Havaların soğumasıyla beton atmanın zorlandığı bölgede devam eden inşaatların gelecek sezona bırakıldığını görürken yatım kalan inşaatların açıkta olan demir filizlerinin yağmur ve kardan paslanıp, etkilenmemesi için naylonlar geçirilerek korunmaya alındığı dikkat çekti. Başta Sivas’ta olmak üzere bölgede her geçen gün etkisini daha da arttıran kış soğuklarının hükmetmeye başladığı bölgede ki inşaatlarının yapımının durduğu bölgede üstleri naylonlarla örtülüp korumaya alınan inşaatlar gelecek sezona bırakıldı.
[19:57, 05.11.2019] Nazo: DEVLET AĞAÇ KESMİYOR, ORMAN DOĞRUYOR!

Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, Ardahan Üniversitesine ait olan eski Rektörlük binasındaki yenileme çalışmalarına yaklaşık bir yıl önce başlandığını ve devam eden tadilat faaliyetlerinin gürültüsünden ve inşaatın oluşturduğu kirlilikten çevre halkının rahatsız olduğunu söyledi.
Atatürk Caddesi üzerinde bulunan, Milli Emlak Müdürlüğü’ne ait olan ve 8 yıl önce Üniversiteye tahsis edilerek Rektörlük binası olarak’da kullanılan binanın tadilatına bir yıl önce başlandı. Yakın zamanda sürekli eğitim merkezi olarak hizmet edecek olan binada devam eden tadilatın bir türlü bitirilmemesi çevre halkını da canından bezdirdi.
Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan, tadilatın çevre kirliliğine neden olduğunu ve çevre halkını bezdirdiğini söyleyerek, “Kentimizde maalesef bu tür sorunlarla çok karşılaşıyoruz. Ardahan merkezde Ardahan Üniversitesi Rektörlüğüne ait bir binada yaklaşık bir aydan fazla bir süredir bir asansör çalışması yapılıyor. Ancak Fizikçi Rektör hocamızın Fizik kurallarına aykırı bir asansör çalışmasını burada görüyoruz. Aylardır, haftalardır burası kapalı. Burayı yapan müteahhittin önce asansör direğini yaptığını ve daha sonra tekrardan sökülüp buranın kazıldığını görüyoruz. Bunun Üniversiteye maddi açıdan zararını, işgal ve yolun kapanması, buradaki çevre kirliliği ile ilgili kesinlikle bir açıklama yapması gerekiyor. Kentin merkezinde olan bu yerin tadilatının neden bu kadar uzun sürdüğünü, bu konuyla ilgili kişilerin nasıl bir yaptırım yaptığını biz Ardahanlılar olarak öğrenmek ve bilmek istiyoruz, bu bizim en doğal hakkımız.”
Tadilatın yaklaşık bir yıldır devam ettiğini ve enteresan bir çalışmanın yapıldığını söyleyen Taştan, “İnşaatın tadilatı yaklaşık bir yıldır devam ediyor. Asansör ise önce dikildi, sonra yıkıldı ve orada çalışan bir işçi arkadaşımızın ayağı kırıldı ve canından olacaktı. Yani böyle talihsiz olaylarında yaşandığı, enteresan bir çalışmanın yapıldığı, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir tadilat süreci geçiriyor burası. Tabi bu yol güzergahı vatandaşlarımızın çok sıkça kullandığı alan olduğu için insanlar da mağdur. Bu binanın bütün süreci ve duyarsızlık ile ilgili Rektörlükten bir açıklama yapılmasını da talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Adı da HDP..
Aslında 7 Haziran’dan bu yana bir operasyon olduğunu defalarca yazmış, üzerine basa basa HDP’nin birilerince kontrol altına alınmak istendiğini veya alındığını savunuyorduk.
Bu tezimizin birinci maddesi de ülke de oy diye sayılamayacak kadar azınlıkta olanların pat diye getirilip, sosyalist devrimci diye yutturularak senden, ondan daha büyük HDP’li olarak kamuoyuna lanse ediliyor, ardından parti yönetimine yetmedi seçilecek sıralara konuyordu.
Bunun en son örneği, ‘Ardahan Sarzepli hemşerimizin bileşenler adı altında getirilip, önce eş başkan sonra bu görevi bıraktıktan sonra içeri alınıp, kısa sürede serbest bırakılması ve İzmir’de milletvekili edilmesidir’ diyeceğim de bu hemşerimin eş başkan olarak emeğine saygı olarak demesem de asıl diğer bir örneğin de seçimlere çok kısa b ir süre kalmasına karşın attığı bir twitl birden devrimci ilan edilip, Hatay’da 1. Sıradan milletvekili edilendir..
