Kars’ta görev yaparken başta gazeteciler ile olmak üzere bir çok kişiyle sorunlar yaşayan ve 15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından bir süre açığa alınıp, geri görev olarak bilinen uzman edilen Karadağ’ın Ardahan’a gelerek vekillik yapacağı Ardahan İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü görevine başladığı öğrenildi.
**Vali Bey Kale’ye Kıl Çadır Konulacaktı..
41’nci Turizm Haftasının kutlandığı Ardahan Kalesine yaptırıldığı ileri sürülen Kıl Çadır’da hala haber alınamıyor.
Kars Kaesinde yaptırılan ve Ardahan Valiliği tarafından Ardahan Kalesine de yaptırılacağı belirtilen Kıl Çadırın akibetini merak eden Ardahanlılar Vali İbrahim Özefe’nin kendisinden önce ki valinin Kale’ye Kıl Çadırı Projesinin akibetini sormalarını istedikleri görüldü.
**Ardahan’da 41’nci Turizm Haftası kapsamında etkinlik düzenlendi.
Ardahan Kalesi’nde düzenlenen etkinlikte, Halk Eğitim Müdürlükleri tarafından hazırlanan Ardahan yöresine ait yiyecek ve içeceklerin tanıtımı yapıldı. Etkinlikte, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinin açtığı yöresel yiyecekler dalında dereceye girenlere ödülleri verildi. Turizm Haftasını anlatan şiir ve kompozisyonlar okundu.
Turizm haftası etkinliğinde ilimizin önemli bir eko kültür ve turizm havzası olduğunu vurgulayan Vali İbrahim Özefe, “Geniş ve mükemmel bir coğrafyayla birlikte, kaleler kuleler şehri olarak tanınan Ardahanımız’ın turizmini önemsiyoruz. Bu nedenle Ardahan’ın Strateji ve Eylem Planını hazırlattık. Orada geniş bir şekilde Ardahan’ın turizmde sahip olduğu potansiyel ve diğer potansiyelleri ortaya konmuş durumdadır. Yine Orman ve Su İşleri Müdürlüğümüzün hazırlamış olduğu Tabiat Turizmi Eylem Planı oldukça güzel ve önemli bir plan. Gerçekleştirildiği zaman hakikaten belli ölçüde Ardahan’ın çehresini değiştirebilecek, belli yerleri cazibe merkezi haline getirecek bir plan. Esasen neler yapıldı ve neler kesin olarak yapılacak, bunu ortaya koymamız lazım. Yalnızçam önemli bir merkez. Emeği geçenlere, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Her yerde Yalnızçam’ı vurguluyoruz. Yalnızçam Kayak Merkezi hakikaten hem Ardahan’da yaşayan insanlarımız için, hem Ardahan’a davet ettiğimiz ve dışarıda yaşayan Ardahanlılar için, hem de Ardahanlı olmayıp da buranın güzelliklerini tanımaya davet ettiğimiz insanlar için sürekli öne sürdüğümüz bir yer haline geldi. Yine Çıldır Gölü’nü değerlendirmeye çalışıyoruz. Burada 8 bungalov, 1 restoran ve dinlenme tesisi yapmaya çalışıyoruz. İnşallah tamamlandığında örnek bir tesis olmuş olacak. Bütün bunlarla birlikte burada ki kitlelere seslenebilmemiz için, sunabileceğimiz, konaklama tesislerinin, eğlence yerlerinin arttırılması gerekmektedir. Ben, bugüne kadar Ardahan’ın turizmine emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.
**Festivaller Yapılmayacak..
*15/06/2016 Tarihli Haber
Bölgede yaşanan çatışmaların devam ettiği bir süreçte her geçen gün yeni bir alanın ‘yasak Alan’ ilan edildiğini belirten üst düzey bir emniyet yetkilisi bölgede yapılan yaz etkinliklerinin bu yılda yapılmayacağını ileri sürdü.
Başta Ardahan bal Festivali olmak üzere bir çok etkinliğin yapıldığı Ardahan’da her hangi bir güvenlik olayının yaşanmaması için böyle bir karar alındığına dikkat çeken üst düzey emniyet yetkilisi birileri bir iki reklam almak için ‘Yapılacak’ demesine bakmayın dedi.
***Ardahan’da Dünya Çevre Koruma Günü Etkinliği..
Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe katılan öğrenciler ve vatandaşlarla sohbet eden Ardahan Valisi Ahmet Deniz, öğrencilerin günün önemini anlatmak amacıyla yaptıkları resimlerden oluşan sergiyi gezdi.
Ardından çevrenin önemine binaen bir açıklama yapan Vali Deniz, “Sağlıklı, yaşanabilir, daha yeşil, daha güzel bir dünya için, hepimizin üzerinde durması gereken en öncelikli konulardan biri çevredir. Çevremizle ilgili gerekli önlemler alınmazsa ciddi çevresel sorunlar ortaya çıkabilir. Bu yüzden çevrimizi korumak hepimizin sorumluluğu ve görevidir.
Etrafımızdaki herkese, arkadaşlarımıza, çocuklarımıza çevre ile ilgili bilgiler vererek çevre konusunda bilinçlendirmeliyiz.
Gelecek kuşakların, çevre duyarlılığını bir yaşam biçimi haline getirecekleri bir geleceği şekillendirmek, hepimizin ortak vizyonu ve sorumluluğu olmalıdır. Çünkü çevrenin korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konularında gösterilen çabaların gayesi, insanların daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarının sağlanmasıdır. Sağlıklı çevre demek, daha kaliteli yaşam demektir.
Huzur demektir. Gelecek adına daha fazla umut demektir. İnsanlığın bu ortak meselesi için görevli kamu kurumları yanında, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllü kuruluşlarımız, yazılı görsel ve işitsel basınımız ve tüm bireyler olarak hep birlikte çaba sarf edilmeli ve iş birliğini güçlendirmeliyiz.
Amacımız daha yeşil, daha güzel, daha temiz ve daha yaşanabilir bir Ardahan’a kavuşmaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm Ardahanlıların , ’Dünya Çevre Günü’nü kutluyor, temiz ve sağlıklı bir dünya diliyorum” dedi.
Etkinlikte resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödül verildi ve Vali Deniz, etkinliğe katılan öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
**Ardahan’da Miniklerin ‘Sene Sonu Gösterisi’ Büyüledi
Saygı duruşu ve istiklal marşının okunması ile başlayan sene sonu gösterisi Programında açılış konuşmasını Anaokulu Müdüresi Aslı Karataş yaptı. Karataş, eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitimin, gömleğin ilk düğmesi olduğunu, bunun iyi ve doğru iliklenmesi gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
’’Okul öncesi eğitim sürecinde, çocuklar ilkokula hazırlanırken paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler. Okul öncesi eğitimin amacı, çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılmaktır. Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu özellikler doğrultusunda ihtiyaçlarının neler olduğunu bilmeye bağlıdır. Eğitim, öğrenci-öğretmen-veli üçgeninden oluşan bir birlikteliktir. Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir kişilik kazanırlar.
Aile içi desteğin tek başına yetmediği, çocuğun kendi yaşıtlarıyla birlikte olabileceği bedensel ve zihinsel gelişmelerini sağlıklı biçimde sürdürebilecekleri bir ortam olduğu için okul öncesi eğitim önemli ve her çocuk için gereklidir.’’
Karataş, ’’Ana okulu öğrencilerimiz okulda aldıkları eğitim ile tüm yeteneklerini çeşitli etkinliklerle ortaya koyuyor. Onları kutluyorum’’ şeklinde konuştu.
Kardelen Anasınıfı öğrencilerinden oluşan Yıldızlar, birbirinden ilginç giysiler ve gösterilerle davetlilerden bol bol alkış aldı.
Yıl sonu etkinliğini kalabalık bir veli ve davetli topluluğu ilgiyle izledi.
**YÖK Başkanı Saraç’tan Vali Deniz’e Ziyaret..
Saraç’a, Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan ve Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz eşlik etti.
Ziyaretin ardından Vali Deniz, “YÖK Kültür-Sanat Söyleşileri” kapsamında Ardahan Üniversitesinde düzenlenen “Fotoğraf Sanatına Biçimsel Yaklaşımlar” söyleşi programına katıldı.
Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarihinde ilk defa uygulanmaya başlayan öğrenci ve akademisyenlere yönelik “YÖK Kültür Sanat Söyleşileri” programının son durağı Ardahan oldu. Bartın Üniversitesi, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitelerinin ardından YÖK Kültür Sanat Söyleşilerinin sezon finali Ardahan Üniversitesinde yapıldı.
Üniversitenin Yenisey yerleşkesinde düzenlenen söyleşi programına YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Vali Ahmet Deniz, Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz, Fotoğraf Sanatçısı Prof. Dr. Özer Kamburoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
YÖK Başkanı Saraç’ın konuşmasının ardından programda fotoğraf sanatçısı Kamburoğlu, ‘Fotoğraf sanatına biçimsel yaklaşımlar’ konulu sunum yaptı.
Program sonunda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.
**İlk Sahur Ardahanda İlk iftar Hakkaride…
Diyanet İşleri Başkanlığının illere göre hazırladığı imsakiyelere göre, 6 Haziran Pazartesi günü ramazanın ilk orucu tutulacak.
O gece tüm Müslümanlar ilk sahura kalkacak. Buna göre, Türkiye’de en uzun orucu, 17 saat 26 dakika ile Sinop’ta yaşayan vatandaşlar tutacak. En kısa oruç ise 16 saat 32 dakika ile Hatay’da tutulacak.
İlk oruca 02.31’de Ardahanlılar başlayacak ve ilk iftarlarını 19.47’de açarak 17 saat 16 dakikayı oruçlu geçirmiş olacaklar. Hakkari’de yaşayanlar ise Türkiye’de ramazanın ilk iftarını saat 19.32’de açacaklar. Türkiye’de son iftarı ise saat 20.53’te Edirneliler yapacak.
Ankara ve İstanbullular yaklaşık 17 saat oruç tutacak
Ankara’da ilk sahur 6 Haziran Pazartesi sabahı 03.19’a kadar, ilk iftar ise 20.22’de yapılacak.
Ankaralılar bu ramazanda ortalama 17 saatlerini oruçlu geçirecek.
İstanbul’da ise ilk sahur 03.26’a kadar, ilk iftar ise 20.41’de yapılacak. İzmir’de de sahur 03.52’ye kadar yapılırken, iftar saati 20.41 olacak.
Dünyadan sahur ve iftar saatleri
Mekke ve Medine’de Müslümanlar bu yıl yaklaşık 15 saat oruç tutacaklar. Mekke’de ilk sahur 04.08’e kadar, ilk iftar ise 19.07’de yapılacak.
Japonya’nın başkenti Tokyo’da ilk sahura 02.33’e kadar kalkılacak, ilk iftar ise 19.00’da yapılacak. Japonya’daki Müslümanlar yaklaşık 16,5 saat oruç tutacaklar.
ABD’nin en batısındaki Los Angeles şehrinde ise imsak 03.53’de başlayacak ve iftar da 20.08’de açılacak. Amerikalı Müslümanlar da yaklaşık 16,5 saat oruç tutacaklar.
Rusya’da başkent Moskova’daki Müslümanlar yaklaşık 20 saat oruç tutacaklar.
Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’de yaşayan Müslümanlar da ortalama 17 saat oruç tutacak.
