BU HABERİMİZ VE GAZETELERİMİZ BUGÜN İKİ TV KANALINDA
AYNI GÜN ULUSALIN GÜNDEMİNE TAŞINDI..
.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..
YERELDEN ULUSALAGAZETECİLİK
CUMHURİYET MESAJLARINIZ..
29 Ekim Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşu gündüz törenleri ardından akşamda meşaleli bir yürüyüşle kutlandı.
Kars’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü kapsamında kent merkezinde meşaleli yürüyüş düzenlendi.
Türk bayrağı ve Atatürk posterlerinin taşındığı yürüyüş, kent merkezinde bulunan Atatürk Caddesi ve Faikbey Caddeleri üzerinden devam ederek, Cumhuriyet Meydanında son buldu.
ERDOĞAN BANKA KURMALI.. (!)
CHP’den transfer ettiği emanet milletvekilleriyle parti kuran Akşener’in hala yaşanan istifalarla zar zor 6.yıla getirdiği partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında adeta kendini var eden aynı CHP’ye ‘Cumhuriyeti sen kurmadın, tek başına sahiplenemezsin’ diyerek yüklenmeye devam ederken diğer yandan da kendisini İsrail’i kınama mitingine davet etmeyen Erdoğan’a da yüklenirken yani söz de muhalefet yaparken üstü kapalı olarak “beni niye davet etmedin” şeklinde sitem ediyordu.
Bu yetmezmiş gibi %0.1 olan oyuna rağmen yaklaşan yerel seçimlere tek başına katılacaklarını belirtmeye devam edip, CHP’ye kazandıranların HDP’ değil de kendisi olduğunu belirtirken başta ‘Ben ayrıldım onun için yıkılır’ dediği MHP’yi olmak üzere kalkıp, ruhunu bozduğu Altılı masadakilerini de güldürmeyi sürdürüyordu.
Akşener’in bu inceden çıkışlarına baktığımızda CHP’nin başını çektiği masadan kalktığı için genel seçimleri kaybettirmekle yetinmediğini yani yeni görevi gereği bu kez de mevcut iktidarı yereli de hediye etmek adına çabaladığını ortaya koysa da 22 yıldır bir çok şeyi değiştiren Erdoğan’ın asıl değiştirmediği, HDP, MHP, HÜDAPAR, DSP, BBP, Yeniden Refah Partisi gibi günahına, sevabına ortak edemediği CHP’ye verdiği zarara rağmen yaranamayışına yanar gibiydi. Zira aynı Akşener’in anlamadığı Erdoğan’ın kendisine Kılıçdaroğlu gibi safça inanmadığını anlamıyor.
Çünkü Erdoğan, CHP’nin İmamoğlu’nun gizli destekçisi mi, böl, parçalayıcısı mı diye tartışılan Akşener gibilerinin ayak oyunlarıyla aşılamayacağını biliyor ve bunu 22 yıldır gerçekleştiremediğini Akşener’ler anlamıyordu.
Tabi Erdoğan’ın da anlamadığı yani CHP’nin sahiplendiği sisteme saldığı ve 100 yıldır sökülemeyen köklerinin en büyük gücünün papyon takarak, kendisine meydan okuyan ulusalcıların da nemalandığı banka ve dış güçler denenlerin Türkiye’deki iş insanı kisvesi altından koç boynuzlarıyla pardon adlarını deriştirdikleri formalite firmalar adıyla besleme basına verdikleri reklam kaynaklarıdır.
Hatırlayan ya da benim gibi bu sahada olanlar Atatürk’ün bunu mahalli basına verdiği Resmi İlanlarla başarmış bugün tüm ilanları, reklamları yemekle doymayan ve ‘Ver marşları’ diye bağıran besleme medyanın karşısında manşet üretmekten aciz kalan o dönemin ‘Ver mehteri’ diyen havuz medyasını yenmişti.
Gerçi aynı ve dünya lideri denen Erdoğan ulusalcı ve askeri darbecilerce çıkarılan yasaları değiştirmeye , bu banka ve buna bezer birçoklarını koruma adına çıkarılan dokunulmaz yasaları yırtıp, atmaya kalksa da nedense liderliğini burada gösteremiyor ve kısa sürede bundan vazgeçip, oralı olmuyor yada unutuyor, unutturuluyor..
İşte tamda burada benim kendisine bir önerim olacak. Bakan ve bürokratların atanması, değişmesi ya da aflarını istemesine imza attığı gibi gece yarısı okulların tatile girdiğini duyurmadan önce aynı günün akşamı yaptığı ve tüm havuzda aynı anda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında Akşener gibi ‘Cumhuriyetin sadece onlara, ulusalcılara ait olmadığını belirtirken aynı ulusalcıların baskısı ve kendisinin engelinden şikayetçi olup, para yok deyip hizmet etmeyen muhalefet belediyelerden bol paralar alan şarkıcıların Hamas Füzelerine benzer havai fişek patlamaları eşliğinde çıktıkları sahnelerin gölgesinde kalmamak, gece yarısı okullar için verdiği tatil kararına benzer bir kararla son dakikada dronla kutlamak zorunda kaldığı cumhuriyeti hatırlamış..
Bunlar yetmez gibi ne kadar gemi varsa doldurduğu Montrö bildirisine imza atan generallerin dikkat çektiği boğazı tıkatmış, TEMPO TV’de yayınladığım ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program eşliğinde cumhurun yaşadığı gerçek gündemim ‘Ver Mehteri’ ve ‘Çal Marşı’ edebiyatlarıyla unutturulduğunu söyleyen benimde takıldığım trafikte zor bela doldurduğum aracımın deposunu tıkanan yollardan gaz, debriyaj derken ağrıyan ayağım gibi tüketip, gece yarısı eve gelmeme neden olmuştu.
Evet, ‘Uzatma Erdoğan’a önerini söyle..’ diyenleri duyar gibi uzatmadan bende hemen önerimi yapıyor ve onların derdinden erkenden öldüğünü düşündüğüm Erdal İnönü ve Baykal’dan sonra CHP’nin başına geçip, ‘CHP’yi değiştireceğim’ derken neredeyse kendisini değiştirecekler durumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun gücünün de yetmediği Ulusalcı, Kemalistlerin içinde saklandığı kozmik odalı CHP’yi aşmanın yollarından birinin de aşağıdaki önerimdir diye düşünüyorum.
O önerimde Atatürk gibi uzun süre iktidar da kalmayı başaran Erdoğan’da bir banka kurmalı ama bunu yaparken 5 yetmedi 11 maaş alanlar yetmezmiş gibi kendisinin başında olduğu partisinin bürokrat Kültür ve Turizm Bakanın yardımcısı Nadir Alpaslan gibi üç yerden maaş aldığı söylenen 313 bin 870 TL maaşlı çalışanlar değil, CHP’nin yönetiminde olduğu bankanın samimi yöneticileri gibi mütevazilikleriyle bilinen yöneticiler atamalı benim önerdiğim adını AK Bank olmazsa da A Bank’ta var diyerek kuracağı gerekli olan ve bankamatikli memurların, partililerin olmayacağı ve reklamlarının sadece havuza akmayacağı bankanın adını ve adı gibi cebi de fakir olan biri olarak bu yöndeki önerimi kendisine bırakırken..
Ha bu arada benim gibi emekli olan ve 7.5 TL. maaş alıp, bu ekonomik krizle geçinmeye çalışan emeklilere Cumhuriyet’in 100. Yılının adına hediye edilecek denen ve meclisten zor bela çıkan bir kanun ardından hesaplara yatırılacak olan 5 bin lirayı da geride kalan 29 Ekim’de görmedik ve ‘Ne zaman yatırılacak?’ derken..
arşiv haber/yorumlar 31.07.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar


en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..




