Çin'de de Ardahan Tabutu Çıktı!..

Çin‘de bir inşaat alanında toprağı kazan kepçe operatörü şans eseri en az yüz yıllık bir tabut buldu. Tabutun içinden ise oldukça iyi durumda hatta giysileri bile üzerinde duran bir erkek cesedi bulundu.


EN AZ 100 EN FAZLA 600 YILLIK


Çin‘in Hunan eyaletinde bir inşaat alanında çalışanlar oldukça tuhaf bir olayla karşı karşıya kaldı. Kepçe operatörü kazdığı bir toprağın altında tabut buldu. Cesedin en az bir asır en çok 600 yıllık olabileceği belirtiliyor.


HANEDAN ÜYESİ OLABİLİR


En az 100 yıl kadar öncesine ait olduğu belirlenen tabutun içinden oldukça iyi durumda olan bir erkek cesedi çıktı.Cesedin 1368 ile 1644 yılları arasında hüküm süren Ming ya da 1644 ile 1912 yılları arasında hükümdar olan Qing hanedanlarından birini üyesi olduğu düşünülüyor.


Erkek cesedinin en az 100 yaşında olduğu belirtiliyor. Hanedanın simgesi giysileriyle gömülen adamın hem kıyafetleri neredeyse hiç zarar görmemiş.


 


Ceset ise onca zamana rağmen oldukça iyi durumda. Uzmanlar henüz cesdin bozulmamış olmasının sebebini bilmiyor.


**Ruslar Cesedi  İncelemek İçin Götürecekler!..


*06/07/2017 Tarihli Haber


Ardahan’ın Karagöl Mahallesi’nde bulunan ve Rus General Vasiliy Geyman’a ait olduğu düşünülen cesedin bulunduğu bölgedeki yetkililer ve mahalleliler dikkat çeken açıklamalar yaptı.


Habertürk‘ten Ümran Avcı‘nın haberine göre; çevresine güvenlik şeridi çekilen inşaatın başında sivil polisler kaçak kazı ihtimaline karşı 24 saat nöbet tutuyor. İnşaatın kaderini ise 24 Mayıs’ta toplanacak Kars Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu‘nun alacağı karar belirleyecek.


İnşaat alanı ya sit alanı ilan edilecek ya da inşaata devam kararı çıkacak. Kararı merakla bekleyenlerin başında ise inşaat sahibi Fahrettin Yılmaz geliyor. Yılmaz, “Başıma gelen büyük bir şanssızlık. Zaten sezon kaç ay? Biz inşaatı durdurduk, kararı bekliyoruz. Karar çıkınca inşaat sezonu bitecek” diye dert yandı.


Sık sık, “Keşke cesedi bulunan bir general değil de, rütbesiz er olsaydı” diyen Yılmaz, “Buralar hep mezarlık. Gördüğünüz binaların temeli kazılırken de iskelet parçaları, askeri botlar çıktı. Bizimki de şans işte” diye konuştu.


“EŞYALARIMIZ KAYBOLUYOR”


Bölgede kapısını çaldığımız mahalle sakinlerinin büyük kısmı “Kesinlikle huzursuz olmadık” derken, tersini düşünenler de var. Torunlarını gezdirirken karşılaştığımız Zeynep Çoban, “Ceset çıkınca burayı görseydiniz şaşardınız. Komutanın cenazesi öldüğünde bile o kadar kalabalık olmamıştır” dedi. Mahalledeki çoğu evin temelinden iskelet çıktığını hatırlatan Çoban, “İnsan düşününce ürperiyor. Bazen anlam veremediğim şeyler yaşıyorum.


Evde bütün gün benden başka kimse olmadığı halde eşyalar esrarengiz biçimde kayboluyor” ifadesini kullandı. Öte yandan, Rus generalin salgın hastalıktan öldüğü söylentisinin ardından ilk incelemeye katılan sanat tarihçisi ve arkeolog ekibinin bir an paniklediği öğrenildi.