En kısa oruç Arjantin’in güneyindeki Ushuaia’da tutulacak
Dünyada en kısa orucu, yaklaşık 9 saatle Arjantin’in güneyindeki Ushuaia’da yaşayan Müslümanlar tutacak. Avustralya’nın başkenti Sydney’de de oruç 12,5 saat tutulacak. Sydney’liler ilk sahura saat 05.21’e kadar kalkacak. İlk oruçlarını ise 16.59’da açacaklar.
İskandinav ülkelerinde oruç süresi yaklaşık 22 saat
Kuzey kutbuna yakın olan İsveç’in Kiruna ve Norveç’in Tromso kentleri ile İzlanda’nın başkenti Reykjavik’ta oruç süresi yaklaşık 22 saati bulacak. İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşayan Müslümanlar, ilk sahura sabah 02.24’e kadar kalkacak, ilk gün oruçlarını da 22.02’de açacak.
Norveç’in başkenti Oslo’da yaşayanlar için de imsak 02.46’da başlayacak, ilk iftar ise 22.37’de yapılacak. Stockholm ve Oslo’daki Müslümanlar da yaklaşık 20 saatlerini oruçlu geçirecek.
**Yurda Kaçak Sahte Kafkas Ana Arı Girişi Yapıldığı İddiası..
Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Gürcistan’dan Ardahan’a kaçak yollardan sahte Kafkas ana arı girişi yapıldığını iddia ederek, buna karşı sınır kapılarında önlem alınmasını talep etti.
Evliyaoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kafkas arısının bölgenin önemli değerlerinden biri olduğunu ve bu ırkın saf şekilde korunması için çeşitli tedbirler uygulandığını belirtti.
Koruma tedbirleri kapsamında bu arı arkının anavatanı içinde yer alan Ardahan ve Artvin’in gen merkezi konumunda olduğunu ve bölgeye yabancı arı ırkının sokulmasının yasak olduğunu anımsatan Evliyaoğlu, son dönemde bu arının yaşadığı bölgeler arasında yer alan Gürcistan’dan ‘Kafkas arısı’ adı altında başka ırklarda ana arı girişi yapıldığı yönünde ciddi ihbarlar aldıklarını kaydetti.
Bu konuda valiliğe müracaatta bulunduklarını ve Gürcistan’a açılan Aktaş, Türkgözü ve Sarp sınır kapılarında denetimlerin artırılmasını talep ettiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
‘Bu çok ciddi bir olaydır. Bunların önlenmesi için Valilik aracılığıyla gerekli birimlerin harekete geçmesini talep ettik.
Bu olayda bizden alınan ana arılar, tekrar bize dönüşü yapılıyor.
Örneğin Erzurum’dan veya başka bir ilden ucuza alınan başka ırk ana arı, Gürcistan’a götürülüyor oradan da Ardahan üzerinden yurda sokuluyor.
Böylece Kafkas arısı diye, görüntü vermeye çalışıyorlar.
Çünkü Gürcistan bölgesi de Kafkas arısının yetiştirildiği bir bölge olması nedeniyle alanlar için inandırıcı oluyor.
Kafkas ırkından olmayan bir ana arı, 20-25 liradan alınıyor ve sonra kaçak olarak yurda sokularak Ardahan’da Kafkas ana arı diye 50 ile 70 lira arası satılmaya çalışılıyor ama bundan da önemlisi ve sıkıntılısı ırkın bozulması ve hastalık riski taşınıyor.
Ardahan ve Artvin gen merkezi olması nedeniyle dışarıya kapalıdır. Buradan arı gider, ama buralara arı giremez.
Biz bu şekilde bu ırkı muhafaza edebiliyoruz, aksi taktirde hem melezleşiyor hem de hastalık ortaya çıkıyor.’
**Köy Okuluna ‘Kardeş Okul’ Dokunuşu..
Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi öğretmen ve öğrencileri, merkeze bağlı Çalabaş Köyü İlkokulunda 2 gün boyunca gönüllü yaptıkları çalışmayla okulu yeni bir görünüme kavuşturdu Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi Müdürü Yolcu:’İki günlük çalışmada, okulun badanasından boyasına, tamirinden masa üzerindeki örtüsünün yenilenmesine kadar olan bütün eksikleri üstlendik’ Çalabaş Köyü İlkokulu Müdürü Eken:’Öğrencilerimizin tek eksikleri güzel bir okulda okumaktı. İki günde okulumuzu değiştirdiler’
Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi öğretmen ve öğrencileri, merkeze bağlı Çalabaş Köyü İlkokulunu yaptıkları iki günlük çalışmayla baştan aşağı yeniledi, eksiklerini giderdi.
Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesinde bir grup öğretmen ve öğrenci, ‘Toplum Hizmeti Çalışması’ programı kapsamında, Çalabaş Köyü İlkokuluna yardım eli uzattı.
İki sınıf ve bir idareci odasından oluşan köy okuluna gelen gönüllü öğretmen ve öğrenciler, ihtiyaçları tespit ettikten sonra kolları sıvayarak işe başladı.
Okulun badana ve boyasından onarıma ihtiyaç duyulan yerlerin tamiratına, panolar ve yazı tahtalarının yerlerine asılmasına kadar büyük bir titizlikle çalışan gönüllü öğretmen ve öğrenciler, işler sürerken öğrencilerle de ilgilenmeyi ihmal etmedi.
Öğretmen ve bir grup öğrenci tamirat işleriyle uğraşırken, gönüllü diğer öğrenciler de minik kardeşleriyle şarkı ve türküler söyleyerek güzel vakit geçirmelerini sağladı.
– ‘Mutluluk duyduk’
Ardahan Rekabet Kurumu Fen Lisesi Müdürü Mesut Yolcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bunun tümüyle gönüllü bir çalışma olduğunu belirterek, aldıkları karara destek veren öğretmen ve öğrencilerin de kolları sıvadığını söyledi.
