Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da



Göle Senemoğlu Köy Derneği Yöneticileri, ‘Ciddi emek ve çabalarla 10.000’in üzerinde her yaşa uygun Türk ve Dünya edebiyatının seçkin eserleri, üniversite hazırlık kitapları dahil olmak üzere, her türden çeşitli kitaplarla oluşturulan ve Ardahan çevresinde bir başka örneği olmayan bu çalışma ile oluşturduğumuz kütüphanemize köyümüzün değerleri Prof. Dr. Adem Yılmaz ve Psikiyatr Uzman Dr. Nihat Kaya’nın isimlerinin verildi.’ dediler.
Öte yandan Göleli olan İstanbul Esenyurt Belediye Başkanının da katıldığı açılışa müzesi olmayan Ardahan’da 4 dönemdir milletvekilliği yapan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay Göle’nin en büyük köylerinden olan Senemoğlu köyüne dernek tarafından kazandırılan ve tüm kütüphanenin açılışına katılarak, Genel Başkanı Erdoğan’ın 20 yıllık icraatlarını anlaratak başladığı konuşma gibi 4 dönemini anlatan uzun bir konuşma yaparak, katılımcılara dakikalarca adeta ders vermesi dikkatlerden kaçmadı.


Ardahan’da yapılacağı söylenen ancak Ardahan Valiliği tarafından son anda ‘Operasyon olacak’ denilerek yayınlanan bir yazı ardından etkinlikleri yapacaklarını duyuran stk başkan ve yöneticilerince kendiliğinden iptal edilen Hoçvan Yayla Şenliği, Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde, Hanak Ümit Kaftancıoğlu Etkinliği, Ardahan Dursun Akçam Kültür Günleri yapılamazken Göle Köprülü Canibeg Yayla Şenlik, bir çok asker ve sivilin ölümüne neden olan ve bu nedenle yas günü olarak ilan edilen 15 Temmuz günü davul, zurna eşliğinde yapılan Göle Kaşar ve Kültür Festivali’nin yapılması dikkat çekti.
Valiliğin ‘Operasyon yapılacak bu nedenle hiçbir etkinlik yapılamaz’ deyip, ancak hiçbir operasyonun olmadığı Ardahan’da stk yöneticilerine resmi bir engelleme yazısı göndermemesine rağmen yapılmayan Hoçvan Yayla Şenliği, Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde, Hanak Ümit Kaftancıoğlu Etkinliği, Ardahan Dursun Akçam Kültür Günlerine karşın, Göle Köprülü Canibeg Yayla Şenliği ve Göle Kaşar ve Kültür Festivali’nin yapılmasına tepkiler çığ gibi büyürken Hoçvanlı Yazar Rodi Baz ‘Kamuoyuna’ başlıklı bir mesajla Hoç/Fed’in sesizliğine tepki gösterdi.
Yazar Gazeteci Rodi Baz’ın konuyla ilgili mesajı şöyle;
KAMUOYUNA…
Kaç zamandır, Ardahan’daki gazeteci dostlarımla görüşüyorum.
Ardahan’da hiç bir neden yokken yasaklanan festival ve şenliklere valilikçe yeniden izin verilirken, sadece “Hoçvan yayla şenliği”ne yasak getirilmesi, anlaşılır, kabul edilir bir şey değil!
Bir Hoçvanlı olarak bu ayırımcı, ötekileştirici tavrı anlamakta zorluk çekiyorum.
Öte yandan; konuya ilişkin birinci derecedeki muhatabı konumundaki Hoçvan dernekler federasyonu, HOÇ-FED’den yazılı bir açıklama gelmemesi de bir o kadar düşündürücü!
HOÇ-DED neden susuyor?
