ÇILDIR’DA YEREL YERLERDE! , DEVEYE SORMUŞLAR BAŞKAN’IN NERESİ DÜZ Kİ? ,



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


TEMPO TV’de


canlı olarak sunduğu


‘Gazetecilerle Gündem’


sizde konuksunuz..



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ardahan’ın Çıldır ilçesine gelen tatilciler yıllardır bitmeyen alt yapı çalışmaları karşısında toz, duman içinde kalırlarken ilçede yaşayan vatandaşlar iki dönemdir belediye başkanı olan AK Partili Belediye Başkanının yeniden seçilmek için her yerel seçimde olduğu gibi bu seçimde de ‘çalışıyor’ izlenimini  vermek için kentin altını üstüne getirdiğini ancak bir türlü başlatılan işleri bitiremediklerini belirterek, AK Partili Belediye Başkanına  tepki gösterdikleri görüldü.


DEDELER, BABALAR TIRPAN’DA, TORUNLAR TATİLDE!


5 ila 6 bin büyük baş hayvanın telef olmasına neden olan ve buna rağmen belediye ve stk’ların bir şey olmamışcasına ‘çal oynasın’ yaz etkinliklerine devam ettiği Ardahan’da ŞAP hastalığının şokunda olan bölge çifçisi yaklaşan kış öncesi Şap’tan geriye kalan hayvanlarına kışlık yiyecekelden ettikleri çayırlarını biçmeye başladılar.

Mazotun her gün zamlandığı, ekonomik sıkıntıların devam ettiğibir zamanda Atadan, Dededen kalma örsve tırpanlarına asılan bölge çifçisi 40 dereceleri bulan sıcaklara rağmen biçmeye başladıkları çayırlarında büyük mücadele verirlerken gurbette bulunan yakınlarının tatili terch edip, deniz kenarlarında güneşin tadını çıkarmaya çalıştıklarıda dikkatlerden kaçmıyor.

Fotoğrafta ki Damallı dede ve babanın tüm zor şartlarla çayır biçinin de olduğu görülürken, torunun deniz kenarında tatilini yaptığı gibi zor ve keyfl bu durum siyasiler, belediye ve stk’ların durumuna benzer bir durum.




YAKICI SICAKLIĞA ‘TRAKTÖR HAVUZ!’


Günlerdir etkisini gösteren sıcak hava dalgası tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da etkisini sürdürüyor.

30 Dereceyi bulan hava sıcaklığının başta çayır biçinine giren çiftçileri olmak üzere tatilde olan çocuklarıda etkilerken Ardahan Damallı çocukları buldukları ‘Traktör Havuz’formüllüyle serinlemeye çalıştıkları görüldü.

YAĞMUR GELİYOR

Kuzey ve doğusunun parçalı, yer yer çok bulutlu, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kuzey ve doğusu yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı


DEVEYE SORMUŞLAR BAŞKAN’IN NERESİ DÜZ Kİ?


Başta yıllardır doğalgaz beklemesi, gece kondu misali gümrük binalarında hizmet veren ve adına yakışmayan gümrük binalarına sahip Türkgözü’ne Gümrüğüne giden yolun önünde ki en büyük engel olan ancak bir türlü delinemeyen Ulgar Tüneli sorunu olmak üzere kent içi tek caddenin bozuk yollarına karşın Posof’un AK Partili Belediyesi şenlik ve şölen peşinde olurken sorunları çözmektense şenlik derdine düşen AK Partili Belediye Başkanını devenin üzerinde görenler, yapılan işin bir yerinin değil, her tarafının kusurlu olduğu anlamında bir söz olan ‘Deveye sormuşlar, boynun niye eğri’ atasözünü ‘Deveye sormuşlar, O da demiş ki başkanın neresi doğru ki?’ şeklinde değiştirip, eleştirmeleri dikkatlerden kaçmadı.

Aylardır süren ve bir çok hayvanı telef eden ŞAP hastalığı dolaysıyla hayvan giriş, çıkışlarının yasak olduğu, alış/verişin olmadığı ve en önemlisi Lira’nın sınır komşusu ülke Gürcistan’ın parası Lari karşısında erdiği ve Gürcülerin sınırı geçip geldiği Posof’ta keyif yaptığı bir dönemde halka hizmet için gönderilen büyük paraların harcandığı ancak bu etkinliklerin ne kadara mal olduğu kamuoyuna açıklanmadığı şenlik derdine düşen AK Partili Belediye Başkanını devenin üzerinde görenler, yapılan işin bir yerinin değil, her tarafının kusurlu olduğu anlamında bir söz olan ‘Deveye sormuşlar, boynun niye eğri’ atasözünü ‘Deveye sormuşlar, O da demiş ki başkanın neresi doğru ki?’ şeklinde değiştirip, eleştirmeleri dikkatlerden kaçmadı.


Türkgözü Güzelleşiyor!


Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olan Posof ilçesinde bulunan gümrük kapısı baştan aşağıya yenilendi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Gümrük ve Turizm İşletmeleri Genel Müdürlüğü (GTİ) tarafından kapının yeniden modernizasyonu çerçevesinde hummalı bir şekilde devam eden çalışmalarda sona gelindi.  

Çift giriş-çıkışlı gümrük kapısı, son teknolojik imkanlarla donatıldı. Büyük bir kısmının tamamlandığı Posof Türkgözü Sınır Kapısı’nın önümüzdeki aylarda hizmete gireceği belirtildi.

Ülkemizin ve ilimizin Gürcistan üzerinden Orta Asya ve Kafkaslara açılan önemli bir kapısı olan Posof Türkgözü Sınır Kapısı’nda devam eden inşaat çalışmalarını ardahan Valisi Hüseyin Öner 14 Haziran 2023 tarihinde yerinde incelemiş, yürütülen çalışmalar hakkında firma yetkilisi Fehim Gündüz’den bilgi almıştı.


AH BİR DE ULGAR DELİNSE!


Öte yandan yıllardır delindi, delinecek denilen ancak bugüne kadar ancak 500 metre kazınıla bilinen Türkgözü Gümrük Kapısının önünde ki en büyük engel olan Ulgar Tüneli hala açılamadı.