‘İki günlük çalışmada, okulun badanasından boyasına, tamirinden masa üzerindeki örtüsünün yenilenmesine kadar olan bütün eksikleri üstlendik.’ diyen Yolcu, yaptıkları çalışma sonunda hissettikleri mutluluk ile Ardahan’a döndüklerini belirtti.
Çalışmaya katılan ve okulun boya işini yapan fen lisesi bilgisayar öğretmeni Özgür Yönden de bu işi büyük zevkle yaptığını ve mutluluk duyduğunu ifade ederek, ‘Köy okullarımızın bazı şeylere ihtiyacı var. Biz de gönüllü olarak bunu gidermek istedik. İki günümüzü buraya ayırdık. Çok farklı ve güzel bir bir ortamımız oldu, kaynaştık. Elime fırçamı alıp bu işi yapmaya başladığımda farklı bir duyguya girdim. Çok da rahatladım. Zevkle yapmak böyle bir şey olsa gerek.’ diye konuştu.
– Öğrenciler okullarının yeni halini çok sevdi
Çalışmaların tamamlanmasının adından okullarının yeni haliyle tanışan minik öğrenciler, şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yenilenmiş sınıflarının çok beğenen öğrenciler, fen lisesinin gönüllü öğretmen ve öğrencilerine teşekkür etti.
Köy okulunda 2. sınıf öğrencisi Zeliha Gökçe, okullarının çok güzel bir hale dönüştürüldüğünü ve artık burada okumaktan daha mutlu olacağını dile getirerek, ‘Sınıfım ve okulum çok güzel olmuş. Herkese çok çok teşekkür ediyorum.’ dedi.
Çalabaş Köyü İlkokulu Müdürü Meltem Eken de öğrencilerinin, doğayla iç içe güzel bir köyde yaşamaları nedeniyle çok şanslı olduklarını ama okullarının yeterince iyi koşullara sahip olmadığını belirterek, ‘Öğrencilerimizin tek eksikleri güzel bir okulda okumaktı. İki günde okulumuzu değiştirdiler. Bu nedenle okul müdürü Mesut Bey başta olmak üzere tüm meslektaşlarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Onları çok seviyoruz.’ ifadelerini kullandı.
**Çıldır Kızılay’dan Kan Bağışı..
Çıldır halkının da kan bağış kampanyasına yoğun ilgi gösterdi. Saat 10.00 ile 13.00 saatleri arası gerçekleşen kan alımında toplam 50 ünite kan toplanmış oldu.
Kampanyaya Çıldır Halkının ilgi gösterdiğini dile getiren Türk Kızılayı Çıldır Şube Başkanı Mahmut Ahmet Vural,”Kan acil değil sürekli bir ihtiyaçtır. Kaynağı sadece insan olan kan insan yaşamı olarak büyük önem arz etmektedir. Bir ünite kan yaklaşık olarak 500 ml olmakta ve üç hayat kurtarmaktadır. Türk Kızılayı olarak Ülkemizin yüzde 85 oranında kan ihtiyacını karşılamaktayız. Yeni projelerle “Güçlü Türkiye, Güçlü Kızılay” sloganımızla kan ihtiyacının yüzde yüzünü karşılamayı hedeflemekteyiz. Bugün gerçekleştirdiğimiz kan bağış kampanyasına desteğini esirgemeyen Çıldır İlçe Müftülüğümüze ve Çıldır Halkına teşekkür ederim” dedi.
**Türk Müziği Ses Yarışması Türkiye Birincisi Faruk Önalı Ardahan Valisi Tebrik Etti..
Vali Ahmet Deniz, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Sahne sırası sende” adlı Türk Müziği ses yarışmasında gösterdiği performansla Türkiye birincisi seçilen Ardahan Posoflu Faruk Önal’ı makamında kabul etti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, Türkiye genelinde gençlerin Türk müziğine olan ilgilerini arttırmak amacıyla Solo Erkek Türk Müziği ses yarışması düzenlendi. Gençlik Merkezleri aracılığıyla yürütülen yarışmada 18-21 yaş kategorisinde Ardahan’ı temsil eden Faruk Önal, 16 Mayıs’ta Ankara’da yapılan final yarışmasında gösterdiği performansla Türkiye birincisi seçildi.
Ardahan Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdür vekili Adnan Korkut ve babası Rasim Önal ile birlikte Türkiye birincisi Faruk Önal’ı makamında kabul eden Vali Deniz, gençlerin Türk müziğine sahip çıkmasını önemsediklerini belirterek, Önal’ı tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.
Başarısı dolayısıyla Önal’ı tebrik eden Vali Deniz, ziyaret sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi.
**Yılmaz’dan Ahıskalılara Kırım unu mu bitti?
Yılmaz, Kurtuluş savaşında Ahıskalıların Türkiye’nin yanında yer almadığını, bir kırım unu için Türkiye’den o zaman vazgeçtiklerini söyledi.
Yılmaz, Ardahan Haber Merkezi masasına, ‘ Çok doluyum. Sizlere anlatacaklarım var.’ diyerek, çok fazla insanın bilmediği bir gerçeği gazetemize anlattı.
Güzel Türkiye’me aç deyip gelmediler
“Kurtuluş savaşında ülkemizde yaşanan açlık had safhadaydı. Rusya’nın hüküm sürdüğü bölgelerde o dönem temel yiyecek olarak meşhur olan kırım unu revaçtaydı. Ve Ahıskalar bu kırım unu için Türkiye’ye gelmedi.’ diyen Yılmaz sözlerinin devamında yaşanan süreci şöyle anlattı:
” Türkiye Cumhuriyetinin kurtuluş yıllarında batıdan doğuya, doğudan batıya herkes canını siper yaparken, Çanakkale’de, Kafkasya’da, Batı cephesinde vatan uğruna canlarını feda eden dedelerimizin isimleri mezar taşlarında yer alırken, o zaman Rusya’nın bünyesinde bulunan bir yerde kendilerini Ahıska Türkü olarak tanıtanlar, kurtuluş mücadelesinde yer almadığı gibi, savaş bittikten sonra, gelin Türkiye’ye denildiğinde gelmediler. Gelmedikleri gibi, bu vatan hainleri,’burada kırım unu var. Aç Türkiye’ye gelip ne yapalım’ dediler.
Şimdi birileri tarafından güzel ülkemize uçaklarla çiçeklerle karşılanmasına tepkiliyiz. Asıl vatan hainleri bunlardır. Biz vatanı savunurken, canımızı verirken onlar yoktu. Bugün onlar olmuş vatansever, biz olmuşuz vatan haini. Bir de gelip bu ülkenin asıl sahipleri edasıyla her yerde biz olmalıyız. Biz gerçek Türk’süz gibi sahte suhte söylemlerle ülkemizi oyalıyorlar. Şimdi soruyorum, o zaman kırım unu için orada kalanlar, bugün niye orada kırım unu yemiyorlar. Yoksa Kırım unu mu bitti. “
KOSGEB desteği yüzde yüz olsun
Ardahan’a verilen KOSGEB desteğinin yüzde 70’den yüzde yüze çıkarılmasını gerektiğini, bölge esnafının ve girişimcilerinin zor şartlar altında mücadele verdiğini, altı ayı kar altında olan şehirde esnafın kan ağladığını ifade eden Yılmaz, geçtiğimiz gün Ardahan Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO) vasıtasıyla KOSGEB’in düzenlediği girişimcilik toplantısında, destek alabilecek Ardahan esnafı ve yeni girişimcilerin durumunun ele alındığını söyledi.
Toplantıda KOSGEB yetkililerinden yüzde 70, artı KDV olarak verilen desteğin yüzde yüze çıkarılması hususunda bir talebi olduğunu ifade eden Yılmaz, yüzde 70’lik desteğin Ardahan için gülünç bir rakamdan ibaret olduğunu dile getirdi. KOSGEB şartlarının ağır olduğunu, kendisine yeni iş yeri açacak olan girişimciden sıfır makine veya yeni araç-gereçler istendiğini anlatan Yılmaz,
“Sıfır alınabilecek malzemelerin fiyatları ortada. Esnaf KOSGEB desteği var diye kandırılıyor. Yeni bir iş kuracak insandan yeni malzemeler alınlması talep ediliyor. Sizin makineniz bozuldu, yenisini alana kadar 2’inci elini daha uygun fiyata bulabilirsiniz. Ancak KOSGEB destekli aldığınız zaman 2’nci el kabul edilmiyor sizden, sıfır makine isteniyor. Bu da zaten yeni girişimcilerin bu işten kaçmasına neden oluyor. Bugün KOSGEB desteğiyle bir iş yeri açmak isteyen girişimcinin en az 50 bin TL’sinin olması lazım.
Zaten parası olan adamın KOSGEB’e niye ihtiyaç duysun. Birde girişimciden banka teminatı isteniyor. Kosgeb parası olmayan girişimciye destek olması gerekirken, Bir de vereceği 30 bin TL karşılığında git bankadan teminat al deniliyor. Böyle rezillik olur mu? KOSGEB paranın yüzde 70’i veriliyor, ancak buna birde KDV ekleniyor. Yani girişimcinin herhangi bir karı olmağı gibi borç yükü de artıyor. Girişimci destek almak için sıfır malzeme alacağını, KOSGEB desteği olmadan ikinci el malzemeyle kendisine daha karlı olacak şekilde işyeri kurabilir.” dedi.
ATSO’da gerçekleşen toplantıda KOSGEB yetkililerine durumu aktardığını, ancak tatmin edici bir cevap alamadığını söyleyen yılmaz, KOSGEB’in esnafı kandırmak başka bir işe yaramadığını söyledi.
Kışın Ardahan’da vergi alınmasın
Ardahanlı esnafın altı ay kış altında zor şartlar altında olduğunu, siftah yapamadığını, kazandığı parayı oduna ve kömüre yatırdığını anlatan Yılmaz, ” Devletin Ardahanlı esnaflardan kışın vergi almaması lazım. Şehrin canlanması ekonomisinin yüksek noktalara ulaşması için güçlü esnafının olması gerekiyor. Bu da ancak devlet desteğiyle olur. Devletin bölge halkına pozitif ayrımcılık yapması, göçün önüne de geçecektir.” diye konuştu.
Yabancı müteahhitler Ardahan’ı ele geçirmiş
Ardahan da iş sektörünün tamamen yabancı müteahhitlerin elinden olduğunu da vurgu yapan Yılmaz, ” Kamu kurum ve kuruluşların ve bunlara bağlı ihale komisyonları Ardahan’da ki ihaleleri müteahhitlere verirken bu müteahhitlerin genel durumunu değerlendirmediğini düşünüyorum. Bildiğiniz gibi batmış bitmiş makine parkı konusunda yoksun müteahhitlere verilen işler zamanında teslim edilmediği gibi, bir çoğu yarım yamalak olarak duruyor. Burada vatandaş mağdur oluyor. Ancak işi alan müteahhit aldığı işi alt yüklenicilere yani taşeronlara veriyor. Bu taşeronlarda o müteahhidin adına Ardahan’da borçlanıyor.
