CENAZEYE GİTTİ, CENAZESİ GELDİ..

Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Serinçayır (Çölpenek) köylü Güzel Yıldız Koç bir yakının cenazesine katılmak için gittiği İzmir’de dönüşte Yalova yakınlarında yaşanan trafik kazası sonucu feci şekilde hayatını kayıp etti.


İstanbul Esenyurt’ta oturan Serinçayır köyü eski muhtarlarından Fahrettin Aşçı’nın torunu olduğu öğrenilen Güzel Yıldız Koç’un ölümüne neden olan kazada 3 kişi de yaralandı.


Koç’un bugün yani 29 Temmuz 2016 Cuma günü İstanbul Esenyurt’ta bulunan Hz. Ömer Camiinde kılınacak olan ikindi namazı ardından toprağa verilecek.


**Hoçvan ve Göle Yasta..


ARDAHANLI İKİ ŞÖFÖRÜN FECİ ÖLÜMÜ!


24/07/2016 Tarihli Haber


Ardahanlı iki kişi İstanbul’da aynı gün ve yerlerde geçirdikleri kazalar sonucu feci şekilde öldüler.


Alınan bilgilere göre Ardahan Hoçvan Samanbeyli (Sıxırpert) köylü Damperli kamyon sürücüsü 23 yaşında ki evli 1 çocuk babası Taner Öztürk, İstanbul Arnavutköy’de kullandığı damperli kamyonunun damperinin kontrolsüz şekilde havaya kalkması ve yüksek voltajlı enerji kablolarına takılması ardından aracından inip, ne olduğuna bakmak istedi. Tam bu sırada yüksek enerji hattının çarptığı demir dampere dokunmasıyla elektriğe çarparak hayatında oldu.


İstanbul’da toprağa verildiği öğrenilen ve eşinin ikinci çocuğuna 3 aylık hamile olduğu öğrenilen Taner Öztürk’ün Samanbeyli Köyü Dernek Başkanı Ayhan Öztürk’ün amca çocuğu olduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.


**2016 KÜPELİLERE İYİ GELMEDİ..


Öte yandan geçtiğimiz günlerde Fransa’da 4 aile fertlerini kayıp eden Ardahan Göleli Küpeli, ailesinin bir ferdi de İstanbul’da geçirdiği trafik kazası sonucu hayatından oldu.


Alınan bilgilere göre 19 yaşında ki Caner Küpeli kullandığı ticari taksi ile aracıyla İstanbul Kartal Sahil yolunda geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu feci şekilde hayata göz yumdu.


2016 yılın içinde birçok aile ferdini yasa boğan Gazeteci Gürbüz Küpeli’nin yeğeni olduğu öğrenilen Caner Küpeli’nin Göle’ye getirilerek, okçu köyünde toprağa verileceği öğrenildi.


 


**DARBECİ KÜRT VAR MI?


Hatırlayan olacak mı bilmem ama cemaatin Ardahan’a yerleşmesin de büyük emekleri olanların başında gelenin o dönemin askeri doktorlarından Üzeyir Yüzbaşı şu an acaba nerededir?


Çünkü şahsen benim nerede olduğunu bilmediğim ve hangi rütbede olduğundan haber alamadığım Üzeyir Yüzbaşı bugün kapatılan Ardahan Askeri Hastanesinde Fethullah cemaatinin örgütlenmesini yaptığını defalarca yazmama karşın bugün valiliğe rahat girip, çıkan, hatta valiliğin sitesine bile müdahale edebildiğini duyduğumuz ve resmi kurum ve kuruluşlara yakınlığı ile değil cemaatin devletin en önemli sırlarına sızanlar olarak bilinen gazeteci kılıklı Zaman Gazetesi Büro Muhabiri ve Dağıtıcıları beni o gün Komünistlikle jürnallıyordular..


Hala ortalıkta ajans muhabirleri olarak gezen bunların Üzeyir Yüzbaşının öğrencileri olduklarını yapılacak olan küçük bir araştırmada görüleceğini de belirtirken, benim asıl merak ettiğim 15 Temmuz Darbe Kalkışmasını yapanlar arasında bir Kürt asker, polis, hakim, savcının olup, olmadığıdır..


Çünkü Yüzbaşı Üzeyir’i sık sık yazdığım dönemlerde cemaatin Kürtleri hiç sevmediğini, asıl amacının Türk/İslam senteziyle beyinleri yıkadığını bunu yaparken de Kürt olan ama Kürt olduğunu saklamak için Kürtleri satan, jürnallayan ve bu kanalla devlet kurumlarına yakın olmayı başaran diline, ırkına ihanetçiler kullandığını ve bunlara güvenilemeyeceğine dikkat çekiyordum..


Evet lütfen benim adıma bir araştırma yapar mısınız?


Gerek 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz’da yapılan, kalkışılan onca darbe, cuntalar sırasında üst düzey darbeci Kürtler var mı?


Yoktur..


Çünkü karanlık odakların kullandığı Kürtlerin bir çoğu küçük menfaatler karşılığında ya aracıdır, ya muhbir, yada gazete dağıtıcısı, ajansa ajandırlar..


Üzeyir Yüzbaşı’da Ardahan’a gelir gelmez bu tipleri bulmuş, kendisine muhabir etmiş, gazeteci adı altında o dönem kaymakamları, daha sonra da valileri 24 saat kontrol altına almış, emniyete, askere yerleştirdikleri aracılığı ile devletin en gizli, kozmik, krilmal odalarına kadar girmelerini sağlamıştı..


Şimdi yeniden soruyorum..


Bunca toz duman içinde üst düzeyleri alıp, hapse atan devlet bağırsaklarını temizlerken bu aşağıda ki ajan takımından haberdar mı?


Onların hala bilgi sızdırmak için kendilerini gazeteci, ajans muhabiri olarak yutturduklarına biliyor mu?


Ve bu kendi dillerine, ırklarına ihanet edenlere hala güveniyor mu?


Bilmem ama bulunursa bu soruları Ardahan’a cemaati getirip, yerleştiren Üzeyir Yüzbaşı’yı bulup, ona sormak en doğrusu..


Çünkü o biliyor cemaatin kullanmak için kimlerin nerede, ne iş yaptıklarını..



**İSTANBUL’DA Kİ ARDAHANLILAR REKTÖRE SAHİP ÇIKAMAMIŞTIRLAR..


**Fakir Yılmaz/Gazeteci


Her batıya açıldığımda Ardahanlıların nerede, ne iş yaptıklarını yok imkanlara rağmen tek tek bulup, darbeye karşı çıkan generalimiz gibi önemi Ardahanlı simayı Ardahanlılara tanıttığım dünya kenti İstanbul’da ki Ardahanlılarla ‘Falan yerin idarecisi hemşerimiz’ demekten başka bir şey yapmayan, ama hava atan Ardahanlıları buradan sertçe kınıyorum..


Bu bahsi geçen Ardahanlılar başında gelenler ise; ben Ardahan’da iken o güçlü lobi oluşturmak için mücadele verdiğim İstanbul’un önemli üniversitelerinden birine rektör olarak atanan Ardahanlı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a sahip çıkamayan sözde Ardahanlılar gelmekte..


Çünkü iki aya yakındır olmadığım İstanbul’da benim Ardahan’da geldiğimden bu yana sesi, sedaları çıkmayan, Ramazan ayında belediyelerin verdiği yemeklerle iftar verdiklerini Ardahanlılara yutturan, kaz gecesi dışında ortalıkta görülmeyen, ben İstanbul’dayken arkamdan elli kulp takıp, beni beğenmeyen, önümü kesmeye çalışan ve en önemlisi İstanbul’da ortaya koyduğum çalışmanın önemini kavramayan İstanbul’da ki Ardahanlılar, İstanb



ul’un önemli üniversitesine atanan bir Ardahanlıyı ziyaret edip, yanında olduklarını ortaya koyamamış, kendilerini olduğu gibi Rektör Korkmaz’ı da birilerine adeta yedirmişlerdir..


Bir Ardahanlının akıl edip,  hayırlı olsuna bile gitmediği Ardahan/Çıldırlı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın, O birlik, beraberlik içinde olunmadıkça insanları yutan, kimsenin ne siyasi, ne de ekonomik olarak güçlenemediği İstanbul’da yalnız kalmasının getirdiğine inandığım bu istifa Ardahan ve Ardahanlılar için büyük kayıp olmuştur.


Bu nedenle; İstanbul’da ki sözüm ona Ardahanlı geçinip, kendisi dışında kimseyi düşünmeyen, ama hep yalnız kalan, Ardahan Derneği kurup, kendisine başkan dedirtmekten öteye gitmeyen, söz de siyasetçi geçinip, yakınına bile bir iş sağlayamayan, iş adamı geçinip çevresini büyütmek için bir yatırım yapmayı akıl etmeyen ve Rektör Ramazan Korkmaz’a sahip çıkamayan tüm Ardahanlıları Ardahan’dan sert bir şekilde kınıyorum..


Haydi bakalım, bekleyin..


‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ne lokomotif olabilecek bir isimi, bir makamı, bir dev kuruluşu yani yüz yılda bir gelen fırsatı eline geçirmişken, elinden kaçıran Ardahanlılar, benim bulup, ortaya çıkardığım, Ardahanlı bu hemşerimiz dediklerimle övünüp, duran ama onlara sahip çıkmayı akıl edemeyen Ardahanlılara hayırlı olsun, bir çok değere sahip çıkmadığınız o İstanbul’da bulunan, ülkenin gözde eğitim yuvalarından olan Fatih Üniversitesine Rektör olarak atanan Ardahanlı Rektör Ramazan Korkmaz istifa etmiş, gözünüz aydın, yüzünüz ağ olsun..