LYS Sinavlarinda yine sonlarda kalan, yasanan issizlik dolaysiyla göçün var hiziyla devam edip, Banka subeleri, Orman İsletmeleri, Hastaneler, Beldeler, Adliyelerin kapandigi Ardahan’dan Myanmar’nin Arakan bölgesine yardim toplanacakmis.. Ama biz bundan öncekilerini siralayak.. Haydi Allah rizasi için herkes bir kaç kurus degil, 5-10 lira atsin su kumbaraya!. Camileri onaracagiz, hali alacagiz, ses düzeni kuracagiz, kalorifer yakacagiz, imam efendiye ev yapacagiz haydi o abdestli eller ceplere.. Bunlar yetmez birde sarikli, sakallilarin esnaflara biraktigi seffaf kumpalara dolan paralari Allah rizasi için birakir, biriktirir ve kendi elimizle nereye gittigini sormadan birilerine teslim ederiz.. SYDV’nin önlerinde sirada olanlari, devletin resmi kurumlarinin çöplügünde bir parça yanmamis kömür arayan kadin ve çocuklari bos verin Arakadan’a yardim toplayacagiz, haydi Allah rizasi için hele bes on lira.. Egitimde niye sonda çakiyoruz diye sorarken ayakkabimizi boyayan, hayvanlara çobanliga giden çocuklarimiza bakmaya gerek yok, asil önemlisi nerede oldugunu müftü beyin bile bilmedigi Arakan’a yardima kosalim.. Bakip, incelediginizde adi Müslüman olan ama bir camileri bile olmayan bu adamlara acilen yardim toplayacagiz hem de cem evlerine bes kurus vermekten halen inat eden devletin milyon dolarli bütçeye sahip diyanetinin emrinde bulunan hocalarin eliyle.. Haydi sizde Allah rizasi için su kapiniza günde en az üç dört kez gelen Ardahanli dilenciye degil Arakan’a yardima kosun, kosun ki Ardahan’a tesekkür plaketi yollayacak Türkiye neresi diye bilmeyen Arakanlilar.. Dilenci kültürünün hepimizin iliklerine kadar isledigi bir toplumda yardima karsi çikmak, insanlarin sevap islemesine engel olmak zaten haramdir, yetmez din düsmanligidir.. Haydi Allah rizasi için Ardahan’a pardon Arakanliya yardima kosalim.. Vergi, sgk altindan ezilen esnafin, aldigi traktörlerin tek tek icralik oldugu köylünün, kurakliktan kemikleri ortaya çikan hayvanlarin, iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi gümrüklerin, yazin ortasinda susuz kalan kentlerin, toz toprakta camlari açamayan evlerin, tikanan trafigin, LYS’de sonuncu olmanin derdini baska zamana birakilim, balik içinde yasayip, balik yemeyen Somalilere oldugu gibi haydi nerede oldugunu bilmedigimiz Arakan’a yardima kosalim.. **Ben Ardahan’in, Onlar birilerinin Avukatligini yaparlar! 25 Yil askindir yaptigim gazetecilikte Ardahan’i bir avukattan öte savunmaya çalisirken, benim alehimde birilerine avukatlik yapanlarda bos durmuyor.. Bu alehte avukatlik bazen resmi, bazende çeper diplerinde olur.. Eger bir gün emekli olsam veya 25 yildir yazdiklarimi topladigimbir kitap yazarsam ve bana ‘Gazetecilik yaparken en çok neye üzülürdünüz?’ seklinde bir soru sorulursa bu soruya verecegim tek cevapta, ‘ben Ardahan’i savunmaya çalisirken, Ardahanli olupta benim alehimde yabancilara avukatlik yapanlar oldu’ diyecem.. Çünkü insani öldürenin evin içinde ki oldugunu onca atasözüyle daha iyi anlarsiniz.. Efendim Avukatlik gibi ulvi bir görevi üstnelmek sereftir, bu görevi en güzel sekilde yerine getirmek için her avukatim diyen bu ülvi görevi taraf ayirmadan en güzel sekilde yapmalidir diye düsünen ve avukat olmazsamda memleketimi bir avukattan daha iyi savunmaya çalisirken karsimdakilerin bir çogunun el oldugunu benim Ardahanli auvkatlarimda iyi bilirler.. Ve en önemlisi ihale alamadim, kagitlari bana bastirmadilar, abone olmadilar diye degil, bu memlekette kendisini kraldan daha çok kral sanip, Ardahanlimi ezenlere karsi verdigim mücadeledir benim avukatligim.. Ve bunu yaparkende bir beklentim, bir maddi çikarimda olmadigini basta Ardahanli Avukatlar olmak üzere her Ardahanli iyi bilir.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com

Ardahan’in üniversite sinavlarinda geçen yillarda oldugu gibi bu yilda sonuncu olmasi ardindan İl genelinde yasanan sessizlik dikkatimizi çekiyor.. LYS sinavlari öncesi açiklanan SBS sinavlarinin sonuçlari da adeta bir devlet siri gibi saklanmasi nedeniyle ögrenilmedigi su Ardahan’da yasanan bu basarisizliga karsi basta ögrenci velileri olmak üzere, stk’larin, siyasi partilerin, basinin ilgisizligi ve de duyarsizligi bu basarisiz sonuçlar kadar ilginç bir durum olarak degerlendirilebilinir.. İktidar partisinin giginin çikmadigi, muhalefetin orali olmadigi, stk’larin yan gelip yatigi bu sonuçlarin velileri, ögrencileri, aydinlari, ileli gelenleri, belediye baskanlarini, il ve belediye meclis üyelerini köy muhtarlarini oldugu gibi internetten al/yapistirla çikarilan 5-10 gazete ile ‘resmi ilani kapma’ disinda bir düsüncesi olmayan basini da rahatsiz etmedigi görülmektedir.. -Falan müdür bele dedi, filan idareci ele gettinin disinda bu kentte baska haber yapma becerisini ortaya koyamayanlarin egitim düzeyinin mi bu durumu meydana getirdigi, yoksa ‘Bana ne, ben mi kurtaracam bu memleketi?’ anlayisimi sürdürdükleri içinmi bilmiyoruz ama kentte çikan 17 gazetenin 12’sinin hiç mi ama hiçmi egitim de yasanan bu durumu üzülmediklerini görmekteyiz Bunca gazetenin yani sira onca internet sitesi olan birn kentin egitim sorunu neden dile gelmez, niye tartisilmaz anlasilamiyor.. Egitim Sendikalarinin, Ardahan Derneklerinin, Üniversitenin yasanan bu duruma kafa yormadiklari gibi basininda orali olmamasi gerçekten vahim, bir o kadar da acikli durumdur.. Halbuki ayni basinin kuyruguna basildiginda, kendi çikarlari ellerinde gittiginde attiklari o kalin puntolu manset civaklamalarini iyi biliyoruz.. Halkin degil, kendi kisisel çikar ve egolari için gazete çikaranlarin, internet sayfasi yapanlarin bu kentin egitim sorununu ne diye dile getirmeyi akil edemedikleri, yasanan soruna dikkat çekip öneri ve çözümlerde bulunmadigini merak eden bir gazeteci olarak diyorum ki; Bu kentin egitimden, sosyal hayatina kadar var olan sorunlariyla ilgili eger ilgilenmeyecekseniz, gözünüzün önündeki habere deger seyleri es geçecekseniz niye gazeteci diye çarsilar da gezerseniz anlayamiyorum.. **Üniversitenin hiçmi sorumlulugu yok? Kurulusundan bu yana Ardahan’da yasanan sorunlarla ilgili hiç mi ama hiç mi bir toplanti düzenlemeyen, hiç bir konferans yapmayan Ardahan Üniversitesi’nin son LYS sinavlarinin sonucunda hiç mi payi yok acaba? Sayin rektörün kendisini kuzu çevirmeye davet edenlere ‘Zikkim yiyin’ diyerek tepki gösterdigi önceki ayni sonuçlarin tekrarlandigi bu yil ne diyecegini merak etmiyor degiliz.. Ancak sayin rektör kimseye zikkim yiyin demeden önce kendisinin bu konuda ne gbi bir çalisma, bir toplanti, bir rapor, bir konferans yaptigini söyleyebilir mi? Çünkü bizim bildigimiz üniversite ilkokul ögrencilerine ABC’yi ögretmez, kendisinin de içinde bulundugu toplumun fertlerinin üniversiteli olmasi için bir seyler yapmak için vardirlar.. Kuruldugundan bu yana Ardahan’da ki egitim ile, hayvancilikla, aricilikla, göçle, yoksullukla, hiçmi ama hiç bir ciddi girisimde bulunmayan ve bu yönde çalistigina dair sahit olmadigimiz üniversitemizin Ardahan’i birakip içi bos festivallerimiz gibi adina ‘Uluslararasi’ dedigi bol para harcamali islerle ugrasmaktansa surada, burnunun dibindeki bir liseye gidip, ‘ya arkadaslar sizin aslinda böyle okuyup, söyle basarili olabilirsiniz’ demesi gerekmezmiydi? Bilmiyoruz ama Ardahanli olan sayin rektörün kendisinden beklenen bunlari bu yil yapip, yapmayacagini da merak etmiyor degiliz.. Çünkü üniversite dedigin öyle bir iki yabanci ögrenciyi getirip, polis evlerinde yatirmakla, mehter takimini getirip yaz etkinlikleri ile senlikler düzenlemekle, adi sani duyulmayanlar için kitaplar, brosürler basip, onlarin adina alakasiz konferanslar düzenlemektense içinde barindigi kendin buzuyla da, tozuyla da, hemen her konuda ki sonunculuguyla da ilgilenmesi gerekli degilmidir? Evet soruyoruz.. Bu yilki sonuçta Ardahan Üniversitesi’nin hiç suçu yok mu? Dikkat edin geçen yil, daha önceki yillar için demiyoruz.. 2008 Yilinda kurulan ve 4 yildir bu kentin egitim sorunu ile ilgili iki sayfa bir rapor bile hazirlamayan bu üniversite sizce ne is yapiyor, bileniniz var mi?..