GURBETÇİ BELÇİKADAN GELDİ, ARDAHAN’DA ÖLDÜ!, 

KOM POLİSİ PETROLU BASTI!.. 1 KİŞİ TUTUKLANDI..


Ardahan merkez köylerinden olan Ağzıipek (Küçük Cincorup) köylü bir gurbetçi tatil için geldiği memleketinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kayıp etti.

Alınana bilgilere göre Arıcı ailesinin ferdi olan ve Belçika’da yaşadığı öğrenilen gurbetçi ile yayında bulunan köylüsünün piknik için gittikleri Kura Nehri yatağında ki Sindozkom köyü yakınlarında aracın bir hayli bozuk olan köy yolundan çıkması sonucu uçuruma yuvarlandı.

Yaşanan kazada araçta ezilen gurbetçinin olay yerinde yanında bulunan köylünün de ağır yaralı olarak Erzurum’a kaldırıldığı öğrenildi.

Öte yandan Ardahan’da bir petrol ofisine yönelik yapılan operasyonda bir kişi tutuklanırken, yakalama emri olan bir kişinin kaçtığı öğrenildi.

Alınan bilgilere göre Ardahan merkezde petrol ofisi işletmeciliği yapan Hanaklı iş insanlarına yönelik bir operasyon düzenlediği öğrenilen polis KOM ekibi yapılan şikayetler üzerine bir işletmeciyi petrol istasyonda yakalarken, birini kaçırdığı ve kaçan şahsın yakalanmaya çalışıldığı, olayla ilgili soruşturmanın ise devam ettiği alınan bilgiler arasında oldu.


DAMAL’DA BİR YANDA CİNAYET

DİĞER YANDAN ÇAL/OYNAŞENLİK!


Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 

Alınan bilgiye göre Damal ilçe merkezinde sabah saatlerinde 11 sırlarında çarşı merkezinde karşılaşan Kurbanı Abdan ile Damal’ın tek büyük marketi olan Çamlıyurt AVM’nin sahiplerinden olan Gürbüz Çamlıyurt arasında bilinmeyen bir konu yüzünden tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Kurbani Abdan belin de bulunan tabancasını çekip, Gürbüz Çamlıyurt’u patlattığı silah ile art arda kurşunladı. 

Aldığı kurşunlar sonucu olay yerinde can veren Gürbüz Çamlıyurt’un vurulduğunu duyan abisi Cemal Çamlıyurt ise ağır yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Gürbüz Çamlıyurt’un hayatını kaybettiğini belirledi. Cemal Çamlıyurt’un ise ilçedeki sağlık merkezine kaldırılarak tedaviye alınırken Kurbanı Abdan’ın kaçmadan polise teslim olduğu bilgi alındı.

Konu hakkında yaptığımız araştırmada olayın bir namus meselesine benzediği de görüldü.


ÇAL OYNA

DEVAM!

Bir kişinin öldüğü  cinayet ardından bir kız çocuğunun traktörün altında kaldığı, geçtiğimiz gün Damal-Posof yolunda meydan gelen kazada yaralanan bir kişinin hayatına göz yumduğu Damal’da yaz etkinlikleride ara verilmeden devam ediyor.

Son olarak Seyitören köyünde yapılan yayla festivali ile devameden bölgede Posof ilçesi de şenliğe hazırlanıyor.


CHP’de ki Ulusalcı, Baykalcıların

Hedefi Aleviler ve Kürtler mi?!.


Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin hemen ardından Cumhuriyet Halk Partisi içinde başlatılan ‘değişim’ tartışmalarının devam ettiği şu günlerde asıl hesabın altında yatan asıl hesabın Baykal’ın genel başkanlığı döneminde CHP’den uzaklaştırılan Alevi ve Kürtleri yeniden partiye dönderme çalışmalarını önlemek olduğu ileri sürülüyor.

Alevilerin ve Kürtlerin CHP’ye yönelmesinden rahatsız olanların başını Ulusalcı ve Baykalcılar olduğuda öne sürülmekte.


Yerel CHP’liler Suskun..


Değişim adı altında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yapılmak istenen operasyonu uzaktan izleyen CHP İl ve İlçe Örgütlerinin yaşananları izlemekle yetinmesi dikkatlerden kaçmıyor.

Başta Ardahan İl ve İlçe Örgütleri olmak üzere ülke genelindeki CHP İl Başkanları ile İlçe Başkanlarının yaşananlar karşısında üç maymunu oynadıkları dikkatlerden kaçmıyor.

CHP’li İl ve İlçe Başkanları gibi CHP’li Belediye Başkanlarının sesziliğinin de aynı olduğu görülmekte.


 


İmamoğlu Bırak Ankara’yı İstanbul’a Bak!


İYİ Parti’ye gitmek için kendisine alt yapı hazırlandığı ileri sürülen ve bu nedenle 

‘CHP’de Değişim’ adı altında gözünü Ankara’da bulunan CHP Genel Başkanlığına diktiği öne sürülen CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başında olduğu İstanbul’u unuttuğu ileri sürülmekte.

‘İmamoğlu Bırak Ankara’yı İstanbul’a Bak’ diyen İstanbullular böyle giderse hergün biraz daha yaklaşan yerel seçimler de CHP’nin kayıp edeceğini belirtilmekte.


ANALARI ŞAP’TAN TELEF OLAN BUZAĞILARA

ÇOCUKLARI GİBİ ELLERİYLE BESLİYORLAR!..


Şap hastalığının sürdüğü Ardahan’da anaları şaptan telef olan buzağılar bebek gibi biberonla besleneerek 

hayatta kalmalarına çalışıyor.

Derdini anlatacak dili olmadığı için var olan dillerinin de Şap’tan yara bere içinde kalan hayvanlarının art arda telef olup, kazılan kuyulara gömülmeye devam edilen Ardahan’da onlarca hayvanın telef olduğu ve vatandaşın bu hayvanları kendi imkanları ile gelişi güzel imha ettiği dikkat çekerken, zararlarının devlet tarafından telafi edilmesini isteyen hayvan yetiştiricilerinin anasız kalan buzağılarının açlıktan ölmemesi için biberonlara doldurdukları sütlerle beslemeye çalıştıkları görülmekte.


