EY HEMŞO SERMAYESİ YİYEN HEMŞO BELEDİYE BAŞKANLARI! 5 YILDIR SADECE ELİ BOŞ FESTİVALE SELFİYE Mİ GİDİYORSUNUZ?



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


 




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?


ŞİŞLİ,BAKIRKÖVE ESENYURT: 0


Ardahanlılar yaz etkinliklerinde kravat takmadan yılda bir gelip, selfi çektirmekle hemşeri, memleket sevdalısı ve başkan olunmaz diye yerel seçimlere birkaç aya kala yeniden ortaya çıkıp, yaz etkinlikleri için Ardahan’a kravat bile takmadan hemşericilik oyunu oynadıkları görülen Ardahanlı ama bulundukları makamlar Ardahanlılara kapatan belediye başkanlarına sitem ettikleri görülmekte.


12. Ulusal Canibeg Yayla Şenliği Başladı..


 Her yıl yaz aylarında gurbetle sıla’nın buluşmasına vesile olan Ulusal Canibeg Yayla Şenliği bu yıl 30 Haziran-1 Temmuz ‘da yapılacak.


Ardahan Köprülü Belediysinin düzenlediği,  12’inci  Köprülü Ulusal Canibeg Yayla Şenliği başladı.



Köprülü Belediyesinin tek başına organizeettiği  ve 30 Haziran-1 Temmuz 2023 tarihlerinde  yapılmaya başlanan 12. Ulusal Canibeg Yayla Şenliğinin aynı bölgede bulunan iki köyünde yayla şenliği yapmasıv e şenlği bölmesidolaysıyla geçen yıllara nazaran bu yıl sakin olması dikkat çekti.


Kültür Bakanlığının destek verdiği, AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un katıldığı Canibeg Yayla festivaline Halk Müziği sanatçıları Denbej Havin, Servan Öztürk ve Davul Zurna ekibi sahnede yer aldı. 


















Putin’in Yeniçerileri Ayaklanmış..


Yazıma başlamadan önce Ezel isimli dizinin 10. bölümde Ramiz dayıyı oynayan, memleketim Ardahan’ın Çıldir ilçesinde çekilen ve hemşehrim Reis Çelik’in yönetmenliğini yaptığı ‘İnat Hikayeleri’ adlı sinema filiminde de başrol oynayan rahmetli Tuncer Kurtiz’in ‘Ramiz Dayı’ rolü esnasında Tefo’ya anlattığı ‘Köpeğin sadakatı’ başlıklı hikayeyi anlatmak isterim..


Ramiz Dayı:


+ yeğen! iki sahibi olan köpeğin hikayesini bilir misin, ha? ikisi de geçmişler karşısına. biri bana gel demiş, öteki bana gel demiş. köpek şaşırmış.


Tefo: 


-kaçmış mı?


Ramiz Dayı 


+yok. şaşırmış köpek, gitmiş bir tanesini hart diye ısırmış. o zaman ne yapmışlar? çat diye köpeği vurmuşlar, iyi mi?


Tefo- 


kimse sormamış mı köpeğe nereye gitmek istersin diye?


Ramiz Dayı


+Sahibi köpeğin değil, köpek sahibinin ağzına bakacak yeğen. köpeği köpek yapan sadakatidir, teslim olunmadan sadık olunmaz yeğen…


Evet son yılların yasadışı olan askeri sistemi paramiliter askerlerden olan Wagnerler Putine karşı isyan başlatmış.


Yani düzensiz gönüllülerden oluşan ve devletçe desteklenen bir tür yapı olan ordulardan biri olan, yani yıkılmaz denen modern diktatör Putin’in  oluşturduğu paralı askerler, Putin’e karşı ayaklanmış, ve biz gazetecilere, ‘Rusya’da darbe mi oluyor?’ son dakika manşeti attırmış.. 


Evet, nükleer füzeli, uçaklı, dronlu, tam tecizatlı kendi öz ve yasal askerleri ile Afganistan bataklığından zor, bela çıkan bundan ders almayıp, ilhak ettiği Kırımla yetinmeyip, altı ay önce tümünü işgal amacıyla girdiği Ukrayna bataklığından çıkamayan Rusya”da darbe girişimine kalkıştığı haberleri tüm dünyayı şok ederken bize de bir şeyler hatırlatıp, anlatıyordu..


