Kategori: EĞİTİM

  • AK PARTİ KARS'TA MHP DERKEN, DEM ARDHAN'DA CHP'Mİ DİYECEK?!. .. ARDAHAN'Kİ EĞİTİMİN DURUMU.. KARNELERİ MÜDÜR OLMAYINCA VALİ DAĞITTI!








    BALCI İNŞAAT YENİ LÜKS KONUTLARI SATIŞTA..


    ARA DOĞUDA VE BATIDA EV SAHİBİ OL


    05384084597


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    YERELDEN ULUSALA GAZETECİLİK


    Gazetelerimiz ve Manşetlerimiz Ulusal Basın Ekranlarında..




    2023-2024 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sona ermesi dolayısıyla tatile giren öğrencilerin karneleri vali tarafından dağıtıldı.

    Eğitim, Öğretim ‘in Ardahan’daki halini oraya koyan bu önemli günde İl Milli Eğitim Müdürü Ardahan’da yoktu.




    Kendi sitesi gibi Ardahan Valiliği sitesinde 2016 yılı rakamlarını güncellemeyi bile akıl edemeyen Ardahan İl Milli Eğitimin çok başarılı(!) Kadrosunun başında bulunan Milli Eğitim Müdürünün karne dağıtımına neden gelmediği öğrenilemezken Ardahan’daki eğitimin önemini ortaya koyan bu önemli günde Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, günün önemi gereği gittiği İnönü İlkokulu’nda öğrencilere  bizzat kendisi karneleri  dağıttı.



    Buda Kış Göçü!


    16.01.2024 Tarihli Haberler..


    İşsizliğin diz boyu olduğu Ardahan ve diğer doğu illerinden doymak için doğdukları memleketleri terk edip, başta ‘Taşı Toprağı Altın’ denen ama gidenin alt/üst olduğu İstanbul olmak üzere batı kentlerine ‘Kış Göçü’ başladı. 

    Bir kişinin Bin TL’ye taşındığı otogarları dolduran doğu insanı kışın çalışmak için batı kentlerine doğru yol almaya başladılar. 


    Kar yağışı sonrası yaşanan dondurucu soğuklar ardından iş bulmaktan zorlanan gençler başta olmak üzere soğuklara dayanmayan yaşlıların tıka basa doldurduğu yolcu otobüslerinin taşıdığı yolcuların diğer bir derdi ise iş aramak için gittikleri batı kentlerinde iş bulup, bulamayacakları olmakta.





    Sınır’da Çok Büyük (!) Operasyon!


    KALEM VE KUTULARI YAKALANDI!


    Sınırların yol geçe hanı olup, kelbire döndüğü başta Suriyeliler ile Afganlılar olmak üzere gelenin elini, kolunu salayark geçtiği ileri sürülen sınırlardan olan ancak ithalatta, ihracatta sıfır denecek derecede ticaret yapıldığı, araç ve yaya gecidinin yok deecek halde olan Ardahan’ın Posof Türkgözü Gümrüğünde izinsiz oldukları gerekçesiyle Gürcistan’dan Türkiye’ye geçirilmek istenen Kalemle, kutularıyla birlikte yakalandığı Gümrükçüler tarafından son dakika haberi olarak bölgedeki yerel gazetecilere haber olarak verildi.




    Yerel gazetelerin ‘TÜRKGÖZÜ GÜMRÜK GÖREVLİLERİ KAÇAKÇILARA GÖZ AÇTIRMIYORLAR’ başlığıile verdiği ÇOK BÜYÜK (!) OPERASYON’da içerikli haber aynen şöyle; Gürcistan’dan Türkiye’ye giriş yapmakta olan bir araç gümrükteki X-rey cihazına sevk edildi. 

    Arama sonucu Kol saati, Kalemler ve Kalem kutuları yakalandı. Yakalanan 35 kaçak eşya tespit edilerek Posof Cumhuriyet Savcılığına 5607 sayılı kanuna muhalefetten suç duyurusunda bulunuldu..
     




    Ardahan Sanayi Sitesi’nde büyük yangın!


    Ardahan Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatif Başkanı Selahattin Yılmaz’a ait olan oto yedek parça sattşı yapılan iş  yerinde elektrik kontağından çıkan yangın dükkanı kullanılmaz halesokup, 50 Milyon TL. zarara neden olurken sabahın erken saatinde çıkan yangın 122 iş yerinin bulunduğu sanayi de büyük korkuya neden oldu.

    Yangın İtfaiye ve AFAD ekiplerinin müdahalesiyle daha da büyümden söndürüldü.


    Yangının sabah sabah erken saatlerinde saat: 05.00 sularında meydana geldiği öğrenildi.


    Yangının sabah saatlerinde başlaması nedeniyle yanan iş yerinde kimsenin olmadığı öğrenildi. Ekiplerin uzun süren çalışmaları neticesinde kontrol altına alınan yangın söndürüldü. Yangında usta Selahattin Yılmaz’a ait iş yeri kullanılamaz hale gelirken, yaklaşık 50 milyon TL maddi zarar ortaya çıktı.

    Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Küçük Sanayi Sitesi esnafı ve vatandaşlar, usta Selahattin Yılmaz’a geçmiş olsun ziyaretinde bulunarak her konuda destek vereceklerini dile getirdiler. Yangınla ilgili soruşturma başlatılırken, Olay Yeri İnceleme ekipleri yangınla ilgili rapor tuttukları öğrenildi.









    Tetiği çekmeyin, barışı tetikleyin..


    Tetiklere uzanan ellerin yaktığı can sayısının her gün ülkeyi gerdiği bir sırada üstlendiğim sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığım gazetecilik mesleğimin hiçte kolay olmadığını bir kez daha anladım..

    Çünkü bir taraftan ‘eller tetikten çekilmeli’ diye asıl işim olan gazetecilik mesleğim kanalıyla ülkede yaşananlarla, diğer yandan ülkemin yanı sıra bir demiryolu olmak üzere üç gümrük kapısına rağmen ithalat, ihracatın sıfır, işsizliğin diz boyu, göçün devam ettiği benim de memleketim olan Ardahan’ın gelişmesi, ileri gitmesi için siyasiler başta olmak üzere stk’ları, aydınları, okumuş, ileri gelenleri tetikleyeceklerine ne yapacaklarını şaşırıp, geri mevziiye çekilip, siperde kendilerini saklayanlarla kalemimle mücadele etmek zorunda olduğumu anlıyorum..

    Neyse artık benim gibi yorulan bilgisayarımın klavyesininin takılan tuşlarını yeniden tetiklerken gözlerin bir kez daha ‘AB’nin yolu oradan geçer…’ denen Diyarbakır ve sınır ötesinde olduğu bir sırada AK Parti’nin iki kez milletvekilliğini, bir kez belediye başkanlığını kaybeden AK Parti’nin ortağı MHP kökenli eski il başkanını Ardahan’da yeniden aday gösterdiğini öğreniyoruz.


    Bu konuyu bir sonraki yazıma bırakıp, ülke de zor yetişen aydınlardan olan ve son yıllarında, ‘Soyum Kürt’ dediği için Ahmet Kaya gibi yüzüne çatal yemese de üstü kapalı kenara itilen, ötelenen Gazeteci Mehmet Ali Birand’ın ölüm yıldönümüne bakmak isterim.

    11 yıl önce aramızdan ayrılan örnek aldığımız meslektaşımız Mehmet Ali Birand’ın öldüğüne gün boyu inanmayanlardan biri olarak ölüm haberini alırken birçok yakınımı kaybettiğimde yaşadığım duygu örneği boğazımın düğümlendiği, yüreğimin kilitlendiğini hissedip, bu nedenle rahat bir nefes almak için dışarı çıkıp, bir tur attıktan sonra, yeniden başına geçtiğim bilgisayarımda art arda gelen mesajların yanı sıra ‘Adaylar kimler oldu?’ soruları başta olmak üzere siyasi gelişmeleri merak edelerin telefonlarına cevap vermeye çalışarak yeniden kaldığım yerden yazıma devam ediyorum.,




    Kendime geldikten sonra yeniden başına döndüğüm bilgisayarıma bir süre öylesine boş baka kaldım.

    Çünkü 55 yaşım boyunca çok karşılaştığım ölümün kardeşim Savaş’ı, babamı, amcalarımı, arkadaşlarımı, dostlarımı ve adını Deniz Gezmiş’ten alan son beşiğimiz Deniz’i alıp, götürdüğü gibi bu ülkenin barış elçisi, 32. gününün yaratıcısı Mehmet Ali Birand gideli 11 yıl olmuştu…




    Bu usta gazetecinin ölümünün tamda onun çok istediği, bizim ise ‘hala umut var’ diyerek sarıldığımız barış sürecinde gerçekleşmesi ise insanı derinden üzen diğer ayrı bir ilginç durum ve de kayıptı.

    70’i aşmış yaşına karşın 20’lik bir delikanlı gibi gazeteciliğin en güzelini, en etkilisini yapan biri olan ve en önemlisi ‘bu ülkeye barış gelsin’ diye ömrünü veren Mehmet Ali Birant’ı kayıp etmek bu ülke için gerçekten önemli bir kayıp..

    Ama şunu da unutmamak gerekir ki Birand’ların verdiği mücadele onların adıyla yaşayacaktır..




    Bunun ilk göstergesi de başta Bahçeli olmak üzere hesabından 2012’de yapılan paylaşımda, “Analar, babalar ağlamasın diye özerkliği kabul edebiliriz (Onun için Oslo’yla, Apo’yla ve Kandil’le görüşmeye devam)” ifadelerini kullanıldığı ileri sürülen ama dün Hoca dediklerine bugün Feto diyenler gibi ‘Ben ele bir şey yazmadım’ diyerek terleyen Destici hatta Erdoğan’a yaranma sinyali olsun diye değerlendirilen açıklamalar yapan Akşener’e rağmen evimin salonun da bir o yana bir bu yana uçarak bana can, moral veren evimdeki kuşlarım gibi hala uçurulan barış güvercinleridir..

    Çünkü o gökyüzüne uçurulan güvercinlerden biride 11 yıl önce kaybettiğimiz Mehmet Ali Birand idi..




    07/06/05/04/03/02/01 Kasım 2011 Tarihli Haberler









    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?









    Sitemizin Yazarlarının Günlük/Güncel


    Yorumlarını Okumak İçin Sitemizin Sağında Bulanan


    EN YENİ MAKALE Linkini TIKLAYINIZ

    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


    BAYRAM’DA DÜŞÜNDÜKLERİM ..

     Cep telefonlari ile bayramlari kutlayan bir toplumun ferdi olarak bende her bayramda yakaladigim tatil keyfini en iyi sekilde geçirmeye çalistim. Bu süre içinde günlük aldigimiz gazeteleri okumakla yetinmeyip, internetten takip etmeye çalistigim gündemin bolca bayram haberleri ile dolu oldugunu görüyordum. İki gümrük kapisi olmasina karsin 2011 yilini da sinir ticareti yapilmayan bir yil olarak geride birakan Ardahan’da halen teslim edilmeyen 2. Etap TOKİ Konutlarinin, yeni devlet hastanesinin, bu yilda açilmayan Çildir Aktas Gümrük Kapisinin, açik olmasina karsin birkaç kisinin ucuz benzin ve gaz almak için geçtigi Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin, 600’e yakin ögrencisinin disarida ev ve yurt aradigi Ardahan Üniversitesi’nin, çatisi rüzgârdan uçun Ardahan Hükümet Konagi gibi gelisi güzel yapilan, depreme ne kadar dayanikli oldugu bilinmeyen ve gelisi güzel imarlasan binalarla dolu Ardahan’in onca sorunlarini unutmaya ve dinlenmeye çalisirken bir bayrami daha yorgun argin geride biraktigimi fark ediyordum. Yerel gazetelerin çikmadigi, sorunlarin dile getirilmekten kaçinildigi bir Ardahan’da düsünmeden, orali olmadan, birileri gibi duyarsiz davranip, ‘Bana ne’ diyerek nasil dinleneceginin yolarini ararken, en güzelinin bolca uyumak ve düsünmemek oldugunu da denemedim degil. Ancak, Erzurum’da olan bölge yetkisinin Kars’a alinmasiyla 126 olan Şube nosunu 183 yapmanin disinda basta Ardahan/Ardanuç yolu olmak üzere birçok yolu onarim, bir metre asfaltlatamayan bir karayolu ekibinin yaklasan kis öncesi ne kadar hazir oldugunu, onarildi, asfaltlandi denilen köy yolarina hitap eden Genel Sekreterligin sekreter sorunun halen devam ettigi, basta iktidar partisi vekili olmak üzere siyasilerin bürokrasi üzerinde etkisinin sifir oldugu bir Ardahan’da yasanan sorunlara ne kadar duyarsiz kalinacagi ve ‘Bana ne’ denilecegini ben bir türlü beceremedim, sözde su 4-5 günlük bayram tatili boyunca.. İl ve ilçe seçimlerini hazirlanan iktidar partisinin temsilcilerinin partilerinin niye Ardahan’da iktidar olmadigini 10 yildir bir türlü düsünüp, çözemediklerine de kendime dert etigim bir Ardahan’da belediye baskanlarinin 2,5 yilda neler yaptigini da, yerelde ilerlemenin ne kadar oldugunu da uzun uzun düsünürken, sehri-h emini baskanin bu yön de ki elestirilerimiz dolaysiyla bir hayli bunaldigini da ögreniyordum, bana gelen bir bayram kutlamasi telefonundan .. Aslinda, dislerini yaptirmaktan öteye gitmeyen CHP’li Posof Belediye Baskani gibi ortalikta görünmeyen Göle/Köprülü Beldesi’nin DSP’li Belediye Baskani gibi diger baskanlarinda elle tutulur bir is yapmadigini da hatirlayip, Ardahan’in yalniz kalmis, tek basina hüküm olmaya baslayan baskanina biraz da haksizlik yaptigimizi düsünmedim degil. Çünkü vilayetin baskanini sorgularken, digerlerinin ne is yaptigini görmedigimizden unuttugumuzu da hatirliyordum. İl Tarim’in çok basarili (!) politikalari ile yetistirilen hayvanlar gibi onca kurbanligin geri döndügünü, satilanlardan elde edilen gelirin yine Ardahan’a geri gelmedigini duyarken, CHP’li Ögüt’ün hayvanciligi kurtarmak için bu kez İstanbul’da köprüyü geçerken polisi ardina taktigini izliyordum hükümetin basta hayvancilik konusunda yaptiklarini arada birde olsa elestirme cesaretinde bulunan medyada.. 1992 yilinda vilayet olduktan sonra devlet tarafindan yaptirilan 30 binanin 28’inin çürük ve oturulup, kullanilmaz oldugu bir Ardahan’da beton atma sezonunu bitmesine karsin israrla ve nedense ruhsatsiz oldugu ögrenilen ATSO’nun yeni binasinin temelini atmaya çalisan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi gibi sorunlara duyarsiz olan STK’lari ve ünlü, ünsüz derneklerimizi de düsünmemeye çalistigim bayram süresi içinde Kentsel Dönüsümün Baskanin beceriksizligi dolaysiyla bu yilda gerçeklesmedigini ögrenirken, geçtigimiz gün esen rüzgâr ardindan Halil Efendi Mahallesinin Kayabasi semtinin iki gündür karanlikta oldugunu da ögreniyordum ‘Gazeteciler tatil yapmaz, 24 saat degil, 48 saat halkin sorunlarini dile getirir’ sitemi ile bana telefon açan okurumun kizginligi ile tatil keyfim bozulurken.. Evet oturduklari binalarinin etrafinin örülüp, kapatilmasina, korunmaya alinmasina bile yanasmayan ve kendi evlerinin sorunlarina bile duyarsiz kalan sehrin benim gibi sözde aydinlarinin oturdugu TOKİ Binalarin da ki evimde bir bayram tatili boyunca yasadiklarimin kisaca özeti bu .. **BAŞKAN PARTİSİNDE NİYE AGLADI? Yerel medyada son aylarin stari olan Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un kendisine yönelik elestiriler karsisinda çok bunaldigi ve uzun süredir takmadigi, gitmedigi partisine giderek, partisinin kendisine sahip çikmadigini öne sürüp AK Partili yöneticilere dert yandigini ögreniyoruz. Ardahan’a Serçe marka bir araç ile gelip, bugünkü belediye binasininin boyanmadigi gibi boyatilmayan, tamir edilmeyen yilarca hiçbir siyasetçinin ilgilenmedigi İl Çevre ve Orman Müdürlügünde oturan ve AK Parti’nin arkasina aldigi rüzgâr ile Ardahan Belediye Baskani seçilen Faruk Köksoy’u kimin, hangi yerel gazetelerin bunalttigini da arastirdigimizda ise bunun suçlusu bizlerin oldugunu da çok üzülerek (!) ögreniyoruz. AK Parti içinde aldigimiz bilgilere göre bizim yayin gruplarimizin halkin istemlerini dile getirip, baskanin yapamadiklari karsisinda yaptigi elestiriler karsisinda partisinin kendisine sahip çikmadigini ve çikip, ‘Höt ulan ne oluyor, baskani tek mi buldunuz?’ demediginden yakindigini ögrenirken, partililerin de baskana seçildikten sonra partiye kaç kez geldigini, hangi partilinin sorunlarina egildigini ve seçildiginden beri AK Parti’nin olumlu bir puan almasi için neler yaptigini sorguladiklarini ögreniyoruz. Kisacasi yaptigimiz haber ve yorumlarla baskani aglattigimizi ögrenirken içine düstügü duruma da üzüldügümüzü belirtmek isterim. Çünkü baskanin yapmadiklarini elestirdigimiz için aglarken suçunu saklamak için bizim kendisi üzeriden AK Parti’yi de yiprattigimizi öne sürdügünü de ögreniyoruz. Ancak sayin baskanin genel seçimlerde vekil adaylarinin yaninda görünmemeye, yaptigi açiklamalar da AK Partiyi agzina almadigini bilmemiz ise baskanin içine düstügü acinacak durumuna bizde agladik desek inanin .. **Halk niye resmi törenlere katilmaz? Bir bayrami ve resmi tatili daha geride biraktigimiz su günlerde dikkatimizi çeken önemli diger önemli bir konu ise basta protokolün resmi bayram kutlamalarinda olmak üzere halkin resmi törenlere gün geçtikçe ilgi göstermemesidir. Bunun nedeni arastirmaya kalktiginizda karsiniza protokolü olusturanlarin halktan kopuk ve onlarsiz bir bayram, bir tören, bir etkinlik yaptigi için bu durumun yasandigini da görmek mümkün. Ve diger en önemlisi ise son kurban bayraminda oldugu gibi yapilan etkinliklerin gelisi güzel, duyurusuz ve programsiz oldugunu da söylemek mümkün. Çünkü kurban bayraminda insanlarin günün yarisindan çogunu kurbanlarini kesmekle mesgul oldugunu, resmi kutlamanin bir gün sonrasinda da yapilabilecegini düsünmeyenlerin ‘Halk niye resmi törenlere katilmiyor?’ sorusuna bosuna cevap aradigini da söyleyebiliriz. **Hem devletçi, hem de milliyetçi .. Sosyal etkinliklerin yok denecek kadar az oldugu bir Ardahan’da bayram gibi günler de yasanan tatilleri evde televizyon karsisinda geçirmekle mesgul olan bir toplumun ferdi olarak bende bol bol televizyon izleme keyfini yasadim. Bir haberci olarak evdekilerin dizi seyretme keyfini kaçirip, saat basi ayni haberleri izlemekten bikmayan biri olarak ülkede ki bayram kutlamalarini da izleme firsati buldum. Özelikle de basta Kürt sorunu karsisinda olmak üzere her geçen gün sahinlesen basbakanin memleketi Rize’de katildigi ve kendisinin bayramini kutlayanlarin elini elesine tutup, vatandasin yüzüne bile bakmadigi o kareleri izlerken, bu kutlamanin ardindan yaptigi konusmasi dikkatimi çekti. KCK Operasyonlarinin 30 yildir çözüm bulunamayan ve hep silah, baski, gözalti, tutuklamalarla, yetme kimyasal silahlarla dagi tasi bombalama ile çare aranan son yillarin en büyük bulusu oldugunu belirtip, bunu gururla seslendiren ve neredeyse KCK diyen herkesin terörist olabilecegini üstü kapili tehditlerle belirten basbakanin, ‘Ben bunlari söylerken birileri bana devletçi, birileri de milliyetçi diyecekler.’ diyordu Basbakani bayram tatili dolaysiyla zoraki dinlemek zorunda kalirken, Abdullah Gül de 2009’un Mart ayinda “Kürt sorunun da iyi seyler olacak’ deyip PKK ile Oslo’da masaya oturan yönetimin basinda bulunan basbakanin, genel seçimler sonrasi 90 derece çark edip Tansu Çiler dönemini aratan çikislarini savunmak için mi, ‘Evet, ben hem devletçiyim, hem de milliyetçiyim var mi diyeceginiz’ derken, Kürt sorununun da yeniden basa dönüldügünü ve bu sorunun diger onca sahin hükümeti oldugu gibi AKP’nin basinida yiyecegini anladim. **Egri oturup düz konusalim! Türkiye’nin en zor dönemleri geçiriyor olmasini düsünmek dogru mu olur acaba? 2007’nin Mayis aylari daha kötü olabilirdi evet, Danistay Baskinlari… Ya da bir darbeden digerine geçis dönemleri daha mi kötüydü? Kontrgerilla’nin faili meçhul cinayetlere imza attigi zamanlar ya da? 1972 Senesinde Ecevit’in “Evet, Gladyo var” deyip bu Amerikan Sistemini açiga çikarip belki de faili meçhul cinayetlerin aydinlatilmamasi için bilmeden de olsa son darbeyi vurmustu… Bunlari neden anlatiyorum; bu kötü dönemler kadar kötü dönemlerden geçmesek de simdi ki zamanimizin da fena oldugunu belirtmek isterim… Bir Kürt bir Türk ve bir Laz’in fikralarda bile artik bir cümlede kullanilmadigi bir süreçten geçiyoruz… Laz’in Kurnazligini, Kürdün cesaretini Türk’ün aklini bir beyin firtinasi takimi olarak kullanmayan sistem yikilmalidir bence. Kardesligi anlatmayan sistemler yikilmalidir… Adaleti sart kosmayan sistem yikilmalidir… Hirsizligin çok kötü bir sey oldugunu ögretmedi mi bunlarin aileleri bilmiyorum ki! Deniz Feneri davasi bu ülkenin eski dönemleri aratmadigini göstermiyor mu? Gelin egri oturalim düz konusalim! Ankara’da 18 Mart 2010 aksami, harçligini çikartmak amaciyla verdigi ders için gittigi evden çikan genç üniversite ögrencisi, zorla bir araca bindirilerek kaçirilmis ve tecavüze ugramisti… Saniklar 7 ay sonra beraat ettiler… Gelin egri oturalim düz konusalim… Demek ki neymis, tecavüzcü coskun bu dönemlerde yasamak isterdi herhalde… Demek ki neymis? Küçük hirsizlar el feneri, büyük hirsizlar Deniz Feneri kullanirmis. Demek ki neymis egri oturup düz konusmak gerekirmis… **Bayram, seyran .. Bir bayrami daha geride biraktigimiz su günlerde bir yili daha geride birakmaya hazirlaniyoruz. Bu ülkenin kurucusunun ölüm yil dönümünü de anacagimiz bugünden sonra toplasan 45 gün sonra yeni bir yila daha merhaba diyecegiz, kentin içinde bulunan park gibi betonlu bir yili geride birakirken.. Bayram, seyran dernek 2011 yilini geride biraktigimiz su günlerde Ardahan’in bir yillik karnesini çikarmak istersek acaba kaç puan verilir diye düsünüyorum. Gerçi o puani verecek olan okurlarimiz oldugunu bilen biri olarak 2011 karnesini hazirladigimi hemen belirteyeyim.. Çünkü bu memlekette is yaptiklarini sanip, sagi, solu esiyen, taslari ters düz edip, is yaptiklarini sananlarin alacagi puanlarin çokta iyi olmadigini simdiden söyleyebiliriz. Yerelde çakan yöneticilerin genelde ise sus-pus olduklari bir Aktas’i bile açtiramadiklarini benim gibi herkes biliyor nasilsa .. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58



    ÇAGDAŞLIK/ Kerem Akbas

     


     Çagdaslasma, bireyin deger kazanmasi demektir. İçinde yasadigimiz toplum gelecegini merak etmeyen, yargilamayan, sorgulamayan ve ezbere muhabbetçilerin sözlerine inanan bir toplum haline gelmekteyiz. Bu ezberciler, toplumun içerisinde bilgi kirliligini yaratarak, toplum nezdinde nemalanma gayreti içerisinde olanlar, gün geçtikçe sayilari azimsanmayacak dereceye ulasmaktadir. Gelecegini merak etmeyen hiçbir toplum yoktur. Bizleri nasil bir gelecek beklediginden bihaberiz Irak da Saddam Hüseyin’i, Sudan da General Numayri’yi, Misirda Nasir’i, Suriye de Hafiz Esad’i, Libya da Kaddafi’yi, sahneye çikaranlar kimlerdi? İnaniyorum ki bilenlerimiz çogunluktadir. Asirlar boyu tüm kardes halklarla birlikte hayat buldugumuz bu cografyada, kardes toplumlarin evlatlari olarak, talihsiz bir durumla karsi karsiyayiz. Tarihsel kardeslik dokularimiz zedelenmektedir. Zulmün, siddetin, kan ve gözyasin, acinin dili, dini, irki ve cinsiyeti yoktur. Şiddet kimden gelirse gelsin zalimliktir, insanlik suçudur ve utançtir. Toplumumuzda her seyi ters yüz eden ezbere muhabbetçiler vardir. Farkli temalarda ezberledikleri birer ikiser cümle vardir. Ezbere bildikleri cümleler onlarin bakis açilarinin bos ve safsatalarla dolu oldugunu göstermektedir. Böylesi ultra nazik kisiliklerin iç daraltici, her konu hakkinda bilgilerinin olmasi insani biktiriyor. Ülkemiz cografyasinda her gün kan akarken, her konuda fikri olan kisiler vardi ya, ‘’intikamimiz büyük olacak’’ deyimi karsisinda her ne hikmetse hiçbir fikirleri yok. Çagdas olmanin dili siddet degildir. Demokratik toplum yaratma adina tehditkâr olmak degildir. Özgürlükleri gelistirme adina toplumu susturmak özgürlük degildir. Olsa olsa bunun adi ‘’kibarlik’’ fasizmidir. Her seyi bilenlere soruyorum; hayat felsefeniz nedir? Bilimdir, irfandir, sanattir, sepettir, saçma sapandir, her seydir. İnsanlar arasinda ki ahlaki niteligi belirleyen faktör ilkeleridir. Bagli olduklari deger yargilaridir. İnsan konusurken dahi, kullanacagi cümleleri dikkatle seçmeli ve biçim vermesini özenle saglamalidir. Hele bir ülkenin en tepesinde olan insan siddet dilini kesinlikle kullanmamalidir. Bu tür davranislardan özenle kaçinmalidir. Üslubunu aklin hâkimiyeti dogrultusunda kullanmasini bilmeyenler, tarihe cevap olmayanlardir. Geri kalmis çagdisi anlayislara girmeden, gelecegini öngören, insanlarimizin seviyesini yükselten ve deger veren, bilimsel ve çagdas içerige sahip çözümler gelistirebilmeliyiz. Ön yargilardan arinmis, toplum tarafindan kabul gören dogrular ile kardeslik baglarini güçlendiren fikirler üretmeliyiz. Kisileri ya da toplumu hedef alan siddet dili degil, birlik ve bütünlügümüzü esas alan yaklasimlari sergileyelim. Cesurca sorunlarin üzerine gidelim, hatali davranislari mahkûm edelim, insanlarimizi kafalarimizda mahkûm etmeden, sorunlara çözüm arayalim. İnsanlarimiza bilgi ve becerilerilerimizle yol gösterelim. Ötekilestirmeden, dislamadan bir bütün halinde degisim ve dönüsmeyi basara bilme maharetini göstere bilmeliyiz. Kültürel hak ve özgürlükleri birlik ve bütünlük içerisinde, farkliliklari zenginligimiz sayarak güç olmayi ilke bilerek, kucaklasmayi gerçeklestirmeyi bilelim. Şiddet çözüm üretmez, siddet insanlik suçudur. Makul fikirler çözümler üretir. kerematbas@gmail.com





    **ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR ..





  • 2 Gece yarısı kararlar ikiye böldü!





    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..


    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..




    GAZETECİLERLE GÜNDEM PAZAR GÜNÜ TEMPO TV’DE







    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    CUMHURİYET MESAJLARINIZ..



    MEB’den gece yarısı kararı!

    Ara tatile az bir süre kala Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından flaş bir karar alındı. Milyonlarca öğrenci ve öğretmen Kasım ara tatilinde 9 gün okula gitmeyecek.


    AFAD Onlar gibi davranmadı, günler önce duyurdu..


    Cumhurbaşkanı ve Milli Eğitim Bakanlığının gece yarısı ve son dakika da aldığı kararlarla şaşırtırken, Afad yapacağını günler öncesi duyurdu.

    Ardahan AFAD Müdürlüğünden önemli bir duyuru yapıldı. Ardahan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün siren sistemi test amaçlı çaldırılacak.

    AFAD’dan yapılan açıklamada; “Ardahan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bünyesinde bulunan siren sisteminin, yıllık bakım ve kontrolü yapılacağından; sirenler 30 Ekim 2023 Pazartesi günü saat 10.00-11.00 arası çaldırılacaktır.

    Sirenler 3’er dakikalık süre ile Sarı, Kırmızı ve Radyoaktif Serpinti İkazı şeklinde çaldırılacağından halkımızın paniğe kapılmaması önemle duyurulur” denildi.





    ERDOĞAN BANKA KURMALI.. (!)


    CHP’den transfer ettiği emanet milletvekilleriyle parti kuran Akşener’in hala yaşanan istifalarla zar zor 6.yıla getirdiği partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında adeta kendini var eden aynı CHP’ye ‘Cumhuriyeti sen kurmadın, tek başına sahiplenemezsin’ diyerek yüklenmeye devam ederken diğer yandan da kendisini İsrail’i kınama mitingine davet etmeyen Erdoğan’a da yüklenirken yani söz de muhalefet yaparken üstü kapalı  olarak “beni niye davet etmedin”  şeklinde sitem ediyordu. 




    Bu yetmezmiş gibi %0.1 olan oyuna rağmen yaklaşan yerel seçimlere tek başına katılacaklarını belirtmeye devam edip, CHP’ye kazandıranların HDP’ değil de kendisi olduğunu belirtirken başta ‘Ben ayrıldım onun için yıkılır’ dediği MHP’yi olmak üzere kalkıp, ruhunu bozduğu Altılı masadakilerini de  güldürmeyi sürdürüyordu.

    Akşener’in bu inceden çıkışlarına baktığımızda CHP’nin başını çektiği masadan kalktığı için genel seçimleri kaybettirmekle yetinmediğini yani yeni görevi gereği bu kez de mevcut iktidarı yereli de hediye etmek adına çabaladığını ortaya koysa da 22 yıldır bir çok şeyi değiştiren Erdoğan’ın asıl değiştirmediği, HDP, MHP, HÜDAPAR, DSP, BBP, Yeniden Refah Partisi gibi günahına, sevabına  ortak edemediği CHP’ye verdiği zarara rağmen yaranamayışına yanar gibiydi. Zira aynı Akşener’in anlamadığı Erdoğan’ın kendisine Kılıçdaroğlu gibi safça inanmadığını anlamıyor. 

    Çünkü Erdoğan, CHP’nin İmamoğlu’nun gizli destekçisi mi, böl, parçalayıcısı mı diye tartışılan Akşener gibilerinin ayak oyunlarıyla aşılamayacağını biliyor ve bunu 22 yıldır gerçekleştiremediğini Akşener’ler anlamıyordu.

    Tabi Erdoğan’ın da anlamadığı yani CHP’nin sahiplendiği sisteme saldığı ve 100 yıldır sökülemeyen köklerinin en büyük gücünün papyon takarak, kendisine meydan okuyan ulusalcıların da nemalandığı banka ve dış güçler denenlerin Türkiye’deki iş insanı kisvesi altından koç boynuzlarıyla pardon adlarını deriştirdikleri formalite firmalar adıyla besleme basına verdikleri reklam kaynaklarıdır.




    Hatırlayan ya da benim gibi bu sahada olanlar Atatürk’ün bunu mahalli basına verdiği Resmi İlanlarla başarmış bugün tüm ilanları, reklamları yemekle doymayan ve ‘Ver marşları’ diye bağıran besleme medyanın karşısında manşet üretmekten aciz kalan o dönemin ‘Ver mehteri’ diyen havuz medyasını yenmişti.

    Gerçi aynı ve dünya lideri denen Erdoğan ulusalcı ve askeri darbecilerce  çıkarılan yasaları değiştirmeye , bu banka ve buna bezer birçoklarını koruma adına çıkarılan dokunulmaz yasaları yırtıp, atmaya kalksa da nedense liderliğini burada gösteremiyor ve kısa sürede bundan vazgeçip, oralı olmuyor yada unutuyor, unutturuluyor..

    İşte tamda  burada benim kendisine bir önerim olacak. Bakan ve bürokratların atanması, değişmesi ya da aflarını istemesine imza attığı gibi gece yarısı okulların tatile girdiğini duyurmadan önce aynı günün akşamı yaptığı ve tüm havuzda aynı anda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında Akşener gibi ‘Cumhuriyetin sadece onlara, ulusalcılara ait olmadığını belirtirken aynı ulusalcıların baskısı ve kendisinin engelinden şikayetçi olup, para yok deyip hizmet etmeyen muhalefet belediyelerden bol paralar alan şarkıcıların Hamas Füzelerine benzer havai fişek patlamaları eşliğinde çıktıkları sahnelerin gölgesinde kalmamak, gece yarısı okullar için verdiği tatil kararına benzer bir kararla son dakikada dronla kutlamak zorunda kaldığı cumhuriyeti hatırlamış..




    Bunlar yetmez gibi ne kadar gemi varsa doldurduğu Montrö bildirisine imza atan generallerin dikkat çektiği boğazı tıkatmış, TEMPO TV’de yayınladığım ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program eşliğinde cumhurun yaşadığı gerçek gündemim ‘Ver Mehteri’ ve ‘Çal Marşı’ edebiyatlarıyla unutturulduğunu söyleyen benimde takıldığım trafikte zor bela doldurduğum aracımın deposunu tıkanan yollardan gaz, debriyaj derken ağrıyan ayağım gibi tüketip, gece yarısı eve gelmeme neden olmuştu.

    Evet, ‘Uzatma Erdoğan’a önerini söyle..’ diyenleri duyar gibi uzatmadan bende hemen önerimi yapıyor ve onların derdinden erkenden öldüğünü düşündüğüm Erdal İnönü ve Baykal’dan sonra CHP’nin başına geçip, ‘CHP’yi değiştireceğim’ derken neredeyse kendisini değiştirecekler durumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun gücünün de yetmediği Ulusalcı, Kemalistlerin içinde saklandığı kozmik odalı CHP’yi aşmanın yollarından birinin de aşağıdaki önerimdir diye düşünüyorum.

    O önerimde Atatürk gibi uzun süre iktidar da kalmayı başaran Erdoğan’da bir banka kurmalı ama bunu yaparken 5 yetmedi 11 maaş alanlar yetmezmiş gibi kendisinin başında olduğu partisinin bürokrat Kültür ve Turizm Bakanın yardımcısı Nadir Alpaslan gibi üç yerden maaş aldığı söylenen 313 bin 870 TL maaşlı çalışanlar değil, CHP’nin yönetiminde olduğu bankanın samimi yöneticileri gibi mütevazilikleriyle bilinen yöneticiler atamalı benim önerdiğim adını AK Bank olmazsa da A Bank’ta var diyerek kuracağı gerekli olan ve bankamatikli memurların, partililerin olmayacağı ve reklamlarının sadece havuza akmayacağı bankanın adını ve adı gibi cebi de fakir olan biri olarak bu yöndeki önerimi kendisine bırakırken..




    Ha bu arada benim gibi emekli olan ve 7.5 TL. maaş alıp, bu ekonomik krizle geçinmeye çalışan emeklilere Cumhuriyet’in 100. Yılının adına hediye edilecek denen ve meclisten zor bela çıkan bir kanun ardından hesaplara yatırılacak olan 5 bin lirayı da geride kalan 29 Ekim’de görmedik ve ‘Ne zaman yatırılacak?’ derken..


    arşiv haber/yorumlar 14.08.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlarArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin







    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin










    BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN ..


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?













    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? **ARDAHAN’DA Kİ FESTİVAL GÖRÜNTÜLERİ ARDAHAN TV’YE YÜKLENMİŞTİR
    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Vekille el elevermek..

     


    Fakir Yilmaz Dün İl Baskani Yunus Baydar ile birlikte gazetemizi ziyaret eden AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile bir kez daha uzun uzun sohbet etme imkâni buldum. Milletvekilinin anlatimlarini dinlerken kendisinin bu kentin sorunlarinin çözümünde ne kadar samimi oldugunu bir kez daha görürken, kendisinin bu konuda ki iyi niyetinin güçlenmesi için basta biz basin mensuplarinin olmak üzere herkesin onunla el ele vermesi ve özel çikar ve istekler öncesi toplumsal sorunlara birlikte el atmamiz gerektigini de anladim.. Çünkü karsimdaki insanin bu kentte yasayan bizlerin yani milletin vekili oldugunu ve o vekile herkesin elinde geldikçe katki sunup, onun elinin rahat olmasini saglamasi gerektigini düsündüm.. Buna nede ise karsimda ki milletvekilinin oldukça samimi, yalanci olmayan, beyninde ne varsa, dilinde o olan bir insan oldugu ve bu insanin bizlerle birlikte atacagi adimla hem kendi adimlarini, hem de bizlerin adimlarini güçlendirecegine bir kez daha kanaat getirdim.. Evet Milletvekillerimizi,belediye Baskanlarimizi, İl Genel, Belediye Meclis Üyelerimizi, STK Yöneticilerimizi, Köy Muhtarlarimizi, Basinimizi bir arada görüp, el ele vermeyi beceremedigimiz bir kentte bir vekil ile nasil el ele verilir ve nasil hep birlikte, el ele bu kentin sorunlarinin üzerine giderizi de uzun uzun tartistigimiz Profesör Milletvekilimizle yeni yöneticiler gelmeden önce çizdigimiz yol haritasina onlari da katarak hareket edecegimiz üzerine anlasmamiz belki bu el ele vermenin ilk adimi olur diyerek çarsiya birlikte çikarken belediye baskanimizi da yanimiza alip, çalismalarini yerinde inceleyip, birlikte olundugunda nelerin yapilacagini bir kez daha gördük baskanin çalismalariyla.. **Toplansa çözecekmi ki?!. Ortadogu’da yasanan konjektörü kendi lehine çevirmek için yeni bir taktik gelistirdigi ileri sürülen PKK’nin Şemdinli ve bölgede ordu ve güvenlik güçleri ile günlerdir çatistigi, köylerin bosaltilip, olaganüstü halin yeniden uygulandigini belirten CHP’nin tatilde olan meclisin olaganüstü toplanmasi gerektigi ve bu yönde topladigi imzalarla TBMM’sine basvurdugunu görüyoruz.. CHP’nin meclisi toplamaya çalistigi sirada İzmir Foça’da Askeri araca yapilan saldiri ile bir kez daha sarsiliyorduk.. Bir askerin hayatini kayip ettigi, bir çok askerin yaralandigi olayi izlerken tatilde oldugu için yüzünü günesin yaktigini, bu nedenle benden daha gençlestigini gördügüm MHP Grup Baskanvekili’nin olay yerine gelip, ‘Olmaz ki canim bu kadar da, tatilimizin içine bile etmeye hakkiniz yok’ dercesine o bildik nutuklari attigini da görüyordum.. Şortunu çikarip, basin orda iken kosa kosa geldigi olay yerinde açiklamalarda bulunan MHP’li Vural’i dinlerken Genelkurmay Baskani’nin bir yil sonra, CHP’nin kendisine yaptigi ziyareti hatirlayip, Kiliçdaroglunu ziyarete gittigini ögreniyordum.. Evet PKK’nin yeni strateji karsisinda afallanan siyasilerin ne yapacaklarini sasirip, saga sola kosturduklari sirada sehit ve gazilere bir iftar yemegi veren basbakan’in konusmasina da sahit olduk.. Bitirdik dedigi PKK’nin vur-kaç’i birakip, Şemdinli’de siperlenmesi karsisinda bir hayli gerildigini gördügümüz basbakanin CHP’nin ‘Meclis Toplansin’ çagrisina PKK’nin ekmegine yag sürer deyip, gitmeyeceklerini belirtmesi beni bir hayli sasirtti.. Gitseler, toplansalar bir sey olacakmis gibi ‘Gitmeyecegiz’ diyen basbakanin kendisiydi.. Çünkü ayni basbakaninda bulundugu meclis bu memlekette yillardir toplansa da, yasanan soruna çözüm mü buluyordu ki; CHP toplanti isterken, basbakan yok olmaz diyordu.. **Halk kendisi çözmeli.. Dün, GAZETECİ isimli aracimla kent içini gezerken yolum, çevresi harabe binalarla dolu yeni bir müdürün atandigini duydugum Ardahan Yatili İlkögretim Okulu’nun da bulundugu alana düstü.. O yolda geçerken yolun yeniden olaganüstü bozuldugunu, basta o mahallede oturan vatandaslar, sanayi sitesine giden esnaf gibi ayni yolun üzerinde bulunan Tugay’a giden general, albay, yarbay, çavus, onbasilarin bile yasanan bu duruma tepki göstermediklerini düsündüm.. Yollarda ki araçlarin sahiplerinin çatisi altinda birlestigi Ardahan soförler ve Otomobilciler Odasinin koymasi gereken tepkiyi sadece ben mi, GAZETECİ isimli aracim mi hep koyacak diye de düsünürken bu halkin kendi sorunuyla ne kadar alakasiz bir halk oldugunu bir kez daha düsündüm.. Çünkü General’in bile o yoldan sorumlu yetkiliden plaket alirken, ‘Ya baskan ne için verdigini bilmedigim bu plaketlere harcadigin para ve zamani biraz da o yol için harcasan’ diyemedigi bir Ardahan’da yasiyoruz.. Evet halkin kendi sorunlari konusunda bile duyarsiz oldugu bir toplumun fertleri olarak bunca sorun ve sikintinin neden çözülmedigini acaba hiç kendimize sorduk mu? Yani var olan sorunlarin çözümü için ne gibi bir eylemde, girisimde, tepkide bulunduk? HİÇ!.. Hep çeper diplerinde konusup, durduk ve 80 yildan fazladir çözülmesi gereken sorunlarin birileri tarafindan çözülüp, armut pis, agzima düs diye bekledik.. Eh iste kasaplarin pahali sattigi eti daha ucuza almak için bir kaç kisi bir araya gelip, meydana gitsekte, asil meydanlara hiç mi ama hiç mi inmedik ki!..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? KADINCA/Selmi Yilmaz Mülteci Misafirlerimiz Var..

     


    Selmi Yilmaz Irak’tan önce önce Ruslarin, ardindan sözde onlari koruyan Amerikanlilarin saldirisi altinda bir türlü kurtulamayan Afganistan’dan Ardahan’a konuklar oldugunu ögrendik.. 40 Kisilik bir ailenin çel çocuklari ile gelip, sigindigi Türkiye’nin sinir kentine gönderilirlerken onlar kadar bir yoksul kentte geldiklerini biliyordular mi acaba? Çünkü onlarin geldigi ülkede savasin getirdigi yoksullugun diz boyu oldugunu ve rahatlamak için topraklarini terk ettiklerini tüm dünya oldugu gibi bizlerde biliyoruz.. İste Ankara’nin iller arasinda pay edip Ardahan’a gönderdigi 40 mültecinin kaderi.. Yoksulluktan kaçip, yoksul bir kente gelmeleri.. Evet misafirlerimiz var hemde bizim gibi yoksul 40 Afganli.. Mülteci dedikleri ama onlarinda insan olduklarini unutarak, ordan buraya kadar sürülen bu insanlar gelip bizlere siginmislar.. Ve bugün bu ramazan ayi içinde bize misafir olmuslar.. Haydi bir paket gida, bir iki elbise alip onlara gidelim.. **Çiftçi örgütleri, muhtarlar.. Arkada kalan Nisan ayinda beklenen yagmurlari almadigi ve ardindan yasanan ayazli günler dolaysiyla çayir ve meralarinda yeterince ot olmadigini bu nedenle önümüzdeki kisi zor geçireceklerni belirten çiftçiler ile hayvan üreticilerinin sorunlarini kimler dile getirecek, kimler gündeme tasiyacak sorusunu sorarsaniz akliniza ilke gelen Ziraat Odasi, Çiftçi Koruma Dernekleri, Damizlik Birligi ve köy muhtarlari gelmez mi? Bilmiyorum ama sütün kilosunun bir bardak çaya satildigi Ardahan’da çiftçinin sorunlarina sahip çikmasi gerekenlerin diger STK yöneticileri gibi ortalikta olmadiklarini görüyoruz.. Halbuki düsen fiyatlar, ortada olmayan tüccarlar dolaysiyla dagin, tasin hayvanla doldugu Ardahan’a çetin bir kis bekliyor.. Çünkü ciddi ciddi bir kuraklik var ve bundan en çok etkilenenler Ziraat Odasina, Çiftçi ve Hayvan Yetistirici Birliklerine üye olan köylüler,hayvan yetistiricileridir.. Onlarin temsilcileri muhtarlarla bir araya gelip, genis çapli bir miting yapamazlar mi, konuyu ülke gündemine tasiyamazlar mi?..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ÇILDIR GAZETESİ’NDEN Çildir Adliyesi Nereye Gitti?../Hilal Demirkaya

     


    Hilal Demirkaya 10 günlük cikmis oldugum tatil izinim de çok özledigim gazete kokusuna ve matbaaya dönerken pazartesi günü yani gazetemin çiktigi gün ise basladim. Elime gazeteleri alip, Çildir ve köylerinde yasayan vatandaslarin her zamanki gibi okumasi için dagitmaya basladim. Adliyenin önüne gelince durakladim, ‘kimler var, kimler gitti?’ diye merak ettim. Bundan bir buçuk ay önce Hâkimler ve Savcilar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafindan kapanmis olan ve kapandiktan sonra eylemler yapilmis imzalar toplanmis, yürüyüsler düzenlenen adliyenin yani Çildir adliyesinin önündeydim. İçeri girdigimde adliyenin bütün kapilarini kapali oldugunu görünce içimde bir burukluk hissetim. Elimdeki gazeteleri kimlere verecektim artik oradaki tatli gülünmeyen emekçi Kaya amcada yoktu.. Saga sola bakarak yukari çiktim kendi kendime ne olacak bu Çildir’in sonu ne yapilmasi gerekiyor acaba düsünürken oradan bir ses adliyede kapandi kizim bilmem ne kâgidi alacaktim bilgi için geldim Ardahan’a amca dediler. Kaldim öyle amcaya verecek bir cevap bulamadan ayrildim sahipsiz Çildir adliyesinden.



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Türkgözü yolu da genisletiliyor..

     


    Ardahan Haberleri Dogu Anadolu Bölgesinin Kafkaslara açilan tek kapisi olma unvanini tasiyan Ardahan’in Posof İlçesi sinirlari içinde bulunan Türkgözü Gümrük kapisina giden yolda genisletme çalismalari baslatildi. Ardahan’in Hanak, Damal ve Posof ilçelerine giden sehirlerarasi yolunda baslatilan çalismalar araliksiz devam ederken ayni yolun üzerinde bulunan 3 bin metre yükseklikteki Posof /Ilgar dagina tünel vurulup, vurulmayacagi merakla beklenmektedir. Bu güzergâhin yani sira Göle-Ardahan, Ardahan-Çildir, Ardahan-Kars yolunun da genisletildigi görülen Ardahan’da yenilenen yollarin 2013 yerel seçimler öncesine kadar bitirilmesi hedeflendigi ögrenildi. **Ah birde kent içi yollar yapilsa.. Ardahan’i saran sehirlerarasi yollarda baslatilan genisletme çalismalarindan bir hayli memnun olduklari görülen Ardahanlilar, ‘Keske ayni çalismalar kent içi yollarda da olsa’ dedikleri görülmektedir. Ardahan Haberleri **Yollar yapiyorlar ama doga bozuyorlar!.. Ardahan’i diger il ve ilçelere baglayan yollarda yenileme ve genisletme çalismalari yapan firmalarin yollari yaparlarken, dogayi bozduklari da dikkat çekiyor. Gelisi güzel ruhsatlar verilen tas kirma ve kum eleme tesislerinin güzelim dogasini alt üst ettigi görülen Ardahan’in birçok merasi agir tonajli kaziyicilar ve araçlarca adeta yok edildigi görülüyor. Basta çevre müdürlükleri olmak üzere yetkililerin Kura Nehri’nin su yatagini ve çevresindeki arazilerinin de bulundugu alanlarda rahatlikla cirit atip, çevreye katleden müteahhitler bu kanalla kazançlarina kazanç kattiklari da dikkat çekmektedir. Haberleri ekleme saati: 20.16-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? AZO Kendi Binasina Tasindi..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan Ziraat Odasi Ardahan Belediyesi’nden tapusuyla birlikte aldigi yeni binasina tasindi. Yillardir kirada bulunan Ardahan Ziraat Odasina bir mülk kazandirmanin mutlulugunu yasadiklarini belirten Ardahan Ziraat Odasi Baskani Latifsah Sural yeni binalarinda bölge çiftçisine daha iyi hizmet sunacaklarini söyledi. Ardahan’da ki kurumlarin kendi imkânlari ile bir seyler yapabilecegini de ortaya koyan bu önemli adimin basta üniversiteye olmak üzere tüm kurumlara örnek olacagina inandigini belirten Sural AZO’nun yeni binasinin Ardahanlilara hayirli olmasini da diledi. Haber ekleme saati: 20.13-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Yikilacaklar!

     


    Ardahan Haberleri Şehirlin ortasinda âdete bir gecekondu mahallesini andiran Ardahan Belediyesi’ne ait Belediye ve Sebze Hali satisa sunuldu. Yap/İslet Modeli ile satisa çikarilan kullanilmayan sebze ve meyve halinin yerine is merkezi yaptirilmasi hedefleniyor. Ardahan Belediyesi’nin yikilmasi için ilana çikardigi sebze ve meyve halinin etrafindaki gecekondu dükkânlarinin önümüzdeki günlerde bosaltilmaya baslanacagi bilgisi de alindi. Ardahan Belediyesi’ne ait olan, ancak yillardir kullanilmayan sebze ve meyve halini Yap/İslet Modeli ile ihaleye çikaran Ardahan Belediyesi kentin ortasinda kalan harabeyi de ortadan kaldirmis olacak. Halin etrafinda bulunan gecekondu is yerlerinin yerine modern is yerleri yaptirmayi hedefleyen Ardahan belediyesi burada yaptirmayi planladigi is haninin altini da otopark yapacak. Haberi ekleme saati: 20.07-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Erkek partililerden daha çok çalisiyorlar, is yaptiriyorlar!..

     


    Ardahan Haberleri 10 yil önce hiç ortada yokken ortaya koydugu siyasi performans ile ülkede 10 yili asan bir iktidar dönemini elinde tutmayi basaran Adalet ve Kalkinma Partisi’nin bel kemigi olduklari belirtilen AK Partili Kadinlar ari gibi çalislaya devam ediyorlar. Diger mevcut partilerin İl ve İlçe Teskilatlarinin bir çogunun olusturamadigi Kadin Kollarini olaganüstü bir tesvik ve takdirle çalistiran AK Parti öne alinmasi düsünülen yerel seçimler öncesi yine kadinlari sahaya sürdü. Ramazan ayinda da bos durmadiklari görülen ve günü birlik ev ziyaretlerine devam ettikleri görülen Ardahan AK Parti Kadin Kollari çatisi altinda bulunduklari partinin erkek yöneticilerinden de daha çok çalistiklari ve onlardan daha çok etkili olduklari da dikkat çekmektedir. Kamu dairelerine yapilan atamalar, issiz partililere is bulmalar gibi bir çok isi becerdikleri de dikkat çeken AK Partili Kadin Kollari gece, gündüz demeden çalisirlarken, yaptiklari ev ziyaretlerinde partilerini anlatmaya ve taraftar kazanmaya devam ettikleride dikkat çekmektedir. Haberi ekleme saati: 20.03-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? SODES’İN KADIN EV’NE KÖYLÜ KADINI AYAK ATMADI!

     


    Ardahan Haberleri Toplumsal sorun ve yaralara çare olmayan projeler kabul ettigi ve bu nedenle binlerce liranin bosa heba edildigi ileri sürülen SODES’in finansörlügünü yaptigi Ardahan Kadin Evi’n de beklenen aktivetelerin olmadigi gibi bir yil önce açilan bu eve bugüne kadar bir köylü kadinin ayak atmadigi ileri sürlüyor. Bürokrat esleri ve kamuda çalisan bayanlarin sohbet merkezi haline gelmekten öteye geçmedigi de dikkat çeken Ardahan Kadin Evi’nin projesinde vaat ettigi isleride yapmamakla elestirildigi dedikkat çekmektedir. Pasta ve tatli günleri disinda ise yaramamakla elestirilen SODES’n Kadin Evi’ne 100 bin TL’ye yakin bir destek verildigi bilinmektedir. Haberi ekleme saati: 20.01-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Dogalgaz bu yilda verilmedi..

     


    Ardahan Haberleri **İSTASYON VAR, DOGALGAZ YOK!.. BTC ve Botas tarafindan Azerbaycan’dan getirilip, dünya petrol piyasalarina akitilan Kafkaslarin dogalgazinin burnunun dibinde geçtigi Ardahan’a bu yilda dogalgaz verilmedi. BTC/BOTAŞ Dogalgaz Boru hattindan sonra Nabucco Dogalgaz Boru hattinin da geçmeye hazirlandigi Ardahan’a bugüne kadar bir türlü verilmeyen dogalgaz ile ilgili ciddi bir çalismanin da görülmedigi dikkat çekerken, yetkili ve etkili kisi, kuruluslarin olaya duyarsiz kalisi tepkilere neden olmaktadir. Ardahan’in Hanak ilçesinde, Posof’ta bulunan BTC İstasyonlarina ait görevlilerin kaldigi lojmanlari isitan, ancak geçtigi Ardahan güzergâhini bir türlü isitmayan dogalgazin ne zaman Ardahan’a verilecegini soran Ardahanlilar, ‘burnumuzun dibinde geçmesine karsin bize verilmeyen dogalgaz ülkenin ve dünyanin birçok yerlesim alanini isita dursun, biz halen tezek ve pahali kömürle isinmaya devam ederiz. Bu haksizligin önüne kim ve ya kimler geçecek?’ diye sorduklari görülmektedir. Haberi ekleme saati:19.59-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Olaganüstü Hayvan Popülasyonu Artisi Sürüyor..

     


    Ardahan Haberleri Son genel seçimler öncesi iki inegin bir traktör aldigi Ardahan’da yasanan olaganüstü hayvan polülasyonu dikkat çekiyor. Seçimlerin hemen ardindan gerek hükümetin yaptigi hayvan ithalati, gerek ise sinirlardaki hayvan kaçakçiligi dolaysiyla fiyatlari olaganüstü düsen ve dün 7 ila 8 bin TL’ye satilan bir inegin bugün 1 ila 2 bin lirya kadar düsmesi nedeniyle ellerindeki hayvanlari satamadiklarindan yakinan Ardahanli hayvan yetistiricileri bu nedenle hergün arta nhayvan sayisi dolaysiyla basta kaba yem sorunu olmak üzere zor günler yasadiklarini belirtmekteler. Geçen yil 300 ila 350 bin arasinda olan Ardahan’da ki büyükbas hayvan sayisinin bu yilin 7. ayina kadar 500 bini geçtigini belirten Ardahan Zirat Odasi Baskani Latifsah surah bu kadar hayvani besslemek için yeterli kaba yemin bulunmamasi yaklasan kisin çektin geçecegine isaret olarak degerlendirilmesi gerektigini ve Gürcistan’dan ot ithamlatina biran önce izin verilmesi gerektigine isaret etti. Haberi ekleme saati: 19.57-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Gürcistan’dan ot ithal edilsin..

     


    Ardahan Haberleri Yaklasan kis öncesi çayir ve tarlalarinda ki kaba yemleri toplama telasini yasayan Ardahanli köylüler, bu yil yasanan kuraklik dolaysiyla arazilerinde istedikleri ürünü bulmadiklari ve önümüzde ki kisin daha zor geçecegini belirtirlerken bazi vatandaslarin sinirda ot ve kaba yet ithalatina izin verilmesini istdikledi görülüyor. Gürncistan ve Ermenistan’a komsu olan, Posof Türkgözü ve Çildir Aktas isimli iki gümrük kapisi olmasina karsin istendigi kadar sinir ticaretinin yapilmadigi Ardahan’a komsu olan Gürcistan’da ot basta olmak üzere kaba yet ithalati yapmak istediklerini belirten Ardahanli çiftçiler, ‘Bugün altin gibi degerlenen ve kilosu Ardahan’da 400 ila 600 lira arasinda olan otun, Ardahan’a komsu Gürcistan’da kilosu 5 Lariye satiliyor. Eger imkan verilir ve ot ile kaba yem ithalatina izin verilirse bir hayli rahatlariz.’ diyerek yasanan kurakligin bu yol ile asilabilecegine dikkat çekmekteler. **Milletvekili: Bu yönde rapor hazirladim.. Meclisin tatilde olmasi dolaysiyla tatilini Ardahan’a geçiren AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahanli çiftçilerin, ‘Sinirda ot ithaline izin verilsin’ çagirisinin kendsinde ulastigini ve kendisinin de bu yönde genis çapli bir rapor hazirladigini belirtti. Atalay, hazirladigi raporu bayramdan sonra Ardahan’da olacak olan Tarim Bakanina sunacaginida belirtti. Haberi ekleme saati: 19.40-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? HOÇVANLILAR İFTARDA BULUŞTULAR

     


    Ardahan Haberleri Osman Avsar Hasköylüleri iftarda bir araya getirdi Hasköy Kültür Evi baskani Osman Avsar dernek binasinda köylülerine iftar yemegi verdi. Hasköylülerin büyük ilgi gösterdigi iftar yemegine, eski Hoç-Fed baskan ve yöneticileri katilirken Hoç-Fed yöneticilerinden kimsenin katilmamasi dikkat çekti. Oldukça kalabalik olan iftar yemeginde gerçek bir ev sahibi örnegi sergileyen Osman Avsar iftar yemegine katilan bütün konuklariyla tek tek ilgilenerek hizmette kusur etmedi. İftar yemegine Hoç-Fed eski baskani Güven Yilmaz, Çalabas dernek baskani İlhan Çelik, Kelik denek baskani Abdullah Karakoç ve Hoç-Fed eski yöneticisi Akif Özer’in yani sira çok sayida Hoçvanli katildi. Haberi ekleme saati: 19.34-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.aryahaber.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Agustos’ta Dolu ve Kar!..

     


    Ardahan Haberleri Ardahan hafta sonu aksam saatlerinde baslayan kuvvetli saganak yagis yerini dolu yagisina birakti. Geçtigimiz hafta sonu aksam saatlerinde Ardahan ilini etkisi altina alan kuvvetli saganak yagisla birlikte bazi kesimlere kar ve dolu yagdi. Ardahan’in merkez mahallelerinden Halil Efendi mahallesinin dag eteklerine yagan dolu vatandaslari hayretler içinde birakirken, gezmeye gelen gurbetçiler Agustos ayinda Ardahan’a yagan doluya sasirirken dolu erimedren bir an öncehatira fotografi çektirdikleri de görüldü. Öte yandan Ardahan’in ilçe ve merkez köylerin bazilarinda dün aksam saatlerinde baslayan kuvvetli saganak yagis yerini doluya birakti. Dün aksam saatlerinde ilçeyi etkisi altina alan kuvvetli saganak yagisla birlikte bazi kesimlere dolu düstü. Findik büyüklügündeki dolu taneleri ekili arazilere çok büyük zarar verdi. Yaklasik yarim saat çok siddetli Yagan dolu ekili arazilere verdigi zararla bu yil yasanan kurakliktan sonra çiftçinin belini ikinci kez büktü. Yagan doludan arazileri zarar gören çiftçiler ilde yürütülen hasar tespit çalismalarin hizlandirilmasini beklediklerini belirterek, yasamis olduklari magduriyet karsisinda devletten yardim istediler. Haberi ekleme saati: 19.15-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Milletvekilinden Çiftçilere Müjde! BORÇLAR BİR YIL ERTELENDİ..

     


    Ardahan Haberleri Meclisin tatilde olmasi dolaysiyla yaz tatilini seçmeni ile geçiren Adalet ve Kalkinma Partisi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay gerek kuraklik dolaysiyla, gerek ise son günlerde ard arda yagan yagmur ve dolu dolaysiyla bir hayli zorda kalan çiftçisinin bankalara, koopetartiflere olan borçlarinin bir yil ertelendigini açikladi. Gazetemiz Yaziisleri Müdürü ile matbamizda bir araya gelen ve önemli açiklamalarda bulunan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay hayvan fiyatlarinda yasanan olumsuzlugunda bayramdan sonra Ardahan’a gelecek ve Ardahan Bal Festivaline katilacak olan Tarim Bakaninin açiklamalari ardindan sona erecegine isaret etti. Yeni vali ve yeni kaymakam ve diger yönticiler ile birlikte el ele verip, Ardahan’in var olan sorunlarini çözmeye devam edeceklerini de belirten Atalay, gerek belediyeler, gerek ise il ve ilçe teskilatlari ile birlikte de Ardahan’in yillardir çözüm bulmayan alt yapisini, çevre yollarini, kent içi sorunlari, köylerin sorunlarini yerinde görerek çözmeye çalistiklarini söyledi. Haberi ekleme saati: 09.34-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Baskan: SERKA degil, ben yaptiriyorum! Levha: Baskan degil,Serka yaptiriyor!

     


    Ardahan Haberleri Eski hayvan pazarinin yerinde yaptirilan kapali pazar alaninin kendisinin projesi oldugunu belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy bu projeye sahip çikanlara çok kiziyor. Baskan’in, ‘ben yaptriyorum’ dedigi, levhanin ise ‘SERKA yaptiriyor’ dedigi kapali pazar alaninin yil sonuna kadar bitirilip, hizmete girmesi bekleniyor. Pazar bittiginde cadde aralarinda pazarcilik yapanlarin yani sira sabit is kurmak isteyenlerde bu alanda kendilerine yeni is alanlari açabilecekler. Haberi ekleme saati: 08.11-13 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Aktas’i Açtiramama Hatirasi!

     


    Ardahan Haberleri Son çikan Valiler ve Kaymakamlar kararnamesi ile valisi ve kaymakamlari degisen Ardahan’in Çildir ilçesinde bulunan Aktas Gümrük Kapisi 10 vali, 40’in üzerinde kaymakami yolcu ederken kendisi halen açilmadi. Mustafa Tekmen’in merkeze alinmasi ardindan Seyfettin Azizoglu’nun Ardahan valiligine, Alparslan Kiliç’in Çildir Kaymakamligina atandigi son kararname ardindan Çildir’i ziyaret eden ve Çildirli yetkililerle son kez görüsüp, veda eden Ardahan’in 10. Valisi Mustafa Tekmen Ardahan’dan ayrilirken Aktas Gümrük Kapisi’ni açtiramamanin üzüntüsü içinde oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 02.16-13 Agustos 2012 Haber/Foto: www.cildirgazetesi.net



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN’A AFGANLAR MI YERLEŞTİRİLİYOR?..

     


    Ardahan Haberleri **Suriye’de yasanan gelismelere dikkatlerin kesildigi bir sirada Ardahan’a getirilen bir grup Afganlinin Ardahan’a yerlestirilecegi ileri sürüldü.. Ardahan’a getirilen 40 kisilim bir Afgan grubu Ardahan Kiz Meslek Lisesine yerlestirildiler. Alinan bilgilere göre Afganistan’da yasanan çatismalar dolaysiyla Türkiye’ye siginan onca Afganlinin Ardahan’in da içinde bulundugu birçok vilayete gönderildigi ve bunlarin bu illerde hayatlarini idame etmeleri için yerlesim alanlari açilacagi ögrenildi. Ardahan Valiligi bünyesine gönderiler 40 kisilik bir Afgan ailesi Ardahan Kiz Meslek lisesinin Pansiyonuna yerlestirildigi görülürken, konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Vali Yardimcisi Murat Karasu Ardahan’a gelen ailelerin geçici olarak su tatilde olan okullar dolaysiyla Ardahan kiz Meslek lisesine yerlestirildiklerini belirti. Karasu Ardahan’a gönderilen Afganlarin Türkiye’ye siginmis Afganistanli aileler oldugunu belirttigi açiklamasinda Afganlara konut bulmaya çalistiklarini söyledi. Şimdilik okul pansiyonunda kalan Afganlara Ardahanlilarin da yardim etmesi gerektigine dikkat çeken Ardahan Vali Yardimcisi Murat Karasu, Ardahan’da misafir olan Afganlilarin çocuklarini giyecek, yiyecek yardimi yapilabilir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 10.25-11 Agustos 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? ARDAHAN’DAN KISA KISA HABERLER

     


    Ardahan Haberleri **Tugay Komutanindan Köksoy’a Veda Ziyareti Hizmet süresi dolan 25. Mknz. P. Tugay Komutani İsmail Gümüstekin Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’a veda ziyaretinde bulundu. 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin, ziyarette yaptigi konusmada Ardahan’da görev yaptigi süre içinde çok güzel günler ve anilarinin oldugunu ve Ardahan’i çok sevdigini söyledi. Baskan Köksoy, Gümüstekin’e Ardahan’da görevini basarili bir sekilde tamamlamasindan ve Ardahan iline yapmis oldugu hizmet anisina tesekkür ederek plaket verdi. Ardahan Haberi **Hayvanlari öldürebilirsiniz.. Orman ve Su İsleri Ardahan Şube Müdürü Ayhan Mutlu, 25 Agustos’ta av yasaginin kalkacagini bildirdi. Mutlu, gazetecilere yaptigi açiklamada, av yasagi ile birlikte avcilarin çesitli hayvanlari limitlerine göre avlayabilecegini söyledi. Avcilara av yapacaklari bölgeler hakkinda bilgi verildigini ifade eden Mutlu, “Havanin açik ve kapali oldugu bölgeleri avcilar önceden bilecek. Sözlü bilgilendirmenin yani sira kendilerine ayrica kitapçik veriyoruz. Avcilara hangi bölgede, neyi, ne kadar avlayabilecegi konusunda bilinçlendirme çalismasi yapiyoruz” dedi. Mutlu, av yasaginin 24 Şubat 2013’de yeniden uygulanacagini sözlerine ekledi. Ardahan Haberi **Ardahan Gençligini Spor’a Tesvik Ödülü Verilecek! Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci, yaz spor okullarina giden Ardahanli tüm ögrencileri ödüllendireceklerini söyledi. Feyzullah Dereci,Gazetecilere yaptigi açiklamada, Ardahan’da 10 dalda açilan yaz spor okuluna yaklasik 600 ögrencinin katildigini, katilimdan dolayi ögrencilerin tamamina çesitli hediyeler verilecegini söyledi. Feyzullah Dereci, “600 ögrencimizin hepsine müdürlük olarak birer sapka, tisört ve sort verecegiz. Çünkü bu yaz sezonu boyunca bu ögrencilerimiz sportif faaliyetlere katilarak kötü aliskanliklardan uzak durdular. Kendileri tebrik ediyorum. Verecegimiz hediyelerle kendilerini sevindirmis olacagiz insallah” dedi. Dereci, ögrencilere hediyelerini agustos ayinin son haftasinda vermeyi planladiklarini sözlerine ekledi. Ardahan Haberi **Bonus Kamyon Ardahan Yollarnda! Ramazan Bayrami’na günler kala tüm yurtta yasanacak trafik hareketliligine karsi uyarilar devam ederken, sürücülerin her zamankinden daha dikkatli olmasi gerektigini kanitlayan bir görüntü Ardahan-Göle karayolunda ortaya çikti. Metrelerce yükselige uzanan otlar Kamyon kasasinda görenleri hayrete düsürdü. Bu görüntü, sevdiklerine ulasmaya çalisan birçok kisi yollarda trafik canavarinin kurbani olmaya devam ederken, bayram öncesi, alinan önlemlerin arttirilmasi ve yapilan uyarilarin daha fazla dikkate alinmasi gerektigini ortaya koydu. Birçok insanin ölümüne, milyarlarca liralik maddi hasara neden olan trafik kazalarinin nedenlerin arasinda bulunan asiri yüklenmis kamyonlar, sehirlerarasi yollarda cirit atiyor. Ardahan Haberi **Sürügüden Yagmura Teslim Oldu!.. Ardahan’in Göle İlçesi’ne bagli Sürügüden Köyü’nde aksam saatinden sonra baslayan ve iki saat süren saganak yagis sele neden oldu. Asiri yagis sonucu Köyün içerisinde çok sayida ev ve ahiri su basarken, yüzlerce dönüm tarim arazisi de sular altinda kaldi. Köyde iki menfez ise yagislardan dolayi zarar gördü. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mete Özdemir, ekiplerin bölgeye sevk edildigini belirterek, “Bazi köylerimizde yagis siddetli oldu. Özellikle Sürügüden köyünde etkili olan yagis su taskinlarina neden oldu” dedi. Özdemir, ekiplerin bölgeye sevk edildigini bildirerek, çalismalara baslandigini sözlerine ekledi. Ardahan Haberi **Rektör Korkmaz’a Bilim Hizmet Ödülü.. Ardahan Üniversitesi Rektörü ve Kafkasya Üniversiteler Birligi Baskani Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in yaptigi çalismalar sivil toplum örgütleri tarafindan takdirle karsilaniyor. Geçtigimiz Ocak ayi içerisinde Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Birligi Yönetim Kurulu tarafindan Bilim Hizmet Ödülü’ne layik görülen Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’i, Valeh Hacilar Uluslararasi Bilimsel ve Kültürel Arastirmalar Vakfi da 2012 Yili Türk Dünyasi Hizmet Ödülü’ne layik gördü. Valeh Hacilar Uluslararasi Bilimsel ve Kültürel Arastirmalar Vakfi Genel Baskani Prof. Dr. Cengiz Alyilmaz’in yaptigi açiklamada Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin kurulmasina öncülük ederek Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Cumhuriyetleri arasinda bilimsel ve akademik iliskilerin saglanmasina katkilarindan dolayi Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in 2012 Yili Türk Dünyasi Hizmet Ödülü’ne layik görüldügü ifade edildi. Vakif Genel Baskani Prof. Dr. Cengiz Alyilmaz, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’i basarili çalismalarindan dolayi tebrik ederek basarilarinin devamini diledi. Korkmaz’a ödülü Gürcistan Cavahisvili Tiflis Üniversitesi’nde yapilan törenle takdim edildi. Ödül töreninde konusan Korkmaz; “Cografya insanin kaderidir. İnsan kendi kaderi üzerinde düsünmelidir. Kafkasya Üniversiteler Birligi, bölge ülke üniversitelerinin kendi kederleri üzerinde düsünme projesidir. Ardahan Üniversitesi bu misyonla bu yil 81 yabanci uyruklu ögrenci alarak en çok yabanci ögrenci kabul eden üniversiteler arasina girdi. Kafkasya ve Orta Asya gençligi birlikte bir gelecek tasariminda bulunabilirler. Çünkü birlik, güç ve esenlik demektir. Bu baglamda yök’ün gelistirdigi Mevlana Degisim Programi’ni ilk uygulayan üniversite olarak bölgede somut bir degisimi baslattigimizi da söylemeliyim. Ayrica yasadigimiz cografyanin büyük evlatlarindan olan VALEH HACILAR adina kurulan Valeh Hacilar Uluslararasi Bilimsel ve Kültürel Arastirmalar Vakfi’na ve onun genel baskani Prof. Dr. Cengiz Alyilmaz’a sükranlarimi sunarim” dedi. Kafkasya Üniversiteler Birligi, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in öncülügünde ve Yüksek Ögretim Kurumu (yök) Baskanligi’nin destekleri ile 2009 yilinda 7 üniversitenin katilimiyla kurulmus, birlik en son katilimlarla üye sayisini 42’ye yükseltmisti. Ardahan Haberi **Ardahan’da Tayin Atamalari Devam ediyor… 31 Yillik Memur İlçeye Veda Etti 31 yildir Ardahan’in Çildir ilçesinde adliyede görev yapan Kaya Yildirim ilk tayin yeri olan Çerkezköy’e gitti. Çildir’da basladigi adliye personeli görevini araliksiz 31 yil ilçede sürdüren Kaya Yildirim, Çildir Adliyesinin kapanmasinin ardindan ilk tayin yeri olan Tekirdag’in Çerkezköy ilçesine gitti. 31 yil ilçede sürdürdügü adliye personeli görevini basari ile yürüten ve ilçe halki tarafindan sevilen Kaya Yildirim, 60 yasinda evli ve 3 çocuk babasi. Ardahan Haberi **Ardahan benimle birlikte delikanli oldu!.. Ardahan’da 3 yildan bu yana görev yapan ve geçtigimiz günlerde Valiler Kararnamesi ile merkeze alinan Vali Tekmen, basin mensuplariyla valilik toplanti salonunda bir araya gelerek vedalasti. Bütün kredisini Ardahan için harcadigini ifade eden Tekmen, “Ardahan benim adeta evladim gibi oldu, o gözle baktim. Ardahan 1992 de il oldu İl olali 20 yil oldu. Şimdi 2012 yilini yasiyoruz, bunun son üç yilini ben yetistirdim. Delikanli kivamina getirdim diyebilirim tabiri caizse. Yetismis olgunlasmis, statülerini kazanmis, kurumsallasmis, büyük ölçüde kurumsallasmayi tamamlamis bir ili benden sonraki arkadasima teslim etmenin mutlulugunu duyuyorum. Bundan sonra daha güzel hizmetlere katki yapacagina inaniyorum” dedi. Tekmen, “3 yil süre zarfi içerisinde arkadaslarimizla Ardahan’da egitim basta olmak üzere saglik, karayollari, sosyal ve birçok alanda basarili projelere imza attik. Özellikle transit yol yapimi hizlandi, bütün bu yatirimlar bu kaynaklari yerinde incelemen sonucudur” dedi. Ardahan Haberi **Ardahan Valisi Tekmen İlden Ayrildi.. Valiler kararnamesiyle merkeze alinan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan’dan ayrildi. Ardahan Valisi Mustafa Tekmen valilik önünde düzenlenen ugurlama töreninin ardindan ilden ayrildi. Törene 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral İsmail Gümüstekin, Belediye Baskani Faruk Köksoy, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer Yildiz, Vali Vekili Kadir Taner Eser, vali yardimcilari, kaymakamlar, kurum müdürleri ve vatandaslar katildi. Tekmen, “Benden herkese hakkim helal olsun. Sizinde hakkinizi helal etmenizi istiyorum. Bundan sonra Ankara’da olacagim, ancak Ardahan hep aklimda ve yüregimde olacak. Ankara’ya yolu düsen her Ardahanliya kapim sonuna kadar açiktir” dedi. Ardahan Haberi **Göle’de meydana gelen kazada 3 kisi yaralandi. Ardahan-Göle arasindaki yol genisletme çalismalari sirasinda dökülen micir, kazaya neden oldu. Çalisma yapildigina iliskin hiçbir uyari levhasinin bulunmadigi yolda meydana gelen kazada Hasan Aytaç yönetimindeki otomobil, kontrolden çikarak Nehre devrildi. Kazada sürücü Hasan Aytaç agir olmak üzere Murat İlyas ve Muammer Coskun yaralandi. Yaralilar Göle Devlet Hastanesi’nde tedavi altina alindi. Ardahan Haberi **Baskana Boru Şoku!.. Ardahan Göle Belediyesi geçtigimiz günlerde tadilat ve onarim çalismalari yapilirken ayni binanin üst katini bir isyerine kiraya vermesiyle ve o isyerinin kanalizasyon borularini açikta birakmasiyla davalik oldukla iddia edildi. Göle belediyesi binasinin tadilati yapiminda ortaya çikan kanalizasyon borulari, belediyeye gelen vatandaslari hayretler içerisinde birakirken, o pis görüntü karsisinda gazetecilere bir açiklamada bulunan Baskan Sabri Muratoglu, binanin tadilata geçtigimiz günlerde alindigini ve ömrünü yitirmis birkaç ufak tefek degisiklikler yapildigini. Bunlardan birisinin de borular oldugunu dile getirip, o borularin yiprandigini söyleyip ve o borulari degistirdiklerini dile getirdi. Borularin eski halinin binayi ayakta tutan ana kolonlarin ortasindan geçtiginden tekrardan yerine koyma gibi bir sanslarinin olmadigini söyleyip bu görüntünün de ilerleyen süreçte kapatilacagini da söyledi. Ardahan Haberi **Bu benim hayalimdir, kimseye de çaldirtmam!.. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy kapali semt pazari hakkinda gazetemize bir dizi açiklamalar da bulundu. Baskan Köksoy, Ardahan halkinin istekleri dogrultusunda ve ihtiyaç olan projeler hazirladiklarini söylerken, kapali semt pazari projesinin çogunun belediye bütçesinden karsilandigini dile getirdi. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy yaptigi açiklamasin da, seçildigi ilk haftasinda kapali semt pazari projesini hazirladigini ve sundugunu belirtti. Baskan Köksoy, Kapali Semt Pazarini SÖDES tarafindan yaptirildigi haberiyle ilgili de açiklamada bulunan Köksoy, kapali semt pazari projesinin seçildigi ilk haftasinda projelendirip sunuldugunu ve bu yil kabul edildigini söyledi. Harcanacak olan paranin sadece SÖDES tarafindan %25 oraninda karsiladigini, Ardahan Belediyesinin ise kasasindan %75’inin karsilandigini söyledi. Baskan Köksoy, bu projesinin daha baskan seçilmeden ve hayalinde olan bir proje oldugunu belirterek, kimse kimsenin hayaline sahip çikamayacagi gibi bu benim hayalimdeki projeme de sahip çikamaz dedi. Köksoy, projenin %75’ini belediyenin öz bütçesiyle yapildigini sadece küçük parçasi olan %25’ini ise SÖDES tarafindan yapildigini kaydederken, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, “sizde hak verirsiniz ki 4/1 rini yapan mi? Yoksa 4/3 ünü yapan mi? Ve projeyi kafasinda belirleyip sunan mi sahip çikmalidir. Bizler projesiyle tüm her seyiyle hazirlayip sunmusuz ve dörtte üçünü biz kasamizdan karsilamisiz ve en tabi olan hakkimiz olarak biz yaptik deme hakkina da sahibiz” dedi. Ardahan Haberi **Parktaki Lokanta kiraya verilecek.. Mülkiyeti Ardahan Belediyesine ait, Halilefendi Mahallesinde Kura Nehri kenarinda düzenlenen park içerisinde, Kafe – Lokanta tesis edilmistir. Tesisin amaci; alternatif bir sosyal mekan olmasinin yaninda Ardahan mutfaginin, Ardahan halkina ve misafirlerine sunumunun yapilacagi bir isletme olmasi amaçlaniyor! İhale konusu tasinmazin kira süresi 10 yil olup, bu süre sözlesmenin noter de karsilikli imzalanmasina müteakip yer teslim tarihinden itibaren baslayacaktir. Yer teslimi en geç 3 gün içerisinde yapilacaktir. İhale 15/08/2012 Çarsamba günü saat 10:00 ‘da Ardahan Belediyesi Meclis salonunda Encümen huzurunda yapilacaktir. Ardahan Haberi **Yagmur ve dolu için hasar tespiti!.. Ardahan Gida, Tarim ve Hayvancilik İl Müdürü Mustafa Tani, yagislardan dolayi tarim arazisi zarar gören 7 köyde hasar tespit çalisasi yaptiklarini söyledi. Tani, yaptigi açiklamada, Ardahan’da son üç gün içinde etkili olan saganak ve dolu nedeniyle merkeze bagli Otbiçen, Tunçoluk, Asagi Kurdoglu, Samanbeyli, Haskör ve Göle ilçesine bagli Sürügüden ile Kayaalti köylerindeki tarim arazilerinin zarar gördügünü söyledi. Hasar tespiti için baslatilan çalismanin tamamlandigini ifade eden Tani, “Bu köylerimizdeki tarim arazilerine saganak ve dolunun zarar verdigini bizzat yerinde gördük. Söz konusu bölgelerde gerekli raporlar tutuldu ve bakanliga iletildi” dedi. Ardahan Haberi **BALIN KİLOSU 40 TL. OLDU!.. Ardahan İli Ari Yetistiricileri Birligi Baskani İlhan Evliyaoglu, sahte ballara dikkat edilmesi gerektigi yönünde uyarida bulundu. Evliyaoglu, yaptigi açiklamada, bal sagim isleminin tamamlandigini, bu dönem ballarin satisa sunulma dönemi oldugunu söyledi. Bu dönem piyasaya sahte ballarin da girebilecegine dikkat çeken Evliyaoglu, “Kilosu 8-10 liradan bal satilabiliyor. Bir baskasi da ondan aldigini 20-25 liradan satabiliyor. Bunu birileri sektör haline getirmek istiyor. Bunlara dikkat etmemiz lazim. Bunlarla ilgili bize duyumlar geliyor. Bu dönem beklenen bir seydir” dedi. Tüketicinin bunlara dikkat etmesi gerektigini belirten Evliyaoglu, “Hakiki balin kilosu 40 liradir. Bundan daha da önemlisi bal almak isteyenlerin bilinen ve güvenilir kaynaklardan bal temin etmeleri gerekir. Cadde ve sokaklarda satilan ballara asla itibar etmemelerini istiyoruz. O zaman bal degil seker almis olurlar. Zaten gerçek arici da sokak ortasinda bal satmaz” diye konustu. Evliyaoglu, o tür durumlar karsisinda tüketicinin kendileri ve ilgili kurumlara haber vermesini istediklerini sözlerine ekleri. Ardahan Haberi **BALCILAR YİNE AGLIYORLAR! Yagislar nedeniyle bal veriminin yüzde 95 oraninda düstügünü söyledi. Evliyaoglu, konuyla ilgili İHA muhabirine yaptigi açiklamada, Ardahan ilinde 2012 yilinda yasanan mevsimsel, yani kiragi ve yogun yagis gibi etkenlerden dolayi bal üretimi, ortalamanin oldukça altinda gerçeklesmistir dedi. Evliyaoglu, Yagislar nedeniyle bal veriminin yüzde 95’e kadar düstügünü ve aricilarin perisan bir vaziyette oldugunu bu nedenle ariciya destek verilmemesi durumunda, kovanlarda ciddi kayiplarin olabilecegine dikkat çekerek sunlari kaydetti: “Ardahan aricilari olarak, Kafkas arisi olarak Haziran ayinin 20’sinden itibaren önce bölgede çok meshur olan yüksek rakim nedeniyle kravi bitkiyi yakti, daha sonrada siddetli dolu ve yagistan etkilenerek bal veriminin yüzde 95 oraninda düsmesine neden oldu. Bu doga olayindan sonra bizim il genelinde yapmis oldugumuz, yani ilçeleri ve köyleri dolasarak yerinde balliklarda tespit etmis oldugumuz bal verimi yüzde 95’lere kadar düsmüstür. Biz il genelindeki birlik üyelerimizin magdur olmamasi için arili kovanlarimizin da kisa hazirlikli ve balli girebilmesi için kovanlarimizin beslenmeye ihtiyaci vardir. Bizde bu konuyu gidermek için önce il Valiligimize dilekçe ile basvuruda bulunduk. Gida Tarim ve il müdürlügü elemanlari ile birligimizden bir eleman göndererek ilde yapmis oldugumuz tespitler gerçekten dogrudur. Bu aricilarimizin magduriyetlerini giderebilmemiz için bu raporlarda önümüzdeki günlerde Tarim Bakanligina gönderilerek, Bakanliktan ucuz fiyata seker ve üreticilerimizin bankalardan almis oldugu kredilerin faizsiz olarak ertelenmesi talebinde bulunacagiz” dedi. Ardahan Haberi **ÇILDIR’I DOLU VURDU!.. Ardahan’in Çildir ilçesinde dün aksam saatlerinde baslayan kuvvetli saganak yagis yerini doluya birakti Dün aksam saatlerinde ilçeyi etkisi altina alan kuvvetli saganak yagisla birlikte bazi kesimlere dolu düstü. Findik büyüklügündeki dolu taneleri ekili arazilere çok büyük zarar verdi. Yaklasik yarim saat çok siddetli Yagan dolu ekili arazilere verdigi zararla bu yil yasanan kurakliktan sonra çiftçinin belini ikinci kez büktü. Yagan doludan arazileri zarar gören çiftçiler ilde yürütülen hasar tespit çalismalarin hizlandirilmasini beklediklerini belirterek, yasamis olduklari magduriyet karsisinda devletten yardim istediler. Ardahan Haberi **DAHA TESLİM EDİLMEDEN UÇTU!.. Ramazan Bayraminin hemen ardinda teslim edilecegi belirtilen 2. Etap Tokiler daha teslim edilmeden yikilmaya basladilar. Ardahan merkezde gece etkili olan firtina, Toplu Konut İdaresi tarafindan Sugöze köyü mevkiinde yaptirilan konutlarin çatilarinin uçmasina neden oldu. Rüzgar nedeniyle TOKİ konutlarindan C-1 blogunun çatisi tamamen uçtu. Diger bloklardaki çatilar da hasar gördü. Şiddetli rüzgarin etkisiyle uçan çatinin parçalari ise apartman önüne düstü. Daha teslim edilmeden binanin çatisinin uçmasi TOKİ’den ev alanlari korkuttu. Ardahan Haberi **İmam Belediyenin yardimlarini Görmezden Geldi!.. Göle Selim Bey mahalle camisinin abdesthanesinin içler acitici bir görünüme sahip olmasindan dolayi camii imami ve hayirsever vatandaslar vasitasi ile yeni bir abdesthane insa edildi. Fakat Göle Belediyesinin hiçbir çalismasina parmagini bile sürmedigi dikkatlerden kaçmazken diger vatandaslar da bu konuya takilip kaldiklari görüldü. Kötü kokusundan ve rutubetinden geçilmeyen eski abdesthanenin ise yikilacagi bilgisi alinirken gazetemiz muhabirinin bizzat kendisi gidip o rezaleti fotografladi. Ayrica yeni yapilan abdesthanenin son derece modern bir sekilde yapildigi da, yardimsever vatandaslarin ve camii imaminin ne kadar çaba harcadiginin ispati olarak görüldü. Fakat Göle’de bulunan bir camii de ise abdesthanenin parali oldugu dikkatlerden kaçmazken, camii imami bu yeni ve modern abdesthanenin yapiminda katkida bulunan herkese tesekkürlerini iletti. Öte yandan konu hakkinda görüstügümüz Göle Belediye Baskani sabri Muratoglu İmam’in belediyenin yaptigi yardimlari görmezden gelmesinin etik olmadigini söyledi. Ardahan Haberi **Vatandaslar Verilen İftar’dan Şikâyetçi!.. 03.08.2012 tarihinde Göle Müftülügü tarafinda iftar programi düzenlendi. Programa basta İlçe Kaymakami Kemal Atasoy ve İl Müftüsü Galip AKIN olmak üzere İlçe protokolü, Diyanet İsleri Baskanligindan gelen irsat ekibi ve halkimizinher kesiminden kisiler katildi. Program dolayisiyla İlçe Müftüsü Yavuz YILDIZ bir Tesekkür konusmasi yapti. Yavuz YILDIZ yaptigi konusmasinda “Ramazan ayi birlik ve beraberlik ayidir. Bu iftar soframiz ile biz de bu birlik ve beraberlige katki sunmayi arzuluyoruz. Bu Münasebetle önce bizi bir araya getiren Allah’a hamd ediyor ve bütün misafirlerimize tesekkür ediyorum” dedi. Program yapilan dua ile sona erdi **Vatandaslar Şikâyetçi!.. Göle Müftülügünün vermis oldugu iftar dolayisiyla vatandaslarin “Neden fakire, fukaraya degil!” sözleri dikkat çekti. www.golegozlem.com Ardahan Haberi **Saman yüklü araçlar trafigi felç ediyor!.. Kamyonete yüklendigi yetmezmis gibi birde araç arkasina ip ile baglanarak, ne kadar alirsak o kadar kar misali tehlikeye devam ediliyor! Yaz ayinin yarilanmasi ile birlikte saman satislarinin da basladigi Göle’de saman yüklü araçlar diger araç sürücülerine sikinti çektirdikleri görüldü. Yüklü araçlar için yer yapilmasina karsin araçlarini yine köy duraklarina çeken kamyonetlerden bezmeye baslayan Göleli vatandaslar trafik polislerin bu duruma da bir çözüm bulmasini istediler. Ayrica köylü vatandaslarin tehlikeli olmamasindan dolayi sehir içinde sokulmadigi gibi bu kamyonetlerinde girmesini istemeyen vatandaslarin istemedigi gibi açar sürücülerinin de sikinti çektikleri dikkatlerden kaçmadi. Duble yol çalismasi son hiz devam..Ardahan Haberi **Duble yol çalismasi son hiz devam.. Geçtigimiz yil Göle’de yapimina baslanan duble yol çalismasinin bu yil iyice ilerleme kaydettigi görüldü. Yapiminin yarisi biten duble yol çalismasinin Ardahan’a giden kesiminin de bitirilmesini bekleyen vatandaslar tek sorunun giristeki tümsekli yollar oldugunu ifade ettiler. Ayni zamanda Göle’ye gelen Saglik Bakani Recep Agdag’in da yol yapinin iyi ilerledigini ifade ederek en yakin zamanda bitecegi bilgisi alindi. Haberleri ekleme saati: 13.01-11 Agustos 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com




























  • İş adamlarından alıyor, Öğrencilere veriyor..





    GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE





    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..


     


    YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK



    Haberimiz ulusal TV Halk TV Ekranlarındaydı..



    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, partisinin bütün belediyelerine, emekliler ve üniversite öğrencileri başta olmak üzere, ihtiyaç sahibi bütün kesimlere kış ayları boyunca sosyal yardımları arttırma talimatı gönderdiklerini bildirdiği günümüzde Ardahan’ın 2 bin 100 rakımlı, 2 Bin 100  nüfuslu tek beldesinin AK Partili Belediye Başkanı Yücel Akkoç beldesindeki öğrenciler için kapı, kapı gezdiği batıdaki iş insanlarından aldığı karınca kararınca yardımı kendi elleriyle öğrencilere dağıtıyor.


    İl genelinde 20 bin öğrencinin eğitim, öğretim gördüğü Ardahan’ın tek beldesi Göle ilçesine bağlı Köprülü (Gorevenk) Beldesinin AK Partili Belediye Başkanı Yücel Akkoç’tan beldesindeki öğrencilere karınca kararınca katkı sunmaya çalışmakta.

    Başkan Akkoç son İstanbul ziyaretinde kapı, kapı gezip, ziyaret ettiği Ardahanlı iş insanlarından aldığı destekle aldığı kitap, kırtasiye, elbiseleri getirdiği beldesindeki öğrencilere kendi eliyle dağıtıyor.




    Ardahan’ı Bu Yıl da


    Tüm Dünyaya Öyle Çok Tanıttık ki!..


    Her yıl ortalama bin ila bin beş yüz kişi göç etmeye devam ettiği için neredeyse Vilayet rütbesi alınıp, yeniden kasaba ilan edilecek. KAI’cı kazcıların gölgesinde  kalan, hala Kars’ın ilçesi diye anılan Ardahan’ın 21 pare köyünün bulunduğu bölgenin belde olması için bir çeşmesi dahi olmayan yaylada bulunan bir evin çeperinin üzerinde açtıkları defterle imza toplayanların şowuyla bu kez olaysız biten Hoçvan Yayla Şenliği sırasında toplanan imzaların akıbetini ne oldu diye merak ederken o imzalar arasında Kısır dağının suyunu 19’u Hoçvan’ın biri benim köyüm olmak üzere 6 merkez köye verilmesi için yani Kısır dağının suyunun köylere içme suyu olması için hazırlanan Sütlüceler Su projesini hayata geçmesi adına imza vermeyen iki köy de var mıydı acaba?!.




    Ha bu soruya cevap verirken adını taşıdığı ilçesinin bir futbol takımı olmayan ama üniversiteli öğrencilere verileceği söylenen paraları bu kez de İstanbul Avcılar stadında topallayan Damal Federasyonu öncesi Hoçvanlı üniversite öğrenciler için toplanan  paraların öğrencilere gidip, gitmediğini de ve niye makbuzlarının kamuoyu oyu ile paylaşılmadığını bir zahmet siz sorun..  

    Evet, Hoçvan Yayla Şenliği ardından aldıkları bol paraların keyfiyle geldikleri Kars havaalanında ‘Damal’ın bozuk yollarına eşekle mi gideceğiz?’ diyen sanatçının, selfisinin gölgeleyip, kendisiyle birlikte getirdiği bulutlar nedeniyle Atatürk’ün gelmediği Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Şenliği de yapılmıştı.

    Diğerleri gibi bunun da hesabı verilemeyen Damal’daki etkinlik sonrası daha önce Festival-i Osman’a satılan bu kez de ‘Rakı içen öldü de su içen ölmedi mi?’ türküleri söyleyen sanatçısının 5 türkü için aldığı 500 bin TL.’nin mutluluğuyla sahneye ful çakır keyif çıktığı ve  adı ‘Ulusal Ardahan Kültür ve Bal Festivali’ olmasına rağmen komşu ülke Gürcistan’dakiler gibi kimsenin gelmediği ama bol faturaların kesildiği kalede yapılan etkinlik bal olmadığı için  tatsız geçse de  bolca cırtık atmakla sona erdi.

    Cancur için belediye ile ters düşen bir iki çok bilmiş yüzünden bölünen diasporanın ortalıkta olmadığı, bir iki yerli turist ile dernek yöneticisinin ancak geldiği balıksız Çıldır Göl Festivali de yapılmış bu kez deniz pardon sahili olmayan göl kenarından İki Bin 700 mü, İki bin 900 rakımlımı diye tartışılan dağa, Bilbilan’a çıktık..

    Bol kovboyluk Teksaslı filmlerin çekildiği Hollywood gibi değil bir iki derme çatma iş yerinin olduğu, 50 yıldır bir türlü bitmeyen Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde bulunan ve İsrail’in Filistin’e gıdım, gıdım yerleştiği gibi çoğu yayla evinin Karadenizlilerin olan Bilbilan Yayla Şenliği’de tamamdı..




    Ulgar dağının delinemediği, Doğalgazın hala gelemediği Türkgözü Badele Gümrük Kapısının 30 yıl sonra ancak yenilendiği Posof Aşıklar Şenliği de HES’ler yüzünden kuruyan derelerimizde kalmayan Alabalıklar için ağıtlar yakılarak sona erdi… Ormanları kesilen, hayvanları şaptan kırılan Göle ve Goreveng festival şenlikleri de bol kaşarlı ve çağlı olarak biterken tanıtımdan çok Göleli siyasetçilerin kim olacağı, kimin başkan, kimin meclis üyesi olacağı daha çok gündemdeydi.

    Ve ajansların, tvlerin, gazetelerin manşetleri değil, bulmaca sayfalarının bile yer vermediği Ardahan’daki yaz etkinlikleri, kaz gecelerine hazırlanıldığı şu günler de çok geride kaldı.




    Yani aynı gün, aynı saatlerde yapılan ve herkesin festivali, şenliği, şöleni kendisine dedirten Ardahan’daki yaz etkinlikleri ile olağanüstü bozuk olan Ardahan yollarını, bir türlü bitmeyen sözde bölünmüş yolları, cadde ve sokaklarını bu yüzyılda hala itfaiye ile sulayıp, tozdan kurtarmaya çalıştığımızı, Ardahan-Artvin Havaalanı projesini Rize’ye kaptırıp, Artvin-Rize Havaalanı yaptığımızı,

    30 yıldır Sınır Ticaret Merkezi kuramadığımız Posof Türkgözü Gümrük Kapısına giden yolun Afganistan’da bile olmadığını, Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarının yanına Lojistik Merkezi kurduğumuzu, Kars-Tiflis-Bakü Demir yolunun yanı başına Antrepo inşa ettiğimizi, 7 metre toprakların örttüğü gont ve salların altındaki ahırlarda hayvancılığı 80 yıldır Hollanda hayvancılığına ulaştıramadığımızı, hala devam eden göçü durduramadığımızı, diz boyu olan işsizliği çoğu cemaatlere ait marketler açarak çözdüğümüzü tüm ülkeye, dünyaya, okyanuslar ötesine tanıttık..


    Hayırlı olsun..

    Ağustos böceği misali yazdan yaza, saza gidenlerce yapılan bu yılki etkinliklerde büyüüüükkk çok büyük (!) emeği geçenleri kutlarım..





    arşiv haber/yorumlar 16.10.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


     SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


    en yeni makele


    LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


    YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin








    Yazarlarimizi okuyor musunuz?











    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Bir saatlik baris..

    Fakir Yilmaz Ülkemi komsulariyla karsi karsiya getirmekle büyük basari saglayan Disisleri Bakanini izliyorum, diyor ki; -Suriye’de bir saatlikte olsa baris saglanacaksa gereken katkiyi sunarim.. Tam bu esnada ülkemin güneyin de yeni bir çatismanin yasandigi ve 4 asker ve birçok PKK’linin öldügü yönünde haberler ajanslara düsüyor.. Ve güney sinirinda çogu Ardahan’da ki Şeytan kalesine benzer yeni kalelerin insa edildigini duyuruyor ajanslar.. Ardindan www.kuzeyanadolugazetesi.com adli internet sitemiz üzerinde dinledigim Ardahan Radyo’da Ahmet Kaya bagiriyor, ’70 yillik düsman Yunanistan’la barismak için bin bir takla atanlar, kendi insanlari ile niye barismazlar ki?’ diye.. Evet ülkemde bir saatligine ihtiyaç duyulan savasin durmasina yönelik hiç bir adim atilmazken Disisleri Bakanim üstü kapali destekledigi teröristlerin kan gölüne çevirdigi Suryie’de bir saat baris olsun, herseyi veririm diyor.. PKK’nin Igdir’da okullara saldirmasi ve ögretmen kaçirmasina tepki koyan halkin artik baris dedigi bir süreçte cezaevlerinde devam eden ve sinira dayanan ölüm oruçlarini görmezden gelen bakanimin hükümetinin yeni bir senaryoyu devreye koyacagini ilan ettigi bir süreçte o çok istenen bir saatlik barisin önümüzdeki günlerde yeni çatismalarla daha çok savasa dönüseceginin ilk isareti ola dursun, bakan Suriye’de bir saatlik baris arar.. **Özdemir Geri Geldi, Nalbant Gidiyor.. Genel Sekreterlige atandiktan sonra hep tartisma konusu olan ve bana göre hep önü kesildigi için eski Köy Hizmetleri Müdürlügü döneminde ki performansini ortaya koyamayan Mete Özdemir’in yeni valinin gelisi ardindan ‘birilerinin istemi ile’ bay pas edi lerek, yillardir bir türlü bitirilemeyen Ardahan Yanlizçam Uludag Kayak Tesisi’nin projesini takip için Ankara’da görevlendirildigi ileri sürülmüstü.. Ancak aradan kisa bir geçmeden Mete Özdemir’in geçtigimiz gün yeniden Ardahan’a gelerek, ‘hem de birine ragmen’ makaminin basina geçtigini gördük.. Özdemir’i bay pas etme hesaplarinin da diger birçok önemli gelisme gibi hava da kaldigini görürken, bunun suçlusunun yeni vali degil, eskileri ise hiç degil, bir taraftan karsi oldugunu söyleyen, diger taraftan hiç bir sey yapamayan güçsüz iktidar temsilcilerinin oldugunu söylemek sanirim sayin AKP’li büyük ve de küçük yöneticilerimizi kizdirmaz.. Evet Rektöründe karsisinda olduklarini söyleyip, çeper diplerinde demediklerini birakmayanlarin Rektörün ikinci kez atanmasinin önüne geçemeyeceklerini anladiklarinda sus-pus, hatta teslim olusmari gibi sanirim bu gidisle Mete Özdemir’i de ele yada böyle birileri kabul edecektir.. Çünkü, ‘bay pas edildi, artik glemez’ denilen Mete Özdemir yeniden Ardahan’da.. Evet 10 yildir ülkede iktidar, ama Ardahan’da bu iktidar gücündenneredesin ula a nasiplenemeyen AKP yöneticileri bu duruma ne diyeceksiniz.. Tabi bir sey demez, hatta ‘nereden çikariyorsun kardesim, biz Mete Özdemir ile kankayiz zaten’ diyeceksiniz.. Ama desenizde Mete Özdemir’de, Rektör’de diger bir çok bürokratta buna kis kis güleceklerini sanirim sizde biliyorsunuzdur.. Neyse geçelim burayi derken AKP’den Belediye Baskani Adayi olan İl Sosyal Hizmetler Müdürü Erdal Nalbant’i da sürgün ettiklerini ama bunu da beceremeyenlere bir haber vereyim.. Erdal Nalbant kendi istemi ile Ankara’ya tayin istedi haberiniz ola.. Hastaneyi disipline edecem diyen Bashekim’de Agri’ya Genel Sekreter oldu. ‘Hem de gidersem, Oguz’u da götürürüm’ diyerek.. Bu arada Saglik Bakaninin Erzurumlu Saglik Genel Sekreterinini isminin üzerinin basbakan tarafindan çizilip, Arahavili birini Ardahan Saglik Genel Sekreteri ettigini bilmenizi isterim.. Bunlari niye mi haber verdim?!. Sizin hiç bir seyden haberiniz yokta ondan.. **Alex’i de Ardahan’a süreydiniz. BDP ile degil, Öcalan ile görüsmek daha mantikli anlaminda bir açiklama yaptiktan sonra Öcalan’in kardesiyle görüstürülmesi ve Öcalan’in ‘Gidisat tehlikeye gidiyor’ açiklamasi ardindan biçak sirti gibi kesilen sehit haberlerine karsin operasyonlari durdurmayan basbakanin bir taraftan PKK ile, diger taraftan üstü kapali olsa da Suriye ile savas halinde bile olsa sporla da ilgilenmesi gerçekten iç açici bir durum olmali.. Çünkü spor’un sagliga iyi geldigi hep söylendigini biliriz.. Ardahan Spor’un gelenden 5 gidenden 10 gol yedigi su günlerde basbakanin be nimde tuttugum takim olan Fenerbahçe’de yasanan Alex sorunuyla da çok yakinen ilgilenip, ‘Alex’in gidisi böyle olmamaliydi’ açiklamasi gerçekten göz yasartici bir durum.. İnsani aglatan Alex’in gidisini izlerken fakir ve yoksul çocuklari degil, altlarinda en son model BMW’ler, Mercedesler, Ayfon telefonlu zübpelerle birlikte bende oturdum agladim desem inanmayin.. Ama bakiyorumda Arinç gibi olmazsa da basbakanim bir hayli üzülmüs.. Ülke yönetimini ele geçirdigi ileri sürülen cemaatin spora da el atip, ‘bu isi de biz yapariz’ dedigi yönündeki iddialara inanmazsam da daha önce Okyanuslar ötesinde yapilan sportif açiklama ve basbakanin ‘Alex böyle gitmemeliydi’ açiklamasini yan yana getirdiginizde Fenerbahçe’nin halen ele geçirilemedigini de anlamak sanirim zor bir sey degil.. Ancak bu isler derin mevzular diyerek burayi geçmek isterken Erdal Uygur agabeyimizin Gürcüler dahil buldugu biriyle bana gönderdigi Aydinlik gazetesinin biriken arsivini okurken gözüme bir haber çarpti.. Birazda geç okudugum bu haberde, beni de çok mesgul eden ve fuzuli sorular soranlarla dolu zamanlari bol adamlarin kullandigi facebookta basbakani elestirdigi için MHP destekli bir sendikacinin Ardahan’a sürgün edildigini ögreniyordum.. Haberi geç okusam da içerigine sasirmadim desem inanin, çünkü Ardahan’in sürgün memleketi oldugunu su an Ardahan’da çalisan onca kurum amirine, hatta AKP’li vekile sordugunuzda zaten söylerler.. Benim asil merak ettigim, Alex’in niye Ardahan’a sürgün edilmedigi ve en azinda Ardahan Spor’a yardim ettirilmedigiydi.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535. 418 32 58



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Ne is yapar bu kurumlar?

    Selmi Yilmaz Ardahan’da bulunan resmi kurumlarin bir ikisi disinda diger onca kurumun ne is yaptigini çocugumuz bilmez, ilgilenmeyiz.. Bunu bilen kurumlarda adeta kendilerini toplumdan saklar. gözden irak, gönülden irak misali mesai saatlerini masa baslarinda doldururlar.. Örnek mi? Tarim Müdürlügünün içinde bulunan onca Şübe Müdürlügü.. Saglik Müdürlügünün içinde bulunan onca Müdürlük.. Eski isme Çevre yeni ismi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlügü? Peki bunlarin görevleri nedir? Önlerine gelen evralari imzalamaktan öte baska isleri yokmu? Tarim Müdürlügü diger sehirlere sevk edilen kurbanliklarin evraklarini mühürlemekten bask isi yok mu? Bu yil kurak gittigi söylenen topraklarlarla ilgili ne gibi bir arastirma yapti? Kurakligin nedenini öyle bir basit hava tahmini ile açiklamak yeterlimi? Tarlalari saran farelerle ilgili ne gibi bir çalisma yapti.. Son günlerde bilinmedik bir nedenle ölen hayvanlarla ilgili bir arastirmami yapiyor? Saglik Müdürlügü ve sübeleri ne yapar? Firinlari, tarihi geçmis gida maddelerini satan is yerlerinimi denetledi? Çevre Müdürlügü basta HES’lerin olmak üzere yol genisletme çalismasi yapan firmalarimi denetledi? Bilmiyorum ama Ardahan’da bazi kurumlar valinin emrine karsin sahada degil sanirim.. **Yakmayin, yurt yapin, Afganlara verin.. Ardahan Belediyesi’ne ait itfaiyenin sirenlerini çalarak hizla gittigini gördügümde haber merkezini arayip, nerede yangi oldugunu ögrenmelerini istedim.. Bu istegimi kisa sürede cevaplayan haber merkezimiz Yaziisleri Muhabirimiz Baris Bilgin’in de orada oldugunu söyleyince yanginin nerede oldugunu merak ettim.. Benimde evimin bulundugu, yokusu ve ara sokagi köy yollarindan beter eski Tokilein yani basinda bulunan eski hastanede yangin çiktigini ögrenirken, ayni hastanenin Ardahan Valisinin kaldigi evine bitisik, komsu oldugunu da hatirliyordum.. Yeni hastanenin yapilmasi dolaysiyla aylar önce bosaltilan ve o gündür, bugüne kadar bos tutulan 100 yatakli eski hastane de çikan yanginin kisa sürede söndürüldügünü ögrenip, rahatlayinca buranin neden degerlendirilmedigini de merak etmedim degil.. Gerçi daha öncede bu yönde bir çok kez yazilar ve yorumlar yazdigimizi da hatirlarken basta Ardahan Üniversitesi olmak üzere birçok kurumun yer aradigi bir sirada bu 100 kisilik dev binanin ne diye bos tutuldugunu merak etmedim degil.. İl Saglik Müdürlügünün burayi ne yapacagini hale netlestiremedigi gibi buranin niye üniversite ögrencilerine bir ögrenci yurdu haline çevrilmedigini, yada Kapali Spor salonunu isgal eden Afganlara verilmedigini de sormak gerektigini düsündüm.. Evet yakmayin, yurt yapin, Afganlara verin dedigimiz eski hastanenin geçicide olsa degerlendirilmesi gerekmez mi? **Baskan çalisiyor mu? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapilan görüsmeler ardindan erkene alinacagi daha da netlesen yerel seçimler öncesi hummali bir çalisma içinde oldugunu gözlemledigimiz Ardahan’in AK Partili Belediye Baskani Farurk Köksoy’un üç yildan fazladir basinda bulundugu belediye baskanligi görevi sirasinda yeterince çalisip, çalismadigi da sikça tartisilanlar arasinda oldugunu sanirim kendiside biliyordur.. Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürü iken AK Parti tarafindan son anda aday gösterilen ve Ardahan’in belediye seçimleri tarihinde en büyük oyu alarak belediye baskani olan Faruk Köksoy’un göreve gelir gelmez öncelikle belediyenin içini dizayn ettigi ve belediyeyi kurumsal bir hale getirdigini söylemek sanirim baskana yagcilik olmamali.. Bunun yani sira ele aldigi birçok projeyi gecikmeli de olsa gerçeklestirmeye baslayan baskan Köksoy’un çalismalari kisin yaklastigi su günlerde kendisini iyiden iyiye göstermeye basladigi gibi.. Örnek olarak valininde ziyaret ettigi ve halen çevre düzeni ile otoparkinin yapilmamasina karsin yillarca kentin içinde çikarilmayan Hayvan Pazari, Kura Nehri’nin yani basinda ki alanlarin güzellestirilmesi, kapali pazar yapilmasi, kent merkezinde ki parkin yeniden dizayn edilmesi ve en önemlisi görülmeyen ama Ardahan için hayati önem tasiyan kana lizasyonun büyük bölümünü yapmasi baskanin basari hanelerine yazilabilir.. ‘Baskan çalisiyor mu?’ sorusuna cevap vermek için henüz erken oldugunu, ancak yerel seçiminde yaklastigini belirtirken, Köksoy’un çalismaya azimli oldugu, ancak basta bürokratik engeller olmak üzere birçok sorunun da bu çalismalara engel oldugunuda söyleyebiliriz.. Ama; ‘Baskan çalisiyor mu? sorusuna ben çalisiyor diyecem.. Çünkü onca cözüm bekleyen sorunun yaninda Köksoy döneminde inkar edilemeyecek güzel seylerde olmuyor degil..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN BELEDİYESİNE KAMUOYU HUZURUNDA ÇAGRI


    Nejdet Kanbir

    Nejdet Kambir Degerli Belediye Baskani ve Degerli Belediye Meclisi Üyeleri; Şimdi sizlere seslenirken; “her seye muhalefet oluyor…” mantigiyla sözlerime yaklasma ihtimalinizi bilerek sesleniyorum. Olsun, siz sözlerimin arasindan cimbizla “yapmayin” sözcügünü öne çikarsaniz da, bu toplum, mensubu oldugu dinin farzlarindan olan ‘Namaz Kilmak’ hükmünün, bu dinin kutsal kitabinda cimbizlama yapilarak “… namaz kilmayin” sekline dönüstürülerek öne çikarildigini bilen bir toplumdur. Çagirimin basini sonunu düsünmeden “yapmayin” sözcügünü öne çikarma ihtimalinizin buna benzeyecegi uyarisinda bulunarak baslama ihtiyaci duyuyorum; umarim beni yaniltirsiniz! Nisa süresi 43. Ayette dendigi gibi “sarhosken namaz kilmayin”. Yani; Hayvan Pazari yaparken, böyle yapmayin! **Bu yorumun ve diger yazarlarimizin güncel/günlük yazilarini okumak için sitemizin saginda bulunan EN YENİ MAKALE linkini TIKLAYINIZ



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Kitalararasi Büyükbas Savasi Ensar Ögüt Kazandi!

    Ardahan Haberleri **Domuzluk yapmayin.. Tarim bakani Hakkinda hazirlanan Gensoru hakkinda TBMM’sinde bir konusma yapan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt konusmasini kesmek isteyen AKP’li vekillere ‘halkin sorunlariyla ilgilenin, telefonlari birakin, domuzluk yapmayin’ demesi dikkat çekti. Köprüdeki inatlasmayi CHP’li milletvekili kazandi Anadolu’dan getirilen kurbanlik hayvanlarin İstanbul’un Avpura yakasina geçirilmesine 2 yil önce getirilen yasagi kaldirmaya çalisan CHP Ardahan milletvekili Ensar Ögüt, Sinop’tan getirilen kurbanliklarin uzun mücadele ve tartismalarin ardindan kendisi de kamyona binerek köprüden geçmelerini sagladi. Geçen yil da TBMM’ye kurbanlik getirerek kurbanlik hayvanlarin Avrupa yakasina geçirilmesinin engellenmesini protesto eden CHP ;Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, 2 yildan bu yana ;bu yasagin kaldirilmasi için çaba harcadi. Kocaeli’nin Gebze İlçesi’nde de oglu ve yakinlari ;da bulunan Ensar Ögüt, bu Kurban Bayrami öncesinde de girisimlerini sürdürdü.Geçen yil köprüden kurbanlik geçirtemeyen ve dün de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Anadolu yakasi girisinde yeniden mücadele baslatan Ensar Ögüt, Sinop’tan kamyonla getirilen büyükbas kurbanliklarin geçisine izin verilmesi için büyük çaba harcadi. Sinop’tan getirilen ve Sultangazi Belediyesi’nin kurdugu ;kurban pazarina götürülmek istenen Orhan Günaydin adindaki saticiya ait kurbanlik yüklü kamyon köprü çikisinda polisler tarafindan durduruldu. Burada devreye giren ve saglik raporu, ;kulak numaralari olan hayvanlarin hiç bir eksiginin bulunmadigini söyleyen Ensar Ögüt kurbanlik hayvanlarin geçislerine izin verilmesini istedi. Bu görüsmeler sirasinda polis tarafindan veteriner çagirildi ve hayvanlar yeniden kontrolden geçirildi. Veterinerin de bu hayvanlarin herhangi bir engelinin bulunmadigini bildirmesi üzerine kamyonun geçisine izin verildi. Polislerin anlasiyisina tesekkür eden Ögüt, kamyonun yeniden durdurulabilecegi düsüncesiyle kurban sahiplerinin kamyonuna kendisi de binerek Sultangazi’ye kadar eslik etti. Kurban sahipleri, milletvekili Ensar Ögüt’ün bu çabasina sasirken, Ögüt ;eksigi olmayan kurbanliklarin Avrupa yakasina getirilmesinde hiç bir sakinca olmadigini ve yasaktan sonra ilk kez ;karsiya kurban geçirilmesine yardimci oldugu için mutlu oldugunu söyledi. Ardahan Haberleri **Ögüt: Ardahan’da ki Askerler erken terhis edilsin.. CHP Milletvekili Ensar Ögüt, Dogu ve Güneydogu illerinde askerlik yapanlarin üç ay önce terhis edilmesini önerdi.. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, TBMM’de düzenledigi basin toplantisinda, Askerlik Kanunu’nda degisiklik yapilmasiyla ilgili Meclis Baskanligi’na sundugu bir kanun teklifi hakkinda bilgi verdi. **ÇARŞI İZİNLERİ BİLE YOK.. Ögüt, zorunlu askerlik hizmeti kapsaminda bazi askerlerin Antalya’da, Bodrum’da askerligini yaparken, daha çok fakir aile çocuklari olan baska askerlerin ise 15 ay Şirnak’ta, Van’da, Hakkari’de çarsi izni bile olmaksizin askerlik hizmetinde bulundugunu ifade etti. CHP’li Ensar Ögüt, sadece bu askerlerin üç ay önce terhis edilmesiyle hem kendilerine hem de ailelerine büyük bir moral destek verilecegini vurguladi. **EŞİTSİZLİK ORTADAN KALKACAK.. Bu yönde Meclis’e verdigi kanun teklifine diger parti gruplarindan da destek bekledigini belirten Ögüt, teklifin kabulü halinde, Dogu ve Güneydogu illerinde askerlik yapanlarin üç ay önce terhis edilmeleri yani 12 ay askerlik yapmalarinin temin edilmesiyle bir esitsizligin önüne geçilmis olacagini sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 08.22-18 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Dev Kabak Görenleri Şasirtti!

    Ardahan Haberleri Geçtigimiz gün Çarsamba Günleri kurulan pazarda Yusufelin’den Göle’ye satmak için getirdigi 50 Kilogramlik kabak Göleli vatandaslari saskina çevirdi. Herkesin ilgisini çeken Kabak’a ilginin büyük oldugu görülürken hiçbir müsterisinin olmamasi da dikkatlerden kaçmadi. Yusufeli’li çiftçi, yetistirdigi 50 kiloluk bal kabagi ile saskinlik yaratti. çiftçi, 50 kiloluk kabagi satmayi düsünmüyor. Göleli vatandaslar konusmalarinda,”hayatimizda il defa böyle bir sey ile karsi karsiya kaliyoruz. Ayrica bunun hormonlu olup olmadigindan da süphemiz var” dediler. Haberi ekleme saati: 08.20-18 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’dan Alip Enerji Tesisi Kuracak!!

    Ardahan Haberleri **BİR ARADAHAN’A YARAMADI!.. Azerbaycan’dan getirilip, Gürcistan üzerinden geçirildikten sonra Ardahan üzerinde Türkiye giren Azeri Dogalgazi herkese yaragi bir Ardahan’a yaramadi. Ardahan’in Posof İlçesi sinirlarindan Türkiye’ye girip ceyhan’a uzanan buradan Avrupa’yi bile isitan ama Ardahan’a verilmeyen Azeri dogalgazini bu kez Petkim isleyecek. Ardahan üzerinden geçmesine karsin Ardahan’a verilmedigi için sinir kentinde yasayanlari isitmayan dogalgaz boru hatlarindan akan gazan ile enerji tesisi kuracagini açiklayan Petkim yetkililerinin bu yöndeki açiklamasi söyle; **Petkim yeni enerji tesisi kuracak! Socar Türkiye Baskani Kenan Yavuz, Petkim yarimadasinda yapmayi planladiklari STAR rafinerisi tamamlandiginda toplam enerji taleplerinin 350 megavata çikacagini söyledi. Şu anda 220 megavatlik bir enerji tesisleri oldugunu belirten Yavuz, “Ancak rafinerinin de tamamlanmasiyla birlikte enerji ihtiyacimiz 350 megavata çikacak. Biz özellikle buhar ihtiyacimizi karsilamak için 150-200 megavata esdeger yeni bir enerji tesisi kurmayi hedefliyoruz. Kömür ile çalisacak bu santral yaklasik 200 milyon dolara mal olacak” dedi. AVANTAJ SAGLAYACAK STAR rafinerisinin Petkim açisindan önemli bir avantaj yaratacagini da ifade eden Yavuz, “Bizim yillik 1.8 milyon tonluk nafta ihtiyacimiz var. Bunun 1.5 milyon tonunu ithal ediyoruz. Navlunla birlikte ton basina 50 dolarlik kaybimiz var. Rafineri yatiriminin ardindan sadece bu nedenle yillik 75 milyon dolarlik bir avantajimiz söz konusu olacak” dedi. Liman operasyonundan 15-20 milyon dolarlik bir ilave getiri olacagini kaydeden Yavuz, “Hizmet alimlari azalacagi için ise 15-20 milyon dolarlik bir ekstra gelir olacak” dedi. Petkim bünyesindeki liman yatirimi ile ilgili tüm bürokratik süreçlerin de tamamlandigini ifade eden Yavuz, insaata kasim ayinda baslamayi planladiklarini belirterek, “Bu yatirimin yaklasik 300-400 milyon dolar olmasini ve 24 ayda tamamlanmasini hedefliyoruz” dedi. Kömür ile ilgili buhar yatirimi disinda Socar olarak yaklasik 600 megavatlik petrokok ve ithal kömüre dayali santral projelerinin de devam ettigini kaydeden Yavuz, “Her ikisinin yatirim tutari 1.1-1.2 milyar dolar olacak. 600 megavatlik santralin de rafineri ile es zamanli devreye girmesini planliyoruz” dedi. Yavuz bu santral ile ilgili olarak ÇED sürecinin yil sonuna kadar tamamlanmasini beklediklerini ifade etti. 1 Ocak 2013’ten itibaren 1.2 milyar metreküp Azeri dogalgazini Ardahan’dan itibaren devralmayi planladiklarini belirten Yavuz, “Fiyati bugünkü Azeri gazinin çok az altinda olur” dedi. Yavuz’un verdigi bilgiye göre, alinacak dogalgazin kendi tüketimlerinde kullanilacak 400-500 milyon metreküpün disinda kalan bölümü ise sirketlere satilacak” diye konustu. NAFTALAR NEREDEN GELİYOR? Petkim Genel Müdürü Hayati Öztürk ise nafta ihtiyacinin 1.2 milyon tonunun hafif nafta, 500,000-600,000 tonunun ise agir nafta oldugunu belirterek, “Çogunlugunu eski Sovyet ülkelerinden, Libya, Cezayir’den aliyoruz. Çok nadir de Suriye’den aliyorduk. Suriye’den yilda bir kargo aliyorduk ama artik onu da almiyoruz” diye konustu. Öztürk’ün Petkim’in enerji tüketiminin maliyeti 350-360 milyon dolar civarinda oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 08.15-18 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da İpli Ekmek Üretiliyor!

    Ardahan Haberleri **Denetimsizligin alip, basini gitigi Ardahan’da ekmeklerde ip dahil her sey çikiyor.. Basta Belediye Zabitasi olmak üzere ilgi kurumlarin duyarsizligini firsat bilen gida maddesi üreten ve satan is yerleri gelisi güzel ürettikleri ve satiklari gidalarla halkin sagligi ile oynamaya devam ediyor. Tüketicinin birinci tüketim maddesi olan ekmek basta olmak üzere birçok gida maddesinin kontrolö yapilmadan tüketiciye sunuldugu görülen Ardahan’da yedigimiz ekmeklerde ip bile çikiyor. Gazeteci Fakir Yilmaz’in tespit edip, uyardigi firin gibi bir çok firinin aylarca yapilmayan denetimler dolaysiyla gelisi güzel ekmek üretigi dikkat çekilirken, bu önemli konuyla ilgilenmesi gereken Halk Sagligi Kurumlarinin ne is yaptiklarida bilinmiyor. Haberi ekleme saati: 08.09-18 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Gurbetçiye ve Igdirliya Odun Yok!

    Ardahan Haberleri Yaklasan kis öncesi yakacak derdine düsen Ardahanlilar odun ve kömür depolarina hücum ederken, orman köylerinde ilginç bir durum yasaniyor. Ardahan’in orman köylerinde yasayan Igdirli ve Gurbetçilerin Orman Müdürlügüne ‘Odan Yardimi’ taleplerinin ‘siz burada oturmuyorsunuz’ dinelerek ret edildigi ileri sürüldü. Ardahan’in orman köylerinde yasamalarina karsin orman yardimindan faydalanamadiklarindan yakinan birçok vatandas bu yönde ki taleplerinin Orman Müdürlügü tarafindan, ‘Sizin ikametgâhiniz burada degil, Igdir veya gurbette yasiyorsunuz.’ denilerek geri çevrildiginden yakinan Igdirli ve gurbetteki vatandaslar, biz yillardir burada yasiyoruz. Köyümüzde evimiz, barkimiz var. Muhtarliklar köyde oturdugumuzu belgelemesine karsin orman müdürlügünün inandirici olmayan nedenlerle kendilerine yakacak yardimi yapmak istememesini anlamiyoruz.’ diyerek Orman Müdürlügünün yakacak yardimi taleplerini geri çevirmesine tepki gösterdikleri görüldü. **Yardim Kömürleri 2 Tona Çikmis!.. Ardahan Valiligi Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi’nin yoksul ve dar gelirli ailelere dagitacagi kömürler gelmeye basladi. Depolara konulan kömürler, sirasi ile evlere dagitilacagi ögrenildi. Ardahan Valiligi Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Vakfi tarafindan yapilan açiklamada, bu yil kis sezonunda aile basina dagitilacak olan kömürün 2 ton olacagi bilgisi alindi. 2012-2013 kis sezonunda aile basina bir ton olarak dagitilan kömürün uzun kis kosullarinda yeterli gelmemesi üzerine, aile basina dagitilan kömür miktarinin 2 ton olarak dagitilacagi iddia edildi. 2012/2013 kis sezonunda ihtiyaçli ailelere kömür yardimi yapilacagi ve kömür yardimlari vatandaslarin evlerine teslim edilecegi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 19.13-17 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Beldesi 61 kisi yüzünden kapanirken,


    o hikaye anlatti..

    Ardahan Haberleri **Baskan Birak Hikaye Anlatmayi Beldenin Kapatilmamasi İçin Ne Yaptigini Söyle.. Ardahan’in Hanak ilçesine bagli Ortakent (B. Nakala) Beldesi gibi Göle ve Çildir İlçelerine bagli iki beldenin daha kapatilma ile karsi karsiya kaldigi yönünde haberlerimize ragmen bu beldelerin belediye baskanlarinin bu yönde hiçbir girisimde bulunmadiklari, sanki bir sey yokmus gibi belediye baskani olarak yapmasi zorunlu olan isleri anlatma ile zaman geçirdikleri dikkat çekiyor. Ardahan’in Göle ilçesine bagli Köplürü (Goreveng) beldesinin kapatilacagi yönünde ki haberimiz Ardahan kamuoyunda büyük yanki uyandirirken, önümüzdeki yerel seçimlere kadar 60 kisi bulamazsa kapatilacak olan Beldenin Belediye Baskani kendi döneminde yaptigi belediye çalismalari hakkinda övgüler dolu açiklamalarla zaman öldürdü. Beldesinin kapatilacagini yaptigi açiklamada dogrulayan Göle ilçesine bagli Köprülü Beldesi’nin Belediye Baskaninin konu hakkinda bir internet sitesine yaptigi açiklama söyle; ** Köprülü Belediye Baskani Açiklama Yapti Köprülü Belediyesi önümüzdeki Kasim ayinda İçisleri Bakanligi tarafindan hazirlanan kanun teklifinde 559 Belde Belediyesinin kapatilmasi isteniyor. Kapanacak Belde Belediyeler listesinde Göle-Köprülü Belediyesi ve Çildir-Asiksenlik Belediyesi isimleri de yer aliyor. Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya İle yaptigimiz görüsmede Köprülü Belediyesi’nin Kapatilmasini degerlendirdi. Baskan Sarikaya”Köprülü Belediyesi’nin kapanmamasi için daha önce Günorta (Kizilkilise) ,Serinçayir (Çölpenek) ve Kuzupinari (Komik) Komsu Köylerini ziyaret ederek, Muhtarlardan Beldemize Mahalle olmalarini önerdik, Malesef olumlu bir cevap alamadik.Köprülü Beldesi’nin Nüfusu son yillarda disariya verilen göç yüzünden 2080 olan Nüfusumuz bu yil 1940 kisiye gerilemistir” dedi. Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya,Köprülü Beldesi’ndeki çalismalarina araliksiz devam ettiklerini belirterek ”Köprülü beldesi’nde su sebekelerinin yenilenmesi çalismalari devam etmektedir.Ayrica Köprü yaninda is merkezi ve Dügün salonu insaati çalismasi devam ediyor.Köprülü Beldesinde Bes yoksul vatandasimiza ev yapiyoruz.Köprülü Beldesi’nde yapilacak Kanalizasyon sebekesi ihale süreci için yarin Ankara’ya gidiyorum.Çalismalarimiza devam ediyoruz” dedi. Köprülü Belediye Baskani Yildirim Sarikaya, Köprülü Ç.P Lisesi kapanmamasi için girisimlerde buludugunu belirterek,kendilerine Okulun Fiziki yetersizligi ile beraber ögrenci sayisinin az oldugunu en az 100 ögrenci olmasi gerektigini söylendigini belirtti.Köprülü Ç.P Lisesinde 13 ögrenci ögrenim görüyor. **Peki, sen ne yapiyorsun baskan? Beldesinin kapatilacagini dogrulayan ancak bu yönde ne gibi isler ve de girismeler yaptigi yönünde bir açiklama yapan Goreveng Beldesi’nin belediye baskaninin beldesinin kapatilmamasi için ne gibi bir is yaptigi konusun da bir açiklamada bulunmamasi ise dikkatlerden kaçmadi. Seçildiginden bu yana kendisini kamuoyundan kaçiran, partisi DSP’nin ismini bir gün agzina almayan ve basina geçtigi beldenin nüfusu dâhil birçok seyi kayip ettigi Köprülü Beldesi Belediye Baskaninin beldenin kapatilmasina neden olacak 61 kisiyi belde nüfusuna kayit ettirmez ise Hanak Ortakent (Büyük Nakala) beldesi gibi Köprülü Beldesi’de kapatilacagini halen anlamis degil. Haberi ekleme saati: 18.42-17 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com-http://www.ardahanaktuel.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Belediye Baskan Vekili İlhan Özgür:


    ‘Zorluk ve Sikintilari Birlikte Asacagiz’

    Ardahan Haberleri Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un partisinin İl Baskanlari ve Belediye Baskanlari Toplantisi için Ankara’ya gitmesi dolaysiyla Belediye Baskanligina Vekalet eden Ardahanli İsadami İlhan Özgür belediye olarak Ardahan’in var olan sorun ve sikintilarini gidermek için büyük bir mücadele içinde olduklarini söyledi. Ardahan Belediye baskan Vekili İlhan Özgür gazetemize yaptigi açiklamasinda sunlari söyledi. ‘Basta sayin Belediye Baskanimiz Faruk Köksoy olmak üzere tüm belediye meclis üyelerinin uyum içinde, el ele verip, yillardir birikmis sorunlari en aza indirme gayretinin artik meyvelerini vermeye basladigini görmenin mutlulugunun içnde olduklarini bu mutlulugun toplumun tüm kesimine yayilmasi için çalismalarimiz araliksiz sürmektedir.’ Basta alt yapi olmak üzere bir çok sorunla bas basa bulunan Ardahan’in yeni plan ve projelerle adeta çehre degistigini belirten Ardahan belediye Baskan Vekili İlhan Özgür AK parti iktidari döneminde Ardahan’ ayapilan yatirimlarin son 50 yilda yapilan yatirimlardan daha fazla oldugunuda sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 09.49-17 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Rektör: ‘Göbek atanlar elini tasin altina soksunlar!’

    Ardahan Haberleri **Üniversite Lojmanini Yurt Yapti.. 1998 Yilinda kurulan ve Rektörünün kendi kredi kartlarini kullanarak makam ve diger kirtasiye ihtiyaçlarini giderdigi Ardahan Üniversitesi yöneti simdi de ögrencileri rahat etsin diye ögretim üyeleri için alinan binayi ögrencilere yurt yapti. Ardahan Üniversitesi’nde okumaya gelen ögrencilerin yasadigi yurt sikintisi dolaysiyla egitimlerini dondurup, gitmemeleri için adeta kendisini paralayan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘gerektiginde çadirda kaliriz’ diyerek kurulusunu yaptigi Ardahan Üniversitesinin ögrencilerinin yurt sikintisini asmak için var olan tüm imkânlari seferber etmeye devam ediyor. Son olarak üniversitenin ögretim üyelerinin kalmasi için alinan binanin alt katini yurda çeviren ve 40 ögrencinin barinmasini saglayan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz herkesi basta ögrenci yurdu olmak üzere Ardahan’a, Üniversiteye yönelik yatirim yapmaya davet etti. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskaninin makaminda kabul eden Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz basta Çildir’da yapilmakta olan ögrenci yurdu konusunda olmak üzere birçok konuda önemli açiklamalarda bulundu. Ardahan Haber Gazetesi Sahibi Özkan Karakaya ve Ardahan’da günlük olarak yayinlanan Son Vilayet isimli gazetenin Yazi İsleri Müdürü Baris Bilgin’in de bulundugu gazetecileri kabul esnasinda basinda bulundugu üniversitenin hakkinda genis bir detay veren Ardahanli Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz basta dernekler olmak üzer Ardahan adini tasiyan tüm derneklerin Ardahan’da yasanan sorun ve sikintilara artik biraz olsun el atmasini beklediklerini söyledi. **Çildir Ögrenci Yurdu Verilen Sözler Yerine Gelmeli.. Ardahan Üniversitesi’nde okumaya gelen ögrencilerin her birinin kendi çocugumuz gibi sahiplenmemiz gerektigine dikkat çeken Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ögrencilerin kalacaklari ve barinacaklari sorunlarini asmak için adeta etimizi disimize katmis durumdayiz dedi. **Çildir Yurdu Çildir Derneklerin Omzundadir.. Çildir’da bulunan Meslek Yüksek Okulu’nda okuyan ögrenciler ve Ardahan kent merkezinde egitimlerini aha rahat ve huzurlu bir ortamda saglamalari için büyük çaba sarf ettik, ediyoruz da. Ancak bu çabanin birazini da kaz gecelerinde, festival ve diger etkinliklerde oraya çikip, yemek, kahvalti yiyip saz söz esliginde göbek atanlarda göstermelidir. Basta STK’larimiz, Ardahan disindaki derneklerimiz, isadamlari olarak tanidiklarimiz olmak üzere herkesin hizaya büyüyen ve Ardahan’a isik tutan Ardahan Üniversitesi’ne katki sunmasini beklediklerini söyledi. Çildir ögrenci yurdunun tamamlanmasinin zor bir sey olmadigini ve bu ögrenci yurdunun bitmesi için Çildir Derneklerinin, Çildirli İsadamlarinin verdikleri sözlerini yerine getirmesini beklediklerini de söyledi. **Hanak, Damal ve Posof MYO Degil, Bölüm Açacagiz.. Ardahan Üniversitesinin her geçen gün serpilip, büyüdügüne de dikkat çeken Rektör Prof Dr. Ramazan Korkmaz özel tesebbüsün üniversiteye yönelik basta ögrenci yurtlari olmak üzere yatirimlar yapmasi gerektigine dikkat çeken Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Hanak, Damal ve Posof ilçelerimizde birer bölüm açma hazirligi içinde olduklarini, bu düsüncelerini gerçeklestirmek için YÖK ile birlikte çalisma yapacaklarini söyledi. **Rum Kadin Yurt Yaparken, bizimkiler Nerede? Ardahan Üniversitesi’nin daha çok ögrenciye egitim vermesi demek Ardahan’in gerek nüfusta, gerek ise ekonomide büyümesi olmak oldugunun unutulmamasini isteyen Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz basta Prof. Dr. Esfender Korkmaz’in da üyesi oldugu Yildiz Laçinel hanimin baskani oldugu Türkiye Yardim Sevenler Genel Merkezi aracilik yaptigi Vasifiye Eris isimli bir Rum hanim Ardahan’a, Üniversitenin kampus insaatinin devam ettigi alanda 200 kisilik bir ögrenci yurdu yapiyor. Yurt bitti, alt yapisi yani kanalizasyon sistemi, çevre düzeni olmadigindan bu yurdu gelecek yil hizmete sokacagiz. Peki soruyorum göbek atanlar nerede, is adamlarimiz nerede, onlar niye gelip üniversiteyi, ögrencilerine, Ardahan’a el atmazlar?’ diye sordu. Ardahan Haberleri **Yurt-Kur 800 Kisilik yurdun insaatina baslayamadi, Birileri Diyanet tarafindan yapilacak yurdu yaptirmadi! Ardahan Üniversitesi’nin kampüsünün önüne konulan birçok engel dolaysiyla 1,5 yil gecikmeli yapimina baslandigina dikkat çeken Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz bu gibi engeller yüzündün Diyanet Baskanliginin Ardahan Üniversitesinin kampus alanina yaptirmak istedigi 500 kisilik ögrenci yurdunun bazi gizli eller tarafindan son anda engellendigini herkes iyi bilmeli. Bu yetmez gibi ihalesi bitmis olan ve Yurt-Kur tarafindan yaptirilacak olan 800 kisilik ögrenci yurdunun temelinin de halen atilmamasinin kendisini üzdügünü söyledi. **Yurt yapin, biz kiralariz.. Ardahanli isadamlarini ögrenci yurdu yapmaya davet eden Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz eger bu tür isadamlari çikip, modern ögrenci yurtlari yaparsa bu yurtlari üniversite olarak kiralar, isletmesini biz yapabiliriz. Buna garanti veriyorum ve herkese sesleniyorum, üniversitenin isik tuttugu Ardahan’a gelsinler yatirim yapsinlar dedi. **Lojmanlarini ögrencilere yurt yaptilar.. Ardahan Üniversitesi’nde okumak isteyen ögrencilerin basta yurt sorunu olmak üzere diger sorunlarla karsilasmamasi için büyük emek sarfettiklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Karagöl Mahallesinde bulunan ve üniversite ögretim üyelerinin kalmasi için bir süre önce özel bir kisiden alinan binanin alt kismini ögrenci yurduna çevirdiklerini söyledi. Ögretim üyelerinin kaldigi binanin alt kismini yurda çevirip, 40 ögrenciye kalacak yer sagladiklarini belirten Rektör Prof. Dr. Korkmaz her ögrenci birer evladimizdir siari ile ögrencilere sahip çikmaliyiz diyerek tüm Ardahanlilarin da böyle davranmasini istediklerini söyledi. Haberleri ekleme saati: 07.26-17 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN SÜRGÜN YERİ DEGİLDİR..

    Ardahan Haberleri **Ama Basbakan’i elestirenlerin sürgün edildigi yerdir! Menderes’i asan hakimin koltuklarin bile sürgün edildigi Ardahan’ia yeni bir sürgün tayin daha yapildi.. Daha öncede Balyoz davasi’nda tutuklanan Albay Dursun Çiçek’inh esinin sürgün edildigi Ardahan’a yapilan son sürgün bu kentte hizmet veren bürokratlarin kaçinin sürgün veya bu tür atamalarla Ardahan’a geldigini sordurdu.. Türk Saglik Sen- İs Yeri Temsilcisi Ömer Binici, internetteki sosyal paylasim sitesinde Ak Parti iktidari ve Basbakan Recep Tayyip Erdogan aleyhinde yazi ve fotograflar paylasinca gerekçe gösterilmeksizin Ardahan’a ‘sürgün’ edildigini öne sürdü. Türk Saglik Sen- İs Yeri Temsilcisi Ömer Binici, internetteki sosyal paylasim sitesinde Ak Parti iktidari ve Basbakan Recep Tayyip Erdogan aleyhinde yazi ve fotograflar paylasinca gerekçe gösterilmeksizin Ardahan’a ‘sürgün’ edildigini öne sürdü. Sendika yönetici ve mesai arkadaslari, Röntgen Teknisyeni Ömer Binici’nin tayin edilmesine hastane önünde protesto eylemiyle tepki gösterdi. Ömer Binici, hastane yemekhanesi önündeki eylemle ilgili fotograflara yer verdigi sosyal paylasim sitesindeki sayfasinda Basbakan Erdogan’in her ailenin 3 çocuk sahibi olmasi istegini elestirdi. Adolf Hitler’in de 4 çocuk istegini ileri süren Binici, yazdigi yazida Basbakan Erdogan ve hastanedeki bazi görevliler hakkinda sert ifadeler kullandi. Binici, sanal ortamdaki paylasimlari nedeniyle hakkinda sorusturma açildigini, bu süreçte Adana’nin Tufanbeyli İlçesi’ne geçici görevlendirildigini belirterek, “Sorusturma sonunda ‘Kademe ilerlemesi durdurulmasi cezasi’ aldim. Daha sonra Ardahan’a tayinim çikti. Bir suçtan iki ayri ceza verilemez. Gerekçe sunulmadan tayinim yapildi. Bu resmen bir sürgündür. Sendika temsilcisi oldugum için Ardahan’a sürüldüm” dedi. Haberi ekleme saati: 12.50-16 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Vali bey saman ve ot yok!

    Ardahan Haberleri **Vali’de Sahada.. Basinda bulundugu Ardahan’in sorunlarini gerek emrindeki bürokratlardan, gerek ise bire bir dinledigi vatandastan bizzat dinleyen Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu bu kez Ardahan Hayvan pazarindaydi. Kamu görevlilerinin bizzat sahaya çikarak yasanan sorunlari yerinde görüp, çözmesi için emir veren Vali Azizoglu kendiside sik sik sahaya çikarak vatandasla iç içe olma gayretini sürdürüyor. Vatandaslarin yaklasan kiz öncesi yasadiklari ot ve saman sikintisini bizzat yerinde dinleyen Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu meydanda yasanan çevre düzeni ve otopark konusunda basta belediyeye olmak üzere yetkililere emirler yagdirdi. Ardahan Valiligine atanir atanmaz düzenledigi Halk Günleri ile halkla bulusmaya devam eden Ardahan valisi Seyfettin Azizoglu bu kez Ardahan Belediyesi’ne ait hayvan pazarindaydi. Köylülerin ve hayvan yetistiricilerin dertlerini dinlemek için bir süre önce Ardahan Çevre yolu üzerine çikarilan Ardahan Belediyesi’ne ait Hayvan Pazarini ziyaret eden ve burada ki vatandaslarin sorunlarini yerinde dinleyen Vali Azizoglu en çok ot ve saman sikintisini dile getiren vatandaslarla karsi karsiya geldi. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu Kurban Bayrami öncesi Ardahan hayvan pazarini denetledi. Kurban Bayrami nedeniyle vatandaslarimizin alimina sunulan büyükbas ve küçükbas kurbanlik hayvanlar için kurulan kurbanlik pazarini denetledi. **Otopark’ta istediler.. Bu yil ki kurbanlik satislari hakkinda saticilardan fiyatlar hakkinda bilgi alan Ardahan Valisi vatandaslarimizla da sohbet etti. Ot ve samanin bulunamamasindan ve pahaliligindan sikayet eden saticilar validen çözüm istediler. Valiyi karsilarinda gören vatandaslar ayrica hayvan pazarinda otopark olmamasi sebebiyle çevre yolu trafiginin tehlikeli bir hale geldigini söyleyen vatandaslarimiz Valimizden otopark yapilmasini istediler. Valimiz konuyla ilgili gerekli çalismalarin yapilmasi için ilgili makamlara talimat verdi. **Vali: Olumsuz algilari yikacagiz.. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, vatandaslarla birlikte hareket ederek tüm zorluklari asarak Ardahan’i hak ettigi noktaya getireceklerini söyledi. Azizoglu, yaptigi açiklamada, Ardahan’in her alanda hizmetin en iyisine layik oldugunu belirterek, bu hizmetlerin olabilmesi de birlikte hareket etmekle mümkün olacagini belirtti. Özellikle egitim konusunda yogun bir çaba gösterdigini ifade eden Azizoglu, egitimdeki zorluklarin birlikte hareketle asilabilecegine dikkat çekti. Vali Azizoglu, sunlari kaydetti: “Bilindigi gibi bizim suan önceligimiz egitimdir. Artik egitim ile ilgili olumsuz algilari yikacagiz. Sadece egitim degil, ekonomik, sosyal ve kültürel, kisacasi her alanda istedigimiz noktada olmamiz için, hem çok çalisacagiz, hem de birlikte ve samimiyetle hareket edecegiz. Bu insallah Ardahan’da basaracagiz.” Haberleri ekleme saati: 12.48-16 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ölümün dudagindan öpmek..

    Ardahan Haberleri **Ölüm yüregimde öptü.. ‘Sizdi kan, sustu bilim Susuzluktan kurudu dilim, Tutustu perde, tutustu kilim, Ölüm yüregimden öptü’ diyor Ardahanli Şair Erbay Kara.. Kayip Kusagin sesleri, Seslerin sesi, Aska Kavgaya Ölüme Yüz Adsiz Agi ve Hikaye-i Sürgün isimli kitaplari ardindan 5. kitabinida yayinladi Ardahanli sair Erbay Kara.. Ardahan İl Halk Kütüphanesi memurlarindan olan Erbay Kara 5. Kitabi Ölüm yüregimde Öptü isimli kitabini yayinladi. 63 Saygalik yeni kitabindan son siirlerini toplayan Erbay Kara son kitabinda Sivas’a ve bombalanarak öldürülen Uludereli 34 cana agit yakmis.. ‘Ölüm yüregimden öptü’ isimli kitaplari ve Erbay Kara’nin diger kitaplarini okumak isteyenlerin Ardahan Kongre Caddesi üzerinde bulunan İl Halk Kütüphanesi’ne basvurabilirler.. Haberi ekleme saati: 12.40-16 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Lal Gece’den sonra Lal Tiyatrosu!

    Ardahan Haberleri Ardahanli Sinema Yönetmeni Reis Çelik’in yönettigi ‘Lal Gece isimli sinema filminin galasi sonrasi, Ardahan Belediyesi’nin destekledi ‘Lal’ isimli tiyatroda gösterime sunuldu. Ardahan Belediyesi’nin katkilariyla hazirlanan ‘LAL’ isimli tiyatro gösterisi, Ardahan Halk Egitim Merkezinde seyirciyle bulustu. Dursun Akçam Kültür Evi Tiyatro Toplulugu’nun hazirlamis oldugu iki perdelik trajik komedi olan ‘LAL’ isimli tiyatro gösterisi, Belediyenin katkilariyla Halk Egitim Merkezinde gösterime girdi. Halkin ücretsiz olarak izledigi tiyatro izleyenler tarafindan begeni topladi. Belediye Baskani Faruk Köksoy, tiyatro sunumunun ardindan oyuncularin sergilemis oldugu tiyatro gösterisi hakkinda yaptigi degerlendirmede, “Oyuncularimiz profesyonelce bir oyun sergilediler kendilerini kutluyorum. Sosyal Belediyecilik anlayisi çerçevesinde bu tür etkinlikleri Belediyemiz her zaman desteklemistir. İlerleyen zamanlarda Belediye olarak buna benzer etkinliklerimiz devam edecektir” açiklamalarinda bulundu. Haberi ekleme saati: 12.38-16 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Cuma günleri çok önemlidir..

    Ardahan Haberleri **Ardahan Müftüsü Galip Akin, “Allah, bütün semavi dinler için Cuma gününü ibadet günü olarak tayin etmis” dedi. Ardahan Müftüsü Galip Akin, “Allah, bütün semavi dinler için Cuma gününü ibadet günü olarak tayin etmis” dedi. Akin, yaptigi açiklamada, Allah’in önemli olaylar sebebiyle bazi zamanlari digerlerine göre üstün kildigini ifade etti. Cuma günlerinin önemli oldugunu belirten Akin, “Allah, bütün semavi dinler için Cuma gününü ibadet günü olarak tayin etmistir. Fakat bunu Yahudiler Cumartesi, Hristiyanlar Pazar günü olarak degistirmislerdir. Bu günü muhafaza etmek İslam’a nasip olmustur” dedi. Akin, vatandaslarin Cuma namazlarini ihmal etmemesi gerektigini söyledi.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Kanserli ere Ardahan’da askerlik yaptirdilar!

    Ardahan Haberleri Gögsündeki kitleye ragmen “askerlige elverislidir” raporuyla askere alinarak, Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’ne gönderilen Vedat Kesto, aylar sonra kanser teshisiyle kaldirildigi GATA Haydarpasa Askerî Hastanesi’nde hayatini kaybetti. Sorumlular hakkinda suç duyurusunda bulunan ancak bir sonuç alamayan aile, AİHM’e gitmeye hazirlaniyor. Dersimli Kesto ailesinin suç duyurusunun sonuçsuz kalmasi üzerine avukatlari Eren Keskin araciligiyla verdigi itiraz dilekçesinde yer alan bilgilere göre, 21 yasindaki gencin hastaligina iliskin ilk isaretler askere gitmesinden önce ortaya çikti. Kesto, 2009’da sol gögsünde olusan kitlenin farkina vardi. Ancak buna karsin Ekim 2009’da kendisine “Askerlige elverislidir” raporu verildi. Mart 2010’da Isparta’daki acemi birligine teslim olan Kesto, buradan Ardahan’daki usta birligine, ardindan komando olarak geçici görevle Çukurca’ya gönderildi. Kesto ailesiyle yaptigi görüsmelerde “çok zor kosullarda görev yaptigini, tasta yattiklarini, vücutlarinin yara bere içinde oldugunu” anlatti. Haberki ekleme saati: 12.18-16 Ekim 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Kar’a Daglarda Merhaba Dedi..

    Ardahan Haberleri ***Ardahan’i çevreleyen daglar beyaza büründü.. Ardahan ve ilçelerinde etkisini gösteren Yagmurlu ve soguk hava sonrasinda yüksek kesimlere kar düstü. Ardahan’in Damal ile Posof ilçeleri arasinda bulunan 2550 rakimli Ilgar Dagi’nda gece etkili olan kar yagisi sonrasinda her taraf beyaza büründü. Arazide bulunan su birikintilerinin yüzeyinde ise buz tabakasi olustu. Ilgar Dagi’nin eteklerindeki yaylalarda hayvan çobanligi yapan Pasali Akbudak, kar yagisindan yayladaki hayvan sahiplerinin yani sira Ilgar Geçidi’ni kullanan araç sürücülerinin de olumsuz etkilendigini ve araçlarina zincir takmak zorunda kaldiklarini aktardi. Akbudak, “Dün aksamdan beri kar yagiyor. Burasi çok soguk. Igdir’dan gelip buradaki yaylaya yerlesenler hayvanlarini yükleyip köylerine dönüyor. Biz ise su an yayladan inmeyi düsünmüyoruz.” dedi. **Belediye’den sonbahar temizligi.. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, kent merkezinde alt yapi çalismalarinin araliksiz devam ettigini bildirdi. Köksoy, aptigi açiklamada, Ardahan’da alt yapi çalismalarinin sürdügünü belirterek, ayni zamanda da kaliteli olmasi için özen gösterdiklerini ifade etti. Ardahan çevre yolunda yapilan çalisma kapsaminda ilçe merkezini besleyen ana su borularinin karayollari sinirlari disina çikarildigini, kaydeden Köksoy, sunlari kaydetti: “Bu bölgede yaptigimiz alt yapi çalismalarinin kaliteli olmasi için gerekli özen gösteriliyor. Çünkü kentimizin daha uzun vadeli ve daha saglikli su içmesini istiyoruz. Öregin, buradaki ana buralarin tamami yenilendi. Asbest olan borular yerine polietilen borular döseniyor. Bu da alt yapiya verdigimiz önemin göstergesidir.” dedi.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KANAL ÇALIŞMASI SONA ERDİ!..

    Ardahan Haberleri **ATATÜRK MAHALLESİ VE SANAYİ SİTESİ İÇİN YAPILAN KUŞAKLAMA ÇALIŞMASI TAMAMLANDI.. Ardahan Belediyesi ve Devlet Su İsleri’nin Atatürk Mahallesi ve Küçük Sanayi Sitesi için Sel Tehlikesine Karsi Ortaklasa Yaptigi Kusaklama Çalismasi Tamamlandi. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’un girisimleriyle çalismalarina baslanilan, Atatürk Mahallesi ve Küçük Sanayi Sitesi için yapilan Kusaklama (set) çalismasi tamamlandi. Devlet Su İsleri ile Belediyemizin ortaklasa yaptigi kanal çalismasi Çevre yolu ve yeni yapilan hayvan pazarinin üst kisminda yapildi. Yaklasik iki kilometre uzunlugunda yapilan Kusaklama çalismasinda biriken sular Alabalik deresine aktarilmistir. Bu kanal sayesinde yagan yagmurlar sonrasi Atatürk Mahallesine ve Sanayi dükkanlarina giren sel sulari, esnafi zor duruma düsmeyecegi bildirildi.



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KURA NEHRİ ETRAFINDA


    PARK ÇALIŞMALARI HIZLA DEVAM EDİYOR

    Ardahan Haberleri Kür-Kale Parkinin ikinci etabi olan Kura Nehri etrafindaki park çalismalari devam ediyor. Ardahan Köprüsünden otogara kadar uzanan, eskiden ‘Persembe Pazari’ olarak ve köylülerimizin ot-saman sattigi yer olarak kullanilan bos alana Belediye tarafindan park yapiliyor. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, 22 Temmuz’da basin mensuplarina yaptigi açiklamada kura nehrinin etrafinin güzellesecegini, bu alani en iyi sekilde degerlendirecegini söylemis ve vatandaslarimizin beklentisini bosa çikarmayacagiz demisti. Kisa bir sürede Bu alanin Projesi yapilarak çalismalara baslandi. Bir ayda yapilan çalismalar sonucunda kamelyalar ve havuz yapilarak parkin büyük bir kismi tamamlanmis oldu. Belediyemiz tarafindan yapilan parkin içinde; 10 adet kamelya, çocuk gurubu, yürüyüs yollari, bisiklet yolu, iki adet havuz, suyun kenarinda üçer metre kaldirimlar, yesillendirme, çiçeklendirme ve agaçlandirma yapilarak park bitirilmis olacak. Haberleri ekleme saati: 12.08-16 Ekim 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com





























  • ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN TALEP RAPORU


    1. ŞARTLAR ve TALEPLERİMİZ


    Bizler devlet okullarında ek ders karşılığı ücretli öğretmenlik yapmış, eğitim fakültesi mezunu, formasyon sahibi ücretli öğretmenleriz.


     Yıllarca meslektaşlarımızla aynı işi yapmamıza rağmen “ eşit işe eşit haklar “ ilkesinden faydalanmadık. Burada eşit işe bir parantez açmak istiyorum; aslında eşit iş değil ücretli öğretmenler genelde ya doğuda kimsenin gitmediği ya da Batı’da İstanbul gibi hayat pahalılığının yüksek olduğu yerlerde görev alıyorlar yani dezavantajlı bölgelerde…


    Şimdi bizler hak talebinde bulunurken devlet okullarında çalıştık diye değil, bedavaya çalıştık diye bulunuyoruz. Bizler o okullarda olabilmek için gece yarılarına kadar ek işler yapmak zorundayız. Bu torpil işidir diyenlere cevabım, madem bu torpil gerektirecek kadar güzel buyurun siz yapın biraz , biraz da siz sömürülün bu kölelik sistemi içersinde! Bu sadece ya gerçekten mecburiyet ya da öğretmenlik aşkı bunun başka bir açıklaması olamaz. Kimse de bu işi yapıyoruz diye bizi suçlayamaz. Bize sadece teşekkür edilmesi ve iadeyi itibar tarzında haklarımızın teslim edilmesi gerekiyor. Bizler öğretmen adayı değil öğretmeniz, öğretmen adaylarıyla değil kadrolu öğretmenlerle karşılaştırmalıyız. Haklarımızın da onlarla eşitlenmesi gerekiyor. Bize şart koşmaya çalışanlara söylüyorum, öncelikle bir çalışma şartlarımıza baksınlar orada yeterince şart var :


    1 . Asgari ücret altında maaş


    Aslında bir maaş değil kadrolu öğretmene ek ders olarak verilen ödül bir maaşmış gibi lanse ediliyor.


    2. Yarım yatırılan sigortalar(emeklilik ömür yeterse) 


    Bu da ücretli öğretmen işsiz kalınca işsizlik maaşı almasın ,  emeklilik prim gün sayısını doldursa bile emekli olmasın anlamına gelmektedir.


    3. Nöbet ücreti yok.  


    Bu işi yapacaksın ücretini almayacaksın (angarya )


    4.Kırtasiye yardımı yok 


    Öğretmenlerin öğrencilere harcaması için verilen para ücretli öğretmen almasın diye öğrencilerden kısıtlanmış 


    5.Aile ve çocuk yardımı yok


    Ücretli öğretmenlerin ailerinin ve çocuklarının rızkı gasp edilmiş.


    6. Mebbis kaydımız yok 


    Bakanımız her hafta öğretmenlere değer veriyorum diye öğretmenler toplantısı yapıyor mebbis adresiyle randevu oluşturulan bu toplantıya ücretli öğretmenler katılamıyor. O toplantıya katılan birçok öğretmenden daha uzun çalışmış olsalar bile !!


    7. Öğretmen kimlik kartımız yok.


    20 yıl çalışan bir ücretli öğretmenin öğretmen kimlik kartı yok dolayısıyla kadrolu hocanın yararlandığı hiçbir haktan yararlanamıyor. Öğretmenevinde öğretmen olarak kalamıyor 


    8. Maaş promosyonu yok.


    Bir kadrolu öğretmenin aldığı yıllık promosyon ücreti bir ücretli öğretmenin dönemlik gelirine denk gelmektedir!! Ücretli öğretmenlerin banka promosyonları kimler arasında nasıl bölüştürülmektedir?


    Bankalar ile pazarlıkta ücretli öğretmenlere promosyon vermiyorsunuz o zaman bize fazla para verin diye talepte bulunulmaktadır.


    9. Mazeret izin hakkı yok 


    10.Hastalık ve refakat durumlarında sevk ve rapor alır ama ücret kesilir.


    Ücretli öğretmenlerin hastalanmaya hakkı yoktur.


    11. Sınıf öğretmenliği ve sosyal kulüplerde görev alır ama herhangi bir ücret ödenmez !


    Bu işi yapacaksın karşılığını almayacaksın(angarya)


    12. Kadrolu öğretmen gelince ücretli öğretmenin işine son verilir ( onur kırıcı)


    13. Yasal olarak çalışma alanı ve özlük hakları kısıtlıdır, istenmeyen herhangi bir durumda  birinci  dereceden suçludur.


    14. Deprem bölgesinde olan ücretli öğretmenlere deprem tazminatı ödenmez!!


    Depremden sonra psikolojisi bozulur diye meslektaşlarımıza tayin hakkı verildi evi başına yıkılmış çadırdaki ücretli öğretmenin deprem tazminatına el konuldu okuldaki hizmetliler bu haktan faydalandığı halde!!!


    15. Uzman öğretmenlik adı altında 10 yıl kadrolu olarak devletin bütün nimetlerinden faydalanan kadrolu öğretmenlere uzmanlık ünvanı verilecekken 10 yıl ülkesine bedavaya hizmet etmiş olan ücretli öğretmene hiçbir hak verilmeyecektir. Ayrıca ücretli öğretmenlikte geçen günler uzman öğretmenlikten sayılacak diye bir madde eklenerek statüsü olmayan ücretli öğretmen bu haktan faydalanacakmış gibi kamuoyuna lanse edilmiştir. Hani Ücretli Öğretmen sadece askere giden veya doğum iznine ayrılan kadrolu öğretmenlerin yerine bakıyordu? 


    16. Özel Eğitim sınıflarında görev alan ücretli öğretmenlerimizin şartları ve sorumlulukları daha ağır olmasına ve bu sınıflarda kadrolu olarak çalışan Özel Eğitim Öğretmeni diğer kadrolu öğretmenlerden daha fazla maaş almasına rağmen Özel Eğitim sınıfında veya Özel Eğitim Uygulama okullarında ücretli öğretmen olarak çalışan arkadaşlarımız aynı ek ders ücretine tabi tutularak çok daha ağır durumlara mağruz bırakılmaktadır.


    Ayrıca Özel Eğitim sınıfındaki herhangi bir derse giren veya idareci olup da kendisine ek ders yazılan ve bu sınıflarda görevliymiş gibi ek ders ücreti alan bir kadrolu öğretmene ek ders ücreti % 25 fazla ödenirken neden bu sınıflarda veya okullarda görev yapan ücretli öğretmenler için bu ücret % 25 fazla ödenmeyip oraya (ücretli öğretmenler hariç) maddesi düşülmüştür? Bu maddeyi kim uygulamaya koymuş neden bu şekilde vebalin de vebaline girilmektedir? Milli Eğitimdeki bu uygulamaları denetleyecek veya bu haksızlığa karşı çıkacak hakkaniyetli hiç mi bir yönetici denetleyici bulunmamaktadır? Nerde haktan hukuktan bahsedenler? Bunlar hak değil mi?


    Ücretli öğretmenlik yapmayıp atanamayan öğretmen adaylarının vebali ücretli öğretmenlerin boynunda değildir! Onları biz biriktirmedik! Bizler o okullarda bedavaya çalışırken kimsenin sesi çıkmadı. Şimdi bir hak talebinde bulunduğumuzda da herkes bize tepki göstermeye başladı!


    MEB biriktirdiği binlerce öğretmen adayının sonucunda biz ücretli öğretmenlerin haklarını vermiyor. Bu insanları biz biriktirmedik, biz sömürülen maaş, ssk, nöbet ücreti, banka promosyonları, aile ve çocuk yardımlarının karşılığı istiyoruz.


    MEB bu emeğimizin karşılığını vermek istemiyor. Bizler hiç olmazsa sosyal medya aracılığıyla sesimizi duyurabilmeyi, yanlış bilinen doğruları anlatarak bütün toplumun bu sömürüye sessiz kalmayıp mücadelemize omuz vermesini bekliyoruz. Bizler bu yolda bütün siyasi partilerden, “ben eğitimle ilgiliyim” diyen bütün sendikalardan ve “ben gazeteciyim” diyen bütün medya çalışanlarından bu sömürünün üzerine gidilmesi için duyarlılık ve hassasiyet bekliyoruz.


    Biz ücretli öğretmenler bu mücadeleyi verirken sistemin kaldırılması için yola çıktık. En büyük desteği meslektaşlarımız olan kadrolu öğretmenlerden ve rutin atama bekleyen öğretmen adaylarından bekledik. İçlerinde durumun hassasiyetinin farkında olan az bir kesim olsa da büyük çoğunluğu bize saldırarak kölelik sistemine evet dedi.


     Eğitimin açığını kapatan ücretli öğretmenlerin bu şartlarda çalıştırılmasıyla;  sadece maddi olarak değil manevi olarak sömürülmesine de göz yumuluyor. Erkek öğretmenler çalıştırıldıkları şartlardan dolayı öğretmenler odasında meslektaşları tarafından her fırsatta küçük düşürülürken, kaderi yöneticinin iki dudağı arasında olan bayan öğretmenler bazı yöneticilerin her türlü tacizine maruz kalmıştır, kalmaktadır. Ücretli öğretmenler bir statüye oturtulmadıkça maddi ve manevi sömürü devam edecektir . Nitekim 21 yıldır bu şekilde devam etmektedir. Aklıselim büyüklerimizin bu konuya hassasiyet göstererek eğitimdeki sömürüden vazgeçirecek ciddi atımlar attırması gerekmektedir.


    Ücretli öğretmenlik fedakârlık isteyen bir iştir. Bu şartlarda çalışan bir öğretmenin hayatını idame ettirebilmesi için ek işler yapmaya ihtiyacı vardır. Herhangi bir iş yerinde sabaha kadar nöbet tutup oradan okula geçmek zorundadır. Okuldan sonra 3-4 saatlik uykuyla tekrar iş yerine gitmek zorundadır


    Ya da çalıştığı okulun karşısında çalıştığı sitenin merdivenlerini temizlerken diğer gün okulda öğrencileri tarafından aşağılanmaya çalışılırken mesleğine olan aşkından olgunluk göstermek zorundadır !! Ya da kuryelik yaptığı iş yerinde meslektaşlarının bulunduğu okula paket götürürken yaşamış olduğu psikolojik yıkıma karşı koyacak kadar güçlü olmalıdır! Bütün bunlara katlandıktan sonra velilerin meslektaşlarının yöneticilerinin ve bütün toplumun takdirini kazanmak için dirayetli bir duruş sergilemelidir! Verilen örnekler bizzat bu olayları yaşamış ücretli öğretmenler tarafından bizlere aktarılmıştır.  


    Biz ücretli öğretmenlerin net bir şekilde söyleyecek olursak talebimiz şudur: Bu mücadelede kalıcı istihdam ve özlük haklarımızın verilmesini  isterken sadece içinde bulunduğumuz zamanın değil ,geçmiş dönemlerdeki haklarımızın da verilmesini talep ediyoruz. 


    2.2018 ATAMA MAĞDURİYETLERİ


    2018’de emek ataması diye ücretli öğretmenlere 5 bin kontenjan ayrılmıştır. Bu atamadan büyük mağduriyetler doğmuştur. En çok emek verenler okullarda halen ücretli öğretmen olarak sürünmektedir. Verlien 5 bin kontenjan tam olarak doldurulmayıp doldurulan kontenjanlara da mağduriyet doğuran atamalar yapılmıştır.


    3.YASALAR


    Öğretmenlerin haklarını düzenleyen BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel haklar Sözleşmesinin 13. Maddesinde Öğretim personellerinin maddi koşullarının sürekli olarak iyileştirileceği 


    UNESCO ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün(İLO) öğretmenlerin hakları ve statüsüne ilişkin tavsiye kararlarında öğretmenlerin haklarını koruyan yasaların çıkarılması hükümleri bulunmaktadır.


    Anayasanın 49. maddesi çalışanların hayat seviyesini yükseltmeyi, işsizliği önlemeye elverişli bir ortam yaratmayı ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almayı;


    Anayasanın 55. maddesi; çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirler almayı devletin yükümlülüğü olarak tanımlamıştır.


    Anayasa, uluslararası sözleşmeler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. maddesinde yer alan cümle şudur: ‘’Herkesin hiçbir ayrım gözetmeksizin, eşit çalışma karşılığı eşit ücrete hakkı vardır ve çalışma herkesin kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlayan, gerekirse her türlü sosyal güvenlik araçlarıyla da desteklenen bir ücrete hakkı vardır.’’


     Bu kadar uluslararası antlaşmalarda imzası olan devletimizin kendi eğitimcilerine reva gördüğü bu haksızlıklar silsilesine yine çözüm önerileri (!) bu işin en yetkili makamlarınca verilen cevaplar da şu şekildedir:


    3. Çözüm Noktasında Verilen Cevaplar


    Ben bu makamda oturduğum sürece size hiçbir şey vermem


    Sen dilenci misin?


    Gidip limon satın ya da inşaatta çalışın


    10 yıl ücretli öğretmenlik yapmış yani bedavaya çalışmış evi başına yıkılmış çadırdaki depremzede ücretli öğretmene sen beleş bir kadro talebinde mi bulunuyorsun? diyerek bir kez daha enkaz altında bırakılarak çaresizliğe itilmiştir.


    Ömrünü okullara veren ücretli öğretmene “ yapmasaydın” denilerek vatanına, milletine, bayrağına hizmet eden fedakâr ücretli öğretmen bir kez daha emeğinin altında ezilmiştir.


    Ücretli öğretmenlik diye bir şey yoktur!


    Git tweet at!


    Muhalefeti harekete geçir


    Bize rapor gönder


    Girişimci olun devlet girişimcilere şu kadar destek veriyor vs.( Biz bunca yıl neden okuduk o halde? )


    Bunlar çözüm noktasında muhatabımız olan yetkililerden soruna çözüm bulun diye talepte bulunurken çözüm üretmesi gerekenlerin bu cevaplarla bizi geçiştirerek bu kölelik sisteminin içerisinde bizi sömürmeye devam etmişlerdir.

  • TEK BELDE DE BİR TEK ÖĞRETMEN YOK!



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    Ardahan’ın tek beldesi Göle ilçesine bağlı Köprülü (Goreveng) Beldesi Şehit Jandarma Er Şerafettin Özdağ İlköğretim Okulunda öğretmen bulunmaması velilerin tepkisine neden oldu. Okulların açılmasının üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen öğretmen atanmamasına isyan eden veliler, çocuklar okula gelmesin diye anonsların yapıldığını belirtiyor.


    Okullar açılalı 2 hafta oldu ancak Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Köprülü beldesinin 7 sınıflı, 40 öğrencisi bulunan Şehit Jandarma Er Şerafettin Özdağ İlköğretim Okulunda öğretmen yok. Belde halkı yetkililere seslenerek duruma isyan etti.


    “NE KADAR ACI DEĞİL Mİ?”


    İlköğretim birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar okuyan çocuklar için okulda öğretmen olmadığını belirten veliler, çaresizce seslerini duyurmak istiyor. Çocuklar okula gelmesin diye anonsların yapıldığını söyleyen bir veli, “Ne kadar acı değil mi? İlk duyduğumda bir baba olarak hissettiğim duygunun tarifi yok.” dedi.


    GEREKENİN YAPILMASINI İSTİYORLAR..


    Millî Eğitim Bakanlığı’na, bölgedeki yöneticilere ve önde gelen siyasilere seslenen veliler, bir an önce gerekenin yapılması yönünde çağrıda bulundu.


    Ücretli öğretmenlerle çözüm..


    Öte yandan gelen tepkiler üzerine İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü sorunu ücretli öğretmenlerle çözmeye çalıştığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    JANDARMA KARAKAOLU DA

    YILLARDIR AÇILMAYI BEKLİYOR!


    Öte yandan depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle boşaltılan ve yıkılıp, yerine yenisi yapılan beldedeki Jandarma Karakol’u da yıllardır kapalı.

    Müteahhit firma ile yaşanan sorun nedeniyle hala hizmete giremeyen karakolun ne zaman hizmete gireceği merakla beklenmektedir.

    Ardahan’ın tek beldesi Köprülü Beldesi’nde 1992 ile 2011 yılları arasında hizmet veren Köprülü Jandarma Karakolu yıllardır kapalı bulunuyor.

