Corona şüphesi, paniği sürüyor.. 10 Kişi Gözlem Altına Alındı..


Bahçeli’nin Bölmeyen, Toparlayan Çıkışları..


Suriye’den önce Suriye gibi olacağı söylenen ülkemde atılan adımlarla ülkemin ‘Değil Suriye olması, Suriye’de olduğu gibi bölgede söz sahibi olduğunu kanıtlaması ve yaşanacakları ötelemesinin altında ne yatıyor?’ diye baktığımızda olabilecekleri gören bir anlayışın büyük bir katkısının olduğunu görmek ve kabul etmek en doğrusudur.


Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine yeterli katkı sunamazlarsa da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntılarla gelinmiş olan bugünkü yerinden geriye gitmemesine katkı sunmakta devrimci bir hareket olduğunu da anlamak gerekir..


Ve Devlet Bahçeli’nin MHP’nin başına geldiği günden bugüne kadar bu ülkenin Suriye’den önce Suriye gibi olmamasına büyük katkısı olduğunu söylemek faşistlik ya da sola ihanet demek değil, ‘Yiğidi öldürmeden hakkını ver’ demektir..


Başta kuru kuruya sağcı, dinci geçinenler gibi solcu geçinip, yaşananlara devrimci gözüyle bakmayanlar gibi çoğu eski MHP’li olan ve Ecevit’le koalisyon yaptığı için ona kızarak gidip başka bir yeni partinin tabanını oluşturmalarına rağmen Bahçeli’nin ne derece stratejik adımlar atıp, hala MHP’nin başında, hem de iktidar ortağı olmasından da anlamak bugün anlatmak istediğimi anlatır gibi.


 



Evet, HDP’nin dağdan gelen rüzgarın etkisinden kendisini kurtaramayıp, anaların göz yaşlarının durması için kurulan barış masasının mevcut iktidar partisince tekmelenmesine, solun başına gelmesinden korkulan Demirtaş’ın hapse atılmasına neden olduğu süreçte ele aldığım bir yazımı aklıma getiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son çıkışı, o dönemde yazmış olduğum yazımın ne kadar haklı ve olaylara bakış açımın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bana hatırlattı.


Evet, son olarak türkülerinin, konserlerinin yasaklanmasına karşı, tepki olarak girdikleri açlık grevinde hastanelik olup, hasta yatağında ayaklarına takılan prangalarla hayata göz yuman Grup Yorumun üç devrimcisinin birinin, ‘O topraklarda devrimci yetişmez..’ denilen ama ‘bu topraklardaysalar her yerde var olan’ devrimcilerden İbrahim Gökçek’in memleketi Kayseri’de toprağa verilemeyeceğini ileri sürüp, bu yönde alçakça eylem ve açıklamalarda bulunanları görevden alan Bahçeli  ülkede o çok istenen, özlenen ve filizlenip, büyümesi için verilen mücadeleye yine önemli bir katkı sunmuş, o kadar da önemli bir mesaj vermiştir.


Çünkü, bu ülkenin başta demokrasiye olmak üzere güzel geleceğine katkı sunamasalar da en azından bin, bir zorluk ve sıkıntıyla kazanılan vatanın, demokrasinin geriye gitmemesine, kana bulaşmamasına katkı sunmaktadırlar. 


Ve son günlerde yeniden gündeme gelen ve tartışılan darbe iddialarının bir türlü dilden düşmediği ülkede birilerinin gerek mevcut iktidarı gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefetin yıpratılma çabalarının arttığını gördüğümüz şu günlerde oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren insan, kadın diyemeyeceğimiz sözde başkan yalakalarının söylemleri bu ülkede yaşanmış olan darbeler öncesi ortaya çıkıp, ortalığı karıştıranların ajan oldukları sonradan anlaşılmıştır..


Ve sevda ismine yakışmayan adıyla oturduğu sitedeki komşularını hedef gösteren adını bile vermek ona reklam olur diye düşündüğüm kadına kendi ailesi bile tepki gösterirken, Bahçel’nin de inandığı yolda hayatını kayb eden bir insanın kendi memleketinde toprağa verilmesine karşı çıktıklarını belirtip, bu yönde şow yapan sözde ülkücüleri ocaktan kovması, bu ülkenin iç barışına katkı sunmuştur.


Mevcut iktidardan da beklenen bir davranış olan ve Kayseri’de ki saçmalığa karşı kamuoyunun tepkisine verilen demokratça bir adım atan Bahçeli gibi duyarlı liderlerin bu tür çıkışları ile birilerinin bu ülkenin Suriye gibi olma özlemini bir kez daha ötelemiş ve darbecilere ön senaryolar hazırlayan faşist kafalara izin vermemiştir.


Evet, yüreklerine ateş düşürülüp, ağlatılan Annelerin, anneler gününde alınan bu iki karar, yani Bahçeli’nin ülkücü geçinenleri kovması, komşularını hedef gösteren kadına ailesinin bile tepki göstermesi bu ülkenin annelerine hem de tüm insanlarına günün en güzel hediyesi oldu..


Bu durum Bahçeli gibi liderlere sadece, ‘MHP’lidir, Faşisttir’ gözüyle bakıp, bu yönde sloganlar atarak, dışlamaktansa onun gibilerinin bu ülke için birer değer olduğunu anlamak gerekir..


Çünkü sahada kızıp, bağırsa da bu ülkenin barışı için dün demediğini bırakmayan mevcut hükumetle ortak olmayı göze alan, aynı hükumetle koalisyonu, barış sürecini devam ettirmeyen HDP’ye mecliste el uzatabildiğini de not edip, ona göre puan vererek, ‘öldürmeden yiğide hakkını vermek gerekir’ derim..


Çünkü aynı Bahçeli daha önce beyaz çoraplı, hilal bıyıklı sözde ülkücüler olanları kovması gibi Kayseri’dekilerine de fırsat vermediğini görmek yeter ve gazeteyi kolunun altına koyup, pos bıyıkla devrimci geçinenleri de unutmadan..



SERHAT'IN YÜZÜ TERCAN'DA GÜLDÜ..


SERHAT’IN YÜZÜ TERCAN’DA GÜLDÜ..


arşiv haber 22/11/2015 tarihli haber


Ardahan’ı Bölgesel Amatör Liginde Temsil eden temsilcimiz Serhat Ardahan Spor deplasmanda 3 altın puan aldı.


Geçtiğimiz yıl bir puan ile şampiyonluğu kaçırıp, son anda 3. Lige çıkamayan, ancak bu amacını gerçekleştirmek için bu yılda büyük bir mücadele veren Serhat Ardahan Spor Erzurum’da karşısında çıktığı Erzincan Tercan Spor’u sahasında 1-0 yenerek 3 altın puanı aldı.


14 İl ve Futbol Takımının mücadele ettiği BAL Liginde aldığı son 3 puan ile ligde ki iddiasını sıralamada 6. yerini alarak sürdürdü.


Serhat Ardahan Spor’un en büyük destekçileri arasında bulunan Ardahanlı İşdamı İmdat Tatar’ın yanı sıra Taşkın Karakoç ve İstanbul Bakırköy’de bulunan Köy kahvesinin sahibi Mardinli İşadamı, Mehmet Şerif Yılmaz’ında İstanbul’dan giderek izlediği karşılaşmayı Serhat Ardahan Spor Başkanı Eray Kayatürk ile Yardımcısı Nihat (Deniz) Yılmaz ve Ardahanlı İşadamlarından Ergin Balcı’da izlediler.



 





Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

Atandılar, ama gitmediler


Ardahan’a atanan bir çok yeni öğretmen görev yapacakları okullara atamaları yapılmasına karşın halen görev yerle rine gitmedikleri gözleniyor.


(Devamını Göster)


 





Haber – 26 Eylül 2003 Cuma

Validen acı itiraf!