Doktorların “Sıkıntı olmaz” demesiyle araştırmacıların rahatladıkları belirtildi. Topraktan çıkarıldıktan sonra Kars Müzesi deposuna kaldırılan Rus generalin cesedi, neme karşı korumalı bir ortamda tutuluyor. Rus generalin cesedi, 24 saat özel güvenlik tarafından korunuyor.


“VASİLİY GEYMAN OLMA İHTİMALİ ZAYIFLADI”


Cesedin Vasiliy Geyman’a ait olma olasılığının giderek azaldığını söyleyen Kars Müzesi Müdürü Necmettin Alp, şu bilgileri verdi: “Vasiliy Geyman’ın Kars‘ta değil, Erivan‘da defnedildiğine dair bazı bilgiler var. Bu bilgiler net değil.


Tabutun içindeki üniformalı iskeletin 1878’den 1917’ye kadar Ardahan‘da konuşlanan Çarlık Rusya ordusuna komuta eden üst düzey bir subaya ait olduğu kesin. Rus Çarlığı’na bağlı 1. Kafkas Kolordusu’nun Ardahan‘da konuşlanan birlikleri, 240. Piyade Alayı ve Ahıska 20. Piyade Tümeni.


Piyade tümeni, 1905-1913 yılları arasında geçici süreyle Ardahan‘da bulundu. Bu tümenden general de albay ya da yarbay rütbesinde bir komutan da olabilir.”


‘BİLİMSEL KURUL OLUŞTURULACAK’


Soru işaretlerinin giderilmesi için bir bilim kurulu oluşturulması gerekliğini belirten Alp, “Önümüzdeki günlerde antropolog, arkeolog ve tarihçilerden oluşan yetkin akademisyenlerin ve bizim müze uzmanlarının katılımıyla bir komisyon oluşturulacak.


Bakanlığa ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne sunduğumuz raporda bu talebimizi ilettik. Komisyon özellikle askeri arşivlerin taranması, bazı bilgi ve belgelere ulaşılmasıyla bilimsel bir makale hazırlayıp yayımlayacak. Bu hafta Erzurum ve İstanbul konservasyon müdürlüğü bir ekip gönderecek. Hemen ilaçlama ve onarım çalışmaları başlayacak” diye konuştu.


‘RUS HEYETİ GELECEK’


Öte yandan yetkililer konuyla ilgili açıklamalara devam ediyor.


Yetkililer; “Vasiliy Geyman olup olmadığını anlamamız için DNA testi gerekiyor. 3 yıldız üzerinde 20 sayısı var ama Geyman’ın rütbesiyle uyuşmuyor. Rusya‘dan ayın 20’sinde bir heyet gelecek ve cesedi inceleyecekler. Rusya götürmeyi talep edebilir. Devletler arası ilişkilerde bu sorun edilmez. Tabii DNA yapılmadan Rusya böyle bir şeye girişmeyecektir” dediler


Yetkililer, cesedin Geyman dışında general Loris Melikoff ile Lazarev ve albaylar Fedayev, Amirojibi ve Tsikovich’e ait olabileceğini belirtti.



**Ceset Üzerinden Şova Savcılık El Attı!..


01-05-2017 Tarihli Haber


Ardahan’da bulunan mezarın üzerinde alakası ve yetkisi yetmedi bilgisi olmayan herkes bir şeyler konuşunca savcılık devreye girdi.


Alınan bilgilere göre başta kendini bilim adamı sayıp, bir inşaat kazısın da ortaya çıkan mezarın üzerin de gelişi güzel yorumlar yapanların ülkeler arası krize neden olmaya başladıkları ve Ardahan’ı olduğu gibi ülkeyi rezil edeceklerini anlayan Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı mezarın bulunduğu alanda ve tabutta çıkan cesedin görüntülenip, fotoğraflamasına yasak getirdiği öğrenildi.