    Köprülü (Goereveng) Beldesi Jandarma Karakolu eski binasına ek bir proje ile yeniden yapılıp, Köprülü Beldesi Jandarma Karakoluna bağlanacak olan köyler şöyle: 

    1. Samandöken  

    2. Serinçayır  

    3. Kaşar  

    4. Dedeşen  

    5. Kuzupınar 

    6. Durançam  

    7. Günorta  

    8. Uğurtaşı  

    9. Bellitepe  

    10. Yelecli  

    Köprülü Jandarma Karakolu ilk olarak eski Köprülü Lisesi binasında hizmet vermeye başlamıştı. Daha sonra Karakol için yeni bir bina yapıldı, fakat binanın yapıldığı alan bataklık olduğu için binada hasar meydana geldi. Köprülü Jandarma Karakolu için eski mezarlık karşısında yeni bir bina yapıldı. Bu binada ise yapımcı firma ile İl Jandarma komutanlığı arasındaki anlaşmazlık yüzünden Jandarma karakola taşınamamıştı. Daha sonra Köprülü Jandarma Karakolu Göle ilçesine Bağlı Çayırbaşı köyüne taşınmıştı.

    Ardahan ilinin tek Beldesi olan Köprülü Beldesi (Goreveng) son yıllarda siyasetçilerin duyarsızlığı yüzünden Köprülü Lisesi, Köprülü PTT, Köprülü TEAŞ, Köprülü Tarım Kooperatifi gibi Köprülü Jandarma Karakolu’da kapatılmıştı. Köprülü Beldesi’ne istihdam yaratacak yatırım veya tesis yerine Karakol açılması vatandaşlar arasında tartışma konusu oldu.





    MALI GÖTÜRDÜK, CANI DA ALDIK!..


    Yeterli itfaiyenin olmadığı ve Orman  yangınları sonrası Ot yangınlarının başlamasından korkulan Memleketim Ardahan’ın da içinde olduğu, tüm ülkede, “Yenileme ve Gençleştirme” adı altında ağaçların kesildiği, yandığı, uzun süredir ortalarda görünmeyen Roman Kızı Kibariye’nin gündemi sarsan sözleri ile 22. yıl dönümünü kutlayan, 22 yıllık kesintisiz iktidar Ak Partilileri ve Cumhurbaşkanlığının yanı sıra bu partinin de genel Başkanı Erdoğan dönemi boyunca hep aynı sözleri duyduk, gördük ama sustuk hatta güldük.                                

    Çünkü gerek bu iktidar döneminde gerekse bundan öncekilerde hep duyduğumuz, doyduğumuz ve Kibariye’nin samimi ve kasıtlı olmadığını düşündüğüm bu sözlerini ‘Minareyi çalan kılıfına uydurur’, ‘Bal tutan parmağını yalar’ gibi ünlü deyimler üreten bu toplumun fertleri olarak malı götürdükleri iddia edilen iktidarların yanı sıra ağ saçlı hemşerim, İstanbul Şişli Belediye Başkanı Keskin gibilerinin içinde olduğu muhalefetin çokta yabancı olmadığını biliyoruz…

    Kibariye’nin “Annem” adlı şarkısını ” Oy anam anam!” dedirten ülkemin içinde bulunduğu malı götürme kültürü sadece iktidar veya muhalefetin değil, toplumsal bir sorun olduğu da bir gerçektir.                                

    Çünkü ‘yenileme, genişletme, maden arama’ adı atında kesilen ağaçların yerine “Yenilerini dikeriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinleyen Ardahan’ın CHP’li Belediye Başkanının SERKA projesiyle  yaptırılan bol rakılı gecelerle anılmaya başlanan “Bungalov” evlerle övünürken o evlerin etrafına dikilen ağaçlarında her geçen gün kuruyan ve önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile yönü doğalgaz çıktığı söylenen Karadeniz’e akıtılacak Kura Nehrinin yanı başında olmasına rağmen kuruduğunu da söylemeye gerek yok.       


         

    Kısacası, ‘Malı götürdük..’ kültürünün yerleştiği diğer bir  ülke olan Rusya’da da insan canını para ile alanların topyekûn yok edildiğini görüyor, birilerinin malın yanında canları da götürdüğüne şahit oluyoruz.    

    Irak, Suriye’dekiler gibi paralı katillerin bir araya gelip, çeteleştiği yasa dışı bir örgüt olan Wagner’in kurucusu Yevgeniy Prigojin’in ve kendisi gibi paralı katil arkadaşlarının ağaçlar gibi başlarının kesildiği şu Putin’li dünyada kimi malı götürüyor kimileri ise hem malı hem da canı götürürken sevgili Roman kızı Kibariye’ye yüklenmenin hiç anlamı olmadığını düşünenlerdenim..

    Evet kimilerinin kati dediği okyanus ötesinde yaşanan çok ama çok önemli bir olaya baktığımızda ise adaletin olmadığı ülkelerde malı götürme dahil canların rahatça alınabildiğini de düşünüyorum.


    Çünkü katil denen Amerika’da başkanlık yapmış olan biri yani Trump’ın hakkındaki suçlamalar karşısında malı götürdü denmemiş ve hapisten alınarak, sabıkalı fotoğrafının da çekilip, kefalet ödedikten sonra serbest bırakıldığını da haber alıyoruz.

    Çünkü o beğenilmeyen, katil denen ülkede malı götürmenin yanı sıra can bedeli adaletçe ödetilirken örnek olmasını umduğumuz diğerlerinde ise hem mal hemde can götürmenin çokta suç olmadığı bir kez daha kanıtlanmıştır.

    Nasıl mı? Ama bu haber  böyle;

    Eski ABD Başkanı Donald Trump, Georgia’da hapishaneye teslim oldu..

    Georgia’nın Atlanta kentinde ‘eyaletteki 2020 başkanlık seçimi sonuçlarına müdahale girişimi’ iddiasını uzun süredir soruşturan Fulton bölgesi savcılarının sundukları deliller ve tanık ifadelerinin ardından eski ABD Başkanı Donald Trump’a yeni suçlamalar isnat edilen iddianame 14 Ağustos’ta kamuoyuna açıklanmış, 98 sayfalık 41 suçlamanın yer aldığı iddianamede Trump’a aralarında ‘bir kamu görevlisinin yeminini bozmaya teşvik, yalan beyanda bulunmak için komplo kurma ve eyaletin yolsuzluk ve şantajla mücadele ile ilgili kanununu ihlal etme’ başlıklarının da bulunduğu 13 suç isnat edilmişti.

    Trump, akşam saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında Georgia’daki Fulton Bölge Hapishanesi’ne gelerek gözaltı işlemlerini tamamladı.

    Parmak izi alınan ve tutuklama dosyası için sabıka fotoğrafı çekilen Donald Trump, sabıka fotoğrafı çekilen ilk Amerikan başkanı olarak tarihe geçti.





        arşiv haber 09/03/2013 tarihli haber/yorum








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi.. twitter.com/fakir_yilmaz

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Darbeye Direnmek..

    Fakir YilmazDün yine basbakani dinliyorum.. 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü öncesi bir isçi sendikasinin genel kurulunda kadinlara sesleniyor.. ‘-Biz bu ise basimizi koyduk, tüm toplumun kesimlerinde oldugu gibi kadinlardan da destek istiyoruz..’ diyordu.. Basbakan’in Ankara-İmrai görüsmeleri ile ilgili satirlarini dinlerken arkadan sesler geliyordu, ‘sehitler ölmez, vatan bölümez’ Yüz hatlarinda gerildigi dikkat çeken ve bir grubun bu yönteki sloganlarina son vermek için önündeki sudan bir yudum alan ve sözlerine devam eden basbakani dinlerken, isinin de zor oldugunu görüyordum, halen sehitler ölmez diyen, ama 30 yil boyunca hep ölen askerlerin cenazelerini kullananlarin oldugu bir ülkede.. Neyse deyip, bu kez biraz daha samimi olduguna inandigim basbakani dinlemeye devam ediyorum, bir yandanda elimde ki gazeteyi okurken.. Kulagim basbakan’da, gözüm biz gazetecilere yönelik yapilan baskilara karsi CHP lideri Kiliçdaroglu’nun, ‘AKP Darbesine Direnin’ açiklamasini okuyorum. Basbakan’in en son olarak İmrali görüsmelerini yayinlayan Milliyet Gazetesi’ne yönelik olarak, ‘batsin böyle gazetecilik’ açiklamasina tepki gösteren Kiliçdaroglu gazetecilerin her darbeye direndigini, AKP’ninde basin üzerinde kurdugu baski ile adeta darbeci yöntem uyguladigini belirten Kemal Kiliçdaroglu, basinin AKP’ye direnmesini istiyordu.. Evet güzelde sormazlar mi ey Kiliçdaroglu o direnin dedigin basin tek basina kalmis.. İl ve İlçe yönetiminlerin günlük gazete alip, okuyorlarmi ki basinda AKP darbesine dirensin. Hele bir arastir diyerek, televziyonuda, gazeteyide sinirle kapattim.. **Herkesi kandirin Öcalan’i kandirmayin.. Baris rüzgarlarinin esmeye devam ettigi bir süreci yasayan ülkemde devam eden Ankara-İmrali görüsmelerinin nereye varacagini benim gibi herkes yakindan takip ediyor. Kamuoyunun büyük bölümünün destekledigi ve ‘artik baris gelsin’ dedigi bu görüsmelerin kardeslik baglarini yeniden güçlendirdiginide görmenin güzelligini yasayan ülkemde en büyük tehlike birilerinin, bizi oldugu gibi Öcalan’i da kandirmaya çalismasi tehlikesidir.. Çünkü bu önemli ve güzel görüsmelerin sürdügü su güne kadar halen her iki taraftada ciddi bir adimin atilmadiginida söylemekten fayda var.. Çünkü bu önemli süreçte su ana kadar sadece görüsmeleri takip ediyor, sizdigi kadariyla konusmalari dinliyoruz.. Ama ne iktidarda, ne PKK’da ciddi bir adima halen sahit olmadik, olamiyoruz.. Kandil’e mektup götürenlerin dönerlerken samimiyetin göstergesi olarak en azinda PKK’nin elinde tuttugu Kaymakam adayini veya ögretmeni getirmemesi gibi AKP İktidarinin sayilari 10 bini bulan KCK’lilarla ilgili davalarda yariGilananlarin serbest kalmasi için ‘çikaracam’ dedigi paketleri agirdan aldigini görmekteyiz.. Ve en büyük korku birilerinin bizleri oldugu gibi Öcalan’i da kandirmaya kalkismasi tehlikesidir.. Ki o korkumuz ve tehlike birilerinin, ‘Yerel seçimlere kadar bu isi götürelim’ diyerek hareket edilmesinden korkulan bu önemli sürecin heba edilmesi halinde yasanacaklari düsünmek ve aklima getirmek bile istemiyorum.. Kisacasi yillardir bizleri kandiranlarin Öcalan’i kandirma gibi bir hesabin içine girmemesini umuyorum.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇILDIR GAZETESİ’NDEN


    Bugün Fistanli Kadinlar Günü../Hilal Demirkaya

    Hilal Demirkaya Bugün, Dünya Emekçi Kadinlar Günü.. Yani bugün 8 Mart Kadinlar Günü.. Yani kadinlarin çok sevildigi, onlarin o muzlarda degil, baslarda tasindiginin nügatlarini 8 Mart Dünya Emekçiler Günü  dinleyecegimiz bir gün.. Dövülen, dislanan, evden çikarilmayan, kiskanilip biçaklanan, öldürülen, ot saman tasittirilan, aylarca yaylaya çikarilip, sütü peynir, peyniri yag eden kadinlar günü.. Bugün, insanlar arasinda birinci sinif (!) olan erkeklerin kahve köselerinde çay içip hos gün, pisti, anti keyfi yaptigi sirada kadinlarin karninda ki bebekle ahiri sildigi gün.. Bugün esinde güzel bir gül, elbiseyi birakin söz bekleyen ama hep horlanan, dislanan kadinlarin günü.. Ve bugün en demokrat, en dinci, en sagci partilerde neden kadinin adi olmadiginin soruldugu bir gün.. Ve bugün oylari kocalarinin emriyle ellerinden alinirken, haklari gibi partilerde, odalarda, stk’larda, hatta resmi kurumlarda yer verilmeyen kadinlarin günü.. Bugün, Dünya Emekçi Kadinlar Günü.. Bugün hep cinselik arzusuyla bakilip, bunun disinda akillara getirilmeyen, hep ikinci sinif statüsüne konulan kadinlar günü.. Ve bugün toprak damlarda, nefes alinmayan ahirlarda ömür tüketen, bir fistanla kandirilan Ardahanli, Çildirli, Hanakli, Damali, Göleli Kadinlarin günü..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Egitim Timi Olusturulamaz mi?

    Selmi Yilmaz Ardahan’da ki egitimin içinde bulundugu durumu kurtarmak için bugüne dek hazirlanan ve uygulamaya konulan plan ve projelerin ne kadar basarili oldugunu görmek için söyle son 10 yila geriye bakmak yeterli olacaktir. Çünkü baktiginizda egitimin diger illerde ki basariyi yakalamasi için ortaya konulan tüm plan ve projelerin ülke genelinde bulunan okul ve ögrenciler arasinda yani 81 vilayet içinde hep sonlarda oldugu görülecektir.. Yani bugüne dek ortaya konulan plan ve projelerin tümümün sifir çektigini anlariz. Evet su an ikinci yari yilinda olduumuz Ardahan’da ki egitim, ögretimin yine sallanti da oldugu ve sonucunun hüsran olmasindan korkuldugunu his edip, anliyoruz.. Ki bu durumu sadece biz degil, egitim basinda bulunan kurum ve kisilerinden yasadiginida duyup, ögreniyoruz. Bastan silme, yap/boz yöntemlerle bir türlü basarili olamayan ve 10 yildir karnesi zayif olan Ardahan’da ki egitim/ögretimin nasil olup, derlenip, toparlancagini düsünürken bizim bir önerimiz var mevcut yetkili ve etkili kisilere.. Evet Ardahan’da ki egitim/ögretimin sonlardan üste çekecek olan gücün egitimici, aile ve ögrenciye bagli oldugunu biliyoruz.. Ve bu üç etkenin bir araya gelip, el birligi ile diplerde olan egitimi yukari çekecegine inaniyoruz.. Bunun yolunun da egitimci-veli ve ögrenci üçlüsünden olusturulacak bir egitim timidir.. Yani ögrencilere karne verirken, puan veren ögretmenleri gibi bir ekip olusturulmal ve bu ekip te bütün mesaisini Ardahan’da bulunan okullari tarayarak ve sik sik ziyaret eder yasanan sorunlari samimi ve saklamadan rapor edip, getirip, valiye sunmali.. Valide gerekeni yapmalidir.. **İs Kadinlari Yaratilmalidir.. Erkek hegemonyasinin sürdügü tüm dünyada oldugu gibi Ardahan’da da kutlanacak olan yeni bir ‘8 Mart Kadinlar Günü’ öncesi basta her haberinde kadini obje olarak kullanan medya basta olmak üzere basin ve yayin organlarinda yeniden öne çikarilmaya baslanan biz kadinlarin sorunlarini anlatmakla bitiremeyiz.. Ancak ben bugünkü yazimda kadina karsi ortaya konulacak olan en güzel samimiyetin biz kadinlari evlerde çikarip, is hayatina kazandiracak bir kaç küçük fikirden bahsedecem. Çünkü kadinlardan üstün olduklarini her hareketlerinde belirtmeye çalisan, ama yaptiklari her iside agizlarina, gözlerine bulastirmaktan mesur bizim Ardahanli erkeklerin yapamadigi bir çok isi kadinlarin yaptigini biliyorum. Ve bunlarin çogununda su an is hayatinda rol aldiginida.. Yani benim gibi sahada görünmezlerse de erkeklerin batirdiklari birçok is yerinin ruhsatlarina baktiginizda o isletmenin sahibinin kadin oldugununun görülecegi Ardahan’da kadinlarin daha çok ön plana çikmalari için basta SODES olmak üzere SERKA, KOSGEB ve özel bankalar tarafindan desteklenmesi gerektigine dikkat çekecegim.. İmkan verilmesi takdirde kadinlikta, analikta, bacilikta oldugu gibi is hayatinda da basarili olacaklarina inandigim hemcinslerimin ekonomik olarak destek verilmesi halinde erkeklerden daha basarili isler yapacagini ve yeni İs kadinlariyla birlikte ekonomi sahasinda basari ile yer alacagina inaniyorum.. İsti Vali beyin ve esinin projesi olan ‘1: Ardahan Kadin El Emegi Fuari’da buna örnektir. Kadinlari sahaya çekmek için düsünülen bu tür güzel etkinliklerin devam etmesi ve parasal olarak desteklenmesi halinde Ardahan’da bulunan is kadini sayisininda artacagina inaniyorum.. Çünkü kadinlar samimi destege ve en güzeline laiktir..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    BDP’li ve HDK’li Vekiller Ardahan’a Geliyorlar..

    Ardahan Haberleri **BDP’li ve HDK’li Vekiller Ardahan’a Geliyorlar.. Yeni bir parti olusumu için mücadele eden siyasiler Ardahan’da da kurulus çalismalarina hiz verdiler. 21 Siyasi kurulusu bir araya getirmek için yola çikan ve Halklarin Demokrasi Partisi isimli bir parti çatisi kuran milletvekilleri hafta sonu (cumartesi( günü Ardahan’a geliyorlar. Alinan bilgilere göre Halkin Demokratik Partisi (HDP) nin Milletvekilleri, Kars BDP Milletvekili Mülkiye Birtane, Halklarin Demokratik Kongresi (HDK) Es Sözcüsü BDP Mersin Milletvekili Ertugrul Kürkçü,, İstanbul Bagimsiz Milletvekili Levent Tüzel cumartesi günü Ardahan’a gelerek buradaki HDK olusumu için bir toplanti düzenleyecekler. Üç milletvekilinin Ardahan’a gelisi ile ilgili HDK Ardahan Komitesince yapilan açiklama söyle; **HALKIMIZA DUYURULUR İsçinin, köylünün, emekçinin, gençligin, kadinin ve tüm ezilenlerin bir arada, kardesçe yasama programi olan partimiz Halkin Demokratik Partisi (HDP) nin Milletvekilleri, Sayin Kars BDP Milletvekili Mülkiye Birtane, Mersin BDP Milletvekili Ertugrul Kürkçü, İstanbul Milletvekili Levent Tüzel 9 Mart 2013 Cumartesi günü saat 14.30’da Dursun Akçam Kültür Evi’nde halkimizla bulusacaktir. Baris, kardeslik ve özgürlükten yana olan tüm halkimiz davetlidir. HDP Ardahan Yürütme Komitesi ****BDP Nevroz’u 20 Mart’ta Kutlayacak.. Baris ve Demokrasi Partisi (BDP), Nevruz Bayrami dolayisiyla yapacagi kutlama programini açikladi. Toplam olarak 41 il ve 88 ilçe olmak üzere 129 yerde miting yapilacak. BDP’nin programi 17 Mart’ta basliyor, 21 Mart günü Diyarbakir’da sona eriyor. Nevruz’un kutlama temasi ise “Öcalan’a özgürlük, Kürtlere Statü” olarak belirlendi. BDP’nin Ardahan’da 20 Mart Çarsamba günü Nevroz’u kutlayacagi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 16.13-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    GÖLEBERT’TE OKUL, YANLIZÇAM’DA SERVİS SORUNU..

    Ardahan Haberleri Ardahan Merkeze bagli Çamliçatak (Gölebert) köyünde okula giden çocuklarin saglik eski bir okulda egitim görmeye çalistiklarini belirten veliler çocuklarinin eski, sagliksiz bu binada üsüdüklerini ileri sürüp İl Milli egitim müdürlügüne sikâyette bulundular. Ögrenci velileri, Çamliçatak, Şehit Er Göküan Özdemir İlkokulu velileri olarak çocuklarinin okudugu okulun fiziksel sartlarindan dolayi rahatsiz olduklarini belirterek bu okulda okuyan minik ögrencilerinin daha iyi bir yerde egitim görmesi için çagrida bulundular. **Yeni bina Müdüre, eski bina ögrencilere.. Çamliçatakli köylüler yeni okul binasinda oturan okul müdürünün minik ögrencileri köyün eski okul binasina gönderdigini, ancak eski okulun birçok eksiginin bulundugunu basta yalitimi, isinmasi olmak üzere birçok eksikliginin oldugunu, okul müdürünün kisin ortasinda 4+4+4 egitim sistemi ile okuyan minik ögrencileri bu okula gönderdigini belirterek yetkililerden yasanan bu duruma dur demelerini istediler. **Yanlizçam tarafindan servis sorunu.. Çoçuklarinin kisin ortasinda eski ve bakimsiz, yeterince isinmayan okul binasina gönderildigini ve birçogunun bu nedenle hastalandigini ileri süren Çamliçatak köylüleri gibi Ardahan’in Yanlizçam köyleri olarak bilinen bölgede tasimali sistemle ögrenci tasiyan okul servislerinden de sikayet var. Gazetemizi arayan ögrenci velileri, ayni zaman da AK Parti Ardahan İl Baskani Yunus Baydar’in köyü olan Yanlizçam’dan olmak üzere bölgede bulunan köylerde ögrenci tasiyan servisçilerin yolcu tasidiklarini ve ögrencilerini magdur ettiklerini ileri sürdüler. Servis araçlarinin ögrencileri ayakta götürüp getirdikleri yetmez gibi, zaman zaman okullarinda veya evlerinde almadiklarini da ileri süren veliler İl Milli Egitim Müdürlügünün bu önemli konuya el atmalarini istedikleri görüldü. Haberi ekleme saati: 07.52-07 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    1. KADIN EL FUARINA DAVETLESİNİZ..

    Ardahan Haberleri **Tüm Kadinlar Yarin Valilik Önünde Bulusalim.. 8 Mart Dünya Kadinlar Günü dolaysiyla çesitli etkinliklere hazirlanilan tüm dünyada oldugu gibi Ardahan’da da bir dizi etkinlik için kollar sivandi. Kadinlar gününün kutlanacagi Cuma günü Ardahan Valiliginin önünü far alanina çevirmeye hazirlanan Ardahan Valiligi, ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuari’ na basta kadinlar olmak üzere tüm Ardahanlilar davet edildi. Ardahan valiligi, Ardahan Belediyesi ve Ardahan Üniversitesi’nin birlikte organize edecekleri ögrenilen ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuari’ na ilçe kaymakamliklari ve belediyelerde destek verecek. **Ürünlerinizi getirin, valilik önünde satisa sunun.. Dünya Kadinlar Günü’nün kutlanacagi 8 Mart günü Ardahan Valiliginin önüne kurulacak olan çadir ve içindeki stanlarda basta kadinlar olmak üzere herkesin el emekleri, göz nurlarini getirip, satisa sunacagini belirten yetkililer bir ilk olan bu önemli etkinlige tüm Ardahanlilarin destek vermesini istediler. Köy pazarinin kuruldugu alanlarda satisa sunulan peynir, yag ve çesitli el emegi ürünlerinin bile getirilip, kurulacak olan standlarda sergilenecegine dikkat çeken yetkililer, fuarda el halilari, çeyizlikler ve el emegi, göz nuru tüm ürünlerin ilk kez yapilacak olan bu fuarda sergilenecegine dikkat çektiler. **Halk Günleri de devam ediyor.. Seyfettin Azizoglu ve esinin fikirleri ile gerçeklesecek olan ‘Ardahan 1. Kadin El Amegi Fuari’ na davet edilen Ardahanlilarin bu tür etkinliklerle bir araya gelip, el emegi, göz nurlarini sergileyebilecekleri belirtilirken, valinin halkla bulustugu ‘Halk Günleri’ nin de devam ettigi belirtildi. Vali Azizoglu’nun Ardahan’da görevi baslar baslamaz her hafta düzenledigi ‘Halk Günü’ nunu bundan sonra iki haftada bir yapilacagini belirten valilik yetkilileri önümüzdeki Persimbe günü sorunlarini valiye direk duyurmak isteyenlerin Persembe günü saat 11,30’da Ardahan valiligine ait toplanti salonuna davet edilmeye devam edildi. Haberi ekleme saati. 07.01-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Derneklerine Katilmayan Posoflular KENDİ BAŞLARINA ETKİNLİKLERE DEVAM EDİYORLAR!.. ARDAHAN KÜLTÜR EVİ’NDEN SONRA POSOF KÜLTÜR MERKEZİ..

    Ardahan Haberleri Basta İstanbul’da olmak üzere birçok bati kentinde bir araya gelen ve kurduklari İl dernekleri ile gurbette bulunan Ardahanlilari bir çati altinda toplamayi hedef edinen stk’lara katilip, destek vermemeleriyle taninan Posoflular kendi baslarina yeni bir olusuma daha gittiler. Ardahan Derneklerinin yönetimlerine oldugu gibi etkinliklerine de katilmamalari ile taninan Posoflular bu kez nüfusunun büyük bölümünü Ardahanlilarin olusturdugu Kocaeli (İzmit) te bir araya gelip, Posof Kültür Merkezi kurdular. **Ne Ardahan’la, nede Posoflu ilgilenmezlerken.. Yasanan hizli göç dolaysiyla bati kentlerine göç eden Ardahanlilarin bir çati altinda bir araya gelme çabalarina destek vermemeleri ile taninan gurbetçi Posoflularin olusturdugu dernek ve stk’larin bati kentlerinde ki Ardahanli hemserileriyle oldugu gibi dogup, büyüdükleri Ardahan ve ilçeleri Posof’la da ilgilenmemeleri ile taninmaktalar. Türkiye’nin Kafkaslara açilan Türkgözü (Badela) Sinir Kapisinin islevsizligi basta olmak üzere yesilim Posof’un dogasini katleden BTC/BOTAŞ Petrol ve Dogalgaz Boru Hattinin yapimi sirasinda onca agacin ve araziyi islevsiz hale getiren insaatinda, Posof’un derelerini kurutan HES’lerin yapiminda ortalikta görünmeyen ve Ardahanlilarin bu yönde verdigi mücadeleye katki sunmayip, Ardahan ismini tasiyan dernekleri üye bile olmayan batida ki Posoflularin kurdugu Posof Kültür Merkezinin açilisina ilginin az olmasi dikkatlerden kaçmadi. Kocaeli Körfez ilçesinde Kocaeli’nin en büyük kültür merkezi olan “Ardahan Posoflular Kültür Merkezi” 2 Mart Posof’un kurtulusu itibariyle faaliyete geçti. Açilisi yapilan kültür merkezine Posoflular yogun ilgi gösterdiler. Açilisa çok sayida Posoflunun katildigi Yeni Kültür Merkezi binasinda, Posof’un düsman isgalinden kurtulusunun 92. yildönümü coskuyla kutlandi. Türkiye HES’e karsi koyuyor, Posof susuyor!.. Bu ne sesizlik .. **Yatirim adi altinda Posof’un dogasi kemiriliyor .. Bölge ekonomisine hiç bir katkisi olmayan ve bir iki enerji mütehadinin Posoflularin sebze ve meyve yetistirdigi sularla enerji üretip, devlete satilmasi için yapilan HES Barajlari, yapiliyor, Posoflu seyrediyor .. Ardahan’in Posof İlçesinde yapimina baslanan HES Projelerine karsi sesizlik sürerken, ülkenin bir çok yerinde yapilan HES’lere büyük tepkiler gelmeye devam ediyor.Geçtigimiz günlerde Artvin ve İstanbul’da yapilan eylemlerle gündeme gelen HES’ler bu kez Antalya’da tepkiye neden oldu.Basta Posof Belediyesi ve Posoflu çevreciler, aydinlar olmak üzere herkesin sus-pus olup, Posof’un dogasini kemiren ve binlerce meyve agacinin kesilmesine neden olan Posof HES Barajlarinin çalismalari araliksiz sürüyor. Posof’un dogasini korumak için bir süre önce kurulan, ancak her ne hikmetse aniden kayiplara karisan Posof Dogal Hayati Korum ve Gelistime Dernegi ile Posof Yaban Hayati Gelistirme Sahasi olarak ilan edenlerin de sus-pus oldugu bir süreçte dogaya büyük tahribat veren barajlarin insaasina baslandi. Bilindigi gibi bir süre önce DAG HOROZU POPÜLASYONUNU KORUMAK AMACIYLA TESCİL EDİLEN “POSOF YABAN HAYATI KORUMA SAHASI”NIN GELİŞME YÖNETİM PLANI 15 Ocak 2009 TARİHİNDE bakanlik tarafindan onaylanmis ve bölge tamamen dogal alan olarak ilan edilmisti. **Dogal korumaya tepki var, HES’lere yok! .. Bölgede yapilacak olan üç barajin insaasina baslanildigi ve kimsenin ses çikarmadigi bir süreçte yerel gazetelere bir açiklama yapan ve DAG HOROZU POPÜLASYONUNU KORUMAK AMACIYLA TESCİL EDİLEN “POSOF YABAN HAYATI KORUMA SAHASI”NIN GELİŞME YÖNETİM PLANI’na karsi koyan Posof Dogal Hayati Korum ve Gelistime Dernegi Dernek Baskani ve yönetiminin insaalari baslayan HES’ler karsisinda neden sustugu ise bölgede merak konusu olmustur. Posof Haritasi .. **İste Posof Yabani Hayati Koruma ve Gelistirme Dernegi Dogasini Korum ve Gelistirme Dernegi Baskani Cahit Polatoglu’nun HES’leri es geçip, Yabani Hayati Koruma için bakanlikça tescil edilen plani elestirilen açiklamasi; Bir süre önce kurulan Posof Yabani Hayati Koruma ve Gelistirme Dernegi Dogasini Korum ve Gelistirme Dernegi Baskani Cahit Polatoglu: ‘Bu ve buna benzer kararlarla Posof insansizlastirilmak isteniyor.’ dedi. Posof Yabani Hayati Koruma ve Gelistirme Dernegi Dogasini Korum ve Gelistirme Dernegi Baskani Cahit Polatoglu, Posoflulara sorulmadan masa basindan alinan kararlarla Posofun geleneginin yabani hayati koruma alani ilan edilmesinin akil mantiga uymadigini, amacin Posoflularin yasam alanlarini daraltip, topraklarini terk etmesinin hedeflendigini belirtirken, BTC ve BOTAŞ in Posof dogasina verdigi o kadar büyük zararin bir yenisinin de Posof’ta yapilacagi söylenen ve Posof çayinin bitmesine neden olacak olan barajlarin HES Projelerinden anlasildigini dile getirdi. Posof Yabani Hayati Koruma ve Gelistirme Dernegi Dogasini Korum ve Gelistirme Dernegi Baskani Cahit Polatoglu ,BTC ve BOTAŞ’in Bölgede geçirmis oldugu Petrol ve dogalgaz boru hatlarinin geçtigi alanlari eski haline çevirecegi vaadini yerine getiremedigi bu süreçte, bu yil insaatlari baslamasi beklenen Posof barajlarinin yapimini üstlenen firmalarinda Posof dogasina büyük yaralar verecek olan projelerin HES lerini yine masa basinda onaylatip geçirdigini görmekteyiz, bu da BTC ve BOTAŞ döneminde ki gibi Posof dogasinin yeni bir katliama ugrayacaginin göstergesidir. Bu nedenle, “ Posof’a baraj yapiyoruz, Posof’a hizmet geliyor söylemleri altinda kapatilmak istenen doga katliaminin önüne geçmek halki bilinçlendirmek için çalismalarini yogunlastiracaklarini sözlerine ekledi. Cahit Polatoglu Posof’u Posoflulara sormadan dogal hayati koruma alani ilan edenler, Posoflularin yasamlarini idame ettigi dogal yapisini, Posoflulara yasakladigini belirten Dernek Baskani burada ki amacin, yoksul Afrika’nin topraklarini bu ve buna benzer uygulamalarla kendilerine safari alani ilan edenler Posof’u da bosaltip insansizlastirip Avrupali Zenginlere, Amerikali milyarderlere gezi alani safari alani ilan edilmesine müsaade etmeyeceklerini de sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati. 06.59-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KOSGEB İlçelerde Kurslara Devam Ediyor

    Ardahan Haberleri Ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarinin karsilanmasinda küçük ve orta ölçekli isletmelerin payini ve etkinligini artirmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelismelere uygun biçimde gerçeklestirmek amaciyla, kurulan Küçük ve Orta Ölçekli isletmeleri Gelistirme ve Destekleme İdaresi Baskanligi (KOSGEB) Ardahan ve ilçelerinde ekonomimiye yeni girisimler kazandirma çalismalarina devam ediyor. Kaymakamliklar basta olmak üzere resmi kurumlarla girilen birliktelikle Ardahan’in Hanak, Ramal ilçelerinden sonra Göle’de de Kaymkamlik ortakligi ile bir kurs açan KOSGEB kendi isini kurmak isteyenleri kurs yolu ile egitmeye devam ediyor. Son olarak Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR’inde katilimiyla Hüseyin Gedik İlkögretim Okulu’nda KOSGEB projesi kursu gerçeklesti. Kaymakam ÖZDEMİR kursa katildiktan sonra Hüseyin Gedik İlkögretim Okulu ögretmenleri ve ögrencileriyle bir araya geldi. KOSGEB girisimcilik kursuna katilan Göle Kaymakami Fatih ÖZDEMİR bu kursun issiz gençlerin kendi isini açabilecegi ve is yeri sahibi olabilecegi bir imkan saglandigini söyledi. Bu kurs sayesinde yeni isyeri açmak isteyen ve kendi isinin patronu olmak isteyen girisimciler elde ederek hem ülke ekonomisine hem de kirsal kesimde yasayan halka fayda saglayacak. Bu sertifikayi alan vatandaslar mevcut is planlari ile KOSGEB Hizmet Müdürlüklerine basvurarak girisimcilik desteklerinden yararlanabilecek. İŞKUR ve KOSGEB’in ortaklasa yürüttügü ‘’Yeni Girisimci Destegi ‘’ Projesi kapsaminda , kendi isinin sahibi olmak isteyen tüm girisimcilere geri ödemeli – ödemesiz çok uygun firsatlar sunuluyor. Haberi ekleme saati. 06.58-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’in Kuzey İlçeleride Kurtuldu!

    Ardahan Haberleri 92 Yil önce yapilan anlasmalar sonucu 40 yil sinirlari içinde kaldigi SSCB’den geri alinip, ülke topraklarina katilan Ardahan ve İlçelerininin kurtulus törenleri yapilan etkinliklerle son buldu. İlk olarak Ardahan’in vatan topraklarina katilisinin 92. yil dönümü etkinlikleri yapilan geçtigimiz son 15 gün içinde Çildir ilçesi ardindan ardindan Hanak ve Posof’un kurtulus etkinlikleri yapildi. **Hanak ve Damal’i da kurtardik.. Ardahan Hanak İlçesinin düsman isgalinden kurtulusunun 92. yildönümü nedeniyle 1 Mart 2013 Cuma günü Atatürk Anitina çelenklerin sunulmasiyla basladi. Hava muhalefeti nedeniyle Atatürk Ortaokulu Çok Amaçli Salonunda devam edilen kutlama törenine Hanak Kaymakami Abdulkadir OKAY, Garnizon Komutani, Hanak Belediye Baskan Vekili, Cumhuriyet Bassavcisi ve daire müdürleri ile vatandaslar katildilar. Saygi durusu ve İstiklal Marsinin okunmasiyla baslayan programda günün anlam ve önemine ilisikin konusmayi Hanak ÇPL Edebiyat Ögretmeni Derya KAYA yapmis olup 92 yil önce Hanak İlçesinde yasanan kurtulus mücadelesini dile getirildi. Sunuculugunu Fikriye GÜLER ve Birsen MUTLU adli ögretmenlerin yaptigi programda Hanak ilçesinin Müzik Ögretmenleri Tayfun AKDAG, Gülnaz ÇALIŞKAN ve Özge TAN esliginde ögrenciler tarafindan müzik dinletisi sunuldu. Ayrica günün anisina düzenlenen atletizm yarismasinda dereceye giren ögrencilere hediyeleri törenle verildi. Halk Egitim Merkezi Müdürlügü Usta Ögreticisi Burçin BÜYÜKKAYA yönetiminde Kafkas Halk Oyunlari gösterisini sunan ögrencileri törene katilanlar ilgiyle izlediler. Hanak İlçesinin düsman isgalinden kurtulusunun 92. yil dönümü nedeniyle Ardahan Belediye Baskani Faruk KÖKSOY ve Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ramazan KORKMAZ Hanak KaymakamiAbdulkadir OKAY’i makaminda ziyaret ettiler. Hanak’tan ve Posof’tan sonra Damal’in da vatan topraklarina katilisinin 92. Yil dönümü düzenlenen etkinliklerle kutlandi. Haberi ekleme saati. 06.57-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHANLI YİBO’LULARDAN SONRA HANAKLI LİSELİLERDE DERNEKLEŞMEK İÇİN ADIM ATTILAR..

    Ardahan Haberleri **Önce bu binaya sahip çikilmali.. Bir zamanlar Ardahan Yatili İlkögretim Okulunda egitimin hayatina adim attiktan sonra çesitli nedenlerden dolayi basta İstanbul’a olmak üzere diger kentlere göç eden Ardahan Yatili İlkögretim Okulu Mezunlarinin bir araya gelip, olusturdugu YİBO Derneginin bir benzerini de Hanak Lisesinde Mezun olanlar gerçeklestirmek istiyorlar. Hanakli İsadami ve Hanak Lisesi Mezunu Efkan Demir’in basini çektigi ve büyük destek gören ‘Ardahan İli Hanak İlçesi Hanak Lisesi Mezunlari Kültür ve Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi’ isimli yeni bir dernegin kurulusu için ön çalismalar araliksiz devam ediyor. HLM’nin kurulmasi için yürütülen toplantilar ve konu hakkinda su açiklamada bulunuldu. ‘Bir çati altinda toplayarak tüzel kisilik kazandirmaya çalistigimiz ARDAHAN İLİ HANAK İLÇESİ HANAK LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEGİ ‘nin kurulus islemleri ile ilgili İSTANBUL , KÜÇÜKÇEKMECE , SEFAKÖY ve ESENYURT bölgelerinde gerçeklestirdigimiz istisare toplantilarinda görüstügümüz gerek lisemizden mezun olan arkadaslarimiz , gerekte bölgede bulunan sivil toplum kuruluslari bu olusum ile ilgili tarafimiza desteklerini sunmus olup olusumun gerçeklestirilmesi için yapmayi düsündügümüz genis katilimli KURULUŞ ‘un gerçeklestirilecegi toplanti için en uygun yerin yine KÜÇÜKÇEKMECE , SEFAKÖY ‘de bulunan ilçemizin de dernegi olan HANAK DERNEGİ ‘nin toplanti salonunun bu islemin yapilmasi için en uygun yer oldugu dogrultusundaki fikirlerini bizimle paylasmislardir. Bu dogrultuda yürütülecek olan istisare toplantilarimiz yine bölge bölge devam edecek olup eger herhangi bir büyük aksilik olusmaz ise 17/03/2013 PAZAR günü saat 11:00 de SEFAKÖY HANAK İLÇE DERNEGİ ‘nde yapilacak KURULUŞ TOPLANTISINDA dernegimizin kurulus islemleri tamamlanarak ilgili resmi kurumlara basvuru ve gerekli izin alma islemlerine baslanmis olacaktir. Dernegimizin kuruculari arasinda yer almak isteyen ve taslak tüzükte belirlenen sartlari tasiyan arkadaslarimizin 17/03/2013 günü HANAK İLÇE DERNEGİ’ nde yapilacak toplantiya gelirken nüfus cüzdanlarinin arkali önlü fotokopisi ile 4 adet vesikalik resimlerini de getirmeleri gerekmektedir. İs bu yazi tüm HANAK LİSESİ MEZUNLARI ‘na yapilan islerle ilgili bilgilendirme ve sürecin ilerleyisi ile ilgili bilgi paylasiminda bulunmak için kaleme alinmistir. Bilgilerinize arz eder saygilar sunariz. “En iyi kisi kendinden çok ait oldugu sosyal toplumu düsünen, onun varliginin ve mutlulugunun korunmasina kendini adayan insandir…”. Mustafa Kemal Atatürk’ **YİBO Dernegi de Digerleri Gibi Hiz mi Kesti? Onca Ardahan Dernegi’nin bulundugu ve yeni bir okul dernegin kurulus çalismalarinin sürdügü bir sirada kuruldugu günlerde yaptigi hizli çalismalarla gündemde düsmeyen Ardahan YİBO Dernegi’nin uzun süredir sessizlige bürünmesi dikkatlerden kaçmiyor. Merkezi İstanbul’da bulunan ve Celil Ünlü’nün baskanligini yaptigi Ardahan Yatili İlkögretim Okulu Dernegi’nin kuruldugu günlerini aratan bu sessizliginin nedeni ise bilinmezken, bundan baskan Ünlü’nün bir süre önce geçirdigi trafik kazasinin ve dernegin yasadigi ekonomik sikinti olabilecegi öne sürülmektedir. **Önce bu binaya sahip çikilmali.. Onca Hanak Dernegi’nin bulundugu İstanbul’da yeni bir dernek kurma çalismasi içine giren Hanak Lisesi Mezunlarinin bir zamanlar okuduklari Hanak Lisesi’nin binasi bakimsizliktan yikilmak üzere. Kent merkezinde bulunan ve bahçesi belediye tarafindan çay bahçesine çevirilen eski Hanak Lisesi binasi’nin ya bakima alinmasi, yada yikilip, yerine yeni bir bina yapilmasini isteyen Hanaklilar yillar önce bosaltilan ve bugün büyük bölümü bos bulunan bu binanin ve arsasinin Ardahan Üniversitesi’ne bagislanip, üzerine Hanakli isadamlarinin katkilari ile yapilacak yeni bir bina ile Hanaklilarin 4 yildir bekledigi ancak bugüne kadar açtiramadigi Hanak Meslik Yüksek Okulu olabilecegine isaret etmekteler. Haberi ekleme saati: 06.48-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    DAMAL’DA CİNAYET, BİR ASKER ÖLDÜ!

    Ardahan Haberleri **İntihar mi, cinayet mi? İntihar eden asker sayisinin sehit sayisinin geçtigi yönünde haberlerin tartisildigi bir süreçte Ardahan’in Alevi İlçesi Damal’da da bir Askerin intihar ederek, öldügü ögrenildi. Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan Ardahan’da konuslandirilan 25 inci Mekanizme Tugay Komutanligina bagli Damal ilçesindeki Askeri Tabur’da vatani görevini yapan ve Batmanli oldugu ögrenilen Mahsum Adlig isimli asker nöbette iken ‘yasamak istemiyorum’ baslikli bir mektup birakarak kendi silahi ile intihar ettigi ileri sürüldü. 4 Aylik asker oldugu ve bir ay önce Ardahan’in Damal ilçesinde bulunan ve büyük bölümü bosaltilan Askeri Tabur’a gönderildigi ögrenilen askerin cenazesinin önce Damal Cem Evi morguna buradan da Trabzon’a Adli Tip’a gönderildigi bilgisi alindi. Haberi ekleme saati: 18.09-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ÇILDIR MYO’DA “HALK VE EDEBİYAT” KONUŞULDU

    Ardahan Haberleri Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Halk Edebiyati Ögretim Üyesi Doç. Dr. Erdogan Altinkaynak “ Halk ve Edebiyat” konulu bir konferans verdi. 1 Mart 2013 Cuma Günü Çildir Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda yapilan konferansa; Ardahan Üniversitesi Çildir MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hürriyet Çimen, Âsik Şenlik Belediye Baskani Mülazim Karaçay, Prof. Dr. Roin Kavrelisvili ile Çildir MYO ögretim elemanlari ve çok sayida ögrencileri katildi. Saat 13.30’dan itibaren Çildir MYO ögrencilerine onur belgelerinin verilmesi ile baslayan konferans, ARÜ İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Halk Edebiyati ögretim üyesi Doç. Dr. Erdogan Altinkaynak’in özgeçmisinin okunmasiyla devam etti. Ardindan Altinkaynak kürsüye davet edildi. Konferansa “Halk nedir?” sorusunu sorarak baslayan Altinkaynak, “Halk kavramini her yerde kullaniriz, ama ne anlama geldigini çok iyi bilmeyiz” diye konustu. Halk kavraminin her ideoloji ve her siyasal organizasyonda farkli sekilde tanimlandigini da belirten Altinkaynak, “Türkiye’de ise halk kavrami, bu ülkelerdeki birçok anlamin karmasi halindedir.” tespitinde bulundu. “Halk: Birbirine ortak deger yargilariyla bagli olan ve bu deger yargilarini yasama ve yasatma arzusu güden insan topluluklaridir.” diye konusan Altinkaynak, ortak deger yargilarindan bahisle dil, din, mutfak kültürü, ahlak anlayisi, inanç dünyasi üzerinde tespitlerini paylasti. Altinkaynak, “Ben Diyarbakir’da Lise Müdürlügü yaptim. Bu yillarda çok degerli insanlarla tanistim, önemli olaylar yasadim. Hangi sehirde yasarsak yasayalim, Türkiye’nin en dogusundan en batisina kadar herkes ayni deger yargilarina, hükümlerine sahip. Yani söyleyecegim su ki biz birlestirici bir güç olmaliyiz. Halkimizin ortak degerlerine sahip çikmak, onlari yasamak ve yasatmak emperyalist güçlere karsi en büyük dirençtir.” ana fikrinde görüslerini ileri sürdü. Konferansta Doç. Dr. Erdogan Altinkaynak, Halk Edebiyati üzerinde de durdu. Halk Edebiyati’nin; halk ve edebiyatin birbirine baglanmasi ile ortaya çiktigini söyleyen Altinkaynak, ardindan dil ve kültür baglami üzerinde durdu. Altinkaynak, atasözlerinden övgülere, deyimlerden ninnilere, masallardan efsaneler kadar çesitli ortak degerler ve bunlarin gücü ve önemi hakkinda bilgi verdi. Altinkaynak, “Atasözleri yillarin birikimidir, deyimlerle tasi gedigine oturturuz, ninniler de matematiksel bir bag vardir, masallar idealist insan yetistirmeye yardimci olur, tekerlemeler diksiyonu gelistirir. Maalesef modern dünya ve zaman, bu degerlerimizi yok ediyor. Siz ögrenciler bizim gelecegimizsiniz ve bu degerleri sizler yasatabilirsiniz.” sözleriyle konusmasini tamamladi. Konferansin ardindan Çildir Meslek Yüksekokulu Kütüphanesi’nin açilis töreni yapildi. Açilis sonrasi, ARÜ’lü akademisyenler ve ögrenciler kütüphaneyi ziyaret ederek, eserleri inceledi. Haberi ekleme saati: 16.32-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    MEVLANA DEGİŞİM PROGRAMI, ALTERNATİF Mİ?

    Ardahan Haberleri ‘Mevlana Degisim Programi’ kapsaminda, üniversiteler arasinda ögrenci ve akademisyen degisimleri 2012-2013 egitim-ögretim döneminde de devam etti. YÖK Baskani: Mevlana Degisim Programi’nin Önemli Bir Açilim Olacagina İnaniyoruz Bu konuda KÜNİB II. Olagan Kongre’sini onurlandiran YÖK Baskani Çetinsaya, “Üniversitelerimizde uluslararasi ögretim elemani ve ögrenci sayilarini arttirmali, onlara saglikli alanlar yaratmaliyiz.” demisti. Sözlerine, “Üniversitelerimizin stratejik hedefler dogrultusunda bir araya gelmeleri ve isbirligine gitmeleri yüksekögretim alanimizi çesitlendirecek ve kaliteyi arttiracaktir.” diye devam eden Çetinsaya, sözü Mevlana Degisim Programi’na getirerek sunlari söylemisti: “Yüksekögretim Kurulumuz bünyesinde sekillendirdigimiz Mevlana Degisim Projesi’nin önemli bir açilim olacagina inaniyoruz. Mutlulukla ifade ediyorum ki Mevlana Degisim Projesi ilk uygulamasini da Kafkasya Üniversiteler Birligi ile gerçeklestirecek. Kafkasya Üniversiteler Birligi’nin kurulusunu, faaliyetlerini bu çerçevede, bu manada atilmis önemli bir adim olarak görüyorum. Bu adimlarin hizlanmasini, bir kosuya dönüsmesini, büyümesini, çogalmasini bekliyorum.” Lisans ve Lisansüstü Programlarda Degisimler Basariyla Yürütülüyor YÖK Baskani Çetinsaya’nin da ifade ettigi gibi, KÜNİB’in Mevlana Degisim Programi çerçevesindeki adimlari adeta bir kosuya dönüstü. Mevlana Degisim Programi kapsaminda KÜNİB üyesi üniversitelerin ögrenci ve ögretim elemani degisimleri, ilk olarak 2011-2012 egitim-ögretim döneminde baslamisti. Programa göre, ARÜ’nün dört ögrencisi 2011-2012 egitim-ögretim yilinin bahar döneminde Kirgizistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Gürcistan Akhaltsikhe (Ahisa) Devlet Üniversitesi’nde egitim görme sansina sahip olmustu. Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Türk Lehçeleri ve Edebiyatlari Bölümü ögrencileri Ferhat Uzunkaya, Aysegül Duran, Gözde Güner ile Tarih Bölümü ögrencisi Muhammet Dogan Mevlana Degisim Programi’nin ilk ögrencileri olarak tarihe geçmisti. Bunun yani sira Gürcistan’dan üç yüksek lisans ögrencisi (Zaliko Tetvadze, Shota Vanidze, Levani Zazadze) ve bir doktora (Gela Guniava) ögrencisi de Ardahan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyati Anabilim Dali’nda ögrenim görmeye baslamisti. 2012-2013 egitim-ögretim döneminde de Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Çagdas Türk Lehçeleri ve Edebiyatlari Bölümü ögrencilerinden Gülsah Korkmaz ve Selçuk Subasi ögrenim görmek üzere Kirgizistan’a gitmisti. Ayni zamanda Kirgizistan-Türkiye Manas Üniversitesi Türkoloji Bölümü ögrencisi Aigerim Baktibekkizi da Ardahan Üniversitesi’nde egitim görmek için degisim programi kapsaminda Ardahan Üniversitesi’ne gelmisti. Bunlarin yani sira Ardahan Üniversitesi ilk doktora ögrenci degisimini de gerçeklestirmisti. Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nde Arastirma Görevlisi olarak görev yapan Samet Azap, ayni zamanda Ardahan Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyati Anabilim Dali’nda doktora ögrenimi görüyor. Ars. Gör. Samet Azap Kirgzistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ne 2012-2013 egitim-ögretim döneminde Mevlana Degisim Programi kapsaminda Kirgizistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ne ögrenim görmek üzere gitmisti. Haberi ekleme saati: 15.32-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    ARDAHAN AİLE ve SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜGÜNDEN KONFERANS

    Ardahan Haberleri Ardahan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlügü tarafindan “Gönül Elçileri” ve “Koruyucu Aile” konulu konferans verildi. Düzenlenen konferansa esleriyle birlikte Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOGLU, Belediye Baskani Faruk KÖKSOY, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ, Vali Yardimcilari, Kaymakamlar, İl Jandarma Komutani Albay Şefaattin SERTEN, Kamu Kurum Kurulus Yöneticilerinin yani sira vatandaslar katildi. Saygi Durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasiyla baslayan programda konusma yapan Vali Azizoglu, gelecegimizi olusturan çocuklarimizin yasamlarindaki degerlere degindi. Çocuklarin yetistirilmesinin bir milletin bekasiyla dogrudan alakali oldugunu dile getiren Valimiz, çocuklarimizin dogru yetistirilmesi halinde devletimizin saglam temeller üzerine kurulacagini ifade etti. İlk egitimin basladigi aileye ve aileyle yasamanin önemine dikkat çeken Vali Seyfettin Azizoglu, geçmisin degerlerini, bilgilerini ve güzelliklerini aileden aldiklarini, gelecegin yol ve yöntemlerini de okullarda kazandiklarini belirtti. Her çocugun ailesiyle büyümesi gerektigini vurgulayan Valimiz, aksi durumda aile olma görevinin herkese düstügünü hatirlatti. Sosyal Çalismaci Meltem ALPARSLAN’in verdigi konferansta “Gönüllülük”, “Gönül Elçileri” ve “Koruyucu Aile” basliklarina deginildi. Katilimcilara karar vermeleri halinde izleyecekleri yollari açiklayan Meltem ALPARSLAN, sunumunda yer verdigi kisa filmlerle de ilgi topladi. Meltem ALPARSLAN, geçtigimiz günlerde engellilerle bir araya gelen Ardahan Valisinin Esi Nilgün AZİZOGLU’na ve İl Jandarma Komutaninin Esine Gül SERTEN’e tesekkürlerini sundu. Haberi ekleme saati: 15.32-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Dikkat!.. Tek Yön!..

    Ardahan Haberleri **Çift seritli ara sokaklar tek yön olarak degistirildi… Ardahan ilin de araç sürücüleri, yeni uygulanan tek yön yol uygulamalarina uymadiklari görülüyor. İl Trafik Komisyonu tarafindan alinan kararla tek yön olarak trafige açilan caddelerde araç sürücüleri levhalara alisamadiklari görülürken, sürücülerinde levhalari tam olarak göremedikleri de ileri sürülüyor. Yillardir çift serit olarak kullanilan yollar, alinan kararla tek yöne dönüstürülmesi ardindan, ilde 5 caddeyi tek yön olarak trafige açik birakilan yollarda araç sürücülerin aliskanliklarindan dolayi tek yöne dönüsmesine ragmen çift serit gibi kullanilmasi ise dikkat çekiyor. Cadde girislerine trafik uyari levhalari koyulmasina ragmen kimsenin bu trafik levhalarina uymamasi uyan sürücüleri kizdirdigi gözlerden kaçmadi. Levhalara uymayan sürücüler kendilerinin haberleri olmadigi ve dikkat etmediklerini dile getirirken, kimsenin kendilerini de uyarmadiklarini dile getirdiler. Uyari levhalari konulmasina ragmen araç sürücüleri kurallari hiçe sayarak tek yönlü olan yollarda, araçlarini park ediyor. Kurallara uymayan sürücüler arasinda zaman zaman tartismalar yasanirken, caddelerdeki esnaf da trafik polislerin olaya çözüm bulmasini istediler. Haberi ekleme saati: 15.18-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    İlçe Merkezindeki Karlar Temizleniyor

    Ardahan Haberleri Göle Belediye Baskanligi Karla Mücadele ekiplerinin ilçenin sehir merkezinde baslattigi kar ve buz temizligi çalismalari sürüyor. İlçenin en islek caddeleri basta olmak üzere, caddelere baglanan ara sokaklarda baslatilan çalismalar öncesi trafige kapatildi. Belediye Zabita ekiplerinin temizlenecek yolda bulunan park halindeki araçlari kaldirtmasi üzerine is makineleri ile caddelerin her iki tarafinda biriken karlar kamyonlarla sehir disina tasindi. Kar birikintilerinin temizlenmesinin ardindan buzlanan yollar da temizlendi. **SOSYAL MEDYADAN BAŞKAN’A MESAJ VAR Belediye baskanimizin dikkatine! Öyle çok süslü kelimelerle anlatamayacagim sorunlari. 1- Yollar rezillik içinde hendeklerden kimse geçemiyor. 2-İnsanlarin arabalarini park edecek yeri kalmadi caddede. 3- Sular akmiyor temizlik ihtiyacini bile zor gideriyoruz. 4-Eski lise ve eski tokiye gidenler yoldaki kanalizasyon kokusundan verem olacaklar. 5- Hayvanlari öldürtmekten vazgeç bir hayvan barinagi kur. Alayin dökülen yemekleri bile o hayvanlari doyurmaya yeter. İs-kur dan eleman temin edebilirsiniz bu sayede en az 5 aile ekmek yer. 6-Yeni tokiye giden varsa içi felaket sadece patika yol kullaniliyor. Nerdeyse köy kent olma yolunda ilerliyor 7-Merkezde bulunan bazi noktalarda çöpler caddeleri igrenç hale getiriyor. 8- Sizin bile hergün kullandiginiz eski toki yolu içler acisi bir kez sildirseniz yol kurtulacak. 9-Arka cadde resmen unutulmus. 10- Bunlari bir belediye baskani olarak yapmanizi sizden rica ediyoruz. Eger yapmayacaksaniz bu seferde bir insan olarak Allah rizasi için yapin da Allah’in hosuna gitsin.. Kaynak: Göleden.gen.tr (Emir Baran) Haber/Foto: Mazlum IRMAG Haberi ekleme saati: 14.10-06 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


     


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

























  • AKTAŞ: “Çocuklarımız, yarının Türkiye’sini inşa edecek”


    ‘Yerelden Ulusala Gazetecilik’ parolasıyla yol alan, sizlerin gönüllü destekleriniz ve Reklamlarınızla ‘Daha güçlü Gazetecilik, daha özgür Gazetecilik’ diyen gazetelerimiz ve manşetlerimiz ulusal basın ve medyada yer bulmaya devam ediyor.. Teşekkürler Halk TV, İsmail Küçükkaya..



    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


    TEMPO TV’de


    canlı olarak sunduğu


    ‘Gazetecilerle Gündem’


    sizde konuksunuz..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Yazarlarimizi okuyor musunuz?




    AKTAŞ: “Çocuklarımız, yarının Türkiye’sini inşa edecek”

    Eğitim öğretimin ara verilmeden devam etmesi temennisinde bulunan Ardahanlı Okul mMdürü Halil Aktaş“Okullardaki 2023-2024 Eğitim öğretim yılının başlamasıyla bir açıklama yaptı.

    Aktaş, çocuklar heyecanlı öğretmenler heyecanlı. Öğretncişerime hepsine sordum; öğretmen, doktor, avukat olmak isteyenler var. Pırıl pırıl çocuklarımız var. Hepsine inanıyoruz. Hepsi bayrağına, milletine, vatanına aşık evlatlar. İnanıyorum ki Türkiye’yi emanet edeceğimiz bu çocuklar yarının Türkiye’sini inşa edecekler” dedi.



    O BENİM BABAM..


    FEVZİ YILMAZ


    “YOKSUL KÖYLÜNÜN YİĞİT ÖNDERİ!”


    1960’lı yılların son çeyreğinde bölgemizde genç bir muhtardan, dik başlı, hak ararken eğilip bükülmeyen, herkesin el pençe divan durduğu devlet adamları karşısında cesur, atak, dik durmada örnek gösterilen bir muhtardan sempati ve sevgi birazda kıskançlık ve imrenilerek söz edilirdi.


    BU MUHTAR: FEVZİ YILMAZ namı- diğer KÜRT FEZO idi.  


     Ardahan köylüsüne dağıtılmak için gelen destek kredisini bir yerel Eşraf tamamına yakınına el koyarak, otel ve sinema yaptırmıştı. Kredilerin adil dağıtılmadığını duyurmak için TİP bir protesto mitingi düzenledi Köylünün kredisini çeken bu tüccar bazı kiralık beslemelerle mitinge saldırı yaptırdı. Fevzi ve arkadaşlarının cesurca karşı koyuşu ve onları arkalarına bakamadan püskürtülmesindeki o inanılmaz kavgacılığı herkesin yıllarca övgüyle anlattığı bir öyküydü.


    1971 yılında Ardahan Lisesi öğrencileri sürgün edilen öğretmenlerinin okullarına dönüşü için izinli protesto yürüyüşü yapıyorlardı. Polis bu izinli yürüyüşü sabote etmek için güzergâhı değiştirerek, müdahale zemini oluşturmaya çalışınca, tam o anda başında yöresel tiftiği ve uzun paltosu ile uzun atletik biri kortejin önünü keserek kollarını yukarı kaldırıp “arkadaşlar yapmayın güzergâhtan çıkmayın sizi oyuna getiriyorlar” diye bağırarak öğrencileri uyardı. O anda sivil kıyafetli polisler o kişiye yüklendiler. Güzergâhın değiştirilmiş olmasından dolayı da mitingi sabote ettiler.


    Esmer ve atak olan bu uyarıcı adam hiç çekinmeden karşı koyarak direniyordu ve o anda yanında kendinden daha uzun boylu bir delikanlı vardı. İlk defa polise direnildiğine tanık oluyorduk. Çok merak içinde bu cesur adamın kim olduğunu öğrenme çabasındaydık.


    Bu insanların karakola götürülmesinin üstünden kısa bir süre geçmeden muhbir ve polise servis yapanlar tarafından,  içeri alınan muhtar Fezo ve arkadaşı Haluk Ruşen hakkında karalama ve iftiralar atmaya başladılar. ”Ruslarla görüşmek için üzerinde telsiz taşıyormuş” Bu ise Fevzi Yılmaz’a önceden hazırlanmış bir tertibin işaretiydi. 


    Fevzi Yılmaz adliyeye getirildiğinde o an onun ile görüşmenin riskini üstlenerek ona uzaktan da olsa merhaba demek için adliyeye gittim. Polislerin arasında savcıya çıkmayı beklerken ona geçmiş olsun diyerek davranışına destek ve sempatimi gösterdim.


    Fevzi Yılmaz o aşamada TİP ’in yasal üyesi olmasına karşın THKP-C davasından yargılandı ve içerde kaldı. Ecevit affından tahliye olduğunda uzun zaman görüşememiştik. Aslında samimide değildik.


     1974’te Ardahan kültür derneğini kurmuş, yoğun siyasi ve ideolojik tartışmalar yapıyorduk. Kendimize göre de ciddi şeyler tartışıyorduk. Ne de olsa üniversiteliydik ve Marksizm’i biliyorduk, üstelik her grup onu en iyi biz savunuyoruz diye bir iddia içindeydik.


    Böylesi bir hava içinde var olan bütün siyasi gruplar kıyasıya tartışırken arkadan birisi gündem dışı söz istedi. Kendine has aksanıyla “arkadaşlar sizi dinliyorum, öncelikle belirtmeliyim ki çok mutlu oldum. Çok değil daha beş yıl önce bu bilinçte hiç kimse yokken şimdi bu kadar insan, Marks, Lenin ve Mao, hatta solu, sosyalizmi, kapitalizm ve faşizmi tartışabiliyor. Peki, arkadaşlar bunlar çok güzel de bu bildiklerinizi hayata ne zaman ve nasıl  grçirmeyi düşünüyorsunuz. 


    İçinde yaşadığınız bu kente dair bu yoksul köylü bu zavallı hamallar için ne düşünüyorsunuz?    Bence en çok bunun için kafa yorsak daha iyi iş yapmış olmaz mıyız”? dedi.


    O aşamada herkes Fevzi Yılmaz’ı tanıyordu zaten. Ancak , bölünmüş siyaset arenasında o hiç birimizle aynı grupta olmadığından o anda ki  söylemleri yankı bulmamıştı. 


    Ben onun uyarısını çok ciddiye almıştım kafamda yapmamız gereken o aşamadan sonra tam da onlardı.


    Bir gün onu TÖB-DER de sohbete davet ettim. Uzun, uzun konuştuk. Onda olan pratiği yorumlama yeteneğinin kalitesinde etrafımızda henüz hiç kimse yoktu. Eğer devrimci anlamda kitle ilişkisi kurulup geliştirilecekse, Fevzi Yılmaz bu konuda atlanamaz bir durak olacaktı.


    Uzun sohbet, tartışma ve görüşmelerimizde hem içten bir dostluğumuz gelişiyor hem de dünya ya, hedefler açısından, birbirimizden farklı bir bakış açısına sahip olduğumuz netleşiyordu.


    Ben devrim perspektifinden bakarken, O kerte, kerte gelişme ve değişimlerden yana, daha çok sistem içinden ilerici adımlarla reformları zorlamanın gereğine inanıyordu. İkimizde bir birimizin sınırlarını kabul etmiştik. Ancak yine de pratiğe ilişkin ortak tutum alma pratik adım atmamızda hiçbir sakıncanın olmadığını hatta sürece ciddi katkılar yaratabilecek yönelimlerimizin gereğini tespit ettik.


    Yerelde iktidar olunmalı veya o iktidarı etkileyecek yakınlıkta olabilirsek adli, idari ve hukuki işlerde tıkanma yaşanmayacağı telkinleri, bende olumlu hamle yaratma yeteneklerime katkı sunmuştu.


    O Aralıkta belediye seçimleri gelmişti. Tartışmalarımızdan çıkardığımız sonuç; belediyelerin yerel demokratik mevziler olması nedeniyle seçimlerde seyirci kalınmamalıydı. Tek başına devrimcilerin başarı şansı yoktu, o halde mücadelemizin önünü tıkayan zihniyet dışında en samimi unsurda karar kıldık.


    Belediye seçimlerini kitlelerle yakın ve sıcak bağ kurmak adına değerlendirerek adayın kendisi, ailesi ve partisinden daha çok pratik çaba gösterdik. O çetin ve yer, yer çatışmalı geçen seçim süresinde FEVZİ YILMAZ’I daha iyi tanıdım. Zorda, arkadaşını satmayan, ölümüne dayanışmacı ve zorluklara akılcı çözüm üretme yeteneği müthişti.


    Bizimle bir sohbetinde sosyalizme olan inancında asla tereddüt duymadığını açıkladı. Ancak o uzak hedefe gidişin bir ve tek yolun olmadığını ifadelendirdi. Üstelik kendisinin yasal zeminde yapılabileceği çok şeyin olduğuna inandığından bu yolları denemek açısından da CHP ‘YE üye olmak istediğini söyledi.


    Fevzi Yılmaz CHP’lilerin kendi misyonunu hakkıyla kullanmadıklarına hep inanmıştı. Sanırım kendi tecrübelerinden kafasına koyduğunu yapmak için mutlak bir yasal zemine ve desteğe ihtiyaç duyuyordu.


    Bizim için; yaşamın her karesinde dövüşerek kendine yol açmış, devrimci bir süreçten gelen, hayatın bütün çehresini tanımlayabilme yeteneğine sahip; bizim davadaki hakkımızı hatta haklılığımızı teslim eden ve varlığımızın gücünü iyi ölçebilen hatta dostluğumuzun ağırlığı altında ezilmeyecek bir dost kazanmış olmak önemliydi.


    Bu yüzden pratik bir mücadele ve dayanışma içinde olmak her iki taraf için zenginlik katıcı bir zemin oluşturuyordu. Bu amaçla yerel etki gücümüzün katkısına ihtiyaç duydukça ona bu katkıyı sunmada geri durmadık


    İl Genel Meclisi seçimleri yaklaştığında bu alanın yerel parlamento işlev görebildiğini biliyorduk. Fevzi Yılmaz’a ciddi bir öneme sahip olduğu bilinci ışığı altında bu göreve talip olursa, alanlara hâkimiyet ve kitlelerle kurduğumuz bağın katkısıyla kendisine dışarıdan destek sunacağımızı paylaştık. Düşündü ve kabul etti.


    Seçim de çalışma stratejisi olarak Ardahan ilçe ve köylerini iki alana ayırdık, birincisi ,Türk köyleri ikincisi, Kürt köyleri olacaktı. Bizim ölçümüze göre Türk köylerinde daha az tanınırlığı yüzünden bizler o alana yoğunlaşacaktık. Ama hepimizin tahminini boşa çıkaran bir durum ile karşılaştık, bütün Türk kökenli CHP delegeleri Kürt FEZO’YU tanıyordu ve talip olduğu o mecliste en iyi görev yapacağına inanıyorlardı. O dönemdeki CHP’nin en yetkin ve kanaat önderi olanlardan tümünün aleyhte çalışma ve karşı çıkmalarına rağmen en yakın adaya yüzde elli fark atarak parti içinde ilk sıra adaylığına hak kazandı.


    O’ nun popülerliğinin en kesin göstergesi ise delegeler oy pusulalarına FEZO, KÜRT FEZO, MUHTAR FEZO, FEVZİ YILMAZ yazarak onu zafere taşımışlardı.


    İL Genel Meclis toplantılarının birine konuk olarak katıldım. Fevzi yılmazın idari işleyiş konusunda çok şey bildiğini ve o konularda dersine iyi çalıştığına tanık oldum. Dönemin valisi İ.G.Meclis toplantısında yeni kurulan meclis için toplu bir tanışma yemeğinin hazırlanmasını ve buna bir bütçe oluşturulmasını istedi. O an hemen herkes kabul edince Fevzi Yılmaz söz aldı. Fevzi Yılmaz’ın kişiliği hakkında hemen herkesin bilgisi olmuş olacak ki salon belli edilir ölçüde elektriklendi. Fevzi Yılmaz kürsüye geldi “sayın meclis ve sayın vali bu meclis halkın oyları ile seçilmiş bir kuruldur. Bu kurulun üstünde seçilmemişler den yani atanmışlardan hiç kimse ve hatta sayın valimiz dâhil bir tasarruf kullanma yetkisine sahip değildir”dedi.


    O an insanların yüzündeki panik, şaşkınlık ve korkuyu basit bir gözlemci okuyabilirdi. “Vali Bey bu kurula sadece öneride bulunabilir yani şunu şöyle yapın diye her hangi bir direktif veremez “deyince Vali ve bazı meclis üyeleri gürültülü bir şekilde itiraz etmek istediler.


    Fevzi Yılmaz daha üst perdeden mevzuattaki valinin görevlerini okudu. “Bu yüzden bu kıt bütçe ile halka hizmet için ayrılan bir kuruşu bile yemek, şölen ve eğlence toplantılarına harcayamayız. Eğer Vali Bey bize tanışma yemeği verecekse o parayı buradan değil kendi bütçesinden karşılamalıdır”dedi.


    Bu cesur, akıllı, bilinçli ve kararlı ses ilk defa bu içerik ve tonda bu kürsüde yankılanıyordu. Meclis sıralarından sataşmalar ve hatta seviyesiz ifadeler kullananlar oldu.


    Fevzi Yılmaz” ben bu meclisin kendi yetkilerini bilmesini ve ona göre tutum geliştirmesini istiyorum. Dahası bu meclisin kendine ait yetkilerini hatırlatarak daha dik ve saygın davranmamız gerektiğini anımsatıyorum. Hepsi bu. Şu açıkça bilinmelidir k Sayın Vali bu meclisin sadece memurudur. Meclis onun talimat verebileceği bir kurul değildir. .Bu yasa döneminde herkes bu farkı bilirse halka daha sağlıklı hizmet verir ve kendi aramızda dalaşmadan gerçek görevimizi yapmış oluruz dedi.


    Vali o ilk ihtişamını yitirmişti, bir iki kekeledi ve “ben bunun tersini söylemedim. Benimki sadece öneriydi” dedi ve izin isteyerek toplantıdan ayrıldı.


    Bir gün köy muhtarları bize gelerek daha önce sosyalizasyon proje kapsamında nüfus başına verilen buğdayın kesildiğini ancak bu yoldaki çaba ve girişimlerine bir türlü yanıt alamadıklarını söylediler. Biz araştırdığımızda bunun bir hak gaspı olduğunu tespit ettik. Bu konuda Fevzi Yılmaz’ın konumundan destek almak istedik. Olayı araştırıp sorunun çözülme noktalarını açıkladı. Bununla yetinmeyerek bizimle çözümün gerektirdiği her kareye fiilen katıldı. Uzun ve zorlu bir mücadele sonunda halkın malını kendi aralarında paylaşan haram zadelerin kirli ve çirkin çıkarcılığından kotarıp o buğdayı un yaparak köylüye teslim edildi.         


    Hatta un dağıtımı için tutulan dükkânların sahiplerinin tehditle caydırılmış olmaları üzerine Fevzi Yılmaz kira almadan kendi dükkânlarını halkın hizmetine sunmuştu.


    Bir olay üstüne ilgisi olmadığı halde iftira atılarak sevgili kardeşimiz Metin VARLI, Yüksel ANT, Yalçın Taştan, Ben ve daha birkaç kişi karakola alınmıştık. Polislerin bizi hücreye atmasına direnerek çıkan arbede anında Fevzi Yılmaz  karakola damladı.Çok akıllı ve yerinde atılmış cesur çıkışlarıyla, hem bize karşı yapılmak istenen haksız fiili  önledi, hem de o iftiranın uzun sürmesini engellemişti.


    Fevzi Yılmaz Ardahan ve Türkiye ortalamasının üstünde bir bilince sahip olan aydın bir kavga insanıydı, bildiklerinin üstüne oturmayacak kadar namuslu ve kararlıydı.


    Çok okuyordu, yeni olan şeyi detaylarıyla araştırır ondan çıkarılması gereken dersi alırdı.


    Şili de Salvador ALLENDE’ ye yapılan uluslar arası darbeden etkilenmiş ve Türkiye devrimcilerinin ondan ders çıkarması gerektiğini bir öğretmen edasıyla anlatırdı.             


    Özetle o bir halk önderiydi. İyi bir öğretmen ve bildiğini ölümüne savunacak kadar cesur ve kararlıydı. O Ardahan köylülerinin ZAPATA’SIYDI. 


    Fevzi Yılmaz kendisini düşmanlarından hep korumuştu bu konuda becerikliydi de üstelik. Ancak sahte, dost görünenlerin saldırılarından ve korkakların iftiralarından, karalamalarından yakasını pek kurtaramamıştı


    Kardeşin birine sormuşlar “ağabeyini nasıl tanırsın” diye o da onunla hiç arkadaşlık etmedim demiş.


    Ama ben, FEVZİ ağabey’i iyi tanırım, onunla arkadaşlık ve yoldaşlık yaptım. 


    Mücadele öylesine bir turnusol kâğıdıdır ki, sahteyi gerçekten, cesur ve yiğitleri de korkaklardan ayıran en iyi ölçüdür. Gerisi tümüyle yalan.


    Kim ne derse desin, bu ülkenin direniş geleneğinde birikmiş olan emek’te Fevzi Yılmaz’ın da bir avuç alın teri var.


    Seni, bu kavgaya kattığın emek ve çaban yüzünden , hep sevgi ve saygıyla anacağım FEVZİ YILMAZ.


        A.YÜCEL ÇİFTÇİ


        12 EYLÜL 2012 KOCAELİ


    Not.: senin oğlun FAKİR’E çok kızgınım son günlerde verdiği telefonlarından sana ulaşamadım .O bana söz verdi ben gidince sizi konuşturacağım diye ama sözünde durmadı üzgünüm !












        arşiv haber 11/03/2013 tarihli haber/yorum








    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


    Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi.. twitter.com/fakir_yilmaz

    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin








    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Duyarsiz topmlumu duyarlastirmak..

    Fakir Yilmaz Onca sorunu olan ve muhalefet partileri için bulunmaz bir yer olan Ardahan’da ki sorunlari dile getirecek kurumlar, kimlikler, liderler, önderler sizce kimlerdir.. Bana sorarsaniz eger siralayayim; 1-Partiler 2-STK’lar 3-Aydinlar 4-Gazeteciler 5-Toplum önderleri 6-Ben duyarliyim diyenler Ve bu sirayi uzatin, uzatabildiginiz kadar.. Ama yine bana soracak olursaniz onca sorun ve sikintisi olan bir Ardahan’da bu sayinin biri, bilemediniz üçü geçmedigidir.. Buda bu memleketin var olan sorunlarinin bu kadar çokluguna neden olmaktadir.. Evet 12 Eylül bizleri bir silindir gibi ezdi geçti diyenler, ya bana ne diyenler, kapat gözünü, tika kulagini, açma agzini mali götürenlerin siyaset sahnesinde cirit atip, toplum önderleri diye geçinirlerken gerçek anlamda toplumun önderligini yapacaklar ve duyarsiz toplumu duyarlastiracak, alanlara dökecek olanlar niye susar bunca sorunu ve sikintisi olan Ardahan’da.. Duyarsiz bir toplumun, onlar gibi duyarsiz sözde liderleri, önderleri degilmi bu kentin, bu bölgenin, bu ülkenin onca sorun karsisinda tikanip, kalmasi.. Bilmiyorum ama Ardahan’da her seyin valiye, onun emrinde çalisan devlet memurlarina birakan bir zihniyetin çeper diplerinde konusup, sahaya çikamamasidir, bu kentin yollarinin birer çukur olmasi, bu kentin burnunun dibinde dogalgaz geçtigi halde tezekle isinmasi, iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmamasi, ithalatin, ihracattin en az yapildigi il olmasi.. Yani kisacasi Ardahan’da ki sorunlarin basinda gelen en önemli bir konuda bu kentte toplumun lideri geçinip, geride kalanlardir.. **HDK, BDP’yi Bölme Planimi? DEP’i Hatirliyormusunuz? Yani bugünün BDP gibi partilesen ve gün geçtikçe ciddi bir muhalefet partisi olan DEP’i?.. Ve onun kapatilmasi ile ardindan kurulan yedek partilerin bir türlü %5’i geçememesini hatirliyor musunuz? Bilmiyorum ama bugünün AKP’nin bu kadar güçlü olmasina karsin basörtülü vekili meclise tasimayi acele etmeyip, hedi hedi yerlestigi ülke yönetimine talip olacak güce çok yaklasan DEP’in vekillerinin al acele kürsüde Kürtçe konusmalari, ardindan yapilan bir kongrede bayragi yere düsürtmesiyle darmadagin olusunu.. Ve bugünkü BDP’nin tüm dünyanin güçlü lider dedigi Erdogan’a Kürt sorununda tek muhatap Öcalan’dir dedirtmesi kadar güçlenmesi ardindan aniden ortaya çikan yeni bir parti olusumunu görüyor musunuz? Mevcutta güçlü bir parti varken yeni bir parti kuralim deyip, AKP’ye karsi ciddi bir muhalefet sergileyen, kendisini seçmenine kabul ettiren BDP’nin tabaninin sirtina binip, ülkeyi, ‘politik söylemleri disinda’ hayatta Kürt sorununa gerçek anlamda yaklasmayan sözüm ona Türk sosyalistleri ve toparlama hesaplari içinde hareket edenlerin amaci nedir sizce? Samimiler mi, bu hiçte gerçek ve gerek olmayan hareketleriyle?.. Bilmiyorum ama BDP’ye kilitlenen Kürtleri yeni bir maceraya sokmak istendiginden benim ve birçok insanin süphesi var? Bu süphemin nedeni ise gerek BDP’ye sizdiklari ileri sürülen parçalayicilarin, gerek ise bunlara gizliden alttan destek verenlerin olabilecegidir.. Basta cemaat basininin HDK’yi büyütmesi, AKP’nin HDK’yi KCK gibi görmemesi benim süphelenme nedenlerimdendir! Yani sanki birileri HDK araciligiyla BDP’yi bölüp, küçültülecek gibi.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58 **Fakir Yilmaz’i nasil okudum?!!! Sevgili Fakir’in BDP-HDK (devrimci sol muhalefet) konusundaki kaygilarini anliyorum. Burada Fakir Yilmaz’in bence asil vurgulamak istedigi nokta su; Dün Kürtler reva görülen onca inkâr ve asimilasyon politikalarina karsi sessiz kalanlar, en küçük bir girisimde dahi bulunmayanlar bu gün HDK’nin Ardahan kurucuculari içinde yer almalari onu hakli olarak biraz sasirtmistir… Bu kaygilarini anliyorum! Türkiye’nin demokratiklesmesini saglayacak tek devrimci muhalefet ne yazik ki sadece Kürtler oldugu için insanlar ister istemez bu bilesenleri sorguluyor; Şimdiye kadar neden sustunuz? Neden bu kadar beklediniz? Yarin baskilar yogunlasirsa tipki 12 Eylülde oldugu gibi yine birakip gidecek misiniz? Ben bu yazidan bunu anladim; Ancak birileri bunu farkli okuyacak, farkli yorumlayacaktir. Ancak sunu da eklemeliyim ki, Türkiye devrimci-sol muhalefetiyle Kürtler birlesmedigi sürece Kürt hareketinin de basari sansi zayiflar. O nedenle de her türlü demokratik olusumu desteklemeli ve güç katmaliyiz. HDK’yi de böyle degerlendirmek gerekiyor. Kaygilarimiza ragmen demokratik güç birligini desteklemeliyiz. Saygilarimla Rodi BAZ



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINCA/Selmi Yilmaz Hiç degilse günümüzü birakin..


    Selmi Yilmaz Bugün yine bir kadin günü.. Anneler günü, sevgililer günü ve kadinlar günü diyerek günlerini gün edip, ama kadina gün vermeyen erkeklerin hegemonyasinda kutlanacak olan Dünya Emekçi Kadinlar Günü bir kadinin neler yazmasi gerekir diye düsünürken, Ardahan’da ki, ülkede ki, dünyada ki ikinci sinif muamelesine konulan biz kadinlar aklima gelir.. Hangisini anlatsam diye düsünürken, biz kadinlarin bu önemli gününü ve moralini bozarim diye korkarim.. Çünkü bugün bir çok güzel söz ve eylemle sözde hatirlanacak olan kadinlarin günlerinin anlatilacak kadar güzel olmadigini bilirim.. Evet bugün kadinlar günü.. Siyasette adi olmayan, Ticarette sadece ruhsatlarda resmi görülen, Kiskanilip, çarsiya birakilmayan, Kadinligi disinda hatirlanilmayan, Ahirda çikarilmayan, 2023 Yilina girilmesine karsin omuzunda halen çakil (omuzluk) indirilmeyen, Esi kahvede keyif yaparken, o çel çocuguyla, eviyle bas basa kalip, gün boyu en agir isçiden bile daha çok çalisan, Yazin yaylada, kisin ottata, samanda olan kadinlarin günü.. Formalite günlerde hatirlanan kadininin günü bugün.. Ve bugün halen erkegi önde, kendisi arkada yürüyen kadinlarin oldugu bir gün.. Sessiz, suskun, bastirilmis ama herseye ragmen erkeginni arkasinda durmus biz kadinlarin günü.. Kisacasi birakinda günümüz biz kutlayalim denilen bir gün bugün..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin




    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


     


    Traktörcüler, Tircilar’in İmdadina Yesitisiyor..


    Ardahan Haberleri Kara kisin gitmek bilmedigi Ardahan’da yasanan kar yagisi ve dondurucu soguklar hayati olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Basta Türkiye’yi Kafkaslara baglayan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapisi üzerinde bulunan Ilgar Dagi’nda olmak üzere bölgede etkisini sürdüren kar yagisi ve buzlanma en çok Ilgar’i asmak isteyen tir’lari etkiliyor. Bir türlü bitmeyen kar, buz dolaysiyla Damalli traktörcülerin imdadina yetistigi birçok tir’in kayarak devrildigi Ilgar geçidi gibi birçok yol geçit vermiyor. Ardahan Haberleri **Kis gitmek bilmiyor.. Kar yagisi ve tipi nedeniyle Agri’da 68, Erzurum’da 16 ve Kars’ta 6 köy yolunun ulasima kapandigi bildirildi. Meteoroloji Erzurum Bölge Müdürlügü’nden alinan bilgiye göre, Dogu Anadolu Bölgesi’nde kar yagisi ve tipi araliklarla etkisini sürdürüyor. Olumsuz hava kosullari nedeniyle Agri’da 68, Erzurum’da 16 ve Kars’ta 6 köy yolu ulasima kapandi. Bu 90 köy yolunun ulasima açilmasi için İl Özel İdaresi’ne bagli ekipler çalismalarina yogun sekilde devam ediyor. Bölgede soguk hava da etkili oluyor. Gece en düsük hava sicakliklari sifirin altinda olmak üzere Ardahan’da 15, Kars ve Agri’da 12, Erzurum’da 7 derece olarak ölçüldü. Hava sicakliginin gece Erzincan’da sifir, Igdir’da ise 5 derece olarak ölçüldügü kaydedildi. Günün en yüksek hava sicakliklarinin da Erzurum ve Ardahan’da sifirin altinda 3, Kars ve Agri’da sifirin altinda 1, Erzincan’da 7 ve Igdir’da 10 derece olmasi tahmin ediliyor. Bu arada, kent merkezlerinde son ölçümlere göre kar kalinliklarinin Agri’da 50, Erzurum’da 30, Ardahan’da 21 ve Kars’ta 12 santimetre oldugu bildirildi. Meteoroloji yetkilileri, bölgede buzlanma ve çig tehlikesine karsi dikkatli olunmasi konusunda vatandaslari uyardi. Haberi ekleme saati: 17.30-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Birtane: Aktas’in yaninda ki Akyaka’da Açilsin dedi


    Ardahan Haberleri 50 Yila askindir açildi, açilacak denilen ancak bugne kadar bir türlü açilmayan Ardahan’in çildir Aktas Gümrük Kapisi’nin açilmasini bekleyen Ardahanli siyasilerin bu yöndeki çabalarinin yetersiz görüldügü su günlerde Karsli siyasiler yine harekete geçtiler. Dana önce Ardahan’in 9 köyünü sinirlarinin içine alan, Çildir gölünün %49’nu mana edip, gölün tüm yönetimini ellerinde tütmak isteyen ve son olarak Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun güzergahini degistiren Kraslilar simdi de Kars ili sinirlari içinde bulunan Akyaka Gümrük Kapisi için harekete geçtiler. Çildir Aktas Gümrük Kapisinin üzerinde bulundugu siirda olan Akyaka Gümrük Kapisinin açilmasini isteyen Karsli siyasiler BDP Kras Milletvekili Mülkiye Birtane araciligi ile TBMM’sne önerge verdiler. İste Ardahanli siyasilerin yeterince orali olmadigi bir sirada Krasli siyasileren BDP’li vekilin araciligiyla TBMM’sine sunduklari ‘Aktas’in yaninda bulunan Aktas’ta açilsin’ konulu önerge; ***TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI’NA Kars’in, Ermenistan sinirinda bulunan Akyaka Sinir Kapisinin açilarak, sinir ticaretinin yapilmasinin önündeki engellerin kaldirilmasi için alinacak önlemlerin belirlenmesi amaciyla Anayasa’nin 98. ve İçtüzügün 104. ve 105. maddeleri geregince Meclis Arastirmasi açilmasi için geregini arz ve teklif ederiz. Mülkiye BİRTANE Kars Milletvekili GEREKÇE.. Kars ili sosyo-ekonomik gelismislik açisindan en geri kalmis iller arasindadir. İl issizligin en yogun yasandigi illerin basinda gelmektedir. Kars’in kent nüfusu günümüz itibariyla 70 binin altina düsmüstür. İlin en temel geçim kaynagi hayvanciliktir ancak ilde bu alanla ilgili ve ilin ihtiyacina uygun düzeyde çalismalar da yürütülmüyor. Bu konuda kapsamli hiç bir proje yoktur. Kars’a yatirim yapilmadigi gibi il ekonomisini canlandiracak olan Akyaka Sinir Kapisi da gerçekçi olamayan sebepler öne sürülerek açilmiyor. Akyaka Sinir Kapisi 1993’ten beri kapali tutulmaktadir. Bu durumun açik bir nedeni yoktur. Türkiye sinir kapisini, Ermenistan ile Azerbaycan arasinda yasanan Daglik Karabag sorunu nedeni ile Azerbaycan’a destek amaçli kapatmisti ancak su an Ermenistan-Azerbaycan arasinda da ticaret yapiliyor. Türkiye-Ermenistan arasinda ticari iliskiler baslamis ve belli bir orana ulasmistir. İki ülke arasinda uçak seferleri yapiliyor. Kars, sinirda olup da sinir kapisi kapali olan tek il konumundadir. Hükümetin Kars ilindeki issizligi ortadan kaldiracak hiç bir projesi olmadigi gibi önemli bir gelir kaynagi olabilecek sinir kapisini ise 20 yildir kapali tutmaktadir. Oysa Ermenistan ile sinir, sadece Kars ilinden kapali ancak Karadeniz üzerinden ve havayolu ile ticaret yapilabiliyor. Bu uygulama ile Karslilar adeta cezalandiriliyor. Dogu Kapisinin açilmasi ile halki için yeni bir istihdam ve gelir alani olusacaktir. Kars-Dogukapi Mevkiinde bulunan ve demiryolu hudut kapisi olan Akyaka Gümrük Müdürlügünün faaliyeti, 1993 yilinda Türkiye ve Ermenistan arasindaki tren seferlerinin iptal edilmesi nedeniyle durdurulmustur. Ancak 10 Ekim 2009 tarihinde Zürih’te iki ülkenin Disisleri Bakanlari tarafindan imzalanan ve Türkiye ile Ermenistan arasinda diplomatik iliskilerin kurulmasi ve iliskilerin gelistirilmesini içeren protokoller, iki ülke arasindaki ortak sinirlarin açilmasini da öngörmektedir. Akyaka Gümrük Müdürlügünün yeniden faaliyete geçirilmesi, bu protokollerin iki ülkenin parlamentolari tarafindan onaylanarak yürürlüge girmesi ile gerçeklesecektir. Kars, Türkiye’de sinir kapisi kapali olan tek il konumundadir. Protokollerin imzalanmasinin üzerinden 4 yil gibi bir zaman geçmistir ancak hala bir gelisme yoktur. İlin sosyo-ekonomik durumu göz önüne alindiginda söz konusu protokollerin en kisa zamanda yürürlüge girmesi ciddi bir ihtiyaç olarak karsimizda durmaktadir. Bu nedenle protokollerin yürürlüge girmesini mümkün kilacak çalismalarin bir an önce yapilmasi ve Akyaka Gümrük Müdürlügünün yeniden faaliyete geçirilmesi saglanmalidir. Kars halki bu konudaki taleplerini defalarca dile getirmistir. Ancak bu güne kadar Akyaka Sinir Kapisinin açilmasi konusunda hiç bir çalisma yürütülmemistir. Akyaka Sinir Kapisinin açilmasi il için önemi haiz bir zorunluluktur. Bu konu bir an önce gündeme alinmali ve sinir ticaretinin baslamasi için kosullar olusturulmalidir. Bu gerekçelerle bir meclis arastirmasi açilmasini Genel Kurul’un takdirine sunuyoruz. Haberi ekleme saati: 17.07-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    KADINLARDA CUMA NAMAZINA GELMELİLER..


    Ardahan Haberleri Ardahan Müftülügü tarafindan 8 Mart Dünya Kadinlar Günü dolayisiyla bir program düzenlendi. Ardahan Merkez Halk Egitim Müdürlügü toplanti salonunda düzenlenen programda konusan Ardahan Müftüsü Galip AKIN, kadinlarin İslam dininde önemli rollerinin olduguna dikkat çekerek, ‘Kadin kardeslerimizi cuma namazlarina bekliyoruz’ dedi. Bu nedenle Cuma namazinda hutbe konusunun ‘kadina siddet’ ‘in vurgulanacagini ifade eden Galip AKIN, sunlari konustu: ‘Cuma. Yarin ki konumuz, kadina siddet konusunu olacak. Bunu vurgulamak istiyoruz cuma namazinda. Ne gariptir ki, cuma namazlarina gelemiyorsunuz. Cuma namazlarinda kadin kardeslerimizi görmek istiyoruz. Fakat maalesef ‘sartlar müsait degil’, deniliyor. Bayan kardeslerimizin cuma namazina gelecegi, hutbeyi dinleyecegi günleri özlüyoruz ve bekliyoruz. Bu bir haktir, inanç hakkidir.’ Galip AKIN, bedevilikten medeniyete insanligi çikaran âlemlere rahmet Peygamber Efendimizin kadini bir kristale benzettigini, dolayisiyla onun kadina verdigi degerin çok büyük oldugunu ifade etti. İl Emniyet Müdürlügü Psikologu Kübra DURMUŞ “Şiddet” konulu sunumunun ardindan Vaiz Emine GÜNDÜZ, kadinin onuru ve degeri konulu bir konusma yapti. Emine GÜNDÜZ, ‘Bir dönemler kadinin hiç degeri yoktu. Ama İslamin gelmesiyle kadinin degeri, onuru yerine geldi. Efendimiz, kadinlar için verilmesi gereken en yüksek degeri kadina vermistir’ dedi. Program Kuran-i Kerim’in okunmasi ve Ardahan Müftülügü bayan ilahi grubunun ilahi seslendirmesiyle son buldu. Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOGLU’nun esi Nilgün AZİZOGLU programin önemli oldugunu belirterek katki sunanlara tesekkür etti. Haberi ekleme saati: 15.42-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Zehir saçiyor..


    Ardahan Haberleri Göle Fevzi Çakmak Mahallesi’nin ortasindan akan kanalizasyon suyu zehir saçiyor. Evsel ve kanalizasyon atiklarinin ilçe merkezinden desarjinda kullanilan kanal kokusu zehir tasiyor. Toki ve 90’nin üzerinde evin bulundugu mahallenin ortasindan bir kanal vasitasiyla açiktan akan kanalizasyon sulari ile ilgili bugüne kadar mahallelinin yaptigi girisimler ise sonuçsuz kaldi. Çocuklar zehirle oynuyor Çocuklarin anne-babalarina yaptirdiklari kagit gemilerle oynadiklari kanaldan akan sular zehir saçiyor. Neyin içinde oynadiklarini bilmeyen çocuklar bulasici hastalik tehlikesi ile karsi karsiya. Çocuklar oynadigi suyun hastalik ya da zehir tasidigini bilmeden yaptirdiklari kagit gemisini yüzdürüyorlar. Mahalle sakinleri ise, bugüne kadar ilgisiz kalan yetkililerin kanalin üzerinin kapatilmasi için harekete geçmesini istiyorlar. Haberi ekleme saati: 15.41-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Üniversitesi Agridaydi..


    Ardahan Haberleri **Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz YÖK Baskaniyla birlikte Agri’da ÖSYM’nin 7’nci Durum Analizi ve İstisare Toplantisi, Agri’daki İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde yapildi. Toplanti öncesi ÖSYM Baskani Prof. Dr. Demir ve rektörler, kampus alanindaki Merkezi Arastirma ve Uygulama Laboratuvari, çok amaçli spor salonu, Nurettin Oruç Camisi ve siniflarda incelemelerde bulundu. Spor salonu gezisinde bazi rektörler, basket toplariyla potaya sut atti. Kampus gezisi sonrasi Senato Salonu’nda yapilan toplantiya, Vali Mehmet Tekinarslan, ÖSYM Baskani Prof. Dr. Ali Demir, ÖSYM Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Ömer Peksen, ÖSYM Yönetim Kurulu üyesi Enes Polat, Agri İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan ve Kafkas, Artvin Çoruh, Atatürk, Erzurum Teknik, Ardahan, Van Yüzüncü Yil, Igdir, Şirnak, Recep Tayyip Erdogan, Erzincan, Hasan Kalyoncu üniversitelerinin rektör ve rektör yardimcilari katildi. ÖSYM’nin 7’nci Durum Analizi ve İstisare Toplantisi, Agri’daki İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde yapildi. Toplanti öncesi ÖSYM Baskani Prof. Dr. Demir ve rektörler, kampus alanindaki Merkezi Arastirma ve Uygulama Laboratuvari, çok amaçli spor salonu, Nurettin Oruç Camisi ve siniflarda incelemelerde bulundu. Spor salonu gezisinde bazi rektörler, basket toplariyla potaya sut atti. Kampus gezisi sonrasi Senato Salonu’nda yapilan toplantiya, Vali Mehmet Tekinarslan, ÖSYM Baskani Prof. Dr. Ali Demir, ÖSYM Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Ömer Peksen, ÖSYM Yönetim Kurulu üyesi Enes Polat, Agri İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İrfan Aslan ve Kafkas, Artvin Çoruh, Atatürk, Erzurum Teknik, Ardahan, Van Yüzüncü Yil, Igdir, Şirnak, Recep Tayyip Erdogan, Erzincan, Hasan Kalyoncu üniversitelerinin rektör ve rektör yardimcilari katildi. Haberi ekleme saati: 15.25-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan’da 14 bin kiside ehliyet var!..


    Ardahan Haberleri Türkiye’de kadin sürücülerin orani her geçen yil artiyor. Emniyet Genel Müdürlügü’nden alinan bilgiye göre, Türkiye’de 2011 yili sonu itibariyla toplam 22 milyon 798 bin 282 kisinin sürücü belgesi bulunuyor. Ehliyeti olanlarin 18 milyon 848 bin 281’ini erkekler, 4 milyon 912 bin 65’ini ise kadinlar olusturuyor. Yillara göre sürücü sayisi dagilimlarinin yer aldigi verilere göre, kadin sürücü sayisinin toplam sürücü sayisina oraninin her yil katlanarak arttigi görülüyor. 2003 yilinda, sürücü belgesi olan 2 milyon 325 bin 33 kadinla toplam sürücüye orani yüzde 15 olarak kaydedilirken, bu oran 2004’te yüzde 15,4’e, 2005’te yüzde 16’ya, 2006’da yüzde 16,3’e, 2007’de yüzde 16,7’ye, 2008’de yüzde 7,1’e, 2009’da yüzde 17,5’e, 2010’da yüzde 19’a, 2011’de yüzde 19,9’a ve 2012’de de yüzde 20,7’ye ulasti. Söz konusu dönemde sürücü belgesi bulunan erkek sayisinin toplam sürücü sayisina orani ise geriledi. 2003 yilinda 15 milyon 488 bin 493 kisiyle yüzde 85 olan erkeklerin toplam sürücü sayisina orani, yüzde 79,3’e düserek 18 milyon 848 bin 281 olarak tespit edildi. Sürücü belgesi bulunanlarin illere dagilimina göre, en fazla sürücü İstanbul’da bulunuyor. Geçen yil sonu itibariyla toplam sürücü sayisi 4 milyon 949 bin 375 olan İstanbul’u, 2 milyon 74 bin 899 bin kisiyle Ankara ve 1 milyon 473 bin 60 sürücüyle de İzmir izliyor. Türkiye’de sürücü belgesi bulunan kisi sayisinin en düsük oldugu il ise Ardahan. Ardahan’da 14 bin kisinin sürücü belgesi bulunuyor. Haberi ekleme saati: 15.24-10 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    HDP Toplantisina ‘BDP Bölünüyor mu?’


    Yazisi ve Sorusu Damgasini Vurdu..


    Ardahan Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ? Ardahan’da yapilacak olan panele katilmak üzere Kars’a gelen HDK Yürütme Konsey Üyesi ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel havaalaninda BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, BDP Kars İl Baskanlari Nuriye Erkmen, Şerafettin İldirim, bölge belediye baskanlari, MEYA-DER temsilcileri, BDP il, ilçe yöneticileri ile kalabalik bir grup tarafindan karsilandi. Karsilamadan sonra BDP’liler ve HDK’liler konvoy seklinde Ardahan’a dogru yola çikti. **BDP Ziyaret edilmedi, ögrenci dernegine gidildi.. Ertugrul Kürkçü’nün son anda gelmekten vazgeçtigi ve BDP İl Binasinin ziyaret edilmedigi Ardahan’da yol üzerinde ilk olarak yol üzerinde bulunan Hoçvan bölgesine geçen HDK üyeleri ile BDP’liler köylülerin sorunlarini dinleyerek, önerilerini aldi. BDP’yi ziyaret etmeyen HDK’li heyet Ardahan Üniversitesi Ögrencilerinin kurdugu Ögrenci Dernegini ziyaret ettiler. Burada kisa açiklama yapan Milletvekili Tüzel, Halklarin Demokratik Kongresi çalismalarini halka birlikte yürüteceklerini dile getirerek, bütün haklarin esit yasamalari için mücadele ettiklerini kaydetti. **’En küçük grup olmamiza ragmen en büyük muhalefeti yürütüyoruz’ Tüzel’in ardindan konusan BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane ise, halklarin kardeslik ruhu için çalisma yürüttüklerini belirterek, “Farkli etnik kökenlerde arkadaslarimizla birlikte çalisma yürütecegiz. Bu durusumuz halklarin özgür esit ve kardesçe yasamasi için dayanismadir. Bu durusumuz büyük bir baskaldiriya vesile oldu. Meclis’te en küçük grup olmamiza ragmen en büyük muhalefeti yapan bizleriz” dedi. **Konusmalarin ardindan BDP’liler ve HDK’liler panele katilmak için Ardahan’a geldiler. Ardahan’da BDP İl Baskani Akif Avsar ve birçok BDP’li ve Üniversite ögrencileri basta olmak üzere yogun bir kalabalikla karsilanan HDK’liler burada Dursun Akçam Kültür Merkezi’nde ki panele katildilar. Burada HDK’nin partilesme sürecini anlatan BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, HDK Yürütme Konsey Üyesi ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ve diger konusmacilar son günlerde yürütülen Ankara-İmrali görüsmeleri konusunda da açiklamalarda bulundular. AKP’nin gerek Suriye’de, gerek Irak’ta sikismasinin yanin sira Türkiye’de sürdürülen Kürt hareketi mücadelesinin sonucu istenen baris sürecine katilmak zorunda kaldigina dikkat çektiler. **Tek Dil 29 Dil İçin Mücadele Ediyor.. Çogunu üniversite ögrencilerinin olusturdugu panelde konusan BDP Kars Milletvekili Birtane burada yaptigi konusmada Türkiye’de verdikleri Kürt dili mücadelesinin 29 dilin özgürce konusulmasi, egitimde yer almasi için oldugunu ve bir dilin 29 dil için mücadele verdigini belirtti. **HDK BDP’yi Bölüyor mu? Ardahan’da düzenlenen panele ayni zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani olan Kuzey dogu Anadolu Gazetesi’nin yazi isleri müdürü Fakir Yilmaz’in gerek ‘Yaziyorsam Sebebi Var’ adli kösesinde gerek ise panelde sordugu soru damga vurdu. Gazeteci Fakir Yilmaz’in, ‘dün bir bayrak düsürme olayi dolaysiyla bitirilen gibi DEP gibi güçlenen BDP’nin bu tür yeni olusumlarla büyümeyecegini, aksine bölünüp küçültecegi yönünde ki elestirelere ne diyorsunuz?’ yönünde sorusuna çok kizan ve tepki koyan HDK Yürütme Konsey Üyesi ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel böyle bir seyin olmadigini, amaçlarinin sol hareketini bir araya getirmek ve daha güçlü bir muhalefet yapmak oldugunu belirtirken Birtane bu sonuyu soran gazeteci gibi birçok kisinin bu yönde düsüncesi oldugunun farkindayiz ama böyle bir seyin degil, daha güçlü, daha ciddi bir olusum için HDK yani bugün parti olan HDP’yi desteklediklerini belirtti. Ardahan Haberleri İste HDK’lilari kizdiran o yazi ve soru.. ****HDK BDP’yi Bölme Planimi? DEP’i Hatirliyormusunuz? Yani bugünün BDP gibi partilesen ve gün geçtikçe ciddi bir muhalefet partisi olan DEP’i?.. Ve onun kapatilmasi ile ardindan kurulan yedek partilerin bir türlü %5’i geçememesini hatirliyor musunuz? Bilmiyorum ama bugünün AKP’nin bu kadar güçlü olmasina karsin basörtülü vekili meclise tasimayi acele etmeyip, hedi hedi yerlestigi ülke yönetimine talip olacak güce çok yaklasan DEP’in vekillerinin al acele kürsüde Kürtçe konusmalari, ardindan yapilan bir kongrede bayragi yere düsürtmesiyle darmadagin olusunu.. Ve bugünkü BDP’nin tüm dünyanin güçlü lider dedigi Erdogan’a Kürt sorununda tek muhatap Öcalan’dir dedirtmesi kadar güçlenmesi ardindan aniden ortaya çikan yeni bir parti olusumunu görüyor musunuz? Mevcutta güçlü bir parti varken yeni bir parti kuralim deyip, AKP’ye karsi ciddi bir muhalefet sergileyen, kendisini seçmenine kabul ettiren BDP’nin tabaninin sirtina binip, ülkeyi, ‘politik söylemleri disinda’ hayatta Kürt sorununa gerçek anlamda yaklasmayan sözüm ona Türk sosyalistleri ve toparlama hesaplari içinde hareket edenlerin amaci nedir sizce? Samimiler mi, bu hiçte gerçek ve gerek olmayan hareketleriyle?.. Bilmiyorum ama BDP’ye kilitlenen Kürtleri yeni bir maceraya sokmak istendiginden benim ve birçok insanin süphem var? Bu süphemin nedeni ise gerek BDP’ye sizdiklari ileri sürülen parçalayicilarin, gerek ise bunlara gizliden alttan destek verenlerin olabilecegidir.. Basta cemaat basininin HDK’yi büyütmesi, AKP’nin HDK’yi KCK gibi görmemesi benim süphelenme nedenlerimdendir! Yani sanki birileri HDK araciligiyla BDP’yi bölüp, küçültülecek gibi.. Fakir Yilmaz Haberi ekleme saati: 18.36-09 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    Ardahan Yardimseverleri’ İstanbul’da Bulustu


    Ardahan Haberleri Türkiye Yardim Sevenler Dernegi İstanbul Şubesi, 3 Mart 2013 Pazar günü, İstanbul Günay Restaurant’ta tarihi bir etkinlige imza atti. Ardahan Üniversitesi’nin yeni yerleskesinde yaptirilan ‘Vasfiye Eris Kiz Ögrenci Yurdu’nun tamamlanmasi, Türkiye Yardim Sevenler Dernegi’nin 85. Kurulus Yildönümü ve Ardahan’in Düsman İsgalinden Kurtulusunun 92. Yildönümü vesilesiyle düzenlenen gecede sanatçi Ferhat Göçer, söyledigi parçalarla geceye renk katti. Türkiye Yardim Sevenler Dernegi İstanbul Şubesi’nin ev sahipligini yaptigi geceye; Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez, İstanbul Eski Milletvekili Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Yardim Sevenler Dernegi Genel Baskani Birsen Eldem, KAI Vakfi Eski Baskani ve Yardim Sevenler Dernegi İstanbul Şube Baskani Yildiz Laçinel, Yardimsever Vasfiye Eris, Ardahan Eski Milletvekili Faruk Demir, Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün, İstanbul Esenyurt Eski Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan, 8. Cumhurbaskani Merhum Turgut Özal’in esi Semra Özal, Arpaçay Belediye Baskani Enver Akaya, Kars Sanayi ve Ticaret Odasi Baskani Ali Güvensoy, Kars Borsa Baskani İsmet Çelik, Kars Ardahan Igdir Kalkinma Vakfi Baskani Cihangir Güngör, Kars Ardahan Igdir Dernegi Onursal Baskani Mustafa Küpeli, Türkiye Yardim Sevenler Dernegi Üyeleri ve birçok konuk katildi. Gecenin açilis konusmasini, Türkiye Yardim Sevenler Dernegi İstanbul Şubesi Baskani Yildiz Laçinel yapti. Konusmasinda Türkiye Yardim Sevenler Dernegi’nin çesitli faaliyetlerine deginen Laçinel, daha sonra sözü ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a birakti. **”DÜNYAYI DEGİŞTİRENLER, DÜNYAYA DOKUNANLARDIR” Konusmasina Victor Hugo’nun ‘Sefiller’ romanindan bir kesitle baslayan Korkmaz, “Dünyayi degistirenler dünyaya dokunanlardir. Dünyaya nefretle, öfkeyle dokunanlar dünyayi cehennemlestirenlerdir. Dünyayi cennete çevirenler, sizin gibi iyilik melekleridir. Bir insani degistirmek, bütün dünyayi degistirmektir. Bir insani kurtarmak, bütün bir insanligi kurtarmaktir. Bir insani yasatmak, bütün bir insanligi yasatmaktir. Sizin burada küçük bir sevgi dokunusunuz; Ardahan’da, Hakkari’de, Van’da, Diyarbakir’da sevgiye dönüsüyor. Battaniye oluyor, yatak oluyor, yurt oluyor. Çocuklarimizin hayatlari kurtuluyor. Türkiye Yardim Sevenler Dernegi’nin Ardahan Üniversitesi’ne yapmis oldugu katkiyi sükranla aniyorum. Saygideger Genel Baskan’a, İstanbul Şubesi Baskani Yildiz Laçinel Hanimefendi’ye, Prof. Dr. Esfender Korkmaz’a ve Ardahan’in iyilik melegi Vasfiye Eris’e çok tesekkür ediyorum.” diyerek, Türkiye Yardim Sevenler Dernegi’nin, tipki ‘Sefiller’ romanindaki papazin Jean Valjean’i kurtarmasi gibi; dokunusuyla, anlayisiyla, empatisiyle bir insani ve dolayisiyla bir dünyayi kurtardigini ifade etti. Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in konusmasinin ardindan, Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu da bir tesekkür konusmasi yaparak, Türkiye Yardim Sevenler Dernegi’nin Ardahan’da yaptirdigi kiz ögrenci yurdunun gelismekte olan bir Ardahan için çok büyük bir anlam tasidigi belirtti. Konusmalarin ardindan, Ardahan Üniversitesi’nin yeni yerleskesinde yaptirilan TYSD Vasfiye Eris Kiz Ögrenci Yurdu’na katkida bulunan bagisçilara tesekkür belgeleri ve plaketleri takdim edildi. **FERHAT GÖÇER’DEN MÜZİK RESİTALİ Plaket ve ödül töreninden sonra sahneye çikan Sanatçi Ferhat Göçer, Ardahan türkülerinden ve Türk pop müziginden derledigi bir repertuarla konser vererek, davetlilere unutulmaz anlar yasatti. **ARÜ VASFİYE ERİŞ KIZ ÖGRENCİ YURDU İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI Türkiye Yardim Sevenler Dernegi, Ardahan Üniversitesi’nin Çamliçatak Kampüs alaninda 200 kisilik kiz yurdu yaptirmak için, ilk olarak 21 Nisan 2011’de ARÜ’yle protokol imzalamisti. Protokol anlasmasinin ardindan yurt insasina hemen baslanmisti. Daha sonra Türkiye Yardim Sevenler Dernegi (TYSD) Baskani Yildiz Laçinel ve beraberindeki 45 kisilik heyet, kiz yurdunun temel atma töreni için, 2011 Haziran Ayi’nda Ardahan’a gelmisti. Ardahan Üniversitesi’ne ait Çamliçatak Kampüs alaninda yapilan temel atma töreninde TYSD Baskani Yildiz Laçinel, “Biz 21 Nisan 2011’de ilgililerle protokol imzaladik. Bugün ise temel atmak için geldik. Ama görüyoruz ki binanin ikinci kati bile yapilmis. İslerimizin böyle hizli gitmesi bizi son derece mutlu ediyor.” demisti. Bunun ardindan 30 Kasim 2012 Cuma günü, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Vasfiye Eris Kiz Ögrenci Yurdu, törenle ARÜ’ye teslim edildi. Ardahan Üniversitesi yeni yerleske alaninda yapilan törende Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Türkiye Yardimseverler Dernegi İstanbul Şubesi Baskani Yildiz Laçinel, devir teslim protokolünü imzalamisti. Burada bir konusma yapan TYSD Baskani Yildiz Laçinel, “Ardahan’a ve ARÜ’ye egitim adina her türlü destegi vermeye devam edecegiz” ifadelerini kullanmisti. Ayrica Laçinel, Rektör Korkmaz’in Vasfiye Eris Kiz Ögrenci Yurdu’nun yapilmasi için oldukça istekli ve vefakar oldugunu belirtmisti. Ardahan Üniversitesi yeni yerleske alaninda yapilan Vasfiye Eris Kiz Ögrenci Yurdu’nu da gezen Türkiye Yardimseverler Dernegi İstanbul Şubesi Baskani Yildiz Laçinel ve beraberindeki heyet yeni yapilan yurttan övgüyle bahsetmisti. Haberi ekleme saati: 10.46-09 Mart 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? -20 Derecede Kadin Fuari ..


     


    Ardahan Haberleri **BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. 8 Mart Dünya Emekçiler Günü dolaysiyla birlikte bir program düzenleyen Ardahan Valiligi, Ardahan Belediyesi ve Ardahan Üniversitesi’nin ilkini gerçeklestirdigi ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuar’ i -20 yi bulan soguk bir havada start aldi. Ardahan Vekili Kadir Taner Eser’in bir konusma yaparak açilisini gerçeklestirdigi Ardahan 1. Kadin Fuari Vali Yardimcisi Deniz piskin’in organizesiyle gerçeklesti. Ardahan kent merkezinde bulunan valilik binasi önünde kurulan sivil savunma çadirlarinda açilan ve bölgede bulunan kadinlarin el emegi, göz nurlarinin sergilendigi gerçeklestirdigi ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuar’ i Ardahan Valisinin esinin basinda bulundugu komitenin kurdele kesmesiyle basladi. Bu yil ilki düzenlenen ve basta ilçelerde bulunan Ardahanli kadinlar olmak üzere birçok kadinin katilip, destek verdigi ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuar’ i yasanan olaganüstü soguga ragmen renkli görüntülere sahne oldu. Ardahanli kadinlarin yöresel yemekler, el emegi çeyizlik ürünlerini sergiledigi ‘Ardahan 1. Kadin El Emegi Fuar’ in da yasanan soguk havaya ragmen katilimci kadinlarin modern giyimleri vede sikliklari dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 11.53-08 Mart 2013 Haber/Foto. www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Ardahan İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyonu Baskani kendi kendini göreve çagirdi!..


     


    Ardahan Haberleri Ayni zamanda Ardahan İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyonu Baskani olan BDP’li İl Genel Meclis Üyesi Ömer Yilmaz Ardahan’da ki kadina yönelik siddetin arastirlmasini istedi. İçinde bulundugu 14 Üyeli Ardahan İl Genel Meclsi’nin Ardahan’da Kadina yönelik siddetini arastirmasini istedigi önergesini meclis baskanina sundu. 8 Mrat Kadinlar Günü öncesi Ardahan İl Genel Meclis Baskanligina 8 Mart öncesi kadin haklari soruldu. Ardahan BDP İl Genel Meclisi Üyesi ayni zaman da İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyon Baskani Ömer Yilmaz, Ardahan İl Genel Meclis toplantisinda aile içi siddetin arastirilmasi konusunda önerge verdi. Baskan Yilmaz, kendisinin de baskanligini yaptigi Ardahan İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyon’unu arastirmasi için göreve çagirdi. İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyon Baskani Ömer Yilmaz’in önergesinde: “Ardahan ilinde cinsiyet ayrimciligiyla ilgili ne kadar aile içi siddet ve hukuk disi gelismeler yasanmaktadir. Ardahan ilinde bulunan, kadin evinin islevi ve kadin istihdaminin arastirilmasini” istedi. Baskan Ömer Yilmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü öncesi verdigi önerge ile bir nevi kendisini göreve çagirmis oldu. Ardahan BDP İl Genel Meclisi Üyesi ayni zaman da İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyon Baskani Ömer Yilmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü ile ilgili mesaj yayinladi. Baskan Yilmaz’in mesaji: “8 Mart Dünya Emekçi Kadinlarin özgür ve esitlik içerisinde olmalari dilegiyle; , 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Gününü kutluyorum. Kadin vahsetlerinin olmadigi, cinsiyet ayrimciligin yapilmadigi, cinsiyetinden dolayi tacize ugranmayan bir Türkiye arzusu ile; Fransa’da 3 Kürt kadinin uluslar arasi komplo ile katledilmelerini buradan bir kez daha kiniyor ve 3 Kürt kadinini saygiyla aniyorum. Tüm Dünya Emekçi Kadinlar Günü kutluyor, kadinin olmadigi bir toplum özgür toplum degildir” dedi. Ardahan BDP İl Genel Meclisi Üyesi İl Genel Meclisi Kadin-Erkek Komisyon Baskani Ömer Yilmaz Haberi ekleme saati: 23.42-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Vallahi Hastanemiz Sagliklidir..


     


    Ardahan Haberleri Ardahan Kamu Hastaneler Birligi Genel Sekreteri Gökhan Demiral, Ardahan Devlet Hastanesi binasinin depreme dayaniksiz oldugu yönündeki iddialarin gerçegi yansitmadigini söyledi. Ardahan Valiligi Halkla İliskiler Müdür Vekili Ziya Kara ile birlikte kendisini ziyarete giden gazetecilere bir açiklama yapan Demiral, yeni hastane ile ilgili son günlerde yasanan tartismalar hakkinda gazetecilere yaptigi açiklamada, kamuoyunda son günlerde Ardahan Devlet Hastanesi binasinin depreme dayaniksiz insa edildigi, tasinacagi yönünde iddialar oldugunu animsatti. Böyle bir durumun söz konusu olmadigini vurgulayan Demiral, “Bilinmelidir ki Ardahan Devlet Hastanesi’ne tasinma süreci üzerinden yaklasik 1 yil geçmis olup, binanin kesin kabul islemleri devam etmektedir” dedi. Saglik Bakanligi, TOKİ ve müsavir firmalarin yetkililerinin hastanede son incelemelerini gerçeklestirerek durum tespitini belirtir raporlar düzenlediklerini anlatan Demiral, sunlari kaydetti: “Bu raporlara istinaden binada mevcut eksiklerinde giderilmesi sartiyla binanin kesin kabul islemleri yapilacaktir. Binanin dayaniksizligiyla ilgili ne TOKİ’ye ne ilgili bakanliga ne de bize intikal eden herhangi bir bilgi, belge ve bulgu bulunmamaktadir. Söz konusu söylemlerin asilsiz iddialardan ibaret oldugunu ifade etmek bir ihtiyaç olmustur.” **POLİS’TEN SAGLIKLI DİŞLER.. Ardahan Emniyet Müdürlügü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlügü kentteki okullarda “Saglikli Disler Parlak Gülüsler” adli proje kapsaminda ana sinifi ve birinci sinif ögrencilerine yönelik dis taramasi baslatti. Ardahan Merkez İnönü İlkögretim Okulu’nda yapilan taramada, dis hekimleri ana sinif ve birinci sinif ögrencilerinin dislerini muayene etti. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürü Mevlüt Yavuz, gazetecilere yaptigi açiklamada, Ardahan’da saglikli disler için böyle bir çalismayi uygun gördüklerini belirtti. www.kuzeyanadolugazetesi.com Haberi ekleme saati: 23.40-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Vergiyi alip, kan verdiler!..


     


    Ardahan Haberleri Vergi Haftasi etkinlikleri çerçevesinde Ardahan Vergi Dairesi çalisanlari tarafindan kan bagisinda bulunuldu. Ardahan Vergi Dairesi Baskanligi tarafindan 24. Vergi Haftasi etkinlikleri çerçevesinde gerçeklestirilen Kizilay kan bagisi kampanyasi Ardahan Vergi Dairesinde gerçeklestirildi. Kan bagisi kampanyasina, Ardahan Defterdar Vekili Mithat Bozkurt, Vergi Dairesi Müdürü Bülent Fidan ve vergi dairesi çalisanlari katildi. Kan bagisinda konusma yapan, Ardahan Defterdar Vekili Mithat Bozkurt, “Bu sene 24. kutladigimiz vergi haftasi nedeniyle etkinliklerimiz arasinda bulunan Kizilay’a kan verme islemleri devam ediyor. Arkadaslarimizdan durumu iyi olan ve herhangi bir rahatsizligi olmayanlar kan verebiliyorlar. Bu yil vergi haftasi nedeniyle çesitli etkinlikler yaptik. Bunlardan en önemlisi kan bagisinda bulunmakti. Kan bagisi sonucunda kan ihtiyaci olan hastalarimizin kan ihtiyacini giderilmesi için çok önemli oldugunu hepimiz biliyoruz. Organ nakli olsun, organ bagisi olsun, kan bagisi olsun bunlar çok önemli o nedenle her hangi bir rahatsizligi olmayan herkesin kan vermesi gerekiyor. Ayrica bir kilo kan bir hayat kurtariyor. Saglik açisindan da kan bagisi çok önemli kan vermek güzel bir davranistir” dedi. Ardahan Kizilay Kan bagisi uzmani Filiz Selçuk ise vergi haftasinda vergi dairesi personelinin kan vermeye gösterdigi ilgiden dolayi tesekkür ediyoruz dedi. Haberi ekleme saati: 23.32-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Şampiyon Karagöl..


     


    Ardahan Haberleri 2012-2013 Sezonu yildiz erkek basketbol ligi 5 kulübün katilimiyla sona erdi. Final müsabakasinda Karagöl Gençlik Spor Kulübü, Ardahan Gençlik Spor Kulübünü 86-77 yenerek sampiyon oldu. Ardahan ilini 13-17 Mart 2013 tarihleri arasinda Erzincan İlinde düzenlenecek olan grup yarismalarinda temsil edecek. DERECEGE GİREN TAKIMLARIMIZ 1 Karagöl Gençlik Spor Kulübü, 2. Ardahan Gençlik Spor Kulübü, 3. 23 Şubat Gençlik Spor Kulübü, 4.Çayir Basi Gençlik Spor Kulübü, 5 Göle Gençlik Spor Kulübü **Antrenörlerden, Müdüre Taktik!.. Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah DERECİ, Spor Şube Müdürü Adnan KORKUT ve Antrenörlerle birlikte 2012 yilinda yapilan çalismalarin degerlendirdi. Ardahan ilinde 2013 yilinda yapilmasi planlanan spor faaliyetleri hakkinda bilgi alis verisinde bulunarak, Antrenörlerden sporlarla ilgili nasil çalisma yapabiliriz taktigide aldigi gözlerden kaçmadi. Haberi ekleme saati: 23.24-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? Kazma/Kürek Yaktiran Mart SPOR’DAN SONRA EGİTİME DE ARA VERDİRDİ..


     


    Ardahan Haberleri Ardahan’da yasanan asiri dondurucu soguklar cemrenin yere düstügü söylen Mart ayinda bile devam ediyor. Son bir haftadir özelikle geceleri disari çikilmayacak derecede soguyan havalar gündüzleri de hayati olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. ‘Mart kapida baktirir, kazma, küregi yaktirir’ Atasözünü bir kez daha hatirlatan soguklarin yasandigi Ardahan’da basta ögrenciler olmak üzere birçok kisinin hastalandigi görülüyor. **Grip okul tatil ettirdi.. Yasanan soguklar dolaysiyla ard arda iki kez ertelenmek zorunda kalan Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi ardindan Ardahan’in Posof ilçesinde meydana gelen grip salginindan dolayi ögrenciler tatil edildi. Halitpasa Yatili Bölge Ortaokulu’nda grip salgini süphesiyle yapilan saglik taramasi sonucunda, bugün öglenden sonra baslamak üzere 1,5 günlük Hifzissiha karari ile tatil karari alinda alindi. Alinan bilgilere göre, bugün hastaliktan dolayi 90 ögrenci okula gelmedigi için saglik taramasi yaptirildi. Çikan sonuçta 140 ögrencide hastalik tespit edilerek Halit Pasa Yatili Bölge Orta Okulu pazartesi gününe kadar tatil edildi. **Mart Kari Ardahan’i Sevdi!.. Ardahan’da dün geceden beri etkili olan kar yagisi nedeniyle Ardahan merkez ve ilçelerinde etkili olurken Posof ilçesine giden yolun Ilgar Geçitinde zaman zaman yolun trafige kapandigi ve Şavsat’ta daginin çok kar almasiyla karayolunun tarafige kapandigi bilgisi alinirken karayollari gece gündüz çalistigida ögrenildi. köy yollarinin mart karlariylada kapandigi ardahan da kar yüksekliginin 30 santimi buldugu söylendi. Meteoroloji Bölge Müdürlügünden alinan bilgiye göre, Dogu Anadolu, Balkanlar üzerinden gelen yagisli ve soguk havanin etkisi altina girdi. Dün geceden beri yagan araliksiz kar yagisi, bölgede hayati olumsuz yönde etkiledi. Kar kalinliklari Sarikamis Kayak Merkezinde 190, Palandöken Kayak Merkezinde 110 santime ulasti. Merkezlerde olan kar kalinliklari ise Erzurum’da 62, Agri’da 49, Ardahan’da 30, Kars’ta 22, Mus’ta 15’ta santime buldu. Gecenin en düsük sicakligi Ardahan’da sifirin altinda 15 dereceye kadar düstü. Haberi ekleme saati: 23.12-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? SIFIR NOKTADA İLK GEÇİŞ SAGLANDI!


     


    Ardahan Haberleri **Aktas Artik Açiliyor Gibi.. 50 Yila yakindir açildi/açilacak denilen ancak bugüne kadar bir türlü açilmayan Çildir Aktas Gümrük Kapisinda ilk geçis saglandi. Alinan bilgilere göre bu yil Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi tarafindan yapilacak olan gümrük kapisini incelemek ve Türkiye yetkilileri ile görüsmek için Gürcistan’dan bir heyetin geldigi ve Aktas Gümrük Kapisinda bulunan askeri alanda bir görüsme gerçeklestigi ögrenildi. Önümüzdeki ay sonunda insaatlarina baslanacagi belirtilen ve bu yilin kasim ayinda bitirilmesi hedeflendigi ögrenilen Aktas Gümrük Kapisi’nin gümrük binalarinin yani sira her iki ülke arasinda geçis saglanacak yolun durumunun da konusuldugu toplantiya, Gürcistan Gümrük ve Disileri Bakanligindan bir heyetin yani sira Gürcü ve Türk Gümrük yetkilileri, Gümrük Binalarinin yapimini gerçeklestirecek olan TOBB yetkililerinin yani sira Çildir Kaymakami Alpaslan Kiliç, Belediye Baskani Nurettin Aygün, Asiksenlik Belediye Baskani A. Mülazim Karaçay ve Çildir’da bulunan Tabur Komutaninin katildigi bilgisi alindi. Her iki ülkenin sinirinin sifir noktasinda gerçeklesen ve ilk geçisin saglandigi toplantinin ayaküstü yapildigi ve yetkililerinin birbirlerinin bilgilendirmesiyle sona erdigi, Gürcistan’dan gelen heyetin ayni sekilde Aktas Gümrük Kapisindan geri döndükleri ögrenildi. Haberi ekleme saati: 18.07-07 Mart 2013 Haber/Foto: Hilal Demirkaya’nin Özel Haberi Grafik: Fakir Yilmaz



    Yazarlarimizi okuyor musunuz? HANAK’IN SANAT GÜNEŞLERİ YENİDEN DOGUYOR..


     


    Ardahan Haberleri 2012-2013 Egitim/Ögretim yilinda Hanak ilçemizdeki Hanak’a Sanat günesi Doguyor projesi hayata geçirildi. Proje kapsaminda baglama, gitar, tiyatro ve halk oyunlari kurslari açilmistir. Açilan kurslarda görev alan egiticilerimiz görevlerini itinali bir sekilde sürdürmektedir. Kurslara sivil vatandaslar, ögrenciler ve ögretmenler basta olmak üzere katilim ve talep yogun oldu. Proje hafta içi halk oyunlari, hafta sonu ise tiyatro, baglama ve gitar kurslari olarak devam etmektedir. Projemiz bünyesinde kullanilmak üzere baglama, gitar, kanun, yan flüt, çesitli sahne ekipmanlari ve kiyafetler alinarak kursiyerlerin hizmetine sunulmustur. Haberi ekleme saati: 17.13-07 Mart 2013 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com





















  • ARDAHAN'DA 3 PARTİ YARIŞIYOR, ARALARINDAN BİR PARTİ İYİ OLACAK..


    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV Davetlisiniz..



    KIsa bir süre kalan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimleri öncesi sahaya inen partiler ve Milletvekili adayları, seçmeni sandıkbaşına gidip,oyunu kullanmaya ikna etmeye çalışıyor. 


    Ardahan’da başabaş yarışan partiler iktidar partisi AK Parti, 6’lı masa ise Millet Masasısını oluşturan CHP ve İYİ Parti adaylarının olduğu dikkat çekiyor.

    Ardahanlı iş insanı Aytekin Kaya’nın Milletvekili adayı olduğu İYİ Partiden  sahaya inmesiyle büyük bir hareketlilik yaşandığı ve AK Parti ile CHP adaylarının en büyük rakibi olduğunu ortaya koyarak,Ardahan’da yarışacak partiler arasında ilk üçe girdi.




    AK Parti eski İl Başkanı, Mühendis Kaan Koç’un Ardahanlı diğer bir iş insanı olan CHP Milletvekili adayı Özgür Erdem İncesu ile yarışırken sağ, muhafazakar ve milliyetçi oylara en yakın parti ve milletvekili adayı, kendisi gibi Hanaklı olup, kuzey kazalarına hitap eden İYİ Partinin adayı Aytekin Kaya ile yarışmak zorunda gibi.

    AK Parti, CHP ve İYİ Partinin en az bir milletvekili kazanacağı belirtilen Ardahan’da 69.874 seçmen 357 sandık bulunmakta. 1992 yılında yeniden vilayet olduktan bu yana bir sağdan,bir soldan 2 milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderen Ardahan’da bugüne kadar bir parti 2 milletvekilliği kazanamadı.




    4’ü AK Partili,3’ü CHP’li Belediye Başkanı olmak üzere 7 belediye başkanının olduğu Ardahan’da 14 Mayıs öncesi yarışacak olan partiler,seçmenin kendilerine oy vermesi için birçok vaatte bulunmaya devam ediyor.

    İYİ Parti Milletvekli Adayı Aytekin Kaya partisinin seçim bürolarını açtıktan sonra basın mensupları ile biraraya geldiği bir iftar yemeği verdi. CHP adayı Özgür İncesu CHP’nin en çok oy aldığı Damal ilçesinde seçmenle buluşurken, AK Parti Milletvekili Adayı Kaan Koç’ta Hoçvan başta olmak üzere Ardahan kent merkez köylerinde ki seçmenleri ziyaret ederek partisine ve kendisine oy istedi.



    BAŞKAN BUNLAR


    KASITLI MI, SEHVEN Mİ?



    19/04/2023 TARİHLİ HABER


    Yenilenmesine bir yıldan az bir zaman kalan son yerel seçimlerde desteğini alıp, seçildiği HDP’lileri 14 Mayıs’ta yapılacak olan milletvekili seçimlerinde destekleyeceğini belirttiği söylenen CHP’li Ardahan Belediye Başkanı partisinin milletvekili adayı hakkında yazılan olumsu mesajların tümünü beğenmesi dikkatlerden kaçmazken bu beğenilerin sehven mi yoksa kasıtlımı olduğu Ardahan’da en çok tartışılan konuların başında geliyor.



    Kendisinin de Ağrı Belediye başkanı gibi istifa edip, aday olmaya çalışıp diğer aday adaylar gibi aday aday bile olmayan ve Özgür Erdem İncesu’nun milletvekili adayı olması ardından iki gün ortada gözükmeyen CHP’li Ardahan Belediye Başkanının CHP liste birde yer alan CHP Ardahan Milletvekili Adayı Özgür Erdem İncesu’yun aday olarak ilan edilmesi ardından başta diğer aday adaylarca olmak üzere birçok kişinin aleyhte tepkilerini yansıttığı sanal ortamdaki  paylaşımları beğenmesi başta CHP’liler olmak üzere Ardahanlıları ve CHP’ye rakip partileri, adayları şaşırttı.


    Bunun sehven bir durum olduğu ancak CHP’li Belediye başkanının İncesu hakkında yapılan olumsuz hemen her mesajı beğenmesi devam etti.



    İNCESU BUGÜN ARDAHAN’DA SAHAYA İNİYOR..


    Beklenmedik bir anda listede birinci sırayı alarak, CHP Ardahan Milletvekili adayı olan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Özgür İncesu Ardahan’a gelerek, 14 Mayıs’ta sandık başına gidecek olan Ardahanlı seçmenle buluşacak.


    Sorunlar gibi yolları açamayanların


    tek çözüm yolu aynı..


    23/02.2023 tarihli haber


    Üniversitelere deprem, okullara kar.. Yaşanan depremler arından üniversiteleri kapatanlar kar yağışındada hemen okulları kapatma yoluna gidiyor. Bu durumun son örneği Ardahan’ın Posof ve Çıldır ilçelerinde ki okullar yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle tbir (1) gün süreyle kar tatili verilerek kapatıldı.


    102. YILINDA HÜZÜNLÜ KENT ARDAHAN 


    Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşanan depremler ardından yas için de olan Ardahan ilinin vatan topraklarına yeniden katılışının 102. Yıl dönümü hüzünle kutlanıyor. 50 bine yaklaşan can kaybının yaşandığı depremler ardından devam eden sarsıntılar ve hüzünlü günler dolayısıyla her yıl 23 Şubat’ta vatan topraklarına yeniden katılışının yıl dönümünü renkli görüntülerle kutlayan Ardahan bu yıl sade ve yazılı mesajlarla 103. yıl dönümünü anacak.


     





    HAYAT DEVAM EDİYOR İNŞAATLARDA!..


    Türkçe, Kürtçe, Azerice, Lazca, Zazaca, Abazaca, Terekemece, Türkmence ve daha nice ağıtların yakıldığı bu acılı gü lerde dikkatinizi çekiyor mu bilmem ama benim takıntı haline getirdiğim bir konuyu bir kez daha burada dile getirecek ve ‘Fakir bir gazeteci olarak elimden gelen bu..’ diyerek bir çok konuda olduğu gibi bu konuda vicdanen rahat olarak yastığa başımı koyayım diyorum.


    Gerçi yok denen adaletin var olduğunu ortaya koyan ve yurttaşlara “Binalara girmeyin” çağrısı yaparken yerle yeksan olan Hatay’da adliyeyi hizmete açan zihniyeti yeniden sallanan kentte yeni can kayıplarına neden olduğu bir ülkede ne anlatsan, ne yazsan çok şey değişiyor mu diye düşünmektense, ‘biz işimizi yapalım, gerisi Allah’a diyerek yazmaya ve anlatmaya devam etmek ayrı bir insanlık görevidir anlayışı ile bu konuyu bir kez daha ele almak ve dikkat çekmek isterim.




    Evet, gazeteci kızım Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programımızın son konukları arasında bulunan İş insanı Erdem Keleç’in genç yaşına karşın ortaya koyduğu iş hayatı başarısına yeni işi olan turizm sektöründe yer alan 4 yıldızlı oteli görmek, hayırlı olsun dileklerimi iletmek için gittiğim Ataşehir’e girerken başta Ankara’daki merkez bankasını İstanbul’a taşıyanların yaptırdığı yeni finans merkezinin inşaatları olmak üzere bir aracın zor geçebildiği gökdelen ve yüksek katlı binaları, o binaların hemen yanı başında inşaasına devem eden yapılardan bahsetmek istiyorum.

    Ve tam bu yazıyı yazarken önce benim dikkat çektiğim ve daha önceki yani ‘9 ŞİDDETİNDEKİ DEPREME DAYANIKLI EV!..’ başlıklı yazımın fotoğrafı olan fotoğraf gibi bir resim daha sanalda önüme düşüyor.

    Gerçi bugünkü yazıma da günün fotoğrafı olan bu fotoğrafı daha önce de yeğenim Elifle evine giderken görüp, çekmiş, videosu dahil görüntülerini whatsap durumumda paylaşmış, yeni deprem ve can kayıpları ile 50 bine yaklaşan can kaybının yaşandığı depremler öncesi aynı fotoğrafa dikkat çekmiştim.

    Ancak Kahramanmaraş’ta tetiklenen, Hatay’ında içinde olduğu bir çok kenti yerle bir eden depremler ardından bu kez sanki yeniymiş gibi önce gittiğinizde kendinizi gecekondu köy, kent İstanbul Bağcılar’daki bina ardından da Ardahan’lı birinin başkanı olduğu İstanbul Esenyurt’ta ki ucube gökdelenin fotosu ‘Buna nasıl izin verildi?’ şeklinde salakça sorularla sanalda paylaşılıyordu.

    ‘Ya kardeşim o bina ve senin şu an oturduğun bina dahil onca betondan tabutlar yapılırken izleyen sen değil miydin?’ sorusunu sorduran bu paylaşımdan önce ‘depremin birinci gündem olduğu ülkede inşaat sektöründe yeni beton tabutların hızla yapıldığını görmüyor musunuz?’ sorusuyla cevap buluyordu.




    Bilmem ama ‘DEPREM GÖZYAŞLARI..’ başlıklı yazımda da bahsetmeye çalıştığım siyasilerin başta olmak üzere bu işin sorumluların döktükleri timsah gözyaşlarının ne kadar samimi olduğunu görmek için sıranın onda olduğu söylenen İstanbul’ başta e 5 denen yolda olmak üzere neredeyse yolların ortasında yapılan ve depremin tartışılmasına karşın hızla beton atıldığı inşaatları ‘Hele durun, bir daha gözden geçirelim bir bakalım ne kadar sağlam yapıyorsunuz?’ deyip en azından bu süreçte inşaatları durdurmayan zihniyetin ‘Ne yapalım kardeşim siz ölseniz de bizim hayat devam ediyor..’ dediğini görmek mümkün..

    İnanmıyorsanız o görmeyen, duymayan, konuşmayan başınızı az sağa, sola çevirin de ‘ben bu ölümlerden ne kadar sorumluyum?’ deyip, beklediğin depremi düşünerek öyle uyu..

    Uyu demekte salakça, zaten uyuyan bir toplumun içinde yaşadığını hala bilmeyen ve ‘Unutma bizi halkım’ diyerek teselli arayan biz uyumayanlar..



    arşiv haber/yorumlar 24.09.2020 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas






    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin Facebook'ta Paylas

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?
    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR Toplum Çatisma İstemiyor..

     


    Fakir Yilmaz Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas2 Yila yaklasan bir sürecin yasandigi ve adina Baris Süreci denilen güzel ortaminin Irak ve Suriye’de yasananlarla birlikte yeniden gerilmesi toplumun tüm kesimlerini tarafindan yakindan takip ediliyor. Kürtleri, Türkmenleri katleden IŞİD’i destekledigi ileri sürülen Hükümetin adim atmadigindan sikayetçi olan PKK, KCK ve Öcalan’in sert açiklamalari ardindan hükümetin de PKK, KCK’nin baslatilan sürece uymadigini ve gerginlik yaratmak için bahaneler aradigini açikladigi su günlerde PKK, KCK ve Öcalan ile Hükümetin olusturacagi bir komisyonun toplumun içine girip, sürece bakisini görmelerini isterim.. Fakir Yilmaz Eger böyle bir komisyon olusturulursa ve devami istenen süreç halka sorulursa halkin süreçten taraf yer aldigini ve çatismadan bu önemli sorunun masada çözüm bulmasi için her iki tarafa da büyük destek verdigi görülecektir.. Çünkü toplumun her kesminin göz yasi, kan istemedigini ve en önemlisi süreci bozan tarafi afetmeyecegi gibi siyaseten de destek vermeyecegini görmekteyiz.. AK Parti Ardahan Milletvekilinin de için de bulundugu bir heyeti taa Filipinlere gönderip, orada ki baris süreci ile ilgili arastirma yapan hükümetin Akil Adamlar modeli gibi yeni bir komisyon kurup, süreci topluma sormasi halin de bir çok insanin hükümetin artik ciddi adimlar atmasini, PKK, KCK ve dört duvar arasin da barisin devam için büyük mücadele veren Öcalan’in da sürecin devamindan yana olduklarini ama ellerini rahatlatacak olan genis kapsamli bir affin artik konusulmasinin, sözlü vaatlerin yaziya dökülmesini, yasaya dönüstürülmesini istedigini ve bu yönde ki istemlere eskisi gibi tepki göstermedigini görecektir.. Çünkü toplumun büyük kesimi de anladik ki baris savastan daha güzeldir.. Evet burada PKK, KCK ve Öcalan’a da görev düstügünü de anlatacak olan toplumun özellikle içeride tutulan Öcalan’in elinin daha rahat olmasi haline Kandil üzerinde ki etkisinin daha da aratacagi gibi PKK ve KCK’nin için de ki radikal güçleri de yumusatacak olanin da Öcalan oldugunu da bilmek gerektigini de hatirlatcaktir.. Bu nedenle her iki tarafinda olusturacagi komisyonun verecegi raporu beklemesi ve bugüne kadar atilan güzel adimlari bir anlik gerginligin kurbani etmemesi gerekmektedir.. **AHISKALILAR SINIRA YIGILDI!.. Şimdi size ÖZEL HABER logosuyla bir haber versem ve Gürcülerin, hatta o çok sevmediginiz Ermenilerin Rusya’dan aldigi silahlarla Ardahan’in komsu oldugu sinirda bir katliam baslattigini ve özellikle de bu sinirda bulunan Posoflularin akrabalari Ahiskalilari yok etmeye basladigini ve bu nedenle Irak ve Suriye sinirinda ki Kürtler gibi ithalat, ihracatin yapilmadigi Posof Türkgözü, Çildir Aktas Gümrük kapilarina da Ahiskalilarin perisan bir sekilde yigildigini ve yardima ihtiyaç duyduklarini haber versem ilk tepkiniz ne olur?. Ya da Ermenilerin, kardas dedigimiz ama hala Kibris’i bile tanimayan Azerileri kirdigini ve Çildir, Igdir ve Kars sinirina Azerilerin Kürtler gibi çel çocuguyla yigildigini haberlersem ne yaparsiniz? Evet, yeniden soruyorum tepkiniz ne olur? Durun, hemen heyecanlanmayin.. IŞ İT’ten kaçip, sinira yigilan Kürtlere sahip çikmak isteyen Diyarbakir’in kadin belediye baskanina Posoflular adli facebook sayfasinda oldugu gibi hemen kaltak demeyin, orada yasananlarin gerdigi BDP’li kadin milletvekilini tas atigi için hain ilan ettiginiz gibi hemen ‘yakariz, yikariz’ demeyin.. Çünkü daha böyle bir sey olmadi.. Ancak böyle giderse yarin, öbür gün buda yasanacak.. Bunu da Kürtlere karsi tikadiginiz o kulaginiza küpe edin.. Fakir Yilmaz Ama yarin, öbür gün böyle bir durum oldugunda benim gibi sizin de hemen ayaga kalkacaginizi, ekmeginizi, suyunuzu böleceginizi de biliyorum.. Çünkü kendisine insanim diyen onlar Ahiskalidir, Türktür, Azeri Kardasimiz demez, insana, insanliga saygisi oldugu için her mazluma, düsene karsi sahiplenme duygusuyla hareket eder.. Peki, bu durum Rojava’da, Irak’ta, Suriye’de Kürtlere karsi yasanirken sikistiklarinda ‘Biz kardesiz’ diyenler neden susar? Hatta IŞ İT’lere sahip çikarcasina o bölgede yasananlari görmezden gelip, bir iki menfi olayi mana edip top yükün Kürtlere neden hakaret eder ve niye Kürtlerin ölümünü biraz da gizli keyif ile seyrederler? İste tam bu esna da yani Irak ve Suriye’de ki Kürtlere yönelik katliamlarin sürdügü su günler de dikkatimi bir baska sey daha çekiyor. O da basta benim de için de bulundugum Ardahan Federasyonu basta olmak üzere Ardahan Dernekleri, STK’lari, Basini, Ardahan Milletvekilleri, Ardahan Yerel Siyasetçilerinin Ardahan’in sorunlarina karsi olan duyarsizliklarinin bir örnegini de IŞİD itlerinin Kürtleri top yükün yok etmeye çalistigi bu süreçte yasaniyor. Yani Alevi Türklerin de içinde bulundugu Türkler Kürtlerin topluca katledilmesini neden seyreder ve niye en azinda ‘İnsanliga çagri’ baslikli bir basin açiklamasiyla, ya da Hoçvan Meclisi ve Ardahan Egitim Dernegi’nin yaptigi gibi bir kamyon yardim toplamaz ve niye bir tepki ortaya koymazlar? Ya da AKP’lilerin seçimden seçime dagittigi o yiyecek dolu tirlar neden ortada gözükmez? Peki, Ardahanli olmayan, Ardahan’in 9 köyünün Ardahan’da çalinirken emegi hiçte az olmayan ve Çildir’in olan 9 köyün için de bulunan köyünü Kars’a baglatan bir asigin normal ölümü ardindan yas tutan, sözde bassagligi ilanlari yayinlayan Ardahan Belediye Baskani nerede? Köy yollarindan sorumlu Ardahan İl Genel Meclisi, ne is yaptigi çokta bilinmeyen Ardahan Belediye Meclisi bu konuda neden bir önerge verip, tepkisini ortaya koymaz? Benim gibi ödemedigi telefon faturasi için boynuna afis asip, eylem yapan muhtar niye bu konuda da konusmaz, eylem yapmaz? Haritada yeri nerede diye sorsalar bilmeyecekleri Çin’in Sincan Uygur’una sahip çikip, basin açiklamasi yapan Ardahan Ülkü Ocagi niye susar? Yoksa Ülkücü Kürt yok mu? Vardir da samimi mi degil? Bilemiyorum ama sanirim birileri, ‘Kardasiz’ derken hiçte samimi olmadigi gibi ‘Ölü bir Kürt sag Kürt’ten İyidir’ anlayisi ile hareket ediyor, o küçük beyinlerinin altinda Kürt düsmanligini sakliyor gibi.. Ama su bilinsin ki bugün Kürtleri yakan atese karsi dirençli olan Kürtler bunu da asacak ve gün gelip, soracak, ‘dün bizi toplu katlederlerken sen nerdeydin kardas?’ diyecek.. **Not: Bu sitemim; Sadece Türk, Azeri, Alevi derneklerine degil, derneginin her tarafini bayraklarla donatan, CHP’li Atasehir Belediyesinin yemekleri ile Esenyurt’ta oruç açtiran Kimili Derneginin de üyesi oldugu Hoçvan Federasyonuna ve İstanbul’da ki Hoçvan dernekleri için ve Stalin Sürgünün de dagilan Ahiskalilari toplamak için büyük mücadele veren ve bu mücadelesini takdirle izledigim Posoflu gazeteci meslektasim Burhan Özkosar için de geçerlidir.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    KADINCA/Selmi Yilmaz Nal toplamaya devam..

     


    Ardahan Haberi Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasMaliye İs-Kur Bin Kisi İse Alacak.. 10 Gün önce yazmistik.. Şehir Stadyumu Yikilacak.. Fakir Yilmaz 20 Gün önce yazmistik.. Bakan Gelecek.. Üç gün önce yazmistik.. Daha sayayim mi? Bilemiyorum ama 26 yildir mansetlediklerimizi siralasam sanirim ansiklopediler kiskanir, dolar tasar.. Peki Ardahan’da onca gazete, onca haber sitesi varken yasananlari niye yazmaz, neden gazetecilik yarisina girmezler.. Sizce niye? Çünkü onlarin derdi gazetecilik degil, resmi ilan ve çarsida birileri ile kol kola gezerlerken ‘Bende gazeteciyim’ demektir.. İste bizden ayrilan bir iki kisi disinda Ardahan’da yasanan manzara bu ve yapilan yaris gazetecilik degil, resmi ilan derdi, nal toplama yarisidir.. Bizim günler öncesi yazip, arsive kaldirdigimiz haberi yeni habermis gibi hem de mansetlerden verenler ile ayni saha da yapilan gazeteciligin ne kadar üzücü oldugu bir memlekette resmi agizlara bakip, maillerine gelen hazir haberlerin üzerine iki satir ekleyip, bununla yerel gazete çikaranlar, haber diye ajanslara atanlar bu memlekette gazeteci mi, nal toplayan mi hala anlamis degiliz.. Fakir Yilmaz **Maliye Bakani da Geliyor.. Milli Egitim Bakanindan önce yarin Ardahan’da olacak olan Maliye Bakani Mehmet Şimsek cuma namazini Ardahan’da kildiktan sonra Ardahan’da yapilan yatirimlar konusun da vali ve diger yetkililerden bilgi alacak. Halka ve basina açik toplanti yapip, yapmayacagini ögrenemedigimiz Bakaninin bölgenin bir insani olarak bu memlekete Maliyenin memur maaslari disinda ne gibi bir paralar gönderdigi ve bu paralarin nasil, nereye harcandigini da soracagini umuyoruz.. Çünkü basta Köy/Des, Sodes gibi bu hükümetin zamaninda uygulamaya sokulan onca is için Ardahan’a gönderilen paralarin Ardahan-Göle, Ardahan-Hanak-Damal-Posof, Ardahan-Çildir ve Ardahan-Kars yollarinda oldugu gibi köy yollarinda çamur olup, toz gibi ortada kayip oldugunu da bilmesi gerekir.. Lassa, Turkccel, Bim’den aldigi verginin aynisini Ardahanli bakkaldan da alan Maliye bakaninin diz boyu olan issizligi kapatmak için İs-Kur’un sagladigi Bin kisilik is imkani projesini de açiklamasini bekledigimiz Maliye Bakaninin Maliye çalisanlarinin lojmansi oldugunu da görüp, ögrenecegini umuyoruz.. **Tasimali Egitim Tasinamiyor!.. Dün özel bir isimiz için gittigim Erzurum yolun da bizleri telefonla arayan ve çocuklarinin okullarina gidip, gelirken bir çok sorun yasadigini belirten ve gelip, cadde, sokakta kalan köylü çocuklarin fotografini çekmemizi isteyen veliler, servislerin kontrol edilmesini istemekteler.. Evet her egitim/ögretim sezonun da yasanan ve bir türlü çözüm bulunamayan Ardahan Haberi tasimali egitim, ögretimin en büyük yaralarindan biridir, ‘Köylü çocuklarin evlerinden okullarina’ gidis gelisleri.. Havalarin hala sicak oldugu ama -30’larin yasanmaya basladigi o karanligin erken çöken saatlerinde yasananlari hatirlatmak istemedigim bu konu nasil çözülür bilmem ama 1 Ekim de Ardahan’da olacak olan Milli Egitim Bakaninin tüm sorunlari çözmüs gibi Nazlican’i ma ve onun yasitlarina basörtüsü takma sevdasinda olmasi düsündürücü bir durumdur.. Bilmem ama Türkiye Büyük Millet Meclisinin Egitim Komisyonun da bulunan Göleli Milletvekilimiz basta olmak üzere Ardahan’da ki idarecilerin su tasimali egitimi ve onu tasiyan köylü minibüslere bir kez daha bakip, Ardahan’a gelecek olan bakan ile birlikte çözüm üretmesi gerektigini düsünüyorum..



    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    ARDAHAN’DA GÜNÜN EN SON HABERLERİ..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**Yagmurlar Patos’a İzin Vermiyor.. Her geçen gün biraz daha soguyan havalar dolaysiyla kis hazirliklarina baslanan Ardahan’da devam eden yagmurlar çiftçiyi zorda birakti. Aylardir meralar da bulunan ve ektikleri ürünleri toplamaya çalisan Ardahanli çiftçiler topladiklari Arpa ve Bugdaylari araliksiz yagan yagmurlar dolaysiyla hala ögütüp, içeri alamadiklari görülüyor. Geçen yillara nazaran bu yil bol olan ürünlerini araliksiz yagan yagmurlar nedeniyle hala toplamayamadiklarindan yakinan Ardahanli çiftçiler büyük ugraslar sonuz ancak biçip, toplayabildigimiz ürünlerimizi yagan yagmurla nedeniye hala patosa vurmadik dediler. **EMNİYET’TEN SESSİZ VE KELEPÇELİ OPERASYON!.. Ardahan İl Emniyet Müdürlügüne bagli Asayis Büro Amirligi bugün yaptigi bir operasyonla 5’i yabanci uyruklu bayan olmak üzere bir çok kisiyi gözaltina aldi. Alinan bilgilere göre Ardahan Kars Garaji mevkinde bulunan bir otele baskin yapan polis burada bulunan 5 yabanci uyruklu bayani kelepçelerle göz altina alirken, olayla ilgili bir açiklama yapilmamasi dikkat çekti **İs Bankasi Yikilacak.. Ardahan Ziraat Bankasi binasinin yikilip, yerine iki katli yeni bir binanin yapildigi su günlerde Kongre caddesi üzerinde bulunan İs Bankasinin da yikilip, yerine yeni bir binanin yapilacagi ögrenildi. Öte yandan ilk olarak gazetelerimiz ve sitemizin gündeme tasidigi ve depreme dayanikli olmadigi gerekçesiyle yikilacagi ögrenilen Ardahan Şehir Stadyumun da önümüzde ki yil yikilip, ayni yerde yen bir stadyum yapilacagi bilgisi alindi. **Gorevng’in soyunma odalarini yakip, yiktilar.. Ardahan’in Göle İlçesine bagli ve hala belediye seçimi için tarih verilmeyen Köprülü (Gorevng) Beldesi yakinlarinda bulunan Çermik’in yani basinda ki soyunma odalari kimligi belirsiz, kisi yada kisilerce yikilip, yakildi. Belediye tarafindan yaptirilan soyunma odalarinin neden yikilip, yakildigi anlasilamadi. Ardahan Haberleri **Sugara’nin suyunu İngilizler yapacak.. Ardahan’in Çildir İlçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Mahallesinin içme suyu sebekesinin yenilecegi ögrenildi. Konuyla ilgili bir açiklama yapan Çildir Belediye Baskani K. Yakup Azizoglu yillardir Asbest borularda su içilen Asiksenlik mahallemizin su sebekesini bastan asagiya yenileyeceklerini ve bu konuda hazirladiklari projeyi İngiltere de ki bir finans bürosuna basvurmaya hazirlandiklarini söyledi. **Ögretmenin annesi intihar etti.. Manisa’nin Turgutlu İlçesinde, 54 yasindaki Cennet Turaci, evinin Bodrum katinda kendini iple tavana asarak yasamina son verdi. Bir çocugunun Ardahan’da ögretmen oldugu ögrenilen Turaci’nin intihari ile ilgili sorusturma baslatti. **Geçen Ay 11 Daire Satildi.. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), agustos ayi konut satis rakamlarini açikladi. Türkiye genelinde konut satislari 2014 Agustos ayinda bir önceki yilin ayni ayina göre yüzde 25 artarak 105.624 oldu. Konut satislarinda, İstanbul 17.349 konut satisi ile (yüzde 16.4) en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u, 11.836 konut satisi ile Ankara, 5.772 konut satisi ile İzmir izledi. Konut satis sayisinin düsük oldugu iller sirasiyla 11 konut ile Ardahan, 12 konut ile Hakkari ve 45 konut ile Bayburt oldu. Rakamlarin ayrintisina bakildiginda yüzdesel anlamda konut satisinda en yüksek artis yüzde 1022 ile Şirnak’ta yasandi. Geçen yil agustos ayinda sadece 9 konutun satildigi Şirnak’ta bu yilin ayni döneminde 101 konut satisi gerçeklestirildi. **8 AYIN LİDERİ ARDAHAN!.. Konut satisinda en hizli düsüs ise yüzde 69 ile Ardahan’da yasandi. Bu yil Agustos ayinda Ardahan’da sadece 11 konut satildi. Bu rakam geçen yilin ayni ayinda 36 olmustu. TÜİK’in 8 aylik verilerine bakildiginda ise Türkiye genelinde toplam konut satislari yüzde 5.87 (44.600) gerileyerek 715.501 oldu. 8 ayda oransal anlamda konut satislari en fazla Hakkari’de yasandi. Hakkari’de geçen yilin ilk 8 ayinda 34 konut satilirken bu yilin ayni döneminde 141 konut satildi. Baska bir ifadeyle Hakkari’de konut satislari 8 ayda yüzde 314.71 artti. Haberi ekleme saati: 18.31 – Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    AKAK’TAN AKTAŞ’TA İNCELEME..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasArdahan’in Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan Çildir ilçesinde bulunan ve bu yilin sonuna kadar açilmasi beklenen Aktas Gümrük Kapisina gelen heyet incelemeler de bulundu. Çildir Belediye Baskani Kemal Yakup Azizoglu ile birlikte bölgede bazi incelemeler bulunan heyetin gümrük binalarini insaatinin devam ettigi ve bittiginde Türkiye’nin 3. Büyük Gümrük Kapisi olacagi belirtilen Aktas Gümrük Kapisinda inceleme yaptilar. Çildir Belediye Baskani K. Yakup Azizoglu’nun konuk ettigi ve Asiksenlikte kahvalti yapan heyet daha sonra bölgede ki tarim ve hayvancilik konusunda bilgi asip, yayla potansiyeli konusunda bilgi aldilar. Konu hakkinda bir açiklamada bulunan Çildir Beleidye Baskani Kemal Yakup Azizoglu 2010 yilinda kurulan ve Damal gibi Çildir’in tüm çagrilara ragmen zamanin da üyesi olmadigi ve IFAD tarafindan fiNanse edilen Ardahan-Kars-Artvin Kalkin Projesi Raportörlerinin kendilerinin daveti üzerine Çildir’a gelerk inecelemede bulundugunu belirtti. Bu önemli kuruma üye basvurusu yaptiklarini ve Çildir’in da, ‘Kirsal Yoksulugu Azaltmak, Tarimsal Üretmede Gelismeyi Saglamak’ amaciyla kurulan IFAD destekli AKAK’a girmesine çalistiklarini belirten Azizoglu, Asiksenlik merasinin bu yönde pilot bölge ilan edilmesi, Şeytan Kalesinin isiklandirilmasi ve Çildir Gölünün yani basina ahsaptan motel, restorant ve dinleme tesisleri yapilmasi için çabaladiklarini da sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 15.26-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    SERHAT ARDAHAN COŞACAK!

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasGeçtigimi aylar içinde kurulan ve çatisi altinda 7 Ardahan derneginin birlestigi Ardahan Federasyonu il büyük organizesini GRUP ABDAL ile yapacak. Ardahan’i Güzellestirme ve Tanitma Dernegi, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Ayaz Çiçekleri Dernegi, Kadina Şiddeti Önleme Dernegi, Ardahan Spor Gücü Dernegi, Ardahan’i Gelistirme ve Güzellestirme Dernegi, Ardahan Firincilar Derneginin çatisi altina birlestigi Serhat Ardahan Federasyonu ülkenin Türkülerini seslendiren GRUP ABDAL Konserini düzenleyecek. 25 Ekim’de gerçeklesecek olan konserin hazirliklarina baslayan Serhat Ardahan Federasyonu düzenleyecegi konserle sosyal yasantinin yok denecegi Ardahan’i costuracak. Konser hakkinda bir açiklama yapan Serhat Ardahan Federasyonu Baskani Burak Tastan federasyon olarak 25 Ekim’de saat 19.00’da gerçeklestirecekleri GRUP ABDAL konserin de Türkiye Mozaigini olusturan Ardahanlilara ülkemizin tüm müziklerini dinlettirip, costurmayi hedeflediklerini söyledi. 25 Ekim’de düzenleyecekleri GRUP ABDAL KONSERİ için bilet satislarina baslandigini belirten Ser-Ar-Fed Baskani Burak Tastan Ardahan İl Spor Müdürlügüne ait Kazim Karabekir Kapali Spor Salonun da gerçeklesecek olan GRUP ABDAL KONSERİ ne tüm Ardahanlilar davet ettiklerini söyledi. Haberi ekleme saati: 14.51-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    KÖPEKLER KISIRLAŞTITLIP, KÜPELENECEK..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**ARDAHAN’DA Kİ KÖPEKLER KÜPELENİP, KISIRLAŞTILACAK VE YENİDEN CADDE, SOKAKLARA BIRAKILACAK.. Yaklasan kis öncesi köylerden getirilip, kent merkezlerine atilan basibos köpeklerle mücadele eden Ardahan Belediyesi kurdugu Köpek Barinaginda ki köpekleri kisirlastirmaya basladi. Alinan bilgilere göre Ardahan Belediyesi il Kars Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile yapilan anlasma geregi Ardahan’da ki disi köpekler toplanarak Kars’a götürülüp, burada ki veteriner fakültesin de kisirlastirildiktan sonra yeniden Ardahan’a getirilip, küplendikten sonra caddeler birakilacak. **Kisirlasan köpek saldirgan olmuyor.. Konu hakkina bilgi veren Ardahan Belediyesi yetkileri ilk etapta 10 köpegin Kars Veteriner Fakültesine götürülüp, kisirlastirildigini, kisirlastirilan köpeklerin takibinin yapilmasi için küplendikten sonra alindiklari yer birakilacagini belirttiler. Kisirlastirilan köpeklerin saldirganligi terk ettigini de belirten Ardahan Belediyesi yetkilileri kisirlastirilan köpeklerin cadde ve sokakta gezmesinin tehlikeli durumu da ortadan kaldiracagini da ileri sürdüler. Hayvan yasasi geregi bakimi yapilan hayvanlarin bir yerde tutulamadigini da belirten belediye yetkilileri ilk hedeflerinin kis gelmeden 50 köpegi kisirlastirmak oldugunu da sözlerine eklediler. Haberi ekleme saati: 13.44-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    ARDA/FED’DEN 3 KONU DA AÇIKLAMA..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasMerkezi İstanbul’da bulunan çatisi altin da 40’a yakin Ardahan Derneginin bulustugu Ardahan Federasyonu sicak gündemle ilgili açiklamalarda bulundu. Ardahan Federasyonu Baskani Yasar Geler imzali açiklama söyle; ARDA-FED BASIN SEKRETERLİGİNDEN 25 Eylül 2014 Ardahan’imizi ve Ardahanlilari ilgilendiren ve su anda Ardahan ve ülke gündemi olusturan çesitli konularda açiklama yapma ve bu düsüncelerimizi kamuoyuyla paylasma geregi duyduk. 1-Öncelikle terör örgütü tarafindan kaçirilan hemserimiz, Baskonsolos Öztürk Yilmaz ve diger konsolosluk çalisanlari ve ailelerinin sag salim ülke topraklarina dönmeleri ve ailelerine kavusmalarindan dolayi büyük bir memnuniyet duyulmustur. Basta baskonsolosumuz olmak üzere tüm personele geçmis olsun diyoruz. Bir daha bu tür olumsuzluklarin yasanmamasi için devletimizin de daha siki önlemler almasi gerektigi düsünülmektedir. Federasyon yönetimi olarak en kisa zamanda Baskonlosumuza geçmis olsun ziyareti yapilmasi için de çalismalarimiz sürmektedir. 2-Şu anda STK’ larin yogun ilgisini çeken ve gündemde olan Esenyurt Belediyesi tarafindan Ardahan Kültür Evi olarak yaptirilan binanin, yapimi konusunda su anda kadar yogun çabasi ve emegi geçen Federasyonumuz üye derneklerinden Ardahan Kültür Evi’ ne teslim edilmesi gerekmektedir. Her türlü siyasi hesaplasmalar ve kisisel kirginliklar bir kenara konularak, Esenyurt’ ta yasayan Ardahanlilarin hak ettikleri bu binanin teslim edilmesinde Esenyurt Belediyesi’ nde görev yapan Ardahanli hemserilerimizin taraf olmadan, Ardahan’ in kazanimi için mücadele vermeleri gerekmektedir. 3-Ülkemiz gündemini önemle mesgul eden Suriye sinirimizda ki gelismeleri de yakindan izlemekte olup, yasanan insanlik dramina kaygiyla bakmaktayiz. Devletimizin kucak açtigi bölgede yerlesen insanlara daha iyi kosullar olusturulmasinda herkese görev düstügü kanisindayiz. Bu bölgeye her türlü destegin verilmesi için çaba sarf etmemiz gerektigini düsünüyoruz. Her türlü terör örgütüyle daha siki mücadele verilmesi gerekmektedir. Kamuoyuna saygiyla duyurulur. Yasar GELER Arda-Fed Genel Baskani Haberi ekleme saati: 12.09-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Alasara yarin açiliyor..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**Yeni yüzümüzle yeniden hizmetinizdeyiz.. Ardahan’in marka firmalarindan alasara cafe restorant yarin yeni yerinde hizmete giriyor. 9. Kurulus yil dönümünde yenilenmis yüzü ile yeni adresin de Ardahanlilarin hizmetine girecek olan alasara cafe restorant 26 Eylül (yarin) Cuma günü, saat 15.30’da Kongre caddesi üzerinde ki yeni adresinde ki açilisa tüm Ardahanlilari davet etti. Haberi ekleme saati: 11.29-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Ögüt: İŞID magdurlarina yandan degil candan sahip çikilmali

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**İŞID magdurlarina yandan degil candan sahip çikilmali ENSAR ÖGÜT: BÜYÜK DEVLET SAHİPLENEN DEVLETTİR IŞİD’n zulmü karsisinda, canlarini kurtarmak için yasli, genç, kadin, çocuk büyük eziyetlerle kendini ülkemize atmasi ve büyük bir insanlik drami yasanmasi nedeniyle açiklamalarda bulunan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, “İŞID magdurlarina yandan degil candan sahip çikilmali. Büyük devlet sahiplenen devlettir” dedi. Ensar Ögüt yaptigi açiklamada, “Burada devletin büyüklügü, insanligi ve dost ve kardesligi kendini göstermelidir. Suriye’den kaçanlara kucagimizi açtik ancak onlara iyi bir ortam hazirlayamadik. Ne dogru dürüst barinmalarini saglayabildik ne de karinlarini doyurabildik. Sokaklari isgal ederek dilencilik yapmaktadirlar.”diye konustu. IŞİD katliamlarindan kaçan Kürt, Türkmen ve Ezedi kökenden insanlarin ayni duruma düsmemeleri için, yandan degil candan sahiplenici bir politika izlenmesi gerektigini ifade eden Ögüt, “Bu insanlar bizim ülkemizin akrabalari, kanlari ve canlaridir. Her türlü ihtiyaçlarini karsilayacak bir çalisma içine girilmelidir. Camii köselerinden, otobüs terminallerinden, bulduklari yere siginmaktan kurtarilmalidir. Yiyecekleri ve içecekleri insana yakisir tarzda örgütlenmelidir. İnsan gibi, bizim gibi yasayacaklari bir ortam yaratilmalidir. İste devletin büyüklügü de burada ortaya çikar.”dedi. Ögüt, sadece insani açidan degil, ülkemizin çikarlari açisindan da IŞİD ile degil, ülkemizdeki Kürt vatandaslarimizla kardeslik ve kan baglari olan bu insanlarla sinir komsusu olmayi tercih etmek gerektigine dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 11.24-25 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Bölge STK’larindan Haberler..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**Hoç/Fed Binasinin Tapusu Hoçvanlilarin Degil mi? Merkezi İstanbul’da bulunan Hoçvan Federasyonuna alinan binanin tapusunun federasyonun üzerinde olmadigi ileri sürüldü. Ardahan Merkeze bagli 21 köyün derneklerinin çatisi altinda toplama iddiasiyla kurulan ancak bugüne kadar 8-9 dernegin bir araya gelebildigi Hoçvan Federasyonuna alinan binanin tapusunun federasyonun üzerinde degil, yöneticilerinin yada federasyona üye olamayan birisinin üzerinde oldugu iddiasi ortaya atildi. Önümüzde ki ay genel kurula gidecek olan Hoç/Fed’in mevcut yönetiminin sessiz kaldigi bu iddianin yani sira birilerinin Hoçvanli İsadami Yakup Süt tarafindan saglanan gecede toplanan 700 Bin TL.’ye alinan bu binayi ele geçirmek istedigi de öne sürüldü. Kongrenin delegelerden kaçirilmak istendigi yönünde iddialarin da ortaya atildigi Hoç/Fed ile ilgili www.aryahaber adli sitede ortaya atilan iddialar söyle; HOÇ-FED NEREYE KOŞUYOR?.. HOÇ-FED hizla zittina mi dönüsüyor. HOÇ-FED’in vakif olmasini kimler istiyor, neden istiyor? Delege toplantisini neden Baris Mitingi oldugu gün yaptilar, amaçlari nedir? Şengal ve Rojava için toplantiya çagrilmayan delegeleri kimler genel kurul öncesi toplantiya çagirdi. HOÇ-FED içinde örgütlü bir çetenin oldugu dogru mu? Bu çeteyi kimler besliyor? HOÇ-FED’e ait mülk kimin üzerinedir, bu mülkün yarin çikabilecek bir olumsuzluk durumunda her hangi yasal bir korumasi var midir? HOÇ-FED’i vakif’a çevirmek isteyen sebekenin asil hedefi HOÇ-FED binasini ele geçirmek mi? Tüm bu sorularin cevabini belgelerle yakinda açiklayacagiz… **Kimili Dernegi Konseyin Yardimina Sahip Çikti.. Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Otbiçen (Kimili) Dernegi gazeteci Fakir Yilmaz’in ‘Ahiskalilar sinira dayandi’ baslikli yazisi üzerine al acele yaptigi yazili açiklamada, ‘Kimili Koyü Dernegi ve Atasehir Kent Konseyi isbirligi ile yapilan Rojava ya yardim kampanasinda 2 tir dolusu erzak yola çikmistir. Yardim kampanyamiza destek veren herkese tesekkür ederiz.’ dedi. Ancak gazetemizin yaptigi arastirma da Kimili Derneginin Atasehir Kent Konseyinin bu yönde yaptigi toplantilara katilmaktan öte bi,r sey yapmadigi gibi iki tiri dolduranlarin Kimili Dernegi yöneticilerinin degil, Atasehir halkinin oldugunu açikladilar. Ardahan Haberleri **ARDAHAN GENÇLİK PLATFORMUNDAN ANLAMLI EYLEM, AÇIKLAMA.. Ardahan Gençlik Platformu bugün İstanbul Esenyurt Cumhuriyet Meydanin da Ezilen Halklar için bir basin açiklamasi yapti. Basin açiklamasi tam metni ve onlara destek veren dernekler; Degerli Esenyurt Halki, Son Zamanlarda Dünyada artan siddet harekatlari neticesinde ,toplum vicdaninin harekete geçmesiyle birlikte pek çok yerde muhtelif protestolar meydana gelmektedir. Esenyurt’ta yasayan Ardahanli Gençler olarak,zalimlerin zulmüne bizlerde göz yumamazdik.Vicdanin sesi olmak adina yapilan bu katliamlari kiniyoruz. Bugün dünyanin bir çok yerinde uygulanmakta olan siddet politikalari,mazlum haklari yok etmeye yönelik vahsi eylemlerle vücut bulmaktadir. Acinin ve Gözyasinin rengi olmayacaginin idraki ile harekete geçerken;Filistin’e, Rojowa’ya,Uygur Özerk Devletine,Hocaliya,Arakana,Hamaya ve ezilen halklara selamlarimizi,dualarimizi yolluyoruz. Zalimin kimliginin önemi yoktur,Lanetliyoruz. Mazlumlarin kimlikleri yüreklerimizde esittir,Acilarini paylasiyoruz. Dil,Din,Mezhep ve Irk Ayrimi yapmadan tüm insanligin vicdanina sesleniyoruz; Yeter Artik! Edi Bese! Barisin Sesine Kulak Verelim. Barisin dilini yasatalim,Barisi yeryüzüne çagiralim. Ardahanli Gençler ve bu bildiriye imza atan tüm örgütler adina insanligin vicdanini harekete geçirme çagrimizi yeniliyor,bu noktada yapilan tüm insancil çalismalarin destekçisi olacagimizi kamu oyuna duyuruyoruz. Etkinligimize Destek Veren Sivil Toplum Örgütleri; 1-Ardahan Gençlik Platformu 2-Ardahan Kültür Evi 3-İstanbul Göle Dernegi 4-İnsani Degerler Dernegi İstanbul Şubesi 5-Esenyurt Çildir Dernegi 6-Esenyurt Damal Dernegi 7-Esenyurt Hanak Dernegi 8-İstanbul Posoflular Dernegi 9-Hoçvan Dernekler Federasyonu 10-Hoçvan Hasköy Dernegi 11-Arpaçay Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi 12-Çardakli Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi 13-Köprülü Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi 14-Avcilar Kars Ardahan Igdir Dernegi 15-Avrupa Yakasi Tabelacilar Dernegi Ardahan Haberleri **Korkmaz’dan Çildir’a Kültür Merkezi.. Kars Ardahan Igdir Kalkinma Vakfi Kurucu Baskani Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Çildir ilçesine kültür merkezi yapacak 1992 Yilinda Kars Ardahan Igdir Kalkinma Vakfini kurarak İstanbul’daki hemsehrilerimizin güçlü bir lobi olmasinin saglam bir temelini atan Kars Ardahan Igdir Kalkinma Vakfi Kurucu ve Onursal Baskani Prof. Dr. Esfender Korkmaz, kurdugu vakif sayesinde 22 yildir 10 bine yakin ögrenciye bur verildi. Kars ‘ta İsmail Aytemis Kapali spor salonu, 10 Tane büyük Kiz ögrenci yurdu, okullar, yollar, yatirimlar yapildi. **Dogdugu topraklardan hiç kopmadi Dogdugu topraklari hep seven ve hiç ayrim göstermeden yatirimlarin gitmesinin önünü açan, bunun için gayret gösteren degerli büyügümüz Prof. Dr. Esfender Korkmaz Çildir’a Kültür Merkezi yapacak. Kars Ardahan Igdir Bölgesinde egitim alaninda önemli yatirimlarin öncüsü olan Prof. Dr. Esfender Korkmaz Dogdugu Çildir İlçesine, Ögretmen evi, Çildir A.Ş gibi birçok destegi sunduktan sonra, Babasi Mihrali Korkmaz adina bir kültür merkezi yapacak. Çildir Belediyesi İmar islerini bitirirse yakinda projeye baslayacak Ardahan Haberleri **Dernek Baskani Oglunu Evlendiriyor.. İstanbul Beylikdüzü Kars,Ardahan, Igdir Dernek Baskani Gürsel İlgüz’ün, Oglu Murat Can Göleli siyasetçi Gürsel Tekin’in de katilacagi dügün ile Özge Çakir İlgüz ile 28 Eylül de dünya evine girecek. Haberi ekleme saati: 22.05-24 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Milletvekilleri Barisi Filipinler’de Ariyorlar!..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**Milletvekilleri Baris Anlasmasini İncelemek Üzere Filipinler’de..‏ Hükümet ile PKK arasinda devam eden ve son günlerde yeniden gerilen Baris Sürecinin tartisildigi bir sirada AK Partili Milletvekilleri dünyanin diger ülkelerinde yasanan iç çatismalari yakindan inceleyip, bu incelemede bir Türkiye modeli çikarmaya çalisiyorlar. AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’in da aralarinda bulundugu AK Partili bir heyet gittikleri Filipinler’de baris umuduyla yola çiktilar. Konu hakkinda alinan bilgilere göre Artvin Milletvekili İsrafil Kisla ve Yenisafak Gazetesi köse yazari Yusuf Kaplan’dan olusan bir heyetle birlikte geçen hafta Filipinler’e gitmis olan Ardahan Milletvekili Orhan Atalay dönüs yolunda. 1972 yilindan itibaren Filipin Devleti ile mücadele eden Moro İslami Kurtulus Cephesi ile hükümet arasinda yasanan Baris Anlasmasi’ni yerinde incelemek, taraflarla görüs alis-verisinde bulunmak üzere giden Heyet ayni zamanda özerlik sonrasi Moro’nun karsilasacagi muhtemel problemlerin çözümünde Türkiye’nin katki alanlarini tespit etmeye çalisti. Bu amaçla da Moro Bölgesi’nin baskenti olacak Kotabato sehrinde bir dizi kisi ve kurumu ziyaret ettiler. Bilindigi üzere yaklasik 330 yil İspanyol sömürgesinde kalan Filipinler yirminci yüzyilin basinda İspanyol sömürgesinden kurtulup Amerika’nin mandasina girmislerdi. 1946 yilinda bagimsizligini kazandiklarinda ise sömürge öncesi nüfusun çogunlugunu olusturan müslümanlar azinlik duruma düsmüslerdi. Hiristiyanlarin egemenliginde kurulan yeni Filipin Devleti o tarihten itibaren Filipinli müslümanlara büyük baskilar yapmis, onlari güneye dogru sürmüs, bu da yetmemis gibi sigindiklari adalara da Hiristiyan nüfusu iskan ederek onlari iyice yok etmek istemisti. Artan baskilar tahammül sinirini asinca 1972 yilinda Morolu müslümanlar ayaklanmisti. Bu ayaklanma sonrasinda ise çesitli direnis örgütleri kuruldu. En büyük örgüt ise bugün Filipin Devleti ile Baris Görüsmeleri sürdüren Moro İslami Kurtulus Cephesi’dir. Filipinler’in baskenti Malina’ya oradan da Moro bölgesine geçen Türkiye Heyeti Moro İslami Kurtulus Cephesi’nin üssü niteligindeki kamptan Bölge Valiligine, Kalkinma Ajansindan Üniversite’ye, Geçis Süreci Komisyonu’ndan Yetimhane’ye kadar bir dizi ziyaretler gerçeklestiren Heyet, birinci gün Moro İslami Kurtulus Cephesi’nin yönetici kadrosuyla uzun bir görüsme gerçeklestirdikten sonra ikinci gün de hükümet kanadindan Bölge Valisi Bayan ile birer görüsme yapti. Ziyaretlerini tamamlayan heyetle birlikte 25 Eylül’de Türkiye’ye dönecek olan Atalay Cuma günü Maliye Bakani’yla birlikte Ardahan’a gelecektir. **Göle’de PKK’lilar Mezarligi.. Öte yandan Ardahan’in Göle İlçesine bagli Senemoglu köyünün yakinin da bölge de yasanan çatismalarda öldürülen ve mezarlari sagda solda bulunan PKK’lillar için bir mezarlik yapilmakta. Ahmet Güler’in kardesi Mehmet Güler’in ve bir grup HDP’linin önderlik yaptigi mezarligin ihata duvarinin bittigi ögrenilirken, olayi duyan güvenlik güçlerinin bölgeye gidip, PKK Şehitligi olacagi söylenen mezarliga müdahale etmek istedikleri, ancak bu duruma bir grubun buna karsi çiktigi ve bölgede gerginligin yasandigi ve mezarliga müdahaleye izin verilmedigi alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 14.21-24 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    ANKARA’DAN ARDAHANLI HAYVANLARI ÜRETİCİLERİ SAVUNDU!

