DEVLET BABA DA KEPENK KAPATI!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




Son olarak ABD’nin aldığı Ermeni Soykırımı ve bir çok ülkeden gelen milyon dolarlık yatırım kararları ardından, son olarak gelen 17 günlük pandemi yasakları zaten zorda olan ve bir çok iş yerinin ard arda kapandığı, kiralık yerlerin arttığı ülke ekonomisinin tartışıldığı, devlet bankasının simit fırınını kurtarma hesapları yaptığı, askeri tank ve palet fabrikasının yabancı ülkelere devredildiği, adına “Kanal İstanbul” denen projenin geçeceği alandaki arazilerin yabancı para babalarınca alındığı iddialarının devam ettiği bir süreçte, devleti temsil eden kurumlarda, kepenk kapatma dönemine girildiği görünmekte.


Birçok resmi kurumun güvenlik adı altında etraflarının beton bariyerlerle kapatıldığı, resmi kurumlardan olan ve devleti temsil eden kurumlar arasında 2. sırada yer alan kaymakamlıklardan olan İstanbul’daki Şişli Kaymakamlığının da kapılarına, pencerelerine kepenk taktırarak adeta bir bakkal gibi açılıp, kapanmaya başlandığı görüldü.


Yaşanan bu ilginç durumu gören vatandaşların ”devlet baba kepenk kapatıyor!” şeklinde söylemlerde bulunduğu kulağımıza geliyor.


Öte yandan 17 günlük tam kapanma kararı öncesi kaymakamlık önünde sıraya giren vatandaşların özle izin için uzun kuyruklar oluşturdukları görüldü.



AK Partiden Ekiplerine Özel DAYI Emirli İzini!..


17 Günlük yasakların başladığı ve gazeteciler dahil bir çok kurum ve kuruluşun da içinde olduğu sokağa çıkma yasaklarının uygulanmaya başladığı ülkede iktidar partisinde kendi partililerine DAYI izni çıkarıldı. Valilik, Kaymakamlıklar ve İl Umumi Hıfzıssıhha Kurullarını vermesi gereken resmi bir evrakla ancak dışarı çıkılabileceğinin ilan edilmesine karşın AK Parti Kırıkkale İl Başkanı kendi mühür ve imzası ile yazdığı belge ile partililerine özel izin çıkarttı.


GÖKDELENLER SATILIYOR!..


Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının ekonomiden sorumlu damat bakanın gözünden değerlendirdiğimizde her geçen gün daha da daralan bu sıkıntıyı dalgaya alarak aşabiliriz.

Yaşanan bu sorunun geçici olduğunu söyleyen bakan ve iktidarın sözcülüğünü üstlenen Bahçeli, adı gibi Devletin ve bu Devleti oluşturanların yani halkın gündeminde böyle bir şey olmadığını başta muhalefet olmak üzere dünyadaki ekonomi uzmanlarının gelişen Türkiye’ye kıskandıkları için iftira attıklarını belirtmelerinin biraz da haklı yönü var.

Çünkü gelişiyoruz diye bütün paramızı yerli üretime, tarıma, bilime, teknolojiye yatırmaktansa betonlaştırıp göklere çıkardığımız inşaat sektörünün birer eseri olan gökdelenlerdir asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar.




Orta direk diye anılan ve bir simide mahkûm olan halkın değil de bu halka iş, aş sağlayan iş adamlarıdır asıl ekonomik sıkıntıyı yaşayanlar. Bunun kanıtı da simit sarayını kurtarmaya çalışan devletin bankası olan Ziraattan sonra Halk Bankası da gökdelen kurtarmaya aday olmuş ve bu gökdelenlerin sahiplerini kurtarmaya çalışacakmış.

Şaka sanmayın simit sarayından sonra ülkenin ve Avrupa’nın en yüksek binası olan Safir gökdeleni girdiği ekonomik sıkıntıyı aşmak için satılığa çıktığı” biz devletiz” diyen Devletimizin büyükleri ise Ziraat ve Halk bankası aracılığıyla simit sarayı taktiği Safir’i de kurtarma yoluna gidip halkın parasıyla Safir’e talip olduğunu öğreniyoruz. Bunu duyan birçok gökdelenin de emlakçılara düşerek o muhteşem görüntülerinin üzerine “Satılıktır” levhaları astıklarını görüyoruz. 

