Çiftçinin Sorunlarını Telekonferansla Bilgilendirildi!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Hanaklı Çiftçinin Sorunlarını 

Telekonferansla Bilgilendirildi!


II. Uluslararası Biyoloji ve Sağlık Bilimleri Kongresi telekonferans ile gerçekleştirildi.

Ardahan’ın Hanak ilçesinde birçok çiftçi eğitim programları düzenleyen Doç. Dr. Ulaş Acaröz, uluslararası kongre etkinlikleri kapsamında Tek sağlık konseptli 2. Uluslararası Biyoloji ve Sağlık Bilimleri Kongresi’ne başkanlık etti

II: Uluslararası Biyoloji ve Sağlık Bilimleri Kongresi (International Congress on Biological and Health Sciences) (ICBH), Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), Veteriner Fakültesi, Veteriner Hekimlik ve Halk Sağlığı Derneği (VEHADER), Zafer Teknopark ve AKÜ Teknoloji Transfer Ofisi destekleriyle 24-27 Şubat tarihleri arasında 4 gün süreyle çevrim içi olarak iki salonda gerçekleştirildi.

Ulusal ve uluslararası düzeydeki 14 akademik derginin destek verdiği ve 4 gün süren kongrenin bilim kurulunu 100’den fazla üniversiteden 300’e yakın bilim insanı oluşturdu. Kongreye Almanya, İspanya, Kuzey Makedonya, Endonezya, İran, Cezayir, Bulgaristan, Suudi Arabistan, Romanya, Hindistan ve Türkiye’den oluşan 11 farklı ülkeden, alanlarında uzman, dünyaca tanınmış 23 davetli konuşmacı katıldı.

Kongre Organizasyon Komitesi Başkanı, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ulaş Acaröz’ün sunuş konuşması ile başladı. Acaröz konuşmasında tek sağlığın önemine vurgu yaptıktan sonra kongreye 50 ülkeye ulaşan katılımdan duydukları mutluluğu ifade ederek kongrenin bu aşamaya gelmesindeki destekleri için Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş’a ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Civelek’e teşekkür etti. Akabinde AKÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Civelel, TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlhan Aydın, Çin Tarım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kui ZHU, Kırgızistan – Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alparslan Ceylan, Arnavutluk-Tiran Tarım Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erinda Lika, Belarus – Vitebsk Devlet Veteriner Akademisi Rektörü Prof. Dr. Haurichenka Mikalai Ivanavich adına Belarus Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Ofisi (FAO) Temsilcisi Dr. Dmitry Morozov, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Pakistan – Lahore Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talat Naseer Pasha’nın açılış konuşmaları ile devam edildi.


Açılış konuşmalarında gerek covid-19 pandemisi gerekse karşılaşılan sağlık riskleri nedeniyle multidisipliner çalışmanın giderek önem kazandığı, aşı üretim çalışmaları konusunda tek sağlık yaklaşımının hayvan, insan ve çevre sağlığı konularında çalışan meslek profesyonellerini bir araya getirdiği, ülkelerin ve mesleklerin bilgi paylaşımına her zamankinden daha çok muhtaç olduğu ifade edildi. Kongrenin farklı ülke ve alanlarda araştırmacılar ile profesyonelleri bir araya getireceği vurgulandı.

400’den fazla bilimsel bildirinin sunulduğu II. Uluslararası Biyoloji ve Sağlık Bilimleri Kongresinde oldukça geniş bir bilimsel katılım gerçekleşti. “Tek sağlık” ve “Sağlık Bilimleri” ile ilgili konuların ele alındığı kongrede, disiplinlerarası yaklaşımların faydalarına odaklanıldığını belirtildi. Kongreye Veteriner Hekimliği, Beşeri Hekimlik, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hemşirelik, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Gıda ve Çevre Bilimleri alanlarından katılım sağlandı. Kongre’nin kapanış törenine tek sağlık alanındaki farklı meslek gruplardan akademisyenlerin yoğun katılımı ile tamamlandı. Kapanış töreninde, tek tıp konseptinin her geçen gün önem kazandığı dünyamızda farklı disiplinlerin bir araya gelerek oluşturduğu sinerjinin çevreye, insan sağlığına ve hayvan sağlığına olumlu katkıları artarak devam edeceğine değinildi.


JANDARMA BAŞÇAVUŞ


ARDAHAN’DA HAYATINI KAYBETTİ


arşif haber 03/03/2022 tarihli haber


Ardahan İl Jandarma Komutanlığında görev yapan 46 yaşındaki Jandarma Astsubay Başçavuş Faruk Yanar, dün gece evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.


Edirne’den Ardahan’a geldi, öldü!


Ardahan İl Jandarma Komutanlığında görev yapan 46 yaşındaki Jandarma Astsubay Başçavuş Faruk Yanar, dün gece evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.


Hayatını kaybeden evli ve 3 çocuk babası Jandarma Astsubay Başçavuş Faruk Yanar için Ardahan İl Jandarma Komutanlığında askeri tören düzenlendi.


Törene, Ardahan Garnizon ve Tugay Komutanı Berat Acar, Ardahan Vali Yardımcısı Şahin Demir, Ardahan İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy, Ardahan İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ile askeri erkan katıldı. Aslen Edirneli olan Yanar’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, askerlerin omzunda cenaze aracına taşındıktan sonra defnedilmek üzere İstanbul’a gönderildi.



KENT KONSEY BAŞKANI ANNESİNİ KAYIP ETTİ!


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın eşi, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Genel Başkanı Burak Taştan’ın annesi Gonca Taştan, hayata gözlerini yumdu. Uzun süredir rahatsız olan ve Ardahan Devlet Hastanesinde tedavi gören 66 yaşındaki Merhume Gonca Taştan, bu sabah hayatını kaybetti. Merhume Taştan’ın naaşı Halilefendi Mahallesi Ordu Camisinde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazıyla toprağa verilecek.


JASAT SON İKİ AYDA 21 SUÇLUYU YAKALADI


Ardahan’da Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), Ocak ve Şubat aylarında 21 suçluyu yakaladı.


Ardahan İl Jandarma Komutanlığı, Jandarma Suç Araştırma Timlerince (JASAT)  Ocak ve Şubat aylarında yürütülen çalışmalarda, çeşitli suçlardan aranan ve haklarında hapis cezası bulunan 21 şuçlu yakalandı.