**Gazeteci dikkat çekip, yaşananlara tepki koymuştu..


Ardahan’da bulunan veciddi bir bilimsel araştırma yapılmadan Rus generale ait olduğu değerlendirilen mezarın ateş tuğladan örülmüş kubbe tarzında bir mezar olması, generalin Rum asıllı olma ihtimalini gündeme getirilmesine tepki koyan ve bu durumun ülkeler arası ilişkiler de bir çok skandala neden olacağını düşünen savcılık cesedin çıktığı alana ve tabutun içinde ki cesede görüntü ve fotoğraf yasağı getirirken aynı tepkiyi aynı zaman da Ardahan Gazeteciler ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da tepkisini de çekmişti.


Ceset üzerinde yapılan şova, ‘Çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçiler..’ başlıklı yazısıyla tepki koyan Gazetecinin bu yazısı ardından savcılığın harekete geçmesi olumlu görüldü.


İşte O yazı;


**Çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçiler..


Belediyesinin önce gelişi güzel ruhsat verip, başta tarihi binaları olmak üzere bir çok tarihi yok ettirdiği ardından da aklı başına gelince balkonları ve katları engellemek için verdiği ruhsatları ‘Sehven yanlışlık oldu’ diyerek yasal olmayan şekilde iptal ettiği Ardahan’ın altında da tarih fışkırmaya devam ediyor.


Her kazma ile başta insan kemikleri olmak üzere bir çok tarihi kalıntının yer yüzüne çıktığı Ardahan’da son günlerde çok bilmiş sözde ve sonradan tarihçi olanlarda türemeye başladı..


En son Rus bir askere ait olduğu ileri sürülen cesedin üzerinde şov yapmaya başlayan bu sözde ve sonradan tarihçilerin bilmediği bir şey var ki oda toprak altında çıkan her kemiğe hemen teşhis koyulamayacağıdır..


Çünkü tıbbın geliştiği bilimin başını alıp gittiği şu dünyada toprak altında çıkan her kemiğe ‘Vaayyy Ermeni katliamın da öldürülen dedelerimiz’ diyen sözde ve sonrada tarihçi olanlar şu günlerde gündemde düşmeyen tabuta da yaman sarılmışlar..


Rus general, Ortodoks asker diyerek bir günde teşhis koyanlar yarın rezil olursa şaşmam..



**Kimmer Kralının Lahit mi?


*25/04/2017 Tarihli Haber


Ardahan’da yapılan bir kazı da bölgede bir dönem hüküm süren krallıklara ait mezar bulundu.


Alınan bilgilere göre Ardahan merkez Karagöl mahallesinde yapılan bir inşaat kazısında tarihi kalıntılarla birlikte bir adette lahit ortaya çıktı.


Konut yapımı için yapılan kazı sırasında üzerinde işlemeli haç işareti bulunan tabut gün yüzüne çıkınca, incelenmek üzere inşaat yine durduruldu.


Geçtiğimiz yıllarda da inşaat kazısında aynı yerin 50 metre uzağında mezarlıklar ortaya çıkmış, kazı esnasında etrafa savrulan kemikler toplanmıştı. Daha sonra o yerin mezarlı olduğu anlaşılmış fakat yine inşaat devam ettirilmişti.


**Kimer Kralının mı?


 


Ortaya çıkan Hac işaretli lahitin kime ait olduğu yapılırsa ortaya çıkacak olan araştırmada belirlenmesi beklenirken, lahiti görenler bunun bir dönemler bölgede hüküm süren Kimmer Kralına ait olabileceğini öne sürdükleri görüldü.


Kimmerlerin Ardahan yöre­sindeki “Kamara Dağı’ civarında verdikleri mücade..


