Görüntülü Haberlerimiz İçin
YouTube ArdahanTV




31 Mart’ta sandık başına gidecek olan vatandaşlar, 5 yıl boyunca şehrini, ilçesini ve mahallesini emanet edeceği kişileri belirleyecek.
AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Murat Kurum, İstanbul şu an mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu ile yarışacak.
Sosyal medyadan yayınlanan videoda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul için AK Parti’den aday olduğunu resmen duyurarak; “Arkadaşlarımızla birlikte 16 milyon İstanbul’lu için yola çıkacağız. Burada İstanbul’un karmaşasını, düzensizliğini ve insanlarımızın deprem riski kaygısını hep birlikte ortadan kaldırmak için tüm ekibimizle birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

7 Mayıs 1976 Ankara doğumlu İnşaat Yüksek Mühendisi ve eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlğı yapan Murat Kurum memur bir ailenin çocuğu.
Konya’lı olan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Konya Gazi İlkokulu’nda eğitim hayatına başlayan Murat Kurum, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nda çalışan babasının Mardin’e tayini çıkmasıyla 2 ve 3. sınıfa Mardin Atatürk İlkokulu’nda devam etti.
İlköğrenimini Ankara Seyranbağları İlkokulunda, ortaokul ve lise öğrenimini Mimar Kemal Lisesi’nde tamamladı. Üniversite sınavında gıda mühendisliğini kazanmasına rağmen inşaat mühendisliği okumak için tekrar sınava girdi.
1999 yılında Selçuk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu, yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı.
Kurum 2018’de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak görev yaptı.
Atalay ve Altaylılı Juristokratik bir karar..
Ressam dostum, hemşerim Onur Arası’n X’te yaptığı bir paylaşımına bakınca önce gülümsedim, sonrada merakımı yenemeyip, diğer yandan googel amcaya sormak için Aras’ın kara kelemle portresini çizip, biraz da kilo verdiğini gördüğüm Demirtaş gibi bir Avukat olan TİP’in cezaevindeyken seçilmiş olan vekilini aramaya koyuldum.
Bu aramayı yaparken benim günlük yazılarımın da yayınlandığı sakinca.com adlı haber sitesinin son dakika haberine rastlayıp, senin gibi sadece başlığına bakıp geçmiyor, haberin içeriğini okumak için tıklıyordum.
Ve karşıma çıkan ‘AYM’nin Can Atalay kararına ikinci ret’ habere Anayasa adına, Adalet, hak, Hukuk adına bir kez daha üzülürken bu haberin devamında yani haberden sonra altına bir not eklendiğini görüyordum.
‘Anayasa Mahkemesi’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili verdiği ikinci ihlal kararı Yargıtay’a gönderilmişti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında “AYM’nin hak ihlali kararının hukuki değeri yok” dedi.
Anayasa Mahkemesi, (AYM) Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’la ilgili ikinci kez hak ihlali kararı vermişti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk ihlal kararında olduğu gibi, dosyayı Yargıtay’a gönderdi.
İktidara yakın Sabah’ın haberine göre, Yargıtay 3. Ceza Dairesi dosyayla ilgili kararını bugün verdi. Daire, “Anayasa Mahkemesi’nce verilen ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını, bu bağlamda Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını” belirterek Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmamasına karar verdi.’ şeklinde ki son dakika haberin bitiminde ki not aynen şöyle idi..
‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’ Bir ara benimde bir kara kalem portemi çizen ve yeniden teşekkür ettiğim Ressam Onur Aras’ın biraz da kilo verip, çizdiği TİP Milletvekilinin benim gibi gerçekten kilo alıp, almadığını merak edip araştırırken rastladığım bu son dakika haberin Gezi davası ardından yıllardır tutuklu olan TİP Hatay Milletvekilin Demirtaş gibi Anayasa ve AHİM kararlarına rağmen yine bırakılmadığını anlatırken sonuna eklediği not dikkatimi çekiyor bu kez bunun anlamı için yeniden googel amcaya baş vuruyor ve ‘Daire, söz konusu kararın “juristokratik bir davranış” olduğunu bildirdi.’ satırındaki ‘juristokratik bir davranış’ ın ne anlama geldiğine bakıyordum.
Gooele amcanın, ‘Jüristokrasi, fonksiyon gaspı ile de tanımlanmaktadır. Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside yargı kurumunun başındakilerin yorum kabiliyeti ön plana çıkar ve yargıçların yorumları ile şekillenen kanunlar ile ülke yönetilmeye çalışılır.’ şeklinde anlam verdiği açıklamaya bakıp yorumlamaya çalıştığımızda ise ‘ Olgunlaşmamış demokrasilerde sıklıkla görülen juristokraside’ satırının her şeyi anlattığını daha iyi anlıyordum..
Ve ‘O var’ denen demokrasinin olgunlaşmasını beklemekten başka şansımızın olmadığını ama yıllardır beklenen O olgunlaşmanın bir türlü olmadığı gibi olanında Anayasa Mahkemesi gibi sayılmadığını anlıyor ve sarı öküz hikayesini akıl edemeyip, başta Kürt sorunu olmak üzere onca sorunu görmezden gelen ulusalcılar gibi davranan ama sıranın kendine geleceğini hala anlamayan Fatih Altaylı’nın durumuna düşmemek için susuyorum…
arşiv haber/yorumlar 27.01.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar

en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..



Ülkenin onca sorununu bitiren bizlerin içim içim kaynayan Irak’i, her gün onlarca insanin öldügü Suriye’yi, ABD ve İsrail tarafindan her an saldiriya ugramasi beklenen İran’i, Ardahan’in yani basinda ki Gürcistan’i, ekonomik sikintilar içinde olan Yunanistan’i, Fransa gibi Ermeni tasarisini meclisine tasiyan Bulgaristan’i, AB Dönem Baskanligini alan Kibris Rum kesiminin Akdeniz’de petrol aramasini birakip, Ermeni Soykirimi Yoktur diyenlere ceza getiren Fransa’nin iç islerine karismaya devam ediyoruz. Adamlarin iç islerine müdahaleden öteye gidip, neredeyse Fransa’dan aldigimiz uçaklarla Roboski’yi degil Paris’i bombalayacagiz.. Adamlarin kendi düsünce ve basin özgürlüklerine getirdigi yasaklar sanki Türkiye’de yokmusçasina Fransa’ya akil vermeye kalkan bizlerin bu anlamsiz tepkisinin altinda ne yattigini hiç mi hiç düsündügümüz yok.. Acaba surada burnumuzun dibinde olan Dogu Kapisini açip, eski komsumuzla yeni bir barisik ortami yaratmaktansa baska ülkeler üzerinden dövdügümüz Ermenilerin istedigi tazminattan mi korkuyoruz? Yoksa Nazi Almanya’si gibi soykirimla suçlanip, dünya karsisinda suçlu ilan edilebiliriz korkusu mu? Bilmiyorum ama bugün Libya’yi birlikte al asagi ettigimiz Fransa’nin iç islerine karisip, Fransiz senatosunun alacagi kararlari bize sormadan çikarmamasini isterken onlarinda bizim içislerimize karismamasini istememe gibi bir lüksümüz olur mu bilemiyor, anlatamiyorum.. Ancak bugün bütün bagirma ve