DAMAL VE ÇILDIR'DA TRAKTÖR KAZALARI!, 93 Yıl Sonra 93 Harbi Şehitliği…


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Foto: Damal bölgesel haberler sitesi


Geçmiş yıllara nazaran bu yıl yaylalara çıkış veya inişlerde üzücü kazaların olmadığı dikkat çeken Ardahan’da kent merkezinde olduğu gibi köy içlerinde de istenmeyen kazalar yaşanıyor.

Son olarak Yukarı Damal’da meydana gelen ve bir traktörün kullanılmaz hale geldiği kazada can kaybı olmaması teselli oldu.

Bilindiği gibi daha öncede Çıldır’da Karakale adlı köyde de Damal’daki traktör kazasına benzer bir traktör kazası meydana gelmiş, bu kazada da traktör arza yapmış ama üzücü bir olay meydana gelmemişti.



93 Yıl Sonra 93 Harbi Şehitliği…


Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır, Aktaş Gümrük kapısının yanı sıra Şeytan Kalesi, Aktaş ve Çıldır Gölüne sahip ilçesi Çıldır’da bir anıt yapılıyor.


Çıldır Belediyesinin yaptırdığı ve 1877-1878 yılları arasında yaşanan Osmanlı-Rus Savaşında hayatı kayı edenlerin anısına yaptıran anıt ve park yıl sonunda hizmete açılacağı öğrenildi.


93 Harbi ya da 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (Rusça: Русско-турецкая война, Russko-Turetskaya voyna; 1877-1878), Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış olan bir Osmanlı-Rus Savaşı’dır. Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir.


YAPMAYIN!..


arşiv haber 13/09/2021 tarihli haber/yorum/ra-eklamlar


Geçtiğimiz aylarda Ardahan’ın Damal ilçesinde yaşanan ve istenmeyen sonuçla sonuçlanan olayda bir kişinin ölmesi ardından başta sanal ortamda yapılan paylaşımlar olmak üzere bazı kişilerin bölgeye gidip, köy, köy gezmeye kalkmaları, ‘adli bir vaka olan olayın Kürt-Alevi düşmanlığına mı dönüştürülmek mi isteniyor?’ sorusunu gündeme getirdi.


Ardahan’ın Damal ilçesinde bulunan hayvan meydanında geçtiğimiz aylarda yapılan alışveriş sırasında yaşanan kavgada iki kişinin bilinmeyen bir nedenle önce tartışıp, ardından kavga etmesiyle başlayan ve çıkan olayda Damallı bir kişinin aldığı darbe sonucu ağır yaralanması ardından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmesi sonucunda ölen kişinin ailesinin acısı dinmezken bazı kişilerin sanal ortamlarda yaptıkları tahrik edici paylaşımlarla olay adeta kan davasına dönüştürülmek istendiği görülmekte.



Yaşanan olayın adli vaka olayı olmasına karşın bu olayın Kürt-Alevi, Digorlu/Damallı düşmanlığıymış gibi düşmanca iddia etmeleri üzerine, başta İstanbul’da bulunan bazı STK’lar olmak üzere bazılarının kin ve nefreti tetikleyen tutum ve davranışlar içine girmeleri bölge halklarının tepkilerine neden oluyor.


Bazılarının bu olayı kullanıp, siyasi rant elde etmek istedikleri de ileri sürülürken, olayda önceden birbirlerini uzaktan yakından tanımayan iki hayvan alıcısının bir anlık tartışması ve istenmeyen olayla sonuçlanması dışında başka bir şey olmamasına rağmen ve hukuka, adalete bırakılmak istenmemesine tepki koyan Damallılar, birilerinin siyasi rant hesaplarının bölge halklarını, kardeşliğine zarar verdiğini söylerek, köy köy gezip olayı tetikleyenlerin tepki gösterdikleri görülmekte.



Bu da size dert olsun…


Hala neden hapiste olduğu ve hapiste kalmaması gerektiğini ortaya koyan iç ve dış hukuka rağmen hala bırakılmayan ve girdiği son seçimde hem de hapisteyken, devletin değil, iktidarların kanalı olan TRT’de Seyit Rıza’nın ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama bende sizin önünüzde diz çökmedim, buda size dert olsun.’ diyen Selahattin Demirtaş’ın ‘seni başkan yaptırmayacağız’ dediği anlayıştan daha tehlikeli bakışı taşıyanlar kim derseniz, ben ulusalcılar derim..


Çünkü bugünü yani 12 Eylül Darbesini yapanların, darbe yapmadan önce ortam yaratmak adına başta müze olacak denen Diyarbakır Cezaevi’nde çocukların babasına bok yedirip, eziyet edenler, arama adı altında anaların üstünü soyup, çocuklarını dağa yönlendirenlerin başını bugün muhtar olamaz denenin müftüsüyle  birlikte ellerini açıp, dua edenler, dün bizden başkanım değil diyenlerin başını daha sonra feto ile ortak darbe yapmaya kalkışan ulusalcılardı.

