.jpg)
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
30 yıldan fazladır vekilin, vekili ile idare edilen, başta bizim olmak üzere Ardahanlının etkisizliğinden yakındığı Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bir Ardahanlının atanması hem 30 yıldır bir türlü müdür atanmayıp, vekilin vekili ile idare edilen kurum çalışanlarınca, hem de tanıtılamasın için çaba gösterilmesi gereken Kale-Kule kenti, müzesi olmayan, tarihi kültürel alanları anlatılıp, tanıtılamayan Ardahan’da olumlu karşılandı.
ARDAHAN’I SEVEN BİR ARDAHANLI İSİM ATANDI..
30 Yıldır İl Kültür ve Turizm Müdürü olmayan ve vekilin vekili ile idare edilen Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Ardahan’ı seven, başarını bir Ardahanlı bürokrat olan Uğur Dede atandı.
Samsun’da uzun yıllar Kültür ve Turizm Bakanlığında çalışan ve geldiği memleketi Ardahan’da Belediye Başkan Yardımcılığı yapan Ardahanlı bürokrat şair/yazar kimliğiyle tanınan Uğur Dede şu an Ardahan Valiliği binasının çatı katında hizmet vermeye çalışan Ardahan İl Turizm ve Kültür Müdürlüğüne getirildi.
Öte yandan Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreterliğine bir Erzurumlunun atandığı yönünde haberimiz ardından bu kararı alanlara yönelik gelen tepkilerin çığ gibi büyüdüğü Ardahan’da AK Parti İl ve İlçe yönetimlerinin bu karara karşı rahatsız oldukları ve onaylamadıklarını bakanlık ve parti yetkililerine bildirdikleri, bu nedenle Ardahan Genel Sekreterliğine atandığı ortaya çıkardığımız Erzurumlu bürokrat için alınan kararın ‘şimdilik’ askıya alındığı da öğrenildi.
Alınan bu kararın Ardahan AK Parti teşkilat yöneticilerine sorulmadan alındığı ve AK Parti Ardahan Teşkilatçılarının da Ardahanlılar gibi bu karardan bir hayli rahatsız oldukları ve atanacaksa onca bürokratı olan bir Ardahanlının buraya atanması gerektiğini AK Parti Genel Merkeze bildirildiği, öte yandan AK Partili İl Genel Meclis Üyelerinde içinde olduğu 14 kişilik Ardahan İl Genel Meclisinin de bu karardan bir hayli rahatsız oldukları alınan diğer haberler arasında oldu.
ARDAHAN GENEL SEKRETERLİĞİNE
ERZURUMLU TEYO’NUN ARKADAŞI MI ATANDI!
Fakir Yılmaz’ın ÖZEL HABERİ
‘Operasyon var’ denilerek getirilen yasaklar dolaysıyla yaz etkinlikleri yapamayacak olan Damal ve Hanak Belediye Başkanlarının da içinde olduğu bir çok siyasi ve stk’nın sus/pus olduğu Ardahan’da 4 yıldır boş bulunan ve vekille idare edilen Ardahan İl Genel Sekreterliğine bir Erzurumlunun, AK Parti Denizli eski Gençlik Kolu Başkanı, şu an Erzurum Aziziye Belediyesinde çalışan Erzurumlu rektöre onay veren Atalay’ın onayı ile Ardahan Genel Sekreterliğine atandığı iddia edildi.
ARDAHANLI YOKMUYDU?
Başta,30 yıldan fazladır asaleten bir müdürün atanmadığı İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü olmak üzere bir çok kamu kurumunun vekilin vekilin vekili ile idare edildiği Ardahan’da 4 yıldır vali yardımcısının vekalet ettiği ve yayla yoları başta olmak üzere alt yapısız bir çok köyün sıkıntı içinde olduğu Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreterliğine Erzurumlu Teyo ile Fotoğraf görülen birinin atandığı ileri sürüldü.
Gazetemizin edindiği bilgilere validen sonra 2. önemli en üst düzey makam olan Ardahan Genel Sekreterliğine Erzurumlu Ardahan Üniversitesi Rektörünün hemşerisi olduğu öğrenilen bir kişinin, Yavuz Yaşa’nın atandığı ve bu kişinin önümüzde ki günlerde Ardahan’a gelerek 4 yıldır vekil ile idare edilen Ardahan Genel Sekterlik koltuğuna oturacağı öğrenildi.