Melez’in çesitli karisimlardan oldugunu sanirim bilirsiniz.. Ve bu karisimlarin sonucu olusan varliklarin kiçlarinin, baslarinin bir baska oldugunuda.. Evet her karisimin getirdigi bir sonuçtur melez olmak.. Öyle ki bu melezlik insanlikta oldumu bazen kadin eder, bazen erkek, bazende varliga bile benzetmez.. İste bu sonuca melez derler.. Nereden çikti simdi bu melezlik isi diye merak edecek okurlarimiz.. Onuda açiklayayim, yaz kizim diyenlerle alip veremedikleri ihaleleri kapatmak için kendilerini birilerine köprü yapip, ‘gelin sizde geçin melezler hoslaniriz üzerimizden gelip geçenlerden’ diyenlerde anlasinlar, ne anlatmak istedigimi diye.. Evet bu gazete çikmadan önce köprüler, duvarlar yaparak müteahitlik yapanlarin korkumuzda is alamadiklarinin sikinitisiyla saga sola saldirirlarken ortaya koyduklari çirkin melez yüzlerini anlatmak için anlattim melezligiin karisiminin getirdigi kötü sonuçlari.. İste her yerde oldugu için Çildir’da da melez karisimi ile yaratilmis insanlar var, benim gibi çalisan kendi kiz kardesleri ve eslerinin de oldugunu unutup, basklarina olan hirslarini benim üzerimde ortaya koyarlar.. İste bundandir melezligin karisimini anlatmam..

Geçtigimiz günkü sayimizda dikkatini çektigimiz Göle’de ki askeri birliklerin etrafinin öyle çirkince sarilip, kapatilmasi konusunu birde ben isleyecem.. Evet Gazeteci Fakir Yilmaz’in fotograflayip, habere çevirdigi konu çok önemli bir konu.. Çünkü bu konun ve bu gibi konularin islenemedigi içindi Asker-Millet kopmasi.. Bu ülkede dokunulmazlar olarak bilinip, elestirilmesi bile tehlikeli denilen askerin yanlislari gündeme gelmedikçe gün geçtikçe askerden kopan/koparilan halk AKP gibi partilere yaklasti.. Askerin etrafini korumalarla, lojmanlarinin etrafini duvarlarla örenler anlmadilar ki askerin halkin çocugu oldugunu, onunda halkin içinde olmasi gerektigini ve onun yasadigi sorunlari onlarla birlikte yasamasi gerektigini hiç mi hiç düsünmediler.. Kendilerini ulasilmaz sananlarin emirleri ile her geçen gün etrafi o çirkin duvarlarla örülenler bugün halktan kopuk, onlarin yasadiklarini görmedikleri için var olan sorunlarla bas basa olduklarini anlamadilar.. Halkin çocuklarinin ellerini tutmayanlar, bugün kendilerine çevrilen silahli elleri durdurmaya çalissalarda Suriye’nin içine düstügü durumda bunun çok gecikilmis bir is oldugunu üzülerek görüyoruz.. Ama zaman geçmis degil, yeni bir anlayisla, halktan kopuk olmayan bir bakisla yikin duvarlari, halka katilin derim..


Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN her sene geleneksel olarak Ramazan Ayinda sehit aileleri ve gazilerimize verdigi iftar yemegiyle bir araya geldi. İl Emniyet Müdürlügünün Polis Lokalinde düzenlenen iftar yemeginin yani sira Göle ilçemizde de sehit aileleri ve gazilerimize iftar yemegi düzenlendi. İftar yemegine Ardahan Valisi Mustafa TEKMEN, 25. Mekanize Piyade Tugay Komutani Tuggeneral İsmail GÜMÜŞTEKİN, Belediye Baskani Faruk KÖKSOY, Cumhuriyet Bassavcisi Zafer YILDIZ, İl Jandarma Komutani J.Yarbay Şefaattin SERTEN, İl Emniyet Müdürü Abdurrahman YILMAZ, Şehit ve Gaziler Dernekleri Baskanlari ile gazi ve sehit yakinlari katildi. Vali Mustafa TEKMEN’in “afiyet olsun” sözleriyle baslayan iftar yemeginin ardindan Şehit ve Gazi Dernekler Müdürü Siddik ALAGÖZ’ün konusmasi ve okudugu siirler dinlendi. Okunan siirlerin ardindan konusma yapan Vali Mustafa TEKMEN, bugün ilimizde sehit aileleri ve gazilerimiz için düzenlenen iftar yemeginde birlige ve beraberlige dikkat çekti. Devletimizin sehit ailelerine ve gazilerimize verdigi degeri vurgulamak için her ilde Şehit ve Gaziler Şube Müdürlükleri kurulduguna deginen Sayin Valimiz, bunun millet olarak tarihimize ve vatanimiza sahip çiktigimizin ayni zamanda milli bilincimizin yüksek oldugunun bir göstergesidir dedi. Şehit ve gazilerimiz için yazilan siirlerin okunmasinin ardindan yemege katilan sehit aileleri ve gazilerimizden duygularini ifade etmek ya da herhangi bir dilekte bulunmak isteyenlere söz hakki veren Vali, söylenenleri ilgiyle dinledi. Yemegin sona ermesiyle Valimiz sehit aileleri ve gazilerimizle tek tek görüserek onlarin dilek ve temennilerini dinledi ve notlar aldirtti. Haberi ekleme saati: 22.38-31 Temuz2012 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

17. Uluslararasi Göle Kültür ve Kasar Festival sonrasi Siyasal Birikim Gazetesi’nin sorularini yanitlayan Göle Belediye baskani Sabri Muratoglu; Göle Belediyesi çok zor durumdaydi ve biz borçlu olarak teslim aldik. Şimdi Dogu’da en çok gayrimenkulü olan ve borçsuz bir belediye haline dönüstürdük. -İki dönem Belediye baskanligi yaptiniz. Kisaca o günden bu güne neler yaptiniz? S. Muratoglu: Yerel basina tesekkür ediyorum. 17. Göle Kültür ve Kasar Festivali boyunca bizimle oldu. Festival süresince beraber hareket ettik. Yanimizda olmasi bize güç verdi. Bu katkilarini 17 yildir görüyoruz. Bundan sonrada görmek istiyoruz. Gelelim sorunuza, Tabi simdi Göle hakkinda en güzel sözü halk söyleyecek. Göle’nin 2004 öncesi belliydi. Suyu olmayan, kanalizasyonu olmayan, mahallelerinde dolasilamayan, yariya kadar çamur içerisinde bir ilçeydi. Yani insanlar o zaman bu ilçeyi gördüklerinde tabi ki de göç edeceklerdi. İnanir misiniz, köyden gelen insanlar köyden geldiklerine bin pisman oluyorlardi. Adamlarin köyü bizim Göle’den temizdi. Ama artik biz o günleri geride biraktik. Tabi bunun takdirini, faturasini halk verir. Bu anlamda ben Göle halkina tesekkür ediyorum, bize her anlamda destek oldular. Ama su anda ilçemizin sorunlari tam bitmemekle beraber çok büyük mesafeler kat edildigine inaniyorum. Şehircilik anlamin da ileriye dönük atilimlarda devam ediyor. -Göle ilçesi göç veriyor mu? S. Muratoglu: Göle ilçe nüfusu tabi daha önceki adrese dayali sistemde olamayan 10500 idi. Ama adrese dayali sistemden sonra 6400 oldu. Şu an zannedersem 6800 civarinda. Çünkü, günü birlik degisiyor nüfus oranlari. Fakat ilçemiz artik göç veren degil, göç alan bir ilçe. Yurt disina göç eden Göleliler artik gelip evlerini yeniliyorlar, yeni ev yapiyorlar. Biz bunlari görmekten mutluyuz. Zannedersem bir-iki sene sonra tekrar 10000 nüfusu tekrar yakalayacagiz. -Göle son yillarda egitim yuvasi haline geldi. Nihat Delibalta sag olsun fakülte binasi yaptiracak. Göleli is adamlarimizdan yurt sözü aldiniz. Var olan fakülte binalarimiz da var. Artik