artık çok şey değişmişti. Rusya’da Bolşevik devrimi olmuş. Ve Ruslar apar topar ağır silahlarını da bırakarak Ardahan’dan ayrılmışlardı. Ermeni ve Gürcü çekişmesi vardı. Kura sınır olmuştu. Nehrin ova tarafı Gürcülere, şehir tarafı Ermenilere kalmıştı. David Moser önce karısı Maria’yı gönderdi. Bu arada Ankara hükümeti Gürcülerle anlaşmıştı .


    Davir Moser Gürcüler ayrılırken mandıralarını yetiştirdiği yeni sahiplerine bırakarak Ardahan’daki macerasını sonlandırdı. Giderken gözü arkada değildi. Artık Sarzep



    ’teki Malakanlar kaşar ve Gravyer yapımını öğrenmişlerdi. Hatta Türklerden bile imalata başlayanlar vardı.


    Kafkasya’ya bir yalnız adam olarak geldi ve giderken kaşar ve gravyer peynirini yöreye öğreterek arkasında derin bir iz bıraktı. Ve yine bir yalnız adam olarak geri döndü. Bir süre Tiflis’te kaldı. Orada da yapamadı. Almanya’ya gitti. Peynir yapımından elde ettikleriyle orada bir tarla aldı ve çiftçilik yapmaya başladı. Naziler iktidara gelmeden oradan da ayrıldı. Yeniden baba ocağına döndü. Ağabeyi Simon karşıladı onu. Kendi oturduğu evi boşaltarak ona verdi. Artık kendini emekli etmişti İsviçre ve Amerika’da kaşar ve gravyer peynirinde ünlenmişlerdi.


    Fransa, Almanya ve Avusturya onların imal ettiği lezzetlerden ayrılmıyordu. 1944’de yaşama veda ettiğinde arkasında derin 



    bir iz bırakmıştı. O Kafkasya’ya kaşar ve gravyer peynir yapımını öğreten adamdı. İsviçre devleti ona sahip çıktı. Onun için oluşturulan arşiv devlet kontrolünde. Ve artık onun izini torunları takip ediyor. En son 25 haziran 2015’de yani geçen hafta buradaydılar. yöresel yemekler ikram edildi. Köydeki kültür merkezinde. Onu sahiplenmiş olmamızdan mutlanarak gittiler, geldikleri Sarzep’ten…


    Ne yazık ki onun kurduğu mandıra sahipsiz durumda. Keşke onarabilsek ve torunları yeniden geldiklerinde orada ağırlayabilsek onları. Kaşar ve gravyeri tadarken onu bize öğreten bir yalnız adam David Moser’i de unutmayalım olur mu…


    KENAN KARABAĞ ( KURA ÇÖZÜLDÜ’NÜN YAZARI)


     



    **ARDAHAN’DA YENİ BİR OPERASYON DAHA!


    *31/05/2016 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz gün yapılan ve 9 kişinin gözaltına alındığı Ardahan’da yapılan operasyonda bu kez 6 kişi gözaltına alındı.


    Yapılan açıklamada; ‘Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce, PKK’nın gençlik yapılanmasının faaliyetlerinin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen istihbarat çalışmaları sonucu, şüpheli olarak belirlenen kişilere yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı.


    Operasyonda biri Bursa ilinde bulunduğu tespit edilen 6 zanlı, gözaltına alındı.


    Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, bazı örgütsel doküman ve dijital materyaller ele geçirildi.’ denildi.


     


    Ardahan’ın Posof İlçesi’ne bağlı Gürcistan’a açılan Türkgözü Sınır Kapısının bulunduğu beldede Richter ölçeğine göre 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.


    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün merkez üssünü Türkgözü olarak saptadığı deprem, saat 16.52’de yerin 5 kilometre derinliğinde meydana geldi.


    Posof ve çevredeki yerleşim merkezlerinde halk sokağa döküldü. Kısa süreli panik yaşanırken, ilk belirlemelere göre depremin herhangi bir hasara neden olmadığı açıklandı.



    **SARSINTI DEVAM EDİYOR..


    Türkiye’de her gün olduğu gibi bugün de pek çok deprem gerçekleşti. İşte bugün ve dün (14 Mart 2016) Türkiye’de gerçekleşen son depremler…


     Dün ve bugün Türkiye’de meydana gelen depremler arasında Ardahan’da gerçekleşen 3.0 şiddetindeki deprem oldu.

    AFAD yani Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı, her gün Türkiye’de meydana gelen son depremler ile ilgili detaylı bilgiler (Merkez üssü, derinlik, Rms, büyüklük) veriyor. 13 ve 14 Mart 2016 itibari ile Türkiye’de meydana gelen son depremler de şu şekilde…

    12-13 MART 2016′DA MEYDANA GELEN SON DEPREMLER

    Tarih (TS) Rms Büyüklük Ülke İl İlçe İlçe

    14/3/2016 13:18:52 0.20000 1.7 Türkiye Burdur Altinyayla –

    14/3/2016 13:08:25 0.20000 2.5 Gürcistan Sachkhere – –

    14/3/2016 12:50:19 0.18000 1.8 Türkiye Erzincan Kemah –

    14/3/2016 12:23:45 0.23000 2.4 Türkiye Erzincan Kemah –

    14/3/2016 12:00:07 0.34000 2.5 Türkiye Manisa Saruhanli –

    14/3/2016 08:39:29 0.49000 1.4 Türkiye Manisa Saruhanli –

    14/3/2016 05:45:59 0.17000 1.3 Türkiye Van Saray –

    14/3/2016 05:17:52 0.40000 1.5 Türkiye Mugla Mentese –

    14/3/2016 04:13:56 0.26000 1.5 Türkiye Sakarya Hendek –

    14/3/2016 04:09:12 0.25000 1.3 Türkiye Sivas Hafik –

    14/3/2016 04:02:20 0.26000 1.4 Türkiye Kütahya Simav –

    14/3/2016 02:06:08 0.48000 1.6 Türkiye Adiyaman Gölbasi –

    14/3/2016 01:47:38 0.52000 2.6 – – – Akdeniz, 72.95 km. Alanya (Antalya)

    14/3/2016 01:20:49 0.42000 1.7 Gürcistan Ochamchire – –

    14/3/2016 01:18:47 0.22000 2.3 Türkiye Manisa Saruhanli –

    14/3/2016 00:24:46 0.21000 1.5 Türkiye Çankiri Çerkes –

    14/3/2016 00:15:30 0.64000 1.4 Türkiye Kütahya Hisarcik –

    14/3/2016 00:14:45 0.46000 2.1 Türkiye Kütahya Domaniç –

    14/3/2016 00:12:34 0.29000 1.3 Türkiye Ardahan Çildir –

    14/3/2016 00:08:52 0.24000 1.5 Iran Khoy – –

    13/3/2016 23:58:18 0.37000 3.0 Türkiye Ardahan Çildir –

    13/3/2016 23:41:25 0.35000 1.4 Türkiye Erzincan Kemah –

    13/3/2016 22:35:52 0.52000 2.5 Türkiye Erzincan Iliç –

    13/3/2016 22:35:33 0.21000 1.4 Türkiye Erzincan Iliç –

    13/3/2016 22:21:18 0.11000 1.6 – – – Akdeniz, 17.88 km. Arsuz (Hatay)

    13/3/2016 22:15:47 0.19000 1.8 Türkiye Elazig Baskil –

    13/3/2016 21:48:17 0.40000 1.9 Türkiye Antalya Manavgat –

    13/3/2016 21:32:52 0.53000 2.0 Suriye Ar-Raqqah – –

    13/3/2016 21:14:36 0.26000 1.2 Türkiye Denizli Acipayam –

    13/3/2016 21:03:58 0.60000 1.4 Türkiye Amasya Gümüshaciköy –

    13/3/2016 20:46:42 0.32000 1.5 Türkiye Manisa Akhisar –

    13/3/2016 20:05:38 0.26000 1.8 Türkiye Malatya Hekimhan –

    13/3/2016 19:06:40 0.64000 2.2 Türkiye Adana Kozan –

    13/3/2016 18:04:15 0.41000 2.2 – – – Akdeniz, 98.36 km. Kumluca (Antalya)

    13/3/2016 17:48:11 0.61000 1.5 Türkiye Mugla Mentese –

    13/3/2016 16:08:01 0.67000 1.7 Türkiye Adana Ceyhan –

    13/3/2016 15:23:06 0.80000 4.0 Yunanistan Khania – –

    13/3/2016 14:50:20 0.32000 2.4 Türkiye Mugla Seydikemer –

    13/3/2016 14:01:56 0.44000 2.6 Türkiye Mugla Seydikemer –

    13/3/2016 12:33:40 0.37000 2.8 Türkiye Bursa Karacabey –

    13/3/2016 11:04:57 0.47000 1.9 Türkiye Manisa Akhisar –

    13/3/2016 09:37:34 0.47000 1.4 Türkiye Erzurum Ispir –

    13/3/2016 08:00:58 0.40000 2.6 – – – Ege Denizi, 45.27 km. Ayvacik (Çanakkale)

    13/3/2016 07:49:15 0.72000 1.3 Türkiye Adana Karaisali –

    13/3/2016 07:23:20 0.37000 2.5 Türkiye Van Tusba –

    13/3/2016 06:29:44 0.25000 2.1 Gürcistan Kvareli – –

    13/3/2016 06:21:26 0.30000 2.0 – – – Ege Denizi, 7.44 km. Karaburun (Izmir)

    13/3/2016 04:26:51 0.24000 1.2 Türkiye Van Özalp –

    13/3/2016 03:54:59 0.35000 1.5 Türkiye Kirikkale Keskin –

    13/3/2016 03:49:12 0.42000 1.7 Türkiye Manisa Akhisar –

    13/3/2016 03:22:50 0.28000 2.5 Türkiye Sirnak Beytüssebap –

    13/3/2016 03:19:55 0.31000 2.6 Türkiye Sirnak Beytüssebap –

    13/3/2016 02:44:06 0.46000 2.4 Türkiye Mersin Mut –

    13/3/2016 01:32:17 0.37000 2.9 – Nicosia – –

    13/3/2016 00:32:26 0.18000 1.0 Türkiye Adana Ceyhan –

    13/3/2016 00:25:40 0.20000 1.6 Gürcistan Khulo – –

    13/3/2016 00:24:08 0.37000 1.2 Türkiye Aydin Söke –

    13/3/2016 00:20:24 0.22000 1.6 Türkiye Bolu Merkez –    



    GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     
      

    Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyup, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..

    Babadan kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.

    Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşana bildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanımlama imkanı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken..

    Anayasa değişimi için gecesini gündüzüne katan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değeneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..

    Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Böyle olmazsa ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..

    Evet bugün Kuzey Kore’yi ve orada ki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğu da ki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.

    Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum..

    Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu..

    Diktatörlük..

    Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıta da, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..

    Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidar da gitmek istemiyormuş.

    Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş..

    2 Milyonluk nüfus, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..

    Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumunda ki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..

    Ve bu yazıyı bitirirken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmiştiler..

    Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkansız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi. Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken..

    Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada..


       

     



     

     

  • ARDAHANLI İSTANBUL'DA İNTİHAR ETTİ..

    Alınan bilgilere göre Ardahan Hoçvan Tazeköy (Beberek) köylü olan İrfan Kaşka girdiği bunalım sonucu hayatına son verdi.


    İstanbul’un Beykoz ilçesinde ikamet eden Kaşka’nın ailesini ve yakınlarını yasa boğan olayın nedeni araştırılırken, Ahçı olduğu öğrenilen Kaşka’nın geçtiğimiz gün  Paşabahçe Merkez Cami’sinde kılınan cenaze namazı ardından Anadolu Kavağı Mezarlığında toprağa verildiği öğrenildi.


    **Posof silah sesi ile irkildi!..


    İNTİHAR MI, KAZA MI?


    *02/05/2016 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof İlçesinde meydana gelen olayda gümrükçü olduğu öğrenilen bir kişi silahlı yaralama sonucu ağır bir şekilde yaralandı..


    İddialara göre Posof Eminbey Köyünde yaşayan İrfan Büyükkaya (34) Nedeni Bilinmeyen bir sebepten dolayı evinin önünde av tüfeği ile bir al ateş ederek kendini vurdu. Olay yerinde çağrılan ambulans ile Ardahan Devlet Hastanesine sevk edilen Büyükkaya Kafasından yaralanması sonucu Ardahan Devlet Hastanesinde ilk müdahale yapılarak Erzurum’a Sevk edildi. Gümrük memuru olduğu öğrenilen Büyükkaya’nın herhangi bir sorunu olmadığı kaza ile de yaralandığı öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.



    **Kültür Evi Üyeleri Sildi mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     
     


    Adı kültür olan ancak bir partinin güdümünden öteye bir adım atmamakla eleştirilen Esenyurt’ta ki sorunlu Kültür Evi’nin Mart’ta seçimlere gideceğini ve bu yönde karar aldığını daha önce duymuş, bu yönde yapılan haberlerini okumuştuk..


    Ve Mart ayında mevcut üyeler ile seçim gideceğini bildiğimiz, hatta Veysel Karatay’ın da aday olduğunu kamuoyuna duyuran haberler ardından dün de yeni bir bilgi aldım..


    Hem bir gazeteci olarak, hem de federasyon başkanı olarak aldığım bu haberin ne kadar doğru olduğunu merak ederken elime geçen Ardahan Kültür Evi’nin eski ve yeni üye yani delege listesine bakınca benim de aralarında bulunduğum 200 üyenin silindiği yerine çoğu mevcut yönetimin akrabaları olan kişilerin eklendiği ve bunlarla birlikte 300 yeni delegenin yazıldığını gördüm..


    Umarım ki böyle bir şey olmaz ve zaten tartışma konusu olan derneği iyiden iyiye bitirmezler diye dua ederken, bunun yasal olmadığı gibi hapis dahil bir çok sebebe yol açacağını düşünmedim değil..


    Şimdi buradan hem bir gazeteci, hem federasyon başkanı, hem de bir Ardahanlı ve Kültür Evine 10 yıla yakındır cep telefonumun kontörleri aracılığıyla üyelik parası ödeyen Fakir Yılmaz olarak soruyorum..


    Kültür Evi’nin asıl ve aidat ödemekten başka suçu olmayan üyeleri silindi mi?


    Silindiyse neden?


    Silinmemişse mevcut dernek yöneticileri, ‘Hayır delege listesinin bizim elimizde olandeğil, kendilerinde olan ve tüm kamuoyunun görebileceği liste budur’ diyenilir mi?


    Umarım derler.


    Ve ben gördüklerimle kalırım.


    Cevap hakkı onların.


    Bekliyoruz..


     


    ****



     


    **Şükür Feto gitti, Eto kaldı..


     


    Bir taraftan gazetecilik mesleğini aksatmamak için koşuştururken diğer taraftan da toplumsal sorumluluğumu yerine getirmeye çalıştığım federasyon çalışmalarına ara vermemeye çalıştığım ülkenin en büyük köyü olarak adlandırılan İstanbul’a gelen kar kara kışa alışkın beni bile yordu..


    Çünkü Ardahan ve İlçelerinde 6 ay kışı bilen yöneticilerin, ‘Hele kış geçsin, bakarız’ deyip, kış boyu yan gelip yattığı gibi İstanbul’da ne bizler yata biliyor nede kenti betona çeviren yöneticiler..


    Çünkü Ardahan’ın her gün eriyen nüfusu gibi 81 ilin nüfusu bu köye pardon kente gelmeye devam ederken, milyonlara yeni binlerin eklendiğini bende, bu kentin yöneticileri de biliyorlar ve yan gelip yattıkları takdirde kentin felç olacağını biliyorlar.


    Evet bu koşuşturma içinde yağan karla da mücadele ettiğim şu günlerde son olarak Gebze’de düzenlediğimiz Ardahanlılar toplantısına hazırlanmak için girdiğim berberde açık olan tv kanalında spor camiasında yaşananları izleme fırsatı buldum..


    Havuz medyası olarak adlandırılan bir tv kanalı olan kanlın Antalya’dan verdiği haberde Eto’nun kaldığını ve bir yere gitmediğini adeta müjdeliyordu..


    Ve ardından ara transferlerini yapan kulüplerin nasıl milyon dolarları dağıttığını anlatıyordu..


    Yani tam da Başkan/Cumhurbaşkanının dolarları bozun, tl ile alış veriş yapın dediği bir zaman da kanalın anlattığına göre başta Eto denen futbolcuya olmak üzere diğer futbolculara demet demet dolarların verildiğini duyup, izliyordum..


    Ve çokta anlamadığım spor camiyasın da yaşananları da öğrenip, hükumet ve başkan/cumhurbaşkanının birlikte yok ettiği fetonun yolcu edildiği ülkede Eto’nun kaldığına seviniliyordu..


    Ve beni traş etmek ve 10 tl. almak için para yok diye yakamadığı klimayı düşünmeden soğuk berber dükkanında müşteri beklerken donan berberin Eto’nun dolarlarını hesapladığına şahit oluyordum..

  • ÇOĞUNDAN ERKEK ÇIKTI! Ve çözüm istedi..

    Türk müziğinin divası Bülent Ersoyİstanbul Beşiktaş‘ta meydana gelen bombalı saldırı sonrasında mesaj yayınladı.