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasCHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, Ankara Etimesgut Hayvan Pazarinda, ülkenin çesitli illerinden, Ardahan, Kars, Igdir, Erzurum, Çorum, Yozgat gibi çok sayida ilden kurban için hayvan getiren hayvan besicileri ile birlikte ülkeye ithal hayvan getirilmesini protesto ettiler. Hayvan pazarinda ates yakarak protestoda bulunan yüzlerce hayvan besicileri, hayvanlari zor sartlarda yetistirdiklerini, buna ragmen nakliye ücretlerinin pahali oldugunu, ithal hayvan ile kendilerine iyice darbe vuruldugunu ifade ederek, protestoda bulundular. Hayvan besicileri, bazi belediyelerin, hayvan satis yeri için 5-10 bin lira arasinda sanki villa kiralamis gibi kira aldiklarini, yaptiklari duslarin bile parasini aldiklarini ifade ederek, belediyeleri de protesto ettiler. CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt, hükümete çagrida bulunarak, ithal hayvan ile, köylünün geçim kaynagi olan hayvanciligin yok edildigini ileri sürerek, bu ise son vermeleri çagrisinda bulundu. Hayvan ithalinin sadece köylüye darbe olmadigini hastaliklarinda ülkeye davet edildigini, domuz yagi ile beslenen ithal hayvanlarin kurban olamayacagini, nasil kesildigi bilinmeyen etinde dinimizce uygun olmadigini söyledi. Haberi ekleme saati: 13.08-23 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    Milli Egitim Bakani Geliyor..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda Paylas**Ögrenciler Köylülerle gidip, geliyorlar.. Onca yogun gündemin arasinda bakanlar kurulun da çikardigi karar ile İlkokullar da basörtüsü serbestligi getiren Milli Egitim Bakani Nabi Avci 1 Ekim’de bir çok sinav da 81 vilayet için de sonlar da bulunan Ardahan’a geliyor.. Basta LYS ve YGS, olmak üzere 81 Vilayette yapilan onca sinav da hep sonlar da bulunan Ardahan’a egitimden sorumlu bakan geliyor. Ögrencilerin servis ve yurt sorununu yasamaya devam ettigi 2014-2015 Egitim/Ögretim sezonun 3. haftasin da Ardahan’da olacak olan Milli Egitim bakaninin basta Göle’de olmak üzere bölgede yeni yapilan okullarin toplu açilisini yapacagi ögrenildi. Tasimali ögrencilerin köylülerle birlikte okullarina gidip, geldigi bir sirada Ardahan’a gelecek olan bakanin egitimde yasanan onca soruna ne gibi bir çözüm getirecegi merak edilmektedir. **Maliye Bakani da Cuma Günü Geliyor.. Öte yandan Milli Egitim bakanindan önce Maliye Bakaninin Ardahan’a gelecegi bilgisi de alindi. Yarin Ardahan’da olacagi ögrenilen Mehmet Şimsek’in Cuma günü Ardahan’a bir günlük ziyarette bulunacagi ögrenildi. “5’inci sinif itibariyle isteyen ögrenciler uygulamadan yararlanabilir” 1 Ekim’de Ardahan’da olacak olan Milli Egitim Bakani Nabi Avci, basörtüsünün orta ögretimde serbestligiyle ilgili, “5’inci sinif itibariyle isteyen ögrenciler uygulamadan yararlanabilir” dedi. Milli Egitim Bakani Avci, Medya Okuryazarligi Dersi Tanitim Toplantisi ve Yenilikler Paneli’ne katildi. Bilkent Otel’de gerçeklesen toplanti sonrasi gazetecilerin sorularini cevaplayan Bakan Avci, basörtüsünün orta ögretimde serbestligiyle ilgili degisikligin sorulmasi üzerine “Anaokulu ilkokul söz konusu degil. Ortaokullarda ve liselerde zaten bazi okullarda uygulaniyordu kapsam o çerçevede. 5 sinif itibariyle isteyen ögrenciler uygulamadan yararlanabilir. Provokasyonlar olur mu? Bugünlerde bekliyorum. Birileri fotograflar çekmek için mizansenler kurgularlar. Geçmiste bunun örneklerini yasadik. Ana okullarina bile çarsafli ögrenci sokarak fotograf çektirenler olur. Öyle provokasyonlar yapilabilecegini biliyorum ama isin dogrusu belli bir düzeydeki ögrenciler için bunu arzu eden ögrencilerin önündeki engellerin kaldirilmasidir. Zaten ortaokullarda bu uygulama vardi. Bazi derslerde de vardi. Oradaki genisleme ortaokullarda da var” seklinde konustu. Ardahan Haberleri **OKUL ÇEVRESİNDE ALINACAK TEDBİRLER VE DENETİMLERLE İLGİLİ TOPLANTI YAPILDI Okullar da güvenli ortamin saglanmasina yönelik, koruyucu tedbirlerin alinmasi ve tasimali egitimle ilgili olarak Vali Ahmet Deniz baskanliginda toplanti yapildi. Valilik Toplanti Salonu’nda ki toplantiya, Vali Ahmet Deniz, Vali Yardimcilari Deniz Piskin, Kadir Taner Eser, Emniyet Müdürü Selami Hüner ve ilgili birim müdürleri katildi. Toplantida konusan Vali Deniz, “Çocuklarimiz bizim her seyimiz. Okul bölgelerinde bazen çok ciddi sorunlar olabiliyor. Ardahan’da bu anlamda çok büyük sikintilar yok ama çocuklarimizin küçük yasta edinebilecekleri olumsuz aliskanliklarin önüne geçebilmek için, okullarimiz ve okul bölgelerinde her türlü güvenlik tedbirini önceden alarak, ileride olusabilecek olumsuzluklarin önüne geçmis olacagiz” dedi. Tasimali egitim konusuna da deginen Vali Deniz, ögrencileri tasiyan araçlarin sürekli olarak trafik kontrollerinin yapilmasi ve okullarda ögrencilere verilen yemeklerin titizlikle denetlenmesi konusunda ilgili birimlere talimat verdi. Vali Deniz ayrica, okul çevresinde okulla ilgisi olmayan kisilerin bulunmasi halinde, bu kisilerin tespit edilerek gerekli cezai islemlerin uygulanmasi yönünde talimatlar verdi. Toplantida, İl Emniyet Müdürlügü Çocuk Şube tarafindan, sunum gerçeklestirildi. Haberi ekleme saati: 11.27-23 Eylül 2014 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?

    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

    DEV YATIRIM’IN YOLUNA VALİ EL ATTI..

     


    Ardahan Haberleri Facebook'ta PaylasTwittirda PaylasDaha önce gazetemizin gündeme getirdigi dev yatirima Ardahan Valisi Ahmet Deniz sahip çikti. Ardahan’in Hanak İlçesine bagli ve bittiginde Türkiye’nin en büyük ahirlarindan bir olacagi belirtilen 3.5 Milyon Euro’luk yatirimin insasinin yolu Ardahan Valisinin devreye girmesiyle yapildi. Ardahan’in Hanak İlçesine bagli Yamçili (Macivet) köyünde TKDK destegiyle yaptirilan ve bittiginde içinde 250 Büyükbas hayvan barindiracak olan Besi Çiftligi yilsonuna kadar bitirilmesi hedeflenirken, önünde ki en büyük engel olan yol sorunu Ardahan Valisinin devreye girmesiyle son buldu. 25 Dönüm arazi üzerinde kurulan ve bittiginde 3,5 Milyonluk bir yatirimin gerçeklesecegi AK DENİZ BESİCİLİK’e ait 2 bin M2’lik dev ahir da 800 M2’lik yemlik, 500 Metre küplük slaj deposu, 50 tonluk su deposu, 8 adet makine garaji, 2 lojmanli dev bir çiftlik olacak. TKDK İPARD Destekli bu dev yatirima gösterdigi yakin ilgi için gerek yatirimci firma AK DENİZ BESİCİLİK, gerek ise Hanaklilar tarafindan takdirle karsilanan Ardahan Valisi Ahmet Deniz’e tesekkür edilirken, 1,5 kilo metrelik yolu yapan Ardahan İl Özel İdaresi Genel Sekreterligine ve çalisanlarinda tesekkür unutulmadi.














































  • KISIR DAĞINDAN ÜLKEYE 'GEÇMİŞ OLSUN' DEDİLER..



    Yazarlarimizi okuyor musunuz?


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    Ardahan AFAD, ülkenin Kafkaslara açılan sınırlarında bulunan Mehmetçik başta olmak üzere, Deprem ardından sınır, serhat kentler olarak bölgeye yaptıkları yardımlarının yanından, dondurucu soğukların yaşandığı bir zamanda, depremzedelerin yaşadığı sıkıntı hissedercesine tipili bir günde bölgenin en yüksek dağına tırmanıp, zirvede açtıkları bayrakla birlikte kalplerinin tüm sıcaklığı ile geçmiş olsun dileklerini gönderen Ardahanlı dağcılar bir süre öncede Ardahan plakasını hatırlatan ve -30’ları bulan dondurucu soğuklarda  buzlanan 75 metrelik Kars Susuz Şelalesinin buzlarına da tırmanmıştılar.


    **HER EVDE BİR DAĞCI OLMALI..


    Daha önce ağrı dağı zirvesine, İran’ın ve Gürcistan’ın en yüksek dağlarının zirvesine de çıkmış ve en önemlisi ‘her evde bir dağcı olmalı’ diyerek ilginç bir fikri olan ve hedefi Everest olan dağcı Doğu Yılmaz’da aralarında olduğu Ardaha ve Karslı dağcılar Kısır dağı zirvesindeydiler.

    ‘Her evde bir dağcının olmasının yararının, yaşanacak bu tür depremlerde yıkımlarda dağcısı olan evde kamp çadırı, kazımaya yarayan bir çok malzeme , ısınmaya yaracak malzeme ve onca eşyanın olur’ diyen 32 yaşındaki Dağcı Doğu Yılmaz ülkede, okullar da ve her evde dağcılığa önem verilmesi halinde her evin içinde zor koşullara dayanan ve malzemeleri hazır olan fertlerin depremlerde ve buna benzer afetlerde hazır birer fert olacağına inandığında söyledi.



    HELAL, HARAM.. LİK ve LIK..


    Öncelikle bir haber;


    Erdoğan: Rabbim de milletim de bizi afetsin…

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Olağanüstü Din Şurası’nın açılışında yaptığı konuşmada Fethullah Gülen Cemaati ile mücadelede geç kalındığını belirterek öz eleştiri yaptı.

    Erdoğan; Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Başbakan Bülent Ecevit gibi farklı görüşten siyasetçiler ve devlet adamlarının yanı sıra kendilerinin de geçmişte iyi niyet ile bu yapıya destek olduklarını söyledi.

    “Bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökmemiş olmanın üzüntüsü içindeyim” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bundan dolayı hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin.” 3 Ağustos 2016

    -2.Haber.. 

    Erdoğan helallik istedi, yurttaşlar cevap verdi: Helal etmiyorum

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem felaketinin vurduğu Adıyaman’da “helallik” istemesi sosyal medyada gündem oldu. Binlerce kullanıcının yorum yaptığı #helaletmiyorum etiketi kısa sürede ülke gündeminde birinci sıraya yükseldi.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahramanmaraş merkezli depremlerin vurduğu Adıyaman’da “helallik” istemesinin ardından #helaletmiyorum etiketi Twitter’da gündem oldu.

    Ülke gündeminde birinci sıraya yerleşen etiket on binlerce paylaşıma konu oldu.

    BİRGÜN GAZETESİ 27.02.2023 17:27

    -3. HABER

    Demirtaş’ın açıklamaları şöyle;

    Demirtaş: Ben sana helal olsun diyorum Erdoğan

    HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, deprem felaketinin ilk günlerinde bölgeye yardım götürülmediği için Adıyaman’dan helallik istemesine cevap verdi. Demirtaş, “Ben sana helal olsun (!) diyorum Erdoğan.” dedi.




    Demirtaş, “Ben sana helal olsun (!) diyorum Erdoğan. 100 bin insanın ölümünden sorumlusun ve bırak istifa etmeyi, halen aday olmayı düşünüyorsun. Hiç utanmıyorsun. Helal olsun be!!!’ dedi.

    Evet bu konuya ve üstteki üç habere baktığımızda Erdoğan’ın af ve helallik konusunda çok hassas olduğu ve bu yönde birçok açıklamasına ve de olumlu, olumsuz habere, yoruma rastlayabilirsiniz.

    Hemen hepsinin çokça tartışıldığı bu ‘helallik, haramlık’ tartışmaların yorumlarını siz okura bırakırken, ben ise Adıyaman’a dönüyor, orda yaşananlar konusun da kimi arayabileceğimi düşünüp, telefon rehberimi gözden geçiriyorum.

    Çünkü bu kentte bir cemaatin olduğunu ‘”Ya nerelerdesin?” diye sorduğum birçok tanıdığın bir tarikatın merkezinin olduğu bilinen “Adıyaman’daydım” cevabını verdiğini hatırlayıp, bu yaşanan depremler ardından aklıma gelen ilk şey gavurun Mercedeslerinin sıfır asfaltına dizildiği ve birilerinin el, etek öpmek için gittiği bu tarikatım orada ki sarayı pardon Kültesinin son durumunu merak ediyordum.

    Ve bu merakımı gidermeye çalışırken benim aralarına olduğum bir whatsapp grubuna atılan bir mesaj dikkatimi çekti. Her yere gitti ama niye Adıyaman’da helallik istedi diye sonlanan o mesajda, depremde Menzil tarikatının birçok mensubunun da hayatını kayıp ettiği ve “Menzil depremi durdurmadı” başlığı ile Menzile ait bir caminin de yıkıldığını da öğreniyordum.

    Ha bu arada Erdoğan ile birlikte Adıyaman’a giden ve “Söz sahibi buradaysa bana konuşma düşmez” diyen ama Adıyaman’ın niye unutulduğunu, neden gecikildiğini ve ihtiyaçlarının olduğunu yüksek sesle haykıran depremzedelere, “Susun, indirin bunları, dağıtın şunları” diye bir hayli sert çıkışan, Kayseri maçına Fenerbahçelileri gitmesine engel olan açıklamayı yaptığı ileri sürülen Bahçeli’nin de orada olduğunu hatırlayıp, bu helalLİK, haramLIK işlerin gidip, “Koca devleti, mafya bozuntularına ve kirli paralarına çamaşırhane yapanların, Allah bin belasını versin!” diye twit atan Kılıçdaroğlu’nu tehdit edelere kadar uzanacağını düşünerek uzatmadan (!) bugünkü yazımı da ’14 Mayıs’ta seçim var’ diyen Erdoğan’ın son açıklaması ile “Bugüne de şükür” diyerek  bitirmiş oldum.



    arşiv haber/yorumlar 18.08.2014 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
    Yazarlarimizi okuyor musunuz?






    Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas

  • AÇIK OLANLAR TATİLE GİRDİ, KAPALI OLANLAR YAŞAM MERKEZİ OLARAK AÇILIYOR…




    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



    MEB’in eğitim öğretim takviminde yer alan bilgilere göre 2022 yılı ilk ara tatili 14 Kasım 18 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Hafta sonu tatillerinin de eklenmesiyle bu süre 9 güne çıkacak. Yani öğrenciler 12 Kasım 2022 Cumartesi günü ile 20 Kasım 2022 Pazar günleri arasında toplamda 9 günlük bir tatil yapacaklar.


    Öte yandan Ardahan merkeze bağlı Çataldere (Kunzulut/Kunzut) ve Alagöz köylerimize açılan Köy Yaşam Merkezleri, ihtiyaçlara göre yapılandırılması sayesinde yöre halkının eğitim noksanlarını karşılaması için açılıp, hizmete girdi.




    KARA TAKSİM Mİ, KANLI TAKSİM Mİ?..


    Tarihler: 1 Mayıs 1977

    Kanlı 1 Mayıs veya 1 Mayıs Katliamı, 1 Mayıs 1977 günü Taksim Meydanı’nda kutlanan İşçi Bayramı’nda 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve 136 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan ve hala unutulmayan, her 1 Mayıs’ta yeni olayların yaşandığı ve tartışmaların hala devam ettiği yer Taksim..


    Yıl: 2013.. 27 Mayıs

    61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve sadece umumi hizmette kullanılmak koşulu ile tapuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş olan Taksim Gezi Parkı’na İstanbul 6. İdare Mahkemesi ve 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olduğu hâlde Topçu Kışlası’nı Taksim Yayalaştırma Projesi çerçevesinde imar izni olmadan yeniden inşa etmesini engelleme eylemi olarak 27 Mayıs 2013 tarihinde iş makinelerinin parka girmesinin ardından başlayan ve sosyal medya aracılığıyla  kısa süre de tüm yurda yayılan ve Ali İsmail Korkmaz gibi onca insanın ölümüyle hala tartışılan olaylar zinciri..

    Hem de ülkenin darbe ile ilk tanıştığı ve başbakanı, bakanları olan insanının idam edildiği kara tarih olan 27 Mayıs’ta yine Taksim..


    Ve yine İstanbul Taksim..

    İstanbul Beyoğlu’nda bulunan İstiklal Caddesi’nde bir patlama meydana geldi. Taksim’den girildiğinde yürüyerek yaklaşık 6 dakikalık mesafede olan bir noktada gerçekleşen patlamada hayatını kaybedenler olurken çok sayıda kişi de yaralandı. Bu yazımı yazdığım dakika verilen son resmi bilgilere göre bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilirken patlama nedeniyle 4 kişi olay yerinde 2 kişi de hastanede olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirdi. Patlamada 2’si ağır 81 kişi yaralandı. 

    Ama bu kez sosyal medya kısıtlanmış ve ülkemizi derinden üzen son yaşanan bu kahpe gelişme ‘terörü bitirdik diyen içişleri bakanı tarafından değil, valiyle bizzat görüşen cumhurbaşkanı ve yardımcısı ile bizim verdiğimiz haberler dışında tüm haberler dezenformasyondur diyen iletişim başkanlığından geliyor.

    Evet, bugün Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ve Siyasalı bitirmiş ama okul bittikten sonra onca üniversiteli gibi okuduğunu hayata geçirecek bir alan bulamayıp, yılmamış ve işsiz kalmayayım diye gazeteciliğe sarılırken sevmiş Şebnem Nas ile TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz programı bitirip, eve dönerken gelen bir telefonla ‘Taksim’de patlama olmuş, dikkat edin’ uyarısını alıyor, haberin içeriğini öğrendikçe sponsorumuz Mahir Aktaş’ın desteğiyle konuk ettiğimiz güzel sesli sanatçı Azbey ile yaptığımız programımızın hoş, seda içinde bitmesinin yaşattığı sevinç kursağımızda kalıveriyor.




    Ve o meydan da bulunan bir zamanlar İstanbul’un en yüksek binalarından olan ve sanırım bina, yer, arsa, alan olarak Çocuk Esirgemenin olan önündeki pala bıyıklı sima ile birçok filme konu olan The Marmara Etap aklıma geliyor.

    Çünkü 27 Mayıs Darbesi ardından devam eden darbeler silsileleri arasında bulunan 12 Eylül Cuntasının Darbesi ardından 83 ineğimizi satarak geldiğimiz ve bugün patlayan kahpe bomba ile yeniden gündeme gelen İstiklal Caddesinin karşısındaki Tarlabaşı’nda bulunan bir binayı otele çevirmeye çalışırken 1 Mayıs’ı unutmayan ve odalarında sıkıldığı iddia edilen kurşunlarla birçok devrimcinin canına mal olan o otelin ihalesine girmiş rahmetli babamın o oteli ellerinden çıkarmak istemeyenlerin tuttuğu mafya bozuntuları ile kavgasını hatırlıyor ve bugünkü gibi kan revana bürünmüş haliyle kendisini ancak yanımıza attığını bir kez daha hatırlıyor daha çok üzülüyorum.

    Ve… Yaşanan son kanlı olaydan kısa süre sonra ele aldığım bu yazımın adını ‘Kara Taksim’ mi, ‘Kanlı Taksim’ mi koysam diye düşünürken yaşananların resmî açıklamasını yaptıktan sonra yaşananlara rağmen önemli olan toplantıyı bu moral bozan alçak saldırıya rağmen iptal etmeyi gerek görmeyip, “TRK” özel uçak ile aynı gün saat 19.00’da 17’nci G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Endonezya’nın Bali kentine hareket eden AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi,  olaylara sabır ve sükunetle bakmak gerektiğini bende düşünüyorum.

    Çünkü suçun, güzelim Taksim’in adından değil, karanlık oyunların oynadığı arka perdede olduğunu düşünüp, rahmetle andığımız insanlarının acısıyla tüm ülkenin sabır içinde 2015 ve sonrasındaki olaylara benzer acıların bizlere yaşatılmak istenebileceğine dikkat etmesi gerektiğini hatırlıyor, hatırlatıyorum…


    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 26/01/2016 tarihli haber


    AÇIK OLANLAR TATİLE GİRDİ, KAPALI OLANLAR YAŞAM MERKEZİ OLARAK AÇILIYOR...Türkiye’de Kaç Banka Faaliyet Gösteriyor?


    Türk Bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların 2016 yılı Ocak ayı raporu yayınlandı. Hangi bankanın kaç şubesi var, en büyük banka hangisi?


    Türkiye ekonomisi için son derece önem arz eden bankacılık sektöründe faaliyet gösteren aktif banka sayısı toplam 48’e ulaştı. Türkiye banka sorgulama servisi trbanka.com’un 2016 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye’de yerli, yabancı ve kamu bankası olmak üzere 48 banka faaliyet gösteriyor. Bankalar 81 şehir ve 881 ilçedeki toplam 12052 şube ile vatandaşlara hizmet veriyorlar.rnrnSektörü mevduat bankaları ve katılım bankaları olarak incelediğimizde 2015 yılında Ziraat Katılım Bankası’nın açılmasıyla katılım bankaları sayısı 5’e çıktı. Albaraka Türk, KuveytTürk, Bank Asya, Türkiye Finans ve Ziraat Katılım’ın toplam 1000’e yakın şubesi bulunuyor bu da ülke çapındaki şubelerin %10’unu oluşturmakta. Ziraat Katılım Bankası’nın yakın zamanda farklı şehirlerde açması beklenen şubeler ile bu sayının hızlı bir şekilde artacağı düşünülüyor.rnrnMevduat bankalarında en geniş şube ağına bir kamu bankası olan Ziraat Bankası sahipken, bu bankayı İş Bankası, Yapı Kredi, Garanti ve Akbank izlemekte. Halkbank ve Vakıfbank gibi diğer 2 kamu bankası 900’e yakın şube sayıları ile bu bankaların gerisinde yer alıyor.rnrnBanka şubelerinin illere göre dağılımı nüfüsa paralellik göstermekte olup, en çok banka şubesi bulunan şehir olan İstanbul’da 3500’e yakın şube bulunmaktadır. Ankara 1200 şube ve İzmir 827 şube ile listede 2. ve 3. yer almışlardır. Türkiye geneline baktığımızda her 4 banka şubesinden birinin İstanbul’da olduğu gözlemlenmektedir. rnrnTürk Bankacılık sektörü 2015 yılında aktif kalitesi, özkaynak yeterliliği, fonlama yapısı ve kârlılık kapasitesi itibarıyla güçlü ve sağlıklı konumunu muhafaza etmiştir. Bankalar güçlü likidite oranları ve sermaye yapısı ile aktif kalitesini korumuştur. 2016 yılı için yapılan öngörümlerde bu yapının muhafaza edileceği ve daha da gelişeceği düşünülmektedir.

  • Bu Deniz Demir O Deniz Demir değil!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    “Bizi ümmet olmaktan çıkarıp birey olma bilincini, Cumhuriyet aydınlığının ilmini armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm şehitlerimizi sevgi ve saygı ile anarken, Cumhuriyeti zihninde ve kalbinde yaşatan bu büyük devlet büyük millet, Atatürk’ün kurduğu büyük Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşasın. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Hoşça kalın.” diyerek TRT’de sunduğu haberleri sonlandırdıktan sonra ‘Bizi ümmet olmaktan çıkarıp birey olma bilincini, Cumhuriyet aydınlığını ilmini armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm şehitlerimizi sevgi ve saygı ile anarken.’ satırlarıyla bir anda Ardahan Göleli CHP’li  TRT Muhabiri Deniz Demir ile aynı adı ve soyadı taşıyan Ardahanlı Deniz Demir bu olay arından birçok kişi tarafından arandığı ve geçmiş olsun denildiği öğrenildi.


    Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Ankara’da bir şehit cenazesine katıldığı sırada saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hemen yanında bulunan ve Kılıçdaroğlu’nu korumaya çalışmasıyla gündeme gelen CHP Genel Başdanışmanı Ardahan/Göleli Deniz Demir ile isim ve soy isim adaşı olması nedeniyle gündeme gelmişti.



    Korku salmakla korkutamazsınız?

    ‘Dağda değil, Ova da siyaset yaptınız da size bir şey diyen mi var?’ deyip, ovada siyaset yapanların tümünü başta PKK yetmedi KCK oda yetmedi YPG daha yetmedi, ‘sempatisi’ çeşitli ad ve bahanelerle hapishanelere dolduranların, oda yetmedi mahkemeler aracılığıyla siyasi yasak getirme çabaları ile bu ülkeyi nereye götürdüklerini gün geçtikçe daha da net görüyor ve görmeye de devam ediyoruz.

    Son örnekteki olduğu gibi yani daha dün, geçen gün  ‘Aleviciliği torbaya koyamazsınız’ diyen Alevilerin basit bir basın açıklamasına bile izin vermeyip, demokrasiden, özgürlüklerden bahsedenlerin buradakiler yetmez gibi yarattıkları olaylar ardından bir bölgeyi ambargo altına almakla insanların özgürlük istemesine, hak aramasına kafa sallayarak, ayak kırın demekle, göz dağı vermekle bu ülkeye, bu üleknin insanlarının barış getireceklerini sanıyorlarsa boşuna hayal ettiklerini hemen belirtmek isterim.

    Çünkü korku salmakla insanların korkutulamadığını şu geride kalan 40 yılda görmek mümkün değil mi diye sorarım.

    Evet bu ülkede gerçek gündem ne başörtüsü ne bir başka şey ve %185’i bulan ekonominin de altında yatan asıl sorun Kürt Sorunudur ve bu sorunun aşılması için barış güvercinleri her yolu deniyor ve denemeye de devam edecektir. Bununda en son örneği de Adalet Bakanını, negri, negri ağıtlatrıyla ‘barış sürecini başlatan ‘ Cumhurbaşkanının istemi üzerine HDP’yi ziyaretidir. Ve bu ziyaret çok önemli bir adımdır.


    Ancak bu yapılırken de başta milliyetçi partilere göz kırpan atanmış bakanlar, ulusalcı faşoların Şahinlerin gözdağına, saldırısına, pençe olmaz ise de kafa sallamasına pabuç bırakmayacaktır.

    Hele hele ki bazı karanlık güçlerin bu ülkenin, bu Ardahan’ın huzurunu bozmak ve bu yaşananlardan nemalanmak hesapları ise hiç tutmayacaktır.

    Çünkü bu ülkede kardeşliğin yeşermesine, Cumhurbaşkanı ve HDP’lilerin o dediği ipin kopmamasına direnenlerin olduğunu herkes ama herkes iyi bilmelidir…

    Bu nedenle; karanlık hesaplar yapanlar bilmelidir ki o karanlıkları aydınlatmak için birileri de ellerinde güçlü fenerler ve yürekler taşımaktalar.

    Barışın, kardeşliğin, huzurun devamı ve savaşın, kavganın, huzursuzluğun durması için verilen mücadeleyi karanlık oyunlarına alet etmek isteyenleri burada bir kez daha uyarıyor ve bu halkın öyle korku salmakla, gözdağıyla tırsmayacağını bilmesini istiyorum.

    Ve diyorum ki; bu ülkede o istenen huzuru, barışı, kardeşliği gerçek anlamda isteyenlerin, O karanlıkta beslenen Baykuşlardan fazla olduğunu herkes bilmelidir…
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 16/12/2017 tarihli haber


    Ardahan STK Başkanları İstanbul'da..Ardahan STK Başkanları İstanbul’da..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla yol almaya devam eden ve her gün yeni bir çalışma ile bu hedefine doğru giden Ardahan Dernekler Federasyonunun organize ettiği, ‘Ardahanlı İş Adamları/İş Kadınları Toplantısı’ serisinin bir yenisi daha gerçekleşiyor.


    20 Milyonluk İstanbul’da bir çatı altında bir arya gelmiş, ekonomide, siyaset, kültürel çalışmalarda güş birliği yapmış bir yapı oluşturma çalışmalarına ara vermeden devam eden ARDAFE’in organize ettiği yeni toplantıya Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Esfender Yılan, Ardahan ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, MÜSİAD Ardahan İl Temsilcisi Orhan Gökdemir’in yanı sıra 50’ye yakın Ardahanlı İş Adamı ve Kadının katılması beklendiği toplantı da Ardahanlı İşadamları ve Kadınlarının birliket iş yapmaları, Ardahan ve bölgede ki yatırım ve buna yönelik çalışmaların tartışılması beklenmektedir.


    Sayın Başbakan Havaalanı ve Çağrı Merkezi Ne Oldu?







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    KAI, KAIFED, KAISİAD gibi saçma saban oluşumların hatta Serhat Ardahan Spor’un bir sezon öncesi 3. Lige çıkmasını engelleyen, Ardahanlı spor severleri döven ve bu sezon da Serhat’ın önünü kesmek için en büyük engel olanların maçına insanları davet eden memur başkanların hatta Ardahanlı siyasilerin gözlerinde büyüttükleri birinin başında olduğu, ‘Cazibe Merkezi Projesi’ kapsamında olan Ardahan’a 300 Kişilik Çağrı Merkezi hala açılmadı..

    Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun hattını değişip, Ardahan’a faydası olmayacak hale getirenler, Çıldır Yukarı Cambaz köyü sınırları içinde olması gereken Anterpolü alıp, kendi seçmenine doğru götürenlerin hükümetin programı içinde olan tünelleri, yıllardır bitmeyen bölünmüş yolları hizmet diye yutturduğu şu günlerde, ‘Cazibe Merkezi Projesi ve Programı’ içinde ki ‘Ardahan’a Çağrı Merkez’ ni hala kurdurmadıklarını yarın Ardahan’da olacak olan Başbakan’da bilmeli..

    Evet sayın başbakanım;

    Ardahan’a hoş geldin..

    Umarım dün Ankara’da eliniz de en çok iş istihdamı kazandıran Ardahan’a hala açılmayan çağrı merkezini de getirdin..

    Türkiye’nin en yoksul kenti olmasına karşınsizn memleketiniz Erzincan’ında içinde bulunduğu Doğu Anadolu Bölgesinde en çok iş istihdamı sağlayan, ülkesinin sınırların da bekçilik yapan Serhat Ardahan’a açılacağı ve 300 işsize iş sağlayacağı ileri sürülen Çağrı Merkezinin hala kurulmadığından haberiniz var mı?

    Bilmem ama bir dönem de sizin başarıyla başında yürüttüğünüz bakanlığınızın projesi ve sözü olan Çağrı Merkezi gibi Ardahan’a havaalanı projesi de bugüne kadar gerçekleşmemiş olduğu hatırlatmak isterim..

    Sayın Başbakan;

    İl Milli Eğitim, İl Tarım Müdürlüğü, İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü başta olmak üzere bir çok müdürlüğünün vekilin vekili ile yönetildiği Ardahan’a hoş geldiniz derken 1992 yılında 170 binin üzerinde bir nüfus alo ile vilayet olan Ardahan hala göç vermekte ve bugün 99 bine düşen nüfusu ile yılardır beklediği yatırımları hala beklemekte..

    Nedir o yatırımlar diye soracak olursan onuda geldiğin Ardahan’nıma bir kaç gün kal ve başta esnafı olmak üzere köyleri gezerek ele ayrıl derim..

    Çünkü sadece AK Parti Kongresine katılmak için gelmeyip, bir kaç günlüğüne gelip, Ardahan’ın sorunlarını yerinde incelersen son 20 yıldır partine, iktidarına oy verip, hizmet bekleyen Ardahan ve Ardahanlının bin ahını işitir, sende benim gibi üzülür ama başbakan olduğun için önüne sunula hazır dosyaya inanmaz ve bir şeyler yapmaya çalışacağına inanıyor, saygılar sunuyorum..

    Yeniden özlediğim memlekete, serhat’a, aşkım Ardahan’a hoş geldin Başbakanım..

     


    **İstanbul’da ki tüm dernekler paydaş olmaya davet edildi..


    *02/10/2017 Tarihli Haber


    Bir ilki gerçekleştirmeye hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu 21-27 Kasım tarihlerinde İstanbul’da yapacağı, ‘Birincisi Ardahan Günleri’ için kolları sıvarken ARDAFED’in bu önemli çalışmasına Ardahanlılardan, Ardahan STK’larından, Diğer federasyon ve derneklerinden tam destek geldi.


    Ardahan Federasyonun tüm federasyon ve dernekleri paydaş yapmayı düşündüğü ve bu yönde de federasyon ve derneklerle iletişime geçtiği şu günlerde İlter Avşar’ın başkanlığını yaptığı Ardahan Eğitim Vakfı 21-27 Kasım Günleri arası İstanbul’da yapılacak olan 1. Ardahan Günleri Etkinliğine tam destek açıklamasını yaptı.


    **Hoç/Fed’de Katılacak..


    Konu hakkında bir açıklama yapan AREV Başkanı İlter Avşar Ardahan’ı Ardahanlıların ve Ardahan adını taşıyan vakıf, federasyon ve derneklerin temsi ettiğine inanan Ardahan Eğitim Vakfının 21-27 Kasım Günleri İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Ardahan Günlerine tam destek vereceklerini belirtti.


    ‘Serhat’ta Yaşam’ adlı güzel bir dergi çalışmasına da imza atan AREV’in bu açıklamasını çok önemsediklerini belirten ARDAFED yönetimi bu süreçte tüm Ardahanlılardan destek beklediklerini özellikle federasyonlarımız olmak üzere ARDAFED’e üye olan yada olmayan İl, İlçe ve Köy Derneklerini bu önemli etkinliğe paydaş yani ‘gelin ortak’ olun diyoruz’ dediler.


    Öte yandan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın paydaş olmaya davet ettiği federasyonların başında gelen Hoçvan Federasyonu Başkanı Latif Yılmaz ile yaptığı görüşmede Hoç/Fed’in de bu önemli çalışmaya gereken desteği vereceği teyidi alındığı da alınan bilgiler arasında oldu.



    **Bugün Hepimizin..


    Teşekkür ettiğim Ardahan Valiliğinin onay verdiği, güç aldığım samimi bir yönetimi olan ARDAFED’in başını altına koyduğu Ardahan’ı Tanıtma Günleri için kolların sıvandığı şu günlerde bende ki heyecanı sanırım sizlerde tahmin ediyorsunuz..

    Evet, 1992 yılında vilayet olmasına karşın başta KAI, KAISİAD denen çete ve diasporanın olmak üzere Kars’ın ve Ardahan’ın adını kullanıp, Ardahan’a bir şey vermeyenlerin gölgesinde kalan halan ilçe olarak tabir edilen Ardahan’ı bir çok Ardahanlının yaşamlarını idame ettiği ülkemin en büyük metropolünde tüm dünyaya tanımak için yeni ve çok önemli bir adımı daha attık..

    Bunun heyecanını tarif etmek tabiki zor..

    Ancak benim asıl heyecanım bu önemki etkinliği bir Ardahanlılar olarak hemde Ardahanlı olrak el birliği ile yapıp, yapmayacağımızdır..

    Yani Ardahanlı, Göleli, Hanaklı, Damallı, Çıldırlı, Posoflu, Hoçvanlı, Gorvengli bu işte bende varım diyecek mi?

    Yoksa Fakir bu işi başarmasın diye Ardahan’ı, Ardahanlıları es geçip ARDAFED’in paçasına yine yapışacaklar mı?

    Bilmem ama Ardahan Valiliğinin onay desteğini alan İstanbul Büyükşehir’in yanımızda olduğu bu süreçte ben tüm Ardahanlıların ARDAFED’in yanında yer alacağına kendim gibi inanıyorum.

    Çünkü Ardahanın, Ardahanlılığın Fakir’in babasının olmadığını ve bende Ardahanlıyım diyeceklerine inandığım milyonu bulan Ardahanlı olduğunu biliyorum..

    Evet, haydi bakalım hepimizin günü olmasını istediğim İstanbul’da ki ‘1. Ardahan Günleri’ için sizin, Ardahanlıların desteği gerek..

    Var mısınız?

    Bugün Hepimizin Günü

    diyecek misiniz?..

    Ardahan Dernekler Federasyonuna PAYDAŞ olacak mısınız?

    Bizde varız diyecek misiniz?

    Bilemiyorum ama;

    Ankara Ardahan Federasyonu,

    Bursa Ardahan Federasyonu,

    Göle Federasyonu,

    Çıldır Federasyonu,

    Hoçvan Federasyonu,

    Ardahan Dernekleri, 

    Ardahanlılar,

    Bugün Hepimizin diyecek misiniz?..


    ARDA/FED İLE AREV EĞİTİM İÇİN BİR ARAYA GELDİ, ARDAHAN EĞİTİM E KÜLTÜR DERNEĞİ DE DESTEKLEDİ..


    *03/01/2016 Tarihli Haber


    Ankara’da olmasına karşın aktif olmayan Ardahan Vakfı’nın kurulması gerektiğine yönelik yapılan çağrıyı değerlendiren Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan Eğitim Vakfı yöneticileriyle bir araya geldi. Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği de ARDA/FED ile AREV’in bir araya gelmesine tam destek verdi.


    Merkezi istanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 50’ye yakın Ardahan Derneğinin bulunduğu ARDA/FED’de, AREV Başkanı İlter Avşar ve AREV Genel Sekreteri Fuat Avşar ile bir araya gelen Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz  ARDA/FED Merkezinde yapılan görüşme ardından şöyle dedi. ‘İstanbul merkezli güçlü bir lobi oluşturmaya çalıştıkları bir sırada başta eğitim sorunları olmak üzere bölgenin ana sorunlarına da çare olacak projeleri hayata geçirmek istiyoruz.’ Bu nedenle; Ardahan Eğitim Vakfı ve Ardahan Eğitim Derneği ile iş birliği yapılabiliri konuşmak için AREV yöneticileri ile bir araya geldik.’ dedi.


    Ardahan Dernekler Federasyonun ilk kez ziyaret ettiğini ve yeni yönetimi kutlayan Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar ise ARDA/FED’in son aylarda yaptığı çıkışını bir çok Ardahanlı gibi kendilerinin de yakından takip ettiklerini ve bu çalışmalara nasıl katkı sunup, birlikte hareket edebiliriz diye buradayız. Avşar, ‘AREV olarak tamamen bölge eğitimine katkı amacıyla gönüllü bir çok arkadaş ile bir araya geldiklerini ve başta Ardahanlı üniversite öğrencilerine burs konusu olmak üzere bölge eğitimine daha iyi kalkınmasın da nasıl katkı sunabiliriz ?’ diye çıktığımız bu yolda her türlü işbirliğine hazırız. Bunun için buradayız’ dedi.


    **ARDAHAN EĞİTİM DERNEĞİ DE DESTEK VERDİ..


    81 Vilayet için de başta eğitim de olmak üzere bir çok konuda sonlarda olan Ardahan’a yönelik olarak nelerin birlikte yapılabileceğinin tartışıldığı ARDA/FED ile AREV’in bir araya geldiği toplantıya telefon ile katılan ve her konuda iş birliğine hazır olduklarını belirten Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Ardahanlı İşadamı Celil Ünlü’nin de onayladığı bu birliktelikte vakfı olmayan Ardahan’ın hazır da bir eğitim vakfının olması şanstır. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek için ne gerekiyorsa Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği olarak hazır olduklarını söyledi.


    İstanbul’un önemli ilçelerinde  olan Beykoz İlçesinde ki Ardahan İl Derneği Başkanı Gazeetci Yusuf Şit’in de hazır bulunduğu toplantıda AREV’in yeni isim ve simalarla güçlendirilip, daha aktif hale gelmesi için ön anlaşmanın yaşandığı ARDA/FED, AREV ve Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği oluştırılmak istenen güçlü lobi için birlikte hareket etme kararı da aldılar.

  • TOKİ’DEN SONRA AHIR KENT!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    Alınan bilgilere göre Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Serhat Kalkınma Ajansına (SERKA) sunulan “Göle İlçesi Hayvan İşletmelerinin Taşıma“ Projesinin hayata geçirilmesi için sözleşme imzalandı.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2022 yılı Fizibilite Desteği (FZD) Programı kapsamında mali destek almaya hak kazanan “Göle İlçesi Hayvan İşletmelerinin Taşıma Projesi” başlıklı projenin sözleşmesi SERKA Genel Sekreteri V. Nurullah Karaca , Ardahan İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Fatih Cineviz ve Göle Belediye Başkanı  Ilhan Gültekin’in katılımları ile imzalandı.

    Göle İlçesi Hayvan İşletmelerinin Taşıma Projesine Serka ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenecek.


    Bu proje ile, Ardahan İli Göle İlçesinde bulunan 179 adet büyükbaş hayvancılık işletmelerinin yeni yerleşim alanına taşınmasına yönelik fizibilite çalışması yapılarak daha sonra yatırım projesiyle Göle İlçesi’nin hayvancılık üssü haline getirilmesi, mahallelerde bulunan hayvancılık işletmelerinden kaynaklı sorunların çözüme kavuşturulması ve sosyo-ekonomik yönden gelişim potansiyelinin ortaya çıkarılması ve artırılması amaçlanmaktadır.



    Gazeteci Markalı Arabam..


    Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu.. 

    Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..

    Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…

    Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..

    Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..

    Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..

    Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..

    Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..

    Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…

    Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..

    Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak…
    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    arşiv haber 04/01/2016btarihli haber/yorum


    SINIR DA SİVİL DÜŞÜNSINIR DA SİVİL DÜŞÜN


    ARDAHAN KENT KONSEYİ TARAFINDAN SİVİL DÜŞÜN AB PROGRAMINA SUNULAN ‘SINIRDA SİVİL DÜŞÜN ‘ PROJESİ ONAY GÖRDÜ.


    Başta İstanbul’da olmak üzere bir çok derneğin art ard kaz geceleri yapıp, iş yapıyorum diye toplumu uyuşturmaya deam ederken Ardahan’da ki derneklerin yanı sıra kent konseyi projeler üretip, kabul ettiirip, hayata geçirmeye deam ediyorlar.


    Son olarak Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Türkiye’ deki aktif bireylerin, sivil toplum örgütlerinin ve platformların desteklenmesi amacıyla 2012 yılı sonrasında uygulanmaya konulan Sivil Düşün AB Programı kapsamında Ardahan Kent Konseyi tarafından Ardahan Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Bürosunun desteğiyle hazırlanmış olan Sınırda Sivil Düşün projesi onaylandı. Proje kapsamında Kent Konseyleri arası bilgi transferi ile bir model oluşturulması, Dünden Bu Güne STK Konferansı, kadın hakları, kadının bilgiye ulaşımı konularında seminerler düzenlenmesi ile İlimizdeki Sivil Toplum Kuruluşlarına STK Yönetimi Eğitimi, İnsan Kaynakları Eğitim ile İnsan hakları konularında eğitim verilerek farkındalık yaratılması hedeflenmektedir. İSİMLİ PROJE ONAY GÖRMÜŞTÜR.

  • Fakıbaba'nın ardından Atalay'dan da istifa sinyali..

    EKİZ İNŞAAT'TAN EV İMKANI!.. ARA EV SAHİBİ OL..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    AK Parti’de bir dönemde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak da göre yapan Ahmet Eşref Fakıbaba, milletvekilliğinden ve partisinden istifa etti.


    Ahmet Eşref Fakıbaba istifa kararını sosyal medya hesabından duyurması ardından AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın Fakıbaba’nın isfifa paylaşımını beğenmesi dikkat çekerken, 4 dönemdir AK Parti’de milletvekili olan ve AK Parti’den yeniden aday gösterilmeyeceği konuşulan ‘Atalay’da mı AK Parti’den istifa edecek?’ sorununu gündeme getirdi.


    ORHAN ATALAY’DAN SEhFEN AÇIKLAMASI 


    Orhan Atalay, iddialara ilişkin şu açıklamayı yaptı:


    İŞTE O PAYLAŞIM




    Şeytan’ın Avukatı ve Avukatları…


    Dün sevdiğim, saygı duyduğum bir Avukat hemşerim olan Av. Serkan Kaya’yı ziyaret edip, bürosunda çayını içerken Adaletin tartışıldığı ülkemde işinde bir hayli başarılı olan bu avukat ile sohbetimi bitirip, kendisinden ayrılırken art arda telefonuma gelen mesajlarla Kaya gibi haktan, hukuktan, adaletten yana olan başarılı onca gerçek avukatın yerini almaya kalkan, şeytanların yalaka tayfası avukatlar için yaptığım ve ulusal basında geniş yer bulan bir haberimin herkesi harekete geçtirdiğini duyuyor, okuyor ve gülümsüyordum.


    Ve o şeytanları not edip, bilgisayarımın başına dönüp, yazıma başlık olan konuya yani Şeytanın Avukatı isimli romandan uyarlanan ve 1997 yapımı bir Hollywood filmi olan ‘Şeytanın Avukatı’ adlı filmi arıyorum.


    Bu filmi izleyeniniz ya da romanı okuyanınız var mı bilmem ama başta son seçimi şaibeli olduğu iddia edilen Ardahan Barosunu’nun kurulmasında büyük emeği olan ve geçtiğimiz günlerde Lefkoşe’ye Büyükelçi olarak atanan Feyzioğlu olmak üzere onca sevdiğim avukat dostu bulunan, amcası ve 3 kuzeni avukat olan biri olarak ne romanı okumuşum nede bu romandan esinlenerek çekilen bu filmi izleyebilmiştim.


    Başrollerde mafya-vari filmlerinden tanıdığımız Al Pacino, Keanu Reeves ve Charlize Theron oynadığını filimde bir avukat olan Kevin Lomax’in (Keanu Reeves), zengin iş insanı John Milton (Al Pacino)  baş rollerini aldığını yaptığım araştırmada öğrenip, bir taraftan bu yazımı yazıyor diğer yandan filmi izlerken kendi kendime gülümsüyordum.


    Çünkü şeytanın, şeytanların hemen hepsinin bedavadan, beleşten değil, yalakalıktan, çıkar beklentisinden dolayı cübbeleri olmadan bu ulvi mesleğe, acıtan haberim ardından üstü kapalı tehdit, şantajlarda bulunup, mafya-vari açıklamalarda yapanların avukatlığına soyunduklarını bir kez daha algılıyor, bunların hep var olduğunu hatırlıyorum.


    Evet, 36 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda son yaptığım ve ulusal medya ve basının gündemine taşınan haberim gibi onca haberim ardından sıkça karşılaştığım bu şeytanlar ve avukatlarıyla mücadelemi verirken özellikle o şeytanların avukatlarını not edip, bir kenara yazdığım notlarıma baktığımda ise notlarımın neredeyse bir kitap hatta filim olacak kadar sayfalar doldurduğunu görüyordum.



    Ve günü, yeri geldiğinde birilerinin neden şeytanların avukatlığına yani durup, durduk yerde kendileriyle alakalı olmayan işlerde ortaya çıkıp, yalakalığa, küçük kırpıntılara soyunduklarını yüzlerine vurup, kamuoyuna bunların gerçek yüzlerini ortaya koyduğumu da biliyorum.


    Bu arada, ‘Toplumsal bilinci ve kamu yararını gözeterek, uzun çalışma saatlerini ve zorlu çalışma koşullarını önemsemeden basın yayın kuruluşlarında fedakârca çalışarak, gelişmeleri halkımızla paylaşma yolunda emek harcayan tüm değerli basın çalışanlarının ’21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nün de beni gazeteci olarak hatırlayıp, kutlayan dostların güzel mesajları da bana ayrı heyecan veriyordu.


    Bu heyecanın nedeniyse 36 yıllık gazetecilik hayatımda hep halkın, hakkın yanında olmaya gayret eden bir gazeteci olarak benimde aslında halka, kamuoyuna, insanlığa ve ‘Şeytanlığı bırak işini doğru yap’ dediklerime düşüncelerimle avukatlık yapıp, hakkı, halkı savunmaya çalışmaktan öte bir şey yapmadığımı bana anımsatmasıydı.


    Bu duygunun verdiği rahatlıkla gazetecilik hayatımda 36 yıla yakındır yaptığım haberlere, yazdığım yorumlara ‘birilerini acıtsa da’ bir kez daha kalınca imzamı atarken onca şeytanın avukatlarının yalakalıklarının, yavşaklıklarının kendileriyle alakalı olmayan yazdıklarımı durup, durduk yerde çürütmeye kalkmaları, şeytanları savunmaya geçmelerini de halka, okura, kamuoyuna bırakıyorum.


    Buna nedense, ‘günü, yeri geldiğinde..’ diyerek gerek bir gazeteci olarak gerekirse Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak bu mesleği, işi, görevi hakkıyla yapan ve haber, yorumlarıyla ‘Evet gazeteci bu’ dediğim tüm meslektaşlarımın 21 Ekim Dünya Gazeteciler Gününü kutluyor işime, ‘bu acıda size yeter’ diyerek ga




    arşiv haber 03/12/2015 tarihli haber/yorum


    KAYMAKAMIN GİRİŞİMLERİ ISITTI!..


    Kar yağışının yeniden başladığı ve dondurucu soğukların yaşandığı Ardahan’ın Posof İlçesi Kaymakamının girişimleri ile başta ilçeye bağlı Süngüllü (Arile) köyünün okulunda okuyan öğrencilere olmak üzere 841 öğrenciye giyim yardımı yapıldı.


    Konu hakkında yapılan yazılı açıklamada; LC WAIKIKI Mağazacılık Hizmetleri Tic. A.Ş . ve İlçe Kaymakamlığımızın girişimleriyle eğitim gören öğrencilere giyim yardımında bulundu. 

    Süngülü ilköğretim Okulu’na,Posof Anaoklulu ‘nda ve Posof İlkokulu’nda gerçekleştirilen dağıtımlara Kaymakamımız Sayın Ufuk Özen Alibeyoğlu, ve İlçe Milli Eğitim Müdür V. Esra Ezgi DEMİRCİ katıldı.



    Bu kapsamda İlçe Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü desteği ile İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı gözetiminde hazırlanan giyim paketleri öğrencilere dağıtıldı.

    İlçe Kaymakamımız Sayın Ufuk Özen Alibeyoğlu, yardımlar dolayısıyla LC WAIKIKI Mağazacılık Hizmetleri Tic. A.Ş. firması yetkililerine teşekkür ederken, giyim paketlerinin hazırlanmasında emeği geçen kurum ve kuruluşlarda çalışan personellere teşekkürlerini sundu

  • 100 öğrenciden yüzde 16,3'ü Ardahan Üniversitesine kaydını yaptırmadı..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    CHP’li İstanbul Esenyurt Belediyesi ile Ardahan Müftülüğü ile iş birliği sözleşmeleri imzalayan Ardahan Üniversitesine yine başvuru yok.


    Üniversite kayıtlarının bitmesinin ardından ek yerleştirmeler önceki gün başladı. Bununla birlikte hak kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayan öğrencilerin sayısı da belli oldu. Buna göre 100 bini aşkın öğrenci kayıt hakkı olmasına rağmen bunu kullanmadı ve üniversiteye girmedi. Bu sayı geçen yıllara göre oldukça yüksek. Diğer senelerde 70 bine yaklaşan kayıt yapmayan öğrenci sayısı bu yıl 35 binden fazla artmış oldu.


    Kayıt hakkı kazanmasına rağmen 105 bin 772 öğrenci üniversitelere girmedi. Eğitim Uzmanı Salim Ünsal’ın çalışmasına göre bu 105 bin kişinin 24 bin 544’ü lisans, 81 bin 228’i ise önlisans programlarına kaydını yaptırmadı. Boş kalan kontenjanlarla birlikte ek tercihler için 122 bin 209 kişilik bir yer açıldı. Böylece ilk tercihler sonucunda yüzde 2 olan boş kontenjan oranı da yüzde 12’e yükseldi.



    Vakıf üniversitelerinde yaşanan fahiş artışlar da bu tercihlerde etkili oldu. Özellikle burslu olmayan bölümleri tercih eden ve yerleşen öğrenciler üniversitelere kayıt yaptırmadı. Yine vakıf üniversiteleri gibi ücretli olan Kıbrıs’taki ve yabancı üniversitelerde de kayıt yaptırmayan öğrenciler oldu. Ücretli programlara kayıt yaptırmayan öğrencilerin sayısı 18 bin 977 oldu. Devlet üniversitelerinde kira ücretleri ve barınma sorunu gibi nedenlerin yanı sıra bir anlık heyecanla yazılan önlisans bölümleri de kayıt yaptırmamada etkili oldu. Devlet üniversitelerinde hak kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayan öğrenci sayısı 86 bin 975 oldu. Bunların 67 bin 642’sini önlisans programlarını seçen öğrenciler oluşturdu.






    İllere göre bakıldığında ise kayıt hakkını kullanmayanların oransal olarak en çok olduğu kent Şırnak oldu. Şırnak’ta 100 öğrenciden 18,6’sı kayıt yaptırmadı. Şırnak’ı yüzde 16,3 ile Ardahan ve yüzde 15,5 ile Bitlis takip etti. Kayıt hakkını kullanmayanların en az olduğu kent ise Eskişehir oldu. Eskişehir’de yüz öğrenciden 5’i kayıt hakkını kullandı. Onu yüzde 5,1 ile İstanbul ve yüzde 5,4 ile Ankara takip etti.



    EN TEMEL SORUN EKONOMİ



    Salim Ünsal bu durumun sebeplerini şöyle açıkladı: “Bir tanesi ekonomik. Bunun içinde barınma, temel giderler, kira, yurt, eğitim giderleri gibi faktörler var. Tercih yaparken bunu çok dikkate almayıp, kayıt döneminde o gerçeklikle karşılaşınca kararından vazgeçen öğrenciler var. İkincisi ise akademik eğitime ilişkin beklentinin gittikçe düşmesi. Ayrıca öğrencilerin ne yazık ki illeri, üniversiteleri, bölümleri çok incelemeden araştırmadan tercih yapması var. Yerleştikten sonra kayıt döneminde pişmanlık duyuyorlar.”




    VAKIFLARA İLGİ AZALDI



    Bunların içinde en belirgin olanın ekonomik koşullar olduğunu belirten Ünsal şöyle devam etti: “Birincisi barınma sorunu. Yeterli KYK yurdu yok. Üniversiteleri eski olan bazı illerde sorun çok yok ama özellikle sonradan üniversite açılmış illerde kamu yurtları yetersiz. Özel yurtlarda veya kiralarda da fiyatlar yüksek olunca doğal olarak barınma en önemli sorun. Çocuk üniversiteyi kazanıyor ama yurt bulamayınca, ev tutamayınca, bu masrafları karşılayamayınca doğal olarak kayıt yaptırmaktan vazgeçiyor.



    İkinci olarak, bir öğrenciye yurt da tutsanız, ev de verseniz sonuçta bu öğrenci yiyecek, içecek, arada ailesinin yanına gidecek. Bunların hepsini alt alta koyduğunuzda bir bütçe gerektiriyor. Öğrencinin barınma dışında temel giderleri de var. Başka bir ilde giderlerin karşılanması da kolay değil.

    Üçüncüsünü özellikle vakıf üniversitelerinde çok gördük, ücretini fazla artırmış olanlara ilgi azalmış. Birisi yüzde 40, birisi yüzde 100’ün üzerinde artırmış; yüzde 100’ün üzerinde artıranlarda kayıt kaçaklarına yansımış bu. Bu üniversitenin hizmetlerinin, o üniversite profilindeki öğrencinin gelir düzeyinden yüksek bir artış yaptığı anlamına geliyor.



    Bir başka şey ise, bazı illerde devlet üniversitelerine çok fazla talep yaşanmadı. Öğrenci ili dediğimiz Eskişehir’de 100 öğrenciden 5’i kayıt olmamış. Ancak Aydın, Antalya, Muğla gibi özellikle turizmle birlikte pahalılığın da arttığı illerde kayıt olmayanların yüzde 11-12’ye yükseldiğini görüyoruz. Geçim sorunu yaşanabilecek, hayatın pahalı olduğu illerde öğrenciler biraz geri çekilmişler. Hayat pahalılığının kayıt olmamada bu sene biraz daha etkili olduğunu gördük.”



    Yarım kalmış örgütlenme: Lobicilik..


    Göçün devam ettiği Ardahan’ın nasıl olup yeniden moral bulup, kalkınacağı yönünde yapılan onca çalışma ve çabanın neden istendiği şekilde başarıya ulaşamadığına baktığımızda bunun birinci nedenin 98 binlik nüfusu kalan Ardahan yerelinin yani yerel yöneticilerinin batıdaki 300 bin nüfuslu Ardahan ile kuramadıkları köprünün kırık, geçit vermez fesatların temiz suyu kendi özel küçük, kıytırıktan çıkarları uğruna kirletip, yarattığı dalgalanmalar olduğunu görmekteyiz.

    Çünkü tüm ülke ve hatta dünyada olduğu gibi bir kentin idaresinin başındakilerin ‘Böl parçala, yut..’ ya da ‘küçük olsun, benim olsun’ anlayışı ile hareket edip, başta İstanbul’daki stk olmak üzere bu yönde samimi hareket edenler arasına koydukları fitne ve ayrımcılık olmak üzere birçok yanlış hareketleri dolayısıyla adeta darmadağın olan ve toplamaya çalıştıkça dağılan bir birliktelik karşımıza çıkıyor.

    Çünkü Ardahan yerelin batıdaki en büyük kurumu iddiasında olan kuruluşların güçlenmesinden, büyümesinden rahatsız olduğu,   aynı durumun ise batıda bulunun Ardahan kaymağını yiyip, Ardahan ve Ardahanlılara bir hayrı olmayanların Ardahan üzerinde hesapları olan çantacıların ayak oyunları ve bunun önüne geçmek için bin bir ayak oyunları ile o çok istenen ama bir türlü başarılamayan birlikteliğe çomak sokup, darmadağın ediyor.

    Milletvekilinin, ‘Gelir vekil adayı olur’

    Başkanların, ‘Gelir başkanlığa aday olur’

    Muhtarların, ‘Gelir köye muhtar adayı olur’

    İdarecinin, ‘Boş ver ben koltuğumdan rahatım ya veya nasılsa yarın gideceğim’ diyerek baktığı batıdaki insan ve ekonomik gücün toparlanmaması ve birlikteliği ortaya koyamaması Ardahan’da devam eden göçü tetiklemekte ve devam ettirmekte.

    Buna neden ise bu durumu gören batıdaki Ardahan oradan bir şey olmayacağını, kurtuluşun buradaki birliktelikten geçtiğini anlayıp, geride kalanları da ‘belki burada kurtulur Ardahan, Ardahanlı’ diyerek batıya çağırmasıdır.

    Halbuki; Başta o kentin valisi, kaymakamlar, belediye başkanları, muhtarları ve stk’ları bir araya gelerek siyasileri de önlerine katıp, federasyonlar aracılığıyla ulaşacakları batıda, esecek olan Ardahan’a moral rüzgârı bile o kentte yaşanan göçü durduramasa da en aza indiremese de yavaşlatacak ve zaman içinde durduracağı da bir gerçektir.

    Benim o dönemin ekibiyle birlikte başkanlığına gelip, 5 yıldan biraz fazla bir süre içinde batı kentlerinde 50 yıldır yapılamayanı yani ilk Ardahan’ı Tanıtma Günlerinde ortaya konulan ve 4 gün içinde 1,5 Milyon insanın bir araya gelebildiği ve yine başta KAI, KAISİAD gibi saçma ve Ardahan, Ardahanlılara engel olan siyasi diasporayı elimin tersi ile geri itip, birçok yapılmayanı yapmaktı. 

    Ve bunun için o dönem tüm ekip ve gönüllü Ardahanlılarla kolları sıvamamla, ‘olmaz, olamaz..’ denileni, gerçek ve samimi lobiciliği ortaya koyduğumuz ve içine bugünkü kurtarıcılarında (!) olduğu tüm engelleyicilere rağmen ‘Güçlü bir Ardahan Lobiciliği’ nin nasıl yapılacağını tüm Ardahan kamuoyunun bilmesi en açık örnektir.


    Ve ilk kez benim başkanlığımda ekipçe yüksek sesle dillendirilen Ardahan lobiciliğinin birilerinin anladığı lobiye olmadığını,  batıya göç tarihinde son yerel seçimlere kadar verilen samimi, gönüllü mücadele ile ilk kez 3’ü İstanbul’da, biri Kocaeli Dilovası’nda, bir diğeri Çanakkale Geyikli’de 5 Ardahanlının Belediye Başkanı, onlarcasının belediye meclis üyesi, muhtar, daire amiri olmasına karınca, kararınca değil, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolasının tüm toplumu ateşlemesi gerçeğidir.

    Bunları, o unutulmaz çabaları görmezden gelip, belki de görüp korkan yani ‘ben tüm siyasileri, stk’ları toplayıp, Ankara’ya, saraya götüreceğim’ deyip, bunu yapmak için de bugüne kadar bir adımı görünmeyen yerelin batıya yönelik atacağı birlikte hareket adımının Ardahan’a yapılacak olan en büyük yatırım olacağı artık anlaşılmalı, bilinmeli ve bu yönde adım atılmalıdır.

    Nasıl mı?

    Başta, ‘Göç, güç oldu’ deyip, kendi başlarına geldikleri İstanbul’da o dernek senin, bu kahvaltı benim diyerek kendisine yakın birkaç yalaka, dalkavukla köyün derneğinden başka derneğinin ya da federasyonun yanına gitmeyenlerin ortaya çıkıp, samimice bir seslenişle Ardahanlıların 20 milyonluk bir kentte ‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ çatısı altında bir araya gelmesini sağlayacak adımlar, çıkışlar ve çağrılar yapması bunun en güzel kanıtı hatta dersidir.

    Her ne kadar birileri ‘bende yaparım’ diye gelip, tüm toplumun kabul gördüğü çaba ve çalışmaları onca emeği ayak oyunlarına kurban edip, söndürdüğü sürecin yeniden başlatılması için o dönem yapıldığı gibi yeniden tüm derneklerle federasyonun başkanlığında İstanbul’da geniş çaplı bir toplantı yaparak, bu yönde Ardahanlı iş insanlarının da bu rüzgâra destek vermelerini sağlamalı ve yeri geldiğinde hepsini alıp, Ardahan’a sadece gezdirmeye, anlatmaya götürmesini sağlamalılar.

    Tabi bunu yaparken çanta, tabela, cep dernekler, içi boş, benim olsun küçük olsun denilerek belediyelerin verdiği köhne binalarda poz veren birçok federasyon, dernek gibi sahte konfederasyonlar ile değil..

    Defalarca dile getirip, elimize imkân geçtiğinde tüm samimiyetimizle stk’cılığın, lobiciliğin nasıl olacağını ortaya koyduğumuz gibi bu anlatılanların yapılması halinde Ardahan’daki idarecilerde başında bulundukları tüm kurumları harekete geçirip, başbakan, bakanlar geliyormuşçasına brifingler, karşılamalar yapmalı ve Ardahan’a olduğu gibi batıdaki Ardahanlılara saygı çerçevesinde onlarla kol kola girilirse başarının geleceğini anlamalıdırlar.

    Ve en önemlisi İstanbul başta olmak üzere her batı kentinde muhatap olarak alacakları tek kapının Ardahan’ın adı olduğunu hiss ettirmeliler ve tüm dernek ve yandan çarklı diğer sözde dernek, federasyonların tek bir federasyon hatta konfederasyon çatısı altında bir araya gelmesini sağlamalıdırlar, bu yöndeki çabalara yardımcı olmalılar.

    Ve bunun yanında batıdaki siyasilerin de, aydınların da siyasi görüş gözetmeksizin bir araya gelerek, İstanbul ve diğer batı kentlerindeki yarım kalmış örgütlenmeye yardımcı olmalı ve hep birlikte bir değil en az 10, 15 hatta 50 Ardahan ziyaret planları yapılmalıdır.

    Görün o zaman topluma gelecek olan moralle devam edilen göçün nasıl güç olduğu ve bu güç ile nasıl göçün durdurulmasa da yavaşlatıldığını.

    Peki bunları kime diyorsun?..

    Bilemiyorum ama üzerine alan alsın.

    Yoksa ortaya çıkıp, ’84 Milyonun hakkını savunuyorum’ ya da ‘ATSO, ESOBB veya bizim bir dönem adını her gün gündemde tutuğumuz, ülke gündemine taşıdığımız stk’lar gibi kurumların başına geçeyim, bende yapacağım ‘ deyip, benim, senin, onun hakkını yediğini ama asıl Ardahan’a zaman kaybettirdiği, Ardahanlının batıda bir maraba gibi kenarda kaldığını fark etmeyen, bunları söyleyen, dile getirenleri de vatan haini ilan eden samimi olmayan siyasilere benzersiniz…




    arşiv haber 09/10/2017 tarihli haberler/yorum


    Üniversitede Büyük Kavga!


    Günlerdir süren gerginlik siyasi görüşleri ayrı iki grup öğrencinin kavgasıyla patlarken kent adeta diken üzerinde!


    Ardahan Üniversitesinde (ARÜ) karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgaya ilişkin 13 öğrenci gözaltına alındı.


    ÇIKAN TARTIŞMA KAVGAYA DÖNÜŞTÜ


    Üniversitenin Çamlıçatak kampüsünde karşıt görüşlü öğrenciler arasında henüz belirlenemeyen sebeple başlayan tartışma kavgaya dönüştü.


    13 ÖĞRENCİ YAKALANDI


    Kampüse giden polislerce müdahale edilen kavgaya karıştıkları belirtilen 13 öğrenci yakalandı.


    Gözaltına alınan öğrencilerin polisteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.



    ARÜ REKTÖRÜ PROF. DR. KORKMAZ, BAKÜ’DE SEMPOZYUMA KATILDI..


    Bu Haberler Ardahan Üniversitesinin Basın Bürosu Tarafından Hazırlanmıştır..


    •  






     





     






    *05/11/2015 Tarihli Haber


    Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi (AMEA) Merkez Kütüphanesi’nde Dede Korkut Kitabı’nın yayınlanmasının 200. yıldönümüne adanan “Epos ve Etnos” adlı uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

    6-7 Kasım 2015 tarihleri arasında düzenlenen sempozyuma Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz da teşrif etti. Sempozyum Azerbaycan Respublikası Prezidenti tarafından Bilik Fondu, AMEA’nın Nizami adına Edebiyat Enstitüsü ve Folklor Enstitüsü’nün işbirliği ile yapıldı. ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, sempozyumun ardından Bilik Fondu’na bir ziyarette bulundu.

    Sempozyum Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı, Akademik İsa Habibbeyli’nin açış konuşması ile başladı. Dede Korkut Kitabı’nın Türk Dünyası açısından önemine vurgu yapan Habibbeyli, Azerbaycan Respublikası Eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in Dede Korkut Kitabı’na çok önem verdiğine dikkat çekerek, “Tarihi mirasın korunup saklanmasında ve yeni nesillerin Azerbaycanlılık ruhunda terbiye edilmesinde vazgeçilmez bir rol oynamıştır.” dedi. 2000 yılında Dede Korkut Kitabı’nın UNESCO ile uluslararası düzeyde törene kayıt edilmesini vurgulayan Habibbeyli, anıtın araştırma tarihinde yeni bir aşamanın başlangıcı olduğunu bildirdi. Habibbeyli’nin ardından açış konuşmaları Azerbaycan Respublikası Milletlerarası, Multikültüralizm ve Dini Konularda Devlet Müsteşarı Kamal Abdullayev’in konuşması ile devam etti. Bakü Uluslararası Multikultralizm Merkezi Bilgi Vakfı ile birlikte “Kitab-ı Dede Korkut” destanı ile ilgili ülkenin değişik bölgelerinde farklı konulu etkinliklerin organize edilmesini vurgulayan Abdullayev, Azerbaycan genelinde 100 kadar orta öğretim okulunda “Kitab-ı Dede Korkut” konusunda etkinliklerin yapıldığını ifade etti.

    Sempozyumda, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz “Terörün Mitik Yüzü: Tepegöz” isimli bildirisini sundu. Sempozyumun ardından Rektör Prof. Dr. Korkmaz, Bilik Fondu’nu ziyaret etti. Bilik Fondu İcra Müdürü Oktay Semedov ile bir toplantı gerçekleştiren Prof. Dr. Korkmaz, ARÜ hakkında çeşitli bilgiler verdi. Tamamlanan ve ileriki dönemlerde yapılması planlanan projeler hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. Korkmaz, Bilik Fondu ile ARÜ arasında yakın ilişkiler kurulması gerektiğini belirtti.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ), önemli yapımların yer aldığı Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde mansiyon ödülü kazanarak, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi.

    Bu yıl ikincisi düzenlenen, Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BİFED), 45 ülkeden 180 belgesel sinema filminin katılımıyla geçtiğimiz hafta Bozcaada’da gerçekleştirildi. Festivale ARÜ adına katılan, Rektör Basın Danışmanı Öğr.Gör.Turgay Kural’ın ‘‘Cibik’’ adlı yapımı ön eleme sonucunda, Dünya’dan birçok önemli yapımın yer aldığı profesyonel kategoride yarışmaya hak kazanarak, Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Festival süresince, gösterimleri yapılan, farklı ülkelere ait belgesel sinema filmleri arasından jüri üyelerinin beğenilerini kazanan Öğr.Gör. Kural, profesyonel kategoride ARÜ adına Türkiye’ye mansiyon ödülünü kazandırarak büyük bir başarıya imza attı. Jüri üyelerinin resmi ortak açıklamasında ‘‘Duygusal, çağrışımlarla dolu ve çok potansiyeli olan Cibik’in gelecek sinema macerasında çok iyi olacağına dair inancımız ve potansiyel dolu olan genç bir yönetmenin filmini desteklediğimizi belirtmek isteriz. Ondan birçok iyi film göreceğimize inanıyoruz.’’ şeklinde görüşlerini belirttiği ‘‘Cibik’’ ARÜ’ye ikinci uluslararası ödülünü kazandırdı.

    Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nde finale kalan ülkelerden Japonya, Güney Kore, İtalya, İsveç, Fransa, Almanya, Avusturya, İrlanda, Kamboçya, Türkiye, Meksika, Şili, Mayınmar’a ait yapımlardan birinciliği Şili’ye ait ‘‘Surire’’adlı yapım, ikinciliği Fransa’ya ait ‘‘Ben halkım’’ adlı yapım üçüncülüğü ise İtalya yapımı ‘‘Günaydın Taranto’’ adlı belgesel sinema filmleri kazandı.

    Uluslararası Belgesel Sinema Festivalleri’ne ARÜ adına katılarak, Türkiye’yi temsil etmeye devam eden Rektör Basın Danışmanı Öğr.Gör.Turgay Kural, Dünya Prömiyerine Katar’da yapılacak Uluslararası El Cezire Belgesel Film Festivali’nde devam edecek. Ortadoğu’nun Oscar’larının belirleneceği festival, 26-29 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek.


    ARÜ’LÜ AKADEMİSYENLER TÜRK DÜNYASI KONGRESİNE KATILDILAR


    Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresi’nin üçüncüsü, “Dede Korkut ve Türk Dünyası” adıyla İzmir’de gerçekleştirildi. 3.Uluslararası Türk Dünyası Kongresi’ne Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kırım, Rusya, Sırbistan, Çin başta olmak üzere farklı ülkelerden 250 akademisyen katıldı. Kongreye, Ardahan Üniversitesi’ni (ARÜ) temsilen, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan ile Doç. Dr. Ranetta Gafarova katıldı. Dede Korkut Kitabı’nın “Dresden” nüshasının ortaya çıkartılmasının 200. yılı olması nedeniyle kongrenin ana teması “Dede Korkut Kitabı” olarak belirlendi.

    ARÜ İBEF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan, Ardahan ve Kars yöresine ait masallar ile Dede Korkut Hikayeleri’ni karşılaştırdığı bildirisinde şunları söyledi: “Türk Oğuz Boylarına, mensup göçeri ve yerleşik Türk Kültür dairesinden baktığımızda, sadakat olgusunun tam ve içten, sarsılmaz derecede güçlü, Oğuz Birliği, ideali etrafında oluştuğunu gördük. Kars Masalları arasında sıkça karşılaşmamıza rağmen, Dede Korkut hikâyeleri arasında kadınların iffet, ar ve namuslarını koruduğuna, hiçbir Hikâyede, kadının kendi kocasına ihanet etmediğine şahit olduk. “İhanet” ve “Sadakat” olgusunu sadece Dede Korkut hikâyelerinde rastlayamadık. 1977-1979 yılları arasında Kars’ın Arpaçay, Çıldır, Göle,Sarıkamış, Kars Merkez ve Iğdır Kazalarının köylerinden teyple ağız özelliklerini bozmadan derlediğimiz “Erebüzengi”, “Molla, Muhder ve Öğretme”, “Üş ?ardaş”, “Bir Petşahı? ?ezebi”, “Deli Ehmet”, “?ara İneh” ve “Üş Bacının Nağılı” adlı masallarda da görmekteyiz.”

    DOÇ. DR. ASLAN: “DEDE KORKUT KİTABI’NA ALTIN GAZİLİK MADALYASI VERİLMELİ”

    Dede Korkut Kitabı’nın bazı dönemlerde siyasi baskılara maruz kalarak yasaklandığını belirten Doç. Dr. Arslan, “Dede Korkut Destanı, Türk Kültürünün Sovyetler döneminde korunup saklanması uğruna verilen savaştan galip çıkmış bir Gazidir, sözü, belki de şimdiye kadar Dede Korkut Destanları hakkında Batı yarımküresinde söylenmiş en anlamlı cümledir. . Dede Korkut Destanlarının eski Sovyetler döneminde, Moskova tarafından ‘Rejim Düşmanı’ olarak ilan edildiğini ve bunun için başlatılan ‘Moskova Seferi’nin 1950 yılında başladığını ve ‘Savaşın’ Moskova’nın yenilgisi ve Dede Korkut’un zaferiyle 1973 yılında sona erdiğini tarihi eski Sovyet kayıtları arasında bulduk. Bize göre Dede Korkut, bir eser olarak, Türk’ün kültür varlığına karşı verilen bu savaştan zaferle çıkmış bir Türk Gazisidir.” dedi. Sözlerinin devamında Doç. Dr. Aslan, Dede Korkut Kitabı’na “Altın Gazilik Madalyası” verilmesini teklif etti. Doç. Dr. Aslan’ın bu teklifi tüm salonda alkışlar ile karşılandı.

    Kongrenin devamında ARÜ İBEF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ranetta Gafarova “Dede Korkut ve Kırım Tatar Destanlarında Ortak Kadın Tipleri” isimli bir bildiri sundu. Ulusların kültürlerinin devamlılığını sağlayan en önemli unsurun yazılı ve sözlü eserler olduğunu belirten Doç. Dr. Gafarova, “Destanlar sözlü kültürden yazılı kültüre geçerken bir takım değişikliklere uğrar ve destan metinlerinde görülen her değişiklik bir varyant oluşturmaktadır. Dede Korkut Destanlarına paralel olarak Kırım Tatar destanlarında (Çora Batır, Edige, Köroğlu, Nar Kamış ve bş.) Türk boylarında mevcut olan kadın mevkiisi üzerine yapılan bu çalışmada, anlatılanların, kadın kahramanlarının sosyal hayat içerisindeki yeri ve tarihsel süreç içindeki işlevi üzerinde durulacaktır. Kadının analık görevi, Türkler arasında kadına büyük değer sağlamış destanlar onu ilâhî bir varlık, bir dişi, ilahi bir varlık gibi telakki etmişlerdir.” diye konuştu.

    Kongrede ayrıca çeşitli müzik ve halk oyunları etkinlikleri sergilendi. Toplu hatıra fotoğraflarının çektirilmesinin ardından kongre sona erdi.


    •  






    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ’NDE


    İÇ KONTROL EĞİTİMİ VERİLDİ..


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ)’nde iç kontrol sistemleri ve risk yönetim konusunda eğitim verildi.


    Ardahan Üniversitesinin iç kontrol sisteminde risk ve süreç yönetiminin geliştirilmesi için ortak değerlendirmelerde bulunmak amacı ile İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Yeşil Salon’da eğitim gerçekleştirildi. Eğitime ARÜ Genel Sekreteri Ercan Gültürk, Genel Sekreter Yardımcısı Canan Korkmaz, Strateji Geliştirme Daire Başkanı M. Kenan Tan, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Çağrı Coşkun, Personel Daire Başkanı İdris Karagöz,sağlık Kültür ve spor Daire Başkanı Havva Vanlı, Hukuk Müşaviri Öğr. Gör. Kubilay Aras, birimlerin harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri katıldı.

    Eğitim öncesinde konuşan ARÜ Genel Sekreteri Ercan Gültürk, “İç kontrol sistemleri ve risk yönetimi eğitimi üniversitemizin kurumsallaşması adına çok önemli bir etken. Gerçekleştirilen eğitimin üniversitemizde layıkıyla takip edileceğinden eminim. Üniversitemizde bu eğitimin verilmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Eğitimin üniversitemize ve personellerimize çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

    İç kontrol sistemleri eğitiminde, kamu mali yönetiminde iç kontrol sisteminin önemi hakkında farkındalığı geliştirmek, kurumsal risk yönetimi ve uygulamaları ile süreç yönetimi hakkında ortak bilinci güçlendirmek istenildiği ifade edildi.



    **ICBES 2016, ARÜ VE KÜNİB’İN DESTEKLERİYLE WASHINGTON DC’DE YAPILACAK..


    İşletme ve İktisat Araştırmaları Uluslararası Konferansı ICBES 2016, 25-28 Şubat 2016 tarihleri arasında Washington DC’de, farklı ülkelerden birçok üniversitenin katılımı ile yapılacak. Incarnate Word Üniversitesi, Ardahan Üniversitesi ve Kafkasya Üniversiteler Birliği tarafından organize edilen konferansın konusu ‘uluslararası işbirliği ve ekonomi’ olarak belirlendi. Yapılacak olan bu konferans ile dünyanın farklı ülkelerinden katılan akademisyenlerin, fikir alışverişinde bulunması, iş ve ekonomi alanlarında daha yararlı çalışmaların yapılması hedeflenmektedir. 

    25-28 Şubat 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan konferans hakkında bilgiler veren Ardahan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez şöyle konuştu; ‘2014 yılında Incarnate Word Üniversitesi, San Antonio Koleji, Kafkasya Üniversiteler Birliği ve Ardahan Üniversitesi işbirliği ile sosyal bilimler alanında ortak bir uluslararası konferans düzenlemişti. Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın onur konuğu olarak katıldığı bu konferansa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan, Doç. Dr. Alper Karadağ, Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük ve Yrd. Doç. Dr. İhsan Kurtbaş katılmışlardı.’ dedi.

    ARÜ, ISBES 2016’nın Bilim Kurulunda

     Uluslararası çapta büyük üniversitelerin katılacağı bu konferansta Ardahan Üniversitesi’nin önemli bir görev üstlendiğini belirten Prof. Dr. Söylemez; ‘Washington DC’de yine Incarnate Word Üniversitesi, Ardahan Üniversitesi ve Kafkasya Üniversiteler Birliği ortak olarak bir konferans düzenleniyor. Uluslararası bir konferans olacak. Konferansın konusu uluslararası işbirliği ve ekonomik çalışmalar. Bu konferansın bilimsel kurulunu oluşturan üniversiteler arasında Ardahan Üniversitesi de var.’ dedi.

    Konferansın içeriği hakkında detaylı bilgiler veren Prof. Dr. Söylemez sözlerine şöyle devam etti; ‘Bu uluslararası konferans, dünyanın dört bir yanındaki iş adamlarına, araştırmacılara ve akademisyenlere, ortaya çıkmakta olan yeni araştırmaları ve uygulamaları, fikirleri paylaşma imkanı sağlayacaktır. Uluslararası bir yapıya sahip olan bu platform özellikle katılımcıların ve dinleyicilerin tecrübelerinden (maksimum) en üst düzeyde istifade etmeleri için tanzim edilmiştir. Konferansın tertibinde işletme ve iktisat alanına doğrudan katkıda bulunacak araştırmaların sunulabileceği bir içerik için gayret edilmektedir. Katılımcılar sunum yapmasalar bile katkıda bulunabilecekleri bir ortam içinde olacaklardır. Konferans çok dilli –İngilizce, İspanyolca, Çince ve Arapça- olsa da yazılı nüshalar yalnızca İngilizce olacaktır. Biz de bu konferansta Ardahan Üniversitesi ve KÜNİB olarak yer almaktan büyük onur ve gurur duyuyoruz. Dolayısıyla hem önceki yıl yapılan hem de önümüzdeki sene yapılacak olan bu tür kongre, konferans ve sempozyumları üniversitemizin dünyada, uluslararası arenada tanınırlığını arttıracak önemli faaliyetler olarak görmek gerekir.’ dedi.



    **Ardahan Üniversitesi Çalışıyor..


    2008 yılında “Işığa Karışın” sloganıyla kurulan Ardahan Üniversitesi (ARÜ), aradan geçen kısa bir zaman içerisinde çok büyük ve önemli işlere imza attı. ARÜ üç tarafı ormanlarla çevrili ve eşsiz bir doğal güzelliğe sahip yerleşkesi olan, mimarisi, tasarımları ve teknolojik özellikleri ile dikkat çeken alanlara/olanaklara sahip bir üniversite konumuna geldi. Güçlü akademik kadrosu ile yurt içinde ve yurt dışında ses getiren projeleri hayata geçiren ARÜ, Yenisey Yerleşkesi’nde yaptığı yatırımlar ve büyük projeler ile adından söz ettirmeyi sürdürüyor. Birçok alanda ilklere imza atan ARÜ, Yenisey Yerleşkesi’ni de aynı anlayış ile daha çok geliştirmeye ve büyütmeye devam ediyor. Yapılan ve şu an proje aşamasında olan binaların hepsi, teknik donanımlarının yanı sıra tasarımları ile de ilk ve tek olma ayrıcalığına sahip…

    ARÜ Yenisey Yerleşkesi yapılaşmasının 1. Etap çalışmaları tamamlanmak üzere… Yerleşke içerisinde yapımı tamamlanıp hizmete açılan binaların yanı sıra yeni fiziki mekânların inşası hızla sürüyor. Yerleşkede İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Rektörlük Hizmet Binası, Merkezi Laboratuvar, Yenisey Konukevi, spor salonu ve lojman binaları yapımı tamamlanıp hizmet veren yapıları teşkil ediyor. Öte yandan birçok projenin yapım çalışmaları sürüyor. Yapımı devam eden binalar ise 2016 yılında tamamlanarak hizmete hazır hale getirilecek. Bu sayede ARÜ Yenisey Yerleşkesi’nin 1. Etap yapılaşması tamamlanmış olacak.

    “Olimpik Yüzme Havuzu, Buz Pateni Pisti, Bowling Salonu Olan Spor Kompleksi…”

    ARÜ Yenisey Yerleşkesi içerisinde devam eden çalışmalar hakkında bilgi veren ARÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Şube Müdürü Ertan Sarıçam “Spor kompleksinin içerisinde olimpik yüzme havuzu, basketbol ve voleybol sahaları, bowling salonu, buz pateni pisti ve çok amaçlı salonları mevcut olup, bunların dışında fitness salonu ve sauna da kompleksin içerisinde yer almaktadır. Yapım çalışmalarının 2016 yılının Mayıs-Haziran aylarında bitirilmesi planlanmaktadır.” dedi. Sarıçam, Rektörlük Hizmet Binası hakkında ise, “Rektörlük hizmet binamızın tasarımında bölgemize özgü motifler kullanılmıştır. Binanın çatı kısmı kartal şeklinde inşa edilmiştir. Bu tarz bir uygulama bölgemizdeki hiçbir binada mevcut değildir.” diye konuştu. 

    35 bin metrekare kapalı alana sahip olacak şekilde yapımı devam eden mühendislik fakültesi inşaatı bağlamında Sarıçam, “Mühendislik fakültemizin diğer binalardan ayrılan en büyük özelliği mutfak ve yemekhanenin en üst katta yer almasıdır. Bina içerisinde kütüphanesi ve 250’şer kişilik konferans salonları bulunmaktadır. Ayrıca her amaca yönelik dizayn edilebilecek şekilde laboratuvarlar yer almaktadır. Bu laboratuvarlar açılacak bölümlere uygun bir şekilde düzenleme yapılabilecek şekilde tasarlanmıştır.” şeklinde bilgi verdi. 

    Sarıçam, şu an hizmet vermekte olan 8 adet lojman binasına ek olarak 2 lojman binası daha yapıldığını ve 2016 yılı içerisinde 2 adet lojman binası daha yapılacağını ifade etti. 

    “Yenisey Yerleşkesi Daha Yeşil ve Aydınlık…”

    Yenisey Yerleşkesi’ndeki çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarının ivedilikle sürdürüldüğünü hatırlatan Sarıçam, “Üniversitemizin birinci ve ikinci etap peyzaj ve çevre düzenlemesi çalışmaları kapsamında Yenisey Yerleşkesi’nde, led ışıkların kullanılacağı aydınlatma direklerinde üniversitemizin logosu yer alacak ve renkleri özel olarak üniversitemizin kurumsal renklerine uygun olarak boyanacaktır… Çevre düzenlemesi kapsamında rektörlük hizmet binasının ön tarafındaki alana amfi tiyatro yapılmaktadır. Önemli çalışmalardan birisi olarak gördüğümüz bir diğer iş ise ikinci güzergâh yolunun yapılıyor olmasıdır. Yapılan bu yol ile nizamiye ile yurtlar arası bağlantı sağlanmış olacak. Bu yolun alt yapı çalışmaları kapsamında su ve kanalizasyon işleri tamamlandı. Şu an tretuvar çalışmaları yapılmaktadır. Bu yol tamamlandığında yerleşkemizin ana arter yollarının ikincisi de tamamlanmış olacak. Yapılan yol ve çevre düzenlemesi işleri ile yerleşkemizin çehresi tamamen değişmiştir. Çalışmalar tamamlandığı zaman eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan ARÜ Yenisey Yerleşkesi daha yeşil ve daha aydınlık olacaktır.” açıklamasında bulundu. 

    “Âşık Şenlik Kültür Merkezi’nin Temeli Atılacak.”

    Yenisey Yerleşkesi’nde yapılan önemli projelerden birisi de Âşık Şenlik Kültür Merkezi… Mimari tasarımıyla eşi benzeri olmayan bir yapıya sahip olan kültür merkezi projesiyle ilgili bilgi veren Sarıçam, “Âşık Şenlik Kültür Merkezi inşaat temeli 2015 yılı Kasım ayı içerisinde atılacaktır. Projenin 2016 yılında bitirilmesi planlanmaktadır. Âşık Şenlik Kültür Merkezi tamamlandığında çevre illerimiz ve Ardahan’ımızı apayrı bir mimari özelliği olan bir kültür merkezine kavuşturmuş olacağız. Kültür merkezimizin içerisinde 750 kişilik bir konferans salonu, sergi salonları, toplantı salonları ve müze olarak faaliyet gösterecek olan alanlar mevcuttur. Kültür merkezinin projesi Ardahan Üniversitesi tarafından özel olarak çizdirilmiştir. Tasarım ve mimari özellikleri bakımından bir benzeri bulunmamaktadır. Tamamlandığı zaman yerleşkemize farklı bir görünüş ve görsel güzellik katacaktır.” diye konuştu.  Ayrıca Sarıçam, yapımı devam eden projelerin 2016 yılı içerisinde tamamlanması ile birlikte ARÜ Yenisey Yerleşkesi’nin 1. Etap yapılaşmasının tamamlanacağını belirtti.



    ARÜ’LÜ AKADEMİSYENLER TÜRK DÜNYASI KONGRESİ’NE KATILDI.


    Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kongresi’nin üçüncüsü, “Dede Korkut ve Türk Dünyası” adıyla İzmir’de gerçekleştirildi. 


    3.Uluslararası Türk Dünyası Kongresi’ne Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Kırım, Rusya, Sırbistan, Çin başta olmak üzere farklı ülkelerden 250 akademisyen katıldı. Kongreye, Ardahan Üniversitesi’ni (ARÜ) temsilen, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan ile Doç. Dr. Ranetta Gafarova katıldı. Dede Korkut Kitabı’nın “Dresden” nüshasının ortaya çıkartılmasının 200. yılı olması nedeniyle kongrenin ana teması “Dede Korkut Kitabı” olarak belirlendi.


    19 Ekim 2015 Pazartesi günü açış konuşmaları ile başlayan kongre bildiri sunumları ile devam etti. ARÜ İBEF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan, Ardahan ve Kars yöresine ait masallar ile Dede Korkut Hikayeleri’ni karşılaştırdığı bildirisinde şunları söyledi: “Türk Oğuz Boylarına, mensup göçeri ve yerleşik Türk Kültür dairesinden baktığımızda, sadakat olgusunun tam ve içten, sarsılmaz derecede güçlü, Oğuz Birliği, ideali etrafında oluştuğunu gördük. Kars Masalları arasında sıkça karşılaşmamıza rağmen, Dede Korkut hikâyeleri arasında kadınların iffet, ar ve namuslarını koruduğuna, hiçbir Hikâyede, kadının kendi kocasına ihanet etmediğine şahit olduk. “İhanet” ve “Sadakat” olgusunu sadece Dede Korkut hikâyelerinde rastlayamadık. 1977-1979 yılları arasında Kars’ın Arpaçay, Çıldır, Göle, Sarıkamış, Kars Merkez ve Iğdır Kazalarının köylerinden teyple ağız özelliklerini bozmadan derlediğimiz “Erebüzengi”, “Molla, Muĥder ve Öğretme”, “Üş Ǵardaş”, “Bir Petşahıŋ Ǵezebi”, “Deli Ehmet”, “Ǵara İneh” ve “Üş Bacının Nağılı” adlı masallarda da görmekteyiz.”


    Doç. Dr. Aslan: “Dede Korkut Kitabı’na Altın Gazilik Madalyası Verilmeli”


    Dede Korkut Kitabı’nın bazı dönemlerde siyasi baskılara maruz kalarak yasaklandığını belirten Doç. Dr. Arslan, “Dede Korkut Destanı, Türk Kültürünün Sovyetler döneminde korunup saklanması uğruna verilen savaştan galip çıkmış bir Gazidir, sözü, belki de şimdiye kadar Dede Korkut Destanları hakkında Batı yarımküresinde söylenmiş en anlamlı cümledir. . Dede Korkut Destanlarının eski Sovyetler döneminde, Moskova tarafından ‘Rejim Düşmanı’ olarak ilan edildiğini ve bunun için başlatılan ‘Moskova Seferi’nin 1950 yılında başladığını ve ‘Savaşın’ Moskova’nın yenilgisi ve Dede Korkut’un zaferiyle 1973 yılında sona erdiğini tarihi eski Sovyet kayıtları arasında bulduk. Bize göre Dede Korkut, bir eser olarak, Türk’ün kültür varlığına karşı verilen bu savaştan zaferle çıkmış bir Türk Gazisidir.” dedi. Sözlerinin devamında Doç. Dr. Aslan, Dede Korkut Kitabı’na “Altın Gazilik Madalyası” verilmesini teklif etti. Doç. Dr. Aslan’ın bu teklifi tüm salonda alkışlar ile karşılandı. 


    Kongrenin devamında ARÜ İBEF Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ranetta Gafarova “Dede Korkut ve Kırım Tatar Destanlarında Ortak Kadın Tipleri” isimli bir bildiri sundu. Ulusların kültürlerinin devamlılığını sağlayan en önemli unsurun yazılı ve sözlü eserler olduğunu belirten Doç. Dr. Gafarova, “Destanlar sözlü kültürden yazılı kültüre geçerken bir takım değişikliklere uğrar ve destan metinlerinde görülen her değişiklik bir varyant oluşturmaktadır. Dede Korkut Destanlarına paralel olarak Kırım Tatar destanlarında (Çora Batır, Edige, Köroğlu, Nar Kamış ve bş.) Türk boylarında mevcut olan kadın mevkiisi üzerine yapılan bu çalışmada, anlatılanların, kadın kahramanlarının sosyal hayat içerisindeki yeri ve tarihsel süreç içindeki işlevi üzerinde durulacaktır. Kadının analık görevi, Türkler arasında kadına büyük değer sağlamış destanlar onu ilâhî bir varlık, bir dişi, ilahi bir varlık gibi telakki etmişlerdir.” diye konuştu.


    Kongrede ayrıca çeşitli müzik ve halk oyunları etkinlikleri sergilendi. Toplu hatıra fotoğraflarının çektirilmesinin ardından kongre sona erdi.


     


    ARÜ ÖĞRENCİLERİ SAHA ÇALIŞMALARINA DEVAM EDİYOR


    ARÜ ÖĞRENCİLERİ SAHA ÇALIŞMALARINA DEVAM EDİYOR



    2015-2016 eğitim-öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul eden Ardahan Üniversitesi (ARÜ) İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF)Arkeoloji Bölümü’nde, teorik bilgilerin dışında, aktif ve uygulamalı bir öğretim anlayışıyla dersler verilmeye başlandı. Bu amaçla doğrultusunda, Çıldır ilçesi Akçakale Adası ören yerinde arkeoloji bölümü örgün ve ikinci öğretim öğrencilerinin katılımıyla, ARÜ İBEF Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sami Patacı ve ARÜ İBEF Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karabıyıkoğlu eşliğinde saha çalışmaları gerçekleştirildi. 

    Arkeoloji bölümü öğrencileri yaptıkları ilk saha çalışması ile Akçakale Adası’nın tamamında incelemelerde bulundu. Adadaki üçgen planlı kale yapısı, yuvarlak planlı kule, yerleşim alanına ait mimari kalıntılar, Orta Tunç Çağı’na ait olması gereken mezarlık alandaki kromlek ve kurgan yapıları ve son olarak bir Ortaçağ Gürcü şapeli öğrencilere birer birer ARÜ öğretim üyeleri tarafından tanıtıldı. Arkeolojik bilgilere ek olarak jeoloji, jeomorfoloji ile arkeoloji arasındaki ilişkilere dikkat çekildi ve arkeolojik inceleme yapılan bir alanda yer bilimci gözüyle ne gibi özelliklere dikkat edilmesi gerektiği arazideki örneklemelerle açıklandı.

    Yapılan saha çalışması hakkında bilgiler veren ARÜ İBEF Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sami Patacı şöyle konuştu; ‘Akçakale Adası, Doğu Anadolu ve Transkafkasya Bölgeleri açısından en önemli arkeolojik alanlardan biridir. 1940’lı yıllardan bu yana çeşitli araştırmacılar tarafından adada kısa süreli incelemelerde bulunulmuş; ancak ne yazık ki bilimsel bir arkeolojik kazı gerçekleştirilmemiştir. Son olarak, 2004 ve 2005 yıllarında Kars Müzesi Müdürlüğü başkanlığında ve ayrıca Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın bilimsel başkanlığında adada temizlik, mimari çizim ve harita çalışmaları gerçekleştirilmiş; “Taşlı Dam” olarak adlandırılan kurganda ise ufak çaplı bir restorasyon düzenlenmiştir.’ dedi.

    Arkeoloji bölümü öğrencileri açısından Akçakale Adası’nın önemi hakkında ise Yrd. Doç. Dr. Patacı şunları söyledi; ‘Bölge arkeolojisi açısından önemi düşünüldüğünde, Ardahan Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri tarafından ilk ziyaret edilmesi gereken arkeolojik alan Akçakale Adası olmalıydı. Bu sebeple düzenlediğimiz gezi, yakın geleceğimizin arkeologları olacak olan öğrencilerimizin Doğu Anadolu ve Transkafkasya arkeolojisine aşina olmasında katkı sağlamıştır.’ dedi.

    Saha çalışmaları Akçakale Adası’nın ardından Şeytan Kalesi’nde devam etti. Gürcücede Şeytan Kalesi anlamında “Kajis Tsikhe” olarak bilinen ve tarihi Tao-Klarjeti Bölgesi’ndeki en önemli arkeolojik kültür varlıklarından olan bu kale yapısı hakkında öğrencilere akademik bilgi verildi ve kaleye bağlı mimari birimler incelendi.


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) uluslararası alanda büyük önem arz eden nitelikte projeler gerçekleştiriyor.


     


    Ardahan Üniversitesi Uluslar Arası Projeler Gerçekleştiriyor

     


     

     


    ARÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili ve İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Manas’ın Görünen Yüzleri: Kayçılar-Akınlar-Ozanlar-Âşıklar’ projesi ile tüm Türk coğrafyasında derlemeler yapıldı. Türkiye’den başlayıpÇin’e kadar olan çok geniş bir coğrafyayı kapsayan proje ile kayçılara, ozanlara, akınlara, âşıklara ait eserler ve masallar, destanlar, ağıtlar, türküler kayıt altına alındı. 2014 yılında hayata geçirilen proje, 2015 yılı sonunda tamamlanacak.


     


    Proje kapsamında Türkiye, Yakutistan, Altay ve Altay Kray, Azerbaycan, Gürcistan, İranAzerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Afganistan, Moğolistan ve Çin’de derleme faaliyetlerinde bulunuldu. Türkiye, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya Federasyonu, Yakutistan, Altay Özerk Cumhuriyeti ve Tuva Özerk Cumhuriyeti’nden 12 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirilen proje ile 8 Kitap yayınlandı, 20 kitap ise hazırlanarak yayınlanma aşamasına getirildi. 11 adet makale uluslararası dergilerde yayınlatıldı. 2 adet bildiri uluslararası sempozyumlarda sunulmak üzere çalışıldı ve 72 adet lisans tezi hazırlatıldı.


     


    Prof. Dr. Altınkaynak: “Oldukça İlginç Bir Coğrafya Üzerinde Çalışmalar Yürüttük.”


     


    Proje hakkında detaylı bilgiler veren Prof. Dr. Altınkaynak araştırma yaptıkları bölgeler hakkında şöyle konuştu: “Oldukça ilginç bir coğrafya üzerinde çalışmalar yürüttük. Üzerinde gemilerin yüzdüğü ve kış boyu donan ırmaklar gördük. Lena’yı, üniversitemizin kampüsüne adını veren Yenisey’i, Baykal Gölü’nü, Angara Irmagı’nı, Angara Vadisi’ni, Tanrı Dağları gibi birçok önemli bölgelerden geçtik.” Prof. Dr. Altınkaynak, “Projede ki amacımız Türkiye’de ki âşıklık geleneğinin kökenlerini inmek, âşıklık geleneğinin yapılarını çözmek, anlatım geleneğini ortaya koymak ve bunu da bütün Türk dünyasındaki örnekleri ile mukayese edebilmektir. Öğrenilen şu ki ‘Biz neydik? Nerden geldik? Şu anda neyiz?’ gibi soruların cevaplarını bulmayı hedefledik.” diyerek, projeyle ilgili amaçları ortaya koydu.


     


    “Türk Misafirperverliğini Kırsalda Bütün Özellikleri İle Gördük.”


     


    Çok geniş bir coğrafya üzerinde araştırmalar yapan Prof. Dr. Altınkaynak, çalışmalar esnasında görüşüp konuştukları insanlar hakkında edindiği izlenimleri, “Araştırmalarımız sırasında Türk misafirperverliğini kırsalda bütün özellikleri ile gördük. Türkiye’den geldiğimizi öğrendiklerinde bize daha yakından ilgi gösterdiler. İnsanların yüz hatları değişiyor, bir tebessüm kaplıyor yüzlerini.


     


    Türkiye’de en çok Antalya ve İstanbul’u biliyorlar. Özellikler Çin bölgesinde bine yakın fotoğraf çektirdiler ve imza attık. Bizleri gördüklerinde bu insanlar Türkiye Türkçesi’ne yakın kelimeler kullanarak bizimle konuşmaya çalışıyor. Konuştuğumuz rakamlar, fiiller, günler neredeyse tamamen aynı.” sözleriyle aktardı. Ayrıca Prof. Dr. Altınkaynak, gezdikleri tüm bölgelerde verilen isimler farklı olsa da sözlü edebiyatın ve anlatımların özünde aynı olduğunu vurguladı.


     


    Proje kapsamında şu an için 8 adet kitabın basıldığı belirten Prof. Dr. Altınkaynak, 20 adet kitapla ilgili çalışmaların da tamamlandığını ve basılma aşamasına geldiğini ifade etti. Prof. Dr. Altınkaynak projenin hayata geçirilmesinde büyük destekleri olan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a teşekkür etti.ardahan


     

  • HABERİNİZ VAR MI?!. ARDAHAN SYDV İŞÇİ ALACAK!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    SYDV işçi alımları en az lise mezunu adaylardan yapılacaktır.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Ardahan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesine 15-19 Ağustos 2022 tarihleri arasında bay-bayan çok sayıda işçi alımı yapacak. Başvuru yapacak adayların 18 yaşını doldurmuş, emeklilikten gün almamış olması gerekmekte olup, erkek adayların en az B sınıfı ehliyet sahibi olması istenmektedir. Alım yapılacak mesleğe ilişkin müracaat koşulları aşağıda verilmiştir. Adayların belirtilen şartlara haiz olmaları gerekmektedir.


    Ardahan Sosyal Yardımlaşma Vakfı iş başvuruları “Karagöl Mahallesi Kongre Caddesi No:42 Ardahan Valiliği giriş kat Ardahan/Merkez” adresine şahsen yapılması gerekmektedir. Online veya posta yolu ile yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır. Başvurular esnasında istenilen belgeler aşağıda verilmiştir.


    Aile ve Çalışma Bakanlığı’na bağlı SYD Vakfı personel alımı resmi iş ilanı ile ilgili diğer tüm detaylar aşağıda verilmiştir…


     


    MÜRACAAT KOŞULLARI


    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak


    Çalışmasına engel hali olmamak


    Ardahan ilinde ikamet ediyor olmak


    Erkek personel için askerlik görevini yapmış olmak


    Erkek personeller için en az B sınıfı sürücü belgesine sahip olması


    Kamu haklarından mahrum bulunmamak


    Adli sicil kaydı bulunmamak


    Daha önce yaşlı bakım projesi kapsamında en az 6 ay çalışmış olan veya lisans ve ön lisans düzeyinde yaşlı bakım yaşlı bakım hizmetleri geriatri veya sağlıkla ilgili bir bölüm eğitime almış veya engelli ve yaşlı bakımı konusunda sertifika sahibi kişiler veya erkek berberliği veya bayan kuaförlüğü için çıraklık veya kalfalık belgesine sahip olanlar veya Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı bilgisayar işletmeni sertifikasına sahip olanlar veya üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olanlar öncelikli tercih edilecektir.


    BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER


    Nüfus cüzdanı fotokopisi


    Diploma veya geçici mezuniyet belgesi


    1 adet vesikalık fotoğraf


    Çalışmasına engel olmayanın gösterir sağlık kurulu raporu


    Adli sicil kaydı


    Aile kayıt örneği


    TANINMADAN TAYİN OLDULAR!..


    HANAK-DAMAL KAYMAKAMLARI AYRILDILAR!


    arşiv haber 12/08/2022 tarihli haber/yorum


    Başta, Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Genel Sekreterlik olmak üzere birçok kamu dairesinin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’ın 5 ilçesinin 4 kaymakamı değişti. Vilayet olduğundan bu yana atanan her valinin en fazla 2 yıl görev yapığı Ardahan’da daha dün atanmış misali kimsenin doğru dürüst tanımadığı İlçe Kaymakamları da gerek sahaya çıkıp, aktif olmayışları, gerekse bekleneni vermemeleri dolaysıyla tanınmadan tayin olmaya başladı. Eş olan Hanak, Damal İlçe Kaymakamları ayrıldı.


    2022 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete ‘de yayımlandı.


    Çıkan kararname de eş olan ve Ardahan’ın bir birine yakın olan ik ilçe kaymakamı Damal Kaymakamı Burak Keser, Hanak Kaymakamı Fatma Turhan Keser ayrı illere tayin oldular.


    Resmi Gazete’de son yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Ardahan’a 1 yeni vali yardımcısı atanırken; 4 ilçede de kaymakamların görev yerleri değişti.


    Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre; Posof Kaymakamı Ahmed Çelik, Muş Korkut ilçe Kaymakamlığı’na, Damal Kaymakamı Burak Keser, Şanlıurfa Türkoğlu ilçe Kaymakamlığı’na, Hanak Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Kahramanmaraş Vali Yardımcılığı’na, Çıldır Kaymakamı Fatih Bayram, Erzurum Tortum ilçe Kaymakamlığı’na atandı.


    Posof Kaymakamlığı’na Ordu Kumru Kaymakamı Emrah Akduman, Damal Kaymakamlığı’na Uşak Sivaslı Kaymakamı Semih Cembekli, Hanak Kaymakamlığı’na Zonguldak Gökçebey Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Çıldır Kaymakamlığı’na Kütahya Domaniç Kaymakamı Muhammed Enes İpek atandı. Ardahan Vali Yardımcılığına ise Tokat Artova ilçe Kaymakamı Yusuf Melikşah Aydın atandı.



    BAYRAĞIMIZ


    PAÇAVRA ÖSO BAYRAĞININ YANINDA NE GEZİYOR Kİ?


    Suriye’de beslenenlerin bir anda U dönüşü yaparak, bayrağımızı yakmasının görüntülerini izlerken başka bir ülkede başka bir bayrak açtırıp, başka bir ordu kurduranların da kara kara düşündüklerini tahmin ederken ben de aynı düşünce ile bir anda ‘IŞID Cehenneme mi Gitti?’ başlıklı yazımı hatırlıyorum.

    O yazımda sorduğum ve Erdoğan’ın ‘Esed’ dediği gibi benimde İş-İT dediklerimin şimdi nerede hangi cehennemde olduğunu merak ederken bugün yaşanacaklara işaret ettiğimi de anlıyorum yeniden bulup, okuduğum ‘IŞID Cehenneme mi Gitti?’ başlıklı yazımı..

    Evet, komşu ülkelerin barış içinde olması gerektiğine, aksine Okyanus ötesinde ya da Boz Ayı ülkesinde veya Mollaların karanlığından çıkıp gelen İş-İT’lerin baş belası olacağına dikkat çektiğim, ‘IŞID Cehenneme mi Gitti?’ başlıklı yazım ve bu konudaki onca yazımı haklı çıkaran en son görüntüler yine yeni operasyonlar yapılacak denen Suriye’den geliyor..

    Hem de önce eğitim adı altında sonrada alenen silahlandırılıp, hem de başka bir ülkenin sınırları içinde başka bayrak çektirilenlerce bayrağımızın yakıldığını ve yakanlarında aynı alçakların olduğu görüntülerle…

    Ve bu görüntüler öncesi onca şehit haberinin artarda gelmesi ve bu haberlerin havuz medya tarafından görüntülenmemesi, İnce’nin buruşturup, ‘Bu kuruş kadar değeriniz yok..’ dediği medya tarafından ‘hıng, mıng’ misali verilen şehit cenaze törenleri görüntüleri esnasında, ‘Acılı ailelere başsağlığı dilerken, şehidimize Allah rahmet eylesin’ deyip kısadan geçiştirilmesi de bir o kadar acı verici..

    Aynı medyanın kendi siyasi çıkarlarına ters düşen konularda haberden çok yorum yapmalarını da bir gazeteci olarak ben kara kara düşünürken sözüm ona verdikleri şehit haberlerini jet hızıyla geçmeleri de ayrı düşündürücü bir durum ve konu…

    Şimdi buradan soruyorum, son 10 yıldır başka bir ülkenin ve ülkelerin topraklarında bulunan askerlerimizin durumu ne olacak? Ve birilerinin dediği gibi yasal, tüm dünyaca tanınan Suriye devletinin resmi iktidarının paçavra dediği bayrağın yanında bayrağımız ne geziyor ve bayrağımızın asılı olduğu yerlerde ne olacak? 




    Ve tüm dünyanın kabul etmeyip, terörist ilan ettiği ama onların ise, ‘Terörist değilim, hak hukuk mücadelesi veriyorum’ deyip, despot, hak, hukuk tanımayan ve ‘ben iktidardaysam devlette benim’ diyenlere yani resmi devlete dış destekli baş kaldıranlara ‘savaşmaktansa, çatışmaktansa bir araya gelmelisiniz..’ diye dikkat çekenler bunu söylerken ne kadar samimiler?


    Çünkü aynı şeyleri diyen ülkemiz Dışişleri Bakanının bu yöndeki açıklaması ardından bir anda yedikleri kabı ters çevirip, alçaklaşan beslemelerin paçavra bayrağın yanında bulunan bayrağımızı yakmaya kalkışmaları basit bir vaka değil, her an yaşanacak büyük tehlikelere de işaret ediyor gibi.

    Bu nedenle; Başta gittiklerinden beri orada niye bulundukları tartışılan güvenlik güçlerimiz olmak üzere ülkenin sınırlarını ve içerideki toplumun can güvenliği üzerinde düşünülüp, buna göre acil tedbirler alınmalıdır diye düşünüyorum.

    Çünkü zaten gergin olan ve zor bir ekonomi içinde seçimlere doğru giden ülkem yeni bir olumsuz gelişmeyi kaldıramayacak kadar yorgun, bir o kadar da gergin olduğunu başta seçim üzerinde ince hesapları yapan iktidar ve ‘Bayrağımız paçavra ÖSO bayrağının yanında ne geziyor ki?’ sorusunu sorması gereken herkes ama herkes unutmasın…



      arşiv haber 31/12/2020 tarihli haber/yorum


    ULUSAL DA, ULUSLARARASI DA


    ARDAHAN’I TANIMIYOR, BİLMİYOR!


    Birçok ulusal basın gibi Çıldır Gölünün Kars’ın olduğunun sanan Milli Piyango İdaresinin Ardahan’ın olan Çıldır ilçesini Kars’a ait bir göl olarak gösterirken, uluslararası basın ve medya da Ardahan’ı ‘Doğu Pontus’ şehri diye tanıyor.



    Yunanistan’da yayın yapan Pontus News gazetesi, Ardahan’ın Posof ilçesinde yetişen içi de dışı gibi kırmızı Posof elmasının haberine yer verirken, satır aralarında Ardahan’ı Doğu Pontus’un Gürcistan sınırındaki Türkiye’nin en uzak, en fakir ve en küçük ili diye tanıttı.

    Ardahan’ı “Doğu Pontus” şehri diye tanıtarak yanlış bir habere imza atan Yunan gazetesi Pontus News, şu ifadelere yer verdi; “Türkiye’nin en ücra, en fakir ve en küçük illerinden biri olan Doğu Pontus’un Gürcistan sınırındaki Ardahan’da ve özellikle Posof Ilçesinde kendine özgü özelliklere sahip çeşitli elmalar yetiştirilmektedir. Ancak bu elma çeşitlerinden en dikkat çekeni ise içi de dışı gibi kırmızı olan elma işte bu özellik bu elma türünü ünlü yapan şeydir.”

    Bilindiği gibi ulusal birçok basın ve medyada yaptığı haberlerle birçok kez Ardahan’ın olan Çıldır Gölü gibi Ardahan’ın Kars’a bağlı olduğunu sanır, bu yönde haberler yaparlar.



    YENİ YILIN İLK YAZISI..


    1969 ve 2021..


    Geride kalan yıllarda yaşananları özetleyip, yeni yıla merhaba demek isterken bir yılın daha gitmesi hüznü  çöker üzerime…


    Bunun nedenini düşünürken adımı koyan babam gibi birçok sevdiğimin yanımda olmadığı ve çoktan çekip gittiklerini düşündüğümden mi yoksa 52 yıl boyunca yaşanan onca tatsızlığın beni bir hayli yorduğunu hissettiğimden mi bilmem ama yeni yılın ilk yazısını yazmak zor geliyor.


    Çünkü umutla merhaba dediğimiz yeni yılın geride bıraktığı yıllarda yıkılan umutların ve hayallerinde geride kaldığını düşünüp üzülürken onca yıl birçok badireye karşın hala ayaktayım deyip, moral toparlamaya çalışıyorum 35 yıla yakındır günlük ele aldığım yazılarımdan birine, yılın ilk yazısına başlarken.


    Ama geride kalan yıl da ve diğerlerinde kalanları da unutmadan ve yeni yılda güzelliklerle karşılaşmayı umut edip, eski yıllarda yaşananların yenilerini yaşamamak umuduyla.



    1969 yılından 2021 yılına gelene dek sol yanımdan yediğim kurşunun hatırlattıkları ya da yine solumdan aldığım bıçak yarası mı daha acıydı yoksa sevdiklerimin şimdi yanımda olmaması mı diye düşünürken çektiğim ofun içtiğim sigaranın dumanına katılıp, havalanıp, gittiğini görürken daha dün yanımda, çevremde olan onca insanın çoğunun yeni yılı görmediği diğerlerinin ise nerede ne yaptıklarını düşünüp, aslında hiçbir şeyi unutmadığımı da anlıyorum bir of daha çekerken…


    Hızla akan gündemin hızına kendimi kaptırmayıp, geride kalan yılları özetleyen süreci düşünerek yazımın nereye varacağını merak edip, devam ederken dost, eşten art arda gelen güzelliklerle dolu yeni yıl mesajlarının da umut arayışında olduğunu görüyordum tek tek ve hazır kalıpla, al yapıştırla değil de içimden, kalbimden, yüreğimden gelen tüm güzel hislerimle cevaplamaya çalışırken.


    Ve yeni bir yılın geride kalan yıllar gibi umutla, en güzel şekilde yaşanması gereken bir yıl olduğunu anlayarak, üzerimde ki 51 yıllık ağırlığı kenara itip, 52. yılı en güzel şekilde yaşamaya karar verip, geride kalanları unutmadan, yaşananlardan ders alıp, yaşanması gereken bir yıla merhaba diyerek, yılın ilk gününe adım atıyorum, yorsan da, üzsen de, yaşlandırsan da sonuna kadar en güzeli seninle yaşayacağım 2021 diyerek..


    TÜRGEV ARDAHAN’A GELİYOR


    arşiv haber 12/08/2015 tarihli haber


    Festival’i Osman Eğitim’e de El Atıyor..


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim kurulu üyeliğini yaptığı Türkiye Gençlik ve Eğitme Hizmet Vakfı Ardahan’da temsilcilik açıyor.


    **Festival’i Osman’la Görüştüler..


    Alınan bilgilere göre AK Parti İl yönetiminde kendilerini temsil edecek olan bir isim ve TÜRGEV’in Ardahan Şubesini oluşturacak ekip istediği, AKP’lilerin de eski AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Osman Yıldız’ı önerdikleri, Yıldız’ın da İstanbul’a giderek TÜRGEV yetkilileri ile görüştüğü öğrenildi.

    Daha önce AK Parti Ardahan Gençlik Kolları Başkanlığı yapan ancak daha sonra bu görevden beklenmedik bir anda alınan Osman Yıldız daha öncede araların da Ardahan Bal Festivalinin de bulunduğu AK Partili Belediyenin organize işlerini almakla gündeme gelen bir isim.




    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Osman Yıldız TÜRGEV ile görüşmeyi doğrularken, kendisiyle birlikte 6 kişinin adının TÜRGEV’e verildiğini ancak temsilciliğin kendisine verilip, verilmeyeceği konusunda net bir cevap vermedi.


    .










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!






  • ARDAHANLI MECLİS ÜYESİNDEN ARDAHANLI BELEDİYE BAŞKANINA: YALAN SÖYLEMEYİ BIRAKIN DA 3.5 YILDIR 3 YATIRIM YAPAMADIĞINIZ HİZMETLERİ YAPIN!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    İstanbul’un en büyük ilçesi olan Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban’dan Ardahanlı olan Esenyurt Belediye Başkanını 3.5 yılda 3 iş yapamadığını ve yalancılıkla suçladı.


    Ardahan’ın da için de oluğu bir çok vilayetten daha büyük olan ve gelir konusunda en büyük bütçesine sahip Esenyurt’un 3.5 yıldır hizmet alamadığını ileri süren Ardahanlı İst. Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban, başında Ardahanlı Esenyurt Belediye Başkanının da bulunduğu Esenyurt ilçesinin CHP’ye geçmesinden sonra hizmet alamadığını belirttiği konuşmasını yaptığı Esenyurt Belediyesi Meclisine başkanlık eden Ardahanlı Belediye Başkanı sessizce dinlerken Çoban’ın ortaya attığı iddialara karşı suskun kalması dikkatlerden kaçmadı.

    Bir çok Ardahanlının yaşadığı Esenyurt’ta Belediye Başkanlığı yapan ve zaman zaman Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban’ın sesini kesmeye kalktığı görülen Ardahanlı Belediye Başkanın 3.5 yıldır taş üzerine taş konulmayan Esenyurt’ta daire amirleri ve bu dairelerden sorumlu belediye başkanlarının vatandaşın beklediği hizmetlerden bir haber olduğunu ve belediyenin yıl bitmeden bütçesini hiç bir hizmet yapmadan bitirdiğini ve Dans Festivali dışında başka bir iş yapmadığını öne sürdü.

    Ardahanlı İstanbul/Esenyurt Belediye Meclis Üyesi Togay Çoban’ın yapmamakla suçladığı Ardahanlı İst. Esenyurt Belediye Başkanı hakkında iddiaları ve görüntüleri izlemek için TIKla.. 

    1https://www.facebook.com/1549507865281867/videos/1043295046575816

    2- https://www.facebook.com/1549507865281867/videos/455587193068466


    GÖLE’YE GİTTİ POZ VERDİ,


    ARDAHAN’I DEĞİL , VAN’I TANITTI!


    arşiv haber/yorum 25/07/2022 tarihli haberler/yorumlar


    DİĞERLERİNDE NE HAYIR ÖRDÜK Kİ SENDE DE GÖRELİM.. Göle Köprülü Goreveng Canibeg Yayla Şenliği, Göle Kaşar ve Kültür Festivaline giden, hemşerileri ile bol bol poz verdikten sonra Van’a giden Ardahan Göleli İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Van’ın tanıtılması gerektiğine dikkat çekti.


    Seçildikten bu yana gerek memleketi Göle’ye gerekse Ardahan ve Ardahanlılara gözle görülür bir katkı ve desteği olmamasıyla eleştirilen hemşerim Belediye Başkanının başında bulunduğu ilçenin her gün kötü ve olumsuz haberlerle ülke gündemine geldiğini de görmeyip, memleketi Ardahan değil de Van’ın tanıtılması gerektiğini belirtmesi dikkatlerden kaçmadı.

    Vatandaşın olduğu çarşıları, meydanları değilde kendi parti teşkilatlarına yaptığı ziyaretler ve bolca çektirdiği fotoğraflar ardından Ardahan’dan ayrıladıktan sonra Van’a geçen Ardahanlı Esenyurt Belediye Başkanı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile birlikte CHP’li belediyelerin maddi, manevi destek verdiği ileri sürülen özel bir kanalda yayınlanan bir programının konuğu oldu. 

    Van’dan canlı olarak yayınlanan programda, Anadolu coğrafyasıyla ilgili izlenimlerini paylaşan Ardahan’lı İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı, “Van’ın tanıtılması bir zorunluluk” dedi.

    Türkiye’nin tarihî geçmişi ve coğrafi zenginliği açısından önemli bir yeri olan Van’dan yapılan Halk TV canlı yayınına konuk olan Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, il hakkında izlenimlerini paylaştı. Serhan Asker’in sunduğu “Görkemli Hatıralar” isimli programda, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ile birlikte Van’ın tarihiyle, coğrafyasıyla ve değerli sanatçılarıyla ilgili bir sohbet gerçekleştiren Bozkurt, ilin coğrafi güzelliklerinin tanıtılması gerektiğini vurguladı. Akdamar Kalesi manzarası eşliğinde gerçekleşen programda bulunan Van kedisine “Barış” ismi verilerek birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.



    Adım da Fakir Yılmaz…


    Ben 1992 yılında yeniden vilayet olan ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği ülkenin 75 plakalı Ardahanlısıyım.

    Yani ülkemin Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapıları ile Kafkaslara açılan kenti Serhat Ardahanlıyım…

    Geleceğin Davos’u, Ahıska kültürü ile yoğrulan Posoflu,

    Kışları yüzeyleri tamamen donan, yazları içilesi suyu olan gölleriyle Terekeme, Çıldırlı, ülkenin kurucusu Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Alevi Damallı, doğanın yeşil çamlarla donattığı Kürt Göleli, bin bir çiçekle donanmış yaylaları ile Hanaklı, Dadaşlara komşu Köprülü, yani Gorvengli, 3 bin 197 rakımlı, altı su kaynayan, bölgenin en büyük dağı Kısır dağı eteğindeki Hoçvanlı, balı, kazı, kışı, kaşarı, yaylası, kırmızı etiyle meşhur Türk, Kürt, Alevi, Sünninin kardeşçe yaşadığı 300’e yakın köyü olan kentliyim.

    Gürcistan ve Emenistan’a yetmedi, Acara Özerk Cumhuriyeti sınır, Kafkasya’dan getirilip, dünya pazarlarına sevk edilen doğalgaz ve petrol boru hatlarını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap boru hatlarının geçtiği kentli, bir Serhatlı’yım…

    Adım, Burdurlu yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın teksir makinası ile çıkardığı “Fakir Dostu” adlı gazeteden isim hediyesi olmuş…

    Ve 33 yıldır başta aşkım dediğim Ardahan’ımı olmak üzere, ülkemi ve dünyayı yazan bir gazeteciyim.

    Evli, 6 Torunu, 5 çocuğu olan 1969’lu kent merkezine 13 km. uzaklıkta olan Şişka köyü doğumluyum…

    53 yaşına adım atan bir gazeteci olarak ekmeğimi taştan olmasa da, gazetecilikte çıkarmış biriyim.

    Tabi 7 yaşından beri ailemle birlikte ticarette yapmış, çekin, senedin, borcun, harcın ne olduğunu sizin kadar iyi bilen biriyim…

    Ülkemin hemen her yerini gezmiş, ticaret ve gezmeye Gürcistan’a, Galatasaray maçını bir gazeteci olarak izlemek için Ermenistan’a giderken mesleğimde olduğu gibi ülke sınırları gibi bin bir zorluğu aşmaya çalışmış halada çalışan bir gazeteciyim…




    Ve bu süre zarfında hep yollarda, gurbette, sıla özlemi ile yanan birisiyim.

    Ve bu özlemimi, aşklarımı, sevdalarımı, şiirlerimi hep yazarak dile getiren bir gazeteciyim…

    Kurşun harfleri dizerek adım attığım gazetecilik mesleğime Ardahan’da başladıktan sonra önce İstanbul Cağaloğlu’nda Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi renkli olarak çıkardıktan sonra 99 depremiyle sarsılan ve hala yaralı olan Kocaeli’nde cep harçlığımla günlük olarak çıkarıp, üç yıl boyunca yayınladığım Siyah Beyaz adlı gazete ile yerelden metropolde gazete çıkarmışım…

    Ardından 99’da yaşanan Marmara depremi ile Kocaeli gibi bende sarsılmış olarak ve doğduğum yerde yeniden doğup, yaralarımı sarmak, sarsıntıyı atıp, bir kez daha başlamak için o çok sevdiğim Ardahan’a mecburen geri dönmüş, sonra ara sıra yeniden metropol denen İstanbul ve diğer birçok kentte yeniden tutunabilir miyim diyerek direnmeye gayret eden biriyim.

    Ülkemin en büyük metroplünden en zengin illerinden olan Kocaeli’nden yine ülkemin en yoksul memleketim Ardahan’a geri dönmek zorunda kaldıktan sonra, memleketime ilk ofset makinesini getiren, bununla yetinmeyip, şirin Ardahan’a ilk renkli tabloid boy gazeteyi kazandırdıktan sonra aynı kentte hala yayınlanan 1980 yılında yayın hayatına başlayan aile gazetemizde Anadolu Gazetesinde aktif gazeteciliğe başlamış Fakir Yılmaz’ım.

    Ve daha sonra sahipliğin sonrasında Yazışleri Müdürlüğünü üstlendiğim Kuzey Doğu Anadolu adından ilk günlük, sonra Son Vilayet adında ikinci günlük gazeteler çıkaran, ardından ilçelerine de matbaalar kurup, Ermenistan ve Gürcistan’a sıfır sınır Çıldır ilçesinin ilk gazetesi Çıldır Gazetesi, Ardahan’ın ekonomik olarak Kocaeli ile İstanbul arasında sıkışmış ve büyükşehirli İl olmak isteyen Marmara bölgesinin sanayide en güçlü ilçelerinden  biri olan Gebze gibi baş harfi G ile başlayan ve bir dönem gazetecilik yaptığım Gebze’ye benzettiğim Göle’de Yeni Gözlem adlı ilk günlük gazeteyi çıkardım.

    Devamında, ülkeyi ve dünyayı ısıtan doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen hala doğalgazsız olan dakar, toprak, alan büyüklüğü anlamında Ardahan’ın en büyük ilçesi olan ve %38 i Alevi, geri kalanın Sünni olduğu Hanak ilçesinde Hanak/Damal Gazetesi gazeteler çıkaran, yaşım kadar gazeteci yetiştirmiş bir gazeteciyim.

    Bugün hala kendi haber sitelerim ve gazetelerimin yanı sıra haber ve yorum yazdığım gibi birçok ulusal gazete de muhabirlik yaptım, manşet haberlerine imza attım. 

    Ve onca ödülün, plaketin yanında Başbakanlık Basın yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir o kadar da değerli ödül, plaket almış biriyim.

    Ve hala gazetecilik yaparken toplum aydını, önderi denenlerin “Gazetecilerin” de sadece gazeteci olarak kalmaması gerektiğine inanan biri olarak Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”  oluşturma iddiası ile kurulan ve bu yolda yol alamaya devam eden ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonunda, gençliğe ve spora karınca, kararınca el atma arzusuyla Serhat Ardahan Spor Kulübünde görev alan ve bu üç önemli kuruma beş kuruş almadan tamamen gönüllü ve de kendimden vererek başkanlık yapan bir vatandaşım.

    Yani kısacası son günlerde yazılarımla siz sayın okurlarının karşısına gelen ve onca badire atlatmış, köyünde yaşanan kan davası sonucu kurşunlanmış, trafik kazaları geçirmiş, delikanlı denen dönemde top oynarken bıçaklanmış, yoran özel hayatıyla zaman zaman sızlayan yaraları kabuklaşmış ve 35 yıl her gün onca davalık, tazminatlı olan ama her yazdığımın altındaki imzamı geri çekmediğim yeniden aynı imzayı atacak haberinin yanı sıra ülke, dünya, özel, tüzel yaşamla ilgili günlük yorum yazısını yazan bir gazeteciyim…

    Ha unutmadan Tempo TV, YouTube ArdahanTV’de tv programcılığının yanısıra diğer sanal ortamlarda  canlı yayın yaparak yazan bir gazeteci olmakla Türkçe, Kürtçe’yi karıştırıp, konuşan gazetecilik boyunca sakallı birde sunucuyum…

    Bilmem tanışabildik mi?

    Neyse..

    Kısacası; Bir gazeteci olarak, dayanışma adına bir zamanlar yazdığım ama şimdi ayrıldığım onca gazete, tv kanalı ve ajansın yanında şimdi, şu an siz Marmara’nın Sesi, kuzeynadolugazetesi.com, kocaelibakis.com, sonvilayet.com, butentv, sakinca.com, kuzeyteve, gazeteemek, doğubeyazıtgazetesine yazılar yazan, bölgenin ilk E-Gazetelerini çıkaran okurlarına yeniden merhaba diyerek bundan sonra da günlük yazılarımla ve zaman zaman haberlerimle hayatının son noktasına kadar sizlerle olmaya devam etmek isteyen bir insan, bir gazeteci ve dostum ben…

    Adımda Fakir Yılmaz..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












    ki…












    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



    Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

    Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

    INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


    Kubilay ve Burak Oktem



     

































  • Ardahan'da Newroz ve Okullara Kar Tatili!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


    https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV



    Ardahan Valililiğinin tatil ile ilgili yaptığı açıklamada, “İlimizde yaşanan yoğun kar yağışı, olumsuz hava koşulları ve buzlanma nedeniyle Meteorolojiden yapılan uyarılar da dikkate alınarak, ilimiz genelinde Pazartesi günü, bugün eğitim kurumlarında, özel öğretim kurslarında ve özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir.” 




    Valiliğin konuyla ilgili resmi duyurusu da şöyle;

    DUYURU (OKULLAR TATİL EDİLDİ) (20.03.2022)

    Yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle ilimiz genelinde eğitim-öğretime 21.03.2022 Pazartesi günü (1) gün süre ile ara verilmiştir.

    Ayrıca, hamile ve engelli kamu personeli de idari izinli sayılacaktır.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    Ardahan Valiliği


    Kara kış geri geldi!


    Ardahan’da 157 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı.


    Çığ nedeniyle ulaşıma kapanan Ardahan-Şavşat kara yolunda karla mücadele eden bir iş makinası devrildi.

    Kar yağışı, yoğun tipinin yanı sıra çığ nedeniyle ulaşıma kapanan Ardahan-Şavşat kara yolunda ekipler karla mücadele çalışması başlattı.

    Karla mücadele çalışmaları sırasında 183. Şube Şefliğinde bağlı bir iş makinası devrildi.

    Kazada ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi.

    Öte yandan yolda etkisini arttıran kar ve tipi yer yer görüş mesafesini düşürüyor.


    Çıldır-Aktaş yolu tipi nedeniyle tırlara kapatıldı


    Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısı’na geçiş sağlayan Çıldır-Aktaş kara yolunda kar yağışı ve yoğun tipi nedeniyle tır geçişlerine izin verilmiyor.Kent merkezi ve ilçeleri etkisi altına alan kar yağışı ve yoğun tipi nedeniyle Çıldır-Aktaş kara yolunda ulaşım kontrollü sağlanıyor.


    Tırların geçişine geçici olarak izin verilmeyen söz konusu kara yolu, Gürcistan sınırındaki Çıldır-Aktaş Gümrük Kapısı güzergahında bulunması dolayısıyla tırlar için önemli güzergahlar arasında yer alıyor.Karayolları 183. Şube Şefliği yetkilileri, il genelinde etkili olan olumsuz hava koşulları sebebiyle sürücülerin tedbirli olmalarını istedi.Söz konusu yolda ulaşımın normale dönmesi için tipinin etkisini yitirmesi bekleniyor.Tipi, Ardahan-Kars ve Artvin ile ilçelerle bağlantılı olan yollarda da etkisini arttırdı.



    Yardım ve Yataklık..


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 6 yıl önce ve zaman zaman tekrarladığı açıklamalarına baktığımızda CHP’den ve muhalefetten beklenenlerin gün geçtikçe yumuşak eleştirilerle işi geliştirdiğini, bunun adını da “Helallaşma”olarak koyduğunu görmekteyiz… Evet 6 yıl önce yaşanan ve akademisyenlerin tutuklanmasını eleştirerek, “Ülkenin aydınları tutuklanıp, hapise atılıyor, bu demokrasiye atılan en derin darbelerden birisidir. Akademisyenler ellerine silah alıp dağa mı çıktılar? Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan parti, Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Yürekli, cesur, namuslu anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum bunları soruşturacak. Hitler faşizminden kaçan bilim insanlarını kucaklayan Türkiye akademisyenleri hapse atan bir ülke oldu. Demokrasi artık bizim ülkemizde yok. Her yerde söyleyebilirsiniz. Kraldan fazla kralcı aydınız diye geçiniyorlar, batsın sizin aydınlığınız. Yanlışı neden doğru diye satıyorsunuz. Adınız havuz medyasına çıkmış, bu ayıp size yeter. TBMM koltuğu korkacak adamların koltuğu değil, yürekli insanların koltuğu olmak zorundadır” demişti…




    Bu sözlere katılmamak elde mi dedirten Kılıçdaroğlu’nun o günkü açıklaması bu ülkenin demokrasisinin ne kadar zorda olduğunu da ortaya koyuyordu.

    Çünkü “Ya benden yana olacaksın, yada terörist” diyen anlayışın gün geçtikçe demokrasiyi tanımaz hal aldığını ortaya koyan bu açıklamaları es geçmemek gerekir…

    Bu nedenle; başta CHP olmak üzere, tüm muhalefet, demokrat güçlerle birliği yaparak demokrasiye sahip çıkıp, yine demokrasi yolu ile bu gidişata dur demelidirler…

    Ve en önemlisi Newroz’a çok az günler kaldığı bu karlı baharın sıcak geçeceğini belirtenler de bir adım geri çekilip, silahları susturmalı ve demokrasi mücadelesine nefes vermelidirler. Aksine kan ve göz yaşı içinde yarım yamalak demokrasi de teslim olacak…

    Ve burada en büyük görevin Rusya ve Ukrayna arasında barış masası kurmaya çalışan geçilemez denilen Çanakkale boğazını parası hazineden, yani bizden yaptırdığı köprüyle geçen iktidar ve Ak Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı şu an 2023 stresini yaşayan Erdoğan’a düşmektedir…


          arşiv haber 17/06/2016 tarihli haber


    OKULLAR BUGÜN TATİL OLUYOR..


    Ardahan’da Eğitim..-202 Okulun ve kurumun bağlı bulunduğu Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bin 261 Dersliği bugün yapılacak olan kapanış töreni ile tatile girecek.


    19 Bin 12 Öğrenci ve Bin 371 öğrencinin tatile gireceği bugün tüm okullarda bir dizi etkinliklerin yapılması bekleniyor.


    Ardahan’da ki Eğitim Rakamlar..


    Okul/Kurum: 202 , Derslik:1.261 , Öğrenci: 19.012, Öğretmen: 1.371

    Derslik Başına Düşen Öğrenci

    İlkokul + Ortaokul: 18, Genel Ortaöğretim: 22,
    Mesleki ve Teknik: 19


    **Atalay mı, Topçu mu?


    Yeni bir kanunla görev sürelerinin bir yıl daha uzatılacağı ileri sürülen kurucu rektörler arasında bulunan Ardahan Üniversitesinin Çıldırlı Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın şu an başında bulundukları görevlerini bir dönem daha devam edip, etmeyeceğinin de tartışıldığı şu günler de önümüzde ki ay yapılması beklenen ARÜ Üniversitesine kimin yeni rektör olacağı da büyük bir merakla takip edilip, izlenmektedir. 

    Son kararı verecek olan Başkan Erdoğan’ın da bu yönde bir ekip kurduğu ve Ardahan Üniversitesinin de içinde bulunduğu bir çok üniversiteye atanacak olan rektörlerin isimlerini tespit ettirdiği yönünde bilgiler aldığımız şu günler de Ardahanlı siyasilerin de bu konuda söz sahibi olmak için açık açık olmazsa da gizliden büyük bir rekabet içinde oldukları da görülmektedir..

    Genç dinamik ve güler yüzlü Göleli Prof. Hemşehrisi Şeref Kılıç’ı desteklediği öğrenilen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın şu an Başkan Erdoğan’ın danışmanları arasında bulunan Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanı ve 5 aylık süresi içinde 20 yıldır turzim müdürü olmayan Ardahan’a bir müdür atamayan geçici Kültür ve Turzim Bakanı Yalçın Topçu’nun köylüsü olan Prof. Engin Özkan’ı desteklemesi karşısında sessizce bir yol izlediğini görmekteyiz..

    Bakalım bu yarışı mevcut rektör mü, Atalay mı yoksa Topçu mu kazanacak..


    **Kanayan yara göç..


    İktidara gelenin çelini, çocuğunu ve de yakınını devlet kadrolarına doldurduğu, cebini doldurmaya gayret edip, göbeğini şişirmeye devam ettiği ülkemin sınır ilin de göç hızla devam ediyor..

    Bir iki yeni bina ile gelişiyor denilen, ama İlçeleri ve de köyleri hızla boşalan Ardahan’ın en önemli sorunu göç devam ederken birileri gelip, adeta Ardahanlılar ile dalga geçercesine, ‘size tünel, havaalanı değil, protokol yolu yapacağım’ derken koçunu alan çekip, gitmeye devam ediyor.. 

    Yatırım olarak hapishane, yeni karakol yapan bir anlayışın yıllardır bir türlü bitiremediği alt ve üst yapının adeta çöktüğü bir yerin adı değil kent, vilayet olarak adlandırıldığını görmenin üzüntüsüyle koçunu alıp gidenlerin umut bağladığı metropollerde mutlu olmazlarsa da en azın da güzel bir şehir, gelişen bir kent, büyüyen şehirler umuduyla göç ederken oy verdiklerinin bile bir evinin olmadığı Ardahan’da, ‘Ben neden yaşayayım ki?’ demeye devam ediyorlar..

    Patlayan su şebekesinin deliğinin günlerce bulunamadığı bir kentte yaşamak zorunda kalanların Ardahan’da kalma ısrarını göremeyip, onların istediği hizmetleri bir türlü getiremeyenlerin ‘Havaalnına gerek yok, önce yol yapalım’ derken kendi ilçelerinin yollarını bile yaptırmaktan zorlandığı bir şehrin her gün eriyen nüfusuyla nasıl olup gelişeceğini merak edemedikleri gibi, bu yönde çabalayanları da engellemeye çalışması ise kanayan yara göçü daha da hızlandırır Ardahan’da..


    **Ankara Bahtıkara..


    Benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyen ve çalışmaları engellemek için bin bir dolap çevirenler İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara çıkarmam karşısında şoke oldular..

    Öyle ki birileri yine benim siyasi görüşümden, bir diğerleri de attıkları kıytırıktan mesajlarla ‘Ankara’da ki etkinliği biz yapmıyoruz’ diyerek kafa bulandırmaya kadar götürdüklerini görmekteyim..

    Birilerinin makam, şan ve para gücüyle, diğerlerinin para ve siyaset gücünü ellerinden tutanlara küçük çıkarlar uğruna yalakalık olsun diye yapmak istediğimizi engelleme çabaları içinde olurken, bir diğerleri de benim önlerinde ceket ilikleyecek biri olmadığımı anlayıp, geri çekildiklerini görmekteyim..

    Ancak unuttukları tek şeyin benim onlara rağmen Ardahanlının o özlemini çektiği Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasında gerek ARDA/FED Başkanı olarak, gerekse yıllardır yaptığım gazetecilik süresince vazgeçmeyeceğimi anlayamamalarıdır..

    Bana ve arkadaşlarıma diz çöktürmeye çalışan, bana inat belediye otobüsleri ile İstanbul’dan Ankara’lara yolcu taşıyanların ve sözüm ona Ankara’da aldıkları 10’ar dakikalık randevular sonucu fotoğraflar vermekle iş yaptıklarını sananlar, benimle önce ‘varım’  deyip, sonra ‘falan kızar’ di yerek’ geri çekilenler bilsinler ki; sizlere rağmen güçlü lobinin tohumu atılmıştır.. 

    Hem de ben değil, sizlerin gerçek yüzünü gören Ardahanlılar tarafından.. 


    **Sizlere Rağmen Demiştim..


    İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara’da düzenlediğimiz toplantı tüm engellemelere karşın başarıyla gerçekleşti. Ankara’yı kendi pis çöplükleri sananların tüm engellemelerine karşın yüz önemli Ardahanlının katıldığı Ankara’da ki toplantıda bir kez daha gördüm ki Ardahanlı ‘Yalancı Ardahan Sevdalıları’ değil bu işte samimi Ardahanlıları arıyor ve desteklemeye hazır olarak duruyor.. Evet ARDA/FED Genel başkanlığını üstlendikten sonra yapmaya çalıştıklarımızı engellemek için bin bir ayak oyunlarının bir yenisine şahit olduğumuz Ankara’da ki Ardahan cambazlarına, büyük bir ilgi gören toplantımıza katılan Ardahanlılar ders verdiler.. Çünkü kimin samimi, kimin sahtekar olduğunu iki gün içinde görüp, anladılar.. Yıllardır Ardahan adını kullanıp, Ardahanlılara, Ardahan’a bir katkıları olmayanların bizim çıkışlarımız üzerine paniklenip, ARDA/FED Genel başkanı olduğumdan bu yana alehte çalışmalar içine girip, bizim yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasını engelleme çabalarının bir kez daha boşa çıktığı Ankara’da ki toplantımızın sonucunda güçlü bir Ardahan Lobisi oluşumuna ne kadar ihtiyaç duyulduğu da bir kez daha anlaşılmıştır.. Ve bu yönde atılan adımların desteklenmesi ve de yanında durulması gereken adımlar olduğu da anlaşılmıştır, onca ayak oyunlarına karşın.. Evet ne demiştim bir önce ki yazım da? Sizlere rağmen ben değil, Ardahanlının istediği birliktelik olur, olacakta..


    **Sizlere rağmen..


    Benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyen ve çalışmaları engellemek için bin bir dolap çevirenler İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara çıkarmam karşısında şoke oldular..

    Öyle ki birileri yine benim siyasi görüşümden, bir diğerleri de attıkları kıytırıktan mesajlarla ‘Ankara’da ki etkinliği biz yapmıyoruz’ diyerek kafa bulandırmaya kadar götürdüklerini görmekteyim..

    Birilerinin makam, şan ve para gücüyle, diğerlerinin para ve siyaset gücünü ellerinden tutanlara küçük çıkarlar uğruna yalakalık olsun diye yapmak istediğimizi engelleme çabaları içinde olurken, bir diğerleri de benim önlerinde ceket ilikleyecek biri olmadığımı anlayıp, geri çekildiklerini görmekteyim..

    Ancak unuttukları tek şeyin benim onlara rağmen Ardahanlının o özlemini çektiği Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasında gerek ARDA/FED Başkanı olarak, gerekse yıllardır yaptığım gazetecilik süresince vazgeçmeyeceğimi anlayamamalarıdır..

    Bana ve arkadaşlarıma diz çöktürmeye çalışan, bana inat belediye otobüsleri ile İstanbul’dan Ankara’lara yolcu taşıyanların ve sözüm ona Ankara’da aldıkları 10’ar dakikalık randevular sonucu fotoğraflar vermekle iş yaptıklarını sananlar, benimle önce ‘varım’  deyip, sonra ‘falan kızar’ di yerek’ geri çekilenler bilsinler ki; sizlere rağmen güçlü lobinin tohumu atılmıştır.. 

    Hem de ben değil, sizlerin gerçek yüzünü gören Ardahanlılar tarafından.. 


    **Kurşunlara gelesin..


    Gezersen bir başkasıyla

    Dayanamam inan buna

    Ayrılalım dersen bana

    Kurşunlara gelesin gelesin

    Seni ölesiye sevdim

    Uğrunda canımı verdim

    Aşkımız hic bitmez derdim

    Ah….Kurşunlara gelesin

    Birgün unutursan beni

    Tutarsan bir başka eli

    Gözlerinde yağmur seli

    Kurşunlara gelesin gelesin..

    Burhan Çaçan’ın yanık sesi ile söylediği bu türküyü aklımıza getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına atılan kurşun ile gündem bir anda değişti..

    Başta CHP’liler olmak üzere AKP karşıtları ve bu gidişattan memnun olmayanlar Kılıçdaroğlu’nun kurşunla tehdit edildiğini iler sürüp, karşı savunmaya geçti..

    Halbu ki kurşunların yağmur olup, uçuştuğu şu günlerde bu kurşun ve bombalardan dolayı giden canlar ülkenin asıl gündemi olması gerekirken, bu kirli savaşa kapalı kapılar ardından destek verdiği ve son olarak HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı oylamanın başaktörü olduğu belirtilen CHP’nin de suçu yok mu bu ayak altına değil, toplumların arasına atılan kurşunlardan..

    Evet, cinsel tacizden sabıkası olan salağanın birinin Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına attığı kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanlar size sormak lazım..

    Bu memlekette onca canın kurşunlara kurban edildiği bir siyasetin süre geldiği ülkemde Ankara caddelerine astığınız, ‘terörü lanetliyoruz’ afişleriyle mi yaşananları, yaşanacakları durduracaksınız?

    ‘Haydi oradan’ dedirten ve bir kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanların ödünün patladığı şu güzelim ülkede art arda patlayan kurşunların artık durması için ne yaptınız, sanal ortamda kahramanlıklarda öte niye, ‘Bayrak, cumhuriyet’ yürüyüşleri gibi alanlara çıkıp, ‘Artık yeter’ demiyorsunuz?

    İşte tam da bu arada Burhan Çaçan gibi yeniden sormak gerekmez mi, ‘Gezersen Başkasıyla, Tutarsan bir başka eli kurşunlara gelesin’ denmez mi?

    Başkan’dan daha çok başkan kesilip, bu ülkeyi her gün içine çekilmek istenen iç çatışma bataklığına çekenlerin ayaklarınızın altına attığı kurşunu yarın topuğunuza sıkmayacağını nasıl garanti edebiliriz?

    Bilemiyorum ama ne kadar cani, sapık varsa vatan-millet-sakarya dediği şu günlerde kendilerine solcuyum diyenlerin ulusalcılığı bırakıp, başta Kürtlerle olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle mutlaka el ele verecek politikalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırken aynı gün başbakan ile görüşüp, Kılıçdaroğlunu kurşun çekirdeğiyle kınayan salağanları da anlamış değilim..

    Gerçi anlıyorum başkan ve ekibinin yaratmak istediği korku imparatorluğunda onlarda faydalanıp, asıl suçlarını kapatma yollarına gittiklerini ya neyse..

    Evet buradan bir kez daha sesleniyorum, kimsenin kurşunlara gelmemesi için herkesin samimi olması gerek..


    **Vurun HDP’ye..


    ‘İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara’da da Ardahanlıları bir araya toplayabilir, ülkenin başkentinde de varız diyebilirmişiz? diye çıktığım yolun sonunda, simit, su satarak eğitimimin bir bölümünü tamamladığım Ankara’ya girdiğimin üzerinde 24 saat geçmemişti ki geride bıraktığım o Ardahan kadar çok sevdiğim İstanbul’da yine bomba patlatıldığını sabah haberlerinde öğreniyordum.

    Gerçi her zaman güvendiğim sezgilerim yine beni yanıltmamıştı..

    Çünkü İstanbul’dan Ankara’ya doğru yol alırken başta Diyarbakır otobüslerinin özenle aranması olmak üzere yol boyu olağanüstü bir güvenlik önlemi ve bu önemlerin getirdiği korkunun boşalttığı otoban ve Ankara’da hissettiğim ve ‘yine mi?’ diye düşündüğüm bomba bu kez de İstanbul’da patlatılmıştı.. 

    Evet maalesef yine..

    Toplumun artık alışmaya başladığı ve sanki rutin bir olaymış gibi ilk şokunu atlatıp, yeniden hayata dönmeye çalıştığında bir kez daha şahit olduğum son İstanbul bombasının 11 canın yanı sıra bu toplumdan bir parça daha alıp, götürdüğünü de gün boyu yaptığım ziyaretlerden bir kez daha anlıyor ve ‘Herkesin, ‘Nereye gidiyoruz?’ diyerek bir birine soru sormaya devam ettiğini de üzülerek görmekteydim..

    Ve en önemlisi İstanbul’da ziyade Ankara’nın bu yaşananların büyük bölümünü başkentteki idareci, siyasetçilere,meclisteki, çankaya’da ki, saraydakilere yüklediğine de şahit oluyordum..

    Hele hele başkentin başkanlık konusunda çok keskin ve bu sisteme net bir biçimde karşı olduğunu gördüğüm şu bir kaç günlük Ankara ziyaretimde sanki herkesin bir kurtarıcı beklediği ve bu beklenenin her an gerçekleşeceğini sandığına da şahit oluyordum..

    Yani başkent Ankara başkanlığa tak karşı, bir o kadar da bu yaşananların başkanlık sevdası sonucu yaşandığını ima eden bir bakışla patlayan bombalara, alt üst edilen şehirlere ve giden canlara baktığına şahit olmaktaydım..

    Yani başkent son bir iki yıldır yaşananları başkanlık meselesi üzerinden baktığı ve bunun kesin ve net bir biçimde hissedildiği Ankara’da diğer bir konu da PKK’ dahil herkesin bu aralar HDP’ye vurduğunu ve bu yaşananlardan asıl amacının tek dişi kalmış muhalefet olarak gösterdiği HDP’nin sonunun hazırlandığı ve bu engelinde PKK’nın toplum nezlinde destek görmeyen can alan eylemlerinin de yardımıyla aşılması halinde o birilerinin çok istediği rejimin rahatça hayata geçirileceğine de inandıklarına şahit oluyordum, İstanbul’a göre bahar kokusunun daha güzel his edildiği Ankara’da..

    Evet, ARDA/FED olarak Ankara’da da bir toplantı yapmak için geldiğim Ankara’da bir kaç gündür gördüğüm, hissettiğim konuların başında herkesin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bu yana nefes aldırılmayan ve ne yapacağını şaşıran HDP’ye vurduğunu ve son olarak başkanın imzaladığı dokunulmazlık yasası ile herkesin HDP’yi el birliği ile bitirmeye çalıştığına, ama Ankara’nın da başkanlığa keskin bir şekilde karşı olduğuna şahit oluyordum..


          arşiv haber 09/08/07/06/02/2007 tarihli haber


     



    Ardahan kent içinden bir görünüm 

    Radyomuzu dinliyormusunuz? 

    KUŞ GRİBİ POSOF’TA MI?

     


    Kuş gribi tehlikesi şimdi Posof'ta mı? **Geçen yıl Çıldır’da görülen kuş gribinin yeniden ortaya çıktığı şu günlerde Posof’ta yaşanan kanatlı hayvan ölümleri tedirginliğe neden oldu.

    Ardahan’ın Posof İlçesi’nin bazı köylerinde meydana gelen tavuk ölümleri vatandaşları tedirgin etti ..  

    Kuş gribinin yeniden tartışlmaya başlandığı şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesinde meydana gelen kümes hayvanlarının ölümü heycana neden olurken, İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri haberimiz yok diyorlar.

    Geçen yıl Çıldır ilçesinde görülen ve ardından bir çok kanatlı hayvanın telef edildiği kuş gribinin şu günlerde Ardahan’ın Posof ilçesinde görüldüğü öne sürülürken, Posof’un Al ve Çambeli köylerinde aralıklarla tavuk ölümlerinin yaşandığını ifade eden Salih Aydın, “Köyümüzde son zamanlarda hane başı 2 ila 3’er tavuk olmak üzere yaklaşık 40 tavuk ölümü meydana geldi. Neden dolayı telef olduğunu bilemiyoruz. Yetkililerin biran önce bu konu üzerinde durmalarını istiyoruz. Ölüm nedeni hastalık insanlara bulaşır mı? Veya kuş gribi nedeniyle mi olduğunu öğrenmek istiyoruz” dedi. Öte yandan, İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri, konudan haberdar edilmediklerini söylediler. 

    Haber ekleme saati: 12.06-09/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



    Günün Karikatürü 

    Tren gitti, Türkgözü bitti AKTAŞ İçin kollar sıvanmalıdır!..

     


    İmza töreni Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun güzergâhının değiştirilmesiyle bir kez daha baypas edilerek, kenara itilen Ardahan ve Ardahanlının Çıldır Aktaş sınır kapısı için kolları sıvaması gerektiğine dikkat çekildi.

    Ardahan’ın geleceği ve hızla devam eden göç sorununun önüne geçilmesi için Aktaş Sınır Kapsının mutlaka açılmasına dikkat çeken Ardahanlılar,  bu sınır kapısının sürekli gündemde tutulması için başta sivil toplum örgütleri olmak üzere herkese büyük görevler düştüğünü belirtirlerken, kulağımızın dibinde olanve 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan bu yolun mutlaka açılması ve bu yönde gerekirse ciddi eylemler yapılmasına işaret etmekteler.



    ***Yanlızçam-Ardanuç Yolu bitirilmeli ..



    Ardahan’a büyük fayda sağlayacağı beklentisiyle Çıldır Gölü’nün batı yakasında geçmesi için hazırlanan projenin son anda değiştirilerek, Ardahan ve Çıldır’a hiçbir fayda getirmeyecek olan gölün doğu yakasına kaydırılmasıyla bu umudunu kayıp eden Ardahanlılar, Ardahan’ın Kafkaslar da rahat ticaret yapması için Çıldır Aktaş sınır kapısının açılmasını sağlayıp, Ardahan’ı olduğu gibi Kafkasları karayolu ile Karadeniz’e bağlayacak olan Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesi için hükümete baskı kurulması gerektiğine de dikkat çekerlerken, herkesin bu iki önemli gündeme kilitlenip, yıllardır açılmayan Aktaş sınır kapısının açılmasını, Yanlızçam-Ardanuç yolunun bitirilmesini sağlamalıdır diyorlar.



    ***Boş nutuklar değil, gerçek eylemler istiyoruz ..



    Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi’nin imza töreni ardından yapılan açıklamaların kamuoyu nezlinde ciddiye alınmadığının bilinmesini belirten Ardahanlılar, asıl bu çıkışları ve bundan daha ötesi girişimleri yerel gazetelerin aylar önce tren yolu projesinin değiştiğini ve Ardahanlı siyasi ve de sivil toplum kuruluşlarının nerede olduğunu sorduğu zaman ve ardından yapılmalıydı.

    Şimdi olan oldu diyerek, bunu unutup, istenen eylemlerin Aktaş için, Yanlızçam-Ardanuç yolu için, PosoF/Türkgözü sınır kapısı için, bitmeye yüz tutan hayvancılık için, hızla yaşanan göç için, açılması planlanan fakülte için ve diğer sorunlar için yapılması gerekliliğine dikkat çekildi.



    ***Türkgözü’ne formalite ithal izni!



    İlk açıldığı yıllarda başta akaryakıt ithali olmak üzere bir çok malın giriş ve çıkışına izin verilen, ancak her geçen gün bu iznin kısıtlamasıyla önemini kayıp eden Ardahan’ın Posof ilçesinde bulunan Türkgözü sınır kapısın da 2007 yılı içinde ithal edilecek mal sayısı yine 5 maddeyle sınırlı tutuldu.

    Bu sınır kapısında ithalat yapacakların sadece bin 500 ton demir, 2 bin ton suni gübre, bin 500 m2 kereste, 10 bin ton kömür (Petro-kok hariç) ve 20 bin ton ağaç (Yakmaya mahsus) ithal edilebileceğinin duyuran Ardahan Valiliği Sınır Ticaret Bürosu ithalatçı firmaların uygunluk belgesi almaları için çağrıda bulundu.

    Türkgözü’nde izin verilen ithal mal sayısının bölge esnafının yapamadığı işler olduğu gibi, tüketici piyasasında çokta lazım olmayan mallar olduğuna dikkat çeken Ardahanlı esnaflar, ‘bu sınırlı ithalat izninin sınır ticaretine getirilmiş sınırdan öte bir şey değildir.’ diyerek, ‘Posof Türkgözü sınır kapısında başta akaryakıt olmak üzere daha çok malın ithal ve ihracına izin verilmelidir.’ diyerek tepkilerini ortaya koymaktalar.

    Haber ekleme saati: 09.53-09/02/2007

    Haber/Analiz: Fakir Yılmaz/Ardahan

    Arazi davasında tutuklu bulunan muhtar serbest kaldı


    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı K. Altunbulak ve Çullu köyü arasında geçtiğimiz yıl yaşanan olay ardından tutuklanan 6 kişi serbest bırakıldılar.

    Çullu köyü muhtarı Musa Musaoğlu’nun da tutuklu olduğu olay geçtiğimiz yıl bölge de yapılan Kadastro çalışmaları esnasında iki köyün sınır ve arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkmış, olayların büyümesi üzerine bir kişi öldürülmüştü.



    Barıştırılsınlar!



    İki köyün arasında yaşanan tatsız olayların yeniden yaşanmaması ve istenmeyen olayların yeniden çıkmaması için iki köy halkının bir araya getirilip, barıştırılması gerektiğine dikkat çeken Göleliler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasilerin, kaymakamlığın ve de belediyenin bu yönde adım atmasını istemekteler.

    Haber ekleme saati: 00.06-09/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Boşanmak için Kocasını arıyor


    Eşine arıyor, boşanmak için 14 yıl önce görücü usulü ile evlendirildiği kocasından boşanmak isteyen Ardahan’ın Göle ilçesi Kayaaltı (Poladik) köylü Saray Bakar (30) kendisini 11 yıl önce terk eden kocasını arıyor.

    Kocasının kendisini 11 yıl önce terk edip kayıplara karıştığını belirten Saray Bakar, eğer kocasının bulabilirse boşanıp, kendi hayatını kuracak. Ancak bugüne kadar bundan başarılı olmadığı gibi, açtığı boşanma davasını da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp etti.

    Perişan ve sahipsiz olduğunu belirten Saray bakar, 14 yıl önce İstanbul’da görücü usulü ile evlendirildiği Kastamonu ili Kozköylü eşinin kendisini terk edip, kayıplara karıştığını, babasının evine sığınıp, Ardahan’a döndüğünü belirtirken, şimdi boşanmak istediği kocasının tüm aramalara karşın bulamadığından yakındı.

    Bakar, evli göründüğü için başta Yeşil kart olmak üzere birçok imkândan yararlanamadığını da belirtirken, eşinden boşanmak için Göle Adliyesinde açtığı davayı da kocasının adresini tespit ettiremediği için kayıp ettiğini sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 14.03-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    İl Genel Meclis Üyeleri, 

    Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık oldular,

    Müteahitler paralarını alıp gittiler!


    Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan’da uygulamaya konulan KÖY/DES Projesi ardından yaşanan tartışma ve iddialar üzerine İl Genel Meclis Üyeleri ile Hanak Belediye Başkanı ve Gazeteciler Kaymakamlarla davalık olurlarken, işi yapamadıkları ileri sürülen müteahitler yarım yamalak yaptıkları yolların paralarının büyük bölümünü alıp gittiler.

    Kaymakamların İl Genel meclis Üyelerini ve Gazetecileri, İl Genel ve Gazetecilerin Kaymakamları dava ettiği gelişme Hanak Belediye Başkanı Harun tankoç ile kaymakamın davasıyla ayrı bir seyir kazanırken, valilik ve bakanlıklarında olayı diğer yandan araştırdıkları biliniyor.

    Haber ekleme saati: 12.49-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    KEŞKE HİÇ ERİMİZSE!..


    Kar eridi, gerçekler ortaya çıktı Ardahan’da iki gündür etkili olan sıcak havalar karların erimesine neden olurken eriyen karın altından şehrin eksikleri ortaya çıkmaya başladı. Yollardaki karların erimesiyle birlikte kasis ve çukurların yüzeye çıkması araç sahiplerinin tepkilerine neden olurken yollarda biriken kar suları da yayaların korkusu olmaya başladı. 

    İki yıl önce yapılan ve belediye valilik arasında biz yaptık tartışmasına neden olan kilit parke yol kullanılmaz hale gelmesine rağmen onarım ve tadilat yapılmazken şehrin alt yapısı eksik olduğundan eriyen kar suları da yol artasında birikiyor.

    Sürücüler yaz gelmeden kışı arar oldu.

    Kışın, dondurucu soğuklara rağmen, soğukları arar olduklarını ifade eden sürücüler, yollardaki çukurların onarılmasını istediler. Sürücüler, “Kışın dondurucu soğuk ve karla mücadele ediyoruz. İki gündür soğuklar yerini sıcak havaya bıraktı. Ancak, bu durum bizim için daha kötü oldu. Çünkü çukurlar ortaya çıktı. Araçlar bundan dolayı zarar görüyorlar. Bu çukurlar ortaya çıktıktan sonra, soğuk ve karları arar olduk” dediler. Merkez Karagöl Mahallesi ile Atatürk Mahallesi’nin birleştiği Kars Köprüsü mevkiinde, kış boyunca buzların geçit vermediğini hatırlatan sürücüler, yolda şimdi ise çukurların geçit verdiğini söylediler. Sürücüler söz konusu yolda gerekli çalışma yapılmaması halinde kazaların kaçınılmaz olacağını söylediler. 

    Haber ekleme saati: 12.45-08/02/2007

    Haber: Bülent kılıç Fotolar: Barış Bilgin

    Belediye Başkanının İşsizlik İsyanı


    Ailbeyoğlu Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kentte İşsizlik Oranının Yüzde 50’nin Üzerinde Olduğunu ve Her Gün İş İçin Belediyeye Yüzlerce Kişinin Geldiğini Belirterek, “Geceleri Sabaha Kadar Kıvranmaktan Yatamıyorum” dedi. 

    Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, kentte işsizlik oranının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu ve her gün iş için belediyeye yüzlerce kişinin geldiğini belirterek, “Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum” dedi. 