Göle’nin girisine “Egitim yuvasi Göle’ye hos geldiniz.” yazabilir miyiz? S. Muratoglu: Dogru bir seye degindiniz. Biz geldigimizde dogru dürüst bir lise binamiz bile yoktu. Ama bugün Göle fakülte binasini yapiyor. Egitim anlaminda bir ilde olan her sey bizim ilçemizde var. Bizim Egitimle ilgili çalismalarimizin yani sira asfaltlama çalismalarimiz devam ediyor. Ben Göle’ye bir söz verdim, görev sürem içerisinde 2013 yilinda tekrar göreve geldigimizde o levhalari da göreceksiniz. Artik bana göre Göle o kader denilen seyi çoktan asti. Göle’mizde su an 8 tane okulumuz var. Yüksekokulumuz bir bölüm ile hizmet veriyordu. Bu sene üç bölüme çikacak. İmam Hatip Lisemiz, çok programli lisemiz, Meslek yüksekokulumuz ve Saglik meslek yüksek lisesi açildi. Artik Göle bir egitim yuvasi haline geldi. Allah’imiza binlerce sükür ediyorum. -Göle Ardahan’in en büyük ilçesi. Dogu Anadolu’nun da en canli ilçesi. Fakat gelen gazetecilere, ziyaretçilere sunulacak bir brosürü yok. Göle belediyesi olarak kasari, bali, hayvanciligi, tarihi degerleri tanitacak bir brosür düsünüyor musunuz? S. Muratoglu: Haklisiniz Göle’mizin tanitimi için gerekli olan bir kaynak. Biz bu brosür çalismasini da baslatacagiz. Tabi sadece belediyemizde degil, Göle Tarim müdürlügü, Kaymakamlik, Üniversite ile ortaklasa bir çalismayla Göle’ye yakisir bir brosürle Göle’yi ön plana çikarmayi düsünüyoruz. -Göle artik egitim yuvasi oldu. Egitim yuvasinda gençler var ve onlarin spor faaliyetlerini gerçeklestirmeleri için bir kapali spor salonu projeniz var mi? S. Muratoglu: Bizim su an ögrencilerimiz için 500 kisilik yurt binasi düsünüyoruz. Birde ilçemizde iki tane daha yurt binamiz var. FEM dershanesini devreye koyduk. Ögrencilerimiz Ardahan’a gidiyordu. Şu an bizim 200’ün üzerinde dershanede ögrencimiz var. Bunun yaninda üç tane yurdumuz var Göle’de. Yani bunlar diger hayir kurumlarinin, cemaatlerimizin yaptiklari yurtlardir. Yani bu sene yurdumuzda yapilirsa yurtlarla ögrenci sayisi denklesmis olacak. -Her sene düzenlenen EMİT fuari Göle’mizin yöresel kiyafetlerini, kasarini, balini, hayvanciligini tanitmak açisindan önemli bir fuar. Bu sene yine İstanbul’da düzenlenirse katilmayi planliyor musunuz? S. Muratoglu: Her siyasetçinin, Belediye baskaninin ilçesini EMİT fuari tarzinda fuarlarda tanitmak görevidir. Tabi bunun yine alt yapisini ekonomi olusturuyor. Yani biz bu sorunu asarsak mutlaka katilacagiz. Haberi ekleme saati: 22.25-31 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.siyasalbirikim.com

Hayirsever isadami, Göleli hemsehrimiz Nihat Delibalta’nin Göle’ye yapacagi fakülte binasinin projesi Müteahhit Kadir Delibalta tarafindan Göle Belediye Baskani Sabri Muratoglu’na sunuldu ###Göle’yi egitim yuvasi yapalim Göle Belediye baskani Sabri Muratoglu’nun makaminda gerçeklestirilen görüsme sonra basinin sorularini yanitlayan Baskan Sabri Muratoglu, su açiklamayi yapti: Her kentin bir kalkinma serüveni bir hikâyesi vardir. Biz Göle belediyesi olarak ilçemizin egitimle kalkinacagina inandigimiz için bütün enerjimizi egitim yatirimina yönlendirdik. Bu duygu ve düsüncelerimizi hakli bulan isadamlarimiz Göle’ye yüksekokul fakülte ve yurt yapmaya basladi. Festivalden önce İstanbul’da ziyaret ettigimiz İsadami Nihat Delibalta, bize bir fakülte sözü verdi. 2.5 milyona mal olacak bu fakülte binasi için su an Müteahhit Kadir Delibalta projesiyle belediyemizi ziyaret etmis durumda. Bu da gösteriyor ki Nihat Delibalta, bu yil fakültemizin büyük bir bölümünün yapimini üstlenecektir. Göle ilçemiz bir egitim yuvasi oluyor. Bu anlamda ben Nihat Delibalta’ya çok çok tesekkürlerimi sunuyorum. Göle için çok çok sevindirici haberler verdi. Kendisinin ismini burada fakültemizde görmekten onur ve gurur duyariz.” dedi Haberi ekleme saati: 22.18-31 Temuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Son üç yildir Nisan’da, Mayis’ta 7. ayda açilacak denilip ancak bir türl açilmayan Ardahan’in 2. gümrük kapiis Çildir/Aktas Gümrük Kapisi 2012 yilinin 7. ayinda da açilmadi. 50 Yildan fazladir kapali olan ve bir türlü açilmayan Türkiye’nin Kafkaslara açilan ikinci gümrük kapisinin bu yilin 7. ayinda açilmamasi tepkilere neden oldu. Basta Çildirlilar olmak üzere bölge halkinin artik açilsin dedigi Aktas Gümrük Kapisnin bu yilin 7. ayindada açilmamasi ve verilen sözlerin yerine gelmemesi bu kapiya olan umutlari yine mirarken TOBB tarafindan onarilmasi beklenen gümrük binalarinda da her hangi bir çalismanin olmadigida görüldü. Haberi ekleme saati: 09.42-31 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem, Ardahan hayvan pazarini gezerek yetistiricilerin sorunlarini dinledi. Senem, Türkiye’nin canli hayvan ve et ithal eder duruma geldigini, bununda çiftçiyi olumsuz etkiledigini belirtti. Semen, Ardahan hayvan pazarini dolasarak, üreticinin sorunlarini dinledi. Semen, çiftçinin perisan oldugunu ve devletin üreticiye destek vermesi gerektigini savundu. Hayvanciligin bitmis bir durumda oldugunu söyleyen Senem, sunlari kaydetti: ”Degerli arkadaslar durum kötü, 5 bin liraya alinan hayvani suanda bin liraya satamiyor çiftçi. Et balik kurumu 3 lira ile 5 lira arasinda etin çesitlerine göre zam yaparken bizim üreticimizin hayvaninin eti 6-7 liraya gelmesi çok elzem bir durumdur. Görünen manzaradan dolayi, buradaki üretici ve çiftçiye sifa diliyorum.” Senem, bu yil yasanan kurakliginda çiftçiyi olumsuz etkiledigini, bu nedenle hayvan pazarinin disaridan gelen saman pazarina dönüstügünü söyleyerek, ”Devlet babadir, bu ise acilen bir çözüm bulmasi lazim. Çözümde sudur; faizlerin silinmesi, borçlarin ertelenmesidir. Çünkü bu insanlar perisan durumda. Hayvanina bakacak parasi yok. Şuan hayvan pazari baska illerden gelen saman pazarina dönüsmüs durumda” diye konustu. İthal hayvanin da durdurulmasini istediklerini söyleyen Senem, ayrica kurban bayrami öncesi kurbanliklarin ülkenin her bölgesine serbestçe girip çikmasini istediklerini ifade etti. Haberi ekleme saati: 06.22-31 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Bu çocuk Arakan’li degil, Ardahanli hoca!.. Golf sampiyonu boyaci Ardahanli çocuk ve çocuklar dururken Müftünün kimsenin nerede oldugunu bilmedigi Arakan’a yardim toplamaya kalkmasi duyanlari sasirtti.. Nüfusunun yarisindan çogunun Yesil Kartli oldugu Ardahan’da dini duygularin en üst seviyeye ulastigi ramazan ayinda resmi ve