    İşte Bülent Ersoy‘un mesajı:


    Muhterem Türk Milleti; Hepimizi derin bir teessür ve yasa boğan dün gece Beşiktaş‘ta yaşanılan terör saldırısında yaşamlarını kaybeden gencecik kardeşlerimizi, evlatlarımızı yitirmenin derin acısını yüreğimde riyasız olarak hissetmekteyim…


    Yaşamlarını kaybeden şehit kardeşlerime Yüce Allahımdan rahmet ve mağfiret; geride kalan acılı ailelerine ecir ve sabır; yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum Yüce Rabbimden. Bu ülkenin bir ferdi olarak dileğim o ki; Büyük Türkiyem ve Yüce Türk Milleti artık şehit cenazelerinin ardından ağlamasın, ağlamayalım.


    “ÇÖZÜM, ÇÖZÜM, ÇÖZÜM OLSUN”


    Her defasında “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diyor, ama aslan gibi kardeşlerimizi, evlatlarımızı, eşlerimizi, babalarımızı, analarımızı gözyaşlarımız ve yangın yerine dönmüş yüreklerimizle yine yine ve yine topraklara koyuyoruz. Allah aşkınıza artık ölüm yerine çözüm, çözüm, çözüm olsun. Ve bitsin bu azap ve ızdırap.


    **İSTANBUL’DA 2 PATLAMA.. ÇOK SAYIDA POLİS YARALI!


    10/12/2016 Tarihli Haber


    Son dakika… İstanbul Beşiktaş’ta Vodafone Arena yakınında bir patlama meydana geldi. Olay yerine çok sayıda polis ve ambulans ekibi sevk edildi. İçişleri Bakanı Soylu, 20 polisimizin yaralı olduğunu açıkladı.


    İstanbul Beşiktaş‘ta Vodafone Arena yakınında maç çıkışı saatinde çevik kuvvet otobüsüne bombalı araçla saldırı düzenlendiği bildirildi. Patlama bölgesine çok sayıda ambulans ve polis sevk edildi. Patlama Taksim, Nişantaşı, Kabataş, Beşiktaş ve Anadolu yakasında Üsküdar ve Beylerbeyi’nden de duyuldu.


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: “Maçın hemen çıkışında Bursaspor taraftarının dağıldığı çıkışta, taraftarlar dağıldıktan sonra çevik kuvvet polisimizin olduğu noktada bir bombalı araç olduğu değerlendiriliyor.


    ŞEHİT SAYISI NOKTASINDA BİR BİLGİMİZ YOK”


    20’ye yakın yaralı var, şehit sayısı konusunda bir bilgimiz yok. İnşallah olmayacağını ümit ediyoruz. Yaralılar polis.” dedi.


    Süper Lig’de oynanan Beşiktaş – Bursaspor maçının çıkışında meydana gelen patlama sonrası, Lig TV Muhabiri Tuna Akdemir, gelişmeleri aktardı:


    “Vodafone Arena’da protokol tribünün önünde şu an araç yanıyor. TOMA ve itfaiye geldi. Olay sırasında bir polis otobüsü vardı. Şu an polis otobüsünün camları yok. Polislerin durumu iyi. 10 saniye içerisinde iki tane patlama sesi duyuldu.


    Daha sonra polis havaya ateş açtı. Önce patlama sesi duyduk. 10 saniye sonra bir patlama sesi daha oldu. Sonra polis ateş açmaya başladı.”


    **İnsan Hakları Sudan Ucuz..


    Bugün yeni bir 10 Aralık.

    Yani bugün Dünya İnsan Hakları Günü..

    Ve bugün yine İnsan Haklarından yoksun olunduğu bir gün..

    Her gün insanların insanlarca öldürüldüğü bir dünyada nasıl olur insan haklarının bahsedilir bilmem ama o he insanın hakkı olan yaşam halkının öyle yada böyle alındığı bir dünya da yaşamakta bir o kadar zor bir durum..

    Evet, bugün ülkemizin de altına imza attığı 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü..

    Ve bugün yine İnsan Haklarının yok sayıldığı bir gün..

    İç ve dış çatışmaların getirdiği tramvaların toplum üzerinde yaşattığı baskıyı almak için istenen İnsan Haklarının gün geçtikçe daha da yok sayıldığı bir ülke de kim, kimin için insanların en doğal hakkı olan insanca yaşamayı engellediği anlaşılmış olmayan bir dünya..

    Güçlünün güçsüzü ezdiği, haklarını vermediği bu dünyada 10 Aralık Dünya İnsan Haklarından nasıl bahsedilir bilmem ama ama bir o kadar da vazgeçmemek, hak denen o hakların alınması için her insanın mutlaka mücadelesine devam etmesi gerekir diye düşünüyorum..

    İnsan Haklarının diğer tüm tükettim maddeleri gibi her geçen gün yok olan, pahalıya satılan sudan bile ucuz olduğunu  bildiğimiz bu dünyada İnsan Haklarından bahsetmek, onları istemek ne kadar zorsa o kadar da zaruri bir durum olduğu bilinci ile hareketle biz insanların hakkı olan İnsan Haklarını elde etme zeminlerinin yaratılıp, yaşatılması için tüm insanlığın mücadelesinin şart olduğunu unutmamak gerekir..

    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın denilerek yarın kendisinin kapısına dayanmayacağını sandığımız yılanın gün gelip, soktuğu zaman iş işten geçmemesi için insanın diyen her insanın 10 Aralık Dünya İnsan Haklarını yılın her günün de anmalı, istemeli, hak etmek için mücadele vermeli.

    Aksine insan olduğumuzu ve birilerinin haklarımızı vermediğini unuturuz.. 


    **ANKARA’DA PATLAMA! ÇOK SAYIDA ÖLÜ VE YARALI VAR!


    *13/03/2016 Tarihli Haber


    Ankara’da Kızılay Meydanı’nda bombalı araçla saldırı yapıldı. Olayda 1’i polis 27 kişi hayatını kaybetti, 75 kişi de yaralandı. Sağlık Bakanlığı, hastanelerdeki tüm izinleri iptal etti.

    Ankara Kızılay’da patlama meydana geldi. İlk bilgilere göre çok sayıda vatandaşın yaralandığı patlamada, bazı araçlar da zarar gördü. Olayın ardından bölgeye itfaiye ve ambulanslar sevk edilirken, ikinci bir patlama ihtimaline karşı olay yeri boşaltıldı.


    Ankara’nın Kızılay semtinde akşam saatlerinde büyük bir patlama oldu. Araçların yandığı bilgisi alınan bölgeye güvenlik güçleriyle ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi.


    Görgü tanıkları patlamanın saat 18.35’te Güvenpark yakınında meydana geldiğini ve yaralıların olduğunu söyledi. Bölgedeki araçlarla bazı binalar hasar gördü.


    POLİS NOKTASI YAKINI


    Görgü tanıkları patlamanın saat 18.35’te Güvenpark’ta polis noktasının yakınında meydana geldiğini ve yaralıların olduğunu söyledi. Bölgedeki araçlarla bazı binalar hasar gördü.


    YAYIN YASAĞI GELDİ


    Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca, Ankara Kızılay’da meydana gelen patlamaya ilişkin yayın yasağı getirildi. Geçici yayın yasağının, olay yerini görecek şekilde canlı yayın yapılmasını, olayın oluş anı ve hemen sonrasına ilişkin görüntüler ve cenaze görüntülerinin verilmesini kapsadığı öğrenildi


    Ankara Kızılay Güvenpark’ta 18:45’te şiddetli bir patlama meydana geldi. Saldırının bombalı bir araçla otobüs duraklarının yakınında yapıldığı öğrenildi. Ankara Valiliği, patlamada 1’i polis 27 kişinin hayatını kaybettiğini, 75 kişinin yaralandığını açıkladı.


    ANKARA VALİLİĞİ; 27 ÖLÜ, 75 YARALI


    Ankara Valiliği’nden konuyla ilgili yapılan resmi açıklama şöyle;


    “13.03.2016 Pazar günü saat 18.45 sıralarında Kızılay Güven Parkta bir aracın patlatılması sonucunda ilk belirlemelere göre olay yerinde 23, hastaneye götürülürken 4 olmak üzere toplam 27 vatandaşımız vefat etmiş, yaralanan yaklaşık 75 vatandaşımız da çeşitli hastanelerde tedavi altına alınmıştır. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar dileriz”

  • REŞAT KLIÇ'IN EŞİ HAYATA GÖZ YUMDU..

    **BARAJ ÇALIŞANI KURA’DA BOĞULDU!


    Kura Nehri´nde balık tutmaya çalışan bir kişi, nehre düşerek kayboldu. AFAD ve polis dalgıçlar, nehirde kaybolan şahsı bulmak için seferber oldu.


    Alınan bilgilere göre, Adahan´ın Çıldır ilçesinde yapımı devam eden Doğankaya Barajında çalışan Yunus Aydoğdu baraj inşaatının altındaki Kura Nehri´ne balık tutmaya gitti. Balık tuttuğu sırada dengesini kaybeden Aydoğdu nehre düştü. Düştükten kısa bir süre sonra gözlerden kaybolan işçiyi bulmak için Ardahan AFAD ve Rize´den gelen polis dalgıçlar çalışmalarını sürdürüyor.


    *Bu Haber 30/05/2016 Tarihli Haberdir.


    **Silah satışları..


    Eş Başkanlarınında aralarında bulunduğu HDPli Milletvekillerinin ve onca gazetecinin ardında Cumhuriyet Gazetesi’nin 9 çalışanın içeri atılmasına en büyük tepki sizce hangi yönde geldi?..

    Kürtler demeyin onlar zaten kırgın ve kızgın..

    Hatta İslami kesim, AKP’ye oy veren bir kesim denilenlerin yapılanlar karşısında bile diş gıcırtmasalar da kalben kırık..

    Ve bir seçim yapılması haline bu hırs ve kızgınlıklarını nasıl gidereceklerini görüyor, izliyorum..

    Gerçi gizli anketler yaptıran ve onca baskıya karşın HDP’nin oyunun değil azalması arttığını görüp, iyiden iyiye gerilen ve bu nedenle 1 Kasım’da ki gibi haydi seçime diyemeyen Başkan Erdoğan’da bunları biliyor ya neyse..

    Peki, Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu halkın yani o çok önemsendiği ileri sürülen cumhurun seçtiği vekillerin, gazetecilerin içeri atılması ardından bu duruma kim en çok tepkiyi koydu?

    Bana sorarsanız bu duruma, yani 15 Temmuz’un ardından bugüne kadar yapılan antidemokratik uygulamalara, insan hakkı ihlallerine, basın özgürlüğüne, gözaltı ve tutuklamalara en büyük tepkiyi ekonomik piyasalar koymuş ve böyle giderse de Ecevit’in kasa meselesine kadar gideceği de görülmekte..

    Zaten bunu da gören Başkan Erdoğan yastık altın da ki paraları boşuna istemiyor..

    Gerçi yarın yeni bir KHK ile bu paraları yani ‘yastık altı para ve altınları toplamak için özel bir ekip kuruldu’ diye kirli havuzda hazırlanan medya ve gazetelerde bu yönde bir haber okusanız şaşmayın..

    Birde geleceğinden korkan, her an her şey olacak gibi adeta diken üzerinde durmayıp, ferdi olarak silahlanan toplum son yaşananlara daha büyük bir tepki koymakta biline..



    **KAI Çetesi..


    **SELMİ YILMAZ/GAZETECİ


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurdun bir çok yerinde bulunan Ardahanlılar gibi Karslı, Iğdırlının üzerinde siyaset yapıp, rantlarına rant katanların ısrarlı KAI dernekleri kurması başta Ardahanlıların olmak Karslı, Iğdırlı hemşehrilerimizin KAI adı altında sömürülmesine devam demekten öte bir şey değildi..

    Evet, 1992 yılında Kars’tan ayrılıp kendi ilerinin kuran Ardahan ve Iğdır’ı Kars yaftasıyla sömürmeye devam edenlerin bugüne kadar bu üç vilayete ne verdiğini de masaya yatıran ve bu yönde ısrarlı dik duruşunu sergileyen Ardahan Dernekler Federasyonun yarattığı rüzgar gün geçtikçe etkisini daha arttırırken, KAI çetesinin de bu rüzgara karşı direnmeye, bu rüzgarı kırmak için yeni filmler, dolaplar vede dernekleri kurmakla meşgul olduğunu da görmekteyiz..

    Çünkü ARDA/FED’in ısrarlı duruşu karşısında sarsılan KAI çetesi böyle giderse yok olup gideceği her gün biraz daha netleşmekte, ortaya çıkmaktadır.. 

    KAI adı altında metropolde ki hemşehrilerimizi sömüren çetenin en büyük destekçilerinin başında gelenler ise kadınların düzenlediği  günlere benzeyen kaz gecelerini düzenleyenlerdir..

    Çünkü KAI çetesinin yan değil tam destekçisi olan bunların kışları kaz, yazları saz çalmaktan öteye geçmediğini ben değil tüm Ardahan, Kars ve Iğdır kamuoyu iyi bilmekte, takip etmektedir..

    Bu nedenle Ardahanlıların KAI ve Kaz çetesine karşı dik durmalıdır..

  • KOCAELİ’NİN PARLAYAN YILDIZI ŞAYİR MÜHENDİSLİK..

    Başta Marmara bölgesinde olmak üzere ülkenin birçok batı kentine göç etmiş Ardahanlı ailelerin çocukları ata/dedelerinin den kalma özgüvenleri ile kurdukları işlerde kısa sürede başarılı olduklarının en son örneğide Kocaeli’nin Dilovası ve Gebze İlçelerinin marka firması konumunda olan ŞAYİR MÜHENDİSLİK ve başında ki başarılı işadamımız Hamza Şayir gelmekte.


    **DÖRT KOLDA MARKA..


    Doymak için doğdukları toprakları unutmadan batı kentlerinde hayat mücadelesi için olan ve kurdukları şirketlerle kısa sürede adlarından bahsettiren Ardahanlı iş adamlarımızdan olan Hamza Şayir’in kurduğu ve bugün Kocaeli bölgesinde olduğu gibi ülkenin bir ok kentinde aranan firma konumun da olan ŞAYİR MÜHENDİSLİK  Çelik Konstrüksiyon, Arıtma Tesisi/Mekanik Montaj, Endüstriyel Borulama ve Betonarme Yapılar konusunda bölgenin en güvenilir firmaları arasında yer almakta.


     


     


     


    **EL ELE VERİP, HER YERDE OLMALIYIZ..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın makamında ziyaret edip, çalışmaları hakkında bilgi aldığı Ardahanlı İşadamımız Hamza Şayir başta ARDA/FED’in olmak üzere bölge adına çalışmalar yürüten kurum ve kuruluşları yakından takip edip, desteklemeye çalıştığını, bunların yanı sıra başta köyünün olmak üzere Ardahan ile ilgili kendisine düşeni yerine getirmeye çalıştığını belirten Hamza Şayir, ‘ARDA/FED’in güçlü lobi çalışmalarını yakından takip eden biri olarak el ele verip, her yerde olmalıyız’ dedi.


    Ardahan ve Ardahanlıların yanı sıra Dilovası ve Gebze deki etkinlikleri, stk’ları ve sporcuları karınca kararınca desteklemeye çalıştıklarını da belirten Şayir Mühendislik’in sahibi Ardahanlı İşadamı Hamza Şayir ticarette olduğu gibi siyasette de bir olup, el ele verip hep birlikte her alanda etkin olmanın gereğinde dikkat çekti.


     


     


     


    **Ardahanlı İşadamlarının Dikkatine!


    Ardahanlı İşadamlarını arayan ve ‘Vali bey emir etti, Ardahanlı bir hasta için para topluyoruz’ diyerek para istediği öğrenildi.


    Ardahan Valiliğinden edindiğimiz bilgilerde böyle bir durumun söz konusu olmadığı ve tüm iş adamlarının dikkatli olunması gerektiği bildirilidi.


    Konu hakkında araştırma yapıldığı ve dolandırıcıların yakalanması için gerekli girişimlerin başlatıldığını belirten Ardahan Valiliği böyle bir durumda iş adamlarının 04782113002 nolu Ardahan Valiliğinden bilgi almaları istendi.


    **Kürtlerle de barışın..


    Selmi Yılmaz/Gazeteci İsrail ve Rusya ile yeniden görüşmelere başlanacağı anlaşılan son günlerde ki gelişmeleri gölgeleyen İstanbul’da ki Havaalanı saldrısı tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da şok etkisi yarattı..

    Çünkü Ardahan’ın olmasa da dünyanın uçaklarının inip/kalktığı Atatürk Havalanı ülkenin olduğu gibi dünyanın en önemli havaalanı..

    Bombalı saldırıların aralıksız devam ettiği ülke de komşularla olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye kalkan idarecilerin ilk etapta İsrail ve Rusya ile temasa geçerken asıl konuyu yani iç çatışmaları unutuyor gibi..

    Atatürk Havaalnının bombalanmasıyla devam eden olayların önüne geçmek için verilen çabanın ülkenin güneyinden başlayıp, tüm ülkeyi olumsuz yönde etkileyen Kürt sorunu olduğunu gözardı etmenin hiç bir fayda sağlamayacağını, dün İsrail’e ardından Rusya ya kafa tutup, akabinde işi özüre kadar götürenler dahil herkes asıl barışın Kürtlerle olması gerektiğini bilmelidirler..