Ardahan, İstanbul ve Bursa illerinde ikamet ettikleri tespit edilen ve başta kasten öldürme, büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı, Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası yapmak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak kabul etmek bulundurmak veya kullanmak suçları ile diğer suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan toplamda 21 şahıs yakalandı.


Yakalanan şahıslar sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.



SOLDA KANDİLİ KUTLAMAK..


Konsolos iken İş-İT tarafından kaçırılıp, memleketinin vatan topraklarına yeniden katılışının yıl dönümü gibi 101 gün esir kalan ve sonrasında AK Parti iktidarı tarafından getirilerek, Tacikistan başkonsolosluğuna atandığı bir sırada beklenmedik bir anda CHP’den gelen ‘Gel Ardahan’dan milletvekili adayı ol’ çağrısıyla siyasete atıldıktan sonra yaptığı çıkışlarıyla bu partiden ihraç edilen ve bu ihracının altında ne yattığı çokta tartışılmayan şimdiki Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz ‘Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun’ diyerek bir mesaj yayınlamış.

Katıldığı bir canlı yayın programında “Ezan Türkçe okunsun ben anlayayım. Kur’an Türkçe okunsun. Benim dilim her tarafta konuşulsun” diyen ve bu sözlerinin ardından tartışma konusu olduğu için partisi tarafından disipline sevk edilen ve sonrasında da CHP’den ayrılıp, Yenilik Partisi adlı bir parti kuran Ardahan milletvekili Öztürk Yılmaz’ın kandil mesajını görünce uzun süredir yazmayı düşündüğüm konuyu gece yarısı ele aldım.

Çünkü memleketimin diplomat kökenli milletvekili Öztürk Yılmaz gibi sol orijinli İstanbul Büyükşehir ve nice sol bildiğim taraflarda da aynı mesajlar vardı.

Şimdi birileri çıkıp, ‘bu memleketin %99’u Müslüman sen ne demek istiyorsun?’ diyecek ama benim anlatmak istediğimi anlamayıp, ön görüşle beni gavur ilan edip, kendi cehenneminin baş köşesine yerleştirecek.

Ve ‘tabi onlarda Müslüman oldukları için kandilleri kutlayacaklar’ deyip beni din düşmanı ilan edecekken benim ne anlatmak istediğimi anlamak istemeyip, yazımın içeriğini ve sonucunu beklemeden ‘haydi oradan’ deyip kendilerince beni günahkâr ilan edecekler.

Çünkü bu ülkede hemen her konuda olduğu gibi din konusunda da tartışmak bir o kadar zor olduğu gibi tehlikeli bir durum. Ve çok bilenlerin (!) olduğu bir ülkede kutsal kitapta olmayan ama kararname misali, aklı esenin bir uydurma ile yönlendirmeye çalıştığı güzel dinimizi anlamayıp, anlatılmak isteneni de algılamadan saldıranların olduğunu bilirim.




Neyse konumuza, anlatmak istediğimize gelmek gerekirse solcu diye bilinenlerin bir iki oy için yaptıklarının dini sömürüp, din üzerinden siyaset yapanlarla ne farkı olduğunu merak edip soracağım.

Evet, Alevi bir kültürden gelen siyasetçinin bir taraftan Cem evleri niye yok, gereken destek niye verilmiyor derken aynı gün hem camiye gidip, hem de Kilise’de görünüp, fotoğraflar paylaşması gibi CHP’li, solcu belediye deyip, ilçesinin sorunlarını bitirmiş gibi gidip Çanakkale’deki yarım kalmış camiyi yaptırmak gibi ne kadar samimi olduğu anlaşılmayan tutum ve tavırlar..

Yani soyisminin anlamını taşıyan İBB Başkanı Ekrem beyin sol bir partinin mensubu, belediye başkanı olmasının yanında bir taraftan Kur’an okuyan görüntüleri diğer taraftan başında bulunduğu şehrin ana arterlerine dini sözlerle süslü pankartlar astırıp, kandil ve dini günleri kutlayarak muhafazakâr kesime göz kırpsa da beklediği gibi oy alamadığını anlamaması gibi.

Gerçi solun önemli isimlerinden olan Marx’ın en yaygın bilinen sözü muhtemelen “Din halkın afyonudur” cümlesinin ne anlama geldiğini bir kez daha incelerken www.hedeftv.com.tr de Temel Karamollaoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Saadet Partisi Gebze İlçe Yönetim Kurulu İlçe Başkanı Mustafa Türel ile yapacağım yayın öncesi bir kez daha izlediğim 28 Şubat Belgeseli bana çok şeyler hatırlatıyor ve ne anlatmaya çalıştığını anlamlaştırmaya çalıştığım yazımı yazarken acı acı gülümsüyordum.

Çünkü yine hedeftv.com.tr de bir gün önce konuk olan Yeniden Refah Partisi Darıca İlçe Başkanının yapılacak bir oluşumda kesinlikle CHP ve HDP ile olmayacaklarını belirttiği yetmezmiş gibi solcu denenlerin hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden konuşmalarını da hatırlıyordum.

Yani kısacası %99’u Müslüman denen bir ülkede muhafazakar kesimden oy alma adına solculuğu bir kenara itip, yaranma hesapları yapanların kandil kutlamaları, dualar, namaz kılmaları ve buna yönelik mesajlar içine girmemelerinin ne kadar samimi olduğunu sorgulamak ve bu samimiyetin ne kadar inandırıcı olduğunu sormak, sorgulamak gerek, ‘Dini sömürüp, üzerinden siyaset yapıyor’ diyenleri eleştirirken..



arşiv haber arşiv haber 18/06/2019 tarihli haber(yorum/reklamlar


Taştan Zor Olsa da Yeniden Seçildi..


Ardahan Kent Konseyi seçimleri yapıldı. Yoğun bir ilginin olduğu kongrede oy kullanan Dernek, Federasyon, Vakıf, Siyasi Parti, Sendika temsilcilerinin katıldığı kongrede, ‘sivil inisiyatif, şeffaf yönetim, herkese söz hakkı’ denen Kent Konseyi Kongresinde söz almak isteyenlere divan tarafından ‘oylar kullanılsın’ sonra denilerek söz hakkı verilmezken adaylar Burak Taştan ile Vural Badem söz alarak, katılımcılardan oy istediler.


Her iki adayın konuşması ardından seçime geçilirken oy kullanmaya gelen delege isimleri okunarak oy kullanmaya davet edildi.