gayri resmi toplanilan paralarin haddi hesabi yapilamazken simdide Müftülük camilerde yardim toplamaya basladi. Daha önce Ardahan Merkez Camisi’nin Abdesthanesinin yenilenecegi belirtilip, toplanilan paralarla Cami imamina lüks bir daire, kendisinin oturacagi hazir lüks bir daire alan Ardahan İl Müfütüsü simdi de kimsenin nerede oldugunu bilmedigi Myanmar için yardim toplamaya basladi. Ardahan Müftüsü Galip Akin, Ardahanlilarin çogunun hangi kitada oldugunu bile dogru dürüst bilmedigi Myanmar’in batisindaki Arakan bölgesinde zulme ugrayan Müslümanlar için baslatilan yardim kampanyasina herkesin destek olmasi gerektigini belirterek, “Çünkü orada en temel insan haklarindan mahrum edilme durumu söz konusu” dedi. **Dini sömürmeyin.. Ramazan ayinin içinde olmanin verdigi avantajla camilerimizin ihtiyaci var, ögrence yurtlarina yardim, yoksul ve fakirlere destek adi altinda toplanilan yardim paralarinin nereye, kimin cebine gittigi bilinmeyen ve son olarak kimsenin yerini dogru dürüst bilmedigi Arakan bölgesine yardim adi altinda para toplanmasinin dini sömürmekten baska bir sey olmadigini belirten Ardahanlilar, bu mübarek aylari öne sürüp, dinin sömürülmesine izin verilmemelidir diyerek yasananlara tepki koyduklari görülmektedir. Haberi ekleme saati: 12.43-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ölüler için okunan Salâ iftardan sonra okunmasi caizmidir? **BU HABER AKŞAM GAZETESİ’NDE DE YAYINLANMIŞTIR,, Kuran’da olmamasina karsin ölen insanlarin öldügüne dair okunan ezanin aynisini iftardan sonra okutan Ardahan İl Müftüsü Galip Akin İmamlari böldü. Ramazan ayinin gelmesiyle birlikte camilere olan ilginin arttigi su günlerde bu ilgiyi daha çok arttirmak isteyen Ardahan İl Müftüsü iftarini açan vatandaslari camiye çagirmak için cami imamlarina ‘İftardan sonra Salâ okuyun’ emrini verdi. Gündüz ölünün ardindan okunan Salâ ezanin dinde yeri olmazken gece Salâ okunamayacagini, bunun dinde de yerinin olmadigini belirten bazi imamlar ise Müftünün yeni uygulamasinin dini vecibelere aykiri bir durum oldugunu ileri sürdüler. Ardahan Merkez Camisinin emekli imamlarindan Ahmet Balli ramazan ayi içinde iftarin hemen ardindan okunan Salâ’nin ne kitap’ta nede uygulamada olmadigini, bunun keyfi ve gereksiz bir sey oldugunu belirttigi açiklamasinda deni kafasi esene göre degil Kura-An’a göre degerlendirmek en dogrusudur. Zaten Salâ ezani’de Kur-an da yoktur. Müftünün bu uygulamasinin alakasiz bir is oldugunu rahatlikla söyle biliriz. Çünkü Türkiye’de ve diger Müslüman ülkelerde böyle bir uygulama, yani iftardan 45 dakika sonra Salâ okunmaz’ dedi. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Ardahan İl Müftüsü Galip Akin Salâ’nin Kur-An’da ki bir ayette de oldugunu, bunun iftardan sonra camilerde okunmasinin hiçbir yanlisinin olmadigini söyledi. Müftü Akin, ‘buradaki amacimiz insanlarin namaza olan sevgisini ezan okuyarak hatirlatmak ve onlarin iftarlarini açtiktan sonra yasadiklari agirligi dagitmalari ve camiye gelerek dini vecibelerini yerlerine getirmeyi saglamaktir.’ dedi. Haberi ekleme saati: 12.39-30Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Türkiye’de erken emeklilik, göç ve bazi kamu kuruluslarindaki küçülme gibi etkenler nedeniyle 21 ilde emekli sayisi, çalisan sayisini geçti. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan edindigi bilgilere göre Bartin, Sinop ve Zonguldak’taki toplam aktif çalisan sayisi bu illerdeki emekli sayisinin altinda kaldi. Sinop’ta kayitli 43 bin 468 çalisana karsilik, emekli sayisi 45 bin 598’i buldu. Bartin’da da 39 bin 684 çalisan varken, bu ildeki emekli sayisi 42 bin 789 kisi olarak kayitlara geçti. 139 bin 540 çalisanin bulundugu Zonguldak’ta ise emekli sayisi ise 146 bin 50 kisi. Bati Karadeniz Kalkinma Ajansi Uzmani Onur Çaglar, bölgenin kamu agirlikli bir yapiya sahip oldugunu belirterek, dogalgazin ön plana çikmasiyla Türkiye Tas Kömürü Kurumu’ndaki meydana gelen küçülme nedeniyle insanlarin dogal olarak emekli oldugunu, emekli olanlarin da is hayatindan uzaklastigini söyledi. Çalisan sayisinin artmasi için bölgede özel sektörün desteklenmesinin önemli oldugunu belirten Çaglar, bölgede nitelikli eleman bulmanin zor oldugunu dile getirdi. Nüfusun önemli bir bölümünün büyük sehirlere göç ettigine de dikkati çeken Çaglar, Kalkinma Ajansi olarak hibe destegi vererek bu durumu asmaya çalistiklarini ifade etti. **İŞÇİ EMEKLİSİNİN ÇALIŞAN SAYISINDAN FAZLA OLDUGU 4 İL VAR Bir isverene bagli olarak çalisan, eski adiyla SSK’li yeni adiyla 4/A’li çalisanlarda emeklilerin çalisanlardan fazla oldugu 4 il var. Bunlar; Sinop, Zonguldak, Karabük ve Bartin. Sinop’ta 4/A kadrosundan emekli olan 24 bin 390 kisi bulunurken, çalisan kisi sayisi 22 bin 885. Zonguldak’ta da 122 bin 564 kisi emekli, 101 bin 70 kisi ise halen çalisiyor. Bartin ve Karabük’te de benzer bir durum yasaniyor. Bartin’da 35 bin 132 emekli varken, 26 bin 725 kisi de çalisiyor. Karabük’te ise 37 bin 520 kisi emekli iken, 33 bin 722 kisi is gücü piyasasinda etkin olarak yer aliyor. Emeklilerin çalisan sayisini astigi en fazla kadro ise 4/B’lilere ait. Yani daha önce bagimsiz çalisan esnaf, sanatkar, tüccar ve serbest meslek erbabi olan eski adiyla ”Bag-Kur”lu yeni adiyla 4/B’liler, emekli sayisi çalisan sayisini geçen en fazla sigortali grubu oldu. Amasya, Kirklareli, Kirsehir, Bilecik, Bingöl, Sinop, Yozgat, Batman, Kilis, Çankiri, Edirne ve Eskisehir’deki 4 B’li emekli sayisi çalisan sayisindan bir hayli fazla. Amasya’da 23 bin 745 emekli – 16 bin 618 çalisan, Bilecik’te 9 bin 175 emekli – 7 bin 643 çalisan, Bingöl’de 5 bin 252 emekli – 4 bin 469 çalisan, Çankiri’da da 12 bin 575 emekli – 9 bin 6 çalisan bulunuyor. Benzer durum diger illerde de yasaniyor. Edirne’de 32 bin 661 emekli – 26 bin 195 çalisan, Eskisehir’de 35 bin 228 emekli – 28 bin 894 çalisan, Kirklareli’de 21 bin 737 emekli – 18 bin 248 çalisan, Kirsehir’de 14 bin 242 emekli – 12 bin 486 çalisan, Sinop’ta 13 bin 77 emekli – 11 bin 313 çalisan, Yozgat’ta 33 bin 927 emekli – 29 bin 748 çalisan, Batman’da 8 bin 163 emekli – 6 bin 922 çalisan, Kilis’te ise 6 bin 674 emekli – 6 bin 465 çalisan bulunuyor. **DEVLET MEMURLARINDA DURUM NE? Emekli Sandigi’na bagli 4/C’li olan, yani devlet memurlarindan emekli sayisi çalisan sayisini geçen iller ise İzmir, Kirklareli, Antalya, Aydin ve Balikesir. Antalya’da 