çagirmalara karsin Fransa Parlamentosunda kabul edilen tasarinin Fransa’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini bekleyeceklerini belirten Basbakanin isi sogutmaya aldigini da görmüyor degiliz.. Çünkü Basbakan’da biliyor ki; Fransa’nin CHP’si yok ve bu kararin Fransa’nin Anayasa Mahkemesine gitmeyecegi gibi Sarkozy tarafindan onaylanip, yürürlüge girecektir.. Neyse ülkenin gerçek gündemini unutturmak için ortaya konulan bir senaryo daha bitti, simdi bakalim sirada ne var. **Hangi yürüyüs etkili olmustur?.. Kendi özel islerimizin yani sira Ardahan’in da içinde bulundugu dünyayi da yakindan takip etmeye gayret eden bir gazeteci olarak son 10 gündür gözüm gerek medya, gerek ise internet araciligiyla Şisli ve Fransa’daydi.. Ki onca isin yaninda dünyadan kopmamak gerektigini düsünüp, gerek muhabiri oldugum 4 ulusal gazetenin yazarlarini, gerek ise hükümet yanlisi, fikirlerime karsit görüslü basini biraz daha yakindan takip ettim. Çünkü KCK Operasyonlarina ara veren hükümetin de benim gibi gözü disaridaydi. Ki; O hükümet daha önce Fransa’da alinan karara gösterdigi ilk tepkiyi indirmis, konsolosu Paris’e geri göndermis ve ‘Belki bu yol ile kabul etmezler’ moduna girmisti.. Evet benim oldugu gibi hükümetinde Paris’te ki Senatoya kilitlendigi sirada yani Fransa’yi izlerken asil kaçirdigimiz önemli sey ise Taksim’de baslayip, Şisli’ye dogru yapilan yürüyüstü.. Ermeni Gazeteci Hrant Dink’in Şisli’de arkasinda sikilan bir kursunla öldürülüsünün 5. yilinin bir gün öncesinde ‘ne acelesi varsa’ açiklanan mahkeme karari ile hareketlenen İstanbul/Taksim, ardindan Şisli’de binlerce insan toplandi ve yürüdü.. Tabi ben ve hükümet bunlari izlerken Ardahan’in Posof ilçesinden Avrupa’ya göç eden hemserilerimizin bulundugu dernekler ve Türk Konsoloslugu da bos durmayip, burada ki siyasetçiler gibi otobüslerin mazotunu doldurup, yasananlardan bi haber insanlari toplamakla mesguldüler.. Çünkü asil hesabin, ‘Hepimiz Ermeni’yiz’ diyerek baris isteyenlere, ‘Hepimiz Türk’üz’ diyerek en iyi cevap verilmeli ve İzmir’de açtigimiz üs ile Libya’yi birlikte yiktigimiz Fransa’ya göz dagi verilmeliydik.. Ve iki yürüyüste basladi, önce Şisli’de ki ardindan Paris’te ki yürüyüs.. Ve bana sorarsaniz Fransa’da ki derme çatma, birazda samimiyetsiz yürüyüs degil, Şisli’de ki yürüyüs daha etkili olmustur.. Çünkü bu ülkede oldugu gibi dünyada gerçek ve samimi seylerin ne oldugunu ve bunlarin ortaya çikarilmasini istiyordu.. Ha unutmadan bugünkü tariih neydi, yoksa 24 Ocak mi? Tarihe bakin lütfen.. **4×4 Almaliydi .. Geçtigimiz günlerde yapilan ve bana göre içi bos olan Ardahan Kent Konseyi toplantisinda önemli bir açiklama yapan Ardahan Belediye Baskaninin makam araci olarak yeni bir araba aldigini ögreniyoruz. O toplantida, ‘Ardahan yillardin hep bir kurtarici aramis, en büyük yanlisi da burada yapmistir’ diyen Ardahan’in Belediye Baskana alinan yeni aracin hayirli ugurlu olmasini diliyorum. Çünkü bu sehrin en büyük temsilcisi olan baskanin en güzel arabaya binmesi gerektigini birçok zaman da gerek yazili, gerek ise sözlü olarak hep diyen biri olarak bu aracin da baskana yakismadigini, asil alinacak aracin 4×4 makam aracina binmesi gerektigini bir kez daha belirtmek isterim. Bu kentin kurtarici beklemesinin yanlisligina dikkat çeken baskanin bu sözünü de hatirlayarak, asil kurtaricinin basta baskan olmak üzere bu kentin soguklarini, sikintilarini çeken biz, yani bu kentin sahipleri oldugunu bizlere hatirlatan baskanin en güzel araca binmesi tabi ki hakkidir ve bir o kadarda önemlidir. Çünkü bu kentte baskandan daha iyi araçlara binip, bu kentin nasil kurtulacagini hiç düsünmeyenlerinde oldugunu iyi bilen biriyim. Evet baskan kendisi ve kendisinden sonra gelecek olanlarin kullanmasi için belediyeye yeni bir makam araci aldi. Hayirli olsun dedigimiz bu aracin bu kentin hizmetlerine kosan, onun sorunlarini çözen ve en önemlisi baskanin dedigi gibi kurtaricisini ortaya çikaracak yöneticiler tasimasini diliyor ve umuyorum. Çünkü dün Antalya’da beni telefonla arayan Foto Yildiz olarak tanidigimiz Gülpasa Yildiz abimizin, ‘Ya Fakircigim, gel de biraz dinlen, buralari gör. Gör ki bir çeper yaptiklarinda bize alkis yaptiranlarin utanacagi seyler yaz. Çünkü bizim orada bir çeper yapildi mi hepimiz seviniyoruz. Ama gelin görün ki Antalya ve buna benzer sehirlerde çeper degil, bir günde binlerce insanlara is istihdami saglayan yatirimlar yapiliyor. Bizlere çok görülen hizmetler buralarda unutulmus bile’ diyordu.. Evet Foto Yildiz’in dedigi gibi bizde bir arabaya sevindigimiz su Ardahan’da baskana 4×4 bile az demeliyiz.. **Görev Herkesin.. Basta vali olmak üzere, belediye baskanlari, ileri gelenler, bu kentin gerçek anlamda kent olmasi için herkese görev düstügünü zaman zaman belirtir, dile getirirler.. Yetki ve etkililerimizin bu sözü söylerlerken aslinda yükü üzerlerinden atip,ben tek bu isi beceremem, basarama demek istedikleri de bir gerçektir. Ancak hepimizin birbirine topu attigi bu kentin bu anlayis ile ileriye degil, aksine geri gittigini bugün açiklanacak olan son nüfus sayimi ile bir kez daha görecegiz.. Çünkü 1992 yilinda 175 bin üzerinde bir nüfus ile vilayet olan Ardahan’in bu anlayis dolaysiyla bugün nüfusu bugün 105 bina kadar indigini de hepimiz biliyoruz. Ardahan’in vilayet olmasiyla rütbe, makam, yer, koltuk bulanlarin birinci sorumlulugunun bu kentte yasanan tüm gelismeler karsisinda duyarli olmasi ve elinde geleni yapmasidir. Bunun basinda gelenlerin kimler oldugunu da tek tek siralamaya gerek yoktur. Çünkü bu yönde görevli olanlarin kimler oldugunu evde, daha yeni ayaga kalkan bebege sorsaniz o bile, ‘Benim gibi ayaga kalkmak isteyen Ardahan’da yöneticilik yapanlardir’ der.. Bizimle birlikte vilayet olan Igdir’in neredeyse Erzurum’u geçtigi, Ardahan ile birlikte üniversitesini açan Agri’nin üniversitesinin kampuslerni bitirdigi, eski vilayet Kars’in bölge kenti oldugu bir sirada büyümeyi beklerken her geçen gün eriyen Ardahan’in bu duruma düsmesinin tek nedeninin bir kaç kisiye, kuruma baglamamak gerekir.. Bu nedenle bu kente bulunan ve bu kentin ekmegini yiyenlerin de bu kentin güzel gelecegine katki sunmalari, bu yönde iz birakmalari gerekmez mi? Bilmiyorum ama yasanan sorun ve olumsuzluklardan en çok etkilenen Asker basta olmak üzere herkesin ‘Bizde bu kentte yasiyoruz. Bu kentin gelisimi için bizde görev düsüyor’ demeli ve buna göre adim atmalidir. Örnek mi? Bana göre ortalikta görünmeyen, benim isim askerlik demekten öteye gitmeyen 25 inci Mekanize Tugayi buna önderdik yapmalidir ..