Ekonominin iyi olduğu, kasanın dövizle dolu olduğunu, kur’un damat bakan tarafından dalgaya alındığı ülkemde “Evet ekonomik sıkıntı yok canım, simit sarayı gibi gökdelen de alırız ve sorun biter”. 

Zira deprem olmasa da iyidir denen ekonominin orta direği yıkıp sıranın gökdelenlere geldiğini “Satılıktır” levhalarının asıldığı gökdelenlerden daha iyi anlıyoruz.



Gündemi, Değiştirme Ustası..


Hala inanmadığım ve insanlığın varlığından bu yana olan gribal bir olaydan öte basit bir rahatsızlık olduğuna inandığım covit saçmalığının, birilerinin imdadına nasıl yetiştiğini bir kez daha gördük.

Evet, kutlama telefonunu açmayan ama art arda dosyalar açan ve son olarak Ermeni dosyasını açan okyanus ötesinden gelen kara haberler ardından iyice köşeye sıkışanlar, ülkenin harıl, harıl tartıştığı konuyu ötelemek ve unutturmak için çok kolay bir yola yani yasağa sığındılar, 20 gün hapiste pardon evlerde kalacaksınız diyerek..

Bu yazıyı yazmaya hazırlandığım sırada WhatsAppıma gelen ve ‘Ak Koyunlar’ başlıklı videolu bir klibi izlerken bu videoyu hazırlayanların neyi anlatmak istediğini bir süre düşünürken aynı klibin içindeki bir satır ve müzik her şeyi anlattı bana benim ve benim gibi topluma bir şeyler anlatıpta anlatamadığı gibi..

Ekonomik krizin, bozulan göstergelerin, yoğunlaşan sıkıntılar ve insanların evine ekmek götüremediği bir süreçte içte olduğu gibi dıştan gelen baskılara karşı nasıl bir yol izleneceğini düşünenlerin en kolay yolu bulup, korona korkusuna sığınırlarken bu yöndeki yasaklarının mırıldanan, homurdanan toplumun bağırmasını önlemek adına, yasak üzerine yasak getirmeleri, var olan sorunları daha da büyüteceğinden korkar oldum.


Çünkü her türlü çabaya rağmen bastırılamayan, örtülemeyen rakamlar her köşeden çıkıverirken NATO’da askeri, AB’de de ticari ortağı olan bir ülkenin mallarına boykot çağrısı yapmanın bedelleri ile her geçen gün ağırlaşan açık/gizli ambargolar, zaten zorda olan ülkenin ekonomisini ve gidişatını tıkatırken benim ve toplumun büyük kesiminin karşı olduğuna inandığım, ama bu yasaklardan kendisinin değil, iktidarın zarar gördüğüne ellerini ovuşturarak muhalefet dahil kimse çıkıp, ‘Ya ne oluyor, ülkeyi mi batıracaksınız?’ deme cesaretinde bulunmadığı korona, yasaklarla iç çarkları da durduracak gibi..

Ve bana soracak olursanız benim değil sohbet ettiğim bir okurumun dediğinin altına bende aynı hem de kalınca imzamı atıyor ve diyorum ki; Bu yasaklar korona yasakları değil, Ermeni sorunu denen sıkıntının okyanus ötesinden gelen soykırım iddiasının kabulü karşısında sıkışanların, her zaman yaptıkları gündemi değiştirmekten öte bir şey olmadığıdır.

İnanmıyorsanız, ‘Hep penguen belgeseli izleyecek değiliz ya? Buyurun size koyun belgeseli!.. AK Koyunlar’  koplyalayın izleyin https://www.youtube.com/watch?v=haKF_GD6b90&ab_channel=MustafaSARITA%C5%9E

Yazık ve Nokta..




ki…








MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



arşiv haberler 22/1/2019 tarihli haberler/yorum


Altın’ı 10, Gümüş’ü 5 Gram Kanla Kaçırdı


Bronz Madalyayı Aldı!