SÜT ÜRETİMİ DÜŞTÜ, KAŞARIN FİYATI ARTTI!..

Etkisini sürdürmeye devam eden Şap hastalığı dolayısıyla zor günler yaşayan bölgedeki hayvan yetiştiricileri hastalık yüzünden  telef olan hayvanlarının eti gibi sütünden de olduklarını söyleyerek, çare aradıkları şu günlerde %60’ın üzerinde süt üretim kaybı yaşandığını belirtirlerken, borçlu oldukları mandıralara olan süt borçlarını veremediklerini, süt bulamayan kaşar üreticilerinin de kaşara zam üzerine zam yaptıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.


VETERİNER YUNUS BAYDAR’DAN AÇIKLAMA..


Aynı zamanda Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı ve Türkiye Damızlık Yetiştiricileri Birliği Başkan Yardımcısı olan Veteriner Hekim Yunus Baydar’da konuyla ilgili bir açıklama ve alınacak önlemler konusunda açıklama yaptı.Baydar’ın yazılı açıklaması şöyle;


ŞAP HASTALIĞI KAMUOYU AÇIKLAMASIDIR.


Irak’ta ortaya çıkan Şap Hastalığının SAT-2 serotipi ülkemiz genelinde ilk kez görülmektedir. Mart ayından itibaren bu tipe karşı Tarım ve Orman il ve ilçe müdürlüğü ekiplerince aşılama çalışmaları ve karantina uygulaması yapılmıştır.Maalesef Erzurum, Iğdır ve Kars’ta 2 ayı aşkın süredir devam eden Şap( SAT-2) hastalığı 1 aya yakın süredir ilimiz Ardahan’da da görülmeye başlamış ancak alınan tüm tedbirlere rağmen yayılması engellenememiştir.Bu hastalık nedeniyle önemli sayıda hayvan kayıpları, bunun yanısıra hastalığı atlatan sığırlarda meme ve ciddi ayak hastalıkları devam edegelmiştir. Bu durum önemli verim (Döl verimi, Et verimi ve Süt verimi vs) kayıplarına yol açmaktadır. Bizlerin de içinde bulunduğu üreticilerimizin yaşadığı bu önemli durum Tarım ve Orman Bakanlığımızın ilgili genel müdürlükleri de dahil sayın bakanımıza kadar iletilmiştir. Ayrıca hayati öneme sahip bu durum hakkında önümüzdeki günlerde kayıpların azaltılması, oluşan kayıp zararlarının telafisi için sayın bakanımıza rapor da, tarafımızca sunulacaktır.Gelinen bu noktada yapılması gerekenler şu şekilde özetlenebilir;1-Dezenfeksiyon ve karantina tedbirlerinin uygulanması, ayrıca etkili olacak koruyucu aşı çalışmasının acilen yapılması,2-Sınır ili olan başta Ardahan ve Kars’ın Trakya bölgesinde olduğu gibi Şap Hastalığından dolayı Tazminatlı bölge ilan edilmesi ve telef olan hayvanlar için tazminat ödenmesi,3- 4 aydır süren ve 1 aydan beri devam eden şap hastalığından dolayı üreticilerimizin bu zor durumları göz önünde bulundurularak destekleme verilmesi,4-Büyükbaş hayvan yetiştiricilerinin sığırlarının hastalığı atlatmaları sonrası tam sağlıklarına kavuşmaları uzun zaman alacağı dikkate alınarak başta ziraat bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarının ertelenmesi düşünülmelidir.Bu taleplerin karşılanması tabiiki sadece STK ve üreticilerin bireysel talepleriyle mümkün olmayabilir. Bundan dolayı bizlerin üreticilerimiz için yaptığı girişimlerin yanında başta ilimizin siyasi temsilcilerine ve bu hastalıktan önemli derecede etkilenen Erzurum, Kars ,Iğdır ve Ağrı illerinin siyasi temsilcilerine; Bakanlığımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza mağduriyetlerin ve taleplerin iletilmesi, takipçisi ve destekleyicisi olmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz.Tüm üreticilerimize saygılarımı sunuyorum.


YUNUS BAYDARVETERİNER HEKİMARDAHAN DSYB BAŞKANI




Başkanın maaşı bu ay benden..


Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıların herkesi olduğu beni de daralttığı bu süreçte baba denen Devlet bir lira alacağından vazgeçmiyor, ertelemiyor, ötelemiyor haczederek zaten banka


 sisteminde kara listede olan vatandaşı iyiden iyiye boğuyor. 

Bunlara rağmen Devletinin ayakta kalması ve kendi işlerinin yürüyebilmesi için elinde olanı yok pahasına satıp, devletine katkı sunarken kendisini de dar boğazdan çıkarmaya çalışıyor. 


Bunun için de yapılan en son bakanlar kurulunda, ‘Bu ekonomik dar boğaz da en azından ertelensin, ötelensin’ diye çağrıda bulunulan ancak dikkate alınmayan 7440 sayılı yasa gereği yapılan yapılandırmanın ilk taksiti veya hepsini yatırmak için gönüllü sıraya giren vatandaşlardan biri de bendim ve Ardahanlı olarak Ardahan Belediyesine olan borçlarımı hem de bu nefes aldırmayan dar zamanda öderken ödediğim borcun Belediye Başkanının bu ayki maaşı kadar olmasıydı..


Ve benim belediyeye olan borcumu öderken yok imkanlara rağmen başta gazeteciliğimize reklam veren dostlarımız olmak ūzere oradan, buradan bulup buluşturduğum parayı belediyenin muhasebesine öderken can acısıyla olacak ki “Başkanın bu ayki maaşı benden” diyerek bağırdığımı fark edememişim. 

Evet bu seslenişimi, serzenişimi borçlarını ödemek için benim gibi sıraya girenler, belediye çalışanlarının gülümseyerek duyduklarını görürken, hepside  haklı olduğumu   söylüyorlardı. 




