

Alınan bilgilere göre bir reklam firmasıyla yapılan anlaşma için çekime gelen ekip, bir ilke imza attı. Kars sınırları içinde kalan bölgede donmuş gölün üzerinde 16. yüzyılda Fransa da ortaya çıkan ve kadın vücudunu andıran şekliyle göz dolduran dört telli çello enstrümanını ve yine batı müziğinin olmazsa olmazı olan kemanların kullanıldığı tanıtımda yerel sanatçıların bölgeyi, kışı, kar ve buzu Kars’ın kültürüne ekleyerek seslendirmeleri dikkat çekti.

Bu çalışmanın nasıl bir etki yapacağı merak edilirken Ardahan Kars arasında yine bir “Çıldır Gölü kimindir?” tartışması olacak mı merakla beklenmektedir.






.jpg)
ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde açmıştır.
Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir.
İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir.
Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.
Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır.
.jpg)


Avukat Osman Nuri Yıldız, Ardahan kamuoyunun gündemini uzun süredir meşgul eden 57 işçinin işten çıkarılması ile ilgili olarak beklenen Danıştay kararının geldiğini açıkladı.
2017 yılında Ardahan İl Özel İdaresine alınan 57 işçinin usulsüz alındığı gerekçesiyle 4 Aralık´ta işlerine son verilmişti.
57 işçinin işten çıkarılması ile ilgili Avukat Osman Nuri Yıldız´ın itirazı üzerine Danıştay´ın verdiği karar ile işçilerin işe dönmesini sağlanacak.
Dosyada Anıl Aksel´in Avukatı Osman Nuri Yıldız, Danıştay´ın kararına göre, Ardahan İl Özel İdaresine alınan 57 işçinin işe alımlarında usulsüzlük olmadığını belirtilerek, işçilerin işlerinde kalıcı olarak devam edeceğini söyledi.
Danıştay 1. Dairesi´nin 2020/1332 esas 2020/1369 karar sayılı kararı ile işten çıkarılan işçilerin işten çıkarılma gerekçelerinin yerinde olmadığı sabit olmuştur diyen Avukat Osman Nuri Yıldız, “Danıştay kararına göre, KÖYDES üzerinden çalıştırılan işçilerin ödemelerinin İl Özel İdaresi tarafından yapılması ve İl Özel idaresi bünyesinde çalıştırılıyor olmaları sebebiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde kararname kapsamında bulundukları, adli sicil kaydında hükümlü kaydı bulunan kişilerin ise eski hükümlü statüsünde kadroya geçmelerinin yasaya uygun olduğu Danıştay kararı ile hükme bağlanmıştır” dedi.
Bundan sonraki süreçte Ardahan il Genel Sekreterliği tarafından yapılan yanlış işlemin geri alınması gerektiğini belirten Avukat Osman Nuri Yıldız, Danıştay kararı doğrultusunda idarenin işlem tesis etme mecburiyetinin bulunduğunu, işçilerin yeniden mahkeme süreçleri ile uğraştırılmamaları gerektiğini ifade etti.
Avukat Yıldız, Süreci siyasetle ilişkilendirmeye kimsenin hakkı yoktur. Danıştay´ın bu kararı hukukun doğru uygulandığı, olması gereken beklenen bir karar olduğunu sözlerine ekledi.