Rodi Baz
**BELEDİYELER YAPTI, STK’LAR ŞOV YAPTI!
Öte yandan ‘Operasyon yapılacak’ denilmesi ardından yapılmayan Hoçvan Yayla Şenliği, Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde, Hanak Ümit Kaftancıoğlu Etkinliği, Ardahan Dursun Akçam Kültür Günleri yapılamazken Göle Köprülü (Goereveng) Beldesi Canibeg Yayla Şenliği ile Göle Kültür ve Kaşar Festivali Ardahan Valisi, AK Partili Ardahan Milletvekili ve bir çok İl İdaresinin yanında sanalda yaptıkları paylaşımlarla Köprülü ve Göle Belediye Başkanlarının başında ve sorumluluğunda olduğu belediyelerin üstlendiği, masraf ettiği, işçilerinin gece/gündüz emek verdiği etkinliklere sahip çıkan çoğu ‘Tabele Dernekçiler’ diye bilinen stk başkanlarının katıldığı gözlendi.




İLAÇSIZLIKTAN ÖLEN BEBEKLER!..
Corona’nın yeniden hortladığı, aşımızın son durumunun ne olduğundan çok haberdar olmadığını bilmediğimiz ve kamuoyunun merak ettiği birçok soruya cevap verilmediği bu ülkede, yazmak, anlatmak veya feryat, figan etmek ne kadar etkili olur?
Ve birçok şeyi 20 yılda yaptıklarını ileri sürüp, bugünkü gibi hep sağ, muhafazakâr iktidarların yönettiği ülkenin yüz yılının, 80 yılını boşa geçirdiğini iddia edenler gibi bizlerin de yaşananlardan çok haberdar olmadığını, yasaklanmak istenen sanal ortam dolayısıyla duyuyor, öğreniyor, bilgileniyor ya seviniyor veya üzülüyoruz.
Bunun en açık örneği 10’larca hafta 100’lerce bebeğin pençesinde kıvrandığı SMA hastalığını giderecek olan ilacın yani şu anki adıyla Zolgensma olan ilacın bu ülkede olmadığı gibi ülke dışında olanında çok pahalı olduğundan bebelerin yaşaması için getiremediğimizi ve bu nedenle birkaç insan tarafından açılan onca samimi kampanyaların bile buna çare olmadığı birçok bebeğin sessiz sedasız o güzelim gözlerini bizlere bakarak, ölüp, gitmesidir.
Evet, ‘SMA (spinal müsküler atrofi), omurilikteki motor sinir hücrelerini etkileyerek yürüme, yemek yeme ve nefes alma gibi temel kabiliyetini ortadan kaldırır. Bebekler için bir numaralı genetik ölüm nedenidir. Kas kaybı ve zayıflığa sebep olan ve çok sık rastlanmayan bir hastalık…’ Bu hastalığın tedavisi gibi ilacı da olmayan bir ülkede yaşadığımızdan haberiniz var mı?
Bilemiyorum ama benim gibi bir çoğumuzun SMA hastalığını ve bu hastalık gibi onca hastalıktan bihaber ve tek başımıza olduğumuzu ama ‘Ben devletim’ deyip, 5 hatta 11 maaşlar almaları yetmedi ihaleleri 5’li çetelere elden vermekten babalık, analık yapamadıklarından olacak ki duymaz, bilmezler.
Ve SMA ilacını üretemedikleri gibi getiremediklerini de bilmeyiz. Getirilenlerin ise dünyada tek ve yıkılası denen Amerika’da olan firma tarafından sorumluluk alınmadığı için devletle sorunlu olduğu ve bu soruna yıllardır çözüm bulunmadığını da öğreniriz.
Veya her insanın her an engelli, hasta olabileceğini düşünmeden ‘Bana ne deyip’ 3 maymunları oynarız.
‘Bebekler ölmesin’ diyerek buradan birde benim seslendiğim ülkenin iktidarına, muhalefetine ve kamuoyuna diyorum; bu ülkede onca sorunun sıkıntının yanında SMA Hastalığı diye bir hastalık olduğunu ve bu hastalığa yakalanan bebeklerin devletin Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere yetkili, ilgililerin yeterince ilgi göstermediklerinden ilacına, tedavisine parasızlıktan çözümüne çare olunmadığından haberdar mısınız?