Kısacası benim de içinde olduğum vatandaşın Devlete ödediği vergi, sgk, bağkur, tabela, çöp su, harç vb. paralarının toplandığı şu günlerde hepimizin yani memurundan, işçisine  patronundan gazetecisine kadar herkesin er geç iyi niyetle ödediği vergilerle maaş alan başta belediye başkanı olmak üzere idarecilerimizin alttan üste kadar hatta 12 uçağı olduğu söylenen Erdoğan dahil maaşlarını ödeyip hizmet beklediğimiz kamu yöneticileri kendilerinden beklenen hizmetin hakkını vermeli, veremiyorsa da haram edildiği biline.



arşiv haber/yorumlar 05.12.2015 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?






Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas


Üniversitede Gürcü öğrencilerle arkadaşlık kuran Ahıskalı gençler birlikte programlarına kardeşlik içinde devam ettiler. Geleceğe uzanan dostluk köprüsü kurularak vatana dönüş yolunda gençler arasında önemli bir başlangıç da yapılmış oldu.


**YİNE DOSTLUK KAZANDI..


Değişik ülkelerden gelerek Türkiye’de çeşitli Üniversitelerde öğrenimlerini gören Ahıskalı gençlerimizden 45 kişilik bir grup Ahıska Üniversitesinde düzenlenen programa katılmak için Yola çıktılar. Ahıska’ya giden gençlerimiz sınırdan Gürcistan’a bırakılmadılar. DATÜB (Dünya Ahıska Türkleri Birliği) yetkililerinin girişimleri sonucunda Dış işleri Bakanlığı ve Tiflis Büyükelçiliğimizin araya girmesiyle gençlere Gürcistan’a giriş izni verildi.


Ankara’da faaliyetlerini sürdüren Bizim Ahıska Kültür Derneği aracılığı ile Ardahan Üniversitesi ve Ahıska Üniversitesinin birlikte düzenlediği ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) finanse ettiği “Geçmişten Geleceğe Uzanan Dostluk Köprüsü” programı kapsamında Vatan Ahıska’ya giden gençler programına gecikmeli de olsa başlayarak etkinliklere devam ettiler.


Ahıska Üniversitesi yönetimi ve Gürcü öğrenciler Ahıskalı gençleri sıcak bir ortamda karşılayarak kısa sürede tanışıp aralarında kaynaşmayı sağladılar. Büyük bir dostluk içinde geçen bir kaç günlük programdan her iki tarafda oldukça memnun ayrıldılar. Diyalog eksikliğinden kaynaklanan sorunların bundan sonraki aşamalarında giderilmesi için sürekli iletişimde kalınması noktasında anlaşmaya vararak çeşitli eğitim ve kültürel programların devam edilmesi konusunda görüş birliği oluştu.


Konferans ile ilgili olarak SamtskheJavakheti Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Ardahan Üniversitesi Sözleşmeli Öğretim Görevlisi  Prof. Dr. Roin Kavrelishvili şunları söyledi: “29. 11 –  01. 12. 2015 tarihler arasında Samtskhe – Javakheti Bölgesi’nden 1944 yılında Orta Asya’ya zorla sürülen halkın genç kuşağı ile Samtskhe-Javakheti Ünüversitesi öğrencileri arasında “Geçmişten Geleceğe Uzanan Dostluk Köprüsü” programı kapsamında bir konferans düzenlendi. Konferans öncesi ilk gün değerli misafirlerimiz için Atskuri Kalesi ve Borjomi Şehri gezisi düzenlendi. Ertesi gün 30. 11. 2015’te Üniversitenin konferans salonunda öğrenci değişimi, ortak yaşama kültürü, eğitim ve yurt sistemi v.s. konular hakkında yurtdışından gelen öğrenciler tarafından dört, Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi öğrencileri tarafından ise üç bildiri sunuldu.


Sunulan bildiriler katılımcıların ilgilerini fazlasıyla çekti. İlgi çekici konular rtesi gün yapılan değerlendirme toplantısında tartışıldı ve gelecek ortak proje ve programlar için gerekli düşünceler ortaya konuldu. Değerlendirme sonunda bildirisi olan her katılımcı “Katılım Belgesi” ile taltif edildi. Konferans günü öğleden sonra Üniversitenin konser salonunda Samtskhe-Javakheti Üniversitesi folklör ekibi tarafından Kafkas Dansları konseri verildi ve şarkılar söylendi. Konserde, Yurtdışından gelen öğrenciler ve Üniversitenin folklör ekibi öğrencileri ele ele geçerek halay çektiler. Konsere diğer öğrenciler ile birlikte Samtskhe-Javakheti Üniversitesi hazırlık bölümünde ders gören ve Azarbaycan vatandaşı olan 1944 orla sürgün edilen halkın 30 kişilik genç kuşagı da katıldı. Akşam üzeri öğrenciler için Akhaltsikhe kalesi gezisi düzenlendi. Bütün program boyunca aralarında bulunduğum esnada ataların topraklarına ayak basan öğrencilerin duguları ile yaşadım. Demek ki, insani ilşkiler ne kadar önemli imiş, kendime bir defa daha söyledim. Dostluk Köprulerin kurulmasına büyük olmasa da küçük bir adım atıldı. Bu arada konuya fazlasıyla değer veren, ancak rahatsızlık nedeniyle programa katılamayan Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Merab Beridze ve ekibi tarafından programa gerekli destek verdiklerini de unutmamak gerekir. Darısı gelecek dostluk köprülere…..”



Ahıskalı Gençler Birliği adına bir açıklama yapan Başkan Yardımcısı Orhan Faikov “2013 yılında temeli atılan projenin bugün artık hayata geçtiğini görmekteyiz. Eğitim ve kültürel projemiz ile 71 yıldır vatan hasreti çeken bir milletin torunları olarak vatan topraklarımızda genç nesiller arasında dostça oluşturduğumuz köprüler üzerinden geçerek onurumuz ile vatanda yaşayabileceğimizi de kanıtlamış olduk. Bu proje aynı zamanda Gürcistan’dan Türkiye`ye eğitim almak için gelen kardeşlerimize pusula olacak. Yani onlar artık Türkiye`ye geldiklerinde yurt, eğitim seçimi gibi problemlerle karşılaşmayacaklar. Çünkü onların bizim gibi Türkiye`nin her bir ilinde desteği olan kardeşleri olacaktır. Yapılan kültürel gösteriler Gürcistan’dan olan kardeşlerimizin ne kadar bize sevgisi olduğunu sergilemiştir. Projemiz artık amacına ulaşmıştır. Kurulacak olan sosyal medya grubu ile bundan sonra gençlerimiz sürekli iletişimde olacağız. Projeye desteğinden dolayı hem Türkiye`de, hem de Gürcistan`daki tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca Samsthe-Cevahati Üniversitesi rektörü Sayın Prof. Dr. Merab Beridze ve ekibine desteklerinden dolayı tüm Ahıskalı gençler adına teşekkür ediyorum” dedi. 



ARÜ BESYO ÖĞRENCİLERİNDEN TOPLUM YARARINA FAALİYET


Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü öğrencileri “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında 2015-2016 eğitim-öğretim yılı güz döneminde kendi oluşturdukları çeşitli projeleri hayata geçirdi. Öğrenciler çevre temizliği, yabani hayvanlara yiyecek bırakma, ecza dolabı kurma ve bardakta çorba dağıtma gibi bir takım faaliyetlerde bulundu.


ARÜ’lü Öğrencilerden Sosyal Sorumluluk Etkinlikleri


Konuyla ilgili bir açıklama yapan ders sorumlusu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Talha Murathan, bu tür aktivitelerle öğrencilerde toplumsal duyarlılık, farkındalık ve sorumluluk bilinci oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, “İşbirliği kültürünü geliştirerek evrensel ve sosyal değerleri buluşturma, toplumsal dayanışmaya katkı sağlama, öğrencilerimizin etkili iletişim ve öz değerlendirme becerilerini destekleyerek girişimci niteliklerini ön plana çıkarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. Öğrenci faaliyetlerinin dönem sonuna kadar devam edeceğini hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Murathan, “Öğrencilerimiz şehit ailelerini ziyaret edecekler. Öte yandan evlerde mevcut olup kullanılmayan ve son kullanma tarihi geçmemiş ilaçlar toplanarak yardıma muhtaç köylerdeki sağlık ocaklarına ulaştırılacaktır.” dedi.


Eğitim-öğretim dönemi başından itibaren öğrenciler “Kampüs Alanını Temizleme”, “Üniversitemiz Kapalı Spor Salonunda Ecza Dolabı Hazırlama”, “Doğadaki Hayvanlara Yiyecek Bırakma” ve “Bardakta Çorba Günü” gibi etkinliklere imza attı.


GÜRCİSTAN’DAN REKTÖR


PROF. DR. KORKMAZ’A FAHRİ DOKTORA VERİLDİ


 Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a Gürcistan’ın Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi tarafından “Fahri Doktora” unvanı verildi. 16 Kasım 2015 Pazartesi Günü gerçekleştirilen Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi’nin 25. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamaları kapsamında verilen fahri doktora unvanları Rektör Prof. Dr. Korkmaz’ın yanı sıra Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman, Gürcistan Bilimler Akademisi üyesi Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi Ordinaryüs Prof. Dr. Roin Metreveli ile Tiflis Devlet Üniversitesi Rektörü Ordinaryüs Prof. Dr. Vladimir Papaya’ya verildi.


Gürcistan’ın Ahılkelek (Akhalkalaki) ve Ahıska (Akhaltsikhe) şehirlerinde gerçekleştirilen kutlamalara Gürcistan Milli Eğitim Bakanı Tamar Sanikidze, Türkiye’den ve Gürcistan’dan çok sayıda üniversite rektörleri, üst düzey protokol üyeleri ve basın mensupları katıldı. Törende bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Korkmaz Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi tarafından verilen fahri doktora unvanından dolayı onur duyduğunu belirterek teşekkür etti. Gürcistan’dan Samtskhe-Javakheti Devlet Üniversitesi dâhil çok sayıda Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB) üyesi üniversite olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Korkmaz, daha fazla ortak çalışma ve iş birliği yapılması temennisinde bulundu.


 


KÜNİB’E İRAN’DAN 6 YENİ KATILIM


Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü ve Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB) Başkanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ile KÜNİB İran Koordinatörü Prof. Dr. Ghadir Golkarian’ın İran’ın farklı şehirlerindeki üniversitelerle olan temasları sonucunda 6 üniversite KÜNİB’e katıldı. Yeni katılan üniversiteler ile birlikte İran’dan KÜNİB üyesi üniversite sayısı 12’ye yükseldi. 27-28 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde yeni katılan üniversiteler ile ARÜ arasında Mevlana Değişim Protokolleri de imzalandı. Törene üniversite rektörleri, temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda basın mensubu katıldı.


Erdebil Üniversitesi’nin KÜNİB’e üyelik için resmi olarak başvurması ile Haziran 2015 tarihinde başlayan süreçte ilk olarak Prof. Dr. Golkarian ön görüşmeler yapmış, daha sonra ise Prof. Dr. Korkmaz resmi olarak İran’a davet edilmişti. Sonraki günlerde devam eden görüşmeler ile Erdebil Üniversitesi, Erdebil Azad İslami Üniversitesi, Erdebil Tıp Üniversitelerinin yanı sıra Tahran Allameh Tabataba’i Üniversitesi, Tahran Alzahra Üniversitesi ve Tahran Teknik Uygulama ve Bilim Üniversitesi’nin başvuruları onaylanarak KÜNİB’e üyelikleri kabul edildi. Yeni katılan üniversiteler ile birlikte İran’dan KÜNİB üyesi üniversite sayısı 12’ye yükselmiş oldu.