57 bin 92 emekli – 56 bin 31 çalisan, Aydin’da 32 bin 589 emekli – 31 bin 828 çalisan, Balikesir’de 47 bin 853 emekli – 46 bin 407 çalisan, İzmir’de 167 bin 618 emekli – 135 bin 722 çalisan, Kirklareli’de ise 12 bin 206 emekli – 12 bin 108 çalisan bulunuyor. Bu arada SGK verilerine göre 4 milyon 369 bin 420 kisi ile en fazla çalisan ve 1 milyon 957 bin 773 kisi ile emekli İstanbul’da bulunuyor. Çalisan sayisinin en az oldugu il 15 bin 47 kisi ile Bayburt, emekli sayisinin en az oldugu il ise 7 bin 545 kisi ile Ardahan. **Ardahan Adliyesi Yaziisleri Müdürü Yunus Çimen emekli oldu Yillardir Ardahan Adliyesinde çalisan ve Ardahanlilara hizmet eden Çimen bagli bulundugu bakanlikça onur belgesiyle ödüllendirilerek emekliye ayrildi. Kimi 1 yil kalmazken o 35 Yil Ardahan’a hizmet etti.. Basta ögretmenler olmak üzere birçok resmi kurum çalisaninin kisa süre içinde ayrildigi Ardahan’da kalip, Ardahanlilara 35 yil hizmet etmenin gururu ile emekliye ayrilan Ardahan Adliyesi Yazi İsleri Müdürlerinden Çimen için düzenlen yemekli toplanti da Adalet Bakanliginin kendisine verdigi onur belgesini Ardahan Cumhuriyet bassavcisinin elinden aldi. Kos Koca 35 yil.. 1979 yilinda sorgu kâtibi olarak basladigi isine 1984 yilinda Ardahan Adalet Komisyonu ve Sulh Mahkemeleri Yazisileri Müdürü olarak görevine devam eden evli 3 çocuk babasi Yunus Çimen 35 yil boyunca görev yaptigi Ardahan Adliyesinde geçtigimiz gün Ardahan’dan baska illere tayin olan hâkim ve savcilara verilen yemek töreninde emekliye ayrildi. Adalet Bakanligi tarafindan takdir belgesi ile ödüllendirilen Çimen’e takdir belgesi Ardahan Bassavcisi Zafer Yildiz tarafindan verildi. Haberi ekleme saati: 12.07-30 Temuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Üniversite sinavlarinda 81vilayet içinde sonuncu olan Ardahan’da sorulacak bir sey bulunamadi.. **MEB’den ‘kayit zamani bagisa’ siki takip Milli Egitim Bakanligi (MEB) müfettislerinin kayit parasiyla ilgili yürüttügü sorusturma kapsaminda, Türkiye genelinde 3 bin 191 okulda çalismalar tamamlandi, 2 bin 264’ünde ise sürüyor. Sorusturma kapsaminda, 3 bin 619 yöneticiye ihtar, maas kesimi, uyarma, kinama seklinde cezai müeyyide uygulandi. Okul kayitlari sirasinda alinmak istenen bagis konusunda hassasiyet gösteren Milli Egitim Bakani Ömer Dinçer, geçen sene yayimladigi genelgeyle kayit zamaninda bagis alinmasini yasaklamisti. Bu sene için illere ayrica bir genelge göndermeyecegini belirten Dinçer, ancak kayit zamani bagis alan hem okul aile birligi yöneticilerine hem de okul yöneticilerine hesap sorulacagina isaret etmisti. MEB’in ”Ögrenci Kayit ve Kabullerinde ve Diploma Karsiligi Bagis Alinmamasi” konulu genelgesinde, ögrenci kayit döneminde herhangi bir isim altinda gerek ögrenci gerekse velilerden bagis alinmayacagi ve buna riayet etmeyen okul yönetimleri hakkinda inceleme, gerekirse sorusturma yapilacagi belirtiliyor. Bakanlik 2011-2012 egitim ögretim yilinda bu genelge hükümleri dogrultusunda hareket etmeyen idareciler hakkinda inceleme ve sorusturma yapti. Buna göre, sorusturma çalismalari Türkiye genelinde 3 bin 191 okulda tamamlandi, ** 2 bin 2264 okulda ise devam ediyor. İl bazinda bakildiginda ise 44 ilde sorusturmalar tamamlanirken, 20 ilde ise incelemeler sürüyor. İnceleme çalismalari tamamlanan 17 ilde ise sorusturmaya geçmek için herhangi bir bulguya rastlanilmadi. Bu iller Aksaray, Amasya, Ardahan, Bayburt, Bingöl, Edirne, Elazig, Eskisehir, Gümüshane, Isparta, Kastamonu, Kirikkale, Kirsehir, Kilis, Nevsehir, Sinop ve Van olarak tespit edildi. Sorusturma kapsaminda müdür ve müdür yardimcisi kadrolarinda bulunan 3 bin 48 idareciye ihtar, 61’ine tevbih, 3’üne maas kesimi, 53’üne kusurlu sayilma, 233’üne uyarma, 204’üne kinama, 17’sine ayliktan kesme olmak üzere toplam 3 bin 619 cezai müeyyideye uygulandi. Milli Egitim Bakanligi genelge kapsaminda ulastirilan her türlü sikayeti degerlendiriyor ve illerde bulunan Rehberlik ve Denetim Baskanliklari ile gerekli islemleri yapiyor. Öte yandan dün açiklanan ilkokullara yerlestirme sonuçlarina göre ise veliler, ek herhangi bir evrak temin etmeden, kayit, katki parasi adi altinda zorunlu bir bagis yapmadan okullarin açildigi 17 Eylül 2012 Pazartesi günü çocugunu okula götürmesi yeterli olacak. Haberi ekleme saati: 11.17-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Üniversite sinavlarinda oldugu gibi internet kafe siralamasinda da 81 il içinde en sondayiz. Türkiye’de, 27 bin 500’e ulasan kayitli internet kafenin yüzde 10’u İstanbul’da faaliyet gösterirken, internet kafe sayisinin en az oldugu kent 30 ile Ardahan oldu. Bilgi Teknolojileri ve İletisim Kurumu (BTK) Baskani Tayfun Acarer, yaptigi açiklamada, internet kullaniminin yayginlasmasinda önemli bir etkisi olan internet kafe ile internet kullanicilarinin ilk olarak tanismalarinin 1994 yilinda Londra’da oldugunu animsatarak, ”Ülkemizde ise internet kafeler 1995 yilinda açilmaya baslamis, 1996 yilinda ticari bir sektör haline gelmis ve Türkiye’de internet kafe patlamasi yasanmistir. Türkiye’de ilk internet kafe 1995 yilinda Cyber Cafe ismi ile kuruldu ve takip eden yillarda yaklasik 30 bin internet kafenin açildigi görüldü” diye konustu. Günümüzde Türkiye’de aktif internet kafe sayisinin 27 bin 500 civarinda oldugunu belirten Acarer, bilgisayar sahipliginin artmasi, genis bant internet abonesi sayisinin 18 milyona yaklasmasi, 3. Nesil mobil internet kullanici sayisinin artmasi gibi nedenlerle internet kafe sayisinin eskiye oranla fazla artmadigini bildirdi. ”Ancak özellikle gençler olmak üzere hala çok sayida kullanici için internet kafeler, internet ve bilgisayar oyunlari için kullanilan vazgeçilmez sosyallesme alanlaridir” diyen Acarer, bu nedenle internet kafelerin önemli oldugunu vurguladi. İnternet kafelerle ilgili olarak geçen yil BTK tarafindan İçisleri Bakanligi ile koordineli olarak 2 çalistay yapildigini ve tüm illerin bu konudaki yetkileriyle bilgi paylasiminda bulunuldugunu ifade eden Acarer, ”Bu çalistaylardan ve ayrica internet kafe isletenlerin ve ebeveynlerin basvurularindan edindigimiz izlenimler internet kafelerin daha aktif ve güvenli kullaniminin gerektigi yönündedir” dedi. **İNTERNET KAFELERLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER Acarer, anne ve babalarin internet kafelerle ilgili bilmesi gereken bilgileri ise söyle siraladi: ”12 yasindan küçükler ancak, yanlarinda veli veya vasileriyle İnternet kafelere girebilirler. 