Hem de oluşu hala tam anlaşılamayan ve halen tartışılan Türkiye’deki Boğaz manzaralı 15 Temmuz darbe kalkışması ardından doların, euro’nun ekonomisini salladığı bir zamanda ülke gündemine bomba gibi düşmesiydi.


Evet, Osmanlının Orhan Gazi döneminde kurulan, ikinci Mahmut tarafından kapatılan ve Müslüman değil, Hrıstiyanlardan oluşan yani çoğu yetim, Ermeni tecriti planı hayata geçirildiğinde Sinop cezaevindeki gibi kaçkınlar, çeşitli savaşlarda esir alındıktan sonra vatanını satıp, taraf değiştirenlerce oluşturulan Yeniçerilere benzer paralı bir asker ordusuyla önce Suriye’de sonra Ukrayna’da kan döktüren aynı Putinli Rusya’da ilginç gelişmeler oluyormuş.


Yani Putin olacağını önceden öğrenip, Erdoğan’a bildirdiği de söylenen ülkemizdeki Feto darbesi örneğinde olduğu gibi “Besle Kargayı oysun gözünü” misali bir durumla karşı karşıya kalmış. 


Evet bugün Rusya da yaşananların  yarın Suriye’de ÖSO gibi paralı militanlarca başkalarına yaşatılıp, yaşatılmayacağını da sorduran bu gelişme Feto olayında olduğu gibi “Allah Affetsin” denerek mi aşılır yoksa parayı veren düdüğü pardon silahı konuşturan bir güç birliğiyle mi sonuçlanır bilmem..


Ama bildiğim bir gerçek var ki oda bugün sana paran yüzünden dost olanın yarın yine fazla para verenin sadakatiyla sana düşman olacağını da ortaya koymuştur, ‘Kar Kaplanlarıyla güreşen yıkılmaz’ denen dostum Putin’in paralı askerleri..


Ve aynı ırkta, dinde olan ne tesadüftür ki, birileri gibi ‘kardeşiz’ dedikleri Ukrayna’da kan döken Rusya’da yaşananlar..


“Kefenlerimizi giymişiz “ deyip sanal ortamlarda kendileri gibi sahte oyuncak silahlarla poz verenleri de hatırlatan bu gelişme dün paralandıklarına cici görünmek için aydınları tehdit edip, “Sizi kanınızla boğacağız” diyenlerin bugün paracıkları kesilince bu kez kaçtıkları çöllerde sanal ortamlara sığınıp, dün paralandıklarıyla karanlık kapılar ardından birlikte oynadıkları oyunları gözler önüne sergileyenlerle beraberliklerini  hatırlar gibi de oluyoruz..


Kısacası birilerinin çok övdüğü ama iş makam ve paraya gelince yani aldıkları beş yetmedi on bir maaşları yetmeyince isyan edip, saraylar basıp, haremlerindeki çıplak kızları kaçırıp, kendilerini besleyen padişahları boğan Arnavut, Çeçen, Sırp, Bulgar kısacası kendileriyle aynı dinden olmayanlara inanıp, ordular kuranların eninde sonunda başına geleceklerdir bugün Rusya’nın ve onun başındaki dostum Putin’in yaşadığı.



Ve bu işlerin öyle ‘Bir gece ansızın gelir, Ukrayna’yı bmda alır, Emevi Camii’nde pardon Kiev’deki kutsal ve UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan Karpatların 16 Kilisesinde dua edeceğiz’ diyen Putin ve Putin’e benzerlerin  unuttuğu bir şey var o da, sizden ve hepimizden önce büyük olanın Allah olduğudur.


Sonra bu dünyanın cendermesi, yeşil dolarların sahibi, demokrasiyi, insan hakları postunu giyip, sömürdüklerini dizayn eden Pentagonlu Amerika’yı ve Euro’su 30 TL. ye yaklaşan altmış yıldır kapısında beklediğimiz tayfası Avrupa’yı unutmamak lazım.


Çünkü oyun içinde oyunların oynandığı bu dünyada kanın kanla değil, sulh ve su ile yıkandığını  anlamayanların dün de Osmanlının sonunu getirenlerin bugün İBB’lerde ödenen paralarla beslenenlerce gönderilmek istenen Kılıçdaroğlu’nun ‘paramiliter artıklar’ dediği Sadatlar misali yasa dışı ordular besleyen Putinlerin sonunu getirebilir, konu parayla oynatılan kan dökücü kuklalar ve sahibi ağzına bakan köpeğin sadakatına inanlar oldukça..



    arşiv haber 05/01/2023 tarihli haber/yorum






Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?