    **Trabzon-Konya-Ardahan Derneği de Kuralım..


    Ardahan’ın bu ülkenin sınır, serhat kenti olduğunu, 75. plakasıyla Türkiye’nin 75. vilayeti olduğunu, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük kapısıyla Kafkaslara açılan tek İL olduğunu, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP adlı doğalgaz ve petrol boru hatlarının geçtiği, ülkenin yanı sıra Doğu Anadolu Bölgesinin Karadeniz’e açılan kapısı olduğunu, 5 İlçesi, 234 köyü, valisi, belediye başkanları, oda, federasyonları, dernekleri olan bir kent olduğunu anlatmaya çalışan ve tüm Ardahanlılararın bu yönde duyarlı olmasını isteyen ve KAI denenlerle mücadele eden Ardahan Dernekler Federasyonun bu yönde ki çabasına inatla direnenler ve anlamayanlar gelin o zaman Trabzon-Konya-Ardahan yada Çanakkale-Gaziantep-Ardahan Derneği de kuralım..


    **Cumhuriyet Bayramı..


    Herkesin kendi bayramını kutlamaya başladığı bir süreçte 93 yaşına giren Cumhuriyet rejimi Ardahan başta olmak üzere tüm ülke genelinde çeşitli etkinlikler ile kutlanmaya başlandı.

    Devleti yönetenler ile muhalefetin ayrı ayrı etkinlikler ile kutladığı cumhuriyet ve diğer bayramlarda bile bir araya gelemeyip, ayrışımlar içinde olan siyasiler ülkenin birlikteliğinden bahsetmelerinin ne kadar samimi bir davranış olduğunu da sorgulatmakta..

    Çünkü dünya da bulunan bir çok ülkenin tam anlamıyla uygulamaya koymak istediği cumhuriyet bayramında da bir araya gelmekten kaçınan bir iktidar ve muhalefet oldukça birliktelikten bahsetmek gerçek bir cumhuriyet anlayışımdan bahsetmek kadar zor olduğunu görüp, yaşamaktayız..


    **İyiye gitmiyoruz..


    Başkan olmak için ön sınav da olan ve bu sınavı geçmek için Olağanüstü dersinin Kanun Hükmünden Kararnamelerle dersini çalışan Erdoğan’ın gün geçtikçe puan kırdığını görmekteyiz..

    Gün geçtikçe daha baskıcı ve otoriter bir rejimi hayata geçirmeye çalışan Erdoğan’ın en son açıklaması bugüne kadar dillendirip, gerçekleştirdiği tüm uygulamalardan daha korkutucu..

    Çünkü; ‘Onları da tutar içeri atarız’ diyebildiği yetkilerle yetinmeyip, ikide bir idamı dillendiren Erdoğan’ın mevcut yetkilerle yetinmediği ve kendisine karşı olanları tutuklatıp, içeri attırmakla, muhalefeti susturmakla, basın kuruluşlarını kapattırmakla yetinmediğini ve idamı bizzat i kendisi istediği artık daha net görülmekte..

    Erdoğan’ın korku vererek kurmak istediği korku imparatorluğu ile ikidarda kalma isteği her geçen gün yeni bir yanlışı doğururken, başkan olmak için girdiği bu sınav da da toplum tarafından her gün notu kırılmaya başladığını da fark edemiyor..

    Karşı görüş belirten hemen herkesi hain, terörist ilan ettirip, içeri attıran Erdoğan’ın yönetmeye devam ettiği ülkenin dış dünya tarafından da notu kırıldığını birileri anlatsa da o bunu anlamak istemeyip, bu yönde görüş belirtenlerin kendisini kıskandığını ve dış düşman olduğunu belirtip, konuşanı astırmak için ciddi ciddi  idamın getirilmesi için kamuoyu oluşturmaya başladığını görmek bu ülkeyi, kendisini sevenleri ve benim gibi kendisine 1 Kasım seçimlerinden bu yana başkan diyenleri de ürkütmeye başladı..

    Ve ‘Başkanlığa evet’ kampanyasının başlatıldığı şu günlerde ülkenin başbakanı da Erdoğan’dan aşağı kalmayıp, ‘Başkanlık gelmezse ülke bölünür’ korkusu ile kampanyaya katıldığını görmekteyiz..

    Halbuki bu yöntemlerle değilde başkanlığın daha iyi bir yönetim olduğunu ve yerelden yönetim olduğu anlatılsa daha iyi olacakken, idamı istemek, ülke bölünecek korkusuna hiç ama hiç gerek yok.

    Ama kime anlatabilirsin ki..

    Kısacası hiçte  iyiye gitmiyoruz, her gün biraz daha korkuyoruz..


    **Ardahan’ı Tanıtmak..


    Ardahan’ın bu ülkenin sınır, serhat kenti olduğunu, 75. plakasıyla Türkiye’nin 75. vilayeti olduğunu, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük kapısıyla Kafkaslara açılan tek İL olduğunu, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP adlı doğalgaz ve petrol boru hatlarının geçtiği, ülkenin yanı sıra Doğu Anadolu Bölgesinin Karadeniz’e açılan kapısı olduğunu, 5 İlçesi, 234 köyü, valisi, belediye başkanları, oda, federasyonları, dernekleri olan bir kent olduğunu anlatmaya çalışan ve tüm Ardahanlılararın bu yönde duyarlı olmasını isteyen ve KAI denenlerle mücadele eden Ardahan Dernekler Federasyonun bu yönde ki çabasına inatla direnenler ve anlamayanlar gelin o zaman Trabzon-Konya-Ardahan yada Çanakkale-Gaziantep-Ardahan Derneği de kuralım..


    CUMHURİYET SİSTEMİ..


    Benimde destek verdiğim ama içeriği hala bilinmeyen, saklanan ve ‘Türk usulü’ denilip geçilen başkanlık sisteminin yoğun şekilde tartışıldığı bir süreçte 93 yaşına giren Türkiye’nin yönetim anlayışı cumhuriyetin değeri de bir o kadar tartışılmakta.


    Ülkenin gün geçtikçe uzaklaştığı ileri sürülen bu rejimin adının cumhuriyet olduğu ama cumhur denilenlerin yani halkın değil bir adamın yani bir başkanın yönetmesinin daha anlamlı olacağını ileri sürenler ile 93 yıldır bir türlü cumhura gerekli değeri vermeyip, onların sırtında kendi cumhuriyetlerini kuranların kavgası zaten doğru dürüst ortaya konulmayan cumhuriyeti de bir hayli yıpratmış gibi.


    Yorgun bir cumhuriyetin bunca yaşananlara bugüne kadar dayanması da cumhurun kendisinin yönetim anlayışının gerçek anlamda bir cumhuriyet olması gerektiğinden olmalıdır.


    Öyledir de;


    Çünkü 93 yıldır yarım yamalakta olsa uygulanmaya çalışılan cumhuriyetin nimetlerinden faydalanıp, onu ortadan kaldırmak isteyenlerin bile sığındığı bir limandır cumhuriyet..


    Bu nedenle; Bugün 93. Yıl dönümünü kutladığımız cumhuriyet daha çok yaşayacak ve daha nice 93’leri devirecek olduğunu da biliyorum..


    Nedeni de bu ülkenin her bir ferdinin cumhuriyet anlayışı ile büyüyüp, ölmesindendir..


    Bu nedenle; Bu ruhu, Cumhuriyeti ve onu koruyup, kollayan cumhuru değiştirmek, ortadan kaldırmak, tek adam sistemli başkanlığa özenmek beyhudedir..


    Kısacası; ‘Yaşasın cumhurun tüm haklarının korunduğu bir cumhuriyet için mücadele verilen Cumhuriyet sistemi’ denilmeli diye düşünüyorum..


    Cumhuriyet Bayramınız 

    Kutlu Olsun

  • ARDAHAN'DAN EN SON HABERLER


    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve son aylarda yaptığı çıkışları ile gözleri üzerine çeken Ardahan Dernekler Federasyonu önemli bir ziyareti daha gerçekleştirdi.


    Başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurtta ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Oluşturma’ çabası içinde olan ve bugüne kadar İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası, İSTOÇ Başkanlarını, Esenyurt, Sarıyer, Sancaktepe ve Beykoz’da ki siyasi parti teşkilatlarını, Çorlu Ordu Komutanlığını, Sancaktepe, Beykoz, Fatih Belediye Başkanlarını, MHP İstanbul İl Başkanlığını, son olarakta AK Parti İstanbul İl Başkanlığını ziyaret eden ve 39 İlçesi bulunan İstanbul’un Göngören, Esenyurt, Sancaktepe ve Pendik ilçelerinde yeni Ardahan Derneklerinin kurulmasını teşvik eden ve bu önemli ziyaretletinde Ardahanlıların beklentilerini, ‘MUHATABINIZ ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONUDUR’ başlıklı birer dosya halinde ilgililere sunan Ardahan Dernekler Fedrasyonu Yönetiminin CHP İstanbul İl Başkanlığı ziyaretine ARDA/FED Başkan Vekili Mahmut Şenel, Değirmenli Köyü Dernek Başkanı Sabahat Kaya Ardahanlı İşadamları ve gazeteciler eşlik ettiler.


    **ARDAHAN İNTERNETSİZ KALDI..


    Doğu ve Güneydoğu’daki birçok ilde gece saatlerine kadar internete erişimi sağlanamadı.


    Dün gün boyunca Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki birçok ilde, hem sabit, hem mobil hatlardan internete erişimde sıkıntı yaşandı. Ardahan, Kars, Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt, Van, Elazığ, Tunceli, Gaziantep, Şanlıfurfa, Kilis ve Adıyıman’ın da bulunduğu Doğu ve Güneydoğu’da ki birçok il genelinde hem sabit, hem mobil hatlardan internete erişim, saat 10.30’dan itibaren kesilmeye başladı. Bugünde devam eden erişim sıkıntısının nedeniyle ilgili bir açıklama yapılmadı. 


    **FETO YÖNELİK 12 OPERASYONDA 340 İŞLEM!


    Ardahan’da, Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturmalar çerçevesinde 340 kişi hakkında adli işlem yapıldığı bildirildi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Ardahan’da FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili 9 soruşturma dosyası bulunduğu belirtildi.


    Bu soruşturmalar kapsamında, darbe girişimiyle ilgili olarak kentte 340 kişi hakkında adli işlem yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Bu kişilerden 128’i tutuklanmış, 96 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmiştir. 24 kişi hakkında halen yakalama kararı bulunmaktadır. 88 kişi emniyetteki sorgusunun ardından 2 kişi de Cumhuriyet Başsavcılığımızda verdiği ifadenin ardından serbest bırakılmıştır. 2 kişi hakkında başka yer cumhuriyet başsavcılıklarınca da ifadesi alınarak adli işlem yapılmıştır.” ifadesi kullanıldı.


    Açıklamada, ildeki soruşturmalar çerçevesinde Ardahan Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 12 operasyon düzenlendiği kaydedildi.


    **ARDAHAN’DA 216 BİN CÜCÜK VAR!


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden alınan verilere göre,


    2011 yılında 241 milyon 498 bin 538 baş olan kümes hayvanları sayısı son beş yılda yüzde 31 oranında artarak 2015 yılında 316 milyon 332 bin 446’ya yükseldi.


    Kümes hayvanlarından yumurta tavuğu yüzde 24,9 artarak 98 milyon 597 bin 340’a, et tavuğu yüzde 34,5 artarak 213 milyon 658 bin 294’e, hindi yüzde 10,3 artarak 2 milyon 827 bin 731’e, kaz yüzde 25,2 artarak 850 bin 694’e ve ördek yüzde 4,2 artarak 398 bin 387’e yükseldi.


    Manisa ilk sırada Kümes hayvanları sayısında Manisa, 32 milyon 348 bin 971 baş ile ilk sırada yer alırken, Manisa’yı 31 milyon 51 bin 315 baş ile Balıkesir ve 29 milyon 57 bin 560 ile Bolu takip etti.


     Kümes hayvanlarının en az bulunduğu iller ise;


     14 bin 764 baş ile Artvin, 16 bin 65 baş ile Rize ve 32 bin 579 baş ile Tunceli oldu.


    İşte illere göre kümes hayvanları sayısı: Manisa 32 milyon 348 bin 971, Balıkesir 31 milyon 51 bin 315, Bolu 29 milyon 57 bin 560, Sakarya 21 milyon 586 bin 515, İzmir 20 milyon 19 bin 596, Afyonkarahisar 18 milyon 963 bin 203, Mersin 18 milyon 440 bin 398, Ankara 15 milyon 164 bin 533, Konya 12 milyon 387 bin 101, Bursa 9 milyon 981 bin 526, Uşak 8 milyon 304 bin 443, Kocaeli 8 milyon 114 bin 586, Düzce 7 milyon 609 bin 410, Çanakkale 6 milyon 127 bin 403, Denizli 5 milyon 206 bin 914, Zonguldak 5 milyon 127 bin 985, Elazığ 4 milyon 672 bin 611, Çorum 4 milyon 593 bin 435, Samsun 4 milyon 496 bin 834, Eskişehir 4 milyon 333 bin 923, Adana 4 milyon 233 bin 401, Kayseri 3 milyon 745 bin 266, Aydın 3 milyon 420 bin 295, Gaziantep 3 milyon 248 bin 515, Çankırı 3 milyon 33 bin 324, Malatya 2 milyon 791 bin 297, Bilecik bir milyon 796 bin 283, İstanbul bir milyon 638 bin 731, Kütahya bir milyon 598 bin 172, Amasya bir milyon 540 bin 503, Karaman bir milyon 138 bin 660, Bartın bir milyon 69 bin 590, Karabük bir milyon 50 bin 622, Yozgat bir milyon 47 bin 705, Niğde 883 bin 299, Mardin 876 bin 430, Hatay 866 bin 605, Tekirdağ 844 bin 311, Nevşehir 825 bin 779, Kahramanmaraş 793 bin 258, Muğla 785 bin 345, Kırşehir 773 bin 658, Osmaniye 688 bin 863, Sivas 688 bin 161, Kırıkkale 670 bin 607, Şanlıurfa 651 bin 760, Diyarbakır 630 bin 729, Kars 557 bin 330, Antalya 529 bin 793, Kastamonu 521 bin 56, Ordu 475 bin 471, Muş 458 bin 433, Erzincan 453 bin 944, Van 409 bin 967, Aksaray 315 bin 121, Kilis 305 bin 500, Kırklareli 302 bin 484, Edirne 298 bin 585, Adıyaman 267 bin 785, Isparta 241 bin 112, Erzurum 236 bin 747, Ardahan 215 bin 657, Tokat 215 bin 577, Batman 202 bin 131, Ağrı 188 bin 823, Burdur 168 bin 76, Bingöl 150 bin 734, Sinop 115 bin 922, Iğdır 109 bin 222, Şırnak 93 bin 619, Gümüşhane 93 bin 283, Bayburt 91 bin 420, Siirt 85 bin 438, Bitlis 67 bin 180, Yalova 52 bin 860, Trabzon 46 bin 791, Hakkari 40 bin 326, Giresun 39 bin 220, Tunceli 32 bin 579, Rize 16 bin 65, Artvin 14 bin 764


    **Babası başbakan, kızı başkan..


    Başbakan Binali Yıldırım’ın kardeşi Türk Kızılay’ı İstanbul Şubesi Başkanı İlhami Yıldırım ve Binali Yıldırım’ın kızı Bahar Büşra Köylübay bugün Ardahan Kızılay Şubesini ziyaret edecekleri öğrenildi.


    Hava yoluyla Kars’a gelecek olan İlhami Yıldırım ve Bahar Büşra Köylübay’ın kara yoluyla Ardahan’a geleceği öğrenilirken, Ardahan Kızılay Şubesini ziyaretinin ardından İstanbul Şube Başkanı İlhami Yıldırım ve Başbakan’ın kızı Bahar Büşra Köylübay’ın ilköğretim okullarında öğrencilere okul seti dağıtımı gerçekleştireceği kaydedildi.


    İnönü Öğrencilerine okul seti


    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ardahan Kızılay Şube Başkanı Ahmet Ballı, Türk Kızılay’ı İstanbul Şubesi Başkanı İlhami Yıldırım ve Başbakan Binali Yıldırım’ın kızı Bahar Büşra Köylübay’ın yarın Ardahan’da olacaklarını ifade ederek, Kazım Karabekir Spor Salonunda İnönü İlköğretim 1. Sınıf öğrencilerine okul seti dağıtımının gerçekleştireceklerini bildirdi.


    Ballı, programın devamında İlhami Yıldırım ve Bahar Büşra Köylübay’ın merkeze bağlı Sulakyurt köyü ilköğretim okulu öğrencilerini ziyaret edip, burada da yine okul ve kırtasiye malzemelerini öğrencilere hediye edeceklerini sözlerine ekledi. 


    **AYNI AİLEDEN 3 GÜN İÇİN DE 3 KİŞİ ÖLDÜ..


    Ardahan Yeni Mahallede bulunan bir ailenin 3 ferdi 3 gün içinde hayata göz yumdu.