132 delegenin oy kullandığı seçimde mevcut başkan Burak Taştan 81 oy alıp yeniden seçilirken oy sayımının sonuna yakınına kadar önde görünen rakibi Vural Badem 68 oyda kaldı. 2 oyun geçersiz sayıldığı Ardahan Beleidyesi Toplantı Salonun yapılan seçime, Kent Konseyinin kurucusu eski Ardahan Beleidye Başkanı katılırken Ardahan Valiliği ile mevcut Ardahan Belediyesi Vekilleri ile seçimle katılım gösterdikleri görüldü.



Mursi’ye Şehitlik Maaşı Bağlayalım m?..


 


Darbelerden darbe alan bir ailenin ferdi olarak darbe ile görevden el çektirilip, hapse atılan ve geçtiğimiz gün mahkeme salonun da ölen Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye Allah’tan rahmet diliyorum ve bir insan olarak bir insanın bu kadar mağdur edilip, baskı altında hayata göz yummasına sebep olanları kınıyor, Allahlarından bulsunlar diyorum.


Demokrasiye inanmış, askeri yada siyasi darbelere karşı olan bir insan olarak Mursi’nin ve diğerlerinin uğradığı bu tür alçaklıkların er yada geç yapanların başına geleceğine olan inancımla yaşadığı onca zalimlik ve zulüm içinde ölmesine üzüldüğüm kadar bana göre üstü kapalı olarak bir çok kez ama 15 Temmuz’da alenen darbe girişimine uğramış bir liderin bu tür girişimleri kınarken diplomatik ağızla değil, Kasımpaşalı edasıyla konuşmasına da üzülür, hatta kızarım..


Evet, yerelden baktığımızda tanıtılmasına, turizme kazandırılmasına çabaladığımız Ardahan’ın Çıldır Gölü kenarında bulunan tesiste yapılan bir operasyonun ardından halen bir mahkemenin açılmadığı, bir kişinin, ‘suçu ben işledim’ demesine karşın başkalarının tutuklandığı, arandığı ve  bir kaç kişinin binlerce yatırım yapıp, işsizliğin diz boyu olduğu memlekette ekmek yediği tesisin imajı ile oynanıp, bitirilmeye çalışıldığı gibi ülkenin genelinde de durum daha vahim olduğunu görürüz.


‘Seni başkan yaptırmayacağız’ demesi ardından yaşadığı onc baskı ardından önce dokunulmazlıkları kaldırılan, ardından tutuklanan ve bugünlerde bir lütufmuş gibi İBB seçimleri öncesi serbest kalacağı ileri sürülen Selahattin Demirtaş gibi binlerce siyasinin haksız ve siyasi bakışla hapiste olduğu, yandaşı olmayanın skg, vergi gibi devlet imkanları ile batırıldığı, bu başarılmazsa çıkarılan kanunla malına, mülküne el konulduğu buda yetmezse 7 sülalesinin sözde kanunla korunan ve gizli kalması gereken sırlarının havuz medyası kanalı ile ortaya döküldüğü bir ülkenin liderinin ‘darbeci de, kapitalistlerin emanetçisi’ de olsa diğer bir ülkenin yöneticilerine diplomatik ağızla tepki koyacağına, iki ülkenin ilişkilerini bozan mahalle ağzıyla konuşması insanı üzen bir durumdur.


Son olarak Başkan Erdoğan’ın gülen bir yüzle geldiği İstanbul’da Mursi’nin ölümü hakkında ki düşüncesinin sorulması ardından o güzel yüzü bırakıp, ‘Şehidimiz’ dediği Mursi’nin yaşadıklarına tepki koyarken Mursi’ye darbe yapan ve şu an Ortadoğu ile Afrika’nın en önemli ülkelerinden olan ve bir çok insanımızın iş yaptığı, yaşadığı ve tarihi birlikteliğimiz olan Mısır’ın darbeci de olsa yönetiminde olan yöneticisine yani Sisi’ye ‘Katil’ demek ne kadar yanlışsa başında bulunduğu ülkenin içinde yaşananlarda o kadar üzücü bir durumdur.


Yani bir bürokratın yani Ordu valisinin beğenirsin, beğenmezsin bir siyasiye karşı koyduğu tavrı görmezden gelip, devletin değil, ‘Benim memurum’ diyerek sahiplenilmesi gibi onca üzücü işlerin yaşandığı ülkem,n iç işlerinde ki ilişkiler gibi ‘Katil Esed’, ‘Katil Neteyahu’, ‘Hitler anlayışı’, ‘İdamı bize kaldırtıyon, İdam eden Sisi’ye gidiyorsunuz’, ‘Total’ın müdürü müsün?’, ‘Katil Sisi’ diyerek dış ilişkileri de bozmak insanı üzdüğü kadar doğru olmadığı da bir gerçektir. 


Evet, bunların yaşandığı ülkemde başka ülkede yaşananlara ve ülkemize gelmemiş, topraklarında askerlik yapmamış birine ‘Şehidimiz’ derken işin nereye gideceğini düşünmek ve buna göre adım atmak gerekirken şimdi biri çıkıp, ‘Şehidimiz’ dediğinizin kişinin ailesine maaş bağlayın dese onuda yapacak mısınız sayın Rabia diye diye başta ekonomik sıkıntılar olmak üzere bir çok sıkıntıyla bu milleti zorda bırakan sayın idareciler..



arşiv haber arşiv haber 24/23/01/2007 haber(yorum/reklamlar




 





 


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/PİŞMANLIK…


 




 



Gazetelerin haber başlıklarında sık sık pişmanlık sözcüğü geçiyor. 


Bundan olsa gerek, “pişmanlık nedir” diye merak edip sözlüklere baktım.


Ne demek?


“Nedamet getirmek”miş.


Nabi güzel vurgulamış:


“Bir işi evvel edip, sonra pişmanlık nedir?”


Çevreme bakıyorum.


Ne görüyorum?


Yaşadığımız toplum sanki pişmanlarla dolup taşıyor.


Herkes pişman. 


Neden?


***


Emekli pişman:


“Ah ah, çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Eşeklik etmişim, devletin bunca önemli görevlerinde bulunurken haram yemiyeceğim diye tutturdum, önüme gelen fırsatları teptim, namuslu kalacağım diye direttim; şimdi çok pişmanım; emekli aylığım ev kirasına yetmiyor.


Sendikacı pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Aptallık etmişim; emeğin hakkını savunmak için sendikacılığa kendimi kaptırmışım; bu yüzden fişlendim; evimi ocağımı söndürdüler; artık kimse bana iş vermiyor.”


Doğrucu pişman:


“Pişmanım.”


“Niçin?”


“Saf adammışım, doğruluk diye birşey tutturmuşum, dangalakmışım. Doğruluğu, ahlakı, vicdanı ipleyen yok. Gençliğimi dürüst kafacağım diye harcadım.


Demokrat pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Demokrasi perisinin ardına düştük, otuz yıl teptik; geldiğimiz yere bak!.. Herkes sözde demokrat; ortada demokrasi yok. Özgürlükler için bir hayat harcadım; pişmanım.”


Hukukçu pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Gençliğimde adalet ve hukuk kavramlarına inanırdım. Ömrüm mahkemelerde didinip uğraşmakla geçti. Şimdi anlıyorum ki hepsi boş. Ne adalet geçerli, ne hukuk var, ne de hukuk devleti kurulabildi. Gençliğimde bunu görebilseydim, yükümü tutar, şimdi rahatıma bakardım.”


Bağımsız pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin”?


“Bağımsızlık diye bir ülküye bağlanmışım; ulusal onur diye bir safsatayı savunmuşum; ömrümü bu yolda savurmuşum. Ne enayilikler yapmışım? Ulusal Bağımsızlık Savaşı’na babalarımız dedelerimiz niçin girmişler? Vatanını satanların bunca saygınlaşacaklarmı önceden görseydim, boş hayallerin ardından koşmazdım”


***


Yaşadığımız toplumda pişmanlar öylesine çoğaldı ki saymakla tükenmez.


Son pişmanlık dün geldi.


Hrank Dink cinayetinin zanlısı Ogün Samast’ın duruşması sonucu bir açıklama yapan avukatı dedi ki:


“Ogün Samast çok pişman.”


“Niçin?”


“Olayın bu kadar büyük olduğunu bilmiyormuş.”


***


Pişmanlık, “ruhun temizlenmesi” demekmiş.


Pişman olan ne diyor:


“Şimdi rahatladım.”


Ama, bir atasözümüz var.


Ne demiş atalarımız:


“Son pişmanlık fayda vermez.”


yazarcizer@hotmail.com


 


DÜN, HRANT DİNK’İ yolcu ettik .. BUGÜN 24 OCAK


UĞUR MUMCU’NUN KATİLLERİ VE DİĞERLERİNİN KATİLLERİ HÂLÂ ARAMIZDA


 




 



Dün yine 10 binler yürüdü..


Dün yine bir gazeteciyi toprağa verdik..


Dün yine bol bol ağıtlar yaktık ..


Dün yine nutuklar attık ..


Ama;


Bugün 24 Ocak.


Bugün Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü gün ..


Ve bugün Uğur’un katilleri hâlâ aramızda..


Uğurlar olsun dedik, Uğur Mumcu’ya, Abdi İpekçi’ye, Turan Dursun’a, Ape Musa’ya, Bahriye Üçok’a, Metin Göktepe’ye


Ve.. Daha nicelerine ..


Ardındanda dün Hrant Dink’i uğruladık Uğruların yanına ..


Ancak: Onları katleden katiller hâlâ aramızda ..


 


Öldükçe çoğalan bizlerse bugün Uğur Mumcu’nün öldürülüşünün yıldönümünü kutluyoruz, Hrent Dink’i yolcu ederek…


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net


Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi-Son Vilayet Gazetesi


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


Ne oldu o iş?….




 



Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesi ardından yeniden sorma gereği duyduğumuz bir konuyu dile getirirken, Hrant Dink’in, ‘Tehdit ediliyorum’ diyerek savcılığa verdiği dilekçesine cevap biile verilmediğini öğreniyoruz acı acı gülerek ..


Evet, bizim de matbaamızı yakmaya kalkmışlardı, bizi de tehdit etmiştiler ve bizde bu konularda şikayetlerde bulunmuştuk ..Nne oldu bilmiyoruz ama bugüne kadar bize olumlu, yada olumsuz bir cevap bile verilmediğini tüm kamuoyuna bir kez daha buradan bildiriyor ve yaşanan gelişmeler ardından akıtılan timsah gözyaşlarına inanmadığımızı ilan ediyoruz…


Matbaamızı yakanlar, beni tehdit edenlerin hakkında yaptığımız şikayetlerin bugüne kadar cevaplandırılmadığı bir Türkiye’de daha nice Hrantları ve onun gibi düşünenleri kayıp ederiz bilmem ama bizim ki sadece bir merak, yoksa çokta umudumuz yok biline ..


Ancak, Ardahan Cumhuriyet Başsavcımızın bir yemekte CHP Milletvekiline, ‘Vatandaş şikayet etmiyor, etseler dikkate alır, çözeriz’ dediğini duyuyorum…


Ama gelin görün ki sayın savcının Ardahan’a gelmeden önce bizlerin yaşadıklarını kaç kez şikayet ettiğimizi biz bile unuttuk.


Yinede sormak gerek  bir ümitle ..  


Evet; Ne oldu o iş?..


fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


 


Köyler gibi sınır birliği de susuz!


 




 



Bölgede yaşanan ağır kış şartları bir çok köyün yeni su şebekelerinin patlamasına neden olurken, bu nedenle susuz kalan köy sayısı her geçen gün artarak devam ediyor.


Başta AKP Milletvekili Kenan Altun’un köyü olmak üzere bir çok köyde donarak patlayan su şebekeleri dolaysıyla susuzluğun yaşandığı Ardahan’da sınır köyü olan Kurtkale köyü de 10 gündür susuz.


Alınan bilgilere göre köye su sağlayan su pompasının arızalanması dolaysıyla 10 gündür susuz olan Kurtkale köyünde insanlar su ihtiyaçlarını kar eriterek giderirken aynı köyde bulunan askeri sınır birliğinin de su sıkıntısı yaşadığı öğrenildi.


Haber ekleme saati: 20.42-24/01/2007


Haber/Foto: www.sonvilayet.net


 


Muhtarın otu yandı ..


 




 



Ardahan’ın Çıldır ilçesi Dirsekkaya (Zerebük) köyünün muhtarının otu bilinmeyen bir nedenle yandı. Alınan bilgilere göre köy muhtarı Zafer Taşdemir’in evinin önüne bulunan ot yığınları akşam saatlerinde bilinmeyen bir nedenle ateş alarak yandığı öğrenilirken, yangın köylülerin müdahalesiyle söndürüldü.


