Gazeteci Fakir Yılmaz ile görüşen ve Partisi CHP’nin kendisine görev verdiğini ve yaklaşık 2 aydır çalışmalarına devam ettiğini ve kazanacaklarına inandığını açıklayan Özen, “ HDP İl Başkanının yaptığı açıklamayı bende basında okudum. Partim ve benim böyle bir gelişmeden haberim yok, zaten çekilmem.”dedi.
**HDP GÖLE’DE ZATEN KAZANAMIYOR!..
Özen, “Çekilsem de HDP’nin Göle’de seçimi alacağına inanmıyorum. HDP’nin adayı olan Nizamettin Öztürk de benim arkadaşım ve dostumdur, kendisi de bizimle yarışıyor. Sayın Öztürk’e başarılar diliyorum. Ancak, Göle’de seçimi alacak ve kazanacak olan CHP olduğunu her kes bilmelidir. Gerek tabanda gerekse seçmende bunu görüyoruz. Birilerinin şartı veya bakışı bizi ilgilendirmiyor biz işimize bakıyoruz” diyerek HDP İl başkanı Koç’un yaptığı açıklamayı dikkate almadıklarını sözlerine ekledi.
**Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?
Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..
Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..
Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..
Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.
Yani,
–Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..
Demiyor,
24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.
Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.
Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..
Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..
Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..
Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..