Yetmedi mi bilmem ama Ardahan’da da durum İzmir, Hatay ve diğer illerden farklı değildi, öyle de oldu.
Bugün yok sayılmak istenen Demirtaş’lı HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıyı gölgeleyen açıklaması ile bomba etkisi yaratan ailesi MHP’li, kendisi HDP’li olan Figen hanımın neden hala hapiste olduğunu da sormak ve birilerine ‘ayıp ediyorsunuz’ diyerek hatırlatmak isterim.
Çünkü aynı Figen değimliydi ki durup, durduk yerde sırtını Kandil’e verip, büyük bir başarı elde edilen 7 Haziran seçimlerinin 1 Kasım’a gitmesine neden olan kişi olarak görevini yapması..
Yani o açıklama ile düğmeye basılmış ve 1 Kasım’a kadar Ardahan Göle’ye kadar gelip çadır kuranlar, Erzincan yolunu kesenler, durup, durduk yerde barış sürecinin bitirenler diye hep anılacak olan hendekçiler aslında kurulan bir oyun oyuncularımıdılar?.
Yani bunlar ve sayamadıklarımız HDP’nin siyasi bir parti kimliğinden uzaklaştırılmadılar mı ya da bunun öyle olmasına katkı sunmadılar mı, bu başarılmadı mı?
Bunu da milliyetçi kesimin tepkilerini Demirtaş’lı partinin üzerine çekmek için kurulan çadırlarda, kazılan hendekler de planlar yapılmış ve son genel seçime kadar bu plan tıkır tıkır işlemişmiydi?..
Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ inadından vazgeçmeyeceğinin anlaşılması ve içeri alınması ardından başta Kürt seçmen olmak üzere Türk toplumunun tanımadığı bir isimin başına getirildiği HDP’nin bugün Demirtaş’ı yok sayıp, yaklaşan yerel seçimlerde MHP gibi birçok yerde aday göstermek istememesi de bu şüpheleri daha da kuvvetlendirmiyor mu?
Bilmem ama benim yıllardır ısrarla üzerinde durduğum ve bu nedenle ne İsa’ya nede Musa’ya yarayamadığım bu tür bana göre doğru tezlerimin gerçekten doğru olduğunu görmek için seçimden seçime ortaya çıkıp, İl Başkanı, PM Üyesi, Genel Merkez Görevlisi adı altında partinin seçimlerde aday belirlemede oynadıkları rolle görev (!) lerini yapanlar bugün partinin 6 yılında Demirtaş’ı görmezden gelmeleri gayet normal ve de doğaldır.
Çünkü ‘Türkiye Partisi olacağız’ denilirken sisteme uyan, muhalefet etmeyen ya da formaliteden arada sırada sözde kükreyen bir parti olmasına çalışılan HDP artık istenen noktaya gelmiş, sus-pus edilmiştir.
Birileri şimdi çıkıp, bana yönelik ‘hain, satılmış’ diyerek aleyhime atıp tutacak ama ben bugüne kadar olduğu gibi bugünde bildiğimi, düşündüğümü yazmaya ve başta Avrupa Diaspoarı olmak üzere İstanbul’da ki sözüm ona büyük çok büyük sosyalist devrimcilerin dün kü Türkiye İşçe Partisinin sol anlayışını olduğu gibi şimdi de HDP’yi bitirme görevinde olduklarını buradan yüksek sesle bir kez daha ilan ediyorum.
Neyse fazla karıştırmadan ve bunlara inanıp, hala aynı hata da olanlara bu son yaşananlar hayırlı olsun mu desek yoksa bugüne kadar bizim defalarca anlatıpta, anlatamadıklarımıza gözüz aydın mı desek?!.
Bilmem ama benim bildiğim tek bir şey var oda birilerinin , ‘benim partim’ deyip, yaşanan gerçekleri görmelerine karşın birçok gerçekte olduğu gibi burada da hala ikiyüzlü olması ve görünen gerçekleri görmek istememesidir.
Ha unutmadan; AK Parti’nin karşısında olduklarını belirtip, ‘Bir oyum İnce’ye bir oyum HDP’ye’ demeyenlerin tekkesi de düşüyor gibi..
Çünkü yeni bir seçim daha geliyor ve kapalı kapılar ardından yeni kurgular hazırlanıyor..
İnanmıyorsanız havuz medyasının bile artık oralı olmadığı ve her geçen gün eriyen muhalefet gibi biten bir parti var artık. Adı da HDP..