Haber ekleme saati: 20.27-24/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz Foto: www.sonvilayet.net Arşiv


 


Harçlıklarıyla köylerinin okuluna bilgisayar, fotokopi makinası aldı ..


 




 



Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi son sınıf öğrencisi Volkan Senemoğlu kendi harçlığı ve arkadaşlarının katkılarıyla aldığı bir adet bilgisayar, bir adet yazıcı,bir adet fotokopi makinası ve arkadaşları arasında topladığı 800 adet kitabı kendisi getirip, ilkokulu okuduğu köyünün okuluna bağışladı.


60 öğrencisi bulunan Ardahan’ın Çıldır İlçesi Gölebakan (Meredis) İlköğretim okuluna bağışlayan Üniversite öğrencisi Volkan Senemoğlu getirdiği bilgisayarları ve elektronik eşyaları kendi elleriyle okula teslim edip, kitaplarını kütüphaneye dizerken çok mutlu olduğunu belirtti.


Kendisinin de bir zamanlar yok imkanlar içinde okuduğu okulunun eksikliklerini kendince gidermeye çalıştığını belirten Senemoğlu, bölgede okumanın ne kadar zor ve sıkıntılı olduğunu iyi bilirim. Bizim göremediklerimizi bizden sonra okuyanlar görsün diyerek Kocaeli’nde başlattığım kampanyama benim gibi üniversite okuyan iki kardeşim başta olmak üzere bir çok arkadaşım destek verdi. Bende bunları getirip, kendi ellerimle köyümün okuluna teslim ettim. Çok mutluyum.


Tek dileğim interneti olmayan okuluma devletin bir an önce internet ağı çekmesidir. Bunun içinde karınca kararınca çaba göstereceğim dedi.


Haber ekleme saati: 19.55-24/01/2007


Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Çıldır


 


Belediye Başkanı Mikail Kayatürk:


“Vasıfsız ve de niteliksizlerle işimiz olmaz”


 




 



Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk dün makamında düzenlediği basın toplantısında kendisini iş yapmamakla suçlayanlara sert çıktı. Belediye olarak yok imkanlar içinde büyük işler yaptıklarına dikkat çeken Kayatürk, benim vasıfsız ve niteliksizlerle işim olmaz. Halk görüyor kimin ne yaptığını. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz. 657’ye tabi olanların yetkileri bellidir. Bana kimse işimi öğretmeye kalkmasın, kendi işlerini yapsınlar. İki yıldır Ardahan’da ne yapıldı ona baksınlar.’ dedi.


Eline aldığı Son Vilayet Gazetesi’ni basın mensuplarına gösteren Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, gazetecilerin birilerinin fotoğraflarını sayfa sayfa yayınlamaktasa, Ardahan’ın fotoğrafını çekmelerini istedi.


Belediyeciliği kendilerine öğretmeye kalkanların demeçlerini yayınlayan gazetecilerin birilerinin iki yıldır asli işlerini yapıp yapmadıklarını yazmalıdırlar. TOKİ’ye belediye olarak üç yer gösterdiklerini, ancak birilerinin bu yönde isteksizliğini kapatmak için kendilerini suçladığına da dikkat çeken Başkan Mikail Kayatürk, Ardahan’ın öyle sanıldığı gibi sahipsiz olmadığına da dikkat çekti. 


Haber ekleme saati: 12.20-24/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


Ardahan Valisi Murat Yıldırım: 


‘Doktor sorunu yok denecek kadar iyidir’


 




 



Ardahan’da bulunan doktor sayısının geçmiş yıllara nazaran son iki yılda bir hayli iyileştiğine dikkat çeken Ardahan Valisi Murat Yıldırım, yaptıkları girişimler sonucu bölgede büyük sorun olan doktorsuzluk sorununu büyük ölçüde çözdüklerine dikkat çekerken, uzman doktor sayısında ki artışın bu yönde yaşanan soruna azda olsa derman olduğunu söyledi.


Vatandaşın sağlık sorununun kendileri için çok önemli olduğuna da dikkat çeken Vali Murat Yıldırım, sağlıkçıların bölgede zor şartlar altında hizmet verdiklerini bildiklerini, ancak insan sağlığı gibi hassas bir göreve talip olan sağlıkçılarımızın hizmetlerini yaparken bu zorlukları aşacaklarına inancının da tam olduğunu söyledi.


Haber ekleme saati: 12.15-24/01/2007


 


Bayram’da bin 236 yoksula harçlık dağıtıldı


 




 



Ardahan Valiliğine bağlı SYDV tarafından yapılan yazılı açıklamada Ardahan Merkez Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızca Kurban Bayramı dolayısıyla İlimiz merkez mahalle ve köylerinde bulunan fakir ve muhtaç vatandaşların her birine 50.00.YTL olmak üzeretoplam1236 kişiye 61.800.00.YTL para yardımı yapılmıştır. denildi.


Haber ekleme saati: 12.07-24/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


ÖNCE SIRTLARI, SONRA AYAKLARI ISINDI




 



Başkanlığını Temel Yıldırım’ın yaptığı Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şubesi, daha önce mont yardımı yaptığı öğrencilerin bu kez ayaklarını sıcak tuttu.


Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı Temel Yıldırım, daha önce mont yardımında bulunduğu Selim’in Yalnızçam Köyü İlköğretim Okulu’nda okuyan 103 öğrencinin ayağındaki kara lastiği görünce duygulandı. Durumu, genel merkeze bildiren Yıldırım, öğrenciler için kışlık bot getirtti. Botları Yalnızçam Köyü İlköğretim Okulu’na götüren Temel Yıldırım, öğrencilerin hepsini sevindirdi.


Okul yönetimi, öğrenci ve öğrenci velilerinin candan teşekkür etmeleri karşısında duygulanan Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı ve Kars’ın saygın işadamlarından Temel Yıldırım, “İhtiyaç sahibi öğrenci ve ailelere yardım etmek bizim görevimiz. İhtiyaç sahibi ailelerden özellikle giyim konusunda ihtiyaçlarını bize bildirmelerini istiyorum. İhtiyaç sahibinin isteği kesinlikle geri çevrilmeyecektir.” dedi.


 


Dün, Selim’in Yalnızçak İlköğretim Okulu’nda okuyan 103 öğrenciye kışlık bot yardımında bulunan Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı Temel Yıldırım, daha önce de yine aynı okuldaki 103 öğrenciye kaban dağıtmıştı.