Bize 2 tahta Ele 4. uzun köprü!


Kent merkezinde bulunan demir Rus köprüsünün bakımsızlıktan çürüdüğü Ardahan’da birileri başkalarının paraları ile tahtadan köprü yaptırıp, iş yaptıklarını sana dursunlar Adana’nın trafiğini yüzde 30’a yakın rahatlatması beklenen Türkiye’nin en uzun 4. köprüsü olma özelliği bulunan 1669 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 4. köprüsü Nisan’da açılıyor.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinesinde yapımına devam edilen ’15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde sona yaklaşıldığı, köprünün Nisan ayında açılacağı belirtildi.


HACI’NIN KÖPRÜSÜ SİZİNKİNDEN DAHA İŞE YARAR!

Kimsenin gelip, geçmediği bir alana adını, sanını saklayan birinin babasının, anasının adını oraya, buraya yazdırmak şartıyla verdiği paralarla yaptırılan tahta köprü ile övünenler Bağdeşen (Kinzodamal) köylü Hacı Halis Akpınar’ın 2 bin 900 rakımlı Bülbilan yaylasına yaptırdığı köprüden daha çok reklam yaptılar.

***İDARECİLER HALKA KULAK VERSİN..

Bülbülan yaylasında vatandaşların dereden geçerken ciddi sıkıntı yaşadığını fark ettiğini belirten Akpınar: “Biz bu köprüyü kendi imkanlarımızla yaptık. Aşılması gereken bazı sorunları yetkililere bildirdik ancak kimse bize yardımcı olamadı. Biz burada ne yapıyoruz ne yapmaya çalışıyoruz noktasında kurum idarecilerinin sorması lazım ve halka kulak vermesini istiyoruz. Bu köprünün uzun zamandır büyük bir ihtiyaç olduğunu düşünüyordum.  Köprümüzü tamamladık ve hayırlı olması için dua ederek hizmete açtık” şeklinde konuşmuştu.   
    



MHP’NİN DEMİRTAŞINI MI ÖLDÜRDÜLER?!..


Seçimlere doğru giden ülkeyi daha da germek ve kaos ortamına sürüklemek korkusunun ilmek ilmek işlendiği söylemlerinin, ne kadar doğru ve gerçekçi olduğu tartışılırken, failleri belli olan ama kayıtlara, ‘faili meçhul’ diye geçen cinayetlere bir yenisi daha eklendi..

Öldürülene kadar adını bilmediğim ve tanımadığım, cinayete kurban giden şahsın ilk haberini alırken sağcı, eski ülkü ocakları başkanı olduğuna bakmaksızın bir insanın öldürülmesi ve bu insanın bir akademisyen oluşu beni derinden üzdü.

Fotoğrafına bakarken benden yakışıklı ve benden agrasif olduğunu tahmin ettiğim bu güzel insanın, benden ve başkanlardan, pardon başkalarından avantajlı yönü ise akademik diplomasının olması ve bunlar yetmezmiş gibi iki çocuk babası oluşu da beni derinden etkiledi.

Cinayeti duyar duymaz nedenini araştırdığımda, ülkenin yeni bir kaosa, karmaşaya sürükleme çalışmalarının bir yenisi mi olduğunu düşünmeye başladım. Ondan ötesi bir insanın kahpece ve kalleşce öldürülmesi beni çok üzdü. 

Zira ne olursa olsun bir insanın öldürülmesi, o kişinin kendi camiasında önemli bir yeri oluşu ve bir baba olması her insanım diyeni üzdüğü gibi beni de üzdü..




Evet, çoğuna göre hala karanlıkta olan bu olayın neden, niçin, nasıl, nerede ve kimler tarafından işlendiğine  bakmaksızın ben bu gelişmenin başka bir yönüne bakacağım. Çünkü 5 N 1 K ile ilgilenenler bir hayli çoğunlukta… Olayın insani ve siyasi yönü tartışıladursun bu olayın asıl deşilmesi gereken yönü, bu yakada yani benim de içinde bulunduğum sol tayfasının, siyasi cinayetine, yani akademik yönünün yanısıra hukukçu kimliğiyle rakiplerine söylem ve hareketleriyle kök söktüren bir isme bakmak istiyorum.. 

