Kategori: SİYASET

  • HDP CHP'ye göz kırptı!, Baydar ise; 'Biz kazanacağız' dedi!

    **HDP İLBAŞKANI KOÇ: ADAY ÇIKARACAĞIZ DERKEN..


    31 Mart’ta yapılacak Mahalli Seçimlerde CHP’yle İttifak kuracağı konuşlan Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl ve Merkez İlçe Örgütü, konu hakkında basın açıklaması yaptı.


    İnönü Caddesi üzerinde bulunan Parti binasında Halkların Demokratik Partisi Ardahan 25.Dönem Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş’ın katılımıyla açıklamalarda bulunan HDP Ardahan İl Örgütü Başkanı Ergün Koç, “örgütlü olduğumuz her yerde Belediye Başkan adayı çıkaracağız” dedi.


    HDP’den Ardahan Belediye Başkan aday adayı olmak için başvuruların devam ettiğini açıklayan Koç: “Partimiz 31 Mart Mahalli seçimlerine güçlü bir şekilde hazırlanıyor. Şehircilik anlamında, doğaya, insana, yeşile değer veren,  projeleriyle halk karşısına çıkan güçlü bir adayla seçime gireceğiz. Belediye Başkan adayımızın Türk ya da Kürt kökenli olması önemli değildir. İnsani temelde evrensel görüşü olan tüm aday adaylarına kapımız açıktır” ifadesini kullandı.


    HDP 25. Dönem Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş ise, CHP ile ittifak konusuna açıklık getirerek Genel Merkez düzeylerinde her hangi bir ittifak görüşmesinin gerçekleşmediğini söyledi.


    Tabanda bir birlikteliğin özellikle İç Anadolu ve batı illerinde yaşanabileceğine dikkat çeken Dr. Aktaş: “Aday belirleme sürecinde MKYK’dan çıkacak kararı bekliyoruz. Ocak ayının ilk haftasına kadar adayımız netleşecek. HDP olarak Ardahan’da hiçbir partiyle ittifakımız yok, Türkiye’nin her yerinden aday çıkaracağız. İl Genel Meclis üyeleri olsun, belediye meclis üyeleri olsun her yerde adaylarımız olacaktır. Büyükşehirlerde buna dâhildir. Mevcut hükümetin antidemokratik uygulamalarından karşı özellikle batı illerinde parti tabanlarında bir birliktelik var. Bununda sandıklara yansıyacağını düşünüyorum. Özellikle büyükşehirlerde mevcut hükümetin bu uygulamalarından bıkan parti tabanımızın hangi ilde hangi parti güçlüyse ona oy vereceğini tahmin ediyoruz. Doğu ve Güneydoğuda özellikle kayyum atanan bölgelerde seçimleri kazanmak için büyük bir mücadele vereceğiz. Bu bölgelerde kazanan yine HDP olacaktır. Bu kadar baskı ve haksızlıklara karşı yine HDP birinci parti çıkacaktır. Vatandaşlarımız yine desteğini esirgemeyecektir” dedi.



    ARDAHAN’DA KİM KAZANIRSA KAZANSIN, BARIŞ KARDEŞLİK GÜÇLENSİN


    Ardahan’da kardeşlik hukukun güçlenmesi adına önemli adımların atılacağını ifade eden Dr. Aktaş, “Her parti için Ardahan önemlidir. Ardahan’da hangi parti kazanırsa kazansın, barış ve kardeşliğin getirmesini istiyoruz. Kim seçilirse seçilsin, barışın kardeşliğin güçlenmesi adına herkesin ortak hareket etmesi lazım. Ardahan’da hiçbir parti diğer parti adayının aleyhine beyanatlar vererek bu seçimi götürmemelidir. Burası küçük bir şehir, hepimiz kardeşiz. Kim seçilirse seçilsin kardeşliğin güçlenmesi adına adımlar atmasını istiyoruz. Biz HDP olarak bunu istiyoruz. HDP il örgütü olarak sandalye ve makamlardan çok Ardahan’ın kazanmasını istiyoruz” diye konuştu.


    PARTİ TABANINDA CHP’YLE BİR İTTİFAK OLABİLİR


    Taşkın Aktaş açıklamasının devamında şunları söyledi: “HDP olarak, CHP’yle herhangi bir ittifak görüşmesiyle ilgili benim bir bilgim yok. Ama bazı bölgelerde CHP’yle ittifak anlamında bir birliktelik olacağını düşünüyorum. Yani akla mantığa yatkın olanda budur. Eğer insanlar mevcut hükümetten memnun değilse, anti demokratik uygulamalarından tutunda, ekonomik krizin getirdiği ağır yükten şikâyetçi ise bu hükümetten kurtulmak için hangi yerde, hangi parti güçlüyse onunla ittifak kurması lazımdır. Buna da kimsenin direnememesi ve karşı çıkmaması lazım. Genel Merkezler düzeyinde her ne kadar ittifak konusunda net tavırlar ortaya çıkmasa da tabanda bir ittifakın olması isteniyor. Cumhuriyet Halk Partililerinde buna kulak tıkamamsı lazımdır.  Ardahan’da başvuru yapan aday adayı arkadaşlarımız var, parti MKYK’mız bunları değerlendirecektir. HDP olarak seçime hazırız.”



    BAYDAR: SEÇİMLERİ PARTİM VE BEN KAZANACAĞIM..


    31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde AK Parti’den Ardahan Belediye Başkan adayı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar, ilde görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya gelerek seçim çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.


    AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar, Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mehmet Alkan’ın da hazır bulunduğu toplantıda konuşan Başkan adayı Yunus Baydar, Ardahan’da AK Parti’nin seçimi kazanacağını, halkın iktidardan yana tercihini kullanacağına inandığını ifade etti.


    HASAN SABRİ KIŞLASI, MİLLET BAHÇESİ OLACAK


    Belediye Başkan adayı Yunus Baydar’ın açıklamasında şunları kaydetti: “Ak Parti hükümeti 16 yıldır iktidarda ve yaptığı her hizmet devrim niteliğindedir. İl Başkanlığı dönemimde Milletvekilimiz Orhan Atalay ile birlikte Ardahan’a doğalgaz getirdik, bu hiçte kolay bir şey değildi. Ama biz bunu başardık. 10 sene zarfında Ardahan’a kazandırdığımız yatırımlar ve hizmetler bir ekip ruhunun tezahürüyle gerçekleşti. Aktif siyasete AK Parti ile başladım Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği Başkanlığı olmak üzere hiçbir seçimi kaybetmedim. Çoğu seçimi de ezici bir çoğunlukla kazandım. Aziziye Kışlası ve Hasan Sabri Paşa Kışlası üzerinde önemli projelerle halkımızın hizmetine kavuşturacağız. Yaklaşık 40 dönümlük Hasan Sabri Kışlası üzerinde milli park projemiz olacak ve halkımız ailesiyle birlikte burada hoş zaman geçirecek. Aziziye Kışlası’nda özelikle çok sayıda tarihi bina mevcut, burayı turizme kazandıracağız. Çok önemli bir proje ile Kura Nehrini de buna katarak bölgenin cazibe merkezi yapacağız. Bir diğer konu ise hayvancılık, hayvancılık bizim olamasa olmazımız. Benimde ihtisas alanıma giren bir konu olduğu için organize hayvancılık bölgesi oluşturularak, bunu açacağımız hayvan borsası ile pekiştireceğiz. Hayvancılık alanında yapacağımız yenilikler bölgenin gerçekleri göz önünde bulundurularak oluşturacağımız bir fizibilite raporuyla hayata geçireceğiz’’ şeklinde konuştu.


    SEVGİ VE SAYGI İÇERİSİNDE BİR SEÇİM SÜRECİ İZLEYECEĞİZ


    Seçim süreci boyunca parti olarak hiçbir aday hakkında olumsuz bir tutum içerisine girmeyeceklerini, herkesin birbiriyle saygı ve sevgi içerisinde bir seçim dönemi geçireceklerini anlatan Baydar, “Ardahan gibi gelişim gösteren şehirlerde aday kim olursa olsun, iktidar partisinin kazanması lazımdır. Bunu aday olduğum için söylemiyorum. Şehrimize daha fazla yatırım gelmesi için iktidar partisinin belediyeyi alması gerekmektedir.  Ak Parti iktidarı sayesinde şehrimize çok yatırım geldi. Bunun devam etmesi için ilimizin hizmetlerde geri kalmaması için AK Parti’nin Belediyeyi alması elzemdir” ifadelerine yer verdi.


    AYDIN: ARDAHAN’IN BÖYLE BİR LÜKSE İHTİYACI YOK


    31 Mart seçimlerine her zamankinden daha güçlü ve kararlı bir şekilde çalışma yürüttüklerini dile getiren İl Başkanı Hakan Aydın, “Biz küçük bir vilayetiz. İktidarın nimetleriyle ayakta duruyoruz. Şehrimizi Ak Parti Belediyeciliğinden mahrum bıraktıracak, bir lükse sahip değiliz o yüzden her zaman olduğu gibi 31 Mart seçimlerinde de halkımız en doğru kararı verecektir. Birlik berberlik ve kardeşlik ruhu üzerinde halka hizmet, hakka hizmet düsturu ile yolumuza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


     AVŞAR: BELEDİYE SEÇİMİNİ KAZANACAĞIZ


    Toplantıda bir açıklamada bulunan Merkez ilçe Başkanı Fırat Avşar ise , ‘’Bizim partimiz tüm kesimlere hitap eden birlik ve kardeşliğe önem veren bir partidir, diğer partiler gibi değil, disiplinli ve düzenlidir. Tabanda aldığı destekle de yoluna devam eder. Güçlü bir lidere sahip olan Ak Parti iktidarının 16 yılık hizmetleri ortada ve bütün dünyada da taktir toplamaktadır. İl Genel ve Belediye Meclis Üyelerinin belirlenmesi için komisyon çalışmalarımız sürüyor. Halkımızın desteğini bekliyoruz’’ dedi.


    AK Parti heyeti daha sonra gazetecilerle gündeme ilişkin samimi sohbette bulunarak, gazetecilerin sorularına içtenlikle cevap verdiler.



    **AK Parti Kendisine Gelmeli..


    CHP’nin İmamoğlu’nu aday göstermesi ardından Binali Yıldırım’ı değil de İmamoğlu’nun dengesinde bir başkasını aday edeceği konuşulmaya başlanan Başkan Erdoğan’ın Suriye’ye girme hesapları içinde olduğu şu günlerde en çok tartışılan konuların başında gelen yerel seçimlerdir.

    Ve bu seçimlerin başta iktidar olan parti için olmak üzere CHP, HDP ve İyi Partinin geleceğine yön verecek bir seçim olduğu da konuşulup, tartışılmaktadır.

    Eş Genel başkanları dahil milletvekilleri, belediye başkanları ve de beyin takımının içeride tutulduğu HDP’nin yeniden en azında 3 parti olma kimliğini korumak için yeniden mücadele edeceği ve kayyumlara verilen belediyeleri alma hesapları yaparken İyi Parti ile açıktan, Saadet Partisi ele bele de olsa görüşen CHP’nin, HDP’den destek alacağız’ deyip ama gizliden bile görüşeme cesareti olmadığı yeni bir seçime doğru giderken MHP destekli olmak için şimdi de milliyetçiliği okşayan çabalayan AK Partinin nasıl bir oy alacağı da tartışılmakta.

    Evet, 27 yıla gelen tek başına iktidar kariyeri ile yeni bir seçime giden Adalet ve Kalkınma Partisi yine birinci partimi olacak yoksa 17 yıla gelen iktidar gücü ile her geçen gün bira daha şımaran hatta kendi kendini yani kendi çocuklarını yeme durumuna gelen AK Parti’ye ‘az dur mu’ denilecek?!.

    Bilmem ama AK Partililerin bile ‘Bu kadar şımarıklık olmaz’ diyerek eleştirmeye başladığı AK Partinin bu seçimlerde bir yada iki puan eksik oy alacağını, alması gerektiğini düşünenlerdenim.

    Çünkü ‘Güç bende’ deyip kendisine gönül veren partilileri dahil herkesi yok saymaya başlayan AK Partinin bu seçimlerde alacağı oy ile ‘Ben nerede hata yaptım’ demesi gerektiğini düşünenlerin sayısının hiçte az olmadığını görmekteyiz.

    Evet, AK Partinin önümüzde ki seçimlerde ne kadar bir oy alacağının tartışıldığı kadar, ‘AK Parti bu seçimlerde az da olsa ders alması gerekir’ diyenlerin de hiçte az olmadığını gördüğümüz şu günlerde başta CHP olmak üzere muhalefetin hata etmeden bir seçim propagandası yürütmesi de gerekir

    Buna neden ise muhalefetin ortaya koyduğu politikası ile AK Parti’ye hep puan kazandırdığı ve seçmenin sandık başına giderken muhalefetin yanlış politikaları yüzünden ‘Ya öyle böyle yinede AK Parti’ye oy vermek gerekir’ dediğini de bilmekteyiz. 

    Evet yaklaşan yeni bir seçimde kayıp ettiği puanları kayıp etmenin telaşı ile MHP ile birlikte ikinci bir seçim çalışması yürüten AK Partinin kayıp ettiği oyları milliyetçi politikaları üzerinde toplamaya çalıştığını gördüğümüz şu günlerde yaklaşan seçimlerde AK Partinin ‘Ben nerede hata ettim’ demesi gerektiği ve kendisini toplaması için ve en önemlisi, ‘demokrasiyi, adaleti hatırlaması gerekir, bu nedenle AK Parti kendisine gelmeli’ diyenleri yanıltacak bir seçime benzemiyor yaklaşan yerel seçimler..

  • Göle'de Gözler Genel Merkezlerde!..

    Göle eski Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu ile AK Partinin eski ilçe başkanı İlhan Gültekin’in yanı sıra mevcut belediye başkanının yeniden aday olduğu AK Parti Göle’de AK Partinin eski ilçe başkanı olan ve OrhanAtalay’ın milletvekili adayı olarak gösterilmesinde büyük rolü olan Cengiz Çapan’da aday adayı.


    Mutlu Şanlıtürk, Filiz Topçu, Nurbay Gürbulak, Ünsal Kılıç, Abdurahim Karakoç, Fikret Küpeli’nin de aday aday olduğu Göle AK Partinin kimi aday göstereceği merak edilen Göle’de AK Partili Göleli Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın işareti de önemli bir konu olarak değerlendiriliyor.


    AK Partinin uzun süredir yerelde iktidar olduğu Göle’de yeninden seçimi kazanmak isteyen CHP’nin kimin aday göstereceği merakla beklenirken  Ardahan CHP’de olduğu gibi Göle CHP’de de gözlerin Zeki Elmas’ın aday aday olduğu HDP’nin aday çıkarıp, çıkarmayacağını da olduğu görülmekte.


    Halil Aras’ın yanı sıra Özel Özen, Çetin Aşura ve Yücel Kılıç’ın aday aday olduğu CHP’de kimin aday edileceği merakla beklenmektedir.



    Biraz da onlar savaşssın!


     


    Dünyanın jandarması olan ABD’nin beklenmedik anda Suriye’den çekileceğini belirtmesi ile adeta şoka giren ve bunun altında buzağı arayanları izlediğimiz şu günlerde ABD Başkanının ‘Suriye’den çekiliyoruz’ twitti ardından konuyla ilgili attığı ikinci twiti ise kimsenin tartışmadığını görmekteyiz.


    Başta, ‘YPG’yi bırak ben senin istediğinin yaparım’ deyip bir taraftan Amerika’yı diğer taraftan ‘Bak Amerikayı oradan çıkarttım, sizle dostum’ deyip Rusya ve İran’ı kandırdıklarını sananlar diğer taraftan Suriye’nin resmi bir ülke ve resmi bir iktidar ile yönetildiğini unutup, desteklediği Aşiretlerle ile orada ki Kürtleri de baskı altına alamaya çalıştıkları şu günler de  Trump’un attığı kinci mesajı masaya yatırmak gerekir.


    ‘Yeter bölgede Jandarmalık yapmanın ABD’ye yükü ağır, biz buralarda çekilelim, birazda onlar savaşsın’ diyen Trump’un bu mesajın ‘Kim o biraz da onlar savaşsın denilenler?’ i iyi okumak gerekir.


    Evet, son olarak Savunma Bakanının değişeceğini de bir twitle duyuran ve gün geçtikçe demokrasi, meclis, parlamenter, senato ve diğer demokrasinin kuralları ile yönetildiği ileri sürülen Amerika’da tek adam rolünü kabul ettirmeye başlayan Trump’un bir çok ülkede olduğu gibi tek adam olmaya başladığını başardığını da gördüğümüz şu günlerde ABD’nin çekilmesi ile bölgede kimleri karşın karşıya geleceğin ide merak etmek gerekir.


    Yani Trump’un ‘Birazda onlar savaşsın’ dediği taraflar kimler olacak?


    YPG’yi öne sürüp 3. kez bir başka ülkenin topraklarına giren Türkiye ile Rusya ve İran’ın desteği ile ayakta kalan v gün geçtikçe yeniden Suriye’nin geneline hüküm etmeye başlayan Suriye’nin ordusu ile mi karşı karşıya gelecek?


    Yoksa, ‘terörü önleyeceğim’ diyerek ABD tarafından silahlandırıldığı, eğitim verildiği ileri sürülen Kürtlere yönelik yapılacak olan bir karşı atağı iki hatta İran’ın da belkide İsrail’in de karışacağı ülkeler arası bir savaşa mı işaret etti Trump?!.


    Bilmem ama Irak’ta Kürdistan denen ve Peşmegerler ile resmi ordusu kurdurlanları da unutmadan Trump’un attığı ve ‘Birazda onlar savaşşsın’ dediği twittin ‘Suriye’ye yani YPG’ye saldıralım’ demekten daha çok cevap bulması gereken bir konudur.


    Ve buna göre dikkatli hareket etmek gerekir..


    Yani bir iki aşireti silahlandırmakla adına ‘Özgür Suriye Ordusu’ demekle bölgede yönelik atılacak olan yanlış bir adımın yarın karşımıza büyük sorun olarak çıkacağını da hesaba katmak hem ülkenin hem bölgenin geleceği için çok ama çok önemlidir.

  • HDP Ardahan'da Aday Gösterecek..

     


     


    HDP’nin kimsenin arka bahçesi yada destekçisi olmadığını ve ülkede 3 büyük parti olduğunu belirten Aktaş birilerinin HDP’nin kendilerini destekleyeceği şeklinde imada bulunmasının kendilerinin de kulağına geldiğini ancak bu yönde ki söylenti ve iddiaların gerçeği yansıtmadığı gibi HDP olarak Ardahan ve İlçelerinde belediye başkan adayları çıkaracaklarını ve bu isimleri önümüzdeki günlerde kamuoyuna ilan edeceğini söyledi. 



    **Zeki Elmas Göle Adayı..


    Ardahan’da Belediye Başkanı Adayı göstereceklerini belirten HDP PM Üyesi Taşkın aktaş’ın açıklaması öncesi Göle HDP’den Beleidiye Başkan Adaylığı için başvuran Göleli iş adamı Zeki Elmas partisinin aday göstermesi halinde üzerine düzeş görevi yerine getirerek HDP’nin Gölede kazanması için büyük bir çaba harcayacaklarını belirtti.


    Aynı zamanda bağımsız olrak Ardahan Belediye Başkan Adayı olduğunu açıklayan ve geçtiğimiz günlerdeİstanbul’dan Ardahan’a gelirken Erzincan yakınlarındageçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan  ve Ardhaan’da evinde tedavi gören Gazeteci Fakir Yılmaz’ı evinde ziyaret eden ve geçmiş olsun dileklerini ileten HDP Göle Beledşye Başkan Aday Adayı Zeki Elmas tüm Gölelileri HDP’nin halk yönetimi belediye anlayışına destek vermeye çağırdı.



    **Gürsel Tekin Neden Aday Gösterilmedi?


    Başta Esenyurt’ta olmak üzere 20 milyonluk İstanbul’da’Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaya çalışanları es geçip, kendi başlarına siyasette ve diğer alanlarda başarılı olacaklarını düşünenler bir kez daha yanıldılar.

    Bunların başında gelen en son isim de Gürsel Tekin olmuştur..

    Evet, bir zamanlar Gürsel Tekin’in oturduğu İstanbul CHP İl Başkanlığı koltuğunda Ardahanlı gelin Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun oturmasının da fayda etmediğini gördüğümüz bu süreçte resmi olarak 480, İstanbul’da doğanlarla birlikte 700 bin oldukları ileri sürülen Ardahanlıları organize eden, ettirecek olan stk’larla temasa geçmeyen Gürsel Tekin’in ve ona benzer isimlerin saf dışı kalması doğal bir durum değil mi?

    Onca etkili gazetecisi olan ama bir gün ziyaret edilip teşekkür edilmeyen, stk başkanı, ileri geleni bulunan Ardahanlının önderinin olmaması yani Bolulu İzzet Baysa’ıl, Malatyalı Özal’ı, İstanbullu Koç’u Gaziantepli olmadığı için yani emekli olanın kahve köşesine takılanı sözde okumuş akıllı olanının 50 sinden sonra 2. balayına çıkıp sanal ortamda mutluluk pozları paylaşmakla zaman geçirdiği Ardahanlıları siyasette, sosyal hayatta, ticarette başarılı olması beklenemez.

    Kendisini adam sayıp, kendisini oralara taşıyanları unutanların yaşadığı bu son duruma baktığımızda, başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde ve Bursa’da, İzmir’de, Ankara ve diğer illerde vede Ardahan’da başarı beklemek hayal olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

    Selçuk Şirin gibi aydınların sadece kendilerini düşünüp, köylerine gelip Ardahan’ı dolaşmayı, sorunlarını gündeme getirmeyi düşünmeyen onca aydın, asker, albay, yarbay, general olan Ardahanlının bir araya gelip ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturmaları Karadenizi olan İmamoğlu’nu pat diye getirip, Gürsel Tekin’in yıllardır hayal ettiği alanda ön plana çıkarmış ve CHP’nn İBB adayı etmiştir.

  • Mete Özdemir Bağımsız Adaylığı Değerlendiriyor!

    Uzun süre Ardahan Köy Hizmetleri Müdürlüğü yapan ve iki kez Ardahan’da belediye başkanlığı yarışına katılan Mete Özdemir Bağımsız Belediye Başkan adayı olması için teklif aldığı ve bu teklifi ciddi anlamda değerlendirdiği öğrenildi.


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz ve kendisine gelen teklifleri değerlendirdiğini belirten Mete Özdemir önümüzdeki istanbul escort günlerde Ardahan’a gelerek, bağımsız belediye başkan adayı teklifini yapanlarla ve bu yönde gelen teklifleri değerlendireceğini doğruladı.


    **Gazeteci Fakir Yılmaz Bağımsız Adaylığını İlk İlan Edendi..


    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlıklarını da yapan ve 33 yıldan fazladır gazetecilikl yapan Fakir Yılmaz’ın 2019 Mart ayında yapılacak olan Yerel Seçimlerde Ardahan’da Bağımsız Beledye Başkanı adayı olacağını açıklaması ardından HDP başta olmak üzere İşçi Partisi, DSP, YDH, İYİ Parti gibi partilerden ses çıkmadığı görülen Ardahan’da AK Parti, CHP ve MHP adaylarını açıklamış ve çalışmalarna start verirken CHP’li ve AKPartili bazı kişilerin yeni bir isim arayışı içinde olduğu ve Mete Özdemir’e’Bağımsız Aday Ol, Yanındayız’ dedikeri alınan hablerler arasında olurken Özdemir’n kendisne bu yöndegeken teklifi değerlendirdiğ öğrenildi.


    HDP NE YAPIYOR, ADAYLAR ÇIKARMIYOR MU?







      Yazıyorsam Sebebi Var/Fakir Yılmaz 

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Hükumetin çift rakama ulaşan enflasyon ve işsizlik başta olmak üzere ülkenin gerçek sorunlarını gölgelemek adına dört ay öncesinden gündeme taşıdığı yerel seçimleri yeterli bulmayıp Suriye’ye 3. operasyonu yapacağını ilan etmesiyle devam eden ülkenin suni gündemine ayak uyduran muhalefetin durumunu da masaya yatırmak gerekir.


    Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz’ı partiden atan, seçimlere doğru giderken sol orjinli insanlardan ziyade sağcı insanları aday gösterme çabası için de olan CHP’nin en güçlü rakibi AK Partinin İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olacağı ileri sürülen Binali Yıldırım’dan önce yine sağcı ve dinci olan eki cumhurbaşkanı Gül ile görüştüğü şu günler de CHP ile ittifak yaptığı görülen İYİ partinin reddettiği ama arka kapılar da görüşmesine göz yumduğu HDP’nin de ne yaptığı belli değil.


    MHP’nin iktidarın sözcülüğüne ve savunuculuğuna soyunduğu şu günlerde ne yaptığını çok da görmediğimiz HDP’nin il ve ilçe örgütleri de genel merkez gibi şaşkın bir durum da.


    Ardahan’lı İzmir milletvekili Serpil Kemal Bay ‘ı ve diğer kadın milletvekillerini mecliste meclis kürsüsün de bütçe görüşmeleriyle ilgili konuşmaları dışında sahada görmediğimiz HDP’nin yaklaşan yerel seçimler öncesi Ardahan’ın da için de bulunduğu bir çok yerin de halen adaylarını belirlemediğini görürken başta Kars ve İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere belediye başkan adayı gösterip göstermeyeceği hala belli değil.


    HDP genel merkezinin yanı sıra il ve ilçe örgütlerinin bu yönde yani 2019 Mart yerel seçimlerin de aday çıkarıp çıkarmayacakları yada İYİ partisi ile açıktan ittifak kuran CHP ile birlikte mi yoksa kendi başına mı seçimlere gideceğini halen net olarak açıklamazken HDP seçmenin de adeta tercihini serbest bıraktığını görülmektedir.


    Bu da gösteriyor ki HDP’nin başkanlık seçimi gibi yerel seçim öncesi de halen kararsız olduğu ve seçmenini AKP’ye yönelmesine göz yumduğudur.


    Başta eş genel başkanı olmak üzere 9000’in üzerinde beyin takımının içeri tıkatıldığı HDP’nin bir an önce karar verip tavrını net olarak ortaya koymalıdır.


    Aksine AK Parti 2019 seçimlerini de kazanacaktır bu belirsizlik yüzünden

     


     


     

  • YERELE DOĞRU GİDERKEN ARDAHAN

    2019 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimler öncesi adaylarını belirleyen partilerin Ardahan il ve ilçe teşkilatları meclis üyeleri için arayışa girdiler.

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bağımsız belediye başkan adayı olduğunu açıkladığı 2019 yerel seçimler öncesi AK Parti,CHP,MHP Ardahan da yarışacak partiler olurken DSP’de Hanak’ta aday çıkardı.



    *Ardahan da AK Parti-MHP İttifakı Yok, CHP-HDP Gizli Çalışıyor!


    İktidar partisi AK Partinin veteriner hekim Yunus Baydar ile, CHP’nin eski DSP’li milletvekili Faruk Demir ile, MHP’nin ise Halil Kaçar ile, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ise bağımsız olarak yarışacakları görülen Ardahan’da belediye meclis üyeleri ve il genel meclis üyeleri yarışı başladı.

    AK Partiden belediye ve il genele meclis üyesi olmak için yarışa girenlerin sayısının bir hayli yüksek olduğu görülen Ardahan’da CHP’de de durumlar farklı değil.

    MHP’nin Ardahan da AK Parti ile ittifak yapmayacağı ve belediye başkan aday çıkardığı dikkatlerden kaçmaziken CHP’nin de hala belediye başkan adayı çıkarmayan HDP ile gizlice görüştüğü ve HDP’ye 3 tane belediye meclis üyesi kontanjanı önerdiği alınan bilgiler arasın da oldu.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    GÜRSEL TEKİN ESENYURT ADAYI OLSUN!


    Bana göre Kılıçdaroğlu’nu ve Ardahan’lıların ve de Ardahanlı gelin CHP İstanbul İl Başkanın değerini anlamayıp kulak ardı ettiği Gürsel Tekin’i İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı olma hayali gerçekleşmeyecek gibi.


    Hal bu ki İstanbul’u çok iyi tanıyan,Kılıçdaroğlu ile birlikte bir önceki yerel seçim de adım adım İstanbul’un 39 ilçesini gezen, şuan kendisinin adını anmayan CHP İstanbul İl Başkanı ve Ardahan’nın gelini Canan Kaftancıoğlu’ndan önce CHP İstanbul İl Başkanlığı yapan, Genel Başkan yardımcısı iken CHP de siyaset yapan bir çok Ardahan’lının önünü açan Gürsel Tekin göz ardı edilmemeliydi.


    Tekin’in sol orjine ve CHP’ye hiçte yakışmayan bir soy isime yani İmamoğlu’na kurban edilmesi HDP’nin desteğini alacak bir ismi yok sayıp alakasız bir ismi öne çıkarılması CHP’nin İstanbul da ki işini zora sokacak gibidir.


    Bunlar yetmez gibi başta Esenyurt olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesin de çok olduklarını, güç olduklarını ileri sürüp kışın kaz gecesi yazın sazlı etkinlikler yapmaktan öteye gitmeyen İstanbul’da ki Ardahan’lılar da CHP tarafından yok saymıştır.


    CHP’nin Başkan Erdoğan’ın Karadeniz milliyetçisi olduğunu unutup ‘Karadenizlidir,Karadeniz’lilerden oy alırız’ diyerek Beylikdüzü dışında İstanbul’un 38 ilçesini tanıdığına inanmadığım İmamoğlu’nun ismini öne çıkarırken 700 bin üzerinde oyu bulunan ve iş birliği sağlandığı takdir de HDP’nin oylarını da etkileyecek olan Ardahan’lıları es geçmesi CHP’nin suçu değil başta Tekin’in olmak üzere İstanbul da ki Ardahan’lıların oluşturamadığı lobidir.


    Çünkü elin oğlu eski CHP İl Başkanın da yanına alarak logo oluştururken İmamoğlu’nu öne çıkarırken Tekin ve Ardahan’lılar güçlerinin farkın da değiller.


    Şimdi gelelim ve ‘Oldu oldu İBB olmadı,Esenyurt olsun’ demeye…


    Çünkü hem zaman geçmemiştir hem de İmamoğlu’nun evine kahvaltıya giden Kılıçdaroğlu’nun bu kahvaltıdan önce görüştüğü Gürsel Tekin’i tam silmediğini anlıyoruz.


    Baskı ve ARDAFED’in hep önerdiği, ‘Güçlü bir Ardahan lobisi’ parolasıyla yola çıkılırsa Gürsel Tekin’i Esenyurt’a aday et diyebilir Ardahan’lılar.


    Öyle de olmalıdır…


     


     

  • Tekin: CHP İstanbul'da Anket yapmalı..

    Haberler.com/ Olgun Kızıltepe


     31 Mart 2019’da yapılması planlanan yerel seçimlerde tüm gözler İstanbul’a çevrilmiş durumda… AK Parti’nin yeniden kazanmak için varını yoğunu ortaya koyacağı megakent için Binali Yıldırım’ı aday göstermesine kesin gözle bakılıyor. Yıldırım’ın karşısına güçlü bir aday çıkarmak isteyen CHP ise İstanbul’u tanıyan, her kesimden oy alabilecek potansiyeli olabilecek bir aday profili ile seçimlere girmek istiyor. Ekrem İmamoğlu ve Muharrem İnce ile beraber İstanbul’a göz kırpan güçlü bir isim daha var: Gürsel Tekin.


    Adayların ve aday adaylarının nabzını tutan Haberler.com olarak İstanbul için geçen Gürsel Tekin’e merak ettiğimiz soruları yönelttik. Bütün siyasilere örnek teşkil edecek bir erdemle “Şu soru olsun, bu soru olmasın” gibi bir seçiciliği olmadan, sorularımızın tamamına samimiyetle yanıt verdi.


    – AK Parti’nin adayı muhtemelen Binali Yıldırım olacak. Sizin de CHP’den aday olmanız durumunda şansınızı nasıl görüyorsunuz?


    Biz tam 4 yıldır çok ciddi bir çalışma yürütüyoruz. Doktora yapar gibi çalıştım. Şehircilik alanında dünyanın en iyi üniversitelerinde eğitim veren akademisyenlerle, bugün hala kamuda hizmet veren tertemiz bürokratlarla İstanbul’un sorunlarını masaya yatırdık. İstanbul’u kazanmak için AKP’nin kalelerini yıkmak gerekiyor. Nüfusun yarısı sadece 10 ilçede yaşıyor. Bu hedef ilçelere yönelik bir saha çalışması ortaya koyduk. İstanbul’un 934 mahallesinin 785’ini adım adım gezdim. Nerede bir derdi olan varsa onun yanına koştuk. Bu çalışmaların sonucunu da kamuoyu yoklamalarında görüyoruz. Halkın her kesiminden ciddi bir teveccüh var. İstanbul halkı değişim istiyor. İstanbul halkı artık kendisine hizmet eden bir belediye istiyor. Bunu da başaracağız. Sayın Binali Yıldırım’ın çok aday olmak istemediğini de biliyoruz. Eğer kendisiyle yarışırsak hiç üzülmesin Meclis görevine geri dönecek. İstanbul’da yeni bir dönem başlayacak. İstanbul kazanacak.


    “EN AZ ÜÇ AYRI ŞİRKETLE KAMUOYU ARAŞTIRMASI YAPALIM”


    – Muharrem İnce, Ekrem İmamoğlu ya da başka bir CHP’linin aday gösterilmesi durumunda tavrınız ne olacak?


    Sayın Muharrem İnce Cumhurbaşkanı adayımız. Toplumun teveccüh gösterdiği bir insan. Cumhurbaşkanlığı seçiminde sokak sokak kendisi için mücadele ettik. Sayın Ekrem İmamoğlu’da partimize hizmet eden bir kardeşimiz. Bu ailenin bir ferdi olarak benim yarışım hiçbir CHP’li ile değil. Ben AKP ile yarışıyorum. İstanbullular artık yeni bir dönem arzuluyor. Örgütümüz de İstanbul’u mutlak olarak kazanmak istiyor. Türkiye ekonomisinin üçte biri olan İstanbul 130 ülkeden büyük nüfusuyla Türkiye’nin kaderini belirler. Kimse İstanbul’u kaybetmek üzerine plan yapamaz. Bu yüzden ben bir yöntem öneriyorum. Diyorum ki örgütümüze soralım, en az 3 ayrı şirketle kamuoyu araştırması yapalım. Ne diyoruz? “Hayatta en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir.” Mustafa Kemal bunu kör duvarlara yazalım diye söylemedi. Hakikat bu olduğu için söyledi. Adayımızı objektif verilerle, bilimsel yöntemlerle belirleyelim. Esas olan halkın kararıdır. Kimse halka bir şey dikte edemez. Halka rağmen de kimse netice alamaz. Genel Merkez’den benim beklentim hakkaniyet içerisinde bu sürecin yönetilmesidir. Başka bir beklentimiz olamaz.


    “BEN GARİP GUREBALARIN YANINDAYIM”


    – Olası bir ittifak durumunda HDP ve İYİ Parti seçmeninden nasıl oy alacaksınız?


    Bakın çok açık söylüyorum, bugün İstanbul’da kimse 1994’ten beri devam eden düzenin devam etmesini istemiyor. Sadece HDP’liler, İyi Partililer değil, MHP’li seçmene de soralım. Bir tane MHP’li”bir dönem daha İstanbul’u AKP yönetsin” demiyor. İstanbul bugün çok ağır bedel ödeyen bir şehir. Ekonomi durmuş. Çarklar dönmüyor.TOKİ uzmanları raporuna göre sadece 76 projede bir avuç adamın yaptığı vurgun 240 milyar lira. Tunus ekonomisi kadar büyük bir parayı bir avuç adam cebine atmış. Böyle bir yağmaya hiçbir şehrin dayanması mümkün değildir. Bu yoğun yapılaşma ve yağma İstanbul’un altyapı, üstyapı bütün sorunlarının temeli. Ulaşım sıkıntısı, çevre sıkıntısı, güvenlik sıkıntısı bu yüzden yaşanıyor. Doğal kaynaklarımız limite dayanmış durumda. Yetmiyor, yüzbinlerce insanın evine el konuluyor, İstanbullular sürgüne tabi tutuluyor. Kağıthane’de insanlar barakalarda, Fikirtepe’de çadırlarda yaşıyor. Sulukule semti apartheid rejimi uygulamalarına maruz kaldı. Gariban olduğu için insanlar sürülüyor. Üsküdar’da insanların evine el koymak için gece vakti operasyon düzenleniyor, insanların hayatı darma duman ediliyor. Saadet Partilisi, HDPlisi, İyi Partilisi, MHP’lisi ve AKP’ye oy veren seçmen hepsi bu büyük acıları yaşıyor. Biz tabanda büyük bir koalisyon kurmuş durumdayız. HDP’ye oy veren seçmenden de, İyi Parti’ye oy veren seçmenden de oy alacağız. Esenyurt’ta HDP’ye oy veren seçmen ne kadar sorun yaşıyorsa, Bağcılar’da İyi Parti’ye oy veren seçmen o kadar sorun yaşıyor. Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz mesele şudur. Bir tarafta beton lobisinin, yağma düzeninin adayı var, diğer tarafta da halkın adayı var. Ben garip gurebaların yanındayım. En büyük gücüm de onların sevgisidir. Onlarla el ele vereceğiz, İstanbul’da huzur ve güven dolu yeni bir sayfa açacağız.


    “İSTANBUL’UN ZENGİNLİĞİ İSTANBULLULARA AKACAK”


    – Vaatler sıralamasında İstanbul için birinci vaadiniz nedir?


    Bugün İstanbul yaşanabilir şehirler sıralamasında 60 şehir arasında 40’ıncı sırada. Sağlıklı şehirler sıralamasında İstanbul sondan ikinci. Dünyada kadınlar için en tehlikeli 10 şehirden bir tanesi İstanbul.


    Uluslararası sıralamaya baktığınızda manzara bu çıkıyorsa bunun birçok nedeni var. İstanbul’un yaşadığı sorunlar sıralamalara yansıyor. Kürsüden şampiyonlar ligine çıktık diye bağırıyorlar, gerçekte İstanbul küme düşmüş durumda. Dünyanın en güzel şehri olan İstanbul, Viyana’nın, Berlin’in, Paris’in çok gerisinde.


    İstanbul dünyanın en kötü yönetilen şehri. Çünkü İstanbul’u İstanbullular yönetmiyor. İstanbul beton lobisinin, bir avuç adamın egemenliği altına bırakılmış durumda. Firavunların egemenliğinin simgesi piramittir. Bunların egemenliğinin simgesi de İstanbul siluetine hançer gibi saplanan 16:9 kuleleridir. Biz İstanbul’u bunların elinden kurtaracağız.


    Kentsel dönüşüm adı altında yapılan mevcut yağma son bulacak. İnsanlar sürülmeyecek. Bütün vatandaşlarımızın yapıları yenilenecek, mülkün sahibi kimse içinde o oturacak. İstanbul’un zenginliği İstanbullulara akacak.


    Ulaşım alanında devrimci modeller ortaya koyacağız. Toplu taşıma konforsuz ve niteliksiz olmak zorunda değildir. Balık istifi gibi bir yerden diğerine seyahat edilmez. Bu bir kamu hizmetidir. Açacağımız yeni hatlar ve bütüncül ulaşım planıyla konforlu, nitelikli toplu taşıma hizmetine İstanbul ulaşacak.



    Üçüncüsü 21’inci yüzyılda belediyeciliğin sırrı belli. Katılımcılık, çoğulculuk, şeffaflık. İstanbul birilerinin kapalı kapılar ardında verdi keyfi kararlarla yönetilmeyecek. Beton lobisi istedi diye imar planları değişmeyecek. Atılacak bütün adımlara katılımcı süreçlerle halkımız katılacak. Ortak akıl ortaya çıkacak. Çoğulcu olacağız, kimseye ayrımcılık yapmayacağız. Bütün İstanbullulara eşit, nitelikli hizmet gidecek. Pozitif ayrımcılık yapacağımız tek grup garibanlar ve dezavantajlı gruplar olacak.


    Mahalle kültürünü ve şehirlilik bilincini yeniden güçlendireceğiz. Özellikle tarihi kimliği kaybolan semtlerde çalışma yürüteceğiz. İstanbul’un dokusuna aykırı, manevi iklimini bozan tüm çarpık adımlar ortadan kaldırılacak. Bugün Koca Sinan’ın bize hediyesi olan Süleymaniye Camii’nin bahçesine Kaçak Cafe açacak kadar gözü dönmüş bir yağmacılık var. Bunu ortadan kaldıracağız.


    “KİŞİ BAŞINA 5 BİN 300 TL TURİZM GELİRİMİZ OLACAK”


    Şu anki ekonomik tablo seçmenin yerel seçimdeki tercihine yansır mı?


    İstanbul nasıl Türk ekonomisinin kalbiyse, 600 yıldır İstanbul ekonomisinin kalbi de Kapalıçarşı’da atar. Bakarsınız, manzarayı görürsünüz. Geçen hafta Kapalıçarşı Esnafları Derneği Yönetim Kurulu ile birlikte bir basın açıklaması yaptım. Başkan diyor ki “Esnaf dükkanı kapatıyor, Karadağ’a taşınıyor.” Bu ne demek? Kapalıçarşı’nın bile nabzı atmıyor. Kasımpaşa pazarında insanlar fileleri boş eve dönüyor. 1 kilo peynir alırken 3 kere düşünüyor. İki hafta önce yaşlı bir teyzemiz 50 lira ile pazara çıkmış, eli boş eve dönüyor. Torbada bir şey yok.İstanbul’daki 2 milyon 300 bin yoksul insan çok acı koşullar içerisinde hayatını sürdürüyor. Ben İstanbul’u mahalle mahalle biliyorum. Bu herhangi bir döneme benzemiyor. Elbette bunun bir faturası olacak. Ancak bu faturanın ortaya çıkması için yeni bir söz, yeni bir anlayış ortaya koymamız lazım. AKP Belediyeciliğini kopyalanarak, AKP dili ve zihniyetiyle bu insanlarda bir umut yaratamazsınız. Üsküdar’da evi yıkılan muhafazakarlar, Başakşehir’de sürgüne tabi tutulanlar yeni bir söz duymak istiyor. Aynısından bir dönem daha kimseye heyecan vermiyor. Biz başka bir şey söylüyoruz.


    Bugün İstanbul borç batağında bir belediye. Uluslararası yatırıma kavuşmanın temel yolu güvendir. Sayıştay Raporu’na göre sadece 1 yılda 753 milyon lira yolsuzluk yapan bir belediyeye kimse yatırım yapmaz. Deli mi adamlar çalınsın diye para versinler? Biz belediye başkanı olduğumuz anda yeni bir güven ortamı tesis edilecek. İstanbul yatırım alan bir şehre dönüşecek.


    Bir başka küçük örnek, bakın bugün İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi. Tarihse tarih, kültürse kültür, medeniyetlere başkentlik yapmış bir kent. Londra dediğimiz şehrin tevellütü milattan önce 50. Yani Londra kurulduğunda İstanbul 700 yaşındaydı. Fark burada. Bu kadar görkemli bir şehirde yaşıyoruz. Bu şehir bugün Londra’nın yarısı kadar turizm geliri elde edemiyor. Yalnızca Londra kadar turizm gelirimizi arttırsak senede 16 milyar dolar gelir elde edeceğiz. Yani kişi başına 5 bin 300 TL turizm gelirimiz olacak. Peki insanlar doğası harap olmuş bir şehre gelir mi? İnsanlar sanatın bittiği, Beyoğlu’nun beton bir mezara gömüldüğü şehre adım atar mı? Daha önemlisi insanlar dünyada kadınlar için en tehlikeli 10 şehirden bir tanesine gelir mi? Güvenlik sorunu, doğa sorunu, yönetim sorunu neticede ekonomik sorun olarak ortaya çıkar. Biz bu şehri 21’inci yüzyıla göre yöneteceğiz. İstanbul’da yağma bitecek. Vatandaşların evi değerlenecek. Akıllı kent teknolojileri, ekolojik kalkınma modelleri, bütüncül güvenlik ekosistemi çarklar yeniden dönmeye başlayacak. İstanbul nefes aldığı andan itibaren emin olun İstanbul ekonomisi de ayağa kalkacak, Türkiye de ayağa kalkacak.


     


    “YAŞLI AMCA ‘CAMİYE GİDEMİYORUZ’ DİYE BAĞIRDI”


     


    Aylardır İstanbul sokaklarındasınız. Karşılaştığınız en ilginç tepki ne oldu?


    Geçen gün Sulukule’deydim, vatandaşın evlerini gasp etmişler. Sulukule’nin tarihi nüfusunu da sürgüne tabi tutmuşlar. Onların evine de rezidanslar dikmişler. Yetmemiş adamlar dikenli telle sokağı kapatmış. Vatandaş evine sokaktan yürüyemiyor. Gariban olduğu için sokak yasak. Bu apartheid uygulamasıdır. Tene göre değil, cüzdana göre ayrımcılık. Çok alçakça, insanın midesini bulandıran bir şey. Bu ülkenin insanına sokakta yürümeyi bile çok görüyorlar. Orada yaşlı bir amca camiye bile gidemiyoruz diye bağırdı. Gerçekten yüreğime oturdu. O amcaların duasıyla inşallah kazanacağız.


    “VURUŞA VURUŞA YÜRÜMESİNİ ÇOK İYİ BİLİRİZ”


    Kapalıçarşı’daki görüntüleriniz çok konuşuldu. Bununla ilgili Kapalıçarşı’ya cuma saatinde gittiğiniz yönünde iddialar ortaya atıldı. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?


    Valla alçakça iftiralara biz çok alıştık. Bunu söylemek utanç verici ama o gün ben Cuma namazını Beyazıt Camii’nde kıldım. Oradaki esnaf kardeşlerimizden biri de oradayken fotoğrafımı çekmiş. “Vallahi bu iftiralara ben dayanamıyorum” diye bize gönderdi. Bakın bu iftiraları atanlar İstanbul’u yağmalayan beton lobisinin uzantılarıdır. 240 milyarlık bir yağma var. Bunun belediye ayağı var, bürokrasi ayağı var, medya ayağı var.FETÖ’cü yöntemlerle itibar suikasti yapmaya çalışıyorlar. Bu tutmaz. Biz hayatımızı halkın içinde halka açık yaşayan insanlarız. Onlar istediklerini desinler, biz manşetlerle vuruşa vuruşa yürümesini çok iyi biliriz. İşte neticede hak ortaya çıktı, Kapalıçarşı’da kriz yok diyorlardı, krizi bizzat Kapalıçarşı Esnafı haykırdı. Ekonomide de kriz yok diyorlardı, şimdi soğan deposu basıyorlar. Garibanın üstüne bindikçe biniyorlar. Diğer yanda bir tanesi “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde tam 753 milyon TL yolsuzluk yapılmış, bu da kul hakkıdır” demiyor. Ekmek üreten fırıncıları zam yaptılar diye bastılar. Adamlar geçinemiyor. Un fiyatı uçmuş. Bu insanların boğazına basıyorlar. Diğer yanda Demirel ve Özal zamanında yapılan köprülere 2 yılda tam yüzde 157 zam yapıldı. Enflasyon oranı belli. Tefeci bu kadar zam yapmaz. Buna ağızlarını açmıyorlar. Çünkü bunların taptıkları ilah belli. Bunlar dolara tapıyorlar. Banka hesaplarını büyütmek için yaşıyorlar. Onların atamayacağı bir iftira, söyleyemeceği bir yalan yoktur. Onların yalanları da bize vız gelir, tırıs gider.



     


    “BİZ KAZANACAĞIZ, İSTANBUL KAZANACAK”


     


    Bir önceki seçimde Mustafa Sarıgül, İstanbul’dan yüzde 40 oy aldı. Aday gösterilmeniz durumunda hedeflediğiniz oy oranı nedir?


    Ben aday olmak için yola çıkmadım. Kazanmak için yola çıktım. Hedefimiz ne? Zafer. Zalim bir iktidarın tüm fütursuzluğuna rağmen zafer. Beton Lobisinin türlü saldırılarına rağmen zafer. Medyadan atılan iftira dolu manşetlere rağmen zafer. Yol ne kadar uzun, ne kadar zor olursa olsun zafer. Çünkü zafer kazanamazsak çocuklarımıza bırakabileceğimiz bir İstanbul kalmayacak. Gariplerin yüzü gülmeyecek. İstanbullular nefes alamayacak. Birinci olacağız. Biz kazanacağız, İstanbul kazanacak.


    Hemşehrilerinizin yoğun yaşadığı Esenyurt için de adınız geçiyor. Burası için bir teklif gelse cevabınız ne olur?


    Esenyurt’taki tüm hemşehrilerime ve bütün Esenyurtlulara sesleniyorum. Az kaldı az. Bahar geliyor. Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacağız ve Esenyurt’u da kazanacağız. Esenyurt’lular en sonunda rahat edecek, yüzleri gülecek.


    YATAKTA GÜNDEMİ TUTMAKfakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    Kimin belediye başkanı adayı olacağı en çok tartışılan İstanbul’da düzenlemiş olduğumuz 2. Ardahan Günlerini düzenledikten sonra ülkemizin 3 gümrük kapısı olan 2 ülkeye komşu Serhat Ardahan’a dönerken Erzincan yakınlarında talihsiz bir kaza geçirmem üzerine yaklaşık 1 aydır yatağa mahkum kaldım.

    Hareketli birisi olarak zorunlu yatalak olmamın verdiği sıkıntı için de bir taraftan gelen giden dostlarımı karşılarken diğer taraftan da mesleğim gereği gündemi tutmaya çalışıyorum.

    Tabi başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere ülkenin gerçek gündemini takip ederken gazetecilik mesleğimi de yerine getirmeye çalışıyorum. 

    Bana göre İstanbul’u çok iyi tanıyan ve CHP tabanıyla bire bir ilişkisi olan İstanbul seçmeninin olduğu gibi ülke seçmenini yakından bilen Ardahan’lı Gürsel Tekin’in adını konuşması gereken CHP’nin Beylikdüzü Belediye Başkan’ın adını öne çıkarması hatasını gören Başkan Erdoğan’ın Binali Yıldırım’a gerek kalmadı dercesine açıklamalar da bulunması ve İstanbul’u çokta tanımadığına inandığım Ekrem İmamoğlu’na onun derecesinde bir aday arayışına girdiğini görmekteyim.

    İstanbul’un yanı sıra Ardahan’ın da için de bulunduğu 81 vilayetin başkan adaylarını tartışıldığı şu günler de bana göre bu başkanlara başkanlık yaptıracak meclis üyelerinin dikkate alınmadığını görmekteyim.

    Çünkü belediye başkanı olacak kişiden değil onunla birlikte oluşturacak kadrolarda beklenti varken sadece bir kişiyi ilahi güç görmek hatadır.

    Ve bu hataları Ardahan’da da görmekteyiz.

    Çünkü herkes ‘Kim aday olacak?’, ‘Aday olanlar bu işi yapabilecek mi?’ diye tartışırken aday olanların, aday edileceklerin hangi plan, proje ile ve de kimlerle yani hangi meclis üyeleriyle kadro kuracaklarını tartışmaz.

    Hal bu ki bir insandan bir adaydan  beklentileri olanların  onun kadrosuna bakması gerekir. 

    Yani yatakta zorun da kaldığım bu süreçte tutmaya çalıştığım gündemin hiçte iç açıcı olmadığını söylemek en doğrusudur.

    Bunu da gelen gidenlerin sohbetin de anlıyordum. 

  • MHP ARDAHAN ADAYI ÇOK CİDDİ

    MHP Belediye Başkan adayı Halil Kaçar’dan önemli açıklamalar:

    Ardahan MHP Belediye Başkan Adayı Halil kaçar, yapılacak seçimlerde iddialı olduklarını ve ciddi bir oy alarak kazanacaklarını söyledi.


    MHP Ardahan Belediye Başkan adayı Halil Kaçar, arkadaşlarımızla bir bütün içerisindeyiz parti teşkilatımızın gösterdiği bu birlikteliğin diğer siyasi partilere de örnek olmasını dileriz dedi.

    Başkan adayı Halil Kaçar, “Yaklaşık 15 gün önce adaylığımız netleşti MHP il teşkilatımızla birlikte Besmele çekip sahaya çıktık ve arkadaşlarımızla iç içe gönül, gönüle bir bütün içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

    MHP Belediye Başkan adayı Halil Kaçar, MHP teşkilatı ile birlikte Gazetemizi ziyaret ederek, gündeme dahil güncel konular ve yaptıkları çalışmalar hakkında Ardahan Hudut Gazetesi haber editörü Fırat Aktaş ile görüşen Başkan adayı Halil Kaçar, “MHP Olarak parti teşkilatımızın gösterdiği birliktelik diğer siyasi partilere de örnek olsun” dedi.

    Kaçar, arkadaşlarımız ile bir bütün içinde saha çalışmalarına devam ediyoruz. Çalışmalarımızı bir bütün içerisinde yürütüyoruz. Tüm belediye başkan adaylarına başarılar diliyorum. Biz her kesimden oy alarak Ardahan Belediyesini kazanacaz dedi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


     


    VEFA ADAYLARI


    Epilasyonun alıp başını gittiği şu günler de aday adaylarını açıklamaya devam eden Başkan Erdoğan MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’yi överek başladığı ve 40 adayını açıkladığı konuşmasını dinlerken Erdoğan’ın vefalı olduğunu da anlıyorduk.

    Ardahan’ın da içinde bulunduğu ama İstanbul,İzmir ve Ankara gibi illeri açıklamayan Erdoğan’ın 40 yeni adayın da açıkladığı son konuşmasın da gördüğümüz tek şey vefalı olduğunu ortaya koymasıydı.

    Ne kadar eski il başkanı,bakan ve bürokrat varsa hepsini Başkan Adayı olarak ilan eden Başkan Erdoğan tek tek sahneye çağırdığı 2019 adaylarını büyük bölümünü kendisini başkanlığa taşıyanlar olması dikkatlerden kaçmıyordu.

    Mevcut belediye başkanlarının bir çoğunun gözden çıkarıp aday göstermeyen Erdoğan’ın yeni adaylarının hemen hepsinin kendisine ve partisine yıllarca hizmet edenlerden oluşum ve bunları aday göstererek vefa borcunu ödenmesi en güzel davranıştı.

    Başkan Erdoğan’ın ilan ettiği yeni adayların 2019 mali seçimlerine kazanıp kazanmayacağına da hesaba kattığı gördüğümüz o açıklama da aday gösterdiği kişilere ‘Merak etmeyin zaten oyu ben alıyorum,seçiceksiniz’ der gibi davranması da dikkat çeken en önemli konuydu.

    Evet Başkan Erdoğan yerel seçim öncesi gerçek gündemi unutturmak adına erkenden açıkladığı yeni belediye başkan adayların bir çoğu da Erdoğan’a olan güvenleri ile poz vermesi Ak Partinin mali seçimler öncesi rahatlığını da ortaya koyuyordu.

    Şimdi sıra aday gösterilenlerin eskilerinin de desteğini alarak yollarına devam etmek istemesi idi 40 yeni adayın aday gösterildiği o toplantı da.


     

  • BAYDAR ve YILMAZ'IN RAKİBİ DEMİR OLDU!

    31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler de Ardahan da yarışacak olan adaylar belirlenmeye devam ediyor.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın bağımsız Ardahan belediye başkan adayı olacağını belirttiği yerel seçimler öncesi Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Belediye başkan adayı ilan edilen Yunus Baydar’dan sonra CHP’de adayını açıkladı.

    Hanak’lı Faruk Demir’i Ardahan da aday gösteren cumhuriyet halk partisi de adayını açıkladığı şu günler de gözler HDP Ardahan il örgütüne ve yerel seçimler öncesi aday göstereceği isime döndü.


    yunus baydar ile ilgili görsel sonucu



    Gazeteci:Rakiplerimi kutluyorum 


    Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Serhat kenti Ardahan’ı 5 yıl boyunca temsil edecek olan belediye başkanını belirleyecek olan 2019 yerel seçimler öncesi adayların ard arda ilan edilip,açıklandığı şu günler de bağımsız Ardahan Belediye Başkan Adayı olduğunu ilan eden gazeteci Fakir Yılmaz rakiplerini kutluyorum dedi.

    AK partinin veteriner hekim Yunus Baydar’ı CHP’nin ise Faruk Demir’i aday gösterdiği Ardahan’ın hak ettiği yere ulaşması için Şehr-i Emini olacak ismin çok önemli olduğunu belirten Ardahan Bağımsız Belediye Başkan Adayı Fakir Yılmaz yarışacağım rakiplerinin seçmene gitmeden önce bu kentin hak ettiği yere ulaştıracak projelerini açıklamalarını istiyorum dedi.

    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyon Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz 3 gümrük kapısı bulunan 2 önemli doğal gaz ve petrol boru hattı geçen bir kent olan Serhat Ardahan’ın başta hayvancılıkta olmak üzere turizm de, Sanayi de ve en önemlisi 5 ilçesi 1 belde 232 köyü olan Ardahan’a havaalanı gelmesi,ithalat ve ihracatın artırılması gerekmektedir . Belediye hizmetleri dışında Ardahan’ı temsil edecek olan belediye başkanını vizyon sahibi,öz güveni olan,riskleri göğüsleyecek yürekli bir başkana ihtiyacı vardır. İktidar kim olursa olsun iktidarla barışık olacak Posof ve Sahara Tünellerini açtıracak, başta İstanbul olmak üzere 80 vilayette Ardahan’ı tanıtacak,temsil edecek bir başkana ihtiyacı vardır.Kendisiyle birlikte Göle,Posof,Hanak,Damal,çıldır ilçeleri ve köprülü beldesi belediye başkanları ile birlikte çalışacak bir isme ihtiyacı vardır dedi.

    14 bin oyu bulunan Ardahan’lının beklediği hizmetlerin yanı sıra kentin güzelleşmesini ve göçü az da olsa durduracak, spora sahip çıkacak,kadınları önemseyecek,gençleri yönlendirecek bürokrasiyle birlikte çalışacak projeler üretilmesi gerektiğini belirten Ardahan bağımsız belediye başkan adayı gazeteci Fakir Yılmaz barış ve kardeşliği kendine ilke edinecek bir başkana ihtiyacı olan Ardahan’ın belediye başkanı olacak ismin seçmen tarafından da iyice ölçülüp tartılması gerektiğine de dikkat çekti.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    YATAKTA GÜNDEMİ TUTMAK


    Kimin belediye başkanı adayı olacağı en çok tartışılan İstanbul’da düzenlemiş olduğumuz 2. Ardahan Günlerini düzenledikten sonra ülkemizin 3 gümrük kapısı olan 2 ülkeye komşu Serhat Ardahan’a dönerken Erzincan yakınlarında talihsiz bir kaza geçirmem üzerine yaklaşık 1 aydır yatağa mahkum kaldım.


    Hareketli birisi olarak zorunlu yatalak olmamın verdiği sıkıntı için de bir taraftan gelen giden dostlarımı karşılarken diğer taraftan da mesleğim gereği gündemi tutmaya çalışıyorum.

    Tabi başta yaklaşan yerel seçimler olmak üzere ülkenin gerçek gündemini takip ederken gazetecilik mesleğimi de yerine getirmeye çalışıyorum. 

    Bana göre İstanbul’u çok iyi tanıyan ve CHP tabanıyla bire bir ilişkisi olan İstanbul seçmeninin olduğu gibi ülke seçmenini yakından bilen Ardahan’lı Gürsel Tekin’in adını konuşması gereken CHP’nin Beylikdüzü Belediye Başkan’ın adını öne çıkarması hatasını gören Başkan Erdoğan’ın Binali Yıldırım’a gerek kalmadı dercesine açıklamalar da bulunması ve İstanbul’u çokta tanımadığına inandığım Ekrem İmamoğlu’na onun derecesinde bir aday arayışına girdiğini görmekteyim.

    İstanbul’un yanı sıra Ardahan’ın da için de bulunduğu 81 vilayetin başkan adaylarını tartışıldığı şu günler de bana göre bu başkanlara başkanlık yaptıracak meclis üyelerinin dikkate alınmadığını görmekteyim.

    Çünkü belediye başkanı olacak kişiden değil onunla birlikte oluşturacak kadrolarda beklenti varken sadece bir kişiyi ilahi güç görmek hatadır.

    Ve bu hataları Ardahan’da da görmekteyiz.

    Çünkü herkes ‘Kim aday olacak?’, ‘Aday olanlar bu işi yapabilecek mi?’ diye tartışırken aday olanların, aday edileceklerin hangi plan, proje ile ve de kimlerle yani hangi meclis üyeleriyle kadro kuracaklarını tartışmaz.

    Hal bu ki bir insandan bir adaydan  beklentileri olanların  onun kadrosuna bakması gerekir. 

    Yani yatakta zorun da kaldığım bu süreçte tutmaya çalıştığım gündemin hiçte iç açıcı olmadığını söylemek en doğrusudur.

    Bunu da gelen gidenlerin sohbetin de anlıyordum. 

    Ardahan ve 81 ilin 5 yılını yönlendirecek yerel seçimler öncesi

  • BAYDAR ARDAHAN DA

    AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar, adaylığının açıklanmasının ardından geldiği kentte büyük bir coşkuyla karşılandı.



    Milletvekili Orhan Atalay ile birlikte Ardahan Üniversitesi önünde karşılanan Baydar için partililer yollara döküldü.  Davul zurna eşliğinde karşılanan Baydar, otobüsten inerek kendisini bekleyen kalabalıkla selamlaştı. Karşılama esnasında partililer Baydar’ı omuzlarına aldı. Baydar ve Atalay daha sonra AK Parti İl Başkanlığına geçti. İl Başkanlığı önünde İl Başkanı Hakan Aydın, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Milletvekili Atalay ve Belediye Başkan Adayı Baydar birer konuşma yaptı.



    Konuşmaların ardından Milletvekili Orhan Atalay, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Belediye Başkan adayı Yunus Baydar, AK Parti teşkilatlarıyla birlikte Kongre Caddesi üzerinden Belediye Başkanlığına kadar omuz omuza yürüdü. Burada partililerle bir toplantı yapıldı ve seçim startı verildi.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


     


    ENSAR ÖĞÜT ADAY EDİLİRSE


     


    Başkan Erdoğan’ın İstanbul, Ankara, İzmir’i açıklamadığı ama Ardahan’ın da içinde bulunduğu 40 yeni belediye başkan adaylarını açıkladığı şu günlerde Ardahan’ın AK parti adayı Veteriner Hekim, AK Parti eski İl Başkanı ve Damızlık Sığır Yetiştiriciler Başkanı olan Yunus Baydar’ı aday göstermiştir. Bana göre vekil Orhan Atalay’ın gol yediği bu gelişme ile belediye başkan adayı olan Yunus Baydar ismi doğru bir isimdir. AK Partinin adayını açıkladığı şu günlerde AK Parti ile yarışacak olan CHP ve HDP’nin adayları kim olacak tartışması devam etmektedir. Benimde Bağımsız Belediye Başkan adayı olduğum Ardahan’da 14 bin oyun üzerinde bir seçmen kitlesi var. Bu oyları en çok kim alacak tartışmalarının devam ettiği şu günlerde CHP’nin HDP’den destek alıp almayacağı, HDP’nin de aday gösterip göstermeyeceği merak edildiği şu günlerde en çok tartışılan CHP’nin adayının kim olacağıdır. Mevcutta 6 aday adayın olduğu CHP Ardahan’da aday gösterilecek ismin Yunus Baydar, ben ve MHP adayıyla yarışacak isimdir. Bu nedenle CHP’nin HDP uyumlu bir aday da çıkarmayacağı tartışılmaktadır. CHP’nin mevcut aday adaylarının seçmenden çokta onay almadığı şu günlerde CHP’nin Ardahan’ı çok iyi tanıyan uzun süre milletvekilliği de yapan Ensar Öğüt’ü de aday olarak gösterebileceği tartışılmaktadır. Öğüt aday edilirse ne olur? Bana göre başta iktidar partisi adayı olmak üzere hepimizi zorlayacak bir isimdir. Peki bunu gören Ardahanlı gibi CHP İl Başkanlığı ve CHP Genel Merkezi görüyor mu? Görüp görmediğini birkaç gün sonra açıklanacak olan CHP adayı ismiyle hep birlikte göreceğiz.

  • MUHALEFETE İNCELEME

    31 Mart 2019 da yapılacak olan yerel seçimler öncesi hazırlıklarını sürdüren partiler adaylarını belirlemeye çalıştığı şu günler de muhalefet partilerinin aday adaylarının ve destekçilerinin denetim altına alındıkları öne sürüldü.

    Konu hakkında alınan bilgilere göre başta CHP aday adayları olmak üzere muhalefet partilerinin aday adaylarının ve destekçilerinin vergi dairesi ve SSK tarafından incelemeye alındığı öne sürüldü.

    Seçimler öncesi  iktidarın devlet eliyle muhalefete baskı yaptığını öne süren muhalefet parti temsilcileri iktidarın kendisine rakip gördüğü parti ve adayları çeşitli yollarla baskı altına almaya çalıştığını öne sürerek bunun en açık örneğinin CHP’li aday adaylarının bazılarını ve bunlara destekçi olan esnaf yakınlarını hesaplarını vergi defterlerini incelemeye almasını olduğunu belirtir.


    fakir yılmaz ile ilgili görsel sonucu


    KÖKSOY CHP ADAY OLUR MU?


    2019 31 Mart da yapılacak olan yerel seçimler öncesi yeni başkanlarla tanışmaya başladığımız şu günlerde yeniden başkan edilmeyenleri de kara kara düşünüp onlar adına tartışmaktayız.

    Benim de bağımsız olarak aday olacağım 2019 31 Mart Yerel Seçimler öncesi mevcut bazı başkanların yeniden aday göstermediği şu günler de şuan halen başkan olan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve aday gösterilmeyen diğer başkanları bundan sonra ne yapacakları merak konusudur.

    Başta büyük başkan Recep Tayip Erdoğan olmak üzere genel başkanların,millet vekillerinin,delegelerin yeniden aday göstermedikleri AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Köksoy ve diğer başkan adaylarının bundan sonra ki hayatları emeklilikle mi yoksa siyasetle mi devam edip etmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

    İstanbul’da Binali Yıldırım’ı Gürsel Tekin’i hatta Abdül Latif Şener’i aday göstermeyi düşünen tartışan partilerin içinde olan CHP’nin Ardahan’da da kimi aday edeceğinin tartışıldığı şu günler de karşı partinin aday göstermediği mevcut başkanlardan birine ‘Gel bizim adayımız ol’ diyip demeyeceği de hiç gündem de yok gibi olsa da benim CHP’ye bir teklifim olacak.

    Bu teklifim bir değil aslında ikidir CHP’ye

    Çünkü İstanbul da kürt seçmenin oyuna ihtiyaç duyan ama HDP ile arka kapılar da görüşen CHP Gürsel Tekin’i veya bir başkasını aday göstermeden önce CHP’den küskün olan kürt seçmeni ikna edecek olan HDP uyumlu birini başkan yardımcısı olarak ilan etmesi gerekirken Ardahan’da da Ardahan ve diğer kentler de de aday gösterilmeyen karşı partilileri CHP’ye davet edip MHP uyumlu iktidar partisine gol atabilir mi?

    Yani Ardahan da Faruk Köksoy’u İstanbul ve diğer kentler de şuan ki AKP’li başkanları aday gösteremez mi? 

    Gidip ‘Gel kardeşim biz de aday ol’ diyemez mi?

    Bilmem ama HDP dahil CHP’nin ve diğer muhalefet partilerin ‘Ben kimle kazanırım?’ diyerek eğer kazanacaksa illa ki partilisi olması gerekmeyen Köksoy ve Köksoy gibi aday gösterilemeyen başkanları yeniden başkan adayı göstererek karşı rakibe gol atabilir diye düşünüyorum.

    Bu benim görüşüm gerisi aday arayan ve kazanmak isteyen CHP ve diğer partilerde.


     

  • KÖKSOY'DAN ERKEN ELVEDA

    ARDAHAN’ın Ak Partili Belediye Başkanı Faruk Köksoy, 31 Mart’ta yapılacak olan mahalli idareler seçiminde AK Parti’den Belediye Başkanı adayı gösterilen Eski İl Başkanı Yunus Baydar’ı tebrik etti.



    Yaptığı yazılı açıklama ile Ak Parti’den Serhat şehri Ardahan’da 10 yıl belediye başkanlığı yapmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Köksoy, kentte iki dönem başarılı bir şekilde il başkanlığı görevini yürüten Yunus Baydar’a adaylığı sürecinde başarı diledi.



    Vatana, millete ve devlete hizmet etmenin temel değer olduğu davanın geleceği noktasında nöbetlerin değiştiğine, bayrak yarışının aynen devam edeceğine dikkat çeken Köksoy, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:




    “31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde AK Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı olarak Genel Merkez ve Genel Başkanımızca önceki İl Başkanı sayın Yunus Baydar gösterilmiştir. Bugün (cumartesi) Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul’da aday tanıtım toplantısında kamuoyuna ilan edilmiştir. AK Parti Ardahan İl başkanı olarak iki dönem başarılı görev yapan sn Yunus Baydar ‘ı tebrik ediyor, Allah dan hayırlı başarılar diliyorum. Bu vesile ile 2009 ile 2014 Yerel seçimlerinde şahsımı aday olarak gösteren AK Parti Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız sn. Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye şükranlarımı arz ediyorum.



    Bu süreçlerde Genel Merkez Yönetimlerinde görev yapan parti büyüklerimize, aday olmamda ve seçim çalışmalarında desteğini yakından gördüğüm AK Parti 23’ncü dönem Ardahan milletvekili Sayın Saffet Kaya ve 24. 25. 26 ve halen 272nci dönem milletvekilimiz Prof. Dr. Orhan Atalay’a, İl Başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza, Belediye meclis üyelerimize, il kadın ve gençlik kolları başkan ve tüm teşkilâtlarımıza ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.



    Ayrıca 10 yıl boyunca Ardahan’ımıza, halkımıza çeşitli proje ve hizmetler yerine getirerek şehrimizin değişim ve dönüşümüne, oy, dua, teveccüh ve destek vererek vesile olan herkese, halkımıza, hemşerilerime yine şükran borcumu ifade etmek istiyorum.



    Görevimin sonuna kadar aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaları sürdüreceğimi, her zaman halkımızın, hemşerilerimin ve partimizin hizmetinde olacağımı da paylaşmak isterim. Davanın esasının halkımıza, vatanımıza, Millet ve Devletimize hizmet olduğu, nöbetlerin değişeceği, bayrak yarışının devam ettiği açık bir gerçektir.  Allah Devlet ve Milletimize zeval vermesin duası ile kamuoyuna saygılarımla arz ediyorum.”

  • AK PARTİ ÇILDIR İLÇE BAŞKANI İSTİFA ETTİ!

    İlçe başkanlığından istifa ettikten sonra, parti mensuplarının yoğun katılımıyla, başkan vekili Adem Akçay’a başvuru dosyasını teslim eden Vural, “Bugün itibari ile AK Parti ilçe başkanlığından istifa ederek İl Genel Meclis üyeliği için müracaatımı yaptım. 5 yıllık ilçe başkanlığım süresince birçok ilke imza atmamızda yanımızda olan başta teşkilatımızın değerli üyeleri olmak üzere, kadın ve gençlik kollarımıza, sandık başkanlarımızdan en üst kademeye kadar herkese binlerce kez teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Davamıza yeni bir yerde hizmet için çıktığım bu yolda Allah yar ve yardımcımız olsun diyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. Yeni ilçe Başkanımız Adem Akçay kardeşime de başarılar diliyorum. Allah birliğimizi bozmasın İnşallah” dedi.



    Vural’ın, bir önceki dönemde İl Genel Meclis Üyeliği için adı geçmiş, fakat partisince İlçe Başkanlığı görevine getirilmişti.



    Yaklaşık olarak 5 yıldır ilçe başkanlığı görevini yürüten Vural, görev süresi boyunca oluşturduğu sağlam kadrosuyla yerini korumuş, girdiği seçimlerde partisinin oylarını arttırmayı başarmıştı.



    Katlanan başarısıyla birlikte siyasi tecrübe ve deneyimini İl Genel Meclis Üyeliği’nde devam ettirmeyi hedefleyen Vural’ın başvurusu ilçede heyecan yarattı. Aynı zamanda gazeteci olan Vural ile birlikte eski muhtar Binali Kaya’nın Çıldır’dan İl Genel Meclisi için aday gösterilmesi bekleniyor.


    suat hancıoğlu ile ilgili görsel sonucu


    SUAT HANCIOĞLU YİNE ADAY 


    Türkiye’nin ve Ardahan’ın yeni gündem maddesi olmaya başlayan 2019 Mart seçimleri öncesi kimin belediye başkanı kimin il genel meclis üyesi, kimin belediye meclis üyesi adayı, kimin muhtar adayı olacağının tartışıldığı şu günlerde Ardahan’ın eski meclis üyesi adaylarından olan Suat Hancıoğlu yeniden aday adayı olduğunu açıkladı.


    Mevcut iktidar partisi Ak Partiden yeniden aday olduğunu açıklayan Hancıoğlu, “Ben bir dönem yaptığım İl Genel Meclis üyeliğinin 1. Sırasına yeniden adayım. Amacım tüm Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’ da da ilin geneline hizmet etmektir. Mevcut milletvekilimiz ve il başkanımızın yanı sıra AK Parti Genel Merkezinin takdir etmesi halinde Adalet ve Kalkınma Partisinden Ardahan İl Genel Meclis üyesi adayıyım. Aday gösterilmem halinde partimin ve benim kazanacağıma olan inancım tamdır. Bu yüzden bir kez daha yola çıktım” diyerek adaylığını açıkladı.  

  • ARDAHAN CHP SKANDALI!

    Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Bir disiplin sürecini yönetemeyen insanların ülkeyi nasıl yöneteceğini halkın vicdanına bırakıyorum” dedi.


    Cumhuriyet Halk Partisi‘nden (CHP) ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Bir disiplin sürecini yönetemeyen insanların ülkeyi nasıl yöneteceğini halkın vicdanına bırakıyorum” dedi. CHP’den ihraç edilen Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Grup Disiplin Kurulu kararını değerlendirmek için TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Kararı vefasızlık olarak nitelendiren Yılmaz, bunu hak, hukuk, adalet arayışında olan bir partinin adaletsizliği olarak gördüğünü ifade etti. Yılmaz, “Böyle sudan bir gerekçeyle parti dışına itilmem her şeyden önce vicdanları karartmıştır. Bunun elbette siyasi muhakemesi yapılacaktır. Toplum bunu değerlendirecektir. Bana gelen ilk soruşturmada yanlış maddelere, eski tüzükte yer alan yanlışlı maddelere yer verilmemişti. O karar alelacele hazırlanmıştı, ki daha bunu hazırlayanlar soruşturmanın nasıl hazırlanacağını unutmuşlar. Daha sonra gelen ikinci soruşturmada yanlış yapıldığını söylüyorlar, düzeltmek istiyorlar, tekrar yanlış yapıyorlar. Bir disiplin sürecini yönetemeyen insanların ülkeyi nasıl yöneteceğini halkın vicdanına bırakıyorum” dedi. Siyasi ve hukuki mücadelesinin devam edeceğini söyleyen Yılmaz, “Hiç kimseye kırgınlığım yok, hiç kimseye kırılmış değilim. Bu mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bağımsız milletvekili olarak devam edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi tabanı bu konuda yönetim gibi düşünmüyor. Bunu aldığımız tepkilerden, desteklerden net bir şekilde anlamış bulunuyoruz. Bundan sonra daha çok her konuyu gündeme getireceğim. Parti disiplini diye bir milletvekiline zincir vurulması, bir şekilde kenara itilmesi milletin vicdanını kanatmıştır” ifadelerini kullandı.

  • AK PARTİ YA KÖKSOY DİYECEK YA BAYDAR

    Ardahan merkez ve ilçelerde düzenlenecek olan ön teamülü seçimi  ile adayların belirleyecek olan ak parti Ardahan delegeleri merkez ve beş ilçe de ki adayların belirleneceği bu gün ki ön seçimde kimleri aday edilmesini isteyeceğini ortaya koyup ve genel merkeze gönderecek.

    Mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy’un 8 aday adayı ile yarışacağı ön seçimde eski il başkanı Yunus Baydar’ında en çok oy alacak adaylar arasına gelmektedir.

    Ardahan merkez de Faruk Köksoy ile Yunus Baydar’ın yarışması beklenen Ardahan ak partinin Göle de mevcut belediye başkanını değil, il mevcut ilçe başkanını aday göstermesi beklenirken Posof’ta şu an ki başkanı olmak üzere Çıldır’da da mevcut belediye başkanı ile yol almayı hedeflediği alınan bilgiler arasında olurken Hanak da Harun Tankoç’un adını öne çıkarmaktadır Damal’da mevcut ilçe başkanının yeniden aday göstereceği de alınan bilgiler arasındadır.



    Tv de TRT de TL gören var mı ?


    Maaşları ve giderleri biz vatandaşların vergisine eklenen ve toplam 25 kişinin reyting yaptıracağı ama her kanalında en az 2500 kişini en yüksek maaşla çalıştırıldığı TRT kanallarını hiç izliyormusunuz?!


    Bana soracak olursanız iktidarı 17 yıla vuran partinin kendi lehinde başka haber yapmaması için oluşturduğu havuz medyasının baş kanalları izleyenimiz çokta yoktur.


    Yalnız bölündüğü otoban halini aldığı denilen yollarda alınmayan önlemler ve devam eden kurallara uymama yollarının etkili olduğu yollardan kaza geçirip TRT gibi devletin elinde bulunan hastanede mecbur olarak kalanların izlediği TRT’nin de TR ile alakalınbir kanal olmadığını görürsünüz.


    Ülkenin içinde bulunduğunekonomik krizinin varlığını saklamak ve hissettirmemek adına haber ve ekonomik program yapan TRT gibi havuz medyasının adeta zorla izletildiği resmi kurallarda ki TV ekranlarında ülkede yaşanan her şeyi güllük gülüstanlık olduğunu ima eden TRT ona benzer televizyonlarında hükümete yaranmak adına yaptıkları haber ve programlarda TL den çok doların reklamını yaptığını görürsünüz.


    Örnek? 


    Çoğu ilde fetö oparasyonu başlığıyla başlayan haberlerden çok ele geçirilen operasyonlardaki doların sayıldığını görürsünüz.


    PKK ya operasyon başlığıyla verilrn haberlerde yine yakalanan kişilerinin sayıdından ve isimlerimden çok ele geçirilen doları bu operasyonlar sırasında ele geçirilen ve tek tek sayılarak izleyiciye gösterilenin dolar olması dikkatlerden kaçmıyor


    Kısacası benim gibi kaza geçirip hastanelik olanların izlemeye mahkum edidiği TRT ve TRT gibi havuz medyası bozulan ekonomiyi anlatmak yerine onu saklamaya çalışırken TL yi değil doları göstermesi ekonomiyi teslim alan ddoların gücünü de ortaya koymaktadır yani TRT dahil tüm iktidar yakını,yanlısı TV lerle “memleketten haber var” başlıklarıyla verdikleri haberlerde güçsüz TL yi değil değerli doları hep önde tutarlar. Yani ekonomiyi “düzelttik,düzeltiyoruz” denilen şu süreçte dolar benden senden daha kıymetli. Bir de inanmıyorsanız TRT’nin spor kanallarını izleyiniz!

  • Atalay'dan Köksoy'a: Komutanlık Bitti, Artık Nefersin!

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ardahan İl Başkanlığı, İl Danışma Meclisi Toplantısı gerçekleştirdi.


    İl Başkanı Hakan Aydın’ın ev sahipliğinde Gençlik Merkezinde geniş katılımla gerçekleştirilen toplantıya, Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, İl Koordinatörü Mahmut Gürcan, Merkez İlçe Başkanı Fırat Avşar, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, İl Genel Meclis Başkanı Taviddin Coşkun, Ak Parti eski İl Başkanı Mutlu Şanlıtürk,  İl Genel Meclis üyeleri, ilçe başkanları, il ve ilçe teşkilat mensupları, geçmiş dönem il ve ilçe başkanları, aday adayları ve partililer katıldı.


    Divan Başkanlığını Taviddin Coşkun’un yaptığı toplantıda İl Başkanı Hakan Aydın, Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve Milletvekili Orhan Atalay birer konuşma yaptı.


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, “Ak Parti ailesi olarak sizlerle kaynaşmanın ve buluşmanın mutluluğunu ve onurunu yaşıyorum. Bu buluşmaların amacı kardeşliğimizdir. Temeli ise davamıza olan samimiyetimizi yenileyerek kucaklaşmaktır. Bir ve beraber, iri ve diri olmaktır. Bir dava bilinciyle bir araya gelen, rabbimizin rızasını kazanmayı şiar edinen, milletin duasına talip olup; adaletle, hoşgörüyle, tevazuuyla ve hizmetle yol yürüyen bir davanın ferdi olduğum için gurur duyuyorum ve rabbime sonsuz şükürler ediyorum. Allah bizleri bir ve beraber kilsin inşallah” dedi.


    Ülkenin zor ve kritik süreçlerden geçtiğini belirten Başkan Aydın sözlerini şöyle sürdürdü; 


    “ Devletimizi ve milletimizi tarumar etmek isteyenlere karşı devlet ve millet olarak büyük bir mücadele veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz .”Dünya beş’ten büyüktür diyerek” dünya siyasetinin vizyonunu ve misyonunu değiştiren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, milletinden aldığı güçle, ülkemize karşı başlatılan siyasi ve ekonomik saldırılara karşı dik durarak, boyun eğmeyerek; gariplerin, mazlumların, milletin ve ümmetin umudu olmuştur. Ülkemiz aleyhine başlatılan ekonomik operasyonlarda, devlet ve millet bir olup topyekûn mücadele vermiştir. Biz büyük ve güçlü bir devletiz. Bizi ekonomik olarak yıldırmaya ve vurmaya çalışanlar büyük bir yenilgi içerisindedirler. Devlet, millet ve ülke olarak tarihten bu yana süre gelen dönemlerde hep çileye, zorluğa ve meşakkate talip olup; zalimliğin, zorbalığın ve adaletsizliğin karşısında bulunduk ve kıyamete kadarda bulunmaya devam edeceğiz”.


    Aydın konuşmasının devamında; “Ülkemiz 2002’den beri Ak Parti hükümeti ile birlikte gelişmeye, güçlenmeye ve kendi yol haritasını küresel siyasete kendi çizmeye başlamıştır. Ülkemiz 2002’den bu yana içte ve dışta her türlü zorlukla mücadele edip, aynı zamanda ekonomik olarak büyümeyi ve gelişmeyi istikrarlı olarak devam ettirmiştir. Yaşanan zorluklara ve sıkıntılara rağmen yatırımlar gün be gün devam etmektedir. Bunun örneği olarak devletimiz bir taraftan dış siyasette Fırat kalkanı ve zeytin dalı operasyonlarını başarılı bir şekilde gerçekleştirirken, diğer taraftan Osman Gazi köprüsünü, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü, üçüncü hava limanını ve daha nice yatırımları milletimizin hizmetine sunmaktadır. Buda gösteriyor ki biz güçlü bir ülkeyiz.


    Diş siyasette bunlar meydana gelirken ülkemiz içinde de bir takım olaylar vuku bulmuştur. Devletimiz içte ve dışta çok büyük badireler atlatmıştır. Bildiğiniz üzere 15 Temmuz hain darbe girişimi liderimizin feraseti ve cesareti ile milletimizin de azim ve kararlılığı ile bertaraf edilmiştir.  Cennet vatanımız savunulmuş ve hainlerin, vesayetçilerin planlarını ve hesaplarını bozulmuştur. O karanlık gecede milletimiz makûs talihini kırıp;  topyekûn birlik ve beraberlik içinde, vatan sevgisini ve savunmasını tüm dünyaya göstermiştir. ”tek millet, tek devlet, tek vatan ve tek bayrak” ideolojimize binaen milletimiz ve devletimiz tek vücut halinde hareket ederek bu badireyi de savuşturmuştur Allah in izni ile. Ülkemiz için çok önemli bir dönüm noktası olan 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimleri yaklaşmaktadır. Devletimizin ve milletimizin bekası ve refahı açısından çok önemli olan bu yerel seçimler; hepimizin gayreti ve azmi ile ülkemiz, halkımız ve partimiz adına inşallah hayırlara vesile olacaktır. Bize düşen bu kritik süreçte her zamankinden daha fazla el ele, omuz omuza ve gönül gönülle çalışarak; partimizin bayrağını ülkemizin her ilinde, her ilçesinde ve her beldesinde dalgalandırmaktır. 


    Bizlerde Ak Parti Ardahan ailesi olarak ilimizde, beş ilçemizde ve bir beldemizde birlik ve beraberlik içerisinde; teşkilatlarımızın gayreti, gönüllülerimizin duası ve Cenabı Allah’ın takdiri ile alnımız ak ve başımız dik bir şekilde başarı ile sonuçlandıracağız. Hepinizin malum olduğu üzere, 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde şer ittifaklarına karşı milletimizin ve devletimizin bekasını esas alan ve seçimlerden başarıyla çıkan cumhur ittifakı; Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından alınan kararla 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde uygulanmayacaktır.  Ancak devletimizin, milletimizin huzur ve refahını, güvenliğini ve bekasını ilgilendiren konularda devam ettirilecektir. Biz Cumhurbaşkanımız ve genel merkezimizin kararları doğrultusunda hareket edip, her ne şart altında olursa olsun, her hangi bir ittifak olsun ya da olmasın Ak Parti teşkilatları olarak her an seçim varmış gibi hazır ve amadeyiz” ifadelerini kullandı.



    Aydın, “31 Mart 2019 mahalli idareler seçiminde genel merkezimizle her dakika istişare içerisinde olup, en makul adayları belirleme hususunda ilimiz açısından en yararlı kararı alıp, belirlenen adaylarla birlikte sahaya inip çalışmalara başlayacağız. Tüm teşkilatlarımızla gitmedik köy, çalmadık kapı bırakmayacağız. Allah’ın inayeti ve yardımı ile bu seçimlerden alnımızın akı ile çıkıp, ülkemizin bu kritik süreçlerde önünü açarak küresel bir boyutta daha güçlü bir ülke olmak için var gücümüz ile çalışacağız. Biz inanıyoruz ve başaracağız. Çünkü biliyoruz ki büyük davalar büyük inançla kazanılır” şeklinde konuştu.


    Belediye Başkanı Köksoy ise, “Devletimiz ve milletimiz mazlum coğrafyaların gönül ve ümmet coğrafyasının umudu olmuş halinde. Özellikle Anadolu coğrafyasındaki süreci çok açık ve bugüne kadar ki miras her kritik dönemde en güzel şekilde yerine getirilmiş. Bugünde milletimizden gücünü alan liderimiz, kurucu genel başkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderlik ederek umut olmaya ve bu hizmetlere devam etmektedir. Tabi ki teşkilatların en yüksek oranda desteğiyle, arkasında durmasıyla bu hizmetler daha sağlıklı yürüyor. Bu anlamda da tüm Türkiye’de ki AK Parti teşkilatlarına ve siz değerli teşkilat mensuplarımıza şükranlarımı arz ediyorum. Bu duygularla ve bu vebal içerisinde bize yerel yönetim olarak AK Belediyecilik disiplini içerisinde Ardahan’da 10 yıldır hizmetler sunduk, yerine getirmeye çalıştık. Hem alt yapıda, hem üst yapıda hem de sosyal belediyecilikte, kültür ve spor alanlarında imkanlarımızı en yüksek oranda 1 kuruşla 1000 kuruşluk iş yapma derdiyle yönettik ve bugünlere geldik” dedi.


    Başkan Köksoy, görev süresi boyunca Ardahan’ın çehresini değiştiren projelerini ve belediye çalışmalarını sunum eşliğinde katılımcılara anlattı.


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ise, “Önümüzde yine bir seçim var. Seçimler yoldaki yokuşlar gibidir. Bugüne kadar ki yokuşları tek nefesle çıktık. İnşallah bundan sonraki yokuşları daha rahat çıkarız” dedi.


    İl Belediye Başkanlarının, İlçe Belediye Başkanlarının, İl Genel Meclis Üyelerinin, İl Genel Sekreterliğinin, Valinin Ardahan’a yapmış olduğu hizmetlerden dolayı hepsine teşekkür eden vekil Atalay sözlerini şöyle sürdürdü;


    “Gerçekten Ardahan bu manada ciddi bir mesafe kat etti. Bugün itibariyle kilit parke taşla tanışmamış köyümüz kalmadı. Hamd ediyoruz sanırım Türkiye ’de çok az ile nasip oldu bu. Biriside biziz. Okul sorunumuz kalmadı. Türkiye’de tek eğitim sitemine geçen 9 ilden birisiyiz. Derslik başına düşen öğrenci sayımız bizim 2023 hedeflerimizden daha iyi 15-19. Kolejlerde bile bu sayıya rastlayamazsınız. Öğretmen sorunumuzu çözdük hamdolsun. Artık Doğu Anadolu 9 ayda bir öğretmenin gelip gittiği yer olmaktan çıktı. 3 yıldır öğretmenlerimiz aynı sınıfa girip çıkıyorlar ve bunun meyvesini aldık. Geçtiğimiz liselere giriş sınavında ilk kez Ardahan tarihinde Mahmut Bey ve Galatasaray Fen Lisesine öğrenci gönderdik. Erzurum’un il birincisi özel bir kolejden çıktı 464 puanla.


    Ardahan birincisi devlet okulundan 487 puan. Gençlik ve spor alanında bir önceki spor bakanının şaşırtacak kadar yatırım oldu. Şuanda bitmiş açılışa hazırladığımız sporcu fabrikamız, Türkiye’de en çabuk biten sporcu fabrikamız oldu.  Çünkü bakan bey yeni atanmıştı, tebrike gittiğimizde bir proje üzerinde çalıştıklarını gördük. Valimiz Seyfettin Azizoğlu ile birlikte. Hayırdır ne çalışıyorsunuz diye sorduk, onlarda böyle bir şey düşünüyoruz deyince ilkini Ardahan’a yapıyorsunuz sayın bakanım dedik. İlkini aldık inşallah önümüzdeki haftalarda açılışını yapacağız. Şehir stadyumumuz bitti. Ardahan’da nehir akıyor. Kura nehrimiz. Ama Ardahan’da DSİ tesisi ve şubesi yoktu. 


    Şuanda şubesi açıldığı gibi sosyal tesisleri ve idari tesisleri de bitme aşamasına geldi. Nereden ve nasıl bakarsak bakalım memleketin karış karış inşa edildiğini, karış karış ihya edildiğini görürüz. Çünkü AK parti olarak inancımız şuydu, bir toprak parçasını vatan yapan iki damladır. Birisi kandamlası, ikincisi alın teri. Eğer biz bu topraklarda bin küsur yıldır namusumuzla, arımızla, örfümüzle, töremizle ezanlarımızla ve bayrağımızla yaşıyorsak bunu hiç kimse bize bedava vermedi, gökten kucağımıza düşmedi. He karış toprağına tertemiz şühedanın kanı bize bırakmış olduğu mirası yaşıyoruz. İşte o kana layık olmak, o kanın hakkını ödemek aynı toprakları alın teriyle sulamaktan geçer. AK Parti esas itibariyle bunu yaptı. Öyle kuru kuruta vatan millet, Sakarya’yla bu işler olmadı. Öyle kuru kuru toplu ulusal mutlu kelimelerle bu vatan bu hale gelmedi” ifadelerini kullandı.


    BİRLİK VE DİRLİĞE İHTİYACIMIZ VAR


    Atalay, “Yerel bir seçime giriyoruz. Bu seçim sadece Ardahan belediye başkanlığı seçimi değil. Ufukların çizmeye çalıştığı bir davanın seçimidir. Biz başımızı sadece Ardahan kumuna gömerek karar veremeyiz. Bu vicdansızlık, bu akılsızlık olur. Biz gözlerimizi dört açarak bütün dünyada ki gelişmeleri düşünerek oy vermek zorundayız. Türkiye Türkiye’den büyüktür. İtibari ile büyüktür, değeri itibari ile büyüktür, sorumlukları itibari ile büyüktür, vicdani itibariyle büyüktür. Kendisinden büyük bir ülkenin vatandaşlarıyız. Birlik ve dirliğe ihtiyacımız var. Bir kardeşin başka bir kardeşine horlanması, aşağılanması doğru değildir.


    Saflarımızı sıklaştıracağız, birbirimize daha samimi bir şekilde sarılıp, kucaklaşacağız. Birileri aramıza ayrılık, gayrılık, sen ben tohumları ekebilir. Biz yüreğimizle onu söndürmek zorundayız. Ardahan çok kötü bir köydü, şehir hüviyetinden bir eser kalmamıştı. Sağ sol çatışmaları, PKK terörünün kaçırdığı insanlar ve göç Ardahan’ı çok kötü bir köye dönüştürdü. Şimdi Ardahan çok hızlı bir şekilde şehir hüviyeti kazanıyor, şehir kimliğine ulaştı. Şimdi bu trend ya devam edecek yada bir süre duraklayıp baş aşağı doğru inecek. Ya CHP, siz Egenin incisi İzmir’i ne hale getirdiniz ki Ardahan’a talipsiniz. İzmir gibi dünyanın incisi olan bir şehri gidin ne hale dönüştürdünüz, ne hale getirdiniz bakın. Ankara’nın Çankaya’sına ne yaptınız ki Ardahan’a ne yapacaksınız” dedi. 


    BAŞKA YERDEN TALİMAT ALIYORLAR


    Atalay, “HDP’nin hali ortada. HDP’nin yapacağı tek şey var. Bütün alt yapısı tamamlanmış Ardahan’ın doğalgazın geçtiği cadde ve sokaklarına dinamit koymak, çukur kazmak. Barut kokusuna mamadul hale getirmek. Yapmadılar mı, daha dün yaptılar. Dağdan talimat gelince burada da yapacaklar. HDP kendisini kurtarmak zorunda olan bir parti. Bir önceki yerel seçimlerden bir hafta sonra İdris Baluken, Pervin Buldan adaya gidiyorlar. Öcalan soruyor bunlara, nereleri kazandık, nereleri kaybettik.


    Bunlarda sayıyorlar falanca yerleri kaybettik. Niye kaybettiniz, efendim demek ki adayları halk beğenmedi, peki diyor adayları kim belirledi, parti meclisi belirlemedi mi. Hayır efendim dağdan geldi liste. İşte itiraf. 2 bin nüfuslu bir beldenin belediye başkanını dağ belirliyorsa milletvekillerini kim belirliyor, büyük şehirlerin belediye başkanlarını kim belirliyor. Hani halkın özgür iradesinden dem vurup duruyorsunuz. Yarın dağdan talimat geldiği zaman Ardahan’a neler yapacaklarını biz tahmin edemiyor muyuz?   Sur’u, Cizre’yi ne hale getirdilerse burayı da oraya getirecekler. Niye çünkü bunların akılları kendi başlarında değil, vicdanları kendi yüreklerinde değil. Bunlar 15 Temmuz darbesini ülkeye kim yaptırdıysa hangi beyaz efendilerine hizmet etmekten zevk alan beyaz köpeklerine yaptırdıysa bunlarda aynı efendilerin beyaz köpekleri.


    Bunların Kürt halkının sorunlarıyla uzaktan yakından alakaları yok. Hangi Kürdün ayağını çamurdan kurtardılar, hangi Kürdü cehaletten kurtarıp okullara kavuşturdular, hangi Kürdün sokaklarına asfalt döktüler, hangi Kürdün evine huzur getirdiler. Kürt çocuklarını dağa ölümlere süren bu adamalarda vicdan yok, ahlak yok, edep yok, haya yok. Bunu artık görmeniz lazım, bunlar Kürtler adına savaşmıyorlar, bunlar efendilerine hizmet etmekten zevk alan köpek olmayı tercih ettiler. Çünkü bunlar ortaya çıktıları günden beri 40 yıldır Kürtler ne adam gibi bir ticaret yapabildiler, ne adam gibi bir hayvancılık yapabildiler, ne adam gibi siyaset yapabildiler, ne adam gibi kültürel etkinlikte bulunabildiler. Siz beyaz efendilerinize hizmet etmekten zevk almaya devam ederseniz Yusuf İslam’ın dediği gibi olacak. “Ağıtlar Türkçe, Kürtçe, Arapça zafer marşları, İngilizce, Fransızca, Almanca olacak” dedi.


    KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM


    Vekil Atalay, “Bugün tabanda Kürtlerin oyuna talip olan CHP’nin Kürt sorunun mimarı olduğunu duymayan bilmeyen kalmamıştır. Özellikle Kürt kardeşlerime buradan sesleniyorum, senin dilini yasaklayan CHP’dir. Sana dağ Türkü, kendisini Kürt zanneden Türkler diyen, seni asimile eden, seni ekmeğe, bilgiye muhtaç eden CHP’dir. Kim ki Kürdüm diyorsa yüzüne tükürün diyen CHP’nin bakanıdır. Halit Paşayı meclis koridorlarında şehit eden CHP’dir.  Onun hakkını savunduğu için birinci dönem Ardahan mebusu Hilmi efendiyi aynı şekil akşam alıp sabah namazından önce darağacına çekip idam eden CHP’dir.


    Ardahan’ı cezalandırmak için 1926’da il olma hakkını elinden alıp, ilçeye dönüştüren, düşünen CHP’dir. Benim iki milletvekilimi öldüreceksin, Halit Paşa gibi bir kahramanı Anadolu yakıp yıkan Yunan tümenini tüm generaliyle esir alıp getirip tümeniyle teslim eden Halit Paşayı mecliste öldürecektin, vuracaksın, yaralı hale getireceksin, doktora dahi götürmeyeceksin, odaya kapatıp kan kaybından öldüreceksin sonra gelip Ardahanlıdan oy isteyeceksin.  Bir millete de izzet olmalıdır, bir millette de haysiyet olmalıdır, bir ilde de olmalıdır.


    Beni cezalandırdın, mebuslarımı öldürdün, il olma hüviyetimi aldın ilçeye dönüştürdün hangi yüzle gelip Ardahanlıdan oy isteyeceksin. Soruyorum? İzmir’e, Çankaya’ya ne yaptın ki Ardahan’a ne yapacaksın. Ufak tefek şikâyetlerle AK Partinin Belediye başkanlarını yıpratmanın anlamı yok. O yüzden bütün bunları sahaya düşüp anlatacağız. İzmir, Çankaya CHP’ye oy versin onun o lüksü var, onların bir eli yağda, bir eli balda, onlar beyaz efendiler, beyaz Türkler. Ama gariban Ardahan’ın muhalefete oy verme lüksü yok” ifadelerine yer verdi.    


    NE İSTEDİYSEK ALDIK


    Atalay, “Bir seçime giriyoruz, Genel Merkezimiz kimi aday gösterirse göstersin partim göstermişse partimin yanındayım, partimin adayının yanındayım, gece gündüz ona çalışacağım demesi lazım. Birçok aday adayımız olabilir, bazı kardeşlerimiz o an için uygun görülmemiş olabilir. Çünkü siyaset birçok dengeyi gözeten mercidir. Aday olmayan arkadaşlarımızın kötü ya da yetersiz olduğundan değil, belki farklı dengelerden dolayı öyle karar verilmiştir. Varsayalım ki genel merkezimiz isabetsiz karar vermiş, olabilir mi olabilir. Vahiyle iş yapmıyorlar neticede. İnsandır beşerdir şaşar. Bunu bahane ederek düşmanın değirmeninde su taşımak yakışmaz bize. Bizim memleket meselemiz varsa Aliye, Veliye bakmayacağız.


    Ben Faruk Başkanın yüzüne de söyledim. Ben seni seviyorum ama bilesin ki Ardahan’ı senden daha çok seviyorum. Ben Ardahan’ı riske edemem senin için. Allah için başarılısın, çalışkansın, dürüstsün, temizsin ama halk yeter diyorsa bir komutan elbisesini çıkaracaksın nefer elbisesini giyeceksin bu davaya, hizmete devam edeceksin.


    Bizim bir şahsı yüceltmek, şahsa makamlar, yetkiler devretmek diye bir davamız yok. Bizim davamız memleket davasıdır. Bu memleket AK Parti iktidarından şaşarsa 2009’dan bugüne kadar getirdiğimiz tren baş aşağı gitmek zorundadır. Örnek mi? İspat mı? CHP’nin yönettiği belediyelere bakın,  HDP’nin yönettiği belediyelere bakın birde AK Partinin yönettiği belediyelere bakın vicdanınız açıksa zaten gereken şey sizlere söylenir. Bu garip memleketi, bu yoksul memleketi yol bulmuşken, şaha kalkmışken ne olursunuz yarı yolda bırakmayınız.


    Biliyorsunuz ki Ardahan kişi başına kamu yatırımı alan iller sıralamasında Artvin birdi biz ikiydik. Deriner barajını çıkarırsak birinci sıradayız. Ne istediysek aldık. Ilgar dağının tüneline karar verilirken ekonomik hesaplar yapılmadı. Günde şu kadar araç geçiyor o kadar para yatıramam demediler. Doğalgaz getirilirken şu kadar abone var demediler.


    Kargaz’ın sahibi ben bu parayı 60 yılda alamam dedi. Cumhurbaşkanımız telefon açtı yapıldı. Nasip olursa şimdide Göle’yi hazırlıyoruz. Şimdi Ardahan’ın her tarafı güzelliklerle dolu. Kura nehrinin bir tarafı hayvan pazarıydı, bir tarafı açık pazardı, bir tarafı askeri kışlaydı şehirle nehir sırt sırta vermiş yüz yüze bakamıyordu.


    Nehirle şehri buluşturduk. Ardahanlı artık kuranın üzerinde oturup kuranın nazenin akışını izleme zevkine vardı. Bunlar kolay olmadı, yiğidi öldürün ama hakkını yemeyin. Bütün belediyelerimiz çalıştı, şahsım adına bütün teşkilatlarımızın, bütün belediye başkanlarımızın emeklerine binlerce kez teşekkür ediyorum.   Oylarını arttıran iller arasında en öneli yer Ardahan’ındır. Şehir merkezinde bizden sonra gelen partiye 600 oy fark attık. İşimiz kolay aslında. Ama kolay diye rehavete düşmeyeceğiz” şeklinde konuştu.


    Coco Görevden Alınmış..


    Memleket günlerdir Arabistan Konsolosluğunda öldürüldüğü ileri sürülen gazeteciyi ne sağ nede cesedi ile bulmamışken şimdide Coco’nun görevden alındığı haberi ile çalkalanıyor.


    Yani parasızlık yüzünden zor günler yaşayan Ardahan’ın Bölgesel Amatör Lig de mücadele veren Serhat Ardahan Spor gibi maddi sıkıntılarını aşamayıp, ligde çekilen Ağrı Spor gibi onca önemsiz işler varken gerçek gündemi unutturan sanal gündemlerle çalkalanmaya devam ediyoruz.


    MHP’nin AK Parti ile yerelde ittifak yapmayacağı, CHP’nin HDP’ye açıktan ziyade arkadan dolanarak yaklaşmaya çalıştığı bir seçimin yaklaştığı günlerde hangi kanalı açsanız öldürüldü denilip, cesedi ortaya çıkarılamayan Arap gazeteci ile ilgili haber ve yorumların, donarak şehit olup ölen askerlerden haberlerinden daha çok tartışıldığı ülkemde Coco görevden alınmış.


    Tam bir deprem (!)


    Yani yaşanan ekonomik krizi %10 indirim yaptırarak bitiren (!) bir anlayışın arayıp bulamadığı bu tür haberlerin asıl amacının bu ülkede ki insan haklarının son durumunu unutturmak, yaşanan onca olumsuzluğu gözden ırak tutmak için en güzel fırsat olarak kullananların Coco’nun görevden alınmasını 8 sütun, son dakika, flaş haberlerle verdirmeyi de ihmal etmezler..


    Çünkü ellerinde tuttukları havuz medyasının bu tür işlerde imdat elçeği olduğunu iyi biliyorlar…


    Peki, gelelim görevden alındığı flaş haberle verip, asıl gündemi unutturanlar Cocoların ne kadar para, hem de ayakkabı kutucukları ile pardon naylon sarılı dolar banknotları ile aldıklarını da haber yaptırıyorlar mı?



    Başta Şenol Güneş olmak üzere birçoğunun dolar, euro ile milyarcıkları götürdüğünü bilmeyen taraftara ne demek gerek?..


    Onlar Coco’nun istifası ile OLEYY derken aslında ceplerin olmayan dolarcıkların Cocoların cebine aktığından bi haber havaya zıplarlar.


    Ve kendilerini yakından hem de çok yakından ilgilendiren onca hatta yüzlerce bilemediniz binlerce sorunu, konuyu görmez olurlar.


    Yani, ‘Fenerbahçe, sözleşmesi feshedilen Phillip Cocu’ya, 1 yıllık alacağı olan 2,5 milyon euro tazminat ödeyecek.’ Haberlerini bile es geçip, Suriyelilerde daha az maaş aldıklarını hatırlamazlar bile.


    Çünkü onca sorunu gündeme taşıyan ciddi gazeteleri almaktansa toplu taşımaya ödemekten zorlandıkları paralarla aldıkları spor gazetelerinde ki boy boy Cocolu fotoğraflara, haberler ağızlarında ki sakızla yorum yaparlar..

  • CHP’nin Adayı Celil Toprak mı?..

    **Göleli oyları, HDP seçmeni CHP’ye gelir..


    20 Yıldan fazladır Ardahan Belediyesini kazanamayan CHP’ni yaklaşan yerel seçimler öncesi önce Ardahan’ı ardından İlçeleri kazanmak için aday adaylar arasında sık dokuyup, ince elediği görünen CHP Ardahan’ın bu seçimleri kazanacak olan aday üzerinde titizlikle araştırma yaptığı dikkat çekerken özellikle son yıllarda Ardahan merkez de gerek nüfusları artan Göleli seçmenin yanı sıra net bin 500 oydan az olmamak üzere bir oyu olan HDP’nin seçmeninde oy alacak olan aday üzerinde durduğu gözlenmekte.


    Göleli iş adamı olan Celil Toprak’ın CHP’nin yanı sıra Ardahan kent merkezinde nüfusları artan Gölelilerin ve HDP seçmeninin oylarını da alabilecek aday olduğunu değerlendirmeye aldığı gözlenirken Toprak’ın AK Parti’ye giden Kürt oylarını alabilecek aday olduğu da değerlendirildiği aldığımız bilgiler arasında oldu.



    **Gökçe Derince’nin adayı oldu..


    Ardahanlı İşadamı Celil Toprak’ın adının Ardahan’da öne çıkmaya başladığı şu günlerde yerel internet sitelerinin yaptığı ankette de Toprak’ın adının öne çıktığı görülürken yine bir Ardahanlı olan Kocaeli Baro Başkanlığı da yapan Avukat Sertif Gökçe’yi de Kocaeli’nin Derince ilçesinde Belediye Başkan Adayı olarak gösterdi.



    **CHP-HDP Yerel de İttifak Kırmayacak, AK Parti kazanacak..


    MHP ile AK Parti’nin yerelde ittifak kurmayacağız deyip genel seçimlerde ki ittifakı yaklaşan yerel seçimlerde yapmayacaklarını açıklaması ardından gözlerin döndüğü CHP ile HDP’nin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

    Hâlbuki aynı gün her iki partinin de ortaya çıkıp ‘Bizde ittifak yapmayacağız’ ya da ‘Siz ne yaparsanız yapın ama biz muhalefet partilerin önde gelenleri olarak MHP destekli mevcut iktidarın karşısına birlikte çıkacağız’ demesi gerekmezmiydi?

    Bilmem ama Başkan Erdoğan’ın mevcut belediye başkanlarının birçoğuna ‘Aday olmayın’ diyerek kadrosunu baştan aşağıya yenileyeceğiniz açıkladığı şu günlerde CHP’nin nasıl olup, Kürt seçmenden oy alacağını düşünmeden 100 yerin adayının adını erkenden açıklamasını CHP ile HDP’nin de ittifak kurmayacağını ortaya koyar gibi bir durumdur.

    Çünkü Kocaeli’nin Darıca ilçesinde belediye başkanlığına aday olan tek bir isim olmasına karşın alakasız bir çıkış yaparak bol adaylı yerlerde çoğu mevcutta belediye başkanı olanları yeniden aday göstereceğini belirtip, Darıca’da ki tek adayı adaylığını ilan etmeyen CHP’nin İstanbul Büyükşehir adayı konusunda olduğu gibi diğer illerde de bir kafasının hayli karışık olduğunu da görmekteyiz.

    Peki, CHP bu durumdayken HDP’nin ne yaptığına bakacak olursak onun da CHP’den aşağı kalmadığını görmek mümkün.

    Ve en önemlisi yaklaşan yerel seçimlerde ne yapacağını kendisi dahil hala kimsenin anladığı da yok..

    Ve bu gidişatı gösterdiği tek şey AK Partinin genel seçimlerde nasıl tüm oyları silip, süpürüp birinci turda Başkanı seçecek kadar oy aldıysa yerel seçimlerde de bir çok yerde belediyeleri slip, süpürecek ve başta Güneydoğu’da olmak üzere tüm ülkede yerelde de iktidar olacak..

  • CHP'li Vekil Aday Belirlemeyi Eleştirdi..

    Öztürk Yılmaz’dan adayların başvuru tarihi dolmadan açıklanması tepki: Ben yaptım oldu anlayışı!


    CHP’de 105 ilçe ve belde belediye başkan adayının belirlendiği Parti Meclisi (PM) toplantısında, bazı üyelerin, aday belirleme yöntemine ilişkin eleştirilerde bulundukları öğrenildi.


    CHP PM, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yerel seçim gündemi ile toplandı.


    Aday belirleme yöntemi ile bazı seçim çevrelerindeki adayların görüşüldüğü PM toplantısı 3,5 saat sürdü.


    Bazı üyelerin, 105 ilçe ve belde belediye başkan adayının belirlendiği toplantıda parti yönetimine eleştirilerde bulundukları belirtildi.


    Aday adaylığı başvurusunun cuma günü mesai bitiminde tamamlanacağını hatırlatan bazı üyelerin, bugün aday açıklanmasını ise bir “dayatma” olarak nitelediği ifade edildi.


    Eski Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın da yönetime sert eleştirilerde bulunduğu ve değişim çağrısı yaptığı öne sürüldü.


    Yılmaz’ın YSK seçim takvimi belli olmadan ve hatta partinin kendi belirlediği başvuru tarihi bile dolmadan bir dayatma yapıldığını ve itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, yönetimin “Ben yaptım oldu” anlayışı ile hareket ettiğini söylediği belirtildi.


    Öztürk Yılmaz’ın, “İnsanları küstürdünüz, kırdınız. Madem bizi dinlemiyorsunuz, başarısız olunca da sorumluluğu üstlenmekten kaçınmayın, istifa edin. Adaylar konusunda hala bir olgunlaşma yok. Nedir bu aceleniz?” dediği ileri sürüldü.



    *Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • Ümraniye’de Genç Bir Ardahanlı CHP’den Yerel Meclise Aday

    Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı Aşıkşenlikli İşadamı Ertunğa Karahan İstanbul/Ümraniye’den Cumhuriyet Halk Partisi’in den Belediye Meclis Üyesi olmak iöin partisine başvuruda bulundu.


    İstanbul Metropolünde yıllardır partisi CHP’den siyasi mücadele veren 89 doğumlu Ertunğa Karahan yaklaşan yerel seçimlerinde Meclis Üyesi olmak için partisinin Ümraniye İlçe Örgütüne resmi başvurusunu yaptı.


    ‘Doğduğum büyüdüğüm Ümraniye ilçemizde 

    Bugün meclis üyeliği aday adaylık dosyamı teslim ederek Cumhuriyet Halk Partimize hizmet sürecimi başlatmış durumundayım.

    Ekmeğini yediğim suyunu içtiğim ilçemizde komsularımıza dostlarımıza ve bize gönül veren halkımıza temsiliyetlerini alarak imar sorunları ve kültürel sıkıntıları konusunda çalışmalarımı yapacağım. 

    Aday adaylığı sürecimin başlatılmasında destek olan parti ve aile büyüklerime sonsuz şükranlarımı sunarım.

    Temennim Ümraniye belediyesine sosyal demokrat belediyecilik anlayışını getirmek

    Saygılarımla.’ diyerek başvuru dilekçesini CHP Ümraniye İlçe Örgütüne teslim eden Ertunga Karahan başta Ardahanlı hemşerilerinden olmak üzere herkesten destek istediğini belirtti.



    Ertunğa Karahan Kimdir?


    Ardahanlı İşadamı Halit Karahan’ın yeğeni olan ve İlköğretim eğitimini, İstanbul Ticaret Odası İlk Öğretim Okulunda tamamladı. Daha sonra Lise öğrenimimi Devlet Malzeme Ofisi Anadolu Bilgisayar Teknik Lisesinde tamamladı. Sırası ile Okan Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri bölümünü bitirdi. Yeditepe Üniversite Siyaset Bilimi Eğitimini aldı. Yüksek Lisans olarak Son olarakta Okan Üniversitesi İşletme Yönetimi Eğitimi almakta. 2013 yılından beri Sedef Teknik Mühendislik Hizmetleri Firmasını yönetiyor. 2016 yılından beri Aslı Börek Kızıltoprak Şubesini işletiyor. İyi derece de İngilizce bilmekte. 1989 doğumlu. Halen CHP Gençlik Kollarında aktif görevde bulunmaktadır.



    **Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • CHP 2 Mevcut, 2 Yeni İle İlçe Adaylarını Belirledi..

    Hanak’ta mevcut Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya’yı, Damal’da yine mevcut Belediye Başkanı Engin Önal’ı Mart 2019 Yerel Seçimler öncesi yeniden aday gösteren Cumhuriyet Halk Partisi Çıldır’da sitemizin daha önceden duyurduğu gibi Aşıkşenlik (Suğara) Beldesi eski Başkanı Mülazzim Karaça’ı, Posof’ta ise Av. Onur Bayraktar’ı aday gösterdi.


    **Ardahan ve Göle Açıklanamadı..


    Eczacı Yunus Dündar’ın yanı sıra Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit, Ardahan eski Milletvekili Faruk Demir, Ardahan Köy Hizmetleri eski İl Müdürü Mete Özdemir’in aday aday olduğu CHP Ardahan ve Göle Belediye Başkan Adaylarını açıklamadı.



    **Sakalımız da Var Ama!


    Daha iki hafta önce yazmıştım, Başkan Erdoğan’ın genel seçimlerde MHP ile kurduğu ittifakı yerel seçimlerde yapmayacağını..


    Ondan önce Papazın bırakılacağını ama birilerinin buna inanamayıp, Başkan Erdoğan’ın ‘Ben oldukça rahip bir yere gitmez’ demesine inanmış ama dolar 7 lirayı bulunca panik içinde Hoca’nın getirilemediği Okyanus ötesine ..


    Af tartışmalarının bir genel af ile sonuçlanacağını bu nedenle mafya vari bir affa izin vermeyi düşünmediğini yazarken birileri, ‘Haydi oradan’ diyordu..


    Ama Af tartışmalarının ‘şimdilik’ belki de yerel seçimlere ramak kala başka bahara kaldığını da belirtmekte fayda var..


    Öte yandan ‘Yolumuza kendi başımıza devam ederiz’ diyen Bahçeli’ye ‘Varsın yollarına gitsinler’ diyerek bir taşla iki kuşu vuran Başkan Erdoğan’ın bir taşla MHP’yi sırtından attığı, bir taşla da yerel seçimlerde oylarına göz koyduğu Kürtlere yeninden sinyal verdiği de diğer bir dikkat çekmesi gereken durumdur.


    Evet, başkan olana kadar uzunca bir yol alan Erdoğan’ı hala tanımayanların okullarda adeta dayatma olan Andın yeniden gündeme getirilmesi ile bir an eskiye dönüyoruz diye sevinmişlerdi ki o da geçen gün yazdığım gibi güme gitti..


    Gazeteciyi öldürdüklerini utanmadan ilan eden alçakların Türkiye’yi kendilerine benzettikler şu günlerde Başkan’ın Kaşıkçı’yı öldürenlerin Arabistan’da değil, Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtirken aslında o katillerin ‘suç ortakları konuşmasın’ denilerek Arabistan’da idam edileceklerini de biliyor.


    Ama buradaki çağrının asıl amacının ABD’nin tepkisini ölçmek olduğunu da anlamak gerekir.


    Çünkü Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’de öldürülmesinin altında başka hesaplar yattığını da anlamak ve buna göre adım atmak gerektiğini de biliyor başkan Erdoğan..


    Neyse biz sakalımız olmasına karşın anlatamadığımız yazılarımın tek tek haklı çıkmasına geri dönelim.


    Ve geriye dönüp, bir iki hafta önce ele aldığımız ‘MHP’nin AK Partili Olma Sevdası’ başlıklı yazımızı yeniden okuyalım;


    **MHP’nin AK Partili Olma Sevdası


    Yerel seçimler öncesi iyiden iyiye hareketlenen siyaset alanın ön planında yer almak isteyenlerde bugünden itibaren partilerine başvuru yapmaya başlayacaklar.

    Gözlerin kimin, kimle ittifak yapacağının üzerinde olduğu şu günlerde tek başına bir parti olan ama tek başına seçimlere girmekten korkan Milliyetçi Hareket Partisinin ard arda yaptığı açıklamalarda seçmenin en çok takip ettiği konuların başında gelmekte.

    MHP’li seçmenin kızdığını gördüğüm bu açıklamaların başında gelen ise MHP Genel Başkanı Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin ısrarla AK Parti ile ittifak yapma sevdası gelmektedir.

    Başkan Erdoğan’ın çokta sıcak bakmadığı ama Başkanlık seçimlerinde yanında yer alan Bahçeli’yi de kırmamak için bir formül aradığını görmekteyiz.

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın MHP’nin AK Partili olma sevdasından artık bıktığını ve yerelde hiç bir ittifaka gerek görmediğini ama dışarıdan gelecek oylara da yok demek istemediğini 16 yl boyunca yapılan tüm seçimlere baktığımızda rahatça görebiliyoruz.

    Bir dönem bizden cemaat, bir dönem barış süreci adı altında Kürtlerin, bir dönem Balyoz ve diğer operasyonlardan gelen oylar ve son olarakda başkanlık seçiminde hep bu yolu izleyen AK Parti’nin bu seçimlerde MHP’li oylardan çok, orta oyları yani çok milliyetçi, muhafazakâr olmayan CHP, HDP ve İYİ partiden umut kesenlerin oylarına talip olduğunu anlıyor gibiyim.

    Tabanın çok sıcak bakmadığı ama Bahçeli’nin ısrarla AK Partili olma sevdasının devam ettiği yerel seçimler öncesi CHP, İYİ Parti ve HDP’nin nasıl bir yol izleyeceği de seçmen ve AK Parti ve MHP tarafından yakındantakip edilirken AK Parti’nin MHP olmazsa da tek başınada kalsa bu üç parti birleşmezse yerelde ki iktidarına devam edeceğini de unutmamak gerekir.

  • CHP'de İki Aday Daha!

    **M.MÜLAZIM KARAÇAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI

    CHP’den Çıldır Belediye başkanlığı adaylığını açıkladı.

    CHP Çıldır ilçe başkanlığına adaylık başvurusu yapan sayın M.Mülazım Karaçay telefon yolu ile basına kısa bir açıklama yaptı.


    Daha önce Aşık şenlik belediye başkanlığı yapan M.KARAÇAY benim aslında aktif siyaset veya belediye başkanlığı yapma gibi bir düşünce içinde olmadığım gibi bizim siyasi görüşten belediye başkanlığı yapmış veya başkanlık yapma düşüncesinde olan arkadaşlara destek verme onların başarılı olması doğultusunda çalışmak gibi düşüncelerim mevcuttu;lakin bu konuda gerek arkadaşlarım gerek bölgemizdeki CHP seçmeni ve CHP teşkilatının saygıdeğer yöneticileri de benim tekrar aktif siyasette bulunmam doğrultusunda yoğun baskılara maruz kaldım. Yine Ardahan CHP il ve Çıldır CHP ilçe teşkilatları da benim onayımı alarak bizim Çıldır ilçe Belediye başkan adayımız M.Mülazım Karaçaydır diye basına bir açıklamada bulundular.Bende bu onurlu görevi zamanında layıkıyla yapmış olan eski Bld.Başkanı arkadaşlarımın görüş ve onaylarını da alarak Cumhuriyet Halk Partisinden Çıldır Belediye başkan adaylığımı açıklıyorum. İnşallah Bld başkanlığını kazandığımda saygıdeğer çıldır seçmeninin tüm desteğini de alarak bana verilen bu onurlu görevi fazlası ile yerine getireceğimden eski siyasi tecrübemi de çalışmalarıma bir klavuz alarak başarılı olacağımdan,Çıldırımıza gereken tüm hizmetleri ve varolan eksiklikleri yerine getireceğimden kesinlikle eminim.Tüm Çıldır halkına bana bu onurlu görevi veren Ardahan CHP il ve İlçe teşkilatlarına ve saygıdeğer seçmenlerime teşekkür eder saygılarımı sunarım. M.Mülazım KARAÇAY.


    Haber: Nurettin Yolcu



    **Göle’de Aşula Adayım Dedi..


    ÇARPIK YAPILAŞMA VE SAĞLIKSIZ BİR ÇARŞI DÜZENİ


    Tertemiz Sokakları ve Güven Dolu İnsanlarıyla Geleceğin Göle’sine ve Onun Yerel Yönetimine Selam Olsun

    Cumhuriyet Halk Partisi Göle Belediye Başkan Adayı Çetin Aşula kahvaltıda arkadaşları ve dostlarıyla bir araya geldi.

    Sohbet havasında geçen kahvaltı da Çetin Aşula katılımcılara neden Göleden Belediye başkan adayı olduğuyla alakalı birde konuşma yaptı. 

    Kuzeydoğu Anadolu’muzun şirin bir ilçesi olan Gölemiz bir dizi fiziksel ve kültürel sorunlarla baş başa kalmıştır .En göze batanları sıralarsak 

    -Uzun kış mevsiminden dolayı aktif iş kaybı ,

    -Su havzalarında bulunmasına rağmen kaliteli bir içme suyuna olamaması 

    -Küçük sanayi ve tamirat hanelerin gelişi güzel yerlerde ve dağınık olması 

    -Çarpık yapılaşma ve sağlıksız bir çarşı düzeni ile ilgili sorunlar

    -Yeşil alanların azlığı 

    -İmar ıslah çalışmalarında yaşanan yetersizlik 

    -Eğitimin başarı seviyesinde ki düşüklük 

    –Kültürel etkinlikler ve öğretici kursların hayata geçirilmesinde yaşanan sorunlar 

    -Gençliğin içinde bulunduğu ‘’amaç yitimi ‘’ ne yol açan sorunlar ve daha bir çoklarını saymamız mümkündür.

    İlçenin doğasını bozmadan yapılaşma sorununu gidermek, içilebilir su kaynaklarını ilçeye ulaştırmak, eğitimde başarıyı arttıran tedbirleri acilen hayata geçirmek modern bir çarşı düzeni oluşturmak için katılımcı esnaf örgütlenmesi oluşturmak ,eko sistemi korumak ve geri dönüşüm konularında halkı bilinçlendirmek sürdürüle bilir kooperatif faaliyetleri örgütlemek, ağaçlandırma ve toplu yeşil alanlar oluşturma çalışmalarına hız vermek ,koruyucu sağlık hizmetleri ile ilgili olarak halkı bilinçlendirmek, eko-turizm faaliyetlerine özel önem vermek ve bunlara benzer bir çok çözüm önerilerini sıralamak mümkündür.

    Fiziksel belediyecilik hizmetleri önemlidir ve aksatmadan yapılmalıdır.

    Bir o kadar önemli olan diğer bir konu ise sosyal belediyeciliktir.

    Dünyanın bu yüzyılda geldiği nokta ise fiziksel ve sosyal belediyeciliği kaynaştıran ve birlikte yürüten bir yerel yönetim anlayışıdır.

    Yapılması gereken işler konusunda ;hem gereklilik hem de maliyet kriterlerini bir arada ele alan ,bunun içinde halkı karar süreçlerine iştirak ettiren ,denetlene bilen mekanizmalarını oluşturup hesap verebilen bir konumda olan ,tüm ilçe halkını kucaklayan bir istihdam ve hizmet anlayışını önceleyen ,ekolojik kent ola bilme ve bunu sürdürmede ısrarlı olan gelecekteki Göle yerel yönetimini selamlıyorum. Halkla birlikte tartışan karar alan bir çizgi temelinde hareket eden yerel yönetim anlayışı her yerde başarılı olmuştur Göle de başarılı olacaktır. Bu inançla yürümek noktasında kararlı olanlar geleceğin kutup yıldızlarıdır.

    Diyen Çetin Aşula tertemiz sokakları ve güven dolu insanlarıyla geleceğinGöle’sine ve onun yerel yönetimine selam olsun diyerek sözlerine son verdi

    Katılımcı misafirler Çetin Aşula’nın Konuşmasını alkışlayarak başarılar dilediler.


    GÖLE HABER kurbani DEMİR



    Adı da HDP..


    Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.


    Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.


    Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..


    Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.


    Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.


    Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin  1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..


    Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.


     Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?


    Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..


    Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?


    Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.

    Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.


    Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.


    Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.


    Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.


    Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..


    Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..


    İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..

  • Seçimlere Doğru Ardahanlılar Adaylık Yarışına Girdiler!

    Dernek Başkanı Ataşehirde Aday Oldu..


    Ataşehir Ardahan İl Derneği Başkanı Ertuğrul Bulakbaşı, Dernek merkezinde STK Başkanları ve yerel basının katıldığı bir kokteylde, CHP’den Ataşehir Belediye Meclis üyeliği için aday adayı olduğunu ve seçilmesi halinde yapacaklarını açıkladı.


    Ertuğrul Bulakbaşı, daha sonra CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak’ı ziyaret ederek CHP’den Ataşehir Belediye Meclis üyeliği için aday adayı başvurusunu yaptı. Ertuğrul Bulakbaşı,” Demokrasinin esas tabanı ve temeli olan yerel yönetimlerdir. İki türlü siyaset vardır. Masa başı siyaseti ve sokak siyaseti. Biz sahadayız esnaf ile beraberiz, örgüt ile beraberiz. Biz sorunları dile getireceğiz ve sorunları gerekli makam ve mercilere ileteceğiz” dedi.



    **Harun Şerefoğlu CHP’den


    Esenyurt Belediyesi Meclis Üyesi Aday Adayı oldu

    Esenyurt CHP’nin genç ve aktif isimlerinden Harun Şerefoğlu, CHP Fatih ve Üçevler Mahalle başkanlıklarının ortak adayı olarak Belediye Meclis Üyeliği Aday Adaylığı için başvuru yaptı. 

    Üçevler Mahalle Başkanı Hayrettin Acar, Fatih Mahalle Başkanı Ziyattin Cebir ve bir grup partili ile bugün CHP Esenyurt İlçe Örgütü’ne gidenŞerefoğlu, başvuru dosyasını İlçe Başkanı Ali Gökmen’e teslim etti. 

    **“BU GÜVENE LAYIK OLACAĞIM”

    Başvurunun ardından kısa bir açıklama yapan Şerefoğlu, kendisini Meclis Üyesi Aday Adayı olarak öne çıkartan Üçevler ve Fatih Mahalle Başkanlıklarına teşekkür ederek, “Çıktığımız bu onurlu yolda onların güvenine layık bir şekilde yürüyeceğim. Öncelikli hedefimiz Esenyurt Belediyesi’ne CHP bayrağını asmak ve Esenyurt halkını halkçı belediyecilikle buluşturmak olacak” şeklinde konuştu. 

    HARUN ŞEREFOĞLU KİMDİR?

    1983 yılında Ardahan’ın Göle ilçesinde doğdum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Ticaret Meslek lisesi Muhasebe bölümü mezunuyum. Şu anda Uluslararası İlişkiler 2. Sınıf geçişte kayıt dondurmuş bulunmaktayım. Ailesi yaklaşık 40 yıldır Esenyurt’ta yaşayan ve burada doğmuş biri olarak CHP’nin Esenyurt’taki kurucu ailelerindeniz. 

    İŞ YAŞAMIM

    Meslek hayatımda Serbest muhasebe bürosunda yaptığım 3 yıllık çalışma sonrası askerlik görevimi ifa ettim. Daha sonra satış pazarlama ve inşaat faaliyetlerinde hizmet veren AB-İMOBİLİEN adlı Alman firmasında çeşitli kademelerde sonrasında şirket Türkiye direktörlüğü görevini 3 yıl boyunca yaptım. Meslek hayatımdaki başarım dolayısıyla Kuyumculuk sektöründe Midas kuyumculuk olarak hizmet veren Süryani asıllı girişimcilerin oluşturduğu geniş kapsamlı bir firmada Güneşli ve Basın Ekspres hattındaki G Adıyla yapılan yaklaşık 3 milyar TL değerinde olan projelerin 4 yıl boyunca koordinatörlüğünü yaptım. Bu süreç içersinde şirket ortaklarından CORÇ TULGAY Adlı işverenimin ayrılması ve enerji sektörüne geçişi sonrası birlikte bu sektöre geçiş yaptım. Türkiye sınırları içersinde birçok Termik santral, duble yollar, Braş ve Limanlar olmak üzere ASF adıyla yaklaşık 3 yıl Şirket koordinatörü ve en üst seviyede yöneticilik yaptım. Meslek hayatımda çalıştığım ve her birinin bütçesi neredeyse bir ilçe belediyesi kadar olan şirketlerde iyi ilişkiler, sosyal ve ekonomik kazançlar elde ettim. Şu anda geçmiş dönemde elde ettiğim gerek ekonomik, gerekse iş alanındaki yatırım ve tecrübelerimi kendi adımı taşıyan HARUN ŞEREFOĞLU adlı firmada devam ettirmekteyim. Birçok projede gerek taşeron, gerek yüklenici olarak işler yapmaktayım. Yaşanan son dönemdeki ekonomik kriz sebebiyle yurt içi yatırımlara ara verip yurtdışı özellikle Almanya kanalı üzerinde bazı sektörlerde Ticari faaliyetlerimi sürdürmekteyim.



    Projesiz Adaylar..


    Her seçim döneminin değişmez aday adayları ‘bende aday adayım’ diyerek, çoğu akrabaları olanların alkışları eşiliğin de  düzenledikleri yine sahne de..


    Seçim gelmeden ortaya çıkmayan, memlekette onca sorun yaşanırken kendilerin saklayan, param var, göbeğimde diyerek seçimden seçime ortaya çıkıp, memleketi kurtarmaya talip olanların ‘Bende aday adayım’ diyerek boy boy poz verdikleri şu günlerde kimsenin aday olmaları halinde ve Allah göstermesin seçildikler takdirde ne yapacaklarını, hangi plan ve projeyi hayata geçirecekleri de anlaşılamıyor.


    Çünkü ne beyinlerinde, ne elerinde bir plan ve proje yok..


    Sadece ‘Bende adayım’ demek onlar için siyaset sanılıyor.


    Hâlbuki aday oldukları kentin kaç mahallesinin olduğunu bile bilmeyen bunların gerek yerel gerekse ulusal sorunlar konusun da ne düşündüklerini, aday edildikleri halde nasıl bir çalışma ortaya koyup, seçim kazanacakları ve seçildikler takdirde neler yapacaklarını belirtmeleri gerekmiyor mu?


    Bilmem ama gerek İstanbul’da gerek Ardahan’da gerekse Çorum da aday adayı olduklarını ilan edenlerin hemen hepsine baktığımızda kimsenin ‘Ben seçilirsem şu projemi hayata geçireceğim’ dediğine şahit olamıyoruz.


    Yani plan ve projesi olmadan aday olanlar çok ama plan ve projeleri ile konuşan, aday olan kimse yok diyebiliriz.


    Sadece ‘Ben de adayım’ diyenler var.


    Bu ülkenin ekonomisinden, alt yapısına, sosyal hayatından siyasal yaşamına birçok sorunun olduğunda bile bi haber olan onca aday adayın ‘bende adayım’ dediği bir sürecin daha yaşandığına şahit olduğumuz şu günlerde bunlara ‘Kardeş adaysında ne yapacaksın?’ diyen bir seçmen, genel merkez, kamuoyu ve basınında olmadığını da görmekteyiz.


    Yani kardeş sen adaysında aday olduğunda kimden, nasıl, hangi plan ve hangi proje ile seçmenden oy isteyeceksin?


    Seçildiğinde neler yapacaksın?


    Yönetmek istediği kentin kaç mahallesi, kaç km. yolu, kaç konutu, ne kadar nüfusu var anlamında nasıl bir bilimsel çalışman var?


    Şeklinde kimsenin soru sormadığı bir seçimin daha yaklaştığı şu günlerde herkes aday ama plansız, projesiz..


    Olan ne?


    Bol bol vaat ve havadan, sudan açıklamalar..

  • HDP İl Başkanı: Kimse Erkenden Gelin/Güveyi Olmasın!

    HDP’yi ve seçmenini çanta da keklik görenler rüyasında darı geörn tavuklara benzeten HDP Ardahan İl Örgütü Başkanı Ergin Koç gazetemize yaptığı açıklamada şöyle dedi.


    ‘Partimizin CHP başta olmak üzere hiçbir parti ile ittifak kuracağını belirten resmi bir açıklaması yok. Kaldı ki daha seçim takvimini bile belirlemedik. Sağda solda HDP’nin başta Ardahan’da aday göstermeyeceği, CHP ile ittifak kuracağı yönünde asılsız iddiaları duymaktayız. Yok, öyle bir şey. Biz bir partiyiz ve Ardahan’da olduğu gibi tüm ülkede adaylarımız belirleyip, seçimlere gireceğiz. Kimse HDP üzerinden kendine oy devşirme hesapları yapmasın. Genel merkezimin seçimler öncesi yayınlayacağı genelgeyi ve atacağı adımı bekliyoruz. Bunlar olduktan sonra gerekli açıklamalar ve adımlar atılacaktır’ dedi.



    HDP’li Bilgen: Şu anda gündemimizde ittifak yok..


    HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, “Şu anda gündemimizde ittifak yok, kendi adayımızla seçim yarışına gireceğiz ve üzerimizdeki baskıların herkesi şaşırtacak ciddi bir patlamaya neden olacağını göstereceğiz” dedi.


     


    Bilgen, Meclis’te partisinin Grup Yönetim Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, HDP’lilerin milletvekilliklerinin düşürülmesi, erken seçim, seçim güvenliği ve ittifakı konularını değerlendirdi.


    HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ve HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın milletvekilliklerinin düşürüldüğünü anımsatan Bilgen, milletvekilliklerinin düşürülme gerekçelerinin kabul edilemez nitelikte olduğunu belirtti. 


    Bilgen, şöyle konuştu:


    “Grup Başkanvekilimiz Ahmet Yıldırım’ın vekilliğinin düşürülmesine neden olarak gösterilen ‘padişah bozuntusu’ ifadesi bir başka davada bakın nasıl değerlendirilmiş. TKP 2012’de bir etkinlikte şöyle bir pankart açıyor ‘1 padişah bozuntusuna bir çift sözümüz var’ bu ifadeye verilen cezayı Yargıtay bozuyor. Bozma gerekçesi çok açık. Ahmet Yıldırım’ın vekilliğinin düşürülmesi konusunda acele edilmesi, yargının tutumu ile siyasetin tutumu arasında kıyas yapmak açısından önemli. 


    ‘NEZAKETTEN YOKSUN DAVRANIŞLARDA BULUNMASINLAR’


    İttifak tartışmalarına ilişkin Bilgen, seçmen iradesinin sınırsızca sandığa yansımasını istediklerini söyledi. Bir seçimin demokratik olmasının koşullarını konuşmadan, olağanüstü hal ile yüzleşmeden seçim ittifakının değerlendirilmesini doğru bulmadıklarını ifade eden Bilgen, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Kendi koalisyonlarını kurabilirler, fikren, ideolojik olarak, program açısından birbirlerine çok yakın olabilirler. Tek parti haline gelebilirler. Şirketler gibi evlenebilirler ama muhalefeti dizayn etmeye çalışmasınlar, muhalefete akıl vermeye kalkmasınlar. Muhalefetin kiminle, nerede, nasıl buluşacağına dair nezaketten yoksun yaklaşımlar içerisine girmesinler. Şu anda gündemimizde ittifak yok, kendi adayımızla seçim yarışına gireceğiz ve üzerimizdeki baskıların herkesi şaşırtacak ciddi bir patlamaya neden olacağını göstereceğiz.”


    Bilgen, adaylık konusunda ise henüz isim tartışma noktasında olmadıklarını belirtti.


    ‘SEÇİME HAZIRIZ’


    Ayhan Bilgen, bir gazetecinin, “Erken seçim bekliyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:


    “Eğer anketlerde kendilerini garanti altında görseler vallahi 2 ay içerisinde seçime giderler. Bunu görmedikleri, böyle bir ihtimalin olmadığı, aldıkları sinyallerin tam tersine çok ciddi bir rahatsızlık içerdiği, AKP’nin kendi içerisinde bile hem Suriye politikası, hem şeker fabrikaları hangi konuya değinirseniz değinin, çok ciddi bir tepki olduğunu gösteriyor. Bir planlama yaparlar, yerel seçimi ya da genel seçimi öne çekecek olurlarsa da biz her koşul altında bu yarışa hazırız.”



    AK Parti İstanbul’da CHP’yi Nasıl Yenecek?


    Genel Başkan İlçe Başkanları ile toplantı yaptığı esnada attığı twitle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayını açıklıyoruz diyen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu başta hemşerim olan İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin olmak üzere birçok kişi paniklendi.


    Devrimci kimliği ile tanıdığım bir kadın olan Kaftancıoğlu’nun bu çıkışı ile ne yapmak istediğinin tartışıldığı şu günlerde başta CHP’nin ‘Bizden kimse alamaz’ dediği Şişli ve diğer ilçelerinde kiminle, nasıl seçim alacağı da en çok tartışılan konuların başında gelmektedir.


    Çünkü karşısında ki rakibin parti içi disiplini ile CHP’nin yaşadıklarına baktığınız da CHP’nin AK Parti ile değil kendi içindeki yarışçıları ile yarışacağı ve adayların belirlenmesi ile iyiden iyiye parçalanıp, elindeki belediyeleri de devşetin de tüm imkanlarını elinde tutan AK Parti’ye kaptıracağı da bir gerçekti.


    Çünkü görünen köy klavuz istemiyor, CHP’nin iç karışıklığını gösteriyor..



    **Kim demiş Amerika düşmanımız!


    Fetoyu elinde tutup, papazı alan Amerika’nın ‘İlişkilerimiz düzelecek’ açıklaması ile dört takla olanların daha dün ABD’yi düşman ilan ettiklerini hatırladıkça kendi kendime gülüyorum.


    Çünkü Menderesten beri dost oldukları Amerika’nın bir twitle ellerinde ki ekonomiyi dolarla alt/üst edişi ardından ana/avrat dâhil demediklerini bırakmayanların bugünden itibaren Trump’un aslında Türkiye’de gitme biri hatta Müslüman olduğunu ilan edecekler gibi..


    Aynı şeyi Rahip Brunson içine yapanların şimdiki hedeflerinin, Ambargo konula iki bakanın ABD’ye girişini sağlayıp ardından Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı geri alıp hediyesi olarakta tıkanmış olan ABD’nin silah tüccarlarının kasalarını rahatlatma adına milyar dolarlık silahları da alarak, dostluğumu iyice pekiştirip, İranlı Rezza’ya da yol açıp, yerel seçimler öncesi Münbiç’e yapılacak olan bir hareket ardından kahramanlık edebiyatları ile seçimleri kazanmaktır.


    Ve bunları yaparken de yıllardır dostumuz olan (!) ABD’nin tam desteğini de almaktır. Öyle de olacak gibi.


    Yani 16 yıldır oynanan yani AK Parti’yi iktidarda tutmak için Amerika Düşman, ABD dost oyununu oynamaya devam.

  • CHP’de Aday Çok, Heyecan Yok!

    Posof Meslek Yüksek Okulu Müdürü dâhil Posof eski Belediye Başkanı Şükür Bozyiğit, Ardahan eski Milletvekillerinden Faruk Demir, Ardahan eski Köy Hizmetleri İl Müdürü Mete Özdemir, Göleli Celil Toprak’ın CHP’den belediye başkan adayı olmak için başvurduğu CHP Ardahan’da bu kadar aday adayı olmasına karşın gerek CHP tabanından gerekse Ardahan seçmeninde heyecan yaratmadığı yani adeta yaprak kıpırdamadığı yani bir heycan gelmediği dikkatlerden kaçmazken başvuruların bugün biteceği şu günlerde CHP Genel Merkezinin de mevcut başvuruları yeterli görmeyip, yeni bir isim arayışına girip, Ardahana iki üst düzey görevliyi gönderip, kamuoyu araştırması yapmasını istediği öğrenildi.



    **Hanak’ta sadece bir kişi aday oldu..


    Yaklaşan yerel seçimler öncesi aday adayların başvurusunu alan CHP’nin kent merkezinde olduğu gibi ilçelerde de aday arayışına devam ettiği de görülmekte.


    Nufusu 2 binin altına düştüğü için kapatılan ve Hanak’a bağlanan Ortakent (Büyük Dikkan) Beldesinin eski Belediye Başkanlarından Necati Tuna’nın Hanak Belediye Başkanı olmak için başvuruda bulunduğu öğrenilirken Tuna’nın gözden çıkarılan Ayhan Büyükkaya’nın yerine aday gösterilebileceği öne sürülmekte.



    Tek Beldenin Tek Adayı..


    31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler yaklaşırken Ardahan ilinin tek beldesi olan Köprülü Beldesi (Koreveng)’de seçim heyecanı başladı. Köprülü Belediye Başkanlığı adaylığı için ilk resmi adaylık başvurusu CHP’den Engin Sarıkaya yaptı.


    Daha önce nüfusu 2 bin altına düştüğü için kısa süre kapanan ve yapılan itirazlar üzerine mahkeme tarafından yeniden açılan Köprülü Belediyesi, yaklaşık 3 yıldır Göle Kaymakamı tarafından vekâleten yönetiliyor.


    Engin Sarıkaya daha önce CHP Esenyurt İlçe Başkanlığı yapmış, 24 Haziran genel seçimlerinde CHP’den Ardahan Milletvekili aday adayı olmuştu. Engin Sarıkaya, Köprülü Belediye Başkan adaylığı öncesi CHP Ardahan il Başkanı yardımcılığı ve CHP Köprülü Belde Başkanlığı görevini yürütüyordu.



    Adı da HDP..


    Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.


    Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.


    Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..


    Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.


    Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.


    Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin  1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..


    Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.


     Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?


    Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..


    Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?


    Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.

    Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.


    Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.


    Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.


    Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.


    Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..


    Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..


    İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..

  • Ardahanlı İstanbul Maltepe de Aday Adayı Oldu!

    Damallı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun Bakırköy’de Belediye Başkanı olduğu, Göleli Gürsel Tekin’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olduğunu açıkladığı ARDAFED’in Tuzla’da ki toplantısı ardından Ardahan Koyunpınar (Saskara) köylü İşadamı Özkan Yılmaz yaklaşan yerel seçimler öncesi İstanbul’un önemli ilçeleri arasında bulunan Maltepe’de belediye başkan aday adayı olduğunu açıkladı.


    **Sancaktepe CHP Bir Ardahanlıya Emanet..


    Koyunpıar köyünün gelini olan Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun İl başkanı olduğu CHP İstanbul’da aday olmak isteyen Ardahanlılar arasına giren Ardahanlı İşadamı Özkan Yılmaz’ın yanı sıra İstanbul’un Sancaktepe İlçesinin CHP İlçe Örgütünün başına da bir dönem ARDAFED’in yöneticilerinden de olan bir Ardahanlı geldi.


    Mevcut İlçe Başkanın Sancaktepe’de belediye başkan aday adayı olmak için istifa ettiği Sancaktepe CHP İlçe Örgütünün başına vekâleten atanan Avukat Fatih Gürbü Karakoyunlu geçen seçimlerde kıl payı AK Parti’ye kaptırılan Sancaktepe’de partisi adına yerel seçimleri yönetecek. 



    **”Sende kendini sakla, iktidara yaranmaya çalış’ diyenler unutmayın ki bugün kendinizi saklayıp, yalakalık yaptığınız iktidar yarın ilk iş olarak sizi saf dışı bırakacaktır.. İnanmıyorsanız yazımı satır, satır ve anlayarak okuyıun ve ona göre karar verin..

    Ha unutmadan; Ben devrimden yana solcu bir insanım, sizin gibi teslim olmayıp, direneceğim sonuna kadar..

    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    *Konu Sadece İş Bankası mı ki?


    Önce iktidarı ardından onun sağladığı güç ile devletin tüm kilit noktalarına yerleşenlerin şimdiki derdi kendilerine muhalefet olanların kolunu, kanadı kırmak ve nefes alamayacak hale sokmak..

    Bun en son örneği İş Bankası hislerinin bir bölümüne sahip olan CHP’ye yönelik yeni operasyondur.

    Çünkü yasal bir oluşum olan ve tüm baskılara karşın hala 6-7 milyon oy alabilen bir parti olan HDP engelini Kandil, Avrupa ve tuzu kuru Kürt diaspoarsının yanlışları dolaysıyla terörize edip, saf dışı etmeyi başarıp, önemli bir hendeği yani güçlü muhalefeti saf dışı etmeyi başardılar.

    Sıra adım adım ilerledikleri yolda en büyük engel olarak görükleri CHP’dir.

    Bunu İnce gibilerini Devlet Bahçeli’ye benzetip, aşmak istedilerse de başaramadılar.

    Şimdi bir başka yol deneyecekler..

    16 Yıllık iktidarı boyunca tüm alanları elinin altına alan ve geriye kalanları da gerek yerel seçimlerden önce gerekse seçimlerden sonra tamamlamaya çalışacak olan ikitdardakilerin şimdi ki derdi irili ufaklı ne kadar stk, futbol takımı varsa elinin altına almaktır.

    Adım adım bu yolda da ilerleyen iktidarın ulusal basının ardından yerel basını daha sonra interneti ve onca sayamadığımız iletişim aracını elinin altında toplaması ile yetinmediğini gördüğümüz şu günlerde gündemi değişmek için ve yeni kahramanlık edebiyatları ile Suriye’ye yönelik operasyon hazırlığı içinde olduğunu da görmekteyiz.

    Ver Mehteri Verrrr..

    Bir ileri iki geri adımlarla 16 yıldır iktidarda kalmayı başaranlar, ‘İktidarda kalmak ve asıl hedeflerine ulaşmak’ için yine iki adım geri attı.

    Yani iktidara gelmek için başta hala kanunlaştırmadıkları ve bir genelge ile serbest bıraktıkları başörtüsü konusu olmak üzere dini sorununu demokrasi adı altında suistimal ederek ve en önemlisi Avrupa Birliği Kriterlerini savunur gibi davranıp zaman kazananlar şimdi de papaz konusun da yeni bir adım iler iki adım geri vitesi yaptılar.

    Cem Uzan olayını onca sesiz, sedası kapatılan, el konulan onca banka artık hatırlamıyoruz bile..

    Sonra balık hafızalı toplumun unuttuğu Balyoz, Sarı, Yeşil Işık vb. adında ki onca gelişme ve ondan önceki birçok olayın pompalanıp, oylar alındıktan sonra unutulan onca olay..

    Yani verilen Mehter marşıyla bir adım ileri iki adım geri ile biz akil adımlar ile safların adına Barış Süreci geldi, çattı ve yine oylar alınıp, bir dönem daha garanti olunca bu kez 17/25 Aralık Operasyonlarının üzerini kapatıp, bu yaşananların hepsinin hükumete karşı darbe olduğu yönünde kıyametlere oluşturulan algı operasyonları ile Anayasa değişiminde olduğu gibi beni dahil herkesi inandırarak yerlerini iyiden iyiye sağlamlaştırdılar.

    Ve metal yorgunluğu olunca önce Gezi Olayları ardından 15 Temmuz ve ardından oluşturulan kamuoyu ile solcular dâhil herkesin ‘Ya iktidar düşerse’ veya ‘Bunlardan başka kimse yok’ kardeşim’ demesini sağlayan pompa havuz medyası haberleri..

    Ve konunun sadece iş bankası değil, hedeflerine doğru adım adım ilerledikleri yolda şimdide yeni bir seçim daha kazanıp geriye kalan alanları teslim alma hesaplarıdır.

    Ha bunları yaparken birde başka bir şey daha yapacak..

    Oda bugüne kadar bu iktidarla birlikte hareket eden ancak onlardan olmadıklarını iyi bildikleri eski solcu, ülkücü, ortacı ne kadar kimse varsa onları da fetocüler gibi bir kulp bulup oyun dışı bırakacak.

    Çünkü bu seçimi kazandıkları takdirde tüm kadroları ile tüm alanlara sahip çıkmış olacaklar.



    Fotoğrafı anlatan alt yazı: 51 yıl sonra bugün, bu fotoğrafa bakınca sadece “onu” hatırlıyoruz, cansız bedeninin yanında duranları değil… 

    #CheGuevara


    “En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissedebilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.”

    #CheGuevara


  • İkisi de tutmadı, CHP kimle seçime gidecek?

    Mevcut Belediye Başkanı olan ve 10 yıldır başkanlık yapan Faruk Köksoy’un yeniden aday gösterilip, gösterilmeyeceğinin de tartışıldığı Ardahan’da adaylıklarını açıklayan iki isim yerel tabanda çokta ilgi görmedikleri dikkatlerden kaçmadı.


    **CHP Başka Aday mı arıyor?


    Ardahan eski milletvekillerinden olan Hanaklı Faruk Demir ile Posof’un eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’in resmen adaylıklarını açıklamasına karşın bu her iki isimin başta CHPli seçmenden olmak üzere Ardahan tabanından çokta ses almadığı görüldü.


    Ön seçimin olmayacağı anlaşılan Cumhuriyet Halk Partisi İl ve İlçe teşkilatlarında da heyecan yaratmayan bu iki isimin dışında başka kimsenin aday olmadığı görünen CHP’nin HDP’lilerinde oy verebileceği başka isimler üzerinde arayışta olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.


    Aynı CHP’nin Ardahan’ın 5 İlçesinde de aday arayışı içinde olduğu öğrenilirken CHP Ardahan’ın özellikle Göle’de ve Çıldır’da aday bulma sıkıntısı yaşadığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **AK Parti Değişikliğe Gider mi?


    İl Başkanlığına Ardahan Kamuoyunun çokta tanımadığı bir ismi atayan iktidar Partisi Adalet ve Kalkınma Partisinin yaklaşan yerel seçimler öncesi aday belirlemede de aynı sürprizi yapabileceği ileri sürerken bu durumu ve Milletvekilinin kendisini istenemezliliğini görür gibi olan mevcut başkanın yeniden adaylık başvurusu yapmayıp, kenara çekileceği de ileri sürülmektedir.


    Birçok isimin aday olacaklar diye tartışıldığı Ardahan AK Parti’nin CHP kadar aday bolluğu yaşamaması da dikkat çeken diğer önemli bir konu.


    **Kim Daha Çok AK Partili Kavgası Var..


    Yerel seçimler öncesi kimlerin aday olacağı konusunda tartışmaların gün geçtikçe hızlandığı Ardahan’da eski Telekom Müdür ile Ardahanlı Gazeteciler arasında da kim daha çok AK Partili tartışması da yaşanıyor.



    **”Sende kendini sakla, iktidara yaranmaya çalış’ diyenler unutmayın ki bugün kendinizi saklayıp, yalakalık yaptığınız iktidar yarın ilk iş olarak sizi saf dışı bırakacaktır.. İnanmıyorsanız yazımı satır, satır ve anlayarak okuyıun ve ona göre karar verin..

    Ha unutmadan; Ben devrimden yana solcu bir insanım, sizin gibi teslim olmayıp, direneceğim sonuna kadar..

    Fakir Yılmaz/Gazeteci


    *Konu Sadece İş Bankası mı ki?


    Önce iktidarı ardından onun sağladığı güç ile devletin tüm kilit noktalarına yerleşenlerin şimdiki derdi kendilerine muhalefet olanların kolunu, kanadı kırmak ve nefes alamayacak hale sokmak..

    Bun en son örneği İş Bankası hislerinin bir bölümüne sahip olan CHP’ye yönelik yeni operasyondur.

    Çünkü yasal bir oluşum olan ve tüm baskılara karşın hala 6-7 milyon oy alabilen bir parti olan HDP engelini Kandil, Avrupa ve tuzu kuru Kürt diaspoarsının yanlışları dolaysıyla terörize edip, saf dışı etmeyi başarıp, önemli bir hendeği yani güçlü muhalefeti saf dışı etmeyi başardılar.

    Sıra adım adım ilerledikleri yolda en büyük engel olarak görükleri CHP’dir.

    Bunu İnce gibilerini Devlet Bahçeli’ye benzetip, aşmak istedilerse de başaramadılar.

    Şimdi bir başka yol deneyecekler..

    16 Yıllık iktidarı boyunca tüm alanları elinin altına alan ve geriye kalanları da gerek yerel seçimlerden önce gerekse seçimlerden sonra tamamlamaya çalışacak olan ikitdardakilerin şimdi ki derdi irili ufaklı ne kadar stk, futbol takımı varsa elinin altına almaktır.

    Adım adım bu yolda da ilerleyen iktidarın ulusal basının ardından yerel basını daha sonra interneti ve onca sayamadığımız iletişim aracını elinin altında toplaması ile yetinmediğini gördüğümüz şu günlerde gündemi değişmek için ve yeni kahramanlık edebiyatları ile Suriye’ye yönelik operasyon hazırlığı içinde olduğunu da görmekteyiz.

    Ver Mehteri Verrrr..

    Bir ileri iki geri adımlarla 16 yıldır iktidarda kalmayı başaranlar, ‘İktidarda kalmak ve asıl hedeflerine ulaşmak’ için yine iki adım geri attı.

    Yani iktidara gelmek için başta hala kanunlaştırmadıkları ve bir genelge ile serbest bıraktıkları başörtüsü konusu olmak üzere dini sorununu demokrasi adı altında suistimal ederek ve en önemlisi Avrupa Birliği Kriterlerini savunur gibi davranıp zaman kazananlar şimdi de papaz konusun da yeni bir adım iler iki adım geri vitesi yaptılar.

    Cem Uzan olayını onca sesiz, sedası kapatılan, el konulan onca banka artık hatırlamıyoruz bile..

    Sonra balık hafızalı toplumun unuttuğu Balyoz, Sarı, Yeşil Işık vb. adında ki onca gelişme ve ondan önceki birçok olayın pompalanıp, oylar alındıktan sonra unutulan onca olay..

    Yani verilen Mehter marşıyla bir adım ileri iki adım geri ile biz akil adımlar ile safların adına Barış Süreci geldi, çattı ve yine oylar alınıp, bir dönem daha garanti olunca bu kez 17/25 Aralık Operasyonlarının üzerini kapatıp, bu yaşananların hepsinin hükumete karşı darbe olduğu yönünde kıyametlere oluşturulan algı operasyonları ile Anayasa değişiminde olduğu gibi beni dahil herkesi inandırarak yerlerini iyiden iyiye sağlamlaştırdılar.

    Ve metal yorgunluğu olunca önce Gezi Olayları ardından 15 Temmuz ve ardından oluşturulan kamuoyu ile solcular dâhil herkesin ‘Ya iktidar düşerse’ veya ‘Bunlardan başka kimse yok’ kardeşim’ demesini sağlayan pompa havuz medyası haberleri..

    Ve konunun sadece iş bankası değil, hedeflerine doğru adım adım ilerledikleri yolda şimdide yeni bir seçim daha kazanıp geriye kalan alanları teslim alma hesaplarıdır.

    Ha bunları yaparken birde başka bir şey daha yapacak..

    Oda bugüne kadar bu iktidarla birlikte hareket eden ancak onlardan olmadıklarını iyi bildikleri eski solcu, ülkücü, ortacı ne kadar kimse varsa onları da fetocüler gibi bir kulp bulup oyun dışı bırakacak.

    Çünkü bu seçimi kazandıkları takdirde tüm kadroları ile tüm alanlara sahip çıkmış olacaklar.



    Fotoğrafı anlatan alt yazı: 51 yıl sonra bugün, bu fotoğrafa bakınca sadece “onu” hatırlıyoruz, cansız bedeninin yanında duranları değil… 

    #CheGuevara


    “En önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissedebilmenizdir. Bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir.”

    #CheGuevara



     


     

  • HDP Seçime Girmeyebilir, Kayatürk Yeniden Saha Çıkabilir..

    Bir dönem bağımsız olmak üzere iki dönem Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Mikail Kayatürk’ün bu kez AK Parti’de şansını deneyip, aday olmaya çalıştığı alınan haberlerimiz arasında olurken CHP tabanının adaylığını açıklayan Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’e sıcak batlığı dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti’nin iki dönemdir Ardahan Belediye Başkanı olan mevcut Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un yanı sıra başta eski İl Başkanı Yunus Baydar’ı olmak üzere birçok isimin değerlendirebileceği ve bu isimlerden hiç beklenmedik bir anda İl Başkanı edilen Hakan Aydın gibi sürpriz bir isimle yerel seçimlere gidebileceğinin de beklendiği Ardahan’da CHP’nin mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın da her an görevinden istifa edip aday olacak isimlerin başında gelmekte.


    HDP Ardahan’ın aday çıkarmayıp, CHP ile seçmeni serbest bırakarak koalisyon kurabileceğinin de konuşulduğu Ardahan’da aynı partinin İl Genel’de ki iddiasını Ardahan Merkez ve Göle’de sürdüreceği de alınan ön bilgilerimiz arasında oldu.


    **En Garantili İsim Azioğlu..


    Ardahan merkez de adları belediye başkan aday adayları olarak geçenlerin başında gelen Yunus Dündar, Mete Özdemir, Orhan Gökdemir, Fakir Yılmaz, Erdal Nalbant, Fevzi Karakoç, Kenan Yılmaz gibi isimlerin de aday adayı olabilecek isimler olarak tartışılırken ilçelerde de aynı yönde tartışmaların devam ettiği gözlenmekte.


    AK Parti Milletvekilinin adaylar konusunda sözünün çok etkili olacağının da görüldüğü Ardahan’da CHP Milletvekilin genel merkezle ipleri iyiden iyiye koparması dolaysıyla yerelde isim belirlemede çokta etkili olamayacağı da konuşulan konuların başında gelmektedir.


    DSP’den seçilip, AK Parti’ye geçtikten sonra başarılı bir başkanlık ortaya koyan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu’nun yeniden aday edilebilecek mevcut belediye başkanları olduğu ileri sürülürken AK Parti’nin Göle ve Posof’ta yeni isimlerle yol alma ihtimalinin yüksek olduğu görülmekte.


    Hanak’ta CHP’ye kaptırdığı belediyeyi geri almak için aday arayışında olan AK Partinin yanı sıra CHP’nin Göle’de aday sıkıntısı yaşadığı Posof’ta ise Posof dışında bir isimle seçimlere gidebileceği de aldığımız bilgiler arasında oldu.


    CHP’nin Damal’da da aday arayışında olduğu ancak mevcut başkanın taban tarafından destek gördüğünden ‘şimdilik’ bunu yüksek sesle seslendirmediği de seçim izlenimlerimize takılan önemli gelişmeler arasında olurken K Parti’nin Damal’da yeniden kadın olan mevcut ilçe başkanı ile şansını deneyeceği de görülmekte.


    Aydının Görevi Önder Olmaktır!








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     
     


    Gazetecilik hayatım boyunca gerek gazeteci olarak gereke toplumun ön safasın da bulunan bir kişi olarak başta yaşadığı kentimin olmak üzere tüm ülkenin sorunları ile yakından ilgilenmeye çalıştım.


    Bunu yaparken hiç bir maddi beklenti içine girmeyerek, yeri geldiğinde kendi maddi imkânlarımla var olan sorunları çözümü için mücadele ettim.


    Gazetecilikle yetinmeyip, stk’larda görev alarak sivil toplum örgütlülüğünün yani dernekçiliğin hatta siyasetin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koymak çabamızın son örneği bir şehrin takımı olan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkmamızdır.


    Ardahan’da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, İstanbul’da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı esnasında ortaya koyduğumuz çaba ve çalışma tüm Ardahan Kamuoyunun gözleri önündedir.


    Ve bu çabaları ortaya koyarken tek amacı kendisine aydın diyen her bireyin bu görevi en iyi şekilde yapmasıdır.


    Bende hep böyle bakarak mücadelemi verdim.


    İstanbul’un her yerine Ardahan yazdıran ARDAFED olarak, sahaya çıkamayacak durumunda olan Serhat Ardahan Spor’u sahaya taşımam bu çabaların en son örneğiydi


    49 Yaşıma gelene kadar gerek ailem gerekse bir fert olarak bu kentin tüm kurumları ile yerleşik, iş yapan, sorunlarının çözümünde el birliğine hep açık oldum


    Hiçbir siyasi partili olmadan tüm siyasilerle birlikte olmaya ve onlarla birlikte bu kentin sorunlarının çözümüne yardımcı oldum.


    Ve sahaya çıkamayacak durumda olan bir takımı yeniden kurup, sahaya sürüp, yeni bir yönetme teslim ederek bir kez daha görevimi yaptığıma inanmanın rahatlığı ile gazeteciliğime, yakında onun da kongresini yapacağım federasyonun yani ARDAFED’in başkanlığıma döndüm.


    Bundan sonra da ‘Aydının Görevi Önder Olmaktır!’ diyerek, taviz vermeyerek yaptığım gazetecilik mesleğimle, stk başkanlığımla bu kente, bu ülkeye hizmet vermeye devam edeceğim.



    **Yine Bir Cumartesi Yazısı..


     


    En son yaşanan depremin Tusinami olup yıktığı Endozya’yı izlemekle yetinen bizlerin aslında içinde, kalbin de, yüreğinde hep bir deprem ve her an tusinamiye dönüşecek olan olaylar olduğunu bilse de gizler, saklar, korkar yada aman birileri anlar der..


    Kimse demesin ki; ‘yok canım o kadar da abartma’


    Evet her insanım diyenin için için yandığı ve her an sarsıntılarla kendisini gösteren depremler yaşarken bu depremlerin tusinamiye dönüşmemesi için büyük mücadele verir..


    Ve bunu yaparken kimi sıktığı dişlerini döker, kimi bir zamanlar hava attığı saçlarının kar beyaz olmasını engelleyemez..


    Bazılarımızda canlı diye gezerken aslında görüldüğü yerde olmadığını, başka dünyalarla dolu beyninin yarattığı baş ağrısı ile kendisini ya sigaraya ya da alkole vererek tatmin etmeye, gönlünde kalbinde sarsıntılar ile kendisini his ettirenin tusinamiye dönüşmemesine çaba gösterip, yorulur, uyumak ister, kıvranıp durduğu yatakta sabah ezanı okunduğunda ancak uykuya dalar..


    Kimisi de o içinde ki korun nerede, kine döndüğünü ark etmeden başka okyanuslara yelken açmaya kalkar ve okandı, kolu kırık, su almaya başlayan geminin dümenin kilitlendiğini açıldığı ve kurtuluş adası olarak gördüğünün serap olduğu anladığında köpek balıkları ile dolu okyanusun ortasında ki fırtınaya yakalandığını iş iten geçsede geride bıraktıklarına ulaşamacağını da anlar.


    Evet bir cumartesi yazısında için için yanan içini dökmenin bile günah olduğu, anlatılamaz, söylenemez, yazılamaz denildiği ve mahalle baskısının namus, kariyer ve sülale denilerek engel olduğu bir toplumda ancak o depremin vurduğu, tusinaminin yıktığı sahillerde kaçan insanlar gibi içimizde ki deprem ve tusinamierde de hep kaçar, sesizliğie sığınıp, toprak olduğumuz an birilerini arkada vağ vağ deyip, geçişiştiriz aslında kendimiz kandırdığımız anlayarak..

  • Yerel Seçimler Öncesi Erken Gelin/Güveyi Oldular!

    Ekonomik sıkıtılar için de olmasına karşın birkaç gönüllünün yükünü üsttlendiği BAL ligi temsilcisi Serhat Ardahan Spor’u 3. Lige çıkma mücadelesi verdiği Ardahan’ın yanı sıra ülke genelinde yaşanan sorunlar karşısında duyarsızlıklarıyla tanınan ve seçimden seçime ortaya çıkıp, memleketi kurtaracaklarını ileri sürüp partilerde aday olma yarışının yeniden başladığı şu günlerde birçok isim de anketlerde yer almaya başladı.


    **Partilerin Gündeminde Adı Olmayanlar Anketlerde Birinci!


    Başta iktidar partisinde olmak üzere CHP, HDP, MHP ve diğer partilerde yerel yönetici olma yarışı içine girdikleri görülen isimlerin şu günlerde sahalarda boy gösterdiği görülürken bu isimlerin birçoğunun aday olmayı düşündükleri partilerin genel ve yerel merkezlerinde adlarının bile geçmediği dikkatlerden kaçmıyor.


    **Köksoy’un Rakibi Taştan mı?


    AK Parit’de Erdoğan’ın belirleyeceği isimden başka bir isimin tartışılmaması gereken bir süreci yaşayan ülke siyasetinde olduğu gibi Ardahan’da da hareketlenen siyasi arena da isimleri geçen onca kişinin erkenden gelin/guveyi olduğu dikkatlerden kaçmazken AK Parti Ardahan’ın mevcut başkan adayının yeniden Faruk Köksoy’un olacağı yönünde ki beklentiler bir hayli yüksek olduğu dikkatlerden kaçmazken CHPnin adayının mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın olma ihtimali her geçen gün bira daha arttığı görülmekte.


    **Param Var Toprağ Başıma Olsun!


    Öte yandan bazı kişilerin paralarına güvenip, başta CHP’ye olmak üzere bazı partilere göz kırptığı ancak siyasilerin yanı sıra seçmenin ‘Haydi oradan bu iş faizle traktör satmaya benzemez, toprağ başına get işine bak’ dedikleri görülmekte.



    **Bu Takıma Sahip Çıkmak Suç mu?


    Para babası Ali Koç’un başkan olduktan sonra Fenerbahçe’nin yaşadığı durum, Milyonerlerin yanı sıra Fatih Terim’in teknik direktörlüğünü yaptığı Galatasaray yenilirken, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin tüm kaynakları ile desteklediği Erzurum Spor’un durumu ortadayken ülkenin 3 gümrük kapısı olmasına karşın ithalat, ihracatı yaptıramayan beceriksiz yöneticilerin makamların da gün saydığı Ardahan’ın takımına sahip çıkanları suçlamak ne kadar namuslu bir iş?


    Namuslu bir iş değilse o zaman sizde bu takımı bir kaşe ile alıp, sahiplenenlerin önünü kesmek ne kadar namuslu bir iş?


    Bunları ve onca sayacaklarımızı sormayanlar neden bu takımın iki maçta yenilgisi ardından küçük bir maddi destekle takıma sahipleneceklerine namussuzca davranıp, takıma sahip çıkanları suçlarlar?


    Sizce neden?


    Diyelim;

    Çünkü koboğ yiyen bir toplum aziz evlatları olduğumuzdan dolayı benim gözüm kör onunda olsun, ben attan düşüt oda düşsün duası içinde olanlarız biz çok namuslular..

  • İstifa Etti!..

    Dışişleri Komisyonunun yurt dışı gezilerine dönüştüğünü savunan Öztürk Yılmaz şöyle konuştu: “Dışişleri Komisyonu hiçbir zaman işlevi olmadı, doğru çalıştırılamadı. Bu kadar uğraşımıza rağmen hiçbir sonuç elde edemeyen Dışişleri Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum. Bundan sonra dış politikayla ilgilenmeyeceğim anlamına gelmiyor. Daha fazla ilgileneceğiz. AKP‘nin türevi bir siyaseti asla kabul edemeyiz. Onların emrettiği, uygun bulduğu, onayladığı gibi bir kişi asla olmadık, olmayacağız. Ben Musul‘da IŞİD’le çatıştım geldim burada kendini bilmez densiz siyasetçi ve trollerle çatıştım. Ülkemin doğruları için burada bazen kendi partimle fikir çatışmasına girdim. Bundan sonra da ülkemin menfaatleri vatanın selameti ve halkın çıkarları için çatışmaktan asla kaçınamam. Bundan sonra bu yolda özgüven ve büyük cesaretle devam edeceğim. AKP’nin kayığına binerek onun hoşuna giden şeyleri söyleyerek dış politika yapamayız.”


     


    TÜRKİYE‘NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU TEMEL KONU GÜÇLÜ SES, GÜÇLÜ MUHALEFETTİR’


    Yılmaz, sağlam bir muhalefet anlayışının ortaya çıkması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:


    “Sağlam bir muhalefet anlayışının ortaya çıkması lazım. Tarihte olmadığı kadar ciddi buhran yaşanıyor. Bundan sonra sadece dış politika değil hayatın her alanıyla ilgili bu kürsüye çıkacağım. Ülke menfaatlerini ilgilendiren her konuda kürsüye çıkacağım. Yanlışa karşı çatışacağım kim olursa olsun. Biz mücadelen geliyoruz. Bugün Türkiye ciddi manada bir muhalefetsizlikten şikayet ediyor. Halk çaresiz insanlar çaresiz. Gidecekleri kapı olması gerekiyor. Bunun açıkça görüldüğünün toplum tarafından bilindiğinin herkes tarafından bilinmesi gerekir. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu temel konu güçlü ses, güçlü muhalefettir. Türkiye’nin yolunu belirleme olayıdır.” 


    ‘BU PARTİYİ BİRİLERİNE BELLİ  MAKAMLARDA TUTMAK İÇİN Mİ KOŞTURMAMIZ?


    Öztürk Yılmaz, yaklaşık bir aydır arazide olduğunu vatandaşların taleplerini, şikayetlerini dinlediğini kaydetti. CHP tabanının iki konuda ciddi duruş sergilediğini kaydeden Öztürk Yılmaz, şunları söyledi: “Bir partide demokrasi kültürünün giderek kaybolduğundan şikayetçi, bir özeleştiri kültürü kalmadı. Niçin biz o zaman AKP’yi eleştiriyoruz? Neden ‘tek adam’ diyoruz? Eğer aynısını yapacaksak, topluma bir hesap veremeyeceksek, başarısızlık olduğunda bunu diyemeyeceksek, o zaman bizim diğerlerinden ne farkımız var? CHP kökleri Kuvayı Milliye’ye  dayanan, Atatürk‘ün bu vatanı kurduğu ve bütün devrimleri yaptığı bir partidir. Bu parti eleştiriden korkmayan bir partidir. Bu parti bir makam partisi değil ideal partisidir. Koltuk, rant partisi değildir. Bazı insanların, ‘aman bir şey olayım’ diye can attığı bir parti hiç değildir. Burada doğru noktada durmamız lazım. Doğru nokta nedir? Toparlanıp yerel seçimlerde iktidar olabilmektir. Genel seçimlerde biz muhalefet olarak yenildik maalesef. Bunun bir kere  özeleştirisinin açıkça yapılması lazım. Kimdi bunlar neden yenildiler. İki milletvekili seçimine, bir referanduma girdim. Üçünden de zaferle çıktım ama buraya geldiğimde boynumuz bükük. Biz bu partiyi birilerine belli  makamlarda tutmak için mi koşturmamız? Bizim ciddi bir sorgulama içine girmemiz, özeleştiri yapmamız, demokratik olmamız lazım. Demokrasiyi içimize sindirip hata yapanın görevinden ayrılması lazım. Ancak o zaman inandırıcı olabiliriz. Milletle inatlaşılmaz, milletin verdiği mesajı alamayanlar millet ile ters düşer. Milletin oyu ancak millet dinlenerek alınır.  Özeleştiri kültürüne girmeliyiz. Toplumla birlikte ancak iktidar olunabileceğini anlamalıyız. Mesele budur bende bu noktada var gücümle çalışacağım.”



    *Kağıt gibi haber sıkıntısı da var..


     



    33 Yıllık bir gazeteci olarak başına oturduğum bilgisayarımın tuşlarına dokunan parmaklarım yazmak istemiyor..

    Ve bunun neden olduğunu düşünürken benim haber sitemin dışında ulusal basına ait internet sitelerini yetmedi haber kanallarını karıştırıyorum..

    Ve parmaklarımın neden yazmadığı, yazmak istemediğini anlıyorum..

    Çünkü bu durumun sadece bende değil, her şeyi kontrol altına alıp, kendi teşkilatlarına bağlayan iktidarın korkusunun basın ve medya üzerinde yarattığı gizli ve baskıcı sansürün buna neden olduğunu anlıyorum.

    Yani benim gibi kimse haber yapmak istemiyor, yorum yapıp başına iş açmak istemiyor..

    Çünkü onca sorun varken Leylek yuvasının vinçle taşındığını, falan ünlünün filanla yakalandığını, iktidarın belediyelerinin her şeyi bitirip, okullara çocuk parkları koyduğu haberleri daha kolay ve baş ağrıtmıyor.

    Hele birde Al/Yapıştır sitemine uyup valilik, üniversite ve diğer resmi kurumlardan gelen hazır haberler varken ne gerek var çok önemli haberleri görüp yazmaya ve başına iş açmaya..

    Ve yazsanız ne olacak, sanki 90 milyonluk ülkede 20 milyon gazetemi satılıyor, kitap mı okunuyor ki?!.

    Gazete bayisine giden gazetelerin satılmadan geri iade edildiği bir ülkede başı sıkışınca gazeteci arayanların bir günde gidip, bir gazete almadığını bilen biz gazetecilerin parmakları nasıl yazsın, nasıl haber yapsın, nasıl fotoğraf çekip, görüntü alıp alın ülkenin gerçek yüzü bu desin..

    Dese ne oluyor, değişen ne oluyor, muhalefettim ayağa kalkıyor, sendikalar mı var, stk yada aydınlar mı ayağa kalkıyor ki..

    Evet, ‘kitap basamayacak halde iken olmayan kâğıdı neden boşuna harcayıp, gazete basalım ki?!.’ diyenlerin sayısının bir hayli azaldığı şu güzelim ülkemde gazeteciyim diyenlerin parmakları da artık haber yazmak istemiyor..

    Çünkü her o parmakların kırılacağından, düşünen beyinlerin içeri atılacağından bunlar olmazsa da, ‘O Gazeteci yada partilimiz değil’ denilip, dışlandığı bir dönem, bir süreç ve bir ülke var karşımızda..

    Bu eser de mevcut iktidarın en önemli eserlerinden biri olarak bizden sonra gelecek olan gazetecilerce yazılır mı bilinmez..




    **Hani Hepimiz Ardahan Sevdalısıydı!


    Şehrin takımı lige çıkmamakla karşı karşıya..

    Vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye, Stk, Başkanları,

    Proflar, Doktorlar, Avukatlar, 

    Yani çok bilmiş Aydınlar,

    Ve yerel basın denen al/yapıştır gazeteciler

    Kısacası muhtarla dâhil..

    Ardahan sevdalıları ortada yok!