“Verilen eğitimden memnun değilim”


Ardahan Valisi Mustafa Yiğit Ardahan’da verilen eğitimin yeterli olmadığını itiraf ederek, Ardahan’da verilen eğitim durumunun içler acısı olduğunu söyledi. Vali Yiğit, genelikle stajyer öğretmenler ve tıka basa dolu sınıflarla verilen eğitimin bölgede eğitim görenlerin gelecekte ne kadar başarılı olacaklarını geçmiş yılların ÖSS sonuçlarında görüldüğünü söyledi. Yiğit; “15-20 yıl önce eğitimcilerin verdiği raporlar gereği ilkokul, ortaokul ve lise dengi okulların bahçesinin bile bir birinden uzak olması gerektiğinin altının çizildiği Türkiye’de, bir çok yerde ilkokul öğrencisi ile lise öğrencisi aynı okul binasında, aynı bahçede eğitim görmekte. Bu da eğitimdeki başarının önündeki en büyük engellerden birisidir.” dedi. Yiğit; “her yıl olduğu gibi bu yılda Ardahan’a bir çok stajyer öğretmenin geldiğini, bu eğitimcilerimizin kendilerini bulundukları dallarda yetiştirip, işlerini öğrenene kadar elinde bulundurduğu öğrencinin üniversite döneminin geldiğini bu böyle olunca da bölge de eğitim gören çocuklarımız ÖSS gibi yarışlarda hep geride kalmaktadır.” dedi.


Öğretmen kahvehane gitmek için fırsat kolluyor!


(Devamını Göster)


 





Haber – 25 Eylül 2003 Perşembe

Kaymakamlar değişti


AK Parti iktidanının imk kaymakamlar kararnamesinde Ardahan’ın Damal, Hanak ve Çılır kaymakamları değişirken, Göle ve Posof kaymakamları yerlerinde kaldılar.

İçişleri Bakanlığınca hazırlanan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar listesinde Damal Kaymakamı Yücel Gemici Çardak’a, Çıldır Kaymakamı Avni Oral Kelkit’e, Hanak Kaymakamı Metin Maltayman Yeşilova kaymakamlıklarına atandılar.

Göle ve Posof kaymakamlarının yerlerinde kaldıkları Ardahan’ın Hanak Kaymakamlığına Nazile Yüceldi Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Nurullah Aktaş, Çıldır Kaymakamlığına Cem Afşin Akbay atandılar.


(Devamını Göster)


 





Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

Belediye salonunda yapılan toplantı da Orman İşletmesi geri istendi


Devletin kamu kurumlardan küçülme politikası çerçevesinde bir süre önce kapatılan Ardahan Orman İşletmesi’nin yeniden açılması için Ardahan Belediye Başkanlığında geniş çaplı bir toplantı yapıldı. Ardahan Belediye Başkanı Teoman Güngör’ün başkanlık ettiği toplantıya, Ardahan’da olmasına karşın AK Parti Milletvekili Kenan Altun ve İl Başkanı Mehmet Ekinci katılmadılar. İktidar Partisi’nin temsilcisi olarak AK Parti Ardahan İl Sekreteri İsrafil Avşar’ın katıldığı toplantıya ORKAM Ardahan İl Temsilcisi Şener Mermer, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Latifşah Sural, Ardahan ESOB Oda Başkanı Bahattin Özdemir, Posof İlçe Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit ile çeşitli CHP, DSP,MHP Ardahan İl Başkanları, SHP Merkez İlçe ve Ardahan’ın ileri gelen esnafı katıldı. Orman İşletmesi’nin Ardahan’dan kapatılıp, ilçesi Göle’ye taşınmasının yanlışlığına değinen konuşmacılar iktidarın bu yanlışlığı düzeltmesini istediler.


(Devamını Göster)


 





Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

SAMAN SIKINTISI


Ardahan genelinde bu yazın kurak gecmesi nedeniyle bölge çiftçisi hayvanlarının kışlık yemini ayarlamakta zorluk çekiyor. Ardahanlı çiftçiler, bin bir umut bağladıkları hayvanlarının kışlık yiyeceği ot ve samanı temin etmekte zorlanınca Diyarbakır ilinden getirilen saman ve ot alarak yem açığını kapatmayı düşünüyorlar. Ardahan’da sütün litresinin 150 bin ila 200 bin lira olmasına rağmen bir kilo samanı 160 bin liraya almak zorunda kaldılar.