Çünkü kendilerinden olan ve bir iç hesaplaşma olduğu söylenen ülkücü Sinan Ateş’e de benzeyen, tahminen aynı boyda olan ama biz sol cenahın öldürmese de üstü kapalı ölüm tehditleri yaptığı “Benim önüme geçemezsin, bu hareketin lideri belli yanlış da olsa lider odur..” deyiyerek baskılanan ve bu gidişle solun lideri olacak korkusuyla alelacele dokunulmazlığını kaldırtıp, hapse attırdığmız ve 5 yıldan fazladır adeta diri diri bir mezarda tutturduğumuz Demirtaş’a bakmak lazım derim..

Kısacası insanlık dışı düşünceyle hayatına son verdirilen ve bir çok MHP’linin YSK kayıtlarında olan MHP üyeliği kayıtlarını silerek mevcut yönetime karşı sessiz ama anlamlı tepki gösteriği Sinan Ateş olayı sağ cenahta bir cinayet olarak kayıtlara düşsede Demirtaş olayı da, sol tarafta yaşarken  öldürülmeye çalışılan bir cinayetten farksızdır..

Günler önce yaşanan bu olaya neden bir yazı, yorum yapmadığımı soranlara bu kahpe ölümlü ve de siyasi cinayetlerden benim anladığım budur..



2015 tarihli arşiv 01.07.2017 haber/yorum/reklamlar


Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  

Yazarlarimizi okuyor musunuz?
Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR KGB’den Güçlü Bürokrasimiz.

 