    100 TL Bağışla bu takım 3. Lige çıkar deniliyor..

    Sözümüz ona İşadamları,

    İş Kadınları, hatta öğretmenler, memurlar

    Kısacası Ardahan sevdalılrı ortada yok..

    Ya;

    ‘Biz senin yanındayız Serhat’ diyenler;

    Şarap, bira ve makarna olmayınca ortada kayıp..

    Kazcı, gececi, yazcı, sazcı dernekler

    Onları hiç sormayın daha kış gelmedi ki..

    Ya federasyoncuklar?

    Onlar yaz geldiğinde belediyelerin arabaları ile 

    Festivallerde hava atacak sevdam dedikleri memlekette..

    Kısacası her konuda olduğu gibi

    Serhat Ardahan Spor konusunda da

    Sahte ve sanaldır bizim

    Ardahan, Serhat Ardahan Spor Sevdası..

    Çünkü iş başa düştü mü

    Bulamazsın ortada kimseyi..

    Ne yapacaksın o zaman

    Siz olmazsanız da bu takım

    Bu Ardahan sevdası sürecek

    Ardahan ve

    Onun takımı

    Serhat Ardahan Spor

    Demekten öte..

  • Kartal’ın AK Kadın Kartalları..


    Ardahanlı olan hemşerimiz Arzu Öğüt Şimşek’in başkanlığına atandıktan sonra olağanüstü bir tempo ile çalışan AK Parti Kadın Kolları adeta hedeflerine kilitlenmiş birer Kartal gibi CHP’nin kontrolünde ki İstanbul’un Kartal İlçesinin her tarafına ulaşmaya ve partilerini anlatmaya devam ediyorlar.


    Muharrem ayı dolaysıyla kendi yaptıkları Aşuraları Kartal’da dağıtan Arzu Öğüt Şimşek’in başkanlığında ki Kartal AK Parti Kadın Kolları aynı gün Kartal’da ki Cem Evini de ziyaret ettiler.



    *Kağıt gibi haber sıkıntısı da var..


    33 Yıllık bir gazeteci olarak başına oturduğum bilgisayarımın tuşlarına dokunan parmaklarım yazmak istemiyor..

    Ve bunun neden olduğunu düşünürken benim haber sitemin dışında ulusal basına ait internet sitelerini yetmedi haber kanallarını karıştırıyorum..

    Ve parmaklarımın neden yazmadığı, yazmak istemediğini anlıyorum..

    Çünkü bu durumun sadece bende değil, her şeyi kontrol altına alıp, kendi teşkilatlarına bağlayan iktidarın korkusunun basın ve medya üzerinde yarattığı gizli ve baskıcı sansürün buna neden olduğunu anlıyorum.

    Yani benim gibi kimse haber yapmak istemiyor, yorum yapıp başına iş açmak istemiyor..

    Çünkü onca sorun varken Leylek yuvasının vinçle taşındığını, falan ünlünün filanla yakalandığını, iktidarın belediyelerinin her şeyi bitirip, okullara çocuk parkları koyduğu haberleri daha kolay ve baş ağrıtmıyor.

    Hele birde Al/Yapıştır sitemine uyup valilik, üniversite ve diğer resmi kurumlardan gelen hazır haberler varken ne gerek var çok önemli haberleri görüp yazmaya ve başına iş açmaya..

    Ve yazsanız ne olacak, sanki 90 milyonluk ülkede 20 milyon gazetemi satılıyor, kitap mı okunuyor ki?!.

    Gazete bayisine giden gazetelerin satılmadan geri iade edildiği bir ülkede başı sıkışınca gazeteci arayanların bir günde gidip, bir gazete almadığını bilen biz gazetecilerin parmakları nasıl yazsın, nasıl haber yapsın, nasıl fotoğraf çekip, görüntü alıp alın ülkenin gerçek yüzü bu desin..

    Dese ne oluyor, değişen ne oluyor, muhalefettim ayağa kalkıyor, sendikalar mı var, stk yada aydınlar mı ayağa kalkıyor ki..

    Evet, ‘kitap basamayacak halde iken olmayan kâğıdı neden boşuna harcayıp, gazete basalım ki?!.’ diyenlerin sayısının bir hayli azaldığı şu güzelim ülkemde gazeteciyim diyenlerin parmakları da artık haber yazmak istemiyor..

    Çünkü her o parmakların kırılacağından, düşünen beyinlerin içeri atılacağından bunlar olmazsa da, ‘O Gazeteci yada partilimiz değil’ denilip, dışlandığı bir dönem, bir süreç ve bir ülke var karşımızda..

    Bu eser de mevcut iktidarın en önemli eserlerinden biri olarak bizden sonra gelecek olan gazetecilerce yazılır mı bilinmez..




    **Hani Hepimiz Ardahan Sevdalısıydı!


    Şehrin takımı lige çıkmamakla karşı karşıya..

    Vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye, Stk, Başkanları,

    Proflar, Doktorlar, Avukatlar, 

    Yani çok bilmiş Aydınlar,

    Ve yerel basın denen al/yapıştır gazeteciler

    Kısacası muhtarla dâhil..

    Ardahan sevdalıları ortada yok!

    100 TL Bağışla bu takım 3. Lige çıkar deniliyor..

    Sözümüz ona İşadamları,

    İş Kadınları, hatta öğretmenler, memurlar

    Kısacası Ardahan sevdalılrı ortada yok..

    Ya;

    ‘Biz senin yanındayız Serhat’ diyenler;

    Şarap, bira ve makarna olmayınca ortada kayıp..

    Kazcı, gececi, yazcı, sazcı dernekler

    Onları hiç sormayın daha kış gelmedi ki..

    Ya federasyoncuklar?

    Onlar yaz geldiğinde belediyelerin arabaları ile 

    Festivallerde hava atacak sevdam dedikleri memlekette..

    Kısacası her konuda olduğu gibi

    Serhat Ardahan Spor konusunda da

    Sahte ve sanaldır bizim

    Ardahan, Serhat Ardahan Spor Sevdası..

    Çünkü iş başa düştü mü

    Bulamazsın ortada kimseyi..

    Ne yapacaksın o zaman

    Siz olmazsanız da bu takım

    Bu Ardahan sevdası sürecek

    Ardahan ve

    Onun takımı

    Serhat Ardahan Spor

    Demekten öte..


  • Ensar Öğüt Yine Ne Geziyor?

    Yerel seçimler öncesi Ardahan gezilerini arttıran ve yaptığı ziyaretlerle dikkatleri yeniden üzerine çeken Öğüt’ün son şans diyerek bu kez Ardahan Belediye Başkanlığına göz koyduğu ve CHP’de Ardahan Belediye Başkan Adayı olmak için zemin hazırladığı ileri sürülmekte.



    *Kağıt gibi haber sıkıntısı da var..


     



    33 Yıllık bir gazeteci olarak başına oturduğum bilgisayarımın tuşlarına dokunan parmaklarım yazmak istemiyor..

    Ve bunun neden olduğunu düşünürken benim haber sitemin dışında ulusal basına ait internet sitelerini yetmedi haber kanallarını karıştırıyorum..

    Ve parmaklarımın neden yazmadığı, yazmak istemediğini anlıyorum..

    Çünkü bu durumun sadece bende değil, her şeyi kontrol altına alıp, kendi teşkilatlarına bağlayan iktidarın korkusunun basın ve medya üzerinde yarattığı gizli ve baskıcı sansürün buna neden olduğunu anlıyorum.

    Yani benim gibi kimse haber yapmak istemiyor, yorum yapıp başına iş açmak istemiyor..

    Çünkü onca sorun varken Leylek yuvasının vinçle taşındığını, falan ünlünün filanla yakalandığını, iktidarın belediyelerinin her şeyi bitirip, okullara çocuk parkları koyduğu haberleri daha kolay ve baş ağrıtmıyor.

    Hele birde Al/Yapıştır sitemine uyup valilik, üniversite ve diğer resmi kurumlardan gelen hazır haberler varken ne gerek var çok önemli haberleri görüp yazmaya ve başına iş açmaya..

    Ve yazsanız ne olacak, sanki 90 milyonluk ülkede 20 milyon gazetemi satılıyor, kitap mı okunuyor ki?!.

    Gazete bayisine giden gazetelerin satılmadan geri iade edildiği bir ülkede başı sıkışınca gazeteci arayanların bir günde gidip, bir gazete almadığını bilen biz gazetecilerin parmakları nasıl yazsın, nasıl haber yapsın, nasıl fotoğraf çekip, görüntü alıp alın ülkenin gerçek yüzü bu desin..

    Dese ne oluyor, değişen ne oluyor, muhalefettim ayağa kalkıyor, sendikalar mı var, stk yada aydınlar mı ayağa kalkıyor ki..

    Evet, ‘kitap basamayacak halde iken olmayan kâğıdı neden boşuna harcayıp, gazete basalım ki?!.’ diyenlerin sayısının bir hayli azaldığı şu güzelim ülkemde gazeteciyim diyenlerin parmakları da artık haber yazmak istemiyor..

    Çünkü her o parmakların kırılacağından, düşünen beyinlerin içeri atılacağından bunlar olmazsa da, ‘O Gazeteci yada partilimiz değil’ denilip, dışlandığı bir dönem, bir süreç ve bir ülke var karşımızda..

    Bu eser de mevcut iktidarın en önemli eserlerinden biri olarak bizden sonra gelecek olan gazetecilerce yazılır mı bilinmez..




    **Hani Hepimiz Ardahan Sevdalısıydı!


    Şehrin takımı lige çıkmamakla karşı karşıya..

    Vekili, Valisi, Kaymakamı, Belediye, Stk, Başkanları,

    Proflar, Doktorlar, Avukatlar, 

    Yani çok bilmiş Aydınlar,

    Ve yerel basın denen al/yapıştır gazeteciler

    Kısacası muhtarla dâhil..

    Ardahan sevdalıları ortada yok!

    100 TL Bağışla bu takım 3. Lige çıkar deniliyor..

    Sözümüz ona İşadamları,

    İş Kadınları, hatta öğretmenler, memurlar

    Kısacası Ardahan sevdalılrı ortada yok..

    Ya;

    ‘Biz senin yanındayız Serhat’ diyenler;

    Şarap, bira ve makarna olmayınca ortada kayıp..

    Kazcı, gececi, yazcı, sazcı dernekler

    Onları hiç sormayın daha kış gelmedi ki..

    Ya federasyoncuklar?

    Onlar yaz geldiğinde belediyelerin arabaları ile 

    Festivallerde hava atacak sevdam dedikleri memlekette..

    Kısacası her konuda olduğu gibi

    Serhat Ardahan Spor konusunda da

    Sahte ve sanaldır bizim

    Ardahan, Serhat Ardahan Spor Sevdası..

    Çünkü iş başa düştü mü

    Bulamazsın ortada kimseyi..

    Ne yapacaksın o zaman

    Siz olmazsanız da bu takım

    Bu Ardahan sevdası sürecek

    Ardahan ve

    Onun takımı

    Serhat Ardahan Spor

    Demekten öte..


  • Ardahan’da İttifak Adayları Kimler Olabilir?

    Başta iktidar partisi AK Parti olmak üzere Ardahan’da belediye seçimlerini zorlayacak olarak görünen partilerin başında gelen CHP’nin Ardahan’da ittfak yapıp yapmayacağınıon merak edildiği şu günlerde MHP ile ittifak yapacağı net görünen Adalet ve Kalkınma Partisinin mevcut belediye başkanı Faruk Köksoy’da vaz geçmesi halinde yerine kimi getirebileceği de konuşulan Ardahan’da öne çıkan isimlerin arasında Ardahan Üniversitesi Mali İşler Müdür olan Erdal Başdemir geldiği görülmekte.


    MUSİAD Ardahan İl Temsilci Ardahanlı İşadamı Orhan Gökdemir’in yanı sıra Ardahanh eski tarım Müdürü Fevzi Yıldırım, Ardahan eski İl Sosyal Hizmetler Müdürü Erdal Nalbant ve diğer birçok isimin öne çıktığı AK Parti’de bunlar yaşanırken HDP ile açık ya da kapalı ittifaka gideceği öne sürülen Cumhuriyet Halk Partisinin kimleri aday edeceği de en çok konuşulan konuların başında geliyor.


    Avukat Metin Taylan’ın yanı sıra Eczacı Yunus Dündar, ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahan eski Köy Hizmetleri Müdürlerinden Mete Özdemir gibi isimlerin öne çıktığı gözlenmekte.


    Genç ve kariyerinde başarılı bir isim olan ve başta oy deposu olarak bilinen Yeni Mahallede etkili olan bir ailenin ferdi olan Erdal Başdemir’in MHP ile kurulacak bir ittifak ile AK Parti’nin öne çıkarabileceği konuşulan Ardahan’da AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarının da başkan Hakan Aydın’ın başkanlığında yerel seçim çalışmalarına şimdiden start verdiği dikkat çekerken, HDP ile ittifak kurabileceği konuşulan CHP’de her hangi bir hareketlenmenin olmadığı da dikkat çekmekte.



    **İş Adamlarının Gelişi Bir Kelebek Harekatıdır..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


     


    Sürekli göç veren ve batı illerinin adını metropol yaparak başta trafikte olmak üzere, betonlaşmada, yeşil alanların yok edilişinde ve diğer bir çok nedenden dolayı bunalıma sokan doğu illerine yönelik yatırım teşvikleri çıkaran ve bu teşviklerle birlikte başta doğulu iş adamlarına olmak üzere tüm iş adamlarına seslenen hükümetlerin en sonuncusu ve diğerlerinden biraz daha samimi olduğuna inandığımız, gördüğümüz mevcut iktidarıdır.

    Ve bunlar olurken yine metropolerde bulunan ve doğu bölgelerimizden bu kentlere göç etmiş olan insanları gelenek, göreneklerini terk etmeden ‘Güçlü Bir Lobi’ oluşturma çabası içindeki federasyon, derneklerde başta kendi hemşerilerine olmak üzere batıda ki iş adamlarını doğdukları topraklara davet eder, yatırım yapmalarını ister.

    Bunun en güzel örneğini sergileyen onca stk, federasyon ve dernekler arasında bulunan, son üç yıldır bu yönde ciddi çalışmalara imza atan İstanbul’daki Ardahanlıları temsil eden ve kısa adı ARDAFED olan merkezi İstanbul/Şişlide bulunan Ardahan Dernekler Federasyonudur.

    Sık sık iş adamlarını bir araya getiren, onları bölge stk ve siyasileriyle tanıştıran ve memleketin olduğu gibi doğunun bu bölgelerde doğmuş ama doymak için başta İstanbul olmak üzere batı kentlerine göç etmiş olan ailelerin iş adamı, iş kadını olmuş fertlerini yatırıma çağıran ARDAFED’in bu yöndeki çağrısı yatırım teşvikleri kapsamında 6. Bölge olan Ardahan’ın Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın davetiyle sonuç vermiş ve bir grup Ardahanlı iş adamı memleketlerinde ne gibi yatırım yapılabileceğini öğrenmek, kendilerini de neler yapabileceğini görmek için topluca Ardahan’a geliyorlar.

    Başta ARDAFED’in İşadamları Konseyi çalışmalarının öncüsü olan Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu olmak üzere ARDAFED Başkan Yardımcısı/İşadamı Erdinç Koçak, KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe, Çıldır Federasyonu Başkanı/İşadamı Kemal Şimşir, Ardahan Pendik İl Derneği Başkanı/İşadamı Adnan Köroğlu, Ardahan Sultangazi Avrupa Ardahan İl Derneği Başkanı Akın Bozkaya, Ataman Özgür, Ayhan Korkmaz, Cebrail Kamacı, Dinçer Kızılkaya, Doğukan Tatar, Erkan Azeri, Evren Öztürk, Fahri Altun, Gültekin Özyıldırm, Halis Köroğlu, Halit Karahan, İmdat Tatar, Nihat Tanrıkulu, Sit Üstündağ, Serpil Çelik Savaş, Sezer Tatar, Sinan Savaş, Şamil Yağan, Şentürk Apaydın, Talya Atalay, Tarkan Kaya ve Veysel Karatay gibi iş adamı, stk başkanı, gazetecinin katılacağı bu gezi bugünkü Pınar Et’in ilk örneklerinden olan ilk adı Kars-Et olan Ardahan’ın vilayet olmasıyla adı Ardahan-Et Kombinası olan et kombinasının kurulmasına vesile olmuş yıllar önceki iş adamlarının Ardahan ziyaretini hatırlatır gibi..

    Umut ediyor, umut ediyoruz ki başta kendilerini davet eden ESOB Başkanı Mustafa Morkoç olmak üzere Ardahan Valiliği, Ardahan Belediye Başkanlığı, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, İlçe Belediye Başkanları, Yerel Basın ve kısacası Ardahan en güzel şekilde karşılanacak ve bana göre bir Kelebek harekâtı olan bu harekatın yarın daha da büyüyerek, bir o kadar ciddi büyük ziyaretlere, işlere dönüşür.

    Dönüşsün ki; Artık kentleri boşaltmaya başlayan göçü durduracak olan ciddi yatırımların Ardahan’ın da içinde bulunduğu doğu illerimize de nasip olur.

    Bu ziyareti çok önemsiyor, başta çatısı altında Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneğinin de olduğu ARDAFED olmak üzere ESOB’a onlara inanan iş adamı, iş kadınlarımıza teşekkür ediyor, devleti temsil edenlerin bu ziyareti ciddiye almasını, siyasilerin ise bu önemli ziyaret siyasallaştırmadan sahiplenmesini, bu yolda ömrünü tüketen bir Ardahanlı, bir Gazeteci, birkaç stk başkanı ve Ardahan’ın 3. Lig de temsil etmek için Bölgesel Amatör liginde temsil eden ancak maddi ihtiyaca muhtaç Serhat Ardahan Spor adına rica ediyorum.

    Çünkü.. 

    Bir insan dünyayı değiştirebilir mi? İlk söylendiğinde çok zor görünüyor. Zor, ama imkansız değil… Tarih, insanlıklarıyla, buluşlarıyla, duruşlarıyla, görüşleriyle bazı insanların dünyamızı güzelleştirme örnekleriyle dolu.

  • AK PARTİ MKYK'DA BİR ARDAHANLI KADIN!..


    Ak Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Lütfiye Selva Çam´ın listesinde Ardahanlı Hemşerimiz Berçin Havva Öztürk Asil MKYK üyeliğine seçildi.



    Berçin Havva Öztürk kimdir ?

          1986 yılında Ardahan´da doğan Öztürk, Anadolu üniversitesi Halkla ilişkiler bölümüne devam ediyor.

           Öztürk, 2009 Buhara Medya Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmektedir.

          2007 Keçiören AK Parti Teşkilat uzmanlığı,2010 Ankara il Kadın kolları yönetim kurulu üyeliği, 2014 Ankara İl Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Öztürk, evli ve 1 çocuk annesidir.



    **Hazırsızlığa, Önlemsizlik..


    Başta, dünyada örneği olmayan bir şekilde savcılığın yayın yasağı getirdiği Tren kazası ve Ordu’da ki sel olayı olmak üzere yurt genelinde olduğu gibi dünyada yaşanması muhtemel olaylara ne kadar hazırlıksız olduğumuzu dün, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak’ın verdiği yemeğe girerken bir kez daha anladım.


    Ardahan’da n beni arayan ve öğrenci olduğunu anlatan gençlerin Ardahan Üniversitesinde yapılacak olan BYSO sınavlarına geldiklerini ancak yaşanan yoğunluk dolaysıyla kentte bulunan otellerde yer kalmadığını ve birçoğu kız olmak üzere kendilerinin dışarıda kaldıklarını, yağmurdan ıslanan arkadaşların geceyi geçirecek yer bulmadığını belirtip, dertlerine çare olmalarını istiyordu.


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Dernekler Federasyonu ve Serhat Ardahan Spor Başkanı olarak davet edildiğim İstanbul AK Parti İl Başkanlığının kapısının girişinde gelen bu sitem dolu telefon üzerine gazetecilik refleksiyle aklıma ilk gelen AK Parti Ardahan İl Başkanı oldu.


    Çünkü iktidar onlardı, İl Başkanları da kamu görevlilerinden daha güçlü yapan bir sistemin içinde yol alıyor, çözüm bulması gerekenler de onlardı.


    İstanbul İl Başkanı gibi Ardahan İl Başkanlığına yeni atanan AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ile yaptığım telefon görüşmesinde çiçeği burunun da İl Başkanının da konudan haberdar olduğu ve çare ararken bürokratların kendisine verdiği rapordan aldığı bilgilerle yaşanan gelişmeleri anlatıyor, açıklama yapmaya çalışıyordu.


    Ve dışarıda kalan öğrencilerin yurtlara girmesi gerektiğini ama kendisinin olduğu gibi tam donanımlı olan valinin bile bir genel müdüre yani bürokrata söz geçiremediklerini anlatmak istemese de ima ediyordu.


    Evet önce tren kazası ardından Ordu’da ki sel felaketi ve Ardahan’da ki öğrenci rezaleti gibi onca olay karşısında ne kadar hazırlıksız, ne kadar önemsiz ve basit olay diye baktığımızı bir kez daha anlıyor ve his ediyordum..


    Çünkü Ardahan’ı ilk kez gören ve kalacakları yer bulamayıp, kapılarına dayandıkları yurtları valinin, il başkanının hatta belediye başkanın tüm baskı ve istemlerine karşı YURT_KUR denen kumrunun Anakara’da ki yatağında yatan müdüre söz geçirememiş, polislerle cadde ve sokaklarda topladıkları öğrencileri camilerde yatırmıştılar.


    Yani, bana göre büyük birilerine göre önemsiz bir affet yaşanırken yine hazırlıksız yakalanmış, umursanmamıştı.


    Ve deprem kuşağında olan ülkemizin en büyük metropolünde ünlü, ünsüz stk başkanları ile bir araya gelen iktidar partisinin İl Başkanının toplantısına katılmak için Bin 600 km yol gelip, stk’ların ve maddi desteğe muhtaç, aracı ve tesisi olmayan serhat Ardahan sporu anlatacaktım ki moralim alt üst oldu.


    Çünkü birileri yine hazırlıksız yakalanmış  ve Serhat Ardahan’ı olduğu gibi yaşananları önemsiz bir olaymış deyip, geçiştirmeye çalışırken ben ise yine Ardahanlılara sığınıp, sanal ortam da yaptığım çağrı ile dışarıda kalan öğrencilere ev sahipliği yapmalarını ve misafir etmelerini rica etmiş, sağ olsun emniyetteki polislerde baba, ana sıcaklığı gösterip geriye kalan öğrenciler camilerde korumaya, uyutmaya çalışmıştılar..

  • Sürpriz Başkan Göreve Başladı..

    Ardahan’da buluna TOKİ Konutlarının yöneticisi olan ve uzun süredir AK parti İl ve İlçe Teşkilatlarında görev alan Hakan Aydın’ın sürpriz bir şekilde göreve getirildiği Ardahan AK Parti İl Teşkilatı yeniden yapılandırılacak.


    Görevine başlayan yeni AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın partisini en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağını belirtti.



    Kendisi gibi birçok isimin İl Başkanı olmak için başvuruda bulunduğu sırada adı hiç gündeme gelemeyen ama daha önceki İl Başkanı Avukat Yusuf Demirci gibi sürpriz bir şekilde çağrılıp, il başkanlığı görevi verilen AK Parti’nin yeni Ardahan İl Başkanını ne AK Partili belediye başkanları, ne de eski ve il başkanı olmak isteyenler karşılamadıkları dikkat çekerken, yeni İl Başkanı Hakan Aydın’ın ilk açıklamasını yapmak için geldiği AK Parti Ardahan İl Teşkilatında yoğun bir şekilde karşılayanların başında gelenlerin AK Partili Kadınlar olması dikkatlerden kaçmadı.



    *Depremi unutan başkanlar..


    Komşumuz Yunanistan’da çıkan yangında hayatlarını kaybeden insanlara, ‘Oh olsun’ diyen insanlık duygusundan yoksunların sanal ortamda ki yorumlarına baktığımda nedense benim de bizzat mağduru olduğum Marmara Depremini hatırladım.

    Çünkü o günlerde bize ilk el uzatan komşumuz Yunanistan olmuştu.

    Yürekleri yakan doğal afetlerin her an her ülkede yaşanması muhtemelken eski düşmanlıkları kine çevirip, unutmayan ve en önemlisi insan denen en önemli varlığın hem de yanarak ya da dumandan zehirlenerek ölümüne sevinen insanlıktan yoksunlar o günleri tez unutmuşa benziyorlar..

    Ha birde futbolcu Arda’nın otel yapmak için açtığı temel yüzünden canlı yayında çöken ev gözlerimin önüne geldi.

    Ve o temelin kazılmasına izin veren belediye başkanlarının gelişi güzel verdiği ruhsatlarla yükselmeye devam eden gökdelenleri düşündüm..

    ‘Değişim, dönüşüm’ adı altında yenilendiği ileri sürülen ama müteahhitlerin işi en ucuza kapatmak için ne kadar kötü malzeme varsa onlarla diktiği binalara verilen ruhsatların bir göstergesi olan o kâğıt gibi paramparça olan evi izlerken başta İstanbul olmak üzere her gün yeni göçler alan batı kentlerinin yanı sıra ülkemizin deprem kuşağında olduğu da aklıma geldi.

    Başta bizim gazetede olmak üzere birçok yayın organında hemen her gün fotoğraflarını ve çok önemli (!) demeçlerini görüp, okuduğumuz belediye başkanlarının da unuttuğunu gördüğüm 99 depreminin, Yunanistan’da ki afet gibi yürekleri yaktığını da unutuveren başkanlarımız kurdukları paravan derneklere bağış yapan her müteahhide, hatta müteahhit olmayana bile ruhsat verdiklerini de unutmuşa benziyorlar.

    Sarıyer gibi birçok tarihi binaya sahip İstanbul’un semtlerin de hemen her gün yeni bir temelin açıldığı şu günlerde Marmara’nın deprem kuşağında olduğunu ve Allah göstermesin Yunanistan’da ki gibi yaşanacak bir yangın ya da 1999 Yılında yaşanan Marmara Depremi gibi bir doğal afetin nelere mal olacağını da akıl edemeyenler insanların kaçıp, sığınacağı bir alan bırakmadıklarını da diğer unutulan önemli bir durum.

    Kocaeli Kartepe yolu üzerinde ki deprem merkezi gibi bir çok toplanma merkezin hurda deposuna döndürüldüğü ve en önemlisi okullarda, kitaplarda hatta siyasi hayatta tamamen unutuluveren yaşanması muhtemel doğal afetleri balık hafızalı toplumda unutmuşa benziyor.

    Ama en önemli seçimleri iyiden iyiye yaklaşan belediye başkanlarının yeniden seçilme uğruna makarna, kömür dağıtırcasına bina ruhsatı verdiği kentlerde sadece binalar değil ,binaların altında bulunan iş yerlerinin yarattığı tehlikelerde kimsenin umurunda değil.

    Olsaydı mahallenin içinde ki yanıcı maddelerle dolu oto servislerine, merdiven altı tekstil atölyelerine hatta deterjan, parfüm dolum tesislerine izin verilir miydi?

    Bilmem ama Yunanistan’da yaşanan ve bu yazı biterken yüzü insan olmak üzere bir çok canlının hayatına son veren yangın afeti gibi afetlerin ülkemizde unutulduğunu bu yetmez gibi her an yaşanacağı ileri sürülen İstanbul Depreminin ise hiç gündeme gelmediğini de ve onun da tren kazası gibi sorgulanmaya bile gerek görülmediğini görüveriyoruz.

    Hayırlısı diyerek bu yazımın depremi, Yunanistan’da ki gibi ülkemde de her an yaşanması muhtemel bir yangını ve diğerlerini unutan belediye başkanlarının okumasını ve ne anlatmak istediğimi anlaması için duacıyım..



    Bir kampanya da Gençler İçin..


    Hemen her gün kapınızı çalan iki sakallının, ‘yurt yada cami yapacağız’ diyerek ellerinde ki kimin izin verdiği belli olmayan makbuzla para topladığı ülkemde gençlere yönelik bir kampanya başlatan ülkemin sınır, serhat kenti Ardahan’ın 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor için bende bir çağrıda bulunmak isterim.

    Ve Serhat Ardahan Spor’un yaptığı çağrıyı aynen yayınlayıp, başta depremi, yangını unutan belediye başkanları olmak üzere herkesin duyarlı olmasını rica ediyorum.

    İşte o çağrı;

    Sevgili Arkadaşım;

    Gençlerimize sahip çıkma adına Serhat Ardahan Spor’un başlatmış olduğu Destek/Yardım Kampanyasına gönlünüzden kopan gönüllü bir bağışa ihtiyacımız var. 

    Bu konuda desteğinizi bekler saygılar sunarız.

    Kulüp Hesap No: 5800010001496441361815001

    Serhat Ardahan Spor Yönetimi

  • AK Parti’de İstifalar Başladı!

    Ardahan Kamuoyunda adı çokta bilinmeyen Hakan Aydın’ın İl Başkanlığına atanması ile birlikte yeniden oluşturulmaya çalışılan Adalet AK Parti Ardahan İl Teşkilatı Yöneticileri de ard arda istifa etmeye başladılar.


    Yunus Baydar’ın bırakması ardından yerine bakan Mutlu Şanlıtürk’e görevi bırakmasının istenmesi ile başlayan süreçte İl Başkanı olmak için birçok kişinin başvuruda bulunduğu AK Parti Genel Merkezinin Ardahan kamuoyunda çokta isim bilinmeyen Hakan Aydın’ı İl Başkanı olarak görevlendirmesi ardından eski yöneticilerin görevlerini bıraktığını İl Teşkilatına bıraktıkları istifa mektupları ile görevlerini başladı.


    İstifaların yaşanmaya devam ettiği AK Parti Ardahan İl Başkanlığına atanan Hakan Aydın’ında kendi ekibini kurmak için kolları sıvadığı alınan diğer haberler arasında oldu.



    **El Birliği İle Vakıflaşma..


    Serhat Ardahan Sporu baştan aşağıya yeniden oluşturma çabalarımızın sürdüğü şu günlerde Kafkasya’ya açılan Ardahan’ın muhteşem bir kampüse sahip Ardahan Üniversitesinin kurmaya çalıştığı ve bu yönde düzenlediği toplantıya katılma fırsatı yakaladım.

    Salona ilk girdiğimde gördüğüm manzara karşısında önce dona kaldım..

    Ama sonra ilk şoku atlatıp, geç gittiğim için protokol kurallarını umursamadan yerime geçmem gerektiğini düşünüp, ilk gördüğüm yere geçtim.

    Çünkü aylardır, günlerdir yapılan çağrılara, basılan, dağıtılan davetiyelere, onca telefon görüşmelerine karşın girdiğim salonda batıda tanıdığım yüzlerin bir kaçı dışında kimseler yoktu..

    10 yaşına giren ve bizimde sıkça dikkat çektiğimiz yani üniversitenin kuruluşundan bu yana Ardahan kent merkeziyle birlikte hareket etmesi yönünde eksikliklerin olduğunu bu nedenle gerek kent merkezinde açacakları Güzel Sanatlar Fakültesi ve Hayvancılık sektörüne katkı sunacak olan Hayvancılık Enstitüsü ile Ardahanlılarla birlikte üniversiteyi büyüteceklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Birer’in iyi niyetli vakıf kurma çabasına hem kurucu üye, hem de gönüllü bir Ardahanlı olarak karınca kararınca katkımı sunduktan sonra orada ki iş adamlarına baktım.

    Çoğu Ardahan merkez de kendi yağından kavrulan ama başta İstanbul’dakiler olmak üzere batıda ki Ardahanlı iş adamlarının ikna edilip getirilemediğini gördüğüm o toplantıda, Ardahan’a yönelik samimi çabaları olduğuna inandığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da bu yönde sıkıntılı oldukları ve Ardahan’a gelmeyen, getirilemeyen işadamlarına öyle ya da böyle ulaşılması gerektiğine dikkat çekiyordular.

    Öncelikle batıda ki Ardahanlı iş adamların ulaşmanın yolu onlara 24 saat içli, dışlı olan başta Ardahan dernekler Federasyonu olmak üzere federasyonların, derneklerin birinci muhatap olarak alınması gerektiğini de gördüğüm o toplantıda en önemli konu ise iş adamı kisvesi altındaki bazılarının 870 bin lira bulunamadığı için müteahhit firmanın bitiremediği Çıldır Meslek Yüksek Okuluna devrini sağlamadıkları halde daha öncekilerinde olduğu gibi o toplantıda hava basmalarıydı.

    Yani o toplantıda olduğu gibi önce ki toplantılarda para, destel vermektense akıl vermekten öte bir şey yapmayanların yine başa oturulduğunu görüyordum.

    Yani kanie imkanları ile bile 870 bin lirayı verip, yurt binası çilesi bitmediği için kapatılma noktasına gelen Çıldır meslek Yüksek Okulu’nun kurtaramayanlar bu kez Ardahan Üniversitesini hava, civalarıyla kurtarmaya gelmiştiler..

    Hâlbuki daha önce ki hemde Çıldırlı olan rektör gibi başta bugün kü Sayın Rektör olmak üzere Vekilin, Valinin ve Belediye Başkanının iyi niyetli girişimleri ve istemleri bugüne kadar hep bu boş hava basanlar yüzünde havada kalmamış mıydı?

    Bilemiyorum ama samimi tür toplantıların havada kalmasının tek yolunun başta gençlere sahip çıkıldığını ortaya koyulması gereken en önemli bir kapı olan Serhat Ardahan Spor’a ve Ardahanlı öğrencilere sahip çıkacak olan samimi iş adamlarına ve nunları tırnağına kadar tanıyan stk başkanlarına ulaşmaktır.

    Bunun en güzel örneği Cezayir’den Serhat Ardahan Spor’a yaptığı destekle örnek olan Şefik Öktem’in oğlu olan ve bugün yurt dışında kurduğu şirketi aracılığıyla ülkenin marka iş adamları arasında yer almaya başlayan Kubilay Öktem, çok yoğun olduğunu bildiğim ve bu toplantıyı önemseyen Turgut Samancı gibi isimlerdir.

    Evet, Ardahan Üniversitesinin 10. Yıl Dönümünü kuracağı bir vakıfla taçlandırmak istemi çok önemli bir adım olduğu kadar bu yönde yapılan toplantı da bir o kadar moral bozucuydu.

    Çünkü vakıf kurmak, federasyon, dernek çatısı altında bir araya gelmek yani hep dediğim, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin öyle her toplantıda poz verip, boş çıkanlarla olmayacağını artık anlamak, algılamak gerekir..

    Bunun içinde önce bu yönde gerçek anlamda samimi bir ekip kurmak ve bu ekibe başkanlık edecek olan Valinin, ‘ben valiyim aramam’ demediği, Rektörün, ‘Ben rektörüm, sekreterim arasın’, Vekilin, ‘ben vekilim gitmem, danışmanım aradı ya’ Beleidye Başkanlarının, ‘Özel kalmeden aramadılar mı?’ demeden başta Ardahan belediye başkanı olmak üzere ilçe belediye başkanlarını, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri hatta muhtarları da yanlarına alarak, İstanbul ve batı denen ve göçün, güç olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara yani uzaklarda ki federasyon yöneticilerini ev sahibi yaparak batı turu yapılmalı diye düşünüyorum.

    Ve öneriyorum..

    Yoksa dün Vekilin, Belediye Başkanlarının bugün Rektörün önemli çıkışları yine havada kalır, Ardahan’da güzel havası dışında gerçek anlamda istenen o havayı alamaz ve devam eden göç ile her geçen gün biraz daha nefessiz kalıp, boşalır.

    Ve en önemlisi bu yönde samimi adımlar atanlarda gün gelir o adımları atmaktan korkar, vazgeçer ve onlarda bana ne der..


     


    **El Birliği İle Vakıflaşma..


    Serhat Ardahan Sporu baştan aşağıya yeniden oluşturma çabalarımızın sürdüğü şu günlerde Kafkasya’ya açılan Ardahan’ın muhteşem bir kampüse sahip Ardahan Üniversitesinin kurmaya çalıştığı ve bu yönde düzenlediği toplantıya katılma fırsatı yakaladım.

    Salona ilk girdiğimde gördüğüm manzara karşısında önce dona kaldım..

    Ama sonra ilk şoku atlatıp, geç gittiğim için protokol kurallarını umursamadan yerime geçmem gerektiğini düşünüp, ilk gördüğüm yere geçtim.

    Çünkü aylardır, günlerdir yapılan çağrılara, basılan, dağıtılan davetiyelere, onca telefon görüşmelerine karşın girdiğim salonda batıda tanıdığım yüzlerin bir kaçı dışında kimseler yoktu..

    10 yaşına giren ve bizimde sıkça dikkat çektiğimiz yani üniversitenin kuruluşundan bu yana Ardahan kent merkeziyle birlikte hareket etmesi yönünde eksikliklerin olduğunu bu nedenle gerek kent merkezinde açacakları Güzel Sanatlar Fakültesi ve Hayvancılık sektörüne katkı sunacak olan Hayvancılık Enstitüsü ile Ardahanlılarla birlikte üniversiteyi büyüteceklerini belirten Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Birer’in iyi niyetli vakıf kurma çabasına hem kurucu üye, hem de gönüllü bir Ardahanlı olarak karınca kararınca katkımı sunduktan sonra orada ki iş adamlarına baktım.

    Çoğu Ardahan merkez de kendi yağından kavrulan ama başta İstanbul’dakiler olmak üzere batıda ki Ardahanlı iş adamlarının ikna edilip getirilemediğini gördüğüm o toplantıda, Ardahan’a yönelik samimi çabaları olduğuna inandığım AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un da bu yönde sıkıntılı oldukları ve Ardahan’a gelmeyen, getirilemeyen işadamlarına öyle ya da böyle ulaşılması gerektiğine dikkat çekiyordular.

    Öncelikle batıda ki Ardahanlı iş adamların ulaşmanın yolu onlara 24 saat içli, dışlı olan başta Ardahan dernekler Federasyonu olmak üzere federasyonların, derneklerin birinci muhatap olarak alınması gerektiğini de gördüğüm o toplantıda en önemli konu ise iş adamı kisvesi altındaki bazılarının 870 bin lira bulunamadığı için müteahhit firmanın bitiremediği Çıldır Meslek Yüksek Okuluna devrini sağlamadıkları halde daha öncekilerinde olduğu gibi o toplantıda hava basmalarıydı.

    Yani o toplantıda olduğu gibi önce ki toplantılarda para, destel vermektense akıl vermekten öte bir şey yapmayanların yine başa oturulduğunu görüyordum.

    Yani kanie imkanları ile bile 870 bin lirayı verip, yurt binası çilesi bitmediği için kapatılma noktasına gelen Çıldır meslek Yüksek Okulu’nun kurtaramayanlar bu kez Ardahan Üniversitesini hava, civalarıyla kurtarmaya gelmiştiler..

    Hâlbuki daha önce ki hemde Çıldırlı olan rektör gibi başta bugün kü Sayın Rektör olmak üzere Vekilin, Valinin ve Belediye Başkanının iyi niyetli girişimleri ve istemleri bugüne kadar hep bu boş hava basanlar yüzünde havada kalmamış mıydı?

    Bilemiyorum ama samimi tür toplantıların havada kalmasının tek yolunun başta gençlere sahip çıkıldığını ortaya koyulması gereken en önemli bir kapı olan Serhat Ardahan Spor’a ve Ardahanlı öğrencilere sahip çıkacak olan samimi iş adamlarına ve nunları tırnağına kadar tanıyan stk başkanlarına ulaşmaktır.

    Bunun en güzel örneği Cezayir’den Serhat Ardahan Spor’a yaptığı destekle örnek olan Şefik Öktem’in oğlu olan ve bugün yurt dışında kurduğu şirketi aracılığıyla ülkenin marka iş adamları arasında yer almaya başlayan Kubilay Öktem, çok yoğun olduğunu bildiğim ve bu toplantıyı önemseyen Turgut Samancı gibi isimlerdir.

    Evet, Ardahan Üniversitesinin 10. Yıl Dönümünü kuracağı bir vakıfla taçlandırmak istemi çok önemli bir adım olduğu kadar bu yönde yapılan toplantı da bir o kadar moral bozucuydu.

    Çünkü vakıf kurmak, federasyon, dernek çatısı altında bir araya gelmek yani hep dediğim, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ nin öyle her toplantıda poz verip, boş çıkanlarla olmayacağını artık anlamak, algılamak gerekir..

    Bunun içinde önce bu yönde gerçek anlamda samimi bir ekip kurmak ve bu ekibe başkanlık edecek olan Valinin, ‘ben valiyim aramam’ demediği, Rektörün, ‘Ben rektörüm, sekreterim arasın’, Vekilin, ‘ben vekilim gitmem, danışmanım aradı ya’ Beleidye Başkanlarının, ‘Özel kalmeden aramadılar mı?’ demeden başta Ardahan belediye başkanı olmak üzere ilçe belediye başkanlarını, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri hatta muhtarları da yanlarına alarak, İstanbul ve batı denen ve göçün, güç olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara yani uzaklarda ki federasyon yöneticilerini ev sahibi yaparak batı turu yapılmalı diye düşünüyorum.

    Ve öneriyorum..

    Yoksa dün Vekilin, Belediye Başkanlarının bugün Rektörün önemli çıkışları yine havada kalır, Ardahan’da güzel havası dışında gerçek anlamda istenen o havayı alamaz ve devam eden göç ile her geçen gün biraz daha nefessiz kalıp, boşalır.

    Ve en önemlisi bu yönde samimi adımlar atanlarda gün gelir o adımları atmaktan korkar, vazgeçer ve onlarda bana ne der.

  • Ardahanlı CHP’li 4 Delegenin 3’ü Kurultay Dedi!

    *Hanak Belediye Başkanı


    CHP’nin Ardahan Muhalif Kanadının Başını Çekiyor..


    Kocaeli’nin Gebze ilçesinin AK Partili Belediyesin de sade bir memur olarak çalışırken Kılıçdaroğlu’nun Hanak’ta Belediye Başkan adayı ettiği Hanak Belediye Başkanının da içinde bulunduğu CHP’nin Ardahan delegelerinin 4’nün 3’ü Kılıçdaroğlu’na karşı çıkıp, kurultay çağrısı yaparken Büyük Kurultay Delegesi olan Damal Belediye Başkanı kurultay çağrısına karşı çıktı.


    Büyük Kurultay isteyen CHP’nin 3 Kurultay Delegesinin arasında olan Hanak Belediye Başkanı mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın yeniden aday edilmesini de istemeyenlerin başını da çektiği ve HDP’nin Hanak ve bölgede ki ilçelerde bin oyu almasına katkı sunmakla suçlamıştı.



    **Peki, Siz Değişmeyecek misiniz?      


    Kurultay seslerinin her geçen gün daha da artan ve bu yönde imzaların toplandığını gördüğümüz Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer muhalefet partilerinin başarısızlıkları sadece Genel Başkan ve üst düzey yani bu partilerin MYK ya da PM’lerinin suçumu?


    Yani CHP’nin yıllardır sağlayamadığı başarı, HDP’nin hıng, mıng ve emanet oylarla ancak barajı geçmesi ve diğer partilerin yüzde onu ancak geçebilmesinin suçlusu sadece üst düzey yöneticilerin mi?


    Bilmem ama bana kalırsa son olarak tren faciasından olduğu gibi bu ülkede her başarısızlığın sanki başarıymış gibi suçu başkalarına atarak kurtarma gibi bir alışkanlığı var..


    Örnek mi?


    Başkan adayı olan İnce’nin kendi köyünde bile tam oy alamadığı gibi İstanbul Esenyurt, Beylikdüzü, Ankara, Çankaya, İzmir Kordon, Adana, Mesin, Edirne ve Ardahan’ın da içinde bulunduğu tüm CHP İl ve İlçe Örgütlerinin başarısızlığının faturası sadece Kılıçdaroğlu ve CHP’nin üst düzeyi yetkililerine kesilmesi en güzel örnek değil mi?


    Evet doğrudur.. Yaşanan başarısızlıkta ilk suçlanan geminin kaptanı, ordunun komutanıdır..


    Bu bir kuraldır ve bu kural en çokta Japonya’da yerine getirilen namuslu bir iştir..


    Ancak CHP’nin İl ve İlçe Başkanlarına, Meclis Üyelerine, Yerelde ki Yöneticilerine baktığınızda kellesi istenen CHP’nin üst çatısından çokta başarılı olmadıklarını görmek mümkün..


    Yani süt dökmüş kedi misali suçlu arayacakların birazda kendilerine bakması ve her başarısızlıkta kendilerinin de tuzunun olduğunu görmeleri gerekmez mi?


    Bilmem ama başta havuz medyası olmak üzere iktidarın onca yetki almalarına karşın hala kendilerine en büyük engel gördükleri CHP ve HDP’nin bitirilmesi operasyon/algılarının devam ettiği ve bu partinin alt/üst yöneticilerinin de kendi başarısızlıklarını kapatmak için suçlarını kapatıp suçu üste atmaları ne kadar doğru bir durumdur?


    Yani yıllardır değişmezi olan HDP Ardahan İl Başkanı gibi CHP’nin İl Başkanı ve diğer sizin tanıdığınız CHP’li, MHP’li, HDP’li ve diğer muhalefet parti İl ve İlçe Başkanları, ‘ne kadar başarılılar ki üstleri başarısız olmuş?’ diye neden sorulmaz ki..


    ‘Haydi, o zaman hep birlikte istifa edelim, tüm muhalefetin ve kurultay isteyen CHP’nin İl Başkanları, ilçe Başkanları, Örgüt Sorumlular gelin Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu hepiniz önce bir istifa mektubu yazın, genel merkeze sunun sonra hep birlikte kurultaya gidelim’ desek buna kaçınız uyar?


    HDP ve diğer muhalefet partileri içinde aynı durum geçerli olsun mu?


    Bilmem ama o yenemedikleri iktidar partisi başarılı olmasına karşın İl, İlçe hatta yönetimleri değişip, yerele gitmeye çalıştığı şu günlerde bu gidişle muhalefet yine kayıp edecek ve yine herkes bir birini suçlayacak diye korkarım..


    İşte tam burada tüm yeni, mevcut, eski CHP’li, HDP’li ve diğer muhalefet partilerin İl, İlçe, Belde, Kadın, Gençlik teşkilat ve örgütlerine çağrımdır..


    Ne iş yaptıkları bilinmeyen dernek başkanları gibi size de başkan desinler diye değil yıllardır bir yere götürmediğiniz partinizin baştan aşağıya yenilenmesi için delegelerinde içinde olduğu tüm teşkilat ve örgütler, ‘Sadece üze yönetim değil, bizde başarısız kaldık, istifa ediyoruz’ deyin bakalım..


    Deyinde bu ülkede başarısızlığın ödülünün en namuslu yolunun istifa olduğunu herkese kanıtlayın ve yeni bir döneme imza atın..


    Atında her başarısızlıkta başkasına suçu atıp, koltukta oturanları utandırın..


    Evet var mı sizde o yürek?!.


    Yani sizde değişecek misiniz?..


    Haydi Sizi Görelim..

  • Vekil İstemezken, CHP Ardahan Değişim İstiyor..

    Alınan bilgilere göre bugün bir araya gelecek olan CHP’nin Büyük Kurultay Delegelerinin Kılıçdaroğlu dâhil üst yönetimin değişmesinden yana oldu8kları ve bu fikirle bugün bir araya gelerek bu yönde karar alacakları ileri sürüldü.



    **İl Başkanı Taştan: Değişimden Yanayım..


    Cumhuriyet Halk Partisinde başlayan değişim istemine yana oldukları öğrenilen CHP Ardahan Büyük Kurultay Delegelerinin bugün bir araya gelerek, İnce’nin Kılıçdaroğlu’na karşı aday edilmesi beklenen Büyük Kurultay için istenmde bulunacakları öğenilirken bu yönde görüşlerine başvurduğumuz ve bu yönde ne düşündüğünü sorduğumuz CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan kendisinin düşüncesinin değişimden yana olduğunu ve üst yönetimde mutlaka bir yenilemenin şart olduğuna inanlardan olduğunu belirtirken CHP’nin Ardahnalı delegelerinin hangi yönde karar verecekleri konusunda hür iradeye sahip olduklarını belirtti.



    **Vekil Değişime Karşı Çıkmıştı!..


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın değişmesinden yana olduğu, CHP’nin Büüyk Kurultay Delegeleirnin değişimden yana mehilli olduğu öğrenilen şu günlerde CHP’nin üst düzey yetkilisi olan CHP Ardahan Milletvekili, CHP Genel Başkan yardımcısı Öztürk Yılmaz ise yaptığı açıklama da değişimi isteyenlerin CHP’yi zaafa uğratmak isteyenler olduğunu belirtmiş ve kurultay istemlerinin 2Sen kalk ben oturayayım’ isteminden başka bir şey olmadığını belirterek kurultay isteyenlere karşı çıkmıştı.


    “Yerel seçim öncesi kurultayın yapılmasının bir yarar sağlayacağını düşünmüyorum. Ama hataların, eksiklerin, hata yapanların mutlaka özeleştiri yapması gerekiyor aksi halde bir şey düzelmez” diyerek kurultaya karşı çıkan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın bu açıklaması ve CHP Ardahan İl başkanı ile Büyük Kurultay Delegelerinin istemi CHP’nin Ardahan’da da aynı düşünmedikleri, ayrı gittiklerini bir kez daha ortaya koydu.



    **Nasıl Bir İl Başkanı İsterim?


    OHAL’i kaldırıp, ondan beter yetkilerle işleri her biri kamu görevlisi olan valilere devir etmeye devam eden Başkan Erdoğan’ın başlattığı yeni dönemde milletvekillerinin boşa çıktığı gibi İl ve İlçe Başkanlarında çok iş kalmadığını görmekteyiz.


    Yani yıllardır şikâyetçi olduğumuz ve yakındığımız Ankara Merkezli kararların bundan sonra Beştepe ve Valilerin eline geçtiğiniz gördüğümüz bu durumun neden yaşandığını da ölçüp, biçmek gerekir.


    Birincisi Başkan Erdoğan’ın da çok yakındığı ama düzeltiyeyim derken tüm yetkileri başta mecliste olmak üzere her iktidar döneminde gizli iktidar olan bürokrasinin toplandığı Ankara’dan alıp, Beştepeye topladığını görüyor ve bu yetkilerin uygulanması ve yürütülmesi için o çok yakındığımız bürokrasinin başında olan valilerin ellerinin daha da güçlendirildiğini görmekteyiz.

    Peki, gerçek demokrasilerde bu doğru bir şey mi?


    Yanlış..


    Peki ne yapılmalı?..


    İşte cevabı can alıcı olan bu soruyu sorduran sebebe bakmak ve bunun üzerinde giderek Başkan Erdoğan’ın haklı ya da haksız olduğuna yönelik olarak ona göre cevap vermeliyiz derim.


    Öncelikle gerçek demokrasilerde idareciler ve kurumlar arasında görev dağılımı ve paylaşımı var olduğunu bildiğimiz belirtelim..


    Peki demokrasi oyunu oynandığı ülkemde bu gerçek anlamda yapılıyor mu?


    Ben yapıldığına şahit olmadım..


    Çünkü Adam vekil olur olmaz 7 sülalesini devlet memuru yapmakla kalmıyor, bugün Erdoğan üzerinden yakındığı tek adamlık moduna girip, vekili olduğu kentte uçan sineğin erkek mi, dişimi olduğuna bile karışıp, kimseye imkân tanımıyor.


    Adam İl Başkanı oluyor, yerelde kral olduğunu sanıp, başta bürokrasi üzerinde olmak üzere her alanda ‘ben varsam, varsınız’ deyip, havalara giriyor..


    Yada bunlarda razı olan toplumun beklentileri olan işleri yapmaktan aciz, boynuna taktığı kravatla çelenk koyup, protokolün gülü olmaktan öteye geçmiyor..


    Bu durum sadece siyasi partilerde ya da kamu idareciliğinde mi yaşanıyor?


    Tatbikî hayır..


    Adam vekil yada il başkanı olmak için ortaya koyduğu performansı kurulan derneğin, federasyonun, spor kulübünün yönetimine girmek için de ortaya koyuyor, seçiliyor, vekil, başkan, yönetim hatta denetim kurulu üyesi oluyor sonra ortada kayıp oluyor..


    Sonra ara ki bir imza için bulasın..


    İşte yukarıda saydıklarımız ve sayacaklarımız dolaysıyla Başkan Erdoğan gibi bir çok iş yapmak isteyen yetkileri bir elden toplamaya çalışırken diktatör, tek adam suçlaması ile karşı karşıya kalıyor..


    Halbuki Japonya başta olmak üzere Avrupa hatta Afrika ülkelerinde ki anlayışın yok denecek kadar az olduğu ülkemde görevini yapması gerekenlerin başında, içinde oldukları görevlerini yapamadıklarındandır bugün OHAL’ın yerine BUHAL’ın yanı yetkilerin Beştepe ve Valilerin elline verilip, toplanması isteği..


    Peki, bu durumu değiştirmek için ne yapmalıyız, nasıl bir başkanlık, yönetim anlayışı olmalı?


    Vallahi bana soracak olursanız başta iktidar partisi il başkanı olmak üzere başkan dediğin önce başına geçtiği görevin sorumluluğunu bilmeli..


    Yükü sırtlamalı, görev verdiklerinin görevlerini yerine getirmediği halde de bana ne deyip, devreye girmeli.


    Yani işi Beştepe’ye yada onun emir memuru olan valilere bırakmamalı..


    Hele o başkan Ardahan gibi gözden ırak, gönülden de unutulan kentler, ilçelerse bu görev ve başkanlık daha da önemli  olmakta..


    Yani şu an İl Başkanı aranan AK Parti Ardahan İl Başkanı ben olursam kimin yetkisi ne olursa olsun öncelikle iktidar olan partinin o kenti yönettiğini his ettirir, mesai saatine 9.30 da başlayanlardan sorumlu olanları görevlerini yapmalarına nazik (!) çe davet ederim..


    Bu kentin olduğu gibi ülkenin sorunları ile yakından ilgilenir o içi boş yalancı ve birileri tatil yapsın, oturum parası alsın diye yapılan boş toplantılarla zaman geçirmem, halkın katılımın sağlandığı, gerçek sorunların masaya yatırıldığı etkinliklerin önüne düşerim..


    İşini yapmayanlara, ‘Adam yok’ idare edelim demeden bavullarını toplamalarını isterim..


    Mevcut çekirdek bir kadro ile namusluca, müteahhitte ortak olmadan, iş-kur gibi kurumları arpalık sanmadan işlerin yürüyebileceğini ortaya koymak için gerektiğinde 24 saat ayakta olur, muhalefeti, muhtarları, stk’ları işim içine katan bir anlayışla yol almaya çalışırım..


    Ve kısacası; ‘bana başkan desinler’ diye değil, başkanlığı hak eden anlayışı ortaya koyar, puanı rütbe, kimlik verenlerden değil, alkışı halktan beklerim..


    İşte benim aradığım başkan, istediğim başkanlık anlayışı..


    Peki, bunu, dün başbakan, bakan, başkan olmak için kendini yırtanlar ve bugün İl Başkanı olmak için başvuranlar dâhil gelip, geçenler yaptım mı?


    Yapsaydı bugün tek adam, hatta diktatör dedikleri ama 25 yıla yakındır içine girdiği siyasi hayatta işini yapmaya çalışan ve ‘Muhtar olamaz’ denilen Erdoğan Başkan olmazdı?!.


    Evet, şimdi, ‘Bende İl Başkanı olmak istiyorum’ diyen var mı, buyursun..

  • İl Başkanı Olmak İçin Sıraya Girdiler..


    Şu ana kadar 14 isimin İl başkanı olmak için adeta sıraya girdiği öğrenilen AK Parti Ardahan İl Başkanlığı için başvuran isimlerin yanı sıra genel merkez bazında girişimler de bulundukları öğrenenlerle bu sayının 20’yi geçtiği alınan bilgiler arasında oldu.


    Şu ana kadar başvuranlar arasında isimleri olan ve ‘Evet, İl Başkanı olabilir’ puanını alan, Fırat Avşar, Soner Görmüş, Ömer Yılmaz dışında diğer isimlerin birçoğunun adeta iş olsun deyip, ‘Bende başvurayım’ diyenler olarak değerlendirilmesi dikkat çekerken, Ardahan kamuoyunda  bu isimlerin birçoğunun iktidar olan AK Parti’nin İl Başkanı olacak isim vasfı taşımadığı da dikkatlerde kaçmıyor.


    Fırat Avşar, Soner Görmüş, Ömer Yılmaz, Sevcan Şimşek, Behzat Emin, Günay Kay, Aşkın Kaya, Asker Yıldırm, Serkan Eryat, Turgay Güzel, Hakan Aydın, Fahrettin Görmüş, Polat Nalbant ve Murat Aktaş’ın yanı sıra Osman Yıldız ve Serdar Gökdemir’in AK Parti Ardahan İl Başkanı olmak için AK Parti Genel Merkezine başvuruda bulundukları ve nabız yokladıkları öğrenilen bir süreçte olduğu öğrenilen AK Parti Ardahan İl Teşkilatına başkanlık edecek isimin bu isimler dışında başka biride olma ihtimali de konuşulurken, İl Başkanı olacak olan isimin AK Parti Ardahan Milletvekili ile AK Partili Ardahan Belediye Başkanlarının yanı sıra İlçe Başkanlarının da onayının da önemine dikkat çekilmekte



    **Unutulan Demokrasi, Uyuyan Muhalefet!..


    Bugün yaşananları özetlemek için size gerçek yaşanmış ama hal dilinde masala dönen bir kısa hikaye anlatmak istiyorum..

    Çünkü 24 Haziran öncesi OHAL’ı kaldıracaklarını belirtip,24 Haziran’dan sonra da ortaya çıkıp, ‘biz verdiğimiz her sözü tutan bir iktidarız’ diyenlerin kaldıracaklarını belirttikleri OHAL’ın yerine getirdikleri BUHAL’i en iyi anlatacak olan anlatacağım hikayedir..

    Evet, Başbakan’ın meclis başkanı, bakanların komisyon başkanı, yakınların bakan, dostların bakan yardımcısı olduğu yeni sistemi adım adım hayata geçirenler lütuf edip, OHAL’ı de kaldırıyorlar..

    Allah razı olsun..

    Şimdi siz zaten uyuyanlar bir de bana kızıp, diyeceksiniz ki; Haydi kardeşim anlat şu hikayeyi de uykumuz geldi..

    Durun hemen kızmayın anlatacağım, hem de ninniyi de ekleyeceğim, az sabır..

    Ama geneli yine kayıp edip, yerel seçimleri unutan ve her zaman ki gibi bir birine düşen CHP’nin ve onun gibi bu ülkede onca yaşananlara karşı ne yaptıkları belli olmayan ve OHAL’ın BUHAL olduğu şu günlerde halleri içler acısı muhalefetin durumunu da anlatmak istiyorum.

    Ülkenin olduğu gibi Meclisinde dizayn edilmeye çalışıldığı bu günlerde yine bir birine düşen ve bir birlerinin paçasına yapışan muhalefetin başını çeken CHP’nin belediye seçimlerinin de için de olduğu yerel seçimlere hazırlanması gerekirken yeniden kurultay kavgalarının içine düştüğü şu günlerde adeta beleşten vekil olan İYİ Partili vekillerin dün demediklerini bırakmadıkları Bahçeli’nin elini öpmek için sıraya giriyor, politika üretmekten ve ülke partisi olmaktan zorlanan HDP kayıplarda..

    Tabi hepsinin manası hazır..

    Yani; Biz bir birimizle ‘çatışıyoruz’ pardon çalışıyoruz, ama medya ve basın bizi görmüyor..’ diyorlar..

    Ve ‘unutulan demokrasi, uyuyan muhalefet’ dönemi devam ediyor..

    Neyse çok dolanmadan biz hikayemize gelip, demokrasinin nasıl unutulduğunu, muhalefetin nasıl uyuduğunu anlatan hikayemizi anlatalım..

    Bizzat benim köyüm Şişka’da yaşanan bu gerçek kesit sanki bugün yaşananları ortaya koyması gerçekten de acınacak bir durum..

    Çünkü sanalda yaptığı bir paylaşım yüzünden Ardahanlı iş adamlarından Meli,h Aktürk’ün de jet hızıyla tutuklandığını da duyuyoruz..

    Hikâye aynen şöyle;




    **10 Yumurtayı Getir, Al 20 Yumurtayı..

    Efendim Şişka’da bir kadın her sabah kalktığında çocuğunun yatağı ıslattığını görüp, illallah ediyor ve çare aramaya başlıyor.

    Komşu kadınları çağırıp, otla doldurulmuş olan döşeği her gün ıslatan ve çürüten çocuğuna çare istiyor..

    Kadınlar baş başa veriyor, çare arıyor, ama ne fayda her gün aynı manzara yaşanmaya devam ediyor..

    Ve sonunda biri çıkıp diyor ki;

    ‘-Kız biliyor musun bizim aşağıda ki mahallede ki dede var ya onun nefesi çok güçlüymüş, okuduktan sonra bir üfürüyor, derde çare oluyor.. Gel senide ona götüreyim..’ diyor..

    Çaresiz kalan kadın her gün döşeği ıslatan çocuğu da alıp, bahsi geçen, üfürüğü güçlü dedeye gidiyorlar..

    Dedenin kapısın da çare arayan bir iki yaşlı ve birde çocuğu olmayan yeni gelin..

    Giriyorlar sıraya, sessizce bekliyorlar dedenin içeride kime üfleyip, çare olmasını ve sıranın kendilerine gelmesini..

    O esnada çocuğu olmayan gelin her gece ot döşeği çürüten çocuğu kucağına alıp, özlemle seviyor..

    Ve bir an bakıyor ki eteği sular içinde, çaktırmıyor, kucağında ki çocuğu yere indirip, o çok istediği çocuk özlemini unutuverip, ıslanan eteğini toplayıp, alttakilerinde ıslanmasını engellemeye çalışıyor..

    Tam da bu sırada dede içeriden bağırıyor kim var gelsin hele..

    Islanan eteğine çare arayan gelinin meşgul olması, onlardan önce sırada olanların dedeyi duyacak kadar kulağa sahip olamamasını fırsat bilen kadın sırayı bozup, dalıyor içeri, gelinin eteğini de çürüten çocuğu kolundan tutup, içeri çekiyor.

    Ve dedenin karşısına geçip, anlatıyor derdini..

    Dede bir kadını, birde çocuğu süzdükten sonra mırıldıyor..

    -Bu işe çare olurum ama 10 yumurta..

    Kadın önce anlamaz..

    Dede bu kez yüksek sesle, ‘Gelin sen 10 yumurta al gel taze olsun, tavuktan yeni çıkmış olsun ha’ deyip, gelini evine, yumurtaları getirmesi için yolluyor..

    Kadın çaresiz koşarak eve gidip, ikisi de komşudan 10 yumurtayı alıp yeniden dedenin ve yanına bıraktığı çocuğun olduğu üstten pencereli damın odasına giriyor..

    Dede yumurtaların gelmesiyle açılan gözleri ile başlıyor okumaya, çocuğu önüne alıp üfürüyor ve tamam gidin bundan sonra olmaz diyor..

    Yani 10 yumurtayı alan dedenin okuması ve üflemesi işle sorun bitiyor gibi..

    Çocuğu evine alıp gelen ve akşamı heyecanla bekleyen kadın rahat uyumanın hayali ile önce çocuğu uyutuyor..

    Ve günün stres ve yorgunluğu uyanınca burnuna keskin bir koku geldiğini anlıyor ve hemen çocuğunun yatağına bakıyor ki ne göre!..

    O her gün sıdık kokan çocuğu altı bu kez daha beter halde.. Çişinin yanı sıra birde büyüğünü yapmış halde çocuk yarı beline kadar batakta!.

    Çocuğu ellemeden hemen kümese koşan kadın ne kadar yumurta varsa topluyor ve al acele yıkadığı çocuğu da alıp dedenin kapısını dönüyor..

    Ve diyor ki;

    Dede, dede bak 10 yumurta aldın küçük suyu kesecektin ama bırak küçüğü bir de büyüğü eklettin..

    Şimdi al şu 20 yumurtayı da Allah rızası için çocuğu eski haline çevir..

    Yani işin kısacası bize kaldırılacak denen OHAL’ı aratacak olan yeni yasalarla siyasileri, adaleti, hukuku, insan hakları değil, çok şikayetçi olduklarını belirttikleri bürokrasinin başını çeken valileri OHAL’in yerine gelecek olan BUHAL ile daha da güçlendirenler ve bunları görmeyip, uyuyan muhalefetin olduğu ülkemde 20 yumurta bulabilecek miyiz? 

    Onu da ben bilemiyorum..

    Çünkü basın ve medya korkudan, muhalefet uykudan altlarının ıslandığını bile fark edemiyor halde..

  • Ardahan’ın Yeni İl Başkanı Kim Olacak?

    AK Parti Genel Merkezinin atamasını yapacağı öğrenilen AK Parti Ardahan İl Başkanlığına kimin atanacağının beklendiği şu günlerde İl Başkanı olmak için şimdiye kadar 5’i Baydar’ın kurduğu mevcut İl yönetiminde olmak üzere 12 kişinin başvuruda bulunduğu öğrenildi.


    AK Parti Ardahan İl Başkanlığına atanması muhtemel güçlü isimler arasında olan mevcut İlçe Başkanı Fırat Avşar’ın yanı sıra Soner Görmüş, Ömer Yılmaz,Efsal Polat Nalbant, Asker Yıldırım, Murat Aktaş, Günay Kay, Fahrettin Görmüş, Serkan Eryat, Aşkın Kaya, Behzat Emin ve Hakan Aydın’ın İl Başkanı olmak için başvuruda bulundukları öğrenildi.


     



    **Turizmden yoksun ekonomi ancak böyle olur..


    İl kez bir bal festivali ile tanıştırdığımız ve tatil moduna giren İstanbul’dan Ardahan’a doğru yol aldığım Karadeniz sahili boyunca uğradığım her esnafın ekonomiden bir hayli dertli olduğunu gördüm.


    Gerçi aynı durum seçimlerden öncede vardı ve bu durumu kurtarmak için seçmenin, ‘istikrar daha çok bozulmasın’ adına ikinci kez oy verdiği Adalet ve Kalkınma Partisi yani AK Parti’nin ortaya koyacağı ekonomik politikaları dört gözle beklediğini de biliyoruz.


    Evet, o koskoca Karadeniz’in nasıl olup 100 yıldır ekonomiye kazandırılabileceğini düşünüp, deniz taşımacılığı başta olmak üzere turizme destek olacak olan ancak Çıldır gölünde olduğu gibi Karadeniz sahili boyunca plaj sayısından yoksun oluşuşunun nedenimi düşünürken aracımı kapısına park ettiğim Balıkçı Restoran’ın bom boş olduğunu görüyorum.


    Çok güzel ve bir o kadar nezih bir restorandın neden boş olduğunu sorduğumda yine karşıma yaşanan ekonomik dar boğaz ve başkan Erdoğan’ın da yakındığı hantal ve anlaşılmaz olan bürokrasi çıkıyordu.


    Çünkü Beykoz sahilinde, Sarıyer’de ki restoranlara yüz basan bu restoranın içkisiz olduğunu da öğreniyordum.


    Hâlbuki mas mavi sularına bakan bu restoranda turistler olmalıydı ama alkol ruhsatı yok diye insanların sadece balık yemek için gelmediğinden yakınılması da ayrı bir sor işaret oldu.


    Evet Karadeniz sahili gibi nice turizm hazinemizin olduğu ama deniz taşımacılığı gibi bir çok konuda kullanamadığımız Karadeniz’i seyretmekten öte bir şey yapmadığımız bir ülkede ekonominin oturaklı olması, enflasyonun tek rakamlara düşmesi, elbette beklenemez.


    Bunun yanında Karadeniz sahil yolunu izleyip geldiğim Ardahan gibi yayla turizmi aracılığı ile ekonomiye katkı sunacak olan o yeşilim, serin ovaların, yaylaların bom boş beklediğini bir kez daha görüyordum.


    Havaalanı gerek yok denilip, iki gümrük kapısında beklenen ithalat, ihracatın yapılamadığı ve her yıl bin insanın göç etmeye devam ettiği Ardahan gibi ülkemin diğer kentlerin de ki bir çok tatil cennetinin yeterince tanıtılamadığı gibi tanınanların büyük bölümünün ya resmi dairelerin tatil köyleri ya da İl Özel İdarelerin elinde bir iki kamu görevlisinin rahat etmesi için olduğunu da hatırlıyordum.


    Ve ekonomisi her dönem pamuk ipliğine ve elin dolarına bağlı olan ülkemin rüzgârlarının boşa estiği, yaylalarının bir iki belediye ve dernekçinin, ‘Şenlik, şölen, söz de festival’ adı altında çaldırdığı davul zurna ile anlatılmaya çalışıldığı ülkemin turizimi denilince başta Antalya olmak üzere Ege bölgesinin üzerinde döndüğünü de ve bunun yeterli olmadığını da düşlünüyordum.


    Halbuki dört bir yanı cennet köşesi olan ülkemin petrolden daha değerli olan turizme eğilerek, bu yönde daha ciddi yatırımlar yaparak başta ülkenin tanıtımı olmak üzere bölge bölge, İl, İl, hatta köy turizme katkı sunmaları düşünülmelidir.


    Yani bugün yine dar boğaza girdiğimiz ekonomimiz rahatlatmanın diğer bir yönü olan yayla turizmine, bölge bölge gezilerle denizlerimizi, göllerimizi, yeşilim ova ve yaylalarımıza sahip çıkmalı ve bu yönde hareket etmeyi artık düşünmeli, bu yönde ciddi projeler hazırlayıp, hayata geçirmeliyiz.


    Ve yeni kabinesini kuran Başkan’ın 15 Temmuz’un yıl dönümüne harcanan paraların aynısını hatta iki katını bu yönde harcanması için emir vermesi halinde hem piyasalar hem de bin bir güzelliğine sahip ülkenin denizi, doğası, yaylası, gölü de tanınmış olur diye düşünüyorum.


    Evet dar boğazda çıkmanın yeşil doları yeşilimizle al aşağı etmenin bir yolu olan bu önerimizin dikkate alınıp, yeni bir Turizm’e yönelik ciddi bir hareketinin şart olduğunu düşündüğüm ülkemde bu anlattıklarımın anlayıp hayata geçirecek olan bir yönetim anlayışına ihtiyaç var.


    Yoksa dernekler, muhtarlara bir iki çadırın verilip, açılışına gidilen içi boş ve tanıtıma beş kuruş faydası olmayan ve en önemlisi de yabancıyı çekmeyen yaz etkinlikleri ile ne Karadeniz, nede Doğu Anadolu’yu ne Orta Anadolu’yu, Ne de Trakya’yı tanıta bilir, ekonomiye katabiliriz..


    Ha unutmadan bunu da yapacak olan aklın Ege ve Akdeniz’de ki gibi özel sektörle birlikte kol kola girmesi de şarttır.


    Yoksa Ardahan Yalanızçam Kayak Tesisleri gibi İl Özel İdareye bırakırsanız tanıtımı, konaklamayı, otel yapmayı 100 yıl daha beklersiniz..


    Çünkü devlet anlayışı ile bu işlerin olmayacağını, bir iki kamu görevlisinin çiftliği olmaktan öteye geçmediğini söylemek ayıp olmaz..

  • AK Parti İl Başkanı Şanlıtürk Görevi Bırakıyor!..

    Gelişmeyi doğrulayan AK Parti Ardahan İl Başkan Vekili Mali Müşavir Mutlu Şanlıtürk İl Başkanlığı yapmak istemediğini AK Parti Genel Merkezine ilettiğini bunun üzerine partisinin yeni bir İl Başkanı arayışına girdiğini belirtti.


    Kendisinin istifasının istendiği yönünde ki haberlerin doğru olmadığını belirten Göleli Mali Müşavir Mutlu Şanlıtürk yaşanan bu durum tamamen kendisinin istemi ve inisiyatifinde gelişen bir konu olduğunu belirtti.


    **Başkan Erdoğan’mı istifasını istedi?


    Kendisinin görevi bırakacağını iddia eden Şanlıtürk’ün bu açıklamasının yanında Şanlıtürk’ün görevi bırakması gerektiğini Başkan Erdoğan’ın istediği de ileri sürüldü.



    **İlk olarak Gazeteci Fakir Yılmaz twitter üzerinde duyurmuştu!


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Mutlu Şanlıtürk’ün görevi bırakacağı yerine AK Parti İlçe Başkanı Fırat Avşar’ın atanacağını ilk olarak twitter da paylaşan gazeteci Fakir Yılmaz’ın bu duyumu da böylece doğru çıkmış oldu.


    Serhat Ardahan Spor Desteğinizi Bekliyor..


    Ardahan’ı 3. Lige taşıma mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor’u baştan aşağı yeniden kurma çalışmalarını sürdüren kulüp yöneticiler maddi sıkıntıyı aşmak için ‘Batıdan/Doğu’ya Spor’a Katkı’ başlıklık bir kampanya başlattı.


    Serhat Ardahan Spor Desteğinizi Bekliyor..


    Başta Ardahanlı iş adamları olmak üzere tüm Ardahan sevdalılarından destek beklediklerini ve kampanyalarına katılmaları için çağrıda bulunan Serhat Ardahan Spor Kulüp yöneticilerinin ilk çağrısına ilk desteklerde gelmeye başladı.



    **Karataş, Yılmaz ve Sarıçam’dan İlk Destekler..


    Gençliğe sahip çıkma, Gençlerin göç etmeyip Ardahan’da kalmalarını teşvik etmek ve en önemlisi gençleri yeşil sahalarda tutmak için Ardahanlı gençlerin ve sporseverlerin çabalarına destek arayışı başlatan ve bu yönde bir kampanya başlatan Serhat Ardahan Spor’a ilk destelerde gelmeye başladı.


    ‘Batıdan/Doğu’ya Spor’a Katkı’ başlıklı kampanya ilk destekleri sunan ve kulübün resmi hesabına para desteği sunan ilk isimler BYM adlı tekstil firmasının sahibi Gürsoy Karataş, Nihat Deniz ve Tuğba Gurbet Yılmaz ve Ertan Sarıçam oldular.


    Kulübün resmi banka hesabı olan Ziraat Bankası Ardahan Şubesi:580001000149641361815001 hesabına ilk desteklerini sunan Nihat Deniz ve Tüğba Gurbet Yılmaz’ın ortaklığında ki GRİİTY adlı firma, Gürsoy Karataş’ın sahibi olduğu BYS adlı firma ve Ertan Sarıçam’a teşekkürlerini ileten Serhat Ardahan Spor Kulüp yöneticileri tüm Ardahanlıların desteklerini beklediklerini belirttiler.




    **İşte o çağrı..


    Kıymetli ARDAHAN sevdalısı kardeşim. Bilindik üzere SERHAT ARDAHAN SPOR KULÜBÜ olarak lige katılma olanağı elde edilebilmesi için kısa vadede sizleri zora sokmayacak küçük bir katkı saglamani rica ediyoruz.


    Madem ki ortak hedefimiz sevdamiz ARDAHAN; buyrun sizinde katkınız olsun.


    Bu Ardahan’ı seven sensin ve geri dönüşünü bekliyoruz..


    Saygılarımızla.. Not: Katkı sunduğuniz takdirde banka makbuzunu bizimle paylaşırsanız basta Ardahan Yerel Gazetelerinde olmak üzere kulübün sayfasında teşekkür için paylaşım yapılılacaktır..


    Fakir Yılmaz. Kulübün resmi hesap nosu:


    Ziraat Ardahan Şubesi:580001000149641361815001



    **Başkanın Yeni Kabinesi..


    Sistem değişikliğine giden ve bu ülkenin ilk başkanı unvanını kazanan Recep Tayyip Erdoğan yeni dönem ekibini de ilan etti.

    4’ü eski bakan olan yeni ekibin bir ikisi dışında hemen hepsinin kamuoyunun tanıdığı isimler olması bu ekibin devlet yönetiminde hiçte yeni olmadıklarını da ortaya koydu.

    Başkan Erdoğan’ın bu ekiple yapacaklarını az çok tahmin eden biri asıl merak ettiğim 600 Milletvekilinin nasıl olup bu ekibe katkı sunacaklarıdır.

    Yani Başkan Erdoğan ve ekibi meclisi önemseyip 600 vekili içinde barındıracak olan meclisle mi yoksa ‘dediğimiz dedik’ deyip, meclis rağmen mi ülkeyi yönetip, yöneteceklerini merak ederim.

    Çünkü Erdoğan’dan önce Demirel ve Özal’ın da mecliste hiç memnun olmadıkları ve meclisin işleri geciktirdiğinden sık sık yakındıklarını bilen Başkan Erdoğan’ın değiştirilmesini sağladığı yeni yönetim anlayışı ile meclise sadece bütçeyi götürüp, onaylatmaktan öteye geçmeyeceklerini yaptıkları ilk açıklamalarından görmekteyiz. 

    Benim de 19 kişilik bir yönetimin başkanı olarak yetki dağılımının işleri ne kadar dağıttığını ve iş yaptırmadığını bilen biri olarak Başkan Erdoğan’ın da yeni seçtiği ekibinde içinde bulunduğu devlet yöneticileri ile meclisi çokta beklemeyeceğini zaten 16 yıldır görüp, izliyoruz.

    Neyse bekleyip görelim başta Başkan’ın yardımcısı olmak üzere yeni kabinesi ve meclisin nasıl çalıştığını..

    Bakalım yeni bir sisteme ne kadar zaman içinde alışıp, ayak uydurup, Başkanın dediği ve iddia ettiği gibi hep birlikte bu ülkeyi zirveye taşıyacağız diye beklerken bana göre mecliste bulunanların bu dönem en rahat eden milletvekilleri olacağa benzer.

    Çünkü başta Başkan Erdoğan olmak üzere yeni kabinesinin ve 600 Milletvekilin bildiği tek şey var oda meclis olmasa da işlerin Başkan Erdoğan’ın omuzlarında öyle ya da böyle yürüdüğüdür.

    Evet, hayırlı olsun dediğimiz Başkan’ın yen kabinesiyle yeni bir dönemin yaprağını açtığı Türk Siyasi Hayatının defterine nelerin yazılacağını hep birlikte izlemek için sırtımızı oturduğumuz koltuğa mı yaslayacağız yoksa onlarla birlikte coşup ayağa mı kalkacağız yoksa endişe içinde yeni bir seçime kadar tırnaklarımızı mı yiyeceğiz hep birlikte göreceğiz.



    **Tren şehitleri..


    Ankara’nın yeni döneme merhaba dediği bir sırada meydana gelen tren faciasında ölenlerin kaç kişi olduğunu bile öğrenmeden getirilen yayın yasağı ne anlama geliyor.

    Terör saldırısı mı, yoksa ihmal mi?

    Bilmem ama birçok konuda olduğu gibi getirilen yayın yasağının saçmalığı ve anlamsızlığını toplumun yorumuna bırakırken onca insanın ölümüne neden olanların hala yeni kabineyi bekleyip, istifayı düşünmeden son ana kadar işgal ettikleri koltuğa sarılmaları da diğer bir ölümcül vakadır.

    Peki, yayın yasağının getirilip, içeriği ile kamuoyuna bilgi verilmeyen kazada hayatlarını kayıp edenler ihmalin şehitleri olarak kabul edilip, en azında ailelrine bir teselli verilebilecek mi?

    Bilmem onu ben..

    Çünkü hem yayın yasağı var, hem de yeni kabine var..

    Karar onların ve bu yaşananları görüp, her yayın yasağı ile yaşananları kanıksayan bir toplum var..

    Ondan dolayı biz gazeteciler pekte iş düşmüyor, gelen resmi açıklamaları dipte köşede normal bir olaymış gibi yayınlamaktan öteye..

  • Tek Başın 2. Kez Seçildi!..

    Foto: Dinçer AKTEMUR



    24 Haziran seçimlerinde Ardahan’dan yeniden CHP Milletvekili seçilen CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, mazbatasını aldı.

    Ardahan’da ki sandıklardan ikinci sırada Milletvekili seçilen Yılmaz, mazbatasını almak üzere İl Başkanı Yalçın Taştan ve partililerle birlikte adliyeye geldi. Yılmaz, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de katıldığı törenle mazbatasını Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Murat Yıldız’ın elinden teslim aldı. Mazbata töreninin ardından Yılmaz, beraberindekilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

    Yılmaz, yeni dönemde Ardahan halkının üzerlerine yüklediği sorumluluk bilinciyle, kente en iyi şekilde temsil etmeye çalışacaklarını söyledi.



    Bal Festivalimiz Var, Birlikler Nerede?






      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com


    4-8 Temmuz’da İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan ve siz okurlarımız dâhil tüm İstanbul’un davetli olduğu Ardahan Günleri Bal Festivalinin başladığı şu günlerde bir şey dikkatimi çekti.


    O da;


    Türkiye Bal Birliği diye bir kurum var ve bu kuruma bağlı onca Bal Birliğinin ortada olmayışı..


    Peki, Çin’den sonra bal üretiminde 2 nci olan Türkiye’nin balı yeterince tanıtılıp, anlatılabiliyor mu?


    Bilmem ama bu ülke de iş yapıyor gibi ne iş yaptıkları belli olmayan o kadar kurum var ki say say bitmez.


    Evet, Ardahan’ı, Balını, Kaşarını tanıtmak için çabalayan bizlerin bu süreçte bir kez daha gördüğü şey bu ülkede içi boş o kadar kurumun olduğudur.


    Başkan Erdoğan’ın zaman zaman değil hep dikkat çektiği ve bunun için de hep puan aldığı bu durumu düzeltmek içinde bir Erdoğan’ın yetmeyeceği de diğer bir gerçek.


    Bal Festivalini düzenlemeceğizimizi ve nasıl bir katkı sunacaklarını sorduğumuz Türkiye Arıcılar Birliği gibi Ardahan Arıcılar Birliği de bırakın boş bir arı kovanı ile destek vermeyi geri dönüşleri bile olmadı.


    İşte Türkiye’nin birliği gibi çeşitli dallarda birlikler kuranlar da işlerinde ne kadar samimi olduklarını görüyoruz.


    Dernekçiliğin yılda bir kaz gecesi düzenlemek veya belediyelerden aldıkları otobüslerle memlekete piknik yapmaya gitmek sayanlar gibi Bal Birliği başta olmak üzere adları sarıya çıkan içi boş ama kasaları tıklım, tıklım dolu sendikalarda aynı değil mi.


    Bilmem ama bu ülkede çivisi çıkmış onca kurumun başını çekenlerin biride Türkiye Bal Birliği denen ve onlara bağlı olan onca birlik değil mi?


    Belki de çok iş yapıyorlar da gazeteci olan ben başta olmak üzere hepimiz körüz.


    Bu nedenle değil mi bunların  sahte olduğunu ortaya çıkarıp, halka en güzel şekilde anlatan Başkan Erdoğan’ın bu ülkede neden bu kadar iktidarda kaldığının cevabı..


    Yani birlik, oda, federasyon, dernek adı altında onca kurumun içi boş ve etkisi olmadığını topluma en iyi şekilde anlatan Erdoğan gibi hepimizin bunların gerçek yüzlerini ortaya koyan etkinliklerle ortaya koyarsak o zaman gerçek birlik sağlanır..


    Neye biz yine işimiz bakıp, 4-8 Temmuz’da benimde içinde olduğu ekibin düzenlediği ve Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek olan bal festivaline gidelim.


     


    **İstanbul Bal’a Doyacak..


    Kafkasya Balının ana merkezi konumunda ki Ardahan İstanbul’da Bakırköy Botanikpark’ta bir kez daha tanıtılacak.


    6.6 ila 7.25 mm lik dil uzunluğu ile Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan kapısı konumundaki Ardahan’ın yaylalarını süsleyen çiçeklerden elde ettiği balların sergileneceği Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali 4 Temmuz’da Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşecek.


    Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından organize edilen etkinliğe 400 bin ila 1 Milyon insanın ziyaret etmesi bekleniyor.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ARDAFED Kaşarı, Kışı, Eti, Çiçeği ile ünlü Ardahan’ın yüksek rakımlarında yetişen bin bir çiçekten elde edilen Kafkas Balını İstanbul’da herkese anlatmak, tanıtmak için organize ettikleri Ardahan Tanıtım Günleri’ne tüm İstanbulluları davet ettiklerini belirtti.

  • Atalay 4. Kez Mazbatasını Aldı..

    İki ay süren seçim çalışmaları ardınan geçtiğimiz günlerde yapılan seçimler ardınan yeniden Ardahan Milletvekili seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay,azbatasını almak üzere İl Başkanı Mutlu Şanlıtürk ve İkinci sıra Milletvekili adayı Halil İbrahim Dursunoğlu’yla birlikte Ardahan Adliyesindeydi.



    Atalay, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de katıldığı törenle mazbatasını Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Ali Turgutalp’ın elinden teslim aldı. Mazbata töreninin ardından Vekil Atalay, beraberindekilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.


    Ardahan’da 4. Kez milletvekili seçilen ve 4 dönemdir mazbata alan Prof. Dr. Orhan Atalay, “inşallah Türkiye’ye ve Ardahan’a hizmete devam edeceğiz. Bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. 



    Kılıçdaroğlu Görevini yapmıştır..


    Seçim sonuçlarına baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerin artacağı, hatta istifası isteneceğini hepimiz bilmekteyiz.

    Hâlbuki seçimlerin erkene alınmasıyla birlikte demokrasi ve eşitlik adına ortaya koyduğu tavırları ile bana göre ülkemiz demokrasisine büyük katkı sunan Kılıçdaroğlu bu seçimlerde gerekeni yapmış ve eleştirilmesi gerekenin kendisi değil CHP’nin 90 yıldır değişmeyen zihniyeti olmalıdır.

    Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olduğundan bu yana değiştirmeye çalıştığı CHP’nin kendini yenilemeyen bu zihniyetine yenilmiş ve bir seçimin daha kayıp edilmesinin önüne geçememiştir.

    Nasıl mı?

    CHP’nin kurulduğundan bu yana ortaya koyduğu katı devletçilik anlayışı ile bugüne kadar başta Kürtler olmak üzere muhafazakâr kesimi hep kendinden uzaklaştırmış, en son olarakta devrimci, demokrat kimliğine sahip insanları kendisinden uzaklaştırmıştır.

    Çünkü CHP laiklik adı altında bu ülkede ki kırsal kesimi kırmış, iş adamına, sanayiciye sömürgeci olarak bakmış, Kılıçdaroğlu gibi işçi kesimi üzerinde etkisi büyük olan iş adamları ile istenen diyalogu kurmamış, iş adamlarını olduğu gibi toplumu Menderes’in, Demirel’in Erbakan’ın, Özal’ın, Türkeş’in ve son olarak da Erdoğan’ın kucağına olmasa da yanına itmiştir.

    CHP özgürlük, laiklik dernek eşitliği unutmuş, sahil kenarında ki bir grup dışında insanlara ulaşamamış, halk, hak, hukuk denen anlayışı Cumhuriyet’in düşmanları olarak görmüştür. aVe bunları genel başkan olduktan bu yana değiştirmeye çalışan Kemal Kılıçdaroğlu’nu da yemiş, yenmiştir.

    Ve aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşit demokrasi adı altında ortaya koyduğu ve HDP dâhil muhalefeti bir araya getirme çabasına da kıza yine aynı CHP zihniyeti olmuştur.

    Yani aynı Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye gitmesinin önüne aynı zihniyet CHP’nin değişmesi kozmik odası geçmiştir.

    Ha unutmadan partisinin meclise girmesine vesile olduğu Meral Akşener’de CHP gibi Kılıçdaroğlu’nu anlamamış, ‘Sen benim partimin seçimlere girmesi için gerekeni yaptın. Bende senin başkan adayın İnce’yi destekliyorum’ dememiş, kendisi ayrı telden çalarken kendiside tarihe gömülmüştür.

  • Batı da 3 Ardahanlı Milletvekili Oldu..

    Ardahan Başkanlığı Onayladı!Ardahan Başkanlığı Onayladı!


    AK Parti: Prof. Dr. Orhan Atalay CHP: Öztürk Yılmaz


    Ardahan’da seçim sonuçları açıklandı. Ardahan’da AK Parti önceki döneme göre oyunu yüzde 2 arttırarak yüzde %38’e yükseltti.


    CHP Öztürk Yılmaz’la %24 alırken, HDP Taşkın Aktaş’la %22’de kaldı.


    Bu sonuçla Ardahan’da AK Parti ve CHP birer Milletvekili çıkarmış oldu.


    Ardahan’da Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Recep Tayyip Erdoğan yüzde %43’le Ardahan’da büyük zafer elde ederken, Muharrem İnce yüzde %35’te kaldı.


    ARDAHAN İL GENEL OY DAĞILIMI


    AK PARTİ Orhan Atalay 21 Bin 350 oy 

    CHP Öztürk Yılmaz 14 Bin 282 OY 

    HDP Taşkın Aktaş 11 Bin 750 OY 


     


    2018 ARDAHAN SEÇİM SONUÇLARI


    Açılan Sandık %97,32


    CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ


    Açılan sandık %97,3


    Recep Tayyip Erdoğan


    %43,62


     Muharrem İnce


    %35,37


    Selahattin Demirtaş


    %15,49


     


    Meral Akşener


    %4,64


    Temel Karamollaoğlu


    %0,62


    Doğu Perinçek


    %0,26


    MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ


    Açılan sandık %97,3


    Cumhur İttifakı


    %44,41


    AK Parti


    %37,00


    MHP


    %6,71


    Millet İttifakı


    %30,64


    CHP


    %24,50


    İyi Parti


    %4,98


    Saadet Partisi


    %0,93


    HDP


    %21,99


    Vatan Partisi


    %0,30


    HÜDA PAR


    %0,22



    Ve Seçim Bitti, Sıra Sorunları Aşmak..


    Başta demokrasi olmak üzere birçok konuda büyük beklentileri olan ülkem hüriradenin rahatça hareket ettiğini gördüğümüzbir seçimi daha geri de bıraktı.


    Bu yazının yazıldığı sırada başta ülkenin en kuzey vilayetlerinden olan Serhat Ardahan’dan olmak üzere oy kullanımının huzur için devam ettiği ülkemin seçileceklerden beklentilerini sıralamak gerekirse Eren Doğan adlı arkadaşın yaptığı tespitlerle karşımıza şu tablo çıkmakta.


    Demokrasinin olmazsa olmazına dikkat çeken Doğan’ın beklentilerinin hemen hepsinin hepimizin olduğunu ve seçileceklerin bu beklentileri kendilerine anayasa etmesi gerektiğini düşünüyorum.


    İlk resmi Başkanın kuracağı kadrosuyla parlamento ile birlikte uyum içinde çalıştığı bir yönetim anlayışının ilk adımının atılacağı bugünden itibaren ya yeni bir seçimin yada yerel seçimlerinde tartışılacağını belirtip, Doğan’ın biz vatandaşın beklentilerine geçelim..


    İşte bir seçimi daha geride bıraktığımız ülkede seçileceklerden beklentiler, seçenlerin seçilenlerden istediği Türkiye..


    *Çalışan Milletvekili..


    Biz, milletvekillerini bu ülkeye hizmet etsinler diye seçiyoruz. Ancak pek çoğumuz biliyoruz ki görevini yerine getirmeyen, maaşı alıp keyfine bakan milletvekilleri var.


    Bu sorunun en temel nedeni, oy toplamak amacıyla alakasız kişilerin milletvekilliğine aday gösterilmesidir. Örneğin Doğu’daki bir ilden milletvekili adayı gösterilirken, oy toplamak amacıyla, o bölgede etkisi olan bir kişi veya o kişinin bir akrabası seçiliyor. Bölge halkı da bu etkili kişiye veya akrabasına oy veriyor.


    Normal şartlar altında milletvekili seçilmesine imkân olmayan bu kişi, milletvekili seçildikten sonra fazladan bir çaba sarf etmiyor. Partisi kendisine elini kaldır dediğinde kaldırıyor, indir dediğinde indiriyor.


    Bu durum nedeniyle meclisimiz oldukça yavaş çalışıyor. Özellikle, yaşanan gelişmeler üzerine yapılması gereken anayasal düzenlemelerde geç kalınıyor.


    *Çalışmayan Akademisyenler


     


    Ülkelerin 2014 yılındaki akademisyen sayıları.


    Soldaki iki grafiğe baktığınızda akademisyenlerin gerçekten çalışmadığını anlayabilirsiniz. Türkiye’deki akademisyen sayısı (yerli ve yabancı), 2014 verilerine göre, 181.544. Nüfusumuz diğer Avrupa ülkelerinin çoğundan fazla olduğu için en çok akademisyenin bizde olması oldukça normal gelebilir.


     


    Ülkelerin 2014 yılında yazdıkları bilimsel ve teknik makale sayıları.


    Ancak 2014 yılında yazılan bilimsel ve teknik makalelerin sayısına baktığımızda akademisyenlerimizin pek de çalışmadığını görebiliyoruz.


    2014 yılında Türkiye’de toplam 33.673 adet bilimsel ve teknik makale yazılmışken, akademisyen sayısı bizden biraz daha az olan Almanya’da, 2014yılında 109.262 bilimsel ve teknik makale yazılmış.


    Farklı ülkelerden örnekler vermek gerekirse; Fransa’da 75.017, İtalya’da 70.780, Rusya’da 44.994, İran’da 36.310, Finlandiya’da 11.220, Birleşik Krallık’ta 102.970 ve İspanya’da 57.075 bilimsel ve teknik makale yazılmış.


    Buradan anlaşılacağı üzere Türkiye’nin akademisyen sayısı nüfusla doğru orantılı olarak yüksek ve bu durum oldukça normal. Ancak Türkiye’deki akademisyen sayısı ile yazılan bilimsel ve teknik makale sayısı kıyaslandığımızda, her 5 akademisyenden sadece 1 tanesinin makale yazdığını fark ediyoruz.


    Yetersiz Ceza Kanunu


    Cezalar, insanları suç işlemekten caydırmak için var. Ancak ülkemizdeki kanunlar artık caydırıcılığını yitirmiş durumda. Vatana ihanet eden teröristleri besleyen, tecavüzcüye iyi hal indirimi uygulayan, kısacası adaleti sağlayamayan bir ceza kanunumuz var.


     


    Son dönemde yaşadığımız olaylar, Türkiye’deki hukuk sisteminin eksiklerini daha fazla dile getirmemize neden oldu. Sanki Türkiye’nin mahkemelerinde “Adalet mülkün temelidir” yazmıyormuş gibi hakimler, görece yanlış kararlar veriyor.


    Peki, bir ülkenin adaletinde sorun olup olmadığını nasıl anlarız?


    Özgecan Aslan örneği üzerinden gidelim. Mersin’de yaşanan olayda Özgecan Aslan tecavüze uğradı ve katledildi. Özgecan’ın katili Ahmet Suphi Altındöken, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Mersin’deki hapishanedeyken silahlı saldırıya uğradı ve öldürüldü.


    Eğer bir ülkenin mahkemelerinde adalet sağlanmıyorsa insanlar adaleti kendileri sağlamaya çalışır. Bir tecavüzcü hapishanede öldürülüyorsa bu toplumun tepkisidir ve buradan adaletin yerini bulmadığı anlaşılmalıdır.


    *Türkiye’ye Özgü Trafik Kuralları


     


    Hepimizin bildiği üzere Türkiye’de trafik kuralları çoğu zaman göz ardı ediliyor. Tüm ülkede diğer ülkelerden farklı bir trafik kuralı anlayışı var. Yaya geçidinde durulmaması, emniyet şeridinin izinsiz kullanılması, otobüs ve taksi şoförlerinin kuralları ihlal etmesi, seyir esnasında telefonla konuşulması, emniyet kemerinin takılmaması, üst ve alt geçitleri kullanmayarak orta refüjden geçilmesi…


    Bunların hiçbirisi normal olmamasına rağmen Türkiye’de bunlar sanki trafik kuralıymış gibi uygulanıyor. Bu davranışların yanlış olduğunu söyleyenlere ise garip gözlerle bakılıyor.


    *Eğitim Sistemindeki Belirsizlik


     


    Son 15 yılda eğitim sistemi sürekli değişti ve değişmeye de devam ediyor. 2007’de OKSyerine SBS geldi. Ardından 2010’da ÖSS değiştirilerek YGSve LYS uygulaması başladı. Aynı yıl 6, 7 ve 8’inci sınıflara uygulanan SBS değiştirildi ve yalnızca 8’inci sınıflara uygulanmaya başladı. 2012’de 8 yıllık İlköğretim sistemi sona erdi ve 4+4+4 modeline geçiş yapıldı. Yine 2012’de dershanelerin kapatılmasına karar verildi. 2013’te 6 yıl önce getirilen SBS kaldırıldı ve TEOG uygulanmaya başladı. 2017’de ise 4 sene önce getirilen TEOG kaldırıldı. Aynı yıl, 7 sene önce değiştirilen üniversite sınavı yeniden değiştirildi.


    Sürekli değişen sınav sistemleri ve müfredat, velileri ve öğrencileri tedirgin ediyor. PISA sınavında ortalamanın çok altındaki sonuçlar da sistemin pek de sağlam olmadığını doğrular nitelikte.


    *İnternet Sansürleri


    Son 5–6 yıldır en çok konuşulan konulardan birisi de internetteki, sosyal medyadaki ve basındaki sansürler. İlk başlarda pek de ciddi gözükmeyen bu durumun son açıklamalarla beraber oldukça önemli olduğu ortada.


    Daha önce pek çok kez erişime kapatılan sosyal medya sitelerinin çoğunun sansürleri kısa sürmüştü. Ancak oldukça uzun süren sansürler bulunuyor. Örneğin 29 Nisan 2017‘de, Türkiye’yi terörle bağdaşlaştıran içerikleri nedeniyle Vikipedi’ye erişim engellendi.


    Oldukça mantıksız olan bu sansür, Türkiye’nin bir işine yaramadığı gibi ülkeye zararı da dokundu ve dokunmaya devam ediyor. Pek çok Batı ülkesi ve bu ülkelerdeki insanlar, Türkiye’nin giderek daha kapalı bir ülke haline geldiğini düşünüyor.


    Sonuç olarak bu sansür nedeniyle Vikipedi’nin ilgili içerikleri değişmedi. Çünkü içerikleri Vikipedi sitesi değil siteyi ziyaret eden kullanıcılar yazıyor ve düzenliyor.


    Pek çok kişi bu durumdan rahatsız, bu nedenle teknolojiden anlayan gençler VPN (Sanal Özel Ağ) kullanarak bu sitelerin engelini aşabiliyordu. Ancak BTK’nın (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) son açıklamalarına göre VPN servislerinin kullanımı da engellenecek. Böylece insanlar yasaklanan sitelere girmek için farklı yollar arayacak (tamamen engellenmesi pek mümkün değil, bypass ile erişim sağlanabilir).


    VPN kullanımının tüm dünyada bir sorun olduğunu iddia eden BTK’nın söyledikleri de pek gerçeği yansıtmıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde VPN kullanımı serbest çünkü VPN’ler insanların takip edilmeden internette dolaşmasına az da olsa olanak sağlıyor.

  • Çıldır Sonuçları!

    HDP Barajı Geçemezse AK Parti 2 Milletvekilliği Çıkarabilir!


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da oy sayımının devam ettiği şu saatlerde AK Parti’nin açık farkla önde gitmeye devam ediyor.

    AK Parti’yi takip eden CHP’nin yeniden bir milletvekilliğini kazanmaya çalıştığı şu dakikalarda HDP’nin ülke barajını aşamaması halinde AK Parti’nin iki millletvekiliğini çıkarabileceği belirtimekte.


    Ardahan AK Parti: 1 CHP:!


    Göle Sonuçları: AK Parti HDP’yi Ezdi!..


    Göle Milletvekililiği Sonuçları: 

    Göle Ak Parti 6 bin 700  Başkanlık: 6 Bin 500

    Göle HDP: 3 bin 560 Başkanlık: 2 bin 700

    Göle CHP: Bin 640 Başkanlık: 2400


     


    Başkanlıkta Erdoğan Atak Yaptı,


    Vekillikte HDP 7 Haziran’ı Yeniden Yaşayacak Gibi..


    Oy sayımının devam ettiği saatlerde Ardahan’da Başkanlıkta Erdoğan atak yaparken Milletvekilliğinde HDP’nin 7 Haziran ve  1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi 24 Haziran’da ki gibi.. 


    **Ardahan’da Başkanlık İnce Vekillik AK Parti ve HDP


    Oy sayımının devam ettiği Ardahan’da Başkanlıkta Muharrem İnce önde giderken Milletvekilliğinde AK Parti ve HDP’nin önde gittiği görülüyor.


    **Ardahan ve Göle Merkez İnce, Köyler AK Parti, Vekillik HDP


    CHP’nin Milletvekilinin zorda olduğu görünen Ardahan Merkez ve Göle’de Başkanlıkta İnce önde Vekillikte HDP’nin durumu CHP’den iyi. AK Parti Vekillikte rahat gibi.

    Haberler gelmeye devam ediyor..


    **Sors Sandık Kapattı! Göle ve Hoçvan’ı Geçti!


    Başkanlıkta İnce’nin Erdoğan’la adeta başa baş yarıştığı Ardahan’ın Hanak İlçesinin en büyük köylerinden biri olan Burmadere (Sors) köyünde oyların büyük bölümü Demirtaş gişbi.. Sandık kapatan Sors’un oyları sayılmaya devam ediyor.


    **Damal Hoçvan ve Göle Gibi!


    Oy sayımının devam ettiği Ardahan’ın Damal İlçesinde ilginç bir durum yaşanıyor.

    CHP’nin oylarının ikiye bölündüğü görünen Damal’ın  yanında Düz Ardahan olarak bilinen bölgede AK Parti yine önde gibi görünüyor.


    **Vekilin eşinin köyü enişteye oy vermedi..


    Göle ve Hoçvan’da Oylar DEMİR ve TAŞ Misali Yağıyor!


    CHP Milletvekili adayının eşinin köyünde olduğu gibi kendi köyünde oy alamadığı ve AK Partinin önde olduğu haberleri geldi… 

    Seçim sonuçlarının gelmeye başladığı Ardahan’da oy sayımı başladı. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı oylarının sayıldığı Ardahan’ın Göle ve Hoçvan bölgelerinde oylar Demir gibi sert, Taş gibi yağıyor..


    **Ardahan’da İnce’den Kar Yağıyor!


    Sandıkların açılmaya, oyların sayılmaya başlandığı Ardahan’da yağmurun dolu ile birlikte dolu adeta inceden kar yağışını hatırlatıyor.


    **Seçim sonuçları birazdan..


    Serhat Ardahan Spor Yeniden Kuruyor..


    **Bu Önemli Toplantıya Sizde Davetlisiniz..


    Kurulduğundan bu yana hasreti çekilen 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahn Spor’un yeni yönetimi sezon öncesi bir topu, bir kramponu ve bir futbolcusu bile kalmayan Serhat Ardahan Spor’u adeta yeniden yaratmak için ilk adımı attı.


    Başkan Fakir Yılmaz’ın İstanbul’da yaptığı görüşmeler arıdan Pazartesi günü Ardahan’da yapılacak olan Serhat Ardahan Spor Yönetimi şu an hiçbir şeyi olmayan ve yeniden kurulması gereken Serhat Ardahan Spor için yol haritasını kamuoyuna duyuracak.


    **Prensipte İlk Görüşmeler Yapıldı..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 19 kişilik bir yönetimle devir aldığı Serhat Ardahan Spor’un kadrosunun yeniden oluşturulması için çalışmaların devam ettiği şu günlerde yeni yönetim birçok teknik adam ve futbolcu ile görüşerek ilk çalışmalarını başlattılar.


    İstanbul’dan gelecek olan ve 13 Futbolcu 2 Tekin adamın da katılacağı bir toplantı da ilk ciddi adımını atması beklenen Serhat Ardahan Spor Yönetimi tüm Ardahanlıları pazartesi günkü toplantıya davet etti.


    Pazartesi günü Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapılacak olan ve prensipte anlaşmaya varılan teknik heyet ve futbolcular ile bir araya gelinecek olan toplantıda, Serhat Ardahan Spor’un yeniden ayağa kalkması ve eski günlerinde ki gibi heyecanı yakalaması için Ardahanlıların da katılımı ve desteğine ihtiyaç duyulduğu anlatılacak.



    **Fatsa, Fikri ve Fındık..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi yürüten Ardahan Dernekler Federasyonu olarak; 4-8 Temmuz Günleri arasında İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleştireceğimiz 2. Ardahan Günleri öncesi bir futbolcusu, flaması, kramponu ve topu olmayan ama sadece kaşesi ve adı olan Serhat Ardahan Spor’u da yüklenmenin stresi ile koştururken, namus denen oyumuzu kullanmak için yeniden İstanbul’dan Ardahan’a, eve dönüşte gecenin bir karanlığında Fatsa’ya ulaştık.

    Özal’ın başlattığı, Mesut Yılmaz’ın bin bir yolsuzluk iddiaları gölgesinde yıllar sonra ancak bitirebildiği, bu kez tam başkan olacak mı diye merak ettiğimiz Erdoğan’ın, ‘onu da biz yaptık’ dediği Karadeniz sahil yolundan Ardahan’a doğru yol alarak geldiğimiz memleketin, bir döneme imza atan, ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in olduğunu hatırlıyorduk.

    Ve onu anmak, onun aldığı nefesi almak için dinlenme adına Fatsa’da konaklama kararı alarak yerleştiğimiz otelin resepsiyonundan itibaren ‘Terzi’ Fikri Sönmez’in gölgesi buralarda dolaşıyordur belki diyerek onun yıllar önce ortaya koyduğu ve tarih yazdığı düşüncesini aramaya başladık.

    Seçimleri sorduk, ‘Burada kim kazanır?’ dedik, ‘Solcumu yine Fatsa?’ dedik..

    Sorularımız eşliğinde kimliğimizi alıp, bizi kayıt eden resepsiyon görevlisinin üzgün bir bakış atarak, acı acı gülümseyerek, ‘Abi sen ne diyorsun, sanırım 1979’larda kalmışsın, şimdi yıl 2018 ve 6 Milletvekili olan Ordu’da AK Parti en çok oyu alıyor.’ diyordu.

    Otelin hemen dibinde ki güzel camide gelen ezan sesi ile gecenin sabahladığını anlayıp, kapanmak üzere olan gözlerle çıktığımız otelin denize bakan camından uzaklara dalınca uzakta ama çok uzakta bir ışığın yanıp söndüğünü görünce acaba ‘Terzi’ Fikri’nin yaktığı ışık mı diye düşünüyordum, kontrolümün dışında elimin uzandığı camı açıp, sigaramı yakıp, kaçan uykumun eşliğinde uykuya değil, adeta Karadeniz’in derin sularına dalıyordum..

    Ve; Siz bu yazıyı okurken ülkemde, Ordu’nun derdinin hala para etmeyen Fındık olduğunun yazan yerel gazetelerin manşetlerini ve arka saflarında ki boy boy ‘Fındık para edecek’ başlıklı AK Parti reklamları eşliğinde günlerdir, ‘kim kazanacak?’ denen 24 Haziran gelmiş, seçim başlamış, belki de oylar sayılmış ve bekli de Terzi Fikri Sönmez’in yaktığı o ateş yeniden yanmıştı..

    Yada tamamen sönmüştü..

    Bilmem ama ben bana bu duyguları yaşatan, hatırlatan, acı acı sigara içirten Fatsalı ‘Terzi’ Fikri Sönmez’i anlatan biyografiyi yayınlamayı daha uygun buldum, belki de ‘Terzi’ Fikri Sönmez kimmiş?’ deyip, onu, onun ortaya koyduğu ve bugün özlemini çektiğimiz, gerçek anlamda devrimciliğin ne olduğunu ben devrimciyim, solcuyum hatta sağcıyım ama milletimin hizmetkarıyım diyenlerin ‘Terzi’ Fikri’yi anması, anlaması için..



     


    **Kim Bu, ‘Terzi’ Fikri Sönmez..

    1979 yılında yapılan belediye seçimlerinde, diğer tüm partilerin aldığı toplam oydan fazlasını alarak belediye başkanı seçildi. Halkla beraber Fatsa’yı yaşanır bir yer haline getirmeye çalıştı. Halkın yönetime katılımı egemenleri dehşete düşürdü. Demirel, 50’den fazla insanın öldüğü Çorum olaylarında bile, “siz asıl Fatsa’ya bakın” diyordu. 12 Eylül darbecileri tarafından atıldığı zindanda yaşamını yitirdi.

    1938 yılında Fatsa’nın Kabakdağ köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için bir terzinin yanında çıraklığa başladı. Yaşamının sonraki bölümünde geçimini terzilik yaparak sağladı.

    60’lı yıllardan itibaren TİP içerisinde çeşitli kademelerde görev aldı. Bu yıllarda yükselen gençlik mücadelesine katıldı. Özellikle Karadeniz bölgesinde emekçilerin ve yoksul köylülerin örgütlenmesinde çalıştı. Samsun’dan Trabzon’a kadar gerçekleştirilen “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin hem örgütleyicisi, hem de bizzat konuşmacısıydı.

    1972’de THKP-C davasından yargılandı. Yirmi ay kadar tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. 12 Mart darbesinin ardından Karadeniz’deki devrimci mücadelenin örgütlenmesinde genç devrimcilere her zaman örnek oldu.

    Fikri Sönmez 1978-79 yıllarında Giresun ve Ordu yörelerinde yapılan “Fındıkta Sömürüye Son” mitinglerinin de aktif örgütleyicisi oldu.

    1979 yılında yapılan Belediye seçimlerine bağımsız aday olarak katıldı. Fikri Sönmez’in başkan seçilmesinin neredeyse kesinleşmesi üzerine, 15 Eylül 1979 günü kendisine yapılan suikasttan bacağından yaralanarak kurtuldu. Fikri Sönmez, daha önce CHP, AP, ve MSP’ye oy verenlerin de büyük bir bölümünün oyunu alarak Fatsa Belediye Başkanlığı seçimini, diğer tüm partilerin adaylarının aldığı toplam oy oranının toplamından daha fazla oy alarak kazandı.

    Fatsa’da ilk iş olarak Halk Komiteleri’nin oluşturulmasına girişildi. Fatsa, sorunları, nüfusu ve toplanabilme özellikleri bakımından 11 birime ayrıldı.

    Yapılan ilk toplantılarda halkın gizli oy, açık sayım esasına göre komite üyeleri seçildi. Seçilen komite üyelerinin görevleri, halkın sorunlarının takipçisi olma, Belediye çalışmalarını denetleme, Belediyece karşılanan ihtiyaç maddelerinin dağıtımı vb. işlerdi. Halkın belediye yönetimine katılımı komite üyeleriyle sınırlı kalmadı. İki ayda bir yapılan halk toplantılarıyla Fatsalıların yönetime doğrudan katılımı sağlanmaya çalışıldı.

    Bu toplantılarda tartışılarak son şekli verilen “Belediye Çalışma Programı” doğrultusunda yapılan işler Belediye Başkanı ve görevlilerce halka anlatıldı, yapılan eksiklikler ve yanlışlar açıkça tartışıldı; önemli hataları görülen komite üyeleri halk tarafından görevden alındı. Öte yandan bu toplantılar aynı zamanda ülke sorunlarının tartışıldığı meclisler haline getirilmeye çalışıldı. Yirmi bin nüfuslu Fatsa’da, bu toplantılara beş bin yetişkin insan katılıyordu. Belediye’nin aldığı tüm kararlar halkla tartışılıyor, halkın onayı olmayan hiçbir iş belediye tarafından yapılmıyordu..

    Fatsa’da yürütülen ilk büyük belediye çalışmasından biri “Çamura Son Kampanyası”ydı. Fatsa sokakları müteahhitlerin keyfince sürdürülmüş plansız kanalizasyon çalışmaları nedeniyle köstebek yuvasına dönmüştü. Bütün Fatsa’nın sokaklarının temizlenerek yeniden yapılması işine teknik adamların “yıllar sürer” demelerine rağmen halkın gönüllü katılımı ve çevre ilçelerin makine ve ekipman yardımıyla çamur Fatsa’dan 2-3 ay içinde sökülüp atıldı ve ilçeye 4 km.lik yeni bir cadde yapıldı.

    “Çamura Son Kampanyası”nın ardından “Fatsa Halk Kültür Şenliği” düzenlendi. Şenlik boyunca her türden sanatsal ya da kültürel etkinlikte doğrudan halkın katılımı gözetildi. Büyük kentlerde yaşayan aydınların, demokratların, sosyalistlerin; sanatçıların da katıldığı şenlik, aynı zamanda bu insanların Fatsa’da olup bitenlere tanıklık etmelerine vesile oldu.

    Fatsa’da yol, su, kanalizasyon gibi sorunların halkın katılımı sağlanarak çözülmesi doğrultusunda adımlar atıldı. Geniş köylü kitlesinin katıldığı fındık mitingleri düzenlendi. Arazi anlaşmazlıklarından kan davalarına, köy kavgalarından aile içi sorunlara kadar her türden sorunları halkla birlikte çözmeye çalıştı.

    Bütün bu gelişmeler devlet yetkilileri tarafından bekleneceği üzere derin bir kaygıyla izleniyordu. Öyle ki, 50’nin üzerinde insanın öldüğü Çorum olayları sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel “Çorum’u bırakın, Fatsa’ya bakın’ diyordu.

    Önce vali Reşat Akkaya’nın Ordu’ya atanması, ardından 11 Temmuz 1980’de başlatılan “Nokta Operasyonu”, devletin Fatsa’da Fikri Sönmez’in Belediye Başkanlığı ile birlikte oluşturulmaya çalışılan yeni hayat biçimine doğrudan ve açık saldırısı oldu. Operasyon öncesinde Fatsa AP, CHP ve MSP İlçe Başkanlarının basına yaptıkları “Her yerde kan var, biz burada huzur içindeyiz. Fatsa’da komünist işgal yoktur. Halk vardır. Halkın yönetimi vardır. Fatsa’da ateş ile barut yok, böylesine huzurlu bir yerde olay çıkartmayı istemek niye?” şeklindeki açıklamaya aldırış edilmedi ve Fatsa halkı 11 Temmuz sabahı tank sesleriyle uyandı. İlçenin sokakları asker ve polisle dolmuş, yollar kariyerlerle kesilmişti. Denizde silahlarını Fatsa’ya çevirmiş iki hücumbot duruyordu. Askerler ve polislerin arasında maskeli muhbirler vardı. Sonradan bunlardan kimisi hakkında tutuklama kararı olduğu anlaşıldı.

    Fikri Sönmez 11 Temmuz günü bir basın toplantısı düzenleyerek, günlerdir bir kısım basında ve televizyonda Fatsa hakkında süren spekülasyonlara cevap vermek niyetindeydi. 10 Temmuz’u 11 Temmuz’a bağlayan gece sabaha kadar bu toplantının hazırlıklarını sürdürdü. Ancak 11 Temmuz sabahı operasyoncular tarafından gözaltına alındı. Gözaltında olduğu süre boyunca ağır işkencelere maruz kaldı. Ardından 12 Eylül koşullarında cezaevi yaşamı başladı. Fikri Sönmez yargılandığı dönemde de bir kısım basının boy hedefi oldu. Sık sık “Terzi Fikri”li yalan-yanlış haberler yer alıyordu.

    Fikri Sönmez, ilerlemiş yaşına rağmen cezaevi direnişlerinin en önünde yer aldı. Amasya Cezaevi’ndeki direnişi kırmak için bir işkence merkezi olan Suluova Et Balık Kurumu’na götürülen 25 kişiden biri de Fikri Sönmez’di. Orada 3 ay boyunca işkence gördüler ama direniş kırılamadı.

    İşkenceler, cezaevleri, mahkemeler zaten yıllardır önemsemediği sağlığını iyiden iyiye bozdu. Kalbi, bütün bu yükü daha fazla kaldıramadı ve 4 Mayıs 1985 günü hayata veda etti.


    Kurulduğundan bu yana hasreti çekilen 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahn Spor’un yeni yönetimi sezon öncesi bir topu, bir kramponu ve bir futbolcusu bile kalmayan Serhat Ardahan Spor’u adeta yeniden yaratmak için ilk adımı attı.


    Başkan Fakir Yılmaz’ın İstanbul’da yaptığı görüşmeler arıdan Pazartesi günü Ardahan’da yapılacak olan Serhat Ardahan Spor Yönetimi şu an hiçbir şeyi olmayan ve yeniden kurulması gereken Serhat Ardahan Spor için yol haritasını kamuoyuna duyuracak.


    **Prensipte İlk Görüşmeler Yapıldı..


    Aynı zamanda Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 19 kişilik bir yönetimle devir aldığı Serhat Ardahan Spor’un kadrosunun yeniden oluşturulması için çalışmaların devam ettiği şu günlerde yeni yönetim birçok teknik adam ve futbolcu ile görüşerek ilk çalışmalarını başlattılar.


    İstanbul’dan gelecek olan ve 13 Futbolcu 2 Tekin adamın da katılacağı bir toplantı da ilk ciddi adımını atması beklenen Serhat Ardahan Spor Yönetimi tüm Ardahanlıları pazartesi günkü toplantıya davet etti.


    Pazartesi günü Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapılacak olan ve prensipte anlaşmaya varılan teknik heyet ve futbolcular ile bir araya gelinecek olan toplantıda, Serhat Ardahan Spor’un yeniden ayağa kalkması ve eski günlerinde ki gibi heyecanı yakalaması için Ardahanlıların da katılımı ve desteğine ihtiyaç duyulduğu anlatılacak.

  • Derneklerden HDP’te Tam Destek..

    Hafta sonu yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi çalışmalarına ara vermeden davam eden partiler arasında bulunan Halkların Demokratik Partisi’ne derneklerden tam destek geldi.

    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Sürügüden (Hıve) ve Ardahan Merkeze bağlı H.Hasköy Dernekler köylerinde yaptırdıkları taziye evlerini HDP’li Milletvekili adaylarına açtırdılar.




    Büyük birilği ile karşılanan HDP’li Milletveilki Adayları Dr. Taşkın Aktaş ile yol arkadaşı Öztürk Polat açılışlarını gerçekleştirdikleri taziye evlerinin güzel bir İMC çalışması olduğuna dikkat çektiler.

    Merkezleri İstanbul’da bulunan Sürügüden ve H.Hasköy Derneklerinin köylerinde yaptırdıkları taziye evlerinin insanların bir araya gelmesine büyük katkı sunan ve İMC örneğinin en güzel örneği olan el birliğinin ortaya konularak yapılan bu taziye evlerinin toplumları da bir araya getiren önemli çalışmalar olduğuna dikkat çeken HDP Milletvekillerine Dernek Başkanlarının yanı sıra köylülerin büyük ilgisi vardı.



    **CHP Milletvekili Adayı 25 Haziran’da Yeniden Milletvekiliyim..


    Musul’da Konsolos iken İŞID tarafından kaçırılan ve 101gün esir tutulup, daha sonra serbest bırakılan ve CHP’nin daveti üzerine siyasete atılan Öztürk Yılmaz yeniden Milletvekili olacağından çok emin.

    Kendisi aleyhinde yürütülen kampanyaların tutmayacağını ve 25 Haziran’da yeniden Milletvekili olacağını ileri süren CHP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Öztük Yılmaz kendisiyle birlikte seçimleri kazanacak olan CHP’nin de ülkede iktidar olacağını belirtti.



    AK PartililerBayramda Buluştuşlar..


    AKPartiArdahan İl Başkanlığı’ndaki bayramlaşmaya, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan İl Genel Meclisi Başkanı Taviddin Coşkun, AK Parti Ardahan İl Başkanı Mutlu Şanlıtürk, il ve ilçelerden partililer katıldı.


    Burada partililerin bayramını kutlayan milletvekili Atalay, 24 Haziran’a kısa bir süre kaldığını hatırlattı.


    24 Haziran’da da bayramı tekrardan yaşamak istediklerini dile getiren Atalay, “Bugün burada sizlerin bayramını kutlarken, özellikle partimizin yeniden iktidara gelmesi için gecesini gündüzüne katan siz değerli kardeşlerime canı gönülden teşekkür ediyorum. Sizin bu emekleriniz boşa gitmeyecek Allah’ın izniyle. 24 Haziran’da kaldığımız yerden ‘bu millete hizmete devam’ diyeceğiz.” dedi. Atalay, partililerle tek tek bayramlaştı.



    **MHP Hanak’ta..


    24 Haziran seçimleri öncesi barajı geçmeyecek diye dün demediklerinibıorakmadıkları iktidar partisi AK Parti ile ittifak kuran ve Erdoğan’ın başkan adayları olduğunu ilan eden MHP Ardahan İlk Teşkilatıda seçim çalışmalarına devam ediyor.


    Son olarak Hanak İlçesinde ki köyleri gezen MHP’liler seçmenden oy istediler.



    **Bir oy İnce’ye, Bir Oy HDP Vekiline İttifakı!..

     


    Haftaya büyük bir seçim var..

    Erdoğan ya devam diyecek..

    Ya da Tamam..

    Erdoğan’ın devam demesi için kendisinin %51’e, ihtiyaç ve destek alacağı parlamento da en az 301’e ihtiyacı var..

    Veya Erdoğan’ın kesin ‘tamam’ demesi için başta CHP’liler ile HDP’lilerin samimiyetine kalmış bir seçim var.

    Ve sessice ve sözde çaktırılmayan gizli bir kampanya veya gizli bir anlaşma ile ‘Bir oy İnce’ye, Bir oy da HDP’nin barajı aşması için HDP’li Milletvekiline’ diyen CHP’lilerin samimiyetini de göreceğiz haftaya, Pazar akşamı..

    Aynı şekilde samimi olması gereken ve ‘CHP’liler başta olmak üzere İYİ Partililer, Saadet Partililer, Komünistler, Solcular, Demokratlar, Ateistler bize bir oy vermeli bizde barajı aşıp, en az 80 vekilin AKP’ye gitmesini engelleyelim’ diyen HDP’lilerin samimiyetini de göreceğiz 24 Haziran akşamı geceye bürünüp 25 Haziran’a merhaba dediği saatlerde..

    Evet, bir yandan MHP ve Büyük Birlik Partisi ile AK Parti’nin resmi ve alenen kurduğu Cumhur İttifakı,

    Diğer yandan CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve DP’nin kurduğu Millet İttifakı,

    Ve bunların yanında birde CHP’li ile HDP’li seçmenin resmi olmayan ama kendi aralarına kurdukları ve adı, ‘Bir oy İnce’ye, Bir Oy HDP Vekiline..’ olan gizli/açık ittifakla haftaya, 24 Haziran’a gidiyoruz.

    Birinci turda göreceğimiz bu samimiyet MHP ve Büyük Birlik Partisi için geçerli olduğu kadar İYİ Parti içinde geçerli..

    Çünkü kendisini önce meclise ardından seçime sokan CHP’ye 1. Turda samimi olmayacağı kesin görünen İYİ Parti’nin 2. Turda ne yapacağını da hep birlikte göreceğiz.

    Yani, CHP pardon Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu demokratlığa karşın, ‘Bizde CHP’nin Başkan adayını destekliyoruz’ diyemeyen Akşener’in kendi oyu dâhil başta MHP’den olmak üzere sağdan gelen oyları, ‘birinci turda ben alayım, ikinci turda bakacağız’ derken ikinci turda aldığı oyları oranından CHP’nin adayına, İnce’ye yönlendirebilecek mi onu da 24 Haziran akşamı ya da ARDAFED olarak Bal Festivalimizin son günü olan 8 Temmuz da hep birlikte göreceğiz.

    Tabi bu iş, bu samimiye AK Parti ile ittifak yapmasaydı meclis dışında kalacağı kesin olan MHP ve BBP içinde geçerli..

    Yani MHP ve BBP ile birlikte AK Partiye ne kadar oy taşıyacak, ne kadar bir yansıma ile 7 Haziran ve 1 Kasım’da başkan olmayan Erdoğan’ın başkanlığa yaklaştırıp, yaklaştıracaklar mı onu da hep birlikte izleyip, göreceğiz..

    Ve 24 Haziran’da MHP, BBP ve AK Parti’nin Cumhur İttifakı ile Devam mı diyeceğiz?.

    Yoksa CHP, İYİ Parti, DP İttifakı ile Tamam mı diyeceğiz?

    Belki de 7 Haziran’da ki gibi CHP’li seçmenin bir iki milyon oyunu alacak olan HDP’nin, Bir oy İnce’ye, Bir Oy HDP Vekiline İttifakı!.. ile alacağı 80 vekille tek adam yönetimi denen başkanlığa değil, parlamenter sisteme devam denilecek..

    Neyse işin özeti bir diğer adı da ‘samimiyet seçimi’ denecek olan bir seçime bir hafta kala hep birlikte güzel günler görmek umuduyla iyi bayramlar..



    **Seçiminiz baldan yana olsun..


    Günlerdir tartıştığımız ve ülkenin birinci gündemi olmaya devam eden seçimlerin barış ve kardeşlik içinde bitmesi için dualarda ettiğimiz şu günlerde Suruç’ta meydana gelen olay bir an yürekleri ağızlara getirdi.

    Çünkü hükumetin istemediğimiz ama yaşaşan ve kanla sonuçlanan mahalli bir tartışmada siyasi rant elde etmeye çalışsa da yerel iki ailenin kavgası olduğu ortaya çıkan olayın bir anda siyasetin tansiyonunu arttırmasından korktuk.

    Evet, barış ve kardeşliğin yaşandığı bir sonçla sonuçlanmasını bekleyip, dua ettiğimi seç,imlerin bal tadında bitmesi, kazanan tarafla birlikte ülkemizin de kazandığı bir seçim döneminde İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta 4-8 Temmuz Günleri düzenleyeceğimiz Bal Festivaline siz sayın okurlarımızı, ‘Seçiminiz baldan yana olsun’ diyerek bir kez daha davet ediyorum.

  • ARDAHAN'DA 69.405 335 SEÇMEN VAR..

    24 Haziran’da cumhurbaşkanını ve 27. Dönem Parlamentosu’nu belirlemek üzere yurt içinde ve yurt dışında toplam 59 milyon 369 bin 960 seçmen oy kullanacak.


    Yüksek Seçim Kurulunun seçmen istatistiklerine göre, yurt içinde toplam 56 milyon 322 bin 632 seçmen, 180 bin 65 sandıkta oy kullanacak.


    10 MİLYON SEÇMEN İSTANBUL‘DA OY KULLANACAK


    İllere göre dağılıma bakıldığında, seçmenlerin 10 milyon 559 bin 686’sı İstanbul‘da kurulucak 28 bin 763 sandıkta oy verecek.


    ANKARA VE İZMİR‘DE 7 MİLYON SEÇMEN SANDIK BAŞINA GİDECEK


    Ankara‘da 3 milyon 904 bin 585 seçmen 11 bin 292 sandıkta, İzmir‘de 3 milyon 227 bin 32 seçmen 9 bin 334 sandıkta, Bursa‘da 2 milyon 147 bin 723 seçmen 6 bin 294 sandıkta oyunu kullanacak.


     


    Adana‘da 1 milyon 524 bin 922 seçmen 4 bin 533 sandıkta, Adıyaman‘da 399 bin 281 seçmen bin 440 sandıkta, Hatay‘da 1 milyon 41 bin 76 seçmen 3 bin 115 sandıkta, Antalya‘da 1 milyon 681 bin 336 seçmen 4 bin 998 sandıkta oyunu atacak.


    GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA YAKLAŞIK 3 BUÇUK MİLYON SEÇMEN OY KULLANACAK


    Seçmenlerin 1 milyon 23 bin 389’u Diyarbakır‘da kurulacak 3 bin 304 sandıkta, 1 milyon 214 bin 503’üGaziantep‘te kurulacak 3 bin 699 sandıkta, 1 milyon 60 bin 815’i Şanlıurfa‘da kurulacak 3 bin 642 sandıkta oy verecek.


    İŞTE İL İL SEÇMEN SAYISI VE SANDIK SAYISI ŞÖYLE:


    İL KODU SEÇİM ÇEVRESİ SEÇMEN SAYISI SANDIK SAYISI


    1 ADANA 1.524.922 4.533


    2 ADIYAMAN 399.281 1.440


    3 AFYONKARAHİSAR 506.851 1.802


    4 AĞRI 295.475 1.103


    5 AMASYA 246.486 939


    6 ANKARA-1 1.401.842 4.057


    6 ANKARA-2 1.185.218 3.512


    6 ANKARA-3 1.317.525 3.723


    7 ANTALYA 1.681.336 4.998


    8 ARTVİN 131.275 631


    9 AYDIN 815.974 2.557


    10 BALIKESİR 945.092 3.205


    11 BİLECİK 154.319 637


    12 BİNGÖL 180.991 656


    13 BİTLİS 198.510 778


    14 BOLU 222.455 974


    15 BURDUR 196.380 696


    16 BURSA-1 1.100.727 3.217


    16 BURSA-2 1.046.996 3.077


    17 ÇANAKKALE 406.809 1.497


    18 ÇANKIRI 133.958 682


    19 ÇORUM 390.689 1.686


    20 DENİZLİ 747.897 2.337


    21 DİYARBAKIR 1.023.389 3.304


    22 EDİRNE 310.614 999


    23 ELAZIĞ 411.019 1.544


    24 ERZİNCAN 162.168 942


    25 ERZURUM 493.586 2.181


    26 ESKİŞEHİR 645.534 2.070


    27 GAZİANTEP 1.214.503 3.699


    28 GİRESUN 334.305 1.300


    29 GÜMÜŞHANE 100.675 574


    30 HAKKARİ 168.258 510


    31 HATAY 1.041.076 3.115


    32 ISPARTA 312.416 1.040


    33 MERSİN 1.270.128 3.859


    34 İSTANBUL-1 3.820.086 10.410


    34 İSTANBUL-2 3.043.424 8.311


    34 İSTANBUL-3 3.696.176 10.042


    35 İZMİR-1 1.577.841 4.462


    35 İZMİR-2 1.649.191 4.872


    36 KARS 181.776 712


    37 KASTAMONU 285.633 1.623


    38 KAYSERİ 952.629 2.985


    39 KIRKLARELİ 272.674 871


    40 KIRŞEHİR 165.492 66541 KOCAELİ 1.334.402 3.858


    42 KONYA 1.503.411 4.693


    43 KÜTAHYA 422.116 1.592


    44 MALATYA 555.349 1.974


    45 MANİSA 1.044.628 3.424


    46 KAHRAMANMARAŞ 738.677 2.387


    47 MARDİN 470.545 1.630


    48 MUĞLA 724.911 2.224


    49 MUŞ 228.538 787


    50 NEVŞEHİR 210.520 711


    51 NİĞDE 240.101 777


    52 ORDU 557.984 2.013


    53 RİZE 252.342 974


    54 SAKARYA 705.270 2.235


    55 SAMSUN 959.127 3.240


    56 SİİRT 179.764 612


    57 SİNOP 159.840 763


    58 SİVAS 450.068 2.282


    59 TEKİRDAĞ 736.589 2.164


    60 TOKAT 423.449 1.660


    61 TRABZON 583.183 2.084


    62 TUNCELİ 64.290 433


    63 ŞANLIURFA 1.060.815 3.642


    64 UŞAK 266.493 893


    65 VAN 637.867 2.042


    66 YOZGAT 296.268 1.278


    67 ZONGULDAK 446.863 1.505


    68 AKSARAY 266.870 890


    69 BAYBURT 56.099 284


    70 KARAMAN 173.500 625


    71 KIRIKKALE 198.396 701


    72 BATMAN 342.111 1.124


    73 ŞIRNAK 268.308 852


    74 BARTIN 146.888 555


    75 ARDAHAN 69.405 335


    76 IĞDIR 119.655 407


    77 YALOVA 178.178 514


    78 KARABÜK 175.500 709


    79 KİLİS 85.616 358


    80 OSMANİYE 357.485 1.095


    81 DÜZCE 267.610 912


    TOPLAM 56.322.632 180.065


    SEÇMENLERİN KADIN ERKEK ORANI


    Yurt içindeki 56 milyon 322 bin 632 seçmenin 28 milyon 589 bin 477’si kadın. Kadınların yurt içi seçmenlere oranı yüzde 50,76 olarak belirlendi. Yurt içi seçmenlerin 27 milyon 733 bin 155’i ise erkek. Erkek seçmenlerin oranı yüzde 49,24.


    Yurt dışındaki 3 milyon 47 bin 328 seçmenin ise 1 milyon 429 bin 198’i kadın, 1 milyon 618 bin 130’u erkek. Yurt dışı seçmenlerin yüzde 46,9’u kadın, 53,1’i erkek.



    **Ramazan da sona erdi, AK Parti şimdi ne yapacak?


    Milliyetçi Hareket Partisi, MHP ile ittifak kurup, adında cumhur diyen iktidar partisi AK Partinin yine adına baskın denen seçimlerden bu yana verdiği vaatleri sayacak olursak bitirmeyiz.

    Çünkü 16 yıldır iktidar da bulunan bu partinin ilk günden bu yana verdiği vaatlerin ardı arkası kesilmiyor.

    Son olarak karşısında el pençe duran havuz medyasına röportaj veren ve havuz medyasının elamanlarından korkudan soru alamayan AK Parti’nin her şeyi, ülkenin Cumhurbaşkanı ve 7 Haziran ile 1 Kasım’da olmayan ama bu kez 24 Haziran’dan sonra tam başkan olmayı uman Recep Tayyip Erdoğan’ın OHAL ile ilgili bana göre inandırıcı olman açıklamasıydı.

    İstese hemen şimdi hem de seçimlerden önce Olağanüstü Hal’ı kaldıracağı bilinen Erdoğan’ın bu işi seçimlerden sonraya bırakması baskın seçimin ilanından bu yana yapılan tüm vaatler gibi bir çıranın yanıp, sönmesi kadar kısa etkisi oldu.

    Yani her vaadinin karşısına, ’16 yıldır niye yapmadınız?’ sorusu çıkınca vaatlerin etkisi de olmamakta.

    En son dün Kocaeli’nin Darıca ilçesinin sahiline kurulan ve aralarında AK Partinin standının da bulunduğu alanı gezerken seçim ilanından bu yana verilen vaatlerin tutmadığını, seçmene inandırıcı gelmediğini HDP ve CHP hata MHP’nin canlı stantlarının yanında sönük kalan, kimsenin uğramadığını gördüğüm AK Parti’nin Darıca standından bir kez daha görüyordum.

    Bu durumun nedenini sorduğum AK Partililerin, ‘Siz bakmayın standa, bizimkiler evlerde, alanda iken HDP, CHP halay çeker’ dediklerinde etrafa bakıp, evdeki seçmenin büyük bölümünün de Darıca sahilinde olduğunu ve iftarları açmanın keyfi ile siyasilerin vaatleri ile ilgilenmediğini, hatta dağıtılmak isteten broşürleri almadıklarını da görmekteydim..

    Aynı parkın yanı başında bulunan Camide gelen ezan sesi ile tüm partilerin müziklerini kapattığını, bunu fırsat bilen ve Ardahan’a sözde kardeş kent olup, bir hayrını görmediğimiz AK Partili Darıca Belediyesinin canı sıkılmış olduğunu gösteren tavırla parkın ışıklandırmasını kapatması aslında boş kalan AK Parti standının üzerini kapatmaktan öte bir şey değildi.

    Neyse Diyarbakır’da parkta oruçlarını açmak için Darıcalılar gibi hazırlıklarını tamamlayıp, ezanın okumasını bekleyen HDP’lilerin oruçlarını açmamamsı için camiye geç gelen ve iftarı için beklenen ezanı okumayan imamların bir ay boyunca camilerde yaptıkları propagandalarında tutmadığını yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin sandık görevlileri ile yaptığı toplantılar esnasında çekilen videolarla daha iyi anlıyorduk.

    Çünkü OHAL’ı seçimden sonra kaldıracağını açıkladığı o son röportajında tutuklu olanların da aday olmaması gerektiğini belirtip, en güçlü rakibi, hatta baş belası, ‘Seni bu kez de başkan yaptırmayacağız’ diyen Demirtaş’ın tutuklu kalması gerektiğini ima ettikten sonra AYM2nin verdiği kararla demokrasi anlayışını bir kez daha ortaya koyan MHP ile ortak seçime giden Erdoğan’ın bile işinin kolay olmadığını anlattığı partililere HDP başta olmak üzere diğer tüm muhalefete defansın şart olduğunu ve gerektiğinde sandıkları teslim almanın faydalarını anlatırken onunda gelen anket sonuçları içinde b,r hayli bunaldığı ve biten ramazan ile boşalacak olan camilerde ki siyasi vaizlerin yerine ne yapılacağını şimdiden düşünmeye başladığını anlıyorduk.

    Çünkü bu yazımızın sonuna doğru gelirken Ramazan’da bitiyordu..

    Şimdi AK Parti ne yapacak, sizce hangi vaadi yapacak?

    Ben bu vaadin Genel Af olması halinde bugüne kadar verilen ama tutmayan vaatleri boş çıkarıp, en az %5 bir oy artışı ile AK Parti’nin iktidarına devam yolu açılır diye düşünüyorum..

    Çünkü içi boş ve bugüne kadar gerçekleşmeyen vaatlerin en etkilisi toplumsal barışın, kardeşliğin yeniden yeşermesine fırsat vereceğine inanıyorum OHAL’siz, Genel Af ilan edilmiş güzelim ülkemde..

    Evet,’Yaparsa yine AK Parti yapar’ vaadinin, ‘İlan ederse yine AK Parti Genel Affı İlan Eder’ umudum hala devam ediyor, şu bitip, giden bir mübarek ramazan ayının son gününde..

  • Kayıp ettiğni analayan CHP'li vekil yine Amerika'ya sarıldı!

    SEN ÖNCE SENİN TAVIRLARIN DOLAYSIYLA DAĞILMA NOKTASINA GELEN CHP ARDAHAN’DAKİ İSTİFALARDAN BAHSET!..


    24 Haziran’da yapılacak Başkanlık ve Milletvekili Genel seçimleri öncesi Ardahan CHP’de yaklaşık 16 kişinin istifa ettiği öğrenildi.


    Her gün biraz daha kan kaybeden Ardahan CHP’de, CHP Gençlik Kolları Başkanı ve Yönetimi, CHP 1. Sıra Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz ve Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel’e tepki olarak ettikleri öğrenildi.


    Gazetemizin aldığı bilgilere göre, CHP Gençlik Kolları Başkanı ve Yönetimi istifa dilekçelerini CHP Ardahan İl Başkanlığına sundukları öğrenilirken, seçime 10 güne kala yaşanan bu istifa depremi diğer ilçelere de yansıyabileceği iddia edildi.


    CHP’de yaşanan istifa furyası ardından partide huzur kalmadı. CHP’de her gün biraz daha su yüzüne çıkan sorunlar nedeniyle parti üyesi Gazeteci Talip Şahin Şirin’de istifa etti.


    Konu hakkında görüştüğümüz CHP Ardahan Gençlik Kolları Başkanı Tanju Bozkurt istifa haberlerini doğrularken, konu ile ilgili bir basın açıklaması yağacağını söyledi.



    CHP Genel Başkan Yardımcısı: F-35 Uçakları Seçim Öncesi Rüşvettir


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye 21 Haziran’da teslim edileceğini hatırlatarak “Bu yapılan seçim öncesi bir rüşvettir” dedi.


    Seçim bölgesi Ardahan‘da çalışmalarını sürdüren CHP Genel Başkan Yardımcısı Ardahan milletvekiliÖztürk Yılmaz, parti binasında açıklama yaptı. ABD‘nin F-35’lerin teslim tarihinin seçimden 3 gün önceye denk gelmesini eleştiren Öztürk, “Bu yapılan seçim öncesi bir rüşvettir” dedi.


    “SEÇİM ÖNCESİ ŞOV YAPILIYOR”


    Öztürk, “ABD firmasının 21 Haziran’da F-35’lerin teslimi konusunda bir açıklama yaptığını biliyoruz. Esasen ABD ile AKP hükümeti basın önünde çatışıyormuş gibi görüntüler vermelerine rağmen, bu seçim öncesi bir rüşvettir. Bu açıkça seçim öncesine getirilmek suretiyle bir şov yapılması, işte biz böyle güçlüyüz, dünya ile ilişkilerimiz gayet iyi, savunma alanında gayet iyi gidiyor görüntüsü verilmesine dönük bir tarih programlanması olarak görüyoruz biz bunu” ifadelerini kullandı.


    “KAMUOYUNU ALDATMAYA YÖNELİK ÇALIŞMALAR”


    Öztürk sözlerine şu ifadelerle devam etti;


    AKP’nin hükümet olarak hem içeride, hem dışarıda, içinde bulunduğu açmazı aşabilmek için bütün ulusal konuları seçim malzemesi yapması, seçime dönük ve seçimle alakalı her şeyi gündeme getirmesi ibretlik bir durumdur. Ama ne olursa olsun, bütün her şey kamuoyumuzun gözü önünde oluyor. Sözüm ona, içerideki bütün adımlar seçime dönük oluyor. Dışarıdaki bütün konular, Membiç planı, ABD’den F-35 alımı, AB ile bir yakınlaşma gibi gösterilmesi, güya vize kolaylığının sağlanacağı şeklinde bir imada bulunulması, bunların hepsi 24 Haziran’daki seçim öncesi içerideki kamuoyumuzu aldatmaya, yanıltmaya yönelik bir çalışma olarak görüyoruz. Bir algı operasyonu yapılıyor açıkçası.



    **Ramazan da sona erdi, AK Parti şimdi ne yapacak?


    Milliyetçi Hareket Partisi, MHP ile ittifak kurup, adında cumhur diyen iktidar partisi AK Partinin yine adına baskın denen seçimlerden bu yana verdiği vaatleri sayacak olursak bitirmeyiz.

    Çünkü 16 yıldır iktidar da bulunan bu partinin ilk günden bu yana verdiği vaatlerin ardı arkası kesilmiyor.

    Son olarak karşısında el pençe duran havuz medyasına röportaj veren ve havuz medyasının elamanlarından korkudan soru alamayan AK Parti’nin her şeyi, ülkenin Cumhurbaşkanı ve 7 Haziran ile 1 Kasım’da olmayan ama bu kez 24 Haziran’dan sonra tam başkan olmayı uman Recep Tayyip Erdoğan’ın OHAL ile ilgili bana göre inandırıcı olman açıklamasıydı.

    İstese hemen şimdi hem de seçimlerden önce Olağanüstü Hal’ı kaldıracağı bilinen Erdoğan’ın bu işi seçimlerden sonraya bırakması baskın seçimin ilanından bu yana yapılan tüm vaatler gibi bir çıranın yanıp, sönmesi kadar kısa etkisi oldu.

    Yani her vaadinin karşısına, ’16 yıldır niye yapmadınız?’ sorusu çıkınca vaatlerin etkisi de olmamakta.

    En son dün Kocaeli’nin Darıca ilçesinin sahiline kurulan ve aralarında AK Partinin standının da bulunduğu alanı gezerken seçim ilanından bu yana verilen vaatlerin tutmadığını, seçmene inandırıcı gelmediğini HDP ve CHP hata MHP’nin canlı stantlarının yanında sönük kalan, kimsenin uğramadığını gördüğüm AK Parti’nin Darıca standından bir kez daha görüyordum.

    Bu durumun nedenini sorduğum AK Partililerin, ‘Siz bakmayın standa, bizimkiler evlerde, alanda iken HDP, CHP halay çeker’ dediklerinde etrafa bakıp, evdeki seçmenin büyük bölümünün de Darıca sahilinde olduğunu ve iftarları açmanın keyfi ile siyasilerin vaatleri ile ilgilenmediğini, hatta dağıtılmak isteten broşürleri almadıklarını da görmekteydim..

    Aynı parkın yanı başında bulunan Camide gelen ezan sesi ile tüm partilerin müziklerini kapattığını, bunu fırsat bilen ve Ardahan’a sözde kardeş kent olup, bir hayrını görmediğimiz AK Partili Darıca Belediyesinin canı sıkılmış olduğunu gösteren tavırla parkın ışıklandırmasını kapatması aslında boş kalan AK Parti standının üzerini kapatmaktan öte bir şey değildi.

    Neyse Diyarbakır’da parkta oruçlarını açmak için Darıcalılar gibi hazırlıklarını tamamlayıp, ezanın okumasını bekleyen HDP’lilerin oruçlarını açmamamsı için camiye geç gelen ve iftarı için beklenen ezanı okumayan imamların bir ay boyunca camilerde yaptıkları propagandalarında tutmadığını yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin sandık görevlileri ile yaptığı toplantılar esnasında çekilen videolarla daha iyi anlıyorduk.

    Çünkü OHAL’ı seçimden sonra kaldıracağını açıkladığı o son röportajında tutuklu olanların da aday olmaması gerektiğini belirtip, en güçlü rakibi, hatta baş belası, ‘Seni bu kez de başkan yaptırmayacağız’ diyen Demirtaş’ın tutuklu kalması gerektiğini ima ettikten sonra AYM2nin verdiği kararla demokrasi anlayışını bir kez daha ortaya koyan MHP ile ortak seçime giden Erdoğan’ın bile işinin kolay olmadığını anlattığı partililere HDP başta olmak üzere diğer tüm muhalefete defansın şart olduğunu ve gerektiğinde sandıkları teslim almanın faydalarını anlatırken onunda gelen anket sonuçları içinde b,r hayli bunaldığı ve biten ramazan ile boşalacak olan camilerde ki siyasi vaizlerin yerine ne yapılacağını şimdiden düşünmeye başladığını anlıyorduk.

    Çünkü bu yazımızın sonuna doğru gelirken Ramazan’da bitiyordu..

    Şimdi AK Parti ne yapacak, sizce hangi vaadi yapacak?

    Ben bu vaadin Genel Af olması halinde bugüne kadar verilen ama tutmayan vaatleri boş çıkarıp, en az %5 bir oy artışı ile AK Parti’nin iktidarına devam yolu açılır diye düşünüyorum..

    Çünkü içi boş ve bugüne kadar gerçekleşmeyen vaatlerin en etkilisi toplumsal barışın, kardeşliğin yeniden yeşermesine fırsat vereceğine inanıyorum OHAL’siz, Genel Af ilan edilmiş güzelim ülkemde..

    Evet,’Yaparsa yine AK Parti yapar’ vaadinin, ‘İlan ederse yine AK Parti Genel Affı İlan Eder’ umudum hala devam ediyor, şu bitip, giden bir mübarek ramazan ayının son gününde..

  • CHP Ardahan’da Kayışlar Koptu mu?

    Mevcut Milletvekilin bir hayli zorda olduğu, ikinci sıra adayı Eczacı Yunus Dündar’ın tüm çabalarının yeterli gelmediği dikkatlerden kaçmadığı CHP Ardahan’da bu durumun Öztürk Yılmaz’ın milletvekili olduğundan bu yana CHP’nin tabanı ile bir türlü barışamaması ve itici bir yol izlemesinin neden olduğu belirtilmekte.


    **Seçilirse tüm teşkilatı değiştirecek dedikodusu..


    Başta CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanlaı ve İl Başkanı Yalçın Taştan ile arası olmayan ve yeniden aday edilmemesi için CHP’nin 5 İlçe Başkanı tarafından istenmeyen adam ilan edilen Öztürk Yılmaz’ın kazanması halinde il işinin mevcut il ve ilçe teşkilatlarının görevden alınması için kolları sıvayacağı yönünde ki dedikoduların CHPnin Ardahan İl ve İlçe Teşkilatlarında olduğu gibi tabanında da büyük bir moral bozukluğu yarattığı, bununda CHP’nin seçim çalışmalarına yansıdığını belirten partililer çoğu partilinin milletvekili oyunu değil, başkanlık oyunu CHP için kullanacağı da ileri sürülmekte.



    **İki delinin yaptığını, biz akıllılar niye yapmayız?


    Seçimler öncesi elinde bulundurduğu devlet gücünü de arkasına alıp, tüm kozlarını ortaya koyan iktidar partisinin Kandil’e bayrak dikme hesapları ve diğer A, B olmadı C planları devam ede dursun neden oraya gönderildiklerinde bi haber 1005 kişinin hayatını kayıp ettiği, yüzlercesinin gazi olduğu Kore Yarım Adasıyla ilgili önemli bir gelişmeye şahit olmaktayız.

    Dünya’nın birçok bölgesinde olduğu gibi Kore’yi de ikiye bölen, kendi çıkarları için kardeşi kardeşe kırdırtmaktan ünlü Amerika’nın deli denen lideri Trump’un istemi, ondan biraz daha deli hatta diktatör olan Kim Jong Un’un evet demesiyle bir araya gelmeleri dünyanın birinci gündem haline gelmiş en önemli konuların başına geçti.

    Birçok Türk Askerinin önemli katkıları ile diğer bir güç olan Çin’in tüm Kore’de etkisini kıran Amerika’nın yıllar sonra ve en önemlisi onca ambargo ve kavga ardından neden böyle bir adım attığının sorgulanmaya başladığı şu günlerde bana göre burada görülmesi gereken en önemli konu delide olsalar bir araya gelmeleridir.

    Nedeni ise; biri ekonomik ve silah gücü ile diğeri halkı açlık ve sefalet içinde ve de bir diktatörün emrinde olsa da elinde bulundurduğu atom ve füzelerle güç olan bu iki gücün arka kapılarda ki hesaplarını da hesaba katıp, hesapladığınız da dünya barışı için önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçmiştir.




    Çünkü 24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi ölüm, idam tehditleri dâhil bir birlerine demediklerini bırakmayan ve adına barış süreci denen adımın yanı sıra Bahçeli’nin yüksek sesle dillendirdiği AF istemini duymazdan gelen liderlerin olduğu ülkemde, yarım ada Kore için tam ada olan Singapur’da bir araya gelen delilerin attığı adıma, ülkemizde ki akıllı bildiklerimizin de cesur adımlar atmalarına ihtiyaç duyulurken iki deli denen Trump ile Kim Jong Un’un bir araya gelmesi barı adına güzel bir adımdır.

    Yani kısacası; Elin 2 Delisi bile barışırken, Biz akıllıları kıskandırmasın.. 

    Çünkü delilerin barışı bile akıllıların savaşından daha güzeldir..



    **Yol Boyu Seçim Anketi..


    Bana göre MHP ile ittifak yaparak, bir 5 yıl daha diyen Erdoğan’ın yanı sıra ülkenin ve Erdoğan karşında en az 10 parçaya ayrılmış olan muhalefetin geleceği olan seçimler yol boyunca da gündemimizden çıkmadı.

    Ülkenin doğu illerinden en yoksulu olan, işsizliğin esiri gençlerin memlekette ve yeşil sahalarda tutunmaya çalışıldığı Serhat Ardahan Spor’un yükünü omuzlayıp, İstanbul’a doğru yol aldığım dün en geç 24 saat içinde evde olmam gerekirken, seçmen olarak hepimizi yakından ilgilendiren 24 Haziran seçim gündemi dolaysıyla 28 saate ancak Kocaeli’nde eve girebildim.

    Bunun nedeni ise her durduğum dinlenme tesisin de ilk karşılaştığım araba yıkayıcından, garsona, garsondan çaycısına, oradan işletmeciye ve benim gibi tesise gelenlerle seçim üzerine sohbet edip, yol boyunca kendimce bir anket yapmak ve bu anket sonucunu ‘Yol Boyu Seçim Anketi’ başlığı ile siz okurlarıma sunmaktı.

    Ancak onca insanla konuşup, nabız ölçmeme karşın iktidara kızanların ‘oy vermeyeceğiz’ dediğine, muhalefetin yanındayız diyenlerin ‘Kesin muhalefete oy vereceğiz’ şeklinde net bir cevap alamadım desem bana, ‘Nasıl bir gazetecisin sen, bir anket bile yapamamışsın’ diye kızmayın..

    Çünkü seçmenin bu seçimler öncesi rengini neden vermediğini, yüzlerinde ki şüphe ve korku hissi ortaya koyuyordu.

    Yani, Muhtarı saraya çağırıp, ‘köylünün her hareketini bana bildireceksiniz’, ‘komşunu takip altına alıp, gerekirse ihbar edeceksin?’ diyenlerin yarattığı korkunun etkisi vardı, karanlığı yırtıp, sabahın ilk ışıkları ile bitirdiğim Bin 600 kilo metrelik yol boyunca..

  • Ardahan'da En Son Seçim Haberler


    **HDP Haziran’da Yine Kazanacak Gibi..


    MHP ile ittifak kuran AK Parti’nin zorda olduğu görülen Ardahan’da 7 Haziran’ın rövanşını almak için uğraşan Halkların Demokratik Partisi Ardahan Milletvekili adayları gün geçtikçe daha da umutlanıyorlar.


    Dr. Taşkın Aktaş’ın HDP 2. Sıra adayı Öztürk Polat ile birlikte seçim çalışmalarına devam ettiği Ardahan’da kazanacak partiler arasında ilk sıra da olduğu belirtilen HDP’ye Göle’den, Hanak’tan, Damal’dan ve Ardahan Merkezden büyük bir ilgi var.


    17 Bin bandında olan ve en az bir milletvekili çıkaracak partilerin arasında gösterilen HDP’nin Ardahan’da yarışan partiler arasında en hareketli ve canlı olan parti olması da dikkatlerden kaçmıyor.



    **CHP’de Dündar Heyecanı yerini durgunluğa bıraktı..


    Ardahan’da en az bir milletvekili çıkarabilecek partiler arasında gösterilen Cumhuriyet Halk Partisin de son günlerde gözle görülür bir durgunluğun yaşandığı dikkatlerden kaçmadığı Ardahan’da 2. Sıra adayı Eczacı Yunus Dündar’ın ilk günlerde getirdiği heyecanında yerini yeniden durgunluğa bıraktığı gözlemleniyor.


    Başta İl ve İlçe Teşkilatları ve İki CHP’li Belediye Başkanının istememesine karşın yeniden aday edilen Öztürk Yılmaz’ın yalnız çalıştığı görülen CHP’de oyların başkanlıkta büyük bölümünün Cumhurbaşkanı Muharrem İnce’ye, Milletvekilliğinde ise başta HDP’ye olmak üzere diğer partilere dağılacağı da ileri sürülmektedir.



    **AK Parti Sadece Posof’ta Var Gibi..


    Yunus Baydar’ın aday edilmemesi ile birlikte parti içinde yaşanan huzursuzluğun,  mevcut Başkan Vekili Mutlu Şanlıtürk’ün partililer dışlama çabaları ile had safhaya ulaştığı görülen AK Parti’nin başta Ardahan merkezde olmak üzere Ardahan İl genelinde bir hayli zorda olduğu görülmekte.


    Anayasa değişikliğinde Hayır dediğini umuttuğu Ardahan’a gelip, ‘Ardahan başkanlığa evet demedi mi?’ diye soran ve başta Ardahan Üniversitesi, ARAS Elektrik Kurumu ve diğer devlet dairelerin de çalışanlardan cılız bir alkış alan başbakanın bir fark ettiği bu durumu aşmaya çalışan AK Parti’nin Göle’de de eridiği, Ardahan merkezde, Çıldır’da, Hanak’ta, Damal’da adete olmadığı dikkat çekerken Posof ilçesinde ki oylarını korumaya çalıştığı gözlenmekte.



    **İYİ Parti: Başbakan Projelerimizi de Çaldı!


    20 Haziran’da Ardahan’a gelecek olan Meral Akşener’i karşılamaya hazırlanan Ardahan İYİ Parti İl ve İlçe Teşkilatları Adayları Levent Pehlivan ile birlikte seçim çalışmalarına ara vermeden devam ettiği görülmekte.


    Ardahanlıların ‘Bizim çocuğumuz’ diyerek sahiplendikleri görülen İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı Levent Pehlivan Başbakan’ın Ardahan ziyaretinde kendisinin projelerini çaldığını belirttiği açıklamasında AKP’nin Ardahan’da kayıp edecek parti olduğunu belirtti.



    **MHP Ortada Yok..


    AK Parti ile kurduğu ittifak dolaysıyla oylarının büyük bir bölümünü kayıp ettiği görülen Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan İl Teşkilatının seçim çalışmalarında adeta olmadığı görülen Ardahan’da Saadet Partisi de MHP gibi en az oy alacak partiler arasında gösterilmekte.



    *Haydi Diaspoara Bir Oy da Sen Al..


     


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.


    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’da ki bal festivali ile devam edecek.


    Ve ilkyazıma geçelim;


    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’da ki, İzmir’de ki, Ankara ve Konya’da ki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.


    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır..


    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım..


    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.


    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.


    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.


    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım..


    Haydi gelin bir oy da siz alın..


     



     


    *Seçmen Parlamenter sisteminin devamından yana..


     


    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.


    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, nede Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.


    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.


     



     


    *Şehit Haberleri Gelmeye Devam Ediyor..


     


    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.


    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.


    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.


     


    **Bakırköy Bal Tadacak..


     


    Seçimlerin gündemin 1. Sırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.


    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.

  • Başbakan’dan Önce Kızılay Paketleri Geldi..

    Yoğun bir güvenliğin alındığı görülen Kongre, İnönü, Atatürk caddelerinin kapatıldığı Ardahan’a gelecek olan Başbakan Binali Yıldırım’dan önce önce Kızılay paketleri ve çoğu Karadeniz’den olmak üzere Erzurum, Iğdır, Kars’tan otobüsler dolusu polislerin geldiği görüldü.



    Ardahan’ın en hareketli günlerinden olan ve Perşembe pazarının olduğu bir günde Ardahan’da olacak olan başbakanın gelişi öncesi dağıtılan SYDV’nın kömürlerinin ardından Kızılay aracılığı ile dağıtılan gıda paketlerinin de seçmene ulaştırılmaya başlandığı dikkatlerden kaçmazken, belediyenin de kent genelinde büyük bir temizlik harekâtı başlattı.



    *Haydi Diaspoara Bir Oy da Sen Al..


     


    Bugünkü yazımı üçe bölerek önce memleketim Ardahan’dan memleketim Ardahan’ın dışında bulunan Ardahanlılara sesleneceğim.


    Sonra da seçmenin nabzı ardından gelmeye devam eden kara haberlerle kanamaya devam eden çatışmalar ve İstanbul’da ki bal festivali ile devam edecek.


    Ve ilkyazıma geçelim;


    Aslında Ardahanlı hemşerilerime yazdığım bu yazımı İstanbul’da ki, İzmir’de ki, Ankara ve Konya’da ki okurlarıma da yazılmış bir mektup olarak kabul edilmesini rica ediyorum.


    Çünkü bu yazım 81 vilayeti içinde barındıran metropollerde ki bulunan ve kiminin dernek başkanı, kiminin federasyon başkanı, kiminin ise diaspora dediği insanlaradır..


    Yani İstanbul’da oturup, Sinop’u, Kars’ı, Şırnak’ı, Adana’yı, Mersin’i, Edirne, Ağrı’yı, Ordu’yu, Iğdır’ı kurtaranlaradır bu yazım..


    Yani memleketinden uzak metropollerin lüks cafelerinden oturup, devrimci ya da sarkık sağcı bıyıklarını burkarak memleketi kurtaranlardır bu yazım.


    Haydi, gelin tatil dönemine rastlayan 24 Haziran seçimleri öncesi birkaç günlüğüne de olsa gelin memleketinize, köyünüze, ilçenize, ilinize ve sizde o memleketin vekili kimin olacağına yardımcı olun, bir oy isteyin, ikna edin.


    Edin ki birlikte çalışacağınız vekillerinizin o memleketin hayrına olacağına inanacağınızı insanlar olsun.


    Başta başkan adayları hapiste olanlar olmak üzere bu memlekete demokrasi, gak, hukuk, adalet lazım diyen tüm duyarlı insanlara, toplumu liderlerinedir bu çağrım..


    Haydi gelin bir oy da siz alın..


     



     


    *Seçmen Parlamenter sisteminin devamından yana..


     


    Dün sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, kepenklerini yeni yeni açan esnafla selamlaşırken 24 Haziran seçimlerinin nabzını da ölçmeye çalıştım.


    Ramazan olduğundan çaylarını içmeden sohbet ettiğim her görüşte vatandaşın ne Erdoğan düşmanlığı, ne İnce sevdalısı, nede Demirtaş’ın hapiste olmasının çokta gündeme getirmediği asıl derdinin bu ülkeyi bir kişiye yani başkanlığa bırakmamak ve bunun için parlamenter sistemi korumak istediğini anladım.


    Evet, 24 Haziran’da sandığa gidecek olan seçmenin büyük bölümünün parti tutmaktansa, lider seçmektense bu ülkenin kuruluşundan bu yana gelen parlamenter sistemin devamı için oy kullanacağını his ettim.


     



     


    *Şehit Haberleri Gelmeye Devam Ediyor..


     


    Ülkenin kanayan yarası olan ve her seçim öncesi çözüm vaatlerinin bol keseden atılıp, seçimler sonrası güvenlik önlemleri dışında hiçbir adım atılmayan ülke içinde ve dışında ki çatışmalarda devam ediyor.


    Birçok önemli sorun gibi gündemden düşen ama bana sorarsanız ülkenin birinci gündemi olan ve güvenlik kuvvetlerine havale edilmekle çözülemeyeceği anlaşılması gereken bu çatışmaların devam ediyor, şehit haberleri de art arda geliyor.


    Çoğu hükümetin kontrolünde olan ve adına havuz medyası denen basın ve medyanın ya hiç vermediği yâda iç sayfalarda aralarda verdiği şehit haberleri ile yüreklerimizi kanamaya devam ederken mevcut iktidarın yanı sıra muhalefetin de bu önemli sorunu nasıl çözeceğine yönelik somut ve inandırıcı bir vaat vermemesi de içimiz acıtan diğer önemli bir konu olmaya devam etmekte.


     


    **Bakırköy Bal Tadacak..


     


    Seçimlerin gündemin 1. Sırasını aldığı şu günlerde gölgede kalan onca önemlim sorun ve iş arasında bulunan ve 4-8 Temmuz günlerinde yapılacak olan ‘Bal Festival’ için hazırlıklarına devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu dün önemli bir adımı daha geçti.


    Çatalca’dan, Sirkeci’ye kadar bir alanda his edilmesi için ve tüm İstanbul’un yanı sıra 81 Vilayetin Arıcılarının balları ile birlikte davet edilmesi hedeflenen Bakırköy Botanikpark’ta ki Bal Festivali için organizatör firma ile sözleşmesini imzalayan ARDAFED bu köşeyi okuyan sizleri de etkinliğine davet ediyor.

  • Seçime Doğru Ardahan!

    Şu an hala AK Parti Ardahan Milletvekili olan Prof. Dr. Orhan Atalay ile AK Parti 2. Sıra Adayı Halil İbrahim Dursunoğlu birlikte Ardahan’ın Gürcistan sınırında bulunan Posof ilçesinde ki seçmenleri ziyaret ettiler.


    Ardahan’a gelecek olan Başbakan’ı karşılamaya hazırlanan ve MHP ile neden ittifak kurduklarını seçmene anlatan AK Parti’nin Ardahan Milletvekili Adayları daha sonra Hanak ve Damal’a da bir dizi ziyarette bulundular.



    **CHP’ye Damal’da


    Mutlu Kerimoğlu, Volkan Sinan, Gülcemal Fidan Sorusu!


    İli milletvekilinin seçildiği Ardahan’da 7 Haziran’da kayıp milletvekilliğinin 1 Kasım’da yenilenen seçimle alan ancak yeni bir Haziran seçiminde işinin kolay olmadığı gözlenen Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ardahan Milletvekili Adayları Öztürk Yılmaz ile Eczacı Yunus Dündar’ında Ardahan’ın kuzey kazalarındaydılar.


    Damal’da seçmeni gezen ve Damallı olan Mutlu Kerimoğlu, Gülcemal Fidan ve Dr. Volkan Sinan’ın neden aday edilmedikleri soruları ile karşılaşan CHP’nin Ardahan Milletvekili Adaylarının bu soruya cevap vermekten bir hayli zorlandıkları dikkatlerden kaçmadı.



    **HDP Posof ve Göle’deydi..


    Ardahan’da en az bir milletvekili çıkaracağı ileri sürülen HDP’nin Ardahan Milletvekili adayları Dr. Takın Aktaş’ın Posof’ta, 2. Sıra adayı Öztürk Polat’ın ise Göle’de seçim çalışmaları yürüttüğü görülürken, sabah saatlerin de HDP’li bazı öğrenci evlerine yapılan baskın ve tutuklu bulunan 6 HDP’liye 6’şar yıl gibi ağır cezalar verilmesi, 1 Kasım’da kayıp ettikleri ve 24 Haziran’da yeniden bir milletvekili çıkaracaklarına inanan bu parti çalışanlarının moralini bozduğu ancak yılmadan çalışmaya devam ettikleri dikkat çekti.



    **İYİ Parti Hanak’ta..


    Levent Pehlivan’ın 1. Sıra Ardahan Milletvekili Adayı olduğu İYİ Parti’nin de diğer partilerden aşağı kalmayan bir seçim çalışmasını yürüttüğü Ardahan’da Meral Akşener’in adının en çok konuşulan liderler arasında yer almaya başlaması da dikkatlerden kaçmıyor.



    **Sizce nasıl bir filim dönüyor?


    24 Haziran’a tam yetkili başkan olursa artık önüne kimsenin geçemeyeceği iddia edilen Erdoğan’ın birinci turu geçemeyeceği,


    Kendi, partililerin bile artık bıkkınlık getirdiğini homurdandığı AK Parti’nin, bu seçim yasasıyla mecliste 301’e ulaşamayacağı,


    Yani, 16 Yıllık tek başına iktidarın sonunun yaklaştığı,


    Birinci turda HDP’nin 6 Milyon oyundan yoksun İnce’nin ikinci turda İYİ Parti, Saadetin ve HDP’n,n oylarını alarak başkan olacağı,


    Muhalefetin mecliste çoğunluğu sağlayacağı ileri sürülen şu günlerde;


    Seçimlerin gündeme girmesiyle birlikte ÖSO’lu marşların, İBO’lü türkülerin yazıldığı Afrin’i pat diye unutturan ABD’nin başta Münbiç ve F-35 Uçakları konusunda 24 Haziran’da gideceği ileri sürülen hükümetle anlaştığını,


    S-400’leri satmaya Erdoğan’a çalışan Putin’in yanı sıra İran’ın ve Irak’ın yine iktidarı sonlanacak denen AK Parti iktidarı ile pazarlıklar içinde olup, Kandil’e yapılacak olan bir operasyona göz kırptığını,


    İngiltere’nin Avrupa Birliği ve İMF’nin üstünde bir tavırla mevcut iktidarın aday edilmeyen bakanı ile parasal konular konusunda anlaşmalar yaptığı,


    Katar başta olmak üzere Mısır, İsrail hata Erdoğan ile birçok işler yapan, sözleşmeler yapan Gürcistan, Azerbaycan ve Kafkasya’da ki ülkelere ulaşmak için Kars-Tiflis Bakü Demiryolunu finanse eden Çin’in yanı sıra Kuzey Irak Kürt Bölgesel yönetiminin Esad ve Feto gibi dikkat çeken sessizliği,


    Evte/Hayır’da, Demirtaş’a ‘evet’ deyin diye mektup gönderdiği ileri sürülen Öcalan’ın nerede durduğunu bilinip, anlaşılmadığı, HDP’nin , ‘birinci turda değil, ikinci turda bakacağız’ dediği 24 Haziran’a doğru giderken kafam çok karışık..


    Yani, adım başı durdurup, konuştuğumuz seçmenin ‘İnşallah’ deyip, kazanamayacağını belirttiği ama Küresel Güçler denen güçlerin ise sanki kayıp etmeyecekmiş gibi günlük, aylık, yıllık hatta uzun bir dönem iktidarda kalacakmış gibi mevcut iktidarla pazarlıklar içine girip, yeni sözleşmeler yaptığı 24 Haziran seçimleri öncesi kapalı kapılar ardından nasıl bir filim döndüğünü anlamak istesem de bir tülü anlayamıyorum..


    Ya başta CHP’lilerin bir dönem çok güvendiği Asker,


    Ya MHP’ ile İyi Parti ve BBP arasında gidip gelen Polis,


    Peki, AK İktidarında borularını öttüren ve her seçimde istifa edip, AK Parti’den yalanda milletvekili aday adayı olup, yerlerini sağlamlaştıran memur, bürokratlar hatta göbekler gibi boyunları kalınlaşan iş adamları,


    Yolu, alt yapısı olmayan, sağlık ocağı, okulu, beldesi kapatılan ama evinin, ahırının önüne borçla aldığı traktörle kendisini zengin sayan ithal et kurbanı köylü,


    Fabrikası satılan, yolları yap/işlet ile yapılan, sendikası çökertilen işçi,


    Onlar neredeler, neden yüksek sesle nerede olduklarını haykırmazlar?


    Basın ve Medya’yı hiç görmek istemeseniz de hemen hepsinin iktidarın devam edeceğine olan inançla kirli havuzda ki parayı verene düdük çaldığı bu ülkede gerçekten mevcut iktidar değişecek mi?


    Yani bana göre 24 Haziran’ı gerçekten değişim, dönüşüm günü ilan edip, şu an kamuoyunda deneni yani mevcut iktidarı göndermeyi başarırsa dünya da ki tüm ülkelere örnek olacak bir seçmen var mı bu ülke de?


    Bilemiyorum, anlayamıyorum, işin içinde çıkamıyorum..


    ‘Değişmez’ denen Aziz Yıldırım’ın tepe takla olduğu, Ali Koç’un büyük bir farkla yeni başkanı olduğu Fenerbahçe seçimini öne sürüp, ‘Umut var’ diyenler ile benim gibi Küresel güçlerin hal hareketlerine bakıp, kafası karışanların, ‘Yok canım zor’ deyip, sonra da ‘Niye olmasın’ dediği bir süreçte sizce 24 Haziran öncesi dünyayı kapalı kapılar ardından dizayn edenlerin sinemasın da nasıl bir filim dönüyor?


    Kısacası; 24 Haziran formalite bir gün olarak mı tarihe geçecek yoksa gerçekten tüm bu olumsuz bakışlarıma karşın devrim niteliğinde bir değişimin olduğu gün mü olacak?


    Şahsen ben yukarıda saydıklarımı bir araya topladığımda, 24 Haziran akşamı bu ülke de bir şeyin değişeceğine hiç umut bağlamazken sizi bilemiyorum.


    Nedeni ise; 7 Haziran’a, 1 Kasım’da Erdoğan’ı tam başkan ettirmeyen Erdoğan’a ve Tayyip Erdoğan’a karşı açıkça İnce’yi birinci turda desteklemeyen, ikinci turda da ‘bakacağız’ diyen bir HDP’nin anlaşılmaz duruşu,


    İttifak için HDP’nin kapısına gitmeyen ama ‘HDP’nin barajı aşması gerekir’ deyip, gereğini yapmayan yani başkanlıkta, 6 milyon HDP oyunun 5 milyonu İnce’ye dedirtip, başkanlıkta HDP’li oyları alıp, milletvekili seçiminde oylarının bir bölümünü, ‘mecliste olması gerekir’ dediği HDP’ye verdirmekten nazlanan bir CHP’nin oluşu,


    CHP’nin desteği ile seçimlere girme hakkını kazanıp, sonrasın da, ‘bizde İnce’nin yanındayız’ demeyen hatta kendisinden çok oy alacağı alenen görünen CHP ile yarışan bir İYİ Parti’nin anlayışıdır, ‘ 24 Haziran’da değişim olacak’ söylemine şüpheli bakmama neden olan.


    Yine de umarım 24 Haziran’da yanılan ben olurum, kazananda ülkem olur..

  • AESOBB’un iftarında Serhat Ardahan vurgusu..

    Kongre Caddesi üzerinde bulunan Ahsen Cafe & Restaurant’ta gerçekleştirilen iftar yemeğine, Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç, Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asim Özer, Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz, Ardahan Gazeteciler ve Fotoğrafçılar Derneği Başkanı Özkan Karakaya ve Odalar yönetim kurulu üyeleri katıldı.


    İftar programı sonrasında bir konuşma yapan Başkan Kaya, birlik ve beraberlik vurgusunda bulunarak, Ramazan ayının insanların bir araya gelmesinde çok önemli bir dönem olduğunu ifade etti. Esnaf ve Sanatkarlar adına çalıştıklarını ifade eden Başkan Kaya, sadece Ramazan ayında değil yılın her dönemi üyeleri ile bir arada olacaklarını, ekonomik anlamda zor dönemeçte olan esnafa her zaman sahip çıkıp sorunları el birliği yaparak çözeceklerini söyledi.



    Görev süresi boyunca Ardahan ve ilçelerinin sorunlarına katkı sunmak için çalışacaklarını aktaran AESOBB Başkanı Yılmaz Kaya, omuzlarında ciddi bir yük olduğunu ve bilinçle hareket ettiklerini belirtti.


    Kaya, esnafın sorunlarının ne olduğunu ve ona göre çözüm önerilerini ortaya koyacaklarını açıklayarak 3 Oda Başkanı olarak ortak hareket edip sorunları birlikte çözmeye çalışacaklarını söyledi.


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin iftar yemeği ardından katılmacılar gündeme ilişkin samimi sohbette Ardahan’ın sorunları üzerinde karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Hafta sonu yapılacak Serhat Ardahan Spor kongresi ile ilgili neler yapılması konusunda da katılımcılar görüşlerini beyan ettiler.



    **Sizce nasıl bir filim dönüyor?


    24 Haziran’a tam yetkili başkan olursa artık önüne kimsenin geçemeyeceği iddia edilen Erdoğan’ın birinci turu geçemeyeceği,


    Kendi, partililerin bile artık bıkkınlık getirdiğini homurdandığı AK Parti’nin, bu seçim yasasıyla mecliste 301’e ulaşamayacağı,


    Yani, 16 Yıllık tek başına iktidarın sonunun yaklaştığı,


    Birinci turda HDP’nin 6 Milyon oyundan yoksun İnce’nin ikinci turda İYİ Parti, Saadetin ve HDP’n,n oylarını alarak başkan olacağı,


    Muhalefetin mecliste çoğunluğu sağlayacağı ileri sürülen şu günlerde;


    Seçimlerin gündeme girmesiyle birlikte ÖSO’lu marşların, İBO’lü türkülerin yazıldığı Afrin’i pat diye unutturan ABD’nin başta Münbiç ve F-35 Uçakları konusunda 24 Haziran’da gideceği ileri sürülen hükümetle anlaştığını,


    S-400’leri satmaya Erdoğan’a çalışan Putin’in yanı sıra İran’ın ve Irak’ın yine iktidarı sonlanacak denen AK Parti iktidarı ile pazarlıklar içinde olup, Kandil’e yapılacak olan bir operasyona göz kırptığını,


    İngiltere’nin Avrupa Birliği ve İMF’nin üstünde bir tavırla mevcut iktidarın aday edilmeyen bakanı ile parasal konular konusunda anlaşmalar yaptığı,


    Katar başta olmak üzere Mısır, İsrail hata Erdoğan ile birçok işler yapan, sözleşmeler yapan Gürcistan, Azerbaycan ve Kafkasya’da ki ülkelere ulaşmak için Kars-Tiflis Bakü Demiryolunu finanse eden Çin’in yanı sıra Kuzey Irak Kürt Bölgesel yönetiminin Esad ve Feto gibi dikkat çeken sessizliği,


    Evte/Hayır’da, Demirtaş’a ‘evet’ deyin diye mektup gönderdiği ileri sürülen Öcalan’ın nerede durduğunu bilinip, anlaşılmadığı, HDP’nin , ‘birinci turda değil, ikinci turda bakacağız’ dediği 24 Haziran’a doğru giderken kafam çok karışık..