Günlerden tartisilan Fransa’nin, Ermeni soykirimini inkâra hapis ve para cezasi getiren teklifin Fransa senatosunda kabul görmesiyle sok olan Türkiye’nin yöneticilerinin simdi ne diyeceklerini, ne yapacaklarini merak ediyorum. Çünkü Fransa’nin da içinde bulundugu dünyaya kafa tutan basbakanin, CHP Genel Baskaninin taksicileri CHP Genel Merkezinde kabul ettigini duyup, yanina aldigi basin ve medyanin gücü ile ziyaret ettigi taksi duraginda öne çikma hesabi da tutmadi.. Hele o sehit cenazeleri siyasallastirip, ülke de sokaklara dökülüp, 30 yildan fazladir bu tür seylerle artik çözüm bulmadigi Kürt sorununa bagirip, çagirmakla bakanlarin Fransa’da da yaptiklari yürüyüsler var ya insanin gülmesi geliyor. Çünkü asil çözümün surada, burnumuzun dibinde ki komsumuz Ermenilerle masaya oturup, basta Dogu Kapisi’nin açilmasi için bir sey yapmayanlarin Avrupa’nin ortasinda ki ucuz kahramanliklari bir kez daha tutmamistir.. Evet, isinizi ele birakirsaniz eger karsiniza yine hüsran, yine yenilgi çikar denilebilecek bu gelismeleri izlerken, bu ülkenin yöneticileri ve insanlarinin neden hala dünyaya ayak uydurmada ayak direttigini de anlamak için kendi kendinize sorular sorar, bunun nedenine böyle bosuna cevaplar ararsiniz iste.. Eger isinize Fransiz kalip, basta büyükelçinizin, sözde lobilerinizin orada yasananlari önceden fark etmedigini görmez iseniz, bundan en önemlisi isinizi Fransa’ya yada diger ülkelere birakirsaniz bu hale düser, kala kalirsiniz.. Şimdi yine nutuklar atilacak, yine birçok seyler söylenecek.. Ama asil söylenecek tek sey var, oda su yillardir denenen yollarin terk edilip, basta Kürt sorunu olmak üzere her sorunda ‘Gelin masaya oturalim’ demek bugün yasananlardan daha gerçekçi olacagi artik bilinmelidir.. **Dernekler neredeler?.. Sizde dikkat ediyormusunuz bilmiyorum ama su bizim ünlü derneklerimiz iyiden iyiye ortadan kayip oldular.. Basta, Ardahan Derneklerini bir çati altinda toplayacagini söyleyip, bir kaç köy dernegi kurulan Ardahan Federasyonunu, bu federyasyonu begenmeyip, Esenyurt Belediyesi’ne Ardahan Evi binasi yaptirdigini söyleyen Ardahan Ardahan Kültür Evi, Kisir daginin suyunu bekleyen, senlik alanina bir elektirik çektiremeyen Hoçvan’in 21 köyünün dernegini çatisi altinda topladigini belirten Hoçvan Fererasyonu, bir kisi kalan ve tabelasi bile olmayan Beykoz Ardahan Dernegi, Kartla7da bir huzur evinin alt katindaki büroda bulunan Kartal Ardahan Dernegi, kahvecilikten öteye gidemeyen Gebze Ardahan Dernegi, İzmir’de bir iki kisinin belediye meclis üyesi olmasini saglayan İzmir Ardahan Dernegi, Posof derneklerinin gölgsinde kalan Bursa Ardahan Dernegi ve Ardahan ismini tasiyan onca dernekten son bir yildir haber alinamadigini rahatlikla söyleyebiliriz.. Zaman zaman kaz gecelerinde isimlerini duydugumuz onca ilçe ve köy derneginin de Ardahan ismini tasiyan dernekler gbi ortalikta görünmedigi su günlerde acaba biri ortaya çikip dernekler burada dermi?.. **Bayanlar Kent Konseyine yakismazlar.. Geçtigimiz gün kurulan Kent Konseyi üyeleri arasinda bir bayanin olmamasi acaba dikkatinizi çekti mi? Bilmiyorum ama benim okudugum kadariyla bir bayanin ismine rastlayamadim. Gerçi çeyizci açilisina bile essiz gelen ve dantelleri biz bayanlardan daha iyi bilen, inceleyen idarecilerimizin erkek hükümdarliklarini asipta konseye girecek bayanin anlinindin öpmek gerekir ya neyse .. Çünkü erkegin erk oldugu bu ülkenin Ardahan’inda ayni isimlerle kurulan Kent Konseyine bir bayaninda eklenmesi ayip olur.. Evet siyasette, stk’larda, derneklerde akillara geliyorum ki Kent Konseyi’nde de akila gelsn bayanlar.. Ama bayanlarin tüm engellemelerine karsin verdigi mücadeleyi de gözden çikarmamak gerekir. Erkek sporu diye bilinen futbolda bile sahaya çikacaklarini gösteren Ardahanli bayanlarin bu hafta yapacaklari kinci maçlarinda rakiplerine oldugu kadar erkeklere de ders verecegine inaniyorum. **Bayan ileri gelenlerimiz neredeler? Onca sorun ve sikintilar karsisinda bulunan Ardahan’da kendiliginden gelisen güzel seylerde olmuyor degil. Örnek mi hiç bir siyasi parti ve Ardahanlinin aklina gelmezken dünyanin üzerinde savaslar çikardigi petrol ve dogalgaz boru hatlarinin bölgeden geçmesi.. Fransa ile Türkiye’nin arasini açan, ama Dogu Kapisini açmayan politikalar dolaysiyla bölgede geçirilen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu, sinir ticareti yapilmazsa da bu küçük, Ankara’nin gözünden irak serhat ilin sinirlarin da Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas isimli iki gümrük kapisinin bulunmasi.. Bin bir çiçekle örülen, gelecekte ki yayla turizmine hazir dogasi, Kafkas Arisi’nin ürettigi bali, beklenmedik anda açilan üniversitesi, Dogu ile Karadeniz arasinda tampon bölge, uluslararasi bir su olan kura nehrine sahip olmasi.. Ve iste yine kendiliginde olan ve her geçen gün biraz daha gelisen futbol müsabakalari.. Ardahan Spor ile baslayip, 23 Şubat Spor ile süren futbol sevdasi bugün bayanlarin bile oynadigi önemli bir etkinlik olmaya basladi.. Çayirlarda baslayip, uluslararasi müsabakalara Golfçu sporcu göndermeye basladigimiz Ardahan’da sahaya çikmaya baslayan kizlarimiz bugün bu kentin simgesi olmaya aday olmaya basladilar. Tüm yok imkanlara karsin Gölespor’un Bölgesel Amatör Liginde, Karagöl Kiz Futbol Takiminin Bayanlar Futbol Liginde mücadele verdigi Ardahan’da devam eden, Ardahan, 23 Şubat, Sulakyurt, Kale Spor gibi takimlar bu kente kendiliginde olan önemli seylerdir.. Evet bunlar olurken basta onca bayan avukatin oldugu, eczacinin bulundugu, is kadinin göründügü Ardahan’da bu hanim efendiler neden TEDAŞ Müdiresi Meryem Akpinar gibi kizlarimiza sahip çikmazlar.. Haydi Ardahanli bayan Avukatlarimiz Müzeyyen hanim, Gizem hanim, Baran hanim, Songül hanim sizler ve diger hanimlar da sahip çikin kizlarimiza..