(Devamını Göster)


 





Haber – 24 Eylül 2003 Çarşamba

Okul Masrafı öğretmen bıçaklattı Eğitim-Öğretimin başlamasıyla birlikte artan ailelerin bütçe masrafları Ardahan’da bir öğretmenin bıçaklanmasına neden oldu. Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesi Sürügüden Köyü sakinlerinden Gazi Kaya öğrencisinin okuduğu okulun boyan masrafının öğrencilere dağıtılıp tahsil edildiğini duyup, olaya karşı çıkarak gittiği okulda tartıştığı öğretmen Cengiz Bozbaş’ı sağ kaburgasının altında bıçaklayarak hastanelik etti. Dün saat 16.30 sıralarında okula giderek aynı okulda okuttuğu öğrencisinden okul için yapılan masrafın verilmesinin istendiğini, bunun kanunsuz olduğunu belirten Gazi Kaya isimli öğrenci velisi, aynı okulda görevli bulunan öğretmen Cengiz Bozbaş ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine okulda kavga çıktı. Kendisinin öğretmenler tarafından tartakladığını belirten Gazi Kaya isimli veli kendisini bıçakla savunmak zorunda kaldığını belirtirken, okulların gelişi güzel para toplamasına da tepki gösterdi. Öğrenci Velisi Kaya, çocuklarımızın kitaplarının bedava dağıtıyorum diye bar bar bağıran devletin okul idarecileri aracılığıyla, dosya parası, arma parası, sınıf parası adı altında çeşitli şekillerde eğitim-öğretim dönemi boyunca sürekli kendilerini sömürdüğünü de öne sürdü. Ağır yaralı olarak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırılan Öğretmen Cengiz Bozbaş tedavi altına alınırken Gazi Kaya isimli öğrenci velisinin bıçaklama olayından sonra kaçtığı öğrenildi. (Devamını Göster)


 





Haber – 23 Eylül 2003 Salı

Depreme dayanıksız oldukları belirlenen okul binalarının geleceği teknik heyete ödenmesi gereken paraya takıldı!


Ardahan’dan sonra Göle’de lise öğrencileri de ortada kaldı Bingöl Depremi ardından Ardahan ve ilçelerinden Bayındırlık Bakanlığınca yapılan denetimlerde oturulamaz oldukları belirlenen 4 okul, 1 yurt binası ile bir halk eğitim binasının yeniden inceletilmesi işi teknik elamanlara ödenmesi gereken yol ödeneğinin yokluğuna takılınca bir çok lise ve üniversite öğrencisi dışarıda kalarak, ilk okul öğrencileri ile aynı okulları paylaşmak zorunda kaldılar.


(Devamını Göster)


 





Mesaj – 23 Eylül 2003 Salı

Sevgili Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi okurları


(Devamını Göster)


 





Haber – 22 Eylül 2003 Pazartesi

Başı ve erkeklik uzvu kesilerek öldürülen cinayetin aşk cinayeti olduğu öne sürüldü Ateşli bir aşk gecesi ardından vücutlarından meydana gelen morluk ve çizikler yüzünden muabet hapisle yargılanıyorlar!!!


Ardahan’ın Posof İlçesi Süngüllü köyünde geçtiğimiz yıl işlenen cinayetin bir aşk cinayeti olduğu öne sürüldü. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren dava da ve savcı öldürülen Kemal Parlak’ın aynı köyde oturan Ayşe Bilican’ı telefonla sürekli arayıp rahatsız ettiğini ve bunun farkına varan eşi Yaşar Bilican’ın işe ili birlikte bu cinayeti işlediğini öne sürerek halen tutuklu olan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın bu yönden cezalandırılmasını istedi. Korkunç cinayetin ardından jandarmanın cesedin bulunduğu bölgede yaptığı incelemede ve cesetten aldığı kan izlerinin yapılan tahlilleri sonucunda halen tutuklu bulunan Yaşar ve Ayşe Bilican’ın üzerinde de bulunduğunu ve Yaşar Bilican’ın olayın ardından göz altına alındığında burnunda yaralandığı, eşi Ayşe Bilican’ın vucüdundan da çeşitli morluklar olduğunu bununda öldürülen Kemal Parlak ile yaşanan arbede de meydana geldiğini iddia etmesi tutukluların Avukatı Av. Mahmut Alınak tarafından red edildi.


(Devamını Göster)