    Yani, adım başı durdurup, konuştuğumuz seçmenin ‘İnşallah’ deyip, kazanamayacağını belirttiği ama Küresel Güçler denen güçlerin ise sanki kayıp etmeyecekmiş gibi günlük, aylık, yıllık hatta uzun bir dönem iktidarda kalacakmış gibi mevcut iktidarla pazarlıklar içine girip, yeni sözleşmeler yaptığı 24 Haziran seçimleri öncesi kapalı kapılar ardından nasıl bir filim döndüğünü anlamak istesem de bir tülü anlayamıyorum..


    Ya başta CHP’lilerin bir dönem çok güvendiği Asker,


    Ya MHP’ ile İyi Parti ve BBP arasında gidip gelen Polis,


    Peki, AK İktidarında borularını öttüren ve her seçimde istifa edip, AK Parti’den yalanda milletvekili aday adayı olup, yerlerini sağlamlaştıran memur, bürokratlar hatta göbekler gibi boyunları kalınlaşan iş adamları,


    Yolu, alt yapısı olmayan, sağlık ocağı, okulu, beldesi kapatılan ama evinin, ahırının önüne borçla aldığı traktörle kendisini zengin sayan ithal et kurbanı köylü,


    Fabrikası satılan, yolları yap/işlet ile yapılan, sendikası çökertilen işçi,


    Onlar neredeler, neden yüksek sesle nerede olduklarını haykırmazlar?


    Basın ve Medya’yı hiç görmek istemeseniz de hemen hepsinin iktidarın devam edeceğine olan inançla kirli havuzda ki parayı verene düdük çaldığı bu ülkede gerçekten mevcut iktidar değişecek mi?


    Yani bana göre 24 Haziran’ı gerçekten değişim, dönüşüm günü ilan edip, şu an kamuoyunda deneni yani mevcut iktidarı göndermeyi başarırsa dünya da ki tüm ülkelere örnek olacak bir seçmen var mı bu ülke de?


    Bilemiyorum, anlayamıyorum, işin içinde çıkamıyorum..


    ‘Değişmez’ denen Aziz Yıldırım’ın tepe takla olduğu, Ali Koç’un büyük bir farkla yeni başkanı olduğu Fenerbahçe seçimini öne sürüp, ‘Umut var’ diyenler ile benim gibi Küresel güçlerin hal hareketlerine bakıp, kafası karışanların, ‘Yok canım zor’ deyip, sonra da ‘Niye olmasın’ dediği bir süreçte sizce 24 Haziran öncesi dünyayı kapalı kapılar ardından dizayn edenlerin sinemasın da nasıl bir filim dönüyor?


    Kısacası; 24 Haziran formalite bir gün olarak mı tarihe geçecek yoksa gerçekten tüm bu olumsuz bakışlarıma karşın devrim niteliğinde bir değişimin olduğu gün mü olacak?


    Şahsen ben yukarıda saydıklarımı bir araya topladığımda, 24 Haziran akşamı bu ülke de bir şeyin değişeceğine hiç umut bağlamazken sizi bilemiyorum.


    Nedeni ise; 7 Haziran’a, 1 Kasım’da Erdoğan’ı tam başkan ettirmeyen Erdoğan’a ve Tayyip Erdoğan’a karşı açıkça İnce’yi birinci turda desteklemeyen, ikinci turda da ‘bakacağız’ diyen bir HDP’nin anlaşılmaz duruşu,


    İttifak için HDP’nin kapısına gitmeyen ama ‘HDP’nin barajı aşması gerekir’ deyip, gereğini yapmayan yani başkanlıkta, 6 milyon HDP oyunun 5 milyonu İnce’ye dedirtip, başkanlıkta HDP’li oyları alıp, milletvekili seçiminde oylarının bir bölümünü, ‘mecliste olması gerekir’ dediği HDP’ye verdirmekten nazlanan bir CHP’nin oluşu,


    CHP’nin desteği ile seçimlere girme hakkını kazanıp, sonrasın da, ‘bizde İnce’nin yanındayız’ demeyen hatta kendisinden çok oy alacağı alenen görünen CHP ile yarışan bir İYİ Parti’nin anlayışıdır, ‘ 24 Haziran’da değişim olacak’ söylemine şüpheli bakmama neden olan.


    Yine de umarım 24 Haziran’da yanılan ben olurum, kazananda ülkem olur..

  • BU ÜLKENİN UMUDU VE GÜVENCESİ HDP’DİR..

    HDP’nin iftar programına İl Örgütü Başkanı Ergün Koç, 1. Sıra Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş, 2. Sıra Milletvekili adayı Öztürk Polat, 25. Dönem Van Milletvekili Selami Özyaşar, HDP Merkez İlçe Başkanı Hikmet Karataş, HDP Ardahan İl Başkan Yardımcısı Nihat Zengin, HDP Göle İlçe Eş Başkanı Nuran Kızılateş, HDP Damal İlçe Başkanı Cuma Tan, HDP Hanak İlçe Başkanı Murat Coştu, hd porno , türk porno , cepten porno izle  , konulu porno il ve ilçe yöneticileri hazır bulundu.


    24 Haziran’da Türkiye ve Ardahan mutlu bir sabahla uyanacaktır diyen HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç, “HDP, ülkemiz seçmeninin yüzde 10’unun oyunu almış olan yasal bir partidir. Başta Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş olmak üzere seçmen iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin tutuklu olması demokrasi utancıdır. Türkiye OHAL koşulları altında, eşit yarışma hakkından yoksun bir biçimde baskın seçime gidiyor. HDP’nin baraj altında kalması en çok AKP’nin işine geliyor. Çünkü normal koşullarda ortak paydası demokrasi olan muhalefet 25 Haziran günü meclis çoğunluğuna sahip olacak. Seçmenimiz bu oyunu gördü ve baskıya direneceğini düşünüyorum. 7 Haziran’da birinci parti olup kazandığımız, 1 Kasım darbesiyle kaybettiğimiz Milletvekilliğini 24 Haziran’da yeniden alacağız. 24 Haziran seçimini önemsiyoruz. Bizim amacımız 25 Haziran sabahı bu ülkede insanların mutlu ve huzurlu uyanmasıdır. Parlamenter sistemi yeniden hayata geçirebilecek bir muhalefetin örgütlenmesinin gerçekleşmesi için çalışıyoruz” dedi.


    Bizim temel misyonumuz ve vizyonumuz, çalışanlarımız ve tüm bileşenlerimizle içselleştirdiğimiz bir davranış biçimi olan yani zorunluluk değil, sorumluluk taşıyan bir anlayışla hareket ediyoruz diyen HDP Ardahan 1. Sıra Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş,


    “Bu anlayışla ülkemizin ve dünyamızın geleceğine dair bir duyarlılık oluşturmaya ve bu duyarlılığı mümkün olduğunca daha geniş çevrelere yaymaya gayreti göstermekteyiz” dedi.


    HDP’nin 24 Haziran’da Ardahan’da birinci parti olacağını açıklayan HDP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş, hedeflerinin 20 bin oy olduğunu söyledi.



    **AKTAŞ: HDP, TÜRKİYE’NİN KURTULUŞ PARTİSİDİR..


    Türkiye’de tek sol ve demokrat partinin Halkların Demokratik Partisi olduğunu söyleyen Dr. Aktaş: “Kendisini sol ve demokrat parti olarak gören Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ, Saadet ve Demokrat Parti’yle ittifak kuracağına gelip bizimle ittifak yapabilirdi. Kendini sosyal demokrat parti olarak kabul ediyorsa  ‘Erdoğan ve Bahçeli’nin niye bunlarla ittifak yapıyorsun’ demelerinden korkacağına sol düşünceyle hareket edip HDP ile ittifak kurup ve seçmenin karşısına aslan gibi çıkar oy isterdin.  Şimdi önümüzde 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimleri var. Partimiz şu an Başkan ve Parlamenter sistemi için kilit parti konumundadır. HDP’yi dikkate almayanlar başkan olamayacak ve öyle bir şansları da yoktur” ifadesini kullandı.


    Bazı partiler, seçmeni bir kez daha kandırmak için çeşitli hilelere başvurduğunu da açıklayan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


    **BİZİM İLKELERİMİZ VAR..


    Bizim seçmenimiz bizim arakamızdaki kitle, kömüre ve makarnaya kanacak değildir. Bizim bir oyumuz sekmez. Biz parti olarak ne karar vermişsek sandığa o girer. Bugün Genel Başkanımız, Eş başkanlarımız ve Milletvekillerimiz CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun sayesinde özgürlükleri ellerinden alınmış ve tutsak edilmişlerdir.


    Yaşanan bu gelişmeler, demokrasiye, insan haklarına ve özgürlüklere vurulan darbelerdir. Askeri ve fetö darbeleri neyse bize de yapılan darbeler aynı yöntemle uygulanmıştır. Halkların Demokratik partisi diğer partilerden farklıdır. Biz ilkeler partisiyiz. Kimin seçileceği seçilmeyeceği bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi ilkelerimiz etrafında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz bu seçimde yüzde 15 alacağız, bu ilkelerle devam edip sonraki seçimde iktidar olacağız. Bizim ilklerimizden taviz verme gibi bir lüksümüz yoktur. Biz ülkeyi de çözümsüz halde bırakmayacağız. Neticede iki tane aday çıkacak ve Halkların Demokratik Partisine ihtiyacı olacak.  24 Haziran sabahı herkes yaşantısına devam etsin, herkes birbirinin yüzüne baksın, kırmadan, dökmeden 7 Haziran gibi güzel bir seçim olsun. 7 Haziran seçimi çok güzel geçti olaysız sonuçlandı. Ama son 3 yıldır ülke bölünmeye, düşmanlaştırılmaya çalıştırılıyor. Bunu yapan siyasetçilerdir ve yine bunu düzeltmesi gerekenlerde siyasetçiler. Biz milletvekili adayları olarak barışçıl söylemlerde bulunmalıyız. Ama biz düşmanlaştırıcı, ötekileştirici, öcü gösterici, farklı gösterici söylemlerde bulunursak memleketimize yanlış ve kötülük yapmış oluruz.”



    **BU ÜLKENİN UMUDU VE GÜVENCESİ HDP’DİR..


    Herkesin birlikte yaşayacağı barış ve kardeşliğin tesis edildiği bir Türkiye’nin inşası için çalıştıklarını açıklayan HDP Ardahan 2. Sıra Milletvekili adayı Öztürk Polat, “Artık insanlarımızın ölmediği, annelerimizin gözyaşı dökmediği, gençlerimizin, çocuklarımızın toprağın altına düşmediği bir Türkiye vaat ediyoruz. İşte bütün bunlar 24 Haziran tarihinden sonra güçlü bir HDP ve cumhurbaşkanı Selahattin Demirtaş ile bu ülkeye gelecek. Herkes elini vicdanına koyarak tercih yapmalı. Bunlar HDP’yi baraj altında bırakmayı düşünüyorlar. HDP baraj altında kalırsa Ardahan’da iki vekil AKP’ye gidecek. Herkes bu bilinçle elini vicdanına koysun.  24 Haziran tarihi AKP’siz bir tarih olacaktır. Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle ve Alevisiyle Halkların kardeşliğini tesis edeceğiz. Birey olarak sosyal sorumluluklarımız var. Biz HDP olarak bu ülkenin umuduyuz, bu ülkenin güvencesiyiz. Bu ülkenin barış, demokrasi, insan hakları, adalet için mücadele etmiş bütün kesimlerinin 24 Haziran’da kararlılıkla HDP’yi sahipleneceğini biliyoruz. Çünkü bu ülkede artık herkes tek umut olarak HDP’yi görüyor” şeklinde konuştu.


    **HDP’DE MORALLER YÜKSEK,


    YÜZLER GÜLÜYOR VE HEYECANLI COŞKU VAR


    Geçtiğimiz hafta Cuma günü Ardahan’a gelen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın yaşattığı heyecan ve moral yansımaları sürerken, 30 Mayıs 2018 Çarşamba günü tutuklu bulunduğu Sinan Cezaevinde serbest kalan HDP 1. Sıra Ardahan Milletvekili adayı Dr. Taşkın Aktaş’ın 24 Haziran’da yapılacak seçim çalışmalarına katılmasıyla Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl Örgütünde moraller yüksek, yüzleri gülen ve inanmış kadroların olması dikkatlerden kaçmadı.



    AK Parti iktidarlarının bu ülkede gerçek işsizliği nasıl olup sakladığını ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü olan ILO’yu nasıl kandırdığını ve nasıl işsizleri adeta kendisine mahkûm ettiğini daha önceki birkaç yazımdan bahsetmiştim.

    Hatırlatma adına yeniden anlatma ihtiyacını duyduğum bu rezaleti bana hatırlatan asıl neden ise; dün nüfus kimliğimi yeniletmek için gittiğim Ardahan Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğü oldu.

    20 Lira verip, çektirdiğim Biyometrik fotoğraflarımı ve benim gibi yaşlanmış olan cebimdeki kimliğimi alıp gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde karşıma ilk çıkan manzara, benim gibi ellerinde kimlik ve fotoğrafları ile sıralarını bekleyen çoğu köylü vatandaşlar oldu.

    Ve birde bankalarda ki gibi bir elektronik sıra alma makinası ve müdürlüğün bankoları arkasında harıl harıl (!) çalışan memurlar ve onların arkasında ayakta duran bir kaş üst memur dikkatimi çekti.

    Kalabalık arasında beni gören tanıdık bir memurun bana hoş geldin anlamına gelen gülümsemesinden cesaret alarak sırada bekleyen vatandaşların tepkisini alacam korkusu ile aradan sıyrılıp yanına giderek, sessizce kimliğimi değişmek istediğimi ve nasıl bir yol izlendiğini sorma cesaretinde bulundum.

    Bana yine gülümseyerek, fotoğraflarımın ve eski kimliğim ile parmak izi için parmağımın yanımda olup, olmadığını sorduktan sonra sıra almam gerektiğini söyledi.

    Bende, kendisine teşekkür etmeden ve başkası gelmeden hemen girişteki sıra almak için kurulduğunu sandığım elektronik makinaya yöneldim.

    Ama arkamdan seslenen memur hanım benim orada değil, ALO 199’u arayarak randevu almam gerektiğini belirtince birazda utanarak sistemin Nüfus Müdürlüğüne gitmekle bitmediğini anlamış oldum.

    Yani 20 lira verip, fotoğraf çekip Nüfus Müdürlüğüne gitmeniz yetmiyor kimlik almak için..

    Dişiniz ağrıdığın da çözüldüğü ileri sürülen sağlık sisteminin ilk adımı olan hastaneye gitmektense, ALO Randevuya başvurup, ayları bulan sıra almaya benzer sistemin burada da olduğunu anlıyordum.

    Ve bozuntuya vermeden cebimde ki cep telefonuna sarılıp, hemen ALO 199’u aradım. 

    Salonu dolduran vatandaşların bir türlü gelmeyen sıraları dolaysıyla oluşturdukları mırıldamalarından dolayı ALO 199’un karşıda ki sesini duyamam diye Nüfus Müdürlüğünden dışarı çıktım.

    Ardahan Valiliğinin yapıldığından bu yana boş tuttuğu ve bir, iki işsize verilip en azında bir çay, bir paket bisküvi satıp, evine ekmek götürebileceği ancak bunu da defalarca yazmamıza karşın başta sadece vali olmak için Ardahan’a gelip giden 13 valiye olmak üzere kimseye anlatamadığımız valilik, maliye ve adliyenin kapılarının açıldığı o dev alana çıktım.

    Telefonum ALO 199’u ararken karşıdan gelen bir vatandaşın beni görünce yanıma gelip, ‘Gazeteci bu İş-Kur nasıl olmuş, çel çocuğumuz değil, hep iktidar yanlılarını işe alıyorlar, nasıl olacak bu iş?’ diyerek, 16 yıldır oluşturulan siteme sitem ettiğini belirtiyordu.

    Bende, ‘Vallahi ben de bu boş salonu değerlendirin dediğim gibi onca sorun gibi İş-Kur’u da onca yazmama karşın bir türlü ona da çözüm bulamadım’ diye cevap verip, ardından da ‘bana sorarsan tek çare bunları başımıza getirenlere oy vermemek’ diyerek, ALO 199’un karşı tarafından gelen sesi duyup, telefonu kulağıma götürüyordum..

    Allahtan her aradığımızda hep kontörlerimizin gidip, gitmediğini düşündüğümüz o uzun beklemeli çağrı merkezleri gibi bekletilmeden kısa sürede çıkan nazik sesli görevli randevu talebimi alıp, oluşturduktan sonra Cuma günü gittiğim Nüfus Müdürlüğünde hemen çözmeyi düşündüğüm kimlik yenileme işimi ancak Pazartesi günü saat 10.30’da yapabileceğimi öğrenmiş oluyordum.

    Ama buda yetmiyordu. Çünkü pazartesiye verilen randevuma giderken yine aynı şeyleri yanı Nüfus Müdürlüğüne girdiğimde gördüğüm sıra alma makinasında yine sıraya girme fişi alma gerekiyormuş.

    Birde, bir 20 likte Maliyeye yatırıp, makbuzla geldiğim müdürlüğe gitmem şartmış.

    Yani ‘Bizim zamanımızda internet, sistem hızlandı, işler yolunda gidiyor, vatandaş elini sıcak sudan çıkarmadan işlerini çözüyor’ denen ülkemde zamanım var mı, pazartesi Ardahan’dan ayrılman gerek mi, işim var mı diye merak edilmemiş, iki dakikaya çözülmesi gereken bir iş için iki gün daha beklemem gerekiyormuş..

    Neyse konumuza, işsizliğin diz boyu olduğu, bu nedenle göçün halen ve de hızla devam ettiği Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde yaşanan işsizliğin nasıl olup alavere, dalaverelerle saklandığı ve bunun yanı sıra devlet dairelerinin nasıl olup iktidar yanlısı kişilerle doldurulduğuna geçelim..

    Öncelikle dünyada ki ülkelerde yaşanan işsizliği ölçen İLO’yu ve bizleri kandıran bir sistem kurulmuş.

    Oda kimlik almak için gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde onca memur ve görevli yetmedi milyonlarca tutan ihalelerle alınan sıra alma makinası olmasına karşın birde ‘Alo Randevu’ adı altında çağrı merkezleri oluşturulmuş ve İş-Kur’da ki gibi oralara da iktidara yakın isimlerin çel, çocukları doldurulmuş..

    Yani küçük bir işi çözmek için gittiğiniz her daire üzerinde gerçek işsizliği saklamak için adeta paravana iş merkezleri kuran iktidar ALO Randevu ev ALO Çağrı Merkezi adı altında kurduğu ve paravan şirketlerin asıl parayı alıp, çalışanlarına asgari ücretten az bir para ile çalıştırtılan işsizlere iş bulmuş..

    Bu ve buna benzer yollarla ekonomiye, sanayiye, tarıma, sosyal hayata, üretime hiçbir katkısı olmayan ALO Randevu, Çağrı Merkezleri gibi yollarla gerçek işsizliği saklayan 6 bilemediniz 9 aylık geçici işlerle gerçek işsizliği saklayan iktidar bir kimlik almak için bunca gereksiz ve zaman kaybı yaşatan yollarla işi bugüne kadar getirmeyi de başarmış.

    Ha unutmadan yaylaları, meraları, hayvanları kendisine bakacak insan aradığı Ardahan’da yeni bir iş kolu daha açılıyor..

    Yani işsizliği saklamak adına Ardahan’da da kurulan ve çoğu iktidar yanlısı olanlarca doldurulan Türk Telekom’un Çağrı Merkezi açılıyor. Ve gerçek işsizliğin pansumanla saklama yollarına devam..

  • LGS Sınavı AKP’nin Davul Zurna Eşliğinde Yapıldı!

    Türkiye genelinden olduğu gibi Ardahan’da da 2 oturumla gerçekleşen Liseye Geçiş Sınavları yapıldığı saatlerde bir açılış için Ardahan’a porno , escort mecidiyeköy , beylikdüzü escort , istanbul escort gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan öğrencilerin 2. Oturumda sınavda olduğu saatlerde trafik anonsları, korna çalan araç konvoyları ve davul, zurna ile karşılanması dikkat çekti.


    LGS sınavının başladığı saat 11.00’da yoğun bir araç konvoyu ile Ardahan kent merkezine gelen ve davul/zurnaların çaldığı alana geçerek, Türk Telekom’un yan kuruluşu olan AssisTT’nin Ardahan’da açtığı çağrı merkezinin açılışını yapan bakan Arslan öğrencilerin sınavdayken dışarıya kurulan platformumda bulunan yüksek sesli dev hoparlörlerde alana toplananlara yönelik yaptığı konuşması kentin en uzak mahallesinde bile duyulurken sınavda olan öğrencilerin bu durumdan etkilendiği bakanın ve AKP’lilerin aklına gelmedi.



    VİDEO: AKP’nin LGS sınavları esnasında davulcuları iş başındaydı


    https://www.facebook.com/krals7500/videos/386441278536319/



    **Alo bana iş, pardon kimlik lazım!..


    AK Parti iktidarlarının bu ülkede gerçek işsizliği nasıl olup sakladığını ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü olan ILO’yu nasıl kandırdığını ve nasıl işsizleri adeta kendisine mahkûm ettiğini daha önceki birkaç yazımdan bahsetmiştim.

    Hatırlatma adına yeniden anlatma ihtiyacını duyduğum bu rezaleti bana hatırlatan asıl neden ise; dün nüfus kimliğimi yeniletmek için gittiğim Ardahan Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğü oldu.

    20 Lira verip, çektirdiğim Biyometrik fotoğraflarımı ve benim gibi yaşlanmış olan cebimdeki kimliğimi alıp gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde karşıma ilk çıkan manzara, benim gibi ellerinde kimlik ve fotoğrafları ile sıralarını bekleyen çoğu köylü vatandaşlar oldu.

    Ve birde bankalarda ki gibi bir elektronik sıra alma makinası ve müdürlüğün bankoları arkasında harıl harıl (!) çalışan memurlar ve onların arkasında ayakta duran bir kaş üst memur dikkatimi çekti.

    Kalabalık arasında beni gören tanıdık bir memurun bana hoş geldin anlamına gelen gülümsemesinden cesaret alarak sırada bekleyen vatandaşların tepkisini alacam korkusu ile aradan sıyrılıp yanına giderek, sessizce kimliğimi değişmek istediğimi ve nasıl bir yol izlendiğini sorma cesaretinde bulundum.

    Bana yine gülümseyerek, fotoğraflarımın ve eski kimliğim ile parmak izi için parmağımın yanımda olup, olmadığını sorduktan sonra sıra almam gerektiğini söyledi.

    Bende, kendisine teşekkür etmeden ve başkası gelmeden hemen girişteki sıra almak için kurulduğunu sandığım elektronik makinaya yöneldim.

    Ama arkamdan seslenen memur hanım benim orada değil, ALO 199’u arayarak randevu almam gerektiğini belirtince birazda utanarak sistemin Nüfus Müdürlüğüne gitmekle bitmediğini anlamış oldum.

    Yani 20 lira verip, fotoğraf çekip Nüfus Müdürlüğüne gitmeniz yetmiyor kimlik almak için..

    Dişiniz ağrıdığın da çözüldüğü ileri sürülen sağlık sisteminin ilk adımı olan hastaneye gitmektense, ALO Randevuya başvurup, ayları bulan sıra almaya benzer sistemin burada da olduğunu anlıyordum.

    Ve bozuntuya vermeden cebimde ki cep telefonuna sarılıp, hemen ALO 199’u aradım. 

    Salonu dolduran vatandaşların bir türlü gelmeyen sıraları dolaysıyla oluşturdukları mırıldamalarından dolayı ALO 199’un karşıda ki sesini duyamam diye Nüfus Müdürlüğünden dışarı çıktım.

    Ardahan Valiliğinin yapıldığından bu yana boş tuttuğu ve bir, iki işsize verilip en azında bir çay, bir paket bisküvi satıp, evine ekmek götürebileceği ancak bunu da defalarca yazmamıza karşın başta sadece vali olmak için Ardahan’a gelip giden 13 valiye olmak üzere kimseye anlatamadığımız valilik, maliye ve adliyenin kapılarının açıldığı o dev alana çıktım.

    Telefonum ALO 199’u ararken karşıdan gelen bir vatandaşın beni görünce yanıma gelip, ‘Gazeteci bu İş-Kur nasıl olmuş, çel çocuğumuz değil, hep iktidar yanlılarını işe alıyorlar, nasıl olacak bu iş?’ diyerek, 16 yıldır oluşturulan siteme sitem ettiğini belirtiyordu.

    Bende, ‘Vallahi ben de bu boş salonu değerlendirin dediğim gibi onca sorun gibi İş-Kur’u da onca yazmama karşın bir türlü ona da çözüm bulamadım’ diye cevap verip, ardından da ‘bana sorarsan tek çare bunları başımıza getirenlere oy vermemek’ diyerek, ALO 199’un karşı tarafından gelen sesi duyup, telefonu kulağıma götürüyordum..

    Allahtan her aradığımızda hep kontörlerimizin gidip, gitmediğini düşündüğümüz o uzun beklemeli çağrı merkezleri gibi bekletilmeden kısa sürede çıkan nazik sesli görevli randevu talebimi alıp, oluşturduktan sonra Cuma günü gittiğim Nüfus Müdürlüğünde hemen çözmeyi düşündüğüm kimlik yenileme işimi ancak Pazartesi günü saat 10.30’da yapabileceğimi öğrenmiş oluyordum.

    Ama buda yetmiyordu. Çünkü pazartesiye verilen randevuma giderken yine aynı şeyleri yanı Nüfus Müdürlüğüne girdiğimde gördüğüm sıra alma makinasında yine sıraya girme fişi alma gerekiyormuş.

    Birde, bir 20 likte Maliyeye yatırıp, makbuzla geldiğim müdürlüğe gitmem şartmış.

    Yani ‘Bizim zamanımızda internet, sistem hızlandı, işler yolunda gidiyor, vatandaş elini sıcak sudan çıkarmadan işlerini çözüyor’ denen ülkemde zamanım var mı, pazartesi Ardahan’dan ayrılman gerek mi, işim var mı diye merak edilmemiş, iki dakikaya çözülmesi gereken bir iş için iki gün daha beklemem gerekiyormuş..

    Neyse konumuza, işsizliğin diz boyu olduğu, bu nedenle göçün halen ve de hızla devam ettiği Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde yaşanan işsizliğin nasıl olup alavere, dalaverelerle saklandığı ve bunun yanı sıra devlet dairelerinin nasıl olup iktidar yanlısı kişilerle doldurulduğuna geçelim..

    Öncelikle dünyada ki ülkelerde yaşanan işsizliği ölçen İLO’yu ve bizleri kandıran bir sistem kurulmuş.

    Oda kimlik almak için gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde onca memur ve görevli yetmedi milyonlarca tutan ihalelerle alınan sıra alma makinası olmasına karşın birde ‘Alo Randevu’ adı altında çağrı merkezleri oluşturulmuş ve İş-Kur’da ki gibi oralara da iktidara yakın isimlerin çel, çocukları doldurulmuş..

    Yani küçük bir işi çözmek için gittiğiniz her daire üzerinde gerçek işsizliği saklamak için adeta paravana iş merkezleri kuran iktidar ALO Randevu ev ALO Çağrı Merkezi adı altında kurduğu ve paravan şirketlerin asıl parayı alıp, çalışanlarına asgari ücretten az bir para ile çalıştırtılan işsizlere iş bulmuş..

    Bu ve buna benzer yollarla ekonomiye, sanayiye, tarıma, sosyal hayata, üretime hiçbir katkısı olmayan ALO Randevu, Çağrı Merkezleri gibi yollarla gerçek işsizliği saklayan 6 bilemediniz 9 aylık geçici işlerle gerçek işsizliği saklayan iktidar bir kimlik almak için bunca gereksiz ve zaman kaybı yaşatan yollarla işi bugüne kadar getirmeyi de başarmış.

    Ha unutmadan yaylaları, meraları, hayvanları kendisine bakacak insan aradığı Ardahan’da yeni bir iş kolu daha açılıyor..

    Yani işsizliği saklamak adına Ardahan’da da kurulan ve çoğu iktidar yanlısı olanlarca doldurulan Türk Telekom’un Çağrı Merkezi açılıyor. Ve gerçek işsizliğin pansumanla saklama yollarına devam..

  • HDP Coşkusunu Hiç Kayıp Etmemiş..

    Uzun bir konvoy ile Ardahan’a giren HDP’lilerin halaylar çekerek nişantaşı escort , taksim escort , mecidiyeköy escort , porno  karşıladıkları Milletvekili Adaylarını alkış ve ıslıklarla destekledikleri görüldü.


    HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç’un alana toplanan halkı selamlaması ardından uzun süredir tutuklu bulunan HDP 1. Sıra Millevekili Adayı Dr. Taşkın Aktaş ile HDP 2. Sıra Adayı Öztürk Polat’ın halka hitabı ardından bir konuşma yapan HDP eş Başkanı Pervin Buldan 24 Haziran özgürlüklere açılan kapı olacağını belirttiği konuşmasında Ardahan’ıjn çözüm bekleyen sorunları gibi ülke sorunlarını da HDP’nin iktidarında çözeceklerini belirtti.



    Coşkulu bir kalabalığın toplandığı alanda dikkat çeken en önemli konuların başında gelen AK Parti ve CHP’nin HDP’den önce yaptığı mitinglere olan katılımın HDP Mitinginin AK Parti ve CHP’nin mitinglerinden daha coşkulu olmasıydı.



    **Alo bana iş, pardon kimlik lazım!..

    AK Parti iktidarlarının bu ülkede gerçek işsizliği nasıl olup sakladığını ve başta Uluslararası Çalışma Örgütü olan ILO’yu nasıl kandırdığını ve nasıl işsizleri adeta kendisine mahkûm ettiğini daha önceki birkaç yazımdan bahsetmiştim.

    Hatırlatma adına yeniden anlatma ihtiyacını duyduğum bu rezaleti bana hatırlatan asıl neden ise; dün nüfus kimliğimi yeniletmek için gittiğim Ardahan Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüğü oldu.

    20 Lira verip, çektirdiğim Biyometrik fotoğraflarımı ve benim gibi yaşlanmış olan cebimdeki kimliğimi alıp gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde karşıma ilk çıkan manzara, benim gibi ellerinde kimlik ve fotoğrafları ile sıralarını bekleyen çoğu köylü vatandaşlar oldu.

    Ve birde bankalarda ki gibi bir elektronik sıra alma makinası ve müdürlüğün bankoları arkasında harıl harıl (!) çalışan memurlar ve onların arkasında ayakta duran bir kaş üst memur dikkatimi çekti.

    Kalabalık arasında beni gören tanıdık bir memurun bana hoş geldin anlamına gelen gülümsemesinden cesaret alarak sırada bekleyen vatandaşların tepkisini alacam korkusu ile aradan sıyrılıp yanına giderek, sessizce kimliğimi değişmek istediğimi ve nasıl bir yol izlendiğini sorma cesaretinde bulundum.

    Bana yine gülümseyerek, fotoğraflarımın ve eski kimliğim ile parmak izi için parmağımın yanımda olup, olmadığını sorduktan sonra sıra almam gerektiğini söyledi.

    Bende, kendisine teşekkür etmeden ve başkası gelmeden hemen girişteki sıra almak için kurulduğunu sandığım elektronik makinaya yöneldim.

    Ama arkamdan seslenen memur hanım benim orada değil, ALO 199’u arayarak randevu almam gerektiğini belirtince birazda utanarak sistemin Nüfus Müdürlüğüne gitmekle bitmediğini anlamış oldum.

    Yani 20 lira verip, fotoğraf çekip Nüfus Müdürlüğüne gitmeniz yetmiyor kimlik almak için..

    Dişiniz ağrıdığın da çözüldüğü ileri sürülen sağlık sisteminin ilk adımı olan hastaneye gitmektense, ALO Randevuya başvurup, ayları bulan sıra almaya benzer sistemin burada da olduğunu anlıyordum.

    Ve bozuntuya vermeden cebimde ki cep telefonuna sarılıp, hemen ALO 199’u aradım. 

    Salonu dolduran vatandaşların bir türlü gelmeyen sıraları dolaysıyla oluşturdukları mırıldamalarından dolayı ALO 199’un karşıda ki sesini duyamam diye Nüfus Müdürlüğünden dışarı çıktım.

    Ardahan Valiliğinin yapıldığından bu yana boş tuttuğu ve bir, iki işsize verilip en azında bir çay, bir paket bisküvi satıp, evine ekmek götürebileceği ancak bunu da defalarca yazmamıza karşın başta sadece vali olmak için Ardahan’a gelip giden 13 valiye olmak üzere kimseye anlatamadığımız valilik, maliye ve adliyenin kapılarının açıldığı o dev alana çıktım.

    Telefonum ALO 199’u ararken karşıdan gelen bir vatandaşın beni görünce yanıma gelip, ‘Gazeteci bu İş-Kur nasıl olmuş, çel çocuğumuz değil, hep iktidar yanlılarını işe alıyorlar, nasıl olacak bu iş?’ diyerek, 16 yıldır oluşturulan siteme sitem ettiğini belirtiyordu.

    Bende, ‘Vallahi ben de bu boş salonu değerlendirin dediğim gibi onca sorun gibi İş-Kur’u da onca yazmama karşın bir türlü ona da çözüm bulamadım’ diye cevap verip, ardından da ‘bana sorarsan tek çare bunları başımıza getirenlere oy vermemek’ diyerek, ALO 199’un karşı tarafından gelen sesi duyup, telefonu kulağıma götürüyordum..

    Allahtan her aradığımızda hep kontörlerimizin gidip, gitmediğini düşündüğümüz o uzun beklemeli çağrı merkezleri gibi bekletilmeden kısa sürede çıkan nazik sesli görevli randevu talebimi alıp, oluşturduktan sonra Cuma günü gittiğim Nüfus Müdürlüğünde hemen çözmeyi düşündüğüm kimlik yenileme işimi ancak Pazartesi günü saat 10.30’da yapabileceğimi öğrenmiş oluyordum.

    Ama buda yetmiyordu. Çünkü pazartesiye verilen randevuma giderken yine aynı şeyleri yanı Nüfus Müdürlüğüne girdiğimde gördüğüm sıra alma makinasında yine sıraya girme fişi alma gerekiyormuş.

    Birde, bir 20 likte Maliyeye yatırıp, makbuzla geldiğim müdürlüğe gitmem şartmış.

    Yani ‘Bizim zamanımızda internet, sistem hızlandı, işler yolunda gidiyor, vatandaş elini sıcak sudan çıkarmadan işlerini çözüyor’ denen ülkemde zamanım var mı, pazartesi Ardahan’dan ayrılman gerek mi, işim var mı diye merak edilmemiş, iki dakikaya çözülmesi gereken bir iş için iki gün daha beklemem gerekiyormuş..

    Neyse konumuza, işsizliğin diz boyu olduğu, bu nedenle göçün halen ve de hızla devam ettiği Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde yaşanan işsizliğin nasıl olup alavere, dalaverelerle saklandığı ve bunun yanı sıra devlet dairelerinin nasıl olup iktidar yanlısı kişilerle doldurulduğuna geçelim..

    Öncelikle dünyada ki ülkelerde yaşanan işsizliği ölçen İLO’yu ve bizleri kandıran bir sistem kurulmuş.

    Oda kimlik almak için gittiğim Ardahan Nüfus Müdürlüğünde onca memur ve görevli yetmedi milyonlarca tutan ihalelerle alınan sıra alma makinası olmasına karşın birde ‘Alo Randevu’ adı altında çağrı merkezleri oluşturulmuş ve İş-Kur’da ki gibi oralara da iktidara yakın isimlerin çel, çocukları doldurulmuş..

    Yani küçük bir işi çözmek için gittiğiniz her daire üzerinde gerçek işsizliği saklamak için adeta paravana iş merkezleri kuran iktidar ALO Randevu ev ALO Çağrı Merkezi adı altında kurduğu ve paravan şirketlerin asıl parayı alıp, çalışanlarına asgari ücretten az bir para ile çalıştırtılan işsizlere iş bulmuş..

    Bu ve buna benzer yollarla ekonomiye, sanayiye, tarıma, sosyal hayata, üretime hiçbir katkısı olmayan ALO Randevu, Çağrı Merkezleri gibi yollarla gerçek işsizliği saklayan 6 bilemediniz 9 aylık geçici işlerle gerçek işsizliği saklayan iktidar bir kimlik almak için bunca gereksiz ve zaman kaybı yaşatan yollarla işi bugüne kadar getirmeyi de başarmış.

    Ha unutmadan yaylaları, meraları, hayvanları kendisine bakacak insan aradığı Ardahan’da yeni bir iş kolu daha açılıyor..

    Yani işsizliği saklamak adına Ardahan’da da kurulan ve çoğu iktidar yanlısı olanlarca doldurulan Türk Telekom’un Çağrı Merkezi açılıyor. Ve gerçek işsizliğin pansumanla saklama yollarına devam..

  • KONDA: "MHP'nin oyu yüzde 5, İYİ Parti'nin oyu yüzde 13"

    Anketçilerin oran vermekte zorlandığı 24 Haziran seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan KONDA Genel Müdürü Bekir AğırdırMHP ve İYİ Parti’nin oylarına ilişkin çarpıcı bir öngörüde bulundu.


    “MHP, AK PARTİ‘YE YAKIN DURARAK ERİYOR”


    Cumhuriyet gazetesine açıklamalarda bulunan Bekir Ağırdır, milliyetçilerin bağımsızlaşabilmelerinin önemli olduğunu dikkat çekerek, “Milliyetçiliği temsil iddiasındaki partiler, yeni bir milliyetçilik tarifiyle bir çıkış yaratamadıkça ya AK Parti tarafından ya da seküler alanda giderek eriyecekler. Şimdi MHP, AK Parti’ye yakın durarak bir taraftan onun içinde eriyor. ataşehir escort , bostancı escort , kurtköy escortporno Milliyetçilerin sadece iktidardan değil, devletten de bağımsızlaşabilmeleri lazım. Ama milliyetçi aydınlar arasında böyle bir tartışma yok sanıyorum” dedi.“MHP YÜZDE 5, İYİ PARTİ YÜZDE 13”


    İYİ Parti’nin MHP’nin oylarını bölüp bölmeyeceği sorusuna da yanıt veren Ağırdır, “MHP yüzde 5 civarında, İYİ Parti de yüzde 12-13 civarında olacak gibi duruyor. Memnuniyetsizlerin artışıyla bu oran etkilenir” şeklinde konuştu.



    Ver mehteri ver!


    Sağlıkta büyük devrim yaptıklarını belirtip, hastalara aylar bulan randevular veren hastanelerle dolu İstanbul’dan kaçıp, geldiğim Ardahan’da sıra bulup, yaptırdığım dişlerimin ağrısı ile uyandığım yatakta açtığım televizyon da haber kanallarını aramaya başladım.

    Elimde ki kumanda ile önce çok sevdiğim belgesel kanallarını dolaşıp, ardından sabahın ilk ışıkları ile döndüğüm haber kanaları arasında dolaşırken 16 yıldır iktidarda bulunan hükümetin havuz medyasının amiral ve enformasyon kanalı olan A TV’de durdum.

    TRT gibi havuza atılmadan önce birlikte çalıştığı gazeteler arasında bulunan Akşam, Habertürk gibi ulusal gazetelerde yazarken tanıdığım Erkan Tan’ın sunduğu haberleri izlerken zaten ağıran dişlerimi iyiden iyiye sıkıp, elimde ki kumandayı televizyonun ekranına fırlatmamak için kendimi zor tuttuğumu fark ettim.

    CHP’liler başta olmak üzere HDP’lilerin izlemediklerini belirtip, taraftarlarının da izlememesi için kampanya başlattığı bu kanalı kapatmamak için kendimi zor tutarken ekrandaki sözde gazeteci Erkan Tan’ın sunduğu kıytırıktan her haberinin ardından, ‘Ver Mehteri ver’ diye bağırıp, bir gazeteciye yakışmayan tavırlarla hükümetin emireri misali hareketlerini büyük bir işkence ile izleyip, sinirimden gülerken Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’i hatırladım.


    Erdoğan’ın seçim sürecinde ağzına almadığı, hatta listelere koyduğu birçok vekil adayının Fetocu olduğu ileri sürüldüğüne yönelik eleştirilere cevap vermeyip, terörist diye eleştirmekten kaçındığı Feto’ya yaptığı övgüleri ile tanıdığım bu şahsın havuz medyasının amiral kanalı olduğu ileri sürülen kanalda haber verirken muhalefet liderlerine yönelik yaptığı eleştirilerin de kendisi kadar kötüydü. Evet, son 16 yıldır birçok şeyin yerle bir olduğu gibi gazetecilik mesleğinin saygınlığını da yerle bir olduğu ülkemde mantar gibi ortaya çıkıp, sözde gazeteci olanların başında gelenlerin sunucu, araştırmacı, yorumcu olduğunu gördüğümüz bol mehterli ekranları izlerken gazeteci olanların gazeteci olmaktan utandığını koltuk altlarımda damlayan terden anlıyor ve ‘Ver Mehteri Ver’ diye böğüren birine, ‘Ha sttir’ diyerek kanal değiştirdiğimi ve Hitleri anlatan belgeseli aradığımı anlıyordum.

    Aydın Doğan’ı eleştirenler nerede?

    Zamanın Başbakanlarından Mesut Yılmaz’ı cebine elini koyduğu aşortmanla karşılayan Aydın Doğan’ın gazete ve televizyonlarını da aldırıp, havuza atan iktidarın Erkan Tan’larla seçmenin olduğu gibi toplumun beynini yıkayan yayınlardan memnun olduğu şu günlerde Aydın Doğan ve ona benzer gazete patronlarına demediklerini bırakmayanların nerede olduğunu merak ettim.

    Çünkü gazete bayisine gitmeyip, bir gazete almayan ama ‘Satılık Basın’ diye bağıranların bir hayli çok olduğu ülkemde dün gazetelerinde çıkan küçük eleştirili bir haber hemen kızıp, Aydın Doğan’a demediklerini bırakmayanların Tan ve ona benzerlerini gazeteci adı altında ekranlara gazetelere çıkaran patronlara bir şey demediğini hatırladım.


    Evet, gelenin gideni arattığı ülkemde her gelene paşam diyen bir toplumun Tan’lı kanallarda aldığı mehterle coştuğu şu günlerde dün Doğan’a demediklerini bırakmayanların da bugün ortalıkta olmadıkları gibi başta Cumhuriyet, Yurt olmak üzere muhalif gazete ve tv’leri de takip edip, izlemediklerini de son tiraj ve reytinglerde görmekteyiz.


    Çünkü Erkan Tan’lı A Haber kanallarının başta Halk, Ziraat, Vakıf Bank ve Bakanlıklar olmak üzere bol kepçeli devletin reklamları ile borularını öttürdüğü şu günlerde 80 milyonu geçen ülkenin nüfusunun 4 milyonu ancak gazete aldığını görmekteyiz. Yani bir milyonuna yakını Spor ve At Yarışı gazetesi, 500 bini magazin gazetesi olmak üzere 4 Milyona yakın gazetenin alınıp, okunduğu görülen tiraj ve reyting grafiklerine baktığımızda toplumun aldığı mehter marşı ile coşup, bol kılıçlı ve gözyaşlı dizileri izlemeyi, Erkan Tan’lı ekranların sahiplerine bir şey dememeyi tercih ettiğini de anlıyoruz.

    Sonuç olarak sosyal medyada başını kaldırıp, havanın yağmurlu olduğunu bile fark edemeyen bir okur, izleyici kitlesinin olduğu ülkemde, ‘Ver Mehteri Ver’ diye böğürenlerin gazeteci, onları böğürtenlerin hükümetten ihale alan müteahhit gazete patronları olduğunu da fark edip, göremezken 24 Haziran dahil önümüzü nasıl göreceğimiz de meçhul bir durumda..

  • HDP Adayı Serbest Bırakıldı!..

    Aylardır tutuklu bulunan ve 24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde yeniden 1. Sırada Milletvekili Adayı olan Dr. Taşkın Aktaş bugün Ardahan Adliyesi’nde görülen davada ilk celsede aylardır tutuklu bulunduğu Ankara Sincan Cezaevinde Serbest bırakıldı.



    Aktaş’ın serbest bırakılması kamuoyun da olumlu olarak karşılandı. hd porno , şişli escort , mecidiyeköy escort , ataşehir escort


    Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olayın ardından cenaze törenine katıldığı ve propaganda yaptığı iddia edilerek tutuklanan Dr. Taşkın Aktaş ile birlikte yargılanan 6 serbest kaldığı öğrenilirken Aktaş’ın Cuma günü Ardahan’a gelecek olan HDP Eş Başkanı Pervin Buldan ile birlikte Ardahan’a gelerek HDP’nin 2. sıra adayı olan  Öztürk Polat ile birlikte Ardahan’da ki seçim çalışmalarına başlayacağı öğrenildi.



    **Ver Mehteri Ver!..


    Sağlıkta büyük devrim yaptıklarını belirtip, hastalara aylar bulan randevular veren hastanelerle dolu İstanbul’dan kaçıp, geldiğim Ardahan’da sıra bulup, yaptırdığım dişlerimin ağrısı ile uyandığım yatakta açtığım televizyon da haber kanallarını aramaya başladım.

    Elimde ki kumanda ile önce çok sevdiğim belgesel kanallarını dolaşıp, ardından sabahın ilk ışıkları ile döndüğüm haber kanaları arasında dolaşırken 16 yıldır iktidarda bulunan hükümetin havuz medyasının amiral ve enformasyon kanalı olan A TV’de durdum.

    TRT gibi havuz’a atılmadan önce birlikte çalıştığı gazeteler arasında bulunan Akşam, Habertürk gibi ulusal gazetelerde yazarken tanıdığım Erkan Tan’ın sunduğu haberleri izlerken zaten ağıran dişlerimi iyiden iyiye sıkıp, elimde ki kumandayı televizyonun ekranına fırlatmamak için kendimi zor tuttuğumu fark ettim.

    CHP’liler başta olmak üzere HDP’lilerin izlemediklerini belirtip, taraftarlarının da izlememesi için kampanya başlattığı bu kanalı kapatmamak için kendimi zor tutarken ekrandaki sözde gazeteci Erkan Tan’ın sunduğu kıytırıktan her haberinin ardından, ‘Ver Mehteri Ver’ diye bağırıp, bir gazeteciye yakışmayan tavırlarla hükümetin emir eri misali hareketlerini büyük bir işkence ile izleyip, sinirimden gülerken Hitlerin propaganda bakanı Goebbels’i hatırladım.

    Erdoğan’ın seçim sürecinde ağzına almadığı, hatta listelere koyduğu birçok vekil adayının Fetocu olduğu ileri sürüldüğüne yönelik eleştirilere cevap vermeyip, terörist diye eleştirmekten kaçındığı Feto’ya yaptığı övgüleri ile tanıdığım bu şahsın havuz medyasının amiral kanalı olduğu ileri sürülen kanalda haber verirken muhalefet liderlerine yönelik yaptığı eleştirilerin de kendisi kadar kötüydü.

    Evet, son 16 yıldır birçok şeyin yerle bir olduğu gibi gazetecilik mesleğinin saygınlığını da yerle bir olduğu ülkemde mantar gibi ortaya çıkıp, sözde gazeteci olanların başında gelenlerin sunucu, araştırmacı, yorumcu olduğunu gördüğümüz bol mehterli ekranları izlerken gazeteci olanların gazeteci olmaktan utandığını koltuk altlarımda damlayan terden anlıyor ve ‘Ver Mehteri Ver’ diye böğüren birine, ‘Ha sttir’ diyerek kanal değiştirdiğimi ve Hitleri anlatan belgeseli aradığımı anlıyordum.


    **Aydın Doğan’ı Eleştirenler Nerede?


    Zamanın Başbakanlarından Mesut Yılmaz’ı cebine elini koyduğu Aşortmanla karşılayan Aydın Doğan’ın gazete ve televizyonlarını da aldırıp, havuza atan iktidarın Erkan Tan’larla seçmenin olduğu gibi toplumun beynini yıkayan yayınlardan memnun olduğu şu günlerde Aydın Doğan ve ona benzer gazete patronlarına demediklerini bırakmayanların nerede olduğunu merak ettim.

    Çünkü gazete bayisine gitmeyip, bir gazete almayan ama ‘Satılık Basın’ diye bağıranların bir hayli çok olduğu ülkemde dün gazetelerinde çıkan küçük eleştirili bir haber hemen kızıp, Aydın Doğan’a demediklerini bırakmayanların Tan ve ona benzerlerini gazeteci adı altında ekranlara gazetelere çıkaran patronlara bir şey demediğini hatırladım.

    Evet, gelenin gideni arattığı ülkemde her gelene paşam diyen bir toplumun Tan’lı kanallarda aldığı mehterle coştuğu şu günlerde dün Doğan’a demediklerini bırakmayanların da bugün ortalıkta olmadıkları gibi başta Cumhuriyet, Birgün, Yurt olmak üzere muhalif gazete ve tv’leri de takip edip, izlemediklerini de son tiraj ve reytinglerde görmekteyiz.

    Çünkü Erkan Tan’lı A Haber kanallarının başta Halk, Ziraat, Vakıf Bank ve Bakanlıklar olmak üzere bol kepçeli devletin reklamları ile borularını öttürdüğü şu günlerde 80 Milyonu geçen ülkenin nüfusunun 4 Milyonu ancak gazete aldığını görmekteyiz.

    Yani Bir milyonuna yakını Spor ve At Yarışı gazetesi, 500 bini magazin gazetesi olmak üzere 4 Milyona yakın gazetenin alınıp, okunduğu görülen tiraj ve reyting grafiklerine baktığımızda toplumun aldığı mehter marşı ile coşup, bol kılıçlı ve gözyaşlı dizileri izlemeyi, Erkan Tan’lı ekranların sahiplerine bir şey dememeyi tercih ettiğini de anlıyoruz.

    Sonuç olarak sosyal medyada başını kaldırıp, havanın yağmurlu olduğunu bile fark edemeyen bir okur, izleyici kitlesinin olduğu ülkemde, ‘Ver Mehteri Ver’ diye böğürenlerin gazeteci, onları böğürtenlerin hükümetten ihale alan müteahhit gazete patronları olduğunu da fark edip, göremezken 24 Haziran dahil önümüzü nasıl göreceğimiz de meçhul bir durumda..

  • Ardahan'dan En Son Seçim Haberleri..

    Hala Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Büyükelçi Öztürk Yılmaz ile 27 nci Dönem CHP Ardahan Milletvekili Eczacı Yunus Dündar seçim çalışmalarına hızlı başladılar.


    Geçtiğimiz gün uzun bir karşılama konvoyla birlikte Ardahan’a gelerek seçime stat veren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Adayları Yılmaz ve Dündar Posof, Hanak ve Damal’dan sonra Ardahan kent merkezinde bulunan esnafları ziyaret ettiler.


    Aralarında Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mustafa Morkoç’un yanı sıra Ardahan Şoförler ve Otomobilciler Odası eski Başkanı Yılmaz Özer ve Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’ın birlikte işlettikleri kahvehaneye de giden ve burada birer yoğunluk çayı içen CHP Ardahan Milletvekili adayları oda başkanları ile birlikte seçim kriteri yaptılar.


    **İyi Parti Adayı Pehlivan: Ardahanlıların Vekâletini İstiyorum..


    İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı Levent Pehlivan’ında seçim çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.


    Ardahan’da havaalanının olmasının şart olduğunu belirten Pehlivan yaptığı açıklamada, ‘kendisinin evinin Ardahan’da olduğunu, Ardahanlılarla birlikte aynı sorunları yaşadığını ve bunların çözümünü en iyi kendisinin bildiğini belirterek, 24 Haziran’da tüm Ardahanlılarda vekâlet istiyorum’ dedi.


    Bugüne kadar milletvekilli olanların bu kentin ana sorunlarını bilemedikleri için çözümde olamadıklarını belirten İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayı Levent Pehlivan iki sınır kapısı olmasına karşın gümrük müdürlüğünün Kars’ta olmasının anlamsızlığına dikkat çekerek ‘Ben Ardahan’da oturuyorum, Ardahanlıların kardeşiyim, çocuğuyum, sorunları onlar kadar biliyorum. Milletvekili olmam halinde yine Ardahan’da yaşayarak var olan sorunların çözümü için Ankara’da mücadele edeceğim’ dedi.



    **DURSUNOĞLU, BU DAVANIN ANLAMI ÇOK BÜYÜKTÜR


    24 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel seçimlerinde aday gösterilmesinin kendisi için çok büyük bir anlam ifade ettiğini açıklayan Dursunoğlu, “bu coşku ve sevdayla Ak Parti Ardahan’da 2 milletvekilliğini de kazanacak. Ak Parti bir dava partisidir. Bu düsturla hareket edip ilimizin gelişmesi ve büyümesi için iyi düşünüp ona göre hareket edeceğiz. Kıymetli hemşerilerim sizden Ardahan için destek istiyoruz. Yarınlarımız daha güzel ve aydınlık olacak” dedi. 


    Bir Nehir, Bir Şehir ve Bir Şiir’dir Ardahan sloganıyla konuşmasına başlayan Ak Parti Milletvekili adayı Prof. Dr. Orhan Atalay, kentin geleceği için Ardahanlıların kendilerine güvenmesini ve desteklemeye devam etmesini istedi.



    **HDP Adayı Öztürk Polat: 24 Haziran 7 Haziran Olacak..


    Tutuklu bulunan Dr. Taşkın Aktaş’ın 1. Sırada Öztürk Polat’ın 2. sırada Milletvekili Adayı olduğu Halkların Demokratik Partisi’de seçim çalışmalarına start veren partilerin başında geliyor.


    Bugün mahkemeye çıkacak olan Dr. Taşkın Aktaş’ın bırkılıp, bırakılmayacağının merakla beklendiği HDP’nin 2. sıra Milletvekili Adayı Öztürk Polat’ta başta Göle’de olmak üzere kent genelinde ki seçmene ulaşarak partisine oy istediği görülmekte.


    24 Haziran’da 7 Haziran zaferi ile çıkacaklarına inandıklarını belirten HDP Milletvekili Adayı Öztürk Polat Ardahan hazır, HDP hazır’ diyerek seçim çalışmalarına ara vermeden devam ettikleirni belirttiği açıklamasında Cuma günü Ardahan’da olacak olan HDP Eş başkanı Pervin Buldan’la birlikte düzenleyecekleri mitinge tüm Ardahanlıları davet ettiklerinide belirtti.



    **Ola hani kablo?


    Milletvekili adaylarının netleşmesi ile toplu aday tanıtımları ardından sahaya inen partiler belirledikleri adaylarının da içinde olduğu uzun konvoyları ile seçim bölgelerine girmeye başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir şey var.


    Oda saydığınızda en az 150-200 araçlık konvoylarla seçim bölgelerine inen milletvekili adaylarının konuşma yapmak için geldikleri parti binalarının önünde ancak 100-150 kişiye hitap etmeleridir.


    Yani en az 150 araçla seçim bölgelerine inen adayları merkezlerde karşılayanların sayısı ya 100 bilemediniz 130 kişi!..


    Bunların en azı 30-40 kişisi partili..


    Yani İl, İlçe Teşkilatların da görev alanlar, geriye kalanlar vekil adayların eşleri dahi dost, akraba, arkadaş yada hemşerisi..


    Peki, kendilerini seçecek olan seçmen nerede?


    Kısacası milletvekili adaylarının belirlenip, adayların sahaya inmesi ardından sanal ortamda yayınlanan ve herkesin hatırladıkça güldüğü, ‘Ula hani kablo, nerede trafo’ görüntülerini izliyoruz.


    Çünkü her adayı karşılayan araçlarda ortalama 3 kişi olsa 100 araçta 450 kişi eder, 450 kişide alanda karşılasa eder 900 kişi, merak eden, ‘hele bir bakayım ne diyecek?’ diyenler, güvenlik için gelen ortalama 50 polis, 20 gazeteci eder..


    Hesapladığınızda her adayı karşılayanların toplam Bin 500 kişi olması gerekirken, adaylar neden 150-200 kişi ile kalır?


    Yani 55 Milyon oyu olan ülkede sanırım 30, 35 milyon kişinin sandık başına gideceği görülen 24 Haziran seçimleri öncesi seçmen ya seçimi umursamıyor, yada sanki kendisini saklıyor gibi..


    Belki de yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla insanlar sahaya çıkıp, kendilerini göstermiyor.


    Veya aldığı birkaç kuruş yarım kesilir diye çekiniyor..


    Ama bir gerçek var ki sahaya inen adaylar karşılarında seçmeni değil, dost, akraba ve partililere konuşuyorlar.



    **Başkanlıkta da durum aynı..


    Tabi ki evet, orada da durum vekil adaylarının sahalarında ki manzaradan farklı değil.


    Çünkü Erdoğan Erzurum’a gelince Kars, Ardahan, Artvin, Erzincan, Ağrı, Van hatta Rize’den partililer otobüsle alana taşınıyor.


    Erzurum’dan Konya’ya gittiğinde orada da Konya’ya komşu illerde ki partililer alana taşınır, saha doluyor.


    İstanbul Yenikapı’yı saymayalım..


    Çünkü belediye otobüsler, İDO’nun vapurları zaten kendiliğinden kalabalığa neden oluveriyor..


    Ama oy istenen asıl seçmen orada yok..


    Muhalefet içinde durum iktidarınkinden farklı değil..


    Ama bir fark var..


    Oda devletin de tüm imkânlarının da seferber edildiği Erdoğan’lı AK Parti’nin mitinglerinde sanki heyecan bitmiş ve o ruh başta İnce’nin olmak üzere Meral Akşener’in miting alanlarına taşınmış gibi.


    Yani İyi Partinin mitinglerini izlerken Demirel’in doldurup, taşırdığı ve adeta yeri titreten bir seçmen kitlesi olduğunu görmekteyiz.


    Kısacası seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Esenyurt’ta ki bir iftar programına katılan Ulaştırma Bakanının yüzünde okunduğu gibi iktidarın olduğu gibi adayların da yüzü gülmüyor.


    Çünkü kendilerinin indiği saha da seçmenin olmadığını onlarda benim gördüklerimi görmekteler.

  • Belediye Başkanı Kimi Tırpanladı?

    Başta AK Parti’nin 24 Haziran seçimleri öncesi aday belirmede oynadığı rolü merak edilen Köksoy’un son günlerde bir hayli keyfli görünmesi ve twitter üzerinden attığı mesaj ile birilerine mesaj yolladığı belirtilirken son olarak Ardahan Kalesinde verdiği pozla ‘Başkan birilerine mesaj veriyor’ iddialarını doğrular gibi.


    Orhan Atalay’ın yeniden 1. Sıradan aday edilip, Baydar’ın ekibiyle birlikte adeta dışlanması ile sonuçlanan adaylık belirlemesi arından Ardahan’a gelen AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir kez daha hem de 1. Sıradan aday edilip, geldiği Ardahan’da düzenlenen ilk mitingte Köksoy’un omzuna kolunu koyup, konuşma yaptığı da dikkatlerden kaçmadı.



    Ola hani kablo?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Milletvekili adaylarının netleşmesi ile toplu aday tanıtımları ardından sahaya inen partiler belirledikleri adaylarının da içinde olduğu uzun konvoyları ile seçim bölgelerine girmeye başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir şey var.


    Oda saydığınızda en az 150-200 araçlık konvoylarla seçim bölgelerine inen milletvekili adaylarının konuşma yapmak için geldikleri parti binalarının önünde ancak 100-150 kişiye hitap etmeleridir.

    Yani en az 150 araçla seçim bölgelerine inen adayları merkezlerde karşılayanların sayısı ya 100 bilemediniz 130 kişi!..

    Bunların en azı 30-40 kişisi partili.. 

    Yani İl, İlçe Teşkilatların da görev alanlar, geriye kalanlar vekil adayların eşleri dahi dost, akraba, arkadaş yada hemşerisi..

    Peki, kendilerini seçecek olan seçmen nerede?

    Kısacası milletvekili adaylarının belirlenip, adayların sahaya inmesi ardından sanal ortamda yayınlanan ve herkesin hatırladıkça güldüğü, ‘Ula hani kablo, nerede trafo’ görüntülerini izliyoruz.

    Çünkü her adayı karşılayan araçlarda ortalama 3 kişi olsa 100 araçta 450 kişi eder, 450 kişide alanda karşılasa eder 900 kişi, merak eden, ‘hele bir bakayım ne diyecek?’ diyenler, güvenlik için gelen ortalama 50 polis, 20 gazeteci eder Bin 130..

    Hesapladığınızda her adayı karşılayanların toplam Bin 500 kişi olması gerekirken, adaylar neden 150-200 kişi ile kalır?

    Yani 55 Milyon oyu olan ülkede sanırım 30, 35 milyon kişinin sandık başına gideceği görülen 24 Haziran seçimleri öncesi seçmen ya seçimi umursamıyor, yada sanki kendisini saklıyor gibi..

    Belki de yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla insanlar sahaya çıkıp, kendilerini göstermiyor.

    Veya aldığı birkaç kuruş yardım kesilir diye çekiniyor..

    Ama bir gerçek var ki sahaya inen adaylar karşılarında seçmenle değil, dost, akraba ve partililere konuşuyorlar.


    **Başkanlıkta da durum aynı..


    Tabi ki evet, orada da durum vekil adaylarının sahalarında ki manzaradan farklı değil. 

    Çünkü Erdoğan Erzurum’a gelince Kars, Ardahan, Artvin, Erzincan, Ağrı, Van hatta Rize’den partililer otobüsle alana taşınıyor.

    Erzurum’dan Konya’ya gittiğinde orada da Konya’ya komşu illerde ki partililer alana taşınır, saha doluyor.

    İstanbul Yenikapı’yı saymayalım..

    Çünkü belediye otobüsler, İDO’nun vapurları zaten kendiliğinden kalabalığa neden oluveriyor..

    Ama oy istenen asıl seçmen orada yok..

    Muhalefet içinde durum iktidarınkinden farklı değil..

    Ama bir fark var..

    Oda devletin de tüm imkânlarının da seferber edildiği Erdoğan’lı AK Parti’nin mitinglerinde sanki heyecan bitmiş ve o ruh başta İnce’nin olmak üzere Meral Akşener’in miting alanlarına taşınmış gibi.

    Yani İyi Partinin mitinglerini izlerken Demirel’in doldurup, taşırdığı ve adeta yeri titreten bir seçmen kitlesi olduğunu görmekteyiz.

    Kısacası seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Esenyurt’ta ki bir iftar programına katılan Ulaştırma Bakanının yüzünde okunduğu gibi iktidarın olduğu gibi adayların da yüzü gülmüyor.

    Çünkü kendilerinin indiği saha da seçmenin olmadığını onlarda benim gördükleri yüzlerinden okunuyor.

    İnanmıyorsanız tv kanallarına, gazete fotoğraflarına iyi bir bakın.

     
     

  • CHP’li Başkanlar CHP Mitingine Katılmadılar!

    **CHP’liler Tepki Gösterdiler..


    Milletvekillerini karşılamayan şahsın Gebze’de bir belediye işçisiyken CHP’nin getirip, Ardahan’ın Hanak ilçesinde Belediye Başkanı yaptığı kişinin bugün partisinin milletvekili adaylarını karşılamayacak kadar şımardığından yakınan CHP’liler, Damal Belediye Başkanını da etkilen bu kişinin Milletvekili ile İl, İlçe Teşkilatlarının arasını bozan biri olarak bilinmekte. Bu şahıs bugün kendisine belediye başkanlığı veren partisinin adaylarını karşılamamaya gelmemesi ve gelenlerin önünü kesip, milletvekili adaylarını karşılamaya göndermemesi af edilecek bir durum değildir ve hemen partiden istifa etmesi gerekir’ diyerek tepki gösterdikleri görüldü.



    **İYİ Parti İl Teşkilatı da Adayını Karşılamadı..


    CHP’de yaşanan iç huzursuzluğun CHP’li ik belediye başkanının CHP’li Milletvekillerini karşılamaya gelmemesi ile iyiden iyiye su yüzüne çıktığı görülen Ardahan’da bu duruma benzer bir durumda İYİ Parti Ardahan Milletvekili Adayının Ardahan’a gelişinde yaşandı.


    Milletvekili adaylarını karşılamayan ve birlikte dolaşmadıkları görülen İYİ Parti Ardahan Teşkilatının yanı sıra Göle Teşkilatında da sorun yaşandığı alınan bilgiler arasında oldu.



    **Baydar’da Atalay’ı Karşılamadı..


    Yeniden listeye konulmamaları için mücadele eden ancak Genel Merkezlerin kendilerini dinlemeyip, mevcut milletvekillerini bir kez daha aday ettiği CHP ve AK Parti’de yaşanan, ‘seçim öncesi zora ki berberlik’ AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarında olduğu gibi CHP’de de yaşanırken AK Parti’de 1. Sıra adayı olması kesin gözle bakılan ancak aday edilemeyen AK Parti eski Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar’ın da yeniden 1. Sıra adayı olan Prf. Dr. Orhan Atalay’ı karşılamaya gelmediği görüldü.



    **Ama Anıl Hanım Katıldı..


    Partilerin seçim çalışmalarına başladırğı şu günlerde başka zaman ‘Ben devlet memuruyun’ deyip, yaşanan sorunların etlisine, sütlüsüne karışmayan bir çok memurun AK Parti Milletvekili adaylarının mitinglerine katılmaları dikkatlerden kaçmadı.


    Başta bir çok usulsüzlüğün olduğu ileri sürülüp, savcılık olam sınırları gözeltleme ihalesi işinin verilidği ve iki mühendisin görevden el çektirikdiği Arahan İl Özel İdar Sekreteri Anıl Aksel olmak üzere bir çok memurun katıldığı AK Parti mitinginde devlet memuru olanlarınilgisi bir hayli yoğundu.



    **Ola hani kablo?


    Milletvekili adaylarının netleşmesi ile toplu aday tanıtımları ardından sahaya inen partiler belirledikleri adaylarının da içinde olduğu uzun konvoyları ile seçim bölgelerine girmeye başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir şey var.


    Oda saydığınızda en az 150-200 araçlık konvoylarla seçim bölgelerine inen milletvekili adaylarının konuşma yapmak için geldikleri parti binalarının önünde ancak 100-150 kişiye hitap etmeleridir.


    Yani en az 150 araçla seçim bölgelerine inen adayları merkezlerde karşılayanların sayısı ya 100 bilemediniz 130 kişi!..


    Bunların en azı 30-40 kişisi partili..


    Yani İl, İlçe Teşkilatların da görev alanlar, geriye kalanlar vekil adayların eşleri dahi dost, akraba, arkadaş yada hemşerisi..


    Peki, kendilerini seçecek olan seçmen nerede?


    Kısacası milletvekili adaylarının belirlenip, adayların sahaya inmesi ardından sanal ortamda yayınlanan ve herkesin hatırladıkça güldüğü, ‘Ula hani kablo, nerede trafo’ görüntülerini izliyoruz.


    Çünkü her adayı karşılayan araçlarda ortalama 3 kişi olsa 100 araçta 450 kişi eder, 450 kişide alanda karşılasa eder 900 kişi, merak eden, ‘hele bir bakayım ne diyecek?’ diyenler, güvenlik için gelen ortalama 50 polis, 20 gazeteci eder..


    Hesapladığınızda her adayı karşılayanların toplam Bin 500 kişi olması gerekirken, adaylar neden 150-200 kişi ile kalır?


    Yani 55 Milyon oyu olan ülkede sanırım 30, 35 milyon kişinin sandık başına gideceği görülen 24 Haziran seçimleri öncesi seçmen ya seçimi umursamıyor, yada sanki kendisini saklıyor gibi..


    Belki de yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla insanlar sahaya çıkıp, kendilerini göstermiyor.


    Veya aldığı birkaç kuruş yarım kesilir diye çekiniyor..


    Ama bir gerçek var ki sahaya inen adaylar karşılarında seçmeni değil, dost, akraba ve partililere konuşuyorlar.



    **Başkanlıkta da durum aynı..


    Tabi ki evet, orada da durum vekil adaylarının sahalarında ki manzaradan farklı değil.


    Çünkü Erdoğan Erzurum’a gelince Kars, Ardahan, Artvin, Erzincan, Ağrı, Van hatta Rize’den partililer otobüsle alana taşınıyor.


    Erzurum’dan Konya’ya gittiğinde orada da Konya’ya komşu illerde ki partililer alana taşınır, saha doluyor.


    İstanbul Yenikapı’yı saymayalım..


    Çünkü belediye otobüsler, İDO’nun vapurları zaten kendiliğinden kalabalığa neden oluveriyor..


    Ama oy istenen asıl seçmen orada yok..


    Muhalefet içinde durum iktidarınkinden farklı değil..


    Ama bir fark var..


    Oda devletin de tüm imkânlarının da seferber edildiği Erdoğan’lı AK Parti’nin mitinglerinde sanki heyecan bitmiş ve o ruh başta İnce’nin olmak üzere Meral Akşener’in miting alanlarına taşınmış gibi.


    Yani İyi Partinin mitinglerini izlerken Demirel’in doldurup, taşırdığı ve adeta yeri titreten bir seçmen kitlesi olduğunu görmekteyiz.


    Kısacası seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Esenyurt’ta ki bir iftar programına katılan Ulaştırma Bakanının yüzünde okunduğu gibi iktidarın olduğu gibi adayların da yüzü gülmüyor.


    Çünkü kendilerinin indiği saha da seçmenin olmadığını onlarda benim gördükleri yüzlerinden okunuyor.

  • CHP İç Kavgaları 24 Haziran Sonrasına Bıraktı!

    CHP’nin mevcut Ardahan Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Büyükelçi Öztürk Yılmaz ile Eczacı Yunus Dündar’ın birlikte geldikleri Ardahan’da seçim çalışmalarına start veren CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütleri hep birlikte seçim otobüsünün üzerine çıkıp adaylarına destek verdikleri görüldü.


    Ardahan’a gelerek partililerine, ‘İç kavgalar 24 Haziran’dan sonra’ diyen ve ‘el ele tutuşun’ diyen CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz CHP’nin 24 Haziran’da hem başkanlığı hemde parlementoyu kazanacağını iddia etti.


    **Araç Çok, Vatandaş Yok..


    MHP ile İYİ Parti Adaylarının saha ya inmesiyle başlayan seçim çalışmaları AK Parti ve CHP Adayları da uzun birer konvoy ile Ardahan’a girmeleriyle devam etti.


    Uzun araç konvoylarına karşın seçmenin ve vatandaşın olmadığı görülen milletvekili adaylarının ilk seçim mitinglerinde bir birlerini suçladıkları dikkatlerden kaçmadı.



    **Ola hani kablo?


    Milletvekili adaylarının netleşmesi ile toplu aday tanıtımları ardından sahaya inen partiler belirledikleri adaylarının da içinde olduğu uzun konvoyları ile seçim bölgelerine girmeye başladığı şu günlerde dikkatimi çeken bir şey var.


    Oda saydığınızda en az 150-200 araçlık konvoylarla seçim bölgelerine inen milletvekili adaylarının konuşma yapmak için geldikleri parti binalarının önünde ancak 100-150 kişiye hitap etmeleridir.


    Yani en az 150 araçla seçim bölgelerine inen adayları merkezlerde karşılayanların sayısı ya 100 bilemediniz 130 kişi!..


    Bunların en azı 30-40 kişisi partili..


    Yani İl, İlçe Teşkilatların da görev alanlar, geriye kalanlar vekil adayların eşleri dahi dost, akraba, arkadaş yada hemşerisi..


    Peki, kendilerini seçecek olan seçmen nerede?


    Kısacası milletvekili adaylarının belirlenip, adayların sahaya inmesi ardından sanal ortamda yayınlanan ve herkesin hatırladıkça güldüğü, ‘Ula hani kablo, nerede trafo’ görüntülerini izliyoruz.


    Çünkü her adayı karşılayan araçlarda ortalama 3 kişi olsa 100 araçta 450 kişi eder, 450 kişide alanda karşılasa eder 900 kişi, merak eden, ‘hele bir bakayım ne diyecek?’ diyenler, güvenlik için gelen ortalama 50 polis, 20 gazeteci eder..


    Hesapladığınızda her adayı karşılayanların toplam Bin 500 kişi olması gerekirken, adaylar neden 150-200 kişi ile kalır?


    Yani 55 Milyon oyu olan ülkede sanırım 30, 35 milyon kişinin sandık başına gideceği görülen 24 Haziran seçimleri öncesi seçmen ya seçimi umursamıyor, yada sanki kendisini saklıyor gibi..


    Belki de yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla insanlar sahaya çıkıp, kendilerini göstermiyor.


    Veya aldığı birkaç kuruş yarım kesilir diye çekiniyor..


    Ama bir gerçek var ki sahaya inen adaylar karşılarında seçmeni değil, dost, akraba ve partililere konuşuyorlar.



    **Başkanlıkta da durum aynı..


    Tabi ki evet, orada da durum vekil adaylarının sahalarında ki manzaradan farklı değil.


    Çünkü Erdoğan Erzurum’a gelince Kars, Ardahan, Artvin, Erzincan, Ağrı, Van hatta Rize’den partililer otobüsle alana taşınıyor.


    Erzurum’dan Konya’ya gittiğinde orada da Konya’ya komşu illerde ki partililer alana taşınır, saha doluyor.


    İstanbul Yenikapı’yı saymayalım..


    Çünkü belediye otobüsler, İDO’nun vapurları zaten kendiliğinden kalabalığa neden oluveriyor..


    Ama oy istenen asıl seçmen orada yok..


    Muhalefet içinde durum iktidarınkinden farklı değil..


    Ama bir fark var..


    Oda devletin de tüm imkânlarının da seferber edildiği Erdoğan’lı AK Parti’nin mitinglerinde sanki heyecan bitmiş ve o ruh başta İnce’nin olmak üzere Meral Akşener’in miting alanlarına taşınmış gibi.


    Yani İyi Partinin mitinglerini izlerken Demirel’in doldurup, taşırdığı ve adeta yeri titreten bir seçmen kitlesi olduğunu görmekteyiz.


    Kısacası seçimlere çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Esenyurt’ta ki bir iftar programına katılan Ulaştırma Bakanının yüzünde okunduğu gibi iktidarın olduğu gibi adayların da yüzü gülmüyor.


    Çünkü kendilerinin indiği saha da seçmenin olmadığını onlarda benim gördükleri yüzlerinden okunuyor.

  • Adaylar Ardahan’a Gelmeye Başladı..

    Partilerin aday tanıtım programlarına katılıp, araç ve afiş çalışmalarını hazırlıklarını yapan milletvekili adayları oy alacakları seçmene ulaşmak için Ardahan’a gelerek seçim çalışmalarına start verdikleri görüldü.



    HDP 2. Sıra Adayı Özrütk Polat’ın yerel gazeteleir ziyaretle başladığı seçim çalışmaları ardından konvoy ile Ardahan’a gelen  İYİ Parti Adayı Levent Pehlivan’da açtığı seçim bürosunda taraftarları ve seçmenleriyle buluştu.



    İl Teşkilatının kendisini karşılamadığı görülen Pehlivan’a Ardahanlı yakınlarının yanı sıra esnafların çok yakın ilgi gösterdiği dikkatlerden kaçmazken, Polat ve Pehlivan’ın hemen ardından Ardahan’a gelen AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve 2. Sıra adayı başta Göleliler, kamuda çalışan memurlar olmak üzere yoğun bir kalabalıkla karşılandılar.


    CHP’nin adaylarının yarın Ardahan’a gelerek, rakiplerinin bir önceden çıktığı sahaya inecekleri öğrenildi.



    **Kapitalistler sola iktidar izni verecek mi?


    Suriye aynen duruyor..

    Irak hala oturmadı..

    Yemen, Cezayir, Mısır

    Ve Filistin..

    Ve kısacası siyah petrolün kırmızı kana döndüğü Ortadoğu..

    Ve üzerinde bir çok hesabın yapıldığı ileri sürülen Türkiye..

    Ve 24 Haziran Başkanlık ve de Milletvekilliği seçimleri..

    Yani tamda aranan sağ bir anlayış iktidar,

    Ortadoğu’ya uyumlu bir Muhafazakar bir yönetim..

    Ve sizce hangisi kapitalistlere uyumlu bir yönetim..

    İncirliğe karşı,

    Özelleştirmeye karşı,

    BOB’a karşı,

    Amerika’ya faşist diyen,

    Sol mu?

    Yoksa içeride,

    ‘Eyy Amerika’ ABD’nin yavrusu İsrail’e One Minute’ deyip,

    Dışarıda kapalı kapılar ardından da değil,

    Alenen, ‘Ben sizin eş bakanınızım’ diyen mi?

    Yoksa ‘Ne istediler vermedik’ diyen

    Sağ mı?

    Yine iktidar olur

    Bilemiyorum benim kafam çok karışık..

    Çünkü daha önce ki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de İsrail Filistinlere vurup, muhafazakâr oyu elinde tutan tabakaları ayağa kaldırıyor..

    Almanya başta olmak üzere Avrupa yine yalandan mevcut iktidara karşı olduğunu gösterip, HDP’ye izin verip, en çok oyu Avrupa’da Almayan’da olan iktidar yanlılarına izin vermeyip, oyları iyice sağda kemikleştiriyor..

    Ya S-400’leri satmak için dost olan Rusya?!.

    Ve ya Erdoğan’ın dostu Putin..

    Ve onun emrinde oldukları ileri sürülen, eniştesinin bakan yapmadıysa da eşini başkan yardımcısı eden Azerbaycan ağası Aliyev ve adaşları Kafkasya..

    Perinçek üzerinden iktidara yönelik olduğunu gösteren Çin..

    Bunlar sola izin verecekler mi?

    Peki ya birçoğu oy kullanacağı iddia edilen Suriyeliler,

    AVM’leri alan Araplar..

    Belediyeler, İş-Kur, Sosyal Politikalar Müdürlüğü ve

    Onca yan kuruluşta iş bulanlar..

    Feto hariç cemaatler..

    Gül’ü helikopter ile ziyaret eden asker, mit,..

    16 yıldır ihaleleri alanlar,

    İnce, kalın hesapları olanlar,

    Son olarak;

    Sanki 20 günden bir zaman kalan 24 Haziran seçimleri öncesi Türkiye’ye gelen ve iktidar değişmeyecekmiş gibi Münbiç görüşmeler yapan AB’lilerin tutumu..

    Ve evet/hayır da bakan aracılığı ile Demirtaş’a ‘Evet’ deyin diye mesaj yolladığı ortaya çıkan Öcalan’ı da unutmayın..

    Yani bu saydıklarımız ve sayamadıklarımız,

    Sol bir iktidara izin verecekler mi?

    Ecevit’li DSP-ANAP-MHP hükumetini saymasak Menderesten bu yana sağla idare edenler ülkeyi sola teslim edecekler mi?

    Bilmem ama benim bu yönde şüphelerim var..

    Ve yukarıda saydıklarımın sola değil, sağla işbirliği içinde olanlar olduğunu düşündükçe Başkan Erdoğan’ın tek korkusu olan HDP dışında bana göre kimse sola ülkeyi teslim etmez..

    Sola etmezse sağda ki Akşener’i eder mi?

    Evet, eder ama o da bu seçime 24 Haziran’a yetişir mi ki?

    Kısacası 6 Milyon oyu alan HDP’ye bir saniye yer vermeyen TRT başta olmak üzere havuz medyası, onca iktidar yalayıcısının olduğu ülkede sol bir iktidar düşünmek sanki biraz hayalci geliyor bana..

    Çünkü onca seçimi gören ve 49 yaşına gelen biri olarak iktidar da görmediğim solun iktidara gelmesi için hala ortamın, dünyanın ve kapitalistlerin hazır olmadığını düşünenlerdenim.

    Siz ne düşünüyorsunuz?..

    ‘CHP, İYİ Parti, Saadetliler birinci turda Erdoğan’ı geçirmez, ikinci turda İyi Partili, SP’li, CHP’nin yanında yer almaktan başka şansı kalmayacak olan HDP ile sol olur’ diyenleri duyar gibiyim..

    İyi bakalım az bir süre kalan 24 Haziran akşamı hangimizin dediği olacak?..


    **Ardahan’da durum 1-1


    İstanbul’da CHP’nin 3 bölgede en az 4 en çok 5 bilemediniz 9 alabileceği, iktidarda gideceği ileri sürülen AK Parti’nin de yine İstanbul’un 3 bölgesinde en az 6 en çok bilemediniz 11 alacağı ileri sürülürken nasıl bir tablo karşımıza çıkacak anlayamıyorum.

    Yani ülkenin sınır kentinden, Serhat Ardahan’dan İstanbul’a sorduğumuz da, CHP’nin ülkenin en büyük kentinde aday gösterdiği listelerin hiç birinde 10’un üzerinden vekil çıkaramazken iktidar nasıl gidiyor diyebiliriz?

    Bu konuda da şaşkın biri olarak İstanbul’da bana soruyor, ‘Ardahan nasıl olur?’ diye..

    ‘-Vallahi durum şimdilik 1-1 gibi görünüyor’ deyince de ‘Tamam anladık, 1 AK Parti peki diğer 1 kim?’ sorusu geliyor.

    O soruya da verdiği tek cevap var..

    O da; Ardahan’da durum 1-1 ama 3 parti var..

    Yani, AK Parti, CHP ve HDP arasında..

    CHP’nin 1. Sıra adayına tepki var ama oturuyor gibi..

    Oturmazsa HDP..

    AK Parti’de kent merkezi ile Göle kavgası var..

    Barışmazlarsa HDP,

    HDP’de de kırgınlıklar var..

    Anlaşamazlarsa;

    AK Parti: 1

    CHP: 1

  • İlleri İle Sorunlu Adaylar!


    **Paralar Kimin hesabına Aktarılacak?!..


    Yeni bir seçime gidecek olan Ardahan’da ki partilerin aday gösterilen milletvekili adayları ile araları olmadığının bilinmesi başta adayları olmak üzere partilileri de karar kara düşündürüyor.


    Başta, Orhan Atalay’ın yeniden aday gösterilmeme için son bir ay için alenen tavırlarını ortaya koyan ve adaylarının Yunus Baydar olduğunu her alanda ima eden AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları olmak üzere CHP ve İYİ Parti’de durum sıkıntılı.


    CHP’nin İl ve tüm İlçe Örgütlerinin de AK Parti İl ve İlçe Başkanları gibi istemedikleri aday ile seçime gitme sıkıntısı içinde olduğu görülen Ardahan’da bu duruma benzer bir durumda İYİ Parti’de yaşanıyor.


    Öte yandan yaşanan bu durumun partilerin İl ve İlçe Teşkilatlarına aktarmayı düşündüğü seçim bütçesinide zora soktu.


    Buna nede ise İl, İlçe Teşkilat ve Örgütleri ile araları olmadıkları bilinen adayların seçim paralarını rahatça kullanmaları tereddütünde oldukları, bu nedenle seçim bütçesinin teşkilat veya örgütlere değil kendi hesplarına aktarılması yönünde genel merkezlere öneride bulunduklarıd a alınan diğer bilgiler arasında.



    **Zorla Evlilik İstifa Getirdi..


    AK Parti’nin mevcut teşkilatlarının büyük bölümünün karşı oldukları AK Parti’nin mevcut Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın genel merkez tarafından yeniden aday gösterilmesi ile adeta şokta oldukları gözlenen Ardahan’da CHP’de ki aynı durum sessizliğini korumaya devam ediyor.


    AK Parti ve CHP’de yaşanan duruma benze bir durumunda Levent Pehlivan’ın 1. Sıra milletvekili adayı olduğu İYİ Parti’de yaşanmakta.


    İYİ Parti Genel Merkezinin Ardahan İl Teşkilatının istediği adayı değil, İl Teşkilatı ile arası olmayan Levent Pehlivan’a listeyi vermesi ardından Ankara’ya giden İYİ Parti Heyetinin Pehlivan’ı istemediklerini belirttikleri Genel Merkezi ve Pehlivan’ı ikna edemeyince bir istifa geldi.


    Zaten partinin İl Başkanlığını bir başkasına teslim eden Taşkın Polat’ın istifa ettiği İYİ Parti’nin adayının da AK Parti ve CHP’nin 1. Sıra adayları gibi yalnız başına çalışacağı görülmekte.


    **İttifaklar CHP’ye yada AK Parti’ye 2 Milletvekili Hediye Edebilir..


    Öte yandan İYİ Parti, SP ile ittifak içinde olan CHP’nin Ardahan’da 2 Milletvekili çıkarabileceği de iddia edilmekte.


    İleri sürülen iddialara göre yeni sistem de oy sayımları yapılırken en çok oyu alan ittifak partilerinin en az oyu alan ittifak partilerin oyunuda alacağı bununda en çok CHP’ye yarayacağı belirtilirken, aynı durumun AK Parti içinde geçerli olduğu belirtilmekte.


    Buna neden ise AK Parti’nin MHP’nin oylarının yanı sıra barajı geçememesi halinde HDP’nin oylarının sayılmaması ile oluşacak tabloda Ardahan’da 2 Milletvekili çıkarabileceği öne sürülmektedir.



    **Bu seçime gençler yön verecek..


    Son bir araştırma da 24 Haziran’da oy kullanacak olan seçmenin en büyük bir kısmının da gençler olduğu ve bu gençlerin büyük bölümünün, AK Parti ve HDP’yi yakın takibe almış olanlar olduğu belirtilmekte.

    Yani yeni Anayasa ile başkan seçecek olan seçmenin büyük bir bölümü gençlerden oluşan seçmen belirleyecek gibi..

    Peki, bu gençler sandığa gidecek mi, oy verecek mi?

    Yani sabaha kadar başını twitter yada haber sitelerinde de değil, bolca saçmalıkların paylaşıldığı facebook, ınstagram da kaldırmayan gençlerin 24 Haziran pazarında erkenden kalıp, sandık başına gidip, gitmeyecekleri de araştırılan o araştırmada aynı gençlerin siyasetle çokta ilgilenmedikleri de görülmüş..

    Peki, nasıl olacak, başta AK Parti olmak üzere HDP ve diğer partiler bu gençleri nasıl olupta sandığa gitmelerini ve kendilerine oy vermeleri için ikna edecek?

    Partilerin seçim bildirgelerine baktığımızda buna yönelik ciddi bir çalışma olmadığı gibi gençlere yönelik vaatleri de yok gibi..

    Çünkü yaşlıları ikna ettiğini hatta bu mübarek ayda kendine bağladığını düşünen AK Parti 16 yıldır gençlere verdiği işsizliğin yanı sıra 18 yaşında milletvekili adayı olabilecekleri imkanı dışında bir şey yok..

    Vekil olmalarına fırsat tanınan ama 3 bin lirada aşağı başvuru parası almayı da unutmayan AK Parti ile onun en güçlü belki de belalısı HDP’de de durum farklı değil.

    Çünkü HDP’nin de AK Parti gibi gençlerden istediği şey siyasette ön plana çıkmaları değil, afiş asmaları, bağırıp, çağırmaları ve miting alanlarını doldurmaları dışında bir şey istemiyor.

    İnanmıyorsanız çok demokrat olduğunu, gençliğin geleceğimiz olduğunu ileri sürüp, 19 Mayıslarda milliyetçi ve ulusalcı nutuklarla gençleri hatırlayan CHP’nin başta olmak üzere tüm partilerin aday listelerine bakın.

    Kadınlar gibi gençlerde önem verdiklerini belirten tüm partilerin gençleri değil, Ana Karargah olan Genel Merkezlerde ki torun bakması gerekenleri listelerin seçilecek yerlerine, kadın ve gençleri de o listeleri süsü yaptığını göreceksiniz..

    Ha unutmadan hemen söyleyeyim bu gençlerin en aktifi ve en bilevlenmişi olanların büyük bölümünün de HDP’li gençler olduğu ve başta Demirtaş’a olan sevgileri ile partilerinin %10’luk barajı aşması için AK Parti’nin güvendiği yaşlıları da ikna etmeye çalıştıkları da o araştırmada belirtilen son maddedir biline..



    3 Y!..


    *Yoksulluk..

    Zenginleştiğini sanıp, Toki’den ev, Banka’dan kredi, Cepte kart..

    *Yolsuzluk..

    17-24 Ayakkabı kutuları ve nice sayamadıklarımız..

    *Yasaklar..

    Başta internet, muhalif onca tv ve radyo kanalı, gazetenin kapatılması.. Kapatılmayanlar havuza..

    16 yıldır iktidarda bulunan parti olan Adalet ve Kalkınma Partisinin 24 Haziran seçim bildirgesinin başlığı olacağı ilan edildi.

    Yani 16 yıldır iktidar da bulunan bir parti yeni bir dönem için ilan ettiği 3 Y ile oy istiyor..


    **


    *1 A!

    *Adalet..

    Mumla arandığı ileri sürülüyor..


    **


    3 B!

    *Ben mi yaptım?

    Vallahi ben değil, iktidarda olanlara sorun..

    *Bana mı kalmış?

    Yok canım benim aklım keser mi onca akıllının bulunduğu iktidar devam için oy isterken..

    *Bilmem

    Her şeyi en iyi ben bilirim anlayışı ile durmak yok, yola devam..



    **Doların yükselten iftarlar mı?


    Biliyor musunuz bilmiyorum ama AK Partili kadınlar yine alana dökülmüş ve başta ev ev gezerek mukabele yani Kur’an okuma seansları ile gittikleri evlere hediye olarak ramazan koliler bıraktıklarını..

    Ve kadınların yanı sıra ekonomiyi ellerinde tutan başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm AK Partili belediyelerin her akşam binlerce insana iftar verdiğini..

    Allah kabul etsin diyeceğimiz bu duruma baktığımızda o koliler ve iftarlara ödenen paracıkların son günlerde artışı durdurulamayan doları ateşleyip, ateşlenmediğini de düşünmedim değil..

    Yoksa yanılıyor muyum? Hatta bunu yazmakla günah mı işliyorum?


     

  • Batıda ki Ardahan Lobisi 3, 5, 6 ve 9’larla Kendisini Gösterebilir mi?

    Başta, İstanbul’da Ardahan Posoflu Bülent Karataş MHP’den 3 sırada, Ardahan Çıldırlı Av. Gökhan Ağdemir Ankara 6. sırada, Göleli Gürsel’ın  İstanbul CHP’de 6’nci sırada, Bursa’da Göleli Özgür Erdursun’un CHP 5. Sırada, Kocaeli’nde Posoflu Avukat Ufuk Ekinci’nin Kocaeli AK Parti’den 9’uncu sırada, Ardahanlı Derya Şentürk’ün İstanbul CHP’de 9’uncu sırada yer alırken bu hemşehriklerimzin seçilip, meclise girmeleri için bu kentlerde bulunan Ardahanlıların oluşturacağı ciid bir olumlu havaya ihtiyaç var.


    Bu konuda bir araya gelerek gerek 24 Haziran seçimleri öncesi gerekse yaklaşan yerel seçimleri öncesi ortaya koyacakları samimiyetle oluşturulacak olan Ardahan Lobisi’nin desteğine ihtiyaç duyulduğu bir zamanda gazetemiz olarak bizde tüm Ardahanlılara çağrı yapıyor, ‘Haydi hemşerilerimize sahip çıkmak için gün bugün’ diyoruz.


    Öte yandan Ardahanlı Recep Yılmaz ile Göleli Ertan Hamitoğlu’nun da İstanbul HDP’den 14. ve 19. Sıralarda milletvekili adayı oldukları da öğrenildi.


    Derya Şentütk İstanbul 9. Sıra da


    Özgür Erdursun Bursa CHP 5. Sıra da



    Ertan Hamitoğlu HDP İstanbul 14. Sıra da



    Recep Yılmaz HDP İstanbul 19. Sıra da


    Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • ARDAHAN'DA SEÇİM HABERLERİ.. HDP’nin Adayı Değişti..

    Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde adaylarını açıklayan ve Göleli Av. Yaşar Kaya’nın adaylığını kabul etmeyip, adaylık başvurusunu çekip, istifa etmesi ardından yendien aday arayışına giren HDP Ardahan’ın önve daha önceki seçimlerde aday aday olamuş Damallı Güner Kokart’a teklif götürdüğü Kokart’ında aday olmayıo düşünmediğin, belirtince bı kez yeniden Göleli arayışına girip, Göleli olan Öztürk Polat’ı 24 Haziran seçimlerinde 2. Sıra Milletvekili adayı olarak gösterme kararı aldığı bilgisi alındı.



    **İYİ Parti Adayının Adı Olumlu karşılandı..


    Öte yandan Levent Pehlivan’ın 1. Sıra da aday gösteren İYİ Parti’nin adaylarının Ardahan’da olumlu olarak karşılandığı görüldü.


    Pehlivan’ın diğer partilerin gösterdiği adaylarda daha yerel ve insanlarla olan iyi diyaloğa sahip bir isim olduğunu belirten Ardahanlılar İYİ Parti’nin Levent Pehlivan’ı 1. Sırada aday göstermekle iyi ettiğini savundukları görüldü.



    **AK Parti’de Sahte Gülüşler..


    Orhan Atalay’ın aday yeniden aday gösterilmemesi için son ana kadar genel merkezi baskı altına alan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatları genel merkezin Atalay’ı yenden aday etmesiyle 90 derece dönüş yaptıkları görüldü.


    Dün acil toplanarak kendilerine yöneltilen eleştirileri, basın mensuplarına verdikleri pozlu gülüşlerle ret eden AK Parti’nin mevcut İl ve İlçe Teşkilatlarının bu tutumu kamuoyunda sahtekârlık olarak yorumlanırken, bunların aslında gerçek yüzünü bilen mevcut milletvekili ve yeniden 1. Sırada aday gösterilen Atalay’ı güldürdükleri öğrenildi.



    **CHP’de Fırtına Öncesi Sessizlik..


    HDP’nin adayını değiştiği, AK Parti’nin sahte gülüşlerle toparlanmaya çalıştığı gözlenen Ardahan’da CHP’de de adeta fırtına öncesi sessizlik yaşandığı dikkatlerden kaçmadı.


    Mevcut İl ve İlçe Örgütlerince alenen istenmeyen Öztürk Yılmaz’ın yeniden hem de mevcut İl Başkanının ezeli rakibi Eczacı Yunus Dündar ile birlikte aday gösterildiği CHP’de sessizliğin dikkat çekici boyutta olduğu görülen şu günlerde AK Partililer gibi toplanıp, sahte bir gülüşle mi poz verecekler yoksa ‘İstemediğimizle çalışamayız, bu nedenle biz yokuz mu?’ deyip, demeyecekleri de merak edilmektedir.



    **Binmişiz bir alamete gidiyoruz krize!..


    Dün sosyal medya da paylaşılan bir görüntü vardı.

    İzlerken insanın içini yakan o görüntüde pancar üretici olduğunu tahmin ettiğim bir çiftçi Ziraat Bankası’nın önüne içi şeker pancarı dolu traktörünü yanaştırmış, üzerine benzin döküp, ‘Müdür alsana paraaaaa..’ diye traktördeki pancarları yere atarak bağırıyordu.

    O görüntüyü izlerken rahmetli Ecevit’in başında olduğu hükümetin sonunu getiren Başbakanlığın önünde ki kasayı yere atan esnafın görüntüleri aklıma geldi.

    Hatırlayanlarınızın olduğunu ve o görüntülerin içinde bugün AK Parti ile koalisyon olan MHP’de vardı. 

    Yani DSP-Anavatan-MHP Koalisyonun sonunu getiren esnafın para kasasını yere attığı o manzara bugün yenden yaşanıyor..

    Ve doların ateşinin durdurulamadığı, Tahtakele’nin döviz alış/verişini durdurduğu şu günlerde dün yaşanan ekonomik manzaralar ülke genelinde yeniden yaşanırken bu durumu başta havuz medyası olmak üzere ne hükümet nede muhalefet görmüyor, duymuyor, konuşmuyor..

    Sanki herkes el ele vermiş ‘Aman aman bu tür görüntüleri yayınlamayın, görmeyim, duymayın çünkü bu hükümet ve Erdoğan giderse daha kötü oluruz’ demeye, dedirtmeye çalışıyor.

    Ama yükselişinin önüne bir türlü geçilemeyen doların ateşi gibi milletinde ateşi her saniye, her dakika ve her saat artıyor..

    Peki dün rahmetli Ecevit’in başında bulunduğu hükümeti yıkan o kasada farkı kalmayan bugünkü onca görüntüye karşın neden hala milleti bu duruma getiren hükümetten medet bekler yada neden bu hükümette DSP-ANAP-MHP hükümeti gibi istifa etmez?..

    Etmez..

    Çünkü barış süreci bozulduğundan bu yana dağa, taşa ve Afrin’e kadar atılan dolarların yanı sıra 15 Temmuz’dan bu yana ortaya konan antidemokratik uygulamalar ile ülke ekonomisini bu hale geleceğini düşünmeyenlerde zorda..

    Ve bunu göstermemek için de başta basın ve medyayı hatta Perinçek gibi sahte muhalefeti kendileri gibi bir çıkmaza sokmayı başarmışlar.. Ve bir dönem daha değil, ömür boyu iktidarda kalmak için ellerinden geleni yapmaya kararlılar..

    Haklılarda..

    Çünkü iktidar da gitmeleri halinde onların kapısının önüne gideceği bir bankanın bile kalmadığı ve seçim öncesi satışları durdurulan Şeker ve diğer milli fabrikaları gibi çoğunun bugün, bir iki milliyetçi oyu almak için ‘Eyyyyy!’ diye bağırıp, parmak salladıklarına sattıkları da ortaya çıkacak.

    Kısacası binmişiz bir alamete gidiyoruz krize de hala haberimiz yok..



    **Biat Kültürlü Yalancı Seni..


    24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde adayların isimlerinin belirlenmesi ardından başta şu an bulunduğum Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde yaşanan mırıldamalar gündemin ilk sıralarına yerleşti..

    Peki, nedir bu mırıldamaların nedeni diye baktığımız da, ‘Efendim beni istediği aday, aday edilmemiş’

    *Yok ya gerçekten mi?

    *Kimdi senin istediğin aday?

    -Filan.. 

    *Peki, sen onun aday edilmesi için ne gibi bir çalışma ve çaba ortaya koydun?

    -Hiçbir çaba ve çalışma ortaya koymadım da ama istedim..

    *Haydi oradan yalancı..

    Senin yaptığı tek şey genel merkez ve diktatörlükle suçladıklarının senden daha akıllı olduğunu düşünüp, ülkede ki yaşanan onca sorunlara çözüm bulma konusun da olduğu gibi aday belirlemeyi de onlara bıraktın..

    Şimdide yalandan mırıldıyorsun..

    Bak mırıldıyorsun diyorum, çünkü yalan ediyorsun, yani mırıldayarak itiraz etsen de samimice bağırmıyor, istifa etmiyorsun..

    Çünkü sende bu toplum %85’i gibi biatçı ve kim gelirse ‘Ağam sensin’ diyerek hemen ona yanaşır, sevinirsin..

    Yetmez birde yalandan akıttığın timsah göz yaşını silersin..

    Kime mi bu dediklerim?..

    Şu an bunu okuyan sana ve senin gibi biatçılara..

  • Atalay ve Yılmaz'ı İstemeyen Teşkilat ve Örgütler TAMAM MI, DEVAM MI?!.


    **İstifamı edeceksiniz, devam mı edeceksiniz?


    Mevcut milletvekillerini istemedikleri alenen bilinen Ak Parti Ardahan İl, İlçe -Teşkilatları ve CHP örgütleri istemedikleri isimlerin yeniden aday edilmesiyle adeeta yerle bir oldular.


    Başta, Ak Parti Ardahan İl Teşkilatı’nın yanı sıra Çıldır, Hanak, Damal ve Posof’un yanı sıra Göle ilçesinin AK Parti İlçe Teşkilatının çoğunun yeniden aday edilmemesi istedikleri Prof. Dr. Orhan Atalay aleyhine Ardahan kamuoyunda oluşturdukları olumsuz havaya rağmen Atalay’ın adeta tek başına yeniden ve 4. kez AK Parti Ardahan 1. Sırada milletvekili aday olması kendisini istemeyenlere adeta tokat olarak değerlendirirken bu teşkilatların 24 Haziran öncesi istemedikleri Atalay’la çalışmaya devam mı edecekler yoksa onurlu bir çıkış yaparak istifamı edecekler merakla bekleniyor.


    Aynı durumun CHP Ardahan il ve ilçe örgütlerinde de yaşandığı şu günlerde her iki partinin teşkilat ve örgütlerinin ne yapacakları merak edilmektedir.



    **EN İYİ LİSTE AK PARTİ!


    24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak Başkanlık ve Milletvekili Genel seçimlerinde partilerin Ardahan’da ki adayları belli oldu.


    Ardahan milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay ve Öztürk Yılmaz’ın yeniden 1. Sırada milletvekili aday oldukları görülen listelerin en iyisinin AK Partinin olması dikkatlerden kaçmadı.


    Orhan Atalay’ın 3 dönem milletvekili olması sorunları bilmesi ve 18 bin oyu bulunan Göle’li olması ve yine eski senatörlerden Salim Dursunoğlu’nun torunu olan bilgisayar mühendisi Halil İbrahim Dursunoğlu’na yer vermesi iyi bir seçenek olarak değerlendirildi.


    Diğer partileri Göle ve Hoçvanı yani Kürt seçmeni görmezden gelmesi de AK Partinin adaylarının işine geldiği dikkat çekerken özellikle HDP’nin aday belirlemede ki tespitinin yanlışlığına dikkat çekildi.


    CHP’nin de Kürt seçmeni görmezden geldiği görülen listesiyle adeta AK Partiye avantaj tanıdığı gözlenirken AK Partiye bir avantajda Ardahan’da güçlü bir aday göstermeyen İYİ Partinin olduğu dikkat çekti.


    AK Parti’nin Ardahan adayları


    Adalet ve Kalkınma Partisinden (AKP) Prof. Dr. Orhan Atalay yeniden liste 1’de yer alırken, Yüksek Bilgisayar Mühendisi Halil İbrahim Dursunoğlu ise liste 2’de yer aldı.


    CHP’nin Ardahan adayları


    Cumhuriyet Halk Partisinden (CHP) Öztürk Yılmaz yeniden 1. Sırada yer alırken, Eczacı Yunus Dündar ise liste 2. Sırada yer aldı.


    MHP’nin Ardahan adayları


    Milliyetçi Hareket Partisinden (MHP) İş kadını Sevim Köseliören 1. Sırada yer alırken, Mütalip Akıncı ise liste 2. Sırada yer aldı


    HDP’nin Ardahan adayları


    Halkların Demokrat Partisinden (HDP) cezaevinde olan Dr. Taşkın Aktaş yeniden HDP 1. sıra adayı olurken, Göleli Avukat Yaşar Kaya’da 2. Sırada yer aldı.


    İYİ Parti’nin Ardahan adayları


    İYİ Parti’den Levent Pehlivan 1. Sırada yer alırken, Milli Eğitim Müfettişi Çelik demir ise liste 2. Sırada yer aldı.


    Saadet Partisinin Ardahan adayları


    Saadet Partisinden Eğitimci Hakan Çapan 1. Sırada yer alırken, Mehmet Şimşek ise liste 2. Sırada yer aldı.


    Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

     
     

  • AK Parti’de Yine Atalay

    Orhan Atalay’ın 1. Sırada Halil İbrahim Dursunoğlu’nun 2. sırada AK Parti Ardahan Milletvekili Adayları oldular. 


    **SP’nin Adayları da Belli Oldu!


    MHP’nin ardından CHP ve HDP’nin Ardahan Adaylarının belli olduğu Ardahan’da Saadet Partisinin adayları belli oldu.


    Hakan Çapan’ın arkasında Mehmet Lişmşek Saadet Partisi Ardahan Milletvekilleri Adayları oldular.



    **Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • Ensar Öğüt Kocaeli’nde de Aday Edilmedi..

    CHP’nin Kocaeli Milletvekili Adayı olması beklenen Öğüt’ün CHP Kocaeli Listesinde de yer almadığı öğrenildi.


    **İl Başkanı ve Örgütleri İstemedikleri Adaylara karşı ne yapacaklar..


    Öte yandan mevcut milletvekilin yeniden aday edilmemesi konusunda açıkça çalışan CHP Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinin Öztürk Yılmaz’ın hem de yanına CHP İl Başkanı yalçın Taştan’ın ezeli, rakibi Eczacı Yunus Dündar’ı da alarak aday edilmesi ardından nasıl bir adım atacakları, istifa mı yoksa istemedikleri Öztürk Yılmaz ile çalışmaya devam edip, etmeyecekleri merak edilmektedir.


    **İstanbul’da ki Ardahanlı CHP’liler de Seçilecek Sıraya Giremediler..


    CHP Ardahan’da bunlar yaşanırken İstanbul başta olmak üzere Ankara, Bursa ve diğer batı kentlerinde bulunan Ardahanlı CHP’lilerinde kendilerine seçilecek yer bulamadıkları da öğrenildi.


     


    **Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • HDP’nin Adayı Sıralamayı Kabul Etmedi, İstifa Etti!..

    **Kaya Kabul Etmedi, İstifa Etti..


    Başta İl Başkanı olmak üzere yönetimde ki 4 kişinin ince hesapları ardından yeniden aday gösterine Aktaş’ın nasıl olup oy alacağı merak edilen HDP Ardahan’ın birinci sıra aday olması beklenirken ancak 2. Sırasında aday edilen Göleli Avukat Yaşar Kaya kendisinden çok HDP’nin en çok oy aldığı Göle ilçesine haksızlık olduğunu belirterek sırasında istifa ettiğini açıkladı.


    Birilerinin HDP’nin Ardahan’da kazanmaması için devrede olduğundan şühpe ettiğini de belirten Av. Yaşar Kaya partinin en çok oy aldığı ilçenin göz ardı edilmesinin anlayamadıklarını beliritti.


    Bilindiği gibi mevcut Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz ile Eczacı Yunus Dündar’ı a24 Haziran Milletvekilleri seçimlerinde aday olarak gösterilmişti. Sevil Köseliören ile Mütalip Ahçı’da MHP Ardahan’da Milletvekili adayları olmuştular.


    Sıra ve gözler AK Parti’de..



    **Fakir Yılmaz Size Demiyor muydu?


    Ardahan Dernekler Federasyonunun 4-8 Temmuz Günleri İstanbul Bakırköy Botanikpartk’ta düzenleyeceği Bal Festivali’ni gölgelemek, bölmek için kendilerinin de aynı bölgede etkinlik yapacaklarını ilan edenler,

    Fakir Yılmaz federasyon başkanı olmadan önce üzerlerine mahalli gazetelerin serildiği köhne kahve ya da dernek binalarında söz de toplantılar yapanlar ve Fakir Yılmaz’ın gelişi ile 5 yıldızlı oteller de U masa kahvaltı ve yemekli toplantıları öğrenenler,

    ‘Fakir Yılmaz federasyon başkanı oldu, bizde federasyon kuralım, bana da başkan desinler’ deyip, ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ ni anlamayıp, önüne geçenler, 

    Fakir Yılmaz’ın İstanbul’un her ilçesinde bir dernek olmalı deyip, kurdurduğu derneklerde başkan olup, sonrada Fakir Yılmaz’da kim? Onun yaptığını bende yaparım diyenler,

    Her yere birim başkanı atayıp, kendi yöneticilerinin, derneklerini ARDAFED’den uzak tutup, ‘Falan bizim adayımız’ deyip, her seçim dönemine kadar gaz verdiklerini perişan edenler diyenler,

    Fakir Yılmaz, ‘Ardahan ayrı vilayettir, gelin bir çatı altında birleşelim’ derken hala Kars, Iğdır sevdalısı olup KAI; KAISİAD, KAIFED gibi saçmalıkları ısrar ayakta tutan Ardahanlılar, 

    Fakir Yılmaz ve ARDAFED ekibi ‘Biz Ardahan’ın adını İstanbul’a yazdıracağız derken inanmayıp, ‘4 günde 1,5 Milyon insanın toplandığı ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ne önce köstek olanlar sonra bakıp, ‘ya gerçekten oldu’ deyip, utanmadan Maltepe sahiline gelip, kara gözlüklerle poz verenler, 

    Seçimden seçime kapılarına gidip, sıraya girenler, her kulpu takıp, arkasında zil oynadığınız Fakir Yılmaz sizin yapamadığınız yapıp bugün aday olamadığınız siyasi partileri ziyaret ederken ya ‘Fakir Yılmaz ile benim ne işim olmaz’ diyenler, 

    Sonrada Fakir Yılmaz’ı utanmadan arayıp, ‘ben adayım, desteğini istiyorum’ diyenler, 

    Şimdi anladınız mı Fakir Yılmaz’ın ne demek istediğini, ne yapmak istediğini..


    **Erdoğan Başkan Olur, Meclis Parlamento Olarak Kalır..


    Adaylarını belirlemeye başlayan partilerin bu haftanın sonunda gaz verecekleri 24 Haziran’da ne olur?

    Vallahi benim şu an gördüğüm Erdoğan birinci turda kazanır, mecliste istediği 301 çoğunluğu kazanamaz..

    Parlamenter sistemden yana olanlar mecliste kazanır.

    Başkan olan Erdoğan parlamento olarak kalmak isteyen meclise dokunmaz, kendi kadrosunu kurup, yen bir erken seçim için sıvadığı kolları ile yoluna devam eder.

    Ha unutmadan yine bana sorarsanız eğer parlamentoda CHP, İyi Parti veya diğerleri değil HDP yine Erdoğan’ın başını ağrıtacak parti gibi görünüyor derim..


    **CHP’nin Listeleri 657 Kadrolular Gibi..


    Toplumun değişim istediği CHP’nin 24 Haziran Listelerinin ilk onlar belirlendiği dün gördüğümüz il şey CHP’nin adeta 657’te tabi kadrolarla dolan devlet dairelerinde ki duruma benziyor.

    Yani ne emekli oluyor, nede yerine yenisinin gelmesini istiyor bir liste yayınlayan CHP’nin şimdiden yine muhalefet olmak için çabaladığını görmüş olduk.

    Umarım İnce’nin estirdiği iktidar havasını da söndürmez CHP..

    ‘İYİ Parti ne olur?’ diye sormayın çünkü benim tahminin ile yapılan sözde anketler hiçbir birine yaklaşmıyor gibi görünüyor.

    Yani, 2. Parti olacak diye bekleyenler kızmasın ama 20 bilemediniz 35 vekile ancak parlamentoya gireceğe benzer..


    **Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..


    Ardahan Eğitim Vakfının yanı sıra FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk’ün desteklediği ve Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu bünyesinde oluşturulan robotik kodlama sınıfı öğrencileri İstanbul’da yapılan yarışmada birinci oldular. Kodlama da Türkiye 1’ncisi olan Ardahanlı Öğrenciler Türkiyeyi Çin’de yapılacak olan yarışmada temsil etme hakkı kazandılar.

    Ardahanlı Küçük Bilim Adamlarını Kutluyorum..

  • İstanbul’da Ardahanlı Gürsel Tekin Sadece Aday!

    Ardahan’dan mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz ile Eczacı Yunus Dündar’ı aday gösteren CHP İstanbul’da da Ardahanlı Gürsel Tekin’i yeniden seçilecek yerde aday etti.


    Hala İstanbul Milletvekili olan Gürsel Tekin’i yeniden aday eden CHP’nin basına yansıyan İstanbul adayları arasında seçilecek yerde başka Ardahanlının olmadığı görüldü.



    **Partiler neden sizin dediğinize gel aday ol demez?..


    Bu yazımı yazarken aday adayların belirlemesine 24 saat vardı.

    Ve başta iktidar partisi olmak üzere tüm partilerin genel merkezleri yaklaşık bir haftadır içine kapanmış, kimi nerede adat edeceğini tartışıyordu.

    Şu an Cumhurbaşkanı olan ve 24 Haziran’da tam başkan olmak için çabalayan ama ülkenin sorunları ile de ilgilenmek zorunda kalan Erdoğan’ın bile saçını tarayacak bir zamanı yokken kimi nerede aday göstereceğini kara kara düşünürken kayıp ettiği zamanı düşünmek istemiyorum.

    Kılıçdaroğlu gibi Pervin Buldan, Meral Akşener ve diğerlerinin durumunun Erdoğan’dan farklı olmadığını düşündüğüm şu süreçte bu ülkede aday belirleme kriterinin de değişmesi gerektiğine inanlardanım..

    Peki, bu durumun suçlusu kimdir, kimlerdir ve biz adına kamuoyu denen, seçmen denenlerin suçu yok mu?

    Yani biz seçmen ve adına kamuoyu deneler genel merkezlere, genel başkanlara bir isim dedikte genel merkez, genel başkan ciddiye mi almadı?

    Peki, durum nedir? Bu ülkede adaylar nasıl belirlenmeler bir bakalım mı?

    Çünkü seçimlere kadar ortalıkta görünmeyen, kamuoyunda tanınmayan, insanlara dokunmayan, mahallesinde ki çaycının çayını içmeyen, muhtarı tanımayanların her seçim döneminde ortaya çıkıp, ‘memleketi en iyi ben kurtarırım’ diyen ve parasına, göbeğine vede genel merkezde ki diyaloglarına güvenip, her seçim de olmazsa olmaz olan aday adaylarla ülkenin olduğu gibi partilerin nasıl zorda kaldığına baktığımızda karşımıza asıl diğer bir sorununda partilerin aday belirlemede yaptıkları hatalar olduğunu görmekteyiz.

    Ve bunun en bariz örneği 89 Milletvekili olmasına karşın toplumun büyük kesiminin tanımadığı vekillerle dolu İstanbul’dur, Ankara’dır, İzmir’dir ve diğer büyük metropollerdir.

    Ve sonra seçmen başta olmak üzere hepimiz seçimden hemen sonra kalkar ‘Ya kardeşim buda kim, kim seçti’ diye seçimde önümüze getirilip, ‘Al seç’ denenlere kızar, genel merkezleri kendi, adlarını listeye koymakla suçlar, genel başkanları da ‘Mecliste kendilerinin dediğine parmak kaldıranları seçerler’ diyerek diktatörlükle suçlarız..

    Peki, sormazlar mı her seçimde olduğu gibi b seçimde de sen genel merkezden önce İl, İlçe Başkanlıklarına hatta gönlünde ki partinin hatta karşı görüşlü partinin Mahalle sorumlusuna ‘Şu ismi aday ederseniz, hem topluma, hem de ülkeye hayrı olur’ diye bir öneride bulundun mu, bir mail, faks, mesaj attın mı?

    Tabi ki hayır..

    Çünkü zahmet olur..

    İşte bu yazı yazıldığı saatlerde yada okunduğu saatlerde isimleri belirlenmiş olan milletvekili adaylarına ve genel merkezlere hiçbir sözümüz olmadığı gibi onlara yardım, katkı sunmadığımız için bir şey deme hakkımıza yine kaçmış olduğunu bilmeli 24 Haziran’da başına gittiği sandıkta kimi seçtiğine bile bakmadan oy atan sen, siz, o sayın seçmen..

    Hâlbuki tam tersi olsa, bir mahallede 100 imza işle bir isim genel merkezlere, genel başkanlara önerilme zahmetinde bulunsak hem genel merkezlerin, hem de diktatörlükle suçladığımız genel başkanların elini rahatlatmaz mıyız ve adayların erkenden belirlenip, seçim çalışmalarına öncede başlamasına yardımcı olmaz mıyız?

    Ha unutmadan hemen ‘Ya iyi diyorsun da bizi kim dinleler ki?’ diyenlerinizin olduğunu duyar gibiyim..

    Ama bunu diyenlere de bir sözüm olacak..

    Lütfen hemen şimdi whatsapp’tan mesajdan, mailden, yıldırım telle hele bir isim önerim bakalım size dönüş olacak mı olmayacak mı? Yada dediğiniz isim en azın da değerlendirmeye alınıp, alınmayacak mı o zaman görün..

    Yani kısacası 40 delinin kuyuya atması gerektiğini birde tersinden okursanız ne dediğim daha iyi anlaşılacaktır diye düşünmekteyim..

    Haydi bu seçimde olmadı, geciktik diyorsanız eğer lütfen bu seçimden hemen sonra yapılacak olan yeni bir seçimde ve yerelde kimin belediye başkanı, kimin muhtar olması gerektiğine katkı sunmak için şimdiden mesajınızı hazırlayın ki o zaman seçilmişler gerçek anlamda bizlerin vekili, şeh-ri emini, muhtarı olsun derim..

    Yani bir çok konuda şikayetçi olduğumuz sistemin değişmesini istediğimiz gibi adayların belirlenmesinde de bizim bir tuzumuz olsun diyorum, hala anlamadınız mı ey sayın seçmen?!.

    Yoksa partinin, ‘partilim değilsen de bile gel toplum seni istiyor, sen gel partimizde aday ol seni aday yapmak istiyoruz’ diye bekleyen onca cevher ve siz yakın olanların aday edilmesini bir seçim daha beklersiniz.

  • HDP Ardahan’da seçim startı verdi..

    HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez ve Ardahan HDP İl Başkanı Ergül Koç, Göle’deki parti binasının açılışına katılarak oradaki parti yöneticileriyle bir araya geldi.  


    HDP Ardahan parti binasında basın ve partililerle bir araya gelen İrmez, partilerinin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Cumhurbaşkanı adayı olduğunu belirterek, bütün parti mensuplarının ülkenin geleceği için canla başla çalışmalarının gerektiğini belirtti.


    İl binasında yapılan toplantıda konuşan Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, AKP ve MHP koalisyonu bu seçimleri kazanarak, mevcut otoriter rejimin faşizan yapılanmasını tamamlamak istemektedir. Bunun için ihtiyaç duyduğu iç ve dış politik hamlelerin önemli bir kısmını bu seçimler sonrasında elde edeceği sonuçlar üzerinden yapmayı düşünmektedir. Yani bu seçimler AKP-MHP ittifakı kadar, derin bir bunalım yaşayan mevcut rejim için de varlık-yokluk nedenidir” şeklinde konuştu.


    AKP-MHP ittifakının HDP’yi hedefine koyduğunu söyleyen İrmez, “Buna karşı bize düşen görev; halkımızın iradesini temsil eden tek bir oyun bile heba olmaması için sandık güvenliğini gözeten, gerekli tedbirleri alan bir çalışma yürütmek ve daha da önemlisi zaman sorunumuz olsa da temas kurulmayan tek bir seçmen bırakmayacak hedefli bir seçim örgütleme çalışması yürütmek olacaktır. Bunun için de tüm zorlukların farkında olarak, ancak bu zorlukların biç birini mazeret göstermeksizin; seçim çalışmalarımızı, halkımızla güçlü bir buluşmanın zemini olarak görmeliyiz. Şartlar ne olursa olsun kararlılıkla ve büyük bir moral ve iddiayla, tüm demokratik güçlerle birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü parti olarak, Türkiye halklarının umudu olma iddiamızı kararlılıkla sürdürmekten ve tüm baskı ve ötesinde imha politikalarına direnişle yanıt vermekten, yani mücadeleden başka seçeneğimiz bulunmamaktadır” dedi.


     İrmez, “Pek çok güçlüğümüz var; aşacağız. Hiçbir partide olmayan fedakar bir parti tabanına ve kurumsal zenginliğe sahibiz. Çok çalışarak bu halka layık olmanın ve değerlerimize, ilkelerimize sahip çıkarak tüm güçlüklerin üstesinden geleceğimizin sözünü veriyoruz. Çünkü sorulacak hesabımız var! Çünkü HDP’ye verilecek her oy, halklarımıza karşı işlenen suçlara cevap olacaktır. Çünkü HDP’ye verilecek her oy, tüm baskılara rağmen boyun eğmediğimizin beyanı olacaktır. Çünkü HDP’ye verilecek her oy, Kadın Özgürlük Mücadelesinin daha da büyütülmesi anlamına gelecektir. Çünkü HDP’ye verilecek her oy, geleceği karartılmak istenen Gençliğin isyanı olacaktır. Çünkü HDP’ye verilecek her oy, özgürlüğümüze giden yolun önünü açacaktır. Bu nedenle soracak hesabı olan herkesi bulunduğu ilçede, mahallede, köyde HDP seçim çalışmalarına katılmaya davet ediyor ve halkımızı HDP etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.



    **İnce’nin İncelikleri Görülmeli..


    Havuz medyasının her dediğini tersinden okuduğu CHP’nin Başkan Adayı Muharrem İnce seçilmesi halinde geri döneceğini belirttiği parlamenter sisteme göre 13. Cumhurbaşkanı, yeni siteme göre 1. Başkan olacak mı?

    Bu sorunun cevabını almak için 24 Haziran akşamını bekleyeceğiz.

    Ancak ben bugünkü yazımda Muharrem İnce’nin Ardahanlı Genel Yayın Yönetmen/Gazeteci Doğan Şentürk’ün yaptığı FOX TV’de ki performansını değerlendireceğim.

    Öncelikle Kılıçdaroğlu’nun ‘rakibimdir’ demeden aday ettiği İnce’nin yakaladığı bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığı şu günlerde Erdoğan’a karşı en güçlü adayı olmayı başardı.

    Ve HDP’yi göz ardı edip, İYİ Parti ve SP ile ittifak kuran partisi CHP’nin alanlarda yakalayamadığı heyecanı yeniden yarattı.

    Peki, önce CHP’nin Genel Başkanı olmak isteyen ama kader denilerek bugün Başkan adayı olan Muharrem İnce bu atmosferi 24 Haziran’a kadar götürebilecek mi?

    İşte tam da burada hem de FOX Tv’ye çıktığın günden bu yana şüphem var.

    Çünkü İnce’nin FOX Tv’de ki performansı bana göre düşüktü.

    Bu miting alanlarında ki yorgunluğundan mı yoksa kendisine olan öz güveninin Başkan adayı edilmesi ile tavan yaptığından mı bilmem ama toplumun kendisinden beklediği açıklamalar gibi mütevaziliğinde yeterince ortaya koyup his ettiremedi gibi algıladım.

    Bu durumu 3 saatten fazla kendisini konuk eden gazeteci meslektaşlarımın da anlayıp, sordukları sorulara cevap alamamanın sıkıntısını yaşadıklarını gördüğüm İnce’ni FOX Tv’de ki programında biraz da şımarık hareket eden İnce var gibiydi.. 

    İşte Muharrem İnce’nin bu inceliklerini ve her çıktığı miting alanında aynı şeyleri söylemesi bir an önce görülüp, terk etmesi ve her gittiği alanda başta gittiği kentin sorunlarını olmak üzere yeni şeyler demesi gerekir.

    Akşener şu an yakaladığı reytingi her geçen gün düşüyor, düşecek gibi..

    Ha unutmadan diğer önemli bir konuda İnce’nin miting alanlarında oy istediği seçmenden birde para istemesi bana göre iyi olmadı..

    Çünkü gazeteciliğimin yanı sıra başkanlığını yaptığım 2 STK’da gördüğüm tek şey bu milletin canını iste ama sakın aidat, destek istemedir..

    Yani yeni Anayasa’da Adaylara tanınan hakkı çok samimice dillendiren İnce’nin bu toplumun hala bu işlere hazır olmadığını unutmaması ve ‘Baba oy yetmedi birde paramı vereceğiz?’ diyerek eleştireceğini de bilmeli..


    **Ardahan’da Kim Kazanırsa Ülke de O kazanır..


    Mevcut iki milletvekilin de teşkilatlarca istenmediği ama her kim aday edilirse edilsin AK Parti ve CHP’nin yarıştığı Ardahan’da ortaya çıkacak seçim sonuçları ülkenin genelinde yaşanacak sonuçları da ortaya koyacak gibi..

    Bunun geniş örneği olan yurt geneline baktığınızda durumun aynı yani AK Parti ile CHP’nin başkanlık başta olmak üzere milletvekili seçimlerinde de iktidar için yarışacak iki parti olduğunu görmekteyiz.

    Çünkü 55 Bin oyu bulunan Ardahan’ın 55 Milyon oyu bulunan ülkenin adeta bir yansıması olduğunu görmeniz için şöyle geride kalan birkaç seçime bakmakla görülecektir.

    Sadece seçimler mi? 

    Tabi ki değil..

    İki gümrük kapısı olmasına karşın ithalat gibi ihracatın da ekonomiye katkı sağlamadığı Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde de aynı durum yaşanmıyor mu?

    Hayvancılığın yerle bir olduğu ve tüccar bulmadığı Ardahan’da yaşanan göç ve işsizlik dolaysıyla yeterince ekin yapılmadığı için ‘Kahrolsun’ diye nara attığımız İsrail’den tohum aldığımız gibi Ardahan’da samanı ya Gürcistan’dan ya da diğer iller de almıyor mu?

    Peki, Ardahan’da yıllardır bitmeyen onca yatırıma baktığınız da ülkenin genelinde bitmesi beklenen bir o kadar yatırımının olduğunu da görmüyor muyuz?

    Evet, kendisi küçük ama cürümü büyük olan Ardahan’dan ülke geneline baktığınız da 24 Haziran’da yaşanacak olan siyasi tabloyu da görmek mümkün.

    AK Parti’nin CHP ile kafa kafaya yarışacağı görünen HDP’nin bu iki partinin yapacağı hataları takip edip, 3. Sırada olduğu MHP’nin 4-5 bin oyunu İyi Parti ile paylaşacağı Ardahan’a baktığınız da ülkenin genelinde ortaya çıkacak olan tabloyu da görüyor gibiyiz.

  • Ardahanlı İl Başkanı İstanbul MHP’den Aday Oldu!

    Ardahanlı MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ın İstanbul 1. Bölgede 3. Sırada Milletvekili adayı olduğu görülen MHP’nin Ardahan Milletvekili Adayları da belli oldu.


    Öte yandan geçtiğimiz seçimlerde Ardahan’da 2. sırada MHP’den Milletvekili adayı olan Ardahan Çıldırlı Av. Gökan Ağdemir Ankara 2. Bölgeden 6. sırada yer aldı.


    Ardahanlı İşadamı Himmet Tatar’ın İstanbul 3. Bölgede 29. Sırada yer aldığı gözlenirken MHP’nin Ardahan Milletvekili adayları Sevim Köseliören ile Mütalip Ahçı oldular.


    AK Parti Kürt Seçmeni Nasıl İkna Edecek?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Demirtaş’ın serbest bırakılmasının yoğun şekilde tartışıldığı şu günlerde 24 Haziran’da ne yapacağı büyük bir merakla izlenen Kürt seçmen ‘şimdilik’ sesiz ve kaç dönemdir umut bağlayıp, oy verdiği Erdoğan’ın atacağı adımı bekliyor gibi duruyor.

    Demirtaş ve diğer HDP milletvekillerinin yanı sıra birçok belediye başkanının yerine kayyum atanıp, tutuklanmasına yol açan dokunulmazlıkları kaldırılmasının ardından CHP’nin HDP ile ittifak yapma korkaklığını, İYİ Parti’nin HDP’yi yok sayan MHP ağırlıklı kadroları, Saadetin abartılan gücünü de takibe alan Kürt seçmenin HDP’nin göstereceği adaylarının yanı sıra AK Partinin adaylarını da bekliyor gibi..

    Başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerin de ki Kürt seçmenin anlatıldığı kadar AK Parti düşmanlığı yapmadığı ve halen Erdoğan’a sıcak baktığını da görebildiğimiz bir süreçte özellikle Erdoğan’ın seçimler öncesi yapacağı açıklama ve atacağı adımları da Kürt seçmenin yakın takibinde.

    Ve HDP’ye yönelmiş gibi görünen oyların hala AK Parti ile HDP arasında gidip, geldiği de bir gerçek olarak karşımızda dururken bunu anlayan AK Parti’nin İstanbul Milletvekili Babuşçu gibi öncüleri ile şimdiden sıcak mesajlar yollamaya başladığına da şahit olmaktayız.

    AK Partili Babuşcu’nun, “Demirtaş bence de cezaevinden çıksın” demesinde anladığımız da budur. 

    Yani MHP ile ittifak kurmanın sıkıntısını yaşayan ama son günlerde MHP’yi arka plana iterek, Kürt seçmenin tepkisini azaltmaya çalışan AK Parti’nin bugün yarın vereceği mesajlarının yanı sıra Ardahan’ın da içinde bulunduğu doğu ve güneydoğu da aday edecek isimlerle 3 dönemdir oyunu almayı başardığı Kürt seçmene bir daha yönelecek gibi.

    Ve bunun ilk adımını da Demirtaş’ın bırakılması yönünde ki adımı atmakla başlayıp, ilk mesajı vereceğe benziyor.

    Çünkü AK Parti’de biliyor ki Türk seçmen gibi Kürt seçmen de yufka yürekli olduğu kadar balık hafızalıdır..

    Bunu bilen AK Parti’nin yapılan araştırmalarda, %9 ila %13 arasında oy oranı olduğu belirtilen HDP’yi %10.9’da tutup, CHP’ye gidecek olan Kürt seçmeni de %13 ile HDP’de tutarak, muhalefetin oylarının bölünmesini sağlama hesapları da yaptığını da belirtmekte yarar var.

    Çünkü AK Parti kendisine gelmeyecek olan orta solu savunan Kürt seçmenin oylarının top yükün CHP’ye yönelmesini engellemek gerektiğini biliyor..

    Ve bununla yetinmeyecek OHAL’e karşın oy kullanımına çokta müdahale etmeyecek ve Kürt seçmene yeni bir barış havası varmış gibi yeni bir hava yaratarak, Sur ve Afrin olaylarını unutturup, ‘AK Parti’den umut var’ dedirtip, en az %2’lik bir oyun kendisine dönüşüne çabalayacak.

    Belki de Evet/Hayır’da olduğu gibi Öcalan’a yine bir bakan gönderip, HDP’ye ve diğer yerlere ulaştırılması için mektupta getiretecek.

    Çünkü Başkan olmak isteyen ve iki kez Kürt seçmen üzerinde gözle görülür etkisi olan HDP’nin engelline takılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’da, bende biliyoruz ki birinci turda da ikinci turda da Kürt seçmenin oylarına ihtiyaç var.

    Peki, HDP ne yapacak?

    Vallahi onu da AKP’de ağzı yanan HDP’lilere sormak gerekir.

    Çünkü bir taraftan Kürt seçmeni ikna etme kabiliyetinde olan bir Erdoğan diğer taraftan yine Kürtleri üzen bir Erdoğan var.

    Ve Erdoğan dışında kendisini ittifaka alma cesareti gösteremeyen, İYİ Parti’yi HDP’den iyi gören bir CHP ve 24 Haziran’da ortaya çıkacak tablo var.

    Kısacası, ‘Kürt seçmen ne yapacak?’ sorusunu hem Erdoğan, hem de HDP’nin atacağı adımlar cevaplayacak..

    Ya Erdoğan Kürt seçmeni ikna edip bu kez tam başkan olacak.. 

    Ya da aynı Kürt seçmen HDP’ye tam kadro yönelip, Erdoğan’ın başkanlık rüyasını yeniden başka bahara öteleyecek.

    Yani ele de bele de kilit seçmen Saadet falan değil, Kürt seçmendir..

     
     

  • Ardahanlı Batıda Vekil Olacak mı?

    Başta 500 bine yakın Ardahanlının yaşadığı İstanbul olmak üzere Ankara’da, İzmir’de ve Bursa’nın yanı sıra diğer batı kentlerindeki Ardahanlıların milletvekili olma yarışı da devam ediyor.


    Gazetemizin yaptığı araştırmada, başta şuanda mecliste bulunan 4 partiden olmak üzere birçok partiden milletvekili aday adayı olan Ardahanlı sayısının 40’a yakın olduğu görüldü.


    Ardahan kökenli olup şuan milletvekili olan CHP İstanbul Gürsel Tekin ve AK Parti İstanbul Tülay Kaynarca’nın yeniden seçilmek için milletvekili aday adayı olduğu batıda bulunan Ardahanlı siyasilerden Ercan Şentürk CHP Ankara 3. Bölgeden, Alpaslan Yıldız Bursa AK Partiden, Gazi Karakurt CHP İstanbul’dan, Osman Nuri Yıldız İzmir İYİ Partiden, Erdursun Polat AK Parti Bursa, Nilifer Karakoç AK Parti Bursa, Leven Çelik AK Parti Bursa,



    Adnan Köroğlu İstanbul AK Partiden, Ozan Yüksek MHP İstanbul’dan, Volkan Sinan CHP İstanbul’dan, Hümmet Tatar MHP İstanbul’dan, Ufuk Ekinci Kocaeli AK Partiden, Gülcemal Fidan İstanbul CHP’den, Ensar Kılıç AK Parti Ankara’dan, Serpil kemalbay İstanbul HDP, Devrim Avşar Ağrı HDP, DDenzi Akıl Kars HDP, Sezgin Kaya CHP Ankara’dan, Ünsal Kılıç AK Parti İstanbul’dan, Zekiye Çapan AK Parti İstanbul, Ensar Öğüt CHP Kocaeli’nden, Ertan Hatipoğlu HDP İstanbul’dan, Recep Yılmaz HDP İstanbul’dan, Derya Şentürk CHP İstanbul’dan, Barış Avşar CHP İstanbul’dan, Gürbüz Bal CHP İzmir’den, İsrafil Kamacı Ak Parti Kocaeli’nden, Erkan Azeri MHP Kocaeli’nden, Derviş Bozkurt AK Parti Kocaeli’nden, Öztekin Kaşıkçı AK Parti Kocaeli’nden, Coşkun Dursunoğlu CHP Kocaeli’nden, Yeşim Aydemir Akpınar CHP Kocaeli’nden, Özlem Kozan Kurt AK Parti Kocaeli’nden, Rüştü Yılmaz HDP İstanbul’dan, Yağmur Geygel CHP İstanbul’dan, Atalay Ürker AK Parti Ankara’dan, Mühsin Kurt İzmir CHP,  Özgür Erdursun CHP Bursa, Oğuhan Çoban İstanbul MHP’de, Aytekin Kaya İstanbul İyi Parti, Recep Tayyip Aslan AK Parti Ankara’dan, Zafer Hançer AK Parti İstanbul’dan olmak üzere 24 Haziran öncesi listelere girme yarışında olduğu görülmekte. 


    Bilindiği üzere yine Ardahanlı olan Öztürk Yılmaz ile Gazeteci Levent Gültekin de daha önce Cumhurbaşkanı adayı olabileceklerini açıklamıştılar.



    ***Hazıra alışmış bir seçmen oldukça..


    -İstanbul’un kaç milletvekili var?

    -Kaçını tanıyorsunuz?

    -Peki ya Ankara, Bursa, İzmir’in milletvekili sayısı kaç?

    -Hangisi, hangi partide?

    Diye sorsanız memleketinde ki vekilini bile doğru dürüst tanımayan ve seçimden seçime sandığa gidip, vekil seçtiğini sanan seçmen bu sorularımıza cevap veremez..

    Çünkü seçimden seçime hatırlanan sayın seçmenin kendisini dikkate aldırmadığı bir seçmen ve seçim sisteminin olduğu ülkemde buna itiraz eden bir seçmen kitlesi de bulamazsınız?

    Yani; Yeni bir seçime kadar seçilmişlere, siyasilere demediğini bırakmayan bir seçmen tipi olan ülkem de hangimiz kalkıpta akşama kadar başımızı kaldırmadığımız internet yoluyla da olsa tüm partilerin genel başkanlarına, genel merkezlerine nasıl bir vekil profilosu istediğimizi belirttik mi, önerdik mi?

    Belirtmeyiz.. 

    Çünkü ya ‘Bizi kim dinler?’ der işin kolayına kaçarız, yada çok zahmet olur.. 

    Veya ‘Amannn işin mi yok’ der oralı bile olmayız..

    Ve genel merkezlerin kendi kafalarına belirlediği ve çoğunu tanımadığımız vekillerimiz listelere konur, biz de tanımadıklarımızı seçmekle seçmen görevi yapmış sayar, kenara çekilip, tanımadığımız, bilmediğimiz vekilin sorunlarımız çözmesini bekleriz.

    İşte tam da burada, şu an bu yazıyı okuyan ve 24 Haziran’da sandık başına gitmeye hazırlanan siz seçmene bir soru sorayım;

    Sayın seçmen; 

    Senin bir öneride bulunma zahmetinde bulunmadığın için genel başkanın, genel merkezin ya da ikili ilişkiler sonucu aday edilip, listeye konan vekilinin sana olduğunu gibi senin sorunlarınla yakın biri mi?

    Kendisini yakından tanıyor musun?

    Ve ‘Şu adam, bu kadın siyasi aday olsa en mantıklısı’ diyerek düşündüğün insanın aday edilmesi için partinin genel başkanına, genel merkezine bir öneri de bulundun mu? 

    Yani kendin partinin olduğu gibi diğer partilerin de bu ülkenin yönetiminde söz alacak olan vekillerin seçimini yaparken sen nasıl bir katkıda, öneride bulundun söyler misin?..

    Bir iki tanıdığın ilçe başkanını, il başkanını, genel merkezde ki görevliyi aradın mı, mail attın mı, mektup yazdın mı, twit attın mı?

    Tabi ki hayır..

    Çünkü her konuda hazıra alıştığımız gibi vekilimizin de birileri tarafından belirlenip, önümüze getirilmesini bekleyen bir seçmeniz..

    İşte tamda burada bir soru daha..

    Senin belirlemediğin, katkı, öneride bulunmadığın, kamuoyu oluşturmadığın biri vekilin olduğunda o zaman niye kızar bağırır ve sitem edersin be seçmen kardeş..

    Yok canım o kadar da değil diyorsan eğer haydi daha gecikmeden sende kendi adayını belirle, genel başkanların, genel merkezlerin maillerini, telefonlarını, wapsaplarını, twitllerini öneri yağmuruna tut. 

    Ve benim ön seçimim, ön teamülde bu de..




    **Eğitim de sıfır alan bir anlayış..


    Yoğun bir siyasi gündem içinde toplumun ana ve gerçek gündeminin unutulduğu, ötelendiği şu günlerde bir araştırma yayınlandı.

    O araştırma da görülen şey ise bu ülkenin 81 vilayetine üniversite açtıklarıyla övünenlerin eğitimi ne hale düşürdüğü de ortaya çıkmakta.

    Eğitim seviyesinin dünya ülkeleri arasında en alt sıralarda olduğu ülkemizin üniversitelerinin başarı çizelgesini ortaya koyan URAP’ın yani Yüksek Öğretim Kurumlarının Akademik Başarılarını takip eden kuruluşun son araştırmasında, Ardahan Üniversitesinin de aralarında bulunduğu 102 Üniversitenin başarılarının sıralanmış.

    Orta öğretim, lise dengi ve üniversite sınavlarında 81 Vilayet içinde son 15 yıldır sonlarda olan Ardahan’da ki eğitim gibi Ardahan Üniversitesinin de ülkede ki 102 üniversite arasında sonran 4 üncü olduğunu ortaya koyan araştırmaya bakınca iktidarın üniversiteleri bölerek buna çözüm aradığında görmekteyiz.

    Yani, ‘böl, parçala ve yut’ taktiğinin sadece dünya ekonomisinin %74’ünü elinde tutan batı ülkelerinin değil, ülkeyi yöneten iktidarlarında planlarını içinde olduğunu da görmek mümkün.

    Ve özellikle yeni açılan üniversiteleri kendi, kadroları ile doldurup, eğitim, öğretim de başarı sağlayacağını iddia eden mevcut hükümette diğer gelmiş, geçmiş hükümetler gibi eğitime değil, kadroya bakmakla ülke de ki hukukun gugug, adaletin mumla arandığı, insan haklarında bahsedilmediği, ekonominin doların vicdanına bırakıldığı gibi eğitimin de yerle bir edildiğinin araştırması olan URAP’ın son araştırmasında birçok üniversitenin de başarısızlık batağının yanı sıra borç batağına battığını da görmekteyiz.

    İnanmıyorsanız googel amcaya ‘Urap’ yazın bakın ve ağlamasanız da azda olsa halimiz üzülün..

  • Ardahanlı Başdanışman ’da Af Dedi!..

    Ankara Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ASİAD) 11 ülkenin katılımıyla düzenlediği Kültür Festivali’ne Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 11 ülkenin Büyükelçilik temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Burada bir konuşma yapan Topçu, “Ülkemizde 24 Haziran’da yapılacak seçimlerin yüksek katılımla yeni bir demokrasi şöleni olarak tarihe geçmesini diliyorum. Ülkemiz için olduğu kadar, medeniyet coğrafyamız için de önemli olan bu seçim hayırlı olsun” dedi.


    “AFFIN ÇIKACAĞINI ÜMİT EDİYORUM”


    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ASİAD’ın düzenlediği Uluslararası Kültür Festivali’nde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin af önerisi çıkışıyla ilgili konuştu. Topçu, ”Kader mahkûmlarının affına dair, ailelerin bir beklenti içinde olduğunu biliyoruz. Bu hususta biz de birçok mektup ve mesaj alıyoruz. Kader mahkûmlarını affı, MHP’nin Sayın Genel Başkan’nın da ifadesiyle ‘tartışmaya ve konuşmaya değer bir meseledir. Bu konuda affın çıkacağını ümit ettiklerini kararlı bir şekilde belirttiler. Hayırlı olur inşallah” dedi.


      “KADER MAHKÛMLARINA AF KONUŞULMAKTADIR”


    Programın bitişinde gazetecilerin sorusu üzerine MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “kader mahkûmları” çıkışını değerlendiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, ”Bölücü terör örgütünün siyasi görünümlü müritleri ve FETÖ terör örgütü yandaşları bir af konusunu gündemde tutmaya çalışmaktadırlar. Sayın Genel Başkan da ‘bu terör örgütlerinin suçlularını, çocuk istismarcılarını, tecavüzcüleri hariç tutarak kader mahkûmlarının elinden tutacak bir affı niye tartışıp konuşmayalım’ demiş. Ben şahsen bir vatandaş olarak kader mahkûmlarının affına dair toplumda bir beklenti olduğunu biliyorum, birçok mektup mesaj alıyorum. Kader mahkûmları meselesi mağdur kesimlerce tartışılan ve konuşulan bir meseledir. Hayırlı olur inşallah” diye konuştu. 



    **Hepsi Erdoğan’a Çalışıyor..


    24 Haziran’da yapılacak olan başkanlık seçimlerinde başkan olarak seçilmeyeceği değil, birinci turda seçilip, seçilmeyeceği konuşulan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tam bir başkan olması için çalışanların partililerinden çok sözüm ona Erdoğan’ı istemeyenler olduğun desem kızanlar olabilir..

    Ama bir gerçek var ki; Oda son 16 yıldır Erdoğan’lı bir yönetimin devamı için birilerinin çeşitli kisveler altında saklanıp, Erdoğan’a puan toplatan çıkış ve açıklamalar ile saklanmayacak bir durum yaşıyoruz.

    Bu durumun başını çekenlerin ulusalcılar ve yıllardır başında olduğu partiyi bir arpa boyu ileri götürmeyen ama başta emeklileri olmak üzere apoletçilerle birlikte bu partinin ideolojisi üzerinde hem maddi hem de siyasi rant götüren İpi germekten meşhur, Behciye Boran’dan sonra eski İşçi Parti’nin başına geçen ve partinin adı gibi ideolojisini değiştiren şimdi ki VP’nin başkanı Doğu Perinçek ve onun ekibidir..

    Bunun en son örneği de bir zamanlar Abdullah Öcalan ile birlikte halay çeken Perinçek’in çoğu demokrasi adınaHaday olması için son anda kendisinin de aday olması için imza verip, zar zor cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra yaptığı ilk ve alçakça açıklamasıdır.

    Ne demiş..

    ‘Cumhurbaşkanı olursam HDP’yi kapattıracağım, CHP ile de ikinci tura kalınırsa iş işbirliği yapmayacağım..’

    Nah olursun, olsan da canın cehenneme ne yaparsan yap diye insanı şeyinden çıran Perinçek’in burada ki hedefi, asıl işi olan jurnalciliğin yani sıra Erdoğan’a oy çalmak olduğu da bilinmelidir..

    Yani CHP’nin adayı İnce ve birçok solcunun çağrısı ile ancak cumhurbaşkanı adayı olan ve aday olur olmaz yaptığı ilk açıklaması ile CHP’lileri ve Kürtleri kızdırıp, adeta ‘bu alçaklardan Erdoğan daha iyidir’ dedirtmeye çalışıyor..

    Çünkü o da biliyor ki, başta Kürtler olmak üzere Erdoğan’a oy verenlerin kendilerine kıl olduğunu..

    Sadece Perinçek mi?

    Tatbiki değil..

    Birde onun tayfası ulusalcılar var..

    İşte onlardan biri daha Perinçek gibi yaptığı açıklama ardından benim sanal ortamda kendisiyle ilgili paylaştığım mesaj..

    Ki bu mesaj ada adeta yaşananları yani birileri Erdoğan’ı tam başkan yapmak için Çin sevdalısı ulusalcı yada sahte solculuk kisvesi altında Erdoğan’a karşı mücadele ettiğini söyleyip, Erdoğan’ı başkan yaptırmak için mücadelelerini ortaya koyar gibi bir mesajdır..

    İşte o mesajım;


    **Apoletçi DEMİRTAŞ’ın Adaylığının düşmesi istemiş!..


    Bu apoletçi yani Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım denen şahıs yıllarca bu ülkenin kardeşliğinin zedelenmesinden kaymaklananların başında geliyordu.. 

    Onların dışında kimsenin iktidarda yada devlet memurluğunda olmaması için 80 yıl ‘sistem’ ve sahte cumhuriyeti, laiklik kisvesi altında bu ülkenin önünü tıkayan, ona Kürt, buna Alevi, şuna Sollu, Sağcı deyip, apoletlerine yeni apoletler, rantlarına rantlar ekleyen bunlar hala Kürt düşmanlığı devam ediyor..

    Ve gün geldi bu ülkenin önünün açılması adına bugünkü iktidara oy verilip, bunların iktidarları iktidarda düşünce yani Kürtler gibi sevmedikleri ve bir zamanlar ‘Barajı bile aşamaz’ dedikleri AK Parti gelince adları okunmayan bu Kürt düşmanları şimdi de Demirtaş’ın adaylığını düşmesi için YSK’ya başvurmuş!..

    Kısacası, HDP’den sonra ‘Kürtler niye AK Parti’ye oy verir?’ in açık cevabı olan bu tiplerin bu alçakça davranış ve düşünceleri yani Kürtleri, Muhafazakarları, gerçek solcuları sevmemesi değil mi bu ülkenin gerçek kardeşliğini zedeleyen..

    Neyse kendisini gündeme getirmek adına Demirtaş’ın başkan adaylığından bile korkanlar bugün yeniden ve tam yetkilerle Başkan etmeye çalıştıkları Erdoğan’dan sonara yani er geç Demirtaş’ın bu ülkede Başkan olacağı günleri de biliyorlar.. 

    Ondandır bu alçakça davranışları..

  • CHP 1. Sıra Adayı Eczacı Yunus Dündar mı?

    Gazetemizin Ankara kulislerinde elde ettiği bilgilere göre CHP’nin mevcut Milletvekili olan Öztürk Yılmaz’ın yerel örgütlerce istenmediği CHP Genel Merkezinin Yılmaz’ın Bursa’ya yerine ise Ardahanlı Eczacı Yunus Dündar’ı aday etme ihtimali üzerinde durduğu bilgilerine ulaştı.


    Dünya Eczacılar Günün de böyle bir haberi alan ve heyecanlandığı Eczacı Yunus Dündar’ın adının bir anda öne çıkmasının bugün Dünya Eczacılar Günü dolaysıyla mı yayıldığı yoksa Dündar’ın 24 hHaziran CHP Ardahan adayı olacağı merakla beklenirken CHP’nin en geç 18 Mayıs’a kadar adaylarını kamuoyuna duyuracağı bilgisine de ulaşıldı.


    **İkinci sıraya hepsi hazır..


    Diğer yandan CHP’nin Ardahan Milletvekili Aday Adayların Genel Merkezinin kapılarını aşındırdığı şu günlerde istenmediği ileri sürülen mevcut milletvekili Öztürk Yılmaz’ın yeniden 1. Sırada aday gösterilmesi halinde Yılmaz’ın 2. Sıra aday olabileceklerini belirtmeleri de dikkatlerden kaçmadı.


    Gazetemizin, ‘Tüm tepkilere karşın şu an aynı zamanda CHP Genel Başkan Yardımcısı olan ve MYK Üyesi olan CHP Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın CHP Genel Merkezince yeniden Ardahan’dan 1. Sırada aday edilmesi halinde ve sizi de 2. sıradan aday göstermesi halinde ne yaparsınız?’ sorsuna, ‘Ne yapalım, o zaman partimizin dediğini yapmak zorundayız, görevden kaçamayız’ diyerek cevaplayan CHP’nin Ardahan Aday Adaylarının çoüonun gönlünün 2. Sırada olduğu da görüldü.


    **MHP’nin Adayım Dedi, Adı Liste de Yok!


    Öte yandan 24 Haziran seçimleri öncesi Ardahan’dan Milletvekili Adayı olduğunu kamuoyuna duyuran Sevi Köseliören’in adının Genel merkezce kamuoyuna açıklanan MHP Milletvekilleri arasında olmaması dikkatlerden kaçmadı.


    Konu hakkına bir açıklama yapan MHP Ardahan İl Başkanı Hülya Davutoğulları MHP’nin milletvekili listesinde adı görülmeyen Sevim Köseliören ile birlikte Göleli Mütalip Ahçı’nın MHP’nin Ardahan adayları olduğunu listede görünmemelerinin nedenin ise adaylarının daha önceden açıklandığı için olabileceğini belirtti.


    **AK Parti Kurmayları Yeni Simaları İşaret Etti..


    Haziran 24’te yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi gözlerin çevrildiği partilerin başında gelen AK Parti’nin üst kurmaylarının 24 Haziran öncesi Adaylarını açıklamadan önce yaptıkları açıklamalarda açıklanacak milletvekili isimlerinin yeni isimlerden oluşacağını ima etmeleri dikkatlerden kaçmazken bu açıklamaların AK parti’nin Ardahan’da da yeni bir isimle 24 Haizran seçimlerine gideceği şeklinde yorumlandı.



    **Hanaklı Öğretim Üyesi HDP’de Aday Adayı..


    Haziran seçimlerin de Ardahan’da ki rakipleri ile ciddi anlamda yarışması beklenen partilerin başında gelen Halkların Demokratik Partisi de seçim çalışmalarına seçim büroları tutarak başladığı öğrenilirken Hanaklı Öğretim Üyesi Candan Badem’in de HDP Ardahan’da Milletvekili Aday Adayı olduğu alınan bilgiler arasında oldu.



    **Hepsi Erdoğan’a Çalışıyor..


    24 Haziran’da yapılacak olan başkanlık seçimlerinde başkan olarak seçilmeyeceği değil, birinci turda seçilip, seçilmeyeceği konuşulan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tam bir başkan olması için çalışanların partililerinden çok sözüm ona Erdoğan’ı istemeyenler olduğun desem kızanlar olabilir..

    Ama bir gerçek var ki; Oda son 16 yıldır Erdoğan’lı bir yönetimin devamı için birilerinin çeşitli kisveler altında saklanıp, Erdoğan’a puan toplatan çıkış ve açıklamalar ile saklanmayacak bir durum yaşıyoruz.

    Bu durumun başını çekenlerin ulusalcılar ve yıllardır başında olduğu partiyi bir arpa boyu ileri götürmeyen ama başta emeklileri olmak üzere apoletçilerle birlikte bu partinin ideolojisi üzerinde hem maddi hem de siyasi rant götüren İpi germekten meşhur, Behciye Boran’dan sonra eski İşçi Parti’nin başına geçen ve partinin adı gibi ideolojisini değiştiren şimdi ki VP’nin başkanı Doğu Perinçek ve onun ekibidir..

    Bunun en son örneği de bir zamanlar Abdullah Öcalan ile birlikte halay çeken Perinçek’in çoğu demokrasi adınaHaday olması için son anda kendisinin de aday olması için imza verip, zar zor cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra yaptığı ilk ve alçakça açıklamasıdır.

    Ne demiş..

    ‘Cumhurbaşkanı olursam HDP’yi kapattıracağım, CHP ile de ikinci tura kalınırsa iş işbirliği yapmayacağım..’

    Nah olursun, olsan da canın cehenneme ne yaparsan yap diye insanı şeyinden çıran Perinçek’in burada ki hedefi, asıl işi olan jurnalciliğin yani sıra Erdoğan’a oy çalmak olduğu da bilinmelidir..

    Yani CHP’nin adayı İnce ve birçok solcunun çağrısı ile ancak cumhurbaşkanı adayı olan ve aday olur olmaz yaptığı ilk açıklaması ile CHP’lileri ve Kürtleri kızdırıp, adeta ‘bu alçaklardan Erdoğan daha iyidir’ dedirtmeye çalışıyor..

    Çünkü o da biliyor ki, başta Kürtler olmak üzere Erdoğan’a oy verenlerin kendilerine kıl olduğunu..

    Sadece Perinçek mi?

    Tatbiki değil..

    Birde onun tayfası ulusalcılar var..

    İşte onlardan biri daha Perinçek gibi yaptığı açıklama ardından benim sanal ortamda kendisiyle ilgili paylaştığım mesaj..

    Ki bu mesaj ada adeta yaşananları yani birileri Erdoğan’ı tam başkan yapmak için Çin sevdalısı ulusalcı yada sahte solculuk kisvesi altında Erdoğan’a karşı mücadele ettiğini söyleyip, Erdoğan’ı başkan yaptırmak için mücadelelerini ortaya koyar gibi bir mesajdır..

    İşte o mesajım;


    **Apoletçi DEMİRTAŞ’ın Adaylığının düşmesi istemiş!..


    Bu apoletçi yani Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım denen şahıs yıllarca bu ülkenin kardeşliğinin zedelenmesinden kaymaklananların başında geliyordu.. 

    Onların dışında kimsenin iktidarda yada devlet memurluğunda olmaması için 80 yıl ‘sistem’ ve sahte cumhuriyeti, laiklik kisvesi altında bu ülkenin önünü tıkayan, ona Kürt, buna Alevi, şuna Sollu, Sağcı deyip, apoletlerine yeni apoletler, rantlarına rantlar ekleyen bunlar hala Kürt düşmanlığı devam ediyor..

    Ve gün geldi bu ülkenin önünün açılması adına bugünkü iktidara oy verilip, bunların iktidarları iktidarda düşünce yani Kürtler gibi sevmedikleri ve bir zamanlar ‘Barajı bile aşamaz’ dedikleri AK Parti gelince adları okunmayan bu Kürt düşmanları şimdi de Demirtaş’ın adaylığını düşmesi için YSK’ya başvurmuş!..

    Kısacası, HDP’den sonra ‘Kürtler niye AK Parti’ye oy verir?’ in açık cevabı olan bu tiplerin bu alçakça davranış ve düşünceleri yani Kürtleri, Muhafazakarları, gerçek solcuları sevmemesi değil mi bu ülkenin gerçek kardeşliğini zedeleyen..

    Neyse kendisini gündeme getirmek adına Demirtaş’ın başkan adaylığından bile korkanlar bugün yeniden ve tam yetkilerle Başkan etmeye çalıştıkları Erdoğan’dan sonara yani er geç Demirtaş’ın bu ülkede Başkan olacağı günleri de biliyorlar.. 

    Ondandır bu alçakça davranışları..

  • MEVCUTLARIN İSTENMEDİKLERİ İNKÂR EDİLMEDİ!..

    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan il örgütünün yanı sıra diğer 5 ilçe teşkilatının CHP’nin mevcut milletvekili Öztürk Yılmaz’ı yeniden aday edilmemesi için el birliği yaptığı ve bu yöndeki taleplerini iletmek üzere Ankara’ya gittikleri öğrenilirken, Ardahan kamuoyunda ve yerel basında, “ mevcutları örgütte, teşkilatta istemiyor” başlıklı haberleri de yalanlamadıkları görülmekte.


    Öte yandan aynı durumun iktidar partisi Ardahan il teşkilatından da yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.


    CHP’de olduğu gibi AK Partide de başta merkez teşkilatı olmak üzere Çıldır, Hanak, Damal, Posof’ ta yeniden aday edilmemesi için gerek alenen gerekse sanal ortamda mevcut milletvekili Orhan Atalay’a karşı oldukları ve CHP’de de olduğu gibi AK partiye yönelik de, “mevcutları örgütte, teşkilatta istemiyor” haberini çürütmedikleri görüldü.



    Her iki milletvekilinin de yeniden aday edilmesi halinde seçimlerde zor anlar yaşayacaklarını belirtilen Ardahan’da her iki partinin de kamuoyundaki istenmiyorlar şeklindeki iddialara sessiz kalmaları bir kez daha iki milletvekilinin de yeniden aday edilmemesine yönelik iddia ve haberleri doğrular nitelikte.


    Dilimi konuşamıyorsam suç kimde?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan’da ki seçim gündemini almak için beni canlı yayına konuk eden TRT Kurdi’deydim.


    Kardelenlerin yerini mis kokulu bin bir çiçeğe ve gözlere ilaç olan yeşil doğaya bıraktığı Ardahan’ın simgesi olan Kura Ovasını izleyen tarihi Ardahan Kalesin de canlı yapılan yayın öncesi ve sonra yaşadığım zorluk beni hem üzdü, hem de utandırdı.

    Üzüldüm..

    Çünkü ana dilim olan Kürtçeyi özgürce ve rahatça konuşamama sıkıntısını yaşadım.

    Utandım..

    Çünkü suçun tamamen başkalarının değil, kendimde de olduğunu da anladım..

    Evet, yeni bir seçime doğru giderken başta 16 yıldır iktidar da bulunan ve bir dönem büyük puan toplayan bir davranış içine girip, bugün buzlukta donan barış süreci başlatan, devletin elinde olan TRT’de önce TRT 6 adında adı değiştirip, TRT Kurdi’nin önünü açan Erdoğan ayrı,

    Kendisini ziyaret etmekle bir puan daha alan İnce ve diğer rakipleri ise bol keseden vaatler yapmaya başladıkları şu günlerde kimse bu ülkenin ana sorunlarının başında gelen hak, hukuk ve özgürlüklerine istendiği kadar dem vurmuyor.

    Vuranlar da, gerek KHK, gerekse ‘Aman aman milliyetçi oylar kaçar’ diye kaçamak vaatlerle sözde başta ülkenin can alıcı ve de yakıcı Kürt sorunu olmak üzere tam anlamıyla yerleşmiş bir demokrasinin gereği olan konular hakkın da ciddi bir şey diyemiyor.

    Yani bu ülkenin ana sorunları olan ana dil özgürlüğü ve bu ülkenin mozaiği olan Türkçe ve diğer dillerin eğimde yer alması, ekonomi, terör, insan hakları, özgürlükler gibi birçok sorunun üzerine gidemeyen siyasiler yeni bir seçime doğru yol alırken, yine pansuman görevi yapan vaatlerin ötesine geçemediklerini görmekteyiz.

    Yasa dışı örgütlerinin sıra toplumun ve tabanının ret ettiği çukur anlayışını taşıyanların demokrasinin önünü de ki engellerin temizlenmesine engel olup, zaman zaman zorunlu ötelenmesine neden olduğunu da belirtmek gerektiğini hatırlatmakta gerekir.

    Ancak tüm bunlara karşın ülke yöneticilerinin de bunların yani antidemokratik uygulamaları bahane edip, ortaya koydukları terörizmi yine mana edip, KHK ya da diğer antidemokratik uygulamalara çanak tutmaları maalesef bitmesi gereken sorunları daha da büyüttüğü de diğer bir gerçek..

    Hâlbuki terörizmin anti ilacının gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı olduğunu bizlerde, bu ülkenin yöneticileri de iyi biliyorlar.

    Bunun en açık örneği, yıllarca yasaklanan Kürt dilinin hükümet ve iktidar yanlısı da olsa ve de ‘Yetmezse de buna da şükür’ dedirten TRT Kurdi’dir..

    Evet, son KHK’larla yeniden ortaya konulan anlamsız uygulamalarla kapatılan onca Kürtçe tv ve radyoya karşın devletin kontrolünde de olsa yayınına devam eden TRT Kurdi bu ülkede yok olmaya yüz tutan Kürtçeyi yeniden canlandırdığını da kabul etmek gerekir.

    Kürt olan biri olarak gün geçtikçe asimilasyona uğramış biri olarak canlı yayınına çıktığım TRT Kurdi’de ana dilim Kürtçeyi konuşmaktan zorlanırken suçun kimde olduğunu da yeniden düşünme fırsatı buldum.

    Çünkü ana dilimi rahatça konuşamama sıkıntısı içinde gerek TRT Kurdi, gerekse diğer alanlarda olduğu gibi ana dilim olan Kürçe’yi konuşmaya konuşmaya evimizde kendimize koyduğumuz oto sansürle asimilasyona uğradığımı hem de ezilerek bir kez daha anladım.

    Yani adı üzerinde Ana dil olan dilimin evimden konuşulmadığını da hatırlayıp, suçun tamamen evimin dışında yaşanan baskı ve antidemokratik uygulamalarla değil, bizlerin her alanda olduğu gibi dil konusunda da kendi kendimize oto sansür uyguladığımızı ve kendi ana dilimize sahip çıkmadığımızın utancını yaşadım.

    Kısacası onca baskı ve antidemokratik uygulamaları suçlarken kendimizin de bu baskı ve antidemokratik uygulamalara inat en azından evimizde dilimizi canlı tutma çabasına gitme zahmetinde bulunmadığımızı, Kanal A gibi yayın yapsa da yine de kızmayıp, TRT Kurdi’yi izlemektense Acun’u milyonluk yapan Survivor’u izler, Kürtçe’den çok İngilizce’yi ezberler, Kürtçe’ye kardeş olan Türkçe’yi bile beğenmeyip, iş yerlerimize yabancı isimler verenler yine biz değil miyiz?

    Evet, TRT Kurdi’nin canlı yayınına katılıp, Kürtçe, Türkçe’yi bir birine katan bir konuşma yapan, bunu yaparken yine de Ardahan’a Havaalanı diye bilen bir Kürt olarak bir kez daha anladım ki; Biz Kürtler de Türkler gibi aslımıza, gelenek, göreneklerimize, dilimize hatta Fransızların karşıma ukalalığından bulunduğu dinimize yeterince sahip çıkıp o cevher olan kültürümüzü, yaşam biçimimizi haşıl ederiz.

    Sonra da, ‘Suç kimde?’ diye yine döner bir birimizle kavga eder, güzelim ülke de diller zenginliği yaşayan kardeşliğimizi zedeleriz.

    Yani en kolay yol olan suçumuzu kapatmak için bu güzelim ülkede topu bir birimize atar hem zaman, hem de dillerimizi kayıp ederiz.

    Ve gün geçtikçe de hep birlikte asimilasyona uğrar, yabancı dillerin esiri, özentisi olur, yerli malları unuttuğumuz gibi bugün önüne geçilemeyen ve ceplerimizi boşaltan yeşil dolarlara mahkûm oluruz.

    Evet, ben suç bende diyorum ya sizce suç kimde?




     

     
     

  • Her seçimin değişmez aday adayları..

    **O zaman olmadı bu zaman olur mu rüyası..


    Başta Ünsal Kılıç olmak üzere Yunus Dündar, Metin Demir, Cavit Çetin, Sabri Arpaç, Deniz Aydemir, Yunus Baydar, Ensar Öğüt, Hamza Bektemür, Yaşar Kaya olmak üzere her seçim döneminin değişmez aday adaylar ‘O zaman olmadı, belki bu zaman’ diyerek yeniden milletvekilliği başvurusu yaptıkları görüldü.


    **Vali ve Kaymakamlarda mı Aday mı?


    24 Haziran öncesi yaşanan adaylık yarışında olan ve düşüncelerine yakın partilerin listelerin de yer almak için mücadele eden aday adayların şu an görevde olan vali ve kaymakamların siyaset yaptıklarını ve

    adaylar arasında taraf olduklarını söylediklerini belirtsek sanırım ‘yanlışsın’ diyen çıkmaz..

    Bu yanlışın içinde olanlar sadece vali ve kaymakamlar mı ki?

    Tabi ki sadece vali ve kaymakamlar değil..

    Bürokratlarda siyaseti tam ortasında yer aldıkları hatta yeniden aday olup, milletvekili olmak isteyenlerden daha çok taraf olduklarını hepimiz görmekte, izlemekteyiz.

    Bu durum zaten demokratik ve eşit olmayan şartlarda mücadele veren diğer aday adayları üzdüğü gibi partilere de en büyük zararı veren bir durumdur.

    Bu nedenle mevcut seçilmiş ve yeniden seçilmek için bin bir ayak oyunu içinde olan siyasilerden uzak durması gerekir diye düşünüyorum.

    Asıl işleri ile ilgilenmesi gereken bürokratların bu süreçte taraf olmaları gelecekte onları zora sokacağını belirtmek bir gazetecinin görevidir.

    Çünkü bugün desteklenen, bu kritik süreçte onlarla poz verenler, 24 Haziran sonrası yanlış yaptıklarını anladıklarında çok geç olacağını şimdiden belirtmekten onların yararına ve ‘Dost söyler ama acı söyler’

    olmaktan öte bir şey değildir.

    Sanırım yukarıda ki yazım, ‘Kızım sana diyorum, Gelinim sen duy’ anlamında bir şey ortaya çıkaracak ve birileri ne anlatmak istediğimi anlarlar..


    **


    **Profesöründen ne gördük ki, Cahilinden ne göreceğiz..


    Bu yazıma başlamadan önce samimi AK Partililere, CHP’lilere bir çağrım, hatta özel bir ricam olacak..

    O da; Bu yazıma katılıp, ‘He ya doğru demiş’ diye onaylayan tüm AK Parti Genel Merkezine ve Başkan olmak için 7 düvele mücadele eden Erdoğan’a, parlamenter sitemin değişmesini istemeyen ve bu nedenle İYİ Parti

    dahil bir çok sağcı parti ile bile iş birliğine kapıları açan Kılıçdaroğlu’na yazımı ulaştırılmasıdır..

    Öncelikle;

    4 İlçenin kesin, bir ilçenin sesiz durarak, Ardahan genelinin mevcut milletvekilini yeniden adaylığına karşı olduğu alenen görünen AK Parti’nin durumuna bakalım.

    Erzurum’da üniversitede kendi halinde bir öğretim üyesiyken bugün ki gibi millete gına getiren Saffet Kaya’nın artık gitmesi için getirilen ve 3 dönemdir milletvekili olmasına karşın sanki yeniymiş gibi ‘Yaşanılır

    Ardahan İçin Yine Adayım’ diyerek afiş bastıran Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden aday edilmemesini istediğini AK Parti Genel Merkezi ve Başkan Erdoğan görmüyor mu?

    Atalay’ın Ardahan’dan yeniden aday edilmesinin açıkça istenmediğini belirtmek AK Parti düşmanlığı oluyorsa bu partinin teşkilatları, üyeleri, seçmeni yani kısacası AK Partililerin yanı sıra bu partinin güzel

    çalışmalarından etkilenip, oy veren hepsi AK Partinin düşmanı mı?

    Ve AK Parti’den Milletvekili adayı olduktan sonra başta Göle’de olmak üzere Ardahan genelinde AK Parti’nin oyları hep düşmedi mi? Ve HDP tarihinde ilk kez Atalay’ın en güçlü olduğu dönemde milletvekili çıkarmadı

    mı?

    ‘-Efendim ele deme bir şey yapmadıysa da, kendisini arayana ‘Kazı kayıp olan beni arıyor’ diyerek cevap vermediyse de adam en azında profesör’ diyenler çıkabilir..

    Peki, AK Partinin 10 yıl başkanlığını yapan ve Atalay’ın iki kez seçilmesine katkı sunan hayvancılıkla ekmeğini çıkaran Ardahan’da AK Parti Milletvekili Adayı olan Yunus Baydar Veteriner hekim değil mi?

    Aday edilmesi halinde Çıldır başta olmak üzere kuzey kazalarında Ardahan Üniversitesini kuran Ramazan Korkmaz’da Profesör değil mi?

    ‘Yok, ele deme, ya Göle oyları ne olur?’ diyenlere de, AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olan Göleli Eczacı olan Fatih Kılıç Göleli değil mi?

    Sonra tüm ülkede Erdoğan için AK Partiye oy verenler Göle’de sadece Göleliye oy veriyorsa Saffet Kaya, HDP Göle’de her zaman niye en çok oyu alırken mevcut profesör zamanında oy kaybına uğruyor?

    Kendisinin tek değil, sülalesinin de milletvekili olduğu b u profesör aday edilmese AK Parti Ardahan’da yine bir milletvekili çıkarmayacak mı?

    Valla taş olmazsa da Başkan Erdoğan beni arasın aday ol desin ben Göle’de de diğer 4 ilçede ve merkezde profesörün aldığı oyları ikiye katlar iki milletvekilini de alır Ankara’ya giderim desem abartıyorsun

    demeyin.. İnanmıyorsanız inin çarşı merkezleri, köylere hatta batıda ki Ardahanlılara sorun yalansa yüzüme tükürün..

    Evet, istenmeyen bir ismi yeniden aday etmek ne kadar fayda getireceğini, merak ettiğimiz AK Parti’de kısa özet bu..

    Peki, faytona binip, önce Kocaeli’nde sonra orada olmayacağını anlayan 70’i geçen Ensar Öğüt’ün yeniden aday aday olduğu CHP’de durum nedir?

    Valla bana soracak olursanız samimiyetle söyleyecek olursam CHP Ardahan’da sevdiğim ve artık torunlarına bakması gerektiğini düşündüğüm, olmazsa birçok Ardahanlının yaşadığı Kocaeli’nden aday edilmesini istediğim

    Ensar Öğüt dahil tüm adayların öncelikle merkezden ya da Damal başta olmak üzere her şartta CHP’ye oy veren kuzey kazaların gönlünü alacak bir aday tercihi yapması gerekmekte.

    Damallı Mutlu Kerimoğlu, Posoflu Avukat Metin Özyılmaz, Merkezli Eczacı Yunus Dündar göz ardı edilmemeli ve Göleli Engin Sarıkaya, Metin Demir, Sabri Arpaç’ın Göleyi CHP’leştirebileceği düşünülmeli..

    Gelelim cahil cuhal aday adaylara..

    Vala onları sizde, AK Parti’de CHP’de tanıyor diye sıralayıp ne kendimi nede sizi yormayacağım..

    Çünkü başta, ‘bu memleket profesörden ne gördü ki, cahilden ne görsün’ dedik..

    Yeter artar bile..

  • Öğüt Yeniden ve Faytonla Aday Oldu!

    CHP’de milletvekilliği aday adaylığı başvurusu bugün sona eriyor. Eski milletvekili Ensar Öğüt de bugün CHP Genel Merkezine faytonla gelerek, milletvekilliği aday adaylığı başvurusu yaptı.


    Eski Ardahan milletvekili Ensar Öğüt bugün CHP Genel Merkezine faytonla gelerek milletvekilliği aday adaylığı başvurusu yaptı. Öğüt, benzin ve mazota gelen zamları protesto etmek için faytonla geldiğini söyledi. Öğüt, yanında getirdiği sütü de yola döktü.


    Öğüt’ün Ardahan için başvuruda buluduğu alınan bilgiler arasında oldu.



    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

  • Mevcutları Örgütte, Teşkilat ’ta İstemiyor!

    **CHP İl ve İlçe Örgütleri Yılmaz’ı Net İstemiyor..


    Milletvekili seçimleri öncesi çalışmalarını hızlandıran partilerin başında gelen ve bugüne kadar 3 kişinin resmi anlamda başvuru yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütlerinde görev yapan tüm yöneticilerinin ağız birliği ile mevcut milletvekili olan CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Ardahan Milletvekilinin yeniden aday edilmemesi için çaba gösterdikleri ve bu istemlerini genel merkeze olduğu gibi her platformumda çekinmeden seslendirdikleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Öztürk Yılmaz aday edilmesinde kim edilirse edilsin tavrını ortaya koydukları görünen Ardahan CHP’nin bu yöndeki taleplerini iletmek için Ankara çıkarması yapacakları da öğrenildi.


    **AK Parti İl ve İlçe Teşkilatları da CHP Gibi Düşünüyor..


    Öte yandan 3 dönemdir Adalet ve Kalkınma Partisi Ardahan Milletvekilliği yapan Atalay’ın da başta Posof, Hanak, Damal ve Çıldır İlçe Teşkilatlarınca olmak üzere yeniden milletvekili adayı olarak gösterilmesine sıcak bakmadıkları dikkatlerden kaçmıyor.


    AK Parti İl Teşkilatının büyük bölümü, Göle İlçe Teşkilatı gibi Göle merkezin yanı sıra köylerinden de yeniden aday gösterilmemesi istendiği dikkatlerden kaçmayan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarının bu yönde ki taleplerinim başta sanal ortam da olmak üzere imkân buldukları her alanda açıkça ortaya koydukları da gözlenmekte.


    **HDP’den Ses Çıkmıyor..


    Şimdiye kadar Göleli Avukat Yaşar Kaya’nın resmi olarak başvuruda bulunduğu Halkların Demokratik Partisi Ardahan İl Örgütünün sessizliği dikkat çekerken, partinin Ardahan ve Göle İlçe Teşkilatlarının Ardahan’da kim aday göstereceği yönünde net bir bilgiye ulaşılmadı.


    **İYİ Parti’nin Yerel Adayı Olmayacak Gibi..


    Ankara’da olan Ardahanlı Genel Cerrah Dr. Kenan Kardeş ve yine İl dışında olan Milli Eğitim Müfettişi Çelik Demir’in yanı sıra Çıldırlı İşadamı Özkan Gökçe’nin adaylık konusunda adları geçen İYİ Parti Ardahan İl Teşkilatın da yerel aday bulma sıkıntısı olduğu alınan bilgiler arasında oldu.


    Levent Pehlivan’ında resmi başvurusunu yaptığı öğrenilen İYİ Parti Ardahan’da adı milletvekili adayı geçenler arasında Mali Müşavir Rıfat Çuha’da bulunuyor.


    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

  • Vekil Adayı Rektör Basınla Bir Aradaydı!

    24 Haziran’da gerçekleşecek olan Milletvekili seçimlerinde Ardahan’dan Milletvekili olmak için iktidar partisinden Ardahan Milletvekili Aday Adayı olan ARÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz yemekli toplantıda bir araya geldi.


    Ardahan’da ki yerel ve ulusal basın temsilcilerine 24 Haziran öncesi AK Parti İl, İlçe ve Genel Merkezinin onayı ile aday gösterilmesi ve Ardahanlı seçmenin kendisine onay vermesi halinde ne gibi çalışmalar yapacağını anlattı.


    Türkiye’nin önemli bir süreçte geçtiğini belirten AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz yemekli toplantıda gazeteciler yaptığı açıklamada, Kafkasya’nın gelecekte ki başkenti Ardahan’ın kendisine küçük ama etkili dokunuşlar beklediğini bunun yapılması halinde hep birlikte güzel işlere imza atılacağına inandığını belirtti.