**Baskan Köksoy; 2012 Yili Ardahan İçin Atilim Yili Olacak.. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, 2011 yilinin birçok önemli projeyi hayata geçirdikleri kritik bir yil oldugunu söyledi. Köksoy, yaptigi açiklamada, 2011 yilinda birçok önemli projeyi hayata geçirdiklerini ve önemli projeleri de planladiklarini kaydetti. Kanalizasyon, yagmur suyu hatti, dere islahi, hayvan pazari, sokak hayvanlari barinagi, Kapali Halk Pazari projesi ve Kentin 25 yillik imar planinin yapildigini belirten Köksoy, sunlari kaydetti: “Ardahan Belediyesi olarak 2011 yili bizim için dönüm noktasi olmustur. Bilindigi üzere çok uzun yillar yaklasik 20 yil Ardahan Belediyesi kurumsalliginda ve sehir hizmetinde ciddi zafiyetler yasamistir. Dolayisiyla göreve geldigimiz 2009’un Nisan ayindan itibaren 2 yillik çok ciddi bir çalismayla gerek kurumsal disiplinin olusmasinda, gerek bütçe disiplininin ve bütçe kazanimlarinin olusmasinda, gerekse projelerin hayata geçmesinde ve hazirligindaki çalismalarimiz 2011 yilinda meyvelerini vermeye baslamistir. Bu çok önemli bir dönüm noktasidir. Sadece 2011 yilinda Ardahan belediyesi gibi yaklasik 18 bin nüfuslu ve bu nüfus üzerinden milli gelirden pay alan bir belediye yaklasik 7 milyon TL’lik bir parayla yatirim yapmistir. Bu yatirim miktari geçmis 25 yilin toplami kadar bir paranin ifadesidir. Yani daha özetle geçen çeyrek yüzyil 25 yil boyunca Ardahan belediyesinin yatirima ayirdigi kendi bütçesiyle yatirim yapmaya kalkistigi tüm paralarin toplamini biz 2011 yili içerisinde yatirima dönüstürmüsüz ve bu yatirimlarda projeli, programli yatirimlardir.” **KENTSEL DÖNÜŞÜM İLE Ardahan’in ÇEHRESİ DEGİŞECEK Köksoy, Kentsel dönüsüm projesinin Ardahan’in çehresini degistirecegini ifade ederek sunlari kaydetti: “Kentsel dönüsüm projemiz 2009 yilinda göreve baslar baslamaz ele aldigimiz, takip ettigimiz ve 2010 yilinda bütün asamalariyla bitirdigimiz 2011 yilinda da TOKİ ile karsilikli mutabakata vararak, onaylattirarak mutabakat imzalarini attigimiz bir projedir. Proje onaylandiktan sonra halkimizin bu proje çerçevesinde de proje alanindaki hak sahipleriyle bir mutabakat senetlerinin imzalanmasi gerekiyor ve o çalismalar devam etmektedir. Bu çerçevede bu alan üzerindeki halkimizin ekonomik durumu çok alt seviyelerde oldugu için TOKİ ile yapilan görüsmeler neticesinde yüzde20 ye yakin bir iyilestirme daha projelendirdik, ek revize proje yaptik. Buda bugünlerde onaylanmak üzeredir, bu onaylandiktan sonra mutabakat imzalarimizin da birkaç ay içerisinde hazirlanip bitirilerek uygulama ihalesinin yapilmasi asamasina geçmis olacagiz. Kentsel dönüsüm projesi Ardahan’in gelisimi için, büyümesi için, ciddi estetik bir kent görünümüne kavusmasi için önemli bir projedir. Özellikle Yenimahalle’de, Halilefendi kayabasinda gerek imar kanunu, imar planina ve deprem yönetmeligine uymayan altyapisi, üst yapisi, sosyal alanlari, sosyal tesisleri ve yesil alanlari olmayan görüntülere sahip mahallelerimizdir bunlar. Buralarin Kentsel Dönüsüm projesi disinda çözümlenmesi, çözüme kavusturulmasi da mümkün degildir. Bu çerçevede Kentsel Dönüsüm projesi ile entegre bir proje daha onaydan geçirdik bu projede tarim köy projesidir. Ahirli evleri içeren Tarim Köy projesi Ardahan sehir merkezinde hayvancilik yapanlari kent merkezinin disina çekerek ayni zamanda bir hayvancilik sitesi olusturmayi hedeflemektedir. Bu hem hayvanciligin önünü açacaktir modern barinaklar olusturulacaktir hem de sehir içerisinde hayvanciliktan gelir elde eden insanlarimizi da sehir içerisindeki yasakla birlikte gelirsiz kalmamalarini saglamis olacaktir. Bu proje bu anlamada çok önemli bir projedir ve proje çerçevesinde 240 tane Ahirli ev tasarlanmistir. Bu çalismalar bu sekli ile devam etmektedir.” 2012 yilinin çok farkli bir yil olacagini ifade eden Köksoy, sunlari kaydetti: “2011 yili bizim açimizdan birçok önemli projeyi hayata geçirdigimiz ve en önemlisi Ardahan’in gelecegine yön verecek büyük projeleri hazirladigimiz kritik bir yil olmustur. 2012’de Ardahan için en önemli proje, kentsel dönüsüm ve dogalgaz projesidir. Tarihi Ardahan köprüsünde, köprünün yapisina uygun olarak gerekli restorasyon çalismasi yapilacak. Hayvan pazarinin ikinci etabi tamamlanacak ve kati atik düzenli depolama projesini faaliyete sokacagiz. Bu çalismayla tüm il geneli yaklasik 50 ton kati atigin düzenli ayrismasi ve depolanmasi saglanacak. Her mahallemize bir çocuk parkini tamamlayacagiz. Sel baskinlarina yönelik bazi derelerde islah çalismasi yapilacak. Ayrica atik su aritma projesinin insaat ihalesi planlaniyor. Rus pazarinda 15 bin metrekare alanda ticaret merkezi ihalesi hazirligi devam ediyor. Dogalgaz sebeke projesini faaliyete geçirmek için girisimlerimiz israrla sürecek. İstanbul-Ardahan tarifeli tren seferlerinin olacagi altyapi projesi için ayrica girisimlerimiz sürüyor. Spor kompleksi projesi devam edecek ve 2011 yili içinde sehrimizin gelecegini ilgilendiren bazi önemli konular için projeler gelistirdik, artik bu projeler bir bir hayata geçirilecek. 2012 yili diger yillara göre çok farkli geçecek.” **Vali Ardahan’i gerçek bir kent yapalim.. Ardahan’in 20 yildir vilayet olmasina karsin gerçek anlamda kent kimligine kavusup, kavusmadigini düsünmek gerekir’ diyen Ardahan Valisi Mustafa Tekmen Ardahan’in gerçek anlamda bir kent olmasi için herkesin el birligi içinde hareket etmesi gerektigini söyledi. Geçtigimiz gün yapilan ve kurulus çalismasina baslanan Kent Konseyi toplantisinda verilen arada, Ardahan Belediye Baskani, Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odasi Baskani ve gazetemiz yazi isleri müdürü ile sohbet eden Vali Tekmen, ‘Valinin valilik, baskanlarin baskanlik görevlerini bildigi bir anlayis ile hareket etmesi ve basinin da içinde bulundugu tüm kurumlarin bir kentin yöneticileri, idarecileri oldugunu ve o kentin gerçek kent olmasi için çaba göstermesi önemlidir.’ dedi. **Kahvelerdeki kitap köselerinin unutuldugu Ardahan’da ki Camilere kitaplik yaptirilacak.. Bir dönem baslatilan bir kampanya ile her kahvehaneye bir kitaplik kösesinin zorunluluk haline getirildigi Ardahan’da simdide camilere kitaplik kösesi açilacagi bildrildib. Kahvehanelerin ilk günlerde açtiklari kitaplik köselerini kapatigi görülen Ardahan’da ki camilerin her birine bir kitaplik kösesi açilacagini bildiren İl Müfütülügü bu konuda cami imamlarindan çalisma yapmalarini istedi. Ardahan İl Müftülügü tarafindan her ay düzenli olarak yapilan, ‘Din görevlileri aylik mutat toplantisi’ Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’inde katilimiyla gerçeklesti. Ardahan İl Müftüsü Galip Akin, İl Müftülügü büro personeli ve cami görevlilerinin katildigi mutat aylik toplanti Ardahan Valilik Toplanti Salonunda geçtigimiz gün yapildi. Toplantida İl Müftüsü Galip Akin, toplantiya katilan cami imamlarina Diyanet İsleri Baskanliginca ve duyurulmasi gerekli bilgiler verdi. Müftü Akin, “2012 Yili Kutlu Dogum Haftasi hazirliklari için planlama yapilmasi, 3 Mart 2012 Kur’an-i Kerim ziyafeti programina tüm personelin aileleriyle ve cemaatiyle beraber katilmalari, Aile İrsat ve Rehberlik Bürosu açildiginin tüm halkimiza duyurulmasi, yapilacak faaliyetlerle ilgili görüs bildirilmesini, Cuma günü kendi camisinde vaaz eden camii görevlilerinin vaaz konularini İl Müftülügünün Vaaz İrsat Programindaki konulara göre yapmasi, İl Merkezi ve Merkez köylerde bulunan tüm camilerimize birer kitaplik yaptirilmasi” gibi” konulari isledi. 2012 yilinin ilk Ocak ayi aylik mutat toplantisina katilan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, yeni yilda personele saglik dilekleri temennisiyle, bazi önemli hususlari hatirlatti. Vali Tekmen, gelmeyene gitmek lazim, bilmeyene bildirecegiz, anlamayana anlatacagiz. Görevimizi son gününe kadar hiç ayrilmayacak gibi çalisacagiz dedi. Toplanti sonunda Yüz yüze Vaaz Egitimine Katilan ve belge almaya hak kazanan cami görevlilerine Katilim Belgeleri verildi. **Tarim Sigortasi Havuzuna Yeni Maddeler Eklendi Ardahan İl Tarim Müdürlügü tarafindan yapilan yazili açiklamada Tarim Sigortasi Havuzuna yeni maddelerin eklendigi duyuruldu. Tarim Müdürlügünün konu ahkkinda yaptigi yazili açiklama söyle; Tarim Sigortalari Havuzu (TARSİM ) tarafindan kapsama alinacak ürünler, riskler, bölgeler ve isletme ölçekleri itibariyle Devlet tarafindan saglanacak prim destegi miktarlari, her yil Bakanlik teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafindan belirlenmektedir. Bu itibarla 2012 yili uygulamalarina yönelik olarak “ Tarim Sigortalari Havuzu Tarafindan Kapsama Alinacak Riskler, Ürünler, Bölgeler V e Prim Destegi Oranlarina iliskin 2011/2602 sayili Bakanlar Kurulu Karari, 28 Aralik 2011 tarih ve 28156 Sayili Resmi Gazete’de yayimlanarak yürürlüge girmistir. Bunlar; • Tüm bitkisel ürünlerde; dolu, firtina, hortum, yangin, heyelan ve deprem ile sel ve su baskini; sadece açik alanlarda yetistirilen tüm meyvelerde yukarida belirtilen risklere ilaveten don riski, • Cam ve plastik seralarda; dolu, firtina, hortum, yangin, heyelan, deprem, sel, su baskini ve tasit çarpmasi ile kar ve dolu agirligi, • Süt sigirlari, erkek besi sigirlari, damizlik koyun ve keçiler ile damizlik koç ve tekeler ile bunlara ilave olarak 2012 yilinda damizlik mandalar, için ölüm riski, • Bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alinmis, kapali kümeslerde yetistirilen kümes hayvanlarinda ölüm riski, • Denizlerde ve iç sularda yetistirilen su ürünlerine (Her türlü hastalik, zehirlenme, kaza ve bazi dogal afetler ) ölüm riski, sigorta kapsamina alinmistir. Devlet prim destegi orani; tüm risklerde %50 oraninda uygulanacak, sadece açik alanda yetistirilen meyvelerde çiçeklenme dönemi dolayisi ile sigorta paketindeki diger riskler hariç sadece don riskinde 1/3 oraninda çiftçi tarafindan, 2/3 oraninda devlet prim destegi olarak karsilanacaktir. Devlet prim desteginden, Çiftçi Kayit Sistemine (ÇKS)’ye kayitli (bu sisteme entegre edilen ön soy kütügü, soy kütügü, hayvan kayit sistemi-Türkvet, örtüalti kayit sistemi, su ürünleri kayit sistemi )üreticiler yararlanmaktadir. Üreticilerin tarim sigortasindaki prim desteginden yararlanabilmesi için Çiftçi Kayit Sistemi’ne kayit yaptirmasi ve bu kaydin her sene güncellenmesi gerekmektedir. Tarim sigortasi yaptirmayan üreticiler için; 5363 sayili Tarim Sigortalari Kanununun Yardim ve Borç Ertelemesi ile ilgili 17. Maddesinde belirtilen ;”Bu kanun kapsaminda,uygulama yilinda yer alan riskler için tarim sigortasi yaptirmayan üreticiler, 20.06.1977 tarihli ve 2090 sayili Kanundan yararlanamaz.” Hükmü uygulanmaktadir. **Posof Ariligi Yeni Yerine Tasindi.. Türkiye’nin sinir ilçesi Ardahan’in Posof ilçesinde bulunan ve Kafkas Arisinin yetistirildigi ‘Arilig’ yeni yerine tasindi. Kafkas Arisi’nin korumak için GEN Merkezi olarak ilan edilen Ardahan’in Posof ilçesinde ki ‘Posofg Ariligi’ yeni yerine tasindi. Ardahan Kafkas Arisi Üretim Egitim ve Gen Merkezi taarfindan yapilan açiklamaya göre yeni yerine tasinan Ariligin daha modern ve genis bir alanda oldugu bildirildi. Ardahan Balinin üretiminde büyük rol oynayan Kafkas Arisinin daha iyi sartlarda yetistirilip, üremesi için tüm alt yapinin yenilendigi bildirilen Ari Ariliginin olumsuz havasartlarinda korunmasi için de gerekli önlemlerin alindigi bildirildi. Her geçen gün biraz daha ilgi gösterilen ve Aricilik yapanlarin sayisinin gün geçtikçe arttigi Ardahan’da ki aricilarin ihtiyaci olan Kafkas Arisinin en iyi ve saglikli sartlarda yetistirilmesi için yapilan bu çalismanin önümüzdeki yillarda daha verimli bir bal üretimi için alt yapi olacagi da belirtildi. **Belediye Baskani Faruk Köksoy: ARDAHAN KURTARICI ARIYOR.. ‘Ardahanlinin diger bir önemli sorunun, kendisinde olan özgüvenini görememesidir.’ diyen Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, ‘Ardahan’in var olan sorunlarinin çözümü için sürekli olarak bir kurtarici aramanin anlami yoktur. Çünkü bu kentin sorunlarini kurtaracaklarin disari da gelecek birinin degil, bizzati bu kentin içinde yasayanlarin bu kentin kurtaricisi oldugunu artik her Ardahanli anlamali, kavramalidir.’ dedi. 1992 Yilinda 178 bin nüfusun üzerinde bir nüfus ile yeniden vilayet olduktan sonra beklenen gelismeleri göremeyen ve bugün nüfusu 150 binlere kadar düsen Ardahan’in kurulusundan bugüne kadar bir kurtarici aradigini belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahanlinin öncesi bu düsünceden kurtulmasi ve kurtaricinin bizzat kendisinin olduguna dikkat çekti. Geçtigimiz gün kurulan Ardahan kent Konseyi’nin kurulus çalismalari sirasinda bir konusma yapan Belediye Baskani Faruk Köksoy Ardahan’in birinci sorununun Ardahanlinin sürekli olarak bir kurtarici aramasinin oldugunu söyledi. Ardahanlinin gerek bulundugu 200 yildir bulundugu cografyanin etkisiyle, gerek ise bugüne kadar beklenenlerin gerçeklesmemesi dolaysiyla sürekli olarak kendisi disinda bir kurtarici aradigini, asil yanlisinda bu olugunu belirten Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy her Ardahanlinin kendisine güvenip, Ardahan’i kurtaracak olanin kendisi oldugunu artik kabul etmesi gerektigini belirtti. **Haydi kayaga.. Yilin 6 ayni kar altinda geçiren, ancak bu durumu basta turizm de olmak üzere birçok yönde avantaj çeviremeyen Ardahan’in Yanlizçam/Ugurludag bölgesinde bulunan Kayak Evi yarin yapilacak olan resmi açilis ile 2012 yilinin kayak sezonuna start veriyor. Ardahan-Ardanuç yolu üzerinde bulunan ve İl Özel İdarenin imkânlari ile yapilan Ardahan Yanlizçam/Kayak Tesisleri’nin 2012 yili kayak sezonu yarin Ardahan Valisi Mustafa Tekmen’in de katilacagi resmi bir açilis ile sezonu açacak. Kayak severlerin davet edildigi açilisa İl Spor Müdürlügü ev sahipligi yapacak. **PROJESİ HALA HAYATA GEÇİRİLEMEDİ .. Yarin yapilacak olan resmi açilis ile2012 yilinin kayak sezonunun baslayacagi Yanlizçam/Ugurludag Kayak Tesisleri için hazirlanan projede diger birçok plan ve proje gibi bugüne kadar hayata geçirilemedigi görülüyor. **Cezaevinin degerlendirilmesi isteniyor .. Ardahan’in Hanak İlçesinde bulunan ve yillar önce bosaltilan Cezaevinin degerlendirilmesi isteniyor. Bosaltilip, harabeye çevrilen bu binanin bir egitim yuvasi olabileecgini belirten Hanaklilar yetkililerin bu bina ile ilgilenmesini beklediklerini belirtiyorlar. Basta Hanak’ta açilmasi beklenen Hanak Meslek yüksek Okulu’na olmak üzere bir çok kurm bina aranirken, yillar önce bosaltilan Hanak Ceza Evi binasi bos bekletilmesi dikkatlerden kaçmiyor. Adeta yikilmaya terk edilen Hanak Ceza Evi’nin binasinin neden dgerlendirilmedigini merak eden Hanaklilar buranini kaymakamlik veya hanak belediyesi tarafindan alinip, bir egitim yuvasi haline getirilmesini istedikleri görülüyor. **BAŞKAN: BELEDİYE’YE VERİLSİN.. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Hanak Belediye Basakni Tasdemir Çoban ceza evinin kendilerine verilmesi için sözlü girisimlerde bulunduklarini, önümüzde ki günlerde de bu isteklerini yaziya döküp, binanin belediye devirini isteyeceklerini belirtti. **Ardahanli Polisi Nisanlisi Öldürdü! İstanbul/Bahçelievler’de meydana gelen olayda Ardahanli polis memuru Sezgin G.(28), kendisine ait üniformayi giyip silahiyla fotograf çektirmek isteyen kiz arkadasi Elif Ç.(22) tarafindan yanlislikla vurularak öldürüldü. Alinan bilgilere göre çenesinden vurulan Sezgin G., Bakirköy Devlet Hastanesi’ne kaldirilirken kurtarilamadigi ögrenilirken nisanlisi Elif Ç. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis memuru Sezgin G.’nin cenazesi Ardahan’a getirilerek Ardahan Merkeze bagli Çataldere köyünde topraga verildi. **CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ CILAVUZ KİTABIYLA ANKARA’DA ANILDI.. Yeni Kusak Köy Enstitülüler Dernegi Ankara Şubesi öncülügünde, Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfi, Egitimciler Dernegi (Egit-Der), Hasanoglan Atatürk Ögretmen Okulu Mezunlari Dernegi, Ankara Üniversitesi Egitim Bilimleri Fakültesi Çagdas Gençlik Toplulugu, Ardahan İli Kalkinma Vakfi, Kars Demokrat Dernekler Federasyonu, Kars Ardahan Igdirlilar Birligi Dayanisma Platformu, Göle Kültür Ve Dayanisma Dernegi, Ardahan İli İncedere-Günesgören-Koyunpinar Köyleri Kültür Ve Yardimlasma Dernegi, YAPIDER, TMMOB İnsaat Mühendisleri Odasi Ankara Şubesi, TMMOB Mimarlar Odasi Ankara Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarlari Odasi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasi tarafindan düzenlenen CILAVUZ’DAN GEÇERKEN baslikli toplanti İMO, Teoman Öztürk Salonu’nda gerçeklestirildi. YKKED Ankara Şube Baskani Alper Akçam’in açis konusmasindan sonra düzenleyici ve katilimci örgütler adina birer konusma yapildi. CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ kitabi yazari Doç. Dr. Firdevs Gümüsoglu, halkbilimci, sair Metin Turan ve Alper Akçam’in katildiklari söylesi sirasinda Cilavuz Köy Enstitüsü ile ilgili fotograflar gösterildi. Firdevs Gümüsoglu’nun kitabin yazilis öyküsünü anlattigi ve kitapla ilgili bilgi verdigi söyleside, Metin Turan, Cilavuz Köy Enstitüsü’nden yetismis ögretmenlerin yöre folkloruna, kültürüne katkilarini anlatti. Alper Akçam’in Dursun Akçam ve Ümit Kaftancioglu’nun edebiyat alanindaki yerine deginen kisa konusmasindan sonra Cilavuz çikisli ögretmenler sahneye çagrilarak kendilerine birer kirmizi karanfil sunuldu. Toplanti, Baris Kocaoglu ve Ulas Ulas Akyol’un müzik dinletisi ile kapatildi… İkinci toplanti 15 Ocak 2012 Pazar günü, Eryaman II. Etap’taki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapildi. Doç. Dr. Firdevs Gümüsoglu’nun fotograflar esliginde yaptigi Cilavuz sunumu soguk hava ve yagan kara karsin toplantiya gelmis çevre yerlesikleri tarafindan ilgiyle izlendi. Toplanti bitiminde kisa süreli bir müzik dinletisi gerçeklestirildi. Her iki toplanti sonunda da Firdevs Gümüsoglu Cilavuz kitabini imzaladi. Alper Akçam/0 532 7650723 **Meclis Baskani Çakici: ‘Kent Konseyi Barisi Beraberligi Getirmelidir’ Ardahan Kent Konseyi Toplantisi öncesi gazetemize bir açiklama yapan Ardahan İl Genel Meclis Baskani Bedrettin Çakici yapilacak olan toplantinin Ardahan’in, Ardahanlilarin birlik, beraberligi için büyük bir firsat oldugunu söyledi. Gazetemiz Yazi İsleri Müdürü Fakir Yilmaz ile makaminda görüsen ve ilki