Biz, bizim derdimizi bilmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz


Erdebil Üniversitesi’nde düzenlenen törende konuşan Prof. Dr. Korkmaz, Kafkasya Bölgesi’ndeki üniversitelerin işbirliği yapmasının gerekliliğine vurgu yaparak sözlerine şöyle devam etti, “Coğrafya bizim kaderimizdir. Bizler kaderimizi değiştiremediğimiz gibi geleceğimizi de göz ardı edemeyiz. Bölgemizin derdini ve problemlerini ancak kendimiz çözebiliriz. Başkaları bizi düşünmediğine göre bu vazife bölge üniversiteleri akademisyenlerine düşmektedir. İşte KÜNİB bu kaderi faydalı kılmak için kurulmuştur. KÜNİB geçen yıl Tebriz Tıp Üniversitesi ile geçekleştirdiği Hepatit B hastalığı konulu kongreyle bölgenin en ağır ve kırmızı harita sanılan Kafkasya bölgesi hastalığı üzerine tıp alanındaki uzmanları bir araya getirerek adı geçen hastalığın yok edilmesi doğrultusunda çabalar ve işlemler başlatmıştır. Aynı yılda Tebriz Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşmiş olan KÜNİB V. Olağan Kongresi’nde bölge üniversiteler arasından diploma denkliği ve aynı zamanda organ nakli konusunda büyük adımları atmıştır. İşte KÜNİB bu yolda rotasını çizmektedir. Biz, bizim derdimizi bilmeli ve çözüm yolları üretmeliyiz.”


 


Prof. Dr. Korkmaz, konuşmasının devamında genç neslin önemine vurgu yaparak “Ben 55 yaşında İran’ı, Tebriz’i, Erdebil şehrini ve sizleri tanımış oldum. Ama umarım gelecek nesiller ve çocuklarımız birbirlerini genç yaşlarda tanımış olurlar. Zira bu bölge halkının pek çok ortak yakınlıkları ve değerleri vardır ve bu bizleri yakınlaşmamıza neden oluyor. Bugünkü evlatlarımız gelecekte birçok birim ve kuruluşlarda örneğin BM’de, UNESCO’da ve diğer yerlerde belki görev alıp karşılaşacaklar. Biz bunları ortak değerlerimizle yetiştirip oralara kadar kardeş gibi yaşatırsak gelecek sorunlarımızı ortaklaşa çözebilecekler.” dedi.


KÜNİB, Birleştirici ve Uzlaştırıcı


Prof. Dr. Korkmaz’ın konuşmasını tamamlamasının ardından sözü Prof. Dr. Golkarian aldı. Prof. Dr. Golkarian KÜNİB’in üniversiteleri birleştirici, uzlaştırıcı rolüne vurgu yaparak şöyle konuştu, “Kafkasya Üniversiteler Birliği ilk günden beri dil, din, ırk ve diğer ayrıştırıcı yönlere bakmaksızın akademik alanda birleştirici, bağdaştırıcı ve uzlaştırıcı rolünü üstlenmiştir. Bölge üniversiteleri arasında yakından işbirliği, e-kütüphane kurma, e-dergi çıkarma, öğrenci ve öğretim üyeleri değişimi programı uygulama, bölgenin ekonomi, sıhhi ve sosyal sorunlarına çözüm yolu bulmayı kendine misyon olarak üstlendiğini ve bugünün üniversite gençlerini yarının bölge sermayesi olarak kardeşçesine yetiştirmeyi vizyon olarak yürütmektedir. Bundan dolayı elimizden geldiği kadar İran üniversiteleri gerek devlet gerekse özelleri KÜNİB’e üye olmaları konusunda teşvikte bulunmaktayız. Çünkü İran üniversitelerinin potansiyelleriyle diğer üniversitelerin olanaklarının bir araya gelmesinde çok önemli adımlar atabileceğinin inancındayız.”


Törene ev sahipliği yapan Erdebil Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Goudarz Sadeghi KÜNİB’e üye olmalarının önemine dikkat çekerek şöyle konuştu, “Biz iki seneden beri KÜNİB faaliyetlerini yakından takip etmekteyiz. Fakat bu sene İran’da gerçekleştirilmiş olan olağan kongresinden sonra artık bu birliğe üye olmak kararı aldık. Erdebil üniversitesi uluslararası akademik işbirliğine önem vermektedir. Bu sene İtalya,  İspanya ve Avusturya üniversiteleriyle yakından temaslarda bulunarak gerekli ziyaretleri gerçekleştirip karşılıklı protokolleri imzaladık. Ancak bizim için önemli olan Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti üniversiteleriyle yakından işbirliği kurmaktır. Zira buradaki konuları ortaklaşa idrak edip yürütebiliriz. Ayrıca, dil, din, kültür ve birçok yönden benzerliğimiz de bu yakınlaşmayı kaçınılmaz kılmaktadır.”


Törenin devamında Tahran Teknik Uygulama ve Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mohammad Akhbari, Tahran Alzahra Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Ensiye Khazali, Erdebil Tıp Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Pour Fazli, Erdebil Azad İslami Üniversitesi Rektörü Doç. Dr. Ali Shamel, ve Allameh Tabataba’i Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Nader Nimetullahi KÜNİB’e üye olmaktan ve ortak akademik çalışmalar yapmaktan duyacakları memnuniyetleri dile getiren konuşmalar yaptılar.


ARÜ’LÜ ÖĞRENCİLERE KPSS HAKKINDA


BİLGİLENDİRME SEMİNERİ VERİLDİ


Ardahan Üniversitesi (ARÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde (İİBF), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) hakkında bilgilendirme semineri verildi. ARÜ Genç Gelecek Kulübü ve özel bir dersanenin işbirliği ile gerçekleştirilen seminerde, öğrencilere KPSS hakkında önemli bilgiler aktarıldı. 27 Kasım 2015 Cuma günü gerçekleştirilen seminere ARÜ’lü öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.


Saat 15.00’dan itibaren başlayan seminerin ilk konuşmacısı Ali Kasım Bulut oldu. Bulut konuşmasında sınavın genel ders dağılımı ve istatistikî bilgilerini paylaşarak, “Sınav sizin bilgi düzeyinizi, akıl yürütme muhakeme yapma becerinizi, kavrama ve ilişkilendirme yeteneğinizi, hızlı okuma ve anlama özelliklerinizi ölçmektedir. Sınavın bazı bölümleri size kolay gelebilir. Ama unutmayın herkes aynı sınava girecek. O yüzden daha fazla çalışıp gayret göstermeliyiz.” dedi.


