EK-Ardahan-Kars-Igdir'a Hos Geldiniz

SÎZDE KONUGUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yilmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHilmaz’in birlikte hazirlayip, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sunduklari Canli Yayin Programi

Her Pazar günü saat:14.00’da

Sizde Tempo TV ekranina konuksunuz..


MERHABA Ardahan’daki gelismeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalimiza abone olmaniz umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..

https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Migros’un sahibi Tuncay Özilhan’in Beykoz’daki evinin önünde eylemlerini sürdüren, çok sayida isçiyi ters kelepçe takarak gözaltina aldi. Konuyla ilgili akademisyen Fatih Yasli ile Hukukçu Gönenç Gürkaynak karsi karsiya geldi.

Gözalti aracinda gözyaslarina bogulan isçi Erzurum Karayazili Gulabi Aksu için Cumhurbaskanligi Ekonomi Politikalari Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca devreye girdi.

Migros’un İstanbul’un Esenyurt ilçesindeki deposunda çalisirken yüzde 8’lik zammi kabul etmeyerek eylem baslatan DGD-SEN üyesi 257 isçi, isten çikarilmisti. İsçiler eylemlerine, Tuncay Özilhan’in Beykoz’daki evinin önünde devam etti.

Eyleme müdahale eden polis, çok sayida isçiyi ters kelepçe takarak gözaltina aldi. Migros’ta çalisan Gülabi Aksu’nun gözalti aracinda kameralara yansiyan göz yaslari gündem oldu.

Ardahanli Cumhurbaskanligi Ekonomi Politikalari Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca’dan da tepki geldi..
Cumhurbaskanligi Ekonomi Politikalari Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca, Migros isçilerinin yaninda olduguna dair bir video yayinladi. Korkmaz Karaca, Migros isçisi Gulabi Aksu’yu aradigini ve gerekli yardimlari yaptigini belirtti. Korkmaz Karaca yil kar ile kapatan süper market patronlarinin isçilerinin yaninda olmasi gerektigini söyledi.
Karaca sunlari söyledi: “400 Milyon TL kar eden Migros’ta ; Depo İsçisi olarak Çalisirken isinden atilan asgari ücretli Gülabi Aksu kardesimize ulastim. Bu kisi rahatça geçirmesine yarayacak bir parayi kendisine ulastirdim. Pandemi döneminde , karlarina kar katan süpermarket zincirlerinin yanlarinda çalisan emekçilere sahip çikmamalarini ayipliyorum.” dedi.



İyi ki parlak degilmisim, siz o alçakligi da yaparsiniz..

İsime geri dönmenin rahatligi ile en iyisini yapmaya çalistigim su günlerde artik gündemde olmayan ya da bir iki yanip, sönen mumlar gibi eriyen hal ve hareketlerle ancak hatirladigimiz dernekçiligi yani sivil toplum örgütçülügünün nasil oldugunu ortaya koydugumuz yillarda yasadiklarimi imkân buldukça dillendirdigim bir sirada Ardahan Barosu gibi ilk temelini benim attigim ama bugün oldugu gibi dün de kendilerini filden büyük deve görenlerin ayak diretmesi ile kuramadigimiz ama gölüne maya attigimiz konfederasyon kuranlarin oldugunu da ögreniyorum.
Yasal olarak en az 5 federasyonun bir araya gelip, kurmak zorunda oldugu ama mevcut 5 federasyonun da içinde olmadigini ögrendigimiz konfederasyonun nasil olup kuruldugunu sordugumuz fakat cevap alamadigimiz bu konfederasyonun tüm iyi niyetle bakip ve ‘yoktan iyidir’ diyerek ‘ne yapacagini hep birlikte görecegiz.’ beklentisiyle izlemeye alirken, ben bugünkü yazimda bizlerin fikrini çalip, ‘konfederasyonu kurduk’ diye caka satanlarin dün nerede olduklarini sorgulayip, benim ve Ali Riza Nasiroglu gibi diger birçok samimi insanin STK baskanligi yaptigi süreçte yasadiklarini özetleyerek anlatacagim.
Anlatacagim çünkü bunlarin benden parlak ama gerçek kara yüzlerinin ne amaç tasidigini bilinmesi gerektigini düsünenlerdenim..