yapilacak olan Ardahan Kent Konseyi öncesi önemli açiklamalarda bulunan Ardahan İl Genel Meclis Baskani ve Posof İl Genel Meclis Üyesi Çakici, bu kentte yasayanlarin birbirine ihtiyaci oldugunu ve herkesin öyle ya da böyle birbirine muhtaç oldugunun bilinmesi gerektigini söyledi. Çakici bu kentte bir türlü saglanamayan yerel barisin bu kentin gerçek sahiplerine zaar verirken, birilerine yaradigi gibi onlarin bu kentin kaymagindan faydalanmasina neden oldugunun da unutulmamasini istedigi açiklamasinda Ardahan’in kurtulus yil dönümü öncesi her Ardahanliyi bir araya gelmesini ve yasanan sorunlarin üzerine birlikte gitmesini umdugunu belirttigi açiklamasinda Ardahan’in Milletvekillerinin, Belediye Baskanlarinin, Siyasi Parti İl ve İlçe Baskanlarinin, STK Yöneticilerinin, İl disinda bulunan Ardahan derneklerinin, Avukat, Doktor, Eczaci, Mühendis gibi aydinlarin, İs Adamlarinin, Köy Muhtarlarinin, Basinin mutlak birlik beraberligine ihtiyaç duyuldugunu herkes iyi bilmeli ve kulagina küpe yapmalidir.’ dedi. Kent Konseyi’nin amacinin bu kentte yasayanlari bir araya getirmek ve onlarin sorunlarinin çözümünde birbirlerine yardimci olmak oldugunu bilinmesini isteyen Ardahan İl Genel Meclis Baskani Çakici yapti açiklamada; ‘Ardahan’in diger bir önemli sorununun bu kentin ileri gelen insanlarinin, akil adamlarinin bir biriyle barisik olmadigidir. Bu durumunda kentin gelisiminde, birlik beraberliginde olumsuz hava yaratmaktadir. Bunun için herkesin etegindeki tasi döküp, bu kentin nasil gelisecegini ve bu kente yasayanlarin hep birlikte nasil refaha ulasacaklarini tartismalidirlar. Belediye Baskani buna önderlik yapacak, diger 7 belediye baskanlari da katki sunacaklardir. Bizler, basin ve tüm aydin insanlarda onlarin yaninda yer almalidirlar. STK yöneticileri bir araya gelip bu güce güç katmalidirlar. Aksine kimse demesin ben tek basima basarili olurum, kazanirim diye. Siyasi parti temsilcileri toplumun genel çikari için bu konseye katki sunmali ve hepimizin birlikte verecegi fotograf bu kentin gelecegine, asil sahiplerine büyük anlam ve saygi tasiyacaktir.’ dedi. **KAR GERİ GELDİ.. Son 10 gündür Ocak ayi içinde bahar günleri yasanan Ardahan’a kar yeniden yagmaya basladi. Dün ögleden sonra yagmaya baslayan kar Ardahan kent merkezini oldugu gibi genelini yeniden beyaza bürüdü. Meterolojinin siddetli soguklarin yasanacagi haberi ardindan batidan Ardahan’a ulasan kar yagisinin haftasonuna kadar devam etmesi beklenmektedir. **Karda Mahsur Kalan İranlilari Türk Tir Şoförü Kurtardi .. Ardahan’in Posof ilçesinde etkili olan kar yagisi 2 bin 540 rakimli Ilgar Dagi’nda araçlara zor anlar yasatti. Birçok aracin yolda kaldigi Ilgar Dagi’nda kara saplanan İran plakali bir aracin imdadina Türk TIR sürücüsü yetisti. Saatlerce aracin içinde mahsur kalan ve donmamak için battaniyeye sarilan İranlilari kurtarmak için seferber olan TIR soförü Yavuz Atas, İranlilarin aracina halat baglayarak kara saplanan araci yerinden çikarmaya basardi. Kara saplanan araçta saatlerce mahsur kaldiklarini belirten İranlilar, kurtulduktan sonra Gürcistan’a gitmek üzere yollarina devam etti. Kar kalinliginin 1 metreyi buldugu Ilgar Dagi’nda Gürcistan’a yük tasiyan TIR’larin da zaman zaman saatlerce mahsur kaliyor. **Kar Damal, Göle ve Posof’ta hayati daha çok olumsuz etkiliyor .. Kar yagisinin yeniden basladigi Ardahan kis günleri tüm agirliligiyla his edilirken, bu agirligin en çok Damal, Göle ve Posof ilçelerinde his ediliyor. Kar kalinliginin Ardahan Merkez, Çildir ve Hanak’tan daha çok oldugu görülen Damal, Göle ve Posof’ta kisin en agir sartlarinin yasandigi dikkat çekiyor. **Buzlu yollara dikkat .. Kar yagisinin yeniden yasandigi Ardahan’in kardan temizlenmeyen yollar adeta birer bu pisti haline dönüsmüs durumda. Basta Türkiye’yi Kafkaslara baglayan ve üzerinde Hanak, Damal ile Posof ilçelerinin bulundugu Türkgözü Gümrük Kapisi yolu olmak zere diger tüm yollarin ayni durumda oldugu görülürken karayollarinin neden yollari temizleyip, tuzlamadigi merak konusu olmustur. **TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN MUHALEFETİ KURA NEHRİ İÇİN BİR ARAYA GELDİLER.. Ardahan’in sinirlari içinde bulunan Göle Ovasi’ndan dogup, Ardahan merkezden geçerek Hanak ve Çildir ilçelerinin topraklarina can verdikten sonra Türkiye’yi terk edip Gürcistan’a buradan da Azerbaycan’da bulunan Hazar Denizine ulasan Kura Nehri’nin üzerine kurulacak olan ve bu baraj ile Kura’nin suyunun yönünün degistirilip, Karadeniz’e akitacak olan Besikkaya Baraji’na uluslar arasi tepki. Geçtigimiz yilin sonunda Gürcistan’a giden bir grup Türk Milletvekili ile Gürcü Parlamenterlerin gündemini olusturan Kura Nehri Türk ve Gürcü Muhalefet Milletvekillerinin birinci gündem maddesiydi. İste o önemli ziyaret ve Kura’nin tartistigi gezi ile ilgili CHP’li Ensar Ögüt’ten önemli notlar. **23-25 ARALIK 2011 TARİHİNDE YAPILAN GÜRCİSTAN GEZİSİ 23-25 Aralik 2011 Gürcistan ziyaretinde, 8 Ocak 1927 yilinda TC Devleti ile Sovyetler Birligi ile yapilan anlasmada, Tiflis’ten geçip, Azerbaycan’da Hazar denizine dökülen Kura Nehrinin ortak su oldugunu ve bu suyun baska bir yere baglanmasinin uluslar arasi anlasmalara aykiri oldugunu, Gürcistan’in da buna müdahale etmesi gerektigini basta Gürcistan Devlet Baskani Mikheil SAAKASHVİLİ, Ana muhalefet Partisi olan Hiristiyan Demokrat Partisi Genel Baskani ve Bakanlar olmak üzere tüm yetkililere konuyu anlattim. Bu sayede Gürcistan’da Kura Nehri ile ilgili bir gündem olustu. Kura Nehrinin Karadeniz’e verilmemesi konusu Gürcistan Basini ve Televizyonlarinda genis bir yer buldu. Bunun üzerine Türkiye’den Orman ve Su isleri Bakani, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakani ve Bakanlik yetkilileri Gürcistan’a giderek konuyu görüsmüstür. Amaç; Gürcistan tarafinda Kura Nehri üzerine baraj yapilmasinin saglamasi, Bu barajin elektrigini Türkiye’ye verilmesi, Besikkaya Barajinin yapilmamasinin saglanmasi, Kura Nehrinin Karadeniz’e aktarilmamasi ile hem Ardahan’in hem de Gürcistan’in susuz kalmayacaktir. Gürcistan’a yapilan ziyaret sirasinda