    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

     
     

  • AK Parti Ermeni Vekille Başkanlığında Teamüle Gitti..

    8 Milletvekili Aday Adayını yarıştığı AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatlarının yöneticilerinin oy kullandığı ön teamül seçimine Ermeni Kökenli AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan başkanlık etti.


    AK Parti’den Ardahan’dan Milletvekili aday adaylığı başvurusu yapan Yunus Baydar, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Hamza Bektemur, Halil İbrahim Dursunoğlu, Cavit Çetin, Muhsin Koca, ve Fatih Kılıç’ın yarıştığı temayül yoklaması tamamlandı. Mevcut milletvekillerinin katılmadığı temayül yoklamasında, üyeliği devam eden il ve ilçe ana kademe, kadın ve gençlik kolları yönetimleri, demokrasi hakem heyeti, disiplin kurulu üyeleri, mahalle başkanları, eski milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri oy kullandı.


    600’e yakın Ak Partililer, Milletvekili aday adaylarını sıcak karşıladıkları görülürken sonuçlarının belli olmadığı ve sandıkların alınıp, Ankara’ya götürüldü.


    657’ye Tabi Seçmen ve Aydınlar Oldukça..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.


    Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.


    Yani Tayyip bilir..


    Kılıçdaroğlu bilir..


    Akşener bilir..


    Bahçeli bilir..


    HDP Bilir..


    Saadet Bilir..


    Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.


    Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.


    Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip,  ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?


    Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?


    Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?


    Yok..


    Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..


    Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?


    Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..


    **Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    *Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

     
     

  • Posoflu Avukat CHP'den Aday

    **Başkanlık ve Milletvekili seçimleri bu siteden takip edebilirsiniz..


    **AK Partinin Adayı Yeni Prof mu?


    24 Haziran seçimleri öncesi Ardahan’dan Milletvekili Adayı olmak için yarışan Aday Adayların içinde ki sürpriz adayı, Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Porf. Dr. Ramazan Korkmaz Ardahan’a gelerek, yarın ilk siyasi çalışmasına başlayacak.

    Aday Adaylığını açıkladıktan sonra AK Parti’nin Ardahan 1. Sıra Adayı olacak isimlerin başına geçen eski Rektörün 24 Haziran’da ki 1. Sıra Milletvekili Adayı olacağı yönünde kabul görmesi dikkatlerden kaçmadı.

    Yarın kuruculuğunu yaptığı Ardahan Üniversitesinin de yolunun üzerinde bulunduğu Ardahan/Çamlıçatak köyünde kendisini karşılayacak konvoyla Ardahan’a gelecek olan AK Parti Ardahan Milletvekili Aday Adayı Prof. Ramazan Korkmaz aynı gün AK Parti İl Başkanlığına geçerek Adaylığı konusunda bir basın açıklaması yapması bekleniyor.


    **İYİ Parti’nin Adayı Bir Göleli Müfettiş..


    CHP’nin 15 Milletvekillini gönderip, hem seçimlere hemde mecliste grup kurmasına katkı sunduğu İyi Parti’nin Ardahan Milletvekili Aday Adayı Çelik Demir oldu.

    Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişlerinden olan Demir’in CHP’li bir aileden gelmesi, CHP ile seçim ittifakı yapan İYİ Parti’nin, ‘Acaba CHP Ardahan’da İYİ Parti mi diyecek? soruunu akıllara getirdi.


    **HDP’li Avukat HDP’den, Posoflu Avukat CHP’den Milletvekili Aday Adayı Oluyorlar..


    Yaklaşan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi Ardahan’da yarışması beklenen partilerin başında gelen Halkların Demokratik Partisinden Göleli Avukat Yaşar Kaya’nın milletvekili aday adayı olmak için hazırlandığı şu günlerde Posoflu Avukat Metin Özyılmaz’ın da CHP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olacağı alınan bilgiler arasında oldu.

    Öte yandan başta Cavit Çetin olmak üzere değişmez 2. sıra aday adaylarınında Ardahan’a geldikleri görüldü.


    **Ardahanlı-Göleli Kavgası..


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partilerin Ardahan merkez ve 5 ilçesi arasında ince eleyip, sok dokudukları görülmekte.

    1992 Yılında yeniden vilayet olmasından bu yana merkez konumunu siyasette de his ettireme mücadelesi veren Ardahanlılar 24 Kasım’da gerçekleşecek olan milletvekili seçimlerinde aday gösterilecek olanların Ardahan’da oturan, Ardahan merkezden olması gerektiği mücadelesine karşın ilçeleri de aday gösterilecek olanların kendi ilçelerinden birilerinin olmasının çabası içinde oldukları dikkat çekiyor.


    **Atalay ile Baydar Ardahan ile Göle’yi Karşı Karşıya Getirdi..


    Başta iktidar partisinde olmak üzere diğer partilerde de bu yönde üstü kapalı bir mücadelenin olduğu görüldüğü Ardahan’da bu yarış Ardahan merkez ile Göleli siyasiler arasında çok net olarak görülmekte.

    Üç dönemdir AK Parti’den Milletvekili olan Prof. Orhan Atalay’ın artık yerini Yunus Baydar’a bırakmasını isteyen tarafların bu yarışı Ardahan ile Göleyi karşı karşıya getirdiği dikkatlerden kaçmadı.

    Atalay ile Baydar’ın AK Parti’den 1 nci sırada olma yarışının her iki isimin taraflarınca sanal ortamda da devam etmesi üzerine partiye yakın olmayan isimleri de ‘hemşehricilik’ duygularının ağır basması ile karşı karşıya geldiği görülen şu günlerde zaten çokta iyi olmayan Ardahanlı/Gölelilerin arasını yeniden açtığı görülmekte.


    **Çıldırlı Rektör Dengeyi Bozar mı?


    Önümüzde ki hafta başında aday adaylık başvurularının sona ermesi beklenen partilerin başında gelen AK Parti de yaşanan Ardahanlı/Göleli yarışına süpriz bir şekilde İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesi Dekanlık görevinde istifa eden Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’da katıldı.

    AK Parti’nin Ardahan 1. Sıra Adayı olacak isimlerin arasına giren Prof. Korkmaz’ın önümüzdeki günlerde Ardahan’a gelerek, Ardahanlılardan ve AK Partililerden destek isteyeceği alınan bilgiler arasında oldu.


    **CHP ve HDP’den Hala Kimse Başvurmadı..


    Erkene alınan seçimler dolaysıyla hazırsız oldukları ortaya çıkan muhalefet partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisi ile Halkların Demokratik Partisinin Ardahan Milletvekili adaylarının kimler olacağı yönünde tartışmaların devam ettiği Ardahan’da bu her iki partide de aday adayların hala resmi bir başvuruda bulunmadıkları da alınan bilgiler arasında oldu.

    2 Milletvekili olan Ardahan’da iktidar partisini zorlayacak olan CHP ve HDP’de aday olması beklenenlerin sayısının geçn seçimlere nazaran yok denecek kadar az olması da 24 Haziran’da yapılacak olan seçimler öncesi dikkat çeken en önemli konuların başında gelmekte.



    **Ülkenin gerçek gündemi güme mi gitti?


    Hatırlayanınız var mı?

    Daha şurada yani 15-20 gün öncesine kadar, ‘Afrin yetmezse Menbiç’ten dolandan gel’ türkülerinin söylendiği ülkeme de gündem bir anda değişiverdi..

    Hatta unutuluverdi..

    Gerçekten ne oldu, onca kızılca kıyametle girdiğimiz Afrin gündemimiz?

    Suriye’de, Irak’ta yani sınırlarımız ötesinde bize karşı kumpas kurdukları ileri sürülenler, seçimin hatırı için bu kumpaslardan vaz mı geçtiler?

    Peki ya bizimle ABD’nin arasını bozan S-400’lere ne oldu?

    Aldık mı?

    Yok canım bugün paracıkları seçim için harcanmaya başlayan Şeker Fabrikaları gibi S-400 alış ve satışı da güme mi gitti..

    Peki, ulusalda olduğu gibi yerelde olduğu söylenen onca soruna ne oldu?

    Bahar Bayramı ile birlikte açan çiçeklerin içinde mi kaldı?

    Belki de; adları sarıdan öteye geçen sendikaların toplayamadığı işçilerimiz gibi bizde yaşanan sorunlar kökünden çözüldüğü için 1 Mayıs’ı Taksim’de değil de, Maltepe’de ki miting alanında kutladık..

    Kim bilir belki de geçtiğimiz günlerde Ardahan’a gelen Başbakan Yardımcısının bile, ‘Neden eriyor, bizde anlamış değiliz’ dediği TL.’nin Dolar hatta Ardahan’a komşu Gürcistan’ın Larisi karşısında çok değerlendi de, bizim haberimiz yok..

    Yok canım, ‘öyle deme’ 30 yılı geçen 40 yıla varan ve adına terör denen sorun bitti de, ondandır birden gündem değişti, ondan sadece kimlerin aday olacağı bizlere dert oldu..

    Kim bilir belki de saymaya kalksak, iktidarın olduğu gibi sizin de moralinizi bozacak onca sorun 24 Haziran’da seçilecekler tarafından çözülecek ondan gündem değişiverdi..

    Belki de Barış süreci gibi başta, gizli devalüasyona çarptığı ileri sürülen enflasyon, İstanbul trafiği, cadde ve sokaklarda gençleri yatıran Bonzai, eroin, esrar, işsizlik, yeşili yok eden gök delenler, köylerin olduğu gibi şehir merkezlerini çamurdan kurtaramayan Ardahan’da ki yerel yönetimlerde beklenen hizmetler gibi bir çok sorun ‘şimdilik’ buzdolabının buzluğunun en derin köşesine konuldu da, ülkenin gerçek gündemi ondan dolayı güme gitti..

    Neyse biz yine seçime ve seçimin hatırı için art arda açılan ‘Seçimlik Paket’ ile kısa bir sürede olsa azda olsa ferahlanalım..

    Haydi şimdi;

    ‘Emekliye bayram şekeri bin lira, köylüye mazot, gübre, tohum desteği, işçiye bayram harçlığı, üniversiteliye gel geriye, Afrin yeter, Menbiç’i dolaşmaya gerek yok, haydi Bedelliye..’ diyerek oylarımız alalım, gerisi Allah’a ve 24 Haziran sonrasına kalsın diyerek..


    **Oldu, oldu birde Genel Af ilan etmelisiniz..


    Her ne kadar ‘Oy alma uğruna’ olmadığı söylense de halkı düşünen (!) hükümetimiz sarayında onayı ile 24 Haziran öncesi Yaşlılık aylığını 500 TL.’ye çıkardı, Üniversiteden atılan öğrencilere dönün dedi, emekliye Bin TL: bayramlık ikramiye vereceğini duyurdu..

    Bu vaatler gerçekleştiği an 16 yıldır eridiği ileri sürülen oyların en az 500, en çok Bir Milyon oyun geriye geleceğini hesaplayan iktidara benim de bir teklif var.

    Gerçi bu teklifi sık sık ve sesle gündeme getiren bir gazeteci olarak bir kez daha diyorum;

    Bu ülkenin öyle kıytırıktan, günü birlik, geçici ve bir türlü tutmayan paketlerle değil, toplumun gerçek anlamda barıştıracak, 40 yıla aşkındır kanayan yaraya pansuman olup, belki de iyileştirecek bir genel affa ihtiyacı var.

    Onun adı da Türkleri olduğu gibi Kürtleri, Alevileri, Cemaatleri, Solcuları, Sağcıları, İnananları, İnanmayanları, Muhafazakarları kısacası toplumun tümüne nefes vereceği gibi ülke üzerinde oynanan karanlık oyunları bozacak, öteleyecek bir Genel Aftır..

  • En Çok Aday AK Parti’den!

    Bu hafta sonu başkanlık ve milletvekilliği başvuru süreçlerinin tamamlanması beklenen partilerde aday adayı bolluğu yaşanırken bu aday aday adayların aday olmak için bütün imkânlarını seferber ettikleri de dikkatlerden kaçmıyor.


    Ardahan’da aktif olan 3 partinin adaylarının kimler olacağı büyük bir merakla beklendiği şu günlerde en çok aday adayın iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisinde olduğu görülmekte.


    Mevcut Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Veteriner Hekim Yunus Baydar, Prof. Ramazan Korkmaz, Halil İbrahim Dursunoğlu, Hamza Bektemür, Muhsin Koca ve Cavit Çetin AK Parti’den Ardahan Milletvekili aday olmak için aday adaylık başvurularını yaptıkları öğrenildi.


    CHP’de halen resmi bir başvurunun olmadığı ancak konuşulan isimlerin başında aynı zamanda Cumhurbaşkanı Aday Adayı olan CHP’nin mevcut Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz, Mutlu Kerimoğlu, Ensar Öğüt’ün isimleri konuşulmaktadır.


    Ardahan’da iyi bir isim ile seçime gitmesi halinde bir milletvekilliği zorlayacağı iddia edilen HDP’de de şimdiye kadar resmi bir başvurunun olmadığı ancak Av. Yaşar Kaya başta olmak üzere ‘Ben adayım’ diyenlerin sayısının şimdiye kadar 3’ü geçmediği gözlenmekte.


    MHP’nin yanı sıra İYİ Parti, İşçi Partisi, Saadet Partisi, Komünist Partisinin aday çıkarması beklenmeyen Ardahan’da 24 Haziran seçimlerinin AK Parti, CHP ve HDP arasında geçmesi beklenmektedir.


    Satılık Basın, Paragöz Gazeteci!








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Seçimlerin yeniden gündeme gelmesiyle bu aralar bir hayli akıllara gelen, omuzlarda taşınan biz gazetecilerin yaptıkları haberleri beğenmeyip, gazetecilerin para karşılığında haber yaptıklarını, paragöz olduklarını ve ‘Satılık Basın’ diyerek gazetecilere yönelik alçakça bir tanım yapıldığını, biz gazeteciler gibi zaman zaman sizlerde görüyorsunuzdur.

    Ve belkide zaman zaman sizlerde aynı şeyleri düşünüyorsunuzdur..

    Ama bizlere ve meslektaşlarıma bu tür alçakça tanımlar yapanların öncelikle gazetecilerden kuyruk acıları olduğunu herkes iyi bilmelidir.

    Çünkü bu tür tanımları yapan alçakların çoğunu yine biz gazeteciler iyi tanır ve biliriz..

    Ama ben bu alçakların kimler olduğunu sıralayıp, yazmaktansa bu alçakların başını çektiği gazeteci düşmanlarına bir kaç soru soracağım..

    1- Siz gazeteciyi suçlarken nasıl geçindiğini hiç düşündünüz mü?

    2- Alçakça bir suikast sonucu öldürülürken ayakkabısının altını delik olduğu ortaya çıkan Hrant Dink başta olmak üzere yerel gazetecilerin başını çektiği gazeteci tayfasının yüzde kaçının sizin gibi villada, lüks arabalarda, barlarda, ihale salonlarında, siyasette olduğunu söyleyebilir misiniz?

    3- Gazeteciyi ‘Satılık Basın’ diyerek suçlayan siz bugün dahil gazete bayisine gidip, bir gazete alıyor musunuz? Ve bu ülkede bir milyonu at yarışı, bir milyonu magazin, bir milyonu spor olmak üzere neden 3 milyon 700 bin gazete satıldığını hiç düşündünüz mü?

    4- Her hangi bir haksızlığa uğradığınızda ancak aklınıza gelen gazetecinin yazdığı haber ve yorumları dolaysıyla mahkeme kapılarında dolaşırken, hapishanelere atılırken hanginiz gazetecinin arkasından gittiniz?

    5 Sanal ortamı fırsat bilip, ‘Gazeteci’de kim?’ diyerek es geçtiğiniz gazeteciyi seçimden seçime hatırlayan hatta aday sıralamasına girmek için akıllara getirdiğiniz seçmenler gibi gazetecilerde unutulmuyor mu?

    Kısacası bugünlerde bir hayli hatırı sayılır olan gazetecilere yönelik alçakça tanımlar yapanlar size soruyorum;

    Tek sermayesi düşünce olan gazetecileri, ‘Satılık Basın, Paragöz Gazeteci!’ diyerek suçlarken hiç mi vicdanınız sızlamaz?

    Neyse anlayan anlamış, ‘alçaklar gerekli cevabı yine bir gazeteciden almıştır diyerek, bu ülkede gazetecinin de içinde bulunduğu birini suçlamak için ucuz yolların artık terk edilmesini ve gazetecilerin demokrasinin olmazsa olmazları olduğunu bilmek ve hatırlatmak en güzelidir derim..

     
     

  • AŞOB’ta 2. Seçim Kıran Kırana Geçti! Kazanan Yeni Özer Oldu!

    Bir önceki seçimlerin yapılan itirazlar sonucu yenilenen AŞOB seçimi Dursun Akçam Kültür Merkezinde gerçekleşen seçimde yarışan 3 adayın oylarının başa baş gitmesi heyecanı iyiden iyiye arttırırken, Yılmaz Özer ile Asım Özer’in oy sayımı boyunca son ana kadar kafa kafaya yarışması dikkatlerden kaçmadı.


    Son ana kadar seçimi bırakmayan Asım Özer’in 124 oy alan mevcut Başkan Yılmaz Özer’i bir oy farkla geçerek kazandığı seçime ilgi bir hayli büyüktü.


    347 Oyun kullkanıldığı, biri boş 3 oyun iptal edildiği seçimlerde diğer aday Ufuk Gedikoğlu ise 95 alarak 3 üncü kez aday olduğu AŞOB’a yine başkan olamadı.


    Ardahan’da ‘Hayır’ Hala Geçerli.. Ya Ülke de?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi yapılan onca tahmin ve anketlere baktığımız da, OHAL’i elinde tutan mevcut iktidarın her an seçimleri iptal edebileceğinin de tartışılmaya başlandığı şu günlerde memleketim Ardahan’dan seçime yönelik gözlemlerimi anlatsam, bundan hoşlanmayacak olacakların yine iktidar yanlılarının olacağını iyi biliyorum.


    Çünkü Anayasa değişikliğinde ‘Hayır’ çıkan yeni bir Nisan ayının sonuna gelinmesine karşın hala ısınmayan ve üşüten Ardahan’da ki puslu havanın içinde ki siyasette de, iktidar anlamında soğuk bir hava gözlemledim.


    Yani 24 Haziran seçim kararını alan iktidar sanki bu seçimler de, başkanlığı bilmem ama parlamentoda ki iktidarı kayıp edecek gibi.


    Nasıl mı?


    Valla birkaç gündür geldiğim Ardahan’da cadde, sokak, iş yerlerinde hatta ev ziyaretlerinde yaptığım gözlemlerimde sanki geçtiğimiz yıl yapılan Anayasa değişikliğinde sorulan, Evet/Hayır  süreci devam ediyor gibi..


    Bu durumun; iktidar partisinin 3 dönem milletvekilliğini yapan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden rakibi olmak için 3. kez görevinde istifa eden AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar’ın oluşturduğu mevcut AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarının arkadaşları Baydar’ın önünü açma anlamında ki direncinden mi,


    Yoksa adaylık başvurusunu yenileyen mevcut Milletvekili Orhan Atalay’ın yeniden aday olmasını istemedikleri için Atalay’ın aleyhine oluşturdukları olumsuz havadan mı,


    Veya Atalay’ın Kürt ve Göleli olduğu için başta kuzey kazalarınca olmak üzere istenmediği, ama bunun üzerini kapatmak için mevcut milletvekilinin onca dev yatırımları ve çalışmalarının hissettirilmediği için mi bilmem ama Ardahan’da doğal hava gibi seçim havası da iktidar anlamında bir hayli soğuk ve hayırlı olacağa benziyor..


    Belki de benim gördüğüm bu durum, iktidarın ve rakibi muhalefetin başkan adayı ile milletvekili adayların hala belirlenmemesindendir.


    Ya da 7 Haziran’da siyasi tarihinde Ardahan’da ilk kez milletvekili çıkaran HDP’lilerin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında kendilerine yapılanlara karşı diş bilemesinden mi, sesiz kalıp rövanşı almak için mi,


    Bilmem ama kısa bir süre kalan ve dün dernek kuranların, bugün kendini bir şey sanıp milletvekili adayı olduğu Haziran’da seçime giden iktidarın işinin hiçte kolay olmadığı yaptığım analizlerde ortaya çıkıyor.


    Yani,  başkanlık sistemini getiren 2017 Nisan’ın da gerçekleşen Anayasa değişikliğin de Hayır çıkan Ardahan hava hala aynı yerde ve iktidarın aleyhinde gibi..


    Bu durum bana bir başka şeyi hatırlattı..


    O da; Ardahan Derneklerinin en üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonun son yıllarda oluşturmaya çalıştığı, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları neticesinde bir çok Ardahanlının kendisine gelip, ‘Evet, niye olmasın’ diyerek öz güvene geldiği ve ARDAFED’in yarattığı öz güvenle Haziran seçimleri öncesi art arda adaylıklarını açıkladıkları İstanbul’da ki siyasetin durumu ve seçim havası oldu..


    Orada da, yani Ardahan’a gelmeden önce 4 ay boyunca bir çok belediyesini ziyaret ettiğim İstanbul’da da durumun Ardahan’da farklı bir durumda olmadığını, başta yerel yönetimlerde olmak üzere bir çok alanda kayıp ve erime yaşadığını bana hatırlatan Ardahan havası tek başına başkan olmak isteyen Erdoğan’a ve Ardahanlı hemşerilerimin de içinde bulunduğu  saha da aktif siyaset yapan ve milletvekili olmak isteyen AK Partilileri Haziran sıcağında hasta edebilir derecede duruyor gibi..


    Bu tahminim için Haydi oradan, zaten sen iktidar yanlısı değilsin’ yada bu samimiyetsiz cevaptan çok yaptığım analize hak verip, ‘Fakirciğim şu an haklı olabilirsin ama daha erken’ diyenler çıkabilir..


    Ama 50 yaşına gelen, 30 yıldan fazladır gazetecilik yapan, siyasete hiç uzak kalmayan biri olarak her zamanki tezimi deyip, yazımı bitirelim..


    Arkadaşlar ve sayın iktidar yanlıları, benim bugüne kadar her seçimde ve her olayda gördüğüm bir şey var oda hiç yanılmadığım şudur ki; Ülkemin Gürcistan’a ve Türkiye gibi seçimlere giden Ermenistan’a komşu Ardahan’da hava nasılsa anlayın ki başta İstanbul olmak üzere ülkemde siyasi hava değişmiyor..


    İnanmıyorsanız erinmeyip, şöyle geriye doğru bir gidin hele..


    Ve Ardahan’da ki seçim sonuçları ille ülkede ki seçim hatta yaşanan önemli olayların ülke geneline yansımasını görün, tartın ve Haziran seçim sonuçları için sizde bir değerlendirme yapın derim..

  • En Ucuz Stok İmajlar Sadeceon Farkıyla Sizlerle Buluşuyor

     


                   Bilindiği gibi internet üzerinden bizlerin çok daha kolay ulaşabilmesi ve çok daha uygun fiyatlara satın alabilmesi için pek çok hizmet sunulmaktadır. Bu hizmetleri dilediğimiz an internet üzerinden kolay bir şekilde sipariş edebiliyor ve istediğimiz herhangi bir alanda kullanabiliyoruz. Son dönemlerde internet üzerinden en çok aranan ve en çok sipariş edilen materyaller stok görsellerdir. Herkesin bildiği gibi stok görseller daha önceden fotoğrafçılar tarafından çekilmiş ve kullanılacağı konu ile uyum sağlayabilen görsellerdir. Ancak bunları satın alabilmek için öncelikle fotoğrafların sahibinden izin yani telif alınması gerekmektedir. Ancak bu ne yazık ki her aman mümkün değildir. Biz de bu sebeple çok daha önceden telif haklarını satın aldığımız son derece kaliteli stok imajları sizlerle oldukça uygun fiyatlara buluşturuyoruz.


                   Biz kim miyiz? Biz sizlere internet hizmetleri alanında en kaliteli hizmetleri en uygun fiyatlara sunmak üzere yola çıkmış ve bünyemizdeki profesyonellerle sizlere dilediğiniz an hizmet veren sadeceon.com web sitesiyiz. Sizlere pek çok alanda hizmet verdiğimiz gibi stok görseller alanında da hizmetinizdeyiz. Eğer siz de stok görsel satın almak istiyor ancak çok fazla para ödemek istemiyorsanız sadeceon.com web sitesini ziyaret edebilir ve stok imaj fiyatları ile ilgili sizlere bu hizmeti sunan profesyonellerle görüşebilirsiniz. Aldığınız fiyat tekliflerine göre herhangi bir profesyoneli seçebilir ve hizmetini internet üzerinden sipariş edebilirsiniz.

  • Mutlu Kerimoğlu CHP’den Aday..

    Ardahan’da her dönem en az bir milletvekili kazanan partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisi’nin blok oy aldığı Damal başta olmak üzere merkez ve diğer ilçelerinde oy alacak isimlerin başında gelen Mutlu Kerimoğlu’da Ardahan’da Milletvekili Aday Adayı olmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.


    Genç adaylar arasında yerini alan Kerimoğlu’nun CHP Ardahan’dan Milletvekili adayı olmaya karar alması en çok başta CHP’nin blok oylarının olduğu Damal’da olmak üzere Ardahan Merkez ve Kuzey kazaları Posof, Hanak ve Çıldır’da olumlu olarak karşılandığı gözlendi.


    CHP’NİN ADAYI DEMİRTAŞ MI?








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com


    Bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, başbakanlığı elinde alınan Davutoğlu benzeri bir açıklama yapmadan ve en önemlisi demokrasi, insan hakları, ekonomi konuları başta olmak üzere sosyal ve siyaset hayatta olması gerekenler konusunda önemli mesajlar verdikten sonra ‘Aday değilim’ deyip, evine kapanırken, gözler yeniden CHP’nin göztereceği başkan adayına döndü.

    Bu gelişme ardından toplumun tüm kesimleri tarafında olduğu gibi bizimde merakla beklediği CHP’nin adayının kim? olacağı konusunda herkes kendince tahminler yürüttüğü şu günlerde bizler de telefon mesaisi ile ulaşmaya çalıştığımız herkesten aynı sorunun cevabını ararken, son olarak Ankara’da ulaştığımız bir siyasinin iddiası çok önemli bir o kadar da heycan vericiydi.

    Çünkü, bu ülkede seçilmiş bir başbakanın bir telefonla görevden alındığı, parti ayırmadan onca milletvekili gibi belediye başkanın görevlerinden el çektirilip, gazeteciler, aydınlar gibi tutuklandığı, yerlerine kayyumlar atandığı ve son olarak bir partiyi kurtarmak adına diğer bir partiden 15 milletvekilne parti değiştirilebildiğini, dün, ‘barış süreci’ adı altında dost olanın bir anda hain, parelel olabildiğini bilmekteyiz.

    Yani kısacası; Olur mu, olur denen bir ülkede yaşıyoruz.

    İşte bunları ve daha sayamadıklarımız bilen biri olarak Anakar’da ki dostumuzun iddiası karşısında heycanlansakta ‘Yok be, olamaz’ da diyemedik..

    Çünkü dokunulmazlıkların kaldırılmasına katkı sunmanın vicdan azaplığını çeken bir partinin yani Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’nda aday olduğunu açıkladığı başkanlık için hala arayışta olduğu ve bu arayışın Öztürk Yılmaz’ın Edirne’de ki cezaevini ziyaretle başladığını belirten dostumuz CHP’nin adayını açıkladığında yer yerinde oynamasada seçimlere doğru giden siyaset meydanının sarsılacağını iddia ediyordu.

    ‘CHP’nin Cumhur-Başkan adayının en geç perşembe günü açıklayacak ve Cumhuriyet Halk Partisinin adayı da Demirtaştır’ diyen Ankara’da ki dostumuz bu iddiasını ortaya atarken, bir de dip not ekleyin diyordu.

    O dip notu da aynen şöyle;

    ‘Ben bir rüya gördüm, o rüya da CHP Demirtaş’ı aday etmiş ve bu kez kendisi sahada olmasa da ismi, resimleri, sesi Erdoğan’ı yine başkan ettirmemişti. Ve kendisi de cezaevinde cumhurbaşkanı olarak çıkıp, Türkiye’nin olduğu gibi dünya siyasi tarihini alt üst etmişti’ diyordu.

    Bizi heycanlandıran ve ‘Olmaz mı?’ yada ‘Niye olmasın ki?’ veya ‘Ya rüya doğru çıkarsa?’ ne olur sizce?

    Vallah bilmem ama bana çokta mantıklı gelen bu rüyanın gerçekleşmesi halinde, hem CHP’nin solculuğunu, demokratlığını orata koyu,p 15 Miletvekli ile İYİ bir şey yaparken bu önemli adımı ardından atacağı yeni bir adımla en mükkemmeli olan yani Demirtaş’ı aday göstermesi ile adeta bir devrim yaparak, Türkün, Kürdün, Ermenin, Müsevinin, Dincinin, Dinsizin, Alevinin, Sunninin, Sağcının, Solcunun bir araya gelebileceğini ortaya koyar diye düşünüyorum.

    Sizce bu rüya gerçekleşir mi?

    Bilmem ama ‘Neredeeee?’ diye iç çekenler,bir o kadar da dua edenlerin olduğunu his eder gibiyim..

     
     

  • Korkmaz: Dünyayı değiştirmek için ona dokunmalıyız!

    Ardahan Çıldırlı olan ve iki dönem Ardahan Üniversitesi Rektörlüğünü yapan Korkmaz, Ardahan halkına yazdığı mektupla aday adaylığı sürecinde başta Ak Parti İl, İlçe, Kadın, Gençlik ve üyelerden olmak üzere tüm Ardahanlılardan destek istedi.


    KORKMAZ’IN ADAY ADAYLIĞI ARDAHAN’DA OLUMLU KARŞILANDI


    Bu gün sayıları 5 Bine ulaşan öğrenci ve akademik kadrosuyla Kafkasya’nın önemli bir üniversitesi olma yolunda ilerleyen Ardahan Üniversitesinin Kurucusu Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın; “Dünyayı, yalnızca seyrederek değiştiremeyiz; dünyayı değiştirmek için ona dokunmalıyız’ sloganıyla Ak Parti’den Ardahan Milletvekili aday adayı oluşu Ardahan kamuoyu tarafından önemli ve olumlu bir adım olarak karşılandı.


    Ak Parti Ardahan Milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın Ardahanlılara yönelik olarak ele aldığı ve destek istediği mektubu şöyle:



    Saygıdeğer Ardahan Halkına


    Dünyamız büyük bir hızla değişmekte ve dönüşmektedir. Dünyadaki bu büyük değişimi ve dönüşümü yakalayamayan insanlar ve ülkeler diğerlerinin tahakkümü altına girmektedir. Bu büyük yarışta, yalnızca seyirci kalanların ileride var olmaları mümkün değildir.  Dünyayı, yalnızca seyrederek değiştiremeyiz; dünyayı değiştirmek için ona dokunmalıyız.


    Emperyalizmin iç ve dış odaklarca kuşatma altına almak istediği ülkemiz, büyük bir varoluş mücadelesi vermektedir. Bu bakımdan 24 Haziran seçimleri, ülkemizin 2023 vizyonu için büyük önem taşımaktadır.  Fikrimiz ve inancımız ne olursa olsun devletimizin ebet-müddet devamı için tek yürek olma vaktidir. Anadolu topraklarındaki kardeşlik mayası, bütün zorlukları aşmamız için bize yeterince ilham verecektir.


    Bütün bu düşüncelerle;


    Ardahan’ımızı daha ileri noktalara taşımak ve ülkemizin aydınlık yarınlarını birlikte inşa etmek için; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi saflarında siyasete girmeyi bir vatan vazifesi olarak gördüm.


    Yerdeki karıncaya ulu bir nazarla bakan Yunus’un sevgisi, bilginin ışığı ve adaletin gücüyle sizlere hizmet etmek istiyorum.


    Kurucu rektörlüğünü yaptığım ve sizlerin de değerli katkılarıyla uluslararası bir marka haline getirdiğimiz Ardahan Üniversitesi’nde 8 yıl boyunca yaptıklarımız; bundan sonra yapacaklarımızın teminatıdır.


    Siz değerli Ardahan halkının desteğini ve dualarını bekliyor, saygılarımı sunuyorum…


    Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ


    Ardahan’da ‘Hayır’ Hala Geçerli.. Ya Ülke de?..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri öncesi yapılan onca tahmin ve anketlere baktığımız da, OHAL’i elinde tutan mevcut iktidarın her an seçimleri iptal edebileceğinin de tartışılmaya başlandığı şu günlerde memleketim Ardahan’dan seçime yönelik gözlemlerimi anlatsam, bundan hoşlanmayacak olacakların yine iktidar yanlılarının olacağını iyi biliyorum.


    Çünkü Anayasa değişikliğinde ‘Hayır’ çıkan yeni bir Nisan ayının sonuna gelinmesine karşın hala ısınmayan ve üşüten Ardahan’da ki puslu havanın içinde ki siyasette de, iktidar anlamında soğuk bir hava gözlemledim.


    Yani 24 Haziran seçim kararını alan iktidar sanki bu seçimler de, başkanlığı bilmem ama parlamentoda ki iktidarı kayıp edecek gibi.


    Nasıl mı?


    Valla birkaç gündür geldiğim Ardahan’da cadde, sokak, iş yerlerinde hatta ev ziyaretlerinde yaptığım gözlemlerimde sanki geçtiğimiz yıl yapılan Anayasa değişikliğinde sorulan, Evet/Hayır  süreci devam ediyor gibi..


    Bu durumun; iktidar partisinin 3 dönem milletvekilliğini yapan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeniden rakibi olmak için 3. kez görevinde istifa eden AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar’ın oluşturduğu mevcut AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarının arkadaşları Baydar’ın önünü açma anlamında ki direncinden mi,


    Yoksa adaylık başvurusunu yenileyen mevcut Milletvekili Orhan Atalay’ın yeniden aday olmasını istemedikleri için Atalay’ın aleyhine oluşturdukları olumsuz havadan mı,


    Veya Atalay’ın Kürt ve Göleli olduğu için başta kuzey kazalarınca olmak üzere istenmediği, ama bunun üzerini kapatmak için mevcut milletvekilinin onca dev yatırımları ve çalışmalarının hissettirilmediği için mi bilmem ama Ardahan’da doğal hava gibi seçim havası da iktidar anlamında bir hayli soğuk ve hayırlı olacağa benziyor..


    Belki de benim gördüğüm bu durum, iktidarın ve rakibi muhalefetin başkan adayı ile milletvekili adayların hala belirlenmemesindendir.


    Ya da 7 Haziran’da siyasi tarihinde Ardahan’da ilk kez milletvekili çıkaran HDP’lilerin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında kendilerine yapılanlara karşı diş bilemesinden mi, sesiz kalıp rövanşı almak için mi,


    Bilmem ama kısa bir süre kalan ve dün dernek kuranların, bugün kendini bir şey sanıp milletvekili adayı olduğu Haziran’da seçime giden iktidarın işinin hiçte kolay olmadığı yaptığım analizlerde ortaya çıkıyor.


    Yani,  başkanlık sistemini getiren 2017 Nisan’ın da gerçekleşen Anayasa değişikliğin de Hayır çıkan Ardahan hava hala aynı yerde ve iktidarın aleyhinde gibi..


    Bu durum bana bir başka şeyi hatırlattı..


    O da; Ardahan Derneklerinin en üst çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonun son yıllarda oluşturmaya çalıştığı, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları neticesinde bir çok Ardahanlının kendisine gelip, ‘Evet, niye olmasın’ diyerek öz güvene geldiği ve ARDAFED’in yarattığı öz güvenle Haziran seçimleri öncesi art arda adaylıklarını açıkladıkları İstanbul’da ki siyasetin durumu ve seçim havası oldu..


    Orada da, yani Ardahan’a gelmeden önce 4 ay boyunca bir çok belediyesini ziyaret ettiğim İstanbul’da da durumun Ardahan’da farklı bir durumda olmadığını, başta yerel yönetimlerde olmak üzere bir çok alanda kayıp ve erime yaşadığını bana hatırlatan Ardahan havası tek başına başkan olmak isteyen Erdoğan’a ve Ardahanlı hemşerilerimin de içinde bulunduğu  saha da aktif siyaset yapan ve milletvekili olmak isteyen AK Partilileri Haziran sıcağında hasta edebilir derecede duruyor gibi..


    Bu tahminim için Haydi oradan, zaten sen iktidar yanlısı değilsin’ yada bu samimiyetsiz cevaptan çok yaptığım analize hak verip, ‘Fakirciğim şu an haklı olabilirsin ama daha erken’ diyenler çıkabilir..


    Ama 50 yaşına gelen, 30 yıldan fazladır gazetecilik yapan, siyasete hiç uzak kalmayan biri olarak her zamanki tezimi deyip, yazımı bitirelim..


    Arkadaşlar ve sayın iktidar yanlıları, benim bugüne kadar her seçimde ve her olayda gördüğüm bir şey var oda hiç yanılmadığım şudur ki; Ülkemin Gürcistan’a ve Türkiye gibi seçimlere giden Ermenistan’a komşu Ardahan’da hava nasılsa anlayın ki başta İstanbul olmak üzere ülkemde siyasi hava değişmiyor..


    İnanmıyorsanız erinmeyip, şöyle geriye doğru bir gidin hele..


    Ve Ardahan’da ki seçim sonuçları ille ülkede ki seçim hatta yaşanan önemli olayların ülke geneline yansımasını görün, tartın ve Haziran seçim sonuçları için sizde bir değerlendirme yapın derim..

     
     

  • Başbakan Yardımcısı: TL. Niye Eriyor Bizde Anlamış Değiliz!!

    Kocaeli’nde yeniden milletvekili adayı olacağını açıklayan Işık hükümette başbakanlık yapan Binali Yıldırım dâhil bakanlık yapan herkesin milletvekili adaylığına başvurmasının istendiğini söyledi.


    Bir gazetecinin, ‘Piyasaların yaşanan ekonomik dar boğaz dolaysıyla bir hayli zor günler yaşadığı ve bununla birlikte TL.’nin Dolar hariç Ardahan’a komşu Gürcistan Lari’si karşısında bir kayba uğradığını, bunun nedeni nedir?’ şeklinde ki sorusuna karşılık veren Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, ‘ülkede ki ekonominin dar boğazda olduğu yönünde iddiaların gerçek dışı olduğunu, bunu görmek içinde Türkiye’nin diğer dünya ülkeleri arasında ki büyüme hızına bakmak yeter artar. Bu yetmezse işsizlikte yaşanan düşüş göz ardı etmemek gerekir. Buda gösteriyor ki ‘ekonomi kötüdür’ diyenlerin iyi niyetli olmadığı görülecektir.’ diyerek cevapladı.


    Açıklamasına,  ‘Ancak tüm bunlara karşın TL.’nin diğer para birimlerine karşı erimesini kendilerinin de anlaşılmaz olarak gördüğünü ve bunun nedenini bulmaya çalıştıklarını belirten Işık, ‘biz buy durumun dış etkenler dolaysıyla olduğuna kanaat getirmekteyiz’ şeklinde cevaplaması dikkatlerden kaçmadı.


    Mevcut Milletvekilleri için ön tahammül yapılmayacağını, yeni adaylar içinde genel merkezin karar vereceğine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, muhalefetin adayı olabileceği ileri sürülen Abdullah Gül dahil kimin aday olacağının yani muhalefetin aday arayışının kendilerini ilgilendirmediğini de belirtti.



    **Terörü Bitirmeye Endeksli Hükümetiz..


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez’in yanı AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve kamu görevlilerinin Ardahan Valiliğinin önünde davul/zurna ile karşıladıkları Başbakan Yardımcısı Fikri Işık Ardahan’ın da içinde bulunduğu kentlerin birinci gelir kaynağının hayvancılık olduğunu, bunun yanı sıra kayak başta olmak üzere yayla turizmi olduğunu, hükümet olarak bu yönde yatırım ve çalışmalara ara vermeden devam ettiklerini belirttiği açıklamasında, son hükümetin terörü bitirme politikası uyguladığını ve bundan da bir hayli başarılı olduklarını söyledi.


    Kendi memleketi Kocaeli’nin de içinde olduğu batı kentlerine bulunan Ardahanlı sayısının yoğun olduğuna da dikkat çeken Işık, ‘diğer bir hedeflerinin terörün yoğun olduğu bu bölgelerde gerekli huzuru sağlayıp, huzurun getireceği refah sonucu yapılacak yatırımlarla devam eden göçü terse çevirmektir’ dedi.



    Bedelli Askerlik Gündemimizde


    BAŞBAKAN Yardımcısı Fikri Işık, Başbakan Binali Yıldırım‘ın bedelli askerlik açıklamasını değerlendirerek, “Bizim hepimizin farklı düşüncesi olabilir, ama Sayın Başbakanımız bu konuya ‘müspet bakıyorum’ dedikten sonra hükümetimiz bu konuyu mutlaka değerlendirecektir” dedi.


    Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Ardahan‘a geldi. Vali Mehmet Emin Bilmez‘i makamında ziyaret eden Fikri Işık, burada gazeteciler sorunlarını yanıtladı. Başbakan Binali Yıldırım’ın bedelli askerlik konusundaki açıklamasını değerlendiren Fikri Işık “Bizim hepimizin farklı düşüncesi olabilir, ama Sayın Başbakanımız bu konuya ‘müspet bakıyorum’ dediktin sonra hükümetimiz bu konuyu mutlaka değerlendirecektir. Bu konuda hükümetimizin yaptığı değerlendirme sonucunda cumhurbaşkanımızın gıyasetinde alınacak karar, hepimiz için geçerli bir karar olacaktır” dedi.


    Gündeme ilişkin açıklamalarda da bulunan Fikri Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:


    “Abdullah Bey ülkenin cumhurbaşkanlığını yapmış, Ak Partinin kuruluşunda bulunmuş, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve en son Cumhurbaşkanlığı yapmış olan bir şahsiyettir. Biz isterdik ki Abdullah Beyin isminin Ak Parti’den başka hiçbir şekilde anılmaması, ama siyasette su akar yatağını bulur. Siyasette mühendislik hesaplarının çalışmadığı çok bellidir. Mühendislik projelerinin siyasette daha önce denendiğini biliyoruz, ama siyasetin kendi bir doğası var. Siyasetin tabii bir akışı var. Bu tabii akışın dışındaki her proje akamete uğramaya mahkumdur. Bugün Abdullah Bey’in üzerinde oluşturulan projenin de akamete uğraması kaçınılmaz. Biz tabi kendi yolumuza devam ediyoruz. Biz kendi adayımıza güveniyoruz. CHP‘nin ve diğer partilerin hangi adayı çıkartacağı bizim için önemli değil. Kendine güvenenin başkasının adayına göre hesap yapması olur mu? Bizim şu anda maçın tek favorisi diyebileceğimiz bir adayımız var. Dolayısıyla muhalefet ve diğer partiler hangi projeleri üretirseler üretsinler, milletin zorlama gördüğü projeleri, milletin desteğinin olmayacağını çok iyi biliyoruz. Türk siyasi hayatı bu tip zorlama projelerin sonuçlarını çok çok iyi biliyor. Siyasi tarihimizde bunun çok sayıda zengin örnekleri var. Birilerinin topluma nasıl dayatıldığı, toplumun bu dayatmaları kabul etmediğini fevkalade iyi bilen bir ülkeyiz. Bu taleplerin tavandan değil de tabandan gelmesi halinde başarı ancak gelir. Son dönemlerde Abdullah Bey ile ilgili ortaya konulan tablo, tabandan gelen bir talep değil, aksine ‘Tayyip Erdoğan‘ın önünü keseriz’ anlayışının oluşturduğu bir mühendislik çalışması. Ama bunun akamete uğraması kaçınılmazdır ve akamete uğradı.”



    **Çoban olmayan Ardahan’da çoban evi dağıtıldı..                  


    Ardahan’da gelerek Ardahan Valiliğini, Ardahan Belediyesini ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Fikri Işık çoban sıkıntısının yaşandığı Ardahan’da çoban evi dağıtımını da yaptı.


    Ardahan-Artvin-Kars Kalkınma Projesi (AKAKP) tarafından yaptırılan 20 adet çoban evininin dağıtımını yapan Işık daha sonra Ardahan’dan ayrıldı.



    Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir..


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..

    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

    Partilerin böyle bir derdi yok..

    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

    Örnek mi?

    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

    Bu durum siyasete de geçerlidir..

    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

    Diyemez..

    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • Ardahanlılar Metropollerde de Aday!

    Damallı Dr. Volkan Sinan, Gülcemel Fidan, Ardahan Merkezli Emekli Emniyet Müdürü Atalay Ülker, İşadamı Ozan Yüksek, Posoflu Avukat Ufuk Ekinci, Dr. Gazi Karakurt, İşadamı İsrafil Kamacı, Ünsal Kılıç gibi isimlerin İstanbul, Kocaeli’nde milletvekli aday adayı oldular.




    Ozan Yüksek



    **ARDAFED: Ardahan, Ardahanlı Diyenlerle Hareket Edeceğiz..


    ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yoluna devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu erkene alınan Başkanlık ve Milletvekilliği, seçimleri öncesi bir açıklama yaparak seçim sürecinde izleyecekleri yol hakkında ipucular verdi.


    **ARDAFED Seçimlerde de aktif olacak..


    24 Haziran’da yapılmasına karar verilen Başkanlık ve Milletvekilliği seçimlerin de şiarlarının Ardahan ve Ardahanlıları en iyi şekilde temsil edecek, ülke ve dünyada ki gelişmelere duyarlılığı ile bilinen isimlerin yanında yer alacaklarını belirten Ardahan Dernekler Federasyonu, birinci önceliklerinin şimdiye kadar Ardahan ve Ardahanlılara bir Hayri olmayan, seçim gelince Ardahanlı ve Ardahan sevdalısı olan, Ardahan adını kullanıp, kendilerine yer edinmeye çalışanlara dur diyecek.


    **Muhatabınız ARDAFED’dir’


    Çatısı altında bulunduğu derneklerin yanı sıra diğer Ardahan stk’ları ve başta yerel basınla olmak üzere Ardahan kamuoyu ile birlikte hareket edecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu geçmişte olduğu gibi bu süreçte de ortaya çıkıp, Ardahan adını kullanarak Ardahanlıları birilerine pazarlayacaklarla mücadelenin devam edeceğine dikkat çeken Ardahan Dernekler Federasyonu , başta siyasilere olmak üzere herkese bir kez daha ‘Muhatabınız ARDAFED’dir’ diyecek..



    **Sahtekarlığın Diğer Bir Adı Platform..


    Seçimlerin gelmesiyle birlikte yeniden sahaya çıkan sahtekârların kendilerini pahalıya satmak için buldukları diğer bir isim olmaya başlayan ‘platform’ kelimesi, bugünlerde bir hayli revaçta ve toplumun adam saymadığı kişilerce yeniden sıkça kullanılmaya başlandı.

    Amaçlarının başta seçimden seçime siyasileri etkilemek, ardından pazarlamak ve kazaen o siyasinin bir yere gelmesi halinde ‘Biz yaptık, bizim adamımız’ demek olan bu sahtekâr, sözde platformcular bugünlerde yine sahne almaya ve her zaman ki tiyatrolarını oynamaya başlamışlar bile.

    Başta memleketim Ardahan’ın olmak üzere diğer kentlerin adlarını da kullanan bu sahtekârların bunu yapmasının nedeni de mevcut resmi kurumlar olan stk, dernek ve federasyonlarca ciddiye alınmaması ve kapıya konulmamasıdır.

    Yani benim şu an başında olduğum ve Ardahan Dernekçiliğinin en üst çatı kurumu olan Ardahan Dernek Federasyonu gibi toplumdan ve siyaset arenasında kabul gören kurumların onaylamadığı pis işleri yapmak ve kendilerini pazarlamak için sözde platformlar kuranların yaptıkları diğer bir şeyde partilerin genel merkezlerini baskı altına alma çabasıdır.

    Neymiş efendim, ‘biz platformuz falan adamı, filan şahsiyeti destekliyoruz’ diye partilerin genel merkezlerini artık kimsenin kullanmadığı fakslar aracılığı ile baskı altına almaya çalışan bu sahtekârların ciddiye alınmaması gerekir.

    Çünkü bu ‘platform sahtekârları’nın yıllardır hep aynı ayak oyunları ile toplumu olduğu gibi siyasiler kandırdıkları için bu memleket bu halde olduğu da bilinmeli, unutulmamalıdır.

    Ve bunların amacının Ardahan ya da diğer 80 vilayet yani ülke değil kendi öz çıkar ve menfaatleri söz konusudur. Bunu yaparken de her seçim döneminde olduğu gibi bu seçimde de kendilerine birer oyuncak bulup, bugünlerdeki gibi ’ platform’ tiyatrolarına devam ederler..


    ***

    *Yeni Bir Sezer Vakası Yaşatılmasın..


    Toplumun büyük kesimi tarafından içeriği ve anlamı iyice anlaşılmadan kullanılan, ‘Sende mi Brutus’ sözü bana, baskın seçime yakalanan muhalefetin durumunu anlatıyor.

    Gerçi bir Brutus hikâyesinin çok yakında yine bu ülkenin siyaset sahnesinde yaşandığını hatırlayanlar çıkacaktır.

    Yani, Rahmetli Karaoğlan Ecevit’in çok arayıp, bulduğu ve Anayasanın kitapçığını yüzüne yemesi olayına benzer bir durum 24 Haziran sonrası yaşanabilir mi bilmem ama CHP’nin başını İYİ Partinin ardından geldiği muhalefetin, ‘Başkan’ arayışı sanki bu duruma doğru gidiyor gibi..

    Kendi içinde bir türlü bir aday çıkaramayan ve gün geçtikçe sanki dağılacağa benzeyen muhalefet partilerinin koalisyonla başkan arayışı, yazımıza başlık olan ‘Brutus’ meselesine dönme ihtimali ile ilerlemiyor, tam tersi geriliyor.

    Çünkü CHP’nin 15 Milletvekilini verip, hem seçimlere hem de meclise soktuğu İYİ Parti’nin kendi adayını çıkarma ısrarı ve HDP’ye yaklaşamaması sanki buna işaret gibi..

    Kısacası il günlerde kapalı kapılar ardından devam eden ve yarım günden 1 saatte, ardından 20 dakikaya düşen görüşmeler bize yeni bir Brutus olayının yaşandığını hissettiriyor gibi.

    Ve bu his 24 Haziran seçimlerinde en az %45 net oyun olan Erdoğan’a karşı gösterilecek olan Başkan adayının seçilmesi halinde bir başka Brutus olaylarının yaşanabileceğini söylemekte..

    Buna neden ise Sezer’i bulup, aday eden ve en büyük darbeleri ondan alan Ecevit’i bana hatırlatmasıdır..

    Ve yine umarım ki öyle olmaz, umarım Brutus olayından önce bir Ekmeleddin vakası yaşanmaz, umarım toplumun en az %51’in onay vereceği bir isim bulunup, aday edilir..

  • Korkmaz: Ardahanlıların Desteğini Bekliyorum..

    Ardahan eski Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın AK Parti’den Ardahan ve İstanbul için milletvekili adaylık dilekçesi verdiği öğrenildi.


    Ardahan Çıldırlı olan ve ARÜ’nun kuruluşunda büyük emekleri olan Korkmaz istifa ettikten sonra yaptığı ilk açıklamasında ‘Ardahanlılardan destek bekliyorum’ şeklinde oldu.


    **Cumhurbaşkanı Fatih Üniversitesine Kayyum Olarak Atamıştı..


    2 Dönem Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü yaptıktan sonra kanunu zorunluluk dolaysıyla yeniden rektör adayı olamayan ancak kanun hükmünde kararname ile el konulan İstanbul Fatih Üniversitesine Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan tarafından kayyum olarak atanan daha sonra buradaki, görevinde istifa ederek yine birçok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesi Dekanlığı görevini üstlenmişti.



    Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir


     


     


     


     


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..


    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

    Partilerin böyle bir derdi yok..

    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

    Örnek mi?

    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

    Bu durum siyasete de geçerlidir..

    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

    Diyemez..

    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • Orhan Atalay, Baydar’ı Yine Zora Soktu!..

    Üç dönemdir AK parti Ardahan Milletvekilliğini yapan 24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerin de yeniden aday olma kararı alan Orhan Atalay’ın yeniden hem de sadece Ardahan başvurusu ile milletvekili adayı olma istemi en çok bu kez 1. Sıra da milletvekili adayı olacağı ileri sürülen Yunus Baydar’ı durumunu zora soktu.


    Buna neden ise geçtiğimiz iki seçimde de aynı beklenti ile İl Başkanlığı görevinden istifa eden ancak Atalay’ı aşamayıp, yine Atalay’ın listesinde 2. Sırada milletvekili adayı edilen AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar’ın bu kez ‘Atalay aday olmayacak, ben kesin 1. Sıra adayıyım’ iddiasını çürütmesi oldu.


    **Mevcut Teşkilatların Yunus Baydar’ın Adaylığına Sevinmesi Dikkatlerden Kaçmadı..


    Öte yandan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlarında görev alan birçok isimin Yunus Baydar’ın yeniden milletvekili adayı olması karşısında ortaya koydukları tepkileri ile çok sevindikleri ve attıkları tvit ve yaptıkları paylaşımlarla Baydar’ın yanında yer aldıklarını ortaya koydukları dikkatlerden kaçmadı.



    Adaylar, sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir



     


     


     


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..


    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

    Partilerin böyle bir derdi yok..

    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

    Örnek mi?

    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

    Bu durum siyasete de geçerlidir..

    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

    Diyemez..

    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • Kılıç CHP’den mi Aday Olacak?

    Konu hakkına gazetemize bir açıklamada bulunan ve istifa ettiğini doğrulayan Ulaştırmam Bakanlığı Haberleşme eski Müdürü Ensar Kılıç’ın hangi partiden aday olacağı yönünde ki sorulara, ‘Şu an yurt dışındayım, döndüğümde karar vereceğim’ şeklinde cevap vermesi dikkat çekerken Ardahan Göleli Genel Müdürün beklendiği gibi AK Parti’den değil CHP’den Milletvekili Adayı olabileceğini de akıllara getirdi.



    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..

    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.

    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.

    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.

    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..

    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..

    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.

    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..

    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.

    Partilerin böyle bir derdi yok..

    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.

    Örnek mi?

    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..

    Bu durum siyasete de geçerlidir..

    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz     kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’     denilmesini.

    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi     anlayışı yok..

    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.

    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih     etmiştir.

    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..

    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..

    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.

    Diyemez..

    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…

    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni, yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..

    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..

    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği     olacak..

    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • Yıldız: Ardahan’da Değil, İzmir’den Adayım..

    Kazandığını Ardahan’a yatıran bir isim olarak bilinen ve geçtiğimiz seçimlerde MHP’nin Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı olan ancak kazanamayan Avukat Nuri Yıldız kendisine yeniden aday olup olmayacağı konusunda sorulan sorulara sanal ortamda anlamlı bir cevap vererek saygın kişiliğini bir kez daha ortaya koydu.


    **Ardahan Milletvekilleri Ardahan’da Olanlar Olmalıdır..


    Aday olup olmayacağı yönünde ki sorulara ‘, Ardahan Milletvekilinin, Ardahan’ın ayazında üşüyen, çamurunu çiğneyen, tozunu ciğerlerine çeken, iyi gününde kötü gününde Ardahanlının yanında olan, kısacası evi barkı Ardahan’da olan kimselerden seçilmesi gerektiğine inanan ve bunu savunan birisi olarak yerel adaylara destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum.’ diyerek, anlamlı bir cevap veren Av. Yıldız’ın açıklaması şöyle;


     


    Değerli dostlar,

    Son günlerde Ardahan Yerel Basın kaynaklarında milletvekili adayı olarak adım geçmektedir. Bu şerefli göreve yakıştırılmak beni son derece mutlu etmiştir.


    Ancak ben, Ardahan Milletvekilinin, Ardahan’ın ayazında üşüyen, çamurunu çiğneyen, tozunu ciğerlerine çeken, iyi gününde kötü gününde Ardahanlının yanında olan, kısacası evi barkı Ardahan’da olan kimselerden seçilmesi gerektiğine inanan ve bunu savunan birisi olarak yerel adaylara destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum.


    1 Kasım seçimleri sonrası Ardahan’dan ayrılıp İzmir’e yerleştim. Siyasetle halen iştigal ediyorum. Ancak Ardahan’dan milletvekili adayı olmak gibi bir düşüncemin olmadığını, İYİ Parti Genel Merkezinde kabul görülmesi halinde İzmir’den adaylık başvurusunda bulunacağımı bilgilerinize sunarım.

    Saygılarımla…

    Av. Osman Nuri Yıldız


    Memleketin hepsi aday!








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Başkan Erdoğan’ın, “YSK kararını bir gün önce açıklasaydı İYİ Parti meclise veya seçime giremezdi” şeklindeki YSK’ya üstü kapalı yaptığı siteme CHP’nin İYİ Partiye son anda verdiği destekle seçim öncesi ilk golü yediği şu günlerde milletvekili olmayı düşünenlerde sıraya girmiş durumda.

    Başta her seçim döneminin aday adayları olmak üzere birçok kişinin milletvekili olmak için ardı ardına açıklamalar yaparak “Bende adayım” dediğini yeniden gördüğümüz şu günlerde adeta memleketin yarısı milletvekili olmayı hedefliyor.

    Bu durum partilerin kasasını doldurmaktan öteye gitmeyeceği aşikar ortadayken ben bugün ki yazımda her seçim döneminde ortaya çıkıp, “Bende milletvekili adayıyım” deyip listelerde bir türlü göremediklerimizdir.

    Yani her seçim döneminde adeta hastalık haline gelmiş olan “Bende milletvekili adayıyım” diyenlerin parti genel merkezlerinde kuyruğa girseler de sonuç yine hüsran olacak gibi..

    Zaten bunların asıl derdinin memleket değil, kendilerinin olduğu ve ‘seçimlerden sonra nasıl ihale alabilirim, kızımı işe koyabilirim, toplantılarda kendimi milletvekili aday adayı diye anons ettiririm’ olduğunu da bilmiyor değiliz ya neyse..

    Seçmen ve parti genel merkezleri ise artık hastalık haline gelen bu duruma ‘dur’ demektense, ‘hayırlı olsun’ demeyi tercih etmesi, “Bende milletvekili adayıyım” diyenleri cesaretlendirmektedir.

    Eşlerinin bile inanmadıkları bu kişilerse meslek haline getirdikleri “Bende milletvekili adayıyım” söyleminden öteye bir yere gitmeyeceğini de şimdiden söylemek yanlış olmaz.


    **Kılıçdaroğlu kendisi aday olmalıdır..


    İki ayağın bir pabuca sığdırılmayacağı bir sürede yapılmasına karar verilen Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesi kimin başkan adayı kimin ise milletvekili adayları olacağını merakla bekleyen seçmen bir taraftan da bir araya geldikleri sanılan muhalefetin başkan adayının kim olacağını heyecanla bekliyor.

    Başkan Erdoğan’a ikinci golü atma iddiasında olan ve 15 milletvekillini İYİ Partiye göndererek ilk ciddi koalisyon mesajını veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve diğer muhalefet partilerinin ard arda yaptıkları görüşmelerde, AK Parti-MHP’nin ittifak adayı olan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kimi aday edeceklerini tartışa dursunlar, özellikle CHP’nin adayının kim olacağı en çok konuşulan konuların başında gelmekte.

    CHP’den aldığı destekle meclise ve seçime girme şansını elde eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in koalisyonun aday olabileceği tahminlerinin bir hayli yüksek olduğu gözlenmekte..

    Ancak bu önemli süreçte daha önce ki bir yazım da belirttiğim gibi CHP’nin burada bir hata yapması özellikle sol orjinli seçmen ve muhalefetin adayına destek vermesi gerektiği baskısı altında kalan HDP’nin tepkisini alacağı da bilenmelidir.

    Bu da muhalefetin adayının Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğini ortaya koymakta. Ancak Kılçdaroğlu’nun bu yönde hala ciddi bir adım atmadığı da gözleniyor. Bu durumun şu günlerde muhalefete yönelik oluşan olumlu havayı bozulmasından korkarım.

    Çünkü sağ kanatta duran AK Parti ve MHP koalisyonuna karşı Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İlhan Keskin gibi sağdan gelmelerle değil, soldan, sol orijinli birisi ile rakip olmak gerekir ki iki görüşün yani sağ ve solun yarışacağı gözlenen 24 Haziran seçimlerinin yarışın hak ettiği şekilde olsun.

    Kısacası; Bu duruma baktığımız da ise Erdoğan’ın rakibinin, HDP’lilerinde sıcak baktığı görülen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğinin söylemektir.


    **Ardahan’dan rapor…


    Ulusal anlamda yaptığımız bu iki analiz ardından birde memleketim Ardahan’da yaşanan siyasi atmosfere bakmak gerekirse, siyasetin Ardahan’da da durumun ülkede ki gibi puslu bir havanın içinde olduğunu görüyoruz.

    Ancak ilk görülen durum, her seçimde iki milletvekilinin sağ ve sol partiler arasından bölüşüldüğü gibi Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Serhat Ardahan’da 24 Haziran’da da bu durumun değişmeyeceğini baştan söyleyelim.

    Mevcutta CHP’nin ve AK Partinin birer milletvekilinin olduğu Ardahan’da HDP’nin de 7 Haziran ve 1 Kasım’da olduğu gibi her iki partiyi zorlayacak üçüncü parti olduğunu gözlemliyoruz.

    Mevcut milletvekililer olan Öztürk Yılmaz (CHP) ve Orhan Atalay’ın(AKP) bu seçimlerde Ardahan’da aday gösterilmeyeceği ancak bunun şimdilik tahmin olduğu görülürken buna neden her iki milletvekilinin seçildiklerinden bu yana yerel kamuoyuyla bir türlü uzlaşamamalarıdır.

    Çünkü muhalefet partisinin milletvekili olan Öztürk Yılmaz’ın 1 Kasım’da sürpriz bir şekilde aday gösterildiği ve seçildiği Ardahan’ın dertlerinden çok Ortadoğu uzmanlığına soyunup, televizyon kanallarına gitmekten Ardahan’a gitmediği bununda tepkilere neden olduğu biliniyor.

    Aynı Yılmaz’ın Ardahan yereliyle olduğu gibi kendi partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla, Hanak ve Damal’da ki iki CHP’li Belediye Başkanıyla aralarının açık olması ve son olarakta Kılıçdaroğlu’nun bile ‘Ciddiye almıyorum’ dediği ‘Cumhurbaşkanı adayıyım’ açıklamasıyla kendisini bir hayli zora sokmuştur.

    AK Partili Milletvekili Atalay’ın ise Yılmaz gibi yerelde kuramadığı diyaloğunun yanı sıra seçildiğinden bu yana Ardahan’dan ziyade Arap Birliğiyle ve 5 ilçesi olan Ardahan’ın kendi ilçesiyle yakından ilgilenmesi ve mevcut il başkanıyla yarışması bu seçimde işinin zor olduğunu ortaya koymaktadır.

    İstanbul 3. Bölgeden aday olabileceği de konuşulan AK Parti Ardahan Milletvekilinin yanı sıra Ensar Öğüt, Mutlu Kerimoğlu, Faruk Demir, Yunus Dündar isimleri CHP’de, Orhan Atalay, Yunus Baydar’ın isimlerinin de AK Partiden, HDP’de ise iki avukat A.Yavuz Yılmaz ve Yaşar Kaya’nın isimlerinin önde durdukları da görülmekte.

    Diğer isimlerini saymaya gerek görmediklerimin hemen hepsinin de her zamanki gibi ikinci sıra heveslisi ve ‘Bende adayıyım’ demek için yarıştıklarını ben değil, tüm Ardahan bilmektedir.

     
     

  • Baydar 3. Kez Aday Olmak İçin İstifa Etti..

    Son iki seçimde AK Parti’nin 2 nci sıra adayı olan Yunus Dündar’ın 3 üncü kez milletvekili adayı olmak için 10 yıla yakındır başkanlığını yaptığı AK Parti İl Başkanlığı görevin de istifa eden Yunus Baydar’ın 24 Haziran’da yapılacak olan milletvekili seçimlerinde bu kez de 1 nci sıra adaylığı için yarışacak.


    Adaylar, Sizin değil, parti genel merkezlerini işgal edenlerindir..






      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com


    24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi yaşanan manzaraların, bugüne kadar yapılan ve geride kalan seçimlerinde ki manzaraları hiçte aratmıyor..


    Çünkü işe girmek için dayı arayanlar gibi siyaset yapanların da her seçimde dayı arayışı içinde olduğu ve dayısının yanı sıra parasının olduğu kişilerin aday edildiği önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de görülmektedir.


    Yani seçmen tabanında olduğu gibi kamuoyu nezdinde adı, kariyeri, diploması ve yeri olanlar, ‘aday edilirse, seçimi biz kazanırız’ isimlerin çokta önemi yoktur.


    Çünkü sizin beklenmedik bir anda kapınızın çalınıp, ‘Yaptığımız araştırma da, kamuoyu araştırmalarında ve en önemlisi tabandan yani halktan, seçmenden adınız öne çıkıyor. Bu nedenle gelin bizim adayımız olun’ demeyi bekleyenler bir seçim daha değil, ülkedeki demokrasi anlayışının değişmesini beklemeye devam edecekler gibi.


    Yani 24 Haziran’da da partilerin genel merkezlerinde dayısı olan aday edilecek ve biz seçmenlerin önüne dayatılacak gibi..


    Bunu anlamak için de;  100’e yakın milletvekilinin olduğu ama bir çoğunun tanınmadığı İstanbul başta olmak üzere İstanbul’u takip eden diğer metropollerde ki milletvekillerine bakmak yeter artar bile..


    Çünkü şu an aktif olan ve seçimlere giren tüm partiler adeta genel merkezleri, il ve ilçe başkanlıklarında ki işgalciler tarafından ele geçirilmiş, kendiler olmazsa çocukları, çocukları olmazsa parayı veren düdüğü çalanlar aday edileceğini adım gibi biliyorum.


    Ve bunların çoğunun dedesi, ninesi ve dayısının yerlerine bıraktıkları isimlerdir..


    Yani, siyaset yapmaya heveslenip, kumarcılar gibi çel çocuğunu rızkını alıp, adaylık başvurusu parası olarak partilere yatıran ve ‘bende adayıyım, bende siyaset yapmayı düşünüyorum, beni aday göstermeler halinde iyi bir çıkış yakalanır’ diyenlerin yanında toplum nezdinde, kamuoyunda isimleri kabul görenler boşuna beklemesinler.


    Partilerin böyle bir derdi yok..


    Mesele devlet dairelerini yıllardır işgal edenler, geçen yaşlarına karşın emekli olmayı akıllarına getirmeyenler ya da yerlerine kızlarını, oğullarını oturttuktan sonra emekli olanlar gibi partileri işgal edenler meselesidir.


    Örnek mi?


    Adam valilikten alınmış ama hala merkez valisi olarak görevde olan valinin maaşını almaya devam edenlerdir..


    Bu durum siyasete de geçerlidir..


    Yoksa, kimse beklemesin, ‘He ya biz kazanmak istiyorsak şu isimle yarışmalıyız’ denilmesini.


    Çünkü bu ülkede böyle bir demokrasi anlayışı yok..


    Bunun en son örneği kendisine güvenip, ya kendisi ya da partilisi veya siyasi görüşüne yakın bir isimi cumhurbaşkanı adayı gösterme cesareti bulamayıp, dün demediğini bırakmadığına, ‘AK Parti lideri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim cumhurbaşkanı adayımdır’ diyen ve bugün ayrı birer parti olduklarını unutup, adeta AK Parti savunuculuğuna soyunan MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışıdır.


    Yani MHP’li biri ya da seçmen ve kamuoyu tabanında adı onay alan bir isimden çok başka, hatta rakip isimlerle yarışa girmeyi tercih etmiştir.


    Bunun yanı sıra geçtiğimiz seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday edenlerdir..


    Yani, ya kendisinin ya da ‘Genel Başkanım aday değilse, ben Cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen CHP Ardahan Milletvekili ve Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz gibi partilisin güvenmeyip, ‘Ciddiye almıyorum’ diyerek, partisi için, demokrasi için kendisinin var olduğunu belirten Öztürk Yılmaz’ı es geçip, başkanlık için günlerdir aday arayışlarına devam eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.


    Veya kazanmaktan çok ideolojik davranmaya devam edip, adına da ya ‘Bileşenler adayıdır, ne yapalım kardeşim’ yada ‘Ahta vefa’ koyduklarını aday eden kendi kararından çok, metropol veya ülke dışında ki diasporanın ve bildiğimiz (!) başka etkenlerin etkisinden hala kendisini kurtaramayan, kamuoyunu, halkı, tabanı dinlediği sanılan HDP’dir..


    Kimse de çıkıp, ‘Kardeşim bir dönüp, kamuoyuna sorsanıza, toplumun istemlerine baksanıza, seçmeninizin yanı sıra teşkilatlarınıza, delegelerinize, üyelerinize danışsanıza..’ demez.


    Diyemez..


    Çünkü genel merkezlerin işgal edenlerin ördüğü duvardan bu yönde beklentileri olanlarıduymaz, görmezler…


    Onların adayları ya eski bir siyasetçinin oğlu, yeğeni,  yakını, yada fabrikalarına yeni fabrikalar ekleyip, rezistanslar da, villalarda, siyasetçi borsası kurup, yaşayanlardır..


    Yoksa; Komünist Partili, Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Meçoğlu, Gazeteci Ali Tarakçı’ymış, ben zavallı Fakir Yılmaz’mış geç bunları..


    Sonuç toplum nezdinde adı olan, kabul gören isimlerden çok parti genel merkezlerinin içinde ve etrafını saran işgalcilerin dediği olacak..


    Ve kayıp eden sadece memleket değil, her zamanki gibi kendiler olacak..

  • Ardahan'da Seçim Havası Ne Durumda?!.

    **Ergün Koç: Ben değil Yılmaz ve Kaya Adayım Diyor..


    Ardahan Damallı Dr. Volkan Sinan’ın yanı sıra birçok Ardahanlının başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde Milletvekili aday adayı olmaya hazırlandıkları şu günlerde Ardahan’da da siyaset arenası iyiden iyiye hareketlendi.


    Ardahanlı Arzu Öğüt Şimşek’in Kartal’da, Posoflu Rukye Doğruyol’un Beylikdüzü’nde AK Parti Kadın Kolları Başkanlığına getirildiği bir süreçte yaşanan seçim heyecanın Ardahan’da da yaşanmakta.


    2. Sıra kuyrukçular ile çantacı adayların da yeniden sahneye çıktığı görülen seçim sürecinde muhalefetin kimi başkan adayı göstereceği de yakından takip edilmeye devam ediyor.



    Ardahan’da Son Durum Nedir?


    24 Haziran’da yapılmasına karar verilen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri kararı arıdan hareketlenen siyasi arenada gözlerin döndüğü siyasilerin başın da gelen HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç aday olmayı düşünmediğini açıkladı.


    Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç HDP olarak 7 Haziran zaferini bir kez daha yaşayıp, 24 Haziran’da da ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da kazanacak olan parti olacaklarını belirttiği açıklamasında kendisinin aday olmayı düşünmediğini ama şu an iki Avukatın partilerine aday olmak için sesli düşünüp, bu yöndeki taleplerini kendilerine ilettiğini açıkladı.


    Acukat Ahmet Yavuz Yılmaz ile Yaşar Kaya’nın HDP’den Milletvekili aday adayı olma yönünde isteklerinin kendisine bildirdiğini belirten Koç bu iki isim ya da bir başka isimlerle Ardahan’da seçimi kazanacaklarına olan inançları ile çalışmalarına başladıklarını belirtti.



    **CHP’nin Davranışı Demokrasi Adına  Önemli Bir Adımdır..


    CHP’li 15 Milletvekilinin İYİ Parti’ye geçmesini de yorumlayan HDP Ardahan İl Başkanı Ergün Koç, ‘AKP ve MHP Koalisyonunu şok eden bu gelişme demokrasi adına önemli bir adımdır. Ben şahsi olarak bu adımı önemli buluyorum. Bu üllkede tek adam, dikta özlemi içinde olanlara karşı bir araya gelmenin mutlakıyetine inana biri olarak İYİ Parti’nin seçime girmesi de yine demokrasi adına güzel olmuştur’ dedi.



    **Mutlu Kerimoğlu: Ön seçim olursa adaylık için yarışacağım..


    Ardahan’da Milletvekili adayı olması beklenenler arasında bulunan Mutlu Kerimoğlu ise yaptığı açıklamada partisinin ön seçim yapması haline Ardahan’da Milletvekili aday adayı olmak için yarışmayı düşündüğünü ancak merkez yoklama yapılması halinde aday olmayı düşünmediğini belirtti.


    Eski Milletvekilleri Ensar Öğüt ile Saffet Kaya’nın da nabız yokladıkları gözlenen Ardahan’da yine eski Ardahan Milletvekillerinden olan Faruk Demir’inde adı öne çıkanlar arasında.



    **Baydar İstifa Etmeye Hazırlanıyor..


    İki dönem ikinci sırada milletvekili adayı olan ve Orhan Atalay’ın seçilmesinde büyük katkıları olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar’ın 24 Haziran’da yeniden aday olacakların başında geldiği görülürken, Baydar’ın Ankara’da yaoılacak olan AK Parti İl Başkanları Toplantısında AK Parti Genel Merkezi Yöneticileri ile yapacağı görüşmeler ardından İl Başkanılığı görevinden istifa ederek AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olacağı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    **Mevcut Vekillerin İşi zor Gibi Görünüyor..


    24 Haziranda yapılacak olan milletvekili seçimleri öncesi yeniden aday gösterilip, gösterilmeyecekleri merak edilen CHP ve AK Parti’nin mevcut milletvekillerinin yeniden aday edilmeyeceklerinin yüksek sesle konuşulmaya başlandığı gözlenen Ardahan’da Öztürk Yılmaz’ın beklenmedik anda ortaya çıkıp, ‘Cumhurbaşkanı adayıyım’ açıklaması yapmasının alehine bir durum yarattığı ileri sürülmekte.


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Ciddiye almıyorum’ açıklaması ardından CHP Genel Merkezinde büyük rahatsızlık yarattığı ve zaten İl Başkanı ile Hanak ile Damal’ın CHP’li Belediye Başkanları ile arası olmayan Öztürk Yılmaz’ın yeniden aday gösterilmeyeceği konuşulan Ardahan’da aynı durum AK Parti Milletvekili içinde geçerli olduğu da öne sürülüyor.



    **Kuyrukçular Yine Kuyruğa Girdi..


    Seçimlerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte hareketlenen siyaset meydanında ki kuyrukçularda her zamanki gibi yine kuyruğa girdiler.


    Seçimden seçime Ardahanlı olduğunu hatırlayıp, Ardahan’a gelen ve kamuoyunda ‘Kuyrukçu ve çantacı adaylar’ diye adlandırılanların başını çeken Cavit Çetin gibi ikinci sıra adayları da yeniden ortaya çıktıkları görülmekte.



    **Demokrasi emanet biri tarafından getirilemez..


    Erkenin erkeni seçimlere doğru gittiğimiz şu günlerde hala Başkan adayını belirleyemeyen muhalefet partilerinden Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve seçmenlerin kafalarını karıştıran gelişmeleri izlerken ve son olarak genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki önemli açıklaması benim de kafamı karıştırdı.

    Çünkü Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın ‘Kılıçdaroğlu’na danıştım’ diyerek Cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklamasının üzerinden kısa bir süre geçmeden aynı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Bu tür açıklamaları ciddiye almıyorum’ diyerek, aynı zamanda partinin Genel Başkan Yardımcısı olan Ardahan Milletvekillini kamuoyu nezlinde adeta çiziyor..

    Bu durum karşısında yaşadığım şaşkınlığı üzerimden atıp, kendisine oy veren biz Ardahanlılara, stk, yerel basın hatta öğrendiğim kadarıyla kendi partisinin Ardahan İl ve İlçe Örgütlerine bile danışmadan ve en önemlisi medya kolik olmasının verdiği sarhoşlukla, ‘Ben cumhurbaşkanı adayıyım’ diyen Öztürk Yılmaz’ın ortada kaldığını görüyorum.

    Ve ardından ‘Neler oluyor?’ sorusuna cevap ararken bu kez aynı Kılıçdaroğlu’ndan ikinci açıklama geliyor.

    Ve bu kez de İstanbul’da yapılan bir toplantıda, “ 24 Haziran’da yapılacak olan Başkanlık ve Milletvekili seçimlerinde tam demokrasiyi getireceğiz’ diyor.

    Ancak aynı Kılıçdaroğlu ‘24 Haziran’da getireceğiz’ dediği demokrasiyi kimlerle getireceğini de bir türlü açıklayamıyor..

    Sadece kendisinin başında olacağı bir ekiple mi? Yoksa adını bir türlü telaffuz edemediğimiz Ekmeleddin İhsanoğlu gibi “ emanet “ biriyle mi?

    Ve yine aynı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Erken öten horozun başını keserler’ misali ‘Ciddiye almıyorum’ dediği ve bence üzerini çizdiği Öztürk Yılmaz’dan mı, bir başkasından mı yahut kendisinden mi bahsettiği anlaşılamıyor . Getireceğini belirttiği demokrasiyi kimlerden oluşan bir ekip olduğunu açıklamyamıyor ve hatta üstüne üstlük ‘CHP’nin Adayı Benim’ de diyemiyor.

    Bence artık çıkıp, Başkanlığı çok isteyen ve MHP’yi de yanına alan Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında “ ben adayım’ demesi gereken Kılıçdaroğlu’nun bu kararsızlığı hem CHP’ye zarar veriyor, hem de seçmeni kızdırıyor, küstürüyor..

    Çünkü Erdoğan’ın da rakip olarak beklediği gibi ben de CHP’nin en mantıklı adayının Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğuna inananlardanım..

    Çünkü, Sayın Kılıçdaroğlu’nun 24 Haziran’da getireceğini belirttiği demokrasi “ emanet “ kişilerle gelmeyeceğini en iyi bilenlerden biri şu an hasta olan ve Erdoğan’ı bugünlere taşıyan kararlar veren CHP’nin eski başkanı Deniz Baykal’dır. 

    Barış süreci denen ama bir anda derin dondurcuya kaldırılan süreçte ‘Bu kez kesin demokrasi gelecek’ diye birilerine inanıp, şu an hapiste olan HDP’nin eş başkanı Selahattin Demirtaş ve 100 yıldır gerçek demokrasiyi bekleyen ama bunun için kendimizi ortaya atmayan bizlerin, sağ orijinli Rahmetli Menderes’ten, Demirel’den, Erbakan’dan Türkeş’ten, Özal’dan sonra tüm yetkileri bir elden toplamaya devam eden ve bu nedenle tam başkanlık isteyen Erdoğan’dan gerçek anlamda demokrasi bekleyen bizler iyi biliriz..

  • Kılıçdaroğlu Yılmaz'ı Çizdi mi?

    Kılıçdaroğlu’ndan Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayan iki isim için ilk yorum


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ve İstanbul Milletvekili Didem Engin’in cumhurbaşkanı adaylığı için “Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil” dedi. CHP kulislerinde de peşpeşe aday adaylığı açıklaması yapılması rahatsızlığa neden oldu. Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, “Adaylık açıklamaları parti disiplinine aykırı” dedi.


    **Tezcan’da Kızdı..


    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 24 Haziran’da yapılacağının duyurulması CHP’yi karıştırdı.Öztürk Yılmaz ile Didem Engin’in Cumhurbaşkanlığına aday olmasına tepki gösteren CHP Sözcüsü, ‘Bunları ciddiye almayın’ dedi.


    **ARDAFED Başkanı’da Tepki Koymuştu..


    Öztürk Yılmaz’ın adaylığını açıklamasının hemen ardından adeta bugün yaşanacaklara işaret eden ve ‘Her önünde gelenin kendi öz dinamiklerine danışmadan ve en önemlisi lobi oluşturulmadan hareket etmesinin yanlış olduğuna’ dikkat çeken Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Kılıçdaroğlu’nun ‘Cumhurbaşkanlığına adayım’ diyen Ardahan Milletvekilini adeta çizen açıklaması ile bir kez daha haklı çıktı.


    Ardahan kamuoyunu oluşturanlardan, Ardahanlıların birlikte olması gerektiği yönünde mücadele eden stk’lardan, federasyon ve derneklerden, yerel basından bi haber kendi başlarına hareket edenlerin kendilerinden çok ‘Güçlü Bir Ardaha  Lobisi’ oluşturma çabası içinde olanları üzüp, yorduğuna dikkat çeken Yılmaz şöyle demişti;


    ‘ARDAFED Başkanı/Gazeteci Olarak Diyorum ki: Her Önüne Gelen ‘Bende Adayım’ Dememeli..


    24 Haziran’da yapılmasına karar verilen Başkanlık ve Milletvekilliği seçimleri öncesi her saat başı birinin çıkıp, ‘Bende adayım’ demesinin kafaları karıştırdığı gibi ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmaları yürütenleri de üzüyor diye düşünüyorum.

    Biz Ardahanlıların bir birine dayanışmadan, her birimizin ayrı telden çalmasının ne Ardahan’a, ne Ardahanlılara faydası olmayacağını düşünmenin dahamantıklı olacağını düşündüğüm bu süreçte siyaset yapmak isteyenler başta olmak üzere tüm Ardahanlıları gerek Ardahan’ın, Ardahanlının gerekse ülkenin geleceği için bir ağızdan hareket etmesinin daha faydalı olacağından yanayım.

    Yoksa bu seçimde de aynı tas aynı hamam demeye devam ederiz.

    Fakir Yılmaz’


    **Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil


    24 Haziran’da yapılacak erken seçim öncesi henüz cumhurbaşkanı adayını açıklamayan CHP’nin nasıl bir tutum izleyeceği merak edilirken, parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamasına ilişkin olarak, “Kişisel tercihleridir. Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil” dedi.


    CHP’li Öztürk Yılmaz’dan Kılıçdaroğlu’na yanıt


    Kılıçdaroğlu’nun Birgün gazetesinden Yaşar Aydın’a yaptığı açıklamaların bir bölümü şöyle:


    Erken seçim sizin için de sürpriz mi oldu?


    Bir erken seçim bekliyorduk. Artık ülkeyi yönetemiyorlardı. Bir siyasal parti düşünün, devletin tüm organlarını elinde tutuyor, Parlamentoda ağırlığı var, KHK çıkarma yetkisi var, OHAL ilan edilmiş, tüm bunlara rağmen diyor ki “Ben ülkeyi yönetemiyorum”. Bu, aczin ifadesidir . 15 yılda Türkiye’nin geldiği noktayı göstermesi bakımından da demokrasi tarihimizde yer alması gereken önemli bir süreçtir. Ben daha önce “milletin yakasından düşün” diyordum. Onlar da “biz direkt düşemiyoruz, vatandaş bizi düşürsün” demiş oldular. 24 Haziran’da bunları milletin yakasından düşüreceğiz.


    Sürpriz adaylar rahatsızlık yarattı


    Erken seçimi son üç seçim de olduğu gibi yine “istikrar” ile gerekçelendiriyorlar. Toplum bu gerekçeyi nasıl karşılıyor?


    Referandumda “bizi desteklediğiniz takdirde terör bitecek, dünyayla barışık olacağız, kişi başına milli gelir artacak, koalisyon dönemi ortadan kalkacak” diyorlardı. Ağızlarından bal akıyordu. Şimdi koalisyonlar zorunlu hale geldi. Ülkede ne barış, ne huzur var. Tam tersine toplum büyük bir gerginlik süreci içine sokuldu. Huzur denilen kavram sadece sözlüklerde kaldı. Dolayısıyla bunlar ülkeyi yönetemiyorlar. Erken seçim bunun açık itirafıdır. Karar aldıkları için son derece memnunuz. Bunların bir an önce gitmesi lazım çünkü. Şimdi muhalefet panikledi hazırsız falan diyorlar. Asıl onlar panik ve talaş içindeler. O nedenle erken seçim kararı aldılar. Kendilerinde değiller. Akıl ile düşünülen bir şey değil.


    Hayır cephesinde yeni formül: İlk tur için ittifak


    Erken seçim kararında Afrin dahil atılan adımların ve alınan ekonomik siyasal tedbirlerin oya yansımamasının etkisi var mıdır?


    Afrin’i kendi başarısı olarak kamuoyuna sunmak istedi ama toplum onu kabul etmedi. Erdoğan, ÖSO’dan yanaydı. ÖSO’yu koruyordu. ÖSO’yu Kuvayi Milliye olarak tanıttı. Bakın düşünebiliyor musunuz bir ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat, ÖSO’yu Kuvayı Milliye’ci olarak görüyor ama kendi ordusuna aynısını diyemiyor. Bakın aradaki farka bakın. O tavrını Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten ya da demokrasiden yana koymuyor. O tavrını Kadir Mısırlıoğlu’nun tarafında koyuyor. Onun önünde el pençe divan duruyor. Çünkü o keşke “Yunanistan galip gelseydi” demişti. O anlayışı savunan kişi şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden kişidir. Zaten toplumun hazmedemeyeceği temel tabloda bulur. Daha baskıcı bir toplum, daha baskıcı bir yönetimi inşa edebilir miyim? Bunun arayışı içerisinde. Çünkü toplum patlamak üzere. Bütün alanları kontrolü altına aldı ama yetmiyor.


    CHP’nin adayı cumaya kadar netleşecek… İşte konuşulan isimler


    2019’a dair işlettiğiniz bir takvim vardı. Seçimin erkene alınması takviminizi nasıl etkileyecek?


    Arkadaşlarımız demokrasiden yana olan bütün siyasal partilerle arka kapı diplomasisi dediğimiz çerçevede görüşmeler yapıyorlardı. Onlardan da bizden de arkadaşlar zaman zaman bir araya gelip görüşüyorlardı. En son görüşmeyi sandık güvenliği ile ilgili yapıldı. Güzel bir çalışma yapılıyor. Konu buraya gelmişken BirGün aracılığıyla bir kez daha söyleyeyim, her vatandaş mutlaka sandığa gitmeli, demokrasiden yana oyunu kullanmalı. Sandığa sahip çıkmak da bizim görevimiz. Hep beraber sandığa sahip çıkacağız. Siyasi partiler meslek kuruluşları, STK’lar olarak. Siyasal partilerin ağırlıklı olarak bu alana gücünü koymaları halinde zaman zaman endişe duyulan “acaba verdiğimiz oy çalınır mı çalınmaz mı” diye bütün bu endişelerin hepsini bitirmiş olacağız. Tekrar söyleyeyim biz bu erken seçim kararından mutluyuz. Haziran en güzel aylardan biridir. Her şeyden önce aydınlıktır. Karanlığı az ama aydınlığı bol olan aydır. Haziran ülkemizin aydınlık yüzleri için de güzel anılarla doludur. Bu güzel ayda ülkemizin demokrasisine bir başarı daha eklemek görevi ile karşı karşıyayız. Bunu başaracağız.


    Saadet Partisi- İYİ Parti görüşmelerinde sanki bir yol alınmaya başlamıştı. Bu anlamda 24 Haziran baskın bir tarih oldu. Bu diyalog açısından bir problem yaratabilir mi?


    AKP, “takvimi ne kadar kısa tutarsak demokrasiden yana olan güçler bir araya gelemezler” arayışına girdi. Ama boşuna bir arayış. Demokrasiden yana olmak belli bir takvim içinde, demokrasiyi düşünmek anlamına gelmemeli. Saadet Partisi, İYİ Parti, HDP, ÖDP, DP, Vatan Partisi ya da DSP, herkesle bir zeminde buluşmayı arzu ederiz. Bu davaya hepimiz baş koymak zorundayız . Bu ülkeye nasıl cumhuriyeti birlikte getirdiysek, demokrasiyi de birlikte getireceğiz. Onlar süreyi kısa tutarak bizim bunu başaramayacağımızı düşünüyorlar. Hayal aleminde yaşıyorlar.


    İYİ Parti’nin seçime girip girmeyeceği konuşuluyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?


    Bir partinin seçime girmemesi için özel bir çaba harcamak demokrasiye inanmamak demektir. “ İYİ Parti’yi acaba nasıl sistemin dışına iteriz, onları nasıl seçimlere sokmayız” diye bir arayışa girmek demokrasiye inanmamak demektir. Hangi parti olursa olursa olsun eğer koşulları yerine getirdiyse seçime girebilmeli. YSK’nın geçmişte aldığı pek çok karar var. İçtihatı değiştirdiler. YSK kendisini bir anlamda iktidar partisinin tekelinde gören bir kurum. Şu veya bu partiyi seçime sokmamak, onları seçim dışı bırakmak gibi bir düşünce doğru değil. Türkiye’de yapılacak olan seçime gölge düşürür.


    İttifak görüşmelerinde kriteriniz ne olacak?


    “Güçler ayrılığı” dediğimiz kavram çok önemli. Yasama, yargı, yürütme ve dördüncü olarak medya diyelim. Güçler ayrılığı çok önemli. Güçler ayrılığı aslında devleti devlet yapan temel unsur. Aksi halde yetkiler tümüyle bir kişiye devrediliyor ve o bir kişi ülkenin kaderiyle istediği gibi oynayabiliyor. Bunu demokrasiye inanmış diğer siyasal partilerin de kavradığına inanıyorum.


    YSK’nin taslak takvimine göre 12 Mayıs son başvuru günü olarak görünüyor. Siz o kadar beklemeyeceksiniz sanırım?


    Hayır biz daha önce açıklamış oluruz. Parti Meclisimiz ile bir konuşalım. Bakalım ne diyorlar.


    Çok da uzatma şansınız yok herhalde?


    Yok hayır. Bir an önce açıklayıp yolumuza devam etmek istiyoruz. Ay sonuna kadar aday belli olur.


    Partinizden Cumhurbaşkanlığına aday olan isimler de var. Nasıl değerlendirirsiniz?


    Kişisel tercihleridir. Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil.


  • Atalay: Yan Cebime Koy Dedi.. Yani yine Aday!

    Yeniden aday olup olmama konusunda kendi fikrinin yanı sıra partisinin görev vermesi ile ilintili olduğunu yazan ve günü geldiğinde gerekli açıklamayı yapacağını belirten Atalay bu açıklama ardından daha önce zamanın Ardahan İl Telekom Müdür tarafından Ardahan’ın alt yapısına eklenen fiber kablo sisteminin ilçesi Göle’ye de yaptıracağını işaret ettiği yatırımları sırlaması Atalay’ın yeniden milletvekili adayı olup, olmayacağı adeta ‘İtemiyorum ama yan cebime koy’ demeye getirdiği dikkatlerden kaçmadı.


    İşte Atalay’ın o açıklaması;


    Değerli Ardahanlı Hemşerilerim,


    Önümüzdeki seçimde adaylığımla ilgili haberlerin tamamı asılsızdır. Bu konu sadece benim şahsi bir mes’elem değildir. Bir partinin üyesiyim ve bir memleketin sorumluluğunu yüklenmişim. Bunun bilincinde olarak görüş ve kararımı zamanı gelince burada sizinle paylaşırım. 

    Şu an itibariyle önümüzdeki günlerde müjdesini vereceğim üç dosya üzerinde çalışıyorum:

    1-Yeni Serbest/Sınır Ticareti

    1-Fiberkent

    2-Hayvan Hastalıkları Araştırma Enstitüsü


    Küçük Ama Güzel ARDAHAN’A Hayırlı Olsun.



    Seçim, Fenerbahçe-Beşiktaş, Karsspor-Sarıkamışspor Ne Alaka?


    Ardahanlı Gazeteci Meslektaşım Levent Gültekin’den sonra CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın da Başkanlığa aday olduğunu açıkladığı 24 Haziran 2018 tarihinde  yapılmasına karar verilen Başkanlık ve milletvekili seçimlerinin yoğun bir şekilde tartışıldığı bir zamanda milyonların gündemini ikinci  kez sarsan Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yaşananlar sizce normal mi ? 


    Bana sorarsanız  bu durumun hiç de  normal olmadığı ve hatta hiç de  hayra yorumlanacak bir durum olmadığını söyleyeceğim .


    Çünkü bu karşılaşmadan önce Başkanlığı kafasına koyan Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın bir hafta önce Galatasaray ile karşılaşan Başakşehirspor maçı öncesi durup dururken  Başakşehir taraftarlarına ‘Tribünleri doldurun’ demesinin ardından yaşanan gerginliğin devamı dün gerçekleşen karşılaşmada ortaya çıktı gibi..


    Nasıl mı?


    Öncelikle yazımı okuyacakların dikkatini çekmek isterim ki ;  zaman zaman sert bir dille eleştiriyor olsam da  Başkan Erdoğan’ın ve AK Partinin düşmanlığını yapmayan sade bir vatandaş gibi  Fenerbahçe taraftarı olan biri olarak benim dün yaşananlara taraflı baktığım anlaşılmasın lütfen..


    Çünkü birincisi siyasetin içindeyim ama hiçbir partili değilim, Fenerbahçe taraftarıyım fakat  koyu ve de fanatik ya da  holigan derecesinde değilim.


    İkincisi futboldan çok siyaseti, satranç, kayak ve bisiklet yarışlarını izlemekten zevk alırım.


    Ancak milyonların olduğu gibi benimde dünkü Fenerbahçe- Beşiktaş maçları gibi önemli derbi  karşılaşmalarının önemine göre takip edip,  sonucunu da merak edenlerdenim.


    Gelelim maça;


    Takımı yenildiğinde adeta kanı kuruyan yaşı 80’e dayamış olan fanatik bir Galatasaray taraftarı  ile izlediğim dün akşamki  Fenerbahçe-Beşiktaş maçının daha ilk dakikalarında bir şeyler olacağı belli gibiydi..


    Çünkü maçın ilk on dakikasının ardından gerek saha da gerekse tribünlerde yolunda gitmeyen bir şeyler var gibi ilk sinyalleri verilse de biz, “ Yok canım derbi maçının  heyecanıdır’ diyip ,  çaylarımızı içerek maçın koptuğu dakikalara kadar sakince izlemeye devam ettik.


    Galatasaraylı arkadaşımın Fenerbahçe’yi  çok fazla  sevmediğini bildiğimden dolayı  sessizce izlediğim karşılaşmanın bir anda gerilmesi  ile ikimiz de  iyiden iyiye pür dikkat kesilip, olacakları beklemeye başladık..


    Ve sonuç sizlerin de bildiği gibi maçın tatil edilmesi ile son buldu.


    Başta sanal ortamda olmak üzere tv kanallarında , özel konuşmalar ve sohbetlerde, ‘Ne oldu şimdi, bu gerginlik, bu istenmeyen olaylar niye çıktı?’ tartışmalarının hızla başladığı bir sırada dikkatimi çok çeken gelişmeler oluyordu.


    Başta birlikte maçı izlediğim Galatasaraylı arkadaşım olmak üzere bir çok kişinin bir taraftan sporda yaşanan bu tür olaylara tepki koyanlar , diğer yandan bıyık altı kıs kıs sevinen Galatasaraylılar gibi adeta ‘Fenerbahçe’ye  iyi oldu’ diye aklından geçirenler ve  birileri de seçim kararı öncesi olaylar büyüyecek diye el ovuşturanlar.


    Ben ise  korkuyordum, tedirginlikle gelişmeleri bekliyorum 


    Çünkü  yaşananlara biraz da komplo teorisi gözü ile bakıp, ‘bu iş seçim öncesi bir dalavereye ve karanlık bir oyuna benzer gibi’ oldu diyordum. 


    Çünkü maçı izlerken erken gelen sarı ve kırmızı kartlar, kartı gören futbolcunun seyirciyi tahriki ardından alakasız bir anda bir futbolcunun gidip tribünle muhatabı, sonra Şenol hocanın kafasının yarıldığı haberi ve son olarak  kafasındaki  dikişlerin fotoğraflarının jet hızıyla  basında yayınlanması bu işin sanki önceden planlanmış  karanlık bir oyun olduğu kanısına varmama sebep oldu .. Bu olaylar sonucunda  komplo teorisi olduğunu düşünürken aynı gün İstanbul’dan çok uzaklarda olan Kars’ta da  yine bir futbol karşılaşması ardından yaşananlar aklıma geldi.


    Aynı zamanda arkadaşım olan Muharrem Yıldız’ın başkanlığını yaptığı Karsspor’un Sarıkamışspor’a yenilip, BAL ligine veda etmesi ardından,  futbolcularının Karsspor yöneticileri tarafından sopalarla dövülmesi olayı ile Fenebahçe-Beşiktaş maçında yaşananları bir birine bağlayıp, ‘Seçim öncesi yine mi acaba?’ sorusunu sorup, kendi kendime cevap aramaya başladım.


    Bu komplo teorime neden gerek duyduğumu soracaklara 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan ve 1 Kasım seçim sürecini başlatan gelişme ve olayları hatırlatmak istemesem de seçimler öncesi bu yaşananların ‘yahu  kardeşim bir maç karşılaşmasında yaşanan normal şeyler’ deyip geçilmemesi gerekir diye düşünüyorum ..


    Çünkü zaten iyiden iyiye gerilmiş olan ortam sanki bir kıvılcım bekler gibi.


    Kısacası ve işin özeti;


    Umarım sizlerin de anlatmak istediğimi anladığı ama benim gibi korkup, dillendirmediği seçimler öncesi yaşanması muhtemel olayların hazırlığı değildir bu yaşananlar..


    Ve aklıma getirmek istemediklerim benim paniklenip, kendi kendime kurduğu komplo teorisi olarak kalır..

  • CHP’nin Adayı Ardahan Milletvekili Başkanlığa Adayım Dedi!..

    Konu hakkında kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesi de Başkan adayı olduğunu doğrulayan CHP Ardahan Milletvekili, Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardım Öztürk Yılmaz aday olmadan önce Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun teyidini aldığı söyledi.


    **Kılıçdaroğlu Aay Olmazsa Adayım..


    Erken seçimin 24 Haziran olarak belirlenmesi sonrasında CHP‘nin cumhurbaşkanlığı için adayı henüz belli olmadı. CHP’den sürpriz bir isim ise adaylık açıklaması yaptı.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu açıkladı. Yılmaz, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun aday olmaması halinde Cumurbaşkanlığına adayım” dedi.


    “KİMSEDEN KORKUM YOK ADAYIM”


    Öztürk Yılmaz, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında “Milli iradeye komplo kurulmasına izin vermeyiz, genel başkanımıza da düşüncelerimi açtım. Genel başkan aday olmadığı taktirde adayım.” dedi.


    Yılmaz, “Kenardan aday olmaz, tavşan aday olmaz, kimseden korkum yok, adayım” diye konuştu.



    Seçim, Fenerbahçe-Beşiktaş, Karsspor-Sarıkamışspor Ne Alaka?


    Ardahanlı Gazeteci Meslektaşım Levent Gültekin’den sonra CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın da Başkanlığa aday olduğunu açıkladığı 24 Haziran 2018 tarihinde  yapılmasına karar verilen Başkanlık ve milletvekili seçimlerinin yoğun bir şekilde tartışıldığı bir zamanda milyonların gündemini ikinci  kez sarsan Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yaşananlar sizce normal mi ? 


    Bana sorarsanız  bu durumun hiç de  normal olmadığı ve hatta hiç de  hayra yorumlanacak bir durum olmadığını söyleyeceğim .


    Çünkü bu karşılaşmadan önce Başkanlığı kafasına koyan Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın bir hafta önce Galatasaray ile karşılaşan Başakşehirspor maçı öncesi durup dururken  Başakşehir taraftarlarına ‘Tribünleri doldurun’ demesinin ardından yaşanan gerginliğin devamı dün gerçekleşen karşılaşmada ortaya çıktı gibi..


    Nasıl mı?


    Öncelikle yazımı okuyacakların dikkatini çekmek isterim ki ;  zaman zaman sert bir dille eleştiriyor olsam da  Başkan Erdoğan’ın ve AK Partinin düşmanlığını yapmayan sade bir vatandaş gibi  Fenerbahçe taraftarı olan biri olarak benim dün yaşananlara taraflı baktığım anlaşılmasın lütfen..


    Çünkü birincisi siyasetin içindeyim ama hiçbir partili değilim, Fenerbahçe taraftarıyım fakat  koyu ve de fanatik ya da  holigan derecesinde değilim.


    İkincisi futboldan çok siyaseti, satranç, kayak ve bisiklet yarışlarını izlemekten zevk alırım.


    Ancak milyonların olduğu gibi benimde dünkü Fenerbahçe- Beşiktaş maçları gibi önemli derbi  karşılaşmalarının önemine göre takip edip,  sonucunu da merak edenlerdenim.


    Gelelim maça;


    Takımı yenildiğinde adeta kanı kuruyan yaşı 80’e dayamış olan fanatik bir Galatasaray taraftarı  ile izlediğim dün akşamki  Fenerbahçe-Beşiktaş maçının daha ilk dakikalarında bir şeyler olacağı belli gibiydi..


    Çünkü maçın ilk on dakikasının ardından gerek saha da gerekse tribünlerde yolunda gitmeyen bir şeyler var gibi ilk sinyalleri verilse de biz, “ Yok canım derbi maçının  heyecanıdır’ diyip ,  çaylarımızı içerek maçın koptuğu dakikalara kadar sakince izlemeye devam ettik.


    Galatasaraylı arkadaşımın Fenerbahçe’yi  çok fazla  sevmediğini bildiğimden dolayı  sessizce izlediğim karşılaşmanın bir anda gerilmesi  ile ikimiz de  iyiden iyiye pür dikkat kesilip, olacakları beklemeye başladık..


    Ve sonuç sizlerin de bildiği gibi maçın tatil edilmesi ile son buldu.


    Başta sanal ortamda olmak üzere tv kanallarında , özel konuşmalar ve sohbetlerde, ‘Ne oldu şimdi, bu gerginlik, bu istenmeyen olaylar niye çıktı?’ tartışmalarının hızla başladığı bir sırada dikkatimi çok çeken gelişmeler oluyordu.


    Başta birlikte maçı izlediğim Galatasaraylı arkadaşım olmak üzere bir çok kişinin bir taraftan sporda yaşanan bu tür olaylara tepki koyanlar , diğer yandan bıyık altı kıs kıs sevinen Galatasaraylılar gibi adeta ‘Fenerbahçe’ye  iyi oldu’ diye aklından geçirenler ve  birileri de seçim kararı öncesi olaylar büyüyecek diye el ovuşturanlar.


    Ben ise  korkuyordum, tedirginlikle gelişmeleri bekliyorum 


    Çünkü  yaşananlara biraz da komplo teorisi gözü ile bakıp, ‘bu iş seçim öncesi bir dalavereye ve karanlık bir oyuna benzer gibi’ oldu diyordum. 


    Çünkü maçı izlerken erken gelen sarı ve kırmızı kartlar, kartı gören futbolcunun seyirciyi tahriki ardından alakasız bir anda bir futbolcunun gidip tribünle muhatabı, sonra Şenol hocanın kafasının yarıldığı haberi ve son olarak  kafasındaki  dikişlerin fotoğraflarının jet hızıyla  basında yayınlanması bu işin sanki önceden planlanmış  karanlık bir oyun olduğu kanısına varmama sebep oldu .. Bu olaylar sonucunda  komplo teorisi olduğunu düşünürken aynı gün İstanbul’dan çok uzaklarda olan Kars’ta da  yine bir futbol karşılaşması ardından yaşananlar aklıma geldi.


    Aynı zamanda arkadaşım olan Muharrem Yıldız’ın başkanlığını yaptığı Karsspor’un Sarıkamışspor’a yenilip, BAL ligine veda etmesi ardından,  futbolcularının Karsspor yöneticileri tarafından sopalarla dövülmesi olayı ile Fenebahçe-Beşiktaş maçında yaşananları bir birine bağlayıp, ‘Seçim öncesi yine mi acaba?’ sorusunu sorup, kendi kendime cevap aramaya başladım.


    Bu komplo teorime neden gerek duyduğumu soracaklara 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan ve 1 Kasım seçim sürecini başlatan gelişme ve olayları hatırlatmak istemesem de seçimler öncesi bu yaşananların ‘yahu  kardeşim bir maç karşılaşmasında yaşanan normal şeyler’ deyip geçilmemesi gerekir diye düşünüyorum ..


    Çünkü zaten iyiden iyiye gerilmiş olan ortam sanki bir kıvılcım bekler gibi.


    Kısacası ve işin özeti;


    Umarım sizlerin de anlatmak istediğimi anladığı ama benim gibi korkup, dillendirmediği seçimler öncesi yaşanması muhtemel olayların hazırlığı değildir bu yaşananlar..


    Ve aklıma getirmek istemediklerim benim paniklenip, kendi kendime kurduğu komplo teorisi olarak kalır..

  • 2 Seçim 24 Haziran’da, Ardahanlı Aday Var mı?

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ile erkene alınan Başkanlık ve Milletvekili seçimleri 24 Haziran’da yapılacak.


    Seçimlerin erkenden daha erkene alınması ile adeta şok yaşadıkları görülen siyasilerin bugünden itibaren ne yapacakları merakla izlenmeye başladı.


    Başta Ardahan’da olmak üzere yurt genelin de bulunan politik sahne de siyaset yapan Ardahanlı siyasetçilerin hangilerinin nerde, hangi partide aday olacakları önümüzde ki günlerde netleşmesi bekleniyor.


    Ardahan Göleli Gazeteci Levent Gültekin’in twitter hesabında yaptığı açıklama ile resmen Başkan adayı olduğunu ilan ettiği görülürken batı kentlerinde yaşayan diğer Ardahanlı siyasilerden şimdilik bir sesin çıkmadığı gözlendi.



    • Cumhurbaşkanlığına ilk bağımsız aday
    • Ardahanlı Levent Gültekin 


    Haber: Özlem Şeyma Yılmaz


    Ardahanlı Gazeteci-Yazar Levent Gültekin Cumhurbaşkanlığına adaylığını sosyal medya üzerinden video yayınlayarak duyurdu.


    Ardahanlı gazeteci aday ‘ İktidar erken seçim kararı aldı. Bu bir seçim değil, bu bir gasptır. İktidar ülkeyi gasp ediyor. 24 Haziran’ da seçim demek ‘Ben seçimi dün yaptım’ demek. ‘Benden başka bu ülkeyi kimse yönetemez’ demek. Bunu kabul edemeyiz. Biz bu ülkenin evladıyız. Hepimizin seçme, seçilme, özgürce yaşama hakkı var. Bu hakkımızdan vazgeçemeyiz. İnsan gibi, ağız tadıyla, dostça, kardeşçe, özgürce yaşamak için aday oluyorum. Bu bir adaylık meselesi değil aslında. Bu bir makam meselesi değil. Bu bir sorumluluk almak meselesidir. Ülkemizi bir kişinin iki dudağı arasına bırakmama meselesidir. Bu bir kişiye ‘Türkiye senden daha büyüktür’ deme meselesidir. Hep beraber geleceğimize sahip çıkacağız, ben bunun için varım. Aday oluyorum. Sizin de el vermenizi bekliyorum. El verirseniz, omuz omuza verirsek kazanırız, kazanacağız.” diye duyurdu.



    **Ardahan AK Parti Baydar ile Atalay Yarışına Sahne Olacak..


    CHP’nin mevcut Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ile yeniden seçime gitmesi beklenen Ardahan’da Yılmaz’ın 2. Sıra adayı arayışına şimdiden başladığı alınan bilgiler arasında oldu.


    CHP Ardahan eski Milletvekillerinden olan Ensar Öğüt’ün yanı sıra Faruk Demir’in bu kez de büyük şehirlerde arayışlara girmesi beklenirken, AK Parti Ardahan’da mevcut Milletvekili ile İl Başkanı arasında yeninden birincilik yarışı içine girmeleri bekleniyor.


    Ardahan’da en güçlü partilerin başında gelen HDP’nin Ardahan’da kimleri aday göstereceği en çok merka edilen konu olurken 7 Haziran seçimlerinde milletvekili seçilen Dr. Taşkın Aktaş halen tutuklu.


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar’ın iki kez ikinci sırasında yer alarak milletvekili adayı olduğu bilinen Ardahan’da Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın büyük destekleri ile seçilen ve başta Posof’ta olmak üzere kuzey kazaları olarak bilinen Çıldır, Hanak ve Damal’da beklenen desteği iyiden iyiye kayıp ettiği bilinen Prof. Dr. Orhan Atalay’ın birincilik sırasını Baydar’a bırakıp, bırakmayacağı ya da geçen seçimde olduğu gibi ‘Bu kez de sen beni destekle’ mi deyip, demeyeceği büyük bir merakla beklenmektedir.


    Göleli Genel Müdür Ensar Kılıç’ın yanı sıra birçok bürokratında gerek CHP’de gerkirse AK Parti’den milletvekili aday adayı olması beklenen Ardahan’ın yanı sıra başta İstanbul’da olmak üzere yurdun çeşitli kentlerinde ki Ardahanlılarında siyaset sahnesine çıkmaları beklenmektedir.



    **Belediyelerdekiler yerlerin de memnun..


    Ardahan’ın yanı sıra başta İstanbul’da olmak üzere batı kentlerinde ki Ardahanlı hangi hemşerimizin Milletvekili adayı olabileceğinin de merak edildiği 24 Haziran seçim sürecinde şu an beleidyelerde bulunan başkan, başkan yardımcıları ve beleidye meclis üyelerinin hiç birisinin milletvekili aday aday olmayacağı yaptığımız görüşmelerde ortaya çıkarken, siyaset arenasında ki Ardahanlıların yerel seçim adayı oldukları da gözlendi.


    Ardahanlı MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ın kesin milletvekili adayı olacakların başında gelmesi beklenirken iş adamı statünde bulunan Ardahanlı İşadamlarından Ali Rıza Nasıroğlu’nun yanı sıra diğer tanıdık birçok isminin de önümüzde ki günlerde karar verecekleri de alınan bilgiler arasında oldu.


     


    Bahçeli iyi ve bilgili bir siyasetçi, Sıra HDP’de!..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Dün partisinin grup toplantısında yaptığı açıklama ile bir anda gündemi alt üst eden MHP Lideri Prof. Dr. Devlet Bahçeli’nin erken seçim çağrısı ardından iyiden iyiye hareketlenen siyaset arena da gözler yine Başkan Erdoğan’a döndü.

    Ve erken seçim çağrısı yapan Bahçeli ile görüşecek olan Başkan Erdoğan’ın bu yönde yapacağı açıklamalar başta ülkenin geleceği olmak üzere, ‘Daha seçime var, hele bakarız’ diyerek 5 yıldır yan gelip yatan Belediye Başkanları ile kaç dönemdir oturdukları koltukları bile bıktıranların siyasilerin olmak üzere birçoğumuzun kaderini belirleyecek gibi.

    Yani ülkenin olduğu gibi başta birilerine umut olan İyi Parti’yi kuran Meral Akşener’in dahil herkesin kaderi bir kez daha Başkanın iki dudağı arasında..

    Gerçi erken ya da tarihinde olsa da ülkenin artık seçim atmosferine girdiği diğer bir gerçek olarak karşımızda değil, günlük hayatımız içinde yer aldı bile.

    Çünkü Bahçeli’den çok, mevcut Belediye Başkanlarının birçoğunun değişmesinden yana olduğunu gördüğümüz seçmeninde erken seçimi istediğini herkesin ağzında duymaktayız. 

    Şimdi ne olacak?

    Erken seçim olacak mı?

    Yoksa erkene alınmayıp, gününde mi yapılacak?

    HDP, ‘Mevzu Erdoğan değil, ülkenin geleceği ve bekası kardeşim’ diyerek dün demediğini bırakmadığı ama bugün attığı adımlarla Erdoğan’a bile gündem değiştirten MHP gibi önemli adımlar atabilecek mi?

    Yani, ‘Dün ne oldu oldu ama biz sol orijinliyiz, partimize ağır bedellerin ödetilmesine neden olan ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dediğimiz sağcı MHP ve Erdoğan’a da kesin karşıyız. Bunun için başta CHP olmak üzere tüm güçlerle bir araya geliyoruz’ diyebilecek mi?

    İyi Parti seçime girebilecek mi?, 

    Girmezse CHP’ye ve Erdoğan karşıtı herkese destek verip, mitinglerine devam edecek mi?

    Bunları önümüzde ki günlerde hep birlikte göreceğiz.

    Ancak, bana sorarsanız Bahçeli dün yaptığı açıklama son 16 yıldır yaptığı gibi bir kez daha önemli bir manevra yaparak gündemi değiştirmeyi, dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış ve ‘Bitti, tükendi’ denen MHP’nin siyasi arenada hala dim dik durduğunu ortaya koymuştur.

    Öyle ki ülkeyi tek başına idare ettiği ileri sürülen Başkan Erdoğan’a bile gündem belirler hale gelmiştir.

    Bu yazı yazılırken Bahçeli-Başkan Erdoğan görüşmesinin hala başlamadığı için Başkan Erdoğan’ın erken seçim konusunda ki düşüncelerini yorumlamayı yarınki yazıma bırakmak zorundayım..

    Ama ben bugünkü yazımı Bahçeli’nin Türk siyasi hayatında ki önemli rolü ve attığı adımlara bakmak istiyorum.

    Öncelikle daha önceki bir yazımda da dikkat çekmek istediğim ve açık teşekkür ettiğim Bahçeli’nin başta bazı MHP’lilerce olmak üzere hatta HDP’lilerce görülmek istenmeyen önemli bir tarafından bahsetmek istiyorum.

    Yada ben öyle görüyorum.

    Bunu görmekten de mutluyum.

    Çünkü Bahçeli MHP’nin başına geçtikten sonra ‘Sarkık bıyık, beyaz çorap’ siyasetine karşı çıkan ve gençlerin alanlarda, meydanlarda, dağlarda, sokaklarda değil, ocaklarda, partide siyaset yapması gerekir’ diyerek ‘Ülkücülük’ ayakları ile çek/senet mafyacılığına son vermiş yada en aza indirmeyi başaran bir isimdir.

    Ve en önemli diğer bir konuda bu süreçte ortaya koyduğu siyaset ve bakışla onca yaşanan gerginlikler ve yaşanması muhtemel 12 Eylül senaryolarını zora sokmuş, 15 Temmuz’da ki gibi ihtilal sevdalılarına açık yada gizli destek vermemiş, gençlerini, partilisini daha öncekiler gibi karanlık oyunlara alet ettirmemiştir.

    Bu durum Bahçeli ve MHP’ye ağır bedeller ödetsede doğrusunu yaptığı, dün Suriye’den önce Suriye olacak denen ülkeye baktığınızda ve yaşanan onca olaya karşın, ‘Kardeş-Kardeşin Karşısına Geçmediği, Geçirilemediği’ ni görünce Bahçeli’nn siyasi duruşu daha iyi anlaşılmakta..

    ‘Haydi orada sende’ diyenler çıkabilir, ama ben son 16 yıldır gördüğümü yazdım, gerisi ‘Haydi oradan’ diyenlere kalsın.

    Gelelim diğer önemli adımlarına;

    Bahçeli 3 Kasım 2002 tarihinde de erken seçim yapılmasını istedi.

    Ve erken seçim oldu.

    Türkiye, böylece 3 Kasım’da 16 yıldır iktidarda olan AKP iktidarıyla tanıştı.

    Dün yaptığı erken seçim çağrısı bu kez AK Parti’nin iktidarını bitirir mi onu da seçim sonuçları ardından hep birlikte göreceğiz..

    Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın karşısına aday çıkma olasılığı ve KHK’lare yönelik eleştirileri nedeniyle bugün sert sözlerle eleştirdiği 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e 2007’de Cumhurbaşkanlığı yolunu açan isim oldu.

    Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra gündeme getirdiği Başkanlık Sistemi’ne karşı olan Bahçeli, 15 Temmuz’dan sonra ise tutum değiştirdi. 11 Ekim 2016’da grup toplantısında yaptığı “sürpriz” açıklamayla, AKP’ye, dolayısıyla Erdoğan’a “başkanlık önerisini Meclis’e sunması” çağrısı yaptı.

    15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi öncesi Erdoğan’a en sert eleştiriler yönelten, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a karşı, CHP ile birlikte çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleyen Bahçeli, darbe girişimi sonrasında başlayan başkanlık anayasası ortaklığını, yine kritik bir hamle ile “ittifaka” taşıdı.

    Ve bunların en önemlisi de Barış Sürecinde neredeyse HDP ile koalisyon kuran AK Partinin HDP ile birlikte yeni Anayasayı yapmasına izin vermedi.

    Bahçeli, “Birinci koalisyon modeli, baştan bu yana birliktelikleri devam eden AKP-HDP arasında olması lazımdır. 2. bir koalisyon modeli. AKP-CHP ve HDP” diyerek, bir kez daha hiçbir hükumet formülünde yer almayacağını ilan etti.

    Çünkü Bahçeli’nin bile görüp, kabul ettiği ve HDP’ye iktidarı teklif ettiği bir dönem de iktidar ortağı olmaya kadar bir oy alan ancak atılan yanlış adımlara ‘Durun’ deme cesaretini ortaya koyamadığı için bir anda başta Kürtlerin olmak üzere birçoğunun umutlarını yıkan HDP’nin yapamadığı yapan yine Bahçeli olmuştur..

    Bahçeli, dün demediğini bırakmadığı AK Parti ve Başkan Erdoğan ile masada konuşulabileceğini, birlikte ülkeyi yönetebileceğini ortaya koyarken, ‘Bitti, tükendi’ denen MHP’yi Türkeş’in dönemine yani MHP asıl işi iktidar olma değil, hükumetlerin yanında yer alacak, işine bakacak’ siyasetine devam ettirmeyi başarmıştır.

    Kısacası son yıllarda ki gelişmelerde Bahçeli başkanlığında ki MHP bir hayli karlı çıkmıştır.

    Söz sırası şimdi Başkan Erdoğan’da ve ‘Bizde CHP’nin yanında yer alacağız, almak zorundayız’ demek zorunda gibi görünen HDP’de..

     


     

  • Ardahan’da OHAL’a Karşı Oturma Eylemi!

    Ardahan’da CHP il binasında bir araya gelen partililer, Kaptanpaşa Mahallesi Milli Egemenlik Parkındaki Atatürk anıtı önüne kadar yürüdü.


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan ve CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın katıldığı yürüyüşe, partililer destek verdi.


    Yarkadaş, burada yaptığı konuşmada, bugün Türkiye’nin diğer illerinde de OHAL’in kalkması için oturma eylemlerinin yapıldığına işaret ederek, diğer illerde eyleme katılanlara selam gönderdi.


    İl Başkanı Taştan ise bugün OHAL’in kalkması ve demokrasinin gelmesi için bir araya geldiklerini belirterek, eylemlerine destek verenlere teşekkür etti.


    Konuşmaların ardından slogan atan gurup ellerindeki pankartlarla oturma eylemine başladı.


    Ben Kim im?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ben 1992 yılında yeniden vilayet olan ve her yıl bin kişinin göç ettiği Ardahanlıyım..


    Yani ülkemin Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapıları ile Kafkaslara açılan kenti serhat Ardahanlıyım..

    Geleceğin Davos’u Ahıska kültürü ile yoğrulan Posoflu,

    Kışları yüzeyleri tamamen donan yazları içilesi suyu olan gölleriyle Terekeme Çıldırlı,

    Ülkenin kurucusu Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Alevi Damallı,

    Doğanın yeşil çamlarla donattığı Kürt Göleli,

    Bin bir çiçeklerle örülmüş yaylaları ile Hanaklı,

    Dadaşlara komşu Köprülü, yani Gorvengli,

    Kısır dağı eteğinde ki Hoçvanlı,

    Balı, Kazı, Kışı, Kaşarı, Yaylası, Kırmızı Etiyle Meşhur,

    Bir Serhatlıyım..

    Adım, Burdurlu yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın teksir makinası ile çıkardığı ‘Fakir Dostu’ adlı gazeteden hediye..

    Ve 33 yıldır başta aşkım dediğim Ardahan’ı mı olmak üzere ülkemi yazan bir gazeteciyim.

    Evli, 4 Torunum, 5 çocuğu olan bir kuzey doğuluyum…

    49 yaşına adım atan bir gazeteci olarak ekmeğimi taşta olmazsa da gazetecilikte çıkarmış biriyim.

    Tabi 7 yaşından beri ailemle birlikte ticarette yapmış, çekin, senedin, borcun, harcın ne olduğunu sizin kadar iyi bilen biriyim..

    Ülkemin hemen her yerini gezmiş, ticaret ve gezmeye Gütcistan’a, Galatasaray maçını bir gazeteci olarak izlemek için Ermenistan’a giderken mesleğimde olduğu gibi ülke sınırları gibi bin bir zorluğu aşmaya çalışmış halada çaılşan bir gazeteciyim..

    Ve bu süre içinde hep yollarda, gurbette, sıla özlemi ile yanan birisiyim.

    Ve bu özlemimi, aşklarımı, sevdalarımı, şiirlerimi hep yazarak dile getiren bir gazeteciyim..

    Kurşun harfleri dizerek adım attığım gazetecilik mesleğime Ardahan’da başladıktan sonra önce İstanbul Cağaloğlu’nda sonra Kocaeli’nde cep harçlığımla günlük olarak çıkarıp, üç yıl boyunca yayınladığım Siyah Beyaz adlı gazete ile yerelden metropol de gazete çıkarmış biriyim..

    Ardından 99’da yaşanan Marmara depremi ile sarsılmış yeniden o çok sevdiğim Ardahan’a mecburi geri dönmüş, sonrada ara ara yeniden metropol denen İstanbul ve diğer bir çok kentte yeniden tutunabilir miyim diyerek direnmeye gayret eden biriyim.

    Ülkemin en zengin illerinden olan Kocaeli’nden yine ülkemin en yoksul memleketim Ardahan’a geri dönmek zorunda kaldıktan sonra memleketime ilk ofset makinesini getiren, bununla yetinmeyip, ülkemin şirin Ardahan’a ilk renkli tabloid boy gazeteyi kazandırdıktan sonra aynı kentte hala yayınlanan Kuzey Doğu Anadolu adından ilk günlük, sonra Son Vilayet adında ikinci günlük gazeteler çıkaran, ardından ilçelerine de matbaalar kurup, gazeteler çıkaran, yaşım kadar gazeteci yetiştirmiş bir gazeteciyim.

    Bugün ulusal olan sevgili dostlarım Ali Tarakçı ile Mehmet Mert’in çıkardığı Damga gazetesine yazdığım gibi bir çok ulusal gazete de muhabirlik yaptım, manşet haberlerine imza attım, Başbakanlık Basın yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir o kadar da değerli ödül, plaket almış biriyim.

    Ve hala gazetecilik yaparken toplum aydını, önderi denenlerin ‘Gazetecilerin de sadece gazeteci olarak kalmaması gerektiğine inanan biri olarak Ardahan gazeteciler Cemiye Başkanlığının yanı sıra ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma iddiası ile kurulan ve bu yolda yol alamaya deven eden ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonunda da görev alan bu iki önemli kuruma beş kuruş almadan tamamen gönüllü ve de kendimden vererek başkanlık yapan bir vatandaşım.

    Yani kısacası son günlerde yazılarımla siz Damga Gazetemizin sayın okurlarının karşısına gelen ben bir gazeteciyim..

    Bilmem tanışabildik mi?

    Neyse..

    Kısacası; Siz Damga Gazetesi okurlarına yeniden merhaba diyerek bundan sonra da günlük yazılarımla ve zaman zaman haberlerimle sizlerle olmaya devam etmek isteyen bir dostum ben..


    *Not: Ulusal gazete Damga Gazetesi okurlarına kendimi tanıttığım bu yazım, yıllardır beni tanımalarına karşın ‘suyu bulandırma adına’ hala ‘Fakir ne yapmak istiyor?’ diyerek beni sorguladıklarını duyduğum bazılarında yazılmış bir yazı olarak algılanabilir..


     
     

  • Demirci'ye 1 Nisan Şakası! Kazanmamış, Devam Denmiş..

    *Demirci 5-0 Kazandı!


    Mevcut Başkan Çetin Demirci yeşil renk, Sevim Köseliören’in ise beyaz renk kullandığı ATSO seçimide kazanan taraf Çetin Demirci ve ekibi oldu.


    Ticaret ve Sanayi Odası binasında yapılan seçime katılım yoğun oldu.


    484 delegesi bulunan odanın meclis üyesi seçimleri heyecan içinde geçti. 379 delegenin katıldığı seçim, ATSO Toplantı Salonu’nda yapıldı. Seçimde, mevcut başkan Çetin Demirci ve Sevim Köseliören yarıştı. Açılan sandıklarda başkan adayı Çetin Demirci’nin listesi 5 meslek grubundan 14’ünü de alarak galip geldi. 


    Günlerdir kimin kazanacağı merakla beklenen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimini Çetin Demirci ve Grubu kazandı.


    Seçim sonrası Demirci, bunun bir bayrak yarışı olduğunu belirterek, “5 meslek grubundan da başarıyla çıktık. Bizler daha genç bir ekiple Ardahan’a daha büyük projeler katmak için çalışacağız. Bütün üyelerimize, buraya gelen, seçime giren ve bizimle yarışan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Dostluk ve centilmenlik her zaman doğrusudur. Hepimiz Ardahan için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Onlarda aynı amaç için geldiler. Ama bizim yaptıklarımız devam sürecinde daha çok oy aldı. Ekibim ve kendi adıma herkese teşekkür ediyorum” dedi.


    **CHP’nin 2 NCİ İSMİ ARDAFED’E GELİYOR..


    *26/03/2018 Tarihi Haber


    Başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurt genelinde güçlü bir Ardahan lobisi oluşturma çabalarına ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu bu hafta sonu önemli bir konuğu olacak.


    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri


    Mehmet Akif Hamcaçebi ARDAFED’e gelecek.


    31 Mart 2018 Cumartesi günü saat 17.00’da merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Yöneticilerinin yapacağı Yönetim Kurulu Toplantısı öncesi ARDAFED’e gelecek olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri Mehmet Akif Hamzaçebi Ardahanlılar ile bir araya gelip, dernekçilik, sivil toplu örgütü ve ülkede ki son gelişmelerle ilgili görüş alış verişinde bulunulması bekleniyor.


    **Tüm Dernek Başkanları da Davet Edildi..


    2019 Genel seçimleri öncesi siyasi çalışmalarına hız veren ve cumartesi günü Ardahan Dernekler Federasyonunu gelecek olan CHP Genel Sekreteri, İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’nin ziyareti öncesi hazırlıklarını sürdüren ARDAFED yönetimi önemli misafirini tüm dernek başkanları ve Ardahanlı aydınlar, toplum önderleri ve siyasileri de davet ediyor.


    **Kardeş Belediye ziyaret edildi,


    Kocaeli’nde de Ardahan Günleri için çalışma başlattı..


    Önümüzde ki Temmuz ayında İstanbul’un Avrupa yakasında ‘Ülkemin Tüm Çiçekleri Birer Bal Damlasıdır’ başlıklı bir festival düzenleme çalışmalarına da start veren Ardahan Dernekler Federasyonu Bakırköy/Botanikpark’ta Bakırköy Belediyesinin paydaşlığı ile gerçekleştirmeyi hedeflediği ikinci büyük etkinliği öncesi İstanbul ve Kocaeli yerel yöneticilerine yönelik ziyaretlerine de devam ediyor.


    İstanbul/Üsküdar’da devam eden ve kardeşliğin, dostluğun simgesi konumunu alan ARDAFED 23 Şubat Futbol Turnuvası ile Ardahanlı gençleri de bir araya getirmeye devam eden ARDAFED Üsküdar Belediyesi, Kaymakamlığı, Sultanbeyli, Beykoz Belediyeleri ardından Ardahan Belediyesine ‘Kardeş Belediye’ olan Darıca Belediyesi Başkanı Şükrü karabacak’ı ve Darıca Basınını da ziyaret etti.


    İstanbul’un yanı sıra Kocaeli ve ilçelerinde de faaliyetlerini sürdüren Ardahan dernekler Federasyonu Kocaeli’de de bir Ardahan Tanıtım Günleri düzenlemek için kolları sıvadı.


    Kocaeli Belediyesi ile bu yönde görüşmeler yapan Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul’dan sonra en çok Ardahanlının yaşadığı kentler arasında olan şehirlerde de varlığını his ettirmeye devam ediyor.


    MUHATABINIZ ARDA/FED’DİR


    20 Milyonluk İstanbul’da yaşayan 600 bine yakın Ardahanlıyı en iyi şekilde temsil etme mücadelesi veren Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında bulunan derneklerle birlikte Ardahan ve Ardahanlıları İstanbul’a anlatmaya devam ediyor.


    MUHATABINIZ ARDA/FED'DİR


    Son olarak kurucusu olduğu ve 17 İl Federasyonun bir araya gelip, kurduğu Anadolu Konfederasyonu yöneticileri ile birlikte ulusal gazete Yurt Gazetesinde tam sayfa verilen haber/röportaj’da Ardahan ve Ardahanlının son aylarda yaşananlara bakışını anlatan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARDA/FED yöneticileri ile Ardahan Dernekleri Sancaktepe ilçesinde bulunan siyasi partileri ziyaret ederek, Ardahan ve ARDA/FED’i bölge siyasilerine anlattılar.




    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 49 Ardahan İl Derneğinin bir araya geldiği Ardahan Dernekler Federasyonu yönetimi ve bağlı dernek yöneticileri ile İstanbul’un önemli semtlerinden olan Sancaktepe’de ki siyasi parti başkanlarını ziyaret ederek, hazırladıkları dosyayı bölge siyasilerine teslim ettiler.

    Esenyurt’tan sonra en çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Sancaktepe’de ki AK Parti, CHP, HDP ve MHP İlçe Teşkilatlarını ziyaret eden Ardahan Dernekleri Federasyonu TBMM’sin de grupları bulunan 4 partiye Ardahan’ın ve İstanbul’da Ardahan’ı ve Ardahanlıları temsil etme iddiasında ki kısa adı ARDA/FED olan federasyonu tanıtıp, çalışmaları hakkında bilgi verdiler.




    Ziyaretleri hakkında bir açıklamada bulunan Ardahan Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz daha önce Esenyurt, Beykoz ve Sarıyer’de gerçekleştirdikleri ziyaretlerinde olduğu gibi Sancaktepe’de ki siyasi parti İlçe Başkanları ve yöneticileri ile tanışmak, bu güzelim ilçemizde yaşayan Ardahanlıların istem ve sorunları aktardık. Birçok Ardahanlının yaşadığı Sancaktepe Belediye Meclis Başkan Vekili Turgay Akpınar’ın da yanı sıra birçok Ardahanlı siyasetçi, iş adamının, akademisyen, bürokratın bulunduğu bu önemli ilçede yaşayan Ardahanlıların bir arada olması ve güçlü bir lobi olmak için verilen çabaya katkı sunması için bu tür ziyaretlere devam edeceklerini belirtti.

    20 Milyonluk İstanbul’da resmi olarak 360 binin üzerinde gayri resmi olarak 600 bin Ardahanlının yaşadığını belirten ARDA/FED’in Gazeteci Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz güzel ülkemizin sınır kenti Serhat Ardahan’da doğup, doymak için geldikleri İstanbul’da yaşam mücadelesi veren Ardahanlıları bir araya getirmek, kurudukları dernekler ile onları temsil etmek ve bu derneklerin çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu kanalı ile güçlü bir lobi oluşturmak olduğunu belirtti.



    ARDAFED Buradayken, orada durcaksınız?


    Uzun süredir aralıksız olarak sürdürdüğü çalışmaları ile başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çalışma ve çabalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonunun oluşturduğu havanın etkisini anlatmaya gerek var mı bilmem ama ARDAFED ekibinin bu etkiyi 2019 seçimlerinde Ardahanlıların güç birliği ile başta siyasett olmak üzere her alanda taçlandırmaya iddialı olduğunu attığı her adımı ile ortaya koymaya devam ediyor. 


    ARDAFED’in oluşturmaya başladığı ülke genelinde ki etkili lobiciliği çabasına önce burun kıvıran ardından da gizliden bu havadan faydalanmaya çalışanların arttığınıda gördüğümüz şu günlerde ARDAFED’in bu çabalarını dışarıda izleyenlere de dikkat çekmek isterim.


    Kendilerince akıllı olanların birilerinin oluşturmaya çalıştığı olumlu havanın kendilerine de yarayacağını ama hala ve ince ayak oyunları ile ARDAFED’i uzaktan izlemekle kaldıklarını gördüklerimizin şu günlerde yaklaşan seçimlerle birlikte kıpırdamaya başladıklarını da görmekteyiz.


    Ve ARDAFED’in yıllardır anlatmaya çalıştığı o lobinin kendilerine askerlik yapacak diye bekleyenlerin bugünlerde uzaktan emir komuta girişimleri içinde ARDAFED’e müdahale etme çabalarını da duymakta ve öğrenmekteyiz..


    ‘Yemezler’ diye gülüp geçtiğimiz bu durumun 2019 seçimleri yaklaştıkça daha da artacağını bilen bir ekip olarak önce ARDAFEDin oluşturduğu havadan yararlanma çabalarına dur diyeceğiz, ardından ‘Dün neredeydizni?’ diyerek yıllardır dernekler üzerinden gerek siyasi, gerekse ekonomik olarak rantlarına rant katanlara da ‘hele bir dur kardeş’ diyerek ret edeceğiz, ediyoruz da..


    Ve en önemlisi yıllardır Ardhan ve Ardahalılara yönelik ciddi çaba ve çalışmalar sergilemeyip sadece Ardahlı olduğu için her hakkı kendisinde görenleri de topluma anlatarak, saha dışına itmek için de mücadele vereceğiz.


    Çünkü ARDAFED buradayken dışarıda durup, yapılmak istenenleri önce gölgeleme, yok sayma ayakları ile izleyeceksiniz sonrada baktınız olmuyor havada nefes almaya çalışacaksınız denecek..


    Bunıda yapacak olan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ derken destek değil, hep köstek gören 


    Ardahan dernekçiliğinin en üzet çatısı olan Ardahan Dernekler Federasyonu ve bu ruhla yoluna devam edenler yapacak.


    Bunun içinde şimdiden diyor ve yenşden hatırlatıyoruz..


    Gelin sizde ARDAFED’e katılın, içine girein ve dışarıda izlemekle kalmayın..


    Hep birlikte o çok istenen ama bugüne kadar bir türlü gerçekleşmeyen Ardahan Lobisinin ARDAFED’in çatısı altında hep birlikte ortaya koyalım, gerçekleştirelim diyoruz..


     

  • Ardahan'dan En Son Haberler

     


    Bakan Arslan: “Türkiye Dünyadaki Mazlumların, Mağdurların Umudu Olmuştur”


    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü hatırlatarak, Türkiye’nin bugün dünyadaki mazlumların, mağdurların umudu olduğunu, milletten aldığı destekle mazlumların umudu olmaya devam edeceğini söyledi.


    Vali Bilmez, Gezici Kütüphane Aracında İncelemelerde Bulundu


    Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafında Ardahan’a gönderilen “Gezici Kütüphane” aracında incelemelerde bulundu.


    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hayata geçirdiği proje kapsamında Ardahan’a gelen “Gezici Kütüphane” aracı,Ardahan Valiliği bahçesinde misafirlerini ağırladı. Gezici kütüphane aracında incelemelerde bulunan Vali Bilmez, araçta ki kitapları inceledi ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Efsal Alantar’dan bilgi aldı.


    Gezici Kütüphanenin gittiği yerlerde çocuklar ve öğrenciler kitapları ödünç alacak ve kayıt yaptıracak. Kitapların kendilerinde kalma süresi dolduğunda ise otobüs geri dönecek. Otobüs sabit bir yerde kalmayacak. Mobil araçta bir şoför, 1 kütüphane personeli görev yapacak.


    Kar ve Tipi Nedeniyle Mahsur Kalan Tırlar Geri Döndü


    Ardahan’ın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve tipi ulaşımda aksamalara neden oldu.


    Ardahan‘ın yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve tipi ulaşımda aksamalara neden oldu. Sahara Geçidinde onlarca tır kar ve tipi nedeniyle mahsur kaldı.


    Ardahan ile Artvin‘in Şavşat ilçesini birbirine bağlayan Sahara Geçidinde kar ve tipi etkili oluyor. Tipi ve yolların buzlanması nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı. Görüş mesafesinin önemli ölçüde düşmesi ve buz pistine dönen yollarda ilerlemekte güçlük çeken tırlar kayarak yoldan çıktı. Zincir takmakta zorlanan tır şoförleri zor anlar yaşadı.


    Tipi nedeniyle Artvin’e gidemedikleri için Ardahan’a geri dönen sürücü Kenan İnan, “Burada durumlar vahim.Erivan‘dan geliyoruz, Çıldır‘dan geçtik ve Hopa’ya gidiyoruz fakat Sahara Geçidini geçemiyoruz. Sahara devamlı sıkıntı, artık buraya bir önlem almalarını istiyoruz” dedi.


    Karayolları ekipleri ise kar ve buzla mücadele çalışmasını aralıksız sürdürüyor. Ekipler Ardahan-Artvin karayolu Sahara Geçidi ile Ardahan-Posof karayolu Ilgar Dağı mevkisinde gece ve gündüz aralıksız çalışarak sürücülerin güvenli yolculuk yapmalarını sağlıyor.


    MHP MYK’da Bir Ardahanlı Var!..


    23/03/2018 Tarihli Haber


    İstanbul İl Başkanı ve Kocaeli İl Başkanı Yardımcısının Ardahanlı olduğu Milliyetçi Hareket Partisinde ki Ardahanlılara bir yenisi daha eklendi.

    Daha önce Ardahan’dan Milletvekili Adayı olan Ardahanlı Avukat Gökhan Ağdemir MHP’nin yeni oluşturulan Merkez Yürütme Kurulunda yer aldı.


    AVUKAT GÖKHAN AĞDEMİR MYK’YA GİRDİ


    Bahçeli’nin tek aday olduğu kurultayda, MHP’yi 2019 seçimlerine taşıyacak yönetim kadroları da belli oldu. Çıldırlı iş adamı Fuat Ağdemir’in oğlu, 1 Kasım Genel Seçimlerinden MHP’den Ardahan Milletvekili adayı olan Avukat Gökhan Ağdemir’de Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.


    Bin 207 delegenin oy kullandığı kurultayda, önce Genel Başkan ardından Merkez Yönetim Kurulu üyeleri tek listeyle seçildi. MHP Ardahan İl Başkanı Hülya Davutoğlulları’nın da katıldığı 12. Olağan Büyük Kurultay’da gazetemizi arayarak tüm Ardahanlılara selam gönderdi.


    Davutoğlulları, hemşerimiz Avukat Gökhan Ağdemir’in Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, 4 Nisan’da Ardahan’da olacağını ve 2019 hedeflerinin gerçekleşmesi için gece gündüz çalışacağını söyledi.


    AĞDEMİR’DEN TEŞEKKÜR MESAJI


    Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Ağdemir: “Milliyetçi Hareket Partisi 12. Olağan Kongresinde Merkez Yönetim Kurulu’na seçilmem sebebiyle bu kutlu vazifeye şahsımı layık görerek şereflendiren, başta Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, Ardahan İl Teşkilatına, partimiz yetkililerine, delegelerimize ve tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunar, MYK ve MDK üyeliklerine seçilen tüm arkadaşlarımızı tebrik ederim. Vatana Millete hayırlı olsun. Rabbim bu şerefe layık etsin” dedi.



    Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki bir çok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yü zdoksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl 2019 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

  • HKP Ardahan İl Örgütün'den Newroz açıklaması..

    İşte O Açıklama;


     


    Newroz Pîroz Be !


    Newroz Kutlu Olsun!


    Başta Kürt Halkı olmak üzere Ortadoğu Halklarının zalim Dehak’a karşı Demirci Kawa önderliğinde, isyan ateşleri yakarak zulme başkaldırdığı  gündür, Newroz. Kutlu olsun!


    Bugün de başta çağdaş Dehaklar ABD-AB Emperyalistleri ve yerli satılmışlar cephesi BOP projesini hayata geçirmek için, ülkemiz ve başta Suriye, Libya ve Irak olmak üzere tüm Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmişlerdir. Halklar arasına kin ve nifak tohumları sokarak birbirlerini boğazlatmaktadır. Ve ne yazık ki BOP fiilen uygulanmaktadır. BOP’un bir parçası olan ülkemiz de bundan nasibini almıştır. BOP’un Eşbaşkanı AKP’giller’in Reisi de efendilerinin bir dediğini iki etmeyerek bu projenin en sadık hizmetkârı olmuştur. Ve ülkemiz fiilen ikiye bölünmüştür. Bin yıldır birlikte yaşayan iki kadim halk, bir daha bir araya gelmemecesine birbirinden uzaklaştırılmaktadır. Kürt ve Türk Halkları arasındaki duygusal bağlar bir bir koparılmaktadır. Bunda AKP’giller kadar Amerikancı Kürt hareketinin de rolü vardır. İşte yeni bir gün demek olan, yeni bir başlangıç demek olan, baharın müjdecisi olan, özgürlüğün simgesi olan Newroz böyle bir ortamda kutlanmaktadır.


    Ama bu böyle gitmez, gitmeyecek!


    Kürt ve Türk Halkları başta olmak üzere bu gidişe, çağdaş Kawalar önderliğinde mutlaka son verecek. O zaman halklar Newroz’u bir bahar coşkusuyla yaşayacak.


    Çünkü;


    Demirci Kawa’nın isyan ateşiyle, Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın önderi Mustafa Kemal’in bağımsızlık ruhuyla, Denizler’in, Mahirler’in devrimci coşkusuyla, Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı’nın vatan aşkıyla mücadele eden, Türk ve Kürt Halklarının, dünya halklarının gerçek dostu Halkın Kurtuluş Partisi; HKP var. HKP’nin hiçbir zulmün baş eğdiremediği yüreği mangal gibi önderleri var.


    HKP önderliğinde kurulacak bir Halk İktidarında Newroz coşkuyla, kardeşçe bir arada kutlanacak. O zaman çağdaş Dehaklar bir daha geri dönmemecesine tarihin çöplüğüne atılacak. Sözümüzdür, dünya halkları tek bir sosyalist aile olana kadar mücadelemiz devam edecek.


    Bijî Biratîya Gelan!


    Bijî Newroz!


    Yaşasın Halkların Kardeşliği!


    Yaşasın Newroz!


    HKP Ardahan İl Örgütü



    PKK Amerika’nın Silah Satış Bürosu mu?


    Son aylarda olağanüstü bir kafa karışıklığı ile izlemeye devam ettiğimiz Ortadoğu ve Suriye’de ki gelişmeler her geçen gün iyiden iyiye netlik kazanmaya başladı gibi..

    Çünkü Türkiye’nin Rusya’da alacağı savunma sistemlerinin yanı sıra İngiltere, Almayan’dan sonra şimdi de Amerika’dan yeni füzelere almak için kolları sıvadığını görüyor, gözlemlemekteyiz..

    Silah tüccarlarının kana bulayıp, dolarlarına yeni milyon dolarla eklemeye devam ettiği Ortadoğu’da ki satrançta atılan her hamlenin altında silah ve onun aracılığı ile gelen milyon dolarların olduğunun daha net bir şekilde görüldüğü şu günlerde bu işte en karlı tarafın ABD ve onuna ortakları Avrupa’nın çıktığını bir kez daha görmekteyiz.

    Peki bunlar olurken Başkan Erdoğan başta olmak üzere bir çoklarının bile şaşırdığı Afrin’de ki gelişmeler ardından şimdi de Sincan’da çekildiği ileri sürülen PKK’nin durumu da tartışılır hale geldi..

    Çünkü bir zamanlar, ‘cehennemden çıktı geldiler’ denen ve yıllarca oynadıkları korku filmi ardından bölgeye ABD’nin yanı sıra Rusya’yı getiren ve Suriye’nin altını üstüne getiren İşİT’e oynatılan oyunun aynısı sanki şimdi de PKK’ye oynatılmakta gibi..

    Yani ‘Çık ortaya devlet kuracağını söyle, önce çukurları kazı 5 bine yakın genci o çukurlara gömdür, ardından ‘Suriye’de Kanton kurdum de Türkiye’yi de bölgeye çek, bizde silahlarımız satalım’ filmi oynanıyor ve bu filimde silah satış bürosunun görevini de PKK üstlenmiş gibi..

    Bilemiyorum ama 7 Haziran’da HDP’nin aldığı oyları içine sindirmemiş gibi 1 Kasım seçim sürecini başlatan adımlar atan ve bu adımları attıkça başta Kürt siyasetçileri olmak üzere bir çok insanı zora sokan Öcalansız PKK sanki burada da bir başka görevde gibi..

    Salim Müslim’in Türk Askerini bölgeye çeken adımlar daha atılmadan bölgeyi terk etmesi gibi önce Afrin’den ardından Şengal’den çekileceğini belirten aynı PKK’nın neden bir çok insanın yanı sıra barış sürecini zora sokan ülke içinde ki adımlarına ‘Türkiye’den de çekiliyoruz’ demediği de ayrı bir soru ve tartışılır bir durum..

    Kısacası değeneğin her iki ucuna da dokunmanın bir hayli zor olduğunu gördüğüm şu günlerde Uğuru Mumcu’nun kitaplarını bir kez daha okuyup, burada ki oyunun nasıl olup yıllar önceden planlandığını görün diyeceğim..

    Ama korkum o ki benimde içinde bulunduğum çok meraklıların ya Mumcu gibi yada onca gazeteci ve bilim adamı gibi bir akıbete uğrayabileceğinden korkarım..

    Öyle ki dağı taşı bombalarken sanki bir şey görmüş gibi çarpılan ve arıdan veda konuşması yapıp, istifa etmese de kızağa alınmışcasına kenara çekilen içişleri bakanı gibi bizlerinde bu işleri çok karıştırmaması gerekir bir durumdayız gibi..

    En iyisi Putin’in nasıl olup o kadar başarılı (!) bir politika izlemesine karşın geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerde %99′ değil de, %76 gibi küçük (!) bir oy ile yeniden seçilmesini tartışalım..

    Çünkü sahada kendisine ses çıkaracak bir muhalefet bırakmamasına karşın Putin’in Arabistan ve diğer demokrasisi çok gelişmiş (!) diktatör, aşiret ve krallıklardan daha az bir oy alması PKK’dan ve onunla birlikte bölgede satranç oynayanlardan daha önemli bir konu ve bir o iktidar da tehlikesiz bir durumdur..

    Evet şeker fabrikaları ardından ABD’de de füze alacağını öğrendiğimiz Türkiye’nin Rusya’dan sonra Amerika’da alacağı füzeleri beklerken vali ataması beklenen Afrin’in ardından Şengal’dan da çekileceğini belirten PKK Türkiye’den ve Kandil’den de çekilir mi sizce demeden biz en iyisi Putin’i kıskanıp, onun aldığı oylardan biraz daha fazlasını almak için hazırlıkların devam ettiği 2019 seçimlerine bakalım..

    Çünkü yaşananlara baktıkça, okudukça zaten olmayan aklımız iyiden iyiye kendisini yeyip, bitirecek gibi..

    Bu arada dün Barzani’ye terörist deyip çok kızanların Barzani’nin kontrolünde olan Erbil’e uçak kaldırmaya yeniden karar verirken aynı karar vericilerin yine Ardahan Havaalanı istemini gözardı etiklerini de hatırlatalım?

  • MHP MHK'DA BİR ARDAHANLI!..

    AVUKAT GÖKHAN AĞDEMİR MYK’YA GİRDİ


    Bahçeli’nin tek aday olduğu kurultayda, MHP’yi 2019 seçimlerine taşıyacak yönetim kadroları da belli oldu. Çıldırlı iş adamı Fuat Ağdemir’in oğlu, 1 Kasım Genel Seçimlerinden MHP’den Ardahan Milletvekili adayı olan Avukat Gökhan Ağdemir’de Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.


    Bin 207 delegenin oy kullandığı kurultayda, önce Genel Başkan ardından Merkez Yönetim Kurulu üyeleri tek listeyle seçildi. MHP Ardahan İl Başkanı Hülya Davutoğlulları’nın da katıldığı 12. Olağan Büyük Kurultay’da gazetemizi arayarak tüm Ardahanlılara selam gönderdi.


    Davutoğlulları, hemşerimiz Avukat Gökhan Ağdemir’in Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, 4 Nisan’da Ardahan’da olacağını ve 2019 hedeflerinin gerçekleşmesi için gece gündüz çalışacağını söyledi.


    AĞDEMİR’DEN TEŞEKKÜR MESAJI


    Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Ağdemir: “Milliyetçi Hareket Partisi 12. Olağan Kongresinde Merkez Yönetim Kurulu’na seçilmem sebebiyle bu kutlu vazifeye şahsımı layık görerek şereflendiren, başta Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, Ardahan İl Teşkilatına, partimiz yetkililerine, delegelerimize ve tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunar, MYK ve MDK üyeliklerine seçilen tüm arkadaşlarımızı tebrik ederim. Vatana Millete hayırlı olsun. Rabbim bu şerefe layık etsin” dedi.



    Teslim alınmalar daha sürüyor..


    Bizim oralarda bir söz var ki bir çok söze ve manaya bedel.


    Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..


    ‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..


    Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..


    Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..


    Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..


    Haber aynen şöyle;


    Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı


    Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.


    Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.


    Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.


    İŞTE RESMİ AÇIKLAMA


    Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:


    “Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yü zdoksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”


    ‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..


    Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl 2019 seçim sonuçlarını bekleyin.


    O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..


    Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..

  • Vekil Tutuklandı!..

    Geçtiğimiz gün yapılan operasyonla gözaltına alınan Ardahan Halkların Demokrasi Partisi eski Milletvekili, HDP PM Üyesi Dr. Taşkın Aktaş, Kars eski Milletvekili Şafak Özanlı ve Diyarbakır eski Milletvekili Ayla Akat çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar.


    25 HDP’lin gözaltına alındığı operasyon ardından tutuklanarak Ardahan Kapalı Cezaevine konula HDP’li eski 3 Milletvekili ile birlikte gözaltına alınanların sorgusunun devam ettiği öğrenildi.


    **Sosyal Mesaj Tutuklamaları da Sürüyor..


    Öte yandan Ardahan’da, sosyal medyadan PKK’nın propagandasını yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 6 zanlıdan 4’nün de tutuklandığı öğrenildi.


    Alınan bilgilere göre Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Abdullah Öcalan’ın yakalanışının yıl dönümü dolayısıyla 15 Şubat’ta sosyal medya hesaplarından terör örgütü propagandası yaptıkları ileri sürülen zanlıların bulundukları adreslere 15 Şubat Perşembe eş zamanlı operasyon düzenledi.


    Operasyonda gözaltına alınan 6 zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından Ardahan Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilerek Ardahan Adliyesi’ne getirildi.


    Cumhuriyet savcısınca ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edilen zanlılardan N.A, A.C, B.H. ve A.Ş. “terör örgütü propagandası yapma” suçundan tutuklanıdı, iki zanlı adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.


    **Ardahan Eski Milletvekili Gözaltına Alındı!..


    *19/02/2018 Tarihli Haber


    Ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da devam eden operasyonlara bir yenisi daha eklendi.


    Alınan bilgilere göre aralarında HDP eski Ardahan Milletvekili HDP Parti Meclis Üyesi Dr. Taşkın Aktaş’ın da bulunduğu 25 kişinin gözaltına alındılar.


    HDP Ardahan İl Başkanları ve birde Avukat’ında aralarında bulunduğu siyasilere yönelik operasyonun sabah saatlerinde gerçekleştiği bilgisi alındı.


    Gözaltına alınanların Barış Sürecinin bozulduğu günlerde Göle’de yaşanan ve yaylaya giden minibüsün taranarak bir kişinin öldürülmesi arıdan yaptıkları basın açıklaması ardından açılan soruşturma çerçevesinden gözaltına alındıkrı da alınan bilgiler arasında oldu.


    **Akat’ta Gözaltında..


    BARIŞ ve Demokrasi Partisi (BDP) Batman eski Milletvekili Ayla Akat Ata, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında açılan soruşturma kapsamında, Diyarbakır’da gözaltına alındı.


    BDP Batman eski Milletvekili Ayla Akat Ata, 2015 yılında, Ardahan’ın Göle ilçesinde yaptığı açıklama ile ‘terör örgütü propagandası’ yaptığı iddiasıyla hakkında açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, sabah saatlerinde, Diyarbakır’daki evinde gözaltına alınan Ata, işlemlerinin yapılması için Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.


    **HDP’liler Ardahan’da Gözaltına Alındılar


    *17/03/2018 Tarihli Haber


    HDP Ağrı milletvekili Berdan Öztürk ve Iğdır milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, Ardahan’da referandum için “Hayır” çalışması yürütürken gözaltına alındı.


    HDP’li vekillere yönelik gözaltılar sürüyor. Bu kez HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ve Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman gözaltına alındı. Öztürk ve Adıyaman, Ardahan’da referandum için ‘Hayır’ kampanyası yürütürken gözaltına alınarak Ardahan adliyesine götürüldü.

    Milletvekilleri hakkında çıkan fezlekelerden dolayı haklarında yakalama kararı bulunuyor.

    Referandum çalışması sırasında gözaltına alınan HDP milletvekilleri Berdan Öztürk ve Mehmet Emin Adıyaman ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    Ardahan’da referandum için ‘Hayır’ çalışması yürütürken gözaltına alınan HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ve Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.


    Ardahan Adliyesi’ne götürülen Öztürk ve Adıyaman hakkında çıkan fezlekelerden dolayı yakalama kararı bulunuyordu.



    **HDP Göle’de ‘Hayır’ Dedi..


    16 Nisan’da yapılacak olan Anayasa Referandumu öncesi ‘Evet’, ‘Hayır’ çalışmalarını yürüten siyasi partilerden olan HDP Heyeti Göle’de Göliler ile bir araya geldi.

    16 Nisanda neden ‘Hayır’ denmesi gerektiğini Göleliler anlatan HDP heyeti ülkenin diktatörlüğe doğru gittiğini, halkın 16 Nisan’da bu gidişata dur diyeceğine olan inançları ile Gölede olduklarını belirttiler.


    **AK PARTİ ADAY ADAYLARINI STK’LAR SEÇECEK..


    Keşke CHP, HDP ve MHP’de Demokrasi Dese..


    *19/03/2015 Tarihli Haber


    7 Haziran 2015’te yapılacak Genel seçimlerde Ardahan’da 2 tane milletvekili çıkarmak için harekete geçen AK Parti, 23 Mart Pazartesi günü milletvekili aday adaylarını bu sefer STK temsilcilerine soracak..


    **SAFFET KAYA’NIN ADI BU LİSTEDE DE YOK!..


    Genel Seçimlere temkinli hazırlanan AK Parti Genel Merkezi, Ardahan’da bulunan 13 tane aday adayın 12 tanesinin hangisinin toplumda karşılığının olup olmadığını Ardahan’d aki Sivil Toplum Kuruluşlarına soracak. 


    Ardahan’ın kanaat önderlerine, ‘AK Parti’de kimi milletvekili olarak görmek istiyorsunuz?’ şeklinde yaklaşık 130 STK başkanı ve yönetimlerine davet gönderecek olan AK Parti Ardahan İl Teşkilatı, 23 Mart Pazartesi günü Halk Eğitim Merkezi Toplantı salonunda kuracağı sadıklarda oylamaya gidecek. Saat 09:00 ile 17:00 arası başlayacak oylamaya 140 kişinin katılması bekleniyor. 


    **SAFFET KAYA BU LİSTEDE DE YOK..


    Öte yandan pazartesi günü kurulacak olan sandıkta oy kullanacak olan STK’lara sunulan aday adayı listesinde Saffet Kaya’nın adı olmadığı alınan bilgiler arasında oldu.


    AKP, HDP’nin Durumuna Düşer mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Türkiye Partisi olacağız sloganı ile yola çıkıp, Erdoğan’a, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyerek 7 Haziran Genel Seçimlerine giden HDP’nin Kürtlerin oylarıyla mı yoksa Halkların Kardeşliğini savunanların ve Türk sosyal demokratların mı oylarıyla mı 80 Milletvekillini aldığı hala tartışılırken aynı HDP’nin adeta zoraki yaptırılan 1 Kasım Genel Seçimlerinde 7 Haziran’dan itibaren yollara, kentlere kadar inen ve 1 Kasım seçimleri ardından ortada yok olan PKK’nın da yardımıyla 1 Kasım’da bu milletvekili sayısını yarı yarıya kayıp ettiği bir diğer tartışılan konudur..

    Referanduma gidildiği bir süreçte böyle bir yazıya ne gerek var diyeceklerin benim asıl işi başkanlığa çalışan AKP’ye ve ‘Evet’ deyin’ diye ülkenin tüm alanlarını, reklam panolarını, televizyon ve radyoları, gazete ve dergileri kapatan ağzını açanı fetocu, pkkcı, ulusalcı hain ilan eden anlayışa getirmek istediğimi sanırım anlamıştırlar.

    Çünkü HDP’nin 7 Haziran’da aldığı 13 Milyon oyun yarısına yakını HDP’li olmayan ama CHP’nin, hatta MHP’nin politikasını beğenmeyip, AKP’ye dur demek için HDP’ye oy verenler olduğu ve bu oyların 1 Kasım’da geri alındığının tartışıldığı o dönem gibi bugünde aynı durum AKP için konuşulmakta desem inanır mısınız?

    Yani referanduma doğru gidildiği AKP’nin aldığı oyların 10 milyon bu referandumda Hayır diyebileceğinin konuşulduğu bir sürecin yaşandığından AKP’lilerin ve Cumhurbaşkanının haberinin olup, olmadığını bilemiyorum ama benin son bir kaç gündür görüp, duyduğum bu..

    Yani rejimin, sistemin değiştirilmek istenmesinden hain ilan edilenler gibi 10 milyona yakın AKP’linin de rahatsız olduğu konuşulmakta..

    Ve bu durum bana ‘AKP, HDP’nin Durumunda Düşer mi?’ sorusunu sordurdu..

    Onu da 16 Nisan akşamı ve sabahı hep birlikte hem de hayırlısıyla görelim derim
    ..

     
     

  • Öztürk Yılmaz Yeniden Başkan Yardımcısı, Aktaş'ta PM Üyesi Oldu..


    Öte yandan Dr. Taşkın Aktaş’ta dün yapılan Halkların Demokrasi Partisi Parti Meclis Üyeliğine seçildi.


    **Öztürk Yılmaz Yeniden Seçildi,


    2 Belediye Başkanı ile CHP İl’in İşi ora Girdi..


    Öztürk Yılmaz’ın CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına, Dr. Taşkın Aktaş’un HDPnin Parti Mecis Üyeliğine seçildiği şu günlerde CHP’li iki başkan ile CHP Ardahan İl’in işi zora girdi gibi.


    Buna nede ise Öztürk Yılmaz ile araları iyi olmadığı bilinen mevcut CHP Ardahan İl Başkanı ile CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanlarının Yılmaz’a karşıtlıkları olmasının bilinmesi oldu.


    **Ardahan’ın 478 Koduyla PM’ye Girdi!..


    *05/02/2018 Tarihli Haber


    Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Cumhuriyet Halk Partisinin 36 Kongresinde Parti Meclisine aday olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz bir önceki dönemde aldığı oylardan daha fazlasını alarak yeniden CHP Parti Meclisine seçildi.


    Aynı zaman da CHP’nin Dışişlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan CHP Ardahan Milletvekili Öztük Yılmaz milletvekili olduğu Ardahan”ın posta kodu 478 rakamı kadar oy alarak yeniden parti meclis üyesi oldu.


    **Giremez dediler, oy patlaması yaptı!..


    Başta CHP Ardahan İl Örgütünden olan bazı kişiler olmak üzere bir çok kişinin yeniden parti meclis üyesi olamayacağına kanaat getirdiği Öztürk Yılmaz bir dönemki PM adaylığından aldığı oyları arttırarak yeniden CHP Parti Meclis Üyesi olduğu görülürken, Yılmaz’ın PM Üyesi olamayacaklarını ileri sürenler ters köşe oldular.


    Öte yandan Öztürk Yılmaz’ın yeniden PM’ye seçilmesinin CHP Kurultayı öncesi Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile girdiği polemiklerin etkili olduğu ve bu durumun partililerce görülüp, Yılmaz’a sahip çıktıklarını da ortaya koydu.



    **Sezgin Kaya Yeniden Disiplinde..


    Gürsel Tekin’in aday olmadığı, Ardahan’ın eski milletvekilleri Ensar Öğüt ve Faruk Demir’in yanı sıra diğer aday olan Ardahanlı siyasilerin seçilemediği CHP’nin Parti Meclisi Üyeleri gibi Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri de belli oldu.


    Ardahanlı Avukat Sezgin Kaya’nın 534 oy alan ve yeniden CHP YDP’ye seçildi.


    **Bizimkiler PM’ye Girecekler mi?


    03/02/2018 Tarihli Haber


    Kemal Kılıçdaroğu’nun 5 kez Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına seçildiği CHP’ni n 36 nci kurultayın da bir çok Ardahanlı siyasetçi Parti Meclisine aday oldu.


    CHP Ardahan Milletvekil Öztürk Yılmaz, CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt’ün yanı sıra Halil Çiftçi, Erdem Uygur, Faruk Demir, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan aday adayları arasında adı il sıralarda olan Gürsel Tekin’in yanı sıra bir çok Ardahanlı CHP’linin aynı kongrede Parti Meclis Üyesi olmak için aday olduğu, olacakları öğrenildi.


    **Kılıçdaroğlu Yeniden Seçildi..


     


    Bir çok Ardahanlının PM’ye üye olduğu CHP’ni 36 ncı kurultayın da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, girdiği 5’inci kurultaydan da zaferle çıktı. Kılıçdaroğlu, 36’ncı Olağan Kurultay’da delegelerin kullandığı oyların 790’ını alarak yeniden genel başkan seçildi. Rakibi Muharrem İnce ise 447 oy alarak genel başkanlığa adaylığını koyduğu ikinci kurultayda da umduğunu bulamadı.


    CHP’nin ve Bizm CHP’lilerin Büyük Kurultayına Bir Bakış..


     






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Afrin’e yapılan çıkarmaya da bizzat başkanlık eden Başkan Erdoğan’a karşı gerektiği gibi muhalefet yapmamakla eleştirilen Cumhuriyet Halk Partisi büyük kurultayını yapıyor.

    Ardahan CHP’nin de içinde bulunduğu bir çok İl, ilçe Örgütünün mevcut genel başkanları olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında olduklarını açıkladıklar ve bana sorulursa Kılıçdaroğlunun yeniden başkan olacağı bu kurultaya baktığımızda Kılıçdaroğlu’na karşı yada yanındakilerinin hepsinin asıl hesabın 2019 seçimleri olduğunu da görmek mümkün..

    Çıraklık dönemlerini geride bıraktığına artık inanılan ve Erdoğan gibi güçlü bir rakibe iyi dayanan, en önemlisi 2019 seçimlerinde gitmeden önce kendisine yakın delege, il, ilçe örgütlerini kurduğu görülen Kılıçdaroğlu’nun ezici bir çoğunlukla kurultayda zaferle çıkacağı net gibi..

    Çünkü Erdoğan’ın da Kılıçdaroğlu’na alıştığı bir süreci yaşayan CHP’nin 2019 Genel seçimleri öncesi yeni bir isim ve kadro kuracak ne zamanı ne vakti var..

    Ve bu nedenle 3-4 Şubat’ta gerçekleşecek olan kurultay da asıl kavganın genel başkanlık koltuğu olmadığını asıl hesapların bu kurultay da partinin üst yönetimine girmek hesapları olduğunu görmek en doğru bakış olacaktır.

    Ve CHP’nin önümüzde ki kurultayının bizi ilgilendiren tarafı da budur..

    Başta şu an CHP Genel Başkan Yardımcısı olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın durumu ve onunla yarışan yeniden yerine geçmek için mücadele veren Ensar Öğüt, İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmayı düşünen Gürel Tekin, Dr. Bülent Kerimoğlu ve diğer nice Ardahanlıların bu kurultayda nasıl bir yol izleyerek partinin üst yönetiminde yer alıp, alamayacaklarıdır..

    Asıl bu durumu masaya yatırıp, tartışmak gerekir..

    Çünkü siyasetlerinin devamı için bunun mutlak olduğunu bilen Ardahanlı CHP’lilerin olduğu gibi tüm CHP’nin ülkede sol orijinli ciddi bir CHP ve ona sahip çıkan solcular aracılığı ile AKP’nin karşısında en ciddi parti olduğunu bu partide siyaset yapanlar, yapmayı düşünenlerin hepsi iyi bilmekte..

    Ancak parti yönetiminde yer almak için ve bu yerler aracılığı ile siyasetteki yolun önünü açmak, aşmak için mücadele veren Ardahanlıların burada da birlik içinde olduğunu söyleyemeyiz..

    Ardahanlı tanıdık, tanımadık isimleri gerek bu kurultaydan önce gerekse şu an yan yana göremediğimizden mi yoksa ince siyasetlerinden dolay mı bir araya gelemediklerini bilemezken bu durumun hiç birisine yaramayacağı ve en büyük tehlikenin CHP’nin üst yönetiminde yer almayı düşünenlerin hemen hepsinin bir birine atacağı kazıklardan dolayı saha dışı kalacabileceklerini düşünenlerdenim..

    Çünkü Beykoz’da ardından İstanbul İl’de yaşananlar diğer bölge ilçe kongrelerinde olduğu gibi Ardahan’da da denildiği kadar birlik, beraberlik olmadığını söylemek sanırım CHP’lilere ayıp olmaz.

    Neyse bekleyip, bakalım derken son günlerde ÖSO ile ilgili yaptığı açıklamalarıyla Başkan Erdoğan’ın topa tuttuğu CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın bu süreçte yalniz bırakılmaması gerektiğine de işaret etmek isterim..

     


    **CHP Merkez’den Mektup Var


    *20/03/2016 Tarihli Haber


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay CHP’li üyelere yazdığı mektupta sorunlara karşı birlikte mücadeleye davet etti.

    İşte o mektup;


      CUMHURİYET HALK PARTİSİ      MERKEZ İLÇE BŞK.                                                       ARDAHAN


                                                      SAYIN  ÜYEM


    Değerli Yol Arkadaşım;


                  93 yıllık çınar olan ve hepimizin büyük bir gururla mensubu olma onuruna nail olduğumuz


     Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Önderliğinde Anadolu’nun bütün Halklarını bir araya getirerek Emperyalizmi yenmiş yeni bir Devlet kurma başarısını göstermiş ve büyük DEVRİMLERİ gerçekleştirmiş bir partidir.


               Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bugüne ülkemizin içine düştüğü her sıkıntı Cumhuriyet Halk Partili bireylerimizin emekleri ve çabalarıyla bertaraf edilmiştir.


               Ülke olarak bugün yine iç ve dış siyasette sıkıntılı günler yaşıyoruz.


               Anadolu Halklarının en doğal talebi olan;


     


    ·         Üniversitelerin özerk yapıyla bilimsel, parasız ve eşit eğitim vermeleri,


    ·         Kadın haklarının ihlal edilmediği,


    ·         Doğal kaynaklarımızın hoyratça talan edilmemesi ve beraberinde ekolojik dengenin korunması,


    ·         Beşikkaya Barajı, Malzeme Ocakları, Geçimli –Geçimsiz Malzeme alanları ile Ardahan’ımızın Suyu, Ormanlık alanları, Yeşil ve Ekili arazileri verimli topraklarının yok edilmesini önlemek,


    ·         Atatürk ilke ve Devrimlerinden katiyen taviz verilmeden, özellikle Laikliğin ötelenmeden orta öğretimde Karma Eğitim sisteminin mevcudiyetini koruması,


    ·         Ülkemizin bugünkü en temel sorunlarının başında gelen Kürt Sorununun barışçıl ve demokratik yollarla Meclis te çözülmesi,


    ·         Başkanlık sisteminin reddedilerek, kuvvetler ayrılığının esas alındığı güçlendirilmiş Parlamenter sistemin devamının sağlanması,


    ·         Her yurttaşımızın Düşünceyi ifade özgürlüğü ile birlikte İnançların özgürce yaşandığı çağdaş Türkiye’nin yaratılması,


    ·         Milletvekillerine imtiyaz olarak tanınan dokunulmazlığın Kürsü dokunulmazlığı hariç tamamen kaldırılması,


    ·         Hukukun üstün olduğu bir zeminde yargının ve basının özgürce çalıştığı ülke yaratma…


             Gibi sorunlarının bir an önce çözüme kavuşması gerekmektedir.


             Cumhuriyet Halk Partisi bugüne değin toplumu merkeze alan, toplumsal sorun ve kaygıları ortak akıl etrafında oluşturulan kolektif çalışmalarla çözüm yoluna gitmeyi kendine ilke edinmiştir.


              Merkez İlçe Örgütü, Partimizin yukarıda sıraladığımız sorunların çözümüne yönelik çalışmalarının geniş kitlelere ulaşması ve anlatılması için sizin enerjinize, birikiminize, fikirlerinize ve yol arkadaşlığınıza gereksinim duymaktadır.


                Yol arkadaşlığınızı ve değerli fikirlerinizi bizlerden esirgemeyeceğinizi temenni ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.


    Kadir Sinan ONAY


    Merkez İlçe Başkanı

  • Ardahan'a Değil, Ardahan'da Küçük Bayburt'a Havaalanı Yapılacak!

     


    Gümüşhane’nin Köse ilçesine bağlı Salyazı köyünde inşa edilecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Gümüşhane ve Bayburt illerini ziyaretinde 2019 sonuna kadar bitirilmesi talimatını verdiği ve yaklaşık 300 milyon lira bedelle ihale edilen havalimanına Gümüşhane’den daha kısa sürede ulaşmak için alternatif güzergah çalışmaları da sürüyor.


    2019’DA TAMAMLANACAK


    Gümüşhane Valisi Okay Memiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gümüşhane ve Bayburtluların heyecanla beklediği havalimanı projesinin ihalesinin 16 Ocak’ta gerçekleştirildiğini hatırlattı.


    İhaleye yoğun bir katılım olduğunu ve teknik detayların tamamlanmasının ardından kısa süre içerisinde yer teslimi yapılarak projeye başlanacağını ifade eden Memiş, projenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın talimatları doğrultusunda 2019 sonuna kadar tamamlanacağını vurguladı.


    “2 MİLYON YOLCU KAPASİTELİ OLACAK”


    Gümüşhane şehir merkezinden alana ulaşımın yaklaşık 1 saati bulduğunu ifade eden Memiş, alana daha kısa sürede ulaşmak için alternatif güzergahlar üzerinde çalışmalar yapıldığını ve bu sürenin yarım saate indirileceğini vurguladı.


     


    Memiş, havalimanının yapılacağı alanda 1 kilometre uzunluğunda 30 metre genişliğinde bir pistin bulunduğunu ve yeni projeyle pist uzunluğunun 3 kilometreye, genişliğinin ise 50 metreye çıkarılacağını bildirerek, “En az yılda 2 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanı olacak. Aktif ve kullanılabilir bir havalimanı olacak. Bu bölgenin yolcu kapasitesini fazlasıyla karşılayacak, potansiyeli fazlasıyla olan bir havalimanı olacak. Bizim bu yörede çok ciddi sayıda gurbetçimiz var. Kış nüfusumuz 200 bin belki ama yaz nüfusumuz en az bunun iki katı. Aktif ve kullanılabilir bir havalimanı olacak. Yer teslimi yapılacak ve kazmayı vuracağız.” diye konuştu.


    “UÇAKLAR RAHATLIKLA İNİP KALKACAK”


    Vali Memiş, havalimanının kente büyük avantaj sağlayacağına işaret ederek, kolay ulaşımın kentin turizmine ciddi katkılar sunmasını beklediklerini dile getirdi.


    Memiş, havalimanının Gümüşhane mülki sınırları içerisinde yer aldığını ancak adının henüz belirlenmediğini, Gümüşhane ve Bayburt’un ortak kullanacağı bir havalimanına kavuşacağını ifade ederek, şunları söyledi:


    Salyazı’da etrafta hiç yüksek dağ yok. Uçakların, olumsuz hava koşullarında, aşırı yağmurda ve siste havalanması önemli. Bu bölgede sis neredeyse hiç olmuyor. Bu havalimanı yapılan teknik ölçümlerde mania hattı ve iklim koşulları itibarıyla Karadeniz Bölgesi‘nin en avantajlı havalimanı olacak. Dolayısıyla Karadeniz Bölgesi’nde, Trabzon’da, Ordu-Giresun’da ve hatta Rize ve Artvin için yapılacak havalimanlarına mevsim koşullarından dolayı inemeyecek uçakların inebileceği en yakın güzergah bizim havalimanımız olacak. Hava koşullarından en az etkilenecek havalimanı olacak. Bu bizi çok avantajlı kılacak. Bölgenin coğrafi ve topografik şartlar ve iklim koşulları açısından en iyi havalimanı Gümüşhane-Bayburt havalimanı olacak. Uçaklar rahatlıkla inip kalkacak. Hep birlikte istediğimiz yere uçacağız.


    **Ardahan’a Yine Havaalnı Yok..


    Yedi yeni havalimanı daha geliyor..

    *25/11/2016 Tarihli Haber


    Her 100 kilometrede bir havalimanı projesi kapsamında, Yozgat, Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane (Salyazı), Niğde-Aksaray, Karaman, İzmir Çeşme Alaçatı ve Batı Antalya havalimanlarının yapımı planlanıyor. Alaçatı, Antalya ve Rize’ye yapılacak havaalanları sürpriz olarak niteleniyor.


    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, ulaştırma sisteminin en önemli dişlilerinden biri olan havacılıkta 2003’ten bu yana sektörün gelişmesi için köklü adımlar atıldı. Aktif havalimanı sayısı 55’e çıkan yurt içi uçuş ağına, gelecek dönemde YozgatRizeArtvinBayburtGümüşhane (Salyazı), NiğdeAksarayKaramanİzmir Çeşme Alaçatı ve Batı Antalya havalimanlarının eklenmesi planlanıyor.



    Yurt içinde havayolunu kullanan vatandaşların ve yabancı konukların yüzde 90’ı karayoluyla 100 kilometre yol alarak herhangi bir havalimanına erişebiliyor. 2023’te havayolunu yurt içinde kullanan her birey, 100 kilometre mesafe katettikten sonra herhangi bir havalimanına ulaşabilecek.      

    Havacılık sektöründe büyük gövdeli uçak sayısı, 162’den 540’a çıkarken, toplam yolcu sayısı 2003’e göre yaklaşık 6 kat artarak 2015 sonunda 181,5 milyona yükseldi.      


    Havacılık anlaşması bulunan ülke sayısı, 81’den 167’ye çıkması Türk sivil havacılığına büyük katkı sağladı. 2003’te 2 havayolu şirketiyle 60 noktaya uçuş gerçekleştirilen yurt dışı uçuş ağı yüzde 372 arttı. Yurt dışı uçuş ağı, 6 havayolu şirketiyle 116 ülkede 283 noktaya ulaştı.      


    Yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ve ilk etabı 2018’in ilk çeyreğinde devreye girecek İstanbul yeni havalimanı, Türkiye‘yi dünyanın en önemli transit merkezlerinden biri haline getirecek. Projenin tamamlanmasıyla Türkiye’nin havacılık tarihinde yeni bir sayfa açılacak.