Değilseniz çevrenize bir bakın bunların çoğu çocuk hatta bebek olduklarını görecek, duyacak ve bu ülkede birçok bebeğin de büyükler gibi yaşamlarının tadını alamadan ölüp, gittiğini duyacaksınız.
Ha, bu arada birde başka bir sorun daha var oda bu hastalığın ilacı kadar önemli bir konudur. O da hak hukuktan, eşitlikten, eğitimden, insan haklarından, alt yapıya, sağlığa kadar insanlarının mutlu yaşaması için oluşturulan devlet görevini yapmadığı takdirde bu hastalığın insanlara yaşattığı sıkıntıyı umuda yönlendirip, çeşitli adlarla oluşturulan ve kime gittiği belli olmayan paraların toplanıp, iç edildiği sözde veya gerçekten samimi ve özde SMA kampanyalarını da yakından takip etmeli derim…
.jpg)
Yıl Bitti, Yollar Bitmedi!..
Ardahan’ın ana sorunlarının başında gelmeye devam eden kent içi ve köy yolları da 2017 yılının sonuna gelinmesinde karşın çevre yolları da hala bitmedi.
Yağan bir yağmurla adeta bataklığa dönen köy yollarının yanı sıra yayla yollarının da geçit vermediği görülen Ardahan’da başta belediye olmak üzere yollardan sorumlu kurumların bir türlü bitiremediği yol çalışmaları kent, köy, çevre ve yayla yolları gibi yapılmayı bekleyen diğer üst yapıyı da engellediği görülüyor.
Ardahan Belediyesinin Ardahan Valisi ve Belediye Başkanının evlerinin de bulunduğu Ardahan-Göle yolu üzerinde ki ana güzergâhı bitirmeye çalıştığı görülen şu günlerde çayır ve tarla biçini dolaysıyla arazi ve merada bulunan araçlarda yol sorunu yaşamakta.
Yıllardır bir türlü bitirilemeyen yollar dolaysıyla üst yapıda da iyileşmenin olmadığı Ardahan’da Ağustos ayına girildiği şu günlerde Ardahan Merkez de ki yollar gibi şehirlerarası yollarda hala bitirilmiş değil.
Tünel yapılacağı söylenen Posof yolunun Ulgar Dağı mevkiinde bir tarafta genişletme, diğer taraftan bariyer çalışmaları sürerken Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu İlçesi Çıldır’a giden yollarda yapılan bölünmüş yol çalışmaları Göle-Ardahan yolu gibi yıllardır bitirilemiyor.
Ardahan’a yapılan 2. Çevre yolunun devam ettiği şu günlerde Hayvan pazarının yanı başına taşındığı eski çevre yolunda da genişlet ve bölme çalışmaları başlatılmış durumda.
MUHALEFETE GEREK YOK!
**Yollar İktidarı Anlatıyor Zaten..
*23/05/2015 Tarihli Haber
Yaklaşan genel seçimler öncesi köy köy gezip, oy isteyen adaylar ‘İktidara oy ver, Hizmet gelsin’ diyen 13 yıllık iktidarı yaptırmadığı yolları aşmak zorunda kalıyorlar.
**TÜKOĞLU AKP’NİN 2. SIRA ADAYININ KÖY YOLUNDAYDI..
Olağanüstü bozuk yolları aşarak seçmene ulaşmak isteyen Milletvekili Adaylarından DSP Ardahan Milletvekili Adayı Mali Müşavir seçim çalışmaları için gittiği Posof ilçesine bağlı Baykent köyüne girmekten zorlandı.
Aynı zaman da AK Parti Ardahan Milletvekili Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın baba ocağıu köyü olan Baykent köy yolunu göstererek, ‘Uzun süre il başkanlığı yapan Yunus Baydar İl başkanıyken getiremediği hizmeti Atalay’a taşıdığı oylarlamı getirecek?’ diyerek yıllardır yapılmayan yollara tepki gözerip, ‘Oy verin hizmet gelecek’ diyenlere seçmenin 7 Haziran’da bunlara gerekli tepkiyi göstermesini istedi.