Öncelikle su zevkle, onurla, alnimin ve ayaklarimin teriyle 35 yila yakindir yaptigim meslegim gazetecilikte;
Ardahan’in ilk günlük ve en cesur gazetesini çikaran…
Ardahan’a tek degil Dogu Anadolu Bölgesine ilk Ofset makinasi getiren…
Ardahan’in ilk renkli gazetesini çikaran,
Ardahan merkezde günlük iki gazete, 4 ilçesine haftalik gazeteler çikaran,
Şu an tanidiginiz Ardahanli gazetecilerin % 89’unu gazeteci olarak yetistiren,
Yerelde oldugu gibi ulusalda da birçok önemli habere imza atan,
kazandigini Ardahan’a yatiran biri ve böyle yapan bir ailenin de ferdi olarak bu yolda para kazanmadigi gibi cebinden, canindan, ailesinden veren
ben, bir de parlak olsaydim ne olurdu?
Vallahi beni gördüklerinde, ‘baskan, fakir bey ‘diyenler arkamdan o alçakligi da yapar, benim parlakligima da kesin kulp takarlardi…
Peki;
Birçogunun degil %89’nun yillarca aldigim resmi ilanlarimla sigortalarini yatirip, bugün emekli olmalarina katki sunduklarimla gazeteciler, ‘Cemiyetini’ Dernegini kuran,
Ve bu dernegi yani Gazeteciler Cemiyetini, ‘Basta İstanbul’dakiler olmak üzere batidaki tüm Ardahan Dernekleri çatisi altinda bir araya gelsin’ diyerek Ardahan’dan getirip, İstanbul’dakilerine örnek olsun diye üyesi yaptigim Ardahan Dernekler Federasyonuna baskan olduktan sonra ne oldu?
Vallahi ARDAFED Yönetimi olarak bugün beni de, iki dönem birlikte çalistigim yöneticilerimi de Ardahan Dernekçiliginin en üst çati örgütü olan ARDAFED ismini ezberleten çalismalara imza attik..
Ve benim babamin degil, tüm Ardahanlinin olan ARDAFED’i bile takmayan ama dün birbirini tanimayanlari hem de bana maddi olarak hiç bir katkisi olmayan onlarca toplantilarla bir araya getirip,
onlarin birbirlerine yardimci olmalari gerektigini, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ ile olacagini anlatmaya çalistik…
39 İlçesi olan İstanbul’da 39 Ardahan İl Derneginin olmasi gerektigini ve o ilçelerde bulunan ilçe ve köy derneklerinin İl Derneklerinin, İlçe Derneklerinin de federasyon çatisi altinda bir araya gelmesi gerektigini anlattik…
Ardahan adinin üzerindeki KAI, KAISİAD, KAIFİAD denen gölgeleri bir kenara itip, Ardahan’i öne çikaran ve beni seven, sevmeyen derneklerin de aralarinda oldugu 1,5 Milyon insani bir araya getirdik ve en önemlisi resmî kurumlardan ya da özel bir yerden bes kurus para almadan Ardahan adini tüm İstanbul’a yazdirdik…