    Yazıma başlamadan önce Adana’da yeni bir bombalı saldırının meydana geldiği, Fırat Kalkanı adı verilen ülke sınırı dışında ki operasyona katılan 3 askerin şehit olduğu haberlerini alıyordum.

    Avrupa Birliğinin Türkiye ile olan ilişkilerini askıya almaya hazırlandığı bir sırada meydana gelen bu iki olay öncesi yaşananların zaten zorda bıraktığı ve bir hayli zora soktuğu ülkenin nereye gittiği yönünde ki soruları yeniden sorduran bu iki ölümlü olay öncesi de genel başkanlarınında içlerinde olduğu 10 Milletvekili tutuklanan HDP’nin yeniden meclise döndüğünü de öğreniyorduk. 


    **KARSLILARDAN ÖNCE ARDAHANLILAR GİTTİ!..


    01/06/2016 Tarihli Haberler


    Gerek bürokrat olduğunda, gerek ise milletvekili olduğunda bir güne bir gün Ardahanlıların etkinliklerine katılmayan, Ardahan’ı ziyaret etmeyen, Ardahan’ın Çıldır ilçesinin batı yakasında geçmesi gereken Kars-Tiflis- Bakü Demiryolunun güzergahını değiştirip, Kars’a yakın olan Doğu yakasına aldıran, Çıldır’a kurulması gereken Antropolü Kars sınırları içine aldıran Karslı bakan Kars’a gidip, hemşehrileri ile buluşurken, İstanbul’da ki bir grup Ardahanlı da koşa koşa bakanı ziyarete gittiler.


    **Bayburt Bakanını da Ziyaret Edip, Kutlayın..

    Ardahan’ın kendi başına bir kent olduğunu ve yıllarca Kars’ın gölgesi altında kalıp, hala Kars ilçesi olarak adlandırılmak istendiği bir süreçte Bizim neden bir bakanımız yok?’ demeyen İstanbul’da ki Ardahan diasporasını başının kutlamak için yollara düştüğünü duyan Ardahnalılar Karslı bakan diğer bakanlar gibi hepimizin bakanı o zaman sadece Karslı bakanı değil Ardahan’a komşu olan Erzurumlu bakanların yanı sıra Ardahan’dan küçük Bayburt’unda bakanını ziyaret edin diyerek diaspora elamanlarına tepki gösterdikleri görüldü. 


    **HDP’liler Meclise Dönmüş..


    Yazıma başlamadan önce Adana’da yeni bir bombalı saldırının meydana geldiği, Fırat Kalkanı adı verilen ülke sınırı dışında ki operasyona katılan 3 askerin şehit olduğu haberlerini alıyordum.


    Avrupa Birliğinin Türkiye ile olan ilişkilerini askıya almaya hazırlandığı bir sırada meydana gelen bu iki olay öncesi yaşananların zaten zorda bıraktığı ve bir hayli zora soktuğu ülkenin nereye gittiği yönünde ki soruları yeniden sorduran bu iki ölümlü olay öncesi de genel başkanlarınında içlerinde olduğu 10 Milletvekili tutuklanan HDP’nin yeniden meclise döndüğünü de öğreniyorduk. 

    Başkan Erdoğan’ın doların ateşini düşürmek için bankalara çağrı yaparken, bu ateşi arttıran nedenlerin başında kendisinin ve emrindeki hükumetin yönetimi anlayışının neden olduğunu görmezden geldiği gibi HDP’liler de ‘Çekilirsek bizi unuturlar’ korkusuyla meclise dönmüştü..

    Yani ülkenin bugünkü durumunun yaşanmasında neden olan iki tarafın yani Başkan Erdoğan ve Hükumet ile HDP’nin son aylarda ki dişe diş tartışmalar vede ardından yaşananların ülkeyi nereye götürdüğü belli olmazken, ekonominin de her geçen gün daraldığı da diğer bir gerçek..

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın bile işsizliğin %11’leri geçmesinden şikayetçi olduğu bir süreçte sessizce meclise dönen HDP’liler de biliyor çözüm mecliste..



    **Kim kime tecavüz etti?


    Dikkat ediyor musunuz bilmem ama iktidar ve onun kurucusu, koruyucusu başkan ülkenin gündemini istedikleri gibi belirliyorlar.

    Çünkü HDP’lileri içeri alan, dolara ateş veren iktidar başta CHP’nin olmak üzere tüm kamuoyunun dikkatlerini başka yönlere çekmekten bir hayli usta.. 

    Avrupa’nın da içinde bulunduğu kamuoyunu meşgul etmekten bir hayli ustalaşan iktidar ve başkan son olarak cinsel istismar meselesini ortaya atıp, HDP’ye kilitlenen CHP’nin dikkatini dağıtırken, zaten elinde olan basın ve medyaya da yeni malzeme sunarak ülkenin gerçek gündemini bir kez daha arka plana atmayı başardı..

    Evet, kimin kime tecavüz ettiği, tecavüzcüleri serbest bırakalım mı, bırakmayalı mı derken aslında birileri ülkenin gerçek gündemine tecavuz edip, bir kenara atıverdi…

    Ve bu oyunu yine yutan muhalefet Anayasa değişikliği, HDP’lilerin durumu, her gün gelen zamlar, doların durdurulamayan yükselişini unutuverdi..

    Ve en önemlisi hala başka ülkelerin toraklarında olan askerin durumu ve komşularla olan ilişkiler çok güzel gölgelenip, yine unutturuldu..

    Bu nedenle hep derim Başkan Erdoğan bu işi biliyor ve ondan dolayı Erdoğan’ı değil, onun ortaya koyduğu siyaseti yutup,  şaşıranlarındır asıl suç..


    **ÇILDIR GÖLÜ DONDU!..


    Göçün devam ettiği, Posof ve Sahara tünellerinin açılmadığı, Derneklerinin ‘Büyük Buluşma’ sahtekarlığı ile kaz gecesi biletleri satmaya devam ettiği, Eğitimin dibe vurduğunu, son 5 yıldır adeta yayın yasağı getirilip, resmi kaynaklarca saklandığı, bölünmüş denilip, bir türlü bitmeyen yolların olduğu, Göle hastanesi yapılana kadar Ardahan’ın yeni hastanesinin çökmeye başladığını görmeyenler bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    ARDAHAN DONDU, KURA BUZ TUTU, BIYIKLAR PUS OLDU..

    İnternet sistemi bir türlü oturmayan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük kapısında geçişler saate bağlanırken, Hopa Sarpın 24 saat açık olup, geçişlerde her şeyin getirilebildiğini yazmayan, yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KALE YANI BUZ SARKINTILARI İLE DOLDU, MEYDANA GELEN İNEK ÜŞÜDÜ!

    Ardahan’ın olduğu gibi Hanak, Posof, Göle, Damal ve Çıldır’ın giriş yollarının çarşı merkezleri gibi hata hura olduğunu, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne olduğu gibi Üniversitesine aylardır Rektör atanmadığını, 22 Yıldır İl Kültür Müdürünün olmadığını diğer bir çok kurumun Milli Eğitim, Üniversite ve son olarak Müftülük gibi vekilin vekili ile idare edildiğini, Doğalgazın zor bela geldiği ama doğalgaz sistemine imza atacak bir kişinin beklendiğini yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..

    KUŞ UÇARKEN BUZ TUTTU, LEYLEK AYAKLARI ÜŞÜDÜĞÜ İÇİN UÇAMADI..

    İki vekili, onca partisi olmasına karşın sorunları dile getiren gazetecileri öcü gösterilen, bu yönde çaba ortaya konan meclis dışında ki parti başkanlarını işi bozan sayanları, bir kayak evi bitirilemezken ikinci kayak evinin ölçüleri yapanları, vekilin kardaşının bile isyan ettiği belediye başkanlarını olduğunu, cep harçlıkları ile futbolu yaşatmaya çalışan gençlerin sentetik değil naylon çimde oynadığını ve bir çok bina gibi depreme dayanıklı olmadıkları rapor edilen şehir stadının ne zaman yapılacağını yazamayanlar bugünlerde yaman haberler yapıyorlar..

    75 PLAKALI ARAÇ BULAMADIK 06 PLAKALI ARACA SU DÖKÜP DONDURDUK VE DE GÖRÜNTÜLEYİP, AJANSA YUTTURDUK ONLAR DA ‘ARDAHAN DONUYOR’ DEYİP, ARDAHAN’In YAŞANMAZ OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA AKTARDI..

    Evet bitmedi, sıra Çıldır Gölü Dondu haberlerinde..

    Çünkü Serhat Spor’un paraya güvenip, tepe takla olduğunu, spor’un S’sinin olmadığını, 23 Şubat’tan alınıp, daha inşaat halinde olan binaya götürülen öğrencilerin lağım sitemi çalışmayan binada eğitim görüğünü, KAI ve KAISİAD’lara karşıyım deyip, gidip onların çadırında standa açıp, çorba dağıtanları yazmak işlerine gelmez ve bildik haberlerini yani ‘Kar Yağdı, çöpler ve çukurla altında kaldı’, ‘Yağmur Yağarken her yer çamur oldu’ deyip ağırmayan başlarını ağırtmaya ne gerek var?..

    Haydi onca ibretlik haberin haber olamadığı Kafkaslara açılan gümrük kapıları olan ama ithalat, ihracatın yapılmadığı, BTC gibi Nabcconun da doğayı katletmeye başladığı, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzeirne ki Antrepolun Kars’a çekildiği, Havaalanı istemlerine kulak tıkatıldığı Ardahan’da 2. Haber Vizyonumuz perde açıyor..

    Oda; ÇILDIR GÖLÜ DONDU..


    **HDP ve Ekonomi..


    İki Genel Başkanı ve bir çok milletvekilinin tutuklu olduğu Halkların Demokratik Partisini bitirme hesapları yapanların bu planlarının tutmadığını tam aksine ekonomik piyasalar dahil, ülkenin siyasi gidişatını tıkadığını görmek için başkan yada başbakan olmaya gerek yok..

    Çünkü bunu görmek için Akdeniz’den girip, Ege’den çıkıp, oradan da İstanbul’a ger, gelmeleri yeterlidir..

    Akdeniz’in, Ege’nin ülkenin güney doğusunda yaşananlara duyarsız kalmadığı ama yerinde durup, beklemede olduğu, bir çok turistik tesisin satılığa çıkarıldığını görecek olanların asıl gördükleri yapılacak olan bir baskın seçimle yanılacakları da diğer bir gerçektir.

    Buna neden ise HDP’ye yönelik yapılan operasyonların oy getirmediği gibi ekonomiyi de çökertme noktasına getirdiğini de söyleyebiliriz..

    Ve en önemlisi eğer bu yönde yani HDP’ye yapılan bitirme operasyonun tuttuğunu görseler zaten seçime gidecekleri de diğer bir gerçektir..

    Ama bunun tutmadığı gibi yeni sorunları da beraberinde getirdiğini görenler şimdi başka hesaplar yapa dururken, HDP’nin de bir an önce kongreye gidip, yeni genel başkanını ve de ne yapacağını ortaya koymalıdır..

    Çünkü tıkanan ekonominin gün geçtikçe sosyal olaylara neden olacağı görülmek istenmese de baskın yapanın da baskına uğrayanın da ülke gibi önleri tıkandığı bir gerçektir..

    arada HDP’de bir an önce kongreye gidip, yeni yönetimle ne yapacağını ortaya koymalıdır..


    **Vekil Rektör, Vekil Müdür..


    Vali beyinde katıldığı bir toplantıda Ardahan’da devam eden göçün önüne geçmek için turizmi de devreye sokulacakmış..

    Son olarak gittiğim Deniz’li Pamukkale’de dinlenmek ve bir çay içmek için oturduğum cafede morali bozuk halde bana çay getiren garsona ‘Millet nerede?’ diye sorarken ‘Ben garson değilim, iş yeri sahibiyim. Bırak milleti de işsizlikten garson çalıştıracak para bulamıyoruz’ diyordu..

    Ve; ‘Nerede bu millet?’ soruma da ‘Milletin yarısı savaşa, yarsı da iş bulmak için göç etti’ diyordu..

    Şimid Ardahan ve Deniz’li de gördüğüm ve yaşadığım bu iki olayı nasıl bağlayacaksın diye merak edenlere cevabı vereyim.. 

    Evet, ben dahil Ardahan’da ki insanların göç etmemek için direndiği şu günlerde yeniden yaşanmaya başlayan dondurucu soğukları turizme çevirip, geriye göçü başlatacaklarını iddia eden hayali olan ve projelerin yıllardır bir türlü sonuç vermediğini anlamayanların ülkenin diğer yakasında yani turizm merkezlerimizden Deniz’li de yaşananlardan da sorumlu olduğunu bilmek gerekir..

    Çünkü 22 Yıldan fazladır Ardahan’a bir turizm müdürü atayamayanlar aylardır rektörsüz yönetilen üniversitenin ve de Ardahan’ın gelişmesini, göçün durmasını sağlayamazlar derim.. 

    Çünkü masa başında hazırlanan ve onca masraflara karşın bir türlü sonuç vermeyen plan ve projeler ile ülkeyi idare edenler önce işin ehlini, yani vekilin vekli ile idare edilen ülke anlayışını terk etmelidirler.. 

  • Ardahan Vekili Geri Adım Atmadı, Meydan Okudu!..

    **CHP’li Yılmaz: Alayınıza başkaldırıyorum,


    kimse bana hesap soramaz..


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, kendisi hakkında linç kampanyası yapıldığını belirterek, “Başkaldırıyorum, alayınıza başkaldırıyorum. Hiç kimse bana hesap soramaz, herkes haddini bilecek” dedi.


    Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, CHP’nin Zeytin Dalı Harekatı’na destek verdiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yanında yer aldığını anımsatarak, CHP’yi operasyonun karşısında gibi gösteren çevreler bulunduğunu, bunları kınadıklarını söyledi.


     


    “Vatan, millet konusunda durduğumuz yerin son derece açık, berrak, net olmasına rağmen bu operasyon sanki PKK-PYD’ye değil de CHP’ye yapılıyormuş gibi yöne evrilmesi, ona sürüklenmesi üzüntü vericidir” diyen Yılmaz, CHP’nin çizgisinin belli olduğunu, kimsenin CHP’nin çizgisini sorgulayamayacağını ifade etti. 


    ‘ÖSO, ŞAİBELİ BİR OLUŞUM’


    TSK’yı hiçbir zaman Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile eş tutmadıklarını, tutmayacaklarını vurgulayan Yılmaz, “Göz bebeğimiz, varımız yoğumuz, evlatlarımızdan oluşan, ülke güvenliğini koruyan orduyu ÖSO’nun arkasına saklamayız, saklayanlara da karşı çıkarız. Hiçbir zaman şaibeli bir oluşumla bir Türk ordusunun anılmasını istemeyiz. Türk ordusu zayıfmış gibi, başka unsurlardan destek almak zorundaymış gibi göstermesinler” diye konuştu. 


     



    Yılmaz, Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili konuştuğunu ve kimseye hakaret etmediğini, ancak bazı kişilerin şahsına yönelik hakaret, aşağılayıcı ifadeler kullandığını belirterek, bu kişileri de kınadığını söyledi. 


     


    IŞİD İLE BAŞKONSOLOSLUKTA YAŞANANLAR


    CHP’li Yılmaz, 11 Haziran 2014 tarihinde saat 11.00 sıralarında Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nun ‘katil sürüleri’ diye nitelediği IŞİD tarafından sarıldığını, kendisinin çatışma talimatına rağmen hükümetin ‘çatışmayın’ talimatıyla çatışma yaşanmadığını anlattı.


    Başkonsoloslukta bulunan herkesin bahçede toplatılarak diz çökertildiğini ifade eden Yılmaz, kendisinin de kafasına makineli tüfek dayanarak makam odasına götürüldüğünü, Türk Bayrağı ve Atatürk fotoğrafları önünde, kafasına silah dayanmış görüntüsünün alınmak istendiğini ve buna direndiğini dile getirdi. 


    Öztürk Yılmaz, konuşmasına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na yüklenerek şöyle devam etti: 


     



    “O gün ‘kadınlara, çocuklara, buradaki insanlara zerre kadar bir şey yaparsanız önce ben öleceğim’ diyorum. Bir tane kendini bilmez çıkmış, bana ‘korkak’ diyor. Sen kimsin, cesaret kim? Cesaretin bir arada olmayacağı tek kişi sizsiniz. Anadan doğma gelir cesaret. Cesaret Allah’ın insana verdiği bir yetenek değildir, bir ruh halidir, diz çökmeme halidir, ülkene laf getirmeme halidir, it sürülerine başkaldırma halidir. Cesaretin ne olduğunu ölçmek mi istiyorsun? Ben sana yol göstereyim; benim ordum PKK-PYD ile savaşıyor, sen de Dışişleri Bakanısın. Kabinede çürük raporu alıp bir şekilde yırtan kişileri de yanına alıp cepheye gitmen lazım. Hadi git, ben seni alkışlayacağım.


     


    ‘HERKES HADDİNİ BİLECEK’


    Herkes haddini bilecek. IŞİD’den de onun dizginlerini elinde tutanlardan da korkmuyorum. Bugün bazı odaklara hesap soramayanlar, gelmiş bir vatanseverin yakasına yapışmış, linç kampanyası yapıyorlar. Başkaldırıyorum, alayınıza başkaldırıyorum. Hiç kimse bana hesap soramaz, herkes haddini bilecek.”


    ‘BEN BURADA ŞEHİT OLMAK İSTİYORUM’


     



    IŞİD üyeleri hakkında küfürlü ifade kullanan Yılmaz, “Varsa ölmek… Evet 101 gün o it sürüleri öldüremedi beni ama burada şehit olmak istiyorum. Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmedim, kimseden korkmadım, korkmuyorum. Ölümse, evet ölür kurtulurum ama yaşadığım sürece doğruları söylemeye devam edeceğim. Kimse benim gurur ve onurumla oynamasın. Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı olabilirsiniz ama sizin bana kabalık yapma hakkınız yoktur. Ben bir milletvekiliyim. Bu milletvekiline saygısızlık yapma hakkınız yoktur. Benim tek hesabım ülkemi ve ülkemin çıkarlarını korumaktır” diye konuştu.


     


    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “O zat benim memurumdu” sözlerini eleştiren Yılmaz, hiçbir zaman bir kişinin, partinin memuru, bürokratı olmadığını vurguladı. Yılmaz, devlete hizmet ettiğini, devletin memuru olduğunu ve Dışişleri Bakanlığı bürokratı olmaktan da her zaman gurur duyduğunu söyledi. 


    Yılmaz, Türkiye’nin ne olduğu belirsiz gruplar tarafından pohpohlanan düşüncelerle yönetilmek istendiğini ve bunun karşısında olduğunu belirten Yılmaz, “Atatürk ayaklar altına alınıyor, Cumhuriyet ayaklar altına alınmak isteniyor, Lozan’a dil uzatılıyor. Ben bu dil uzatanların karşısındayım. Asker orada kritik operasyon yaparken, vatan millet ayaktayken il-ilçe kongrelerinde hesap sormaya kalkışmak hiç kimsenin haddi olmamalı. Bize kimse hakaret edemez, makamı, mevki ne olursa olsun kimse bizi hizaya getiremez, ölümden öteye köy yok” diye konuştu. 


    **Yılmaz: ‘ÖSO El Kaidecidir’ dedi, Kıyamet Koptu!..


    *26//01/2018 Tarihli Haber


    Ardahan Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, katıldığı bir televizyon programında Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) askerlerine El Kaidecidir dedi.


    Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’li ’a Kızdı..


    ÖSO’yu terörist ilan eden CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ardahan Milletvekili ‘a sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Benim Mehmedimin yanında mücadelenin içinde yer alan ÖSO, şahsiyetli ve onurlu bir mücadelenin askerleridir. Kendilerini alkışlıyorum. ÖSO’ya terörist diyenler PYD’nin, YPG’nin, DEAŞ’ın, PKK’nın tam benzerleridir, kendileridir. Bu vesile ile kahraman askerlerimize gazanız mübarek olsun diyorum. ifadelerini kaydetti**Hanoğlu Afrin’e Gitmek İçin Asker Olacak!


    *20/01/2017 Tarihli Haber


    Aylardır tartışılan ve dün geceden itibaren başlayan Afrin hareketinin başladığı saatlerde kendisine ait sanal sayfalarında savaşa katılmak isteyenlerin sayısında bir hayli artış olduğu dikkatlerden kaçmadı.


    **Askerlik Başvurusu Yapacaklar..


    Türkiye-Suriye sınırda Amerikan destekli bir örgütün kurulduğunu iddia edip, buna izin vermeyeceklerini belirten iktidarın emri üzerine başlatılan ikinci sınır ötesi operasyonun ardından Sabehattin Hanoğlu gibi Ardahanlıların da aralarında bulunduğu bir çok kişinin Afrin’e gitmek için Askerlik Şubelerine başvuracaklarını duyurdular.



    **Afrin operasyonu fiilen başladı.


    Türk jetleri, Afrin sınırındaki terör mevzilerini vuruyor. Özgür Suriye Ordusuna bağlı birliklerin bir kısmı,PYD/PKK”nın Afrin”de işgal ettiği ileri sürülen alanlara girmeye başladı. Türk savaş uçaklarının operasyon sırasında Suriye Hava Sahası”nı kullandı. TSK, harekata katılan 72 uçağın üslerine geri döndüğünü duyurdu. Uçakların dönmesinin ardından Hatay”ın sınır bölgesine tank ve zırhlı araç sevkıyatı başlatıldı, bölgede bulunan bazı tanklar ise sınıra yakın noktalara konuşlandırıldı. Tanklar operasyon için Öncüpınar sınır kapısından geçiş yaptı.


    AKAR”DAN İLK AÇIKLAMA


    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Zeytin Dalı Harekatı”na yönelik, “Harekatın planlama ve icrasında sadece ama sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, bina, silah, araç ve gereç hedef alınacak. Sivil ve masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilecektir.” ifadelerini kullandı.


    **Camilerde Dua Edilecek..


    Başlatılan ikinci sınır ötesi operasyonun ardından Diyanet Başkanlığıda bir açıklama yaparak Ardahan’da ki camilerinde aralarında olduğu tüm camilerde sabah namazında Fetih Duası yapılacağını duyurdu.


    Acilen bir savaş gerek..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ben dahil toplumun büyük bir kesiminin çokta oralı olmadığı, hatta inanamadığı sarayın hükumetin ve havuz medyasının gündem değiştirme çabaları iyiden iyiye çığırından çıkmışa benziyor..

    Günlerdir sınır ötesi savaşa hazırlandığı, her zaman ki gibi asfaltta hızla giden tankların, obüslerin görüntüleri, sarayın, hükumet ve havuz medyasının neredeyse YPG üzerinden Amerika ile savaş ilan etmesi gerçekten de komik.

    Yani kısacası bu yazıyı yazarken havuz medyasının a haber tv’sinin haberine göre dünyaya silah satan, en güçlü orduya sahip ABD:nin Türkiye’den korkup, özür dilediği, hatta bölgeden pılı, pırtını toplayıp kaçtığını, haber diye kendisini seyreden benim gibi saflara yutturuyordu..

    Neyse bu kadar saçma, sapan gündem oluşturma çabalarını bir kenara bırakıp asıl neyin yapılması istendiğine bakalım..

    2019 yaklaşıyor..

    Yani yerel, genel ve başkanlık seçimlerinin yaklaşması telaşı içinde yeni bir politika izlediği al açık ortada olan mevcut iktidarın içeride MHP ile birleşip, Kürt vekillerin açıklamaları ile Kürtlere yeni bir barış süreci iişaretiyle iç kamuoyuna sıcak mesajlar yollarken, dışarıda da Güneyde ki sınırları gündeminin birinci maddesi haline getirmiş durumda..

    Çünkü içeride bir çok alanı elinde tutan iktidarın bu iktidarın ömrünü uzatmak için bir de savaşa ihtiyacı olduğu artık saklanmaya gerek bile görmüyor..

    Bunu yaparken de bölgenin üslerinin kendisinde olduğunu unuttuğu Amerika’ya, Konya’da ve bir çok alanda birlikte olduğu İsrail’e, iktidarını bir türlü yıkamayıp, namaz kılamadığı Suriye’ye hatta Birleşmiş Milletlerine bile içini kendisi doldurduğu havuz medyası aracılığı ile obüsler atmaya da devam ediyor…

    ‘Kar yağıyor’ haberlerini bile özleten bir kafa karışıklığı ile günlerdir, aylardır sanki 3. dünya harbinin başladığı, hatta savaşın yürütüldüğü merkezinin Türkiye olduğunu adeta ima eden, o yönde bir kamuoyu oluşturmaya çalışan sarayın, hükumet ve suyu devletin tüm imkanları ile doldurulan havuz medyası ülkenin gerçek gündeminide unutturmak istemekte..

    Yani onca iç sorunların bu taktikle, ‘Aha girdik, gireceğiz, başladı, başlayacak’ diye savaş tam tamları ile gerçek gündemi kapatmaya çalışması işin en gerçek tarafı desek doğrusu bu dersiniz..

    Ama bir gerçek var ki; Bu iktidarın,öyle yada böyle bir savaşa ihtiyaç duyduğu da diğer bir gerçek..

    Çünkü gün geçtikçe bir hayli zayıflayan ve onca sanal gündeme karşı gerçek yaşananların artık yenmediğini gören iktidarın ou deposu toplumun 2019’u özlemle beklediğini, bende, nasıl olur yeni bir çıkış yaparım arayışı içinde olan saray da görüyor..

    Bu nedenle; Dün lideri kırmızı halılarla karşılanan YPG ile mi, bir başkasıyla mı bilmem ama gerek gerçek, gerek formalite de olsa acilen bir savaşa ihtiyaç var..

    Niye mi?

    Vallahi bilmem ama baktığımızda, okuduğumuza da tarihin tüm sayfalarının uzun ömürlü iktidarların bu ömürlerini uzatmanın yolunu hep bu tür savaş ve savaş çığırtkanlıkları ile uzattığını yazıyor da ondan diyorum.


    Ve savaş başladı..

     
     


    **KONVOY SAVAŞI.. Kimin konvoyu daha uzun?


    **MİNİBÜSÇÜLER HER PARTİLİ!..

    *19/04/2015 Tarihli Haber


    7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler öncesi sahaya inen siyasi partiler ve adayları bir çoğu kiralık minibüsler olmak üzere uzun araç konvoyları ile gövde gösterisi yaparak seçim startını verdiler.

    HDP’den sonra Bağımsız Ardahan Milletvekili Adayı Saffet Kaya’nın konvoyunun geldiği Ardahan’a AK Partinin konvoyu da giriş yaptı. 


    AK Partinin mevcut milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ile AK Parti eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ı taşıyan konvoyu oluşturan araçların büyük bölümü HDP, Saffet Kaya’nın konvoyunu oluşturan konvoyda ki araçların olduğu dikkat çekerken, gözler yarın Ardahan’da olacak CHP konvoyuna döndü..


    **DAMALLI MUHTARLAR HDP’NİN KAHVALTISINDA BULUŞTU..


    Konvoylarla yarışı seçim yarışına start veren Ardahan’da ki siyasiler seçim çalışmalarına devam ediyorlar.


    Damallı köy muhtarları ile bir araya gelen HDP Milletvekili Adayı Dr. Taşkın Aktaş aynı gün Ardaha Hayvan Pazarında vatandaşlarla bir araya geldi.


    Göle’de Kutlu Doğum Haftası dolaysıyla Göleli Bayanlar ile bir araya gelen HDP’liler çalışmalarına devam ederken, Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya’nında köyleri dolaştığı öğrenildi.

  • Morkoç Görevi Teslim Aldı.. Yılmaz Devam Etti..

     


    **İtirazlar Kabul Görmedi..


     


    Yapılan seçimler ardından seçimlere yapılan itirazların Seçim Kurulunca ret edilmesi ardından mazbatasını alan ESOB’un yeni başkanı Mustafa Morkoç ve ekibi resmen göreve başladılar.


     


    **Yılmaz Devam Etti..


     


    Ardahan ESOB seçiminin hemen ardından gerçekleşen Göle Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerini eski başkan Yaşar Daşdemir’in karşısında yeniden kazanan Yılmaz Özer’de yapılan itirazın Seçim Kurulunca reddinin ardından görevine kaldığı yerden devam etti.


    **Morkoç Ekibiyle Birlikte Ezip Geçti!..


    *13/01/2018 Tarihli Haber


    İki aylık bir seçim çalışması ardından büyük bir katılımla gerçekleşen Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerinin kazanan tarafı Mustafa Morkoç ve ekibi oldu.

    İl Ticaret Müdürü Tülay Atak’ın gözlemci olarak katıldığı seçimde başta Ardahan Şoförler Odası Başkanı Yılmaz Özer olmak üzere İsmail Kahya, Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan gibi isimlerin desteklediği ve adeta omuz verdiği Morkoç seçimi ezici bir şekilde kazandı.


    Yaklaşık 3 aydır yoğun bir şekilde süren yarış, Mustafa Morkoç ve ekibinin zaferiyle sonuçlandı. Ardahan Dursun Akçam Kültür Evi Salonunda yapılan seçimde mevcut Başkan İskender Yılan ve Mustafa Morkoç yarıştı. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı görülen Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlık seçiminde Divan Başkanlığına Metin Lale yaptı.


    583 oyun kullandığı ESOB seçiminde Mustafa Morkoç, 329 oy alırken, seçimi kayıp eden Esfender (İskender) Yılan 240 oyda kaldı.


    Kongrede 15 oyda geçersiz sayıldı.


    ESOBB’UN YENİ BAŞKANI MUSTAFA MORKOÇ


    YÖNETİM KURULU ASIL ÜYELER

    Deniz Özer, Gökhan Aktaş, Erdinç Balcı, Fahrettin Görmüş, Hakan Korkmaz


    YEDEK ÜYELER

    Turgay Derin, Candan Mostura, Nurten Koç, Yener Göydemir, Yavuz Karabağ

    Erkan Tahiroğlu, Serhat Özer


    DENETİM KURULU ASIL ÜYELER

    Uğur Daşdemir, Faruk Uzun, Yaşar Şenel


    YEDEK ÜYELER Reşit Avşar, Emrah Yıldız, Erdal Güzel


    ESBENDER YILAN YÖNETİM KURULU

    ASIL ÜYELER Secahattin Durmuş, Levent Bora Tekgül, Aydın Özer, Metin Aydın

    İsmail Bingöl, Nurettin Çimen


    YEDEK ÜYELER İlhan Şit, Murat Özer, Alev Gümüş, Neşe Hancı, Zeki Yıldırım, Özcan Demirel, Ersin Talay


    DENETİM KURULU ASIL ÜYELER, Osman Yıldız, Cemalettin Yıldırım, İlhan Avcı


    YEDEK ÜYELER, Barış Balcı, Engin Topçu, Fahrettin Baltacı


    ESOB Göle’de de Seçime Gidiyor..


    *09/01/2018 Tarihli Haber


    Esfender Yılna’ın yeniden başkanlığına aday olduğu ve aynı zaman da DSP Ardahan İl Başkanı olan Mustafa Morkoç ile yarıştığı Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimleri için yarış devam ederken bu seçimin hemen ertesi günü Göle ESOB’ta seçime gidecek.


    Yılmaz Kaya’nın yeniden aday olduğu Göle Esnaf ve Sanatkarlar Odası seçimlerinde eski başkan Yaşar Daşdemir’in yeniden aday olduğu öğrenildi.



    **ESOBB Seçimlerinde Son Durum..


    Gazeteciler Günü dolaysıyla Ardahanlı Gazeteciler ile bir araya gelen Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Adayı Mustafa Morkoç ekibiyle birlikte karşısına çıktığı gazetecilere seçimi zorladıklarını belirtirken rakibi Esbender Yılan ve ekibinin seçimi kazanacak tarafın kendilerinin olacağını bir kez daha belirttiler.


    Göle’de ise Yılmaz Kaya’nın yeterli performansı ortaya koyamadığını belirten Göleli bazı esnafların eski başkan Yaşar Daşdemir’i destekledikleri görülmekte.


    Ardahan nasıl kalkınır?







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    İktidar partisi Ardahan temsilcilerinin “Ardahan nasıl kalkınır?” başlıklı bir toplantı düzenlediğini öğreniyoruz.

    20 yıla yakındır iktidar olan ve halen “Ardahan nasıl kalkınır?” sorusuna cevap arayan iktidar partisinin bu kentin geleceğine nasıl baktığı da ortadadır.

    Çünkü bu kentin ve bu ülkenin kalkınmasında gelişmesinde sorumlu olan kendisinin olduğunu unutarak, halen bu kent nasıl kalkınır diye soru sormaktadır. 

    Bu kentin kalkınmasının yolunun neler olduğunu tespitini 20 yıldır yapamadığı da bu soruyla ortaya çıkan iktidarın öncelikle bu soruyu soranları baştan aşağıya sorgulamalıdır. 

    Çünkü 20 yıldır bu kentin nasıl kalkınacağını öğrenemeyip cevabını düzenlediği toplantılarda öğrenmek isteyenlerin beceriksizliğiyle ortaya çıkmıştır.

    Halbuki bu kentin kalkınmasının önündeki en büyük engelin iktidarı temsil eden ve o iktidarın atadığı kamu görevlileri olduğuda anlaşılamamıştır.

    Yani bu kentin milletvekili yerel milliyetçilik yaparak kentin kalkınması için ayrılan bütçenin yarısından çoğunu kendi ilçesine yapmasıdır bu kentin eşitçe, hakça kalkınmasını engelleyen..

    Ardahan merkezde SGK binası yapacaksın küçüğünü de ilçene yapacaksınn bu kent kalkınacak nasıl diyeceksin.

    Avrupa birliğinin bu kentin kalkınması için ayrıldığı EURO’ları görmezden gelip, bu kente gelen TL’leri götürüp kendi ilçene kaydıracaksın..

    Bu kentin üniversitesini ikiye bölüp İlahiyatı ilçene götüreceksin.

    Yetmedi özel idarenin kaynaklarını yaptırdığın villanın çeperinin taşlarının taşınmasına kullanacaksın. 

    Ve bu kent nasıl kalkınır diye toplantılar düzenleyeceksin.

    Olmadı…

    Ve bu kentin belediyesini kurumsallaştırmak adına yaptığın çalışmalarını bir türlü üst yapıya çeviremeyeceksin.

    Askeri kışlaları boşaltıp bir türlü halka açamayacaksın.

    İktidarı temsil edenlerin yedi sülaleleri yetmemiş gibi kendilerini bile bankamatik memur, taşeron yapacaksın. İŞKUR’u taraflı dolduracaksın ve ‘bu kent nasıl kalkınacak?’ diye soracaksın..

    Olmadı…

    22 yıldır İl Turizm ve Kültür Müdürü atamayıp, kar turizmi başta olmak üzere bu kentin birçok değerini tanıtamayıp sonrada bu kent nasıl kalkınır diye soracaksın..

    Kente gönderilen kamu görevlisinin rütbe almasını sağlayacaksın hangi hizmeti yaptın diye sormayacaksın.



    Olmadı…

    Neyse uzatmayalım

    Bu kentin kalkınmasını samimi anlamda soruyorsan, sorguluyorsan bu kentin kalkınmasının tek yolu ve en kolay yolu; bu kentte yaşayanlara en azında umut aşılayacak, moral verecek siyasilere, kamu idarecilerine ihtiyaç olduğunu anlamak yeter, artar bile.

    Yani en az 100 kişiye iş sağlayacak cazibe merkezini kuramadığını itiraf edeceksin, ‘gelin biz beceremedik, birlikte çare arayalım’ diyeceksin..

    Vatandaşın bu kentte kalmak isteyenlerin teşvikler, destekler başta olmak üzere yararlanmak istediği devlet ve iktidar imkanlarının önündeki engelleri en kısa sürede ve hızla kaldıracaksın.

    Muhalefetiyle, basınıyla ve sivil toplum örgütleriyle el ele verip bu kentin sadece sizden değil tüm toplumdan destek istediğini hissettireceksin.

    5 bine yakın öğrencisini adeta kampa kapatan kampüs anlayışını taşıyan rektörünü ve diğer idarecilerini halka dokun diyeceksin, çarşıya inin diyeceksin..

    Ve bu kentin nasıl kalkındığını göreceksin…

     


    HANAK’TAN SONRA GÖLE’DE HDP


     ‘Göle esnafının tek umudu HDP’


    *12/05/2015 Tarihli Haber


    Ardahan’ın Göle ilçesindeki esnaflar, yıllardır verilen sözler tutulmadığı için AKP ve CHP’nin vaatlerine oldukça tepkili. Daha önce AKP ve CHP’de siyaset yapan esnaflar, tek umutlarının HDP olduğunu belirterek, 7 Haziran seçimleri için destelerini açıkladı.


    Ardahan’ın Göle ilçesindeki esnaflar, yıllardır verilen sözler tutulmadığı için AKP ve CHP’nin vaatlerine oldukça tepkili.


    Daha önce AKP ve CHP’de siyaset yapan esnaflar, tek umutlarının HDP olduğunu belirterek, 7 Haziran seçimleri için destelerini açıkladı.


    Ardahan’ın Göle ilçesinde AKP ve CHP’de yöneticilik yapmış esnaflar umudu; “Yeni Yaşam” sloganıyla halklarla buluşan HDP’de görüyor. AKP ve CHP’nin yıllardır esnaflara verdiği sözleri yerine getirmediğini belirten esnaflar, tek umudun HDP olduğunu söylüyor.



    Göle halkının diğer partiler tarafından yıllardır sindirildiğine dikkat çeken esnaf Engin Turan, HDP’nin insan merkezli politikasıyla toplumun daha da bilinçlendiğini belirtti. Özellikle de esnafın diğer partilerdeki yanlış politikaları artık görmeye başladığını ifade eden Turan, AKP politikalarının Göle esnafını bitirme noktasına getirdiğini dile getirerek “Hükümete yakın büyük marketler açarak, yandaşlarına yardımcı oldular. Büyük mağazalar getirerek esnafı bitirdiler” dedi. Turan, esnafların bu seçimlerde emekçinin yanında olan HDP’de buluşacağını söyledi.


    ‘HDP ile korku imparatorluğu yıkıldı’


    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın açıklamalarının insanlardaki korku imparatorluğu yıktığını ifaden eden Turan, “Özellikle şu an HDP’ye seçilen yönetici arkadaşlarımızın birçoğu esnaflardan oluşmuştur. Toplumun HDP’de buluşmasından dolayı korkuları kalmadı. Eskiden Göle’de insanlar DEHAP’a yaklaşmazdı. Ama şimdiki yöneticiler hep esnaflardan oluştu” dedi. Esnaf olarak AKP politikalarıyla, artık iş yapamaz duruma geldiklerini söyleyen Turan, “Tekelleşme zihniyeti artık her yerde. Kendilerine gemicikler alanlar, gelip bir de bizim halimizi sorsunlar” tepkisinde bulundu.


    Göle ilçesine bağlı 54 köyden, 40 köyün Kürt köyü olduğuna işaret eden Turan, kimi zaman bu köylerde yaşayanların tehdit edildiğini söyledi. Toplumun yıllarca Türk veya Kürt kimliği nedeniyle ötekileştirildiğini söyleyen Turan, CHP’nin ulusal kanadının yıllarca bu ayrımı yaptığını belirtti. Bir Kürt olarak daha önce CHP’de yöneticilik, meclis üyeliği ve ilçe başkanlığı yaptığını aktaran Turan, “Ulusalcılar ekranlarda Kürtlere hakaret ederken, ben de bir ilçe başkanı olarak Kürt köylerinde CHP için oy istedim” diye konuştu. HDP’nin barajı geçerek, başarıya ulaşılacağını belirten Turan, tüm sol-sosyalist kesimin HDP çatısı altında buluşması gerektiğini söyledi.


    AKP’nin eski gönüllüsü artık HDP’li


    Göle esnaflarından ve AKP’nin eski gönüllülerinden olan Elvan Yılmaz ise, artık bir HDP’li olduğunu söylüyor. Yılmaz, Göle’deki esnafın HDP’ye olan ilgisinin arttığını belirterek, Kenan Evren’in baskıcı zihniyetinin AKP ile devam ettiğini söyledi. Yılmaz, “Kenan Evren de öldü ama Kenan Evren’ler bitmiyor. Yani o baskılar bir şekliyle kılık değiştirerek devam ediyor” ifadelerini kullandı. Yılmaz, yaşanan ve uygulanan tüm baskılara rağmen halkın ve esnafların AKP’nin önüne geçebilecek tek parti olarak HDP’yi gördüklerini belirtti.


    ‘Göle’de HDP birinci olacak’


    Göle’deki esnafın tek umudunun HDP olduğunu belirten Cihan Karabacak adlı esnaf da, HDP’nin Göle İlçesi’ndeki esnafta etki yarattığını söyledi. Diğer partilerde görev alan ve o partilere oy veren esnafların dahi artık HDP’de kenetlendiğini ifade eden Karabacak, “Bu da HDP’nin çizgisini, estetiğini ve durduğu yeri gösteriyor” dedi. 7 Haziran seçimlerinden sonra tüm esnafların HDP’de birleşmesi için bir engelin kalmayacağını dile getiren Karabacak, “Barajı geçtikten sonra bütün Göle esnafının HDP’ye katılacağını biliyoruz. 7 Haziran seçiminde Göle merkezde ve Göle genelinde HDP’nin birinci parti olacağına inanıyorum. Göle’de yaklaşık 15 bin seçmen var. Göle halkının yüzde 60’ının HDP’ye oy vereceğine inanıyorum. AKP’li esnaf bile AKP’li olmaktan utanıyor” ifadelerini kullandı.


     


    **HDP Adayı Arzu Moco Köprülü Beldesi’nde..


     



    HDP Ardahan milletvekili adayı Arzu Moco, Köprülü Beldesi’ni ziyaret etti.


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ardahan milletvekili adayı Arzu Moco ve HDP Göle ilçe yönetimi ile beraber Köprülü(Koreveng) Beldesini ziyaret etti.Koreveng’de esnafı ziyaret eden Arzu Moco vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.Arzu Moco daha sonra bir Aileye taziye ziyaretinde bulunduktan sonra Koreveng’den ayrıldı.Haber / Gökçan AVŞARLI

  • Ardahan'ın AHİ ve Akilleri Bir Aradaydılar..

    Geçtiğimiz yıl bir çok önemli çalışmaya imza atan ARDAFED yılın ilk toplantısını Ardahan’da yaptı.


    **ARDAFED Bir İlke Daha İma Attı..


    Ardahanlı AHİler ve Akil insanları olarak bilinen önde gelen kanaat önderleriyle bir araya gelen ve Ardahan’ın geleceği ile ilgili fikir ve görüşlerini alan Ardahan Dernekler Federasyonu bu kentin beyinleri olarak bilinen insanlarına ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha ortaya koydu.



    **Bu Tür Toplantılar Sık Sık Yapılmalı..


    Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci ile Ardahan Esnaf Odası Başkanı Esfender Yılmaz’ın yanı sıra CHP Ardahan l Başkanı Yalçın Taştan’ın da katıldığı toplantıda söz alan Ardahanlı önder kanatları ARDAFED’in bu tür çalışmalarının kentin acilyetlerinin ilk başlarında olan önemli bir çıkış ve davranış olduğuna dikkat çektiler.


    Polat Turan’ın yanı sıra Seval Güngör, Şefik Öktem, Nezih Aktürk, Kazım Çiftçi, Sırrı Gümüş, Fikret Timür, Ahmet Koç, İbrahim Hanoğlu, İsmail Sural, Cihangir Lale, Nüsret Koyuncu, Ahmet Macide Üşemez, Selmi Yılmaz, Ayten Yılmaz, Metin Onay, Ali Özyay, Hayrettin Eryat, Aydın Tekgül, Halim Yeşilyurt’un katıldığı toplantıda söz alan konuşmacılar bu tür toplantıların belediyeler, valilik, stk’lar başta olmak üzere ilde ki kurumlarca sık sık düzenlemesi gerektiğine dikkat çektiler.


    Çataldere ve Sulakyurt Kongreye Gidiyor..

    **21/12/2017 Tarihli Haber


    ARDAFED’den Dernekler çağrı, ‘Üye olun kongreye gidelim’


    Bir çok Ardahanlının yaşamlarını idame ettiği İstanbul’un Esenyurt Belediyesine yaşanan değişim Ardahan dernekler Federasyonu tarafından da onay aldı.


    Bir çok Ardahanlının yaşadığı Esenyurt’ta Ardahanlıların istemlerine karşı duran, kendisine yakın bir grupla hareket eden ve başta Ardahanlılardan olmak üzere bir çok kesimden tepki alan tutum ve davranışlar içinde olan Necmi Kadıoğlu’nun Belediye Başkanlığından alınması ardından yeni Belediye Başkanını seçmek için bir araya gelen Esenyurt Belediye Meclisine, ‘Ardahan dernekler Federasyonu Sayın Cumhurbaşkanına Teşekkür Eder’ başlığı ile bir çelenk gönderen Ardahan Dernekler Federasyonu Hanak ve öle’de ki Kadıoğlu levhalarının da ortadan kaldırılması için her iki belediyede çağrıda bulundu.


     


    **Çataldere ve Sarzep Seçime Gidiyor..


     


    Ardahan Dernekler Federasyonun kurucu iki derneği bu hafta sonu kongreye gidiyor..


    Murat Deniz’in başkan adayı olduğu Çataldere (Gunzut) Köy Derneği Erkan Göğdemir, Serhat Kılıç, Ayhan Kotan, Turan Morkoç, Serkan Bilgin ve Nihat Balcı ile tek liste ile yol alacağı öğrenildi.


    Yine ARDFEDin kurucu dernekleri arasında bulunan Ardahan Merkeze bağlı Sualkyurt (Sarzep) Köyü Derneği de pazar günü kongreye gidecek mevcut başkan Ercan Karataş ile eski başkan ve ARDAFED Başkan Yardımcılarından yener Bayrakçı’nın yarışması beklenen dernek seçiminde delege kime karar vereceği merakla bekleniyor.


    Öte yandan Ardahan Dernekler Federasyonu Derneklere attığı mesaj ile ARDAFED’e üye olmayan, aidat ödemeyen üye derneklere bir çağrı yaptı.


    ‘ARDAFED’e üye olun Kongreye gidelim’ diyen ARDAFED’in mesajı şöyle;


    Sayın Dernek Başkanım.. Ardahan Dernekçiliğinin en üst çatısı olan ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU (ARDAFED) Sizin Üyeliğiniz ile daha güçlü bir Ardahan Lobisi olacağına inanmaktayız.. Bu nedenle; ARDAFED olarak derneğinizin Ardahan Dernekler Federasyonuna bir an önce üye olmasını bekliyoruz.. Bu konuda yönetiminizle bir araya gelip, ARDAFED’e katılma kararı almanızı, ARDAFED’de söz sahibi olmanızı, genel kuruluna katılma hakkını kazanmanızı ve ARDAFED çatısı altında daha güçlü bir Ardahan lobisine katkı sunmanızı bekliyoruz.. Üyelik için Yönetim Kararı, Başvuru Dilekçesi yeterlidir.. ARDAFED Üyelik ücreti istememekte.. Saygılarımızla.. Ardahan Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu 05322678015


    Esenyurt’ta seçimi yapamazlarsa da seçmeni en çok Ardahanlı!


    *18/03/2017 Tarihli Haber


    Ardahlıların en yoğun yaşadığı İstanbul’un esenyurt ilçesinde bulunan Ardahan Kültür Evi bugün yapılması gereken kongresini yapamazken, aynı ilçe de en çok seçmenin Ardahanlılar olduğu öğrenildi.

    Veysel Karatay’ın aday olduğu Kültür Evi seçimleri için kongreye giden Kültür Evi’nin kongresinin yapılması için 780 delegenin 400’ünü toplayamayan Efrail Çifçi yönetiminde ki Esenyurt’ta referandumda oy kullanacak olan Ardahanlı sayısının 38 Bin olduğu ve bu sayıyla Ardahan’ın diğer illerin önünde!


    **Karatay ve Ekibi Seçimi Kazanacak


    Diye Kongreyi Ertelettiler!

    Dün yapılması gereken Ardahan Kültür Evi’nin seçimini kayıp edeceğini anlayan mevcut yönetim, kongreyi ertelemek için bin bir yola başvurdu.

    Karatay’ın kazanacağını analayan ve kongreyi yaptırmamak için olmadık yollara başvuran Ardahan Kültür Evi’nin mevcut yönetiminin adeta kaçırıdğı kongrenin ne zaman yapılacağı ise bilinmemektedir..


    **Ardahlı Seçmeni en çok olan ilçe Esenyurt!


    Ardahan Kültür Evi’nin kongresinin yapılması için doğru dürüst bir kongre hazırlığı yapamayan ve 400 delege toplayamayan ve kongreyi ileri ki bir tarihe erteleyen Kültür Evi’nin mevcut yönetimi ve Esenyurt’ta yaşayan Ardahanlılar yaşadıkları ilçede en çok seçmene sahip olduklarından haberdarmılar?


    Evet; Kesin olmayan yaklaşık sonuçlara göre 812 bin nüfusuyla 520 bin seçmeni bulunan İstanbul’un Esenyurt ilçesinde ilk 20 ilin seçmen sayısı ve sıralaması aşağıdaki gibidir. 


    Not; İstanbul doğumlular illere dahil değildir.


    1 Ardahan 38000

    2 Van 36000

    3 İstanbul 33000

    4 Tokat 29000

    5 Ordu 25000

    6 Samsun 24600

    7 Erzurum 23400

    8 Kars 21000

    9 Muş 18500

    10 Sivas 15500

    11 Sinop 13000

    12 Ağrı 12000

    13 Malatya 11900

    14 Amasya 10500

    15 Diyarbakır 10000

    16 Kastamonu 9600

    17 Yozgat 8500

    18 Zonguldak 8100

    19 Giresun 8000

    20 Bitlis 7500


    Grefik: Sevda Durgun/Gazeteci


    **ARDA/FED Esenyurt ve Beykoz’dan


    Sonra Sarıyer’e Çıkarma Yapacak..


    *20/01/2016 Tarihli Haber


    Ülkede yaşanan gelişmelerin yanı sıra merkezinin bulunduğu İstanbul’da ki Ardahanlıların siyasilere mesajlarını dosya haline getirip, İstanbul’un 39 İlçesin de bulunan siyasi parti temsilciliklerine anlatıp, aktaran Ardahan Dernekler Federasyonu siyasi partilerine yönelik ziyaret serisine bir çok Ardahanlının yaşadığı Sarıyer’de sürdürecek..


    **AMAÇ: ARDAHANLILARIN VARLIĞI HİSSETTİRMEK..


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşayan İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul’un ilçelerinde bulunan siyasi partileri ziyaretine İstanbul’un gözde ilçelerinden olan ve bir çok Ardahanlının yaşadığı Sarıyer’de devam edecek.


     


    Daha önce bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt ve Beykoz’da TBMM’sinde grubu bulunan AK Parti, CHP, HDP ve MHP İlçe Teşkilatlarını ziyaret ederek, İstanbul’da ki Ardahanlıar tarafından kurulan derneklerin ve Ardahanlıların siyasilerden beklentilerini birer dosya halinde 4 partinin temsilcilerine sunan Ardahan Dernekler Federasyonu önümüzde ki hafta başında İstanbul/Sarıyer’de bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisinin Sarıyer İlçe Teşkilatlarını ziyaret edecek .


     


    Amaçlarının, Türkiye Büyük Millet Meclisin de bulunan 4 partinin İstanbul’un 39 İlçesinde ki siyasi parti temsilcileri ile tanışmak ve onlara Ardahanlıların İstanbul’da ki varlıklarını hissettirmek olduğunu belirten ARDA/FED Genel Başkanı Fakir Yılmaz siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra bu ilçelerde bulunan Kaymakam ve Belediye Başkanlarını da ziyaret ederek, yetkilileri Ardahanlıların beklentileri ve sorunları hakkında bilgilendirmeye devam edeceklerini söyledi.


     


    **ARDA/FED’İN ESENYURT ZİYARETİ RAPORU..


     


    İSTANBULDAKİ ARDAHAN’LILAR VE ESENYURT GERÇEĞİ


    Kuzey Anadolu bölgesinde unutulmak kaydıyla gözden çıkarılan Ardahan ilimiz 1986 yılından beri sosyo ekonomik sebeplerden dolayı hızlı bir şekilde batıya doğru göç vererek kendi ülkelerinde göçmen durumuna düşmüşlerdir.


    1988 yıllarında hız kazanan göçmenlik her ne kadar batıya doğru olsa da göçmenlerimizin büyük bir çoğunluğu o yıllarda köy statüsünde bulunan Büyük çekmecenin Esen yurt köyü yerleşkesini seçerek buraya yerleşmişlerdir.


    Özellikle bölgemiz insanlarının Memlekette satıp savurduğu mal varlıklarından elde ettikleri paralarını yatırıma dönüştürdüğü Köy statüsündeki Esenyurt Nüfus bakımından da hızla büyümüş Köy statüsünden çıkıp belde statüsü kazanarak 1989 yılında belediye olmuştur.


    Ardahan da parçalanan ailelerin Ardahan da kalanları da 1989 yılından sonra Esenyurta gelerek esen yurt nüfusunu nemli ölçüde artırmıştır. Hem şehirlilerimizin Çoğalması sebebiyle Hem şehirli bir belediye başkanımız olmuş tam 3 dönem İnişli çıkışlı belediye başkanlığı yapmasına rağmen kendisi ve ailesi ekonomik ve sosyal olarak hızla büyürken Küçük bir köyün nüfusunu artırarak belde belediyesi olmasına katkı sunan Ardahan lılar burada da göz ardı edilerek unutulmuştur.


    Tüm imkânlarını seferber eden Ardahan lılar Hem şehir li belediye başkanları tarafından hep kandırılmış aldatılmış istik tam sağlayıcı iş adamları yetiştirilmemiş gençlerin önü açılmamış gelecek için adam yetiştirilmemiş sadece kendi aile şirketlerini kurarak kendilerini ve yakın arkadaşlarını büyütüp Ülkemizde hatırı sayılır zenginler arasına girmelerine vesile olmuştur.


    Topraklarından uzaklaşıp esen yurtta da hemşeri tokat’ı yiyen Ardahan lılar birlik ve beraberliklerini sağlamak örf ve Adetlerin gelenek ve göreneklerini yaşamak ve yaşatmak adına derneklere yönelmişlerdir.


    Bu birlikteliği kendilerine karşı tehlike olarak gören siyasiler her fırsatta dernekleri bölüp paralayarak yok etmeye çalışmışlardır.


    2003 yılına kadar Dernekçilik adı altında bir araya gelen Ardahan lılar birlik ve beraberliği sağlamak gençlerin önünü açmak ve bölgede bir değişimi sağlamak istemleri artmıştır.


     2004 Yılı seçimlerinde Esen yurtta nüfusları yok denecek kadar az olan ve kendisi Gümüşhane li olan bir belediye başkan adayına destek vererek Esen yurtta hızlı bir değişimin ve gelişiminde önünü açmışlardır.


    Bu değişim ve gelişim Esen yurtta o kadar hızlı gelişmiş ki Belde belediyesi olan Esenyurt İlçe statüsüne kavuşmuş İstanbul un en gözde ilçelerinden biri olmuştur.


    Değişen ve gelişen Esenyurt la birlikte Esenyurt ta yaşayan Ardahanlılarda kendilerini temsil edecek bölge halkına sahip çıkacak onların haklarını hukuklarını kollayıp koruyacak bir belediye başkan yardımcısı beklentisine girmiş Belediye Başkanı da Hemşerilerimizden birini belediye başkan yardımcısı atamıştır. Tüm bunlar yaşanırken dernekçilik te bir yandan kahve kültüründen öte kültür evleri konumuna dönüşmüş dernekçilik toplum tarafından desteklenmiş ve bir güç olma yolunda hız kazanmıştır.


    Toplumun Beklentileri doğrultusunda Belediye başkan yardımcılığına gelen Başkan yardımcımız iki dönem belediye başkan yardımcılığı yapmasına rağmen derneklere destek veriyor görünümünde olsa da aslında Bölgede siyasete yön verme noktasına gelen derneklerden rahatsız olmuştur.


    Kendi çıkarları haricinde hiçbir hemşehirlisinin hak ve hukukunu korumamış hiç kimseye yardımcı olamadığı gibi Haksızlığa uğrayanların haklarını koruyacağına onları oyalamış zaman kayıp etmelerine vesile olmuştur.


    Hatta daha ileri giderek;


    Kendilerinden önceki belediye başkanı döneminde işe alınan işçilerimiz hem şehirli belediye başkan yardımcımız imzasıyla işten çıkarılmış memur ve müdür pozisyonunda bulunanlarda yine kendi imzasıyla belediyeden uzaklaştırılmışlardır.


    Bu durumdan rahatsızlık duyan Ardahanlılar Başkan yardımcısından rahatsızlığını sürekli dile getirmiş, kendisinden uzaklaşmış diğer başkan yardımcılarına giderek sorunlarına çözüm aramaya çalışmışlardır. Dernekler ve sivil toplum örgütleri yerine siyasilerin kendi emirlerinde olabilecek insanları seçilir yerlere yazıp sonrada sivil toplum örgütlerine karşı kullanmaları kaçınılmaz bir son olmuştur.


    Bu süreç yaşanırken seçilmişlerimiz hatalarını telafi edip toplumun beklentilerine cevap arayıp birlik ve beraberliklerini sağlayacaklarına tam tersini yapmışlardır.


    Taşıdıkları kimliklerini unutarak; Biz AKP’liyiz, Siz CHP’li siniz, yada biz HDP’li, siz MHP’lisiniz gibi söylemleriyle parti çatışmasıyla toplumu kutuplaştırarak bölüp parçalayıp, işlevsiz hale getirmek için dernek içinden ve dernek dışından toplumsallıktan uzak bireysel çıkarlarını düşünen leri bir araya getirerek toplumu yok sayıp başkalarının beklentilerine hizmet etmişlerdir.


    Derneklerin güçlü bir üst yapıya sahip olmaması ve bireysel çıkarları için toplumun menfaatlerini yok sayıp kendi ticari çıkarlarını geliştirmek isteyenleri topluma ifşa edecek oto kontrol eksikliğinden dolayı bazı simsarlar dernekleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır.


    Bu dağınıklığı yakinen takip eden tüm siyasi parti liderleri Ardahan lıları hiçbir şekilde ciddiye almamış derneklerin belirlediği isimlere listelerinde yer vermemiştir.


    Üçüncü dönem seçimlerden büyük bir zaferle çıkan siyasiler de darmadağın olmuş bir toplumu artık ciddiye almamıştır.


    İstanbul’daki Ardahan lı’ların en yoğun yaşadığı yer olan Esenyurtta siyasilerin kendisinin tercihleri doğrultusunda meclis üyesi olarak belirlediği dört meclis üyesinden üçünün yeni yönetime girmesine rağmen bunlardan bir tanesine bile toplumun beklentilerine cevap verecek bir başkan yardımcısı olarak belirlememesi de bunun kanıtıdır.


    Ardahan kimliğini şimdiye kendi çıkarları doğrultusunda kullananlar ve Ardahanlıları ciddiye almayan siyasi partiler şunu çok iyi bilsinler ki; Bundan sonraki süreçte Ardahanlıların temsiliyet noktasında en üst çatısı olan ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU tüm Ardahan Dernekleri adına Ardahanlıların hak ve hukuklarını korumak ve kollamak adına tek muhatap adresleri olacaktır.


    Özellikle Ardahanlıların çok yoğun yaşadığı bölgeleri daha çok sıklıklarla ziyaret edip, yaşanan sıkıntıları yerinde görüp muhataplarıyla istişareler yapacaktır. Sadece Ardahanlıların uğramış olduğu haksızlıklarla yetinmeyip onların yaşadığı yerleşkelerde çevre düzenlemeleriyle, yaşam standartlarıyla yeşil alanlarıyla hava kirliliğiyle tüm sorunlarını yerinde tespit edecek raporlar halinde muhataplarına sunacak ve takipçisi olacaktır.


    Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında bir araya gelen Ardahanlılar bundan böyle yaşadıkları bölgelerde kendi hemşehirlileri ya da başka kişiler kurum ve kuruluşlar tarafından uğrayacakları haksızlıklar karşısında, ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU çatısı altında bir araya gelerek çözümler üretecekler.


    Şimdiye kadar haksızlıklar uğrayan yada uğratılan hemşerilerimizin hak ve hukukları tespit edilerek, giderilmeye çalışılacağı gibi bundan sonra ki süreçte Ardahan dernekleri adı altında kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenler toplumu kullanarak ticari ilişkilerini geliştirenler aynı şekilde devam etmeleri halinde topluma isim isim açıklanıp deşifre edilecektir.


    Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlıların birlik ve beraberliğinin birleştirici gücü olmasıyla birlikte Ardahanlılara karşı yapılacak olan haksızlıklarında tek savunucusu olacaktır.


    Ardahan Dernekler Federasyonu tüm partilere eşit mesafede duracak, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi kesinlikle olamayacaktır.


    Ülkemiz ve bölgemiz menfaatleri doğrultusunda projeler üreten siyasileri takdirle yanında ülkemize zara verecek girişimlerde bulunanlarında karşısında olacaktır.


    AK PARTİ ESENYURT İLÇE BAŞKANLIĞINA


    Esen yurtta 5000 Seçmene sahip İlle 100 000 Seçmene sahip illerin Yerel deki Yetki dağılımı Takdirlerinize sunulmuştur


           (5000 seçmenli )          BAŞKAN YARDIMCILARI


    1)    Ahmet Temel              Başkan Yardımcısı BAYBURT


    2)    Sebahattin Fidan        Başkan Yardımcısı BAYBURT


     


    (5000 seçmenli)  BİRİM MÜDÜRLÜKLERİ


     


    1)      SOSYAL İŞLER           Müdürlüğü         BAYBURT


    2)      VETERİNER                Müdürlüğü         BAYBURT


    3)      ÇEVRE KORUMA       Müdürlüğü        BAYBURT


    4)      İŞLETME                     Müdürlüğü        BAYBURT


    5)      ÖZEL KALEM             Müdürlüğü        BAYBURT


    6)      DESTEK HİZMET       Müdürlüğü        GÜMÜŞHANE


    7)      MALİ HİZMETLER     Müdürlüğü        GÜMÜŞHANE


    8)      GÜVENLİK                 Müdürlüğü        GÜMÜŞHANE


    9)      KÜLTÜR                     Müdürlüğü        GÜMÜŞHANE


    10)  YAZI İŞLERİ                Müdürlüğü        GÜMÜŞHANE


             (100 Bin Seçmenli İL)BAŞKAN YARDIMCILARI


    1)    GAZANFER KARAKUŞ    Başkan Yardımcısı    KARS


          ( 100 Bin Seçmenli )  BİRİM MÜDÜRLÜKLERİ


    1)      Emlak istimlak Müdürü       Mahmut Karatay    ARDAHAN


    2)      Kütüphane        Müdürü       Serdar Bahadır       ARDAHAN


    3)      Ulaşım                Müdürü       Sinan Yıldırım         ARDAHAN


    4)      Sağlık                  Müdürü       Ebru     Aydın          ARDAHAN


                                                                                                             


    Saygılarımızla


    ARDAHAN DERNEKLER FEDERASYONU

  • Bir Kitap'ta Senden Olsun..

    Bir çok Ardahanlının yaşadığı Beykoz ilçesinde ortaya konulan çalışmalara imza atan Beykoz Ardahanlılar Derneği İnan Aktürk başkanlığında ki yönetimi ile yeni bir çalışma başlattı.


    ‘Bir Kitapta Senden Olsun’ başlığı ile kitap kampanyası başlatan İstanbul Beykoz Ardahanlılar Derneğinin Kampanyasına başta bölgede ki Ardahanlılardan olmak üzere herkesten büyük destek var.


    Konu hakkında bir açıklama yapan ve başlatıkları kitap kampanyasına destek isteyen Beykoz Ardahalılar Derneğinin açıklaması şöyle;


    **BEYKOZUMUZUN KÖY OKULLARINA KİTAP KAMPANYASI


    Çok değerli Ardahanlı hemşehrilerimiz,kıymetli Beykozlular..


    Bizlerin dedeleri ve babaları memleketimiz Ardahan’ı terk edip, iş, aş, ekmek bulabilmek için uzun zaman önce Beykoz’a yerleşmiş. Bu sadece Ardahanlılara özel bir durum değil..


    Türkiye Cumhuriyetinin 81 vilayetine özgü bir durumdur. Beykozumuz da tüm illerden insanlar yaşamaktadır. Bizler her şeyden önce bir Beykozlu olmanın gururunu yaşıyoruz. Biz öncelikle doğduğumuz yerlerden ziyade şuan doyduğumuz yaşadığımız çalıştığımız nefes aldığımız ve çocuklarımızın eğitimlerini Beykoz da devam ettirdiğimiz için Kitap kampanyamızı önce memleketimiz Ardahan’dan ziyade çocuklarımızın eğitim gördüğü Beykoz okullarında kitap ve kütüphane eksiklerini fark ettiğimizden dolayı bu kampanyayı başlatmış bulunuyoruz.


    Evet çok değerli Beykozlu hemşehrilerimiz sizlerde başlatmış olduğumuz “Fazla Kitabın Var mı?” Kampanyamıza destek olmak isterseniz bizlerle iletişime geçebilirsiniz…


    Adres: Fevzi paşa caddesi No: 26 kat 1 daire 4 Beykoz/Merkez İstanbul


    İletişim: 05415754275- 05352680781


    BEYKOZ ARDAHANLILAR DERNEĞİ


    **ARDAHANLI BEYKOZ’U İSTİYOR..


    *5/04/2016 Tarihli Haber


    Ardahanlı CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir Taştan’ın performansı köşe yazarları tarafından tam not aldı. Sorulan her soruya içtenlikle cevap veren Taştan’ın özellikle iki konuda yaptığı açıklama geceye damgasını vurdu. “Belediye başkanlığına aday olmayı düşünmüyorum. 


    Ardahan Göleli CHP Beykoz İlçe Başkanı Mahir  Taştan sözlerine şöyle devamn etti. ‘Hedefim belediye başkanlığını kazanan ilçe başkanı olmak” diyen Taştan, 2019 yerel seçimlerinde aday olacak kişiyi de  “Beykoz doğumlu yada en azından çocukluğunu Beykoz’da yaşamış bir belediye başkan adayı olmalı” sözleri ile tanımladı.


    **Dün MHK, Bugün KHK!






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    ‘Hak aramak için caddeye çıkanın,

    Derdini anlatmak için 10 kişiyle bir araya gelenin,

    Yada sokakta düğün hazırlıkları yapan kalabalığın, 

    vb. savunmalar ile;

    Darbe yapacaklarını düşündüm’

    Diye rahatça tarana bileceğine yol açacağından korkulan son Kanun Hükmünden Kararname de ki darbe dönemlerini aratmayan anlayış, yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor..

    Ve başta siyasiler olmak üzere kıytırıktan suçlamalarla zindanlarda tutulan insanların aylarca, hatta yıllarca çıkarılmayı bekledikleri mahkeme salonlarına getirilirken tek tip elbise giydirilecekleri yönünde ki maddede aynı şekilde tartışılıyor..

    Peki Türkiye bu tür karar ve tartışmalara çok yabancı bir ülke mi?

    Bilmem ama Menderesten bu yana çoğunlukla sağ görüş partilerin ellerinde tuttukları iktidar gücü ile çıkardıkları maddeleri aratmadığını düşündüğüm son KHK kararları, dün MHK denilen bol rütbeli postalcı komisyonca çıkarılmıyor muydu?

    Ve Avrupa Kriterlerini uyguladıklarını ileri sürüp, Fi tarihinden kalma, İnsan Haklarına aykırı onca kanun ve kararname ile bugüne kadar ayakta ve iktidarda kalabilenlere başta o kriterleri yazan, üyelik karşılığında uygulatmaya çalışan ve sözde demokrasinin beşiği Avrupa..

    Ve Ortadoğu başta olmak üzere ‘Özgürlük getiriyorum’ diyerek dünyayı kanla dizayn etmek isteyen Amerika bu ülkede yaşananlara hiç karşı çıkıyor mu?

    Yani ülkenin en çok oy alan muhalefet partisinin liderleri yakalarından tutulup, hapse atıldığı ve buna neden olan bir muhalefet anlayışının olduğu ülke içinde olduğu gibi dünya bu yaşananlara ses çıkaran var mı ki?

    Olmadığı için değil mi ki dün MHK’nın, bugün KHK’nın iktidar olduğu bir ülkedir Türkiye..

    Peki ne yapılmalı bu yaşananlara karşın?

    Öncelikle kendisine sol diyen tüm kanatların kesinlikle bir araya gelip, birleşmeli ve ülkenin demokrasi isteğini yüksek sesle haykırmalı..

    İnsan Hakları konusun da duyarlı tüm kesimlerin kendilerinin de hakkı olan hakları almak için hiç bir ayrım yapmadan el ele verip, güzelim ülkeyi taçlandıracak olan demokrasinin şart olduğunu sanal sayfalarda değil, alanlarda anlatmalı..

    AB ve ABD’nin yavşak ve çıkarcı timsah göz yaşlarının sahtekarlığını yüzlerine tükürmeli..

    İktidarın yanlış yolda olduğunu bugün gerek yok dense de yarın; herkese lazım olan Demokrasinin kendilerine de, İnsan Haklarının torunlarına lazım olacağını her kez seslendirmeli..

    Muhalefetin tüm kanatları ile her şeyden önce İnsan Hakları, Adalet ve Demokrasi geldiğini algılamalı ve birlikte bir yol haritası çizmeli..

    Yani dün MHK’ya ses çıkarmayanların bugün kızdıkları KHK’nın bu ülkeye bir şey kazandırmadığı gibi gün geçtikçe toplumu gerdiği ve bu gerilmenin sonun hayra alamet olmadığını yüreklice seslendirmeliyiz.

    Ve herkesin Erdoğan’ın, hükumetin, iktidar güçleri kadar bu ülkeyi düşündüğünü hissettirilmeli..

    Peki bunlar yapacak yürek, samimiyet, dik duruş var mı?

    Onu bilmem önce HDP’lilerin içeri atılmasına imkan veren imzaları atan, basının, medyanın susturulmasına göz yumanlara , bu yetmez yerini sağlamlaştırmak için parti örgütlerini kendisine yakın olanlarla dolduran Kılıçdaroğlu’na, bir iki bekçi ve partililerine ihale almak için iktidarların arka bahçesi olmayı tercih eden Bahçeli’ye, her dönem ayrı bir yalaka politika izleyen Perinçek’e, bunlardan biraz daha samimi olduğuna inandığım Saadet Partisi ve onun bakışıyla dünyaya bakan İslamcı kesime ve nerede olduklarını çokta görmediğimiz Komünist ve onun yolunda yol almayı seçenlerin ve en son İYİ Parti ile yol almaya devam eden ama kendisi gibi eski faşoları kadrolarına dolduran Akşener’in, Ulusalcıların, Dincilerin, Solcuların, Sağcıların ve susmayı tercih edip, kendi yazdıkları Sarı Öküz hikayesini unutan aydınlar, hukukçuların samimiyetine bakmak yeter de artar diye düşünüyorum..

    Yani umut yok desem umudu kırarım derken umutsuz bir sürecin yeni umutlar ve liderler yaratacağını da unutmamak gerekir diyerek dün direnemediğimiz bugün teslim olduğumuz KHK’lara karşı yine de susmamak gerek.

    Çünkü gün geçtikçe bu tür kararlarla teslim alınmak istenen bir toplum, bir ülkede yaşam adeta paranoyak hale geliyor biline..

  • Ensar Öğüt Vakfından Ardahan Federasyona Tam Destek..

    Ardahan Federasyonunun düzenlediği, Ankara, Bursa, Kocaeli’nde ki Ardahan Federasyonlarının yanı sıra bu illerde bulunan Ardahan Derneklerinin el attığı 1. Ardahan’ı Tanıtma Günlerine Ardahan Eğitim Vakfından sonar Ensar Öğüt Vakfından da tam destek geldi.


    **Öğüt: Grenn Park’ya ki Toplantı


    Ardahan Federasyonuna Destek Toplantısıdır


    Ve Bu Toplantıyı Birileri Değil, Ensar Öğüt Vakfı Düzenliyor..


     


    4 Kasım’da açılacak olan Tüyyap Kitap Fuarında yazdığı kitabının imza töreni öncesi Ardahan Dernekleri ile bir araya gelecek olan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt gazeteci Erkan Sarıkaya’ya bir çok derneğin katılamsı beklenen toplantı öncesi şunları söyledi.


    Öğüt yaptığı açıklamada, düzenledikleri kahvaltılı toplantıyı Ensar öğüt Vakfının verdiğini ve bu kahvaltıyı birileri yada bir dernek değil Ensar Öğüt Vakfının 24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde İstanbul’un Maltepe İlçesi sınırı içinde bulunan ve İBB’ye ait etkinlik alanında Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günlerine destek amaçlı olduğunu açıkladı.


    Gazeteci Erkan Sarıkaya’nın Ensar Öğüt ile görüşüp, konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle;


     


    **Ensar Öğüt, Ardahan STK’ları İle Buluşuyor


     


    Ensar Öğüt vakfı tarafından organizasyonu yapılan ve Ardahan Derneklerin katılacağı kahvaltılı toplantıda Ardahan Dernek Federasyonu tarafından yapılacak Ardahan tanıtım günleri içn katkı sağlanacağı açıklandı.


    İstanbul Pendik’te Green Park Otel’de 4 Kasım Cumartesi yapılacak kahvaltılı toplantıda, İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından 24-25-26 Kasım’da Maltepe’de düzenlenecek olan Ardahan Tanıtım Günleri için yapılacak katkının konuşulacağı öğrenildi.


    CHP Eski Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile yaptığımız görüşmede, Öğüt ” Yapacağımız toplantıda Federasyonun yapacağı Ardahan’ın tanıtım günleri için nasıl katkı yapabiliriz bunları konuşacağız. Toplantıda ayrıca bazı Dernekler arasındaki küskünlükleri gidermek istiyoruz.Yapacağımız kahvaltılı toplantılı organizasyonu tamamen Ensar Öğüt Vakfı tarafından yapılacak. Toplantının her hangi bir derneğin himayesinde olması söz konusu değildir” dedi.


    Ayrıca toplantı sonrası CHP’den 3 dönem Ardahan Milletvekilliği yapan Ensar Öğüt, araştırmacı yazar Mesut Özcan’ın ile birlikte Kureşan Ocağına mensup Kemal Kılıçdaroğlu’nun soy şeceresini anlattıkları “Kureşan Ocağı; Bir Liderin Göç Yolu, Horasan’dan Anadolu’ya’ Kemal Kılıçdaroğlu” kitabını imzalayacak.


    **Öğüt Kocaeli’ne Atalay İstanbul’a mı?


    ARDAHAN’DA 4 PARTİ YARIŞACAK GİBİ..


    *16/09/2017 Tarihli Haber


    46 Gün kalan 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi adaylarını belirlemeye çalışan AK Parti ve CHP’nin Ardahan’da yeni adaylar ile seçimlere gideceği öne sürülüyor.

    Yaklaşan seçimler öncesi adaylarını belirleyip, cuma günü Yüksek Seçim Kuruluna vermeye hazırlanan partiler arasında bulunan AK Parti ve CHP’nin Ardahan’da yeni yüzler ile seçimlere girecekleri öne sürülürken bunun ilk işareti Ardahanlı Büyükelçi’yi istifa ettirip, partisine katan CHP verirken, AK Parti’nin de mevcut milletvekilinin yerine yeni isimlerle 1 Kasım seçimlerine gideceği ve son iki seçim oy kaybına neden olduğu öne sürülen Prof. Dr. Orhan Atalay’ı Ardahan’da değil İstanbul 3. Bölgede aday göstererek, yerine yeni bir isimi getireceği öne sürülmekte.

    Ensar Öğüt’ün Kocaeli’nde aday olmak için başvuruda bulunduğu, Atalay’ın da başvurusunu yaparken ya yine Ardahan yada İstanbul 3. Bölge de aday gösterilmek için dilekçesine not düştüğü alınan bilgiler arasın da oldu.

    HDP’nin ise parti tabanı ile kan uyuşmazlığı yaşayan adayla mı yoksa yeni bir isimle mi seçime gidip, gitmeyeceği bilinmiyor.


    **2. Sıra Adayları Kimler Olacak?


    Yaklaşan Genel Seçimler öncesi Ankara’da kamp kurdukları görülen milletvekili aday adayları ve Ardahan kamuoyunun merak ettiği diğer önemli bir konu da liste birleri belli gibi plan partilerin ikinci sıra adaylarının kimler olacağıdır.

    CHP’nin liste biri Büyükelçi Öztürk Yılmaz, AK Parti’nin liste biri Atalay ile Baydar arasında gidip, gelirken, MHP’nin son anda MHP’den aday olan Av. Osman Yıldız ve kendisi gibi Avukat olan Gökhan Ağdemir arasında tercih yapması bekleniyor.

    HDP’nin tüm ‘Oy kayıp ederi, seçimi alamayı’ uyarılarına karşın aynı isimle seçimlere gideceği görülürken bu partinin de AK Parti, CHP ve MHP gibi ikinci sıra sıkıntısı içinde olduğu görülmektedir.


    Topu taca atmadan, gol atacağız..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    24-25-26 Kasım 2017 Günlerinde İstanbul da bir ilki gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz şu günlerde yıllardır düğün salonlarında, otellerde geceler yapanları da şaşırtan bir cesaretle İstanbul gibi dev bir sahaya çıkan Ardahan Dernekler Federasyonuna karşı ayak diretmeye niyettli olanları gördükçe gerilmiyor, üzülmüyor hatta daha çok çalışmalıyım demiyor değilim..


    Siyasetçisinden, federasyonuna, derneğinden, ileri gelenine, kadınından, gencine herkesin sahiplendiği bu büyük organizasyon öncesi bizi tahrik edip, hata yaptırıp, topu taça attırmak isteyenlerin asıl amaçlarının, dertlerinin birlikten, beraberlikten ve o çok istenen ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşumu olmadığı gibi gol atmak isteyenlerin önünü kesmeye çalışmak olduğunu da anlamıyor değilim..


    **Atalay, Kerimoğlu, Tekin yada Siz Neden Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Olmasın?


    Kendi gücünden bi haber onun bunun eteğine yapışanların bu etkinliği yapamayacağımızı ileri sürüp, topu taça attırmaya çalıştığı bir süreçte Ardahan ve Ardahanlıları İstanbul denen dev saha da tutmaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonun çalışmalarının ve hedefinin başta 2019 seçimleri olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ile birlikte gerçek golü atmak olduğunu anlayan el oğlunun yine Ardahanlı olan maşalarının eliyle bizleri taça zorladığıda diğer bir gerçek..


    Ancak biz ARDAFED olarak ısrarla ‘gelin hep birlikte gol atalım’ demeye devam ediyor ve tüm iyi niyetimizle bunu bir kez daha kamuoyuna deklere ediyoruz..


    Yani başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurtta güçlü bir Ardahan Lobisinin üst çatısı olduğu Ardahanlıların çaba ve çalışmalarına sizi de davet ediyoruz..


    Hydi gelin 24-25-26 Kasım Günlerinde gerçekleştireceğimiz, ‘Ardahan’ı Tanıtma Günlerini’ hep birlikte yapıp, ‘İşte Ardahan Birlikteliği’ diyerek, siyasilerimizi, iş adamlarımızı, federasyon ve derneklerimizi bir arada tutarak, önlerini açarak, ‘Bu kente, bu ülkede bizde varız’ diyelim..


    Yani topu taça değil, karşımızda, karşımızda oln ve çok yaklaştığımız kaleye gol olarak atalım..


    Bunu yaparken de dost olduğunuzu, dar günde eteğinde ki taşı döküp, gerçek ve samimi dostluğumuzu, Ardahanlılığımızı ortaya koyalım diyoruz..


    Demediniz farz edelim..


    Öyle yada böyle gerçekleşecek olan ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ardından olacak tek şey ‘golün atılmasında emeğim olmadı’ diye çekeceğiniz vicdan azabıdır.


    Haydi o zaman, sahadayız, top önümüzde ve kale karşımızda..


    Ya bu topu taça atıp ağlayacağız, yada kaleye gol olarak atıp, hep birlikte güleceğiz atacağız..


    Not: İlk golü atmak için lütfen bu yazıyı sayfalarınızda paylaşın..



    **Ardahan İstanbul’da Marka Olmalı..


     


    Dernekçilikte bir çok ilde daha etkin olan, federasyon oluşumunu ilk başlatan iller arasında bulunan Ardahan’ın 20 Milyonluk İstanbul’da nasıl olu siyasette, ticarette, kültürde etkili olacağı yönünde yapılan çalışmaların en üst ve doruk noktası olacağına inandığım 24-25-25 Kasım 2017 Tarihlerinde yapılacak olan Ardahan Tanıtım Günlerinin ilk hedefi Ardahan adını İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde marka yapmak.


    Yani 1992 yılında yeniden vilayet olan ve meclis gelmesi için çalışmaların sürdüğü ileri sürülen Bütünşehir Kanununu ile yeniden bağlanacağı söylenen Kars’ın gölgesinde kalıp, hala Kars’ın ilçesi olarak bilinen Ardahan’ı bu ülkenin Kafkaslara ve Karadeniz’e açılan önemli bir kapısı, BTC ve Botaş ile Tanap gibi dünyanın dev petrol ve doğalgaz hatlarının geçmesiyle ülkenin enerji koridoru olmasıyla stretejik bir kent olan, kırmızı et deposu Kafkas Arısının yuvası, Kale ve Kuleleriyle tarihi öne çıkması gerek kültür şehri Ardahan’ın bu ülkede 75 plakalı Serhat Şehir olduğunu başta İstanbul’a olmak üzere tüm dünyaya bir kez daha hemde 30 bin M2 alanda, Maltepe sahilinde bulunan etkinlik alanında tanıtmak, anlatmak ve marka etmektir.


    Bunun içinde her Ardahanlıyım diyene, Ardahan adını taşıyan her resmi kuruma, federasyon ve derneğe görev düştüğü de bir gerçektir..


    İşte bu çerçevede Ardahan Dernekler Federasyonunun aldığı resmi izinler ile bu yıl 24-25-26 Tarihi Günleri ilki yapılacak olan Ardahan’ı İstanbul’da Tanıtma Günleri çok ama çok önemli bir organizasyon olduğunu tüm Ardahanlılar eteklerinde ki taşları da dökerek sahiplenmeli, ‘biz ne yapabiliriz?’ demeli diye düşünüyorum.


    Bu nedenle gelin hep birlikte oluşturulmaya çalışılan Ardahan’ı tanıtma Günlerinin Tanıtım Komisyonunu oluşturalım..


    Gelin hep birlikte Ardahan’ı marka yapalım..


    Bunu yaparken de miletvekilinden, valisine, belediye başkanlarına, gazetecisinden aydınına, federasyonundan, derneğine, iş adamından, gazetecisine, kadınına, gencine büyük sorumluluk düşmekte..


    Bunu da yapacak, yerine getireceğine inanıyor, el ele verip, Ardahan Marka Şehrimiz diyorum..


     

     
     

  • AK Parti'den Tasarruflu Kongreler!

    Posof, Hanak, ve Damal’dan sonra Çıldır ve Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı kongrelerini de gerçekleştiren AK Parti Ardahan bugün iki kongreyi birden gerçekleştirdi.


    **Bakan Buradayken Merkezi de Yapalım, Çıksın!


    Posof ve Hanak Kongrelerinde Songül Öner’i AK Parti Posof İlçe Başkanlığına ve Tanju Kilit’i de AK Parti Hanak İlçe Başkanlığına yeniden getiren AK Parti Ardahan Nevriye Derdiyok’da Damal AK Parti İlçe Başkanlığına seçtirirken Çıldır’da da değişime gitmeyerek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ında katıldığı kongrede Ahmet Rıfat Vural’ı AK Parti İlçe Başkanlığına bir kez daha seçtirdi.


    Öte yandan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Ardahan’da olması dolaysıyla daha sonra yapılacağı belirtilen AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı seçimi de oldu bittiye getirildiği dikkat çekti.


    Adeta, ‘Bakan buradayken tasarrufa gidelim, Ardahan merkez ilçe kongresini de yapalım, zaten başkanı kim olacak belli olan’ denilerek yapılan AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanlığına da Fırat Avşar getirildi.


    Eski ve rakipsiz tek adaylarla ilçe kongrelerine giden AK Parti Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları önümüzde ki günlerde yapılacak olan ve mevcut AK Parti Göle İlçe Başkanı İlhan Gültekin’in yeniden seçilmesi beklenen Göle İlçe Kongresini yaptıktan sonra İl başkanlığı kongresini de yaparak süreci sonlandıracak.


    **AK Parti’de Son Viraj..


    *25/03/2015 Tarihli Haber


    Son olarak cami derneklerinin oy kullanıp, kimlerin aday edileceğine karar vermeye çalışan iktidar partisi AK Parti’de nefesler tutuldu.


    Önce parti üyelerinin ardından anketler sonra da 450’ye yakın oyun kullanıldığı cami derneklerinin oyları ile adaylarını belirlemeye çalışan AK Partinin mevcut milletvekillini kenara aldığı eski İl Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ı, Av. Fatih Rüştü Yılmaz’ı, Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökdemir’i, Ardahanlı Kaymakam Salih Altun’u, Çıldırlı İşadamı Hamza Bektemür’ü değerlendirmeye aldığı alınan bilgiler arasında olurken, Saffet Kaya’nın gerek AK Partinin gerek ise diğer partilerin gündeminde düştüğü dikkatlerden kaçmıyor.



    AK Partinin Yerel Başarısızlığının Nedenleri?..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanlığı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 seçimleri öncesi toparlamaya çalıştığı teşkilatlarının başarısızlığının en önemli nedenlerinden birinin de metal yorgunluğu yaşadığını öne sürdüğü AKP teşkilatlarının Ardahan’da olduğu gibi yerelde ki stk’lar üzerinde etkili olamaması neden olarak gösterilmekte.


    Erdoğan’ın liderlik temposuyla alınan oyları toplumun lehine değil, kendi özel işlerinde kullanmaktan öteye gidememekle suçlanan teşkilatların başında gelen İl ve İlçe Örgütlerinin çoğu kendi çel çocuklarını İş-Kur aracılığı ile işe koydurma, gelen kredi ve teşvikleri alma telaşı yaşarken asıl önemli konuyu yani partili olmayan kurum amirlerini hala üst düzey görevlerde durduğunu anlayamaması olduğuna dikkat çekilirken bu durumun iktidarın yaptığı çalışmaları gölgelediği de ileri sürülmekte.


    **Ulusal da iktidar, yerelde muhalefet..


    Partiye yakın olmayan isimlerin resmi kurumlarda hala önemli görevlerde olduğu görülen birçok kentte ki durumun bir örneğini de Ardahan’da yaşandığına dikkat çekilirken bu durumun ulusalda iktidar olan partiyi yerelde muhalefetten daha güçsüz hale soktuğuna dikkat çekilmekte.


    Ardahan’da ki resmi kurumlarda olduğu gibi stk’arın da başta CHP’li olmak üzere diğer partilerin militan boyutunda ki yöneticilerin elinde olduğuna dikkat çekilen Ardahan’da bu durum milletvekili, belediye başkanlarının çalışmalarının önünü kestiği de belirtilmekte.


    **Bir Milletvekili, 4 Belediyeye karşın,


    1 Milletvekili 2 Belediye Başkanı,


    ve Onca Oda, Dernek, Stk Muhalefet..


    15 yıldır İktidar da olmasına karşın başta kentin önemli stk’ların başında gelen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasını olduğu gibi Ardahan’da ki Ziraat Odalarını, Esnaf Sanatkârlar Odalar Birliği ve bu birliğe bağlı Ardahan ve Göle Esnaf Sanatkârlar Odası, Ardahan Otomobilciler ve Şoförler Odası, Küçük Sanayi Sitesi gibi birçok kooperatif başkanlığı, Kızılay’ın Ardahan ve İlçe Şubeleri, Spor Kulüpleri gibi dernek, Kent Konseyi, Federasyonların karşıt görüşlü kişilerin elinde olduğu bir gerçek olurken bunların yanı sıra CHP’li bir milletvekili ve iki belediyenin de birçok kurum amiri gibi ulusalda iktidar olan AK Partiyi Ardahan yerelinde zayıf bırakan en önemli konuların başında gelmekte.


    **İktidara Şirin Görünüp, Yerlerini Korudular..


    Birçok yöneticisinin partili olmadığı, olanların ise akraba ve dostlarının diğer partilerde aktif olduğu görülen AK Parti Ardahan il ve İlçe Teşkilatlarına şirin görünüp, yıllardır devletin makamlarını ellerinden tutan idareciler gibi kente ki stk, dernek ve diğer önemli sivil toplum örgütlerini ellerinden tutanların en büyük silahı her gelen iktidara olduğu gibi AK Partiye de şirin görünmeleri olduğu belirtirken, bu durumun AK Parti’nin tüm ülke de olduğu gibi Ardahan’da da 15 yıldır iktidarda bulunmasına karşın yaptıkları hizmetler ya tam olarak kamuoyuna yansımıyor, yada yapılacaklar bu gizli eller tarafından sekteye uğratılıp geciktiriliyor..


    **Peki bunun önüne nasıl geçilir..


    İktidarın nimetlerinin yoğunluğu adeta gözlerini körleştirdiği siyasilerin göremediği bu durumun nasıl olup aşılacağı bilinmezken, bunu aşmak için başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere şu an bir birlerine çelme atma yarışı içinde olan partinin üst düzey kurmaylarını bir araya gelip, durum değerlendirmesi yapmalıdır.


    Ve başta parti içinde ki hayırsız, iş bilmez ama yanlış fikirleriyle partiyi yanıltan sözde danışmanları da partiden uzaklaştırıp, önümüzde ki aydan itibaren seçimleri olacak olan AK Parti’nin İl ve İlçe Teşkilatlarını yeniden yapılandırırken yine AK Parti gibi kongreye gidecek olan ve iktidara yakın olmayan ama iktidarın yalakalığını yaparak halkı olduğu gibi iktidarı da kandıran idareci, stk ve diğer önemli köşe başlarını da gözaltına almalı ve buraların nasıl olup partinin hizmetlerinin önünde ki engeller olarak kenara atılacağını hesaba katmalıdır.


     

  • Çapanlar Babalarını Kayıp Etti..

    Alınan bilgilere göre aynı zamanda Çetin Çapan ile Metin Çapan’ın babası olan ve uzun süredir rahatsız olan Mahmut Çapan’ın dün akşam hayata göz yumduğu öğrenildi.


    İstanbul Esenyurt’ta toprağa verileceği öğrenildi.


    Konu hakkında yapılan açıklama şöyle;


    Esenyurt Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın Babası Mahmut Çapan Vefat Etmiştir. Cenazesi Bugün Öğle Namazında Esenkent Camii’nden Kaldırılacaktır İrtb Gürbüz Çapan. 05301458875



    Çetin Çapan: Güç Birliğine İhtiyaç Var..


    *06/09/2016 Tarihli Haber


    İstanbul’un Esenyurt İlçesinin Kurucu Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan’ın kardeşi Çetin Çapan yaptığı açıklamada Esenyurt’ta hemşehri güç birliğine dikkat çekti.

    Gazetemiz aracılığı ile Karslı, Ardahanlı ve Iğdırlı hemşehrilerinin Kurban Bayramını kutlayan İş adamı Çetin Çapan ‘bölgede ekonomik ve siyasi olarak istenen güce kavuşulması için tüm kanat önderlerinin bir araya gelip, oluşturulmak istenen ‘Güçlü Lobi’ çalışmalarına destek vermesi gereğinin bölge insanı için acil bir durumdur’ dedi.


    **ONLAR İNERKEN, SU GELDİ!..


    Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar gözleri gibi baktıkları hayvanları ile birlikte aylardır bulundukları yaylalar da inmeye başladılar.


    Ardahan merkez başta olmak üzere birçok köyün çıkıp, aylarca kaldıkları yüksek rakımlı yaylalarda havaların iyiden iyiye serinlemesi ardından köylerine geriye dönüşe başlayan yaylacılar bu süre için de bin bir çiçekle donatılan yaylalarda otlayan hayvanlarından elde ettikleri kışlık yağ, süt, peynirler ile beraberinde getirip, bir taraftan kendi ihtiyaçları için, diğer taraftan da sattıkları görülmekte.


    **EN BÜYÜK SORUNLARI YOL VE SU..


    Yılda 400 Bine yakın büyük baş, 150 bine yakın küçükbaş hayvanın yetiştirildiği Ardahan’da her yıl Mayısın ortası yada Haziran’ın başında yaylaya çıka n Ardahanlı yaylacıların en büyük sorunu yol ve su olmakta.


    Geçen yıllar gibi bu yılda yol ve içme suyu sorunun ile baş başa kalan Ardahanlı yaylacıların birçoğu kendi imkanları ile bu önemli sorunu çözmeye çalıştıkları da görülmekte.


    **KOYUNPINAR YAYLASINA SU..


    Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Koyunpınar (Saskara) Köyü gibi bir çok köyün ve bu köylere bağlı yaylaların su ve yol devam ettiği şu günlerde Koyunpınar köyünün yaylası da suya kavuştu.


    Hanak İlçesinin olduğu gibi Ardahan’ın en büyük köylerinden olan Saskara köy muhtarı Hüseyi Supi Taşkıran’ın ve köylülerin el birliği yaparak ortaya koydukları çaba ile suya kavuşan Saskara Yaylası sakinleri bu güzel çalışmaya imza atan muhtar ve ekibine teşekkür ettiler.


    Saskara yaylasının suya kavuştuğu şu günlerde yaylalarda da inişler tüm hızıyla devam ediyor.


    Ardahan Yaylacılık :


    Ardahan İlindeki mevcut dağların daha çok uygun meyildeki etekleri 3 aylık yaz mevsiminde yayla olarak kullanılmaktadır. Ortalama 2000-2800 m. yükseklikte olan bu yaylalar, sahip olduğu zengin otlaklarla hayvancılık için elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Artvin–Ardanuç sınırında Yalnızçam Dağları üzerinde bulunan Bülbülhan Yaylası; Erzurum, Artvin ve Ardahan köylülerinin katılımı ile panayır ve pazar amaçlı kullanılmaktadır.


    İldeki yüksek yayla stepleri, yayla hayvancılığı bakımından büyük önem taşır. Nitekim, buradaki step topluluğuna, yayladan yararlanma süresi içinde hayvan yetiştiriciliğinin en değerli kaynağını oluşturduğu için Sözer (1972) tarafından buna “Yayla Vejatasyonu” adı verilmiştir. Nisan ayının sonundan itibaren ve mayıs ayı başlarında karların erimesi ve karasallık nedeniyle sıcaklığın hızla yükselmeğe başlaması, yayla steplerini birden bire canlandırır. Bu nedenle de, haziran ayının ilk yarısı içinde hemen her tarafta yaylacılık faaliyeti başlar ve hayvanlar yayla alanlarına yayılır. Erken ve aşırı otlatma ile birlikte yüksek yayla stepleri erken tükenir ve en geç eylül ayının ilk yarısında yaylalardan dönüş sona erer.


    Yüksek yayla steplerini oluşturan bitkilerin en çok rastlanılanları şunlardır: Agropyron intermedium, Agropyron repens (tarla ayrığı), Alopecurus pratensis (tilki kuyruğu), Artemisia sp. (yavşan otu), Alchemilla caucasica, Bromus erectus, Centaurea depressa, Galium verum, Lotus corniculatus (gazal boynuzu), Medicago varia, Onobrychis cornuata, Phleum hirsitium, Ranunculus orientalis, Salvia verticillata, Taraxacum officinale (aslan dişi), Trifolium hybridum, Thymus fallax, Veronica orientalis, Vicia sativa.


    Yüksek yayla stepleri kuşağı üzerinde ortalama 2600-2700 m den sonra yüksek alanlarda yine ot topluluğu olan yüksek dağ-çayır (subalpin-alpin) bitkileri yer alır. Kar örtüsünün geç kalktığı, fakat yaz devresinde (özellikle temmuz, ağustos ayları) ısınmanın fazla olduğu bu yerlerde dağ çayır bitkileri haziran ayının ilk yarısında yeşillenmeye ve çiçeklenmeye başlar. Bundan sonra çabuk olgunlaşan türler, en geç eylül ayı sonunda vejetasyon devresini tamamlar. Zaten ekim-kasım aylarında başlayan kar yağışları ile burada subalpin-alpin kuşağın her yanı kısa zamanda kar ile örtülür.


    IŞID’LE NE YAŞADIN?


    Haydi oradan sen önce IŞID’ı anlat!


    Türkiye’nin Suriye’ye girmesi ardından sanki yer yarılmış, içine girmişcesine’ orta da ve gündemden düşen IŞID’in kaçırıp, gündeme getirdiği CHP Ardahan Milletvekilinin o dönem yaşanan  ve hala karanlıkta kalan olaylarla ilgili bugüne kadar bir açıklama yapmaması dikkatlerden kaçmıyor.


    **Cumhurbaşkanının tepki koymadığı tek CHP’li!..


    Türkiye’nin Musul Konsolosuyken kendisiyle birlikte 49 konsolos çalışanı ile IŞID tarafından kaçırıldıktan sonra Ardahanlı olduğu gazetemize kamuoyuna tanıtılan ve IŞID ile oynandığı ileri sürülen karanlık olayın başaktörü eski konsolos, şimd ki Ardahan Milletvekilinin IŞID’le yaşananları CHP’li başka vekillerin IŞID’i anlattığı kadar bile anlatmaması dikkatlerden kaçmazken, AK Parti’ye, Hükumete ve özellikle Türkiye’nin Suriye politikasına küçük bir eleştiri getirene hemen kızan Cumhurbaşkanının tek eleştirmediği milletvekili olması da dikkatlerden kaçmayan diğer önemli bir konu.. 


    **AGC’DE DEN KONSOLOS’A SERT TEPKİ!


    Perde arkasının aydınlatılamadığı IŞID tarafından kaçırıldığı ileri sürüldükten sonra ki gelişmeler ardından Ardahanlı olduğu gazetemizce kamuoyuna duyurulan ve yaşandığı ileri sürülen kaçırılma macerası esnasın da 1 Milyon Doların ortadan kayıp olduğu ileri sürülen olayın baş aktörü Konsolostan gazetecilere  tehdit.

    Vekil olduktan sonra sorunlarla ilgilenmediği ileri sürülen Ardahanlıları bu y
    öndeki şikayetlerini yazan gazetecileri tehdit etmesi Ardahan Gazeteciler Cemiyetince kınandı..


    Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, eski Konsolos ve şimdi ki CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’a tepki göstererek, sosyal medya üzerinde yayımladığı mesajı sert bir dille kınadılar.


    Son günlerde Gazetecilere yönelik sanal ortamda kıytırık açıklamalarıyla gazetecileri ölümle tehdit eden söylemleriyle dikkat çeken eski konsolos şimdiki milletvekili Öztürk Yılmaz’a Ardahan Gazeteciler Cemiyeti’nden tepki geldi.    


    Yayınlanan makale üzerine CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, sosyal medya hesabında üstü kapalı isim vermeden gazetecilere yönelik sert bir açıklama ele aldı.  Açıklamasında, ‘ Sizi yerle yeksan ederim’ diyen Vekil Yılmaz’ın bu cümlede neyi kastettiği tam anlaşılamadı. 


    Yılmaz’ın Facebook hesabı üzerinde yayınlanan bu mesajı üzerine harekete geçen Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Vekil Yılmaz’ın tehdit kokan bu açıklamasına sert tepki göstererek yapılan bu açıklamayı kınadı.


    **AGC: VEKİLİN ARKASINDA GİZLİ GÜÇLER Mİ VAR?


    Konuyla ilgili Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Üyeleri (AGC), Öztürk Yılmaz’ın gazetecileri üstü kapalı tehdit ettiğini belirterek, Yılmaz’ın aslında psikolojisinin yerle yeksan olduğunu söylediler.       


    Eski Konsolos şimdiki vekil Yılmaz’ın ele aldığı yazıda gazetecileri üstü kapalı tehdit ettiğini, ‘Sizi yerle yeksan ederim ve ölüm’ gibi ifadelerin yer aldığını anımsatan Cemiyet üyeleri, “ Milletvekili bu açıklamayla neyi kast etmiştir? Gazetecilere yönelik sarf ettiği ‘ sizi kaldırırız, yerle yeksan ederiz, ben ölümden korkmuyorum’ gibi cümlelerle neyi amaçlamıştır? Yılmaz’ın bu kadar rahat gazetecileri tehdit etmesinde arkasındaki hangi gizli güçler var? Yılmaz CHP dışında çalıştığı başka bir yer mi var? Eğer bu yazıdan dolayı bir gazeteci arkadaşımızın başına bir şey gelirse bunun sorumlusu Vekil Yılmaz’dır. Öyle ergen çocuklar gibi Facebook’tan tehdit vari sözlere karnımız toktur. Sayın Vekil bir şey söyleyecekse çıksın basın önünde kamuoyuna açıklasın. Kendisini her eleştiren gazetecileri tehdit etmekle bu işler yürümez” diye konuştular.


    **VEKİL’DEN HEM PARTİ TABANI, HEM DE BAZI ÜYELER MUZDARİP..


    Vekil Yılmaz’ın Ardahan sorunlarına duyarsızlığı ve Ardahan’a olan ilgisizliği hem parti tarafından hem de kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandığını ifade eden Cemiyet, “Bunu gazeteciler olarak biz söylemiyoruz. Çıkın çarşıya caddeye bütün Ardahan halkının dilinde bu var. Milletvekili genel sorunlarla ilgileniyor, Ardahan’ın sorunlarının uzağında. Hatta Ardahan CHP içinde bile büyük rahatsızlıklar var. Siz hiç Öztürk Yılmaz’ın Ardahan CHP parti teşkilatıyla toplu bir resmini gördünüz mü? CHP Ardahan tabanı Yılmaz’ı tartışıyor” açıklamasında bulundular.


    **CHP’YE GELİŞ SÜRECİ MUAMMA, ŞEFFAF DEĞİL!


    Milletvekili Yılmaz’ın CHP Ardahan adayıyken, kendisine CHP’ye geliş sürecini anlatacağına dair söz verdiğini belirten Cemiyet Üyeleri, “Bununla ilgili de şuana kadar herhangi bir açıklamada bulunmadı. Bu arkadaş nasıl oldu da bir anda gelip CHP’den aday oldu. Kimler aracılık etti. Yıllarını bu partiye veren insanlar dışarıda kalırken, bu arkadaş nasıl tepeden inmeyle önce milletvekili sonra Genel Başkan yapıldı. Bu tırmanışın arkasında hangi güçler var?” diye sordular.        


    **İKİ DANIŞMANI NE İŞ YAPIYOR ?..


    Öztürk Yılmaz’ın danışmanlarının iletişim sorunu yaşadığını ve halkla diyalog kurmakta zorluk çektiğini ifade eden Cemiyet Üyeleri;  “ Sayın Vekil Ardahan sorunlarına duyarsız kaldığı gibi, danışmanlarını da Ardahan’dan bihaber. Bugüne kadar biz gazetecilere Öztürk Yılmaz’la ilgili bir basın açıklaması bile göndermediler. Bunlar bu kadar acizler. Halkla kopuk, seçmenden uzak bir anlayış içerisindeler. Bize hangi açıklamayı gönderdiler de biz yayınlamadık? Sayın Vekil, şapkasını önüne koyup iyi düşünmeli. Önce etrafında ona yol gösterenlere dikkat etmeli. Tabii ki Sayın Vekilin de gazetecileri eleştirme hakkı var? Ama bu üslup, bu seviyede olmamalı. Tehdit vari bir ağızla, ‘ Yok ederim, parçalarım, kimse bir şey diyemez’ diktatörlük ağzı Sayın Vekile yakışmamıştır. Kendisini Gazeteciler Cemiyeti olarak kınıyor özür dilemeye davet ediyoruz.” 


    KILIÇDAROĞLU’NU GÖREVE DAVET EDİYORUZ


    Eski Konsolos şimdiki Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın siyaset yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basına ve gazetecilere yönelik, ‘Gazeteciler özgür olmalı, basına sansür uygulanamaz, gazeteciler eleştiri haklarını kullanabilirler’ açıklamalarını hatırlatan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, kendisini kraldan çok kral gören eski konsolos şimdiki vekil Öztürk Yılmaz’ı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na şikayet edeceklerini ve Ankara’ya bir çıkarma yapıp, CHP Genel merkezinin önüne siyah çelenk bırakacaklarını da söylediler.  


     ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ


    İŞTE  KOSOLOS’UN FACEBOOK HESABINDA YAYINLADIĞI O MESAJ


    DEĞERLİ DOSTLAR,


    Ardahan’ı PKK zihniyetiyle elde etmek ve bizleri becerebilirlerse oradan sürmek isteyen bazı alçak ve şerefsiz tetikçilerin şunu bilmesi gerekir. Benim Ardahan için yaptığımın milyonda birini siz bir ömür yapamazsınız. Sizin derdinizi çok iyi biliyorum. Kimlerle hareket ettiğinizi de. Size baş eğen alçaktır ve şerefsizdir.  


    Sizin tehdit ve şantajlarınıza boyun eğen de ahlaksızdır. Sizi yerle yeksan ederim. CHP’den nefret edenler, CHP’ ye asla oy vermeyenler güya Ardahan sevdalısı olmuş ve bize yazdıkları paçavralarla dil uzatıyorlar!!! Ben Ardahan’da tarihinde ilk defa yatırım konferansı yaptığımda neden görmediniz? Ardahan gündemli o kadar meclis konuşmamı, açıklamamı duymamışlar! Ne kadar aşağılık kompleksi duyduğunuzu biliyorum.


    Unutmayın Ardahanlı kardeşlerim sizi tanıyor. Siyasette yenileceksiniz. Sizin O zehir kusan pis dilleriniz sizi o nefretinizde boğacak. Hodri meydan. Siz o karanlık dünyanızda boğulacaksınız. Ben ölmedikçe de size geçit yok. Beni tehdit ettiğinizi biliyorum. Gücünüz yetiyorsa da gelin öldürün. Siz şunu asla unutmayın. Ben ölüme meydan okuyarak gelmiş ve bütün korkuları ezmişim. Zerre kadar ahlak ve şeref varsa çıkın karşıma orada burada yazdığınız iki satır alçak yazılarınızla değil. Aslolan vatandır ve ben sizin hain olduğunuzu biliyorum. Ben sizin bu duygudan zerre kadar nasip almadığınızı da biliyorum.


    Ardahanlı Gazeteci Erkan Sarıkaya köşesinde ele aldığı yazısında CHP Ardahan Milletvekilinin Ardahan’a duyarsız kaldığına dikkat çekti..


    Birisi Bu Adama Ardahan Milletvekili Olduğunu Hatırlatsın..!


    CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın Ardahan sorunlarına duyarsızlığı ve Ardahan’a olan ilgisizliği yüzünden Ensar Öğüt’ü arar olduk.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz,1 Kasım genel seçim öncesi süpriz şekilde Ardahan Milletvekili adayı yapılmış daha sonra Ardahan’lı seçmenin fazla tanımasada oylarıyla meclise taşımıştı.


    CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz,genel seçimi öncesi Ardahanlı seçmen tarafından tanınmıyordu.Çünkü Öztürk Yılmaz Ortaokulu okuduğu dönemde ailesiyle Bursa’ya göç etmiş,yaklaşık 20 yıl Dişişleri Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde yer almış ayrıca aileside Bursa’da yaşıyordu.Öztürk Yılmaz Ardahanlı olan eşinin Ailesini görmek için bazen yaz tatiline uğramıştı.Fakat 3 dönem CHP’den Ardahan Milletvekiliği yapan Ensar Öğüt bir daha aday olunca çok fazla tepki almış seçimi bu yüzden kabetmişti.Bunun üzerine baskın 1 kasım seçiminde HDP’ye yönelik baskılar artınca süpriz şekilde Ardahan Milletvekili adayı olan Öztürk Yılmaz’ın kazanması için ortam oluşmuştu.


    Genel seçim sürecinde Ensar Öğüt’ün bir daha aday olmaması gerektiğini ve Öztürk Yılmaz’a şans verilmesi gerektiğini en çok yazan gazetecilerin başında geliyorum.


    Şimdi ise gerçeklerle yüzleşmeye başladık.Çünkü CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın seçildikten sonra Ardahan sorunlarına ne kadar uzak ve ilgisiz olduğunuda görmüş olduk.CHP Dışişerinden sorumlu başkan yardımcısı olduğu için çok sayıda televizyon programına katılıp çeşitli ulusal gazetelere röportaj verdi.Peki konuşmalarında tek bir cümle dahi olsa Ardahan sorunlarına değindiğini gördünüzmu ve duydunuz mu? Öztürk Yılmaz’ın Ardahan’ın her hangi bir sorununu gündeme getirdimi veya soru önergesi olarak TBMM başkanlığına sundumu? Öztürk Yılmaz Büyükşehirlerde Ardahan STK’larına uğradığını gördünüzmü?Ayrıca CHP Ardahan il yönetimi ve ilçe yönetimleri Öztürk Yımaz’dan memnun olmadıkları iddia ediliyor.Yine Damal Belediye Başkanı ile Hanak Belediye Başkanı arası açık olduğu söyleniyor.


    Öztürk Yılmaz’ın şehir şehir dolaşıp konferans verip teşklatları ziyaret ederken bi zahmet CHP Ardahan Milletvekili olduğunu hatırlayıp, Ardahan’da işsizlik olduğunu,Ardahan’da yoğun göç olduğunu,Ardahan’da geri kalmışlık sorunu olduğunu birileri hatırlatsın.


    Haber / Erkan SARIKAYA


    **Vekilin acı günü..


    AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın Ablasının eşi Yusuf Bozbuğa geçirdiği karaciğer rahatsızlık sonucu hakkın rahmetine kavuştu.

     Bozbuğa kaynı, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın imamlık yaptığı cenaze töreniyle Göle’de ki aile mezarlığında toprağa verildi

    Öğle namazı sonrası Göle Merkez camide Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın kendisinin kıldırdığı Cenaze namazı sonrası kendi köyü olan Esenboğaz (Kelpıkor) köyündeki aile mezarlığında toprağa verildi.

    Başta Arahanlı üst düzey bürokratlar olmak üzere vatandaşların yoğun ilgisinin olduğu Yusuf Bozbuğa’nın cenaze törenine Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Göle Kaymakamı Zafer Oktay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Emniyet Müdürü Selami Hüner, Göle Emniyet Müdürü M Özgür Nevruz,  Ak Parti İl Başkanı Yusuf Demirci, Göle ilçe başkanı İlhan Gültekin,İl Genel Sekreteri ile İl Meclis Başkanı ve Üyeleri, Yar. Doç. Dr. Eray Atalay, Ardahan ve Göle Daire Müdürleri, Yakınları ve Göle halkı katıldı.

    Taziyeleri Köy mezarlığında kabul eden Atalay ve Rahmetli Yusuf Bozbuğa’nın yakınları Göle’deki taziye çadırında da Taziyeleri kabul ettiler.

    Cenaze töreni sonrası Göle Kaymakamlık makamında, Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Göle Kaymakamı Zafer Oktay ve beraberindeki heyetle bir süre görüştükten sonra Atalay, Konukların onuruna yemek verdi.

    Sokaktaki halkla tokalaşan Vali Özefe daha sonra ilçemizden ayrıldı.


    Öğrencilerin Bisikleti Hastanelik Olmuş!


    Milli Eğitim Bakanlığı’nın FATİH Projesi kapsamında öğrencilere ücretsiz dağıttığı tabletlerin ardından Sağlık Bakanlığı’nın fiziksel aktiviteyi teşvik ve bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla ücretsiz dağıttığı bisikletler aylardır dağıtılmayıp, hastane kooridorunda bekletildiği ortaya çıktı.


    Ardahan Karagöl Mahallesinde bulunan yıllardır aktif duruma getirilemeyen İl Sağlık Müdürlüğüne ait 4 katlı binada sadece bir Aile Hekiminin hizmet verdiği binanın koridoru bisikletlerle dolu…


    Yaz aylarında dağıtılamayan bisikletler; acaba kış ayında mı öğrencilere dağıtılacağı merak konusu oldu. Haber/Foto: Barış Bilgin


     


    SONSUZLUĞA GÖÇÜŞÜNÜN 13. YILINDA

    DURSUN AKÇAM ARAMIZDA…




    Bu karanlık günlerde, yol şaşırtan fırtınalarda

    Zamana ve âna tutunabilmek, hayallerimizi öldürmemek, gelecek güzel günlere olan umutları besleyebilmek için,

    Işığı hiç sönmeyen yıldızların aydınlattığı yollara bakmak

    Kendimizi tarihin altın sofrasında bir kez daha sınamak zorundayız…

    O, 13 doğum yapmış yoksul ve çileli bir Anadolu anasının dördüncü çocuğuydu;

    Karanlık dağları aşmayı, aydınlığa ulaşmayı kafasına koymuştu

    Yamalı çarıklarıyla, köyü Ölçek ile Ardahan arasındaki on dört kilometre yolu üç kez yürüyerek aştı

    23 Şubat İlkokulu’nun kapısından üç kere dilenci denerek kovuldu;

    Yılmadı, usanmadı… Cumhuriyet aydınlanmasına ulaşmayı başardı;

    Önce Ardahan’daki ilkokulu, sonra Tonguç Baba’nın Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdi,

    Gazi eğitimle sürdürdü eğitimini; öğretmen, öğretmen örgütü yöneticisi, yazar, gazeteci, mücadele insanı oldu; ödüller kazandı; adı ansiklopedilere geçti; 

    Aralarında doğup büyüdüğü, ekmeğini yiyip suyunu içtiği o yoksul coğrafyanın insanlarını hiç unutmadı;

    Onlar için kavga etti, saf değiştirmedi, saray, saltanat istemedi;

    Sürüldü, soruşturuldu, açığa alında, tutuklandı; zindanlarda kaldı, sığınmacı olarak yaşadı;

    Hiç boyun eğmedi, hiç yalvarmadı, hiç ulufe istemedi;

    Boynu dik, göğsünü gererek döndü Kafdağı’nın ardına; masallar, efsaneler vatanına,

    Almanya’nın Hamburg kıyılarından Ardahan’daki Kültürevi’ne; adı yaşıyor;

    Anısı mücadelemizi aydınlatıyor…

    25 Eylül Pazar günü, Kartal’da Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde buluşuyoruz;

    Adına serbest kürsü kuracağız;

    Turgay Demir’in sazıyla, sözüyle, türkülerle kanatlanacağız…

    Toplantımız halka açık ve ücretsizdir; özel çağrı beklemeyin, katılın çoğalalım;

    Çağıl çağıl çağlayalım; el ele,omuz omuza yol alalım…


    **Ardahanlı Gazeteci Gözaltında!


    Ardahan Göleli Taraf Gazetesi Muhabiri, Balyoz ve Ergenekon haberlerini yapan ve aylardır tutuklu bulunan Mehmet Baransu’dan sonra bir Ardahanlı Gazeteci daha gözaltına alındı.



    15 Temmuz Darbesi ardından devam eden gözaltı ve tutuklamalara devam edildiği şu günlerde Ardahan Hoçvanlı Gazeteci Gökçe’de gözaltına alındı.


    **Ardahanlı Dinçer Gökçe’nin de


    aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı!


    FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, hakkında yakalama kararı çıkarılan Hürriyet Gazetesi yazarı Dinçer Gökçe’nin de aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca, Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, aralarında Rasih Yılmaz’ın da bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


     İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar ile Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Murat Çağlak tarafından Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yeni deliller doğrultusunda 35 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. 


    İstanbul, Ankara ve İzmit’te düzenlenen operasyonda, Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy, Abdullah Alparslan Akkuş, hurriyet.com.tr editörü Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer Şahin ve Ayhan Şimşek gözaltına alındı.


    Hakkında gözaltı kararı verilen Ergun Babahan, Prof. Dr. Osman Özsoy ile Şemsettin Efedâhil 18 kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 kişi ise aranıyor.


    Şüphelilerin, “örgüt ile bağlatılı oldukları” ve “çalıştıkları basın-yayın organlarıyla sosyal medya üzerinden Gülen örgütü lehine propaganda yaptıkları” öne sürülüyor. 


    **ÇILDIR’A DEVLET DESTEKLİ DEV YATIRIM


    Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından %60’ı TKDK destekli olmak üzere 4 Milyon TL’lik yatırım yapılıyor.


    Ulaş Kılıç / ARDAHAN


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından, 2010 yılında kurulan “S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” adlı kuruluş, %60’ı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından finanse edilen, %40’ı ise özkaynaklardan sağlanan dev bir yatırımı hayata geçiriyor. Köy arazisinde, TKDK’nın onay verdiği bir yere yapılan çiftliğin 2.5 Milyon TL’ye mal olduğunu belirten Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, çiflik inşaatının tamamlandığını, son aşama olarak tanesi 3 bin Euro olan semantal mantofon tipi hayvan başvurusunun sonucunu beklediklerini ifade etti. Hayvanların maliyetinin de 1.5 Milyon TL’yi bulacağını belirten Başkan Sarıçayır, toplamda 4 Milyon TL’lik bir yatırımı Akçakale Köyü’ne ve Çıldır ilçesine kazandıracaklarını belirtti.


    “Gençlerimizin ‘Modern Köle’ Olmasını İstemiyoruz”


    Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, doğup büyüdükleri köye böyle bir yatırım yapmalarının asıl sebebinin ekonomik kaygı olmadığını; gençlere iş sağlamak, tarım ve hayvancılığın daha kolay ve zahmetsiz şartlar altında yapılabileceğini, gençlere benzer proje hayalleri kazandırabilmek için yaptıklarını belirtti. Başkan Sarıçayır: “Bakın, bugün İstanbul’a gençlerimiz doğdukları toprakları, geleneklerini, ailelerini bırakarak geliyorlar. Birçoğu, kitle iletişim araçları tarafından bilinç altına işlenen modern yaşama özenti sebebi ile, diğer bir çoğunluğu da daha refah bir hayat umudu ile İstanbul’a göç ediyor. Ancak, inanın bu durum çok değişti. İstanbul’da artık gençlerimizin ev edinebilmesi mümkün değil, çünkü inanılmaz derecede ev fiyatları yükseldi. Suruyeli mülteciler nedeni ile iş gücü, gerçekte bir çok yerde asgari ücretin dahi daha altına inmiş vaziyette. En iyi ücret, ortalama 1.500- 1.700 TL civarında ve haftanın 6 günü, her gün sabah 7’de belki de daha erken saatlerde kalkıp işe gitmek zorundalar, akşam ise evlerine saat 7-8 aralığında anca varabiliyorlar. Çünkü, İstanbul’un trafiği akıl almaz derece yoğunlaştı. Gençlerin kendilerine ayırabildiği tek günleri Pazar günü ve inanın o günü de dinlenmekle geçiriyorlar. Yani kendi sosyal hayatlarına ayırabildikleri zamanları yok. Kira, faturalar, gıda harcamalarını çıktığınız zaman, kendilerine harçlık dahi kalmıyor. Televizyonda ya da sosyal medyada gördükleri hayatlar, burjuva sınıfının yaşadığı hayat, gerçekte böyle bir hayat yok. İşte gençlerimizin bunu fark etmesini ve kendi topraklarına tutunarak kimsenin emri altına girmeden, kendi hür yaşamlarını hayal etmelerini, Ardahan’ın da bakıldığında gençlere bir gelecek vaat ettiğini göstermek için bu gibi bir proje düşündük” dedi.


    30 üyesi bulunan S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde sütçülük, tarımsal faaliyetler ve kombine et hayvancılığı yapılacak ve 6-7 civarında kişi sigortalı olarak çalıştırılacak.


    Hbaer Ulaş Kılıç/Çıldır



    **BUGÜN BAYRAM MI?


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos.. 

    ‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..

    Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir.. 

    Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..

    Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..

    Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanı hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..



    **Bu korku nasıl yenilecek?


    **Selmi Yılmaz/Gazeteci


    Bir çok darbenin yaşandığı ülke de her an yeni bir darbenin daha yaşanacağı şüphesi ve de korkusu başta Ankara’nın olmak üzere ülkenin genelinin dengesini bozduğunu dün gece Konya’da yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi sonrası darbe olabileceğini düşünen vatandaşları yeniden caddeler fırlamasından daha iyi anlıyoruz..

    Konya’nın yanı sıra Ankara’nın 30 Ağustos’u tanksız, topsuz, uçaksız kutlanacağını ilan etmesinden de anlaşılan o ki hepimiz her an yeni bir darbenin yaşanacağından korktuğunu ortaya koymaktadır..

    Peki sizce yeni bir darbe daha olur mu?

    Bilmem ama bana sorarsanız bu ülkede olmayacak şey değil..

    Çünkü 15 Temmuz’da halkın bizzat kendisinin ötelediği darbelerin bir çoğunun gerçekleştiği bir ülke burası..

    Peki bu korku ile bir ülkede ne kadar rahat olunur?

    Korkunun getirdiği baskılar bu ülkeye ne getirir?

    Demokrasi olmayacağı kesinde..

  • Ardahan Bayramı Kazasız Geçirdi..

    10 günlük Kurban Bayramı tatilinde, yapılan uyarı ve alınan tüm önlemlere rağmen trafik kazalarında bilanço yine ağır oldu. 25 Ağustos Cuma günü mesainin sona erdiği saat 18.00’den, bayramın üçüncü günü olan 3 Eylül Pazar günü saat 16.00 sıralarına kadar toplam 142 kaza meydana geldi. Bu kazalarda toplam 98 kişi öldü, 423 kişi de yaralandı. Kazalarda gün gün bilanço şöyle oluştu:


    * 25 Ağustos Cuma günü saat 18.00’den sonra Bolu‘da 2, EdirneSakaryaKonya veMuğla‘da meydana gelen toplam 6 kazada, 3 kişi öldü, 24 kişi de yaralandı.


    * 26 Ağustos Cumartesi günü ise İstanbul, Bolu ve Konya’da 2’şer, AydınNiğdeKırıkkale, Çorum, KocaeliGaziantep ve Isparta‘da 13 kaza oldu. Bu kazalarda 8 kişi öldü, 41 kişi de yaralandı.


    * 27 Ağustos Pazar günü ise 13 kaza meydana geldi. 2’si Siirt‘te, Çorum, Sakarya,AntalyaYalovaKilisAdanaDiyarbakırKahramanmaraşManisa, Gaziantep, İzmir‘deki kazalarda, 6 kişi öldü, 48 kişi de yaralandı.


    * 28 Ağustos Pazartesi günü, 2’si Çorum, BartınZonguldakDenizli, Sakarya, Gaziantep, Kırıkkale, BurdurAksaray ve İstanbul’da meydana gelen 11 ayrı kazada, 9 kişi öldü, 28 kişi de yaralandı.


    * 29 Ağustos Salı günü ise Kocaeli’de 3, Bartın, Antalya, TekirdağRize, İzmir, Kayseri, Karabük, SamsunTrabzon, Niğde ve Bolu’da toplam 14 kaza oldu, 12 kişi öldü, 24 kişi de yaralandı.


    * 30 Ağustos Çarşamba günü Kastamonu ve Tokat‘ta 2’şer, Aydın, BursaŞanlıurfa, Edirne, Balıkesir, Çorum, Kocaeli, Denizli, Manisa, Bilecik, Samsun, Adıyaman, Gaziantep, Konya ve İstanbul’da meydana gelen toplam 19 kazada, 10 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.


    Arife günü olan 31 Ağustos Perşembe günü Samsun’da 3, Karabük, Bursa, Sakarya, Çorum, İzmir ve Kocaeli’de 2’şer, Sivas, Adana, Gaziantep, ElazığAmasya, Trabzon, Kayseri, Ordu, Aydın, Konya, Karaman, Adıyaman, İstanbul ve Şanlıurfa’da meydana gelen 29 kazada, 15 kişi öldü, 77 kişi yaralandı.


    * Kurban Bayramı’nın 1’inci günü olan 1 Eylül Cuma günü, Samsun, Bolu ve Gaziantep’te 2’şer, Zonguldak, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Balıkesir, Bursa, Burdur, İzmir, Aksaray ve Adıyaman’da meydana gelen toplam 16 kazada, 7 kişi öldü, 48 kişi yaralandı.


    * Kurban Bayramı’nın 2’nci günü olan 2 Eylül Cumartesi günü, Şanlıurfa, Antalya, Tekirdağ, Karaman, Sakarya, Amasya, Balıkesir ve Malatya‘da meydana gelen 9 kazada, 16 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı.


    * Kurban Bayramı’nın 3’üncü günü olan 3 Eylül Pazar günü saat 16.00 sıralarına kadar,Mardin, Tokat, Adıyaman (2), Edirne (2), Düzce, Isparta, Kayseri, Konya, SinopAğrı ve Aydın’da meydana gelen 13 kazada, 12 kişi öldü, 39 kişi de yaralandı.


     


    Karaman’da otomobil devrildi: 1 ölü


    Karaman’da otomobilin devrilmesi sonucu bir kişi öldü. Halil Kulak (27) yönetimindeki 70 BD 093 plakalı otomobil, merkeze  bağlı Pınarbaşı köyü yakınlarında devrildi.


    Kazada sürücü Kulak olay yerinde hayatını kaybetti.


    Karaman’da bir bisküvi fabrikasında çalıştığı öğrenilen Kulak’ın  cesedi, yapılan incelemenin ardından Karaman Devlet Hastanesinin morguna  kaldırıldı.


     


    Tokat’ta trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı


    Tokat’ın Erbaa ilçesinde meydana gelen kazada 2 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.


    Kaza D-100 Karayolu Hacıpazar köyü yakınlarında meydana geldi. Bursa’dan Tokat’ın Niksar ilçesine gitmekte olan Dursun Deveci idaresindeki 07 AAL 53 plakalı otomobil, sulama kanalının menfezine çarpıp takla attı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve 112 sağlık ekibi sevk edildi. Kazada Dursun Deveci ile birlikte Zehra (23), Eylül (2) ve Berat Deveci (10) yaralandı. Semra Deveci (28) olay yerinde Mehmet Salih (7) ise kaldırıldığı Niksar Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.


     


    Ağrı’da trafik kazası: 2 ölü, 9 yaralı    


    Ağrı’nın Diyadin ilçesinde, yola çıkan köpeğe çarpmamak  için manevra yapan minibüs uçuruma devrildi, araçta bulunan 2 çocuk öldü, 9 kişi  yaralandı. 


    Alınan bilgiye göre, Serhat Bakırçay yönetimindeki 34 BB 3729 plakalı  minibüs, Diyadin Sanayi Sitesi yakınlarında, önüne aniden çıkan köpeğe çarpmamak  için manevra yaparken, uçuruma devrildi.


    Kazada 4 aylık Ahmet Yasin Bakırçay ile 3 yaşındaki Belinay Bakırçay  olay yerinde hayatını kaybetti.


    Kazada yaralanan sürücü Serhat Bakırçay ile ayı aileden 8 kişi Ağrı ve  Diyadin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


     


    Derik’te trafik kazası: 1 ölü, 4 yaralı


    Mardin’in Derik ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı. 


    Kaza, Derik, Kızıltepe ve Şanlıurfa üç yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücülerinin ismi öğrenilemeyen 34 TB 4167 plakalı araç ile 34 VCF 47 plakalı araç çarpıştı. Kazada, araçlarda bulunan 5 kişi yaralandı. Yaralılar, durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gönderilen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan durumu ağır olan Meyhan Arı, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. 


     


    Besni’de otomobil devrildi: 1 ölü, 3 yaralı


    ADIYAMAN’ın Besni İlçesi’nde kontrolden çıkıp devrilen otomobildeki 9 yaşındaki Ahmet Seyhan öldü, annesi, babası ve kardeşi ise yaralandı.


    Kaza, sabah saatlerinde Besni-Gaziantep karayolunun 10’uncu kilometresinde meydana geldi.


    35 yaşındaki İsmail Seyhan yönetimindeki plakası öğrenilemeyen otomobil, Tekağaç Köyü yakınlarında kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Kazada sürücüsü İsmail Seyhan ile otomobilde bulunan eşi Sevgi, çocukları Muhammet Efe ve Ahmet Seyhan yaralandı.


    Yaralanan aile fertleri, ihbar üzerine gelen sağlık görevlileri tarafından ambulanslarla Besni Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Acil serviste tedaviye alınan yaralılardan Ahmet Seyhan, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak öldü. Doktorların ilk müdahalesini yaptığı diğer yaralılar da hayati tehlikeleri bulunduğu için Adıyaman’a sevk edildi. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.


     


    Düzce’de kaza: 11 aylık bebek öldü, 5 yaralı


    DÜZCE’de bayram ziyaretinden dönen ailenin içinde bulunduğu otomobil, önce önündeki otomobile, ardından refüjde bulunan aydınlatma direğine çarptı. Hurdaya dönen araçta bulunan 11 aylık bebek öldü, 5 kişi yaralandı.


    Kaza, dün gece D-655 karayolunda Yaka Köyü mevkisinde meydana geldi. Düzce merkeze bağlı Düzköy Köyü’ndeki yakınlarını ziyaret ettikten sonra ailesiyle Düzce’deki evlerine dönüş için yola çıkan 37 yaşındaki Ramazan Toramanoğlu’nun kullandığı 54 NA 745 plakalı otomobil, önde giden Pelin S. yönetimindeki 34 BZ 5414 plakalı otomobile çarparak kontrolden çıktı. Savrulan otomobil refüjde bulunan aydınlatma direğine çarparak durdu. Hurdaya dönen araçta sürücü Ramazan, eşi 33 yaşındaki Zerrin, çocukları 11 yaşındaki Tahir, 7 yaşındaki Bünyamin ve 11 aylık İsmail Toramanoğlu ile yeğeni 8 yaşındaki Talha Duran yaralandı.


    Yaralılar 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. 11 aylık İsmail Toramanoğlu, sabaha karşı doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


     


    Samsun’da trafik kazası: 1 ölü, 1 yaralı


    Samsun’un Yakakent ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.   


    Edinilen bilgiye göre, Sinop-Samsun karayolunda meydana gelen kazada, Çağatay Y.’nin (30) kullandığı 55 AZ 571 plakalı otomobil, mezarlık yolundan ana yola çıkış yapan motosiklet sürücüsü Cengiz Aşkın (51) ile çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü olay yerinde hayatını kaybederken, motosikletin arkasında bulunan Havva Semiz(40) yaralandı. Yaralı, olay yerine gelen 112 Acil ekiplerince Bafra Devlet Hastanesine kaldırıldı.


    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


     


    Kars’ta trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti


    Kars’ta kamyonetin menfeze çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti.  


    Edinilen bilgiye göre, M.A. idaresindeki 36 AK 427 plakalı kamyonet, sürücünün direksiyon hakimiyeti kaybetmesi sonucu yol kenarındaki menfeze çarptı. Kazada, araçta yolcu olarak S.A. yaralandı. Yaralı S.A. ambulansa ile hastaneye sevk edilirken, yolda hayatını kaybetti.


    S.A.’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere Harakani Devlet Hastanesi morgunu konulurken, kaza ile ilgili tahkikat başlatıldı.


     


    Kontrolden çıkan otomobil takla attı: 2 ölü, 1 yaralı  


    Konya’da kontrolden çıkan otomobilin taklalar atarak şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada araçta bulunan 2 kişi otomobilden fırlayarak hayatını kaybederken 1 kişi ise ağır yaralandı


    Konya’da kontrolden çıkan otomobil taklalar atarak şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada otomobilde bulunan 3 kişiden 2’si araçtan fırlayarak hayatını kaybederken 1 kişi ise ağır yaralandı.  


    Kaza, 23.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Adana Çevre Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, ehliyetsiz olduğu öğrenilen Turgut Özbay idaresindeki 26 PV 670 plakalı otomobil cadde üzerinde bulunan kavşağa geldiği sırada kontrolden çıktı. Kontrolden çıkarak taklalar atmaya başlayan otomobil yol kenarında şarampole devrilerek durabildi. Kaza sonrası araçtan fırlayan Turgut Özbay (24) ile arkadaşı olduğu öğrenilen Cumali Güllü(19) olay yerinde hayatını kaybetti. Araçta bulunan ve ağır yaralanan Hacı Ahmet Oğuz Ö.(22) ise ambulansla Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.  


      


    Polis acı haberi telefonda veremedi


    Olay yerinde hayatını kaybeden Cumali Güllü’nün çalan telefonunu açan bir polis memuru ise Cumali Güllü’nün babasına  “Amca hastaneye gelin hastanedeler. Konya’ya yaklaşınca 155’i arayın. Bilmiyoruz ambulans götürdü. 155 haber merkezini ararsanız oradan daha detaylı bilgi alırsınız. Görmedik, görmeyince şimdi tam net bilgi de veremiyorum” diye konuştu. Kazada hayatını kaybedenlerin Afyon’dan Antalya’ya tatile gittikleri öğrenildi. Turgut Özbay ile Cumali Güllü’nün cansız bedenleri otopsi yapılmak üzere Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. 


     


    Otomobil minibüsle çarpıştı: 9 yaralı


    Bolu’da, TEM Otoyolu üzerinde 9 kişinin yaralandığı minibüs ile otomobilin karıştığı trafik kazası, minibüste bulunan kameraya an ve an yansıdı.  


    Edinilen bilgiye göre, TEM Otoyolu İstanbul istikametine seyir halindeki 34 UZ 7428 plakalı otomobil sürücüsü şerit değiştirdiği sırada aynı istikamette gitmekte olan  81 DV 413 plakalı minibüs ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil bariyerlere çarparak durabildi. İçinde yolcuların bulunduğu minibüs ise şoförün firen yapması sonucu ters yöne dönerek durdu.


    Kazada, ikisi çocuk 9 kişi hafif şekilde yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi Acil Servisi’ne kaldırıldı.


     


    Sivas’ta trafik kazası: 6 yaralı


    Sivas’ın Suşehri ilçesinde iki otomobilin çarpışması  sonucu 6 kişi yaralandı.  


    Gökhan Doğan yönetimindeki 58 SE 658 plakalı otomobil, Yeniköy  mahallesindeki köprüde, Berat Akçay (34) idaresindeki 58 DZ 700 plakalı  otomobille çarpıştı.


    Kazada, sürücü Akçay ile araçlarda bulunan Zehra Doğan, Yeliz (28),  Yağmur (9), Toprak (2) ve 5 aylık Damla Akçay yaralandı.


    Ambulanslarla Suşehri Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların  sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Her iki araçta bulunanların bayram ziyaretine gittikleri öğrenildi.


     


    Kastamonu’da iki otomobil çarpıştı: 6 yaralı


    Kastamonu’nun Abana ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.  


    Edinilen bilgiye göre, İnebolu-Abana karayolu Harmason Mevkiinde Süleyman Emir Kubatoğlu (23) yönetimindeki 37 PC 714 plakalı otomobil ile Büşra Turan idaresindeki 34 GYK 11 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada, sürücüler Kubatoğlu ve Turan ile birlikte araçlarda bulunan Tuncay Şen (21), İlhan Abdulbakioğlu (22), Sebla Turan ve Sena Savaş yaralandı. Yaralılar, olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerince  Abana ve  Bozkurt’taki hastanelere kaldırıldı.


    **Askerler Trafik Kazası Kurbanı!


    *27/08/2017 Tarihli Haber


    Bu yıl 17 ncisi yapılan Ardahan Bal Festivali olaylı sona erdi.

    Festivalin ilk gününden son gününe kadar alkol ve uyuşturucu kullanan bazı kişilerin yüzünden bir çok kavganın yaşandığı görülürken, son gününde de meydana gelen trafik kazasında 5 asker yaralandı.


    Ardahan‘da festivalden dönen askerleri taşıyan minibüs ile özel otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4’ü asker toplam 5 kişi yaralandı.

    Kaza, gece saatlerinde Ardahan – Göle karayolu Yiğitkonağı köyü mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Ardahan merkezde dün ve bugün düzenlenen “16. Ulusal Kültür ve Bal Festivali”nde görev alan ve programın ardından Göle ilçesine dönmek üzere minibüsle yola çıkan askerleri taşıyan araç, 26 RE 616 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada ilk belirlemelere göre, 4’ü asker ve otomobil sürücüsü olmak üzere toplam 5 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla kaza mahallinde yapılan ilk müdahalenin ardından ArdahanDevlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kazayla ilgili tahkikat başlatılırken yaralı askerlerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı belirtildi.


    Ardahan 16. Ulusal Kültür ve Bal Festivali Sona Erdi


    Ardahan’da düzenlenen “16. Ulusal Kültür ve Bal Festivali” düzenlenen konserle sona erdi.


    Çamlıçatak Ormanları’ndaki mesire alanında düzenlenen festivalin son gününde yerel sanatçılar konser verdi.

    Ardahan Kalesi’nde açık alanda verilen konseri, Ardahan Valisi Mehmet Emin Bilmez ile Belediye Başkanı Faruk Köksoy da izledi.


    **CHP Kaza Geçirdi..



    *06/10/2017 Tarihli Haber 1 Kasım Genel Seçimlerine hazırlanan Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütlerine hazırlanan seçim araçlarından biri trafik kazası kurbanı oldu.


    **NAZAR MI DEĞDİ?


    Geçtiğimiz gün gittiği Ardahan Bağdeşen (Kinzodamal) Derneğinde çıkarken partililer ile dernektekiler arasında çıkan kavgaya şahit olan CHP Ardahan Milletekili Adayları bu kez araçları kaza geçirdi.


    Alınan bilgilere göre Çıldır CHP İlçe Örgütüne hazırlandığı öğrenilen CHP’nin seçim minibüsü giydirildikten sonra Ardahan’a gelirken kaza geçirdiği bilgisi alındı.


    **Ses cihazları kullanılmayacak..

    Seçim araçlarını giydirildiği bir sürece giren partilerin 1 Kasım seçimlerinde müzikli ses cihazlarını kullanmayacakları öğrenildi.


    MHP ve CHP’nin araç gidirmeye başlayıp, yoğun bir tempo ile çalıştığı gözlenen Ardahan’da hala 7 Haziran hareketliliği olmadığı dikkatlerden kaçmıyor.



    Gazetecinin Arşivinden..


    **Raconcuların yönlendirdiği ülke..


    Heyyyttt Ulennnnnnnnnnnnnn..


    Anamı da, Babamıda, Yeddi sülalemde,


    Dün dost dediklerimi de, bugün düşman diyeceklerimi de satan ben..


    Var mı yan bakan..


    Yok abi..


    Diye başlayan filmi bana hatırlatan son günlere ki tartışmaya da nokta konmuş gibi..


    Çünkü ‘kesilecekse ben keserim’ denmiş, konu kapanmıştır..


    Peki; Kendisi gibi ismi de küçük olanın bu memlekette raconcu kesilmesine neden bu kadar imkan tanındı?


    Çünkü bu memlekette gazete okuru gün geçtikçe azaldı ve gerçek gazeteleri çıkaran gazetecilerin gazeteleri satılamayınca kirli, karanlık ve nereden geldiği bilinmeyen kayıt dışı dolarlarla oluşturulan havuzun aracılığı ile gazeteler ya ele geçirildi, yada bastırılıp, susturuldu..


    Yada kapatıldı..


    Veya yazar, çizer, muhabiri içeri atıldı..


    Ve bu gazeteci değil, türüdü raconcular ortaya çıktı..


    Yani birilerinin adına,


    Yani kraldan çok kral kesildiler..


    Ve birileri de bunları adam sandı..


    Bunlara inandı..


    Bunların başında gelenlerde savcı, hakimler olması ise en acısıydı..


    Bunların bir dediğini iki etmedi..


    Neyse Allah yine eksikliğini vermesin büyük Raconcu çıktı ortaya da bu salağanların önünü kesti..


    Yoksa ortalık bu sahte raconcularla dolmuştu..


    ***


    *Sanki Bugün Yazılmış Gibi Arşiv Yazılarım..


    **Mısır Suriye’yi Unutturmak İçin mi?


    Sizde dikkat ediyor musunuz bilmem ama son bir yıldır gündeminin büyük bölümünü Suriye’ye ayıran başbakan ve hükumeti şimdi de Mısır’ı gündemine almış ve dert etmiştir..


    Türkiye üzerinden beslenip, sınırı rahatlıkla geçip, Suriye’de başta Kürt bölgesinde yaşanan katliamlar olmak üzere onca çatışmayı görmezden gelip, Türkiye’de o kadar uzak Mısır’ı dert eden hükumetin ve onun emrinde ki medya, basın, diyanet başta olmak üzere resmi kurumları burada ki amacı sizce ne olabilir?


    Evet sizce buradaki amaç ne olabilir?


    Çünkü Mısır’da yaşananlardan daha beteri Suriye’de yaşandığı bir gerçektir.


    Ve en önemlisi bir zamanlar Irak’ta ciddiye alınmayan Kürtlerin bu kez Suriye’de PYD aracılığıyla Türkiye destekli olduğu ileri sürülen dinci gruplarla çatışıyor.


    Ve kısacası ülkenin sınırında önemli gelişmeler yaşanırken Türkiye neden Mısır’ı Suriye’ye gölge yapıyor?


    Bilmiyorum ama Abdullah Öcalan’ın bile ‘Barışın devamı şart, küçüklere değil, büyük fotoğrafa bakın’ diyerek çok önemsediği Suriye’de ki gelişmelerin Kürdistan’ın 2. parçasını oluşturmak için olduğu ileri sürülen bir süreçte başbakan 4 parmağıyla Mısır’ı gösteriyor..


    Evet burada ki amaç Kürtlerin sınırında yaşadığı Suriye gündemini unutturmak, Kürtleri dincilere kırdırmak ve Mısır’daki dincileri korumaktan öte bir şey değildir..


    Çünkü Kürt kelimesi gü geçtikçe Kürdistan oluyor..


    ***


    **Başbakanın adayı ben mi olacağım?


    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Eylül ayı ortasından itibaren büyük bir çıkarmaya hazırla nıyor. Her hafta en az 2-3 şehri birden gezip, mitingler yapması beklenen Başbakan, 2014 Mart ayındaki yerel seçimler için, partisinin büyükşehir belediye başkan adaylarını da açıklayacak.


    **2 AYLIK YOĞUN Tempo


    Erdoğan başkan adaylarını açıklamaya Büyükşehirlerden başlayacak. Öncelikle yeni kurulan 14 büyükşehir olmak üzere her hafta geziye çıkacak olan Erdoğan, adayları tanıtacak. Erdoğan’ın bu turu Eylül ortasında başlayacak ve iki ay sürecek.


    **İLK ÖNCE BU İLLERİ AÇIKLAYACAK


    Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir belediye Başkan adaylarını sona bırakacak olan Başbakan Erdoğan’ın öncelikli olarak Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tekirdağ, Trabzon ve Van’a giderek adaylarını açıklaması bekleniyor.


    Peki; Son seçimlerde ‘Antalya’yı kayıp ettik ama Ardahan’ı kazandık’ diyerek sol orjinli Ardahan’da kimi belediye başkan adayı gösterecek..


    Sanırım beni gösterecek değil, ama korkum o ki mevcutu da göstermeyebilir…


    ***


    **Arda/Fed Gibi Hoç/Fed’de Kongreye Gitmeli..


    Yaşanan iç çatışmalar ile yeniden gerilen ve Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir çok alanda sıkıyönetimi andıran manzaraların yaşandığı şu günlerde barış çağrılarının yapılması e bu çağrıların başını stk’ların çekmesi gerektiğine işaret edile dursun Ardahan stk’ları yine ortalıkta yoklar..


    Ardahan’da kilerini vali ve diğer idarecilerin adeta zorla toplayıp, sahaya sürmeye çalıştığı, cumhurbaşkanının saraya emri-vaki davet ettiği muhtarlara şu günlerde ortalıkta görülmeyenlerin başında gelen Ardahan Federasyonu ile Hoçvan Federasyonu yöneticileridir..


    Aralarında benim de üyesi olduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin de bulunduğu onca derneği çatısı altında toplayan ARDA/FED ile HOÇ/FED’in yöneticilerinin siyasiler gibi bir birlerine düştükleri, bu nedenle de yazılı da olsa bir barış çağrısı bile yapamadıkları görülen bu iki kurumun yani ARDA/FED ile HOÇ/FED’inde anlaşıp, bir hükümet kurmayan siyasi partiler gibi seçime gitmesi gerekir diye düşünüyorum..

  • CHP Milletvekili: Bağımsız Kürdistan'a Saygı Duyarız..

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki referanduma ilişkin, ’’Her halkın bağımsızlık özlemine saygı duyarız. Her halkın hakkıdır da. Ama bir hukuk, düzen, yasa ve uluslararası sistem var. Bu da Irak’ın toprak bütünlüğüdür’’ dedi.


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Yılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde 25 Eylül’de yapılacak olan referanduma değinerek, referandumun Irak Anayasası’na aykırı şekilde yapılmak istendiğine işaret etti. Yılmaz, ’’Irak yönetimi referandumu tanımayacağını açıkladı. Her halkın bağımsızlık özlemine saygı duyarız. Her halkın hakkıdır da. Ama bir hukuk, düzen, yasa ve uluslararası sistem var. Bu da Irak’ın toprak bütünlüğüdür. Bu referandumdan vazgeçilmesi ve çıkacak sonucun uluslararası toplumun büyük bölümünün tanımayacağını belirtmek isteriz” değerlendirmesini yaptı.


    Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı yaz kararnamesinde Merve Kavakçı’nın Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’a büyükelçi olarak atanmasını ise, ’’Meslekten gelen insanlar var, bekletilen, park edilen insanlar var. Dışişleri itibarı dışarıdan yapılan atamalarla yıpratılmıştır. Bunlar kendilerini siyasi iktidara bağlı hissediyorlar. Devlet bürokrasisindeki hiyerarşiyi tanımıyorlar. Bizler 19-20 yıl görev yapıyor büyükelçi oluyoruz, ama öbür türlü bir gecede oluyorlar. Doğru olmadığını düşünüyorum, şahıs olarak değil prensip olarak meslekten gelen insanların yapılması gerekir’’ sözleriyle değerlendirdi.


    Öztürk Yılmaz: Böyle Günlerde Eğilmeyeceksin..


    *17/06/2017 Tarihli Haber


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz: Böyle günlerde eğilmeyeceksin. Korkuyu ayaklarının altına alıp hınçla ezdiğini ilan edeceksin. Kimseye eyvallahın olmayacak. Kaynak: Öztürk Yılmaz’dan ‘Adalet Yürüyüşü’ için duygusal çağrı.


    CHP’nin diplomat kökenli Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Kılıçdaroğlu’nun ‘adalet yürüyüşü kararı’ sonrası yazılı bir açıklama yaptı. Duygusal bir dille kaleme aldığı açıklamasında Yılmaz “Ya öz vatanımızda demokratik mücadeleyle namuslu ve huzurlu bir hayat süreceğiz, ya da parya ve asalak olup yok olacağız” dedi.


    İşte Yılmaz’ın sosyal medyayı sallayan o açıklaması; “Böyle günlerde eğilmeyeceksin. Korkuyu ayaklarının altına alıp hınçla ezdiğini ilan edeceksin. Kimseye eyvallahın olmayacak. Allah’tan başka kimseye de eğilmeyeceksin. Ölümden öte köy yoktur. Ya öz vatanımızda demokratik mücadeleyle namuslu ve huzurlu bir hayat süreceğiz, ya da parya ve asalak olup yok olacağız. Müslüman kardeşler kafa yapılı anlayış devlet gücünü halka karşı kullanıyor ve bize hayat alanı tanımıyor.  Biz de AKP’ye bu zamana kadar inanıp oy vermiş kardeşlerimizin de desteğiyle birlik olup 2019’da bu işi alacağız.”


    **CHP’den Ardahan Sorunları-2


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı tarafından hazırlanan ve bir süre önce 1. kamuoyuna sunulan ‘Ardahan Raporu’nun 2. bölümü de yayınlandı.

    CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay ve arkadaşları tarafından hazırlanan ve yazılı olarak kamuoyuna sunula ‘Ardahan’ın Sorunları-2’ adlı dosyada sorunlar şöyle aktarıldı.


    ARDAHAN IN SORUNLARI

           Ardahan sorunları üzerine kurduğumuz başında Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay ve İlçe Yönetiminde ki arkadaşlarımızla çalışmaları tamamlayarak Ardahan ın sorunlarını rapor haline getirdik.

         Bundan sonra ki çalışmamız Partimizin Ardahan Merkez de az oy aldığı (köy-mahalle) yerlerde yapacağımız çalışma yer almaktadır.

       Ardahan ın sorunlarını tespit ederken bunların sadece kağıt üzerinde kalmaması halkımıza anlatılması ve sert muhalefet yaparak kamuoyu oluşmasının sağlanması amaçlanmıştır.

     BEŞİKKAYA BARAJI:

         * Beşikkaya Barajının gövde uzunluğu 70 ile 120 metre arası olması planlanıyor.

         * Ardahan Ovası Sulama Projesi ama? Can suyu bırakılacak buda Düz Ardahan Ovasının mağdur olmasına ve kuraklığa neden olacak.

        * 1 metreye 2 metre uzunlukta olacak borularla tüm düz Ardahan Ovasına sulama kanalı inşa edilmesi planlanıyor.

        * Beşikkaya Barajında elektrik üretilmeyecek, SET BARAJI olarak yapılacağı iddia ediliyor.

        * Büyük basınçlı borular ve Deribasyon Tüneliyle Ardanuç üzerinden BORÇKA BARAJINA  Ardahan ımızın suyu çalınacak. Çünkü BORÇKA BARAJI silis çamuruyla dolduğu için elektrik üretimi düşmeye başlamıştır.

       * Ancak Gürcistan bu projeye karşı çünkü içme suyunu Kura dan karşılıyor ve Gürcistan ile Türkiye nin birlikte yapmak istediği GÜR -TÜRK Baraj Projesini Aktaş sınırına yakın Kurtkale tarafında düşünülüyor.

      * Ayrıca Kura Nehri üzerinde 2 adet elektrik üreten Baraj bulunmaktadır. Bu barajlara su taşıyan Kura da Beşikkaya Barajı yapılırsa su eksilecek Devlet bu 2 barajı yapan firmalardan 49 yıl boyunca elektrik almayı taahhüt etmiş , peki elektrik üretemezse bu barajlarda oluşacak zararı karşılamayı da anlaşmaya bağlamışlar.

      * Beşikkaya Barajının yapılacağı planlanan (YENİKÖY-KALECİK-BUDAKLI-TÜRKEŞEN-UĞURTAŞI) bu alanlarda Orman ve Doğa katliamı yaşanacağı gibi Arıcılık-Hayvancılık-Balıkçılık-Otlak Meralar zarar görecek ve yeni göç dalgası da başlayabilir.

      * Beşikkaya Barajının yapılması planlanan yerde YENİKÖY-KALECİK-BUDAKLI-TÜRKEŞEN-UĞURTAŞI köylerinin yerleşim alanlarının bir kısmı meralar ve tarlaları sular altında kalacak.

        *BAĞDEŞEN KÖYÜ – YANLIZÇAM HASKÖY de taş ocağı kurulup ve stoklama yapılması planlanan alanda bir çok ağaç ve orman katliamı yaşanacaktır. 

         * Artvin için CERATTEPE ne kadar önemliyse bizim Ardahan için de hem KURA NEHRİMİZİN SUYU hemde barajın yapılacak yerde ki doğa katliamın oluşturacağı alan Meralar, Ormanlık alan o kadar önemlidir.

                TARIM – HAYVANCILIK VE SÜT ÜRETİCİLERİN TEMEL SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ ;

            * 25000 hayvancılık işletmesinin olduğu Ardahan’da 100 bin nüfusa sahip olduğunu düşünürsek ve her aile dört kişiden oluştuğuna göre, ilimizde neredeyse her aile ayrıca birde işletme sahibidir. Buda gösteriyor ki Ardahan da geçim kaynağı hayvancılıktır.

             * Bölgemizde hayvancılık ta son 70 yılda tam uygulanamayan ıslah çalışmaları yüzünden ne kendi yerli hayvanlarımız ıslah edilip yüksek süt ve et verimi alınabilecek seviyeye getirilebildi nede mevcut olan ithal edilen ve bizim yerli hayvanlarla melezleştirilen hayvanlardan aynı kalitede ve oranda et ve süt alınabilecek düzeye getirildi.

            *    Tarım bakanlığının son iki yılda %80 hibe kapsamında dağıttığı boğalar, zaten çok yaygın olan zoonoz(hayvanlardan insana bulaşan) hastalıları daha da artıracaktır. Belki kısa dönemde olumlu gözüken boğa dağıtma işlemi uzun vadede hayvancılığın temeline konulmuş bir dinamitten farksız olmayacaktır.

             * Bölgemizde üretilen sütün pazarlamasında, damızlık ve süt birliklerin etkin bir çalışma ve kooperatifleşme çabaları, eksiklikleri yüzünden süt fiyatları mandıracıların insafına ve tekeline kalmış durumdadır.

              * Binlerce besi danası, entekre et işleme tesisi veya modern özel yada resmi (Et Balık kurumu gibi) kesimhanelerin olmamasından kaynaklı başka illere zorunlu sevk olmaktadır. Bu zorunlu sevk yüzünden insanlarımız parasını alamamakta, batı ile rekabet şansı azalmakta, maliyetler yükselmekte ve sonuçta üretimden vazgeçmektedir.

        *  Hayvancılıkta maliyetlerin %70’ni oluşturan kaba yem giderlerinin düşürülmesi için çalışma yapılmalıdır. Yem bitkilerine ve mazota verilen desteğin artırılması ya da vergilerin bu kalemlerde düşürülmesi gerekmektedir.

           * Hem Ülke hem de Bölge ekonomisine çok önemli ölçüde zarar veren hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele için, Tarım Bakanlığının uygulamış olduğu zorunlu aşılamalar daha yoğun ve etkin bir şekilde uygulanmalıdır.                            

          *  Hayvan kaçakçılığı ve sınırlarda kaçak hayvan geçişleri kontrol altına alınmalıdır.

      HESLER – RESLER ;

           Posof ilçemizde yapılan HES ler bir tanesi heyelanlı yere yapıldığından dolayı tehlike altında diğeri de can suyu  bırakılmamasından dolayı  dere kurumuştur. Alternatif enerji üretimi olan ve Doğa ya zarar vermeyen Ardahan da yapılması planlanan RES ler (rüzgar enerji sistemleri) daha kullanılabilir enerji kaynağıdır.



    HAVAALANI ;

          Ardahan (Merkez Derindere köyü) ile Şavşat arasında yapımına başlanacak 14 km gidiş 14 km lik geliş Tünel Ardahan ı Karadenize bağlayacaktır.

          Çıldır daki tünel yapımı ihale aşamasında olduğu, Posof ta ki tünelde yapılırsa Ardahan merkeze ulaşım kolaylaşacaktır.

         İki sınır kapısı olan, 

        Uğurlu Dağı mevkii Yanlızçam kayak tesisi , Çıldır Gölü, Eski Kaleleri ile gezilebilecek turistik yerleri bulunan Ardahan da;

        Tüneller bitirildiği zaman ulaşımda stratejik konuma gelecek Ardahan a havaalanı yapılırsa gelen Turist sayısında da artış olacağı gibi kalkınmasına da faydalı olacaktır. Ardahan a mutlaka havaalanı yapılması gerekmektedir.                        www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Adaleti Aramak..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    HDP’li Milletvekillerinin yanı sıra on binin üzerinde siyasinin hapiste olduğu bir ülkede gazeteci meslektaşım olan CHP’li bir milletvekilinin de içeri alınması ardından CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yollara düşürdü.


    ‘Adaleti arıyorum’ diyerek yola çıkan Kılıçdaroğlu’na bu süreçte ‘Kendin ettin, kendin buldun’ yada ‘Akılsız başın cezasını ayaklar çeker’ demenin zamanı mı bilmem ama bana sorarsanız ‘hatayı hata ile gidermenin zamanı değil’ diyerek, ‘Kayıp olduğu belirtilen adaleti, ‘hep birlikte aramanın zamanıdır.’ derim.

    Çünkü; 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile başlayan, 1 Kasım ve 7 Haziran Genel Seçim sonuçları ile devam eden ardından 15 Temmuz Darbe Girişimi ile bugüne gelinen aşamada Adalet gibi bir çok şeyin kayıp olduğunu, iktidarın temsilcilerinin de içinde bulunduğu toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul görmeye başlamış durumda..

    Tabi diğer bir önemli konuda bunca yaşananlara karşın HDP ve CHP’nin hala kırmızı koltuk sevdası içinde sine-i millete dönüşü düşünmemesi de düşündürcü bir durum olarak görmek ve sorgulamakta lazım derim..

    Ama yine de gün, ‘Sen ettin, bende sana edeyim’ demenin zamanı değil, ülkemizin güzel, güçlü ve Adaleti başta olmak üzere her kurumunun insan haklarına, eşitliğe, kardeşliğe doğru yürüyüşüne katkı sunmalıyız..

    İktidarın da bu konuda başını iki elin arasına alıp, düşünmesi gerektiğini de unutmadan, en önemlisi kırıp, dökmeden, güzelim ülkemizi de kayıp etmeden hareket etmek hepimizin asıl görevi olmalıdır..

    Hak aramanın bir yolu olan yürümekle yolların aşıldığını da unutmadan dün yaşananların bugün başına gelmeyeceğini hesaplamadan okeyleyen CHP’nin adeleti aramasını ben olumlu buluyorum..

    Çünkü dün bir şiir yüzünden tutuklanan bugünkü başkana ve bu güzelim ülkede yaşayan herkese adalet ekmek, sudan önce gelen şeydir..

    Haydi o zaman gelin olan oldu, geride kaldı diyerek yeniden el ele verip, bu ülkenin güzel geleceğini hep birlikte inşa etmek, iktidarı, muhalefeti, basını, aydını, stk’sı ve en önemlisi her geçen gün kutuplaştığı ileri sürülen halkıyla adaleti olduğu gibi demokrasinin önünde ki taşları birlikte silelim..

    Ha!.. Unutmadan Bizim Kura Nehrini kayıp etmemek için yola çıktığımız gün CHP’nin de kendi imzalarıyla kayıp ettiği Adaleti bulmak için yollara düşmesi demokrasi adına güzel bir şeydi..

     
     

  • Atalay Yine Olamadı..

     


    Her bakanlar kurulu değişikliğinde çevresinin ‘Vekilimiz bu kez bakan’ dediği AK Parti Ardahan Milletvekilinin yine bakan olamadığı görülürken, Karslı Ulaştırma Bakanı yerini korudu.


    Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım yeni kabinenin şu isimlerden oluştuğunu açıkladı.


    Başbakan Yıldırım’ın açıklamasının satır başları şöyle:


    Bakanlar Kurulu değişikliğiyle ilgili bugün sayın cumhurbaşkanımıza arzda bulunduk. Yaptığımız görüşme ve istişare sonucu oluşan yeni bakanlar kurulunu kamuoyuna açıklıyorum.


     


    Başbakan Yardımcı (Nurettin Canikli) – BEKİR BOZDAĞ


    Başbakan Yardımcı Mehmet Şimşek


    Başbakan Yardımcı (Numan Kurtulmuş) – FİKRİ IŞIK


    Başbakan Yardımcı Yıldırım (Tuğrul Türkeş) – RECEP AKDAĞ


    Başbakan Yardımcı (Veysi Kaynak) – HAKAN ÇAVUŞOĞLU


    Adalet Bakanı (Bekir Bozdağ) – ABDÜLHAMİT GÜL


    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya


    Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik


    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü


    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı (Mehmet Müezzinoğlu) – JÜLİDE SARIEROĞLU


    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki


    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu


    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci


    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak


    Gençlik ve Spor Bakanı (Akif Çağatay Kılıç) – OSMAN AŞKIN BAK


    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı (Faruk Çelik) – AHMET EŞREF FAKIBABA


    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi


    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu


    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan


    Kültür ve Turizm Bakanı (Nabi Avcı) – NUMAN KURTULMUŞ


    Maliye Bakanı Naci Ağbal


    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz


    Milli Savunma Bakanı (Fikri Işık) – NURETTİN CANİKLİ


    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu


    Sağlık Bakanı (Recep Akdağ) – AHMET DEMİRCAN


    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet ARSLAN


    15 bakanımız aynı görevini sürdürmeye devam edecek. 5 yeni arkadaşımız önce görev yapan arkadaşlardan görevi devralacak, bayrağı devralacak. 6 Bakanlar Kurulu üyemizin görev değişikliğiyle yine kabinede görevlerini sürdürecekler.


    Bakanlar Kurulu’muzun 11 üyesinde ya yer değişikliği ya görev değişikliği gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. 6 arkadaşımızın bakanlar kurulu içerisindeki görev yerleri değişmiş, 5 yeni arkadaşımız da yeni üyesi olmuştur.


    Bugüne kadar Bakanlar Kurulumuzda görev yapan, bu değişiklikle görev almayan görevine devam etmeyen, görevini tamamlayan arkadaşlarımıza yaptıkları hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum.


    Yeni görev alan arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.


    **HALKLARIN BAŞINA DİKTATÖR İSTİYORLAR!..


     


    **ATALAY: KÜRTLER KENDİ ÜLKESİNDE GARİP, KENDİ ÜLKESİNDE MÜLTECİ KONUMA DÜŞMÜŞTÜR..


    DİYARBAKIR LİSESİ KÜRTLER OKUMASIN DİYE KAPATILMIŞTIR..


    *08/02/2017 Tarihli Haberler


    Ardahan Milletvekili Prof.Dr. Orhan Atalay Göle’de AK Parti İlçe binasında partililer ile buluşarak, ülke ve dünya gündemi ile ilgili bilgiler vererek değerlendirmelerde bulundu.


    Atalay, “1 Kasım seçimlerinden sonra anlımızın akıyla seçilerek buradayız. Tarihi duruşuyla Göle Merdinikliler olarak dik druşunuzla arkamızda durdunuz. Hepinizi yürekten kutluyorum” diyerek başladığı konuşmasında, “Bildiğiniz gibi ülkemiz ciddi bir sınavdan geçiyor. Türkiye Ortadoğu da bir rol üstlenmesi; Batılı ülkelerin tıpkı yüz yıl önce olduğu gibi Ortadoğu’da da kendine uygun hükümetler seçip, halkların başına diktatörler istiyorlar. Onlarında batılı efendilerine hizmet etmelerini istiyorlar. Oysa Türkiye Ortadoğu’nun en gelişmiş son kalesi olma özelliğinden; ülkemize karşı rahatsızlık duyduklarından dolayı orta doğuda yanan ateşten birer parça alarak ülkemizin güney doğusunda belirli bölgelerini de bu ateşe atmak istiyorlar. İstedikleri Türkiye kendi sorunlarıyla uğraşarak onların On’ların istediklerine karışmasın istiyorlar.



    **BARIŞ GÜCÜ ÖNERİSİ YAPTIM..


     


    Atalay, “Son bir ay bölgede kalarak 54 İslam ülkelerinin meclis başkanları ile bir araya geldik. Adeta ölümün kol gezdiği bölgede ölümle yatıp ölümle kalktık. Geride bıraktığımız yüzyıla baktığımızda, bir yüzyıl daha bataklığın içine sürüklenmiştir. İslam coğrafyası el ele tutarak bu bataklıktan çıkması gerektiğini teklif ettim.


    Bu ülkemin ve naçizane benim teklifimdir.’ diyen Atalay; ‘Ne yapmamız gerekir sorusuna?’ İnandığımız Kuran-ı Kerim’in emrettiği ve bize yol gösterdiği rehberimiz olan bir Müslümanın bir başka Müslüman ülkenin savaşından barışa yanaşmayan ülkeyi barışa ikna etmek gerekir.”

    Atalay , “onlara ; ‘bu ayet bu gün muhatapsız kalmıştır. 54 İslam Ülkesinin Meclis Başkanlarına, ‘Bir İslam barış gücü yapısı olmalıdır’ teklifinde bulundum. Otuz dört İslam ülkesi tarafından kabul edilen önerimiz inşallah seneye hepsi tarafından kabul eder” dileğinde bulundu.


    Atalay , “ Avrupa; Ortaçağ’da yüzyıllar boyunca mezhep savaşları yaşadıkları, 1. ve 2. Dünya savaşlarında taş üstğne taş bırakmadıkları halde son 50 yılda kendi ülkelerinden savaşı uzak tutmak için Avrupa Birliği ve Barış gücü aracılığı ile Savaşı İslam ülkelerine taşıdılar. İslam ülkelerine önemli savaşlar bugüne kadar olmazken bugün bir savaşın ve çıkmazın içindedirler. Bu savaşı önleyecek bir İslam Barış Gücüne ihtiyaç vardır. Yakın zamanda Rahmetli Erbakan bunu D8’ler diye 8Büyük İslam ülkesini bir araya getirdi. Ortak bir ekonomik platform ve bu platform giderek bir askeri güçlü bir barış gücüne dönüşmesine ön ayak olduğu için Mesut Yılmaz’ın baş danışmanı televizyonlara çıkıp itiraf etti. Amerika’dan bir kripto gelerek ‘Bunlar Şeriatı getirecekler’ diyerek, ‘bunu iktidardan indirin’ diyerek 28 Şubat öncesi bir çok insanın sürgününe neden oldular ve Erbakan’ı iktidardan indirdiler” dedi.

    Atalay, “ Aynı şeyi yüz yıl öncede Abdulhamit’in taht’dan indirildikten sonra değeri anlaşıldı. . Abdulhamit 33 yıl direndikten sonra Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusu Tahtdan indirerek 1914 yılında Mehmet Akif’in dediği gibi ‘3 Beyinsiz Kafanın’ ülkeyi savaşa sokarak ülkeyi darmadağın ettiler.”


     


    **BAĞDAT DEĞERLENDİRMESİ..

    Atalay;’ ‘İlim, düşünce, sanat, ilahiyat, felsefe, edebiyat ve hukuk gibi temel alanlarda 9. yy’dan 13 yy.’a kadar Dünyanın ”Işık ve Kültür Başkent’i” ünvanına layık görülmüş, güzelim Bağdat şimdi Güvenlik Duvarlarıyla örülü korkunun işgalinde kalmışlığın hüznünü yaşıyor ve ölümlerle yatıp kalkan bir Bağdat gördüm” . Oysa ki Bağdat tarihinde hep barış şehri olmuş fakat şimdi duvarlarla örülü yıkılmış bir şehir olarak görmek içimi kanattı”dedi.


     


    **HDP VE GÜNEY DOĞU DEĞERLENDİRMESİ..

    Ak Pai Ardahan Millevekili ve  İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Türk Grubu Başkanı Po. D. Ohan Atalay konuşmasına şöyle devam etti.


     “Emperyalistler, Türkiye’nin büyük gücünü gördükleri için, Orta Doğudan yanan ateşten parçalar alarak ülkemizin güney doğusunda Cizre’ye, Sur’a Diyarbakır’a atarak ateşle baş başa bırakmak , kendi acizliği ve yıkımları ile kıvransın diye ülkemizin başına iş aştılar. HDP’nin çığlıklarına bakmayın. Emperyalizm’in bu büyük oyunun da bir figürandır. Amerika’ya, Rusya’ya gideceksin söz alacaksın. Gelip ülkeyi savaşa sürükleyeceksin.

    Sayın Göle’liler; sizin alnınızın teriyle iktidara getirdiğiniz AK Parti ve onun Başkanı İktidara geldiğinden bugüne ‘Başbakanımız Davutoğlu; “birinin yüzünbe bakıpta O Laz mı?, O Kürt mü ?, O Türk mü ? diye eğer bir düşünceye kapılırsam aldığım, verdiğim nefes bana haram olsun” bu kadar ayrımcılığı ortadan kaldırmış bir iktidar vardır. Recep Tayyip Erdoğan vardır, Ahmet Davutoğlu vardır.


     


    **DİYARBAKIR LİSESİ KÜRTLER OKUMASIN DİYE KAPATILMIŞTIR..


     


    Eski iktidarlar gibi Ak Parti iktidarı ayrımcılığı ortadan kaldırmıştır. Dün İsmet İnönü Kürd’ü Türk’e eşit görmeyen, herkesi Türk kabul eden, Cemal Gürsel’in Kürdüm diyen birini görürseniz yüzüne tükürün diye tehdit etmeyin diyen iktidarlardan bugün bir Ak Parti bu kadar ayrımcılığı ortadan kaldırmış bir iktidar vardır. Geçen meclis konuşmamda da söyledim. 1938 yılına kadar dört lise vardı. Bunların hepsi Abdülhamit tarafından yapılmıştır. Bunların birisi 1881 tarihli Erzurum lisesidir. Diğeri 1925 ten 38 yılına kadar cezalandırılıp kapatılmış olan Diyarbakır lisesidir. Sadece Kürt çocukları okumasın diye cezalandırılmıştır. Urfa Mebusu Behçet bey yalvarmış yakarmış bir lise açtıramamıştır. Ta ki iktidarı kaybedeceğini anlayan CHP 1944 yılında urfa lisesini açmıştır. İbrahim Tatlıses’in “Oxford vardı da bizmi okumadık” sözüne atıfta bulunarak Göle ve Ardahan ‘daki bu güne kadar açılmış bulunan lise ve okullar ile öğrenci sayısı dört bin ve bes bine yakın öğrenci sayısı bulunmaktadır.

    Kürt dili üzerindeki baskıyı Ak Parti kaldırdı. Ana dilinde kitap yazdığı için gazete çıkardığı için, televizyon yayını yaptığı için kimse cezalandırılmıyor. Kültür Bakanımızın Kürtçe 10!a yakın Klasik eserin dilimize kazandırmak için yeniden yayınlandığını söyleyen Atalay, “Duble yolların Doğu Beyazıt ‘da başlatıldığına vurgu yaptı.


     


    **Çözüm Ve Barış Süreci..

    ‘Kürtlere bu güne kadar gelmiş geçmiş AK Parti gibi şevkatlı , elini uzatmış başka bir iktidar gelmemiş ve bundan sonra geleceğinden de kuşkuluyum. Peki ne oldu da bu sürece geldik?’ diye soran Atalay, “ MHP ve CHP’nin demediğini söyleyen bir HDP ortaya çıkarak “Seni Başkan yaptırmayacağız” sözünü niçin söylediniz. Kime söz verdiniz ve Erdoğan’ın Başkan olmasından kim rahatsız olacaktı ve kimin çıkarı vardı. Erdoğan’ın başkan olması Kürtler’e , Türkler’e , İslam Aleminde Somali’ye kadar her mazlum halklar fayda görecekti. Bunu istemeyenler ise ezeli düşmanlar Emperyalistler zarar görecekleri için karşı çıktılar.

    Atalay, “Çözüm Demokrasidir. İnsanların eşitlik duygularını hayata geçirmektir. Silahların silahsızlanmaya evrildiği zaman toplumsal dinamikleri ile bir barışa evrilecektir.’ dedi.


     



    **KÜRTLER KENDİ ÜLKESİNDE GARİP, KENDİ ÜLKESİNDE MÜLTECİ KONUMA DÜŞMÜŞTÜR..

    Bir çok patilinin katıldığı toplantıda konuşmasına sorular sorarak devam eden Atalay, ‘Yaşananların, olan bitenlerin aklı yok , olan bitenin vicdanı yok, merhameti, basireti yok. Diyarbakır’ı harabeye çevirmenin mantığı yok..! HDP yalan söylüyor. Orada halk direnişi var diyor. Özyönetim var diyor. Peki kim istiyor ? Halk istiyor diyorlar. Peki halka sordunuz mu? 100 bin insan evinden barkından oldu. Öz yurdunda garip öz vatanında mülteci konumuna düşürüldü. Sur’da ki halk bunu halk değil Kandil istedi diyorlar.

    Biz her yıl iki sokağımızı parke taşı yapalım diye bakanlık bakanlık gezerken, onlar sokaklarımızı yıkıyorlar. Bunun mantığı ve gerekçesi yok.

    Bura da halkın iradesi yok diyerek Benim adıma sokağımı kazma, benim adıma öldürme dememiz gerekiyor.

    İşte fotoğrafın büyüklüğünü sizlere göstermeye çalıştım. Bu fotoğrafı göremezsiniz olan biteni anlayamazsınız. Benim kanaatim şu ki çözüm sürecini devlet iyi niyetini sonuna kadar kullanmış , onlar ise art niyetlerini sonuna kadar kullanmışlar. Diyarbakır’da 11 ton mühimmat yakalandığını düşünürsek olayın ciddiyeti ortadadır.’ dedi.


     



    **ÖCALAN NE KAZANIP, NE KAYIP ETTİK.


    .


     


    Atalay, 2014 yerel seçimlerindeki Öcalan’ın İmralı’daki milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerde sorduğu , yazılı kitaplarında da yerini alan konuşmasında bakın nasıl değerlendiriyor. Öcalan’ın nereleri kazandık nereleri kaybettik sorusuna milletvekililer ise cevabında kaybettiği ve kazandığı yerleri anlattıktan sonra neden kaybettik diye soran Öcalan’a adaylarımız iyi değildi. 

    Bu cevap karşısında milletvekillerine adayları siz belirlermedinizmi diye soran Öcanlan’a milletvekilleri dağ (Kandil) belirledi diye yanıt vermeleri dialoğuna atıfta bulunan Atalay , “1918 de Arnavutların balkanlarda ki tavrı ile benzetme yaparak Mehmet Akif’in Arnavut hakkındaki dizelerini okuyarak insanın gideceği yolu bilmesi gerek diyerek bu doğrultuda 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki süreci bir değerlendirmesini yaparak tercihini istikrardan yana AK Partiyi iktidara taşımıştır.’ dedi.

  • Kimse gelmeyince Selfie yapıp, dağıldılar..

    Sorun: Küskünlük ve İnce Hesaplar..


    8. Gününe girmesine karşın Ardahan’da beklenen ilgiyi görmeyen CHP’nin, ‘Adalet’ eylemlerine Ardahan CHP’nin İl Başkanlığı ile İlçe​ teşkilatlarında görev alanlar dışında kimsenin katılmaması dikkatlerden kaçmıyor.


    Eylemin başlamasından bu yana Ardahan’da ortaya konan etkinliklere neden gerekli desteği göremediği tarışılan CHP’nin Ardahan Adalet eylemlerinin cılız geçmesinin altında görevinden istifaya zorlanmasına karşın CHP’nin etkinliklerin de başrol oynamaya devam eden CHP eski İlçe Başkanı Sinan Onay’ın istifaya zorlanmasının yarattığı kırgınlıklar ve bazı partililerin önümüzde ki 2019 Genel ve Yerel Seçimler öncesi altını oydukları CHP İl ve İlçe Başkanlığı üzerinde yaptıkları ince hesaplar olduğu ileri sürülmekte.


    Bugün de Adalet eylemi yapan CHP’lilerin ‘Adalet Oturumu’ na ilgi olmaynca eyleme katılan partili gençler selfe yaparak dağıldıkları görüldü.