    Başkan Alibeyoğlu, Türkiye’de işsizliğin yoğun olduğu illerden birinin Kars olduğunu ve her gün iş için kapısını çalanlara imkan sağlayamadığı için üzüldüğünü ifade etti. Alibeyoğlu, “Günde yüzlerce hemşehrimiz oğluna, kızına iş bulmak için kapımızı aşındırıyor. Hal böyle olunca da bizler iş veremediğimiz için çaresizliği yaşıyoruz. Kars’ta işsizlik oranı yüzde 50’den fazla. Çünkü bunu en acı şekilde yaşayanlardan birisiyim. Bırakın Kars kent merkezini artık köylerden ve ilçelerden bile insanlarımız belediyemize bir umutla geliyorlar. Bizim bu çalışmalarımızı ve çabalarımızı görüp belki de, ‘Bu her şeyin üstesinden gelir, bunu da çözer’ umuduyla geliyor. Ama biz bu çaresizliği yaşıyoruz ve sıkıntılarımız gün geçtikte artıyor. İşsizlikten dolayı bu talepler gün geçtikçe de katmerli bir şekilde çoğalıyor. Ankara ve İstanbul’dan bile iş için arayanlar var. Hatta oralardan iş umuduyla Kars’a gelenler bile var. Gerçekten belediyemizde işe alım yok. Zaten belediyemizin belli bir kapasitesi var. 8 yıldır görevdeyiz ve alacaklar da alınmıştır. Lütfen bizi anlayışla karşılasınlar çok zor durumdayız” diye konuştu. 

    Başkan Alibeyoğlu, belediye başkanı olmadan önce kendisine ait 12 işyerinin olduğunu fakat başkan olduktan sonra işlerle ilgilenemediği için bu işyerlerinin bir çocuğunu kaybettiğini de vurguladı. Alibeyoğlu, daha sonra şunları söyledi: 

    “Son derece zor durumdayız. Başka belediyelerde doğal olarak bu kıyaslama yapıldığı için bizden de aynı beklenti içine giriyor olabilirler. Ama nihayetinde 8 yıl içinde herkes bizim ne olduğumuzu öğrendi. Gönlümüzü ve umutlarımızı Kars’a bağlamışız. Belediye, işimiz, aşımız, aşkımız, ailemiz her şeyimiz olmuş. Yaptığımız eserler bize gerçekten mutluluk veriyor. Halkımızla dayanışma, paylaşım ama acz içinde kalmak da üzüntü ve kedere boğmakta. Geceleri sabaha kadar kıvranmaktan yatamıyorum. Gerçekten sıkıntılarla dolu problemli bir kent. Maalesef bunu acı bir şekilde yaşıyoruz”. 

    Haber ekleme saati: 12.38/08/02/2007

    Haber/Foto: O bir kral

    TÜRK EĞİTİM-SEN, MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ CEVDET AYDIN’IN TAVRINA SERT ÇIKTI:NEZAKETSİZLİK!


    O şimdi zorda .. Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi, Kars İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’dan, personelin maaşı karşılığında bankadan alınan promosyon paralarının nerelere harcandığını kamuoyuna açıklamasını istedi.

    Türk Eğitim-Sen Kars Şubesi Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı Fahrettin Şimşekler imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “Sayın Cevdet Aydın’a 370 bin YTL (370 milyar) promosyonun bizlere verilmesini istediğimizde nerelere harcandığını gösteren bir belge ile karşımıza çıktı. Biz şimdi o belgelerin, bilgi edinme yasasına da dayanarak, harcama listesini ve nerelere harcandığını kalem kalem ve faturalarıyla birlikte bilgi vererek, tüm eğitiml çalışanlarının ‘370 bin YTL nereye gitti?’ sorusunun cevabını vermesini istiyoruz. Bu açıklama, üyelerimizi de bizleri de rahatlatacaktır.” denildi.

    İl Milli Eğitim Müdürü için “nezaketsizlik” ifadesinin de kullanıldığı açıklamada, “Biz Türk Eğitim-Sen olarak kendilerinden promosyonun  dağıtılması hakkında yazılı cevap istediğimizde, Türkiye’nin en büyük eğitim çalışanlarının sendikasını gözünün görmediğini, bu yüzden yazılı cevap hakkını da Türk Eğitim-Sen’e değil, tüm il, ilçedeki okullara ve tüm sendika okullara ve tüm sendika şubelerine diye sanki soruyu soran onlarmış gibi cevaplayarak, sendikamızı muhatap almama nezaketsizliğini de göstermiştir.” görüşü yer aldı.

    Sağlık Müdürlüğü’nün bir çok sorunu olduğunu, buna karşın, Vali Mehmet Ufuk Erden’in daire müdürleriyle yaptığı konuşmada alınan “promosyon paralarının yüzde 70’inin çalışanlara dağıtılması” kararına uyarak, her çalışanına 400 ile 600 YTL civarında ödeme yaptığına dikkat çekilen açıklamada, daha sonra şu görüşlere yer verildi:

    “Milli Eğitim Müdürü’yle yaptığımız son görüşmede, 370 bin YTL’den geriye 103 bin YTL kaldığı, bunun 30 bin YTL’sinin de yine harcamalara ayrıldığını, geriye 70 bin YTL kaldığını öğrendik. Sayın Valimizin tüm kurum müdürleriyle yaptığı toplantı sonucunda alınan karar üzerine üyelere dağıtılacağını, bu paranın da her üyeye düşen payın kendi ifadesiyle 40-50 YTL civarında olduğu söylenmiştir. Oysa, Sağlık Müdürlüğü’nün kendi personeline dağıtmış olduğu pay 400 ile 600 YTL civarındadır. 

    Demek ki, Sağlık Müdürlüğü’nün, sağlık ocaklarının boyanması, fotokopi makinası alınması, ambulans veya köylerdeki sağlık ocaklarını dolaşması için pikap alınması gibi sorunu yok. Şimdi bizler, eğitim çalışanları olarak o paranın da harcanmasını istiyoruz.”

    Haber ekleme saati: 12.29-08/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ

    ALINAK’A “SİVİL DEVRİM” DAVASI


    Mahmut Alınak AKP Adana Milletvekili Abdullah Çalışkan’ın “yeşil devrimden yanayım” şeklindeki sözleri kamuoyunda tartışılırken, DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak’a “sivil devrim” istemekten dava açıldı. 

    Kars Cumhuriyet Savcısı Hikmet Gürbüz, Alınak hakkında “Suçu ve suçluyu övme, kanunlara uymamaya tahrik” suçlamasıyla hazırladığı iddianameyi, Kars Sulh Ceza Mahkemesi’ne sundu.   

    İddianamede, Alınak’ın 4 Haziran 2006’da Kafkas Öğrenci Derneği’nin düzenlediği “Demokrasi” konulu konferansta dile getirdiği sözleri nedeniyle cezalandırılması istendi. Alınak’ın adı geçen konferansta dile getirdiği sözleri şöyle: 

    “Kabul edilen sivil itaatsizlik, düzenin kapısına kilit vuracak, düzeni teslim alacak. İran Şahı’nı gördük. Biz o koca imparatorluğun nasıl tuzla buz olduğunu gördük, bunlar bu kadar güçlü falan da değiller. Biz halkı yüklersek ve güçlü bir sivil itaatsizlik gerçekleştirirsek, bunlar dayanamazlar bize, 2 yıl fazla değil, çocuklarımızı; doğan çocuklarımızı nüfusa kaydetmezseniz, ben kaydettirmiyorum, torunum oldu diyelim kaydetmiyorum, çocuklarınızı nüfusa kaydettirmeyin, nüfus sayımı yapılıyor, nüfus sayımını kabul etmiyorlar ve kimlik taşımıyorlar, düşünün ki Amed’den İstanbul’a, oradan Dersim’e Kars’a, Iğdır’a, Ardahan’a binlerce onbinlerce yüzbinlerce milyonlarca insan, kimliksiz bir şekilde sokağa akmışsa… Yargıya gitmiyorum, okula göndermiyorum, nüfusa gitmiyorum, tapuya gitmiyorum. Ne oldu, iflas etti orada. Çark; bu sistemin çarkı kendiliğinden felç oldu. Hiç kimse bundan çıkmadan, kendini tehlikeye atmadan, hiç aslında kendi çocuğu var şimdi kullanılmakta olan, polisle vuruşmadan, askerle vuruşmadan, sivil devrimse… İşte o günlere hazırlıklı olun.”

    Haber/ ekleme saati: 12.17-08/02/2007

    Haber: Gümüşpala Kortağ/Kars

    DTP’li Alınak: Şeker Komasındaki Annem Solunum Cihazı Olmadığı için öldÜ


    Alınak'ın annesi.. DEP eski Milletvekili ve DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, annesi Emine Alınak’ın şeker komasına girdikten sonra kaldırıldığı Kars Devlet Hastanesi’nde solunum cihazı olmadığı için öldüğünü ileri sürdü. 

    Mahmut Alınak yaptığı açıklamada, annesi Emine Alınak’ın (87) dün yürüyerek gittiği Kars Devlet Hastanesi’nde şeker komasına girdiğini belirtti. Annesinin nefes alma güçlüğü çekince solunum cihazına bağlanması gerektiğini kaydeden Alınak, ”Ancak Kars Devlet Hastanesi’nde solunum cihazı yoktu. Doktorlar büyük bir gayretle annemi kurtarmaya çalıştı ancak çaresiz kaldılar. Bunun üzerine 200 kilometre yol katederek annemi Erzurum’a götürdük. Ama canım annemi kurtaramadık. İnsan hayatı için bu kadar önemli bir cihazın Kars Devlet Hastanesi’nde olmayışı acıdır. Bundan, ülkeyi güllük gülistanlık gösteren Başbakan utansın. Biz annemizi kaybettik. Bu tıbbi imkansızlıklar yüzünden hiç değilse başkaları ölmesin” diye konuştu. 8 çocuk ve 60 torun sahibi Emine Alınak’ın, Kars’ın Digor ilçesinde yarın toprağa verileceği bildirildi.

    Haber ekleme saati: 12.15-08/02/2007

    Haber/Foto: Mukadder Yardımcıel Gönderen: O bir kral 

    BARİ ASAYDINIZ!


    O şimdi zorda .. Türbanlı öğretmeni, “okul lojmanına erkek arkadaşını alma” diye uyardığı için, görevden alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan, ardından da birikmiş izninin kullanılmasına izin verilmeyen Atatürkçü ve laik düşünceli İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı bir asmadıkları kaldı.  Armağan’ın bu kez Öğretmen evi’ne girmesi de yasaklanmak istendi.

    İddiaya göre, dün Kars Öğretmen evi’nde görevden alınan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Armağan’ı gören İl Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın morali bozuldu. Öğretmen evi Müdürü’nü çağıran İl Milli Eğitim Müdürü Aydın, önce, Armağan’ı kastederek, “Onun ne işi var burda?” diye sordu. Ardından da, “Onu bir daha burada görmeyeceğim” diye uyardı.

    Milli Eğitim Müdürü Cevdet Aydın’ın uyarısı iletilen Hayrullah Armağan’ın ise, uyarıya tepki göstererek, “Ne demek buraya gelmesin! Ben sonuçta Milli Eğitim Bakanlığı personeliyim ve Türkiye’nin bütün illerindeki öğretmen evine girmek hakkım var. Kaldı ki, buraya öğretmenden çok öğretmen olmayanlar giriyor. Ayrıca, Benim buraya girmeme yasak koymaya çalışan Milli Eğitim Müdürü önce 15 Eylül’den beri kaldığı 303 nolu odanın hesabını versin. Kaç lira ödemiş şu ana kadar kaldığı suit oda için. Yediği yemekler için para ödemiş mi? Bu konuda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım.” dediği ileri sürüldü.  

    Haber ekleme saati: 12.14-08/02/2007

    Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ Kars

    1 YTL ödeyerek tapularını alıyorlar..


    Tapularını alan Ardahanlılar Tapu Kadastro Genel müdürlüğü tarafından Ardahan ili, ilçe ve köylerde mevcut hazine arazilerin belirlenmesi, sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırması için başlatmış olduğu çalışmalar sonuç vermeye başlamıştır. 

    Özellikle köylerde yaşanan sınır anlaşmazlıklarının ortadan kaldırılması konusunda belirleyici bir çalışma programı izleyen Tapu Kadastro Ardahan İl Müdürlüğü yetkilileri, sınır ve statü belirleme konusunda ihtilafa düşerken, bireysel alanda yapmış olduğu çalışmalar sonucunda vatandaşlara tapularını 1 YTL karşılığında vermeye başlamıştır.

    Yapılan çalışma sonucunda tapularına kavuşan vatandaşlar, büyük mücadeleler sonucu haklarını elde etmekten de memnunluk duyduklarını belirtmişlerdir.   

    Haber ekleme saati: 12.07-08/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Ardahanlı İş Adamı Cavit Çetin:“Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahan’lının trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.


    Cavit Çetin Avrupa ile Asya arasında ulaşım problemini en ekonomik düzeye indirilmesi gerektiğine değinen Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin, “Ardahan ve Serhat bölgesi için son derece önemli olan bu proje, bölgenin geri kalmışlığını da ber taraf edecektir. Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin hayata geçmesiyle Türki Cumhuriyetler ve Gürcistan üzerinden trenle gelen yolcuların Ardahan’a girişi ekonomide canlılık yaratacağı, bir nebzede olsa istihdam artırılacaktır. Bölgemizde turist yoğunluğu söz konusu olacağı gibi, gerçek anlamda ipek yolu dediğimiz ithalat ve ihracat söz konusu olacaktır. Bu da mağdur olan Serhat bölgesine yansıyacaktır. Çıldır ilçesinde bir istasyonun kurulmasıyla Ardahanlı trene arkadan bakmadan,  trene arkadan bakan değil, treninin nimetlerinden faydalanan bir il olmasını istiyoruz” dedi.

    Kars-Bakü-Tiflis demiryolu projesi yöremizin temel sorunlarından biri olan ulaşım problemi olduğuna değinen iş adamı Cavit Çetin, “Kars-Bakü-Tiflis demiryoluyla ilgili olarak nihayetinde bir gelişme yaşanmakta ve 07.02.07 tarihi itibariyle, projenin başlaması için antlaşma imzalanacaktır. Bu antlaşma yöre halkı ve bölgemiz için tarihi bir olay ve uzun zamandan beri heyecanla beklediğimiz bir gelişmedir. Allah emeği geçen herkesten razı olsun diyerek iyi niyet duygularımızı belirtelim ve olayı daha ayrıntılı incelemeye, eksik yanlarını demiyelim de, beklentilerimizi sırayalım ve ilgililere duyuralım.

    Öncelikle bir önceki yazımda neler belirtmiştim onu hatırlayalım. Şöyle demişiz:

    Diğer önemli konu ise İlimizin komşu ülkelere ve yurtiçi ulaşımını ilgilendiren, bölgemize hem ekonomik hem de turizm açısından canlılık getireceğine inandığımız Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu bağlantılarından birisinin de ilimiz sınırları içersinde olmasıdır. Bu istek bölge halkımızın şimdiye kadarki kötü talihini bir nebze olsun değiştirecek bir istektir. ‘’ 

    Değerli hemşehrilerim, okuduğunuz gibi ve benim de üstüne basa basa söylediğim, bu proje elbetteki bölgemiz için çok önemlidir ve uzun zamandan beri beklediğimiz, talihimizi değiştirecek bir olaydır. Ama bizim Ardahan’ lılar olarak isteğimiz, duraklardan birisinin de Ardahan sınırları içersinde olmasıdır. Şu an için projenin detaylarını bilemiyorum belki de, belirttiğim gibi yakınlarımızda bir durak olacaktır ama bunu yetkililerden duymak istiyoruz. Acaba il sınırlarımız içersinde herhangi bir durak olacak mı olmayacak mı? Özellikle buradan Ardahan milletvekillerine sesleniyorum; Bu proje için sayısız soru önergeleri vermiş ve bu işin takibini yapan siz değerli vekillerim, bu projenin Ardahan’ a katkısı net olarak ne olacaktır. Yol güzergâhı Ardahan’ a yakın bir ilçe veya Ardahan sınırları içinde herhangi bir yerden geçecek mi? Sorum net ve çok açık. Ben ve yöre halkımız bu sorunun cevabını merak etmekteyiz. Çıkın ve açık yüreklilikle bu projenin Ardahan’ a katkısı şunlardır diye sıralayın ve hepimizin takdirini kazanın. 

    Umarım bu proje Ardahan’ ı komşularından soyutlamaz ve sınır kapılarının önemi azalmaz. Değerli dostlarım açıkcası benim bu konuyla ilgili bazı çekincelerim mevcuttur. Sanki bu projede Ardahan devre dışı bırakılmış gibi hissetmekteyim. İnşallah bu hissiyatımda yanılırım. Bunu anlamanın tek yolu da vekillerimizin vereceği cevapların içimize sinmesi ve Ardahan’ ımızın çok şey kazanacağı müjdesidir. Bekleyip hep birlikte göreceğiz değerli dostlarım, şimdilik sağlıcakla kalın” dedi. 

    Haber ekleme saati: 11.47-08/02/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya

    Herkesin kurtuluşu kendisine!…


    Ardahan kalesi 23 Şubat Cuma günü, düşmandan kurtuluşunun 84. yıl dönümünü kutlayacak olan Ardahan’ın Metropollerde ve de diğer illerde bulunan dernekleri kurtuluşu ayrı ayrı kutlamaya hazırlanıyorlar.

    Başta İstanbul’da olmak üzere birçok kentte birden fazla bulunan Ardahan Dernekleri Ardahan’ın Düşmandan Kurtuluşunun gününü aynı günde ayrı yerlerde kutlayacaklarını ilan etmeye başladılar.

     İstanbul’un hemen her ilçesinde, hatta beldesinde bulunan derneklerin bir birleriyle olduğu gibi vakıflarla kurtuluş günü dolaysıyla yarışıp, düzenleyecekleri KAZLI/RAKILI Geceleri için bilet satışına başladıkları gözlenirken, sitemiz okurlarından bu durumun birlik beraberliği değil, dağılmayı sağladığını ileri sürdüler.

    Derneklerin bir araya gelerek ses getirecek bir yerde ve de etkinlikle kurtuluş gününü kutlaması gerektiğini belirten Ardahan’ın dışında bulunan hemşerilerimiz, böyle bölük-pörçük etkinliklerin kimseye hayrı olmadığı gibi, kendilerinde zorda bıraktığını belirttiler.



    ***ARDAHAN’A FAYDASI NE OLUYOR?



    Derneklerin kurtuluş gününde olduğu gibi birçok konuda söz birliği yapamadığını da belirten Ardahanlı hemşerilerimiz, birçoğunun ÇANTA DERNEK olarak isimlendirilen Ardahan Derneklerinin gurbette bulunan Ardahanlılara olduğu gibi Ardahan’a da hiçbir katkısının olmadığını en son olarak Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolunun değiştirilen projesinde görüldüğünü dile getiren Ardahanlılar, lobi gücü olmayan, ancak Ardahan ismini kullanıp hiçbir iş yapmayan derneklerin yılda bir bilet satmak ve rakılı/kazlı gece yapmalarından öte bir iş yapmadığını da öne sürdüler.

    Haber ekleme saati: 01.20-08/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



    Atatürk doğu gezisinde 

    Orhan Pamuk Türkiye’yi terk mi etti?!…

     


    Gazetenin sitesi Fransa’da yayınlanan LE FIGARO.fr isimli gazete Nobel Ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk’un Türkiye’ye terk ettiğini yazdı.

    Fransa’nın ciddi ve büyük trajlı gazetelerinden olan  LE FIGARO gazetesinin bugünkü sayısında, “Edebiyat ödülü alan Pamuk sürgünde” başlığıyla verdiği haberde, Orhan Pamuk’un Türkiye’yi gizlice terk ettiğini öne sürdü.

    Gazete’nin bu haberinin ne kadar ciddi ve doğru olduğu bilgisi tam olarak alınmazken, haberin içeriğinde Pamuk’un Türkiye’de yaşadıklarını düşünceli bir fotoğrafıyla vererek,  uzun uzun anlatılmış.

    Haber ekleme saati: 01.10-08/02/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Musul ve Kerkük sorunu

    Atatürk’ün Ardahan’a gelişini engellemiş ..


    Atatürk doğu gezisinde Bugün yeniden gündeme gelen ve Irak Kürtleri, Amerika ve Türk Hükümeti arasında tartışma konusu olan Musul ve Kerkük olayının bir örneği de 1923 yılında yaşanmış.

    Ardahan’ın düşmandan kurtuluşunun ardından bir yıl sonra bölgeye gelen ve bölgede yaptığı gezi programına Ardahan’ı da ekleyen Atatürk’ün, bu sırada çıkan Musul-Kerkük hadiseleri nedeniyle programını tamamlamadan ve son anda bu kararından vazgeçip, Ankara’ya dönmek zorunda kaldığı, Ardahan’ın 2001 yılında hazırlanan yıllığında kayıtlar altına alınmış.

    Haber ekleme saati: 23.01-07/02/2007

    Haber/Araştırma: Fakir Yılmaz

    ARVAK Başkanı Faruk Demir soyuldu …


    Faruk Demir Ardahan Eski Milletvekillerinden Faruk Demir’in aracının arka camının geçtiğimiz gün arkadan kırılıp, içinde ki eşyalar çalındığı öğrenildi. Alınan bilgilere göre geçtiğimiz gece hırsız yada hırsızların demir’e ait aracın arka camını kırarak içinde ki lap top bilgisayarı, bir çok önemli eşyasını alıp kayıplara karıştığı bilgisi alınırken, konuyu sorduğumuz Faruk Demir olayı doğrularken, bu durum karşısında şaşırıp kaldığını, çalınan eşyalarına değil, bir çok manevi değer taşıyan eşyalarına üzüldüğünü söyledi.

    Haber ekleme saati: 22.22-07/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Ardahan baypas edildi, İmzalar atıldı!..


    Tran Ardahan'ı ti geçti Ardahan’a komşu olan ve Aktaş sınır kapısıyla kapalı bir gümrüğü bulunan Gürcistan’da bir araya gelen Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye liderleri Kars-Bakü-Tiflis Demiryolu için imzaları attılar. Önce Çıldır Gölünün doğusunda geçeceği ve bu yönde hazırlanan bir projesi olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun projesi, Ardahan’ın sahipsizliği, Karslı politikacıların uyanıklığı ardından değiştirilmiş, son anda gölün Ardahan’la alakası olmayan yönü olan batısında geçirilmişti.



    ***Aktaş’ın lafı edilmedi, Ardahan’ın ismi ağza alınmadı



    Üç liderin imza töreni için bir araya geldiği Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu imza töreni sırasında ilginç bir durum daha yaşandı. 

    Gerek gezi sırasında, gerekse de imza töreni boyunca Aktaş sınır kapısından bahsedilmezken, imza töreni sonrası üç liderin açacağı havaalanıyla Gürcistan’dan Karadeniz’e direk ulaşım sağlanacağı belirtilerek, Ardahan’ın adeta baypas edildiği ima edildi.

    Karadenizli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, açılacak olan havaalanı ile Artvin’in daha da canlanacağını belirtirken, konuşması boyunca Ardahanlının yılardır açılmasını beklediği Çıldır Aktaş Sınır Kapısından ve de Ardahan’ın ismiyle ilgili bir kelime bile etmedi. 



    ***Karslı vekiller gülüyordu, Ardahan vekiller poz veriyordu ..



    Dünya medyasının canlı olarak yayınladığı bu önemli gelişme sırasında Ardahan ve Ardahan’ın sınırlarından bahsedilmezken Karslı politikacıların yüzleri ve de gözleri gülüyordu. Gürcistan’a sınırı olmamasına rağmen yapılacak olan demiryolunda en iyi faydalanacak olan il olma konumunun zevkini yaşayan Karslı politikacılar imza törenini ayakta alkışladılar.

    Gazetelerimiz ve de sitelerimizin, ‘Başbakan komşuda, vekiller uykuda’ haberinde sonra uyanıp, son anda gezi programına kendilerini aldırmaları hiçbir fayda sağlamazken, her iki vekilimizde sanki büyük iş yapıyorlarmış gibi fotoğraf ve tv görüntülerine girmek için büyük çaba sarf ettikleri gözlendi.

    Haber ekleme saati: 19.13-07/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz

    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Biz yazarken ..



    Fakir Yılmaz Yukarıda ki manşeti okuyorum da kendi kendime gülüyorum.. Aslında ağlıyorum desem daha yerinde olur…

    Çünkü; Dün Başbakan Erdoğan’ın da imzaladığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi’ni TV’de canlı izlerken gözlerim doldu.

    Ardahan’ın baypas edileceğini aylar önce yazarken, birilerinin bizi dava edip, mahkeme kapılarına düşürdüğüne mi, yoksa üç liderin konuşmalarında Gürcistan’a komşu olan Ardahan’ın isminin geçmemesindenmiydi bilemiyorum.

    Belki’de yukarıda ki ve de aşağıda ki manşet haberlerimize konu olanlaraydı ..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

    ATSO, Ardahan Milletvekilleri

    ile Karslıları Ardahan’a ihanetlikle suçladı ..


    Latif Tosunoğlu Bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle yapımı için anlaşması imzalanacak olan Kars-Tiflis Demiryolu Projesi’nin, Çıldır Ardahan güzergâhının iptal edilmesi ve Kars sınırları içinde olan Çıldır Gölünün batısında geçmesine Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığından çok sert tepki geldi.

    Ardahanlı Milletvekilleri Kenan Alun’a ile Esnan Öğüt’e   ve Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğulu’nu  Ardahan’a ihanetlikle suçlayan ATSO’nun konuyla ilgili açıklaması şöyle;



    **BASIN YAYIN KURULUŞLARINA



     1999 yılında ihalesi yapılan Kars-Tiflis demiryolu projesinin Ardahan güzergâhının iptal edilmesi Sınır ili olan biz Ardahanlıları çok üzmüştür. Ardahan güzergahının iptal edilmesi 80 yıllık göç veren ve sınır ilini beklemekte olan Ardahan halkının tamamen devre dışı bırakılması sebebiyle ülke ekonomisine ve metropol şehirlerde nüfus patlamasına sebep olacaktır.

    Cumhuriyet döneminden bu güne kadar göç veren bir ilin kalkınması için ilk ve son şans olan Kars – Tiflis Demir yolu projesi Karsta ki art niyetli üç beş bürokratın ve bunlara alet olan Kars Belediye Başkanının kurbanı olmuştur.

    Ne acı ki bu vahim ve o kadar da üzücü olayın sonuçlarını düşünmeden ve tutarsız davranışlar içerisinde bulunan Ardahan milletvekilleri sayın Kenan ALTUN ve Ensar ÖĞÜT de isteyerek veya istemeyerek bu ihanettin içine girerek bu projenin baş mimarları olmuşlardır.

    Bugün Sayın Başbakanımızla birlikte bu proje için Tifliste bulunan sayın millet vekillerimize Basın yayın aracılığı ile sesleniyorum;

     Ardahanlıların tamamının göç etme niyetinde olduğunu  ve vekillerinin Ardahan a döndüğünde bunun bedelini ve cezasını çok ağır bir şekilde ödeyeceklerini ve bu seslenişten sonra geri adım atmaması durumunda milletsiz bir ilin millet vekilleri olacaklarını ve Ardahan tarihinde iline ihanet etmiş millet vekilleri olarak tarihe gececiklerini hatırlatır.Vekili oldukları ilin yok edilmesine  katkıda bulunan sayın millet vekillerimize şahsım , temsilcisi olduğum Tacir ve Sanayiciler ile Ardahan halkı adına kınıyorum.

    Saygılarımla;

    Latif TOSUNOĞLU/Yön Kur Başkanı 

    Kaçak elektrik kullandı öğretmen olamadı ..


    Kaçak elektrik kullanımı yaptı hayatı karardı Örenğincilinde kaçak elektrik kullanmaktan ceza alınca öğretmenliğe kabul edilmedi. Kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırılan öğretmen meslekten men edildi.

    Son yapılan öğretmen atamalarında Ağrıya tayini çıkan öğretmen E. C. Göreve başlayacağı sırada atamasının iptal olduğunu öğrendi. Bu durumun sebebini soran öğretmen adayına kaçak elektrik kullandığına dair 3 yıl önce aldığı ceza hatırlatıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, elektrik hırsızlığı yapan bir kişinin devlet memurluğu kanun gereği memur olamayacağı kaydetti.

    Ağrı doğumlu E.C 2001 yılında Kars ili Sarıkamış Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Yüksek Okurken Sarıkamış ilçesinde kiralık olarak oturduğu evde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılmış, elektrik hırsızlığı suçundan 6 ay hapis cezası almış. Para cezasına çevrilen ceza ertelenmişti. Bu cezanın sabıkasına işlendiğinden haberi olmayan E.C. 2006 yılı öğretmen atamalarına başvurdu. Ve Ağrıya Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atandı. Ancak 6 ay hapis cezası aldığı için göreve başlatılmadı.

    Haber ekleme saati: 15.40-07/02/2007

    Haber/Foto: Fakir Yılmaz

    Gök yüzü değil, GÖL yüzü ..


    Çıldır gölü Birçok doğa harikasına sahip olmasına karşın gerektiği gibi tanıtılıp, turizme kazandırılmayan Ardahan ve ilçelerinde ki güzelliklerden olan Çıldır Gölü’nün donmuş yüzüyle ortaya koyduğu olağanüstü güzel manzara, görenleri şaşırtıyor.

    Her yıl kış ayları boyunca donan ve tüm gölün üzerine kaplayan buz tabakasının ortaya koyduğu bu muhteşem görünümle adeta devası doğal bir buz patent sahası halini alan Çıldır Gölü’nde balık tutmak için mücadele eden bölge balıkçıları da bu güzelliği ayrı bir güzellik katıyorlar.

    Buz tabakasının 70 santime kadar kalınlaştığı ve çevresinde bulunan köylerin yaz aylarında etrafını dolaşarak gittikleri Çıldır ilçesine kışın üzerinde yaya geçip geldikleri Çıldır Gölünün buz tutmuş tabakasını delerek balık tutmaya çalışan Çıldırlı balıkçılar hem gölün doğal güzelliğini, hem de ekmek parası kazanmanın zevkini yaşıyorlar.

    Haber ekleme saati: 14.45/07/02/2007

    Haber: Fakir Yılmaz Foto: Ümit Kılıç

    Sarıkamışlılar, kaymak için Norveç’e gidiyorlar!


    Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Norveç’in Kirkenes kenti ile Kars Belediyesi arasındaki kardeşlik ilişkisi çerçevesinde Kirkenes Belediyesi’nin daveti ile Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan ÖZBİLEN, Sarıkamış Kaymakamı Rahmi KÖSE, Kars Belediye Başkan Yardımcısı Dünyamalı DEMİR ve Kars Belediyesi Özel Kalem Mensubu İhsan KARAYAZI  Kirkenes Kış Festivali’ne katılmak üzere Norveç’e gidiyorlar. 

    Başlangıçta  söz konusu programa Kars Belediye Başkanı Naif ALİBEYOĞLU ve Başkan Yardımcısı Saffet ÖZDEMİR davet edilmişlerdi. Ancak, Kirkenes’in kış turizmi açısından son derece gelişmiş olması ve Kars ile Sarıkamış’ın da Kirkenes benzeri bir turizm kenti olmaları özlemi nedeniyle, Naif ALİBEYOĞLU söz konusu davetten sarf-ı nazar etmiş ve yukarıda adı verilen heyetin Kirkenes’in turizm deneyimlerinden faydalanmak üzere adı geçen kente gitmeleri hususuna karar vermiştir. Tüm yol ve konaklama masrafları Kirkenes kentince karşılanan heyetin edineceği deneyimlerin Sarıkamış ve Kars’ın turizm merkezli kalkınmasına ışık tutması temenni edilmektedir. 

    Haber ekleme saati: 14.43/07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Kartvizitine lakabını yazdı


    Fır fır ve çocuklarıda modaya uydu Ardahan’da davul ve zurna çalarak geçimlerini kazanan Şemsettin Şimşek ve oğullarının kartvizit bastırırken isim yerine fırfır lakabını kullanmaları dikkat çekti. 

    Ardahan’da düğün ve törenlerde davul ve zurna çalarak geçimlerini sağlayan Şimşek ailesinin çocukları, babalarının lakabı olan fırfır’ı kar vizite de yahsıttılar. 

    Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğü’nde davul ustası olarak görev yapan Ender Şimşek, “Ardahan’da herkes babamın fırfır olarak tanıdığı ve gerçek isminin kimsenin bilmediği için kartvizit bastırırken babamın lakabını kullandık. Babam kartvizitteki lakabını görünce kızmadı aksine çok sevindi” dedi. 

    Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Yol açma çalışmaları sürüyor


    Yollar açılmaya çalışılıyor Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olar kar yağışı sonrası ulaşıma kapanan Damal-Posof Karayolu ulaşıma açıldı. 

    Ardahan’ın Posof İlçesi sınırları içerisindeki 2 bin 540 rakımlı Ilgar Dağı’nda gece etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan yolda Karayolları ekipleri tarafından yapılan çalışma sonrasında ulaşım tekrar açıldı. 

    Ilgar Dağı Geçidi’nde zaman zaman etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi bazı bölgelerde 1 metrenin altına düşmesiyle sürücüler zor anlar yaşıyor.

    Haber ekleme saati: 14.36-07/02/2007

    Haber: O bir kral

    2006 yılında Ardahan, Kars ve Iğdır’da neler yapıldı, neler yaşandı kısaca hatırlayalım


    *3. Kafkas Festivali yapıldı 

    *1. Altın Kaz Festivali yapıldı 

    *Kafkas Üniversitesi Rektörü Necati Kaya’nın rektörlük süresi dolunca İzmir’e göç etti 

    *Kafkas üniversitesine yeni Rektör olarak Abamüslüm Güven atandı. 

    *Vatan Gazetesi “Ardahanlılar Türkiye’nin en geniş ili” dedi. 

    *Göle Kaşar Festivali yapıldı 

    *Atatürk’ün Gölgesinde Damal Müzik Festivali yapıldı 

    *Ardahan Bal Festivali yapıldı 

    *Çıldır Festivali yapıldı. 

    *Posof Aşıklar Şenliği yapıldı. 

    *Kars’ta Ermenilerle tartışan Azeriler festivali terk etti 

    *Yapılan Operasyonlarda Ardahan, Kars ve Iğdır’da 45 otel kapandı 

    *Iğdır Kayısı Festivali yapıldı 

    *1.Tuzluca Kayısı festivali yapıldı 

    *Sarıkamış Harekâtı’nın 93. yılı devlet töreniyle anıldı. 

    *Tiflis Demiryolunun ihalesi için verilecek krediyi Ermeni lobisi engelleyince demiryolunun yapımı durduruldu. 

    *Esenyurt’ta Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu. 

    *Anadolu Yakası Kars Ardahan Iğdır Derneği kuruldu 

    *Ardahan’da Kar ve Buz Festivali yapıldı 

    *Kars Ardahan Iğdır Vakfı Kongre yaptı. 

    *Yıldız Laçinel başkan seçildi. 

    *Köprülü Derneği Anadolu Yakasında şube açtı 

    *Kars’ın Merkez Ölçülü Köy Derneği kuruldu 

    *Sarıkamış’ta Toprak Otel hizmete başladı 

    *Siyaset Meydanı Sarıkamış’tan canlı yayınladı 

    *Kars’ta Yunus Emre gecesi yapıldı. 

    *Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Anadolu’da  yılın belediye başkanı seçildi. 

    *Türkiye’de Yılın İşadamı IAğdırlı Celal Aras (Aras Holding) seçildi 

    *2.Murat Çobanoğlu Aşıklar Şenliği yapıldı 

    *AB heyeti Kars’ı ziyaret etti 

    *Kars Kalesi çevresinde bulunan gecekondular kentsel düzenlemeler kapsamında yıkıldı 

    *İbrahim Tatlıses 26 yıl sonra Kars’a geldi ve Kars kalesinde konser verdi 

    *Oktay Ekinci “Kars” kitabını çıkardı 

    *Kars’ta 8 yıl süren kan davası barışla sona erdi 

    *Kars’ta özürlülere tekerlekli sandalye dağıtıldı 

    *AB’den Kars’a hibe olarak Gezici Hastane verilecek. 

    *Naif Alibeyoğlu “Doğa tarih ve kültürel  çalışmalar” dalında yılın belediye başkanı seçildi 

    Haber ekleme saati: 14.30/07/02/2007

    Araştırma: O bir kral

    Bir damla su nöbeti


    Su bekliyorlar Kars’ın merkeze bağlı Karacaören köyü sakinleri, 50 yıldır bir damla su için çeşme başında nöbet tutuyor. Isınmak için çeşme başında ateş yakan köylüler, komşu köyler tarafından sularının kesildiğini ileri sürdü. 

    Kent merkezine 12 kilometre mesafedeki 300 nüfuslu Karacaören köyünde susuzluk çilesi yaşanıyor. İki çeşmeden birinin tamamen kuruduğu, diğerinin ise sızıntı şeklinde aktığı köyde, Karacaören’e 7 kilometre mesafedeki Azat köyünden gelen suların yaz-kış Azatlılar tarafından kesildiğini ileri süren ve bu çileyi 50 yıldır çektiklerini söyleyen köylüler, bir damla su alabilmek için çeşmeyi mesken tuttu. Zaman zaman su almak için aralarında tartışmaların ve hatta kavgaların yaşandığını ifade eden köylüler, “Korkuyoruz ki su yüzünden dostlukların arasına küskünlükler girecek” dedi. 

    Her gün bir ailenin odun ve tezek getirmesiyle çeşme başında ateş yakarak gece-gündüz tutulan bir damla su nöbetinin yıllardır devam ettiğini belirten köylüler, susuzluklarına çare bulunmasını istedi. 

    Karacaören köyü muhtarı Rıza Yiğit, sularının Azat köyünden geldiğini fakat o köyde suların aşırı kullanılmasıyla kendilerine suyun yetmediğini ve bir de bazı köylülerin suları kestiklerini ileri sürdü. Muhtar Yiğit, “Bundan 15 yıl önce su bize örtülü şebeke halinde getirilmiş görülüyor. 15 yıl önceki Köy Hizmetleri ile müteahhidin arasında örtülü şebeke olarak kayıtlara geçilmiş şimdi ise evlerimizde sularımız olmadığı için çok sıkıntılar çekiyoruz. Ben bunun üzerine hangi daireye dilekçemle gittiysem köyümüzün örtülü şebeke olarak görüldüğünü söylüyorlar. Fakat ne gariptir ki benim köyümde örtülü şebeke şeklinde su gelmiyor” diye konuştu.

    Ardahan’da da aynı sorun!


    Ardahan'da susuz Ardahan’ın Atatürk Mahallesi’nde şehir şebeke suyu olmayan kadınlar su ihtiyaçlarını yakınlardaki şehir su deposunun tahliye borusundan akan suyla karşılıyor. Şehir şebeke suyunun olmaması sebebiyle kadınlar evlerinde kullanacakları su ihtiyaçlarını ya eşek sırtında, yada omuzluk kullanarak taşıdıkları sularla gidermeye çalışıyorlar. Hediye Avcı, “Bize su vermiyorlar, bizde suyumuzu eşekle taşıyoruz. Perişan olduk. Bize kimse su vermiyor” dedi. 

    Evlerinde su olmadığı için çamaşırları eksi 15 derece soğukta hayvan sulağında yıkayan bayanlar, “Evimizde su olsaydı, bizimi derdimiz neydi bu soğukta hasta olalım.”şeklinde konuştu. 

    Haber ekleme saati: 14.28/07/02/2007

    Haber: O bir kral

    Tuncer Dağ bu kez büyük oynayacak


    Tuncer Dağ ***Belde başkanlığında alınan Dağ İlçe Başkanlığı için kolları sıvadı ..



    Uzun yıllardır İstanbul ili Büyükçekmece İlçesinde siyaset sahnesinde etkili roller oynayan Ardahan/Göleli Muhasebeci hemşerimiz Tuncer Dağ tabandan geldiği siyasetin tavanına aday olduğunu açıkladı.

    Uzun yıllar CHP’de politika yapan hemşerimiz bir süre önce başında bulunduğu İstanbul/Kıraç CHP Belde Başkanlığı görevinde alınması üzerine çalışmalarına hız vererek, yeni bir girişim başlattı.

    Kıraç Beldesi’nin bağlı bulunduğu İstanbul Büyükçekmece İlçesi CHP İlçe Başkanlığına aday olacağını belirten Dağ yaptığı açıklamada arkadaşlarının vereceği destekle bir süre önce alındığı belde başkanlığından ilçe başkanlığına aday olduğunu belirtti.

    Haber ekleme saati: 14.25/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Damlıcalılar kaz yiyecek!..


    Merkezi İstanbul’da bulunan Ardahan ili Çıldır İlçesi Damlıca (Kodamıh) Derneği önümüzdeki günlerde bir gece düzenliyor.

    Merkezi İstanbul Üsküdar/Yavuztürk Mahallesinde bulunan ve başkanlığını Muhtesim Sarıkaya’nın yaptığı Damlıcalı köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 11/02/2007 günü saat 18.00-23.00 saatlerinde, İstanbul/Ümraniye İlçesinde bulunan Şark Düğün Salonunda Dayanışma ve kaynaşma adı altında bir gece hazırlığına başladı.

    Kaz gecesine tüm köylülerini davet eden dernek yöneticileri, birlik beraberliğin pekişmesi için verilen çabaya bu tür organizasyonlar yaptıklarını belirttiler.

    Haber ekleme saati: 14.21/07/02/2007

    Haber: Namık Avcı/İstanbul

    Atalarının kan akıtarak, kazandıkları topraklarının kurtuluşunu kan vererek kutlayacaklar!


    Ardahanlılar kan verecek 40 yılın üzerinde Rus işgalinde kalıp, bir çok kanlı olayların yaşandığı Ardahan’ın, 23 Şubat 1923 yılanda yeniden vatan topraklarına katılması üzerine yapılan kurtuluş törenlerinin 84. yıl dönümü dolaysıyla bir araya gelen Ardahan dernekleri kurtuluş günü Kızılay(a kan verme kararı aldılar.

    Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı Doğu ordusu 30 Ekim 1920’de Kars’a girip, TBMM.22 Şubat’ta yaptığı toplantı’da Artvin ve Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılması için SSBC’ye ve Ardahan Topraklarında bulunan Gürcü ile Ermeni çetelerine nota çekmesi üzerine boşaltılma kararı alınan kentten çekilen Ermeni ve Gürcü çetelerinin giderken şehri yıkıp, yakarak kan döktüğü günü kan vererek can kurtarma kararı alan Ardahan’ın İstanbul’da bulunan dernekleri 23 Şubat Günü Bakırköy Özgürlük Meydanında başlatacakları kampanya ile topluca Kızılay’a kan bağışında bulunacaklarını ilan ettiler.

    Konu hakkında yapılan yazılı açıklama aynen şöyle;

    İstanbul’da Kurulu bulunan Ardahan Derneklerinin birlik ve beraberlik bağlamında üçüncü kez toplandı. Ev sahipliğini Kağıthane Ardahanlılar Derneğinin yaptığı toplantıya Beykoz, Kartal, Kıraç Ardahan İl dernekleri, Hanak, Göle, Posof, Çıldır ilçe Derneklerinin yanı sıra varlığından haberdar olduğumuz Merkeze bağlı köy Derneklerinden Bağdeşen, Açıkyazı, Çataldere, Çeğilli, Çetinsu, Değirmenliköy, Yalnızçam Hasköy, Kazlıköy, Sulakyurt, Yokuşdibi, Nebioğlu, Hoçvan Hasköy, Kartalpınar, Binbaşarköyü, Çıldır Köy Derneklerinden Akçilköyü, Aşağıcanbaz, Aşıkşenlik, Damlıca, Eşmepınar, Gölebakan, Güvenocak, Meredis, Meryemköy, Övündü, Semihaşakir, Taşköprü, Yukarıcanbaz, Bayrahatun, Damal İkizdere, Göle Köprülüköyü, Hanak Çayağzı ve Geçköyü Dernek yöneticileri aranmıştır. Kâğıthane Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Güven DOĞRUYOL ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Beykoz Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Alaattin KILIÇ, Kartal Ardahanlılar Derneği Y.K.Başkanı Salih KÜÇÜK,  Göle Dernek Başkanı Hayrettin HEVEŞ, Çataldere Köyü D.Başkanı Selahattin BİLGİN, Çeğilli Dernek Başkanı Turgut DURSUN, Değirmenliköy Dernek Başkanı Reis ŞİMŞEK, Y.Hasköy Dernek Başkanı Hafız ÖZTÜRK, Kazlıköy Dernek Başkanı Ekrem TAŞDEMİR, Sulakyurt Dernek Başkanı Mustafa POLAT, Yokuşdibi Derneği 2. Başkanı İlkay ÇİMEN, Hoçvan Hasköy D.Başkanı Osman AVŞAR, Binbaşar köyü D.Başkanı Önder AKTÜRK ve Meredis Köyü D.Başkanı Ülfet AKTAŞ ve Burhan ÇİMEN bizzat katılım göstermişlerdir. Kıraç Ardahanlılar D.Bşk. Nihat TOYCİ, Bağdeşen D.Bşk. Şemsettin ŞENEL, Akçilköyü D.Bşk. Günay TAŞTEKİN, Çayağzı D.Bşk. Ensar KAMACI, Aşıkşenlik D.Bşk. Özdal GÜNDÜZ ve Geçköyü D.Bşk. Öztürk DEMİRTAŞ telefon ile katılım sağlayarak bu toplantıda çıkacak bütün kararlara riayet edeceklerini belirtmişlerdir.  Toplantı da Derneklerin Birlik ve beraber hareket etmeleri ve Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü münasebetiyle yapılacak faaliyetler tartışılmıştır.Ardahanlılar toplantıda Gündem maddeleri hakkında yapılan görüşmelerde ağırlık olarak Derneklerin birlik içinde olması bakımından çok geç kalındığı ve bunun biran evvel faaliyete geçirilmesi üzerinde durulmuştur. Bunun için iki seçenek etrafında görüşler belirtilmiştir. Dernekler birliği veya federasyon çatısı altında görüş belirten dernek başkanları son kararın birlik ve federasyonun gereklerinin neler olduğunun bilgilerinin derlenerek bir sonraki toplantı gündeminde açıklanması ve buna göre karar alınması konusunda hemfikir olunmuştur. 

    Gündemin ikinci maddesinde Ardahan’ın kurtuluş yıldönümü nedeniyle yapılacak faaliyetler tartışılmış olup, 25 ŞUBAT 2007 PAZAR GÜNÜ SAAT 09:00 da başlayarak BAKIRKÖY ÖZGÜRLÜK MEYDANIN DA Kızılay’a Kan Kampanyası düzenlenmesine karar verilmiştir. Kızılay içinde kurulacak Ardahan Kan Bankası ile kampanyanın bütünleşmesine ve kan ihtiyacı olan hemşerilerimize bu konuda gerekli kolaylığın sağlanmasının toplumsal bir hizmet olduğu konusunda bileşilmiştir. Kampanya ile ilgili katılımcı derneklerin isimlerinin yer alacağı afiş ve pankartların basımı yapılarak gerekli yerlere ve derneklere dağıtımı yapılacaktır. 

    Basın ve Ardahan kamuoyuna duyurulur. 

    İstanbul Ardahan Dernekler Birliği 

    Not: Kampanya ile ilgili slogan olarak;

    1-              “Kanımızla CAN verelim, Ardahan’a HAZ verelim”

    2-              “İklimi soğuk Ardahanlılardan, sıcak KAN kampanyası”

    3-              “Ardahan-Kızılay KAN bağışında el ele”

    4-              “Kan vermek bir hayattır. Ardahanlılar hayat kurtarıyor”

    5-              “Ardahan için bir saat ayırın, kan bağışında bulunun”

    Sloganlarından bir veya bir kaçını kullanabiliriz. 

    Haber ekleme saati: 03.22-07/02/2007

    Haber/Fotolar: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kar mücadelesi çatıda da devam ediyor ..


    Göleli esnaf çatıda Kar yağışının en çok hissedildiği Ardahan’ın Göle ilçesinde esnaf boş zamanını iş yerlerinin üzerinde karları temizlemekle meşgul olmaya başladı.

    Bir çok köy yolunun kar dolaysıyla kapalı olduğu bölgede iki gündür yaşanan sıcak havalar dolaysıyla erimeye başlayan karların çatı ve damlarının akmasına neden olduğunu belirten vatandaşlar, kendi imkânlarıyla yaptıkları kar temizliğiyle kendilerinde önlem almaya çalıştıklarını dile getirirlerken, belediyelerde kent içinde ki kar ve buzları toplamaya çalıştığı gözlendi.

    Haber ekleme saati: 00.40-07/02/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yılmaz/Göle



    Öğretmeni uyaran müfettiş görevden alındı!

    O, ŞİMDİ ÖĞRETMEN!


    Hayrullah Armağan 3 yıldır Kars’ta ilköğretim müfettişi olarak görev yapan Hayrullah Armağan, babası imam olan türbanlı öğretmenin şikâyeti üzerine görevden alındı. Müfettişlikten alınarak Erzurum’a öğretmen olarak atanan Armağan, yapılanın hukuki olmadığını ileri sürerek, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

    Edinilen bilgilere göre, Selim’in bir köyünde görev yapan F.A. adlı türbanlı bayan öğretmenin, akşamları lojmanına erkek arkadaşını aldığı yönünde Kars Valiliği’ne yazılı ihbarda bulunuldu. Gelen ihbar yazısı, Vali Yardımcısı Doğan Demirdaş imzasıyla, gereğinin yapılması üzerine Selim Kaymakamlığı’na gönderildi. Aynı şikâyet kendisine ulaşan İlköğretim Müfettişi Hayrullah Aslan, Kars Öğretmen evi’nde Müdür Yardımcısı Osman Şebiman’ın yanından önce, adı geçen öğretmenin görev yaptığı okul müdürünü aradı. 






  • Cumhurbaşkanı danışmanından erken secim iddialarını güçlendiren afişler!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


     


    Cumhurbaşkanı danışmanından erken secim iddialarını güçlendiren afişler!


    *Ne alaka direklerin parasını sende ver sende astır..


    Ardahanlı olan ve ilk seçimde Ardahan’dan milletvekili adayı olarak adı geçen Karaca’nın ‘Korkmaz Karaca Ardahan’ın Emrinde’ şeklinde kendi fotoğraflarını bulunduğu afişleri astırması ‘erken seçim işareti olarak algılanıp yorumlandı.



    Erken seçim mi geliyor? 


    Sınav tarihleri sonrası YSK’dan flaş hamle..


    Erken seçim mi geliyor? sorusunun cevabı merak edilirken Haziran ayında yapılacak sınav tarihleri ertelenirken YSK’dan dikkat çeken hamle geldi.


    Erken seçim mi geliyor? sorusunun cevabı merak ediliyor. Sosyal medya hesabından kulis haberler paylaşan ‘Ankara Kuşu’ adlı hesap Haziran ayında yapılması planan sınav tarihlerinin ertelendiğini duyurmuş ve iki kurumun erteleme duyurularını paylaşmıştı. Yaşanan bu gelişmelerin ardından YSK’dan dikkat çeken hamle geldi.


     


    ERKEN SEÇİM Mİ OLACAK?


    Hürriyet yazarı Nuray Babacan Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçimlere hazırlık için alışverişe çıktığını yazdı. Satın alınan malzemelere dikkat çeken Babacan, kurumun ‘Erken değil mi?’ sorusuna verdiği cevabı okuyucuları ile paylaştı.


     


    “Yarının işine bugünden hazırlanma kararı alan Yüksek Seçim Kurulu, alışverişe çıktı. Ne satın alıyor derseniz; Filingranlı kâğıt, oy kullanma kabini, mürekkep” diye yazan Babacan, YSK’nın “En uzak olasılıkla 2023 Haziran ayında yapılacak olan seçimler için hazırlıklara başlayan YSK yönetiminin, ‘Erken değil mi?’ sorusuna verdiği yanıt ilginç” diyerek şöyle aktardı:


    “Fiyatlar artmadan stoklarımızı tamamlamak istedik.’ TBMM, ilk seçimlerde uygulanacak Seçim Yasası değişikliğini görüşmeye hazırlanırken, YSK da kendi hazırlığını yapıyor. Yaptığı tek iş kâğıt ve mürekkep stoklamak da değil. Öğrendiğimize göre, seçim verilerinin siber güvenliği konusunda yeni bir adım atıldı.”



    Mart Kapıda Kar Baktırdı..


    Ev ve Ahırları Su Batırdı!


    Ardahanlılar bu sabah güne karla uyandı. Akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sabah saatlerinde de etkisini arttırarak devam etmesi sonucu kent beyaza bürüdü. Ardahanlılar sabah uyandıklarında kar sürprizi ile karşılaştılar. Geçtiğimiz haftalarda mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar 6 derece kadar düştü.



    Cenazelerin kaldırıldığı esnada yağan yağmurlu Mart Karları hayatı olumsuz yönde etkiledi.


    Kentin yüksek kesimlerinde kar olarak, şehir merkezlerinde yağmurlu olarak yağan karlı/yağmurların etkili olduğu Ardahan’da erimeye başlayan karlar yağmur suları ile birlikte sel olmaya başladı.


     Ardahan’da etkili olan karla karışık sağanağın ardından kent merkezinde çok sayıda ev ve ahırın sular altında kaldığı bildirildi.


    Ardahan’da aşırı yağıştan dolayı derenin taşması sonucu evleri ve ahırları su bastı. Mahsur kalan vatandaşları ve hayvanları belediye ekipleri tahliye etti.


    Gece saatlerinde Halilefendi Mahallesi’ndeki su kanalı aşırı yağışlar nedeniyle taştı. Kanalın taşması, mahallede bulunan ev ve ahırlar su baskınına neden oldu. İhbar üzerine vatandaşların yardımına belediye ekipleri koştu.


    Ev ve ahırı sular altında kalan Doğuş Yılmaz, “Gerçekten mağduruz. Hayvanlarımız şu anda dışarıda ve nerede olduğunu bilmiyoruz. Burada herkes mağdur, beni sadece değil mağdur olan herkesi kurtarsınlar” dedi. Foto: Suat İncedere-Şanlı Alabey



    KÖPEKLER ACİLE SIĞINDI! 


    arşiv haber 28/02/2022 tarihli haber


    Sözde hayvan severlerin sanalda yaptıkları şowların sahte olduğu bir kez daha ortaya çıkarken ağır lış şartlarının yaşandığı Ardahan ve çevre ilçelerde ki başı boş hayvanlar çareyi Acil’e sığınmakta buldu.


    Ardahan Belediyesinin yanı sıra ilçe belediyelerinin ilgilenmediği ve açlığa terk ettiği sokak hayvanları soğuktan ve açlıktan Ardahan Devlet Hastanesinde bulunan acil bölümüne sığındı.

    Özellikle dünyada en çok kullanılan sosyal medya ağı olan Twitter’da Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’e tepkiler çığ gibi büyüyor.

    Kış aylarının aşırı soğuk olduğu yaşamın neredeyse durma noktasına geldiği Ardahan’da yiyecek ve içecek bulmakta zorlanan köpeklerin birçoğu da açlık ve susuzluğa yenik düşüyor.

    Hayvan severlerin durmadan twit attığı ve Faruk Demire hesap sorarak vergilerimizi ne yapıyorsunuz diyerek Ardahan Valiliğini göreve davet ettiler.


    Çıldır´ın vatan topraklarına yeniden katılışının 

    101. yıl dönümü coşkuyla kutlandı..


    Ardahan’ınGürcistan ve Ermenistan’a sınırolan Çıldır ilçesinin Vatan topraklarına katılışının 101. yıl dönümü ilçede coşkuyla kutlandı.

    Kutlama törenleri Kaymakamlık önündeki Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başladı.

    Kutlama programı Çıldır Kaymakamlığı önünde yapılan çeşitli etkinliklerle devam etti. Törene Çıldır Kaymakamı Fatih Bayram, Garnizon Komutanı Yarbay Hakan Kutlu, Belediye Başkan Vekili Kadim Coşkun, ilçe protokolü, öğrenci ve öğretmenler,Çıldır Halkı ve askeri personel katıldı.




    Günün anlam ve önemini belirten konuşma Çıldır Belediye Başkan vekili Kadim Coşkun tarafından yapıldı. Öğrenciler tarafından okunan şiirler ve Halk ozanlarının seslendiği Aşıkşenlik türküleri  ile kafkas oyun ekiplerinin yapmış olduğu göseteriler izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. 

    Gençlik Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere hediyeleri taktim edildi.

    2. Hudut Tabur Komutanlığı Askerlerinin geçiş töreni ile program sona erdi.


    ARDAHAN KOROSUNDAN MUHTEŞEM KONSER!


    Ardahan ve Serhatlılar Korosu, Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 101’inci yıldönümünde muhteşem bir konser verdi. Konser izleyicilerden büyük alkış aldı.

    Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 101’inci yıldönümü Ankara Ulus Gençlik Parkı Necip Fazıl Kültür Merkezinde geniş katılımlı bir etkinlikle kutlandı.

    Merkezi Ankara’da  bulunan Ardahan İl Derneği ve Ardahan Kars Iğdır Kadın Meclisi Derneği öncülüğünde 23 Şubat 2022 Çarşamba akşamı Ferman Kaya yönetiminde sahne alan Ardahan ve Serhatlılar Korosunun muhteşem konseri izleyiciden büyük alkış aldı.


    Eğitimci Metin Demir, konuklara Ardahan tarihi hakkında geniş bilgi verdi. Ardahan İl Derneği Başkanı Yücel Aktaş ve Ardahan Kars Iğdır Kadın Meclisi Derneği Başkanı Canan Avşar Uzun etkinliğe katılan misafirleri ile yakından ilgilendiler. Geceye katılanlar yöresel müzik eşliğinde halay çekip beraber Ardahan yöresi türkülerini okudular.


    Onlar oynadı, jandarma kazandı!


    Jandarma ekiplerince düzenlenen ‘kumar ve tombala’ operasyonunda kumar oynayan 7 kişi hakkında toplam 12 bin 733 TL idari para cezası uygulandı.

    Jandarma ekiplerince düzenlenen ‘kumar ve tombala’ operasyonunda kumar oynayan 7 kişi hakkında toplam 12 bin 733 TL idari para cezası uygulandı.

    Ardahan İl Jandarma Komutanlığı, JASAT ekiplerince yapılan çalışmaları kapsamında Göle ilçesi Köprülü beldesinde faaliyet gösteren bir kahvehanede kumar oynatıldı tespit edildi. Operasyonda tombala oynatıldığı belirlenen kahvehaneye suçüstü yapılarak, işletmeci S.Ö. hakkında yasal işlem yapıldı.

    Kumar oynayan 7 kişi hakkında ise toplam 12 bin 733 TL idari para cezası uygulandı. – ARDAHAN


    AMELİYAT OLMASA SAKAT KALACAK!


    Geçtiğimiz yıl bahar aylarında evlerinin önünde oyun oynarken yüksek gerilim hattının kopması sonucu ağır yaralanan Yisra Ecrin Irmak’a (4) gereken tedavi biran önce yapılmasa sakat kalma tehlikesi ile karşı-karşıya kalacak.

    Olay, geçtiğimiz yıl Ardahan Merkeze bağlı Yaylacık köyünde meydana geldi. 

    Evlerinin önündeki arazide kuzeni ile birlikte oyun oynayan küçük kız,  yüksek gerilim hattının kopması sonucu elektrik akımına kapıldı. 

    İki çocuğun ağır yaralanması ile sonuçlanan kazada mağdur aile enerji dağıtım hattı yetkilileri ile çocuğun tedavisi için uzlaşma yoluna gitmek istemesine rağmen, yetkili firma isim değişikliği yaparak sorumluluğunu yerine getirmedi.Konu hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan mağdur aile, elektrik çarpması sonucu ağır yaralanarak doku kaybına uğrayan kızlarının sağ elini kullanamadığını tedavisi için defalarca Antalya’ya götürmek zorunda kaldıklarını dile getirerek yetkililerden yardım talebinde bulundu.

    Anne Kader Irmak, Olay günü ekmek pişiriyorduk. Kayınvalidem bizi çağırdığında çocukların ağlama sesleri   gelince hemen bahçeye koştuk.Yanlarına  gittiğimizde zaten kızımı ve kuzenini elektrik çarpmıştı.  Direğin altında iki çocukta baygın yatıyordu. Onları elektrik tellerinden kenara çektikten sonra komşular geldi. Apar-topar çocukları hastaneye götürdük ve bizi Erzurum’a sevk ettiler çocuğum üç defa ameliyat geçirdi. Kolunun kesilme ihtimali vardı doktorlar bile mucize dedi şu anda çocuğuma hücre nakli gerekiyor ve yüksek miktarda para gerekiyor. Çocuğum ameliyat olmaz ise sakat kalacak mahkememiz devam ediyor ancak kimse ilgilenmiyor. 

    Biz kimsenden para istemiyoruz çocuğumuzu kurtarın yeter feryadında bulundu. 

    Kaza hakkında bir soruşturma başlatan Ardahan Cumhuriyet Savcılığı, Irmak ailesinin evlerinin önünden geçen yüksek gerilim hattının bakımsız ve gereken çalışmaların zamanında yapılmadığı için kazanın meydana geldiği yönünde tespit yapılmasına rağmen, kaza sonrası firma isim değişikliğine gitti.


    ARDAHAN’DA GEÇEN YIL 570 KİŞİ EVLENDİ..


    TÜİK Edirne Verilerine göre Türkiye genelinde evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde15 artarak 2021 yılında 561 bin 710 oldu. Tekirdağ’da bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 19,5 artarak 6 bin 956 oldu. Evlenme sayılarında İstanbul 98 bin 384 evlilik ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 34 bin 770 evlilik ile Ankara ve 29 bin 615 evlilik ile İzmir izledi. En az evlilik ise 427 evlilik ile Tunceli’de gerçekleşti. Evlilik sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 436 evlilik ile Bayburt, 570 evlilik ile Ardahan oldu. Tekirdağ’da 6 bin 956 evlilik ile sıralamada 23. sırada yer aldı.

    Tekirdağ’da kaba evlenme hızı binde 6,34 olarak gerçekleşti

    Türkiye genelinde kaba evlenme hızı binde 6,68 olurken Tekirdağ’da kaba evlenme hızı binde 6,34 oldu. Kaba evlenme hızının 2021 yılında en yüksek olduğu il, binde 8,27 ile Kilis oldu. Bu ili binde 8,06 ile Şanlıurfa, binde 7,99 ile Adıyaman izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,86 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 5,11 ile Tunceli, binde 5,22 ile Bayburt izledi.

    İlk evlenme yaşı damatta 28,1, gelinde 25,3 ve ilk evlenme yaş farkı 2,9 yaş oldu

    Türkiye de ortalama ilk evlenme yaşı, 2021 yılında erkekler için 28,1, kadınlar için 25,4 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,7 yaş olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,1, kadınlar için 25,3 ve ilk evlenme yaş farkı 2,9 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il 4,3 yaş ile Ağrı ve Muş oldu. Bu ili 4,1 yaş ile Kars, 4 yaş ile Iğdır, Bitlis ve Ardahan ili izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu iller ise 2,2 yaş ile Kastamonu ve Elazığ oldu. Bu illeri 2,3 yaş ile Bolu, Karabük, Bartın, Ankara izledi.

    Tekirdağ’da 2021 yılında 2 bin 510 boşanma gerçekleşti

    Türkiye genelinde boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde -13,8 azalarak 2021 yılında 174 bin 85 oldu. Tekirdağ’da bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 22,4 artarak 2 bin 510 oldu. Boşanma sayılarında İstanbul 34 bin 631 boşanma ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 14 bin 666 boşanma ile Ankara ve 13 bin 391 boşanma ile İzmir izledi. En az boşanma ise 72 boşanma ile Bayburt’ta gerçekleşti. Boşanma sayısının düşük olduğu diğer iller sırasıyla 92 boşanma ile Ardahan ve 111 boşanma ile Hakkari oldu. Tekirdağ 2 bin 510 boşanma ile bu sıralamada 19. sırada yer aldı.

    Tekirdağ’da kaba boşanma hızı binde 2,29 olarak gerçekleşti.

    Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,07 olurken Tekirdağ’da kaba boşanma hızı binde 2,29 oldu. Kaba boşanma hızının 2021 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,04 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,01 ile Antalya, binde 2,93 ile Uşak izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,38 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 0,40 ile Hakkari, binde 0,46 ile Siirt ve Muş izledi.

    Tekirdağ’da boşanmaların yüzde 33,5’i evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti

    Türkiye genelinde boşanmaların 2021 yılında yüzde 33,6’sı evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,9’u ise evliliğin 6-10 yılı içinde, yüzde 15,9’u evliliğin 11-15 yılı içinde ve yüzde 29,6’sı ise evliliğin 16. ve daha fazla yılında gerçekleşti. Tekirdağ’da ise boşanmaların 2021 yılında yüzde 33,5’i evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,2’si evliliğin 6-10 yılı içinde, yüzde 15,7’si evliliğin 11-15 yılı içinde ve yüzde 29,3’ü ise evliliğin 16. ve daha fazla yılında gerçekleşti. Tekirdağ’da boşanmaların 29 tanesi evliliği bir yılı dolduramadan gerçekleşti.

    Son bir yıl içindeki boşanma olaylarından 165 bin 937 çocuk etkilendi.

    Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2021 yılında 174 bin 85 çift boşanırken 165 bin 937 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2021 yılında yüzde 76,1’i anneye, yüzde 23,9’u babaya verildi. 



    BİZİM KÖYDE KAN DAVASINI KİM ÇIKARMIŞTI?


    İki amcamın 2 köylümün öldürülmesi ile sonuçlanan ve gravyer peynirin merkezi, malakanların yaşadığı, hayvancılığın Hollanda’yı kıskandırdığı ve en önemlisi babamın muhtar olduğu yıllarda ülkenin ilk Bio-Gaz merkezinin kurulduğu bir köyün darmadağın olduğu kan davasını hatırlatan görüntüleri bana wahsaptan atana bir sorum üzerine bu yazımı yazdım, bir taraftan da ağlayan çocuk sesleri eşliğinde bombalanan Ukrayna’yı izlerken..


    Ve Ortadoğu’dan sonra yeniden Kafkasyay’yı kana bulayanların kim olduğunu sorgularken.. Aslında oynanan oyun çok basit ve bilinen bir oyundu..



    Çünkü binbir çiçekli Şişka dağının eteğinde kardeşçe yaşayan halkları hatta akrabaları karşı karşıya getirenlerin aynısı idi önce Irak’ı ardından Afrika ülkelerini sonrasında  Suriye’yi kan, revan içinde bırakan sözde Arap Baharının kış versiyonuydu Ukrayna’da oynanan kanlı oyun..  


    Yani dost adı altında ziyaret edilip, atılan imzalarla satılan silahların patlamasıyla olan olmuştu gerek benim köydeki kan davası ile Ukrayna’daki akan kan..


    Çocuktum ama iyi hatırlıyorum, sonrasında  benim de  sol yanımdan yiyeceğim kurşunu taşıyan silahlarla köye gelen ve karanlık ahırlarda yapılan görüşmelerde bir inek, bir tozum karşılığı sattıkları silahları beğendirmek için çabalayan karanlık adamları..


    Ve onların köyden ayrıldıktan sonra kopan bağırışlar, feryat edip, saç başlarını yolan kadınlar ve bugün Ukrayna’daki gibi ağlayan çocuklar..


    Evet, dün Ortadoğu ve Afrika’da bugün Ukrayna’da yaşanan kan davasının tek nedeni daha iyi bir yönetim anlayışı, toprak bölüşülememesi falan değil, silah tüccarlarının kendilerine yeni pazar alanları açmak hem de insan öldürerek, o insanları en çok bizim sattığımız teknolojik, insansız silahlar öldürdü demeleri için..


    Ve kimileri ağlar, kimileri ise ölümleri izleyerek kasalarına giren yeşil dolarları saymakla meşgul olur şu savaşın barıştan daha çok para ettiği dünyada..



    arşiv haber arşiv haber 23/06/2016 tarihli haber(yorum/reklamlar


    ARDAHAN BASININDAN


    ŞEREF HOCA’YA TAM DESTEK..


    26 Temmuz da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük yarışına katılan ARÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Şeref Kılıç’a Ardahan basınından tam destek geldi. Kura Nehrinin yanı başında ki özel bir lokanta da Ardahan’da görev yapan yerel ve ulusal basın mensupları ile bir araya gelen 47 yaşında ki Prof. Dr. Şeref Kılıç’a Ardahan’da ki yerel ve ulusal basın temsilcileri olan gazetecilerden tam destek aldı.



    İftarlı bir toplantı da Ardahanlı gazetecilerle bir araya gelen ARÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Şeref Kılıç, ezanın okunması ve oruçların açılması ardından yaptığı konuşmada şu an 8 Adayın yarıştığı Ardahan Üniversitesine rektör seçilmesi halinde başta üniversite de görev yapan 90’a yakın öğretim üyesiyle olmak üzere tüm Ardahan ile el birliği yaparak, üniversiteyi olduğu gibi bölgenin gelişmesine katkı projeler ve planlarını hayata geçireceğini belirtti.


    Seçilmesi halinde yapacaklarını 7 sayfalık yazılı bir basın açıklaması ile gazetecilere anlatan Mühendislik Fakültesi Dekanı ve Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı Şeref Kılıç iftar yemeğinde bir araya geldiği Ardahan merkez, Göle, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır’da ki gazetecilerden tam puan ve destek aldı.


    Gazetecilerin tek tek söz alarak, Kılıç’ın desteklenmesi gerektiğine işaret ettikleri görülürken, Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın iki yıldır görev yaptığı Ardahan’da küçükten, büyüğe herkes ile kurduğu sıcak ilişkisinin rektör olması halinde de devam edeceğine inandıklarını belirtiler.


    Birileri gibi başta siyasiler ile olmak üzere bazı isimlerle pozlar verip, ‘Bakın falan da beni destekliyor’ demeden 26 Temmuz’da oy kullanacak ARÜ’nün öğretim üyelerinin vereceği kararla en çok oyu alacağına inandığını belirten ARÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı ve Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı Şeref Kılıç aziz bir ramazan gününde adaylığını açıkladığı bir günde gazetecilerce kendisine verilen desteğin büyük bir moral olduğunu belirterek yemeğe katılan gazetecilere teşekkür etti.


    Gazeteciler ile toplu fotoğraf çekerek, toplantısına son veren Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şeref Kılıç öğretim üyesi arkadaşlarının desteği YÖK ve sayın Cumhurbaşkanın onayı halinde rektör olarak seçildiği takdir de bugün Ardahan merkez ile fiziksel ve duygusal olarak kopuk olduğunu gördüğü Ardahan Üniversitesi ile Ardahanlılar arasında köprü olacağını da belirtti.


    **Seçim Bildirgesi Yayınladı..


    ARÜ’nün kurucusu Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve bugüne kadar onunla çalışan ve ARÜ’yü 8 yıl içinde marka haline getiren ARÜ çalışanlarına ve öğretim üyelerine de teşekkür etmeyi unutmayan Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı, Mühendislik Fakültesi Dekanı Şeref Kılıç düzenlediği iftar yemeği ardından yazılı bir seçim bildirisi yayınlayarak, iki yıldır görev yaptığı ARÜ’de yaptığı çalışmaları ve rektör olarak seçilmesi halinde yapacaklarını şöyle sıraladı;


    Prof.Dr.Şeref KILIÇ’ın Ardahan Ünversitesi Rektörlük Seçim Bildirgesi


    Ardahan Üniversitesi 2008 yılında kurulmasına karşın, büyük özverilerle kısa sürede önemli aşamalar kat ederek bugünkü düzeyine gelmiştir.


    Üniversitemizin önümüzdeki yıllarda daha da gelişerek ulusal ve uluslararası alanda adından söz ettirmesinin yanında, ilimizin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sunması için de gereken her türlü çabayı göstereceğime olan inancımla Rektör adayı oldum.


    Ardahan Üniversitesini akademisyenlerin, idari personellerin ve öğrencilerin tercih ettiği; farklılıklarımızın birer zenginlik olarak görüldüğü; her bireyin özgün ve önemli bir değer olduğu bilinciyle akademik liyakatin ön plana alınarak huzurlu bir çalışma ortamının sağlandığı; üniversiteler sıralamasında Üniversitemizin hak ettiği yeri almasını sağlamak amacıyla bilimsel çalışmalara imkânlar ölçüsünde her türlü desteğin verildiği; başta ilimiz olmak üzere, bölgemize ve ülkemize katma değerin üretildiği; küreselleşmenin dinamiklerini dikkate alarak gelişimini sürdüren bir üniversite oluşturmak için Rektör adayı oldum.


    Üniversitemizin gelecek dört yılı için yönetiminin belirleneceği süreçte, Üniversitemizi ve Ardahan’ımızı tanıyan, sorunlarını bilen ve bu sorunları ortak akıl ile çözme azim ve kararlılığına sahip bir Ardahanlı olarak elimden gelen katkıyı sunmak istiyorum.


    Yaşayacağımız seçim ortamı ve gelecek dönemin, Üniversitemizin kuruluşundan beri süregelen huzur ortamını zedelememesi ve bu ahenkli çalışma ikliminin devam etmesi en büyük dileğimdir.


    Üniversitemize hizmet yarışı olarak değerlendirdiğim seçim sürecinin centilmenlik içinde, etik değerlere uygun ve Üniversitemize yakışır olgunlukta geçmesini diliyorum.


    Bugüne kadar Üniversitemizin gelişmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, bu bayrak yarışında yerimizi almayı ve günü gelince bayrağı daha ileriye taşıyarak şerefli bir şekilde teslim etmeyi bizler için onur kaynağı sayıyorum.



    YÖNETİM ANLAYIŞI:


    ü     Üniversitemizin kuruluş felsefesine uygun şekilde, farklılıkları zenginlik olarak gören, kurumsal iç barışı önemseyen bir yönetim,


    ü     Tarafsız, liyakate önem veren, güvenilir, özlük haklarına, bilime ve bilim insanına saygılı bir yönetim,


    ü     Katılımcı, yenilikçi, girişimci, insan odaklı, paydaşları ile karşılıklı etkileşim içerisinde olan bir yönetim,


    ü     Geri bildirime dayalı istekler doğrultusunda değişime açık bir yaklaşımın ve altyapının olduğu evrensel, akademik ve etik değerlerden taviz vermeyen bir yönetim,


    ü     Yetki ve sorumlulukların paylaştırıldığı geniş tabanlı bir yönetim,


    ü     Katılımcılığın artırılarak sorunların çözümü için ortak akılla davranacak bir yönetim.


    KURUMSAL HEDEF VE POLİTİKALAR:


    v      Kurumsallaşma, rutin üniversite işleyişinin kişilerden bağımsız bir yapıya kavuşturulmasıdır. Üniversitemizdeki tüm birimlerin karar alma süreçleri, yazışma usul ve esasları, kurulların işlerliği ve yetkileri ile denetim uygulamaları standart hale getirilerek “KURUMSALLAŞMA” sağlanacaktır.


    v     Üniversitemizin, Ardahan ili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimleri, Sivil Toplum Kuruluşları ve Ardahan halkı ile daha sıcak ilişkiler kurması, ortak çalışmalar yapması ve Üniversiteye karşı aidiyet duygusu oluşturulmasına gayret gösterilecektir.


    v     Fakültelerin öğretim üyesi eksiklikleri ivedilikle karşılanacak ve yörenin sosyoekonomik, kültürel ve doğal yapısı da dikkate alınarak yeni bölüm ve programlar açılacaktır.


    v      Bölgemizin ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlarda açılacak yeni bölümler ile öğrenci sayılarının arttırılması sağlanacaktır.


    v     Ardahan Üniversitesi Yabancı Diller Öğretimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulacaktır.


    v     Üniversitemizin başarı ile yürüttüğü uluslararasılaşma çalışmaları, sürdürülebilir politikalar ile geliştirilerek devam ettirilecektir.


    v     Üniversite yönetim kurulu ve senato kararları ile fakülte kurulu ve fakülte yönetim kurulu kararları yalnızca öğretim elemanlarımızın erişebileceği şekilde Üniversitemiz web sitesinde yayınlanacaktır.


    v     Üniversitemiz “Döner Sermaye” birimi oluşturulacak ve tüm personelimiz için işler hale getirilecektir.


    v     Ardahanlı hayırsever işadamlarının Üniversitemizin fiziki alt yapısının geliştirilmesine yönelik desteklerinin sağlanması konusunda girişimlerde bulunulacaktır.


    v     Disiplinler-arası yaklaşımla yapılan eğitim, araştırma ve uygulamalar yaygınlaştırılacaktır.


    EĞİTİM-ÖĞRETİME İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    ·        Üniversitemiz gençliğinin etik değerler ile birlikte milli ve evrensel değerleri özümsemiş, ülkesi ve insanlık için faydalı bireyler olarak yetiştirilmesine önem verilecektir.


    ·        Öğretim üyesi eksikliği bulunan birimlerde Bölge Üniversiteleri ile işbirliğine gidilerek “Ortak Yüksek Lisans ve Doktora” programları açılacaktır.


    ·        Üniversitemizin uluslararasılaşma alanında başarısını devam ettirebilmesi için akreditasyon ve kalite değerlendirmesi çalışmalarına başlanacak ve üniversitemiz bünyesindeki tüm bölüm ve programların akredite olmaları için çalışmalar yapılacaktır.


    ·        Uluslararası “Öğretim Elemanı” ve “Öğrenci” Değişimi Programlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması sağlanacaktır.


    ·        Üniversitemiz “Sürekli Eğitim Merkezi” oluşturularak öğretim elemanlarımız ve öğrencilerimizin akademik ve kişisel gelişimlerine yönelik sertifikalı eğitim programları gerçekleştirilecektir.


    ·        Sağlık Bilimleri Yüksekokulunun eğitim-öğretim kadrosu ile teknik donanım ihtiyaçları giderilerek hem yeni bölümler açılması sağlanacak ve hem de gelecekte Tıp Fakültesi kurulmasına zemin hazırlanacaktır.


    AKADEMİK PERSONELE İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    Ø     Akademik personelin kadro atamalarında “Üniversitemiz Atama ve Yükseltme Kriterleri” ne uygun şekilde, şimdiye değin olduğu gibi zaman ve hak mağduriyeti oluşmadan kadro tahsisleri yapılacaktır.


    Ø     Akademik personelin uzmanlık alanlarına göre kadrolu oldukları birimler yeniden değerlendirilecektir.


    Ø      Öğretim üyelerimizin “Farabi” ve “Mevlana” değişim programlarından yoğun bir şekilde yararlanmaları için gerekli yardım ve destek sağlanacaktır.


    Ø     Öğretim elemanlarının Doktora ve Doçentlik aşamaları için gerekli olan yabancı dil sınavlarına hazırlanmalarını sağlayacak kurslar düzenlenecektir.


    Ø     Rektörlük bünyesinde, akademik personelin yabancı dilde hazırlamış oldukları yayınları gözden geçirip düzeltecek (Editing-Proof-reading) bir birim kurulacaktır.


    Ø     Akademik personelin hazırlamış olduğu bilimsel kitap ve ders notlarının basımının yapılacağı “Ardahan Üniversitesi Basımevi” kurulacaktır.


    Ø     Ulusal ve uluslararası her türlü bilimsel seminer, çalıştay, konferans, kongre ve sempozyumlarla ilgili ilanlar üniversite web sayfasında duyurulacaktır. Ayrıca öğretim elemanlarımızın bu tür etkinliklere katılımlarının sağlanmasında teşvik edici ilave kaynaklar geliştirilerek destekler sunulacaktır.


    Ø     Üniversitemiz “Bilimsel Yayınları Teşvik Yönergesi” hazırlanarak akademik personelin uluslararası yayın ve proje çalışmaları ödüllendirilecektir.


    Ø     Üniversite yönetimi olarak her akademik yarıyılda tüm eğitim birimlerinde öğretim elemanları ve öğrencilerle toplantılar yapılarak sorunları tespit edilecek ve ortak akılla bulunacak en uygun çözümler uygulamaya konulacaktır.


    İDARİ PERSONELE İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    §        Yönetici kadrolarına atamalarda liyakat esas alınacaktır.


    §        İdari personelin uzmanlık alanlarına göre kadrolu oldukları birimler ve görevlendirildikleri birimler yeniden değerlendirilecektir.


    §        Görevde yükselme sınavı yapılarak, kadrolara atama bu sınav sonuçlarına göre yapılacaktır.


    §        Stajyer memurların ve tüm idari personelimizin kurum içi eğitim programları yıl bazında planlanarak gerçekleştirilecektir.


     


    ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    ®    Üniversitemiz bünyesindeki öğrenci kulüpleri ve topluluklarının çalışmalarını desteklemek amacıyla finansman kaynağı oluşturulacaktır.


    ®    İlimizdeki yerel yönetimler ile ulaşım hizmetleri veren birimlerle görüşülerek ekonomik, güvenli ve hızlı ulaşım hizmetlerine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir.


    ®    Öğrencilerimizin maddi sorunlarına destek olmak amacıyla burs olanakları çeşitlendirilerek yaygınlaştırılacaktır.


    ®    Üniversitemizde Bilim, Kültür ve Sanat Şenliği geleneksel hale getirilecektir.


    ®    Tüm öğrencilerimizin katılım sağlayabileceği sportif, kültürel ve sanatsal etkinlikler çeşitlendirilecektir.


    ®    Ardahan Üniversitesi Spor Kulübü kurularak öğrencilerin çeşitli branşlarda aktif katılımı sağlanacaktır.


    ®    Öğrencilere sunulan yemeklerin ve yemekhane hizmetinin kalitesi artırılacaktır.


    ®    Üniversitemizden mezun olan öğrencilerimizin mezuniyet sonrası kariyer gelişimlerini takip edebileceğimiz iletişim ve teknik alt yapıya dayalı bir bağ kurulacaktır.


    FİZİKSEL ALTYAPIYA İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    ·        Projesi ve inşaatı devam eden binalar (Yerleşke Camii, Aşık Şenlik Kültür Merkezi, Fakülte Binası ve Spor Kompleksi) ivedilikle tamamlanarak hizmete açılacaktır.


    ·        Kampüs alanında müstakil “Merkez Kütüphane” binası inşa edilerek hizmete sunulacaktır.


    ·        Güzel Sanatlar Fakültesi için müstakil ve özel mimariye sahip bir bina inşa edilecektir.


    ·        İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin artan kapasitesine uygun yeni fakülte binası inşa edilecektir.


    ·        Beden Eğitimi ve Spor, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik ile Sağlık Bilimleri Yüksekokullarının ihtiyaçlarına uygun müstakil binalar inşa edilecektir.


    ·        Personel ve öğrenciler kullanımı için “Merkez Yemekhane” yapılacaktır.


    ·        Öğrencilerimizin ve Öğretim Elemanlarının sosyal yaşamlarının çeşitlenmesi ve kaynaşmalarını sağlamaya yönelik ARÜ Sosyal Yaşam Merkezi ve ARÜ. Çarşısı (kafeterya, restoran, lokal, sinema) kurulacaktır.


    ·        Kampüs içerisinde tüm personelimizin çocuklarının yararlanabileceği “ARÜ Yuva ve Anaokulu” hizmete açılacaktır.


    ·        Kampüs Lojmanlarında ikamet eden personel için market hizmete sunulacaktır.


    ·        Üniversitemiz kampüsü karşısında atıl durumda bulunan Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı kayak tesisleri Üniversitemize kazandırılıp, işler hale getirilerek öğrencilerimiz ve personelimiz başta olmak üzere tüm Ardahan halkının hizmetine sunulacaktır.


    ARAŞTIRMA-GELİŞTİRMEYE İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    ·        Ardahan İlimizin temel geçim kaynağı olan tarım, orman ve hayvancılık alanında “Eğitim, Araştırma-Geliştirme ve Uygulama Merkezi” kurulacaktır.


    ·        Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) birimi destekleri arttırılarak, desteklemelerin objektif kriterlere göre yapılması sağlanacaktır.


    ·        Üniversitemiz “Prof. Dr. Abamüslüm Güven Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı” geliştirilip akredite edilerek ilimiz geneline hizmet verecek yapıya kavuşturulacaktır.


    ·        Üniversitemiz “Proje Ofisi” konu uzmanı teknik personel desteği ile daha etkili hizmet verir hale dönüştürülerek, TÜBİTAK, SANTEZ, Avrupa Birliği, SODES, Kalkınma Ajansı projelerine başvurular teşvik edilecektir.


    SİNERJİ YARATMAYA İLİŞKİN HEDEF VE POLİTİKALAR:


    ·        Ardahan ili yerel yönetimleri ile işbirliği içerisinde yöresel kalkınmayı destekleyici projeler geliştirilecektir.


    ·        Üniversitemiz Proje Ofisi Ardahan ilinin doğal kaynaklarının ve diğer potansiyellerinin etkin değerlendirileceği projelerin yazılması ve yürütülmesine yönelik aktif hizmetler verecek şekilde yeniden düzenlenecektir.


    ·        Kurulacak “Sürekli Eğitim Merkezi” ile ilimizdeki kurum ve kuruluşlarla (KOSGEB, Halk Eğitim Merkezi, Gençlik Spor İl Müdürlüğü) ortak eğitim faaliyetleri planlanacaktır.


    ·        Ardahan Üniversitesi Film Atölyesi, personel ve donanım eksiklikleri giderilerek, ilimiz ve bölgemizdeki özel ve kamu kurum-kuruluşlarına yönelik hizmet verecek şekilde yapılandırılacaktır.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNDE GÖREV YAPTIĞIM SÜRE İÇERİSİNDE TARAFIMDAN HAZIRLANAN VE YÜRÜTÜLEN PROJELER


    1.        Projenin Adı: “Renewable Energy Sources for Agricultural Vocational Education (RESAVE)” (Tarımsal Mesleki Eğitim için Yenilenebilir Enerji Kaynakları)


    Projenin Amacı: Resave projesinin önceliği enerji alanında özellikle eğitim metodolojileri ve iş imkânları arasındaki bağlantıları oluşturmaktır. Çiftlik bazında çiftçilerin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilmeleri için eğitimler verilecektir. Bunun yanında kırsal alanda rekabetçi ve sürdürülebilir kalkınma için yeşil ekonomi üzerinde durmaktadır. Eğitim tasarım süreci biyokütle ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yenilikçi ve kullanıcı dostu eğitim araçları ile fizibilite ve uygulamaları üzerinde olacaktır.


    Destekleyen Kurum: Avrupa Birliği


    Yürüten Kuruluş: Ardahan Üniversitesi


    Proje Ortağı Ülkeler: Almanya, İtalya, Polonya, Slovakya, Yunanistan


    Destek Miktarı: 243.000 Euro


    2.        Projenin Adı: Posof-Yurtbekler Köyü Meyvecilik Projesi:


    Projenin Amacı: İlimiz Posof ilçesinde yetiştiricilik alanı gittikçe azalan “İçi Kırmızı Posof Elması (Badele)” ve “Cancur Eriği” ağaçlarının kaybolmaması için örnek bahçe tesis edilmesi, çiftçilere fidan dağıtılması ve eğitimler verilerek Posof meyveciliğinin canlandırılmasıdır.


    Projedeki Görevi: Proje Yürütücüsü


    Destekleyen Kurum: Kalkınma Bakanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı,


    Yürüten Kuruluşlar: Ardahan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Posof Belediyesi


    Destek Miktarı: 500.000 TL


    3.        Projenin Adı: “Improving the Queen Bee Production for a Sustainable European Beekeeping (Be(e) Smart)” (Sürdürülebilir Avrupa Arıcılığı için Ana Arı Üretiminin Geliştirilmesi) (Değerlendirme aşamasında)


    Projenin Amacı: Arıcılıkta çok önemli bir yer tutan Ana arı yetiştiriciliği ve genel olarak arıcılık konusunda çiftçilere ve ilgililere eğitimler vermek yoluyla proje ortağı ülkelerde arıcılığı geliştirmek.


    Destekleyen Kurum: Avrupa Birliği


    Yürüten Kuruluş: Ardahan Üniversitesi


    Proje Ortağı Ülkeler: Romanya, İtalya, Polonya, Yunanistan


    Destek Miktarı: 300.000 Euro


    4.        TÜBİTAK’a Sunulan ve Değerlendirme Aşamasında Olan Uluslararası Ortaklı Projeler


    1.   2553 – Pakistan Bilim Vakfı (PSF) ile İkili İşbirliği Programı Kapsamında; “İklim Değişikliğini Azaltmaya ve Sürdürülebilir Üretime yönelik Ekin Alanı Karbon ve Azot Yutakları ile Kaynaklarının Sayısal Tahmini ve Yönetimi” (Proje çalışma alanı Ardahan İli’dir.), Proje Bütçesi: 359248 TL


    2.   TÜBİTAK WATERWORKS 2015 ERA-NET COFUND PROJE ÖNERİSİ: “Ekin Alanlarına Ait Karbon ve Azot Döngü Dinamiklerinin Değiştirilmesi Neticesinde Yüzeysu Metabolizmasında Meydana Gelen Değişimlerin Havza Ölçeğinde Nicelleştirilmesi”. Proje Bütçesi: 300000 TL.


    Sevgi ve saygılarımla…


    Prof.Dr.Şeref KILIÇ


    Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi


    Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı


     www.serefkilic.com




    arşiv haber arşiv haber 04/03/2007 tarihli haber(yorum/reklamlar



    Ardahanlı yoksul kadın, aldığı yardımlarıyla.. 

    DSP baştan aşağı yenilendi ..


    DSP baştan aşağı yenilendi İl Başkanlığına Ferit Tosunoğlu’nun getirilmesiyle birlikte hareketli günler yaşayan Ardahan Demokratik Sol Parti İl ve İlçe Örgütü yeni yerine taşınırken, partinin genel merkezinde de bir araç aldı.

    Ardahan Ticaret Odasına ait binanın altını 10 bin Ytl.’ye kiralayarak yeni yerine taşınan DSP Ardahan’a DSP Genel merkezince de bir minibüs hediye edildi.

    Konu hakkında bir açıklama yapan DSP Ardahan İl Başkanı Ferit Tosunoğlu, partisinin yaklaşan seçimler öncesi hazırlıklara başladığını belirtirken, seçmene ulaşmak içinde partisini genel merkezinden de gerek maddi, gerekse de manevi destek gördüklerini belirtti.

    Haber ekleme saati: 22.05-04/03/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

    Vali ile Ardahanlılar bir araya geldiler!


    Vali Ardahanlı üst düzey yöneticilerle birlikte.... Ziraat Odası’nın düzenlemiş olduğu yemekte sivil toplum kuruşlarıyla bir araya gelen Ardahan Valisi Murat Yıldırım kentin sorunlarının çözümünün etkili siyasilerden ve de sivil toplum kuruluşlarının ciddi girişimlerine bağlı olduğunu belitti.

    Ardahan Ziraat Odası’nın, Ardahanlı çiftçilere yönelik hazırlanan AB projesinin tanıtımının ardından verdiği yemekte sivil toplum kuruluşu yetkilileri ve basınla bir araya gelen Vali Murat Yıldırım ilk kez samimi bir ortamda Ardahanlılarla sorunları tartıştı.

    Ardahan Valiliğine atandığının ilk haftasından itibaren sorunların çözümü için büyük çaba sarf ettiklerini ve bundan da büyük mesafeler aldığını belirtirken, bürokrasinin yapacaklarının bir yere kadar olduğuna işaret ederken, sorunların ciddi anlamda çözümünün siyasilerden ve de sivil toplum kuruluşlarının atacağı ciddi adımlara bağlı olduğuna işaret etti.

    Vali Yıldırım ile Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun güzergâhını, geçen günlerde ihalesi yapılan barajları, bir süre önce kaldırılan şap hastalığına kadar hemen her konunun samimi bir ortamda tartışıldığı yemek sonrası toplantı yaklaşık iki saat sürdü.

    Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’ın ev sahipliği yaptığı Şükran restoran’da ki Vali-Ardahanlıların buluşmasında Ardahan’a gelen Iğdırlı göçerlerin durumu da masaya yatırıldı.

    Toplantıda bulunan bazı köy muhtarların validen Iğdırlılara izin verilmemesini istemesi üzerine sivil toplum kuruluş yöneticileri ile muhtarlar arasında ‘Idırlı göçerlerin Ardahan’a gelip, gelmemesi ve getirileri ile götürüleri’ konusunda kısada olsa bir tartışma yaşandı.

    Vali Murat Yıldırım’ın yasağa karşı olduğunu açıklamasıyla durulan bu tartışma daha sonra vali ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latif Tosunoğlu arasında yaşanan demiryolu tartışmasıyla bir anda ortalığı girdi.

    Tosunoğlu’nun, son anda değiştirilen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu güzergâhı konusunda vali dâhil herkesin kandırıldığını belirtmesi üzerine bir anda alevlenin tartışmaya Ardahan Esnaf ve Odalar Birliği Başkanlı Yaşar Daşdemir müdahale ederek, sorunun, vali veya bürokraside değil, siyasilerin yüzünden olduğunu belirtmesiyle son buldu.

    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldırım’ın, İl Genel Meclis Üyesi Av. A. Yavuz Yılmaz’ın, Şoförler Odası Başkanı Yılmaz Özer, ESOB Başkanı Bahattin Özdemir, Gazeteci Kasım tırpancı, Fakir Yılmaz, Bülent Kılıç ve Özkan Karakaya ile mahalle ve köy muhtarlarının da bulunduğu toplantının güzel bir hava içinde geçmesiyle birlikte bol bol çaylar içildi.

    Vali Murat Yıdırım yıllardır bitmeyen Meslek Yüksek Okulu’na ait yurdun yeniden yapılandırılıp, 500 öğrencilik bir yurt haline getirileceğini, TOKİ tarafından 250 adet yeni yurdun yapılması için girişimler başlatıldığını da belirttiği sohbette Ardahan’da uygulamaya konulan AB destekli projelerin başarısı için  herkese görev düştüğüne de işaret edildi.

    Haber ekleme saati: 21.05-04/03/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Gözlerinin görmemesi, ikinci bir lisansı öğrenmesine engel olamadı!


    O hayatı bırakmıyor, hayat ona karanlıkta olsa.. Her iki gözünü de uzun süre önce geçirmiş olduğu bir rahatsızlık sonucu kaybeden ve âmâ olmasına rağmen hayata küsmek yerine sımsıkı sarılmayı tercih eden Kamber Kalkan (33) isimli devlet memuru,  İngilizceyi öğrenmek için yoğun bir çaba gösteriyor.

    Ardahan’ın Posof İlçesinde Halit Paşa İlk Öğretim Okulu özürlü kadrosunda hizmetli memur olarak çalışan evli ve tek çocuk babası Kamber Kalkan, Posof Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından açılan İngilizce kursuna katılarak ikinci bir lisans öğrenmeye çalışıyor.

    Küçük yaşta geçirdiği bir rahatsızlık sonucu gözlerinde bir bozukluk oluştuğunu ve daha sonra bu rahatsızlığın ilerlemesi sonucu 1997 yılında gözlerini tamamen kaybettiğini söyleyen Kalkan, uzun süren tedavilerin de bir fayda vermediğini belirtti. Eşinin herhangi bir rahatsızlığı olmadığına işaret eden Kalkan’ın iki yaşında birde oğlu var.

     İngilizcenin Dünyada kullanılan ortak bir dil olduğunu ve kendisinin de içinde bulunduğu zor şartları biraz daha kolaylaştırabilmek için ikinci bir lisans öğrenmenin gerekli olduğunu beyan eden Kalkan, kurslar bitse bile İngilizce öğrenmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.

    İleride özürlülere yönelik açılan İngilizce kursları olursa onlara da katılacağını bildiren Kamber Kalkan, devam ettiği açık öğretim lisesini bitirebilmek içinde İngilizceyi öğrenmenin şart olduğunu söyledi.

    Posof Halit Paşa İlk Öğretim Okulunda görevli İngilizce Öğretmeni  Elif İpek tarafından verilen İngilizce  dil kursunun, dönem sonuna kadar devam etmesi bekleniyor. Kursa katılan yirmiye yakın öğretmen ve vatandaş, Kamber Kalkan’ın göstermiş olduğu azim ve kararlılık karşısında şaşkınlıklarını gizliyemiyorlar.”Bu sağlam halimizle en ufak bir zorlukta şikayet etmekten kendimizi alı koyamıyoruz”  diyen ve aynı zamanda kursun öğrencilerinden olan Sinan Şimşek isimli Posoflu esnaf :”Kamber’in göstermiş olduğu bu azim ve kararlılık,   bizlere yol gösteriyor  “dedi.

    Haber ekleme saati: 20.46-04/03/2007

    Haber/Fotalar: Ercan Yentek/Posof

    KÖY/DES DEĞİL, LADES!

    Göle’de, ‘Kim daha iyi açıklama yapıyor?’ yarışması var!


    İlçenin sorunları unutludu, açıklamalar kilitlendi. Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan kaymakam sorunu, bu kez ilçede uygulamaya konulan KÖY/DES ihaleleri ardından ilçenin siyasileri ile son kaymakamı arasında devam ediyor. 

    Adeta, ‘Kim daha iyi açıklama yapacak?’ yarışmasına dönen tartışmalar ilçenin sorunlarını adeta unutturdu.

    Daha önce ki kaymakam Alper Faruk Güngör’ün, kaymakamlığa gelen insanları ‘ahır kokuyorlar’ diyerek kaymakamlığa sokmadığı iddiasıyla yerel ve ulusal basının manşetlerinde düşmeyen Göle ilçesi şimdi de yeni kaymakamı Şaban Akça ile gündemde.

    Güngör’den sonra ilçeye atanan Kaymakam Muhittin Gürel’in, iktidar temsilcilerinin ağırlıkta olduğu ilçenin süt işletmelerine karşı köylülerce başlatılan süt eylemine ‘destek verdiği’ gerekçesiyle ilçede yürüttüğü kaymakamlık görevinin 6 ayını doldurmadan yerinin değiştirilmesi ardından göreve gelen yeni kaymakam Şaban Akça’da iktidarın ve ilçenin bir bölümünce istenmeyen adam ilan edildi.

    Yeni kaymakamın ilçede yürütülen KÖY/DES projesi uygulamasında kendi başına hareket edip, Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyelerine sormadan harcama yaptığı, başta siyasileri olmak üzere vatandaşları makamına almadığı gerekçesiyle görevinden alınmasını isteyen AKP’li Göle İlçe Başkanlığı ve Köy Muhtarlarının bu yönde ki isteklerini belirten ve Başbakanlık, İçişleri Bakanlığına verdikleri dilekçeleri gazetecilerce ele geçirilip, kamuoyuna duyurulmasıyla alevlenen Göle ilçesinde ki, ‘Kaymakam-Siyasetçi tartışması ve de açıklamaları’ ilçeyi adeta ikiye bölmüş durum da.

    Siyasilerin, 2 sayfalık dilekçeleriyle görevden alınması istediği Kaymakam Şaban Akça’nın kendisinin bu görevinden alınmasını isteyen siyasilere karşı 3 sayfalık basın açıklamasıyla devam eden tartışmaya muhalefet partisi CHP, KÖY/DES işini alan Müteahhit firmalar ve bu gelişmeleri yazan gazeteci de katılmış durumda.

    Yaşanan tartışmaya ‘Hesap soracağız’ diyerek giren Göle CHP İlçe Başkanı Baki Çetin, Göle’de Kaymakam-Siyasetçi tartışmasının Göle’ye zarar verdiğini ve ilçeye hizmet gelmesine engel olduğunu ileri sürerken, kaymakamdan şikâyetçi olanların daha dün dost olduklarını ve bunun bugün neden düşmanlığa döndüğünün sorulmasını gerektiğine dikkat çekti.

    İlçe’de bulunan sivil toplum kuruluşları ile yerel gazetecilerin de her iki tarafa ayrı ayrı taraf olduğu gözlenen gelişmeleri tetikleyen KÖY/DES Projesi uygulaması ise mahkemelik ve soruşturmalık olmuş durumda.

    Göle AKP İlçe Başkanı ile İl Genel Meclis Üyelerinin görevden alınmasını istedikleri Kaymakam ile KÖY/DES müteahhidi, Müteahhitle gazeteciler, Muhtarlarla Kaymakam, Gazeteciler ile kaymakamı davalık etmiş durumda.

    AKP Ardahan Milletvekili Kenan Altun’un ‘kaymakam hakkında gereken yapılacaktır’ açıklamasında bulunurken, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, KÖY/DES’in bölgeye hiçbir fayda getirmediğini ve Göle CHP İlçe Başkanının açıklamasına katıldığını belirtiyor.

    İl Valiliğinin gelişmeler hakkında suskunluğuna devam ettiği gözlenirken, Vali Murat Yıldırım yaşanan tartışmalara cevap vermezken, ilçede süren KÖY/DES işlerinde ki eksikliklerin bu yıl giderileceğini belirtmekle yetinmesi dikkat çekiyor.




     


    Göle KÖY/DES İhalesinin yapılmasının hemen ardından kaymakam Şaban Akça’nın, işi alan müteahhit’e avans adı altında işe başlamadan 525 milyar ödemesiyle başlayan tartışmalar ardından Göle iktidar temsilcisi Siyasiler ve Göle Muhtarlar Derneği’nin bu konuları ve de iddiaları imza altına alıp kaymakamı şikâyet ettiler.

    Kaymakam Şaban Akça’nın görevden alınması isteğine kaymakam Akça’da kendisini görevden aldırmak isteyen siyasilere dalgaya alan bir üslupla cevap verdi.

    Göleli AKPliler Cengiz Çapan, İlyas Öztürk, Yıldırım Karakoç ve Abdullah Aydın 




     


    ***Göleli İktidar Temsilcileri ve Muhtarlar

    KAYMAKAMIN GÖREVDEN ALINMASINI İSTEDİLER!




     


    Göle Kaymakamı Şaban Akça’nın başta KÖY/DES kapsamında yapılan işlerde olmak üzere bir çok işte, üstün körü davrandığı, gerekli denetimleri yapmadığı halkı ve halkın önderlerini makamına almadığını, Köylere Hizmet Götürme Birliğinde yapılan harcamaları birlik üyelerine sormadan ve imzalarını almadan yaptığını, yapılan işlerde görülen olumsuzlukların raporlarını dikkate almadığını, Birlik Üyeleri ile bir araya gelip, yasal zorunluluk olmasına karşın toplantı yapmadığını ileri sürerek görevden alınmasını istediler. 

    Göleli siyasilerin görevden alınmasını istedikleri Göle Kaymakamı Şaban Akça hakkında Başbakanlığa, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne başlıklı dilekçesi aynen şöyle;




     


    **Başbakanlığa

    İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne

    Ankara

    KONU: Ardahan ili Göle İlçesi Kaymakamı Şaban Akça hakkında.

    OLAYLAR: 

    1- Bizler Ardahan İli Göle İlçesi AKP İlçe Başkanı, İl Genel Meclis Üyeleri ve muhtarlarıyız. Göle ilçesinde KÖY/DES kapsamında yapılan işler konusunda üstün körü davrandığı, gerekli denetimleri yapmadığı, KÖY/DES kapsamında yapılan işler eksik yapılmıştır.

    2- Yapılan eksiklikler şunlardır 

    –Göle ilçesi Gedik köyü köprüsü 2 M. Kısa yapılmıştır. Yine bu köprünün yapımı için hazır beton kullanılması gerekirken, bu işlem yapılmamıştır.

    — Göle ilçesi köy yollarına dökülen malzeme tespit edilen ocaklardan alınmamış, itinerlere uygun olarak yapılmamıştır.

    – Özelikle Göle ilçesi B. Altunbulak, Koyunlu, Hoştülbent, Yeniköy,Kalecik, Budaklı, Uğurtaşı, Kuzupınarı, Yeleçli, Bellitepe, Kuytuca, Çobanköy, Molla hasan köy yolları uygun olarak yapılmamıştır.

    — Kullanılması gereken 80’li büzlerin yerine 60 lık küçük ebatlı büzler kullanılmıştır. Yine büz konulması gereken ve itinerlerde belirtilen yerlere büz konulmamıştır. Yolun genişliği 6 m. Bulunması gerekirken, dar maiyete yol yapıldığı, yine yolun dar tutulması nedeniyle kullanılması gereken büz sayısı az tutulmuştur. Bir 480 adet büz kullanılması gerekirken şu anda kullanılan büz sayısı bin 100 adet dahi değildir. 

    3- İhaleyi ÖDF Yılmazlar şirketi almış, ancak kayalar firması taşeron olarak yolları yapmıştır. Müteahhit işe başlamadan 525.000.00. YTL. Para hiçbir gerekçe gösterilmeden firmaya ödenmiştir. Yine şartname ve sözleşmede köyün içinde köy camisi, köy okulu, sağlık ocağı olan yerlere kadar kum dökülmesi ve yolun yapılması gerektiği halde bunlar yayıplamıştır.

    —Bu konuda talepte bulunan şahıslar tehdit edilmekte, usulsüz ve yasa dışı hareketler ile bizlere ve Göle halkına baskı uygulanmaktadır.

    4- Tüm bu eksiklik ve sorunları iletmek için kaymakamlığa görüşme teklifinde bulunduğumuzda kabul görmemiş veya kaymakamın kapısında saatlerce bekletilmişiz. Tüm Göle halkı ve seçilmişleri siyasi parti ilçe teşkilatları bu durumdan şikâyetçi olup, gereğinin yapılması için sayın makamınıza başvurma gereği duyulmuştur.

    —Göreve geç gelmekte, Birlik inşaat mühendisi Akın Onursal’ın tutanaklarını dikkate almayıp, tekniker olduğunu ileri süren Muhammed isimli şahsın ve şantiye şefi Cihat’ın imzaları ile kabul yapmaktadır.

    5-Eylül 2006 yılında yapılan Birlik Encümeni seçiminden sonra bugüne kadar kaymakamımız Birlik başkanı olarak bir defa olsun toplantı yapmamıştır. Aynı zamanda harcama yetkisi encümenlerde olduğu halde birlik encümeni kararı alınmadan birlik ödemeleri rast gele sorumsuzca yapılmaktadır. Birlik encümenlerimiz bu harcamaların usulsüz olduğunu kendilerine defalarca hatırlattıkları halde kaymakamımız sorumsuzca davranmaktadır.

    —Ayrıca AB’de kabul gören bir tek Göle’de Karatavuk köyümüz içme suyu projesi olmasına rağmen 2006 yılında ihalesi yapılmamıştır. Komisyon başkanı olarak ihale komisyonuna katılmamıştır.

    6- Göle kaymakamı başkanlığında her toplanması gereken İnsan Hakları Komisyonu toplanmadığı gibi, toplanmış gösterilmektedir.

    —İktidarımız döneminde hizmet konusunda Türkiye’mizde altın devrini yaşayan ilçemize gelen bu güzel hizmetlerin önüne bir engel olan sayın kaymakamız Şaban Akça; Hükümetimizin hizmetlerini küçük düşürerek yıpratma politikası izlemektedir. 

    Bizler AK Parti İlçe Teşkilatı, Ak Parti İl Genel Meclis Üyeleri, Birlik Encümenleri ve bütün köy muhtarları adına Göle Muhtarlar Derneği Başkanı olarak ilçemize hizmetlerin yansıtılması hususunda ayrıca Haziran ayında usule uygun olmayarak ödenen 525.000.00 YTL:’nin ödediğine dair bakanlığımıza İlçe Başkanı Cengiz Çapan konuyu mahalli gazete yazılarını da ekleyerek faks yoluyla arz etmiştir. 

    Konun incelemesini hususunda bakanlığımız yazışma yoluyla Valimize konuyu intikal ettirmesine rağmen konu hakkında hiçbir işlem olmadığı görülmüştür. Bu konuda Sayın Ardahan Valimiz Sayın Murat Yıldırım’ında ihmalkârlığı bulunmaktadır. 

    Valimiz Sayın Murat Yıldırım hakkında da gerekli soruşturmanın yapılması ile sorunun çözülmesi gerekmektedir.

    —Bu konuların tespiti için gerekli tahkikatların yapılmasını, kaymakamın bir an önce görevden alınmasını, aşağıda imzası bulunanlar olarak talep etmekteyiz. 

    —Konunun incelenmesi hususunda bakanlığımız yazışma yoluyla valimize konuyu intikal ettirmesine rağmen konu hakkında hiçbir işlem olmadığı görülmüştür.

    -Bu konuların tespiti için gerekli tahkikatların yapılmasını, kaymakamın biran önce görevden alınmasını, aşağıda imzaları bulunanlar olarak talep etmekteyiz.

    Cengiz Çapan / Ak Parti İlçe Başkanı, Yıldırım Karakoç/İl Genel Meclis Başkanı, İlyas Öztürk/İl Genel Meclis Üyesi, Abdullah Aydın /İl Genel Meclis Üyesi, Yunus Yılmaz/Göle İlçesi Muhtarlar Derneği Başkanı

    Göle kaymakamı ve hakkında verilen dilekçeler.. 

    **Kaymakamın bu açıklamaya cevabı;




     


    ***SİYASİLERİN İDDİALARINA KARGALAR GÜLER!




     


    Göle Kaymakam Şaban Akça yaptığı açıklama ile kendisinin Göle Kaymakamlığı görevinden alınmasını istediği AKP’lilere adeta dalga geçip, AKP Göle İlçe Başkanı, Ardahan İl Genel Meclisi Başkanı ve Göle AKP İl Genel Meclis Üyesi Yıldırım Karakoç’a, AKP Göle İl Genel Meclis Üyeleri Abdullah Aydın ile İlyas Öztürk’e adeta meydan okudu.

    .Göle Ak Parti İl Genel Meclis Üyeleri ve muhtarlar tarafından İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edilen Göle Kaymakamı Şaban Akça kendisini şikâyet edenlere karşı bir basın açıklaması yaparak kendisini savundu. Akça, yaptığı yazılı açıklama ile meclis üyelerini suçladı. Meclis üyelerinin Göle Kaymakamı hakkında yaptıkları açıklamaları dalga geçercesine cevaplayan Akça, kendisinin tüm gücü ile hizmet ettiğini savundu.

    İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edilen Akça, hazırladığı 4 sayfalık basın açıklaması ile kendisinin suçlu olmadığını yapılan her işte birlik üyelerinin haberdar olduğu evrakların altında imzalarının olduğunu hatırlattı. 

    Kaymakam Şaban Akça imzasıyla yapılan açıklamada Meclis üyelerinin iddiaları Kaymakam tarafından  “kargaları güldürecek cinste açıklamalar” olduğu vurgulandı.




     


    ***Meclis Üyelerinin İddialaına  Kargalar da güler!..




     


    Akça yaptığı açıklamada, halkın önderleri olarak tabir ettiği İl Genel Meclisi Üyelerinin makamına alınmadığı iddiasına “Bu iddiaya Kargalar da güler güldürecek cinstendir. Zira tüm kamuoyu tarafından yakından bilinen bir gerçektir ki AKÇA, hiçbir kimseyi, randevulu olsun-olmasın, geri çevirmemektedir. Meğerki mazereti olsun. Hal böyle iken halkı ve halkın önderlerini makamına almadığı, açıkça gerçek dışı bir söylemdir. Kaldı ki haberlerde geçen halk önderlerinden kast edilen Yıldırım Karakoç, Abdullah Aydın ve İlyas Öztürk olsa gerek. Zira kendilerini halkın ileri geleni olarak tanıtıp her fırsatta ilçe kaymakamı ile görüşen muhterem zevat, her ne olmuşsa randevusuz da geldikleri halde ve makamdaki iş yoğunluğunu bilmelerine rağmen ve de Kaymakamın kendilerinin geldiğinin iş yoğunluğundan dolayı, kendisine iletilememesine sebep, bilememesinden ötürü kendileriyle görüşmelerine fırsat bırakılmadan; 10-15 dakika arası sekreter odasında bekleyerek, bir anlık İlyas Öztürk’ün, ‘hadi gidelim, bakın kaymakam sizi kabul etmiyor’ gibi kendilerine yakışmayacak tavırlar sergileyerek oradan ayrılmaları ve bir iki muhtarın ilgili zevata, ‘arkadaş bak kaymakam sizi adam yerine koymadı” söylemlerinden de etkilenerek kamuoyuna yanlış ve yanıltıcı bilgi vermeye çalışarak saygın medyamızı kullandıkları konusundan ibaret bir durum izhar edilmiştir.




     


    ***KÖY-DES’te raporlar geçerlidir. 




     


    Encümenlerin köy yolların eksik yapıldığı iddialarına kaymakam Akça raporlara göre hareket ettik cevabını verdi. 

    “Köy/Des projesi kapsamındaki işler zamanında ihale edilmiş, hak ediş ödemeleri Ardahan Valiliği komisyonunun kararlarına göre ve birlik encümeni kararlarına bağlanarak gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamındaki işlerin denetimi teknik bir iş olduğu için teknik ekiplerce her daim ifa edilmiştir. Köy/Des kapsamındaki işlerin eksik olup-olmadığına Ardahan Valiliği teknik elemanları ve komisyonları karar verebilir. Şu ana kadar geçici kabulü yapılmamış sadece Gedik Köprüsü kalmıştır. Bunun sebebi, zamanında ilgili teslim alma komisyonuna başvurulmuş olmasına rağmen komisyonun çalışmalarını tamamlayamamış olmasıdır. Ayrıca yüklenici firmanın, komisyonun çoğunluğunu oluşturan mühendislerin makine mühendisi olması münasebetiyle, komisyona olan itirazıdır.

    2.  Gedik köprüsünün iki metre kısa yapıldığı iddiasını destekler bir komisyon raporu elimize ulaşmamıştır. Elinde rapor olan varsa biz de görelim.




     


    ***Encümenler Avansı İmzaladı.




     


    İhaleyi alan firma ile işi yapan firmanın (taşeron) aynı olmadığı doğrudur. İşin, encümen tarafından hazırlanan şartnamelerine göre hareket edilmiş ve taşerona devir yapılabildiği için gerekli araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra bu yol tercih edilmiştir. Bilinen bir gerçektir ki bu tür inşa işlerinde yüklenici firmalara avans ödenmesi tabiidir. Hal böyle olunca dilekçede ismi geçen encümenlerin de dahil olduğu kurul tarafından hazırlanan şartnamelere göre ve kendilerinin de imzası kararda olduğu halde ödeme yapılmıştır.




     


    ***Avansta Mahsumum 




     


    Köy yollarını inşa işlerinde ilgili yüklenici firmaya ödenen 525,000.00 YTL avans konusu ile ilgili AKP Göle İlçesi Başkanı Cengiz Çapan tarafından bakanlığa şikâyet dilekçesi gönderildiği gazete metinlerinden anlaşılmaktadır. Bilinmelidir ki bu avans meselesi ile ilgili tüm inceleme ve soruşturmalar yapılmış ve Kaymakam Akça’nın masumiyeti anlaşılmıştır. Bu arada ilgili zâtlar hızlarını alamayarak Sayın Valimize de suç atmayı ihmâl etmemişlerdir.” 

    Şaban Akça /Göle Kaymakamı

    Göle CHP İlçe Başkanı Baki Çetin Gazeteci Fakir Yılmaz ile.. 

    ***CHP Göle İlçe Başkanı Baki Çetin:

    ‘Dün dost olanlar bugün neden düşman?”




     


    Göle Kaymakamı ile Göle AKP’li İl Genel Meclis Üyeleri ve Göle AKP İlçe Başkanı arasında yaşanan tartışmalara Göle CHP İlçe Başkanı Baki Çetin’de şu açıklamasıyla katıldı.

    Kaymakamın, Göle Kaymakamlığı görevinden alınması isteğine kadar gelişen olayları yakından takip ettiklerini belirten Göle CHP İlçe Başkanı Baki Çetin, ‘dün dost olanların bugün neden düşman olduğunu benim gibi tüm Göle merak etmektedir’ dedi. 

    CHP Göle İlçe Başkanı Baki Çetin ‘Göle’de yaşanan son olaylarla ilgili’  başlıklı açıklaması aynen şöyle; 

    Göle’de ki KÖY/DES çalışmaları ve sayın kaymakamın AKP İlçe Teşkilatı ve İl genel Meclis Üyelerinin bir birleri hakkında yaptıkları açıklamalarla ilgili bazı tespitlerde bulunduklarını ve bunun halka açıklama yapma gerekliliğine inandık.

    1- Göle’;de yapılan KÖY/DES İhalelerinde sayın kaymakamımız ve AKP’li İl Genel Meclis Üyeleri ile birlikte yapılmıştır. O zaman çıkan söylentileri, ‘;İş yapmadan para verildi’ hep birlikte üstünü örtme yoluna gitmişlerdir.

    2- Köy yollarının büyük bir kısmı yapılmamış olup, ilgili köy muhtarlarınca dilekçe verilmesine rağmen gerek bürokraside ve AKP’li yöneticilerce hiç bir işlem yapılmamış olup, iş muallâkta bırakılmıştır.

    3- Bütün bu olayları göz önüne getirirsek, yani bugüne kadar birlikte hareket eden bürokrasi ve AKP’liler nasıl oldu da şimdi gazetelere demeçler vererek, bir birlerini suçluyorlar. Suçluyorlar, çünkü rant paylaşımı anlaşmazlığı ortaya çıkmıştır.

    4- Sayın AKP Göle İlçe Başkanı bu olayların merkezinde olup, ihale yapıldığında sözleşmeye imza atan sayın İl Genel Meclis üyeleri de buna destek olmuşturlar.

    Bugün, dün birlikte oldukları bürokrasi ile çıkar menfaatleri ters düştüğü için karşı olmuşlardır.

    Bizler gerek bürokrasinin, gerek AKP’lilerin yaptıkları bu usulsüz işlerin ve aralarında ki çıkar çatışmaların İlçemize verdiği büyük zararı görmekte olup, ilgilerle bu konularda her yönüyle mücadele edeceğimizi ve tüm bu işlerin hesabını soracağımızı sayın Göleli hemşerilerimize ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.

    Güven Kotan 

    ***Yol müteahhidi parasını alamadığını ileri sürüp kaymakamı dava ederken, su müteahhidi de yaptığı yazılı bir açıklama ile tartışmalara katıldı!..




     


    Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan ve siyasilerin ilçe kaymakamının bu görevden alınması isteğine kadar gelişen olaylara taraf olan müteahhitlerde kendileriyle ilgili açıklama ve iddialara gerek mahkemelerde, gerekse yaptıkları yazılı açıklamalarla cevap vermeye çalışıyorlar. 2 trilyon 200 milyar YTL. lik KÖY’DES ihalesini alan müteahhidin kaymakamlığın yolları bitiremedi iddiasıyla içeride tuttuğu 800 milyarını ödemediği gerekçesiyle kaymakamlığı dava ettiği Göle’de su işini alan müteahhit de şirketleri hakkında çıkan yazı v e yorumlara yazılı bir cevap verdi.




     


    ***Kamuoyuna




     


    Kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından bu açıklamayı yapmaya gerek duyduk.Öne sürülen tüm olaylar çarptırılmıştır ki;bunu sırasıyla şöyle maddeler isek;

    *** B.ALTUNBULAK/KOYUNLU/KUYTUCA grup köyleri içme suyu inşaatı işini alan AGERKO İNŞ.MİM.MÜH.LTD.ŞTİ.isimli firmamız mevcut projelerin eksikliğine rağmen, yöre halkının mağduriyetini göz önünde bulundurarak, zamanından önce teslim edilmiştir. Projelerde gözükmeyen evlere dahi hat çekilmiştir ve bunun karşılığında hiçbir ek ödeme talep edilmemiştir. Yaklaşık 7/8 km fazla imalat yapılmasına rağmen bu durum bizi hiç serzenişe itmemiştir. Kaldı ki yarım yamalak yaptığımız iddia edilen,hattın hiçbir proje ve uygulama eksiği yok aksine fazlası vardır.Bu durum yöre halkı,muhtarlar,meclis üyeleri,kaymakamlık ve köy hizmetleri teknik heyetince bilinmekte ve takdir edilmemektedir.




     


    *** Sürügüden köyü köprü imalatı işinde de, aynı titizlik uygulanmış ve yörede eşi benzeri olmayan bir köprü meydana getirilmiştir. Sürügüden köyü köprüsü gurur kaynağımız olacaktır. Burada da, projedeki tüm detaylara harfiyen uyulmuştur. İnşaat sezonun getirmiş olduğu iş yoğunluğundaki beton sıkıntısı bahane edilmeyerek ,istenen doz ve kalitede hazır beton kullanılmıştır.




     


    *** Bahse konu olan diğer bir mevzuu; ’Kaz gelen yerden, tavuğu esirgememek’ deyimi ile özdeşleştirilmeye çalışılan BALÇEŞME köyündeki lojman işidir. Garip bir şekilde anlamsız tavır burada da sergilenmiştir. Lojman, bayındırlık ve milli eğitimin öngördüğü tip projelere göre yapılmış ve iddia edildiği gibi tek değil çift tuğla ile örülmüştür. Üstelik hibe yapılan bu işte de diğerlerinde olduğu gibi maliyet hesabına gidilmeyerek,2 tuğla arasına,ısı yalıtım malzemesi döşenmiştir.

    Hava şartlarının olumsuz olması nedeniyle, eksikler bayındırlık ve milli eğitim müdürlüğü bilgisi dâhilinde yaz aylarına bırakılmıştır. İddia edildiği gibi okul müdürünün veya herhangi bir öğretmenimizin, lojmanda değil de başka bir yerde ikamet etmesinin sebebi, lojmanın derme çatma olması değil hava şartlarından dolayı tamamlanmamış olmasından ötürüdür. Gerekli donelere milli eğitim ve bayındırlık müdürlüğünden ulaşabilirler.




     


    ***KARATAVUK köyü ihalesinde de mevcut ihale kanunu çerçevesinde, hazırlanıp girilmiş ve yine diğer su işinde olduğu gibi jeolojik zemin etütleri raporu ile tam hazırlanılmıştır. Savunulması yapılan ve mağdur gibi gösterilen diğer firma ile fiyat mukayese yapılması yanlıştır. ’Kaliteyi ucuza satın alamazsınız’’Karşılıklı yapılan işler mukayese edildiğinde, fark alenen ortaya çıkmaktadır. Evraklar faxla hazırlanmamış,önceki dosyada verilmiş olan ama yazısı okunmadığından dolayı geçerliliği düşünülerek evrak yeniden istenmiştir.

    İhale yasasında ‘’en ucuz teklif veren değil, en uygun verilen teklifin’’değerlendirilmesi hususu da göz önünde bulundurulursa, ihale komisyonunun bu tutumundaki haklılığı ortaya çıkacaktır.




     


    ***Köydes kapsamında ihale edilen yol işinde de, ihale esnasında ve ihale sonucunda sergilememiz gereken ve bize yakışan ağırbaşlı tavrımızı halen devam ettirmekteyiz.Buda 525 milyar avans ödemesinin basına sızdırılması gibi üslupsuz bir tavırla firmamıza mal edilmesi hoş değildir.Bizim bu işle de uzaktan yakından ilgimiz olmaması da gözler önündedir.

    Tüm bu detaylar düşünüldüğünde firmamız aleyhine orta atılan tüm iddiaların, nasıl çürük bir temele oturduğu apaçık ortadadır. Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla.

    ARERKO Şirketi (Su işini yapan şirket)

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Posof’un kurtuluşu 5 bin kilo metre uzakta kutlandı ..


    Posoflular bir aradaydılar.. Ardahan’ın Posof ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 86. yıldönümü, Fransa’nın Bordeaux kentinde kutlandı. Posoflular yardımlaşma, dayanışma ve kültür derneğinin organize etmiş olduğu kutlamalara katılım beklenenin üzerinde oldu. Kutlamalarda adeta bir tarih canlandırıldı.

    Ardahan’ın Posof ilçesinden göç ederek Fransa’nın Bordeaux kentine yerleşen yaklaşık üç bin kadar Posoflu kurmuş oldukları Posoflular Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği yönetiminin organizesinde 2 Mart 1921 tarihinde Posof’un Gürcü işgalinden kurtuluşunun 86. yıldönümü nedeniyle kutlama törenleri düzenlediler. Törende dernek başkanı Ahmet Yelbaş yaptığı açılış konuşmasında “Posof’ta her yıl 2 Martta kutlanan, Posof’un düşman işgalinden kurtuluşunun, bu sene 86. yılı kutlamalarını Bordeaux’ya da taşıyıp burada yaşayan birinci nesle yeniden o günleri anımsatırken, Posof tarihimizi şimdiki nesil gençlere anlatıp, kısada olsa tanımalarını sağlamak asıl amacımızdır.” dedi. 

    Dernek yönetim kurulu üyesi Ufuk Akkaya ise günün anlam ve önemini belirten konuşmasında. “Osmanlı imparatorluğunun birçok döneminde Posof’umuz, Ahıska ile birlikte bir çok kez el değiştirmiştir. Buna rağmen Posof en fazla 93 harbi olarak bilinen Osmanlı – Rus savaşlarında 40 yıl işgal altında kalmış, daha sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ancak birinci dünya savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu toprakları masa üzerinde paylaşılmış, Posof’umuzun bulunduğu coğrafya Ruslara bırakılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Kurtuluş savaşı top yekûn bir savaş olmuştur. Dedelerimizin bizzat düşmana karşı savaşarak yeniden kazandıkları topraklar daha yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletine katılmıştır.” dedi.

    Konuşmaların ardından yörenin kurtuluşuna yazılan şiirler okundu. Yörede düşmandan kaça kaç diye adlandırılan düşmandan kaçışın ve o dönemde yaşanan zulmün anılarını yaşlılar babalarından dedelerinden duyduklarını anlatarak genç nesle de aktarmış oldular.Halay çekip bolca eğlendiler... 

    ***Skeçler sergilendi, halaylar çekildi ..


    Dernek yöneticilerinin hazırlamış oldukları skeçlerle kurtuluş savaşı canlandırıldı. Kısa sürede hazırlanan skeçler salonun dolduranlar tarafından büyük bir ilgiyle izlendi. Kurtuluş savası öncesin de Gürcü askerlerinin işgal ettiği Posof ve köylerinde yaşayanlar kaçarak yurtlarını terk ederken, köyün birinde Gürcüce bilen yaşlı bir nine yanına aldığı bir çocukla tepsi içine tuz ve ekmek koyarak Gürcü askerlerine ikramda bulunur. Tuz ekmek dostluğuna önem veren Gürcüler ise o köyü yakıp yıkmazken diğer köyleri ise ateşe verirler. Yaşanan bu tarihi gerçek piyes olarak sahnede canlandırıldı.

    Bunun yanı sıra yöreye ait şiveyle skeçler yapıldı. Davul zurna eşliğinde yörenin oyunlarıyla folklor ekibi sahne aldı. Kutlamalar sonunda ise salonu dolduranlar Davul zurna ve orkestra eşliğinde gönüllerince eğlendiler.

    Haber ekleme saati: 15.08-04/03/2007

    Haber/Fotolar: Orhan Cengiz/Bordeaux-Fransa

    Avrupa Birliği Destek Kredileri ve Ardahan/Cavit Çetin/İşadamı


    AB Logosu Avrupa Birliği Destek Kredileri ve Ardahan

    Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin, “ilimizin gelişmesi için, doğal kaynaklar korunarak tarımsal sanayi entegrasyonun sağlanması, temel kamu hizmetlerinin düzeyinin yükseltilmesi için 14 ana projeye ihtiyaç vardır” dedi.

    Ardahan ilinde yaşayan vatandaşların Avrupa Birliği destek  kredilerinde yeteri düzeyde istifade etmediğine değinen ve son günlerin flaş ismi Ardahanlı iş adamı Cavit Çetin,  Avrupa Birliği destek  kredileri hakkında Ardahan halkının bilinçlenmesi için şu açıklamalarda bulundu. 

    “Sevgili dostlarım bugün size ilimiz ve bölgemiz için çok önemli olduğunu düşündüğüm ve sevgili hemşerililerimin hayatını kolaylaştıracak, onlara kazanç kapısı açacak ve yaptıkları işleri daha iyi yaparak güzel yaşamalarını sağlayacak ülkemizde çok yaygın olmayan fakat yaygınlaşması gereken ve kullanılmayı bekleyen bir yığın “Avrupa Hibe Kredileri”nden bahsedeceğim.

    Bilindiği gibi dostlarım Avrupa Birliği,  25 üye devletin bir araya gelmesi ile oluşan, ekonomik kalkınma ve sosyal ilerlemeyi iyileştirmek ve geliştirmek amacı ile kurulan bir yapılanmadır. 1992’de imzalanan Maastricht Anlaşmasına kadar ekonomik alanda işbirliğini sağlayan ve ortak bir pazar kuran üye devletler, bu anlaşmayla beraber parasal birliği sağlamayı, devletler arası işbirliğini güçlendirmeyi ve ortak politikalar üretmeyi hedeflemektedirler.

    Bu amaçla Avrupa Birliği kendi bünyesinde, komşu ülkelerde ve dünyanın birçok ülkesinde sosyo-ekonomik alanda belirli politikalar yürütmektedir. Bu politikalar çerçevesinde geliştirilmesi düşünülen bölgelere çeşitli yardımlarda bulunarak, dezavantajlı bölgelerin refah seviyesini yükseltmeyi, her alanda istihdam ve üretimi Kar yağışı kent merkezindede etkili oluyor güçlendirmeyi, rekabet gücünü arttırmayı hedeflemektedir.

    Avrupa Birliği bu alanlarda düzenlediği programların finansmanını sağlamak için hibe ve kredilendirme yolunu kullanmaktadır. Ülkemizde aday statüsü nedeni ile bu hibe ve kredilerinden faydalanmaktadır.  AB ve Türkiye arasındaki mali işbirliği ve faydalanabilecek fonlar Hibe Programları, Krediler ve Topluluk Programları olarak 3 ana başlık altında incelenebilir. Katılım Öncesi Uyum için Mali Yardımlar

    Avrupa Birliği’ne aday ülkelerin üyelik öncesi Kopenhag kriterlerini yerine getirmeleri beklenmektedir. Katılım Öncesi Ekonomik Program da bu kriterlerin yerine getirilmesi için üye ülkeler için çizilmiş bir yol haritasıdır. Bu program çerçevesinde, AB mali yardımları 3 ana alanda toplanmaktadır.

    1. Mevzuat Uyumunun Desteklenmesi için Yatırımlar

    2. Kurumsal Yapılanma için Teknik Yardım

    3. Ekonomik ve Sosyal Uyum

    Bu alanlarda Türkiye’ye 2004-2006 arasında yapılmış/yapılacak mali yardımların miktarı aşağıdaki gibidir. 

    2004 2005 2006

    250 milyon € 300 milyon € 500 milyon €

    Bu yardımlar yukarıda da görüldüğü gibi rakamsal olarak çok büyük rakamlar olmayıp yetkililerle görüştüğüm kadarıyla artırılabileceği belirtilmiştir. Hatta bizim statümüzde olan diğer aday ülkelere yapılan yardımları incelediğimde bize yapılacak olan destek kredilerinin hangi boyutlara çıkabileceğini gördüm (Romanya 5,1(milyar €) Bulgaristan 2,8 (milyar €), Polonya 15,3 (milyar €)) Bu rakamlar 2000 – 20006 yılları arasında ülkelere yapılan yardım miktarlarıdır, görüleceği gibi ülkemize verilen kredi miktarı düşük olup geliştirilebilecek proje oranında artırılabileceği belirtilmiştir.

    Ülkemiz bu konuda özellikle hükümetimiz üzerine düşen her şeyi yapmış olup, AB Genel Sekreterliği gibi yapılanmalar kurarak yardım talep eden herkese elini uzatmıştır. Fakat ilimizde henüz böyle kapsamlı bir çalışma yapılmadığı belirtilmiştir. İki milletvekilimiz olmasına rağmen hibe kredilerinden faydalanmaya yönelik hiçbir gelişme sağlanamadığını üzülerek görmekteyim. 

    Milletvekili olmak milletine yeni ufuklar açıp gelişimini her yönde sağlamaktır, Ankara da oturup oradan buraya selam yollamak veya festivallere katılıp halkı selamlamakla olmayacağını ilimiz gibi gelişmeye muhtaç bir coğrafyayı nasıl olurda geliştirebilirimi düşünmeyi mecbur kılmaktadır. Bu konuda boşa harcayacak tek bir anımız yoktur. Çalışmak zorundayız insanımız hizmet bekler.

    İlimiz sahip olduğu potansiyeller nedeniyle bahsettiğim hibe kredilerinin bir çoğuna alabilecek yapıya sahiptir. Hemde kolaylıkla alabilecek bir yapıya sahiptir. Tek yapmamız gereken insanımızı yönlendirmek onlara projeler üretebilecek birimler kurmak. Ben kendi hesabıma halkımıza bu olanakları ve ilişkileri sağlayabilecek girişimlerde bulunmaya başladım. Hükümetimizin geniş destekleri mevcuttur. Sadece gelin görüşelim ve proje üretin demektedirler. Sayın valimiz, kaymakamımız, yerel yöneticilerimiz ile bu süreci kolaylıkla yaşayabiliriz. Benim düşündüğüm ve olmasını kesinlikle istediğim projeler mevcuttur. Bunları hibe kredileri ile kolaylıkla sağlayıp vatandaşımıza layık olduğu yaşamı sunmayı amaçlamaktayım. 

    Yaptığım araştırmalar neticesinde, Avrupa Birliği Hibe kaynakları programı, aday ülke konumunda olan ülkemize üyelik yükümlülüklerini yerine getirebilmesi ve AB Müktesebatını üstlenebilmesi konusunda yardım etmek için AB tarafından katılım öncesi mali yardım sağlanmak istenmektedir. 

    Bu çerçevede Düzey 2  bölgelerin de gelişmişlik farklarını azaltmak ve kapasite geliştirmek üzere tasarlanmış, AB eş finansmanı ile desteklenen bütüncül bir bölgesel kalkınma programıdır. Bu kalkınma Hibeleri  üç başlık altında programlanmıştır.

    1-Yerel Kalkınma Girişimleri Hibe Programı

    2-Küçük ve Orta Boy İşletmeleri Hibe  Programı

    3-Küçük Ölçekli Altyapı Hibe Programı

    Bölgesel düzeyde uygulanan Hibe Programları, ekonomik kalkınma için bölgesel yaklaşımı destekleyen araçlar olarak görülebilir. Hibe Programları deneyimi ile başarılı bölgesel politika araçları, bölgelere aktarılacaktır. Bu Hibe Programları, projelerin seçimine ilişkin bölgesel kriterler getirilmesini, izleme ve değerlendirmeye önem verilmesini ve  geri kalmış bölgelere destek verilerek, ekonomik ve sosyal uyumun artırılmasını içermektedir.

    Bu üç Hibe Programı için tahsis edilen toplam bütçe 81,67 milyon Avro’dur. Bu bütçenin üç Hibe Programına göre dağılımı şu şekildedir; YEREL KALKINMA GİRİŞİMLERİ: 16,34 milyon Avro; KOBİ’ler: 24,50 milyon Avro ve KÜÇÜK ÖLÇEKLİ ALTYAPI: 40,83 milyon Avro. Bu tutarlar temsili mahiyette olup, kullanım kapasitesine ve sunulan projelerin kalitesine bağlı olarak bileşenler arasında yeniden tahsis edilebilecektir.

    Program dört Düzey 2 Bölgesini kapsamaktadır. Bu bölgeler; TRA2 (Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars), TR72 (Kayseri, Sivas ve Yozgat), TR52 (Karaman ve Konya) ve TRB1 (Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli). Bu bölgeler Ön Ulusal Kalkınma Planında öngörülen on iki Öncelikli Bölge arasındadır.

    Yukarıda da belirttiğim gibi ilimiz öncelikli yatırım bölgelerine alınmış olup yapmamız gereken sadece sorunlarımızı dile getirip çözüm önerileri ile birlikte başvuru yapmaktır.  Bu kapsamda, kalkınma plan ve programları ile 2006-2010 Ulusal Tarım Stratejisi çerçevesinde, tarım üreticilerine, kırsal alanlarda bireysel ve/veya bir arada yapacakları öz sermayeye dayalı projeli yatırımları için belirlenen iller dahilinde kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak için, gerçek ve tüzel kişilerin tarım ürünlerinin işlenmesi, değerlendirilmesi ve pazarlanmasına yönelik ekonomik faaliyet yatırımları ile mevcut altyapı tesislerimizin rehabilitasyonuna yönelik yatırımlarını teşvik etmek ve desteklemek amacıyla destek talep edebiliriz. 

    Amacımız; doğal kaynaklarımızı koruyarak, tarımla uğraşan halkımızın gelir düzeyinin yükseltmek, altyapının iyileştirilmesi, tarımsal üretim ve tarımsal sanayi entegrasyonunun sağlanması, gıda güvenliğinin etkinliklerinin arttırılması, temel kamu hizmetlerinin düzeyinin yükseltilmesi, hizmetlere erişimin arttırılması ve tarımsal üretim  kapasitenin artırılmasıdır. Bu kapsamda düşündüğüm ve gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım proje başlıkları aşağıda belirttiğim gibidir;

    1. Tarımsal ürünlerin depolanması, işlenmesi, paketlenmesi, ambalajlanmasına yönelik yatırım tesisler

    2. Jeotermal, güneş, rüzgar ve benzeri alternatif enerji kaynakları kullanılan seraların yapımı

    3. Köy bazlı sulama tesislerinin kurulması

    4. Köy bazlı koopereatiflerin yaygınlaştırılması

    5. İlimiz dahilindeki gençlerimizin kişisel ve mesleki gelişimi için meslek edindirme kurslarının açılması

    6. Meslek edinen gençlerimizin istihdam olanaklarının araştıılması

    7. İlimiz dahilinde var olan kayak tesisleri atıl durumda olup buranın aktif duruma getirilmesi, sağlanacak hibe ile yakın köylerindeki gençlerimizi kayak sektöründe çalışabilecek nitelikte kalifiye eleman statüsüne getirebilecek eğitim programlarının gerçekleştirilmesi,

    8. Talep eden her çiftçiye fenni ahır kurulumunun sağlanması için gerekli proje çalışmalarının yapılması,

    9. Durumu iyi olmayan aile çocuklarına eğitimini devam ettirebilmeleri için gerekli burs ve yurt olanaklarının sağlanması

    10. İl dahilide mevcut ve planlanan tarımsal ürün niteliğinin saptanabilmesi için toprak analizlerinin yapılması

    11. Organik tarım için gerekli olan alt yapının kurulup üretim ve pazar olanaklarının araştırılması

    12. Turizm potansiyellerimizin araştırılıp güncellenerek tesisleşme için ön adımlarının atılması

    13. Kurulacak olan meslek edindirme kurslarından mezun olacak gençlerimizi ilimizin tanıtımında ve ilimiz dahilinde bulunan ekonomik değeri olan ticari ürünlerin sunumunda ve pazarlamasında değerlendirerek iş olanakları yaratılması ve ilimiz için çalışan gönüllü neferler haline getirilmesi

    14. Böylece Sürdürülebilir İnsani Gelişme modellerinin oluşturulmasına yardım ederek bölgeye kırsal kalkınma, yerel girişimcilik ve kırsal turizm konularında destek sağlanması şeklinde özetleyebilirim.

    Sevgili dostlarım bütün bunları el ele vererek başarabiliriz, yapılacak tek şey koordinasyon sağlayıp birlikteliğimizi devam ettirmek, özellikle sayın valimizin, kaymakamımızın, yerel yöneticilerimizin ve hükümetimizin desteğiyle kısaca bahsettiğim çalışmaları yapabiliriz , bizim Ankara’da oturup selam gönderen vekillerimize ihtiyacımız yok, biz bize yeteriz.yeter ki azimli olalım..

    Haber ekeleme saati: 12.01-06/03/2007

    Haber/Röportaj: Özkan Karakaya


  • ERMENİSTAN-GÜRCİSTAN DEPREMİ ARDAHAN'I SALLADI! LİSE YURDUNUN DUVALARINI ÇATLATTI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ermenistan’ın Shirak kenti yakınlarında saat 21.25’te 5,3 büyüklüğünde meydana gelen depremde ArdahanFen Lisesi Öğrenci Yrdunun Duvalarında çatlaklar oluştu.


    Ermenistan’da meydana gelen 5,3 büyüklüğündeki deprem sonrası, deprem üssüne en yakın Ardahan’da da his edildi.


    İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ermenistan‘ın Türkiye sınırında yer alan Shirak kentinde 5.3 büyüklüğünde bir depremin meydana geldiğini açıkladı. Deprem Türkiye’den de hissedildi. AFAD, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Ermenistan’ın Shirak kenti yakınlarında saat 21.25’te 5.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.” ifadelerine yer verdi.


    Gümüşhane Emniyet Müdürü Ardahanlı..


    Gerek iş alanında gerekse kamu kurumlarında önemli yerlerde olan Ardahanlıların biride Gümüşhane İl Emniyet Müdürü olarak görev yapıyor.


    Ardahan’ın Posof İlçesine bağlı Kırköyü (Kırdamala) köylü olduğu öğrenilen Gümüşhane İl Emniyet Müdürü geldiği memleketi Ardahan’da yen açılan Kılıçoğlu Pastane, Cafe Restoran’ın sahibi, İl Genel Meclis Üyesi Levent Bilgili’yi ziyaret ederken Ardahan’ın simgesi tarihi binayı kurtaran çalışmaya ve yatırıma imza atan güzel tesisine hayırlı olsun dileklerinde bulundu.


    KİMDİR? 1985 yılında Ankara Polis Kolejinden, 1989 yılında Polis Akademisinden Komiser Yardımcısı rütbesiyle mezun olarak mesleğe başlayan Ardahanlı İl Emniyet Müdürü; sırasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, Hakkâri Emniyet Müdürlüğü, Muğla Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Çorum Emniyet Müdürlüğü, Ağrı Emniyet Müdürlüğü kadrolarında değişik rütbelerde görev yaptıktan sonra 2012-2020 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanlığında Polis Başmüfettişi olarak görev yapmıştır.


    Çad’la İşbirliği Yapan


    ARÜ’nün %32.1’nin ancak dolu!


    Çad Melik Faysal Üniversitesi arasında eğitim ve kültürel işbirliğini öngören iş protokol imzalayan Ardahan Üniversitesi boş.


    Öğrenciler Doğu Anadolu’yu tercih etmedi!

    Doluluk oranı en düşük üniversiteler açıklandı. 

    Açıklanan verilere göre oranların en düşük olduğu 5 üniversiteden dördü Doğu Anadolu’da.

    Milyonlarca öğrencinin büyük bir heyecanla hazırlanıp girdiği üniversite sınavı sonrasında yapılan tercihlerin arasında Doğu Anadolu’dan 4 üniversitenin en az tercih edilen 5 üniversite arasına girdiği verilerle açıklandı. 




    Buna göre doluluk oranı en düşük üniversiteler sırasıyla:

    Yüzde 32,1 Ardahan Üniversitesi

    Yüzde 41,8 Gümüşhane Üniversitesi

    Yüzde 42,0 Iğdır Üniversitesi

    Yüzde 50,5 Bingöl Üniversitesi

    Yüzde 52,4 Bitlis Eren Üniversitesi

    KAYNAK: BÜLTEN TV


    Doğu Anadolu ‘aşılanmıyor’


    ARDAHAN İŞTE ELE!..

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ardahan’ın ramak sayı ile diğer illerden iyi oluğunu belittiği açıklamasında, “Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman, Siirt, Bingöl, Muş, Gaziantep, Mardin, Şırnak, Bitlis, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Bayburt, Elazığ, Gümüşhane, Aksaray illerimizde ikinci doz oranları halen düşük. Artık hatırlatma dozu da gerekli olduğu halde. Daha fazla risk almayalım.” ifadelerine yer verdi. 

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, günlük koronavirüs vaka sayılarını açıkladı. Vaka artışının önüne ancak aşıyla geçileceğini hatırlatan Koca, herkesi aşıya davet etti.

    En son toplanan verilere göre, Türkiye’de bugüne kadar uygulanan aşı miktarı 143 milyon 645 bin 420 doza yükseldi. 

    DOĞU ANADOLU AŞIDAN BİR HABER

    En az iki doz aşı uygulananların oranının en düşük olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ olarak sıralandı. 



    BELEDİYE KETLLE YASAĞI İLE TASARUF EDECEK!


    Yaşanan ekonomik sıkıntıların insanları bunalttığı şu günlerde kamu kurumları da önlem almaya başladılar. Çöp arabalarını garaja çektiğini belirten ama bazı belediye çalışanlarının başkan, başkan yardımcısı yada belediye meclis üyesi veya müdür gibi kendilerine verilen araçları kullanmaya devam ettiği Ardahan Belediyesi çalışanlarının çay içmek için kullandığı elektrikli ketlleleri toplayıp, daireleri ısıtan kaloriferlerin komilerini kıstığını açıkladı.


    Eski DEP Milletvekili Mahmut Alınak: Öcalan ‘Seçimlerde taraf olmayın’ diyebilir..


    Eski DEP Milletvekili Alınak, Abdullah Öcalan’ın seçimlerde tarafsız kalınmasını isteyeceğini iddia etti. Alınak, “Bunun karşılığında Öcalan’ın talepleri de olacaktır. Sadece tecritin kaldırılması değil, bir müzakere başlamış olacaktır” diye konuştu.

    Eski Demokrasi Partisi (DEP) Milletvekili Mahmut Alınak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” sözlerinin ardından başlayan “İmralı-Edirne hesaplaşma”  ilgili değerlendirmelerde bulundu.

     İmralı’da görüşmelerin başladığını düşündüğünü, AK Parti yanlış bir hesap yapmaz ise Erdoğan’ın, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın devreye konulması ile ikinci turda seçilebileceğini söyledi. Alınak, “Öcalan çıkıp seçmene asla ‘CHP veya AKP’ye oy verin’ demez. ‘Bu koltuk kavgasında tarafsız kalın’ diyebilir. Böyle bir çağrısı bana göre büyük anlamda karşılık bulacaktır” dedi.

    “Öcalan’ın desteğini alan Erdoğan, ikinci turda ipi göğüsleyecektir”

    Medyascope’ta Ferit Aslan’a açıklamalarda bulunan  Erdoğan’ın “İmralı-Edirne hesaplaşması” polemiğini gündeme getirmesinin erken seçimin habercisi olduğunu belirtti.

    Alınak, “Ben daha önce Erdoğan’ın Bahçeli’nin desteği ve onayı ile Öcalan ile yeniden ilişkiye gireceklerini söylemiştim. Doğru bir hesaplama ve zamanlama ile Öcalan’ın desteğini alan Erdoğan, ikinci turda ipi göğüsleyecektir. Öcalan, seçimde aktif rol alırsa bu seçimin sonucunu etkileyecektir. Cumhur İttifakı belki parlamentoda çoğunluğu kaybedecektir ama cumhurbaşkanlığını alacaktır. Bu da devlet içinde bir çatışma ve kaosa yol açacaktır” dedi.


    84 Milyon Hasan Sabbah!.


    Bugünkü cumartesi yazımı aşkları, gizliliği hala tartışılan Hasan Sabbah’a ve hala var olan denilen haşhaşilerine ayıracaktım…


    Cünkü Sultan Melikşah ve birçok hükümdarın, padişahın ele geçiremediği ama bugün artan nüfusları kılıçlarıyla kesip, doğrayan ve yok eden Moğolların zor bela ele geçirip, yerle bir ettiği 8 bin 200 metre yükseklikteki tepede bulunan Alamut kalesini anlatacaktım..


    Ve o kalede esrar, eroinin ham maddesi olan haşhaş ile beyinleri yıkanan bugünkü maaşlı troller diyebileceğimiz sahte cennete inanan Haşhaşiler ile dost (!) Amerika’nın bize yasaklattığı haşhaş ekimini bir de ben anlatacaktım sizlere fakat randevu kültürümüzün geliştiğini düşünerek gece geç saatlerde uyumama karşın erkenden uyanıp, günler öncesi görüşmeyi umduğum dostuma doğru yol almak zorundaydım…


    Sonra farkettim ki bu yaşıma kadar aldığım ve bir türlü bitmeyen yolların bir yenisine daha çıkarken, 8 bin 200 metrelik yolla gidilebilecek ama ulaşılmayan o tepenin üzerindeki, Alamut kalesine belki 50 bin kez ulaşacağım kadar uzunlukta olan bu hayatımdaki yolların artık beni de yormaya başladığını düşünüyordum.


    Çünkü her geçen yıla inat daha yeni doğmuş bir bebek gibi heyecanla kestiğimiz ve tadını birlikte tatmayı düşünüp ama yiyemedigimiz pastalar gibi dizlerimizin de artık bir hayli kesilip, yorulduğunu ve bir kenara çekilip, kalbimiz gibi durmak istediğini her geçen saat, gün, aylar ve yıllarda daha iyi anlıyordum, uyumak isteyen gözlerimi dinlemezken…


    Tam bu düşünceler içinde , randevuya yetişmek için yeniden çıktığım yolda aldığım diğer bir haber ile ülkenin nüfusunun arttığıni öğreniyorum fakat memleketim Ardahan’ın hala göç verdiğini tekrar farkedip, derin bir nefes alıyorum .


    Tam zamanında yetiştiğim randevuya dostumun memleketimin beklediği yatırımlar gibi randevusuna gelmediğini de görüyor, beni yoran yolun ne kadar haklı olduğunu da birkez daha anlıyordum..


    Neyse olsun mevcut iktidarın dediği gibi olmazsa da “yolun sonuna kadar durmak yok” diyerek yeniden yol almaya başlayarak, cumartesi yazısını bu hafta da bir kenara bırakıp, yeniden iç ve dış etkenlere, artan, eksilen nüfusa ve onun tetiklediği göç konusuna daldım.


    Ve başta Iş-İd olmak üzere maşalar aracılığıyla yakıp, yıktıktan sonra “insanlık” diyerek briket evler yapılan İdlib’den, Afganistan’dan yetmedi Ukranya’dan gelen göçü engellemeye çalışan ve son olarak Samsun ile Edirne’de heykellere yönelik çirkin saldırılarla 28 Şubat sürecine benzeyen tahriklerle bugünlerde bir hayli sıkışan ve benden beter gerilen anlayışın idare ettiği ülkemizdeki iç göçün hala ve daha da hızlanarak devam ediyormuş.



    Son olarak istatistik kurumu tarafından yapılan açıklamada, başta benim memleketim Ardahan’da olmak üzere, bir çok kentin boşalıp, göç verdiği bir kez daha ortaya çıkarken, bu göçün kanal yapılmak istenen İstanbul ve diğer batı kentlerine doğru devam ettiği de görülüyor.


    Afrika ve Arap yarımadasının da içinde olduğu dünyanın batıya yönelip, hala durmayan göçün devam ettiği bu süreçte iç göçün nasıl durdurulacağı konusunda bu güne kadar ortaya konan onca plan ve projenin ya raflarda bekletildiği ya da hayata geçirilemediği ülkemde fabrika açmaktansa kanal açmak arazilerini memlekete göç eden Katarlılara satmak daha kolay…


    Evet, şu an benimde içinde olduğum İstanbul’u şişiren batı kentlerini çarpıklaştıran, bir iş umuduyla yerini, yuvasını geride bırakıp, ailesinin parçalanmasına, gelenek ve göreneklerinin yozlaşmasına neden olan göçün devam ettiği doğuya baktığımızda, doğuda doğar denen güneşin de hep batı özlemiyle yanıp, tutuştuğunu ve bir çok ocak gibi batı da battığına da (!) şahit oluyoruz.


    Ve bu yetmez gibi göçü durduracak olanların kendilerinin, yani iktidar olanların değil, “Ben ne yapabilirim?”diye düşünmeyenler anlattığı hayali cennetinde yaşarız. Zira “Ben nasılsa batıya geldim, kendimi kurtardım” zihniyetiyle devam eden göçü izlerken “yok efendim trafik niye böyle, bir depremle yerle bir olacak bu çarpık kentleşme niye yapılır, kapkaç, eroin, esrar kullanan insan sayısı niye artıyor, deniz dahil çevre niye böyle kirli, kadın cinayetleri, vahşi biçimde insan ölümleri, ani toplumsal olaylar neden oluyor, kar niye yolları kapattı, mobeseler özel hayata girer mi vb..’”gibi teranelere başlarız.


    Sonra da, “Maaşlı trolleri buldum” diye sevinen ama kendisinin de kendi içindeki Hasan Sabbah ekibinden kalma trollerden bi haber muhalefet liderinin yanında da modern Haşhaşilerin olduğunu anlıyor, gecesi 100 bin TL olduğu ileri sürülen bir otel odasında çekilmiş olan fotoğraflarını, kar görüntülü mobese kayıtları gibi A haberin başını çektiği havuzda yüzdüğünü görüyoruz. Bizler de bu yol yorgunlukları yetmez gibi sinirden, gerginlikten çekirdek değil, dudaklarımızı yeriz.


    Sonra önce pandemi ardından kar/kış yetmedi, ekonomik sıkıntidan dışarı çıkamayıp, evde baş başa kalan erkek-kadınlı 84 milyon olduğumuzu anlamadan bol kovboylu batı filmlerini izleriz.


    Modern Hassan Sabbahlar gibi, ruhlarımizi kesip doğrayarak, kimseler görmeden …



    arşiv haber arşiv haber 2/06/2015 tarihli haber/yorum/reklamlar



    Belediye Su Dağıtmalı.. ARDAHAN SUSUZ!..


    Ardahan’ın simgelerinden olan tarihi Rus Köprüsünün üzerinde bulunan içme suyu borularının köprünün altına alınması dolaysıyla su kesintisi yaşanan Ardahan’da su sıkıntısı baş gösterirken, belediyenin bu yönde hiç bir önlem almadığı dikkatlerden kaçmıyor.



    **İTFAİYE SU DAĞITMALI..



    Tarihi demir köprünün üzerinde geçen içme su hattının köprünün altına alınması işleminin deam ettiği Ardahan’da su sıkıntısı baş gösterdi.


    Belediyenin üç gün su verilemeyeceği ilan  ettiği ilk gün su sıkıntısının baş gösterdiği Ardahan’da damacan ve pet bidon suları da kısa sürede tükenirken, beleidyenin mahallere su dağıtımı yapması isteniyor.


    **DAMALI DOLU VURDU!



    Son iki gündür yoğun yağmurun yaşandığı yağmur dolu olup, zarar vermeye başladı.

    Başta Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Dereköy’de olmak üzere bölgede etkili olmaya başlayan dolu ekili alanlara zarar vermeye başladı.


    **Sosyolog Göle’nin adı liseye verildi Ardahan


    Ardahan – Ardahan‘ın Göle ilçesinde bir liseye Sosyolog Prof. Dr. Nilüfer Göle’nin adı verildi.


    İlçedeki bir sinema salonunda düzenlenen programda konuşan Göle, adının bir liseye verilmesinin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.


    Göle, “Burada sizler adına sayın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve AK Parti Milletvekili Orhan Atalay’a teşekkür bir borç bilirim. İnanın çok mutlu oldum. Sayın bakanımızla birlikte 1970’lerde sosyal bilime adanmışlığımız, bugün bu lise ile şekil bulmuş, vücut bulmuştur” dedi.


    Fransa’da yaşadığını, ancak memleketini asla unutmadığını anlatan Göle, bu nedenle evlendiği halde soyadını değiştirmediğini söyledi.


    Türkiye’nin son 10 yılda çok önemli mesafeler katettiğini vurgulayan Göle, şunları kaydetti:


    “Türkiye, bugün Amerika’da belli bir coğrafi bölgeye koyulamıyor. Ortadoğu mu, Asya mı, Avrupa mı,Akdeniz mi, Balkanlar mı, hangisini diyeceğiz? Hiçbiri ve hepsi. Kültürel havzalardan beslenmiş bir toplum. Türkiye üçüncü dünya mı? Hayır. Türkiye bugün çok önemli gelişmişlik gösteren bir toplum. Bugün önemli olan Türkiye’nin meselelerini sorgulayabilecek sistemi ve sosyal bilim kafasına sahip olması diye düşünüyorum. Çünkü sorunsuz bir toplum yok. Bir batıcılık yansıması, İstanbul’dan baktığımızda Avrupa sorunsuz. Batıya gittikçe sorunlar azalacak. Hiç böyle bir durum yok. Sorunların dili farklı olabiliyor. Önemli olan o sorunlarımızı bir demokrasi içinde, diyalog içinde halledebilmek. O sosyal bilimcilerle mümkün. Bizler toplumun sorunlarını çözmede aslında tercümanız. Son 10 yılda çok konuşan bir Türkiye. Bu konuşmayı bir biriyle öğrendi. Ayrıca yeni Türkiye söylemi var. Yeni Türkiye’nin eskiyi daha çok sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum. Eskinin içinde bizler de varız.”


    **Ardahan’da hırsızlık iddiasıyla 2 kişi tutuklandı..


    Ardahan’da hırsızlık iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.


    Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğüne Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte son bir haftada iki otomobilden ve bir evden yapılan hırszılığa ilişkin çalışma başalattı.


    Ekipler, olaylara karıştığı belirlenen ve kentin metruk yerlerinde yaşayan F.A ile F.Ç’yi gözaltına aldı.


    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı.


    **ARDAHAN’DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI SAMSUN’DAKİ SALDIRIYI KINADI..


    Ardahan’da sağlık çalışanları, Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde görevli Göğüs Cerrahisi Uzmanı Operatör Doktor Kamil Furtan’ın silahlı bir saldırı sonucu öldürülmesine tepki gösterdi.

    Ardahan Devlet Hastanesi önünde toplanan Ardahan İl Sağlık ve Halk Sağlık müdürü Dr. Ulaş Şentürk, Ardahan Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Erdoğan Çolak, doktor ve hemşireler ile hastane çalışanları Samsun’da yaşanan menfur olayı kınadılar.

    Burada açıklama yapan İl Sağlık Müdürü. Dr. Ulaş Şentürk, sağlık hizmeti sunan, şifaya vesile olan sağlık çalışanlarına karşı uygulanan kötü muamele ve şiddeti kınıyoruz dedi. Şentürk, ’’Vatandaşlarımızın sağlığı için kendi hayatlarını bir kenara bırakıp 7-24 hizmet veren sağlık çalışanlarına yapılan şiddetin son bulması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu kapsamda, Sağlık Balanlığı olarak beyaz kod uygulaması, hukuki yardım, cezaların artması gibi tedbirlerin arttırılmasına rağmen halen sağlıkçılara yönelik şiddet devam ediyor. Biz sağlıkçılar olarak bu olayı şiddeti kınıyoruz. Bzi burada şifa veren ele vefa dedik, biz sağlık çalışanlarımıza ne kadar sahip çıkarsak çıkalım vatandaşlarımızın da sağlık çalışanlarına sahip çıkıp kendilerine şifa dağıtan bu insanlara, bu topluluğa sahip çıkılmasını bekliyoruz.’’ Şeklinde konuştu.


    **KAI’nın Dünyaya açılan Kapısı SINIR TV


    İnsanlığın bin yıllardır süregelen akıl yolculuğunda elde ettiği önemli kazanımlardan biri de haberleşme, iletişim kurma ve bilgi edinme hakkıdır.


     


    Bu hakkı kullanırken Gramafondan siyah beyaz televizyona ve bu günün akıllı telefonuna kadar geldi. Artık Dünya bir ceketin cebine girecek kadar küçüldü.


     


    Yani bu kadar çok farklı haberleşme kaynağı ve aracı orta yerde duruyor iken insanlar hala bir şeylerin eksikliğini ve bundan kaynaklanan ezikliğini yaşamaktadırlar.


             


       Bir köyde, bir şehirde ya da bir bölgede bir arada yaşayan ve bu bir aradanlıktan dolayı birlikte bir kültür, gelenek ve kimlik yaratan toplumlar çoğu kez bu kadar yoğun ve çeşitli iletişim mekanizmaları içerisinde erimekte, yalnızlaşmakta, dışlanmakta ve giderek kendini öteki hissetmektedir.


              


      İşte SINIR TV birazda Türkiye’deki bu tablonun ortaya çıkardığı toplumsal ihtiyaca bir cevaptır.


    SINIR TV Başta KARS ARDAHAN IĞDIR bütün serhat illeri olmak üzere bu coğrafyanın kadim kültüründen, sahici geleneklerinden beslenen yayın politikasını bu değerler üzerine inşa edecektir.


     


    Hedef kitlemiz öncelikle KARS ARDAHAN IĞDIR olmak üzere giderek bütün bölgeye, Anadolu şehirlerine, Türkiye Coğrafyasına ve nihayet Bütün Dünyaya seslenmek, dokunmak istiyoruz.


           


         Şimdi izninizle birkaç alt başlık vererek SINIR TV’nin yayın politikasının yoğunlaşacağı alanlara dikkatinizi çekmek istiyorum. Çünkü SINIR TV olarak mevcut onlarca TV kanalından sadece biri olarak kayıtlara geçmek istemiyoruz. Mesela ;


     


    İnsanlığın en büyük Kültürel Miraslarından biri olan 8.500 yıllık Antik Kent Ani’nin el verdiği Kars’ın gerçek kültürel kimliğini, Türkiye’nin hiçbir şehrinde olmayan kent mimarisini ortak insanlık hafızasına kaydetmek istiyoruz.


     


    Serhat Bölgesinin Ekonomik potansiyeline yönelik farkındalık yaratmak, Başta hayvansal ve Organik ürünler olmak üzere Dinsel Turizm, yayla Turizmi, Kış ve Kültür Turizminin gelişimine ilişkin girişim ve projelerin tanıtıcısı ve sesi olmak istiyoruz.


     


    Kars Ardahan ve Iğdır olarak Anadolu’nun Metropollere en çok göç verdiği şehirlerin başında geliyoruz. İnsanlarımızın Metropollerde toplumsal yaşamın değişik alanlarında ve özellikle siyasal temsilde sahip oldukları sayısal çoğunlukla orantısız şekilde ancak temsil edilebildiklerini gözlüyoruz.


     


    SINIR TV olarak İstiyoruz ki bu şehirlerde hayatı paylaştığımız diğer toplumsal kesimlerle eşit şartlarda ve gücümüzle uyumlu temsil hakkımız olsun, karar süreçlerine bizlerde katılabilelim.


             


       İşte SINIR TV Platformu hemşehrilerimiz arasında bu amaca yönelik dayanışmaya, çoğalmaya ve gerçekten hak ettiği temsil gücünü elde etmeye vesile olsun istiyoruz.


     


    *Toplumların gelişiminde önemli ve öncü güç olarak gördüğümüz kadınlarımızı ve gençlerimizi program ve çalışmalarımızın merkezine alacağız. İnanıyoruz ki SINIR TV gençlerimizin ve kadınlarımızın göstereceği sahiplenme sayesinde kısa sürede KARS ARDAHAN ve IĞDIR başta olmak üzere bütün Türkiye’nin sesi, soluğu, yaşam coşkusu ve giderek bütün Türkiye kamuoyunun ortak akıl ve vicdan merkezi olacaktır.


     


    Geldiniz, el verdiniz, güç verdiniz. Şimdi daha iyi anlıyorum ki SINIR TV olarak koyduğumuz hedeflere ulaşma ısrar ve kararlılığımızda gerçektende haklı ve güçlü olduğumuzu ve asla yalnız olmadığımızı biliyoruz canlı yayın açılışında hemşehrimlerimizin desteğini gördüm. Herkese sevgi,. Saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.


     


    Ardahan da TÜBİTAK Bilim Şenliği etkinliği düzenlendi..


     


    Rekabet Kurumu Fen Lisesi tarafından, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Şenliği etkinliği düzenlendi.


    Öğrencilerin hazırladığı projelerin sergilendiği bilim şenliğinin açılışına Vali Ahmet Deniz, Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, kurum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.


     


    Öğrencilerle birlikte açılış kurdelasını keserek sergilenen projeleri inceleyen Vali Deniz, öğrencilerden yaptıkları projeler hakkında bilgi aldı. Vali Deniz, sergilenen projelerin hepsinin farklı anlam ifade ettiğini, öğrencilerin bilime yönelik üretkenliklerinin sevindirici olduğunu söyledi.


    Ardahan Ramazan İmsakiyesi


    2015, İftar ve Sahur Saatleri


    On Bir Ayın Sultanı Ramazan ayı geldi. 2015 Ardahan Ramazan imsakiyesi (Ardahan İmsakiyesi) Ardahan iftar vakitleri ve sahur saatleri, Ardahan Ramazan Bayramı namazı saati Diyanet Başkanlığı resmi verileri ile sizler için web sitemizde. İşte Ardahan Ramazan imsakiyesi 2015, İftar duası ile Ramazan ayının fazileti hakkında bilgiler..


    Ardahan RAMAZAN İMSAKİYESİ 2015 – 11 Ayın Sultanı 2015 yılı Mübarek Ramazan Ayı 18 Haziran Perşembe günü başlıyor. 16 Temmuz 2015 Perşembe günüde Ramazanayının son günü olacak. 17 Temmuz Cuma günü ise Ramazan Bayramını kutlayacağız. 


    “Lider Çocuk Tarım Kampı” Programı..


    Ardahan’da, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yürütülen “Lider Çocuk Tarım Kampı” Programı kapsamında bir okulbahçesine çiçek ve ağaç dikildi.


    Çocuklarda doğa bilincini oluşturmak amacıyla Ardahan merkeze bağlı Sulakyurt Köyü İlkokulu 4. sınıf öğrencilerine yönelik etkinlik düzenlendi.


    Programda konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mustafa Tanı, çocuklarda doğa bilinci oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.


    Tanı, şöyle konuştu:


    “Daha önce de bu etkinliği yapmıştık. Bu etkinliklerle iki köyümüzde çiçek ve ağaçları toprakla buluşturuyoruz.Bugün burada, yarın da başka bir köyümüzde. Bu vesileyle öğrencilerin çevre farkındalığı ve tabiatla buluşmalarını sağlıyoruz. Tarladan sofraya gıda üretim teknolojilerini ve gıda güvenliği hakkında bilgi vermek amacıyla uygulanan program gayet güzel ve verimli oldu.”


    Ardından öğrenciler, öğretmen ve ziraat mühendisleri eşliğinde çiçek ve ağaçları okullarının bahçesinde toprakla buluşturdu.


    Etkinlikte öğrencilere şapka, tişört hediye edildi ve “Alo 174” gıda hattı hakkında da bilgi verildi.


    **Ardahan’da Düzenlenen Yılsonu Defilesi Göz Kamaştırdı..


    Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri kendi tasarladıkları kıyafetleri hazırladıkları yılsonu defilesi ile sundu.


    Ardahan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi‘nin Halk Eğitim Merkezi salonunda bu yıl ilkini düzenlediği yılsonu defilesi büyük beğeni topladı. Öğrencilerin el emeği göz nuru eserlerinin yer aldığı defilede en çok ilgiyi kendi tasarladıkları gelinlikler gördü.


    Defile öncesinde konuşan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Meryem Arslankılıç,


    Ardahan Kız meslek lisesi olarak 1967 yılında açılmış olan okulumuz açılışından bu yana özellikle kız öğrencilerinin eğitiminde büyük önem taşımıştır. Meslek lisesi memleket meselesi sloganını yaşatmaya çalışarak okulumuzun eğitim kalitesini yükseltmek için idare ekip, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz olarak elimizden geleni yapmaktayız. Okulumuzda 5 ayrı bölüm, 4 atölye, 19 derslik ve 2 bloktan oluşan 408 kişilik pansiyon bulunmaktadır. Toplamda yaklaşık olarak 800 kız öğrenciye kucak açmaktayız. Bugün gösteriyi hazırlayan giyim bölüm teknolojileri alanımız meslek edindirme çabalarımızı destekleyen 5 bölümden biridir. Aynı zamanda okulumuz 2 uygulama sınıfı olarak eğitim öğretime devam etmektedir. Gelecek yıllarda öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerin tercih sebebi olacaktır.” Şeklinde Konuştu.


    Etkinlikte ayrıca uygulama sınıfının Kafkas gösterisi, farecik rondu ve penguen dansı ilgi ile izlendi.


    **MHP’liler Ardahan’da Ahmet Şafak ile Coştu..


    Ardahan Ülkü ocakları tarafından organize edilen konserde Ahmet Şafak, Ardahanlılara unutulmaz bir gece yaşattı.


    Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonunda düzenlenen konsere Seçim çalışmalarına devam eden Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Teşkilatı ve MHP Milletvekili Adayı Bülent Ulutaş katıldı.


    Salonu dolduran Ülkücüler, konser etkinliğinde gecenin geç saatlerine kadar seçim öncesi coşkuyu doyasıya yaşadı.


    Konsere yoğun ilgi gösteren MHP‘liler birlik ve beraberlik mesajları verdi. Konsere MHP İl Başkanı Taşkın Polat, Ülkü ocakları başkanı Ercan Ürker, MHP Ardahan MilletvekiliAdayı Bülent UlutaşBBP Ardahan İl Başkanı Engin Demirci, parti teşkilat mensupları ile ülkücüler, partililer ve davetliler katıldı.


    **BELEDİYE BAŞKANI FARUK KÖKSOY, AVM VE ALTYAPI ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ..


    Ardahan Belediye Başkanız Faruk Köksoy, AVM iş merkezi “Kanalizasyon ve Yağmursuyu altyapı çalışmalarını yerinde inceledi.

    Çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada Başkan Köksoy, şöyle konuştu;

    “Halil Efendi Mahallemizdeki kanalizasyon çalışmasının başındayız. Son 3 yıldır Ardahan’da 60 kilometre kanalizasyon çalışmamızı bitirdik. Bu yıl yapacağımız kanalizasyon çalışmalarıyla birlikte Ardahan’ın kanalizasyon altyapısı tamamen bitirilmiş olacaktır. Görüldüğü gibi, güçlü makine ekipmanlarıyla en az 3 adet kırıcı makinelerle Halil Efendi Mahallemizin kayabaşı bölgesinde çalışmalar yürütülmektedir. Burada toplam 10 kilometre civarında bir çalışmamız olacak. 15 kilometre civarında da Yenimahalle’de yapılacak çalışmamızla birlikte Ardahan’ın kanalizasyon altyapısını tamamen bitirmiş olacağız diyen Başkan Köksoy; Bununla birlikte bu projenin içerisinde 5 kilometre‘de ana caddelerimizde yağmur suyu şebekesi yer altına alınacak. Yağmur suyu şebeke projesi’de elbette ki yollarımızın sıhhati, şehrimizde ki ani sağanak yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte oluşan yüzeysel sular yer altına alınarak bertaraf edilmiş olacak, böylece yollarımızın daha sağlıklı olmasını şehrimizin daha az kirlenmesini sağlayacaktır. Bu yıl ki kanalizasyon çalışmalarımızla birlikte toplamda 85 kilometre kanalizasyon ve 5 kilometre yağmur suyu şebekesi altyapısı ve kanalizasyon projesinin arıtılmasıyla birlikte yaklaşık 25 milyon TL’lik bir proje hayata geçmiş olacaktır. Bu ihale bedeli olup, Proje bedeli bunun çok üstündedir. Yaklaşık 40 milyon TL’lik bir bedeldir. Bu çerçevede bu paranın elbette ki temin edilmesi hemen uygulamaya koyulması çok da kolay değildir, bunu bütün hemşerilerim bilir. Bize bu finansı sağlayan onay veren, bu projenin Ardahan’da hayata geçirilmesi, ve önemli altyapı probleminin ortadan kalkmasına sebep olan Hükümetimize, Cumhurbaşkanımızın Başbakanlık döneminde başlatılmış olmasından dolayı, Cumhurbaşkanımıza ve Kalkınma Bakanımıza Milletvekilimize müteşekkiriz, teşekkür ediyoruz.

    Bu çalışmalarımızla Ardahan’ın tüm altyapı çalışmalarını bitirmiş olacağız bundan sonra ise üst yapı şehir estetiği tarihi mekanlar, park ve bahçeler ile diğer sosyal kültürel tesis ve faaliyetleri ile ilgili çalışmalara yoğunlaşarak kısa sürede Ardahan’ın ihtiyaç duyduğu temel proje ve programlarını bitireceğimizi belirterek hepinize sayılar sunuyorum.”


    **


    ‘Ardahan devrimci kimliğiyle yeniden buluştu’


    HDP’nin yüzde 30’luk oy oranıyla birinci olduğu Ardahan’da, Kürt siyasi hareketinden ilk kez bir ismi Meclis’e gönderiyor.


    Türk, Kürt, Terekeme  halklarının bir arada yaşadığı Ardahan’da HDP’nin aldığı 29,69 oyla birinci parti olması, kentte büyük bir sevinçle karşılandı. HDP’den milletvekili seçilen Taşkın Aktaş, Ardahanlıların barışı ve demokrasiyi istediklerini kanıtladıklarını söyledi. Tarihi zafere tanık olan her kesimin sevince ortak olduğunu söyleyen Aktaş, “Günlerdir kutlamalar yapılıyor. Oy vermeyen insanlar dahi seçim zaferimizi bizimle paylaştılar. Bu da bizim partimizin daha sonraki seçimlerde daha çok destek alacağını göstermiştir” ifadelerini kullandı. 



    ‘HDP zaferi, barış uğruna bedel ödeyenlerin zaferidir’



    2 aylık seçim çalışması döneminde birçok engele rağmen sonuca ulaştıklarını belirten Aktaş, “Ardahan haklına çok teşekkür ediyorum. Ardahan halkları gerçekten çok vefalıdır. HDP başarısının ardında 40 yıllık özgürlük ve demokrasi mücadelesi vardır. Barış uğruna birçok bedel ödendi. Birçok insanımız canlarıyla birçoğu da zindanda olmasından dolayı bedel ödedi. Bu değerler üzerine bir zemin oluşmuştur. Biz onların verdiği mücadele sonucunda şu anki başarıyı ve zaferi kazandık” dedi. 



    ‘HDP’nin serhat hattında ulaştığı başarı çok önemlidir’



    HDP’nin 2. Sıra milletvekili adayı Arzu Moco ise, HDP projesinin kozmopolit yapıdaki Ardahan’da karşılık bulduğunu söyledi. HDP ve umudun kazanımı olarak meclise bir vekil gönderdiklerini belirten Moco, “Kuzey Serhat hattında ulaştığımız başarı çok önemli bir başarıdır” diye vurguladı. 



    ‘Ardahan sol, devrimci ve sosyalist kimliğiyle yeniden buluştu’



    Ardahan’ın Kürt özgürlük hareketinde çok bedel ödeyen bir kent olduğunu belirten Moco, HDP projesi ile sol, sosyalist devrimci güçlerinin bir araya gelmesinin Ardahan’da ciddi bir karşılık bulduğuna dikkat çekti. Ardahan’ın geçmiş kimliğiyle buluşmasının önemli olduğunu belirten Moco, “Biz bu seçim başarımızı seçim zaferimizin hemen ertesinde Akif Yılmaz’ın mezarını ziyaret ederek bu yönüyle anlamlandırmak istedik. Çünkü Ardahan Akif Yılmaz, Mahir Can, Piro ve Ahmet Güler’lerin memleketidir. Aslında bu yönüyle onların yaşam ideallerini kurmak istedikleri dünya idealinin bir başlangıcı oldu Ardahan’ın başarısı. Buradaki seçim süreci ve zaferimizin bu nedenle çok anlamlı olduğunu düşünüyorum” dedi. 


    **ÇILDIR ANAOKULU ÖĞRENCİLERİNDEN OKUL ÖNCESİ ŞENLİĞİ..


    Çıldır okul öncesi öğretmenlerinin ve öğrencilerinin hazırlamış olduğu okul öncesi şenlikler Çıldır Belediyesi Konferans salonunda yapıldı.

    Çıldır Okul Öncesi Şenliğe Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Çıldır Belediye Başkanı vekili Yavuz Onur, Çıldır Milli eğitim Müdürü Fatih Yazıcı, Ak Parti Çıldır İlçe Başkanı Ahmet Rıfat Vural, kurum amirleri, şube müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, okul öncesi öğretmenleri ve öğrencilerinin hazırlamış oldukları gösteriler sunuldu. Çıldır Anaokulu, Aşık Şenlik İlkokulu, Aşağı Canbaz İlk Okulu, Gölebakan İlk Okulu, Gölbelen İlk Okulu ve Eski Beyrahatun İlk Okulu okul öncesi öğrencilerinin sunmuş oldukları gösteriler izleyicilerden tarafından büyük beğeni topladı.

    Gösteriler sonunda sandalye kapma ve balon patlatma yarışmalarının ardından okul öncesi şenlikleri sona erdi.


    **Ardahan Valisi Denizden LYS Mesajı..


    Vali Ahmet Deniz, 13-14 ve 20-21 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak olan Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) dolayısıyla mesaj yayınladı.

     


    Vali Deniz’in mesajı;



    “Üniversite yaşamına atılacak olan gençlerimizi, 13 Haziran Cumartesi günü başlayarak, 21 Haziran Pazar gününe kadar devam edecek olan bir sınav maratonu beklemektedir.


    Uzun ve yoğun bir tempo ile sınavlara hazırlanan öğrencilerimizin sakin bir ortamda, huzur ve güven içerisinde sınava girebilmeleri için gerek kolluk birimlerimiz, gerekse ilgili kurumlarımız tarafından ilimizde bütün tedbirler önceden alınmıştır.


    Gençlerimiz için önemli bir dönüm noktası olan sınavlar sırasında vatandaşlarımızın da her zaman olduğu gibi hassasiyetle davranmalarını, özellikle gürültü kirliliğine karşı duyarlı olmalarını beklemekteyiz.


    Ülkemize, milletimize ve bölgemize hizmet etmelerini arzu ettiğimiz gençlerimizin, emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyor, eğitim hayatları için önemli bir aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavı’nda başarılar diliyorum.”


     


    **VALİ DENİZ, SATRANÇ TAKIMINI KABUL ETTİ..


     


    Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ardahan’da kulüpler arası satranç turnuvasında şampiyon olan Kura Gençlik spor Kulübü’nün satranç takımını makamında kabul etti.

    Konya’da yapılacak olan ulusal satranç turnuvalarında Ardahan’ı temsil edecek olan şampiyon sporcuları makamında kabul eden Vali Deniz, “Sporun her türlüsüne önem vermekteyiz. Satranç sporu da özellikle çocuklarımızın küçük yaşta alışkanlık edinmesi gereken bir spordur. İlimiz de şampiyon olan bu sporcularımızın Konya’da yapılacak olan turnuvalarda da başarılı olacaklarına inanıyorum” dedi.

    Kendisini ziyaret eden sporculara çeşitli hediyeler veren Vali Deniz, ziyaret sonunda satranç sporcuları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.


    Ardahan da Okullarda Yıl Sonu Karne Heyacanı..


     


    2014-2015 eğitim-öğretim döneminin sona ermesi nedeniyle TOKİ Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda karne dağıtım töreni düzenlendi. Törene Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, Cumhuriyet Başsavcısı Recai Bilgin, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Eteker, kurum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.


     


    Törende konuşan Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, “2014-2015 eğitim-öğretim yılını güzel bir performansla tamamladık. Emeklerinden dolayı öğretmenlerimize, idarecilerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. Uzun bir tatil yaşayacak olan öğrencilerimizden tatilde bolca kitap okumalarını ve gelecek yıl için de hazırlık yapmalarını istiyorum” dedi.


     


    Öğretmen ve öğrencilere iyi bir tatil geçirmeleri temennisinde bulunan Vali Yardımcısı Coşgun, konuşmasının ardından öğrencilere karne dağıttı.

  • GAZETECİ 'GÖREVDEN ALINACAK' DEDİ, ALINDI!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Başkanı Hülya Davutoğulları, geçtiğimiz günlerde çağrıldığı MHP Genel Merkezince görevden alındığı öğrenildi.


    Davutoğulları’nın yerine kimin geleceği konusunda yaptığımız araştırmada başta MHP’li olarak tanınan birçok Ardahanlının boşalan AK Parti’nin iktidar destekçisi olan MHP İl Başkanlığı koltuğuna heveslenmediği gibi kimin atanacağı konusunda fikir yürütmeye bile gerek göremedikleri dikkatlerden kaçmadı.


    BİR DEĞİL, ARTİST HİÇ DEĞİL,


    5 KEDİM VAR!


    hangimizin dilini keseceksin?!


    Sezen Aksu’nun 2017 yılında ele aldığı ve gündemde yokken sosyal medyada bir anda tartışma konusu olan şarkısının sözleri ülkenin gerçek gündemini değiştirmesine kedi 

    severlerden de tepki var.

    Trollerin ardından Diyanetin de yıllar önce yazılmış ve söylenmiş bir şarkının sözlerine “Dini şahsiyet, sembol ve değerlerle ilgili özensiz tutum ve davranışlarda bulunulması en hafif tabirle saygısızlıktır” demesi ile başlayan tartışmalara Aksu’nun ‘Bir kedim bile yok’ şarkısından esinlenen kedi severler Aksu’ya destek anlamında bir çıkışla,  ‘Bir değil, 4 kedim var.. 1’de anne kedim var, etti 5’ di

    yerek baktıkları kedilerini sosyal medyada paylaşmaları dikkat çekti.

    Ardahanlı ‘Zilli’ dedi ortalık karıştı..


    Sedat Peker’in iddialarıyla ismi gündeme gelen AKP Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ardahanlı Korkmaz Karaca’nın Twitter’daki paylaşımı büyük tepki çekti

    Gazeteci Sedef Kabaş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklandı. Kabaş, polis eşliğinde sağlık kontrolüne giderken ellerini arkadan birleştirdi ve “ters kelepçe” görüntüsü verdi. Bir dönem ANAP, ardından Cem Boyner, Deniz Baykal derken AKP’de Mehmet Özhaseki’nin yardımcısı olan Korkmaz Karaca, Twitter’daki “korkmazkaraca31” isimli hesabından tepki çeken bir paylaşım yaptı. Korkmaz Karaca, Sedef Kabaş için “5. Sınıf bir artist. Zilli !! O ucuz numaralar bize sökmez” ifadelerini kullandı.


     



    DİL KOPARMAK..


    Ülkenin gerçek gündemini saklamak ve sunileştirmek için yeniden atağa geçen havuz medyanın, son 6 aydır gerçek gündemi kaptırdığı diğer yaka, yani havuzdan farkı olmayan basınla atışması çok sertleşmiş ve ülkeyi gerip, insanları bir birinden koparıyor desek yalan olmaz..


    Ve muhalefet belediyelerince desteklendiği söylenen benim ulusalcı, birilerinin ise besleme basın dediği taraf ile mücadelesi sonucu bir gazeteci daha tutuklandı..


    Kadın meslektaşımın arkadan kelepçelenip, tutuklanmasına kadar gelen bu süreç öncesi “Bir kedim bile yok..” şarkısı ile tanıdığımız ve sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın bildiği bir sanatçı olan Sezen Aksu’nun bir şarkısında geçen sözlerini durupdururken suistimal edip, gerçek gündemi önüne çeken başta diyanet olmak üzere havuz medyanın din sömürüsü yaparak kızılca kıyamet koparması da yaraya serpilen son tuz oldu gibi..


    Ama bana sorulacak olursa bunlar ülkenin gerçek gündemi değil..


    Çünküi sanat dışında başka bir şey yapmayan Sezen Aksu’nun dahil tüm toplumun cumhurbaşkanı olduğunu söyleyen ve öyle olan ama gerektiğinde, “dil koparırız” diyen Erdoğan’ın gün geçtikçe düşünce, insan hakları ve demokrasiye bakışının değişmesi, radikalleşmesini kendisine söylemek ve bu yönde tartışmak lazım derim..


    Bir taraftan Amerika’nın da tavsiyesi ile daha dün ‘Afedersiniz Ermeni’ denilen ‘Ermenilerle, Ermenistan ile dostluk kuracağız’ diyeceğiz diğer taraftan kendisi gibi düşünmeyenleri düşman ilan edip, dilini kesmeye kalkışma anlayışıyla dünya normlarında ülkeyi içine düşürdüğümüz durumu da görmeliyiz..


    Hem de karnelerin dağıldığı şu günlerde zaten dünya normlarında karnesi çok da iyi olmayan demokrasimizin ya da demokrasi anlayışımızın gün geçtikçe zayıflaması asıl gündem, asıl tartışılması gerekmez mi?..



    Tabi ki dine ya da halkın seçtiği ve tüm halkın temsil edildiği cumhurbaşkanlığı makamına yönelik hakareti savunamayız.


    Evet, bırakın ulvi, dini ya da makamı tek bir şahısa bile söylenmeyecek sözleri muhalefet ya da gazetecilik kisvesi altında savunamayız. Ancak her önüne gelenide, “Beni eleştirdi, benden değilse teröristtir” diye içeri de atamayız.


    Ve en önemlisi gerçek gündemi sünni işlerle meşgul edip, 14 ile 15 lira arasında kalan doların %50’i değil, 300’ü bulduğu söylenen enflasyonu konuşmaktansa bu tür şeylerle, dil kesmekle bu ülke düzlüge çıkar mı?


    Ve en önemlisi ortadoğudaki sınırlarımızda yaşanan sinsi ve tehlikeli gelişmeleri, memleketim Ardahan’ın da sınırı olduğu Kafkasya’da yaşananlar, Akdeniz’e gelen İngiliz ve Amerikan gemileri yerlerine kayyum atanan seçilmişeri, kadın gazeteci meslektaşım gibi tutuklanıp, içeri atılan siyasileri, ucuz ekmek diye büfelerinin önünde sıraya girenleri ve diğer bir çok sorunları kesip, atmaktansa dil kesmeye kalkmak ne cumhurbaşkanına yakışır ne de ‘bu ülkenin geleceği için mücadele veriyorum, adaleti için hak hukuk arıyorum ve basınım, muhalefetim herşeyi derim’ diyenler için hiçbir hayır getirmez..


    Aksine ilişkileri, insanları, toplumları birbirinden kesip, koparmaktan, germekten öteye gitmez derim..


    Yanlış mıym?!..



    arşiv haber 22/04/2017 tarihli haber


    CHP 23 Nisan’ı Kaçak Kutlayacak!


    İl Milli Eğitim Müdür olmaksızın 23 Nisan’ı kutlayacak olan Ardahan’da ki çocuklar bugün idareyi de kısa süreliğine teslim alacaklar.


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da kutlanmaya hazırlanırken CHP Ardahan İl ve İlçe Yönetimleri alternatif bir etkinlik yapacak.


    Alınan bilgilere göre resmi törenlere katılmayacak olan CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri bayram dolaysıyla kent merkezinde bulunan Ulusal Egemenlik Parkında bulunan Atatürk büstüne çelen koyarak 23 Nisan etkinliğini kutlayacak.



    ** Hitlerin Kitabını Dağıtacak..


    Alternatif 23 Nisan etkinliği yapmaya hazırlanan CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri bayram kutlamaları esnasında Hitlerin diktatörlüğe giden kitabı olan ‘Kavgam’ adlı eseri halka dağıtacağı da öğrenilirken, ‘Nutuk’ kitabından vazgeçtiği öğrenilen CHP’nin Adolf Hitler’i diktatörlüğe götüren serüvenin anlatan ‘Kavgam’ adlı eseri dağıtmakla neyi amaçladığı anlaşılmadı.


    **Ardahan’da Karlı 23 Nisan..


    *24/04/2015 Tarihli Haber


    İL VE İLÇELERDE 23 NİSAN


    Tüm Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’da da kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Ardahan’ın 5 İlçesinde ve köy okullarında da çeşitli etkinliklerle kutandı.



    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ardahan’da büyük bir coşkuyla kutlandı.

    Dün karlı bir sabah saatlerinde saat 10.00’da Valilik binası önünde, Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başlayan Ardahan’da ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

    Halk Eğitim Merkezi salonunda devam etti. Kutlama törenine Vali Ahmet Deniz, eşi Olcay Deniz, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Cumhuriyet Başsavcısı Recai Bilgin, Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, İl Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, AK Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.


    Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan İl Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, “Yaratılışından özgürlükçü ve demokratik olan ulusumuz, 23 Nisan 1920’de Atatürk’ün başkanlığında yürütme erkini kullanmak üzere temsilcilerini Ankara’da toplamıştır. TBMM, iç ve dış sömürgecilere ve işbirlikçilerine karşı amansız savaşmış ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesini benimsemiştir. Böylece yeni devlet demokrasiye dayandırılmış, TBMM milleti baş tacı etmiştir. Bağımsızlığımızın temeli 23 Nisan 1920’de atılmıştı. Bu nedenle bayramımızın diğer bir adı da egemenliktir. Atatürk bu bayramı yeni Türkiye’nin filizleri olan Türk çocuklarına bırakmıştır. Çünkü Atatürk için çocuk üzerinde titrenilmesi gereken, toplumun en değerli parçasıdır. İşte bu nedenle Atatürk’ün talimatıyla ilk kez 23 Nisan 1927’de çocuk bayramı olarak ta kutlanmaya başlamıştır” dedi.

    Eteker’in konuşmasının ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu, çeşitli dans gösterileri yapıldı. Usta aşıkları canlandıran öğrencilerin saz eşliğinde atışmaları ve gelin kaynana tartışmasının canlandırıldığı tören, renkli görüntülere sahne oldu. Tören sonunda Vali Ahmet Deniz ile eşi Olcay Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, programlarda görev alan öğrenciler ve öğretmenleri tebrik ederek, hatıra fotoğrafı çektirdiler.


    **Göle’de 23 Nisan Etkinlikleri..


    **Vekil ve başkan katılamadılar..


    Göle Milli Eğİtim  Müdürlüğünün düzenlediği etkinlik yoğun bir şekilde yağan kar altın da Kaymakamlık önünde bulunan Atatürk anıtına çelen koyması ile saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan tören YİBO Konferans Salonun da düzenlenen etkinlikle devam eti.

    Göleli öğrencilerin görsel güzellikle sundukları çeşitli halk oyunları ve dünya dans gösterilerinden örnekler büyük beğeni toplayarak alkışları hak etmiş oldu.

    İlçe Kaymakamı Zafer OKTAY, Garnizon Komutanı Rıza DEMİRAYAK, İlçe Belediye Başkan V. Nurbay GÜRBULAK, İlçe Jandarma Komutanı Serdar KENĞER, İlçe Emniyet Müdürü Fatih ULUKAYA, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt ÖZALP, daire müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanan kutlamada, günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt ÖZALP bir konuşma yaparak günün anlam ve önemine vurgu yaptığı etkinlikte çok sayıda ailenin ve öğretmenın katıldığını izledi.

    Diğer taraftan Göleli olan AK Parti Ardahan Milletekili ve AK Partili Göle Belediye Başkanı’nın  etkinliklere katılmadıkları dikkatlerden kaçmadı.


    **Posof’ta da Kapalı Alanda Kutlandı..


    Göle’de olduğu gibi Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’ta da kutlanan 23 Nisan Bayramı etkinlikleri Ardahan’da olduğu gibi Posof’ta da yoğun kar yağışı nedeniyle  Kapalı Spor Salonunda gerçekleşti.


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı her yerde olduğu gibi Posof’ta da büyük bir coşku ile kutlandı. 

    Tören sabah saat 09:00´da Hükümet Konağı önünde Atatürk Anıtına çelenk konulmasıyla başladı. 

    Kutlamalar Posof Çok Programlı Lisesi Kapalı Spor Salonunda devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Posof Kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu, Garnizon Komutanı İsmail Türel ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar halkın ve öğrencilerin bayramını kutladı. 

    Halitpaşa Yatılı İlköğretim Bölge Okulu öğrencileri tarafından günün anlam ve önemini anlatan şiirler okundu. 

    Öğrencilerin hazırlamış olduğu gösteriler ve yarışmaların ardından dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ile tören programı sona erdi.                             www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Bu iş çoktan bitmişti..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Başkanlık sistemini resmileştiren 16 Nisan referandumu ardından devam eden tartışmalara katılan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefeti delirten açıklamaları devam ediyor.

    16 Nisan akşamı, ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyen ardından ‘Bu maç bitmiştir. Sonuç 1-0 yada 5-0 fark etmez sonuca bakmak gerekir. Kazanmışsan skor önemli değil’ diyen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün gecede, ‘Bu iş bitmiştir’ diyerek başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin ‘Referandum iptal edilmeli’ çağrılarıyla dalga geçmeye devam etmiştir.

    Haklı da..

    Çünkü CHP ve diğer muhalefetin anlamadığı şey bugün yaşananların dün yapılan hazırlıkların sonucu olduğunu hala anlamış değil.. 

    Yani 15 Yıldır adım adım hedefine doğru yol alan Erdoğan ve kurduğu partinin hedefine doğru yol alırken önünde ki taşları tek tek temizleyip, bugünlere hazırlık yaptığını hala anlamamış olmasıdır.

    Bunun en bariz örneği; ‘Ben siyasetçi değilim, Hakimim’ diyen YSK Başkanı ve diğer bir çok kurumun başına getirilenlerin iktidarın ve onu 15 yıldı iktidar’da tutan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğann olduğunu unutan CHP’nin YSK’nın başında ki kimin olduğunu unutup, referandum sonuçlarına itiraz etmesidir.

    Ve en önemlisi aynı CHP’nin Erdoğan’ın ve MHP destekli AKP’nin HDP’li Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, Demirtaş ve 10 binin üzerinde muhalifin tutuklatmasını eliyle yaptığını unutup, Erdoğan gibi güçlü bir lider ve onun elinde tutuğu iktidar gücüyle tek başına kalmasıdır.

    Evet bana görev de bu işin bittiğini ve hatta çoktan bittiğini belirtmekte fayda var.

    Ve artık bu tartışmaları kapatıp, önümüze 2019’a hazırlanılması gerekir.

    Ve en önemlisi bugün hapiste olan Demirtaş gibi birinin solun ve muhalefetin adayı olarak Erdoğan’ın karşısına koydurmak gerek..

    Aksine mi?


    Ekmelleddin gibi biriyle Erdoğan’a bir 15 yıl daha şans tanınır..




    arşiv haber arşiv haber 23/22/21/01/2007 Günlerinin Haberleri


    Bu okulun telefonu ve levhası gibi Atatürk’ü de yok!

     



     




    Ardahan’ın Hanak İlçesinde bulunan Hanak 8 yıllık İlköğretim Okulunun telefonu gibi levhası ile Atatürk büstünün de olmadığı görüldü.

    Geçtiğimiz yıl sonu tamamlanarak Milli Eğitim Müdürlüğüne devir edilen binanın ve içinde 360 öğrencinin eğitim gördüğü okulun alt yapısı olmadığı gerekçesiyle telefonları olmayınca 60’a yakın bilgisayar öğrencilerin atari oyun salonu haline gelmiş durumda.

    Resim çekmeye izin verilmeyen okulun içinde özürlü öğrenciler için tuvalet yapılırken özürlülerin yaralanacağı merdiven ve de asansöründe unutulduğu görülürken, okulu tanıtan levhası ile Atatürk büstünün de olmadığı görüldü.

    Toplam 26 öğretmenin görev yaptığı kent merkezine 2 km. uzaklıkta ki okula tüm başvurulara karşın 7 aydır telefon bağlanmadığı daha önce bir çok kez gündeme gelirken, konu hakkında açıklama yapmaktan kaçınan okul yöneticileri biz gerekli başvuruyu yaptık, ama telefonu bağlayacak olan kurumun telekom olduğuna işaret ederlerken, okulun levhasının sipariş edildiğini, Atatürk büstü içinde Tugay komutanının söz verdiğini belirttiler.

    Haber ekleme saat: 08.52-23/01/2007

    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Hanak

     


    Faruk Demir Zonguldak’ta türkü söyledi ..

     



     




    Bir dönem Ardahan Milletvekilliği yapan eski  TRT Sanatçısı Faruk Demir Zonguldak’ta yerel bir gazetenin kuruluş yıl dönümünde türkü söyledi.

    Zonguldak’ta kurucuları arasında eski bakanlardan merhum Veysel Atasoy’un da bulunduğu Yeni Adım Gazetesi, düzenlediği geceyle 9. kuruluş yıldönümünü kutladı. 

    Yerel yayın yapan ve Salih Demir’in sahibi olduğu Yeni Adım Gazetesi’nin 9. kuruluş yıldönümü nedeniyle Alaborina Restaurant’ta düzenlenen geceye, Vali Yavuz Erkmen, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan, AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Polat Türkmen, Fazlı Erdoğan, CHP Zonguldak Milletvekilleri Harun Akın, Nadir Saraç ve CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Emniyet Müdürü Atilla Çınar, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Çetin Altun, Zonguldak Belediyesi eski başkanı İsmail Eşref’in yanı sıra çok sayıda davetli ve basın mensupları katıldı. Slayt gösterisi ile başlayan 9. yıl kutlaması, halk oyunları ekibinin gösterisi, pasta kesimi ve DSP Ardahan eski Milletvekili Faruk Demir’in söylediği türkülerle devam etti. 

    Haber ekleme saati: 23.34-22/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net

     


    DTP’lillerden 2. Çıplak ayak eylemi Hrant Dink içindi ..

     



     




    Demokratik Toplum Partisi (DTP) Ardahan ve  Kars İl Teşkilat mensuplarının, gazeteci Hrant Dink’in silahlı saldırıcı sonucu öldürülmesini kar üzerinde çıplak ayaklı basın açıklamasıyla protesto etmesi sırasında başta Ardahan İl başkanı Ömer Yilmaz olmak üzere bazı kişiler soğuktan etkilendi. 

    Kars’ın Digor İlçesi’ne bağlı Dağpınar Beldesi’nde bir araya gelen partililer, kar üzerinde çıplak ayaklı basın açıklamasının 2 ncisini  yaptı. Başta, DTP Ardahan İl Başkanı Ömer Yilmaz olmak üzere bazı partililerin kar üzerinde çıplak ayakla titrediği basın açıklamasına, DEHAP eski Genel Başkanı Mehmet Abbasoğlu, DTP Ardahan İl Başkanı Ömer Yılmaz, Dağpınar Belde Belediye Başkanı Ayhan Erkmen ile çok sayıda partilinin katıldığı basın açıklaması DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak tarafından yapıldı. 

    Haber ekleme saati: 23.17-22/01/2007

    Haber: Fakir Yilmaz/Ardahan-Fotolar: Bedir Altınok/Kars

     


    www.ardahan.org.tr

    2006 Yılının Araştırma sonuçları belli oldu..


     



     




    Merkezi Atatürk Cad. Aşık Ferhat Sk. No : 7 Soğanlık – Kartal/İstanbul’da bulunan Ardahan İli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilen ‘2006 Yılının Araştırma Sonuçları’  belli oldu.

    Metropollerde kurulan ilk derneklerimizden olan ve Ardahan/Ölçek köylü Emekli Başkomiser Cevdet Şentürk’ün kurucu başkanı olduğu Ardahan İli Kültür ve Dayanışma Derneği Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Fakir Yilmaz’ı ‘Yılın en başarılı gazetecisi’ kategorisinde birinciliğe laik gördü.

    2006 Yılı içerisinde çeşitli alanlarda başarı gösteren hemşerilerimizle ilgili yapılan araştırma sonuçları sonuçlandı.

    2006 yılı içinde en başarılılar kendi alanlarına göre şöyle sıralandı.

    2006 YILININ EN BAŞARILI POLİTİKACISI: PROF DR ESFENDER KORKMAZ/İSTANBUL

    2006 YILININ EN BAŞARILI BİLİM ADAMI : DOÇ DR HALİM KAZAN /KOCAELİ

    2006 YILININ EN BAŞARILI BÜROKRATI: MEHMET YEŞİLBAŞ/KASTAMONU

    2006 YILININ EN BAŞARILI SANAYİCİSİ. AYTEKİN KAYA/İSTANBUL

    2006 YILININ EN BAŞARILI İŞ ADAMI: NURİ VATAN/İSTANBUL

    2006 YILININ EN BAŞARILI GAZETECİSİ: FAKİR YILMAZ/ ARDAHAN

    2006 YILININ EN BAŞARILI SANATCISI: YUDUM TATAR/İSTANBUL

    2006 YILININ EN BAŞARILI EN İYİ BAL ÜRETİCİSİ: KAZIM ARICI/ ARDAHAN

    2006 YILININ EN BAŞARILI SOFTWARE YAZILIMCISI: M. MURAT ŞENTÜRK (ARDA YAZILIMIN SAHİBİ)/İSTANBUL

    Haber ekleme saati: 22.54/22/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net

     


    Susuzluk köylerin 1. maddesi olmaya devam ediyor ..

     



     




    Yetkililerinin bir çok köyünün suya kavuşturulduğu yönünde açıklamalar yaptığı Ardahan köylerinde susuzluk gündemin birinci maddesi olmaya devam ediyor.

    Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana büyük özlem ve hasretle beklenen su ihtiyaçlarını 2007 yılında dere ve kar sularında kadınların ve de merkeplerin sırtında karşılayama devam eden Ardahan’ın şimdi ki derdi, yapıldı denen su şebekelerinin  kar yağışıyla birlikte donması gösterilmektedir.

     


    Suiistimal edildi, susuz kaldık!


    Devletin son yıllarda yaptığı ataklarla susuz köy bırakmama çabasının su şebekelerini yapan müteahhit firmalarca alınan işlerin suiistimal edildiğini, buna devletin görevlilerinin ilgisizliği eklenince köylere çekilen içme su şebekelerinin 20 santim derinlikte toprağa gömüldüğünü, bununda ağır kış şartlarının yaşandığı bölgede bir çok şebekenin daha kullanılmadan devre dışı kalmasına neden olduğunu belirten köylüler, şebeke ihalelerinin yapıldığı dönemlerde başlatılan çalışmaların eksik ve yeterli olmadığı yönünde yapılan çağrıların devletin yöneticilerince ve de siyasilerce kulak ardı edilmesinin kendilerinin yine susuz bıraktığını da belirtmeden edemediler. 

    Haber ekleme saati: 19.39-22/01/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz-GAZETECİ


    Tuncer Dağ görevden alındı

     



     




    Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte hareketlenen parti teşkilatlarında değişimlerde ard arda gelmeye başladı.

    Alınan bilgilere göre İstanbul/Kıraç Beldesi’nde Cumhuriyet Halk Partisi Belde Başkanlığını yapan Tuncer Dağ ile 8 belde başkanını görevden alan CHP İstanbul İl Başkanlığı teşkilatları yeniden oluşturmaya çalıştığı öğrenildi.

    Gelişmeyi doğrulayan Ardahan/Göleli hemşehrimiz Tuncer Dağ görevden alınmalarına neden olarak daha önce İl Başkanlığının belde teşkilatının bulunduğu Büyükçekmece İlçe Yönetimine karşı koymalarından dolayı olduğunu, ancak bu gelişmenin bölgede ki CHP tabanını bir hayli rahatsız ettiğini İl teşkilatında bildiğini söyledi.

     


    ***İki vekilden ses yok ..


    Yaşanan bu gelişme konusunda bölge milletvekili olan ve aynı zamanda Göleli olan İstanbul Milletvekili İsmet Atalay ile CHP Ardahan Milletvekilinin sessizlikleri dikkat çekerken, Dağ her an yeniden göreve gelebileceğini ima etti.

    Haber ekleme saati: 18.49-22/01/2007

    Haber/Foto: www.sonvilayet.net


    Hanak Belediyesi GAZETECİ’ye suçüstü yakalandı!

    Belediye ilçenin kanalizasyonunu Çay’a döküyor ..

     



     




    Ardahan ve ilçelerinde yaşanan çevre kirliliğini önleyecek olan kurumların başında gelen belediyelerin konuyla ilgisizliklerinin yanı sıra çevreyi kirletmeleri dikkat çekiyor.

    Ardahan iline bağlı Hanak ilçesinin belediyesinin bu konuda suçüstü yakalandığı dün şehre merkezinde bulunan kanalizasyon çukurlarında vidanjörle çekilen artıkları şehir merkezinin yanı başında bulunan Çay’ya döken belediye yetkilileri karşılarında gazetecileri görünce şaşırıp, kaçmaya kalkarlarken vidanjör şoförü kanalizasyon artıklarını Çay’a değil, çayın yanı başında bulunan çayır sahibinin isteği üzerine araziye döktüklerini belirtmesi dikkat çekti.

     


    Çevre Bakanlığına şikayet edilmişti!..


    Hanak Belediyesinin köylerinde geçen dere yatağının sularına kentin kanalizasyonunu verdiğini belirten Hanak ilçesi Çayağzı (Orağaz) köyü Derneği daha önce bu konuda belediyeyi başta çevre bakanlığına olmak üzere bir çok yere şikayet etmiş, belediye Başkanı Harun Tankoç iddiaları yalanlamıştı.

    Haber ekleme saati: 18.21-22/01/2007

    Haber/Foto: GAZETECİ/HANAK


    Ardahan’ın zenginleri züğürt çıktılar 



    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının bin 231 üyesinden 730’nun odaya borçlu olduğu ve önümüzdeki günler içinde bu borçlarını ödemezlerse icralık olacakları duyuruldu.

    Konu hakkında bilgi veren ATSO yetkilileri, Ardahan ili Posof İlçesi’nde bulunan Türkgözü Gümrük Kapısın da sınır ticaretinin yapıldığı dönemlerde 6 binin üzerinde olan üye sayısının her geçen süratle azaldığını belirtirlerken, bugün bin 231 üyelerinin kaldığını bunların da 481’nin aktif olup üyelik aidatlarını yatırdığını belirtirlerken geriye kalan 730 üyenin üyelik aidatlarını bile yatıramadıklarına dikkat çektiler.

    Aidatlarının ödeyemeyenler arasında bir çok zengin esnafından bulunduğuna dikkat çeker ATSO yetkilileri önümüzde ki günlerde yapılan duyurular ardından üyeliklerini yenileyip, aidatlarını ödemelerin de üyelikten düşürüleceklerine dikkat çektiler.

    ATSO odaya borcu olanların listesini yerel gazetelerde de yayınlatarak, üyelerininin borçlarını yatırmasını istedi.

    Haber ekleme saati: 12.26-22/01/2007

    Haber: Fakir Yilmaz/Ardahan


    YİNE SUSTULAR, YİNE TIRSTILAR! 

     



     




    Ardahan’da, ülkede ve de dünyada yaşanan gelişmeler karşısında sessizliklerini bozmayıp, kulüplerde siyaset yaparak, orman köşelerin de rakılarını yudumlayan Ardahanlı aydınlarımız son yaşanan ve bir gazetecinin öldürülmesi olayında da bu özeliklerini bozmadılar.

    Tüm Türkiye’yi derinden sarsan olay karşısında yine sessizliklerini bozmayıp, tırsan sözde Ardahan aydınlarının yanı sıra partiler ve sivil toplum örgütlerinden de olay hakkında olumlu yada olumsuz bir açıklama yapılmaması dikkat çekti.

    Pala bıyıklar bırakıp, koltuk altlarına soktukları gazetelerle devrimci olanların bile sustuğu bir Ardahan’da sorunların çözümü konusun da da görevi sadece ilin valisine yükleyip, restorant, kahve ve orman köşelerinde devrim masaları kuranların, yaklaşan seçimler öncesi pazarlıklar içinde olduğu ve bu nedenle Ardahan’da , ülke de ve de dünyada yaşananlarla ilgilenmedikleri sanılmaktadır.

    www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

     


    Ardahan -23 derece 

     



     




    Doğu Anadolu Bölgesi’nde gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 23 dereceyle Ardahan’da yaşandı.

    Meteoroloji Bölge Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, gece ölçülen en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında olmak üzere Ardahan’da 23, Kars’ta 20, Erzurum’da 18, Iğdır’da 13, Ağrı’da 12, Erzincan’da 5 derece oldu.

    Kar kalınlıklarının ise Ağrı’da 28, Ardahan’da 20, Erzurum’da 13, Kars’ta 10, Iğdır’da 8 santimetre olduğu bildirildi.Bölgede, birkaç gün içinde kar yağışının beklenmediği bildirildi.

    Haber ekleme saati: 10.34-22/01/2007

    Haber: Günay Nuh Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

     


    Göleli genç kalbine kurşun sıkarak intihar etti ..

     



     




    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesi nüfuzuna kayıtlı Bekir Yalçıncı’nın oğlu 25 yaşındaki oğlu Murat YALÇINCI geçirdiği bunalım sonucu, İstanbul/Sultanbeyli’deki evinde dün akşam kalbine sıktığı tek kurşun ile intihar ederek yaşamına son verdi…

    Edinilen bilgiye göre çevresinde sevilen ve mütevazı bir kişiliğe sahip olan Murat’ın neden böyle bir yolu seçtiği bilinmemektedir. Önceki akşam geç saatlere kadar annesi ile sohbet eden Murat YALÇINCI daha sonra odasına geçerek müziğim sesini de açtığını ve kalbine dayadığı silahın patlamasından kimsenin duymamasını da müzikle engellemiş oldu. Sabaha karşı annesinin odasına girmesiyle oğlunun cansız bedenini gören annesinin çığlıklarını duyan komşuları yerde kanlar içinde kalan komşularını hemen hastaneye kaldırdılarsa da kurtaramadılar.

    Cenazesinin bugün İstanbul Yenibosna Adli Tıp Morgun’dan alınarak, evinin bulunduğu Sultanbeyliye götürülerek bugün toprağa verileceği duyuruldu.

     


    Hemşehrimiz kulak kanserinden oldu ..



    20 yıl önce Ardahan’dan göç ederek Kocaeli ilinin Gebze ilçesine yerleşen Asker Kiraz (85)uzun yıllardır yaşadığı kanser hastalığı sonucu vefat etti.

    Kulak kanseri olduğu öğrenilen 7 çocuk babası Asker Kiraz’ın cenazesi bugan Gebze’de toprağa verileceği bilgisi alındı.

    Ardahan’da Kara Asker olarak tanınan Asker Kiraz aynı zamanda Çamlıçatak köyü muhtarının dünürü olduğu öğrenildi.


    Bir kara haber de Bursa’dan


    Göleli hemşehrimizin intihar ederek ölmesinin ardından Çamlıçataklı hemşerimizin kulak kanserinden vefat etmesi ile üzülen hemşehrilerimiz bir kara haberi de Bursa’dan aldılar.

    Yine Çamlıçatak (Gölebertli) köylü olan Seyfullah Güzel’in eşi 6 çocuk annesi Pamuk Güzel’inde Bursa’da hayata göz yumduğu bilgisi alındı.

    75 yaşında Güzel’in uzun süredir rahatsız olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.

    Haberleri ekleme saati: 10.30-22/01/2007

    Haber/Kaynak: www.kopruluden.com


    Vali Murat Yıldırım: “Belediyenin yapması gerekeni valilik yapıyor”

     



     




    ARSİAD Yönetim Kurulunun ziyaret ettiği Vali Yıldırım, Ardahan Belediyesinin yapması gereken işleri Valiliğin yaptığını söyledi.

    Vali Yıldırım:”Toplu konuta gelince ben bu konuda her zaman söylüyorum ve yine söylüyorum. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bu tür işleri Belediyeler organize eder, arsa bulur, imara açar vs. Ama bizim Ardahan da maalesef Belediye üstüne düşen vazifeyi bir hakkın yerine getirmiyor”.dedi.

    Ardahan da faaliyetlerini yoğun bir şekilde yürütmeye devam eden ARSİAD (Ardahan Sanayici ve İş Adamları Derneği) Yönetim Kurulu ve Üyeleri, Ardahan Valisi Murat Yıldırım başta olmak üzere, Ticaret ve Sanayi İl Müdürü İlhan Aydın’ı ve İl Genel Sekreteri Hasan Dal’ı makamlarında bir dizi ziyarette bulundular.

    Vali Yıldırımın odasında uzun bir süre oturan Dernek üyeleri, Vali Yıldırım’ın hem yeni yılını hem de geçmiş Kurban Bayramını kutladılar. Derneğin çalışmalarını yakından takip ettiğini dile getiren Yıldırım,  Derneğin  2007 yılında faaliyetlerini arttırarak iş adamlarına örnek teşkil edecek icraatlara imza atması gerektiğini söyledi.

    ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan ve beraberinde gelen heyeti Valilik  makamında  ağırlayan Yıldırım, Kurban Bayramının ikinci gününde toplam bin 440 aileye kurban eti dağıtan dernek üyelerine teşekkür etti.

    Ardahan’ın bazı önemli sorunlarının olmazsa olmazlar arasında yerini aldığını ve bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini hatırlatan, ARSİAD Dernek Başkanı Gökmen Çapan’a aynı kararlılıkla cevap veren Yıldırım şunları söyledi: ”Geldiğimiz günden beri biz zaten bu olmazsa olmaz dediğimiz işlerin peşinden hiç ayrılmadık. Bunların başında hepimizin malumu olan Fakülte ve Toplu Konut projesinin ikinci etabı geliyor. Fakülte konusunda Beşeri İlimler ve Edebiyat Fakültesi”nin sözünü YÖK ten aldık. Bizden istenen sadece o fakülteyi içine koyabileceğimiz bir bina .Onud a 2007 yılı içerisinde çözmek için elimizden geleni yapıyoruz. Yüksek Öğrenim ve Yurtlar Kurumu,  2001 yılında temeli atılan ve daha sonra yarım kalan öğrenci yurdunu bitireceğini ve ilave olarak 200 kişilik bir binayı da  mevcut olan binaya ekleyip 2007 yılı içerisinde teslim edeceğine dair söz verdi ve hatta projeler hazır diyebiliriz.

    Toplu konuta gelince ben bu konuda her zaman söylüyorum ve yine söylüyorum. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin bu tür işleri Belediyeler organize eder, arsa bulur, imara açar vs. Ama bizim Ardahan da maalesef Belediye üstüne düşen vazifeyi bir hakkın yerine getirmiyor. Ben Belediye başkanı olsam gider Toplu Konut İdaresinin kapısında yatar ne yapar ne eder Ardahan’a ikinci etabın yapılması için gerekli sözü alır ve gelirim .Bunu söylerken kimseyi suçlamıyorum kurumun geneli hakkında konuşuyorum. .Bu böyle olmayınca valilik olarak biz olaya el atmak zorunda kaldık. Bir hayırseverimiz sağ olsun kendi 60 dönümlük arsayı  bağış olarak  verdi bizde o arsaya toplu konut yapılması için gerekli işlemleri başlattık. Dileriz 2007 yılı içinde böyle bir çalışma başlar ve konut sorunu da böylece çözülmüş olur. Kiralar can pahası görüyorsunuz. İle gelen memur veya öğrenci  oturacak ev bulamıyor ”.dedi.

     Kış turizmini canlandırmak içinde Devletin gerekli alt yapıyı yapması için Bakanlık düzeyinde  girişimde bulunulduğunu ama istenilen sonucun alınamadığını dile getiren Yıldırım, Kış turizmi olarak Çıldır gölünü ve Yanlızçam kayak tesislerini en iyi şekilde kullanmaktan başka bir çarenin şimdilik gözükmediğini söyledi.

    600 metrelik pisti ile turizme açılması mümkün olmayan Yanlızçam kayak tesislerinin, Sarıkamışta bulunan modern  bir tesis hüviyetini alabilmesi için en az 10 trilyonluk bir yatırımın söz konusu olduğunu belirten Yıldırım ,bunu da ancak Devletin girişimleri ile gerçekleşebileceğini söyledi.

     ”Yer gösterdik ama beğenmediler”.

    Ardahan Belediyesi Fen İşleri Müdürü Naci Özdemir, Ardahan Belediyesi’ne ait olan  27 dönüm civarındaki  arsanın TOKİ ye sunulduğunu fakat hiç bir teste tabii tutulmadan arazinin Toplu Konutlar İçin uygun olmadığını söylediler. Özdemir:” Arazinin Kura nehrine yakın olduğunu bu yüzden de  zeminde sorunlar oluşabileceğine inandılar ve bu yüzden de teklifimizi geri çevirdiler.”dedi. 

    Haber ekleme saati: 10.13 -22/01/2007

    Haber/Foto: Ercan Yentek-Ardahan

     


    Yol kapalı olunca yaralı çocuğa zamanında yetişilemedi ..

    Posof’ta bir öğrenci tatile giremeden öldü!


     



     




    Ardahan’ına Posof İlçesi’nde yaşanan bir olay 12 yaşında ki ilköğretim okul öğrencisi çocuğun ölümüne neden oldu.

    Alınan bilgilere göre Posof’un Erim köyünde oturan Ş.T isimli şahsın oğlu olduğu öğrenilen T.A. (12) babasına ait av tüfeğiyle oynarken silahın ateş alması sonucu kendini vurdu.

    Ağır yaralanan T.A’nın durumu Jandarma 156’ya ve Acil 112’ye bildirildi. Ancak köy yolunun karla kapalı olması dolaysıyla anında olay yerine gidemeyen yardım dolaysıyla T.A’nın kan kaybında öldüğü öğrenildi. 

    Edinilen bilgiye göre, dün Posof İlçesi’ne bağlı Erim Köyü’nde meydana gelen olayda, Gönülaçan İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi T.A.’nın ölümü yakınlarını yasa boğarken, kar nedeniyle kapalı köy yolunun açılmasının ardından, Posof Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattığı bildirildi. 

    Haber ekleme saati: 09.02-22/01/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

     


    Vatandaş okulu yaptı, devletin öğretmeni gitmiyor!..

     



     




    Hafta sonu birinci yarı yıl tatiline girecek olan okullar Ardahan’da günler öncesi tatile girmiş durumda.

    Bir çok köy okulunun öğretmeninin günler öncesi okullarını terk ettikleri gözlenen Ardahan’ın Çobanlı köyünün öğretmeni bir yarı yıl boyunca görevli olduğı okuluna gitmediği ortaya çıktı.

    Ardahan merkeze bağlı Çobanlı Köyü Hayriye Aras İlköğretim Okulu’nda görev yapan öğretmenin sezon boyunca doğru dürüst okuluna gitmediğinden dolayı öğrencilerinin birinci yarıyı adeta okumadan geçirdiklerinden yakınan öğrenci velileri köylerinin öğretmenin sezon boyunca sürekli rapor aldığını ve görevli olduğu okula doğru dürüst gelmediğinin öne sürerlerken, bahse konu olan köye bizzat giden GAZETECİ köyün okulunun gerçekten öğretmensiz olduğu ve kapısının günlerdir açılmadığını okulun ve öğretmen lojmanının önüne biriken karlarda belli oluyordu.

     


    ***Hayırsever onardı, devlet öğretmeninin gönderemedi!


    Ardahan Hoçuvan Nahiyesinde bulunan 25 haneli, 30 öğrencili Çobanlı köyü ilköğretim köyünün okulunun bu yıl bir hayırseverin, ‘Yaşasın Okulumuz’ kampanyası Gökçin Aras’ın katkılarıyla annesi Hayriye Aras adına TOÇEV tarafından 70 bin Ytl. harcanarak, son model bir şekilde yapıldığı görüldü.

    Okul gibi lojmanının kapısının da günlerdir açılmadığı kapının önüne biriken kardan görülürken öğretmenin nerede olduğu öğrenilemedi.


    **Milli Eğitim Hastanede, Hastane öyle bir hastamız yok!


    Birinci yarı yıl boyunca görevli olduğu okuluna mesai saatleri içinde çoğunlukla gitmediği öne sürülen Öğretmen Hatice Çıldır’ın rahatsız olduğunu belirten Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, Çıldır’ın şu an hastanede olduğunu belirtirlerken, gazetemiz muhabirlerinin görüşmek için gittikleri Ardahan Devlet Hastanesi’nde böyle bir hastanın yatmadığını bilgisini aldılar.

    Haber ekeleme saati: 00.13 -22/01/2007

    Haber/Fotolar: Fakir Yilmaz/Hoçuvan-Çobanlı Köyü


    Batak kooperatif seçim yapamadı!..



    500 ortağı 400 bin Ytl. borcu olan Ardahan Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi  seçimini yapamadı.

    Ardahan kongre caddesi üzerinde bulunan Bilgi Çayevinden yapılan ilk oturumda oylamanın gizli yapılmasını istenince seçim ertelendi.

    Mevcut Başkan Vekili Dilaver Özgür ile Erol Kayatürk’ün aday olduğu Ardahan Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi Olağan Genel Kurulunun Ardahan İl Kültür Müdürlüğünde gizli oyla yapılmasına karar verildi.

    Haber ekleme saati: 00.08-22/01/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    GAZETECİ’nin eylemi Hürriyet Gazetesindeydi

     



     




    Sadece düşüncelerini aktardıkları için katledilen gazeteciler kervanına katılan Agos Gazetesi’nin Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Hrand Dink’in öldürülmesini kınamak için GAZETECİ isimli aracına olay günün hemen ardından yayınlanan yerel ve ulusal gazetelerin manşetlerini yapıştıran ve siyah bandajla gezen Fakir Yilmaz’ın eylemi yerel ve ulusal bazda ses getirdi.

    Hürriyet Gazetesi gibi bir çok gazetenin ve internet sitesinin bu anlamlı tepkiyi yayınlarken GAZETECİ’nin eylemiyle Ardahan bir kez daha ülkenin ve dünyanın gündemine taşınmış oldu.

    Haber ekleme saati: 23.11-21/01/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

     


    ARSİAD cinayeti kınadı ..

     



     




    Kahvaltılı bir toplantı ile gazetecilerle bir araya gelen Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneği, Türkiye’yi sarsan gazeteci cinayetini şiddetle kınadı.

    Ardahan Kongre caddesi üzerinde bulunan dernek binasında bir araya gelen ARSİAD yöneticileri ile Ardahanlı gazetecileri yaşanan cinayetin Türkiye’nin huzuruna yapılmış bir saldırı olduğunu belirttiler.

    ARSİAD Başkanı Gökmen Çapan kou hakkında yaptığı açıklama da Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrand Dink’in öldürülmesi olayının ‘ülkede yaşanan huzur ortamının kargaşaya dönmesi için çaba gösteren karanlık güçlerin işlettiği cinayet olmasından şüphe etmekteyiz. Türkiye’nin iyiye gitmesinden rahatsız olanların bu tür karanlık oyunlar içine girdiğini belirtirken, toplum olarak bu tür oyunlara gelmemek gerekir.’ dedi.

    İşadamları olarak Ardahan’ın sorunlarının tespitini yaparak, hükümet nezlinde yapılacak girişimlerle gündeme getirmeye çalıştıklarında belirten Çapan, Ardahan’ın sorunlarını Hayvancılık, Kış turizmi, sınır kapıları, alt yapı, bölgeye özel teşvikler gibi önemli konular olduğunu ve bunların çözümü için plan, projeler hazırladıklarını sözlerine ekledi.

    Haber ekleme saati: 12.16-21/01/2007

    Haber/Foto: Fakir yilmaz/Ardahan

     


    Posoflu bizden de beter .. 

     



     




    Okura bir an önce haber yetiştirme heyecanı içinde 10 parmak hızla yazdıklarımızı gerektiği gibi inceleyip, okumadan gazetelerimize basan biz gazetecilerden beter olan bu levhanın sahibi Posoflu esnafın, Türkçe’yi katleden bu levhasını gören Ardahanlı gazeteciler kendi yazım hatalarını hatırlayıp, gülerek fotoğrafladıkları bu yazım hatasıyla dolu, ‘UCUZLUK HALK PAZARIRI’ yazılı levhaya, ‘Posoflu bizden de beter’ diyemeden edemediler.

    Haber ekleme saati: 12.14-21/01/2007

    Haber/Foto: Özkan Karakaya/Posof

     


    Ardahan Valisi Yıldırım: 

    ‘Doktor sorunu yok denecek kadar iyidir’


     



     




    Ardahan’da bulunan doktor sayısının geçmiş yıllara nazaran son iki yılda bir hayli iyileştiğine dikkat çeken Ardahan Valisi Murat Yıldırım, yaptıkları girişimler sonucu bölgede büyük sorun olan doktorsuzluk sorununu büyük ölçüde çözdüklerine dikkat çekerken, uzman doktor sayısında ki artışın bu yönde yaşanan soruna azda olsa derman olduğunu söyledi.

    Vatandaşın sağlık sorununun kendileri için çok önemli olduğuna da dikkat çeken Vali Murat Yıldırım, sağlıkçıların bölgede zor şartlar altında hizmet verdiklerini bildiklerini, ancak insan sağlığı gibi hassas bir göreve talip olan sağlıkçılarımızın hizmetlerini yaparken bu zorlukları aşacaklarına inancının da tam olduğunu söyledi.

    Haber ekleme saati: 12.09 – 21/01/2007

    Haber/Foto: Tuğba Yilmaz/Göle

     


    Kaçak elektrik kullanımına kontrol ..

     



     




    Ardahan Aras Elektrik Dağıtım şirketi kaçak elektir kullanımını engellemek için büyük çaba sarf ediyor.

    Özelikle kış aylarında artar kaçak elektrik kullanımını en aza indirmek için sürekli kontroller yaptıklarını belirten Aras Elektrik Ardahan Müessese Müdürlüğü Kaçak Elektrik Önleme Ekipleri, yaptıkları kontrollerde geçmiş yıllara nazaran son yıllarda kaçak elektrik kullanımının bir hayli azaldığını, buna neden olarak konu hakkında  arttırılan cezalar, dijital saat uygulaması ve vatandaşın bilinçlendirilmesi olarak değerlendirilebileceklerini belirttiler. 

    Haber ekleme saati: 12.03 – 21/01/2007

    Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Ardahan

     


    Soğuk pazarı fena vurdu ..

     



     




    Yaşanan dondurucu soğukların hayatı her yönde olumsuz etkilediği Ardahan’da hafta içinde kurulan Halk Pazarını da olumsuz şekilde etkiliyor.

    Bri çok küçük esnafı hafta boyunca bekleyip, ekmek parasını kazandığı Halk Pazarı’nın gündüzleri –10’un altına düşmeyen soğuklar dolaysıyla yaz günlerinde gördüğü ilgiyi görmediğine dikkat çeken Ardahanlı pazarcılar, Perşembe günleri kurulan Pazar da bir çok arkadaşlarının siftah yapmadan tezgah kapatmak zorunda kaldıklarını söylediler.

    Haber ekleme saati: 12.00 – 21/01/2007

    Haber/Foto: Barış Bilgin/Ardahan

     


    7’den 70’e internet ..

     



     




    Teknolojinin gün geçtikçe insan yaşamında kaçınılmaz yerini almasıyla başlayan gelişim ve teknolojideki değişime Ardahanlı yaşlılarda ayak uydurmaya başladı. 

    Ardahan’ın Posof İlçesi Türkgözü Köyü Pala Mahallesi’nden 75 yaşındaki Gonca ve Şevket Akbulut çifti, gurbetteki çocuklarıyla internet ortamıyla hasret gideriyorlar. 

    Köylerde GSM operatörlerinin hizmet vermemesi ve ev telefonlarının da sık sık arızalanıp uzun süre yapılmaması karşısında gurbetteki çocuklarıyla kendilerince sohbet etmek için güzel bir yöntem bulduklarını ifade eden yaşlı çift, “Ne yapalım telefonlar sık sık kesiliyor. 

    İstediğimiz zaman çocuklarla görüşemiyoruz. İlçe merkezine zamam zaman giderek internetten çocuklarla mesajlaşıyoruz. Bunu da yeni yeni öğrenmeye çalışıyoruz. Bazen zorlanıyoruz, ama güzel bir şey.” diye konuştular. 

    Haber ekleme saati: 11.59-21/01/2007

    Haber/Foto: Alper Turgut/Posof

     


    Posoflu çocuklar kızakla yarıştılar .. 

     



     




    Kış turizminin geliştirilmesi yönünde çabaların yavaş yavaş ürün vermeye başladığı Ardahan’da Çıldır Gölü Buz Şenlikleri ardından Posof’ta da kızak yarışı düzenlendi.

    Posof Kaymakamlığı ile Belediyesi’nin ortaklaşa organize ettikleri kızak yarışmaları keyifli anlara sahne olurken,  sosyal etkinliklerin hiç yok denecek ilçede çocuklar güzel bir gün yaşamanın sevinciyle yarışma da birinci gelmek için  büyük çaba gösterdiler.

    Posof Halk Eğitim Müdürlüğü önünde bir rampada düzenlenen yarışlarda, yarışma kuralları hatırlatılarak dereceye giren bir kişiye kaymakamlık tarafından bir adet kızak hediye edildi. 

    Alparslan Caddesi Halk Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen kızakla kayma yarışmasına 35 Posoflu çocuk katıldı. 

    Haber ekleme saati: 11.57-21/01/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

     


    Babası ihbar etti, katil zanlısı yakalandı!..



    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katil zanlısı Samsun’da yakalandı.

    Trabzon Akçaabat nüfusuna kayıtlı, Ahmet S, oğlu Ogün S’nin resminin, televizyonda Hrant Dink’in katil zanlısı olarak gösterildiğini görünce, Trabzon Emniyet Müdürlüğüne başvurup, yakalanmasını sağladığı bildirildi.

    Haber ekleme saati: 02.10 – 21/01/2007

    Haber: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


    YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz

    Hepimiz sensin ..



     




    Alıştık..

    Küfür yemeye ..

    Tehditlere ..

    Dava edilmeye ..

    Ve Öldürülmeye ..

    Faili meçhul kalan nice gazeteci öldürülmesi olayını yazdık..

    Bilmem ama dün yine sarsıldık, arkadan yediğimiz iki kahpe kurşunla..

    Sadece kalemimizin olduğunu ve öldürülüp, yere yıkılırken ayakkabımızın delik olduğunu bilmeyenlerin, sadece düşüncelerimizi aktardığımız için bizi öldürdüğü bir ülke de gazeteci olmanın ısrarını niye hep taşıdık ..

    Çünkü; Sadece yazdık ..

    Yazdıkçada katillerin hedefine kendimizi koyduk ..

    Ne yaptık biz ki; öldürülecek kadar kızdırdık birilerini ..

    Suçumuz yazmakmıydı?..

    Ape Musa’yı da aynı şekilde kalleşçe vurmuştular ..

    Uğur Mumcu’yu da ..

    Peki ya Evrensel Gazetesi’nin Muhabirini kim dövmüş, 

    gözlem altına alınırken nasıl öldürmüştü?..

    Adı Metin Göktepe idi ..

    Çetin Emeç, Bahriye Üçok ve daha niceleri ..

    Neden öldürülmüştüler, gazetecilerin en çok dava edilip, hapisle, gazeteleri bombalanarak, toplatılarak ve de öldürülürken cezalandırıldığı bu  ülkede ..

    Kim bunlar?..

    Ne adına gazeteci öldürürler?..

    Suçu sadece yazmak ve de düşüncelerini aktarmak olan gazetecilerin kanlar içinde yerlere serenlerin onların kan/revan içinde yatarken delik 

    ayakkabısının birilerinin yüzüne şamar gibi değdiği bir ülke’de gazeteciler neden öldürülürler?!..

    Evet bir gazeteci daha öldürüldü..

    Hemde arkadan gelen iki kahpe kurşunla..

    Caddeye serildi ..

    Adı ..

    Hrant Dink’ti ..

    Ermeni idi ,

    Türk’tü,

    Kürt’tü, Çerkez, Laz, Göçmen’di ..

    Ve insandı ..

    Gazeteciydi…

    Suçu sadece yazmaktı..

    Bakın işte yine yazdı, yazarken de geride binlerce kardeşini bıraktı ..

    ‘Siz yazın benim bıraktığım yerden’ diyerek ..

    Yazacağız ..

    Hem de  Hrant Dinkler vuruldukça çoğalarak yazacağız..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58

     


    20/19/18 -01//2007 Günlerinin Haberlerini okumak için devamı tıklayın ..























  • MİLLİ SİGORTA ŞİRKETİ DE KURAN İŞ İNSANI İKUD BAŞKANI OLDU!.. ALTIN YASTIK ALTINDA DEĞİL, ARDAHANLININ DENETİMİNDE!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


    Her Pazar günü saat:14.00’da 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    İstanbul Kuyumcular Derneği Genel Başkanı Nihat Atam’a nezaket ziyaretinde bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlı insanların bir başarısına daha şahit olmanın mutluluğunu yaşadı.

    Hemşehrisi olan  gazetecilerin kendisini ziyaret etme mutluluğunu yaşadığını belirten Ardahanlı iş insanı İstanbul Kuyumcular Derneği (İKUD) Genel Başkanı Nihat Atam “10 bine yakın birçok önemli isim ve markalarında aralarında olduğu kuyumcunun üyesi olduğu derneklerinin amacının bu sektörde hizmet veren insanların ülke ekonomisine kattıkları katkının daha da büyümesini sağlamak, bunu yaparken de onların sorun ve sıkıntılarını en iyi şekilde temsil edip, gerekli yerlere aktarmak ve çözüm bulmaktır,” dedi.




    İstanbul Kuyumcular Derneği (İKUD) Genel Başkanı Nihat Atam’ı makamında ziyaret ederek bir süre görüşen gazeteciler, Fakir Yılmaz ile yayın grubumuzun Yönetim Kurulu Başkanı Selmi Yılmaz, Kıbrıs Cumhurbaşkanı yardımcılığı, bir partinin genel, ve birçok belediyenin başkanlığı, basın ve medya da üst düzey yöneticilik gibi birçok başarıya imza atan Ardahanlılar ülke ekonomisine yön veren Altın sektörü kuyumculuk sektöründe de önemli bir yere gelmesinin Ardahanlıların öz güvenlerinin ne kadar güçlü olduğunu belirttiler.


    MİLLİ SİGORTA ŞİRKETİ DE KURDU…

    Altın sektöründe ortaya koyduğu başarısına İnşaat sektörünü de katan Ardahanlı iş insanı, ATAM KUYUMCULUK Yönetim Kurulu Başkanı, İstanbul Kuyumcular Derneği Başkanı Nihat Atam başında bulunduğu sivil toplum örgütünün yanında kendi iş alanında da birçok başarıya imza atan bir isim olarak biliniyor.


    “45 yıllık deneyimimizi, kesintisiz bir performansa ve dinamizme dönüştürdük,” sloganı ile özel sigorta sektörüne giren ve bayilikler de veren SANFE SİGORTA isimli bir de sigorta şirketi kuran Ardahanlı iş insanı başta Ardahan’a olmak üzere, birçok kent ve ülkeye bayilikler vermeye başlayan sigorta firmalarının milli sigorta şirketleri arasında yer aldığını da belirtti.

    Firmalarından bayilik almak isteyenleri (850) 808 84 60 nolu telefonla kendilerine ulaşabileceğini de belirten Ardahanlı İşi insanı Nihat Atam, imkânlar çerçevesinde herkese katkı sunma çabası içinde olduklarını da belirtti.


    Birinci yarı yıl öğretmensiz bitti!..


    arşiv haber 21/01/2022 tarihli haber


    Yarı yılı öğretmen eksikliği ile tamamlayan Ardahan’daki okullar bugün dağıtılan karnelerle tatile girdi.


    Ardahan’ın da aralarında oluğu ve yaklaşık 15 milyon öğrenci karnelerini alarak, iki haftalık tatile çıkıyor. Bugün okullarda karne heyecanı yaşandı.

    Okulların tatile girdiği gün öncesi bir açıklama yapan Ardahan AK Parti Milletvekili yapılan yeni atamalarla okullardaki öğretmen eksikliğinin giderildiğini belirtirken yarı yılı öğretmen eksikliği ile bitiren Ardahan’daki okullar karneleri dağıttı.

    Öğrenciler karnelerini almaya velileriyle birlikte geldi. Heyecanlı oldukları gözlenen öğrenciler, arkadaşlarından ayrı kalacakları için üzüldüklerini de ifade etti.

    Eğitim öğretim yılının ikinci yarısı 8 Şubat Pazartesi günü başlayacak. Okullarda son ders zili 18 Haziran Cuma günü çalacak.


    75 PLAKALI, SONDAN 74. ARDAHAN’A


    YENİ ÖĞRETMELER!


    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) iaçıkladığı ‘İllerde Yaşam Endeksi’ araştırmasında eğitimde en iyi iller arasında 81 Vilayet arasında sondan 74. olan Ardahan’a yeni öğretmenler atandı.


    Geçtiğimiz aylarda bir okul idarecisinin Fransız öğretmenine ‘giyiminize dikkat edin’ diyerek savcılık olduğu, son olarakda Sağlık okulunda bir öğretmenin öğrencisini hastanelik ettiği ve en son Hanak’ta bir okul müdürünün öğrencisine çirkin harekette bulunuduğu gerekçesiyle tutuklandığı Ardahan’a atanan yeni öğretmen atamalarını ‘Müjde’ olarak haber veren Ardahan’ın 5 dönemdir milletvekili olan Atalay’ın konuyla ilgili mesajı şöyle;

    ”Müjde İlimize atanacak 200 öğretmen ile birlikte öğretmen ihtiyacımız da bütünüyle karşılanmış durumdadır. Eğitim altyapısı itibariyle Türkiye’nin en iyi 10 ilinden birisi Küçük ve Güzel Ardahan’a hayırlı olsun. MEB Bakanımıza ve ekibine şahsım ve memleketim adına teşekkür ederim.” 

    5 Dönemdir Ardahan Milletvekili olan

    Prof. Dr. Orhan Atalay



    KUZEY KUTBUNDA YAŞAMAK..


    Hala 1960’ların vitrin görünümü ile esnaflık yapmaya çalışan bakkalların başını çektiği Ardahan esnafının seçime hazırlandığı, ülke muhalefetinin ise seçim istediği şu günlerde gerçek gündemi suni gündemlerle meşgul etme çabasının başını çeken “Kar yağdı, tipi var, buz başına düştü” haberleriyle bol bol karşılaşıyoruz.

    Bu haberlerin yanı sıra asıl görevi olan Allah’ın emirlerini yerine getirmek isteyen insanlara hizmet, dini bilgileri vermek dışında hiçbir şey yapmaması gereken kira, vakıf ve faiz zengini, başkanı gavur  aracı Mercedes olan Diyanetin Sezen Aksu örnekleriyle toplumu tahrik edip yönlendirmeye kalkmasını da ekleyebilirsiniz…

    Ha bu arada fetocunun , çaycının, berberin, neredeyse gaşgacının köy bakkalı misali esnafa başkan olup, onu temsil etmek için aday olmaya kalktığı Ardahan’daki gibi ülkedeki kaz dernekçiliği misali gelişi güzel parti kurup, %51’i geçeceklerini sananlarla da karşılaşıyoruz.  




    Neyse konuyu fazla dağıtmadan dört mevsimi bir arada yaşayan bu ülkenin esnaf odası başkanı, iktidar ve muhalefet yöneticileri, yerel idarecileri nasıl olmalı diye baktığımızda başta Turizm Bakanı olmak üzere her adayım, yöneticiyim diyenin bilgi birikiminin yanında şeklen de o oturacağı koltuğu, makamı doldurması gerekir düşüncesi içinde hem fikir olarak adeta kuzey kutbundan çıkmış bir halle geldiğim batı yakasına göz atmak isterim.

    Ama başta Ardahan ESOB’a olmak üzere yeni cumhurbaşkanı, ardından güçlendirilmiş başbakan olmak isteyenlerin Kuzey kutbunda yaşam mücadelesi veren beyaz ayı misali dirençli, mücadeleci ve şeklen güzel olması gerekir derim.

    Ve -40’ları bulan kutbun dondurucu soğuğunun yarattığı psikoloji ile moral bozan değil, şeklen, hal hareketi ile insanları yüreklendiren, hareketlendiren, destekleyen ev en önemlisi adeta kuzey kutbundan çıkıp geldiğim batının güzel, sıcak doğası ve mavi denizi gibi bir anlayış gerekiyor Ardahan ESOB’a ve yeni bir iktidar isteyen toplum.

    Çünkü kuzey kutbunda yaşam bir hayli zor, bir o kadar  güzel olsa da onları temsil edecek isim, kişi, kariyer, kimlik, şekil insanları olmalıdır..



    arşiv haber 24/11/2019 tarihli haber(yorum/reklamlar


    Müdür olmaksızın öğretmenler günü!..


    24 Kasım Öğretmenler günü kutlamalarının yapılacağı haftanın start aldığı bu gün eli öpülesi değerli öğretmenler il Müdürü olmaksızın günlerini kutlayacaklar. 3 yıldır İl Milli Eğitim müdürünün olmadığı, vekaleten yönetildiği Ardahan’da bir çok okulunda vekil idarecilerle yönetildiği bilinmekte.


    Ardahan’da Öğretmenler Günü,


    Çeşitli Etkinliklerle Kutlandı..


    Ardahan’da, 24 Kasım Öğretmenler Günü, Valiliğimizce düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ardahan Valisi Mustafa Masatlı ve Eşi Esra Masatlı’nın de katıldığı etkinlikler, dün akşam Gençlik Merkezinde düzenlenen yemek programı ile başladı. Buradaki programda öğretmenler canlı müzik eşliğinde doyasıya eğlendi.


    24 Kasım Öğretmenler Günü programları kapsamında Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan etkinlikler daha sonra Gençlik Merkezi’nde devam etti. Burada ki programda göreve yeni başlayan stajyer öğretmenlerin yemin merasimi geçekleştirildi. İl Genelinde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğretmen ve öğrencilere ödüllerinin verildiği programda şiir ve türkü dinletisi, oratoryo ve sinevizyon gösterimi sunuldu.



    Programda konuşan Vali;


    “İnsanlığın günümüze kadar sağladığı gelişimin ve değişimin temelinde şüphesiz eğitim vardır. Eğitim ve bilgi, ülkelerin dünya üzerindeki gücünü ve konumunu belirlediği gibi, insanlığın huzur, barış, kardeşlik, ahlak ve adalet ideallerine ulaşmasında da temel araçtır. Bu nedenle Millet olarak eğitimde sürekli bir gelişim ve değişimi sağlamak en temel görevimizdir. Bu değişimin ve gelişimin ana aktörü ise şüphesiz öğretmenlerimizdir. İlk emri; “Oku!” olan bir dinin, tarihte çağ açıp, çağ kapatan bir medeniyetin, bilim ve teknolojiye referans olmuş bir Milletin mensupları olarak,  bizim için öğrenmenin ve öğretmenlerimizin çok büyük bir önemi ve anlamı bulunmaktadır. Bir öğrenci için, öğretmenlerimiz,  hem öğreten hem de bir anne ve babadır. Bu bakımdan öğretmenlerimiz, hal ve hareketleriyle, yaşam anlayışı ile öğrencinin en büyük rol modelidir. Şunu özellikle bilmeliyiz ki, öğretmenlik, asla sınıfta başlayan ve zil çalınca biten bir meslek değildir. Onun için öğretmenlerin görevleri çok önemli ve çok kutsaldır. Dolayısıyla bir öğrenci, öğretmenin giyim tarzından, esprilerinden, davranışlarından kendisine sürekli pay almaktadır. Bu anlamda öğretmenin, hayatın her evresinde sözleriyle, davranışlarıyla da ders verdiğini bilmemiz gerekir. Bilginin ve eğitimin gerçek sermaye ve zenginlik üreten başlıca kaynak hâline geldiği günümüzde, bugün öğretmenlerimize daha fazla sorumluluk düşmektedir. Günümüze kadar bu sorumluluğu layıkıyla yerine getiren öğretmenlerimizin,  bundan sonraki dönemde de aynı kararlılık ve çalışmayı göstereceğine inancımız tamdır. Öğretmenlerimiz, görevlerini layıkıyla yerine getirirken, ülkemizin önüne koyduğu insan odaklı yeni yönetim anlayışının gereği olarak, eğitimde de 2023, 2053 ve 2071 hedefleri doğrultusunda daha eğitimli, daha donanımlı, bilgiyi ve teknolojiyi iyi kullanan nesiller yetişmesi noktasında tüm imkânlar seferber edilmektedir. Artık Okullarımız modern imkânlarla eğitim vermekte, yurtlar, sosyal alanlar, spor ve sanat faaliyetleri eski dönemlerle kıyas edilemeyecek derecede gelişmiş ve kendini yenilemiştir. Keza, çağın gereklerine uygun bilime dönük eğitim faaliyetleri yapılmakta, zeka geliştirici sınıflar ve bilim sanat merkezleri kurulmakta, dezavantajlı gruplar dediğimiz özel gereksinimli çocuklarımıza yönelik eğitimlerde her türlü imkan ve kolaylık sağlanmaktadır. Öğretmenlerimizin işletiminde okullarımız, dünya ölçeğinde projelere imza atmaya devam etmektedir. Dünya üzerinde insanlığın gelişimine katkı sağlamış pek çok meslek vardır ve şüphesiz hepsi önemlidir.  Ancak öğretmenlik mesleğini diğer tüm mesleklerden farklı ve ayrı tutmamız gerekir. Çünkü öğretmenlik, geçmişi referans alan, bugünü işleyen, yarını inşa eden bir meslektir. Bugün nerede olduğumuzu belirleyen öğretmenlerimiz olduğu gibi, yarın nasıl olacağımızın rotasını da onlar çizeceklerdir. Öğretmenlerimiz, gücünü sevgiden alır, istikameti akılla gösterir ki, bu anlayışla bilimsel düşünceyi, devlet, vatan, millet ve bayrak sevgisiyle harmanlamış nesilleri yetiştirir. Bu anlamda, yarınlarımızın ümidi öğrencilerimizi; vatanını seven, insana değer veren, aklın ve bilimin ışığında milli ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi için, görevini fedakârca ifa eden öğretmenlerimizin hakkını ödemek elbette ki mümkün değildir. Öyle ki, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir’ sözleriyle millet olma bilincinin güçlenmesinde öğretmenliğin kutsal sorumluluğunu gözler önüne sermiştir. Yine İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy da, ‘Öğretmenlik liyakat ve vicdan gerektirir, çünkü vazife büyüktür’ diyerek öğretmenlerimizin yüksek donanıma sahip ve ahlaki açıdan örnek olmalarının önemini bizlere anlatmıştır. Enerjisini ve bilgisini ne kadar cömertçe harcarsa harcasın, verimliliğinden hiçbir şey kaybetmeyecek olan cefakâr ve fedakâr öğretmenlerimizin çabalarıyla, günümüze kadar olduğu gibi, bundan sonra da yetişecek bilgili ve bilinçli nesiller sayesinde,  ülkemizin daha da gelişip kalkınacağına inancımız tamdır. Bu inançla, başta “Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyen Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, eğitim Şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş olan öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, bugün yemin ederek mesleğe başlayan öğretmenlerimizi tebrik ediyor, emekli olan öğretmenlerimizi saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü içten en iyi dileklerimle kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”


    Etkinliklere, Valimiz Mustafa Masatlı ve Eşi Esra Masatlı, Belediye Başkan Vekili Önder Güngör, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ahmet Köse, Vali Yardımcıları, Salih Keskin, Mehmet Kılıç, kurum müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.



    YİBO’ları kimler talan etti? !..


    Yeni bir öğretmenler günün yani 24 Kasım Öğretmenler Gününün kutlandığı bugün ele almak istediğim yazımın bir çoğumuzun al/yapıştırlı mesajlarla mı yoksa iki amcamın ölümüne neden olduğu günlerde beni çocuğuymuş gibi sarıp, sarmalayan ve kurşunlardan saklayan köy öğretmenimi mi yada elleri öpülesi ve ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diye seslenilen öğretmenlerimi yazarak, ansam derken nereden geldiyse aklıma aniden gelen bir çoğumuzun açılımını unuttuğu Yatılı İlk Öğretim Okulları geldi..


    Ve okumadığım ama gazetecilik hayatımda haber ve yorumlarımla yeri olan O yoksul ve çoğu yetim çocukların okuduğunu bildiğimiz yatılı bölge okulları eskisi  kadar olmasa da hala özelliğini ve güzelliğini taşıyıp, taşımadığını düşünmedim değil..


    Gazeteciliğimi taçlandıran yorum ve haberlerimiz içinde önemli bir yeri de olan YİBO’larda verilen eğitimin en güzel tarafı tam olmasa da köy enstitülerine benzeyen yönleriydi.


     Çünkü bir çoğu da köylü çocuğu olan ancak bu gün çok da gündem de olmayan bu okullarımız diğer bir çok resmi kurumlarda olduğu gibi birilerinin rant kapısıydı.


     Ki o rantçılar öğretmen kisvesi altında hayvan çobanlarıydı. Ve bu Şivanlar yoksul, yetim köy çocuklarına yedirdikleri bayat ekmeklerlerden yürüttükleri paralarla koyun tacirliği yapıyorlardı.


    Fırıncıların satamadıkları bayat ekmekleri aldıkları taze para rüşvetleri ile YİBO’da ki çocuklara yediren bu Şivanlar yani Çobanlar kutsal bir görev olan öğretmenliği değil hırsızlığı iyi beceriyorlardı. Zaten onlara öğretmen değil hoca deniyordu. Hem de kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimi tefsir eden, saygı duyulan, camilerde, bizlere doğru yolu gösteren geçek hocalar değil büyücü, muskacı, sahtekar tipli insanlardı sözde öğretmen denilenler..


     Ve ben bunları yazarken halkın vergisiyle aldıkları maaşların yanında YİBO’da çaldıkları çarşafları, kırtasiyeleri, kömürleri, sarı yağ (tere yağı) yerine öğrencilere Vita yağı yedirenleri gündeme taşıyordum. Onlar metropollere kaçıp, köyde yaptıklarını bu kez dernek denen stk’lar üzerinden kendilerini kamufle ederek, hemde pla bıyıkları ile devrimci diye adam diye kendilerini yutturmanın mutluluğunu yaşıyorlardı ki ben bu kez gelip İstanbul’da bunları yakalayana kadar…


     İşte 24 Kasım Öğretmenler Gününde hatırladığım YİBO’ların talan edilmesinin kısa hikayesi..


    Uzun hikayesini de ‘Devamı gelecek’ mi diye bekleyin derim..


    ÖĞRETMEN AÇIĞI YOK


    *Arşiv Haber 28/05/2015 Tarihli Haber


    ÇILDIR’A YENİ PANSİYON


    Ardahan’ın Çıldır ilçesinde eğitim öğretim veren Çıldır Çok Programlı Anadolu Lisesinin 200 öğrenci kapasiteli pansiyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı.


    Pansiyonun hizmete açılması nedeniyle düzenlenen törene Vali Ahmet Deniz, Ardahan Milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay, Ensar Öğüt, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, kurum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Törende konuşan Vali Ahmet Deniz, “Bugün hepimizin için güzel bir gün. Çünkü bir eğitim kurumu hizmete açıyoruz. Yapılan bu hizmetlerin hepsi, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın rahat bir ortamda eğitim görmeleri, iyi yetişmeleri içindir. Ardahan’da öğrencilerimiz artık modern şartlarda eğitim görüyor, sınıflarımız 13-14 kişilik ve rahat. İlimiz genelinde öğretmen açığımız yok ve öğretmenlerimizin tamamı artık kadrolu. Dolayısıyla bu imkanlarla birlikte Ardahan’ın eğitim seviyesinin artmaması için hiçbir engel kalmamış oluyor. Bugün açılışını yaptığımız pansiyonumuzun hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt de, “Çocuklarımızın başarılı olmasında rahat bir eğitimin önemi büyüktür. Çünkü eğitimin kalitesi çocuklarımızın geleceğine aynı oranda etki etmektedir.  Dolayısıyla bu güzel ve donanımlı pansiyonda eğitim görecek olan çocuklarımız daha başarılı olacaklardır. Çıldır ilçemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek, pansiyon hizmete açıldı. Açılışın ardından Vali Deniz ve katılımcılar pansiyonu gezdiler.


    ÇILDIR GÖLÜNDEKİ TURİZM DEĞERLERİNİ ORTAYA ÇIKARMAK AMACIYLA TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRİLDİ


    Çıldır gölünde ki turizm değerlerini ortaya çıkarmak ve potansiyelleri değerlendirmek amacıyla Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) koordinesinde toplantı gerçekleştirildi.


    Yalnızçam Oteli’nde ki toplantıya Vali Ahmet Deniz, Kars Valisi Günay Özdemir, Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin, Kars Vali Yardımcısı Akif Pektaş, Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu, Arpaçay Kaymakamı Faruk Erdem, Arpaçay Belediye Başkanı Erçetin Altay, SERKA Genel Sekreteri Doç.Dr. Hüsnü Kapu, Kars ve Ardahan İl Genel Meclisi başkan ve üyeleri, ilgili kurum müdürleri ile Çıldır Gölü çevresinde bulunan köylerin muhtarları katıldı.


    Toplantıda, Ardahan ve Kars illerine sınırı olan Çıldır gölünde ki yoğun turizm potansiyelini değerlendirmek anlamında nelerin yapılabileceği, gölü turizm faaliyetlerine yönelik imara açmanın getireceği sorumluluklar ve doğal yapısının korunması için alınması gereken tedbirler görüşüldü.

    Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, Çıldır gölünde bütün mevsimlerde yoğun bir turizm hareketliliğinin yaşandığı, göl çevresinde turizm odaklı işletme ve tesislerin kurulmasıyla birlikte bu hareketliliğin maksimum düzeye ulaşacağı belirtildi.

    Toplantıda ayrıca, Çıldır gölünün imara açıldığı takdirde çevresinde kurulacak olan tesisler sayesinde çok kısa bir vade içerisinde bölgenin kalkınmasında önemli rol oynayacağı, böylece Ardahan ve Kars illerinin turizm faaliyetleri anlamında Türkiye’de önemli bir konuma yükseleceği ifade edildi.

    Karşılıklı soru cevaplar ve fikir alışverişiyle devam eden toplantı sonunda Çıldır gölünde yatırımların yönlendirilmesi ve sosyo-ekonomik katkı sağlanmasına yönelik projelerin uygulanabilmesi için Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından hazırlık çalışmalarının yürütüleceği, ilgili kurumların işbirliğinde ise bir alt komisyonun kurularak hazırlık çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.


     

  • BİRİLERİ, 'SAAT KULESİ YAPACAĞIZ' DERKEN ONLAR EĞİTİME DESTEK VERİR!..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



     Bu sayede hayallerini gerçekleştiren gençler “Ardahan’ın makus talihini değiştireceğiz” diyor..


    ‘Memleketim Ardahan’ın çocuklarına ne gibi bir katkım olur?’ diyerek yola çıkan ve ‘TÜRKİYE’nin en doğusunda, memleketim Ardahan’da Ardahan Bilim ve Sanat Okulu’nda öğrenim gören öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Zeka Gücü Projesi kapsamında teknoloji eğitimi alıyor. Olağanüstü kodlama ve yazılımlarla destan yazıyorlar. Bu sayede hayallerini gerçekleştiren gençler, “Ardahan’ın makus talihini değiştireceğiz” diyor. Pırıl pırıl çocuklara bu fırsatı yaratmamda küçük bir katkım olmuşsa ne mutlu bana. Okul müdürü Elif öğretmen şahsında tüm öğretmenleri ve personeli tebrik ediyorum. Bize olağanüstü misafirperverlik gösterdiler…’diyen Sabah Gazetesi Haber Müdürlerinden Gazeteci Erhan Öztürk’üm katkıları ile eğitime teknolojik destek.



    Türkiye’nin en doğusunda yer alan, iki ülkeye komşu olan Ardahan, son yıllarda altın çağını yaşıyor.


    1992’de il olan Ardahan’dan daha iyi şartlarda yaşamak, okumak için yıllardır İstanbulAnkaraİzmir‘in de aralarında bulunduğu şehirlere göç ediliyordu. Doğdukları, büyüdükleri ata topraklarını bırakıp göçen Ardahanlılar, öğretilmiş çaresizlikten bir umuda yelken açmıştı adeta. Özellikle eğitim alanında son yıllarda büyük atılımlar, Ardahan’da da filiz vermeye başladı. İyi bir üniversite bitirmenin yanı sıra hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan gençler kendi tarihlerini yazıyor.



    2016 yılında eğitim vermeye başlayan Ardahan Bilim ve Sanat Okulu öğrencileri Yasemin, Şevval, Berrak, Doğan Efe, Mahir, Tarık, Alparslan, Hüseyin, Umut, Ekin, Ecrin, İlkin, Semih, İkra, Neva, Zehra ve Mehmet’in de aralarında bulunduğu 46 öğrenci Milli Eğitim Bakanlığı ile Turkcell’in birlikte yürüttüğü Zeka Gücü projesiyle Ardahan’da adeta küllerinden doğdular. Müzik, kimya, resim sınıflarında da öğrenciler hayallerini tek tek gerçekleştiriyorlar. Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğimiz Zeka Gücü sınıfında öğrenciler heyecanlı, bir o kadar da gururla bize geliştirdikleri yapay zeka, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ve bulut teknolojileriyle ilgili projeleri tek tek anlatıp, sunum yaptı. Eğitim içeriğinin görüntülenme sayısının 8 milyonu geçtiği Zeka Gücü sınıflarında, bu portal üzerinden kodlama ve teknoloji eğitimi alan öğrencilerin sayısı da 70 bine ulaştı.



    ARDAHAN İÇİN NE YAPABİLİRİZ?

    Bir seyahatte görüşme fırsatı bulduğum Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aksu ve Genel Müdür Murat Erkan’a, “Ardahanlı çocuklarımız için ne yapabiliriz?” diye sorunca Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli yürütülen Zeka Gücü projesini önerdiler tereddütsüz. Hemen harekete geçildi.




    ​EKSİĞİMİZ YOK, FAZLAMIZ VAR

    Zeka Gücü projesi kapsamında toplu açılışı yapılan 25 yeni sınıftan 70’incisi Ardahanlı öğrencilerin hizmetine sunuldu. Özel yetenekli öğrencilerin yeteneklerini keşfedip, teknolojinin desteğiyle gelişmelerine katkı sağlama amacı taşıyan proje kapsamında Ardahan, yeni sınıf açılan 42’nci il oldu. Zeka Gücü Teknoloji Sınıfları’nda dizüstü bilgisayardan üç boyutlu yazıcıya, akıllı tahtadan elektronik ve robotik kodlama setlerine değin çok geniş teknolojik imkanlar yer alıyor. Öğrenciler bu sınıflarda yapay zeka, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ve bulut teknolojilerine yönelik eğitimler alarak yeni projeler geliştiriyor.

    Türkiye’nin yerli ve milli ileri teknoloji hamlesine de destek olmak amacı taşıyan projelerle adeta küllerinden doğan gençler, “Eksiğimiz yok, fazlamız var. Yeter ki bize olanak yaratılsın” diyor. Hepsi heyecanlı, hepsi istekli ve mücadeleci. Proje kapsamında 200 bin öğrenci destek aldı. Kurulan Zeka Gücü sınıflarında bugüne kadar sadece çevrimiçi robotik ve kodlama eğitimi verilme süresi ise 400 bin saati geçti. Zeka Gücü projesinde eğitim gören öğrenciler, ulusal ve uluslararası yarışmalarda şimdiye kadar 400’ün üzerinde ödül kazandı. Özel yetenekli öğrenciler, yüksek teknolojiyle donatılmış sınıfların yanı sıra projeye uygun olarak tasarlanmış mobil uygulama üzerinden de 26 farklı dersin eğitim içeriklerine online olarak her yerden ulaşabiliyor. Ayrıca Türkiye’deki tüm öğrenciler http://www.zekagucu. com.tr eğitim portalı üzerinden de Arduino, Robotik, Uzay Bilimleri, Mobil Oyun Geliştirme, Yapay Zeka, Akıllı Ev, Derin Öğrenme gibi eğitim içeriklerine ücretsiz olarak erişebiliyor.



    KENDİ OYUNLARINI KENDİ YAZDILAR

    Geniş teknolojik imkanlarla donatılan Bilsem Okulları’nda, ‘eğitim 2023 vizyonunun’ yol haritası niteliği taşıyan Zeka Gücü sınıfları, aynı zamanda çocukların hayallerinin pratiğe dönüştüğü, makus talihin yenildiği yer olmuş. Kaygıları, beklentileri ve gelecek vizyonları benzer olan çocuklar, “Ardahan’ın makus talihini değiştireceğiz” diyerek hedeflerini her gün daha iyiye taşıyacaklarını vurguluyorlar. Bilsem’de eğitim gören öğrenciler, bakanlıkça yapılan tablet sınavının ardından da bireysel değerlendirme sınavlarını geçerek yeteneklerini sergiliyorlar. Öğrenciler, temel düzeyde robotik bilgileri, tam donanımlı bir atölye de hayata geçiriyor. İlk projelerini yapıp, ilk dijital oyunlarını yazan öğrencilerin olması büyük mutluluk yaratmış öğretmen ve velilerde.

    Eğitimlere katılan öğretmenler, öğrencilerle birlikte proje ve planlama yapıyor. Turkcell’in hayata geçirdiği Zeka Gücü sınıfıyla birlikte, Ardahan Bilim ve Sanat Merkezi, öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor.


    Cumhuriyet bugün de yarın da lazım..


    Ülkenin en büyük millet bahçesini açacaklarını ilan edip, bu yönde havuz medyasına çarşaf çarşaf reklamlar veren anlayış bahçe yapma işinin yerel yönetimler olduğunu bilmesine rağmen belediye kendilerinde değil diye paralel denilen bir anlayışla hareket edip, cumhuriyetin ilan edildiği başkentte açılışa hazırlanırlarken başta ulusalcılar olmak üzere ülke genelinde birileri de ‘biz daha cumhuriyetçiyiz’ deyip, her tarafı doğayı kirletip, katleden afişler, pankartlar asa dursun ben de cumhuriyetin anladığım halini anlatayım…

    Öncelikle kafaların giyotinle kesildiği Fransız İhtilali öncesi bugünkü burnumuzun dibinde adaları olan deniz ve kara komşumuz Yunanistan ve Hitlerin, Musolininin faşist yönetimlerinden arınıp, bugün demokrasinin beşiği denilen Avrupa’yı oluşturan ülkelerin hemen hepsinin cemresinden geçtiği baskıcı faşist yönetimleri değil, halkın yönetimi olan cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk’ü saygıyla anarak yazıma başlamak isterim.

    Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Ajansı, fosil yakıtların insanlar ve çevreye yönelik etkilerine dikkati çekmek için “Yok Oluşu Seçme” kampanyasını başlattığı kampanya kapsamında yayınlanan videoda, uzaydan geldiği öne sürülen bir göktaşını yok ettiği dinozorun insanlığa seslendiği gibi Cumhuriyetinde aynı insanlığa ‘Bir yanınınız zengin, diğer büyük bir yanınızın yoksul’ dediği tüm dünyaya haykırıyor önemimi bilin diyerek…

    Nesli tükenen “Frankie The Dino”, adlı dinozor’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıp, iklim felaketine doğru gidildiğini belirterek, “yok oluşu seçmeyin” çağrısı yaptığı bir sırada cumhuriyeti bahane edip, rantlarına rant katma uğruna matbaalara, afişçilere ödedikleri milyonları yoksul halka çok gören sözde cumhuriyetçilerin yanından cumhuriyet düşmanlarının da değerini bilmediği bir anlayıştır cumhuriyet..

    BM Kürsüsünden tüm dünyaya seslenen Dinozor’un yaptığı çağrıda, “İklim felaketine doğru gidiyoruz. Buna rağmen hükümetler her yıl halkın parasından yüz milyarlarca doları fosil yakıtları desteklemek için harcıyor” ifadeleri kullanılırken ulusalcılar başta olmak üzere sözde cumhuriyetçilerin milyonlar ödedikleri afiş ve pankartlarla donattıkları doğayı katleden bir anlayış içinde olan insanlardan ne farkı var sorusunu da sordururken cumhuriyetin sözde değil özde yaşatılmadığı da gözler önüne serilmektedir.




    Çünkü İngiltere’nin demokrasi adına Amerika dahil birçok ülkede hala devam ettirdiği sömürgeciliğin adına takılan insan haklarını, eşitliği, özgürlüğü içinde barındıran yani kısa adı demokrasi olan cumhuriyetin öneminin her geçen gün biraz daha anlaşıldığı Afganistanlı, İranlı, Kuzey Kore ve darbe yapılan Sudanlı bir dünyada tek adam, diktatörlük özleminin kimseye yaramadığı daha iyi anlaşılmakta.

    Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi olan Cumhuriyetin getirilen başkanlık sistemi ile allak-bullak olmasının ana nedenlerinden olan milletin seçtiği vekillerinin değil de, atanmış bakanların, vekillere ”sus konuşma” diyen seçilmiş olan başkanın atadığı başkan yardımcıları olsa da Cumhurbaşkanı olanın tüm cumhuru eşitçe, ötelemeden, terörist demeden temsil etmesini emreder.

    Ülkemiz için daha genç olan ve olgunlaşan bir insanın yaşına ulaşan Cumhuriyeti, cumhuru oluşturan milleti, yani insan gibi hayatı bir yaşa gelmiş ve sona ermeyecek, geleceğe ışık tutacak ve kendisini tamamlayan demokrasinin tam yerleşmesine en büyük katkıyı sunacak olan tek ama tek rejim ve de faktördür.

    Bu nedenle; 2023’te 100 yaşına girecek olan Cumhuriyet Rejiminin kendilerine sağladığı imkanlar ile ülke yönetiminde bulunan, birkaç kişiye ya da şirkete, cemaate, canana, havuza değil, halka gerçek cumhura hizmet etmek zorunluluğu bulunan herkesin ama herkesin başlıca görevidir.

    Bu nedenle herkese bugünkü gibi yarında lazım olacak olan nice Cumhuriyetlere..



    arşiv haber 18/10/2018 tarihli haber/yorum/reklamlar


    ÜNSEV KOLEJİ’NDEN,


    GÖLE’YE EĞİTİM DESTEĞİ..


    Kartal Ünsev Fen Bilimleri Koleji sınıf öğretmeni Çardaklı Köyü’ den emekli öğretmen Ergin Taşçı’nın önderliğinde başlatılan kampanya ile okulun da kardeş okul projesini gündeme getirdi. Kardeş okul olarak da 1400 km. doğudaki Ardahan ili, Göle ilçesi Çardaklı Köyü’nü (Ergin Taşçı’nın kendi köyü) “Kardeş Okul” kabul edildi.



    Kardeş okula eğitim yardımı kapsamında, Ünsev Fen Bilimleri Koleji’nin bütün öğrenciler seferber edilerek kardeş okul öğrencilerine, kaynak kitaplar, masal, hikaye, roman kitapları, her çeşit kırtasiye ve giyim yardımları toplanmıştır. Okul tarafından ise çizgisiz top kağıt ve yazıcı toneri bağışlandı.


    Toren alani önüne konulan yardım malzemelerini öğrenciler alkışlarla karşıladı. Törende ilk sözü alan, kampanyayı başlatan ögretmen Ergin Taşçı, konuşmasında, “Okul kurucuları, öğretmen ve öğrencilerine, katkılarından dolayı, Çardaklı Köyü ilk ve ortaokul öğretmen ve öğrencileri adına minnet ve şükranlarını ileterek teşekkür ederim.” Büyük bir coşku ve sevinç içinde karşılayan öğrenciler, uzun süre alkışlarını eksik etmediler.


    Daha sonra söz alan Çardaklı Köyü Dernek başkanı Rasim Pakır, kendini tanıttıktan sonra: “ “Kampanyayı başlatan, köyümüz öğretmeni Ergin Taşçı başta olmak üzere, okulunuzun kurucuları, yönetimi, öğretmenlere ve en önemlisi de siz sevgili öğrencilere teşekkürlerimi iletirim.” diyerek devam ettiği sözüne, “Bu kampanyada emeği geçen öğretmenimiz Ergin Tasci’ ya’ minnettarlığımızın ifadesi olarak, okulumuz ve derneğimiz adına bu teşekkür plaketi sunuyorum.” dedikten sonra plaketi verdi. Plaketi alan Ergin Taşçı:” Bu plaketi, her ne kadar hak ettiysem de, kampanyaya izin veren kurucuları, okul yönetimi ve öğrencilerimiz adına kabul ediyorum. Bu nedenle bu anlamlı plaketi okuluma vermeyi uygun buluyorum.” dedi.


    Toplam 29 koliden oluşan yardım malzemeleri, 12 Ekim 2018 Cuma günü okulda yapılan ve bütün öğrenciler ve öğretmenlerin katıldığı törende, köyün İstanbul’daki ‘Çardaklı Köyü Derneği’ başkanı Rasim Pakır yönetimine teslim edilmiştir. Yönetim tarafından bir veya iki kişi eşliğinde yardım malzemeleri köye ulaştırılacağını belirten başkan, tekrar teşekür etti.


    Her şeyden önemlisi ise iki okul öğrencileri arasında dostluk ve kardeşlik düzeyinde arkadaşlığın başlatılması için öğrencilerin yazdığı mektuplar koliler ile gönderilmesiydi. Bu konuda konusma yapan Ergin Bey,: “Mektupla başlayan bu arkadaşlığın sonsuza kadar devam edeceğine inanan öğrenciler, büyük bir coşkuyla mektuplarını yazdıklarını dile getirmişlerdır. 

    Bugün sınıfımdaki öğrencilerle kampanya hakkında konuşurken, “Bu arkadasliginiz öyle bir seviyeye gelecek ki, siz onu, o da sizi ziyaret edecektir. Gelecekte ülkenin yönetiminde söz sahibi olacaksınız. Hatta gerekirse siz 7. veya 8. Sınıfa geldiğinizde, hep birlikte “Doğu Ekspresi” yle, ailelerimizle birlikte kardeş okul olarak belirlediğimiz köye gider, bizzat tanışır, birkaç gün o bölgeyi gezip dönebiliriz de.” dediğimde, 7. Sınıfı beklemek istemeyen öğrencilerden biri “Bu yıl gidelim.” demesi karşısında, daha mektuplar yerine ulaşmadan öğrenciler deki bu düşünceye hayran olmamak mümkün değil. dedi.


    Bayrak töreni sonrası, malzemeler, öğrencilerin de yardımıyla kamyonete yüklenerek yola çıktı.


    Yardım malzemeleri, dernek başkanının yakinen tanıdığı otobüsün 15 Ekim 2018 Salı günü otobüsle gönderilecek. Malzemeler, 16 Ekim Çarşamba sabahı köye ulaşacaktır.



    Adı da HDP..


    Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.


    Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.


    Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..


    Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.


    Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.


    Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin  1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..


    Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.


     Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?


    Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..


    Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?


    Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.

    Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.


    Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.


    Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.


    Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.


    Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..


    Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..


    İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..


     


    a


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…











     



    arşiv haber 18/10/2018 tarihli haber/yorum/reklamlar


     



    Köy/Des İnşaat sezonunda paranın su gibi aktığı, işlerin çoğunun yarım kaldığı Ardahan’da kamu kurumları incelenmeye alındı. 

    Ardahan’da bir çok kurumun incelemeye alınacağı öğrenilirken incelemenin başında Köy-Des projeleri olacağı bilgileri alındı. 

    Yolun kilometresi28 Bin YTL

    Ardahan’da yaz aylarında yapılan Köy-Des projeleri   ile ilgili olarak bir çok iddia ortaya atılmasına rağmen bir çok yol yapılmadan müteahhitler paralarını aldı. 

    Başta Göle, Hanak ve Damal olmak üzere yapılan tüm projelerde kaymakamlar ve birlik üyeleri arasında tartışmalar çıksa da kaymakamlar yetkilerini kullanarak işleri devam ettirdi. 

    Yollar ve su işleri yapıldıkça tartışmalar arttıkça kaymakamlar birlik üyeleri yok sayarak işleri devam ettirdi. 18 Milyon (Trilyon) YTL’ye  yakın para ile yapılan projelerin çoğu yarım olmasına rağmen firmalar paralarının büyük bölümünü aldı. Ardahan’da bir kilometre yolun bedeli 28 Bin YTL’ye mal olurken Erzurum’da aynı yolun maliyeti 15 Bin YTL’yi geçmedi. Yapılan yolların çoğu ise eksik ve yanlış malzeme kullanılarak yapıldığı çoğu kes yapılan incelemelerle tespit edildi. 

    Göle’de  işe başlamadan avans verildi

    Göle’de yapılan grup yol ihalesinde  şartnameye koyulan 50 Kamyon ve 10’a yakın iş makinesinin   şirketin öz malı olması ibaresi bir çok firmayı ihaleye teklif sunmadan ihale dışı bırakırken ihaleye tek bir firma girerek  işi aldı. İşi alan ÖDF Yılmazlar adlı firmaya ihaleyi aldıktan birkaç gün sonra 525 Bin YTL avans ödendi.  60’a yakın aracı olan firma işe başlamazken firmaya ihaleden 10 gün sonra kiralık araç kullanma izni verildi. Ödf Yılmazlar adına alınan ihale Kaya İnşaat’a ait 20 araç ile yapıldı. Bu olay Ardahan basınında sık sık yer alması ortamı gererken birlik üyeleri ve Göle Kaymakamı arasında tartışmalar çıktı. 

    Hanak ve Damal’da durum aynı

     Hanak ve Damal’da yapılan ihalelerde ise durum pek farklı değildi. Birlik üyeleri ve kaymakamlar arasında sık sık tartışmalar çıkarken sorunlar basına sızdırılıyordu. Kaymakamların birlik başkanı olarak yetkilerin kullanmaları işleri tek başlarına yürütmeleri sorunlara neden oludu. Birlik üyeleri ödemelere onay vermediler. Küfürleşmelere kadar giden olayların ardından firmaların çoğu parlarını alırken yarım kalan kısımlar için küçük meblağlar firmalara ödenmedi. 

    Bakan’a şikayet edildi. 

    Yaşanan sorunları Vali ve  Milletvekillerine şikayet eden il genel meclisi üyeleri bir sonuç alamazken şikayetlerini bakanlıklara ulaştırdılar. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Ardahan ziyareti sırasında İl Genel Meclisi Üyesi Bagali Demir yaşanan sorunları sözlü olarak Bakana bildirdi. Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan toplantıda vatandaşların aynı konuyu ardı ardına dile getirmesinin ardından Bakan bu konu ile bizzat ilgileneceğini ve bu yönde İl Genel Meclis Üyesi Begali Demir’den ayrıntılı bir dosya hazırlamasını istedi. 

    Yollar standartlara uygun değil

    Ardahan’da yapılan yol çalışmalarının çoğunun standartlara uygun olmadığı tespit edilirken firmaların çoğunun paralarını aldığı bilinmekte. Yapılan yollarda başlıca çıkan sorunlar ise Diranajların standartlara uygun olmaması, yeterli dolgu yapılmamış olması, gösterilen ocakların dışında ocaklardan malzeme çekilmesi, yol genişliğinin eksik olması, ve daha bir çok eksik kontrolörler tarafından tespit edimsine rağmen ödemelerin yapılması.

    İşlerin suçlusu basın

    Yapılan işlerle ilgili olarak bir çok iddia Ardahan kamuoyunda dolaşırken bu işlerle ilgili olarak yapılan incelemelerde suçlu olarak basın gösterildi. Yapılan yollardaki eksikleri gündeme getiren basın mensupları bir taraftan müteahhitler tarafından tehdit edilirken diğer taraftan da  tekzip edilerek yalanlandılar. Yapılan yollar ve harcanan paranın miktarı ise ortada olmasına rağmen kimse inceleme yapma gereği duymadı. Erzurum’da yolun kilometresi 15 Bin YTL yi geçmezken Ardahan ovasında yol yapmak iki katına mal oldu.

    Haber ekleme saati: 14.59/05/02/2007

    Haber: Bülent Kılıç Foto: Fakir Yılmaz

    Herkesin gündemi kendisine!..

    Ardahan şehrinin ilçe ve de köylerini tanıtmaya çalışan, internet dünyasında bulunan Web siteleri her geçen gün artarken, bu sitelerin incelemesinde ortaya çıkanın, olay gözden kaçmıyor. Gözden kaçmayan olayı saptamaya çalıştığımda,  herkesin kendi gündemiyle uğraştığı görülmektedir.

    Posofluların Ahıska’yı ve Ahıska Türklerini tartıştığı, Çıldırlıların ise yeni yeni oluşmaya başlayan Terekemeler birliğini, Gölelilerin Ardahan’la olan kopukluğu ve de Kaşar Festivali’ni tartıştıkları ilk etapta görülürken, Hanak ve Damal’ın bu yönde sessizlik içinde olduğu gözlenmektedir.

    Çok fazla internet sitesinin bulunmadığı bu iki ilçemizin olan siteleri de aylar, hatta yıllar önce güncellendiği ve de öylesine bırakıldığı görülen diğer önemli bir konu olmakta.

    Posofluların Türk milliyetçiliğini işledikleri bir süreçte Çıldırlıların Tereke milliyetçiliğini ön plana çıkarmaya çalıştıkları sitelerinde en çok ilgi gören site bölümlerinin ziyaretçi defterlerinde ki tartışmalar dikkat çekiyor.

    Çoğunluğu tanıtım ve resim ağırlıklı olan sitelerimizin dikkat çeken diğer bir yönünü ise, hemen hepsinin kendilerine özel internet radyo linkleri kurup, bu radyolarında yine yöre müziklerini işlemeleri gezlerden kaçmıyor.

    Haber ekleme saati: 01.13-05/02/2007

    Haber/Araştırma: Saddam Doğu Yılmaz

    Kaşar Festivalinin tarihi belli oldu


    Fakir Yılmaz Vilayetimiz olan Ardahan’da ki sorun ve sıkıntıları dile getirmemizin bize pahalıya mal olduğunu biraz geçte olsa anlamaya başlıyor gibiyiz.

    Çünkü, bu kenti yazmak, bu kentte yaşananları yorumlamak adeta suç haline geldiğini, postacının her gün kapıdan içire girip, bize verdiği sarı zarflarda çıkan beyaz kağıtlarda, ‘gereği düşünüldü’ satırlarıyla biten nağmelerden anlaşılıyor..

    Gazetecilik yaparken top yükün bir savaşta olduğumuzu hissettiğimiz bir süreci yaşarken, bizim elimizde kalem, onların elinde ise her şeyin olduğunu da görüyoruz..

    Yani anlayacağınız bu savaşta, yani gazetecilik yaparken eli mizin bir hayli zayıf olduğunu, yanımızda olan halka ve de okura rağmen işimizin bir hayli zor olduğunu anlıyoruz.

    Ve, düşünüp yeni bir taktik izleme kararı alıyoruz, karşı cehpenin yeni saldırılarına karşı direnmenin yolunu ararken.

    Gerçi, bu ağır süreçte yanımızda görünüp, kayıp ettiğimiz cehpelere bakıpta bunun hiçte öyle olmadığını çıkarları uğruna bizi terk edenlerden de görüyoruz ya neyse..

    Ne yapmalı diye düşünürken Dünya’da bizden daha beter olan ve de yazılması gereken yerlerin olduğunu öğreniyoruz.

    Orada da sorunlar var, gazeteciler var, yazanlar var ve de duymayanlar var diye bakarken bizimde Ardahan’ı değil, onları yazmamızın en iyisi olacağını düşünüyoruz.

    Çünkü, dünya halklarının kardeş olduğunu ve de sorunlarının aynı olduğunu görerek diyoruz ki; Ardahan’da yazıp başımıza işler açmaktansa, daha evrensel olup alacaksak büyük işler almalıyız bu belalı başımıza..

    Ne gerek var bu küçük kente yazıpta başımıza işler açıp, adliye kapılarından ayrılmayıp, kendimizi yormaya..

    Biz bundan sonra Zambiya’yı, Angola’yı ve uzak diyarlarda olan perişan halkları yazmalıyız.

    ‘Onlarında, yolları, suları yok,  onlarında sınır kapıları sorunu var, onlarda bizim gibi siyasilerinin ilgisizliği, sivil toplumlarının duyarsızlığı var.’ diyerek.

    Hem onları yazarken sanırım davalar edilip, mahkemelik olmayız, tekzip yemeyiz, gazetemizi toplattırmayız sadece bir iddia yüzünden milyonluk cezalar almayız belki de..

    Evet şu Zambiya’da neler oluyor bir bakalım, hem de nerede olduğunu ve nüfusunun ne olduğunu, kimlerin yaşadığını öğreniriz değil mi?!.

    Zambiya Cumhuriyeti, Güney Afrika’da, denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Malavi, Mozambik, Zimbabve, Botsvana, Namibya ve Angola ile komşudur. Adını Zambezi Irmağından alır, eski adı Kuzey Rodezya’dır. Ülke yüksek platolardan ve kısmen dağlardan oluşur, tropikal iklimi vardır. Nüfusun %70’inden fazlası yoksuldur. HIV/AIDS, en büyük sağlık sorunlarından biridir. Zambiya’da 630.000 AIDS öksüzü çocuk vardır (Eylül 2005). Ülkenin ekonomik geliri büyük ölçüde bakır madenlerine dayanagelmiştir. Ancak yatırımların azlığı nedeniyle bakıra bağımlılıktan kurtulmak için 2000’li yıllarla birlikte tarım, turizm, elmas ve su gücü alanlarında projeler geliştirilmektedir…



    **TGRT’yi kutluyorum



    Ardahan’da haber için oturduğumuz bilgisayarımızın başında gazetecilik yaparken elimiz ve ayağımızın soğutulduğu bir dönemi yaşarken, dün TGRT’nin Ardahanlı hemşerimiz/meslektaşımız Doğan Şentürk isimli muhabirinin imzasıyla yaptığı habercilik karşısında yeniden, bu işi yapmamız gerektiğine inandım.

    Çünkü, TGRT gerçekten yılın haberciliğini yapmış, beni dahil tüm gazetecileri kıskandırmıştı.

    TGRT’nin ortaya çıkardığı rezilliği sonra tartışalım diyerek yeniden meslektaşlarımı kutluyorum. Çünkü gündemi sarsan bir habercilik örneğiydi, bu sarsılmada bakalım kimler düşecek yere diyerek..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58



    KÖY/DES İhaleleri nedeniyle Kaymakamları şikayet etti ..


    Ardahan’da 600’e yakın polis görev yapıyor Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kurulacak 43 İl Emniyet Müdürlüğü’nde; Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri’ne bağlı resmi devriye ekipleri, motosikletli ve bisikletli polis timlerince yürütülen önleyici polislik hizmetleri Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri tarafından yerine getirileceğini belirten Çalışkan, Önleyici Hizmetler Şube Müdürlükleri tarafından yürütülmekte olan ve suç soruşturması niteliğinde olmayan önleyici polislik görevlerinin de Çevik Kuvvet Şube Müdürlükleri’nce yerine getirileceğini vurgulayarak, böylece Asayiş Şube Müdürlükleri’nin uzmanlık gerektiren hırsızlık, kapkaç, yankesicilik, gasp, cinayet gibi alanlarda uzmanlaşmalarının sağlanmış olacağını söyledi. 

    Pasaport Tanzim Sistemi alımı hakkında da bilgi veren Çalışkan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti namına verilen pasaportların Uluslar arası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) normlarına uygun olarak tanzim edildiklerini kaydederek, “Gerekli olan pasaport tanzim sistemi alımı için yürütülen teknik bazdaki çalışmalar tamamlanmıştır. Bu alıma ilişkin ihalenin 26 Mart 2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu alımın gerçekleştirilerek projenin hayata geçirilmesi halinde; pasaportlarımız, tüm dünyada ICAO normlarına uygun olarak işlem yapan makinelerin tamamında okunabilecektir. Chipli, elektronik pasaport standartlarına uygun olarak tanzim edilecek, bilgilerin kaydedilmesi, kayıtlı bilgilerin kontrol edilmesi gibi işlemler hızlı ve en önemlisi yüksek doğruluk ve güvenlik içerisinde yürütülebilecektir” dedi.

    Bilindiği kadarıyla Ardahan ve 5 ilçesinde 600’ün üzerinde polisin görev yapıyor.

    Haber ekleme saati: 00.19-03/02/2007

    Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com

    Kars’ta şüpheli paket korkuttu


    Remzi Yeni Fakir Yılmaz Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bugün Amerika’ya gidiyor.

    Nedeni ise her yıl ısıtılıp, ısıtılıp Türkiye’nin önüne getirilen bayat filimin vizyon’a girmesini engellemek.

    Yani bir gün Fransa’nın, bir gün İngiltere’nin, bir gün ise İtalya’nın ısıtıp ısıtıp Türkiye’nin önüne getirdiği Ermeni filminin şimdi de Amerika’nın senatosunda ısıttığını görmekteyiz. Dikkat edilirse isimlerini verdiğimiz ülkelerin tümü dünyaya silah satan ülkeler..

    Ve Gül daha yola çıkmadan, bir açıklama geliyor, ‘Türkiye 100 bilmem ne özellikli tanksavar almak için ihale açacak!’

    Ne tesadüf değil mi?

    Fransa Helikopter ve radar satmak istediğinde, İngiltere gemi satmak istediğinde, Norveç, İspanya, Danimarka, İtalya ve de diğerlerinin silah satmak istediklerinden oynadıkları filimin bir versiyonunu da Amerika oynuyor..

    Işın kısacası Türkiye’ye silah satmak isteyen her ülkenin oynadığı bir oyundur, Ermeni Tasarısı konusu..

    Ki; Biz bunu kaç defa yazdıysak ta anlatamadık.

    Peki çözüm nedir sizce diye soranlarda oldu bizim bu tür yazılarımız ardından ve bizde hemen cevabını verdik, emekli Koramiral Attilah Kıyak’ın dediği gibi.

    Türkiye bu Ermeni sopasını silah tüccarı ülkelerinin elinde almak için hareket etmeli ve başta Ermenistan olmak üzere komşularıyla barışık bir politika izlemelidir diye.

    Bu tezimizin doğruluğu da ortaya koyan görüşlerimizi nedeni ise aşağıda yazdıklarımızdır.

    Bakın İngiltere’nin Kıbrıs adası hassasiyetinin nedenini öğreniyoruz, Rum kesiminin Lübnan’la birlikte Akdeniz’de petrol aramak için kolları sıvadığı bir sırada.

    Ki; Bu bilinmeyen bir durum değildir. Akdeniz’in altının Ortadoğu’da bulunan petrol kaynaklarının ana tabakasını oluşturduğunu ..

    ‘Vay efendim gemileri sürün’ demektense, çağırıp Lübnan’ı, hatta Rumları.. Varsa bir kaymak birlikte yiyelim, birlikte yapmak varken, Ermenistan kapısını açarak komşum aç iken ben tok yatmam denmelidir.

    Yoksa! yoksa her yıl birileri çıkıp, tehdit eder, milyon dolarlık silah ihalelerinin kendilerine verilmesi için..

    Tezimizi yeniliyor ve diyoruz ki; Düşmansa en büyük düşman dost görünüp en büyük düşmanlığı yapanlardır.

    80 yıldır aynı filimi başımıza oynayanlardır.

    Bu nedenle bundan sonra ki politik çıkışları yeniden değerlendirip, işin tam tersine gidip, pastanın paylaşılması gerekirse komşularımızla yaparız denilmelidir.

    Aksine, daha çok seyrederiz Ermeni Tasarısı, Kerkük Meselesi ve daha nice isimli bayatlanan filimler…

    Olanda bütçemizin belini kıran milyon dolarlarımızın, dost görünüp, düşman olanların kasasına gider. Biz yine diyelim dedik, sayın Gül’ün Amerika gezisi sırasında..

    fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


  • TÜRKİYE'DE YURT, ARDAHAN'DA ÖĞRENCİ KRİZİ!, ARDAHAN MÜSİAD'A YENİ BAŞKAN.., DEVA: İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  



    ARDAHAN MÜSİAD’A YENİ BAŞKAN..


    Bir dönem AK Parti’den Milletvekili adayı olan ancak kazanamayan Ardahanlı iş insanı Orhan Gökdemir’in kurucu başkanlığını yaptığı Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneğinin Ardahan Temsilciliğine atandı.

    Gökdemir gibi Ardahan’da Milletvekili adayıda olan ancak o da Gökdemir gibi kazanamayıp, Ardahan’lıların yoğun şekilde yaşadığı İstanbul’un Esenyurt İlçesinde uzun süre belediye Meclis Üyeliği yaptıktan sonra yeniden Ardahan’a dönüş yapan ve MÜSİAD Ardahan İl Başkanlığını üstelenen Ardahan Göleli Gürbüz Süleymanoğlı yeni görevine hızlı başladı.

    Ardahan’a giderek Ardahan Valisi ile Rektörünü ziyaret eden Süleymanoğlu yaptığı ilk açıklamasında Ardahan’daki sanayici ve iş insanlarını MÜSİAD’a üye olmaya davet etti.


    TÜRKİYE’DE YURT, ARDAHAN’DA ÖĞRENCİ KRİZİ!


    Üniversite öğrencilerinin 2021/2022 kayıtlarını yaptırmaya devam ettiği üniversiteler arasında en az öğrencinin kaydını yaptırdığı ileri sürülen Ardahan Üniversitesi aceleyle yapılan bu haberlerin doğru olmadığını ve şimdiye kadar 200 değil, Bin 236 öğrencinin ARÜ’ye kayıt yaptırdığını internet sayfasından ilan etti.

    Ülke genelinde yurt sıkıntısının yaşandığı ileri sürüldüğü gibi ARÜ’ye kayıt yaptıran öğrenci sayısı 200 mü, Bin 236 mı diye merak edilirken yurt genelinde olduğu gibi Ardahan’da yurt sorununun ne aşamada olduğu konusu da merak edilmekte.




    Yeni yönetimin iş başı yaptığı Ardahan Barosu’nun yeni yönetimini ziyaret edip, kutlayan, MÜSİAD Ardahan İl Temsilciliğine atanan Gürbüz Süleymanoğlu’nun Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin ile birlikte ziyaret ettiği Ardahan Üniversitesi rektörü yaşanan tartışmalara sesiz kalırken, Vakıf Yöneticilerinden Vakıf Başkan Yardımcısı Av.  Serkan Akpınar yaptığı açıklamada Ardahan’ın gözdesi olan üniversiteye yönelik atılan çamurların başarılarını gölgelemeyeceğini belirterek, en az öğrenci kayıt edildiği şeklindeki haberlerin doğru olmadığını ve başta bölge basını olmak üzere kamuoyunu yanıltan basın ve medyayı kınadıklarını belirtti.



    “YKS yerleştirme sonuçlarına göre sadece 204 öğrencinin yerleştiği Ardahan Üniversitesi boş kaldı.” haberlerine Adahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ateş püskürdü ve yeni rakamlar açıkladı.


    Kars Olay- Ardahan Üniversitesine ayrılan 635 kontenjana sadece 204 öğrencinin yerleşmesi Ardahanlılar tarafından şaşkınlıkla karşılanmıştı. Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, sosyal medya hesabından yayımladığı tabloda, Ardahan Üniversitesi’ne YÖK tarafından açılan 635 kontenjana  bu sene toplam 1.236 öğrencinin kayıt yaptırdığı bilgisini paylaşarak Rektör Mehmet Biber’e sahip çıktı.



    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Ardahanlılara seslenerek şunları paylaştı:


    “Değerli Ardahanlılar! Uzun bir süredir sadece kendi süflî emellerine ‘uygun’ görmedikleri için Rektör Bey’in şahsına olan kin ve öfkelerini yalan ve iftira zarfında, sarhoş kusmuğu misali, ulu orta her tarafa hayasızca yaymayı ‘gazetecilik’ addeden ‘hesaplı’ bir taifenin 10 MAAŞ YALANI ile başlattıkları kampanya bu sefer gözbebeğimiz Ardahan Üniversitesi’ne yapılan kayıt sayısı üzerinden sürdürülüyor.


    Bu vesile ile, hakikât’in tarafında DURMAK gibi bir mükellefiyete inanan özellikle her Ardahanlıyı hatasını bir özür ile düzeltmek erdeminden yoksun bu taifenin, her güzelliğe kör, her iyiliğe sağır ve her hakikâte dilsiz bu güruhun, yalanı sığınak, iftirayı umut edinmiş bu sırtlan kümesinin kahpece yalanlarıyla Memleket aleyhine inşa ettikleri algıya karşı aşağıdaki hakikâti mümkün ve meşru her araçla yaymak suretiyle mücadeleye davet ediyorum. Unutmayalım ki, şahsî emellerini memlekete tercih edecek kadar haysiyetten sıyrılmışlarla memleketi uğruna feday-ı can edebilecek kadar gözü karaların kavgası Güneş’in Batı’dan doğacağı dakikaya kadar devam edecektir.


    Bu kavgada bir an için tek milim geri durana yazıklar olsun.” 


    Orhan Atalay/AK Parti Ardahan Milletvekili


    DEVA PARTİSİ ARDAHAN İL BAŞKANI CANDAR YILMAZ, ÜLKEDE İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR


    Ardahan’da görev yapan yerel ve ulusal basın mensupları Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA)  İl Başkanı Candar Yılmaz’ı makamında ziyaret ederek gündeme ilişkin konularda görüş alış verişinde bulundular.


    Başbakan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan liderliğinde geçtiğimiz yıl kurulduğundan itibaren ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da halkın ilgi odağı olan DEVA Partisi İl Başkanı Candar Yılmaz, ziyaretine gelen basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.


    CUMHUR İTTİFAKININ İKİ ORTAĞI DA SEÇİMİ KAYBEDİYOR


    Yılmaz, ”Bugün Türkiye’nin genel durumuna bakıldığında her gün bir seçim kampanyasının ortasındaymışız gibi geçiyor. Bu şunu gösteriyor, ülkede bir iktidar değişikliğine ihtiyaç var. Mevcut iktidarın sorunları çözebileceğine dair toplumdaki beklenti çok düşük, Cumhur İttifakı’nın iki ortağı da seçim olsa kazanma ihtimallerinin çok düşük olduğunu biliyor” dedi.


    GENÇ, DİNAMİK VE İŞİN EHLİ KADROLARLA YOLA ÇIKTIK


    DEVA Partisinin Ardahan’da Teşkilat yapısı ve çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Candar Yılmaz, “Genç bir partiyiz. Genel Merkezimiz işin ehli insanların olduğu bir partiyiz. İlimizde de teşkilatlanma çalışması yaparken toplumun her kesiminden üye kaydı yaptık. Ekonomiden, tarıma, Eğitim alanından meslek gruplarına birçok değerli arkadaşımız ile yola çıktık” diye konuştu.


    EKONOMİK SIKINTILARDAN KURTULUŞ ALİ BABACAN’LA MÜMKÜN OLACAK


    AKP iktidarının ülkedeki sorunları çözemeyeceğine de vurgu yapan Başkan Candar Yılmaz; “Ülkemizde, her gün bir gündem zenginliği var Keşke pozitif bir gündem olsa ama oldukça olumsuz gelişmeler oluyor. Ülkedeki ekonomik çöküş ileri düzeyde ve artık vatandaş dört gözle seçim sandığını bekliyor. Tek kurtuluşumuz seçim başka bir seçeneğimiz yok. Halkımızın, gerçekleri duyması çok önemli.  Bizlere düşen görev olayların gerçek yüzünü anlatmak. Bu girdaptan kurtuluş reçetemizi vatandaşa anlatmak. Eski sorunların üzerine yenileri ekleniyor. Mevcut hükümetin bu ülkenin sorunlarına kesin olarak çözüm bulamayacağını görüyoruz. Çözüm DEVA Partisi iktidarındaki Ali Babacan ve liyakatli kadrolar ile olacaktır” ifadelerini kullandı.


    ARDAHAN’LININ DEVA PARTİSİ’NE GÖSTERDİĞİ TEVECCÜH HER GEÇEN GÜN ARTIYOR


    DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, gazetecilerin “Deva Partisinin Ardahan’daki oy oranı ne olur? Sorusunu da yanıtladı ve şunları söyledi; “Genel Başkanımız Ali Babacan Ardahan’a çok büyük önem veriyor. Genel başkanımızın Ardahan ziyaretinde halkın teveccühünden bunu anlamak mümkündür. İlimizin ekonomik sıkıntıları başta olmak üzere mahrum bırakılan tüm olanaklardan hak ettiği devlet desteğini alması için genel başkanlığımız liderliğindeki partimize güven tamdır. Ben partimizin Ardahan’da büyük başarı sağlayacağına inanıyorum. Rakam olarak ne olur bunu bugünden net söylemek doğru olmaz. Sandık en net ankettir. Ardahanlı vatandaşlarımızdan gördüğümüz teveccüh tespitimizi teyit ediyor” şeklinde konuştu.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNE ZİRAAT VE VETERİNERLİK BÖLÜMLERİ AÇILMALI


    2008 yılında ilimize kurulan Ardahan Üniversitesi’nin aradan geçen 13 yıla rağmen öğrenci kapasitesi ve bölgenin ihtiyaçlarına karşılık verecek bölümlerin açılmadığını da eleştiren DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz; “Bölgemizin en büyük geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık alanına yıllar önce büyük umutlarla açılan Ardahan Üniversitesinin ne yazık ki hiçbir katkısı olmamıştır. Üniversitemizde Ziraat ve Veterinerlik fakültelerinin açılmamış olması büyük bir kayıptır. DEVA Partisi olarak bizler ilimizin hem de bölgenin kalkınmasının Ardahan Üniversitesinde açılacak yeni fakülteler ile Kafkasya ülkelerini de kapsayan bir bilim yuvası olacağına inanıyoruz. Üniversiteler bina ve kampüslerden ibaret taş yapılar değildir. Fiziki koşullarından daha önemli olan verilen eğitimdir. Bunun için bizler Ardahan Üniversitesi bünyesinde ziraat ve veterinerlik bölümlerinin bir an önce açılmasını istiyoruz. Ancak bu sayede Ardahan Üniversitesi bacasız bir fabrika olur” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.


    ‘ALIN’ DENİLEN REKÖRÜ ALMADILAR,


    PROMOSYON PEŞİNDE OLAN REKTÖR


    ÖĞRENCİ ALAMADI!. ARÜ BOŞ KALDI!..


    arşiv haber 26/09/2021 tarihli haber/yorum/reklam


    Rektörünün Ardahanlılarla barışık olmadığı ve sıkça eleştirildiği Ardahan Üniversitesinde kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğu ileri sürülen işlerle ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine yapılan bir şikayet üzerine kısa adı CİMER lan kurum bu sorunun ne olduğunu ve yapıldığı iddia edilen işleri Ardahan Üniversitesine bilgi amaçlı bir sorduğu ARÜ’de CİMER verirken cevapta iste sorulan soruyla alalı olmayan bir bilgilendirme yapıldığı iddia edildi.


    Ardahan Üniversitesi’nin yüzde 68’i boş kaldı


    Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre Ardahan Üniversitesi yüzde 32 doluluk oranıyla listenin son sırasında yer aldı. Ardahan Üniversitesi’ne sadece 204 öğrenci yerleşti.




    TRT Haber Veriyor!


    Gazeteci kızım Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlayıp, her pazar günleri TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programa yetişme telaşıyla hazırlanırken, kulağım açık kalan TV’den gelen bir haberi dinliyordu..


    P harfiyle başlayan isim Peker’in videolarından sonra tweetleriyle sesini, soluğunu kestiği ve reytingini bir hayli düşürdüğü alanen ortada olan Soylu’nun son açıklamasıyla 40 yıldan fazladır, “bitti, bitecek, bitirdik” denen ama ne hikmetse hala bitmediğinin resmi ağızlarla verildiğini gördüğümüz PKK’nin yurt içinde kalan kişi sayısının 198 olduğunu belirten haberini verip, ardından toprağa verilen şehit haberini de ekleyen TRT’yi tesedüfen izlerken bir gazeteci olarak gerek kendilerine, ‘Haber kanalıyız’ diyen televizyonlarda, gerekse radyolarda haber değil, taraf kokan yorumlar dinlediğimide anlıyordum..


    En önemlisi yollar, köprüler hatta saraylar gibi bizim ödediğimiz vergilerle ayakta duran ve kadrosunu siyasilerin yedi sülalesiyle doldurup, çalışan sayısının 17 bin ila 25 bin kişi olduğuyla suçlanan ve iktidar yanlısı olmakla eleştirilen TRT’nin, haber kanallarının izleyenin yorumuna açıkta olsa sadece haber verdiğini görüyordum, kumandayı ararken ekranda açık kalmış TRT Haber’i izleme sürecim içerisinde..


    Yani halkın ödediği vergilerle bol maaşlı ve gazetecilik mesleğinden uzak idarecilerle yönetildiği ve iktidar yanlısı olmakla suçlanan TRT Haber kanalının, havuz ve besleme denen diğer haber kanallarından daha sade haber verdiğini bir gazeteci olarak anlarken, başta muhalefetin elinde bulundurduğu belediye imkanlarınca desteklenmekle eleştirilen TV kanalları olmak üzere bu kanalların haber diye verdiği haberleri, haber olarak değilde yorum hem de TRT’den daha taraflı olarak verdiğini bir kez daha anlıyordum..


    Çünkü, gazeteciliğin görevi yaşananları önce yaşandığı gibi haber olarak vermesi gerektiğini, o haberin yorumunu da izleyiciye, halka, kamuoyuna bırakması gerektiğini 35 yıldır gazetecilik yapan, yaşananları önce haber olarak veren bir gazeteci olarak habere değer haberimi yapıp, yorumumu da habere katmadan yıllardır her gün yazdığım köşe yazımda yaptığımıda düşünüyordum..



    Tele1, Fox, Halk Tv, KRT gibi Tv kanallarının A haberi kıskandıran şekilde haberden çok haber diye yorum yapmaları o çok eleştirilen ve son olarak Ardahan’a sınır olan Ermenistan’ın Azerbaycan ile çatışmaları takip eden muhabir, gelişmeleri aktarırken ekranda “Azerbaycan sivillere saldırıyor” alt yazısı yayınlayan ve  haber veriken sık sık alt yazılarıyla hatalar yapmakla lider TRT’yi ve her iktidarın yanında olmayı çokta iyi başaran diğer bir cemaatin olan TGRT’yi habercilikte daha da kıymetli hale getiriyordu..


    Bir gazeteci olarak haber mi, yorum mu gazetecilik derken…



    arşiv haber 29/07/2020 tarihli haberler/yorumlar/reklamlar


    Başta yabancı öğrenciler olmak üzeer örenci sayısının hızla düştüğü, bir çok profesyonel ve tecrübeli öğretim üyesinin terk ettiği iddia edilen ve bu nedenle ilanla öğrenci arayan Ardahan Üniversitesi uluısal ve yerel gazetelerin gündeminde düşmüyor.


    Yani Cumhurbaşkanının yanıltma yoluna baş vuran ARÜ ve Rektörü Prf. Dr. Mehmet Biber bu oyunu ve yanıltma hamlesi anlaşınca adeta baltayı taşa vurdu.


    Edinilen bilgiye göre, Ardahan Üniversitesi’nde kanun ve yönetmeliklere aykırı yapılan tez jürisi CİMER’e ihbar edildi. Enstitü hatayı kabul etmeyince durum şikâyetçi tarafından CİMER’e iletildi. CİMER başvuru üzerine üniversite yönetiminden bilgi istedi.


    Enstitü CİMER’e tez jürisi oluşturma ile ilgili değil de tez izleme komitesi ile ilgili maddeyi gerekçe göstererek cevap verince şikâyet kanun maddesini ortaya koyarak gelen cevaba itiraz etti. Bu sefer tez jüri üyelerinin yönetim kurulu kararıyla onaylandığı söylenir fakat ortada bir yönetim kurulu kararı yoktur. Tez üzerinde bulunan isim ve imza Dr. Öğr. Üyesi Ebru Subaşı’ya aittir. Yönetim kurulu kararıyla atandığı söylenen isim ise Dr. Öğr. Üyesi Mayrambeg Orozobayev’dir. Tam FETÖ’lük uygulama ile CİMER ve YÖK aldatıldı.



    Bütün bunların ardından şaibeli tezi olan öğrenciye mükafat olarak kadro verilmek istendi. Öğrencinin kriterleri kadroya uygun olmayınca bu sefer azimle ve inatla ücretli ders verdirilmek için bölümlere yazı yazıldı. Yaşanan gelişmeler üniversite camiasında endişeyle izlenirken üniversite yönetiminin bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. 



    Whatsapp, Telegram


    Biz gazetecileri de etkileyen ve önüne gelenin açtığı sayfa ile çeper dibi dedikodularla gazetecilik yaptığını sanmasına neden olan ve önce Twitter, Facebook gibi internet sayfaların sahiplerini etkileyecek olan ve akabinde milyonlarca kullanıcısını dizayn edecek denilen sosyal medyaya yönelik bir dizi yükümlülük ve yaptırım öngören yasa onca kızılca, kıyamete rağmen kısa sürede unutulan Barolar yasası gibi teklifi TBMM Genel Kurulu’nda jet hızıyla geçti.

    Ve bu gelişme ardından ajanslara düşen bir habere göre başta Whatsapp, Telegram gibi uygulamaların yasaklandığına ilişkin haberler yayınlandı.

    Gerçi bu tür haberler bu yasa hazırlanırken de yapılmış, barolar yasası öncesi gibi kıymetler koparılmış ve üst satırlarımda dediğim gibi kısa sürede unutulmuştu.

    Ve bu haberin hemen ardından yani birkaç saat dolmadan, dakikalar geçmeden yeni bir açıklama daha düştü, aynı ajanslara..

    Evet, aynı gün bir saat içinde yani bir önceki haber de mevcut iktidarı kızdırmamak, üzmemek için mecliste geçen yasa ile ilgili haberi sağından, solundan bin bir şekilde biçip kesip, yani işini kısacası aynı iktidarın gazeteler ve medya üzerinde kurduğu sansürden sonra sosyal medyaya da sansür konulduğunu demeden nazikçe yaptıkları habere de fırça yemiş, süt dökmüş kedi misali U dönüşü yapılmıştı.

    Ve bir önceki haberlerini doğru olmadığını,

    Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde yapılan bir açıklama ile düzeltme telaşına düşmüştüler..

    Ve ‘Ele değilmiş, beleymiş’ denilerek gazete, medya üzerinde kurulan sansürün sosyal medyaya da geldiğini diyeceklerine, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde gelen ‘Basında ve sosyal medyada yer alan kamu personeline Whatsapp, Telegram gibi mesajlaşma uygulamalarının yasaklanması yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.’ şeklinde düzeltilmişti..

    Yani U dönüşü yapılmıştı..

     Tam bu haberleri okuyup, yazımı tamamlarken bu kez yazımı yazdığım memleketimde bir haber aynı ajanslara düşüyordu..

    Habere dönüp, baktığımda yaklaşık 4 aydır ısrarla yazdığım bir haberin yukarıda ki haber gibi yumuşatılarak verilmeye çalışıldığını görüyordum..

    Yani benim 4 aydır yayla yolları bozuk, geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan vatandaşlar zorda haberlerime ‘Vali, Kaymakam, İl Özel İdare, İl Genel Meclis Üyeleri, Muhtarlar’ ve diğer idarecilerin ilgisizliği dolaysıyla yıllardır yaşanan, yazılan  yayla yolları ile ilgili haberlerime benzer bir haber düşmüştü U dönüşü yapmakla meşhur haber ajanslarına ve piyasada gazeteci diye dolaşan onların muhabirlerine..




    Haber aynen şöyle;’ Posof yaylaları çamur bataklığına dönüştü.. Yaz aylarında dahi kar eksik olmayan yaylalarda etkili olan sağanak yağmur özellikle yayla yollarında sürücülere zor anlar yaşatıyor. Yayla yollarının yapılmasına rağmen yayla evleri arasına sağanak yağış sonrası oluşan bataklık araçların geçişini engelliyor. Yaylaya çıkan araçlar çamura gömülürken yolda kalan bir araç yaylada bulunan bayanların yardımıyla kurtarıldı. Yaylada bulunan vatandaşlar yetkililerin bu konuda bir çare bulmasını istiyorlar.’

    Bu haberi okuyan bir gazetecinin ya da o yollarda çile çeken insanların ‘Ulan bu ne U dönüşü’ diyesini getiren bu haberde ki  ‘Yayla yollarının yapılmasına rağmen’ satırı ve çamur olan yolların suçlusunun o yollarla ilgilenmesi gerekenler değil de sanki yağmurun, doğanın suçuymuş gibi bir formatta yapılması diğer bir gerçeği daha ortaya koymakta..

    O gerçekte yine çeper diplerinde yapılan dedikodularla ’20 Yıldır iktidarda olan bu iktidar hiç bir şey yapmadı’ diyenlerin U dönüşlerinden öte bir şey olmadığını ve bu U dönüşü oldukça iktidarın yürüyüşüne devam etmesinden başka bir şey olmadığıdır..

    İşin kısacası suç iktidarda değil, gerçekler karşısında yani mecliste çıkan yasanın sansür olduğunu bile bile, çamurlu yolların yıllardır yapılmadığını göre göre U dönüşü yapıp, kıvırtan muhalefetinden, basın ve medyasından, tutunda gördükleri gerçeklere rağmen susup, çamurlu yolda kalan arabasını itip,kurtarmaya çalışan vatandaşta, olduğunu kabul etmek gerek..





    DARBE ARÜ’DE!..


    DEKANLARIN İSTİFASI İSTENDİ!


    Arşiv Haber 19/07/2016 tarihli haber/yorum


    **ARÜ’te sızmaya çalışanlar fetocular kim?


    15 Temmuz’da yaşanan Darbe Kalkışması ardından yaşanan hareketlilik Ardahan Üniversitesine yansımaya başlandı.


    **REKTÖR ATANDI, DEKANLARIN İSTİFASI İSTENDİ.


    26 Temmuz’da SAAT 09.30’da başlayacak, 12.30’da sona erecek olan rektörlük seçimi öncesi YÖÜ İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan Fatih Üniversitesine kayyum olarak atanan ARÜ’nün kurucu rektörünün yerine gazetemizin daha önce yazdığı gibi vekâleten Prof. Dr. Gürkan Doğan atanırken 3 dekanın görevlerinden istifasını istedi.


    Rektörlük seçimi öncesi rektörlüğe aday olan 3 dekanın istifasını isteyen Yüksek Öğretim Kurulu yurt genelinde olduğu gibi Ardahan Üniversitesinde de bir temizlik harekâtı yapacağı ileri sürüldü.


    Aynı zaman da ARÜ’nün yeni rektörü olmak için aday olan ve 26 Temmuz’da yapılacak olan rektörlük seçiminde yarışan Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Hakkı Büyükbaş ve Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın yarından itibaren başında bulundukları dekanlıklardan istifa edecekleri öğrenildi.


    **İÇERİDE FETOCU ARAYAN YÖK


    PENNSYLVANİ’YA GİDENLERDEN HABERDAR MI?


    Dekanlarını istifasını isteyen ve geniş çaplı bir elemeye gideceği ileri sürülen YÖK’ün aralarında Ardahan Üniversitesi’nin 3 dekanının da bulunduğu tüm dekanların istifasını istemesinin sebebinin cemaate yakın isimleri devre dışı bırakmak olduğu öğrenilirken, ARÜ’nün içinde olduğu gibi dışarıdan ARÜ’ye sızmaya çalışan cemaatçiler olduğu yönünde ki iddiaları da araştırdıği alınan bilgiler arasında oldu.


    **ARÜ’NÜN SEKRETERİ TRAFİK KAZASI KURBANI OLDU..


    26 Temmuz’da seçime gidecek olan ve 90’a yakın öğretim üyesinin 9 aday arasına yeni rektörünün kim olacağına karar vereceği Ardahan Üniversitesinin İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Sekreterinin geçtiğimiz günlerde geçirdiği trafik kazasında ağır yaralandığı ve Erzurum’a kaldırıldığı öğrenildi.


    **ARÜ’nün Seçimi Ertelenmeli..


    15 Temmuz da yaşanan darbe kalkışması ardından binlerce kişinin gözaltına, açığa alınıp, tutuklandığı şu günlerde yaşananların gölgesinde kalan önemli bir konuya buradan dikkat çekmek isterim..

    Başta darbeyi duyup, saatlerce çatıştıklarını belirten Hakan Fidan’ın Ardahan’da ki ekibi olmak üzere vali bey ve diğer ilgililerin bu yazıyı not edeceğine inanarak 26 Temmuz’da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi ve diğer üniversitelerde ki adayların ve de seçimlerin de gözaltına alınmasını, hatta ertlenmesini öneririm..

    Çünkü Ardahanlının yakından tanıdığı isimlerin bir zamanlar kimlerle çalıştığını Gebze’ye, Erzincan’a ve diğer illere sormak gerekir.. 

    Oralara sormadan önce daha adayken bunların Ardahan’da kimlerle sıkı fıkı içinde olduğunu da araştırmak gerekir..

    Kısacası şimdiden örgütlendikleri, rektörlüğü alır almaz listelerinde ki isimleri nasıl ARÜ’nün dışına atacaklarını ileri sürülenlerin yalandan AKP’li kesilip, verdikleri kahvaltılarla kendilerini sakladıklarını da görmek, anlamak, araştırmak gerekir diye düşünüyorum..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













    ki…








     





  • YAĞMUR, SEL, DOLU VE YILDIRM ÖLDÜRMEYE BAŞLADI..Göle'de bir kişi öldü!.. HAVUZ BAKANA SORMADAN HABER YAPTI VE YILMAZ DALGA KONUSU OLDU DEDİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Her Hafta  Programlarla TEMPO TV’de 


    Gazetecilerle Gündem ekranlarınızda..


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..





    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Yaşanan kuraklık nedeniyle Ardahanlıları ziyaret eden Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ile görüşme yaptığı belirterek, “Kuraklıkla ilgili Tarım Bakanı aradı beni biraz önce. Tarım Bakanı ile görüştüm sabah. Kızdım, bağırdım” ifadelerini kullandı. 


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yardımcılığını yaptıktan sonra CHP’den istifa ederek Yenilik Partisi’ni kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, bugün kuraklığın vurduğu Ardahan‘daki köylere bir ziyaret gerçekleştirdi. Yılmaz, ziyaret sırasında vatandaşlara seslenerek dikkat çeken ifadeler kullandı.


    “KIZDIM, BAĞIRDIM”


    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile telefonla konuştuğunu söyleyen Yılmaz, “Kuraklıkla ilgili Tarım Bakanı aradı beni biraz önce. Tarım Bakanı ile görüştüm sabah. Kızdım, bağırdım. Şimdi aradı, size bir müjdem var. Bir şey açıklayacağım” diye konuştu.


    “BAKARIZ, EDERİZ İLE OLMAZ”


    Yılmaz, “‘Çiftçinin kullandığı krediler, bunlar faizlerini erteleyin’ dedim. Pardon ‘affedin’ dedim. Benim söylediklerimi söylüyorum. ‘Faizlerini almayın’ dedim. ‘Ana para ödemesi 3 yıl sonra 4 yıl sonra başlasın’ dedim. ‘Kardeşim öyle bakarız ederiz ile olmaz’ dedim. ‘Birkaç gün içerisinde bunu halledin’ dedim. Ben bunu konuştum Bakan’la. Bakan da ‘tamam’ dedi. Bakan da Tarım İl Genel Müdürüne talimat verdi. Teşvik paketi 1 haftaya kalmaz çıkaracaklar. Yalnız bakan dedi ki; aynı durum Kars ve Erzurum’da olduğu için teşvik paketi orayı da içermesi gerekiyor. ‘Vallahi ben onu bilmem’ dedim.” şeklinde konuştu.


    HAVUZ BAKANA SORMADAN HABER YAPTI


    VE YILMAZ DALGA KONUSU OLDU DEDİ!


    Yılmaz bu sözleri sosyal medyada yayınlandıktan sonra başta havuz medyası denen basın ve medya olmak üzere böyle bir durumunun yaşanıp, yaşanmadığını bakana sormadan bakan adına haber yapıp, Ardahan Milletvekilinin dediklerinin sosyal medyada dalga konusu olduğunu iddia etselerde, ‘bakanla yapılan görüşmede Yılmaz’ın iddiası doğru yada yalan çıktı’ diyememeleri dikkat çekti.


    Aynı basın tayfasının bölgede yaşanan kuraklık dolaysıyla bir hayli zor günler yaşayan Ardahanlı köylülerin geç gelen yağmur, sel ve doludan olumsuz etkilendiğini, hatta bir kişinin yıldırm çarpası sonucu öldüğünü, alt yapısı olmayan bir çok köyün çamur altında kaldığını ve ormanlarının ‘yenileme’ adı altında kıtır kıtır kesildiğinde ise hiç bahsetmemesi dikkat çeken diğer önemli bir konu olarak Ardahanlıların tepkisine neden oldu.



    GÖLE’DE AFGANİSTAN MANZARALI TURNUVA!


    arşiv haber 18/08/2021 tarihli haber


    Taliban’ın yeniden ele geçirdiği Afganistan’da ve diğer ülkelerde kadın eşitliğinin tartışıldığı bir süreçte spor sever kadınların maçın yapıldığı stadyumda erkeklerden ayrı oturtulması turnuvada dikkat çeken en önemli kare oldu.



    Pandemi dolaysıyla uzun süredir gerçekleşemeyen etkinlikler arasında bulunan futbol turnuvalarının ilki Göle’de gerçekleşti.


    Ardahan’ın Göle ilçe Kaymakamlığı ve Göle Belediye Başkanlığınca düzenlenen köyler arası 2021 yaz futbol turnuvasına kadınların ilgisi büyüktü.


    Taliban’ın yeniden ele geçirdiği Afganistan’da ve diğer ülkelerde kadın eşitliğinin tartışıldığı bir süreçte spor sever kadınların maçın yapıldığı stadyumda erkeklerden ayrı oturtulması turnuvada dikkat çeken en önemli kare oldu.


    Göle ilçe Stadyumunda oynanan final maçını Ardahan Valisi Hüseyin Öner,  Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, İlçe Kaymakam Vekili Alper Taş, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, Göle İlçe Belediye Başkanı İlhan Gültekin, İl Genel Meclis Başkanı, İlçe Belediye Başkanları,  Stk Temsilcileri ve taraftarlar izledi.



    Final maçı başlamasının öncesinde bir konuşma yapan Vali Hüseyin Öner, sporun gençleri ve insanları bir araya getiren, kaynaştıran evrensel bir dünya dili olduğunu söyleyerek, konuşmasına şöyle devam etti;


    “Bir buçuk yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz Koronavirüs pandemisi dolayısıyla sosyal aktivitelerimizin birçoğunu yapamıyorduk. Pandemi başladığı andan bu yana koronavirüsle mücadele konusunu iyi bir şekilde yöneterek, vatandaşlarına her türlü sağlık imkanını sunan Devletimiz, son zamanlarda yapılan aşı çalışmaları ile toplumda bağışlık düzeyinin artmasını sağladı. Bizde bu önemli çalışmalar sonrası böyle bir sosyal faaliyette bir aradayız, yinede maske, mesafe ve hijyen konularına dikkat ederek, hayatımıza devam edeceğiz. Eğer dikkat edersek bu günleri geride bırakıp, eskiden olduğumuzu gibi bir arada sosyal aktivitelerimizi yapıp, futbolumuzu oynayarak, sporumuzu yapacağız. Spor gençlerimizi, geleciğimizi her türlü kötü alışkanlıklardan uzak tutan önemli bir aktivite, futbol da onlardan birisi, bu anlamda Göle ilçe Kaymakamlığı ve ilçe Belediye Başkanlığının ortaklaşa düzenlediği futbol turnuvası da çok önemli bir çalışma, 12 Temmuz 2021 tarihinde başlayan Futbol turnuvasına toplamda 22 takım, 618 sporcu katılmış ve turnuva boyunca centilmence maçlar oynanmış. Bu çok önemli bir şey, sporcuların ve onları izleyen takımlarını tutan taraftarlarında ahlaklı ve saygılı davranmaları da o kadar önemli. Turnuvaya katılan tüm sporculara, kulüplere ve bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.


     


    AYNI KÖYDEN 2 TAKIM FİNALE KALDI..


    12 Temmuz’da başlamasına karşın başta Göle’de olmak üzere bölgede gazetecilik yapanların finale kadar hiç ilgilenip, haberleştirmedikleri ve protokolün katılması ile ancak habere değer gördüğü dikkat çeken futbol turnuvasında 22 köy ve takım mücadele ederken turnuvaya aynı köyden katılan iki takım finale kaldı.


    Göle Çalıdere (Mıhgerek) Köyü Spor ve Çalıdere Gücü Spor arasında oynanan final maçı sorunsuz ve güzel bir havada geçti.


    Turnuvanın birincilik kupasını aynı köyün takımı olan Çalıdere (Mıhgerek) Köyü Spor kazanırken, maçı izlemeye gelen izleyiciler arasında bulunan kadınların ayrı, erkek severlerin ayrı oturtulması dikkat çeken en önemli konu olarak fotoğraf karelerine ve hafızalara takıldı.



    BAL’DA Ardahan’ı 2 Takım Temsil Edecek.. 


    arşiv haber 06/0/2021 tarihli haber


    Yaşanan ve devam eden Corona vakaları dolaysıyla bir yıldan fazladır yapılamayan Amatör Ligler başlıyor. Eylül ayında fikstür çekimi yapılacak olan Bölgesel Amatör Lig de Ardahan’ı iki futbol takımı temsil edecek. Hoçvan Spor ile Serhat Ardahan Spor’un Ardahan’ı BAL Liginde temsil edecek.


    Gazeteciler Arzu Öğüt


    Ve  Hemşerileriyle Birlikteydiler..


    Her hafta Cumartesi günü saat 17.15’de Tempo TV’de canlı olarak yayınlanan Gazetecilerle Gündem programı sunucuları, Gazeteci Fakir Yılmaz ve Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz önemli isimleri konuk etmeye devam ediyorlar.


    Aynı zamanda Ardahan gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz TEMPO TV’de yayılanan “Gazeteciler Gündem” adlı program öncesi her hafta STK temsilcileri, sanatçılarla, sporcularla,  bürokrat, siyasetçiler ve iş insanlarıyla görüşmeye devam ediyor.

    Pazar günü, TEMPO TV’de canlı olarak sunulacak olan “Gazetecilerle Gündem Özel” adlı programda CHP İstanbul Milletvekili ile İş İnsanı Naif Sural’ı konuk edecek olan baba / kız gazeteciler, diğer yandan da iş insanları, siyasetçilerle de görüşmeye devam ediyorlar.




    AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kartal Belediyesi Meclis Üyesi, Serbest Muhasebeci Ardahan / Çıldırlı Arzu Öğüt Şimşek ile kahvaltıda buluşan gazetecilere internet haber sitemiz www.kuzeyanadolugazetesi.com  ve Kuzey Anadolu gazetesi, Son Vilayet, Göle Gözlem, Çıldır Gazetesi ve Hanak / Damal Gazetesi Sahibi Selmi Yılmaz’da eşlik etti.

    Ardahan’ın ve İstanbul’un sorunlarının konuşulduğu kahvaltıda, İstanbul’da memleketi adına iyi yerlere gelmiş olan insanlarımızın daha iyi yerlere gelmek için çabaladığını ve bu yönde çalışmalarını aralıksız olarak sürdürdüğünü söyledi.

    Bir kadın olarak siyasette olmanın zorlukları, sıkıntıları olmasına karşın partisi ve memleketi için çalıştığını belirten Arzu Öğüt, daha öncede AK Parti Kartal Kadın Kolları Başkanlığı ve eski Ardahan milletvekili aday adaylığı da yaptı.

    Güçlü bir Ardahan lobisi için hemşerilerine kapısının her zaman açık olduğunu söyleyen Öğüt, “Ardahanlılar her zaman en iyi yerde olmayı hak ediyor” dedi.


    Abi Ünal Öğüt’tü de İş Yerinde Ziyaret Ettiler.


    İstanbul siyasetinde ileri noktalara gelmiş olan Serbest Muhasebeci Arzu Öğüt ile birlikte matbaacılık sektöründe önemli işler yapan Abi Ünal Öğüt, gazetecileri ağırladı.

    Ege Tasarım ve Matbaacılık Şirketi sahibi iş insanı Ünal Öğüt, yaptığı işler ve çalışmalarla Kartal’da adından söz ettiriyor.




    Daha sonra İstanbul/E-5 kenarında bulunan ve Kartal ilçesinin yanı sıra İstanbul Anadolu yakasının marka firması MAVİ SANDAL adlı balıkçının sahibi Ardahanlı İş insanı Yücel Bingöl’ü ziyaret ederek, güzel servisi, ağız tadına ve mideye hitap eden yemekleri yiyen Gazeteciler, Bingöl’ün de oluşturulmaya çalışılan Ardahanlı birlikteliğine tam destek verdiğine şahit oldular.



    Babasının koyunları çalarak, sattı!


    Geçtiğimiz hafta sonu jandarmayı arayan S.B. ve C.A. isimli şahıslar, Çıldır’ın yaylasında bulunan küçükbaş hayvanlardan 99 tanesinin kayıp olduğu yönünde ihbarda bulundu. OĞLU SATMIŞ! İhbar üzerine olay yerine yönlendirilen jandarma ekipleri konu hakkında araştırma başlattı. Arama köpeği ve drone ile bölgeyi tarayan jandarma, kaybolduğu ileri sürülen koyunlara ulaşamadı. Soruşturmayı genişleten jandarma, kayıp koyunların, hayvan sahibinin oğlu tarafından farklı zamanlarda, Ardahan il merkezinde üç şahsa çoban köpeği karşılığında satıldığı bilgisine ulaştı. Şüphelilerin Ardahan’daki adresine baskın yapan jandarma, kayıp 99 koyunu ele geçirerek sahiplerine teslim etti. Şüpheliler hakkında cumhuriyet savcısının talimatıyla soruşturma başlatıldı.



    Dirençsizliğe, Direnmek..


    Hayattaki zorluklardan aşırı derecede kaçınıyorsanız, beklenmedik bir anda kaçınılmaz bir zorluk ortaya çıktığında başa çıkmak için gerekli becerileri geliştirmeyen haldeyseniz o zaman çok güçlü ve direncinin farkında değilsiniz demektir.


    Peki, kendimiz bu tür zorluklarla karşılaştığımızda ne yapmalıyız? Acımızla nasıl başa çıkabiliriz? Kendimizi bu kaçınılmaz deneyime hazırlayabilir miyiz?

    Almanya’daki Bamberg Üniversitesi Psikoloji bölümünde ders veren, sağlıklı yaşam danışmanı, araştırmacı ve psikoterapist Selda Koydemir, Psyche dergisindeki yazısında, aksiliklerin her yerde olabileceği ve hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkarak aşırı endişe, hayal kırıklığı, keder, utanç, hayal kırıklığı ve üzüntü gibi hoş olmayan tepkiler yaratabileceklerini hatırlatıyor ve ekliyor: “Zor veya travmatik bir deneyimi aşmak hiç kolay değil ama mümkün.” diyor.

    ‘Demesi kolay, yazması da öyle ama birde gel bana, benim yaşadıklarıma sor?’ diyebilir ve baştan yaşanan, yaşanacak olan olumsuzluklara karşı direnmek gerektiğini değil, dirençsizliğinize teslim olmayı tercih edebilirsiniz.




    Ama ben, benim gibi fikrini anlatan sağlıklı yaşam danışmanı, araştırmacı ve psikoterapist Selda Koydemir’e katılıyor ve onun bu yöndeki görüşlerini tekrar, tekrar okuyor, içimde ki kırılgan direncimi onarmaya ve o direnci kıranlara inatla direnmeyi tercih ediyor, ‘Sende öyle olmalısın’ diyor, denilenleri, söylenenleri değil, kendimi ve karşımdakini direnmeye davet etmeye davet ederim.

    Çünkü aynı yazarın “Sevdiği birinin ölümü, işini kaybetmesi, ciddi fiziksel hastalıklar, kazalar, felaketler veya savaşlar gibi zorluklardan sıyrılan insanların ilham verici hikâyelerini duymuş, okumuş veya bunlara tanık olmuşsunuzdur. Peki, kendimiz bu tür zorluklarla karşılaştığımızda ne yapmalıyız? Acımızla nasıl başa çıkabiliriz? Kendimizi bu kaçınılmaz deneyime hazırlayabilir miyiz? sorularını cevaplayamayanlar baştan teslim olmuşlar. 

    Ve bu tiplerin yani dirençsizlerin, tüm olumsuzluklara rağmen dirençlerini ortaya koyup, teslim olmak istemeyenleri de teslim aldığını bilen biri olarak, ‘Direncimi kıran her olumsuzluğu  yaralansa da, kanasa da, yeniden sarıp direneceğim ve teslim olmayacağım’ demek gerekmez mi?

    Bilmem ama benim şahsen diğer bir görevimin de ‘Yaşanan onca olumsuzluklara karşın yaşanan dirençsizliğe, direnmenin şart ve tüm olumsuzluklara  rağmen yıkılmamaya, gerekirse yıkmaya inatçı biriyim’ diye kendimi kandırıyor muyum ya da ‘yıkıntılar içinde yıkılmayıp, dim dik kalan biri’ olarak kendimi mi teselli  ediyormuyum bilemem ama ”diğer bir görevimde dirençsizliğe, direnmektir..’ diyorum..



    ARŞİV HABER/YORUM 14/12/2016 TARİHLİ HABER



    OKULLAR ÜÇ GÜN TATİL.. 


    YURT GENELİNDE KAR TATİLİ!..


    Türkiye genelinde dün öğlen saatlerinde başlayıp akşamdan itibaren etkisini artıran ve bazı kentlerde zaman zaman tipiye dönüşenkar yağışı yüzünden 30 ilde eğitime bir gün ara verildi.


    ERZURUM


    Erzurum‘da olumsuz hava koşulları nedeniyle eğitime bugün ara verildi.


    İL İL HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYIN


    Valilikten yapılan yazılı açıklamada, il genelinde yaşanan tipi ve kar yağışı nedeniyle anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerde eğitim öğretime bugün ara verildiği bildirildi.


     


    Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personelin de bugün idari izinli sayılacağı duyuruldu.


    NİĞDE


    Niğde‘de yoğun kar yağışı nedeniyle okullar 14 Aralık Çarşamba günü 1 gün süreyle tatildi edildi.


    KAYSERİ


    Kayseri‘de yoğun kar yağışı nedeniyle taşımalı eğitim veren tüm okullar tatil edildi.


    KARS


    Kars‘taki tüm okullar bir gün tatil edildi.


    DÜZCE


    Düzce il genelinde taşımalı sistemle eğitim gerçekleştirilen okullarda, tatil olmasına karar verildi.


    BAYBURT


    Bayburt‘taki tüm okullarda, okullar kar yağışı nedeniyle tatil edildi.


    ARDAHAN


    Ardahan‘da, il merkezi ve tüm ilçelerde ilköğretim ve orta öğretim öğrencileri için eğitim öğretime bir gün süreyle ara verildiği belirtildi.


    TUNCELİ


    Kar yağışı dolayısıyla Tunceli kent merkezi ve bağlı köyler, OvacıkPülümür, Nazımiye,MazgirtHozat ilçe merkezleri ile bağlı köylerindeki ilk ve orta dereceli okullarda, eğitime bir gün ara verildi.


    SİVAS


    Sivas‘ta kent merkezi, SuşehriGölovaAkıncılarKoyulhisarYıldızeliİmranlı ilçelerinin tamamı ile Ulaş ve Hafik ilçelerindeki anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liseler yoğunkar yağışı nedeniyle tatil edildi.


    ELAZIĞ


    Elazığ‘da il merkezi, merkeze bağlı belde ve köyler ile Karakoçan ilçe merkezi ve ilçeye bağlı belde ile köylerde eğitim verilemeyecek.


    BİTLİS


    Bitlis il merkezi ve bağlı köyleri ile Tatvan ilçesinde okullarda, eğitim yapılmayacak.


    SAKARYA


    Sakarya‘da taşımalı sistemle eğitim veren okullarda, bir gün süreyle eğitime ara verildi.


    MUŞ


    Muş‘ta merkez ile bağlı belde ve köylerdeki okullarda, eğitim bir günlüğü tatil edildi.


    BİNGÖL


    Bingöl‘de il merkezi, bağlı belde ve köylerdeki ilk ve orta dereceli okullar ile Karlıovailçesindeki okullarda, bir gün boyunca eğitim yapılmayacak.


    YOZGAT


    Yozgat‘ta da taşımalı eğitim öğretim gören öğrenciler için okullar tatil edildi.


    GÜMÜŞHANE


    Gümüşhane‘de ise Kelkit, Köse ve Şiran ilçelerinde tüm okullar, il merkezi ile Torul veKürtün ilçelerinde ise taşımalı eğitim yapılan okullarda eğitime bir gün ara verildi.


    KONYA


    Konya‘nın Hadim ve Derbent ilçelerindeki bütün okullar ile HalkapınarYunakGüneysınırve Bozkır ilçelerinde taşımalı eğitime ara verildi.


    KARAMAN


    Karaman‘da şiddetli kar yağışı ve tipi nedeniyle köy ve beldelerde, taşımalı eğitim ile okullara erişimi sağlanan ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri için eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilmesi kararlaştırıldı.


    ORDU


    Ordu‘da, etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle AkkuşAybastıÇamaşÇatalpınar,ÇaybaşıGölköyGürgentepeİkizceKabadüzKabataşKorganKumruMesudiye veUlubey ilçelerinin tamamında, sahil kesimindeki AltınorduGülyalıFatsa ve Ünye ilçelerine bağlı 15 mahallede ise okulların bugün tatil olduğu belirtildi.


    BOLU


    Bolu‘nun Gerede ve Mengen ilçesine bağlı Pazarköy köyünde, okullar yağışı nedeniyle bir günlüğüne tatil edildi.


    KASTAMONU


    Kastamonu‘nun ŞenpazarİneboluAzdavay ve Bozkurt ilçelerinde bugün eğitim yapılmayacak.


    KARABÜK


    Karabük‘ün Ovacık ve Eflani, ilçelerinde yoğun kar yağışı nedeniyle eğitime bir günlük ara verildi.


    TOKAT


    Tokat‘ın Başçiftlik ilçelerinde eğitime kar tatili verildi.


    GİRESUN


    Giresun‘un Alucra ve Şebinkarahisar ilçelerindeki okullarda da eğitim verilemeyecek.


    KAHRAMANMARAŞ


    Kahramanmaraş‘ın EkinözüElbistan ve Göksun ilçelerinde etkisini artıran kar ve olumsuz hava şartları dolayısıyla eğitime 1 gün ara verildi.


    SAMSUN


    Samsun‘un, Asarcık ve Ladik ilçelerinin tamamında okullar bir gün tatil edildi. Kavak,AtakumTekkeköy ve Canik ilçelerinde ise taşımalı eğitim veren okullarda eğitime bir gün ara verildi.


    AĞRI


    Ağrı Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, bugün Doğubayazıt ilçesi hariç il merkezi ve diğer tüm ilçelerde anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerde eğitim öğretime ara verildiği bildirildi.


    ERZİNCAN


    Gece saatlerinden itibaren devam eden kar yağışı nedeniyle Erzincan‘ın OtlukbeliKemah,ÇayırlıTercan ve Üzümlü ilçelerinde eğitim-öğretim yapılmayacak.


    NEVŞEHİR


    Nevşehir‘in AcıgölDerinkuyu ve Hacıbektaş ilçelerinde tipi ve karayolundaki aşırı buzlanma nedeniyle ilk ve orta dereceli okullarda eğitim öğretime bugün ara verildi.


    KIRŞEHİR


    Kırşehir‘in Akçakent ilçesinde kar yağışı nedeniyle okullar bugün tatil edildi.


    **Göle’ye doğalgaz geliyormuş..


    Dün, bir günlük Ankara’da ziyaretinde Ardahan’a komşu Gürcistan’ın Türkiye Büyükelçiliğini de uğrayıp, Büyükeliçi Sayın İrakli Koplatadze’i ile bir süre sohbet etme imkanı bulduk.

    ARDA/FED Genel Başkan Yardımcısı, Ardahanlı İşadamı Mahmut Şenel ve Göleli eğitimci Metin Demir’in de bulunduğu o ziyarette, Gürcü Ataşenin çevirmenlik yaptığı, Büyükelçi ile sohbetimizin baş konusu sınır ticareti ve gümrük kapılarımız olan Posof Türkgözü (Badele) Kapısı ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yaşanan sorunlardır.

    Sınır Ticaretinin daha da büyümesi için ve en önemlisi sınırı yanı başında bulunan köy, ilçe ve kentlere yaraması için yeni bir politikaya ihtiyaç duyulduğunu aktardığımız Gürcü Büyükelçi’nin güler yüzüyle bizi karşıladığı elçiliğe bugüne dek ne bir Ardahan Milletvekilinin, ne bir Ardahan Belediye Başkanının ne bir Ardahanlı ileri gelenin gelip, gitmediğini de öğreniyoruz.

    Yani kendimizin çalıp, kendimizin oynadığı ve rüyasını kurduğumuz ama bir türlü gerçekleşmeyen o beklenen yatırım ve çalışmaların diğer bir tarafı olan Gürcistan’ı bilgilendirmedikleri gibi birilerinin bilgi almak içinde girişimde bulunmadıklarını, bizim gibi ‘Ya şu komşunun Ankara temsilcisini bir ziyaret edip, birde onlar ne yapıyor, ne var ne yok’ diye düşünmediğini de üzülerek öğreniyoruz.

    İçeriğini daha sonra uzun uzun anlatacağım Gürcü Büyükelçiliğini ziyaretimizde çıkarken Ardahan haberlerinin okunduğu iki diğer haber sitemize bir haber düşüyordu.

    ‘Göle’ye Doğalgaz Gelecek’ başlıklık haberi okurken bu haberin kaynağının kim olduğuna bakınca kendi kendime güldüm.

    Çünkü doğalgaz boru hatlarının geçtiği Ardahan’da 2. boru hattının nerede geçtiğini daha bilemeyen birinin çokta gidip, gelmediği Posof’un, Damal’ın, Hanak’ın hatta Ardahan’ın büyük bölümünün hala doğalgaz alamazken, 100 yıldır doğru dürüst su şebekesi olmayan, içinde geçen derenin mikrop saçtığı Göle’nin doğalgaz’a ulaşacağını üflemiş, -22 derecede üşüyen arkadaşlarda bunu çok önemseyip, haber yapmıştılar.. 

    Yıllardır böyle kandırılıp, hayal kurdurulduğumuzu bir kez daha anlayıp, ve ‘Vay be’ diyerek Ankara’da ki gezime devam ederken, gittiğim sağlık bakanlığında 80 Vilayetin sağlık verilerinin bakanlığa geldiğini, Ardahan’da gelecek bilgilerin de kar, tipi, boran nedeniyle internet üzerinden geçip, hala Ankara’ya, başkente gelmediğini öğreniveriyoruz, ‘Göle’ye doğalgaz gelecek’ denilen ülkemde..