 


Yukarı Kura boylarının yazılı belgelerde anılarak “‘Tarih Çagı’na girmesi “İlk Türkler’den sayılan ve Sümerlilerle soydaş olan “yuvarlak başlı (Brekisefal) bitişken-dilli Hunilerin” torunlarının Van Gölü çevresinde güçlü bir devlet kurmaları zamanında görülmektedir. Sümerlilerin icat ettiği çivi yazısını kullanan Van Gölü çevresindeki bu devletin ülkesine Güney komşuları Asurlular M.Ö.1280 yılından beri “Yukarı El-Ulke” anlamında “Ur-Artu” diyorlardı. Urartular ise baş tanrılarına göre kendilerini “Khaldi” diye anıyorlardı. Eski Van (Tuşpa) şehrini merkez edinen Urartulardan Kral II. Sardur (M.Ö. 753-735) Çıldır Gölü Güneybatısındaki Taşköprü Köyü kayalığına kazdırdığı buraların fethi­ni anlatan yazıtında Çıldır-Ardahan ve çevresini “Ukhiemani” beyliğinden aldığını anlatır. Başka bir yazıtında da Çoruh Irmağı boyunda (Bayburt’tan Batum’a kadar Artvin ve Ardanuç dahil) “Kulhi” ad­lı güçlü bir kavmi yendiğinden bahseder. II. Sardur’un yazıtlarında yer alan her iki kavim de Aryani (Ortaasya) kökenli kavimlerdir.


II.Sardur’un oğlu Kral I. Rusa/Ursa (753-713) zamanında Kafkaslar ve Karadeniz’in Kuzeyinde M.Ö.2000 yılından beri yaşayan ve sonraki Hazar ve Bulgar Türklerinin mensubu bulunduğu “Kıpçak-lar’m ataları olan “Kimmerlerin” ülkesi aynı soydan gelen “Sakalar’in akınına uğramıştı. Saka (İskit) Türkleri M.Ö. 720 yılında Kimmerlerin Doğu kolunu Kafkas sıradağlarının Güneyine sürdüler. Sarı saçlı kumral gök gözlü Kuman/Kıpçak tipinde olan Kimmerlerin İskit Türkleri’nin önünde Kura Çoruh Araş ve Yukarı Fırat ırmakları boyuna yayılarak yerleşmeleriyle Ardahan’ı da içerisine alan böl­gede Türklük hayatı başlamış oldu (M.Ö.720).


İlk olarak Yunanca yazılıp M.S. V. yüzyılda Gürcü diline çevrilen “‘ Kartlis-Çkhovreba” adlı tarihin baş­larında Kimmerlerin gelip Ardahan’ı da içerisine alan Kafkasların Güneyine hakim oluşlarını anlatır. Makedonyalı İskender’in ordusuna karşı koyan “Yaman savaşçılar” dediği Kimmerlerin Ardahan yöre­sindeki “KamaraDağı’ civarında verdikleri mücadeleyi yücelterek anlatır.


M.S. 680 yılında İskit Türkleri hükümdarları Bartatua öncülüğünde çok kalabalık göçler hâlinde Kafkas geçitlerini aşarak itaat etmeyen Kimmerleri Kızılırmak boylarına sürdüler.İskitlerin hükümdarı kışlık başkent yaptığı Kura’a sağdan karışan Terter çayı boyundaki Partav ve­ya Barda şehrine adını vermişti. Sakalar’ın bütün Kura Araş ve Çoruh bölgesine olan hakimiyetleri Heredot Tarihinde Türklerin hakimiyeti diye gösterilmektedir.


**TARİHİ BRANDA İLE KORUYACAKLAR!


*07/04/2016 Tarihli Haber


KİLİSE OLARAK YAPILAN DAHA SONRA CAMİYE ÇEVRİLEN VE ARDINDAN YILLARCA SAMANLIK OLARAK KULLANILAN TARİHİ BİNA BRANDA İLE KORUMAYA ALINDI..