Basta Gürcistan Devlet Baskani olmak üzere asagida belirtilen diger yetkililerle görüsmeler yapilmis olup; özellikle Kura Nehrinin Karadeniz’e aktarilmamasi ve Gürcistan tarafinda bir baraj yapilarak, bu barajin suyunun Türkiye’ye verilmesi ile ilgili konu görüsülmüstür. Mikheil SAAKASHVİLİ (Gürcistan Devlet Baskani) Devlet Baskani heyetimizi 1 saat 20 dakika kabul etti. Ele alinan bütün konulara çok genis yer ayirdi. Bu konularin en önemli bölümünü Osetya ve Abhazya eyaletlerinin Rusya’nin isgal etmesinden dolayi yasadiklari sikintilar olusturdu. Bu konuda Türkiye’nin toprak bütünlügüne sahip çikmasi nedeniyle tesekkür etmistir. Bütün siyasi partilere esit baktigini her iki ülkenin kalkinmasinin önemli oldugunu, Gürcistan’da demokrasinin oturdugunu belirtmistir. Ayrica Kura Nehrinin Gürcistan tarafina bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi ile ilgili konuya sicak baktiklarini, ilgili Bakanlarimiza bu konuyu görüstüklerini, konunun çok hassas oldugunu ve en iyi seklide çözümlemeye çalisacaklarini belirtmislerdir. Biz de, Kars Tiflis Demiryolunun hizlandirilmasini, Çildir Aktas Sinir Kapisinin açilmasini, Posof Sinir Kapisindan pasaport olmadan kimlikle geçin için tesekkürlerimizi ilettik. Kura Nehri üzerinde yapilacak olan Besikkaya Barajinin suyunun Karadeniz’e aktarilmasi projesinin durdurulmasi ve Gürcistan’in baraj yaparak bu barajin elektrigini Türkiye’ye verilmesi için Gürcistan Hükümeti Yetkilileri ile Gürcistan ziyaretinden önce, TBMM’de toplanti yaptim. Yapilan bu toplantiya Gürcistan Eski Basbakani ve Nato Gürcistan Temsilcisi Grigon GALOBİLİSHVİLİ, Gürcistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komisyonu Baskani Gibi TARGAMADZE, Gürcistan Büyükelçisi Tariel LEBANİDZE ve Gürcistan Büyükelçiligi Müstesari Zurab BATİASHVİLİ katilmislardir. Ayrica Gürcistan Enerji Bakani Sayin Alexander KHETAGURİ bu proje ile ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanimiz Sayin Taner YILDIZ ve Orman ve Su Bakani Sayin Veysel EROGLU ile de görüsme yapmislardir. David BAKRADZE (Gürcistan Parlamento Baskani) Besikkaya Barajinin Kura Nehri üzerine yapilmamasi gerektigi ve Gürcistan’da bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi konusu anlatildi. Baskan, Parlamentolar arasinda bir uyum yasasi çalismasi yapildigini, Gürcistan Parlamentosunda 3 Türk Milletvekili oldugunu ve Türkiye’nin güvenilir bir ülke oldugunu, halklarin birbirine güvendigini belirtmistir. Yine 8 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. İvane MERABİSHVİLİ (Gürcistan İçisleri Bakani) Kendi Polis Teskilatlarini yeniden kurduklarini, teskilatta daha önceki dönemde rüsvetle is yapanlarin ayiklandigini, eskilerin emekli edildigini, teskilatin maaslarinin arttirildigini, kesinlikle ülkeye giris çikis yapanlara gümrüklerde ve ülke içi dolasimlarda rüsvet alinmadigi ve insanlara yardimci olduklarini belirttiler. Tüm vatandaslarina ve yabancilara oldukça hosgörülü olduklarini ancak Türklere daha da hosgörülü olduklarini, ayrica her iki ülkenin hem güvenlik hem de stratejik açidan mütabik olduklarini ve uyumlu çalistiklarini belirtmislerdir. Yine kendisi ile de 3 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. Dilar KHABULİANİ (Gürcistan Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu Baskani) Türkiye ve Gürcistan Parlamentolar Arasi Dostluk Gruplarinin önemi vurgulandi ve iliskilerin arttirilmasi yönünde fikir alisverisinde bulunuldu. Ayrica her iki ülke arasindaki kültürel, ticari ve sosyoekonomik isbirliginin gelistirilmesinin faydali olacagi görüsüne varildi. Gigi TSERETELİ (Gürcistan Parlamento Baskanvekili) Türkiye ve Gürcistan Parlamentolar Arasi iliskiler konusunda çikacak yasalardaki uzlasmalar, ticari, sosyoekonomik isbirligi, sinir kapilarindaki giris ve çikis kosullarinin iyi islemesi için çikarilacak kanunlar görüsüldü. Givi TARGAMADZE (Gürcistan Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komitesi Baskani) Türk Kurmay Yarbayimiz, Askeri Atese olarak Gürcistan Büyükelçiliginde Türkiye’ temsil etmektedir. Savunma ve Güvenlik Sanayi isbirligi ile ilgili görüsmeler yapildi. Her iki ülke halkinin birbirine güvendigi ve pasaport olmadan kimlikle giris çikislarin yapildigi, Güvenligin Parlamento ve Hükümetler arasinda da daha üst düzeye çikarilmasi görüsüldü. Nugzar TSİKLAURİ (Gürcistan Parlamentosu Diaspora ve Kafkasya İsleri Komitesi Baskani) Türkiye’deki Gürcü kökenli Türk Vatandaslarinin rahat bir yasami oldugunu, Türkiye’ye bagli birer vatandas olmalarinin yaninda kendi kültürlerini de özgürce yasadiklarini, basta Ahiska Türkleri ve Gürcistan içindeki Borça Türklerinin de kendi inançlarini rahatça yasadiklari ve toprak bütünlügüne bagli olduklari vurgulandi. Parlamentolardaki Dostluk Gruplarinin her iki ülke arasindaki diasporalarini gelistirilip iliskilerini kuvvetlendirilecegi, Ahiska Türklerinin vatanlarina dönmesi ve bunun için müracaat eden 5841 kisinin yerlestirilmelerinin kolaylastirilmasi konusuna görüs birligine varildi. Giorgi TARGAMADZE (Gürcistan Hiristiyan-Demokrat Partisi Genel Baskani) Kendisi Ana Muhalefet Partisi Baskani olup; Türkiye ile ilgili yasalarin kolaylasmasi, Ahiska Türklerinin konulari gündeme geldi. Ülkemizde Ardahan’daki Kura Nehri üzerine yapilan Besikkaya Baraji ile bu nehrin suyunun Karadeniz’e akitilmasinin söz konusu oldugunu, 3 Ocak 1927 yilinda Kura Nehrinin Ortak Kullanilmasi Anlasmasi nedeniyle Kura Nehri üzerinde Besikkaya Barajinin yapilmamasi gerektigi, Gürcistan topraklarinda bir baraj yapilarak elektriginin Türkiye’ye verilmesi için bir çalisma baslatilmasi konusu görüsüldü. Levan VARSHALOMİDZE (Gürcistan’in Acara Özerk Cumhuriyeti Basbakani) Kendileri özellikle Batum’un Acara Özerk Bölgesinin baskenti olan Batum’a pasaport olmadan sadece kimlikle gelindigini bu nedenle önceden 30 bin civarinda olan turistlerin simdi 600 bini buldugunu, Batum’un Karadeniz sahilinde olmasi nedeniyle Türklerin daha çok ziyaret ettigini belirtmislerdir. Haberleri ekleme saati: 18.19-28 Ocak 2012 Haberler: www.kuzeyanadolugazetesi.com