Fakir Yilmaz Son olarak; adini tasiyan beldenin baskan adaylarinin oy ugruna bir birlerini sikayet ettikleri için, nüfusu 2 binin altina düstügü anlasilan ve bu nedenle belediyelikten çikarilip, mahalle edildigi Halk Ozani Asiksenlik’ten sonra halka seslenen ‘Çildir’ isimli gazetemizi çikardigim Çildir’daydim.. Ve Çildirin tarihinde bir ilk olan, yillar önce sahipsizlikten kapatilan Çildir Adliyesi için yürüyüs eylemi yaptiran ve çiktigi süre boyunca sürmansetinde, ‘Aktas Artik Açilsin’ deyip, adeta unutulan Aktas Gümrük Kapisinin açilmasini tetikleyen ilçenin ilk gazetesini çikardigim Çildir’da yasanan olaganüstü degisime sahit oldum. Çünkü ilçeye girmeden ilk görüstügüm, Çildir’a bir seyler yapmak istedigine sahit oldugum Çildir Belediye Baskani Kemal Yakup Azizoglu’nu yani basinda bir sahilin yapilmasi gerektigini sikça belirttigim Çildir Gölünün yani basinda yakaladim. Baskanla ilk görüsmemizde daha önce spor müdürlügünün sonra üniversitenin olan ama yine bizim daha önce yazdigimiz gibi Kemal Yakup Azizoglu’nun da çabalari ile Çildir Belediyesine verilen Çildir Gölünün yani basinda ki Çürümeye terk edilmis olan tesisin artik resmen belediyenin oldugunu ve Çildri Gölünün yönetiminin de Çildir Belediyesine geçtigini aldigim ilk haberler oldu. Ardahan Haberleri Bir çok yatirimin yaninda belediyenin yönetimine aldigi tesisin bakimini hizla tamamlayan ve önümüzdeki haftalarda halka yönelik olarak hizmete girecegini belirten DSP’den seçilip, AK Partiye geçen Baskan Azizoglu’nun açiklamalarini dinlerken kendisi döneminde bir hayli hizlandigini gördügüm bir çok yatirimin neden bu kadar geciktigini sordugumda oda su an üyesi oldugu partinin Ardahan Milletvekili gibi bürokrasiden yakiniyordu. Ayni tesisin yaninda bulunan ve DAP tarafindan yaptirilan yeni tesisleri gösterip, ‘Bu tesis 3 vali eksiltti. Yerinin tahsisi yillar çekti. Buda bu ülkede bulunan bürokrasinin Rusya’da ki KGB’den daha güçlü oldugudur.. Bakin seninde sik sik dile getirip elestirdigin Şeytan Kalesinin isiklandirilmasi projemiz Anitlar Kurulunca ret edildi. Bu bürokrasi ile çalismak KGB’den bilgi almaktan daha zor’ diyen Çildir Belediye Baskanini dinlerken Ardahan Vilayet olduktan sonra birilerinin kralligi aklima geldi. Yani Ardahan Vilayet olamasaydi rüyasinda bile göremeyecegi makamlarin sahibi olanlarin ülkeyi 15 yildir idare ettigini ancak Azizoglu gibi Baskan Erdogan, basbakan Yildirim ve Milletvekili Atalay’inda sikayetçi oldugu bürokrasinin Ardahan’da ki olagan üstü gücünü ve simarikligini ve bunun sorumlusu iktidar, iktidarin yetkileri degile de sanki ben yada baskasi oldugumu hissediyordum.. Bunu en son örnegi; Aynayi, Konya’yi hesaplarken bir telefonla olaganüstü yetki ve keyfiyet yönetimin oldugu makama gelenin Ardahan’a geldigi günden beri Ardahanliyi kabul etmemesi, herkese üstten bakmasi ve en önemlisi basinda bulundugu kurumu halkla bulusturamayan en üst, hatta en alttaki bürokratlardir.. Yani bu ülkede oldugu gibi Ardahan’da da bir birine düsmüs, iktidar yada muhalefette ki beceriksiz siyasetçilerin oldugunu anlayip, kraldan daha çok kral kesilen bürokratlardir.. Evet bu ülkede çözüm bekleyen diger önemli bir sorun da yine bürokratlarca hazirlanan 657 zirhina bürünmüs olan ve masa basina hazirladiklari plan ve projelerle bu ülkeyi asil yöneten bürokratlardir.. Bunu diger birileri de hala Aktas Gümrügünün Free Şhop’unu bile açtirmayanlar ve ülkenin dövizlerinin sinirin ötesin de bulunan Gürcü petrolünde ki büfeye kaptiranlar, bunu dile getirmeyenlerdir.. Kim mi onlar? Hele söyle bakin etrafiniza saymakla bitirebilirseniz, bravo size! Peki bunun suçlusu kimler? Sizlerinde bildigi onuda bir daha ki yazimiza birakalim.. **Yeni Vali Sinir Valisi Olmali!.. 