.jpg)
Sadece bir gribal hastalık olduğuna ve olduğundan daha çok abartıldığına inandığım pandemi saçmalığının insanları sosyal hayattan koparttığı şu günlerde ülkemin en uzak kenti, sınırlara sıfır kent, serhat Ardahandaydım.
Ülkemizin Kafkasya’ya sınırları olan, biri Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrüğünün de içinde olduğu 3 gümrük kapılı, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Ardahan’da sizler gibi evde kalmayıp, dağ, taş demeden gezip en az 4-5 kez her köşesini dolaşırken geçtiğimiz günde Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının bulunduğu Posoftaydım.
Pandemi başta olmak üzere birçok olumsuzluğa kurban edilen doğanın su kaynakları olan dere ve nehirlerin önüne atılan HES’lerden biri, Beşikkaya HES Barajı ile önü gemlenip, suyunun büyük bölümünün Karadeniz’e akıtılması hedeflenen Kura Nehri gibi benim de hemen her gün akıp, gittiğim dağlarında, ovalarında, köyleri ve kasabalarında gezerken gördüklerimi hem görüntüleyerek hem de yazarak gerek yerelde gerekse ulusalda yaptığım haber ve yorumlarım aracılığı ile okurlarıma, takipçilerime aktarmaya çalışırken kendimi neredeyse sınır ötesinde bulacaktım ki inanmadığım pandemi belası bir çoklarımızın gibi benim de önümü bu kez sınırda kesti.
Çünkü hala tartışılan ve olduğundan çok büyük bir seviyede olduğu söylenen ölümlerin devam ettiği pandeminin kendilerinde daha fazla olduğunu belirttiği söylenen Gürcülerin gümrükte yaya ve özel araçla ülkelerine geçişlerine izin verilmediğini belirten gümrük polisi ve memuru önümüze geçip, dur dediği için Türkgözü (Badele) Gümrüğünden sınır ötesine geçemedim.
Pasaporta gerek olmadan, kimlikle geçilebilen Gürcistan sınırının da sınır ötesine geçemeden memleketim Ardahan’a geri dönerken aklıma gelen ve bir aydan fazladır yaptığım pasaport başvurumun neden hala olumlu ya da olumsuz olarak cevaplanmadığını da düşünürken feto mağduru eski Genelkurmay Başkanı yeni Milli Savunma Bakanının programında olmamasına karşın yanına topladığı askerî erkanla birlikte bir anda Libya’ya gittiğini öğreniyordum.
Bu programda olmayan son dakika sınır ötesi gelişmenin ne anlama geldiğini düşünürken daha kısa bir süre önce sarsılan gakkoşların memleketi Elâzığ’ın yeni bir depremle sarsıldığını ve adeta sıkıyönetim uygulaması haline gelen ‘evde kal’ması istenen insanların benim gibi bir kış günü sınır ötesine olmazsa da dışarılara kaçtığını haber alırken gittiğim Posof’un yanı sıra bölgenin en büyük Alevi ilçesi Damal ve Sünniler ile Alevilerin yanı sıra Kürtlerin, Türklerin kardeşçe yaşadığı Hanak ilçesinin burnunun dibinde olmazsa da güzel doğasını katledip, bölgeden geçen BTC/Botaş ve Tanap Doğalgaz ve Petrol boru hatlarına karşın hala doğalgazsız olup, üşümemek için odun, kömür ve tezek yaktığını yeniden görüyordum, parasının bizim paramızdan daha çok değerlendiğini öğrendiğim dünkü Nataşa memleketi denip, turist gözüyle bakılmayan Gürcistan’ın ve Kafkasya’nın bölgede yarattığı hareketlilikten eser kalmadığını da üzülerek görüyordum.
Birkaç tırın gelip, geçtiği ve ülkedeki gümrük kapıları arasında en az ithalat, ihracatın yapıldığı gümrük kapılarının başını çeken derme, çatma bina, konteynırlardan oluşan, Türkgözü kelimesine yakışmayan gümrük kapısından sınır ötesine geçemeyip, geri dönerken 100 kadının iş bulduğu tekstil atölyesinin hikayesini de bir dahaki yazıma bırakıyor ve bir yıl önce ülkenin sıfır noktasına kurulan bu dev yatırımın Ticaret Odası, Esnaflar Birliği Odası Başkanlarınca olduğu gibi bölge Belediye Başkanlarınca da ziyaret edilmediğini de yazıp, ‘memleketi kalkındırıyoruz’ diyenlerin aslında, memleketi kandırdıklarını anlıyordum, delinmeyi bekleyen buzlanmadan Selmi hanım, eşimle ve aracımla birlikte yeniden Ulgar dağı tırmanırken..
ÇATIRDIYA ÇATIRDIYA BİRLEŞİYOR!..
Ardahan’ın 3197 rakımlı Kısır dağının Çıldır yakasında bulunan Çıldır Gölü -15’leri bulan soğukların oluşturduğu buzlar, dalgalar etkisiyle çatırdıya, çatırdıya kırılırken, kırılan buzların çıkardığı sesler adeta depremlerde duyulan sesleri andırıyor.
Donmaya başlayan Gölün yüzeyini kaplayan buzlar görsel ve duyusal şölene dönüşüyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Van Gölü’nden sonra ikinci büyük gölü olan Ardahan-Kars sınırları içindeki Çıldır Gölü’nün kıyı kesiminde soğuk hava nedeniyle buz tabakası oluştu.
Yazın olduğu gibi kışında atlı kızak turları ve eşsiz manzarasıyla ilgi odağı olan gölde şiddetli rüzgârın etkisiyle oluşan dalgalar, yüzeydeki ince buz tabakalarını kırarak kıyıya taşıdı. Buzların kıyıya vurma anı görenleri hayran bırakıyor. Görüntüler: Ahmet Aydın/Çıldır Gölü