Konu hakkında bir açıklama yapan AK Partili Ardahan Belediyesi; ‘Korumaya alınan Tarihi Cami bünyesinde ilkbahar nedeniyle oluşabilecek mevsimsel hasarlara (ilkbahar yağmurları ve karların erimesiyle oluşabilecek tahribatlara ) karşı gerekli önlemi almak için Belediyemiz, caminin çatı bölümünü 200 m çadır brandayla kaplamıştır.’ dedi.


Belediyeni açıklamasını tümü şöyle; İlimiz Ardahan geçirmiş olduğu tarihi süreç nedeniyle, belirli bir tarihi dokuya sahiptir. 

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kanununa göre Belediyeler kendi sorumluluk alanı içindeki Kültür ve Tabiat Varlıklarını korumak için gerekli bakım ve onarım çalışmalarının yapma hakkına sahiptir.

Bu açıdan bakıldığında, Belediyemiz ilimizin sahip olduğu tarihi dokuyu korunmak ve bu dokunun gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak için çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Caminin Restorasyon Projesi Vakıflar Bölge Müdürlüğüne yaptırılmaktadır.

İlimizdeki Tescili yapılar kategorisinde yer alan Halilefendi Mahallesindeki Müderris İbrahim Efendi Cami de sahip olduğumuz tarihi mirastan biridir. Cami bünyesinde ilkbahar nedeniyle oluşabilecek mevsimsel hasarlara (ilkbahar yağmurları ve karların erimesiyle oluşabilecek tahribatlara ) karşı gerekli önlemi almak için Belediyemiz, caminin çatı bölümünü 200 m çadır brandayla kaplamıştır.


Bu iş çoktan bitmişti..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Başkanlık sistemini resmileştiren 16 Nisan referandumu ardından devam eden tartışmalara katılan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefeti delirten açıklamaları devam ediyor.

16 Nisan akşamı, ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyen ardından ‘Bu maç bitmiştir. Sonuç 1-0 yada 5-0 fark etmez sonuca bakmak gerekir. Kazanmışsan skor önemli değil’ diyen Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan dün gecede, ‘Bu iş bitmiştir’ diyerek başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin ‘Referandum iptal edilmeli’ çağrılarıyla dalga geçmeye devam etmiştir.

Haklı da..

Çünkü CHP ve diğer muhalefetin anlamadığı şey bugün yaşananların dün yapılan hazırlıkların sonucu olduğunu hala anlamış değil.. 

Yani 15 Yıldır adım adım hedefine doğru yol alan Erdoğan ve kurduğu partinin hedefine doğru yol alırken önünde ki taşları tek tek temizleyip, bugünlere hazırlık yaptığını hala anlamamış olmasıdır.

Bunun en bariz örneği; ‘Ben siyasetçi değilim, Hakimim’ diyen YSK Başkanı ve diğer bir çok kurumun başına getirilenlerin iktidarın ve onu 15 yıldı iktidar’da tutan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğann olduğunu unutan CHP’nin YSK’nın başında ki kimin olduğunu unutup, referandum sonuçlarına itiraz etmesidir.

Ve en önemlisi aynı CHP’nin Erdoğan’ın ve MHP destekli AKP’nin HDP’li Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, Demirtaş ve 10 binin üzerinde muhalifin tutuklatmasını eliyle yaptığını unutup, Erdoğan gibi güçlü bir lider ve onun elinde tutuğu iktidar gücüyle tek başına kalmasıdır.

Evet bana görev de bu işin bittiğini ve hatta çoktan bittiğini belirtmekte fayda var.

Ve artık bu tartışmaları kapatıp, önümüze 2019’a hazırlanılması gerekir.

Ve en önemlisi bugün hapiste olan Demirtaş gibi birinin solun ve muhalefetin adayı olarak Erdoğan’ın karşısına koydurmak gerek..

Aksine mi?


Ekmelleddin gibi biriyle Erdoğan’a bir 15 yıl daha şans tanınır..