Düşme vuran çok olur!

Başkanlık yaptığı yıllarda kendisine ve yaptıklarına ses çıkarmayanların aday edilmediği için yeniden yarışmayan ve makamını yeni bir başkana bırakan Faruk Köksoy’u şimdi eleştirenlerin dün neden sesiz kaldıkları sorgulanırken, bugün yaşananın ünlü Ata sözlerinden olan, ‘Düşme vuran çok olur’ sözünü bir kez hatırlattı.


Aynı durumun Faruk Köksoy’un yerine gelen Faruk Demir’de yapılacağını da ortaya koyan bu tür haber ve eleştirileri yapanların dün başka, bugün başka şekline girmeleri de yaptıkları eleştirileri de çürütüyor gibi..



*Bu şehir bu kadar fesatlığı kabul etmez..


Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ardahan eski Belediye Başknaı Faruk Köksoy başkanlığı bırakır, bırakmaz harekete geçip, kendisine ve dönemine eleştirler yöneltenleri fesatlıkla suçladı.


Ardahah eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un 10 yıllık başkanlık dönemince kendisini uyarı amaçlı da olsa eleştirmekten kaçınan ama başkanlığı bıraktıktan sonra aslan kesilenlere yönelik yaptığı ve fesat dediklerine yönelik yaptığı açıklaması şöyle;


‘Yeni seçilen Ardahan Belediye Başkanı idari bazı tasarruflarda bulunarak atama ve yer değişikliği kararları almıştır. Sorumluluk alarak beraber çalışacakları ekibi seçmek hakkıdır, yasal haklara, etik kurallara dikkat edildiği sürece kendi yetkisidir ve saygı gösterilir.


Beraber görev yaptığım birim amirleri ve görev yapan tüm belediye personeli zor zamanda, zor coğrafyada, kısıtlı imkânlarla büyük hizmet ve projelere önemli katkılar yapmışlardır.


İdari sorumluluk verilmeyen arkadaşlara çirkin iftiralar atılarak cahil ve beceriksiz gösterilmektedir. Belediyede çalışan herkesin bu şehirde akrabaları, dostları mevcut olup hepsinin rencide olcağı açıktır.


Kendini saklayarak güya haber servisi yapanların eğitimini ve karakterini sorgulamak lazım. (Haberi olduğu gibi yazan emekçileri tenzih edyorum.) Bu ne fesat ve aşağılık yaklaşımdır. Yeni Başkanın aldığı karara da hiçbir faydası yoktur.


Bu arkadaşlarımızı aşağılamak, cahil göstermek, hakaret etmek terbiyesizliktir, alçaklıktır ve aşağılıktır. Güya yalakalık yapmaktadırlar. Sadece ağızlarının suyu akarak yalama olarak kalırlar. Bu şehir bu kadar fesatlığı kabul etmez.



**Kılıçdaroğlu’na yapılan saldrıyı kınadı..


Şu günlerde çeşitli kişilerce leştiri yağmuruna tutulan Ardahan eski Belediye Başkanı, Orman Mühendisi Faruk Köksoy kendisine ait sanal sayfasında CHP Genel Başkanına yapılan saldırıyı kınadı.


Köksoy’un konuyla ilgili açıklaması şöyle;


Bugün Şehit cenazesinde, C.H.P. Genel Başkanı sn. Kemal Kılıçdaroğlu na yapılan saldırıyı üzüntü ile kınıyorum. 

Oraya gelen herkes misafirdir. Benimsemediğimiz fikirler ve kişiler ile ilgili tavır ve davranışlarımızı daha medenice başka platformlarda ifade edebiliriz.

Geçmiş yıllarda da sağ yada sol birçok lider, siyasetci ve fikir adamına benzer saldırı ve davranışlar olmuştur. Bu husus Ülkemiz için riskli bir süreçtir.

İdeolojik, duygusal, öfkeli, sloganik yaklaşımlar akılcı davranış ve çözümleri engeller , dumura uğratır. Sabırlı ve hassas olmalıyız.

Devletimizin, Milletimizin, Vatanımızın nesillerin geleceği için ayrıştırıcı, öteleyici, aşağılayıcı dil ve davranışlardan dikkatle kaçınmalıyız.

Allah, Şehit yakınlarına metanet, halkımıza feraset versin Milletimizin birliğine, Vatanımızın büyüklüğüne, Devletimizin bekasına halel getirmesin.



**Belediye Showroom Yapmayı Düşünüyor.. 


Öte yandan Ardaha’ın yeni Belediye Başkanı  Faruk Demir mazbatayı aldıktan sonra haftaiçi makamında tebrikleri kabul ediyor, haftasonu da sahada incelemelerde bulunuyor.

Başkan Demir Pazar günü de belediye binası karşısındaki Milli Egemenlik Parkı’nın otopark yapılan kısmında incelemelerde bulundu. Başkan Demir, toprak alanda yaptığı çalışmada o alanın nasıl değerledirileceğine yönelik kısa bir açıklama yaptı.

Ardahan Belediye Başkanımız  Faruk Demir: ” otopark yapılan alanın üst kısmı şuan da toprak halde bekliyor. Biliyorsunuz bu alanda yeşillendirme çalışması yapılamıyor zira otoparka su sızma tehlikesi var.

Biz bugün yaptığımız saha çalışmasında bu alanın Ardahan’ın merkezine canlılık katması için neler yapılacağını ele aldık. Ardahan belediyesi olarak burada sosyal donatı alanı, yöresel ürünlerin pazarlanabileceği dükkanlar ya da showroom yapmayı planlıyoruz. Konu uzman ekiple yapılacak çalışma sonrası netlik kazanacaktır.” dedi.



**Sapla, Samanı Karıştıran Manşetler..


 


Bir zamanlar ‘Muhtar Bile Olamaz’ diye manşet atan devrin basını, dönemde olduğu gibi bu kez de yine o manşetlere benze manşetler atıyor.


Adları havuz olan bu basın grubunun bir zamanlar yıkmaya çalıştığı, siyasette olduğu gibi hayatta nefes almalarını istemediği o dönemin muhalefeti, bu dönemin iktidarına yalakalık olsun diye attıkları manşetler bir gazeteci olan beni olduğu gibi toplumun büyük bir kesiminde tepki alarak, gazeteciliği iyiden iyiye ayaklara düşürmeye devam ediyorlar.


İşte manşetlerden birini atan adı bir zamanlar Güneş olan iktidar değişiminden sonra kirli havuza alınıp, adı adeta Kara olan gazetenin manşeti.


‘4 Şehit, 6 Yaralı, Mutlu musun Ekrem’ manşetini atıp, olayla, alanla, yaşananla alakası olmayan tam tersi o şehitlerin aileleri kadar yüreği yanan insanlardan biri olduğuna inandığım CHP’li Ekrem İmamoğlu’nu hedef etmek istemesi bir gazeteci olarak önce beni sonra tüm basın camiasını derinden üzmüştür.


Ve bu manşetin hemen ardından CHP Genel Başkanına yapılan alçakça saldırının gelmesi tesadüf mü yoksa planlı bir olay mı diye bir değil, binlerce soru akıllara getirmesi ise işin diğer ilginç bir yönü.


Evet, şehit düşen çocuklarımızın yoksul çocukları olduğunu ortaya koyan ya sıvası yok, yada dökülmüş yüreği yanık ailelerinin evlerini manşetlemeyip, alakasız ve tahrik edici manşetler atması ne kadar basın özgürlüğü olabilir ki?..


Ve bu havuz basını ve medyası iktidara yaranma adına attığını düşündüğü manşetler ile haber yaptığını sanırken bir bakıyoruz ki; iktidar mensuplarını bile kızdıran bu sapla, samanı karıştıran manşetleri ile ülkeye hayırlı bir iş değil tam tersi hayırsız işler yaptığı, yazdığıdır..


‘Bu ülkede siz bir merminin kaç lira olduğunu biliyor musunuz?’ diyenlerin neden ülkenin yüreğinin yandığını ve yaşanan ekonomik sıkıntıya neden olan birinci nedenin üstü kapalıda olsa anlatmaya çalıştığını da saklayan ve bu sözleri yanıltanlar da aynı basın ve medya değil mi?


Bilemiyorum ama kirli havuza toplatılmadan önce bir çok manşet yaptığımla övündüğüm o zaman ki Güneş ile bu zamanki Kara’ya baktığımda basın ve medya da akılla samanı karıştıranın da ben olmaktayım.


Çünkü bir zaman Akit, sonra Vakit olan gazete gibi dün adı Güneş olan bugün adı olmasa da kendisi Kara olurken onların başında olan ve kendilerine gazeteci denmesi için bin bir takla atanların gözleri de karartılmış bir durumda maalesef..


 


**Bekayı yaratamaynca..


Öncelikle şu son dakika haberine ardından ülkemde gelen son dakika haberine bakıyor, önce şok ardından neler yapılmak istendiğini düşünüyorum..


Önce dünyanın ötesinden gelen son dakika haberine bakalım;


‘Sri Lanka’da otel ve kiliselerde patlama meydana geldi. Kanlı saldırılarda en az 200 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla yaralı var’


Ardından ülkemde yaşanan ve 4 askerin şehit haberi ardından düzenlenen şehit törenlerine karılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı haberi..


‘Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da katıldığı şehit cenazesinde bir grubun saldırısına uğradı.’ satırları ile ajansların son dakika haberi ile sarsılıyorum..


Ve iki haberi bir birine bağdaştırmaya ve ne oluyor sorusuna cevap arıyorum.


Dünyada yaşanan olayların bir benzeri de ülkeme yaşatılmak istendiğini düşünüp, nasıl davranılması gerektiğini düşünüyorum.


Ve her iki olayda ders çıkarması gerekenlerin kimler olduğunu sorguluyorum..


Önce hala tartışılan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri öncesi söylenen ama seçimler biter, bitmez öyle bir şeyin olmadığı, olmayacağı ortaya çıkınca bu kez başka oyunların sahnelenmek istediğini aklıma geliyor..


Bunu tetikleyenlerin kimler olduğunu da sorguladığım bu süreçte gerek dünya da gerek ülke de yaşanan olayların birileri tarafından bekaya çevrilemek istendiği ve bu hesaba göre birilerinin kurgular peşinde olduğunu görmekteyim.


Ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı öncesi yaşanan çatışmanın bahsedilen beka konusunu deşmek belkide gerçekleştirmek için olduğunu da düşünmüyor değilim..


Bu nedenle herkesin ve başta ülke yöneticilerinin konuşma ve söylemlerine dikkat edip, öyle adım atmalarını umuyorum.Çünkü bu dünya da olduğu gibi ülkemizde huzur içinde yaşamak isteyen insanların daha çok olduğunu biliyorum..