    **Vali’den Başarılar..


    **20/04/2015 Tarihli Haber


    2015 TEOG sınavı dolaysıyla bugün yarın ve Cuma günü orta öğretim okulları tatil edildi.


    Vali Ahmet Deniz, 29-30 Nisan tarihlerinde yapılacak olan Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) Sınavı dolayısıyla mesaj yayınladı.


    Vali Deniz’in mesajı;


    “29-30 Nisan tarihleri arasında tüm yurtta olduğu gibi ilimizde de Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) Sınavı yapılacaktır.


    TEOG sınavlara girecek olan öğrencilerimizin, rahat ve güven içerisinde bir sınav geçirmeleri için güvenlik birimlerimiz ve üzerine sorumluluk düşen kamu kurumlarımız tarafından sınavların yapılacağı okul çevrelerinde gereken tedbirler ve düzenlemeler yapılmıştır. Bu doğrultuda, tüm vatandaşlarımıza çocuklarımızın rahat ve huzurlu bir sınav geçirmeleri için sorumluluk düşmektedir. Sınavı etkileyebilecek yüksek ses ve gürültü problemleri konusunda vatandaşlarımızın hassasiyet göstereceklerine ve duyarlı davranacaklarına olan inancım tamdır. Bu vesile ile sınava girecek olan tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.”


    **3 Gün  TEOG Sınavı..


    2015 TEOG sınavı 29 Nisan Çarşamba ve 30 Nisan Perşembe günü geçekleşecek. 1 Mayıs kutlamalarının hafta sonuna denk gelmesi ile birlikte 3 Mayıs Pazartesi günüde tatile eklenecek.  Böylelikle 8. sınıf öğrencilerinin gireceği TEOG sınavı nedeni ile 5,6 ve 7. sınıf öğrencileri için okullar 5 gün boyunca tatil olacak.


    29 Nisan Çarşamba günü ile 30 Nisan Perşembe günleri milyonlarca öğrenci için tatil olacak. Bu iki günlük tatilin arkasından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü resmi tatil olması sebebiyle tüm öğrencilere ve tüm çalışanlara tatil olacak. 2 Mayıs Cumartesi ile 3 Mayıs Pazar günü hafta sonu tatillerinin eklenmesiyle tatil 5 güne kadar uzayabilecek.


    İkinci dönem ortak sınavları, tek oturumda ve 3 dersin yazılıları farklı saatlerde olacak şekilde yapılacak. Her bir dersin sınavı, yurtiçi ve yurtdışı sınav merkezlerinde, Ankara saati ile 09.00, 10.10 ve 11.20’de aynı anda başlayacak.

     

    Birinci oturumda Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi, ikinci oturumda ise fen ve teknoloji, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil ders yazılıları gerçekleştirilecek. Her ders yazılısında, 20 sorunun yanıtlanması için öğrencilere 40’ar dakika süre verilecek. Dinlenme süresi ise 30’ar dakika olacak.

     

    Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilere ise alacakları sınav hizmetinden dolayı, her bir ders için sınav süresi 55’er dakika, dinlenme süresi ise 15’er dakika verilecek.

     

    Ortak sınavlarda A, B, C ve D Kitapçığı olmak üzere 4 kitapçık verilecek. Her bir ders sınavı için salonlara 20’şer öğrenci yerleştirecek, öğrencilerin sıralara tek tek oturtulması sağlanacak.

     

    TEOG deneme testlerine Milli Eğitim Bakanlığının (odsgm.meb.gov.tr/test/) adresinden ücretsiz olarak ulaşılabiliyor


    TEOG sınav takvimine göre ikinci dönemde sınavlar 29-30 Nisan 2015’te yapılacak. Ardından 16-17 Mayıs 2015 tarihlerinde ise mazeret sınavları gerçekleştirilecek. Sınav sonuçları ise Haziran ayında açıklanacak.


    İŞTE TEOG SINAV TAKVİMİ


    TEOG sınavında 15 olan tercih hakkı 25’e çıkarıldı. Özel okul kayıtları önceden yapılacak. Nakil başvurusunda da 5 okul tercih edilebilecek. Yerleştirmelerde bu yıl 8 yeni uygulama var


    Sekizinci sınıf öğrencilerinin iyi bir liseye girebilmek için ter dökeceği Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) 2’nci dönem ortak sınavları 29-30 Nisan’da yapılacak. Ortak sınavlar, tek oturumda ve 3 dersin yazılıları farklı saatlerde olacak şekilde yapılacak. Birinci oturumda Türkçe, matematik, din kültürü ve ahlak bilgisi, ikinci oturumda ise fen ve teknoloji, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük ile yabancı dil ders yazılıları gerçekleştirilecek. Her ders yazılısında, 20 sorunun yanıtlanması için öğrencilere 40’ar dakika süre verilecek. Dinlenme süresi ise 30’ar dakika olacak. Sınavda yanlış sorular doğruları etkilemeyeceğinden öğrenci zorlandığı sorularda tahmin yürütebilecek. Önemli olan doğru soru sayısını yüksek tutmak. Sınav sonuçları, Haziran 2015’te öğrencinin e-okul notları içinde görülecek. TEOG yerleştirmelerinde ise bu yıl 8 yeni uygulama var. İşte Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl yerleştirmelerde uygulayacağı yenilikler:


    TERCİH SAYISI 25’E ÇIKTI: Geçen yıl 15 olan tercih sayıları bu yıl 25’e çıkarıldı. Öğrenci velisi, okulların genel ve özel başvuru şartlarına dikkat ederek, istek sırasına göre farklı il ve ilçelerdeki okullar da dâhil olmak üzere okul türlerine göre aynı veya karışık olarak 25 okul tercihi yapabilecek.


    TEK LİSTE OLACAK: A ve B grubu listeleri kalktı. Öğrencilerin, artık okul türüne göre herhangi bir şey yapmaları gerekmiyor, 25 tercihinden birini seçecek.


    ÖZEL OKUL KAYITLARI ERKENE ÇEKİLDİ: Özel okul kayıtları önceden yapılacak. Böylece özel okula gitmek isteyen öğrenciler havuzdan çıkacak. Bakanlığın tercih işlemleri ekranında öğrencilerin karşısına ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ ve ‘Tercih yapmak istiyorum’ butonları çıkacak. Özel okula kesin kayıt yaptıran öğrenciler, ‘Özel okula kayıt yaptırdım tercih yapmayacağım’ butonunu seçecek. Bu durumda tercih yapmaları gerekmeyecek. Ancak tercihler sonucunda yapılacak yerleştirmelerde istediği bir Anadolu lisesinde boş kontenjan olursa ve puanı okulun taban puanına yakın ise isteyen öğrenci nakil döneminde bu devlet okuluna başvurabilecek.


    YERLEŞEMEYENLER NAKİL 

    BEKLEYECEK: Öğrenci 25 tercihinden birine yerleşemezse sistem tarafından otomatik olarak açık liseye kaydedilecek. Ancak bu öğrenciler Bakanlığın belirleyeceği tarihlerde boş kontenjanlara nakil yapabilecek.


    NAKİLLERDE YENİ DÖNEM


    5 TERCİH HAKKI: Nakil başvurusunda tek değil, 5 tercih alınacak. Öğrenciler bu tercihleri doğrultusunda Yerleştirmeye Esas Puanı (YEP) üstünlüğüne göre merkezi olarak bu okullardan birine yerleştirilecek. 

    Kesin kayıtlar otomatik olarak yapılacak.


    HIZLI İŞLEM YAPILACAK: Boş kontenjana nakil başvurusu haftanın 4 günü alınacak, cuma günleri sonuçlar açıklanacak.


    NAKİLDE 20 PUAN ŞARTI: Danıştay’ın da yürütmeyi durdurma kararı verdiği taban puan dikkate alınmadan puan üstünlüğüne göre boş kontenjanlara yapılan yerleştirmelerde “-20 puan şartı” gelecek. Buna göre ilk yerleştirmenin ardından okulda boş kontenjan kalırsa en son yerleşen öğrencinin puanından ancak 20 puan daha düşük öğrenciler bu okullara nakil için başvurabilecek.


    RUTİN NAKİL ARALIKLARI DEĞİŞTİ: Nakil dönemi okullar açılmadan tamamlanacak. Daha önce haftada bir yapılan rutin nakiller, ayda bir kez yapılacak.


    MATEMATİK GEOMETRİ AĞIRLIKLI OLACAK


    Uzmanlar, TEOG’da matematik sorularında MEB’in belirttiği kriterlerin dışında bir durumla karşılaşmayı beklemiyor. MEB’in eğitim öğretim dönemi başında yayımladığı konu sıralamasına uygun olacak şekilde, yoğun olarak geometri konularını içeren bir sınavla karşılaşabilirsiniz. Üçgenlerin Temel Elemanları, “Üçgenlerin Eşlik ve Benzerliği, Pisagor Bağıntısı, ve Trigonometri konularının geçtiğimiz yıl olduğu gibi sınavın yaklaşık yüzde 50’lik kısmını oluşturması söz konusu. Denklem Sistemleri, Kombinasyon, Olasılık, Sayı Dizileri, Çarpanlara Ayırma ve Özdeşlik konularının ise sınavın yaklaşık yüzde 35’lik bölümünü oluşturması bekleniyor. Geçen yıl 2’inci TEOG’da karşılaşmamıza rağmen bu sınavda günlük hayatla ilişkilendirilmiş bir Standart Sapma sorusunun sınavda yer alması kuvvetle muhtemel. Yine geçtiğimiz TEOG sınavlarında olduğu gibi soruların yalın, anlaşılır, çeldiricilerden uzak olması bekleniyor.


    TÜRKÇE SORULARI İÇİN KİTAP OKUYUN


    TEOG Türkçe soruları için son günlerde farklı soru tiplerini tanımak için bir çalışma yapabilirsiniz. Farklı kaynaklardan yararlanarak farklı soru tiplerini tanıyın. Geçmiş yılların sorularını mutlaka çözün ve yeni soru tiplerine açık olun. Türkçe dersinin temel dil becerilerinin en önemli payını verdiğimiz okuma ve anlama çalışmalarına ağırlık vermek gerekiyor. Sınavda en çok anlam konusuna dayalı soruların çıktığını asla unutmamalısınız. Kitap okumak bu anlamda yapılabilecek en temel çalışmadır. Elbette bunun ana kaynağının geçmiş yıllara dayanan bir okuma alışkanlığına bağlı olması başarıyı getirecek. Kitap okumak haricinde, gazete ve dergilerdeki köşe yazılarını takip etmek bunlar üzerinde düşünmek ve tartışmak, anlam sorularında sizin daha kıvrak ve hızlı düşünmenizi sağlayacaktır.


    ŞAMPİYONLARIN SINAV STRATEJİLERİ


    TEOG 1’inci dönem sınavlarında dereceye giren Kadıköy doğa koleji 8’inci sınıf öğrencisi Ece Akman, dersi derste dinleyerek ve düzenli tekrarlar yaparak başarılı olduğunu söyledi. Akman sınava nasıl hazırlandığını şöyle anlattı: “Bu süreç tabi ki kolay olmadı. Fakat çalışan herkes bunun karşılığını aldı. Öğretmenlerimiz bize her zaman bu seneki sabrımız ve fedakarlığımız ile her şeyin daha iyi olacağını söylediler. Haklı da çıktılar. Sınav sonuçlarımızı görünce yaptığımız her şeye değdiğini gördük. Pes etmedik. Sonuç olarak hem bizim hem de öğretmenlerimizin emeğine değdi. Dersi derste dinlemek ve düzenli tekrar yapmak ve sabır, emek, çaba ve okul ile işbirliğimiz beni başarıya götürdü”


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


     


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


    VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


    REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












    ki…







  • Işıklıdan Akıl ve Zeka Oyunları Sınıfı..


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



    Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


    Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


    Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


    Hazırlık, 9, 10, 11. sınıf öğrencilerinin 29 Mart Pazartesi gününden itibaren başlatılması planlanan sınavların 3 Mayıs Pazartesi gününden itibaren yapılmaya başlanacağını duyurulduğu günün ardından Ardahan’da vali ve Milli eğitim müdürünün katılımı ile yeni bir sınıf açılarak minik öğrencilerin hizmetine sunuldu. 


    Konu hakkında bir açıklama yapan Bilgisayar Uzmanı Suat Işıklı şöyle dedi; 



    Bugün Güzel Bir Gün..


    Hep hayalini kurduğum güzel bir projeye imza atmanın sevincini ve gurunu yaşıyorum. Ardahan Merkez’de bulunan Rehberlik ve Araştırma Merkezine Akıl ve Zeka Oyunları sınıfımızı bugün açtık.


    Sayın Valimiz Hüseyin ÖNER bey ve İl Milli Eğitim Müdürümüz Erhan BULUT bey ile açılışımızı gerçekleştirdik. Bu güzel açılış organizasyonu için okul yönetimine sonsuz teşekkür ederim. Uzun süredir heyecanla çalışmalarını yürüttüğümüz projeyi geçtiğimiz yıllarda Halk Eğitim Merkezine, Mesut Yolcu hocamızın girişimleri ile kıymetli hocamız Müjgan EMİNOĞLU bir sınıf açmıştı. Bizde oradan esinlenerek en iyi yatırımım eğitime yapılan yatırım olduğu bilinci ile güzel bir sınıf yapmaya karar verdik. Değerli dostum Ram Merkezi öğretmenlerinden Halil ALTUN hocamız ile bu konuyu konuştuk ve bizim okulda uygun bir sınıfımız var demesi ve ricası ile çalışmalarımızı başlattık. Kurum Müdürümüz Yıldız DEDE hocamız bizleri çok iyi karşıladı ve görüşmelerimizle projemize başlamış olduk. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Akıl ve Zeka Oyunları sınıfımızın memleketimize hayırlı olmasını dilerim ve güzel yarınlar için herkesin elini taşın altına koymasını temenni ederim.


    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    BAŞ DANIŞMAN NE YAPAR?!..


    Piyasaların yeniden hareketlendiği şu günlerde   “bakanlar değişecek mi?”  sorusu da gündemin birinci sırasında.


    Ülkenin 600 milletvekilin mecliste “indir, kaldır” diye el kaldırdığı belirtilen ülkede memur gibi atanan bakanların hangisinin değişeceği konuşula dursun, benim dikkatimi çeken sayıları ve maaşları milletvekillerini geçen, bol polis korumalı, makamlı başdanışmanlar çekmekte.



    Çünkü başkanlık sisteminden bu yana Milletin Meclisinin taşındığı 1150 odalı sarayda kaç kişi ve kimin ne başdanışmanı olduğu artık kafa karıştırırken, sayılamıyor da.

    Çünkü 20 yıla yaklaşan iktidarı boyunca kendisine katkı sunanları ya müteahhitlik yoluyla, ya da baş danışmanlıkla ödüllendiren Erdoğan’ın bu yönü, yani vefalı kişiliği ile yol arkadaşlarını takdir edişi takdir edilirken, bu takdirin senden, benden toplanan vergilerden oluşan paralarla maaşa dönmesi de ayrı dert ola dursun, bu baş danışmanların ne iş yaptığı da merak konusudur.




    Çünkü aralarında Ardahanlı iki hemşerimin de bulunduğu, onca başdanışmanın danışman oldukları günlerde ki heyecanlarını kısa sürede kayıp edip, ortada kayıp oldukları da diğer bir gerçek.

    Evet, bakanların değişeceğinin tartışıldığı şu günlerde bol maaşlı oldukları artık saklanmayan onca başdanışmanların hangisi yeni bir ödül alıp, bakan olacağı da merak edile dursun, bir bölümünün dokunulmazlıkları kaldırılıp, hapse atılan milletvekillerinin de danışmanlar gibi, orada, yani ondan başkasının dediğinin dinlenmediği ne işe yaradıkları da merak edilen diğer bir konu…




    EĞİTİMİ ORTAYA KOYAN FOTOĞRAF..


    arşiv haber 19/10/2017 tarihli haberler/yorumlar


    Türkiye’nin 81 Vilayeti arasında başta eğitim de olmak bir çok kon uda sonlarda bulunan Ardahan’ın Göle ilçesinde geçtiğimiz günlerde çekilen bir fotoğraf sanal ortamda beğenme rekoru kırarken bölgede ki eğitim öğretimin de durumunu ortaya koya gibiydi..


    Göle ilçesinin eski devlet hastanesinin ACİL kapısının önün de tesedüfen çekilen ve küçük öğrencilerin çamurlu yolda eşek sırıtın da okula gidişlerini fotoğraflayan kişi sanki bölgedeki eğitimin Acilyetliğini ortaya koyar gibi habersiz olarak deklanşörüne basıyordu..**Eğitimi Nasıl İleri Götürürüz Arkadaşlar?


    *20/11/2017 Tarihli Haber


    Son 10 yıldır yapılan üniversite sınavlarında 81 Vilayet içinde son 3’te kurtulamayan Ardahan çareyi “Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesinde arıyor..


    Son yıllarda iyiden iyiye gerileyen bölgede ki eğitimin yeniden eski günlerine dönmesi için Ardahan Valisi ziyaret ettiği okullarda öğrenci ve öğretmenlere ‘Eğitimi nasıl ileri götürürüz?’ sorusunu öğrenci ve öğretmenlere sorup, soruna birlikte çare arıyor.


    Vali Ahmet Deniz, “Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesi kapsamında Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Halitpaşa Anadolu Lisesi’ni ziyaret ederek, 12’nci sınıf öğrencileriyle sohbet etti.

    Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker ile birlikte liselere ziyaret gerçekleştiren Vali Deniz, dersliklere girerek, üniversite sınavlarına girecek olan son sınıf öğrencilerine moral verdi.

    Öğrencilere, başarının yanında iyi insan, iyi birey olmanın çok önemli olduğunu söyleyen Vali Deniz, “Sizlerden biraz daha gayret etmenizi ve sınavlarda daha çok başarı elde etmenizi bekliyoruz. Sizler zeki çocuklarsınız. Elinizde ki imkanları iyi kullanarak, başarıya doğru koşmalısınız. Başarı elbette ki önemlidir. Fakat elde ettiğiniz başarılarla birlikte, devlete, millete, içinde bulunduğunuz topluma faydalı bireyler olmanız da çok önemlidir. Bizi biz yapan değerlere sahip olduğunuz zaman, önünüzde hiçbir engel duramayacaktır. Sizlerin başarılı, milli ve manevi değerlere önem veren, topluma faydalı bireyler olacağınıza inanıyorum. Üniversite yolunda gireceğiniz sınavlarda başarılı olmanızı diliyorum” dedi.

    Ziyaret ettiği okullarda öğretmenlerle de toplantı yapan Vali Deniz, “İlimizi eğitim anlamında daha fazla nasıl ileriye götürebiliriz, eğitim kalitesini nasıl yükseltebiliriz, onun mücadelesini veriyoruz. Ardahan’da eğitim sorununu çözmemizin önünde baktığımız zaman çok büyük sorunlar yoktur. Öğretmenlerimiz asil, birleştirilmiş sınıflarımızın sayısı yok denilecek kadar azaldı, okullarımızın fiziki şartları iyileşti. Bundan sonraki süreçlerde ise daha özverili çalışmalar yaparak öğrencilerimizi başarıya ulaştırma gayreti içerisinde olmalıyız. Burada yapacağımız şey, öğrencilerimizle, velilerimizle, öğretmenlerimizle birlikte bir aile ortamı oluşturarak eğitimde başarılı bir hamle yapmaktır” diye konuştu. 


    **Kar boylarını geçsede..


    Ardahan’da başlatılan “Ardahan eğitimde nitelik kazanıyor” projesi uygulama konurken, köylerde okuyan öğrenciler kar engelini aşarak eğtimlerini tamamlamaya çalışıyorlar.



    Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bir gazeteci olarak ülkem ve memleketimde yaşananları takip edip, kamuoyuna aktarma görevimin yanı sıra 600 ila bir milyona yakın Ardahanlının göç edip, yaşamlarını idame ettiği İstanbul’da ki derneklerin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonun Genel Başkanlığını yapan bir olarak anlaşılmamaktan zorlandığımı son Ankara ziyaretimde bir kez daha fark ettim..

    Halbuki; ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen her Ardahanlı gibi bende Ardahan’ıma ve Ardahanlılara hizmet etmek için bir taraftan gazetecilik yaparak diğer taraftan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ mücadelesi veren Ardahanlı stk’ların üst çatısı olan ARDAFED İstanbul Başkanlığı aracılığıyla bu ülkeye katkı katmaya çalışan ama sanırım gerek siyasi bakışım, gerekse dilim hatta rengim dolaysıyla anlaşılmak istemeyen bir Ardahanlı olmaktan öte bir şey değilim..

    AK Parti ve CHP Ardahan Milletvekillerinin yanı sıra bana göre İstanbul Ardahan Federasyonun amaç ve hedefleri gibi ülkemin başkenti Ankara’da ki Ardahanlıları örgütlemeye çalışan Ankara ARDFED’i ziyaretim de gördüğüm tek şey hepimizin aynı şeyleri düşünüp, bir birimizi anlayamadığımızdı..

    Çünkü hepimiz aynı amacı yani ülke genelinde bir birine sayı gösteren, el ele veren ve ülke genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşturma arzusu içinde olduğunu anlıyor, fark ediyordum..

    Evet, bunu hepimizn fark edip, ‘Aynı şeyleri düşünüyorsak bu anlaşılmamak neden?’ diye sorduğumuzda amaçlanan, özlenen ve toplumun büyük kesimi tarafından istenen o birlikteliğin sağlanmaması gibi bir engelin kalmayacağını da bilmek gerekir.

    Çünkü hepimiz konuşurken aynı şeyi istediğimiz anlasak, anlaşılsak bu yolun yarısından çoğu geride kalmış demektir..

    İşte bunu gerçekleştirmek içinde 24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde İstanbul Maltepe de gerçekleştirmek için ortaya konulan ‘Ardahan’ı Tanıtma, İstanul’da ki Ardahanlıların Bir Birini Tanıma Günü’ için ortaya konulan çaba bu çok istenen birliktelik için, güçlü bir Ardahan lobisi için büyük bir fırsat olmalı diye düşünüyor ve gelin bir birimizi anlamak, anlaşılmak için el ele verin diyorum..


    **Dernek Başkanım Cumanız Hayırlara Vesile Olsun..


    Haftanın 6 Gününün hayırsız olsa da Cuma’nın mutlaka hayırlı olması için büyük çaba harcayanlara bakıyorum da sanki hepsi anlaşmalı..

    Çünkü bir birlerinden kopyaladıkları içeriği ne analama gelen, hatta Arapça olduğu için okuyamadıkları hazır mesajları dost, eş, arkadaş olarak bildiklerine attıklarında kimsenin kendilerine ‘Allah Razı Olsun’ demediğini de anlamazlar..

    Çünkü gelen mesajın toplu atıldığını ve iş olsun diye atıldığını onlar gibi attıkları da iyi biliyor..

    Neyse din ve gün düşmanı ilan edilmeden burayı, ‘kıssadan hisse’ diyerek geçerken aynı mesajları yani haftanın 6 gününün hayırsız olsa da bir gününün mutlaka hayırlı olmasına çabalayan dernek başkanlarına gelmek isterim..

    Ardahan Dernekler Federasyonu olarak ortaya koyduğumuz çabalara ve bu çabaları anlatan, duyuran mesajlarımızı hemen her gün attığımız bu dernek başkanları kendilerine gelen hazır cuma mesajlarını hiç kaçırmazken kendilerine bizden, dost eşten gelen birlik, beraberlik mesajlarını cevaplamaktan bile aciz olmaları ilginç bir durum..

    Çünkü aynı dernek başkanları başında bulundukları dernekleri ayakta tutmak için üyeye, çevreye ihtiyaç duydukları halde kendilerini kimsenin takmadığından yakınanlar..

    Yani hafta boyu cuma gününü heyecanla bekleyip, hazır mesajları sağa sola atan dernek başkanlarımız birlik, beraberlik mücadelesi veren ve üyesi oldukları federasyondan gelen mesajlara olumlu yada olumsuz cevap vermekten bile aciz yada yorgun olurlarken kendilerinin ölü bekleyen kazıyıcılar gibi ya biri ölecek toplu mesaj atacak yada cumadan cumaya kendisine gelen mesajı içeriğini pekte anlamadan sağa sola atmakla görevli sanırlar..

    Evet başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir lobi çabası içinde olduklarını belirtip, kurdukları dernekleri yıl da bir kaz gecesi düzenleyen yada ve de kimsenin kalmadığı ve kendilerinin görevi olmayan taziye evi gibi alakasız işlerle meşgul olan dernek başkanları cumanız Mübareke olsun da ya sizin asıl işinizin en azında ayda bir toplantılar yapıp, önce üyelerinizi ardından Ardahanlı hemşehrilerimizi toplayıp, birlik berberliğin nasıl sağlanacağı konusunda iş adamlarınız, kadın ve gençlerinizle birlikte hareket etmeniz ve en önemlisi içinde bulunduğunuz üst çatılarınız olan federasyonlarınızın çalışmalarına katkı sunun daha hayırlı iş yaparsınız diye düşünüyorum..

     
     

  • LİSTEYİ YAPTIRDI, 'AK PARTİYİ YENİDEN KAPTIM' SANDI!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Geçtiğimiz hafta 7. Olağan Kongreyle AK Parti Ardahan İl başkanı seçilen  Mühendis Kaan Koç, mimari olduğu yeni parti binasında tebrikleri kabul etmeye başladı.



    Yeni il Yönetimiyle parti binasında Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın katılımıyla tanışma toplantısı ve plaket takdimi düzenleyen Başkan Kaan Koç, birlik ve başarı mesajı verdi. Toplantıya Kadın ve Gençlik Kolları başkanları da katıldı.



    AK PARTİ’YE KOÇ BAŞKAN!..


    arşiv haber 24/02/2021 tarihli haber


    İKİ BAŞKAN DA DEĞİŞTİ.. Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan İl Kongresi İstanbul İl Kongresi ile birlikte aynı gün yapıldı. Kaan Koç’un getirildiği AK Parti İl Kongresine bir çok partilinin yanı sıra vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Video Konferans Yolu İle katıldığı kongreye AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’da katıldı. Öte yandan Ardahan ile aynı gün yapılan İstanbul AK Parti İl Başkanlığına da Nuri Kabaktepe getirildi.


    AK PARTİNİN ARDAHAN’IN


    YENİ İL YÖNETİ ŞU İSİMLERDEN OLUŞTU..







    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    SONA GELİNDİ!..


    Önce bir son dakika haberden kesit;

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi ve hukukta reform mesajından sonra başlanılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda sona gelindi. Erdoğan hazırlanan taslakları kabul ederken, 2 Mart’ta Beştepe’de yapacağı açıklama ile kamuoyunu bilgilendirecek.

    Bu haberi ve bu habere benzer haberleri son bir yıldır kaç kez okudum bilmem ama bu haberi de okuduğum bir sırada her sabah enerji veren yazılarını bana atan meslektaşım Yüksel Ercan abi ile kısa bir tartışmaya girdik.

    Okyanus ötesi dalgaları ile iktidar üzerinden ülkeyi sallayan Joe Biden yönetimli Amerika’ya “Hayırlı olsun” mesajı attığını, ama hala cevap alamanının üzüntüsünü yaşadığından dert yanan meslektaşım, gazeteci abim Yüksel Ercan’ın “Adam herkesi aradı, bana geri dönüş yok.. Bütün gün telefon elimde bekliyorum arayacak diye ses yok ama” mesajına gülümserken, Erdoğan’ın 20 yıla yakındır başkanı olduğu ve yağacağını bugüne kadar neden yapmadığını düşünüp, umudumu bu kez 2 Mart’a bırakırken sona gelinenin ne olduğunu da merak etmedim değil.

    Çünkü, ekonomi ve hukukta reform mesajından sonra başlandı denilen, İnsan Hakları Eylem Planı’nın ne olduğu konusunda merakım daha da artıyordu, partisinin Grup Başkanı Özlem Zengin’e yazdığı bir mesaj dolayısıyla, hem de bir avukatın kaşla göz arasında tutuklandığı ülkemde..




    Evet, hakaretin insan hakkı olmadığı ve olmaması gerektiğini savunan bir insan olarak eleştirinin hapisle sonuçlanmasının da bir o kadar yanlış ve dikta bir yönetim anlayışı olduğunu düşünmekte ve düşündüklerimi her yazdığımda yazımın, satırlarımın gün geçtikçe, “Acaba” düşüncesi ile daraldığını da anlıyordum.

    Çünkü bu ülkede İnsan Hakları eylem planı derken bunun planda kaldıkça başka eylemlere, tutuklamalara, kayyumlara ve gerilmelere neden olduğunu da gözlemliyor, üzülüyordum.

    Meslektaşım Ercan ile sohbetin devamında “sona gelindi” satırlarının bugünkü yazımın başlığı olurken iki gazetecinin konusunun siyaset olduğunu anladığınızı tahmin edip, bu sonun nasıl olacağı yönünde tartışmamızın yapılacak  seçimle alakalı bir hayli kısa ama anlamlı olduğunu da görüyordum.

    Ama bir görüşme için geldiğim 151 köylü İstanbul’un Arnavutköy ilçesinin sınırları içinde bulunan ve köyün içinde köy diyebileceğimiz gelişi güzel bir yerleşimle köy mü, sanayi bölgesi mi, şehir mi diye çıkaramadığım Hadımköy’de ve buna benzer köşelerinde yaşanan sorunlardan bihaber muhalefetin, basının, medyanın nasıl olup sonu getireceğini de düşünmedim değil.

    Buna neden ise bir taraftan pandemi var diyerek kahvehane, birahane, spor tesisi, lokanta, cafeleri kapattıran, diğer taraftan tıka basa dolu salonlarda heyecanlı kongreler yapıp, memur gibi atadığı başkanlarının sanki seçimle, yarışla seçildiğini ima ettiren, genel başkanının yarım saatte bir tv ekranlarına çıktığı mevcut iktidarın sona değil, 2023’e doğru emin adımlarla gittiğini anlatmam ve beklenen sonun iktidar için değil, bu yönde beklenti içinde olanları beklediğini söylüyordum, yazmaktan yorulup, attığım sesli mesajla..

    Ama Yüksel Ercan’a da hak vermiyor değildim, 20 yıldır bir türlü, hayata ve eyleme geçirilemeyen, tam aksine son torba da, bizim kaz dernekleri gibi dernek olamazsınız deyip, stk’ları da hüküm altına alan kanunların çıktığı ülkede gün geçtikçe daha da daralan İnsan Hakları Eylem Planlarını düşündükçe..


     



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



    YAZDIĞIMIZ GİBİ KOÇ BAŞKAN OLDU!


    arşiv haber 19/02/2021 tarihli haberler/yorum


    MÜTEAHHİTLİĞİNİ YAPTIĞI BİNAYA İL BAŞKANI OLARAK DÖNDÜ!.. Gazeteciliği bir kez daha ortaya koyan haber merkezimizin dün yazdığı ‘AK PARTİ KONGRESİ 24 OCAK’TA BAŞKAN’DA KOÇ!..’ başlıklı haber bizzat cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından teyit edildi. 24 Ocak’ta yapılacak olan AK Parti kongresi öncesi Ardahanlı Mühendis Kaan Koç aday gösterildi. AK Partinin yeni İl Başkanı olan Kaan Koç yeni yapılan ve AK Partiye ait olan binanın müteahhitliğini yapmıştı.




    AK PARTİ KONGRESİ 24 OCAK’TA BAŞKAN’DA KOÇ!..


    17/02/2017 tarihli haber/yorum


    Yarın İstanbul’da AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkacak olan 3 isim ile yapılacak görüşme ardından kimin yeni İl Başkanı olacağının netleşeceği AK Parti Ardahan İl Kongresinin 24 Şubat’ta yapılacak. Mühendis Kaan Koç’un AK Parti Ardahan İl Başkanı adayı ve kongre ardından yeni başkan olacağı yönünde güçlü bilgiler alan gazetemiz memur gibi gelip, memur gibi giden Hakan Aydın’ın bir akrabasının adaylar hakkında olumsuz bir rapor verdiği ama ciddiye alnmadığınıda öğrendi



    Ak Parti: Görmüş, Nalbant ve Koç’u Çağırdı!


    Mevcut başkan Hakan Aydın’ın devre dışı bırakıldığı iktidar partisi Ak Partinin yeni il başkanının kim olacağının tartışıldığı şu süreçte, adaylık için başvuran üç ismi İstanbul’a çağırdı. Alınan bilgilere göre Mühendis Kaan Koç, İş İnsanı Soner Görmüş ve Kırtasiyeci Evsal Nalbant’ın İstanbul Çengelköy de bulunan Vahdettin Köşk’üne çağrıldıkları öğrenildi. Bu üç isimden birinin kararını bizzat verecek olan Ak Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı R. Taayip Erdoğan’ın karşısına çıkacakları öğrenildi.


    u.



    KAN AĞLIYOR MEMLEKET, KAR YAĞIYOR İSTANBUL’A!..


    Genelde doğuda görülen manzaralar tam da kuraklık olacak denildiği bir zamanda, İstanbul’un 7 tepesinde de görülmeye başlandı. 


    Bir haftadır süren ve birçok şedin verildiği, bir o kadarının yaralı olduğu, sivil denilip, aralarında asker ve polislerin olduğu da ortaya çıkan, bir çok insanın bir mağarada başlarından vurularak öldürüldüğü Gara operasyonunun bile dayanamayıp, nedense belki de dost, müttefik denen ABD’nin silahları(!) yüzünden mi, yoksa Kürtlerin de güvenmediği ve barış sürecinden sonra Türklerce kedi denen Barzani’nin yine trafoya girdiğinden mi bilmem ama kandile kadar süreceği söylenen, ama bir haftada sonlandırıldığını “son dakika”başlıklı haberlerle öğreniyoruz..

    Ve beyazın, yani bir taraftan kan, diğer taraftan kar esaretinin pandemiden sonra esir aldığı gündemin tartışıldığı bir sırada İstanbul’a kar yağıyor.

    İkinci boğazının açılması için hazırlandığı ileri sürülen projenin yani Feto, Karadeniz gazı gibi unutulan Kanal İstanbul projesi ile boynuna yeni bir gerdanlık takılacağı söylenen, bir sevgili kadar sevdiğim İstanbul’un beyaz gelinlik giymesi de sevgililer günü hediyesi oldu eski bir başkanını aynı gün toprağa veren İstanbullulara. 




    Hala inanmadığım ve gün geçtikçe yani salonları dopdolu olan kongrelerle haklılığımı ortaya çıkaran saçma pandemi yasaklarının devam ettiği bir süreçte, milyonluk kenti beyaza bürüyüp, tipi eşliğinde memleketim Ardahan’a doğru giden kar, zaten tıkalı olan, Ardahan gibi göç veren İstanbul’un trafiğini üzse de, kurak gidecek diye korkulan doğayı, boşalan barajları, sevindirmesi de hoş oldu. Gerçi bu ikinci ve iki, üç gün daha sürecek denen kar yağışı, “İmamoğlu geldi su sorunu yaşanacak” diye sevinenleri de boş çıkardı. Ya neyse, şimdi konumuz bu değil diyerek burayı geçelim..

    Kısacası; Artık adlarını unuttuğumuz ama 40 yıldan fazladır, ‘Bu kez bitti, bitirildi’ operasyonlardan olan son operasyon yine ülkemi üzerken, yağan karlarda bir o kadar üşüttü..

    Ve İstanbul’dan yola çıkan karları bekleyen memleketim Ardahan’ı ve beni yürekten bir kez daha derinden üzen, ana yüreklerini dağlayan Gara operasyonu gözyaşları arasında, başta İstanbul’u olmak üzere, tüm yurdu üşüten ama yeni temiz beyaz bir sayfa olmasını umduğum ülkeyi kuşatan karların, ülkeme, milletime hayır ve bereket getirmesini umut ediyor, kara kış günü, karanlıkta başlatılan operasyonda memleket sevdasıyla, hem de kendilerini bekleyen sevgililer gününde hayata göz yumanlara ve dönemi boyunca bir hayli rahatlayan İstanbul’un başında olan eski Başkanı Artvinli hemşerim Kadir Topbaş’a Allah’tan rahmet diliyorum..



    AK Parti İlçe Başkanı Gözaltına Alındı..


    arşiv haber 05/12/2017 tarihş haber


    Feto Terör Örgütüne yönelik operasyonların ara vermeden devam ettiği şu günlerde Ardahan’da yeni bir operasyon daha..


    Alınan bilgilere göre aralarında AK Parti eski İlçe Başkanının da bulunduğu bir çok sivilin yanı sıra askere yönelik yeni bir operasyon başlatan savcılılık gözaltına alınanların hakkında cidi iddialar olduğun ve bu önde operasyonların devam edeceğinin izlenimin verdi.


    Öte yandan sanal ortam da Cumhurbaşkanına hakaret ettikleri, terör örgütü savunuculuğunu yaptıkları ileri sürülen bir başka kişilerinde geçtiğimiz günlerde göz altına alındıkları alınan diğer haberler arasında oldu.


    **Fetocular İddianamesi Hazır


    BİR DÖNEMİN SONU


    Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’nın da bir dönem görüştüğü ancak bugün hemen herkesin terörist ilan ettiği Fethullah Gülen’in başında bulunduğu cemaatin Ardahan yapılanmasının önderleri oldukları ileri sürülen 39 Sanık hakkında ki iddianame kabul edildi.


    Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) il örgütlenmesinde yer aldıkları iddia edilen 22’si tutuklu 39 kişi hakkında 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talebiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.


    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’nin darbe girişiminin ardından örgütün il yapılanmasında yer aldıkları öne sürülenlere yönelik başlatılan soruşturma tamamlandı.


    Soruşturma sonucu örgütün il imamı, mütevelli heyeti, il yapılanması üyeleri ve il ablaları, üniversite ve öğrenci yurtlarının da bulunduğu çeşitli kurumlardan sorumlu mensuplarından 22’si tutuklu ve 14’ü firari olmak üzere 39 sanık hakkında iddianamede hazırlandı.


    İddianamenin Ardahan Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesiyle sanıklar hakkında “silahlı terör örgütü yöneticisi” oldukları gerekçesiyle 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.


    Örgütün il yapılanmasını oluşturdukları belirtilen sanıkların yargılanmasına 23 Ağustos’ta başlanacak.


    Öte yandan, firari sanıkların yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.


    **DEVLETİN OKULU CEMAATİN OKULUNA TAŞINIYOR!


    *05/08/2016 Tarihli Haber


    Cemaat Operasyonları ardından her gün geni gelişmenin yaşandığı şu günlerde Saffet Kaya’nın ben yaptırdım dediği ancak daha sonra yapılan denetimlerde depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılan ve yerine Gülen Cemaati tarafından okul yapılan Ardahan’ın eski Yüksek Okulunun yerine yapılan okula, Ardahan Merkez de bulunan 23 Şubat Ortaokulu taşınacak.


    15 Temmuz Darbe girişim ardından İl Milli Müdürünün görevden el çektirildiği Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınan karar gereğince el konulan 23 Şubat Ortaokulunun, Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan Özel Irmak İlkokulu ve Ortaokulu binasında hizmet verecek.


    Alınan bilgilere göre önümüzde ki aylarda başlayacak olan 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonun da bu bina da hizmet vereceği öğrenilen 23 Şubat Ortaokulun da okuyan öğrencilerin velileri ve Kaptanpaşa Mahalle Muhtarı tarafından tepkiyle karşılandı.


    Öğrencilerini kent dışında bulunan bir binada eğitim/öğretime gönderemeyeceklerini belirten 23 Şubat Ortaokulu öğrenciler ve 23 Şubat Ortaokulunun sınırları içinde bulunan Kaptanpaşa Mahallesi Muhtarı Efrail Yıldız durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.


    **NEDEN MEVCUT BİNA DEPREME DAYANIKLI DEĞİLMİŞ!..


    2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunda 15 Temmuz Darbe girişim ardından el konulan Özel Irmak Dershanesinde vereceği öğrenilen 23 Şubat Ortaokulunun Ardahan dışında bulunan cemaatin okuluna taşınmasının nedeninin ise mevcut binanın depreme dayanıklı olmaması olarak gösterilirken aynı binada 23 Şubat İlköğretim Okulunun eğitime devam edeceği alınan diğer ilginç bir bilgi olarak alındı.


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..

  • ARÜ REKTÖRÜ YENİDEN ESKİ GÖREVİNE ATANDI!





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




    ARÜ, “YÖK ANADOLU PROJE”SİNİN ORTAĞI OLDU


    ARDAHAN VE SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ARASINDA EŞLEŞTİRME PROTOKOLÜ İMZALANDI..


    Ardahan Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Yeni YÖK politikaları ve projeleri kapsamında gerçekleştirilen “YÖK Anadolu Projesi”nin ortağı oldu. Ardahan Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber,  Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen “YÖK Anadolu Projesi” Tanıtım Toplantısına katıldı.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  iştirakiyle gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kurulu Üyeleri, ilgili Bakanlar ve kurum başkanlarının yanı sıra projede yer alan üniversitelerin rektörleri, bölüm başkanları ve proje koordinatörleri katıldı. 

    Toplantının açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç “Yeni YÖK” olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler vererek, YÖK Anadolu Projesinin detaylarını paylaştı. Tek tip, birbirinin hemen hemen kopyası niteliğindeki üniversitelerden oluşan Türk yükseköğretim sisteminin Sayın Cumhurbaşkanının destekleri ile Araştırma Üniversiteleri, Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler, Mesleki Uygulama Üniversiteleri, Tematik Üniversiteler gibi niteliği itibariyle farklı misyonlar üstlenmiş üniversitelere sahip olduğunun altını çizen Başkan Saraç, bugünkü törene konu olan proje ile küresel yükseköğretimde son yıllarda gündemde olan üniversiteler arası iş birliğini gündemlerine almış olduklarını belirtti.



    “Yeni kurulan üniversitelerin desteklenmesine özel önem veriyoruz”


    YÖK Anadolu Projesinde kısa sürede çok daha fazla sayıda yeni üniversiteyi göreceklerine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversite gençlerinin, çağın en ileri bilgisiyle donanması bizler ve geleceğimiz için önemlidir. Bu amaçla yükseköğretim için belirlenen akademik ve idari kadrolarda yeni kurulan üniversitelerin desteklenmesine özel önem veriyoruz.” dedi.

    YÖK Anadolu Projesi’nin 2006’dan sonra kurulan üniversiteler arasından seçilen 15’inin, geleneği oluşmuş ve marka haline gelmiş kıdemli 12 üniversitenin insan kaynağı ve altyapısından yararlanmasını hedeflediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeyle birlikte doktoralı insan kaynaklarının yükseköğretim sistemimizde daha şeffaf ve liyakat odaklı bir şekilde istihdamına imkân sağlanacağını ifade etti.



    “YÖK Anadolu Projesi” nedir?

    Dünya yükseköğretimindeki üniversitelerin eşleştirme projeleri modellemeleri de dikkate alınarak geliştirilmiş olan “YÖK Anadolu Projesi”nin ilk aşaması 2018 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde yapılan toplantıda Üniversitemizle birlikte toplam 24 üniversitede “Dijital Dönüşüm Projesi” ile hayata geçirilmiş ve halen 2006’dan sonra kurulmuş toplam 54 üniversitemizde başarı ile devam etmektedir. Yeni YÖK tarafından yükseköğretimimizde ilk kez uygulanacak olan “YÖK Anadolu Projesi”, Üniversitemiz de dâhil olmak üzere yeni kurulan veya gelişmekte olan “genç üniversitelerin”, belirlenen bazı alanlarda gelişiminin diğer üniversiteler tarafından desteklenmesi amacıyla, akademik insan gücü ve araştırma alt yapısı bakımından daha gelişmiş “kıdemli üniversiteler” ile eşleştirilmesini öngörmektedir. Bu kapsamda; Ardahan Üniversitesi ile Selçuk Üniversiteri arasında “eşleştirme protokolü” imzalandı. Proje kapsamında imzalanan “eşleştirme protokolü” aşağıdaki maddeleri içermektedir:

    Bir üniversite en fazla iki üniversite ile eşleştirme protokolü yapabilecek,

    İki üniversite arasındaki eşleşme en fazla 5 bölüm/program düzeyinde yapılabilecek, Genç Üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler Kıdemli Üniversitelerin eğitim programlarında verilen derslerden yararlanabilecek,

    Kıdemli Üniversitelerde bulunan kıdemli öğretim üyelerinin Genç Üniversitelerin belirlenen alanlardaki programlarında ders vermesi sağlanacak,

    Eşleşen üniversitelerin eğitim ve öğretim, araştırma altyapıları ve kütüphane imkânları karşılıklı olarak kullanılabilecek,

    Kıdemli Üniversitelerin sahip olduğu bilgi ve tecrübelerin Genç Üniversitelere aktarılmasına yönelik planlama yapacak,

    Eşleşen üniversiteler belirleyecekleri alanlarda ortak yayın ve projeler yürütebilecek,

    YÖK, Koordinasyon Kurulunun yıllık izleme ve değerlendirme raporları sonucuna göre eşleştirmeyi sonlandırma hakkına sahip olacak. 



    ARKA MAHALLE HABERİ..


    Ulusal medya başta olmak üzere basın yayın camiasını paniklendiren teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle kağıdın, basılı yayının ortadan kalkacağı korkusu sürüp dururken, aynı durumun daha önce de yani televizyonun hayatımıza girmesiyle de yaşandığı unutulmuş gibi.

    Zira o dönemlerde de”tüfek icat oldu mertlik bozuldu” pardon ”televizyon çıktı basılı yayın bitti” deniliyordu. Hatta onun gazına gelerek Seka gibi devletin, yani halkın fabrikalarını alelacele elden çıkarmıştık.

     Ama tv icat oldu mertlik bozulduysa da basılı yayın yani Seka kağıt fabrikası gibi fabrikaların yeri park olsa da, yazılı basın ve Osmanlı’nın günahtır diyerek getirmeyi ihmal ettiği matbaa çarkları, dönmeye devam etti. Hemde ne dönüş. Nice iktidarları getirip nicelerini götürürken..

     Gazeteciliğin ve medyanın gelişen teknolojiye yani internete kurban olacağı paniği içinde olanların aslında gazete, dergi, kitap okurundan kopan yayın anlayışıyla basılı yayını öldürdüğünüde görmezden geldi.

     Çünkü arka mahallenin sorunlarını görmeyen internet üzerinden gelen”kopyala-yapıştır”anlayışıyla toplumun, okurun gerçek gündeminden kopan bir anlayıştır, aslında yazılı basını öldüren.

     Haa unutmadan havuz ve besleme medya kanalına atılan aynı manşetlerle basılıp, yayınlanan gazetecilik anlayışını unutmayalım. Zira Sümerlerden başlayıp Mısır kütüphanelerine kadar gelen yazının değil, sanalında söz gibi uçucu olduğunu da unutanların kutsal kitabımız Kuran-ı kerim ve diğer nice yazılı eser hala yaşıyor ve gerçek okuma hazzını verdiğini görüyoruz. 

    Basılı yayının da bitmeyeceğini bilerek..



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpYENİ REKTÖR BİBER!..


    arşiv habr 21/01/2017 tarihli haber


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu’nun önerdiği adaylar arasından 12 üniversiteye rektör atadı.


    Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın 130. ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13’üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulu’nun önerdiği adaylar arasından 12 üniversiteye rektör atamalarını gerçekleştirdi.


    İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan atamalar;


    – Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut


    – Ardahan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Biber


    – Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fahrettin Tilki


    – Batman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Aydın Durmuş


    – Bitlis Eren Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erdal Necip Yardım


     


    – Gümüşhane Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek


    – Hakkari Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ömer Pakiş


    – Yeni kurulan İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper


    – Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Akgül


    – Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun


    – Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Bülent Şengörür


    – Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Murat Türk atandı.


    CHP İLE HDP’NİN ANAYASA TİYATROSU!..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Baştan uzatmadan, hemen söyleyeyim..

    İkinci turda da 7 maddesi hemde birinci turdan daha rahat ve hızlı geçen Anayasa değişikliği tartışmalarının yalan ve CHP ile HDP’nin figüranlığından öte bir şey değil..

    Çünkü onca tartışma ve kürsüyü deviren sözde kavgaların nedeni CHP ile HDP’nin Anayasa Tiyatrosu gereğidir..

    Yani zaten engellemeye oyları yetmeyen bu iki partinin, bir adamın denetimine geçtiği ileri sürülen mecliste görüşülen yeni Anayasa görüşmelerine katılmakla zaten değişimden yana oldukları bilinmelidir..

    Çünkü meclise gitmezlerse, görüşmelere katılmazlarsa dünya gözün de gayri meşru olacak olan bu değişim kendiliğinden yani CHP ile HDP’nin görüşmelere katılmasıyla meşrulaşıyor..

    Yani katılmazlarsa dünya normlarında gayrimeşru bir değişim olacak olan yeni anayasa maddeleri sahada yalandan karşı olan ama arka kapılarda destekleyen CHP ve MHP’nin meclise katılmaları ile meşrulaşıyor..

    AKP’nin HDP ile yapmak istediği bu değişimi Kandilin ve Avrupa’nın korkusu dolaysıyla göremeyen HDP’nin bu çok fırsatı MHP’ye kaptırdığını fark etmediği bir süreçte CHP’de tabanının ve istanbul escort toplumun istemlerini görezden gelip, ulusalcı oy kaybından korkup yanlışa düştüğü şu günlerde hala mecliste olmaları gerçekten bir tiyatro oyunundan öte bir şey değil..

    Ve bunu gören toplum Nisan’da önümüze gelecek olan referandum sandığına oy atarken CHP ile MHPyi de sandığa gömecek gibi..


     

  • HDP’lilere Nazar Değdi, 3 Meclis Üyesi Dumandan Zehirlendi!..





    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Halkların Demokrasi Partisi Belediye Meclis Üyeleri İlter Senem, Onur Yılmaz ve Volkan Ünver ile HDP Merkez İlçe Başkanı Ercan Karagöz, HDP parti il binasında toplantı yaparlarken yanı başlarında yanan sobadan sızan karbon monoksit sonucu zehirlenerek Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldılar.

    Bir HDP ilçe yöneticisinin de aralarında olduğu zehirlenme ardından Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan HDP’liler tedavi altına alındılar. 




    HDP Belediye Meclis üyesi Veteriner Hekim Onur Yılmaz’ın durumunun ise kritik olduğu bilgisi alınırken olayı doğrulayan HDP Ardahan İl Başkanı Avukat Yaşar Kaya. “Sanırım bize nazar değdi” diyerek, “HDP’li meclis üyelerinin vatandaşa ucuz su mücadelesi başta olmak üzere birçok konuda mücadeleleri takdire şayandır ve Ardahan kamuoyunun ilgisini üstüne çekmiştir. Bundan dolayı da sanırım bize göz değdi” cümleleriyle geçmiş olsun dediği partililerin tedavisinin sürdüğünü söyledi. Haber: Özlem Şeyma Yılmaz


    .


    ARKA MAHALLE HABERİ..


    Ulusal medya başta olmak üzere basın yayın camiasını paniklendiren teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle kağıdın, basılı yayının ortadan kalkacağı korkusu sürüp dururken, aynı durumun daha önce de yani televizyonun hayatımıza girmesiyle de yaşandığı unutulmuş gibi.

    Zira o dönemlerde de”tüfek icat oldu mertlik bozuldu” pardon ”televizyon çıktı basılı yayın bitti” deniliyordu. Hatta onun gazına gelerek Seka gibi devletin, yani halkın fabrikalarını alelacele elden çıkarmıştık.

     Ama tv icat oldu mertlik bozulduysa da basılı yayın yani Seka kağıt fabrikası gibi fabrikaların yeri park olsa da, yazılı basın ve Osmanlı’nın günahtır diyerek getirmeyi ihmal ettiği matbaa çarkları, dönmeye devam etti. Hemde ne dönüş. Nice iktidarları getirip nicelerini götürürken..

     Gazeteciliğin ve medyanın gelişen teknolojiye yani internete kurban olacağı paniği içinde olanların aslında gazete, dergi, kitap okurundan kopan yayın anlayışıyla basılı yayını öldürdüğünüde görmezden geldi.

     Çünkü arka mahallenin sorunlarını görmeyen internet üzerinden gelen”kopyala-yapıştır”anlayışıyla toplumun, okurun gerçek gündeminden kopan bir anlayıştır, aslında yazılı basını öldüren.

     Haa unutmadan havuz ve besleme medya kanalına atılan aynı manşetlerle basılıp, yayınlanan gazetecilik anlayışını unutmayalım. Zira Sümerlerden başlayıp Mısır kütüphanelerine kadar gelen yazının değil, sanalında söz gibi uçucu olduğunu da unutanların kutsal kitabımız Kuran-ı kerim ve diğer nice yazılı eser hala yaşıyor ve gerçek okuma hazzını verdiğini görüyoruz. 

    Basılı yayının da bitmeyeceğini bilerek..



    https://www.parcabox.com


    ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


    Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


    İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



    Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


    Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 




    Bahçeli’nin püskevit’leri öğrencileri


    zehirledi, AK Partililer ile Müdür gülerek poz verdiler!


    arşiv haber 06/12/2017 tarihli haberler/yorum


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı bir köyde meydana gelen zehirlenme sonucu hastaneye kaldırılan öğrencileri hastanede ziyaret eden AK Parti Göle İlçe Başkanı ve İlçe Milli Eğitim yetkilileri zehirlenen öğrencilerle gülerek poz verdiler.


    **BALÇEŞME KÖYÜ ÖĞRENCİLERİ


    YEDİKLERİ BAYAT GIDADAN ZEHİRLENDİLER!


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Balçeşme köyü Ortaokulunda 6 ıncı sınıf öğrencileri gıda zehirlenmesinden dolayı hastenelik oldular.


    Alınan bilgilere göre Anbulanslarla Göle Devlet Hastanesine kaldırılılan öğrencilerin köy bakkalında aldıkları bisküvet ve çikolatalar dolaysıyla zehirlendikleri ileri sürüldü.


    Hastanede yapılan ilk müdahaleden sonra 16 öğrencinin aldıkları gıdadan dolayı zehirlendikleri anlaşılmıştır.Doktorlar öğrencilerin durumlarının iyi oldukları ve bir sürehastanede müşade altında kalacaklarını öğrenildi.


    Öte yandan zehirlenen öğrencileri hastenede ziyaret eden AK Parti İlçe Başkanı ve İlçe Milli Eğitim yetkililerinin zehirlenen öğrencilerle gülerek poz verdikleri görüldü.


    **SOĞUK, GRİP, YETMEDİ BİT ÖĞRENCİLERİ YEDİ!..


    *03/01/2017 Tarihli Haber


    2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın geçiren Ardahan’da eğitim alan öğrenciler -40’ları bulan soğuklar dolaysıyla gribe yakalanıp, hasta olurken, bazı okullarda ise bit salgını başladığı ileri sürüldü.

    VELİLER TATİL İSTİYORLAR!.. Dondurucu soğuklar dolaysıyla okullara giden çocukların hastalanıp, bitlendiğini belirten öğrenci velileri Ardahan Valisinden Soğuk Tatili isterlerken, sağlıkçıların okullarda  tarama yapması gerektiğine işaret ettikleri görülmekte.


    **ARDAHAN’DA ONCA OKUL KAPATANLAR BU HABERİ OKURKEN UTANIN!



    Japonya Ardahan gibi ülkenin kuzeyin de bir kent olan Kami-Şirataki köyde sadece bir öğrenci kaldı diye o köye yakın istasyonu kapatmazken, Ardahan’da öğrenci sayısı 10’un altına düştü diye hemen hemen tüm köy okullarını kapatıldı..  Ve aynı Türkiye ‘Ya burada araç mı geçiyor ki yol yapalım?’ diye yılardır Ardahan’ın yollarını yapmazken.. Olan yolları da, ‘zaten az araç geçiyor, yapmaya gerek yok, bir iki yama ile idare edelim’ der ve o bozuk yollarda, ‘Taşımalı Eğitim’ verirken..


    Japonya’da Kami-Şirataki tren istasyonu, tek bir öğrencinin okula gidip gelmesi için zarar etmesine rağmen 3 yıldır açık tutuluyor. Olayın duyulması “Türkiye’de olsa ne olurdu” sorusunu akıllara getirdi.


    Japonya'da Bir Tren İstasyonu Tek Öğrenci İçin Açık Tutuluyor


    Japonya‘nın en kuzeyinde bulunan Hokkaido adasındaki Kami-Şirataki tren istasyonu bir zamanlar işlek bir yerdi. Ancak bu uzak yerleşime gidip gelenlerin sayısı son yıllarda hızla düştü. Ve sonunda sadece iki istasyonluk hattı düzenli olarak kullanan tek bir kişi kaldı: Lise öğrencisi bir kız.



    TREN SAATLERİ KIZ ÖĞRENCİYE GÖRE AYARLANDI


    Hattı işleten Japon Demiryolları üç yıl önce durumu fark etti. Hat zarar ettiği için kapatılsaydı, her gün okula gidip gelmek için treni kullanan lise öğrencisi mağdur olacaktı. Bu nedenle üç yıl boyunca hattın zararına işletilmesine karar verildi. Hatta trenin istasyona geliş-gidiş saatleri, kızın okul saatlerine göre ayarlandı.



    MEZUN OLUNCA KAPATILACAK


    CCTV haberinde ismi açıklanmayan öğrenci mart ayında mezun olunca hat kapatılacak. Bu istasyonun bulunduğu Engaru şehri yakınlarında son dönemde 20 kadar hat kapatıldı. Japonya‘nın yaşlanan nüfusu bu duruma neden olsa da, Japondevleti ne gençleri, ne de yaşlıları göz ardı ediyor.


    KONUYLA İLGİLİ EKŞİ SÖZLÜKTE YAPILAN YORUMLARDAN BAZILARI ŞÖYLE;


    – bizde de milyonlarca yolcusu olan halkalı sirkeci hattını komple kapattılar. kafalarına esince açacaklar.


    hangisi dünya lideri şimdi?


    – öğrencinin tek çaresi o duraktan geçen trene binmekse ve bunu yetkililere bildirip bu tarz bir geri dönüş aldıysa, insana bir “allah allah?” dedirtiyor. devletlerin eğitime verdikleri değer tabii ki kalkinmisligin göstergesidir fakat niyeyse bana yine de garip geldi. japonların bazı şeyleri sanki biraz abartmasi. enteresan.


    – gözüme devlet kaçtı göremiyorum.


    – demek ki istenilirse insan gibi yönetilebiliyor kurumlar.

    çok sevindim o öğrenci için.


    – japonya‘da insana ne kadar değer verildiğini gösteren olaydır. tabi birden akıllara haydarpasa gebze banliyo trenini getirmiştir. sahi ne olmuştu ona?


    Asıl değişmesi gerekenler..







       






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    23 Yıldır İl Kültür ve Turizm Müdürünün olmadığı, 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmadan yarılayan, aylardır rektörü atanmayan ve bir çok daire amirliğinin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da yapılan bir operasyon sonucu yine bu iktidar tarafından getirilen Ardahan İl Genel Sekreteri adeta zorla emekliye sevk edilmiş ve Ardahan’ın yollarını yaptırmak ve açtırmakla sorumlu birileri diğer birilerine Genel Sekreterlik yolu açmıştır..

    Hayırlı olsun.. 

    Birileri yeni aldıklar evin taksitlerini bir diğerleri yaptırdıkları evin taşını artık birilerine ödetip, taşıttır.

    Neyse bu konuyu çok uzatmadan bende diyeceklerimi deyip, en iyisi kapatmak..

    Çünkü Ardahan’ın sorunlarının bugüne kadar neden istendiği gibi çözülmediğini bir türlü anlamayıp, bunları anlatan bizlere de düşman kesilenler bilmeli ki; Genel Sekreterlik koltuğunu kapmak için kasabın vitrinine iştah ile bakan kedi misali pusudayken, sizin en büyük yanlışı yaptığınızı gizlemek için başını örtmeye hazırlanmakta..

    Ama başta Karayolları şefliği olmak üzere bir çok kurumun amirinin değişmesi gereken bir Ardahan’da genel sekreter değişmişte kıyamet mi kopmuş deyip, bu konuyu kapattım..









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






     

     

  • ARDAHANLI ÖĞRETMEN DARICA DA ELEKTİRK AKIMINA KAPILIP, ÖLDÜ!


    Bayram Çağlayan, Levent ve Nazmiye Değirmenci’nin Konuk Olduğu Programımıza


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Sizide ekranlara konuk olmaya davet ediyor.


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


    Alınan bilgilere göre Darıca Fevzi Çakmak Mahalles, Cengiz Topel Caddes, Yiğt Sokak üzerndeki bir binanın teras katında geçtiğmz gün tadlat çalışması yaparken elndeki demri profolin elektirk telllerne temas etmes sonucu ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırılan Ardahanlı emekli öğretmen Nusret Çaydaşı’nın önce Farabi Eğtim ve Araştırma Hastanes’ne ardından da İstanbul Kartal Eğtm ve Araştırma Hastanes’ne kaldırılmıştı.


    25 gün hastanede tedavi gördüğü öğrenşlen ancak vücudunun yüzde ellisi yanık olduğundan dolayı kurtarılamayan Ardahnalı öğretmenin Darıca Fevzi çakmak Mahallesinde kılınacak cenaze namazı ardından toprağa verileceği öğrenildi.



    .



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    BAŞKAN ÇOK MEŞGUL!..


    Evet son seçimden sonra birçok başkana ulaşılamadığı yönünde eleştirilerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Tabi bu başkanların da seçilmeden önce farklı, seçildikten sonra mevcut Başkan Erdoğan başta olmak üzere diğer başkanlara ulaşamadıkları şeklinde yorumlar olduğunu da biliyoruz. Yani kendilerine ulaşamadıklarından yakınan insanlara, ’biz de bazılarına ulaşamıyoruz ‘ diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştıkları biliniyor ve en önemlisi bu başkanlara sekreterlik, basın danışmanlığı yapanlar da başkanları arayanların derdini anlatmak isteyenlerin sıkıntılarını başkalarına aktaramadıkları için de başkanlarında kendilerinden çare bekleyenlere geri dönüş yapmadıkları tartışılmaktadır. Bilmiyorum ama başkan seçildikten sonra ulaşılamaz olan bu başkanların dün büyük umutlarla seçilip, bugün başkan olanların kendilerine ulaşılamayanların büyük bölümünün kendini oraya taşıyan ve başkan yapanların seçmenler oldukları, yakınları oldukları, dostları oldukları da diğer bir gerçek.



    Evet bu ülkede başkanlık sistemine geçildi. Seçimden sonra gerek başkana, büyük başkana yani Erdoğan’a ve onun atadığı bakanlara daha sonra da seçilen belediye başkanlarını ve onların görevlendirdiği basın danışmanlarına ulaşılamaz olduğu bir gerçek. Bunu nasıl aşacağız bunu nasıl anlatacağız bilemiyorum ama çoğu insanın dert yandığı, bu yönde şikayetçi olduğu da çok iyi biliniyor.


    Ve bunların başını da yine halkın seçtiği milletvekilleri çekiyor. Milletvekillerini tanıyanlar kendileriyle ilgili işleri olanlar onlara ulaşamadıkları için sıkıntı çekiyorlar. Başkan Erdoğan’ın Kürt seçmenler mesaj olarak algılanan Şırnak’ta katıldığı partisinin kongresi de bir derdini anlatmak isteyen ve ‘Erdoğan dede’ diye bağıran bir çocuğun o kalabalığın içinde bile sesini duyup, cevap vermesi ve kendisine ulaşmak isteyen insanların olduğunu hissedip, kendisine seslenen çocuğu yanına çağırmasına benzer bir olay yaşadı, yaşıyor Türkiye.


    Evet, başta benim hemşerilerim olmak üzere hemşeri seçilenler olmak üzere güçlü lobi diyerek seslenmiş olmak üzere “ya bizden olsun da taştan olsun” dediklerimiz de artık kendilerine ulaşılamaz olmuşlar. Bu anlamda ne olur diye düşünürsek bilmiyorum ama her iş akışa bırakıldı ve bu akışın seçime doğru hızla gittiği de bir gerçek. Benim en büyük sorunum, en büyük derdim, en büyük düşüncem yarın yine birileri için ‘ya bu da daha önceki gibi ulaşılamaz mı olacak?’ şühpesi yaşatır mı bilemiyorum.


     Ama o koltuğa bir kez oturanların, koltuğa otur oturmaz kapıları kapattığını da biliriz.


    Hatırlarsanız seçimden önce “kapılarımız herkese açık olacak” şeklinde beyanat verenler ve bazıları da balta, kazmayı eline alıp yalandan resim veriyorlardı. Seçimden sonra kapılarını bile açmıyorlar.


    Kapılarını açık bırakana insanların derdini anlatma fırsatı veriliyor gibi fakat derdini anlattığını sananları dinlemiyorlar bile.


    Görüşmeye gittiğiniz insanların kapısı açık olduğu zaman dakika başı herkesin içeri girdiği gibi bir tarafta imza attıran, bir taraftan çaycısı giriyor, memuru giriyor, bir taraftan diğer tarafa yeni gelenler oluyor ve o hengame içinde siz derdinizi anlatamıyorsunuz bile..


    Yani kısacası ‘ben başkanım’ deyipte kendilerinin ulaşılmaz olduğunu söylersek, yanılmış olmayız..


    Bu anlamda da böyle bir sorunun olduğu bir ülkede başkanlık sisteminin de nasıl yürüyeceğini, nasıl yürütüldüğünü, nasıl olacağını düşünürken Azerbaycan’daki başkana da bakmak lazım. O da tepkilerin, homurdanmaların, sıkıntıların arttığını görünce komşusuyla yeniden çatışmaya girerek birbirlerine savaş ilan ettiler.  Ama bana göre çatışma değil her zaman oynanan oyunlardan birisini yeniden oynayarak kendine yönelik eleştirileri ötelemeleri düşündüğünü görmek mümkün.


    Azerbaycan-Ermenistan savaşına ben böyle bakıyorum.. Umarım ki; bu savaş çok insanın ölümüne neden olmaz ve başkanlarının orada kalması için de sadece ve sadece yalandan bir bahane olmaz diyerek asıl diğer bir sorunun sadece ülkemizde değil, dünyada ki başkanlık sorunudur..







    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     








    Ardahan’da 11 Öğretmen İhraç Edildi!..


    arşiv haber 15/09/2016 tarihli haber/yorum


    15 Temmuz Darbe Kalkışması olayı ardından FETÖ’nün en iyi örgütlendiği alan olan eğitimde 11’i Ardahan’dan olmak üzere ihraç edilen öğretmen sayısı 28 bin 163 oldu.


    Fethullahçı Terör Örgütü’nün en güçlü olduğu alan olarak gösterilen eğitimde, 28 bin 163 öğretmen çeşitli iddialarla ihraç edildi; 14 bine yakın öğretmenin de soruşturması sürüyor.


    EN YÜKSEK İSTANBULKONYA


    İhraç edilenlerin görev yerlerine bakıldığında, Doğu ve Güneydoğu’da FETÖ’nün etkisinin düşük olduğu görülüyor. 3 bin 487 kişi ile İstanbul, 2 bin 32 ile Konya FETÖ’nün etkin olduğu illerin başında gelirken, en düşük olduğu il ise 7 öğretmen ihracıyla Tunceli oldu.


     


    43 BİN ÖĞRETMEN AÇIĞA ALINDI


    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) en iyi örgütlendiği alan olan eğitimde 43 bin öğretmeni açığa aldı.


    27 BİN ÖĞRETMENİN LİSANSI İPTAL EDİLDİ


    FETÖ’nün bin 17 özel okulu, 823 özel öğrenci yurdu ve 283 kursunun faaliyetleri sona erdirildi. Yine örgütün okullarında görev yapan 27 bin 800 öğretmenin lisansı da bu kapsamda iptal edildi. Açığa alınan öğretmenlerin ihraçları için çalışmalar başlatıldı.


    KARARNAMEYLE ATILDILAR


    MEB, 2 Eylül‘de Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı kanun hükmünde kararname (KHK) ile FETÖ üyeliği tespit edilen 28 bin 163 öğretmeni ihraç etti. 14 bine yakın öğretmenin soruşturmaları devam ediyor. İhraç edilen öğretmenler isim isim liste halinde açıklandı. Listelere bakıldığında FETÖ’nün eğitim alanında en güçlü olduğu iller de gözler önüne serildi.



    ***Bu sınav iptal edilmeli..


    FETÖ/PDY ÖRGÜTÜ ARÜ/BESYO’DA MI?


    Bir kişi nasıl oluyor 3 branşta yer alır?..


    Daha önce yapılan sınavların birçoğunun Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) elamanlarınca ayarlandığı iddialarının tartışıldığı ve birçok sınavın iptal edildiği şu günlerde Ardahan Üniversitesince yapılan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınavında yaşananlar dikkatlerden kaçmıyor.


    Çünkü 2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edildiği ileri sürüldü.


    **REKTÖR ATAMASI ERTELENİRKEN, SINAVIN AL ACELE YAPILMASI NEDEN?


    54 farklı şehirden Bin 17 kişinin başvurduğu, 632 kabul gördüğü, 120 kişinin kabul gördüğü sınavda usulsüzlük yapıldığını ileri süren bir aday ARÜ’ya itirazda bulundu.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer alan ve buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş, boks, kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş,boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlış olmasına karşın Rektör seçimi ertelenen Ardahan Üniversitesinin yapmış olduğu ve yanlış olduğu değerlendirmeden dolayı birçok adayın  “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı ileri sürülerek, bu hukuksuzluğun FETÖ/PDY Örgütünün yaptığından ne farkı olduğu sorularak, ARÜ ve BSYO yönetiminin hakkında yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.


    Öte yandan BESYO’ya yerleştirilen bir çok öğrencinin de BESYO’nun üst düzey idarecilerinin memleketlilerinde oluşması ise dikkat çeken diğer bir iddia oldu.


    İşte konu hakkında ARÜ’ya yapılan bir şikâyet dilekçesi;



    T.C.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edilmiştir.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer almaktadır. Buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş,boks,kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş, boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlıştır. İdarenizin yapmış olduğu yanlış değerlendirmeden dolayı ben ve benim gibi “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı açıktır.



    SONUÇ VE İSTEM :


    1)    İlan edilen “Diğer Branşlar” listesinde yer alan asil ve yedek adayların hangi spor branşlarından değerlendirilmeye tabi tutulduğu yani “Diğer Branşlar” spor dallarına girip girmediğinin açıkça belgelenmesi,


    2)    Eğer yukarıda belirtilen kişiler “Diğer Branşlar” kontenjanın dolmaması durumunda alınan adaylarsa “Diğer Branşlar” kategorisinde aday olmadığının belgelenmesi,


    3)    “Diğer Branşlar” kategorisinde olmaması gereken sporcular var ise bu sporcuların ortalama ve standart sapma puan hesaplanmasına olumlu/olumsuz etki edeceğinden “Diğer Branşlar” başvuran tüm adayların yerleştirme puanının yeniden hesaplanması,


    4)    Talep ettiğim belgelerin tarafıma verilmemesi halinde şahsımın başvuru yaptığım Satranç sporunun “Diğer Branşlar”  kategorisine girdiği açık olup “Diğer Branşlar”  yerleştirme listesinin tekrar değerlendirilerek şahsımın asil listeye alınması,


    İtiraz dilekçemin yasal süresi içerisinde hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde idari ve adli yargı mercilerine esas etmek üzere yerleştirme işleminin hukuka ve hakkaniyet uygun olarak tekrar değerlendirilmesi hususunda;


    Bilgi ve gereğini rica ederim.


    Murat AKAGÜNDÜZ


    EK-1 Diğer Branşlar Yerleştirme Listesi


    EK-2 Boks Branş Listesi


    EK-3 Güreş Branş Listesi


    EK-4 Kayak Branş Listesi


    EK-5 Milli Sporcu listesi



    *31/07/2016 Tarihli Haber


    Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


     



    Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

    Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

    Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

    Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

    Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

    Oda sonucu şimdiden belli..

    Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

    Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

    Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

    Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

    Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim.. 


  • ÇILDIR GÖLÜ’NE KAÇAK DOLGU


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Ardahan’ın Çıldır ilçesinin Akçakale Köyü’nde, göl kenarında bulunan balık lokantasının sahibi Turan Kılıç tarafından, Çıldır Gölü’ne kaçak dolgu yapıldı.


    Edinilen bilgilere göre, 2019 yılının başında Çıldır Gölü’nün 5 metre yakınına izinsiz ve ruhsatsız bir şekilde balık lokantasını açan Turan Kılıç, lokantasına gelen müşterilerin araçlarını park etmesi ve kıyı şeridinde yemek yiyebilmeleri amacıyla yine izinsiz olarak dolgu yaptırdı. Akçakale Köyü’nde Kıyı Kanunu’na aykırı olan lokantasının ön tarafına, Çıldır Gölü’ne, ilk olarak ihtiyacı doğrultusunda 7 kamyon, daha sonra müşteri sayısının artmasıyla da izinsiz şekilde 20 kamyon taş ve toprak döktürerek Cumhurbaşkanlığı’nın Çıldır Gölü için almış olduğu kararı hiçe saydı.



    **Kaçak Dolgu yaptı, ardından Duvar ördü


    Ada Balık isimli lokantanın sahibi Turan Kılıç, Çıldır Gölü içinde kaçak dolgu yaparak oluşturduğu alandan kimsenin geçmemesi için, dolgu işlemleri tamamlandıktan sonra, bu alanın etrafına taş duvar ördü. Böylece önceden kamuya açık bir alanı, yerleşim sakinlerinin giriş ve çıkışına kapattı.


    **Muhtar sadece izledi..


    Bütün bu gelişmeler olduğu sıralarda Akçakale Köyü Muhtarı Selahattin Cimşit ise olayları gerekli makamlara iletip Kıyı Kanunu ve Cumhurbaşkanlığı Kararı’na aykırı işler yapan Turan Kılıç’ı durdurmak yerine, sessiz bir şekilde olan bitene kayıtsız kaldı.



    CUMARTESİ YAZISI..


    Her sabah doğan güneşle birlikte yeniden yeşeren umutların verdiği enerji ile yol aldığımız hayatın içinde yaşanan her anın dolu dolu geçmesi için çabalarken önümüze çıkan ve moralimizi bozup enerjimizi alan tüm olumsuzlukları da aşmak zorundayız.

    Güneş görevini tamamlayıp yerini bütün ihtişamıyla ufka yükselen aya bırakırken karanlığın içindeki yıldızların bile kendisine huzur verdiğini anlaması gerekir. Bu nedenle her gün geride bıraktığımız günlerin birer cumartesi olduğunu unutmadan yol almak gerekir. Yaşanması ve tat alınması gereken hayat denen bu yolda.




    Bunun içinde bu hayatı tamamlayacak ruh verecek, enerji depolayacak materyallere, güzel bakış açısına ve arkadaşa ihtiyaç vardır. O ihtiyacı da karşılayacak dost, arkadaş, eş, aşk ve güzel bir cumartesi atmosferi içinde doğaya hayat veren, çiseleyerek yağan yağmur ya da bir damla göz yaşı olabilir.

    Evet, bir cumartesi yazısını daha ele alırken yaşanan hayatımız boyunca her an yaşanan onca olumsuzluğu bir kenara bırakıp, hepimizi saran o sıkıcı atmosferden çıkıp, okyanusun ortasında bulunan ve ‘ufukta geliyor’ diye umut ettiğin geminin görünüp, sana ulaşmasını bekler gibi sabırlı olmak en güzeli..

    Çünkü, ‘bugün Pazartesi, yarın Salı.. Çarşamba’yı sel aldı, Perşembe gitti, hayırlısı Cuma, kesin dinleneceğim’ diye umut ettiğin Pazar’ı beklemeden her günü cumartesiye çevirmek mümkünken başta özel sorun ve ilişki, düşünceler olmak üzere kendimize işkence ettiğimiz hızla gelen ve bir o kadar hızlı giden haftanın aslında bir daha geri gelmeyecek hayatımızı da götürdüğünü bilerek hareket etmekten başka çare olmadığını daha iyi anlıyor insan kendisinden kopan her günü ararken..




    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





     










    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     







    Çıldır Öğretmen Evi’ne Kilit mi Vuruldu?


    HArşiv Haber 06/10/2017 tarihi haber


    İddialara göre depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen ve yıkım kararı verilen Ardahan’ın Çıldır İlçesinde ki Prof. Dr. Esfender Korkmaz Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu ’nun kapısına kilit vuruldu.


    Haber/Foto: www.cildirmedya.com


    Tüm masrafları aslen Çıldırlı olan ve aynı zamanda eski dönem milletvekilimiz olan Prof. Dr. Esfender Korkmaz tarafından karşılanan öğretmenevi, Çıldır’da 10 oda ve toplamda 20 yatak kapasitesiyle hizmet vermekteydi. Yurt sorunu yüzünden büyük sıkıntılar yaşayan ve kayıt yaptıramadan memleketlerine dönen öğrenciler gibi, şimdide konaklama sıkıntısı yaşayacak öğretmenler de olacak. Yoldan geçen vatandaşların bazıları neden kapandığını bilmiyorken bazıları da ortalıkta dolanan depreme dayanıklı değil gerekçesine karşı çıktı. Vatandaşlar, “burası yıllardır hizmet veren bir bina. Gerek öğretmenevi ve gerekse Çıldır’a gelen misafirler/turistler için başka alternatifi olmayan bir konaklama yeriydi. Ayrıca burası 2 katlı bir bina. 10 katlı vs olsa anlayacağız tehlikeyi. Etrafında evler ve bazı kurumlar var. Onların neden yıkım kararı olmuyor da ortada bulunan bu binanın yıkım kararı oluyor merak ediyoruz” diye belirttiler. Öğretmenevinin ne zaman yıkılacağı bilinmiyor.


    Çıldır’da Bir Yıkım Daha Var!


    Öğretmenevinin yanında bulunan ve eskiden Çıldır Lisesi yurdu ve yemekhanesi olarak kullanılan bina da yıkılıyor. Bu binanın da yıkım kararı olduğuna ilişkin iddialar bulunurken, yerine ne yapılacağı bilinmiyor. 


    Öpülesi elleriyle okulu boyadılar..


    *16/05/2016 Tarihli Haber


    Başta üniversite sınavlarında olmak üzere bir çok sınav da 81 vilayet içinde sonlarda kalan Ardahan’da ki eğitimin hak ettiği yere ulaşması  için büyük çaba sarf eden bölgedeki öğretmenler eğitimle yetinmeyip, bin bir zorlukla eğitim verdikleri okulların bakımını da kendileri yapıyor.


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Çardaklı köyünün bay ve bayan gözü gibi baktıkları öğretmenleri, onlarca öğrencinin eğitim aldığı görev yaptıkları okulu kendi elleriyle boyayıp, baştan aşağı yenilediler.



  • MACERA BAŞLAMADAN BİTTİ!


    SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


    Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


    ‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


    İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



    Liseler ve ortaokullar için ise tarihler merak konusu olarak hala netleşmezken Ardahan’da EBA üzerinden ve 1. Sınıflar da verilen eğitimin durumunu adını açıklamak istemeyen ama yaşanan soruna en güzel cevabı veren maille bize ulaştıran Ardahanlı öğrencinin maili anlatıyor.

    İşte o mail ve eğitimin durumu.

    ‘Abi ben Ardahan da yaşıyorum okullar açıldığından beri giremiyorum. İnternetin çekmesi için ya dağa çıkacağım ya da merkeze gideceğim. Abi ama merkeze de gidemiyorum hayvanları otlatmaya gidiyorum. O yüzden her gün gidemem abi bir çaresini bulsun yetkililer’



    YÜZ YÜZE EĞİTİM, ANASINIFI VE İLKOKUL


    1’İNCİ SINIFLARDA BAŞLADI


    Millî Eğitim Bakanlığınca, okullarda yüz yüze eğitim, seyreltilmiş uygulamalarla anasınıfı ve ilkokul 1’inci sınıflarda haftada bir gün olacak şekilde Ardahan’da da başlatıldı.


    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle mart ayından beri kapalı olan okullar, alınan tedbirler çerçevesinde kapılarını anasınıfı ve ilkokul 1’inci sınıflar için açtı. Yeni eğitim öğretim dönemi, TRT EBA, EBA ve canlı dersler kullanılarak uzaktan eğitim yoluyla 31 Ağustos’ta başlatılmıştı. Okulların açıldığı ilk hafta olan 21-25 Eylül’de gerçekleştirilecek uyum programı okul öncesi eğitim kurumlarında ve ilkokul 1’inci sınıflarda “1 gün yüz yüze eğitim” de ilçemizde ilk ders bugün gerçekleşti.


    Katılımı zorunlu tutulmayan “1 gün yüz yüze eğitim” de Posof İlkokulu’nda açılan 2 şubemize 38 öğrenciden 31 öğrenci, Süngülü İlkokulu’nda açılan 1 şubemize 12 öğrenciden 10 öğrenci ve Posof Anaokulu’nda 17 öğrenciden 12 öğrenci katılım sağladı.


    Bu süreçte okul öncesi ve ilkokul 1. sınıflar uyum programı etkinliklerinde, çocuklar sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirilecek. Hijyen, sosyal mesafe, korku ve kaygılardan kurtulma gibi etkinliklerin yanı sıra öğrencilerin okulu ve çalışanları tanımalarına yönelik etkinlikler düzenlenecek. “Sağlık Olmadan Eğitim Olmaz” parolasıyla hazırlanan etkinliklerde, eğitimle ilgili tüm paydaşların uyması gereken hususlar ve beklentiler yer alacak.



    KİN VE NEFRETİ SÜRDÜRMEK..


     


    2023 Seçimleri telaşında bulunan ve mevcut iktidarın devamı içim ne yapacağını düşünüp, şaşırdığı bir bunalım içinde olduğu gün geçtikçe daha da netleşirken aynı iktidar, iktidarının devamı için olmadık bahanelere başvurduğu da görülmekte.


    Ve geçtiğimiz gün yapılan son MHK toplantısının ardından durduk yerde hem de 2014’te yaşanan bir olaya yani 6 yıl önce unutulan bir konuya sarıldığını görüyoruz.


    Yani MGK toplantısının hemen ardından durduk yerde 2014 yılında Kobani bahane edilerek başlatılan 6-8 Ekim olayları için yürüttüğü soruşturma kapsamında 82 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Ve aralarında Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in de bulunduğu birçok kişi bilinen yöntemler ile göz altına alınmaya başladı.


    Yazımızı yazarken devam eden bu operasyonun neyle sonuçlanacağını merakla beklerken HDP’den gelen dikkat çekici bir açıklama ajanslara düştü.



    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu’nun da tutuklu bulunduğu 2014’teki Kobani bahanesiyle düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturması kapsamında 7 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılması ardından başlatılan gözaltılar ile halkın oyları ile ülkenin önemli kentlerinden olan Kars Belediye Başkanı değilde kaçak birymiş gibi gözaltına alınan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in de aralarında bulunduğu ve Sırrı Süreyya Önder, Altan, Emine Ayna gibi isimler de yer aldığı olay ardından Halkların Demokratik Partisi ise bu kararlar hakkında yaptığı ilk açıklamada, “Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır” ifadelerini kullanıyordu.


    “HDP Boyun Eğmedi, Eğmeyecek’ diye başlayan o açıklama da “Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır. AKP-MHP bloğu kaybettikçe muhalefeti tasfiye etmeye çalışıyor. HDP sizin darbelerinize boyun eğmedi, eğmeyecek.” deniyordu.


    Yani cumhur ittifakına karşı oluşturulan millet ittifakının ana dinamosunun HDP olduğunu bilen mevcut iktidarın Barolardan başlayıp, Ayasofya, Tabipler Birliği, Akdeniz, Ege ve Karadeniz gündemi ile meşgul edip, seçmeni gibi kendisinden kopup gidenlerin yarattığı stresi aşmanın yollarını ararken bu işin ucunda yine milliyetçilik yattığı ve bunun yolunun da HDP üzerinde oynayıp, ortamı germekten geçtiğini hesaplarken anlamadığı bir şey var o da başta Kürt seçmen olmak üzere 7-8 Kobani olayları bahane edilip, 7 ila 8 milyon oyu alan ülkenin en ciddi muhalefeti olan HDP’nin bu karanlık oyunlara gelmeyeceğidir..


    Çünkü HDP’nin açıklamasına baktığınıza iktidarın MYK toplantısı ardından aldığı netleşen ve 4 yıl önce yaşananları yeniden hem de kendi eliyle gündeme getiren iktidarın beklediği gerginlikten yana değiliz, ne yaparsanız yapın karşınızda da dimdik ayaktayız deniliyordu.


    Öyle ve öylede olmalı…


    Çünkü bu ülkede iktidarı da yönlendiren gladyatörlerin yani ortam karıştırıcıların ince hesabının hala bitmediğini ve CHP ile hareket etmekten çok da memnun olmayan ama bunu anlamak istemeyen iktidara da direnen HDP başta olmak üzere tüm ülke görüyor…


    Ama sanırım milliyetçi ve ulusalcı, Maocu tayfanın etkisinden kendisini kurtaramayıp, 4 yıl önceki unutulan Kobani meselesini değil, buzlukta bulunan Barış Sürecini masanın üzerin çıkarması halinde bir süre daha yoluna devam edeceği kesin olan Başkan Erdoğan’ın Kobani olayları gibi son yerel seçimlerin kin ve nefretini üzerinden atmıyor, attırılmıyor gibi..





    BAKAN EĞİTİM DE, PROJE DE SONLAR


    DA OLAN ARDAHAN’DA Kİ


    EĞİTİMCİLERLE SANAL DA BULUŞTU!


    arşiv haber 21/05/2020 tarihli haberler/yorum


    Yaşana virüs paniği dolaysıyla bu yıl erkenden biten Eğitim/Öğretim dolaysıyla boş kalan okulların eksikliklerinin giderilmesi, okul çevrelerini düzenlenmesinin istendiği Ardahan’da ki eğitim camiası ile sanal ortamda bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk “Gözüm arkada değil. Siz orada, öğrencilerinizin, velilerimizin yanındasınız. Bu çabalarınızdan çok mutlu oluyoruz” derken sanalda verilen eğitimde yaşanan sıkıntıları dile getirdiler.


    Bakan Selçuk: Gezi yasakları kalkar,


    kalkmaz Ardahan’a geleceğim..


    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 81 ilde, her bir ilçede, öğretmenlerin gösterdiği gayreti gördüğünü ifade ederek, “Gözüm arkada değil. Siz orada, öğrencilerinizin, velilerinizin yanındasınız. Bu çabalarınızdan çok mutlu oluyoruz” dedi.


    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Selçuk, ‘Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları’ kapsamında, Ardahan’da görev yapan öğretmenlerle buluştu.  


    İl Milli Arahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut’ın da bulunduğu görüşmede söz alan her öğretmen, zor koşullarda hayata geçirdikleri çalışmalarını ve projelerini anlattı. Bakan Selçuk da 81 ilde, her bir ilçede öğretmenlerin gösterdiği gayreti gördüğünü ifade ederek, “Gözüm arkada değil. Siz orada, öğrencilerinizin, velilerinizin yanındasınız. Bu çabalarınızdan çok mutlu oluyoruz” dedi.


    Köy öğretmeni Arzu Kaçar, uzaktan eğitimi öğrencilerinin nasıl heyecanla ve büyük bir mutlulukla takip ettiğini ifade ederken, babasının telefonuyla evden çıkıp tavuk sesleri, koyun sesleri arasında derse katılan bir öğrencisini anlattı. Bakan Selçuk da bu sürecin çocuklara ve öğretmenlere yeni ve daha önce karşılaşılmamış durumlarda ne yapılabileceğine dair beceriler kattığını belirterek, tüm öğrencilere sevgilerini gönderdiğini ifade etti.


    SALGIN SONRASI İLK İL ZİYARETİ ARDAHAN’A


    Öğretmen Meryem Keskendir, “Biz uzakta kaldık. Bize öncelik verin. Öğrencilerimizin böyle bir motivasyona ihtiyacı var” deyince Bakan Selçuk, ilk kez söz verdi. Koronavirüs salgını sonrası ilk il ziyaretini Ardahan’a yapacağını dile getirdi. Bakan Selçuk, meslektaşlarına, “Ne istiyorsanız ne yapmayı planlıyorsanız bilin ki biz sizin arkanızdayız” diye seslendi. Bakan Selçuk ayrıca, öğretmen Göksal Sert’in oğlu Salih için de 100 öyküyle kitaplaştırılan ‘Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler’ kitabının hemen kargoya verileceğini belirtti.



    Ardahan Proje Hazırlamaktanda da


    Sonuncu Oldu!


    arşiv haber 18/05/2020 tarihli haber


    Son olarak Corona virüsle mücadele kapsamında alınan tedbirlere paralel olarak günlük hayatı kolaylaştırmak için devreye giren Ardahan dışında ki meslek liseleri başta maske üretimi olmak üzere hazırladıkları projelerle ülke gündemine otururken, bir üniversite kampüsü kadar büyük alana oturtulan ama bir çok makine ekipmanı olmasına rağmen bir sandalyeye bir kaynak yapamayacak halde bulunan Ardahan Endüstri Melek Lisesi dahi kente buluna okullar proje üretmekten diğer iller arasında sonuncu oldu.



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


    Ardahan Üniversitesi’nden sonra


    Milli Eğitim’de dibe vurdu..



    2020 yılı Tübitak 4006 Bilim Fuarı Sonuçları açıklandı. İllerin başarı sıralaması belli oldu. Ardahan, 81 il içerisinde sondan birinci oldu.

    Geçtiğimiz yıl Üniversite Araştırma Laboratuvarı (UniAr) 2020 Devlet Üniversiteleri ve Fakülteleri sıralamasında Ardahan Üniversitesi sondan birinci olmuştu. 2020 yılı Tübitak 4006 Bilim Fuarı Sonuçları açıklandı. Ne yazık ki Ardahan yine sondan birinci oldu.



    4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı ile, 5-12. sınıf ilk ve ortaöğretim öğrencilerinin bilimsel çalışmalar gerçekleştirme konusunda teşvik edilerek, soru ve sorunlara çözüm bulma yoluyla bilimsel süreç becerilerinin kazandırılmasına katkı sağlanması amacıyla 26 Kasım -30 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılan başvuru sonuçları açıklandı.

    Değerlendirme neticesinde 81 ilde yer alan 6.511 okulda yüz binlerce ortaokul ve lise öğrencinin  hazırlamış olduğu  projeler destek almaya hak kazandı. TÜBİTAK  tarafından kabul edilen projeler için her okula ortalama 6.000 TL destek verilecektir. 81 İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başvurduğu projeler sonucu kabul edilen proje sayılarına göre;  İstanbul 600 proje ile 1.sırada yer alırken, Ankara 456, proje ile 2.sırada Şanlıurfa ise 297 proje ile 3.sırada yer aldı.

    Sivas 98, Tokat 91, Afyonkarahisar 82, Ağrı 77, Kütahya 66, Adıyaman 58, Rize 57, Erzincan 56 Zonguldak 52,Muş 51,Amasya 48, Hakkari 47 kabul gören proje ile bir çok Büyükşehiri geride bırakırken, Ardahan 9 projeyle sondan 1. Oldu.

    Özelikle Sivas, Tokat ve Ağrı ve Hakkari illerin başarısı gözden kaçmadı. 30 Büyükşehir içinde,  Diyarbakır 46 kabul gören proje ile Diyarbakır sonuncu olurken, Diyarbakır’dan sonra Denizli 51 proje ve Trabzon 54 proje  ile yer aldı.


    Yazıyorsam Sebebi Var/Fakir YılmazHayat Anayasası.. 


    ‘Sarı Saçlım, Mavi Gözlüm’ adlı parçayı ve nice türküleri seslendiren Aşık Mahzuni Şerif’i anma günü eşliğinde ele almayı düşündüğüm bugünkü yazımda, Sabahattin Ali, Erdal Eren, Musa Anter gibi devrimin, devrimci direncin ve devrimcilik yolunda mücadele veren isimleri ve onları sazları ile sözleri ile, türküleriyle ölümsüzleştiren tek tek sırlamayı düşünüyordum.


    Ben böyle düşünürken benim günlük yazılarımı yakından takip edip, zaman zaman güzel fikir ve eleştirileri ile bana katkı sunan bir okurumun beni düşünerek ve benim gibi hepimizin yaşamları boyunca dikkat edeceği hal hareketleri anlatan önemli sözlerden oluşan sözleri toplamış ve okumam için bana gönderince yazacak bir şey bulmadım, onca önemli satırların, sözlerin hayatımızın Anayasası olması gerektiğini anlayınca..


    Ve çok uzatmadan satır, satır ve anlayıp, ders alarak, erinmeden sizinle birlikte yeniden okumaya başladım, dostlarla paylaşılacak aşağıdaki bir kaç güzel sözü ve ‘Hayatımızın Anayasası’ olması gereken satırları..


    Evet, başlayalım mı.. Buyurun..


    Goebels’e sormuşlar;


    – “İktidar nedir?” 


    – “Düşman yaratmaktır..” diye cevap vermiş. 


    II.Ramses’e gitmişler;


    – “En büyük piramit hangisi?”


    – “Kibrimizdir..” demiş. 


    Platon’a sormuşlar;


    – “Devlet nasıl yönetilir?”


    – “Ya ilimle, ya zulümle..” diye yanıtlamış. 


    Orhan Gazi’ye sormuşlar;


    – “En büyük zulüm nedir?” 


    – “Geciken adalettir..” demiş. 


    Çiçero’ya sormuşlar;


    – “Roma İmparatorluğu nasıl yıkıldı?”


    – “İşi ehline vermedik..”diye yanıt vermiş. 


    Kârun’un yanına varıp;


    – “Zenginliğin sırrı nedir?” demişler. 


    – “Halka avuç açmamaktır..” demiş. 


    IV.Murat’a sormuşlar;


    – “Yardıma alışana ne olur?” 


    – “Emir almaya da alışır..” diye cevaplamış. 


    Gorbaçov’a


    – “En büyük hatan neydi?” diye sormuşlar. 


    – “Yanlışı hep karşımızdakinde aradık..” diye yanıtlamış.


    Stalin’e sormuşlar;


    – “En büyük korkunuz?”


    – “Sokakta yalnız başıma yürümek..” diye cevaplamış.


    Şimdi de; Mevlânâ, Yunus Emre, ve Buda’dan alınan kısa notlara yani 100 maddelik Hayat Anayasasına bakalım mı?..


    İLK 10

    1- Az ve öz ye. Yükte hafif, pahada ağır şeyler tüket.


    2- Yaşın ilerledikçe lokmalarını azalt, adımlarını çoğalt.


    3- Yavaş ye, hızlı yürü.


    4- Zeytinyağı ve tere yağına öncelik ver.


    5- Yoğurt, yumurta ve balıktan vazgeçme.


    6- Kahveyi değil çayı sev, ikisini de kararında tüket.


    7- Bakliyat, sebze ve meyve ye..


    8- Yeşillikleri ve baharatı kullan.. 


    9- Maydanoz, kekik, nane, fesleğen, tere, roka ve benzerlerini sofrandan eksik etme..


    10- Tarçın, zerdeçal, rezene ve kırmızı biberi masanda tut..


     


    İKİNCİ 10


    1- Şekerden, undan, tuzdan ve kızarmış yağdan uzak dur.


    2- Güvenli ve mineral zengini su iç..


    3- Yemekte su içme..


    4- Suyu oturarak ve ılık iç..


    5- Suyuna portakal veya limon dilimleri, rendelenmiş turunçgil kabuğu ekle..


    6- Kahvaltıyı atlama..


    7- Akşamları az ve erken saatte ye..


    8- İki öğünle beslenmeyi dene..


    9- Sofradan biraz aç kalk..


    10- Damak çatlatayım derken damarlarını çatlatma..


     


    ÜÇÜNCÜ 10



    1- Geleneksel gıdalar ve mutfaktan pek ayrılma..


    2- Ev yemeklerini tercih et..


    3- Sofranı kalabalık tut, masanı (ailen ve dostlarınla) büyüt..


    4- 40’lı yaşlardan sonra et değil, ot (bitkisel) ağırlıklı beslen, aslan değil, kuzu ol..


    5- 40’lı yaşlardan sonra her 10 yılda bir tabağını yüzde 5 küçült..


    6- Duygusal açlığını besinlerle giderme..


    7- Kilonu ve bel çevreni iyi izle..


    8- Doğal, tam ve yerel besinleri tercih et..


    9- Sabah egzersizlerini ihmal etme..


    10- Her gün mutlaka koş/yürü..


     


    DÖRDÜNCÜ 10


    1- Her gün paslanmamak için 5 bin, kilo almamak için 7.500, sağlıklı yaşlanmak için 10 bin adım atmaya çalış..


    2- 30 dakikadan fazla oturma..


    3- “Ayakta kal, hayatta kal” mottosunu asla unutma..


    4- Mümkünse her gün 15-20 dakika güneşlen..


    5- Uykundan taviz verme..


    6- Erken yat, erken kalk..


    7- Duasız, dileksiz ve şükürsüz yatağa girme..


    8- Güne neşeli başlamaya çalış..


    9- Stresten uzak dur..


    10- İşe evini, eve işini götürme..


     


    BEŞİNCİ 10


    1- Hazdan kopma, keyfi bırakma ama ikisine de tutku derecesinde bağlanma..


    2- Kendinle ve hayatla dalga geçmeyi bil..


    3- Yüzünden gülümsemeyi, ağzından kahkahayı eksik etme..


    4- Gamlı, kederli olma, “Neşeli ol ki genç kalasın” mottosunu her sabah tekrarla..


    5- Kendini, işini, eşini ve aileni çok sev..


    6- Aileni, ilişkilerini sağlam ve büyük tut..


    7- Eşine, işine, doğaya aşk ile sarıl..


    8- Eğlenceli biri ol, eğlenmeyi asla bırakma..


    9- Arkadaşsız, dostsuz, komşusuz kalma..


    10- Evlen, mümkünse çocuk sahibi ol..


     


    ALTINCI 10


    1- Tedbiri elden bırakma, emniyet kemeri tak, kask kullan..


    2- Sağlık kontrollerini ihmal etme..


    3- Gereksiz ilaç kullanma..


    4- Manevi şifaya zaman ayır..


    5- Sıkıntılarını paylaşabileceğin insanlarla dost, arkadaş ol..


    6- Doğaya dokun; rüzgârı yüzünde, güneşi teninde hisset.


    7- Yaşlanmaktan korkma, yaşlılıkla kavga etme..


    8- Mutlak sonu kabullen..


    9- Genetik mirasını öğren, ona göre tedbir al..


    10- Sadece sevince değil kedere de ortak ol..


     



    YEDİNCİ 10


    1- Müzikten kopma..


    2- Ruh ve bedenini birbirinden ayırma; beden un, ruh su; oluşan hamur ise sensin..


    3- Kendine yetmeye çalış..


    4- İnsaflı, hoşgörülü, gani ruhlu biri ol..


    5- İncinme, incitme..


    6- İhtiraslı olma..


    7 Az konuş, çok dinle; anlatan değil, dinleyen ol..


    8- ‘Hayır’ı ‘Evet’le eşitlemeye çalış..


    9- Unutmayı ve barışmayı bil..


    10- Dertleşmekten çekinme ama mızmızlanma..


     


    SEKİZİNCİ 10


    1- Öfke, kin ve küskünlük yükünü taşıma..


    2- “Az çoktur”u benimse ve her bakımdan hafifle..


    3- Evrendeki her şey ve herkese saygılı ol, değerini bil..


    4- Geleceği görmek için geçmişe bak..


    5- Yaşın elliyi geçmişse “Durma”, “Düşme”, “Üşütme” üçlüsünü unutma..


    6- Huzurun en etkili ilaç olduğunu aklından çıkarma..


    7- Ruhuna fazla ışık tutma ama onunla sohbeti de unutma..


    8- Eşyaya bağlanma, eksilmekten korkma..


    9- Yaşlanmayı kabuğu soyup, ruha inmek olarak kabul et..


    10- Aşırılıktan uzak, düzgün bir yaşamın olsun..


     


    DOKUZUNCU 10


    1- Tartışma, tartışsan bile uzatma ve abartma..


    2- Bugünü, bu anı, şimdiyi yaşa..


    3- Düne pişmanlıkla, yarına kaygıyla yaklaşma..


    4- Geçmişi geçmişte bırak, geleceğe umutla bak..


    5- Eleştiride kıskanç, övgüde cömert ol..


    6- Tevazuyu bırakma ama övgüyü kabullen..


    7- Hoş sohbet biri ol..


    8- Sıradan ve sade kal..


    9- Kıskanma!.


    10- Manevi zenginliğini çoğalt..


     


    ONUNCU 10


    1- Gerektiğinde işi oluruna bırak. “Bu da geçer” de.


    2- Evinden, köyünden, kentinden ve ülkenden kopma..


    3- Mahcup, çekingen ve kararsız olma..


    4- Oku, yaz, gez, dolaş, izle, yeni şeyler öğrenmeyi asla bırakma..


    5- Sadelik ve sıradanlığa yönel..


    6- Az sadakat bekle, çok sadakat göster..


    7- Bedenini iyi dinle, verdiği sinyalleri ciddiye al..


    8- Toksik olan her şeyden uzak dur..


    9- Modern tıbba inan ama geleneksel tıbbı pas geçme..


    10- Zamanın ve sabrın en iyi ilaç olduğunu unutma..


     


    KAVGA İSTEMEYENLERE REÇETE..

    Yaşlı adama sordular:


    – Bu uzun ömrünü hanımınla beraber müşkilsiz nasıl geçirdin? Bunun üzerine yaşlı adam reçeteyi söyledi:


    – Zifaf gecemizde hanımla şöyle anlaştık. O beni öfkeli bulunca, ben sakinleşinceye kadar mutfağa gidecek… 


    O öfkelendiği zaman da ben evin bahçesine çıkıp, onun öfkesi dinene kadar dönmeyeceğim…


    Ben 50 senedir evin bahçesinde yaşıyorum..


    Evde kaldığımız şu günlerde kavga istemeyenlere işte size reçete..



     


    ARDAHAN EĞİTİM’DE 74.


    arşiv haber 24/01/2016 tarihli haber


    2015/2016 Eğitim/Öğretim 1. Yarı Yıl Tatiline Giren Okulların ülke genelinde ki başarı sıralaması da belli oldu. Eğitim de başarı konusunda 81 Vilayet içinde 74. sırada olduğu görülen Ardahan’ın bu konuda sınıfta kaldığı da dikkatlerden kaçmadı.


    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün ilk defa açıkladığı ‘İllerde Yaşam Endeksi’ araştırmasında eğitimde en iyi il, Tunceli oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir ilk 30’a bile giremedi. Hakkari ise son sırada yer aldı.


     


    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ilk defa hazırladığı ‘İllerde Yaşam Endeksi 2015’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı.


    Endekste tüm illerde konut, çalışma hayatı, gelir/servet, sağlık, eğitim, çevre, güvenlik, sivil katılım, altyapı hizmetlerine erişim, sosyal yaşam ve yaşam memnuniyeti olmak üzere 11 alan incelendi. Buna göre, ‘bireylerin topluma veekonomiye verimli bir şekilde katılması için gerekli bilgi, beceri ve yeterliliklerin sağlanmasında büyük öneme sahip’ olan eğitim endeksinde ilk sıraya Tunceli yerleşti. Bu şehri ikinci sıra ile Isparta ve üçüncü sıra ile Amasya takip etti.Hakkari ise son sırada yer aldı.



     


     



    TUNCELİ LİDER, HAKKARİ SONUNCU


    Hürriyet gazetesinden Önder Öndeş’in haberine göre, illerin eğitim ile puanları hesaplanırken, okul öncesi eğitimde net okullaşma oranı,Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi yerleştirmeye esas puan ortalaması, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puan ortalaması, fakülte ve yüksekokul mezunlarının oranı, kamunun eğitim hizmetlerinden memnuniyet oranı gibi 5 gösterge incelendi. İnceleme sonucunda şehirlere ‘0’ (sıfır) ile 1 arasında değerler verildi. 1 en yüksek, sıfır ise en düşük puan olarak belirlendi. Değerlendirmeye alınan 5 eğitim istatistiği ortalamasında en yüksek değeri 0.7468 ile Tunceli aldı. İkinci Isparta 0.7370 ve üçüncü Amasya 0.7036 puana ulaştı. Listenin son sırasına ise 0.0966 değer ile Hakkari yerleşti. Ayrıca Şırnak 0.1634, Ağrı ise 0.2045 ile eğitim alanında en düşük değerlere sahip iller oldu.


    BÜYÜKŞEHİRLER İLK 30’A GİREMEDİ


    Araştırmada büyükşehirlerin oldukça geride kalması dikkat çekti. İstanbul 56,Ankara 44 ve İzmir 31’inci sırada kendilerine yer buldu. İstanbul 0.5163 ile ortalama bir sonuç yakalarken Ankara 0.5523, İzmir ise 0.6042 değer aldı. Böylelikle üç büyükşehir içerisinde en iyi dereceyi İzmir yakalamış oldu. Tunceli hariç Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu illeri büyük oranda listenin son sıralarına yerleşti.


    Araştırmada 2003’ten beri TÜİK tarafından yürütülen ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın (YMA) sonuçları temel veri kaynağı olarak kullanıldı. Ayrıca ‘İlerde Yaşam Endeksi’ çalışmasının boyut ve göstergeleri belirlenirken Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) ‘Daha İyi Yaşam Endeksi’ örnek alındı.


    En iyi ilk 10


    1-Tunceli

    2-Isparta

    3-Amasya

    4-Kırşehir

    5-Yalova

    6-Burdur

    7-Giresun

    8-Çanakkale

    9-Karabük

    10- Edirne


    Son 10


    70-Bitlis

    71-Kars

    72-Batman

    73-Diyarbakır

    74-Ardahan

    75-Van

    76-Mardin

    77-Muş

    78-Şanlıurfa

    79-Ağrı

    80-Şırnak

    81-Hakkari





      Doğunun Güçlü, Tarafsız,Tek Sesi


     




    Haber – Sunday, November 02, 2003

    Dev Damal Bebegi büyük ilgi görüyor


    Ardahan’in Damal Ilçesinin giyim kültürünü üzerinde barindiran ve 1992 yilinda Japonya’da düzenlenen “El Sanatlari” yarismasinda Dünya 1 ncisi olan Damal Bebegi’nin dev maketi büyük ilgi topluyor.


    2 metre boyunda ki Damal Bebegi ‘nin, Ankara’da düzenlenen ve 81 Vilayetin Içisleri Bakanliginin bahçesin de stand lar açtigi “Içisleri Bakanligi Iller Sergisi”ne götürüldü. Sergi de büyük ilgi toplayan el sanatlari arasinda en dikkat çekici dev Damal bebegi, basta standlari gezen Basbakan’i olmak üzere, bir çok ziyaretçiyi kendisine hayran birakti.


    (Devamını Göster)


     




    Son Dakika – Saturday, November 01, 2003

    Selim ve Temel Balci trafik kazasi geçirdiler


    Ardahanli esnaflardan Konfeksiyoncu ve Hayvan Tüccari Selim Balci ve Sükran Restorant’in Sahiblerinden Temel Balci Çildir’dan Ardahan’a gelirlerken trafik kazasi geçirdiler.


    (Devamını Göster)


     




    Günün Haberi – Saturday, November 01, 2003

    Alin size yurt, alin size fakülte!


    Ardahan’in birinci gündem konusu olan Meslek Yüksek Okulu’nun yurt ve fakülte sorununu kökünden çözecek olan bina kent merkezinde yillardir bom bos bekliyor… Ardahan Valiligi tarafindan yaptirilan, ancak ne kiraya ve rilebilen, nede satilabilen Özel Idare binasinin tam bir Üniversite görünümünde oldugunu belirten Ardahanlilar, yurt sorununun çözülmesi halinde ögrenci sayisinin 800’ü bulacagi belirtilen MYO’nun ve Ardahan’a bir fakülte gelmesine vesile olacak olan tek yerin bu binanin oldugunu belirterek, yillardir bos bekletilen binanin Ögreanci Yüksek Kurumuna veya Kars Kafkas Üniversitesine verilmesini öneriyorlar. Neden Olmasin?


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 31, 2003

    Camilerde ayakkabı hırsızlığı arttı


    Ramazan’ın gelmesiyle dolup taşan camilere ayakabı hırsızları dadandı.


    Özelikle Teravih namazına gelen bir çok vatandaşın ayakkabıları hırsızlar tarafından çalınıyor. Ardahan Yeni Mahalle Camisi’ne teravih namazı sırasında gelen hırsızlar 5 kişinin ayakkabılarını alarak kayıplara karıştılar.


    Son günlerde özellikle teravih namazları sırasında cami cemaatinin ayakkabılarının çalınması vatandaşları çileden çıkardı.


    (Devamını Göster)


     




    Haber – Friday, October 31, 2003

    Polisten evlere pasaport servisi Toplum destekli polislik ve halkla iliskilerin gelistirilmesi baglaminda çalismalarina hiz veren Ardahan Emniyet Müdürlügü hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Müdürlük vatandaslarin pasaportlarini evlerinde teslim ediyor. Yapilan bu yeni uygulama ile, pasaport müracaati için müdürlügü gelemeyecek derecede özürlü olanlar ile saglik durumu ve yasi nedeniyle pasaportunu teslim almadan zorluk yasayan vatandaslarin pasaportlari bundan böyle adi geçen kisilerin adreslerine veya yattiklari kurum ve kuruluslara emniyet yetkililerince teslim edilecek. Yapilan bu yeni uygulamanin vatandaslar tarafindan memnuniyetle karsilandigini söyleyen Emniyet Müdürü Ismet Tashan, devlet kurumlarinin verdigi hizmetlerde bürokrasiyi azaltici kolayliklarin saglanmasi gerektigini söyledi. (Devamını Göster)


     




    Gazetemize Mektuplar Gelmis – Thursday, October 30, 2003

    Okurlarimizdan Mesajlar


    Gazetemizin internet üzerinde günlük Ardahan Haberleri yayinlamasi üzerinde çok kisa sürede geçmesine karsin, 7 binin üzerinde okura ulasmayi basardi.


    Günlük yüzlerce okurumuzun ziyaret ettigi sitemize gelen mesajlari siz sevgili okurlarimizla paylasmayi istedik.


    Okurlarimizdan gelen mesajlari sizinle paylasirken, sizinde duygu ve düsüncelerinizi bekliyoruz…


    kuzeyanadolugazetesi@mynet.com


    fakiryilmaz@mynet.com


    www.kuzeyanadolugazetesi.com/mewebmail


    (Devamını Göster)


     




    Cumhuriyetin 80. Yili Kutlu Olsun! – Thursday, October 30, 2003

    80 nci yilda Cumhurun manzarasidir!!! Kar ve soguk altinda ramazan çadirinda bir kaçik yemek için saatlerce bekleyen insanlar Cumhuriyetin kurulusunun 80 nci yilinda Cumhuriyetin barindirdigi insan manzaralarini ortaya koydu adeta. (Devamını Göster)


     




    Cumhuriyet Kutlamalari – Wednesday, October 29, 2003

    Cumhuriyet kutlamalari Kar’a takildi


    Cumhuriyetin 80. Yil dönümü dolaysiyla sehir stadyumunda, açik havada düzenlenmesi düsünülen törenler gece yagan asiri kar nedeniyle ertelendi.


     


    (Devamını Göster)


     




    Kar geldi, elektirikler gitti – Wednesday, October 29, 2003

    Kar yagdi, TEDAS söndü!


    Yilin ilk kar yagisi berberinde aksakliklari da getirdi. TEDAS’in ilk kar yagisinda çuvalladigi Ardahan ilk kar yagisinda uzun süre elektiriksiz kaldi.


    TEDAS’in hazirliksiz oldugu yilin ilk kar yagisi, önümüzdeki kisin hen doga, hemde tedbirsizlik yüzünden zor geçeceginin ilk isareti oldu.


    (Devamını Göster)


     








    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!












    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!





  • Posof'ta 1 Köy Korona virüs Karantinasına Alındı!



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Bu sebeple köyün, İlçe Hıfzıssıhha Kurulunca 14 gün süreyle karantinaya alınması kararlaştırıldı.


    Salgının engellenmesi, vatandaşların sağlığının korunması amacıyla 14 gün süreyle karantina uygulanacak köyün giriş çıkışları jandarma tarafından kontrol altına alındı.


    Sağlık ekipleri köyde köyde filiasyon çalışması başlattı.



    VALİ DENETİMLERİ DENETLEDİ!


    Vali Hüseyin Öner, denetim ekipleriyle birlikte, insanların toplu olarak bulundukları alanlar ile otogar, restoran, çay ocakları ve kuaförlerde Koronavirüs denetimi yaparak, esnaf ve vatandaşlara, maske, mesafe ve hijyen konularında bilgilendirme ve uyarılarda bulundu.


    İçişleri Bakanlığımızın ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla 81 ilde başlattığı Kovid-19 salgınıyla mücadele genelgesi doğrultusunda beraberinde Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, Belediye Başkan Vekili Erdal Kara, kolluk görevlileri, mahalle muhtarları, sağlık ve gıda personeli yanı sıra, esnaf odaları temsilcileriyle beraber, Otogar, PTT kavşağı, Atatürk Caddesi ve Kongre Caddesinde Koronavirüs salgınına karşı esnaf ve vatandaşların aldığı tedbirleri denetleyen Vali Öner, maske, mesafe ve hijyen konularında uyarılarda bulundu, bilgilendirmeler yaptı. Maskesiz dolaşan vatandaşları ve kuralları eksik uygulayan esnafı uyaran Vali Öner, toplum sağlığı için muhakkak kurallara uyulması gerektiğini ifade etti. Denetim sırasında polis ve jandarma ekipleri maskesi olmayan vatandaşlarımıza maske dağıttı.



    Vali Öner gazetecilere yaptığı açıklamada, Koronavirüs ile mücadele kapsamında, virüsün yayılım hızını ve etkilerini azaltmaya yönelik denetimlerde bulunduklarını belirterek şöyle dedi:


    “İçişleri bakanlığımızın genelgesi gereği ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla denetim ekiplerimizle beraber vatandaşlarımızın ekseriyetle kalabalık olarak bulunduğu park, bahçe, pastaneler, çay ocakları ve benzeri ortamları ve iş yerlerini denetledik. Genel olarak iş yeri sahiplerimizin ‘Maske, mesafe ve hijyen’ kurallarına uyduklarını gözlemledik. Denetimlerimiz çerçevesinde vatandaşlarımızla birlikte iş yeri sahiplerimize hatırlatmalarda bulunduk. Uyulması gereken kurallara ne kadar çok özen gösterirsek hayatımız da kısa sürede normale döner. Bilhassa İş yerleri sahiplerimize; müşterilerini kurallara uymaları yönünde uyarmalarını söyledik. Aksi halde özen göstermezsek hayatımızın normale dönmesi uzar. İş yerleri açılamaz, çocuklarımızın okula gitmesi de uzayabilir. Ama ne kadar özen gösterir isek hayatımız o kadar kolaylaşır. Burada amacımız hem farkındalık oluşturmak, hem vatandaşlarımızı bilgilendirmek, hem de virüsün etkilerini en aza indirmektir.


    Bakanlığımızın genelgesi gereği, Belediye başkanlarımız, Emniyet Müdürlerimiz, Jandarma Komutanlarımız, diğer kolluk çalışanları ve zabıtası, kurum müdürlerimiz, STK temsilcilerimiz, meslek odaları temsilcileri, muhtarlarımız ve hali hazırda denetleme çalışması yapan ekiplerimizle birlikte denetlerimiz devam edecek. Vatandaşlarımızın kurallara uymaları için bilgilendirmelerimiz sürecek. Maske, mesafe ve hijyen kuralları muhakkak çok önemli. Bu konularda vatandaşlarımızın daha hassas olmalarını istiyoruz. Vatandaşlarımızı daha fazla duyarlı olmaya ve kurallara uymaya davet ediyoruz.”


     



    Bugün 21 Yıl Olmuş..


    Şu an bulunduğum yerde 21 yıl önce yaşadıklarımı hatırlatan 17 Ağustos sanki dünmüş gibi bir duygu ile bugün bana bakarken bende ona değil o gün yaşananlardan sonra yapılan açıklamalar, vaatlere, sözlere bakıyor ve onca sözü, açıklamayı, vaat verenleri arıyorum.


    Hala devam ettiğim gazetecilik mesleğim gereği gerek benim yazdıklarım, yaşadıklarım gerekse meslektaşlarımın arşivlerindeki o günün haber, yorum ve fotoğraflarını tararken karşıma çıkanın asıl deprem olduğunu fark ediyorum, şu an bu yazımı yazdığım bir dönem gazetecilik yapıp, kapı kapı gazete dağıttığım Darıca’ya, üst geçitlerinin üzerinde ‘Yazıyor, Yazıyor’ diye haykırdığım ama 17 Ağustos günü sallanan ve hayallerim gibi yıkılan Kocaeli’ne, sokak, sokak gezdiğim İstanbul’a bakarken..




    Ve dün diye sandığım, sallandığım o anların üzerinden 21 yıl geçtiğini ve çokta bir şeyin değişmediğini düşünüyorum.

    Çünkü bu kentlerde gezerken gördüklerim sanki dün, yani bugün 21 oldu dedikleri yıllar içinde aynı yapılar ve her gün daha fazla betonlaşan, yeşil arazilerle kapatılan yaşam alanları dışında

     değişen bir şey yok depremden hemen sonra ve bugüne kadar yapılan, yazılan, vaat edilen onca konuşma, açıklama sözde tedbirler dışında.

    Kocaeli Kartepe (Emekevler) yakınlarına gelişi güzel, adeta üst üste yığılarak konulan ve AFAD’ a ait olan deprem, afet sonrası gereken eşyaları görürken deprem ve yaşanacaklara karşın ne kadar hazırlıklı olduğumuzu da görmüyor gibiydim.

    Ve geçen 21 yılın boşuna geçtiğini de…



    Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


    POSOF MYO’DA HAZIRLIKLAR


    HIZLA DEVAM EDİYOR


    ARŞİV HABER 13/02/2016 TARİHLİ HABER


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ)’nin 2016-2017 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini alacak olan Posof Meslek Yüksekokulu (MYO)’nda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor.


    İlk yılında 5 bölümüne öğrenci alınacak olan Ardahan’ın Posof MYO’da 11 Şubat 2016 Perşembe günü halka açık bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Düzenlenen toplantıya ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, Genel Sekreter Ercan Gültürk, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Kenan Tan ile Posof halkı katıldı.


    Saat 11.00’de başlayan toplantıda ilk olarak Posof MYO Müdürü Öğr. Gör. Cemalettin Ayvazoğlu, yüksekokulu ve bölümleri tanıtan bir sunum yaptı. Ayvazoğlu; Arıcılık, Harita ve Kadastro, İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği, Evde Hasta Bakımı ile İlk ve Acil Yardım programlarına öğrenci alımlarının yapılacağını ifade etti. Bölümler açılırken bölgenin ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulduğuna dikkat çeken Ayvazoğlu, Kafkas Arı Irkı’nın gen merkezi olan Posof’ta Arıcılık Bölümü’nün özellikle açıldığını vurguladı. Ayvazoğlu konuşmasının devamında ise, “Açmış olduğumuz bölümlerden mezun olan öğrencilerin iş bulma imkanları oldukça geniş” dedi.


    Posof’un Göç Sorunu MYO ile Aşılacak


    Ayvazoğlu’nun sunumunun ardından konuşan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Posof’un en büyük sorunlarından birisinin göç olduğunu belirtti ve bu sorunun Posof MYO ile büyük ölçüde aşılabileceğini ifade etti. Posof Belediyesi olarak her zaman ARÜ’nün yanında olduklarına dikkat çeken Ulgar, Belediye tarafından Posof MYO’ya çeşitli binaların ve yaklaşık 100 dönümlük bir arazinin tahsis edildiğini ifade etti. Binaların tadilatlarını yine Belediye olarak üstlendiklerini belirten Ulgar “ Üniversitemizin hazırlamış olduğu tadilat projelerini uygulayacağız. Eğitim – öğretim yılı başlayana kadar kendilerine tertemiz bir bina sunacağız” dedi. Posof halkına seslenen Ulgar, gelecek olan öğrencilere sahip çıkmalarını ve onların ihtiyaçları doğrultusunda sosyal imkanların geliştirilmesini talep etti.


    Prof. Dr. Doğan, Posof Halkının Üniversiteye Sahip Çıkması Çok Önemli


    Toplantının son konuşması ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan tarafından yapıldı. Prof. Dr. Doğan, ARÜ’nün 2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen çok kısa zamanda büyük başarılara imza attığına dikkat çekti. ARÜ’nün büyük bir başarı öyküsü olduğunu ve örnek gösterilen bir üniversite olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Posof MYO’nunda görev yapacak akademik ve idari personel ile yeni öğrencilerimiz buraya geldiklerinde kendilerini karşılayacak olan ortam çok önemli. O yüzden eminim ki Posof’lular bütün MYO ailesine çok güzel bir ev sahipliği örneği sunacaklar ve onlara kendilerini evlerinde hissettirecekler. Üniversite olarak biz eğitim ve öğretim kalitesinden sorumluyuz. Ve bu sorumluluğu elbette layıkıyla yerine getireceğiz. MYO’nun içinde büyüyeceği sosyal ortam da çok önemli ve bu konuda Posof’lulara büyük bir görev düşüyor. Sizlerin de bu konuda gayret göstereceğinizden ve sıradışı bir örnek oluşturacağınızdan kuşku duymuyoruz.”


    ARÜ’den Arıcılık Bölümü Birincisine ABD’de Staj


    Prof. Dr. Doğan, Posof MYO Arıcılık Bölümü’nü birincilikle bitiren ilk mezununa ABD’nin San Antonio eyaletindeki arıcılık işletmelerinde yaz stajı imkanı sunulacağı müjdesini verdi. Toplantının tamamlanmasının ardından ARÜ Heyeti, Posof Belediyesi yetkilileri ile birlikte yüksekokul binası ve Posof ilçe merkezinde çeşitli incelemelerde bulundu.


    POSOF MYO’DA HAZIRLIKLAR HIZLA DEVAM EDİYOR

    Ardahan Üniversitesi (ARÜ)’nin 2016-2017 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini alacak olan Posof Meslek Yüksekokulu (MYO)’nda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. İlk yılında 5 bölümüne öğrenci alınacak olan Posof MYO’da 11 Şubat 2016 Perşembe günü halka açık bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Düzenlenen toplantıya ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, Genel Sekreter Ercan Gültürk, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Kenan Tan ile Posof halkı katıldı.


    Saat 11.00’de başlayan toplantıda ilk olarak Posof MYO Müdürü Öğr. Gör. Cemalettin Ayvazoğlu, yüksekokulu ve bölümleri tanıtan bir sunum yaptı. Ayvazoğlu; Arıcılık, Harita ve Kadastro, İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği, Evde Hasta Bakımı ile İlk ve Acil Yardım programlarına öğrenci alımlarının yapılacağını ifade etti. Bölümler açılırken bölgenin ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulduğuna dikkat çeken Ayvazoğlu, Kafkas Arı Irkı’nın gen merkezi olan Posof’ta Arıcılık Bölümü’nün özellikle açıldığını vurguladı. Ayvazoğlu konuşmasının devamında ise, “Açmış olduğumuz bölümlerden mezun olan öğrencilerin iş bulma imkanları oldukça geniş” dedi.


    Posof’un Göç Sorunu MYO ile Aşılacak


    Ayvazoğlu’nun sunumunun ardından konuşan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Posof’un en büyük sorunlarından birisinin göç olduğunu belirtti ve bu sorunun Posof MYO ile büyük ölçüde aşılabileceğini ifade etti. Posof Belediyesi olarak her zaman ARÜ’nün yanında olduklarına dikkat çeken Ulgar, Belediye tarafından Posof MYO’ya çeşitli binaların ve yaklaşık 100 dönümlük bir arazinin tahsis edildiğini ifade etti. Binaların tadilatlarını yine Belediye olarak üstlendiklerini belirten Ulgar “ Üniversitemizin hazırlamış olduğu tadilat projelerini uygulayacağız. Eğitim – öğretim yılı başlayana kadar kendilerine tertemiz bir bina sunacağız” dedi. Posof halkına seslenen Ulgar, gelecek olan öğrencilere sahip çıkmalarını ve onların ihtiyaçları doğrultusunda sosyal imkanların geliştirilmesini talep etti.


    Prof. Dr. Doğan, Posof Halkının Üniversiteye Sahip Çıkması Çok Önemli


    Toplantının son konuşması ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan tarafından yapıldı. Prof. Dr. Doğan, ARÜ’nün 2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen çok kısa zamanda büyük başarılara imza attığına dikkat çekti. ARÜ’nün büyük bir başarı öyküsü olduğunu ve örnek gösterilen bir üniversite olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Posof MYO’nunda görev yapacak akademik ve idari personel ile yeni öğrencilerimiz buraya geldiklerinde kendilerini karşılayacak olan ortam çok önemli. O yüzden eminim ki Posof’lular bütün MYO ailesine çok güzel bir ev sahipliği örneği sunacaklar ve onlara kendilerini evlerinde hissettirecekler. Üniversite olarak biz eğitim ve öğretim kalitesinden sorumluyuz. Ve bu sorumluluğu elbette layıkıyla yerine getireceğiz. MYO’nun içinde büyüyeceği sosyal ortam da çok önemli ve bu konuda Posof’lulara büyük bir görev düşüyor. Sizlerin de bu konuda gayret göstereceğinizden ve sıradışı bir örnek oluşturacağınızdan kuşku duymuyoruz.”


    ARÜ’den Arıcılık Bölümü Birincisine ABD’de Staj


    Prof. Dr. Doğan, Posof MYO Arıcılık Bölümü’nü birincilikle bitiren ilk mezununa ABD’nin San Antonio eyaletindeki arıcılık işletmelerinde yaz stajı imkanı sunulacağı müjdesini verdi. Toplantının tamamlanmasının ardından ARÜ Heyeti, Posof Belediyesi yetkilileri ile birlikte yüksekokul binası ve Posof ilçe merkezinde çeşitli incelemelerde bulundu.


    POSOF MYO’DA HAZIRLIKLAR HIZLA DEVAM EDİYOR


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ)’nin 2016-2017 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini alacak olan Posof Meslek Yüksekokulu (MYO)’nda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. İlk yılında 5 bölümüne öğrenci alınacak olan Posof MYO’da 11 Şubat 2016 Perşembe günü halka açık bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Düzenlenen toplantıya ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, Genel Sekreter Ercan Gültürk, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Kenan Tan ile Posof halkı katıldı.


    Saat 11.00’de başlayan toplantıda ilk olarak Posof MYO Müdürü Öğr. Gör. Cemalettin Ayvazoğlu, yüksekokulu ve bölümleri tanıtan bir sunum yaptı. Ayvazoğlu; Arıcılık, Harita ve Kadastro, İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği, Evde Hasta Bakımı ile İlk ve Acil Yardım programlarına öğrenci alımlarının yapılacağını ifade etti. Bölümler açılırken bölgenin ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulduğuna dikkat çeken Ayvazoğlu, Kafkas Arı Irkı’nın gen merkezi olan Posof’ta Arıcılık Bölümü’nün özellikle açıldığını vurguladı. Ayvazoğlu konuşmasının devamında ise, “Açmış olduğumuz bölümlerden mezun olan öğrencilerin iş bulma imkanları oldukça geniş” dedi.


    Posof’un Göç Sorunu MYO ile Aşılacak


    Ayvazoğlu’nun sunumunun ardından konuşan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Posof’un en büyük sorunlarından birisinin göç olduğunu belirtti ve bu sorunun Posof MYO ile büyük ölçüde aşılabileceğini ifade etti. Posof Belediyesi olarak her zaman ARÜ’nün yanında olduklarına dikkat çeken Ulgar, Belediye tarafından Posof MYO’ya çeşitli binaların ve yaklaşık 100 dönümlük bir arazinin tahsis edildiğini ifade etti. Binaların tadilatlarını yine Belediye olarak üstlendiklerini belirten Ulgar “ Üniversitemizin hazırlamış olduğu tadilat projelerini uygulayacağız. Eğitim – öğretim yılı başlayana kadar kendilerine tertemiz bir bina sunacağız” dedi. Posof halkına seslenen Ulgar, gelecek olan öğrencilere sahip çıkmalarını ve onların ihtiyaçları doğrultusunda sosyal imkanların geliştirilmesini talep etti.


    Prof. Dr. Doğan, Posof Halkının Üniversiteye Sahip Çıkması Çok Önemli


    Toplantının son konuşması ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan tarafından yapıldı. Prof. Dr. Doğan, ARÜ’nün 2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen çok kısa zamanda büyük başarılara imza attığına dikkat çekti. ARÜ’nün büyük bir başarı öyküsü olduğunu ve örnek gösterilen bir üniversite olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Posof MYO’nunda görev yapacak akademik ve idari personel ile yeni öğrencilerimiz buraya geldiklerinde kendilerini karşılayacak olan ortam çok önemli. O yüzden eminim ki Posof’lular bütün MYO ailesine çok güzel bir ev sahipliği örneği sunacaklar ve onlara kendilerini evlerinde hissettirecekler. Üniversite olarak biz eğitim ve öğretim kalitesinden sorumluyuz. Ve bu sorumluluğu elbette layıkıyla yerine getireceğiz. MYO’nun içinde büyüyeceği sosyal ortam da çok önemli ve bu konuda Posof’lulara büyük bir görev düşüyor. Sizlerin de bu konuda gayret göstereceğinizden ve sıradışı bir örnek oluşturacağınızdan kuşku duymuyoruz.”


    ARÜ’den Arıcılık Bölümü Birincisine ABD’de Staj


    Prof. Dr. Doğan, Posof MYO Arıcılık Bölümü’nü birincilikle bitiren ilk mezununa ABD’nin San Antonio eyaletindeki arıcılık işletmelerinde yaz stajı imkanı sunulacağı müjdesini verdi. Toplantının tamamlanmasının ardından ARÜ Heyeti, Posof Belediyesi yetkilileri ile birlikte yüksekokul binası ve Posof ilçe merkezinde çeşitli incelemelerde bulundu.


    POSOF MYO’DA HAZIRLIKLAR HIZLA DEVAM EDİYOR

    Ardahan Üniversitesi (ARÜ)’nin 2016-2017 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini alacak olan Posof Meslek Yüksekokulu (MYO)’nda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. İlk yılında 5 bölümüne öğrenci alınacak olan Posof MYO’da 11 Şubat 2016 Perşembe günü halka açık bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Düzenlenen toplantıya ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, Genel Sekreter Ercan Gültürk, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Kenan Tan ile Posof halkı katıldı.


    Saat 11.00’de başlayan toplantıda ilk olarak Posof MYO Müdürü Öğr. Gör. Cemalettin Ayvazoğlu, yüksekokulu ve bölümleri tanıtan bir sunum yaptı. Ayvazoğlu; Arıcılık, Harita ve Kadastro, İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği, Evde Hasta Bakımı ile İlk ve Acil Yardım programlarına öğrenci alımlarının yapılacağını ifade etti. Bölümler açılırken bölgenin ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulduğuna dikkat çeken Ayvazoğlu, Kafkas Arı Irkı’nın gen merkezi olan Posof’ta Arıcılık Bölümü’nün özellikle açıldığını vurguladı. Ayvazoğlu konuşmasının devamında ise, “Açmış olduğumuz bölümlerden mezun olan öğrencilerin iş bulma imkanları oldukça geniş” dedi.


    Posof’un Göç Sorunu MYO ile Aşılacak


    Ayvazoğlu’nun sunumunun ardından konuşan Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar Posof’un en büyük sorunlarından birisinin göç olduğunu belirtti ve bu sorunun Posof MYO ile büyük ölçüde aşılabileceğini ifade etti. Posof Belediyesi olarak her zaman ARÜ’nün yanında olduklarına dikkat çeken Ulgar, Belediye tarafından Posof MYO’ya çeşitli binaların ve yaklaşık 100 dönümlük bir arazinin tahsis edildiğini ifade etti. Binaların tadilatlarını yine Belediye olarak üstlendiklerini belirten Ulgar “ Üniversitemizin hazırlamış olduğu tadilat projelerini uygulayacağız. Eğitim – öğretim yılı başlayana kadar kendilerine tertemiz bir bina sunacağız” dedi. Posof halkına seslenen Ulgar, gelecek olan öğrencilere sahip çıkmalarını ve onların ihtiyaçları doğrultusunda sosyal imkanların geliştirilmesini talep etti.


    Prof. Dr. Doğan, Posof Halkının Üniversiteye Sahip Çıkması Çok Önemli


    Toplantının son konuşması ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan tarafından yapıldı. Prof. Dr. Doğan, ARÜ’nün 2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen çok kısa zamanda büyük başarılara imza attığına dikkat çekti. ARÜ’nün büyük bir başarı öyküsü olduğunu ve örnek gösterilen bir üniversite olmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Posof MYO’nunda görev yapacak akademik ve idari personel ile yeni öğrencilerimiz buraya geldiklerinde kendilerini karşılayacak olan ortam çok önemli. O yüzden eminim ki Posof’lular bütün MYO ailesine çok güzel bir ev sahipliği örneği sunacaklar ve onlara kendilerini evlerinde hissettirecekler. Üniversite olarak biz eğitim ve öğretim kalitesinden sorumluyuz. Ve bu sorumluluğu elbette layıkıyla yerine getireceğiz. MYO’nun içinde büyüyeceği sosyal ortam da çok önemli ve bu konuda Posof’lulara büyük bir görev düşüyor. Sizlerin de bu konuda gayret göstereceğinizden ve sıradışı bir örnek oluşturacağınızdan kuşku duymuyoruz.”


    ARÜ’den Arıcılık Bölümü Birincisine ABD’de Staj


    Prof. Dr. Doğan, Posof MYO Arıcılık Bölümü’nü birincilikle bitiren ilk mezununa ABD’nin San Antonio eyaletindeki arıcılık işletmelerinde yaz stajı imkanı sunulacağı müjdesini verdi. Toplantının tamamlanmasının ardından ARÜ Heyeti, Posof Belediyesi yetkilileri ile birlikte yüksekokul binası ve Posof ilçe merkezinde çeşitli incelemelerde bulundu.

  • LGS VE YKS SONUÇLARINDA NE OLDU BİLİNMEKZEN MÜDÜRÜN ONAYI 1 YIL SONRA GELDİ!..



    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı atama kararları Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Adli Tıp Kurumu‘nda yeni atamalar yapıldı. Ordu, Mardin, Sinop, Edirne, Muş ve Kastamonu il müftüleri değişti.


    KADIN STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE OLGUN GÜNDÜZ


    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda açık bulunan Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne Oğuz Tuncay, Çocuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Mustafa Bilir, Kadın Statüsü Genel Müdür Yardımcılığına da Olgun Gündüz atandı.


    4 İLE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ ATANDI


    Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Aslanoğlu görevden alınarak yerine Gürsel Ekmekçi atandı. Bitlis İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Emin Korkmaz, Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Çalışkan, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ise Erhan Bulut getirildi.


    Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı Zehra Gamgam görevden alındı.


    6 İLİN MÜFTÜSÜ DEĞİŞTİ


    Diyanet İşleri Başkanlığında açık bulunan Ordu İl Müftülüğüne Mardin Müftüsü İsmail Çiçek, Mardin İl Müftülüğüne Sinop İl Müftüsü Ali Hayri Çelik, Sinop İl Müftülüğüne Mustafa Düzgüney, Edirne İl Müftülüğüne Muş İl Müftüsü Alettin Bozkurt, Muş İl Müftülüğüne Lütfü İmamoğlu ve Kastamonu İl Müftülüğüne Mustafa Bilgiç’in ataması yapıldı.


    ADLİ TIP KURUMU’NA YENİ ATAMALAR


    Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyesi Uzman Dr. Mehmet Özbay görevden alınarak yerine Uzman Dr. Zeynep Orhan atandı. Adli Tıp Kurumu Yedinci Adli Tıp İhtisas Kurulu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Üyeliğine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Benian görevlendirildi.


     


    SOBAYA NENZİN DÖKÜNCE!


    Ardahan’da bir kişi, dikkatsizlik sonucu canından oluyordu. Çay yapmak için benzinle yaktığı sobada meydana gelen parlama sonucu feci şekilde yandı. Vücudunda ağır yanıklar oluşan kişi Erzurum’da tedavi altına alındı.


    KOVALARLA SU DÖKEREK ALEVLERİ SÖNDÜRDÜLER


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Kayabeyi köyüne ailesi ile birlikte tatile giden 81 yaşındaki Kadim Ercan, evin önünde bulunan soba da çay yapmak istedi. Bir pet şişe benzini, küçük ağaç parçasına döken Ercan, sobanın içine atarak ateşi yaktı. Sobanın aniden parlaması sonucu, masa yanında bulunan pet şişedeki benzinde alev aldı.


    Yanan şişeyi atmak isteyen Ercan, alevlerin sıçraması sonucu kıyafetleri tutuştu. Bağırması üzerine karşı evde oturan köy muhtarı, Ercan’ın yanına koşarak üzerinden çıkardığı tişört ile alevleri söndürmeye çalışsa da başarılı olamadı. Daha sonra eşinin feryatlarını duyan karısı, kovalarla su dökerek alevleri söndürdü.


    Çevredekilerin 112 Acil Sağlık ekibine haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla Kadim Ercan, Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Ercan, Erzurum Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Kadim Ercan’ın kafa, boyun, göğüs, kol ve ellerinde ikinci dereceden yanıklar oluştuğu belirtildi.


    İLK OLARAK GÖĞSÜ TUTUŞTU


    Alevler parlayınca ilk olarak göğsünün tutuştuğunu ifade eden Kadim Ercan, “Çıldır’ın Kayabeyi köyüne tatile gittik. Soba çayı yapalım dedik. Sabah erken saatte sobanın yanında duran benzini ağaç parçasının üstüne dökerek sobanın içinde ateşledim. Kalan benzinde plastik şişede masanın üstündeydi. Soba alevlenince şişe de alevlendi. Üstüme sıçradı, üstüm tutuştu. Şişeyi attım atmasam evde yanacaktı. Bağırdım, eşim içerideydi geldi. Köy muhtarı karşıdan görmüş geldi, söndürdüler. İlk göğsüm tutuştu, pijamalar vardı üzerimde. Karşı evden köy muhtarı bağırmamı duymuş geldi tişörtünü çıkartarak alevlere vurdu. Hanım kovalarla su döktü, söndürdüler. İlk Ardahan Devlet Hastanesine gittik sonra buraya sevk ettiler” diye konuştu.


    “VATANDAŞLAR BU TÜR YAKITLARI YAKARKEN DİKKAT ETSİN”


    Yaşadığı olaydan sonra vatandaşlara uyarılarda bulunan Ercan, “Bunun bilincindeyim, olacağı varmış. Şoförüm ben ama bir anlık oldu. Çok sakat bir durum. Söndüremeselerdi ben de yanacaktım evde yanacaktı. Vatandaş yakıtla yakarken dikkat etsin. Ateş olduğun da parlıyor, tutuştuğunda kimse kurtulamıyor. Kendisi kurtulamıyor, çırpınıyor. Çevredekiler de yetişene kadar işi bitiyor” şeklinde konuştu.



     


    CAM GİBİ OLACAKSIN BU HAYATTA,


    SENİ KIRANI SEN KESECEKSİN…


    Bugünkü yazıma başlamadan önce 52 yıla doğru giden yaşımın verdiği tecrübelerin en sonuncularından birini hatta bir çoklarını 4 aylık süreçte yaşadım, yaşattım desem neler yaşadığımı, yaşattığımı sormayın.. Zaten anlatırsam da köşem yetmez, kitap olur..

    Ha tam yazıma başlarken başkanlığını yaptığım Ardahan Dernekler Federasyonu whatsaap gurubuna bir arkadaşın gönderdiği mesaj ve o yazıyı destekleyen resim çok hoşuma gitti..

    Zira bu günkü ruh halime öyle uyuyordu ki; Yazımda onu da kullanmaya karar verdim. Yani hem ata sözleri hem o gelen ve beni derinden etkileyen mesaj.. Yani ortaya karışık..

    Aşağıdaki atasözleri ve bu insanı hislendiren küçük yazıdaki  birçok önemli sözün anlatmak istediklerini hemen her gün yaşadığımız inkar edilemez bir gerçek. Ve bu gerçekleri yaşadıkça hatırladığımız Atalarımız ve onların söyledikleri sözlerin önemini de bedeller  ödeyerek yaşıyoruz. 

    Ve bu bedelleri öderken alınması gereken dersleri de alır heybemize koyar, zaman zaman o heybeye bakıp, yenilerini ekleme ya da eklememe hesaplarını düşünmekten de bir hayli yoruluruz.

    Evet bizi yoran heybedekilerini en iyi şekilde anlatan bazı Atasözleri şöyle;

    *Çingeneye beylik vermişler gitmiş önce babasını aşmış… 

    *Besle kargayı oysun gözünü… 

    *Abanın kadri yağmurda bilinir;

    -Yani, bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.

    *Aptal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır;

    -Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuştuğunda bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir. (Bu ata sözü bugün anlatmak istediklerime adeta kaymak)




    *Acar tazı çullu da belli olur, çulsuz da;

    -Yani, değerli kişi, gösterişi, (benim gibi moda bilmeyen, yemek gibi önüne ne gelirse yiyen, üstüne yakışıyormu, yakışmıyormu diye düşünmeyen) giyim kuşamı olmasa da değerinden bir şey yitirmez; nerede olsa tanınır. 

     *Çanakta balın olsun, Yemen’den arı gelir

    -Güzel malı olan kimse, müşteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden isteklileri çıkar… 

    *Çarşı iti ev (koyun) beklemez

    -Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli iş yapmaya gelemezler…

    *Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan;

    -Birlikte iş görmek, birlikte yolculuk etmek, birlikte yaşamak isteyen karı-koca gibi insanlar arasında öncelikle bir uyumun olması şarttır. Bu uyum da karşılıklı saygı ve sevgi temeline dayanır. Tek taraflı sevgi ve saygı uyumu sağlamaya yetmez, ortada düzen diye bir şey kalmaz, kurulan beraberlikten de hayır gelmez…

    *Eden bulur, inleyen ölür;

    -Bir durumun nasıl sonuçlanacağı olayın gidişatından bellidir. Birilerine kötülük yapmayı kural edinenler, yaptıkları kötülüğün cezasını eninde sonunda görürler,. Bu dünyada olmasa bile öbür dünyada. Öte yandan inlemekten kurtulamayan ağır hasta da ölür…

    *Eğreti ata (el atına) binen tez iner;

    -Başkasının malına, yetkisine ve gücüne güvenerek iş yapan yarı yolda kalır. Çünkü kısa bir süre sonra bunları asıl sahibine iade etmek zorunda kalacaktır.

    *Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını;

    -Bir işten sağlıklı bir sonuç almak istiyorsan onu sağlam temel üzerine oturt. Nitelikli tohumdan güzel ve bol ürün alındığı bilinen bir şey. Bunun gibi nitelikli insan, nitelikli araç ve gereçle iyi iş yapılır; olumlu sonuç alınır…

    *El el ile, değirmen yel ile;

    -Nasıl ki bir değirmenin dönüp buğdayı öğütebilmesi için rüzgâra ihtiyacı varsa, insanın da birtakım ihtiyaçlarını karşılaması, işlerini görebilmesi için diğer insanlara ihtiyacı vardır. Çünkü toplum hayatı yardımlaşma esası üzerine kurulmuştur, insan tek başına bütün işleri yürütemez ve başarıya ulaşamaz…

    *Faydasız baş mezara yaraşır;

    -Mademki yaşıyor, o hâlde bir işe yaramalıdır insan. Ne kendisine, ne de etrafına bir yararı, bir kârı dokunmayan ve ona buna yük olan kişinin yaşaması ile ölmesi arasında bir fark yoktur.

    *Gafile kelâm, nafile kelâm;

    -Çevresindeki gerçekleri görmeyen, sezmeyen, bilgisiz, dalgın kimseye ne söylense kâr etmez. O, bildiği gibi hareket eder. Dolayısıyla ona söylenecek her söz boşa gider… 

    *Giden kağnının gölgesinde oturulmaz;

    -Başkasına ait olan herhangi alet veya malzemeden istediğin zaman istifade edemezsin

    *Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye;

    -Bir işte asıl olan iyi niyet, samimiyet ve içtenliktir. Bunlar olmadan bir işi görünüşte ve şeklen yapmakla o iş gerçekten yapılmış olmaz. Böyle yapılırsa gerçekten iyi sonuç alınıp amaca ulaşılamaz.

    *Hamala semeri yük değildir (olmaz)

    -İnsana kendi işi ağır gelmez. Çünkü üstlendiği iş ve sorumluluk yaşadığı hayatın tabiî bir sonucudur… Vb~

    Ortaya karışık demiştik ya. Evet gelelim o güzel mesaja;

    Adamın biri anlatıyor…

    Ben lokantada oturmuşken telefonla konuşan bir adam birden sevinç çığlıkları atmaya başladı.

    Konuşmasını bitirdikten sonra garsona :

    – Burada olanlara hepsine benden pilav üstü kebap ver ! 18 yıl aradan sonra baba olacağım !

    Birkaç gün sonra aynı adamı sinemaya giderken elinde 3-4 yaşında bir çocukla bilet kuyruğunda gördüm. Çocuk ona baba diyordu. Adamın yanına gidip o günkü işinin hikmetini sordum.

    Adam utana sıkıla olayı anlattı.

    – O gün yan masada yaşlı bir çift vardı.

    Yaşlı kadın menüye baktıktan sonra eşine: ”keşke bu gün pilav üstü kebap yiyebilsek” dedi. Kocası da hanımının yanında utanarak ancak çorba alacak paralarının olduğunu söyledi. Bunu duyunca üstüme kaynar su dökülür gibi oldu.

    Bende o yapmacık telefon konuşmasıyla onlara pilav üstü kebap almak istedim.

    Ben adama :

    – Peki niye herkese yemek verdin ?

    Adam ciddileşerek :

    – Ben bütün malımın gitmesine razıyım ama bir insanın izzeti nefsinin rencide olmasına razı değilim. Eğer o yaşlı adama açıktan yardım etseydim hanımına karşı çok mahçup olacaktı.

    Ondan dolayı öyle yaptım !

    Sözün özü;

    “İnsan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür. İnsan yüreğinde ne taşıyorsa karşısındakine onu verir. İnsan aklında ne taşıyorsa hayatına onu katar..

    Evet bugünkü yazımı Atasözlerine bıraktım, belki birileri anlar diyerek..

    *Bazı insanlar ayakkabı mağazası gibi her numara var… 

    *Herkes birbirini satıyor. Piyasa o kadar canlı… 

    *Millet öyle olmuş ki her sakala tarak buluyor… 

    *Gidenler sanıyor ki; Kalanlar her gün ağlıyor. Bilmezler ki; Sen radyoyu kapattın diye, şarkılar yarıda kalmıyor… 


    Yani noktayı cümlenin sonuna değil, benim gibi gerektiği yerde hemen  koyacaksın…




    ARDAHAN MİLLİ EĞİTİME


    ASALETEN ATAMA!


    arşiv haber/30/01/2016 Tarihli Haber/Yorum


    Uzun süredir Ardahan AFAD Müdürlüğüne vekaleten bakan Fırat Örs’ün asaletin ataması yapıldığı Ardahan’da 3 yıldan fazladır vekaleten idare edilen müdürlükler arasında bulunan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Ardahanlı Milli Eğitim Müfettişi asaleten Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Erhan Bulut atadı.




    Trump Beni Aradı!..


    Tek adam, pardon Başkanlık döneminin yaşandığı dünyada kimi başkanların kanka olduğu, kimilerinin ise bizim dernekçilikte olduğu gibi kanlı bıçaklı bir haldeyken”Trump beni aradı pardon pardon Trump Başkanı aradı”başlıklı müjdeli haberleri de sıkça duyup, okur olduk..


    Evet Komünist Küba’nın da içinde olduğu okyanus ötesinde yaşanan 7.9 şiddetindeki depremde bir bina bile yıkılmaz ve kimse ölmezken, Elazığ’da yaşanan ve bizim belediye başkanlarının hiç suçu yokmuş gibi yeniden müteahhit avına çıkılan depremin ardından Afrika seyahatine pardon ziyaretlerine çıkan Başkanı arayan okyanus ötesindeki diğer Başkan bizim başkanla konuştuktan hemen sonra adeta Filistin’i İsrail’e ilhak ettiğini duyuruyordu.

    Öte yandan diğer Başkan yani sıcak denizlere inme hesapları yapan ve bunu Suriye’den sonra Libya’da at oynatarak ortaya koyan Başkanda yeni bir göç hareketini başlatan operasyonlara ve bombalamalara izin veriyordu.

    İsrail’in hükümet kuramaz hale getirilen siyasetinden yeni bir başkan yaratmaya çalışan başkanlar birbirlerini arayınca asıl depremin yaşandığını anlamayız.

    Kısacası dün İran ile savaşacağı tartışılan ABD başkanı Trump bölgede hayata geçireceği her plan öncesi bir zamanlar “Ben BOP’un eş başkanıyım”diyen bizim Başkan Erdoğan’ı arar Edoğan’da Trump’la görüşmelerini genelde ortadoğu ve Afrika’dayken “Başkan beni aradı” diyerek açıklar, ardından kendisi de briketten kulübeler yapmaya hazırlandığı Suriye’den Esad’ı aramaz, Esed dediği Başkanı destekleyen Başkan Putin’i arar, “Yeni bir göç dalgası yaratma” diyerek.

    Esed’e olduğu gibi Amerika’nın Feto gibi yıllarca beslediği sonra Kaddafi’yi ortadan kaldırıp, bölgeye yeniden gönderdiği ve Libya’yı karıştıran darbeci Hafter’e de çok kızan bizim başkan ve başkanların yön verdiği dünyada bir türlü yörüngesine oturamaz yer yüzünden bombalarla, yer altından depremlerle sarsılarak insanları ağlatır..

    Ha bu arada başkanların anlayışı dolayısıyla devre dışı bırakıldığı ileri sürülen meclise gelmesi beklenen ve genel bir affa dönüşmesi istenen 2. Yargı Reformu da yine ertelendi gibi..



    Eğitim’de yine sınıfta kaldık!


    arşiv haber 06/04/2016 tarihli haber


    Okuma/yazma sıralamasında birçok vilayetin önünde olan Ardahan LYS’de yine çaktı.


    Yıllardır bir türlü alt sıralarda kurtulamayan ve son LYS sınavında 81 Vilayet için 79. olduğu ortaya çıkan Ardahan’ın 10 yıla aşkındır bu durumda kurtulamaması dikkatlerden kaçmazken, valilik ve kaymakamlıkların olağanüstü çabası da LYS gibi sınavlarda Ardahan’ı alt sıralarda üste çekemiyor.

    Son yapılan LYS sınavlarına 81 Vilayet içinde alt sıralarda yer alan Ardahan’ın bu durumdan nasıl olup, kurtulacağı bilinmezken yıllardır yaşanan bu durumdan kurtulmak için ciddi bir çalışmanın yapılmaması da dikkatlerde kaçmıyor. 

  • ARDAHAN HASTANESİNDE 'BABAM NİYE ÖLDÜ?' KAVGASI..



    MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



    Covit-19 Dolayısıyla tedavi gördüğü ve geçtiğimiz gün hayatını kaybeden vatandaşın yakınları ile doktorlar arasında çıkan tartışma kavgaya döndü.

    Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı ve şu an hala Covit-19 Virüsü dolayısıyla karantinada bulunan Göle Eski Demirkapı köylü 78 yaşındaki kişinin gördüğü tedaviye cevap vermeyip, ölmesi ardından yakınları hastaneye geldi.

    Ölen yakınlarını almak için evrak hazırlıklarını bekleyenler ile ölen şahsa bakan ve Devlet Hastanesi Başhekim yardımcısı olduğu öğrenilen doktor arasında tartışma yaşandı. Kısa bir süre içinde kavgaya dönen tartışma ardından elinde bulunan telefonu doktorun başına fırlatan ölen şahsın yakını ile doktor karakolluk olurlarken kavga nedeninin hasta yakınlarına verilen evraklarda ölen şahsın neden öldüğü yönünde bir bilginin olmaması ve ölen şahsın ‘bu evraklarda babamın   ölüm sebebi niye yazılmıyor?’ sorusunu sorması ve bu soru ardından çıkan tartışmanın kavgaya dönmesinin neden olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.

    Öte yandan Ardahan’da durumun sakin olduğu ve kamuoyunda kopartılan yaygaraların tam tersi bir durum yaşandığı bu durumun anlatıldığı ve abartıldığı kadar Coronalı hastanın olmadığı da öğrenildi.



    **Akrabalar arasında çıkan kavga bıçaklanmayla sonuçlandı!..


    Öte yandan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yöneticilerinden, İş adamı Özmen Demir bıçaklandı.

    Alınan bilgilere göre bir yakını ile tartışan Demir’in çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kasığından yaralanarak hastanede tedavi altına alındığı bilgisine ulaşıldı.



    D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi)


    Mevcut hükümetle yani iktidar ile Adalet, Hak, Hukuk ve diğer insani sorunlar konusunda mücadele edeceğini ileri süren muhalefet yakasına geçip, yeni partiler kuran ve kurma çalışmalarının sürdüğü şu günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı iken partiden ihraç edilen ve ‘Hepimiz Buradayız’ sloganı ile 85 inci partiyi kurma çalışmalarının sona geldiğini öğrendiğimiz Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın partisinin adı ne olur bilmem ama ben yeni bir partinin daha farkına vardım..


    Ki bu partinin cumhuriyet yani bu ülke kurulduğundan bugüne kadar var olduğunu ve gelen giden iktidarlara rağmen bunların hiç iktidardan düşmediğinide fark ettim.

    Evet, sizde biliyor veya farkında mısınız bilmem ama bu partinin kısaltılmış adının D7SP, açılımının da ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ olduğunu da anladım…

    Gelelim şimdi bu partinin kuruluş yıl dönümüne ve liderlerinin kimler olduklarına..

    Osmanlıdan beri süre gelen bir ülkenin yeniden kuruluşundan bu yana var olan bu partinin oy alıp, iktidar olmaktansa siyasi babalarından, dayılarıdan hatta analarından onay alıp, hüküm ettikleri asıl iktidarın kendilerinde olduğunu da ‘Demokrasi’ denen oyunun adıyla yapılan ve fakir/fukaradan alınan oylar ile gelip geçen iktidarlara hisettirirler.

    Ve ola ki bu yeni iktidar bunları dinlemezse de kızılca kıyametler koparılır ve adına da yine demokrasinin olmazsa olmazı dedikleri muhalefet denilen kanadına geçerler.

    Evet, kısa adı D7SP olan açılımı da “Devlete 7 Sülale Partisi” olan bu ülkenin iktidarından hiç düşmeyen gerçek ve vazgeçilemez partisidir..




    Aileleri yani babaları, dayıları siyaset adıyla sahne aldıkları demokrasi pazarında çoluk, çocuklarını işe koydurup, emekli olduklarında ise yerlerine yine kendilerinden olanı asıl iktidar olan bürokrasiye yerleştirirler…

    İnanmıyorsanız bu yazımı okuyup, ne anlatmak istediğimi anladığınızda şöyle bir düşünün derim ve beni anlayıp, baktığınız etrafınızda ya bir bilemediniz iki, üç ailenin fertleri dışında resmi kurum denen bürokrasinin yönetiminde kaç kişinin hep aynı aileden, aynı sülaleden olduğunu hele bir sayın..

    Falan efendinin oğlu, filan ailenin çocuğu, şu sülalenin kızı, oğlu kaç kişiler ve gidenlerin yerine kimlerin geldiğini bir düşünün?..




    Son olarak gelip, kent, köy ve yayla yolları gibi yolları olmayan Ardahan’daki HES’lerin açılışına katılan Albayrak soy isimli bakan yardımcısından, başkanın ekonomiden sorumlu damadına kadar uzanan şu iktidara bir bakın.

    Ve, ‘damat niye bakan oldu, enişte, kaynata tarafı niye bakan yardımcısı oldu?’ diye boşuna adamlara ve başkana kızmayın.

    Çünkü yukarıdakilerin aşağıya bir yansıması olduğunu eğilip, bakacağınız karanlık ama ay ışığıyla da olsa dibi görünen kuyuda görebilirisiniz…

    Ki o kuyuya bakmadan önce senin etrafında, yakınında, akrabanda, ailende kaç kişi, dayısı, babası, anası, halası, hatta yengesi siyasette olanların kaçının benim bulduğum partide yani D7SP’de yani ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ nde olduğunu bir görün..

    Çünkü gerçek iktidar olanların onlar olduğunu ve gelen, giden geçici iktidarlardan ziyade 7 sülalesi devlet kadrolarında olan ailelerin bu ülkede gerçek iktidar olduğunu anlayacaksınız.

    Ha unutmadan eğer siz de iktidar olmak istiyorsanız önce oy vermektense oy alan siyaset yapın, İl Başkanı, İlçe Başkanı, hatta Kadın/Gençlik Kolları sonra da milletvekili, belediye başkanı, bakan ve başkan olmanız gerekmektedir.. 

    Veya  MHP gibi her dönemin siyasi iktidarına ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile destek vermeniz yeterlidir.. Sonrasında gerçek iktidar, 

    D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi) kendiliğiden gelir..

    Ardından da soylu, sülaleli, siyasetçi adının yanında sermayenin gelmesini bekleyin..

    Çünkü bu ülkede bazı şanslı ve aynı ailelerin bir değil, üçü dördü hatta gelinleri devletin resmi kurumlarında ya kapıcı, kaloriferci, güvenlikçi, müdürse ve bir aileye 5 maaş birden geliyorsa asıl iktidar onlardır ve partilerinin adı da D7SP’dir..

    Yani adını benim bulduğum ve sizin de anlatmak istediğimi anladığınızı sandığım bu sonuca baktığımıza bu ülkede hep iktidar olan parti, ‘Devlete 7 Sülale Partisi’dir…




    ARÜ’DE Bu kez öğrenciler kavga etti!..


    arşiv haber 23/05/2017 tarihli haber


    Geçtiğimiz günlerde 3 öğretim üyesinin kavga edip, bir birlerini darp edip karakolluk olduğu Ardahan Üniversitesinde bu kez öğrenciler kavga etti.


    Alınan bilgilere göre siyasi görüşleri farklı iki öğrenci grubunun günler öncesi başlayan tartışma Bahar Şenliklerinin yapıldığı gün kavgaya dönüştü.


    Bir çok öğrencinin yaralandığı öğrenilen olayda üniversiteye gelen polis tomalarının müdahale ettiği alınan bilgiler arasında oldu.



    **ARU Ünidap İstişare Toplantısına Ev Sahipliği Yaptı..


    İlki 2014 yılında Tunceli Üniversitesinde düzenlenen DAP Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 2017 toplantısı,Ardahan Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantıya Atatürk Üniversitesinden Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı ve ATA TEKNOKENT Teknoloji Transfer Ofisi yetkilileri katıldı.



    Ardahan Üniversitesinin dönem başkanlığını yürüttüğü toplantıya ayrıca, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battalİbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Yardım, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özkan ArslanMunzur Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi AydınCumhuriyet Üniversitesi RektörYardımcısı Prof. Dr. Ali Taşkın ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adanan Demir katıldı.



    Toplantıda oluşturulan çalışma grupları ile DAP Bölgesindeki tüm illerin tarım, turizm, sanayi, enerji ve eğitim alanındaki raporları ve kalkınma önerileri görüşüldü. Görüşmelerde proje ekibi kurulması, merkez laboratuvar oluşturulması, web sitesi kurulması, ortak doktora programlarının geliştirilmesi, proje öneri havuzu oluşturulması, gen bankası kurulması gibi daha birçok konularda mutabakata varıldı.



    Toplantıda görüşlerini belirten Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, bölge kalkınması için üniversitelerin bir araya gelerek ortak projeler üretmeleri gerektiğini ifade etti. Topluma fayda açısından bu tarz toplantıların yararlı olduğuna değinen ÇomaklıDoğu Anadolu Bölgesi halkının özellikle hayvancılıkla uğraştığını, bu yüzden yetiştiricilerin eğitimi ve alınan verimlilik konusunda ziraat fakültelerine büyük iş düştüğünü belirtti.

    Çomaklı: “Üniversitemiz Ziraat Fakültesi il ve ilçelerimizde hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza, üniversitemize bağlı Çiftçi Eğitim Merkezinde eğitimler verilerek destek sağlıyor. Hayvancılık, doğa, tarih ve kış turizminin etkili olduğu bölgemizde Atatürk Üniversitesi olarak yeni projelerimizi hayata geçireceğiz” dedi. 



    Arü Rektörü Prof. Dr. Biber, Çıldır Myo’da İncelemelerde Bulundu


    04/04/2017 Tarihli Haberler


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şakir Aydoğan, Genel Sekreter Ercan Gültürk ile daire başkanları Çıldır Meslek Yüksekokulu’na ziyarette bulundular.


    Çıldır Meslek Yüksekokul Müdürü Vekili Öğr. Gör. Niyazi İpek tarafından ARÜ yöneticilerine brifing sunumu gerçekleştirildi. Daha sonra Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber Çıldır Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile bir süre sohbet etti.

    Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber ve beraberindeki heyet yapımı tamamlanmak üzere olan yükseköğretim yurdunun son durumunu değerlendirmek üzere Çıldır İlçe Kaymakamı Bedirhan İmamoğluÇıldır İlçe Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğluile firma yetkilileri ve yurdun yapılması için kurulan derneğin yöneticileri istişarelerde bulundu. Heyet, görüşmelerin ardından devam eden yurtta incelemelerde bulunarak yurdun en kısa sürede tamamlanacağını ifade ettiler.



    Rektör Biber, Üniversitenin Şampiyon Sporcularını Tebrik Etti


    Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) akademisyenleri ve çeşitli yarışmalarda şampiyonluklar alan öğrenciler Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber’i makamında ziyaret etti.


    Birçok farklı branşlarda düzenlenen yarışmalarda önemli başarılara imza atan öğrenciler; son olarak Antalya‘da 28 Şubat – 5 Mart 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Türkiye Üniversiteler Kick Boks Şampiyonası”nda, bayanlar “Low Kick Bayan Takımı” olarak üçüncülük kupasını almaya hak kazandı. Gerçekleştirilen ziyarette Rektör Prof. Dr. Biber, öğrencileri ve BESYO akademisyenlerini tebrik ederek, başarıların devamını diledi.


    Arü’de Rektör Yardımcısı Ataması Yapıldı


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektör Yardımcılığına Prof. Dr. Şakir Aydoğan atandı.


    Rektör Yardımcısı Aydoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, ARÜ’nün daha iyi bir noktada olması için çalışacaklarını söyledi.

    Üniversite ile şehrin kaynaşması için herkesin ortak hareket etmesini istediklerini belirten Aydoğan, “Bizler burada iyi ve güzel şeyler yapmanın gayreti içindeyiz. Bu bir ekip ile mümkündür. Bizler, sizler ve Ardahan‘da yaşayan herkes. Bu şekilde üniversitemizi ve kentimizi iyi bir noktaya taşımış olacağız.” diye konuştu.

    Aydoğan, gelecekte Ardahan ve ARÜ’nün iyi bir noktada olacağına inandığını sözlerine ekledi.


    **Üniversiteye ISO 9001 BELGESİ..


    *29/04/2015 Tarihli Haber


    Ardahan Üniversitesi Rektörünün eşinin başında bulunduğu Üniversitesi Kütüphanesine 170 Bin Türk Liralık kitap alınacak.

    İhaleye yoluyla alınacak olan üniversiteye bugünde ISO 9001 Belgesi verilecek.


    Ardahan-Kars Yolu Üzerinde bulunan ve önümüzde ki günlerde küyüphanesine 170 Bin liralık kitap alınacak olan Ardahan Üniversitesine yeni bir belge.

    Ardahan Üniversitesi, İSO 9001 Uluslararası Kalite Sertifikası almaya hak kazandı.

    Dünya Kalite Derneği Başkanı’nın sertifikayı üniversiteye belgeyi takdimi için bugün düzenlenen bir tören düzenlenecek. 

    Tören, Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılacak.


    **İSO BELGESİ NEDİR, NEYE YARAR?..


    SO 9000 Kalite Standartları Serisi, organizasyonların müşteri memnuniyetinin artırılmasına yönelik olarak Kalite Yönetim Sistemi’nin kurulması ve geliştirilmesi konusunda rehberlik eden ve Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) tarafından yayımlanmış olan bir standartlar bütünüdür.


    ISO 9001 ise Kalite Yönetim Sistemi’nin kurulması esnasında uygulanması gereken şartları tanımlayan ve belgelendirmeye esas teşkil eden standarttır. Bununla birlikte, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO)’nun yayımlamış olduğu kılavuz standartlar da vardır. ISO 9001 ve kılavuz standartlar, ISO 9000 serisi olarak adlandırılmaktadır. Aşağıda verilen ISO 9000 standart serisi, her tip ve büyüklükteki kuruluşun etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturması ve uygulaması için geliştirilmiştir.


    ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemleri-Temel Esaslar, Terimler ve Tarifler: ISO 9000 Standardı, kalite yönetim sistemlerinin temel esaslarını açıklar ve kalite yönetim sistemleri terminolojisini tanımlar. Bir nevi sözlük mahiyetindedir.

    ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemleri-Şartlar: ISO 9001 Standardı, bir kuruluşun müşteri şartlarını ve uygulanabilir mevzuat şartlarını karşılayan ürünleri sağlama yeteneği olduğunu kanıtlaması gerektiğinde ve müşteri memnuniyetini artırmayı amaçladığında uyacağı kalite yönetim sisteminin şartlarını belirtir. Belgelendirmesi yapılan standarttır.

    ISO 9004 Kalite Yönetim Sistemleri-Performans İyileştirilmeleri İçin Kılavuz: ISO 9004 Standardı, kalite yönetim sisteminin etkinliğini ve verimliliğini dikkate alarak, kılavuzluk bilgilerini sağlar. Bu standardın amacı, kuruluşun performansının iyileştirilmesi ve müşteriler ile diğer ilgili tarafların memnuniyetinin sağlanmasıdır.

    ISO 19011 Kalite ve Çevre Yönetim Sistemleri Tetkik Kılavuzu: ISO 19011 Standardı, kalite ve çevre yönetim sistemlerinin tetkiki ile ilgili kılavuzluk bilgilerini sağlar.


    ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, müşteri beklentileri, ihtiyaçları ve mevzuat şartlarını karşılama yolu ile müşteri memnuniyetinin artırılmasını öngören dünyaca kabul görmüş bir kalite yönetimi sistemi biçimidir. Kuruluşun organizasyonel yapısından müşterilerinin memnuniyet seviyesine, toplanan verilerin analiz edilmesinden süreçlerin etkin yönetimine, iç denetimlerden ürün tasarımına, satın almadan satışa kadar pek çok noktada Kalite Yönetim Sistemi koşullarını belirler. ISO 9001 Standardı, esas olarak bir kontrol mekanizmasıdır. Bu standardın amacı, hata ve kusurları azaltmak, ortadan kaldırmak ve daha önemlisi oluşabilecek hata ve kusurları önlemektir. Standart, direk olarak ürün ve hizmet kalitesiyle ilgili değil, yönetim sisteminin kalitesi ile ilgilidir. Buradaki temel varsayım, etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturulması ve uygulanması halinde müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak kaliteli ürün ve hizmetler üretileceğidir.


    ISO 9001 Standardı, zorlayıcı değildir ve genel şartlar içerir. Büyük ya da küçük ölçekli ayrımı olmaksızın her sektör için uygulanabilmektedir. Doğru anlaşılıp, doğru uygulandığında güçlü bir yönetim sistemini temsil eder.


    ISO 9001 Standardı, Kalite Yönetim Sistemi’nin nasıl oluşturulacağını tamamen kuruluşlara bırakmıştır. Yapılması gereken “standart” bir Kalite Yönetim Sistemi değil, standardın şartlarını karşılayan bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturmaktır.


    Sonuç olarak;

    Etkin bir kalite yönetim sistemi için minimum şartları belirtir.

    Şartları geneldir, ölçek fark etmeksizin her sektör için uygulanabilir.

    Neyin yapılacağını söyler, nasıl yapılacağını değil.


    ISO 9001 Standardı’nı kimler kullanabilir/uygulayabilir? 

    ISO 9001 Standardı’nın bütün gereklilikleri genel olup, tiplerine, büyüklüklerine ve sağladıkları ürün veya hizmetlere bakılmaksızın bütün kuruluşlara uygulanabilir olması amaçlanmıştır. Bu sebeple sürekli iyileştirmeyi amaç edinmiş, etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturmak isteyen tüm kuruluşlarca uygulanabilir. Bu konuda sektör veya ölçek olarak bir kısıtlama bulunmamaktadır.