Ve dün barış sürecini bozduran, Demirtaş’ın ve diğer milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, tutuklatanlar bugün HDP’nin yanlış olduğunu bildiği ama ‘mufazakarım’ diyenlerin hala devam eden yanlışları dolayısıyla desteklemek zorunda kaldığı aynı ulusalcılar, yerelde iktidarlar ve aynı alışkanlıklarına devam ettirmekteler.




Adına Kürt sorunu denen ama birilerinin ‘Yok öyle bir sorun’ diyerek reddettiği sorunun altında yatan sorunun başında gelen de ulusalcıların Kürt düşmanlığını bir kez daha yaşadığım bu ülkede muhafazakarın, solcunun, sağcının hatta milliyetçinin birbirleri ile olan sorunlarını oturup, konuşarak aşacağına ama yine bu ulusalcıların engeliyle bir araya gelemediklerini görmek ve anlamak için son yirmi günde bir kez daha anladım..

Katıldığı kongrenin son günü başındaki ak saçtan utanmadan ve benim kendisine haram ettiğim katkımı unutup, Kürt oluşumdan dolayı yaptığı konuşması ile beni hedef gösterenler şunu bilsinler ki; benim adım Fakir Yılmaz ise bugün olmasa yarın açtığım sayfanızı kendim kapatacağım.

Çünkü; Benim İstanbul’da, Ardahan’da yurt genelinde verdiğim samimi mücadelemi görmezden gelip,  alçakça ön yargılarıyla hakkımda ki yalan ve hileleriyle bahşedemediğim eyy sizler..

Yani ulusalcılar ‘bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.’

Çünkü biz hep şunu deriz istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz, bugün yerelde yarın iktidarda ayak oyunları ile ele geçirmeye çalıştığınız ve elinizde tuttuğunuz güçle, istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz, yerel imkanları kullanıp, ‘kaldır, indir kıtası’ dalkavukları aracılığı ile üzerimize gelebilirsiniz ..

Ama unuttukları; Onurlu duruş bizim elimizde, direniş gücü bizim elimizde, bunu elimizden alamazsınız ve hiçbir şey yapamasak ve ölsek de arkamız da ‘hasiyetli, onurlu bir direnişle öldü der’ bu halk.

Buda size, sana dert olsun ak saçlı…



Ariv Haber 28/01/2016 tarihli haber


Ardahan’da 3 Kişi Öldürüldü!


Umut Vakfı, basına yansıyan Türkiye’nin şiddet, cinayet haritasını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de 2015 yılında yaşanan 2 bin 175 silahlı olayda bin 951 kişi hayatını kaybederken, bir kısmı ağır olmak üzere bin 282 kişi ise yaralandı. 225 olayın yaşandığı İstanbul şiddetin en fazla olduğu il olarak kayıtlara geçti. En sakin il ise Bayburt oldu.






Umut Vakfı Türkiye’nin şiddet (cinayet) haritasını açıkladı. Umut Vakfı illerde emniyet müdürlükleri ve jandarma tarafından hazırlanan istatistiklerin Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve İçişleri Bakanlığı’na iletilmesine rağmen sonuçların kamuoyu ile paylaşılmadığını belirterek, “Şiddetin boyutu ilgili yerlere ulaşmış bulunuyor. Neden, niçin saklanır bilemiyoruz. Ancak gerek Emniyet Müdürlüğü, gerekse İçişleri Bakanlığı son yıllarda bu konuda kamuoyunu bilgilendirmiyor. Oysa Türkiye’de öyle iller var ki, Adana, Samsun, Kayseri, Gaziantep, Kocaeli bunlardan bir kaçı… Acilen “şiddet, silahlı olaylarla işlenen cinayetler, uyuşturucu bağımlılığı bataklığına batmış gençlik” sosyolog ve psikologların da katılımıyla masaya yatırılmalı ve nasıl önlem alınabileceği, neler yapılabileceği enine boyuna tartışılmalı, konuşulmalı, uygulamaya konulmalı. Ki bu çok zor değil, emniyet birimlerinde de pek çok yönetici bu alanlarda yüksek lisanslar yapıyor, çalışmalar yapıyor. Bir gün “geç kaldık” demeden, özellikle onları da görevlendirerek, gerçek rakamları saklamak yerine tüm gerçekliğiyle masaya yatırmalı ve kamuoyu da bilinçlendirilerek toplumun, ülkenin huzuru sağlanmalı…Bu bağlamda; Bireysel silahlanmaya karşı mücadele veren Umut Vakfı olarak ülkemizdeki silahlı şiddetin (işlenen cinayetlerin) haritasını çıkarabilmek amacıyla tüm çalışanlarımızla birlikte çok ciddi ve titiz bir çalışma yaptık.