Ardahanlı verdiği kan ile Brınz Madalya aldı. Aynı zamanda Şişli Ardahan İl Derneği kurucularından olan Murat Özer her ay düzenli verdiği kan ve katıldığı kampanyalar arından ödüllendirildi. Bronz madalaya ile ödüllendirilen Ardahanlı duyarlı insan Murat Özer her ay düzenli kan verenlerin başını çekiyor. Altın Madalya’yı 10 gram işe Gümüş Madalyayı 5 gramla kaçırdığı öğrenilen Murat Özer herkesin vermesi gerektiğin


Başkansız Takım BAL’a Devam!


*Arşiv Haber 31/08/2019 Tarihli Haber


Başkanı Eren Demir’in istifa edip, lig de düşen Serhat Spor’un başına geçtiği Ardahan’ın Bölgesel Amatör Ligi temsilcisi Hoçvan Spor hala başkansız. Geçtiğimiz gün Kars’ta Kars Spor ile Türkiye Kupası maçına çıkan ve ilk maçında 1-0 yenilerek, Türkiye Kupasına veda eden Hoçvan Spor BAL lig maçlarına yine başkansız çıkacak.


Serhat Spor’un BAL liginde düşmesi sonucunda, Ardahan 1. Amatör Liginin Şampiyonu olarak BAL ligine çıkan ve Ardahan’ı temsil hakkını kazanan Kongresini hala yapamayan ve ‘Başkansız Takım’ diye adlandırılan Hoçvan Spor’un başkanı ve yönetimi kim hala bilinmiyor.


Sitemiz Yenileniyor..


Ardahan’ın ilk haber sitesi olduğu gibi Türkiye’nin ilk internet haber sitesi www.kuzeyanadolugazetesi.com yen yüzüyle okuları ile buluşuyor.. Buluşma olana dek Ardahan’ı bu sitemizde yani www.hocvanhaber.com da takip edebilirsiniz..


Ardahan’da yaşanan gelişmeleri en hızlı şekilde tüm dünyaya ulaştıran Ardahan’ın ilk haber sitesi www.kuzeyanadolugazetesi.com adılı sitemi yeni yüzüyle okurlarına haber ermeye devam edecek.


Yayın Grubumuzun internetteki amiral gemisi olan www.kuzeyanadolugazetesi.com yapılan yenileme çalışması dolaysıyla bir süre kapalı kalacak ve en kısa sürede okuruna kaldığı yerden haber vermeye devam edecek.


Konu hakkına sitemize bilgi veren www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizim Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Fakir Yılmaz 2 Binli yıllarından bu yana kurulan ve bu süre içinde Ardahanlılara kesintisiz haber veren www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı internet sitemizi bu sitemiz gibi yeniliyoruz. Geçici olarak bir süre bu site gibi bir yüzle hizmet verecek olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemiz için yaptırdığımız diğer ve yazılımı deam eden daha orjinal sitemizin hazırlama süreci bittiğinde, Ardahan’da değil, ülke genelinde orjinal ve bir çok ilginç linkleri site olarak okurları ile buluşacak.’ dedi.



Birlikte nice bayramlara..


 


Onca sorunun bir an olsun unutulduğu güzel anların birini daha yaşadığımız şu günlerde öncelikle sevgili okurlarımın, biz sizlerle buluşturan Gazete Damga, 23 Şubat Kuzey Anadolu, Son Vilayet ve diğer yerel ve ulusal gazetelerimizin ve internet haber sitelerimizin çalışanlarının ve tüm ülkemin, Müslüman aleminin Kurban Bayramını kutlar, birlikte nice güzel gün ve bayramlara derim..