    Evet’çileri gördükçe biz kararsızların Hayır diyesi geliyor gibi..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Ne kaldı şurada 16 Nisan’a bilmem ama günlerdir evet, hayırı oynayan ülkenin gereksiz gündemini takip ederken ve evetçi tayfasını gördükçe biz kararsızların hayır diyesi geldiğini baştan belirtmek isterim..

    Çünkü bende 16 Nisan’ın sonucuna damga vuracak olan 10 milyon kararsız bir seçmenden biri olarak hala ‘Evet’ mi desem, ‘Hayır’ mı desem diyenlerdenim..

    30 Yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatımda ilk kez bu kadar kararsız kalmamın nedeni ise; Ülke kurulduğundan bu yana ısrar edilen, çürümüş olan, o çok beklenen demokrasiye hiç bir katkısı olmamış, Kürtler başta olmak üzere kimseye hak tanımamış olan bir sistemin yani 12 Eylül cunatasının hazırlattığı Anayasa ve de mevcut sistemin oluşunun yanından dikta rejimi dayatan ve demokrasi kelimesinin bir satır bile geçmediği 18 maddelik sözüm ona Anayasa değişikliği..

    İlk kez bu kadar kararsızın ve karar vermekten zorlanan bir seçmen olduğu ve seçimin yaklaştığı şu günlerde birilerinin, ‘evet’ dediklerini ortaya koymak için bin bir saçma savunmalar içinde olması ise işin cılkını çıkaran diğer bir sorun..

    Öyle ki birilerinin olmadık şovlar içine girmesi ve en önemlisi 1 Kasım Genel Seçimlerinden bu yana zaten başkan olan Reis’e yağ olsun diye olmadık fırıldaklar çevirenleri gördükçe her gün rakı içip, olmadık dalavereyi hatta dinin ret ettiği işleri yapanların kandil, cuma mesajı atması gibi referandum da evetçi kesilenler de insanı hayır demeye itiyor..

    Bunun en son örneği ne sosyal, ne kültürel nede siyasal etkinlik yada olaylarda ortada gözükmeyen, kağıt üzerinde dernek olan ve en önemlisi tabelaları bile olmadığını iyi bildiğim Ardahan’da ki sözde stk’ların hemde o çokta sevdikleri (!) Atatürk’ün heykelinin önünde poz verip, ‘Evet diyoruz’ diyerek açıklama yapmaları oldu..

    Bunların barosu olmayan Ardahan’a baro isteme cesareti gösteremeyenlerin başında geldiğini de bilen biri olarak Ardahan’a kadar gelen Metin Feyzioğlu’nun Ardahan’a gelişini görmedikleri gibi Ardahan’da yaşananları görmeyen pembe gözlü sözde ajans muhabirlerine, ‘Ardahan Stk’lardan ‘Evet ‘ Desteği’ başlığını attırmaları oldu..

    Dernekler siyasetle ilgilenmez ya ondandır..

    Tabi biz yani Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu gibiler bunların yaptığını yapsak ‘ya kardeşim stk siyaset yapmaz’ deyip, kızılca kıyamet koparacak yine bunlardır..

    ‘Ya siz yapılamayan yatırımlar nedeniyle göçün devam ettiği, bu nedenle de her gün nüfusu azalan ey Ardahan stk’ları niye bir güne bir gün de var olan sorunlar için öyle bir araya gelipte açıklama yapmazsınız?’ 

    Yapamazlar çünkü kendileri dahil 7 sülaleleri her iktidarda olduğu gibi bu iktidarda da nemalananlardır..

    Ve aldıkları emir üzerine bir araya gelenlerdir..

    Evet kararsız seçmeni hayır dedirtmeye itenlerin o fotoğrafına bakınca, insanın, ‘Ulan sizin evet dediğinize ben hayır’ diyorum demesi gelmekte..

    Sonuç;

    Vallahi bunları görenler sanki hayır diyecek gibi..

    Öylede olacak gibi..

    Çünkü Hanak’ın yarısından çoğu, Damal’ın %98’i, Göle’nin %65’i,Çıldır’ın %55’i, Posof’un %33’ü, Ardahan merkezin %69’u gibi ülkenin yarısından ötesi gibi biz kararsızlar da bunları gördükçe hayır diyecekler arasında yer alacağız gibi..

     
     

  • DOKTORLARDAN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 250 TL. BAYRAM HARÇLIĞI!


    MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


    Anestezi Uzmanı Başhekim Onur Çoruh, Anestezi Uzmanı Ertaş Özeroğlu, Kardoloji Oğuzhan Tuğrul’un önderlik ettiği ve Ardahan Devlet Hastanesinde çalışan her bir sağlıkçıya 250 TL. Bayram Harçlığının  dağıtıldığı öğrenildi.


    Hastane doktorlarının Başhekimin önderlik yaptığı bu güzel ve örenk çalışmaya teşekkür eden Ardahan Devlet Hastanesi çalışanları birlikte çalıştıkları mesai arkadaşları doktorlara gazetemiz aracılığı ile teşekkür ettiler.



    Bir Bayramı Geride Bırakmak..


    Saat: 23 59 ve ben bayram tatili, yetmedi baştan beri inanmadığım ve oyun içinde oyun diye değerlendirdiğim corona yasaklarının getirdiği tembellik yüzünden günün yazısına gün bitmek üzereyken  başladım. Bir dakika içinde günlük yazımı bitirebilir miyim stresi içinde beynimdeki düşünceleri parmak uçlarıma, oradan da ekranın sol tarafı yaralanmış olan kucağımdaki diz üstü bilgisayarımın tuşlarına son sürat değerek  yazıya dökerken sağ kulağımda  tv’den gelen tartışmaları beynime aktarıyor.



    Evet, önce Corona ve yasakları, ardından Ramazan, sonra Bayram derken üç ayın daha hayatımızdan eksildiğini fark etmeden yarın, yani ramazan bitti, bayram kutlandı, coronada gitti diyerek yeni bir kapının açılacağının heyecanı ile  yeni bir güne hazırlanırken, açılacağını düşündüğümüz kapıda bekleyen onca sorunların bir yere gitmediği gibi birikerek hala bizi beklediğini düşününce bir anda o heyecanı şimdiden kaybediyor gibiyiz.

    Çünkü benim kadar kendisininde yorgun olduğunu görüp, gözlemlediğim ve onca büyükşehir, milletvekili, bürokratu, bakanı ve yetkisi olmasına karşı tüm yükü kendisine dert edip, altında kalmaya başladığı omuzları yorgun başkan Erdoğan kendi kadrosuna gaz vermek istercesine, ‘Evden çıkıyor , sahaya iniyoruz’ dese de kendisinden ayrılıp, partiler kuranlar dahil ekibinin büyük bölümünün, ucube denilen başkanlık sisteminin getirdiği sıkıntıları anlatan  ‘Biz çalışıyoruz, alakasız insanlar bakan, bürokrat, rant pardon iş sahibi oluyor’  diyemese de mırıldadığı ve yaşanan tembelliğin etkisiyle günün yazısını yazmak istemeyen benim gibi ayak direttiği öylesine belli oluyor ki.. 

    Evet, haber tartışmalarından bıkıp,  açtığım tv kanalında asla batmaz denen Titanic’in  buz kütlelerine çarpıp, ikiye ayrıldığı ve battığı sahne eşliğinde bir bayramı daha geride bıraktığımı ve yarından itibaren yeni bir sürecin başlayacağını hayal ederek düşündüğüm  şu an  soğuk, yağmur ve karlarla karşılanan bayramı esen şiddetli rüzgarların eşliğinde yara, bere içinde geçiren memleketim Ardahan’ın da aralarında bulunduğu 81 vilayette uygulanan sokağa çıkma yasağı gibi bugünkü yazımında bittiğini anlıyordum..


    UZAK DOĞU'DAN YAKIN DOĞU'YA DOKTORA


    UZAK DOĞU’DAN


    YAKIN DOĞU’YA DOKTORA


    Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Senatosu, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel’e “fahri doktora” ünvanı verdi.


    arşiv haber 08/05/2016 haberleri


    Ardahan Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonunda düzenlenen törene, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, Yakın DoğuÜniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Fahreddin M. Sadıkoğlu, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.


    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Törende konuşma yapan Ardahan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç, “Ardahan Üniversitesi senatosu tarafından Dr. Suat I. Günsel’e Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin dünyada bir yüksek öğretim ilkesi ile markalaşması ve ambargoların eğitim yoluyla aşılmasında göstermiş olduğu üstün gayret ve elde etmiş olduğu önemli başarılardan dolayı fahri doktora ünvanı vermeyi kararlaştırmıştır” dedi.


    Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel ise törende yaptığı konuşmada, “Öyle bir onur ki bunu taşımak hakikaten zor, öyle bir şey desem ki bir üniversite kurmaktan daha zor. Bunu benKıbrıs’ımızın ve Türkiye’mizin bir bütünlüğü olarak kabul ediyorum” diye konuştu.


    “Ülkenizin Tarihini Siz Yazınız, İzin Vermeyin Başkaları Yazsın”

    Gençlere, “Siz değerli öğrencilerden de yürekten şunu istiyorum? Ülkenizin tarihini siz yazınız, izin vermeyin başkaları yazsın” diyerek seslenen Günsel, şöyle devam etti:


    Kıbrıs ve Türkiye bir bütünlük olması halinde ancak Kıbrıs’ımız ki her bir gemiye benziyor? Rüzgar estiğinde, fırtına olduğunda yerinden hareket etmeme şansı ancak Türkiye’siyle bütünlüğü halinde bu mümkündür. Eğer kökleşebilirseniz ve Türkiye ile bütünleşebilirseniz ancak o zaman sizi gelen rüzgârlar götürmemiş olur. Ve bunun tek yolunun ancak bir Ada’da üniversite olabileceğini kanaatine vardım ve yola böyle başladım. Yaptığım hiçbir şeyle övünmedim, yapmadığım şeylerle övündüm. Bütün çabalarım sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye bütünlüğü için bu gayretleri gösterdim.


    Özet olarak yüreğim derki kökleşmek istiyorum, yüreğim derki Türkiye’m ile bütünlüklü olmak istiyorum. Ve ben yaptıklarımla değil yapmadıklarımla övünürüm. Siz değerli öğrencilerden de yürekten şunu istiyorum? Ülkenizin tarihini siz yazınız, izin vermeyin başkaları yazsın. Hiçbir zaman rüyalarınız diz üstü bilgisayar kadar olmasın, süper bilgisayarın çözebileceği kadar rüyalarınız olsun. Ve benim düşündüğüm gibi yaptıklarınızla değil yapmadıklarınızla övünün” şeklinde konuştu.


    Dr. Suat İ. Günsel’in, konuşmasının ardından Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ramazan Korkmaz tarafından Dr. Suat İ. Günsel’e cübbesi giydirildi ve “fahri doktora” ünvanını takdim etti.


    Fahri doktora töreni sonrasında Ardahan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından hazırlanan“Karma Resim Sergisi ve Bahar Konseri” programları gerçekleştirildi.

  • Yine mi Milletin Sırtına Bindirecekler?..

    Son olarak Ardahan Ziraat Bankasına atattığı Banka Müdiresinin atama yapıldıktan sonra başta çiftçilerin sorunları konusunda olmak üzere esnafa bekleneni vermemekle eleştirilen Ardahan Ziraat Bankası gibi kamuoyu tarafından oraya getirilmesinden rahatsız olduğu, Atalay’ın bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da uyarılmasına karşın Anıl Aksel krizinin son olarak vali ile kendisini karşı karşıya getirmesi ve gün geçtikçe ipleri elinde kaçırdığı ileri sürülen AK Parti Ardahan Millet vekilinin yarattığı boşluktan ümitlenenler yeniden birilerini milletin omuzuna bindirme hesapları içine girdikleri görülüyor.


    **BAŞLIĞI GÖRÜP,  HABERİMİZİN İÇERİĞİ ALAKASIZ YORUM YAPANLARCA ANLAŞILMAZ DA ATALAY’A MESAJ VERDİĞİNE İNANIYORUZ..


    ARÜ’NÜN ADI DA ORHAN ATALAY


    ÜNİVERSİTESİ OLSUN!..


    Ardahan Üniversitesi Senatosu aldığı bir karar ile geçtiğimiz günlerde rahatsızlığından dolayı hayata gözlerini yuman ARÜ Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi Dr. Arzu Kılıç’ın ismini ARÜ’ya bağlı kent merkezinde bulunan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verdi. Ardahan Milletvekilinin adınında Ardahan Üniversitesine verlp, verilemeyeceği tartışılmaya açıldı.


    Ardahan’da 3 dönemdir mevcut iktidar partisinden milletvekili seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bugüne kadar yaptığı hizmetlerinin bir nişanesi olarak Ardahan Üniversitesinin adının Prof. Orhan Atalay olarak değiştirilmesi tartışılmaya açıldı.


    Buna neden ise; Kent merkezinden olduğu gibi yerel sorunlardan uzak bir anlayışla sıkça eleştirilerle karşılaşan Ardahan Üniversitesi Senatosu bir karar alarak geçtiğimiz günlerde rahatsızlığından dolayı hayata gözlerini yuman Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi olan Dr. Arzu Kılıç’ın ismini ARÜ’ya bağlı kent merkezinde bulunan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine vermesi..



    Ardahan’da yaklaşık 3 yıldır görev yapan Ardahan Üniversitesi Rektörünün başında bulunuğu üniversite konseyinin böyle bir karar alabilme ve Ardahanlı olmayan bir öğretmenin isminin sonsuza kadar Ardahan’da yaşatılmasına karar verebiliyorsa Ardahan halkının oyları ile üç dönemdir milletvekili seçilip, Ardahan’a ve ARÜ’ye sayısız hizmetleri olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ismi ve bugüne kadar Ardahan’a hizmet edenlerin ölümsüzleştirilmesi için ya daha  önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesine yada milletvekili olduğu Ardahan’ın üniversitesine adının verilmesi tartışılmaya başlandı.



    ARZU KILIÇ İSMİ ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ’NDE YAŞAYACAK..


    Yakın zamanda genç yaşta hayata göz yuman Göleli olan Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi olan Dr. Arzu Kılıç’ın adı eski adliye ve kaymakamlık olarak kullanılan tarihi binan olan ve ARÜ’ye devir edilen binada hizmet verecek olan Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verildi.


    Bu kararın Ardahan Üniversitesi Senatosu kararı ile alındığı öğrenildi.


    Bu işlemin Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin ismi Ardahan Üniversitesi Dr. Arzu Kılıç Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verildi.


    Eşinin adının ARÜ Senatösü tarafından Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi verilmesi ardından kendisine ait sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklama ile teşekkür eden Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç teşekkür mesajı şöyle;


    “Sayın rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Biber’in önerisi ve Ardahan Üniversitesi Senatosunun onayı ile Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin ismi Ardahan Üniversitesi Dr. Arzu Kılıç Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak değiştirilmiştir. Sayın rektörümüze ve senato üyelerine vefalı davranışlarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Vefa erdemdir, var olun…


    Canım eşim Arzunun özverili çalışmaları ile gelişmesine katkıda bulunduğu bu Merkezde isminin yaşaması, yüreğine dokunduğu herkesi çok mutlu etmiştir.” dedi.



    DAYANMAK GEREKİYOR..


    Başta hemşehrileri olmak üzere hep onun adını kullanarak iş yapan çevrelerin kısa sürede unuttuğu, Yakup Süt’ün son durumundan haber alınamadığı şu günlerde kısa  bir süre önce TBMM’den geçen ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeni Ceza İnfaz Yasası’ndan yararlanan isimlerden olan yani mevcut iktidarın ‘bitirdim’ dediği ama diğer adıyla hala mafya babaları diye bilinen ve aynı iktidar ve çevrelerce neredeyse ‘sayın’ denecek derecede saygı gören  Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker’lerin dostu ve saygı duyduğu bir kişinin devreye girmesiyle barışmışlar..


    Yani sanki Grup, yorum üyeleri tek tek ölmemiş, Coronaya aşı bulunmuş, dolar düşmüş, ekonomi yeniden rayına oturmuş, Güneydoğu sorunu,Irak, Suriye, Libya sorunları çözülmüşcesine ”son dakika” haberi olarak düşüyor bu memlekette  sanki başka sorun, sıkıntı yokmuş gibi haberlerle uyumaya hevesli toplumu uyutmaya devam eden haber ajanslarına..


    Yakup Süt’ün de, benim de memleketim olan Ardahan’dan göç etmiş olan bir ailenin ferdi olan meslektaşım Sözcü Gazetesi yazarı Gazeteci Saygı Öztürk’ün “Çakıcı ve Peker cephesinde sürpriz gelişme” başlıklı yazısında Çakıcı ve Peker’in görüştüğünü yazmasını habere çevirip, ‘son dakika’ hatta ‘müjde’ misali haber yapan ajansların asıl derdinin özelliğini kaybetmeye başlayan Covit-19 ile yaklaşık iki aydır uyutulan toplumun gerçek gündemi görmemesi için yaptığı perdeleme yani yeni ve alakasız sanal gündemlerle meşgul etme çabaları olarak gördüğüm bu haberin öncesinde asıl tartışılan ve başta havuz medyası denen tarafça olmak üzere adeta zorla gündeme sokulmak istenen darbe iddiaları da sürüyor..


    Bana göre birilerinin zaten uyumaya çok meyilli bu toplumu yeniden uyutmaya ve korkutmaya yönelik olarak hazırladıkları ve ısıtıp, ısıtıp ‘son dakika’  olarak sundukları bu tür haberlerin asıl amacının bu ülkede yaşanan gerçeklerin görülmemesi ve birilerinin iktidarlarının, diğerlerinin muhalefetlerinin keyfinin devam etmesi ve bu kanalla yalandan ‘Tavşan kaç, Tilki Tut’ oyununu oynadıklarının olduğunu görüp, yazsak da, söylesek de, anlatsak da ve uyumaya meyilli toplum anlamasa da dayanmamız, direnmemiz gerek güzel yarınlar için..


    Çünkü birilerinin pirince giderken evdeki buğdaydan olan toplumun aç kaldığını anladıkça yeni ve sosyal hayatı unutturan sanal ortamlarla gündemi değiştirme ve mafyalarını bile iş adamı yapma hesapları içinde olduğunu bilmekteyiz. Çakıcı ve Peker’in de içinde olduğu tüm toplumun er ya da geç ve cunta heveslilerinin amaç ettiği gibi değil, demokrasinin yerleştiği, hukukun, adaletin sağlandığı, gerçek barışlı, güneşli, sağlıklı bir ülkede yaşayacaklarını anlatana, inandırana kadar..



    ARÜ'DAN 3. YÜKSEK OKUL POSOF'A..ARÜ’DAN 3. YÜKSEK OKUL POSOF’A..


    arşiv haber 21/12/2015 tarhli haber


    Posof MYO’ya Müdür Atandı!.. Ardahan Üniversitesine bağlı Posof Meslek Yüksekokulu’na kurucu müdür olarak atanan Öğretim Görevlisi Cemalettin Ayvazoğlu göreve başladı. Göle ve Çıldır’dan sonra Posof’ta Yüksek Okul açma kararı alan Ardahan Üniversitesi yeni açtığı Yüksek Okul ile Posoflularıda üniversiteli öğrenciler ile tanıştıracak.


    Posof’a gelerek ilçedeki kurumlarla tanışma gerçekleştiren Müdür Ayvazoğlu, ilk olarak , Posof Belediye Başkanımız Sayın Cahit Ulgar’ı makamında ziyaret etti

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirten Başkan Ulgar, “Yüksekokulumuza müdür olarak atanmanızdan memnun olduk. Yüksekokulun ilçemizde açılmasına vesile olan, katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. Yüksekokulumuz gelişmesi ve büyümesinde elimizden gelen desteği vereceğimizden kuşkunuz olmasın dedi.

    Posof Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğretim Görevlisi Cemalettin Ayvazoğlu ise, “Kuruluş aşamasını tamamladığımızda Posof ilçesinin her alanda gelişmesine, kalkınmasına katkı sunacaktır. Desteklerini bekliyoruz.” diye konuştu.


     





    Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

    VALİDEN SU SÖZÜ


    Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, gittiği Hoçvan Hasköy bölgesindeki köy incelemesinde bölge köylülerine “ Ramazan ayına kadar köyünüzde su akacak” dedi. Köy gezisi için Ardahan Merkez Ömerağa köyüne giden Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, köyde devam eden su çalışmalarını hakkında bilgi aldı Köylülerden su çalışmaları hakkında bilgi alan Ardahan Valisi Mustafa Yiğit; “Ramazan ayına kadar köyünüze su akıtacağız, akıncaya kadar çalışmaların her safhasını incelemek için köyünüze sık sık geleceğim ve biran önce suyu akıtacağız” dedi.


    Kış etkisini gösterdi, sobalar yanmaya başladı!


    (Devamını Göster)


     





    Manşet – 19 Eylül 2003 Cuma

    Mavi Hilal ortalarda görünmüyor! (Devamını Göster)


     





    Başyazı – 19 Eylül 2003 Cuma

    Yazıyorsam Sebebi Var


    Köylü milletin efendisi mi?


    Hafta içinde birlikte gittiğimiz Ardahan Valisi Mustafa Yiğit’in köy gezileri esnasında dikkatimizi çeken bir çok konu oldu.

    Çağ atladığı iddia edilen Türkiye’de halen köyünün susuz olmasından eziklik duyan bir insanın ilk etapta dikkatini ne çekebilir nerdesiniz,

    tabi ki 80 yıldır su bekleyen köylerimiz de ciddi ciddi şebeke su çalışmalarının olduğu olacaktır.

    Ve köylerine su gelmesi için yıllarca kapı aşındıran köylülerin gelen suya sevinmeyip, su borularının döşendiği alanların bir an önce kapatılması için valiye bir nevi sitem etmeleri vede çukurların kapatılmasını istemesi dikkatimizi çekti…

    Vali Yiğit’in büyük sabırla dinlediği ve defalarca tekrarlanan bu anlamsız isteğin karşısında ben dayanamadım ve aynı konuyu ısrarla belirtip, va li’nin “tamam, hemen emir vereceğim” demesiyle tatmin olmayan köylüye Kürtçe  çıkışmam, belki de bu yazıyı yazmama neden oldu.

    Ve Atatürk’ün söylediği belirtilen, “Köylü Milletin Efendisidir” söylevinin doğru olup olmadığını kendi kendime sordum ve sizede bir sorayım dedim…

    Bir çoklarının yaptığı gibi köylülerinde Atatürk’ün adını kullanıp, şark kurnazlığıyla bu söyleve sığınıp sığınmadığının yargılanmasının yapılması gereğini düşündüm.

    Menderes’in Amerika yardımını ka bulü ile başlayan köylüye desteğin bugüne kadar sürdüğü bu ülkenin köylüsünün devletin kendisine harcadığı imkanları hak edip etmediğinin masaya yatırılmasının gereğinin tartışılmasını istedim.

    Köylünün toplumsal düşünceye, ekonimiye ne kadar katkısının olduğunu halen anlamış olmadığım köylünün vergi verip vermediğini ve en önemlisi sosyal hayata katkısını ne kadar olduğunu görülmesi gerektiğini sordum.

    Bu ve buna benzer soruların sorulması gerekenin biz sözde aydınların mı, yoksa köylü kurnazlığı yaparak yıllardır devletin yakasına yapışan köylümüz mü?..

    Bilmem ama, bana soracak olursanız, bizim köylümüzde bir çokları gibi Ata’nın söylevlerine sığınıp, işi götürüyor sanırım…

    Nereden anlıyorsun bunu derseniz?

    Son gitiğimiz köylerde, herşeyi devlete yüklemiş, yıllarca çeper diplerinde durup gelişmelerin, yatırımların ayaklarına gelmesini isteyen köylümüzün ayağına kadar gelen su için açılan çukurunda devlet tarafından doldurulması için valiye baskı üzerine baskı yapmasından anladım…


    ***


    Derbi olmak


    Her zaman olduğu gibi bugünde devam eden hastalık, günlerce kamuoyunu meşgul ettikten sonra nihayet sona erdi…

    Ülke’nin bütün sorunları bitmiş, insan hakları, ekonomi, sosyal hayat, alt yapı sorunu kalmamış, günde trafikten 10 kişi ölmüyor, insanlar çöplükte bir ekmek bulurum umuduyla gezmiyor, hayat standartları herkes  arasında eşit değilse de insanca bir yaşam için gereken düzeye gelmiş bu ülke’de tabiki derbi olmak gerekir ve derby maçların heycanını yaşamak gerekir!

    Hatta vergisi varmı bilmem ama 4 milyona, 90 dakika da 1 milyarları dijitalden vurup, maç seyretirmek gerek!..

    Evet niyahet bir derbi maçı daha kazasız belasız bitirdik…

    Hemde İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah’ın kalkan ettiği kızlarının başına bir şey gelmeden…

    Çok şükür ki bitti de; ulusal basın ve medya asıl gündeme döndü…

    Gerçi, hakkını yememek gerekir, daha geçen gün “Meclis Tuvaletleri Yenilendi” haberleri ile gerçek gündemi takip ediyordu zaten…

    Dubai’de yapılan zenginlerin toplantısında masa masa gezip, gelin bize yatırım yapın diyen başbakanı, Irak’ta yaşananları, büyük devletin idarecileriyiz diyenlerin bir iki aşiret reisi ile masalarda oturup bölgenin geleceğini tartışmasını, ülke’nin çeşitli bölgelerinde olmayan yollara çıkan teknolojinin son sürat araçlarının bir kazada en az 10 kişiyi öldürmesi gibi basit gündemlerle değil, derbi maçlarla, meclisin tuvaletlerinin yenilendiğini yazmak, söylemek gerekir…

    Şimdi; kızacaklar çıkacak, “bir maç zevkimiz var onunda içine etme” diye belki!

    Ama…

    Benim hiçte öyle bir niyetim yok, kusura bakmayın ben o kadar da ukala değilim…

    Sadece derbi maçın özetini vermek istedim… Çünkü; bu ülkenin en ciddi yazarları bile arada birde olsa derbilerden, gittikleri lüks lokantalarda yediklerini bedava getirmek için, gazetelerin pazar sayfalarında bir iki Mankene yaranmak için yazı yazıyorda, biz niye yazmayalım?!..

    Bakın bende yazabiliyorum…

    “Yazmasan daha iyi” diyenler inadına  bundan böyle arada birde olsa bende derbi takılıp, derbi maçları izlemezsemde toplumun ilik kemiğine kadar dayanmış derbi sorunları gündeme getirip birilerinin zevkini kaçıracağım.

    Bu da derbiliğin özelliği olsa gerek!..


    Hoşgeldin öğretmenim


    Yıllarca okuyup, okul sıralarında ter döken ve sonuçta, ülkede ki yıkık-dökük eğitim sistemini aşıp başarılı olan bir çokları gibi Ardahan’a da yeni 183 öğretmen atandı.

    Çoğunluğunun bayan olan yeni öğretmenlerimizin gerek evlerinden, gerek memleketlerinden, gerekse çevrelerinde çok uzaklara, ülkenin en kuzeyine gelmelerinin verdiği ürkeklikle, yanlarına aldıkları anne-babaları ile yaklaşık 20 gündür yeni görev yerlerinin neresi olacağını bekli yordular.

    Ülkenin başlıca sorunu olan bürokratik engellerin son bir örneği olan bu sıkıntının, gerek yerel basından, gerekse ulusal basında yer bulması ve Ardahan Valisi’nin Ankara’dan dönüşüyle bitmesi ardından yapılan kura çekimi ile bitti.

    Öğretmenlerimizin, yeni görev yerlerini kendi elleriyle belirleyip, bugün yarın atandıkları okullara gideceklerini ve onların açacağı ufuklarla geleceğimiz olan çocuklarımızın cehalet karanlığını yırtıp, aydınlığa kavuşmalarını sağlayacaklarından şüphemiz yok.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

    KENDİ KURUMU EMEKLİ ETTİ…


    EMEKLİ SANDIĞI ETMİYENCE PERİŞAN OLDU


    Ardahan’ın Posof İlçesi Bay kent köyünde abisinin yanına sığınan dört çocuk babası Yüksel Kaya, düşürüldüğü çıkmazdan kurtulmak istiyor.


    Yüksel kaya,9 yıl önce Uzman Piyade Çavuş olarak orduya girdi. Değişik yerlerde görev yapan Yüksel kaya, rahatsızlığı nedeniyle gittiği Erzurum Askeri Hasta hanesinden Gül hane Askeri Tip Akademisine (GATA) sevk edildi. GATA da yapılan tahlil ve tetkikler sonunda heyetin verdiği kararla malulen emekliye sev kine karar vererek raporu emekli sandığına gönderdi. Emekli sandığı, GATA’nın sevk ettiği raporu kabul etmeyerek “Sağlam olduğu için çalışa bilir” diye emekli işlemlerini yapmadı.


    (Devamını Göster)


     





    Araştırma – 19 Eylül 2003 Cuma

    HALK İNANIŞLARI İnternete taşındı


    Ardahan’da halen geçerliliğini koruyan batıl halk inanışları internet sayfasına taşındı.


    Ardahan Valiliğinin hazırladığı www.ardahan.gov.tr adresinde yer verilen batıl halk inanışları ilginç, ilginç olduğu kaar da halen geçerli olması dikkat çekiyor.


    Günümüzde, halk arasında halen geçerliliğini koruyan batıl inanışları şöyle sıralayabiliriz:


    1. Yeni doğmuş bir bebeğin uyuduğu beşiğe ekmek veya süpürge konur ki bebek uyandığında tiksinip korkmasın.
    2. Evimizde giydiğimiz ev terliklerinin geriye doğru durması evdeki bireylerin işlerinin ters gitmesini simgeler.


    (Devamını Göster)


     





    Haber – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Aç kurtlar ağıla saldırdı


    Ardahan’ın Göle İlçesi Küçük Altınbulak köyü yaylasında gece saat 00:30’da koyunların bulunduğu ağıla kurtların girmesi sonucu 46 koyun telef oldu.


    (Devamını Göster)


     





    Sağlık – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Doğu kadını geç menopoz oluyor!


    Doğulu Türkiye genelinde menopoz yaşı 45-55 yaş ortalamasında olurken Ardahan ve doğu’da kadınlar 50-55 yaşları arasında menopoza giriyor. Buna neden bölgesel farklılıklar,insanların genleri ve doğurganlık olaylarının fazla olmasından kaynaklanıyor. Erken yaşlarda menopoza giren kadınların mutlaka bir uzman doktora görünmeleri gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam; “Menopoz dönemine giren kadınlarda kemik erimesi,kalp hastalıkları ve cinsel organlarda küçülme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam;” Doktor kontrolünde alacakları tedavi sonucu bu riskler ortadan kalkacaktır.


    (Devamını Göster)


     





    Eğitim ordusu ev sıkıntısı içinde – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Öğretmenler dışarıda kaldı


    2003-2004 Eğitim Öğretim döneminin başlamasıyla birlikte yaşanan sıkıntılara şimdide konut sıkıntısı eklendi. 183 yeni öğretmenin atamasıyla 225 okula görevlendirilen 1200 öğretmenin en büyük sıkıntısı ev bulmak. Ardahan’da yaşanan konut sıkıntısı nedeniyle ev kiralarının da bir hayli yükseldiği gözlenirken, yeni atanan öğretmenler görev yerlerini yaptıkları kura çekilişinin hemen ardından ev aramaya çıktılar. Ardahan’da 220 ila 250 milyon liraya kiraya verilen ev sıkıntısı dolaysıyla kentte bulunan bir çok okul ve misafirhanelerin dolu oranı yüzde yüz olduğu öğrenildi.


    (Devamını Göster)


     





    Sınır delik deşik!!! – 18 Eylül 2003 Perşembe

    Hayvan kaçakçılığı had safhaya ulaştı


    Ardahan ili Çıldır ilçesinin Gürcistan sınırında yaşanan hayvan kaçakçılığının önüne geçilemiyor. Son günlerde Gürcistan’dan getirtilerek Türkiye’ye geçirilmek istenirken yakalanan hayvan sayısı 4 ay içinde 100’ün üstünde olduğu öğrenilirken, sınırda yapılan kaçakçılığın devam ettiği ve kamuoyuna yansımayan bir çok geçişin olduğu ileri sürülmekte.


    (Devamını Göster)

  • BİNDİĞİ KAMYONDAN DÜŞÜP, CAN VERDİ!

    Ardahan’ın Posof ilçesi güne kar ile uyandı.


    Kış mevsiminde yağmayan kar bahar da yağmaya devam ediyor. Birkaç gün devam eden sıcak havadan dolayı araziler yeşile büründü. Ağaçların çiçek açtığı Posof’ta yağan kar ile her taraf beyaza büründü.


    Rakımı 1583 olan Posof ilçesinden yükseklerde olan köylerde de bahar ekinleri ekilmişti. Şimdi her taraf karla kaplandı. Vatandaşlar yağan karın kısa zamanda eridiği için araziler için iyi olduğunu belirtti. 



    YASAKLARDAN DAVACIYIM..


    Artık bıktırıcı hale gelen ve biz insanları adeta  sağken mezara olmazsa da eve kapatıp, öldüren şu ortada görünmeyen ama sanki ve her gün, her dakika Hitler Nazi Almanya’sının Avcı Uçakları ya da Japonların Pearl Harbor Saldırısında kullandıkları Kamikaze uçakları geliyormuşcasına ikide bir anons yapılıp, bizleri içeri kapatan ama ülkeyi batıran, bu gidişle dünyayı 3. büyük harbe götürecek olan Corona saçmalığından ve Anayasal hakkım olan dışarı çıkmamı, iş yapmamı, Seyehat etmemi, aşklarım olan doğa da gezmeyi, yolculuk yapmayı, sevdiklerimle olmayı, sıcacık yar gibi taze kahve çaylarını içmemi engelleyen hükumetten ve ona inanıp 80 yaşında ki anam gibi eve kapanıp, ses çıkarmayan muhalefetten davacıyım..



    Evet, dün ‘Hani kanun’ başlığı ile ele aldığım ve dilekçemin ekinde bulunan yazımın içeriğine bakıldığında ve bu yazı ardından bir hukukçu gibi gece boyunca oturup, karıştırdığım Anayasa ve onu oluşturan kanunun maddelerinin bana verdiği imkanlar ve İnsan Hakları doğrultusunda son iki aydır devam eden ve yasaklarının daha da uzayacağı söylenen ama ortada olmayan, nasıl bir şey olduğu bilinmeyen, dışarıda varmışta, evde yokmuş gibi bir komedi ile biz insanları korkutan, bunaltan, işinden, aşından, aşkından eden ne olduğu Dünya Sağlık Kuruluşları tarafından bile tam olarak bilinmeyen, tarif edilemeyen ve en önemlisi normal ölümlere bile ‘O yaptı’ denilen virüs saçmalığı dolayısıyla hükümetten ve ona uyup evde pinekleyen muhalefetten, evlere kapanan bizlere bu yönde korku salan haberleri ile bizi hayattan koparan medya ve basından davacıyım..


    Ekte bulunan yazımda anlatıldığı gibi ve Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu ile bir çok hukukçunun da belirttiği gibi kanunu alt yapısı olmayan ama hükümetin aklına geldikçe yasaklamalar çıkardığı, muhalefetin sustuğu, medya ve basının haber/yorumları ile ‘dışarıda var ama evde yok’ denilen ve bizzat benim ilk günden buna inanmadığım ve hayali bir senaryo olduğuna düşünüp, ülkemin olduğu gibi beni ve milyonları olumsuz yönde etkileyen hatta biz insanları adeta yaşayan ölülere çeviren virüs saçmalığını yayanlardan, Anayasa ve kanunlarda olmayan, İnsan haklarına aykırı bu durumu yaratanlardan şikayetçiyim sayın hakimim.. 


    Gereğinin yapılmasını arz ederim.. 


    Ek: Bu yöndeki bir önceki yazımın linkinde ki yazım ektedir..


    https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/yazarlar/fakir-yilmaz/hani-kanun/1638/


    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Aders: İnönü Caddesi No: 50 Ardahan


    Tel: 05322678015


    DÜN YAZDIK, BUGÜN DOĞRULADI!


    DÜN YAZDIK, BUGÜN DOĞRULADI!


    ARŞİV HABER 22/05/2016 TARİHLİ HABER


    Temmuz ayında yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi öncesi bir isim daha adaylığını açıkladı.


    Ardahanlı olan ve şu an Erzincan Üniversitesinde Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Engin Özkan 26 Temmuz’da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi öncesi rektör adayı olduğunu açıkladı.


    Pazartesi günü Ardahan’a gelerek düzenleyeceği bir basın toplantısı ile adaylığını açıklayacağını belirten Ardahan/çatalköprü köylü Prof. Dr. Engin Özkan şu an Cumhurbaşkanı Danışmanlarından olan Büyük Birlik Partisi eski Genel Başkanlarından olan Yaşar Topçu’nun da köylüsü.


    **ŞİMDİYE KADAR 3 ADAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI..


    Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörlüğünü yapan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın görev süresinin dolacağı Temmuz ayı içinde yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçiminde oy kullanacak olan öğretim üyesi sayısının 87 olduğu öğrenilirken, bu üyelerden oy istemek için şimdiye kadar 3 adayın adaylığını açıkladığı görülüyor.


    Prof. Dr. Engin Özkan’ın da ‘Bende adayım’ diyerek, yola çıktığı ARÜ Rektörü olmak için şimdiye kadar Ali Murat Aktemur ve Halil Kazan resmi adaylıklarını açıklayan isimler oldular.


    *NEDEN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI..


    İlk kez sitemiz ve gazetemizde aday olduğu kamuoyuna duyurulan Erzincan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü öğretim üyesi Ardahanlı Prof. Dr. Engin Özkan, Ardahan Üniversitesi rektör adaylığını resmen açıkladı. 

    Yükseköğretim Kurulu’nun 37 üniversitenin rektör adayı belirleme seçimi takvimini açıklaması ardından rektör adayları, adaylıklarını açıklamaya başladı.


    26 Temmuz’da yapılacak olan rektörlük seçimi için akademisyenlerin kulis çalışmaları şimdiden hız kazandı. 10’a yakın isimin adaylığı konuşulurken, Erzincan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Özkan bir basın toplantısı yaparak Ardahan Üniversitesi için adaylığını açıkladı. Projeleri hakkında bilgi veren Prof Dr. Engin Özkan, “Akademisyenine ve topluma üretim dayalı, ortak fayda odaklı faaliyetleri ile doyum sağlayabilen, kamusal yararı ön planda tutan bir üniversite en temel hedefimiz olmalıdır. Bu da biçimden öze, hayallerden gerçeklere yürüme anlamına gelmektedir. Üniversite kampüsü artık yapısal açıdan önemli eksiklerini tamamladı. Bununla birlikte, belirttiğimiz hedeflere erişebilmek, yöresel sorun ve ihtiyaçlara cevap verebilmek için yeni programlar ve akademik birimlere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacı karşılayacak güç ve irade de siz akademisyen arkadaşlarımın elindedir. İhtiyacımız olan tek kaynak üniversitelerin gerçek sahipleri olan sizlersiniz. Hak ve hakkaniyet çizgisinden hiçbir şekilde ayrılmadan, iyi insan, kaliteli bilim sloganıyla çıktığımız bu yolda düsturumuz herkes için eşitlik, barış, kardeşçe yaşam ve hoşgörü olacaktır. Adalet, liyakat, tarafsızlık, dürüstlük, şeffaflık ve katılımcılık yönetim anlayışımızın temel prensiplerini oluşturacaktır” dedi.


  • NE SAĞA, NE ÖLÜYE YAKLAŞILIYOR!

    GÖLEL, ŞAHİSMAİL ÖZDEMİR


    VEFAT ETTİ


    1929 Göle B.Altunbulak Köyü nüfusuna kayıtlı Hacı Şahismail Özdemir Ankara’da geçirmiş olduğu kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Özdemir’in cenazesi dün gece Göleye getirildi. Özdemir’in cenazesi bugün Okçu Köyü mezarlığında toprağa verildi.

    Başsağlığı-Taziye; Oğlu İbrahim Özdemir 05359740990 Oğlu Gürsel Özdemir 05353868472


     


    Haber: Göle Gündem

    Metin KASIMOĞLU



    HANİ KANUN?!..


     


    Şimdi bir polis iş yerinize hatta evinize gelse ve buradan çık dese siz o polise ‘Neden, niye hangi kanun ve yasaya dayanarak bana çık diyorsun” desen o polisin size nasıl davranacağını düşünebiliyor musunuz..


    Çünkü o polis ‘Nedene, niyeye ve kanun, yasaya’ bakmaz verilen emre bakar ve haklıdır da.. 


    Çünkü o polisde bizim gibi kanun, yasaları çok bilmez, okumaz ve kendi ‘POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU’  nun neyi nerede, nasıl emrettiğine değil, bakan, müdür, amir ve emre bakar..


    Yani kısacası ‘Başkan dedi, bakan emretti, vali uyguladı, polis hayata geçirdi’ yasaları daha kolay ve alışkanlık haline gelmiş bir ülke de ağzımızı her açtığımızda ‘Anayasal hak, hukuk’ der, demokrasiyi, insan haklarını savunur geçeriz..


    Ve bu ülkenin hukuk ve kanunlar devleti olduğunu bunun halen değiştirilmeyen ve Cunta Anayasası olarak bilinen 12 Eylül İhtilali ardından hazırlanan Anayasa’da olduğu belirtilse de başta İnsan Hakları olmak üzere bir çok yasadışı uygulamanın Anayasa’da veya kanunlarda olmadığı yönünde bir çok eleştiride yok değil..


    Evet, son olarak tüm dünyayı da etkisi altına alan ve medya aracılığı ile insanları ölüm korkusu ile evlere hapseden, ekonomilerini alt üst eden emir ve uygulamaların kanununlara dayanıp dayanmadığına baktığımızda, Salgın dolayısıyla 31 kent için alınan 48 saat sokağa çıkma yasağı ve Ardahan’da olan ve bir çok insan gibi başta başında bulunduğum stk’nın ve diğer bir çok özel işi aksayan benim gibi diğer illerde olan mağdurların ortaya konulan kararların hukuki dayanağı tartışma konusu olduğunu savunuyorum.


    Bunun en son örneği bana göre istifa edip, geri dönmesiyle başta Başkan Erdoğan’ın gözünde olmak üzere bir çok alanda puan kaybeden ve bugünlerde ortada görünmeyen İçişleri Bakanı Soylu Coronadan önce ve sonrasında alınan bir çok kararın İl İdaresi Kanunu’nda valilere verilen yetki üzerinden “Bakanlık kararı”, AK Parti “Karar valilerin, Bakanlık uygulamacı” dese de ben bu ülkede her hükumetin, her idarenin aklına geldikçe yani estikçe aldığı kararların bir çoğunun meclis tarafından çıkarılan kanunlara dayanmadığını düşünenlerdenim..


    Her ne kadar bir hukukçu kadar bilmesem de Ailesinde 4 hukukçunun olduğu bir birey ve bir gazeteci olarak yakından takip ettiğim hukuk uzmanlarının bu konuda ne düşündüklerine baktığımda ise karşıma benim gibi düşünen Anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu’nun son uygulamalarla ilgili görüşü çıkıyor..


     


    Kendisi gibi düşündüğüm ve bu yazımı yazmadan önce bir çok Avukatı arayıp, sorduğum ‘Bu son uygulamaların hangi yasaya dayandığı ve bu alınan kararların hukuki yönü nedir?’ diye sorduğumda aradığım hukukçulardan beni tatmin edecek yeterli cevap alamazsam da benim gibi düşündüğünü  gördüğüm Anayasa hukukçusu İbrahim Kaboğlu’na göre ise ‘OHAL ilanı dışında söz konusu kanunlar sokağa çıkma yasağı yetkisi vermiyor.’ diyor.


    Sanırım yine benim gibi düşünenler den biri olan meslektaşım Nergis Demirkaya’nın görüşüp, Gazete Duvar adlı yayın organında yayınladığı röportajı okuyunca benim kaç gündür ele almayı düşündüğüm ama bu yöndeki yazıma başlamadan önce görüştüğüm Avukat ve hukukçuların beni anlayıp, bu yönde bana dönmemeleri nedeniyle geciktiğimi fark edince yeniden bir çok Avukatı arayıp, merakımı giderme gayretinde bulunduysam da nafile..


    Ve dönüp azda olsa merakımı gideren o röportajı okudum ve bu ülkede Coronadan önce olduğu gibi sonrasında da işlerin ‘Eski tas,eski hamam’ şeklinde yürüdüğü ve kanun düzenleyici meclisin ve kanun adamlarının çok da tınlanmadığına üzülerek bir kez daha şahit oluyordum.


    Çünkü Korona virüsü salgını nedeniyle önce 65 yaş, ardından 20 yaş altı için, en son 30 büyükşehir ve Zonguldak ili genelinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı kararının yasal dayanağı tartışma konusu ve bana da ‘Hani Kanun?’ sorusunu sordurmakta..


    Bunun nedeni ise Yasak kararları İl İdare Kanunu 11/C maddesi ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27. ve 72. maddelerine dayandırılıyor. İl İdare Kanunu’na göre il sınırları içinde huzur, güvenlik ve kamu esenliğinin sağlanması valinin görevi. Söz konusu maddede “Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir” deniliyor. Ancak madde de sokağa çıkma yasağı ifadesi yer almıyor.



     


    Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27. maddesine göre de Umumi Hıfzıssıhha Meclisleri şehir, kasaba ve köyler için salgın hastalıklarla ilgili tedbirler alabilir. 72. madde de bu tedbirler hastalar için tecrit ve müşahedeye alma, hastalara serum veya aşı tatbiki, hayvanların itlafı, salgın hastalık yaşanan yerlerin tahliyesi gibi önlemler sıralanıyor. ancak bu kanunda da sokağa çıkma yasağından bahsedilmiyor.


     


    Ve beni, benim gibi düşünenleri haklı çıkaran bir açıklamaya daha rastlıyorum..


     


    Oda; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sokağa çıkma yasağı kararının Bakanlık tarafından alındığını söyledi. Bakan Soylu, Hürriyet Gazetesinden Ahmet Hakan’a yaptığı açıklamada da, “Hafta sonu iki günlük sokağa çıkma yasağı kararı aldık. Zamanlaması açısından alınan karar, bakanlığımıza ait bir karardır” diyor.


     


    Yani kanundan değil bakanlığın aldığı bir karar..


     


    Halbuki; Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu’na göre ise ‘İl İdaresi Kanuna dayanarak sokağa çıkma yasağı ilan edilemez.’ diyor ve şöyle devam ediyor..


     


    ‘Valilere kentlerle ilgili kimi kısıtlamalar getirme yetkisi veren bu kanun çıktığında da verilen yetkiyi tartıştıklarını ve iptali için Anayasa Mahkemesi’ne götürdüklerini hatırlatan Kaboğlu, “Biz bu haline de karşı çıktık, AYM’ye götürdük. Kişiyle ilgili, yerle ilgili belirli olgular üzerine bir düzenleme bu. Buna da biz seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu için yapılamaz dedik. Sokağa çıkma yasağı ne İl İdaresi Kanunu ne de Hıfzıssıhha Kanunu’nda var” diyerek açıklamasını şöyle sürdürüyor..


     


    ‘Yaşanan durumun anayasaya aykırı olduğunu belirten Kaboğlu, ancak tüm toplumu tehdit eden bir salgın karşısında fiili bir durum yaşandığını ve çok tartışılmadığını söyledi. Kaboğlu, “Genel bir felaketin karşısında, önemli olan yaşam hakkı, hukuk dışı duruma da katlanırız gibi bir eğilim var” diyor.


     


    *SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İÇİN OHAL ŞART


     


    Aynı Kaboğlu’na göre sokağa çıkma yasağı ancak OHAL ilanı durumunda söz konusu olabilir. Olağanüstü Hal Yönetimi Anayasa’nın 119.maddesinde düzenleniyor. Maddeye göre, Cumhurbaşkanı; savaş, şiddet olayları, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık gibi durumlarda süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. Olağanüstü hal ilanı kararı, aynı gün Resmî Gazetede yayımlanıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunuluyor. Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltıp, uzatabiliyor. Kaboğlu ancak bu koşulda anayasanın 15. maddesinde düzenlenen “Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” kapsamında kararlar alınabileceğini söylüyor. Anayasa 15. maddeye göre, olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.


     


    OHAL DENEYİMİ ENDİŞE VERİYOR: 40 KATIR MI 40 SATIR MI?


     


    Ancak OHAL İlanı Cumhurbaşkanının Kararname yetkisindeki sınırlamaların kalkması, temel haklar, kişi haklarıyla ilgili de kararname çıkarmasının önünü açıyor. 2 yıllık OHAL deneyimi nedeniyle muhalefet buna mesafeli. Prof. Dr. Kaboğlu da muhalefetin içinde bulunduğu ikilemi, “40 katır mı 40 satır mı” sözleriyle ifade ediyor, “Anayasa 119. maddeye göre OHAL ilan edebilir. Ancak nasıl uygulandığını acı şekilde yaşamış toplum üyeleri olarak bunu savunmak da bir çelişki olur” diye benimde katıldığım bu yöndeki sıkıntıyı aşmak için hangi hukukçu bu yönde bir dava açar ve İnsan Haklarına, kanunlara değil, söylem, genelge, emir veya alakasız kanunlara dayatılan uygulamaları sordurur bilmem..


     


    Bir yandan anayasaya aykırı, fiili bir durum, diğer yanda OHAL’e razı olmak arasında kalan muhalefetin evden çıkmadığı şu günlerde bu salgın ve ardından önce alınan onca kararın örneğinde olduğu gibi sağlıkla ilgili bir “sağlık OHAL’i düzenlemek mümkün. İlgili kanunlar ve anayasa değişikliği de yapılabilir. Meclis yapsın bunu. Meclis’in devreye girmesi ve “sağlık olağanüstü hali” anlamında anayasaya değişikliğine varana  kadar etraflıca bir düzenleme yapması mümkün.” diyor Kaboğlu  ve ben, benim gibi, düşünenler..


    alerjiye mi neden oluyor?


    Alerjiye mi neden oluyor?


    arşif haber 14/05/2015 tarihli haber


    Hayvancılığın dorukta olduğu Ardahan’da fabrikasyon sütleri öğrencilere dağıtan hükumetin öğrencilere içtirdiği sütlerin çeşitli hastalıklara neden olduğu ileri sürülüyor.


    ENSAR ÖĞÜT SORUNLARI GÜNDEME GETİRMEYE DEVAM EDİYOR..


    Milletvekili olduğu süre için de Ardahan’ın sorunlarını gündeme getirme mücadelesi veren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt seçim çalışmaları için gittiği köylerde oy istemektense bölgede yaşanan sorunları gündeme getirmeye devam ediyor.

    Öğüt son olarak gittiği ilçesi Çıldır’ın sınır köyleri olarak bilinen Kurtkale bölgesinde ki köyleri gezdi.

    Başta köy yolları olmak üzere, bir çok sorunla baş başa bulunan Ardahan’ın sınır köylerinde gördüğü manzaralar karşısında şok olan CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt bir okulun önünde toplanan öğrenciler ile sohbet ederken çocukların vücutlarında ki lekelerin nedenin sordu.

    Bir çok öğrencide aynı durumun olduğunu gören Öğüt durumu sorunca öğrencilerin vücutlarında ortaya çıkan lekelerin okullarda dağıtılan sütlerin tüketilmesi ardından ortaya çıktığını, bu durumun sınırdan gelen bir hastalık mı, öğrencilere dağıtılan sütlerden mi yoksa alt yapısı olmayan köylerde ki içme sularından mı olduğu merak konusu oldu.


    **HABERİMİZ BÖLGEYE DİKKAT ÇEKTİ..


    CHP Ardahan Milletvekilinin gidip, gezdiği köylerde yaşanan duruma dikkat çeken gazetemizin dünkü haberi şöyleydi..


    **Okullarda dağıtılan sütleralerjiye mi neden oluyor?


    3 Hayvancılığın dorukta olduğu Ardahan’da fabrikasyon sütleri öğrencilere dağıtan hükumetin öğrencilere içtirdiği sütlerin çeşitli hastalıklara neden olduğu ileri sürülüyor.

    Son olarak dün seçim çalışmaları için Çıldır’ın dağ köyleri olarak bilinen Kurtkale bölgesinde ki köylere gezen Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt’ün karşılaştığı öğrencilerin vücutlarında görünen lekelerin nedeni sorulunca, öğrencilerin okullara dağıtılan sütleri içtikten sonra bu hale düştükleri iddia edildi.

    Konu hakkında gerekli çalışmayı başlatacağını belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt bölgede ki bin bir çiçekle beslenen hayvanların organik sütünü çocuklarımıza içilmeyenlere yaşanan bu durumunun hesabını vermelidir.’ dedi.


    **Arü’de Sportif Başarıda Anlamlı Yükseliş…


    Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Alper Karadağ, sportif başarılarının her geçen Gün arttığını söyledi.

    Doç. Dr. Alper Karadağ, yüksekokulun kuruluş sürecinden itibaren Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın desteklerinin hep yanlarında olduğunu, bu destek ile hem nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinde hem de spor olgusunun birçok boyutunda güçlü bir zeminin oluşmasında önemli bir mesafe katettiklerini vurguladı.

    Karadağ, sistemli bir şekilde atılan bu adımlar sayesinde sportif manada kısa zamanda büyük başarılar elde edildiğini belirtti.

    Doç. Dr. Alper Karadağ, “Bu kapsamda Üniversite Sporları Federasyonu aracılığı ile her yıl düzenlenen sportif yarışmalarda üniversitemiz öğrencilerinin 2014-2015 eğitim-öğretim yılı içerisinde şu ana kadar güreş, kick boks ve boks branşlarında Türkiye dereceleri aldıklarını ve önümüzdeki günlerde farklı branşlarda yapılacak olan yarışmalarda da anlamlı dereceler beklediklerini sözlerine ekledi. Başarılara imza atan öğrencilerimizden; Güreşte Türkiye 2. si olan Özlem Türk, Kick Boksta Türkiye 3. sü olan Mustafa Okal, Kick Boksta Türkiye 3. sü olan Aylin Göz’ü ve Boks branşında da yine Türkiye 2. si olan Uğurcan Levent İle birlikte bu branşların antrenörlüklerini yürüten Yrd. Doç. Dr. Ömer Kaynar’ı, Zafer Gürkan Zülaloğlu ve Mustafa Hafız Irmak’ı gönülden tebrik ediyorum” diyerek başarılı sonuçların devamının geleceğine inandığını söyledi.


    **ÇILDIR BELEDİYESİNE YENİ BİR ARAÇ DAHA..



    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Çıldır Belediyesine son model foseptik aracı hibe edildi.

    Çıldır Belediye Başkanı Yakup Kemal Azizoğlu belediyenin ihtiyacı olan foseptik aracının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belediyeye kazandırıldığını söyledi.

    Aracın 220 bin TL değerinde olduğunu dile getiren Başkan Azizoğlu, “Görevde bulunduğumuz süre zarfında ilçemizin eksiklikleri doğrultusunda, özellikle partimizin de bize vermiş olduğu büyük destek neticesinde Belediyemizin araç eksiğini yenileyerek gidermeyi sürdürüyoruz. Daha önce ilçemize kazandırmış olduğumuz araçlarımıza yeni bir araç ekledik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na foseptik araç konusunda müracaat etmiştik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız talebimizi uygun gördü ve foseptik aracımızı ilçemize kazandırmış olduk. Aracın ilçemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bu anlamda desteğini bizden esirgemeyen Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın İdris Güllüce’ye ve Ak Parti milletvekilimiz sayın Orhan Atalay’a şahsım ve ilçe halkım adına teşekkür ediyorum. Belediyemiz ilçemizin eksiklikleri konusunda AK Partiden aldığı destekle hizmetlerini sürdürmeye devam edecek” diye konuştu.

  • ARDAHAN MİLLİ EĞİTİMDE TECAVÜZ!..

    Olayı doğrulayan ve konu hakkında bilgi veren Milli Eğitim görevlileri erkek öğrencilerden Dürdünün 7.sınıf birisinin de 5.sınıf öğrencisi olmak üzere beş öğrencinin karıştığı olayda tecavüze uğradığı iddia edilen kız öğrencinin de aynı yaşlarda olduğunu belirtirlerken olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini söylediler..


    KOLTUKLARIN SÜRGÜN


    EDİLDİĞİ MEMLEKET!..


    Ahıska’lıların Sovyet lideri Stalin tarafından 1944 yılında sürgün edilişine  ağıt yakanlar dün evimizin komşusu olan Ermenileri adına Tehcir denilen yasa ile bu topraklardan gönderilenleri bu gün  kabul etmeseler de bu ülkenin Başbakanı olan adamı asan zihniyetin oturduğu koltukları da sürgün ettiklerini unutuverirler. Kızdıkları memurları gönderdikleri memlekete..


    Adnan Menderes’i idam eden hakimin  oturduğu koltukları, Ahıska’lıların sürgün edildiği Posof’a süren zihniyet’in çocukları bu gün kalkmışlar memleketlerinin sürgün yeri olmadığını ve cennet olduğunu da iddia ediyorlar. Halbuki aynı evlatlar o memleketin beklediği yatırımlardan dolayı kendi kendilerini sürgün etmişlerdir başka diyarlara..


    Ve bir gazetenin yine bir siyasinin diğer bir siyasetçiden izin alarak bir işçiyi Yalova’dan Ardahan’a sürmesini değil de yazılıp manşet edilmesine kızarlar, kendilerine birilerini güldürürken..


    °Demezler mi senin memleketin bu kadar sahipsiz mi, Yalova kaymakamı denenlerin emriyle birileri gönderilir?!.


    O Yalova kaymakamını gönderenin senin şehriemininden izin almadan nasıl yapar?


    Ve yine demezler mi dün Stalin’e kızarken ardından İstanbaul’da masa başında gelen “Tehcir” emrine niye kızmasın?..


    Ve Başbakanını asan zihniyetin neden bu güne kadar senin beklediğin olmayınca da insanların sürgünden beter ata, dede yurdunu terk edip başka yerlere niye gitti demesin?. 


    Bilmem ama günlük bir gazete alıp okumayanların, gazetecilerin yaptığı gerçek yaşananlarla ilgili haberleri sanalda görmenin karşısında sözde tepki gösterip, SATILIK BASIN naraları atmaları da bir o kadar gülünç değil mi?..


    Ecet, Sabah gazetesi yada bir başka gazeteye bu yönde konu oluyorsa memleketin demek o gazetede değil sende soron var be sürgünlerle anılan memleketim ve onu sözde sanal sevicileri..


    Cinsel İstismar ve


    Tecavüzden Tutuklandı Rektör Adayı Oldu!


    *Ariv Haber 11/04/2016 Tarihli Haber


    Ardahan Üniversitesin de öğretim görevlisi olarak atanmadan önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesinde görevliyken Cinsel İstismar ve Tecavüzden tutuklanan A.A. Ardahan Üniversitesine rektör olmak için aday olduğunu açıkladı..


    Ardahan Üniversitesin de öğetim görevlisi olarak atanmadan önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesinde görevliyken Cinsel İstismar ve Tecevüzden tutuklanan  Dr Ali Murat AKTEMUR Ardahan Üniversitesine rektör olmak için aday olduğunu açıkladı.


    2014 Yılında yaşanan ve Cinsel İstismar ve Tecavüz iddiasıyla önce gözaltına alınan ardından tutuklanan A.A o dönem verdiği ifade ve haberler şöyle;


    “Öğrencim S.T., yüksek lisansa başvuru yapmak istiyordu. Programa başvuru fazla olduğu için başka bölüme başvurmasını söyledim. Zorla otomobilime bindi. Dadaşkent’te bulunan bahçeme gittik. Ağaçları sularken yanıma yaklaştı ve beni öptü. Pantolonumu çıkardı. Sonra boş bulunduğunu belirterek özür diledi. Yüksek lisansa alınmadığı için böyle bir şey yaptığını düşünüyorum” dedi.



    “SPERMLERİ KIYAFETİME BULAŞTI”



    Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları bölümünden bu yıl mezun olan 27 yaşındaki S.T., geçtiğimiz Cumartesi günü polise başvurarak hocasının kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Okulunu bitirdikten sonra yüksek lisans yapmak için başvuru yapmak için hocası A.A.’nın yanına gittiğini anlatan S.T., emniyette verdiği ifadesinde “Bahçede karşılaştığım hocama yüksek lisans başvurusu yapmak istediğimi söyledi. Orada konuşmamızın yanlış anlaşılacağını söyleyerek ‘gel bahçem var oraya gidelim orada konuşalım’ dedi. Gittiğimizde bana ‘ne güzel gözlerin, dudakların var’ diyerek öptü. Başka bir gün yine yüksek lisans ile ilgili konuşmak için buraya gittik. Bu kez zorla oral seks yaptırdı. Spermleri kıyafetlerime bulaştı eve gelip yıkadım. Üçüncü kez yine benimle konuşmak için aynı bahçeye gittik. Ancak Ramazan olduğu için birşey yapmayacağını düşündüm. Soyunmamı istedi, kabul etmeyince ‘sen heralde yüksek lisans yapmak istemiyorsun’ dedi. Zorla ters ilişkiye girdi. Çamaşırımı poşete koyup delil olarak getirdim” diye konuştu.



    BÖLÜMÜ BİRİNCİLİKLE TAMAMLADI



    Üniversiteli S.T.’nin şikayeti üzerine kampüsteki lojmanında gözaltına alınan evli ve 2 çocuk babası 41 yaşındaki aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Anabilim Dalı Başkanı da olan A.A., emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye çıkarıldı. 1995 yılında Atütürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nü birincilikle tamamlayan, 2007 yılında Yrd. Doçent unvanı alan 2010 yılında ise doçent olan A.A., emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinde suçlamaları kabul etmedi.



    “YÜKSEK LİSANSA ALINMADIĞINDAN YAPTI”



    S.T.’nin üniversite 1 ve 3’üncü sınıfta dersine girdiğini söyleyen A.A., derslerinin vasat olduğuna işaret etti. Öğrencisinin Haziran ayı içerisinde üniversitedeki odasına geldiğini belirten A.A., şunları anlattı: “Bana ‘hocam yüksek lisans için altı kişilik kontenjan açmışsınız bende başvurabilir miyim’ dedi. Bende kendisine ‘programa başvuru sayısı fazla, başka bir programa başvur’ şeklinde tavsiyede bulundum. S.T., 25 Haziran günü öğleden sonra yanıma tekrar gelerek ‘hocam şu kararınızdan vazgeçin, bende başvurayım’ dedi. Bende kendisine başka bir alanda ve başka bir yerde başvuru yapmasını söyledim. Amacım kendisinin boşuna başvuru yapmamasıydı. 1 Temmuz günü saat 15.00 civarında üniversite bahçesinden aracımla çıkmak üzereyken yüksek sesle bana ‘hocam bekleyebilir misiniz’ dedi. Başvuru yaptığını ve problemleri olduğunu söyledi. Aracı çalıştırdım bu arada cama vurdu. Ben acelem olduğunu söyledim. Kapıyı açarak rızası ile arabaya bindi. Araç ile seyir halindeyken ekonomik sorunlarından bahsetti. Konuşurken Dadaşkent’te bulunan benim bahçeye geldik. Bahçede ağaçları sulamaya başladım ve bu arada kendisi ile konuşmaya devam ediyorduk. Kendisi de bahçede bulunan kulübede oturuyordu. Israrla yüksek lisansa alınmasından bahsediyordu. Birden ayağı kalkarak yanıma yaklaştı ve beni öpmeye başladı. Daha sonra kot pantolonumu ve benim fermuarımı çözdü, beni öpmeye devam etti. O arada kendisi bana sürtündü, daha sonra da benden özür diledi. ‘İstemeden oldu, aşırı isteğime yenildim’ dedi. Beraber araca bindik ve kendisini Yıldızkent kavşağında bıraktım. 5 ve 6 Temmuz günü tekrar okulda yanıma geldi. Çıkmak üzereydim, yüksek lisans konusunda ısrar da bulundu. Benimle dışarıya çıktı. Ben arabaya almadım, ancak kendisi ısrar etti ve zorla otomobile bindi. Fakülte bahçesini çıkmadan araçtan kendisini indirdim. Suçlamayı kabul etmiyorum. Kendisi olaydan çok sonra şikayette bulunmuştur. Yüksek lisansa alınmadığından böyle birşey yaptığını düşünüyorum. Şikayet tarihinin jüri başkanı olmamamın onaylanmasından sonra yapılması da dikkat çekici.”



    Doç. Dr. A.A., savcılık sorgusunun ardından sevkedildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderdi.


     Erzurum Güncel- Erzurum Atatürk Üniversitesinde Cinsel İstismar ve Tecavüzden Tutuklanan A.A, üniversiteyi sarstı.

  • Okullar sessizce tatile girdi..

    LEHİMLİ KODLUYOR


    Ardahan Merkez ilçeye bağlı Lehimli Ortaokulu, okul aile birliği olanaklarıyla edindiği robotik kodlama malzemeleriyle öğrencilerine farklı bir pencere açtı. Lehimli Ortaokulu Müdür Yardımcısı Mehmet Şardağ tarafından gerçekleştirilen faaliyetler okulun düzenlediği TÜBİTAK Bilim Fuarında da kendini gösterdi.


     MÜDAMİ’Yİ GÖRMEDEN ANDILAR!


    SArdahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof ta  AŞIK SABİT MÜDAMİ ANADOLU LİSESİ nin hazırladığı gece de Aşık Müdaminin hayat hikayesinin anlatıldı.

    2012 yılında açılan Posof İmam Hatip Lisesi nin adı 2017 yılında değiştirilerek Posof lu aşık Sabit Müdami ATAMAN ın adı verilerek POSOF AŞIK SABİT MÜDAMİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ olarak kaydedilirken düzenlenen etkinlikte Aşığın bir fotoğrafının olmaması dikkatlerden kaçmadı.

    Aşık Müdami nin isminin verilmesine rağmen okulda Müdami yi tanıyan öğrenci yok denecek kadardı. Okula yeni müdür olarak atanan Şener BİLİCAN bu konuya duyarlılığından dolayı İmam Hatip Okullarının açılış günleri dolayısıyla İmam Hatip okullarının tarihi ve adını taşıdığı Aşık Sabit Müdami Atamanı tanıtmak için program düzenledi.

    Okulun normal salonu olmadığı için Kütüphane de düzenlenen programa okulun son sınıf öğrencileri, öğretmenler, ilçe Milli eğitim müdürü ve Posof Belediye başkanı katıldılar.

    Okullar Tatil'den Önce Tatil Edildi!


    Okullar Tatil’den Önce Tatil Edildi!


    Arlşiv Haber 17/01/2019 Tarihli Haber


    2 Yıldır Vekil Müdür ile idare edilen Ardahan’da ki eğitim camiası yine kar engeline takıldı. Yarın tatile girecek okullar bugün kar vetipi yüzünden br kez daha kapatıldı. Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Valiliği; ‘Yoğun kar yağışı, ve fırtına nedeniyle 17.01.2019 perşembe günü Ardahan İl Genelinde ve ilçelerinde ilk ve orta dereceli okullarımızda eğitime bir gün süreyle ara verilmiştir. Kamu çalışanlarından engelli ve hamile olanlar ise idari izinli sayılacaklardır.’ dedi.



    **GAZETECİ’DEN VALİYE BRİFİNG..


    Yerel seçimlerin gündemde olduğu ve tartışıldığı şu günlerde Vali başta olmak üzere kamu idarecilerinin siyasilerin seçim atmosferi içinde olmalarının verdiği boşluğu da tamamlamak görevini üslendikleri görülmektedir.


    Tabi bazı kamu görevlerinin de bu boşluğu fırsat bilip ‘salla başını, al maaşını’ yolunu tercih ettiklerini görmüyor değiliz.


    Bunlara yeniden aday gösterilmeyen mevcut belediye başkanlarını da ekleyebiliriz..


    İşte tam bu sırada samimi, gerçek anlamda görevini yapmak isteyen ve yeni işe başlayan kamu görevlilerine büyük görev düşmektedir..


    Bunu Ardahan Valiliğine yeni atanan Vali Mustafa Masatlı’nın göreve başlayıp, başta kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurumlarda aldığı brifinglerinde anlıyoruz.


    Bende bir gazeteci olarak yeni Valiye başına geçtiği Vilayetin özet brifingini vermek isterim.


    Çünkü siyasilerin seçim atmosferi içinde, oy alma derdinde olduklarından dolayı bu kentin var olan sorunlarını ve çözümünü anlatacakları vakitleri yoktur.


    Sayın Vali..


    Başına geçtiğiniz ve valisi olduğunuz kent iki ülkeye komşu bir kenttir. Buda sizin normal valilerden farklı bir Vali yani sınır Valisi yetkilerine de sahip olduğunu hatırlatır..


    Buda Ardahan’ın Valisinin komşu olduğu iki ülkeyle ilişkiler kurması ve ülkenin Kafkasya politikasının bu kentten geçtiğini bilmesi gerekir..


    İki ülke dedik ama kardeş ülke dediğimiz ancak halen Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan dahil tüm Kafkasya dünyaya Ardahan üzerinden açılması için adımlar atmak gerekir..


    Bu ilişkileri kurarken Ardahan’ı merkez yapmak gerek.


    Rutin Valilik işleri yani yol açan özel idare çalışanlarına tatlı götürmek, günlük normal ziyaretler yapmak dışında daha önemli bir makamdır. Ardahan Valiliği..


    Bunu yapmak içinde gelmiş geçmiş Valilerin etrafını saran, onların rutin Valilik dışında olağan üstü çalışan ve rutin çizelgesini aşmak için yapılacak olan ilk iş 2 yetmedi üç kapıyı aşıp Valilik makamına giden yolu halka açmalıyız, var olan ekibi baştan aşağıya değiştirip, yenilemeli..


    Basın ve medya temsilcileri arasında ayrımcılık yapmadan, gazetecilere eşit bir şekilde bakmalı.. Sözde kota kaşe ajans muhabirlerinin yani kamuoyunda ajan diye bilinenlerin Ardahan’la ilgili özellikle soğuk hava konusunda yaptığı, Ardahan dondu, Ardahan bitti gibi şeklindeki haberlerinin Ardahan’a büyük zara verdiğini bu tür haberlerin sanki Ardahan’ın Sibirya imiş olgusu yarattığı, kaldı ki soğuk bölgelerde bu iklim fırsata çevirerek turizmin gelişmesi için kar ve kışın önemi öne çıkarılmalıdır.


    Her sabah işe başlarken bir iki esnafı veya vatandaşı ziyaret ederek, sabah siftahının yanında moral vermeli, öz güven aşılamalı.. Makama giderken de kırmızı veya mavi halının serildiği kapıdan değil, vatandaşın girdiği kapıdan girerek, emrindeki kurumları pat diye ziyaret ederek girmeli..


    On tane yetmedi on beş tane koruma ile bu kentin tehlikeli ve terör var izlenimi verilmemeli..


    SYDV başta olmak üzere muhtarlar ile bire bir olan mahalli idare müdürlüğü gibi halk ile her gün bire bir olan kurumları takip etmek gerekir..


    Kentin sosyal hayatını ve politik gidişatına yön verenleri tespit edip, siyasi görüş ayrımı yapmadan zaman zaman onları çağırıp, fikir alış verişi yapmak zihin açar, fikir üretir.


    Kendisi ile birlikte başta genel sekreter olmak üzere il amirlerini yanında gezdirerek vatandaşın şikayetlerini direk olarak idarecilerin duymasını da sağlamalı..


    Güvenlik birimlerinin başta toplumsal olaylar olmak üzere yaşanan, yaşanabilecek olayların üzerine sertçe gitmektense, yatıştırıcı ve aracı olarak adım atmasını sağlamak gerekir.


    Adli ve diğer kurumlarında kentin gelişimine katkı sunmalarını sağlamalı, onların da bu kentte sorumlu olduklarını anlamalarını sağlamalı..


    Bu kentin beş ilçesi, bir beldesi, 237 köyünün olduğu ve yapılan yatırımların siyasilerin yönlendirmesi ile değil temsil ettiği devletin bayrağının eşitliği ile dağıtımını sağlamalı..


    Bugüne kadar bir arada görmediğimiz ve bir gazeteci olarak fotoğraflayamadığımız belediye başkanları ile topluca bir araya gelerek fikir alış verişi yapılmalı. Bunu yaparken de yerel parlamento diye adlandırılan belediye ve il genel meclislerini unutmamalı..


    25 yıla yakındır vekilin vekiliyle idare edilen İl Turizm ve Kültür Müdürlüğünün bu kentin tanıtımına, kale kuleleri başta olmak üzere yerli ve yabancı turist çekmesi sağlayacak çalışmalar yapması, başta ulu dağ ve sarı kamıştan hatta palan dökenden daha donanımlı Yalnızçam kayak tesisini, Karslıların başta basın ve medya ekibini olmak üzere onu bunu getirip, kendilerinin olduğunu imajını verdiği ve üzerinde Kars’ı tanıttığı Çıldır Gölü gibi Gürcistan ve Türkiye’nin yani Ardahan’ın olan Aktaş Gölünün ve diğer doğal görünümü tanıtacak adımlar atılmalı.


    Karadeniz illeri ile ortak olan Bülbilan Yaylası gibi yaylarımızın doğa turizmine katacak çalışma ve adımlar atılmalıdır. Elmasına tescil aldık diye sevindiğimiz ama elmasını görmediğimiz, yemediğimiz Posof’un bölgenin Çukurovası olduğunu ve Çıldır’ın Kurtkale bölgesinde meyve ve sebzeye yetiştirmesine uygun olduğunu ortaya çıkarmalıdır. Bunu da yaparak olan her yıl yaşanan başta şap hastalığı olmak üzere birçok hastalığın önüne geçmekte geç kalan İl Tarım Müdürlüğüdür.


    Merkeze alınan eski Valimiz Seyfettin Azizoğlu’nun isimlerinden ve ayrı ayrı olmalarından rahatsız olduğu ve adlarına “ya kardeşim bu nedir, TKDK, SERKA, AKAP deyip sanki terör örgütleri isimleri gibiler” dediği kurumların sözde projeleri bugüne kadar tabana ve ekonomiye yansımamış olduğunu anlamak ve bu kurumların bölge ekonomisinin gerçeklerine yönelik projeler yapmaları sağlanmalıdır.


    Başta Ardahanlı BAL liginde temsil eden takım olmak üzere tüm amatör takımlar ve spora önem verilmelidir. Gençleri terör ve uyuşturucudan uzak tutacak sosyal çalışmalar yapılmalıdır.


    Sonuç olarak kısaca özetlediğimiz ve devamını da getireceğimiz brifingimizin Sümen altı edilmeden not olarak bir kenarda tutup, sıkça bakılmasını umuyor, Valilik Yetkilileri dışında Olağanüstü hal Valisi ve Sınır Valisi yetkilerine sahip yeni Valimize başarılar diliyoruz.

  • ŞEYTAN KALESİ IŞIKLANDIRILDI, SIRA DEV BAYRAK'TA



     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


     


    *Arşiv Haber 21/09/2019 Tarihi Haber


    Bugün, sizinde davetli olduğu, destek vermeniz istendiği İstanbul’un ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin 55. katında bulunan terasında yemekli ve müzikli bir gece düzenleyerek Ardahanlı Üniversite Öğrencilerine yönelik olarak ARDAHANLILAR ZİRVEDE adlı gecesine ve 1-7 Ekim 2019 günlerinde yeni bir ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİNE hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonuna yönelik operasyon ve darbeye Ardahanlılara ve Ardahan’a yönelik direneceğiz.



    5 Ardahanlının batı kentlerinde Belediye Başkanı olduğu, 70’e yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olduğu, 50’ye yakın Ardahanlı muhtarın seçildiği, onca iş adamının bir araya getirildiği, ‘Ardahanlılar Top Koşturuyor’ başlığı ile düzenlenen futbol turnuvaları ile Ardahanlı gençlerinin bir araya getirildiği, İstanbul’un yanı sıra, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Ardahan ile ilçelerinde düzenlenen toplantılar ile ilk kez batı ile Ardahan arasında köprü kurulduğu, Ardahan stk tarihinde ilk kez Ardahan’ı Tanıtma ve Ardahan Bal Festivalini İstanbul’a taşımayı ortaya konan tanıtma günleri ile ‘Ardahan’ kelimesinin metropollerin ana hartellerine, metroplara, vapurlara, bir çok yeni Ardahan derneğinin kurdurulduğu 39 ilçenin reklam panolarına astırıldığı, 13 dernekle alınıp, üye dernek sayısı 64’e ulaştırılan, suyu çalınmak istenen Kura Nehri için eylem yapan, bir çok ziyaretin kapısını açan ve Ardahan’a Baro kurulmasını tetikleyen TBB, 5 yıldızlı otellere de bir araya getirdiği Ardahanlı İş İnsanları ile İstanbul Sanayi ve Ticaret Odalarını, TBMM’sinde grubu bulunan partilerin İstanbul İl Başkanlıklarını şimdide Kadın Adayları Derneği KA-DER’i ziyaret edecek olan federasyonumuzunn Ardahan halkımızın lehine olan aktivitelerimizin hem de bizzat ‘Ardahanlıyım’ hatta ‘yöneticiyim’ diyenlerce Ardahan ve onu temsil etmekten marka olan ARDAFED’in sabote edilmek istendiğini görmekteyiz. Her şeye rağmen Ardahan halkına hizmeti bir görev olarak bildiğimiz ve görevlerimizi idame ettirerebilmemiz için önümüzde iki önemli çalışmamızın olduğunu bu kısa süreçte yarın bir ilk olacak ve Ardahanlıların İstanbul’un tepesine çıkarılacağı yemekli, müzikli gecemiz ve iki hafta sonraki yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günlerini gerçekleştirmek için polemiğe girmek istemiyoruz.


    Tam da bu zaman da yaşanan olumlu, olumsuz tartışmaları şimdilik (!) rafa kaldırarak, çok yakında yapılacak olan kongremizde tekrar hemde kongre delegelerinin olacağı salonda konuşmaya bunları, iddia edilen mesnetsizlikleri kamuoyu, hatta hukuk önünde yapacağımız açıklamaya, belgeleriyle savunmaya bırakıyor, bu süreçte bazı kişilerin çalışmalarımızı sabote etme operasyonları, çabaları bizi güldürse de Ardahan menfaatleri için başta bu saboteciler olmak üzere herkesi Ardahan menfaatleri adına sağ duyuya davet ediyoruz.


    Fakir Yılmaz ARDAFED Başkanı /Gazeteci


    Cem Aynalı ARDAFED GENEL SEKRETERİ


    **İSTİFALAR KABUL EDİLMİŞTİR..


    Sayın ARDAFED (artık eski) yöneticileri; İnternet, sanal ortamda aracılığı ile yapmış olduğunuz yazılı istifanızı saygıyla selamlıyorum. Hemde iki önemli etkinlik öncesi her ne kadarda şahsi, medeniyetsiz ve de yakışıksız da olsa, gelip, gitmediğiniz, kirasını ödemediğiniz, yapılan etkinikleri izlemekle yetindiğiniz FEDERASYONA ve yazdığınızı ilan ve iddia ettiğiniz ama bana yollamadan düşündüğünüz ve sanal ortamda yayınladığınız istifalarınız kabul ediyor, şimdiye kadar ki birlikte yap (ma) mış (!) olduğumuz çalışmalar için hepinize teşekkür ediyorum. Sizlere yolunuzun açık olmasını diler, esenlikler dilerim. ” MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR! ” dedikleri bu olsa gerek. Saygı ve sevgilerimizle..


    Fakir Yılmaz ARDAFED Genel Başkanı/Gazeteci


    05352678015


    Cem Aynalı ARDAFED GENEL SEKRETERİ



    Ulusalcılar Çetesi ve Örgütü..


    Yazıma başlamadan önce sık sık haberini yaptığımız Emniyet Genel Müdürlüğünün Siber Suçlar bürosunu inceledim ne iş yapar, hangi işleri takip eder ve sanalda terör estirenleri nasıl kayıt altına alır, neyle suçlar diye..


    Ve bu müdürlüğün olmasına karşın başta Başkan Erdoğan hakkında olmak üzere önüne gelenin hakkında atıp, tutanların aslında toplumsal huzuru, kişisel hakları  suçları işleyenlerin hala rahatça yazıp durduklarını da görmedim değil..


    Bunca alçakçılığın ve adice suçlamaların rahatça yapıldığı sanal ortam da olduğu gibi adı nazikçe, mahalle dedikodusu olan bana göre ise çeper dibinde fesatlık olan cadde, sokaktaki dedikodu üretenlerin birer suçlu olduklarını kabul etmek için ihbar sayılması gereken gazetelerde yazılıp, çizilse de başta savcılarca olmak üzere Siber Suçlar bürolarınca da çokta suç olarak kabul edilmediğini de görmüyor değiliz.


    İllaki resmi bir dilekçe yazarak, gidip, savcıya, polise, jandarmaya bildirmesi gerektiği söylenen ama buna da kimsenin ne zamanı nede dilekçe yazacak vakti olmadığını bilen bu sanal teröristlerin Beylikdüzü başta olmak üzere yurdun hatta dünyanın her yerinde rahatça yazmaya, suç atmaya, aşağılamaya ve daha ileri gidip, alçakça iftiralar atmaya devam ettiklerini de görmekteyiz.


    Halbuki birer vergi kaçakçıda olan bunların takibi, yakalanması ve o olduğu iddia edilen adaletin önüne çıkarılması gerekirken başta Siber Suçlar Bürosu olmak üzere kimsenin umurunda olmadığını da görmüyor değiliz.


    Özellikle kamuoyunda Ulusalcılar diye bilinen ama ulusun ne olduğunu bilmeyip, bu ülkenin tek sahiplerinin kendilerinin olduğunu ileri sürüp, kendileri dışında ki herkesi, ‘Muhtar Olamaz’, ‘Hain’ ‘Vatan Haini’, ‘Terörist‘ olarak başta sanal ortam da olmak üzere her alanda suçlamaları hatta özel hayatlarına müdahale etmeleri değil mi toplumsal gerginliği ve çatışmaları fitilleyen suç..


    Bilmem ama bu işin sorumluları olanların bu sanal teröristler gibi bir taraftan ülkenin başkanınında içinde olduğu insanları, hükumetleri, seçilmişleri  sanalda alt, üst ederken çedleşiyorlar mı, yoksa görevlerini bilmeyip, suçun ne olduğunu anlamayanlar mı?


    Vallahi bilmem ama başta beni de sanalda takip ettiklerini gördüğüm ve çoğunun ulusalcı takımdan oluşan sanal teröristlerin internette kurduğu sanal örgüt aracılığı ile Erdoğan’ın da içinde bulunduğu bir çok kişiye ağır hakaretler etmeye devam ederken bir taraftan da iş adamı, iş insanı, diye kendilerini yutturup, başına küfürler yağdırdıkları ülke yöneticilerinin olduğu gibi bizlerin vergilerini de sahte faturalarla cep ettiklerini de bilmem o çok ünlü, 24 saat bilgisayar başında durup, maaş alanlar mı suçlu olanlar?!.


    KENDÄ°SÄ°NÄ° SÄ°LAHLA VURARAK Ä°NTÄ°HAR ETTÄ°!

    **PKK Amerika’nın Silah Satış Bürosu mu?


     


    Son aylarda olağanüstü bir kafa karışıklığı ile izlemeye devam ettiğimiz Ortadoğu ve Suriye’de ki gelişmeler her geçen gün iyiden iyiye netlik kazanmaya başladı gibi..

    Çünkü Türkiye’nin Rusya’da alacağı savunma sistemlerinin yanı sıra İngiltere, Almayan’dan sonra şimdi de Amerika’dan yeni füzelere almak için kolları sıvadığını görüyor, gözlemlemekteyiz..

    Silah tüccarlarının kana bulayıp, dolarlarına yeni milyon dolarla eklemeye devam ettiği Ortadoğu’da ki satrançta atılan her hamlenin altında silah ve onun aracılığı ile gelen milyon dolarların olduğunun daha net bir şekilde görüldüğü şu günlerde bu işte en karlı tarafın ABD ve onuna ortakları Avrupa’nın çıktığını bir kez daha görmekteyiz.

    Peki bunlar olurken Başkan Erdoğan başta olmak üzere bir çoklarının bile şaşırdığı Afrin’de ki gelişmeler ardından şimdi de Sincan’da çekildiği ileri sürülen PKK’nin durumu da tartışılır hale geldi..

    Çünkü bir zamanlar, ‘cehennemden çıktı geldiler’ denen ve yıllarca oynadıkları korku filmi ardından bölgeye ABD’nin yanı sıra Rusya’yı getiren ve Suriye’nin altını üstüne getiren İşİT’e oynatılan oyunun aynısı sanki şimdi de PKK’ye oynatılmakta gibi..

    Yani ‘Çık ortaya devlet kuracağını söyle, önce çukurları kazı 5 bine yakın genci o çukurlara göm dür, ardından ‘Suriye’de Kanton kurdum de Türkiyeyi de bölgeye çek, bizde silahlarımız satalım’ filmi oynanıyor ve bu filimde silah satış bürosunun görevini de PKK üstlenmiş gibi..

    Bilemiyorum ama 7 Haziran’da HDP’nin aldığı oyları içine sindirmemiş gibi 1 Kasım seçim sürecini başlatan adımlar atan ve bu adımları attıkça başta Kürt siyasetçileri olmak üzere bir çok insanı zora sokan Öcalansız PKK sanki burada da bir başka görevde gibi..

    Salim Müslim’in Türk Askerini bölgeye çeken adımlar daha atılmadan bölgeyi terk etmesi gibi önce Afrin’den ardından Şengal’den çekileceğini belirten aynı PKK’nın neden bir çok insanın yanı sıra barış sürecini zora sokan ülke içinde ki adımlarına ‘Türkiye’den de çekiliyoruz’ demediği de ayrı bir soru ve tartışılır bir durum..

    Kısacası değeneğin her iki ucuna da dokunmanın bir hayli zor olduğunu gördüğüm şu günlerde Uğuru Mumcu’nun kitaplarını bir kez daha okuyup, burada ki oyunun nasıl olup yıllar önceden planlandığını görün diyeceğim..

    Ama korkum o ki benimde içinde bulunduğum çok meraklıların ya Mumcu gibi yada onca gazeteci ve bilim adamı gibi bir akıbete uğrayabileceğinden korkarım..

    Öyle ki dağı taşı bombalarken sanki bir şey görmüş gibi çarpılan ve arıdan veda konuşması yapıp, istifa etmese de kızağa alınmışcasına kenara çekilen içişleri bakanı gibi bizlerinde bu işleri çok karıştırmaması gerekir bir durumdayız gibi..

    En iyisi Putin’in nasıl olup o kadar başarılı (!) bir politika izlemesine karşın geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerde %99′ değil de, %76 gibi küçük (!) bir oy ile yeniden seçilmesini tartışalım..

    Çünkü sahada kendisine ses çıkaracak bir muhalefet bırakmamasına karşın Putin’in Arabistan ve diğer demokrasisi çok gelişmiş (!) diktatör, aşiret ve krallıklardan daha az bir oy alması PKK’dan ve onunla birlikte bölgede satranç oynayanlardan daha önemli bir konu ve bir o iktidar da tehlikesiz bir durumdur..

    Evet şeker fabrikaları ardından ABD’de de füze alacağını öğrendiğimiz Türkiye’nin Rusya’dan sonra Amerika’da alacağı füzeleri beklerken vali ataması beklenen Afrin’in ardından Şengal’dan da çekileceğini belirten PKK Türkiye’den ve Kandil’den de çekilir mi sizce demeden biz en iyisi Putin’i kıskanıp, onun aldığı oylardan biraz daha fazlasını almak için hazırlıkların devam ettiği 2019 seçimlerine bakalım..

    Çünkü yaşananlara baktıkça, okudukça zaten olmayan aklımız iyiden iyiye kendisini yeyip, bitirecek gibi..

    Bu arada dün Barzani’ye terörist deyip çok kızanların Barzani’nin kontrolünde olan Erbil’e uçak kaldırmaya yeniden karar verirken aynı karar vericilerin yine Ardahan Havaalanı istemini gözardı etiklerini de hatırlatalım?

  • Okullar Kapandı, O Öğrenci Alamadı!

    Ardahan Lisesinin yanı sıra bir çok eski okulun yıkılıp, yeniden yapılacağı, bir çoğunun isminin değiştiği okulların bir yenisi de Ardahan-Göle Yolu üzerinde ki Yeni TOKİ’lerin yanında yapılmaya çalışsa da bitirilemedi.


    Türkiye Gemi-İnşa Sanayiciler Birliği tarafından yaptırılan Kızılay Okulu adlı prefabrike okulun bitmesi halinde ana okulu olarak hizmet vereceği öğrenilirken bir yıldır yapılan ama bitirilemeyen okul bu yıl öğrenci alamadan başta YİBO’nun yeşil bahçesini betonlaştıran yeni okul binaları gibi oda yarım kaldı.



    Seçimleri Olan Kent Konseyinden Bi Haberiz..


    Siyaseti, politikayı ilgilendiren partilere üye olmadan siyasetçilerin yetersizliğinden şikayetçi olup, 81 partinin varlığından bi haber bir toplumun ekonomiden sorumlu sanayi ve ticaret odaları ile ilgilenmeyen, oy kullanımını başkalarına vekalet veren bir esnaf, iş adamının olduğu ülke de tarımda sorumlu ziraat odalarının vb. gibi kurum, dernek, federasyon, vakıf ve siyasi partilerin temsilcilerinin oylarına muhtaç olan ‘bunca irili, ufaklı kurum, kuruluşların başkanları kimdir, yönetimi kimlerde oluşuyordu?’ diye merak edip, oralı olmaz..


     Sonra da  ‘Vay efendim falan niye burada yıllardır hükumet, başkan, yönetici’ diyerek isyanlar basan bir topluma Kent Konseyi ne işe yarar diye sormayacağım..


    Çünkü magazin, evlendirme programları ve kaza haberlerinin başlıklarına bakıp, geçen bir toplumun aşağıda ki Kent Konseyinin Anayasasını okuyup, algılayıp, ‘Bende orada olmalıyım’ demeyeceğini bilen bir toplumun olduğunu bilen çoğu belediyeler de ya kendi adamlarından oluşan bir gruba iş verir gibi burayı teslim eder, yada kağıt üzerinde kurup, ‘Oda var’ dercesine elinde tutar.


    Halbuki çok önemli bir kurum olan ve bu ayın sonuna kadar tüm yurtta seçimleri yapılmak zorunda olan Kent Konseyini iyice anlamak için aşağıdaki Anayasanını okumak, algılamak yeter, artar bile..


    Haydi başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere bir çok ülkede ve yerel belediyecilikte çok önemli olan ama bizim toplum tarafından çokta algılanmayan ve bana göre Ardahan başta olmak üzere bir çok yerde model hale gelen  Kent Konseyinin Anayasasını hep birlikte, sakince, algılayarak okuyalım..


     


    KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ


    BİRİNCİ BÖLÜM


    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar


                 Amaç


                 MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışan kent konseylerinin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.


                 Kapsam


                 MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; kent konseylerinin oluşumunu, yönetim ilkelerini, organlarını, görev ve yetkileri ile çalışma usul ve esaslarını kapsar.


                 Dayanak


                 MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.


                 Tanımlar


                 MADDE 4 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;


                 a) Belediye: Kent konseyi oluşumuna yardım ve destek sağlayan belediyeyi,


                 b) Kent konseyi: Merkezi yönetimin, yerel yönetimin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve sivil toplumun ortaklık anlayışıyla, hemşehrilik hukuku çerçevesinde buluştuğu; kentin kalkınma önceliklerinin, sorunlarının, vizyonlarının sürdürülebilir kalkınma ilkeleri temelinde belirlendiği, tartışıldığı, çözümlerin geliştirildiği ortak aklın ve uzlaşmanın esas olduğu demokratik yapılar ile yönetişim mekanizmalarını,


                 c) Meclisler ve çalışma gurupları: Kadın ve gençlik meclisleri başta olmak üzere kent konseyinin görev alanlarında, yönetişim anlayışına dayalı ve sürdürülebilir kalkınma içinde çeşitli toplum kesimlerinin kent yönetimine katkıda bulunmalarını, kaliteli ve yaşanabilir bir kentin yönetiminde aktif rol almalarını hedefleyen ve gönüllülük esasında oluşmuş ortak yapıları,


                 ç) Yerel gündem 21 programı: Birleşmiş Milletler Rio Yeryüzü Zirvesinde 1992 yılında kabul edilen ve 21 inci yüzyılın gündemini belirleyen Gündem 21 başlıklı Eylem Planının 28 inci bölümü uyarınca, yerel yönetimlerin öncülüğünde, sivil toplumun ve diğer ortakların, birlikte kendi sorunlarını ve önceliklerini belirleyerek, kentleri için Yerel Gündem 21 olarak adlandırılan 1997 yılından itibaren uygulanan Türkiye Yerel Gündem 21 Programını,


                 d) Yönetişim: Saydamlık, hesap verebilirlilik, katılım, çalışma uyumu, yerindenlik ve etkinlik gibi kriterlere dayanan, çok aktörlü ve toplumsal ortaklıklara dayalı yönetim anlayışını,


                 e) YG21: Yerel Gündem 21’i,


                 ifade eder.


    İKİNCİ BÖLÜM


    Kent Konseyinin Kuruluşu, Görevleri ve Çalışma İlkeleri


                 Kent konseyinin kuruluşu


                 MADDE 5 – (1) Kent konseyleri belediye teşkilatı olan yerlerde, mahalli idareler seçimlerinin sonuçlarının ilanını takip eden üçüncü ayının ilk haftasının ilk mesai günü, 8 inci maddede belirtilen kişi ve kuruluş temsilcilerinin katılımı ile kurulur.


                 (2) Kent konseyi genel kurulu ilk toplantısını, belediye başkanının çağrısı üzerine belediye başkanının başkanlığında yapar ve bu toplantıda, genel kurul dışındaki organların seçimi yapılır.


                 Kent konseyinin görevleri


                 MADDE 6 – (1) Kent konseyinin görevleri;


                 a) Yerel düzeyde demokratik katılımın yaygınlaştırılmasını, hemşehrilik hukuku ve ortak yaşam bilincinin geliştirilmesini, çok ortaklı ve çok aktörlü yönetişim anlayışının benimsenmesini sağlamak,


                 b) Sürdürülebilir gelişme sorunlarının çözümüne yönelik uzun dönemli bir planın hazırlanması ve uygulanmasını sağlamak,


                 c) Kente ilişkin temel stratejiler ve faaliyet planlarının belirlenmesinde, uygulama ve izleme süreçlerinde tüm kenti kapsayan ortak bir aklın oluşturmasına katkıda bulunmak,


                 ç) Yerellik ilkesi çerçevesinde katılımcılığı, demokrasiyi ve uzlaşma kültürünü geliştirmek,


                 d) Kentin kimliğine ilişkin tarihi, kültürel, doğal ve benzeri değerlere sahip çıkmak ve geliştirmek,


                 e) Kent kaynaklarının etkili, verimli ve adil kullanımına katkıda bulunmak,


                 f) Sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı kentin yaşam kalitesini geliştiren, çevreye duyarlı ve yoksulluğu giderici programları desteklemek,


                 g) Sivil toplumun gelişmesine ve kurumsallaşmasına katkıda bulunmak,


                 ğ) Çocukların, gençlerin, kadınların ve engellilerin toplumsal yaşamdaki etkinliklerini arttırmak ve yerel karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını sağlamak,


                 h) Kent yönetiminde saydamlık, katılım, hesap verebilirlik, öngörülebilirlik ilkelerinin uygulanmasına katkıda bulunmak,


                 ı) Kent konseyinde oluşturulan görüşlerin değerlendirilmek üzere ilgili belediyeye gönderilmesini sağlamaktır.


                 Çalışma ilkeleri


                 MADDE 7 – (1) Kent konseyi, aşağıdaki ilkeler temelinde çalışmalarını sürdürür.


                 a) YG21 süreci kapsamında, kentine sahip çıkma, aktif katılım ve çözümde ortaklık ilkelerinin bütünlüğünde, kentlerin yaşanabilir bir geleceğe taşınmasına katkıda bulunmak,


                 b) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imzaladığı ve onayladığı Birleşmiş Milletler Zirveleri ile diğer uluslar arası sözleşmelerde kent ve kent yaşamına yönelik temel ilkeleri hayata geçirmek,


                 c) Kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini ön planda tutmak,


                 ç) Kent konseyi, uluslararası gelişmeleri ve ülke koşullarını gözeterek, tarafsız bir yaklaşımla görüş ve önerilerini oluşturmak,


                 d) Katılımcılığı ve ortak akla dayanan uzlaşmayı esas almak,


                 e) Değişimi ve yenilikleri önceden fark ederek sonuç odaklı çalışma kültürünü benimsemektir.


    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


    Kent Konseyinin Oluşumu ve Organları


                 Kent konseyinin oluşumu


                 MADDE 8 – (1) Kent konseyi, aşağıda belirtilen kişi, kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşur.


                 a) Mahallin en büyük mülki idare amiri veya temsilcisi,


                 b) Belediyenin içinde bulunduğu seçim bölgesi veya bölgelerinin milletvekilleri,


                 c) Belediye başkanı veya temsilcisi,


                 ç) Sayısı onu geçmemek üzere illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından belirlenecek kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri,


                 d) Meclis üye tam sayısının yüzde 30’unu geçmemek üzere, belediye meclisinin kendi üyeleri arasından seçeceği temsilcileri,


                 e) Meclis üye tam sayısının yüzde 30’unu geçmemek üzere, il genel meclisinin kendi üyeleri arasından seçeceği temsilcileri,


                 f) Belediye başkanının çağrısı üzerine toplanan muhtarların, kendi aralarından seçecekleri en fazla 10 temsilci,


                 g) Beldede teşkilatını kurmuş olan siyasi partilerin temsilcileri,


                 ğ) Varsa üniversiteden bir temsilci, birden fazla olması durumda her birine temsilen bir üye,


                 h) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, noterler, baro, kooperatifler, birlikler, konuyla ilgili dernek ve vakıf temsilcileri,


                 ı) Kent konseyince kurulan meclis ve çalışma guruplarının birer temsilcisi katılır.


                 (2) Büyükşehir kent konseyine (g) bendinde belirtilen siyasi partilerden TBMM de üyesi bulunanların ve (h) bendinde belirtilenlerin varsa en üst kuruluşlarının birer temsilcisi katılır.


                 Organları


                 MADDE 9 – (1) Kent konseyi aşağıdaki organlardan oluşur:


                 a) Genel Kurul


                 b) Yürütme Kurulu


                 c) Meclisler ve çalışma grupları


                 Genel kurul


                 MADDE 10 – (1) Genel kurul, kent konseyinin en yetkili organı olup yılda iki kez toplanır. Genel kurul belediye meclisi birinci başkan vekilinin, bulunmaması halinde ikinci başkan vekilinin başkanlığında 8 inci maddede belirtilen kent konseyi üyelerinin katılımı ile toplanır.


                 (2) Genel kurul; genel kurulun, yürütme kurulunun, meclislerin ve çalışma gruplarının seçim ve çalışma esaslarını, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, çalışma yönergesi ile belirler.


                 Yürütme kurulu


                 MADDE 11 – (1) Yürütme kurulu, genel kurul tarafından iki yıllık süre için seçilen, en az beş kişiden oluşur. Yürütme kuruluna belediye meclisi birinci başkan vekili, bulunmaması halinde ikinci başkan vekili başkanlık eder.


                 (2) Yürütme kurulu, genel kurulun gündemini tespit eder ve genel kurul tarafından oluşturulan görüşleri ilgili belediyeye sunar ve uygulamayı izler.


                 Meclisler ve çalışma grupları


                 MADDE 12 – (1) Kent konseyleri, görev alanına giren konularda meclis ve çalışma gurupları oluşturabilir.


                 (2) Meclislerin ve çalışma gruplarının çalışma usul ve esasları genel kurulca belirlenir.


                 (3) Meclislerde ve çalışma guruplarında oluşturulan görüşler, kent konseyi genel kurulunda görüşülerek kabul edildikten sonra değerlendirilmek üzere ilgili belediye meclisine sunulur.


    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


    Çeşitli ve Son Hükümler


                 Toplantı ve görüşme usulü


                 MADDE 13 – (1) Kent konseyi organları, çalışma yönergelerinde belirlenen yer ve zamanlarda üye tam sayısının salt çoğunluğu ile olağan olarak toplanır ve katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Oylamada eşitlik çıkması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.


                 (2) Genel kurul, yürütme kurulu başkanı tarafından doğrudan veya 8 inci maddede öngörülen katılımcı sayısının üçte birinin teklifi üzerine olağan üstü toplantıya çağırılabilir.


                 Görüşlerin ilanı


                 MADDE 14 – (1) Kent konseyi genel kurulunca oluşturulan görüşler, belediye meclisinin ilk toplantısında değerlendirildikten sonra belediye tarafından kent konseyine bildirilir ve uygun araçlarla kamuoyuna duyurulur.


                 Sekreterya hizmetleri


                 MADDE 15 – (1) Kent konseyinin sekreterya hizmetleri, ilgili belediye tarafından önerilecek ve yürütme kurulu tarafından kabul edilecek görevliler tarafından yerine getirilir.


                 (2) Sekreterya hizmetlerini yürüten personel, bu çalışmalarında yürütme kurulu başkanına karşı sorumludur.


                 Yönerge çıkarma


                 MADDE 16 – (1) Kent konseyi genel kurulu bu Yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla uygulama yönergeleri çıkarabilir.


                 GEÇİCİ MADDE – (1) YG21 Programının uygulandığı yerlerde, kent konseyi veya benzeri adlarla oluşturulmuş yapılanmalar bu Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilir. Kent konseyi bulunmayan belediyelerde ilk toplantı, belediye başkanının çağırısı ile yapılır.


                 (2) Kent konseyi ve benzeri adlarla oluşturulmuş mevcut yapılanmalara ve ilk toplantıya ilişkin işlemler bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yıl içerisinde tamamlanır.


                 (3) Kent konseyi ilk toplantısını, belediye başkanının çağrı yazısında bildirilen gündemle, ilan edilen yer ve tarihte yapar. Bu toplantıda yürütme kurulu oluşturulur.


                 Yürürlük


                 MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


                 Yürütme


                 MADDE 18 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.


    Haydi o zaman hemen bulunduğunuz belediye ve dernekler masasına ulaşın ve bende varım, sesiz, sedasız vede birlerinin emrinde olanları değil, Ombudsman olması gereken sesin işin Kent Konseyinin içinde olmak, ona yardımcı olmak..


    Ya adayım de, ya yönetiminde ol yada oyunla bölgende, ülkende güzel bir Kent Konseyi ekibinin oluşmasına katkı sun..


     

  • Okullara Seçim Tatili!..


    **Türkler ve Kürtler Ayrılır mı?..


    100 yıl önce birlikte kurdukları ülkede bugüne dek birlikte yaşayan Türkler ile Kürtlerin oylarının tartışıldığı şu günlerde mevcut iktidar partisinin kuruluşundan bu yana oy aldığı Türkler ile Kürtlere yönelik hizmetlerini anlatıp, bir kez daha oy istediği, muhalefetin ise aynı iktidarın söylem ve çıkışları ile bu ülkeyi birlikte kuranları kamplaştırıp, bölmeye götürdüğünü iddia ettiği bir seçim sürecinde seçmenlerinde siyasiler kadar gerildiği bir gerçek.

    Başta, ‘CHP’nin benden gizli yapıyorsun deyip, ‘karşı çıktığı, başta MHP olmak üzere ‘Kürt sorunu denen sorunu çözmek için elimi değil, başımı koydum’ diyen mevcut iktidara demediğini bırakmadığı, Barış Süreci adı verilen süreçte çözülecek umuduyla bakılan ancak son dakikada gerek mevcut iktidar gerekse başını HDP’nin çektiği karşı tarafın oyun bozup, buzluğa kaldırdığı o günden bugüne oynana tüm oyunlara rağmen birlikte olduklarını, kardeş olduklarını belirten Türkler ve Kürtlerin birlikte yaşama arzusu hala devam ediyor.

    Bu seçimden önce olduğu gibi sonrasında da birlikte yaşamı seçeceklerini bile bile bir oy uğruna yaratılan gerginlikten, şu bir kaç gün kalan seçim atmosferinde olumsuz yönde etkilenseler de daha önceki gibi bu seçimler ardından da başta siyasilere olmak üzere kendi, aralarına girenleri ellerinin tersi ile geri iteceğine olan inancımla 31 Mart seçimleri ardından o çok arzulanan barış sürecinin siyasiler arasında olmazsa da toplumun üzerinde bir Güneş gibi açacağı ve Mart’ın sonu kıyafetmiş gibi yaratılan puslu havaya izin vermeyeceklerdir.

    Evet, kiminin Ulusalcı, kiminin Milliyetçi diyerek kendilerine Türk dediği, Kimini ise eşit haklarımız yok kisvesi altında Türk ve Kürt toplumları gerdiği şu süreçte Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Komünist, Muhafazakarların seçimlerden sonrada birlikte yaşayacağına olan inancımla bu seçimler öncesi de sonrasında birlikteliğin devam edeceğidir.

    Ve o ülkenin ekonomisine de büyük katkı sunan, ölümleri durduran Barış Sürecinin yeniden başlayacağının yanında bir Genel AF’ın da içinde bulunduğu bir çok demokrasi, insan hakları istemi de gündeme gelecek.

    Hatta onca yanlış, baskılara rağmen dün bir araya gelmeyen ve 30 yıldan fazladır iktidar olamayan ama bugün zorunlu, yarın gönüllü olarak bir araya gelmek zorunda olacaklarına inandığım CHP ile HDP’nin yanında seçimleri Beka sorununa çeviren AK Parti-MHP ittifakının bu seçimlerin sonunun kıyamet değil, ülkenin demokrasi adına bir adım daha atıp, ilerleyeceğini anlayacaklardır diyorum..

    Çünkü onlar yani siyasiler söylemleri ile toplumu gerseler de o gerdikleri toplum birlikte yaşamayı 7 seçimdir olduğu gibi 31 Mart’ta yapılacak olan seçimle de ve başına gideceği sandıkta verdiği oyları ile bir kez daha anlatacaklarına inananlardanım..

  • SAĞLIK MESLEK LİSESİ YENİDEN AVRUPA'DA..

    Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı ( Türkiye Ulusal Ajansı) tarafından hibe desteğine uygun görülen, 2018-1-TR01-KA102-056375 nolu Yaşlı Bakımı ve Hasta Bakıcılığında Yeni Yaklaşımlar, Avrupa Stajı”  başlıklı proje kapsamında 31/03/2019-14/04/2019 tarihleri arasında Almanya’ya ve 05/05/2019-18/05/2019 tarihleri arasında Portekiz’e yapılacak olan hareketlilikte toplam 18 öğrenci ikişer haftalık süreyle yaşlı bakım ve evde bakım hizmetleri alanında çeşitli yaşlı bakım merkezlerinde staj yapacaklar.  Öğrenciler yapacakları stajlar sayesinde  Avrupa ile ülkemizdeki uygulamaları karşılaştırma fırsatının yanı sıra Almanya, Portekiz ve yakın ülkeleri gezme ve tanıma fırsatını da bulacaklar.


    Okul Müdürü Ebru MERMER “proje kapsamında;  özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu Avrupa’da yaşlı bakım ve evde bakım hizmetlerindeki modern yaklaşımların öğrenilmesi,  hemşirelik  mesleğindeki  yeni uygulamaların  ülkemize transferinin yanında, katılımcıların 4 hafta süreli Avrupa staj tecrübesi sayesinde, öz güvenlerinin ve  girişimciliklerin böylelikle de istihdam olanaklarının  artmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca projeye katkılarından dolayı Milli Eğitim Şube Müdürü Metin ÇOBAN’ a teşekkürlerini ifade etti. ”



    **Türkler ve Kürtler Ayrılır mı?..


    100 yıl önce birlikte kurdukları ülkede bugüne dek birlikte yaşayan Türkler ile Kürtlerin oylarının tartışıldığı şu günlerde mevcut iktidar partisinin kuruluşundan bu yana oy aldığı Türkler ile Kürtlere yönelik hizmetlerini anlatıp, bir kez daha oy istediği, muhalefetin ise aynı iktidarın söylem ve çıkışları ile bu ülkeyi birlikte kuranları kamplaştırıp, bölmeye götürdüğünü iddia ettiği bir seçim sürecinde seçmenlerinde siyasiler kadar gerildiği bir gerçek.

    Başta, ‘CHP’nin benden gizli yapıyorsun deyip, ‘karşı çıktığı, başta MHP olmak üzere ‘Kürt sorunu denen sorunu çözmek için elimi değil, başımı koydum’ diyen mevcut iktidara demediğini bırakmadığı, Barış Süreci adı verilen süreçte çözülecek umuduyla bakılan ancak son dakikada gerek mevcut iktidar gerekse başını HDP’nin çektiği karşı tarafın oyun bozup, buzluğa kaldırdığı o günden bugüne oynana tüm oyunlara rağmen birlikte olduklarını, kardeş olduklarını belirten Türkler ve Kürtlerin birlikte yaşama arzusu hala devam ediyor.

    Bu seçimden önce olduğu gibi sonrasında da birlikte yaşamı seçeceklerini bile bile bir oy uğruna yaratılan gerginlikten, şu bir kaç gün kalan seçim atmosferinde olumsuz yönde etkilenseler de daha önceki gibi bu seçimler ardından da başta siyasilere olmak üzere kendi, aralarına girenleri ellerinin tersi ile geri iteceğine olan inancımla 31 Mart seçimleri ardından o çok arzulanan barış sürecinin siyasiler arasında olmazsa da toplumun üzerinde bir Güneş gibi açacağı ve Mart’ın sonu kıyafetmiş gibi yaratılan puslu havaya izin vermeyeceklerdir.

    Evet, kiminin Ulusalcı, kiminin Milliyetçi diyerek kendilerine Türk dediği, Kimini ise eşit haklarımız yok kisvesi altında Türk ve Kürt toplumları gerdiği şu süreçte Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Komünist, Muhafazakarların seçimlerden sonrada birlikte yaşayacağına olan inancımla bu seçimler öncesi de sonrasında birlikteliğin devam edeceğidir.

    Ve o ülkenin ekonomisine de büyük katkı sunan, ölümleri durduran Barış Sürecinin yeniden başlayacağının yanında bir Genel AF’ın da içinde bulunduğu bir çok demokrasi, insan hakları istemi de gündeme gelecek.

    Hatta onca yanlış, baskılara rağmen dün bir araya gelmeyen ve 30 yıldan fazladır iktidar olamayan ama bugün zorunlu, yarın gönüllü olarak bir araya gelmek zorunda olacaklarına inandığım CHP ile HDP’nin yanında seçimleri Beka sorununa çeviren AK Parti-MHP ittifakının bu seçimlerin sonunun kıyamet değil, ülkenin demokrasi adına bir adım daha atıp, ilerleyeceğini anlayacaklardır diyorum..

    Çünkü onlar yani siyasiler söylemleri ile toplumu gerseler de o gerdikleri toplum birlikte yaşamayı 7 seçimdir olduğu gibi 31 Mart’ta yapılacak olan seçimle de ve başına gideceği sandıkta verdiği oyları ile bir kez daha anlatacaklarına inananlardanım..

  • Tatili Kızak Kayarak Kapattılar..

    İki yıldır kadrolu bir İl Milli Eğitim Müdürünün atanmadığı ve Vekil İl Müdürü ile idare edilen Ardahan’da ki eğitim, 1. yarı yıl tatilinin bugün bitmesiyle birlikte  sabah çalacak olan zil ile 2. yarı yıl mesaisine başlıyor.


    Ardahan’da 2018-2019 eğitim-öğretim yılının 2 haftalık yarı yıl tatilinin sona ermesi nedeniyle okullarda yeniden heyecan başladı.


    İl Genelinde 218 eğitim kurumunda eğitim-öğretim gören 18 bin 775 öğrenci yeniden okullara dönecekler.


    15 Gün süren tatil boyunca ağır kış dolaysıyla adeta evlerinde esir kalan zaman zamanda kendi imkanları ile kızaklarla kaymaya çalışıp, sosyal yaşantının sıfırın altında olduğu bir kentte tatil boyunca eğlenmeye çalışan Ardahanlı öğrencilerin yanı sıra onlar gibi tatili ev ve kahveler de geçiren öğretmenler de ders zilinin çalmasıyla öğrencilerine kavuşacaklar.


    Anılarımızı Yıkmayın! ARDAHAN LİSESİ İÇİN YIKIM KARARI ALINDI!


    Anılarımızı Yıkmayın!


     


    ARDAHAN LİSESİ İÇİN


     


    YIKIM KARARI ALINDI!


    Vilayet olmasına rağmen halen Kars’ın gölgesinden kurtulamayan barosunu daha kuramayan ancak Türkiye’nin Kafkaslara açılan 2 gümrük kapısına sahip olan Ardahan2ın vilayet olmasından sonra kamu tarafından yaptırılan 29 binanın çürük çıkması yankıları sürerken, mevcut ve sağlam olan binalara da yıkım kararı çıkıyor.


    Ak Parti iktidarından bu yana ekonominin inşaat sektörüne yüklenmesinin getirdiği rant, tüm hızıyla devam eden ederken yıkım kararlarının bir çok Ardahanlının anılarının bulunduğu ve önce güçlendirme kararı çıkarılan ancak daha sonra alınan bir karar ile yıkılmasına karar verilen Ardahan Lisesi binasının yıkılmaya karar verilmesine tepkiler var. 

    İsmi değiştirilerek Halitpaşa Anadolu Lisesi olarak eğitim öğretime devam eden Ardahan Lisesi binasının yıkılmasına tepki gösteren Ardahanlılar ‘Birçok anılarımızın bulunduğu okulumuzu yıkmayın’ kampanyası başlattıkları görüldü.

    1950 yılında yapılan ve birçok depremi yer sarsıntısına rağmen halen ayakta olan Ardahan Lisesi’nin yıkılmadan bakıma ve güçlendirmeye alınmasının daha ucuz olacağını belirten Ardahanlılar birçok anılarının bulunduğu, anılarının okullarının yıkılmasının devlete olduğu gibi millete de zarar vereceğine dikkat çektiler.



    **POLİS EVİ’DE GÜÇLENDİRMEYİ BEKLİYOR


    Rant yaratma uğruna yıkım kararı verilen birçok binanın yerine yenisinin yapılmasının yıllardır sürdüğü belirten Ardahanlılar Ardahan Lisesi gibi güçlendirilmesi gereken Polisevinin de halen güçlendirilmediği ve harabe olup yıkılmasının beklenmesine tepki göstermekteler. 



    **Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


    Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

    Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

    Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

    Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

    Yani,

    –Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

    Demiyor,

    24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

    Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

    Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

    Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

    Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

    Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..

  • Vali'den Karne Alan Öğrencilere 3 T Uyarısı!

    Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, İl Jandarma Komutanı Albay Selçuk Erdem ve İl Milli Eğitim Müdür Vekili Fikret Çerkezoğlu’yla birlikte Atatürk İlk ve Ortaokulunda ve Salim Dursunoğlu İmam Hatip Lisesinde öğrencilere karne dağıttı.

     


    Öğretmen ve öğrencilerin verimli bir dönemin ardından yarıyıl tatiline girdiklerini belirten Valimiz Mustafa Masatlı, öğrencilerden tatil boyunca dinlenmelerini ve bolca kitap okumalarını istedi.


    Vali Masatlı, Ardahan’ın eğitim seviyesini daha üst noktalara taşıma gayreti içerisinde özverili çalışmalarda bulunan öğretmenlere ve idarecilere de teşekkür ederek: “Eğitim-Öğretim toplumun en temel konusudur. Devletimizin ve milletimizin geleceği çocuklarımızın eğitim ile şekillendirilir. Devletimiz, eğitimin bir millet için önemini bildiğinden son yıllarda eğitim alanına ciddi yatırımlar yapmıştır. Bu yatırımlar ilimizde de devam etmiştir. Okullarımız fiziki ve teknik olarak eksiksiz hizmet vermektedir. Sınıfların derslik ortalamasının 13-15 öğrenci arasında olması ve öğretmen eksiğinin bulunmaması da önemli bir durumdur. Öğrencilerimizden tek isteğimiz var: Çok çalışmaları, memleketimize, milletimize faydalı bireyler olmalarıdır. Günümüz teknoloji çağıdır dolayısıyla eğitim ortamlarında teknoloji kullanımı en üst seviyelerde olmalıdır. Bilgiye erişim günümüzde daha kolay hale gelmiştir, öğrencilerimiz de bu kolaylıktan faydalanmalı, daha donanımlı olmalı; ancak teknoloji bağımlısı olmamaları ve “3 T”ye yani telefon, tablet ve televizyona dikkat etmeliler. Dolayısıyla, yüreği vatan ve millet sevgisiyle çarpan bilgi teknolojilerini aktif kullanabilen, maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmelidir” dedi.


    **GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..


    Hemşehrilerim İşadamı Hamza Şayır’in AK Parti’den Kocael Dilovası’nda, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakır’ın İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Başkan adayı, bir çok hemşehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayı olduğu ama federasyon, derneklerin başını çektiği lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettiği şu süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayı hala belli değil. 

    Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konuşulmakta..

    Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak isteyen ancak birincisinde şu an genel başkan olana destek amacıyla çekilip, onu İstanbul’a ardından Türkiye’nin tanıdığı insana yani şu an genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük katkı sunam Gürsel Tekindir..

    Aynı isim ikince kez aday olduğu İBB’de bir kez daha hayal kırıklığına uğrasa da suçlunun içinde olduğu partinin bakış açısının yanında kendisinin de suçu var.

    Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini oluşturmamış, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamış ve başta hemşehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve batı illerinde kendi ekibini kurma liderliğini göstermemiştir..

    Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on beş kişi ile merhabalaşmayı lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacağı tek şey onun aday olması halinde seçimleri zorlayacağız diyen Esenyurtluları ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldiği ileri sürülen teklifi kabul edip, nazı kenara bırakmalı..

    İl Başkanlığı, Genel Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptığı partisinin dünya kenti olan ve temelini hemşehrilerinin attığı Esenyurt’ta aday olması halinde kendisinin olduğu gibi kendisinin yanında olanların önünü açacağına inanılan Gürsel Tekin’in eğer öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ şeklinde kendisine gelmişse ret etmeye, düşünmeye hakkı da yoktur.

    İstanbul’un olduğu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemşehrilerine, Esenyıurt halkına ihanet olur.. Ve bu vebalın altında kalınır..

    Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon başkanı olarak gördüğümü göremeyecek kadar kör olamayacağına inandığım Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olması hallinde CHP’nin yanı sıra HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoğlu’na da büyük katkı sunacağını bilmesi gerekir..

    Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum..

    1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma..

    2- Partin önerisini, Esenyurtluların emri olarak algıla..

    3- Gecelerine, etkinliklerine gittiğin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi oluşturmalarını sağla..

    4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUĞUNU açıkla ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi kendini parti içinde tartışmaya aç..

    5- Kadıköyü ve Nazı bırak, Esenyurt’ta adayım de..



    **İnsan Memleketini Niye Sever?


    Yahu Siz Burada Nasıl Yaşıyorsunuz?

    Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sordular:

    Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz? Buranın nesini seviyorsunuz? 

    Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever?


    Başka çaresi yoktur da ondan.


    Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


    Vizontele-Altan ERKEKLİ 

    İşte böyle diyor şair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’ı anlatıyor..

    Evet Ardahan’ın diğer bir sıkıntısı Ardahan’a gelen yabancıların Ardahan’ı sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’ sorusunu sıkça sormalarıdır..

    Halbuki Ardahan’da onun memleketi olduğunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’ın da aynı vatanın toprağı olduğunu..

    Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye..

    Gerçekten insan memleketini niye sever?

    Hiç düşündünüz mü insan memleketini niye sever?

    Ve neden birileri hep bu soruyu sorar?

    Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler?

    Ama bu soruların cevabı yine o şair verir..


    O da; 

    Başka çaresi yokta ondan olmasın mı?

  • EV DE TATİL BAŞLIYOR..

    VALİ MUSTAFA MASATLI ÇALIŞTAYA KATILDI


    Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu Ardahan İl Çalıştayı Ardahan Halk Eğitim Merkezi´nde yapıldı.


    Açılış konuşmasını İl Milli Eğitim Müdür Vekili Fikret ÇERKEZOĞLU´nun yaptığı 2023 Eğitim Vizyonu Ardahan Çalıştayı´na Ardahan Valisi Mustafa MASATLI da katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Vali Mustafa MASATLI “Görev yaptığımız her yerde eğitim birinci önceliğimiz olmuştur.” dedi. Vali Mustafa MASATLI´nın konuşmasının ardından vizyon belgesinde yer alan 19 tema, oluşturulmuş 18 grupta tartışılarak 023 Eğitim Vizyonu Ardahan İl Raporu oluşturuldu.



    **GÜRSEL TEKİN NAZ ETMEMELİ..


    Hemşehrilerim İşadamı Hamza Şayır’in AK Parti’den Kocael Dilovası’nda, Kocaeli eski Baro Başkanı Avukat Sertif Gökçe’nin CHP’den Derinc’de, Nesim Pakır’ın İstanbul Ümraniye’de DPS’den Belediye Başkan adayı, bir çok hemşehrimin İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok ilde belediye ve il genel meclis üyesi adayı olduğu ama federasyon, derneklerin başını çektiği lobilerini unutup, kendilerince mücadele ettiği şu süreçte İstanbul’un Esenyurt ilçesinin CHP adayı hala belli değil. 

    Ve burada aday olanlarla birlikte bir isim daha konuşulmakta..

    Bu isim iki dönemdir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak isteyen ancak birincisinde şu an genel başkan olana destek amacıyla çekilip, onu İstanbul’a ardından Türkiye’nin tanıdığı insana yani şu an genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük katkı sunam Gürsel Tekindir..

    Aynı isim ikince kez aday olduğu İBB’de bir kez daha hayal kırıklığına uğrasa da suçlunun içinde olduğu partinin bakış açısının yanında kendisinin de suçu var.

    Çünkü Gürsel Tekin kendi lobisini oluşturmamış, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ diyenleri anlamamış ve başta hemşehri olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da ve batı illerinde kendi ekibini kurma liderliğini göstermemiştir..

    Geceleri, etkinlikler ziyaret edip, bir iki bilemedin on, on beş kişi ile merhabalaşmayı lobicilik sanan Gürsel Tekin’in bundan sonra yapacağı tek şey onun aday olması halinde seçimleri zorlayacağız diyen Esenyurtluları ve bizleri dinlemeli ve de kendisine bu yönde geldiği ileri sürülen teklifi kabul edip, nazı kenara bırakmalı..

    İl Başkanlığı, Genel Başkanlığı ve Milletvekilliği yaptığı partisinin dünya kenti olan ve temelini hemşehrilerinin attığı Esenyurt’ta aday olması halinde kendisinin olduğu gibi kendisinin yanında olanların önünü açacağına inanılan Gürsel Tekin’in eğer öyle bir teklif yani ‘Esenyurt’ta aday ol’ şeklinde kendisine gelmişse ret etmeye, düşünmeye hakkı da yoktur.

    İstanbul’un olduğu gibi ülkenin en büyük bütçesine sahip ve gün geçtikçe metropol haline gelen Esenyurt’u küçümsemek, naz etmek hem Gürsel Tekin’e hemde hemşehrilerine, Esenyıurt halkına ihanet olur.. Ve bu vebalın altında kalınır..

    Benim, bir seçmen, bir gazeteci ve federasyon başkanı olarak gördüğümü göremeyecek kadar kör olamayacağına inandığım Gürsel Tekin’in Esenyurt’ta aday olması hallinde CHP’nin yanı sıra HDP’lilerin de oyuna alarak, İBB’ye aday olan İmamoğlu’na da büyük katkı sunacağını bilmesi gerekir..

    Bu nedenle bura da Gürsel Tekin’e sesleniyorum..

    1- Önce hemen herkeste olan telefonunu aç, kapatma..

    2- Partin önerisini, Esenyurtluların emri olarak algıla..

    3- Gecelerine, etkinliklerine gittiğin Federasyon ve derneklerin harekete geçip lobi oluşturmalarını sağla..

    4- Ve bende herkes gibi diyorum HAYDİ NAZLANMA ESENYURT’A ADAY OLDUĞUNU açıkla ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı gibi kendini parti içinde tartışmaya aç..

    5- Kadıköyü ve Nazı bırak, Esenyurt’ta adayım de..



    **İnsan Memleketini Niye Sever?


    Yahu Siz Burada Nasıl Yaşıyorsunuz?

    Buraya gelen yabancılar bize hep şunu sordular:

    Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz? Buranın nesini seviyorsunuz? 

    Çok zor buna cevap vermek. İnsan memleketini niye sever?


    Başka çaresi yoktur da ondan.


    Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.


    Vizontele-Altan ERKEKLİ 

    İşte böyle diyor şair.. Tam da bizi diyor, Ardahan’ı anlatıyor..

    Evet Ardahan’ın diğer bir sıkıntısı Ardahan’a gelen yabancıların Ardahan’ı sevmemeleridir ve ‘Yahu siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’ sorusunu sıkça sormalarıdır..

    Halbuki Ardahan’da onun memleketi olduğunu unutur, anlamaz, bilmez ki Ardahan’ın da aynı vatanın toprağı olduğunu..

    Ve hep sorar, ‘Yahu siz bu memleketin neyini seversiniz?’ diye..

    Gerçekten insan memleketini niye sever?

    Hiç düşündünüz mü insan memleketini niye sever?

    Ve neden birileri hep bu soruyu sorar?

    Ve niye onlarda bu memleketi sevmezler?

    Ama bu soruların cevabı yine o şair verir..


    O da; 

    Başka çaresi yokta ondan olmasın mı?

  • Göle'de Okullara Kar Tatili, Poso'un Yolları Kapandı!

    Açıklamada ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamile ve engelli personelin de aynı gün idari izinli sayılacağı belirtildi.



    **ARDAHAN PASOF YOLU KAPANDI!


    Ardahan-Posof kara yolu kar yağışı ve yoğun tipi nedeniyle ulaşıma kapandı. Bölgede etkili olan yoğun kar ve tipi, Ardahan-Posof kara yolunun Ilgar dağı mevkisinde görüş mesafesini sıfıra düşürdü. Kara yolları 183. Şube Şube şefliğinden yapılan açıklamada, söz konusu yolda yoğun kar ve tipinin ulaşımı aksattığı, bu nedenle yolun ulaşıma kapatıldığı bildirildi. Kar yağışı, Ardahan-Şavşat kara yolunun Sahara ile Çıldır-Aktaş yolunun Mozeret mevkilerinde de etkisini sürdürüyor. Yetkililer, söz konusu yolları kullanacak sürücülerin tedbirli olmalarını istedi.



    **Bugün yazsam aynı yazarım..


    HDP ile arka kapılarda görüşüp, ön kapıda ağzına almaktan çekinen Kürt ve Alevi olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun içinde ‘Kürtler’ kelimesi geçen Trump’un tehdit vari mesajını okurken ve sözde eleştirirken, Erdoğan’ın arayıp, bilinmeyen yumuşattığı Trum’un mesajının içinde geçen Kürtler dememek için o satırı geçmesinin nedenini ve de korkaklığını yazmak için başına geçtiğim bilgisayarımda sanal ortamı gezerken geçen yıl yazdığım iki yazı önüme geldi.

    Yazılarımı okuyunca bir yıl önce yazdığım yazılarımın sanki bugün yazılsa aynı konuları sıcak gibi.

    Çünkü bir yıl önce yazılan yazılarımın hala tazeliğini koruduğunu düşünerek bugün yenden yayınlamayı uygun buldum..

    İşte gündemi koruyan ve bayatlamayan o yazılar;


    **Suat İncedere Üzerinden Rodi Baz’a Mektup..


    Ardahan’ın kendisinden ayrılıp, tek başına bir vilayet olmasını hala içine sindiremeyen Kars’ın bizde çaldığı 9 köyün arasında bulunan Doğruyol (Calalı) Gazeteci Suat İncedere son yaptığı haber ulusalda geniş yankı buldu.

    Başta rahmetli Ümit Kılıç olmak üzere her Ardahanlının tanıtımında büyük katkısı olan Çıldır Gölünün artık bir turistik merkez konuma geldiğini haberleştiren Suat İnceder’nin o haberinde olduğu gibi diğer haberlerinde de önemi bir ayrıntıyı kaçırmıyor ve Karslıları da bir hayli kızdırıyor.

    Çünkü bir çok Ardahanlının görmediği, umursamadığı o önemli ayrıntı Çıldır Gölü ile ilgili yapılan haberlerin Ardahan/Çıldır olarak hemde bir Karslı gazetecinin kalemin de çıkan ve haberler değerlendirilmesi çok önemlidir.

    Bu nedenle Ardahanlı bir gazeteci olarak kendisine buradan teşekkür ediyorum…

    Bu arada bir ara aktif gazeteciliği soyunan ancak burunlarından kıl aldırmayan İstanbul’da ki Hoçvan Diaspoarsının yanı sıra yaşadıkları kendi kararıyla bu meslekten vazgeçip, uzun süre çekildiği köşesinde dinledikten sonra içinde kalan gazetecilik güdüsüyle ‘Mir Ezdin’ adlı facebookta sayfasında muhteşem yorumlar yapmaya başlayan Rodi Abi’ye dönmek istiyorum.

    Gerçi belki de ülke de bir ilk olan muhteşem bir Kürtçe Dergi de çıkaran Rodi Abi bu meslekte yıllardır ter döküp, mücadele veren biz gazeteciler varken kendisinin gazeteci olmadığını, düşüncelerini aktaran sade bir vatandaş olduğunu söyleme nezaketinde bulunsa da ben onun yazı ve yorumlarını bir gazeteci olarak hep değerlendirdim.

    Evet son olarak bana yönelik ele aldığı mektupla 26 yıl sonra geldiği Ardahan’da edindiği izlenimleri anlatan Rodi abiye de bir teşekkür etmek isterim..

    Çünkü Adahan denilince akıllara gelen simge isimleri tek tek yeniden bizlere hatırlatan ‘Gazeteci’ye Mektup’ başlıklı o güzelim son mektup ve yazısını okuyunca bu kentin tarihinin kayıp olduğunu ve birilerinin Rodi Baz’ın bizlere hatırlattığı isimleri ve diğer yaşananları mutlaka kitaplaştırılmalı diyordu adeta..

    Suat’a ve Rodi abiye yeniden teşekkür ederken Kasın Tırpancı’ya da bir teşekkür gerekir..

    Çünkü oda bugün 23 Şubat isimli gazetemizde ele aldığı yazısında Suatlar, Rodiler gibileri dururken festivalden festivale Ardahanlı olup, belediyelere kestikleri faturalarla bilinenlerle ilgili çok yerinde bir yazı ele almış ve Ardahan’ın ve Ardahanlıların bir derdinin de bu tip keneler olduğuna dikkat çekmişti.


    **Anıl Hanım Yangın Var!


    Başta SODES ve Serka ol​mak üzere bir çok kurumun projelerini yapmakla uzman olduğunu bildiğimiz ve bu uzmanlığını iyi kullanıp, Vekil Atalay’ı da ikna edip beklenmedik bir anda çok önemli bir kurum olan Ardahan Valiliği Genel Sekreteri de olan Anıl hanımın hizmet alanında bulunan köylerden ot ve orman yangınları devam ede dursun, ben defalarca dile getirdiğim İL ÖZEL İDARE YANGIN ŞANTİYESİ konusunu bir kez daha dile getireceğim.

    Sayın Anıl hanım ve onun en büyük destekçisi AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay,

    Milyonların döndüğü ama her yıl yeniden başa döndüğümüz bu kurumun adına bir İTFAİYE ŞANTİYESİ kuramaz mıyız?..

    Yani belediyelerin mücavir alanları dışında bulunan ve siz, İl Özel İdarenin sınırları içinde ki köy, kasaba ve yaylaların sorunlarının hala devam ettiğini bir Ardahan’da yol, su, kanalizasyon gibi zorunlu insanı hizmetleri bir türlü yerine getirmediğiniz şu kent, İlçe ve köylerinde çıkan yangınlara müdahale edecek, yeri geldiğinde bir türlü suya kavuşturamadığınız yaylalarına su taşıyacak bir İl Özel İdare İtfaiye Şantiyesi projesi yapamaz ve haya geçiremez miyiz?

    Çöpleri toplamaktan aciz belediyelerin merdivenleri bile olmayan kırık, dökük itfaiyelerinin alanına giremeyen yangınlara müdahale etme zorunda olmadıkları halde kent merkezlerini bırakıp, kilo metrelerce uzaklıkta bulunan köylere yangın söndürmeye giderken yapılan masraf ve bu süre içinde yanıp, kül olan değerler şimdiye kadar kaç İtfaiye Şantiyesi kurardı?

    Bilmem ama proje yapmakta uzman Ardahan Genel Sekreteri Anıl Hanım’a, Milletvekili Orhan Atalay’a, dönem toplantılarına başlayan İl Genel Meclisine bu yönde ki teklifimi sunuyor, yeniden çıktığı öğrendiğimiz Hoşuret köyü yakınlarında ki orman yangınına doğru yol alıyoruz..

    Tabi yol varsa..

  • Fırtına Okulları Tatil Etirdi!

    VALİLİK: OKULLAR 1 GÜN TATİL


    Konu hakkında Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:


    “İlimiz genelinde etkili olan kar ve fırtına sebebiyle ilk ve orta dereceli okullar 09.01.2019 Çarşamba günü tatil edilmiştir. Ayrıca engelli ve hamile kamu personeli de idari izinli sayılacaktır. Basına ve Kamuoyuna duyurulur.”



    **Ödülüne Layık Görüldüğüm Metin Göktepe 

    Kol geziyor kara zulüm 

    İki yakanızda elim 

    Anasının feryadıdır 

    Yakar bu evreni bilin


    “Uyyyy ben ölim 

    Uyyyy ben ölim”*


    *Metin Göktepe’nin cenazesinde annesinin ağıtından tıpkı alıntı.


    Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996’ydı…


    Devlet yetkilileri çelişkili açıklamalar yaparak cinayeti gizlemeye çalıştı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin Göktepe’nin gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.


    1. Metin Göktepe..

    10 Nisan 1968’de, Sivas ilinin Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğuydu.

    İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Metin, çalışkan, başarılı, sevilen bir öğrenciydi. Abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Harp Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu.


    Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.


    2. Yaz tatillerinde çalışarak…

    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Metin, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 86’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı. Çevresinde, sürekli gülen, çok geniş bir arkadaş çevresi olan ve hoş sohbet biri olarak tanınıyordu. 

    1992 yılının Mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. Yayın hayatı boyunca Haberde ve Yorumda Gerçek Dergisi’nde muhabiri olarak çalışan Metin, 7 Haziran 1995’te kurulan Evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı. Metin, 8 Ocak 1996’da, gazetecilik yaparken, gözaltında polislerce dövülerek öldürüldü.


    3. Cinayet Günü Yaşananlar


    Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte “ısrarcı” davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.

    4. Emniyet Amiri, ” Özel Muamele” diyor. Aşağıdaki satırlar, dava dosyasından tanık ifadesi olarak tarihe geçti.

    “İnsanca yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahipsiniz. Size hiç kimse işkence ve eziyet yapamaz; insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamazsınız!”

    Bu satırlar Emniyet Genel Müdürlüğü”nün internet sitesinde yazar.


    Peki Metin nasıl öldü?


    Onun da ayrıntısı var:


    “O sırada Metin getirildi. Amirlerden biri “özel muamele” dedi. On kişi Metin”in üzerine çullandı. Cop, kazma sapı gibi şeylerle vuruyorlardı. Metin bayıldı. Su döküp ayılttılar. Tekrar dövmeye başladılar. Çok kan kaybediyordu. Tuvalete götürüp yıkadılar. İçlerinden biri “ölecek galiba, hastaneye götürelim” diyordu. Diğerleri “ölürse ölsün” diyerek dövmeye devam ettiler, Metin artık hareket etmiyordu.”


    5. Bir de sanık ifadesi var

    Çevik Kuvvet memuru Şuayip Mutluer, 1. Sınıf Emniyet Müdürü Yaşar Gökışık”a verdiği ifadede şöyle diyordu:

    “Ben salona döndüğümde yerde yatan şahsı (Metin Göktepe) sordum, polis memuru Metin Kuşat, gazeteci olduğunu İstiklal Marşını bilmediğini söyledi. Ben de “boş ver” dedim, bir tekme de ben attım. O sırada polis memuru Saffet Hızarcı”nın yerde bulunan şahsa “Bu Ali için, bu Rüştü için, bu da Süleyman için” diyerek vurduğunu gördüm. Sonradan adamı dövmekten copunun kırıldığını öğrendim.”


    Metin Göktepe”yi bu şekilde hunharca döverek öldürenler, dava açıldığında “istemeden adam öldürmek suçu” ile yargılandılar.


    6. Avukat Fikret İlkiz’in Afyon Ağır Ceza Mahkemesi’nde söyledikleri:

    “Eğer istemiyorsanız, bir kere vurduktan sonra geri çekilirsiniz. Yere düşmüş insanın kafasına kırk kere kalasla vurmazsınız! Metin Göktepe seçilerek alınmış, Evrensel muhabiri olması nedeniyle bilinçli olarak dövülmüş ve isteyerek öldürülmüştür!”

    Davayla ilgili çarpıcı detaylardan birisi de, Metin Göktepe’yi öldüren polisleri yargılayacak yer bulunamamasıydı…


    Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar, 25 bin polisin görev yaptığı İstanbul”dan güvenlik gerekçesiyle davayı Aydın”a nakletti. Orası da beğenilmedi, Afyon’a gönderildi. Duruşma günlerinde Susurluk Davası”ndan mahkum olmuş Korkut Eken Afyon’a geldi. 12 Mart dönemini yaşayanların adını bildiği Necdet Küçüktaşkıner, sanık polislerin avukatı oldu.


    7. Ablası Meryem Göktepe cinayeti ve sonrasını anlatıyor:

    İnsan bazen kimi olumsuzlukları hissediyor.

    8 Ocak gecesi Metin’i aramak için ev telefonunu uyumuşlardır düşüncesiyle kısaca çaldırıp kapattım.


    Saat 23.30 civarında.


    Aklım Metin’de nedense ve uyumuşum. Sabah kalktığımda bir şeyim kaybolmuş gibiydim.


    Gördüğüm rüyanın etkisi olabilir mi acaba diye arkadaşımla konuşuyordum iş yerimde. Rüyamda bir dere kenarındayım. Şırıl şırıl akan suda balıklar adeta dans ediyor. Ben de çok keyifle elimi uzatıp balıklardan tutuyorum.


    Derken bir kara balık, boyu diğerlerinden daha küçük olanı avucumun içinden kayarak kaçıyor.


    Çok üzülüyorum bu duruma.


    Arkadaşım güzel olduğunu söylüyor, kısmetmiş balık görmek gibi şeyler söylüyor.


    Ancak benim içimi acıtan bir şey olmuş o küçük karabalığın kaçışında…


    8. “Bugün olağanüstü bir gün diyorum kendi kendime.”

    O gün 9 Ocak sabahı işyerimde masama sığamıyorum. Sürekli oda değiştirip dolaşıyorum. Odama döndüğümde çeşitli kereler birileri tarafından arandığımı öğreniyorum.

    Bu da canımı sıkıyor oldukça. Sonrasında eski iş arkadaşlarımın öğlene yemeğe gelecekleri notunu alıyorum “sakın Meryem bir yere ayrılmasın” tembihi ile.


    Bugün olağanüstü bir gün diyorum kendi kendime. En yakın arkadaşıma bugün neden herkes beni arıyor ki, acaba bir şey mi oldu diye soruyorum. Hemen de uzaklaştırıyorum bu kötü düşünmeyi.


    Gayri ihtiyari Metin diyorum birden.


    Metin’e bir şey mi oldu düşüncesini saçma bulup, titriyorum sanki.


    Bir telefona nihayet ben çıkıyorum. Beni yakaladın bravo diyorum.


    9. “Buluşmaya gidinceye kadar yüreğim ağzımda.”

    Karşı taraf durgun fark ediyorum. Ha evet ablam ve abim de aramışlar ulaşamamışlar diyor çok eskiden Metin ile ortak arkadaşımız olan Uysal. Benimle çok acil buluşmak istediğini anlatıyor, ama ben ona arkadaşlar gelecek filan diyorum. İsterse benim işyerime gelebileceğini de söylüyorum.

    Olmaz diyor ve çok kararlı geliyor sesi. Bir şey olup olmadığını sorduğumda kendi özel bir sorunu olduğunu, ancak benim ona yardım edebileceğimi söylüyor. Kıyamayıp çıkıyorum ve tembihliyorum bürodaki arkadaşımı eğer gelirlerse beni mutlaka beklesinler diyorum.


    Buluşmaya gidinceye kadar yüreğim ağzımda. Yol çok uzun geliyor. Oysa işyerime çok yakın. Buluşma anına kadar hep Metin ile ilgili olumsuzlukları öteliyorum


    10. “Yaralılar var dünkü gözaltılardan” diyor.

    Özgür Gündem’de çalışan ortak arkadaş gazeteye gidelim daha rahat konuşuruz diyor.

    Karşısına dikiliyorum Yenikapı’dan sahile doğru gittiğimiz yolda. “Bana ya neler olduğunu anlat ya da gelmeyeceğim” diyorum.


    İnkar etmeye çalışıyor. Bakıyor olmayacak Metin diyor. Yüreğim sıkışıyor, “Bir şey mi oldu, çabuk her neyse söyle” diye sarsıyorum.


    “Yaralılar var dünkü gözaltılardan” diyor. Hatırlıyorum birden, dün cenazeler kalkacaktı sahi.


    “Evrensel’den de Metin yaralıymış” diyor.


    Nerde?


    Nasıl?


    Sorularım havada uçuşuyor.


    Uysal “Sakin ol üç Metin var ya, hangisi belli değil” dediğinde “Ne fark eder ki? Gerçeği bilmek istiyorum” diyorum.


    Aslında yüreğime ateş düştü ama hep kovmak istiyorum. Gazeteye gidiyoruz, bana bakıyor herkes ve ben acaba birisi gerçeği söyler mi? diye şaşkın bakınırken,”Ablasıymış”, “ablasıymış” kerelerce çınlıyor kulaklarımda.


    “Ablasıymış!” hiç normal gelmiyor.


    11. “Söyle” diyorum, “ne oldu Metin’e, öldü mü yoksa?”

    Ben telefona uzanıyorum, abimi arayacağım.

    Çok uzun geliyor o süre bana.


    Bu arada masada bir toplu iğne alıp parmağıma olanca gücümle batırıyorum.


    Kabus değil! Rüya değil! Karşıdan alo diyen yengeme soruyorum.


    Yaralıymış, Çapadaymış.


    Bulanık insanlar, karmakarışık uğultulu sesler’


    Beni hastaneye götürdüklerini arabada öğreniyorum. Cerrahpaşa yolundayız. Hastane girişini geçiyoruz, anlam veremiyorum.


    Çapa demişti yengem oysa. Adli Tıp önünde duruyor araba.


    İbo! İbo’yu, ağabeyimi görüyorum.


    Sağda üç genç kız ilişiyor gözüme, birisi yerlere atıyor kendini, ağlıyor, bağırıyor.


    Diğer ikisi genç kızı sakinleştirmeye çalışıyor hem de ağlıyorlar.


    İbo’ya koşup sarılıyorum o da ağlıyor benimle.


    “Söyle” diyorum, “ne oldu Metin’e, öldü mü yoksa?” bir süre bir şey diyemiyor.


    Nasıl denir ki? Metin, Metin nasıl ölür! “Anla artık” diyor…


    12. Devlet İlk Kez Suçunu Kabul Etti

    Göktepe’ye şiddet uygulayan beş polis ‘kastı aşan şekilde insan öldürmek’ (öldürme niyeti bulunmadan, taksirle) ve ‘faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek’ suçlarından yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir polis memuru ise Yargıtay’ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetinden uzaklaştırma cezası aldı.

    Sanıkların bir kısmı bir buçuk yıldan az süre cezaevinde tutuldu, ancak 2000’de yürürlüğe giren Şartlı Af Yasası cezaların tamamlanmasına engel oldu.


    Öldürülmesinden sorumlu polisler kamuoyunda “Rahşan affı” diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanarak toplam 1 yıl 8 ay yatmışlardır.


    Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri yargılanmış ilk gazetecidir.

    Ve bende yaptığım haberlerle Metin Göktepe adına verilen ödülü almış bir gazeteciyim.

    Yani Metin Gökte’nin gittiği haberler için mücadele eden gazetecilerden biriyim..

  • Babası Fetocu Diye Çin'e Yarışmaya Gönderilmemiş!..

    Ardahan‘da, Robotik Kodlama Atölyesinde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle önce Ardahan ardından Türkiye birincisi seçilen öğrencilerden birinin babasının Feto davasından yargılandığı ve tutuklu olduğu için Ardahan Valiliğince pasaport almasına izin verilmediği ve Çin’e gidemediği ve bu nedenle yarışmaya giren öğrencilerin moralinin bozulduğu ortaya çıktı.


    Yarışmada asıl başarılı olan öğrencinin babasının Feto davasından tutuklandığının ortaya çıkması ardından pasaport almasına izin verilmediği için Çin’e gidemediği ve beklenen başarının sağlanamadığı ileri sürüldü.


    Yaşanan bu durum üzerine asıl Robotik Kodlamayı yapan öğrenci arkadaşlarını bırakmak zorunda kalan 23Şubat İlköğretimOkulu Öğrencileri Ayşenur Uslu (12) ile Hayriye Tuana Açıkyıldız (11) Ardahan’ı ve Türkiyeyi temsil etmek üzere Çin‘e gitmiş ancak ilk 10’a girebilmiştiler.



    **Ziraat Odası da Ödül Verdi..


    Ardahan’da tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle Türkiye birincisi seçilerek  Türkiye’yi temsil etmek üzere gittikleri Çin’de 350 takım arasında ilk 10’a giren ancak babası Feto’dan tutuklu olduğundan pasaport alamayan arkadaşlarınına rağmen başarılı olan Ayşenur Uslu  ile Hayriye Tuana Açıkyıldız  Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah  Sural tarafından ödüllendirildi.


    Çin’de 6-9 Aralık tarihleri arasında yapılan ‘MakeX Robotik’ yarışmasına, 16 ülkeden 350 takım katıldı. 20 Şubat Ortaokulu öğrencisi Ayşenur Uslu ile TOKİ Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu öğrencisi Hayriye Tuana Açıkyıldız, Robotik Kodlama Atölyesi’nde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle Türkiye genelinde içerisinde seçkin eğitim kurumlarının da yer aldığı 44 özel okul ve 2 devlet okulunun katıldığı yarışmada birinci seçilmişti. 


    Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural ve yönetimi bu başarının ardından Öğrencileri ve başarıda emeği geçenleri unutmayarak bir program düzenlediler.  Ardahan Ziraat Odası Başkanlığında yapılan programa Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu,  STK temsilcileri, Oda yönetimi, Okul müdürleri,  öğretmenler ve öğrenciler katıldı.


    Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural, “Bizleri önce Türkiye’de daha sonra Çin’de elde ettikleri başarıyla gururlandıran bu öğrencilerimizle ne kadar gurur duysak azdır. Bu çocuklarımız sadece bizleri değil bütün Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmişlerdir. Öğrencilerimize  destek olan Başta Sayın Valimiz Mehmet Emin Bilmez’e, Milli Eğitim Müdürümüze, Okul Müdürlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz” dedi.


    Öğrencilere destek veren Ziraat Orası Başkanı Latifşah Sural’a  teşekkür eden Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, “Bizleri gururlandıran öğrencilerimiz bir kez daha tebrik ediyorum. Bu anlamlı  programı düzenleyen Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’a göstermiş olduğu hassasiyetten dolayı tebrik ediyorum” dedi.  


    Ziraat Odası Başkanı Sural,   Başarılı olan öğrencileri çeyrek altın ve çeşitli hediyeler ile ödüllendirirken, projede görev alan  herkesi birer plaket takdim etti. 



    **Benim Savcım!


     


    Yazıma başlamadan önce yeğenimin bıçaklandığı ve öldürmeye teşebbüs raporu almasına rağmen, bıçaklayanın arka kapıdan girip ön kapıdan çıktığı şu günlerde adaleti temsil edenleri baskı altına alıp, etkileme gibi bir düşünceyi ‘Tam Demokrasi, Tam Adalet, Tam İnsan Hakları’ diyerek reddettiğimi belirtiyorum.


    Çünkü adaletin kestiği parmak acımaz!


    Şimdi gelelim yazımıza;


    Kılıçdaroğlu’nun Gandhi misali kilometrelerce yol yürüyüp Adalet aradığını belirttiği ülkemde savcılarımız ve hakimlerimizin ‘Benim Savcım, Bizim Hakim’ hitabı ile anılması da dikkatlerden kaçmıyor.


     En son, Arabistanlı gazetecinin öldürülüp katilleri gibi cesedinin de hala bulunmadığı ancak üzerinden siyaset yapılmaya devam edildiği ülkemin, Cumhurbaşkanı yani partili Başkanı Erdoğan’ın ‘Arabistan Baş Savcısı geldi bende benim savcıma gerekeni ver’ dediğini hatırlıyorum. Ve son olarak aynı Erdoğan gazeteci meslektaşımız Fatih Portakal’a olduğu gibi sanatçı Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e hitaben kürsüde ‘mandalina mı, portakal mı, sanatçı mı?’ dedikten sonra savcılara ve hakimlere emir edercesine yaptığı konuşmasına şahit olduk.


    Ve tabi bu şahitliğin hemen ardından ‘Benim Savcım’ diyen Erdoğan’ın kürsüde yaptığı konuşmayı ihbar sayıp adı geçen gazeteci ve sanatçılar hakkında hemen soruşturma başlatıldı. 


    O ünlü kürsü konuşmalarından sonra nice siyasinin yanı sıra Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan gibi birçok gazetecinin de ‘gizli tanık’ denilen ama savcı ve hakimlerin bile ‘kim bu gizli tanık?’ diyerek merak etmediği soruşturma ve iddiaların ardından içeri tıkıldığı bir ülkedeyiz.


    ‘Seni Başkan Yaptırmayacağım’ dedikten sonra kendisini hapiste bulan ancak AHİ’nin serbest bırakılması gerektiğine karar verilen ama yine kürsüde yapılan bir konuşmayla ve jet hızıyla başka bir davadan alınan kararla hapis cezası onanan ve serbest bırakılmayan Selahattin Demirtaş’ın yanına birde sanatçı ruhlu siyasetçi Sırrı Süreyya Önder gönderildi, ‘Benim Savcım’ deme cesareti bulunan ülkemde. 


    Yani kısacası Adalet ve Hukukun ‘Benim Savcım, benim hakimim’ denilmesiyle bir kişinin yada bir partinin değil ‘Bizim Savcımız, Bizim Hakimimiz’  denilerek ‘Adalet Mülkün Temelidir’ sözünün, gerçek hukukla, gerçek adaletle yerine gelmesi için başta hukukçular olmak üzere herkesin duyarlı olması gerekir, adaletin olmadığı ileri sürülen ülkemde.

  • DESTEK YOK KUTLAMA VAR!

    Ardahan’da, Robotik Kodlama Atölyesi’nde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle Türkiye birincisi seçilen 12 yaşındaki Ayşenur Uslu ile 11 yaşındaki Hayriye Tuana Açıkyıldız Türkiye’yi temsil etmek üzere gittikleri Çin’de 350 takım arasında ilk 10’a girmeyi başardı.


    Çin’de 6-9 Aralık tarihleri arasında yapılan ” yarışmasına, 16 ülkeden 350 takım katıldı. 20 Şubat Ortaokulu öğrencisi Ayşenur Uslu ile TOKİ Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu öğrencisi Hayriye Tuana Açıkyıldız, Robotik Kodlama Atölyesi’nde tasarladıkları ‘Robothan’ projesiyle Türkiye genelinde içerisinde seçkin eğitim kurumlarının da yer aldığı 44 özel okul ve 2 devlet okulunun katıldığı yarışmada birinci seçildi.


    Uslu ve Açıkyıldız’ın robotlarla mavi gezegeni kirlilik ve çöpten temizlemeyi amaçlayan ‘Mavi Gezegen’ projesi, Türkiye’yi temsil etmek üzere Çin’de düzenlenen yarışmaya gitti. Ortaokullu kızlar, buradaki yarışmada ilk elemede 35 takım arasına girmeye başardı. Daha sonra yapılan final yarışlarında ise ilk 10’a giren kızlar büyük bir başarı elde etti.


    MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEBRİK ETTİ


    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Çin’de 350 takım içerisinde 10’uncu olarak ülkeye büyük gurur yaşatan öğrencileri sosyal medya üzerinden yayınladığı mesaj ile tebrik etti. Bakan Selçuk mesajında, “350 takım arasında ilk 10’a giren Ardahanlı öğrencilerimizi kutluyorum” dedi.


    MİLLETVEKİLİ ATALAY’DAN TEBRİK MESAJI


    Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Çin’de 350 takım içerisinde 10’uncu olarak ülkeye büyük gurur yaşatan öğrencileri sosyal medya üzerinden yayınladığı mesaj ile tebrik etti. Milletvekili Atalay, “Ardahanlı Kızlarımız Çin’de Türkiye’yi hakkıyla temsil ettiler. 350 takım içinde ilk 10’a girdiler. Kendilerini kutlar, desteklerini esirgemeyen Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Ardahan Eğitim Kültür ve Eğitim Vakfı’na teşekkür ederim” dedi.


    VALİ MEHMET EMİN BİLMEZ: GURUR DUYUYORUZ


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ise öğrenciler Ayşenur Uslu ve Hayriye Tuana Açıkyıldız ile projede görev alan öğretmenleri tebrik ettiğini bildirdi. Vali Bilmez, “ Robotik Kodlama yarışmasında Türkiye birincisi olarak 6-7-8 Aralık tarihlerinde ülkemizi Çin’de temsil eden ve 350 takım arasından 10’ncu olan öğrencilerimiz Ayşenur Uslu ve Tuana Açıkyıldız ile projede görev alan öğretmenlerimizi tebrik ediyor, başarılarını yürekten kutluyorum” ifadelerine yer verdi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    Bir Kenti Birinciliğe Taşımak


    Çoğu belediyesinin ilgilenmediği futbol kulüplerinin amatörden sonra bal ligine ardından 3. lige sonrasın da 2. ve 1. lige çıkmaya çalıştığı ülke de futbolun yanı sıra sporla yerelde yeterince ilgilenmediği ülkem de 1. lige çıkarılması gereken onca yerleşim alanın başına kimin geleceğinin tartışıldığı şu günler de çoğu yerin adayı belli oldu.


    Ismarlama ve piyango gibi yollarla belirlenen adayların başına geçmeyi hedefledikleri şehri nasıl olup da 1. lige taşıyacakları konusun da plan projelerini önceden değil aday olduktan sonra açıklama hazırlıkları yaptıklarını da görmekteyiz. 

    Örnek olarak halen adayı belirlenmeyen ülkenin ve dünyanın önemli metropollerinden olan İstanbul’un adayının kim olacağını tartışanlar başta trafik sorunu olmak üzere İstanbul’un onca sorun ve sıkıntısına karşı ne yapacakları sorgulanmamaktadır.

    Yani, ‘Kim aday olacak?’sorusundan çok önde gelen ismin ‘İstanbul’a yönelik projesi nedir?’ diye sormazlar, merak da etmezler.

    Sadece İstanbul mu ki ? Memleketim Ardahan’ın da içinde bulunduğu 81 vilayetin ana sorunu da budur.

    Yani aday belirlerken ‘Seçilirsen neler yapacaksın?’ diye sormadan aday belirleyen sistemin devam ettiği bir süreçte bir kenti tüm imkanlarıyla birinci lige taşıyacak projelerden bir haberiz. 2019 Yerel seçimlere doğru giderken. 

    Plan ve projeleri sorulmadan ilan edilen onca adayın kimlerle yani şehir plancısı, çevre mühendisi, hukukçu meclis üyeleri ile mi yoksa sülalesi çoktur denilerek meclis üyesi yapılanlarla mı seçime gidecekleri de plan projelerini de bilmediğimiz gibi bu durum da bilinmemektedir.

    Kısacası Fenerbahçe’yi 1. yapacağı söylenen ve başkanlığa getirilen Ali Koç gibi adayların şehirleri 1. lige taşıyıp taşıyamayacaklarını soran da yok sorgulan da.

  • MYO'LAR İÇERİ ALINACAK!

    Aylar sonrası yapılacak olan yerel seçimler başta olmak üzere bir çok sanal gündem de gerçek gündemi unutturan anlayış devam ediyor dursun aynı durum ülke de yaşanan aynı durum Ardahan’da da yaşamakta.

    Kurulduğundan bu yana kent merkezi ile bir uyum sağlayamayan ve her geçen gün şehirden uzaklaştıran Ardahan Üniversitesi ARÜ iyiden iyiye içeriye kapanmaya başladı.

    Son yıllarda ortaya konulan yönetim anlayışı ile adeta kan kaybına uğrayan ARÜ bir çok fakülteye yanı sıra meslek yüksek okullarına öğrenci ve öğretim üyesi bulamaz hale geldi.

    Ardahan Kars yolu üzerin de Çamlıçatak köyü yakınların da bulunan Ardahan üniversitesi kampüsü öğrencive öğretim üyesi bulamayınca ve boşalınca üniversite yönetimi çarşı da bulunan meslek yüksek okullarını kapatıp üniversitenin içine çekmeye karar kıldı her geçen gün öğrenci ve öğretim üyesi kaybı yaşayan ARÜ Ardahan çarşısında bulunan 3 MYO’yu çarşı merkezine 7 km uzaklıkta bulunan üniversite kampüsüne taşımaya karar kıldı.

    Ardahan Halilefendi Mh. Kayabaşı mevkinde bulunan ve yaklaşık 800 öğrencinin eğitim gördüğü Ardahan Teknik Bilgiler Yüksek Okulu,Sağlık Hizmetleri Yüksek Okulu,Ardahan Sosyal Bilimler Yüksek Okulunu kapatıp üniversite kampüsüne taşımaya karar kılan ARÜ yönetimi kampüste bulunan fakülteleri de ard arda kapatıyor.

    Ardahan merkez de bulunan MYO’ları kapatıp kent dışında bulunan ARÜ kampüsüne taşımaya karar kılan üniversite yönetimi kampüste bulunan Mühendislik Fakültesi,İlahiyat Fakültesi,İktisadi Fakültelerini de öğrenci ve öğretim üyesi bulunamadığından kapatma kararı aldı.

    Kurulduğundan bu yana hayvancılık dahi kentin ekonomisine yön verecek hiç bir ciddi plan ve proje hazırlamayan ve özellikle son yıllar da çarşı merkezinden iyiden iyiye koparılan bir anlayışla yönetilen Ardahan Üniversitesinin çarşı da ki Meslek Yüksek Okullarını da kapatıp,kapattığı fakülte binalarına taşımak istemesi Ardahan esnafını ve halkın tepkisine neden olmaktadır.

    Kent merkezinde ki fakülte ve yüksek okullara öğrenci ve öğretim üyesi bulamamakla kan kaybına uğrayan ARÜ’nün bu yönetim anlayışı dolayısıyla ilçeler de ki MYO’lar da zorda.

    Çıldır MYO,Posof MYO ve Göle de ki fakültenin öğrenci bulmakta bir hayli zorlandığı öğrenilirken aynı MYO’ların yanı sıra fakültelerin öğretim üyesi bulmaktan da sıkıntı yaşadığı ve bunun yüzünden öğrenci bulamadığı da alınan bilgiler arasın da oldu.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    GASP ve SOYGUN


    4 Ay sonra yapılacak olan yerel seçimleri 6 ay önceden gündeme taşıyıp ülkenin gerçek gündemine saklamayı başaran mevcut iktidar bir taraftan ittifak yaptığı MHP’nin ve toplumun büyük kesiminin genel af istemini görmezden geldiği gibi ülke de yaşanan onca sorun ve sıkıntının başında gelen gasp ve soygunları da rutin haber diye görmezden gelmesi de dikkatlerden kaçmıyor.


    Erbakan’ın kardeşini ve onca ünlünün çeşitli yollarla dolandırılmasını,Kocaeli Üniversite Hastanesin’de Kornea hırsızlığını es geçtiği gibi günlük banka soygunları ve onca gasp olayını basit bir asayiş olayı olarak geçiştirmesi de dikkatlerden kaçmıyor.


    Enflasyonun %23 olduğu doların sünni yollarla düşürüldüğü altının anlamadığı bir ülke de gasp ve soygunları artmasını görmezden gelmesi hiçte hayra bir gidişat değildir.


    Suriye’de YPG’nin Amerika Askerleri ile birlikte kuleler diktiği şu günlerde Arjantin de yapılacak olan zirveye katılan Başkan Erdoğan’ın ve ekibinin ciddiye almadığı görülen gasp ve soygunları aslın da ülkenin iç huzursuzluğunu da ortaya koyduğunu da görmek istemiyorlar.


    Hal bu ki aynı hükümet enişte sülalesinin yaptığı dronlarla terörü bitirdiğini ileri sürerken ülkenin iç huzurunu ortaya koyan güvenlikten yoksun gasp ve soygunlara ülke de ki ekonomi sıkıntıyı,iç sorunun hayrı halemet olmadığını anlaması algılaması gerekir.


    Soğan depolarını basarak ekonomi düzelteceğini ileri süren aynı hükümet siyasi rakiplerini çeşitli suçlarla alıp içeri tıkarken gerçek gündem olan onca olayı gibi gasp ve soygunları da engelleyememektedir.


    Piyangoyu yetmiş milyon ikramiye çıkararak yerel seçimden sonra piyango hayaliyle gerçek gündemi saklayan ve onca sözde huzur operasyona rağmen gasp ve soygunların önüne geçememesi düşündürücü olduğu kadar iç huzursuzluğu da ortaya koymaktadır.


    Çünkü Ardahan Yeni Mahalle Toki’lerini basan fareler gibi ülkenin iç barışını ekonomik durumunu ortaya koyan gasp ve soygunlar her geçen gün artmaktadır.

  • Atalay Andın Geri gelmesinden Rahatsız Oldu!..

    Hükümetin kaldrıdrığı ancak Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay’da açtığı dava sonucunda Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatması AK Partili Ardahan Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın tepkisine neden oldu.



    Twitterde paylaştığı,‘Danıştay son kararı ile belli ki demokratik yöntem ve araçlarla kapattığımız ‘Eski Türkiye’ye açılan kapıyı zorlamaktadır. Oysa Türkiye’nin tahkim ederek üzerinde ilerlediği toplumsal vasat buna asla müsaade etmeyecektir.’  Mesajı ile alınan kararla ilgili rahatsızlığını açıkça ortaya koydu.



    Projesiz Adaylar..


    Her seçim döneminin değişmez aday adayları ‘bende aday adayım’ diyerek, çoğu akrabaları olanların alkışları eşiliğin de  düzenledikleri yine sahne de..


    Seçim gelmeden ortaya çıkmayan, memlekette onca sorun yaşanırken kendilerin saklayan, param var, göbeğimde diyerek seçimden seçime ortaya çıkıp, memleketi kurtarmaya talip olanların ‘Bende aday adayım’ diyerek boy boy poz verdikleri şu günlerde kimsenin aday olmaları halinde ve Allah göstermesin seçildikler takdirde ne yapacaklarını, hangi plan ve projeyi hayata geçirecekleri de anlaşılamıyor.


    Çünkü ne beyinlerinde, ne elerinde bir plan ve proje yok..


    Sadece ‘Bende adayım’ demek onlar için siyaset sanılıyor.


    Hâlbuki aday oldukları kentin kaç mahallesinin olduğunu bile bilmeyen bunların gerek yerel gerekse ulusal sorunlar konusun da ne düşündüklerini, aday edildikleri halde nasıl bir çalışma ortaya koyup, seçim kazanacakları ve seçildikler takdirde neler yapacaklarını belirtmeleri gerekmiyor mu?


    Bilmem ama gerek İstanbul’da gerek Ardahan’da gerekse Çorum da aday adayı olduklarını ilan edenlerin hemen hepsine baktığımızda kimsenin ‘Ben seçilirsem şu projemi hayata geçireceğim’ dediğine şahit olamıyoruz.


    Yani plan ve projesi olmadan aday olanlar çok ama plan ve projeleri ile konuşan, aday olan kimse yok diyebiliriz.


    Sadece ‘Ben de adayım’ diyenler var.


    Bu ülkenin ekonomisinden, alt yapısına, sosyal hayatından siyasal yaşamına birçok sorunun olduğunda bile bi haber olan onca aday adayın ‘bende adayım’ dediği bir sürecin daha yaşandığına şahit olduğumuz şu günlerde bunlara ‘Kardeş adaysında ne yapacaksın?’ diyen bir seçmen, genel merkez, kamuoyu ve basınında olmadığını da görmekteyiz.


    Yani kardeş sen adaysında aday olduğunda kimden, nasıl, hangi plan ve hangi proje ile seçmenden oy isteyeceksin?


    Seçildiğinde neler yapacaksın?


    Yönetmek istediği kentin kaç mahallesi, kaç km. yolu, kaç konutu, ne kadar nüfusu var anlamında nasıl bir bilimsel çalışman var?


    Şeklinde kimsenin soru sormadığı bir seçimin daha yaklaştığı şu günlerde herkes aday ama plansız, projesiz..


    Olan ne?


    Bol bol vaat ve havadan, sudan açıklamalar..

  • Urfalı İbo Gidemedi, Ama Posoflu Emrah Oxfrod’a Gidecek..


    **Fenerbahçe’nin Durumunu Daha İyi Anlıyorum..


    Kindar bir grubun iktidarı elinde tuttuğu zaman sizin bu grubu aşıp, başarıyı elde etmenin çok zor olduğunu Ali Koç’un Fenerbahçe’nin, benim ise Serhat Ardahan Spor’un başkanı olması ardından bir kez daha anladım, fark ettim.


    Çünkü yalnız bu ülke de değil, tüm dünyada gücü elinde tutanların kendilerinden olmayanları saf dışı etmek için devletin imkânları başta olmak üzere tüm imkânları seferber ettiğini her geçen gün ilerleyen yaşımız ve yaşadıklarımızla daha iyi anlıyorum.


    Gezi olaylarında Divan oteline sığınanlara su, limon, ekmek verilmesini unutmayanlar ama bunu da not edenler gibi benim de durumum Ali Koç’tan farkım yok desem abartıyorsun demeyin.


    Çünkü bu ülkenin 3 gümrük kapısına sahip olan ama maddi imkânsızlıklar içinde BAL liginde 3. Lig için mücadele veren Serhat Ardahan Spor’a başkan olduktan önüme konulan engellerle birlikte sonra Ali Koç’u daha iyi anlıyorum.



    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası..


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partiler başvuru yapmaya başlayacaklar.


    Gözlerin kimin kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin art arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.


    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.


    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.


    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiçbir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini tüm 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.


    Bir dönem cemaat, bir dönem barı süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Baloz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarak ta başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’de çok orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylaına talip olduğunu anlıyor gibiyim.


    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından takip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başına da kalsa bu üç parti birleşmezse yereldeki iktidarına devam edeceğini de unutmak gerekir.

  • Çobanlık ve Boyacılık Bitti!

    172 Okulun, Bin 283 dersliğin, Bin 414 öğretmenin 20 binin üzerinde öğrenciye eğitim verdiği Ardahan’da bugün çalacak olan ders zili ile okullarına dönecek olan öğrenciler tatil boyunca taşıdıkları boya sandıklarının yerine çantalarını yüklenecekler.


     


    **Tatilleri Çobanlık ve Boyacılık..


     


    Yeni bir eğitim/öğretim sezonuna bugünden itibaren merhaba diyecek olan Ardahanlı öğrencilerin büyük bölümü tatilde köylerde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan ailelerine çobanlık yaparken kentlerdekilerin ise boyacılık, kalfalık yaparak geçirmekte.




    **Bu Gençler Bizim, Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz..


    Nüfusunun yarısından fazlasının genç olmasıyla övünen ülkemizde başta amatörde olmak üzere genelde spora ne kadar sahip çıktığımızın tartışma konusu olduğu bir sürede başında bulunduğum ve çatısı altında 64 Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu olarak sahiplendiğimiz BAL Ligi Futbol Takımı Serhat Ardahan Spor’un ilk karşılaşmasında gördüğüm tek şey başta Ardahanlı olmak üzere gençlere sahip çıkmak olduğunu bir kez daha anladım.


    Evet, yenmemiz gereken bir maçı yok imkânlar ile kurulan takımın yenilmesi elbette beni ve samimi olan birkaç yönetici arkadaşımı derinden üzmedi değil.


    Çünkü bizim gibi düşünen ve gençlere sahip çıkıp, yeşil sahalarda tutmak gerekir diyen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un yanı sıra onca iş adamı, esnaf, taraftar Serhat Ardahan Spor aracılığı ile gençlere sahip çıkmış, tam bitti denen bir takım yok imkânlar ile gelen 5 lira, 50 lira, 5 bin liralar ile yeniden baştan aşağıya kurulmuş ve biz yöneticilere ve Ardahanlılara umut vermişti.


    Milyon dolarların döndüğüne şahit olduğumuz ve iyi bir futbolcunun en az 100 Bin TL.’ye alına bildiği bu sahada toplasan tüm takımı 100 Bin TL.’ye kurmak her baba yiğidin işimi bilinmez ama bu gerçekleşmiş ve bu ekonomik sıkıntı içine beklenenden çok büyük bir umut bağlanmıştı.


    Evet, TFF denen para toplama canavarının yanında yalandan gençlere sahip çıkılmalı deyip, yaşlılara bile sahip çıkmayan bir anlayışın hüküm olduğu ülkede adeta bu undan bu kadar helva dedirtmişse de biz umudumuzu yitirmeden, verilecek samimi ve ciddi desteklerle kadromuza yapacağımız yeni br kaç takviye ile bu yolda da başarılı olmak için mücadelemize devam edeceğiz.


    Kısacası; Bu Gençler Bizim, Sahip Çıkmaya Devam Edeceğiz..


    Reklam


    **Gazeteciliği erteleyince gazeteciler türüyor..


    Sormayın farkındayım, aldığım görevleri en iyi şekilde yerine getirme çabası içinde ertelediğim onca işin başında gelen mesleğim, gazeteciliktir..


    Evet, farkındayım memlekette ‘domuz sürüsü görüldü, kanadı kırık güvercin tedavi edildi’ ya da ‘Kelebeklerin toplu ölümü’ başlıklı haberler dışında haber yapamayan gazetecilerin yanı sıra teknolojiyi fesatlıklarına kurban edip, her yazdığı satırla kendilerini  Uğur Mumcu, Musa Anter sananlar türemiş..


    Bu bölgenin insanlarının yaşananlarla ilgili haber ve yorum beklediğini ve bunu onlara verecek olanların gazeteciler olduğunu unutan bu sanal fesatların başta Erdoğan hatta neden hapiste tutulduğunu hâkimlerin bile anlamadığı Demirtaş’ın okuduğunu sanmaları ise ayrı bir önemli psikolojik sorun olarak karşımızda durmakta.


    Başta, bu sanal gazeteci İstanbul gibi bir metropolde Ardahan’ın adını her yere yazdıran Ardahan Günleri sonrasında Ardahan Bal Festivali ve sonrasında şu anda yoğun bir tempo ile toparlamaya çalıştığımız Serhat Ardahan Spor’un sorunları ve yoğunluğu dolaysıyla ertelediğim ama not ettiğim gazetecilik mesleğimi bıraktığımı sanıp, sanalda türeyicilerinin dipte köşede ellerindeki telefonlarla gazeteciliğe soyunmalar ve arada birde sözüm ona bana da laf dokundurmaları ise bir başka konu.


    Bunların bana dokunarak meşrulaşmak istediklerini anladığım satırlarında gördüğüm diğer bir şey ise hepsinin birere klavye kabadayısı, devrimcisi, milliyetçi olması da bana bir başka zulüm.


    Çünkü biz kırk bacıyız bir birbirimizi tanırız sözünün ötesinde bunların 41’inin çok yakından tanıyan benim bunlarla uğraşacak vaktimin olmadığını bilmenin fırsatını da yaşamaktalar.


  • Üniversite Vakıf Kuruyor..

    “ARÜ Kalkındırma Vakfı” adıyla faaliyete geçmesi beklenen vakfın kuruluşu öncesi Vali Mehmet Emin Bilmez, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve  Ardahanlı esnafların geniş katılımı ile toplantı düzenlendi.


    Ardahan Üniversitesi’nin daha hızlı büyümesi ve her alanda kalkınması amacıyla vakıf kurma yoluna gittiklerini söyleyen Rektör Mehmet Biber, kuruluş aşamasında ilin tüm dinamikleriyle istişarede bulunmak amacıyla toplantı düzenlediklerini söyledi. Rektör Biber, toplantıda vakfın kurulması halinde yapılacak çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi.


    Toplantıda konuşan Vali Bilmez ise Ardahan Üniversitesinin halkın üniversitesi olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bu üniversite, Ardahan halkının üniversitesidir. Güzel bir üniversite kurulmuş, konum olarak, kampüs olarak kendisini ispatlamış bir üniversite ve belli bir aşamaya gelmiş. Bu noktaya gelmesinde emeği geçen herkesi kutluyorum. Yine ilimizde ki en güzel sosyal tesis üniversitemizdedir. Üniversitemize hep birlikte sahip çıkacağız. İlgileneceğiz, varsa eksiklerinde yardımcı olacağız. Bu konuda biz özellikle dışarıda yaşayan Ardahanlılardan ilgi bekliyoruz. Kurulması planlanan vakıf, üniversitemizin kalkınmasına, büyümesine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla buraya sunulacak olan maddi, manevi her türlü desteğiniz önemlidir. Burada ki göç olgusunu kırmalıyız. Ardahan nüfusunun altıda biri Ardahan’da yaşıyor, altıda beşi ise Ardahan dışında yaşıyor. Onun için Ardahan dışında yaşayan Ardahanlıların buraya sahip çıkması lazım. Ardahan’da bir güzellik gördüm. Türkiye’de nadir yerlerde rastlıyoruz. Farklı etnik kökenler sahip insanların kardeşçe yaşayabildiği, nadir illerden birisi. Böylesi güzel bir şehri sahipsiz bırakamayız. Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Kurulacak olan vakfın da hayırlı hizmetler vermesini temenni ediyorum.”


    AK Parti Milletvekili Atalay ise Ardahan Üniversitesinin ilime katkı sunması anlamında daha fazla büyümeye ve kalkınmaya ihtiyacı olduğuna değinerek, “Üniversitemiz genç bir üniversite ve henüz birkaç yaşında. Henüz kendisinden meyve alınacak yaşa gelmedi ama inşallah bunu göreceğiz. Bundan 10, 15 yıl önce, Ardahan’a bir üniversitenin açılacağını söyleselerdi belki hiç inanmayacaktık. Çok uzaklarda bir hayal olacaktı ama hamd olsun ki artık mezunlar veren bir üniversitemiz var. Takdir edersiniz ki eğitim bir süreçtir. Bizim ülkemizde eğitime daha çok vakıflar katkı sunmuştur. Varlıklı insanlarımız her zaman eğitim altına omuz vermiştir. Bugün üniversitemiz kuruluş aşamasında olan kalkındırma vakfı,  Ardahan Üniversitesinin eğitimine, geleceğine katkı sunacaktır” dedi.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy da, ARÜ Kalkındırma Vakfı için, şehir-halk buluşması ve kaynaşması anlamında önemli bir girişim olduğunu kaydetti.



    **El Birliği İle Vakıflaşma..


    Serhat Ardahan Sporu baştan aşağıya yeniden oluşturma çabalarımızın sürdüğü şu günlerde Kafkasya’ya açılan Ardahan’ın muhteşem bir kampüse sahip Ardahan Üniversitesinin kurmaya çalıştığı ve bu yönde düzenlediği toplantıya katılma fırsatı yakaladım.

    Salona ilk girdiğimde gördüğüm manzara karşısında önce dona kaldım..

    Ama sonra ilk şoku atlatıp, geç gittiğim için protokol kurallarını umursamadan yerime geçmem gerektiğini düşünüp, ilk gördüğüm yere geçtim.

    Çünkü aylardır, günlerdir yapılan çağrılara, basılan, dağıtılan davetiyelere, onca telefon görüşmelerine karşın girdiğim salonda batıda tanıdığım yüzlerin bir kaçı dışında kimseler yoktu..

    10 yaşına giren ve bizimde sıkça dikkat çektiğimiz yani üniversitenin kuruluşundan bu yana Ardahan kent merkeziyle birlikte hareket etmesi yönünde eksikliklerin olduğunu bu nedenle gerek kent merkezinde açacakları Güzel Sanatlar Fakültesi ve Hayvancılık sektörüne katkı sunacak olan Hayvancılık Enstitüsü ile Ardahanlılarla birlikte üniversiteyi büyüteceklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Birer’in iyi niyetli vakıf kurma çabasına hem kurucu üye, hem de gönüllü bir Ardahanlı olarak karınca kararınca katkımı sunduktan sonra orada ki iş adamlarına baktım.

    Çoğu Ardahan merkez de kendi yağından kavrulan ama başta İstanbul’dakiler olmak üzere batıda ki Ardahanlı iş adamlarının ikna edilip getirilemediğini gördüğüm o toplantıda, Ardahan’a yönelik samimi çabaları olduğuna inandığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da bu yönde sıkıntılı oldukları ve Ardahan’a gelmeyen, getirilemeyen işadamlarına öyle ya da böyle ulaşılması gerektiğine dikkat çekiyordular.

    Öncelikle batıda ki Ardahanlı iş adamların ulaşmanın yolu onlara 24 saat içli, dışlı olan başta Ardahan dernekler Federasyonu olmak üzere federasyonların, derneklerin birinci muhatap olarak alınması gerektiğini de gördüğüm o toplantıda en önemli konu ise iş adamı kisvesi altındaki bazılarının 870 bin lira bulunamadığı için müteahhit firmanın bitiremediği Çıldır Meslek Yüksek Okuluna devrini sağlamadıkları halde daha öncekilerinde olduğu gibi o toplantıda hava basmalarıydı.

    Yani o toplantıda olduğu gibi önce ki toplantılarda para, destel vermektense akıl vermekten öte bir şey yapmayanların yine başa oturulduğunu görüyordum.

    Yani kanie imkanları ile bile 870 bin lirayı verip, yurt binası çilesi bitmediği için kapatılma noktasına gelen Çıldır meslek Yüksek Okulu’nun kurtaramayanlar bu kez Ardahan Üniversitesini hava, civalarıyla kurtarmaya gelmiştiler..

    Hâlbuki daha önce ki hemde Çıldırlı olan rektör gibi başta bugün kü Sayın Rektör olmak üzere Vekilin, Valinin ve Belediye Başkanının iyi niyetli girişimleri ve istemleri bugüne kadar hep bu boş hava basanlar yüzünde havada kalmamış mıydı?

    Bilemiyorum ama samimi tür toplantıların havada kalmasının tek yolunun başta gençlere sahip çıkıldığını ortaya koyulması gereken en önemli bir kapı olan Serhat Ardahan Spor’a ve Ardahanlı öğrencilere sahip çıkacak olan samimi iş adamlarına ve nunları tırnağına kadar tanıyan stk başkanlarına ulaşmaktır.

    Bunun en güzel örneği Cezayir’den Serhat Ardahan Spor’a yaptığı destekle örnek olan Şefik Öktem’in oğlu olan ve bugün yurt dışında kurduğu şirketi aracılığıyla ülkenin marka iş adamları arasında yer almaya başlayan Kubilay Öktem, çok yoğun olduğunu bildiğim ve bu toplantıyı önemseyen Turgut Samancı gibi isimlerdir.

    Evet, Ardahan Üniversitesinin 10. Yıl Dönümünü kuracağı bir vakıfla taçlandırmak istemi çok önemli bir adım olduğu kadar bu yönde yapılan toplantı da bir o kadar moral bozucuydu.

    Çünkü vakıf kurmak, federasyon, dernek çatısı altında bir araya gelmek yani hep dediğim, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin öyle her toplantıda poz verip, boş çıkanlarla olmayacağını artık anlamak, algılamak gerekir..

    Bunun içinde önce bu yönde gerçek anlamda samimi bir ekip kurmak ve bu ekibe başkanlık edecek olan Valinin, ‘ben valiyim aramam’ demediği, Rektörün, ‘Ben rektörüm, sekreterim arasın’, Vekilin, ‘ben vekilim gitmem, danışmanım aradı ya’ Beleidye Başkanlarının, ‘Özel kalmeden aramadılar mı?’ demeden başta Ardahan belediye başkanı olmak üzere ilçe belediye başkanlarını, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri hatta muhtarları da yanlarına alarak, İstanbul ve batı denen ve göçün, güç olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara yani uzaklarda ki federasyon yöneticilerini ev sahibi yaparak batı turu yapılmalı diye düşünüyorum.

    Ve öneriyorum..

    Yoksa dün Vekilin, Belediye Başkanlarının bugün Rektörün önemli çıkışları yine havada kalır, Ardahan’da güzel havası dışında gerçek anlamda istenen o havayı alamaz ve devam eden göç ile her geçen gün biraz daha nefessiz kalıp, boşalır.

    Ve en önemlisi bu yönde samimi adımlar atanlarda gün gelir o adımları atmaktan korkar, vazgeçer ve onlarda bana ne der..

  • Öğrenciler Gitti, Leylekler Geldi..

    5 binin üzerinde öğrencisi bulunan Ardahan Üniversitesinde okuyan öğrencilerin okulların tatile girmesiyle birlikte hazırladıkları bavulları ile yollara düştükleri görülen Ardahan’da karne dağıtımını yapan öğretmenlerinde öğrenciler gibi kenti terk ettikleri görüldü.


    Öte yandan 3 Özel Öğretim Eğitim Kursunun bulunduğu Ardahan’da bazı öğrencilerin şimdiden kurs hazılıklarına başladığı görülürken geriye kalanların büyük bölümünün ya hayvancılık yapan ailelerine yardıma yada kent dışiında bulunan kurslara gitmeye haızrklandıkları öğrenildi.



    **Leylekler Gelmeye Devam Ediyor..


    Kuşların göç yolu üzerinde bulunan Ardahan’da iyiden iyiye ısınan havalarla birlikte Ardahan’da konaklayan Leylek sayısından da bir hayli artış olduğu görülmekte.



    Afrika’dan gelip, Türkiye’nin önemli sulak alanlarına sahip Ardahan’da bahar aylarından itibaren aylarca dinlenen ve yuva yapan göçmen kuşları arasında buluna Leyleklerin kar ve yağmurlardan yıpranan yuvalarını onararak konakladığı görülen şu günlerde kentin bir çok yerinde yuvalanmış durumdalar.


    Haydi diaspoara bir oy da sen al








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.

    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’daki bal festivali ile devam edecek.

    Ve ilkyazıma geçelim;

    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’daki, İzmir’deki, Ankara ve Konya’daki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.

    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır.

    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım.

    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.

    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.

    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.

    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım.

    Haydi gelin bir oy da siz alın.



    Seçmen parlamenter sisteminin devamından yana.

    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.

    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, ne de Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.

    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.

    ***

    Şehit haberleri gelmeye devam ediyor..

    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.

    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.

    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.



    Bakırköy bal tadacak

    Seçimlerin gündemin 1. bırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.

    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.

     
     

  • Okul Bitti, Çobanlık Başladı..

    2 sezondur bostancı escort , kadıköy escort  , ataşehir escort , göztepe escort  İl Milli Eğitim Müdürlüğünün vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da okullarda tatil erkenden başladı.


    Gerek eğitim alırken gerekirse tatile girerken hayvancılıkla geçinen ailelerine yarım eden Ardahanlı öğrenciler okullarda tatile girmeden erkenden çobanlığa başladılar.



    172 okul ve kurumun olduğu Ardahan’da 2017-2018 Eğitim/Öğretim Sezonunda, Bin 283 Derslikte 20 bin 13 öğrencinin, Bin 414 öğretmende eğitim aldığı Ardahan’da okullar hafta sonu tatile girecek.


    Sosyal imkân ve aktivitelerden yoksun Ardahanlı öğrencilerin ailelerinin birinci gelir kaynağı olan hayvancılığa yardım etmek için başta kazlar olmak üzere küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına çobanlık yaparak katkı sunmaktalar.



    **Sizce nasıl bir filim dönüyor?


    24 Haziran’a tam yetkili başkan olursa artık önüne kimsenin geçemeyeceği iddia edilen Erdoğan’ın birinci turu geçemeyeceği,


    Kendi, partililerin bile artık bıkkınlık getirdiğini homurdandığı AK Parti’nin, bu seçim yasasıyla mecliste 301’e ulaşamayacağı,


    Yani, 16 Yıllık tek başına iktidarın sonunun yaklaştığı,


    Birinci turda HDP’nin 6 Milyon oyundan yoksun İnce’nin ikinci turda İYİ Parti, Saadetin ve HDP’n,n oylarını alarak başkan olacağı,


    Muhalefetin mecliste çoğunluğu sağlayacağı ileri sürülen şu günlerde;


    Seçimlerin gündeme girmesiyle birlikte ÖSO’lu marşların, İBO’lü türkülerin yazıldığı Afrin’i pat diye unutturan ABD’nin başta Münbiç ve F-35 Uçakları konusunda 24 Haziran’da gideceği ileri sürülen hükümetle anlaştığını,


    S-400’leri satmaya Erdoğan’a çalışan Putin’in yanı sıra İran’ın ve Irak’ın yine iktidarı sonlanacak denen AK Parti iktidarı ile pazarlıklar içinde olup, Kandil’e yapılacak olan bir operasyona göz kırptığını,


    İngiltere’nin Avrupa Birliği ve İMF’nin üstünde bir tavırla mevcut iktidarın aday edilmeyen bakanı ile parasal konular konusunda anlaşmalar yaptığı,


    Katar başta olmak üzere Mısır, İsrail hata Erdoğan ile birçok işler yapan, sözleşmeler yapan Gürcistan, Azerbaycan ve Kafkasya’da ki ülkelere ulaşmak için Kars-Tiflis Bakü Demiryolunu finanse eden Çin’in yanı sıra Kuzey Irak Kürt Bölgesel yönetiminin Esad ve Feto gibi dikkat çeken sessizliği,


    Evte/Hayır’da, Demirtaş’a ‘evet’ deyin diye mektup gönderdiği ileri sürülen Öcalan’ın nerede durduğunu bilinip, anlaşılmadığı, HDP’nin , ‘birinci turda değil, ikinci turda bakacağız’ dediği 24 Haziran’a doğru giderken kafam çok karışık..


    Yani, adım başı durdurup, konuştuğumuz seçmenin ‘İnşallah’ deyip, kazanamayacağını belirttiği ama Küresel Güçler denen güçlerin ise sanki kayıp etmeyecekmiş gibi günlük, aylık, yıllık hatta uzun bir dönem iktidarda kalacakmış gibi mevcut iktidarla pazarlıklar içine girip, yeni sözleşmeler yaptığı 24 Haziran seçimleri öncesi kapalı kapılar ardından nasıl bir filim döndüğünü anlamak istesem de bir tülü anlayamıyorum..


    Ya başta CHP’lilerin bir dönem çok güvendiği Asker,


    Ya MHP’ ile İyi Parti ve BBP arasında gidip gelen Polis,


    Peki, AK İktidarında borularını öttüren ve her seçimde istifa edip, AK Parti’den yalanda milletvekili aday adayı olup, yerlerini sağlamlaştıran memur, bürokratlar hatta göbekler gibi boyunları kalınlaşan iş adamları,


    Yolu, alt yapısı olmayan, sağlık ocağı, okulu, beldesi kapatılan ama evinin, ahırının önüne borçla aldığı traktörle kendisini zengin sayan ithal et kurbanı köylü,


    Fabrikası satılan, yolları yap/işlet ile yapılan, sendikası çökertilen işçi,


    Onlar neredeler, neden yüksek sesle nerede olduklarını haykırmazlar?


    Basın ve Medya’yı hiç görmek istemeseniz de hemen hepsinin iktidarın devam edeceğine olan inançla kirli havuzda ki parayı verene düdük çaldığı bu ülkede gerçekten mevcut iktidar değişecek mi?


    Yani bana göre 24 Haziran’ı gerçekten değişim, dönüşüm günü ilan edip, şu an kamuoyunda deneni yani mevcut iktidarı göndermeyi başarırsa dünya da ki tüm ülkelere örnek olacak bir seçmen var mı bu ülke de?


    Bilemiyorum, anlayamıyorum, işin içinde çıkamıyorum..


    ‘Değişmez’ denen Aziz Yıldırım’ın tepe takla olduğu, Ali Koç’un büyük bir farkla yeni başkanı olduğu Fenerbahçe seçimini öne sürüp, ‘Umut var’ diyenler ile benim gibi Küresel güçlerin hal hareketlerine bakıp, kafası karışanların, ‘Yok canım zor’ deyip, sonra da ‘Niye olmasın’ dediği bir süreçte sizce 24 Haziran öncesi dünyayı kapalı kapılar ardından dizayn edenlerin sinemasın da nasıl bir filim dönüyor?


    Kısacası; 24 Haziran formalite bir gün olarak mı tarihe geçecek yoksa gerçekten tüm bu olumsuz bakışlarıma karşın devrim niteliğinde bir değişimin olduğu gün mü olacak?


    Şahsen ben yukarıda saydıklarımı bir araya topladığımda, 24 Haziran akşamı bu ülke de bir şeyin değişeceğine hiç umut bağlamazken sizi bilemiyorum.


    Nedeni ise; 7 Haziran’a, 1 Kasım’da Erdoğan’ı tam başkan ettirmeyen Erdoğan’a ve Tayyip Erdoğan’a karşı açıkça İnce’yi birinci turda desteklemeyen, ikinci turda da ‘bakacağız’ diyen bir HDP’nin anlaşılmaz duruşu,


    İttifak için HDP’nin kapısına gitmeyen ama ‘HDP’nin barajı aşması gerekir’ deyip, gereğini yapmayan yani başkanlıkta, 6 milyon HDP oyunun 5 milyonu İnce’ye dedirtip, başkanlıkta HDP’li oyları alıp, milletvekili seçiminde oylarının bir bölümünü, ‘mecliste olması gerekir’ dediği HDP’ye verdirmekten nazlanan bir CHP’nin oluşu,


    CHP’nin desteği ile seçimlere girme hakkını kazanıp, sonrasın da, ‘bizde İnce’nin yanındayız’ demeyen hatta kendisinden çok oy alacağı alenen görünen CHP ile yarışan bir İYİ Parti’nin anlayışıdır, ‘ 24 Haziran’da değişim olacak’ söylemine şüpheli bakmama neden olan.


    Yine de umarım 24 Haziran’da yanılan ben olurum, kazananda ülkem olur..


     

  • Lider Çocuklara Biyokaçakçılık Anlatıldı..

    Tarım Bakanlığı tarafından 2014 yılından bu yana ilköğretim 4. sınıf öğrencilerine doğa bilinci ve çevre farkındalığını kazandırmak, tarımla buluşmalarını sağlamak, tarladan sofraya gıda üretim teknolojileri ve gıda güvenilirliği hakkında bilgi vermek amacıyla uygulamaya konulan “Lider Çocuk Tarım Kampı” na katılan 24 öğrenci toprağın önemini bu kez toprakla birlikte kavradılar.



    Ardahan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ertan AĞTÜRK tarafından yapılan “Lider Çocuk Tarım Kampı” uygulamasına Cemal ve Zekiye VATAN İlkokulu 4.sınıfına devam eden 24 öğrenci ve öğretmenleri katılımıyla gerçekleşti.


    Konuyla ilgili olarak öğrencilere Ardahan’da yenilenebilir yabani bitki türlerini ve ülkemizde yaşanan biyokaçakçılık hakkında sunum yapıldı. Daha sonra Ardahan İl Tarım ve Gıda Müdürü Ertan AĞTÜRK, İl Milli Eğitim Müdür V. Fikret ÇERKEZOĞLU, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdür V. Özgür KAÇAR, Okul Müdürü Erhan AKPINAR  ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü personellerinde katılımıyla Orman İşletme Müdürlüğününde katkılarıyla okulun bahçesinde fidan dikimi gerçekleştirildi.


    Lider Çocuk Tarım Kampının 2. Gününde öğrencilerle birlikte Ardahan Merkez Çamlıçatak Ormanlarına yapılan gezide çocuklara toprağın önemi ve doğal kaynakların korunması, Ardahanda yapılan tarım ve hayvancılığın genel durumu, bitki yetiştiriciliği, sürdürülebilir ve güvenli gıda konularının öğrencilere benimsetilmesi ile çocuklarımıza doğa bilinci ve çevre farkındalığı kazandırmak, tarladan sofraya gıda üretim teknolojileri hakkında bilgi verilmiş ve öğrencilerle birlikte piknik gerçekleştirilmiştir.


    Kamp sonunda öğrencilerimizden “Yenilenebilir Yabani Bitki Türleri ve Biyokaçakçılık” konulu bir sayfalık kompozisyon yazmaları istenmiş ve kompozisyon birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere Katılım Belgeleriyle birlikte çeşitli hediyeler verilerek kamp sona erdi.



    Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


  • Ardahan'ı Çin'de Temsil Edecekler..

    Ardahan merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınından büyük başarı.

    Geçtiğimiz aylarda açılan ve Ardahan’da ilk olma özelliğini taşıyan robotik kodlama sınıfı öğrenciler İstanbul’da yapılan yarışmada Türkiye 1. oldular.


    Ardahan’da açılan ve Robotik malzemeler ile kodlama eğitiminin hayata geçirilebilecek alt yapıya sahip atölyede aldıkları eğitim ardından İstanbul’a giden ve Lütfi Kırdar’da yapılan Türkiye Kodolama Yarışmasona katılan Ardahanlı öğrenciler rakiplerini geçerek Türkiye 1 ncisi oldular.



    **Partiler neden sizin dediğinize gel aday ol demez?..


    Bu yazımı yazarken aday adayların belirlemesine 24 saat vardı.

    Ve başta iktidar partisi olmak üzere tüm partilerin genel merkezleri yaklaşık bir haftadır içine kapanmış, kimi nerede adat edeceğini tartışıyordu.

    Şu an Cumhurbaşkanı olan ve 24 Haziran’da tam başkan olmak için çabalayan ama ülkenin sorunları ile de ilgilenmek zorunda kalan Erdoğan’ın bile saçını tarayacak bir zamanı yokken kimi nerede aday göstereceğini kara kara düşünürken kayıp ettiği zamanı düşünmek istemiyorum.

    Kılıçdaroğlu gibi Pervin Buldan, Meral Akşener ve diğerlerinin durumunun Erdoğan’dan farklı olmadığını düşündüğüm şu süreçte bu ülkede aday belirleme kriterinin de değişmesi gerektiğine inanlardanım..

    Peki, bu durumun suçlusu kimdir, kimlerdir ve biz adına kamuoyu denen, seçmen denenlerin suçu yok mu?

    Yani biz seçmen ve adına kamuoyu deneler genel merkezlere, genel başkanlara bir isim dedikte genel merkez, genel başkan ciddiye mi almadı?

    Peki, durum nedir? Bu ülkede adaylar nasıl belirlenmeler bir bakalım mı?

    Çünkü seçimlere kadar ortalıkta görünmeyen, kamuoyunda tanınmayan, insanlara dokunmayan, mahallesinde ki çaycının çayını içmeyen, muhtarı tanımayanların her seçim döneminde ortaya çıkıp, ‘memleketi en iyi ben kurtarırım’ diyen ve parasına, göbeğine vede genel merkezde ki diyaloglarına güvenip, her seçim de olmazsa olmaz olan aday adaylarla ülkenin olduğu gibi partilerin nasıl zorda kaldığına baktığımızda karşımıza asıl diğer bir sorununda partilerin aday belirlemede yaptıkları hatalar olduğunu görmekteyiz.

    Ve bunun en bariz örneği 89 Milletvekili olmasına karşın toplumun büyük kesiminin tanımadığı vekillerle dolu İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir ve diğer büyük metropollerdir.

    Ve sonra seçmen başta olmak üzere hepimiz seçimden hemen sonra kalkar ‘Ya kardeşim buda kim, kim seçti’ diye seçimde önümüze getirilip, ‘Al seç’ denenlere kızar, genel merkezleri kendi, adlarını listeye koymakla suçlar, genel başkanları da ‘Mecliste kendilerinin dediğine parmak kaldıranları seçerler’ diyerek diktatörlükle suçlarız..

    Peki, sormazlar mı her seçimde olduğu gibi b seçimde de sen genel merkezden önce İl, İlçe Başkanlıklarına hatta gönlünde ki partinin hatta karşı görüşlü partinin Mahalle sorumlusuna ‘Şu ismi aday ederseniz, hem topluma, hem de ülkeye hayrı olur’ diye bir öneride bulundun mu, bir mail, faks, mesaj attın mı?

    Tabi ki hayır..

    Çünkü zahmet olur..

    İşte bu yazı yazıldığı saatlerde yada okunduğu saatlerde isimleri belirlenmiş olan milletvekili adaylarına ve genel merkezlere hiçbir sözümüz olmadığı gibi onlara yardım, katkı sunmadığımız için bir şey deme hakkımıza yine kaçmış olduğunu bilmeli 24 Haziran’da başına gittiği sandıkta kimi seçtiğine bile bakmadan oy atan sen, siz, o sayın seçmen..

    Hâlbuki tam tersi olsa, bir mahallede 100 imza işle bir isim genel merkezlere, genel başkanlara önerilme zahmetinde bulunsak hem genel merkezlerin, hem de diktatörlükle suçladığımız genel başkanların elini rahatlatmaz mıyız ve adayların erkenden belirlenip, seçim çalışmalarına öncede başlamasına yardımcı olmaz mıyız?

    Ha unutmadan hemen ‘Ya iyi diyorsun da bizi kim dinleler ki?’ diyenlerinizin olduğunu duyar gibiyim..

    Ama bunu diyenlere de bir sözüm olacak..

    Lütfen hemen şimdi whatsapp’tan mesajdan, mailden, yıldırım telle hele bir isim önerim bakalım size dönüş olacak mı olmayacak mı? Yada dediğiniz isim en azın da değerlendirmeye alınıp, alınmayacak mı o zaman görün..

    Yani kısacası 40 delinin kuyuya atması gerektiğini birde tersinden okursanız ne dediğim daha iyi anlaşılacaktır diye düşünmekteyim..

    Haydi bu seçimde olmadı, geciktik diyorsanız eğer lütfen bu seçimden hemen sonra yapılacak olan yeni bir seçimde ve yerelde kimin belediye başkanı, kimin muhtar olması gerektiğine katkı sunmak için şimdiden mesajınızı hazırlayın ki o zaman seçilmişler gerçek anlamda bizlerin vekili, şeh-ri emini, muhtarı olsun derim..

    Yani bir çok konuda şikayetçi olduğumuz sistemin değişmesini istediğimiz gibi adayların belirlenmesinde de bizim bir tuzumuz olsun diyorum, hala anlamadınız mı ey sayın seçmen?!.

    Yoksa partinin, ‘partilim değilsen de bile gel toplum seni istiyor, sen gel partimizde aday ol seni aday yapmak istiyoruz’ diye bekleyen onca cevher ve siz yakın olanların aday edilmesini bir seçim daha beklersiniz.

  • Tay’dan Esenyurtlu zabıtalara trafik eğitimi..

    İki haftalık eğitimde trafik ve çevre bilgisi, trafik psikolojisi, trafik adabı, ilk yardım, ve iletişim konuları işlendi.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Tay Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Karatay Eğitim programımızı 4 eğitimci arkadaş ile gerçekleştirip,  % 90 katılım sağlatarak verimli bir şekilde bitirdik eğitime katılan zabıta görevlileri içinde ehliyetli oranı fazla olmakla birlikte ehliyeti olmayan görevli arkadaşların olması da verilen eğitimin genel bilgiler noktasında önem kazanmıştır. Zaman zaman trafik kurallarını bilen arkadaşların bize iletişim ve psikolojik eğitim verin talepleri ile karşı karşıya kalmış bu istekler karşısında ortak bilgiler verilmeye çalışılmıştır.


    Gelen talep istekler özellikle ehliyetli olan sadece trafik biriminde görev alacak arkadaşlara trafik zabıta biriminin hukuki alt yapısı, psikoteknik değerlendirme raporu, iletişim eğitimi, trafik kuralları daha derin bir şekilde ve trafik adabı ağırlıklı bir eğitimin olması gerektiği fikri ortaya çıkmıştır.


    Tay sürücü okulları olarak uygun görmeniz halinde ESENYURT BELEDİYESİ bünyesinde çalışan tüm sürücülerin hem teorik hem uygulamalı bir eğitime tabi tutulması çok önemli bir konudur.


    Belediyemiz bünyesinde görev yapan sürücülerin halkla iletişim kurarken kuralları bilmesi ve uygulaması aynı zamanda ESENYURT a iyi bir imaj katacaktır kanaatindeyiz.


    Yine uygun görmeniz halinde ESENYURT ilçesinde görev yapan tüm okul servis sürücüleri, taksi sürücüleri, dolmuş sürücüleri, sivil toplum örgütü başkanları ve muhtarlarımıza bu eğitimleri vermek devletimizin açıkladığı trafikte %100 yaşam 2030 yılına kadar trafikte sıfır ölüm projesine ESENYURT tan anlamlı bir katkı ve değer katacağımızı düşünüyoruz. İlçe Milli eğitim Müdürlüğünü ve tüm stkları da işin içine katarak ESENYURT ta önemli bir sinerji yaratabiliriz. 


    Son yaptığımız zabıta eğitim proğramı bir başlangıç olup verimli bir çalışma olduğunu belirtmek isteriz. Bu duygu ve düşünceler ile başta sn Belediye Başkanımız olmak üzere tüm ilgili birim başkan yardımcısı ve müdürlüklere çok teşekkür ediyor saygılar sunuyoruz.’ dedi.



    **Düşman Al Sana Bomba..


     


    Ve Trupm’un attığı twit füzeleri ardından gerçek füzeler de geldi..


    ABD ve birlikte hareket ettiği ülkeler tarafından Suriye yeniden vuruldu.


    Dünyanın büyük merakla beklediği füzelerin atılmasının ardından yapılan en önemli açıklamalardan birinin Rusya’nın yanına yer aldığı söylenen Türkiye’nin açıklaması oldu.


    Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün kanalıyla yapılan açıklamaya baktığımızda, Türkiye’nin bu son harekâta da bir taraftan YPG’yi desteklediğini ileri sürdüğü bu nedenle kızdığı ama diğer yandan da müttefikimiz dediği ülkelerin yanında yer alarak ‘Harekâtı destekliyoruz’ şeklinde ki destek açıklamasıydı.


    Ve çokta memnun gibiydi..


    Bu memnuniyetinin en büyük nedenlerinden birisinin de harekatın borsaların kapanmasından sonra bir tatil gecesinde yapılmasıydı..


    Yani Trump’un twit ile atacağını söylediği ardından da İngiltere başta olmak üzere yanına aldığı batı ülkeleri ile birlikte Suriye’ye salladığı gerçek füzeler Türkiye’nin ekonomisinin etkilemeyen bir gecede yapılmasıydı..


    Yani telefon görüşmelerin de ‘Suriye’yi vurma’ denilmediği, ‘Vuracaksan hiç değilse borsa kapandıktan sonra vur’ denildiğini de anlamaktayız.


    Kısacası;


    ABD’nin dediğinin yaptığı,


    Rusya’nın çokta etkili olmadığı görülen harekâtı açıklamalarla geçiştirip,


    Trump’un füzelerini denemesine müsaade ettiği,


    Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tedirginliğinin giderildiği,


    Bir operasyon olan bu sözde operasyon,


    ‘Düşman al sana bomba’ denilerek sona ermiştir..


    Bundan sonrası bol bol toplantılar ve yoksul halkların ekonomisinin üzerinde ki dolar etkisi dışında artık hiç bir etkisi kalmayan sözlü atışmalarda..


    Ve 3. Dünya harbi çıkacak diye korkanların bu korkusunun boşa olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.


    Haydi şimdi herkes işinin başına..


    Ha bu arada unutmadan operasyonun en dikkat çekici diğer önemli bir konusu da demokrasinin en iyi şekilde yerleşmiş ülkesi denen İngiltere başbakanının da Trump, Putin ve diğerleri gibi kendi başına hem de meclise sormadan, karar almadan ‘Başkomutan’ edasıyla emir verdiğini gördük..


    Tek fark askeri kamuflaj giymeden..


    Yani dönem meclisi, kamuoyunu takmadan kendi başlarına karar alan başkanlar dönemi Avrupa’da da başlamış oldu..


    Bu durum demokrasi ile yönetildiği ileri sürülen Avrupa’yı da sallar mı onu da önümüzde ki günlerde hep birlikte göreceğiz.


     


     

  • Derneği Okula Çevirdiler..

    Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Üyesi olan Göle Serinçayır (Çölpenek) Köyü Derneğinin yönetimini alan Serhat Deli başkanlığında ki dernek hafta sonları adeta okula çevrilerek Serinçayır ve derneğin merkezinin bulunduğu Esenyurt’ta ki öğrencilere yöneticilerin uzmanlık alanlarında olan bilgilerle çocuklara eğitim veriyor.


    **Hedef Toplumun Her Ferdine Dokunmak..


    Dünyanın bir çok ülkesinde muhalefetten daha güçlü konumda lobilere sahip olan derneklerin oluşturduğu stk’ların asıl amacının toplumun her ferdine dokunan çalışmalara imza atmak olduğunu belirten Serinçayır Köyü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı/Öğretmen Serhat Deli Yönetim Kurulu arkadaşlarımla birlikte bilinenden farklı bir dernekçilik anlayışını oturmaya çalıştıklarını belirtti.


    **Dernekler Bir Şeyler Olmaya Başladı!..


    Serinçayır Derneğinin eğitime dahayı çalışmaları ile göz doldurmaya başladığı Ardahan Dernekçiliğinin son yıllarda bekleneni vermeye başlar gibi olması dikkatlerden kaçmazken bu durumumun; başta, Ardahan Dernekçiliğinin en üst çatı örgütü olan ARDAFED’in toplumdan büyük destek gören çıkışları ve ARDAFED’i anlayıp, Serinçayır köyü derneği gibi derneklerin onunla birlikte yol almaya başlayan dernekçilik anlayışının hüküm etmeye başlaması olarak gösterilmekte.


    **ÇÖLPENEK DERNEĞİ YENİ NESİLLE GENÇLEŞTİ..


    *16/1/2017 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Serinçayır (Çölpenek) Köyü Kültür Derneği hafta sonu yapılan kongrede yaş ortalaması 28 olan genç ve eğitimli bir kadroya teslim edildi.


    Dernek yönetimine seçilenler, Doktor, Mühendis, Siyaset Bilimleri, Akademisyen, Gazeteci, Malimüşavir, Teknisyen, Uluslararası İlişkiler, Tiyatrocu, İş Güvenliği Uzmanı ve Memurlardan oluşan genç kadro ile yoluna devam etme kararı aldı.


    Tek listenin yarıştığı eski adı Çölğenek olan Serinçayır Köyü Derneği Ardahan’da bir köy derneğinde eğitim derecesi en yüksek bir köy derneği kadrosu da alarak bir ilke imza atarken yeni nesil gençlerin köyüne, insanlarına, derneğine sahip çıkmaları memnuniyetle karşılandı. Haber/Kaynak: Acar Dağ



    **Bayrakçı Yeniden Bayrağı Almak İstiyor..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcılarından olan Yener Bayrakçı önümüzde ki hafta sonu yapılacak olan Ardahan Merkez Sulakyurt (Sarzep) Köyü Derneği Kongresi öncesi adaylığını açıkladı.


    Bir dönem başkanlığını yaptığı Sulakyurt Derneğinin başkanlığına yeniden aday olan Bayrakçı hazırladığı liste ile bayrağı yeniden almaya adah olduğunu resmen açıkladı.


    **Ardahanlılar Şişli’de de Dernekleşiyorlar..


    *27/10/2017 Tarihhli Haber


    24-25-26 Kasım 2017 Kasım Günlerinde İstanbul Maltepe’de bulunan ve İBB’ye ait etkinlik alanından ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ için çalışmalarını yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu, ‘Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi çalışmaları çerçevesinde diğer taraftan da örgütlemesini sürdürüyor.


    İstanbul’un 39 İlçesinde Ardahan İl Dernekleri kurdurmaya çalışan ve bu İl derneklerinin çatısı altında köy derneklerini toplayarak Ardahan derneklerinin üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonunda bir araya getirmeye çalışan ARDAFED’in girişimleri üzerine yeni bir derneğin daha kurulmasına için yarın strat verilecek.


    Yarın (pazar) saat: 11.0’da Şişli’de oturan, Şişli’de iş yapan Ardahanlıları bir araya getirecek ve Şişli Ardahan İl Derneğinin kurulması için ilk adımı atacak olan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz 24-25-26 Kasım Günlerinde gerçekleştireceğimiz Ardahan’ı Tanıtma Günleri organizasyonu heyecanı içinde asıl hedeflerimizde unutmadan İstanbul’un 39 ilçesinde örgütlenme çalışmalarına devam ettiklerini ve bu çabalar çerçevesinde ARDAFED’in de genel merkezinin olduğu Şişli’de bir Ardahan İl Derneği kurma çalışması başlattıkların bunu gerçekleştirmek içinde bu pazar saat 11.00’da bir araya geleceklerini söyledi.


    **Kocaeli’nde de Bir Araya Gelecekler..


    24-25-26 Kasım 2017 Kasım Günlerinde İstanbul Maltepe’de bulunan ve İBB’ye ait etkinlik alanından ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ için çalışmalarını yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu, ‘Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi çalışmaları çerçevesinde İstanbul’a komşu Kocaeline de çıkarma yapacak.


    Perşembe günü sat 10.00’da Kocaeli Alikahya’da bulunan Sabancı Kentsa Sosyal Tesislerinde bir grup Ardahanlı ile kahvaltılı toplantıda bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu burada bulunan Ardahanlılara İstanbul’da gerçekleştirecekleri etkinlikle ilgili bilgi vereceği öğrenildi.


    Kocaelinde yapılacak olan toplantının açık adresi şöyle;


    Alikahya Sabancı Fabrikaları Yerleşkesi, KENTSA Sosyal Tesisleri İzmit/Kocaeli (BRİSA Fabrikası Yanı)



    **Ardahan Günleri İçin Yine Bir Araya Gelecekler..


    *27/102017 Tarihli Haber


    24-25-26 Kasım 2017 Günleri arasında ilki gerçekleşecek olan Ardahan’ı tanıtma Günleri için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu Dernek başkanları başta olmak üzere Ardahanlılar ile bir kez daha bir araya gelecek.


    Ardahan’ı Tanıtma Günlerinin yapılacağı Maltepe Sahilinde ki etkinlik alanında bulunan Ardahanlı İşadamı ve Ardahan Eğitim Vakfı Başkanı İlter Avşar’ın işlettiği Avşar Cafe de gerçekleşecek olan toplantıda 24-25-26 Kasım 2017 Tarihlerinde gerçekleşecek olan etkinlik öncesi görüş alışverişinde bulunulup, görev bölümü yapılacak.**ARDAFED’li Kadınlar,


    Göle Kadın Meclisiyle Bir araya Gelecek..


    *11/10/2017 Tarihli Haber


    24-25-26 Günleri arasında İstanbul Maltepe’de dev bir organizeye hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonu Türkan Deli ve arkadaşlarının oluşturduğu ‘Göleli Kadın Meclisi’ ne üye hemşehri kadınlarla bir araya gelecek.


     


    Ardahan Dernekler Federasyonu Kadın Kollarının ev sahipliğini yapacağı Göleli Kadın Meclisi Üyeleri ARDAFED Yönetimi ile tanıştıktan sonra aynı yerde aylık olağan toplantısını gerçekleştirecek.


    Her iki grubun çalışmalarını bir birilerine aktarmaları beklenen toplantı İstanbul Esenyurtt/Beylikdüzü’nde Delta Reziandının Vip Salonunda gerçekleşecek.


    **Göleli Kadınlar  Barış’a  ses veriyor..


    *11/02/2016 Tarihli Haber


    Cizre, Sur ve Silopi başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde devam eden savaş ortamının son bulması için Göleli kadınlar Esenyurt’tan çağrı yapacak.


    Aralarında Eğitimci Bengül Karabacak, Mali Müşavir Türkan Deli’nin bulunduğu “Barış için Kadın Girişimi” İnisiyatifi 14 Şubat Pazar Günü Esenyurt’ta bulunan HOÇ-FED konferans salonunda panel-forum şeklinde bir etkinlik düzenleyerek seslerini yükseltecekler.


    **SAVAŞIN YARATTIĞI TRAVMALAR KONUŞULACAK


    Moderatörlüğünü eğitimci Bengül Karabacağın yapacağı ve Uzman Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya, Uzman Psikolog Şükrü Alkan ve Cumartesi İnsanlarından İkbal Eren’in konuşmacı olarak katılacağı panelde savaşın yarattığı toplumsal travma ve sosyal tahribat anlatılacak.


    Ardahan Hepimizin, Bugün Hepimizin..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Teşekkür ettiğim Ardahan Valiliğinin onay verdiği, güç aldığım samimi bir yönetimi olan ARDAFED’in başını altına koyduğu Ardahan’ı Tanıtma Günleri için kolların sıvandığı şu günlerde bende ki heyecanı sanırım sizlerde tahmin ediyorsunuz..

    Evet, 1992 yılında vilayet olmasına karşın başta KAI, KAISİAD denen çete ve diasporanın olmak üzere Kars’ın ve Ardahan’ın adını kullanıp, Ardahan’a bir şey vermeyenlerin gölgesinde kalan halan ilçe olarak tabir edilen Ardahan’ı bir çok Ardahanlının yaşamlarını idame ettiği ülkemin en büyük metropolünde tüm dünyaya tanımak için yeni ve çok önemli bir adımı daha attık..

    Bunun heyecanını tarif etmek tabiki zor..

    Ancak benim asıl heyecanım bu önemki etkinliği bir Ardahanlılar olarak hemde Ardahanlı olrak el birliği ile yapıp, yapmayacağımızdır..


    Yani Ardahanlı, Göleli, Hanaklı, Damallı, Çıldırlı, Posoflu, Hoçvanlı, Gorvengli bu işte bende varım diyecek mi?

    Yoksa Fakir bu işi başarmasın diye Ardahan’ı, Ardahanlıları es geçip ARDAFED’in paçasına yine yapışacaklar mı?

    Bilmem ama Ardahan Valiliğinin onay desteğini alan İstanbul Büyükşehir’in yanımızda olduğu bu süreçte ben tüm Ardahanlıların ARDAFED’in yanında yer alacağına kendim gibi inanıyorum.

    Çünkü Ardahanın, Ardahanlılığın Fakir’in babasının olmadığını ve bende Ardahanlıyım diyeceklerine inandığım milyonu bulan Ardahanlı olduğunu biliyorum..

    Evet, haydi bakalım hepimizin günü olmasını istediğim İstanbul’da ki ‘1. Ardahan Günleri’ için sizin, Ardahanlıların desteği gerek..

    Var mısınız?

    Bugün Hepimizin Günü

    diyecek misiniz?..

    Ardahan Dernekler Federasyonuna PAYDAŞ olacak mısınız?

    Bizde varız diyecek misiniz?

    Bilemiyorum ama;

    Ankara Ardahan Federasyonu, Bursa Ardahan Federasyonu, Göle Federasyonu, Çıldır Federasyonu, Hoçvan Federasyonu, Ardahan Dernekleri, Ardahanlılar,

    Bugün Hepimizin diyecek misiniz?..


     
     

  • İl Milli Eğitim Müdür Olmayalı 2 Yıl Oldu..

    **VALİ BİLMEZ, ÖĞRENCİLERE KARNE DAĞITTI


    Ardahan’da 2017-2018 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sona ermesi nedeniyle okullarda karne heyecanı yaşandı.



    Vali Mehmet Emin Bilmez, okullarda yarıyıl tatilinin başlaması nedeniyle Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve diğer protokol üyeleriyle birlikte TOKİ Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda öğrencilere karne dağıttı.


     


    Ardahan’da öğretmen ve öğrencilerin verimli bir dönemin ardından yarıyıl tatiline girdiklerini belirten Vali Bilmez, öğrencilerden tatil boyunca dinlenmelerini ve kitap okumalarını istedi.

    *Ardahan Batı Köprüsü!..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    İstanbul’dan sonra Ardahan’da düzenlediğimiz iki toplantıda bu kentin diğer bir sorunun da Ardahanlıların bir araya gelememesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

    Yani başta bu kentin gelişmesinde, kalkınmasında en büyük payı alanlar olmak üzere tavandan, tavana kadar olan Ardahanlıları ARDAFED’in düzenlediği toplantılar gibi bir araya getirecek bir dizi toplantılara ihtiyaç var..

    Ve bu tür beyin fırtınaları yapacak olan toplantılar ve bu yönde ki girişimlerin eksikliği olan bu sorunun aşılması için zahmetli olsa da birilerinin bu yönde adım atmasıdır..

    Çünkü bu gibi toplantıların bu kentin ana istemi olduğunu anlamak ve bu tür etkinlikler yapmak için ne bakanlar kuruluna, nede paraya ihtiyaç olmadığını görülmelidir..

    Bu nedenle; Başta bu kentin stk’ları olan Ardahan Sanayi ve Ticaret Odası, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Ardahan Damızlık ve Sığır ve Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Arıcılar Birliği, hatta Kızılay, Cami Dernekleri, Yeşilay, Amatör Futbol Kulüpleri gibi kurumlar başta olmak üzere kente ki dernekler, federasyonlar, kent konseyine anlatmak,algılamak gerekir..

    Tabi bunlara önderlik yapacak, yer ve imkan sağlayacak olanlarda belediyeler, valilik, kaymakamlıklar olmalıdır..

    Ve bu tür toplantılarda ortaya çıkan istem ve arzuları dosya haline getirecek, sonuç bildirgesi olarak önce yerel idarecilere daha sonra milletvekilleri aracılığı ile hükumete, Ankara’ya bildirmelidirler..

    Buna katkı sunacak olan diğer bir kolda başta İstanbul olmak üzere batı kentlerinde ki federasyon, dernekler ve diğer etkili Ardahan kanalları ile kurulacak olan Ardahan-Batı Köprüsü denecek bağlantıyı sağlamak ve gerekli desteği istemektir.

    Yani bu kenti sadece birlerinin Ardahan aşkıyla değil, tüm Ardahanlıların sevdasıyla kalkınabileceğini anlamak, algılamak gerekir derim..

    Valisinin ‘BU kentte bu kadar’ demeden halkla diyalog içinde olduğu, kaymakamlarının yerel yöneticilerle kol kola girdiği, belediye başkanlarının resmi törenler, çalışmalar dışında sık sık bir araya geldiği, basını, aydını, iş adamı, iş kadını esnafının yapılan bir çağrı ile toplanabildiği, fikirlerini ortaya koyabildiği bir Ardahan’ı yakaladığımız takdirde bir çok sorun ve sıkıntının kendiliğinden ortaya kalktığını hep birlikte görebileceğimizi ortaya koyan Ardahan Dernekler Federasyonunun samimi toplantılarına benzer toplantılara devam etmek gerekir..

    Kısacası bu kentin kalkınması için toplu olarak birlikte ayağa kalkışan bir harekete ve bu kentin üzerine serpilmiş olan ölü toprağını üstümüzde atmak bu kente verilecek olan en büyük hizmet ve moraldir..

    Bizde bunu yapmaya çalıştıkça halktan, tabandan, esnaf ve basından büyük destek görmenin mutluluğunu yaşıyor, hissediyoruz..

    Haydi sizde, bu yazıyı okuyanlar başta olmak üzere tüm Ardahanlılar sizler de bir şeyler yapın bu güzelim Ardahan için..


     
     


    **Ardahan’da Karne Heyecanı


    *24/01/2016 Tarihli Haber


    2015/2016 Eğitim/Öğretim Sezonu Ardahan ve İlçelerinde Karne Dağıtımı İle Son Buldu..


    Ardahan’da 2015-2016 eğitim-öğretim yılının ilk döneminin sona ermesi nedeniyle okullarda karne heyecanı yaşandı.


    Okullarda yarıyıl tatilinin başlaması nedeniyle Vali Ahmet Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Emniyet Müdürü Selami Hüner ve Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür i Sulakyurt (Sarzep) köyü ilkokulunda öğrencilere karne dağıttılar.



    Ardahan’da öğretmen ve öğrencilerin verimli bir dönemin ardından yarıyıl tatiline girdiklerini belirten Vali Deniz, öğrencilerden tatil boyunca dinlenmelerini ve bolca kitap okumalarını istedi.



    Sulakyurt köyü ilkokulunda öğrencilere karne dağıtımında katılan Başkan Köksoy:” Bugünü tatlı bir heyecanla beklediniz ve karnelerinizi aldınız.  Dinlenebileceğiniz ve eksiklerinizi tamamlayabileceğiniz yarıyıl tatili sizleri bekliyor.” dedi.


    Damal’da Öğrencilerin Karne Sevinci..



    Damal’da 2015-2016 Eğitim öğretim yılı 1. dönem karne dağıtım töreni Y.Gündeş Şehit Şenay İlan İlkokulunda yapıldı.


    Programa Damal Kaymakamı Vedat YILMAZ, Garnizon Komutanı Ayhan GÜNEŞ, Damal Belediye Başkanı Ergin ÖNAL, Milli Eğitim Müdürü Yalçın US ve daire amirleri katıldılar.

    Damal KaymakamıVedat YLMAZ öğrencilerle bir süre sohbet ettikten sonra, şubat tatilinde özellikle kitap okulmalarını vurgulayark tavsiyelerde bulundu.Daha sonra karne ve hediye dağıtımı yapıldı Öğrenci ve öğretmenlere iyi tatiller dileğinde bulunarak okuldan ayrıldılar.


    Hanak’ta Karneleri Kaymakam Verdi..


     


    Hanak’ta Karneleri Kaymakam Verdi


    2015-2016 Eğitim Öğretim yılının ilk yarısı sona erdi.Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar Öğrenicelere karnelerini dağıttı.


    Hanak Kaymakamı Mehmet Balıkçılar, öğrencilerin karne sevincine ortak olurken ,öğrencilere tatili nasıl değerlendirmeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu.


    **ÇILDIR’DA ANAOKUL ZİYARETİ..



    Çıldır Kaymakamı Tamer KILIÇ, beraberinde İlçe Müftüsü Selçuk KILIÇBAY ile birlikte Anaokulunda minik öğrencilerle bir araya geldi. Öğretmen ve öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Kaymakam KILIÇ günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.


    **GÖLE’DE KARLA GELEN YARI YIL TATİLİ..!



    Göle’de karla birlikte karnelerini alan öğrenciler yarı yıl tatiline girdi


    ÖRNEK BİR ETKİNLİKLE KARNELER DAĞITILDI 

    Göle Hüseyin Gedik İlkokulu ile Göle Kızılay Şubesi birlikte organize ettikleri, Karnemizi alıyoruz’ adlı etkinlikle tatile giren Göle’de ki okullarda ki öğrencile de kaneleini aldılar.


    Yoğun bir katılımla yapolan karne dağırtım oranizesi Hüseyin Gedik İlkokulu Salonunda yapıldı.


    Göle Kaymakamı, Göle Belediye Başkanı, Göle Belediye Encümenleri, Göle İlçe Milli Eğitim Müdürü, Göle Şube Müdürlei, Göle Esnaf Temsilcileri, Oda Başkanı, Sivil Toplum Örgütleri ve vatandaşın katılımıyla etkinlik başlayan organizasyon şiirler, konuşmalar, Hacıvat-Karagöz gösterisi, Dans gösterisi, kukla, Sinevizyon gösterisi, Nasrettin Hoca, Palyanço, Koro progrmı ile son buldu.

  • Müdürsüz TEOG

    Okulların bitmesine kısa bir süre kalmasına karşın Ardahan’da ki bir çok kurumdaki gibi İl Milli Eğitim Müdürlüğünde de vekilin vekili ile idare edilen Ardahanlı öğrencilerden gelecek başarı mucize olarak tarihe geçecek.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Temel Eğitimden Orta-öğretime Geçiş (TEOG) sistemi kapsamında yapılacak ikinci dönem merkezi ortak sınavlarının ilk oturumu başladı.

    TEOG ikinci dönem merkezi ortak sınavlarının ilk oturumu saat 09.00’da başladı. 8. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen sınavlara 1 milyon 185 bin 328 öğrenci katılıyor. Sınavlar, yurt içinde 970 merkezde 16 bin 257 okulda ve 94 bin 225 salonda, yurt dışında ise 15 merkezde ve 22 okulda düzenleniyor.
    **SILA TEOG SINAVINDA TÜRKİYE 4. OLDU


    *07/01/2017 Tarihli Haber


    Göle Çayırbaşı Şehit Er Kemal İzci İÖO öğrencisi Sıla Özkan TEOG sınavında 117 net yaparak Türkiye 4. Oldu.


    Konu hakkında bir açıklama yapan Göle Çayırbaşı Şehit Er Kemal İzci Okul Müdürü Tamer Yıldırım ‘Öğrencisine ve emeği geçen öğretmenlere teşekkür ederek ”Okulumuz ogrencisi olan Sıla Özkan girdigi teog sinavinda 117 net yaparak aldigi puanla da turkiye siralamasinda ilk beste olan ogrencimizi tebrik ederiz.

    Başarılarının devamını dileriz. Göğsümüzü kabartan öğrencimiz ikinci teog sınavında 120 net yapacağının sözünü verdi. Başarımız için de öğretmenlerime teşekkürlerimi sunarım. Emekleri üstümüz de çoktur.”


    Bizde başta Göle Milli Eğitimi, Öğrencimiz Sıla’yı, Tamer hocamızı ve emeği geçen öğretmenleri kutluyoruz. Göle geleceği ve onuru için yolunuz açık olsun.’ dedi. Haber: Şanlıbey Alabay/Göle



    YAPTIRDIĞI OKULUN


    İLK MEZUNLARINI GÖRÜNCE AĞLADI..


    04/06/2016 Tarihli Haber


    *Teşekkürler Nürettin Yılmaz

    **NURETTİN YILMAZ MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ İLK MEZUNLARINI VERDİ..


    Nurettin Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ilk mezuniyetlerini vermesi dolasıyla mezuniyet etkinliği düzenlendi.


    Okulu yapan İş adamı Göleli Nurettin Yılmaz’ın da gelerek katıldığı mezuniyet etkinliği Bedirhan Bey İmam Hatip Anadolu Lisesi Konferans salonunda yapıldı ve Nurettin Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kız öğrencileri yurdunda Nurettin Yılmaz onuruna verilen yemek sonrası müzik eşliğinde halaylar çekilerek kutlandı.


    Erasmus proje kapsamında İspanya, Almanya ve Portekiz Staj gezilerini de kapsayan Slayt gösterimi ve öğrencilerin hazırladığı tiyatronun da sahnelendiği etkinlik; Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile başlayan etkilikte bir konuşma yapan okul müdürü Yüksel Yeni Ardahan Millet vekili Prof. Dr. Orhan Atalay’a, İş adamı Göleli Nurettin Yılmaz’a, Göle Kaymakamı Zafer Oktay’a, Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu’na ve Protokol yetkililerine yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.


    Kürsüye davet edilen Göleli İş adamı Nurettin Yılmaz okulun ilk mezuniyetlerini vermesi dolasıyla gözleri dolarak Göleden çıkışını anlatan ”Bu bir Hikaye ve benim hikayem” diyerek yaşamından örnekler verdiği konuşmasında Göle’ye bir şeyler sunmak bir şeyler yapmak bana mutluluk veriyor. bu gün okulun ilk mezuniyetlerini vermesi kendi çocuklarımın sevincini paylaşmam kadar beni mutlu etti dedi.


    Göle Kaymakamı Zafer Oktay ve Milli Eğitim Müdürlüğü adın şube müdürü Tuncay Kızılateş yaptığı katkılardan dolayı Göleli İş adamı Nurettin Yılmaz’a birer plaket verdiler. Devamında okulun ilk mezunları olan öğrencilere diplamaları verildi.

    Etkinliğe Göle Kaymakamı Zafer Oktay,Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu Jandarma komutanı Serdar Kanger, Milli Eğitim Müdürlüğü adın şube müdürü Tuncay Kızılateş, Hastahane Baş Hekimi Cevdet Özsever, Gazi ve Şehit dernek başkanı Acar Aras, kurum ve okul müdürleri ile veliler ve öğrenciler katıldı.


    Öğrenciler kestikleri pasta ve kepleri havaya atmaları ilginç görüntülere sahne oldu.


    Nurettin Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kız öğrencileri yurdunda Nurettin Yılmaz onuruna verilen yemek sonrası akşam saatlerine kadar müzik eşliğinde halaylar çekilerek öğrenciler eğlendi. Garnizon komutanı Rıza Demirayak, Jandarma komutanı Serdar Kanger, Emniyet Müdürü M. Özgür Nevruz, İlçe Milli eğitim Müdürü Mevlüt Özalp,Şube müdürlerinin katıldığı sohbet sonrası Öğrencilerin Nurettin Yılmaz ile hatıra fotoğrafı çekmeleri ile son buldu.



    Haber: Şanlıbey Alabay/Göle


     


    AŞİRETLERLE ÇÖZÜM OLUR MU?







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    Tansu Çiller’in denediği yollara dönüş yapan ve o dönemler de ortaya konan yöntemler ile bölgede ki çatışmaları sonlandıracağını sanan AK Parti Hükumeti ve Başkan Erdoğan şimdi de Aşiretlerle hareket etmeye başladı. 

    Bölgenin ana sorunlarının başında gelen ve cumhuriyetin kuruluşundan bu yana bir türlü çözüm bulunamayan aşiretlerin 340 yıla yakındır süren ve her geçen gün biraz daha yakıcı olan soruna çare olacağını düşünmek zaten başlı başına duruma 1-0 başlamak olduğu Çillerli dönemler bakarak görecek olan yine hükümmettir, saraydır..

    Evet bölgede etkin olan ama bu etkinlikleri toplumun üzerinde ki sömürgecilikten öteye geçmediği Aşiretlerle soruna çare aramak bana göre var olan sorunu ve ayrışımı daha da büyütür..

    Bunu söylerken aşiretlerden gerek cumhuriyet kuranlar, gerekse bölge halkının bile rahatsız olduğunu görmek için şöyle arkaya bakıp, tarihin tozlu bir o kadar da karanlık sayfalarına bakmak yeterlidir..

    İngilizler, Amerikalılar yok dış güç ajanlarının bölgede cirit atıp, bunlara para dağıttığı iddialarının yanı sıra bunların hem kendilerini kullananları, hem kendilerine düşman ilan ettikleri kullandıkları gibi adların aşiret denen diğer adıyla halkı sömürenlerin barıştan yana değil karkaşadan olmakla yaşamlarını idame ettikleri de görülmelidir.

    Hepimiz yakan iç çatışmaların bu tür yöntemlerle değil, toplumun büyük kesiminin hazır olduğu masaya oturmakla olacağını da anlamayanların ‘Ben senden çok insan öldürdüm’ diyerek halkın çocuklar üzerinden yürütükleri politikaların iflas ettiği ve var olan sorunlara yeni sorunlar eklediği de bilinmeli, görülmeli ve daha önce denenmiş bu tür yöntemlerin fos çıkacağını bilmeli..



     

  • Mutsuz Öğrenciler Bayramlarını Kutladılar

    OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.


    OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye. Uluslararası öğrenci değerlendirme programı PISA, 2015 araştırması kapsamındaki 3. raporunu yayınladı.


    “Öğrenci refahı” temalı rapor için 72 ülkede 540 bin öğrencinin okul performansları, arkadaşları ve öğretmenleri ile ilişkilerini, okul dışında nasıl zaman geçirdiklerini ve aile ortamları mercek altına alındı.

    Buna göre, Türkiye; ‘Yaşam Memnuniyeti’ sıralamasinda 10 üzerinden 6.12 puanla son sIrada yer aldı.


    En mutlu öğrencilere sahip ülke ise 8.27 puanla Meksika oldu.

    Avrupa’nın PISA’da en iyi performans gösteren ülkelerinden biri olan Finlandiya 7.89 ile ikinci sıraya yerleşirken, Hollanda 7.83 ile üçüncü oldu.


    PISA verilerine göre, Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin 28.6’si hayatından hiç memnun değil. Bu oran yüzde 11.8’lik ortalamanın neredeyse üç katı.

    Hayatından çok memnun olduğunu söyleyen öğrenci oranı da yüzde 26,3 ile yüzde 34’lük OECD ortalamasının gerisinde.

    Türkiye’deki öğrencilerin kaygı ortalaması da hayli yüksek. 

    ‘Sınava iyi hazırlanmasına rağmen çok kaygı duyduğunu’ söyleyen öğrenci orani 58.8 olurken, yüzde 56 ‘ders çalışırken stres yaşadığını’ belirtti. 

    Türkiye, İtalya’nın ardindan öğrencilerin ders çalışırken en fazla kaygı duyduğu ikinci ülke oldu. 

    Türkiye’de ‘Bir ayda birkaç kez herhangi bir zorbalığa maruz kaldığını’ söyleyen öğrenci oranı yüzde 18.6 oldu. Bu oran ise OECD ortalamasının altında.                    www.kuzeyanadolugazetesi.com



    **23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ARDAHAN’DA DA COŞKUYLA KUTLANDI 


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ardahan’da büyük bir coşkuyla kutlandı.



    Milli Eğitim Müdürlüğü çelenginin Atatürk anıtına sunulmasıyla başlayan kutlamalar, Kazım Karabekirpaşa Spor Salonunda devam etti. Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu’nun günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmanın ardından törende öğrencilerin hazırladığı şiir ve dans gösterileri sunuldu. Vatandaşlarımızın da yoğun ilgi göstermesiyle kutlamalar coşkulu geçti. 



    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Vali İbrahim Özefe, makam koltuğunu 23 Şubat İlkokulu 4’ncü sınıf öğrencisi Yaren Nur Dede’ye devretti. Vali Özefe’nin makamında gerçekleşen temsili yer değiştirmeye, çocuk Vali Yaren Nur Dede ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Çerkezoğlu, 23 Şubat İlkokulu öğrencileri ve öğretmenler katıldı. Çocuk Vali Yaren Nur Dede, Valilik makamında oturmaktan gurur duyduğunu belirtti. Vali Dede’nin ilk icraatı ise Belediye Başkanını arayıp, çalışmalar hakkında bilgi almak oldu.



    Törenlere;  Vali İbrahim Özefe ve eşi Hacer Özefe, Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve eşi Cevriye Köksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak ile kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.


     


    **GÖLE’DE 23 NİSAN COŞKUSU DORUĞA TAŞINDI


    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 97. yıl dolasıyı ile Göle’de düzenlenen törenle coşkuyu doruğa taşıyan bir yanı vardı.


    Göleli öğrencilerin hazırladığı ülkemizin her bölgesinden halk oyunları, dans gösterileri ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının coşkusunu doruğa taşıdılar.


    Göle Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk Anıtına Çelenk koyulması ile başlayan tören, Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Göle İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp, “sevgiye, barışa, dostluğa, kardeşliğe, çağdaşlığa, bilime, teknolojiye açılan yarının aydınlık yolu olan 23 nisanı sevinç ve gururla kutluyoruz.” dedi.


    Törende Ardahan Milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay ve Öztürk Yılmaz’ın mesajlarının ardından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını anlatan Şiirler ve Göleli öğrencilerin hazırladığı ülkemizin her bölgesinden halk oyunları, dans gösterileri ile estetik, ritm ve ahengi oyunlarına yansıtarak coşkuyu doruklara taşıdılar.


    **Posof’ta Yoğurtlu 23 Nisan..


    TÜRKİYE’nin Kafkaslar’a sınır ilçesi Posof’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkulu ve heyecanlı gösterilerle kutlandı. Çocukların ağızlarında yumurta taşıma ve yoğurt yeme yarışması kutlamalara renk kattı.

    Ardahan’ın Posof İlçesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri sabah saatlerinde Atatürk Anıtı’na çelenk koyma, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törenler daha sonra Posof Lisesi Halı Saha da devam etti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliğe Kaymakam Enver Yılmaz, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Garnizon Komutanı Piyade Yüzbaşı Sinan Bilek, öğrenciler ve çok sayıda kişi katıldı.


    Posof Halitpaşa İlköğretim Okulu öğrencilerinin gösterileri büyük ilgi topladı. Çocuk bayramında öğrenciler arasında kaşıkta yumurta taşıma, çuval yarışı ve gözü kapalı olarak yoğurt yeme yarışı, sandalye kapma yarışı, cüceler şov, gelin kaynana atışması, halk oyunları ve jimnastik gösteriler büyük alkış topladı. Velilerin de ilgi gösterdiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenleri öğrenciler tarafından şiirler okunması ile sona erdi. Yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi.


    **Çıldır’da 23 Nisan Koşusu


    Çıldır Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğünün organize ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sportif etkinliklerden Atletizm-Kros müsabakaları,Çıldır İlçesinde toplamda 70 sporcunun katılımıyla başarıyla sonuçlandı.

    Çıldır İlçesinde gerçekleştirilen sportif faaliyetlere verdiği destekle ve başarılı çalışmalarıyla yepyeni bir soluk getiren İlçe Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu, “Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğümüz ile birlikte geleceğimizin teminatı çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzaklaştırarak spora yönelmeleri amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin geleceği çocuklarımızın daha sağlıklı gelişmesine katkı sağlamak ve Okullarımızda yapılan sınırlı sayıdaki sportif çalışmaları İlçe Spor Müdürlüğümüzün yapmış olduğu faaliyetler ile daha üst seviyelere çıkartarak çocuklarımızın daha profesyonel çalışmalarına imza atacağız. Bu anlamda İlçe Spor Müdürümüz Adnan Korkut’a, tüm okullarımızın idareci, Antrenör ve sporcularına çok teşekkür ediyorum” dedi.


    **DAMAL’DA 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK


    VE ÇOCUK BAYRAMI COŞKUSU..


    Damal’da; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlamaları , 23 Nisan 2017 Pazar günü saat 09:30 da Atatürk Anıtına Damal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çelengi sunularak başladı.


    Öğrencilerin temsili makam ziyaretlerinden sonra C. Süleyman Demirel Orta Okulu okul alanına geçildi. İlçe merkezindeki temel eğitim kurumlarımızın sunduğu program saat 11.00 de Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı .Günün anlam ve önemini belirten konuşma ve şiirlerin okunmasının ardından, öğrenci etkinlikleri, mini konser , jimnastik gösterileri ve ödül töreni ile devam eden program son buldu.

    Geçen yıllara nazaran halkın katılımının üst düzeyde olduğu gözlenen programa, Damal Kaymakamı Vedat YILMAZ, Garnizon Komutanı Oktay ARSLAN , Belediye Başkanı Ergin ÖNAL, İlçe Milli Eğitim Müdürü  Yalçın US, daire amirleri ve öğrenciler katıldılar.


    **ATALAY: diplomaların hiç bir önemi yoktur..


    *12/05/2016 Tarihli Haber


    ATALAY’DAN CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTE’Sİ ÖĞRENCİLERİNE ”İSLAM BİRLİĞİ” KONFERANSI..!


    ”Bugün bütün dünyada zulüm gören Müslümanlar bir beraber olamadıkları için zulümlerin ve zalimlerin esaretindedir.”


    İslam İşbirliği Teşkilatı Baskanı Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yurdunda öğrencilere ”İslam Birliği” hakkında konferans verdi.


    Atalay, Dünya ve özellikle İslam coğrafyasında yaşanan savaşlara dikkat çekerek ” savaşların açtığı yıkımla ülkesini terk etmek zorunda kalanlar bu gün her ne kadar Doktor, Mühendis, Hukuk diploması olsa bile gidip başka ülkelerde şantiye işçiliği yapmaya mahkumdur. Vatansız bir toplumda alınan diplomaların hic bir önemi yoktur. Her şeyden önemli olan birlik ve beraberliktir. Bugün bütün dünyada zulüm gören Müslümanlar bir beraber olamadıkları için zulümlerin ve zalimlerin esaretindedir.” diyen Atalay, öğrencilerin ve gençliğin bizim geleceğimiz olduğuna da vurgu yaparak gündemdeki sorunlara ilişkin öğrencilerin sorularına da yanıt verdi.


    Yurt Müdürü tarafından günün anısına Hat Tablosu hediye edilen Atalay, öğrencilerin istemi üzerine hatıra resim çektirdi.



    **Müdürsüz Bayram..


    Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.

    O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.

    Yani OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.

    OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.

    Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.

    Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan’ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..

  • KURUCU REKTÖRE YENİ REKTÖRDEN JEST!

    ARÜ’DE


    REKTÖRLÜK DEVİR TESLİM TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ


    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mehmet Biber, İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF)  Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda 25.01.2017 tarihi Çarşamba günü gerçekleştirilen rektörlük devir teslim töreniyle resmen ARÜ rektörlüğü görevine başladı. Törene, ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, Ardahan Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Ardahan Belediyesi Başkan Vekili Levent Yıldırım, Ardahan İl Emniyet Müdürü Ayhan Taş, Ardahan Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Gültürk, ARÜ idari ve akademik personelinin yanı sıra çevre illerden gelen akademisyenlerle çok sayıda davetli katıldı.


    Multivizyon gösterimi ile başlayan tören,  ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan’ın gerçekleştirdiği veda konuşmasıyla devam etti. Konuşmasına konuklara teşekkürlerini sunarak, başlayan Prof. Dr. Doğan, Ardahan Üniversitesine altı sene önce katıldığını ifade ederek, o yıllarda dağ çileği ve birazda dağ kekiğinin kokusundan başka hiçbir şeyin bulunmadığı üniversite yerleşkesinin o günlerden bu günlere nasıl geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Doğan konuşmasına devam ederek, ‘‘ İnsanın bir şekilde kendisinin de parçası olduğu yolculuk hakkında olumlu bir şeyler söylemesi kolay değil. Yakışıkta almaz. O yüzden biz aklımız yettiğince, gücümüz olduğunca, omuz omuza, yan yana bir mücadele verdik. Bir üniversite kurarak, bu günlere getirmeye çalıştık. Değerli Kurucu Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın, 2008 yılında bu topraklara tekrar dönüp, içinde bulunduğumuz üniversite ile ilgili hayallerini, yoldaşlarıyla birlikte hayata geçirmiş olmasının büyük bir anlamı var. Bu vesileyle, müsaadelerinizle kendisine şahsım ve yol arkadaşları adına bir kez daha şükranlarımızı ve en içten teşekkürlerimizi arz etmek istiyorum.’’ dedi. Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan, iklimin çok zorladığı bir coğrafya da, bir yandan alt yapı ve inşaat sorunlarını çözmeye çalışırken diğer yandan da ulusal ve uluslararası alanda nitelikli çalışmalarıyla kendisinden söz ettiren, bir üniversiteyi hayata geçirebilmenin onuru içinde olduklarını ifade ederek, bu çalışmaların ARÜ’nün yeni yönetiminin, değerli akademik ve idari personellerinin katkılarıyla çok daha ileri düzeyde ve daha aydınlık olacağını ifade etti. Kısa bir süre sonra devlet üniversitesinden emekli olacağı belirten Prof. Dr. Doğan, helallik isteyerek, konuşmasını sonlandırdı. ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber’in özgeçmişinin okunmasının ardından kürsüye davet edilen Rektör Prof. Dr. Biber’e, ARÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan tarafından üniversite rozeti ve üniversitenin bayrağı takdim edildi. ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ise Rektör Vekili Prof. Dr. Doğan’a plaket ve çiçek takdim etti. 


    Daha sonra konuşmasını gerçekleştiren ARÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, konuklara, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’nden gelen misafirlerine teşekkürlerini sunarak,  konuşmasına ‘‘Öncelikle ülkemizin geçtiği bu zor dönemde, canlarını ortaya koyarak, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin bağımsızlığı ve selameti için canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Şehit ve gazilerimizin çabaları, bu toprakların daima vatan olarak kalması için gayrettir ve her zaman bu gayretin farkında, bilincinde, şuurunda olarak görevimizi ifa etmeye çalışacağız. Burada özellikle bu göreve atanmam hususunda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı ve saygılarımı sunmak istiyorum. Üniversitemizin kuruluşundan itibaren, Kurucu Rektör olarak görev yapan Sayın Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Beyefendiye huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Buradan üniversitemizin almış olduğu bir kararı da açıklamak istiyorum. Hali hazırda inşaat halinde olan kültür ve kongre merkezimizin adını,  Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Kongre ve Kültür Merkezi olarak, adlandırılacağını da sizlere bir vefa borcu olarak ifade etmek istiyorum. 25 yılı aşkın süredir akademik hayatıma devam ediyorum. Yurt içi ve yurtdışında farklı üniversitelerde buraya kadar geldik. Ama ben bunlardan başka bir şey söylemek istiyorum. Bunu özellikle Ardahanlıların bilmesi gerekir. Aslında ben de bu toprakların çocuğuyum. Biz küçük yaşlardan itibaren Ardahanlı Aşık Şenlik ile Erzurum Narmanlı olmamdan dolayı Narmanlı Aşık Sümmani’nin atışmalarını dinleyerek büyüdük. Bu toprakların insanıyım. Bu anlamda da Ardahanlılar ile aramızda birliktelik, aşinalık var. Bunun özellikle bilinmesini arzu ediyor, istiyorum.’’ Şeklinde devam etti. Üniversitelerde işlerin emir komuta zincirinde yürüyemeyeceğine ve bilimsel çalışmanın tamamen gönüllülük esasına dayalı bir aşk olduğunu vurgulayan ARÜ Rektörü Prof. Dr. Biber, üniversitenin bir emanet olduğunu belirterek, bu güne kadar başlatılan güzel işlerin kesintisiz bir şekilde, hiç bir önyargının içine girilmeden, akademik liyakatin, adaletin ve hoşgörünün öncelenerek devam ettirileceğini ifade ederek, konuşmasını sonlandırdı. 



    YENİ REKTÖRE AÇIK MEKTUP..







     

    Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var


    Sayın Rektörüm öncelikle yeni göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun..

    Memleketin Erzurum’un sınırlarının içine kadar uzandığı Kürt, Terekeme ve Türklerin kardeşçe yaşadığı Göle’nin yanı sıra Alevi kültürü ile yoğrulan Damal, Sünni ve Alevilerin barış içinde yaşadığı Hanak, Kafkasların özü Terekeme Çıldır ve Türk kavimi Ahıskalı Posof’un ilçeleri olduğu Ardahan görevin hayırlı olsun..

    Sayın Rektör;

    Yıllardır ilçe olmak isteyen, eski nahiye Kürt Hoçvan gibi Düz Ardahan denen ve ovasına dağılan Yerli ve Kürt, Terekeme ve de Alevi köyleri ile süslenmiş merkezli, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olan gerçek Serhat’a hoş geldin.

    Sayın Rektör..

    Baştan söyleyeyim..

    Profesyonelce faşist bir düşüncenin tohumlarının atılmaya çalışıldığı ancak başta ben ve Güneydoğu’da gelen solcu öğrencilerin direnci ile kafatasçı bir üniversite olamayan ama yine de başta Elağız’dan getirilen bazılarınca olmak üzere sağ değil, sağın ötesinde bir düşüncenin ve halktan kopuk bir idarenin idare ettiği üniversiteye rektör atandığınızı bilin..

    Sayın Rektörüm;

    Milyonların harcandığı ve yapımı iki yıl geciken Ardahan Üniversitesinin şu an bulunduğu bölgeye yapılmaması için direnen bir siyasi güç ve üniversiteye sızmak isteyen müteahhit grubunun da içinde bulunduğu çeteye dikkat etmelisin..

    Çünkü, ‘Yiğidi öldür, Hakkını Ver’ diyeceğimiz kurucu Rektörün direnci ile bugüne kadar bunu başaramayanlar sizin döneminizde de ‘Üniversite yanlış yere yapıldı. Çocuklarımız, akrabalarımız işe alınmadı, iş alamadık’ diye yakınanların asıl hesabının rant olduğu ve bu rantçıların diğer bir hesabının da üniversite üzerinde hüküm sürmek olduğunu bilmelisin..

    Sayın Rektörüm;

    2008 yılında kurulduğunda bu yana üniversiteye harcanan paraların kent merkezine yansıtılmadığı, bir çok eşyasının dışarıda getirildiği ve bütçe harcamalarının Ardahan dışında yapıldığı bir üniversiteye rektör oldunuz..

    Ha unutmadan birde ilk kurulduğu yıllarda o dönemin sekreterince dolandırıldığı ve parasının büyük bölümünün kayıp olduğu ileri sürülen ve o al acele kapatılan defterin açılması gereken bir kurumun koltuğuna oturduğunuzu bilin.. 

    Ve bu üniversitenin bütçesinin başta doğal şartlar olmak üzere onca eksiğe rağmen hala orada kalmaya direnen esnafa katkı sunmadığı gibi parasının uçuk ve milyonlarca paraların heba edildiği macera ve milliyetçilik kokan projelere harcandığını da bilmelisin.. 

    Evet sayın rektörüm, sevgili Erzurumlu hemşehrim;

    Sana da çok yabancı olmayan yoksul bölgenin yeni ama Kars’ın gölgesinde bir türlü kendisini kurtaramayan vilayet Ardahan’ın Üniversitesini kalıp olarak yani binalarını değil, beynini, toplantılarını çarşı içinde yapar, senden çok beklentileri olan halkla bütünleşen bir üniversite yaparsan Ardahanlıyı yanında bulur, onlarla birlikte güzel işler yaparsın derken daha sen gelmeden senin altını oymaya çalışanların kimler olduğunu bilenlerin de ‘eğer istersen’ sana yardımcı olacağını da bilmeni isterim..

    Ve başta ben ve Ardahan’ın %87’sinin senden şahsi menfaat değil, gerçek hizmet istediğini, bunlar olursa o zaman gerçek bir üniversite, halkla iç içe bir eğitim yuvası, vatandaşa, bölgeye bir şeyler katmaya çalışan bir kurum yaparız hep birlikte Ardahan Üniversitemizi..

    İkinci mektubuma kadar yeniden hoş geldin der, çok önemli bir görev olan rektörlüğünüz hayırlı uğurlu olsun..


    **Donald Trump’ı Benden Farklı mı Konuştu?..


    Bugünden itibaren ne yapacağı büyük bir merak ile beklenen Amerika’nın 45. Başkanı Donald Trump’un devir, teslim töreninde yaptığı konuşmayı dinlediniz mi bilmem ama ben kendisini dinlerken dünyanın artık mikro milliyetçilik politikaları ile yön alacağını anladım..

    Çünkü Donald Trump bizim ARDA/FED aracılığı ile oluşturmaya çabaladığımız toplantılarda yüksek sesle seslendirdiğimiz ‘Önce Ardahan, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ şiarımızı başına geçtiği ABD adına seslendiriyordu..

    Yani dünyanın jandarması bir önce can sonra canan deyip, bizlerin KAI denen saçmalıkları elimizin tersiyle ittiğimiz gibi Donald Trump’da önce ABD diyordu..

    Evet, dünyadan kopmadan, dünya ile hareket ederken önce Ardahanlı olma bilinci, sonra da güçlü bir Ardahan Lobis gibi önce ABD diyordur Donald Trump..

    Yani dernekçiliği küçümseyip, dernek, federasyon, vakıfları küçümseyenler dünya artık yerel bilinçlenme, yerele sahiplenmekle yön alacağını anlattı dünkü başkanlık konuşmasında Donald Trump..

    Her satır başında; ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, aslında kendisinden bir şey olmadığını saklamak isteyenlerin kendilerinde olmayan öz güveni tüm topluma yayanları da işaret eden Donald Trump’ın bu çıkışını getirip, inandığı düşüncesinden taviz vermeyen ve başkanlık yolunda epey yol alan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a da yakıştırabilirsiniz..

    Çünkü Erdoğan’la başlayan ‘liderim ben, kendi doğrumla varım’ diyerek ABD’nin 45. başkanı olmadı mı Donald Trump?

    Şimdi soruyorum çanta, facebokk, tabela yada birilerinin emrinde ki dernek başkanlarına ve de ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, bir şeyler anlatmaya, yapmaya çalışanlara beş kuruş faydası olmayıp, memleketin, Ardahan adının önünde ki takoslara..

    Ve;

    ‘Ya onca toplantı yaptınız da ne oldu, memleket mi kurtuldu?’ diyenlere; Biz dik durarak Ardahan’ın, Ardahanlının önünün açılacağına inananlardanız..

    Bizi kendilerin benzetmeye çalışmak için, imkansızlıklarımızı bilip, bu yolla bizi terbiye etmek isteyenler siz hele şu Donald Trump’ın konuşmasını bir dinleyin..

    Dinleyin ki; Donald Trump’un benden farklı bir şey demediğiniz anlarsınız ..

    Tabi anlamak isterseniz..


    **Hayır’a Evet İnadı..


    Yarından itibaren ikinci tur görüşmeleri gerçekleşecek olan Anaysa değişikliğinin referanduma doğru gittiği ülkemde halkım hayatını etkileyecek olan gelişmelerden bi habersiz Reina katilinin yakalanmasını alkışlıyor..

    Birilerinin koyduğunu bulduğu adli bir gelişmeyi hayatının ve bundan sonra ki yaşamının yönünü belirleyecek olan gelişmeden daha çok önemseyip, arkasında Fenerbahçe, Galatasaray yada Beşiktaş Spor’un durumunu kendi halinden daha çok düşünen halkım büyük ihtimalle Nisan ayının ilk haftasında önüne gelecek olan referandum sandığının başına da içeriğini bilmediği, okumadığı anayasaya evet diyecek gibi.. Çünkü bunu bilinçli yapmaktansa beni de alerji eden ‘Hayır’ cıların başını çeken CHP’nin ve de neden ‘Hayır’ dediği bir türlü anlaşılmayan HDP’nin tutumundan dolay yapacak gibi..

    HDP’nin ‘Hayır’ deyip, AKP’nin kendisiyle birlikte yapmayı düşündüğü Anayasa değişikliğini MHP’ye kaptırması, CHP’nin ise bir taraftan kaçak dediği diğer taraftan koşa koşa gittiği saray politikasını görüp, izleyenler ‘Hayır’ diyen CHP’ye inat içeriğini çokta bilmediği anayasa değişikliğine CHP ve HDP’nin inadına ‘Evet’ diyecek gibi..

    Çünkü her iki partide anayasa değişikliğine ne diyeceğini tabanına sormadan politika ürettiğini düşünen halkım bunlara inat ‘Evet’ diyeceğim diyor..


    Maalesef benim gördüğüm bu..


    **AK Parti İl Başkanlığı Bana Verilirse..


    Aslında CHP, MHP ve HDP İl Başkanlığı kadar normal bir başkanlık olan AK Parti İl Başkanlığına baktığınızda yaşanan değişimlerin toplumca çokta önemsenmediği görülmekte.. 

    Çünkü Ankara merkezli politikaların esiri olan İl ve İlçe Başkanlarının yerelden kopuk, sorunlardan uzak, dernek başkanlarımız gibi Bana başkan desinler’ gibi bir duruma dönüşmüş gibi..

    Yani yerel de ‘ha var, ‘hay yoklar’ denecek bir halde olan partiler arasında bulunan Ardahan İl Başkanının değiştirilmek istenmesi ve yerine yeni atanması çokta ilgi çekmiyor..

    Buna neden olan ise muhalefet partileri il ve ilçe başkanları olmalarına karşın yerel de iktidarla ilgili bir satır bile söylemeyen, bu yönde bir açıklama yapmayan CHP, MHP ve HDP İl ve İlçe Başkanları gibi toplumun iktidarlarından beklediklerini veremeyen, anlatamayan iktidarın il başkanı, ilçe başkanı olmuş yada olmamış fark etmiyor..

    Bu durum bir Ardahan için mi geçerli..

    Tabiki hayır..

    Çünkü sorsanız topluma Manisa’nın il başkanı, İzmir Torbalı’nın ilçe başkanı, Tekirdağ’ın il veya ilçe yöneticileri kimdir diye kimse bilmez..

    Çünkü Ardahan’da kiler gibi ülkenin 81 il ve onca ilçesinin il ve ilçe başkanları da Ardahan’da kilerinden farklı değil..

    Muhalefeti konuşmaz, iktidarı iş yapmaz, sus, pus olup, Ankara’nın belirlediği gündemle kendilerine başkan dedirtmekten öteye geçememekteler.. 

    Şimdi yazımızın başlığına gelecek olursak ve olur ya rüya da olsa AK Parti Ardahan İl Başkanlığı bana verilirse Ardahan’da işler değişir mi sizce?

    Ve benim yapacağım bir il başkanlığının tüm ülke genelinde tartışma yaratacağına inanıyor musunuz?

    Bilmem ama böyle bir durum olursa var ya başta bozuk yollardan sorumlu Karayolları şefi olmak üzere Ardahan’da görev yapan bürokratlar çok ama çok sevinirler demi?..

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     

  • GÖLELİ TÜRKİYE 7 NCİSİ 23 ŞUBAT İL 1 İNCİSİ OLDU..

    Göleli iki başarılı öğrencinin ülke genelinde Ardahanlıların gururları olurken Ardahan İl Merkezinin TEOG Şampiyonu 23 Şubat Ortaokulu oldu. 

    Ardahan 23 Şubat Ortaokulu, Temel Eğitimde Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavlarında il birincisi oldu.

    23 Şubat ortaokulu 65.15 Okul ortalaması ile Ardahan da il birincisi oldu. Okul Müdürü Gökmen Aslankılıç, Veli, öğretmen, öğrenci ve okul yönetiminin dayanışma içinde olduğunu, ekip ruhu ile sorumlulukların paylaşıldığını ve disiplinli bir şekilde çalışmanın meyvelerini vermeye başladığını bildirdi.

    Aslankılıç, ’’2016-2017 Türkiye TEOG Ortalaması 58,69 olarak hesaplanmış 23 Şubat ortaokulu Türkiye Ortalamasının üstünde bir puan yakalamıştır. Bireysel olarak 120 sorudan 119’nu doğru yapan 23 Şubat Ortaokulu öğrencisi Egemen Erdoğan il genelinde birinci oldu. Öğretmenlerin ve velilerin ortak çabası sonucu 23 Şubat Ortaokulu Ardahan’ın marka okulu olmaya devam ediyor. Eğitim Üç unsuru olan bir olgudur. Veli, okul ve öğrenci üçünden herhangi biri üstüne düşeni eksik yaparsa başarı sağlanamaz. 23 şubat ortaokulunda üç unsurun koordineli çalışması sonucu başarı kaçınılmaz olmuştur.’’ dedi.
    **BAŞARI DA NURETTİN YILMAZ İMZASI..


    *30/03/2016 Tarihli Haber..


    GÖLELİ iŞADAMI NURETTİN YILMAZ TARAFINDAN GÖLE’DE YAPTIRILAN OKUL’DA EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİLER BAŞARILARA İMZA ATMAYA DEVAM EDİYOR..


    YGS İLÇE BAŞARISINDA BÜYÜK KATKI NURETTİN YILMAZ MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİNDEN..!


    YGS sınavlarında çıtayı yükselten Göleli öğrenciler halk tarafından da taktirle karşılanırken, İl başarısına da katkı sunmuş oluyorlar.


    Eğitime yapılan yardımlar ve özverili öğretmenler sayesinde öğrenciler de başarı çıtasını yükselterek hep bir yeniyi başararak yanıt veriyorlar.


    Kuşkusuz, eğitime yapılan yatırımlar başarıyı da beraberinde getirse de, inanan eğitim yöneticileri ile öğretmenlerin ve öğrencilerin ortaya koydukları özveri kolektif bilinçle bütünleşince anlam kazanıyor.


     


    NURETTİN YILMAZ MESLEK VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ TAMAMI KAZANDI..!


    Müdür Yüksel Yeni yönetiminde ki Nurettin Yılmaz Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi bu yıl ilk mezunlarını verecek olan okul öğrencilerinin tamamı YGS sınavında büyük başarı göstererek LYS Sınavına girme hakkı kazanma başarısı gösterdiler. İl ve İlçe başarısına da katkı sunan Nurettin Yılmaz Lisesi Okul Eğitiminde de ekip çalışmasının önemini ortaya koymuş oldu.


    Sıra HDP’yi kurban eden CHP’de..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

    Beyinciğinde ki Musul ve İŞID masalları bitince artık kimsenin umursayıp, ekranlara çağırmadığı Ardahan Milletvekili gibi muhalefet yapamamakla eleştirilen CHP’nin kendisine göre bir anayasa çıkarmak isteyen AKP’ye karşı mücadelesini izlerken kendi kendime hemde sinirden dudaklarımı yiyerek, saçlarımı yontarak gülümsüyor ve ‘Geçti Borun Pazar’ diyorum..

    Çünkü aynı CHP kaçak saray dediği saraya koşa koşa gitmeden önce HDP’lileri ceza evine gönderen vekil dokunulmazlılığını kaldırılmasına katkı sunmuş, ardından yalanız başına kaldığı mecliste MHP’yi de kendisine gont yani destek eden AKP ile baş başa kalmış bir kuzu misali..

    Ve yine o CHP değimliydi ki 7 Haziran sonrası kendisini oyalayan AKP’nin hükumet kurma masalına inanıp, ülkeyi 1 Kasım’a götüren..

    Ve AKP Anayasasını eleştirmek için dün meclis kürsüsüne çıkıp, benim gibi uzun uzun konuşup, sesi kesilince 30 dakikanın kendisine yetmediğini belirten Baykal değil miydi Erdoğan’ın önünü açan ve yine seçimler ardından partisinden gizli Başkan/Cumhurbaşkanı olmak için Erdoğan ile görüşen..

    Bilmem ama bunları yazdığımda benim CHP düşmanlığı ile suçlayan CHP’li kurt postu giymiş yani bir MHP’liden daha çok Kürt denilince şekeri artan sözde dostlarım bana çok kızıyorlar..

    Ama Kadıköy’ün ortasında beyni gibi vitrinini yenilemediği köhne dükkanın da ilaç satıp, insanları iyileştireceğini sanan CHP’li gibi ülkeyi AKP’den kurtaracaklarını ileri süren CHP’liler artık yalanız kalmış sarı öküzün durumuna düşmüştür demem gerekir..

    Çünkü HDP’yi AKP’ye kurban etmekle en büyük hatayı yapan CHP ve CHP’liler şunu bilmeliler ki sıra onlara geliyor, hemde Nisan’da yapılması hesaplanan Anayasa Referandumu ile..

    Çünkü aynı CHP’nin bağırıp, çağırmasına bakmayın ve genel başkanına gönderilen zırhlı aracın bile CHP’yi kurtarmayacağını ben değil, meclis içinde ve dışında yaşananlardan görüp, izliyor ve yeniden ‘geçti borun pazarı ey Ce He Peliler’ diyorum…

  • Öğrencilerin üzerine tavan çöktü..

    **ÖĞRENCİYE ARAÇ ÇARPTI..


    Ardahan kent merkezinde karşıdan karşıya geçmek isterken otomobil çarpan üniversite öğrencisi yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, Ulaş Şentürk yönetimindeki otomobil, Kongre Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek isteyen Ardahan Üniversitesi Öğrencisi Cansu Işık’a çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere yığılarak yaralanan Işık, olay yerine gelen sağlık ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Işık’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. 


    **9 AY DEĞİL 8 YIL ÇALIŞACAKLAR..


    Ardahan’da öğretmenlik yapanların süreleri uzatılıyor..


    Doğu Bölgesi Milletvekilleri Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ziyaret ederek bölgemizin kanayan eğitim yarası için çözüm aradılar.


    Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın da aralarında bulunduğu Bölge Milletvekilleri bakana bölgede görev yapanların büyük bir bölümünün bölgede 9 ay kaldıktan sonra çeşitli bahaneler ile batı illerine tayin aldırdıklarını, bunun da bölgede ki eğitimi olumsuz yönde etkilediğini belirterek bu yönde bir önlem alınmasını istediler.


    Bakan Yılmaz kendisini ziyaret eden bölge milletvekillerinin talebi gündemine alarak, ‘önümüzdeki dönem yeni bir uygulama ile artık öğretmenler bölgemizde 9 ay değil 8 yıl çalışacaklar.’ dedi.


    **Polis’in görev süresi de uzatıldı..


    Öte yandan 22 bin polisin merakla beklediği Şark hizmet süreleriyle ilgili “Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte yapılan düzenlemeyle, Şark görev süreleri 1’er yıl uzatıldı.


    **ESKİ PERSONELİ ETKİLEMEYECEK


    Yönetmeliğin ek 3. maddesinde yapılan yeni düzenlemeye göre, hizmet sürelerinin artırılması, 17 Haziran 2016 tarihinden önce ikinci bölgede yer alan Doğu ve Güneydoğu’daki illerde çalışan personeli etkilemeyecek. Ancak, ikinci bölgede, bulunduğu birimde birden fazla kez görevine devam etmek isteyenler için yeni onay tarihindeki süreler geçerli olacak. Yönetmelikte, “Yeni hizmet süreleri, değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce o yerde göreve başlamış olanlar için uygulanmaz” denildi.


    Yönetmelikte yer alan bir diğer düzenlemeye göre, Diyarbakır, Van ve Tunceli illerinde görevlendirilecek olan Özel Harekât branşlı personel, uzatılan Şark sürelerine ek olarak 1 yıl daha görev yapacak. Bu düzenleme de yeni atanacak Özel Harekâtçılara uygulanacak.


    SİVAS VE ARTVİN 7 YIL OLDU


    Yönetmelikte yer alan iller ve yeni görev süreleri şöyle: Adıyaman 6, Ağrı 4, Ardahan 5, Bayburt 6, Batman 4, Bingöl 4, Erzurum 6, Gümüşhane 6, Hakkâri 3, Iğdır 5, Kars 6, Mardin 5, Muş 4, Siirt 4, Şanlıurfa 5, Şırnak 3, Tunceli 3, Van 4 yıl.


    Emniyet Genel Müdürlüğü, teşkilat içinde ‘torpilli yer’ olarak görülen Artvin ve Sivas’ta da Şark sürelerini değiştirdi. Buna göre Artvin’de 4 yıl olan zorunlu Şark süresi ilçelere göre 6-7 yıla, Sivas’ta 5 yıl olan Şark görevi süresi ilçelere göre 5-7 yıla çıkarıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü, geçen yıllarda da terör olaylarını göz önüne alarak Tokat, Rize, Malatya’nın da aralarında bulunduğu bazı illeri Şark görevinden çıkarmıştı.


    **Silah satışları..


    Eş Başkanlarınında aralarında bulunduğu HDPli Milletvekillerinin ve onca gazetecinin ardında Cumhuriyet Gazetesi’nin 9 çalışanın içeri atılmasına en büyük tepki sizce hangi yönde geldi?..

    Kürtler demeyin onlar zaten kırgın ve kızgın..

    Hatta İslami kesim, AKP’ye oy veren bir kesim denilenlerin yapılanlar karşısında bile diş gıcırtmasalar da kalben kırık..

    Ve bir seçim yapılması haline bu hırs ve kızgınlıklarını nasıl gidereceklerini görüyor, izliyorum..

    Gerçi gizli anketler yaptıran ve onca baskıya karşın HDP’nin oyunun değil azalması arttığını görüp, iyiden iyiye gerilen ve bu nedenle 1 Kasım’da ki gibi haydi seçime diyemeyen Başkan Erdoğan’da bunları biliyor ya neyse..

    Peki, Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu halkın yani o çok önemsendiği ileri sürülen cumhurun seçtiği vekillerin, gazetecilerin içeri atılması ardından bu duruma kim en çok tepkiyi koydu?

    Bana sorarsanız bu duruma, yani 15 Temmuz’un ardından bugüne kadar yapılan antidemokratik uygulamalara, insan hakkı ihlallerine, basın özgürlüğüne, gözaltı ve tutuklamalara en büyük tepkiyi ekonomik piyasalar koymuş ve böyle giderse de Ecevit’in kasa meselesine kadar gideceği de görülmekte..

    Zaten bunu da gören Başkan Erdoğan yastık altın da ki paraları boşuna istemiyor..

    Gerçi yarın yeni bir KHK ile bu paraları yani ‘yastık altı para ve altınları toplamak için özel bir ekip kuruldu’ diye kirli havuzda hazırlanan medya ve gazetelerde bu yönde bir haber okusanız şaşmayın..

    Birde geleceğinden korkan, her an her şey olacak gibi adeta diken üzerinde durmayıp, ferdi olarak silahlanan toplum son yaşananlara daha büyük bir tepki koymakta biline..


    **KAI Çetesi..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurdun bir çok yerinde bulunan Ardahanlılar gibi Karslı, Iğdırlının üzerinde siyaset yapıp, rantlarına rant katanların ısrarlı KAI dernekleri kurması başta Ardahanlıların olmak Karslı, Iğdırlı hemşehrilerimizin KAI adı altında sömürülmesine devam demekten öte bir şey değildi..

    Evet, 1992 yılında Kars’tan ayrılıp kendi ilerinin kuran Ardahan ve Iğdır’ı Kars yaftasıyla sömürmeye devam edenlerin bugüne kadar bu üç vilayete ne verdiğini de masaya yatıran ve bu yönde ısrarlı dik duruşunu sergileyen Ardahan Dernekler Federasyonun yarattığı rüzgar gün geçtikçe etkisini daha arttırırken, KAI çetesinin de bu rüzgara karşı direnmeye, bu rüzgarı kırmak için yeni filmler, dolaplar vede dernekleri kurmakla meşgul olduğunu da görmekteyiz..

    Çünkü ARDA/FED’in ısrarlı duruşu karşısında sarsılan KAI çetesi böyle giderse yok olup gideceği her gün biraz daha netleşmekte, ortaya çıkmaktadır.. 

    KAI adı altında metropolde ki hemşehrilerimizi sömüren çetenin en büyük destekçilerinin başında gelenler ise kadınların düzenlediği  günlere benzeyen kaz gecelerini düzenleyenlerdir..

    Çünkü KAI çetesinin yan değil tam destekçisi olan bunların kışları kaz, yazları saz çalmaktan öteye geçmediğini ben değil tüm Ardahan, Kars ve Iğdır kamuoyu iyi bilmekte, takip etmektedir..

    Bu nedenle Ardahanlıların KAI ve Kaz çetesine karşı dik durmalıdır..

  • CEYLAN HOCA'YA SORULAR?

    Sayıştay bunları duyarsa ne olur?


    Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı Sayın Alpaslan Ceylan, iki veya iki buçuk yıldır dekanlığını yaptığınız Ardahan Üniversitesi’ne kaç ay, kaç hafta, kaç gün ve hatta kaç saat hizmet ettiğinizi kamuoyu ile paylaşır mısınız?


    Ardahan Üniversitesi’nde çalışan herkesin hatta öğrencilerin bile bildiği bu konuya açıklama getirmeniz kafalardaki soru işaretlerini kaldıracaktır. (Üniversitesi’nin güvenlik kameralarının kayıtlarını da ilave edebiliriz)


    – Ayda sadece iki gün üniversiteye ve fakülteye uğradığınız ve Ardahan Üniversitesi’nin tam zamanlı çalışan öğretim üyelerine ödediği “geliştirme ödeneğini” aldığınız doğru mu?


    – Fakülteye uğramadığınız zamanlarda imzalarınızı nasıl atıyordunuz?


    – Doğru değil ise fakültenizde ve dekanlık makamınızda tam mesai yaptığınızı söyleyebilir ve ispatlayabilir misiniz?


    – Bunları ispatlayamadığınız takdirde konunun Sayıştay’ı doğrudan ilgilendirdiğini biliyor musunuz?


    – Rektör adayı olarak öğretim üyelerinden kaçının oyunu alabileceğinizi tahmin ediyorsunuz?


    – Aile fertleriniz, asistanlarınız ve Erzurum Atatürk ünÜniversitesi’ndeki arkadaşlarınız ile birlikte yürüttüğünüz çalışmalarınız nasıl gidiyor?


    – Seçimlerin ileri bir tarihe ertelenmesi çalışmalarınızı etkiledi mi?


    Sayın Ceylan, bu sorulara samimi cevaplar vereceğinizi umuyoruz. Vereceğiniz cevapların doğruluğu gazetemiz tarafından hassasiyetle araştırılacaktır; zira serhat şehirimizin göz bebeği üniversitemizi yönetecek rektör hakkında bunları bilmemiz ve kamuoyu ile paylaşmamız gazetecilik mesleğimizin sorumluluğu gereğidir.


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..



    **BESYO İTİRAZLARI TATİL GÜNÜNE GETİRMİŞ!


    ARÜ ve BEYSO Yönetiminin yapılan sınavlarda birçok usulsüzlük yaptığını ileri sürüp, savcılıklara bile şikâyetlerin yapıldığı şu günlerde ortaya atılan diğer bir önemli iddiada BESYO’nun yaptığı sınava itirazların olmaması için itiraz gününü tatil günlerine getirmesi olarak gösterilmekte.


    Çünkü birçok suçlama ile baş başa kalan ve savcılık olan BESYO’nun yaptığı sınavların sonuçlarını Cuma akşamı saat 17.00’dan sonra askıya çıkardığı ve 3 günlük süreyi Cumartesi ve Pazar’a getirerek sonuçlara yönelik yapılacak olan itirazların önüne geçtiği iddia edilmekte.


    **BİRÇOK YÖNETİCİSİ GİBİ ARDAHANLI OLMAYAN VE YENİ VEKÂLET ALMAYAN AVUKAT ARACILIĞI İLE SUÇLAMARI RET ETTİLER!


    Geçtiğimiz günlerde yapılan yerleştirme sınavında birçok usulsüzlük olduğu ileri sürülen ve bu usulsüzlükleri savcılığa dâhil birçok yere şikâyet edilen Ardahan BESYO gazetemizin gündeme getirdiği iddia ve suçlamaları Ardahanlı olmayan ve görevden el çektirilen eski rektörün vekâleti ile üniversiteye avukatlık yaptığı görülen avukatı aracılığı ile BESYO’ya yönelik suçlamaları noterden ret ettiği görüldü.


    Onca iddiadan bahsedilmeden, basın özgürlüğünü tehdit eden bir ik cümle ile bu yönde yapılan haberlerin tekzibin istediği görülen ARÜ ve BESYO yönetimi neye, niye, niçin itiraz ettiğini de açıklayamadığı dikkatlerden kaçmadı.


    **BELEDİYE BAŞKANINDAN TEPKİ GELDİ..


    BESYO’nun yaptığı sınava bir itiraz da Ardahan Belediye Başkanından geldi.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, sınavın hakkaniyetle adil bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Sürekli göç veren, işsizliğin had safhada olduğu Ardahan’da, özellikle Ardahanlı öğrencilerin bu BESYO seçmelerinde tercih edilmesi, Ardahanlı gençlere öncelik verilmesi bizim beklentimizdi. Tabi bunu yaparken hukukun dışına da çıkmamalı. Adil bir şekilde bu seçmelerin yapılması gerekiyordu. Eğer bu konuda yapılan bir yanlış varsa acilen düzeltilmesini ve İlin Belediye Başkanı olarak bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum. Yapılan yanlış varsa bunun hesabının da ağır olacağını herkesin bilmesini istiyorum” dedi.        


    *Konuyla ilgili bir önceki haberlerimiz..


    **BİR ARDAHANLININ ALINDIĞI BU SINAV İPTAL EDİLMELİ!


    Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 2010 KPSS’de, cemaat tarafından soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakma tehlikesini yaratırken geçtiğimiz gün yapılan Ardahan Üniversitesi BESYO Sınavı da savcılığa şikâyet edildi.



    199 Yabancı öğrenci, 1 Ardahanlının alındığı ileri sürülen Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu Özel Yetenek Sınavlarında haksızlık yapıldığını ileri süren birçok öğrenci adayı, geçtiğimizi günlerde yapılan sınavda haksızlık yapıldığını ileri sürerek sınavı savcılık ve Rektörü emanette olan ARÜ Yönetimine şikâyet ettikleri görülüyor.



     


    150 Bin Memuru Sınavı İptal!..


    Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 2010 KPSS’de, soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı 


    gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakması bekleniyor.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 2010 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) soruşturmasında gözler Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararda.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sınava girenlerin açtığı davanın esasını etkileyecek delil, belge ve itirafları iki ay önce İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Bu belgeler arasında 60 soruluk Genel Yetenek bölümünün 55 ve 60 soruluk Genel Kültür bölümünün 48 sorusunun sınavdan önce sızdırıldığına ilişkin tespitler de var. Bölge İdare Mahkemesi, bu delillere bakarak Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin iptaliyle ilgili karar verecek.


    MAHKEME ‘İPTAL’E BAKACAK


    Karar gazetesinden Kenan Butakın haberine göre, İdare Mahkemesi’nin sınavdan yaklaşık 6 yıl sonra iptal kararı vermesi halinde, Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerine giren 800 bin adaydan sınav sonucuna göre devlet kadrolarına atanan ancak kopya çekmeyenler için farklı bir çözüm geliştirilecek. Buna göre, mahkeme iptal kararı everecek ancak merkezi yerleştirme, A Grubu alımlar, kurumsal kadrolu alımlar ve kurumsal sözleşmeli alımlarla atanan yaklaşık 150 bin kişinin memuriyetleri iptal edilmeyecek.


    SON KARAR KURUMLARA BIRAKILACAK


    Mahkemenin söz konusu testleri iptal edebileceği kaydedilirken, memuriyetlerin düşürülmesinde son kararı kurumlara bırakacak. Kurumların ise 2010 KPSS sonucu ile atanan çalışanlarıyla ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi isteyeceği belirtildi. Savcılığın bu kişilerin şüpheli olup olmadığı ve sınavlarının şaibeli olup olmadığına yönelik bilgileri bu kurumlara ileteceği, kurumların da verilen bilgilere göre bu kişilerin memuriyetlerinin düşürülüp düşürülmeyeceği hakkında karar vereceği ifade edildi.


    FETÖ/PDY ÖRGÜTÜ ARÜ/BESYO’DA MI?


    Bir kişi nasıl oluyor 3 branşta yer alır?..


    Daha önce yapılan sınavların birçoğunun Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) elamanlarınca ayarlandığı iddialarının tartışıldığı ve birçok sınavın iptal edildiği şu günlerde Ardahan Üniversitesince yapılan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınavında yaşananlar dikkatlerden kaçmıyor.


    Çünkü 2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edildiği ileri sürüldü.


    **REKTÖR ATAMASI ERTELENİRKEN, SINAVIN AL ACELE YAPILMASI NEDEN?


    54 farklı şehirden Bin 17 kişinin başvurduğu, 632 kabul gördüğü, 120 kişinin kabul gördüğü sınavda usulsüzlük yapıldığını ileri süren bir aday ARÜ’ya itirazda bulundu.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer alan ve buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş, boks, kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş,boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlış olmasına karşın Rektör seçimi ertelenen Ardahan Üniversitesinin yapmış olduğu ve yanlış olduğu değerlendirmeden dolayı birçok adayın  “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı ileri sürülerek, bu hukuksuzluğun FETÖ/PDY Örgütünün yaptığından ne farkı olduğu sorularak, ARÜ ve BSYO yönetiminin hakkında yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.


    Öte yandan BESYO’ya yerleştirilen bir çok öğrencinin de BESYO’nun üst düzey idarecilerinin memleketlilerinde oluşması ise dikkat çeken diğer bir iddia oldu.


    İşte konu hakkında ARÜ’ya yapılan bir şikâyet dilekçesi;



    T.C.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edilmiştir.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer almaktadır. Buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş,boks,kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş, boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlıştır. İdarenizin yapmış olduğu yanlış değerlendirmeden dolayı ben ve benim gibi “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı açıktır.



    SONUÇ VE İSTEM :


    1)    İlan edilen “Diğer Branşlar” listesinde yer alan asil ve yedek adayların hangi spor branşlarından değerlendirilmeye tabi tutulduğu yani “Diğer Branşlar” spor dallarına girip girmediğinin açıkça belgelenmesi,


    2)    Eğer yukarıda belirtilen kişiler “Diğer Branşlar” kontenjanın dolmaması durumunda alınan adaylarsa “Diğer Branşlar” kategorisinde aday olmadığının belgelenmesi,


    3)    “Diğer Branşlar” kategorisinde olmaması gereken sporcular var ise bu sporcuların ortalama ve standart sapma puan hesaplanmasına olumlu/olumsuz etki edeceğinden “Diğer Branşlar” başvuran tüm adayların yerleştirme puanının yeniden hesaplanması,


    4)    Talep ettiğim belgelerin tarafıma verilmemesi halinde şahsımın başvuru yaptığım Satranç sporunun “Diğer Branşlar”  kategorisine girdiği açık olup “Diğer Branşlar”  yerleştirme listesinin tekrar değerlendirilerek şahsımın asil listeye alınması,


    İtiraz dilekçemin yasal süresi içerisinde hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde idari ve adli yargı mercilerine esas etmek üzere yerleştirme işleminin hukuka ve hakkaniyet uygun olarak tekrar değerlendirilmesi hususunda;


    Bilgi ve gereğini rica ederim.


    Murat AKAGÜNDÜZ


    EK-1 Diğer Branşlar Yerleştirme Listesi


    EK-2 Boks Branş Listesi


    EK-3 Güreş Branş Listesi


    EK-4 Kayak Branş Listesi


    EK-5 Milli Sporcu listesi



    Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


     



    Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

    Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

    Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

    Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

    Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

    Oda sonucu şimdiden belli..

    Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

    Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

    Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

    Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

    Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim.. 


  • YENİ REKTÖR GÜRKAN DOĞAN MI?

    26 Temmuz’da yapılacak olan Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi öncesi 9 adayın yarışıtığı bir süreçte sürpriz aday ve rektör ismini de tartışan Ardahanlılar Korkmaz’ın yardımcılarından olan Porf. Dr. Gürkan Doğan’ın ARÜ’nün yeni rektörü olarak atanabileceği ileri sürülmektedir.


    **KORKMAZ’IN İŞARETİ ÇOK ÖNEMLİ..


    Önümüzde ki ay kimin yeni rektörü olacağı büyük bir merakla beklenen Ardahan Üniversitesine atanacak olan rektörün atanmasında büyük bir rolü olması beklenen İstanbul Fatih Üniversitesinin yeni Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın işaret edeceği isimin diğer adaylardan bir adım önde olacağını tahmin eden Ardahanlılar bu nedenle 8 yıla yakındır kendisiyle birlikte olan Gürkan Doğan ya da bir başka ismi önermesi halinde rektörlük için yarışan adaylara büyük bir avantaj kazandıracağını da düşünmekteler.


    **SÖYLEMEZ. BENİM KİMSYE OY VERİN DEMEME GEREK YOK..


    Öte yandan Fatih Üniversitesine kayyum rektör olarak atanması dolaysıyla istifa eden Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın ekibinin yani yardımcılarının da görev bırakmak zorunda kaldıkları öğrenildi.


    Yani şu an Ardahan Üniversitesi Rektörlüğüne aday olan rektör yardımcıları, dekanlar, öğretim üyeleri de artık birer öğretim üyesi konumunda oldukları öğrenilirken, bu durumun rektörlüğe aday olanların elinde ki gücüde almış oldu.


    Diğer taraftan Ardahan Üniversitesine aday olan isimlerden olan Prof.Dr. Orhan Söylemez yaptığı açıklamada adaylık sürecinde yaptıkları çalışmaları anlattı.


    Gazeteci Fakir Yılmaz ile görüşen Prof. Dr. Söylemez 8 yıldır görev yaptığım üniversitede görev yapan bir çok öğretim üyesinin atanmasında kendi imzasının bulunduğu ve bu nedenle ben kimseye gidip, bana oy verin dememe gerek yok. Arkadaşlar beni benim yaptıklarımla tanıyor. Bu bana yeter. 90 delegenin oyunu almasam demek ben bir şey yapmamışım’ diyerek 26 Temmuz’da oy kullanacak olan Öğretim Üyelerinin kendisini seçeceğinde çok emin konuştu.



    Bugün hava alanı gibi dün kurulması için kendimizi adeta parçaladığımız gibi Ardahan Üniversitesine rektör atandığında kimsenin dikkate almadığı Çıldırlı Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz bugün benim gidip, başına geçtiğim ve güçlü bir Ardahan Lobisi oluşması için mücadele ettiğim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezinin bulunduğu İstanbul’un en önemli üniversitelerinden olan ve cemaatin kurduğu Fatih Üniversitesine kayyum olarak atandı.


    Ardahan’da bir dönem daha kalması için kampanya açılması gerektiğinin altını çizdiğimiz bir zaman da kendisinin de beklemediği bir anda çok önemli bir göreve atanan Prof. Dr. Korkmaz’ın ne kadar önemsendiğini de ortaya koyan bu gelişmeyi değerlendirmek gerekirse rektör hoca, kendisi gibi hoca olan AK Parti Ardahan Milletvekili Atalay’a başta olmak üzere birçok kişiye de gol atmış oldu.


    Çünkü benim yok imkânlarla oluşması için büyük mücadele verdiğim o güçlü Ardahan lobisi örneği gibi kurduğu ve birçok ulusal ve de uluslar arası üniversitenin üyesi olduğu KUNİB aracılığı ile 8 yıl başında kaldığı Ardahan Üniversitesi gibi kendisi içinde büyük bir lobi oluşturan ve de çevre sağlayan ARÜ’nün eski Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Ardahan’da bulunduğu süre içinde ARÜ’nün kampusunun yeri için dâhil bir çok konu da yüz vermediği siyasilere büyük bir gol atmıştır..


    Öyle ki ARDA/FED’in Yenisey yemekhanesin de verdiği yemeğin ardından, ‘Sen Fakir’in organizesine destek veriyorsun, seni bir daha yazmam’ diyenlerin bile olmayan yüzlerini kızartan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz en önemli golü Ardahanlı siyasilere atmıştır.


    Çünkü bu sürpriz atama karşısında dün işi bitti diye kendisine saldıranları karşısında bir kez daha hazır ola geçirten bu atama Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın elini çok güçlendiriken, bu atama ile Cemaatin KCK’dan daha tehlikeli olduğunu söylemekle övünen ve Başkan Erdoğan’dan takdir ve de görev bekleyen ama bugüne kadar boş işler olmazsa da dişişlerle meşgul edilen Atalay’a da en büyük golü atmış oldu.


    Yani Başkan Erdoğan’ın gözünde Atalay değil, Korkmaz’ın daha güçlü olduğunun ortaya çıktığı bu atama ile Ardahan’a geldiğinde Korkmaz’ın yanına bile gitmeyen Atalay’a olduğu gibi arkasından konuşup, yanında poz verenler de büyük bir gol yemiştir..


    Evet, güçlü bir Ardahan lobisi oluşumu için mücadele verdiğimiz ve adeta etimizi dişimize taktığımız İstanbul’un önemli bir üniversitesine Kayyum rektör olarak atanan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın başta cemaatin saldırılarına karşı olmak üzere orada vereceği mücadelede tüm Ardahanlıların yanında yer alınması gerektiğini hatırlatırken, golü yiyenlerin sadece Atalay değil, Ardahan Belediye Başkanı, Saffet Kaya gibilerinin de bu golü yediğini de söylemekte fayda olacak..

  • Yeni Valinin İlk İşi Karne Dağıtmak Oldu..

    **VALİLİK SİTESİ SİL BAŞTAN..


    Ardahan’da 2015-2016 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle, 21 bin öğrenci karne heyecanı yaşadı. Cemal ve Zekiye Vatan ilkokulunda öğrencilerin karnelerini, Vali İbrahim Özefe dağıttı.


     


    2015-2016 eğitim-öğretim döneminin sona ermesi nedeniyle Halilefendi Mahallesinde ki Cemal ve Zekiye Vatan İlkokulunda karne dağıtım töreni düzenlendi. Törene Vali İbrahim Özefe, İl Milli Eğitim Müdürü Fikret Eteker, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.


     


    Törende konuşan Vali Özefe,  bir memleketin istikbaline katkı sunacak en önemli unsurun eğitim olduğuna vurgu yaparak, “Eğitim, her memleketin olduğu gibi, bizim memleketimizin de insana odaklı hizmette en temel unsurudur. Çocuklarımızı, gençlerimizi, milli ve manevi değerlerimiz doğrultusunda,  modern dünyanın gerekleriyle donatmak, kendi ayakları üzerinde durarak, hayatlarını idame ettirecek şekilde ve Ardahan ile birlikte bütün memleketimize, memleketimizin bu gününe ve istikbaline katkılar sunacak şekilde yetiştirmek en temel vazifemizdir. Valisinden, öğretmen arkadaşımdan, eğitimde görevli her arkadaşımıza kadar bu görev herkesin titizlikle ifa etmesi gereken önemli bir görevdir” dedi.


     


    Vali Özefe, öğrencilerin tatilde dinlenirken aynı zamanda öğrenmeye açık olmalarını ve eksiklerini tamamlayarak bilgiyle donatılmaları noktasında velilerin de özellikle çaba sarf etmesi gerektiğini kaydetti.


     


    Öğretmen ve öğrencilere iyi bir tatil geçirmeleri temennisinde bulunan Vali Özefe, konuşmasının ardından öğrencilere karne dağıttı.


     


    Vali Özefe, törenin ardından aday öğretmenler ile öğrenciler ve velilerle sohbet etti.


    Öte yandan yeni valinin gelişi ile eski vali, şimdi ki Batman Valisi Ahmet Deniz’in çalışmaları ile ilgili haberlerin tümünün Valilik İnternet sitesinden kaldırıldığı dikkat çekti.



    **POSOF’TA KEPLER HAVAYA ATILIDI..


     


    Okulların tatile girmesiyle birlikte Posof’un da aralarında bulunduğu Ardahan’ın ilçelerinde de karne dağıtımı yapıldı.


    Posof Lisesi öğrencilerinin  kep fırlatarak, okulu bitirdikleri görülürken Göle’de olduğu gibi Hanak, Çıldır ve Damal’da karne dağıtımı, havanın soğuk olması dolaysıyla okul içlerinde düzenlenen törenlerle öğrencilere verildi.


     



    SON DERS ZİLİ ÇALDI..!


    Ülkede olduğu gibi Göle öğrencileri de karnelerini alarak yaz tatiline girdiler.


    Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerdeki 17 milyon 588 bin 958 öğrenci, bugün karne alarak, 3 ay sürecek yaz tatiline girdi.


    2015-2016 eğitim-öğretim yılı bugün öğrencilere dağılan karnelerle okullar resmen 3 aylık yaz tatiline girdi. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan yaklaşık 18 milyon öğrenci karnelerini alarak ve 3 aylık yaz tatiline girdi. Bu okullarda görev yapan yaklaşık 1 milyon öğretmen için de tatil başladı.


    Karne sonuçları e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden görülebilecek. 2016- 2017 eğitim-öğretim yılı ise 19 Eylül 2016’da başlayacak ve 9 Haziran 2017’de sona erecek. 2016-2017 eğitim-öğretim yılı birinci dönemi 19 Eylül 2016-20 Ocak 2017, yarıyıl tatili ise 23 Ocak-3 Şubat 2017 tarihleri arasında olacak. İkinci dönem ise 6 Şubat-9 Haziran 2017 arasında.


    Bu arada uzmanlar karnesinde zayıfı olan öğrenciler için aileleri uyararak, ceza ya da kötü söz söylememeleri gerektiğini vurguluyor.


    **POSOF HEM SERGİ AÇTI..


    Posof Halk Eğitim Merkezi’nde eğitim gören kursiyerlerin, 2015-2016 kurs döneminde hazırladıkları el emeği, göz nuru eserler İlçe Özel İdare binasında açılan yılsonu sergisi ile beğeniye sunuldu.


    Serginin açılışına Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu ve eşi Nagihan Alibeyoğlu, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, kurum müdürleri, çok sayıda davetli, kursiyer ve vatandaşlar katıldı. 

    Kaymakam Alibeyoğlu, bir yıllık çalışmanın ardından açılışı yapılan serginin hayırlı olması temennisinde bulunarak, kursiyerler ve emeği geçenlere teşekkür etti.


    Teşekkürler Nürettin Yılmaz


    İstanbul’a göç etmiş, zamanla alın teri ile iş adamı olmuş, oldukça da doğduğu toprağı olduğu gibi memleketini bile düşünecek vakti bulamayan onca iş adamı arasında biri çıkıp, Ardahan’a, doğdukları topraklara Göle’ye geliyor ve kız öğrencilerin okuyacağı bir okulu yapıp, yapamayacağına bakarak bu yönde ne yapacağını düşündükten sonra kararını verip, önce bir arsa alıyor, ardından eline aldığı kürekle bugün ilk mezunlarını veren okulun temelini kendisi kazıyor..

    Ve kazma, kürek bulmaktan zorlanıyor, kepçe bulamıyor, izin alamıyor ama yılmıyor.. 

    Hatta okul diye yaptırdığı okulun temelinin çukurunu bizzat kontrol ederken içine düşüp, ayağını kırıyor ve uzun süre yatakta kalkmaz oluyor..

    Ve yine ayağa kalkıyor, bugün pırıl pırıl kızların mezun olduğu Ardahan Göle Nurettin Yılmaz Anadolu Sağlık ve Meslek Lisesinin bitiriyor..

    Bunları yaparken tamamen kendi imkanlarını, parasını harcıyor..

    Ve onun yaptığı okulun etrafını saracak bir çeperi yapamayan devlet Nürettin Yılmaz’a bir plaket verip, ödül verdiğini sanıyor..

  • Yolu olmazsa da Bisiklet parkı hazır!

    Yıllardır bitmeyen Üniversite kampüsünde devam eden eğitim binaların arasında bisikletlerle gezmek isteyen öğretim üyelerinin isteği üzerine yapıldığı öğrenilen ‘Bisiklet Parkı’ önümüzde ki günlerde kampüsün içinde ayrılan alanda açılacağı, resmi açılışını da seçilecek olan yeni rektörün yapacağı öğrenildi.


    **TEK SORUN YOL! 


    Üniversitenin milyonlarca ödeneğini saçma sapan işlere harcadığının son bir örneği olan ‘Bisiklet Parkı’ projesi Ardahan’da her sorun çözüldüğü için bisiklet parkı eksiğini fark eden Ardahan Üniversitesinin tek derdi bu parka park edecek olan bisikletlerin nasıl olup Ardahan’ın yollarında gezeceği olduğu öğrenildi.

    Çünkü Ardahan’ın kent içi yolları gibi kentler ve köyler arası yollar da bozuk.

    Son günlerde yağan yağmurlarla iyiden iyiye batak halini alan Ardahan yollarında normal araçlar gezemezken Üniversitenin spor ve doğa sever, bisikletçi öğretim ve öğrencilerinin parkı yapılan bisikletlerle nasıl dolaşacakları büyük merak konusu oldu. 


    **Rektör adaylarımız..


    Bir türlü ısınamayan havalara karşın Ardahan kent merkezinden uzak, gözlerden ırak Ardahan Üniversitesi bir hayli sıcak günler yaşıyor..

    Daha net olarak kimsenin ‘ben adayım’ demediği ama Arahan dışından gelen 3 adayın  yoğun şekilde kulis yaptığı Ardahan Üniversitesine kimin aday olacağı büyük bir merakla beklenmektedir..

    Yerel gazetelerimizin içeriği pek anlaşılmayan haberlerle gündeme taşımaya çalıştığı üniversitede ki rektörlük seçimi öncesi yolları olmayan Ardahan’ın bisiklet parkını da yapmayı akıl eden ARÜ’nün yeni rektörünün kim olacağını yada kimin olduğunu bizler bilmesekte Amerika’ya gidip, ünlü boksörün cenazesinde morali bozulan Cumhurbaşkanı çok iyi biliyor..

    Çünkü birilerinin tavuğun rüyasında darı gördüğü gibi kendisini şimdiden rektör olarak ilan ettiği Ardahan’a karşın Ankara’nın belirleyici olduğunu çocuğa sorsanız bilir..

    Yani genel seçimlerin bile formalite olduğu ülkemde Ardahan Üniversitesinde yapılacak olan rektörlük seçiminin de boş ama heyecan olsun diye olacağını söylersek ayıp olmaz sanırım..



    **ÇAMURDA ARAZİ TAPLULAŞTIRMA ÇALIŞMASI..!

    Göle’de; Tarımsal verimliliğin artırılması ve sürdürülebilir tarım için yürütülen parçalı arazilerin toplulaştırma çalışmaları özel sektör tarafından yapılmaya başlandı.

    İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerin denetiminde Yüklenici firma tarafından ön çalışma olarak başlanmış oldu.

    Belirlenen köylerde günlerdir yağan yağmurlara rağmen çalışmaların sürdüğü ve arazi yollarında araçları batsa da çalışmalar devem ederek köylülere de bilgi veriliyor. 

    Bir süre önce Bakanlar Kurulu tarafından Adana, Ardahan ve Manisa’nın bazı köy ve mahallelerinde arazi toplulaştırmasına karar verilmiş Bakanlar Kurulunun arazi toplulaştırmasına ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti ve Göle’nin de 11 köy arazisinin tapulanmasının da yer aldığı kanun sonrası Arazi Toplulaştırma çalışması başlatılmış oldu.

  • YÖK BAŞKANI ARDAHAN'DA

    Her ay farklı bölgelerdeki yeni kurulan üniversitelerin ev sahipliğinde düzenlenen etkinliklerin Haziran ayı programı Prof. Dr. Özer Kanburoğlu tarafından “Fotoğraf Sanatına Biçimsel Yaklaşımlar” adlı söyleşisi ile Ardahan Üniversitesinde gerçekleştirildi.


     02 Haziran Perşembe günü saat 13.00’da Ardahan Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda ki söyleşiye YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç ile bazı YÖK Genel Kurul üyeleri ve çevre illerden bulunan üniversitelerin rektörleri de katıldı.

  • REKABET YENİLİK GETİRDİ!..

    Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi’nde bir grup öğretmen ve öğrenci, “Toplum Hizmeti Çalışması” programı kapsamında, Çalabaş Köyü İlkokuluna yardım eli uzattı.     


    İki sınıf ve bir idareci odasından oluşan köy okuluna gelen gönüllü öğretmen ve öğrenciler, ihtiyaçları tespit ettikten sonra kolları sıvayarak işe başladı.     


    Okulun badana ve boyasından onarıma ihtiyaç duyulan yerlerin tamiratına, panolar ve yazı tahtalarının yerlerine asılmasına kadar büyük bir titizlikle çalışan gönüllü öğretmen ve öğrenciler, işler sürerken öğrencilerle de ilgilenmeyi ihmal etmedi.     


    Öğretmen ve bir grup öğrenci tamirat işleriyle uğraşırken, gönüllü diğer öğrenciler de minik kardeşleriyle şarkı ve türküler söyleyerek güzel vakit geçirmelerini sağladı.     


    “Mutluluk duyduk”     


    Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi Müdürü Mesut Yolcu, bunun tümüyle gönüllü bir çalışma olduğunu belirterek, aldıkları karara destek veren öğretmen ve öğrencilerin de kolları sıvadığını söyledi.    


    “İki günlük çalışmada, okulun badanasından boyasına, tamirinden masa üzerindeki örtüsünün yenilenmesine kadar olan bütün eksikleri üstlendik” diyen Yolcu, yaptıkları çalışma sonunda hissettikleri mutluluk ile Ardahan’a döndüklerini belirtti.    


    Çalışmaya katılan ve okulun boya işini yapan fen lisesi bilgisayar öğretmeni Özgür Yönden de bu işi büyük zevkle yaptığını ve mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Köy okullarımızın bazı şeylere ihtiyacı var. Biz de gönüllü olarak bunu gidermek istedik. İki günümüzü buraya ayırdık. Çok farklı ve güzel bir ortamımız oldu, kaynaştık. Elime fırçamı alıp bu işi yapmaya başladığımda farklı bir duyguya girdim. Çok da rahatladım. Zevkle yapmak böyle bir şey olsa gerek” diye konuştu.     


    Öğrenciler okullarının yeni halini çok sevdi     


    Çalışmaların tamamlanmasının adından okullarının yeni haliyle tanışan minik öğrenciler, şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yenilenmiş sınıflarının çok beğenen öğrenciler, fen lisesinin gönüllü öğretmen ve öğrencilerine teşekkür etti.     


    Köy okulunda 2’nci sınıf öğrencisi Zeliha Gökçe, okullarının çok güzel bir hale dönüştürüldüğünü ve artık burada okumaktan daha mutlu olacağını dile getirerek, “Sınıfım ve okulum çok güzel olmuş. Herkese çok çok teşekkür ediyorum” dedi.     


    Çalabaş Köyü İlkokulu Müdürü Meltem Eken de öğrencilerinin, doğayla iç içe güzel bir köyde yaşamaları nedeniyle çok şanslı olduklarını ama okullarının yeterince iyi koşullara sahip olmadığını belirterek, “Öğrencilerimizin tek eksikleri güzel bir okulda okumaktı. İki günde okulumuzu değiştirdiler. Bu nedenle okul müdürü Mesut Bey başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Onları çok seviyoruz” diye konuştu.     


  • REKTÖRLÜK SEÇİMİ 26 TEMMUZ’DA

    İki dönemdir Ardahan Üniversitesi Rektörlüğünü yapan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın yerine gelecek olan yeni rektör için 26 Temmuz’da seçim yapılacak.

    Yükseköğretim Kurulu’nun kararına göre, rektör adayı belirleme seçimi süreci 20 üniversitede 12 Temmuz’da, 17 üniversitede ise 26 Temmuz’da yapılacak.


    Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 37 üniversitenin rektör adayı belirleme seçimi takvimini açıkladı. Süreç 20 üniversitede 12 Temmuz’da, 17 üniversitede ise 26 Temmuz’da başlayacak.


    YÖK’ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Adana Bilim ve Teknoloji, Akdeniz, Atatürk, Ankara, Boğaziçi, Cumhuriyet, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Ege, Fırat, Gazi, Gaziantep, İnönü, İstanbul Teknik, Karadeniz Teknik, Ondokuz Mayıs, Orta Doğu Teknik, Trakya ve Yıldız Teknik üniversitelerinde rektör adayı belirleme seçimi 12 Temmuz’da yapılacak


    Öğretim üyelerinin en az yarısının hazır bulunmaması halinde aday belirleme seçimleri 14 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Sonuçlar 15 Temmuz’da YÖK’e bildirilecek. Rektör adaylarını inceleme komisyonu ise 18-26 Temmuz tarihleri arasında çalışmasını sürdürecek. Yükseköğretim Genel Kurulu’nun toplantısı 27-28 Temmuz gerçekleştirilecek ve sonuçlar 1 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığına sunulacak.

    Ardahan 26 Temmuz’da seçime gidecek..


    Ağrı İbrahim Çeçen, Ardahan, Artvin Çoruh, Bartın, Batman, Bitlis Eren, Çankırı Karatekin, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karamanoğlu Mehmetbey, Kırklareli, Kilis 7 Aralık, Nevşehir Hacı Bektaş Veli, Osmaniye Korkut Ata, Siirt ve Yalova üniversitelerinde rektör adayı belirleme seçimi ise 26 Temmuz’da, çoğunluk sağlanamadığı takdirde 28 Temmuz’da gerçekleştirilecek.


    Sonuçlar Yükseköğretim Kuruluna 29 Temmuz’da gönderilecek. Rektör adaylarını inceleme komisyonu çalışması 2-9 Ağustos günleri arasında, Yükseköğretim Genel Kurulunun toplantısı da 10-11 Ağustos günlerinde yapılacak. Sonuçlar 15 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığına bildirilecek.


  • HANAK LİSESİ MEZUNLAR BULUŞACAK..

    İstanbul’da buluşmaya hazırlanan HANAK LİSESİ MEZUNLARI bu buluşmayı hazırlayan HANAK LİSESİ MEZUNLARI DERNEĞİ ; “5 Haziran’da Pazar akşamı Sefaköy Salon Klas’ta gerçekleştirecekleri gecede Hanak Lisesinden mezun birçok okul arkadaşlarını bira araya getireceklerini hedeflerinin yoğun katılım sağlamak olduğunu bildirdiler.

    Tertip komitesi adına açıklamalarda bulunan Artvin Lisesi mezunu aynı zamanda da HANAK LİSESİ MEZUNLARI DERNEK başkanı Efkan DEMİR “Bu geceye uzun zaman önce karar verdik. İlk deneyimimiz olan İstanbul, Beylikdüzünde düzenlediğimiz dostlar buluşması ile tecrübe kazandık. Hanak Lisesi Mezunlar Gecesi organizasyon fikri dostlar buluşmasında çıktı. Ardahan da Hanak ta lise olarak ekol olmuş Hanak Lisesi benim gibi bir çok mezunun eğitim hayatında önemli yer tutmuştur. Bu anlamda yıllar geçmiş birbirimizden uzaklaşmışız. Hayat birçoğumuzu değiştirmiş. Yaşlanma sürecine sokmuş. Ancak insanların hayatının belli dönemleri vardır. Geçmişimizde anı olarak kalan güzel anları hep paylaşırız. İnsan sanki o anları o anlarda bulunduğu yaşındaki gibi yaşar, zaman hiç ilerlemez. Biliyorsunuz insanlar okulda sıra arkadaşlarını, asker arkadaşlarını, yol arkadaşlarını hiç unutmazlar. Güzel paylaşımlar hafızalarımız da anı olarak tazeliğini korur. Bizlerde dernek olarak birkaç arkadaş” Hatırlamak ve Hatırlatmak “ “Ahde vefa” sloganıyla yola çıktık. Davetimizi öncelikle sosyal medyada Facebook’ta paylaşarak bir birimizi haberdar ettik. Bütün iletişim araçlarını kullanarak şuan yaklaşık üç yüz kişiye ulaştık. Bu buluşma bu gece Hanak Lisesi nin kuruluşundan beri tüm dönem mezunlarını içine alacak ve aileleriyle birlikte katılacakları büyük buluşma olarak düşünülmekte dernek olarak bizlerde bu konsepte hazırlamaktayız. Yani bir ilki başaracağız. Yılların özlemini duyan ve sınıf, sıra arkadaşlarıyla buluşmak isteyen “Hatırlamak ve hatırlatmak” isteyen Hanak’a ve Hanak Lisesine küçücük bir “Ahde Vefa” sı olan tüm Hanak Lisesi mezunları bizleri arayıp yerlerini ayırt edebilirler. Yemekli, eğlenceli ve Hanak esintileri ile dolu gecemiz Sefaköy Salon Klas’ta 05 Haziran Pazar günü saat 19.00’da başlayacaktır. 

    Büyük buluşmaya Türkiye’nin her yerinde yaşayan ve hangi dönemde olur ise olsun bütün HANAK LİSESİ MEZUNLARI davetlidir. Gecemizin yapılacağı salon 750 kişiliktir. Gecemizin Organizasyonuna katılacak bütün arkadaşlarımızı SALON KLAS Kartaltepe Mah. Göktepe Sok. No: 4 Sefaköy / İSTANBUL adresine beklemekteyiz. Gecemize katılarak bizleri onurlandıracak mezun arkadaşlarımız bizlere ulaşmalarını talep etmekteyiz. Bizlere GSM: EFKAN DEMİR :0532. 324. 66. 40 , EYÜP KARATAŞ: 0553 268 56 97 , ŞENOL POLAT :0530. 349. 37. 00 NURETTİN ORAK : 0541 860 34 75 ,AYFER KALAYCI :0543. 435. 13. 97 SERHAT YALBUZ : 0533 747 10 97 nolu telefonlardan ulaşıp, erken rezervasyon yaptırmalarını önemle rica ediyoruz. Bu buluşmasındaki çıkış noktamız “Hatırlamak ve Hatırlanmak” “Ahde vefa” ümidiyle HANAK LİSESİ mezunu olan tüm arkadaşlarıma saygı ve sevgilerimi gönderiyor.” 

  • Valinin zilini bekliyorlar..

    **KAR’DA KAYAK’TA VAR, KAYACAK YOK..



    Kayak sezonu açıldı..

    Kars Sarıkamış ve Erzurum Palandöken’e rakip olmaya hazırlanan Ardahan Yalanızçam Kayak Tesislerinde kayak sezonu start aldı..


    Ardahan’a 30 Km. uzaklıkta bulunan Yalanızçam kayak tesislerinde başlayan kayak sezonu ardından kayakları hazırlayıp, kayak severleri bekleyen tesis sorumluları kayacak kimse bulamıyorlar.

    Kar yağışının ardından kaymak için yeterli kar’a kavuşan Yanalızçam Kayak Tesisleri Dağ Oteli’nin de kış turizmi için başta bı hafta sonu tatile girecek okulları ve Ardahan’a gelecekleri bekliyor.

  • KAÜ'de Cevap Var

    CEVAP ve DÜZELTME METNİ


    Üniversitemiz, Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili belli çevreler tarafından, üniversitemiz, fakültemiz ve başhekimliğimizi itibarsızlaştırma hedefi ile toplamda 147 doktorumuzun 25 tanesinin imzasını taşıyan maksatlı ve mesnetsiz yalan haberler yapılmaktadır. Son olarak ‘kuzeyanadolugazetesi.com’ haber sitesine servis edilen bu gerçek dışı haberler ile ilgili olarak aşağıda detaylı bilgilendirmeyi kamuoyuyla paylaşmak zorunluluğu doğmuştur.


    Üniversitemiz Rektörlüğüne 2010 yılı Kasım ayında atandığımda, Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığına ait bir binada, içinde dekanlık ta mevcut olmak üzere 2 ameliyathane, 1 cerrahi bilimler servisi, 1 dâhili bilimler servisi, 1 adet röntgen cihazı, 1 adet MR cihazı ve bir laboratuvar ile Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlık binası altında 10 tane poliklinikle hizmet veren ve öğrencileri Erzurum Atatürk Üniversitesinde eğitim-öğretim gören bir Tıp Fakültesi devraldım.


    Göreve geldiğimiz günden beri yaptığımız çalışmalar sonucunda modern, tam donanımlı ve bölge ihtiyaçlarına göre tasarlanmış yeni hastanemizi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin yapıldığı temel bilimler ve idari birimleri içeren morfoloji binasını tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Bu bağlamda doktor sayımız 26’dan 147’ye yardımcı sağlık personeli, idari personel ve hizmetli sayısı toplamda 140 tan 400 cıvarına çıkmıştır ( bu personelin tamamına yakını şehrimizin evlatlarıdır). Şu an itibari ile Tıp Fakültesi 1, 2, 3. ve intörn sınıf öğrencilerinin ders aldığı modern, güncel teknoloji ile donatılmış, derslikler ve laboratuvarlarda aktif olarak eğitim görmektedir.


    Hastanemiz, 2016 Ocak ayı itibarı ile 250 yataklı servis ve 33 yoğun bakım yatağı olan 8 adet ameliyathanesine ilave olarak patoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, kan merkezi, sterilizasyon ünitesi, endoskopi ünitesi, koroner anjiografi ünitesi, bronkoskopi ünitesi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ünitesi, acil servis ünitesi ile tüm branşlarda modern cihazlarla donatılmıştır. Hastanemiz başta Karslı hemşerilerimiz olmak üzere Ardahan, Iğdır, Artvin ve Ağrı gibi komşu il ve Nahçıvan gibi ülkelere hizmet vermektedir.


    Haber sitenize servis edilen haberlerin taraflı ve yalan olduğu konusunu maddeler halinde değinmek gerekirse;


    a)      Hastaneden ekonomik sebeplerden ötürü birçok doktorun ayrıldığı iddiası tamamen asılsıdır. Aşağıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere hastanemiz gün be gün gelişmekte ve hemen hemen tüm branşlarda hizmet verecek noktaya gelmiştir. Hatta bölgenin önemli bir kardiyoloji merkezi haline gelmiştir.


    2010 ve 2016 yıllarına ait karşılaştırmalı akademisyen ve asistan sayılarımız aşağıdaki tabloda belirtilen şekildedir. (Bu sayılara ilave olarak temel bilimlerde hizmet vermek üzere yaklaşık 20 araştırma görevlisi hocamız öğretim üyesi yetiştirme programı çerçevesinde diğer Tıp Fakültelerinde doktoa eğitimine devam etmektedir).




































    Anabilim Dalı

    2010

    2016

    Göz Hastalıkları

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    2 Prof.Dr.- 2 Yrd.Doç.Dr. .- 5 Asistan Dr.

    Enfeksiyon Hastalıkları

    1 Prof.Dr.- 1 Yrd.Doç.Dr. .- 3 Asistan Dr.

    Kardiyoloji

    1 Doç.Dr.- 1 Asistan Dr.

    1 Prof.Dr.- 5 Yrd.Doç.Dr. .- 1 Asistan Dr.

    İç Hastalıkları

    2 Prof.Dr.- 2 Yrd.Doç.Dr. .- 13 Asistan Dr.

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon

    1 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    1 Prof.Dr.- 5 Yrd.Doç.Dr. .- 5 Asistan Dr.

    Kulak burun boğaz

    1 Asistan Dr.

    2 Yrd.Doç.Dr. .-2 Asistan Dr.

    Genel Cerrahi

    1 Prof.Dr.- 1 Doç.Dr.- 2 Yrd.Doç.Dr. .-3 Asistan Dr.

    1 Prof.Dr.- 1 Doç.Dr.- 3 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    Ortopedi ve Travmatoloji

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    2 Prof.Dr.- 3 Yrd.Doç.Dr. .- 3 Asistan Dr.

    Dermatoloji

    1 Prof.Dr.

    Göğüs Hastalıkları

    1 Prof.Dr.(dekan)- 1 Asistan Dr.

    Üroloji

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    1 Prof.Dr. – 4 Yrd.Doç.Dr.  – 1 Asistan Dr.

    Beyin Cerrahisi

    1 Prof.Dr.- 1 Yrd.Doç.Dr. .

    1 Doç.Dr. – 1 yrd. Doç.Dr. –1 Asistan Dr.

    Nöroloji

    1 Yrd.Doç.Dr. .- 1 Asistan Dr.

    1 Doç.Dr. – 1 Yrd.Doç.Dr. . – 1 Asistan Dr.

    Psikiyatri

    1 Yrd.Doç.Dr. . – 1 Asistan Dr.

    2 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    Çocuk Hastalıkları

    4 Yrd.Doç.Dr. .. -2 Asistan Dr.

    Çocuk Cerrahisi

    1 Yrd.Doç.Dr. ..

    Aile Hekimliği

    2 Yrd.Doç.Dr. ..- 2 Asistan Dr.

    Acil Tıp

    3 Yrd.Doç.Dr. . – 1 Asistan Dr.

    Patoloji

    3 Yrd.Doç.Dr. .- 1 Asistan Dr.

    Mikrobiyoloji

    1 Prof.Dr.- 3 Yrd.Doç.Dr. .

    Biyokimya

    2 Prof.Dr. – 3 Yrd.Doç.Dr. . – 1 Asistan Dr.

    Kadın Doğum Hastalıkları

    1 Prof.Dr.(Dekan)- 2 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    5 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    Kalp Damar Cerrahisi

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    1 Prof.Dr. -1 Yrd.Doç.Dr. . -2 Asistan Dr.

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    Nükleer Tıp

    1 yrd Doç.Dr.

    Halk Sağlığı

    1 Yrd.Doç.Dr. .- 2 Asistan Dr.

    Anatomi

    1 Yrd.Doç.Dr. .

    Fizyoloji

    3 Yrd.Doç.Dr. .

    Histoloji ve Embriyoloji

    2 Yrd.Doç.Dr. .

    Tıbbi Biyoloji

    3 Yrd.Doç.Dr. 

    Radyoloji

    2 Yrd.Doç.Dr. . – 2 Asistan Dr.


    Hastanemiz açılan bu branşlara paralel olarak 2010 yılında günlük 150-200 hasta muayene ederken 2016 yılı ocak ayında günlük 1100-1300 arasında, hasta muayene etmekte ve ciromuz 2010 yılında aylık 180.000-220.000 TL arasında iken bu gün aylık 2.500.000 TL civarındadır. Başta şikayetçi olan doktorlarımız da iyi bilmektedir ki performansa dayalı gelir sisteminin uygulandığı hastanemizde ne kadar çok çalışılırsa o kadar çok gelir elde edilmektedir. Şikayetçi olan doktorlarımızın bir kısmı hiç poliklinik yapmamakta (Dr Sergülen Aydın, Dr Emsal Aydın, Dr Binali Çatak gibi) bir kısmı uzman oldukları dönemde günde 150 hasta bakarken fakültemize öğretim üyesi atandıktan sonra günde 30-40 hasta muayene kotası koymaktadırlar veya ileri tarihe EEG, EMG randevusu vermektedirler (Dr Yunus Yılmaz, Dr Zafer Bıçakçı, Dr Nergis Hüseyinoğlu, Dr. Yusuf Ehi gibi), yine bir kısmı ise özel hasta kabul ederken, bir kısmı fakültemize geldiğinden beri süreli veya devamlı görevlendirme ile il dışında bulunmaktadırlar (Dr Ramazan Kocaaslan, Dr Mert Ali Karadağ gibi), ve bazı hekimlerimiz ise yaptıkları işlemleri sisteme yüklememektedirler (Dr Ayşenur Yeksan, Dr Cafer Mutlu gibi) veya aldırdıkları cihazları kullanmayarak (ERCP cihazı kullanmadığından hastalarımızı hala Erzurum’a gönderen Dr Barlas Sülü gibi), hatta bir kısmı acil kliniği kapatmak için çaba sarf etmektedir (Dr Gülşen Çığşar gibi). Dolayısı ile performansa dayalı sistemde, çalışmayan hekimlerin gelir elde etmeleri arzuladıkları gibi olmamaktadır.


    b)      Hastanemizde döner sermaye ödemesi yapılmadığı gerçek dışıdır. Hastanemizde denge tazminatları da dâhil olmak üzere tüm ödemeler yapılmakta sadece performansa dayalı döner sermaye son iki ayda ödenmemiştir. Bunun sebebi da aşağıda belirtilmiştir.


    Kasım 2015 tarihinde hastanemizde, Sosyal Güvenlik Kurumunun aldığı tüm ülkeyi ilgilendiren kararına istinaden, 2013 yılından günümüze kadar yatan hastalara bölümler tarafından dış reçete yazılması sebebiyle 860.000,00.TL bir kesinti gelirlerimizden yapıldığından son 2 aylık performans ücreti döner sermaye mevzuat çerçevesinde ödenmemiştir. SGK ile yönetimimiz arasında yürütülen görüşmeler sonucu kesintimiz asgariye indirilmiş olup; yapılan kesintiler gelir olarak hastanemize geri kazandırılmıştır. Bu gelişme sonrası Aralık 2015 ayı itibariyle performansa dayalı döner sermaye ücretleri ödenecektir.


    Acil servisimizde, Acil Ana Bilim Dalında 3 Yrd.Doç Dr ve 1 Asistan Dr mevcut olup, 1 Yrd.Doç.Dr. . arkadaşımız doğum izninde olması nedeniyle acil servisin 24 saat kesintisiz çalışması ve değerli halkımızın mağduriyet yaşamaması amacıyla, diğer kliniklerden destek almak zorunda kaldık. Acil servisimizde nöbet tutan asistanların nöbet ücretleri söylediğimiz kesinti nedeniyle 3 ay gecikmiş olup, 15 gün önce 2 nöbet ve icap ücreti ödenmiş bulunmaktadır. Hak edişleri yapılan 3 aylık nöbet ve icap ücretleri düzenli olarak geriye yönelik olarak yapılacaktır.


    Döner Sermaye katkı paylarının dağılımıyla ilgili olarak, resmi gazetenin 18/02/2011 tarihli ve 27850 sayı numaralı Yüksek Öğretim Kurulu başkanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliğin ikinci bölümünün genel ilkeler başlığı altında madde 4’ün 5.fıkrasında yapılacak ‘’ödemelerde gelir gider dengesi gözetilerek, döner sermaye kaynakları uygun olduğu takdirde ek ödeme yapılır’’ ibaresi mevcuttur. Ayrıca Maliye Bakanlığı muhasebat Genel Müdürlüğü’ nün nakit sıkıntısı bulunan döner sermaye saymanlıklarında ödemelerde öncelik sıralaması başlıklı genelgesinde döner sermaye katkı payları ödemelerde en son sırada yer almaktadır. Buna rağmen ekonomik olarak zor durumda olduğunu iddia eden ilgili hekimlerin maaş, icap ücreti, asistan eğitim ücretleri ve bunun karşılığında 2015 yılında ortalama aylık kazançları aşağıdaki tabloda detaylı olarak verilmiştir.


     


    Şikayetçi doktorların 2015 yılı ortalama aylık kazanç gelir tablosu






























    Hocalar

    Maaş

    Asistan Eğitim Ücreti

    İcap

    Performans

    Denge Tazminatı

    Özel Muayene Geliri Ortalama Aylık (özel hasta bakılan ay sayısı ortalaması)

    Toplam aylık kazanç (Ortalama)

    Nergis Hüseyinoğlu

    6480,32

    534,47

    593,66

    3849

    566,58

    612

    12.634

    Barlas Sülü

    6297,82

    320,69

    593,66

    1879

    566,58

    962

    10617

    Eray Atalay

    4,662,79

    1068,95

    593,6

    3326

    561,03

    10210

    Halil İ. Erdoğdu

    5129,61

    408,14

    593,66

    Yeni başlama

    561,03

    Yeni başlama

    6691

    Gülşen Çığşar

    4738,15

    387,49

    593,66

    2366

    561,03

    Özel muayene resmi olarak yok

    8645

    Halil H.Çağatay

    4879,00

    801,72

    593,66

    1356

    561,03

    1732

    9922

    Sezgin Kurt

    4925,14

    267,24

    593,66

    2613

    561,03

    500

    9459

    Yusuh Ehi

    5028,93

    267,24

    593,66

    1491

    561,03

    516

    8456

    Sergülen Aydın

    5118,19

    1068,95

    593,66

    745

    561,03

    Hastaların Özel muayene talebi yok

    8085

    Emsal Aydın

    5083,64

    1068,95

    593,66

    745

    561,03

    Hastaların Özel muayene talebi yok

    8050

    Gülname F. Güvendi

    5082,39

    744,26

    İcabı yok

    1005

    561,03

    Özel muayene yetkisi yok

    7392

    Mert A. Karadağ

    5042,93

    593,66

    1118

    561,03

    7314

    Nail Aksoy

    5090,08

    593,66

    745 (aralık 2015)

    561,03

    6989

    Ürfettin Hüseyinoğlu

    4944,79

    534,47

    593,66

    1731

    561,03

    1084

    9447

    Mutlu C. Sarıkaş

    5036,69

    748,27

    593,66

    2021

    561,03

    312

    9271

    Ayşe N. Yeksan

    4855,14

    320,69

    593,66

    1370

    561,03

    7699

    Turgut Anuk

    5252,90

    748,27

    593,66

    2152

    561,03

    479

    9785

    Zafer Bıçakcı

    5086,12

    267,24

    593,66

    1464

    561,03

    217

    8188

    Metin Çağdaş

    4866,31

    1128,39

    593,66

    4068

    561,03

    Doktorun Özel muayene talebi yok

    11216

    İbrahim Rencüzoğlu

    5032,91

    1128,39

    593,66

    1944

    561,03

    Doktorun Özel muayene talebi yok

    9258

    Süleyman Karakoyun

    4855,87

    960,33

    593,66

    3921

    561,03

    Doktorun Özel muayene talebi yok

    10890

    Abdurrezzak Börekci

    4943,65

    593,66

    1207

    561,03

    Doktorun Özel muayene talebi yok

    7304

    Yunus Yılmaz

    5092,07

    526,70

    593,66

    1503

    561,03

    342

    8617

    Ramazan Kocaarslan

    4931,20

    593,66

    1067

    561,03

    7152

    Binali Çatak

    4977,28

    1068,95

    İcabı yok

    758

    561,03

    Polikliniği yok (halk sağlığı)

    7364


    Üniversitemize başlamadan önce birçok hastanede bulunmuş ve yöneticilik yapmış başta şikayetçi olan doktorlarımız da iyi bilmektedir ki performansa dayalı gelir sisteminin uygulandığı hastanemizde ne kadar çok çalışılırsa o kadar çok gelir elde edilmektedir. Günümüzde bir doktorun 14 000-17 000 TL ücret aldıklarını belirten hekimlerimizin bu meblağlara başka hastanelerde çalışmasına engel olan bir durum yoktur. Gayesi akademisyenlik olmayan, tıp eğitimi yapmak istemeyen ve Karslı hemşerilerimize hizmet etmek istemeyen imzaları olan öğretim üyelerimizin kurumumuzdan ayrılmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü fakültemize olan teveccüh her geçen gün artmaktadır.


    c)      Bu sorunlardan ve mobbingden ötürü 70 doktor hastanemizden ayrılmıştır iddiası asılsız ve gerçek dışıdır. Bunun en bariz açıklaması aşağıda verilmiştir.


    Üniversitemize Tıp Fakültesine gelmek isteyen akademisyenler özellikle göreve başlamadan önce davet edilip mevcut kurulan fakülte ve hastanemiz hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmekte, onlardan bizlere destek olmaları istenilmektedir. Kendileri de üniversitemizin mevcut altyapısını ve Kars şartlarını değerlendirdikten sonra bu kadroya atanmalarını istemektedirler, fakültemizi bir adım daha ileri götürecekleri sözünü vererek başvurmakta ve göreve başlamaktadırlar.


    Üniversitemizden ayrılan profesör doktorlarımız, 38-B görevlendirme şeklinde hem üniversitemizde hem de Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışmaktaydı (Şikayetçi hocalarımız bu görevlendirme şekline şiddetle karşı çıkan gruptu ne çelişkidir ki 38-B görevlilerin ayrılmasını da kendilerine dayanak yapmışlar). Tüm uyarı ve çabalarımıza rağmen bu hocalarımız üniversitemizdeki görevlerini aksatmaktaydılar ve sonuçta hizmet alan halkımız mağdur olmaktaydı. Aldığımız 38-B iptal kararı sonucu bu hocalarımızın bir kısmı profesörlük unvanı hak etme süresini doldurup, bir kısmı ise emekli olarak muvafakat ile üniversitemizden ayrılmışlardır. Ayrılan doçent ve Yrd. Doç. doktorlarımızın nereye ve ne şekilde gittikleri aşağıdaki tabloda ayrıntılı olarak sunulmuştur. Bu hocalarımızın bir kısmı mecburi hizmet ile atanmışken daha verimli hizmet versinler ve ekonomik olarak rahat etmeleri amacı ile Yrd. Doç. Dr. kadrolarına atanmışlar ancak bunların bir kısmı mecburi hizmet süreleri dolunca bakanlık kurasıyla başka kurumlara geçtiler.


    Üniversitemizden ayrılan hocalar ve sebepleri.















































    Doktorlar

    Ayrılış yeri ve sebepleri

    Prof.Dr. Mehmet Deniz Ayli

    Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi eğitim görevlisi naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. . Oktay Kaya

    Trakya Üniversitesi Fizyoloji AD naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. . İltaç Akkurt

    İsparta Kamu Hastaneler Birliğine-eş tayini

    Doç.Dr. Yusuf Günerhan

    İstanbul özel Rumeli hastanesine kendi isteğiyle

    Prof.Dr.Ali Memiş

    Ankara Numune Eğitim Hastanesi naklen atama

    Prof.Dr.Özcan Keskin

    İstanbul Anadolu Güney Kamu Hastaneler Birliğine naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. .Okan Alpak

    İzmirde özel hastaneye kendi isteğiyle

    Araştırma görevlisi Mustafa Utlu

    Erzurum Eğitim Araştırma Hastanesine atama kararı ile ayrılma

    Araştırma görevlisi Mehmet Fatih Korkmaz

    Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesine atama kararı ile ayrılma

    Araştırma görevlisi Mehmet Ali Yavuzekinci

    Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesine atama kararı ile ayrılma

    Doç.Dr. Kahraman Ülker

    İstanbul Memorial hastanesine kendi isteğiyle

    Uzm.Dr. Nilhan Eryeğen Uzlu

    Kars Devlet Hastanesi Sağlık Bakanlığına uzman atamayla ayrılma

    Uzm.Dr.Sibel Onaç

    Mecburi hizmetten gelip bitiminde ayrılma

    Yrd.Doç.Dr. . Servet Gençdal

    İzmir Kamu Hastaneler Birliğine naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. .Şeyho Cem Yücetaş

    Adıyaman Üniversite Tıp Fakültesine kendi isteğiyle (ailevi nedenlerden dolayı) naklen atama

    Doç.Dr.Yüksel Kaya

    Ailevi nedenlerden dolayı Van devlet hastanesine naklen atama

    Araştırma görevlisi Çisem Kıvılcım Çiçek

    Eş durumu sebebiyle naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. .Macit Bitargil

    İstanbul özel hastaneye kendi isteğiyle ayrılma

    Doç.Dr.İsmail Temur

    Kendi isteğiyle Malatya özel hastanesine ayrılma

    Yrd.Doç.Dr. .Mukaddes Kurt

    Kendi isteğiyle Kars’ta özel muayene işletmek amacıyla ayrılmıştır

    Araştırma görevlisi Yiğit Oğuz Ünal

    TUS sınavı sonucuyla ayrılma

    Yrd.Doç.Dr. .İnan Gezgin

    Ailevi sebebiyle kendi isteğiyle ayrılma

    Prof.Dr.Esra Akıncı

    Ankara Numune Hastanesine naklen atama

    Prof.Dr.Emine Derviş

    İstanbul Fatih Kamu Hastaneler Birliğine naklen atama

    Prof.Dr.Mehmet Özkan

    Ardahan Üniversitesine kendi isteğiyle ayrılma

    Yrd.Doç.Dr. .Mustafa Gök

    Aydın üniversitesine muvafakatli ayrılma

    Prof.Dr.Rüknettin Bahaçelik

    Ardahan Üniversitesi Sağlık Yüksekokuluna naklen atama

    Prof.Dr.Faruk Suat Dede

    Kendi isteğiyle özel hastaneye geçiş

    Yrd.Doç.Dr.  Murat Bozkurt

    Sakarya Üniversitesine mahkeme kararı ile geçiş

    Prof.Dr.Neşet Köksal

    İstanbul Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesine naklen atama

    Prof.Dr.Hürrem Bodur

    Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesine naklen atama

    Doç.Dr.Kürşat Çeçen

    Kendi isteğiyle İstanbul’da özel hastaneye geçiş

    Yrd.Doç.Dr. .Bülent Çağlar Bilgin

    İstanbul çekmece kamu hastaneler birliğine naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. .Yelda Yenilmez Bilgin

    İstanbul Çekmece Kamu Hastaneler Birliğine naklen atama

    Yrd.Doç.Dr. .Hatice Köse Özlece

    Edirne Kamu Hastaneler Birliğine eş durumundan dolayı atama

    Yrd.Doç.Dr. .Hanım Duygu Kara Bozkurt

    Eş durumundan ayrılma

    Doç.Dr.Metin Ekinci

    Kendi isteğiyle özel hastaneye ayrılma

    Prof.Dr.Aytaç Akbaşak

    Yaş haddi nedeniyle emekli

    Prof.Dr.Aysel Altan

    Yaş haddi nedeniyle emekli

    Prof.Dr.Erol Taşdemiroğlu

    İstanbul özel hastaneye geçiş

    Prof.Dr.Fatih Bora

    İstanbul özel hastaneye geçiş

    Prof.Dr.Erdinç Süleyman Ünlüer

    İstanbul özel hastaneye geçiş


     


    d)     Alınan cihazlar doktor yokluğundan atıl kalacaklar iddiası yalandır. Bunun ile ilgili açıklama aşağıdadır.


    Hastanemize alınan bütün tıbbi cihaz ve ekipmanlar, ilgili anabilim dalında görevli akademisyenler tarafından başhekimliğimize yazılı talepte bulunularak ve alımlarda ilgili anabilim dalından en az 2 öğretim üyesinin olduğu komisyonla açık ihale şeklinde alınmış olup 4 yıl gibi kısa bir sürede tam teşekküllü bir hastane meydana getirilmiştir. Bölgenin gerekli olan ihtiyaçları doğrultusunda hükümetimizin desteği ile genel bütçeden 1 yıl gibi kısa bir sürede onkoloji hastanesi inşaatı ve makine teçhizatı temin edilmiş olup 1 ay içinde aktif olarak hizmete girecektir.


    Bölgemizden kanser tedavisi için başka merkezlere giden halkımız için elzem olan onkoloji hastanesini kurmamalı mıydık? Onkoloji hastanemizin içinde açılacak olan nükleer tıp ünitemizde hocamız ve personellerimiz mevcut olup, hastanemizde merkezimizi kurmak için aktif olarak çalışmaktadır. Maalesef bunlardan haberdar olmayan bazı akademisyenler hakkında bir şey diyemiyor ve hastanelerine ek olarak açılan onkoloji hastanesinden bile bihaber olmalarını okumuş olmak beni derinden üzmüştür. Hastanemiz sadece Ardahan değil Kars, Ardahan, Artvin, Iğdır ve sınır ülkelerin kardiyoloji merkezi olmuştur ki diğer branşlarda da merkez hastane olma yolundadır.


    e)      Doktorların bir kısmının Kars Harakani Devlet hastanesine geçtiği iddiası gerçek dışıdır.


    Bu durumda bulunan iki doktorumuz, devreye birçok ismi sokarak 6 aylık süre ile geçici olarak görevlendirilmiştir bunun dışında fakültemizden ayrılıp ta devlet hastanesinde çalışan hiçbir hekimimiz olmamıştır.


    f)       Mobbing ve şiddet uygulamaları iddiası asılsızdır.


    Rektörlüğümüze ulaşan her türlü şikayet titizlikle değerlendirilmekte ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gereği yapılmaktadır. Bu güne kadar bize ulaşmış bir tane bile mobbing şikayeti olmamıştır. Bilakis ameliyathanede veya polikliniklerde doktorları (başhekimde dahil) ve yardımcı sağlık personelini azarlayıp iş göremez hale getiren doktorların (Dr Ayşe Nur Yeksan, Dr Eray Atalay gibi) mobbing yapılmasından şikayet etmesi akılla izah edilir bir durum değildir.


    g)      Normal doğum yaptıramayan bir hastaneden merkez olmaz iddiası gerçek dışıdır.


    Hastanemiz yeni binasına taşındığı 2012 yılından bu yana çocuk acil, doğumhane ve diyaliz açılması için yoğun çaba sarf edilmiştir ve acil diyaliz ünitemiz hizmete alınmış ancak diğer üniteler için ilgili anabilim dalındaki hocaların direnci ile karşılaşmıştır. Biz hastane inşaatını devraldığımızda dönemin başhekimi Dr Barlas Sülü ile dekanı projeye doğumhane ve yeni doğan yoğun bakım koymadıklarından bu bölümler yeni ilave edildiğinden en kısa sürede hizmete girecektir.


    h)      Veteriner hekimlerin Anatomi, Biyokimya gibi dersleri vermesi eleştirilmiştir.


    Öncelikli olarak söz konusu iddia sahipleri şunu iyi bilmektedirler ki ülkemizdeki birçok Tıp Fakültesinde temel bilim dersleri (Biyokimya, Anatomi, Mikrobiyoloji, Fizyoloji, Histoloji ve Embriyoloji, Tıbbi Biyoloji) biyoloji, veteriner hekimliği, diş hekimliği, eczacılık, kimya gibi bilim alanlarından lisans tamamlayan ve ilgili anabilim dallarında doktora yapan hocalar tarafından yürütülmektedir. Fakültemizde temel bilimlere prensip olarak ilk kadrolarımıza tıp fakültesi doktoralı hocalar alınmıştır ve derslerin yoğunluğu üzerine Veteriner Fakültesi temel bilimlerinden hocalarımız ile takviye edilmişlerdir. Bu ülkemizdeki tüm fakültelerde karşılaşılan bir durumdur çünkü doktorlarımız bu bölümleri TUS da tercih etmemektedirler.


    2016 Hedeflerimiz


    1-              2016 Ocak ayı itibarıyla onkoloji ve nükleer tıp merkezinin geçici kabulunu yapmış olup içine nükleer tıp ve onkoloji cihazlarını yerleştirmiş bulundurmaktayız ve 15 gün sonra aktif hale getireceğiz.


    2-              Onkoloji hastanesi için medikal onkoloji bölümünü kurmak için gerekli girişimlerde bulunuyoruz


    3-               2016 senesi içinde yenidoğan yoğun bakım ünitesi, doğumhane, dahili bilimler yoğun bakım ünitesi, tüp bebek merkezi, koroner yoğun bakım ünitesine 15 yatak daha ekleyip faaliyete geçirmeyi hedeflemekteyiz.


    4-               Mevcut yatak sayımız ihtiyacımızı karşılayamadığından 300 yataklı ek ünite kurmak için gerekli görüşmelerimiz devam etmektedir.


    5-              Bölge üniversitesi kimliği taşıdığımız için sınır dışı ülkelerle sağlık alanında birliktelik için girişimlerimiz devam etmektedir.


    Yukarıda özetlediğimiz tablodan da anlaşılacağı üzere, yapılan haber asılsız olup hastanemiz üzerinden üniversitemiz ve şehrimiz itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Buna katkı sunan ve alet olan tüm kişi ve kurumlara hukuk çerçevesinde gerekli itirazlarımız yapılacak ve hak ettikleri cezayı almaları sağlanacaktır.


     Prof. Dr. Sami ÖZCAN


    Rektör