Damal, Hanak, Göle, Çildir, Hoçvan Derneklerinin de aralarinda bulundugu derneklerin federasyona katilmalarini saglayip, iki dönem içinde ARDAFED’e üye olan dernek sayisini 64’e çikardik…
Futbol Turnuvalari Düzenledik, Kadinlari Bir Araya Getirdik, üniversite ögrencilerine burs verdik, is Adamlari ve Sanayicilere Dernek Kurdurduk, su an Ardahan’da olan Yazar-Çizerini birbiriyle bulusturduk, Aydinlari, Bürokratlari bir araya getirdik…
Ardahanlinin telefon datasini olusturduk, bülten cikardik, bunlari yaparken de kendimize saklamadik, isteyen herkese verdik. İnsanlar birbirini tanisin diye isteyene attik…
Siyasilerine ayrim yapmadan yardimci olduk, ayni partili olmazsaniz da Ardahan ve Ardahanli olma bilinciyle bir birinize el atin dedik. Bunu yaparken kendi görüslerimizi dernekçilige, çalismalarimiza karistirmadik ama kendi dünya görüsümüzden de taviz vermedik…
Peki biz bunlari yaparken birileri ne yapti?
Burayi onlara bir daha sans verme adina kisaca anlatacagim;
Kimileri paralel federasyonlar kurdu, Posof dernekleri gibi ayak diretti, yeni dernek kuranlar gibi ‘param var, o zaman bende dernekçilik yaparim’ diyenler daha bastan itibaren kendilerini ARDAFED’den büyük gördü…
Kamyoncuyken, sivaciyken gazeteci olanlar basimiza Ugur Mumcu kesildi…
Ama Mumcu gibi olamadiklari için kisa sürede mum gibi eriyip giderlerken, kendi etraflarina dahi bir isik saçamadilar…
Bizimle geldikleri bürokratlara, belediyelerde baskanlara yalakalik yapip, arkamizdan is çevirdiler, bizsiz saz çaldilar…
Hatta bizim davetimiz üzerine yolunu ögrendikleri makamlara gidip, bizi siyasi yönümüzle vurmaya çalistilar, bunu yaparlarken elin karsisinda kendilerinin küçüldüklerinin farkina varamadilar…
Neyse;
Onlarin neler yaptigini, hakkimda neler dedigini ve ne iftiralar attigini çogunuz bildiginiz için onlarin rezilliklerini, zavalliliklarini daha çok siralamayacagim…
Ama uzun yillar Hollanda’da yasayan, bugün benim Ardahan ve Ardahanlilar için yaptiklarimin 100 katini, Hollanda’da yasayan Türkler için yapan Atilla Öztürk abimin beni görüp, yasadiklarimi ögrenerek halimi özetleyen anilarindan bir demedi anlatip, yazimi bitirecegim…


Evet, bugün benim yasadiklarimdan 100 katindan fazlasini yasayan Ardahan’daki Şehir Kulübünün sahiplerinden olan Attila Abi’nin Hollanda’da iken Türk, Kürt, Terekeme, Ahiskali, Alevi demeden hemserileri için verdigi birliktelik mücadelesini gölgelemek, karalamak için etmediklerini birakmayanlara verdigi tek cevap aynen söyle;
-Ula sizlerin ne kadar alçak oldugunuzu bir ben, bir Allah bilir…
Allah’tan parlak degilim yoksa siz o alçakligi da bana yapardiniz…
Çünkü benim mücadelemi anlamayip, küçük kirpintilar için is yapani karalamak, gölgelemek ve onu yalnizlastirmak için elinizden geleni ardiniza koymadiginizi ben iyi ben bilirim…
Ve beni bu kadar alçakliga karsin arada bir sarssaniz da yikamadiginizida..
Evet umarim dün gibi bugün hiç olanlarin ‘Ben de yaparim’ diye bizimle yola çikip, geride kalanlar gibi kalmazlar, mum gibi sönmezler ve çöp olup, çekip, gitmezler..


arsiv haber 12/07/2017 tarihli haber(yorum/reklamlar
Korkmaz’in ekibine Biber!
Hoçvan’in Müdürü Beyaz Beg Anilacak Ardahan’in kurtulus savasinda verdigi mücadelenin önemli aktörlerinden Kürt Beyi Beyaz Bey’in hayati kitap oldu. Hoçvan olarak bilinen bölgede yillarca Nahiye Müdürlügü yapan Kürt Beyi Beyaz Beg’in Ardahan’in da için de bulundugu Misak-i Milli kurtulus harekatinda oynadigi rolü konu edecek olan kitap önümüzde ki günlerde baskiya verilecegi ögrenildi. Bugün tartisma konusu olan Kürt kimliginin o dönemler de verildigi Beyaz Beg’in kimlik bilgilerinin de aktarild
Basta, BEYSO’da olmak üzere Yüksek Okullar ve Sosyal Bölümlerinde olmak üzere ARÜ’nün idareciler arasinda degisime giden Ardahan Üniversitesinin yeni rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber basinda bulundugu Ardahan Üniversitesini degistirdigi yöneticiler ile halkla bulusturmayi hedefledigi ögrenildi.