**Eskisi yolsuzluk ve usulsüzlük yaptı diye görevden alınmış ama ARÜ’de güzel bir göreve getirilmişti!
Ardahan’a organize sanayinin yanı sıra Kayak tesisleri gibi bir çok önemli çalışmayı kazandıran Ardahan eski İl Özel İdare Genel Sekreteri Mete Özdemir’den sonra Özel idarede projeci olarak çalıştığı bir sırada AK Partili Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın onayı ile bir anda Ardahan Genel Sekreteri olan Anıl Asel bayan sekreterin bir çok yolsuzluk ve usulsüzlük olayına karıştığı iddiasıyla bu grevden el çektirilmesi ardından boşalan Ardahan Genel Sekreterlik makamı 4 yıldır vali yardımlarınca vekaleten yürütülürken bu görevden el çektirilen kadın eski genel sekter hakkında ortaya atılan ve davalara konu olan iddialar netleşmeden Ardahan Üniversitesinin bütçesi büyük bir kısmına idareci olarak atanmıştı.
**Ardahan’ı Kurtaracaklarını İddia Eden 14 seçilmiş meclis üyesi sesiz kalınca..
Yıllardır Genel Sekreteri olmayan kurumda bulunan 14 İl Genel Meclis Üyesinin genel sekreterliğin internet sitesinde, sanal sayfalarında bir çalışmalarını anlatan fotoları olmayışı, makam ve oturum dışında dişe dokunur bir çabaları görülmediği gibi ‘Başta köyler olmak üzere bu kurumun genel sekreteri niye yok?’ diye sormadıkları Ardahan Genel Sekreterliğine Erzurumlu birinin atanması gibi festival, etkinlik, şenliklerin ‘operasyon var’ denerek yasaklanmasına olduğu gibi Ardahan’ı tanımayan, bilmeyen birine de sesiz kalacakları şimdiden belli.
Ne diye duruyorsun sen orada Anıl?!.
arşiv haber 23/07/2019 tarihli haber
Sayırştay’ı Usulsüzlük Raporları başta olmak üzere kamuoyunda öne sürülen bir çok iddia ardından tüm yetkileri elinde alınmasına karşın hala altı boşaltılmış olan koltukta oturmaya devam eden Anıl Aksel’in neden istifa etmediği de merak konusu olmaya başladı. Kamuoyunun merak ettiği bu konunun nasıl sonuçlanacağı beklendiği şu günlerde hiç bir yetkisi olmamasına karşın hala İl Genel Sekreterlik unvanını taşıyan Aksel’in hakkında öne sürülen iddiaların savcılarca ele alınması da bekleniyor.
İl Özel İdare Genel Sekreteri Anıl Aksel hakkında ileri sürülen iddialar üzerine haklı olarak harekete geçen ve Aksel’in tüm yetkilerine kısıtlama getirip, boşa çıkaran, Valinin Aksel’in yerine Vali Yardımcısının yetkilendirildiği şu günlerde Ardahan İl Özel İdare hakkında Sayıştay’ında bir çok usulsüzlük olduğunu ortaya koyduğu ve ortadan kayıp olduğu ileri sürülen milyonların nereye gittiği tartışılırken Cumhuriyet Savcılarının neden harekete geçmedikleri de merak konusu oldu.
Ne Olmuştu? 1. Haberimiz..
Sayıştay’ın denetlemeleri sonucunda tespit ettiği usulsüzlükleri ve kamunun uğradığı zararları, yayınlamış olduğu raporlar da Ardahan İl Özel İdareye gönderilen paraların asıl amaçları dışında kullanıldığı ortaya çıktı.
Sayıştay’ın İl Özel İdareleri hakkında yaptığı denetim sonucunda öğrenmiş olduğumuz bilgiler bunlar ile sınır değil tabi. Mesela; Ardahan İl Özel İdaresi, özel bir şirketin yaptığı Karabeyi HES’nin Enerji nakil hattı için gerekli olan trafo kurulumuna para harcamış!
Sayıştay’ın İl Özel İdarelerini denetlemesi sonucu hazırladığı raporlarda belirtilen usulsüzlüklerin içinde Köylere Hizmet Götürme Birlilkerinin bağlı olduğu Ardahan İl Özel İdaresine aktarılan paralar da var.