25 Yilda 13. Valisini karsilamaya hazirlanan Ardahan’a bugün gelerek göreve baslayacak olan Ardahan’in yeni valisi Mehmet Emin Yilmaz’a onca imkan ve kaynagi olmasina karsin her geçen gün biraz daha yoksullasan Ardahan’i uzun uzun anlatmaya gerek var mi bilmem ama ben kendisine bazi önerilerde bulunacagim. Ki; Bu önerimi dikkate alip, degerlendirecegini umdugum yeni valimizin kendisine yönelik öneri ve bilgilerimi ögrenmeden önce öncelikle yeni makaminda kendisini yönlendiren, Ardahan ve Ardahanlilari iyi taniyan yeni bir ekibi olusturmasini öneriyorum. Çünkü gelip, giden diger valilerimiz, polisten yada yabanci birinden özel kalem müdürü, toplumdan, tabandan kopuk, çarsi da, köyde gezmeyen etrafindakiler dolaysiyla Ardahan’dan, tabandan kopuk bir valilik yada kendi veya eslerinin zorlamasiyla Ardahanlilarla bir olmaya çalismasi yetmemis, kendisinden önce ki 12 valinin 8’nin merkeze çekilmesine neden olmustur.. Ve bir önerim de vali ile görüsmek isteyenlerin bir yetmedi iki yetmedi 3 kapiyi geçmektense ilk kapida vali ile görüsecek bir ortam saglamalidir. Posof ve Çildir Gümrük kapilari araciligiyla Gürcistan ve Ermenistan’a komsu kenti, Türkiye’nin Kafkaslara açilan, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol ve Dogalgaz Boru hatlarinin yaninda TANAP gibi Kars-Tiflis-Bakü Demiryolun geçtigi bir kente yani ithalat, ihracat yapilamayan, Kafkaslara oldugu gibi Karadeniz’e açilan kirmizi et deposu sinir kenti, Serhat Ardahan’a vali oldugunu bilmesi ve bu yönde ortaya koyacagi çalismalar veye çabalar ile 81 validen daha etkili, yetkili vali oldugunu anlayarak hareket etmesi halinde bölgenin yani sira ülkenin süper valisi olabilecegini düsündügümü belirtmekte fayda var. Ülkenin oldugu gibi Ardahan’in da bas belasi olmaya baslayan ancak milyonlar akitildigini bildigimiz Yesilay, Emniyet ve Saglik Müdürlügünün bu yönde ciddi bir çalismasinin göremedigimiz, Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden Serhat Ardahan Spor gibi diger amatör spor dallarindan kendi cep harçliklari ile mücadele eden ve çokta sahip, çikilip, degerlendirilemeyen su günlerde Bonzainin gençleri zehirlemeye basladigi görülen bir kentin valisi olan yeni valimizin İl TarimArdahan Haberleri Müdürünün de diger onca müdürlük gibi vekaleten yürütüldügü kurumun sorumlu oldugu hayvancilik, aricilik gibi kentin gelirlerinin dinamiklerinin yaninda basina geçtigi kentin bir sinir kenti oldugunu ve kendisinin de sinir ticaretini anlatan mevzuatini kendisine yol haritasi edecegi bir sinir valisi olarak çalismasi halinde göçün hizla devam ettigi Ardahan’in da kazanan, yasanilan bir kent olmasina katki sunacagina inaniyorum. Bir çok dairenin vekilin vekili ile idare edildigi Ardahan’da basta kendi yakinlari, çevrelerine iktidarin nimetlerini aktaran, kendileri disinda muhalefetin de oldugunu unutan, iktidarin arkasinda oldugu, İs-Kur ve diger imkanlari kendilerine, yakinlarina gelir kapisi eden siyasiler yani valilere akil veren, onlari yönlendirmeye çalisanlarin bunu yaparlarken valileri oldugu gibi hükumetleri, siyasileri, stk’lari korkutup, makama kapatan, tembellestirenlerin yani sira kentin zencileri olarak lanse edilenlerin de dinlenilmesi onlarin da sik sik ziyaret edilmesi de bir valinin, bir idarecinin basarisina basari katacagini düsünenlerdenim. Devletin, yani sira hükumetinde temsilcisi olan valinin devlet ve hükumetin istemlerinin yaninda halkinda istemlerinin oldugunu bilmesi ve iç içe olacagi halki arkasina almasi halinde devlet ve hükumet kanadindan daha güçlü olacagini unutmamasini istedigimiz yeni valimizin emrindeki çalisanlarinin hazir kalip, slayt ve mavi naylon dosyalarda sundugu raporlara çokta inanmamasini, muhalefet ve muhalif olarak bilinenlerin de ‘Dost aci söyler’ misali degere almasini kendisine fayda getirecegini bilmesini de isterim. Toplum nezlinde Ajan diye bilinen Ajans muhabirligi adi altinda sözde gazetecilerin çektigi fotograflari anlamsizlastirip, ulusal ve yerelde manset yapamadiklarini da ve 22 yildan fazladir İl Turizm ve Kültür Müdürü olmayan, TRT’nin bile haber yaparken ya Kars’in yada Erzurum’un ilçesi olarak haber yaptigi Ardahan’in tanitimina katki sunmadigini da bilmesi gereken yeni valimizin çalismalarini ülke gündemine aktaracak, bu kanalla hala Kars’in gölgesinde bir ilçe oldugu sanilan kentin önemli bir sinir vilayeti oldugunu da fark edecek, ettirecektir.. 