Türkiye’nin en ücra köşesindeki yerel gazeteler dahil tüm gazeteleri gün gün tarayarak 2015’in “silahlı” olaylarının çetelesini tuttuk. Pek çok dünya ülkesiyle birlikte “terör” kıskacını yaşayan Türkiye’de bireysel silahlarla işlenen suçlar da maalesef yükselişte. Silahların Internet’ten peynir ekmek gibi satıldığı ülkemizde emniyet birimleri hemen her gün bazı illerde, ilçelerde yaptıkları operasyonlarda çoğu ruhsatsız silahlar (tabanca çok az bir kesim hariç hemen herkes silaha hemen ulaşabilecek uzaklıkta.) Tuttuğumuz istatistiklere ve yaptığımız araştırmaya göre, 2015 yılında Türkiye’de 2 bin 175 silahlı olay basına yansıdı. Bu olaylarda toplan bin 951 kişi öldü, bir kısmı ağır bin 282 kişi de yaralandı. Ama şu bir gerçek ki, ülkemizde yüzde 85’i ruhsatsız en az 20 milyon dolayında bireysel silahın baha sonra ne kadarının öldüğünü maalesef bilemiyoruz. Ama bu tabloya göre de, 2015 yılında Türkiye’de günde en az 5 kişi öldü. Ateşli ve kesici silahlarla işlenen olayların yüzde 71’i tüfek, tabanca, beylik silahı gibi ateşli silahlarla, yüzde 29’u ise kesici ve delici aletlerle gerçekleştirildi. Yüzde 71’lik kapsama giren silahlı olayların, yüzde 39’u (857) tüfeklerle, yüzde 28’i (605) tabancalarla, yüzde dördü de (87) beylik silahlarıyla yaşandı. Beylik silahlarıyla yaşanan olayların büyük çoğunluğunu polis ve asker intiharları oluşturuyor” ifadelerine yer verildi.



BÖLGELERE GÖRE CİNAYET HARİTASI


Umut Vakfı tarafından açıklanan veriler şu şekilde: “Cinayetin, şiddetin haritasına bölgelere göre Marmara bölgesinde 225 olayla İstanbul birinci sırada bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 Yılı İllerde Yaşam Endeksi verilerine göre de, insanların yüzde 45.1’inin kendisini “güvende hmediği” İstanbul’u, 97 olayla Bursa, 89 olayla Kocaeli ve 54 olayla Sakarya izliyor.



KARADENİZ’İN EN HIRÇIN KENTİ SAMSUN


Karadeniz’in en hırçın kenti Samsun. En ufak olayda bıçağa, tabancaya sarılan Samsunlu (özellikle de İlkadımlı), yan baktı, tipini beğenmedim, deyip adam yaralıyor, öldürüyor. Samsunlu, kına gecesi ve nişan törenlerinde de bazı insanlarının evin içinde silah ateşleyerek, insanını öldürmesiyle ünlü. 106 silahlı olayın yaşandığı Samsun’u 35 olayla Trabzon izliyor.



AKDENİZ’İN HIRÇIN KENTİ İSE ADANA


Akdeniz’in hırçın kenti ise Adana… 118 silahlı olayın basına yansıdığı Adana’da aslında hemen hiç olaysız gün yaşanmıyor. Adana’yı bölgede, 96 olayla turizmin gözbebeği Antalya, 52 olayla kadın cinayetlerinin çokluğuyla da dikkat çeken Mersin izliyor.



EGE BÖLGESİ’NDE İZMİR 111 SİLAHLI OLAYLA BİRİNCİ SIRADA


Ege Bölgesi’nde İzmir 111 silahlı olayla birinci sırada. Onu, 41 olayla Aydın ve 36 olayla, yine turizmin gözbebeklerinden biri olan Muğla izliyor.



GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDE İSE GAZİANTEP 87 OLAYLA EN ÇOK BİREYSEL SİLAHLI OLAYIN İŞLENDİĞİ YER


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise Gaziantep 87 olayla en çok bireysel silahlı olayın işlendiği yer. Antep’i 47 olayla Şanlıurfa, 45 olayla Diyarbakır izliyor. Orta Anadolu Bölgesi’nin en çok silahlı olayının yaşandığı kenti Konya. 67 silahlı olayın basına yansıdığı bu kenti, 66 olayla Ankara’yı, 44 olayla Kayseri, 37 olayla Eskişehir izliyor.



DOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NİN EN ÇOK OLAYININ OLDUĞU YER MALATYA


Doğu Anadolu Bölgesi’nin en çok olayının olduğu yer Malatya. 2014’de 206 yaralama, 100 öldürme olayının Adli Tıp’ta incelediği istatistiklere yansıyan Malatya’da 2015 yılında 35 silahlı olay basına yansıdı. Bölgede Malatya’dan sonra en çok silahlı olayın olduğu kentler sırasıyla Elazığ (18 olay), Van (16), Erzurum (13) ve Ağrı (12)



SİLAHLI OLAYLARA VE ÖLÜ YARALIYA GÖRE İLK 10’A GÖREN İLLER


Silahlı olaylara ve ölü yaralıya göre ilk 10’a gören iller silahlı olayların en çok yaşandığı il tabii ki, nüfusuyla da orantılı olarak İstanbul. İstanbul’da 2015 yılında ateşli silahlarla ve kesici aletlerle işlenen 225 cinayet olayı basına yansıdı.

 


En çok cinayet olayının işlendiği ilk 10 il ise şöyle:

1 – İstanbul (225),

2 – Adana (118)

3 – İzmir (111)

4 – Samsun (106)

5 – Bursa (97)

6 – Antalya (96)

7 – Kocaeli (89)

8 – Gaziantep (87)

9 – Konya (67)

10 – Ankara (66)



ÖLÜM VE YARALANMA SAYILARINA BAKILDIĞINDA İSE CİNAYET HARİTASINDA İLK 10’A GİREN İLLER


Ölüm ve yaralanma sayılarına bakıldığında ise cinayet haritasında ilk 10’a giren iller şunlar:

1 – İstanbul (225 ölü, 108 yaralı)

2 – İzmir (98 ölü, 78 yaralı)

3 – Adana (98 ölü, 59 yaralı)

4 – Gaziantep (93 ölü, 42 yaralı)

5 – Bursa (82 ölü, 88 yaralı)

6 – Antalya (81 ölü, 59 yaralı)

7 – Ankara (67 ölü, 42 yaralı)

8 – Kocaeli (63 ölü, 45 yaralı)

9 – Samsun (51 ölü, 89 yaralı)

10 – Mersin (51 ölü, 16 yaralı)



EN SAKİN KENT BAYBURT 


En sakin kent Bayburt. Cinayet haritasında yer almayan tek il 63 bin nüfuslu Bayburt. Yani en “sakin-mutlu-insanlarının birbirine hoşgörüyle yaklaştığı” kent. Bu sakin kenti, sakinlikte, birer olay birer ölüyle Karabük ve Çankırı , bir olay iki ölüyle Kilis, ikişer olay ikişer ölüyle Tunceli ve Gümüşhane¸ iki olay üç ölüyle Ardahan, üç olay üç ölüyle Erzincan izliyor.



TÜRKİYE BİREYSEL SİLAHLANMADAKİ ARTIŞ BAKIMINDAN 178 ÜLKE ARASINDA 14. ÜLKE


178 ülke arasında 14. ülke durumunda olan Türkiye’de silahlı olayların savcılıklara, mahkemelere, adli tıp kurumlarına yansıması ise korkunç boyutlarda. 2015’in resmi verileri henüz hazır değil, savcılıklara gelen toplam dosya sayısı 2014 yılında, 2005’e göre yüzde 61.9 artışla toplam 7 milyona yükselmiş bulunuyor. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanun ile ilgili olarak mahkemelere gelen dosya sayısı ise 65 bin 883. Adli Tıp Kurumu şubelerine intikal eden yaralama sayısı, 16 bin 872’si kesici, delici aletlerle, 6 bin 168’i ateşli silahlarla olmak üzere toplam 23 bin 040. Adli Tıp Kurumu, 2014 yılı içerisinde 2 bin 218’i ateşli silahlarla, 387’si de kesici, delici, ezici aletlerle olmak üzere 2 bin 605’te öldürme olayını inceledi. 2015’te de bu rakamların azalmadığı düşünülürse Türkiye’de yaşanan cinayet ve şiddet olaylarının çok çok azının basına yansıdığı görülmektedir. Sonuç olarak; “bireysel silahlanmaya dur” demenin, tedbirler almanın zamanı geçmeden (ki her gün daha kötüye gidiyor) bir şeyler yapmak gerekmektedir ve başta İçişleri Bakanlığı, ona bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü olmak üzere tüm kentlerin yöneticilerine büyük işler düşmektedir.


Devlet yöneticilerinin sigaranın insan sağlığına zararı konusunda verdikleri mücadeleyi, şiddetin en uç noktası olan ve tek işlevi öldürmek olan silahlar konusunda da vermelerini bekliyoruz. İnsanların silaha ulaşmalarının zorlaştırılması için yasal düzenlemelerin yapılmasını isterken, 7’den 70’e yurttaşların bilinçlendirilmesiyle silahla işlenen suçların en az yüzde 50 azalacağını vurguluyoruz.” 


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..


 





 













ki…