**HDP’nin Kadın Adayı da Çamurlu Yolları Aşamadı..
Kent içi yolları gibi köy içi yollarının olağanüstü bozuk olduğu Ardahan’da seçim çalışmalarına ara vermeden devam eden partilerin başında gelen Halkların Demokrasi Parti’nin kadın Adayı Arzu Muco’da çamurlu yolları aşamayan adaylardan oldu.
**MİNİK KALPLERİN MUHTEŞEM GÖSTERİSİ
Ardahan 23 Şubat İlkokulu Anasınıfı öğrencilerinin gösterileri velileri ve davetliler tarafından ayakta alkışlandı.
Halk eğitim merkezi salonunda yapılan etkinlik programına Ardahan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin başta olmak üzere idareciler, öğretmenler ve veliler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başladı.
Programda konuşan Okul Müdürü Tamer Avşar, programı hazırlayan öğrenci ve öğretmenlere teşekkür ederken, eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi gerekir dedi.
Avşar, ’’Çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne kadar geçen yılları kapsayan ve çocukların daha sonraki yaşamlarında önemli rol oynayan; bedensel, psikomotor, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun devamlı olarak değiştiği bir süreçtir. Bu nedenle, çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi önem kazanmaktadır. Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler olduğunu bilmeye bağlıdır. Eğitim öğrenci-öğretmen- veli üçgeninden oluşan platformdur. Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlıklı bir kişilik kazanırlar. Eğitim’in sağlam temeller üzerine kurulmasında ve insanların ileri yaşlardaki başarılarında okul öncesi eğitimin rolü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ana kucağındaki yoğun ilgiden sonra, anaokulu ortamı çocuk için dünyaya açılan yepyeni bir penceredir. Olumlu yada olumsu anlamda verilen her şey, onları yetişkinlik yıllarında da doğrudan etkilemektedir.’’şeklinde konuştu.
Etkinlik, miniklerin birbirinden renkli kostümleriyle sergiledikleri gösteriler eşliğinde başladı. Minikler, yıl boyunca gördüklerini renkli gösterilerle sahnelediler. Şiir, skeç ve gösterilerle salondakilerin ilgisini çeken minikler, davetlilere doyumsuz anlar yaşattılar.
**ARÜ’DE SPOR ŞÖLENİ: FUTBOL VE TENİS MÜSABAKALARI KUPA VE ÖDÜLLERLE TAÇLANDI..
Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu (SBMYO) düzenlemiş olduğusportif etkinliklerle üniversite öğrencilerine keyifli anlar yaşattı.
02-21 Mayıs 2015 tarihleri arasında Ardahan Üniversitesi SBMYO Halı Sahası’nda gerçekleştirilen futbol turnuvasında 16 takım 4 grup halinde mücadele etti. Okutman Ali Şükrü Çördük ve Dilara Kutsal’ın danışmanlığında gerçekleştirilen turnuvanın final maçı 21 Mayıs 2015 Perşembe günü saat 13.00’da başladı. “Real Ardahan” ve “Büronun Kaplanları” takımlarının karşılaştığı müsabakada sevinen taraf Real Ardahan oldu. Çekişmeli geçen final maçını Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan, Genel Sekreter Ercan Gültürk, SBMYO Müdürü Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Türk, SBMYO Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Kubilay Aras, SBMYO Sekreteri Ercan Mermer ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci izledi.
Kupayı “Real Ardahan” Kaldırdı
Nefes kesen maçta galip gelen Real Ardahan takımına birincilik kupası ve futbolcularına madalyaları Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan tarafından verildi. Ayrıca turnuvada 30 gol atarak gol kralı olan Burak Yılmaz’a ve “Altın Eldiven” ödülünü almaya kazanan Şevket Uğur Özsoy’a ödülleri takdim edildi.
