Ektik, Biçtik, Elemeye Başladık..

*Fotolar: Cildir Sancağı, Damal Facebook Sayfaları..


Teknolojik imkanların yanı sıra atadan, dededen kalma yöntemler ile ektikleri, biçtikleri ürünleri eleyerek toplamaya başlayan Ardahanlılar bir taraftan kendi kışlık yiyecekleri olan ürünleri diğer taraftan geçim kaynakları olan hayvanlarına ot, samanları depolamayı, tohumluklarını elemeyi sürdürüyorlar.



Hentbolcu kardeşler köylerinde çobanlık yapıyor


İstanbul’da farklı kulüplerde hentbol oynayan Kübra (17) ve Tamer Sarıkaya (16) kardeşler, ailelerine maddi destek sağlamak için memleketleri Ardahan’da çobanlık yapıyor. Lig başladığı zaman kulüplerine giderek maçlara çıkan Yener kardeşler, Ablamla birlikte köyün buzağılarını otlatarak, çobanlık yaparak ailemize katkı sunmaya çalışıyoruz. İstanbul’da para kazanmak ve yaşamak eğlenceli ama köy hayatı da güzel dediler.


Yıllar önce çalışmak için Çıldır ilçesine bağlı Sabaholdu köyünden İstanbul’a göç eden Fatma-Yener Sarıkaya çiftinin 3 çocuğu dünyaya geldi. Bir süre İstanbul’da yaşamaya devam eden Yener ailesinin büyük kızları Kübra ile Tamer, hentbola başladı. Kübra okuduğu Bağlarbaşı Anadolu Lisesi’nin hentbol takımında oynarken, küçük kardeşi Tamer, eğitim gördüğü Sultantape Ortaokulu takımında forma giydikten sonra Sultantep, Beykoz Spor Kulüplerinde hentbol oynamaya devam etti. Bir taraftan eğitimlerini sürdüren kardeşler, bir taraftan da takımlarının başarısı için ter döktü.


Ailelerinin İstanbul’dan Ardahan’a dönüş kararıyla birlikte Yener ailesi Çıldır ilçesine bağlı Sabaholdu köyüne yerleşti. Çıldır Anadolu Lisesi’nde eğitimlerini sürdüren Yener kardeşler, aktif spor hayatlarını da devam ettirdi. Lig başladığı zaman İstanbul’a dönen kardeşler, köyde ailelerine yardımcı oluyor. Çobanlık yapıp, tarla ve işlerinde çalıştıklarını belirten Kübra Yener, 8 yıllık hentbolcu olduğunu ancak ailesinin kararı sonrası memleketlerine geri döndüklerini söyledi. Köy yaşamına alıştıklarını ifade eden Kübra Yener, çobanlığın çok zor olduğunu belirtti.


İki yıl önce köye döndüklerini kaydeden Tamer ise, Ablamla birlikte köyün buzağılarını otlatarak, çobanlık yaparak ailemize katkı sunmaya çalışıyoruz. İstanbul’da para kazanmak ve yaşamak eğlenceli ama köy hayatı da güzel. Çünkü burada her şey doğal, en azından büyükşehirler gibi hiç bir kötü alışkanlık yok. Arkadaşlıklar bile daha samimi ve içtendir dedi.



Lobiciliğı Anlamak….


 


Yahudi Lobisi, Ermeni Lobisi yada falan yerim diasporası diyerek bazen suçlayıp, bazende imrendiğimiz oluşumları izlerken dünyayı asıl yöneten, yönlendirenler de para babaları, ekonomi yada sanayi veya teknolojiyi elinde tutanlar deriz..


Bu oluşumun hedefine ulaşmasının en basit adı olan spor kulübü, dernekçiliğin ardından federasyon sonrasında parti kurmak, hatta devlet olarak baktığımızda konsolosluk, büyükelçilik olduğunu da bilen bizlerin bu oluşumlara ne kadar yakın ne kadar uzak olduğumuza bakmadan, ‘Falan millet yaman bir araya gelir, filan topluluk amada birleşir’ diyerek imreniriz, örnekte gösteririz.


Yani sendikaya üye olmadan çok ezildiğini ileri sürüp, geçinemediğini belirtip, zam isteyen memur yada işçi gibi bizlerde ne bir takıma, ne bir derneğe veya bir federasyona üye olmadan veya bu yöndeki oluşumlara destek vermeyi düşünmeden memleketi kurtarmayı hedefler bu yönde başta sanal ortam da olmak üzere bir çok alanda, kahvede ikili sohbette kahramanlık yaparız..


Ama lobiliciğin ne olduğunu, anlamının, amacını bilmeden sallayarak birlikte, berberlikten bahsetmeyi de ihmal etmeyiz.