    *20/06/2016 Tarihli Haber


    Alınan bilgilere göre rahatsız olan Çelik ailesinden bir ferdin hayata göz yummasına üzülen kardeşi intihar ederek hayata göz yumarken, aynı aileden 11 yaşında ki bir kız çocuğu da dün Ardahan-Kars yolu üzerinde meydana gelen trafik kazası sonucu hayata göz yumdu.


    Üç gün içinde 3 aile fertlerini kayıp eden aile perişan olurken kaza sonucu hayata göz yuman kız çocuğunun bügün toprağa verileceği öğrenildi.


    **Tahrik olmamak, sabır etmek..


    **Fakir Yılmaz/Yazıyorsam Sebebi Var


    Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin gölgesinde kalan Güneydoğu’da ki gelişmelerin en son noktası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin eş başkanlarının gözaltına alınması ile devam ediyor.


    Başkan Erdoğan’ın başkanlıktan öteye geçip, savcı ve hakimlerin görevini de üstlenmeye başladığını ‘Onları da tutuklarız’ dediği günlerin hemen akabinde yaşanan bu gelişme ardından HDP’de halkın iradesine sahip çıkmasını istedi.

    Ülkenin gergin günler yaşadığını ve bu gerginliğin başta ekonomide olmak üzere hemen her alanda yarattığı olumsuzluğun bir anda iç karışıklığa dönüşebileceğinin korkusu ise gün geçtikçe daha da ağırlaşmakta.

    Bir taraftan tahrik diğer taraftan tahrik denebilecek gelişmelerin ard arda yaşandığı şu günlerde insanların siyasilerden daha sabırlı daha sakin olması gerekir..

    Çünkü halkın bir biri ile sorunu olmadığını yine yıllardır kardeşçe yaşayan halklar biliyor..


    **Kemal Hocayı Yaşatmak..


    **Selmi Yılmaz/Kadınca


    Cumhuriyetin kuruluşundan önce eyalet olan ve kurtuluş savaşında Aşıkşenliğin de başında olduğu milislerce verilen mücadele ile ilçe olan Çıldır’ın ilk gazetesini çıkaran ekibin başında olan biri olarak sevindiğimiz bir gelişme ile mutlu oldum..

    Çünkü Çıldır Gazetesini çıkarıp, başta Aktaş Gümrük Kapısının açılmasına katkı sunmak olmak üzere Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Çıldır’ın sorunlarını kamuoyuna taşımak kadar bizi mutlu eden Çıldır’da şimdi iki gazetenin oluşudur..

    Ve bugün çıkan ikinci gazetenin Çıldır’ın bir değerini yaşatma adına adlandırılmasıdır.. 

    Çünkü Çıldır’da olmazsa da Çıldırlı bir öğretmenin Ardahan’da çıkardığı gazetenin adı da Süzgeçti..

    Kemal Gültekin adlı rahmetli öğretmenimizin çıkardığı Süzgeç Gazetesini bizlere yeniden hatırlatan bu güzel yatırımı yapan Çıldırlı İşadamı Turgay Şirin ve ekibine teşekkür ediyorum.. 

    Çünkü Kemal hocayı yaşatmak Çıldır’ın olduğu gibi Aşıkşenliklere saygıdır..

  • Bir Ayda 2 Sıxırpertli’ye Elektrik Çarptı!

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz ay bir köylülerini daha yine elektrik çarpması sonucu kayıp eden Sıxırpertlileri yasa boğan olay da hayata göz yuman Tayfun Şit’in evli ve 3 çocuk babası olduğu öğrenildi.


    İstanbul’da toprağa verileceği öğrenilen Şit’in kendi işini yaptığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    **Ciddi gelişmeler yaşanıyor..


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yapılan saldırı bu ülkede yaşananların ne derece ciddi bir durumda olduğunu da ortaya koymaktaydı..

    Çünkü başta havuz medyası olmak üzere hükumetin ve KHK’nin baskısı altında bulunan basının kamuoyuna duyurmadığı, duyuramadığı ciddi gelişmelerin yaşandığı ülke de karanlık bir grdabın hepimizi dibinde ne olduğu bilinmeyen derinliğe doğru çektiği bir gerçektir. 

    Son bir hafta içinde ülkenin turizm başkenti Antalya’sının da içinde olduğu hemen her yerde eylemlerini arttıran PKK’nın yanı sıra sınır ötesinde ki gelişmelerin akabinde ülkenin en büyük muhalefet partisinin genel başkanının saldırıya uğraması ile devam eden olaylar bu ülke de ciddi gelişmelerin yaşandığını ortaya koyarken, bu büyük ama olumsuz ve hepimizi etkilemeye başlayan gelişmelerin önüne nasıl geçileceğinin de kimse demiyor, bilmiyor, söylemiyor, söyleyemiyor..

    Evet bu ülkede ciddi gelişmeler yaşanıyor, haberiniz ola..


    **SURİYE BATAKLIKTIR..


    Nasıl oluyor bilemiyorum ama daha bir ay önce askeri ekibinin bir bölümünün darbe yaptığı  ve üst düzey kurmayının yarısından çoğunun hapiste olduğu ileri sürülen bir ülke yeni bir maceraya daha girmeye hazırlanıyor..

    Yani darbe kalkışması için başta İstanbul’un olmak üzere ülkenin caddelerine dökülen tankların bu kez ülkenin Suriye sınırını geçmeye başladığını öğreniyoruz. 

    ‘15 Temmuz Darbe Kalkışmasın gerçekleşseydi ülke bölünecekti’ diyenler bu kez de ‘Suriye bölünüyor, onu da böldürmeyeceğiz’ diyerek adeta bir bataklık olan Ortadoğu’nun bataklığı olarak bilinen Suriye’nin sınırlarını geçtiği ve başta Karkamış bölgesinde olmak üzere sınırda başka ülkenin topraklarına bomba yağdırdığını öğreniyoruz..

    ‘İŞ-İD elden gidiyor, Kürtlerin bölgede devlet kuruyor’ korkusuyla tank ve zırhlı araçları derinliği ne kadar olduğu bilinmeyen bataklığa yönlendirenler bu işin ülke içinde ki muhalifleri tutup, içeri atmak kadar kolay olmadığını bilmelerine karşın böyle bir riski nasıl göze aldığını da merak ederken, bugün ülkeye gelecek olan ABD’nin Başkan Yardımcısının aracılığıyla bu duruma nasıl bakacağını da merak etmiyor değilim..

    Çünkü aynı ABD geçtiğimiz günlerde bölgeyi bombalamaya kalkan Esad’ın uçaklarına çok kızdığını ve aynı ABD’nin terör örgütü olarak görmediği PYD’nin yanında olduğunu gerek bölgeye gönderdiği uçakları ile gerek ise Türkye’ye gönderdiği mesajları ile anlatmaya çalıştığını da biliyoruz..

    Bana göre yaklaşan ABD seçimleri ardından daha büyük bir gelişmelerin yaşanacağı bölgede ki PYD’nin ise Türkiye’nin çoğunluğu Kürtlerin yaşadığı bölgeye yapılacak olan bir müdahaleye karşı direneceklerini belirtmesi ise ülkenin daha da önü görülmeyen bir maceraya doğru yöneldiğini de göstermekte..

    Evet, sıcak saatlerin yaşandığı bir anda kaleme aldığımız bu yazıyı yazarken tv ve basının ‘Türk Tankları Sınırı Geçti’ başlığıyla son dakika olarak geçtiği haberleri Genelkurmay’dan gelen bir mesaj ile ‘Hayır hala geçmedi, ama sınır da mevzi alıp, karşıya arada bir top attığı’ şeklinde değiştirmesi ise Türkiye’nin Suriye, hatta Ortadoğu Bataklığı olarak bilinen bölgenin tam içinde olmazsa da karşı tarafından İŞ-İD’ten ziyade PYD’nin beklediği sınırın ucunda olduğunu da öğreniyorduk.

    Yani işin özetinde Suriye’nin Türkiye sınırını İŞ-İD’den temizleyen ve ‘Kürt Koridorunu’ tamamlamak için batıya geçmek isteyen PYD olduğu da alenen görünen bir süreçte TSK’nın gözdağı peşinde olduğunun da görünen diğer bir gerçektir.

    Umarım bu iş sadece bir gözdağı ile kalır.

    Çünkü diğer iş hiçte öyle kolay kolay bitecek bir şey değildir..  


    **PYD’nin Önümü Açılıyor?


    Mehter Marşı eşliğinde olmasa da Havuz Medyasının tam tamları ile Suriye’ye giren tankların nereye doğru gittiği gün boyu merak edilip, durdu..

    Gözlerin tank, top ve panzerlerde olduğu bir sırada havadan Ankara’ya gelen dünya jandarması ABD’nin 2 numarası da Kandil’den sonra Suriye’yi bombalayan uçaklarca bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ediyor ve yine sanki 12 Eylül Darbesi gibi 15 Eylül Darbe Kalkışmasından hiç haberi yokmuş gibi yalandan ve adeta numaradan ‘Vağ vağ’ diyordu..

     ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye asıl gelişinin altında yatanın ise YPG’yi korumak olduğunu bile bile karşılayanların sınır ötesine gönderdiği tankların, topların amacının Kürt Kooridorunu bir araya getirmemek olduğunu söylerlerken, IŞİD’in bu son kalan bölgede çekilmesiyle kimin orada yer alacağını da bilmezden gelmeleri ilginçti..

    Çünkü bu hareketin emrini verenlerin bir zamanlar ‘Ben BOP’un eş başkanıyım’ derken, ABD’nin ve diğer batı devletlerin işine yarayanı yapıyor gibiydiler..


    **Her şerde bir hayır varmış!..


    Dün, İstanbul’a yeniden gelip, kolları sıvadığımız Ardahan Dernekler Federasyonun ilk yaz toplantısının önemli konukları vardı..

    Başkan Vekilim Mahmut Şenel, Başkan Yardımcılarım Yener Bayrakçı, Yusuf Kalkan ve Özkan Mavzer’in de hazır bulunduğu ARDA/FED’in ilk yaz toplantısına katılan Sancaktepe Ardahan Derneği Başkanı Barış Karahan, Yöneticileri Ahmet Gökçe ve yaptğım bir haberden dolayı aramız limonlu olan ama ilk görüşmemizde 50 yılık dostluk ilişkisi içinde bir birimize tebessümle sarıldığımız Dr. Gazi Karakurt’un da bulunduğu toplantımıza genç bir Avukatımız olan Hanak Baştoklu köylü Fatih Gürbüz Karakoyunlu’da ilk kez bu kadar Ardahanlının  bulunduğu toplantımızdaydı..

    Ses sanatçılarımız Mehmet Kılıç ve Erkan Ergezer’in yanı sıra meslektaşların Yusuf Şit, Erkan Sarıkaya, Anket Şirketi Yöneticisi Murat Özer ve Eğtimci Güven Yılmaz’ın da bulunduğu toplantıda başta Dr. Karakurt olmak üzere Ardahan ve bölge stk’çılığını yıllarca yapan Ahmet Gökçe önerileri üzerine hep birlikte bir karar aldık..

    Bu kararımız, 15 Temmuz’dan sonra üstte yani ülke idaresinde başlayan bir araya gelme kültürünün dernekçilikte de olması gerektiği ve başta benim başında bulunduğum ARDA/FED olmak üzere tüm Ardahan dernek yöneticiler ile temasa geçilip, ortada olan küskünlük ve dargınlıkları kaldırmak gerektiğiydi..

    Bizde, ‘Her şerde bir hayır varmış’ diyerek başta ARDA/FED’e ayak direten dernek yöneticileri ile olmak üzere yeniden hepsiyle bir kez daha temasa karar kıldık.. Hayırlısı..


     


     



     


    **Protokol Yolu..


    Bugün 3. Köprünün açılış programına ev sahipliği yapacak olan Kaslı hemşehrimiz Ulaştırma Bakanı Ahmet Aslan ilk sözünde durdu..

    Ve ‘Benden havaalanı istemeyin, size protokol yolu yapacağım’ demesinin üzerinde kısa bir süre geçtikten sonra gazetelerimizin de hazırlandığı ana caddelerden olan kent içinde ki caddeler sıcak asfalt ile döşenmeye başladı.

    Aly yapı çalışmaları konusunda hakkı teslim edilmesi gereken Ardahan Belediye Başkanının ‘4 yıldır toz, toprak, çukur zulmü çeken Ardahanlılara sabırlarından dolayı teşekkür ederim’ diyerek biz Ardahanlıların bu bozuk yollardan çektiğimizi ortaya koyduğu şu günlerde yapılmaya başlanan ve adına protokol yolu denen kent içi yollarımız gibi köy ve yayla yollarımızın da yapılacağı yönünde ki umudumuz biraz daha arttı..

    Evet 30 yıldan fazladır aynı adamın başında bulunduğu Karayollarının yolları yama yaparak idare ettiği Ardahan’da protokol yolu tamam..

    Umarım bu yolların hemen akabinde Ardahan Havaalanı gelir.

  • Deniz’de Ölü Bulundu!


    Ardahan Merkeze bağlı Değirmenli köylü Öğretmen Ali Kaya’nın oğlu olduğu öğrenilen Mustafa Kaya (16) Kocaeli Darıca’da denizde boğulmuş olarak bulundu.

    Aynı zaman da Değirmenli Köyü Derneği Başkanı olan Sebahat Kaya’nın da yeğeni olduğu öğrenilen Mustafa Kaya’nın bir kaç gün öncesi ortadan kayıp olduğu ve geçtiğimiz haftasonu denizde boğulmuş olarak bölgede ki balıkçılar tarafından ölü olarak bulunduğu öğrenildi.


    **Ardahan’ın geleneksel bebeği gençlerden ilgi görmüyor..


    Damal bebeğinin son ustası, bu zanaatın kendisiyle beraber yok olmasından endişe duyuyor. Ardahan’ın Damal ilçesinin adıyla anılan bebeklerin son ustası 70 yaşındaki Fidan Atmaca, gençlerin ilgisizliğinden şikayet ediyor.

    Oluşturduğu renk cümbüşü ile doğayı temsil eden Damal bebeğin son ustası , zanaatın kendisiyle beraber yok olmasından endişeli. 


    Ardahan’ın Damal ilçesinin adıyla anılan geleneksel Damal bebeklerinin ustası 70 yaşındaki Fidan Atmaca, bebek yapımına genç neslin ilgi göstermemesinden yakındı.


    İlçenin adını dünyaya duyuran Damal bebeklerinin en yaşlı ustası Atmaca, 70 yaşına gelmesine rağmen, yörenin simgesi bebekleri yapmaya devam ediyor.


    Japonya’da 1996’da yapılan “yöresel folklorik bebekler” yarışmasında “el emeği” kategorisinde dünya birincisi olan Damal bebeği, yöredeki Türkmen kadınlarının hala kullandığı geleneksel kıyafetlerinin birebir kopyasını taşıması nedeniyle ilgi çekiyor. 


    Damal bebeğinin en önemli unsuru olan kıyafeti; Üç etek, önlük, gömlek, şalvar, yelek, cepken-göğüslük, tor, fes, take ve kolçak gibi 37 parçadan oluşuyor. Kumaş, bez ve boncuk kullanılarak yapılan ve farklı renkleri bir arada barındıran Damal bebeği, oluşturduğu renk cümbüşü ile doğayı da temsil ediyor.



    **Canımız yansa da şaşırmamalıyız..


    Kürt sorununa yönelik yeni bir çıkışın olduğu aynı gün Gaziantep’te patlayan bomba yine yüreklerimizi yaktı..

    Başkan Erdoğan’ın söylemine göre bu kahpe eylemi yapan şerefsizlerin Ardahan’ın da başına bela ettikleri birini yaratan İŞ-İT’miş..

    Evet, ülkemizde yıllardır devam eden iç çatışmaların Türkün, Kürdün sağduyusu ile bir türlü iç savaşa dönderilemediğini görenlerin yeni oyunu dinler arası bir savaşın peşinde olduğu bunun içinde b ir zamanlar birilerinin destekleyip, silah bile gönderdikleri İŞ-İT denen örgütü devreye sokup, Türk-Kürt oyunu ardından Sunni-Alevi-Kürt oyununu sahnelemeye çalıştıkları dikkat 

    çekiyor..

    Toplumu geren bu tür kahpe eylemlerden sonuç alacaklarını sananların yok ettikleri onca cana karşın dişini sıkarak, yaşananlara sağduyulu yaklaşıp, şaşırmadan değerlendirdiği bir gerçek olduğunu 15 Temmuz’da gördük..

    Halkın daha çok demokrasi diyerek darbe kalkışmasını ötelemeyi başarıp, geri itmesi karşısında şaşıran karanlık güçlerin şimdi ki oyunu ise toplu ölümler ile insanları galyana getirip, geniş çaplı kargaşa yaratmaktır..

    Ancak buradan bir kez daha yazmak gerekirse bu ülkenin Ortadoğu’da ki bir ülke olmadığı ve yüzünün hep batıya, demokrasiye dönük olduğunu herkes bilmeli..

    Ve en önemlisi bu ülke de yaşayanların renk, dil, din demeksizin bir birini eleştirse de kardeş olduğunu bilmeli..

    Bu nedenle kardeş acılarının en kısa sürede sarıldığı bir ülke de canımız yansa da şaşırmamalıyız..