SBMYO Masa Tenisi Turnuvalarında Çetin Mücadele
SBMYO’da futbol rüzgârının yanı sıra diğer spor dallarıyla ilgili çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. 02-16 Mayıs 2015 tarihleri arasında masa tenisi turnuvası gerçekleştirildi. 21 sporcunun karşılaştığı müsabakalarda SBMYO Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı II. Sınıf öğrencisi Beytullah Boyaraz birinci oldu. Aynı bölümün birinci sınıfında öğrenim gören Şevket Uğur Özsoy adlı öğrenci ise ikinciliğe adını yazdırdı.
**En çok yabancı öğrenci okuyan üniversite..
Ardahan Üniversitesi, Türkiye’deki uluslararası öğrenci yoğunluğu en fazla olan 20 üniversite arasına girdi. Böylece genç ve dinamik bir üniversite olarak Ardahan Üniversitesi, Türkiye’deki birçok üniversite arasında yükseköğretimdeki “uluslararasılaşma” vizyonuna en çok katkı sunan “öğrenci merkezli” bir bilim kuruluşu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı tarafından 2015 yılı Nisan ayında yayımlanan “Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi” isimli araştırma projesi raporlarına göre ARÜ, Türkiye’deki köklü birçok üniversiteyi geride bırakarak 20. sırayı aldı.
KÜNİB V. Olağan Kongresi’nde Gündem Oldu
Ardahan Üniversitesi’nin “uluslararasılaşmaya” ve dünyanın dört bir tarafından Ardahan’a akın eden öğrencilere çok önem verdiğini her fırsatta dile getiren Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB) 5. Olağan Kongresi’nde konu ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda KÜNİB Başkanlığı görevini yürüten Rektör Prof. Dr. Korkmaz, özellikle KÜNİB üyesi üniversitelerin olduğu bölgelerde uluslararası öğrenci yoğunluğunun arttığına da dikkat çekti.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve KÜNİB işbirliği ile hayata geçirilen Mevlana Değişim Programı’nın uluslararası öğrencilerin Türkiye’yi tercih etmesindeki ciddi katkıları olduğuna değinen Prof. Dr. Korkmaz, “Kalkınma Bakanlığımız tarafından açıklanan verilere göre KÜNİB’in olduğu bölgelerde ‘uluslararasılaşma’ açısından öğrenci hareketlerinin çok yoğun olduğu belirtildi. Bu durum KÜNİB’in kurduğu ilişkiler ve Mevlana Programı’nın hareketliliğiyle birlikte artmıştır.” diye konuştu.
“30 Yıllık Üniversitelerin 30 Uluslararası Öğrencisi Yokken, 4 Yıllık Ardahan Üniversitesi’nin 156 Uluslararası Öğrencisi Var.”
Ardahan Üniversitesi’nin uluslararası öğrenci potansiyeliyle ilgili geçmişte üst düzey isimler tarafından dikkat çeken değerlendirmeler yapılmıştı. 22 Şubat 2013 tarihinde gökhan çetinsaya, yaptığı konuşmada “uluslararasılaşma” konusuyla ilgili, “30 yıllık Üniversitelerin 30 uluslararası öğrencisi yokken, Ardahan Üniversitesi’nin 156 uluslararası öğrencisi var.” şeklinde bir tespitte bulunmuştu.
**KURA YEŞİLLENDRİLMEYE DEVAM EDİYOR..
Belediye Başkanı Faruk Köksoy, her yıl olduğu gibi bu Yılda Belediye personeli ile fidan dikti.
Ardahan Belediyesinin tüm personelinin katıldığı fidan dikim etkinliği, Belediyemizin şehrimize kazandırmış olduğu Kür Kale Parkında gerçekleşti. Bugün saat 08.30’da başlayan fidan dikim çalışması Saat14.00’a kadar devam etti. Çalışmaları gören duyarlı vatandaşlarımız da çalışmalara katılarak fidan dikimine katıldılar.
Başkan Köksoy, Etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada. Personellerimizle Şehir içinde oluşturduğumuz yeşil alan ve parklara, her Mayıs ayında yaptığımız gibi fidan dikim faaliyetine devam ediyoruz. Burada temel amacımız dikilen fidanların önce Belediyenin tüm personeliyle parkları sahiplenmesi.