Sayıştay’ın raporuna istinaden, Köylerin ihtiyaçlarının karşılanması amacı dışında Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına gönderilen paranın toplamı 140 milyon 877 bin 661 TL ‘dir. Yani 140 Trilyon! Bu para ile bütün illerde yeni köyler kurulur!
Mesela nasıl amacı dışında paralar aktarılmış? Birkaç örnek ile açıklayalım
Ardahan Valiliği, 2 adet 4×4 arazi (pickup)aracı için toplam 405 Bin 803 TL, Merkez Hasköy 3 hekimlik aile sağlık merkezi binası yapım işi için 750 Bin TL, Ardahan Merkez Yalnızçam Uğurludağ Kayak Pisti Yapı işi için 490 Bin 880 TL gibi alım işlerini İl Özel İdareleri alımları bütçesinden yapmak yerine, kuruluş amacı Köylerde yol, alt yapı, bakım, onarım gibi hizmetlerin yapılmasını sağlamak olan ‘’Köylere Hizmet Götürme Birlikleri’’ bütçesinden gerçekleştirmişlerdir.
Sayıştay yayınlamış olduğu raporda bu usulsüzlüklerin nedeni olarak aynen şu şekilde açıklama yapmıştır; ’’2017 yılı yatırım programında yer alan Bakanlık ve Merkezi İdare kuruluşlarına ait projelere ayrılan yatırım ödeneklerinden 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 6’ncı maddesi hükümleri kapsamında gerçekleştirilmesi için İl Özel İdaresine aktarılan ve listede yer alan…. TL tutarındaki ödeneğin… İl Özel İdaresince tekrar Köylere Hizmet Götürme Birliklerine aktarılmasının mevzuata uygun olmadığı, bu aktarmalarla 6085 sayılı Sayıştay Kanunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu dışında kalan bir alan oluştuğu değerlendirilmektedir.’’
Yani Sayıştay diyor ki; bu şekilde denetleme ve ihale kanunundan bu alım işlerini kaçırıyorsunuz. Bütün İl Özel İdareleri Sayıştay’ın yaptığı bu tespiti kabul edip, sonraki yılda düzeltileceğini bildirmiştir.
Hatta örnek olarak Ardahan İl Özel İdaresi Sayıştay’a vermiş olduğu cevapta ‘’Özetle Bakanlık ve Merkezi idare kuruluşları tarafından, il özel idarelerince gerçekleştirilmek üzere aktarılan yatırım ödeneklerinin, işin aciliyeti, Ardahan ilinin inşaat çalışma sezonunun kısa olması ve ihale süreçlerinde zaman kaybını önlemek amacıyla Köylere Hizmet Götürme Birliklerine aktarıldığı ve bundan sonra aktarılacak ödeneklerin de 5355 sayılı Mahalli İdareler Kanunu’nun 18 inci maddesi dikkate alınarak yapılacağı belirtilmiştir’’diye ihaleden kaçınmak için yaptıklarını kabul eden bir açıklama yapmıştır.
TRAFO BEDELLERİ, ÖZEL DAĞITIM ŞİRKETLERİ YERİNE İL ÖZEL İDARESİ TARAFINDAN KARŞILANMIŞ!
Sayıştay’ın İl Özel İdareleri hakkında yaptığı denetim sonucunda öğrenmiş olduğumuz bilgiler bunlar ile sınır değil tabi. Mesela;
Ardahan İl Özel İdaresi, Çıldır İlçesi Karabeyi Köyü ve Göle İlçesi Küçükaltunbulak Köyleri ile Merkez Köprücük Köyü Enerji Nakil Hattı ve Göle Budaklı Köyü Yayla İçme suyu Enerji nakil hattı için gerekli olan trafo kurulum giderleri olan 589 Bin TL ‘yi İl Özel İdaresi Bütçesinden karşılamıştır.
Kanunen bu trafo yapım işinin giderlerinin dağıtım hizmeti veren şirketler yapmak ve karşılamak zorundadır. İl özel idarelerinin Sayıştay’a yapmış olduğu açıklamalarda ‘’kamu binasının hizmete açılmasının gecikmemesi’’ nedeni ile yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Sayıştay ise Mevzuat gereği dağıtım şirketlerinin bu bedeli yasal faizleri ile birlikte en fazla 12 eşit taksitte ödemesi gerektiğini İl Özel idarelerine bildirmiş ve İl Özel İdareleride bu hususta gerekenin yapılacağını bildirmiştir.
Köylerin kalkınması için çıkarılan kanun resmen başka amaçlar için kullanılmıştır. Farklı amaçlar için kullanılan rakamlar şayet köylerde hizmet için harcanmış olsa Köy ’den Kentlere göç oranı da eminim ki düşecektir. Umarız Enerji dağıtım şirketlerine tanınan bu imtiyazlar da son bulur.

Ardahan İli Kura Nehri Kayabeyi Barajı
Ardahan İl sınırları içerisinde Kura nehri üzerinde maksimum su kotu 1578,62 metre, Kuyruk suyu kotu 1400,00 metre arasında, 6446 sayılı kanuna göre yapılan Kayabeyi Barajı ve Akıncı HES enerji amaçlı bir projedir. Su tutma programı DSİ Barajlar ve HES Daire Başkanlığınca 22 Ekim 2014 tarihinde onaylandı, 21 Kasım 2014 tarihinde su tutuldu. Projenin Şubat 2015 tarihinde enerji üretimine geçmesi planlanıyor. Kayabeyi Barajında Firm enerji üretimi 175.37 GWh / yıl Sekonder enerji üretimi 125.80 GWh / yıl, Toplam enerji üretimi : 301.17 GWh / yıl .
Proje Bilgileri:
Gövde Tipi: Silindirle Sıkıştırılmış Beton Barajdır. Dolu savak Karşıdan alışlı radyal kapaklı ve gövde hacmi 800 000 m3′ .
Temelden Yükseklik:159.00 metre,
Kret uzunluğu: 230.00 metre,
Baraj Depolama Hacmi: 147.867 hm 3
3 adet sağ sahil ve 3 adet sol sahilde olmak üzere 3,50 metre çapındaki enjeksiyon galerilerinin toplam uzunluğu 605 metre.
Cebri Boru Çapı: metre / Ø2.00 m, uzunluğu ise 212,00 m.
Akıncı HES İletim Tüneli Ø 4.00 metre çapında, 2650,00 metre uzunluğunda.
Akıncı HES Cebri Boru Çapı: Ø3.50 metre, uzunluğu 358,00 metre.
Akıncı HES Santral Binası Kurulu Gücü: 75,08 MW
Ne olmuştu? 2. Haberimiz..
Haberlerimiz ardından Ardahan Valisi başta Sayıştay müfettişlerince olmak üzere bir çok müfettişin araştırmaları ardından harekete geçip, kurumları inceleme altına aldığı Ardahan’da yaşanan bu gelişmeler kamuoyu tarafından dikkatle izlenirken bu durumun kişisel olmayıp, devleti, milletin parasını har vurup, harman edenlere karşı başlatılan bir mücadele olduğu belirtilmektedir.
**Genel Sekreterlikte ki Talanı Biz Yazdık, Belgeledik, Yeni Araştırmalarla Talan İyide İyiye Gün yüzüne Çıkmaya Devam Ediyor..
Ardahan İl Özel İdareden sonra Ardahan İş-Kur Müdürlüğüne de kayyum atanacağı öne sürülen şu günlerde Ardahan İl Özel İdarede yaşandığı öne sürülen talan bir kez daha belgelendi.
Gazetelerimiz ve sitemizin daha önce gündeme getirdiği talan uzun aradan sonra da olsa bu kez bir daha gündeme getirildi.
İşte sitemiz ve gazetemizin haberi ardından Vali Yardımcısına yetkilerin devir edildiği Ardahan İl Özel İdaresinde yaşananlar ve o yeni haber;
Ardahan İl Özel İdaresi yapılan gereksiz ve fazla harcamalarla ekonomik krizin hat safhada olduğu Müfettiş tarafından belgelendi.
Gazetemiz İmtiyaz sahibi ve köşe yazarımız A.Rıfat Vural´ın özel idare ile ilgili yazmış olduğu yazı üzerine yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu Ardahan İl Özel İdaresinin her ay yaklaşık 2 trilyon zararla kapattığı, 2018 yılını ise rekor düzeyde borç batagına girdiği ifade edildi.
