Alınan bilgilere göre bitkilerin toprak altı kısımlarını yiyerek zarar veren bir böcek türü.olan Avrupa Danaburnu (Gryllotalpa gryllotalpa), Gryllotalpidae familyasından olan ve böcek başta Ardahan’ın Gürcistan’a komşu İlçesi Posof’ta olmak üzere bir çok ekili alanda tarıma zarar verdiği öğrenildi.
Alınan bilgilere göre Posof’a bağlı Türkgözü (Badele) köyünde kurduğu Sera ile her türlü meye ve sebze yetiştiren Binali Kaynar’ın bahçesinde bitkilerin toprak altı kısımlarını yiyerek zarar veren Dana Burnu zararlarıyla karşılaştığı bilgisine ulaşan gazetemiz muhabirleri Posof’un Türkgözü (Badele) köyünde hobi olarak bahçe, bostan ve sera işleriyle uğraşarak tarım yapan Binali Kaynar bahçesindeki patates vb. ürünlere zarar veren Dana Burnu böceğinin sayılarının ise her geçen gün arttığı da öne sürülerek İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinin harekete geçmesi beklendiği belirtildi.
.jpg)
Yıldırım mı, İmamoğlu mu Yoksa Hükumet mi?
Bugünden itibaren bir hafta kalan ve önümüzde ki pazar günü yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri kimin kazanacağı konusunda tartışmalar pazar gününe kadar artarak sürecek gibi.
Son 20 gün yalnız bırakılsa da Cumhur İttifakı ve Beka söyleminin adayı olan Binali Yıldırm mı yoksa tüm muhalefetin yanı sıra bana göre her zaman ki gibi mağdurun yanında olmayı kendine görev sayan milletin birleştiğini gerek gözlerimizle gerekse anketlerde gördüğümüz İmamoğlu mu kazanacak diye 23 Haziran 2019 Pazar Günü, Sat 17 ila 19’a kadar tartışıp duracağız.
Ve seçimi kazanması halinde mevcut hükumetin bir genel seçime gidip, gitmeyeceğini de..
Yani önümüzde ki İBB seçimlerini Binali Yıldırım mı yoksa İmamoğlu mu kazanacak diye tahminlerimiz yapmaya devam edeceğimiz hafta sonuna kadar merak ederek konuşacağımız diğer bir konuda İBB seçim sonuçlarının mevcut hükumetin tamam m, devam mı olacak, olmaya da devam edecek..
Çünkü 31 Mart’nan beri tartışılmaya devam eden seçimlerin İBB seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte adeta mevcut hükumetin milletten güven oyu alıp, almayacağı dönmüş bir durumda.
Bunu benden daha iyi anlayan hükumetin ülke genelinde ki tüm partililer İstanbul’a toplayan ve ne mal olursa olsun denilerek alınması hedeflenen İBB seçimlerine asılmış gibi..
Alınırsa yola devam, alınmazsa yeni ve yerel seçimlerinde içinde olduğu bir genel seçimi de B planına alan aynı hükumetin yanında muhalefette aynı planı cebinde saklıyor gibi..
Çünkü seçimi muhalefet kazanması halinde ‘seçimi 16 Milyon İstanbul seçmenin yanından tüm milletle birlikte seçimi kazandık’ diyecek olan muhalefet mevcut hükumetin milletten onay almadığını öne sürüp için de genel bir seçim isteyecek gibi..
Ha bu arda Beka demişken mevcut hükumetin Trabzonlu olan İmamoğlu’na hain diyemese de beka adı altında neredeyse İstanbul’u alıp Yunanistan’a teslim edecek gibi bir duruma sokma çabası da devam etmekte.
Tabi bu arada ABD’nin Rusya’da alınan S-400’ler dolaysıyla sıkıştırmaya devam ettiği aynı hükumetin Pençe ve diğer adlarla devam ettirdiği operasyonlarla 40 yılı geçen sorunun üstesinde gelmeye çalışırken içeride yaşanan sosyal rahatsızlığı iyiden iyice rahatsız eden ekonomik daralma ile de mücadele etmeye çalışa dururken uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarından gelen karne kırıklıklarını da görmezden gelmeye çalışsa da asıl morali İBB seçimlerini kazanmakla almak istemekte.
Kısacası mevcut hükumet ve onun birinci destekçesi Bahçelili MHP’ mi yoksa İYİ Parti, Saadet Partisi, HDP’li CHP mi, milletin yanında yer aldığı alenen görünen Ekrem İmamoğlu kazanacak diye ve bu seçimlerin sonuçlarını ülkeye yeni bir seçim kapısı açacak diye 23 Haziran’a kadar tartışmaya, konuşmaya devam edeceğiz, Anneler günü kadar revaçta olmazsa da arada kaynayan Babalar gününü kutlarken..
**
Sizin Karneniz Nasıl?
Ve bir eğitim-öğretim dönemini daha sonlandırdık..Ve hemen ardından YKS adı altında yeni bir sınav daha başladı..
Kimimiz beklediğimiz karnenin nasıl olacağı heyecanı ile okullara koştuk, kimimiz eve gelecek karneyi bekledik..
Ama kendi karnemiz hiç bakmayı düşünmez, her gün bir sıfırın eklendiği o karnenin nasıl olduğuna bakmayız.
Ülkenin içinde bulunduğu eğitim düzeyin birer ferdi olarak başta insan hakları dersimiz olmak üzere bir çok dersin kırık olduğunu düşünmeden ya hiç gitmediğimiz, gitsekte kağıt, toner adı altında istenen katkı payı parası dışında çokta katkı sunmadığımız, öğretmenlerini tanımadığımız çocuklarımızın alacağı karneleri bekleriz.
Ve eve gelen karneye baktığımız da çattığımız kaşların beyazlanmasına neden olan hayat karnesi notlarına ne demek gerek bilmem ama her birimizin karnesinin bir hayli zayıf olduğu da bir gerçektir.
Bu nedenle eve kırık karne ile gelen çocuğunuzun karnesine kızmadan kendi karnemize bakmak ve bizim eksiğimiz nerede diye düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum..