DOĞALGAZI OLMAYAN BAŞKAN HAMAMDA TERLEYECEK İŞLETMECİ ARIYOR!


 


CHP’li Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya konu hakkında yaptığı açıklamada Kültürümüzün vazgeçilmez önemli parçalarından biri olan hamamlar, özellik yapısı ve dünyaca tanınması nedeniyle de Türk hamamları, artık hem Türkiye’de hem de dünyada önemli bir konuma ulaştı.


Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya tarafından Belediye hizmet binasının alt katında projelendirilen hamam için işletmeci aranıyor.


Başkan Büyükkaya: “Hanak Belediye Hizmet binamızı projelendirirken, en alt katını hamam olarak tasarladık. Hamamı tamamladık. Şimdi bu hamamı işletecek girişimler lazım. Bir hamam için ne gerekiyorsa hepsini hazır hale getirdik. Hamamı işletsinler su ve elektrik dışında bir kuruş para almayacağız. Kirada istemiyoruz. Hamamda sauna, soyunma odaları, Wc ve duş alma bölümleri de mevcuttur. İlçemize güzel bir hizmet kazandırdık ancak, bu işi yapabilecek işletmeci arıyoruz. Hamam işini bilen, bu işi kendisine meslek edinmiş hemşirelerimizin başvurusunu bekliyoruz” dedi.



BAŞKANLAR MAFYAYA


DOKUNABİLİYOR MU?


Yani bir depremin daha yaşandığı ülkemde yıkılan onca binanın altında kalan insanların cenazelerinin çıkarılmasına ‘AFAD’ın, Kurtarma ekiplerinin büyük başarısı’ diyerek sevinilen ülkemde bu binalara izin veren anlayışın başında gelenlerin kim/kimler olduğu da çokta tartışılamayan bir durum..


Sadece deprem mi? Tabi ki değil deprem ve onca sorunun ana sorumlularının başta yerel yöneticiler olmak üzere bu ülkeyi idare edenler oldukları ve bunların bu yaşananlar ardından ne kadar sorulup, sorgulandıkları da masaya yatırılmaz, geriye dönüp ne bir soruşturma ne de bir suçlu arama işlemi yapılmaz..


Çünkü soracak olanda sorulacaklar kadar sorumlu olduğu yani kuyruğa basıldığında acıyı basanın da duyacağı  diğer bir gerçektir.


Bunun en açık ve bariz örneği gerek iktidar gerekse muhalefetin başkanları olarak bilinen belediye başkanlarıdır.


İllaki depremde yerle bir olan binalara izin vermekle değil, o binaların içindeki iş yerlerinin tüm kaldırımları işgal eden anlayışına tepki koyamayan belediye başkanlarından tutun zabıta ve polis ekiplerine ve onların başında olanların başında gelen Elazığ depremi ardından ekranlardan düşmeyen bakan ve o bakanları birer memur gibi atayan anlayışın başındakidir.


Evet, son yerel seçimlerde değişen belediyelerin başında olanların da içinde olduğu belediye başkanlarının hangisi kamuoyuna mafya denen kişi ve kurumlara başta olmak üzere hangisine dokunabildiğini göreniniz var mı?


Bilmem ama seçimler öncesi seçilip, göreve geldikleri takdirde başta mafya denen kişilere yani cadde sokakları işgal edenlerle, ruhsat alamadıkları takdirde bu işi rüşvet ya da bilek zoru ile alma tehdidinde bulunanlarla, belediyelerin, vakıfların, kısacası devletin, halkın  olan iş yerlerini adeta işgal edenlerle ilgili hangi adımı attılar, atıyorlar?


Ve bu durum sadece bugün değil dünde aynı değil miydi?


Bilmem ama başta Şişli’de Sarıgül ekibiyle mücadele edeceklerini belirtip, göreve gelenler olmak üzere hiç bir başkan ve yöneticinin dediğini yapmadığı yapamadığını gördüğümüz şu ülkede bunu başaranların da çivi çiviyi söker misalı bir çiviyi sökmeye çalışırken diğer bir çiviye mahkum olduklarını da göz önüne getirmek gerekir. 


İstanbul/Esenyurt’tan Ardahan’a buralardan onlarca insanı kayıp ettiğimiz Elazığ ve Malatya’ya kadar baktığımıza değişen bir şeyin olmadığı olanın enkaz altında kalan vatandaşın olduğunu bir kez daha görüyoruz.


Kısacası başkanlar, yönetimler değişti diye sevinen bizlerin asıl anlamadığı kendimizin de içinde olduğu insanlığa, doğaya, dünyaya bakışının hala değişmemesidir..


Yani  yıkılan binalar gibi önce kendi beynimizdeki bakışı yıkıp, insana, doğaya bakışı değişmesek değişecek bir şey olmaz..


ARDAHANLI HAMAM DA  MİLLİ TAKIM FRANSA DA TERLEDİ!


ARDAHANLI HAMAM DA


MİLLİ TAKIM FRANSA DA TERLEDİ!


arşiv haber 19/06/2016 tarihli haber


EURO 2016’da bekleneni veremeyen Türkiye Milli Takımını hamam da izleyen Ardahanlılar Fatih Terim’in başında bulunduğu takımın kötü oyunu karşısında ter döktüler. İki maçta bekleneni vermeyip, hayalleri yıkan Milli Takımının maçlarını Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan otelin hamamında izleyen Ardahanlılar takımlarının kötü futbolu karşısında terlemekten öteye geçemediklerini belirttiler..


**Milli Takım’da Prim Kavgası Çıktı..


Milli futbolcular, Arda Turan’ın herkesten fazla prim almasına kazan kaldırdı. Terim’in yanına giden futbolcular, “Zaten haksız paylaşım var. Bari paramızı versinler.” dedi.

Milli Takım’ın Hırvatistan ve İspanya’ya yenilmesinin yanı sıra oynadığı kötü futbol tartışmalara neden oldu. Takvim Gazetesinin haberine göre; Ay-Yıldızlı takımda İspanya ve Hırvatistan maçları öncesi prim krizinin yaşandığı ve bazı oyuncuların motivasyonlarının da olumsuz etkilendiği belirlendi. Arda Turan gibi takımın önemli isimlerinin Avrupa Şampiyonası’na katılım priminin 500 bin Euro, diğerlerinin de daha düşük olması krize yol açtı. Hırvatistan maçı öncesi oyuncular “Hocam zaten haksız paylaşım var. Bari en azından paramızı verseler” diye Terim’in kapısını çaldı. Böyle bir tepkiyle karşılaşan Terim’in küplere bindiği ve “Milli Takım oyuncusu prim peşinde koşmaz. Bir daha böyle bir şeyi duymayım” dediği öğrenildi.



MİLLİ TAKIM İÇİNDE KAMPLAŞMA VAR!


Kriz çıkaran bazı oyuncuların Fatih Hoca’ya tavır aldığı ortaya çıktı. Terim’e yakın isimler, yaklaşık 12 milyon Euro’yu bulan katılım priminin oyuncuların oynadıkları süreler baz alınarak bölüştürüldüğünü belirttiler. Milli Takım’a alınmayan bazı oyuncuların takım arkadaşlarını arayarak prim konusunda doldurduğu iddia edildi. Ay-Yıldızlı takımda Arda, Burak, Selçuk, Caner, Mehmet Topal ve Hakan Balta’nın bir grup gurbetçilerin de ayrı bir grup olarak kamplaştıkları iddia edildi.