Kurdistan levhasının asıldığı Irak’tan sonra Suriye’de oluşturulmak istenen ama tereddütlerinde birlikte tartışıldığı güvenlik bölgesi, ülkemin dışlandığı Akdeniz’de ki yer altı zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılması yarışı, ‘leblebi, çekirdek değil’ denen, ekonomiyi sıkan dolarlara mal olan bombalarla, kurşunlarla önlemeye çalıştığı iç çatışmaların devam ettiği, günlük et almamızı zorlaştıran ekonominin iyiden iyiye daraldığı bir süreçte kutladığımız bu bayramın, tüm insanlığın bayramının olmasını umut ederim.


Bayramlarda yaşanan güzelliklerin her güne yansıması için verilen mücadelenin barış ve kardeşliğin yeşerdiği ve bu yönde sonuç vermesi dileğiyle hep birlikte kutladığımız kurban bayramının küskünlükleri de son vermesini umut ederim.


Ve kimsenin kimseyi aşmadan, insanları, dostları, akrabaları görmezden gelip, ‘ben tek başıma yaparım, ben olmazsam olmaz’ demeden ve en önemlisi her şeyin bir yedeği yani çaresinin olduğunu unutmamasını dileyip, ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenlere bir mesaj olacağına inanarak, bayram mesajlı yazımızı güncel ve özel yazılarımıza bırakarak, birlikte nice bayramlara diyerek yeninden herkesin bayramını en içten güzel duygularımla ve kalben kutluyorum.


 


Bensiz bir şey olamaz..


 


Çoğumuzun kilitlendiği, ‘Bayramdan sonra’ dediği gündeme gelince;


24 Ağustos’ta Ardahanlı bir çok holding, şirket sahibi ve yöneticisi ile bir araya gelip, ARDAFED İş Adamları Konseyi Kurulunu yeniden masaya yatırmaya hazırlandığımız şu günlerde başta kadınlar olmak üzere ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabası içinde olanların çaba ve çalışmalarını Lobiye sanan bazılarının tüm engellemelerine karşın yolumuza devam ettiğimiz şu günlerde birilerinin de ‘Bensiz bir şey olmaz’ moduna girip, ARDAFED’in önünü nasıl keserim hesap ve planları içinde olduğunu da görmüyor değilim.


Rahmetli babamın hiç unutmadığım sözlerinden olan ve ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenlere kapak olan ‘Sen olmasan yedeğin var’ sözünü bir kez daha gerçek olduğunu son çalışmalarımız da görürken bu kapağı hak edenlerin de bu dünyada her şeyin bir yedeğinin olduğunu unutmamalarını hatırlatırım.


Ve bu gerçeği ortaya koyan Ardahanlı Kadınların kısa süre içinde organize olup, ‘Bizde varız’ demelerinin ardından başında olduğum ARDAFED’in Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya’nın başkanlığında bir araya gelen Ardahanlılar bayramlaşıp, bundan sonraki hedeflerini ortaya koymaları bir şeyi daha gösterdi..


O da Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ ihtiyacının kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, aydınıyla, siyasetçisi ve okumuşuyla biriktelikten geçtiğidir ve ‘Bensiz bir şey olmaz’ diyenler karşın ‘Bizle bir şeyler olur’ diyenlerin haykırışıdır.


Evet, son yıllarda ortaya koyduğu performansıyla derneklerden sorumlu İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince İstanbul Metropolünde en aktif 20 federasyon arasında olan Ardahan Dernekler Federasyonu, federasyona ve Ardahan’a beklenen katkıyı sunmadan onun gölgesinde kendilerine özel çıkar ve rantlar sağlayan tiplere karşın gönüllü bir kaç değil bin, iki bin ve Ardahan kamuoyunun desteği ile yoluna devam ederken ‘Bensiz bir şey olamaz’ diyenler inat çalışmalarını sürdürüyor, sürdürecek.


Hele hele her şeyin bir yedeğinin olduğu şu dünyada ben, sen, biz, o bir şeyler yapmadığımız gibi yapılanlara engel olup, ARDAFED adıyla kapılar açıp, açtırıp poz versekte ve bir şey yapmasakta birileri bu işi, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ni er geç ortaya koyup, ‘Sen olmasan da biz varız’ diyecek, diyor da..