Halktan kopuk, burnundan kil aldirmayan idareci istemedigini belirtip, yöneticiler arasinda degisime gittigi ögrenilen Rektör Biber’in bu yönde attigi adimlar Ardahan kamuoyunda destek görürken görevlerinden alinan idarecilerin büyük bölümünün ARÜ’nün kurucu rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’in döneminde göreve getirilenler oldugu ögrenildi.

**REKTÖR POSOF’TAYDI..

Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ve üniversitenin üst yönetiminden olusan bir heyet, Posof’ta ziyaretlerde bulundu.
6 Temmuz 2017 tarihi gerçeklestirilen ziyarete Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Şakir Aydogan, Genel Sekreter Ercan Gültürk ve daire baskanlari katildi.
Posof Belediye Baskani Cahit Ulgar’i makaminda ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Biber, Baskan Ulgar’dan ögrencilerin barinma imkânlari hakkinda bilgiler aldi. Programin devaminda Rektör Prof. Dr. Biber ve beraberindeki heyet, Baskan Ulgar esliginde yurt olarak düsünülen binada çesitli incelemelerde bulundu.
Artvinliler ARÜ Çalisanlarina
Saglikli Çalisma Egtimi Verdiler..

Ardahan Üniversitesi İdari ve Mali İsler Daire Baskanligi tarafindan organize edilen program ile ARÜ’de çalisan tüm personele ‘İs Sagligi ve Güvenligi Egitimi’ verildi.
15 Haziran 2017 tarihi Persembe günü Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda gerçeklestirilen egitim, Artvin Ortak Saglik Güvenlik Birimi personelleri tarafindan verildi. Egitimin sonunda tüm katilimcilara bir sinav yapildi.

Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ SINIFTA KALMIŞ?!.

*06/01/2017-6 Tarihli Haber

Ardahan Kültür Evi eski Baskani ve İstanbul Üniversitesinde okutman olan Baris Yildirim, Türkiye’nin en basarili ve basarisiz üniversitelerini açikladi.

Yildirim bu açiklamasinda; Rektörün, sürekli olarak basinda bulundugu ‘ARÜ’nün Türkiye’de en Basarili Üniversitesi Oldugu’ iddiasida çürütülmekte.
İste Baris Yildirim’in o açiklamasi.
Ardahan Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Rmazan Korkmaz’in KUNİB diye tutturdugu ve her açiklamasinda basarili gördügü Ardahan Üniversites’nin açiklanan akademik skor tablosunda sondan ikinci sirada yer almasi karsisinda yagacagi açiklama merak ediliyor.

İste Baris Yildirim’in Türkiye’nin en basarili ve basarisiz üniversiteleri ile ilgili yaptigi açiklama söyle:
“Özellikle listenin sonu çok dikkat çekici, yeni kurulan üniversiteler liste sonunda bunun bir çok nedeni olabilir bence. En büyük nedeni kurumsallasmak istememeleri çünkü, bu listedeki bir kaç üniversite ile görüsmem oldu, kadrolar isin ehli olmayan kisilere verilmekte yada bos tutulmakta, üçten fazla görevi vekaleten yapan yöneticiler var, sorsaniz eleman bulamiyoruz derler….Üniversite camiasiyla alakasi olmayan kisilere kadro verme yarisina girmis gibiler, bu üniversitelerin bir çogunun genel sekreter, daire baskanlari, fakülte sekreterlerinin CV’lerine bakin bana hak vereceksiniz, daha iyi sartlarda emekli olsunlar diye atanmis gibiler.

Merak edenler için listenin sonundaki Üniversitelerin Kütüphane ve Dok. Daire baskanlarina bakin, kaçi Kütüphaneci, yanilmiyorsam hiç biri..)) Ne diyelim amaç gelisme degil……..!!!”


**Ardahan Üniversitesi Nerede?

Dikkat ediyor musunuz bilmem ama bu kentte yasanan sorunlarin çözümü konusunda kafa yormasi gerekenlerin sanki sadece iktidarin vekili, muhalefetin tarafi, devletim valisi, kaymakami yada yok imkanlara karsi en azinda hizmet etmeye çalisan belediye baskanlaridir..