Aynı zamanda bir fidan dikmenin maddi manevi faydasını herkes biliyor Hadisi-i Şerifte ’de geçiyor kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz.
Bütün bu büyük sözlerin ve toprağın yeşil alanların ihtiyacı çerçevesinde Belediye personellerimizle Mayıs ayında oluşturduğumuz yeşil alanlara fidan dikimine devam ediyoruz Halkımızda iştirak ediyor, diyen Başkan Köksoy, Çocuklarımız, gençlerimiz her yaştan insanlarımız fidan dikimine yardım ediyor. Bir fidan diken asla hiçbir şeyi tahrip etmez ve hiçbir insana yan gözle bakmaz, yanlış bir yaklaşım içerisinde olmaz. Fidanı dikip yetiştirmek ve korumak gerekir. Bütün bu olumlu faaliyetleri gerçekleştirmek çocuklara ve gelecek nesillere çok büyük kazanım ve iyi bir miras bıraktığı açıktır. Bu faaliyetimize gelip destek veren Belediye Meclis üyelerimiz, personelimiz, müdürlerimiz, vatandaşlarımız herkese çok teşekkür ediyorum her sene devam edecek. Şehrimize hayırlı olsun,dedi.
![]() |
Selmi Yılmaz Kadınca |
selminazo@hotmai.com
Orhan Atalay’ın bu kez de bakan olamadığı yeni bakanlar arasında bulunan hemcinsim bakanın ve ailesinin çok şanslı olduğu yönünde haber ve eleştirilere baktığımda haklı yönleri kadar haksız yönlerini de görmek mümkün..
Çünkü kendisi bakan, kardeşinin biri Ardahan CHP Milletvekilimiz gibi büyük elçi, diğer bir kardeşi CHP’nin Ardahan kanadında değişmez meclis üyeleri Nezih Aktürk, Aydın Karabağ gibi belediyenin birinde meclis üyesi, öteki kardeşi Ardahanlı olup, yılardır Ardahan’a gelmeyen ve Ardahanlılardan uzak duran AK Parti Ankara Milletvekili Ertan Aydın’ın Telekom da ki kardeşi gibi üst düzey bürokrat.. Yani müsteşarmış.. Yetmedi diğer bir kardeşi de Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu (BTK) nın Başkanıymış.. ‘Tüh tüh nazar değmesin’ deyip, böyle aydın, okumuş, şanslı aile fertlerini tamda içinde yer aldıkları partini iktidarında olağanüstü yükselmeleri dikkat çekmiş, başta CHP’lilerin olmak üzere bazı kesimlerin tepkisini üzerilerine çekmişler.. Bu durumun doğal mı, yoksa tesadüfler zincirimi olduğu da tartışıldığı ülkem de bende yerelden tabana bir bakacağım.. Yani tavada durumun yıllardır böyle olduğu ve bununda, ‘Devletin Malı Keriz, Yemeyen Domuz’ Atasözü ile süslendiği ülkemin Ardahan’ı-na bakmak isterim.. Yaşımızın hatırlattığı kadar önce Karaoğlanlı CHP’nin zamanına bakalım diyeceğim.. Vallahi o dönem ki siyasilerinin bugünkü siyasiler, stk, sendika başkanları gibi aç gözlü olmadıklarını tek tük özel çıkar bekleyen kişilerden daha çok toplumu düşünen, millete hizmet aşkıyla kendi ailelerini unutan siyasiler hatırlıyorum.. Peki daha sonra gelen ve Ardahan’ın yeniden vilayet olmasına imza atan DYP-SHP’de durum neydi? Vallahi o dönemin siyasilerinin fırsat bu fırsat deyip, neredeyse kendileri dahil yeddi sülalelerini işe koydurttu.. Ve o gün kapıcı, hademe diye işe alınanların çoğu bugün neredeyse il idarecisi durumunda.. Hayır yalan diyecek olan olursa bir dahaki yazımda kimin, hangi siyasinin, hatta bir zamanlar