    **Resmi kurumları da satamaz mıyız?..


    15 Temmuz Darbe Kalkışmasını dahil bir çok konuda sınıfta kalan resmi kurumların başında gelen MİT, Genelkurmay, Başbakanlık, Emniyet ve diğerleri..

    Biride bizim Ardahanlı olan yüzün üstünde bol maaşlı danışmanların kendilerine iş bulduğu Saray..

    Ve bunlar ile onca bakanlığın çatısı olduğu diğer resmi kurumlar..

    Yani 657’nin korumasında olup, bu ülkede iş yaptıklarını sanan ama bu ülkenin önünde ki engellerin başını çeken onca hatta sayarsanız yüzü bulan resmi kurumlar..

    Acaba bunları da özelleştirme adı altında satamaz mıyız?..

    Satamaz mıyız?

    Peki o zaman son yıllarda çok tartışılan ve bir çok ülkede hayatta olan başkanlık, eyalet, yerel yönetim adı altında artık hantallaşan çalışma anlayışlarını değiştirecek bir yöntem, yönetim bulamaz mıyız?..

    Evet şaka yaptığımı sanmayın..

    Çok ciddiyim..

    Gelin Atatürk Kültür Merkezi,

    Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü,

    Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü,

    Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,

    Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı,

    Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü,

    Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü,

    GAP Başkanlığı, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü,

    Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü,

    Türkiye Bilimler Akademisi,

    Türkiye Adalet Akademisi,

    Spor Genel Müdürlüğü gibi diğer onca kurumu da satalım..

    Yada valilik, kaymakamlıkları, iş yapmaz, göbek büyütülen müdürlükleri de belediyeleri de özelleştirip, hantallaşan Ankara’dan kurtaralım..



    **Bakan ne dedi anlayan oldu mu?


    Meclisin tatile girmesiyle birlikte dinlenmek için yol arayan milletvekilleri ve bakanların bugünlerde memleket, memleket gezmeye çıktıklarını gördüğümüz şu günlerde Ardahan’a da bakan geldi..

    O Bakan ki iki gümrük kapısı olan ama yıllardır beklenen sınır ticaretinin yapılmadığı, becerilemediği ülkenin sınır kenti olan Ardahan’a gelen Gümrük Bakanıydı..

    Ve bu bakanımız Şavşat’ta kendisine yer ayırttıktan sonra önce Kars’a ardından da Ardahan üzerinden geçmek zorunda kalan bir bakandı..

    Gelmişken yol üzerinde ki Çıldır Aktaş Gümrük Kapısına da bir uğrayalım dercesine Aktaş’ı ziyaret edip, Posof Türkgözünü unutan bu bakanımızın Çıldır’ı ziyaretinde neler söylediğine baktığımız da Ardahan’a, Posof’a, Çıldır’a yönelik bir şey demediği gibi sınır ticareti konusunda da ‘Ardahan yeterli değil’ deyip, Şavşat’a geçtiğini görmekteyiz..

    Ve en önemlisi bu bakanın bir şeyler demesi için kendisine bir rapor verilmediği de diğer bir bilgi oldu.


    **Eylemler gözyaşlarını durdurur mu?.


    Başta Güneydoğu’da olmak üzere ülkenin hemen her yerinde kan ve gözyaşının aktığı şu günlerde başta 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından başlatılan  ‘Demokrasi Nöbetleri’  ve ondan sonra ki üst ve alt idarecilerin bir araya gelmesi ile başlatılan eylemlerin bundan sonra yaşa nabilecek kanlı eylemleri durdurur mu?

    Bilmem ama bu eylemlerin içi boş eylemler olmaması ve etkisiz kalmaması için ‘daha çok demokrasi’ denilerek hazırlanacak olan yasa ve kanunlar istediği de bir gerçek olarak değerlendirilmelidir. 

    Yoksa 7 Haziran’da 11 milyon, 1 Kasım’da 6 milyon oy alan bir partisini kenara iterek milliyetçi ve ulusalcılar ile poz vermenin ne kadar güzel bir sonuç vereceğini de merak edilir.. 

    Bu nedenle; Önemli bir süreci yaşayan ülkemde adına üst akıl denenlerin ülke üzerinde ki oyununun da ne olduğu da açıkça tüm kesimlere anlatılıp, o kesimlerin istemlerin de dikkate alarak hareket edilmesi gerektiği ve gözyaşlarına neden olan eylemleri ancak durdurabiliriz.. 

  • CENAZEYE GİTTİ, CENAZESİ GELDİ..

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Serinçayır (Çölpenek) köylü Güzel Yıldız Koç bir yakının cenazesine katılmak için gittiği İzmir’de dönüşte Yalova yakınlarında yaşanan trafik kazası sonucu feci şekilde hayatını kayıp etti.


    İstanbul Esenyurt’ta oturan Serinçayır köyü eski muhtarlarından Fahrettin Aşçı’nın torunu olduğu öğrenilen Güzel Yıldız Koç’un ölümüne neden olan kazada 3 kişi de yaralandı.


    Koç’un bugün yani 29 Temmuz 2016 Cuma günü İstanbul Esenyurt’ta bulunan Hz. Ömer Camiinde kılınacak olan ikindi namazı ardından toprağa verilecek.


    **Hoçvan ve Göle Yasta..


    ARDAHANLI İKİ ŞÖFÖRÜN FECİ ÖLÜMÜ!


    24/07/2016 Tarihli Haber


    Ardahanlı iki kişi İstanbul’da aynı gün ve yerlerde geçirdikleri kazalar sonucu feci şekilde öldüler.


    Alınan bilgilere göre Ardahan Hoçvan Samanbeyli (Sıxırpert) köylü Damperli kamyon sürücüsü 23 yaşında ki evli 1 çocuk babası Taner Öztürk, İstanbul Arnavutköy’de kullandığı damperli kamyonunun damperinin kontrolsüz şekilde havaya kalkması ve yüksek voltajlı enerji kablolarına takılması ardından aracından inip, ne olduğuna bakmak istedi. Tam bu sırada yüksek enerji hattının çarptığı demir dampere dokunmasıyla elektriğe çarparak hayatında oldu.


    İstanbul’da toprağa verildiği öğrenilen ve eşinin ikinci çocuğuna 3 aylık hamile olduğu öğrenilen Taner Öztürk’ün Samanbeyli Köyü Dernek Başkanı Ayhan Öztürk’ün amca çocuğu olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **2016 KÜPELİLERE İYİ GELMEDİ..


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde Fransa’da 4 aile fertlerini kayıp eden Ardahan Göleli Küpeli, ailesinin bir ferdi de İstanbul’da geçirdiği trafik kazası sonucu hayatından oldu.


    Alınan bilgilere göre 19 yaşında ki Caner Küpeli kullandığı ticari taksi ile aracıyla İstanbul Kartal Sahil yolunda geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu feci şekilde hayata göz yumdu.


    2016 yılın içinde birçok aile ferdini yasa boğan Gazeteci Gürbüz Küpeli’nin yeğeni olduğu öğrenilen Caner Küpeli’nin Göle’ye getirilerek, okçu köyünde toprağa verileceği öğrenildi.


     


    **DARBECİ KÜRT VAR MI?


    Hatırlayan olacak mı bilmem ama cemaatin Ardahan’a yerleşmesin de büyük emekleri olanların başında gelenin o dönemin askeri doktorlarından Üzeyir Yüzbaşı şu an acaba nerededir?


    Çünkü şahsen benim nerede olduğunu bilmediğim ve hangi rütbede olduğundan haber alamadığım Üzeyir Yüzbaşı bugün kapatılan Ardahan Askeri Hastanesinde Fethullah cemaatinin örgütlenmesini yaptığını defalarca yazmama karşın bugün valiliğe rahat girip, çıkan, hatta valiliğin sitesine bile müdahale edebildiğini duyduğumuz ve resmi kurum ve kuruluşlara yakınlığı ile değil cemaatin devletin en önemli sırlarına sızanlar olarak bilinen gazeteci kılıklı Zaman Gazetesi Büro Muhabiri ve Dağıtıcıları beni o gün Komünistlikle jürnallıyordular..


    Hala ortalıkta ajans muhabirleri olarak gezen bunların Üzeyir Yüzbaşının öğrencileri olduklarını yapılacak olan küçük bir araştırmada görüleceğini de belirtirken, benim asıl merak ettiğim 15 Temmuz Darbe Kalkışmasını yapanlar arasında bir Kürt asker, polis, hakim, savcının olup, olmadığıdır..


    Çünkü Yüzbaşı Üzeyir’i sık sık yazdığım dönemlerde cemaatin Kürtleri hiç sevmediğini, asıl amacının Türk/İslam senteziyle beyinleri yıkadığını bunu yaparken de Kürt olan ama Kürt olduğunu saklamak için Kürtleri satan, jürnallayan ve bu kanalla devlet kurumlarına yakın olmayı başaran diline, ırkına ihanetçiler kullandığını ve bunlara güvenilemeyeceğine dikkat çekiyordum..


    Evet lütfen benim adıma bir araştırma yapar mısınız?


    Gerek 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz’da yapılan, kalkışılan onca darbe, cuntalar sırasında üst düzey darbeci Kürtler var mı?


    Yoktur..


    Çünkü karanlık odakların kullandığı Kürtlerin bir çoğu küçük menfaatler karşılığında ya aracıdır, ya muhbir, yada gazete dağıtıcısı, ajansa ajandırlar..


    Üzeyir Yüzbaşı’da Ardahan’a gelir gelmez bu tipleri bulmuş, kendisine muhabir etmiş, gazeteci adı altında o dönem kaymakamları, daha sonra da valileri 24 saat kontrol altına almış, emniyete, askere yerleştirdikleri aracılığı ile devletin en gizli, kozmik, krilmal odalarına kadar girmelerini sağlamıştı..


    Şimdi yeniden soruyorum..


    Bunca toz duman içinde üst düzeyleri alıp, hapse atan devlet bağırsaklarını temizlerken bu aşağıda ki ajan takımından haberdar mı?


    Onların hala bilgi sızdırmak için kendilerini gazeteci, ajans muhabiri olarak yutturduklarına biliyor mu?


    Ve bu kendi dillerine, ırklarına ihanet edenlere hala güveniyor mu?


    Bilmem ama bulunursa bu soruları Ardahan’a cemaati getirip, yerleştiren Üzeyir Yüzbaşı’yı bulup, ona sormak en doğrusu..


    Çünkü o biliyor cemaatin kullanmak için kimlerin nerede, ne iş yaptıklarını..



    **İSTANBUL’DA Kİ ARDAHANLILAR REKTÖRE SAHİP ÇIKAMAMIŞTIRLAR..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Her batıya açıldığımda Ardahanlıların nerede, ne iş yaptıklarını yok imkanlara rağmen tek tek bulup, darbeye karşı çıkan generalimiz gibi önemi Ardahanlı simayı Ardahanlılara tanıttığım dünya kenti İstanbul’da ki Ardahanlılarla ‘Falan yerin idarecisi hemşerimiz’ demekten başka bir şey yapmayan, ama hava atan Ardahanlıları buradan sertçe kınıyorum..


    Bu bahsi geçen Ardahanlılar başında gelenler ise; ben Ardahan’da iken o güçlü lobi oluşturmak için mücadele verdiğim İstanbul’un önemli üniversitelerinden birine rektör olarak atanan Ardahanlı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a sahip çıkamayan sözde Ardahanlılar gelmekte..


    Çünkü iki aya yakındır olmadığım İstanbul’da benim Ardahan’da geldiğimden bu yana sesi, sedaları çıkmayan, Ramazan ayında belediyelerin verdiği yemeklerle iftar verdiklerini Ardahanlılara yutturan, kaz gecesi dışında ortalıkta görülmeyen, ben İstanbul’dayken arkamdan elli kulp takıp, beni beğenmeyen, önümü kesmeye çalışan ve en önemlisi İstanbul’da ortaya koyduğum çalışmanın önemini kavramayan İstanbul’da ki Ardahanlılar, İstanb



    ul’un önemli üniversitesine atanan bir Ardahanlıyı ziyaret edip, yanında olduklarını ortaya koyamamış, kendilerini olduğu gibi Rektör Korkmaz’ı da birilerine adeta yedirmişlerdir..


    Bir Ardahanlının akıl edip,  hayırlı olsuna bile gitmediği Ardahan/Çıldırlı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın, O birlik, beraberlik içinde olunmadıkça insanları yutan, kimsenin ne siyasi, ne de ekonomik olarak güçlenemediği İstanbul’da yalnız kalmasının getirdiğine inandığım bu istifa Ardahan ve Ardahanlılar için büyük kayıp olmuştur.


    Bu nedenle; İstanbul’da ki sözüm ona Ardahanlı geçinip, kendisi dışında kimseyi düşünmeyen, ama hep yalnız kalan, Ardahan Derneği kurup, kendisine başkan dedirtmekten öteye gitmeyen, söz de siyasetçi geçinip, yakınına bile bir iş sağlayamayan, iş adamı geçinip çevresini büyütmek için bir yatırım yapmayı akıl etmeyen ve Rektör Ramazan Korkmaz’a sahip çıkamayan tüm Ardahanlıları Ardahan’dan sert bir şekilde kınıyorum..


    Haydi bakalım, bekleyin..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne lokomotif olabilecek bir isimi, bir makamı, bir dev kuruluşu yani yüz yılda bir gelen fırsatı eline geçirmişken, elinden kaçıran Ardahanlılar, benim bulup, ortaya çıkardığım, Ardahanlı bu hemşerimiz dediklerimle övünüp, duran ama onlara sahip çıkmayı akıl edemeyen Ardahanlılara hayırlı olsun, bir çok değere sahip çıkmadığınız o İstanbul’da bulunan, ülkenin gözde eğitim yuvalarından olan Fatih Üniversitesine Rektör olarak atanan Ardahanlı Rektör Ramazan Korkmaz istifa etmiş, gözünüz aydın, yüzünüz ağ olsun..


  • Gurbetçiler Şarampole Yuvarlandı

    Alınan bilgiye göre, İstanbul’dan Ardahan yönüne giden Laçin Tosun (54) idaresindeki 34 ZR 6675 plakalı minibüs, Erzurum-Pasinler yolu Çifte Petroller mevkisinde, kontrolden çıkarak önce karşı yola geçti, ardından şarampole devrildi.


    Minibüs şoförünün yara almadan atlattığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan Karademir Ailesi’nden Adem, Serpil, Elif Gül, Eslem, Ece, Efe, Kadir, Çiğdem, Derya, Emir, Ecrin, Tarık, Erdem, Meryem ve Gencay ile Ufuk Kaya ve Cemile Hatun Mutluay yaralandı.


    Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma, Palandöken ve Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma hastanelerine kaldırıldı.


    Yaralılardan 3’ü çocuk olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.


     


     


    **BEN Mİ SİZ Mİ SİYASET YAPIYORSUNUZ?


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına gelmem ile birlikte yanımda dik duran ARDA/FED yönetici arkadaşlarımla birlikte ortaya koyduğumuz performansımıza kuyruk takma telaşı içinde olanlara ve ‘iyisin iyisi de, keşke.. ‘ diye devam edip, dudak bükenler bir soru soracağım ..


    Ben mi, siz mi siyaset yapıyorsunuz?


    Birincisi; ARDA/FED Genel Başkanı olduğumdan bu yana tek partim ve davamın adı Ardahan olurken, sizin davanız neydi?


    Kiminiz iktidara yaranmak için AK Parti’de kuyrukçuluk yarışı içinde olduğunu unutup, benim siyasi görüşüm olan partiye dahil tüm partilere eşit ve dik duruşumu görmezden geldiniz..


    Benden öncekiler ve sizler gibi ARDA/FED’in içine, etkinliklerine hiç bir partiyi koymadığım gibi yerelde CHP’li, MHP’li, AK Partili ve HDP’li tüm siyasilere eşit davranırken yakama hiç bir partinin rozetini takmayıp, hiç birisinin etkinliğine katılmazken, siz ise başta CHP’li olduğunuzu, AKP’ye yaranmak için bin bir takla attığınızı MHP’liler de, HDP’liler de görüp, helal olsun diyemediler..


    Çünkü onlara da AKP’ye, CHP’ye olduğu gibi ARDA/FED Genel Başkanı olarak hiç bir partiye yüz vermeyeceğimi, ama aralarında ayrım yapmayarak, bir stk olarak tüm siyasilere eşit durulması gerektiğini MHP’de HDP’liler de iyi bilmelerine karşın yinede beni bir yere yapıştırmaya kalktınız..


    İnanmıyorsanız, şu an Ardahan’a gelip, İstanbul’da ki gibi Ardahan’da da CHP’ye militan gibi çalışan merkezi Şişli’de etkinlikleri Kartal’da olanlara bakabilirsiniz..


    İktidar olmalarına karşın bana diz çöktüremeyenlerin önümü kesme yarışı içinde olduğunu göremeyenler şunu bilmeliler ki; ARDA/FED son 8 aydır başta TBMM’sin de grubu bulunan 4 partiye eşit davrandığı gibi zengine yalakalık yapmamış, yoksulu dışlamamış, Ardahanlıysa sular durur demiştir..


    Evet, vicdanınıza bir soru daha sorup, yazımı bitirirken benim ve arkadaşlarımın yaptıklarını görmezden gelip, ‘İyisiniz, iyide ah keşke..’ diyerek önümüzü kesmeye kalkan herkese bura da bir kez daha seslenmek istiyorum..


    Kısacası gelin, ‘Çamur at izi kalsın’ politikasından vazgeçin, bizimle el ele verin de kazanan sizin de içinde bulunduğunuz Ardahan kazansın.


    Güçlü bir lobisi ile sizin adınıza söz sahibi olsun..


    Ha unutmadan, sanmayın ki bu yazı ile size yalvarıyorum, çünkü er geç toplumun o çok istediği güçlü bir Ardahan Lobisi olacak ve bu olurken siz olmasanız da, biz yorulsak ta olacak..

  • Belkız kız nerede?

    Babası ve annesinin 27 yaşındaki bir kişi tarafından evlenme amacıyla kaçırıldığını ileri sürülen 12 yaşındaki Belkız Kılıç yapılan tüm şikâyetlere rağmen her ne hikmetse bir türlü bulunamıyor.


    **Jandarma duyarsız mı kalıyor?


    Başta siyasileri olmak üzere şüpheli kişileri telefon dinlemesi ve sivil istihbarat kaynaklarınca yakın takibe alan, bir telefon sohbeti ile insanları gözaltına alıp terör suçlamaları ile hâkim karşısına çıkaran jandarmanın asayiş bölgesinde yaşanan Belkız kızın kaçırılma olayının bir türlü aydınlatılmaması ‘’jandarma bu olaya duyarsız kalıyor ‘’ suçlamalarına neden olmakta.


    **Başı boşluk..


    Ülkenin en büyük havaalnı havaya uçurulmuş, 40 kişiye yakın insan ölmüş, 100’ün üzerinde yaralı varmış..

    Posof Kütüphanesinde ki memur kimse kitap okumaya gelmeyince kitap okunması gereken masalarda mantı yapıp, satışa sunmuş..

    Sizce ikisinin arasın da ne gibi bir benzerlik var?

    Bilmem ama bana sorulacak olunursa bu ülkenin güvenlik çivisi olduğu gibi yönetim çivisi de çıkmış ve bir başı boşluk başını alıp gitmiş..

    Geçtiğimiz gün ziyaret edip, alınan abartılı önlemlerin bir çok kente karşın huzurlu olan bu küçük kentte zarar verdiğini, önlemin öyle değil, alınacak ciddi istihbaratlarla olacağını, teröristin yoldan gelip, kimlik kontrol noktasına takılmayacağını valiye anlatırken ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koyan İstanbul’un olduğu gibi dünyanın en büyük havaalnın uçurulmasıyla görüyorduk..

    Ve başta kamu görevlileri olmak üzere Posof’ta ki kütüphane çalışanı gibi bankamatiklerde maaş aldıkları ileri sürülen İŞ/KUR elamanları ile kütüphane de mantı yaparken o ilçenin idarecisi olanlar iş yaptıklarını sanıp, boy boy poz verirler..

    Beton kulübeler yaptırıp, teröristin kapıya kadar gelmesini bekleyen bir anlayışın o teröristi eyleme geçmeden yakalayamadığı bir ülke de bir iki kişinin cep telefonunu dinlemekle insanları içeri tıkatmaya devam etttği bir sırada, kapıdan içeri giren bir baba 12 yaşında ki kızının 27 yaşında ki biri tarafından kaçırıldığını ve devletin evlendirilme amacıyla kaçrılan 12 yaşında ki kızı günlerdir, bulup, ortaya çıkaramadığını öğreniyorum..

    İlyas Kılıç adlı baba günlerdir kaçırılan 12 yaşındaki Belkız’ı bulamayan devletin bir yılda 10 kez patlatılan bombaların nasıl olup bu ülkede patlatıldığını sormaya gerek olmadığını, buna neden ise 27 yaşındaki birinin kaçırdığı 12 yaşında ki kızını bulamayan güvenlik ve istihbaratla bu üzücü olayların önüne geçilemeyeceğini sorguluyordu..

    Başı boşluğun başını alıp gittiğinden yakınan toplumun bir ferdi olan İlyas Kılıç’ın son çaresi yeni valinin ‘Ne oluyor, bu ne kadar başı boşluk?’ diyerek kütüphanede mantı yapanları, 27 yaşındaki birinin evlenmek adına kaçırdığı 12 yaşındaki kızını bulamayanları sormasını isterken, bizde Rektörümüzü alıp, kayyum olarak İstanbul Fatih Üniversitesine atayan Başkan Erdoğan’a soruyoruz..

    ‘Sayın başkan bu ne başı boşluk, bu ne vurdum duymazlık?’ ve elindeki yazıyı bile okumaktan zorlanan İstanbul Valisi ile bu ülke nasıl idare ediliyor?..

    Evet kim bu başı boşluğu giderecek, kim bu yaşananlara dur diyecek?

    Bilen var mı?

  • Şehit Göle’ye Getirildi..

    Şehidi karşılayan Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Garnizon komutanı Rıza Demirayak, Belediye Başkan vekili Deniz Demir, Jandarma komutanı Serdar Kanger, Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz, Gazi ve Şehit Aileleri Başkanı Acar Aras ve arkadaşları ile Askeri komutanlar karşıladı.

    Garnizon önünde Göleli ve Şenkayalı vatandaş ve yetkilerinin oluşturduğu karabalık konvoyla Şenkaya’ya uğurlandı.

    Erzurum iline bağlı Şenkaya ilçesi Çamlialan (Armışen) köylu olan Jandarma Uzman Çavuş Özgür Tok; Gümüşhane-Torul Karayolu’nun, Torul ilçesine bağlı Harmancık köyündeki Harmancık Tüneli girişinde, saat 10.10 sıralarında, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce askeri araca, karayolundan geçişi sırasında silahlı saldırı düzenlenmiş ve saldırıda, askeri araçtaki 2 asker yaralanmıştı.

    Gümüşhane Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınan yaralı askerlerden Tok, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu.


  • ÖLÜ BULUNDU!..

    Ardahan’da balık tutarken Kura Nehri’ne düşerek kaybolan şahsın cesedi 10 gün sonra bulundu.

    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yapımı devam eden Doğankaya Barajı’na Ankara’dan malzeme taşıyan TIR şoförü Yunus Aydoğdu (30), baraj inşaatının altındaki Kura Nehri’nde balık tutarken dengesini kaybederek suya düşmüştü.

    Bölgede 10 gündür arama çalışmalarını yürüten Ardahan afadErzurum AFAD, JAK Dalgıç ve Emniyet dalgıç ekipleri bugün baraj göletinin 1.5 kilometre aşağısında Yunus Aydoğdu’nun cesedine ulaştı.

    Aydoğdu’nun cenazesi ekipler tarafından göletten çıkarılarak ambulansla Ardahan Devlet hastanesine götürüldü.


    KÜPELİ BU YAZIYI KÜPE YAP..


    Dün sanal ortam da yola bir kervan dizildiğini ve giderken çok mutlu, geri gelirlerken ise birer orta çağ tüccarları gibi  küpeleri kırılmış, zarar etmiş, mahcup halde dönüşlerine şahit olduk..


    Efendim neymiş Karslı biri bakan olmuş, haydi gidek el etek öpek belki bizim de küpelerimiz doldurulur denilerek çıkılan yolda bol bol paylaşılan resimler geri dönüşü tek tek kaldırılıyordu..

    Çünkü küpe doldurmaya gidenler, bir kez daha kullanıldıklarını, yanıldıklarını ve de rezil olduklarını görüp, eşekten düşmüş, yüzleri kızarık halde yıllardır yaşadıkları varoşlarda ki evlerine sukutce dönmüştüler..

    Peki bu kervanı yola kim dizmiş, başını kim çekmişti?..

    Anlatayayım..

    Efendim bu İstanbul’da önüne gelen muhabirlik veren, ben gelene kadar her derneğe fahri başkan olan, katıldığı geceler de kalın bıyıklıları resim edip, kaz  gecelerine ‘muhteşem, olağanüstü, büyük adam’ diyerek sayfa sayfa dizen, ‘işim, ilişkim bozulur’ diyerek hayatı boyunca hayırlı bir eleştiri yapmayan, ama bunlara rağmen toplumunun olduğu gibi kendi küpesi de bir türlü dolmayan kupeliden başkası değildi..

    Peki bu kervanı ona dizdiren kimdi?

    İşte işin asıl önemli tarafı bu..

    Çünkü KAI adı altında yıllardır bu kupeliyi başta olmak üzere biz Ardahanlılar kullananların değil kupelerimizi doldurmaları, kendi kupelerini doldurduklarını belirttiğimiz, anlatmaya çalıştığımız yine bir Karslı..

    Evet, bana dost geçinip, benim anlatmak istediğimi bir türlü anlamayanların bile kupeli gibi kullanıldıklarını, benden gizli yola dizildiklerinde anladılarsada iş işten geçmişti..

    Çünkü dünkü kervanı asıl yola dizdiren yine bir Karslıydı..

    Yani dünkü çoğunluğu Ardahanlı olan kervanı yola dizdiren Karslı o yolculukta tek karlı çıkandı..

    Ve kervanı aç götürüp, susuz getiren yine bir Karslıydı..

    Ne oldu?

    Kuyruk olan yine Ardahanlı oldu, baş yine kara gözlükleri takıp, kervanla birlikte çekilen toplu resimde en mutlu olan kişiydi..

    Yani o resimle Esenyurt’ta oturduğu koltuğu sağlamlaştıran, ‘istediğimde küpeleri bir türlü dolmayanları alır yola dizerim’ diyen Karslıydı..

    Ve kayıp eden yine Ardahan ve Ardahanlıydı..

    Ama suç onun değildi..

    Suç bu kervanı ve diğer bir çok kervanı başkaları için gaza getirip, yola dizdiren ama kendi kupesi bir türlü dolmayan küpelinindi..

    Eh ne diyelim, ‘Bu yazı kulaklarına küpe olsun dostum’ demekten öte..

    Ya bir iki pozla iş yaptığını sanıp, başında bulunduğu kurumu gazetelere tam sayfa ilan verenlere pazarlayanlara ne demek gerek?

    Onu da bir daha ki yazım da anlatacamki; Karslı Süreyya hanım bana kızsın, desin ki; ‘ben sana dememişmiydim, içi boş küpeleri Ardahanlı diye sahip çıkıp, Ardahanlıların başına bela etme’ diye..

  • Gözaltına alınıp, Tutuklandılar..

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, “FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne verilen talimat doğrultusunda yürütülen soruşturma neticesinde; Ardahan ili merkezli 8 farklı şehirde 24.05.2016 tarihinde yapılan eş zamanlı yakalama, el koyma, gözaltı ve arama işlemleri neticesinde; aynı gün hedef 12 kişiden 8 kişi, 25.05.2016 tarihinde de 1 kişi olmak üzere toplam 9 kişi gözaltına alınmış, bazı şüphelilerin ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramada delil niteliği olduğu düşünülen eşyalara el konulmuştur” denildi. 

    Emniyet ve savcılık ifadeleri alınan ve “FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak” suçu nedeniyle mahkemeye sevk edilen 9 şüpheliden 2’si hakkında tutuklama kakarı verilirken, 7 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi.

    Açıklamada ayrıca, ele geçirilemeyen 3 şüpheli hakkında ise yakalama emri bodrum escort bayan verildiği ifade edildi. 


    **Gelişme ile ilgili 25 Mayıs 2016 Çarşamba Günkü Haberimiz..


    ARDAHAN’OPERASYON! MEMURLAR GÖZALTINDA..

    Ülke genelinde devam eden ve birçok kişinin gözaltına alındığı operasyonların biriside Ardahan’da yapıldı.

    Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi


    BASIN AÇIKLAMASI


    FETÖ/PDY soruşturması kapsamında İl Emniyet Müdürlüğümüz Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce Ardahan merkezli olarak 8 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda 7’si kamu görevlisi olmak üzere toplam 8 kişi gözaltına alınmıştır. Söz konusu kişilerle ilgili soruşturma devam etmektedir.


             Basına ve kamuoyuna duyurulur.


    Kötü mü yaptım?


    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel başkanlığına gelir, gelmez ilk işim olarak ülkenin olduğu gibi derneklerinde can damarı olan iş adamları ile art arda toplantılar düzenledim..

    Ve bunu yaparken maddi desteği yine iş adamlarından alarak yaptım..

    Ve birilerinin hep görüp, içine gireme cesaretinde bulunamadıkarı  5 yıldızlı otellerde yaptım..

    Amaç o bir türlü yüreğimizde olduğunu fark edemediğimiz öz güvenin bizde de olduğunu biri  lerine hisettirmek ve ‘elin oğlu buralar da bir araya geliyorsa, bizde geliriz’ denmesini sağlatmaktı..

    Ve başta ARDA/FED İş adamları Konseyi Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu, olmak üzere bir çok iş adamının tam destek verdiği amacımız sonucu her toplantı da ayrı ayrı iş adamları olmak üzere toplam 11 önemli toplantı yaptık..

    Ve o toplantılarda Ardahan’ın, Ardahanlıların birlikteliğini masaya yatırıp, neler yapılacağını konuştuk, not ettik, bir birimizle tanıştık..

    Güzel de oldu..

    Peki bunlar olurken başka neler oldu? Ardahanlıların tel datası oluştu, yeni federasyonlar kuruldu, dernekler açıldı, herkes bir şeyler yapmaya başladı. 

  • ARDAHAN’DA GECE KARANLIĞINDA BOMBA ŞÜHPESİ!

    Mecliste yapılan oylama ardından HDP Ardahan İl Binasının bulunduğu İnönü caddesinde olağanüstü önlem alan polis aynı günün akşamı bomba şüphesi ile allarıma geçti.


    Çatışmaların yoğun şekilde devam ettiği ülkenin güneyinde neredeyse saat başı kara haberleri geldiği şu günlerde bomba korkusu Ardahan’a da yansıdı.


    **TELEVZİYON MONÜTÜR BOMBA SANILDI!


    Akşam saatlerin de yaşanan olay Ardahan Yenimahalleye giden yolun üzerinde bulunan ve yıllardır bir türlü yapılmayan, bölge esnaflarından Bedo Dayı olarak bilinen Bedirhan Kaya’nın adına Irak Caddesi dediği yolun üzerinde ki şüpheli televizyon monitörü polis harekete geçirdi.


    Kim veya kimler tarafından bölgeye bırakıldığı öğrenilemeyen şüpheli monitör fünye ile patlatıldı.


    Boş olduğu anlaşılan poşetin patlatılması ile rahat bir nefes alındı.

  • ARDAHANLI POLİSİN ELİNDEN KAÇTI!

    Alınan bilgilere göre Ardahan‘da cinayete karıştığı iddiasıyla aranırken Trabzon‘da gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyeden kaçtı.

    Alınan bilgiye göre, suçluları yakalamak ve suç unsurlarını ele geçirmek amacıyla kentte uygulama yapan Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, durumundan şüphelendikleri D.B’yi durdurup kimlik kontrolü yaptı.

    Kontrolde, arandığı anlaşılan D.B, polisteki işlemlerinin ardından Trabzon Adliyesine sevk edildi.

    İncelemelerde Ardahan‘daki bir cinayete karıştığı için arandığı saptanan D.B, bu sırada polislerin dikkatsizliğinden yararlanıp kaçtı.

    Trabzon’da inşaat işçiliği yaparken düşüp yaralanan ve hastanede tedavi gören kardeşini ziyaret etmek için Trabzon‘a geldiği öğrenilen D.B’nin yakalanması için çalışma başlatıldı.

  • Gece Gündüz Geçici İşçi Olarak Çalışıyor

     


    Mersin merkezini temsil edercesine tarihi izleri taşıyan ilçe geçmişte yaşayan medeniliklerin tüm özelliklerini yansıtan müze konumunda olduğu, ilçenin ileri gelenleri ile yapılan görüşmelerden anlaşılıyor. Burada turizmin sponsoru olarak hoşlukları ile de dikkat sürükleyen Escort çalışanları geceleri gençlere dostluk ederken çoğunluğunun gündüzleri geçici işlerde çalıştığı söyleniyor.


    Geçmiş yarıyıllarda Hititlerin bölgedeki hâkimiyetlerinden sonra, sırasıyla bir hayli medenilik hayat alanı olarak kullandığını bu mevzuda bilgisi olanlar solukları yettiği kadar anlatıyorlar. Aynı zamanda kentin hoşluğunu çoğaldıran mersin elit escort bayan hizmeti veren yerli ve yabancı hoşların gençlerin cümbüş kavrayışını daha da renklendirdiği söyleniyor. Esnafın memnuniyet dinlediği bu teşebbüsler kente gelen turistlerinde alakasını sürüklediği görülüyor.


    Kentin gerçek gelişim safhası demiryolu üretiminden sonra başladığı belirtiliyor. Burada çalışanların yanlarında getirdikleri çoğu bayan dostunun zamanla burada yer yakalaması zaman içinde escort Mersin hizmet niteliğinin çoğalışında büyük rol oynamış. Bu mevzuda en sağlam bilgi daha öncekinden beri burada esnaflık yapan firma sahiplerinden alındı. Bu gibi vaziyetlerin geçmişte de yaşandığını fakat şu anda internet sitelerinde olduğu kadar rahat bir biçimde samimiyet kurulamadığı belirtildi.