    **Öğüt yine devrede..


    Öte yandan beklenen ilgiyi göremeyen CHP’nin Adalet yürüyüşüne destek amaçlı olarak harekete geçen CHP Ardahan eski Milletvekillerinden Ensar Öğüt’ün İstanbul’da ki dernek başkanlarını arayıp, yürüyüşe katılmalarını istediği de alınan bilgiler arasında oldu.


    **CHP Eski İstemiyor..


    *30/08/2017 Tarihli Haber


    Bir Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi CHP Genel Merkezini uyaran Ardahan CHP’liler CHP’nin Ardahan’da başarılı olması için eskilerle değil yeni isimler ile seçime gidilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.


    Ensar Öğüt ile kayıp edilen seçimin yeni bir yüzle yenden alınacağına dikkat çeken Ardahanlı CHP’lier başta Eczacı Yunus Dündar, Yeminli Mali Müşavir ve Ardahan Ankara Vakfı Başkanı Sabri Arpaç gibi isimlerin üzerinde odaklanılması, bunun yanı sıra partiye hareket getirecek olan Mali Müşavir Deniz Aydemir, başta Damal olmak üzere kuzey kazalarının adı üzerinde durduğu görülen Mutlu Kerimoğlu gibi isimlerin göz ardı edilmemesini istemekteler.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ardahan’da seçim kayıp etmesine neden olan İsmet Atalay gibi Ensar Öğüt’lerin da artık kenara çıkıp, yeni adaylara yol vermesini isteyen Ardahanlı CHP’liler CHP Ardahan’da kayıp etmek istemiyorsa tabanın sesini dinlemesinin de mutlak olduğunu belirtmekteler.


    **Ecz. Yunus Dündar: Her Zaman Partimin Emrinde Oldum, Olmaya da Devam edeceğim..


    Yeni bir seçime doğru giden ülkenin geleceğini karanlığa ve savaş sürükleyenlere teslim edilmeyeceğine inandığını açıklayan Ardahanlı Eczacı, CHP Ardahan eski İl başkan Yardımcısı Ecz. Yunus Dündar 1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde yenide aday olup, olmayacağı yönünde ki sorumuza ben ömrüm boyunca partimin emrinde oldum, olmaya da devam edeceğim. Partim bana hangi görevi verirse o görevi yapmaya hazırım.’ dedi. CHP’nin 1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimlerde tek başına iktidar olacağına olan inancıyla partisinin seçim çalışmalarında yer alacağını söyleyen Ecz. Yunus Dündar gün bugündür. Gün ülkenin aydınlık geleceğidir.’ dedi.


    Vali Değişmiş..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    1992 Yılında yeninden vilayet olup, valilerle tanışmaya başlayan Ardahan 13. Valisini de yolcu etti.

    Bugüne kadar valilik yapmış birinin değil Kaymakam yada İçişleri Bakanlığında üst düzey görev yapan bürokratların Vali edilip, gönderildiği Ardahan’da bugüne kadar gelip, giden valilerin büyük bölümünün tabandan kopuk, halkla, halkın sesi, kulağı, gözü olarak adlandırılan gazetecilerle kavga etmesiyle bilinir.

    Son valimiz ise kendi halinde, sessiz sedasız bir ama halkın, gazetecinin çokta ilgi alanına girmeyen ve en önemlisi iktidarı temsil edenlerin baskısı ve korkusu dolaysıyla ne yapacağına bir türlü karar vermeyip, kendi kendine kendisini makamında yalnızlaştıran bir vali olarak anılacak bir vali oldu.

    Peki yeni valimiz kim diye baktığımızda onunda valilik yapmamış ama valilerin atamasının yapıldığı içişleri bakanlığında üst düzey görevde yer almış biri olduğunu öğreniyoruz.

    Yani vali olmamalarına karar verilenlerin merkezin de biri..

    Yani 13 valimizin yaptığı gibi kendisinin de vali rütbesini hakkettiği düşünülen bir isim..

    Hayırlı olsun, umarız Ardahan bir validen beklediğini bu kez Mehmet Emin Bilmez döneminde alır.

    Ancak bu memleketin sorunlarının çözümünde rol oynayacak olanların valiler, kaymakamlardan çok o memleketin siyasileri olduğunu da bilmek ve unutmamak gerekir.

    Milletvekili, Belediye Başkanı, İl Genel, Belediye Meclis Üyeleri, Gazeteciler, STK yöneticilerinin bir iş yapmaktan aciz bir memlekette ne validen nede kaymakamdan beklenenin alınamayacağını da unutmadan sorunun, suçun gelip giden valilerden değil, onlar yönlendiremeyenlerden olduğunu da bilmekte fayda var..



    **AK Partililerin Baş ve Ayak Danışmanları..


    Yazıma başlamadan önce Ardahan AK Parti kurmaylarının bir birleri ile olan dostluklarını (!) anlatmak istiyorum.

    Ancak bu isteğimi frenleyen bir durum var.

    Ve anlatırsam arada yine ben kötü olacağım ve bir birleri ile araları olmadığını dünya alemin bildiği isimler bana inat bir araya gelip, poz vererek, ‘Biz üç bacıyız’ diyecekler..

    Ama teşkilatları yenilemekten söz eden ve kampa girmek üzere olan AK Partinin kurucusu, Cumhurbaşkanı, Başkan, Başbakan, Genel Başkan Erdoğan’da biliyor ki bu üç bacının bir birlerinin altını boşaltma mücadelesi verirken ellerinde ki erk gücünü Ardahan’da ki memurlara kaptırdığını ve yılın ortalarına gelinmesine rağmen hiç bir işi yapamadıkları gibi yarım işleri de ellerine gözlerine bulaştırdıkları bir gerçektir..

    Bunu görmek içinde şöyle dönüp Ardahan’ın geneline bakmak yeterlidir..

    Evet buraya kadar yerel anlamda neyi, kimleri anlatmak istediğimi az çok anladığınızı düşünerek genelde Yalçın Küçük’ün ‘Kim bu Erdoğan’ın Başdanışmanları’ başlıklı uzun röportajına buradan özetlemek istiyorum..

    Çünkü Yalçın Küçük’ün son röportajını okuduğunuz da sanki AK Parti’nin Ardahan İl Teşkilatına, Ardahan’da ki Belediye Başkanlarına ve toplumdan kopuk, dediğim dedik çaldığı düdük dedikçe yanın da dayı danışman hariç kimsenin kalmadığı Milletvekillini anlatır gibi..

    Çünkü Yalçın Küçük’ün Başkan Erdoğan’a danışmanlık yapanların kim olduğunu ve ne iş yaptıklarını sorduğu son röportajında baş ve ayak danışmanlarının verdiği akılların ülkeyi zora soktuğunu anlatırken aynı durumun Ardahan’da da olduğun sanki biliyor gibi..

    Ardahan’da büyük değişime neden olan ama kendi partililerince altı boşaltılmaya çalışılan Belediye Başkanının baş ve ayak danışmanları gibi Başkan ile arası olmadığı ileri sürülen İl Başkanının baş ve ayak danışmanlarının da Vekilin danışmanları gibi kendilerini yanıltıp, iş yapmaktansa dedikodu ürettiklerini fark etmediklerini anlatmaya çalışıyor soy ismi küçük, görüş ve fikirleri büyük Yalçın Küçük..

    Ha unutmadan Ardahan’ı ve genelde yaşananları anlatan Küçük’ün röportajı nerede okuna bilir diyenlere adresi vermek gerek..

    Oda Başkan Erdoğan’ın ve Ardahan’da ki temsilcilerinin danışmanlarının kimler olduğuna bakmak adrestir derim..

    Yani: Odatv


     
     

  • ADALET İSTİYORUZ!

    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı Ardahan’ın sorunları hakkında bir rapor hazırladı.

    CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın başında bulunduğu ekip tarafından ARDAHAN RAPORU’nun ilk bölümü şöyle;


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’ne CHP il örgütü de destek verdi.



    Kentin işlek semti olan Kongre Caddesi’nde ‘Adalet ve Demokrasi Nöbetindeyiz’ yazılı pankartla eyleme destek veren CHP‘liler, 2 dakika durma eylemi yaptı. Durma eylemi sonrasında açıklama yapan CHP Ardahanİl Başkanı Yalçın Taştan, “Bu tür eylemleri şehrin muhtelif yerlerinde, belirli saatlerde yapmaya devam edeceğiz” dedi. Yoğun güvenlik önlemlerin alındığı eylem sonunda grup olaysız dağıldı.


    **CHP MERKEZ’DEN ARDAHAN RAPORU!..


    ARDAHAN IN SORUNLARI


       *20/04/2017 Tarihli Haber


        Cumhuriyet Halk Partisi  Merkez İlçe Yönetimi olarak Ardahan’ın sorunları ve çözümleri üzerine çalışmalar yapıyoruz. Bunları yeri geldiği sürece Kamuoyu ile paylaşacağız. Biz CHP olarak hem yerel de hem genel de iktidar olmak istiyoruz bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.


          Tespit ettiğimiz bazı sorunları aşağıda sıraladık;


      Ardahan da Nüfus ve Ekonomi;


          Ardahan ın nüfusu 2004 yılında 133.756 den 2015 yılı verilerine göre 99.265 e düşmüştür. TÜİK in verilerine göre 2023 yılında Ardahan da nüfusun 77 bine gerileyeceği belirtiliyor.


         Savaş, deprem, büyük afet yok. Peki, bir kentin nüfusu neden azalır?


           Bir kentin nüfusunun azalmasının nedeni doğumun az olması veya ekonomik nedenlerden dolayıdır. Ardahan’ın nüfusunun azalmasının en önemli nedeni ekonomiktir.

         Ardahan’ın bugün göç veren bir şehir haline gelmesinde hem yerel, hem de merkezi yönetim suçludur. Ardahan a layık hizmet vermemiştirler.

         Diğer taraftan Ardahan da açılan büyük mağazaların (A101,ŞOK ve BİM) yüzlerce esnafın işini azalttığı gibi dükkân kiralarının da artmasına neden olmuştur.


           Ardahan esnafının gelirleri düşmüş giderleri artmıştır. Esnafın gelirleri giderlerini karşılamamaktadır. Esnaflar iş yerlerini ofis, büro olarak kullanmaya başlanış kredilerle, borçlarla iş hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.


       Ardahan İcra Dairesinde icra dosya sayısı Beş bini (5.000) geçmiştir. Bu sayıya Ardahan dışında ki icra dosyalarını da eklersek Ardahan da ekonominin durumunu daha iyi anlamış oluruz. Ardahan da esnaf moralsiz, mutsuz ve gelecekten umutsuzdur.


    Ardahan da Eğitim;


         Yıllardır Ardahan YGS sınavında sonlarda Ardahan Üniversitesi ilk açıldığında Sayın Rektör beyin tepkisi olmuştu. Rektör Bey geldi gidiyor Ardahan eğitimde YGS sınavında yine aynı yerde.


        Yandaş sendikaya göre Müdür atamaları yapılırsa, dağıtılan ders kitapları yeteri olmasa, Ardahan a atanan öğretmenleri uzun zaman burada tutamazsan, Öğretmenlerin özlük haklarını vermezsen, Açtığın kurslarda sabah akşam aynı sınıfta aynı öğretmenlerle ders verdirirsen öğrencilerin konsantrasyonunu nasıl sağlayacaksın? TEOG sınavların da iyi puan alanlar Öğrenci ve Aileleri neden Ardahan daki Liseleri tercih etmiyorlar bunları iyi  analiz etmek ve sorunları çözmek gerekiyor.


        Bunları analiz eden çözümü bilen kadrolar bizdedir Ardahan CHP iktidarında eğitimde istediği noktaya gelecektir.


     Ardahan da Vakıf Yurtları;   


            Ardahan da vakıf ve diğer yurtlar iyi denetleniyorlar mı? Karaman Ensar Vakfında meydana gelen çocukları taciz olayının başka illerde ve ilimiz Ardahan da yaşanmaması için görevlilerin bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz.


    Ardahan da Sağlık;


        Ardahan sağlıkta da birçok sorun yaşanmaktadır. Birçok dal da yeteri Doktor olmadığı için sıkıntı çekiliyor.


     Kadın Doğum Uzmanı, Çocuk Cerrahisi , Plastik Cerrahisi Ardahan Devlet Hastanesinde bulunmamaktadır. Hastalar başka illere sevk edilmektedir. AKP sağlıkta sınıfta kalmıştır.


    Taşeron İşçi ;


    Taşeron İşçilere verilecek haklar önemlidir seçim meydanlarında bu sorunu ve çözümü dile getiren CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU dur. Yalnız tüm hakları verilmelidir Taşeron İşçilerine.


        Birde yıllardır çalışan emek veren ama onlardan bahsedilmeyen Halk Eğitim Merkezlerinde ders ücreti karşılığın da çalışan usta öğreticiler için de çalışma yapılmalıdır. Bu konuyla ilgili sorunları çalışanların sıkıntılarını Genel Merkezimize de bildireceğiz.


    Ardahan da 18. Madde uygulaması;


             Ardahan Belediyesi tarafından yapılan 18.madde uygulaması tapuları olmalarına rağmen birçok vatandaşımızı mağdur etmiştir. Ardahan Belediyesi en kısa zamanda bu hatasından vazgeçer vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmiş olur.


    Ardahan a Suriye lilerin gelmesi,


        AKP nin dış politikada izlediği başarısız politika Türkiye de göçmen sorununu yaratmıştır. Suriyelilerin Ardahan a gelmeleri konusunda yapılan çalışmalar kulağımıza gelmektedir. Ardahan ın nüfusu göç ederken Suriyelileri getirmek Ardahan için handikaptır. Kaç Suriyeli aile gelecek? Nere de kalacaklar? gelen bu aileler burada kalırlar mı? Gibi soruların cevabını öğrenmek kamuoyunun hakkıdır.


    Ardahan da yolların durumu ;


          Ardahan şehir merkezinde bulunan yolların ve köy yollarının bozuk olması yıllardır bu yolların yapılmaması hem yerel yönetimin hem de Merkezi yönetimin Ardahan a bakış açılarını göstermektedir.


      Ardahan – Ardanuç yolunun yıllardır bitirilememesi de beceriksizliktir.


        Diğer çalışmalarımızla ilgili açıklamalarımızı ilerleyen günlerde yapacağız.


    Adaleti Aramak..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    HDP’li Milletvekillerinin yanı sıra on binin üzerinde siyasinin hapiste olduğu bir ülkede gazeteci meslektaşım olan CHP’li bir milletvekilinin de içeri alınması ardından CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yollara düşürdü.


    ‘Adaleti arıyorum’ diyerek yola çıkan Kılıçdaroğlu’na bu süreçte ‘Kendin ettin, kendin buldun’ yada ‘Akılsız başın cezasını ayaklar çeker’ demenin zamanı mı bilmem ama bana sorarsanız ‘hatayı hata ile gidermenin zamanı değil’ diyerek, ‘Kayıp olduğu belirtilen adaleti, ‘hep birlikte aramanın zamanıdır.’ derim.

    Çünkü; 17/25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile başlayan, 1 Kasım ve 7 Haziran Genel Seçim sonuçları ile devam eden ardından 15 Temmuz Darbe Girişimi ile bugüne gelinen aşamada Adalet gibi bir çok şeyin kayıp olduğunu, iktidarın temsilcilerinin de içinde bulunduğu toplumun büyük bir kesimi tarafından kabul görmeye başlamış durumda..

    Tabi diğer bir önemli konuda bunca yaşananlara karşın HDP ve CHP’nin hala kırmızı koltuk sevdası içinde sine-i millete dönüşü düşünmemesi de düşündürcü bir durum olarak görmek ve sorgulamakta lazım derim..

    Ama yine de gün, ‘Sen ettin, bende sana edeyim’ demenin zamanı değil, ülkemizin güzel, güçlü ve Adaleti başta olmak üzere her kurumunun insan haklarına, eşitliğe, kardeşliğe doğru yürüyüşüne katkı sunmalıyız..

    İktidarın da bu konuda başını iki elin arasına alıp, düşünmesi gerektiğini de unutmadan, en önemlisi kırıp, dökmeden, güzelim ülkemizi de kayıp etmeden hareket etmek hepimizin asıl görevi olmalıdır..

    Hak aramanın bir yolu olan yürümekle yolların aşıldığını da unutmadan dün yaşananların bugün başına gelmeyeceğini hesaplamadan okeyleyen CHP’nin adeleti aramasını ben olumlu buluyorum..

    Çünkü dün bir şiir yüzünden tutuklanan bugünkü başkana ve bu güzelim ülkede yaşayan herkese adalet ekmek, sudan önce gelen şeydir..

    Haydi o zaman gelin olan oldu, geride kaldı diyerek yeniden el ele verip, bu ülkenin güzel geleceğini hep birlikte inşa etmek, iktidarı, muhalefeti, basını, aydını, stk’sı ve en önemlisi her geçen gün kutuplaştığı ileri sürülen halkıyla adaleti olduğu gibi demokrasinin önünde ki taşları birlikte silelim..

    Ha!.. Unutmadan Bizim Kura Nehrini kayıp etmemek için yola çıktığımız gün CHP’nin de kendi imzalarıyla kayıp ettiği Adaleti bulmak için yollara düşmesi demokrasi adına güzel bir şeydi..

  • Onay'a Deniz'den Tam Destek..

     


    Başta sanal ortam da olmak üzere bir çok CHP’li tarafından desteklenen ve istifaya zorlanmasını kınadığı Sinan Onay’ın partinin vicdanı olduğunu belirten 6. Dönem Milletvekili Aday Adayı SMMM Deniz AYDEMİR Onay’ın yanındayım dedi.


    Ensar Öğüt başta olmak üzere CHP İl Teşkilatının yaşanan bu istifa karşısında sessizliği korumaya devam ettiği bir süreçte 6. Dönem Milletvekili Aday Adayı SMMM Deniz AYDEMİR Sinan Onay’ın istifaya zorlanmasını kınadı.


     


    **AYDEMİR ;


    KADİR SİNAN ONAY PARTİNİN VİCDANIDIR.


     


    CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay’ın istifası tartışılmaya devam ediyor. Bu konuda gazetemize açıklama yapan 26. Dönem Milletvekili Aday Adayı SMMM Deniz AYDEMİR; Kadir Sinan ONAY’ın sol duruşu olan, parti kimliği ile özdeş, devrimci bir örgüt emekçisi olduğunu, genç yaşına rağmen aldığı sorumlulukları hakkıyla yerine getirdiğini, örgüt tarafından sevildiğini belirtti. Onay’ın Milletvekiliyle yaşadığı sorunlar dolayısıyla istifaya zorlanması kabul edilebilir değildir” diyen Aydemir sözlerini şöyle sürdürdü; Partinin; sol, sosyal demokrat kültüre sahip olmayan, parti tabanından gelmeyen, örgütü, örgütçülüğü, parti hiyerarşisini bilmeyen, devşirme adayları tercih edip örgüte dayatmasının verdiği sonuç ortadadır. CHP Ardahan Milletvekilinin kendisine uygun bulmadığı örgüt emekçilerini harcamasına müsaade edilmemelidir. Kadir Sinan ONAY, bu partinin vicdanıdır ve asla yalnız değildir. Hiçbir parti kendi çocuklarını harcayarak büyüyemez ve müspet sonuçlar elde edemez. Ardahan örgütü ONAY’ı yalnız bırakmamalıdır, ben de her zaman ONAY dahil bütün parti emekçilerinin yanında olacağım.


    26. Dönem Milletvekili Aday Adayı SMMM Deniz AYDEMİR


    **ONAY YENİDEN ADAY OLACAK..


    *07/06/2017 Tarihli Haber


    2019 Yerel Seçimlerinin öncesi ince hesaplar yapanların CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın üzerinde baskı yapmaları ve görevden alınmasını istedikleri ileri sürülen eski CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın iki ay sonra yapılacak olan kongrede yeniden aday olacağı ileri sürüldü.


    Bilindiği gibi CHP’nin başarılı ilçe başkanı Sinan Onay’ın Milletvekilinin etrafında bulunanlarca görevden el çektirilmek istenmiş ve istifa etmek zorunda bırakılmıştı.


    **Yerine Eczacı Kalfası Getirilmiş..

    Yapılan baskılar dolaysıyla başarıyla yürüttüğü görevini CHP Genel Merkezini zorda bırakmamak için istifa ederek bırakan ve yapılacak olan ilk kongrede yeniden aday olacağı belirtilen CHP eski Merkez İlçe Başkanının yerine eczacı kalfasının atandığı öğrenildi.

    Her dönem CHP’den Milletvekili aday adayı olan ve bir türlü milletvekili adayı olamayan Eczacı Yunus Dündar’ın eczanesinde kalfa olarak çalıştığı öğrenilen CHP’nin yeni ilçe merkez başkanının Onay gibi bir performansı ortaya koyup, koymayacağı da merak edilen konuların başında gelmektedir.



    **Ve; Onay’ın Kellesi Alındı..


    *01/06/2017 Tarihli Haber


    Gazetemizin bir kaç hafta önce gündeme taşıdığı ve görevden alınacağını kamuoyuna duyurduğu CHP Merkez İlçe Başkanı görevi bıraktı.


    Alınan bilgilere göre dün istifa eden ve yerine Vedat Temel isimli bir partilinin atandığı öğrenilen Sinan Onay’ın CHP Ardahan Milletvekilinin baskısına dayanmayarak istifa ettiği ileri sürüldü.


    Haberimize ilk etapta tepki gösteren ancak son gelişme ile doğrulayan milletvekilinin bundan sonraki hedefinin İl Başkanlığının tüm yönetimini değişmek olduğu tahmin edilmektedir.


    **İşte o haberimiz


    **CHP’de Sinan Onay’ın Kellesi İstendi!


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgütleri ile Milletvekili arasında yaşanan huzursuzluk genel merkezde masaya yatırıldı.


    Alınan bilgilere göre CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın kendisine karşı olduklarını ileri sürüp görevden almak istediği CHP Ardahan İl ve İlçe Teşkilatıyla yaşadığı sorunu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na iletti ve CHP Ardahan İl ve Merkez İlçe Başkanını görevden aldırmak istediğini Kılıçdaroğlu’na iletti.


    Kılıçdaroğlu’nun ise İl teşkilatına dokunmayın ama ilçe başkanı Sinan Onay’ı görevden alın dediği öğrenildi.


    **Sevilen İlçe Başkanına İl ve Ardahan Kamuoyu Sahip Çıktı!..


    CHP Milletvekilinin ‘Ya ben ya teşkilatlar’ diyerek görevden aldırmak istediği CHP Ardahan İl ve Merkez İlçe Başkanının görevden alınmak istemesinin duyulması üzerine harekete geçen CHP Ardahan İl Teşkilatı kellesi istenen Merkez İlçe Başkanına sahip çıkarak, CHP Genel Merkezine çıkarma yapmaya hazırlandıkları ve Onay’ın görevden alınması halinde kendilerininde istidalarını sunacaklarını Kılıçdaroğlu’na iletecekleri öğrenildi.


    Ardahan kamuoyunda yaşanan bu duruma tepki göstererek görevden alınması istenen CHP Merkez İlçe Başkanına sahip çıkarak başarılı bir partilinin vekilin kişisel egolarını tatmin etmek için harcanamayacağını belirterek CHP Genel Merkezinin böyle bir yanlışın içine düşmemesini istediler.


    Ardahan CHP’den Alternatif Kutlama


    CHP Ardahan İl Başkanlığı Cumhuriyetin 98. yıl kutlamaları için alternatif bir tören düzenledi.

    CHP Ardahan İl Başkanlığı binasından bayraklarla yürüyen gurup Milli Egemenlik Parkı önünde bulunanAtatürk anıtına çelenk bıraktı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, yaptığı konuşmada, “Bugün ulusal bağımsızlığımızın temelinin atıldığı 19 Mayıs günü 98. Yıl dönümünde kutladığımız Atatürk‘ü anma Gençlik ve Spor Bayramımızı Gençlerle ve halkımızla kutlamak için buradayız.”

    19 Mayıs’ın aynı zamanda yarınları aydınlatan dünya ezilen halklarının ve Türkiye halkının emperyalist güçlere karşı bir baş kaldırışı olduğunu ifade eden Taştan, “19 Mayıs 1919’a gelindiğinde ülke emperyalist ülkeler tarafından paylaşılmış fiili işgaller gerçekleşmiş, padişah ve Osmanlı hanedanlığı emperyalist güçlerin baskısına boyun eğmiş ve teslim olmuştur. İşte ülke bu durumda iken Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs1919’da bandırma vapuruyla Samsun‘a çıkarak emperyalist güçlere karşı kurtuluş savaşının ilk adımlarını atmıştır. O gün başlatılan ulusal kurtuluş savaşı büyük önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün önderliğinde halkımızın olağan üstü azmi ve kararlılığı ile başarıya ulaşmıştır. Çetin ve zorlu mücadele sonucu Cumhuriyet kurulmuştur. 15 yıllık AKP iktidarı sürecinde ülkemizin birlik ve beraberliğini temsil eden değerlere karşı bilinçli ve giderek artan saldırıları sürdürülmektedir. Hangi engelleri koyarsa koysunlar biz buradayız. Halkımızla birlikte, birlik ve beraberlik anlayışımızı simgeleyen günlerimizi her zaman anacak ve kutlamaya devam edeceğiz. Bugün bir kez daha görevimiz Cumhuriyete, Demokrasiye ve 19 Mayıs‘a sahip çıkmaktır.

    Yalçın Taştan, 16 Nisan tarihinde halk oylamasına sunulan egemenliğin milletten alınarak, saraya verilmesine demokrasinin yok edilerek bir tek adam rejimi kurulmasına imkan veren teklif, halkımızın en az yarısının hayır diyen sesi ile karşı karşıya kalmıştır” dedi.


    **CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz:


    “Suriye Bölünüp Gider ve Suriye’nin Bütün Yükü de…


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz: “Suriye bölünüp gider ve Suriye‘nin bütün yükü de Türkiye‘nin üzerine kalır”

     CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan milletvekiliÖztürk Yılmaz, “Suriye bölünüp gider ve Suriye‘nin bütün yükü deTürkiye‘nin üzerine kalır” dedi. 

    TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Öztürk Yılmaz, Suriye‘de kritik bir döneme girildiğini söyleyerek, “Suriye ya bölünüp parçalanacak yükü Türkiye üzerine yığılacak, ya da biz mevcut politikayı değiştirip geç de olsa kötünün iyisi için çaba sarf edeceğiz. Türkiye‘nin Suriye gelişmeleri değerlendirerek, bir yol bulup muhaliflerle Esad’ı barıştırması gerekir. İran ve Rusya da bu teze çok uzak durmuyorlar. Suriye‘nin çatıştığı, muhaliflerle Esad’ın çatıştığı bir ortamda Suriye‘den bütünlük çıkmaz. Suriye bölünüp gider ve Suriye‘nin bütün yükü deTürkiye‘nin üzerine kalır” dedi.

    Suriye konusuyla ilgili olarak önerilerini de belirten Yılmaz, “Bizim önerimiz bu görüşmelerin gerekirseTürkiye‘de yapılması, Türkiye‘nin buna öncülük etmesi. Türkiye‘nin bütün savaşan tarafları nasıl ki Astana‘da oluyorsa, toparlayıp, kanal açıp diplomasinin tüm inceliklerini kullanması lazım. Bunu açtığımız zaman elimiz güçlenir. Açmadığımız zaman Cenevre‘de de, Astana‘da da zayıfız. Suriye‘de yavaş yavaş bölünme kalıcılaşıyor ve bölünüyor. Hükümete açık çağrımız var. Bu konuyla ilgili görüşümüzü sorarlarsa detaylı bir şekilde kendilerine uygun her ortamda bu görüşlerimizi aktarmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Bu artık Türkiye meselesi halinde geldi. AKP‘nin hatası Türkiye meselesine dönüştü. Suriye‘nin bütün yüküTürkiye üzerine kalır” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretine de değinen Yılmaz, “Hem Türk kamuoyu kandırılmış hem de ABDkamuoyuna yalan söylenmiştir. Burada bir düzeltme yapılmadığı görülüyor. Düzeltme yanlış tercüme edildiyse o anda düzeltilmesi gerekirdi. İki çok farklı şeyden bahsediliyor. Biz bunu yadırgadığımızı, bunun kazara olmayacağına ilişkin bizdeki şüpheyi iyice güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu kadar kritik bir konuda hatta ziyaretin asıl hedefi haline dönüştürülen konuda bir tercüme hatası diye geçiştirilmesini doğru değil” şeklinde konuştu.


    ****ARDAHAN KONFEDERASYONU İÇİN BİR ARAYA GELECEKLER..


    Başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi çalışmaları yürüten Ardahan federasyonları daha güçlü bir çatı altında bir araya gelmek için toplanıyorlar.


    Alınan bilgilere göre Ardahan, Göle, Çıldır, Damal Federasyonlarının yöneticilerinin yanı sıra Hanak Federasyonunun çalışmalarını yürüten bir grubun konuyu görüşmek için Esenyurt’ta düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya gelecekler.


    Yapılan daveti kabul eden bölge federasyon başkan ve yöneticilerinin katılması beklenen toplantının Ardahan Konfederasyonun kurulup, kurlamayacağının konuşulup, tartışılması beklenmektedir.


    **ARDA/FED Meclis Başkan Vekili Akpınar’ı ziyaret etti..


    İstanbul ve ülke genelinde güçlü bir Ardahan lobisi çabası içinde olan bölgenin federasyon ve derneklerinin bu yönde yürüttüğü çalışmaları ara vermeden devam eden Ardahan Dernekler Federasyonu ziyaretlerine devam ediyor.


    Geçtiğimiz gün 3. Genel Kongresini yapan ve yeni yönetimi belirleyen ARDA/FED’in yeni yönetimi bir hafta içinde Beylikdüzü, Bakırköy, Sultangazi Belediyelerine yaptığı ziyaretlerini Ardahanlı olan Sancaktepe Belediyesi Meclis Başkan Vekili Turgay Akpınar’a yaptığı ziyaret ile devam ettirdi.


     


    *ARDA/FED KONGERENİN HEMEN ARDINDAN KOLLARI YENİDEN SIVADI..


    3. Kongresinden hemen sonra yenilediği ekibiyle görev bölümünü gerçekleştirip, kurucusu olduğü ANAKON Konfederasyonu yönetimiyle Beylikdüzü Belediye Başkanını, ardından 7 Vilayetin oluşturduğun Anadolu Konfederasyonunun Yönetimini merkezinde kabul etti..


    Ardından ARDA/FED’e üye olan Küçük Sütlüce Derneğinin kahvaltılı toplantısına katıldı.. Aynı gün ARDA/FED’in kurucu derneklerinden olan Beykoz Ardahan İl Derneğinin kongresine gözlemci oldu.. Ve Ardahanlı olan Bakırköy Belediye Başkanını ziyaret ettikten sonra Sultangazi Belediye Başkanı ile makamında görüştü, Zekiye Çapan gibi siyasilere buluştuktan sonra HDP İstanbul İl Başkanlığına da bir ziyaret gerçekleştirdikten sona bölge gazetecisi olan Gazeteci Gürbüz Küpeli’nin sahibi olduğu Karatay Gazetesinin gecesine katıldı.



    Ağaçları Kesmeyin.. Ama..


    *Yazıyorsam Sebebi Var


    Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.

    Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..

    Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.

    Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.

    Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.

    Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.

    Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..

    Kesilmeli mi o ağaçlar?

    Tabi ki de HAYIR!..

    Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?

    Tabi ki var..

    O zaman ne yapmalıyız?

    Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.

    Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..

    Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.

  • Muhtardan Anlamlı Etkinlik..

    Sorunlara duyarlılığıyla tanınan ve başarılı çalışmalara imza atan Muhtar Efrail Yıldız, geçtiğimiz yıl başlattığı “Yetim Çocuklarla İş Adamlarını Buluşturma” etkinliğine bu yıl da devam kararı aldı.


    Geçtiğimiz hafta Kuzey Yıldızı Butik Otel’de düzenlenen “Yetim Çocuklarla İş Adamlarını Buluşturma” etkinlik iftarına Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar, iş adamları, STK temsilcileri, esnaf ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.


    Ardahan’da ikinci kez böyle bir programın düzenlendiğini belirten Yıldız, “oruç tutmak sadece aç kalmak değildir ve zengin sofrasını paylaşmakla değildir. Oruç tutmak, ara sıra garibanın yoksulun sofrasını da paylaşmaktır. Heyetimle birlikte böyle bir ortam sağlamaya çalıştık. Öyle yürekli mert ağabeylerim, ablalarım var ki ayakları taşa değmesin, bu etkinliğimize katılım sağlayan herkese teşekkürlerimi sunarım. Allah razı olsun her daim var olun. Bizi yalnız bırakmayan başta protokol üyeleri olmak üzere tüm hayırseverlere şükranlarımızı iletiyorum” dedi.


    Her çocuğun gelecek günler için bir umut olduğu bilinciyle çıktığım bu yolda, yetim çocuklar için ellerinden geleni yaparak, onların geleceğe umutla bakmasını sağlamak olduğunu kaydeden Muhtar Efrail Yıldız, sözlerine şöyle devam etti: “Peygamber Efendimiz de bir yetimdi. Yetimlere sahip çıkanlar yüce dinimizde cennetle müjdelenmiştir. Toplum olarak yetim bir çocuğu sevindirmek geleneklerimizde vardır. Bu programımıza destek olan tüm işadamlarımıza, katılımcılara ve Kuzey Yıldızı oteli sahibi Kenan Yıldız beye katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.”



    **VALİ CENAZE TÖRENİNE KATILIP, BAŞSAĞLIĞI VERDİ..


    02/07/2015 Tarihli Haberler


    MUHTAR TRAKTÖRÜN ALTINDA KALDI


    POSOF SAVAŞIR (Cancak) KÖYÜN DE TRAFİK KAZASI.. 

    Ardahan’ın sınır ilçesi Posof’a bağlı Savaşır koyu muhtarı Mansur Ergezen yayla yolunda traktörle trafik kazası geçirerek hayatini kaybetti. 



    **Kullandığı traktörün altında kalarak hayata göz yuman muhtarın cenaze törenine katılan ve ailesine başsağlığı dileyen Ardahan Valisi  Ahmet Deniz Savaşır Köyünde Trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Muhtar Mansur Ergezer’in cenaze törenine katılmak ve köylere yönelik incelemelerde bulunmak üzere İlçe ziyaretinde bulundu.


    Vali Deniz ilk olarak Savaşır Köyünde ki Cenaze törenine katılarak aileye taziye ziyaretinde bulundu. Daha sonra İncedere köyü, Yaylaaltı köyü ve Gönülaçan köylerinde’ki tarihi bina ve camileri ziyaret eden Vali Deniz ve beraberinde ki heyet, buradaki yapıların tarihsel anlamda önemli izlerinin olduğunu söyledi.


    Vali Deniz, yaptığı konuşmada, Posof ve köylerinde önemli tarihi kalıntıların olduğunu, bunların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Daha sonra Kumlukuz köyündeki şehit ailesini ve yaşlı aileleri ziyaret eden Vali Deniz, diğer köylere yönelikte ziyaretlerde bulundu.


    **Dün Dündür Diyen DEMİREL ÖLDÜ.. 


    Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmesi için elinden geleni yapan ve aradan geçen zamandan sonra,kendini savunmak için pişkin bir şekilde :”TBMM bütün milleti temsil ediyor. Suç varsa halkındır” diyen, 90’lı yıllarda JİTEM tarafından onlarca Kürt Gazetecisinin öldürülmesi sorulduğunda, ”Onlar Gazeteci kılığına girmiş Terörist” diyen, Süleyman Demirel öldü.


    9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde birkaç dakika önce yaşamını yitirdi. Demirel 91 yaşındaydı.


    9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tedavi gördüğü Güven Hastanesi’nde hayatını kaybetti.


    9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in hayatını kaybettiği Özel Ankara Güven Hastanesi yazılı açıklamada bulundu.

    Özel Ankara Güven Hastanesi’nin yaptığı yazılı açıklama şöyle:

    “Sayın 9.Cumhurbaşkanımız Süleyman DEMİREL, 13 Mayıs 2015 tarihinde böbrek yetmezliği , kalp yetmezliği ve akut solunum yolları enfeksiyonu sebebiyle hastanemize yatırılmıştır.

    Takip eden günlerde sağlık durumu giderek ağırlaşmış ve tedavileri devam etmekte iken, 16/06/2015 tarihinde solunum ve kalp fonksiyonlarında ileri derece kötüleşme olmuştur. Yapılan tüm girişimlere rağmen cevap alınamamış, 17/06/2015 saat 02.05 ‘de hayatını kaybetmiştir.

    Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk Milletine baş sağlığı dileriz.”

    ANKARA, (DHA)


    Süleyman Demirel kimdir?


    Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy’de doğdu. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon’da bitirdi. Şubat 1949′da İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Elektrik İşleri Etüd İdaresi’ nde göreve başladı. Önce 1949-1950, daha sonra 1954-1955 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’nde barajlar, sulama ve elektrifikasyon konularında ihtisas yaptı. 1954 yılında Barajlar Dairesi Başkanı, 1955 yılında da Devlet Su İşleri Genel Müdürü oldu. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı. Aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde su mühendisliği konusunda dersler verdi. Siyasî yaşamına, 1962 yılında, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı. 28 Kasım 1964 tarihinde bu partiye genel başkan seçilmesinin ardından, kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965 tarihleri arasında görev yapan koalisyon hükûmetinde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 10 Ekim 1965′de yapılan genel seçimlerde başında bulunduğu AP, yüzde 53 oy alarak tek başına iktidar oldu. Bu seçimlerde Isparta Milletvekili olarak Parlamento’ya girdi ve Türkiye’nin 12. Başbakanı olarak hükûmeti kurdu. Bu hükûmet 4 yıl sürdü. 10 Ekim 1969 tarihindeki genel seçimlerde de Adalet Partisi yine tek başına iktidar oldu. Böylece, 31. T.C. Hükûmeti’ni kurdu. Daha sonra, parti içi bir kriz dolayısı ile, 32. T.C. Hükûmeti’ni kurmak durumunda kaldı. 12 Mart 1971 muhtırası üzerine, başbakanlık görevini bıraktı. 1971 ile 1980 arasında, 1975, 1977 ve 1979′da 3 defa daha hükûmet kurdu. 12 Eylül 1980 müdahalesi üzerine görevi bıraktı ve 7 sene yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987′de yapılan halk oylaması ile yasaklar kaldırıldı ve 24 Eylül 1987 tarihinde, Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi. 29 Kasım 1987′de yapılan genel seçimlerde Isparta Milletvekili olarak tekrar TBMM’ne girdi. 20 Ekim 1991 tarihinde yapılan genel seçimler sonrasında, DYP ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin biraraya gelerek kurduğu 49. T.C. Hükûmeti’nde Başbakan olarak görev aldı. 30 yaşında genel müdür, 40 yaşında önce parti genel başkanı, sonra başbakan olmuş; 12 seneye yaklaşan başbakanlık görevinde, Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesine büyük hizmetlerde bulunmuştur. Türkiye’nin en genç genel müdürü, en genç başbakanı ve İsmet İnönü’den sonra en uzun başbakanlık yapmış kişisidir. 6 dönem Isparta Milletvekilliği yapmış, 7 sene yasaklı kalmış, 6 defa hükûmetten gitmiş, 7 defa hükûmet kurmuştur. 16 Mayıs 1993 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Demirel bu görevi 16 Mayıs 2000 tarihine kadar sürdürdü.


    Ardahan’da Hakim ve Savcılar Değişti…


    Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), yaz kararnamesini açıkladı. 


    2 bin 664 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.


    HSYK 1. Dairesi’nin 2015 Ana Kararnamesi yayımlandı. Kararnameye göre 2 bin 401’i adli, 263’ü idari olmak üzere toplam 2 bin 664 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.


    Ardahan’da da 5 savcı ve hakimin yeri değişti.


    HSYK Adli Yargı Kararnamesinde Ardahan’da giden ve gelen Hakim ve Savcıların listesi şöyle:

    Volkan Özdemir Ardahan C.Savcısı Bandırma C.Savcılığına;


    Mustafa Çakmak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Müfettişi Ardahan C.Başsavcılığına getirildi;


    Feridun Düğer Ulus Hakimi Ardahan Hakimliğine getirildi;


    Zehra Hilal Bilgin Ardahan Hakimi Ankara Batı Hakimliğine atandı.


    Recai Bilgin Ardahan C.Başsavcısı Ankara Batı C.Savcılığı gitti.


     


    **Göle’de öğrencilere ağız ve diş sağlığı seti dağıtıldı..


    Sağlık Bakanlığı’nın, topluma ağız ve diş sağlığı bilincini kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği “Günde 2 kez, 2 dakika” projesi kapsamında Göle’de tüm ilkokul öğrencilerine ağız ve diş sağlığı seti dağıtıldı.

    Enver Avcı İlkokulu’nda dağıtımı gerçekleştiren Göle Kaymakamı Zafer Oktay’a, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mevlüt Özalp ve TSM Sorumlu Hekim Ogün Uçar ile Sağlık Personeli ve Okul Müdürü eşlik etti. 

    Öğrencilere içerisinde diş fırçası ve macun bulunan setlerden dağıtan Kaymakam Oktay, öğrencilere ağız ve diş sağlığının önemini anlatarak, günde en az iki defa dişlerini fırçalamalarını istedi.

  • Yerleri değiştirecekler mi?..

    Üç dönemdir Milletvekili seçilmesine karşın vekilliği süresince bir çok kez değişen bakanlar arasında yer alamayan Atalay’ın 2019 seçimleri öncesi bakanlık koltuğuna oturup oturamayacağını tartışan Ardahanlılar 1992 Yılında Bostancı Escort yeniden vilayet olduktan sonra her dönem iktidar olan partiye milletvekilliği vermesine karşın bakanlık alamamanın sıkıntısı yaşamaktalar.**Erdoğan’ın listesinde Ardahan’ın A’sı yok!..


    *21/05/2017 Tarihli Haberler..


    Yapılan Anayasa değişikliği ile yeniden kurucusu olduğu Adalet ve Kalkınma Partisinin başına geçen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kadrosunda Ardahanlı siyasilere yer vermediği görüldü.

    Başta 3 dönemdir AK Parti Ardahan Milletvekili seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere Ardahanlı Milletvekilleri Prof. Dr. Ertan Aydın, Posof kökenli Tülay Kaynarca’nın adlarının MKYK  listesinde yer almadığı dikkat çekti.


    Erdoğan’ın listesinde Ardahan’ın A’sı yok!..


    Yapılan Anayasa değişikliği ile yeniden kurucusu olduğu Adalet ve Kalkınma Partisinin başına geçen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın kadrosunda Ardahanlı siyasilere yer vermediği görüldü. Başta 3 dönemdir AK Parti Ardahan Milletvekili seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay olmak üzere Ardahanlı Milletvekilleri Prof. Dr. Ertan Aydın, Posof kökenli Tülay Kaynarca’nın adlarının MKYK listesinde yer almadığı dikkat çekti.


    *Baydar Başkan’a Oy Kullanamadı!..


    Aynı zamanda AK Parti Ardahan İl Başkanı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar AK Parti’nin Kongresine katılamadı.


    Aynı zaman da başında olduğu Ardahan Damızlık Sığır Yetiştircileri Birliğinin kongresi ile AK Partinin kongresinin çakışması dolaysıyla Ankara’ya gidip, Tecep Tayyip Erdoğan’ın yeniden genel başkanlığına seçildiği kongrede oy kullanamayan Yunus Baydar’ın 3 adayın karşısında birleştiği kongreyi alması bekleniyor.


    AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK), Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu ile Siyasi Erdem ve Etik Kurulu için aday listeleri kesinleşti. Merkez Karar Yönetim Kurulu’na 19 yeni isim girerken, 19 isim de liste dışı kaldı. Listede iş adamı Ethem Sancak da yer aldı. MKYK’ya yeni giren isimler arasında Dolmabahçe mutabakatı sürecinde yer alan dönemin Grup Başkanvekili Mahir Ünal da yer aldı. Aynı sürecin yürütücülerinden dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala da MKYK’da yer alan isimlerden. Parti yönetimine alınan yeni isimlerin çoğu gençlerden oluşması dikkat çekti.


    AK Parti’nin, Ankara Spor Salonu’nda yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde MKYK, MDK, Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu ile Siyasi Erdem ve Etik Kurulu için adaylar belirlendi.


     


    MKYK ASIL ÜYE ADAYLARI:


     


    Kongrede oluşturulan yeni listeye göre MKYK asıl üye adayları Binali Yıldırım, Abdulhamit Gül, Ahmet Sorgun, Ali Aydınlıoğlu, Asuman Erdoğan, Bekir Bozdağ, Berat Albayrak, Burhan Kuzu, Bülent Karakuş, Cahit Özkan, Cevdet Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Efkan Ala, Erol Kaya, Ethem Sancak, Fatih Şahin, Fevzi Şanverdi, Hacı Ahmet Özdemir, Hamza Dağ, Harun Karacan, Hatice Kübra Öztürk Gökkaya, Hayati Yazıcı, İbrahim Halil Yıldız, İsa Sinan Göktaş, İsmail Emrah Karayel, Jülide Sarıeroğlu, Mahir Ünal, Markar Esayan, Mehmet Emin Yılmaz, Mehmet Mehdi Eker, Mehmet Muş, Murat Baybatur, Mustafa Ataş, Mustafa Köse, Mustafa Savaş, Mustafa Şentop, Mustafa Yel, Nurettin Canikli, Öznur Çalık, Ravza Kavakçı Kan, Recep Uncuoğlu, Rumeysa Kadak, Süleyman Soylu, Tamer Dağlı, Vedat Demiröz, Yasemin Atasever, Zeki Akgün, Zelkif Kazdal, Zeyid Aslan, Zeynep Alkış oldu.


     



    MKYK YEDEK ÜYE ADAYLARI:


     


    “Derya Bakbak, Mustafa Kurt, Osman Boyraz, Ayşegül Esra Atik, Yıldız Seferinoğlu, Fevai Aslan, Nurdan Şanlı, Murat Yıldırım, Ahmet İnal, Mahmut Gürcan, Hatice Dudu Erkal, Murteza Zengin, Hülya Nergis, Serpil Özarslan, Şadiye Öztürk, Ceyda Bölünmez Çankırı, Mustafa Hilmi Dülger, Emrullah Gür, Ahmet İzi, Salih Çağdaş, Mustafa Demir, İshak Gazel, Bünyamin Demir, Mahmut Atilla Kaya, Ahmet Kılıç”


    MERKEZ DİSİPLİN KURULU:


     


    Merkez Disiplin Kurulu asıl üyelikleri için Ali Özkaya, Hüseyin Özbakır, Ayhan Sefer Üstün, Serkan Bayram, Kerem Ali Sürekli, Murat Alparslan, Murat Göktürk, Taha Ayhan, Sabri Öztürk, Serap Yahşi Yaşar, Zeynep Yıldız aday gösterildi.


    Yedek üye adayları ise Hurşit Yıldırım, Ahmet Sami Ceylan, Oya Eronat, Salih Cora ve Salih Çetinkaya oldu.


    Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu asıl üye adayları Aziz Babuşcu, Vedat Bilgin, Şamil Tayyar, yedek üye adayları ise Tahir Öztürk, Ömer Özkartal olarak belirlendi.


    Siyasi Erdem ve Etik Kurulu asıl üyeliklerine ise Ahmet Cemil Tunç, Mustafa Ünal, Halide İncekara, Güldal Akşit ve Nihat Eri aday gösterildi.


    Genel Başkanlık seçiminin ardından parti merkez yönetim organları için seçim ayrıca yapılacak. Seçimler, gizli oy açık tasnif esasına göre gerçekleştirilecek.


    MKYK LİSTESİNDE 19 YENİ İSİM:


     


    AK Parti’nin bugün yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde mevcut MKYK üyelerinden 19 kişi listede yer almazken, bu isimlerin yerine 19 yeni isim görevlendirildi.


    Binali Yıldırım, Bülent Karakuş, Cahit Özkan, Ethem Sancak, Hacı Ahmet Özdemir, Harun Karacan, Hatice Kübra Öztürk Gökkaya, İbrahim Halil Yıldız, İsa Sinan Göktaş, İsmail Emrah Karayel, Mahir Ünal, Mehmet Emin Yılmaz, Recep Uncuoğlu, Rumeysa Kadak, Süleyman Soylu, Tamer Dağlı, Yasemin Atasever, Zeki Akgün, Zelkif Kazdal MKYK’ya yeni giren isimler oldu.


    MEVCUT MKYK’DAN YENİ LİSTEDE YER ALAMAYANLAR:


     


    Mevcut MKYK’da görev yapan Ayhan Ogan, Ayşe Sula Köseoğlu, Edibe Sözen, Emine Nur Günay, Fatma Seniha Nükhet Hotar, Fatma Güldemet Sarı, Fazilet Dağcı Çığlık, Hüseyin Özbakır, Mehmet Galip Ensarioğlu, Mahmut Kaçar, Mehmet Müezzinoğlu, Yelda Erol Gökcan, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Sema Ramazanoğlu, Serkan Bayram, Şaban Dişli, Veysi Kaynak, Yasin Aktay ile Yaşar Karayel yeni listede yer almadı.


    MKYK’DA YERİNİ KORUYANLAR:


     


    Abdulhamit Gül, Ahmet Sorgun, Ali Aydınlıoğlu, Asuman Erdoğan, Bekir Bozdağ, Berat Albayrak, Burhan Kuzu, Cevdet Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Efkan Ala, Erol Kaya, Fatih Şahin, Fevzi Şanverdi, Hamza Dağ, Hayati Yazıcı, Jülide Sarıeroğlu, Mehmet Mehdi Eker, Markar Esayan, Mehmet Muş, Murat Baybatur, Mustafa Ataş, Mustafa Köse, Mustafa Savaş, Mustafa Şentop, Mustafa Yel, Nurettin Canikli, Öznur Çalık, Ravza Kavakçı Kan, Vedat Demiröz, Zeyid Aslan ve Zeynep Alkış mevcut MKYK’daki yerlerini korudu.


    MKYK’daki Bakanlar Kurulu üyelerinden, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak yerini korurken, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu listede yer almadı.


    Başbakan Binali Yıldırım ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yeni MKYK üyeleri arasında yer aldı.


     


    EFKAN ALA SÜRPRİZİ


    MKYK’da en dikkat çeken isimlerden biri sürpriz bir kararla İçişleri Bakanlığı görevinden istifa eden Efkan Ala oldu. Ala, Erdoğan’ın partiye dönüşüyle birlikte MKYK’ya girdi.


    ŞABAN DİŞLİ MKYK’YA GİREMEDİ


    MKYK’ya giremeyen isimler arasında da dikkat çeken bir isim vardı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya milletvekili Şaban Dişli, MKYK’ya giremedi. Dişli’nin kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli, FETÖ davasında tutuklu.


    “KABİNEDE YÜZDE 20-30 CİVARINDA BİR DEĞİŞİM OLABİLİR”


    AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, MKYK listeleri üzerinden kabine değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde “MKYK listelerinde baktığımızda, yüzde 30 civarında bir değişim var, kabinede de yüzde 20-30 civarında bir değişimin habercisi olabilir bu” dedi.



    Ağaçları Kesmeyin.. Ama..


    *Yazıyorsam Sebebi Var


    Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.

    Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..

    Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.

    Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.

    Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.

    Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.

    Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..

    Kesilmeli mi o ağaçlar?

    Tabi ki de HAYIR!..

    Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?

    Tabi ki var..

    O zaman ne yapmalıyız?

    Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.

    Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..

    Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.

  • MHP İstanbul Ardahanlılara Teslim..

    Alınan bilgilere göre Ardahanlı Mustafa Yılmaz’ın oğlu Kazım Yusuf Ant Yılmaz ile Kurtuluş Bozkır’ın da yer aldığı Karataş’ın listesinde yeniden yer alan Kurtuluş Bozkır aynı zamanda MHP Genel Merkez Üst Kurul Delegesi seçildi.


    Kongre öncesinde salonun dışında toplanan partililer Hareketin lideri Devlet Bahçeli, Devletin başına Devlet gelecek, Lidere sadakat şerefimizdir şeklinde slogan attı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kongreye MHP Genel Başkan yardımcıları Edip Semih Yalçın, Celal Adan, İstanbul Milletvekilleri Ekmeleddin İhsanoğlu, İzzet Ulvi Yönter başta olmak üzere Ülkü Ocakları temsilcileri ile partilier katıldı.



     


    ATATÜRKE DİL UZATANLAR AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAK


     


    Kongrede konuşan MHP Genel Başkan yardımcısı Celal Adan, Atatürk’e dil uzatarak Türk milletine dil uzatmaya çalışanlar asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. 19 Mayıs’tan 29 Ekim’den intikam almaya çalışan işbirlikçi hainler karşılarında her zaman olduğu gibi bizleri, Türk milliyetçilerini bulacaklardır dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin yurt içinde ve dışındaki Türk düşmanlarının varlığını deşifre ettiğini söyleyen Adan, Ülkemiz yerel ve uluslararası bir ihanet çemberinin açık hedefi haline gelmiştir. Bu ihanet çemberinde yer alanların tam olarak ortaya çıkarılması onlardan hesap sorulması şarttır. İster iktidar ister muhalefet hangi siyasi partiye mensup olursa olsunlar bu ihanetlerin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Allah’a şükür ki gerçek Milliyetçi Hareket Partili ülkücü kardeşlerim bu ihanet çemberinin içerisinde yer almamıştır dedi.


     


    15 TEMMUZ DESTEKLEYİCİLERİ LİDERİMİZE KARŞI İNTİKAM HAREKETİ BAŞLATTI


     


    MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş da konuşmasında 15 Temmuz FETÖ kalkışmasıyla hedeflenen vatanımızın parçalanma riski ve Türk milletinin bağımsızlığını kaybetme tehlikesi liderimiz Devlet Bahçeli’nin siyasi tecrübesiyle, sahip olduğu devlet aklı, dirayeti, milli basiret ve milli direnci sayesinde önlenmiştir. Ne var ki 15 Temmuz alçak darbesinin perde arkasının destekleyicileri, kalkışmanın hedefine ulaşamamasının yegâne müsebbibi olarak gördükleri liderimize karşı kin, öfke ve intikam hareketi başlatmışlardır diye konuştu.


     


    Aynı gün 41 ilde kongre düzenlediklerini vurgulayan Karataş Yarım asırlık hareketimizin itibar ve vakarını mahkeme salonlarında FETÖ’cülere peşkeş çekmek için kuyruğa girdiler. Böylesi çürük ve çarıklara, riyakâr tiplere kahramanlık pâyesi vermeye kalkışan bazı arkadaşlar, oynanan senaryonun birer izleyicisi olmaktan öteye geçemedi diye konuştu.


     


    GERGİNLİK VE YUMRUKLAŞMA


     


    Konuşmaların ardından salonun dışında hazırlanan sandıklarda delegeler oy kullandı. Bu arada, bazı kişiler arasında nedeni henüz bilinmeyen bir gerginlik ve kısa süreli yumruklaşma yaşandı, “lidere sadakat şerefimizdir sloganları duyuldu.


     


    MHP İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş, yaşananlarla ilgili olarak, büyütülecek bir şey olmadığını, gerginliğin iki genç arasında çıkan kavgadan kaynaklandığını söyledi.



    **MHP’DEN AKP’YE DESTEK!


    *25/01/2016 Tarihili Haber


    Seçim sonrası ciddi hayal kırıklığı yaşayan CHP ve HDP grubu, Damal ilçesi dışında Merkez ilçe başta olmak üzere hiçbir ilçede üye seçemeyerek uzlaşmazlığın bedelini ağır ödedi.


    Ardahan İl Genel Meclisinde yapılan mütevelli heyeti seçiminde AK Parti ve MHP li encümenler ortak hareket ederek, MHP’nin AKP’ye desteğini bir kez daha ortaya koydu.


    Ardahan İl Genel Meclisi´nin Ocak Ay´ı Toplantıları çekişmelere sahne olarak yapılıyor.


    Yılın ilk toplantısında gündem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Mütevelli Heyeti Üyelikleri seçimi oldu.  


    AK Parti =6 , CHP = 5, HDP =2 ve MHP =1 toplam 14 İl Genel Meclisi  iile dört siyasi partinin de temsil edildiği Ardahan yerel meclisin de, AKP’li Meclis Başkanı Bedrettin Çakıcı´nın tekliflere konu olan mütevelli heyeti üyeliklerinin önemi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının işlevlerine ilişkin konuşmasının ardından meclisteki parti gruplarının üye seçimiyle ilgili görüşleri alındı.


    Başkan Bedrettin Çakıcı´nın konsensüsü oluşturma girişimleri, MHP li Il Genel Meclisi Üyesi Çetin Topkaya ile CHP li İl Gen Meclis üyesi Binali Özek´inde uzlaşmacı, birleştirici tavırları sonuç vermeyince seçime geçildi. Yapılan seçimlerde Ak Partili ve MHP li meclis üyelerinin ortak listesinde yer alan isimler ilçe mütevelli heyeti üyelikerine seçildiler.


    MHP Il Başkanı Taşkın Polat´ını seçim öncesi Il Genel Meclisi Başkanı´nı ziyaret etmesi akabinde bu yakınlaşma, bundan sonra MHP ve AK Parti ittifakıyla çoğunluğun sağlandığı Il Genel Meclisin de yeni yılla birlikte yeni bir sürece girildiği yorumuna neden oldu.


     


    CHP İLE HDP’NİN ANAYASA TİYATROSU!..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


    Baştan uzatmadan, hemen söyleyeyim..

    İkinci turda da 7 maddesi hemde birinci turdan daha rahat ve hızlı geçen Anayasa değişikliği tartışmalarının yalan ve CHP ile HDP’nin figüranlığından öte bir şey değil..

    Çünkü onca tartışma ve kürsüyü deviren sözde kavgaların nedeni CHP ile HDP’nin Anayasa Tiyatrosu gereğidir..

    Yani zaten engellemeye oyları yetmeyen bu iki partinin, bir adamın denetimine geçtiği ileri sürülen mecliste görüşülen yeni Anayasa görüşmelerine katılmakla zaten değişimden yana oldukları bilinmelidir..

    Çünkü meclise gitmezlerse, görüşmelere katılmazlarsa dünya gözün de gayri meşru olacak olan bu değişim kendiliğinden yani CHP ile HDP’nin görüşmelere katılmasıyla meşrulaşıyor..

    Yani katılmazlarsa dünya normlarında gayrimeşru bir değişim olacak olan yeni anayasa maddeleri sahada yalandan karşı olan ama arka kapılarda destekleyen CHP ve MHP’nin meclise katılmaları ile meşrulaşıyor..

    AKP’nin HDP ile yapmak istediği bu değişimi Kandilin ve Avrupa’nın korkusu dolaysıyla göremeyen HDP’nin bu çok fırsatı MHP’ye kaptırdığını fark etmediği bir süreçte CHP’de tabanının ve toplumun istemlerini görezden gelip, ulusalcı oy kaybından korkup yanlışa düştüğü şu günlerde hala mecliste olmaları gerçekten bir tiyatro oyunundan öte bir şey değil..

    Ve bunu gören toplum Nisan’da önümüze gelecek olan referandum sandığına oy atarken CHP ile MHPyi de sandığa gömecek gibi..


  • Önce rant, sonra vatan..

    Başta Ardahan’ın Kars girişinde bulunan ve üzerinde ‘Önce Vatan’ yazan tepe olmak üzere bir çok alanı rant uğruna talan eden kum, taş ocağı sahibi ve yol müteahhitlerine kimsenin bir şey dememesine Ardahan’ın Kaptanpaşa Mahallesi Muhtarından tepki geldi.


    Muhtar Efrail Yıldız kendisine ait sanal sayfada fotoğraflarla paylaştığı konuya şu açıklamada bulundu.


    ‘ÖNCE PARA SONRA VATAN MI OLDUK:


    Müdürsüz olan il tarım ne yapıyor birinci sınıf mera alanları satılmaz kiraya verilmez .kim izin vermiş ne yapmaya çalışılıyor bilmem ama bu topraklar bizim bu vatan bizim bir taraftan yapmak bir taraf tan bozmak la . olmaz .bir an önce müdahale edilmelidir.’


    **Arıcılar İsyan’dan: Yabancı Arıcılar İstihlasındayız!


    *13/07/2016 tarihli Haber


    54 Bin Aktif Arı Koloninin olduğu, 20 Bin gezginci arıcının bulunduğu, Arahan’da 600 kaçak arıcı bölgeyi teslim almış durumda..


    Bölgenin yabancı arıcıların istihlasında olduğunu ileri süren Ardahan Arıcılılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu tüm şikayetlerine karşın yabancı arıcıları Ardahan il sınırları dışına çıkaramadıklarından yakındı.

    Gazetemize gelerek yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu Kafkas Arısının korunma alanı olan ve Artvin hariç başka illerden bölgeye arı getirilmemesinin yasak olduğu Ardahan’da en az 600 kaçak arı kolinin olduğu bununda genlerinin bozulmasından kortuklarını, bu kaçak arıcıların bir an önce il sınırları dışına çıkarlıması gerektiğine dikkat çekti.

    Konu hakkında yaptıkları çağrı ve resmi başvurulara karşı n kimsenin bu önemli sorunları ile ilgilenmediğine dikkat çeken Evliyaoğlu, ‘son olarak Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Büyük Altunbulak köyü yakınlarında bulunan yabancı arıcıları sınır dışı ettiremedik.’ dedi.


    Bu iş çoktan bitmişti..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Başkanlık sistemini resmileştiren 16 Nisan referandumu ardından devam eden tartışmalara katılan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefeti delirten açıklamaları devam ediyor.

    16 Nisan akşamı, ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyen ardından ‘Bu maç bitmiştir. Sonuç 1-0 yada 5-0 fark etmez sonuca bakmak gerekir. Kazanmışsan skor önemli değil’ diyen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün gecede, ‘Bu iş bitmiştir’ diyerek başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin ‘Referandum iptal edilmeli’ çağrılarıyla dalga geçmeye devam etmiştir.

    Haklı da..

    Çünkü CHP ve diğer muhalefetin anlamadığı şey bugün yaşananların dün yapılan hazırlıkların sonucu olduğunu hala anlamış değil.. 

    Yani 15 Yıldır adım adım hedefine doğru yol alan Erdoğan ve kurduğu partinin hedefine doğru yol alırken önünde ki taşları tek tek temizleyip, bugünlere hazırlık yaptığını hala anlamamış olmasıdır.

    Bunun en bariz örneği; ‘Ben siyasetçi değilim, Hakimim’ diyen YSK Başkanı ve diğer bir çok kurumun başına getirilenlerin iktidarın ve onu 15 yıldı iktidar’da tutan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğann olduğunu unutan CHP’nin YSK’nın başında ki kimin olduğunu unutup, referandum sonuçlarına itiraz etmesidir.

    Ve en önemlisi aynı CHP’nin Erdoğan’ın ve MHP destekli AKP’nin HDP’li Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, Demirtaş ve 10 binin üzerinde muhalifin tutuklatmasını eliyle yaptığını unutup, Erdoğan gibi güçlü bir lider ve onun elinde tutuğu iktidar gücüyle tek başına kalmasıdır.

    Evet bana görev de bu işin bittiğini ve hatta çoktan bittiğini belirtmekte fayda var.

    Ve artık bu tartışmaları kapatıp, önümüze 2019’a hazırlanılması gerekir.

    Ve en önemlisi bugün hapiste olan Demirtaş gibi birinin solun ve muhalefetin adayı olarak Erdoğan’ın karşısına koydurmak gerek..

    Aksine mi?


    Ekmelleddin gibi biriyle Erdoğan’a bir 15 yıl daha şans tanınır..


     
     

  • AK Partili Başkan İstifaya Çağrıldı..

    **Siyasiler göz yuman bürokratlara eşlerini İş-Kur’da çalıştırıyor..


    Göle Çallıdere (Meğlkelek) köylü olduğu öğrenilen gencin Göle’nin ana caddesinde ‘Gültekin İstifa’ diyerek bağırdığı eylem büyük yankı uyandırırken bu genç gibi bir çok Gölelinin K Parti Göle İlçe Başkanı ve iktidar yanlılarının kendi yakınlarını İş-Kur’a yerleştirdiği, bunu bilen bürokratların da onlara göz yumarken kendi eş ve çocuklarını İş-Kur’da çalıştırdıkları ileri sürülmekte.

    AK Parti İlçe Başkanı İlhan Gültekin’in gazetemize verdiği demeçte referandum da kayıp etmelerinin nedeninin eşlerini ve çocuklarını işe koyan ve bu nedenle asıl hak edenlere yer kalmadığını, bunun da tepkilere neden olduğunu belirtmesinin yalan olduğunu belirten Göleliler ‘Eğer sen ve seni orada tutan iktidar milletvekili kendi yakınlarını İş-Kur’a koyarsa bürokratta eşini, çel çocuğunu koyar. Bizde seyr eder, açlıkla sınanırız. Ve sonuç buda oylara yansır’ diyerek AK Parti Göle İlçe Başkanı İlhan Gültekin’i ve iktidarın Göle temsilcilerini istifaya çağırdıkları görüldü.



    **Gültekin ne demişti..


    İş-Kur’da işe giremeyen Göleli gencin cadde ortasında istifaya davet ettiği AK Parti Göle İlçe Başkanı İlhan Gültekin 16 Nisan Referandumu ardından şu açıklamayı yapmıştı.



    Göle’de köy köy EVET-HAYIR


    Gültekin: 7 Düvelle Yarıştık!..


    *19/04/2017 Tarihli Haber


    16 Nisan Anayasa Referandumdan oyunu en çok arttıran parti olduklarını belirten AK Parti Göle İlçe Başkanı İlhan Gültekin Göle’de başta olmak üzere Ardahan İl Genelinde en çok oy alan adeta 7 düvelle mücadele eden partisi Adalet ve Kalkınma Partisi olduğunu belirtti.


    **Merkezleri İş-Kur ve Alt Yapı Yatırımlar Etkiledi..


    AK Parti olarak, CHP, HDP, MHP’lilerin Büyük Bir Bölümü, Vatan Partisi, Ulusalcılar, Fetocu, PKK’lı, Çıkar Grupları ve Halkımızın EVET diyerek çöpe attığı 90 Yıllık Sistemden Beslenenlerle mücadele ettiklerini belirten AK Parti Göle İlçe Başkanı İlhan Gültekin Göle merkez de olduğu gibi Ardahan, Hanak, Çıldır, Posof merkezlerde oy alamamalarının nedeni 16 Nisan’da Evet denilerek çöpe atılan sistemin getirdiği bürokratik engeller ve yapılan alt yapı çalışmaları esnasında ortaya çıkan olumsuzluklar yüzünden olduğunu belirtti.

    Gültekin gazetemize yaptığı açıklamasına şöyle devam etti.


    **Adam 4 Bin Lira Maaş Alıyor Karısı İş-Kur’da Çalışır..


    16 Nisan’da milletin Evet diyerek ret ettiği sistemin getirdiği bürokratik engeller ve yasalar dolaysıyla iktidar da olsak başta İş-Kur’a olmak üzere müdahale edemiyoruz. İş-Kur’da yaralanması gereken fakir/fukara dururken adam belediyede, diğer kurumlarda 4 bin lira maaş alır ama karısı da çekilen kura ile İş-Kur’da maaş alır. Bunu engellemek için çok uğraştıysak ta mevcut sistemin getirdiği engeller dolaysıyla müdahale edemedik. Buda oy veren ihtiyaç sahibi insanların tepkisine neden oldu. Halbuki bilmiyor ki bu sıkıntılar AK Partinin politikası değil, mevcut sistemin, mevzuatın getirdiği sıkıntılardır.

    Öte yandan başta Göle’de olmak üzere Ardahan’ın genelinde yapılan alt yapı hizmetlerinin getirdiği olumsuzluklar 16 Nisan Referandumunda oylara yansımıştır. Ama gelin görün ki 90 yıldır alt yapısı yapılmayan Göle ve Ardahan genelinde devam eden kanalizasyon, elektrik, içme suyu şebeke çalışmaları da yapılmalıdır. Bizde bunları yapıyoruz. Ancak bu sırada kent merkezlerine olumsuzluklar yansıyor. Sular kesiliyor, elektrikler kesiliyor. Vatandaş hem hizmet isterken, hem de tepki koyuyor. Ama yinede kazanan AK Parti olmuştur’ dedi.


    **ARÜ İLÇELERDE Kİ  MYO’LARI KAPATACAK MI? 


    **11/08/2016 Tarihli Haber


    2008 Yılında kurulan ve bugüne 150 Milyon TL. Harcanmasına karşın halen kampusunu tamamlayamayan Ardahan Üniversitesi başta Çıldır’da olmak üzere ilçelerde açtığı Meslek Yüksek Okulların da zarar etmeye başlayınca içlerde ki MYO’ları ve üniversiteye ait tesisleri kapatma yollarını aramaya başladı.


    Alınan bilgilere göre ARÜ’nün Ardahan’ın Çıldır ilçesinde açtığı Çıldır Meslek Yüksek Okulu’na gerek yeterli öğrenci bulamaması, gerek ise bu öğrencilerin kalacağı yurtlara sahip olamaması ve en önemli MYO’ya verilen binaların belediyeye ya da maliyeye ait olması dolaysıyla kira başta olmak üzere güvenlikçi, çalışan, idareci masraflarını karşılayamadığı bu nedenle başta Çıldır’da bulunan MYO’yu olmak üzere Göle ve Posof’ta ki okulları kapatmak için kolları sıvadığı öğrenildi.


    Göl Kenarında ki Tesisleri İl Spor’a geri vermek için davet çıkardığı öğrenilen ARÜ’nün  Göle’de de bir türlü teslim alamadığı binadan da vaz geçtiği alınan bilgiler arasında olurken, Posof’ta açmayı düşündüğü MYO’ya da bu yıl kadro açmadığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



    **HDP VE MİLLETVEKİLLERİ GEREĞİNİ YAPMALIDIR..


    15 Temmuz Darbe kalkışması ile dokunulmazlıkları gecikilen ama bugün yarın yani her an tek tek dokunulup, Ardahan ve diğer illerde ki partililer gibi önce gözaltına alınıp, ardından tutuklanacakları kesin ve yakın görünen HDP’li Milletvekilleri hala neyi bekliyor anlamış değiliz..


    Çünkü, toplumsal uzlaşmanın kendiliğinden sağlandığı darbe kalkışmasının atlatılması ardından bile Saray’a çağrılmadıkları gibi yeni Anayasa için de uzlaşmaya çağrılmayan HDP’li vekillerin hala istenmedikleri ceylan derili, kırmızı koltuklu meclise gidip, maaş almalarının gereği yoktur..


    Gereğini HDP’li vekillerin bizzat kendileri yapmalıdırlar..


    Bu gereğin ne olduğunu ve ne yapmaları olduğunu söylemeden önce aynı HDP ve Milletvekillerinin yetmedi PKK, yetmedi PYD, yetmedi Kandil, yetmedi DBP, yetmedi DTK, yok Kadın Meclisi, İstanbul Diasporası ve KCK daha sayamayacağımız onca iç oluşumun baskısı altında olduğunu da herkesin bilmesi gerektiğini söylemesek bugün adeta elleri, kolları bağlanmış olan HDP ve Milletvekillerine haksızlık olur..


    Bu nedenle; HDP’li Milletvekilleri bir an önce gereğini yapıp, mecliste, Ankara’da ve de saha da çekilmeli ve ‘Alın başınıza çalın, biz aradan çekiliyoruz’ demeli ve tek adam için tüm ülkeyi alt üst etmeyi göz önüne alan, MHP’yi ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile eritip, CHP’yi de, ‘Benden daha dincisi geliyor’ diyerek pişiren AKP’yi, bombalana bombalana boyu kısalan Kandil ile, Irak ile, Suriye ile hatta ABD ve AB ile baş başa bırakmalıdırlar..


    Ve o istenmediği, dokunulmazlıkları kaldırılan, her geçen gün iyiden iyiye devre dışı bırakılan meclisi terk edip, ya Ardahan’a yada Diyarbakır’a gitmelidirler..


    Buraları beğenmezlerse oradan oturup, Türkiye üzerinde ahkam kesen, aday belirleyen, her işe değil de akçeli işlere burun sokan Avrupa’da ki büyük, pos bıyıklı devrimcilerin (!) yanına gitmelidirler..


    Aksine mi?


    Vallahi AKP’nin ve başkan olmak için her yolu deneyen başta HDP’lileri olmak üzere cemaatçileri, yani kendisine karşı olanlara yer açmak ve irili, ufaklı adi suçlular gördüğü suçlulara yani Ensar Vakfındakilerin de içinde olacağı tecavüzcü, katil, hırsızlara, 17-25 Aralıkçılara özel bir af çıkarmaya hazırlandığını da duymuş bulunuyoruz..


    Gerisi HDP’ye ve onun artık istenmeyen, her geçen gün işlevsiz bırakılan, her an dokunulacak olan vekillerine kalmış..


    Ha yazımı bitirmeden önce iç çatışmaya doğru gidildiği ileri sürülen ülkemde HDP ve çoğunluğu Kürt olan tabanın, toplumun, ‘Hiç değilse sen barıştan taraf ol’ dediği ama Öcalan dahil kendisinden başkasını dinlemeyen PKK’nın eylemlerine hız verdiği şu saatlerde ülkenin bir çok yerinde olduğu gibi HDP İstanbul İl Binasının da basıldığını, Erdoğan’ında Rusya dönüşü vekillere dokunun talimatı verdiğini de haber alıp, okuyordum..


    Yani yeni bir sürece herkes hazır olsun..


    Umarım Kİ; Bu süreç 15 Temmuz Darbe Kalkışması gibi ucuzu atlatılır, siyasetten yana, barışı ısrar eden ama her iki tarafça da yok sayılan HDP ve HDP’li vekillerin olmadığı bu önümüzü göremediğimiz dönem de kazanan, ısrarla başkan olmak isteyen bir kişi değil, tüm toplum olur..


    **Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı CEYLAN HOCA’YA SORULAR?


    15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından yaşanan gelişmeler ile gündemden düşen ve seçimi ertelenen Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimlerinin ne zaman yapılacağı merakla beklenirken Rektör Adaylarından olan ve uzun yıllardır ARÜ’de olmasına karşın, sosyal yönü zayıf olan ve Ardahan Kamuoyunun çokta tanımadığı Alpaslan Hoca’ya bir iki sorumuz olacak..

    İŞTE O SORULAR


    Sayıştay bunları duyarsa ne olur?


    Ardahan Üniversitesi Rektör Adayı Sayın Alpaslan Ceylan, iki veya iki buçuk yıldır dekanlığını yaptığınız Ardahan Üniversitesi’ne kaç ay, kaç hafta, kaç gün ve hatta kaç saat hizmet ettiğinizi kamuoyu ile paylaşır mısınız?


    Ardahan Üniversitesi’nde çalışan herkesin hatta öğrencilerin bile bildiği bu konuya açıklama getirmeniz kafalardaki soru işaretlerini kaldıracaktır. (Üniversitesi’nin güvenlik kameralarının kayıtlarını da ilave edebiliriz)


    – Ayda sadece iki gün üniversiteye ve fakülteye uğradığınız ve Ardahan Üniversitesi’nin tam zamanlı çalışan öğretim üyelerine ödediği “geliştirme ödeneğini” aldığınız doğru mu?


    – Fakülteye uğramadığınız zamanlarda imzalarınızı nasıl atıyordunuz?


    – Doğru değil ise fakültenizde ve dekanlık makamınızda tam mesai yaptığınızı söyleyebilir ve ispatlayabilir misiniz?


    – Bunları ispatlayamadığınız takdirde konunun Sayıştay’ı doğrudan ilgilendirdiğini biliyor musunuz?


    – Rektör adayı olarak öğretim üyelerinden kaçının oyunu alabileceğinizi tahmin ediyorsunuz?


    – Aile fertleriniz, asistanlarınız ve Erzurum Atatürk ünÜniversitesi’ndeki arkadaşlarınız ile birlikte yürüttüğünüz çalışmalarınız nasıl gidiyor?


    – Seçimlerin ileri bir tarihe ertelenmesi çalışmalarınızı etkiledi mi?


    Sayın Ceylan, bu sorulara samimi cevaplar vereceğinizi umuyoruz. Vereceğiniz cevapların doğruluğu gazetemiz tarafından hassasiyetle araştırılacaktır; zira serhat şehirimizin göz bebeği üniversitemizi yönetecek rektör hakkında bunları bilmemiz ve kamuoyu ile paylaşmamız gazetecilik mesleğimizin sorumluluğu gereğidir.


    **Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?


    28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.

    Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..

    Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.

    Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..

    Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..

    Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.

    Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..

    Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..

    Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..

    Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine  al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..



    **BESYO İTİRAZLARI TATİL GÜNÜNE GETİRMİŞ!


    ARÜ ve BEYSO Yönetiminin yapılan sınavlarda birçok usulsüzlük yaptığını ileri sürüp, savcılıklara bile şikâyetlerin yapıldığı şu günlerde ortaya atılan diğer bir önemli iddiada BESYO’nun yaptığı sınava itirazların olmaması için itiraz gününü tatil günlerine getirmesi olarak gösterilmekte.


    Çünkü birçok suçlama ile baş başa kalan ve savcılık olan BESYO’nun yaptığı sınavların sonuçlarını Cuma akşamı saat 17.00’dan sonra askıya çıkardığı ve 3 günlük süreyi Cumartesi ve Pazar’a getirerek sonuçlara yönelik yapılacak olan itirazların önüne geçtiği iddia edilmekte.


    **BİRÇOK YÖNETİCİSİ GİBİ ARDAHANLI OLMAYAN VE YENİ VEKÂLET ALMAYAN AVUKAT ARACILIĞI İLE SUÇLAMARI RET ETTİLER!


    Geçtiğimiz günlerde yapılan yerleştirme sınavında birçok usulsüzlük olduğu ileri sürülen ve bu usulsüzlükleri savcılığa dâhil birçok yere şikâyet edilen Ardahan BESYO gazetemizin gündeme getirdiği iddia ve suçlamaları Ardahanlı olmayan ve görevden el çektirilen eski rektörün vekâleti ile üniversiteye avukatlık yaptığı görülen avukatı aracılığı ile BESYO’ya yönelik suçlamaları noterden ret ettiği görüldü.


    Onca iddiadan bahsedilmeden, basın özgürlüğünü tehdit eden bir ik cümle ile bu yönde yapılan haberlerin tekzibin istediği görülen ARÜ ve BESYO yönetimi neye, niye, niçin itiraz ettiğini de açıklayamadığı dikkatlerden kaçmadı.


    **BELEDİYE BAŞKANINDAN TEPKİ GELDİ..


    BESYO’nun yaptığı sınava bir itiraz da Ardahan Belediye Başkanından geldi.


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, sınavın hakkaniyetle adil bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Sürekli göç veren, işsizliğin had safhada olduğu Ardahan’da, özellikle Ardahanlı öğrencilerin bu BESYO seçmelerinde tercih edilmesi, Ardahanlı gençlere öncelik verilmesi bizim beklentimizdi. Tabi bunu yaparken hukukun dışına da çıkmamalı. Adil bir şekilde bu seçmelerin yapılması gerekiyordu. Eğer bu konuda yapılan bir yanlış varsa acilen düzeltilmesini ve İlin Belediye Başkanı olarak bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum. Yapılan yanlış varsa bunun hesabının da ağır olacağını herkesin bilmesini istiyorum” dedi.        


    *Konuyla ilgili bir önceki haberlerimiz..


    **BİR ARDAHANLININ ALINDIĞI BU SINAV İPTAL EDİLMELİ!


    Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 2010 KPSS’de, cemaat tarafından soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakma tehlikesini yaratırken geçtiğimiz gün yapılan Ardahan Üniversitesi BESYO Sınavı da savcılığa şikâyet edildi.



    199 Yabancı öğrenci, 1 Ardahanlının alındığı ileri sürülen Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu Özel Yetenek Sınavlarında haksızlık yapıldığını ileri süren birçok öğrenci adayı, geçtiğimizi günlerde yapılan sınavda haksızlık yapıldığını ileri sürerek sınavı savcılık ve Rektörü emanette olan ARÜ Yönetimine şikâyet ettikleri görülüyor.



     


    150 Bin Memuru Sınavı İptal!..


    Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 2010 KPSS’de, soruların sızdırıldığı ve sınavda hile yapıldığı 


    gerekçeleri ile Genel Kültür ve Genel Yetenek testlerini iptal etmesi bekleniyor. İptal durumunda, mahkemenin bu sınav sonucuna göre atanan 150 bin memurla ilgili kararı kurumlara bırakması bekleniyor.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 2010 yılındaki Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) soruşturmasında gözler Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararda.


    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sınava girenlerin açtığı davanın esasını etkileyecek delil, belge ve itirafları iki ay önce İdare Mahkemesi’ne gönderdi. Bu belgeler arasında 60 soruluk Genel Yetenek bölümünün 55 ve 60 soruluk Genel Kültür bölümünün 48 sorusunun sınavdan önce sızdırıldığına ilişkin tespitler de var. Bölge İdare Mahkemesi, bu delillere bakarak Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerinin iptaliyle ilgili karar verecek.


    MAHKEME ‘İPTAL’E BAKACAK


    Karar gazetesinden Kenan Butakın haberine göre, İdare Mahkemesi’nin sınavdan yaklaşık 6 yıl sonra iptal kararı vermesi halinde, Genel Yetenek ve Genel Kültür testlerine giren 800 bin adaydan sınav sonucuna göre devlet kadrolarına atanan ancak kopya çekmeyenler için farklı bir çözüm geliştirilecek. Buna göre, mahkeme iptal kararı everecek ancak merkezi yerleştirme, A Grubu alımlar, kurumsal kadrolu alımlar ve kurumsal sözleşmeli alımlarla atanan yaklaşık 150 bin kişinin memuriyetleri iptal edilmeyecek.


    SON KARAR KURUMLARA BIRAKILACAK


    Mahkemenin söz konusu testleri iptal edebileceği kaydedilirken, memuriyetlerin düşürülmesinde son kararı kurumlara bırakacak. Kurumların ise 2010 KPSS sonucu ile atanan çalışanlarıyla ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bilgi isteyeceği belirtildi. Savcılığın bu kişilerin şüpheli olup olmadığı ve sınavlarının şaibeli olup olmadığına yönelik bilgileri bu kurumlara ileteceği, kurumların da verilen bilgilere göre bu kişilerin memuriyetlerinin düşürülüp düşürülmeyeceği hakkında karar vereceği ifade edildi.


    FETÖ/PDY ÖRGÜTÜ ARÜ/BESYO’DA MI?


    Bir kişi nasıl oluyor 3 branşta yer alır?..


    Daha önce yapılan sınavların birçoğunun Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) elamanlarınca ayarlandığı iddialarının tartışıldığı ve birçok sınavın iptal edildiği şu günlerde Ardahan Üniversitesince yapılan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınavında yaşananlar dikkatlerden kaçmıyor.


    Çünkü 2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edildiği ileri sürüldü.


    **REKTÖR ATAMASI ERTELENİRKEN, SINAVIN AL ACELE YAPILMASI NEDEN?


    54 farklı şehirden Bin 17 kişinin başvurduğu, 632 kabul gördüğü, 120 kişinin kabul gördüğü sınavda usulsüzlük yapıldığını ileri süren bir aday ARÜ’ya itirazda bulundu.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer alan ve buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş, boks, kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş,boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlış olmasına karşın Rektör seçimi ertelenen Ardahan Üniversitesinin yapmış olduğu ve yanlış olduğu değerlendirmeden dolayı birçok adayın  “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı ileri sürülerek, bu hukuksuzluğun FETÖ/PDY Örgütünün yaptığından ne farkı olduğu sorularak, ARÜ ve BSYO yönetiminin hakkında yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.


    Öte yandan BESYO’ya yerleştirilen bir çok öğrencinin de BESYO’nun üst düzey idarecilerinin memleketlilerinde oluşması ise dikkat çeken diğer bir iddia oldu.


    İşte konu hakkında ARÜ’ya yapılan bir şikâyet dilekçesi;



    T.C.


    ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ


    BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜNE


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “…Birden fazla branşta lisans beyan eden adaylar müracaat ettiği branşa göre değerlendirilecektir.” İbaresi yer almaktadır. 30.07.2016 tarihinde ilan edilen 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümüne yerleşen Asil ve Yedek adaylardan bazıları Güreş ve Boks branşlarında ayrı değerlendirilmeye tabi tutulup yedek listesinde yer alırken, yine aynı kişiler ”Diğer Branşlar” listesinde asil olarak yer almaktadır. Bu yanlış değerlendirme sonucunda Diğer Branşlar kategorisinde değerlendirilmesi gereken spor dallarında olan adayların hakları açıkça ihlal edilmiştir.


    2016 yılı Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özel Yetenek Sınav Kılavuzunda “Belirtilen kontenjanların dolmaması halinde boş kalan kontenjanın başka bir kontenjana aktarım hakkı sınav komisyonuna aittir.” yer almaktadır. Buna göre “Diğer Branşlar” kategorisi için ayrılan 5 kişilik kontenjanın dolmaması durumunda bu kontenjanın ancak güreş,boks,kayak gibi ayrı kontenjan verilen spor dallarına ayrılabilirdi. Fakat başvuru yaptığım Satranç sporu  “Diğer Branşlar” kategorisine girmekte olup dolayısıyla bu kategoriye başvuran aday mevcuttur. Buna göre yerleşme önceliği şahsıma ait olup, benim yerleştirilmemden sonra boş kontenjan kalması durumunda güreş, boks vb. branşlardan kontenjan aktarım sağlanabilir. yerleşme önceliği sahsıma aittir. “Diğer Branşlar” için ilan edilen listede aday yerleştirme işlemi tamamen yanlıştır. İdarenizin yapmış olduğu yanlış değerlendirmeden dolayı ben ve benim gibi “Diğer Branşlar” kategorisinden başvuran adayların hak kaybına uğradığı açıktır.



    SONUÇ VE İSTEM :


    1)    İlan edilen “Diğer Branşlar” listesinde yer alan asil ve yedek adayların hangi spor branşlarından değerlendirilmeye tabi tutulduğu yani “Diğer Branşlar” spor dallarına girip girmediğinin açıkça belgelenmesi,


    2)    Eğer yukarıda belirtilen kişiler “Diğer Branşlar” kontenjanın dolmaması durumunda alınan adaylarsa “Diğer Branşlar” kategorisinde aday olmadığının belgelenmesi,


    3)    “Diğer Branşlar” kategorisinde olmaması gereken sporcular var ise bu sporcuların ortalama ve standart sapma puan hesaplanmasına olumlu/olumsuz etki edeceğinden “Diğer Branşlar” başvuran tüm adayların yerleştirme puanının yeniden hesaplanması,


    4)    Talep ettiğim belgelerin tarafıma verilmemesi halinde şahsımın başvuru yaptığım Satranç sporunun “Diğer Branşlar”  kategorisine girdiği açık olup “Diğer Branşlar”  yerleştirme listesinin tekrar değerlendirilerek şahsımın asil listeye alınması,


    İtiraz dilekçemin yasal süresi içerisinde hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde idari ve adli yargı mercilerine esas etmek üzere yerleştirme işleminin hukuka ve hakkaniyet uygun olarak tekrar değerlendirilmesi hususunda;


    Bilgi ve gereğini rica ederim.


    Murat AKAGÜNDÜZ


    EK-1 Diğer Branşlar Yerleştirme Listesi


    EK-2 Boks Branş Listesi


    EK-3 Güreş Branş Listesi


    EK-4 Kayak Branş Listesi


    EK-5 Milli Sporcu listesi



    Muhalefet yine sınıfta kalmıştır..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


     


     



    Pazar günü İstanbul Taksim’de toplanacaklarını belirten CHP başta olmak üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasından bu yana Diyarbakır’dan bu yana gelemeyen HDP ve ‘idam olsun yeter ki biz varız’ diyerek toplumu germeye kendisine alışkanlık haline getiren MHP, 15 Temmuz’da yaşandığı ileri sürülen darbe kalkışması ardından yine sınıfta kalmıştır.

    Çünkü, ‘darbe gelecek, sıkıyönetim ilan edilecek, hayat duracak’ korkusuyla ilk günde sokaklara dökülen muhalefet değil, halk olurken MGK, Bakanlar Kurulunu ve Basın sözcülüğünü de üstlenen Başkan Erdoğan’da darbenin yaşandığı ilk dakikalarda cep telefonu ile yaptığı açıklama ile yine 1 numara olduğunu ortaya koymuştur..

    Evet bugüne kadar hatta bu yazı yazılırken hala ortada gözükmeyen muhalefetin sınıfta kaldığı bir süreçte getirilen 3 aylık olağanüstü hal ile birilerinin yine Üsküdar’ı geçtiğini muhalefet tarafından yine görülememiştir..

    Sınıfta kalan muhalefetin tüm ipleri Başkanın eline verdiğini de ortaya koyan olağanüstü kararının nasıl uygulanacağını bile hala anlayamayan ve bu karar karşı hala bir açıklama yapamayanların Başkan Erdoğan ve ekibiyle nasıl mücadele edeceği de bilinmiyor.

    Çünkü hala uykuda olduğunu gördüğüm muhalefetin bu ülkede yaşanan olağan gelişmeler karşısında ortaya koyamadığı refleksi olağanüstü halin uygulamaya geçtiği bir süreçte nasıl bir politika ortaya koyacağı da şimdiden belli gibi..

    Oda sonucu şimdiden belli..

    Yani muhalefetin basiretsizliği, beceriksizliği..

    Kısacası muhalefetin sınıfta kaldığını rahatlıkla söyleyeceğimiz bir döneme daha giren ülkede bir adamın yani 1 Kasım’dan bu yana Başkan olarak ilan ettiğim Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı da bir kez daha netleşmiştir..

    Çünkü dün Milli Güvenlik Kuruluna ve bakanlar Kuruluna başkanlık eden, basın sözcülüğünü bile kendisi yapan, darbe haberini kendisinin elinin altında ki olduğu söylenen MİT’in değil, eniştesinin haber verdiğini açıklayan Erdoğan 3 ay ile başlayıp, devam edeceği görülen olağanüstü hal uygulaması ile TBMM’sini olduğu gibi muhalefeti de öteleyip, bugünden itibaren çıkarmaya başlayacağı  kararnamelerle zaten 14 yıldır yönettiği ülkeyi bundan sonra tek başına yöneteceğini resmen ilan etmiştir..

    Çünkü muhalefet gibi ekibinin de kendisine zaman kayıp ettirdiğini anlamış, 15 Temmuz darbe girişimin kısa sürede kendi lehine çevirmiş bu işi benden başkası kimse yapamaz diyerek, gerektiğinde Ordunun da, Polisinde hatta Diyanetin de işini ben yaparım diyerek kolları bir kez daha sıvarken, benim muhalefetim Yalova’da üç kişiyle gemide tek başına kalmıştır..

    Haydi hayırlısı diyerek, çokta sert olacağına inanmadığım, bir süreci atlatmak için hayata geçirildiğini his ettiğim, Güneydoğu’da zaten hayatta olan ve bir çoğumuzun alışkın olduğu ama yine de demokrasi için mücadele devam diyerek 3 aylıkla kalmasını umduğum olağanüstünün, anti uygulamalara neden olmamasına, ülkenin güzel geleceğine hayırlı olmasını dilerim.. 


  • Kayıp edenler Ankara'ya çağrıldılar..

    **Başkan: Bana değil sisteme onay vermediler..


    16 Nisan’da yapılan Anayasa Referandumun da Ardahan’da Hayır çıkmasının suçluları olarak gösterilen AKP’li Belediye Başkanlarının başında gelen AKP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bu konuda kendisine getirilen eleştirilere sert tepki gösterdi.


    Ardahanlının 2 bin 700 oy almış kendisine değil, Sistem değişikliğine onay vermediğini belirten AKP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy bu konuda kendisine suçlama getirenleri karakterlik-sizlikle suçladı.


    **Merkezlerde Kayıp Ettiler..


    Ardahan Merkez dahil Göle, Posof, Hanak, Damal ve Çıldır Merkezlerinde onay almayan AK Parti Milletvekili, Belediye Başkanları, İl ve İlçe Başkanları bu durum karşısında şok olurlarken Evet kullanan Ardahanlı seçmenin büyük bölümünün köylüler olması dikkatlerden kaçmadı.


    Kent merkezlerinde kayıp ettikleri açıkça görünen Ardahanlı AKP’li siyasilerin bu durumun kendileriyle ilgili olmadığını belirtip, basın açıklamaları yapıp, çarşılarda halaylar çekerek, yaşanan durumu görmezden gelip, saklasalar da Ardahan’da ki evetlerin Erdoğan’a, Hayırların ise AKP’li yerel siyasetçilere verildiği gerçeği ortada durmakta.


    **Suriye Konusu AKP’nin Yumuşak Karnıdır..


    *23/02/2017 Tarihli Haber


    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Suriyelilere vatandaşlık verilmesine ilişkin “Suriye konusu AKP’nin yumuşak karnıdır. Şimdi AKP oportünist bir yaklaşımla vatandaşlık vermek istiyor. Yedirdik, içirdik, bari vatandaş yapalım da oy kullansınlar diyorlar. Bu hayra alamet değildir” dedi.


    **Ardahanlı Gebze Belediye Meclis Üyesi


    Dilek Tan’dan gzetegebze’ye özel röportaj..


    CHP Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve aynı zamanda Gebze Belediyesi Meclis üyesi Ardahlı hemşehrimiz Dilek Tan gazetemize konuk oldu. Gündeme dair önemli açıklamalar yapan Tan, referandumda şu an için hayır oylarının çok daha ağır bastığını kaydetti. CHP olarak referandumu parti meselesi değil ülke meselesi olarak gördüklerini kaydeden Dilek Tan, “Biz parti olarak bunu ülke meselesi olarak görüyoruz, o nedenle elimizde parti bayrakları değil Türk bayrakları olacak. Bu Recep Tayyip Erdoğan ya da Ak Parti meselesi değil, başkanlık sisteminin kendisi sakat, ilerde kötü amaçlı birinin ülkeye başkan olmayacağının garantisini kim verebilir?” dedi.


    **HAYIR OYLARI ÖNDE..


    Aydınlık gelecek istediklerini kaydeden Dilek Tan, “Mutlu yarınlar için, özgürlükler için hayır diyoruz, dayatılan başkanlık sisteminde yeni bir şey yok. Hiçbir maddede ülkenin refahı için olan bir şey söz konusu değil. Evet diyenlerin çoğu maddeleri bile bilmeden evet diyor. Sistemin ucu açık, bugün Erdoğan başkan olacak, ilerde kötü amaçlı biri ülke başına gelirse bunun hesabını kim verecek? Ya karanlığı ya da aydınlığı oylayacağız. Hayır oyları şu an önde görünüyor, Nisan ayında da sandıktan hayır çıkacak diye düşünüyorum” dedi.


    **EVET DEMEYEN DIŞLANIYOR..


    Evet ya da hayır diyen diyen herkese saygı duyulması gerektiğini ifade eden Dilek Tan, “Hayır diyenler şudur budur söylemleri ülkeyi kutuplaştırıyor, referandumda iki seçenek var, insanlar gidip oy verecek, iktidar evet vermeyeni kötülüyor bunu kabul etmiyoruz, hayır diyenin fikrine neden saygı yok? Hayır diyen kötü evet diyen mi iyi? Bunu asla kabul etmeyiz, Evet diyene de Hayır diyene de saygı gösterelim, bir arada yaşayan insanlarız, hani birlik olacaktık? Hani bir aradaydık? Hayır diyeni kötülersen birlik beraberlik nerede kaldı? Bu bir referandum, giden isteyen oyu verir” dedi.


    **TERÖRÜ ŞİMDİ BİTİRSİNLER..


    Sandıktan evet oyu çıkarsa terörün biteceği şeklindeki demeçleri kabullenmediklerini kaydeden Dilek Tan, “Bu iktidar her seçimde terör bitecek diyor, ama terörün bittiği yok aksine artıyor, Nisan ayında referandum var, Nisan ayında evet çıkarsa terör bitecek madem bu ülkeyi yıllardır aynı parti yönetiyor, şimdi terörü bitirsinler, Nisan ayını neden bekliyorlar? Terörü önleyen şimdi önler, referandum sonucuna göre önlemez, madem terör bitecek biz de evet diyelim, ama terör konusunda iktidarın geldiği nokta ve şehit sayısı ortada” ifadesini kullandı.


    **HERKESE ANLATACAĞIZ..


    Kapı kapı dolaşarak kendilerini anlatacaklarını kaydeden Dilek Tan, “Bizlere büyük iş düşüyor, Hayır dememizin sebeplerini, kimseye hakaret etmeden kutuplaştırmadan sokak sokak dolaşarak anlatacağız, evet çıkması halinde bu ülkenin başına gelecekleri insanlara anlatacağız, evet demenin tek adam rejiminin zararlarını söyleyeceğiz, tüm adaletsizliklere, eşitsizliklere rağmen biz kazanacağız, aydınlık kazanacak, medyada tüm imkanlar onlardan yana ama biz yılmadan, bu ülkenin tek adam rejimiyle yönetilmesine izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.



    **Haber/Röportaj: Refik Sıla GÜVENÇ



    gazetegebze.com.trhttp://www.gazetegebze.com.tr/siyaset/parti-degil-ulke-meselesi-h7771.html


    Mihriban Hanım..








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com

     


    Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

    Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

    Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

    Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

    Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

    Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

    Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

    Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

    Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

    Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..

  • **Atalay ve Köksoy Kayıp Etti, Baydar Çalıştı, CHP, HDP Koalisyonu Kazandı..

    Toplam 67 Bin 650 oyu bulunan Ardahan’da seçimi kazanan ve kayıp edenlerde tartışılmaya başlandı.


    Oyların %79, 93’nün kullanıldığı Ardahan’da AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın İlçesi Göle’de Evet oyların iktidar partisinin beklediği beklenen şekilde olmazken bu referandumun en büyük kayıp edeni AK Partili Atalay ve Göle Belediye Başkanının olduğunu ortaya koydu.


    AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un kendi köyü dahil Ardahan merkez de kayıp eden olması dikkatlerden kaçmadı.


    Öte yandan Düz Ardahan olarak bölgede büyük oranda Evet oyunun çıkması Düz Ardahanlı olan AK Parti İl Başkanı Yunus Baydar’ın referandum çalışmasında en çok çalışan ve sevilen AK Partili olduğunu ortaya koydu.


     


    **CHP-HDP Koalisyonu Belediye İçin Bir Sinyal mi?


     


    3 Aya yakındır süren referandum çalışmalarında AK Parti’nin aldığı oyların Başkanlığı resmen teyit edilen Erdoğan’ın olduğu da bir kez daha görülürken bunun en bariz örneği AKP’li olan Çıldır Belediyesine karşın Çıldır’da Hayırların önde çıkması ve Posof Merkezde Hayır’ın önde çıkması oldu.


    Posof’un köylerinin Erdoğan sevgisiyle Ardahan’da Evet’e en net ve çok oy verdiği görülürken, Damal ve Hanak’ın CHP sevdası referandum oylarına da yansıdığı görüldü.


    Referandum da Hayır yakasında yer alan ve bir çok alanda birlikte çalışan CHP ve HDP’nin bu birlikteliğinin önümüzde ki belediye seçimine yansıması halinde belediyeyi alabileceklerini ortaya koyarken bunun seçimlere kadar devam edip, etmeyeceği de şimdiden tartışılmaya başladı.


     


    **CHP Bölük/Pörçük zorra ki Beraberdi..


     


    Referandum çalışmaları süresince iç çatışmaları öteleyen CHP’lilerin adeta bölük/pörçük ekiplerle seçim çalışmalarını yürüttüğü görünen Ardahan’da bir çok yöneticisi tutuklu olan HDP’nin gençlerin ve üniversite öğrencilerinin üzerinde referandum çalışması yürüttüğü görüldü.


    Hoçvan ve Göle’de ki seçmenin önemli bir kısmının sandığa gitmediği dikkatlerden kaçmazken bir bölümünün Evet’ten yana oy kullandığı dikkatlerden kaçmadı.


     


    ARDAHAN’DA SONUÇLAR:


     


    ARDAHAN MERKEZ:


    HAYIR: 12 BİN 887 – EVET: 8 BİN 450


     


    GÖLE:


    EVET: 7 BİN 241 – HAYIR: 5 BİN 974


     


    ÇILDIR:


    HAYIR: 2 BİN 658 EVET – 2 BİN 625


     


    DAMAL:


    HAYIR: 3 BİN 84 – EVET: 275


     


    HANAK:


    HAYIR: 3 BİN 650 – EVET: BİN 650


     


    POSOF:


    HAYIR: BİN 150 – EVET: 3 Bin 200


     



    Bu ülke hepimizin tek bir kişinin değil..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bugün başına gideceğimiz ve oyumuzu kullanacağımız sandıkların içinde sayılacak ve renkleri belli olacak oyların hepimizin içinde olduğu ülkemizin yeni rotasını belirleyecek.

    Ki; Bu rotanın 100 yıla yakındır aynı limanda cebeleşen ve yol almak istedikçe önüne çıkan dalga ve tusinamileri de aşıp, aşmayacağını da ortaya koyacağı kesindir.

    Çünkü bu gemiyi yani ülkeyi limanda ısrarla aynı limanda tutmak isteyenler ile o limandan ayırıp kendi yollarına doğru yol almak isteyenlerin kavgasının bir sonucu da yarın akşam ve geceye doğru ortaya çıkacak.

    Evet mi?, Hayr mı? diye önümüze sunulan iki seçenekle rotasına yön vereceğimiz gemimizin yaşanması muhtemel tartışma yada kavgalar ile su almaması vede batmaması için öyle yada böyle bugüne kadar direnenlerin kazandığını da belirtmekte fayda var..

    Yani onca badireye karşın hala içinde sağ salim durduğumuz ama yaşanan gerginlikler ile kendisini liman da tutan halatının da bir hayli zorlandığı gemi yani ülkemiz, 16 Nisan’ı da aşarak 17 Nisan’a kardeşçe, birlik berberlik için de Evet’e de , Hayır’da saygı göstereceğine olan inancım hala dim dik ayaktadır.

    Muhalif koalisyonu yeniden bir araya getiren, Hayır’ın önde olduğu, İktidar ve her zaman ki destekçisi MHP’nin hala umutlu olduğu referandum sonucu ne olursa olsun hepimizin bu ülkenin hepimizin tek bir kişinin olmadığını haykırmalı ve bunu gittiği sandık başında kullanacağı oyu ile de ortaya koymalıdır..

    Kısacası; Sisli, puslu bir havaya izin vermeden, yarım yamalak, kör, topalda olsa var olan demokrasiye sahip çıkmaya devam ederek, Evet in de, Hayır ın da bu gemide yaşayanların yansıması olduğunu saygıyla karşılayarak önümüze, geleceğimize hep birlikte yol vermeliyiz.

    Yani referandum öncesi söylenenlerin, tartışmaların, kavgaların, hakaretlerin unutulup, el ele vererek haydi güzel bir ülke, tam demokrasiyle idare edilen bir ülke için yeniden, şimdi tam zamanı denmelidir.

    fakiryilmaz323@hotmail.com-05354183258

  • Ardahan'da Referandum Sonuçları İçin TIKLA

    İl Genelinde 328 sandıktan oy kullanmaya başlayan Ardahanlılar akşam saat 16.00’a kadar oy kullandılar.

    Göle’de 71, Posof’ta 52, Çıldır’da 44, Hanak’ta 37 ve Damal’da 18 Sandıkta oy kullanmaya giden Ardahanlıların tercihi saat: 17.30’da itibaren belirlenmeye başlanması beklenmektedir.


    **Türkiye’de 55 Milyon Ardahan’da 55 Bin Oy Kullanılmış..


    Geçtiğimiz son seçim de 55 Bin 820 oyun kullanıldığı Ardahan’da sandık başına giden seçmen sayı oranın %81 olurken bu yılda aynı olması beklenmekte.

    Huzur içinde geçen ve tüm seçim alanlarında bir olayın olmadığı Ardahan’da Ardahanlılar güneşli ve sıcak bir pazar gününde sandık başına gittiler.


    **Ardahan’da Açılan Sandıklar da..


    *Hayır: Önde..


    *Evet: Geride..


    ARDAHAN MERKEZ: HAYIR: 12 BİN 887 – EVET: 8 BİN 450 


    GÖLE: EVET: 7 BİN 241 – HAYIR: 5 BİN 974


    ÇILDIR: HAYIR: 2 BİN 658 EVET – 2 BİN 625


    DAMAL: HAYIR: 3 BİN 84 – EVET: 275


    HANAK: HAYIR: 3 BİN 650 – EVET: BİN 650


    POSOF:HAYIR: BİN 150 – EVET: 3 Bin 200



    Bu ülke hepimizin tek bir kişinin değil..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Bugün başına gideceğimiz ve oyumuzu kullanacağımız sandıkların içinde sayılacak ve renkleri belli olacak oyların hepimizin içinde olduğu ülkemizin yeni rotasını belirleyecek.

    Ki; Bu rotanın 100 yıla yakındır aynı limanda cebeleşen ve yol almak istedikçe önüne çıkan dalga ve tusinamileri de aşıp, aşmayacağını da ortaya koyacağı kesindir.

    Çünkü bu gemiyi yani ülkeyi limanda ısrarla aynı limanda tutmak isteyenler ile o limandan ayırıp kendi yollarına doğru yol almak isteyenlerin kavgasının bir sonucu da yarın akşam ve geceye doğru ortaya çıkacak.

    Evet mi?, Hayr mı? diye önümüze sunulan iki seçenekle rotasına yön vereceğimiz gemimizin yaşanması muhtemel tartışma yada kavgalar ile su almaması vede batmaması için öyle yada böyle bugüne kadar direnenlerin kazandığını da belirtmekte fayda var..

    Yani onca badireye karşın hala içinde sağ salim durduğumuz ama yaşanan gerginlikler ile kendisini liman da tutan halatının da bir hayli zorlandığı gemi yani ülkemiz, 16 Nisan’ı da aşarak 17 Nisan’a kardeşçe, birlik berberlik için de Evet’e de , Hayır’da saygı göstereceğine olan inancım hala dim dik ayaktadır.

    Muhalif koalisyonu yeniden bir araya getiren, Hayır’ın önde olduğu, İktidar ve her zaman ki destekçisi MHP’nin hala umutlu olduğu referandum sonucu ne olursa olsun hepimizin bu ülkenin hepimizin tek bir kişinin olmadığını haykırmalı ve bunu gittiği sandık başında kullanacağı oyu ile de ortaya koymalıdır..

    Kısacası; Sisli, puslu bir havaya izin vermeden, yarım yamalak, kör, topalda olsa var olan demokrasiye sahip çıkmaya devam ederek, Evet in de, Hayır ın da bu gemide yaşayanların yansıması olduğunu saygıyla karşılayarak önümüze, geleceğimize hep birlikte yol vermeliyiz.

    Yani referandum öncesi söylenenlerin, tartışmaların, kavgaların, hakaretlerin unutulup, el ele vererek haydi güzel bir ülke, tam demokrasiyle idare edilen bir ülke için yeniden, şimdi tam zamanı denmelidir.

    fakiryilmaz323@hotmail.com-05354183258

     
     

  • Alo Mutlu ‘Ardahanlılarla işim yok’ dedim Ama yine de Ardahanlılar hayırlı çıkacak gibi!..

    16 Nisan’a az bir zaman kaldığı şu günlerde ard arda Ardahan’a gelen ve fotoğraf çekildikten hemen sonra Ardahan’da ayrılan siyasilerin başını Ardahan dışında bulunan ve Ardahan Diasporası olarak adlandırılan CHP’li Ardahanlıların geldiği görülmekte.


    Ardahan’ın hayır dan yana olduğunu duyup, 16 Nisan’dan sonda ‘Biz çıkarttık demek için Ardahan’a gelen diaspra umduğunu bulamayınca Ardahan’dan erken ayrılmak zorunda kaldılar.



    **AK Parti Yorgun Düştü..

    Vekil de, İl Başkanı da Uyudu..


    Ardahanlıların İstanbul’da ki dişasporası olarak adlandırılan CHP’nin Ardahan dışında ki heyetinin hayır için bir fotoğraf çektirip, Ardahan’da ayrıldıkları sırada Göle’de partileler ile bir araya gelen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile İl Başkanu Veteriner Hekim Yunus Baydar Göle’de düzenlenen toplantı da uyudukları görüldü.

    AK Parti Göle İlçe Başkanının uzun konuşması karşısında oturudukları yerde uyudukları görüldü. Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Referandum da son bir hafta..


    *09/12/2017 Tarihli Haber


    18 Maddesi 16 Nisan’da yapılacak referandum da oylamaya sunulacak olan Anayasa çalışması için çalışmalarına ara vermeden devam eden siyasiler son bir haftaya giren maratonu önde bitirmek için büyük mücadele vermeye devam ediyorlar.


    Başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde çalışmalarına devam ettikleri görünen siyasilerin bugünden itibaren son kozlarını ortaya koymaları bekleniyor.


    **Ardahanlılar ile işim yok diyenlerde Ardahan’da..


    AK Parti’nin Karslı bakanla çıkarma yaptığı Ardahan’a İstanbul’da ki milletvekili ve belediye başkanları ile çıkarma yapan CHP ise son bir hafta içinde yapacağı çalışmalar ile önde olduğu ileri sürülen Hayır cıların sayısını arttırmayı hedefliyorlar.



    **HAYIR’cı MHP’lier de Ardahan’da..


    AK Parti’nin devlet ve hükümet gücüyle ara vermeden referandum çalışmalarına devam ettiği, CHP’nin Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz başkanlığında ki ekibiyle ev ev dolaştığı, HDP’nin Göle ve Hoçvan’ı tutmaya çalıştığı Ardahan’a HAYIR cı MHP’liler de geldi.


    Sinan Ogan’ın gelip, HAYIR demesini istediği Ardahan’da ki MHP’lilerin bütük bölününde 16 Nisan’da HAYIR demeleri bekleniyor.


     



    **AK PARTİ DE KESENİN AĞZINI AÇTI..


    *İL BAŞKANLIĞINA 400 BİR TL GELDİ!..


    *28/05/2015 Tarihli Haber


    Kısa bir süre kalan genel seçimler öncesi yoğun bir tempo ile çalışan partiler ve adayları kesenin ağzını açtı.

    Diğer parti ver adayları gibi iktidar partisi AK Parti’nin de kesenin ağzını açtığı görülürken, partiye gerek genel merkezden, gerek ise başka hesaplardan 400 bin TL.’nin üzerinde para geldiği ileri sürülüyor.


    **Eli arkada oy istedi..


    Dün partilileriyle birlikte Ardahan esnafını ziyaret eden Orhan Atalay’ın ‘Sorunların hepsini çözmüş edasıyla’ rahat tavıtları dikkatlerden kaçmadı.


    **PARTİNİN İKİ HESABIMI VAR!


    Para geldiği ileri sürülen AK Parti’nin bu parayı iki hesaba ayırdığı bu hesaplardan birinin İl yönetiminde görev alan birinin hesabına, diğerinin ise partini hesabına gelidiği de iddia edildi.


    **HİZMET GETİREN VEKİLİN YOLU HİZMETTEN YOKSUN!



    Bu yol AK Parti Milletvekilinin ilçesi olan Göle-Ardahan kara yolu!

    AK Parti Milletvekili’nin ilçesi olan Göle 4 yıldır yol sorunu yaşıyor.Göle-Ardahan Karayolu 4 yıldır bitirilmiyor. Yılan hikayesine dönen 45 Km’lik yolda çalışmalar bu yılda başlamadı ve şimdi yama işi başladı.”Birileri(Konuşur) eleştirir, AK Partililer(yapar) söver” bu haberle birlikte ortaya çıkacak gibi.Umarız bu haberi okuyanlar başını önüne eğip,nereye gidiyoruz diye düşünmeye başlar.Ardahan-Göle yolunun direkt Erzurum’a bağlı bir yol olduğunu da hatırlatmamız lazım.Bazı Gazetelerde Savcıları göreve çağırmış bakalım sonuç ne olacak.

    Bir türlü bitmek bilmeyen Ardahan Göle kara yolu vatandaşı canından bezdirdi. Yapımına 3 yıl önce başlanan Ardahan Göle arası bölünmüş yol çalışmaları bir türlü bitmek bilmiyor. Yapımına üç yıl önce başlanan Ardahan Göle arası bölünmüş yol çalışmasına nazar mı değdi bilinmez ama işi alan yüklenici firma işin daha başında iflas ederek çalışmaları yarım bırakmak zorunda kaldı. Hal böyle olunca da yol yarım yamalak stabile bir şekilde kaldı.

     Vatandaşın isyanı ve şikayetleri üzerine geçtiğimiz sonbaharda geçici bir asfalt atılsa da yazın gelmesiyle birlikte yol bozulup köstebek yuvasına döndü. 45km’lik yolu bir saate yakın bir zamanda gitmek zorunda kalan sürücülerin tepkisi çığ gibi yükselerek artmaya devam edince yaklaşan genel seçimlerle iktidar partisi AKP yetkilileri zor durumda kalıp yola yama çalışması başlattılar.

     Bölünmüş yol çalışmasının olmadığı yola yama atarak durumu kurtarmaya çalışan yetkililere vatandaşın tepkileri de giderek artmaya devam ediyor. Ne zaman biteceği belli olmayan Göle Devlet Hastanesi inşaatı gibi, Ardahan Göle arası bölünmüş yol çalışmasının da bir türlü bitirilememesi ve ihaleyi alan yüklenici firmaların iflas etmesi akıllarda çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirdi. İşi alan firmalar işin ehlimi değildi yoksa yetersiz miydiler. Eğer bu firmalar yetersiz ve işin ehli olmayan firmalardıysa bu işler neden bu firmalara ihale edildi ihale komisyonu üyeleri bu işleri nasıl bu firmalara verdiler.

    Vatandaşın suçu ne?.

    Vatandaş tepkisini dile getirerek zaten zor bir coğrafyada yaşıyoruz altı ay kışın kar altında hayat mücadelesi veriyoruz bir de devlet bizim yaşam standartlarımızı bu kadar düşürünce göç kaçınılmaz oluyor” diyerek memleketten göç etme bahanesini haklı gerekçelere dayandırıyor.


    Çakma Platformlar dikkate alınmamalı, Referandum ertelenmeli..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    10 Gün kalan referandum öncesi başta İstanbul’un Esenyurt ve Sancaktepe ilçesinde olmak üzere ülke genelinde ortaya çıkan çakma Ardahan-Kars platformları aracılığı ile birilerinin kendilerinin siyasi koltuklarını, ticari karlarını koruma telaşına düşenlerce beslendiğini baştan belirleyip, bunların Ardahan’ın A’sıyla yada N’sıyla alakası olmayanlar olduğunu burada hem bir Ardahanlı olarak, hem bir gazeteci hem de Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olarak tüm kamuoyuna açıklamak isterim.

    Çünkü bu çakma platformları kurup, başta iktidara olmak üzere muhalefete yaranma hesapları yapanların asıl hesaplarının Ardahan değil kendi siyasi ve ticari rantlarını korumaktır..

    O tür çakma toplantılara yakınlarını doldurup şov yapanlara ne iktidar nede muhalefet inanmamalı ve Ardahanlının oyunun vicdanı olduğunu bilmesini isterim..

    Ve Ardahanlıların Ardahan dışında ki illerde ki sivil toplum temsilcilerinin başta ARDA/FED çatısı altında toplanan dernekler olmak üzere resmi dernekler olduğunu ve bunların hiç birisinin o derme, çatma ve çakma platformların içinde yer almadığını ve bu derneklerin 9 Nisan’da bir araya gelip referandum öncesi nasıl bir karar alacaklarını kamuoyuna açıklayacakları iyi bilinmeli derim..

    Gelelim asıl konumuza yani referanduma..

    Bugüne kadar Rusya’nın korumasında olan Suriye rejiminin İdil’de yaptığı katliamın ardından harekete geçen ve dün gece saatlerinden itibaren ilk kez ciddi bir çıkış yaparak Suriye’yi vuran ABD’nin çıkışı ile dünyanın yenide şekilleneceği artık kesin gibi..

    Çünkü Irakk’ıda aynı mana ile vurup, Kürdistan’ın ilk bölümünü Irak’ta kurduran ABD’nin şimdi ki hedefi Suriye’de ki 2. Kürdistan parçası olduğu kesin gibi..

    Bu durumun referanduma giden Türkiye’yi yakından ilgilendirmediğini söyleyecek Allah’ın bir kulunu bulamayacağınız bir zaman da Ortadoğu’da yaşananlara karşın hiç bir şey olmamış gibi davranıp, referandum, başkanlık derdine düşülmenin zamanı olmadığını ve referandumu erteleyerek tüm ülke olarak sınırlarımız ötesine kilitlenmeli ve buna göre adım almalıyız derim..

    Çünkü Kurdun puslu hava sevdiğinin belirten aynı atalarımızın ABD’nin Ortadoğu’da ki hesaplarının da ölene kadar bizlere anlattığını unutmamalıyız..

    Evet korsan, çakma platformlar ile oy derdine düşenler başta olmak üzere her kesin dün geceden itibaren Ortadoğu’da yaşananları gözden kaçırmamak ve bölgede yaşanması muhtemelen değil, artık gerçek olan duruma kilitlenmelidir derim..


     
     

  • Öğüt'te, Kaya'da Ardahan'da Saha da!

    CHP’li Öztürk Yılmaz’dan Vali ve Kaymakamlara Uyarı


    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Vali ve Kaymakamlara seslenerek, “Sizler şunu bilin ‘hayır’ çıkacak, sizler de halkın demokratik tercihine saygı duymadığınız için onun utancıyla yaşayacaksınız” dedi.


    Referandum kampanyasına katılmak üzere seçim bölgesine gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, il binasında partililerle bir araya geldi. Evet kampanyasına çalıştıklarını öne sürdüğü Vali ve Kaymakamları uyaran CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, “Sizler şunu bilin, ‘hayır’ çıkacak ve sizler de halkın demokratik tercihine saygı duymadığınız için onun utancıyla yaşayacaksınız. Bu kadar devlet imkanlarını bir siyasi partinin emrine vermek, devletin tüm kredisini, saygınlığını bitirmek, sizin göreviniz olmamalı. Siz her şeyden önce cumhuriyetin ve demokrasinin sunmuş olduğu imkanlardan yararlanarak bu noktalara geldiniz. Sizlerin halkın yanında olmanız gerekiyor. Burada köy muhtarlarını da toplayanlara sesleniyorum. Siz köy muhtarlarını herhalde, yatırım, yol, su ve başka konuları konuşmak için toplamıyorsunuz. Siz köy muhtarlarını toplayıp tehdit ediyorsunuz. Bizler de bunun farkındayız. Sizinle kapışmamız çok fena olacak. Şimdi susma zamanı. 16 Nisan’dan sonra defterleri yeniden açma zamanı. Şimdi sizler halkın demokratik tercihine darbe vuruyorsunuz. Asıl darbeci sizsiniz. Siz hem sandık koyuyorsunuz toplumun önüne evet mi, hayır mı ? diye hem de, hayırı şeytanlaştırıyor, eveti yüceltiyorsunuz. Verdiğiniz yarış Türkiye‘yi otokrasiye teslim etme, Türkiye‘yi demokrasiden uzaklaştırma hedefinden başka hiçbir şeye hizmet etmiyor.”

    Türkiye’de hayır çıkması halinde toplumun rahatlacağını sözlerine ekleyen Yılmaz,Türkiye‘nin dışarıdaki imajının da düzeleceğini söyledi.



    Ardahan CHP’li Yılmaz: Türkiye Siyasi Olarak Suriye Dosyasından Uzaklaştırıldı


    CHP’li Yılmaz: Türkiye siyasi olarak Suriye dosyasından uzaklaştırıldıCHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD’nin Suriye saldırısını değerlendirirken, “Bundan sonra vekalet savaşlarının ötesine geçiliyor.


    CHP’li Yılmaz: Türkiye siyasi olarak Suriyedosyasından uzaklaştırıldı

    CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD‘ninSuriye saldırısını değerlendirirken, “Bundan sonra vekalet savaşlarının ötesine geçiliyor. Asıl savaşı yapanlar araziye inmeye başladı, ABD ve Rusya gibi. Türkiye bir yan aktördür. Suriye dosyasından siyasi olarak Türkiye uzaklaştırılmıştır” dedi.

    Referandum çalışmalarına yapmak üzere seçim bölgesi Ardahan‘a gelen ve ilçeleri gezen CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Çıldır ilçesinde ABD‘nin Suriye‘ye yaptığı saldırıyı değerlendirdi. Müdahaleyi iki şekilde yorumlamak gerektiğine işaret eden Öztürk Yılmaz, şunları söyledi: 

    “Bunlardan biri ABD‘nin iç kamuoyu ile alakalıdır. Diğeri ise Suriye denklemi ve küresel boyutu vardır. ABD‘nin iç kamuoyu ile ilgili olanı şudur: Çok uzunca bir süre Donalt Trump yönetimi demokratlar tarafından Putin‘in seçimlere müdahalesi ile ve o suretle seçilmesi nedeniyle, seçildiğini iddia ederek bir eleştiri başlatmıştı. Donalt Trump yönetimi bunu bu zamana kadar yalanlamaya çalışmıştı. Her konuda açıklama getirmeye çalışmıştı, ama bunların hepsi esasen cılız kalmıştı. Bu hareket iç kamuoyunda ki bu algıyı ters çevirmeye yönelik önemi bir harekettir. Şu anlama geliyor. Donalt Trump yönetimi Putin ile ilişkilerde belirtildiği gibi sessiz kalmayacak. Dolayısıyla ‘Putin‘e gebe değil’ anlayışını yerleştirmek istiyorlar. Çünkü seçimlere müdahale konusunu özellikle demokratlar ileri bir aşamaya götürüp seçimlere bir müdahale varsa bunu hukuki bir zeminde Trump’ın istifasına ve görevden uzaklaştırılmasına kadar gidecek bir sürece götürmek istiyorlar. Bu bir noktada iç kamuoyunda ki tartışmalara bir perde çekilmesi anlamına geliyor.”

    YILMAZ: TÜRKİYE UZAKLAŞTIRILMIŞTIR

    Obama yönetimi ve ardından Donalt Trump’un ilk aylarında Suriye‘de ABD‘ninRusya‘ya karşı elinin zayıfladığı, pek bir şey yapamadığı, Suriye dosyasını Putin‘e devrettiği, adeta Putin‘in gölgesine düştüğünü yolundaki iddiaları hatırlatan Öztürk Yılmaz, özellikle Astana toplantısı ile birlikte böyle bir imajın ortaya çıktığını belirtti. Öztürk Yılmaz, açıklamasına şöyle devam etti: “Şimdi bu imajı da ters çevirecek, hayır ben buradayım, arazideyim, hala ana aktörüm, bu işi ben yaparım, ben belirleyici bir konumdayım, Suriye‘nin geleceği bana rağmen belirlenemez adımıdır bu. Olayın Suriye boyutundaki bağlamlı da budur. Türkiye‘yi ilgilendiren boyutu daha önemli bizim için. TürkiyeSuriye konusundaki tezlerini kaybetmiştir. Sabahsaatlerinde ABD‘nin operasyonlarını destekleyen açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklama keşke daha temkinli bir lisan kullanılsa. Biz bu saldırıyı kınadık. Bu tasvip etmediğimizi ve bir savaş suçu olduğunu belirttik. Ancak şunu bilmemiz gerekiyor. Bundan sonra vekalet savaşlarının ötesine geçiliyor. Asıl savaşı yapanlar araziye inmeye başladı ABD ve Rusya gibi. Türkiye bir yan aktördür. Suriye dosyasından siyasi olarak Türkiye uzaklaştırılmıştır.”


    **Saffet Kaya ile Ensar Öğüt Saha’ya Çıkacaklar..


    *25/02/2016 Tarihli Haber


    Son iki seçim ardından isimleri gündemde düşen Ardahan’ın iki eski milletvekilinin yeniden sahaya çıkmaya hazırlandıkları ileri sürüldü.

    Kaya ve Öğü’tün döneminde yaşanan siyasi hareketliliğin yeni vekiller ile son bulduğuna dikkat çekilen bir süreçte sahaya çıkmaya hazırlandıkları iki eski milletvekilinin İstanbul ve Kocaeli siyasetinde rol almaya hazırlandıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.


    **ATALAY IRAK’A, ÖZTÜRK İSE KIBRIS’A..


    Ardahan’ın iki eski milletvekilleri Saffet Kaya ile Ensa Öğüt’ün yeniden sahaya inmeye hazırlandıkları ileri sürülen şu günlerde Ardahan’ın sorunlarının yanı sıra dış siyasetle daha çok ilgilendikleri görülen Ardahan’ın iki milletvekilleri olan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bir haftadır Irak’ta bazı görüşmelee katıldığı, CHP’nin yeni Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı eski Konsolos/Büyükelçi CHP Ardahan Milletvekili Özük Yılmaz’ın ise ilk dış gezisini Kıbrıs’a yapacağı alınan bilgiler arasında oldu.


    18 Maddeyi Okumayan Bir Toplum..








      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com



    Ben dahil milyonların başını kaldırmadığı ve her an parmağımızın altında tuttuğu interenetten, partilerin, kurumların bastırıp, dağıttığı broşürlerden Anayasa Referandumu değişikliğini anlatan 18 Maddeyi okuyanınız var mı?

    16 Nisan’da sandık başına gitmeye hazırlandığımız şu günlerde topu topu 18 Maddenin satır satır okunup, anlaşılmak istenmediği  bir ülkede değil 18 madde daha önce hazırlanılan rafa kaldırılan 60 maddenin nasıl olup, okunup, kabul edileceğini de merak ettim.

    Ve bu ülkede yaşayanlar yine okumadan %90 onayladığı 12 Eylül Cuntasının hazırlattığı Anayasaya da evet dediğini de hatırlıyorum..


    **Evet çıkar mı?


    18 Maddenin 8’inin bile okunmadığı bir süreci yaşayan ülkemin hızla gittiği 16 Nisan’da sonucun ne olacağını ben dahil bir çoğumuz merak eder, tartışır..

    Benim gördüğüm şu ana kadar yani bu yazıyı yazdığım ana kadar hayırların evetlerden önde olduğu ülkede ‘evet çıkar mı?’ sorusu da hala cevap bulmuş değil..

    Çünkü evetçilerin bile neye evet dediğini anlamadığını da görmüyor değilim..

    Ama evetçiler gibi hayırcılarında bu tartışmayı, hala anlamadığını da belirtmekte fayda var..

    Çünkü başta siyasiler olmak üzere toplumu yönlendiren biz gazeteciler, aydınlar da 18 Maddenin ne olduğunu iyice okuyup, yorumlamadığını da görüp, izlemekteyiz.

    TV’lerin Cumhurbaşkanından başlayıp, başbakan, bakanlar, bakan yardımcıları hatta Emine hanımı haber yapmaktan 18 maddeyi anlatma gereği duymadığı bir süreçteyiz..

     
     

  • ARDA/FED Kılıçdaroğlu'ndan Sonra Başbakan'a da Rapor Sundu..

    Sayın Binali Yıldırım


    Başbakan


    Gerek iktidar, gerekse muhalefet olarak seçimden seçime de olsa bizlerle bir araya geldiğiniz için öncelikle teşekkür ederim.


    Sayın Başbakan; Ülkede ve ülke dışında yaşanan gelişmeleri uzun uzun anlatıp, çözümü bu yaşıma kadar pekte bulunamayan sorunları sıralamadan hemen konuya gireceğim. Çünkü bugün misafir ettiğiniz federasyonlar, dernekler gibi devlet desteğinden yoksun spor sever gençlerle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşmak isterim.


    Tabi başta belediyeleriniz olmak üzere Valilikler, kaymakamlık ve diğer kurumların dernekçiliğe göstermediği ilgiden de bahsetmek isterim.


    Ancak yoğun bir gündemin içinde unutulan, kirasını ödeyemen, kurulduğu ile kalan, sosyal, siyasal ve kültürel faaliyetlerde bulunamayınca siyasilerin seçimden seçime hatırlayıp, sözde (!) önem verdiği ancak daha sonra da unuttuğu derneklerin sorunlarını sıralasak eğer belediyelerinizin ilgisizliği, derneklerden sorumlu bakanlığınızın bürokratik engelleri ve ‘veriliyor’ denen desteklerin siyasi kanadı olmayınca alınamadığı bir ülke karşımıza çıkar.


    Oda; Benim olduğu gibi sizin de moralinizi bozar..


    Bu nedenle burayı kısaca geçip, asıl konuma yani önenirime gelmek isterim..


    Sayın Başbakan; Daha önce başta Kalkınmadan Sorumlu Bakanınıza (Aradahan’da) ve Ulaştırma Bakanınıza (İstanbul’da) sözlü olarak yaptığım öneriyi bir kez de size anlatmak ve önermek isterim.


    Çünkü 16 Nisan’da sandık başına gidecek olan Anayasa değişikliği için bizlerden EVET oyu isterken getirilmek istenen sistemin; tek adam sistemi olmadığını, bu sistemin gençleride milletvekili yapacağınızı ve gençlere büyük önem verdiğinizi sıkça belirtirsiniz.


    Ve hükümet olarak sizler bu yönde atılan adımları tek tek sıralarken bu ülkede kendi cep harçlıkları ile batı da yeşil sahalarda,


    Sizin memleketiniz Erzincan ve benim memleketim Ardahan gibi kentlerde kar ve buzla örtülü sahalarda futbol sevgilerinin etkisiyle ovada kalmak isteyen gençlere yönelik bir adım atılmasını istiyorum.


    Oda; Devlet olarak İl Sağlık Müdürlüklerinde başta futbol olmak üzere ‘Spor Yapmaya Uygundur’ raporo alan 13-14-15 yaşında ki (erkek/kız demeden) gençlerin lisans aldıktan hemen sonra maaşa bağlanması ve spora teşvik edilmesidir.


    Yani; Bir Anne yada benim gibi oğlu hakem olan bir baba, sıkça değişen eğitim sisteminin etkisiyle de yılları tüketen o hayaller ile ‘Oğlum, Kızım Büyüsün, Okusun Doktor, Avukat, Bürokrat Olsun’ diye beklemektense ülkenin sporcu yetiştirmesine büyük katkı sağlayacak en az asgari ücretli sporcular yetiştirilsin.



    Konuyu biraz daha açmak gerekirse eğer; Ülkede başta Amatör Liglerde Mücadele eden tüm gençleri maaşa bağlayacak bir sistem geliştirip, onların dağlara yada başka yerlere yönelmesinin önüne geçecek olan ve yeşil sahalarda tutacak olan ‘Sağlık Raporunu Al Gel Maaşlı Futbolcu, Voleybolcu, Tenisçi, Bisikletçi hatta Satranççı Ol ’ projesi hayata geçirilmelidir.


    Bunun yanı sıra; Ülkede futbolu başta olmak üzere tüm spor camiasının gönüllü neferleri olan ve milyonlarca bütçeye sahip Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu tarafından gülünç paralarla (O da görev verilirse) hakem edilenlerde maaaşa bağlanmalı.


    Bağlanılmalı ki; Çoğu zaten memur olan, maaaş alan ve hakemliği hobi ve ek gelir olarak sayıp, yukarıda ki torpiller ve dayıları desteğiyle ayda en az iki üç karşılaşma yönetip, maaşlarına maaşlar katan ve gençlerin önünü kesen hakim, savcı, polis hatta maliyeci olan bürokrat hakemlerin önüne geçilmelidir.


    Geçilmeli ki; Bu ülkede sporcu, hakem olmak için yarışmak isteyen gençler heveslendirilmeli, ülkeye olduğu gibi dünyaya sporcu, hakem ihraç edilmelidir.


    Evet sayın Başbakanım;


    Bünyesinde 62 Ardahan İl Derneğinin bulunduğu Ardahan Dernekler Federasyonu olarak bugün dernekler masası aracılığı ile telefonlarına ulaşılan ancak resmi kurumlarca çoğunun yeri, yurdu bilinmeyen, belli olmayan hatta başkanı ile yönetimi ile bir kez bile görüşülmeyen, randevau verilmeyen ama seçimden seçime hatırlanan ve bir çoğumaalesef tabela yada kağıt üzerinde dernek, federasyon olan kuruluşları yani ülkede ki derneklere, federasyonlara olduğu gibi gençlere de sahip çıklmasını istiyoruz. 21/03/2017


    Saygılarımla..


    Fakir Yılmaz


    Ardahan Dernekler Federasyonu


    Genel Başkanı Gazeteci Tel: O5322678015



    ARDA/FED: Ardahanlı Siyasileri Kılıçdaroğlu’na Şikayet Etti..


    Serhat İllerinin İstanbul’da ki Federasyon ve Dernek Başkan ve Yöneticileri ile bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir rapor sunan Ardahan Dernekler Federasyonu ülke genelinde olduğu gibi İstanbul’da ki Ardahanlıları seçimden seçime hatırlayan, seçildikten sonra Ardahanlılara selam vermeyen Ardahanlı siyasileri Kılıçdaroğlu’na şikayet etti. Kılıçdaroğlu ile protokol masasında bir araya gelen ARDA/FED Genel Başkanı/Gazeteci imzalı rapor şöyle;


    ARDA/FED: Ardahanlı Siyasileri Kılıçdaroğlu'na Şikayet Etti..

     


     

     


    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’


    Sayın Kılıçdaroğlu;



    Öncelikle bugün bizlerle olduğunuz için teşekkürler..


    Biz, Merkezi İstanbul Şişli’de olan ve İstanbul’da bulunan 600 bine yakın Ardahanlıyı temsilen kurulan derneklerin en üst çatısı konumunda ki Ardahan Dernekler Federasyonu olarak iktidarın olduğu gibi muhalefetin de öncelikle tüm dünyanın önem verdiği sivil toplum örgütleri olan yerel stk’lar olan federasyonlara, derneklere daha çok önem vermesi gerektiğini düşünmekteyiz..




    **Neden mi?



    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile anlatmak istediği hedeflerle yola çıkan bir federasyonuz.


    Ancak başta sizin partinizin genel merkezi, Ardahanlı olmasına karşın bugüne kadar federasyonumuzun görüşme taleplerini kabul etmeyen, ‘Benim Ardahan ve Ardahanlılar ile işim olmaz’ diyen Bakırköy Belediyesi Başkanımız ve diğer Kartal, Kadıköy gibi Belediyelerde ki bizlere destek vermeyen, telefonlarımıza çıkmayan sizin siyasi, bizim seçimden seçime Ardahanlı hemşehrimiz kesilen temsilcileriniz federasyonumuza/federasyon ve dernekler her ne kadar önem vermezse de bugün bulunduğumuz İstanbul’un olduğu gibi ülkemizn kentlerin, ilçelerin hatta köylerin sosyal, ekonomik ve siyasal yol haritasını çizenler federasyonlar, dernekler ve diğer stklar dır.



    Siz siyasiler her ne kadar önemsemeniz de;



    Dernekleri çatısı altında toplayan federasyonlar bugün seçimden seçime hatırlansa da aslında kendi kıt kanat ve öz imkanları ile ayakta kalmayı başaran bu tür kuruluşlar levhaları ve kaşeleriyle bile başta siyasete olmak üzere insanların olduğu gibi isimlerini yaşattıkları kentlerin gidişatına yol gösteren, ışık tutan önemli birer kuruluşlardır..



    Bu nedenle;



    Kısa adı ARDA/FED olan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak öncelikle siyasi baronların her seçim döneminde adlarını kullandığı KAI denen içi boş ve seçimden seçimlere kullanılmak için kullanılan Kars-Ardahan-Iğdır denen oluşumlarla alakamız yoktur..

    Çünkü ülkede Tunceli-Amasya-Hakkari adları altında dernekçilik saçmalığı gibi KAI denen sahtekar, tabela, çantacı ve sanal ortamda ki oluşumları ret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Türkiye’nin Serhat İli, 75. Plakalı, Posof Türkgözü ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarına sahip, Bakü-Titlis-Ceyhan ve Nabucoo Petrol ve Doğalgaz Hatlarının yanı sıra Kars-Tiflis Bakü Demiryolunun geçtiği, Kırmız et deposu konumuyla ülkenin Kafkaslara açılan kapısı konumunda ki Serhat Ardahan İlinin sivil toplum kuruluşlarının en üst çatısıdır.

    Bu nedenle başta sizin başında bulunduğunuz CHP’nin ve diğer siyasi oluşumların ülkemizin 81 Vilayeti olduğu bilinciyle her ile yönelik ayrı ayrı oluşum ve iletişim yolları izlemenizi tavsiye ederiz.


    CHP’nin yerelde güçlü olması için;


    Sayın Kılıçdaroğlu başında bulunduğunuz CHP gibi bizlerde havuz medyasından, hükümetler kontrolünde olan, uyutan kamuoyu oluşumlarına karşın yerelin gündemini elinde tutan federasyonlar, dernekler ve yerel basınla daha yakın temas içinde olmasını öneririz..

    Bunun en bariz örneği kurtuluş savaşını başlatan Atatürk’ün bu yola çıkarken yerel oluşumlar olan milislerle girdiği temas gibi Sivas’ta önemini fark edip, tam destek verip, tam destek aldığı yerel basına verdiği önemdir.



    Sayın Kılıçdaroğlu;



    Öncelikle bugün bizlerle bir araya gelip, birlikte olduğunuz için teşekkür ederken, bu tür görüşmelerin seçimden seçime değil, genelde  yılda en az birkaç kez, yerelde ise ayda bir olsa da yerel yöneticilerinizle sıkça yapılması sizin partinize güç katacağı gibi biz federasyon ve derneklere de güç katacak ve daha cesur adımlar atmamızı sağlayacaktır.




    Sonuç olarak;



    Yerelde güçlü bir birlikteliğin genelde güçlü bir oluşum ve iktidar getireceğine olan inancımızla ARDA/FED olarak diyoruz ki;

    Partinizin içinde bulunan Ardahanlı siyasilere olduğu gibi diğer illeri temsil eden partililerinizin sivil toplum kuruluşları olan bizleri seçimden seçime hatırlamalarının önüne geçip, aylık raporlarla bizlerle kurdukları diyalogları sizinle ve genel merkezinize rapor edip, bu yönde çalışmalarını daha da arttırmalarını öneriyoruz.

    Ardahanlı Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun, Ardahan Hanak ve Damal İlçe Belediye Başkanlarının ve Kartal, Kadıköy belediyelerinde ki Başkan Yardımcıları ve diğer Ardahanlı Milletvekili ve de üst düzey CHP’lilerin federasyonumuza, derneklerimize seçimden seçime ‘Biz Hemşehriyiz’ demeyip, daha yakın ve samimi temas içinde olmalarını, maddi, manevi desteklerini sunmalarını isterken CHP Genel Merkezi ve yerel temsilcilerinin de bizlerle daha sıcak, samimi ilişkilere girmesini isteyip, arzularken, size ve partinize başarılar diler saygılar sunarım.



    Fakir Yılmaz

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti

    Genel Başkanı

    05322678015



    **ARDA/FED MİSYONUMUZ;


    Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, Üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED temel misyonudur.

    VİZYONUMUZ;

    Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.

    HEDEFLERİ;

    1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,

    2) Ardahan derneklerini ve Ardahan ı temsil etmek,

    3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak iletişimi güçlendirmek,

    4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,

    5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak

    6) İşverenlerin ticari ve bürokratların mesleki gelişimine katkıda bulunmak

    7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak

    Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek

    9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek

    10) Başta Avrupa ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek

    11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek,


    **HAKKIMIZDA..

    2010 ‘den beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve

    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 62 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, bir yıl için de ayrı ayı gruplardan oluşan bugüne kadar 13 adet ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar ve diğer bir çok toplantı, ziyaretler düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..

    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvası düzenleyen, Ardahan’ın adını gölgeleyen, Ardahanlıların önünde ki en büyük engellerden biri olan KAI denen saçma oluşumları et etmiş, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, Gürcistan Büyükelçisi, Türkiye Barolar Birliği, AK Parti, CHP, MHP, HDP İstanbul İl/İlçe Başkanlıkları, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep eden, bu yönde kabul edilen randevuları en iyi şekilde değerlendiren, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul Esenyurt, Sarıyer; Sancaktepe, ve Beykoz ilçelerini ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporla sunan, İstanbul diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz gecelerinden öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuş, dernekleri ile sık sık bir araya gelip, toplantılar düzenlemiştir.

    ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Deneği’, ‘Pendik, Sancaktepe’ adlı Ardahan İl Denekleri kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Deneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile Anadolu Konfederasyonu adlı bir konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan ve kurulmasında kurucu federasyon görevi üstlenen Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ve ‘ARDA/FED’ Almanya Temsiliciliği ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…

    ARDA/FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plan itildiğini görmüştür.. Bunun işin hep İş adamları denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Fox TV Genel yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Hülya Avşar dâhil, tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu, Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?. Saygılarımla.. Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci 05322678015’ metni içen bir mesaj attık. Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batan Yunanistan’a AB’de den fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşur, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar’ dedi..

    Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…


    **ATALAY BÖLGE VE


    ARDAHAN’IN SORUNLARINI BAŞBAKANA İLETTİ..!


    *03/02/2016 Tarihli Haber


    ATALAY BÖLGE MİLLETVEKİLLERİ TOPLANTISINA KATILDI..!

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu illerinin milletvekilleri ile bir araya geldi.

    Başbakan Davutoğlu, bölge milletvekilleri ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki son durumu değerlendirmesi yaparak bölge milletvekillerinin görüşlerini aldı.


    Terörle mücadelede sivil önlemleri içeren Master Plan’ının da ele alındığı toplantıda, Başbakan Davutoğlu, Cuma günü bu planı Mardin’e yapacağı ziyarette açıklayacak. Planın açıklanması öncesi Başbakan Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu illeri milletvekilleri ile kapsamlı bir değerlendirme yaptı.


    Toplantıya, Başbakan Davutoğlu’nun yanı sıra, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve Numan Kurtulmuş, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Efkan Ala olmak üzere yaklaşık 80 Milletvekili katıldı.


     


    ATALAY BÖLGE VE ARDAHAN’IN SORUNLARINI BAŞBAKANA İLETTİ..!


    İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği Başkanı ve bir çok komusiyon üyesi olan Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay; gittiği İslam ülkelerindeki izlenimlerini ve bölge ve Ardahan’ın sorunlarını dile getirdiği toplantıda; Başbakan Ahmet Davutoğlu’na bölge ve Ardahan’ın sorunlarını ileterek görüşlerini açıkladı.


     


    Kadınlar Ne Diyorlar?..






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    16 Nisan’da başına gideceğimiz Anayasa Referandumu sandığında ne çıkacağı konusunda tartışmaların aralıksız devam ettiği şu günlerde 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladığımız kadınların ne diyeceği de merak edilen diğer bir konu..

    Seçmen olarak 15 yıldır iktidar da bulunan AK Parti’nin yanında durdukları artık saklanılmayan kadınların büyük bölümünün bu referandumda da atacakları oylar 16 Nisan’da çıkacak sonucun rengini de belirleyecek gibi..

    AKP’nin Kadınlar ile daha yakın bir temas içinde olduğunu gören ve  bu yönde çalışmalarını arttıran CHP’nin, HDP’nin kadın seçmeninin de bir hayli yoğunlaştığı şu günlerde kadın oyunun önemi her gelen seçimde daha da önemli daha da etkili olmakta..

    Benim yaptığım araştırmada, görüştüğüm kadınlarla 16 Nisan’da sandık başına giden erkeklerin çoğunun ‘Hayır’ cı özellikle de ev hanımları başta olmak üzere kadınların ‘Evet’ ten yana olduklarını görmekteyim..

    Anayasa değişikliğinin en çok kimi yani kadını mı, erkeği mi etkileyeceği çokta anlatılamayan şu günlerde başta ev hanımları olmak üzere kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi olduğunu belirtmek sanırım bir yönlendirme olmaz..

    Çünkü görünen köyün kılavuz istemediği bir süreci yaşadığımız bir ortamda başta sanalda olmak üzere evlerde , iş yerlerinde ki kadınların AKP’den ziyade Erdoğan hayranı olduklarında diğer bir gerçek olarak karşımızda durmakta..

    Bilemiyorum ama erkeklerin çoğunluğunun ‘Hayır’ kadınların çoğunluğunun ‘Evet’ çi oldukları görünen şu günlerde başta Ardahan’da olmak üzere ülke genelinde ‘Hayır’ ların bir adım önde olduğu da diğer görünen durum..

    Erdoğan’ın Almanya çıkışı ile yurt dışında ki oylar ile bu açığı kapatmak istediği de diğer bir durum olarak karşımızda olduğu şu günlerde hemen hemen tüm televizyonları, gazeteleri elinde tutan AKP’den çok CHP’nin çalıştığı da diğer bir gerçek..



    Mihriban Hanım..


     





      Selmi Yılmaz Kadınca

    selminazo@hotmai.com



    Azerbaycan’da 26 Eylül 2016’da yapılan referandumla anayasada bazı değişiklikler yapılan kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan bir atama tamda referanduma giden diğer kardeş ülke yani Türkiye’de cuk diye gündeme oturdu.

    Çünkü Nisan ayında referanduma gidecek olan Türkiye’de tek adam döneminin yaşanacağı tartışmaları sürerken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirmişti.

    Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Mihriban Aliyeva’yı anayasanın ilgili maddeleri gereği “cumhurbaşkanı birinci yardımcısı” görevine atadığı bildirildi.

    Seçmenlerin yüzde 86,6’sının “evet” oyu kullandığı referandumla, “cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanı yardımcıları” makamlarının oluşturulmasını karar verilmişti.

    Azerbaycan’da yaşanan bu duruma baktığımız da Nisan ayında yapılacak olan Anayasa Referandumun da ‘Evet’ çıkması halinde nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyduğunu belirten kesimi haklı çıkmakta.

    Çünkü adam babasından sonra kendisinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasıyla yetinmiyor güzel eşinide kendisine vekil olarak atıyor.. 

    Yarın bu durumun ülkemizde de yaşanmayacağına kim garanti verebilir ki?

    Gerçi yarını beklemeye gerek var mı bilinmez ama 96 yıldır siyasete, kamuda ki memurluğun babadan oğula, kıza kaldığı bir ülkede yaşadığımızı da ununtmadan Azerbaycan’da yaşanan bu duruma çokta kızamıyoruz..

    Çünkü kan kardeşliği olan iki ülkenin siyaseti ve kamu yönetiminin çokta farklı olmasını beklemekte doğru değil..

    Sonuçta Osmanlı torunlarıyız..


    ‘Evet’ diyecem, ‘Hayır’da..


     





      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Ardahan Dernekler Federasyonunun önerisi olan ama CHP İl Başkanlığında ve İstanbul’da ki CHP Belediye ve Teşkilatlarında ki Ardahanlı Baronların devreye girmesiyle birlikte anlamı aynı yöntemi ayrı olan Kılıçdaroğlu’nun Ardahan, Kars ve Iğdır Federasyon ve Dernek yöneticileri ile bir araya geldiği toplantı ardından hala karar veremeyen bir seçmen olduğumu bir kez daha anladım.

    Çünkü fikrimiz, çalıp, Ardahanlı olduklarını belirtip, Ardahanlılara bir faydası olduğuna şahit olmadığımız CHP’li siyasi baronların eline vermeye kalkan ama daha sonra bunu ağızlarına, gözlerine bulaştıracaklarını anlayıp, Ardahan eski Milletvekillerinden olan ve dernekler, stk’lara yakınlığı ile bilinen Ensar Öğüt’ü imdatlarına çağıran CHP İstanbul’un İl’in organize ettiği toplantıya katılan CHP Genel Başkanının tüm ikna çabalarına karşın toplantıya katılanların kafalarının hala karışık olduğuna şahit oldum.

    Buna neden ise başta Bakırköy, Kartal, Kadıköy Belediyelerinde ki CHP’lilelerden memnuniyetsizliklerini dile getirenlerin çoğunluğu oluşturduğu o toplantıda AKP gibi CHP’nin de federasyonlara, derneklere ve bu önemli kurumları sahiplenenlere yakın olmadığını anlıyor ve bunun sonucunda yerel derneklerin ne CHP’nin dediğine nede AKP’nin bol baskılı vet kampanyasına inanmadığını da görüyordum.

    Onca federasyon, dernek ve vakıf temsilcisinin bir dosya hazırlamadan geldiği ve ARDA/FED’in 8 sayfalık dosyası ile CHP’nin federasyon, dernek ve stk’lara bakışını anlatan, CHPli Ardahanlı siyasi baronları alenen tek tek, isim, isim şikayet ettiğimiz o toplantıda gördüğüm tek şey Kılıçdaroğlu’nun samimi bir insan, devrimci bir duruş sergileyen ama benim gibi çevresinden yani ekibinden yoksun olduğunu üzülerek görüyordum.

    Kısacası İstanbul/Bostancı’da düzenlenen toplantıda Kılıçdaroğlu’nun yanında oturup,yalandan eline kalem alıp, boş kağıtları bir çocuk edasıyla çizip, duranları görünce Evte’te, Hayır’da diyemedim..

  • ARDA/FED: Ardahanlı Siyasileri Kılıçdaroğlu'na Şikayet Etti..

    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’


    Sayın Kılıçdaroğlu;



    Öncelikle bugün bizlerle olduğunuz için teşekkürler..


    Biz, Merkezi İstanbul Şişli’de olan ve İstanbul’da bulunan 600 bine yakın Ardahanlıyı temsilen kurulan derneklerin en üst çatısı konumunda ki Ardahan Dernekler Federasyonu olarak iktidarın olduğu gibi muhalefetin de öncelikle tüm dünyanın önem verdiği sivil toplum örgütleri olan yerel stk’lar olan federasyonlara, derneklere daha çok önem vermesi gerektiğini düşünmekteyiz..




    **Neden mi?



    Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile anlatmak istediği hedeflerle yola çıkan bir federasyonuz.


    Ancak başta sizin partinizin genel merkezi, Ardahanlı olmasına karşın bugüne kadar federasyonumuzun görüşme taleplerini kabul etmeyen, ‘Benim Ardahan ve Ardahanlılar ile işim olmaz’ diyen Bakırköy Belediyesi Başkanımız ve diğer Kartal, Kadıköy gibi Belediyelerde ki bizlere destek vermeyen, telefonlarımıza çıkmayan sizin siyasi, bizim seçimden seçime Ardahanlı hemşehrimiz kesilen temsilcileriniz federasyonumuza/federasyon ve dernekler her ne kadar önem vermezse de bugün bulunduğumuz İstanbul’un olduğu gibi ülkemizn kentlerin, ilçelerin hatta köylerin sosyal, ekonomik ve siyasal yol haritasını çizenler federasyonlar, dernekler ve diğer stklar dır.



    Siz siyasiler her ne kadar önemsemeniz de;



    Dernekleri çatısı altında toplayan federasyonlar bugün seçimden seçime hatırlansa da aslında kendi kıt kanat ve öz imkanları ile ayakta kalmayı başaran bu tür kuruluşlar levhaları ve kaşeleriyle bile başta siyasete olmak üzere insanların olduğu gibi isimlerini yaşattıkları kentlerin gidişatına yol gösteren, ışık tutan önemli birer kuruluşlardır..



    Bu nedenle;



    Kısa adı ARDA/FED olan Ardahan Dernekler Federasyonu olarak öncelikle siyasi baronların her seçim döneminde adlarını kullandığı KAI denen içi boş ve seçimden seçimlere kullanılmak için kullanılan Kars-Ardahan-Iğdır denen oluşumlarla alakamız yoktur..

    Çünkü ülkede Tunceli-Amasya-Hakkari adları altında dernekçilik saçmalığı gibi KAI denen sahtekar, tabela, çantacı ve sanal ortamda ki oluşumları ret eden Ardahan Dernekler Federasyonu Türkiye’nin Serhat İli, 75. Plakalı, Posof Türkgözü ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarına sahip, Bakü-Titlis-Ceyhan ve Nabucoo Petrol ve Doğalgaz Hatlarının yanı sıra Kars-Tiflis Bakü Demiryolunun geçtiği, Kırmız et deposu konumuyla ülkenin Kafkaslara açılan kapısı konumunda ki Serhat Ardahan İlinin sivil toplum kuruluşlarının en üst çatısıdır.

    Bu nedenle başta sizin başında bulunduğunuz CHP’nin ve diğer siyasi oluşumların ülkemizin 81 Vilayeti olduğu bilinciyle her ile yönelik ayrı ayrı oluşum ve iletişim yolları izlemenizi tavsiye ederiz.


    CHP’nin yerelde güçlü olması için;


    Sayın Kılıçdaroğlu başında bulunduğunuz CHP gibi bizlerde havuz medyasından, hükümetler kontrolünde olan, uyutan kamuoyu oluşumlarına karşın yerelin gündemini elinde tutan federasyonlar, dernekler ve yerel basınla daha yakın temas içinde olmasını öneririz..

    Bunun en bariz örneği kurtuluş savaşını başlatan Atatürk’ün bu yola çıkarken yerel oluşumlar olan milislerle girdiği temas gibi Sivas’ta önemini fark edip, tam destek verip, tam destek aldığı yerel basına verdiği önemdir.



    Sayın Kılıçdaroğlu;



    Öncelikle bugün bizlerle bir araya gelip, birlikte olduğunuz için teşekkür ederken, bu tür görüşmelerin seçimden seçime değil, genelde  yılda en az birkaç kez, yerelde ise ayda bir olsa da yerel yöneticilerinizle sıkça yapılması sizin partinize güç katacağı gibi biz federasyon ve derneklere de güç katacak ve daha cesur adımlar atmamızı sağlayacaktır.




    Sonuç olarak;



    Yerelde güçlü bir birlikteliğin genelde güçlü bir oluşum ve iktidar getireceğine olan inancımızla ARDA/FED olarak diyoruz ki;

    Partinizin içinde bulunan Ardahanlı siyasilere olduğu gibi diğer illeri temsil eden partililerinizin sivil toplum kuruluşları olan bizleri seçimden seçime hatırlamalarının önüne geçip, aylık raporlarla bizlerle kurdukları diyalogları sizinle ve genel merkezinize rapor edip, bu yönde çalışmalarını daha da arttırmalarını öneriyoruz.

    Ardahanlı Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun, Ardahan Hanak ve Damal İlçe Belediye Başkanlarının ve Kartal, Kadıköy belediyelerinde ki Başkan Yardımcıları ve diğer Ardahanlı Milletvekili ve de üst düzey CHP’lilerin federasyonumuza, derneklerimize seçimden seçime ‘Biz Hemşehriyiz’ demeyip, daha yakın ve samimi temas içinde olmalarını, maddi, manevi desteklerini sunmalarını isterken CHP Genel Merkezi ve yerel temsilcilerinin de bizlerle daha sıcak, samimi ilişkilere girmesini isteyip, arzularken, size ve partinize başarılar diler saygılar sunarım.



    Fakir Yılmaz

    Ardahan Dernekler Federasyonu

    Ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti

    Genel Başkanı

    05322678015



    **ARDA/FED MİSYONUMUZ;


    Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, Üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED temel misyonudur.

    VİZYONUMUZ;

    Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.

    HEDEFLERİ;

    1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,

    2) Ardahan derneklerini ve Ardahan ı temsil etmek,

    3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak iletişimi güçlendirmek,

    4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,

    5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak

    6) İşverenlerin ticari ve bürokratların mesleki gelişimine katkıda bulunmak

    7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak

    Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek

    9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek

    10) Başta Avrupa ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek

    11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek,


    **HAKKIMIZDA..

    2010 ‘den beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve

    Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu

    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 62 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, bir yıl için de ayrı ayı gruplardan oluşan bugüne kadar 13 adet ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar ve diğer bir çok toplantı, ziyaretler düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..

    Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvası düzenleyen, Ardahan’ın adını gölgeleyen, Ardahanlıların önünde ki en büyük engellerden biri olan KAI denen saçma oluşumları et etmiş, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, Gürcistan Büyükelçisi, Türkiye Barolar Birliği, AK Parti, CHP, MHP, HDP İstanbul İl/İlçe Başkanlıkları, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep eden, bu yönde kabul edilen randevuları en iyi şekilde değerlendiren, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul Esenyurt, Sarıyer; Sancaktepe, ve Beykoz ilçelerini ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporla sunan, İstanbul diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz gecelerinden öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuş, dernekleri ile sık sık bir araya gelip, toplantılar düzenlemiştir.

    ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Deneği’, ‘Pendik, Sancaktepe’ adlı Ardahan İl Denekleri kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Deneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile Anadolu Konfederasyonu adlı bir konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan ve kurulmasında kurucu federasyon görevi üstlenen Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ve ‘ARDA/FED’ Almanya Temsiliciliği ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…

    ARDA/FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plan itildiğini görmüştür.. Bunun işin hep İş adamları denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Fox TV Genel yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Hülya Avşar dâhil, tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu, Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?. Saygılarımla.. Fakir Yılmaz/Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci 05322678015’ metni içen bir mesaj attık. Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batan Yunanistan’a AB’de den fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşur, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar’ dedi..

    Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…



    **CHP’de İşadamları İle Ardahan’a Gidecek’


    ARDA/FED’İN FİKRİ HAREKETE GEÇİRDİ..


    *05/02/2017 Tarihli Haber


    Ardahan Dernekler Federasyonunun, ‘Havaalanı olmayan Ardahan’a Uçak Kaldıracağız’ sloganı ile bir grup Ardahanlı İşadamı ile Ardahan’a gideceğini ilan etmesi ardından CHP’de harekete geçti.


    CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZTÜRK YILMAZ:


    ’15 kişilik bir iş adamı grubu, önemli bir iş grubu ile Ardahan‘a geleceğiz’


    CHP Genel Başkanı Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, “Ardahan’ın ekonomisinin büyümesi için Ardahan‘da bir yatırım konferansının yapılmasına öncülük edeceklerini” söyledi.


    Parti binasında partililerle bir araya gelen Yılmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı olduktan sonra ilk kez memleketi Ardahan‘a ziyarette bulunduğunu ve Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Ardahan‘a, Ardahanlıya selam ve sevgilerini getirdiğini ifade etti.


    CHP MYK toplantısını Ardahan‘da yapmayı planladıklarını belirten Yılmaz, “Ardahan’da daha sonra kalabalık bir grup olarak geleceğiz. Belki ilerleyen günlerde burada MYKtoplantısı yapacağız. İnşallah bahar döneminde öyle bir fikrimiz var. Ayrıca 23 ŞubattaArdahan‘ın kurtuluş törenlerine katılacağım. Türkiye‘deki ekonomik ve siyasi gelişmelerle ilgili de burada bir çalışma yapacağız.”


    Öztürk Yılmaz, Türkiye‘de son günlerde önemli olaylara şahitlik ettiklerini ifade ederek, “Genel siyasi tabloya baktığımızda biliyorsunuz Türkiye‘de şuan çok büyük olaylar oluyor. Hem Güneydoğu’da, hem çevremizde oluyor. Dolayısıyla partideki yüküm ve sorumluluğum bu nedenle arttı. Buna uyum olarak, bu görevi layıkıyla yapmak, en iyi şekilde yapmak tek arzumdur. Çünkü kritik ve önemli bir görev ve bu görevi yaparken, bu dönemde sizin de il olarak profilinizin yükselmesini istiyorum. Genel merkezimizde,Ankara‘da ve Türkiye‘de. Onun içinde çalışacağımı belirtmek istiyorum.” dedi.


    Ardahan‘a devletin gerekli yatırımı yapmadığını iddia eden Yılmaz, bu konuda kendilerininArdahan ekonomisine yönelik bir katkı sunacaklarını anlattı.


    Ardahan‘ın ekonomisinin büyümesi için Ardahan‘da bir yatırım konferansının yapılmasına öncülük edeceklerini dile getiren Yılmaz, “Bu konuda belediye başkanı ve ticaret ve sanayi odası başkanı ile fikir alışverişinde bulunduk. 15 kişilik bir iş adamı grubu, önemli bir iş grubu ile Ardahan‘a geleceğiz. Söz konusu iş adamlarına Ardahan‘ı tanıtacağız. Burada ne tür yatırım yapılabilir anlamında. Bu konuda gerekli hazırlıklarımız tamamlandı. Nisan ayında düşünüyoruz. Çünkü bu Ardahan‘ın bir meselesidir, Ardahan‘ın bir çıkarıdır” dedi.


    Ardahan‘daki sınır kapılarına yönelik iç gümrük idaresi tesisinin yapılacağını belirten Yılmaz, bunun kendisini memleketi adına sevindirdiğini ifade etti. 



    AKP, HDP’nin Durumuna Düşer mi?








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com

     


    Türkiye Partisi olacağız sloganı ile yola çıkıp, Erdoğan’a, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ diyerek 7 Haziran Genel Seçimlerine giden HDP’nin Kürtlerin oylarıyla mı yoksa Halkların Kardeşliğini savunanların ve Türk sosyal demokratların mı oylarıyla mı 80 Milletvekillini aldığı hala tartışılırken aynı HDP’nin adeta zoraki yaptırılan 1 Kasım Genel Seçimlerinde 7 Haziran’dan itibaren yollara, kentlere kadar inen ve 1 Kasım seçimleri ardından ortada yok olan PKK’nın da yardımıyla 1 Kasım’da bu milletvekili sayısını yarı yarıya kayıp ettiği bir diğer tartışılan konudur..

    Referanduma gidildiği bir süreçte böyle bir yazıya ne gerek var diyeceklerin benim asıl işi başkanlığa çalışan AKP’ye ve ‘Evet’ deyin’ diye ülkenin tüm alanlarını, reklam panolarını, televizyon ve radyoları, gazete ve dergileri kapatan ağzını açanı fetocu, pkkcı, ulusalcı hain ilan eden anlayışa getirmek istediğimi sanırım anlamıştırlar.

    Çünkü HDP’nin 7 Haziran’da aldığı 13 Milyon oyun yarısına yakını HDP’li olmayan ama CHP’nin, hatta MHP’nin politikasını beğenmeyip, AKP’ye dur demek için HDP’ye oy verenler olduğu ve bu oyların 1 Kasım’da geri alındığının tartışıldığı o dönem gibi bugünde aynı durum AKP için konuşulmakta desem inanır mısınız?

    Yani referanduma doğru gidildiği AKP’nin aldığı oyların 10 milyon bu referandumda Hayır diyebileceğinin konuşulduğu bir sürecin yaşandığından AKP’lilerin ve Cumhurbaşkanının haberinin olup, olmadığını bilemiyorum ama benin son bir kaç gündür görüp, duyduğum bu..

    Yani rejimin, sistemin değiştirilmek istenmesinden hain ilan edilenler gibi 10 milyona yakın AKP’linn de rahatsız olduğu konuşulmakta..

    Ve bu durum bana ‘AKP, HDP’nin Durumunda Düzer mi?’ sorusunu sordurdu..

    Onu da 16 Nisan akşamı ve sabahı hep birlikte hem de hayırlısıyla görelim derim..

     

  • Vali Özefe Posof'taydı..

    Kurum ve kuruluşların il müdürleriyle birlikte Posof ilçesine giden Vali Özefe, köy ve mahalle muhtarları ile toplantı yaptı.


    Muhtarların köyleriyle ilgili kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinleyen Vali Özefe, notlar aldığı sorun ve taleplerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi kocaeli escort için ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi.


     


    Vali Özefe, toplantının ardından ilçe Kaymakamlığını da ziyaret izmit escort ederek, kısa süre önce atanan Kaymakam Enver Yılmaz’a hayırlı olsun dileklerini iletti.


     


    Vali Özefe, daha sonra Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) istasyonunun kurulacağı alana giderek, devam eden inşaat çalışmalarını yerinde inceledi ve yetkililerden bilgi aldı.


     


    Buradan, Türkgözü Sınır Kapısı’na geçen Vali Özefe, sınır kapısında denetleme ve incelemelerde bulundu.



    **Vali Özefe: Cumhuriyeti Korumalıyız


    *10/11/2017 Tarihli Haberler


    Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolaysıyla birer mesaj yayınladılar..


    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 78. yıl dönümü dolaysıyla bir mesaj yayınlayan Ardahan Valisi İbrahim Özefe 10 Kasım dolaysıyla yayınladığı mesajında; ‘Atatürk’ün kuruduğu cumhuriyeti korumalıyız’ dedi.


    Vali Özefe’nin 10 kasım dolaysıyla yayınladığı mesajı şöyle;


    ‘Ebediyete intikalinin 78. yılında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, minnet ve şükranla anıyoruz.

     Tüm dünyaya Türk Milleti’nin esaret altında tutulamayacağını bir kez daha gösteren, çok zor şartlar altında bir cihan imparatorluğunun küllerinden yeni bir devlet inşa eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ne kadar büyük bir devlet adamı olduğunu görmekteyiz. Bugün bizlere düşen görev ise; geleceğe güvenle bakabilmek için milletçe birlik ve beraberlik içerisinde daha çok çalışmak ve geçmişimizden güç alarak, Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmaktır. Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi korumak ve yaşatmak hepimizin görevidir.

     Bu duygularla, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete uğurladığımız bütün gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmetle ve şükranla anıyorum.’

    İbrahim Özefe


    **Ardahan Valisi yolları inceledi..


    Vali İbrahim Özefe, Ardahan Kuzey Çevreyolu çalışmaları ve Ardahan-Göle karayolunda devam eden sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceledi.


     


    Çevre ve Şehircilik Müdürü Ulaş Karaca ve Karayolları Şube Şefi Ümit Yıldırım ile birlikte ilk olarak sıcak asfalt çalışmaları devam eden Göle yoluna giden Vali Özefe, yolun n28 kilometrelik kısmında yapılan çalışmaları yerinde inceledi. İncelemelerinin ardından müteahhit firmaya ait şantiyeye geçen Vali Özefe, firma yetkilisinden çalışmaların gidişatı hakkında bilgi aldı.


     


    Vali Özefe daha sonra Ardahan Kuzey Çevreyolu çalışmalarının yapıldığı alana giderek yürütülen çalışmaları denetledi.  Vali Özefe ardından yolun yapımını üstlenen müteahhit firmaya ait şantiyeye giderek, firma yetkilisinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.


    **Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy,


    10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Haftası’


    dolayısıyla mesaj yayınladı..


    Başkan Köksoy; mesajında Cumhuriyetimizin Kurucusu, Büyük Komutan M. Kemal Atatürk’ün aramızdan bedenen ayrılışının 78. yılında, rahmet ve minnetle anıyoruz.


      “Aziz Milletimizin Anadolu topraklarından silinmek istenildiği bir dönemde başlattığı Kurtuluş Savaşı’nı ‘Milletin istiklalini, yine milletin azim ve inancı kurtaracaktır’ diyerek başlattığı mücadele, kazandığı zaferler ve sağladığı başarılarla bağımsızlık mücadelesi vermiştir.


       Büyük komutan ve devlet adamı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Aziz Şehitlerimizi, Gazilerimizi şükran ve minnetle anıyor, Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.”

    Faruk Köksoy/Ardahan Belediye Başkanı


    **ARDA/FED İŞADAMLARI KONSYİ BAŞKANI


    NASIROĞLU’DA BİR MESAJ YAYINLADI..


    Türkiye Cumhuriyeti, günümüzde ileri bir demokrasi anlayışıyla taçlanmış olarak, yine onun gösterdiği hedefler dahilinde varlığını devam ettirmektedir. Gelecek nesillerimizin de aynı şuur ve inançla ve de bilinçle bu kutsal emaneti bizden büyük bir onurla devralacaklarına, cumhuriyetimizi çok daha müreffeh bir devlet haline getireceklerine olan inancım tam ve katidir. Her 10 Kasım’ın ruhumuzda oluşturduğu kaçınılmaz hüzne rağmen taşıdığı anlam bakımından 10 Kasım’lar, Atatürk’ün fikir ve düşüncelerinin en iyi şekilde anlaşılarak uygulamaya konulması gereken günler olarak hatırlanmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle cumhuriyetimizin kurucusu, milletimizin unutulmaz lideri, büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun şahsında dava ve silah arkadaşlarını, istiklâl mücadelemizin tüm kahramanlarını bir kez daha sevgi, saygı, rahmet ve şükranla anıyorum.


    Ali Rıza Nasıroğlu/İşadamı


    **ATALAY YENİ HÜKÜMETE TWWİT ATMADI..


    *27/05Tarhli Haber


    3 Dönemdir milletvekili olmasına karşın bakan olamayan Ardahan AK parti Milletvekili aralarında Ulaştırma Bakanı olan Kars Milletvekilinin de bulunduğu yeni bakanlar kurulu konusunda görüşlerini belirten bir twitter atma gereği duymadı.


    Kars Milletvekili Ahmet Aslan’ın Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olması ile sonuçlanan Binali Yıldırım Başbakanlığı döneminin başladığı şu günlerde hemen her konuda twwit atan Ardahan AK Parti Milletvekilinin gerek Davutoğlu döneminin bitişi, gerek ise Binalı Yıldırım’ın başbakanlığa gelmesi ile ilgili hiç bir görüşte bahsetmeyip, gelişmeler ile ilgili twwit atmaması dikkatlerden kaçmadı.


    **BELEDİYE VE ATSO BAŞKANI SEVİNDİLER..


    AK Parti Ardahan Miletvekilinin twwit atmadığı yeni bakanlar kurulu arasında bulunan Kars Milletvekilini Bakan olması Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başjanı Çetin Demirci’yi sevindirdi.


    İşte Başkan Köksoy ile ATSO Başkanı Demirci’nin açıklamaları;


    Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci, Arslan’ın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak 65. Hükümet’te yer almasının bölge açısından mutluluk verici olduğunu ifade etti. 


    Köksoy yaptığı açıklamada, hemşehrileri ve bakanlık bürokrasisinden gelen Arslan’ın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olmasını her açıdan önemli gördüklerini dile getirerek, “Arslan’ın bu alanda yapacağı hizmetlerin ne kadar önemli olacağının farkındayız. Sayın Bakanımız işin uzmanı olması nedeniyle bölgesine yapacağı her yatırım, gelecek vadeden yatırımlar olacak. Özellikle tüneller ve demiryoluna yapılacak olan yatırımlarla bölge için önemli hizmetler olacak.” diye konuştu. 


    ATSO Başkanı Demirci de Arslan’ın bakan olmasından büyük sevinç duyduklarını belirterek, şunları kaydetti:


    “Sayın Arslan, tecrübeli ve alanında uzman bürokrat ve siyasetçi. Yapacağı hizmetlerin önemli olacağına inancımız tamdır. Bizim için elzem olan bölgede tüneller ve demiryoluna yapılacak yatırımlardır. Arslan’dan dolayı da bu alanda yapılacak çalışmalara ve hizmetlerle ilgili inancımız daha da pekişti. Sayın Arslan döneminde bu hizmetler hızlıca bitecektir. 

    Yapılacak olan Ardahan-Şavşat, Ardahan-Posof ve Ardahan-Çıldır tünelleri ile hem Gürcistan’a hem de Karadeniz’e daha kolay ve daha hızlı bağlanmış olacağız. Sayın Bakanımız işin uzmanı olması nedeniyle bölgesine yapacağı her yatırım gelecek vadeden yatırımlardır. Ardahan olarak söz konusu yatırımların kısa sürede meyvesini alacağımıza inancımız tamdır.” dedi.



     


    **Müdür olmak için dernek kurmak..


    **Selmi Yılmaz/Gazeteci


    Bir dönem Ardahan Genel Sekreterliği yapan Hasan Dal’ın görevi bırakmaya hazırlandığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde papatya açar gibi bir KAI derneği daha kuruldu..

    Adır da KAI Eğiti Derneği..

    Yani Kültürle yetinmeyenler şimdide eğitimle dernekleştiler..

    Ve il ev sahipliğini de çok kültürlülerin oluşturduğu Kültür Evi yapmış..

    Yani böl parçala, kuyruk et taktiğine devam..

    Evet Ardahan dernekler Federasyonun ısrarla Ardahanlıların Ardahan adında ki dernek ve federasyonların çatısı altında bir araya gelmesi gerektiğinin altını çizdiği şu günlerde Esenyurt’ta ki KAI diasporası da karşı atak içinde..

    Çünkü ARDA/FED’in ortaya attığı ve arkasında durduğu ‘Ardahan tek başına vilayettir, Ardahanlılar Ardahan adını taşıyan derneklerin çatısı altında bir araya gelmelidir’ tezinin getirdiği panikle birilerinin gazıyla sözde harekete geçen Esenyurt’ta ki KAI Diaspoarsı yeni bir dernek daha kurdurdu..

    Hemde toplum aydını diye bilinen öğretmenlerimize..

    Ve hepsinde de ‘Sizi müdür yapacağız’ memesi vererek..

    Çünkü Hasan Dal’ın bırakmak üzere olduğu Esenyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yerine müdür olarak atanacak bir isim lazım bugünlerde..

    Evet müdür olmak için sözde dernek kuran ve çoğunluğunu yine Ardahanlıları oluşturduğu yeni KAI hayırlı olsun derken müdür olmak için dernek kurmakta tarihe geçmiş oldu..



    **Esenyurt’ta Ardahanlı AK Partili İlçe Başkanı..


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Adı Kültür olan ama Hoç/Fed gibi kültürden çok bir partinin arka bahçesi olan Esenyurt’ta ki Ardahan Evi denen derneğin yeni başkanı kim olacak tartışmalarının yoğun bir şekilde yaşandığı şu günlerde benim Esenyurt’ta ki çok güçlü, etkili (!) Ardahan Diasporasına bir teklifim olacak..

    Ve derim ki;

    Gelin o sözde büyük gücünüzü Ardahan Kültür Evi kongresinde bir birinizi değil de aynı günlere denk gelen AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığına kullanın..

    Çünkü şu anki çok kültürlü yönetim dahil, ‘Esenyurt’ta Ardahanlılar çoktur, Ardahanlılar ticarette olduğu gibi siyasette de var’ diyenlerin çok olduğu Esenyurt’ta 4 tane Ardahanlı AK Partili Belediye Meclis Üyesi, Ardahanlı 12 Mahalle Muhtarı ve ticarette olduğu gibi siyasette de 110 binin üzerinde Ardahanlı olduğu söylenip, hiç bir yerde olmayan Ardahanlılar var..

    İşte onlara bir teklifim var..

    Gelin Esenyurt AK Parti İlçe Başkanlığına bir Ardahanlı aday gösterelim, kazandıralım derim..

    Haydi dernekler yetmedi ARDA/FED varken federasyonlar kurup, çadırlar açanlar gelin var dediğiniz o gücü Kültür Evi kongresi öncesinde yapılacak olan Esenyurt AK parti İlçe Başkanlığı kongresinde ortaya koyalım..

    Bende varım, hem bir gazeteci olarak, hemde Ardahan Federasyonu başkanı olarak..

    Gelin ilk kez ciddi, samimim bir birliktelik ortaya koyup bu Esenyurt’ta yalandan değil, gerçekten var olduğumuzu ortaya koyalım mı?

    Bilmem ama Hoç/Fed’in başaramadığını AKP’ye arka bahçe olanlar başarabilirler mi?

    Haydi o zaman bir şey yapamayan Kültür Evi seçimi için bir birinizi yemektense AK Parti Esenyurt ilçe başkanlığına bir Ardahanlıyı aday gösterinde Esenyurt’ta gerçekten var olduğunuzu kanıtlayın derim..

    Çünkü kuyruk olmak yerine başı oynamak en doğrusu diye düşünüyorum..