valiler kadar yetkili Nahiye Müdürlerinin isimlerini ve ele geçirdikleri iktidar gücü ile hangi yakınlarını nereye koyduklarını tek tek isim isim yazarım.. İl Başkanlarının işi gücünü bırakıp yakınlarını işe koydurtmak, işte olanları bir üst makama çıkarmak için nasıl Ankara’nın palas otellerinde gecelediklerini de anlatmaya gerek var mı bilmem zaman geldi ANAP’ın ve onun meşhur papatyalarına imkan sağladı.. Ve o dönemde Ardahan’da ki ANAP’lı siyasiler boş durmadı yakınlarını hademe, kapıcı, temizlikçi, polis timi, idareci, kooperatifçi adı altında işe koyduran DYP’lilerden, rahmetli olan Adalet bakanının döneminde neredeyse gardiyanların hepsini Ardahanlı eden SHP’lilerden boş kalan alanlara telekoma, tedaşa, valiliğe, ptt’ye koydurttular.. Tabi belediyeleri de unutmadılar.. Neredeyse bir mahalleyi komple belediyeci, yarısını da çöpçü, işçi,, zabıta ettiler.. Yetmedi, kurm ve formalite kongreler ile kendileri hala başında bulundukları stk’ların başına getirtip, yerlerini sağlamlaştırmak için çocuklarını, gelin, kızlarını şu an makbuz kesmekten öteye gitmemekle eleştirilen stk’ların kadrolarına aldılar.. Ve gün geldi bugünün iktidarı 15 yıla varan AKP’ye sıra geldi.. Tabi bu arada bugünkü gibi o dönem ki iktidarlara gizli ortak olan MHP’nin başta Emniyette, Tarım’da, Bayındırlıkta ki ihale, desteklerini hortumladıklarının yanında yakınlarını devletin yakasına ayıp olmasın diye kene denmesekte işçi, memur diye yapıştırdığını da unutmayalım.. Evet gün geldi muhtar olamaz denilen adamın kurduğu parti iktidar oldu.. Ve bugün çok tartışılan işe alımlar, rütbe verilmeler başlandı, ne kadar imam varsa hepsi idare amiri oluverdi.. Yetmedi İŞKUR başta olmak üzere hazırda olan, TEDEKA, SERKA, SODES gibi kurumlarda bugün ki iktidarı yakınlarına iş bulma merkezleri haline getirildi.. Tabi bir farkla.. O da Ecevit, Demirel, İnönü, Özal, Türkeş ve Bahçeli döneminde işe girenler 657 zırhına bürünürken, Erdoğan döneminde işe girenler önce işçi, sonra aracı kurumlar aracılığıyla devlet kadrolarına yanaştı, sonrada arada çıkarılan yasalarla kadrolara yerleştirildi.. Bu öyle hızlı oldu ki arada Feto Terör Örgütü denen cemaate üye ne kadar kişi varsa işe girince AKP’lilere yer kalmadı.. Ve 15 Temmuz Kalkışmasının halk tarafından önlenmesini fırsat bilen hükümet bunları ve bulundukları makamları tespit edip, işten atınca yeni bir kanal daha açıldı ve bakan hanıma doğan fırsat gibi yeni bir fırsatta Ardahan’dakilerde doğdu.. Öyle ki Gençlik Merkezi, Sağlık ve diğer kurumalar bugün partinin yönetimin de bulunanların çel çocuğuyla dolduruldu, doldurulmaya da devam ediyor.. Devletin sunduğu kredi imkanlarını da yazarsak yazımız uzar derken asıl demek istediğimize gelelim derim.. Yani Atasözleri bile haksızlığa yol veren bir toplumun kendisi neyse iktidarı, idarecisi de ele olur deriz. Ve ‘Bal tutan parmağını yalar!’ diye Ataları olanların sadece bakan hanımı değil, kendilerinin iktidar oldukları dönemleri de görmeliler derim.. ![]()
|