“Esas Olan Çok Çalışmak Değil, Verimli Çalışmaktır.”


Seminerin devamında Psikolojik Danışman Serkan Tuğrul Günay sınav psikolojisi ile ilgili önemli noktalara ve yapılan hatalara ilişkin bir değerlendirme yaptı. Planlı çalışmanın önemine vurgu yapan Günay, “Önemli olan plan-program yapma ve verimli çalışmayı bilmektir. Örneğin sözel bir dersin arkasından sayısal bir ders çalışılır. 40 dakikalık periyotlar halinde çalışmanız en mantıklısıdır. Çalışma ortamımızın çok sade olması gerekiyor. Çalıştığınız materyaller dışında bir şey görmemeniz dikkatinizi toplamanız için çok önemlidir. Esas olan çok çalışmak değil, verimli çalışmaktır. Ayrıca sınav sırasında optiği teker teker kodlamak en mantıklısıdır. Çünkü kaydırma yapma ihtimaliniz var. Optiğe cevaplarınızı işaretlerken beyninize dinlenme fırsatı verirsiniz. Zorlandığımız sorularda vakit geçirmeden diğer soruya geçmeliyiz. Süreniz yeterse geri dönersiniz.” diye konuştu. Seminer sonunda Öğr. Gör. Cihan Yılmaz tarafından konuşmacılara birer teşekkür belgesi takdim edildi.


ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİNE ÖFKE KONTROLÜ VE


STRES EĞİTİMİ VERİLDİ


   Ardahan Üniversitesi (ARÜ) psikolojik danışmanlık ve rehberlik birimi tarafından özel güvenlik personeline yönelik olarak iletişim, halkla ilişkiler, öfke kontrolü ve stresle başa çıkma yolları konularıyla ilgili eğitim programı düzenlendi.


Düzenlenen kamu eğitim seminerleri 19-20 Kasım 2015 tarihleri arasında İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF)  Mavi salonda Psikolog Delal Gamze Altun tarafından gerçekleştirildi. Seminerler 3 grup ile oturumlar halinde 81 kişinin katılımı ile yapıldı.


Psikolog Delal Gamze Altun, “Özel güvenlik personelimizin yaşadıkları ve yaşayabilecekleri durumlar karşısında öfke kontrollerinin sağlanması ve stres anında stresle başa çıkma becerisini sağlayarak davranış biçimleri hakkında farkındalık oluşturmayı amaçladık. 81 özel güvenlik görevlimize seminerler esnasında çeşitli testler uygulayarak eğitimin verimli geçmesini sağladık” dedi.


Rol çatışmaları, kişiler arası iletişim çatışmaları gibi konular üzerinde verilen eğitimler uygulamalı bir şekilde anlatıldı.


ARÜGEM “ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ” UNUTMADI


Ardahan Üniversitesi Gençlik Eğitim Merkezi (ARÜGEM) sosyal sorumluluk ve öğrenci merkezli çalışmalarına devam ediyor.


ARÜGEM yönetim kurulu üyeleri 22 Kasım 2015 Pazar günü Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Yenisey Konukevi’nde sabah kahvaltısında akademisyenler ve öğretmenlerle bir araya geldi. Programa Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gürkan Doğan ile Prof. Dr. Orhan Söylemez, Genel Sekreter Ercan Gültürk, ARÜGEM Başkanı Canan Korkmaz ve çok sayıda eğitimci katıldı.


Düzenlenen kahvaltıdan elde edilen gelirin ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak verileceğini ifade eden ARÜGEM Başkanı Canan Korkmaz, gerçekleştirdikleri bu etkinlikte 24 Kasım Öğretmen Günü olması vesilesiyle eğitimcileri unutmadıklarını ve ARÜGEM olarak her zaman onlarla birlikte olmaya çalışacaklarını söyledi.


Yenisey Konukevi fuaye salonunda devam eden programda Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri tarafından katılımcılara müzik dinletisi sunuldu. Söylenen türkü ve ezgilere başta Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve katılımcılar zaman zaman eşlik etti. Yenisey Konukevi önünde katılımcıların birlikte hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından program sona erdi.


SÜRGÜNÜN 71. YILINDA AHISKALILAR ARÜ’DE ANILDI


Sürgünün 71. Yılında Ahıska Türkleri Ardahan Üniversitesi’nde (ARÜ) düzenlenen programda anıldı. Gerçekleştirilen etkinlikte okunan şiirler, söylenen türküler ve verilen bilgilerle sürgünde yaşanan acılar ve çekilen sıkıntılar anlatıldı. 19 Kasım 2015 günü saat 13.00’ten itibaren İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Konferans Salonu’nda ARÜ Tarih Topluluğu’nun ve Ardahan Ahıska Türkleri Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin (AHDER) birlikte hazırladığı anma programına Milli Eğitim Müdürü Tevfik Fikret Eteker, Belediye Başkan Yardımcısı Levent Turan, İİBF Dekanı Prof. Dr. Hakkı Büyükbaş, Tarih Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Suat Vural, Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İkram Çınar, Ahıska Dernekleri Federasyonu Başkanı(AHİMED) Habibullah Mürsel, AHDER Başkanı Olgun Sarıkamış ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.