  • Ardahanlılar Çorumda Trafik Canavarına Yakalandılar! 1 Ölü,7 Yaralı

    Alınan bilgiye göre, Birol Parlak’ın (36-Ardahan eniştesi) kullandığı 16 K 5828 plakalı otomobil, Çorum-Ankara karayolunun 20. kilometresinde bariyerlere çarparak devrildi.

    Sürücü kaza yerinde hayatını kaybetti, otomobildeki eşi Ardahanlı Neslihan (35), Ardahanlı kızı Miray (3) ve annesi Türkan Parlak (66) yaralandı.

    Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.


    **Bu kez yaralıyı taşıyan Ambulans kaza geçirdi!


    Kazada yaralıanan Türkan Parlak’ı hastaneye taşıyan Oktay Altınışık’ın (30) kullandığı ambulans, çevre yolundaki Toptancılar Sitesi kavşağında Fatih Öztürk (31) idaresindeki 66 LE 148 plakalı otomobille çarpışarak refüje çıktı.

    Kazada yaralanan sürücüler ile ambulanstaki acil tıp teknisyeni Sibel Hoşgör (26) ve paramedik Esra Karakuş (21), 112 Acil Servis ekiplerince Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.


    **CESEDİ KARLARIN ALTINDA ÇIKTI..


    Öte yandan 17 Kasım 2015’de Ardahan’a bağlı hanak ilçesinde akşam saatlerinde ilçeden evine gitmek için ayrılan ve o saatten sonra tüm aramalara rağmen izine rastlanamayan Mehmet Bilgili’nin iki gün önce yayla yolu üzerinde yüksek gerilim hattında çalışan işçiler tarafından cansız bedeni bulundu.


    Adli Tıpta yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edilen Mehmet Bilgili dün köyünde toprağa verildi.


    Kaybolduğu günden beri ailesi, arkadaşları ve özellikle abisi Zafer Bilgili çalmadık kapı bırakmadı. Asker ve polisle birlikte arama çalışmalarını takip eden aile sınır ötesinde konsolosluklar aracılığı ile geniş çaplı arama çalışmaları yürüttü. Basın ve TV aracılığı ile de çalışmaları sürdüren abi Zafer Bilgili her ihtimal ve olasılığı aylarca bıkmadan değerlendirdi ancak iki gün önce acı haberle tüm aile yasa boğuldu.


    Aldığımız bilgiye göre akşam saatlerinde evine yürüyerek dönmeye çalışırken yoğun kardan yolunu kaybedip köyün dışına çıkmış. Yoğun kar yağışı ve tipinin etkisiyle yolunu bulmaya çalışırken Ziyaret Tepesi eteklerinde ( vardosan çayırları) yorulup uykuya dalınca sessiz ve beyaz bir ölüme teslim olmuş.


    Dağlarda karların erimesiyle ortaya çıkan cansız bedenini yüksek gerilim hattında çalışan işçiler tarafından bulunarak asker ve aileye teslim edilmiş.

  • ÖĞRENCİ SERVİSİ DEVRİLDİ 1 ÖĞRENCİ ÖLDÜ

    Alınan bilgilere Göle Nurettin Yılmaz Anadolu Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri hafta sonu tatili Erzurum’un Kosor beldesine gittiler.


    Kosor’da bir süre eğlenip, dinlenen öğrenciler Göle’ye dönüş sırasında adı Muhammed Çağlayan olduğu öğrenilen ve bir yıl önce aynı okulu bitirdiği öğrenilen öğrencinin kullandığı araç bilinmeyen bir nedenle Kömürcü baba olarak bilinen mevkide yoldan çıkarak devrildi.


    Meydana gelen trafik kazasında aracı kullanan Muhammet Çağlayan olay yerinde hayatını kayıp ederken, 2 si ağı olmak üzere 3 kişi de yaralandı.


    Yaralıların tedavi için önce Göle Devlet Hastanesine, ardından Erzuurm’a sevk edildikleri alınan bilgiler arasında oldu.

  • BAŞKAN ARABAYI DEVİRDİ!

    Alınan bilgilere göre, Ardahan’a bağlı Hanak İlçesinde katıldığı cenaze taziyesinden dönen Kahya ve Ailesi, Ardahan Hanak Karayolunda karşıdan gelen plakası öğrenilemeyen otomobille çarpıştı. Yaşanan trafik kazasında Başkan Kahya ve Ailesi hafif şekilde yaralanırken, iki araçta da ciddi hasar meydana geldi.


    Kaza ardından Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Kahya ve Ailesi Ardahan Devlet Hastanesinde sevk edildi. Burada yapılan ilk tedavide Başkan Kahya ve Ailesi müşahede altında tutuluyor. 

  • ÇARPTI, ÖLDÜRDÜ, KAÇTI!

    Alınan bilgilere göre dün akşam saatlerinde biri bayan iki öğrenci Ardahan merkeze 3 km. uzaklıkta bulunan KYK yurduna giderlerken arkadan gelen bir aracın kendilerine çarpıp kaçtı.


    Olayda, 21 yaşındaki N.Arslan isimli bayanın ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahillilere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.


    Arslan’ın yanındaki erkek öğrenci Halil Erdoğan yapılan tedavi sonucu taburcu edildi bilgisi alındı.


    Birkişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olan şoförün daha sonra yakalanıp, göz altına alındığı öğrenildi.

  • KEPÇE DOĞAL GAZ'A ÇARPTI!

    Olay bugün saat 15.30 sıralarında Zübeyde Hanım Anaokulu ve Tekel 75. YİBO okullarının bulunduğu Karagöl Mahallesi’nde meydana geldi. Yol yapım çalışmaları sırasında kazı yapan iş makinesinin kepçesi doğalgaz borusuna isabet etti. Borunun içinden geçen doğalgaz, büyük bir patlama sesi ile metrelerce yukarı fırladı. Mahalleyi bir anda doğalgaz kokusu sararken her iki okuldaki öğrenciler tahliye edildi.


    İhbar üzerine kısa sürede olay yerine çok sayıda itfaiye, ambulans, polis ve AFAD ekipleri geldi. Kar-gaz ekipleri tarafından uzun süren çalışma sonucu borudan sızan doğalgaz engellendi. Doğalgazın 2014 yılında kullanılmaya başlandığı Ardahan’da ilk kez böyle bir olaya şahit olduklarını belirten mahalle halkı çok korktuklarını söyledi.

  • Bunlarıda bombalayalım mı sayın başkan?!

    Güneydoğu’da yaşanan çatışmalar ve gelen şehit haberleri ile ilgili bir konuşma yapan Erdoğan, “Verdiğimiz kayıplar çatışmalardan ziyade patlayıcılarla hazırlanan bombalardan kaynaklanıyor. Biz sivil vatandaşlarımızın zarar görmememsi konusunda hassasiyet gösterdiğimiz için böyle sorunlarla karşılaşıyoruz. Gerekiyorsa operasyon yürütülen yerlerin tamamen boşaltılması gerekirse binaların uzaktan yıkılması yoluna gidilebilir” dedi.

    Başkan Erdoğan’ın dükü konuşmasının hemen akabinde kurduğu partisinin yerel yönetiminin başında olduğu Ardahan’ın Göle ilçesinde ki harabe evlerin fotoğrafları çekilip, ‘Bunları da bombalayalı mı sayın başkan?’ diye not düşülüyordu.


    *GÜNEY DE UYGULANMAYA BAŞLADI..


    Şırnak’ta güvenlik güçleri, keskin nişancı PKK’lıların olduğu ileri sürülen binaları yoğun ateş altına aldı. Bomba tuzaklandığı belirlenen bir bina ise uzaktan patlatıldı.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan veMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin tuzaklanmış binalarla ilgili açıklamaların ardından Şırnak‘ta bomba tuzaklandığı belirlenen bir bina kontrollü şekilde patlatılarak yıkıldı.


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • ARDAHANLI GENÇ TRAFİK CANAVARI KURBANI!

    Alınan bilgilere göre Selçuk Aktaş’ın İstanbul’da ki bir düğün törenine katıldıktan sonra tekrar Ankara’ya dönüş yaparken, Bolu mevkiinde geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiği bilgisi alındı. 

  • İŞTEN ATILDI, KEFENİNİ ALDI!

    Ardahan Merkeze bağlı Çatalköprü köylü 4 çocuklu baba Özay Kara Ardahan Deftardarlığın da taşeron olarak elaman çalıştıran firmanın sahibi Nizan Taşci tarafından çalıştırıldığını ancak beklenmedik bir anda haksız bir şekilde, hem de 29. Maddeden iş sözleşmesinin fes edilip, kapı dışarı edildiğini ileri sürdü.


    Bakmakla yükümlü olduğu 4 çocuğu olduğunu, ve bunların birinin kalp hastası, annelerinin ise yatalak olduğunu, kendisini de psikolojik sorunlarının olduğunu belirten Özay Kara ya işimi geri verin, yada intihar ederim’ diyerek ilgili ve yetkililere seslendi. 


    İşinde haksız yere çıkarıldığını ve bir anda 11 yhıllık emeğinin çöpe atıldığını ileri süren ve geçtiğimiz günlerde intihara teşebüs edip, son anda kurtarıldığını da belirten Özay Kara kendisini işten atan taşeron firma yetkililerinden ve işten çıkarılmasına göz yuman Deftardarlıtan da şikayetçi olduğunu belirterek Ardahan V alisi ve ilgililerin kendisinin işe dönemsine yardımcı olmalarını istedi.


  • OĞLU ÖLDÜRMÜŞ!..

    52 yaşındaki Nahırcı’nın cinayeti, aynı ilçenin Karakale köyünde ikamet eden 65 yaşındaki ablası N.A’nın  Jandarmaya baş vurup yeğeni A.N’’dan şüphelendiğini  bildirmesi ile çözüldü.


    İddiaya göre, abla N.A, Jandarmaya başvurarak, Abisini 30 yaşındaki yeğeni A. N. tarafından öldürüldüğüne inandığını ileri sürdü. Ablasının başvurusu üzerine gözaltına alınan A. N. Jandarmada suçunu itiraf etmesi üzerine cesede ulaşıldı.


    A.N’nin ifadesinde babasını av tüfeği ile vurduğunu, sonrada cesedini bir çuval içinde evin yakınında otluğun yanında karın altına gömdüğünü itiraf etmesi üzerine, gösterdiği yerde yapılan kazıda Taşdemir Nahırcı’nın cesedine ulaşıldı. Olay Cumhuriyet Savcılığı tarafından çok yönlü olarak soruşturuluyor.

  • SUÇLUYUM..

    Ardahan‘da otomobile düzenlenen silahlı saldırıda iki kadının hayatını kaybetmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı.


    Ardahan Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan sanık Ersoy Tunç ve avukatları ile maktul Zeynep Tekinarslan ve Nur Ayyıldız’ın aileleri ve avukatları hazır bulundu.


    Sanık Tunç, Tekinarslan ile ilişkisi bulunduğu ve çok kez aldatılmasına rağmen ilişkisini bir türlü sonlandıramadığını öne sürdü.


    Tekinarslan ile ilişkisi yüzünden ailesini ve yakın çevresini karşısına aldığını, yuvasının yıkıldığını savunan Tunç, “Hem aldatıldım hem de çok miktarda paramı yedi. En sonunda hakaretlerine maruz kalınca, yoluna çıktım, o an artık olan oldu. Rüya gibi bir şey hatırlamıyorum” diye konuştu.


     


    Tunç, hakkındaki suçlamaları kabul ettiğini anlattı.


    Maktullerin aileleri de yargının vereceği karara güvendiklerini, sanıktan davacı olduklarını söyledi.


    Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.


    Geçen yıl 20 Ekim’de Edip Çanakçı Caddesi’nde kullandığı otomobile düzenlenen silahlı saldırıda Tekinarslan ile yanındaki Nur Ayyıldız hayatını kaybetmiş, cinayetin ardından polise teslim olan Ersoy Tunç tutuklanmıştı.

  • Ardahanlı Asker Şehit!..

    Alınan bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Değirmenli köylü olan ve hastanede emekli Sait Güneş’in oğlu Burak Güneş Güneydoğu’da yaşanan çatışmalarda şehit oldu.


    İstanbul Kaynarca’da oturan ve Uzman Çavuş olduğu öğrenilen Sait Güneş’in Pendik/Kaynarca-Kavakpınar Mahallesende otuuduğu öğrenildi.


    **TÜRKİYE KAN AĞLIYOR..


    Konuyla ilgii yapılan açıklamada; 


    “18 Şubat 2016 Perşembe günü Şırnak ili İdil ilçesinde devam eden operasyonlar esnasında, PKK’lılaca yapılan silahlı saldırı sonucu bir kahraman silah (Burak Güneş) arkadaşımız  ve bir kahraman polisimiz ağır şekilde yaralanmışlardır. Yaralılarımız derhal hastaneye sevk edilmiş, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak saat 13.05’de şehit olmuşlardır.


    Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatımızın mensupları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır temenni ediyoruz.”


    DİYARBAKIR’DA DA PATLAMA..


    Diyarbakır‘da askerleri taşıyan araca bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda ilk belirlemelere göre,  6 asker şehit oldu, 1 asker yaralandı. Yaralı askerin hastanede hayatını kaybetmesi üzerine şehit sayısı 7’ye yükseldi. Saldırının ardından olay yerinde detaylı inceleme yapıldı. Yapılan ilk incelemede saldırıda amonyum nitratlarla güçlendirilmiş, yaklaşık 1 ton patlayıcı kullanıldığı belirlendi.


    **BAŞKENT’TE PATLAMA ARDAHAN’DA KINAMA..

    Başkent Ankara’da Genelkurmay kavşağına 300 metre mesafede askeri araçlara yönelik saldırı düzenlendi. Saldırıda 28 kişi öldü, 61 kişi yaralandı.

    Ankara’da saat 18:30 sıralarında Genelkurmay Karargahı’na sadece 300 metre uzaklıkta askeri araçların geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlamada ilk belirlemelere göre 28 kişi ölüken, 61 kişi de yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu ifade edildi. Patlamanın tam olarak, General-Amiral lojmanlarının hemen karşısında gerçekleştiği öğrenildi. Patlamayla ilgili diğer bir bilgi ise saldırının bomba yüklü araçla gerçekleştiği şeklinde.

    Yaşanan palama adından bi açıklama yapan Ardahan Belediye Başkanı Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ankara Kızılay’da gerçekleştirilen bombalı saldırıya ilişkin açıklamada bulundu; 

    Belediye Başkanı Faruk Köksoy, açıklamasında, ”Hedefin kesinlikle yine ülkemiz, milletimiz, vatanımız olduğu, birliğimiz ve huzurumuz olduğu acık olan, bu menfur terör eylemini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.  Herkesi mukaddes ve ortak değerlere aynı gemide olduğumuzu hatırlatarak sahip çıkmaya davet ediyoruz. Bu hain saldırıda hayatını kaybedenlere Allahtan Rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.


    **Bodrumlardan Kaldırımlara..



    Güney doğu da kentlerin top ve tanklarla dövüldüğü, insanların bodrumlar da öldürüldüğü bir sırada ülkenin başkentinde patlayan bomba işlerin gün geçtikçe daha da içinde çıkılmaz hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu..

    Ayladır insanların tank, top, keleş, kansaslarla öldürülüp, toprağa verildiği bir ülke de hala ülkeyi iyi yönetiyoruz diyenlerin de olduğunu görmemekle insanı öldüren diğer ciddi bir konu olarak karşımızda durmakta..

    Eriyen karların cadde ve sokaklarını çamur suyu ile dolduduğu şu günlerde güneyden başlatıp, başkentte kadar uzanan kan gölü içinde ‘başarılıyız’ deyip, dünyaya kafa tutmaya kalkmanın bedelini suçu, günahı olmayan insanlara ödetmek ve en önemlisi bu güzelim ülkenin geleceği tehlikeye atmak ne kadar anlamlı bir yönetim anlayışı olabilir?

    Bilemiyorum ama dün akşam Ardahan Dernekle Federasyonun da bir araya geldiğimiz, Ardahan, Van, Diyarbakır, Amasya, Siirt ve Bitlis Denekler Federasyonu başkan ve yöneticileri olarak bu ülkenin ne kadar birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğunu bir kez daha anladım..

    Çünkü bodrumlardan kaldırımlara kadar uzanan kanın hepimizi boğmaması için mutlak el ele verip, bilikte başa Kürt sorunu olmak üzere sorunları görüyorduk..


    **Bu ülke hepimizin..


    Son olarak Ankara’da patlayan bomba ile onca insanın hayatını kayıp ettiği olayların nasıl olup, sonlanacağını anlayamadığımız şu günler de başta siyasiler olmak üzere birileri ortaya çıkıp, yüksek ses ile bu ülke hepimizin diyerek gerek savaş politikası izleyenleri, gerek ise savaşta nemalananları şiddetle kınanmalıdır..

    Buna önderlik yapacak olanların başında gelen iste sivil toplum örgütleri, basın, sendikalar, muhalefet ve iktidardır..

    Her patlayan kurşun, bombanın zaten kanayan yarayı iyiden iyiye kanattığı ülkede ortaya konulacak birlik berberlikle daha da yaşanması muhtemel saldırıların önünü keseceği gibi bu ülkede berber yaşamak isteyenlerin ortak gücünü de ortaya koyacaktır..