 


***Ardahan’da da yardım yapıldı ..


 


Kars’ta olduğu gibi Ardahan’da da öğrencilere yardım yapan Türkiye Yardım Severler Derneği Ardahan Şubesinin çalışmasına Ardahan Valisinin eşide katkıda bulundu.


 


Konu hakkında yapılan yazılı açıklamada; 


 


Derneğimizin düzenlediği çay partisi gelirleri ve Ardahan esnaflarından toplanan yardımlar ile Yardım Sevenler Derneği’nin fahri başkanı, Sayın Valimiz Murat YILDIRIM’ın eşi Sehavet YILDIRIM hanımefendi ile derneğimizin yönetiminde bulunan Hülya DÜNDAR, Alime AYDEMİR, Güler YILMAZ, Birant ÇİMLİ, Aynur BULGA’ nın da destekleriyle elde edilen gelirlerle 2006-2007 tarihleri arasında ilimizdeki yardına muhtaç ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar; 


-Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Merkezden gönderilen 20 çanta kırtasiye malzemesi ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtıldı. 


– Yurtlarda kalan 15 öğrenciye bayram harçlığı olarak 50’şer YTL. verildi.


– Ardahanlı olup dışarıda okuyan 5 Üniversite öğrencisine 100’er YTL. yardım yapıldı.


– 10 ihtiyaç sahibi aileye 50’şer YTL. Gıda yardımı yapıldı.


– 5 yardıma muhtaç aileye 100’er YTL. Para yardımı yapıldı.


– Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Merkezden gönderilen 20 paket temizlik malzemesinin 8 paketi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Halit Paşa İlköğretim Okulu bünyesinde açılan özel alt sınıfına, 12 Paketi Ardahan Devlet Hastanesi Diyaliz Servisine, 20 paket bebek seti de Hastane Doğum servisinde yeni doğan ihtiyaçlı bebeklere verilmiştir.


-İlimiz merkez ve Köylerin de ihtiyaç sahibi 50 aileye de ev eşyası ve giyim yardımı yapılmıştır.


– 5 aileye soba yardımı yapılmıştır.


Ayrıca Ardahan esnafının katkılarıyla aldığımız mont, bot, soba ve gıda yardımları da ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır.


Haber ekleme saati: 11.59-24/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars-Ardahan


 


Geçim sıkıntısı böbrek sattırıyor


 




 



Bir yıl önce Artvin’den Ardahan’a çalışmak için gelen 37 yaşındaki Mansiye Köksal çalıştığı işten çıkarılınca çocuklarını geçindirmek ve birikmiş borçlarını ödemek için böbreğini satlığa çıkardı.


Ailevi sorunlardan  dolayı eşinden boşanan Mansiye Köksal çocuklarının velayetini üzerine alarak Artvin’de  gündelikçi olarak çalışıyordu. Bir akrabasının aracılığı ile Ardahan’da özel bir şirkette iş bulan Köksal bir yıl önce Ardahan’ın Hanak ilcesine yerleşti. Hanak’ta bir süre çalıştıktan sonra çalıştığı  işten çıkarılınca Cansu (17) Doğukan (12) Tansu (11) Adil (8) Nuran (4) isimli 5 çocuğu ile çaresiz kaldı. 


Birikmiş ev kirası ve çocuklarının okul masraflarını ödeyemeyen Köksal bir taraftan iş ararken diğer taraftan da yardım için valilik ve kaymakamlığa müracaat etti. 


Ardahan Valiliği’nden yardım talebinde bulanan Köksal kendisine bir iş bulunmasını isteyerek çalışıp geçimini sağlayacağını belirtti. Ardahan Valiliği bu müracaatı Hanak Kaymakamlığı’na yönlendirdi. Aradan geçen zaman zarfında bir yardım alamayan Köksal’ın ekonomik sorunları hat safhaya ulaştı. 


Çaresizlik içerisinde kalan Köksal, 4 bin YTL’ye yaklaşan borcunu ödemek için tek çare olarak bir böbreğini satılığa çıkardı. 


Ardahan Devlet Hastanesi’ne müracaat eden Köksal’a hastane yetkilileri böbreğinin satılmasının yasal olmadığını belirtti. Bunu resmi yollarla yapamayacağını anlayan Köksal, kızı Cansu’yu yanına alarak Gazetemize geldi. Gazeteye böbreğini satmak için ilan vermek istediğini belirten Köksal yaşadığı zor günleri anlattı. 


 


***Tek çıkış böbreğimi satmak.


 


5 çocuğu ile bir başına kalan Mansiye Köksal yaşadığı sıkıntılardan kurtulmanın tek yolunun bir böbreğini satmak olduğunu söyledi. 


Aylardır iş aramasına rağmen iş bulamadığını belirten Köksal nereye gittiysem bütün kapılar yüzüme kapandı. Sağlığım yerinde, kimseden sadaka yada yardım istemiyorum çalışıp evimi geçindirecek bir iş istiyorum. Valilik ve Kaymakam’lığın yanı sıra bir çok yere müracaatta bulundum bir sonuç alamadım. Evimin kirasını ödemedim yakacak odun kömürüm yok haftalardır çocuklarımı banyo bile yaptıramadım çevreden gelen yardımlarla karnımızı zor doyuruyoruz. Çoğu gün bir ekmek bile bulamıyorum çocuklarım aç kalmasın diye sofrada olan yemekten yemiyorum tek onların karnı doysun diye. Ama artık dayanacak gücüm kalmadı.  Ailemden destek alamıyorum belki çocuklarım olmasa kendimi öldürür bu haytan kurtulurdum ama beş çocuğa ben olmasam kimse de bakmıyor.  Aylardır düşündüm kiminin parası var sağlığı yok benimde sağlığım var geçinemiyorum bir böbreğimi satıp bu sıkıntılardan kurtulurum. Ama ona da bir sürü engel çıktı yasal olarak satamıyorum, bunun için farklı yöntemler denemeye mecbur kaldım. İhtiyacı olan birini bulduğum an hiç gözümü kırpmadan böbreğimi veririm yeterki çocuklarım bu sıkıntıdan kurtulsun’ dedi.


Haber ekleme saati: 11.57-24/01/2007


Haber/Foto: Bülent Kılıç/Ardahan


 


Yollar 5 metre karın altında kaldı ..


 




 



Ardahan ve ilçelerinde geçen hafta etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan birçok köy yolu, metrelerce yükseklikteki kar yığınları sebebiyle hala açılamadı. 