30 Yildan fazladir kara yollarinin basinda olan birinin bozuk yollardan sorumlu oldugunu da bilmesi gereken yeni valimizin basta sinirlara, gümrüklere giden yollarin yani sira kent, köy ve yayla yollarinin bozuk olmasinin bu kentin en çok homurdandigi sorun oldugunu da bilmesi gerek.. Yok imkanlarla bir seyler yapmaya çalisan 5 Belediye Baskani degil, 6 Belediye Baskani olan bu kentin tek beldesi olan ve iki yildir Göle Kaymakaminin kurumlarda oldugu gibi Vekaleten Belediye Baskanligini yaptigi ve elinde alinan hakkini geri almasina karsin iki yildir seçim yapilmadigi Göle Köprülü (Goreveng) gibi kent merkezinden oldugu gibi gözden irak Çildir Kurt Kale, Posof’un sinir kentlerinde sebzecilik, meyvecilik yapilabilecegini ancak basta kuruldugundan bu yana Havaalani isteyen Ardahanlilar ile bir türlü iç içe olamayan, onlarin sorununu kendisine ders alip, çalismayan üniversite basta olmak üzere İl ve İlçe Tarim Müdürlüklerinin neden bu yönde ciddi çalismalar ortaya koymadigini da sorgulamasi halinde bu kentin kalkinmasina katki sunacagina inananlardanim.. Tirnagi kanayanin pansuman edilip, hemen komsu hastanelere sevk edildigi Ardahan’da ki saglik camisanin vekalten idarer edilen Hastaneler Genel Sekreteri gibi 81 vilayet içinde egitim/ögretimde sonlardan bir türlü kurtulamayan İl Milli Egitim’inde 2016/2017 Egitim/Ögretimi İl Müdürü olmadan geçirdigini de bilmesi gereken yeni valimizin internet siteleri ya olmayan yada dogru dürüst güncellenmeyen diger resmi kurumlar gibi 5 İlçe kaymakaminin neden gündeme gelen çalismalara imza atamadiklarini ve hizmet bekleyen bir ilin tüm yükünün neden sadece valiye yüklendigini de sorgulamasi gerekmektedir. Bir seyler yapmak istedigi ve diger vekillerden daha çok çabaladigina inandigim İktidar Milletvekilinin Ankara’da gelen hizmetleri önce kendi ilçesine aktardigi, muhalefet vekilin Ardahan’dan çok uluslararasi çalistigini da bilmesi gereken yeni valimizin tasinacagi evinin yani basinda ki Polis Evi gibi bir çok kamu binasi çürük çikmis bir kentin basina geçtigini de bilmesi gerekirken, bosaltilmasina karsin hala belediye ve üniversiteye verilmeyen askeri kislalar gibi onca kamu binasinin da neden degerlendiremedigini de sorgulamasi gerekir. Damal Bebegi Atatürk Silueti, Çildir Aktas, Çildir Gölleri, Şeytan kalesi, Yesilim Ormanlar içinde ki Göle yaylalari, Yüksek Okul ve Dogalgaz bekleyen Tanap’in merkezi olamaya baslayan Hanak, harika dogasiyla Türkiye’nin Davosu olarak adlandirilan Posof ve köylerinin de esit hizmet bekledigi İl Özel İdarenin en iyi sekilde çalistirilmasi gerektigi bir kentin valisi olan yeni Valimiz Mehmet Emin Bilmez kentteki ve kent disinda ki federasyon, derneklerle kuracagi sicak iliski ile Ardahan’da oldugu gibi il disinda bulunan 600-700 bin Ardahan’liyla da kol kola girecegine inan bir gazeteci, iki stk baskaniyim.. Kisacasi yeni valimiz Mehmet Emin Bilmez’in 2 yil degil, 5 hatta 10 yil valisi oldugu bir kent olmak isteyen Ardahan’in valilerden beklentisinin bir hayli yüksek oldugunu da hatirlatir, vali basta olmak üzere bu konuda birinci sorumlu olan ancak kentin tanitiminda büyük rol oynayan yaz etkinliklerinin yani festival, senliklerin hava durumuna göre en uygun zamanda yapilacagini bile rapor edemeyen Meteoroloji Müdürlügü gibi adi bile unutulan, olup, olmadigi bilinmeyen Sanayi Müdürlügü basta olmak üzere konuyla alakali kurumlarin sinir ticaret merkezleri kurulmasi için çaba gösterdigi, gümrük kapilari haril, haril çalisan, sinir ticaretinin diger kapilar kadar olmus bir kent olmasi dilegiyle kendisine hos geldin diyorum.. fakiryilmaz323@hotmail.com-05354183258