    Evet BU ÜLKE HEPİMİZİN diyerek ben bir gazeteci olarak burada bir kez daha yüksek ses ile bağırıp, altını kanla değil kalemle çizerken, başta başkan olmaya çalışan ama bir hayli gergin olan cumhurbaşkanı olmak üzere herkesin barış dilini kullanıp, savaş yöntemlerini elinin tersi ile kenara itmelidir..

    Haydi hep berber, birlikte BU ÜLKE HEPİMİZİN diyelim ve birlikte yaşadığımızı bir kez ortaya koymanın tam zamanı..


    **Güreş minderleri çürüdü mü?


    Şavşat’ta kar güreşleri yapılırken ve güreşçimiz Gürcü şampiyonu karlara gömerken benimde aklıma Çıldır’da çürüyen güreş minderleri geldi..

    Kar Ardahan’da, Güreşçi Posof ve Çıldır’da, Koşuyucu Göle ve Damal’da, Futbolcu Hanak e Hoçvan’da minderler de bodrumda çürüyor Çıldır’da..

    Evet, amcasının 2 milyon dolar harcayıp, Goravel’e e yaptırdığı Zeki bayraktar isimli Ardahan/Çıldırlı güreşçi Zeki bayraktar’ın Çıldır’a götürüp, bir salonda beliki yeni Hamzalar yetiştirirm dediği o güreş minderleri ne oldu gerçekten?

    Hamza Yerlikaya’ya hocalık eden, bir çok şampiyon yetiştiren Zeki Bayraktar’ın ‘Bana bir salon erin Çıldırlı güreş severleri ata, dede sporuna kavuşturacam’ dediği ve kendi imkanları ile Çıldır’a getirdiği güreş minderleri ne oldu? 

    Yoksa insanların topluca yakılarak öldürüldüğü ileri sürülen o bodrumlardan birinde çürütülüyor mu?

    Kısacası Serhat Ardahan Spor’un futbol’da bir yere gidemediği Ardahanlı güreşçinin Şavşat’ta düzenlenen kar festivalinde Gürcü dünya şampiyonunu karlara gömdüğü bir sıra da o minderlere ne oldu?..

  • TARTIŞMALI KORUYUCULAR İŞ BAŞI YAPILAR..

    Ardahan’ın kırsal alanlarında görev yapacak 20 yeni geçici köy korucusu, İl Jandarma Komutanlığında yemin ederek, göreve başladı.


    Ardahan’ın kırsal alanlarında görev yapacak 20 yeni geçici köy korucusu, İl JandarmaKomutanlığında yemin ederek, göreve başladı.


    Korucularının iki haftalık askeri eğitimi başarıyla tamamlayarak göreve başladıklarını belirten Vali Ahmet Deniz, Ardahan’da korucu sayısının 115 olduğunu bildirdi.


    Deniz, Her biri, gece gündüz demeden jandarmamızla birlikte aktif bir şekilde hareket edecek. Ayrıca korucularımız, bir güvenlik birimi olmaları dolayısıyla görev yaptıkları bölgelerde tutum ve davranışlarıyla da örnek olacaklar dedi.

  • KORUYUCU ADAYLARI: HAKLARIMIZ KORUNMADI!..

    Konu hakkın da bir açıklama yapan Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köylü bir grup Köy Koruyucusu Adayı yapılan incelemeler sonucu koruyucu olmak isteyenler arasında ayrımcılık yapıldığı ve şu an aynı köyde hala Köy Koruyucusu Başı olan şahsın çel, çocuklarının da koruyucu edildiğini ileri sürdüler.


     


    Gerekirse topluca Ankara’ya kadar yaya yürüyeceklerini belirten ve topluca Yalanzçam Jandarma Karakoluna giderek, tepkilerini ortaya koyan Bağdeşenli Köy Koruyucusu Adayları işe alımda yaşananları ulusal basın ve medyaya taşımaya kararlı olduklarını da dile getirdiler.


    **KORUYUCU BAŞININ EŞİ KALDI!


    Ardahan’da yeni alınan 59 Koruyucu kadrosunun 9’unun Bağdeşen köyüne ayrıldığını ve yapılan onca başvuruya karşın yapılan alımların sonucu açıklandığında şu an hala aynı köyde koruyucu olan şahsın oğlu ve yeğenlerinin de koruyucu yapıldığını aynı sülalede koruyucu yapılamayan tek kişinin şu anki Köy Koruyucusunun kaldığını ileri süren Bağdeşenli Köy Koruyucusu Adayları yapılanın haksızlık olduğunu belirttiler.


    **MUHTAR: RAHATSIZIM..


    Konu hakkında bir açıklamada köy muhtarından geldi.


    Onca başvurunun yapıldığı köyde işe alınanlar arasında eşitsizlik yapıldığına inandığını belirten köy muhtarı da tepkisini ‘Bende Rahatsızım’ diyerek ortaya koydu.

  • DÜZELTME VE CEVAP METNİ

    Kuzeyanadolugazetisi.com isimli intemet sitesinin 22.12.2015 tarihli “Ardahan’da ne zaman olacak?” başlığı ile verilen haberde, “20 bin nüfusu olan ve kimin ne yaptığını herkesin bildiği bir şehirde, liselere kadar inen uyuşturucuyu kim neden göremiyor? Türkiye ‘de


    girmediği bir Ardahan kalan fakat idarecilerin göz yumması nedeniyle memleketin liselerinde bile pazarlanan uyuşturucu/bonzaiye bilinçli göz yumulduğu iddiaları edilirken…HaIk torbacıların her yerde cirit attığı Ardahan’da BİRİLERİ Göz MÜ YUMUYOR? ‘ sorularım


    soruyor.” Haberi asılsızdır. Ardahan Emniyet Müdürlüğü birimlerince uyuşturucu ve uyarıcı madde kaçakçılığı ile bu maddeleri satın alan, kabul eden ve bulunduran kişilere yönelik yoğun


    bir mücadele verilmektedir. 2014 yılı içerisinde 27 narkotik olayı meydana gelmiş, 63 şüpheli yakalanarak adli makamlara teslim edilmiş, 3 şahıs tutuklanmıştır. 2015 yılı içerisinde yürütülen önleyici faaliyetler neticesinde gerçekleşen olay sayısı I I “e düşmüş, 19 şüpheli yakalanarak adli makamlara teslim edilmiş, I şahıs tutuklanmıştır.


    Öte yandan 2015 yılı içerisinde uyuşturucu maddelerin zararları konusunda seminer çalışmalarına da ağırlık verilmiştir. Ardahan İl ve ilçelerinde TUBİM (Türkiye UyuşturtlCU Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi) il temsilcileri tarafından, “Madde Bağımlılığı ile Mücadele” konusunda farkındalığın artırılması ve gençliğin bağımlılık yapıcı maddelerin zararlarından korunması amacı ile toplamda 450 öğrenci ve rehber öğretmene “Zararlı Maddeler” konusunda bilgilendirme semineri verilmiştir.


    Selami HÜNER


    İl Emniyet Müdürü


    1. Sınıf Emniyet Müdürü

  • 2 Genç Kız Göle'yi Üzdü..

    Uzun süredir kalp rahatsızlığı yaşayan Göleli 24 yaşında ki Şeyda Azizoğlu (yandaki) yaşadığı rahatsızlığa daha fazla dayanamayarak hayata göz yummasının üzüntüsünü yaşayan Göleliler bir gün sonra İzmir’de genel haberle sarsıldılar.


    Şeyda Azizoğlu’yu toprağa vermeye hazırlanan Göleliler bu kez İzmir’de yaşayan 26 yaşındaki Burçin Akkaş’ın bir trafik kazasına kurban gittiğini öğrendiler.


    Her iki genç kızın bugün toprağa erilmesi bekleniyor.


    Şeyda Azizoğlu için Başşağlığı Telefonu; Adem AZİZOĞLU 0542.551.80.73


    Burçin Akkaş için Başşağlığı Telefonu; Remzi TEMUR 0535.378.74.65.


    Haber: Kurbani Demir/Göle Haber


    **Kar, Kış, Kıyamet!


    Ardahan’da deam eden kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor.

    Yoğun kar yağışı dolaysıyla zor günler yaşanan Ardahan’da başta sağlık hizmeti ermek için yola çıka sağlık çalışanları olmak üzere Ardahanlı sürücüler zor günler yaşıyor.

    Göle’de bir köye giden sağlık çalışanları araçlarının kardan dolayı yoldan çıkması dolaysıyla zor anlar yaşadığı Ardahan’da buzlanan yollarda büyük sorun e sıkıntılara neden olduğu görülmektedir.

    Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olan kar, tipi ve buzlanma ulaşımı aksatıyor. Ardahan-Posof ve Ardahan-Artvin karayollarında etkili olan kar yağışı ve tipi, görüş mesafesini azaltarak ulaşımda aksamalara yol açtı. Buzlanmanın da görüldüğü söz konusu karayollarında çok sayıda tır, yolda ilerlemekte güçlük çekti. Gürcistan’dan gelen tırlar, Ardahan-Posof karayolundaki bakım evi noktasında beklemek zorunda kaldı. Zincir takmamış araç sürücüleri, bu noktada lastiklerine zincir taktı. Tır şoförlerinin, tipi ve soğuk altında zincir takmakta güçlük yaşadıkları gözlendi.   Gürcistan’dan gelip Posof üzerinden İran’a gitmeye çalışan İranlı tır sürücüleri, buzlanma ve tipi nedeniyle yarım saatlik yolu 4 saatte zor aştıklarını belirtti. Karayolları 183. Şube Şefi Ümit Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yolun yüksek kesimlerinde buzlanma ve tipinin etkili olduğunu belirterek, bu güzergahları kullanacak sürücülerin muhakkak yanlarında takoz, çekme halatı ve zincir bulundurmalarını istedi.

                                   www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • İtfaiye sorunu yakmaya devam ediyor..

    **HOÇVAN’DA DA YANGIN..


    Geçtiğimiz gün Ardahan merkezde çıkan ot yangını ardından Göle ilçesine komşu Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Avender köyünde çıkan e ot yığınlarının yanı sıra üç ein yanmasına neden olan yangınların yaşandığı hafta sonu Hoçan’da da ot yangını meydana geldi.


     **İTFAİYE YETERSİZLİĞİ SÜRÜYOR..


    Ard arda çıkan yangınların büyük zararlara neden olduğu yangınların meydana gelmeye devam ettiği Ardahan’da çıkan yangınlara zamanında müdahalede yetersiz kalan itfaiyeler dolaysıyla tepki gösteren vatandaşlar başta belediyeler olmak üzere yetkililerin bu önemli konuya bugüne kadar çare bulamadıklarından yakınmaktalar.


     

  • Ardahan'da askeri araç devrildi: 11 yaralı

    Alınan biliye göre, Göle ilçesindeki şehit Piyade Uzman Çavuş Tayfur Hançer’in cenazesinde görev yapan askerleri taşıyan minibüs, Kars-Göle karayolunun 9. kilometresi Tahtakıran mevkisinde, önüne çıkan at arabasından kaçmak isterken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.


    Kazada, minibüste bulunan 11 asker yaralandı.


    Yaralı askerler, 112 Acil Servis ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Askerlerin hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz, yaptığı açıklamada, eskerlerin durumları hakkında bizzat bilgi sahibi olduğunu söyledi.


    Askerlerin hayati tehlikesi olmadığı bilgisini veren Deniz, “Şu an şükürler olsun, olumsuz bir durum yok. Araç yoldan çıkıp devrilince askerlerimiz yaralanmış. Hayati tehlikesi olan kimse yok” diye konuştu.

  • Bomba paniği çimi patlattı!

    **TUTUKLAMALARA TEPKİ, YENİ GÖZALTI YAPTI..


    Ardahan kent merkezinde parka bırakılan şüpheli poşetten çim tohumu çıktı.

    Kaptanpaşa Mahallesi’nde devriye gezen polis ekibi, Milli Egemenlik Parkı içerisine bırakılmış bir poşet fark etti. Polis ekibi parktaki insanları çıkararak şüpheli poşetin etrafına emniyet şeridi çekti. Çağrılan bomba imha uzmanı, poşeti fünye ile patlattı. Poşetten çim tohumu çıkması polis ve vatandaşlara rahat bir nefes aldırdı. Bazı vatandaşların park duvarına yaslanarak şüpheli poşetin patlatılmasını izlemesi dikkat çekti.


    Öte yandan geçtiğimiz günlerde yapılan operasyonda göz altına alınan 7 HDP’li çıkarıldığı mahkemece tutuklanırlarken, tutuklanmalara tepki gösteren HDP’li ve tutuklananların yakınlarına polis müdahalede bulundu.


    Yaşanan arbadede bir kişinin daha gözaltına alındığı öğrenildi.


    **Tutuklamalardan sonra açıklama..


    Diğer taraftan Ardahan Valiliğide yaşanan tutuklamalr ardından resmi açıklamasını yaptı.

    Konuyla ilgili açıklama şöyle;

    Ardahan’da terör örgütü PKK /KCK örgütlerine yönelik yapılan operasyonda 7 kişi gözaltına alındı.

    Operasyonla ilgili Ardahan valiliğinden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İlimiz ve ilçelerinde PKK /KCK örgütlerine yönelik yapılan operasyonda 7 kişi gözaltına alınmıştır”. 


    **Ardahanlının Tercihi AVM Değil, KÖY Pazarı!..


    Bir tanesinin de Ardahan’da yapıldığı dev alış veriş merkezlerinin her geçen gün arttığı şu günlerde köylü pazarlarını unutmayan Ardahnalılar kışlık yiyeceklerini bu pazarlarda sağlamaya devam ediyorlar.

    Başta yaz tatillerini Ardahan’da geçiren gurbetçiler olmak üzere Ardahanlıların kışlık ihtiyaçlarını karşıladıkları köylü pazarında satılan ürünlerin tümü doğal ve Ardahan’ın binlerce metre yükseklikte ki yaylalarında bakımları gerçekleştirilen hayvanlardan elde edilen organik ürünler olması köylü pazarlarına olan ilgiyi arttırmakta.


    **Başkanın pazarıda değil, kaldırımda..


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlıların bin bir çiçekle donatılan yaylalardan elde ettiği ürünlerini Ardahan kent merkezinde bulunan kaldırımlarda açtığı pazarlarda tüketiciye sunmaya devam ederlerken Ardahan Belediye Başkanına eski Kars Garajında yaptırdığı pazara ilgi gösterilmediği dikkatlerde kaçmıyor.

    Belediyenin değil, kendi kurduklarıpazarda ürünlerini satan Ardahanlı köylüler aylarca kaldıkları yaylalardaki hayvanlarda elde ettikleri ve tamamen organik olan yağları, peynirleribaşta gurbetçielere olmak üzere organik gıdalarla beslenmek isteyenlerce büyük ilgi görmekte.


    **ALABALIK DERESİ VE KURA NEHRİ İSLAH ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR..


    Şehir merkezinden geçen Alabalık Deresi ıslah çalışmalarında 2.Etap proje uygulaması başlamış olup hızla devam etmektedir.


    Çalışmalar hakkında açıklama yapan Başkan Köksoy; Gerek Kura Nehri, gerek Alabalık Deresi ıslah ve çevre düzenlemeleri Belediyemizce yakinen takip edilen proje olup, bu proje çalışmaları DSİ Bölge Müdürlüğü ile ortak yürütülmektedir.


    Bu çerçevede Kura Nehri yatağı, ıslah duvarları, Alabalık Deresi taban betonu yapımına ilişkin 2014-2015 yılı inşaat sezonları kapsamında çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca çevre düzenlemeleri, yeni yolların açılması ve kanalizasyon çalışmaları proje ile entegre bir şekilde yürütülmektedir dedi.


    **BELEDİYELERDE TOPLU SÖZLEŞME SEZONU..


    Ardahan Belediyesi ve Hizmet-İŞ Sendikası arasında toplu sözleşme yenilendi.

    Belediye işçilerini kapsayan sözleşme, Belediye Başkanımız Faruk Köksoy; Hak-İŞ Konfederasyonu Sendika Temsilcisi Zeki Özen, Belediye çalışanı sendika üyesi personel ile toplu sözleşmeyi yeniledi. İmzaların ardından Başkan Köksoy’ a, Sendika Temsilcisi Zeki Özen, tarafından plaket takdim edildi.


    **HANAK’TA İMZALADI..


    Öte yandan Hizmet İş Sendikası ile Hanak Belediye Başkanlığı arasında da toplu iş sözleşmesi gerçekleşti.

    Hanak’ta ki görüşmelere Hizmet İş Sendikası Yetkilisi M. Zeki ÖZEN ile Belediye Hizmet İş Sendikası İşçi Temsilcisi Aşkın TURAN’la yapılan görüşmeler neticesinde birinci yıl için yevmiyelere %25 sosyal haklara %16 ikinci yıl için bütün haklara %15 olarak mutabakata varılıp imza altına alınması sağlanmıştır. İşçilerin ve tüm çalışanların alın terleri kurumadan haklarını koruma ve yerine getirmeye özen gösterdik, bundan sonrada göstereceğiz her iki tarafa da hayırlı uğurlu olsun diyoruz ve günün anısına M. Zeki ÖZEN tarafından belediyemize plaket verildi kendilerine teşekkür ediyoruz.