15 yasindan küçükler yanlarinda veli veya vasileri olmadan saat 20.00;den sonra İnternet kafelere alinmazlar. İnternet kafelerde elektronik ve mekanik oyun alet ve makineleri bulunamaz. İnternet kafeler İs Yeri Açma ve Çalisma Ruhsati ve mülki idare amirliklerinden izin belgesi almak zorundadirlar.” **”İNTERNET KAFEYE İNTERNETE ERİŞİM İÇİN DEGİL OYUN İÇİN GİDİLİYOR” İnternet Gelistirme Kurulu Baskani Serhat Özeren de Türkiye’de genis bant internet abone sayisinin hizla artmasi dolayisiyla hem bilgisayardan hem de mobil ortamda internete ulasilabildigini animsatarak, ”Bu nedenle internet kafeye ihtiyaç azaldi, internet kafeleri oyun oynamak için tercih eden müsteri gruplari var” diye konustu. İnternet kafelere, internete erisim amaciyla gidenlerin sayisinin her geçen gün azaldigini anlatan Özeren, ”İnternet penatrasyonu hem mobil hem de sabitte ülkemizde arttikça internet kafeye giden vatandas sayisi azalacak. Bunun disinda degisik kafe, restorant ve alisveris merkezlerinde insanlar, internete rahatlikla girebiliyorlar. Bunun da dogal sonucu olarak internet kafeye gidisler azaliyor” dedi. Özeren, internet kafelerin, çalisanlarin hem çiktilarini alabilecekleri hem de islerini yapabilecekleri güvenli ortamlara ihtiyaç duyacaklari mekanlara dönüsebilecegini söyledi. İnternet kafelere internete erisim amaciyla giden kisi sayisinin ciddi anlamda düstügünü dile getiren Özeren, özellikle grup olarak oyun oynayan gençlerin ragbet gösterdigi internet kafe sayisinin zaman içinde azalacagini kaydetti. **HER İLDE İNTERNET KAFE VAR BTK Telekomünikasyon İletisim Baskanligi (TİB) verilerinden yaptigi derlemelere göre, Türkiye’de kayitli 27 bin 500 internet kafenin yaklasik yüzde 10’u İstanbul’da faaliyet gösteriyor. İnternet kafe sayisi bakimindan Türkiye’de ilk 10’a giren iller, 3 bin 125 ile İstanbul, bin 793 ile İzmir, bin 97 ile Ankara, bin 81 ile Bursa, bin 45 ile Antalya, 892 ile İçel, 780 ile Konya, 705 ile Gaziantep, 668 ile Manisa, 627 ile de Adana. En az internet kafenin bulundugu kent ise 30 ile Ardahan. Türkiye’nin her ilinde internet kafe bulunuyor. **İŞLETMECİLERİN SORUNLARI Acarer, isletmecilerin ilettigi sorunlarin, internet kafe denetimlerinde onayli içerik filtre programi kullanildigi halde ceza uygulamalarinin, erisim saglayicilardan sabit IP alinmasina ragmen, zaman zaman alinan sabit IP’lerin istem disi degismesi, otel, kafeterya, alis veris merkezleri gibi yerlerde verilen internet hizmetlerinin, internet kafe yönüyle ayni düzenlemelere tabi olmamalari, izinsiz ve usulsüz çalisan internet kafelerin tespitinin ve cezai müeyyidelerin tatbikinin daha etkin yapilmasi oldugunu anlatti. **EBEVEYNLERİN ENDİŞELERİ Ebeveynlerin ise internet kafelerle ilgili endiselerinin oldugunu dile getiren Acarer, ”Sanal ortamda oynanan oyunlarin siniflandirilmasi ve idari mercilerin daha etkin denetim yapmalari. İnternet kafeleri kullanan ögrencilerin zaman planlamasi yapmamalarindan dolayi okula devamsizlik sorunu yasamalari. İnternet kafelerde, yetiskinler ile çocuklarin ayni ortami kullanmalari. Fiziksel mekânlarinin ve kullanilan teçhizatlarinin standart hale getirilmemesi ve bu mekanlarin çogunun izbe, içerisinin görülemeyen tarzda olmasi” diye konustu. Haberi ekleme saati: 11.12-30 Temumz 2012 Haber/Fokto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Kimlikle geçislerde %87 artis yasandi Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan’dan Gürcistan’a kimlikle geçislerin yüzde 87’ye kadar arttigini bildirdi. Tekmen, yaptigi açiklamada, 10 Aralik 2011 tarihinde Gürcistan’a kimlik ile giris ve çikislarin basladigini belirterek, alti aylik degerlendirmeyi yapti. Son alti ayda 2011’e göre çok ciddi bir rakamin ortaya konuldugunu vurgulayan Tekmen, ”2011’de giren insan 17.315 iken, bu sayi 2012’de 32.425’e yükselmis. Yani yüzde 87’lik bir artisla. Yine 2011’de çikan yolcu 19.093 iken, 2012’de 35.459’a kadar ulasarak yüzde 85.4 olmustur” dedi. Yolcular gibi araç sayilarinda da artisin gözlendigini ifade eden Tekmen, araçlardaki sayinin yolculara göre az olmasini toplu tasimaciliga bagladi. Tekmen, sunlari konustu: ”2011’de giren araç 9.212 iken, bu sayi 2012’de 10.913’e ulasmis. Yani yüzde 18’lik bir artis olmus. Yine 2011’de çikan araç 8.295 iken, bu sayi 2012’de 12.500’e kadar ulasarak yüzde 50’e ulasmistir.” Kimlikle geçislerden sonra toplu tasimacilikta artis olduguna dikkat çeken Tekmen, turlarin da Türkgözü Sinir kapisini güzergah olarak kullanarak Gürcistan’a geçmeye basladigin vurguladi. Turizme ve seyahate yönelik taleplerin artmaya basladigini, valilik olarak da yaz dönemi bin lise ögrencisini Gürcistan’a gönderdiklerini kaydeden Tekmen, ”Ayrica kapilarda da iyilesmeler yaptik. Her iki ülke tarafinda Çevre düzenlemesinden tutun giris çikis düzenlemesine, yol yapimina kadar bir çok düzenleme oldu. Bu da insanlarimizi kapilardan seyahate tesvik ediyor adeta. Oralari görme gezme yönüyle” diye konustu. **”Her iki ülke arasindaki iyi iliskiler” Bir diger faktörün her iki ülke arasindaki iyi iliskiler olduguna deginen Tekmen, ”Çünkü biz Ahiska valimizle protokol görüsmelerimizde her konuyu rahat görüsebiliyoruz. Memurlarin yanlis uygulamalarini, trafikteki düzenlemeleri sikici bir hale getirilmemesi için görüsüyoruz. Sagolsunlar hemen bertaraf ediyorlar. Buda sinir iliskilerimiz için son derece önemli bir faktördür” dedi. Tekmen, giris ve çikislardaki bir diger faktörün de her iki taraftan da güvenin, huzurun ve asayisin hakim oldugunu sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 10.41-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, kent merkezinde yapimi devam eden proje çalismalarini ziyaret ederek ilgililerden bilgi aldi. Kent Parkinda bazi eksikliklerin göze çarpmasi karsisinda küplere binen Baskan Köksoy, isi alan yüklenici firma çalisanlarina sert tepkide bulundu. Ardahan’da Belediye tarafindan yapilan her çalismanin simetrik olmasina özen gösterilmesi gerektigini açiklayan Belediye baskani Faruk Köksoy, mevcut eksikliklerin bir an önce tamamlanmasi için yetkilileri uyardi. Parkin etrafinda çöplerin temizlenmedigini de göre Baskan Köksoy, Kent parki projesini inceleyerek yapilmasi gereken düzenlemelerle ilgili son sekli degerlendirdi. **HEPİNİZ USTA DEGİLSİNİZ! Ardahan Belediyesi tarafindan ihale edilen ve yapimi bir yildir devam eden Kent Parki projesinin bir an önce bitirilmesini de isteyen Baskan Köksoy, çalisanlara yönelik hanginiz ustasiniz sorusu üzerine ‘hepimiz ustayayiz’ diyen çalisanlara kizarak, usta, kalfa ve çirak diye bir siralama var. Hepiniz usta iseniz biz hesabi kimden soracagiz” diyerek sert çikmasi dikkat çekti. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, daha sonra Kura Nehri çevresindeki yapilan çevre düzenleme çalismalarini da yerinde denetledi.Köksoy, burada gazetecilere yaptigi açiklamada, Ardahan Belediyesi olarak kura nehrini güzellestireceklerini söyledi.Amaçlarinin Ardahanliya Kura Nehri’ni güzelligiyle sunmak oldugunu ifade eden Köksoy, ”burada Ardahan Köprüsü ile otogar arasindaki alanda çevre düzenlemesi yapilmaya baslandi. Yürüyüs parkuru ve oturma alanlarinin yani sira havuzuyla Kura Nehri taninmayacak duruma gelecek” dedi. Haberi ekleme saati: 10.32-30 Temuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’in Göle ilçesinde yasayan Halk Ozani ve sair Umut Suci, bulundugumuz yüzyilda dünyamizin telafisi çok güç deformasyonlara ugradigini söyledi. Suci, Dünya ile insanin birbirlerine orantili bir sekilde benzedigini ve kutsal kitaplarda geçen “bir insan, bir kâinattir” sözlerini dikkate alarak, Dünya ile insan arasindaki denklem ve formati arastirip bu konuda önemli bilgiler edindiginin de altini çizdi. Dünyayi kurtarmak için evrensel ve ulusal umut projesi de hazirladigini da belirten Suci, yaptigi arastirmalarinin sonucunda, insan ile Dünya arasinda sayisiz benzerliklerin oldugunu söyledi. Şu anda Dünyamizda 207 devletin oldugunu ve insan vücudunda da 207 kemik oldugunu belirten Suci, “Dünyanin yüzde 65’inin sularla kapli olmasina karsin, insan vücudunun da yüzde 65’i de sudan olusmaktadir. İnsan vücudunda bulunan ortalama hücre sayisi kadar dünyada insan ve canli vardir. Dünyadaki deprem olaylari insandaki depresyona benzer. İnsanda atak, dünyada ise artçi hareketler vardir ve depreme benzer. Yanardaglarin patlamasi da bir insanin istifra etmesi gibidir. Dünyanin ormanlari ise insanin akcigeri gibidir. Yeryüzündeki bitkiler insan vücudundaki saç ve sakallara benzer. Dünya Ates, Su, Toprak ve Hava gibi elementlerden meydana geldigi gibi insan vücudu da ayni elementlerden olusur.” dedi. **DÜNYANIN DA İNSAN GİBİ CANLI VE RUHU VARDIR.. Dünyanin da insan gibi canli ve bir ruhu olduguna da deginen Suci, “Dünya gibi yüzlerce gezegen ve binlerce yildiz canlidir ve atmosferde Günesin yörüngesinde dolanirlar. Dünya gezegeni insanlara ve hayvanlara tahsis edilmistir. Dünyanin sahibi ve varisi insanlardir. Diger gezegenlerde de canlilar yasamaktadir ve zamanla onlarin da esrarinin çözülecek. Dünyanin hareket ederek kendi ekseni etrafinda dönmesini insanlarin yürümesine hareket ve seyahatine benzer. İnsanin ölümlü olmasi gibi bir gün de dünya hareketsiz kalarak bloke olacak ve ölecek. Birinci kiyamet insan ölmesi ikinci inci kiyamet ise dünyanin iyi hücrelere benzer. Kötü insanlar, ise insan vücudundaki kötü haris ve habis hücrelere benzer. Dünya cografyasindaki insanlar iyiler ve kötüler sürekli savas halindedir. İnsan vücudundaki iyi ve kötü hücreler de savas halindedir. Dünyada kötü niyetli insanlarin çogalmasi bugünkü oldugu gibi dünyayi yasanmaz bir hale getirir. İnsan vücudundaki kötü huylu hücrelerin çogalmasi insani kansere kadar götürür.” seklinde konustu. Dünyanin insanlar tarafindan hunharca kullanilip kirletildigini söyleyen Umut Suci, bu konuda acil çözümler alinmasini da sözlerine ekleyerek dünyayi kurtarmak için evrensel ve ulusal umut projesi olduguna dikkat çekti. Haberi eklme saati: 10.24-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Habertürk Gazetesi’nin, İllerin lezzet haritasi! Baslik haberinde, Ardahan ilinin en mesur yemegi Elma Dolmasi olarak lanse edildi. Masa basi gazetecilik yapan muhabirlerin ajanslara geçen, “Hangi ilde, ne yemelisiniz? Ögrenmek ister misiniz?” ve haritasiyla gösterilen iller ne kadar yanlis yazilmis oldugu kafalarda soru isareti olurken, Ardahan’in onca meshur yemegi olmasina karsin, elma dolmasi yemeginin Ardahan’la ne alakasi var oldugunu kamuoyuna sormak isteriz. Evet sirasiyla haberden aldigimiz ve diger illere verilen haberin özeti: Adana: Kebap-Şalgam suyu. Afyon: Kaymak, Agri: Helise-Abdigör köftesi, Aksaray: Soganlama, Amasya: Amasya çöregi, Ankara: Ankara Tavasi, Antayla: Tahinli piyaz Ardahan: Elma dolmasi, Artvin: Laz böregi-Kuymak, Aydin: Çine köftesi, Balikesir: Hösmerim, Bartin: Hamsi tava, Batman: Bumbar Haberi eklme saati: 10.17-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**250.000 TL ödenek ayrildi.. 2012 yili Toplum Yararina Çalisma Programi (TYÇP) kapsaminda saglanan ve kullanilan ödeneklerin yani sira personel egitiminde kontenjanin artirilmasi gibi konularin masaya yatirildigi İl İstihdam ve Mesleki Egitim Kurulu toplantisi Vali Mustafa TEKMEN baskanliginda gerçeklestirildi. 07.07.2012 tarihinde Ardahan’i ziyaret eden, Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakani Faruk ÇELİK’in Toplum Yararina Çalisma Programi kapsaminda Ardahan ili için belirlenen 2000 kisilik is istihdami sayisinin 2500 kisiye çikartilacaginin müjdesini vermesinin ardindan ilimize 7.250.000 TL’nin ödenegin ayrilmasi üzerine kurumlardan istihdam edilecek personelin ve is alanlarini belirlenmesi için proje hazirlamalari istenen toplantida, egitim alaninda açilmasi gereken kurslar hakkinda da kararlar alindi. Toplanti sonunda bir degerlendirme yapan Vali Mustafa TEKMEN, basta Toplum Yararina Çalisma Programi nedeniyle ilimiz için ayrilan kontenjanlarin kullanilmasi olmak üzere, yeni yapilacak yatirimlarla artik ilimizde istihdam sorunun kalmayacagini ancak kaliteli hizmet üreten elemana ihtiyacimiz oldugunu, bunun için çalismamiz gerektigini söyledi. Haberi ekleme saati: 09.55-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ramazan ayinin bir diger güzeligi olan Ramazan Davulculari bu yilki Ramazan’da da ortaya çikmadilar. AK Partili Belediye Baskani Faruk Köksoy’un göreve geldiginden bu yana Ramazan aylarinda artik kiralamayan ve çalinmayan davullar susarken, vatandas, ‘Onuda unuttuk’ diyemeden kendisini alamiyor. Haberleri ekleme saati: 07.56-30 Temmuz 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com