Belirli bir konuda çıkarlarına uygun sonuçlar oluşması maksadı ile bir araya gelmiş, bu amaçla parlamento, medya, vb araçlar üzerinden beklenen siyasi ve/veya ticari çıkarları yaratma faaliyetleri için oluşturulan çeşitli çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluğa lobi, bu topluluğun yaptığına da lobicilik olduğunu düşünmeden ve bu harekete destek vermeden iş yaptıklarını sanıp, bakkalcılıktan veya çeperin dibinde pardon şimdi ki moda adıyla sanal da atıp, tutarken normal bir vatandaştan öteye gitmeyenlerin hedeflerinin de bir hayli büyük olduğunu da gördüğünüzde kendi kedinize güler, bu hedeflerin hayalden öteye geçmediğini de anlarsınız..


Ama lobicilik faaliyetlerinde günümüzde, mevcut bir ülke siyaseti üzerinde dış ülkelerin etki kurma amaçlı yürüttükleri faaliyetler çoğunluktadır. Özellikle Amerika’da bir meslek haline gelmiştir. Emekli diplomatlar, eski kongre üyeleri, senato üyeliği tecrübesi olanlar, asker emeklileri vb birçok alandan insanı barındırabilir bir lobi. Temsil ettiği grup tarafından finanse edilirler. Çıkarlarına uygun sonuçlar için finansal yatırımlar, kimi zaman gayri resmi ödemeler yani rüşvetler ve hatta yasa dışı birçok suçun da müsebbibi olabilmektedirler. Çok yönlü bir çalışmanın bir ülkedeki ayağı ya da dönemsel lobiler olabilir.


Lobiler, bazen diğer ülkelerin çıkarlarını korumak için de kurulur ve faaliyette bulunur. Örneğin, “Rum lobisi”, “Ermeni lobisi”, “İsrail lobisi” gibi isimler alabilmektedirler. Bu lobiler belli gruplar ve devletlerin menfaatleri için faaliyet yürütürler. Söz gelimi Rum lobisi Yunanistan lehine, Amerika Kongresinden karar çıkmasını sağlamaya çalışırlar. Aynı lobi, diğer taraftan da Amerikan Kongresinde Türkiye aleyhine faaliyetlerde bulunurlar.


Türkiye’ye yapılacak askeri ve ekonomik yardımları engellemeye ve/veya miktarını azaltmaya çalışırlar. Yüksek finansal güce ve politik etkiye sahip olan lobiler için “Üçüncü Meclis” tabiri kullanılmaktadır. Lobicilik için kullanılan başka bir isim ise, “Koridor Parlamentarizmi” ifadesidir. Bunlara “Kanun Simsarları” diyenler de vardır. İlk zamanlar suç sayılan lobicilik, artık bir meslek haline gelmiş ve sadece eski parlamenterlerin istihdam edildiği bir alan olmaktan çıkmıştır.


Daha birçok lobicilik faaliyetleri örnekleri mevcuttur. Lobi faaliyetleri genelde çıkar grupları tarafından yapıldığı ön görülüyor fakat lobicilik yapmayan bir devlet veya istihbarat örgütünün olmadığını da belirtmek gerekir.


İşte kısacası lobicilik ve şart olduğunu anlamak gereken bu özete baktığımız da ‘Güçlü Bir Lobi’ çalışma ve çabası içinde olanları anlamak, anlamasakta engel olmak için salakça hareketler içinde olmamalıyız.. 


Çünkü o hayal edilen lobinin bugün olmazsa yarın mutlaka sizde lazım olacağını bilmekte fayda var..


Ardahan'da 2. Resmi Newroz!


Ardahan’da 2. Resmi Newroz!


*Arşiv Haber: 21/03/2015 Tarihli Haber


Vali ve Başkan Ateşin Üzerinde Atladı..


Tüm dünyada olduğu gibi Ardahan’da da kutlanan 21 Mart Newroz Bayramı Ardahan’da 2. Kez Kutlandı..


Geçtiğimiz gün HDP, STK ve Üniversitesi tarafından kutlanan Newroz Bayramı bu kez Ardahan Valiliği ve Belediye tarafından organize edilen bir etkinlikle yapıldı.


Ardahan kent merkezinde bulunan Milli Egemenlil Parkında yapılan Newroz etkinliğine Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Ramazan Korkmaz’ın yanı sıra bir çok Ardahanlı katıldı.


Halayler eşliğinde gerçekleşen resmi Newrız etkinliğindeAzeri kültüründe ki gibi boyanmış yumurtalar de çarpıtıldı.


Ardahan Valisi Ahmet Deniz ile Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un Ardahan Orman İşletmesi müdürlüğü tarafından getirilip, yakılan ateş üzerinde atladığı görülürken Nevroz alanına asılan Türkçe pankartlarda Newroz’un halklar arasında kardeşlik olduğuna dikkat çekildi.