    Haydi Şenay başkanın günü doluyor, sıra biz AK Partili Ardahanlılar da deyinde göreyim o bir birimizi bitirmek için harcadığımız gücümüzü..

    Bir Ardahanlıyı AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığına aday gösterelim ve her an yapılması beklenen seçimler öncesi oraya oturtalım..

    Yer mi?

  • Ülkücü Başkan AKP'li Oldu!..

    Av. Yusuf Demirci’ye el çektirildikten sonra tüm yöneticileri istifa eden ve uzun süredir kurulamayan AK Parti Ardahan İl Teşkilatın da Ülkü Ocakları eski İl Başkanlarından olan bir isim dikkatlerden kaçmadı.


    Ayhan Balcı, Aynur Sütçü, Ülkü Ocakları eski başkanlarından olan Ercan Ürker’inde aralarında bulunduğu AK Parti Ardahan İl Teşkilatının yeni ekibi şu isimlerden oluştu.


    Ercan Ürker, Erçin Kavak, Erdal Arslangörür, Erdal Kurukaya, Fırat Avşar, Hakan Korkmaz, İsmail Kahya, Kadir Şenel, Murat Aktaş, Murat Dursunoğlu, Murat Karaca, Mustafa Altun, Mustafa Özgür, Mutlu Şanlıtürk, Muzaffer Gümüş, Onur Gültürk, Orhan Çildaş, Özcan Çınar, Özcan Güzel, Özkan Akpınar, Sebahattin Gündoğdu, Sedat Okullu, Şerafettin Aydın, Serdar Gökdemir, Sevcan Şimşek, Yaşar Topkaya, Zennure Özer şeklinde olduğu bildirildi.



    AK PARTİ İL BAŞKANI AV. YUSUF DEMİRCİ:


    ‘Hepimiz aynı gemideyiz!’


    *08/12/2015 Tarihli Haber


    Ardahan’da yaşanan öğrenci olaylarınında içinde bulunduğu olaylar konusunda bir açıklama yapan Ardahan AK Parti İl Başkanı herkesin sağduyulu ve dikkatli olması yönünde çağı yaptı.


    Öğrencilerin kavga için değil, okumak için üniversitede olduğunu bilmelerirni ve tüm ülkede olduğu gibi Ardahan’da da kardeşçe yaşanabileceğini ortaya koyması gereken en aydın kesim olduğunu belirten Av. Demirci, ‘kimsenin karanlık güçlein tahriklerine gelmemesi gerekir’ dedi.

    Ülkenin hassas bir süreçte geçtiğini belirten Ardahan AK Parti İl Başkanı Av Yusuf Demirci herkesin yapılmak istenenlere ve yaşananlara dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti.

    ‘AK Parti İktidarının başta Ardahan olmak üzere tüm ülkede ki çabasının bu ülkenin, bu toplumun güzel geleceği için olduğunu herkesi bilmesini ve hep birlikte güzel, güçlü bir Türkiye için el ele vermelidir’ diyen AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci ‘Herkesin, hepimizin çabası da bu yönde olması gerektiğine inanlardanım.’ dedi.

    Sözde değil, özde çalışmalar ile hep birlikte ülkemizin güzel geleceği için çalışmalı ve özellikle oynanan karanlık oyunlara dikkat etmemiz gerekir. Unutulmamalıdır ki hepimiz aynı gemideyiz.’ diyen AK Parti Ardahan İl Başkanı Av Yusuf Demirci Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının açılması, Bölünmüş yol çalışmaları, Ardahan Üniversitesi, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gibi dev projelerin hayata geçirilip, yürüdüğü bir Ardahan’ın daha çok hizmet alması için gecemizi gündüzümüze katmış, çalışıyoruz. Ardahan’ın Gölesiye, Çıldıryla, Posof, Hanak ve Damalıyla, Hoçvan ve Köprülüsüyle bin bir renk olduğunu herkes iyi bilmeli. Bu güzelm kentimizin diğer kentlerimiz gibi gelişmesi, büyümesi için ortaya konula çabalar görmemeli gelinmden herksin daha çok, daha güzeli için çalışması gerekir. Bunun içind ebaşta basın, stk’lar, siyasiler ve bürokratlarımız el ele vermelidir’ dedi.


    **BU MEMLEKETTE EN GÜZEL ŞEY 

    MUHALEFETTEN VEKİL OLUP, YAN GELİP YATMAK OLMAMALIDIR..


    Gerek bir Ardahanlı, gerek ise bir Avukat gerekirse bir İl Başkanı olarak derdimi Ardahan ve Ardahanlılardır diyen ve işlerinin çok ağır olduğunun bilinciyle günün 24 saati daha iyi nasıl yapabilirizin peşinde olduklarını belirten AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci bu memlekete muhalefetten milletvekili olup, yan gelip yatanlardan değiliz. Bizim işimiz halka hizmet, hakka hizmet anlayışıdır. Bizler, Milletvekilimizle, İl Başkanlığı olarak, Belediyeler olarak halkımıza daha nasıl çok hizmet ermenin mücadelesi içindeyiz. Göreimizn bilinci içinde en iyisini yaparken moral bozmada devletin bürokratlarıyla el ele vererek çalışanlarız. Özel hayatımızı bir kenara itip, memleket sedası içinde çalışan bir ekip ruhu ile iktidarın tüm nimmetlerini halka sunmak, onların sorunlarını en aza indirme çabasıyla bularadayız. İşimz çok ama zor değil diyerek çalışıyoruz’ dedi.


    **Milletvekilimiz, Belediye Başkanlarımız Büyük Uğraş Veriyorlar..


    AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci gazetemize yaptığı açıklamada başta Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy olmak üzere Posof, Göle ve Hanak Belediye Başkanlarımızın çabalarını halkımız görüyor. Bizlerde takipçileri ve her konuda yardımcılarıyız. Sayın Milletvekilimizin olağanüstü çabaları toplumun gözü önündedir. Kısacası; AK Parti kadroları halka hizmeti hakka hizmet olarak değerlendirmektedir.


    **İşadamları Biraraya Gelmeli..



    Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olduktan sonra çalışmalarına hız veren  ARDA/FED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahanlı İşadamlarının birlikteliği için düşündüğü projesini kapı kapı gezerek, Ardahanlı işadamlarına anlatıp, destek istiyor.


    İstanbul başta olmak üzere bir çok batı kentinde iş sahasına büyük başarıla ortaya koyan Ardahanlı iş adamlarının bir araya gelmesinin zamanının geldiğine işaret eden MAKTEKSER  Çelik Halat, Vinç, İş Makinaları, Centaflex, Centa, Elastik Kaplin, Kaplin, Rope, Coupling, Verope, Liman Vinçleri, Hidrolik Filtre, Liman Vinçleri Satımı, Tamiri Firmasının Sahibi Ali Rıza Nasıroğlu bu birlikteliğin sağlanması halinde daha güçlü bir Ardahan lobisinin olacağına dikkat çekti.

    Ardahanlı İşadamlarından Kutluhan Akçay ile Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Fakir Yılmaz’ın birlikte ziyaret ettiği ve başta Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneği olmak üzere Arahanlıların birlikteliğinin konuşulduğu sohbet toplantısında Ardahanlı iş adamlarının mutlaka bir araya gelmesinin önemine dikkat çekildi.

    Ardahanlı işadamı Ali Rıza Nasıroğlu ‘El eli yıkar, elde döner yüzü yıkar’ ata sözünden yola çıkarsak eğer başta İstanbul gibi dev bir metropolde olmak üzere tüm ülke de hatta dünya geneline onlarca başarılı iş adamı hemşehrimiz bulunmakta. Ve ben dahil hepimiz bir yerde mücadele verip, var olma gayreti içindeyiz. Ancak bugün dünya delerinin bir araya geldiği ve el ele  verip, birlikte mücadele ettiği süreçte hepimizin bir tarafta, tek başına mücadele etmesinin çokta etkili olmadığını hepimiz biliyoruz.

    Bu nedenle; Başta iş adamları olmak üzere her Ardahanlının artık ciddi bir lobi çatısı altında bir araya gelmesi gerektiğine inanıyorum. Bu Ardahanlı İşadamları ve Sanayiciler Derneği mi olur? Yoksa Ardahan Dernekler Federasyonu çatısı altında Ardahanlı İşadamları e Sanayiciler Konseyi mi olur adı ne olursa içinde Ardahan birlikteliği çıkacak bir birliktelik şarttır.’ dedi.             


    Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **KAI’ler Ardahan’a Ne Vermiştir?


    İçlerinde doğru dürüst Ardahanlının olmadığı, Iğdırlının kapısına uğramadığı, bir iki Karslının adı üzerinde şov yaptığı Kars-Ardahan-Iğdır yani KAI Dernekleri Ardahan’a katkıları nedir diye sormanın zamanı gelmedi mi?

    Bilmem ama bize sorulacak olursa Türkiye’nin Kafkaslara açılan iki gümrük kapısı olan, Bakü-Tiflis Doğalgaz ve Petrol Hatlarının geçtiği, İpek yolu diye adlandırılan demir yolunun yol aldığı, kendi üniversitenin olduğu, 5 İlçesi, bir beldesi, 340 köyü bulunan 75 plakalı Ardahan’ın kendi ayakları üzerinde durması ve olacaksa güçlü bir Ardahanlılar lobisiyle yol alması gerekir deriz..

    Yani Ardahan-Kars-Iğdır vakıf ve derneklerinin Ardahan adını kullanmaktan öteye bir şek yapmadığı bir süreçte bugüne kadar Ardahan’a gözle görülür bir katkısı olmayan KAI’lerle değil, Ardahanlılarla yol alınmalı ve bu yönde KAI’nın birilerine özer lobisinin defterini kapatmalıyız derim. 


    **Samimi bir çalışma içindeyim..


    1980 Yılından bu yana gazete çıkaran bir ailenin ferdi olarak 26 yıldır kesintisiz yazan Ardahanlı bir gazeteci olarak Ardahan’ın gelişmesi, büyümesi için verdiğimiz mücadele ortada olduğunu her Ardahanlı iyi biliyor..

    Ardahan’ın yeniden vilayet olması, Ardahan’ın gümrük kapılarının açılması, Ardahan Üniversitesinin kurulması gibi önemli gelişmelerin içinde tuzu olan bir gazeteci olarak bugün o çok dert yandığımız, hayal ettiğimiz lobicilği yapamadıklarıyla eleştirdiğimiz Ardahan Derneklerinin çatısı altında bir araya geldiği Ardahan Federasyonun başında olan bir gazeteci olarak burada ne yapabiliri, federasyonu nasıl bir adım daha ileriye götürebileceğimizi düşünüyor ve bu yönde tüm gücümüzü ortaya koymuş bir konumdayım..

    Yani samimi bir çalışma içinde olduğumu her Ardahanlıyım diyen bilmeli e bana yardımcı olmalı diye düşünüyorum..

    Bunun içinde diyorum ki; Gelin o hep özlemini çektiğimiz birlikteliği birlikte oluşturalım..

  • AKP ADAM BULAMIYOR!

     


    Günlerdir açıklanması beklenen yeni AK Parti İl Yönetimini oluşturmaya çalışan Yunus Baydar’ın kendisinin başkanlığında ki yeni İl Yönetimini oluşturmaktan zorlandığını belirtiliken adının açıklanmasını istemeyen AK Partili üst düzey bir siyasi Baydar’ın adam bulmaktan zorlandığını ileri sürdü.


    **Herkes kendi adamını isteyince..


    3. Kez AK Parti Ardahan İl Başkanlığına getirilen ve yeni bir İl Teşkilatı kurması istenen Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın günlerdir oluşturamadığı İl Yönetimine adam bulmaktan zorlandığı yetmezmiş gibi başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere Ardahan, Çıldır, Posof ve Göle Belediye Başkanlarının Baydar’ın yönetimine kendi adamlarını koyma isteklerinin AK Parti Ardahan İl Teşkilatının oluşumunu geciktirdiği de alınan bilgiler arasında oldu.



    AK PARTİ EKONOMİK SIKINTIYI FOTOMONTAJLA AŞACAK!..


    07/07/2016 Tarihli Haber


    7 Haiziran ve 1 Kasım Genel Seçimlerine Ahmet Davutoğlu ile giden ancak beklenmedik bir anda iki seçimi geride bırakan Davutoğlu’nu saf dışı bırakıp, yerine Binali Yıldırım’ı Genel Başkan ve Başbakan yaptığı Adalet ve Kalkınma Partililer ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizi saklamaya çalışsalar da kendilerinin de bu gizli krizden etkilendiklerini yaptıkları ilginç tasarruflarla ortaya koydukları görülmekte.



    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın da memleketi olan Akdağımadeni AK Parti İlçe Binasının önünde ki posterleri masraf edip, değiştirmektense işi fotomontajla giderdikleri görüldü.


    Eski Genel Başkanları ve eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun posterinin üzerine AK Parti’nin yeni Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırm’ın resmini fotomontajla yenileyen AK Parti Akdağımadeni İlçe Teşkilatı böylece az masrafla büyük iş yaparken, fotomotajlı foto başta MHP Genel Başkan Adayı Sinan Oğan aracılığıyla olmak üzere birçok kişi tarafından kısa sürede sanal ortamda geniş yer budu.



    REKTÖRÜN GOLÜ!..



    Bugün hava alanı gibi dün kurulması için kendimizi adeta parçaladığımız gibi Ardahan Üniversitesine rektör atandığında kimsenin dikkate almadığı Çıldırlı Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz bugün benim gidip, başına geçtiğim ve güçlü bir Ardahan Lobisi oluşması için mücadele ettiğim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezinin bulunduğu İstanbul’un en önemli üniversitelerinden olan ve cemaatin kurduğu Fatih Üniversitesine kayyum olarak atandı.


    Ardahan’da bir dönem daha kalması için kampanya açılması gerektiğinin altını çizdiğimiz bir zaman da kendisinin de beklemediği bir anda çok önemli bir göreve atanan Prof. Dr. Korkmaz’ın ne kadar önemsendiğini de ortaya koyan bu gelişmeyi değerlendirmek gerekirse rektör hoca, kendisi gibi hoca olan AK Parti Ardahan Milletvekili Atalay’a başta olmak üzere birçok kişiye de gol atmış oldu.


    Çünkü benim yok imkânlarla oluşması için büyük mücadele verdiğim o güçlü Ardahan lobisi örneği gibi kurduğu ve birçok ulusal ve de uluslar arası üniversitenin üyesi olduğu KUNİB aracılığı ile 8 yıl başında kaldığı Ardahan Üniversitesi gibi kendisi içinde büyük bir lobi oluşturan ve de çevre sağlayan ARÜ’nün eski Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Ardahan’da bulunduğu süre içinde ARÜ’nün kampusunun yeri için dâhil bir çok konu da yüz vermediği siyasilere büyük bir gol atmıştır..


    Öyle ki ARDA/FED’in Yenisey yemekhanesin de verdiği yemeğin ardından, ‘Sen Fakir’in organizesine destek veriyorsun, seni bir daha yazmam’ diyenlerin bile olmayan yüzlerini kızartan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz en önemli golü Ardahanlı siyasilere atmıştır.


    Çünkü bu sürpriz atama karşısında dün işi bitti diye kendisine saldıranları karşısında bir kez daha hazır ola geçirten bu atama Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın elini çok güçlendiriken, bu atama ile Cemaatin KCK’dan daha tehlikeli olduğunu söylemekle övünen ve Başkan Erdoğan’dan takdir ve de görev bekleyen ama bugüne kadar boş işler olmazsa da dişişlerle meşgul edilen Atalay’a da en büyük golü atmış oldu.


    Yani Başkan Erdoğan’ın gözünde Atalay değil, Korkmaz’ın daha güçlü olduğunun ortaya çıktığı bu atama ile Ardahan’a geldiğinde Korkmaz’ın yanına bile gitmeyen Atalay’a olduğu gibi arkasından konuşup, yanında poz verenler de büyük bir gol yemiştir..


    Evet, güçlü bir Ardahan lobisi oluşumu için mücadele verdiğimiz ve adeta etimizi dişimize taktığımız İstanbul’un önemli bir üniversitesine Kayyum rektör olarak atanan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın başta cemaatin saldırılarına karşı olmak üzere orada vereceği mücadelede tüm Ardahanlıların yanında yer alınması gerektiğini hatırlatırken, golü yiyenlerin sadece Atalay değil, Ardahan Belediye Başkanı, Saffet Kaya gibilerinin de bu golü yediğini de söylemekte fayda olacak..




    **Saklamaya gerek var mı CHP?


    Referandum için sahaya inmeye hazırlanan partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisinin Ardahan İl ve İlçe Yöneticilerinin Ankara yolculuğunu izliyoruz, artık kimin nerede ne yaptığını adım adım takip edildiği sanal ortamda..

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın da bir konuşma yaptığı toplantı için Ankara yoluna çıkan ve CHP eski milletvekili Ensar Öğüt’ün yemeğinde ortaya çıkan CHP’nin Ardahan İl ve İlçe Başkanları mevcut milletvekili ile hiç ama hiç bir araya gelip, resim çekilmek değil, sohbet bile etmediklerini öğreniyoruz.

    Sanalda takip ettiğimiz, telefonla ulaşıp, görüşmeler yaptığımız taraflardan elde ettiğimiz bilgilere göre şu an milletvekili olan ve CHP Genel Başkan Yardımcısı olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ile bir araya gelmeyen CHP Ardahan İl ve İlçe Başkanları Ardahan’a dönerken ‘Milletvekilleriyle görüşmeyen, bir araya gelmeyen İl ve İlçe Başkanları’ olarak tarihe yazılacaklarını hiç düşündüler mi?

    Bilmem ama sanırım bu yazı ile ve bu yönde ki haberler ile yazıldılar bile.. 

    Evet, artık saklamaya gerek var mı bilmem ama CHP Ardahan İl ve İlçe Başkanları ile CHP Ardahan Milletvekilinin bir araya gelmediği bir CHP ile CHP Ardahan Referanduma gidiyor diyebiliriz.

    Yani teşkilatları ile küs olan, bir araya gelmeyen bir milletvekili ile milletvekilline küs olan, bir araya gelmeyen bir İl ve İlçe Başkanları ile kapı kapı gezip, yapılmak istenen Anayasa değişikliğine hayır diyecek CHP Ardahan’ın Milletvekili ile İl ve İlçe Örgütleri..

    Yani işin kısacası saklamaya gerek yok..

    CHP Ardahan’da yaşanan vekil-örgütler sıkıntısı artık iyiden iyiye su yüzüne çıkmış, genel merkezin hayırdan önce kendi teşkilatında yaşananlara evet deyip, bir çözüm bulmalı demekten başka çare kalmamış gibi..

  • Eski Vekilden Ardahan Örgütüne Yemek

    Ardahan CHP heyeti, Ankara’da ayağının tozuyla CHP Ardahan 21.23 ve 24. Milletvekili Ensar Öğüt’ün misafiri oldular.


    Ankara’da gerçekleşen yemekli toplantıda CHP heyeti, burada Öğüt’le gündeme ilişkin önemli görüşmeler gerçekleştirdiler.


    Referandumda hayır kampanyası için Ankara’ya giden CHP Ardahan İl, Merkez ve İlçe örgütleri, Ardahan’ın sorunlarına duyarlılığıyla tanınan CHP Ardahan 21.23 ve 24. Milletvekili Ensar Öğüt’ün yemek davetinde bir araya geldiler.


    Öğüt, sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraf ile birlikte, “CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, Merkez İlçe başkanı Kadir sinan Onay, Hanak bodrum escort İlçe Başkanı Katip Ayık, Çıldır ilçe Başkanı Nevzat Şirin, Merkez ilçe Başkanı Sinan Onay, Damal ilçe Başkanı Ali Çaylar, Göle ilçe Başkanı Tekin Aydın ve Posof İlçe Başkanı Erkan Ocak, Referandum Toplantısı için Ankara’dalar, ‘hayır’lara vesile olsun” ifadelerini kullandı.


    **Öğüt: Ardahan’a sahip çıkmak gerekir..


    **24/05/2016 Tarihli Haber


    Pendik Ardahan il derneğinin açılışında bir konuşma yapan CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ‘Ardahan’a sahip çıkılmalı’dedi.


    ÖĞÜT: GÖÇ DURMALI, HAVAALANI YAPILMALI, TARIM DESTEKLENMELİ”DEDİ.


    Başkanlığını Adnan Köroğlu’nun yaptığı dernek açılış ve tanıtım etkinliğine CHP 22.23.24 Dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, CHP Pendik İlçe Başkanı,  Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Fakir Yılmaz, Ardahan ilçe ve köy dernek başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.


    Açılış ve tanıtım etkinliğinde sinevizyon eşliğinde Ardahan kültürü, yaşam tarzı ile Ardahan turu atılırken,  yapılan konuşmalarda Ardahanlıları yaşadığı her bölgede dostluğu, kardeşliği, dayanışmayı ve iyi komşuluk ilişkilerini öne çıkardıklarına dikkat çekilerek, bu özelliklerinin güçlendirilerek korunması gerektiğine vurgu yapıldı. Konuşmacılar hem doğduğu kente hem de doyduğu kente sahip çıkacaklarını ifade ettiler.


    Ardahan’a sahip çıkmak gerekir


    Açılışta konuşma yapan CHP 22.23.24 Dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan’dan diğer illere olan göçe dikkat çekerek, “Ardahan’ın nüfusu yüzbinin altına düşmüş durumda. Oysa İstanbul’da 276 kayıtlı olmak üzere   400 bin. Ankara, Kocaeli, Bursa, İzmir gibi iller ile birlikte 750-800bin civarında Ardahanlı var. Ardahan kan kaybetmeye devam ediyor. Arazisin, evini bırakan diğer illere göç ediyor. Elbette unun nedenleri var. Çünkü, tarih boyunca hep Ardahan ve benzeri illere gereken ilgi gösterilmedi. Tarım ve hayvancılığa gereken önem verilmedi.  İnsanlar çareyi diğer illerde göçte buluyor. Benim mecliste verdiğim mücadele bundandı” dedi.


    Devlete, işadamları ve derneklere görevler düşüyor


    Bir taraftan devlete tarım ve hayvancılığa destek, işsizliğe çözüm bulması gerektiğini, diğer taraftan Ardahanlı işadamlarına ve kampanyalara öncülük etmesi için yöre derneklerine büyük görevler düştüğüne dikkat çeken  Ensar Öğüt, “ işadamları bölgenin tarım ve hayvancılık, yöresel ürünler ve potansiyelinden yararlanmak ve katkıda bulunmak için yatırımlar yapmalıdır.  Vatandaşlarda, en azından yaz aylarını değerlendirmek için bölgelerine ev yapmalıdır. Dernekler de kampanyalara öncülük etmeli, bölgenin sorunlarına sahip çıkmak için planlı, programlı çalışmalıdır”diye çağrıda bulundu.


    Üniversite, tezeğin kalkması, sınır kapılarının açılması mücadele ile oldu


    Kendisinin de yıllardır Mecliste ve meclis dışında Ardahan’a sahip çıkmak için mücadele verdiğini,  Ardahan’a üniversite için kanun teklifi, soru önergeleri  verdiğinde, bölgede  tezeğin  kalkıp  yerine doğalgaz gelmesi gerektiğini meclis gündemine taşıdığında,  sınır kapılarının açılması, tünellerin yapılması için kapı kapı dolaştığında  bazılarını kendisini şov yapmakla suçladığını, bazılarının da Ardahan’a üniversite olmaz, tezek okullardan kalkmaz, sınır kapıları açılmaz diye  boş çaba harcamakla itham ettiğini dile getiren Öğüt,” Ardahan’a önce Ardahanlılar, Ardahan dernekleri sahip çıkmalıdır. Mücadele vermeden, sahip çıkmadan bir adı atılmıyor. Örneğin her yere havaalanı yapılıyor ama Ardahan’a yok” dedi.


    Ardahan’a havaalanı kampanyasına devam etmeliyiz


    Ensar Öğüt, devletin  diğer sorunlara el atmasının yanısıra Ardahan’ın gelişmesi ne katkıda bulunacak en önemli  ve başta gelen taleplerinden birinin  havaalanı açılması olduğuna dikkat çekerek, “elbette her ilde yapılmasını detekliyorum. Rize’ye yapılmasını da destekliyorum. Ancak Ardahan’a üvey evlat muamelesi yapılmasını kabul edemiyorum. İşte hep birlikte bunun mücadelesini vermeliyiz.”diye konuştu.


    Ardahan için geçmişte onlarca proje ve önerisi olduğunu, bunların yapılması için takip etmeye devam ettiğini de vurguladı.


    ARDAHAN’IN KEKLİKLERİ KİMLERE ÇALIŞIR?..








      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    Bir çoğumuzun İstanbul’da ki Ardahanlıların bir çoğunun Esenyurt’ta yaşadığını bildiği bir İstanbul’da dolaşırken Ardahanlıların Esenyurt’un yanı sıra en çok yaşadığı ilçelerinin başında Sancaktepe’nin de geldiğini görmek mümkün..

    Hatta Esenyurt’ta Kars ve Iğdırlıları yanına koyup, ‘Biz Esenyurt’ta birinciyiz’ diye hava atıp, başta siyasal olmak üzere hayatın her alanında sonuncu olan Esenyurt’ta ki Ardahanlılar da bilmeli ki İstanbul’da ki Ardahanlıların en çok olduğu yer ve bir birleriyle en iç içe olduğu yer İstanbul’un Sancaktepe ilçesidir..

    Yani sadece Ardahanlılar olarak nüfus çoğunluğun da 1. oldukları yer Esenyurt değil, tam tersi Sancaktepe ilçesidir..

    Peki, ’39 İlçesi bulunan İstanbul’un diğer ilçelerinde durum nedir?’ diye soracak olursanız eğer ‘vallahi hemen her ilçede varız ama gelin görün ki bu İstanbul’da onca Ardahanlının varlığı, çokluğu gibi keklikleri de çok’ derim..

    Ve bu kekliklerin Ardahanlılar dağıtmak, bir araya gelmemeleri için nüfuslar Ardahanlılardan kat kat az olanlarca kullanılıp. beslendiğini de iyi bilirim derim..

    Bunun en açık örneği de bugünden itibaren biraz daha yoğunlaşacağım Sancaktepe ilçesinde yaşandığını da söyleyebilirim..

    Çünkü Ardahanlıların yoğun yaşadığı İstanbul’un bu ilçesinde Ardahanlıların bir araya gelmemesi için görevlendirilen kekliğin neler yaptığını, Ardahanlıları bölüp, parçalayıp, yenecek bir lokma haline getirmek için çabalayan kekliği Ardahanlılara bizzat anlatılmalı derken sizinde aşağıda ki keklik masalını okumasını rica edeceğim..


    **YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN İHANETE CEVABI


    Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.


    Yavuz Sultan Selim sorar:


    -Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?


    Satıcı:

    -Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.


    Yavuz Sultan Selim 100 altını çıkarıp adama verir ve

    -Ver o kekliği bana! der.


    Herkes şaşkınlık içinde napacak acaba koca Padişah bir kekliği diye düşünürken Yavuz Sultan Selim kekliğin kafasını tuttuğu gibi gövdesinden ayırıverir ve der ki:


    -KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR!!!

     
     

  • GÖLELİ KAR KIZLAR BUZ'DA TÜRKİYE 2 NCİSİ OLDULAR!

    GÖLELİ KIZLARIMIZ TÜRKİYE İKİNCİSİ..!


    Short Track FYOF buz patenti yarışmasın Ayşe Gürbüz, İlaYda Nazar Karabacak ve rabia polat bireysel yarışmalarda Türkiye ikincisi olurlarken 2000 metre bayrak yarışmasında da Ayşe Gürbüz, İlaya Nazar Karabacak ve Rabia polat’tan oluşan bayrak takımımız Türkiye ikincisi oldular. Haber/Foto: Şanlıbey Alabey



    MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ OLMAZSA DA OLUR..


    İktidar partisi Ardahan Milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi Eğitim Komisyonu Üyesi olmasına rağmen 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın geride bırakan Ardahan’da başta kız öğrenciler olmak üzere bir çok öğrencinin ard arda ortaya koydukları başarıları yerel basında okuyoruz.


    Göleli kızlar, Damallı öğrencilerin başarısı, Çıldır Hanak ve Posof’ta okulların kendi imkanları ile ortaya koydukları ki başarılara bakınca aylardır İl Milli Eğitim Müdürü olmayan bir kentte vekil pardon müdür olmazsa da işler yürüyebiliyor..


    Ülkenin Kafkaslara açılan, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu, kırmızı et deposu, doğal gaz ve petrol boru hatlarının yanı sıra uluslar arası bir demir yolunun geçmeye hazırlanmasına karşın ülkenin en yoksul kenti olan Ardahan’da ki bu başarıların altında yatanın ne olduğuna baktığımızda azim ve gayret karşımıza çıkar..


    Çünkü birilerini bekleyip,sorunlarının çözüm bulacağına artık inanmayan Ardahanlıların kendi başlarına ortaya koydukları azim ve gayretin eseridir İl Milli Eğitim Müdür olmazsa da onca başarının elde edilmesi..


    22 Yıldan fazladır İl Kültür ve Turizm Müdürü olmaksızın tanıtılmaya çalışılan Ardahan’ın eğitim, sağlık, tanıtım ve diğer bir çok sorununu çözmekte bu azim ve gayretlerle olacağına inanmak var olan sıkıntıların çözümünde büyük rol oynayacağına olan inancımızla ‘Siz olmazsanız da biz varız’ demek en güzel olmalıdır..


     



    Atalay’dan Göle’ye Müjde! Göle’ye 100 Kişilik Özel Tim Geliyor..


    **GÖLE’YE YENİ PROFESYONEL BİRLİKLER GELİYOR..!

    VE ARDAHAN’A 135 KORUCU KADROSU..!


    *07/01/2017 Tarihi Haber


    Son genel seçimlerde Göleli AK Parti Milletvekilinin seçim vaadi olarak, ‘Göle’ye Özel Harekat Getireceğim’ dediğini ve bu yönde aynı başlıkla haber yaptığımızda kızan Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay sözünde durdur ve Göle’ye 100 kişilik 100 Özel Tim’in geleceğini kendisine yakın sanal sayfada Göle’ye müjdeledi.

    İşte o haber ve bizim 2 yıl önce yaptığımız ve o dönem yaptığımız haberi ‘Seçim yıpratması’ diye algılayıp, ‘Yok ele bir şey’ diyen Orhat Atalay haberi..


    Ardahan Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay’ın çabaları ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile yaptığı görüşmeler sonuç veri. Göle Jandarma birliklerine Profesyonel uzmanlardan 100 kişilik birlik ile Göle Emniyet Müdürlüğüne de 100 kişiden oluşan birlikler geliyor. Aynı zamanda ülke genelinde 2500 kadro verilen korucuların 50 ve emekli olan 35 kişilik koruyucu kadrosuna yeni alımlar olacağı bilgisine ulaşmış olduk. Geçen yıl ile birlikte toplamda 135 kişilik korucu kadrosu olacak. Bunum 50 kişiliği Göle ve 35 kişiliği Ardahan olmak üzere 85 yeni kadro kazandırılmış oldu.


    Edinilen bilgilere göre 200 kişiden oluşan Profesyonel uzmanlar için Göle Garnizon içinde yeni yapılacak inşat alanı kamulaştırılarak hizmet ve lojmanlardan oluşan yeni yapılarında ihalesi yapıldı ve baharla birlikte inşaatına başlanmış olacak.


    200 kişiden oluşan yeni birlikler gerek güvenlik ve gerekse Göle ekonomisine katacakları katkı önemli bir yer tutması acısından önemlidir.


    Bu çabayı ortaya koyan başta Ardahan Milletvekili Prof Dr. Orhan Atalay’ın yanı sıra İlçe kaymakamı Zafer Oktay, Belediye Başkanı Akın İsmailoğlu ve Ak Parti ilçe Başkanı İlhan Gültekin’in ortaya koydukları çaba önemli bir yer tutuyor.


    Göle esnafının isteği asker talebi de böylece yerine gelmiş oldu. Daha önce Göle Askerlik şubesinin kaldırılması da Atalay’ın girişimi ile karardan vazgeçildi. Haber: Şanlıbey Alabey



    **Bizim 2 yıl önce yaptığımız haber ise şöyle;


    Ve Atalay tarafından yalananan ama gerçek çıkan haber ise şöyle;


    **Göle’den, ‘Özel Harekatı Getireceğim’ diyen Atalay’a Tepki..


    *31/10/2015 Tarihli Haber


    AK Parti Milletvekili Ohan Atalay’ın yatırım adı altında Göle’de boşaltılıp, Artvin’e gönderilen Askeri Birliklerin yerine Özel Tim Okulu açacağı  yönünde ki haberlere sesiz kalmasına tepki gösterdiler.

    7 Yıldır bitmeyen Göle-Ardahan yolu gibi kapatılıp, açılmayan Göle Orman Müdürlüğü, Hastane dururken Göle’ye Özel Tim getiren Ayalay’a 1 Kasım’da kendilerinin cevap vereceğini belirten Göleliler, Atalay’ın yatırım adı altında Göle’ye TİM’i getirmek istemesi AKP’nin savaş politikasıdır diyorlar.


    **AKP’de büyük korku! ARDAHAN’I KAYIP EDEBİLİRİZ..



    AKP’li isimler anket sonuçlarında oyların düşük çıkması nedeniyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu mevcut vekil sayısının düşmesi korkusuna kapıldı.


    Tek başına iktidar olacak milletvekili çoğunluğunu sağlayamadığı için 7 Haziran seçiminin sonuçlarını beğenmeyen ve 1 Kasım’da tekrar seçim isteyen AKP’de işler tersine döndü. Kıl payı kaybedilen milletvekillerini tekrar kazanarak tek başına iktidar olmayı planlayan AKP, oyların düşmesi üzerine kıl payı kazandığı vekilleri korumanın derdine düştü.


    Bu çerçevede, bin ila 15 bin oyla kazanılan vekillerin tek tek listesi çıkarıldı. Ve bu liste teşkilatlara gönderilerek, “Sakın diğer partilere son sıradaki vekili kaptırmayın” uyarısı yapıldı. AKP yönetimi, 7 Haziran’da 18 milletvekilini kıl payı kazandığını belirledi. AKP bu illerde, küçük bir oy kaybına uğrarsa, milletvekili sayısı bir anda 258’den 240’a düşecek. AKP’deki korkunun ayrıntıları şöyle:


    “EVDEKİ BULGURDAN OLUNACAK” ENDİŞESİ


    Taraf’tan Hüseyin Özay’ın haberine göre; 1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala AKP’yi “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma” korkusu sardı. 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olma şansını kaybeden AKP, PKK ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların ve ölümlerin artması ile birlikte HDP’nin baraj altında kalacağına inandı. Ancak anket şirketlerinden gelen oylar, HDP’nin oylarını koruduğunu gösterdi. Bu durum üzerine MHP’ye yönelik operasyonlarla MHP tabanından iki üç puan oy alınmasına yönelik strateji hayata geçirildi. Son gelen anket sonuçları da, MHP’den çok büyük bir kopuşun yaşanmadığını gösterdi. AKP bu kez kıl payı kaybettiği vekillerin peşine düştü. 81 il üzerinde yapılan çalışmada, 16 ildeki 16 vekilin kıl payı denecek oylarla, CHP, MHP ve HDP’ye geçtiği saptandı. Teşkilatlara da bu illerde seçmenler üzerinde yoğun çalışma yapılması istendi.


    HESAPLAR YİNE TUTMADI


    Teşkilatlar, kıl payı kaybedilen 16 milletvekilini AKP’ye kazandırmak için çalışmalarını sürdürürken, yine anket şirketlerinden gelen sonuçlar endişelerin daha da artmasına yol açtı. AKP son çare olarak, savunmaya geçilmesini kararlaştırdı. Ve kıl payı kazanılan milletvekilleri ile ilgili bir çalışma yaptırdı. Çalışma sonucunda, 7 Haziran’da AKP’nin, 18 ilde 18 milletvekilini bin ile 16 bin arasında bir oyla kazandığı görüldü. Liste teşkilatlara dağıtılarak, söz konusu sandalyelerin kaybedilmemesi için yoğun çaba harcanması istendi. Şimdi teşkilat, kıl payı kazanılan milletvekilleri korumanın yollarını arıyor.


    HANGİ İLLER VAR


    AKP’nin korumaya çalıştığı kıl payı kazanılan 18 il şöyle: Adıyaman, Amasya, Ankara ikinci bölge, Ardahan, Çankırı, Çorum, Düzce, Erzurum, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Konya, Malatya, Muş, Niğde ve Rize. Söz konusu illerde AKP’nin kaybedeceği küçük oylarla, MHP 12, CHP 5, HDP’de 1 milletvekili kazancak. Örneğin Amasya’da 680 oy kaybı ile AKP’den MHP’ye 1 milletvekili değişimi olacak. Yine Düzce’de 8 bin 202 oy değişimi ile bir milletvekili AKP’den CHP’ye geçecek.                         Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Ardahan’da Seçmen Sayısı Azaldı..


    Seçmen sayısı 7 Haziran seçimlerine göre yaklaşık 300 bin kişi artarak, 53 milyon 749 bin 850’den 54 milyon 49 bin 936’ya yükseldi. En fazla artış ise büyükşehirlerde yaşandı. Seçmen sayısı, Ankara’da 40 bin, İstanbul’da 80 bin, İzmir’de 19 bin, Bursa’da 17 bin, Diyarbakır’da 8 bin arttı.


    Buna karşılık 26 ilde seçmen sayısı düştü. İllerdeki seçmen sayısının artışı ve azalması 1 Kasım seçimlerindeki dengeyi de değiştirecek. 7 Haziran’da bazı illerde siyasi partiler, 1500 ile 8 bin arasında oy farkı ile bir milletvekilliği kazanmıştı.


    Büyükşehirlere göç nedeniyle 7 Haziran’a göre, Ağrı, Aksaray, Ardahan, Artvin, Bayburt, Burdur, Çankırı, Çorum, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Isparta, Kars, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Niğde, Rize, Siirt, Sivas, Tokat, Tunceli, Yozgat ve Zonguldak’ta seçmen azaldı.


    1500 OY ETKİLİYOR


    7 Haziran seçimlerinde bir çok ilde milletvekillikleri, bin 500 ile 8 bin arasındaki oy farkı ile başka partilere geçti. Bin 772 seçmenin azaldığı Çankırı’da MHP, bin 585 oy farkla bir milletvekilliğini AKP’ye kaptırmıştı.


    2 bin 677 seçmenin arttığı Ordu’da CHP 5 bin 475 oy farkı ile bir vekilliği MHP’den aldı. 2 bin 265 seçmenin azaldığı Ağrı’da ise HDP, 6 bin 302 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.


    3 bin 895 seçmenin arttığı Kahramanmaraş’ta MHP 6 bin 853 oy farkı ile vekilliği CHP’den aldı. 2 bin 896 seçmenin arttığı Balıkesir’de MHP, 7 bin 255 oy farkı ile vekilliği AKP’den aldı.


    **HDPden Gurbettki KAI seçmenine 

    ÖZEL SERVİS..



    1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimleri öncesi seçim çalışmalarına ara vermeden devam eden HDP Ardahan Milletvekilleri seçmeni 1 Kasım’da sandık başına gidip, oy vermeye davet ettiler.


    HDP Ardahan Milletvekili Dr. Taşkın Aktaş ile HDP 2. Sıra Mlletvekili Adayı Pervin Tumbul ‘Önemli Duyuru’ başlığı ile yayınladıkları metin şöyle;


    ÖNEMLİ DUYURU

    Oyları memlekette olup kendileri İstanbul’da bulunan Ardahan, Kars ve Iğdırlı seçmenlerin dikkatine

    1 kasım yeniden seçim için oy kullanmak için İstanbul’da bulunan Karslı, Ardahanlı ve Iğdırlı seçmenler kayıtlarınız memlekette ise partimiz araçlarla ücretsiz ulaşım sağlamaktadır.


    Bu güzergah üzerinde gitmek isteyenler için

    İrtibat Telefonu:24 saat arayabilirsiniz 

    Cebbar Yakışır 05318865002                      www.kuzeyanadolugazetesi.com


    Asıl değişmesi gerekenler..







      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com



    23 Yıldır İl Kültür ve Turizm Müdürünün olmadığı, 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olmadan yarılayan, aylardır rektörü atanmayan ve bir çok daire amirliğinin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da yapılan bir operasyon sonucu yine bu iktidar tarafından getirilen Ardahan İl Genel Sekreteri adeta zorla emekliye sevk edilmiş ve Ardahan’ın yollarını yaptırmak ve açtırmakla sorumlu birileri diğer birilerine Genel Sekreterlik yolu açmıştır..

    Hayırlı olsun.. 

    Birileri yeni aldıklar evin taksitlerini bir diğerleri yaptırdıkları evin taşını artık birilerine ödetip, taşıttır.

    Neyse bu konuyu çok uzatmadan bende diyeceklerimi deyip, en iyisi kapatmak..

    Çünkü Ardahan’ın sorunlarının bugüne kadar neden istendiği gibi çözülmediğini bir türlü anlamayıp, bunları anlatan bizlere de düşman kesilenler bilmeli ki; Genel Sekreterlik koltuğunu kapmak için kasabın vitrinine iştah ile bakan kedi misali pusudayken, sizin en büyük yanlışı yaptığınızı gizlemek için başını örtmeye hazırlanmakta..

    Ama başta Karayolları şefliği olmak üzere bir çok kurumun amirinin değişmesi gereken bir Ardahan’da genel sekreter değişmişte kıyamet mi kopmuş deyip, bu konuyu kapattım..

  • Seçime Gidecekler..

    İsmail Kahya ‘nın hem Ticaret Odasına hem de Esanaf Odasına kaydının olduğunun ortaya çıkmasıyla boşalan koltuğuna gelen Eskender Yılan bir de göle Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yılmaz Kaya arasında yaşanan tartışma bu odaların oluşturduğu Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar  Odalar Birliği başkanı Yılmaz Özer’e de  yansıyınca  ESOBB  seçim kararı almak için önümüzdeki günlerde toplanma kararı aldı .


    **Oyun bozanları devre dışı bırakacağız!..


    Konu hakkında gazetemize bir açıklama yapan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği başkanı Yılmaz Özer odalar arasında yaşanan tartışmaların kişisel çıkarlar kavgasına dönüştüğünü ve başta Ardahan Esanf Ve Sanatkarlar Odası başkanı Eskender Yılan olmak üzere bazı kişilerin çıkardığı huzursuzluk yüzünden Kongre kararı alacaklarını ve seçime giderek Toplumun değil kendi çıkarlarını düşünenleri aralarından temizleyip yeni bir kadro ile yol almak istiyoruz dedi.


    Aynı zamanda Ardahan Şoförler ve otomabiliciler oda başkanı olan  ESOBB başkanı Yılmaz Özer ‘İsmail Kahyanın yerine nasıl geldiği kim Ardahanlılarca  iyi bilinenlerin ve onunla hareket edenler şimdi de ESOBB’u yıpratmak için iftiralar niteliğinde dedikodular üreterek odalar arasındakı birliği , düzeni bozmak istemekteler.Buna izin vermeyeceğiz. İsmayil Kahya’yı yedik , şimdi de Yılmaz Özer’i yetmedi, ESOBB’u da yeriz diyenlerin hesabını bozacağız . Esnafı ve odaları akabinde birliği bunlara yedirtmeyeceğiz , aramızdan temizleyip, kenara atmak için de kongreye gideceğiz’ dedi.


     **Özer Başbakanla Görüştü..


    Başında bulunduğu Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliğini Seçime götürmeye hazırlanan ESOBB Başkanı Yılmaz Özer yeni Başbakanla da görüştü.

    Ankara’da düzenlenen ve Başbakanın da katıldığı  toplantıda Başbakan ile bir süre görüşen ESOBB başkanı Yılmaz Özer kısa da olsa Ardahanın sorunlarını aktardığı Başbakan Binali Yıldırım’ı Ardahana davet etti.


    **ARDAHAN ESOBB BAŞBAKANLA GÖRÜŞTÜ..


    *05/02/2016 Tariğhli Haberler


    Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Yılmaz Özer Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile görüştü.

    Ankara’da yapılan toplantıda Başbakana Ardahan Esnaflarının sorunlarını ilettiği öğrenilen Ardahan ESOBB Başkanı Yılmaz Özer Güneydoğu’da ve Doğu’da yaşanan gelişmelerin masaya yatırıldığı toplantıda Ardahan esnafının sorunlarını da başbakana iletme fırsatı yakaladığını belirtti.


    **TOPÇU’YA İLK KUTLAMA BELEDİYE BAŞKANI VE AK PARTİ İL BAŞKANINDAN..



    Ardahan Esenaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Yılmaz Özeri’in başbakan ile, Göle Kaymakamı ve Ardahanlı Muhtarların Cumhurbaşkanı ile görüştüğü şu günlerde, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile AK Parti İl Başkanı Av. Yusuf Demirci ve beraberinde ki AK Partili yöneticileri de geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan Ardahanlı eski Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu ile görüştüler.


    Eski Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı  ve 1 Kasım seçimleri öncesi geçici olarak Kültür ve Turizm Bakanı olan yalçın Topçu’yu ziyaret eden Ardahan Belediye Başkanı ve AK Parti İl Yöneticileri Topçu’yu kutlayan ilk Ardahan heyeti oldular.


     



    *Neyin mücadelesini veriyoruz?


    Ülkenin bütünlüğünden bahsedip, aynı iki köylünün bir araya gelemeyip, bir birini yediği bir İstanbul’da ne yapıyorum?

    Evet, başında bulunduğum Ardahan Dernekler Federasyonunu ülkenin en güçlü lobileri arasına sokmak ve 33. kez muhtarlarla bir araya gelen başkanının yani cumhurbaşkanının ‘Karadenizliyim’ dediği gibi bizimde ‘Ardahanlıyım’ diyen güçlü bir lobi haline getirmek ,için İstanbul ve ülkenin her yerinde olmaya çalışıyorum.

    Ve şimdi de bu yönde ki çabamızın devamını sağlamak bir çok Ardahanlının yaşadığı Gebze’de adım atmaya çalışıyoruz.

    Bir dönem gazetecilik yaptığım, bir dönemde Kocaeli’nin ilk 3. gazetesini çıkaran biri olarak Ardahanlıların İstanbul’da olduğu gibi Kocaeli ve ilçelerinde de gücününün bir hayli olduğunu biliyorum.. 

    Ve Ardahanlıların bu gücü ekonomik, sosyal hatta siyasal olarak ortaya koymalarının zamanının gelip, geçtiğini anlatma çabası içinde olduğumuz bir süreçte neyin mücadelesini verdiğimiz de anlatmaya çalışıyoruz..

    Kentler arasında dokuduğumuz bu mekik zaman zaman takoslara rastlasa da örgü örer gibi her geçen gün Ardahan’ı üşüten karların bir araya gelip, kar topu olduğu gibi büyümekte, gelişmekte ve güven vermekte..

    Bu yolda bir arabayı kayıp etsem de, ailemle, evimde olmasam da en güzelini yaparak devam etme çabamıza destek veren onca iş adamımızın Gebze’de de olduğunu görmekteyim..

    Çünkü onlarda biliyor ki tüm engellemelere, çelme takmalara rağmen bizim tüm samimiyetimizle doğru bildiğimiz yoldan yolumuza devam etmekteyiz..

    Evet..

    Soruyorlar neyin mücadelesini veriyorsun diye?

    Hemen diyeyim.. 

    Güçlü bir Ardahan mücadelesi veriyoruz ey Ardahanlılar el vermiyor, omuz atmıyorsanız en engel olmayın diyerek..



    **Başkan Cumhurbaşkanı..


    Dün 33’cü kez muhtarlarla bir araya gelen Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan partisi olan AK parti ve partisinin koltuk  değeneyi olmaya başladığıyla suçlanan MHP’nin 3’cü kez çıkardığı OHAL uygulamasının da gücüyle yine güçlü ve sert bir konuşma yaptı.

    Başda ABD olmak üzere Avrupa’ya parmak sallamaya devam eden Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan bir tarafdan da Esnaf ve Bankalara sesleniyordu.

    Esnaf ve bankaların bu dar dönemde elini değil başını hatta gövdesini taşın altına koymasını isteyen Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan Merkez Bankası ve bankaların da faiz indirimini yapmasını istiyordu.

    Irak hükümeti ile görüşmeye gidecek olan Başbakanın yeni dış politikasına da yol gösteren Başkan Erdoğan bir tarafdan da ‘’Aman ALLAH’’  diyerek ülkenin zor bir süreçden geçdiğini de kabul ediyordu

    Yani Başkan Cumhurbaşkanı bir tarafdan ‘’Güçlüyüz , Biriz, Yenilmeyiz’’ derken diğer tarafdan da ekonamik daralma başda olmak üzere Türkiyenin içinde bulunduğu darboğazı teyet geçmeyip yaşanan sıkıntıyı kabu ediyordu.

    Çoğuna katıldığım bu konuşmayı yapan Başkan Cumhurbaşkanı Erdoğan suçun hiç kendisinde olmadığını ama suçluların her kes olduğunu da söylemesi dünkü konuşmasını en açık veren yönüydü..

  • KÖY/DES’İ BATIRAN ÇETENİN BAŞI KİMLERDİ?

    Bugüne kadar gelmiş, geçmiş Genel Sekreterlerin başarısız olması için İl Özel İdarenin için de etmedik oyunlar oynayan çetenin başının memurken istifa edip, Posof, Hanak Köy/De ihalelerini alıp, ağzına, gözüne bulaştırdığını bilen Ardahan kamuoyunun aynı çetenin şimdi de AK Parti Milletvekillini ikna edip, genel sekreterliği ele geçirme hesapları yaptıkları ileri sürülmekte.


    Görev de bulunduğu süre içinde İl Özel İdare’de yaşanan onca yolsuzluk ve gereksiz harcamalara dur dediği bilinen mevcut genel sekreteri 4 koldan sardıkları öğrenilen bu çetenin başını çeken memurken istifa edip, müteahhitliğe soyunan ancak kendisiyle birlikte Ardahan KÖY/DES’i de batıran şahsın olduğunu belirten Ardahanlılar AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve Vali beyin bu önemli konuya dikkat etmelerini istemekteler. 


    Özgür: Yapılanlar Devletimiz,


    Hükümetimiz ve Vekilimizn Tam Destekleri İle Yapılmıştır..

    İki yıla yakındır Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreterliği yapan ve göreve geldikten bu yana yolsuzluk başta olmak üzere İl Özel İdarede yaşandığı ileri sürülen iddialara kısa sürede son veren Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür ortaya atılan iddialara karşın görevinin başında olduğunu belirtirken, bugüne kadar yapılan çalışmaların Devleti temsil eden valilerin, hükumeti temsil eden milletvekilinin büyük katkıları ile yapıldığını belirtti.


    www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **AK PARTİ İL GENEL MECLİS ÜYESİ


    PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ..


    06/04/2016 Tarihli Haber


    Pazartesi gününden bugüne kadar meclis başkanını seçemeyen Ardahan İl Genel Meclisi çalkalanmaya devam ediyor.


    14 İl Genel Meclisi bulunan Ardahan İl Genel Meclis Üyelerinden olan Ethem Özcan partisinde istifa etti.


    6 Meclis Üyesi bulunan AK Partinin Meclis Başkanlığı seçimi öncesi Çıldır Meclis Üyesi Ethem Özcan’ın istifasıyla sarsıldığı görülürken bugün yapılması beklenen seçim sonunda kimin yeni başkan olacağı büyük bir merakla bekleniyor.


     


    **ASIL KAVGA AKP’Lİ ÜYELER ARASINDA..


     


    AK Partinin 6 olan meclis üyesi sayısının Ethem Özcan’ın istifasıyla 5’e düştüğü Ardahan İl Genel Meclisinde partisinde istifa edip, bağımsız kalan AK Parti Çıldır İl genel Meclis Üyesi Ethem Özcan ile MHP Çıldır İl Genel Meclis Üyesi Çetin Topkaya’nın oyları yeni meclis başkanını belirlemede kritik oylar oldu.


    Özcan’ın istifasıyla sarsılan ve asıl başkanlık yarışının AK Partili Meclis Üyeleri arasında olduğu gözlenen Ardahan İl Genel Meclisi, AK Parti’nin uzun süredir elinde tuttuğu başkanlığı bu seçimde de elinde tutup, tutmayacağı büyük bir merakla beklenirken 4 Üyesi bulunan CHP’nin 3 Üyesi bulunan HDP ile iş birliğine gidip, gidemeyeceği ve MHP’li İl Genel Meclis Üyesi ile AK Parti’den istifa eden Çıldır İl Genel Meclis Üyesi Ethem Özcan’ın oylarının kime gideceği bugün yapılacak olan başkanlık seçimi ardından belli olacak.


     


    Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri Kimlerden Oluşuyor?


     


    Bedrettin Çakıcı (Posof-AK Parti), Binali Özek (Damal-CHP), Çetin Topkaya (Çıldır-MHP), Etem Özcan(Çıldır-AK Parti), Halil Gökdemir (Ardahan-HDP), Hüseyin Gücü (Damal-CHP), Sabahattin Polat (Hanak-CHP), Osman Avcı (Posof-Eski CHP’li- Yeni AK Parti), Önder Sayın (Hanak-CHP), Taviddin Coşkun (Ardahan-AK Parti), Yalçın Altay (Göle-HDP), Yaşar Yıldırım (Göle-AK Parti) ve Yaşeddin Özyıldırım (Göle-AK Parti)


    Önce Herro, ardnından Merro gidici..


     






      Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

    fakiryilmaz323@hotmail.com


    Her gün şoke eden gelişmelerin yaşanmaya başladığı ülkemde en son yaşanan olay gelmiş, geçmiş tüm yönetici ve idarecilerin hep sığındığı ve beceriksizliklerini kapatmak için kullandığı ve adına, ‘Dış güç’ dediği dünyayı da şoke etti..

    Çünkü dünyada savaşlara neden eden olaylardan biri, hem de ülkenin başkentinin ortasında yaşanırken bu ülkenin olmasa da, ‘Ya herro, yada merro’ deyip, her şeyi bitireceğini belirtip, içinde bulunduğu hükümeti de bitirmeye başlayan yönetim anlayışının çivisinin çıktığını görmekteyiz..

    ‘Ya kardeşim bu nasıl iş?’ dedirten ve kendileri bir ordu koruma ile gezerken dünyanın ikinci büyük güç olarak adlandırılan ülkenin başkonsolosunun yanına bir koruma koymayan hükümetin yanı sıra Rusya’nın da konsolosunu korumak için o ünlü Rus polisinde bir ikisinin neden koruma vermediği de anlaşılmaz bir durum..

    Bilemiyoruz, anlayamıyor, akıl erdiremiyoruz..

    Ancak konsolosu vuran kişinin polis olduğunun ortaya çıkması ise günün ikinci şokuydu..

    Ve neden ayağından, omuzundan vurulup, canlı yakalanmadığı hemen sorulup, sorgulanmaya başlanan bu kişinin o ilk etapta doğulu, kürt yada arap olmaması ise bir başkalarını şok ediyordu..

    Çünkü bu kişi hem batı kentli biri, hemde polis oluşu onlara da ‘Ne oluyor?’ sorusunu sorduruyordu..

    Diyeyim mi ne olduğunu?

    Ülkenin olmazsa da Binali Yıldırımın başında bulunduğu hükümetin çivisi çıkıp, oynuyor haberiniz ola..

    Ve o çivilerin ilki herro gidecek, bir kaç güne olmazsa da ardından merroda gidecek..


    **KATİLLERE OLDUĞU GİBİ HIRSIZLARA DA İDAM!..


    Son olarak Kayseri’de patlayan ve yürekleri yakan bombanın ardından başta sanal ortamda olmak üzere yine, -sakarya- edebiyatları yapıldı, hala da yapılıyor..

    Bazılarının parti binalarını yakarak tatmin olduğu, bazılarının ise o küçük beyinciklerinin altında ki kin ve nefreti yani faşist düşüncelerini kusarken bir diğere taraftan da yalandan ‘biz 76 milyon kardeşiz’ demeleri sahtekarlıkları İstanbul Beşiktaş’ta, Kayseri de patlatılan bombalar kadar kahpece ve adice..

    Ve bazıları da ceplerinde ki bir kaç kuruşun verdiği kabadaylıkta oturdukları kenar mahalle cafelerinde, benim gibi çokta özelliklerini bilmedikleri telefonları ile ‘İdam Gelsin’ diyerek şarlatanlık peşinde olduklarını görmekteyiz..

    Tamam gelsin..

    Gelsin de bu idam sadece o kahpece patlatılan bombaları patlatanlara değil, bu ülkenin bayrağını yalandan camlarına asıp, gerçek anlamda vergisini vermeyen,, çalıştırdığı işçinin gerçek hakkını ödemeyen, dini kalkan edip, gereğini gerçek anlamda yerine getirmeyen hırsızlara da gelsin.

    Evet, başkanılık getirilmeye çalışılırken, idamda gelsin.

    Ve kimin elinde kan olduğu gibi boğazın da haram varsa onunda asalım..

    Var mısınız? 

    Haydi o zaman ya herro, yada merro hodri meydan..

  • ARDAHAN'DA YENİ GÖZALTILAR!

    Ardahan Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, dün yapılan çalışmalar sonucu PKK/KCK terör örgütüne yönelik Ardahan, İstanbul ve Kocaeli’nde eş zamanlı operasyon yapıldığı duyuruldu. Operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı, 3 kişiyi arama çalışmalarının ise devam ettiği bildirildi. Yapılan aramalarda 1 tabanca, tabancaya ait 67 fişek ve örgütsel dökümler ele geçirildi. – Ardahan


    **HDP ve DTP’liler soruyor;


    İL BAŞKANLARI  NEDEN GÖZALTINDA?


    *08/08/2016 Tarihili Haber


    HALKIN SEÇTİĞİ MUHTARLAR VE İL BAŞKANLARIMIZI SERBEST BIRAKIN..


    Demokratik usuller gereği, yasalara uygun kurulan iki partinin sürekli baskı altına alınıp, yöneticileri ve sempatilerinin sık sık gözaltına alınıp, tutuklanmasına tepki koyan HDP ve DTP’liler halkın oyu ile seçilmiş olan köy muhtarlarının da içinde bulunduğu son operasyona tepki gösterdiler. 


    **İÇİ BOŞ İHBARLARLA İNSANLARI KÜSTÜRMEYİN..


    Ülkenin içinde bulunduğu sürecin birilerince provoke edilip, halk ile devleti karşı karşıya getirerek, daha zor günlere sokanların kendilerini devlet, kendi dışındakilerini hain, terörist olarak ilan edip, içi boş ihbarlarla gözaltına alıp, ardından tutuklaması bugünlerde oldukça sahiplenen demokrasiye, insan haklarına aykırı bir durum olduğunu belirten HDP ve DTP’liler son olarak sabahın erken saatlerinde evler basılarak yapılan operasyonda gözaltına alınan İl Başkanlarının ve köy muhtarlarının bir an önce serbest bırakılmasını istemekteler.


    ***ADALET HERKESE LAZIM..


    Bugünler de bir kesimin adaleti mumla aradığının unutulmamasını isteyen HDP ve DTP’liler birlerinin ellerinde bulundurdukları devlet gücü ile muhalif kanadı içi boş iddialarla önce gözaltına alıp, ardından aylarca mahkemelere çıkarmadan tutuklamasını insan hakları ihlali olduğuna dikkat çeken HDP ve DTP’liler adaletin, insan haklarının bir gün değil her gün sahiplenilmesini ve bir gün gelip, bugün haksızlık yapanlara da lazım olacağını belirterek, gözaltında bulunan iki İl başkanlarını ve halkın oyları ile seçilmiş olan köy muhtarlarını ve bunlarla birlikte gözaltına alınan 80 yaşında hasta insanları bir an önce serbest bırakmalarını istemekteler.


    Halk, ‘Daha çok demokrasi’ dedi alanları doldurdu..


    Gözaltı ve tutuklamaların aralıksız devam ettiği bir süreçte ‘daha çok demokrasi’ diyerek günlerdir cadde ve sokaklarda olan halk dün Ardahan Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen, “Demokrasi ve Şehitler Mitingi” ne 2 bine yakın Ardahanlı katıldı.

    Ardahan Valisi, AK Parti Milletvekili ve Belediye Başkanının birer konuşma yaptığı mitingde demokrasinin önünün açılmasını isteyen Ardahanlılar ellerinde bayraklarla 15 Temmuz’dan bu yana çıktıkları cadde ve sokakları bir kez daha doldurdular. 


    **Demokrasi Nöbetleri devam ediyor..


    15 Temmuz’da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine başlayan demokrasi nöbetleri, Ardahan’da düzenlenen “Demokrasi ve Şehitler” mitingiyle taçlandırıldı.


    Ardahan’daki mitinge Vali İbrahim Özefe, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, ilçe kaymakamları ve belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatanda katıldı.


    Mitingde Vali İbrahim Özefe, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy birer konuşma yaptılar.


    **DEMOKRASİ Mİ, ODA NE?


    Gözaltı, tutuklama, açığa almaların devam ettiği ülkem de adına, ‘Demokrasi’ denilen sözde nöbetler İstanbul Yenikapı’da olduğu gibi yurt genelinde yapılacak olan mitinglerle son bulacak mı bilmem ama gün geçtikçe Demokrasinin anayasasının 1. Maddesi olan İnsan Hakları gün geçtikçe bittiği kesin gibi..


    Evet, darbelere, cunta yönetimlerine karşı olan tepkimizi, daha çok demokrasi isteyen bir davranış olduğunu anlamayıp, 15 yıldır olduğu gibi 15 Temmuz darbe kalkışmasını mana edip, ellerine aldıkları olağanüstü hal sopasıyla yeniden bir korku imparatorluğu inşaa etmeye devam edenlerin demokrasinin sadece kendi iktidarlarını korumaya yaradığını, gözaltı, tutuklama, açığa almalarla ortaya koyup, demokrasinin, ‘bana karşı olanı ez olarak’ sandıklarını bir kez daha görülmekte..


    İnsanların ‘Daha Çok Demokrasi’ seslenişini, ölümüne tanklara direnişini, ‘Demokrasi mi, O da ne?’ diye anlayanların bu ülkeye demokrasiyi getirme gibi bir çabaları olmadığı tam aksine kendilerinin sallanan koltuklarının sağlam da kalmasına çabaladıklarını gösteren son gelişmelerin bu ülkede birliktelikten uzak, ayrımcılığı zorlayan davranışlar olduğunu anladıklarında umarım gecikilen bir şey olmaz..


    Çünkü daha çok demokrasi diye direnenlerin tüm baskı ve zorlamalara karşın başta HDP’nin mitinglerinde olmak üzere başka yerlerde bir araya geldiklerini göremeyecek kadar kör olan bir anlayışın CHP ve MHP gibi yanlarına aldıkları bitmişlerle biraz daha ömür uzatmaktan öte bir şey yapmadıklarını ben değil tüm dünya gülerek iziliyor..


    Bu nedenle; Bu yanlışlardan, ayrışımlardan, ötekileştirmelerden, hatta gözaltı, tutuklama ve açığa almalardan bir an önce uzaklaşıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak birilerinin olmazsa da ülkenin geleceğine en güzel ışığı tutacağını bilmek gerekir derim..


    Sonuç; Çözümün tam demokraside, yapılan yanlışları bir genel af ile tüm kesimleri af etmekte, insan hak ve özgürlüklerine tam yol vermektedir..

  • TİPİ ARDAHAN'IN DAĞITTI!

    Ardahan Halil efendi mahallesinde bulunan Lezzet-i Kür lokantası, şiddetli rüzgara dayanamadı. Lokantanın çevresinde bulunan çardaklar ve tenteleri sağa sola rüzgarda savrulduğu ve çamlarının kırıldığı görüldü.


    Gece saatlerinde başlayan şiddetli rüzgar maddi hasar  açtığı bildirildi.


     Lezzet-i Kür lokantasının sahibi Kadim Yılmaz,  “biz bu maddi hasarla kurtulduğumuza dua ediyoruz. Eğer gece değil de, gündüz bu rüzgar olsaydı, can kaybı olabilirdi. Çok şükür maddi hasarla bu olayı kapattık” dedi.


    TEDAŞ Gece Mesaisi Yaptı…


     


    Gece saatlerinde başlayan şiddetli rüzgarın yol açtığı maddi hasarlar en çok beyaz eşyalarda hissedildi.




    Elektrik direklerini sallayan şiddetli rüzgar, elektriğin gidip gelmesine neden olurken; evdeki elektronik beyaz eşyaların da bozulmasına sebep oldu.




    Ardahan Aras Elektrik Kurumunda ki Arıza Ekibi gece boyunca kopan elektrik kablolarını bağlamaya çalıştıkları öğrenilirken; sabaha kadar o rüzgarda dışarıda çalıştıkları bilgisi de alındı.




    Saatte hızı 70 kilometreye ulaşan rüzgar nedeniyle şehir merkezinde bulunan bir çok yerde maddi hasar verirken; Yetkililer rüzgar nedeniyle vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.


    **Vekil tipiye tutuldu..


    *05/02/2016 TARİHLİ HABERLER


    Milletvekili olduktan sonra il kez gittiği Ardahan’da tipiye tutulan CHP Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz zor anlar yaşadı.

    Ağır kış şartlarının yaşandığı Ardahan’da İl ve İlçelerinde incelemelerde bulunan eski Büyükelçi Öztürk Yılmaz gittiği yerlerde yoğun tipiye tutuldu.


    *ATALAY CUMA’YI GÖLE’DE KILDI..



    CHP Ardahan Milletvekili, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Ardahan Milletekili Prof. Dr. Orhan Atalay’da Ardahan’a gitti.


    Cuma namazını ilçesi Göle’de kılan AK Parti Ardahan Milletvekili namaz çıkışı vatandaşlarla hasret giderdi.


     

  • BAŞKANI UNUTMADILAR,TAKIMINI YENDİLER..

    Bu yıl ilk kez katıldığı Ardahan 1. Amatör Futbol Liginde fırtına gibi esen Hoçvan Spor’un namağulup durumuna devam ettiği bu haftaki karşılaşmalara çıkan takımlar geçtiğimiz günşerde İstanbul’a yakın bir yerde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kayıp eden Göle Belediye Spor Başkanı Çayan Çapan’ı unutmayarak, ‘Seni unutmayacağız’ başkan pankartı açmaya devam ettiler.



    Hoçvan Spor’un başkanının elim bir trafik kazasına kurban verdiği Göle Spor ile karşı karşıya geldiği haftanın ilk maçını ilk haftadan itibaren ligin üst sırasına oturan Hoçvanspor’un galibiyeti ile sona erdi.


    Gölespor’u 1-0 yenmeyi başaran ve aldığı 3 puan ile puanını 22’ye çıkaran Hoçvan Spor’u 19 puan ile takip eden Göle Senemoğlu Spor rakibi Damal Spor’u 3-0 yendi.


    Göle Yağmuroğluspor’un, Tepeler (Kong) Spor’u 5-1 yendiği haftanın ilk gününde Bağdeşen (Kinzodamal) Spor rakibi Göle Senemoğlu Serhat Spor’u 4-0 yenmeyi başardı.


    Arıspor’un Kale Spor’u 4-1, Ardahanspor’un Sulakyurt (Sarzep) Spor2U 4-2 yendiği Ardahan 1. Amatör Futbol Liginin 8. Haftasında Hoçvanspor 22 puan ile lig birinciliğini sürdürdü.


    **SERHAT 2 ÖNEMLİ PUANI KAYIP ETTİ..


    Öte yandan Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor deplasmanda karşılaştığı Aras 12 Mart Spor ile 2-2 berabere kalarak 2 öneml puandan oldu.


    *HOÇVAN SPOR’DAN SAFFET KAYA ÖVGÜ,


    HOÇVANLI İŞADAMLARINA TEPKİ!


    **05/11/2016 Tarihli Haber


    Bu yıl kurulup, Ardahan 1. Amatör Futbol Liginde yer alan ve çıktığı 5 maçta 4 galibiyet 1 beraberilik alan Hoçvan Spor Takımından Saffet Kaya’ya övgü, Hoçvanlı iş adamlarına tepki geldi.


    Son çıktığı Kalespor karşılaşmasını da 4-1 yenmeyi başaran Hoçvan Spor’un yöneticileri futbol takımının sayfasında Hoçvanlı iş adamlarının ilgisiz kaldığını ileri sürdüğü takımlarına Ardahan eski milletvekillerinde Saffet Kaya’nın sahip çıktığını belirttiler.


    İşte o mesaj.


    ‘SAFFET KAYA farkı.. 

    Kulübümüzün kuruluşun dan bu yana her mac dahil olmak üzere arayıp soran kulübümüze sahip çıkan maddi ve manevi desteğini esirgemeyen sayın Saffet KAYA’ya tesekkür eder, bünyesinde bir sürü siyasetçi ve is adami bulunduran bir gun arayip hayırlı olsun bile demeyen Hocvanli is adamlari ve siyasetçilere örnek olmasini temenni ederiz


    *SERHAT ARDAHAN SPOR HOPA’YI EVİNDE KONUK EDECEK..


    Geçtiğimiz hafta oynanan Arıspor-Sulakyurtspor’u 4-2, Hoçvanspor-Tepeler (Kong) Spor’u 4-0, Senemoğluspor kardeş takım olan Serhat Senemoğlu Spor’u 4-1, Bağdeşenspor-Göle Yağmuoğluspor’u 1-0 yendiği Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi Damalspor-Kalespor ile 3-3 beraber sona ereken, Ardahan’ı Bölgesel Amatör Futbol Liginde temsil eden Serhat Ardahanspor Hopaspor’u evinde konuk edecek.


    **HOÇ/FED’İN BAŞINA DA YILMAZ!..


    Ardahan Derneklerinin bir araya geldiği federasyonlar arasında bulunan Hoçvan Dernekler Federasyonu genel kurula gitti.


    ARDA/FED’in başında ki Fakir Yılmaz’ın soy isim adaşı olan Latif Yılmaz’ın başkanlığına getirildiği Hoçvan Dernekler Federasyonunun 66 delegesi Latif Yılmaz’ın listesine oy verirken Berkant Yılmaz 31, Şeref Caferoğlu 23, Muhlis Aktürk 21 aldılar.


    **BAŞKA FEDERASYONA ÜYE OLAMAZSINIZ..


    Yapılan kongrede HOÇ/FED/’e üye olan Hoçan köylerinin başka federasyonlara üye olamayacağı maddesi de tüzüğü eklenirken, bu saçma durum Hoçvan’ın önünü kapatanların, ‘Benim olsun, küçük olsun’ anlayışını taşıyanların zaferi olarak algılandı.


    **PENDİK ARDAHAN DERNEĞİ ARDA/FED’E KATILACAK..


    Öte yandan İstanbul Pendik Derneği de kongreye giderek Adnan Köroğlu’yu yeniden başkanlığa getirirken Ardahan Federasyonuna üye olma kararı aldı.


    **HOÇ/FED KONGREYE GİDİYOR..


    **08/10/2016 Tarihli Haberleri


    Ardahan merkeze bağlı 21 köyün derneğinin 15’sinin bir araya geldiği Hoçvan Dernekler Federasyonu kongreye gidiyor.


    Mevcut yönetimin gelen tepkiler dolaysıyla aday olmaktan vazgeçtiği 4 adayın yarıştığı HOÇ/FED kongresinde federasyona üye olan derneklerin federasyon verdiği üyeler yarın sandık başına gidecekler.


    Kongre öncesi bir araya gelen Hoçvan Köy Dernek Başkanları yapılacak olan kongre öncesi görüş alış/verinde bulundular.


    **ŞEREFOĞLU VE YILMAZ YARIŞACAK GİBİ!..


    Aşağı Kurdoğlu, Bayramoğlu (Kora), Beşiktaş (Mucuc), Binbaşar(Murkan), Çalabaş(Çelebaşi) Çobanlı(Qelik), Hasköy(Xas), Köprücük(Xeskar), Lehimli(Lehenya), Nebioğlu(Nebioğli), Otbiçen(Qımilli), Ömerağa(Omerağa), Taşlıdere(Pangis), Tunçoluk(Panik) Köy Derneklerinin delegelerinin oy kullanacağı kongre öncesi yaptığımız araştırmada 4 ayadan ikisinin bunlarında Şeref Caferoğlu ile Latif Yılmaz’ın yarışacağı görülmektedir.


    **HOÇ/FED’İ ENKAZA ÇEVİRDİNİZ!..


    ARDA/FED’DE SEÇİM SÜRECİNE STRAT VERDİ..


    Önümüzde ki hafta kongreye gidecek olan Hoçvan Federasyonu’nun mevcut yönetiminin federasyonu enkaza çevirdikleri ile suçlandı.


    Yapılacak olan kongre ile mevcut yönetime yol verileceği ileri sürülen HOÇ/FED’in ilk yıllarında ki heyecanını yakalaması için baştan aşağı mutlaka yenilenmesi gerekliliğine dikkat çekilirken, mevcut yönetimin kurulduğu yıllarda büyük bir heyecan yaratan federasyonu enkaza çevirmekle suçlanmakta.


    **DELEGE MUTLAKA KONGREYE GİTMELİDİR..


    4 Adayın yarıştığı 160’a yakın delegenin oy kullanacağı Hoçvan Federasyonunu elinde tutmak isteyen mevcut yönetimin kongre süreci öncesi ayak diretip, tüzük dışı yeni yeni kurallar getirmeye çalıştığı da ileri sürülürken HOÇ/FED’i enkaza çevirmekle suçlanan mevcut yönetimin bu ayak oyunlarını bozacak olanın delegenin kongreye giderek oyunu kullanmasından geçtiğine dikkat çekilmekte.


    **MEVCUT YÖNETİM GÖLGE YÖNETİM OLUŞTIRDU!..


    Önümüzde ki hafta yapılması beklenen Hoçvan Dernekler Federasyonunun kongresi öncesi yarışan adaylar delegeyi ikna çalışmalarına devam ederken kamuoyu nezlinde artık gitmesi gerekenler olarak adlandırılan mevcut yönetimin federasyon üzerinde ki erkini sürdürmek için gölge bir yönetim oluşturup, 4 adaydan biriyle pazarlıklar yaptığı da ileri sürülüyor..


    **ARDA/FED’DE SEÇİM SÜRECİNE STRAT VERDİ..


    HOÇ/FED’in kongreye gittiği bir süreçte bölgenin diğer güçlü bir federasyonu olan ve son aylarda yaptığı çalışmalar ile dikkatleri üzerine çeken Ardahan Dernekler Federasyonu da kongre hazırlıklarına başladı.


    Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığını yürüttüğü ve yeniden aday olmayı düşünmediği ARDA/FED’in kongre hazırlıklarına start vererek, önümüzde ki günlerde kongre tarihini açıklaması beklenmektedir.


    **Atanmış seçilmişin karşısında eli cebinde olur mu?


    Muhsin Yazıcıoğlu’nun hala gizemini koruyan bir helikopter kazası sonucu hayatını kayıp etmesi sonucu Büyük Birlik Partisi Genel Başkanlığına gelen, ardından girdiği seçimlerde BBP’nin siyasi tarihinde en az oyu aldığı için BBP’nin Genel Başkanlığınan istifa edip,  bir araştırma şirketi kuran geçici Kültür ve Turizim Bakanı olan Ardahanlı Cumhurbaşkanı Danışmanlarından Yalçın Topçu kendisini ziyaret edenleri eli cebinde karşılıyor.


    7 Haziran Genel Seçimlerinin sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götüren ve o süreçte Kültür ve Turizm Bakanı edilen Topçu’nun başta 4 bine yakın oy alıp, iki dönemdir Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Orman Mühendisi Faruk Köksoy’u olmak üzere kendisini ziyaret edenleri eli cebine karşıladığı dikkat çekiyor.


    Yaklaşık 4 ay Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan ancak 22 yıldır İl Kültür ve Turizm Müdürünün olmadığı memleketine bir müdür bile atayamayan Topçu’nun bu davranışının nedeni belli olmazken Topçu’nun bu görüntülerini görenler, ‘tanmışlar seçilmişlerin karşısında eli cebinde olur mu?’ diye sormadan edemiyorlar.


    **YEĞENİ


    CHP MİLLETVEKİLİN


    DANIŞMANLIĞINI YAPIYOR..


    Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ardahan Milletvekilinin danışmanlığını Yalçın Topçu’nun yeğeni ve köylüsü olan Büyük Birlik Partisi eski İl Başkanı olan Engin Demirci’nin yaptığı öğrenildi.


    Uzun yıllar BBP’nin Ardahan İl Başkanlığı yapan Demirci Yalçın Topçu’nun yeğeni ve köylüsü.



    ​**Başı boşluk..


    Fakir Yılmaz


    Ülkenin en büyük havaalnı havaya uçurulmuş, 40 kişiye yakın insan ölmüş, 100’ün üzerinde yaralı varmış..

    Posof Kütüphanesinde ki memur kimse kitap okumaya gelmeyince kitap okunması gereken masalarda mantı yapıp, satışa sunmuş..

    Sizce ikisinin arasın da ne gibi bir benzerlik var?

    Bilmem ama bana sorulacak olunursa bu ülkenin güvenlik çivisi olduğu gibi yönetim çivisi de çıkmış ve bir başı boşluk başını alıp gitmiş..

    Geçtiğimiz gün ziyaret edip, alınan abartılı önlemlerin bir çok kente karşın huzurlu olan bu küçük kentte zarar verdiğini, önlemin öyle değil, alınacak ciddi istihbaratlarla olacağını, teröristin yoldan gelip, kimlik kontrol noktasına takılmayacağını valiye anlatırken ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koyan İstanbul’un olduğu gibi dünyanın en büyük havaalnın uçurulmasıyla görüyorduk..

    Ve başta kamu görevlileri olmak üzere Posof’ta ki kütüphane çalışanı gibi bankamatiklerde maaş aldıkları ileri sürülen İŞ/KUR elamanları ile kütüphane de mantı yaparken o ilçenin idarecisi olanlar iş yaptıklarını sanıp, boy boy poz verirler..

    Beton kulübeler yaptırıp, teröristin kapıya kadar gelmesini bekleyen bir anlayışın o teröristi eyleme geçmeden yakalayamadığı bir ülke de bir iki kişinin cep telefonunu dinlemekle insanları içeri tıkatmaya devam etttği bir sırada, kapıdan içeri giren bir baba 12 yaşında ki kızının 27 yaşında ki biri tarafından kaçırıldığını ve devletin evlendirilme amacıyla kaçrılan 12 yaşında ki günlerdir, bulup, ortaya çıkaramadığını öğreniyorum..

    İlyas Kılıç adlı baba günlerdir kaçırılan 12 yaşında ki Belkız’ı bulamayan devletin bir yılda 10 kez patlatılan bombaların nasıl olup bu ülkede patlatıldığını sormaya gerek olmadığını, buna neden ise 27 yaşındaki birinin kaçırdığı 12 yaşında ki kızını bulamayan güvenlik ve istihbaratla bu üzücü olayların önüne geçilemeyeceğini sorguluyordu..

    Başı boşluğun alıp başını alıp gittiğinden yakınan toplumun bir ferdi olan İlyas Kılıç’ın son çaresi yeni valinin ‘Ne oluyor, bu ne kadar başı boşluk?’ diyerek kütüphanede mantı yapanları, 27 yaşında ki birinin evlenmek adına kaçırdığı 12 yaşında ki kızını bulamayanları sormasını isterken, bizde Rektörümüz alıp, kayyum olarak İstanbul Fatih Üniversitesine atayan Başkan Erdoğan’a soruyoruz..

    ‘Sayın başkan bu ne başı boşluk, bu ne vurdum duymazlık?’ ve elinde ki yazıyı bire okumaktan zorlanan İstanbul Valisi ile bu ülke nasıl idare ediliyor?..

    Evet kim bu başı boşluğu giderecek, kim bu yaşananlara dur diyecek?

    Bilen var mı?

  • ‘KİMİ REKTÖR YAPALIM?’ SORUSU İÇİN Mİ GELDİ?

    Kanun Hükmünde Kararneme ile değiikliğe uğrayan rektörlük seçiminin valilere de sorulacağı yönünde ki haberler tazeliğini korumaya devam ederken, YÖK Başkan Vekili Ardahan Valisini ziyaret etti.

    Alınan bilgilere göre Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal’ı ve YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, Vali İbrahim Özefe’yi makamında ziyaret etti.

    Vali Özefe, bir dizi çalışmalar da bulunmak üzere Ardahan’a gelen YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal ve Yürütüme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman ile bir süre sohbet ettikleri öğrenildi YÖK Başkan Vekilinin Vali İbrahim Özefe’ye aylardır rektörsüz olan Ardahan Üniversitesine ‘Kimi rektör olarak atalaım’ diye sorup, sormadığı merak edildi.


    **ARÜ’ye yeni bir rektör adayı daha..


    Aylardır rektörsüz olan ve 9 aday adayın rektör olmak için başvurduğu ARÜ Rektörlüğüne Prof.Dr.Tuncer Demir’in de başvuru yaptığını öğrenildi.

    Ardahan Üniversitesi Rektörlüğü için YÖK’ün teklifiyle Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılacak.Bu iş için Rektör adaylarının başvuruları devam ediyor.

    Ardahan’da bu iş için başvuran ve çalışma yapan adaylar arasına Göle’de lisede okuduktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Coğrafya Bölümünü kazanıp, bu okulu da bitirdikten sonra girdiği yurtdışı sınavını kazanıp, 7 yıl İngiltere’de Master ve Doktorasını tamamlayan Tuncer Demir’in ARÜ’ye rektörlük başvurusu yaptığı öğrenildi.

    Yardımcı Doçent olarak Urfa Harran Üniversitesine dönüp burada Doçentlik ve Profluk çalışmalarını bitirip bölüm Başkanı olarak yıllarca görev yapan Tuncer Demir’in 2 yıl önce Antalya Akdeniz Üniversitesine geçip burada çalışmalarına devam etmektedir.  Haber: Zafer Tahiroğlu


    **ARÜ’de Cemaatin Adayı da Var..


    15 Temmuz Darbesinin gölgesinde kalan Ardahan Üniversitesinin rektörlük seçimi öncesi  mevcut adayların geçmişlerinin araştırılmasının gerektiğine dikkat çekilirken, cemaatin bu seçimi çok önemsediği ileri sürülmekte.


    Adaylar arasında bulunanların geçmişte Fethullah Gülen’in ekibin de yer alan isimler olduğuna dikkat çekilirken, bunların yaşanan darbe tartışmaları dolaysıyla görülmediği ve dikkat çekmemek için Cumhurbaşkanlığı sarayının önünde fotoğraflar çekip, saray’da bulunan bazı isimler ile çekilen fotoğraflarla kendilerini saklamak istedikleri iddia edilmekte.

    Aynı kişilerin ‘Demokrasi Nöbetleri’ adı altında ki toplantı ve yürüyüşlerde de bol bol poz verip, kendilerini saklamak istedikleri de iddia edilen şu günlerde başta 26 Temmuz’da sandık başına gidecek olan Ardahan Üniversitesi Akademisyenleri olmak üzere herkesin dikkat etmesi gerektiği ileri sürüldü.

    MİT’in ve gerekli kurumların 26 Temmuz’da yapılacak olan ARÜ’nün Rektörlük seçimi ile yakından ilgilenmesi gerektiğinde dikkat çekilen bir süreçte  mevcut adaylarda seçilmek için başta yerelde olmak üzere var olan tüm imkanlarında seferber etmiş durumdalar.


    **REKTÖR ADAYI DÜŞÜNCELERİNİ AKTARDI..


    26 Temmuz’da seçime gidecek olan ve yen rektörünü belirleyecek olan Ardahan Üniversitesi Rektör Adaylarından Engin Özkan Yerli Düşünce adlı dergide ele aldığı köşe yazısında düşüncelerini aktardı.

    ‘Yerli Düşünce’ adlı dernek tarafından hazırlanan dergide görüşlerini aktaran Prof. Dr. Engin Özkan ‘12 Mayıs Buluşması ve Milli İrade’ adlı yazısı dergini son sayısının iki sayfasında yer aldı.

    **DÜN ÖĞRETİM  ÜYESİ OLMAK İSTEMEYENLER ŞİMDİ 

    REKTÖR OLMAK İSTİYORLAR..


    26 Temmuz’da yapılacak olan ve 87 akademisyenin oy kullanarak ilk 3 adayı belirleyip, YÖK ve Cumhurbaşkanının önüne sunacağı Ardaha Üniversitesi Rektörlük seçimi önümüzde ki Salı günü öğleden önce yapılacak.

    9 Adayın yarıştığı ARÜ’nün Rektörlük seçimi öncesi en çok tartışılan konuların başında gelenin mevcut adaylar arasında bulunan isimlerin 2008 yılında kurulan ve yıllarca öğretim üyesi bulmaktan zorlanan ARÜ’ye ‘Ardahanlısın, gel üniversitene öğretim üyesi ol’ denilerek öğretim üyesi olması için teklif götürülen ancak ‘Hayır.. Ardahan ve Ardahanlılar için ben keyfimi bozamam’ deyip, o dönem öğretim üyesi olmayan Ardahanlı rektör adayları oldukları dikkat çekmekte.


    **İMF’nin Kapısı Çalınacak mı?



    Her geçen gün daralan ekonomiyi düze çıkarmak için yoğun bir tempo ile mesai yapan Başkan Erdoğan ile emrinde ki hükumet adeta dağa, taşa düşmüş bir dolar arıyor..


    Gerçi daha bir kaç ay önce 1 doları olanın fetocu diye yakasından alınıp, içeri atıldığını da unutmadık ya neyse..

    Evet Başkan konuşmaları ile emrindeki hükumet girişimleri ile bugünlerde harıl harıl 1 doları aradığı şu günlerde kimsenin dillendiremediği şu İMF’nin ne iş yaptığını ve nerede olduğuna da bakmak gerekmez mi?

    Çünkü Başkan ve hükumette biliyor ki; doların bir büyük kısmını da aidatını öderken, ‘Borcunu ödedik’ diyerek hava attığımız İMF’nin verdiği akıl ve de paralar  ile dünyanın bir çok ülkesinin ekonomisini ayakta tutmakta.


    Durun, durun hemende ‘Bak bak işte hain, güçlü ülkemizi götürüp, İMF’nin kucağına atmak istiyor’ demeyin hemen..

    Valla bende ne ayakkabı doları dolduracak dolar, nede fetonun diye sağa sola atılan 1 dolar yok..

    Sadece bugünlerde harıl harıl aradığımız yeşilim dolarların kimde olduğunu ve bizim ülkemizin de bur


    aya üye olduğunu, aidat ödediğini hatırlatmak istedim..

    Çünkü Başkan Erdoğan’ın da bugün yarın dün borcumuzu ödedik dediği İMF’yi nasıl dillendireceğini sizde göreceksiniz..

    Evet, ülkenin şu geçtiği dar boğazı geçmek için sağa, sola düşmeden, artık ekonomisiyle, siyasetiyle iç içe olunan ülkeler ile ilişkileri bozmadan ve en önemlisi kendilerine hayrı olmayan Şengay, mengaylarla zaman kayıp etmektense üyesi olduğumuz dünyanın dolar bankası olan bir kaç milyon doları borç almak en doğrusu bence..

    Nasılsa güçlü bir başkan ve hükümet var..


    Nasılsa borcumuzu yine öderiz demi?..


    **HEPİNİZİ TANIYORUZ, TANIYORLAR..


    Rahmetli babamın siyasi hayatta mücadele verdiği yılları yeniden bizlere anımsatan son günlerde ki gelişmeleri izlerken gülmüyor değilim..

    Çünkü o dönemler de yaşananlar bugünlerde adeta tekrarlanıyor..

    Evet, 15 Temmuz’da yapılan ve adına ‘Darbe Kalkışması’ konulan gelişmeler ardından yaşananlara baktığımızda dün Fethullahçı olarak geçinenlerin bugün hepsinin ‘Reis emir et ucu paslı balta ile herkesi keselim’ dediğini görmekteyiz..

    Ya kardeşim sen değil miydin dün Fethullah düşman ilan edilene kadar onlar yeyip, içen, gezen, tozan dedirtenler bugünde yine 90 derece dönüp, Fethullah’ı satıp, kendini saklamak için en çok bağıran..

    Evet, 1960 İhtilal’i gibi 74-80 Cuntalarında da aynı manzaraların yaşandığı şu günlerde bir bakıyoruz ki bugünkü torunları da dedelerini aratmıyor..

    Babamlara, ‘Aha bu komünisttir’ deyip, ihbar edenler, güçlü kimse onun yanında yer alıp, kapı ve bacalarına astıkları bayraklarla devletçi geçinenlerin asıl hesaplarının kendilerin saklamak, dün yaptıklarını gizlemek olduğunu görürken insanın gülmesi geliyor..

    Çünkü bugün kü gibi dünde aynı filimlerle kendilerin saklayanlar ve en önde yürüyenlerin dün cemaatçi olduklarını bilenlerin başında bir ben değil, şöyle 30-40 yaşında olan herkes çok iyi biliyor ki; 15 Temmuz’dan bu yana bağırıp, çağıranları tanıyoruz, tanıyorlar..

  • SAĞ İRAN SAKALINA MI KAYIYOR..

     


    Bitlis Vali Yardımcısıyken 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından görevinden el çektirilen Salih Altun’dan sonra geçtiğimiz günlerde hacdan dönen Altun gibi düz Ardahanlı olan Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından olan Yalçın Topçu’nun da sakal bıraktığı gözlendi.


    *DERNEĞİNİN SERGİSİNİ ORDU’DA AÇTI..


    Ardahanlı Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen ve kendisinin başkanı olduğu Yerli Düşünce Derneği’nin hazırladığı “Gençlerin Gözünden Ata Yadigârı Topraklar” adlı fotoğraf sergisinin açılışına katıldı. Ordu Üniversitesi (ODÜ) Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan ve sakallı haliyle ilk kez görüntülenen Yalçın Topçu, şunları söyledi:


    “Bizim insanımız Balkanlardan Çin Seddi’ne, Kafkaslardan Yemen’e, Afrika’nın derinliklerine kadar bir olsun. Önce kendi içinde bir büyük millet, sonra bir büyük ümmet olsun. Ülkemizde 3,5 yıldır açık bir şekilde gördüğümüz savaşın yüzyıllardan bu tarafa bir tek nedeni var. Bu savaşın adı Olimpos Dağı’nın çocuklarıyla Hira Dağı’nın çocukları arasındaki savaş. Allah’ın izniyle bu savaşı Tanrı Dağı’ndan inip Mezopotamya’nın, Hicaz’ın, Afrika’nın ve Baklanların çocuklarıyla kucaklaşan milletimizin zaferiyle sonuçlanacak. Hiç kimse umutsuzluğa düşmesin. Niye biliyor musunuz? Çünkü bu milletin başında ‘Öleceksek adam gibi öleceğiz’ diyen bir başkomutan var.”


    Topçu, 15 Temmuz darbe girişimine de değinerek, “15 Temmuz’da büyük problemler başımıza geldi. Neticede bu millet iradesini ortaya koydu ve Çanakale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yaptığı gibi bir destanı tekrar yazdı. Şimdi biz ikinci bir istiklâl ve istikbâl mücadelesi veriyoruz. Bunu da sadece Ankara için vermiyoruz. Ankara ayakta olursa medeniyet coğrafyamızın bir tamamı ve orada yaşayan kardeşlerimizin bir tamamı da ayakta olacak” dedi.


    **YALANIZÇAM YATIRIM LİSTESİNDE..


    Yıllardır Avrupa Birliğine sunulan projelerin bir türlü kabu görmediği Ardahanın Yalanızçam kayak Tesisleri bu kez 2. defa yatırım programına alındı.



    Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze 33 Km. uzaklıktaki Yalnızçam Kayak Merkezinin Bakanlar Kurulu kararı ile turizm bölgesi ilan edildiğinin ardından ikinci kez Bakanlar kurulu kararı ile yatırımlar listesine alınarak Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan imzası ile Resmi Gazetede yayınlanarak yürülüğe girmiş oldu.

    Bölge halkının çok önemsediği ve artık tam anlamlı bir şekilde hizmete girmesi için yoğun bir emek harcadığı Ardahanlılar bu kararla yeniden umutlandılar.

    Yalnızçam Kayak Merkezi, Ardahan’ın kış turizmi açısından önemli potansiyele sahip olması Dünya’nın en güzel kristal karının olması ve ülkenin 8. Turizim merkezi olarak resmileşmesi Ardahan için önemlidir. 
    **Ensar Öğüt: Ne darbe ne OHAL.. Çözüm: Demokrasi


    **23/07/2016 Tarihli Haberler


    CHP 22.23.24 Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, 15 Ağustos darbe girişimini protesto etmek ve parlamenter sisteme sahip çıkmak amacıyla, CHP Genel Merkezi tarafından organize edilen “Cumhuriyet ve Demokrasi için Buluşuyoruz” Taksim mitingine katılım için çağrı yaparken, bir kez daha darbe girişimini kınadı.


    **ASKERİ DARBELER HALKA VE ÜLKEYE ZULÜMDÜR..


    Ülkemizde gerçek anlamıyla işlemese de ve işletilmese de parlamenter sistemin olduğunu ifade eden  Öğüt, “dünyada en iyi sistem Cumhuriyet ve demokrasidir. Askeri darbeler ve cunta yönetimleri hem halk iradesine karşıdır hem de halkı mutlu edecek bir yönetim biçimi değildir. Askeri darbeler, silahlar gölgesinde halkın iradesinin gasp edilmesidir. 12 Eylül askeri Cuntasının açtığı yaralar hala sarılabilmiş değildir. Bu nedenle 15 Temmuz darbe girişimini kabul etmek mümkün değildir. Hem parlamento, hem halk hem ülkeye ağır bir darbedir.  Zira, darbeler ve cuntalar dünyanın hiçbir yerinde başarılı olamamıştır. Hem halkını hem ülkesini perişan ederek yok olup gitmişlerdir. Bu yüzden, 15 temmuz kara bir leke, karanlık bir oyun ve herkesin lanetlemesi gereken bir  girişimdir. Seçimle gelen seçimle gitmelidir. dedi.


    **DEMOKRATİK KURALLAR VE HUKUKTAN TAVİZ VERİLMEMELİ..



    Öğüt, hükümetin  demokratik kurallar ve hukuk  içinde kalarak darbecilere ve darbe zihniyetine karşı mücadele edilmesinin  en doğru yol olduğunu ifade ederek, “ Parlamento devre dışı bırakılmamalıdır. Darbeciler yargılanırken,  adil, hukukun  işletildiği bir yargılama olmalıdır. Haksızlıkların olmaması için azami dikkat gösterilmelidir. Demokrasi ye ve ülkemize yakışanda bu olacaktır”dedi.


    Cumhuriyet ve demokrasiye, parlamenter sisteme  sahip çıkmak açısından 24 temmuz Taksim mitinginin önemine dikkat çeken Ensar Öğüt,  vatandaşları mitinge davet etti.

  • ARDAHAN'DA BOMBA BULUNDU

    Ardahan’ın eski tarihi köprüsünde 2 bomba bulundu….


    Ardahan Kalesinin yanı başında bulunan Tarihi köprüde, 2 bomba bulundu; Emniyet güçleri hemen olay yerine gelerek önlem alıp trafiği durdurdu.


    Ardahan-Şavşat karayolu üzerinde bulunan Tarihi eski köprüde Ardahan Belediyesinin bir yıl önce başlattığı, onarım çalışmasında eski savaşlardan kalma, patlamamış 2 top mermisi bulundu.


    Bombaların bulunması ardından,  emniyet güçlerine haber verilmesi üzerine olay yerine gelen bomba imha ekibi hemen çalışma başlattı.


    Kurtuluş savaşından kaldığı tahmin edilen patlamamış 2 top mermisi Ardahan Emniyetine bağlı Bomba Ekiplerince kontrol edildikten sonra, kontrollü olarak patlama gerçekleştirildi.



    HAVAALANI DEĞİL, PROTOKOL YOLU YAPACAK..


    **BAKAN BASKIN SEÇİM SİNYALİNİ AĞZINDAN KAÇIRDI..



    Ardahanlılar Karslı hemşehrimiz Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Ahmet Aslan’dan bekledikler hava alanı sözü yerine protokol yolu sözü aldılar.


    Ardahanlılar Karslı hemşehrimiz Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Ahmet Aslan’dan bekledikler hava alanı sözü yerine protokol yolu sözü aldılar.


    Çin’in finanse edip, yaptırdığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu hattı üzerine de bulunan Çıldır Mozoret Tünelinin temelini atmak için Ardahan’da gelen Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Ardahandaydı..


    Son Valiler Kararnamesinde Batman Valilğine atanan ve yarın Ardahan’da ayrılacak olan Vali Ahmet Deniz başkanlığında ki protokolün önünde kendisini bekleyenlerle merhabalaştıktan sonra Ardahan Valiliğini ziyaret eden Bakan Aslan daha sonra Ardahan Belediyesinin önüne gelerek, burada toplanan yaklaşık 200 kişilik bir gruba seslendi.


    **BASKIN SEÇİM SİNYALİNİ AĞZINDAN KAÇIRDI..


    Berberinde ki Kars ve Ardahan Milletvekileri ile birlikte geldiği Ardahan’da Ardahanlılara seslenen Bakan Ahmet Arslan Ardahanlıların kendisinin ağzından beklediği Havaalanı sözünün yerine, ‘O iş çok büyük bir şey, ülkenin daha büyük plan ve projeleri var, onlar bitmeli ama ben size protokol yolu olarak bilinen caddenin yapılması için şimdi buradan Bölge Müdürüme emir veriyorum. Ardahan protokol yolu yapılacak. Hayırlı olsun. Ama asıl önemli olan bu hizmetlerin devamı için Ardahanlıların tümünün Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermesi gerekir. Umarım öylede olacak. Çünkü O ve Sayın Başbakan bu bölgeye bir bakanlık vererek bölgeye bakışlarını bir kez daha ortaya koymuşturlar’ dedi.


    Bakanın Ardahan’da yaptığı konuşmada önümüzde ki aylar da baskın bir seçim ya da referandum sinyali olarak değerlendirilirken, Ardahanlıların yanı sıra Artvinlilerin de ‘Ardahan’a Havaalanı İstiyoruz’ pankartı ve seslenişleri konusun da bir şey dememesi dikkatlerden kaçmadı.


    **POSOF TÜNELLERİ DAHA YENİ PROJELENDİRLİYORMUŞ..


    Posoflularında pankart açarak, Ulgar Tüneli isteğinde bulundukları bakan Aslan, bölge siyasilerinin ‘hazır temel atılacak’ denilen Posof Tünelinin projelerinin daha yeni ele alınacağını belirtti.


    Bakan Aslan’dan önce birer konuşma yapan AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ile Ardahan Milletvekili Orhan Atalay Karslı hemşerimiz Ahmet Aslan’ın Bakan olmasının bölgeye umut olduğunu söylediler.


    Cuma namazını Ardahan’da kıldıktan sonra Çıldır’a hareket eden Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı Çin’in Kafkaslara ulaşmak için tamamını finanse edip, yaptırdığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunu önünde ki Mozoret Dağını delecek olan Mozoret Tünelinin temelini attıktan sonra memleketi ve Milletvekili olduğu Kars’a döndü.

  • Danalar Bulundu, Tosunlar Gitti!..

    **Kocaköy’de 16 tosun çalındı!


     


    Ardahan Merkez köylerinden Kocaköy Köyde 16 Tosun çalındı. Dün akşam saatlerinde Ardahan Merkez Köyü olan Kocaköy’de Yüksel Aydın’a ait 16 büyük baş hayvan çalındığı öğrenildi.      


    Alınan bilgilere göre; Kocaköy’de Yüksel Aydın’a ait evinin ahırından 16 tosun çalan hırsızlar kayıplara karışırken, durumu fark eden mağdur Yüksel Aydın, Jandarmaya bilgi vererek yardım istedi. Jandarmanın tosunları çalan hırsızları yakalamak için seferber olduğu öğrenilirken, olayla ilgili geniş kapsamlı soruşturma başlatıldığı alınan bilgiler arasında oldu. 


    **Göle’de dana çalan hırsızlar, Narman’da yakayı ele verdi.. 


    Ardahan’ın Göle Okçu Köyünde 5 adet, Büyükaltunbulak köyünde 6 adet olmak üzere toplam 11 buzağıyı çalan hırsızlar yakayı ele verdi.      


    Alınan bilgilere göre, köylülerin başvurusu üzerine harekete geçen jandarma ekipleri, 11 danayı çalan 4 hırsızı Erzurum’un Narman ilçesinden kıskıvrak yakaladı.   


    Göle Jandarma Komutanı Yüzbaşı Serdar Kenger’in ısrarlı takibatı sonucu 11 danayı çalan 4 kişiyi takibe alan ekipler, Narman ilçesinde danaları satmaya çalışan hırsızları enseleyerek sahiplerine teslim etti.      


    **Turgay Akpınar’ın Kurban Bayramı Mesajı


    Ardahanlı İstanbul/Sancaktepe İlçesi Belediye Meclis Başkanvekili Turgay Akpınar, Kurban Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.


    Sancaktepe Belediye Meclis Başkanvekili Turgay Akpınar, Kurban Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.


    Turgay Akpınar mesajında “Rahmet ve şevkatin bir arada olduğu,küskünlerin barıştığı,birlik ve beraberliğin daim olduğu nice bayramlar dilerim. Başta Sancaktepeliler olmak üzere tüm İslam Aleminin Kurban Bayramı Mübarek olsun”dedi.  

  • Ardahanlı Gazeteci Gözaltında!


    15 Temmuz Darbesi ardından devam eden gözaltı ve tutuklamalara devam edildiği şu günlerde Ardahan Hoçvanlı Gazeteci Gökçe’de gözaltına alındı.


    **Ardahanlı Dinçer Gökçe’nin de


    aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı!


    FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, hakkında yakalama kararı çıkarılan Hürriyet Gazetesi yazarı Dinçer Gökçe’nin de aralarında bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca, Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 35 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, aralarında Rasih Yılmaz’ın da bulunduğu 9 gazeteci gözaltına alındı.


     İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar ile Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Murat Çağlak tarafından Gülen örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, yeni deliller doğrultusunda 35 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. 


    İstanbul, Ankara ve İzmit’te düzenlenen operasyonda, Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy, Abdullah Alparslan Akkuş, hurriyet.com.tr editörü Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer Şahin ve Ayhan Şimşek gözaltına alındı.


    Hakkında gözaltı kararı verilen Ergun Babahan, Prof. Dr. Osman Özsoy ile Şemsettin Efedâhil 18 kişinin yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 kişi ise aranıyor.


    Şüphelilerin, “örgüt ile bağlatılı oldukları” ve “çalıştıkları basın-yayın organlarıyla sosyal medya üzerinden Gülen örgütü lehine propaganda yaptıkları” öne sürülüyor. 


    **ÇILDIR’A DEVLET DESTEKLİ DEV YATIRIM


    Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından %60’ı TKDK destekli olmak üzere 4 Milyon TL’lik yatırım yapılıyor.


    Ulaş Kılıç / ARDAHAN


    Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Akçakale Köyü’ne, Akçakaleli gurbetçiler tarafından, 2010 yılında kurulan “S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi” adlı kuruluş, %60’ı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından finanse edilen, %40’ı ise özkaynaklardan sağlanan dev bir yatırımı hayata geçiriyor. Köy arazisinde, TKDK’nın onay verdiği bir yere yapılan çiftliğin 2.5 Milyon TL’ye mal olduğunu belirten Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, çiflik inşaatının tamamlandığını, son aşama olarak tanesi 3 bin Euro olan semantal mantofon tipi hayvan başvurusunun sonucunu beklediklerini ifade etti. Hayvanların maliyetinin de 1.5 Milyon TL’yi bulacağını belirten Başkan Sarıçayır, toplamda 4 Milyon TL’lik bir yatırımı Akçakale Köyü’ne ve Çıldır ilçesine kazandıracaklarını belirtti.


    “Gençlerimizin ‘Modern Köle’ Olmasını İstemiyoruz”


    Kooperatif Başkanı Ogün Sarıçayır, doğup büyüdükleri köye böyle bir yatırım yapmalarının asıl sebebinin ekonomik kaygı olmadığını; gençlere iş sağlamak, tarım ve hayvancılığın daha kolay ve zahmetsiz şartlar altında yapılabileceğini, gençlere benzer proje hayalleri kazandırabilmek için yaptıklarını belirtti. Başkan Sarıçayır: “Bakın, bugün İstanbul’a gençlerimiz doğdukları toprakları, geleneklerini, ailelerini bırakarak geliyorlar. Birçoğu, kitle iletişim araçları tarafından bilinç altına işlenen modern yaşama özenti sebebi ile, diğer bir çoğunluğu da daha refah bir hayat umudu ile İstanbul’a göç ediyor. Ancak, inanın bu durum çok değişti. İstanbul’da artık gençlerimizin ev edinebilmesi mümkün değil, çünkü inanılmaz derecede ev fiyatları yükseldi. Suruyeli mülteciler nedeni ile iş gücü, gerçekte bir çok yerde asgari ücretin dahi daha altına inmiş vaziyette. En iyi ücret, ortalama 1.500- 1.700 TL civarında ve haftanın 6 günü, her gün sabah 7’de belki de daha erken saatlerde kalkıp işe gitmek zorundalar, akşam ise evlerine saat 7-8 aralığında anca varabiliyorlar. Çünkü, İstanbul’un trafiği akıl almaz derece yoğunlaştı. Gençlerin kendilerine ayırabildiği tek günleri Pazar günü ve inanın o günü de dinlenmekle geçiriyorlar. Yani kendi sosyal hayatlarına ayırabildikleri zamanları yok. Kira, faturalar, gıda harcamalarını çıktığınız zaman, kendilerine harçlık dahi kalmıyor. Televizyonda ya da sosyal medyada gördükleri hayatlar, burjuva sınıfının yaşadığı hayat, gerçekte böyle bir hayat yok. İşte gençlerimizin bunu fark etmesini ve kendi topraklarına tutunarak kimsenin emri altına girmeden, kendi hür yaşamlarını hayal etmelerini, Ardahan’ın da bakıldığında gençlere bir gelecek vaat ettiğini göstermek için bu gibi bir proje düşündük” dedi.


    30 üyesi bulunan S.S. Akçakale Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde sütçülük, tarımsal faaliyetler ve kombine et hayvancılığı yapılacak ve 6-7 civarında kişi sigortalı olarak çalıştırılacak.


    Hbaer Ulaş Kılıç/Çıldır



    **BUGÜN BAYRAM MI?


    **Fakir Yılmaz/Gazeteci


    Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos.. 

    ‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..

    Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir.. 

    Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..

    Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..

    Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanı hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..



    **Bu korku nasıl yenilecek?


    **Selmi Yılmaz/Gazeteci


    Bir çok darbenin yaşandığı ülke de her an yeni bir darbenin daha yaşanacağı şüphesi ve de korkusu başta Ankara’nın olmak üzere ülkenin genelinin dengesini bozduğunu dün gece Konya’da yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi sonrası darbe olabileceğini düşünen vatandaşları yeniden caddeler fırlamasından daha iyi anlıyoruz..

    Konya’nın yanı sıra Ankara’nın 30 Ağustos’u tanksız, topsuz, uçaksız kutlanacağını ilan etmesinden de anlaşılan o ki hepimiz her an yeni bir darbenin yaşanacağından korktuğunu ortaya koymaktadır..

    Peki sizce yeni bir darbe daha olur mu?

    Bilmem ama bana sorarsanız bu ülkede olmayacak şey değil..

    Çünkü 15 Temmuz’da halkın bizzat kendisinin ötelediği darbelerin bir çoğunun gerçekleştiği bir ülke burası..

    Peki bu korku ile bir ülkede ne kadar rahat olunur?

    Korkunun getirdiği baskılar bu ülkeye ne getirir?

    Demokrasi olmayacağı kesinde..

  • BAKAN'IN GELDİĞİ GÜN 8 TUTUKLAMA!

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, tüketici hakem heyetlerinde yeni bir düzenlemeye gideceklerini belirterek, “Şuanda bütün Türkiye‘de bin 100 olan sayıyı 600 ve 700 arasında bir sayıya indirmek düşürmek istiyoruz” dedi.

    Çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak amacıyla geldiği Çıldır ilçesindeki Aktaş Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunan Tüfenci, daha sonra sınır kapısında Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Ardahan Belediye Başkanı Farak Köksoy ve diğer yetkililerle değerlendirme toplantısı yaptı.

    Toplantı sonrası, basın mensuplarına sınır kapısı hakkında bilgi veren Tüfenkci, Aktaş Sınır Kapısı’nın yeni ve önemli bir kapı olduğunu ifade etti.

    Aktaş Sınır Kapısı’nın yöredeki ticaretin gelişmesine katkı yapacağının altını çizen Tüfenkci, şöyle devam etti: 


    “Bu sınır kapımız yeni bir kapımız. Daha ileri ki zaman zarfında çok gelişecek ve bölge açısından da bölgeye birçok imkan tanıyacak kapılarımızdan birisi. Yapı itibariyle yeni olması hasebiyle de modern ihtiyaçlara cevap verebilen, son teknolojiye sahip kapılarımızdan birisi. Tünel ve yol yapımı ile bu kapının bilinirliği ve işlevi de daha çok artacak. Ayrıca sınır ticaret merkezini de Ardahan‘da oluşturmak istiyoruz. Belki pilotuygulamalarımızdan birisini Ardahan‘da yapacağız. Özellikle komşu Gürcistan ile sınır ticaretinin arttırılması geliştirilmesi, bunların il ve ilçelere ile entegre yapılması noktasında bir projemiz var.”


    **ARÜ’DE TUTUKLAMA..


    Ardahan‘da yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan ArdahanÜniversitesi’nde (ARÜ) görevli 15 akademik ve idari personelden 8’i tutuklandı.

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ/PDY’ye aidiyeti olduğu düşünülen ARÜ’de görevli 15 akademik ve idari personel hakkında gözaltı kararı verildi. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 15 akademik ve idari personelden 8’i tutuklanarak cezaevine kondu.

    Konuyla ilgili Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Silahlı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçu ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca Ardahan Üniversitesi’ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında; Yapılan yakalama, el koyma, gözaltı ve arama işlemleri neticesinde; toplam 15 şüpheli gözaltına alınmış, ele geçirilemeyen 2 şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmiş, il dışında gözaltına alınan 2 şüphelinin ise Cumhuriyet Başsavcılığımızca ifadeleri alınmak amacıyla nakilleri sağlanacaktır. Gözaltına alınan şüphelilerin ev, işyeri ve araçlarında yapılan aramada delil niteliği olduğu düşünülen eşyalara el konulmuş, Cumhuriyet Başsavcılığımızca ifadelerinin alınmasının ardından, 11 şüpheli tutuklama talebiyle, 4 şüpheli ise adli kontrol talebiyle Ardahan Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmiş olup, yapılan sorgu işlemi neticesinde; 8 şüpheli “Silahlı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma” suçundan tutuklanmış, 7 şüpheli ise yine “Silahlı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma” suçundan (“yurt dışına çıkış yasağı” ve “imza atma yükümlülüğü” tedbirlerine tabi tutulmak suretiyle) adli kontrol altına alınmıştır. Soruşturma işlemleri devam etmektedir.” –

  • AZERİ'DE TAHLİYE OLDU!

    Ardahan Yaylacık köylü Kocaeli MHP İl Eski Başvekili Erkan Azeri dün akşam saatlerinde tahliye oldu. 4 ay 17 gün cezası bulunan Azeri hürriyet affından yararlanarak dün serbest kaldı.


    Ailesi başta olmak üzere çok sayıda MHP’li Azeri’nin sosyal medya hesaplarından geçmiş olsun dileklerini iletti.  


    **HAKKINDA RAPOR DÜZENLEYEN


    GÜMRÜK MÜFETTİŞİNE VERDİ VERİŞTİRDİ..


    Azeri tahliye olmasının ardından bu sabah sosyal medya hesabından paylaşım yaparak şunları söyledi; Hakkımda rapor düzenleyen ve şirketlerimi çalışamaz hale getiren Gümrük Başmüfettişi Aslan Günler FETÖ/ PDY soruşturması kapsamında açığa alınmış. Üstünlerin hukuku bitmiş olsa gerek.” dedi. 


    **ARDAHAN’DAN 22 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ..


    Öte yandan Resmi Gazete’de yayımlanan 671 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen geçici madde uyarınca Türkiye genelindeki açık ve kapalı cezaevlerindeki bazı hükümlülerin tahliye işlemi devam ediyor.

    Koşullu salıverilmesine 2 yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak tahliye edildiği uygulama çerçevesinde, Erzurum’da açık ve kapalı cezaevinde kalan 24 kişi tahliye edildi.

    Hükümlü yakınları, cezaevi önünde yakınlarını karşılayarak hasret giderdi.

    Erzurum Ceza İnfaz Kurumları önünde dün akşamdan beri tahliye olacak hükümlü kardeşini bekleyen Şahin Karakaş,  yaptığı açıklamada, böylesine bir düzenleme yaptıkları için bütün yetkililere teşekkür etti.

    Karakaş, kardeşinin kavga nedeniyle cezaevinde bulunduğunu belirterek, “Tahliye süreci haberini aldık çok sevindik. Dün geceden beri kardeşimin çıkmasını bekliyorum. İnşallah bu tahliyelerden yaralanır çıkar. Gariban ve haksız yere yatan insanların çıkmasını istiyoruz. Hükümetimizden Allah razı olsun, iyi bir adım attı, gerekeni yaptı. Bu uygulamayı yaralı buluyorum.” dedi.

    Hükümlü yakını Ali Çakmak da tahliyelerden memnuniyet duyduklarını anlatarak, “Sevinçliyiz, böyle bir şey olduğu için devletimize, hükumetimize teşekkür ediyoruz. Normal suçlardan yatanların tahliye olmasını bekliyoruz. Dünden beri bekliyoruz, umutluyuz. Siyasi ve terör suçları haricinde af beklentimiz var hükümetten.” diye konuştu.

    Kars ve Ardahan’da da cezaevlerinde kalan ve tahliye kapsamına giren hükümlülerin işlemleri başladı. Ardahan’da 22, Kars’ta da 150 hükümlünün tahliye olduğu öğrenildi.

    Uygulama çerçevesindeki hükümlülerin cezaevlerinden tahliye işleminin sürmesi sebebiyle, cezaevleri önünde hükümlü yakınlarının bekleyişi sürüyor.                     


    Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **Herşeyi Feto’ya Bağlamak.


    **Fakir Yılmaz


    En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..

    Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..

    ‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..

    Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..

    PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..

    Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..

    Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.

    Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..

    Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’


  • CHP ARDAHAN'DA İÇ ÇATIŞMA MI VAR?


    Onay’ın durup, duruken neden böyle bir açıklama yapma gereği duyduğu merak edilirken, ‘Onay ve mevcut CHP Ardahan İl Örgütünün birilerine mesaj yolladı’ diye değerlendirildi.

    İŞTE O AÇKLAMA;


    **CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay: 


    Beş bin oyu geçen ilk ilçe başkanıyım!


                  CHP’de hastalık haline gelen “Mevcudu başarısız kılayım bir sonraki dönem benim önüm açılsın” anlayışı nedeniyle Ardahan Merkez de dibe vurmuş bir CHP’nin dümenine geçerek son seçimde CHP’yi Ardahan Merkez de başarılı konumuna getiren CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay ve Merkez İlçe örgütünün gayretleri parti içindeki kimi çevrelerce rahatsızlık yarattı.

    7 Haziran seçimlerine çok az bir zaman kala CHP’nin Ardahan Merkez İlçe Örgütü Başkanlığına getirilen Kadir Sinan Onay ve yönetiminin; 7 Haziranda 3.386 oy alarak 3. Parti olan CHP’nin Ardahan Merkez’de 1 Kasım seçimlerinde aldığı 5.103 oyla Parlamentoya temsilci göndermesi üzerine boş durmayan CHP içindeki kimi partilileri tedirgin etti.

    Üyelerimizin istifaya zorlandığı süreçte sandığa gittik…

           1 Kasım seçimleri öncesi yoğun bir tempo ile köy köy, mahalle mahalle, sokak sokak dolaşarak partisini ve partisinin programının Ardahan Halkıyla buluşturan böylelikle CHP’ye TBMM’de bir sandalye kazandıran Onay: ” CHP Merkez İlçe Başkanı olarak arkadaşlarımızla 7 Haziran öncesi zor şartlarda aldığımız bir görevdi. Sandık görevlilerimize müdahale ediliyor, üyeler toplu istifa ettiriliyordu böylesi zor bir süreçti.

          İl, İlçe Başkanları, Belediye Başkanlarımız, İl Genel meclis Üyeleri, Belediye Meclis üyeleri ve duyarlı üyelerimizle 7 Haziran da kaybettiğimiz Milletvekilliğini 1 Kasım seçimlerinde geriye aldık” dedi.

    7 Haziran’da bize seçim kaybettirenler dedi kodu üretmeye devam ediyor!

             CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay açıklamalarını: “7 Haziran seçimlerin de olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de Milletvekili adayımız Genel Merkezimiz tarafından belirleniyor bize de çalışmak düşüyordu. Hakkımız da dedikodu karalama çalışmalarını duyuyorduk ama yine de işimizi yapıyorduk. Hakkımızda dedikodu ve karalama yapanların 7 Haziran seçimlerinde bizlere seçimi kaybettirenlerin olduğunu biliyorduk.

           Bütün bunlara rağmen; CHP Merkez İlçe Başkanı olarak Ardahan Merkez de dörtbin dahil beş bin oyu geçen İlk Merkez İlçe Başkanı oluyorum ve diğer partilerle aramızda ki oy farkı da kapatılıyordu. Burada yönetim kurulumda ki arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.” 

    Serbest Kürsü ile üyelerimizin sıkıntılarını ve taleplerini dinledik.

           Toplumdan kopuk, halkla bütünleşmeyen muhalefet güttüğü için sürekli eleştiri alan CHP Ardahan Merkez ilçe örgütü halkın CHP’ye bakış açısını değiştirdi. Partinin küçültülerek birkaç kişinin inisiyatifine bırakıldığı süreçte partiyi halka ve üyelere açan Onay: “Partiyi halka açmak, üyelerimizi dinlemek zorundaydık bu nedenle üyelerimizin katılımıyla Ardahan da ilk defa “SERBEST KÜRSÜ SİZİ DİNLİYORUZ” toplantısı gerçekleştirdik düzenlediğimiz serbest kürsü etkinliğine üyelerimiz katılarak sorunlarını, taleplerini bizlere ilettiler.

            Toplumla kucaklaşmak için yaptığımız çalışmalardan bir tanesi de Bora Gezmiş’in Ardahan’da konferans vermesiydi. Bora Gezmiş bizim için önemli bir isimdir,  68 Kuşağının liderlerinden Deniz GEZMİŞ in abisidir. Bu vesileyle Deniz Gezmiş’i de anmış olduk. CHP’li Belediyelerimizden başta “Nutuk” olmak üzere bir takım kitaplar talep ettik gelen kitapları halka ücretsiz dağıtımını sağladık.”      


            Şeklinde yaptığı açıklamayla noktalarken bütün Ardahan halkını 30 Ağustosta zafer bayramını kutlama davet etti. CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay: “Milli Bayramlarımız bizim için çok önemli ve değerlidir 30 Ağustos Zafer Bayramımızı saat 12.30 da Merkez Milli Egemenlik Parkında kutlayacağız. Tüm Halkımızı bekliyoruz.” diyerek Ardahanlılara, cumhuriyeti ve değerlerini sahiplenme çağrısı yaptı.                       www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **CHP’de Görevden Almamı Olacak?


    **Selmi Yılmaz/Ardahan


    7 Haziran Genel Seçimlerinin sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi 1 Kasım’da yeniden seçime götürenlerin CHP’ye hediye ettiği ve hayatında göremeyeceği bir makamlara ulaştırdığı şahıs ile araları olmadığı ve her geçen gün parti içinde büyük çatlamaların yaşandığı CHP Ardahan’da yaşananlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlayacak gibi..


    Yıllar sonra yeniden CHP İl Başkanı olan Yalçın Taştan’ın, Sinan Onay’ın da desteğiyle bu şahısa rağmen seçilmesinin yarattığı hazımsızlığı hala giderilmemesinin getirdiği sancının her geçen gün daha da çok ağırmaya başladığı CHP Ardahan’da her an bir görevden alınma olacağının ilk işareti bugünkü manşetimize konu olan CHP Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’ın yazılı açıklamasında daha da net görülmeye başlandı.

    Evet, Ardahan’dan kopuk, partisi Taksimde Demokrasi mücadelesi verirken kımı yiyen ve İş-İT’in milletin başına bela ettiği şahıs ile CHP Ardahanlılar arasında bir sıkıntı var haberiniz ola.. 

  • CHP’LİLER: PROTOKOLDE BİZE YER VERİLMEDİ..

    Ardahan’da da “Demokrasi ve Şehitler Mitingi” yüzlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.

    PTT Meydanındaki mitingde konuşan Ardahan Valisi İbrahim Özefe, bugüne kadar devam eden demokrasi mitinglerine destek veren Ardahanlılara teşekkür ettiğini belirterek, milletin tarih yazdığını söyledi.

    Toplantıda, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ve Belediye Başkanı Faruk Köksoyda birer konuşma yaptı.



    **ÜLKÜCÜLER DE ALANDAN ÇEKİLDİ..


    CHP’nin davet edilip, konuşma ve yer verilmediği Ardahan’da ki Demokrasi ve Şehitleri Anma Mitingine gelen Ardahan Ülkü Ocakları alanı kısa sürede terk ederlerken, kendilerine yer ve söz verilmediğini yazılı bir açıklama ile kamuoyuna duyuran CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı yaşananları kınayarak, şöyle dedi;


    BASIN AÇIKLAMASI


    15 Temmuz darbe girişiminden bugüne kadar Genel Başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU nun DARBE ve DİKTA ya karşı duruşu ve izlediği siyaset toplumda olumlu karşılanmıştır.


    Cumhuriyet Halk Partililer olarak Parlamenter sistemin devamı , Laik Türkiye Cumhuriyetin temelini korumak,iç ve dış tehditlere karşı Türk Halkının birlik içinde olduğu göstermek için 7 Ağustos Pazar günü tüm Türkiye de olduğu gibi Ardahan da da yapılan DEMOKRASİMİZE VE ŞEHİTLERİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ mitingine Ardahan İl,İlçe Örgütleri,İl Genel Meclis Üyelerimiz ve Belediye Başkanlarımızla katıldık.


    Miting alanında bu birliği göremedik. AKP li Belediye Başkanı, AKP Ardahan Milletvekili konuşma yaparken diğer siyasi parti temsilcilerine konuşma hakkı vermeyen, Protokol tarafında AKP li belediye başkanlarına, İl Başkanına yer ayrılırken maalesef CHP İl Başkanı ile Damal ve Hanak Belediye Başkanlarımıza yer ayrılmadığını gördük bu ayrıştırıcı tutumdan dolayı Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra miting alanını terk ettik.


    Mitingi organize eden AKP li Belediye Başkanının bu tavrını kınıyoruz.


    Ardahan kamuoyuna duyurulur.


    CUMHURİYET HALK PARTİSİ


    **DEMOKRASİ Mİ, ODA NE?


    Gözaltı, tutuklama, açığa almaların devam ettiği ülkem de adına, ‘Demokrasi’ denilen sözde nöbetler İstanbul Yenikapı’da olduğu gibi yurt genelinde yapılacak olan mitinglerle son bulacak mı bilmem ama gün geçtikçe Demokrasinin anayasasının 1. Maddesi olan İnsan Hakları gün geçtikçe bittiği kesin gibi..


    Evet, darbelere, cunta yönetimlerine karşı olan tepkimizi, daha çok demokrasi isteyen bir davranış olduğunu anlamayıp, 15 yıldır olduğu gibi 15 Temmuz darbe kalkışmasını mana edip, ellerine aldıkları olağanüstü hal sopasıyla yeniden bir korku imparatorluğu inşaa etmeye devam edenlerin demokrasinin sadece kendi iktidarlarını korumaya yaradığını, gözaltı, tutuklama, açığa almalarla ortaya koyup, demokrasinin, ‘bana karşı olanı ez olarak’ sandıklarını bir kez daha görülmekte..


    İnsanların ‘Daha Çok Demokrasi’ seslenişini, ölümüne tanklara direnişini, ‘Demokrasi mi, O da ne?’ diye anlayanların bu ülkeye demokrasiyi getirme gibi bir çabaları olmadığı tam aksine kendilerinin sallanan koltuklarının sağlam da kalmasına çabaladıklarını gösteren son gelişmelerin bu ülkede birliktelikten uzak, ayrımcılığı zorlayan davranışlar olduğunu anladıklarında umarım gecikilen bir şey olmaz..


    Çünkü daha çok demokrasi diye direnenlerin tüm baskı ve zorlamalara karşın başta HDP’nin mitinglerinde olmak üzere başka yerlerde bir araya geldiklerini göremeyecek kadar kör olan bir anlayışın CHP ve MHP gibi yanlarına aldıkları bitmişlerle biraz daha ömür uzatmaktan öte bir şey yapmadıklarını ben değil tüm dünya gülerek iziliyor..


    Bu nedenle; Bu yanlışlardan, ayrışımlardan, ötekileştirmelerden, hatta gözaltı, tutuklama ve açığa almalardan bir an önce uzaklaşıp, toplumun tüm kesimlerini kucaklamak birilerinin olmazsa da ülkenin geleceğine en güzel ışığı tutacağını bilmek gerekir derim..


    Sonuç; Çözümün tam demokraside, yapılan yanlışları bir genel af ile tüm kesimleri af etmekte, insan hak ve özgürlüklerine tam yol vermektedir..


  • HDP Darbenin Ardahan’da Ki Etkisini Sordu!

    Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz aracılığıyla Ardahan’ın sorunlarını kendisine aktaracak olan yerel ve ulusal basın temsilcileri ile temasa geçen HDP Kars Milletvekili ve HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen Ardahan ile ilgili ilk soru önergesinide hemen hazırlayarak hükümet yetkililerine yönetti.

    15 Temmuz Darbe kalkışması ardından Ardahan’da yaşananları TBMM’sine yönelik hazırladığı soru önergesi şöyle;


    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA


    Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

    Ayhan BİLGEN/Kars Milletvekili

    15 Temmuz gecesi halkların iradesinin olduğu TBMM’ye yönelik bir darbe girişimi yaşanmıştır. Halklarımızın göstermiş olduğu tepki ile darbe kalkışması başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

    Elbette ki sadece darbeye karşı olmak değil, demokrasi ve insan haklarına saygılı bir yaklaşımın benimsenmesi de gerekmektedir. Darbe gecesi darbecilerle mücadele gibi önemli olan diğer bir konu da darbecilere yönelik hukuksal mücadeledir. Bu hukuksal mücadele sırasında da evrensel hukuk ilkelerine uyulması önem arz etmektedir. Herhangi birine ceza verilmesi sırasında Suç ve Cezada Kanunilik ilkesi göz ardı edilmemelidir. Ceza kanununda suç olarak görülmeyen bir durum suç olarak isnat edilmemelidir. Mahkeme kararı verilene kadar Masumiyet Karinesi yok sayılmamalıdır. Eğer dikkat edilmezse sonrasında kişinin masum olduğu anlaşılsa bile hayatında geri dönülemez yaralar açılacaktır. Kişinin işlediği suçun sorumluluğunun şahsiliği ilkesine dikkat edilmezse konuyla alakası olmayan aile ve diğer yakınları için büyük sorunlar oluşacaktır. Memur kişilerin açığa alınma hususunda da hukuki olmayan şekilde kendilerine verilen haktan mahrum bırakılmamalıdırlar. Makul bir zaman dahilinde soruşturmalar sona erdirilerek masum kişilerin mağduriyet yaşaması engellenmelidir.


    Bu bağlamda;


    1-    Ardahan’da darbe kalkışmasıyla ilgili operasyonlar halen devam etmekte midir?

    2-    Ardahan ili ve çevresinde gerçekleştirilen operasyonlarda görevden uzaklaştırılan 657 sayılı devlet memurları kanununa tabi memurların kurumlara göre sıralanmış son hali nedir?

    3-    Darbe kalkışmasıyla ilgili Ardahan ili ve çevresinde göz altına alınan ve tutuklanan kişi sayısı nedir?

    4-    Ardahan’da görevden uzaklaştırılan yargı mensupları var mıdır? Uzaklaştırılan yargı mensubu varsa bu kişilerin sorumlulukları nelerdir?

    5-    Darbe kalkışması sebebiyle göz altına alınanlara işkence ve kötü muamele edildiği bilgisi doğru mudur?

    6-    Eğer işkence ve kötü muamele edildiği bilgisi doğru ise bu konuda bir soruşturma başlatılmış mıdır?

    7-    Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname(KHK) çerçevesinde hizmet türlerine göre kapatılan özel işletmelerin sayısı nedir?

    8-    KHK çerçevesinde kapatılan özel kurumlar kapatılışlarının haksız ve hukuksuz olduğunu belirtmektedirler. Bu konuda bir mağduriyet yaşanmaması için alınan tedbirler nelerdir?


    9-    Bazı eğitim kurumlarının, sadece kullandıkları farklı eğitim kaynakları delil gösterilmesi sebebiyle kapandığı iddia edilmiştir. Bu iddia doğru mudur?               


    Habr/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    **CHP NE YAPIYOR, ANLAYAN VAR MI?


    15 Temmuz’da yapılmak istenen ancak ‘Daha çok demokrasi, darbede nereden çıktı?’ diyen halkın beklenmedik tepkisiyle geri püskürtülen darbe girişi ardından beklenmedik onca değişimlerde art arda yaşanmaya başlandı.

    Bu değişimlerin başında, ‘Ben kaçak saraya gitmem’ deyip, 15 Temmuz’dan sonra Saray’a tıpış, tıpış giden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile başladı desek en doğrusu olur.

    Çünkü MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde ve sonrasında bu yana yaşadığı değişimle zaten çoktan sarayın emir ve komutlarını partinin siyaseti, hatta ideolojisinin önüne almıştı.

    Evet, Baykal’ın hala aşkıyla yaptığını göz ardı edip, ‘çilingiri ve kameraları kimlerin CHP Genel Merkezinin hom ofisine koyduğunu merak ettiği kasetlerle başlayıp, Kılıçdaroğlu’nun gitmem dediği saraya giden bu yolu izlerken CHP’nin ne yapmak istediğini anlamak bir hayli zor oluyor..

    Çünkü ülkenin en büyük muhalefetinin halini de ortaya koyan CHP’nin bu yalpalaması karşısında CHP’lilerin kıblesinin kayıp olduğu ve ne yaptığı bir türlü anlaşılamıyor..


    **MİTİNG’E DE GİTMELİ..


    Vatan-Millet-Sakarya edebiyatına sığınıp, ‘Kaçak’ dediği saraya tıpış, tıpış gitmesinin getirdiği tepkiler azaltmak için Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan miting’e gitmeyeceğini, ama heyet göndereceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göremediği diğer bir şeyde kendisinin Taksim’de ve İzmir’de düzenlediği mitinglere kaç AK Partilinin katıldığını görememesidir..

    Yani kendisini kullananların başına ördüğü çoraptan önünü göremez hale gelen Kılıçdaroğlu ve CHP şaşkın ördek halindedir desek yerinde olur.

    Bu nedenle; Kılıçdaroğlu’nun İstanbul/Yenikapı’da ki miting’e gitmemesinin kendisine ‘zaten kalmayan’  puanı kayıp ettireceğini buradan hemen söyleyeyim!..

    *Yalvarıyorum git..

    Çünkü, ‘Kaçak’ dediği saraya giden Kılıçdaroğlu artık Saray ve AK Parti’nin dümene takılmış, bıraktığı halde okyanusta boğulup, tarihin çöplüğüne atılacak diye düşünürüm..

    İnanmıyorsanız yapılacak olan bir seçim sonucunda bu yazıyı yenden yayınlar, kimin haklı, kimin haksız olduğunu başta CHP’lilere olmak üzere ‘Bizi niye Saray’a, Miting’e çağırmıyorsun?’ diyerek neredeyse ağlayacak olan HDP’lilere hatırlatırım..

    Ardahan’da teşkilatı olmayan MHP’ye hatırlatmaya  gerek yok, çünkü o artık AKP/MHP olmuş, birlikte büyük Türkiye partisini kurmuşlar bile..

    Ha bu arada unutmadan, Doğu Perinçek’li İşçi Partisi’nin, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında ‘bana da düşer’ diyerek umutlandığı politikası da, Anayasa’nın ‘Evet, Hayır’ kampanyasından yana olan bizleri de, ‘Barış Süreci’ adı verilen sürece inanan ve iki dönem AK Partiye destek verenlerin politikası gibi iflas etmiştir.Çünkü  Saray ve AK Parti bir 15 yıl daha iktidarda kalmanın yollarını iyi biliyor..

    Bu politikanın adı da ‘Kulian-At-İktidar’a Devam Et’ tir..

    İnanmıyorsanız; Son olarak yaşanan darbe kalkışması ardından yerle bir olan, gözaltılar ardından, hapislere tıkanan cemaate sorun..


  • ARDAHAN’DA AMA NÖBETTE DEĞİL..


    Ardahan Belediyesi ile birlikte yapılan AVM’ye ortak olan ve gündüzleri AVM’nin inşaatında çıkmayan, geceleri nerede kaldığı bilinmeyen Kaya’nın neden bir gün gelip, Morkoç Hayvancılık ve İnşaat adlı firmanın yanı sıra AVM’nin ortaklarından olan Ardahan Belediyesinin önünde ki ‘Demokrasi Nöbeti’ne katılmadığı Ardahanlılarca merak edilirken, küçük bir topluluğu görüp, mutlaka katılan, konuşan, vekillik döneminde yaptıklarını uzun uzun sıralayan Saffet Kaya’nın 15 Temmuz’da yaşananları verdiği bir kahvaltı da kınamaktan öte geçmemesi düşündürücü oldu.


    **CHP İL Başkanı: “Bu süreçte bir OHAL haklılığı vardır” dedi.


    CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, “Türkiye’de darbenin tarafı olan hiçbir siyasi düşünce yoktur. Bunu sokaklar göstermiştir.” dedi.

    Taştan, yaptığı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra liderlerin bir araya gelmesini önemsediklerini ve bunun devamını istediklerini belirtti.

    Hep birlikte Türkiye‘de yaşanıldığından bahseden Taştan, şöyle konuştu: 

    “Başka ülkemiz de, başka gidecek yerimiz de yok. Ümit ediyorum bu darbe girişimi gerçek demokrasinin gelmesine ve siyasiler arasındaki bu gergin havaya son vermesine vesile olur. Bu görüşmede dördüncü partinin de orada olmasını isterdim. O da bana göre bir eksiklikti. Bütün sorunların mecliste çözülmesine inanan partiyiz. Partiler arasındaki diyalog devam etmektedir, bu da bizi sevindirmektedir. Bizim, ‘Din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması’ düşüncemiz bugün doğru çıkmıştır. Ortaklaşa demokrasiyi inşa etmek zorundayız. Bütün Türkiye‘de esen bu iyimser rüzgar devam eder diye düşünüyorum.”



    Olağanüstü Hal’in ilan edilmesi

    “Bu süreçte bir OHAL haklılığı vardır” diyen Taştan, şöyle devam etti: 


    “Kurunun yanında yaşın da yanmaması için özenle, itinayla OHAL’in uygulanması gerekir. Kanun hükmünde kararname yetkisi veren o yasayı da iyi kullanmamız gerekir. Diğer siyasi patilerin ve görüşlerin bu karara ortak edilmeleri gerekir. Çünkü Türkiye‘de darbenin tarafı olan hiçbir siyasi düşünce yoktur. Bunu sokaklar göstermiştir. Hukukun bağımsızlığı, mahkemelerin bağımsızlığıyla ilgili yeni bir adım atılmıştır, ben onu da taktirle karşılıyorum. Bu bana göre bu süreçte en önemli bir birlikteliktir. Bunun mutlaka gerçekleştirilmesi gerekir. Ben bunlarla ilgili iyi şeylerin olacağını, Türkiye‘nin rahatlayacağına inanıyorum.”


    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davalarını geri çekmesi



    Bunu olumlu bir davranış olarak gördüklerini belirten Taştan, “Gerginlikten sonra ilk adımlardan birisi de budur. Olumlu bir gelişmedir. Diliyorum bundan sonraki siyasetdilimizde bunlar olmaz. Diliyorum ki, hakaretler, küfürler dava edilecek bir konu olmamalı. Bu bir örnektir. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu fark etmiştir. Olumlu bir davranış. Olması gerekendi. Bundan sonra barış dili daha çok kullanılır ve bu sorunlar daha kısa sürede alışılır.” dedi.


     



    **DARBECİ KÜRT VAR MI?


    Hatırlayan olacak mı bilmem ama cemaatin Ardahan’a yerleşmesin de büyük emekleri olanların başında gelenin o dönemin askeri doktorlarından Üzeyir Yüzbaşı şu an acaba nerededir?


    Çünkü şahsen benim nerede olduğunu bilmediğim ve hangi rütbede olduğundan haber alamadığım Üzeyir Yüzbaşı bugün kapatılan Ardahan Askeri Hastanesinde Fethullah cemaatinin örgütlenmesini yaptığını defalarca yazmama karşın bugün valiliğe rahat girip, çıkan, hatta valiliğin sitesine bile müdahale edebildiğini duyduğumuz ve resmi kurum ve kuruluşlara yakınlığı ile değil cemaatin devletin en önemli sırlarına sızanlar olarak bilinen gazeteci kılıklı Zaman Gazetesi Büro Muhabiri ve Dağıtıcıları beni o gün Komünistlikle jürnallıyordular..


    Hala ortalıkta ajans muhabirleri olarak gezen bunların Üzeyir Yüzbaşının öğrencileri olduklarını yapılacak olan küçük bir araştırmada görüleceğini de belirtirken, benim asıl merak ettiğim 15 Temmuz Darbe Kalkışmasını yapanlar arasında bir Kürt asker, polis, hakim, savcının olup, olmadığıdır..


    Çünkü Yüzbaşı Üzeyir’i sık sık yazdığım dönemlerde cemaatin Kürtleri hiç sevmediğini, asıl amacının Türk/İslam senteziyle beyinleri yıkadığını bunu yaparken de Kürt olan ama Kürt olduğunu saklamak için Kürtleri satan, jürnallayan ve bu kanalla devlet kurumlarına yakın olmayı başaran diline, ırkına ihanetçiler kullandığını ve bunlara güvenilemeyeceğine dikkat çekiyordum..


    Evet lütfen benim adıma bir araştırma yapar mısınız?


    Gerek 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz’da yapılan, kalkışılan onca darbe, cuntalar sırasında üst düzey darbeci Kürtler var mı?


    Yoktur..


    Çünkü karanlık odakların kullandığı Kürtlerin bir çoğu küçük menfaatler karşılığında ya aracıdır, ya muhbir, yada gazete dağıtıcısı, ajansa ajandırlar..


    Üzeyir Yüzbaşı’da Ardahan’a gelir gelmez bu tipleri bulmuş, kendisine muhabir etmiş, gazeteci adı altında o dönem kaymakamları, daha sonra da valileri 24 saat kontrol altına almış, emniyete, askere yerleştirdikleri aracılığı ile devletin en gizli, kozmik, krilmal odalarına kadar girmelerini sağlamıştı..


    Şimdi yeniden soruyorum..


    Bunca toz duman içinde üst düzeyleri alıp, hapse atan devlet bağırsaklarını temizlerken bu aşağıda ki ajan takımından haberdar mı?


    Onların hala bilgi sızdırmak için kendilerini gazeteci, ajans muhabiri olarak yutturduklarına biliyor mu?


    Ve bu kendi dillerine, ırklarına ihanet edenlere hala güveniyor mu?


    Bilmem ama bulunursa bu soruları Ardahan’a cemaati getirip, yerleştiren Üzeyir Yüzbaşı’yı bulup, ona sormak en doğrusu..


    Çünkü o biliyor cemaatin kullanmak için kimlerin nerede, ne iş yaptıklarını..

  • Vekilin Daveti Geri Çevrildi

    **KENDİSİNİN EVİ YOKKEN..


    Gazetemizin edindiği bilgilere göre CHP Ardahan Milletvekilinin bu ay yapmayı düşündüğü Ardahan’da ki toplantıya davet ettiği iş adamları ve bürokratların büyük bölümünün nedeni anlaşılmayan bir sebepten dolayı vekilin kendilerine yaptığı daveti geri çevirmeye başladıkları öğrenilirken, CHP’li vekilin Ardahan’da yapacağı toplantıya ortaklık yapacağı belirtilen ATSO’nun da geri adım attığı yönünde bilgiler alındı.

    Vekilin davetini geri çevirenler ile kurduğumuz temasta kendilerinin davet eden ve Ardahan’a yatırıma davet eden sayın vekilin önce kendisinin Ardahan’da ev yapması gerektiği yönünde ki eleştirilere katıldıkları görüldü.


    **ARDA/FED DAVET EDİLİRSEK


    EV SAHİPLİĞİ VE ORTAKLIK YAPARIZ..


    Bu ay yapılması beklenen ancak bir çok davetlinin davetleri geri çevirmeye başladığı öğrenildiği bir süre içinde Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz’dan önemli bir açıklama geldi.

    CHP Vekilinin toplumdan kopuk hareketine karşın iyi niyetle bir toplantı yapmak istediği Ardahan’da ki toplantıya davet edilip, paydaş edilmeleri halinde Ardahan için elimizi taşın altına koymaya hazırız dedi.

    ARDA/FED Genel Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz ARDA/FED olarak düzenlediğimiz onca toplantıya davet ettiğimiz sayın vekilin Ardahan adına düzenlenen toplantılara katılmadığı ama yine de kendisine kızıp, küsmediğimizi tüm kamuoyu bilmelidir. Çünkü biz Ardahan için düzenlenen tüm samimi etkinlik ve toplantılara iki vekilimizde davet etmemize karşın cevap bile almadık diye yorganı yakmayız. Bu nedenle ARDA/FED olarak bu toplantıya davet edilip, paydaş edilirsek, düzenlenecek olan toplantıya hazırız.’ dedi.


    **Hoç/Fed İhbar Edip, Kaçmıştır..


    Selmi Yılmaz


    Ardahan’da düzenlenen yaz etkinlikleri arasında bulunan Hoçvan Yayla Şenliğini yine yapmayacağını ve Ardahan Valiliğine verdiği dilekçesini eş başkan Ayten Aktürk’ün başvurusu üzerine geri alan Hoçvan Dernekler Federasyonunun bu davranışı görevden kaçmaktan öte bir şey değildir..

    Kendi suçunu ört bas etmek için suçu başkalarına atan hata isim isim vererek insanları ihbar eden HOÇ/FED büyük bir vebalin alrında kalmıştır..

    Kendilerini herkesin üzerinde görüp, burunlarından kıl aldırmayan bir kaç yöneticiye kalan HOÇ/FED düzenlemekten etkinlik aciz kalıp, buna da bir kulp bulmak için kendilerine Hoçvan Meclisi adını veren inanları adeta ihbar eden bir açıklama ile suçlayıp, kaçmıştır..

    Eleştirilmekten yoksun bir yönetim kadrosu ve anlayışın yönetiminde olan HOÇ/FED’in bu özelliğine daha öncede rastlamıştık..

    Bu nedenle HOÇ/FED denen kurumu adeta teslim alan bir anlayışa artık birileri dur demelidir..


     

  • ONUN VEKİLİ HALA ÖĞÜT!..

    Parti tabanı ve yöneticileri ile kan uyuşmazlığı içinde olduğu öne sürülen mevcut milletvekilini tanımazdan geldikleri görülen bazı CHP’iler bunu açıkça söylemezseler de yaşanan parti içi kırılmayı kendilerine ait sanal sayfalarda paylaştıkları fotoğraf ve mesajlarla açıkça ortaya koymaktalar.


    Son olarak CHP İl Başkanlığı seçiminde istediğini alamayan mevcut vekille gün geçtikçe araları açıldığı ileri sürülen CHP Ardahan’da bu durum her ne kadar dışarı sızdırılmak istenmese de yaşanan parti içi huzursuzluk bu partini en çok oy aldığı Ardahan’ın Damal İlçesinin belediye başkanı Ergin Önal’ın facebook sayfasında açıkça görülüyor.


    CHP eski Milletvekilerinden Ensar Öğüt ile çekilmiş olan fotoğrafı facebook sayfasının ana resmi olarak seçen CHP’li Damal Belediye Başkanı Ergin Önal gibi CHP’li Hanak Belediye Başkanının da mevcut vekille aralarının hiçte hoş olmadığı ileri sürülmekte.


    **ATSO İŞİ KURTARMAK İÇİN ATALAY’I DA CHP’Lİ VEKİLİN POLİTİKASININ İÇİNE ALMAYA ÇALIŞIYOR.. Danışman: Atalay’da katılacak diyor..


    CHP’Lİ Damal Belediye Başkanı Ergin Önal’ın mevcut vekili görmezden gelip, eski vekil ile çektiği resimi facebokta ki sayfasında başlıkta paylaştığı şu günlerde önümüzde ki ay CHP’li Ardahan Ticaret Odası Başkanıyla birlikte  bir grup iş adamı ile Ardahan’da toplantı yapma planları yapan CHP’nin Ardahan Milletvekili bu yönde ki çalışmalarına Ardahan’a gönderdiği danışmanı ile devam ederken, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kendi twitir aracılığıyla paylaştığı, ‘*ATSO’DAN CHP’Lİ VEKİLİN SİYASETİNE TAM DESTEK.. Birlikte toplantı yapacaklar.’ Mesajı ardından CHP’li ATSO Başkanının tutuşup, işin içine AK Partili Ardahan Milletvekilini de katmak istediği alınan bilgiler arasında oldu.


    Hükümetin bugüne kadar bölgeye yapmadığı yatırımları gündeme getirmesi beklenen ve birçoğu CHP’li olduğu öğrenilen isimlerin davet edildiği toplantı öncesi ortaya konulan bu çabaya AK Partili vekilin katılarak, CHP’lilerin organize etmeye çalıştığı toplantıya destek verip, vermeyeceği de merakla beklenmektedir.


    Öte yandan önümüzde ki ay yapılması planlanan toplantı öncesi Ardahan’a gelen CHP’li vekiln danışmanın da ziyaret ettiği yerler de bu toplantıya AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalayın da destek verdiğini anlattığı da görüldü.


    **CHP’LİLE GENÇLER İFTAR DA BULUŞTU..


    CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz, CHP Ardahan GençlikKolları Başkanı Tanju Bozkurt ve MYK üyesi Tansu Saraç’ın katıldığı etkinlikle Ardahan’da işçilerle birlikte iftar sofrası kuruldu.


    Türkiye’de orucu ilk açan il olma özelliğini taşıyan Ardahan’da yoğun bir ilgiyle karşılan CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz burada yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

    “Ekmeğimizi Bölüşüyoruz projesi doğrudan Ramazan değerlerine hitap ettiği ve mağdur kesimlere bir yönelik bir farkındalık yarattığı için çok beğenildi. Pek çok yerde gençlik örgütlerimiz mevsimlik işçilerle, mültecilerle, işçilerle, iç göç yapmış yurttaşlarla bir araya gelerek küçük sofralarda büyük dostluklar kuruyorlar. 


    Biz de arkadaşlarımızın düzenledikleri etkinliklere destek olmaya çalışıyoruz. Dün Manisa’da bugün Ardahan’da iftar soflarına konuk oldum. İlerleyen günlerde gerek ben gerek diğer MYK üyelerimiz il örgütlerimizin düzenlediği iftarlara katılmaya devam edeceğiz.”    


    AKP’li İlçe Başkanı Atatürk’ün Yolunu Yaptırdı..


    Ardahan’ın Damal ilçesine Atatürk siluetinin yansıdığı dağa seyir alanından sonra yol yapımına da başlandı.

    Damal Belediyesinin CHP’li başkanının şeffaf, birlik ve demokrasi ile yönettiği belediyeden; bu sefer AKP’li meclis üyeleri ön ayak oldu.

    CHPli ve AKPli meclis üyelerinin girişimiyle yapılan yol için açıklamada bulunan AKP’li Nevriye Derdiyok, Ulu Önder Atatürk’ün siluetinin Karadağ sırtlarına yansıdığı mahalle olan Mustafa Kemal mahallemizin yayla yolunun yapımına başladık. Yaklaşık 5 kilometrelik stabilize yolun iyileştirilmesi için İl Özel idaremizden talepte bulunduk. Sağolsun İl Özel İdaremizde yapmış olduğumuz talebimizi kırmadı ve 5 kilometrelik stabilize yolumuzun iyileştirme çalışmalarına başladı. Başta İl Özel İdare Müdürümüzün Hakkı Özgür bey olmak üzere yolumuzun yapımında emek sarfeden İl Özel İdaresi çalışanlarına şahsım ve Mustafa Kemal mahallesi halkı adına teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun” dedi.


     


    DUYGUSAL OLMAYACAĞIM, DİRENECEĞİZ..


    Ülkenin gerçek gündeminin havuz medya tarafından MHP’nin artık komediye dönen kongresine, onca ölüme, gözyaşına duyarsız ve sanki hipnotize edilmiş toplumca reytingler kırdırılan Survivor gibi saçma sapan tv programlarına çevrildiği ülkemde yalandan kardeş denen bir toplumun fertleri saçma sapan suçlamalar ile tek tek toplanıp, içeri atılmaya devam ediliyor.


    Ajan takımının sızdırıldığı bir partinin yine bu ajanların yardımıyla çökertildiği bir sürecin adeta yeniden yaşandığı bugünlerde bir Kürt olarak duygusal davranıp, yaşananlara kızmayacağım, hatta şimdi ki gibi dişlerim gıcırtarakta olsa gülümseyip, daha çok direnilmesi gereken bir zaman diyeceğim..


    Evet, CHP’yi kendisine benzeten, MHP’yi tar mur ettiren, hatta benim gibilerine MHP’yi bile arattıran bir anlayışın önünde ki tek engelin HDP’nin olduğunu anlayıp, bu partiye sızdırdıkları ajanları ile DEP ve diğerleri gibi HDP’yi de bitirme planlarını adım, adım hayata geçirenler daha önce bir çok kez izlediğimiz ve bayatlaşan oyunları yeniden vizyona koysa da her filimin bir sonu olduğunu Menderes, Demirel, Özal ve Çillerlerin reyting yaptığı dönemlere bakarak anladıklarında trenin Kars-Tiflis-Bakü Demir yolundan çoktan gelip, geçtiğini anlayacaklar..


    Ha unutmadan bugün iktidarım diyenler sanmasın ki bunları kendilerinin yaptığını..


    Çünkü iktidarı elinde tuttuğunu sananlar, ömür uzatma hayali ile ellerinde olduklarını sandıkları iktidar iplerini her gün ve yeniden ulusalcılara, 90 yıllık rejimde nemalanan ve kendilerinden başka bir düşünceye izin vermeyenlere kaptırdıklarını ve bugün HDP, yarın sıranın kendisine geleceğini anlamıyorlar..


    Anlasalar daha dün ‘barış masası’ adı verilen masayı yıkmaz, ‘süreç buzdolabında demez’, diz çöktüklerine paralel demez, demokrasinin düşmanı olan birilerinin korkutmasıyla herkesi kendisine düşman ilan etmezdiler..


    Ama dediğim gibi toplumları ayrıştırarak, seçilenlere dokunarak, onlara oy vermeyenleri ajanlarının yardımı ile tutuklatanlar ve rejimi değiştireceklerini sananların son bir kaç yıldır attıkları geri adımla aslında kendilerinin değişmeye, eskilere benzemeye başladığını anladıklarında kendilerine de nefes veren demokrasi deliğinin kapandığını ve onlarında nefesiz kaldığını anlayacaklar..


    Ve direnenlerin, diz çökmeyenlerin yine bizlerin olduğunu ve bu ülkenin güzel geleceği için gerçekleri yazmaya, söylemeye devam ettiğimizi duyup, görüp, konuşacaklar..


    Tabi bugün ki gibi sağır, kör ve dilsiz kalmamışlarsa..

  • ATALAY 4 ARKADAŞI İLE 5 NCİ KİTABINI ÇIKARDI..

    İlahiyat Profesörü olan Göleli Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay biri doçent,  diğerleri profesör olan 4 arkadaşı ile bir araya gelip, ‘Bir arada yaşama ahlakı’ adlı bir kitap çıkardı.


    Diyanet Vakfı Yayınları tarafından basılan kitabını kendisini makamında ziyaret edenler ücretsiz dağıtmaya başlayan AK Parti Ardahan Milletvekili bu kitabıyla birlikte biri çeviri olmak üzere toplam 5 kitap çıkarmış oldu.


  • ATALAY MKYK’DA YOK, BAKAN OLUR MU?

    **ARDAHANLI OLUP, ANKARA’LI GİBİ DAVRANAN AYDIN DA GİTTİ..


    Cumhurbaşkanı Erodğanın isteği üzerine görevi bırakmak zorunda kaldığı ileri sürülen Ahmet Davutoğlu’nun 20 aylık başbakanlık dönemini üstü kapalı sitemli bir konuşma yaparak yerini Binalı Yıldırm’a bıraktığı AK Parti Kongresine katılmak için Ardahan’dan Ankara’ya giden AK Büyük Kongre Üyelerinin de oy kullandığı AK Parti Büyük Kongresi bazılarının dönemine de son verdi.



    Başta Ardahan Hanaklı olmasına karşı Ankaralı gibi davranan Davutoğlu’nun da başdanışmanlarından olan AK Parti Ankara Milletvekili Ertan Aydın olmak üzere bir çok siyasetçinin döneminin kapandığı görünen AK Parti’nin 2. Olağanüstü kongresinde Saffet Kaya’nın kendisiyle bol bol fotoğraf çekildiği Cemil Çiçek’te yer alamadı.


    **ATALAY’DA YOK BAKAN OLUR MU? ZOR!


    Erzurum Üniversitesinde öğretim üyesiyken zamanı AK Parti Göle İlçe Başkanı Cengiz Çapan ve bugün partiden dışlanan birçok isim tarafından AK Parti’ye davet edilip, milletvekili seçtirilen AK Parti’nin şu anki milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın da yer alamadığı görülürken gözler ‘Orhan Atalay yer alırı mı?’ diye merak edilen yeni bakanlar kuruluna çevrildi.

  • BAŞBAKANLIKTA 2. YILDIRIM DÖNEMİ!

    BİNALİ YILDIRIM KİMDİR? 


    1955 yılında Erzincan’ın Refahiye ilçesinde doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu ve aynı bölümde yüksek lisans yaptı. Akabinde 1978-1993 yılları arasında Türkiye Gemi Sanayi Genel Müdürlüğü ve Camialtı Tersanesi’nde çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı. Yine 1990-1991 yılları arasında İsveç’te bulunan Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) ait Dünya Denizcilik Üniversitesinde (WMU) Denizde Can ve Mal Güvenliği Yönetimi konusunda ihtisas eğitimi aldı. Bu eğitim sırasında toplam 6 ay İskandinavya ülkeleri ve Avrupa’da çeşitli ülke limanlarında Denizcilik İdaresi Uzmanları ile birlikte kontrollerde bulundu.


    1994-2000 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmeleri (İDO) da Genel Müdürlük görevinde bulundu. Bu görevi sırasında İstanbul’da toplu taşımacılığın denize kaydırılması yönünde önemli projelere imza attı. Başta İstanbul-Yalova ve Bandırma hatlarının açılarak, Adnan Menderes ve Turgut Özal hızlı feribotlarının sefere konulması olmak üzere İstanbul’a kazandırılan toplam 29 iskele/terminal, 22 deniz otobüsü ve 4 feribotla İDO, dünyanın en büyük deniz taşımacılığı firması oldu. 1999 yılında deniz toplu taşımacılığı ve turizme katkılarından dolayı uluslararası “Skal Kulübü” tarafından verilen kalite ödülüne layık görüldü.


    58., 59. ve 60. Hükümetlerde Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı ve TBMM 22. dönem AK Parti İstanbul, 23. dönem AK Parti Erzincan, 24. ve 26. dönem AK Parti İzmir milletvekilliği yaptı. 2014 Türkiye yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için yarıştı. Oyların %36’sını alarak seçimi ikinci sırada tamamladı. 5 Haziran 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlık görevine getirilmiştir.24 Kasım 2015 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 64. Hükûmet’e Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak atanmıştır.


    Bakanlığı sırasında 22 Temmuz 2004 günü Pamukova tren kazası meydana gelmiş,  istifa etmeyeceğini açıklamıştır. Görevde olduğu sürede Türkiye geneli bölünmüş yol ve otoyol çalışmaları hız kazanmış, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Osman Gazi Köprüsü yapılmış, birçok tünel projesi hayata geçirilmiş ve Yüksek Hızlı Tren hatları döşenmiş ve hattın Ankara – Eskişehir kısmı 13 Mart 2009 tarihinde hizmete açılmıştır. Hattın Ankara-Konya kısmı ise 23 Ağustos 2011 tarihinde hizmete girmiştir.

  • CHP’Lİ BAŞKANLAR ANKARA’DA..


    CHPli Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya ve Damal Belediye Başkanı Ergin Ünal başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlık edeceği toplantıya olmak üzere Ankara’da yapılan bir dizi etkinliğe katıldılar.


    CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanları Ankara’da Ardahan’ı tanıtım fotoğraf sergisinin açılışına da katılıp, CHP Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ile birlikte hemşerimiz Laçin Akça’ın Genel Müdür Yardımcılığı yaptığı Karayolları Genel Müdürlüğüne ziyaret ettiler.


  • Orhan Kaya ve siyasi sürgünler anıldı..

    Demokrat Göleliler Platformu tarafından organize edilen ve İstanbul Göle Derneği Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğin, sunumunu Helin Melis Aktaş yaptı.


    Panel ve forum şeklinde iki oturum olarak gerçekleşen anma programının moderatörlüğünü Öztürk Polat yaparken, HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, KESK Genel Meclis Üyesi Yunus Akıl, TAYAD Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Kulaksız ile birlikte Orhan Kaya’nın ağabeyi Günay Kaya’nın konuşmacı olarak katılarak ölümsüzlüğünün 11. Yılında Orhan Kaya anılırken siyasi sürgünler olgusu üzerinde de duruldu.


    Orhan Kaya’nın yoldaşları ve hemşeri camiasının yakın ilgi gösterdiği etkinlikte Orhan Kaya ile birlikte demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi verirken hayatını kaybeden Canan Kulaksız, Zehra Kulaksız, Cemil Kırbayır, Ahmet Güler, Çetin Bay, Akif Yılmaz, Veysel Atılgan’ın yanı sıra Suruç ve Ankara katliamlarında yaşamını yitiren devrimcilerde anıldı.


    TAYAD Yön. Kurl. Üyesi Ahmet Kulaksız: “Kızlarım, Zehra ile Canan direnmeyi Orhan ağabeylerinden öğrendi…”


    Orhan Kaya ve siyasi sürgünler konulu panelde konuşmacı olarak yer alan Ahmet Kulaksız, Orhan Kaya ile birlikte Esenyurt’ta demokratik siyasal mücadele verdiklerini, belirtirken: “ Mücadele esnasında devletin katliamcı yüzüyle çokça karşılaştık. 2001 yılındaki Armutlu direnişinde kendilerini devrim mücadelesine feda eden kızlarım Zehra ile Canan Baskı ve dayatmalara karşı direnmeyi de Orhan Ağabeylerinden öğrendiler, sadece kızlarım değil Esenyurt’ta bir çok devrimci Orhan Kaya’nın devrimci duruşunu kendine örnek aldı.” dedi  


    KESK GM Üyesi Yunus Akıl: “ 24 Nisan soykırımına maruz kalan ve sürgünde yaşamak zorunda bırakılan Malakanlar’dan, Rum ve Ermenilerden özür diliyorum.”


    Etkinlikte söz alan bir diğer konuşmacı KESK GM Üyesi Yunus Akıl, Nisan ayının Türkiye toprakları için kara bir ay olduğunu ve 24 Nisan tehcirinden sonra bu ülkede tedavisi mümkün olmayan yaraların açıldığı ifade etti.  Orhan Kaya ve siyasi sürgünler için onlar 3T mağdurudur diyen Akıl sözlerini: “Türkiye’de insana dair ne varsa ondan yana tavır alırsanız 3T ile ödüllendirilirsiniz. Bunlar: Tabut, Tutukluluk ve Tehcirdir.  Orhan Kaya’da bu 3T’den biri olan tehciri ve sürgünü yaşamış bir siyasi büyüğümüzdür. Orhan Kaya yaşamının son bölümünü ailesinde, topraklarından, köklerinden uzakta yaşamak zorunda kaldı. Buna rağmen siyasal duruşundan ödün vermedi. Orhan Kaya’nın ödediği o ağır bedelin sonucunda bizlere yaşam alanları yaratıldı. Bu anlamda Orhan Kaya ve arkadaşlarını bir kere daha saygıyla anıyorum.” Şeklinde sonlandırdı.


    Orhan Kaya’nın ağabeyi Günay Kaya; “Orhan, hastayken bile “önce halk” diyordu…”


    Osmanlıdan bu yana gelenekselleşen sürgün olgusu yaşamın bir parçasıymış gibi topluma öğretildiğini, İnsanları sürgün etmek normal bişeymiş gibi bir algı yaratıldığını, bu durumu kabullenmek zorunda olmadığımız ifade eden Günay Kaya: “ kardeşim Orhan hayatının son bölümünü sürgünde geçirdi. Orada boş durmadı hep bu ülkeyi, bu toplumu düşündü. Telefon görüşmelerinde ülke üzerine tahliller yapıp yaptığı tahlilleri bizimle paylaşıyordu. Sağlığının bozulduğu bir dönemde kendisine sağlığına bak, kendine dikkat et dediğimde; ‘halkın sağlığı benden daha önemli, öncelikle halkı sağlıklı bir yaşama kavuşturalım.’ Demişti. Böyle bir kardeşin ağabeyi olmak benim için büyük bir gurudur. Son olarak Orhan Kaya adına anısına düzenlenen bu etkinlikte emeği geçen ve katılım gösteren bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim.” Dedi.


    HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu: “90’lı yıllarda insanların çektiği acılara tanık oldum”


    Orhan Kaya ve arkadaşlarının 1990’lı yılların başında demokratik siyaset yürüttüğünü ve kendisinin de o dönemler İHD içinde yer aldığını, bu nedenle 90’lı yıllarda insanların çektiği acılara tanık olduğunu ifade eden HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu: “90’lı yıllar zor yıllardı, demokrasi isteyen herkese çeşitli acılar çektirdiler ve bedel ödettiler. Orhan Kaya o bedeli ödeyen bir yoldaşımızdır. O gün Orhan Kaya’nın ödediği bedelin bir benzerini bugünlerde Sur’da Cizre’de o vahşet bodrumunda katledilen çocuklar ödüyor. Bugünleri gördükçe bu ülkede ne vahşetin biteceğine nede Orhan Kaya’ların son olacağını düşünüyorum. Bu anlamda orhan arkadaşımızı saygıyla anıyor mücadelesinin mücadelemiz olduğunu ifade ediyorum. Diyerek sözlerini noktaladı.


    Orhan Kaya’yı anma etkinliğinin 2. Oturumu olan forum bölümünde Orhan Kaya’nın anıları sinevizyon görüntüsüyle salona yansıtılırken, YAKAY-DER Başkanı Mehmet samur, Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır, 78 hareketinin önemli isimlerinden Çetin Aşula, PSAKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, SGDF’li Uğur Polat, HDP Bahçelievler ilçe Başkanı Mehmet Karadağ ile birlikte Orhan Kaya’nın yol arkadaşları; Öztürk Sarıtaç, Zeki Elmas, Şahismail İtik ve Göle Derneği Eski başkanlarından Yusuf Durak sürece ve Orhan Kaya’ya dair düşüncelerini aktarırken şair Metin Kaya ise Orhan Kaya için yazdığı şiiri Türkçe ve Kürtçe olarak okudu. 

  • İçine giremeyince, dışında hatıra çekelim..

    Başta yeniden karantinaya alınan hayvancılığın bitişi olmak üzere onca sorunla karşı karşıya olan Ardahan’ın sorunlarından çok uluslar arası sorunlarla ilgilenmeyi kendisine görev seçen Ardahan’ın konsolos vekili son olarak gittiği Amerika’da Beyaz Saray’ın çeperinin önünde görüntülendi.


    ‘Beyaz Saray’a giremediysek, çeperinin önünde fotoğraf çekeriz’ diyerek dünya turuna devam eden CHP’li konsolos vekilin Ardahan’a ne zaman döneceği ise öğrenilemedi.

  • BAŞKAN DA TAVİDDİN..

    Gazetemiz tarafından AK Parti’den istifa ettiği kamuoyuna duyurulan Çıldır İl Genel Meclis Üyesi Etem Özcan bugün yapılacak olan başkanlık seçiminde oyunu AK Parti adayına verecek.

    Günlerdir başkanını seçemeyen Ardahan İl Genel Meclisi bugün yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor.


    **ÇAKICI İSTENMEDİ..


    14 İl Genel Meclis Üyesi bulunan Ardahan İl Genel Meclisine iki dönemdir kura ile başkan olan AK Parti Posof İl Genel Meclis üyesi Bedrettin Çakıcı’nın kendi partililerince istenmemesi üzerine bu dönem aday olmayacağı öğreniliken, aynı AKP’nin geçtiğimiz günlerde partiden istifa edip, MHP’ye geçen Çıldır İl Genel Meclisi Etem Özcan’dan ve yine Çıldır’ın MHP’li Meclis Üyesinden destek alarak, Çakıcı’nın yerine AK Parti Ardahan eski İlçe Başkanı olan Taviddin Coşkun işe değişiklik yaparak meclisi yönetmeye devam edeceği alınan bilgiler arasında oldu.

    CHP ve HDP’nin birlikteliğinin meclis başkanlığına yetmediği gibi hiç bir daimi üyeliği alamayacakları da görülmektedir.


    Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri Kimlerden Oluşuyor?


    Bedrettin Çakıcı (Posof-AK Parti), Binali Özek (Damal-CHP), Çetin Topkaya (Çıldır-MHP), Etem Özcan(Çıldır-AK Parti), Halil Gökdemir (Ardahan-HDP), Hüseyin Gücü (Damal-CHP), Sabahattin Polat (Hanak-CHP), Osman Avcı (Posof-Eski CHP’li- Yeni AK Partili), Önder Sayın (Hanak-CHP), Taviddin Coşkun (Ardahan-AK Parti), Yalçın Altay (Göle-HDP), Yaşar Yıldırım (Göle-AK Parti) ve Yaşeddin Özyıldırım (Göle-AK Parti)

  • SANCAKTEPE SEÇTİ, ARDAHAN SEÇEMEDİ!

    İstanbul Sancaktepe İlçesi Belediyesi Meclisi bugün yaptığı seçim de Ardahanlı AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Turgay Akpınar’ı 2. Kez Meclis Başkan Vekilliğine seçti.


    Ardahan merkeze bağlı Bağdeşen (Kinzodamal) köylü olan ve birçok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un önemli ilçelerinden olan Sancaktepe ilçesinin 2. Önemli koltuğunu yönetmeye devam eden Sancaktepe İlçesi Belediye Meclis Başkan Vekili Turgay Akpınar oy çokluğu ile yeniden seçilirken aynı gün ve saatte yeni başkanını seçmek için toplanan Ardahan İl Genel Meclisi Başkanılı seçimi yapılamadı.


    **AK PARTİ ÇAKICI’YI İSTEMİYOR!


    Bugün yapılması beklenen 14 Üyeli Ardahan İl Genel Meclisi Başkanlık seçimi AK Partililerin mevcut başkanı istememesi ve yeni bir adayın çıkarılması gerektiğini belirtmesi üzerine ertelenmek zorunda kaldı.


    Göle AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Yaşesddin Özyıldırım ile AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi Taviddin Coşkun’un da aday olduğu Ardahan İl Genel Meclis Başkanlığının bugün yapılacağı alınan bilgiler arasında oldu.

  • MECLİS BAŞKANI KİM OLACAK?

    Aynı zaman da AK Parti Posof İl Genel Meclis Üyesi olan Bedrettin Çakıcı’nın iki dönemdir meclis başkanlığını yaptığı Ardahan Meclisinde 6’sı AK Partili, 4’ü CHP’li, 3’ü HDP’li, 1’i MHP’li olmak üzere toplam 14 İl Genel Meclis Üyesi bulunuyor.


    **MHP ANAHTAR PARTİ..


    Her başkanlık seçimi tartışmalı geçen ve kura sonucu başkanı belli olan Ardahan İl Genel Meclisinin yeni başkanı kim olacağı merakla beklenirken, CHP ile HDP’nin MHP’li meclis üyesini yanlarına alıp, Meclis Başkanının muhalefetten olması için uğraşacakları öğrenilirken AK Parti’nin de iki dönemdir elinde tuttuğu meclis başkanlığını MHP’li Meclis Üyesinin gönlünü alarak başkanlığı 3. Kez elinde tutmak istediği alınan bilgiler arasında.


    **Çokta etkisi olmayan meclis..


    Başta batı ülkelerinde olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde önemli işlere imza atan ve yerel parlamento olarak bilinen İl Genel Meclis’nin Ardahan’da meclis başkanlığı ve daimi üyelikleri seçiminden seçime gündeme geldiği görülürken bu seçimler ardından orata kayıp olan meclis üyelerinin ne iş yaptıklar ve nerede oldukları çokta bilinip, görülmesi de dikkatlerden kaçmıyor.


    **Ardahan İl Genel Meclis Üyeleri Kimlerden Oluşuyor?


    Bedrettin Çakıcı (Posof-AK Parti), Binali Özek (Damal-CHP), Çetin Topkaya (Çıldır-MHP), Etem Özcan(Çıldır-AK Parti), Halil Gökdemir (Ardahan-HDP), Hüseyin Gücü (Damal-CHP), Sabahattin Polat (Hanak-CHP), Osman Avcı (Posof-Eski CHP’li- Yeni AK Parti), Önder Sayın (Hanak-CHP), Taviddin Coşkun (Ardahan-AK Parti), Yalçın Altay (Göle-HDP), Yaşar Yıldırım (Göle-AK Parti) ve Yaşeddin Özyıldırım (Göle-AK Parti)

  • KÖYE DÖN 5 İNEK AL!

    Bölge Milletvekilleri ile Bakan Çelik arsında yapılan görüşmede; Bölgenin hayvancılığı ele alınarak Bölge hayvancılığı; ”Besicilik Bölgesi olarak işlem görecek” açıklaması yapan Atalay;Bakanımız Çelik;köye dönmek isteyenler de müjdeli haber verdi.


    Buna göre, ”Köye dönmek isteyene 5 inek ve isteyene 50 bin lira faizsiz kredi. Her üreticiye, buzağısı 4 ayını doldurunca 450 lira verilecek” açıklaması yapıldı.


    **Hayvancılık Desteklemelerinde Belirsizlik Devam Ediyor Mu?


    Bir önceki yazımızda değindiğimiz bakanlığın, destekleme ücretlerinin birlikler yerine üreticiye ödenmesi konusundaki belirsizlik sürüyor. Bilindiği üzere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, geçtiğimiz hafta makamında Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Cemalettin Özden ve Merkez Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ile görüştü. Toplantının ardından konunun akıbeti hakkında herhangi bir açıklama yapılmazken iddiaların ardı arkası kesilmiyor.

    Bu konuyu biraz daha irdelemek istedik. Bu belirsizlik ve destekleme ücretlerinin üreticilere ödenecek olmasıyla ilgili iddialar şimdiden üretici ile birlikleri karşı karşıya getirmiş durumda. Her ne kadar üretici bu durumdan memnun görünse de ileride doğuracağı sonuçlar her kesimi olumsuz etkileyecek diyebiliriz. Neden daha sonra üretici de bu durumdan olumsuz etkilenecek? Bu sorunun yanıtını hemen şöyle verelim: Desteklemelerin birliklere ödenmemesi halinde birliklerin çoğu kapanacak. Birlikler eğer devreden çıkarsa üretici, üretim yapması için gerekli olan girdileri daha pahalıya mal edecek ve daha pahalı hizmet alacak. Bu da beraberinde hayvancılık sektörünün çöküşünü hazırlayacaktır. Bu kararın bir başka olumsuz tarafı da Türkiye genelinde birliklerde çalışan binlerce kişinin işsiz kalacak olması. Çıkacak bu olumsuz karar birden fazla kurumu etkileyecek. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerinin yanı sıra Damızlık Koyun Keçi Birlikleri, Süt Üreticileri Birlikleri ve Arı Üreticileri Birlikleri gibi kurumlar da bu karardan negatif etkilenecek. Küçük birliklerin bu olumsuz tablo karşısında hemen kapanacağını tahmin etmek çok da zor değil. Büyük birliklerin de dayanma gücü azalacak ve kapanmaları küçük birlikler kadar kısa sürede olmasa da onlar da 1-2 yıl içinde kapılarına kilit vuracaklar. İşin en üzücü yanı 20 yıllık mazisi olan birliklerin emekleri de böylece heba olacak.

    Uzun lafın kısası hayvancılık sektörü zor günler geçiriyor. 2016 yılı ne üreticinin ne de birliklerin yüzünü güldürdü. Taraflar oldukça mutsuz ve huzursuz. Güneşli günler görmeyi herkes istiyor. Bu sebeple şimdi doğru adımların atılma zamanı. Temennimiz her kesimin mutlu olacağı aydınlık ve mutlu yarınlara birlikte adım atılmasıdır.


    **Hayvancılığın Çıkmazı Bu Kez Desteklemeler Mi Oluyor?


    Hayvancılık sektörünün başında kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor. 2016 yılına süt ve et sorunuyla giren sektörde bu kez destekleme ücretlerinin ödenmesi konusunda kriz yaşanıyor. Bakanlık tarafından yılda 1 kez Damızlık Birliklerine ödenen destekleme ücretlerinin birliklere ödenmesi yerine üreticiye direkt ödenmesi konusunda bir düzenleme yapılacağı öne sürülüyor. Kasım-Aralık aylarına ait süt teşviklerinin üreticilere ödenmesinin ardından bu iddianın da gerçeğe dönüşmesi an meselesi diyebiliriz. Destekleme ücretlerinin üreticiye yatması durumunda birlikleri neler bekliyor? Aslında bu sorunun cevabı apaçık ortada; çünkü bahsedilen konunun uygulamaya geçmesi durumunda damızlık birlikleri kapılarına kilit vurma noktasına gelecek ve üreticiye hizmet üretemeyecek. Bu da yeni bir krizin başlangıcı anlamına gelecektir. Peki, birlikler bu gelişmeler için neler düşünüyor? 81 ildeki damızlık birlikleri harekete geçti. Bakanlık ile görüşerek bu düzenlemenin devreye girmemesini ve eski uygulamanın devam etmesini isteyecekler. Aksi kararda küçük birlikler tek tek kapılarına kilit vuracak, büyük birlikler de en fazla 1-2 yıl daha idare edip sonra kapanma noktasına gelecekler. Hayvanların bakım ve beslenmesi, küpelenmesi ve sperma gibi ana konularda hizmet veren birliklerin bazıları aynı zamanda Süt Toplama ve Süt Analiz Laboratuarları gibi çok önemli tesisler kurarak hizmetlerine devam ederken her yıl aldıkları bu desteklerin kesilmesiyle hizmet veremeyecek noktaya da gelmiş olacaktır.