Hatta bazilari kalkip üyesi bile olmadiklari stk’lara, ‘Ya kardesim federasyonlar, dernekler ne is yapar?’ diyerek herkesin bu memleketin kalkinmasi sorunlarinin giderilmesi için çaba göstermesini ister..Takibi bundan haklilar da..

Hatta biz gazetecilerinde bu yönde yeterince fikir üretip, haber veya yorum yapmadigimizda kabul..
Ancak bu kentin, bu ilkenin kalkinmasindan sadece yukarida saydiklarimin sorumlu olmadigini da bastan belirtelim..
Yani bir kentin, bir ülkenin hatta bir köyün kalkinmasi, gelismesi, sorunlarinin en aza inmesi için su an bu yaziyi okuyanlarin da içinde bulundugu tüm toplumun sorumlulugundadir.
Ama bunlardan önce kapatildiktan sonra egitimin belinin düzelmedigi Köy Enstitüleri gibi bilimin, ilimin yuvasi oldugu söylenen ancak son yillarda iyiden iyiye içleri bosaltilip, birilerinin çiftligi haline getirildigi ileri sürülen üniversitelerin de sorumlu oldugu göz ardi ediliyor gibi..
Bunun açik örnegi eski adiyla Kars-Et olan bugün açilmayi bekleyen Ardahan-Et ile yillaridir yolu ve isiklandirmasi gibi bir dükkanin yapilamadigi Ardahan Organize Sanayi gibi kent disinda yapildigi, bundan dolayi da ‘gözden irak, gönülden de uzak olur’ sözünü dogrulatircasina Ardahan kamuoyundan bi haber, kent gündeminden uzak Ardahan Üniversitesidir.
Bugün, havaalanin kurulmasi için verdigimiz mücadele gibi bir mücadele ile 2008 yilinda kurulan ve o günden bugüne kampüs binalari bile hala bitirilemeyen, ama geçen yillar içinde ikinci rektörle tanisan, feto darbesi denen 15 Temmuz mana edilerek fakültelerinin tümünün hala direk rektöre bagli olan, kimin nasil, ne is yaptigi çokta bilinmeyen, Ardahan’in ekonomisinin bel kemigi olan ki hayvancilik basta olmak üzere aricilikla ilgili bir projesine rastlamadigimiz ARÜ yani Ardahan üniversitesidir..
Haydi, ‘bunlar zor isler’ deyip en azindan gartol yani patatesçilik gibi seyler de olsa bir projesine, planina, aklin rastlamadigimiz kisa adi ARÜ olan Ardahan Üniversitesi sizce bu kentin neresindedir?.
Bilmem ama benim gördügüm tek sey çarsida gezse bir Ardahanlinin hemen taniyip, selam verecegine inanmadigim ikinci rektörü de benim gibi basina bulundugu üniversitenin nerede oldugunu sorar..
Ve bu kente gelip, bin bir sorunla bogusan ögrencileri gibi ARÜ’nün de, Ardahan’in gelismesi, büyümesi ve var olan sorunlarina karsi duyarsiz kalip, çalisanlarinin çogunun salla basi, al maasi taktigi ile zaman doldurduklarini görecektir..
Haksiz miyim bilmem ama kendi iç toplantilarinin yani sira yarim yamalak kampüste yapilan etkinliklere bir Ardahanlinin katilmadigi bir üniversite konumunda olan ARÜ’nün bu kentin kalkinmasin da büyük rol oynayacak kurumlarin basinda geldigi ve bunu da Ardahan tabani vede tavani ile kuracagi proje, plan, üretim, fikir köprüsüyle gerçeklestirebilecegidir..
Yoksa ele vali ile, belediye baskani ile yada arada bir ortalikta görünmekle, ne ise yaradigini çokta bilmeyen ama valilik, kaymakamliklarda ki is yaptirmaya gelen vatandasin imza beklemesine neden olan o uzun uzadiya toplantilar gibi günlük resmi ismis gibi kurdele kesmekle bu kent kalkinmaz, üniversitede kentin oldugunu kimseye hissettirmez..
Yanlissam geldigi günden beri Ardahan basini ile bir araya gelmeyen, kendisiyle görüsmek isteyenin olumlu yada olumsuz da olsa randevu talebine cevap verilemedigi bir ARÜ olarak kalir, nerede oldugunu neredeyse unutmaya basladigimiz Ardahan Üniversitesi..
Ve o güzelim binalarinin içinde ‘ne oluyor? sorusunu soran Ardahanli üniversitesinin kurulma karari alindigi günkü heyecanini da, umudunu da yitirir..
Sonu da bugün ne is yaptigi, kimin müdürü, idarecisi oldugu bile merak edilmeyen, bahçeleri ottan, çöpten geçilmeyen YİBO yada EML okullari gibi düz liseden öteye geçmez, ‘Ardahan Üniversitesi Nerede?’ sorusuyla karsi karsiya kalan üniversitemiz..



