Posof Meslek Yüksek Okulu Müdürü dâhil Posof eski Belediye Başkanı Şükür Bozyiğit, Ardahan eski Milletvekillerinden Faruk Demir, Ardahan eski Köy Hizmetleri İl Müdürü Mete Özdemir, Göleli Celil Toprak’ın CHP’den belediye başkan adayı olmak için başvurduğu CHP Ardahan’da bu kadar aday adayı olmasına karşın gerek CHP tabanından gerekse Ardahan seçmeninde heyecan yaratmadığı yani adeta yaprak kıpırdamadığı yani bir heycan gelmediği dikkatlerden kaçmazken başvuruların bugün biteceği şu günlerde CHP Genel Merkezinin de mevcut başvuruları yeterli görmeyip, yeni bir isim arayışına girip, Ardahana iki üst düzey görevliyi gönderip, kamuoyu araştırması yapmasını istediği öğrenildi.
**Hanak’ta sadece bir kişi aday oldu..
Yaklaşan yerel seçimler öncesi aday adayların başvurusunu alan CHP’nin kent merkezinde olduğu gibi ilçelerde de aday arayışına devam ettiği de görülmekte.
Nufusu 2 binin altına düştüğü için kapatılan ve Hanak’a bağlanan Ortakent (Büyük Dikkan) Beldesinin eski Belediye Başkanlarından Necati Tuna’nın Hanak Belediye Başkanı olmak için başvuruda bulunduğu öğrenilirken Tuna’nın gözden çıkarılan Ayhan Büyükkaya’nın yerine aday gösterilebileceği öne sürülmekte.
Tek Beldenin Tek Adayı..
31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler yaklaşırken Ardahan ilinin tek beldesi olan Köprülü Beldesi (Koreveng)’de seçim heyecanı başladı. Köprülü Belediye Başkanlığı adaylığı için ilk resmi adaylık başvurusu CHP’den Engin Sarıkaya yaptı.
Daha önce nüfusu 2 bin altına düştüğü için kısa süre kapanan ve yapılan itirazlar üzerine mahkeme tarafından yeniden açılan Köprülü Belediyesi, yaklaşık 3 yıldır Göle Kaymakamı tarafından vekâleten yönetiliyor.
Engin Sarıkaya daha önce CHP Esenyurt İlçe Başkanlığı yapmış, 24 Haziran genel seçimlerinde CHP’den Ardahan Milletvekili aday adayı olmuştu. Engin Sarıkaya, Köprülü Belediye Başkan adaylığı öncesi CHP Ardahan il Başkanı yardımcılığı ve CHP Köprülü Belde Başkanlığı görevini yürütüyordu.
Adı da HDP..
Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.
Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.
Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..
Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.
Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.
Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin 1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..
Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.
Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?
Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..
Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?
Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.
Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.
Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.
Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.
Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.
Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..
Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..
İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..