Daha sonra müteahhit işi bitirip hak edişini alıp gidiyor. Taşeronlar borçlandığı esnafa ise, para ödeyemiyor ve müteahhitlerin kendilerine ödeme yapmadığını söylüyorlar. Burada taşeron batıyor, esnaf bitiyor ve kepenk kapatıyor. Yetkililer, müteahhidin kaçmadığı, taşeronların, esnafın mağdur etmediği ve piyasaya borçlarının düzenli ödenip ödenmediği konusunda esnafa yardımcı olmalıdır. Esnaf orta direktir. Orta direk yıkılırsa Ardahanlı göçer, günümüzde olduğu gibi ” ifadelerine yer verdi.
Meslek Erbaplarına arsa satışı gerçekleştireceğiz Küçük sanayi sitesinde yeni esnaf kazandırmak için yeni proje çalışmalarının olduğuna değinen Yılmaz, ” En az 20 meslek erbabına arsa satışını yapacaklarını, mesleklerin icra etmek isteyen askerliğini yapmış, elinde meslek belgesi olan yeni girişimcileri kooperatifimize kazandıracağız. Sanayimizin altyapı konusunda yaşanan eksikleri var. Kar ve yağmur sularından dolayı yollarımızdan bozulmalar meydana geldi. Bu da önümüzdeki günlerde belediyemizin yapacağına inanıyoruz” dedi.
**ÇILDIRLI ÖĞRENCİLERDEN ARÜ’YE ZİYARET..
Çıldır Çok Programlı Lisesi’nde eğitim gören 80 öğrenci, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın daveti üzerine ARÜ Yenisey Yerleşkesi’ne ziyaret gerçekleştirdi.
ARÜ Yenisey Yerleşkesi’nde bulunan fakülte binaları, derslikler, laboratuvarlar ve konferans salonlarını gezme ve tanıma fırsatı bulan öğrencilere ziyaret süresince ARÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı personellerinden Psikolog Delal Gamze Altun eşlik etti. 23 Mayıs 2016 tarihi Pazartesi günü gerçekleştirilen ziyaret programı kapsamında öğrencilere, ARÜ akademisyenleri tarafından bölümleri tanıtıcı çeşitli bilgiler verildi.
ARÜ Nazım Hikmet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi hakkında Yrd. Doç. Dr. Arzu Kılıç, fakülte ve iş imkânları hakkında bilgiler verdi. Gürcü Dili ve Edebiyatı bölümü hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Şureddin Memmedli konuşmasında, Türkiye-Gürcistan ilişkilerini ve bu bağlamda Gürcü Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün bölgede yükselen bir meslek alanı olduğunu ifade etti.
Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü hakkında bilgiler Doç. Dr. Ranetta Gafarova tarafından, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü hakkında ise Yrd. Doç. Dr. Samet Azap tarafından bilgiler verildi. Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazlı Yıldırım bölümün üniversitemizde yeni açıldığını, Ardahan’da yüzey zemin çalışmalarının yapıldığını ve önümüzdeki süreçte kazıların başlayacağını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, öğrencilere iş imkânları ve bölüm öğrenimi ile ilgili kanıksanmış yargıların yanlış olduğunu ifade etti.
Toplantının devamında ise sırasıyla; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Arş. Gör. Yavuz Sinan Ulu, Coğrafya Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Serkan Kükrer ile Yrd. Doç. Dr. Onur Tunç, Beden Eğitim ve Spor Öğretmenliği bölümünden Yrd. Doç. Dr. Talha Murathan, Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Rövşen Guliyev, Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Arş. Gör. Bilge Sayın, Sağlık Yönetimi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Ali Gül, Gıda Teknolojileri Bölümü’nden Öğr. Gör. Yusuf Esen, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Bölümü’nden Öğr. Gör. Cemal Altınkeser bölümler hakkında çeşitli bilgiler verdi. Ayrıca Yenisey Sosyal Gençlik Kulübü adına Sonar Soysüren, Tarih Topluluğu adına Muhammet Yeşiltaş ile Genç Gelecek Kulübü adına ise Sahil Nagızade ARÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci kulüpleri hakkında bilgiler verdi.
**ARDAHAN’DA DIŞ TİCARET BİLGİLENDİRME SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ..
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının (ATSO) ev sahipliğinde Dış Ticaret Bilgilendirme Semineri yapıldı.
Seminere, Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Rektör Yardımcısı Orhan Söylemez, ekonomi bakanlığı İhracatı Geliştirme Uzmanları, Türk Exımbank Müdür Yardımcısı Ece Aysun Cömert ve Ardahanlı İş Adamları katıldı.
Seminerde, ihracatta sağlanan devlet yardımları hakkında bilgiler verildi ve Ülke Masaları ile Gürcistan -İran pazarına ihraç imkanları hakkında bilgilendirmeler yapıldı.
Seminerde bir konuşma yapan Vali Ahmet Deniz, “Ardahan tarihten beridir önemli bir ulaşım koridoru üzerinde yer almıştır. Aynı zamanda ülkemizin Kafkasya’ya açılan kapısıdır. 15 gün önce Aktaş Sınır Kapımız, Bakanlar Kurulu Kararıyla Sınır Ticareti yapılan kapılar arasında yerini aldı. Sınır ticareti rakamlarına baktığımız zaman rakamlar maalesef düşük.
Ardahan’da girişimci ruhunu güçlendirmemiz gerekiyor. Devletimizin girişimcilere yönelik gerçekten çok ciddi desteklemeleri var.
Bu desteklemelerden vatandaşlarımızın faydalanmasını, yeni iş yerlerinin hayata geçmesini istiyoruz. Bu konuda girişimcilerimizi sürekli olarak ziyaret ediyoruz, hayırlı olsun dileklerinde bulunuyoruz ve motive ediyoruz. Bu seminerin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
**2016 Yılı Hac Eğitim Semineri Yapıldı
Ardahan’da 2016 yılında Başkanlığımız ve Acenta Organizasyonuyla hacca gidecek hacı adaylara Merkez Camii Toplantı Salonunda 09- seminer verildi.