Müzesi olmayan kentte tarih fiskiriyor!

Fakir Yilmaz Yaziyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com

Bu yasa gelene kadar hep dinlemis, duymus ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmis ‘Gömü’ masallari bir yenisi daha yasanacakken teknoloji miretti cep telefonlari yüzünden bir hikaye daha baslamadan sona erdi..

Halbuki geçtigimiz referandum öncesi agbunlarin içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildigi ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazisi sirasinda da bir küp degil, bir helikopter hazine bulundugu ve kasla ile göz arasinda ortadan kayip edildigi hikayesinin bir yenisini daha yasayacaktik..
Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemigi incelemesi yapan bilim adamlari olmadan Rus Subayina ait oldugu hemen açiklanan lahit hikaye olamadi…
Neyse burayi geçip, ölünün reklami da güzel diyerek asil konumuza, Müze yapilin diye yillarca mücadele ettigimiz binanin nasil olup ta valinin, belediye baskaninin dinlenme konagi olduguna gelmek isterim..
Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’in altinda tarih fiskirirken, basta bakan olsun dedigimiz Atalay ve digerleri niye bir müze yaptirmazlar?

**Esenyurt’ta ki Sahte Rantçi AKP’liler..

Ardahan’da oldugu gibi basta bir çok Ardahanlinin yasadigi İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulundugu bir çok yerde referandumu kayip eden AKP’nin bunun nedenini arastirdigi görüyor ve izliyoruz.
16 Nisan Referandumunun sonuçlarini degerlendiren ve kayip edilen yerde ki nedenleri arastiran AKP ve Baskan Erdogan’in önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördügümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor degilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybin baslica neden ve sebebinin sahte ve rantçi AKP’lilerin AKP’ye oy kayip ettirdikleri gerçegi var.
Yani basta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçilarin AKP iktidari sayesinde rantlarina rant kazanirken AKP’ye büyük kapilar verdigini belirtmekte fayda var..
Çünkü bunlarin çogunun mutfaktan gelen AKP’li olmadiklari gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçi olduklarini biliyoruz..



**Müdürsüz Bayram..

Vekilin vekili ile idare edilmeye alistirilan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katilan ögrenciler ile ilgili haberi hazirlarken önüme bir rapor düsüyordu.
O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diger ögrencilerin aileleri gibi mutsuz oldugunu belirtiyordu.
Yani OECD’nin uluslararasi ögrenci degerlendirme programi, PISA, “Ögrenci ferahi” arastirmasinin sonuçlarini yayinladi. 72 ülkeden 540 bin ögrencinin katildigi çalismaya göre, en mutsuz ögrenciler Türkiye’de.
OECD ülkeleri içinde ögrencileri en mutsuz ülke Türkiye oldugu belirtiliyordu.
Halbuki bir bayram hediye edilen ögrencileri olan ülke de çocuklarin çok mutlu oldugunu, hatta yilda bir Cumhurbaskani, Basbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Baskani oluveriyordurlar.
Ama kendilerine yakin sanal gazeteciler ile Ardahan’i kalkindirdiklarini belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Egitim Müdür olmadigini hatirladim..