**Sarıkamış: “Ahıskalılar Ardahanlıdır.”


AHDER Başkanı Olgun Sarıkamış, Ahıska Türkleri’nin ana vatanlarından sürgün edilişlerinin 71. yılında hazırlanan anma programının Ardahan Üniversitesi’nin vermiş olduğu desteklerle yapıldığını ifade ederek konuşmasına başladı. Olgun Sarıkamış, Ahıskalıların çektiği çilelerden bahsettiği konuşmasına, Ahıska Türkleri’nin sürgün döneminde çektiği sıkıntılar nedeniyle çok büyük zorluklar yaşadıklarını ve dünyanın birçok ülkesine sürgün edilerek yaşamak zorunda bırakıldıklarını belirtti. Sarıkamış, “Müslüman ve Türk olan Ahıskalılar 1578 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. 300 yıl refah ve huzur içinde geçirirler. Fakat 1917’de Bolşevik ihtilalinden sonra Ahıskalıların da acı kaderleri çizilmiş oldu. Ahıska toprakları önce Gürcistan’a, kurulduktan sonra Sovyet Rusya’ya kaldı. Ahıskalılar çektiği sıkıntıları unutmayacakları 14 Kasım 1944’de büyük sürgünü yaşadılar. Tabi o zamanlar SSCB demir perde olduğu için bu sürgünden dünyanın haberi olmadı. Böyle büyük çaplı bir sürgünün yapıldığı yıllar sonra anlaşıldı. İşte biz Sivil Toplum Kuruluşları (STK) olarak bu sürgünün acısını geniş bir şekilde kamuoyuna ulaştırabilmek için bu tür faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Ama istediğimiz seviyede değiliz. Çünkü geçen hafta 14 Kasım sürgün günü olduğu için bazı TV kanalları program yapmaya çalıştı. Bu kanalların birinde bir sokak röportajı izledim. ‘Ahıska Türklerini tanıyor musunuz?’ sorusuna onlarca insan tanımadığını, tanıyanların ise yanlış tanıdığını söyleyince üzüldüm.” dedi. Konuşmasının devamında Ahıskalıların aslında Ardahan topraklarında yaşayan insanlar olduğunu söyleyen AHDER Başkanı Olgun Sarıkamış, “Ahıskalılar Ardahanlıdır.” sözleriyle konuşmasına son verdi.


AHİMED Başkanı Habibullah Mürsel, Ahıska Türkleri ile ilgili son zamanlarda yapılan programlarda en yoğun katılımın Ardahan Üniversitesi’nde gördüğünden dolayı büyük mutluluk duyduğunu vurguladı. Habibullah Mürsel, “Ahıska Türkleri sürgünde oldukları yerlerde çok farklı problemlerle karşılaşmaktadırlar. Yaşadıkları bazı bölgelerdeki menfi milliyetçilikten Ahıska Türkleri’nin olumsuz etkilendiğini görmekteyiz. ABD’de ise refah seviyesinden ötürü asimile olma durumunun olduğunu,  bunların da çözümünün birlik ve beraberlik içerisinde birbirimize sahip çıkmaktan geçtiğini belirtmeliyim. Özellikle önceden gelip Türkiye’ye yerleşen Ahıskalıların, sonradan gelen kardeşlerine yardımcı olarak, yol gösterici olmalarını temenni etmekteyiz.” dedi.


Ahıskalıların Türkiye’ye bakışını değerlendiren Habibullah Mürsel, Türkiye’ye gelişlerinde Ahıskalılar Türkiye’den vatandaşlık, sağlık, emeklilik gibi konularda problem yaşamadan Türkiye’ye yerleşmek ve vatandaş olmak istediklerini ifade etti. Mürsel, Ahıskalıların Türkiye’yi vatan olarak gördüklerini vurguladı. Mürsel konuşmasında geçmişe takılıp kalmadan olumlu şeylere bakmanın önemini aktardı. AHİMDER Başkanı Habibullah Mürsel, “Bu sıkıntılar bir yana Türkiye’de oturmanın önemi duyulan ezanlar, dalgalanan Türk Bayrağı ve okunan Kuran-ı Kerim’le daha net görülmektedir.” diyerek Türkiye’nin Ahıska Türkleri için öneminden bahsetti.


Programda Ahıska Türkleri’nin 71 yıl önce çektikleri sıkıntıları anlatan kısa film gösterildi. Kafkas Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İkram Çınar tarafından “Atabek Yurdu’nun Parçalanması ve Ahıska Türkleri” konulu konferans verildi. Yrd. Doç. Dr. İkram Çınar ilk olarak Atabek Yurdu’nun Tarihi hakkında dinleyicilere bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Çınar, “Edirne Antlaşmasıyla Atabek Yurdu’nun başı gövdesinden ayrılmış ve Rusya’ya bırakılmıştır. 1944 Ahıska sürgünü bölgeyi Türklerden arındırma politikasının son hamlelerinden biridir. Atabek Yurdu Kültür Bölgesinin kültür üretim merkezi Ahıska idi. Ahıska’nın dışarıda kalması, Türkiye’de kalan kısmında ciddi bir kültür ve kimlik sorununa yol açmıştır. Ahıskalılar ırkçı ve din ayrımcı ilkel bir politikanın kurbanıdırlar. Büyük zorluklar çekmiş ve halen çekmektedirler. Ahıskalılar sürgün, sıkıyönetim ve çok farklı kültürler içine serpilmelerine rağmen, eritilememiş, güçlü bir kültüre sahip olduklarını kanıtlamışlardır. Ahıskalıların Türkiye’ye dönüşü ve Ahıska araştırma ve yayınlarındaki artış Atabek Yurdu’nda yaşayan insanlara bir heyecan vermiştir. Yeniden bir toparlanma başlamıştır. Atabek Yurdu’nun toparlanması Ahıska davasına daha geniş bir katılım ve katkı sağlayacaktır.” dedi.


ARÜ’lü Öğrenciler Ahıska Türkleri’ni Unutmadı


Anma programının son kısmında ise Ardahan üniversitesi öğrencilerinden Emrah Aydınov, “Ahıska” adlı okuduğu şiirde Ahıska sürgününün ne kadar büyük acılar içinde yaşandığını anlattı. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinden Cavidan Fikretli ve Furkan Çetinkaya’nın sazlarıyla eşlik ettiği sözleri Fuat Azgur’a ait Ahıska türküsü ve Mircevat Ahıskalıya ait Vatan şiiri Sahil Nagizade’nin etkileyici anlatımıyla salondakilere duygusal anlar yaşattı. Yunus Zeyrek’e ait “Hürriyet” isimli monoloğu ise seslendiren Femi Memmedova salondakilerden büyük bir alkış aldı.


Katkıları sebebiyle Ahıska Federasyonu Başkanı Habibullah Mürsel ve Yrd. Doç. Dr. İkram Çınar’a birer teşekkür belgesi verilmesinin ardından program sona erdi.