Ankaradan gelen müfettişlerin yaptığı incelemeler sonucunda yapılan harcamaların bütçeleri çok fazlasıyla aştıgına hiçbir önlem alınmadığı ve bu şekilde devam etmesi sonucu Ardahan İl Özel İdaresinin önümüzde ki borçlarından dolayı hizmet bile veremeyeceği beyan edildi.
Müfettiş raporlarının rakamsal verileri olduğu bazı evrakları sizlerle paylaşmak ve ortada gezen dedikodulara azda ışık tutmak istıyoruz.

ASIL SORU ŞU Kİ : BU FAZLA HARCANAN PARALAR HANGİ İLÇELERE HANGİ YATIRIMLAR İÇİN HARCANDI ?
TAKTİR TÜM ARDAHANLILARIN ONUN ÖTESİNDE SİYASİ VE BÜROKRATLARINDIR.
.jpg)
Kimler sorumlu?
Gözlere pembe gözlüklerin takılıp gezilerek gazeteciliğin yapıldığı memlekette var olan sorunların dile gelmesi ve çözümüne katkı sunmak için görevin sadece bir iki kişiye mi düşer bilmem ama bu kişilerin sadece vali, kaymakam, belediye başkanı veya her sıkıştığın da ‘Alo Gazeteci’ diye aranan duyarlı gazetecilerin olmadığını düşünenlerdenim..
Suyu kesildiğin de gazeteciyi arayan, yolu, suyu, elektriği olmayan organize sanayi de, küçük sanayi de iş yapamıyorum diyerken, ‘beni yazma ama sorunlarımızı mutlaka yaz’ diyenlerin bu bir türlü çözüm bulmayan sorunlarda ne kadar payları var?
Nüfus kimliğinin kayıp etmeyene kadar matbaa, gazeteci nedir’i bilmeyen, hatırlamayan köylünün hayvanlarımız şaptan telef oldu, kaba yem sıkıntısı çekiyoruz, suyumuz gibi köy ve yayla yolumuz yok demeye ne kadar hakkı olabilir?
Kendi sorunlarının çözümünde kendisinin rolünün ne kadar olduğunu düşünmeden yaylamız da elektrik yok demeye kimin hakkı olabilir?
Seçimlere iki ay kala ortaya çıkıp, ‘Ben bu memleketi kurtaracağım’ diyenler ne kadar halkı ve beni ikna edebilir?
‘Efendim biz seçtik, o yapmalı’ deyip, yan gelerek yatarak, çözüm bekleyenlerin sayısının bir hayli fazla olduğu bir memlekette evinin önünde ki çöplerin neden günlerce toplanmadığını sorma gibi bir hakkı olabilir mi?
Ardahan’da 10 değil, 13 leylek yuvası diye yazıp, gazeteci diye ortalıkta gezenleri tutup, ‘Ula hele gel buraya, bu toz, toprağı görmüyor musun, çukurlarda nasıl geziyorsun?’ diye sorma-yanların aydın, toplum önderi, adam diye bilindiği memlekette valiyi, belediye başkanını, kaymakamı hatta seçildikten sonra beline taktığı tabanca ile, aldığı minibüsle köyün, öğrencinin HES’in barajını almaktan öte bir iş yaptıkları görülmeyen muhtara, sözde gazetecilere bir şey demeye hakkınız var mı?
Evet, var olan sorunlara manalar çözümler üretmeden, çeper diplerin de dedikodu yaparak muhalefet yapanların siyaset yaptığı memlekette var olan sorunların çözümün de kimler sorumludur?
Örnek olarak memleketim Ardahan’ın yıllardır kampüsleri bitiremeyen birinin işe aldığı yakını dolaysıyla ‘çalışkan, iyi adam olduğu’ bu memlekette kim soracak Güzel Sanatlar Fakültesi, yetmedi İlahiyat Fakültesi, Hanak, Damal ve Posof’a açılacağı söylenen Yüksek Okullar ne oldu diye?
Onca Avukatı, doktoru, eczacısı, siyasetçisi, meclis üyesi, mahalle, köy muhtarını olduğu bu kentte kim soracak bu memleketin sorunlarından kim, kimler sorumlu diye?..
.jpg)
Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..
Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..
34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.
Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.
İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de , 3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde, kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim .
Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.
Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz
de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?
Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…
Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..
Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..
Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.
Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..
Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.
Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.
Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?
Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?
Ya da birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini..