**M.MÜLAZIM KARAÇAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI
CHP’den Çıldır Belediye başkanlığı adaylığını açıkladı.
CHP Çıldır ilçe başkanlığına adaylık başvurusu yapan sayın M.Mülazım Karaçay telefon yolu ile basına kısa bir açıklama yaptı.
Daha önce Aşık şenlik belediye başkanlığı yapan M.KARAÇAY benim aslında aktif siyaset veya belediye başkanlığı yapma gibi bir düşünce içinde olmadığım gibi bizim siyasi görüşten belediye başkanlığı yapmış veya başkanlık yapma düşüncesinde olan arkadaşlara destek verme onların başarılı olması doğultusunda çalışmak gibi düşüncelerim mevcuttu;lakin bu konuda gerek arkadaşlarım gerek bölgemizdeki CHP seçmeni ve CHP teşkilatının saygıdeğer yöneticileri de benim tekrar aktif siyasette bulunmam doğrultusunda yoğun baskılara maruz kaldım. Yine Ardahan CHP il ve Çıldır CHP ilçe teşkilatları da benim onayımı alarak bizim Çıldır ilçe Belediye başkan adayımız M.Mülazım Karaçaydır diye basına bir açıklamada bulundular.Bende bu onurlu görevi zamanında layıkıyla yapmış olan eski Bld.Başkanı arkadaşlarımın görüş ve onaylarını da alarak Cumhuriyet Halk Partisinden Çıldır Belediye başkan adaylığımı açıklıyorum. İnşallah Bld başkanlığını kazandığımda saygıdeğer çıldır seçmeninin tüm desteğini de alarak bana verilen bu onurlu görevi fazlası ile yerine getireceğimden eski siyasi tecrübemi de çalışmalarıma bir klavuz alarak başarılı olacağımdan,Çıldırımıza gereken tüm hizmetleri ve varolan eksiklikleri yerine getireceğimden kesinlikle eminim.Tüm Çıldır halkına bana bu onurlu görevi veren Ardahan CHP il ve İlçe teşkilatlarına ve saygıdeğer seçmenlerime teşekkür eder saygılarımı sunarım. M.Mülazım KARAÇAY.
Haber: Nurettin Yolcu
**Göle’de Aşula Adayım Dedi..
ÇARPIK YAPILAŞMA VE SAĞLIKSIZ BİR ÇARŞI DÜZENİ
Tertemiz Sokakları ve Güven Dolu İnsanlarıyla Geleceğin Göle’sine ve Onun Yerel Yönetimine Selam Olsun
Cumhuriyet Halk Partisi Göle Belediye Başkan Adayı Çetin Aşula kahvaltıda arkadaşları ve dostlarıyla bir araya geldi.
Sohbet havasında geçen kahvaltı da Çetin Aşula katılımcılara neden Göleden Belediye başkan adayı olduğuyla alakalı birde konuşma yaptı.
Kuzeydoğu Anadolu’muzun şirin bir ilçesi olan Gölemiz bir dizi fiziksel ve kültürel sorunlarla baş başa kalmıştır .En göze batanları sıralarsak
-Uzun kış mevsiminden dolayı aktif iş kaybı ,
-Su havzalarında bulunmasına rağmen kaliteli bir içme suyuna olamaması
-Küçük sanayi ve tamirat hanelerin gelişi güzel yerlerde ve dağınık olması
-Çarpık yapılaşma ve sağlıksız bir çarşı düzeni ile ilgili sorunlar
-Yeşil alanların azlığı
-İmar ıslah çalışmalarında yaşanan yetersizlik
-Eğitimin başarı seviyesinde ki düşüklük
–Kültürel etkinlikler ve öğretici kursların hayata geçirilmesinde yaşanan sorunlar
-Gençliğin içinde bulunduğu ‘’amaç yitimi ‘’ ne yol açan sorunlar ve daha bir çoklarını saymamız mümkündür.
İlçenin doğasını bozmadan yapılaşma sorununu gidermek, içilebilir su kaynaklarını ilçeye ulaştırmak, eğitimde başarıyı arttıran tedbirleri acilen hayata geçirmek modern bir çarşı düzeni oluşturmak için katılımcı esnaf örgütlenmesi oluşturmak ,eko sistemi korumak ve geri dönüşüm konularında halkı bilinçlendirmek sürdürüle bilir kooperatif faaliyetleri örgütlemek, ağaçlandırma ve toplu yeşil alanlar oluşturma çalışmalarına hız vermek ,koruyucu sağlık hizmetleri ile ilgili olarak halkı bilinçlendirmek, eko-turizm faaliyetlerine özel önem vermek ve bunlara benzer bir çok çözüm önerilerini sıralamak mümkündür.
Fiziksel belediyecilik hizmetleri önemlidir ve aksatmadan yapılmalıdır.
Bir o kadar önemli olan diğer bir konu ise sosyal belediyeciliktir.
Dünyanın bu yüzyılda geldiği nokta ise fiziksel ve sosyal belediyeciliği kaynaştıran ve birlikte yürüten bir yerel yönetim anlayışıdır.
Yapılması gereken işler konusunda ;hem gereklilik hem de maliyet kriterlerini bir arada ele alan ,bunun içinde halkı karar süreçlerine iştirak ettiren ,denetlene bilen mekanizmalarını oluşturup hesap verebilen bir konumda olan ,tüm ilçe halkını kucaklayan bir istihdam ve hizmet anlayışını önceleyen ,ekolojik kent ola bilme ve bunu sürdürmede ısrarlı olan gelecekteki Göle yerel yönetimini selamlıyorum. Halkla birlikte tartışan karar alan bir çizgi temelinde hareket eden yerel yönetim anlayışı her yerde başarılı olmuştur Göle de başarılı olacaktır. Bu inançla yürümek noktasında kararlı olanlar geleceğin kutup yıldızlarıdır.
Diyen Çetin Aşula tertemiz sokakları ve güven dolu insanlarıyla geleceğinGöle’sine ve onun yerel yönetimine selam olsun diyerek sözlerine son verdi
Katılımcı misafirler Çetin Aşula’nın Konuşmasını alkışlayarak başarılar dilediler.
GÖLE HABER kurbani DEMİR
Adı da HDP..
Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.
Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.
Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..
Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.
Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.
Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin 1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..
Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.
Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?
Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..
Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?
Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.
Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.
Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.
Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.
Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.
Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..
Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..
İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..