Semineri İl Müftü Yardımcısı Mevlüt GÜDER, Şube Müdürü Eyüp KALKAN, Şube Müdürü Ercan BİNGÖL, Site Camii Kız Kur’an kursu Öğreticisi Neşe BALLI ve Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından görevlendrilen Dr. Berkhan TOPAKTAŞ tarafından verildi.
Seminerde İbadet Bilinci ve Hac İbadeti, Yolculuğa Çıkmadan Önce Maddi ve Manevi Hazırlık, Hac İbadetinin Gereği Olarak Bir Arada Yaşama Bilinci, Ana Hatlarıyla Hac ve Umre Menasiki, Hacda Kadınlara Özgü Konular, Haccın Hikmeti ve Hacdaki Sembollerin Anlamı, Hz Muhammed (SAV) Mescidi Nebi ve Medine ve Temel Sağlık Bilgileri konuları hacı adaylarımıza anlatılarak haccınızın mebrûr olması duasıyla bitirildi. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**YAZAR KUVELOĞLU’NDAN TARİHTE ROMAN – ROMANDA TARİH KONFERANSI..
Şahsenem “Kılıçla Gelen Kılıçla Gider”, Koyu Gri Seneler ” 78 Kuşağı” gibi tarihi romanların kaleme alan ünlü yazar Dursun Kuveloğlu, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Tarih Topluluğu tarafından düzenlenen Tartihte Roman – Romanda Tarih isimli konferansa konuşmacı olarak katıldı.
ARÜ İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Wilhelm Radloff Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Erdoğan Altınkaynak ve Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Konferansın konuşmacısı ünlü yazar Dursun Kuveloğlu, edebiyatın tarif edilemeyecek kadar çok tarifinin yapıldığını ancak; en iyi ve derin tanımlamanın Tolen Abdik’in ” Edebiyat vicdanı temizler” sözü olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı.
Kuveloğlu, tarihi romanların ortaya çıkışından bahsederek, ilk tarihi romanın Cervantes’in Don Kişot romanı olduğunu ifade etti. Tarihi romanların içeriklerinin genel olarak toplumların, milletlerin yaşadıkları bunalımları, savaşları anlattığını söyledi. Kuveloğlu, Türkiye’de tarihi roman alanında ilk örneğin ağırlıkla Namık Kemal’in ”Cezmi” isimli eseri olduğu kabul edilse de bazı edebiyatçıların ilk tarihi romanını Ahmet Mithad Efendi’nin ”Yeniçeriler” adlı romanını kabul ettiklerini belirtti.
Yazarların, en az müdahale hakkı olduğu roman türünün tarihi romanlar olduğuna dikkat çeken Dursun Kuveloğlu, yazarın müdahale alanı tarihi gerçeklikleri suni bir kurgulamaya ve güncel siyasi taleplere uygun olarak dönüştürmeye müsaade etmeyeceğini vurguladı. Tarihi romanların tarih yazmadığını fakat; tarihi sevdirdiğini, Türk yazarlarında tarih roman alanında oldukça katkı sağladıklarını ifade etti. Türk edebiyatında Tarık Buğra’nın ”Küçük Ağa”, Kemal Tahir’in ”Esir Şehrin İnsanları”, Nizamettin Nazif’in ”Kara Davut” gibi birçok eserin tarihi roman örnekleri olduğunu söyledi.
Konferans katılımcıların sordukları sorular ile devam etti. Ünlü yazar Kuveloğlu kendisine yöneltilen en güzel iki soruyu soran katılımcıya imzalı kitap hediye etti. Konferansın sonunda Kuveloğlu’na teşekkür eden ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, okula başlarken kendisine her hafta iki tane klasik eser okumayı hedef koyduğunu, her hafta iki tane batı klasiği okuduğunu söyleyerek, edebi eserlerin okunmasının önemine vurgu yaptı. Rektör Prof. Dr. Korkmaz, “Yazarların tarafsızlığı en önemli başarı ilkesidir. Yazarlar, yarattığı karakterlerle bütünleşmesi lazım ve yarattığı kahramanları nasıl tarafsız olduğunu gösteriyorlar. Öfke baldan tatlıdır. Bu durum yazarlar için geçerlidir.” dedi. Konuşmasının ardından Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, yazar Dursun Kuveloğlu’na katılımlarından dolayı teşekkür belgesi verdi. Program katılımcılar ile çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
**İpekyolu belgeseli için kervan yola çıktı..
Anadolu Selçukluları döneminde kullanılan İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması amacıyla hazırlanan, ‘Kadim medeniyetin yol hikayesi’ belgeselinin çekimleri için hazırlanan kervan, Iğdır’ın Şerafettin Özer Hanı’ndan yola çıktı. 1926 kilometrelik İpek Yolu’nu kat edecek olan kervan çekimleri, ekim ayında Antalya’da tamamlayacak.
Iğdır’da başlayan ‘Kadim medeniyetin yol hikayesi’, Erzurum’un Köprüköy ilçesinde tarihi Çobandede köprüsünde çekimlerini sürdürdü. Erzurum’un Kars ve Ağrı karayolunun kenarında bulunan Çobandede köprüsündeki çekimler, vatandaşların ilgi odağı oldu. Kervan projesinin bir belgesel ve kitaptan oluştuğunu söyleyen proje koordinatörü İbrahim Duvarcı, şunları söyledi:
“İkinci durağımız olan Çobandede’yiz. Bu belgesel Türkiye’de 4 K olarak çekilen ilk drama belgesel olma özelliğini taşıyor. Iğdır’dan Antalya’ya olan 1920 kilometrelik Anadolu Selçuklu’nun kullandığı ana İpek Yolunu kat edeceğiz. Kervan güzergahında Anadolu’nun aynı zamanda kadim şehirlerini anlatmak istiyoruz. Çünkü bu bir kadim medeniyetin yol hikayesi. Yol üzerindeki Selçukluyu, kervanları, kervan sarayları, köprüleri ve bu yolun kullanımında sadece kervanının ticaret mallarını değil alimleri, arifleri, ilim adamlarını da taşıdığını sergileyeceğiz. Anadolu Selçuklu döneminde dünyanın merkezi konumunda. Anadolu’da olan, Erzurum, Konya, Kayseri, Divriği, Tercan, Niksar gibi de kandil şehirlerimiz var. Biz aynı zamanda bu unutulmuş medeniyete bir gönderme yaparak yeniden hatırlanmasını sağlamak istiyoruz. Kervan belgeseli Cumhurbaşkanlığı himayesinde Başbakanlık tarafından destekleniyor. Ana sponsor THY, ikinci sponsor da Türk Telekom. Dünya yayın formatında hazırlanan bir belgesel. Belgesel 75 kişilik bir ekiple çekiliyor. Yaptığımız iş klasik bir belgesel değil. Drama, bin bir gece masalları, mesneviden, bostandan ve gülistandan çeşitli hikayeler anlatıyoruz.”
Çekimlerde 5 deve, 5 at, 20 keklik ve koyunun bulunduğuna dikkati çeken Belgesel Filmin Yönetmeni Fatih Sezgin, 11 şehirde çekim yapacaklarını belirtti. Belgesel filmin 12 bölümden oluşacağını ifade eden Sezgin, yol hikayesinde Selçuklu medeniyetini anlatacaklarını bildirdi. İpek Yolu üzerindeki Selçuklu tarihi eserleri bir fon gibi kullanacaklarına işaret eden Fatih Sezgin, “Fonda Selçuklu eserleri ama önde bizim medeniyetimizi anlatan biraz kurmaca hikayeleri olan deneysel bir belgesel olacak. Buradan Erzincan’a giderek Mama Hatun Külliyesinde çekimlerimizi yapacağız. Belgesel yarım saatten oluşan 12 bölüm olarak hesaplanıyor. Türkiye ile birlikte birçok ulusal ve uluslararası televizyonda ve festivalde gösterilecek” diye konuştu.
Kervan’ın yapımcılığını Ömer Faruk Çetin’in üstlendiği projede bilimsel danışmanlığını Prof. Dr. Osman Eravşar, yönetmenliği Fatih Sezgin yapıyor. Projedeki metinleri Tacettin Şimşek, Mehmet Balaban, Sadık Yalsızuçanlar’dan oluşan bir ekip kaleme aldı. Projenin fotoğraflarını ise Ahmet Kuş çekiyor.
**Toros Ardahanlı çifçilere DERMAN oldu..
Tarlaların ekilmeye başladığı şu günlerde gübre satışında büyük bir artış olduğunu belirten TOROS GÜBRE BÖLGE BAYİİ DERMAN TİCARET çifçilere en iyi hizmeti ülkenin en iyi gübresiyle veriyor.
Köylere servis başlatan DERMAN TİCARET adeta Ardahanlı çiftçilerin derman oldu.
Gübre’nin yanı sıra Yem ve Un satışı da yapan DERMAN TİCARET ‘ALO GÜBRE’ telefonu ile Gübre, Yem ve Un isteyen her köylüye 24 Saat hizmet sunuyor.
TOROS GÜBRE’NİN Bölge Baş bayiiliğini alan Sefer Yılan hizmetlerinin Ardahan merkeze olduğu gibi ilçelere de yapıldığını belirtti.
ALO GÜBRE
0. 5355173998
0.478.2115657
Adres: Merkez Cami Karşısı
Kaptanpaşa Mah. Ardahan
**ARDAHANLILAR DOĞUM YARDIMINA BAŞVURMUYOR!
Doğum uzmanı olmadığı için hamile kadınların çevre illere gönderildiği Ardahan’da bir çok ailenin Doğum Yardımından habersiz olduğu ve devletin verdiği bu önemli yardımı almadığı ortaya çıktı.
Hükümetin 15 Mayıs 2015 tarihinde başlattığı ‘doğum yardımı’ uygulamasıyla devlet, yüz binlerce ailenin bebek sevincine ortak oldu. İlk çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü çocuk için de 600 TL olarak ödenen doğum yardımından yararlanmak için 11 ayda, 833 bini aşkın kişi başvuruda bulundu.
15 Mayıs 2015’ten sonra gerçekleşen doğumlar için sağlanan yardımdan 11 ayda 833 bin 210 aile yararlandı. Başvurulardan 302 bin 521’i ilk, 265 bin 825’i ikinci, 264 bin 864’ü de üçüncü ve sonrası çocuklar için yapıldı. Devletin kasasından, doğum yardımı için 11 ayda çıkan miktar ise 356 milyon TL’yi geçti. Doğum yardımından yararlanmak için en çok başvurunun geldiği il ise İstanbul oldu. İstanbul’u sırasıyla Ankara ve Şanlıurfa takip etti. Ankara’dan 48 bin 721 kişi, Şanlıurfa’dan 40 bin 725 kişi doğum yardımı alanlar listesine kaydoldu.Tunceli, Ardahan ve Bayburt ise doğum yardımı için en az başvuru yapılan iller oldular.
Çocuk sınırı yok
Bakanlık, doğum yardımı rehberi hazırlarken, merak edilen sorulara şu yanıtları verdi:
Doğum yardımı 15 Mayıs 2015 ve sonrasında gerçekleşen doğumlar için veriliyor.
İlk çocuk için 300 TL, ikinci çocuk için 400 TL, üçüncü çocuk için 600 TL ödeme yapılıyor.
Doğum yardımı için başvurularda son tarih yok
Doğum yardımına Türk vatandaşları/mavi kart sahipleri başvurabiliyor.
Programda çocuk sınırı bulunmuyor.