    Sonuç olarak tablo şunu gösteriyor ki, tüm birliklerin birlik olma zamanıdır. Bu sorunu el ele vererek aşabilecekleri aşikârdır. Aynı gemi içinde olan birlikler ya bu dalgaları aşacaklar ya da aynı gemi içinde batacaklar. Gönlümüz bu krizden en az hasarla çıkılması ve aydınlık günlere doğru adımlar atılmasıdır.

  • 506 Değil, 550 Vekile Dokunulmalı!

    CNN Türk televizyonuna canlı yayında bağlanan Tekin, “Sayın Başbakan çok acınacak bir durumda. Özellikle son dönemde, geçen hafta Avrupa Birliği Toplantısı’nda sayın Başbakan’a ‘dokunulmazlıkla’ ilgili soru sorulunca orada ‘dut yemiş’ gibiydi, sesi çıkmadı. Bir sürü manevralar yaptı” dedi.


    Tekin, Davutoğlu’nun 506 dosya üzerinden yaptığı açıklamayı eleştirerek, “Öncelik 506 böyle parça başı bir pazarlık halinde bir dosya değil, parlamentoda 550 milletvekili var. 550 tane milletvekilinin dokunulmazlığını mı kaldıracaksınız? Yoksa parça başı iş yapıp, kendine suç ortağı mı arıyorsun? Çünkü Sayın Başbakan iki arada bir derede kaldı. Bir tarafata saray baskısı var, bir tarafrada Avrupa Birliği baskısı var. Avrupa Birliği ve saray baskısı arasında çare aramaya kalkışıyor, onu da meydan okuyarak. Sizin meydan okuyacak hiçbir yüreğiniz yok. ‘Hodri meydan’ diyorsanız meydan okumak istiyorsanız bütün dünyada olduğu gibi, ‘Kürsü Dokunulmazlığı’ hariç 550 milletvekilinin dokunulmazlığını kaldıralım, Sayın Davutoğlu ‘hodri meydan’ böyle olur” diye konuştu.


    Davutoğlu, ara formül arıyor


    2002 yılından bu yana parlamentodaki bütün yolsuzluklar, hırsızlıklar dosyalarının tamamının indirilmesini öneren Tekin, “Buna varsanız eyvallah, zaten Cumhuriyet Halk Partisi’nin uzun süredir talebi bu. ‘Hayır bu çıkmazlığa kendime çare arıyorum ve suç ortağı arıyorum’ derseniz, Cumhuriyet Halk Partisi sizin suç ortağınız olmayacak. Avrupa Birliği’nde başka şey konuşuyorsunuz, gelip Türkiye’de saray korkusundan başka şey konuşuyorsunuz. TBMM’ye sunulmuş 506 tane dosya var ve bu 506 tane dosyanın büyük kısmı elenmiş dosyalardır. Örneğin Sayın Davutoğlu’nun, Bakanlar Kurulu’nda 3 tane Bakanının çok net dosyaları, fezlekeleri var mı yok mu? Eğer bu dosyalar yoksa, sadece trafik cezalarından bulunan dosyaları varmış gibi kamuoyunu yanıltması kabul edilir birşey değildir” dedi.


    Tekin, “Hodri meydan demek istiyorsanız 550 tane milletvekilin dokunulmazlığını kaldıralım. Sayın Davutoğlu bir ara formül arıyor. Brüksel’den dönerken, Meclis Başkanı ile görüşeceğim, yok onla görüşeceğim yok bunla görüşeceğim. Ne görüşeceksin? Görüşülecek birşey yok çok net; bu görüşmelerle kendisine suç ortağı arıyor. CHP kendisine suç ortağı olmayacak” diye konuştu. 


    Yurt Gazetesi

  • Kendilerini Süvari Birliği zannettiler

    Geçtiğimiz yıllarda siyasileri araya sokarak, Ardahan Belediyesi ve Valiliğin desteğini alarak kurulan ve Kurtuluş kutlamalarının dışında ortalarda görünmeyen Ardahan Rahvan At Binicilik Kültür ve spor kulübü üyeleri, misyonunun dışına çıkan açıklamalarda bulundular.


    Savaşı, cirit oyunu zannettikleri iddiasında bulunulan kulüp üyeleri, Rusya ile yaşadığımız krize atıfta bulunarak, kendilerince Dünya’nın en güçlü 3 ordusundan birisi olan eski dostumuz Rusya’ya gözdağı verdiler.


    Görevlerinin insanlara at ve binicilik sevgisini kazandırmak olan kulübün, SÜVARİ BİRLİĞİ vari açıklamalar ve savaş dili konuşması, Ardahanlı barış destekçileri tarafından hoş karşılanmadı.


    Son zamanlarda ülke geneli bazı sivil toplum örgütlerinin buna benzer açıklamalarda bulunması, bu örgütlerin dış politikadan anlamayan, savaşın yıkım, yoksulluk, göç, hastane ve ölümden bi haber olduğunu gösterdi.


    Kendilerine AKINCI yakıştırması yapan kulüp üyeleri, “Devletin başı emir verirse akşam namazını Rusya’da kılmak için yola çıkacağız” dediler.


    Bilindiği üzere yaklaşık 100 yıl önce turancı zihniyete sahip Enver Paşa, sanayi devrimini gerçekleştirmiş, modern savaş araç gereçlerine sahip Ruslara karşı, AYAĞINDA ÇARIK, ÜSTÜNDE İNCE ASKERİ MALZEME OLAN MEHMETÇİĞİ Allahuekber dağlarında adeta “ölüme” göndermişti. 


    Nitekim dedelerimizin çaresizce şehit olduğu o kötü günlerden ders çıkarmayı bilmeyenlerin, savaşların hala at üstünde yapıldığını zannetmeleri ise şaşkınlık yarattı.


    İşte o açıklamalar;


    “Doğu’dan Ermenilerin, batıdan Bulgarların Türkiye’ye saldıracak açıklaması yapmıştır. Buyursun gelsinler, bizler sınır bekçileri olarak, sınırda bekleyenler olarak her zaman onları bekliyoruz. Osmanlı İmparatorluğundaki gibi ordunun yönü bu sefer İran’a dönmez, bu sefer buradan çıkan ordunun yönü direkt Rusya’ya döner. ve Allah’ın izniyle namazını kılmak için gider. Bunu da Rusya’da bu açıklamayı yapan bürokratlar iyi dinlesin, bizim milletimizde ne geri bakacak, ne korkacak, ne de geri adım atacak bir kişi yoktur. On yaşındaki çocuğumuz da akıncıdır, 100 yaşındaki dedemiz de akıncıdır. On yaşındaki çocuğumuz da polistir, 100 yaşındaki dedemiz de polistir. On yaşındaki çocuğumuz da askerdir nöbet tutar, 100 yaşındaki dedemiz de askerdir ve nöbet tutar. Bu milletin, bu devletin kadını da askerdir, çocuğu da askerdir, milleti de askerdir. Bizim Rusya’dan değil cihandan korkumuz yoktur. Biz cihana göz dikmişiz, Rusya önümüzde önümüze ayak taksa ne olur.

  • Kürtlere Newroz daveti!

    Dünya Karapapak Türkleri Birliği Halkla İlişkiler Başkanı iş adamı ve turizmci Kutluhan Akçay, dünyada ve ülkemizde 1 Mart 2016 tarihi itibarıyla savaşların sona ermesini talep ettiklerini, Türkiye’de Milli Birlik Projesinin hemen başlamasını istediklerini söyledi.


    1 Mart bir nevi baharın gelişi olduğuna vurgu yapan Akçay,  Tüm Türk Dünyasını Newroz Bayramına davet etti. 19 Mart 2016 tarihinde Bursa ilinde yapılacak olan Dünya Karapapak Türkleri Birliğinin organize edeceği Newroz Bayramı kutlamaları etkinliklerine Ardahanlıları davet eden işadamı ve siyasetçi Kutluhan Akçay, Türkiye’de en kadim dostlarımız olan ve kendilerininde bayramı olan Kürtleri de özellikle bu gecede görmek kendileri için şeref olacağını, yüzyıllardır aynı coğrafyada yaşayan halkların dış mihrakların fitne ve tuzaklarından uzak durması gerektiğini söyledi. 


    Birlik çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulunan Dünya Karapapak Türkleri Birliği Halkla İlişkiler Başkanı iş adamı ve turizmci Kutluhan Akçay, Bursa’da yapılacak Newroz kutlamalarının Türk dünyası kara papaklarını bir araya getireceğini belirterek şu ifadeleri kullandı.”Ülkemizde bahar mevsiminin habercisi olan 1 Mart bahar bayramı (Newroz) nedeniyle birliğimiz tüm Türk dünyasını bir araya getirecek ve baharın gelişini bayram havasında kutlamak amacıyla böyle bir organizasyon yapacaktır. 1 Mart Newroz Bayramında Türk Dünyasına birlik ve beraberlik getirmesini temenni ediyoruz. Türk dünyasında tüm etnik çevrelerin bir araya getirerek Nevruz Bayramımızı kutlayacağız. Birliğimizin temel amacı kültürümüzü gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak, gelecek kuşaklara aktarmak vesilesiyle bir dizi çalışma yürütmektedir.” 


    İKİ MUTLULUĞU BİR ARADA YAŞIYORUM..


    1 Mart tarihinin kendisi için ayrı bir önemi de olduğunu, doğum gününün 1 Mart olması nedeniyle iki mutluluğu bir arada yaşadığını aktaran Akçay, “Karapapak Türkleri Kafkasya’da yaşayan çok kadim bir topluluktur. Dünyanın 15 ülkesinde yaşayan Karapapak Türklerinin yaşadığı ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin tam 40 şehrinde 3 ile 5 milyon arasında olduklarını tahmin ediyoruz. Ana vatanları bugün Gürcistan sınırlarında bulunan Borçalı toprağı ve halen orda 500 bin Karapapak Türk’ü yaşıyor. Bunun dışında Rusya, Dağıstan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Ukrayna ve dünyanın birçok yerinde Karapapak Türkleri yaşıyor. Bu kadar nüfusu olan bir toplumun geçmişte ülkemize sunduğu hizmet ve katkı bugünde devam etmektedir. Bursa ilinde de yapacağımız Newroz Bayramı Türk birliğinin sağlanması temelindedir. 1 Mart tarihi ayrıca benim doğum günüm olması vesilesiyle iki mutluluğu bir arada yaşamaktayım” açıklamalarında bulundu.


     

  • ARDAHAN-ET AÇILIYOR!..





    Tahiroğlu: Ardahan Siyaseti’nin dünü, bugünü, yarını ve Saffet Kaya gerçeği…

    Geçen günkü yazımda Ardahan’da 2011 yılındaki siyaseten yaptığım hataya ve pişmanlığımı belirttiğim yazım okuyucumuzdan çok büyük bir ilgi gördü ve bir o kadar da yaşadıklarımıza hayret eden ve üzüntüsünü belirten telefonlar geldi. Ardahan siyasetine yıllardır verdiğimiz emek ve bunun sonucunda uğradığımız ihanetler, yaşadığımız sıkıntılar bizi olgunlaştırdı ve bugünlere getirdi. Biz artık geçmişten ders alan, bugün nerede durması gerektiğini bilen ve yarın Ardahan Siyasetine yön verecek kişi veya kişileri ele alıp yorumlayacağız.






    Ardahan 1992 yılında İl olduktan sonra 1995  yılında ilk Milletvekillerini çıkarmış ve Meclis’e göndermişti. Dünün siyaseti dediğimiz gelişmelerde Ardahan Siyasetine Saffet Kaya uzun yıllar sürecek bir damga vurarak Ardahan’ın siyasi geçmişinde belirgin bir iz bırakarak bugünlere o siyasi tecrübesini ve karizmasını konuşturarak gelmiştir.


     


    1995-2015 yılları arasında Ardahan’da Siyaset yapan İsmet Atalay, Faruk Demir, Kenan Altun ve Ensar Öğüt fazla bir iz bırakmadan kabuğuna çekilen siyasetçiler olarak kalırken, Saffet Kaya, gerek kişisel karizması ve gayretleriyle, gerek halkla kurduğu o güzel insani ilişkilerle ve gerekse bir lider kimliğini ortaya koyarak ahde vefalı bir duruşuyla kurduğu ilişkilerle Ardahan’ın dününe damgasını vurduğu gibi bugünkü siyasi çalışmalarıyla hem dün ben varım dedi, hem bugün ben varım diyor ve hem yarınki siyaset arenasında görev verilirse yine ben varım demekten büyük bir keyif alan ve bu işi sevgiyle, muhabbetle ve büyük bir şevkle yürüteceğini söylemekten çekinmeyen bir siyasetçi profilini ortaya koymaktadır.


     


    Geçtiğimiz hafta AK Parti eski İl Başkanı Nusret Koyuncu bir işi nedeniyle Ankara’ya uğramıştı, kendisiyle görüştük ve Ardahan’da olan biteni değerlendirdik. Saffet Kaya, Nusret Başkanı ve bizi Meclis Sosyal Tesislerinde yemeğe aldı. Yemekte uzun uzadıya sohbet ettik. Sohbetin ana gündemi Ardahan siyaseti, Ülkedeki genel gidişat ve uluslararası arenada Türkiyenin düştüğü durumu ele aldık.


     


    Saffet Kaya, şimdilik  Ardahan siyasetinde sessiz kalmayı istediğini, 7 Haziranda Bağımsız aday olarak seçime girmesinin çok büyük bir cesaretli adım olduğunu belirterek, “eğer bu seçimde Saffet Kaya’nın önünü kesmek için Başbakan ve son gün Cumhurbaşkanı Ardahan’a gelip seçmene bana oy verilmemesi yönünde telkinde bulunuyorsa bu Saffet Kaya’nın gücüdür, aldığım hatırı sayılı oylar benim için şereftir. Ben siyaseti günübirlik değil dünden-bugüne, bugünden-yarına aynı kararlılıkla sürdürmeyi ilke edinen bir insanım” diyerek Ankarada Ardahanlıların ikinci evi olarak kendisini akın akın ziyarete geldiklerini belirtti.


     


    Ardahan ve Ardahanlıya kırgınmısın diye sorduğumuzda, “asla kırgın değilim, insanımız inandığı partiye ve kişiye oy vermiştir ben buna saygı duydum. Eğer kırgın olsaydım Ardahan’a AVM yapılmasına girişir miydim? 30 milyonluk devasa bir AVM Ardahan’da Saffet Kaya’nın eseri olarak inşa ediliyor” dedi. Yakında Ardahan’a gideceğini ve en az 20 gün kalacağını söyledi. Bu arada AR-ET tesislerini de çok yakında faaliyete geçireceğini belirtti.


     


    Ardahan’da AK Parti dönemi öncesi ve AK Parti döneminde yapılan büyük işlerin hepsinde kendi imzası olduğunu söyleyen KAYA, “bizim bıraktığımız işleri 6 yıldır yeni yetme siyasetçiler sonuçlandıramadılar Ardahanlı olan biteni görmektedir” dedi. Nusret Koyuncu’nun yanında dik durduğunu ve kimseye eyvallahı olmadığını sorduğumuzda Mahmut Toprak ve Cengiz Çapan’ın Orhan Atalay’ın kendilerine yaptıklarını ve bu konuda söyledikleri lafları yutarcasına, tükürdüğünü yalarcasına tekrar Orhan Atalay’la 1 Kasım seçimlerinde beraber olmasını nasıl yorumlarsınız diye sorduğumuzda, kısaca ”KİŞİ KENDİNE YAKIŞANI YAPAR” bu arkadaşlar da kendilerine yakışanı yapmışlar diyerek kısa kesti. Toprak ve Çapan’a çok kızgın olduğu her halinden belliydi.


     


    Saffet Kaya ile ülke meselelerini ele aldığımızda, gidişatın pek hayra alamet olmadığını, gerek dış politikada, gerekse iç siyasette herkesle kavgalı bir durumda olduğumuzu ve ülkenin hem içeride, hem de dışarıda iyi yönetilmediğini söyleyerek. “Kürtler bizim kardeşimizdir PKK ile Kürt kardeşlerimizi ayırmamız lazım, ırkçılık, şövenizm islamda yasaklanmıştır” diyerek aynı durumun Alevi ve diğer unsurlar için de geçerli olduğunu belirterek. “Siz bu ülkede toplumda ötekileştirici bir politika izlerseniz ülkeyi bir uçurumun kenarına getirmiş olursunuz” diyerek bu konuda çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.


     


    Dış Politikada Suriye meselesinin Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına doğru çektiğini belirten Kaya, bu durumun kendisi gibi herkesi kaygılandırdığını belirterek endişelerini dile getirdi.


     


    Saffet Kaya’ya Ardahan Milletvekillerinin çalışmalarını nasıl gördüğünü sorduğumuzda, gözüken tablo ortada birisi 5 yılda yola çıktığı herkesi yüzüstü bıraktı, siz bir yere bina dikersiniz, okul yaparsınız ama yola çıktığınız arkadaşlarınızın gönlüne giden yolları yıkarsanız batsın böyle siyaset. Siyaset İNSAN ODAKLI ve gönülleri kazanmak için yapılmalı yoksa sen insanları kırmış-dökmüş ötekilştirmişsen ve ”KİBİR VE KENDİNİ BEĞENMİŞLİK” hastalığına yakalanmışsan, sen siyaseti bir kişisel fırsat’a çevirmek için akraba ve yakınlarına hizmet için kullanıyorsun ve sana siyaset yolunu açan ve şimdi senden uzak duran bu insanları da bu işte iyi kullanmışsın demektir. Senin samimi bir DAVAN ve DAVA adamlığın olduğuna kimse inanmaz ve öyle bir şeyin de yoktur demektir.


     


    CHP Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın “daha yeni olduğunu ona bir zaman ve şans tanınması gerektiğini” söyleyerek umarım Öztürk kardeşimiz başarılı işlere imza atar bizi yanıltmaz dedi.


     


    Bu yazım Ardahan’da birilerini ister kızdırsın, ister hoşuna gitsin ben gördüğümü, yaşadıklarımı, yapılanları objektif bir şekilde yazmak zorundayım.


     


    Ardahan il olduğu yıldan beri o ilin siyasetine damgasını vuran, hatasıyla, sevabıyla bir Saffet Kaya gerçeği var artık. Bugün Ankara’da siyasetin tam göbeğinde bir Saffet Kaya gerçeği var. Gelişmelere baktığımızda yarının Türk siyasi arenasında bir Saffet Kaya gerçeğiyle karşılaşmaya herkes hazır olsun diyorum, çünkü eski Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’ün geçen hafta Ankara’da Erdoğan’la Saray’da görüştükten sonra Saffet Kaya’yı ofisinde ziyaret etmesi ve daha sonra Bülent Arınç-Hüseyin Çelik-Sadullah Ergin’le bir araya gelmesini siz nasıl yorumlarsınız bilemem ama ben Saffet Kaya’nın artık Türk siyasetinde büyük oynamaya başladığına şahit olanlardanım.


     


    Ben Ardahanlının bugünkü siyasi durumdan pek memnun olduğuna inanmıyorum, terörle korkutularak, işsizlikle korkutularak sandıklardan kerhen alınmış oyların Ardahan’da siyaset yapanların emeği olmadığını herkes gibi bende iyi biliyorum.


     


    Ardahan gelecekte genç jenerasyon siyasetçi yetiştirip ikinci bir Saffet Kaya çıkarır mı bilmem ama, tek bildiğim Ardahan Siyasetinin bugün büyük bir boşluk yaşadığıdır. O boşluğu da gelecekte kimler dolduracak varın orasını siz düşünün.


     


    Zafer Tahiroğlu

  • Yılmaz: Benim kimseye borcum yok..

    İL BAŞKANI: BORÇ CHP İLE ALAKALI DEĞİL..


    Geçen hafta yerel basında çıkan Milletvekilleri borç bıraktı gittiler,CHP’yi icralık yaptılar haberine Ardahan CHP İl Başkanlığından Açıklama Geldi Ardahan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan Yaptığı Yazılı Açıklamda ise şöyle denildi;


     


    Geçen hafta yerel basında çıkan, ‘Milletvekilleri borç bıraktı gittiler,CHP’yi icralık yaptılar’ haberine istinaden; Milletvekilimiz Sayın Öztürk YILMAZ’ın herhangi bir esnafa, kişiye hiçbir şekilde borcunun olmadığı, borçların tamamının ikinci aday Sayın Erdem UYGUR un şahsi borçları olduğu tespit edilmiştir.


    Bahse konu olan borçların İl Başkanlığımızın bilgisi dışında gerçekleştiğini kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.


     


    Yalçın TAŞTAN / CHP ARDAHAN İL BŞK.

  • ARDAHAN CHP'DEN ANKARA ÇIKARMASI!


    Genel seçimlerden sonra İl ve İlçe kongrelerini tamamlayan CHP İl ve İlçe Örgütleri Ankara’da bir dizi ziyaretlerde bulundular.


    CHP Ardahan Milletvekilleri Büyükelçi Öztürk Yılmaz başkanlığında CHP Genel Başkan Yardımcılaını ve MHK üyeleini ziyaret edip, kutlayan Ardahan CHP İl ve İlçe Başkanlaının Ankara ziyaretine CHP’li Hanak ve Damal Belediye Başkanları da eşlik ettiler.


    **DENİZ EZMİŞ VE MAHİR ÇAYAN’I UNUTMADILAR..



    Top yükün Ankara’ya çıkraması gerçekleştiren CHP’liler Deniz Gezmiş ile Mahir Çayan’ın mezarlaını ziyaret ettiler.


    Ankara ziyaetleri hakkında bir açıklama yapan CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay Ankara ziyaretlerini CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ile birlikte TBMM’sinde bir basın açıklaması yaparak, Ardahan’ın sorunlarını meclise taşıyacaklarını söyledi.


    **KILIÇDAROĞLU İLE DE GÖRÜŞECEKLER..



    CHP’li Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya, CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Mekez İlçe Başkanı Sinan Onay, Göle İlçe Başkanı Tekin Aydın, Çıldır İlçe Başkanı Nevzat Şirin, Hanak İlçe Başkanı Katip Ayık, Damal İlçe Başkanı Ali Çaylar, Posof İlçe Başkanı Erkan Ocak’ın bulunduğu CHP Ardahan heyeti CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu ile görüştükten sonra Ardahan’a dönecekler.

  • Ardahanlı Salih Altun Bilgi Verdi

     Bitlis Valiliği tarafından organize edilen ve iki gün sürecek ’Bitlis İli Yatırım Alanları Çalıştayı’ başladı.

    Bitlis Öğretmenevi’nde düzenlenen açılış programına Bitlis ve Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri, yatırımcı STK temsilcileri, bazı kurum temsilcileri ve yatırımcılar katıldı. İki gün sürecek çalıştayda oluşturulan gruplarda, Bitlis’in yatırımlardaki mevcut durumu ile kentin gelişimine katkı sunacak yeni projeler ve yarım kalan projelerin neden hayata geçirilemediği konuları masaya yatırılacak. Çalıştayın açılışında konuşan Ardahanlı Bitlis Vali Vekilli Salih Altun, yatırım için emek, sermaye, işgücü ve müteşebbisin olması gerektiğini söyledi. Eskiden ‘pazar sorunu var’ diye bazı yatırımların yapılmadığını anlatan Altun, küreselleşen dünyada artık pazar sorununun da ortadan kaldırıldığını belirterek, “Pazar sorunu, son yıllarda yapılan bölünmüş yollar, raylı sistemdeki gelişmeler ve iletişimde yaşanan gelişmelerle sona erdi. Artık dünyanın bir ucunda üretilen herhangi bir üründen diğer uçtaki insanlar anında haberdar olabiliyor. Yani artık pazar sorunu diye bir sorun kalmamıştır. Burada ortaya çıkan iki sorun gündemi meşgul ediyor. Birincisi müteşebbis sorunu, ikincisi ise işgücü sorunudur. Bu sorunları ortadan kaldırırsak, kalkınmayı başarabiliriz” dedi.


    “YATIRIMCIYA DEĞİŞİK FONLAR SAĞLANIYOR”

    Vali Vekili Salih Altun, sermayesi olmayıp da iş fikri olanlara çeşitli adlar altında fonlar sağlandığını da belirterek, “Yatırım fikrine sahip olup da sermayesi olmayanlar kalkınma ajansları, KOSGEB, KOBİ ve değişik bankalar farklı fonlar sağlıyor. Bunun için devlet her türlü desteği vermeye hazırdır. Bu anlamda çalıştayımız yararlı olacaktır. İki gün sürecek çalıştay sonrasında elde edilecek olan bilgiler, sonuç bildirgesinde toplanacak, bu bildirge valiliğimize de sunulacaktır. Biz de valilik olarak bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.



    Öztürk Yılmaz: Türkiye Ortadoğu’da


    Büyük Bir Bataklığa Saplanmıştır…


    CHP Ardahan Milletvekili ve CHP Dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz,Haber sitemize önemli açıklamalarda bulundu.Yılmaz;Türkiye Ortadoğu’da Suriye meselesi ve Irak’taki gelişmelerden dolayı büyük bir Bataklığa saplanmış durumdadır,debelendikçe aşağı doğru gitmektedir değerlendirmesi yaptı.Suriye de 2 ayda rejim yıkılır hesabı yapanlar bu konuda 5 yıldır bir arpa boyu yol alamadıkları gibi Ülkeye 2.5 milyon Suriyeli göçmeni getirmeleri ve 10 milyar dolar masrafa sokmaları büyük bir basiretsizliğin sonucudur ve Türkiye şu anda Suriye yüzünden çok büyük bir bedel ödemekle karşı karşıyadır dedi.Kıbrıs’ta da barış planının sıkıntılı bir sürece girdiğini anlatan Yılmaz,İçeride ve Dışarıda işlerine gelmeyen her kesimle kavga eden bir iktidar var ve Türkiye artık önünü göremez bir hale geldi dedi.

    Geçen Hafta Kıbrıs’a Genel Başkan’ın talimatı üzerine heyet halinde gittiklerini ve Barış planına Muhalefet olarak nasıl bir katkımız olur düşüncesiyle yaklaştıklarını söyleyen Yılmaz”Kıbrıs’ta da gördükki bu konuda hiç bir ilerleme yok ve olacağına dair bir ışık gözükmüyor” dedi.

     

    Güneydoğu’da yaşanan olayların kaygı verici olduğunuda belirten Yılmaz, Meclis kürsüsündende bunu söyledim ”Devlet olarak sen her kürdü PKK ile aynı kefeye koyarsan bu ülkede barışı ve huzuru sağlaman mümkün değil,devlet bu ince çizgiyi koruyarak kürt vatandaşların Can ve mal güvenliklerini sağlamak zorundadır” diyerek Güneydoğuda yaşanan gelişmelerin Suriye’deki gelişmelerin bir sonucu olduğunu ESAD’ın YPG Üzerinden PKK’ya silah desteği verdiğini söyleyen Yılmaz, burada ana rol oynayan ülkenin RUSYA olduğunu ve Rusya’nın Ortadoğuda oyun kurucu rolü oynamaya başladığını bunun sonucu olarak Rusyanın desteğiyle ESAD’ın ayağa kalktığını ve kaybettiği topraklarını %18 geri aldığını belirten Yılmaz, İran-Irak-Suriye üçgeninin Rusya tarafından organize edildiğini ve başlangıçta Türkiye’ye Suriye konusunda destek olan Ülkelerin artık bu desteği geri çektiğini ve Türk Dış politikasının bu konuda çuvalladığının altını çizdi.

     

    Ardahan’la ilgili olarak Mart ayının sonunda Ardahan’a yatırım yapacak 14 İş adamı ile Ardahan’da toplantı yapılacağını ve buradan bir sonuç almaya çalışacaklarını söyleyen Yılmaz. Ardahan’dan kendisini hergün onlarca insanın aradığını ve en büyük sıkıntının İşsizlik olduğunu belirterek Maalesef Ardahanımızın benim gördüğüm kadarıyla en büyük sorunu işsizliktir bu konuda ciddi adımların atılması ve bu işsizliği çözecek istihdam alanlarının acilen açılması gerekmektedir yoksa Ardahan’dan Göç’ün önüne geçilemez diyerek ”AK Parti 14 yıldır Ardahan’da işsizliği çözecek bir adım atmadığı gibi göçün durdurulması yönünde hiç bir çalışma yapmamıştır” diyerek durum tesbiti yaptı.

     

    Ardahan’a Hava alanının yapılmasının büyük bir ihtiyaç olduğunu ve bu konuda Basınımızın desteği ve STK ların vereceği destekle kamuoyunda oluşan bu talebin uygulamaya sokulması için gereken herşeyin yapılacağını söyleyen Yılmaz Ardahan Ticaret Odası’nın başlattığı ”Ardahan’a Havaalanı İstiyoruz” Kampanyasına destek verdiğini söyledi.

     

    Haftasonu Ardahan’da olacağını belirten Yılmaz,Ardahan yerel Basınıyla Kahvaltılı bir toplantı düzenleyerek seçildği günden bu güne kadar yaptığı çalışmaları anlatacağını,gerek iç politikada,gerek dış politikada, gerekse Ardahan genelinde yaşanan ve yaşanması muhtemel olayları paylaşacağını söyleyen Yılmaz oradaki toplantıda önemli açıklamaların altına imza atacağını belirtti.

     

    Son olarak Türkiye’nin Ortadoğuda büyük bir Mezhep kavgasından uzak durmasını isteyen Yılmaz, Maalesef gelecekle ilgili büyük kaygılarım var ve bu kaygılarım umarım beni yanıltır diyerek Türk halkının gerekli sağduyuyu göstererek bu gelişmeleri izlediğini ve Ortadoğuda yaşanacak büyük bir sıkıntının odağında Türkiyenin bulunmasının kaçınılmaz bir son olduğunu belirtti.Etrafımızda dost ülke kalmadı herkesle kavgalıyız,İçeride AK Parti dışında oy veren kesimlere karşı uygulanan baskı ve hukuk dışı uygulamalardan dolayı oluşan çok ciddi bir kamplaşma ve husumet var diyen Yılmaz,bu kadar gerginliği bir ülke nereye kadar taşır bilmiyorum ama bu ülkede Kuvvetler ayrılığı ilkesi rafa kaldırılmış durumda, Hukuk ve İnsan hakları konusunda çok ciddi sıkıntılar var diyerek konuşmasını tamamladı.

     Haber:Zafer Tahiroğlu 

  • HARAÇ DEĞİL, REKLAM..

    VOLKAN KOÇ / HABERDAR (ÖZEL) – PKK’ya mali kaynak sağladıkları iddiasıyla gözaltına alınan ve serbest bırakılan HDP’liler, aramalarda bulunan senetlerin bir kanala verilen reklam için ayrılan senetler olduğunu söyledi. HDP’liler, bir kanala reklam verdiklerini ve paraları olmadığı için de bunu senetle ödediklerini söyledi.


    Geçtiğimiz hafta İstanbul Terörle Mücadele ekipleri tarafından, İstanbul’un farklı ilçelerinde gerçekleştirilen operasyonda 28 HDP’li gözaltına alınmış ve 11 kişi mahkemece tutuklanmıştı. Serbest bırakılanlardan İzzettin Yaman ve Menderes Kaya, kendilerine yöneltilen suçlamalarla ilgili Haberdar’a konuştu.


    “BUGÜNKÜ SİYASİ SÜREÇTEN DOLAYI ALINDIK”


    Aralarında genel sayman Zeki Çelik’in de bulunduğu HDP’liler, öldürülen PKK’lıların evlerine gelenlerden bağış topladığı ve bunun ismini de ‘Değerbank’ koyduğu iddia ediliyor. Esnaftan da zorla haraç topladığı iddia edilen HDP’liler bu iddiaları kesin bir dille yalanladı.


    Operasyonda gözaltına alınan HDP’li İzzettin Yaman polisin kendilerine yönelttiği iddialarla ilgili şunları söyledi:


    “Soruşturma 2012 yılına ait bir soruşturma. Bugünkü siyasi süreçten kaynaklı bize operasyon yaptılar. Hiçbir delil yok. Polis bize “Sen üç üyeyi aramışsın, neden aidatları toplamıyorsun, aidatları getirin demişsin” diyor. Ben aidatlarını ödemeyenleri aradım. Soracağım tabi, benim birinci görevim bu zaten. Hatta çağırdım, gelin mahallede çalışma yapın diye. Savcıya da söyledim. Biz seçilmiş insanlarız. Bu ilçenin siyasi faaliyetlerini yürütüyoruz. Yönetmelik ne gerektiriyorsa biz onu yaptık.


    “BAHSEDİLEN 1 MİLYONLUK SENET, REKLAM SENEDİ”


    Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir diğer isim de bir dönem Beykoz İlçesi’nde saymanlık yapan Ardahanlı Menderes Kaya. O da hakkındaki iddiaları yalanlıyor. Kaya, 1 Kasım genel seçimlerinde, bir televizyon kanalına HDP’nin reklamını yaptırdıklarını ve bulunan 1 milyon 250 bin TL’lik senedin de o kanala olan borcun senedi olduğunu söyledi.


    Kaya, konuyla ilgili şunları söyledi: 


    “Genel merkez saymanımızın evinde 1 milyon 250 bin TL’lik senet bulunuyor. Bu senet ve çantasında da 50 bin TL bulunuyor. Senet bir arkadaşımızın evinde bulunuyor. Bu senet biz belli medya gruplarına reklam veriyorduk. 1 Kasım seçimlerinde bir televizyon kanalı bizim reklamımızı yapmışlardı. Paramız olmadığında dolayı biz senet veriyorduk. Bu kanala HDP’nin reklamını yaptığı için borçlandık. Seçimlerden sonra hazinenin HDP’ye verdiği paradan 3 gün önce, o para genel saymanımız o paradan alıyor. O kanala gidip ödeme yapıyor. Orada makbuz kesmişler, senedimizi aldık diye. Buna rağmen havuz medyası, KCK/PKK’ye maddi yardım yapıyorlar diye haber yaptılar”

  • AZİZİYE 3'E BÖLÜNECEK!

    Ak Parti Ardahan İl Başkanı Avukat Yusuf Demirci Aziziye Kışlası Sivile Devredilecek..


    Demirci, Savunma Bakanlığının devrede olduğunu belirterek, “Aziziye kışlası en kısa süre içerisinde sonuçlanacak daha sonraki adımlar konusunda sorumlu kurumlar açıklamalarda bulunacaktır ama benim fikrim sadece bir kuruma değil birkaç kuruma verilmesi gerekir. Bir bölümü üniversitenin diğer bir bölümü belediyenin ve özel idarenin olması kaydi ile kura nehrini de dikkate alarak önemli bir alan haline getirilmelidir özellikle üniversitenin güzel sanatlar bölümünün aziziye kışlası içerisine alınması gerekmektedir. 


    Hasan Sabri paşa kışlasına aynı şekilde belediyemiz proje hazırlığı içerisinde yakında yapılacak olan projeyle ilgili belediye başkanımızda kamuoyunu aydınlatacaktır. Bizler yapılan ve yapılacak olan yatırımları sıralarken Ardahan’ın kazanımları ortaya çıkmaktadır. Ardahan çok kısa bir süre içerisinde AK Parti iktidarıyla  yükselişe geçmiş ve bu yükselişi her gecen gün  artırmaktadır. Ardahan her şeyin en  iyisine laiktir bizlerde bunu için çalışmaktayız” dedi.


    Ak Parti Ardahan İl Başkanı Avukat Yusuf Demirci, Ankara ziyaretiı sonrası basın mensuplarıyla bir araya geldi. 

    Bakanlık ziyaretleriyle ilgili basına bilgi veren başkan Demirci 2016 yılında yapılacak yatırımlar ve Ardahan’a özel projeler konusunda açıklamalarda bulundu. 


    Toplantıya Ak Parti merkez ilçe başkanı Fahrettin Görmüş, İl Başkan Yardımcısı Hikmet Görmüş ve Gençlik Kolları Başkanı Özgür Yılmaz ile yerel ve ulusal basın mensupları katıldı.


    Ardahan heyeti olarak Ankara’daki bakanlık ziyaretleri hakkında bilgi veren başkan Demirci; “Türkiye’nin genel sorunlarıyla ilgili olarak söyleceğim tek şey ülkemizi içeriden ve dışarıdan kuşatmak isteyen mihraklara karşı devletimiz tüm güçüyle hertürlü tehlikeye karşı cevabını vermekte ve dimdik ayakta durmaktadır. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Ulusal gündeme ilişkin gerekli açıklamaları Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımız ve Milletvekillerimiz tarafından yapılmaktadır. Bizler Ardahan’ın sorunlarıyla içli dışlı olmalıyız. Ardahan’a gelen yatırımları ne kadar artırabilirsek o kadar iyi sonuçlar ortaya çıkacaktır. AK Parti iktidarıyla Ardahan’da son 10 yılda inanılmaz derecede yatırımlar yapılmakta karayollarından hastanelere eğitimden sınır kapılarına üniversitesinden sağlık kompleksine tarımdan hayvan pazarına kadar ve sayamadığımız birçok yatırımlar yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor” dedi.


    Demirci konuşmasının devamında ise şunları aktardı; “Aktaş sınır kapısının açılmasıyla birlikte sadece transit yol geçişinin olmaması için gerekli girişimler sonucu iç gümrüklemeyi getirme imkanına kavuşmamız Ardahan’da olumlu karşılandı. Yalnız şöyle bir durulmala karşı-karşıyayız Ardahan’ın kendine ait ihraç edeceği üretim anlamında tek bir şeyi var  o da hayvancılık bununla ilgilide bir çalışma yaptık ve Bakanlık tarafından hayvancılık alanında bir organize sanayi bölgesi kurulmasıyla ilgili çalışma başlatılmıştır.


    Hayvancılık üzerine organize sanayi Türkiye de örneği birincisi Malatya’da ikincisi Van’da üçüncüsü içinde Ardahan’da kurulmasına kara verildi. Bu konuyla ilgili yetkili bakanlıklarda çalışma başlatıldı. Hayvancılık OSB’nin ilimize ekonomik olarak büyük katkı sağlayacaktır. Biz Ardahan olarak bir çalışma yapıp bakanlığa sunacağız. Aktaş sınır kapısıyla birlikte Mozalit tünelinin inşaat ihalesi de bu ay içerisinde yapılacak ve en kısa sürede teslimatı yapılacaktır.” ifadelerini kullandı.

  • Kılıçdaroğlu'nın Listesinde İki Ardahanlı..

    Irak Musul’da Konsolosu iken IŞID tarafından 101 Konsolos çalışanları ile birlikte kaçırıldıktan sonra Ardahanlı olduğu gazetelerimiz ve sitelerimiz tarafından Ardahan kamuoyuna adı duyurulan, ardından Büyükelçi olarak Tacikistan Duşanbe atanan ancak bu göree başladıktan kısa bir süre sonra yani 1 Kasım seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyasete atılıp, Ardahan CHP’den 1. Sıra Milletvekili adayı olup, yapılan seçim sonucu milletvekili seçilen eski Konsolos ve Büyükelçi Öztürk Yılmaz şimdi de CHP’nin Parti Meclisine aday oldu.



    **KILÇDAROĞLU’NUN ANAHTAR LİSTESİN DE!


    Aralarında, Mutlu Kerimoğlu’nun da bulunduğu 4 CHP’li Delegeninde bulunduğu CHP Kurultayında tek aday olan ve aldığı 990 oy ile yeniden CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Örgüt Anahtar Listesi” adı altında dağıtılan 52 kişilik PM listesinde, adı geçen CHP Ardahan Milletvekili ile birlikte 7 Haziran’d Ensar Öğüt ile birlikte seçime giren Av. Sezgin Kaya’da CHP’nin Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Adayı olarak gösterilirken, Ümit kaftancıoğlu’nun gelini olan e son yerel seçimlerde İstanbul’un Maltepe İlçesinde önce aday gösterlip, ardından geri çekilen Canan Kaftancıoğlu’da Yılmaz gibi Kılıçdaroğlu’nun olduğu ileri sürülen Anahtar listesinde yer aldığı görüldü.



    2 gündür süren ve hala devam eden CHP’nin 35 Olağan Kurultayın da bahsi geçen isimlerin seçilip, seçilemeyecekleri yarın öğlen saatlerine doğru belli olması bekleniyor.


    Öte yandan 1 Kasım seçimlerinde aday gösterilmeyen ama hala CHP Yüksek Disiplin Kurul Üyesi olan Ardahan eski milletvekillerinden Ensar Öğüt’ün son kurultayda hiç bir yere aday olmadığı öğrenildi.

  • Ardahan’ı Düşünmek İçin Vekil Olmaya Gerek Yok!

    CHP Ardahan eski Milletvekili ve CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Tarım ve hayvancılık konusunda uzmanlığı ile tanınan 21.22.24. dönem Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, hükümet tarafından çiftçi lehine alındığı açıklanan kimi kararların, vergi indirimleri ve destekleme primlerinin çiftçiye ulaşmadan başkaları tarafından gasp edildiğini ileri sürdü. Öğüt,  yem ve gübrede yapılan KDV indiriminin  çiftçiye yansımadığını dile getirip Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını göreve çağırdı.

    Çiftçi lehine alınan karar yok

    Diğer yandan Öğüt, süt fiyatlarının da iki yıl yerinde saydığını, hükümet tarafından yapılan süt fiyatlarındaki artışında  sanayicinin fiyat indirimine gitmesiyle anlamını yitirdiğini dile getirerek, “çiftçi lehine alınan ve uygulanan bir karar yok” dedi.

    Vergi indirimi çiftçiye değil, firmalara yarıyor

    Ensar Öğüt yaptığı açıklamada,  yem ve gübrede KDV’nin yüzde 1’e indirilmesinin ardından bazı firmaların ürünlerinde fiyat artışlarına gittiğine dikkat çekerek,  ” uzmanlar yapılan vergi indiriminden dolayı devletin 2 milyar lira civarında  bir vergiden vazgeçtiği ileri sürüyor. Ancak, bu kaynak çiftçiye değil gübre ve yem üreticilerine gidiyor” dedi.

    KDV avantajına rağmen sanayici zam yapıyor

    Ensar Öğüt, gübre ve yem sanayicilerinin bu KDV indirimini fiyata yansıtmaları durumunda gübre ve yem fiyatlarının artmayabileceğini, çiftçinin avantajına olacağını ancak, kendisini arayan çiftçilerin karar alınmadan ve karar açıklandıktan sonra bazı yem ve gübre firmalarının ürünlerine zam yaptıklarını aktardıklarını söyledi.  Öğüt, aracılara yarayan kararların çiftçiye ve tarımsal üretime hiçbir katkısının olmayacağını söyledi.

    2 milyar çiftçiye verilmeliydi

    Ensar Öğüt, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’na çağrıda bulunarak bu firmalara çok sıkı denetim yapmasını istedi.  Uzmanların açıklamalarına göre yapılan vergi indirimi ile devlet 2 milyar lira düzeyinde bir giden vazgeçtiğinin söylediğine dikkat çeken Öğüt” Bu kaynak çiftçiye değil, gübre ve yem üreticilerine, aracılara giderse çiftçiye ve tarımsal üretime hiçbir katkısı olmayacak.”dedi.

    Öğüt açıklamasında şunları söyledi: “Oysa, bir dizi tedbirin yanısıra  yapılması gereken doğrudan çiftçiye ödenecek bir destek olmalıydı. Devlet çiftçiye her yıl gübre ve yem desteği veriyor. Çiftçiler yerine  sanayiciye yarayan uygulamalar yerine, yani KDV oranı kadar bir destek artışı yapılsaydı çiftçi doğrudan yararlanmış olurdu. Şimdi ki düzenleme ile çiftçinin bundan yararlanması mümkün değil” dedi.

    Süt fiyatları iki yıl yerinde saydırıldı

    Hükümetin KDV indiriminin çiftçinin girdi fiyatlarının düşmesine bir etkisinin olmamasının yanısıra, süt üreticilerinin de hala büyük sorunlar yaşadığını dile getiren Ensar Öğüt, yeni yılla birlikte bazı firmaların üreticiye belirlenen fiyatların altında ödeme yaptıklarını  söyledi.  Öğüt, “Türkiye’de çiğ süt referans fiyatı Ulusal Süt Konseyi tarafından belirleniyor. Bu belirlemede sanayici etkili oluyor”dedi.

    Öğüt şunları söyledi: “Temmuz 2014’ten Temmuz ayından itibaren çiğ sütün litre başına referans fiyatı 1 lira 15 kuruştur. Ulusal Süt Konseyi 2016 yılının ilk 6 aylık döneminde de bu fiyatın korunması yani 1 Temmuz 2016’ya kadar fiyatın 1 lira 15 kuruş olmasını kararlaştırdı” dedi.

    Süt fiyatları düşürülmeye devam ediyor

    Süt fiyatlarının yerinde saydırılmasına rağmen, buna bile uyulmadığını ifade eden Ensar Öğüt, bazı süt sanayicileri Aralık 2015 ödemelerini yaparken fiyatı 3 kuruş düşürerek ödeme yaptığını,  ocak ayı içinde ise bunun daha da düşüreceklerinin anlaşıldığını vurguladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, göreve geldikten sonra sektör temsilcileriyle yaptığı toplantıda çiğ süt fiyatının  Ekim, Kasım, Aralık dönemi için çiğ süt primini 7 kuruştan 9 kuruşa çıkardıklarını açıkladığını  ancak bazı sanayicilerin çiğ süt alım fiyatını 5 kuruş düşürdüğünü söyledi.

    Davet

    Öğüt, Türkiye’de çiftçi lehine alındığı söylenen kararların gerçekte öyle olmadığını, getirilen  vergi indirimleri ve destekleme primlerinin  çiftçi yerine aracılara gittiğini vurguladı. Öğüt,  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını gerçekte çiftçi lehine kararlar almaya,  denetimler yapmaya, bitme noktasına gelen tarım ve süt üreticilerine yönelik gerçek tedbirler almaya davet etti.


     

  • ÖĞÜT KOCAELİ VE İSTANBUL BAŞKANLARINI KUTLADI

    CHP Kocaeli İl kongresini Kocaeli Milletvekilleri ve Kocaeli eski Büyükşehir Belediye başkanı Sefa Sirmen ile birlikte  baştan sona sona izleyen  Ensar Öğüt, kongre sırasında gerek partililerin gerekse basının ilgisi ile karşılandı. Öğüt, partililerle bol bol sohbet etme imkanı da buldu.


    Öğüt basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İl başkanı seçilen Avukat Cengiz Sarıbay’ın iyi bir  partili olmasının yanısıra  yıllara dayanan bir dostluğu olduğunu, yönetime seçilenlerin bir çoğu ile geçmişte birlikte görev yaptığını, hepsinin değerli  birer partililer olduğunu, Kocaeli’nin bundan sonra  beklenen ve herkesin özlemi olan başarıyı yakalamalarına öncülük edeceklerine inandığını söyledi. Kendisinin  de Kocaeli’yi iyi tanıyan ve uzun yıllar siyaset yapmış biri olarak başarılı olmaları için destek vereceğini söyledi.


    Ayrıca Öğüt, haftasonu yapılan 35. Olağan İl Kongresi’nde İstanbul İl Başkanlığına seçilen Cemal Canpolat’ın  İstanbul Başkanlığı’nda düzenlenen törenle görevi Murat Karayalçın’dan devraldığı devir teslim törenine de katıldı.


    TARİHİ BİR TESADÜF


    Devir teslim törenine katılan CHP 22.23.24dönem Ardahan Milletvekili ve hali hazırda CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Ensar Öğüt geçmişte  SHP Gebze İlçe başkanı  iken Cemal Canpolat da Küçkçekmece SHP İlçe başkanı, Murat Karayalçın da SHP Genel Başkanıydı. Üçlü tarihi bir tesadüf olarak devir teslim töreninde buluştu.

  • Kura Delegeleri!

    **Milletvekili ve Başkanlar kayıp etti..



    Geçtiğimiz gün yapılan ve Yalçın Taştan’ın yeniden İl Başkanlığına seçildiği Cumhuriyet Halk Partisinin Ardahan Büyük Kurultay Delegeleri için kullanılan oylar eşit çıkınca kura çekimi yapıldı.

    Dün İl Seçim Kurulu Başkanı tarafından çekilen kura da Mutlu Kerimoğlu, Mülazim Karaçay ve Şükrü Bozyiğit CHP’nin Ardahan Büyük Kurultay Delegeleri seçildiler.

    Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta yapılan ve 52 delegenin oy kullandığı CHP Adahan İl Kongresinde Yalçın Taştan yeniden İl Başkanı seçilmişti. 

    CHP Ardahan Milletvekili Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın yanı sıra Hanak ve Damal Belediye Başkanları ile CHP’nin eski İl Başkanı İlimdar Senem ile Eczacı Yunus Dünda’ın desteklediği Göleli Yaşar Daşdemir’in yenildiği, Taştan’ın İl Başkanı olduğu, Mutlu Kerimoğlu, Posof eski Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit ve nüfusu 2 binin altına düştüğü için belediyesi kapanan ve Çıldır’a mahalle olan Aşıkşenlik (Suğara) Beldesi eski Belediye Başkanı Mülazım Karaçay’ınkazandığı kongrede seçilmişler kayıp ederken, eskiler seçimi kazanan taraf oldu.


  • Sayın Konsolos!.. Sen Oradayken Yaşananları, Yani Bildiklerini Anlat!..

    Son olarak mecliste yaptığı konuşmasında gerek hükümete yakın basın ve medya tarafından, gerek ise hükümete karşı basın ve medya da Tİ’ye alınan eski konsolusun ya birilerine verdiği kısa bilgilerle yada kendisinin üstü kapalı açıklamaları ile Musul’da asıl yaşananları sakladığı da görülüyor. 


    **Konsolos Bey Musul’da Ne Oldu?


    Ardahan’ın sorun ve sıkıntılarından ziyade dışişlei bakanlarıymış gibi biri Araplar ile diğeri Irak’la yakından ilgilenen iki milletvekilimizden bir olan eski Konsolos ve hala Başkolons rütbeli olan CHP’nin Ardahan Milletvekili dün yine ekranlar ve ulusal basının gündemindeydi.. İş-İt tarafından kaçırılıp, 101 gün esir (!) kaldığı süre içinde gündemde düşürmediğimiz ve gerek kurtarılıp, ülkeye buradan da Ardahan’a kadar gelmesinden azda olsa katkımız olan CHP’nin şimdi ki Ardahan Milletvekili son olarak bizim de kızdığımız Türk Askerinin Irak’ta olması konusunu meclis kürsüsünde dile getirdi..

    Çok kızgın olduğunu ima eden hal ve hareketlerle hararetli bir konuşma yapan eski Konsolos’a burada bir soruda ben sorayım..

    Gerçi o büyük basın e medya dışında kimseyle konuşmaz ya neyse..

    Yinede biz sorumuzu sorup, merak ettiğimiz konuyu belki yine ya meclis kürsünde yada ulusal basında öğreniriz..

    Sorum: Sayın Konsolos sen oradaydın ve sen oradayken orada ne gibi filmler çevrildiğini en iyi sen biliyorsun, lütfen hele anlat.. 

    Çoğu senin bilgilerin olduğundan şüphe ettiğim Eren Erdem’e hain diyen Başkan ve Hükümet sana neden bir şey diyemiyor..

    Olmaya ki ortaklı bildikleriniz mi var?!..

  • CHP'de İl Başkanlığına Kaçar Aday!

    Ardahan DSP’den Zeki Sezer’e tam destek


    DSP eski Genel Başkanı Zeki Sezer’in yeniden DSP Genel Başkanlığına aday olması Ardahan’da da yankı buldu. Mustafa Morkoç başkanlığında toplanan DSP Ardahan İl Yönetimi, 13 Aralık’ta yapılacak Olağanüstü Genel Kurultay’da Zeki Sezer’i destekleme kararı aldı. 


    DSP’de yaşanan sıcak gelişme hakkında Ardahan Haber Merkezi Masası’na açıklamalarda bulunan DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Partimizde kan değişimi yaşanıyor. DSP Genel Başkanımız Sayın Masum Türker’i yaptığı hizmetlerinden dolayı kutluyor teşekkür ediyoruz. Önümüzde bir kurultay var, arkadaşlarla toplantı yaptık ve partimiz için bir karar aldık. 13 Aralık’ta yapılacak Olağanüstü Genel Kurultay’da Zeki Sezer’i destekleme kararı aldık. Hayırlı olmasını temenni ediyorum” 


    “Masum Türker, DSP genel başkan adayı olmayacağını açıkladı”


    DSP Genel Başkanı Masum Türker, 13 Aralık’ta yapılacak olağanüstü kurultayda aday olmayacağını açıkladı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri ile il başkanlarının genel merkezde kendi aralarında yaptıkları istişare sonucunda; olağanüstü kurultayda DSP Genel Başkan Yardımcısı ve Örgüt Kurulu Başkanı olarak görev yapan Önder Aksakal’ın genel başkan adayı olmasının kararlaştırıldığı öğrenildi.


    DSP Genel Başkanı Masum Türker, aday olmayacağına yönelik Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) açıklamalarda bulundu. Tüzükteki genel başkanın olağanüstü seçimli kurultay yapma yetkisini kullanarak geçen hafta kurultay çağrısında bulunduğunu hatırlatan Türker, bugün arkadaşlarını çağırarak aday olmayacağını söyleyip, vedalaştığını belirtti.


    Parti yönetiminin kendi aralarında Önder Aksakal’ı genel başkan adayı olarak belirlediğini kaydeden Türker, “Ben de kendisini tebrik ettim. DSP’de bugünlerde üstümüze gelecek olan itibarsızlaştırma yolunu seçecek olanların önün kesmemiz lazımdı. Ve bir değişim gerekiyordu.


    Bir yumurtayı dışardan vurursanız kırılır. Ama yumurtada tıkırtı, darbe içeriden gelirse o yumurta civciv olur. O nedenle değişim sağlanır. Kendi içimizden mevcut yapıda bir arkadaşımızla partimiz yola devam edecek. Şu anda Önder resmen adaylığını açıklamış tek aday” dedi.


    ÖNDER AKSAKAL’DAN YAZILI AÇIKLAMA


     Öte yandan genel başkan adayı Önder Aksakal ise yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti: “Parti Meclisi Üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri ve İl Başkanlarımız DSP’nin yeni dönemdeki genel başkanlığını benim üstlenmemi istediler. Bu elbette benim için onurların en büyüğüdür. Siyaset Türkiye’de zor ve fedakârlık isteyen bir iştir. Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaparken en büyük dayanağım ve destekçim Sayın Genel Başkanımız Masum Türker olmuştur. DSP, Türkiye’de doğruları söylüyor ve söylemekten asla vazgeçmeyecektir. Bu durum Türkiye sevdamızın bir göstergesidir. Değerli delegelerimize bir kez daha bu onurlu göreve beni layık gördükleri için teşekkür ediyorum.”


     

  • Ardahan'a ne bakan var, ne de bakan var!

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı 64. Hükümet’in Bakanlar Kurulunu açıkladı.

    Yeni Bakanlar arasında yine Ardahanlı bakan yok.

    81 ilin 24’ünden seçilen milletvekilleri Bakanlar Kurulu’nda yer alıyor. İstanbul, Ankara ve Bursa’nın 2’şer bakanla temsil edildiği yeni kabinede bakanların illere göre dağılımı şöyle:

    KONYA: Başbakan Ahmet Davutoğlu

    İSTANBUL: Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak

    ANKARA: Başbakan Yardımcılarından Yalçın Akdoğan ve Tuğrul Türkeş

    ORDU: Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş

    GAZİANTEP: Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek

    MERSİN: Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan

    YOZGAT: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ

    KOCAELİ: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık

    DENİZLİ: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu

    ANTALYA: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

    TRABZON: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu

    ADANA: Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı

    KAYSERİ: Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş

    SAMSUN: Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç

    ŞANLIURFA: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik

    ESKİŞEHİR: Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı

    BURSA: İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu

    BAYBURT: Maliye Bakanı Naci Ağbal

    MALATYA: Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci

    BİNGÖL: Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz

    İZMİR: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım

    KAHRAMANMARAŞ: Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal

    SİVAS: Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz

    AFYONKARAHİSAR: Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 

  • Aktaş’ta Ermeni Sorunu!

    Son günlerde Ardahan Çıldır Aktaş kapısından Gürcistan’a geçenlerin sınır ötesinde bulunan Ermeni köylerinde saldırıya uğradıkları ileri sürülüyor.

    İleri sürülen iddialara göre bu gümrük kapısından özel araçları ile Gürcistan tarafına geçtikten sonra sınırın ötesinde bulunan ve Ermeni ağırlıklı köylerinin yol güzergahında geçen Türk plakalı araçların önleri kesilerek, Türk sürücü ve ziyaretçilere ağır hakaretler edilip, gasp edilerek tekme tokat dövüldükten sonra tekrar Türkiye sınırına yolladıkları ileri sürülüyor.

           Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


    04.09.2015 Tarihli Haber..


    **KÜRTLERDEN OY İSTEYEN BİR MHP’Lİ..


    **MHP’NİN ADAYI GENÇ BİR AVUKAT..



    1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi hazırlıklarını sürdüren ve adaylarını belirlemeye çalışan partiler arasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisi seçimi kazanmak için yeni ve genç bir aday ile seçime gitmeye hazırlanıyor.

    Ardahan/Çıldırlı olan Av. Gökhan Ağdemer’in de aralarında bulunduğu 5 aday adayının Ardahan MHP’den Milletvekili Adayı olmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.


    **CHP’nin Konsolosuna Karşı MHP’nin Avukat Kozu..


    Geçtiğimiz Genel Seçimlerde aldığı oyu üçe katlayarak önemli bir çıkışa imza atacaklarına inandığını belirten Av. Gökhan Ağdemir başta Çıldır ve Posof’ta olmak üzere Ardahan’da ki seçmeni bir Ardahanlı olarak yakından tanıdığını, doğup, büyüdüğü Ardahan’ın sorunlarını iyi bildiğini ve bu sorunların çözüldüğü Ankara’yı da iyi bildiğini belirterek Milletvekili Aday Adayı olduğu MHP Genel Merkezinin kararını beklediğini söyledi.

    Z&K Hukuk Bürosun da Avukatlık mesleği yapan Av. Gökhan Ağdemir gazetemizi yaptığı açıklamada,, ‘Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan’ın gerek Posof Türkgözü (Badele), gerek ise Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı ile, bölgede geçen enerji boru hatları ile, Kars-Tiflis Bakü Demiryolu ile Kafkasya’nın başkenti olması gereken önemli bir Serhat Kenti. Bu kentin Üniversitesiyle, Hayancılığıyla en önemlisi yaratıcı, barışcıl, kardeşçe yaşanılan insan potansiyeli ile neden hep geri gidiyor, niye hep göç veriyor. Bunu masaya yatırmak, bunun anlatmak ve bunların çözümü için MHP’de aday adayıyım. Eğer partim izn verir, aday ederse ilk işim Kürt kardeşlerimi tek tek ziyaret edip, onların da oylarına talip olduğumu anlatmak, birlikte yaşamanın, kardeşliğini önemini onlarla konuşmak isterim.’ dedi.

  • Oy vermezlerse de kutlamak için sıraya girdiler

    Ardahan’da ki STK Başkanları, 1 Kasım seçim sonuçlarına ilişkin, “Sonuç taktir ve tebrik edilmesi gereken bir sonuç. Herkesin muhasebe yapması gereken bir sonuçtur” dediler.

    ATSO, ESOB ve Kent Konseyi Başkanlarının yaptıkları açıklamada, 1 Kasım’da kazananın insanlık, ülke ve kardeşlik olduğunu belirterek, seçim sonrası daha ilk günden ekonomiye canlılık ve güven geldiğini söylediler.


    Seçim sonucunun iyi tahlil edilmesi gerektiğini ifade eden Ardahan’da ki STK yöneticileri, şunları kaydettiler;

    “Sonuç taktir ve tebrik edilmesi gereken bir sonuç. Herkesin muhasebe yapması gereken bir sonuçtur. Kaybeden de kazanan da… Bu milletin ve ekonominin neler beklediğini artık bu saatten sonra daha samimi tahlil etmemiz lazım. Milletin beklentisine daha samimi yaklaşmamız lazım çünkü beğenelim veya beğenmeyelim, bu ülkenin sorumluluğu farklı. İslam coğrafyası, mazlumlar, ezilenler bu ülkede beklentileri var. Sonuç bu olduğu için, öncelikle kazanan bizim kendi insanımız ve yaşadığımız bu ülke olmuştur artık bu saatten sonra önümüzü görebiliyoruz. Şükürler olsun kardeşliğimiz daha da pekişecek”

    STK’cılar, seçim sonucunun Batı ve dünya için de önemli bir uyarı olduğunu savunarak, “Bu seçimde ülkem adına en çok şuna sevindim, dünyaya iyi bir ders oldu” dediler.


    **MHP KAZANMAZA DA 

    EN ÇOK OYU ALDI YA!..


    Ardahan Ülkü Ocakları İl başkanı Ercan Ürker, 1 Kasım seçimlerinde aday olan ve seçimi kaybeden MHP Milletvekili Adayı Avukat Osman Nuri Yıldız’a, seçim çalışmaları kapsamında göstermiş olduğu olağanüstü çalışmalarından, dik ve doğru siyasetinden dolayı teşekkür etti.

    MHP’nin oy arttırdığı tek il’in Ardahan olduğunu hatırlatan Ardahan Ülkü Ocakları İl başkanı Ercan Ürker, ’’Siyasi söylemlerinde yalana, yalancılığa yer vermeyen, bir insanın, adam gibi adam olan birinin kaybetmesi bizleri derinden üzmüştür. Bu seçimlerden anlaşılan şudur? Ardahan halkı, Ardahan’ın derdiyle dertlenip bu şehirde yaşayan birini meclise göndermek yerine, tepeden gelenlerin destekçisi olmuştur. Her şeye rağmen seçim sonuçları ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. 

    Ürker son alarak, ’’Bizler Ardahan Ülkü Ocakları olarak her zaman Av. Osman Nuri Yıldız’ın yanında olacağız ve desteklemeye devam edeceğiz.’’ dedi.                      www.kuzeyanadolugazetesi.com

  • Ardahan'da Seçim Sonuçları

    **ARDAHAN’DA AK PARTİ İLE CHP KAZANDI

    HDP ESKİ OYUNA DÖNDÜ. 



    68 Bin 858 seçmenin bulunduğu Ardahan’da sabah saat 07.00’de başlayan oy kullanımı sona verdi.

    Oy sayımının devam ettiği Ardahan merkezin yanı sıra Göle, Hanak, Posof, Çıldır ve Damal’da seçinin sakin ve olaysız geçtiği bilgisi alındı.


    7 Haziran’da 1. parti olan HDP’nin yanı sıra 2. olan AK Parti, cumhuriyet tarihinde Ardahan’da 2. kez milletvekilliğini kayıp eden CHP’nin ve 1 Kasım seçimlerinde en aktif çalışan MHP’nin yarıştığı Ardahan’da seçmenin son güne kadar renk vermemesi dikkatlerden kaçmadı.

    Olaysız sona eren seçimler dolaysıyla alınan olağanüstü güvenlik önlemlerinin yanı sıra gün boyu yağmurlu kar yağışı da dikkat çekti.


    **ARDAHAN’DA AK PARTİ İLE CHP KAZANDI

    HDP ESKİ OYUNA DÖNDÜ..


    7 Haziran sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi yeniden seçimlere götüren AK Parti Ardahan’da 3. kez milletvekili çıkarırken, HDP 7 Haziran’da aldığı milletvekillini yeniden CHP’ye kaptırdı.

    Prof. Dr. Orhan Atalay ile Konsolos Öztürk Yılmaz’ın Ardahan’ın yeni milletvekilleri olduğu 1 Kasım seçimlerinde 5 ay milletvekili olabilen Dr. Taşkın Aktaş 1 Kasım’da aldığı oyu alamayınca kayıp eden taraf olurken, en az 10 bin oy alacağı ileri sürülen MHP yine 5 bin oy alamayınca genç ve heyecanlı Av. Osman Nuri Yıldız umduğunu bulmadı.

    Sonuç olarak Ardahan’da 2 Milletvekili Ak Parti ile CHP’nin oldu. 


    **ARDAHAN HDP’DEN 7 KASIM RÖVANŞINI ALDI..


    7 Kasım Genel Seçimlerinde 17 bin 96 oy alarak 1. Parti olan ve siyasi tarihinde ilk kez 1 milletvekili çıkaran HDP 1 Kasım Genel Seçimlerin de 3. parti olarak 7 Kasım’da aldığı oyları yeniden AK Parti ve CHP’ye kaptırdı.

    7 Kasım’da 14. 759 oy alarak 2. olup 1 milletvekili çıkaran AK Parti ise 7 Haziran’da HDP’ye kaptırdığı oyları alarak 1 Kasım Genel seçimlerin de 19 Bin 712 oy alarak 1. olurken, 7 Kasım’da 12 Bin 494 oy alarak 3. Olan CHP 1 Kasım’da 15 Bin 850 oy alarak ikinci parti olup, Ardahan’ın iki milletvekilliğini almayı başardı.


    **HDP ARDAHAN MERKEZ DE,  AKP GÖLE, POSOF VE ÇILDIR’DA,  

    CHP HANAK VE DAMAL’DA BİRİNCİ, MHP HER YERDE SONUNCU OLDU!



    68 Bin 864 seçmenin  55 Bin 820’sinin sandık başına gidip, oy kullandığı Ardahan’da oyların atıldığı 336 sandıkta AK Parti 19 Bin 712 oy alarak il genelinde 1. olurken, 15 bin 850 oy alan CHP 2. Parti oldu.

    HDP’nin  Ardahan il genelin toplam 12 Bin 111 oy alarak 3. Pati olarak kaldığı Ardahan’da  MHP  4 Bin 851 oy ile 4. Parti oldu.

    Göleli Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 3. Kez milletvekili olduğu Ardahan’da Irak’ta IŞİT tarafından kaçırılıp, 101 gün esir edilen 49 kişiye başkanlık eden Büyükelçi Öztürk Yılmaz yıllar sonra geldiği Ardahan’dan TBMM’sine milletvekili olarak gitti.

    HDP’nin Ardahan merkez de aldığı 6 Bin 999 oy ile birinci parti olduğu 1 Kasım Genel Seçimleri nde AK Parti Göle’de 6 Bin 598, Posof’ta 2 Bin 720, Çıldır’da ise 2 Bin 174 oy alarak ilçelerde de 1 parti oldu.

    CHP’nin Hanak’ta 2 Bin 983 ve Damal’da 2 Bin 644 alarak bu ilçeler de 1. Parti olurken, MHP Ardahan merkezde olduğu gibi ilçelerde de sonuncu parti oldu.


     


     


    Ardahan 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sonuçları


    • 1 Kasım
    • 7 Haziran


    %36,4


     


    %26,2


     


    AKPAKP


    %29,0


     


    %22,2


     


    CHPCHP


    %22,2


     


    %30,4


     


    HDPHDP


    %8,9


     


    %7,8


     


    MHPMHP


    %0,7


     


    %0,4


     


    BBPBBP


    %0,6


     


    %0,4


     


    H-PH-P


    %0,6


     


    %0,4


     


    HKPHKP



    7 Haz


     


    1

    Milletvekili


    0

    Milletvekili


    Sonuçlarını görmek istediğiniz ilçeye tıklayın:



    Ardahan 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sonuçları

    7 Haziran ile karşılaştır


     


     


    Parti Adı


    Oy Oranı (%)


    Toplam Oy


    1




    36,43 %


    19.892


    2




    29,03 %


    15.850


    3




    22,18 %


    12.111


    4




    8,89 %


    4.851


    5




    0,71 %


    389


    6




    0,61 %


    333


    7




    0,55 %


    299


    8




    0,29 %


    160


    9




    0,27 %


    147


    10




    0,24 %


    132


    11




    0,22 %


    122


    12




    0,19 %


    105


    13




    0,18 %


    96


    14




    0,13 %


    69


    15




    0,07 %


    40


    16




    0,00 %


    0


    17



    BGZ – BAĞIMSIZ DİĞER


    0,00 %


    0


    18



    BGZ – BAĞIMSIZ TOPLAM


    0,00 %


    0


    Sonuçlarını görmek istediğiniz ilçeye tıklayın:


  • AKP'Lİ BAŞKANI SİGARA İLE OY İSTİYOR

    **BAŞKAN SİGARA İLE OY İSTİYOR



    Fotoğraf karesinde vatandaşlarla sohbet sırasında Demirci’nin ağzındaki sigara dikkat çekiyor. Günde yaklaşık bir paket sigara içtiği öğrenilen Demirci’nin bu fotoğrafı her seferinde sigaraya karşı olduğunu dile getiren, hatta katıldığı etkinliklerde vatandaşlardan sigarayı bırakacağına dair imza bile  alan AK Parti’nin kurucu lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kızdıracak gibi.. 


    **AK PARTİ ADAYI DA AYNI HATAYI YAPTI..


    Demirci’nin yanı sıra AK Parti ikinci sıra adayı Yunus Baydar da seçim çalışmaları esnasında ağzında sigara ile görüntülendi. 


    **ERDOĞAN “TERBİYESİZLİK” DEMİŞTİ..


    Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan Esenler Belediyesi’nin toplu açılış törenine katıldıktan sonra kapalı bir mekânın balkonunda sigara içenlere kızmıştı. Erdoğan, kendisine ‘Cumhurbaşkanım’ diye seslenen bir kişiyi sigarayı işaret ederek  ‘Cezai müeyyidesi’ var diye uyardıktan sonra yanındaki İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve diğer yetkililere de dönüp, “Cezai müeyyidesi var, biliyorsunuz ama yani nerede zabıta? Göstere göstere terbiyesizlik bu..” demişti.


    **MHP ADAYINDA DEV GÖVDE GÖSTERİSİ..


    HDP, CHP, AK Parti’nin korkulu rüyası olan MHP Ardahan’da tarihi oyunu alacından bir hayli iddialı.


    Av. Osman Nüri Yıldız ile Av. Gökhan Ağdemir’in aday olduğu Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan’da bin araçlık dev bir konvoy ile gövde gösterisi yaptı.


    7 Haziran genel seçimlerinde aldıkları oyları ikiye katlayıp, Ardahan’da en az bir milletvekili çıkaracağını belirten MHP 1. Sıra Adayı Av. Osman Nuri Yıldız başta Ardahan merkez de olmak üzere Posof, Çıldır, Hanak’a birinci parti olacaklarını, Göle ve Hoçvan da ise alacakları oy ile Ardahan’da tarih yazacaklarını söyledi.


    **Selfie yaparak gösterdi..


    Ardahan Merkezde düzenlediği konvoy ile ilçelerede giden Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Osman Nuri Yıldız onlarca aracın katıldığı konvoy ile gittiği ilçelerden Ardahan’a dönüşte Selfie yapmayı da unutmadı.


    HDP 7 Haziran’da 6 binden 17 bine çıkıp, 1 Milletvekili çıkardıysa MHP niye yapmasın diyen MHP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Av. Osman Nuri Yıldız ‘1 Kasım’da kazanacak olan parti MHP’dir.’ dedi.


    **CHP Meşale İle Yürüdü..


    Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl Örgütü tarafından organize edilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlaması etkinliğinde CHP’liler meşalelerle yürüdü


    Ardahan CHP İl, merkez ilçe, gençlik kolları ve kadın kollarının organize ettiği 29 Ekim kutlamalarına vatandaştan yoğun ilgi gördüğü ve il binası önünde toplanan yaklaşık 1000 kişi bu yürüyüşe katıldı.


    CHP Ardahan milletvekili adayı Büyükelçi Öztürk Yılmaz ve Erdem Uygur’unda aralarında bulunduğu grup, Türk Bayrakları açıp meşalelerle Milli Egemenlik Parkına yürüdü.


    Grup parkın içinde Atatürk büstüne çelenk bırakarak saygı duruşunda bulunarak istiklal marşının ardından grup adına açıklama yapan Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay, Cumhuriyetin adımlarıyla, atılımlarıyla, yenilikleriyle tarihe yön veren ve tarihi değiştiren bir büyük devrem olduğunu söyledi.


    Ülkenin başta Ortadoğu’da Suriye olmak üzere her taraftan ateş çemberiyle kuşatıldığının altını çizen Başkan Onay, “Komşularımızla sıfır sorun diye yola çıkan siyasal iktidar, emperyalist güçler ve onların dünyayı paylaşma hırslarının adeta taşeronluğunu yaparak, ülkemizi büyük bir savaşın eşiğine getirmiştir. 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldıran Türk ulusu, 1 Kasım 2015 seçimlerinde tek parti iktidarı ve başkanlık sistemiyle padişahlık rejimine özlem duyanlara gereken dersi verecektir” diye konuştu.


    Daha sonra Ardahanlı Aşık Osman Uygur sazıyla kendi yazdığı şiiri okudu.  Grup çelenk programı ardından CHP il örgütü tarafından hazırlanan kokteyle katıldı.


    Kokteylde konuşma yapan Ardahan CHP Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz; soğuk havaya rağmen katılan tüm herkese teşekkür ediyorum. Ülkenin çökmüş olduğu bir coğrafyada yıllarca görev yaptım. Bir vatanın ne olduğunu en iyi ben biliyorum. Çünkü çökertilmiş bir vatan demokrasiyi, özgürlükleri insan haklarını yerle bir etmiş vatandır. Demokrasi özgürlük bir vatanda filizlenir. Bu vatanın kurucusu ulu önder Atatürk’tür. Bizim kıyamete kadar ona saygımız, ölene kadarda sevgimiz devam edecektir. Biz bu vatanın çocukları olarak, iki şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor. 1 eşitliktir, mutlak eşitliğin olmadığı bir vatan her an korkuların vatanıdır.


    Korkular insanı yönetmeye başladığında da vatan çöker. Biz bütün vatandaşlarımızın etnik kimliği ne olursa olsun biz eşit davranmalıyız. Bize yakışan budur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çağdaş ilkesidir. 2. Konumuz ise özgürlüklerdir. Özgürlüğün olmadığı bir yerde eşitlikte işe yaramıyor. İkisi iç içe geçmiştir. Demokrasiyi ve insan haklarını şaha kaldırmalıyız. Ben inanıyorum ki ülkemiz bundan sonra tüm vatandaşlarını kucaklayarak eşitlik ilkesini temel alarak özgürlükleri şaha kaldırıp ilelebet sonsuza dek yaşayacaktır. Cumhuriyet Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum” dedi.


    CHP’li grup daha sonra halay çekerek olaysız dağıldı.


     

  • Kılıçdaroğlu Ardahan’a Geliyor

    26 Ekim’de Ardahan’da olacağı öğrenilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP’nin üst düzey siyasilerinin de Ardahan’da olması bekleniyor.


    **BU SIRLARI KONSOLUS MU ERİYOR?


    IŞİT tarafından kaçırılan Konsolosu aday gösteen CHP seçimlere kısa bir süre kalırken Irak’ta yaşanan olayların perde arkasını kamuouyunun gözleri önüne dermeye başladı.

    Geçtiğimiz gün Ardahan’a gelen CHP İstanbul Milletvekilleri Tekin ve Erdem’in Ardahan’da yaptıkları açıklamalar gündemi meşgul ederken, bu bilgilerin Irak’ta Konsolosluk yapan Büyükeliçi, CHP 1. Sıra Adayı Öztürk Yılmaz’ın verdiği ileri sürlmekte.


    İşte konuyla ilgili son gelişme şöyle;


    CHP’li Erdem, Davutoğlu’na “Sarin gazı” iddialarını sordu


    CHP’li Erdem’den Başbakan Davutoğlu’na: ‘İslami motifli’ kaç örgüt vardır


    CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, 2013 yılında Suriye’ye gönderilen sarin gazını Türkiye’den temin eden kişilere açılan ve tek celsede tüm sanıkların serbest bırakıldığı davaya ilişkin Başbakan Davutoğlu’na yazılı soru önergesi verdi. 

    Eren Erdem’in Başbakan Davutoğlu’nun yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi şöyle:

    “Adana Cumhuriyet Başsavcılığı sarin gazı maddelerinin Türkiye’den Suriye’ye gönderildiğine dair 2013 yılında bir iddianame hazırlamış ve bu dava daha sonra kapatılmış ve iddianamede adı geçen kişiler serbest bırakılmıştır. Bu çerçeveden hareketle;

    – İddianamede sarin gazı için kimyasal madde temin eden kişilerin serbest bırakıldıktan sonra yurtdışına kaçtıkları iddiası doğru mudur?

    – Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bölgedeki Savcı Mehmet Arıkan’a ‘Bizim görüşümüz alınmadan ‘islami motifli’ terör örgütlerine herhangi bir soruşturma açmayın’ yönünde talimat verdiği doğru mudur?

    – Soruşturma sonrası ilgili Ağır Ceza Mahkemesi’nin davayı tek celsede sonlandırıp sanıkları tahliye etmesinin gerekçesi Bozdağ’dan aldığı bu talimat mıdır?

    – Başbakan olduğunuz dönem itibariyle bakanlıklarınıza ve güvenlik birimlerinize ‘islami motifli’ terör örgütleri için benzer talimatlarda bulundunuz mu?

    – Günümüz itibariyle hakkında soruşturma açılmış ‘islami motifli’ kaç örgüt vardır?

    – Emniyetin davada adı geçen kişi ve kurumlara operasyon yapmasının engellendiği iddiaları doğru mudur?

    – Sanıkların ivedilikle tahliye edilmesinin ardından davada adı geçen kişiler herhangi bir şekilde emniyet birimlerince takip edilmeye devam edilmiş midir?

    – Tweet attığı için yargılanan ve haklarında yurtdışına çıkış yasağı konulan onlarca gazeteci varken, kimyasal silah iddiasıyla yargılanan kişilere yurtdışına çıkış yasağı konulmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

  • MHP Adaylarına İlgi Büyük

    Geçen seçimlere karşın 1 Kasım Genel Seçimlerine daha büyük bir hazla giren MHP Ardahan İl ve İlçe Teşkilatları iki genç Avukatın aday olmasıyla Ardahan kamuoyunda da büyük ilgi görmeye başladı.

    Ardahan’ın sevilen avukatlarına Osman Nuri Yıldız ve Çıldırlı Gökhan Ağdemir’n aday oldukları MHP’nin çok kısa bir süre kalan 1 Kasım’da Ardahan’da oyunu arttıran parti olacağı ve böyle giderse en azında Ardahan’ın iki milletvekillini de birini kazanacağı şimdiden konuşulmaya başladı.    


    **Posof ve Hanak Bu Kez MHP Diyecek..



    Başta Ardahan merkez ve Çıldır’da olmak üzere büyük bir ilgi gören MHP’nin Avukat Adayları Av. Osman Nuri Yıldız ve Çıldırlı Av. Gökhan Ağdemir’in yoğun bir tempo ile çalıştığı görülen şu günlerde seçmenin de karar aşamasında olduğu dikkatlerden kaçmıyor.


    Özellikle Posof ve Hanak ilçelerinde iki dönemdir millevekili olan ama hizmet görmedikleri Atalay’ı ve partisini değil, MHP’yi tercih etmeye yöneldikleri dikkat çekerken, MHP’nin 1 Kasım seçimlerinde Ardahan’da en yüksek oyu alacak parti olarak gösterilmekte.



    **HDP aldı, MHP niye almasın ki?


    Bizi tanıyanların gazetecilik ilkeleri içinde tüm partilere eşit davranmaya çalıştığımızı, görüneni olduğu gibi kamuoyuna aktarmaya gayret ettiğimizi ve bu ilkemizle bu kentte yaşananları tüm çıplaklığıyla gazetelerimiz ve de sitelerimiz aracılığıyla gözler önüne serdiğimizi iyi bilirler..

    7 Haziran ve önce ki seçimlerde olduğu gibi 1 Kasım Genel Seçimlerinde de bu ilke ile gazetecilik yapmaya çalıştığımız şu günlerde yayınlarımızın biraz CHP ağırlıklı olduğunu bunun yanı sıra siyasi görüşümüze ters olan MHP’yi sık sık gündeme taşıdığımızı ve bununda taraflı yayıma girdiğini ileri sürenlerin olduğunu görmekteyiz.. 

    Ancak bunun bizim değil ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da CHP’nin bir toparlama içinde olduğu, MHP’nin ise özellikle HDP’nin Ardahan’da seçimi almasıyla tabanının zorlamasıyla siyasi sorumluluğunu üstlenmesinden geldiğini bilmelidir.

    Şimdi gelelim CHP’nin yanı sıra MHP’yi neden yazdığımıza;

    Görünen köyün kılavuz istemediği şu günlerde MHP’lilerin yanı sıra MHP’ye oy vermeyip, HDP’nin Ardahan’da bir milletvekili çıkarmasının getirdiği ezikliğin Ardahan MHP’ye yaradığını ve Ardahan’da ‘HDP alıyorsa, MHP niye almasın’ denildiği içindir MHP’nin gündemde olması..


    Selmi Yılmaz/Gazeteci


             

                    

  • Vekil karşılaşmamak için ilçe binasına gelmedi..

    Daha önce partiden küsüp, kaçanları partiye davet edip, çay ısmarlayan AK Parti teşkilatlarının bu çabasına, AK Partili Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay geri gelmek isteyenlerin samimi olmadıklarını belirtip, destek vermediği görülüyor.


    **CHP 1. GÖRÜNÜYOR..


    Kısa bir süre kalan 1 Kasım Genel Seçimler öncesi çalışmalarını yürüten AK Partinin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi’de yoğun bir şeklide seçim çalışmalarını yürütüyor.

    Son olarak Ardahan Kars Caddesi ile İnönü Caddesi üzerinde bulunan  esnafları ziyaret eden CHP Ardahan Milletvekilleri tek tek dolaştıkları esnaftan büyük ilgi gördükleri dikkat çekti.

    Seçimler öncesi birinci olacağı ileri sürülen CHP’nin bu hızla 1 Kasım günü kullanılacak olan oyların sayımında seçimi zorlayacak partilerin başında geldiği belirtilmekte.

    Öte yandan CHP’li Adayların ziyarette bulunduğu Ardahan Bağdeşen Derneğin de çıkan tartışmada iki kişinin kendi araarında ki özel bir nedenle kavga ettikleri öğrenilirken, CHP 1. Sıra Milletvekili Adayı Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın polisin müdahale etttiği olayın kendileriyle alakalı olmadığını belirtti.


    **HDP SUSKUN..


    7 Haziran’da Ardahan’da 1 Parti olup, Ardahan’ın iki milletvekillinden birini kazanan Halkların Demokratik Partisinde 1 Kasım öncesi gözle görülür bir sessizlik dikkat çekiyor.


    **EN CANLI MHP..


    Ardahan’da iddialı partiler arasında bulunan Milliyetçi Hareket Partisinin CHP’den sonra en canlı çalışan parti olduğu görülen Ardahan’da MHP’nin iki genç Avukat Adayının bu canlılıktan bir hayli etkili olduğu ileri sürülüyor. 

  • Ayrıştırıcı değil, Birleştirici olacağız

    1 Kasım’da yenilenecek olan genel seçimlerde CHP Ardahan Milletvekili adayı olan Büyükelçi Öztürk Yılmaz eşiyle birlikte ev ziyaretlerinde bulunup, partisine oy istiyor.

    seçildiği takdirde ortaya koyacakları politika ile bugün yapıldığı gibi ayrıştırıcı olmayıp, birleştirici bir politika ortaya koyacaklarını söyledi.

  • SON DAKİKA


    Basın Mensupları ile bir araya gelen MHP Ardahan 1. Sıra Milletvekili Adayı Av. Osman Yıldız dertlerinin memleket olduğunu beliterek seçim startı verirken, CHP bugün Ardahan’a gelecek olan Adaylarını karşılayıp, seçim çalışmalarına resmen başlayacak. MHP ve CHP’ni seçim startını verdiği şu günlerde AKP’nin bir hayli zorda olduğu görülüyor.

    Milletvekili adayı gösterildiğinden bu yana sürekli oy kaybı yaşamasına karşın 3. Kez Milletvekili Adayı gösterilen Prof. Dr. Orhan Atalay’ın 2. sıra adayı Veteriner Hekim Yunus Baydae ikinci kez ikinci aday olarak gösterilmesine tepki gösterdiği ve her an istifa edebileceği AKP’yi zorda bırakmış görülüyor.


    **Ankara’da Var, İstanbul’da Yok..


    1 Kasım’da yapılacak olan seçimlerde Ardahan dışında milletvekili listelerine girmek isteyen Ardahanlı siyasiler cuma günü açıklanan partilerin millevekili listelerinde yok denecek kadar az oldu.

    Ankara’da Hanaklı Ertan Aydın’ın yeniden aday gösterilirken başta Göleli Ünsal Kılıç olmak üzere bir çok isimim mücadele verdiği İstanbul’da hiç bir aday listeler de seçilecek yerde yer bulamadı.


    **TÜNEL YAPILACAK DENİLEN ULGAR’IN YOLUNA


    SONBAHAR ASFALTI!


    Türkiye’yi Kafkaslara bağlayan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına giden yol asfaltlanmaya başladı.


    Her seçim öncesi tünel vurlacak denilen ancak bugüne kadar bir türlü gerçekleşmeyen tünel projesinin beklendiği Ardahan Posof yolunda 5 yıla yakındır süren genişletme çalışmaları Posof kent girişine asfalt döküldü.


    Sonbahara doğru atılan asfaltın tutmayacağını belirten Posoflular bunların seçim öncesi göz boyamaktan öte bir şey olmadığını ileri sürdükleri görüldü.


    **Atalay Devlet Korumasıyla Seçim Çalışmasında..


    Ardahan Ak Parti Ardahan Milletvekili Orhan Otalay Kurban bayramı dolayısıyla Göle İlçe merkezi ve Köprülü Beldesini vali, emniyet müdürü ve daire amirleri ile birlikte ziyaret ederek, vatandaşlarla bayramlaştı.


    Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, İl Jandarma Komutanı Osman Yeşilöz ve İl Müftüsü Aytekin Yılmaz ile birlikte seçim çalışması yaptığı görülen Atalay’ın ziyaretine 2. Sıra aday Baydar’ın katılmadığı dikkat çekerken Atalay’ın Göle ziyaretine Gölelilerin ilgi göstermediği dikkat çekti.


    **TARİHİ KÖPRÜDE SENEYE KALDI!


    Serhat Ardahan’ın tarihi simgelerinden olan kent merkezinde geçen Kura Nehrinin üzerinde ki  tarihi Rus Köprüsünün onarımı da diğer bir çok yatrım gibi gelecek yıla kaldı.


    Üzerinde geçirilen içme suyu şebekesinin yere alınması ile restorasyona alınan köprünün onarımına devam eden inşaat firmasının bu yıl bitmesi beklenen onarımı yetiştiremediği görülürken, yılların yorgunluğunu taşıyan ve Ardahan’ı ikiye bölen Kura Nehrinin simgesi konumunda ki  köprünün onarımının fanansını Kültür Bakanlığının yaptığı öğrenildi.


    **KENTSEL DÖNÜŞÜM YÜKSELMEYE BAŞLADI..


    Ardahan’da inşaası süren Kentsel Dönüşüm Projesinin ilk blokları yükselmeye başladı.


    Başbakanlık Toplu Konut Başkanlığı tarafından uygulamaya konulan proje hızla deam ediyor.


    Ardahan Yeni Mahalle de sürdürülen Kentsel Dönüşüm Projesi inşaatı hızla deam ederken, yükselmeye başlayan ilk blokların Askeri Birliklere Lojman olaak verileceği öğrenildi.

  • Ardahan'da 14 Parti 28 Aday Yarışacak..

    *Millet Partisi: Ömer Lütfü Yaman (İktisatçı) Mehmet Uçucu (Esnaf)

    *Vatan Partisi: Erdal Ugur (Esnaf) Ercan Kamioğlu (Serbest)

    *Cumhuriyet Halk Partisi: Öztürk Yılmaz (Diplomat) Erdem Uygur (Esnaf)

    *Halk ve Özgürlükler Partisi: Fevzi Günaydın (Emekli) Aykut Engin (İşçi)

    *Saadet Partisi: Mücahit Kaya (Makinacı) Abubekir Akyüz ( Programcı)

    *Demokratik Sol Parti: Nesim Bekir (Akademisyen) Birgül Demir (İşçi)

    *Demokrat Parti: Mete Gür (Serbest) Yusuf Kaçmaz (Serbest)

    *Bağımsız Türkiye Partisi: Mürsel Keskin (M. Müşavir) Murat Kars (Serbers)

    *Milliyetçi Hareket Partisi: Osman Nuri Yıldız (Avukat) Gökhan Ağdemir (Avukat)

    *Halkın Kurtuluş Partisi: Hasişbe Otal (Ev Kadını) Kamil Dinç (Emekli) 

    *Halkların Demokratik Partisi: Taşkın Aktaş (Doktor) Pervin Tunbul (Serbest)

    *Büyük Birlik Partisi: Galip Bozkurt (İşadamı) Bülent İspir (Serbest)

    *Adalet ve Kalkınma Partisi: Orhan Atalay (Öğretim Görevlisi) Yunus Baydar (Vet. Hekimi)

    Komünist Partisi: Semih Aköz (İşletmeci) Mehmet Yıldız (Mühendis)

    Doğru Yol Partisi: Çertinkaya Ünal (Emekli) Erdoğan Genç (Serbest)

  • Musul’dan Ardahan’a

    Musul Başkonsolosu olarak görev yaparken IŞİD baskınında rehin alınan ve daha sonra CHP’den Ardahan 1’inci sıra milletvekili adayı gösterilen Büyükelçi Öztürk Yılmaz, memleketi Ardahan‘da coşkuyla karşılandı. Öztürk Yılmaz, “Bugün benim bayram gönüm. Peşimi bırakmayın, ben sizi Ankara‘ya taşımasını bilirim. Bu kapasitem olduğu için buradayım. Risk alarak geldim. Her şeyden vazgeçtim. Şu anda hiçbir şeyim yok” dedi.


    Ardahan‘ın Çamlıçatak Köyü yakınlarında davul- zurna çalınarak uzun bir taşıt konvoyuyla karşılanan Büyükelçi Öztürk Yılmaz, kendisini karışılamaya gelenleri selamladı. Yılmaz, CHP İl Başkanlığı binası önünde toplananlara seslendi. Çocukluk ve gençliğinin geçtiği aşık olduğu topraklara hizmet için geldiğini vurgulayan Öztürk Yılmaz, parti kadroları ile birlikte anne, baba, eş, çocuklar ile dostlarının bugün yanında ve burada bulunduklarına dikkat çekti. Öztürk Yılmaz, şunları söyledi:


    “Bugün benim bayram günüm. Bugün çok yeni bir dönem başlıyor. İlk defa bir şeye karar verdik. Biliyorsunuz büyükelçiliği bıraktım. 20 yıldır tırnaklarımla kazıyarak geldiğim konumumu bıraktım. Buraya başarı için geldim. Çünkü Ardahan‘ımız bundan sonraki süreçte mutlu olsun, Türkiye‘de Ardahan‘ın bir imajı olsun ve Ardahan kazansın. Ben Ardahan‘ın bütün zorluklarını çok iyi biliyorum. Ömrümüzü okul yollarında geçirdik, bundan sonrada Ardahan yollarında tüketeceğiz. Bundan sonra hiç kimseyi ötelemeyeceğiz. Hiç kimseyi bir kenara park etmeyeceğiz. Hiç kimseye o budur şudur bizden değildir demeyeceğiz. Zira biz bundan kaybettik. Bundan sonra toparlanma zamanı. Herkesin merkeze gelme dönemi. Bu seçim döneminde herkes bizi izleyecek. Ne mesajlar verdiğimizi takip edecekler. Bu yolda bizim arkamızda Ardahan var, Türkiyevar. Benim de yanlışlarım olabilir. Hatalarım olabilir. Başarı sizin, başarısızlık benimdir. Benim peşimi bırakmayın, ben sizi Ankara‘ya taşımasını bilirim. Bu kapasitemin olduğu için buradayım. Risk alarak geldim. Her şeyden vazgeçtim. Şu anda hiçbir şeyim yok. Hiçbir makamım yok. Hiçbir maaşım yok. Ama sizler varsınız.”


    Eşi Özay Yılmaz’ın CHP Ardahan milletvekili adayı Öztürk Yılmaz’ın konuşması sırasında sırtını okşayarak destek verdiği gözlendi. Yılmaz’ın konuşması ardındanArdahan ikinci sıra adayı Erdem Uygur, CHP eski Milletvekili Ensar Öğüt, DSP eskiMilletvekili Faruk Demir de birer konuşma yaparak CHP adaylarına destek istedi.


    **Ardahan Adayları Netleşti!


    **HDP SARIKAMIŞLI İLE SEÇİME GİDECEK!..

    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimleri öncesi adaylarını belirleyen partilerde şimdi de aday olanlar tartışılmaya başlandı.

    İkinci kez 2. sıra adayı yapılan Yunus Baydar’ın her an istifa edeceği yönünde bilgiler alınırken, partinin siyaseti ve tabanında uzak aynı isimi liste bir yapan HDP’nin de 1. sıra adayın yetersizliği yetmezmiş gibi Ardahanlı bir bayanı değil, geçtiğimiz seçimlerde olduğu gibi Karslı bir ismi aday göstermesi çok tartışılacak gibi..


    1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerinde Ardahan’da Milletvekili Adaylarının isimleri netleşti.


    AK Parti’nin 7 Haziran’da aday ettiği, Göleli Prof. Dr. Orhan Atalay ve Ardahan Yalanızçam köylü Veteriner Hekim Yunus Baydar ile seçimlere gitme kararı alırken, CHP ise Ardahan Merkeze bağlı Açıkyazı (Alabala) köylü Büyükelçi Öztürk Yılmaz ve Göle Kalecik köylü Erdem Uygur ile, HDP ise Ardahan Tepesuyu (Gürcübeg) köylü Dr. Taşkın Aktaş ve Kars Sarıkamışlı Pervin Tombul ile, MHP ise Ardahan Merkezli Av. Osman Yıldız ve Çıldırlı Av. Gökhan Ağdemir ile DSP ise Göleli Nesim Pakır ve Ardahan Halilefendili Birgül Demir’le 1 Kasım seçimlerine gidecek.


    Foto: HDP’nin 2 Sıra Adayı Sarıkamışlı Pevin Tombul



    AK Parti Aynı İsimlerle Seçime Gidecek..



    CHP’nin 1. Sıra Adayı Beklendiği Gibi Öztürk Yılmaz



    CHP 2 Sıra Adayı Erdem Uygur



    MHP 1. Sıra Adayı Av. Osman Yıldız



    MHP’nin 2. Sıra Adayı Av. Gökhan Ağdemir


    **SAADET PARTİSİNİN ADAYLARI


    ARDAHAN 1 MÜCAHİT KAYA

    ARDAHAN 2 ABUBEKİR AKYÜZ


    **VATAN PARTİSİ ADAYLRI:






    1 ERDAL UYGUR   2:ÜNİVERSİTE SERBEST
    2    ERCAN KAMİLOĞLU   1:ORTA SERBEST

  • AK Parti’nin Ardahan Adayı Saih Altun’mu?

    Geçtiğimiz hafta sonu yapılan ve yarısından çoğunun değiştiği Adalet ve Kalkınma Partisinin Merkez Yürütme Kurulunun Ardahan’da ki dengeleri de değiştireceği öne sürüldü.


    Ankara kulislerinden alınan bilgilere göre adı ilk aday olurken Erdoğan’ın A takımında olduğu öne sürülen Atalay’ın 1 Kasım Genel Seçimlerin de aday gösterilmeyeceği yada Ardahan dışına kaydırılacağı, Ardahan’da aday gösterilecek isimin ise şu an Bitlis Vali Yardımcılığını yapan Salih Altun’un olacğı ileri sürülmektedir.

    Ankara kulislerinde ortaya atılan bu iddianın ne kadar doğru olduğu önümüzde ki cuma gününe kadar beli olması beklenirken, Salih Altun’un devlet memurluğundan istifa, Ardahan Milletvekili Adayı olarak CHP Adayı Konsolosa rakip edilme hesaplarının yapıldığı da alınan bilgiler arasında oldu. 


    Sayın Arpaç Ardahan Milletvekili Aday Adaylığınız hayırlı olsun… 


    • Arpaç: CHP’de Değişim Zamanı..

    • 1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimler de CHP Ardahan’da 1. Sıra Adayı Olmak İsteyen Göleli Ardahan Ankara Vakfı Başkanı Ege Bölgesi İnternet Sitesine Yeni Bir Röportaj Daha Verdi..

    • Egemedyası sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Özgür Tuğrul, Ankara’da CHP Ardahan aday adayı Sabri Arpaç’la özel bir röportaj gerçekleştirdi.


       

    • İşte o röportaj


    Sayın Arpaç Ardahan Milletvekili Aday Adaylığınız hayırlı olsun. Neden aday adayı oldunuz?


    Ben geçlik yıllarımdan beri siyasetle ilgiliyim. Memuriyet görevimden önce CHP Gençlik Kollarında üye idim. 28 yıllık memuriyetten sonra emekli olur olmaz gençlik yıllarında beri üyesi olduğum CHP’ye yeniden üye oldum.  Yani 2001 yılından beri de Chp’nin kayıtlı üyesi ve Halen Kongre delegesiyim. 


    Ayrıca 70’li yılların Milliyetçi Cephe (MC) ve sonrasında gelen 1980 faşist döneminde göz altına alındım, işkence gördüm. Faşist dönemde çok zor bir memuriyet dönemim geçti.


    O yıllarda memurların grevli, sözleşmeli sendikal hakları için kurulan Tüm Memurlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin(TÜM-DER) kurucusu ve yöneticiliğini yaptım. 


    Daha sonra da Vergi Dairesi Müdürü olmam nedeniyle GELİR İDARESİ MÜDÜRLERİ DERNEĞİ (GİM-DER) GENEL BAŞKANLIĞINI yaptım. 


    ANKARA GÖLE KÜLTÜR VE SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEİĞİ’nin Başkanlığı, KARS KALKINMA VAKFI Yönetim Kurulu Üyesi ve saymanı olarak görev yaptım.


    Halen de ARDAHAN İLİ KALKINMA VAKFI Başkanıyım.


    ANKARA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI, ANKARA ATLI SPOR KULÜBÜ Üyesiyim. Ayrıca bir çok sosyal ve kültürel dernek, kulüp ve vakfın üyeliği ve yöneticiliğini ve danışmanlığını yapmaktayım.


    Toplumsal ve siyasal yaşam alanlarında hep yer aldım, bunu bir yaşam biçimi olarak seçtim. Siyaset yaşamımda hep oldu.



    Biraz daha kendinizden bahseder misiniz?


    1954 yılında Ardahan İli Göle İlçesi Kayaaltı Köyü’nde doğmuşum.


    İlkokulu Köyümde, oratokul ve lise öğrenimi  Ardahan’da tamamladım. 


    Balikesir Necatibey Eğitim Enstitüsü ve  Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdim. 


    Trabzon, İskenderun ve Ankara Vergi Dairelerinde Vergi Dairesi Müdürü olarak; görev yaptım. 


    Halen Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi olarak görev  yapmaktayım. SA Yeminli Mali Müşavirlik Denetim Ve Danışmanlık Limitet Şirketi’nin ortağıyım. Sermaye Piyasası Kurulu’ndan  lisanslı Kurucu Ortak Baş Denetçiyim.  Vergi, muhasebe, ekonomi ve siyaset üzerine yazılarım ve yayınlanmış eserlerim bulunmaktadır.


    Bu eserleriniz ve yazılarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?


    1976 yılından beri ekonomi, maliye, vergi ve muhasebe konularında   yayın yapan çeşitli mesleki yayın organlarında vergi, muhasebe, denetim, sosyal, siyasal konular ile gelir vergisi, emlak vergisi, damga vergisi, kurumlar vergisi ve katma değer vergisi uygulamalarıyla ilgili yayınlanmış yüzlerce makalem bulunmaktadır. 


    Halen sürekli olarak ekonomi, vergi, sigorta ve iş hukuku konusunda yayın yapan Yaklaşım, Vergi Sorunları, Maliye Postası, Maliye ve Sigorta Yorumları, Maliye Dergisi, Mali Sorunlara Çözüm, TÜRMOB tarafından yayınlanan BilançoDergisi ile Hürses, Vergi Muhasebe, ve benzeri bir çok dergi ve gazetede mesleki yazılarım yayınlandı. 


    Ankara Ticaret Odasının ATO GAZETESİ, Ankara Ticaret Borsasının BORSAVİZYON DERGİSİ, Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği’nin BÜLTEN DERGİSİ, Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası BÜLTENİ, ALO MALİYE, MALİYE MUHASEBE, ORDU SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASININ BÜLTENİ ekonomi, vergi ve muhasebe ile ilgili yazı yazdığım dergilerden bir kısmıdır. 


    Ayrıca Siyasal Birikim, Yeni Umut  ve Kuzey Anadolu Gazetesi gibi Ardahan Kars yöresinde yayınlanan çeşitli dergi ve gazetelere de yazılar yazmaktayım. Ayrıca, 1975-1979 tarihleri arasında Yeni Ortam Gazetesi ve Cumhuriyet Gazete’sine ise sık sık  yazılarım yayınlanmaktadır. 



    Vergi ve muhasebe açısından  İşletmelerde Dönem Sonu İşlemleri,

    Vergi Uyuşmazlıklarının Dava Yolu ile Çözümü adlı çalışmalarım yayınlanmak üzere hazırlanmaktadır.


    Ege Medyası: 7 Haziran’da yapılan seçimde de aday adayıydınız. Adaylaşamadınız. Öteden beri solun ve sosyal demokrasinin kalesi olan Ardahan’da seçim kaybetmenin nedenlerini birlikte değerlendirebilir miyiz? 


    Ardahan’ın Yaklaşık seçmen sayısı 70 Bin’dir. Göle’nin seçmen sayısı ise 19.000 dir. Yaklaşık seçmenin 1/3’e yakını Göle’de yaşamakta ve oy kullanmaktadır. Ardahan’ın da en büyük ilçesidir. Son 20 yıldan beri yapılan aday tespitlerinde bu hususu ihmal edilerek bu büyük ilçenin seçmeni diğer partilere yönlendirilmiştir.


    Göle seçmeni uzun süreden beri Göle’li bir adayın aday gösterilmemesinden son derece alınganlık göstermektedir. Bu alınganlık paronaya halini bile almıştır.


    Bilindiği üzere küçük yerlerde yakın ilçe çekişmeleri siyasete olumsuz etki etmektedir. Göle ilçe seçmen sayısı diğer 4 ilçenin toplam seçmen sayısı kadardır. 


    Göle seçmeninin fazla olması ve AKP ve HDP’ye henüz ideolojik anlamda entegre olmaması Göle’li bir aday ile son seçimde 1408 olan oyun 4000 veya 5000 seviyesine çıkartılması mümkündür. Son seçimde Göle’nin seçmen sayısı dağılımı aşağıdaki gibidir.



    Ardahan ve diğer ilçeler ile ilgili görüşmeleriniz oldu mu?


    Ardahan benim ortaokul, lise yıllarımın geçtiği şehirdir. Nüfusuna kayıtlı olduğum Köy Göle’den çok Ardahan ile ekonomik ve sosyal ilşkileri vardır. Ayrıca Babamın ve kardeşlerimin ticari işletmeleri Ardahan’dadır. Aslında aile,  akraba, yakınlarımız  ve köylülerimiz Göle’den çok Ardahan’dadır. Ama benim nüfus kaydım Göle’dedir. Hem Ardahan hem de Göle’de ticari itibar sahibi bir ailenin ferdiyim.


    Ardahan’ın merkez dahil 6 ilçesi bulunmaktadır. Merkez ilçe ve Göle en büyükleridir. Diğer ilçelerimiz de seçmenlerimiz daha duyarlı sol ve sosyal democrat düşünceye yakındır. Buralardaki değerler hemşehricilikten çok sol ve sosyal democrat değerler ön plandadır.


    Örneğin Damal İlçemiz de oy oranımız daha yüksektir. Hanak’da da Belediyenin partili olması oy potansiyelimiz konusunda diğer ilçelere göre artış göstermektedir.


    Çıldır İlçemizde ise özellikle MHP’nin uygulamalarından rahatsız olan genç seçmenin oyunda partimize bir akışın olacağı gözlenmektedir. 


    Göle’de ise özellikle şahsıma bağlı olarak hem HDP ve hem de AKP seçmeninden oy alacağıma dair görüşme ve değerlendirmelerim oldu.


    Damal İlçemiz hariç diğer diğer ilçeler ile merkezin ortalama oy oranı yüzde 20’ dolaylarındadır.


    GÖLE’NİN İL TOPLAM SEÇMEN SAYISI İÇİNDEKİ ORANI % 27’DİR.  DURUM AŞAĞIDAKİ TABLOLARIN İNCELENMESİNDEN DAHA DA İYİ ANLAŞILACAKTIR. 


    ARDAHAN GENELİNDE KAYITLI SEÇMEN SAYILARI 


                                                                  SEÇMEN SAYISI        İL ORTALAMASI %



    ARDAHAN MERKEZ                                           25.314                        37

    GÖLE                                                                 18.688                        27

    ÇILDIR                                                                 7.144                        10

    HANAK                                                                 7.066                       10

    POSOF                                                                 6.366                        9

    DAMAL                                                                 4.594                        7

    TOPLAM                                                              69.132                    100


    2011 GENEL SEÇİMİNDE CHP’YE  OY VEREN SEÇMEN SAYISI 


                                                                   SEÇMEN       CHP         İLÇE’DE %       İL’DE %



    ARDAHAN MERKEZ                                   25.314            3.891         15                        22

    DAMAL                                                        4.594            3.650         80                        21

    HANAK                                                        7.066            3503          50                         20

    GÖLE                                                        18.688           3.097          18                         18

    ÇILDIR                                                         7.144           2.288          32                        13

    POSOF                                                         6.366            987           15                         6

    TOPLAM                                                     69.132                     17.416                      100



    CHP’nin hükümet kurulmasındaki tutumu, ülkenin hemen bir seçime sürüklenmesinin yarattığı ekonomik ve sosyal sorunlar partimize bölgede oy kazandırmaktadır.


    Son terör olayları da HDP’den kopuşu hızlandırmaktadır. Bu nedenle de önemli ölçüde Kürt seçmen oyunun partiye kazandırılması mümkün olup, bu konuda gayret ve çalışmalarım oldu ve olmaya da devam edecektir.


    CHP’nin Ardahan’da seçimi kaybetmesinin sebepleri hakkında da kısaca bilgi verebilir misiniz?


    Ardahan’da seçim öncesinde bir il yönetimi sorunu yaşandı. İl yönetimi görevden alındı. Atanan bir aday da yönetimi kurma da başarılı olamadı. Daha sonra şu andaki il yönetimi atandı. Bu süreçte partinin İl’deki imajında çok olumsuz gelişmeler oldu. İl ve milletvekili, belediye başkanlığı seçimlerinde aday olmak isteyenler arasında öteden beri devam eden çekişmeler giderek hızlandı ve partiye zarar Vermeye başladı.


    Bir biri ile küs partililer, başka partililerin bile yapmadığı suçlamalar, kişiler üzerinde yıpratma kampanyaları partiye çok zarar Verdi. 


    Bu sürecin kötü yönetilmesinden o zamanki milletvekili Sayın Ensar Öğüt’ün de sorumluluğu büyüktür. Nitekim, kendini desteklemeyen İl Yönetimini görevden alarak ön seçim yapmayacak bir İl Yönetimi oluşturma gayretleri İl Kamuoyunda çok olumsuz etki yapmıştır. 


    Bu olaylardan sonra Ensar Öğüt’ün milletvekili adayı gösterilmesi diğer adayların alehte çalışmaları  sonucunu doğurmuştur.


    İl düzeyinde yaygın kanaat değişmiştir. İnsanlar yeni yüzller, yeni politikalar ve heyecan istemektedir.


    Akp’nin yolsuzluk ve son zamanlardaki şehit cenazeleri ulsal ve toplumsal duyarlılığı olan Ardahan’da CHP’ye bir yöneliş olmuştur.



    Sayın Arpaç, eski Irak Başkonsolosu Sayın Öztürk Yılmaz’ın adaylığı hakkında hakkında neler düşünüyor sunuz?


    Başarılar diliyorum. Yaklaşık 1 ay once Duşanbbe Büyük Elçiliğine terfi edildi. Bir diplomat. Genç yaşta büyük elçi mertebesine erişmiş değerli bir hemşehrimiz. Kendisi terror örgütü IŞID tarafından 49 mahiyeti ile birlikte 101 gün esir alındı sonra burnu kanamadan yine diğer personel ile birlikte serbest bırakıldı. O dönemde Ardahan Vakfı Başkanı sıfatı ile döemin Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve Sayın Genel Başkan’ımızla birlikte geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. Tabi o zaman aday olacağı hakkında bir bilgimiz yoktu.


    Ardahan’da bir karşılığı var mıdır, yok mudur onu bilemeyiz. Kendisi beni aradı adaylığımdan dolayı memnuniyetini bildirdi. Dostane bir telefon görüşmemiz oldu. Bir kez daha görüşmek için konuştuk. 


    Bölge hakkında, siyaset hakkında, örgüt hakkında ne kadar bilgisi ve tanırlılığı olduğu konusunda bir kararı var mıdır bilmem? Örgütte karşılık önemlidir. İnşallah sağlamıştır. Aynı kulvarda yarışacağımız için daha fazla bir şey söylemek şık olmaz. Ardahan’ımız için hatırlısı ne ise o olsun diyoruz.


    Kısaca neden aday sınız?


    Partimde değişimi savunuyorum. İlkelerim çağdaş sosyal demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla yürürlükte bulunmasıdır. 


    Bunu sağlayacak kadroların göreve gelmesidir. Bu değişim ve dönüşüm ancak sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini özümseyen, işçiye, memura, köylüye, dar gelirliye ve işsizlere umut olan sosyal demokratların partisi olan Chp’nin  iktidar olması için adayım.


    Allaha şükür işim, ailem ve hayatımda şikayetçi olduğum bir şey yok. Bu anlamda mutlu sayılırım. 


    Ama benim veya birilerinin mutlu sayılması yetiyor mu? Yetmiyor tabiki. 


    Ben kendi mütevazı yaşamımda, çevremde hoşnut olabilirim, Allahın verdiği sağlıkla yaşayabilirim. 


    Ama Ülkem iyi yönetiliyor mu dersiniz? Keşke buna evet diyebilsem. Ülkem iyi yönetilmediği için adayım. 


    Bir çok yurtsever, Ülkesinin içinde bulunduğu bu olağan üstü koşulda görev addetiği gibi ben de; yaşamım boyunca edindiğim birikimimi halkımın hizmetine sunma ihtiyacı duyduğum için adayım.


    Ülkemizin en büyük sorunu nedir diye sorulursa? Ben tek kelime ile size cevap verebilirim. ‘DEMOKRASİ’. 


    Ülkemizde bir demokrasi tiyatrosu oynanmaktadır. Bir diktatör hiç bir kurala, geleneğe, göreneğe, hukuka, ahlaka, akla ve izana sığmayan bir şekilde Ülkemizi despotça ve tek başına yönetmektedir.


    Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, müsteşar, genel müdür ve her kes Diktatörün kendine biçtiği rölü icra etmektedirler.


    Bir Cumhurbaşkanı hangi yasanın çıkacağından, hangi maddesinin nasıl olacağına, kimlerin milletvekili, bakan, vali v.s. olacağına tek başına ama çıkarları doğrulyusunda karar vermektedir. Gerisi teferruat her kes rölünü icra etmektedir.


    Bu gücünü, halka, gençliğe, işçiye köylüye, dar gelirliye, panzerle, toma ile gazla polis ve jandarmayı kullanarak korumaya çalışmaktadır.


    Her diktatörün sonu olduğu gibi bunun da sonu gelecektir. O da bunu bildiği için ipe sıkı sıkı  sarılmaktadır. 


    İpi gevşettiğinde korkunç servetinin soruşturulması, kendisi ve ailesi ile birlikte akibetinin hüsran olduğunu bilmektedir. 


    Onun için suç ortaklarıyla birlikte sıkı sıkı ipine sarılmaktadır. 


    Ama ip koptu kopacak. Halkımız bu kez Dünyada emsali görülmemiş servetinin hesabını önce oylarıyla soracak, sonra da yargı önünde hesap vermelerini sağlayacaktır. 


    Bunu bildiği için de sonunu geciktirmek için her türlü gayri ahlaki yöntemi denemektedir. 


    Sürekli zik-zak çizmekte bir gün milliyetçi söylem, bir gün din temalı söylem, bir gün merkez bankasına çatma, bir gün HSYK’ya, TÜSİAD’a çatmaktadır. 


    Devletin başında kavga etmediği Devlet kurumu, Kamu kurumu kalmamıştır.


    Sizi günlük siyasetin kanıksanmış ve her kesin gözü önünde cereyan eden konularıyla daha fazla meşgul etmek istemiyorum.


    – Demokrasi için; 


    – İnsan hak ve özgürlükleri için; 


    – Çocukların yataklarına aç girmemeleri için;


    – Anlamsız ve kime hizmet ettiği belli olmayan savaşta perişan ettirilen Suriyeli savaş mağduru çocuklar ile bu anlamsız savaşta terror bataklığında can veren asker, polis ve sivil halk için için; 


    – 21.yüzyılda kışta kıyamette, karda buzda, bir elinde kitap bir elinde tezekle okula giden çocuklar için; 


    Sonuç olarak, bütün değerlerimizi alt üst eden AKP zulmüne karşı onurlu, kararlı ve dirençli mücadele etmek için adayım.


    Sayın Arpaç ailenizin bölgede etkili olduğunuzu biliyoruz. Özellikle ticarette bölge üzerinde bir etkinliğiniz var. Bu konuda da biraz bilgi verirmisiniz ?

     

    Teşekkür ederim. Babam Mustafa ARPAÇ Kars ve Ardahan çevresinde tanınan ve sevilen bir iş adamıdır. Ailemin yörede tanınan, itibar sahibi ve güvenilir oluşu potansiyel olarak da bölgede bir saygınlığımızın olması ve yörenin kendine özgü diğer şartları kişiliğimde partimize de katkı sağlayacaktır.


    Kardeşlerim Kars, Ardahan, Iğdır ve Erzurum’da ticaret yapmaktadırlar. Yaygın olarak bölgede halk tarafından sevilen ve itibarlı tüccardırlar. 


    Özlem ve Özge adlı iki kızım var. Özlem Boğaziçi Üniversitesi İ.İ.B.F.  İşletme Bölümü mezunu olup halen İngiltere’de Londra Avrupa Ekonomi Okulu’nda işletme mastırından sonra aynı okulda doktorasını bitirdikten sonra bir süre Uluslar Arası Para Fonu (İMF)’de çalıştı. Halen Londra’da SOAS Üniversity Of London’da  Ekonomi Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. 


    Özge ise, Özel Bilkent Lisesi’ni bitirdikten sonra Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümünü ve Bilgi Üniversitesi’nde Mastır yani yüksek lisansını yaptıktan sonra İstanbul’da Kale Gurup’ta (Çanakkale Seramik), Marka Sorumlusu, İletişim ve Reklam Uzmanı olarak çalışmaktadır..


    SOSYAL ÇEVREM VE ÜYESİ OLDUĞUM DERNEK VAKIF VE KULÜPLER 


    Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı üyesi ve Ankara Kongre Delegesiyim,


    Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası üyesiyim.


    Halen Ardahan İli Kalkınma Vakfı Başkanı’yım. 


    Kars Kalkınma Vakfı Üyesi ve önceki dönem saymanıyım. 


    Göle Kültür ve Dayanışma Derneği’nin üyesi ve Başkanlığı ve halen de onur kurulu üyesiyim.


    Vergi Dairesi Müdürleri Derneği (GİM-DER)’in üyesi ve önceki dönem Genel Başkanıyım. 


    Ankara’da faaliyet gösteren ATATÜRK tarafından kurulan ATLI SPOR KULÜBÜ üyesiyim.


    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Bektaşi Dernekler Federasyonu Üyesiyim. 


    Spor, sanat ve sosyal ve siyasal bir çok ulusal ve uluslararası dernek, vakıf ve kulübün üyesi bulunmaktayım.


    1977 den 12 Eylül 1980’e kadar memurların grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarını elde etmek için kurulan Tüm Memurlar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TÜM-DER) kurucusu ve üyesi olarak görev yaptım.


    2003–2004 yılları arasında SAYIN GENEL BAŞKANIMIZ KEMAL KILIÇTAROĞLU ile birlikte Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Bilim Kurulu’nda görev yaptım.


    Genel Başkanımızın Kurucu Başkanı olduğu Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK)’in üyesiyim.


    YAYINLANMIŞ VE YAYINA HAZIRLADIĞIM KİTAP VE MAKALELERİM


    1977 yılında, GAYRİMENKUL MEVZUATIMIZ,  


    1978 yılında, EMLAK VERGİSİ KANUNU AÇIKLAMASI VE BEYANNAME DÜZENLEME ÖRNEKLERİ, 


    1982 yılında, EMLAK ALIM VERGİSİ KANUNU VE BUNDAN DOĞAN  UYŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜM YOLLARI, 


    1983 yılında ise, AÇIKLAMALI-UYGULAMALI EMLAK VERGİSİ KANUNU. 


    İŞLETMELERDE DÖNEM SONU İŞLEMLERİ (Basıma Hazır) 

    KATMA DEĞER VERGİSİNDE İADE UYGULAMASI (Basıma Hazır)

    VERGİ  DAVALARI(Basıma Hazırlanmaktadır)


    SON ZAMANLARDA YAYINLADIĞIM MAKALELERİM:


    – GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI VE VERGİLENDİRİLMESİ MALİYE DERGİSİ

    (OCAK-ŞUBAT 1982),

    – DÂHİLDE İŞLEME VEYA GEÇİCİ KABUL REJİMLERİNDE KATMA DEĞER VERGİSİNİN

    TECİL-TERKİN VE İADESİ

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( OCAK 2002- SAYI:109 ),

    – 2001 YILI FİNANSMAN GİDER KISISTLAMASI

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( ŞUBAT 2002 – SAYI:110 ),

    – ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ VE TELEFON ABONELİKLERİNİN BAŞKASI ADINA OLDUĞU DURUMLARDA GİDER KAYDI VE KDV İNDİRİMİ

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( EYLÜL 2002 – SAYI:117),

    – KDV’NİN BEDELE DÂHİL OLUP OLMADIĞININ İHTİLAFLI OLMASI HALİNDE

    YAPILACAK İŞLEM

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( EKİM 2002 – SAYI:118 ),

    – İNDİRİM KONUSU YAPILMAYACAĞI SONRADAN FARK EDİLEN KATMA DEĞER VERGİSİNİN NE ŞEKİLDE DÜZELTİLECEĞİ

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( ŞUBAT 2003 – SAYI: 122 ),

    – 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNU’NA İSTİNADEN “DOĞRUDAN TEMİN” USULÜ İLE TEMİN EDİLEN ALIMLAR NEDENİYLE DÜZENLENEN KÂĞITLARDA DAMGA VERGİSİ UYGULAMASI

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( TEMMUZ 2003- SAYI:127 ),

    – İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERE İLİŞKİN KDV İADESİNDE SON DURUM

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( MART 2004 – SAYI:135 ),

    – BAĞ-KUR SİGORTALIĞININ DURDURULMASI VE DURDURMANIN SİGORTADAN VAZGEÇME HAKKI VERİP VERMEDİĞİ

    YAKLAŞIM DERGİSİ ( MAYIS 2006 – SAYI:161 ),

    – 2006 YILINDA UYGULANACAK YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASININ HESAPLANMASI

    www.alomaliye.com(12.03.2007),

    – İNDİRİMLİ ORANA TABİ MÜKELLEFLER 2006’YA AİT KDV İADELERİNİ

    24 ARALIK’TA VERECEKLERİ

    www.ozdogrular.com(19.12.2007),

    – MÜTEAHHİTLERİN KDV İADELERİ İÇİN SON TARİH 24 ARALIK 2007

    www.alomaliye.com(11.12.2007),

    – İNDİRİMLİ ORANA TABİ MÜKELLEFLER 2006’YA AİT KDV İADELERİNİ

    24 ARALIK’TA VERECEKLERİ

    www.dunyagazetesi.com.tr(2007),

    – MÜTEAHHİTLER TARAFINDAN YAPILAN REZİDANSLARIN VE HOME OFİSLERİN

    KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

    www.saymm.com.tr(2011),

    – REZİDANS VE HOM OFİSLERDE KDV UYGULAMASI – I (Yaklaşım, Ocak, 2015, Sayı 266)

    – REZİDANS VE HOM OFİSLERDE KDV UYGULAMASI – II (Yaklaşım, Ocak, 2015, Sayı 267)

    – MÜTEAHHİTLERİN KDV İADESİ (Ordu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Bülteni Aralık 2014 Sayısı)


    YAZI VE MAKALELERİMİN YAYINLANDIĞI GAZETE, DERGİ VE İNTERNET SİTELERİ


    Maliye dergisi

    Mali yaklaşım dergisi

    Mali sorunlara çözüm dergisi

    Asmmm odası bülteni

    Maliye sigorta yorumları dergisi

    Maliye postası dergisi

    Diyalog dergisi

    İhracatçılar birliği dergisi

    Kuzey Anadolu gazetesi

     www.saymm.com

    www.alomaliye.com

    www.ismmo.org.tr

    www.asmmo.org.tr

    www.ardahanhaberi.com

    www.hudut.com.tr

    www.goleden.gen.tr

    www.ozgunhaber.net

    www.ardahangundem.com

    www.ardahanhaberleri.com

    www.siyasibirikim.com.tr

    www.umutgazete.com.tr


     


    EGEMEDYASI


    *Bakan Bakacak mı?


    Ardahanlılar Ardahanlı Bakandan Ardahan İçin Çok Önemli İki Projeye El Atmasını Bekliyorlar..


    Ardahanlıların 1 Kasım’da yeniden yapılacak olan Genel Seçimler öncesi kurulan Geçici Hükümete görev verilen  Ardahanlı Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu’dan beklentiler büyük.

    Başta Bakan’ın da köyünün de üzerinde bulunan ve 25 yıla yakındır bir türlü bitirilip, hizmete sunulmayan Ardahan-Ardanuç Yolu ve yine Bakanın köyünün hemen karşısında bulunan Yalnızçam Uğurulu Dağ Kayak Tesislerinin tam teşekkül bitirlip, hizmete sunulması olmak üzere yıllardır çözüm bekleyen sorunlara neşter vurulmasını bekliyorlar.


  • ‘KARIM ÖZAY OKUL AŞKIM’

    IŞİD tarafından 101 gün boyunca rehin alınan Türkiye’nin eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, yaşadığı zor günleri ve CHP’den milletvekili adaylığının arka planını ilk kez anlattı…


    Türkiye’nin eski Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, IŞİD, CHP


    •  
    •  
    •  
    •  


    Kübra PAR / GAZETE HABERTÜRK



    NEDEN KONUŞTUK?




    11 Haziran 2014’te Musul’u işgal eden IŞİD, Türk Konsolosluğu’ndaki 45 kişiyi rehin aldı. Dile kolay, dünyanın en vahşi örgütünün elinde 101 gün rehin kaldılar. Aralarında bebekler ve kadınlar da vardı. Ölümle burun burunaydılar. En küçük bir hatalarında kafalarını kesmeye hazır nöbetçilere rağmen, Konsolos Öztürk Yılmaz cep telefonunu saklamayı başardı ve devletle 555 görüşme yaparak sağ salim kurtulmalarını sağladı. Olayın detaylarıyla ilgili pek çok spekülasyon yapıldı. Öztürk Yılmaz sessizliğini korudu. Geçen hafta CHP’den milletvekili aday adayı olduğunu açıklaması, pek çok kişi gibi benim için de sürpriz oldu. Hem esaret günlerinin hem de CHP’den adaylığının perde arkasını konuşmak için Ankara’daki evinin kapısını çaldım. Eşi Özay Hanım ve 3 kızı da bize eşlik etti.



     


    CHP’den milletvekilliği için başvurma fikri nasıl doğdu? 



    Bürokraside olduğum için siyasetle aktif bir bağım yoktu ama mesleğimden dolayı siyasi gelişmeleri yakından takip ediyordum. 7 Haziran seçimlerinde aday olmak gibi bir düşüncem yoktu. Bu yaz her zamanki gibi çocuklarımla birlikte Ardahan’a tatile gittim. Ardahan’da HDP kazanınca çok büyük bir huzursuzluk başlamış. Terör olayları meydana gelmiş. Orada olduğum süre boyunca hemen hemen her kesimden insanlar geldi. Bir çıkış arıyorlardı. “Sen Türkiye’de bir kahramansın, buranın halinden anlarsın. Görevden kaçma” dediler. Ardahanlılar bıkmış durumda. Yeni bir dil ve siyaset arıyorlar. 



     “Madem öyle, aday olayım” mı dediniz?



    Ailem sol kökenlidir, CHP’lidir. Atatürk’ü çok severler ve Cumhuriyet’e sonuna kadar bağlıdırlar. Fikir altyapımı annem ve babam belirledi. Musul’a giderken annem “Korkacaksan gitme, sana sütümü helal etmem” demişti. Babam TOLEYIS sendikasından emekli bir işçi. Aday olmam için o cesaretlendirdi. “Çok sıkıntılar çektin, önünde 21 yıllık büyükelçilik kariyerin var, maaşın var, çocuk okutuyorsun. Ama gel, bu işe gir. Seçilemezsen, aç kalsan bile ekmeğimizi seninle bölüşürüz” dedi. Onun bu sözleri beni çok etkiledi. Annem ve eşim de bu fikre destek verdi. Genel başkanımızla görüşmeye gittim, müracaatımı yapmış oldum… 



    Kurtarıldığınızda Başbakan Davutoğlu sizi alnınızdan öpmüştü. AK Partililer CHP’den aday olmanıza şaşırdı mı?



    Ben alnımdan öpülecek bir şey yaptım. Başka ne yapılırdı, bilmiyorum. CHP’ye millet için giriyorum, birini suçlamak için değil. Türkiye’nin bütün renkleri aynıdır. Sadece kaptanlar ve takımlar değişiyor ama gemi aynı.



    ‘IŞİD’LİLERİN NAMAZ SAATLERİNİ KOLLUYORDUK’ 



    IŞİD’in konsolosluğu basıp sizi rehin almasından önceki günlerde neler yaşandı?



    Bu, kâğıttan okunarak, televizyondan izlenerek anlaşılacak bir şey değil. IŞİD dünyanın en katil örgütü. Şehre bir anda saldırıyor, işgal ediyor. İnsanları keserek, doğrayarak çıkıyor. İşgal başlayınca neye uğradığımızı şaşırdık. Bir kenti, valisi, askeri, polisi savunur ama Musul’da devlet bir anda geri çekildi. Hatta öğrendik ki nüfusun bir kısmı meğer IŞİD yanlısıymış. 



    101 gün esir hayatı yaşadınız. Şartlar nasıldı?



    Çok ağırdı. 70 gün telefonumun şarjını nasıl idare ettiğimi soruyorlar. Bunu ilk kez açıklıyorum. Tepeden tırnağa 50 bin defa aramadan geçtik. IŞİD telefon sakladığımızı bilseydi, o ekipteki herkesi infaz ederdi. Bizi saklamak için her şeyi yaptılar ama ben her bilgiyi merkeze verebildim. 



    Nasıl başardınız bunu? 



    IŞİD elemanlarının da rehavet saatleri oluyor. Dışarıda ve içeride korumalar vardı ama namaz ve uyku saatlerini kolluyorduk. Polis arkadaşımla gözle anlaşıp telefonu tuvalette şarj ediyorduk. Devletle toplam 555 telefon görüşmesi yaptım. Kolay bir süreç değildi. Sim kart bile bulsalar bizi infaz ederlerdi. IŞİD Türkiye’ye yerimiz hakkında yalan bilgi veriyordu.



    Telefonu parçalara ayırıp ekipteki insanlara mı dağıttınız? 



    Telefon bendeydi. Nasıl sakladığımı açıklamayacağım. Hâlâ evde duruyor. Bu olay tamamen oradaki arkadaşımla ölümü göze alıp yaptığım bir şeydir. 46 kişiydik. Kaşla gözle anlaşarak bahaneler bulup tuvalete gidiyorduk. Bayanlar için daha kolay oluyordu. Bazen onlardan yardım istiyorduk. Zerresini bile fark etmediler. Ekiptekilerin hepsi telefonumuz olduğunu bilmiyordu. Böylesi daha güvenliydi.



    ‘BİR IŞİD’LİYLE KARŞILAŞIRSANIZ 10 GÜN UYUYAMAZSINIZ, BİZ 101 GÜN KALDIK’


    Sizi nasıl kaçırdılar? Sonraki günlerde neler yaşadınız?



    Bu konuya fazla girmek istemiyorum. Ben bu görevi yaparken başıma ne gelirse gelsin, devletim dışında kimseden yardım beklemedim. Kimseyi de suçlamıyorum. Ama bazı spekülasyonları yalanlamak zorundayım. Ama şu iki noktanın bilinmesini isterim. Musul Valisi’nin şehri terk ederken, güya bana haber verip “Birlikte kaçalım” dediği, benim geri çevirdiğim iddiası tamamen yalan. Ayrıca Barzani’nin beni kurtarmak için girişimde bulunduğu da doğru değil. 



    IŞİD militanları arasında daha ılımlı olanlar var mıydı? 



    Bu mümkün mü? IŞİD’den olumlu bir şey çıkar mı? Bir IŞİD elemanıyla karşı karşıya gelseniz 10 gün uyuyamazsınız. Oradaki insanları süründürüyorlar ve en ufak bir şeyde infaz ediyorlar. Hem sizi esir olarak beş yıldızlı bir otele götürseler, kapıyı üstünüze kilitleseler, duş ve klima çalışmasa 5 saat sonra cinnet getirirsiniz. Biz 101 gün esir kaldık… 



    Bebeklere mama verildiği, giyecek yardımı yapıldığı doğru mu? 



    Ne maması? O 2 çocuk orada perişan oldu. Çocuklara yemek getirmeleri için defalarca yalvardık. O çocuklar hâlâ kendilerine gelemediler. 



    Sizi nasıl bıraktılar? 



    Ailenizin 2-3 gün önceden Ankara’ya getirildiği doğru mu? Bu konuyla ilgili çok spekülasyon çıktı ama haber almayı bırakın, ailem buraya gelmeme bile yetişemedi. Daha fazla detaya girmek istemiyorum. 



    Tahliye kararının size bırakıldığı ama zamanında tahliye etmediğiniz doğru mu? 



    Bu konular devletin mahremiyetini ilgilendiren konular ve artık geride kaldı. Açıkçası fazla konuşmak istemiyorum.



    ‘AK PARTİ’Yİ SUÇLAMAK NEZAKETSİZLİK OLUR’ 



    Şimdi CHP’den aday olacaksınız ama başınıza gelenlerden dolayı AK Parti’yi suçlamıyorsunuz… 



    Bu nezaketsizlik olur, karakterime yakışmaz. Ben bir vefa insanıyım. Bana o nezaketi gösteren bir insana saygıda kusur etmem. Birlikte çalıştığım, insanlara asla nezaketsiz bir davranışta bulunmam. 101 gün boyunca esaret altındaydım ve ülkemi satmadım. Gözüm karadır. Hiçbir zaman geri adım atmadım.



    ‘ÇOK ZOR ZAMANLARDI’ 



    Eşiniz esir tutulurken siz neler yaşadınız? 



    Unutulmayacak günlerdi. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Tek başınaydım. Beni ayakta tutan tek şey umudumdu. Belki Allah’ın verdiği bir inançtı. Eşimin sağ salim geleceğine emindim. Çocuklarımın sevgisi de beni ayakta tuttu. Çok zor zamanlardı…







    ‘KARIM ÖZAY OKUL AŞKIM’ 



    Eşim Özay ilk aşkımdı. Orta 1’den lise sona kadar aynı sınıftaydık. Lise 2’deyken eşime “Ben gidersem de aramızdaki bağ devam edecek” dedim. Birbirimize söz verdik. 1995 yılında, üniversiteyi bitirmeden evlendik. 3 kızımız var. Sude Sena 16 yaşında, Özgü Ceren 7 yaşında, Aslı 4 yaşında.”



    ‘ÇOCUKLUĞUM BİR KIRIK EKMEKLE GEÇTİ’



    Ardahan’da mı büyüdünüz? 



    1970 yılında harman zamanında Ardahan’da Alabala Köyü’nde doğmuşum. 6 kardeşiz. Zor günlerdi. Çocukluğumuz bir kırık ekmekle geçti. İyi bir günümüzün olduğunu hatırlamıyorum. Babam yazları tırpan biçmeye giderdi. Ben de dağlarda çobanlık yapardım. Köyümüz merkeze 8.5 kilometreydi. 12 yaşından liseyi bitirene kadar yatılı okudum. Ortaokul’da Ardahan merkeze geldim. İlk zamanlar çok zorlandım. Çok büyük bir şehre gelmiş gibi hissettim. Babam elimden tutar, kaybolursam gidebileceğim kahvehaneleri gösterirdi. Başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdim. O sene Ardahan’da ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazanan tek kişi bendim. Ben Ankara’ya gelmeden 1 yıl önce ailem oradaki yoksulluğa katlanamayıp Bursa’ya taşındı.







    ‘PSİKOLOJİM BOZULMADI’ 



    Rehin günleri sonrası psikolojik travma yaşadınız mı? 



    Bu ağır bir trajedi ama benim psikolojim sağlamdır, çok etkilenmedim. Bunu kutsal görevimin bir parçası olarak gördüm.

  • Dündar 2. Sıra’ya mı Giriyor?

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun istemi üzerine Ardahanlı Büyükelçi’yi isifa ettirip, liste bir yapacağı ileri sürülen CHP Ardahan’ın liste ikisinin yılladır liste bir mücadelesi veren Ardahanlı Eczacı Yunus Dündar’ın olacağı ileri srülmektedir.

    Konu hakkında yaptığımız araştırmada liste bir olması beklenen ve ikinci sıra adayını belirlemeye çalışan Büyükelçi Öztürk Yılmaz’n Ecz. Yunus Dündar’a ikinci sıra adayı olması için teklif götürdüğü, Dündar’ında bu teklifi değerlendirmeye aldığı iddia edildi.


    **İL E İLÇELER YENİDEN DİZAYN EDİLECEK..


    İlimdar Senem’in İl Başkanı olduğu dönem de İl Başkan Yardımcısı olan e 7 Haziran Genel Seçimleri öncesi bu görevinde istifa eden Ecz. Yunuz Dündar’ın kendisine gelen ikinci sıra teklifini değerlendirmeye alırken, bir de şart ortaya attığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.

    Alınan bilgilere göre 2. sıra adaylığı karşılığında İl e İlçe Yönetimlerinin idaresinin kendisine erilmesini istediği öne sürülen Ecz . Yunus Dündar’ın bu şartı kabul edilmesi halin de liste ikiye gireceği ve seçimler öncesi CHP’nin İl ve İlçelerini baştan dizayn edeceği de öğrenildi.


    **Dündar: Dizayn Benim İşim Değil..


    Öte yandan konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Ecz. Yunus Dündar kendisinin liste bir için uğraştığını ve örgütler ile ilgili bir düşüncesinin olmadığını söyledi.


    Örgütlerin parti tüzüğü gereği işlevine devam ettiğini belirten CHP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Ecz. Yunus Dündar kendisinin ne iki için nede örgütler için bir talebinin olmadığını belirterek, gazetemizin gündeme taşıdığı bu iddianın kendisiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirtti.


    **Aha ben geldim!


    Beklenmedik bir anda bir çok bürokratın hayalini süsleyen Büyükelçilik görevi gibi görevi bırakıp, Ardahanlılara hizmet için yola çıkan Ardahanlı Konsolos Öztürk Yılmaz ilk demecini Gazeteci Fakir Yılmaz’a verdi.


    Eşiyle birlikte ilk demecini Gazeteci Fakir Yılmaz’a veren ve gazetemiz aracılığıyla Ardahanlı hemşehrilerine seslenen CHP Ardahan Milletvekili Adayı Öztürk Yılmaz çeşitli nedenler ile yıllar önce ayrıldığımız Ardahan’dan gidip, arkalarına bakmıyorlar diyordunuz. Bakın demek bakıyormuşuz. Giden gelmiyor’ diyordunuz. Aha ben döndüm’ dedi.

    Ülkeme hizmet etmek için talip olduğum ulvi görevi, Ardahan Milletvekilliğini en iyi şekilde yapacağına inandığını belirten CHP Ardahan Milletvekili Adayı Öztürk Yılmaz kendisini bu göreve daet edenin CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat kendisi olduğunu söyledi.


    **Serhat’a Tatardan Tam Destek..


    Ardahan’ı 3. Lig’de Temsil Eden Serhat Ardahan Spor’a 20 Bİn TL. Para Desteği Veren Ardahanlı İşadamı İmdat Tatar 

    Tüm Ardahanlı İşadamlarının Gençlere Sahip Çıkmaya Davet Etti.


    Bugün çıkacağı Arhavi Maçı öncesi Serhat Ardahan Spor’a Moral yine duyarlı iş adamı İmdat Tatar’dan geldi.

    Geçtiğimiz sezon da Serhat Ardahan Spor’un en büyük destekçilerinden olan Arahanlı İşadmı İmdat Tatar’da Serhat Ardahan Spor’a nakit 20 Bin TL. yardım yapıldı.

    Ardahanlı iş adamlarının gençleri yeşil sahaya çeken futbola e spor desteğe daet eden Tatar, Ardahan’ın gelişiminde, tanıtımında büyük rol oynayacak olan futbolun desteklenmesi halinde Ardahanlı gençlerin bu işi başarıp, 3. Lige çıkacaklarına olan inancıyla her zaman Ardahan e Ardahanlıların yanında olduğunu söyledi.

    Diğer iş adamlarının da duyarlılığa davet eden Ardahanlı İşadamı İmdat Tatar bugün yapılacak olan Serhat Ardahan Spor-Arhavi Spor karşılaşmasıyla başlayacak olan 2015-2016 Bölgesel Aamtör Futbol Sezonunun başladığını ve bu sezonda da mücadele edecek olan Serhat Ardahan Spor’a tüm Ardahanlıların sahip çıkması gerektiğini belirtti.


    Bitlis Vali Yardımcısı Altun’dan aday adaylığı açıklaması..


    7 Haziran seçimlerinde AK Parti’den Ardahan milletvekili aday adayı olan Bitlis Vali Yardımcısı Salih Altun, 1 Kasım’da yapılacak olan seçimlerde aday olmayacağını açıkladı.

    AK Parti’den Ardahan milletvekili aday adayı olan Bitlis Vali Yardımcısı Salih Altun, 1 Kasım’da yapılacak seçimlerde aday adayı olmayacağını belirtti. Altun, “Siyaset ve bürokrasi diğer alanlar gibi ülkemize ve milletimize hizmette birer araçtır. 1 Kasım seçimleri vesilesi ile tercihini siyasetten yana kullananlara başarılar diliyorum” dedi.

    Ardahan’a her zaman tutku ile bağlı olduğunu ifade eden Altun, “Gerek güzel ülkeme gerekse de memleketim Ardahan’a olan ilgim, sevgim ve tutku ile bağlılığım hiç azalmadan devam etmektedir. Duamız yüce Allah’ın takdiri ve nasibi ile Türkiye’yi güçlü yarınlara taşıyacak güzel işlere imza atmaktır, bunun için çok çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

  • Yıllar sonra neden CHP?

    AKP İLE MENFAAT İLİŞKİSİ OLMAYAN HERKESİN CHP’YE OY VERMESİ GEREKİR! 

    AKP ile menfaat ilişkisi olanlardan oy istemenin anlamı yok.


    Nejdet Bey, hayırlı, uğurlu olsun. Yıllar sonra neden CHP? Neden yeniden üye oldunuz?


    İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. 

    Sorularınıza gelince; CHP’den ilk üyeliğim 2001’dir. Ayrı düşmemiz ise 2004’ün başıdır.

    CHP’den ayrı olduğumuz süreçte, dünyaya sol pencereden bakan biri olarak, bulunduğumuz yerde toplumsal bilince katkıda bulunmak, doğru bildiklerimizi savunmak, yanlışların yanlışlığını ve deşifresini sağlamakla meşgul oldum. Bildiğiniz gibi 2009-2014 döneminde, DSP il başkanı sayın Mustafa Morkoç’un ısrarı ve desteğiyle DSP’ye katıldım ve Ardahan İl Genel Meclisi Üyesi oldum. O dönem Çıldır’dan %34 oy aldım. Görevim süresince de gerek Çıldır ve gerekse ilçeleriyle birlikte Ardahan kamuoyunun, bilmesi gerekenleri bildiren, aktif bir meclis üyeliği yaptım. Bu sürecin bana kattıkları çok olmuştur. Bende topluma karşı duyduğum sorumluğu yapmaya gayretli oldum. Her istediğimi yapamadım ama başardığımız önemli işlerde oldu. Bilinenleri var.

    Şimdi ise Türkiye çok olağanüstü yeni bir süreci yaşıyor. Duyarlı bir yurttaş olarak oy vermek yeterli bir davranış olarak gelmiyor bana. Ben söyleyecek sözüm varsa ki olduğunu düşünüyorum, söyleyebilmeliyim. Toplumda bir karşılığım var ise ki olduğunu düşünüyorum, bunu realize etmeliyim.

    Bana göre bir başka partide üye olup bir başkasına oy vermek zaten ahlaki değil. Ancak bir partinin üyesi olmadan anlamlı katkılarda bulunmayı da zor bir iş olarak görüyorum. Dışardan konuşmanın zorlukları var bilirsiniz.

    Tüm bunları alt alta koyduğunuzda CHP üyesi olmayı, dostlarımla da konuşarak doğru buldum ve üyeliğe öneren kısmında Çıldır İlçe Başkanı Nevzat Şirin Bey ve CHP eski İl Başkanı ve benim İl 

    Genel Meclisi Üyeliğim döneminde Meclis Başkanlığı da yapmış olan İlimdar Senem Bey’in isimlerinin bulunması da bana cesaret vermiştir. Kendilerine teşekkür ediyorum.

    DSP’lilerin oyunu CHP’ye getirebilecek misiniz?

    Benim arzum kişisel olarak yalnız benim katılımım değildi. Basında yer alan ve yer almayan birçok girişimim oldu. Ben daha anlamlı, ulusal düzeyde etkisi olabilecek katılımlar arzuladım. Bunu maalesef şu ana kadar başaramadım. Doğrusu bu yöndeki çabalarımıza CHP’li kimi ileri gelenler destek olmadı. Umarım bu hareketimiz bir başlangıç olur ve devamı kısa sürede gelir. DSP’de benim gibi düşünenlerin varlığını biliyorum. 

    Oy konusuna gelince; benim arzum ve CHP’nin hedefinin olması gerekenin şu olduğu düşünüyorum, bu bir slogan halini de almalıdır; AKP İLE MENFAAT İLİŞKİSİ OLMAYAN HERKESİN CHP’YE OY VERMESİ GEREKİR!

    AKP ile menfaat ilişkisi olanlardan oy istemenin anlamı yok. Zaten vermez, size gelmez, gelse bir bildiği var bilin. Yani AKP tarihe karışıyor, onu görerek, burada kendini korumak istiyordur, aranıza da almayın demek lazım. 

    Ama AKP ile menfaat ilişkisi olmayan tüm duyarlı yurttaşların, özellikle Ardahan’da AKP saltanatına son vererek Türkiye deki saltanatlarına son verme yolunda katkılı olmalarını diliyor-istiyorum.

    1 Kasım 1922 Cumhuriyete giden yolda önemli bir dönemeçtir, Saltanatın kaldırıldığı gündür.

    1 Kasım 2015 ise, her türlü saltanatın sonunun başlangıcı olmasını diliyorum. Aksi Cumhuriyetin ortadan kaldırılmasına giden önemli bir kara gün demektir.

    CHP’nin aday adayları hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Hiçbir arkadaşımız için olumsuz bir cümlem olamaz. Ben, öncelikle CHP’nin başarılı olmasını istiyorum. Aday Adaylarından tanıdıklarımın hepsini beğeniyorum. 

    Büyük Elçi Öztürk Yılmaz Bey’i tanıyor musunuz?

    Yakın zaman önce tanıştık. Hakkında yazılıp söylenen olumsuz değerlendirmeleri hak etmeyen ve CHP’nin gelen politikasında önemi olduğunu düşündüğüm birisi Öztürk Bey. Ancak Ardahan’dan aday olacak mı kesin bir şey diyemem. Kendi tercihleri. Olurlarsa büyük bir özgüveni var demektir ve bu cesareti kutlamak lazım. Aday kim olursa olsun CHP’nin Ardahan da birinci parti olmasını arzuluyorum.


     


    **CHP İL BAŞKANI KAÇIRILDI MI?


    1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi seçim çalışmalarına yeniden başlayan partiler arasında bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’nde yine tartışılacak gelişmeler yaşanıyor.


    İki yeni aday ile yol çıkılması halinde Ardahan’ın iki milletekilini zorlayacak denilen CHP Ardahan İl Başkanı seçim startının erildiği şu günlerde ‘Hastayım’ diyerek görevini Yaşar Daşdmir’e bırakması partililer arasında tepkiye neden olurken, bunun tamda seçim döneminde yapılmasının partiye büyük zarar vereceğine dikkat çekiliyor.


    7 Haziran Genel Seçimleri öncesi partinin Ardahan İl ve İlçe Örgütleri arasında yaşanan çalkantılar dolaysıyla seçim i kayıp ettiklerini belirten Ardahan CHP’liler CHP Ardahan İl Başkanı Fevzi Uygur’un hastalığından ziyade parti içinde oynanan Bizans oyunlarına dayanamadığı için görevi il başkan yardımcısına bırakmak zorunda bırakıldığı ileri sürülüyor.

  • ARDAHANLI BAKAN VAR!

    Başbakan Davutoğlu’nun moralsiz bir şekilde hızla açıkladığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayladığı seçim hükümeti kabinesini açıkladı.


    Açıklanan yeni bakanar kuruunda Ardahanlı, BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçu’da Kültür ve Turizm Bakanı oldu.


    Ardahan’ın tarihinde 2. kez bakanlık aldığı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yeni bakanlar kurulu şu isimlerden oluştu.


    Başbakan: Ahmet Davutoğlu



    Dışişleri Bakanı: Feridun Sinirlioğlu



    Ekonomi Bakanı: Nihat Zeybekci



    Orman ve Su İşleri Bakanı: Veysel Eroğlu



    Maliye Bakanı: Mehmet Şimşek



    AB Bakanı: Ali Haydar Konca



    Kalkınma Bakanı: Müslüm Doğan



    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Ali Rıza Alaboyun



    Milli Savunma Bakanı: Vecdi Gönül



    Kültür ve Turizm Bakanı: Yalçın Topçu



    Gençlik ve Spor Bakanı: Akif Çağatay Kılıç



    Ulaştırma Bakanı: Feridun Bilgin



    Milli Eğitim Bakanı: Nabi Avcı



    İçişleri Bakanı: Selami Altınok



    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Ahmet Erdem



    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Ayşen Gürcan 



    Adalet Bakanı:  Kenan İpek



    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Kudbettin Arzu 



    Çevre ve Şehircilik Bakanı: İdris Güllüce



    Bilim ve Sanayi Bakanı: Fikri Işık



    Başbakan Yardımcısı: Cevdet Yılmaz



    Başbakan Yardımcısı: Yalçın Akdoğan



    Başbakan Yardımcısı: Numan Kurtulmuş




    **ARDAHAN VE KÖYÜNDE BÜYÜK SEVİNÇ..


    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun seçim kabinesinde Kültür ve Turizm Bakanı olarak yer alan Ülkücü camianın önemli isimlerinden, Büyük Birlik Partisi’nin eski Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun yakınları büyük sevinç yaşıyor.

    Ardahan merkeze 25 kilometre uzaklıktaki 100 haneli Çatalköprü köyünde oturan amcası Halil Topçu (72) ve amcasının Kızı Nurcan Topçu, Yalçın Topçunun Bakan oluşunu televizyondan öğrendiklerini belirterek, büyük sevinç yaşadıklarını söylediler. Amca Halil Topçu, “Bizim aslımız asaletimiz bellidir, bizler aslen Ahıska Türküyüz. Bizim dedemiz de Ermenilere karşı savaş vermiştir. Yeğenimde 40-50 senedir Muhsin Yazıcıoğlu ile dava arkadaşlığı yapmıştır. Her zaman için vatanımıza ve milletimize hizmet etmeye hazırız. Türkiye’nin durumu belli. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız da yeğenimi Bakanlığa uygun gördü. Yeğenim davasından asla geri dönmez, vatanına ve milletine yararlı olacağına inanıyorum” dedi.

    Köydeki komşusu Tahsin Gültürk ise, “Yalçın Topçu bizim gururumuzdur. Kendisiyle ne kadar gurur duysak azdır. O bizim şerefimiz ve haysiyetimizdir. Ardahan’a ve memleketimize hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    Öte yandan, amca Halil Topçu kendisini ziyarete gelen gazetecilerle evinin bahçesinde oturarak çay içti.


     


    **YALÇIN TOPÇU KİMDİR?


    Yalçın Topçu (d. 1957Ardahan Merkez/Çatalköprü (Şadıvan) köylüdür.. Büyük Birlik Partisi Eski Genel Başkanı olan Türk siyasetçi ve bürokrat.


    Yalçın Topçu, 7 Temmuz 1992 Pazar günü saat 14.00’de Ankara’da Maltepe Düğün Salonu’nda; Muhsin YazıcıoğluÖkkeş Şendiller, İsmet Gür, Saffet Topaktas, Ahmet Özdemir, ve Esat Bütün‘ün içinde yer aldığı altı MÇP‘li milletvekili ile beraber MÇPAnkaraMamak ilçe ikinci başkanlığından istifa ederek Büyük Birlik Partisi kurucuları arasında yer aldı ve Ankara kurucu il başkanlığı görevini 1995 yılına kadar üstlendi. 1996 yılında memuriyet hayatına dönen Topçu 11 yıl Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinde çalışarak, 2007 yılında işletme müdür yardımcısı olarak memuriyet hayatından emekliye ayrıldı.


    On bir yıllık memuriyet hayatının ardından, 19 Ağustos 2007 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Kongrede Muhsin Yazıcıoğlu‘nun daveti üzerine Büyük Birlik Partisi genel sekreteri seçildi. 25 Mart 2009 günü genel başkan Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybetmesi üzerine gerçekleştirilen 24 Mayıs 2009 tarihindeki 4. Olağanüstü Kongrede 507 oy alarak partinin yeni genel başkanı oldu.


    İki yıl kadar sürdürdüğü genel başkanlık görevini 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimlerinde alınan sonuç üzerine yaptığı yazılı açıklama ile bıraktı. 3 Şubat 2014 tarihinde, bir dönem genel başkanlık yaptığı Büyük Birlik Partisi’nden istifa etti.

  • Taban Aynılarla Rahatsız!

    Başta HDP’de olmak üzere CHP ve AKP’de aynı isimler ile seçime gidilmesinin tabana karşı saygısızlık olduğunu belirten partililer desteğimiz ve oyumuzu isteyenler bizleri de dinlemek zorundalar diyerek parti genel merkezlerinin İl, ilçe ve Delegeye sormadan bu tür açıklamalar yapması partilere oy kayıp ettireceği gibi seçmenin sandığa gidişinin hevesini kıracağını belirtmekteler.


    **HDP’liler rahatsız..


    Mevcut isimin HDP’nin siyaseti ile uzaktan yakından alakası olmayan ve kan uyuşmazlığı yaşadığını belirten HDP Ardahan tabanı 1 Kasımda yeni isimler ile seçime girilmesi halinde 7 Haziran’da alınan oyların dahada artacağını aksine HDP’nin Ardahan’da oy kaybı yaşayacağını belirtmekteler.


    **Aynı rahatsızlık CHP’de de var..


    HDP’nin Ardahan’da kazanmasının birinci nedeninin başında gelen en önemli konuların başında gelenin CHP’nin hep aynı isimler ile seçime gitmesinin neden olduğuna dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan İl ve İlçe Örgüt yöneticilerinin yanı sıra CHP tabanınında yeni isimler ile seçime gidilmesinden yana olduğu görülmektedir.


    **AKP Aynı isimle giderse bu kez kayıp eder..


    HDP ve CHP’de yaşanan rahatsızlığı aynısının AK Parti’de de olduğu görülürken, AKP’nin de mevcut isimle seçime gitmesi halinde 7 Haziran’da zor bela aldığı oyları alamayacağı gibi seçimi de kayıp edebileceğine dikkat çeken AK Partililer AKP Genel Merkezinin iki yeni isimle seçime gitmesi halinde Ardahan’da 1. parti olacağına işaret etmekteler.


    **MHP’de Aday Sıkıntısı..


    7 Haziran’da HDP’nin birinci parti olup, bir milletvekili çıkardığı Ardahan’da MHP’nin 7 Haziran’da alacağı oyları da tartışmaya açtı.

    Bir kesimin HDP nedeniyle oyların artacağı, bir diğer kesimin Bahçeli’nin koalisyon görüşmeleri esnasında ortaya koyduğu tavırlar dolaysıyla eski oyu da alamayacağını belirttiği Ardahan’da MHP’nin aday bulma sıkıntısı yaşadığı da ileri sürülmektedir.


    **GÜVEN KOTAN HDP’DEN ADAY OLMAYA HAZIRLANYOR..


    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hazırlayacağı geçici hükümet bakanları için Ardahan’ın 2 Milletekilini dikkatte almadığı görülürken, 1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde milletekili aday adayı olmayı düşünenler arasına Göle kamuoyunda yakınen tanınan, bir dönem Gebze’de DEP yöneticiliği yapan Ardahanlı İşadamı Güen Kotan’ında Ardahan HDP’den Milletvekili adayı olacağı yönünde duyumlar alınırken, konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Göle’ye bağlı Balçeşme kölü, Ardahanlı İşadamı Güven Kotan durum değerlendirmesi yaptığını açıkladı.


    Bilindiği gibi daha önce yine Göleli olan Av. Yaşar Kaya’da 1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerde HDP’den Milletvekili Aday Adayı olacağını gazetemiz aracılığıyla kamuoyuna duyurmuştu.


    **CHP’DEN İLK SAHAYA İNEN DENİZ AYDEMİR OLDU..


    Öte yandan CHP Ardahan’da Milletvekili Aday Adayı olmayı düşünenlerinde kolları sıvadığı ve sahaya indikleri gözlendi.


    Hanaklı Mali Müşavir olan Deniz Aydemir’in 1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimlerde CHP Ardahan’da aday olmayı düşündüğü ve bu düşüncesini Ardahan’da ki CHP’liler ile paylaşmak için CHP Ardahan İl Başkanlığı, CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanlığı, CHP Göle, Hanak, Damal, Posof, Çıldır ve Posof İlçe Örgütlerine yönelik bir dizi ziyaret yapmak için yola çıktığı öğrenildi.

  • Canlı Kalkana ve Çadıra İzin Yok!

    HDP ve DBP’lilerin operasyon yapılacağı alanda kurmak istediği barış çadırı ve canlı kalkan eylemi başlamadan sona erdi.


    Aralarında Ardahan e Iğdır Milletvekillerinin de bulunduğu çok az sayıda bir HDP ve DPP’linin kurmak için gittiği bölgede hazır bekleyen güvenlik güçleri kurulmak istenen çadır ve oluşturlmak istenen canlı kalkan eyleminin yasal olmadığını belirtip, izin erilemeyeceğini belirttince grup burada yaptığı açıklama ardından kısa süre için de karanlık çökmeden Göle ve Ardahan’a dönmek zorunda kaldı.

  • HEM DE BORÇALI TÜRKÜMÜŞ

    26 Temmuz’un Büyük Azerbaycan Türklüğü’nün bir parçası olan Borçalı Türkleri’nin birlik ve dayanışma günü olduğunu hatırlatan Tüksoy, bu vesileyle nüfusunun önemli kısmı Borçalı kökenli olan Kars, Ardahan ve Sivas’ın belediye başkanlarına çağrıda bulunak bu tarihte Borçalı Türklerinin maddi ve manevi olarak yanında olmalarını istediğini söyledi.


    Türksoy, başta Kars Belediye Başkanı Murtaza Karaçanta olmak üzere Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy ve Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın’ın Borçalı kökenli Karapapak Türkleri’nin oylarıyla belediye başkanı olduklarına dikkat çeki.


    Her üç belediye başkanının da herşeyden önce Borçalı Halkı’na vefa borçlarının da olduğunu açıklamasında belirten Türksoy: “Bu insanların her birinin Ulu Türk Yurdu Borçalı da akrabaları yaşıyor. 26 Temmuz’da bu kardeşlerimizin maddi-manevi yanında olmanızı bekliyoruz. Balkan kökenli belediye Başkanlarının Balkanlar’daki soydaşlarımıza gösterdiği duyarlılığı sizin de Borçalı’ya göstermenizi bekliyoruz. Borçalı’nın bu desteğe ihtiyacı var. Göktürkler’in yiğit, mert ve misafirperver torunları olan Borçalı Türkleri bunu hiçbir zaman unutmayacaklardır. Dünya Karapapak Türkleri Birliği olarak Türkiye’deki 7 milyon KARAPAPAK Türkü adına bundan sonra bu tür önemli hadiselerle ilgili siyasilerin ve yöneticilerin tavırlarını yakından takip edeceğiz ve medya vasıtasıyla doğruları ve yanlışları, vefasızlıkları ve aymazlıkları toplumumuzun bilgisine sunacağız. Şimdiden herkes ona göre tavrını belirlesin! Kamuoyuna saygı ile duyurulur.” dedi. 


     


    **BORÇALIGürcistan bölgesinde tarihsel bir yerin adıdır. Borçalıda Türkler binyıllardır yaşıyorlar.Türkler Borçalının ilk ve yerli halkıdır.Bununla ilgili birçok eski gürcü tarih eserleri de bilgi vermektedir.Orta çağlarda yazılmış olan “Kartlinin tarihi” isimli eserde Borçalının ilk sakinlerinin BunTürkler olduğu belirtiliyor.


    **DAVUT ULBEĞİ: Çapan doğru politika yapmıştır.. 


    7 Haziran Genel Seçimlerini değerlendiren Karslı İş adamı, siyasetçi Davut Ulbeği HDP’nin büyük bir başarı sağladığı genel seçimlerin Serhat ve Esenyurt yakasında ki en önemli gelişmesinin Esenyurt’un eski belediye başkanlarından olan Dr. Gürbüz Çapan ve yakınlarının olumlu tutumu olmuştur.


    Bölge derneklerinin bir çok konuda olduğu gibi genel seçimlerin üzerinde de hiçbir etkisinin olmadığınıda ileri süren Ulbeği ‘benim bireysel düşüncem Dr. Gürbüz Çapan’ın 7 Haziran öncesi ve sonrası ortaya koyduğu tutumuyla doğru bir politika orataya koyarak devrimci, demokratların önüne geçmemiş, hatta tutum ve davranışları ile destek sunmuştur.’ dedi.


    Çapan’ın seçimlerden önce Kars’a gidip, adeta kendisini oraya hapis etmesinin bunun açık göstergesi olduğunu da belirten Karslı İşadamı, Siyasetçi Davut Ulbeği ‘toplumları, kitleleri birilerine pazarlamaktan öteye gidemeyen derneklerin bu seçimlerin en büyük yenilgi alan kısmı olarak tarihe geçmiştir.’ diyerek Ardahan, Kars ve Iğdır derneklerinide yerden yere vurdu.


    Nerede oldukları, kimim yanında oldukları bir türlü netleşmeyen bölge stk’larını yalpalamalarını 7 Haziran Genel Seçimlerinden de devam ettiğini belirten Ulbeği AKP’nin yenilgiye uğrayıp, başkanlık sistemini getirtemediği 7 Haziran Genel seçimlerinin yerel seçimler için de bir umut yarattığınıda görmek gerekir dedi.


    Özellikle Esenyurt’ta oluşturulacak bir devrimci hareket ve birleşimin AKP’nin burada ki yani İstanbul’da ki gücünü kıracağı gibi Esenyurt’ta ki haramilerde dur diyeceğini belirten Ulubeğ 78 kuşağının 68 kuşağından daha sağlıklı vede  güvenilir bir kitle olduğunu da ileri sürdü.


    Bakırköy Beleidye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun Esenyurt’ta ve Aleviler üzerinde elini çekmesi halinde bölge siyasetinde kazanım olacağına da dikkat çeken Davut Ulbeği bölgede ki yerel yönetimleri kazanmanın oluşturlacak olan birliktelikten geçtiğinede işaret etti.


    Genel seçimler öncesi aktif bir siyaset ortaya koyduğunu ve Ardahan, Kars ile Iğdır’ında aralarında bulunduğu 6 bin 500 km.’lik bir yol yaparak HDP’nin başarıya ulaşması için elinden geleni yaptığınıda söyledi.


    **ARDA-FED Gençlik Kolları İftar Yemeği Verdi..


     


    İstanbul Ardahan İli Dernekler Federasyonu Gençlik kolları Başkanı Terlan KAYA, Üsküdar Gençlik Merkezinde 250 kişilık iftar yemeği verdi.


    Üsküdar Gençlik Merkezi tesislerinde verilen 250 kişilik iftar yemeğine Ardahan’lı gençler büyük ilgi gösterdiği yemekte bir araya gelen Ardahanlı ve Ardahan gençlik kolları Başkanı birlik ve beraberlik mesajı verip fikir alışverişinde bulundular.


    Sunuculuğunu Meryem KIZILIRMAK’ın yaptığı gece, Ardahan Dernekler Federasyonu Gençlik Kolları Başkanı Terlan KAYA ‘nın konuşması ile başladı,Terlan KAYA ’Bugün burada gerçekleşırdığimiz birlik ve beraberliğimizi, bütünlüğümüzü koruyup geliştirdiğimiz zaman Ardahan için hedeflerimiz olan arzu ve isteklerimizin hepsi gerçekleşmemesi için hiçbir neden kalmayacaktır’’ dedi.Terlan KAYA tüm katılımcıların ve konuklarına hayırlı ramazanlar dileğinde bulundu.


    Üsküdar Belediye Meclis Başkanı Esat KALAY’in konuşması ıle devam etti.KALAY Böylesıne güzel bir etkinlikte olmanın menunıyetini anlatıp Telan KAYA’ya teşekkür etti. Kuran Tilaveti ile devam eden gecede oruçların açılmasıyla konuşmalara kalınan yerden devam edildi.


    ARDA-FED Genel Başkanı Yaşar GELER, Ardahanlı misafirleri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek, “Amacımız gençlik kollarını tanıştırıp kaynaştırmaktır. 

    Yemeğe Üsküdar Belediyesi meclis Başkanı Esat KALAY 

    ARDA-FED Genel Başkanı Yaşar GELER

    ARDA-FED Kadın Kolları Başkanı Julide KAYA ve yönetim kurulu üyeleri

    Kartal Ardahan Dernek Başan Yardımcısı Zihni AKBULUT


    KHA temsilcisi Burhan GÖRKEM 

    Ateşoğlu ana bayi Özyiğit Süt ürünleri yönetim kurulu başk.Yılmaz KIZILHARABA

    Ardahan Yaşam gazetesi sahibi Erkan SARIKAYA

    Akçam A.Ş YÖNETİM Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Cenap UZUN

    Madenliler Derneği Başkanı Hasan TUFAN



    **DERNEK BAŞKANLIĞINDAN ÖĞRETİM ÜYELİĞİNE..


    Kurduğu Ardahan Yatılı Bölge İlköğretim Okulu Derneği ile adının kamuoyuna duyuran Ardahanlı İşadamı ve STK’cı Celil Ünlü başta ODTÜ ve Marmara Üniversitesin de olmak üzere bir çok üniversitede ders ermeye başladı.

    Geçtiğimiz gün toplanan Ardahan Federasyonu yönetim kurulu başkanlığına da aday olduğunu açıklayan  Ardahan Eğitim ve Kültür Derneğinin Kurucu Başkanı Celil Ünlü Marmara Üniversitesinde verdiği seminer ardından ODTÜ’de yapılan mezuniyet törenine de konuşmacı olarak katıldı.


    **REKTÖR CNN’NİN KONUĞUYDU..


    Öte yandan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz CNN Tütk’ün konuğuydu.


    **ARDAHAN ÜNİVERSİTESİNİN BİR ÇOK ARDAHANLIYI ÜNİVERSİTEYE KABUL ETMEDİĞİ İLERİ SÜRÜLE DURSUN..

    CNN Türk’te yayınlanan ‘Eğitim ve Başarı’ adılı programın konuğu olan Ardahan Üniversitesi Canlı yayın konuğu olan Rektörü Ramazan Korkmaz ‘Kafkasya’nın Yüzleri’ başlıklı konuşmasında başında bulunduğu üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi erdi.


    **CELİL ÜNLÜ KİMDİR?

    Geleneksel 6. Kariyer Günleri etkinliğimize katılacak olan davetlilerimizden

    Celil ÜNLÜ Özgeçmişi:

    Branşlar: Satış Pazarlama & Halkla İlişkiler –Kurum içi Satış ve Marka Eğitimcisi – Sivil Toplum Kuruluş Örgütleri Yöneticiliği ve Denetimci.

    25.10.1980 yılında Ardahan Göle İlçesininMeşedibi Köyün ’de doğdu.

    • İlk Okulu ; Meşedibiköyü İlk Öğretim Okulunda , Orta Okulu ; Ardahan Yatılı İlk Öğretim Bölge Okulunda ( YİBO ) , Liseyi ; Ardahan Lisesinde, Üniversiteyi ; Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halka İlişkiler bölümünü okudu.

    • 1998 – 2009 Express Kargo &FedEx ‘ de Sırası ile Bilgi İşlem Şefi, Finans Müdür Yardımcılığı, Türkiye Satış Destek Müdürü, Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürlüğü, Kargo ve Lojistik Denetim Müdürlüğü ve Kargo Lojistik Eğitim Müdürü Olarak Görev Yaptı.

    • 2009 -2014 Aras Holding – Fillo Lojistik Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürlüğü dışında Denetim ve Eğitimci Görevini Yürüttü.

    • 2012 – 2013 Türkiye de bulunan 600 YİBO ( Yatılı İlk Öğretim Bölge Okulu ) içinde ilk YİBO Derneğinin kurucusu ve Başkanlığı görevinin yürütülmesi,

    • 2013 – 2014 Ardahan Eğitim ve Kültür Derneğinin Kurucu Başkanlığı ve halen de Başkanlığını yürütmekte.

    • 2013 Yıllında Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi En İyi Dernek Ödülünü Almıştır.

    • 2013 Yıllına Anadolu Lojistiği Şirketler Grubunu Kurarak Yönetim Kurulu Başkanlığı Görevini Üstlenmiştir.

    PROFESYONEL GELİŞİMLER

    • KalDer Toplam Kalite Yönetimi EFQM Mükemmelik Modeli

    • 7 Saniye de Etkileme 7 Dakika da Evet Dedirtme Sanatı

    • ‘’ISO 9001 : 2008 Kalite Yönetim Sistemi İç Denetici ‘’

    • KalDer Süreç Yönetimi ve İyileştirilmesi ( Kİ )

    • Modern Satış Teknikerleri – Tüyap Fuarcılık 

    • (Nev Dil Yabancı Dil Eğitim Mrk.) İngilizce Kursu 

    • Yüz Yüze Müşteri İlişkileri- CNR Fuarcılık

    • Müşteri Şikâyetleri ve Halkla İlişkiler Yönetimi – Express FedEx Şirketleri Grubu 

    • Etkili Satıcılık Uygulamaları – Express FedEx Şirketleri Grubu 

    • Operasyon Planlama Ve Lojistik eğitimi – Lojitek

    • Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluş Örgütleri İle İlgili Süreç Eğitimleri

  • Sandık Başına Giderken









     
     

    Türkiye, 25. dönem parlamentosunun üyelerini belirlemek üzere, 7 Haziran Pazar günü sandık başına gidecek. Yurt içinde 53 milyon 765 bin 231 seçmen, tüm yurtta 08.00-17.00 saatleri arasında oy kullanacak.


     


    7 Haziran’da yapılacak 2015 Genel Seçimleri için seçmen listeleri uzun süre önce askıya çıktı. Ancak nerede oy kullanacağınızı hâlâ bilmiyorsanız, aşağıdaki linki tıklayarak öğrenebilirsiniz.


     


    20 PARTİ, 165 BAĞIMSIZ VEKİL


     


    Seçimde 20 siyasi parti yarışacak. AK Parti, Anadolu Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, CHP, DP, DSP, Halkın Kurtuluş Partisi, HDP, Komünist Parti, MHP, Millet Partisi, Saadet Partisi ve Vatan Partisi 85 seçim çevresinde, Hak ve Özgürlükler Partisi 75 seçim çevresinde, Merkez Parti 73 seçim çevresinde, LDP 58 seçim çevresinde, DYP ve Yurt Partisi 56 seçim çevresinde, Toplumsal Uzlaşma, Reform ve Kalkınma Partisi 55 seçim çevresinde, Hak ve Adalet Partisi 43 seçim çevresinde seçime katılacak. Türkiye genelinde 165 bağımsız milletvekili adayı yarışacak.


     


    SEÇMEN BİLGİ KAĞITLARI


     


    Seçmen bilgi kağıtlarının dağıtım işlemi 1 Haziran’da sona erdi. Seçmen bilgi kağıdı gelmeyen vatandaşlar da oy kullanabilecek. Kağıdı bulunmayıp kütüğe kayıtlı olanlar, ibraz edecekleri kimlik belgeleriyle (nüfus kağıdı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, ehliyet, evlenme cüzdanı) oy verebilecekler.

     


    Üzerinde T.C. kimlik numarası olmayan bir kimlik belgesi ibraz eden seçmenin oy kullanabilmesi için bu belgelerin yanında seçmen bilgi kağıdını veya T.C. kimliğini ispata elverişli bir belgeyi de ibraz etmesi şart olacak.


     


    Oy verme işlemi sırasında, YSK tarafından özel imal ettirilen ve “Türkiye Yüksek Seçim Kurulu” filigranı bulunan birleşik oy pusulası ile YSK tarafından hazırlanan filigranlı sarı renkli zarflar ve “Tercih” veya “Evet” mührü kullanılacak.


     


    OY VERME SAATLERİ


     


    Seçmenler, tüm yurtta, 7 Haziran Pazar günü 08.00-17.00 saatlerinde oy verecek. Saat 17.00’ye geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak.


     


    OY VERME YERLERİ


     


    * Kapalı oy verme yerleri, oyların gizliliğini ve seçmenlerin oylarını tam bir serbestlik içinde vermelerini sağlayacak, dışarıdan içerisinin gözetlenmesine imkan bırakmayacak durumda hazırlanacak.


     


    * Sandıkların, kapalı oy verme yerinin ve sandık kurulunun yerleştiği yer merkez olmak üzere yüz metre yarı çaplı alan sandık alanı olacak.


     


    * Sandık alanına, sandık kurulu başkan ve üyeleriyle oy vermek üzere gelen seçmenler, siyasi partilerin adayları ve gözlemcileri, bağımsız adaylar ve gözlemcileri dışında hiç kimse giremeyecek.


     


    * Sandık başında görevli partili kurul üyeleri, adaylar ve gözlemciler (müşahitler), rozet, amblem veya partisini belirtir herhangi bir işaret taşımayacak.


     


    * Sandık kurulu başkan ve üyeleri, oy verme günü göreve başlamadan önce ilk iş olarak sandık başında bulunanlar önünde ant içecekler ve sandığın boş olduğunu kontrol edecekler.


     


    * Sandık alanında düzeni sandık kurulu başkanı sağlayacak. Başkan, düzeni bozmaya yeltenenleri uyaracak, uyarıyı dinlemeyenleri sandık alanı dışına çıkarabilecek.


     


    * Sandık alanında alınacak tedbirler, seçmenlerin sandık başı işlemlerini izlemelerini engelleyecek nitelikte olamayacak.


     


    * Sandık kurulu başkanının çağırdığı zabıta kuvvetleri dışında zabıta amir ve memurları ile resmi üniforma giymiş kimseler ve silah taşıyanlar sandık alanına giremeyecek.


     


    * Oy verme işlemi sırasında gebeler, hastalar, engelliler ve yaşlılara öncelik tanınacak.


     


    * Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacaklar.


     


    * Okuma yazma bilmeyen seçmene, yardım istemesi durumunda, sandık kurulu başkanı parti işaretlerinin hangisinin hangi partiye ait olduğunu açıklayacak.


     


    SEÇİM GÜNÜ YASAKLARI


     


    * Oy verme günü saat 06.00’dan 24.00’e kadar alkollü içki satılamayacak, içkili ve umumi yerlerde alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak, eğlence yerleri oy verme süresince kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek.


     


    * Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka kimse silah taşıyamayacak.


     


    * Radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak. Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek.


     


    * Bütün yayınlar saat 21.00’den sonra serbest olacak ancak, YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.


    NEREDE OY KULLANACAĞIM? – TIKLA ÖĞREN

  • KESİNLEŞTİLER!

    Türkiye’de lere az bir zaman kala siyasi partilerin milletvekili adayları belirlendi. Bütün illerde olduğu gibi  da, şehrin vatandaşları tarafından merak ediliyor. TBMM’de 2 milletvekiliyle temsil edilecek Ardahan’da, geçmiş seçimlerde mücadele AKP, CHP arasında yaşandı. Ardahan’da 2015 Genel Seçimlerinde de yarışın yine AKP, CHP ve HDP arasında geçmesi bekleniyor.


    Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Ardahan’da en çok oyu yüzde 40,69 ile Recep Tayyip 


    Erdoğan aldı. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yüzde 36,23 oranında oy aldığı seçimlerde, Selahattin Demirtaş ise yüzde 23,09 oranında oy aldı.


    Ardahan’da 2014 Yerel Seçimlerinde AKP ve CHP arasındaki büyük bir çekişme yaşandı. AKP’nin oy oranının 34,3 olduğu yerel seçimlerde CHP ise yüzde 33,7 oranında oy aldı. Bu iki partiyi yüzde 10,8 oy oranı ile BDP, yüzde 2,3 oy oranı ile DP ve yüzde 6,9 oy oranı ile MHP takip etti. Bu sonuçla Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy oldu.


    2011 Genel Seçimlerinde Ardahan’da AKP yüzde 40,22 oranında oya ulaştı. CHP bu seçimde yüzde 29,85 oranında, bağımsız aday Yüksel Avşar ise yüzde 12,32 oranında oy aldı. Bu partileri yüzde 9,99 oy oranı ile MHP, yüzde 2,94 oy oranı ile BBP ve yüzde 1,64 oy oranı ile DP takip etti.


    19 Parti, Bir Bağımsız Yarışıyor..


    7 Haziran’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi Ardahan’da 19 Parti 38 Milletvekili Adayı, Ardahan’ın 2 Milletekilinden biri olmak üzere yarışacak.