Yazarlarimizi okuyor musunuz?

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin Ardahan Haberleri

 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


Ardahan’dan Giden 4 Kisi Öldü!..

 


Ardahan Haberleri Ardahan’dan Artvin’in Şavsat ilçesi istikametine dogru gitmekte olan İsameddin Demir yönetimindeki 08 HD 289 plakali otomobil henüz belirlenemeyen nedenden dolayi Sahara Dagi mevkisinde yaklasik 200 metrelik uçuruma yuvarlandi. Araç içerisinde bulunan sürücü Demir’in yani sira esi Sultan Demir ve torunu Kuzey Demir kaza yerinde hayatini kaybetti. Kazadan agir yarali kurtulan gelin Şenay Demir ise olay yerine çagrilan 112 Acil Servis ekiplerinin ilk müdahalesinin ardindan Artvin Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Aracin sürücüsü Demir’in, uçakla Kars Havaalani’na gelen gelini ve torununu alarak Dalkirmaz köyüne götürmek için yola çiktigi ögrenildi. **Kars yolunda da ölümlü bir kaza!.. KARS’ta kontrolden çikan kamyon köprüden Kars Çayi’na uçtu. Kazada araç sürücüsü 34 yasindaki Şaban Günessu öldü. Şaban Günessu, yönetimindeki 36 FS 002 plakali kamyonu ile Ardahan’dan Kars yönüne giderken Mezra Köyü yakinindaki köprüye yaklastigi sirada viraji alamadi. Günessu’nun kontrolünü yitirdigi kamyon korkuluklari kirarak köprüden Kars Çayi’na uçtu. Kazayi gören diger araç sürücülerinin ihbari üzerine 112, AFAD, trafik polisi ve jandarma ekipleri sevk edildi. Polis ve jandarma ekiplerinin yol güvenligi önlemlerini almasi ardindan AFAD ekipleri Kars Çayi’na uçan araca ulasma çalismalari baslatti. Ekipler, kaza yapan araçtan Şaban Günessu’nun cezedine güçlükle ulasti. Günessu’nun cesedi ambulansla Kars Harakani Devlet Hastanesi’ne kaldirildi. Kaza yapan araç çekici ve vinç yardimiyla Kars Çayi’ndan çikarildi. Yogun araç trafiginin görüldügü köprü üzerinden geçerken merakla yolda durup kaza yerine bakanlari jandarma ve polis güçlükle uzaklastirdi. Bazi meraklilar 20 metre yüksekligindeki köprüye gelip asagi bakmaya çalisti. Polis ve jandarma ekipleri yolda duran sürücü ve yolculari uyarirken diger yandan da virajli köprüden hizla geçen sürücüleri uyardi. Haberleri ekleme saati: 21.34-16 Temmuz 2017 Haber/Foto: Ajanslar Ardahan Haberleri



 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


Atalay’dan Kürdistan referandumuna destek


 


Ardahan Haberleri AKP’li vekilden Kürdistan referandumuna destek: Müsaade istemek zorunda degiller.. AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, partisinin aksine Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) bagimsizlik referandumu düzenlemesine karsi çikmadi: “Müsaade istemek zorunda degiller.” KBY, 25 Eylül’de bagimsizlik referandumu düzenlenecegini duyurmus, Türkiye karari ‘vahim bir hata’ olarak degerlendirmisti. ‘Kaderlerini tayin edecekleri temel bir hak’ AKP Diyarbakir Milletvekili Galip Ensarioglu’nun ardindan Atalay da bagimsizlik referandumuna arka çikti. Kürdistan 24’e konusan AKP’li vekil, sunlari söyledi: “Kuzey Irak’ta yapilacak referandum öncelikle orada yasayan insanlarin kendi tercihlerini ve kaderlerini tayin edecekleri temel bir haktir. O haklarini istedikleri gibi kullanirlar, esas itibariyle istedikleri gibi kullanirlar ve bu haklarini kullanirken kendi komsulariyla bir görüs ve fikir alisverisinde bulunurlar ama kimseden müsaade istemek zorunda degiller.” “Bu, Allah’in insanlara verdigi bir hak olarak görülmelidir bana göre” diyen Atalay, bölgedeki cografyanin sinirlari çizilirken ‘inanç, etnik köken ve sosyolojik özellikler’in esas alinmadigini vurguladi. ‘Kapimizi kapatmayiz’ Türkiye’nin komsularina kapilarini kapatmadigini, simdi de Suriye’den gelen mültecilerin misafir edildigini dile getiren Atalay, “Dolayisiyla Türkiye’nin nasil sonuçlanirsa sonuçlansin öyle ya da böyle hiçbir sekilde Kuzey Irak’a kapi kapatacagi asla ve katta düsünülemez” diye konustu. Ardahan vekili söyle devam etti: “Çünkü bizim sosyolojimiz birdir, yani Dicle’nin öbür tarafinda bir kardes beri tarafinda bir kardes kalmistir. Dolayisiyla kardesi kardesten, dayiyi yegenden ayirma imkâni yoktur. Biz Türkiye’yi yöneten AK Parti olarak referandum sonrasinda Irak’ta kurulacak bir Kürdistan devletine karsi, Körfez ülkelerinin Katar’a uyguladiklari bir ambargo gibi bir ambargo uygulanacagini beklemiyorum ve buna sebep olabilecek hiçbir neden ya da gerekçe göremiyorum.” Atalay, Türkiye’deki Kürtlerin de Kürdistan kurulduktan sonra “Irak’ta bir Kürdistan kuruldu biz de oraya katilmak istiyoruz” diyeceklerine ihtimal vermedigini kaydetti.