Posof İlçesi ve köylerinde geçen hafta etkili olan kar yağışı nedeniyle 8 gündür birçok köyün ilçeyle bağlantısı sağlanamıyor. Kurşun Çavuş Köyü’nün Posof İlçe merkeziyle bağlantısının tekrar sağlanması için çalışmalara aralıksız devam eden Köy Hizmetleri ekipleri, 150 metre uzunluğunda 5 metre yüksekliğindeki bir bölgede dozerle saatlerce çalışmak zorunda kaldı. 


Posof Köy Hizmetleri Birim Şefi Necati Aydın, “8 gündür kapalı olan Kurşun Çavuş Köyü yolunda dün saat 08.30’dan bu yana çalışmalar başlamıştır. Karın yoğunluğu nedeniyle fazla ilerleyemiyoruz. Dünden bu yana ancak 150 metre yol açabildik. Karın yoğunluğu nedeniyle geciken köy yolu açma çalışmaları için halkımızdan duyarlı ve sabırlı olmasını bekliyoruz” dedi.  Kurşun Çavuş Köyü Muhtarı Tevit Özcan da, 8 gündür yolun kapalı olması sebebiyle mağdur durumda olduklarını ifade etti.


Haber ekleme saati: 11.54-24/11/2007


Haber/Foto: Alper Turgut/Posof


 


Meslektaşımız Ümit Kılıç Hrant Dink’i adımıza yolcu etti ..


 




 



Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in kahpece katledilmesi tüm ülkede ve dünyada büyük yankı yaratırken bugun toprağa verilen meslektaşımızı 10 binler yolcu etti.


Ardahanlı Gazeteci Ümit Klıç’ın Hürriyet ve bizim için takip ettiği Hrant Dink’in cenaze törenine katılan Hikmet Çetin ve Orhan Pamuk Kılıç’ın görevdeyken aynı kareye takılmaları dikkat çekti.


Haber ekleme saati: 20.04-23/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/UTANANA BAK!


 




 



AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, geçtiğimiz hafta Esenyurt’taydı. 


Niye olacak canım, Başbakan’a yakın olduğu ileri sürülen Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nu ziyaret.


Bayram değil, seyran değil; AKP Kars İl Başkanı’nın Esenyurt Belediye Başkanı’nı özel ziyareti niye?


Denilene göre, Aras, Kars’ta AKP’nin liste birinden milletvekili adayı gösterilmesi için Kadıoğlu’ndan Başbakan’a ricada bulunmasını istemiş.


Eh, böyle bir istekte bulunur da, Necmi abisinin hoşuna gidecek şeyler söylemez olur mu?


Ne demiş biliyor musunuz?


“Ondan utanıyorum.”


O kim?


Gümüşpala Kortağ.


Yani ben.


***


Aras’ın benden utandığına ilişkin demecini Esenyurt’ta yayınlanan bir gazetede okuyunca, düşünmeye başladım.


Remzi Aras’ı utandıracak ne yapmışım?


İktidar olanaklarını kullanıp, ihale mi almışım?


Hakkımdaki yolsuzluk iddiaları dosyalarım, ulusal televizyon ekranında mı gösterilmiş?


Tayin karşılığı rüşvet mi almışım?


En sıradan memuru bile “sürerim ha” diye tehdit mi etmişim?


Kars’ın sorunlarını elimin tersiyle bir kenara itip, ihale mi koşturmuşum?


Yoksulun hakkını mı gaspetmişim?


İhale mi satmışım?


Birilerine karşı siyasi nüfuz mu kullanmışım?


Haddim olmayan işlere mi karışmışım?


Başımın girmediği yere kıçımı mı sokmuşum?


Hayır…


Bilmem ki, bunları yapmadığım için mi utanmış benden AKP Kars İl Başkanı?


Utanması bundansa, yerden göğe kadar haklı.


***


AKP’den, Zeki Karabayır ve Selahaddin Beyribey’in önüne geçip liste birden aday gösterttirecek ya abisi Kadıoğlu, Aras beni bırakıp, Gürbüz Çapan’ı eleştirmiş.


Ne dese beğenirsiniz Remzi Aras?


“Gürbüz Çapan 15 yıl Belediye Başkanlığı yaptı, Kars’a ne yaptı?”


Bu lafı söyleyenin Allah’tan korkusu olmadığı kesin; bari Karslılar’dan utan be adam.


Gürbüz Çapan’ın, Belediye Başkanlığı döneminde, Kars’taki tüm belediyelere araç yardımında bulunduğunu, hatta bundan dolayı yargılandığını; AKP Kars İl Başkanı olmadan önce Kars’ı bilmediği için bilmez Remzi Aras.


Ve, gömüldüğü dizinin dibinde abisi Kadıoğlu’na hoş gitsin diye, Kars’ın değerlerine saldıran Remzi Aras, abisi Kadıoğlu’nu Kars’a geldiğinde karşılayan Belediye Başkanları’nın altındaki makam araçlarının bile Dr. Gürbüz Çapan döneminin belediyesinin hediyesi olduğunu da bilmez.


Nerden bilecek?


Kendisinin Karslılığı, AKP döneminde başladı, AKP’den sonra da bitecek.


***


Kars’a yatırım, Karslı’ya yatırım yapmak demektir.


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, AKP’nin il başkanı olmadan önce Karslı tanımadığı için, Dr. Gürbüz Çapan’ın Karslılar’a yaptığından habersiz olması doğal.


Bir bilse, küçük dilini yutacak ve “Çapan’ın, Belediye Başkanlığı döneminde Karslılar’a yaptığını hayal bile edemem” diyecek.


Gürbüz Çapan sayesinde binlerce Karslı’nın İstanbul’da iş, ev, aş sahibi olduğunu öğrenip, bir işadamı olarak neden kendisinin de, Çapan’ın yaptığının yüzde birini yapamadığına hayılfalanacak.


Bilmez misin ki, Gürbüz Çapan’ın varlığı ve başarısı, İstanbul’daki Karslıların unutulmuşluğunu unutturdu.


***


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın, ziyaret ettiği abisi Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun yanında, benden utanmasının, Gürbüz Çapan’ın Karslılar’a yaptığını yok saymasının elbette bir nedeni var.


Nedir?


Genel seçimlerde, Zeki Karabayır ve Selahaddin Beyribey’i aşıp, liste bire oturmak.


Eğer genel seçimlerde bu yağ Remzi Aras’ı liste bire taşımazsa, işte o zaman yandı gülüm keten helva.


yazarcizer@hotmail.com


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


Yazılarım..




 



**Kabul etmek gerekir ..


 


Bugün tatile giren eğitim/öğretimin Ardahan’da ki içler acısı hallerini zaman zaman gerek burada, gerekse gazete sayfalarımız ve de sitelerimiz de ortaya koyduk. Koymaya da devam edeceğiz.


Milli Eğitim Müdürünün sürekli değiştiği, çoğunluğu stajer olan öğretmenlerin zor şartlar altında eğitim vermeye gayret ettiği bir Ardahan’da bugün, birinci yarı yıl tatiline giren benim de üç öğrencim var, Saddam Doğu, Yaprak ve Şeyma ..


Bu üç öğrencimin yarı yıl boyunca kendilerinde çeşitli adlar altında istenen paralarla gittikleri okulların da ne kadar eğitim aldıklarını 2 Ytl. verip, aldıkları karnelerinden öğreneceğiz bugün..


Köyleri sık sık ziyaretimde gördüğüm manzaraların başında ki eğitim/öğretim de yaşanan sorunları dile getirirken Ardahan’ın eğitim/öğretim’de ki yerini de sık sık eleştiri konusu yaptık.


Ülke genelinde sonlardan hep üçüncü yada ikinci olan eğitim düzeyimizin düzeltilmesi ve de gelişimi için yetkili ve etkili kurumlarımızın büyük (!) çabalarını da dile getirirken başta 


İl Milli Eğitim Müdürümüzü olmak üzere diğer idarecilerimizde kızdırmadık değil. Ancak, ‘Dost acı söyler’ misali gündeme getirdiğimiz bir çok konunun altına bugün yeniden imza attığımızı belirtiyor ve Ardahan’da ki eğitim, öğretim de ciddi sorunların olduğunu ısrarla belirtiyoruz.


Öğretmen ve öğrencilerin Ardahan’da ki eğitim düzeyinin çıtasını yükseltme çabasının yaşanan bu sorunlar dolaysıyla başarılı olmadığını da belirtmenin ve de kabul etmenin zararının olmayacağını bilmenin faydasıyla hareket edilmesi halinde velilerin ve de idarecilerin bu yönde top yükün gerçek bir çabasına da ihtiyaç duyulduğu bilinmelidir.


Eğitim/Sen gibi sivil toplum kuruluşların yaşanan sorunları çözme konusunda plan ve projeler sunmadığı bir Ardahan’da daha işinin baharında olan stajyer bir öğretmenden beklediklerimizin de çok olduğunu da kabul etmek gerek.


Çünkü, lojmanı, alt yapısı,sosyal ve de kültürel sorunlarla mücadele eden öğretmenlerimizin, biz velilerin, ‘Saldım çayıra,mevlam kayıra’ yöntemiyle okula gönderdiği çocuklarımıza verdiklerinin pekte faydalı olmadığı, eğitim/öğretim de başarılı olup, olmadığımızı yönünü gösteren istatistiklerin son sıralarda yer almamızdan görülmektedir.


 


**Kim haklı?..


 


Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın yeni yapılması düşünülen Toplu Konutlar ve diğer bir çok yatırım için arsa temini sıkıntısı yaşandığını belirtip, bu konuda belediyelerin kendilerine yardımcı olmadığını ima ederek açıklama yapması ardından Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’te bir basın toplantısı yapmış, başkanın ve valinin açıklamaları birer gün basın aracılığıyla kamuoyunun gözleri önüne serilmişti.


İki idarecimizin arasının pekte şekerli olmadığı görülen bu açıklamarı yeni olmadığınıda bilen Ardahan kamuoyunun ikiye ayrılıp, kimin haklı olduğunu yeniden tartıştığını gözlemlediğimiz bir Ardahan’da bu gerginliğin kentin geneline yayılmasından ve kurumlar arasında tatsızlığa varılmasından çekinilmektedir.


Ancak burada kimin haklı olduğunu da tarntışmanın zararının olmayacağını belirtirken, eski belediye başkanı Salih Aktürk’ün Özal döneminde belediyenin borçlanması karşılığında, ‘Ben borçlanamam’ diyerek yaptırmadığı konutlar aklıma geliyor.


Mikail Kayatürk’ün valinin yeni konutlar için tespit ettiği arsaya alenen karşı olduğunu bilerek, iki yıldır yapılması düşünülen yeni konutların bu tür çekişmeler yüzünden geciktiğini de bili yoruz. Kayatürk’ün, ‘vali doğalgaz borusunun üzerinde konut yapmak istiyor’ diyerek, yeni konutları kanalizasyonu olmayan mahalesinin kayalarının üzerine kondurmak istemesi kimin haklı, kimin haksız olduğunu açıkça ortaya koyuyor sanırım ..


 


**Posoflu Şükrü ..


 


Görenlerin uzun boyu, kaba vucudu dolaysıyla Ilgar dağına benzenttiği CHP’li Posof Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’in memleketinin burnunu dibinde ki Gümrük kapısı, Türkgözü’nün içler acısı halini kimlerin gündeme getireceği bilinmediği bir süreci yaşayan Ardahan’ın 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan diğer kapısı olan Çıldır Aktaş’ın açılıp açılmayacağı halen bilinmemektedir.


Halbu ki bu kapının bulunduğu ilçeli olan CHP’li Milletvekili Ensar Öğüt ile ATSO başkanı Latif Tosunoğlu’da var ..


Gümrükler konusunda sıkça olmasa da arada bir konuşup, çözüm yerine fikir yürüten bu isimlerin neden yorganlarını alıp, Ankara’da hükümetin kapısan dayanmadıkları da bilinmez, anlaşımaz ..


Evet, manşetemize konu olan Gümrük Büfe’de beter olan iki gümrüğümüzün ne zaman gerçek birer gümrük gibi çalışacağını benim gibi Ardahan’lı da merak eder …


 


**Yamalı paltolu ..


 


Bugün manşetemize konu olan olayı kaç kezdir yazıyoruz, bilmem ama dün matbaama gelen bir velinin 21. yüz yıl dendiği bu zaman da giydiği yamalı paltosunun içinde 4 çocuğunun okurken her gün para isteyip, kendisini ezmesi karşısında ne yapacağını şaşırdığını söylerken, okulların, hem de makbuzsuz topladığı paraların haddi hesabının olmadığını kimin araştırıp, soracağını merak ettiğini belirtiyordu. Bende, benden de perişan olan veliye dedim ki; Bu memleketin valisi, müdürü vede savcısı var sen merak etme…


fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58